Gökçek Tonik
Gökçek Tonik: Bu bildiğimiz lahana suyu değildir, birleşiminde aryıca bazı şifalı bitkiler: Sirke, maydanoz, lahana suyu, yara otu, tarçın, zeytin yaprağı, kekik, altın başak otu, atkuyruğu otu, zerdeçal, zencefil vs içerir.Bu nedenle sadece lahana suyu olarak anlaşıldığı için Gökçek Tonik olarak isim değişikliği yapmak zorunda kaldık. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı iyi gelir fakat ilaç değildir, sadece tedaviyi destekleyicidir.
Morbus Krohn hastalığı genellikle bağırsakaların tamamında görülsede daha çok ince bağırsakta ve tabii kalın bağırsaktada görüldüğünden bu iki hastalığı bir birinden ayrımak zor olmaktadır. Aşırı yemek yemek ihtiyacı mide ve bağırsakaların besinleri hazmedememesi nedeniyle ortaya çıkan vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glukoz vb.., besleyici madde yetersizliğini karşılama içindir. Hücreler ihtiyaçları olan besleyici maddeyi alamayınca uyarı doymamışlık hissini uyarmak için beyne siyanler gönderir ve kişide haliyle aşırı yemek yemek zorunda kalır. Mide ve bağırsakalardaki rahatzılıklar giderilince besleyici madde absorsiyonu normale döner. Ve kişide az besinle doyar hale gelir. Tabii her lokmayı 20-25 defa çiğnedikten sonra yutmakta çok önemlidir. Böylece sindirim organlarının zorlanması engelenir.
Allerjinin oluş sebebi gastrite sebep olan halicobaker pylori ve bağırsak mantarlarıdır. Bu bakteri ve mantarlar toksik maddeler üretirler ve bunlardan en önemliside zehirli gazlar (etan, metan, propan, heksan), zehirli alkoller (etanol, metanol, propanol, butenol vs..) ve biyojen aminler üretirki bunlardan en önmliside histamindir. Histamin damarları ve bronşları büzer, hücre memranını sertleştirir. Böylece hücreler alerjenlere karşı aşırı tepki gösterir ve allerji ortaya çıkar. Histamini dengelemek için sürekli kortizon vermek çare değildir. Ayrıca vücudun kendi üretiği kortizonla suni dışarıdan alınan kortizon farklıdır. Kimyasal olarak aynı olabilir. Ama vücudun üretiği kortizonun hiçbir yantesiri olmazken kimyasal ilaç olarak alınan kortizon büyük tahribatlar yapar ve bunların başında; depresyon, kemik erimesi, derinin incelmesi, yüz şişmesi, kaserimesi vb.., yan tesirleri vardır. Kaşıntının sebebide bağırsak mantarlarının üretiği toksik maddeler (mikotoksinler) olup, tedavisi ancak ve ancak bağırsakalrı bu mantarlardan tenizlemekle olur. Örneğin kasık, makat, ense, dizboynu, dirsekboynu ve ayak mantar ve kaşıntısını sayabiliriz.
Gökçek Tonik'in yanetkisi varmı? Evet normal olarak Guvatırlı hastaların lahan suyu veya lahana turşu suyu içmemeleri gerekir. Sağlıklı kişiler 3 ay her gün 1 litre lahan suyu içerse problem olur. Ben İbrahim Gökçek lahana suyunun içindeki Rhodanidlerin tiroid bezesine zarar vererek guvatıra sebep olmasını önleyecek bir şifalı bitki, gaz oluşmasını önleyici bir şifalı bitki vede artı bozulmasını önleyici bir şifalı bitki ilave ettim. Yani Gökçek Tonik sadece lahana suyu değildir. Sağlıklı bir kişi öyle litrelerce lahana suyu içebilir, fakat yinede guvatırının ne durumda olduğunu bilmediğinden belki problem olabilir. Fakat Gökçek Tonik'te böyle bir şüpheye yer bırakmadık, bu nedenle hamdolsun Gökçek Tonik çok çok farklıdır.Tiroid bezesinde problem olanların Gökçek İksir kualanmaları uygun olur
Sütasidi bakterileri (Laktik asit bakterileri (LAB)):
Sütasidi bakterilerinin bir çok alt grubu vardır ve bunlardan ikisi grubu çok önemlidir ve bunlardan bazı laktobaziller: l. acidophilus, l. casei, l. plantarum., l. reuteri, l. rhamnosus, l. gasseri, l. johnsonii, l. paracasei, l. bulgaricus, l. alactus, l. fermentum ve l. helveticus ince bağırsaklarda ve bifidobacteriumun alt grubundakiler: b. animalis, b. bifidum, b. breve, b. infantis ve b. longum kalın bağırsaklarda bulunur. Bu bakterilerin özeliği laktozu (sütşekeri), sütasidine (laktik asit) dönüştürmesidir. Sütasidi bakterileri en önemli probiotiklerdendir. Sütasidi bakterileri bağışıklık sistemini güçlendirir, allerjiyi önler, laktoz'un sindirilmesini sağlar.
Sütasidi bakterileri içeren yiyecek ve içecekler günümüzde moda haline gelmiştir. Sütasidi bakterileri aldığınızda bağışıklık sistemini kat kat yükseltiği görülmüştür. Eskiden turşu, kefir ve ekşi süt'te bu sütasidi bakterilerinin fermentesyonu (mayalamsı) ile bakterilerin bozulması veya yok olması önlenmiştir, yani bir çeşit dondurulmuştur. Gökçek Tonik içince sütasidi bakterileri harekete geçerler ve en etkili antibiyotikten daha etkili olup hiçbir yantesiride yoktur.
Günümüzde vitamin, mineral vs hapları özeliklede çok tehlikeli atibiyotikler kulanılıyor ve bu antibiyotikler bağırsaklara atılan mini atom bombası gibi milyarlarca faydalı bakteride yokedilmektedir ve insanlar sürekli hastalanmaktadır. Bağırsaklarda 1-10 katrilyon faydalı bakteri vardır ve bu bakteriler bizim için vitaminler üretirler, yağasitlerini parçalarlar. Arı kendisi için bal yapar, ama balın belki % 1'ini kendi yer diğerini insanlar. Bağırsak florasının (faydalı bakterilerin) üretiği vitaminlerinde çok büyük bir kısmı insanın sağlığı için kulanılır.
Sütasidi bakterileri üzerine 20. yüzyılın başında Paris'te Pastör-Enstitüsünden Ukranya asıllı immunolog ve mikrobiyolog Metchnikoff Kafkaslar ve Bulgaristan'da yaşayan köylüler üzerinde yaptığı araştırmalarda burada yaşıyan insanların ekşi süt ve lahana turşusu kulandıkları ve bu nedenle çok uzun ömürlü oldukları tesbitedilmiştir. Sütasidi bakterilerinin üretiği bakterizitler (payolojik bakterileri öldürücü maddeler: Laktocin, Acidolin, Nisin, diasetil-2,3-butandiol) hatalığa sebep olan bakterileri bu maddeler yokeder. Böylece faydalı bakteriler çoğalırken zararlı bakteriler azalır.
Japonyalı mikrobiyolog Shirota 1930-40 yılları arasında yaptığı araştırmalarda endüstrileşme ile birlikte insanlarda bir çok hastalık ortaya çıktığını bunun önlenmesinin ancak ve ancak bağırsak florasını rehabilite etmekle mümkün olduğunu tesbitetmiştir. Türklerin binlerce yıl önce geliştirdiği turşu ile bağırsaklardaki faydalı bakteriler artarken zararlı bakterilerin azaldığını görmüştür. Bu yöntemi geliştirmişler ve günümüzde bir çok besin maddesinde artık laktobaziller bulunmaktadır. Hatta lactobazillus acidophilus LA-5 ve Bifidobakterium lactis BB-12 probiyotik olarak ilaçları yapılmaktadır. (Antibiyotik canlıya karşı ve probiyotik canlı için anlamına gelir).
Sütasidi bakterilerinin en önemli iki alt grubu Laktobazillus ve bifidobakterium türleri besinleri bozulmadan korur ve diğer zararlı bakterilere yaşam ortamı tanımaz. Laktobaziller hem oksijenli (areob) ve oksijensiz (anaroeb) ortamda yaşayabilmektedir. Bu bakteri kişinin ağıziçi, ince ve kalın bağırsak ve deride vede vajinada bulunur. Laktobaziller çubuk şeklinde iken, bifidobakteriıum ise Y şeklindedir. Bifidobakterileri ise genelikle kalın bağırsakta yaşamaktadır.
Sütasidi bakterilerin etki şekli nasıldır?
Sütasidi bakterileri mide ve bağırsakalardaki yerleşik olan patalojik bakterileri vede besinlerle alınan patolojik (hastalık yapıcı) bakterileri yokeder.
Laktobaziller:
1. ) Patolojik bakterilere karşı küçük molekülü karbonikasit (formikasit, asetikasit, laktikasit, propionikasit sütasidi (laktikasit)) üretir. Bu asitler bağırsak içinde asit konsentresini artırır ve patolojik bakterilerin ölümüne sebep olur.
2. ) Uygun şartlarda sütasidi bakterileri hidrojenperoksit üretir, bu hidrojenperoksid patolojik bakterileri yokeder.
3. ) Sütasidi bakterileri bakterizitler (laktocin, nisin, acidolin ve diasetil-2,3-butandiol) üretir ve bu bakteriozitler patolojik bakterileri öldürür.
4. ) Sütasidi bakterileri (laktobaziller ve bifidobakteriler) immün sistemini güçlendirir.
5. ) Laktobaziller bağırsak mukazası üzerinde bir biofilm oluşturur ve böylece allerjiyi önlemede önemli rol oynar, çünkü allerjiye sebep olan antijenler muhazaya etki yapamaz.
6. ) Laktobaziller sütşekerini (laktoz) porçalayan laktaz anzimi üretir. Laktaz laktozu (disakkarid) oluşturan glukoz ve galaktoz'a ayırır. Laktoz ince bağırsaklarda laktaz tarafından parçalanmazsa kalın bağırsakalardaki diğer bakteriler tarafından normal olan glukoz ve galaktoza ayrılmayıp, metan, karbondioksit ve hidrojen gazı gibi gazlar üretilir. Buda kişinin karnın sürekli şiş olmasına neden olur.
7. ) Bağırsaklardaki bazı bakterilerin üretiği anzimler (beta-Glucuronidaz, azoreduktaz, nitratreduktaz) kanserojen olabilecek özeliklerdedir. Laktobaziller bu kanserojen özelikteki anzimleri azaltır.
8. ) Sütasidi bakterileri (latobaziller ve bifidobakteriler) makrofajı aktifleştirir, yani patolojik bakteriler karşı hem hüceler arasında hemde sıvılı alanda daha etkin olur.
9. ) Sütasidi bakterileri immunglobulin A oranı artırır, igA mesane, bağırsaklar ve sütün içinde bulunur ve bakterilere karşı bir bariye oluşturan antikordur.
Laktoz nasıl daha iyi hazmedir?
