Oral Keleyşın – ağız dan uygulanan Keleyşın Etilendiamin tetraasetik asit
Daha önce belirttiğimiz gibi, keleyşın ya damar yoluyla yada ağızdan verilen kelatörlerle uygulanır. Bildiğiniz gibi en yaygın uygulanan kelatör, yapay bir amino asit olan EDTA dır.
Ağız yoluyla keleyşın uygulaması, ıv( damar yoluyla ) ile hemen hemen ayni yararları sağlar ancak uygulama süresi diğerinin yaklaşık 7-8 mislidir. Diğer bir deyişle, 2 aylık bir ıv ugulaması ile ayni sonuca ulaşmak için ağız yolu ile keleyşın 16-18 ay uygulanmalıdır. Ağız yloluyla yapılan keleyşın aciliyeti olmayan bulgularda ve damar uygulamasından çekinen, yada haftada 2-3 kez doktor muayenehanesinde 4 saat süreyle vakit geçirmek istemeyen kişiler için idealdir. Bir de Ülkemizde uygulaması bulunmadığından( veya ben bilmiyorum ) bizler için bir yerde( yurt dışında bu tedaviyi yaptıramayacak olanları kastediyorum ) zorunlu olmaktadır. Oral keleyşın ürünü, BC-I
Kelatörler
İster damar yoluyla, ister ağızdan verilsin kelatörlerin hedeflerinden en önemli ve tehlikeli olanı serbest radikallerdir.
Sebest radikaller
Sebest radikallerin birçok tipi vardır. Fakat en sık görülen oksijendir.
-Çevremizdeki kirlilik ve yediklerimizdeki toksik maddeler yüzünden, yada organizmanın oksijen kullanımı esnasında, oksijen atomu elektronlarından birini yitirir.
-Normalde oksijenin 8 elektronu vardır, birini yitirince bu sayı 7 ye düşer ve ortaya reaktif bir atom çıkar. İşte bu birSerbest Radikaldir. Eksilen elektronun yerine yenisini koymak için çevresine saldırır. Yolu üzerinde bir antioksidan ile karşılaşırsa bu madde ona elektronlarından birini vererek, oksijen atomunun dengeli hale gelmesini sağlar. Yani antioksidan , kendinden bir elektron vererek serbest radikalleri nötürleştiren maddelerdir. Serbest radikal yolu üzerinde bir antioksidana raslamazsa, önüne ilk çıkan herhangibir dokudan bir elektron çalarak eksiğini tamamlar. Bu işlemden zarar görecek olan, hücrelerin ve organellerin zarlarıdır. Elektronu çalınan eleman da bir serbest radikaldir. Bu kez o diğer elemanlara saldırır. Bu işlem zincirleme olarak, bir antioksidana raslayana dek sürer.
-Dokularımızda oluşan bu saldırı, erken yaşlanmaya ve ayrıca, katarakt, arteryoskleroz, kalp damar hastalıkları ve kanser gibi birçok sağlık sorunlarına neden olur.
Özetlersek; Serbest radikaller sağlığımıza yönelik tehlikelerin başında gelmektedir. Bu tehlikeyi savacak tek unsur da,antioksidanlardır(bunlar ayni zamanda bir kelatördür).
Şimdi bunlara( antioksidanlara, diğer bir deyişle kelatörlere))bir göz atalım
E vitamini: Soğuk preslemeyle üretilmiş bitkisel yağlarda bol miktarda bulunur. Güçlü bir antioksidandır. Doymuş yağ asitlerinin ve A vitamininin zararlı maddelerle birleşmesine engel olur. Sindirim sisteminde bulunan Bkompleksl vitaminin oksitlenmesini önler.
Hücrelerin yaşlanmasını geciktirir ve serbest radikalleri yok eder. Günlük önerilen doz; 400 IU. (International Unit)
C vitamini: Zayıf bir organik ( askorbik asit ) asit olması ve antioksidan özelliği nedeniyle ağız yoluyla ve damarda uygulanabilen mükemmel bir kelatördür. C vitamini damar çeperlerine esneklik verir diğer bir deyişle damarlarımızı güçlendirir. Önerilen günlük doz; 1000-6000 miligramdır.
