Papatya, Kamille, Chamomilla recutita(L)
PAPATYA
Bir Yıllık | 0,2-0,6m | 5-10 | Aylar | Ça,Ho,Na | Çiçekleri ve Eter yağı
Papatya, Kamille, Chamomilla recutita(L) RAUCHERT
Tıbbi Papatya Syn: Matricaria chamomilla L.
Mayıs Papatyası Matrcaria recutita
Adi Papatya Chamomilla vulgaris S.F GRAY
Türk Papatyası
Rahim otu
Hakiki Papatya
Familyası: Bileşikgillerden, Korbblüengewâchse, Asteraceae (Kompositae)
Drugları: Papatya çiçeği: Matricariae flos
Papatya Eter yağı: Matricariae aetheroleum
Papatya Tentürü: Chamomilla
Papatya çiçeklerinden çay, Tentür, Natürel ilaç, Kompres ve Eterik yağ elde edilir.
Giriş; Günümüzde Papatyaya benzeyen bir çok bitki papatya ismi ile anılmaktadır, oysa bu bitkilerden sadece ikisi şifalıdır ve diğerlerinin ya değeri çok düşük veya değersizdirler. En önemli papatya tıbbi veya Hakiki papatya ismi ile anılan ve Latincesi Chamomilla recutita ismi ile anılan papatyadır ve bunu Rumi Papatya: Chamaemelum nobile takip eder. Hakiki papatyanın da yetiştiği ülkeye, iklime ve toprağa bağlı olarak alt türleri mevcuttur. Günümüzde en çok Arjantin papatya yetiştirmekte ve satmaktadır, fakat birleşimindeki <> İzmir de özel olarak yetiştirilen papatya kalite bakımından Dünya'nın en kaliteli papatya-larından sayılmaktadır, zira yüksek oranda eterik yağ içerir. Hakiki pa-patyayı diğerlerinden ayıran en belirgin özellik Çiçek başlarını ortadan kestiğinizde ortasında bir boşluk görünür ve hoş kokuludur. Papatyanın eskiden Latince <> yani rahim anlamına gelen kelimeden matri matricaria'nın türetildiği ve Almanca da ise Muttertkraut yani ana otu dendiği bilinmektedir. Bunlardan da papatyanın eskiden kadın hastalıklarında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Papatyanın eski Romalılardan beri çok çeşitli rahatsızlıklara karşı kullanıldığı bilinmektedir.
Botanik; Vatanının Türkiye ve Balkanlar olduğu tahmin edilen bitki, za-manla Avrupa ve Asya'nın ılıman bölgelerine, Amerikanın keşfinden sonra özellikle Arjantin'e kadar yayılmıştır. Bitki bir yıllık, narin gövdeli 20-60cm boyunda, çatallaşır, narin, sapları yuvarlak ve tüysüzdür. Yaprakları kanat şeklinde oldukça narin, ince iplik gibi ve koyu yeşil renktedir. Çiçek başları 10-30mm çapında, uzun saplı, kupa yaprakları yeşil renkte, taç yaprakları bir sıra çiçek başının etrafına dizilmiştir ve dil şeklinde olup beyaz renktedir. Taç yaprakları 13-21 adettir ve yarım küre şeklindeki göbek ise altın sarısı renkte oldukça çok (250-300), boru şeklinde 1-3mm uzunluğundaki yapraklardan meydana gelir.
Yetiştirilmesi: Türkiye'nin hemen her yöresinde yetiştirilebilir, zaten aslı vatanı Türkiye'dir. Genellikle kumlu, çakıllı, taşlı toprakları sever, yol kenarları, mezarlar, bahçeler ve viranelerde yetişir.
Hasat Zamanı: Mart ve Nisan aylarında kasalarda veya seralarda yetiş-tirilen Fideleri Nisan sonu veya Mayısta bahçe ve tarlalara ekilir. Çiçekleri açmaya başlamadan toplanır, kurutulur veya taze olarak destilasyonla Eterik yağı elde edilir veya tentürü yapılır. Çiçeklerini kuruturken 40˚ üzerindeki sıcaklık eterik yağına zarar verir.
Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutul-malıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş'te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar' da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.
Birleşimi; Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
a) Eterik yağ türevleri %0,3- 1,5 arasında olup iki önemli başlıkta toplamak mümkündür.
1) Monoterpenlerin en önemlisi Chamazulen Eterik yağ elde ettikten sonra Matricin'in dönüşmesi ile ortaya çıkar ve ayrıca γ- Terpinen, α- ve β- Pinen, ∆3 Caren, Limonen, 1,8 Cineol ve p-Cymen içerir.
2) Sesquiterpenlaktonin en önemliri ise α- Biabolol, Bisabololoxil A, B, C ve Bisabolonoxit olup, bunlardan %20-35 bulunur ve ayrıca %40-50 oranında trans-β-Farnesen ile az miktarda; Spathulenol, Chamaviolin, α -Farnesen, α - Cubeben, α - Muurolen ve Calamen içerir.
3) Polinler; Eterk yağın %20-25'ini Polinler oluşturur ve en önemli alt türevi Cis-En-in-dicycloether (Cis-Spiroethex=cis-2-Hexa-(2,4), diin-1-yliden-1,6-dioxaspiro-[4,4]-non-3-ens) ve trans-en-in-dicycloether (trans-Spiroether)
b) Flavonitler ve Flavonglikozitler %1-2 oranındadır ve Apigenin, Quercetin, Apigenin-7-O-gikozit, Quercetin 7-O-glikosit, Patuletin-7-O- glikosit, Luteolin -7-O- glikosit, Izorhamnetin-7-O-glikosit, Apigenin-7- (6-O-asetil)-glikosit, Apigenin-7-(4-O-asetil) glikosit ve apigenin 7-O-rutosit
c) Kumarinler; Herniarin (=7- Methoxyumbelliferon) ve Umbelliferon.
d) Karbonik asitler; Anisasit, Vanilinasit, Syringasit ve Kaffeeasit.
e) Polisakkaritler %10 civarında olup, buda glikozlar, galaktozlar, xyklozlar, rhamnozlar ve arabinozlardan oluşur.
Tesir Şekli; Kramp çözücü, terletici, hazmettirici, gaz söktürücü, dezen-fekte edici, mikropları öldürücü, iltihapları önleyici, yaraları iyileştirici ağrı kesici ve teskin edici gibi özelliklere sahiptir.
Araştırmalar;
1) Papatyanın birleşimindeki Apigeninden 10mg'ın 1mg Papa verinle aynı oranda kramp çözücü olduğu tespit edilmiştir. Prof. Schilcher ve ekibi 1987'de papatya kremi ile sulu deri ekzemasına karşı yaptıkları tedavi dene-mesinde Papatya kreminin (Kamillosan) kimyasal kremler kadar etkili olduğunun tespit etmişlerdir. Akut sulu deri hastalığı, deri ülseri, iyileşmeyen yara, Absez, Fitsel ve iltihaplı yaralara karşı Albring ve ekibi 1983'de Aertgeert ve ekibi 1985'de, Nissen ve ekibi 1988'de Maiche ve ekibi 1991'de ve de Korting ve ekibi 1993'de Tedavi de-nemesi yapmışlardır ve iyi neticeler elde etmişlerdir. (R.P.284)
2) Giesen Üniversitesinde Dr. Kienholz yaptığı araştırmalarda Papatyanın Bakteri zehirlerini yok edici özellikte olduğunu tespit etmiştir. Özelliklede ağız içi, yutak ve boğaz iltihaplanmalarına neden olan Streptokokken ve Staphylokoken'un zehirlerine karşı etkilidir.
3) Kendi üzerinde yemek yedikten sonra başıma kan hücum edip ve başım ağırlaşıyordu ve okuma, öğrenme, istek ve arzularım yok oluyordu bir düzine bitkisel ilaç denedim sonunda en etkilisinin papatya olduğunu gördüm. (24.06.00)
4) Çalıştığım yerde (büyük bir salonda bantla çalışma) yukarıdan aşırı soğuk hava yanlardan hava ceryanı ile adeta sersem gibi oldum ve Baş ağrısı, belden aşağı donuyormuş gibi titreme, başımda yanma hasıl oldu. Yorgunluğa karşı Limon çayı etkili oldu, fakat belden aşağı ayak uçlarına kadar olan titreme bir türlü iyileşmiyordu. Bu yüzden yeniden kendi tecrübelerime bakınca karşıma papatya çıktı ve pa-patya çayı içmeye başladığım andan itibaren baş ağrılarım azaldı, fakat kalça, uyluk, bacak ve ayaklarımdaki titreme geçmedi. (09.11.00). Bunun üzerine kalça, uyluk, bacak ve ayak kemiklerimde-ki ağrı ve sızılara karşı en iyi bitkisel ilacın Mezeryon tentürü olduğunu gördüm. (mezeryona bak) Baş ve yüzümün ateş gibi yanması ve ayaklarımın üşümesine karşı altın çiçek tentürü kullandım. (28.11.00) oda fayda vermeyince Şekerci otu tentürü (04.12.00) kullandım. Gökçek İksir vücuttaki curufu temizlemek için daha etkilidir. Eskiden balkonkapısını veya pencereyi açtığımda hemen üşütürdüm. Çok dikkat etmek zorunda idim, Gökçek İksirini kulandıktan sonra pencere ve kapılar sürekli açık olmalarına ragmen artık aşırı hassas değilim.