Laktozintoleranz (laktoz hazmısızlığı süt emen insan veya hayvanda emmeyi bıraktıktan sonra laktozintoleranz rahatsızlığı ortaya çıkar. Laktoz yani sütşekeri bir disakkarid olup glukoz ve galaktoz moleküllerinden oluşur. Bu molekülü laktaz enzimi önce glukoz ve galaktoza vede sonra sütasidine dönüştürür. Bu enzim ince bağırsak mukazasında bulunur. Yaş ilerledikce veya sütasidi bakterileri azalınca laktaz enzimi azalır ve laktoz moleküllere ayrılmadan kalın bağırsağa geçer. Kulanılan kimyasal ilaçlar, özeliklede antibiyotikler, kola, fanta gibi aşırı katkı maddeli içeçekler, hamburger, chesburger gibi lifsiz besinler bağırsakalrdaki faydalı bakterilerin azalmasına ve onun yerine patolojik (hastalık yapıcı bakterilerin çoğalmasına neden olur.
Peynir kanın asitlnemesine ve uzun vadede iltihaplı hastalıklara, siyah çay bağırsakları kurutarak vitamin ve mineral alınmasını önler vede et ve et mamüleri aşırı ve sürekli alındığında asidoza sebep olur ki sonu romatizmalı ve ağrılı hastalıklardır. Kalın bağırsakalardaki patolojik bakteriler laktozu metan, karbondioksit ve hidojen gazına dönüştürür. Metan gazı kişide yorğunluk, halsizlik ve dermansızlığa sebep olur. Bu gazlarda karında şişkinliğe sebep olur. Kalın bağırsakalardaki faydalı bakterilerin azalması ile onun yerine yerleşen bakteri ve mantarlar toksik maddeler üretirler ve kişide allerji, immün zafiyeti, kabızlık, ishal, hormon anormalikler ve hatta depresyona sebep olurlar. Bağırsaklardaki patolojik bakteriler ve mantarlar proteinı aminoasitlere dönüştüreceklerine biyojen aminlare dönüştürürler. Örneğin aşırı oranda histamin ortaya çıkar ve buda kişide allerjiye sebep olur. Hastalıkların % 99′u bağırsak florasının bozulması nedeniyle olur
Bağırsak florası:
Bağırsaklar alan olarak 300-400 m² büyüklüğünde, yani bir top sahasının yarısından biraz daha büyüktür. Bağırsak florasında bilinen 500 tür bakteri mevcuttur ve bunlar 1-10 katrilyon arasında yekün tutar ve bunlar genelikle kalınbağırsaktadır. Sağlıklı bir insanda bağırsak florasındaki bakterilerin % 98'i faydali olup yediğimiz besinlerdeki proteinleri aminoasitlere, karbonhidratları disakkaritlere ve yağları yağasitlrine dönüştürürler.
Örneğin proteinlar 30 000-300 000 molekülden oluşur ve bunu amino asitlere (tek moleküle) enzimler veya bakteriler araciliği ile dönüşürler. Faydalı bakteriler bir taraftan besinleri parçalıyarak moleküllere ayırırken diğer taraftandan BC (Folikasit), B2, B6, B12 ve K-Vitamini üretirler. Bağırsak florası bağırsak muhazasındaki artık maddeleri parçalıyarak bağırsakaları temizler. Bağırsak florası bağırsak mukazasındaki hücreleri uyarır ve hücrelerin bölünüp çoğalmasını sağlar. Bağırsak mukazasına massaj yaparak peristaliği (bağırsak hareketlerini sağlar) uyarır. Aşırı et, peynir, yumurt ve mamüleri yiyen kişilerin sindirim organları zamanla yeterince ve kaliteli enzim salgılıyamazlar ve bakterileride görevlerini yapamayınca sindirim problemleri başlar. Faydalı bakterilerin oranının azalmasi ile onların yerine patojen (hastalik yapan) bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler yerleşir ve dengeler bozulur. Kişide immunzafiyeti (bağışık sistemi), allerji, enfeksiyona karşı dayanıksızlık, iltihapli hastalıklar vb. rahatsızlıklar ortaya çıkar.
Kalın bağırsaklarda 500 tür ve miktar olarak 1-10 katirilyon civarında vede ağırlık olarak takriben 1-1,5 kg bakteri bulunur. Bakterilerin bir kısmı fecesle (dışkı) ile dışarı atılır ve bu yolla dışarı atılan bakteri oranı bir yılda 70 kg'ı bulur. Bakteriler protein artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bakteroides, proteus, E. coli, ve clostrium gibi) ve karbonhidrat artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bifidobakterium, laktobacillus ve streptokokku faecalis gibi) arasında bir denge vardır. Atibiyotik ilaçlar, konserveli besinler, hazır yiyecekler (hamburger , cheesburger vb.,) asitli içecekler (kola, fanta vb.,), aşırı hayvansal besin, siyah çay ve kahve faydalı bakterilerin azalıp zararlı bakterilerin çoğalmasına neden olur.
Böylece zamanla E. coli, enterokokken ve clostridin gibi bakterilerin oranı aşırı artar. Buda başata allerji olmak üzere birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Manchester mikrobiyolojik araştımalar merkezinden Dr. M. Moradi 10 allerjik rahatsızlıkları olan ve 10 allerjik rahatsızlıkları olmaya bir yaşındaki bebekler üzerinde araştırma yapmıştır. Bu araştırmalarda allerjik rahatsızlıkları olanlarının kalınbağırsaklarında yüksek oranda clostridium difficile tesbitedilmiş ve bu bakterininde igG oranını yükseltiği görülmüştür.
Berlin Postam'dan Dr. Habil Jurgen Schulz bağırsak florasının bebeklerin doğduktan sonra annesütü, ineksütü veya mama ile beslenmelerine göre şekillendiğini tesbitetmiştir. Buna göre anne sütü ile beslenen çocukların bağırsak içeriğinin pH-Değeri 3,5-5 arasında ve mama ile beslenelerde ise pH-Değerinin 7 veya hafif üzerinde olduğunu tesbitetmistir. Sindirim organları günde ortalama 7-8 litre salğı (enzimler, hormonlar, vitaminler, asitler ve alkalik maddeler) üretir. En ideal enzim pH-Değerinin 4,5-6,5 arasında olması halinde salğılanır.
PH-Değerinin nötüre, yani 7'ye yakın olması halinde enzimin kalitesi %70'lere vara oranda düşer. Buda kişinin yediklerini sindirmeden çıkarması demekttir, yani besinlerdeki vitaminler, mineraller, aminoasitler, yağasitleri ve glukozlardan yeterince istifade edemez. Bağırsaklardaki pH-Değerini nötürlü bir ortamda seyri halinde proteiler aminoasit yerine biyojen aminlere dönüşürler ve bunlardan özeliklede histamin allerjiye sebep olur. İkinci olarak Amonyum (NH4+) yerine Amonyak (NH3) oluşur. Amonyak nötür olduğundan kolayca kana karışır, bu ise hücreler icin bir zehirdir.
Ücüncü olarak faydalı bakterilerin yeterince B-Vitaminleri üretememesi nedeniyle Homocystein elimine edilemez, bu ise oldukca tehlikeli maddedir. Homocystein LDL-Kolesterolunu oksitler ve yabancılaşan kolesterolu makrofaj yiyerek süngersi artık maddele oluşur ve buda damarların icyüzeyine yığılarak damarsertliğine sebep olur. Buda ilerleyen sürec içinde başta beyinkanamasi ve kalpenfaktürüsüne sebep olur (OMZ 3.03.4). dördüncü olarak bağırsaklarda faydalı bakterilerin antibiyotik ilaçlar nedeniyle azalmasından dolayı onun yerine tehlikeli mantarlar çoğalır ve artan mantarlar zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretirler ve bunların karaciğer tarafindan arıtılması sindirim organlarını yorar ve asli görevini yapamayan sindirim organları yıpranır.
Besinci olarak bağırsak florasının bozulması zamanla pankreas, karaciğer, mide ve bağırsakların ürettiği enzimin kalitesinin düşmesi nedeniye kişide yağ-, protein- ve karbonhazimsizliği nedeniyelle kişide yağlanma , şişmanlık, damarsertliği ve allerji gibi hastalıklar ortaya çıkar. Ayrıca bağırsak florasının bozulmasına dişeti iltihaplanması, lefbezelerinin iltihaplanması, alkol, sigara, aşırı kahve ve aşırı siyah çay içmede sebep olur.
Akut pankreatitte bağırsaklar 30.000 Daltona varan orandaki büyük mokekülerin dehi geçmesi için kanallarını büyütür. Enzimlerin kalitesi düştüğünden besinleri tam sindirilmez ve bu nedenle bağısaklar geçişleri kolaylaştırmak için kanalları (vilüsler) genişletir. Böylece tam sindirilmemiş besinmaddeleri absorbeedilir ve bu allerjiye sebep olur. Şayet kana sadece besin maddeleri geçmez aynı zamanda candida albicans isimli maya mantarıda kana geçerse ve bu kandolaşımının iflası ve yani ölüm demektir.
Altıncı olarak Bir diğer önemli faktör ise Midenin aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çikolata, keks vb.) ve soft içecekler (kola, fanta vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mideiltihaplanması, midemukazasıiltihaplanması) oluşur. Bunedenle Mide yeterince intrinsic fakrorü (sialinasitli glukoprotein) salğılızamaz. Intrinsic faktorü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasılki diabet hastaları için insulin nekadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde İntrinsic faktorüde o kadar önemlidir. İntrinsic faktorünün yetersizliği vitamin ve mineralyetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Allerji, derihastalıkları, sindirim organlarindaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar. (Nhp 12.03.1722) …………………………………………………………………………………………..
Lahana, Kohl, Brassica oleracea var.capitata L.
Baş Lahana
Beyaz Lahana
Başlı Lahana
Familyası: Turpgillerden, Kreuzblütengewâchse, Brassicaceae
Drugları: Lahana yaprakaları; Brassica oleraceae folium
Lahana yapraklarından yemek yapılır, suyu çıkarılarak içilir ve natürel ilaç yapımında kullanılır.
Giriş: Lahananın M.Ö 600 yıllarından beri başta Doğu Akdeniz ülkeleri tarafından kültür bitkisi olarak yetiştirildiği, yemeğinin yapıldığı tarihi kayıtlarda geçmektedir. Önceleri yabani olarak yetişen Lahananın kültür bitkisi olarak yetiştirilmeye başlanması ile birlikte zamanla çok çeşitli türler ortaya çıkmıştır ve bugün 130 civarında Lahana türü bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; Baş Lahana; B.O.var.capitata f.alba, Kırmızı Lahana; B.O. var. Capitata ruber, Gül Lahanası; B.O. var. Gemmifera Dc., Milano Lahanası; B.O. var sabauda L., ve Kara Lahana; B.O. var. Acephola'yı sayabiliriz. Bunlardan Baş Lahana en çok yemeği yapılan ve şifa maksadı ile natürel ilacı veya sarğrısı yapılan türdür ve onu kırmızı Lahana takip eder.