Selenyum: Antioksidan niteğinde bir eser-mineraldir. E vitamini ile sinerjik çalışarak metabolizmanın Evitamininden daha çok yararlanmasını sağlar. Günlük alınması önerilen doz, 100-300 mikrogramdır.
L-aspartate: Aspartik asit’in bir ürünüdür ve gerçek bir kelatördür. Günlük önerilen doz: 90 miligram (Potasyum aspartat olarak)
N-Asetil-Cystein (NAC), MSM (metil sulfonilmetan),Chlorella(yosun), diğer bazı antioksidanlar- kelatörlerdir.
Kelatörler, Ca( kalsyum ). İle birlikte bize gerekli olan mineralleri de süpürdükleri için, uygulamada mineral takviyesi de gerekir. Kelatör olarak bilinen maddelerin tümünü burada açıklamak mümkün değil çünkü bir kitap dolusu dur. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler, referans lara başvurabilirler.(ref,1,2,3)
Dejeneretif bir hastalıkla mücadele eden veya bu hastalıklardan birini geçirenlere, Op. Dr. İlhami Güneral,şu tavsiyeleri yapıyor;(.94 yaşında 2 yıl önce kaybettikr. Ruhu Şadolsun.A.C.G.)
1- Beyaz, Rafine, unla yapılan hamurişlerinden uzak durun. Ayrıca, kepek ekmeği, yulaf ekmeği ve çavdar ekmeği kullanın.
2- Şeker ve tatlıları sofranızdan uzaklaştırın. Fazla olmamak şartıyla bal(tabi gerçeğini bulabilirseniz) kullanabilirsiniz.
3- Kızartmaları unutun. Yiyebildiklerinizi çiğ olarak tüketin, diğerlerini de az suda pişirip yiyin.
4- Tuza fazla rağbet etmeyin. Ölçülü biçimde iyotlu tuz kullanın.
5- Öncelikle zeytin yağı olmak üzere, susam ve soya yağı kullanın. Çiğ olarak az miktarda tereyağı kullanabilirsiniz-Ben tereyağı tüketiminin kısıtlı tüketimine katılmıyorum, a.c.g.
6- Kahve ve çayı azaltın. Adaçayı, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitkisel çaylar için.
7- Yağda pişmiş olmamak koşulu ile günde bir yumurta yiyebilirsiniz
8- Salam, sosis, sucuk, ve pastırma gibi işlenmiş et ürünlerinden uzak durun.
9- Klorlanmış musluk sularını ne içmek için, nede yemek pişirmede kullanın. İçerdiği trihalometan kuvvetli bir kanserojendir.
10- Gün ortası 1-1.5 saat kadar uyumaya çalışın.
11- Haraketli bir hayat geçirin ve yaşınıza uygun spor yapın. Aşırı kilodan kaçın.
Referanslar
1- Op. Dr. İlhami Güneral
Doktorunuzun söyleyemedikleri-KELEYŞIN, Alzheimer/Baypas/Bunama/Parkinson/Cinsel İktidarsızlık sona eriyor.
Kanser Riskini %90 azaltabilirsiniz
2- Dr. Morton Walker
THE CHELATION WAY-The Complete Book of Chelation Therapy
Penguin Putham Inc.U:S:A:
3-W.John Diamond, M.D. and W. Lee Cowden,M.D. with Burton Goldberg
Alternative Medicine, Definitive Guide to CANCER
Future Medicine Publishing, Inc. U.S.A.
4-THE CHELATION ANSWER-How to prevent hardening of the arteries and rejuvenate your cardiovascular system, Morton Walker, D.P.M., Garry Gordon, M.D.,William Campbell Douglass, M.D.
5-Phyllis A. Balch, CNC James F. Balch, M.D.
Prescription for NUTRITIONAL HEALING
Penguin Putham Inc. U.S.A.