Yaygın anksiyete bozukluğu için uzun süreli Papatya ( Matricaria chamomilla L.) tedavisi: Randomize bir klinik çalışma
Jun J Mao , a, * Sharon X Xie , b John R Keefe , c Irene Soeller , d Qing S Li , e ve Jay Amsterdam f
Yazar bilgileri Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
Bu makalenin yayıncının son düzenlenmiş versiyonu Phytomedicine'de mevcuttur.
PMC'de yayınlanan makaleye atıfta bulunan diğer makalelere bakın.
Git: Soyut
Arka plan
Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu (GAD), birinci basamakta tedavi edilen en yaygın anksiyete bozukluklarından biridir, ancak mevcut tedavilerin sınırlı etkinliği ve önemli yan etkileri vardır.
Amaç
Uzun süreli papatya ( Matricaria chamomilla L.) GAD semptom nüksetmesini önlemek için kullanımını değerlendirmek.
yöntemler
Birinci basamak sağlık hizmetlerinden ve yerel topluluklardan orta-şiddetli YAB tanısı almış ayakta tedavi gören hastalar, bu iki aşamalı çalışmaya büyük bir ABD akademik tıp merkezinde kaydedildi. 1. Aşama sırasında, uygun katılımcılar 1500 mg papatya farmasötik dereceli özü (günde 3 kez 500 mg kapsül) ile 12 haftalık açık etiketli tedavi aldı. Faz 2 sırasında, tedaviye yanıt verenler, çift kör, plasebo ikame tasarımında 26 haftalık sürekli papatya tedavisine veya plaseboya randomize edildi. Birincil sonuç, Cox orantılı tehlikeler kullanılarak analiz edilen, devam tedavisi sırasında nüksetme zamanıydı. İkincil sonuçlar, nüks edenlerin oranını, tedaviyle ortaya çıkan yan etkileri ve yaşamsal belirti değişikliklerini içeriyordu. Bu çalışma , tanımlayıcı ClinicalTrials.gov'da kayıtlıdır.NCT01072344 .
Sonuçlar
1 Mart 2010 ile 30 Haziran 2015 tarihleri arasında 179 katılımcı kaydettik. Bunlardan 93'ü (%51,9) yanıt verdi ve çift kör randomize kontrollü denemeye devam etmeyi kabul etti. Sayısal olarak daha fazla sayıda plasebo geçişli ( n = 12/47; % 25.5), papatya ile devam eden ( n = 7/46; % 15.2) katılımcı, takip sırasında nüks etti. Ortalama nüksetme süresi papatya için 11.4 ± 8.4 hafta ve plasebo için 6.3 ± 3.9 hafta idi. Nüksetme tehlikesi papatya için anlamlı olmayacak şekilde daha düşüktü (tehlike oranı, 0,52; %95 GA, 0,20–1,33; P = 0,16). Takip sırasında, papatya katılımcıları , vücut ağırlığında önemli azalmalarla ( P = 0.0032), plaseboya göre önemli ölçüde daha düşük YAB semptomlarını sürdürdüler ( P= 0.046) ve ortalama arteriyel kan basıncı ( P = 0.0063). Her iki tedavi de benzer düşük advers olay oranlarına sahipti.
Sonuçlar
Uzun süreli papatya güvenliydi ve orta ila şiddetli YAB semptomlarını önemli ölçüde azalttı, ancak nüks oranını önemli ölçüde azaltmadı. Sınırlı örneklem büyüklüğümüz ve beklenenden düşük plasebo grubu nüksetme oranımız, muhtemelen önemli olmayan birincil sonuç bulgusuna katkıda bulunmuştur. Papatyanın plaseboya göre olası üstünlüğü, büyük ölçekli çalışmalarda daha fazla inceleme gerektirir.
Philadelphia'daki bir akademik tıp merkezi olan Pennsylvania Üniversitesi Hastanesi'nde Mart 2010'dan Haziran 2015'e kadar randomize kontrollü bir çalışma gerçekleştirdik. Orta ila şiddetli GAD için papatya ile 12 haftalık açık etiketli tedaviden sonra (Keefe ve diğerleri, Açık Etiketli alıntı TBD), tedaviye yanıt verenler, çift kör, plasebo ikame tasarımında 26 haftalık devam papatyası veya plasebo alacak şekilde randomize edildi. . Bu, anksiyete bozukluklarının önceki uzun vadeli etkililik denemelerinde kullanılan iyi kurulmuş bir tasarım stratejisidir ( Allgulander ve diğerleri, 2006 ; Amsterdam ve diğerleri, 2004 ; Davidson ve diğerleri, 2004 ; Gelenberg ve diğerleri, 2000 ; Keller, 2002 , Montgomery ve diğerleri, 2004 ;Stocchi ve diğerleri, 2003 ; Walker ve diğerleri, 2000 ). Pennsylvania Üniversitesi Kurumsal İnceleme Kurulu, çalışma protokolünü onayladı. Protokolün ayrıntılarını daha önce yayınlamıştık ( Mao ve diğerleri, 2014 ). Bu çalışma, ClinicalTrials.gov , NCT01072344 numarasında kayıtlıdır .
Anahtar Kelimeler: Papatya, Bitkisel İlaç, Klinik Denemeler, Yaygın Anksiyete Bozukluğu
Kullanılması;
1) Araştırmalara göre papatya YAYGIN ANSİYETE BOZUKLUĞU, KRAMP ÇÖZÜCÜ, ATOPİK EGZAMA, Fistül açık yaralar ve ltihabik cit rahatsızlıklarına karşı etkilidir ve ağız kokusuna karşı eterik yağı kullanılır Ekzema, Mide, Bağırsak krampları, şişkinlik, ishal, akut gastrit, kramplı karın ağrısı, ağız, yutak ve boğaz iltihaplanmalarına karşı kullanılır.
2) Komisyon E 228nolu 05.12.1984 tarihli ve 50nolu 13.03.1990 tarihinde Monografi bildirisi yayımlamıştır. Bu monografiye göre papatya çiçek çayı haricen deri ve mukaza iltihaplanması, Ağız ve Diş eti iltihaplanmalarına karşı kullanılır. Nefes yoları ve sinüzite karşı enhelesyonu yapılır. Avret mahali yıkanır ve banyosu yapılır. Dahili olarak mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir.
3) Aroma tedavisinde papatya yağı öksürük, bronşit, sinüzit, boğmaca, akne, zona hastalığı, baş ağrısı, migren, deri kaşıntısı, korku ve uyuyamamaya karşı kullanılır.
Halk arasında; Dahilen Öksürük, üşütme(terletici), Ses kısılması, bronşit, baş ağrısı ve nevraljiye karşı, haricense; Abseze, çıban, sulu ekzemaya karşı ve gözlerin iltihaplanmasına göz banyosu yapılır. Ayrıca kadınlarda sık görülen rahim ağrı, sızı kramp ve sancılarına karşı kullanılmıştır ve de kullanılmaktadır. Çocukların genellikle bebeklerin içtiklerini Sindirmede, Gazı yok edici olarak, bebeklerin ciltleri için krem ve Şampuanlarda papatya yağı görürüz. Homeopatide ağrılara karşı aşrı duyarlılık, Nevralji, Migren, Diş ağrısı, Otit media (orta kulak ilt.) Tonsilit, Boğmaca, Difleri (Kuş palazı), Kızılcık, Kızamık, Ateş basması (menopoz nedeni ile), İshal, romatizma ve davranış bozukluklarına karşı. Homeopatide baş kan hücumu, üşütme, Sinirlilik, Öfke, huzursuzluk, hava ceryanı, diş ağrısı, uyuyamama, bronşit, boğmaca ve soğuğa karşı aşırlılığa karşı kullanılır.