Botanik: Lahana iki yıllık bir bitkidir. İlk yıl yaprakları ortaya çıkar ve ikinci yıl çiçek açar. Lahananın yaprakları iç içe kıvrım kıvrım mavimsi yeşil. Açık veya koyu yeşil renkte olup açıldığında dış yaprakları 30-50 cm eninde, uzunluğunda ve küre şeklinde olup iç yaprakları ona göre biraz küçükçedir. Yerden 10-30 cm yukarıda bilek kalınlığındaki bir sap üzerinde, 20-30 cm çapında bir kafa şeklindedir. Lahana ikinci yıl çiçek açar ve boyu 2 metreye kadar yükselebilir ve çiçekleri sarı renkli, küçük taç yapraklardan meydana gelir ve dört çiçekleri topluca bir arada bulunur.
Yetiştirilmesi: Türkiye'nin hemen her bölgesinde yetişir ve yetiştirilmesinde problem olmaz.
Hasat zamanı: Sonbaharda Lahana kafaları kesilerek toplanır ve bozulmaması için uygun depolarda muhafaza edilir veya taze olarak suyu çıkarılır veyahutta natürel ilcı yapılır.
Birleşimi: Birleşimindeki en önemli maddeler sırasıyla şöyledir;
Proteinlerin alt grubu, Aminoasitlerin bir alt türü olan Metilmetioninsulfoniumbromit içerir. Bunu ilk keşfeden Amerikalı bilim adamı Cheney keşfetmiş ve midebağırsak ülserini iyileştirdiğinden Antiulkus faktörü ismini takmış ve de aynı zamanda bu maddeyi yanlışlıkla U-vitamini diye adlandırmıştır. Oysa bu U-vitamini değil bir Aminoasit türüdür.
Glukosinolatlar %0,05-0,15 oranında olup en önemlileri; Glucobrassicin, 4-Metoxyglucobrassicin, Neoglucobrassicin, Siniyrin ve Glucoiberverin içerir.
Vitaminlerden; C,E,K,B1,B3,B6,B12-Vitaminleri ve Provitamin A (Carotin). 100 gr Lahana 50-150 mg C-Vitamini içerir.
Minerallerden; Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum, Fosfor, Demir, Çinko, Iyot ve Mangan.
Ayrıca; Nişasta, Şeker, Organik asitler ve selülozlar içerir.
Özellikleri: Serin, hafif tatlımsı, tuzlu ve kurutucudur.
Tesir şekli: Antibakteriyel, Antiflagostik (iltihapları önleyici), cerahatleri kendine çekici, ülseri iyileştirici, sindirim sistemini kuvvetlendirici, uzun süre kullanıldığında şişkinlik yapıcıdır.
Araştırmalar: Kaliforniya'nın Standford Üniversitesi'nde Cheney ve ekibi 1950-52 yılları arasında Lahana suyu ile üç büyk tedavi denemesi yapmıştır ve bunu 1956'da Wasler ile Miller'in tedavi denemeleri takip etmiştir. Hastalar mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsak ülseri olanlardan seçilmiştir ve de 1-4 hafta süre ile günde 1 lt Lahana suyu verilmiştir. Lahana suyunun gün boyu yudum yudum içilmesi gerekir. Gökçek Tonik daha etkilidir. Cheney tarafından 1950'de yapılan 13 hasta üzerinde deneye yapılmıştır ve bunların altısında mide, yedisinde onikiparmak bağırsağı ülseri olduğu röntgenle tespit edilmiştir. Tamamı Lahana suyu ile normal tedavi süresinden önce iyileşmişlerdir.(Age).
Ekim 1984'de iç hastalıkları doktoruna (internist) gittim ve midemde yara (ülser) olduğunu söyledi. Bunun üzerine Civanperçemiotu, Kazotu, Kimyon ve Meyan kökü karışımından oluşan çay harmanı içtim ve iyileştim. Ocak 2000'den itibaren de kahve içince mide ağrısı ve siyah çay içince de karnım davul gibi şişiyordu. Bunun üzerine 15/02/2000'den 06/03/2000'ye kadar her gün 500-700 ml Lahana suyu içtim ve bundan sonra kahve ve çay içince rahatsız olmadım.
Cheney ve ekibi 1950'de 65 mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsak ülseri olan hastalar seçilmiş olup hastalar 8-24 gün içinde Lahana suyu ile iyileşmişlerdir. (Age)
Cheney ve ekibi 1952'de aynı şekilde rahatsız olan 95 hasta üzerinde Lahana suyu ile tedavi denemesi yapmıştır. Birinci haftanın sonunda %81'i İkinci haftanın sonunda %95'inin ağrılarından kurtulduğu tespit edilmiştir. (Nh.5.97.262, NH.8.96.480, HHB IV.555, NH.2.96.104)
Kendi tecrübem; Sürekli, karın ağrılarından rahatsız olan ve bazen karaciğer, bazen safra, bazen de pankreasından rahatsız olduğunu söyleyen bir tanıdığa doktoru onikiparmak ülseri olduğunu ve ameliyat olması gerektiğini söyler. Ben ona 1 ay süreyle her gün 1 lt Lahana suyu içmesini söyledim. Bu şahıs 1 ay Lahana suyu içti ve rahatsızlıklarından kurtuldu.(22/05/1999).
Kullanılması: Araştırmalara göre; Lahana suyu ile dahilen mide, onikiparmak ve ince bağırsak ülseri ve iltihaplanmalarını (enterit ve gastrit) tedavi eder ve de zayıflatıcıdır. Gökçek Tonik daha etkilidir.
Açıklama: Bu özelliği yapılan araştırmalarla ilmi olarak tespit edilmiş ve de ispatlanmıştır. Tabiî ki günde 1 litre (bir defada değil bütün gün yudum yudum) 3-6 hafta süreyle taze ve çiğ Lahana suyu içmek şartı ile bu mümkündür. Şayet ısıtılır veya pişmiş Lahana yenirse, başta Antiulkus-faktör olmak üzere vitaminler bozulur ve etkisini kaybeder. Gökçek Tonik daha etkilidir.
Haricen: Lahana yaprakları hafif haşlanır veya ütü ile ısıtılır, ana damarları kesilerek çıkarılır ve de oklava ile iyice ezdikten sonra göğüs, karın, bel, sırt, omuz ve baldıra sarılır ve sarğı 4-10 saat kalabilir. Bu genellikle bronşit, karın ağrısı, romatizma, siyatik, bel ağrısı, boyun ağrısı, ekzema, açık veya iltihaplı yaralar ve çıbanda uygulanan bir metottur. Eğer rahim ve yumurtalıkları iltihaplanan bayanlar, karınlarına Lahana yaprağı sararlarsa iltihap ve cerahatlara sebep olan bakteriler Lahana yaprağındaki kükürtlü Proteinlere hücum ederler. Böylece gevşeyen iltihap ve cerahatlar Beyaz kan hücreleri (Fagositler, T-hücreleri, B-hücreleri vb.) harekete geçerek iltihapları ve cerahatları yok ederler. Bu bronşit, romatizma, ekzema ve diğer iltihaplı rahatsızlıklar içinde geçerlidir.
Yan tesirleri: Tarife uyularak kullanıldığında binen bir yan tesiri yoktur fakat aşırı miktarda ve uzun süre (4 hafta'dan fazla her gün 1 litre içilirse) mide ve bağırsaklarda şişkinlik yapabilir. Şişkinliğe karşı kimyon, rezene, kişniş veya kakule çayı içilirse iyi gelir. Bazı hastalarda Kalkan bezine zarar verebilir. Lahananın birleşimindeki Rhodanidler Kalkan bezinin iyot oranını düşürür. Bu da Kalkan bezinin şişmesine neden olabilir. Bu durum 4 hafta'dan fazla günde 1 litre Lahana suyu içenlerde görülebilir. Milano Lahanası daha çok Rhodanidler içerdiğinden çok yenmesi daha mahzurludur. Rhodanidler'e Thiocyanat da denir ve bu Rhodanidler iyotla rekabet ederek onun Kalkan bezine girişini engeller. Lahana'nın yantesirini bazı şifalı bitkilerle önledim, etkisini artırdım ve uzun süre bozulmadan kalabilecek hale getirdim. Bu ürünün ismi Gökçek Tonik'tir.

Ormus gold,cds2,gökçek tonik, gökçek iksir kullanıyorum panik atağımda iyi derecede düzelme var.
Hocam bu yorumu indirim için yapmıyorum, rahatsızlığı olan insanların hemen geçmesi temennisi ile yazıyorum. Bir çok insanda olan gastrit, mide yanması ve Boğaz’a kadar gelen acı sular şikayeti olanlara söylüyorum. GÖKÇEK TONİK BEYAZ LAHANA SUYU bu rahatsızlık için mükemmel. Hiç düşünmeden alsınlar.Şişeler bitti gastrit de bitti. #xdc4d;#xdc4f;Allah uzun ömürler versin hocam.
Yaklaşık 35 yıllık tip1 şeker hastesıyım.Buna bağlı nöropati vs.rahatsızlıklarım vardı.Ayrıca midemde gastrit,kabızlık vs.Gökçek ürünleri kullandıktan sonra şikayetlerim çok önemli oranlarda azaldı.Aleo vera,iksir,tonik,tentür,sarı kantaron bunlar arasında.Her yönden kendimi daha iyi hissetmemi ve daha sağlıklı bir hayat geçirmeme yardımcı oldu.Araştırmacı,geliştirici ,gerçekçi,dürüst,ilkesel,samimi olarak yürüttüğü tüm çalışmalarından dolayı,başta Sn Hocamız olmak üzere,Gökçek Şifa'nın tüm çalışanlarına teşekkürler.Allah hepsinden razı olsun.?
35 YILLIK TİP1şeker hastalığı,buna ve diğer şartlara bağlı,kalp krizi,depresyon,panik atak,kabızlık,gastrit,ellerde egzama,anoreksiya,son zamanlarda da unutkanlık.Detaya fazla girmeyim,daha öncelerde de düzenli olmasa da bitkisel ürün deneyimlerim oldu ama,fazla da bir sonuç alamadık.Ama,bitkisel tedaviye olan inancım hiçbir zaman kırılmadı.Bu nedenle de,yeni bir şeyler var mı düşüncesiyle araştırırken,ilk defa Gökçek ürünleriyle karşılaştım.telefon ederek Sn.İbrahim Hocamla tanıştım ve tüm rahatsızlıklarımı sıraladım.Ama,hocamızın diğerlerinden farklı yönleri vardı.Öncelikle,rahatsızlığın sebeplerini,kaynağını gidermeye yönelik ürünler veriyor,daha sonra tedavi aşamasına geçiyordu.Ayrıca,diğer tüm rahatsızlıklar ve ürünlerin diğer hastalıklara olabilecek etkilerini de göz önüne alarak tavsiyelerde bulunuyordu.Bu,güven açısından +bir durumdu.Öncelikle,mide ve bağırsak rahatsızlıkları ve depresyona yönelik ürün setleri aldım.Gökçek tonik,aleo vera jel,enginar fort,laden gülü fort,spirulina fort tabletler ile,sinirli ot,laden gülü bitki karışımı çayları ve bir de kanın ph'ını düzeltmeye yönelik karışım bunlardandı.yeterince düzenli olmamasına rağmen,birkaç gün içerisinde,belirli oranda bir düzelme,1.kürün sonunda da büyük oranda iyileşme sağladım.Bu ürünler,özellikle tonik,iksir ve aleo vera jel,aynı anda birçok rahatsızlığa iyi geldiğinden,kan şekeri düzeyim de dengelendi ve kullandığım insülin miktarı büyük oranda düştü.Hocamıza,dürüst,gerçekçi,araştımacı ve geliştirmeye yönelik çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz.Ürünlerinin etkili ve güvenilir olmasının da,buna bağlı olduğunu düşünüyorum.