Daha önce belirttiğimiz gibi, keleyşın ya damar yoluyla yada ağızdan verilen kelatörlerle uygulanır. Bildiğiniz gibi en yaygın uygulanan kelatör, yapay bir amino asit olan EDTA dır.
Ağız yoluyla keleyşın uygulaması, ıv( damar yoluyla ) ile hemen hemen ayni yararları sağlar ancak uygulama süresi diğerinin yaklaşık 7-8 mislidir. Diğer bir deyişle, 2 aylık bir ıv ugulaması ile ayni sonuca ulaşmak için ağız yolu ile keleyşın 16-18 ay uygulanmalıdır. Ağız yloluyla yapılan keleyşın aciliyeti olmayan bulgularda ve damar uygulamasından çekinen, yada haftada 2-3 kez doktor muayenehanesinde 4 saat süreyle vakit geçirmek istemeyen kişiler için idealdir. Bir de Ülkemizde uygulaması bulunmadığından( veya ben bilmiyorum ) bizler için bir yerde( yurt dışında bu tedaviyi yaptıramayacak olanları kastediyorum ) zorunlu olmaktadır. Oral keleyşın ürünü, BC-I
Kelatörler
İster damar yoluyla, ister ağızdan verilsin kelatörlerin hedeflerinden en önemli ve tehlikeli olanı serbest radikallerdir.
Sebest radikaller
Sebest radikallerin birçok tipi vardır. Fakat en sık görülen oksijendir.
-Çevremizdeki kirlilik ve yediklerimizdeki toksik maddeler yüzünden, yada organizmanın oksijen kullanımı esnasında, oksijen atomu elektronlarından birini yitirir.
-Normalde oksijenin 8 elektronu vardır, birini yitirince bu sayı 7 ye düşer ve ortaya reaktif bir atom çıkar. İşte bu birSerbest Radikaldir. Eksilen elektronun yerine yenisini koymak için çevresine saldırır. Yolu üzerinde bir antioksidan ile karşılaşırsa bu madde ona elektronlarından birini vererek, oksijen atomunun dengeli hale gelmesini sağlar. Yani antioksidan , kendinden bir elektron vererek serbest radikalleri nötürleştiren maddelerdir. Serbest radikal yolu üzerinde bir antioksidana raslamazsa, önüne ilk çıkan herhangibir dokudan bir elektron çalarak eksiğini tamamlar. Bu işlemden zarar görecek olan, hücrelerin ve organellerin zarlarıdır. Elektronu çalınan eleman da bir serbest radikaldir. Bu kez o diğer elemanlara saldırır. Bu işlem zincirleme olarak, bir antioksidana raslayana dek sürer.
-Dokularımızda oluşan bu saldırı, erken yaşlanmaya ve ayrıca, katarakt, arteryoskleroz, kalp damar hastalıkları ve kanser gibi birçok sağlık sorunlarına neden olur.
Özetlersek; Serbest radikaller sağlığımıza yönelik tehlikelerin başında gelmektedir. Bu tehlikeyi savacak tek unsur da,antioksidanlardır(bunlar ayni zamanda bir kelatördür).
Şimdi bunlara( antioksidanlara, diğer bir deyişle kelatörlere))bir göz atalım
E vitamini: Soğuk preslemeyle üretilmiş bitkisel yağlarda bol miktarda bulunur. Güçlü bir antioksidandır. Doymuş yağ asitlerinin ve A vitamininin zararlı maddelerle birleşmesine engel olur. Sindirim sisteminde bulunan Bkompleksl vitaminin oksitlenmesini önler.
Hücrelerin yaşlanmasını geciktirir ve serbest radikalleri yok eder. Günlük önerilen doz; 400 IU. (International Unit)
C vitamini: Zayıf bir organik ( askorbik asit ) asit olması ve antioksidan özelliği nedeniyle ağız yoluyla ve damarda uygulanabilen mükemmel bir kelatördür. C vitamini damar çeperlerine esneklik verir diğer bir deyişle damarlarımızı güçlendirir. Önerilen günlük doz; 1000-6000 miligramdır.