Çay; İki kahve kaşığı papatya çiçeği demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dakika demlemeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları;
Gökçek Kadın hastalıkları (Ağrılı sancılı adette) çayı
>30gr Papatya çiçeği
>30gr Civanperçemi otu
>25gr Oğul ot yaprağı
>15gr Rezene tohumu
Gökçek iştah ve sindirim çayı;
>25 gr Nane yaprağı
>25 gr Papatya çiçeği
>25 gr Kimyon tohumu
>25 gr Turunç kabuğu
Gökçek Nefes yolları enfeksiyon çayı
>30gr Itır kökü
>30gr Papatya çiçeği
>20gr Civanperçemi otu
>20gr Kekik otu
Gökçek ishal çayı;
>20gr Beşparmak kökü
>20gr Kekik otu
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Nane yaprağı
>20gr Oğul otu
Gökçek Üşütme çayı (Ateşli hastalıklar);
>30gr Kuşburnu
>20gr Ihlamur çiçeği
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Mürver çiçeği
>10gr Oğul ot yaprağı
Gökçek Kadın hastalıkları çayı
>30gr Civanperçemi otu
>20gr Oğul otu
>30gr Hayıt tohumu
>10gr Şerbetçi ot kozalağı
>10gr Rezene tohumu
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Ağrılı, sancılı, kramplı, baş ağrılı adet hali ve beyaz akıntı);
>20gr Civanperçemi otu
>20gr Hayıt tohumu
>20gr Ballıbaba çiçeği
>20gr Aslanpençesi otu
>10gr Papatya çiçeği
>10gr Oğul otu
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Menopoz'da terleme, yanma, sinirlilik, uyuyamama);
>20gr Kadın kökü
>20gr Kılıç otu
>20gr Adaçayı
>20gr Oğul otu
>10gr Papatya çiçeği
>10gr Nane yaprağı
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Menopoz nedeni ile sinirlilik depresyon gibi hallerde)
>20gr Civanperçemi otu
>30gr Kılıç otu
>10gr Şerbetçi ot kozalağı
>30gr Kadın kökü
>10gr Papatya çiçeği
Gökçek Ev çayı (üşütmeye karşı);
>20gr Ihlamur çiçeği
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Kuşburnu
>20gr Sinirli ot
>10gr Nane yaprağı
>10gr Oğul otu yaprağı
Gökçek Ev çayı;
>20gr Oğul ot yaprağı
>20gr Kuşburnu
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Böğürtlen yaprağı
>10gr Ahududu yaprağı
>10gr Rezene tohumu
Gökçek Mide Bağırsak çayı (şişkinliğe karşı);
>20gr Kakule
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Anason tohumu
>20gr Rezene tohumu
>20gr Kimyon tohumu
Gökçek Mide bağırsak çayı (Hazımsızlık);
>25gr Papatya çiçeği
>25gr Nane yaprağı
>10gr Kantaron otu
>10gr Civanperçemi otu
>10gr Çentiyan kökü
>20gr Oğul otu
Gökçek Sindirim sistemi enfeksiyon çayı;
>25gr Papatya çiçeği
>25gr Nane yaprağı
>15gr Civanperçemi otu
>15gr Kekik otu
>10gr Rezene tohumu
>10gr Çörek tohumu
Gökçek Mide Bağırsak çayı (Bulantı ve kusmaya karşı);
>40gr Nane yaprağı
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Oğul otu
>10gr Anason tohumu
>10gr Rezene tohumu
Gökçek Nefes yolları enfeksiyon çayı;
>25gr Itır kökü
>20gr Adaçayı yaprağı
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Sinirli ot
>15gr Kekik otu
Gökçek Üşütme çayı (Ateşli hastalıklarda terlemek için);
>25gr Ihlamur çiçeği
>25gr Mürver çiçeği
>25gr Papatya çiçeği
>25gr Keçisakalı çiçeği
Gökçek Mide bağırsak çayı (Bağırsak krampları);
>30gr Kaz otu
>30gr Civanperçemi otu
>30gr Papatya çiçeği
>10gr Oğul ot yaprağı
Araştırmalar; Papatya çiçekleri su buharı ile damıtılır (destilasyon) ve elde edilen eterik yağ Aroma tedavisinde; Öksürük, bronşit, sinusitis, boğmaca, akne, zona hastalığı, baş ağrısı, migren, deri kaşıntısı, korku ve uyuyamama gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Takriben 500kg Papatya çiçek başından 1kg eterik yağ elde edilir ve günümüzde en çok kullanılan ve kaliteli olan mısır papatya eter yağıdır. Endüstri ülkelerinde aşırı hava ve çevre kirliliği nedeni ile tavsiye edilmemektedir. Yukarıdaki rahatsızlıklara karşı genellikle eter yağ terkipleri kullanılırsa, daha etkili olur. Bir parça ekmeğe veya bir küp şekere 2-3litre kaynar suya 5-6 damla damlatılır ve tütsüsüne durulur.
Banyosu; Papatya çiçeklerinden 40-50gram demliğe konur üzerine 500-600ml kaynar su ilave edilir, 5-10dakika demlemeye bıraktıktan sonra, içi 38-42˚ lik sıcak su ile dolu olan küvete boşaltılır. Banyo süresi 15-20 dakika sürer ve banyodan silinmeden çıkılarak 20-30dakika yatılır ve sonra yeniden duş alınır. Şayet papatya çiçeği bulmak mümkün olmaz ise küvete 15-20 damla papatya yağı damlatılır.
Merhemi; 250gr Vazelin, 250gr Parafin hafif eritildikten sonra içine 100gr Papatya çiçeği ilave edilir ve 24 saat buzdolabında bekletildikten sonra hafif ısıtılır ve süzülür ve papatya merhemi elde edilir. Isıtma işleminde iç içe iki tencere kullanılır, alttaki tencerede kaynar su içteki tencerede merhem bulunur.
Ko; Kaşıntılı, kabarcıklı deri hastalıklarında papatya çiçeklerinin çayı hazırlanır ve bu deme batırılan temiz bez ağrıyan yere sarılır. Bu demle kadınlar vajinalarını yıkarlar.
Homeopatide; Papatya çiçeklerini açmaya başladığı an bitki köklerinden sökülür kökleri yıkanır, bitkinin tamamı ince kıyılır bir şişeye konur, takriben 100gram papatyanın üzerine 500ml %70lik alkol (Etanol) doldurulur. Şişe güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve iki günde bir çalkalanır ve de 4-6 hafta sonra Homeopatide <> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentür oldukça çok rahatsızlığa karşı kulanılır. Bunların başında; Başa kan hücumu, öfke, sinirlilik, huzursuzluk, nevralji, diş ağrısı, uyuyamama, ağrılara karşı aşırı duyarlılık, kramplar, soğuğa karşı aşırı duyarlılık, soğuk rüzgara karşı duyarlılık, hava ceryanı, öksürük, bronşit, boğmacayı sayabiliriz.
Hastalığın beliritileri (Semptom);
1) Ağrılara karşı aşırı duyarlılık, Aşırı sinirlilik, hassasiyet.
2) Aşırı sinirlilikten uyuyamama.
3) İç huzursuzluk, çocuk kucakta taşınmak ister, yatağı istemez.
4) Diş çıkaran çocukların ağrılarına, rahim ağrılarına ve kramplarına karşı.
5) Başa kan hücumu ve yüzün yanması vücudun diğer kısımlarının üşümesi.
6) Kahve, Alkol, Öfke ve Sinirliliğin sebep olduğu başka hastalıklara karşı.
7) Rahatsızlıklar yatınca artar, kalkınca azalır.
8) Özellikle kulaklar soğuk havaya karşı duyarlı ise.
9) Kahve içince mide ağrıyorsa.
10) Gaita kokmuş yumurta gibi kokuyorsa.
11) Yüzün bir tarafı kırmızı ve sıcak iken diğer tarafı soluk ve soğuk ise.
12) Kuru öksürük, geceleri daha kötü özelikle uyurken uyanmıyorsa.
13) Vücut soğuk yüz ve nefes sıcak ise.
14) Kronik öksürük kışın ve soğuk havada azıyorsa. İşte o zaman papatya tentürü gerekir. Yukarıdaki çay harmanlarından da aynı şekilde posyonlar hazırlanır.
Ekstresi; Alkol (Etanol) ve su karışımı ile elde edilen ekstrede aynı tentürleri gibi kullanılır.
Yan Tesirleri; Almanya'da Papatya çayı, Türkiye'de siyah çay gibi bilinip tanınmakta kahve ve de siyah çaydan sonra en çok içilen şifalı çaylardan biridir. Papatya sürekli ve aşırı dozajda içildiğinde mide krampları, bağırsak krampları, baş dönmesi, nadiren alerjiye ve kaslarda felce (uyuşukluğa) neden olur.
Orta ila şiddetli yaygın anksiyete bozukluğunun kısa süreli açık etiketli Papatya ( Matricaria chamomilla L.) tedavisi
John R. Keefe , a Jun J Mao , b, * Irene Soeller , c Qing S. Li , c ve Jay D. Amsterdam d
Yazar bilgileri Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
Bu makalenin yayıncının son düzenlenmiş versiyonu Phytomedicine'de mevcuttur.
PMC'de yayınlanan makaleye atıfta bulunan diğer makalelere bakın.
Git: Soyut
Arka plan
Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu (GAD) için geleneksel ilaç tedavilerine sıklıkla önemli yan etkiler, bağımlılık ve/veya yoksunluk sendromu eşlik eder. Oral papatya ( Matricaria chamomilla L.) özütüyle ilgili önceden yapılan kontrollü bir çalışma, plaseboya karşı önemli etkinlik gösterdi ve papatyanın GAD'li bireyler için anksiyolitik aktiviteye sahip olabileceğini öne sürdü.
Hipotez
Papatya özü ile yapılan tedavinin YAB şiddet derecelendirmelerinde önemli bir azalmaya yol açacağını ve olumlu bir olumsuz olay ve tolere edilebilirlik profili ile ilişkili olacağını varsaydık.
Çalışma tasarımı
Tekrarlayan YAB'nin nüksetmesini önlemeye yönelik plaseboya karşı iki aşamalı randomize kontrollü bir papatya denemesinin açık etiketli aşamasını rapor ediyoruz.
yöntemler
Orta ila şiddetli YAB'si olan denekler, 8 haftaya kadar farmasötik dereceli papatya özü 1.500 mg/gün ile açık etiketli tedavi aldı. Birincil sonuçlar, klinik yanıtın sıklığı ve 8. haftaya göre YAB-7 semptom puanlarındaki değişiklikti. İkincil sonuçlar, Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği, Beck Anksiyete Envanteri ve Psikolojik Genel İyi Oluş İndeksi'ndeki zaman içindeki değişimi içeriyordu. Tedaviyle ortaya çıkan advers olayların ve tedavinin erken kesilmesinin sıklığı da incelenmiştir.