Ormus gold,cds2,gökçek tonik, gökçek iksir kullanıyorum panik atağımda iyi derecede düzelme var.
Sevim Selen
TONİK SETİ kullanıyorum MİDEM için çok çok faydasini gördüm herkese tavsiye ederim
KAYNAK
İbrahim Yıkılmaz
Bende REFLÜ ve ÜLSER vardı. Belki çok iddialı olacak ama 2 günde midedeki ağrı ,siskinlik yanmalar gitti. Tabiki İbrahim Bey'in şunları yemeyin dediği faydasi olmayan besinleri bıraktım DAMLA SAKIZI SETİ kullandım. Teşekkürler sayın Gökçek.
KAYNAK
Mehmet Erarslan
Evet bu DAMLA SAKIZI SETİNDEKİ ilaçları MİDEMDEKİ REFLÜ, ÜLSER, GASTRİTE iyi geliyor
KAYNAK
Zafer Çil
Geçtiğimiz çarşamba günü DAMLA SAKIZI MACUNU SETİ aldım sette 6 tane olduğu için denemek istedim aslında tek satılmıyordu ancak benim için istisna olarak gönderdiler tereddütlü olduğum için denemek istedim 4-5 gündür 1 şişe toniği kullanıyorum tadı alışık olduğumuz bir tat değil ilk başlarda zor olabilir ama şifa için sabrettim ve yavaş yavaş alıştım bu kısa sürede MİDEMDEKİ YANMADA AZALMA oldu hazımsızlık kısmen geçti. toniği isteyen sulandırıp incelterek kullanabilir ben öyle yaptım yarın 1 set sipariş vereceğim sabırla devam edersem gastritimin tamamen geçeceğini umuyorum bittiğinde sonucu yorum olarak paylaşacağım
KAYNAK
Zafer Çil
Yaklaşık iki haftadır TONİK SETİ kullanıyorum yarın bir set sipariş daha vereceğim artık korkarak yemek yeme işkence günleri geride kaldı zira TONİK SETİ ile en sevdiğim yemekleri rahatla yiyorum hem yemekten önce hem yemek sırasında tonik içiyorum özellikle lahmacunun yayında şalgam suyu niyetine içilebilir midemdeki gastritten ötürü her şeyi yiyemiyordum şiddetli ağrı hazımsızlık şişkinlik oluyordu ama şimdi TONİK SETİ İLE MİDE AĞRILARIM AZALDI yediklerimi daha kolay hazmediyorum ve şişkinlikte yok denecek kadar azaldı. İbrahim beye teşekkür ederim...
KAYNAK
Feyzullah Gümüşdere
İbrahim Gökçek hocama teşekür ediyorum 5 yıldır doktor doktor gezmeme rağmen bir teşhis konamadi. Umudumu yitirmistim son bir özel doktora gitmem neticesinde MİDEMDE PANGASTRİT HELİCOBAKTERİ POZİFİT göründu. Keza mantarda çok yoğundu. antibiyotik surecine girdim bu süre de iyice kötü bir hal almış bulundum bakteriye direnç kazandi. Taki ibrahim hocayla tanışana kadar bilgisi tecrübesi ile beni andinlatti kullanmam gereken TONİK SETİ ürününü söyledi şuan çok şükür iyiye gidiyorum vücudum adeta kendini yeniliyor saygılar sevgiler dilerim hocama
KAYNAK
Ismail Özdemir
selam ibrahim bey GASTRİT REFLÜ ile ilgili bir vidyonuzu izledim söylediğiniz DAMLA SAKIZI MACUNU SETİ tavsiyelere uydum işeyaramaya başladı doktorların yazdığì ilaclardan daha etkili.
KAYNAK
Meral Şahin
Yaklaşık 35 yıllık tip1 şeker hastesıyım.Buna bağlı nöropati vs.rahatsızlıklarım vardı.Ayrıca midemde gastrit,kabızlık vs.Gökçek ürünleri kullandıktan sonra şikayetlerim çok önemli oranlarda azaldı.Aleo vera,iksir,tonik,tentür,sarı kantaron bunlar arasında.Her yönden kendimi daha iyi hissetmemi ve daha sağlıklı bir hayat geçirmeme yardımcı oldu.Araştırmacı,geliştirici ,gerçekçi,dürüst,ilkesel,samimi olarak yürüttüğü tüm çalışmalarından dolayı,başta Sn Hocamız olmak üzere,Gökçek Şifa'nın tüm çalışanlarına teşekkürler.Allah hepsinden razı olsun.
Kaynak
Emin Sinan İmamoğlu
Gökçek tonik kullandım çok memnun kaldım
Kaynak
Süleyman Altuntaş
Ormus gold,cds2,gökçek tonik, gökçek iksir kullanıyorum panik atağımda iyi derecede düzelme var.
KAYNAK
Oguz Erkara
PANGASTİRT rahatsızlığım vardı. 2 yıldır denemediğim bir şey kalmamıştı. LAHANA MİX SETİ kullandım MİDEM RAHATLADI.
KAYNAK
Nuran Serinkaya
Hocam benim MİDEME NE YESEM DOKUNUYOR ama ben dün 12 adet LAHANA MİX siparişi verdim şu an elimde bir tane var. PROBİYOTİĞİ O KADAR YÜKSEK Kİ hem KİLO için hem BAĞIRSAKLARDA İYİ BAKTERİLER için ÇOK FAYDALI midemdeki ağrılar beni korkuttu. Siparişi verdim kargomu bekliyorum hocam.
KAYNAK
Murat Genç
LAHANA MİX mükemmel bir ürün ben de denedim. MİDE ve BAĞIRSAK SİSTEMİMDE GÖZLE GÖRÜLÜR İYİLEŞME YAŞADIM tekrar aldım devamlı kullanacağım artık harika ürün teşekkürler Gökçek Şifa.
KAYNAK
Kadir Öğüt
LAHANA MİX tavsiye ediyorum, KULLANIYORUM ÇOK MEMNUNUM.
KAYNAK
Volkan Kaymak
Ben annem için LAHANA MİX SETİ siparişi vermiştim. Etkisini bayağı gördük. Eskiden TURŞU ve SİRKELİ şeyler MİDESİNE DOKUNUYORDU şu anda bu SIKINTISINDAN KURTULMUŞ DURUMDA.
KAYNAK
Nazire Oto
Sayin hocam gerçekten çok faydalı bilgiler veriyor ben mideme LAHANA MİX aldım bir seyansda İYİLEŞTİM birde SEDEF HASTALIĞINA ne iyi gelir söylerse çok sevinirim hayırlı akşamlar inşallah
KAYNAK
Ulu Yörük
İBS ve MİDE SORUNLARIM icin bi kac urun aldim kullanmaya yeni basladim.insaallah iyi gelir. LAHANA MİX icimi biraz zor ama midemi az da olsa rahatlatti gibi.
KAYNAK
Melike İçaçan
Midemdeki HAZIMSIZLIK için LAHANA MİX kullandım öğütme anlamında HİÇ BİR SIKINTIM KALMADI herkese tavsiye ediyorum
KAYNAK
Neşe volkaner
LAHANA MİX SETİ mükemmel bir ürün MİDEMDEKİ EKŞİME AZALDI.
KAYNAK
Uğur Güler
Ben LAHANA MİX ürününüz kullanıyorum hocam MİDE RAHATSIZLIKLARIM BİTTİ Allah binlerce kez razı olsun. Lahanayı da çok severim bol bol lahana dolamsı yeriz hocam.
KAYNAK
Fikriye Saka
Hocam midede helikobakter için lahana mix laden damla sakızı kullanıyorum elhamdülillah rahatlama oldu, sibo da var candida diyeti yapıyorum karamuk çayı içiyorum kilo alamıyorum öneriniz olur mu acaba
KAYNAK
Seyit Balcı
LAHANA MİX kullanıyorum MİDE-BAĞIRSAK Sorunlarına Çözüm bulunuyor. Teşekkür ederim hocam, cansınız.
KAYNAK
Seyit Balcı
Güvercinlerimin içme suyuna LAHANA MİX kattım ilacla düzeltemediğim ishali 2 günde bitirdi
KAYNAK
Muhsin Hoçur
Elma yediğim zaman aşırı derecede karın ağrısı yaşıyordum 4 ay kadar LAHANA MİX SETİ kullandım MİDEMDEKİ TÜM RAHATSIZLIKLARI ve AĞRILAR geçti Allah sizden razı olsun
KAYNAK
Sultan Yildirim
LAHANA MİX SETİ kullanıyorum GASTRİTİME iyi geldi, İbrahim hocama teşekkür ediyorum.
KAYNAK
İsmail Beyiz
Merhaba 1 yıldan fazla süredir MEŞE MİX ve LİMSA kullanıyorum ÇOK MEMNUNUM DAHA DİNÇ hissediyorum. tavsiye ederim
KAYNAK
Fatma Gok
Benim de MİDEMDE YANMA vardı yemek sonrası LAHANA MİX kullandığım zaman sanki vücudum da mide organı yok gibi güzel his veriyordu midem de yanma hissi de geçti çok kaliteli bir ürün iyiki gökçek var herkese şifalar diliyorum
KAYNAK
Rezzan Hamzaoğlu
Bende LAHANA MİX kullandım MİDEMİ ÇOK RAHATLATTI ve faydasını gördüm
KAYNAK
Soner çıkla
Hocam iyi yayınlar BAĞIRSAK SORUNLARI için LAHANA MİX SETİ + KOLOSTRUM KAPSÜL kullanıyorum Çok iyi geldi . Sağolun Allah razı olsun hocam .
KAYNAK
Melek Aydin
Selamlar hocam, LAHANA MİX SETİ harika. GASTRİT için kullanıyorum, MİDE AĞRISI ve MİDE YANMALARINDAN kurtuldum.
KAYNAK
Gastrite Ne İyi Gelir Reflüsü Olanlar Ne Yapmalı Ülser Tedavisi Nasıl Olur.
Mide Rahatsızlıklarına Ne İyi Gelir Gastrit Nasıl Tedavi Edilir Bağırsaklara Ne İyi Gelir.