Selenyum: Antioksidan niteğinde bir eser-mineraldir. E vitamini ile sinerjik çalışarak metabolizmanın Evitamininden daha çok yararlanmasını sağlar. Günlük alınması önerilen doz, 100-300 mikrogramdır.
L-aspartate: Aspartik asit’in bir ürünüdür ve gerçek bir kelatördür. Günlük önerilen doz: 90 miligram (Potasyum aspartat olarak)
N-Asetil-Cystein (NAC), MSM (metil sulfonilmetan),Chlorella(yosun), diğer bazı antioksidanlar- kelatörlerdir.
Kelatörler, Ca( kalsyum ). İle birlikte bize gerekli olan mineralleri de süpürdükleri için, uygulamada mineral takviyesi de gerekir. Kelatör olarak bilinen maddelerin tümünü burada açıklamak mümkün değil çünkü bir kitap dolusu dur. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler, referans lara başvurabilirler.(ref,1,2,3)
Dejeneretif bir hastalıkla mücadele eden veya bu hastalıklardan birini geçirenlere, Op. Dr. İlhami Güneral,şu tavsiyeleri yapıyor;(.94 yaşında 2 yıl önce kaybettikr. Ruhu Şadolsun.A.C.G.)
1- Beyaz, Rafine, unla yapılan hamurişlerinden uzak durun. Ayrıca, kepek ekmeği, yulaf ekmeği ve çavdar ekmeği kullanın.
2- Şeker ve tatlıları sofranızdan uzaklaştırın. Fazla olmamak şartıyla bal(tabi gerçeğini bulabilirseniz) kullanabilirsiniz.
3- Kızartmaları unutun. Yiyebildiklerinizi çiğ olarak tüketin, diğerlerini de az suda pişirip yiyin.
4- Tuza fazla rağbet etmeyin. Ölçülü biçimde iyotlu tuz kullanın.
5- Öncelikle zeytin yağı olmak üzere, susam ve soya yağı kullanın. Çiğ olarak az miktarda tereyağı kullanabilirsiniz-Ben tereyağı tüketiminin kısıtlı tüketimine katılmıyorum, a.c.g.
6- Kahve ve çayı azaltın. Adaçayı, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitkisel çaylar için.
7- Yağda pişmiş olmamak koşulu ile günde bir yumurta yiyebilirsiniz
8- Salam, sosis, sucuk, ve pastırma gibi işlenmiş et ürünlerinden uzak durun.
9- Klorlanmış musluk sularını ne içmek için, nede yemek pişirmede kullanın. İçerdiği trihalometan kuvvetli bir kanserojendir.
10- Gün ortası 1-1.5 saat kadar uyumaya çalışın.
11- Haraketli bir hayat geçirin ve yaşınıza uygun spor yapın. Aşırı kilodan kaçın.
Referanslar
1- Op. Dr. İlhami Güneral
Doktorunuzun söyleyemedikleri-KELEYŞIN, Alzheimer/Baypas/Bunama/Parkinson/Cinsel İktidarsızlık sona eriyor.
Kanser Riskini %90 azaltabilirsiniz
2- Dr. Morton Walker
THE CHELATION WAY-The Complete Book of Chelation Therapy
Penguin Putham Inc.U:S:A:
3-W.John Diamond, M.D. and W. Lee Cowden,M.D. with Burton Goldberg
Alternative Medicine, Definitive Guide to CANCER
Future Medicine Publishing, Inc. U.S.A.
4-THE CHELATION ANSWER-How to prevent hardening of the arteries and rejuvenate your cardiovascular system, Morton Walker, D.P.M., Garry Gordon, M.D.,William Campbell Douglass, M.D.
5-Phyllis A. Balch, CNC James F. Balch, M.D.
Prescription for NUTRITIONAL HEALING
Penguin Putham Inc. U.S.A.

Yorum yap