Sonuçlar
179 deneğin %58,1'i (%95 GA: %50,9 ila %65,5) yanıt kriterlerini karşılarken, %15.6'sı tedaviyi erken bırakmıştır. GAD-7 derecelendirmesinde de zaman içinde önemli bir gelişme gözlemlendi (β = -8,4 [%95 GA = -9,1 ila -7,7]). Deneklerin benzer bir oranı, kaygı ve esenliğin ikincil sonuç derecelendirmelerinde istatistiksel olarak anlamlı ve klinik olarak anlamlı düşüşler gösterdi. Olumsuz olaylar, hiçbir ciddi olumsuz olay meydana gelmemesine rağmen, deneklerin %11.7'sinde meydana geldi. Çözüm
Papatya özü, geleneksel anksiyolitik ilaç tedavisi sırasında gözlemlenenlerle karşılaştırılabilir bir yanıt oranı ve olumlu bir advers olay profili ile 8 hafta boyunca YAB semptomlarında klinik olarak anlamlı bir azalma sağladı. Papatya ve geleneksel ilaçlar arasında gelecekte yapılacak karşılaştırmalı etkinlik denemeleri, YAB'den mustarip hastalar için bu tedavilerin optimal risk/yararını belirlemeye yardımcı olabilir.
Anahtar Kelimeler: Papatya, Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Anksiyolitik, Bitkisel, Botanik, Alternatif ve tamamlayıcı tıp
grafik soyut

Klinik olarak anlamlı anksiyete iyileşmesi
Tanıtım
Yaygın anksiyete bozukluğu (YAB), ≥6 ay boyunca ortaya çıkan aşırı endişe, zayıf konsantrasyon, huzursuzluk, kas gerginliği, sinirlilik, yorgunluk ve uyku güçlükleri gibi belirtileri olan yaygın bir anksiyete biçimidir (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2000). YAB için yaşam boyu yaygınlık, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde nüfusun %3,7-9,0'u arasında değişmektedir ( Asnaani ve diğerleri, 2010 ; Kessler ve diğerleri, 2012 ; Wittchen ve diğerleri, 2011 ). Aynı zamanda birinci basamakta en yaygın psikiyatrik bozukluklardan biridir ( Davidson ve diğerleri, 2010 ; King ve diğerleri, 2008 ). YAB hastalarının yaklaşık %46-56'sı 8-12 yıl boyunca remisyona hak kazanırken, hastaların %36-43'ü nüks yaşayacaktır (Bruce ve diğerleri, 2005 ; Francis ve diğerleri, 2012 ; Penninx ve diğerleri, 2011 ; Yonkers ve diğerleri, 2003 ). YAB'li hastalar zaman içinde psikiyatrik şiddette bir düşüş yaşasalar da, bu iyileşmenin mutlak büyüklüğü tedavi edilmezse orta düzeydedir ( Ramsawh ve ark., 2008 ).
GAD semptomları için en sık reçete edilen psikofarmakolojik tedavilerden biri benzodiazepin sakinleştiricilerdir ( Baldwin ve diğerleri, 2012 ; Reinhold ve Rickels, 2015 ; Rickels ve Rynn, 2002 ; Stahl, 2002 ). Kısa süreli bir tedavi olarak etkili olmasına rağmen, benzodiazepinlerin uzun süreli kullanımı tolerans, alışkanlık ve yoksunluk sendromu ile sonuçlanabilir ( Ashton, 2005 ; Bateson, 2002 ; Biggio ve diğerleri, 2003 ; Bonavita ve diğerleri, 2002 ). Ayrıca, benzodiazepinler, otonomik uyarılmanın nispeten spesifik olmayan baskılanmasına neden olarak, ilaç aktifken birçok kişinin nörobilişsel bozukluklar (örneğin, hafıza konsolidasyon eksiklikleri) yaşamasına neden olur.Barker ve diğerleri, 2004 ; Merdiven, 2011 ; Stewart, 2005 ), belirli bilişsel uyanıklık durumlarında benzodiazepin kullanımını yasaklayabilir.
Diğer ilaç sınıfları (örneğin serotonin-1 A reseptörü kısmi agonistleri, serotonin geri alım inhibitörleri) de anksiyolitik aktivite gösterir ( Baldwin ve diğerleri, 2011 ; Gelenberg ve diğerleri, 2000 ; Mitte ve diğerleri, 2005 ). Bununla birlikte, yaygın olarak kullanılan seçici serotonin geri alım inhibitörleri, genellikle kilo alımı, uykusuzluk, gündüz uyku hali, sinirlilik, ajitasyon ve cinsel yan etkiler ile ilişkilidir ( Ferguson, 2001 ; Goethe ve diğerleri, 2007).). Yan etkilerle ilgili endişeler, bir hastanın kaygılarını tedavi etme girişimlerini etkileyebilir; tedavi arayan YAB hastalarının yaklaşık yarısı, tıbbi müdahaleye başvurmadan önce en az 2 yıl boyunca yeterli semptomları tolere eder (ortalama 6 ila 14 yıl arası gecikme) ve üçte biri verilen psikiyatrik sevkleri görmezden gelen hastalar ( Baldwin ve diğerleri, 2012 ; Kessler ve diğerleri, 1998 ). Buna karşılık, anksiyete ve şiddetli depresyon raporu olan birçok kişi, sorunlarını tedavi etmek için tamamlayıcı veya alternatif bir terapi kullanmaya çalışır ve tedavi yönteminin yüksek düzeyde kabul edilebilir olduğunu onaylar ( Kessler ve diğerleri, 2001 ; McIntyre ve diğerleri, 2016 ).
En köklü bitkisel ilaçlardan biri olan papatya ( Matricaria chamomilla L. veya Matricaria recutita ), gaz giderici (antikolik), antiseptik ve anksiyolitik olarak kullanılmıştır ( Blumenthal ve diğerleri, 1998 ; Bruni ve diğerleri, 1997 ; Di Stasi ve diğerleri, 2002 ; Merzouki ve diğerleri, 2000 ; Pieroni ve diğerleri, 2002 ; Singh ve diğerleri, 2011 ; Srivastava ve diğerleri, 2010 ). Önemli hayvan verileri, papatya ve onun flavonoid bileşenlerinin birçoğunun anksiyolitik özelliklerini desteklese de ( Avallone ve diğerleri, 1995 ; Nakazawa ve diğerleri, 2003 ; Paladini ve diğerleri, 1999).; Reis ve diğerleri, 2006 ; Yamada ve diğerleri, 1996 ; Zanoli ve diğerleri, 2000 ), insanlarda birkaç klinik deney yapılmıştır. Bugüne kadar, GAD'li bireylerde papatya güvenliği ve etkinliğine ilişkin randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma yapılmıştır ( Amsterdam ve ark. 2009 ). Bu küçük kavram kanıtı çalışmasında, hastalar plaseboya karşı rastgele papatyaya atandıklarında anksiyete semptomlarında önemli ölçüde daha büyük bir azalma yaşadılar ( p = 0.047).
Aktif bir anksiyolitik olarak biyolojik olarak akla yatkınlığına dayanarak ve ön kontrollü etkileri kanıtladık ( Amsterdam ve diğerleri, 2009 ), farmasötik dereceli oral papatya özü ile tedavinin YAB şiddet derecelendirmelerinde önemli bir azalmaya yol açacağını ve olumlu bir olumsuzlukla ilişkilendirileceğini varsaydık. olay ve tolere edilebilirlik profili. Akut faz açık etiketli bulguları, orijinal papatya klinik denemesinden elde edilen plasebo kontrollü bulgularla etki karşılaştırmalarına izin vermek için burada rapor ediyoruz ( Amsterdam ve diğerleri, 2009).), çünkü mevcut denemedeki açık etiketli koşullar, klinik uygulamada papatyanın nasıl uygulanacağına daha çok benzemektedir. Ek olarak, plasebo kontrollü anksiyete ve depresyon denemelerinde aktif ilaç etkileri hafife alınma eğiliminde olduğundan, açık etiketli bulguları ayrıca incelemeye karar verdik. Bunun nedeni, muhtemelen inert bir bileşikle tedavi edilme bilgisinden kaynaklanan, hastaların tedavi etkinliğine ilişkin beklentilerinin azalmasıdır ( Rutherford ve diğerleri, 2015 ; Rutherford ve diğerleri, In press ; Rutherford ve diğerleri, 2009).). İlgili bir makalede [Mao Phytomedicine citation TK] bu açık etiketli aşamadan sonra ek 4 haftalık konsolidasyon tedavisi için iyi kalan yanıt verenler arasında plaseboya karşı müteakip devam papatya tedavisi ile uzun vadeli güvenlik ve etkinlik hakkında sonuçlar sunuyoruz.
yöntemler
konular
Çalışma tasarımı ve prosedürlerinin ayrıntılı bir açıklaması (Deneme Kayıt Numarası NCT01072344 ) mevcuttur ( Mao ve diğerleri, 2014 ). Denekler, Pennsylvania Üniversitesi Kurumsal İnceleme Kurulu (IRB) tarafından onaylanan medya ve basılı reklamlardan ve Pennsylvania Üniversitesi Tıp Merkezi'ndeki ayakta tedavi gören Aile Hekimliği kliniğinden sevk edilen deneklerden alınmıştır. Çalışmayla ilgili tüm prosedürler, Pennsylvania Üniversitesi Tıp Merkezi'nin Depresyon Araştırma Birimi'nde gerçekleştirilmiştir.