Lahana Mix Nedir Lahana Mix Neye İyi Gelir Gastrit, Ülser, Reflü, Mide Hastalıkları Tedavisi
Gökçek Tonik: Bu bildiğimiz lahana suyu değildir, birleşiminde aryıca bazı şifalı bitkiler: Sirke, maydanoz, lahana suyu, yara otu, tarçın, zeytin yaprağı, kekik, altın başak otu, atkuyruğu otu, zerdeçal, zencefil vs içerir.Bu nedenle sadece lahana suyu olarak anlaşıldığı için Gökçek Tonik olarak isim değişikliği yapmak zorunda kaldık. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı iyi gelir fakat ilaç değildir, sadece tedaviyi destekleyicidir.
Morbus Krohn hastalığı genellikle bağırsakaların tamamında görülsede daha çok ince bağırsakta ve tabii kalın bağırsaktada görüldüğünden bu iki hastalığı bir birinden ayrımak zor olmaktadır. Aşırı yemek yemek ihtiyacı mide ve bağırsakaların besinleri hazmedememesi nedeniyle ortaya çıkan vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glukoz vb.., besleyici madde yetersizliğini karşılama içindir. Hücreler ihtiyaçları olan besleyici maddeyi alamayınca uyarı doymamışlık hissini uyarmak için beyne siyanler gönderir ve kişide haliyle aşırı yemek yemek zorunda kalır. Mide ve bağırsakalardaki rahatzılıklar giderilince besleyici madde absorsiyonu normale döner. Ve kişide az besinle doyar hale gelir. Tabii her lokmayı 20-25 defa çiğnedikten sonra yutmakta çok önemlidir. Böylece sindirim organlarının zorlanması engelenir.
Allerjinin oluş sebebi gastrite sebep olan halicobaker pylori ve bağırsak mantarlarıdır. Bu bakteri ve mantarlar toksik maddeler üretirler ve bunlardan en önemliside zehirli gazlar (etan, metan, propan, heksan), zehirli alkoller (etanol, metanol, propanol, butenol vs..) ve biyojen aminler üretirki bunlardan en önmliside histamindir. Histamin damarları ve bronşları büzer, hücre memranını sertleştirir. Böylece hücreler alerjenlere karşı aşırı tepki gösterir ve allerji ortaya çıkar. Histamini dengelemek için sürekli kortizon vermek çare değildir. Ayrıca vücudun kendi üretiği kortizonla suni dışarıdan alınan kortizon farklıdır. Kimyasal olarak aynı olabilir. Ama vücudun üretiği kortizonun hiçbir yantesiri olmazken kimyasal ilaç olarak alınan kortizon büyük tahribatlar yapar ve bunların başında; depresyon, kemik erimesi, derinin incelmesi, yüz şişmesi, kaserimesi vb.., yan tesirleri vardır. Kaşıntının sebebide bağırsak mantarlarının üretiği toksik maddeler (mikotoksinler) olup, tedavisi ancak ve ancak bağırsakalrı bu mantarlardan tenizlemekle olur. Örneğin kasık, makat, ense, dizboynu, dirsekboynu ve ayak mantar ve kaşıntısını sayabiliriz.
Gökçek Tonik'in yanetkisi varmı? Evet normal olarak Guvatırlı hastaların lahan suyu veya lahana turşu suyu içmemeleri gerekir. Sağlıklı kişiler 3 ay her gün 1 litre lahan suyu içerse problem olur. Ben İbrahim Gökçek lahana suyunun içindeki Rhodanidlerin tiroid bezesine zarar vererek guvatıra sebep olmasını önleyecek bir şifalı bitki, gaz oluşmasını önleyici bir şifalı bitki vede artı bozulmasını önleyici bir şifalı bitki ilave ettim. Yani Gökçek Tonik sadece lahana suyu değildir. Sağlıklı bir kişi öyle litrelerce lahana suyu içebilir, fakat yinede guvatırının ne durumda olduğunu bilmediğinden belki problem olabilir. Fakat Gökçek Tonik'te böyle bir şüpheye yer bırakmadık, bu nedenle hamdolsun Gökçek Tonik çok çok farklıdır.Tiroid bezesinde problem olanların Gökçek İksir kualanmaları uygun olur
Sütasidi bakterileri (Laktik asit bakterileri (LAB)):
Sütasidi bakterilerinin bir çok alt grubu vardır ve bunlardan ikisi grubu çok önemlidir ve bunlardan bazı laktobaziller: l. acidophilus, l. casei, l. plantarum., l. reuteri, l. rhamnosus, l. gasseri, l. johnsonii, l. paracasei, l. bulgaricus, l. alactus, l. fermentum ve l. helveticus ince bağırsaklarda ve bifidobacteriumun alt grubundakiler: b. animalis, b. bifidum, b. breve, b. infantis ve b. longum kalın bağırsaklarda bulunur. Bu bakterilerin özeliği laktozu (sütşekeri), sütasidine (laktik asit) dönüştürmesidir. Sütasidi bakterileri en önemli probiotiklerdendir. Sütasidi bakterileri bağışıklık sistemini güçlendirir, allerjiyi önler, laktoz'un sindirilmesini sağlar.
Sütasidi bakterileri içeren yiyecek ve içecekler günümüzde moda haline gelmiştir. Sütasidi bakterileri aldığınızda bağışıklık sistemini kat kat yükseltiği görülmüştür. Eskiden turşu, kefir ve ekşi süt'te bu sütasidi bakterilerinin fermentesyonu (mayalamsı) ile bakterilerin bozulması veya yok olması önlenmiştir, yani bir çeşit dondurulmuştur. Gökçek Tonik içince sütasidi bakterileri harekete geçerler ve en etkili antibiyotikten daha etkili olup hiçbir yantesiride yoktur.
Günümüzde vitamin, mineral vs hapları özeliklede çok tehlikeli atibiyotikler kulanılıyor ve bu antibiyotikler bağırsaklara atılan mini atom bombası gibi milyarlarca faydalı bakteride yokedilmektedir ve insanlar sürekli hastalanmaktadır. Bağırsaklarda 1-10 katrilyon faydalı bakteri vardır ve bu bakteriler bizim için vitaminler üretirler, yağasitlerini parçalarlar. Arı kendisi için bal yapar, ama balın belki % 1'ini kendi yer diğerini insanlar. Bağırsak florasının (faydalı bakterilerin) üretiği vitaminlerinde çok büyük bir kısmı insanın sağlığı için kulanılır.
Sütasidi bakterileri üzerine 20. yüzyılın başında Paris'te Pastör-Enstitüsünden Ukranya asıllı immunolog ve mikrobiyolog Metchnikoff Kafkaslar ve Bulgaristan'da yaşayan köylüler üzerinde yaptığı araştırmalarda burada yaşıyan insanların ekşi süt ve lahana turşusu kulandıkları ve bu nedenle çok uzun ömürlü oldukları tesbitedilmiştir. Sütasidi bakterilerinin üretiği bakterizitler (payolojik bakterileri öldürücü maddeler: Laktocin, Acidolin, Nisin, diasetil-2,3-butandiol) hatalığa sebep olan bakterileri bu maddeler yokeder. Böylece faydalı bakteriler çoğalırken zararlı bakteriler azalır.
Japonyalı mikrobiyolog Shirota 1930-40 yılları arasında yaptığı araştırmalarda endüstrileşme ile birlikte insanlarda bir çok hastalık ortaya çıktığını bunun önlenmesinin ancak ve ancak bağırsak florasını rehabilite etmekle mümkün olduğunu tesbitetmiştir. Türklerin binlerce yıl önce geliştirdiği turşu ile bağırsaklardaki faydalı bakteriler artarken zararlı bakterilerin azaldığını görmüştür. Bu yöntemi geliştirmişler ve günümüzde bir çok besin maddesinde artık laktobaziller bulunmaktadır. Hatta lactobazillus acidophilus LA-5 ve Bifidobakterium lactis BB-12 probiyotik olarak ilaçları yapılmaktadır. (Antibiyotik canlıya karşı ve probiyotik canlı için anlamına gelir).
Sütasidi bakterilerinin en önemli iki alt grubu Laktobazillus ve bifidobakterium türleri besinleri bozulmadan korur ve diğer zararlı bakterilere yaşam ortamı tanımaz. Laktobaziller hem oksijenli (areob) ve oksijensiz (anaroeb) ortamda yaşayabilmektedir. Bu bakteri kişinin ağıziçi, ince ve kalın bağırsak ve deride vede vajinada bulunur. Laktobaziller çubuk şeklinde iken, bifidobakteriıum ise Y şeklindedir. Bifidobakterileri ise genelikle kalın bağırsakta yaşamaktadır.
Sütasidi bakterilerin etki şekli nasıldır?
Sütasidi bakterileri mide ve bağırsakalardaki yerleşik olan patalojik bakterileri vede besinlerle alınan patolojik (hastalık yapıcı) bakterileri yokeder.
Laktobaziller:
1. ) Patolojik bakterilere karşı küçük molekülü karbonikasit (formikasit, asetikasit, laktikasit, propionikasit sütasidi (laktikasit)) üretir. Bu asitler bağırsak içinde asit konsentresini artırır ve patolojik bakterilerin ölümüne sebep olur.
2. ) Uygun şartlarda sütasidi bakterileri hidrojenperoksit üretir, bu hidrojenperoksid patolojik bakterileri yokeder.
3. ) Sütasidi bakterileri bakterizitler (laktocin, nisin, acidolin ve diasetil-2,3-butandiol) üretir ve bu bakteriozitler patolojik bakterileri öldürür.
4. ) Sütasidi bakterileri (laktobaziller ve bifidobakteriler) immün sistemini güçlendirir.
5. ) Laktobaziller bağırsak mukazası üzerinde bir biofilm oluşturur ve böylece allerjiyi önlemede önemli rol oynar, çünkü allerjiye sebep olan antijenler muhazaya etki yapamaz.
6. ) Laktobaziller sütşekerini (laktoz) porçalayan laktaz anzimi üretir. Laktaz laktozu (disakkarid) oluşturan glukoz ve galaktoz'a ayırır. Laktoz ince bağırsaklarda laktaz tarafından parçalanmazsa kalın bağırsakalardaki diğer bakteriler tarafından normal olan glukoz ve galaktoza ayrılmayıp, metan, karbondioksit ve hidrojen gazı gibi gazlar üretilir. Buda kişinin karnın sürekli şiş olmasına neden olur.
7. ) Bağırsaklardaki bazı bakterilerin üretiği anzimler (beta-Glucuronidaz, azoreduktaz, nitratreduktaz) kanserojen olabilecek özeliklerdedir. Laktobaziller bu kanserojen özelikteki anzimleri azaltır.
8. ) Sütasidi bakterileri (latobaziller ve bifidobakteriler) makrofajı aktifleştirir, yani patolojik bakteriler karşı hem hüceler arasında hemde sıvılı alanda daha etkin olur.
9. ) Sütasidi bakterileri immunglobulin A oranı artırır, igA mesane, bağırsaklar ve sütün içinde bulunur ve bakterilere karşı bir bariye oluşturan antikordur.
Laktoz nasıl daha iyi hazmedir?
Laktozintoleranz (laktoz hazmısızlığı süt emen insan veya hayvanda emmeyi bıraktıktan sonra laktozintoleranz rahatsızlığı ortaya çıkar. Laktoz yani sütşekeri bir disakkarid olup glukoz ve galaktoz moleküllerinden oluşur. Bu molekülü laktaz enzimi önce glukoz ve galaktoza vede sonra sütasidine dönüştürür. Bu enzim ince bağırsak mukazasında bulunur. Yaş ilerledikce veya sütasidi bakterileri azalınca laktaz enzimi azalır ve laktoz moleküllere ayrılmadan kalın bağırsağa geçer. Kulanılan kimyasal ilaçlar, özeliklede antibiyotikler, kola, fanta gibi aşırı katkı maddeli içeçekler, hamburger, chesburger gibi lifsiz besinler bağırsakalrdaki faydalı bakterilerin azalmasına ve onun yerine patolojik (hastalık yapıcı bakterilerin çoğalmasına neden olur.
Peynir kanın asitlnemesine ve uzun vadede iltihaplı hastalıklara, siyah çay bağırsakları kurutarak vitamin ve mineral alınmasını önler vede et ve et mamüleri aşırı ve sürekli alındığında asidoza sebep olur ki sonu romatizmalı ve ağrılı hastalıklardır. Kalın bağırsakalardaki patolojik bakteriler laktozu metan, karbondioksit ve hidojen gazına dönüştürür. Metan gazı kişide yorğunluk, halsizlik ve dermansızlığa sebep olur. Bu gazlarda karında şişkinliğe sebep olur. Kalın bağırsakalardaki faydalı bakterilerin azalması ile onun yerine yerleşen bakteri ve mantarlar toksik maddeler üretirler ve kişide allerji, immün zafiyeti, kabızlık, ishal, hormon anormalikler ve hatta depresyona sebep olurlar. Bağırsaklardaki patolojik bakteriler ve mantarlar proteinı aminoasitlere dönüştüreceklerine biyojen aminlare dönüştürürler. Örneğin aşırı oranda histamin ortaya çıkar ve buda kişide allerjiye sebep olur. Hastalıkların % 99′u bağırsak florasının bozulması nedeniyle olur
Bağırsak florası:
Bağırsaklar alan olarak 300-400 m² büyüklüğünde, yani bir top sahasının yarısından biraz daha büyüktür. Bağırsak florasında bilinen 500 tür bakteri mevcuttur ve bunlar 1-10 katrilyon arasında yekün tutar ve bunlar genelikle kalınbağırsaktadır. Sağlıklı bir insanda bağırsak florasındaki bakterilerin % 98'i faydali olup yediğimiz besinlerdeki proteinleri aminoasitlere, karbonhidratları disakkaritlere ve yağları yağasitlrine dönüştürürler.
Örneğin proteinlar 30 000-300 000 molekülden oluşur ve bunu amino asitlere (tek moleküle) enzimler veya bakteriler araciliği ile dönüşürler. Faydalı bakteriler bir taraftan besinleri parçalıyarak moleküllere ayırırken diğer taraftandan BC (Folikasit), B2, B6, B12 ve K-Vitamini üretirler. Bağırsak florası bağırsak muhazasındaki artık maddeleri parçalıyarak bağırsakaları temizler. Bağırsak florası bağırsak mukazasındaki hücreleri uyarır ve hücrelerin bölünüp çoğalmasını sağlar. Bağırsak mukazasına massaj yaparak peristaliği (bağırsak hareketlerini sağlar) uyarır. Aşırı et, peynir, yumurt ve mamüleri yiyen kişilerin sindirim organları zamanla yeterince ve kaliteli enzim salgılıyamazlar ve bakterileride görevlerini yapamayınca sindirim problemleri başlar. Faydalı bakterilerin oranının azalmasi ile onların yerine patojen (hastalik yapan) bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler yerleşir ve dengeler bozulur. Kişide immunzafiyeti (bağışık sistemi), allerji, enfeksiyona karşı dayanıksızlık, iltihapli hastalıklar vb. rahatsızlıklar ortaya çıkar.
Kalın bağırsaklarda 500 tür ve miktar olarak 1-10 katirilyon civarında vede ağırlık olarak takriben 1-1,5 kg bakteri bulunur. Bakterilerin bir kısmı fecesle (dışkı) ile dışarı atılır ve bu yolla dışarı atılan bakteri oranı bir yılda 70 kg'ı bulur. Bakteriler protein artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bakteroides, proteus, E. coli, ve clostrium gibi) ve karbonhidrat artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bifidobakterium, laktobacillus ve streptokokku faecalis gibi) arasında bir denge vardır. Atibiyotik ilaçlar, konserveli besinler, hazır yiyecekler (hamburger , cheesburger vb.,) asitli içecekler (kola, fanta vb.,), aşırı hayvansal besin, siyah çay ve kahve faydalı bakterilerin azalıp zararlı bakterilerin çoğalmasına neden olur.
Böylece zamanla E. coli, enterokokken ve clostridin gibi bakterilerin oranı aşırı artar. Buda başata allerji olmak üzere birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Manchester mikrobiyolojik araştımalar merkezinden Dr. M. Moradi 10 allerjik rahatsızlıkları olan ve 10 allerjik rahatsızlıkları olmaya bir yaşındaki bebekler üzerinde araştırma yapmıştır. Bu araştırmalarda allerjik rahatsızlıkları olanlarının kalınbağırsaklarında yüksek oranda clostridium difficile tesbitedilmiş ve bu bakterininde igG oranını yükseltiği görülmüştür.
Berlin Postam'dan Dr. Habil Jurgen Schulz bağırsak florasının bebeklerin doğduktan sonra annesütü, ineksütü veya mama ile beslenmelerine göre şekillendiğini tesbitetmiştir. Buna göre anne sütü ile beslenen çocukların bağırsak içeriğinin pH-Değeri 3,5-5 arasında ve mama ile beslenelerde ise pH-Değerinin 7 veya hafif üzerinde olduğunu tesbitetmistir. Sindirim organları günde ortalama 7-8 litre salğı (enzimler, hormonlar, vitaminler, asitler ve alkalik maddeler) üretir. En ideal enzim pH-Değerinin 4,5-6,5 arasında olması halinde salğılanır.
PH-Değerinin nötüre, yani 7'ye yakın olması halinde enzimin kalitesi %70'lere vara oranda düşer. Buda kişinin yediklerini sindirmeden çıkarması demekttir, yani besinlerdeki vitaminler, mineraller, aminoasitler, yağasitleri ve glukozlardan yeterince istifade edemez. Bağırsaklardaki pH-Değerini nötürlü bir ortamda seyri halinde proteiler aminoasit yerine biyojen aminlere dönüşürler ve bunlardan özeliklede histamin allerjiye sebep olur. İkinci olarak Amonyum (NH4+) yerine Amonyak (NH3) oluşur. Amonyak nötür olduğundan kolayca kana karışır, bu ise hücreler icin bir zehirdir.
Ücüncü olarak faydalı bakterilerin yeterince B-Vitaminleri üretememesi nedeniyle Homocystein elimine edilemez, bu ise oldukca tehlikeli maddedir. Homocystein LDL-Kolesterolunu oksitler ve yabancılaşan kolesterolu makrofaj yiyerek süngersi artık maddele oluşur ve buda damarların icyüzeyine yığılarak damarsertliğine sebep olur. Buda ilerleyen sürec içinde başta beyinkanamasi ve kalpenfaktürüsüne sebep olur (OMZ 3.03.4). dördüncü olarak bağırsaklarda faydalı bakterilerin antibiyotik ilaçlar nedeniyle azalmasından dolayı onun yerine tehlikeli mantarlar çoğalır ve artan mantarlar zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretirler ve bunların karaciğer tarafindan arıtılması sindirim organlarını yorar ve asli görevini yapamayan sindirim organları yıpranır.
Besinci olarak bağırsak florasının bozulması zamanla pankreas, karaciğer, mide ve bağırsakların ürettiği enzimin kalitesinin düşmesi nedeniye kişide yağ-, protein- ve karbonhazimsizliği nedeniyelle kişide yağlanma , şişmanlık, damarsertliği ve allerji gibi hastalıklar ortaya çıkar. Ayrıca bağırsak florasının bozulmasına dişeti iltihaplanması, lefbezelerinin iltihaplanması, alkol, sigara, aşırı kahve ve aşırı siyah çay içmede sebep olur.
Akut pankreatitte bağırsaklar 30.000 Daltona varan orandaki büyük mokekülerin dehi geçmesi için kanallarını büyütür. Enzimlerin kalitesi düştüğünden besinleri tam sindirilmez ve bu nedenle bağısaklar geçişleri kolaylaştırmak için kanalları (vilüsler) genişletir. Böylece tam sindirilmemiş besinmaddeleri absorbeedilir ve bu allerjiye sebep olur. Şayet kana sadece besin maddeleri geçmez aynı zamanda candida albicans isimli maya mantarıda kana geçerse ve bu kandolaşımının iflası ve yani ölüm demektir.
Altıncı olarak Bir diğer önemli faktör ise Midenin aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çikolata, keks vb.) ve soft içecekler (kola, fanta vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mideiltihaplanması, midemukazasıiltihaplanması) oluşur. Bunedenle Mide yeterince intrinsic fakrorü (sialinasitli glukoprotein) salğılızamaz. Intrinsic faktorü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasılki diabet hastaları için insulin nekadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde İntrinsic faktorüde o kadar önemlidir. İntrinsic faktorünün yetersizliği vitamin ve mineralyetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Allerji, derihastalıkları, sindirim organlarindaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar. (Nhp 12.03.1722) …………………………………………………………………………………………..
Lahana, Kohl, Brassica oleracea var.capitata L.
Baş Lahana
Beyaz Lahana
Başlı Lahana
Familyası: Turpgillerden, Kreuzblütengewâchse, Brassicaceae
Drugları: Lahana yaprakaları; Brassica oleraceae folium
Lahana yapraklarından yemek yapılır, suyu çıkarılarak içilir ve natürel ilaç yapımında kullanılır.
Giriş: Lahananın M.Ö 600 yıllarından beri başta Doğu Akdeniz ülkeleri tarafından kültür bitkisi olarak yetiştirildiği, yemeğinin yapıldığı tarihi kayıtlarda geçmektedir. Önceleri yabani olarak yetişen Lahananın kültür bitkisi olarak yetiştirilmeye başlanması ile birlikte zamanla çok çeşitli türler ortaya çıkmıştır ve bugün 130 civarında Lahana türü bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; Baş Lahana; B.O.var.capitata f.alba, Kırmızı Lahana; B.O. var. Capitata ruber, Gül Lahanası; B.O. var. Gemmifera Dc., Milano Lahanası; B.O. var sabauda L., ve Kara Lahana; B.O. var. Acephola'yı sayabiliriz. Bunlardan Baş Lahana en çok yemeği yapılan ve şifa maksadı ile natürel ilacı veya sarğrısı yapılan türdür ve onu kırmızı Lahana takip eder.