Denek kaydı Mart 2010'dan Kasım 2014'e kadar gerçekleşti. Dahil etme ve hariç tutma kriterleri, ilişkili devam fazı randomize kontrollü deneme (RCT) makalesinde [Mao Phytomedicine citation TK] açıklanmıştır.
çalışma ilacı
Matricaria chamomilla L. Kapsül başına 500 mg kuru ekstrakt farmasötik sınıftı. Aktif bileşenlerin tam açıklaması, kullanılan ekstraksiyon yöntemleri, analiz sertifikası, Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografi parmak izi şekli ve çalışma ilacının tutarlı üretimi için hazırlama, paketleme ve kalite kontrolüne ilişkin ayrıntılar ilgili makalemizde [Mao Phytomedicine] sağlanmaktadır. alıntı TK]. GAD'de kullanım için ürün onayı, Gıda ve İlaç İdaresi tarafından 17 Aralık 2009'da (IND 107.206) bir “Güvenli İlerleme” mektubu ile verildi.
Çalışma prosedürleri
Deneklere çalışmanın bir açıklaması verildikten sonra, Pennsylvania Üniversitesi IRB'nin etik standartlarına uygun olarak yazılı bilgilendirilmiş onam alındı. Çalışma, yerel İnsan Araştırmaları Ofisi ve bağımsız bir Veri ve Güvenlik İzleme Kurulu gözetiminde İyi Klinik Uygulama kılavuzları kullanılarak yürütülmüştür.
Psikiyatrik tanılar, DSM-IV-TR Eksen I Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-I; ( First ve ark., 2001 ) kullanılarak doğrulanmıştır . Önceki YAB epizodlarının sayısının en iyi tahmini (DSM-IV kriterlerinde tanımlandığı gibi) Hastaların ilk görüşmelerinde SCID görüşme formatı kullanılarak hastalığın başlangıcından itibaren meydana gelen ) tıbbi öykü, fizik muayene, ağırlık ve kan basıncı ve laboratuvar testleri (karaciğer, böbrek ve tiroid panelleri, kadınlarda gebelik testi dahil) , uyuşturucu kullanımı için idrar taraması ve elektrokardiyogram) yapıldı.
Sonuç ölçütleri
Sonuç ölçümleri başlangıçta ve tedavinin 2, 4 ve 8. haftalarından sonra elde edildi. Protokol tarafından belirlenen birincil sonuç, başlangıç GAD-7 skorunda ≥%50 azalma artı nihai bir CGI-S skoru olarak tanımlanan 8. haftada yanıt sıklığıydı. 1 (yani, normal), 2 (yani, sınırda) veya 3 (yani, hafif semptomlar). 8. haftada yanıt verenler, 4 hafta daha konsolidasyon papatya tedavisine devam etti. Yanıtsızlık, 8. çalışma haftasında toplam YAB-7 puanında <%50 azalma veya CGI-S puanı ≥4 olarak tanımlandı. Birincil sürekli sonuç ölçüsü YAB-7 puanlarındaki değişiklikti.
İkincil sonuç ölçütleri şunları içeriyordu: Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeğindeki (HAM-A) başlangıca göre değişiklik ( Hamilton, 1959 ); Beck Anksiyete Envanteri (BAI) ( Beck ve diğerleri, 1988 ) puanındaki değişiklik; ve temel Psikolojik Genel İyi Oluş İndeksi (PGWB; ( Wiklund ve diğerleri, 1992 ) ve PGWB-Anksiyete alt ölçek puanlarındaki değişiklik.
Ek olarak, olası ve kesin olarak bildirilen ve ortaya çıkan advers olayların bir listesi derlenmiştir ( NIMH, 1985 ). Olumsuz olaylar, her çalışma ziyaretinde hem spontan hasta raporları hem de klinisyen tarafından oluşturulan sorgular ve yaşamsal belirti izleme ile tespit edildi.
Tedavi
Klinisyenler arasında tek tip tedavi prosedürleri sağlamak için, klinik yönetim yapılandırılmış bir şekilde yürütülmüştür ( Fawcett ve diğerleri, 1987 ). Günde 1.500 mg papatya (üç 500 mg kapsül) içeren sabit-esnek bir dozlama stratejisi kullanıldı. Bu doz, günde 1,100 mg'lık bir dozda plaseboya karşı üstün etkinlik ve tolere edilebilirliğin önceden gözlemlenmesine dayanılarak seçilmiştir ( Amsterdam ve diğerleri, 2009 ). Bu strateji aynı zamanda deneklere tedavinin başlangıcından itibaren maksimum papatya dozu alma fırsatı ve günlük dozu minimum 500 mg'a (gerekliyse) düşürme yeteneği verdi. Her çalışma ziyaretinde ilaç sorumluluğu ve kapsül sayımı yapıldı.
Örnek boyutu gerekçesi
Çalışmanın açık etiketli faz kısmı için numune boyutu belirlemenin tam bir açıklaması, ilgili RCT makalesinin devamında [Mao Phytomedicine citation TK] açıklanmıştır. Elde edilen 180 denekten oluşan örneklem büyüklüğü, papatya ile plasebo arasındaki farkı 0,05 düzeyinde ve ayrıca klinik öneme sahip herhangi bir denek içi değişikliği saptamak için birincil çalışma hipotezimizi (yani, nüksetmeyi önleme) %80 güçle test etmemize izin verdi. (kişi içi Cohen's d ≥ 0.8).
İstatistiksel prosedürler
Birincil ve ikincil sürekli sonuç ölçümlerinde zaman içindeki değişimi tahmin etmek için maksimum olabilirliğin sınırlı tahminini kullanan doğrusal karma model testleri kullanıldı. Semptomatik sonuç ölçümlerindeki değişimi ölçmek için rastgele eğimler ve kesişimler kullanıldı. Başlangıçta ve 2, 4 ve 8. haftalarda elde edilen tüm mevcut semptom ölçümleri, tüm gözlemler kullanılarak tedavi amaçlı bir tasarımda analizlere dahil edildi. Zaman, her bir zaman birimi arasında (örn., başlangıç ve 2. hafta arasında) kümülatif olarak meydana gelen, çalışma tamamlayıcılarında zaman içindeki ortalama değişimin yüzdesi olarak doğrusal bir şekilde parametreleştirildi ve 1'e toplandı.
Eksik öğelerle yapılan sonuç ölçümleri, rastgele bir orman atama algoritması kullanılarak veri yüklenmiştir ( Stekhoven ve Bühlmann, 2012 ). Tüm karma model sabit etki katsayısı tahminleri için %95 olabilirlik profili güven aralıkları hesaplanmıştır. R istatistiksel hesaplama dilinde ( R Development Core Team, 2016 ) “lme4” ( Bates ve diğerleri, 2016 ) ve “lmerTest” ( Kuznetsova ve diğerleri, 2016 ) istatistiksel paketlerini kullandık .
Sonuçlar kayıt
Genel olarak, 180 denek kaydedildi ve 179 denek en az bir doz çalışma ilacı aldı. Bir konu, tüm dahil etme kriterlerini karşılamadığı için ekran hatası olarak kategorize edildi.
tablo 1tedavi örneğinin temel klinik ve demografik özelliklerini gösterir. Deneklerin ortalama (SD) yaşı 45.7 idi (SD 15.3; aralık 19.7-78.3). Hastaların 119'u (%66,5) kadın, 134'ü (%74,9) beyaz ırktandı; 31'i (%17.3) Afrika kökenli Amerikalı; 10'u (%5.6) Asyalı Amerikalı; 8'i (%4,5) Hispanik Amerikalı; ve 6'sı (%3.4) çok ırklı idi. tablo 1
Çalışma konularının temel özellikleri (n = 179)
Ayrı bir pencerede aç
BAI = Beck Kaygı Envanteri; CGI-S = Klinik Genel İzlenim–Önemlilik; YAB-7 = Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu 7 Maddelik Ölçek; HAM-A = Kaygı için Hamilton Derecelendirme Ölçeği; PGWB = Psikolojik Genel İyi Oluş.
Tüm denekler arasında ortalama (SD) başlangıç YAB-7 puanı 15.1 (3.1), deneklerin çoğunluğunun CGI-S skorunda orta şiddette olması: 151 (%84.4) orta, 27 (%15.1) işaretli ve 1 (%0.6) şiddetli. Ortalama hastalık başlangıcındaki yaş 21.5 (SD 15.4) idi ve çoğu denek, ortalama hastalık süresi 8.4 (SD 13.9) yıl olan kronik semptomlar (> 2 yıl süren) bildirdi. Çoğu denek, GAD için önceden en az bir farmakolojik veya psikoterapötik tedavi gördüğünü bildirdi ve önceki tedavilerin ortalama sayısı 1.5 (SD 1.7) idi. Ek olarak, kaygı semptomları birincil şikayetleri olmasına rağmen, 56 denek (%31,3) eşzamanlı majör depresif dönem için DSM-IV kriterlerini de karşıladı.