Botanik: Lahana iki yıllık bir bitkidir. İlk yıl yaprakları ortaya çıkar ve ikinci yıl çiçek açar. Lahananın yaprakları iç içe kıvrım kıvrım mavimsi yeşil. Açık veya koyu yeşil renkte olup açıldığında dış yaprakları 30-50 cm eninde, uzunluğunda ve küre şeklinde olup iç yaprakları ona göre biraz küçükçedir. Yerden 10-30 cm yukarıda bilek kalınlığındaki bir sap üzerinde, 20-30 cm çapında bir kafa şeklindedir. Lahana ikinci yıl çiçek açar ve boyu 2 metreye kadar yükselebilir ve çiçekleri sarı renkli, küçük taç yapraklardan meydana gelir ve dört çiçekleri topluca bir arada bulunur.
Yetiştirilmesi: Türkiye'nin hemen her bölgesinde yetişir ve yetiştirilmesinde problem olmaz.
Hasat zamanı: Sonbaharda Lahana kafaları kesilerek toplanır ve bozulmaması için uygun depolarda muhafaza edilir veya taze olarak suyu çıkarılır veyahutta natürel ilcı yapılır.
Birleşimi: Birleşimindeki en önemli maddeler sırasıyla şöyledir;
Proteinlerin alt grubu, Aminoasitlerin bir alt türü olan Metilmetioninsulfoniumbromit içerir. Bunu ilk keşfeden Amerikalı bilim adamı Cheney keşfetmiş ve midebağırsak ülserini iyileştirdiğinden Antiulkus faktörü ismini takmış ve de aynı zamanda bu maddeyi yanlışlıkla U-vitamini diye adlandırmıştır. Oysa bu U-vitamini değil bir Aminoasit türüdür.
Glukosinolatlar %0,05-0,15 oranında olup en önemlileri; Glucobrassicin, 4-Metoxyglucobrassicin, Neoglucobrassicin, Siniyrin ve Glucoiberverin içerir.
Vitaminlerden; C,E,K,B1,B3,B6,B12-Vitaminleri ve Provitamin A (Carotin). 100 gr Lahana 50-150 mg C-Vitamini içerir.
Minerallerden; Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum, Fosfor, Demir, Çinko, Iyot ve Mangan.
Ayrıca; Nişasta, Şeker, Organik asitler ve selülozlar içerir.
Özellikleri: Serin, hafif tatlımsı, tuzlu ve kurutucudur.
Tesir şekli: Antibakteriyel, Antiflagostik (iltihapları önleyici), cerahatleri kendine çekici, ülseri iyileştirici, sindirim sistemini kuvvetlendirici, uzun süre kullanıldığında şişkinlik yapıcıdır.
Araştırmalar: Kaliforniya'nın Standford Üniversitesi'nde Cheney ve ekibi 1950-52 yılları arasında Lahana suyu ile üç büyk tedavi denemesi yapmıştır ve bunu 1956'da Wasler ile Miller'in tedavi denemeleri takip etmiştir. Hastalar mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsak ülseri olanlardan seçilmiştir ve de 1-4 hafta süre ile günde 1 lt Lahana suyu verilmiştir. Lahana suyunun gün boyu yudum yudum içilmesi gerekir. Gökçek Tonik daha etkilidir. Cheney tarafından 1950'de yapılan 13 hasta üzerinde deneye yapılmıştır ve bunların altısında mide, yedisinde onikiparmak bağırsağı ülseri olduğu röntgenle tespit edilmiştir. Tamamı Lahana suyu ile normal tedavi süresinden önce iyileşmişlerdir.(Age).
Ekim 1984'de iç hastalıkları doktoruna (internist) gittim ve midemde yara (ülser) olduğunu söyledi. Bunun üzerine Civanperçemiotu, Kazotu, Kimyon ve Meyan kökü karışımından oluşan çay harmanı içtim ve iyileştim. Ocak 2000'den itibaren de kahve içince mide ağrısı ve siyah çay içince de karnım davul gibi şişiyordu. Bunun üzerine 15/02/2000'den 06/03/2000'ye kadar her gün 500-700 ml Lahana suyu içtim ve bundan sonra kahve ve çay içince rahatsız olmadım.
Cheney ve ekibi 1950'de 65 mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsak ülseri olan hastalar seçilmiş olup hastalar 8-24 gün içinde Lahana suyu ile iyileşmişlerdir. (Age)
Cheney ve ekibi 1952'de aynı şekilde rahatsız olan 95 hasta üzerinde Lahana suyu ile tedavi denemesi yapmıştır. Birinci haftanın sonunda %81'i İkinci haftanın sonunda %95'inin ağrılarından kurtulduğu tespit edilmiştir. (Nh.5.97.262, NH.8.96.480, HHB IV.555, NH.2.96.104)
Kendi tecrübem; Sürekli, karın ağrılarından rahatsız olan ve bazen karaciğer, bazen safra, bazen de pankreasından rahatsız olduğunu söyleyen bir tanıdığa doktoru onikiparmak ülseri olduğunu ve ameliyat olması gerektiğini söyler. Ben ona 1 ay süreyle her gün 1 lt Lahana suyu içmesini söyledim. Bu şahıs 1 ay Lahana suyu içti ve rahatsızlıklarından kurtuldu.(22/05/1999).
Kullanılması: Araştırmalara göre; Lahana suyu ile dahilen mide, onikiparmak ve ince bağırsak ülseri ve iltihaplanmalarını (enterit ve gastrit) tedavi eder ve de zayıflatıcıdır. Gökçek Tonik daha etkilidir.
Açıklama: Bu özelliği yapılan araştırmalarla ilmi olarak tespit edilmiş ve de ispatlanmıştır. Tabiî ki günde 1 litre (bir defada değil bütün gün yudum yudum) 3-6 hafta süreyle taze ve çiğ Lahana suyu içmek şartı ile bu mümkündür. Şayet ısıtılır veya pişmiş Lahana yenirse, başta Antiulkus-faktör olmak üzere vitaminler bozulur ve etkisini kaybeder. Gökçek Tonik daha etkilidir.
Haricen: Lahana yaprakları hafif haşlanır veya ütü ile ısıtılır, ana damarları kesilerek çıkarılır ve de oklava ile iyice ezdikten sonra göğüs, karın, bel, sırt, omuz ve baldıra sarılır ve sarğı 4-10 saat kalabilir. Bu genellikle bronşit, karın ağrısı, romatizma, siyatik, bel ağrısı, boyun ağrısı, ekzema, açık veya iltihaplı yaralar ve çıbanda uygulanan bir metottur. Eğer rahim ve yumurtalıkları iltihaplanan bayanlar, karınlarına Lahana yaprağı sararlarsa iltihap ve cerahatlara sebep olan bakteriler Lahana yaprağındaki kükürtlü Proteinlere hücum ederler. Böylece gevşeyen iltihap ve cerahatlar Beyaz kan hücreleri (Fagositler, T-hücreleri, B-hücreleri vb.) harekete geçerek iltihapları ve cerahatları yok ederler. Bu bronşit, romatizma, ekzema ve diğer iltihaplı rahatsızlıklar içinde geçerlidir.
Yan tesirleri: Tarife uyularak kullanıldığında binen bir yan tesiri yoktur fakat aşırı miktarda ve uzun süre (4 hafta'dan fazla her gün 1 litre içilirse) mide ve bağırsaklarda şişkinlik yapabilir. Şişkinliğe karşı kimyon, rezene, kişniş veya kakule çayı içilirse iyi gelir. Bazı hastalarda Kalkan bezine zarar verebilir. Lahananın birleşimindeki Rhodanidler Kalkan bezinin iyot oranını düşürür. Bu da Kalkan bezinin şişmesine neden olabilir. Bu durum 4 hafta'dan fazla günde 1 litre Lahana suyu içenlerde görülebilir. Milano Lahanası daha çok Rhodanidler içerdiğinden çok yenmesi daha mahzurludur. Rhodanidler'e Thiocyanat da denir ve bu Rhodanidler iyotla rekabet ederek onun Kalkan bezine girişini engeller. Lahana'nın yantesirini bazı şifalı bitkilerle önledim, etkisini artırdım ve uzun süre bozulmadan kalabilecek hale getirdim. Bu ürünün ismi Gökçek Tonik'tir.

Ormus gold,cds2,gökçek tonik, gökçek iksir kullanıyorum panik atağımda iyi derecede düzelme var.
Hocam bu yorumu indirim için yapmıyorum, rahatsızlığı olan insanların hemen geçmesi temennisi ile yazıyorum. Bir çok insanda olan gastrit, mide yanması ve Boğaz’a kadar gelen acı sular şikayeti olanlara söylüyorum. GÖKÇEK TONİK BEYAZ LAHANA SUYU bu rahatsızlık için mükemmel. Hiç düşünmeden alsınlar.Şişeler bitti gastrit de bitti. #xdc4d;#xdc4f;Allah uzun ömürler versin hocam.
Yaklaşık 35 yıllık tip1 şeker hastesıyım.Buna bağlı nöropati vs.rahatsızlıklarım vardı.Ayrıca midemde gastrit,kabızlık vs.Gökçek ürünleri kullandıktan sonra şikayetlerim çok önemli oranlarda azaldı.Aleo vera,iksir,tonik,tentür,sarı kantaron bunlar arasında.Her yönden kendimi daha iyi hissetmemi ve daha sağlıklı bir hayat geçirmeme yardımcı oldu.Araştırmacı,geliştirici ,gerçekçi,dürüst,ilkesel,samimi olarak yürüttüğü tüm çalışmalarından dolayı,başta Sn Hocamız olmak üzere,Gökçek Şifa'nın tüm çalışanlarına teşekkürler.Allah hepsinden razı olsun.?
35 YILLIK TİP1şeker hastalığı,buna ve diğer şartlara bağlı,kalp krizi,depresyon,panik atak,kabızlık,gastrit,ellerde egzama,anoreksiya,son zamanlarda da unutkanlık.Detaya fazla girmeyim,daha öncelerde de düzenli olmasa da bitkisel ürün deneyimlerim oldu ama,fazla da bir sonuç alamadık.Ama,bitkisel tedaviye olan inancım hiçbir zaman kırılmadı.Bu nedenle de,yeni bir şeyler var mı düşüncesiyle araştırırken,ilk defa Gökçek ürünleriyle karşılaştım.telefon ederek Sn.İbrahim Hocamla tanıştım ve tüm rahatsızlıklarımı sıraladım.Ama,hocamızın diğerlerinden farklı yönleri vardı.Öncelikle,rahatsızlığın sebeplerini,kaynağını gidermeye yönelik ürünler veriyor,daha sonra tedavi aşamasına geçiyordu.Ayrıca,diğer tüm rahatsızlıklar ve ürünlerin diğer hastalıklara olabilecek etkilerini de göz önüne alarak tavsiyelerde bulunuyordu.Bu,güven açısından +bir durumdu.Öncelikle,mide ve bağırsak rahatsızlıkları ve depresyona yönelik ürün setleri aldım.Gökçek tonik,aleo vera jel,enginar fort,laden gülü fort,spirulina fort tabletler ile,sinirli ot,laden gülü bitki karışımı çayları ve bir de kanın ph'ını düzeltmeye yönelik karışım bunlardandı.yeterince düzenli olmamasına rağmen,birkaç gün içerisinde,belirli oranda bir düzelme,1.kürün sonunda da büyük oranda iyileşme sağladım.Bu ürünler,özellikle tonik,iksir ve aleo vera jel,aynı anda birçok rahatsızlığa iyi geldiğinden,kan şekeri düzeyim de dengelendi ve kullandığım insülin miktarı büyük oranda düştü.Hocamıza,dürüst,gerçekçi,araştımacı ve geliştirmeye yönelik çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz.Ürünlerinin etkili ve güvenilir olmasının da,buna bağlı olduğunu düşünüyorum.
Ormus gold,cds2,gökçek tonik, gökçek iksir kullanıyorum panik atağımda iyi derecede düzelme var.
Sevim Selen
TONİK SETİ kullanıyorum MİDEM için çok çok faydasini gördüm herkese tavsiye ederim
KAYNAK
İbrahim Yıkılmaz
Bende REFLÜ ve ÜLSER vardı. Belki çok iddialı olacak ama 2 günde midedeki ağrı ,siskinlik yanmalar gitti. Tabiki İbrahim Bey'in şunları yemeyin dediği faydasi olmayan besinleri bıraktım DAMLA SAKIZI SETİ kullandım. Teşekkürler sayın Gökçek.
KAYNAK
Mehmet Erarslan
Evet bu DAMLA SAKIZI SETİNDEKİ ilaçları MİDEMDEKİ REFLÜ, ÜLSER, GASTRİTE iyi geliyor
KAYNAK
Zafer Çil
Geçtiğimiz çarşamba günü DAMLA SAKIZI MACUNU SETİ aldım sette 6 tane olduğu için denemek istedim aslında tek satılmıyordu ancak benim için istisna olarak gönderdiler tereddütlü olduğum için denemek istedim 4-5 gündür 1 şişe toniği kullanıyorum tadı alışık olduğumuz bir tat değil ilk başlarda zor olabilir ama şifa için sabrettim ve yavaş yavaş alıştım bu kısa sürede MİDEMDEKİ YANMADA AZALMA oldu hazımsızlık kısmen geçti. toniği isteyen sulandırıp incelterek kullanabilir ben öyle yaptım yarın 1 set sipariş vereceğim sabırla devam edersem gastritimin tamamen geçeceğini umuyorum bittiğinde sonucu yorum olarak paylaşacağım
KAYNAK
Zafer Çil
Yaklaşık iki haftadır TONİK SETİ kullanıyorum yarın bir set sipariş daha vereceğim artık korkarak yemek yeme işkence günleri geride kaldı zira TONİK SETİ ile en sevdiğim yemekleri rahatla yiyorum hem yemekten önce hem yemek sırasında tonik içiyorum özellikle lahmacunun yayında şalgam suyu niyetine içilebilir midemdeki gastritten ötürü her şeyi yiyemiyordum şiddetli ağrı hazımsızlık şişkinlik oluyordu ama şimdi TONİK SETİ İLE MİDE AĞRILARIM AZALDI yediklerimi daha kolay hazmediyorum ve şişkinlikte yok denecek kadar azaldı. İbrahim beye teşekkür ederim...
KAYNAK
Feyzullah Gümüşdere
İbrahim Gökçek hocama teşekür ediyorum 5 yıldır doktor doktor gezmeme rağmen bir teşhis konamadi. Umudumu yitirmistim son bir özel doktora gitmem neticesinde MİDEMDE PANGASTRİT HELİCOBAKTERİ POZİFİT göründu. Keza mantarda çok yoğundu. antibiyotik surecine girdim bu süre de iyice kötü bir hal almış bulundum bakteriye direnç kazandi. Taki ibrahim hocayla tanışana kadar bilgisi tecrübesi ile beni andinlatti kullanmam gereken TONİK SETİ ürününü söyledi şuan çok şükür iyiye gidiyorum vücudum adeta kendini yeniliyor saygılar sevgiler dilerim hocama
KAYNAK
Ismail Özdemir
selam ibrahim bey GASTRİT REFLÜ ile ilgili bir vidyonuzu izledim söylediğiniz DAMLA SAKIZI MACUNU SETİ tavsiyelere uydum işeyaramaya başladı doktorların yazdığì ilaclardan daha etkili.
KAYNAK
Meral Şahin
Yaklaşık 35 yıllık tip1 şeker hastesıyım.Buna bağlı nöropati vs.rahatsızlıklarım vardı.Ayrıca midemde gastrit,kabızlık vs.Gökçek ürünleri kullandıktan sonra şikayetlerim çok önemli oranlarda azaldı.Aleo vera,iksir,tonik,tentür,sarı kantaron bunlar arasında.Her yönden kendimi daha iyi hissetmemi ve daha sağlıklı bir hayat geçirmeme yardımcı oldu.Araştırmacı,geliştirici ,gerçekçi,dürüst,ilkesel,samimi olarak yürüttüğü tüm çalışmalarından dolayı,başta Sn Hocamız olmak üzere,Gökçek Şifa'nın tüm çalışanlarına teşekkürler.Allah hepsinden razı olsun.
Kaynak
Emin Sinan İmamoğlu
Gökçek tonik kullandım çok memnun kaldım
Kaynak
Süleyman Altuntaş
Ormus gold,cds2,gökçek tonik, gökçek iksir kullanıyorum panik atağımda iyi derecede düzelme var.
KAYNAK
Oguz Erkara
PANGASTİRT rahatsızlığım vardı. 2 yıldır denemediğim bir şey kalmamıştı. LAHANA MİX SETİ kullandım MİDEM RAHATLADI.
KAYNAK
Nuran Serinkaya
Hocam benim MİDEME NE YESEM DOKUNUYOR ama ben dün 12 adet LAHANA MİX siparişi verdim şu an elimde bir tane var. PROBİYOTİĞİ O KADAR YÜKSEK Kİ hem KİLO için hem BAĞIRSAKLARDA İYİ BAKTERİLER için ÇOK FAYDALI midemdeki ağrılar beni korkuttu. Siparişi verdim kargomu bekliyorum hocam.
KAYNAK
Murat Genç
LAHANA MİX mükemmel bir ürün ben de denedim. MİDE ve BAĞIRSAK SİSTEMİMDE GÖZLE GÖRÜLÜR İYİLEŞME YAŞADIM tekrar aldım devamlı kullanacağım artık harika ürün teşekkürler Gökçek Şifa.
KAYNAK
Kadir Öğüt
LAHANA MİX tavsiye ediyorum, KULLANIYORUM ÇOK MEMNUNUM.
KAYNAK
Volkan Kaymak
Ben annem için LAHANA MİX SETİ siparişi vermiştim. Etkisini bayağı gördük. Eskiden TURŞU ve SİRKELİ şeyler MİDESİNE DOKUNUYORDU şu anda bu SIKINTISINDAN KURTULMUŞ DURUMDA.
KAYNAK
Nazire Oto
Sayin hocam gerçekten çok faydalı bilgiler veriyor ben mideme LAHANA MİX aldım bir seyansda İYİLEŞTİM birde SEDEF HASTALIĞINA ne iyi gelir söylerse çok sevinirim hayırlı akşamlar inşallah
KAYNAK
Ulu Yörük
İBS ve MİDE SORUNLARIM icin bi kac urun aldim kullanmaya yeni basladim.insaallah iyi gelir. LAHANA MİX icimi biraz zor ama midemi az da olsa rahatlatti gibi.
KAYNAK
Melike İçaçan
Midemdeki HAZIMSIZLIK için LAHANA MİX kullandım öğütme anlamında HİÇ BİR SIKINTIM KALMADI herkese tavsiye ediyorum
KAYNAK
Neşe volkaner
LAHANA MİX SETİ mükemmel bir ürün MİDEMDEKİ EKŞİME AZALDI.
KAYNAK
Uğur Güler
Ben LAHANA MİX ürününüz kullanıyorum hocam MİDE RAHATSIZLIKLARIM BİTTİ Allah binlerce kez razı olsun. Lahanayı da çok severim bol bol lahana dolamsı yeriz hocam.
KAYNAK
Fikriye Saka
Hocam midede helikobakter için lahana mix laden damla sakızı kullanıyorum elhamdülillah rahatlama oldu, sibo da var candida diyeti yapıyorum karamuk çayı içiyorum kilo alamıyorum öneriniz olur mu acaba
KAYNAK
Seyit Balcı
LAHANA MİX kullanıyorum MİDE-BAĞIRSAK Sorunlarına Çözüm bulunuyor. Teşekkür ederim hocam, cansınız.
KAYNAK
Seyit Balcı
Güvercinlerimin içme suyuna LAHANA MİX kattım ilacla düzeltemediğim ishali 2 günde bitirdi
KAYNAK
Muhsin Hoçur
Elma yediğim zaman aşırı derecede karın ağrısı yaşıyordum 4 ay kadar LAHANA MİX SETİ kullandım MİDEMDEKİ TÜM RAHATSIZLIKLARI ve AĞRILAR geçti Allah sizden razı olsun
KAYNAK
Sultan Yildirim
LAHANA MİX SETİ kullanıyorum GASTRİTİME iyi geldi, İbrahim hocama teşekkür ediyorum.
KAYNAK
İsmail Beyiz
Merhaba 1 yıldan fazla süredir MEŞE MİX ve LİMSA kullanıyorum ÇOK MEMNUNUM DAHA DİNÇ hissediyorum. tavsiye ederim
KAYNAK
Fatma Gok
Benim de MİDEMDE YANMA vardı yemek sonrası LAHANA MİX kullandığım zaman sanki vücudum da mide organı yok gibi güzel his veriyordu midem de yanma hissi de geçti çok kaliteli bir ürün iyiki gökçek var herkese şifalar diliyorum
KAYNAK
Rezzan Hamzaoğlu
Bende LAHANA MİX kullandım MİDEMİ ÇOK RAHATLATTI ve faydasını gördüm
KAYNAK
Soner çıkla
Hocam iyi yayınlar BAĞIRSAK SORUNLARI için LAHANA MİX SETİ + KOLOSTRUM KAPSÜL kullanıyorum Çok iyi geldi . Sağolun Allah razı olsun hocam .
KAYNAK
Melek Aydin
Selamlar hocam, LAHANA MİX SETİ harika. GASTRİT için kullanıyorum, MİDE AĞRISI ve MİDE YANMALARINDAN kurtuldum.
KAYNAK
Gastrite Ne İyi Gelir Reflüsü Olanlar Ne Yapmalı Ülser Tedavisi Nasıl Olur.
Mide Rahatsızlıklarına Ne İyi Gelir Gastrit Nasıl Tedavi Edilir Bağırsaklara Ne İyi Gelir.
Lahana Mix Nedir Lahana Mix Neye İyi Gelir Gastrit, Ülser, Reflü, Mide Hastalıkları Tedavisi







Yorum yap