Genel olarak, 28 denek (%15.6) tedavinin ilk 8 haftasında tedaviyi erken bıraktı (bkz.1). Çalışma ilacı uyumsuzluğunun en az %70 olması nedeniyle yalnızca bir denek denemeden çekildi.

Ayrı bir pencerede aç
Şekil 1
KONSORT Şeması
Birincil sonuç ölçüsü: Klinik yanıt
Genel olarak, 104 denek (%58.1) (%95 GA: %50.9 ila %65.5) tedavi yanıtı kriterlerini karşıladı (8. hafta sonlanım noktasında YAB-7 ve CGI-S puanlarına göre). 8. haftada tedaviyi tamamlayan 151 kişiden 44'ü (%29.1) son CGI -S puanı 1 (normal), 45'i (%29.8) bir CGI-S puanı 2 (sınırda), 31'i (%20.5) bir CGI'ye sahipti. -S puanı 3 (hafif), 27 (%17.9) CGI-S puanı 4 (orta) ve 2 (%1.3) son CGI-S puanı 5 (belirgin) semptom.
Temel demografik veya klinik değişkenlerin hiçbiri 8. haftadaki bir yanıtın anlamlı veya eğilim düzeyinde belirleyicileri değildi (temel GAD-7 puanı için kontrol; bulgular istek üzerine sağlanır). Başlangıç YAB-7 puanları da yanıtın anlamlı bir yordayıcısı değildi (OR = 1.00 [%95 GA = 0.91–1.11], p = 0.938).
Birincil sonuç ölçüsü: YAB-7'deki Değişim
8. haftaya kadar YAB-7 toplam puanında zaman içinde istatistiksel olarak anlamlı ve klinik olarak anlamlı bir azalma oldu (β = -8,4 [%95 GA = -9,1 ila -7,7], standartlaştırılmış β = -1,6 [%95 GA = -1,7 ila −1.4], df = 159.9, t = −23.4, p < 0.001; bkz.İncir. 2). Ortalama denek, orta ila şiddetli anksiyete semptomlarından (yani, YAB-7 = 15,1) hafif anksiyete semptomlarına (yani, YAB-7 = 6.7) bir azalma gösterdi. Kırk iki denek (%23.5) papatyaya hızlı bir yanıt verdi ve 2 haftalık tedaviden sonra toplam başlangıç GAD-7 skorundan ≥%50 azalma gösterdi.

Ayrı bir pencerede aç
şekil 2
Akut tedaviye göre anksiyete semptomatolojisinde değişiklik
YAB'ye özgü ve genel anksiyete semptomatolojisinin tüm endeksleri tedavi süresince düzeldi ( p < .001). YAB-7 = Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu ölçeği; HAM-A = Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği; BAI = Beck Kaygı Envanteri.
İkincil sonuç ölçütleri
HAM-A skorunda zaman içinde istatistiksel olarak anlamlı ve klinik olarak anlamlı bir azalma oldu ( B = -9,0 [%95 GA: -9,7 ila -8,4], standartlaştırılmış β = -1,7 [%95 GA: −1,8 ila -1,6] , df = 166.3, t = -26.2, p < 0.001; bkz.İncir. 2). Ek olarak, 8. haftaya kadar zaman içinde kendi kendine bildirilen ortalama BAI skorunda istatistiksel olarak anlamlı ve klinik olarak anlamlı bir azalma vardı ( B = -9.2 [%95 GA: −10.4 ila -7.9], standartlaştırılmış β = −1.0 [%95 GA : -1,2 ila -0,9], df =170.8, t = -14.5, p < 0,001; bkz.İncir. 2).
Son olarak, PGWB toplam puanında 8. haftaya kadar istatistiksel olarak anlamlı ve klinik olarak anlamlı bir iyileşme oldu ( B = 17.5 [%95 GA: 15.2 ila 19.8], standardize β = 1.0 [0.9 ila 1.1], df = 154.83, t = -14.95 , p < 0,001; bkz.Şekil 3). PGWB-Anksiyete alt ölçeği ( B = 5,6 [%95 GA: 4,8 ila 6,3], standartlaştırılmış β = 1,2 [1,0 ila 1,3], df = 154.1, t = 14,1, p < 0,001) aracılığıyla işlevsellikte bir artış gözlemlendi . PGWB-Depresyon ( B = 1.8 [%95 GA: 1.4 ila 2.1], standartlaştırılmış β = 0.6 [0.5 ila 0.7], df = 160.8, t = 9.0, p < 0.001) dahil olmak üzere diğer tüm PGWB alt ölçekleri de işlevsellikte iyileşme göstermiştir. , PGWB-Pozitif Refah ( B = 2,9 [%95 GA: 2,4 ila 3,3], standartlaştırılmış β = 0,8 [0,6 ila 0,9], df = 152.2, t = 11,5,p < 0,001), PGWB-Öz Kontrol ( B = 2,8 [%95 GA: 2,3 ila 3,2], standartlaştırılmış β = 0,9 [0,8 ila 1,0], df = 169.0, t = 12,2, p < 0,001), PGWB-Genel Sağlık ( B = 1.5 [%95 GA: 1,1 ila 1,9], standartlaştırılmış β = 0,5 [0,4 ila 0,7], df = 153.0, t = 6,9, p < 0,001) ve PGWB-Vitality ( B = 3,0 [%95 GA: 2,4 ila 3.5], standartlaştırılmış β = 0,8 [0,6 ila 0,9], df = 157.1, t = 10,7, p < 0,001).

Ayrı bir pencerede aç
Figür 3
Akut tedaviye göre psikolojik iyi olma halindeki değişiklik
Psikolojik Genel İyi Oluş İndeksi'nin tüm alt ölçekleri, 8 haftalık papatya tedavisi boyunca önemli ölçüde iyileşti ( p <.001). PGWB-Anx = Kaygı; PGWB-Dep = Depresyon; PGWB-PWB = Olumlu refah; PGWB-SC = Oto kontrol; PGWB-GH = Genel sağlık; PGWB-VT = Canlılık. Güvenlik ve tolere edilebilirlik
Deneme sırasında hiçbir denek doz azaltımı gerektirmedi. Yirmi bir denek (%11.7), muhtemelen veya kesinlikle tedaviyle ilgili olduğuna karar verilen en az bir yan etki yaşadı. Bildirilen tam advers olaylar şurada görüntülenir:Tablo 2.
Tablo 2
Türüne göre potansiyel olarak tedaviyle ilgili advers olaylar
Ayrı bir pencerede aç
Bazı hastalar birden fazla advers olay yaşadı.
Denekler, tedaviyle ilgili 'muhtemelen' veya 'kesinlikle' olarak derecelendirilen 0.14 (0.41) (aralık, 0–2) advers olay ortalamasını (SD) bildirdiler. Genel olarak sadece 4 advers olay orta şiddette, geri kalanlar hafif olarak sınıflandırıldı. Duruşma sırasında ciddi bir olumsuz olay yaşanmadı. En yaygın yan etkiler uyuşukluk ( n = 13; %7.2) ve disgustia ( n = 7; %3.9) idi.
Tartışma
YAB için mevcut psikofarmakolojik müdahaleler pek çok bireyin ihtiyaçlarını karşılamamaktadır. Bu açık etiketli çalışmada, 8 hafta boyunca papatya tedavisinin deneklerin %58.1'inde klinik olarak anlamlı bir yanıtın yanı sıra gözlemci ve kendi değerlendirdiği sonuç ölçütlerinde benzer iyileşme oranlarıyla ilişkili olduğunu bulduk. 1500 mg'lık papatya dozu iyi tolere edildi ve hiçbir ciddi yan etki bildirilmedi. Hastaların neredeyse dörtte biri papatyaya hızlı yanıt verdi ve tedavinin başlamasından sonraki 2 hafta içinde YAB-7 semptom skorlarında en az %50 azalma sağladı.
Bu çalışmadaki klinik yanıt oranı (%58.1), önceki plasebo kontrollü akut tedavi papatya denememizdeki %57.1 yanıt oranına benzerdi ( Amsterdam ve diğerleri, 2009 ). Ek olarak, bu denemedeki HAM-A puanındaki ortalama azalma (9,0 puan), plasebo kontrollü denemeninkine yakındı (yaklaşık 7,5 puan). Bu nedenle, aynı klinik bölgede yürütülen her iki denemede de papatya etkinliğinin karşılaştırılabilir olduğuna dair bazı göstergeler vardır.
Ayrıca, her iki denemede bildirilen mutlak yanıt oranları, GAD'de benzodiazepinler ve seçici serotonin geri alım inhibitörlerinin daha önceki kontrollü denemelerinde bildirilenlere benzerdir ( Mitte ve ark., 2005 ). Bununla birlikte, papatya ile geleneksel anksiyolitiklerin doğrudan karşılaştırılması bildirilmemiştir. Ek olarak, mevcut çalışma, önceki plasebo kontrollü çalışmamızdan elde edilen gözlemleri doğrulayarak, papatya için aşırı derecede olumlu bir yan etki ve tolere edilebilirlik profili göstermiştir. Bu bulgular papatya tedavisini geleneksel anksiyolitiklerle olumsuz olaylarla ilgili endişelerini ifade eden YAB'li bireyler için çekici kılabilir ( McHugh ve ark., 2013 ).
Papatyanın anksiyolitik etki şekli iyi karakterize edilmemiştir. Bununla birlikte, birkaç kanıt dizisi, flavonoid bileşenlerinin birçoğunun, γ-amino bütirik asit (GABA), noradrenalin (NA), dopamin (DA) ve serotonin sinir iletimini etkileyerek veya hipotalamik-hipofiz-adrenokortikal ekseni modüle ederek anksiyolitik aktivite üretebileceğini düşündürmektedir. fonksiyon ( Awad ve diğerleri, 2007 ; Hanrahan ve diğerleri, 2011 ; Lorenzo ve diğerleri, 1996 ; Marder ve Paladini, 2002 ; Reis ve diğerleri, 2006 ). Ek olarak, apigenin'in (bir papatya bileşeni) benzodiazepin reseptörlerine bağlandığı ve kültürlenmiş sinir hücrelerinde GABA ile aktive olan aktiviteyi azalttığı, benzodiazepin reseptör antagonisti Ro 15-1788 tarafından bloke edilen bir etki olduğu gösterilmiştir.Avallone ve diğerleri, 1995 ). Ek olarak, yarı sentetik papatya türevi 6,3'-dinitro-flavon'un benzodiazepin reseptöründe diazepamdan 30 kat daha güçlü olduğu bulunmuştur ( Viola ve diğerleri, 1995 ). Bu çalışmada ve geçmiş araştırmalarda gözlemlenen klinik yanıt göz önüne alındığında ( Amsterdam ve diğerleri, 2009 ), papatyanın anksiyolitik etkisinin altında yatan mekanizmayı aydınlatmak için daha fazla çeviri araştırmasına ihtiyaç vardır.
Mevcut bulguların yorumlanmasında çeşitli uyarılar dikkate alınmalıdır. Mevcut çalışmanın genel tasarımı, mevcut analizde bir plasebo karşılaştırma grubu kullanma yeteneğimizi engelledi ( Mao ve diğerleri, 2014 ). Bu sınırlama, papatyaya karşı plasebonun anksiyolitik etkinliğini tahmin etme ve önceki bulgularımızı doğrudan kopyalama yeteneğimizi kısıtladı ( Amsterdam ve diğerleri, 2009).). Bu nedenle, bu denemede kaygı puanlarında gözlenen azalmanın, istatistiksel ortalamaya doğru bir gerilemeden veya papatyanın aktif bir etkisi ile ilgisi olmayan bir plasebo etkisinden kaynaklanmış olması mümkündür. Bununla birlikte, papatyaya yanıt verenlerin papatya devamı veya plasebo geri çekilmesi için çift kör randomize edildiği araştırmanın sonraki aşamasında, papatyadan çekilen hastalar takip boyunca önemli ölçüde daha kötü GAD-7 puanları sergiledi [Mao Phytomedicine citation TK].
Son olarak, papatyanın görünen faydalı etkisinin, daha orta derecede YAB olan bireylerle sınırlı olması ve daha şiddetli YAB semptomlarının (veya YAB dışındaki anksiyete bozukluklarının) papatya tedavisinden fayda görmemesi mümkündür. Bununla birlikte, alım semptom şiddeti ile klinik yanıt alma olasılığı arasında veya herhangi bir klinik değişken ile yanıt oranları arasında anlamlı bir ilişki olduğuna dair bir gösterge yoktu. Mevcut gözlemleri tekrarlamak için ek çalışmalara ihtiyaç duyulacaktır.
Çözüm
Bu çalışmanın sınırlamalarına rağmen, bugüne kadar bu analiz, orta ila şiddetli YAB için papatya özütünün güvenlik ve etkinliğine ilişkin en büyük ileriye dönük denemeyi temsil etmektedir. Gözlenen etki büyüklüğü göz önüne alındığında, papatya özütünün geleneksel anksiyolitik ajanlardan daha uygun bir risk/fayda oranı üretebileceğini tahmin ediyoruz. Bununla birlikte, papatya özünü geleneksel YAB tedavileriyle karşılaştıran gelecekteki karşılaştırmalı çalışmaların yapılması gerekecektir.
Teşekkür
İsveç Bitkisel Enstitüsü'nden Doktora Alexander Panossian'a, ABD Gıda ve İlaç İdaresi'nden SHC-1 papatya özü için IND onayı almadaki yardımları ve papatya hazırlığı konusunda uzmanlık sağladığı için teşekkür ederiz. Ayrıca İsveç Bitkisel Enstitüsü'ne (Gothenburg, İsveç) bu çalışmada kullanılmak üzere üretim ve standartlaştırılmış papatya özü sağladığı için teşekkür ederiz. İsveç Bitkisel Enstitüsü'nün çalışmanın tasarımında, yürütülmesinde veya raporunda hiçbir rolü olmadığını not ediyoruz. Ayrıca Justin Hollm, James Baier, Theresa Tiliakos, Rolma Gano ve Maryanne Giampapa'ya klinik araştırma yönetimi, koordinasyon, veri toplama ve girişe olan bağlılıkları için teşekkür ederiz. Bu makalenin hazırlanmasındaki editoryal yardım için Ingrid Haviland'a teşekkür ederiz.
Yatırım kaynağı
Bu çalışma, Ulusal Sağlık Enstitüleri/Ulusal Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Merkezi (NCCAM) R01 AT005074 ve NCCAM K23 AT004112 tarafından sağlanan hibelerle desteklenmiştir. Çalışma ayrıca NIH/Ulusal Kanser Enstitüsü Kanser Merkezi Destek Hibesi P30 CA008748 tarafından da desteklenmiştir. Finansman kuruluşlarının, çalışmanın tasarımında veya yürütülmesinde hiçbir rolü yoktu. Dr. Mao, çalışmadaki tüm verilere tam erişime sahiptir ve yayın için gönderme kararının nihai sorumluluğuna sahiptir.
Kısaltmalar
Dipnotlar
Deneme Kaydı: ClinicalTrials.gov Deneme Kaydı NCT01072344
çıkar çatışmaları
Yazarların hiçbirinin bildirecek potansiyel bir çıkar çatışması yoktu.
Her Yazarın Çalışmaya Katkıları ve Makale Hazırlanması
Tüm yazarlar, çalışmanın tasarımına ve yürütülmesine, makalenin hazırlanmasına ve gönderilen makalenin nihai onayına katıldı.
Yayıncının Sorumluluk Reddi: Bu, yayına kabul edilmiş, düzenlenmemiş bir makalenin PDF dosyasıdır. Müşterilerimize bir hizmet olarak, el yazmasının bu erken versiyonunu sunuyoruz. Makale, alıntı yapılabilir son haliyle yayınlanmadan önce, kopya düzenleme, dizgi ve ortaya çıkan kanıtın gözden geçirilmesinden geçecektir. Lütfen, üretim sürecinde içeriği etkileyebilecek hataların keşfedilebileceğini ve dergi için geçerli olan tüm yasal uyarıların geçerli olduğunu unutmayın.
Referanslar
PAPATYA
Bir Yıllık | 0,2-0,6m | 5-10 | Aylar | Ça,Ho,Na | Çiçekleri ve Eter yağı
Papatya, Kamille, Chamomilla recutita(L) RAUCHERT
Tıbbi Papatya Syn: Matricaria chamomilla L.
Mayıs Papatyası Matrcaria recutita
Adi Papatya Chamomilla vulgaris S.F GRAY
Türk Papatyası
Rahim otu
Hakiki Papatya
Familyası: Bileşikgillerden, Korbblüengewâchse, Asteraceae (Kompositae)
Drugları: Papatya çiçeği: Matricariae flos
Papatya Eter yağı: Matricariae aetheroleum
Papatya Tentürü: Chamomilla
Papatya çiçeklerinden çay, Tentür, Natürel ilaç, Kompres ve Eterik yağ elde edilir.
Giriş; Günümüzde Papatyaya benzeyen bir çok bitki papatya ismi ile anılmaktadır, oysa bu bitkilerden sadece ikisi şifalıdır ve diğerlerinin ya değeri çok düşük veya değersizdirler. En önemli papatya tıbbi veya Hakiki papatya ismi ile anılan ve Latincesi Chamomilla recutita ismi ile anılan papatyadır ve bunu Rumi Papatya: Chamaemelum nobile takip eder. Hakiki papatyanın da yetiştiği ülkeye, iklime ve toprağa bağlı olarak alt türleri mevcuttur. Günümüzde en çok Arjantin papatya yetiştirmekte ve satmaktadır, fakat birleşimindeki <
Botanik; Vatanının Türkiye ve Balkanlar olduğu tahmin edilen bitki, za-manla Avrupa ve Asya'nın ılıman bölgelerine, Amerikanın keşfinden sonra özellikle Arjantin'e kadar yayılmıştır. Bitki bir yıllık, narin gövdeli 20-60cm boyunda, çatallaşır, narin, sapları yuvarlak ve tüysüzdür. Yaprakları kanat şeklinde oldukça narin, ince iplik gibi ve koyu yeşil renktedir. Çiçek başları 10-30mm çapında, uzun saplı, kupa yaprakları yeşil renkte, taç yaprakları bir sıra çiçek başının etrafına dizilmiştir ve dil şeklinde olup beyaz renktedir. Taç yaprakları 13-21 adettir ve yarım küre şeklindeki göbek ise altın sarısı renkte oldukça çok (250-300), boru şeklinde 1-3mm uzunluğundaki yapraklardan meydana gelir.
Yetiştirilmesi: Türkiye'nin hemen her yöresinde yetiştirilebilir, zaten aslı vatanı Türkiye'dir. Genellikle kumlu, çakıllı, taşlı toprakları sever, yol kenarları, mezarlar, bahçeler ve viranelerde yetişir.
Hasat Zamanı: Mart ve Nisan aylarında kasalarda veya seralarda yetiş-tirilen Fideleri Nisan sonu veya Mayısta bahçe ve tarlalara ekilir. Çiçekleri açmaya başlamadan toplanır, kurutulur veya taze olarak destilasyonla Eterik yağı elde edilir veya tentürü yapılır. Çiçeklerini kuruturken 40˚ üzerindeki sıcaklık eterik yağına zarar verir.
Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutul-malıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş'te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar' da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.
Birleşimi; Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
a) Eterik yağ türevleri %0,3- 1,5 arasında olup iki önemli başlıkta toplamak mümkündür.
1) Monoterpenlerin en önemlisi Chamazulen Eterik yağ elde ettikten sonra Matricin'in dönüşmesi ile ortaya çıkar ve ayrıca γ- Terpinen, α- ve β- Pinen, ∆3 Caren, Limonen, 1,8 Cineol ve p-Cymen içerir.
2) Sesquiterpenlaktonin en önemliri ise α- Biabolol, Bisabololoxil A, B, C ve Bisabolonoxit olup, bunlardan %20-35 bulunur ve ayrıca %40-50 oranında trans-β-Farnesen ile az miktarda; Spathulenol, Chamaviolin, α -Farnesen, α - Cubeben, α - Muurolen ve Calamen içerir.
3) Polinler; Eterk yağın %20-25'ini Polinler oluşturur ve en önemli alt türevi Cis-En-in-dicycloether (Cis-Spiroethex=cis-2-Hexa-(2,4), diin-1-yliden-1,6-dioxaspiro-[4,4]-non-3-ens) ve trans-en-in-dicycloether (trans-Spiroether)
b) Flavonitler ve Flavonglikozitler %1-2 oranındadır ve Apigenin, Quercetin, Apigenin-7-O-gikozit, Quercetin 7-O-glikosit, Patuletin-7-O- glikosit, Luteolin -7-O- glikosit, Izorhamnetin-7-O-glikosit, Apigenin-7- (6-O-asetil)-glikosit, Apigenin-7-(4-O-asetil) glikosit ve apigenin 7-O-rutosit
c) Kumarinler; Herniarin (=7- Methoxyumbelliferon) ve Umbelliferon.
d) Karbonik asitler; Anisasit, Vanilinasit, Syringasit ve Kaffeeasit.
e) Polisakkaritler %10 civarında olup, buda glikozlar, galaktozlar, xyklozlar, rhamnozlar ve arabinozlardan oluşur.
Tesir Şekli; Kramp çözücü, terletici, hazmettirici, gaz söktürücü, dezen-fekte edici, mikropları öldürücü, iltihapları önleyici, yaraları iyileştirici ağrı kesici ve teskin edici gibi özelliklere sahiptir.
Araştırmalar;
1) Papatyanın birleşimindeki Apigeninden 10mg'ın 1mg Papa verinle aynı oranda kramp çözücü olduğu tespit edilmiştir. Prof. Schilcher ve ekibi 1987'de papatya kremi ile sulu deri ekzemasına karşı yaptıkları tedavi dene-mesinde Papatya kreminin (Kamillosan) kimyasal kremler kadar etkili olduğunun tespit etmişlerdir. Akut sulu deri hastalığı, deri ülseri, iyileşmeyen yara, Absez, Fitsel ve iltihaplı yaralara karşı Albring ve ekibi 1983'de Aertgeert ve ekibi 1985'de, Nissen ve ekibi 1988'de Maiche ve ekibi 1991'de ve de Korting ve ekibi 1993'de Tedavi de-nemesi yapmışlardır ve iyi neticeler elde etmişlerdir. (R.P.284)
2) Giesen Üniversitesinde Dr. Kienholz yaptığı araştırmalarda Papatyanın Bakteri zehirlerini yok edici özellikte olduğunu tespit etmiştir. Özelliklede ağız içi, yutak ve boğaz iltihaplanmalarına neden olan Streptokokken ve Staphylokoken'un zehirlerine karşı etkilidir.
3) Kendi üzerinde yemek yedikten sonra başıma kan hücum edip ve başım ağırlaşıyordu ve okuma, öğrenme, istek ve arzularım yok oluyordu bir düzine bitkisel ilaç denedim sonunda en etkilisinin papatya olduğunu gördüm. (24.06.00)
4) Çalıştığım yerde (büyük bir salonda bantla çalışma) yukarıdan aşırı soğuk hava yanlardan hava ceryanı ile adeta sersem gibi oldum ve Baş ağrısı, belden aşağı donuyormuş gibi titreme, başımda yanma hasıl oldu. Yorgunluğa karşı Limon çayı etkili oldu, fakat belden aşağı ayak uçlarına kadar olan titreme bir türlü iyileşmiyordu. Bu yüzden yeniden kendi tecrübelerime bakınca karşıma papatya çıktı ve pa-patya çayı içmeye başladığım andan itibaren baş ağrılarım azaldı, fakat kalça, uyluk, bacak ve ayaklarımdaki titreme geçmedi. (09.11.00). Bunun üzerine kalça, uyluk, bacak ve ayak kemiklerimde-ki ağrı ve sızılara karşı en iyi bitkisel ilacın Mezeryon tentürü olduğunu gördüm. (mezeryona bak) Baş ve yüzümün ateş gibi yanması ve ayaklarımın üşümesine karşı altın çiçek tentürü kullandım. (28.11.00) oda fayda vermeyince Şekerci otu tentürü (04.12.00) kullandım. Gökçek İksir vücuttaki curufu temizlemek için daha etkilidir. Eskiden balkonkapısını veya pencereyi açtığımda hemen üşütürdüm. Çok dikkat etmek zorunda idim, Gökçek İksirini kulandıktan sonra pencere ve kapılar sürekli açık olmalarına ragmen artık aşırı hassas değilim.
Yaygın anksiyete bozukluğu için uzun süreli Papatya ( Matricaria chamomilla L.) tedavisi: Randomize bir klinik çalışma
Jun J Mao , a, * Sharon X Xie , b John R Keefe , c Irene Soeller , d Qing S Li , e ve Jay Amsterdam f
Yazar bilgileri Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
Bu makalenin yayıncının son düzenlenmiş versiyonu Phytomedicine'de mevcuttur.
PMC'de yayınlanan makaleye atıfta bulunan diğer makalelere bakın.
Git: Soyut
Arka plan
Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu (GAD), birinci basamakta tedavi edilen en yaygın anksiyete bozukluklarından biridir, ancak mevcut tedavilerin sınırlı etkinliği ve önemli yan etkileri vardır.
Amaç
Uzun süreli papatya ( Matricaria chamomilla L.) GAD semptom nüksetmesini önlemek için kullanımını değerlendirmek.
yöntemler
Birinci basamak sağlık hizmetlerinden ve yerel topluluklardan orta-şiddetli YAB tanısı almış ayakta tedavi gören hastalar, bu iki aşamalı çalışmaya büyük bir ABD akademik tıp merkezinde kaydedildi. 1. Aşama sırasında, uygun katılımcılar 1500 mg papatya farmasötik dereceli özü (günde 3 kez 500 mg kapsül) ile 12 haftalık açık etiketli tedavi aldı. Faz 2 sırasında, tedaviye yanıt verenler, çift kör, plasebo ikame tasarımında 26 haftalık sürekli papatya tedavisine veya plaseboya randomize edildi. Birincil sonuç, Cox orantılı tehlikeler kullanılarak analiz edilen, devam tedavisi sırasında nüksetme zamanıydı. İkincil sonuçlar, nüks edenlerin oranını, tedaviyle ortaya çıkan yan etkileri ve yaşamsal belirti değişikliklerini içeriyordu. Bu çalışma , tanımlayıcı ClinicalTrials.gov'da kayıtlıdır.NCT01072344 .
Sonuçlar
1 Mart 2010 ile 30 Haziran 2015 tarihleri arasında 179 katılımcı kaydettik. Bunlardan 93'ü (%51,9) yanıt verdi ve çift kör randomize kontrollü denemeye devam etmeyi kabul etti. Sayısal olarak daha fazla sayıda plasebo geçişli ( n = 12/47; % 25.5), papatya ile devam eden ( n = 7/46; % 15.2) katılımcı, takip sırasında nüks etti. Ortalama nüksetme süresi papatya için 11.4 ± 8.4 hafta ve plasebo için 6.3 ± 3.9 hafta idi. Nüksetme tehlikesi papatya için anlamlı olmayacak şekilde daha düşüktü (tehlike oranı, 0,52; %95 GA, 0,20–1,33; P = 0,16). Takip sırasında, papatya katılımcıları , vücut ağırlığında önemli azalmalarla ( P = 0.0032), plaseboya göre önemli ölçüde daha düşük YAB semptomlarını sürdürdüler ( P= 0.046) ve ortalama arteriyel kan basıncı ( P = 0.0063). Her iki tedavi de benzer düşük advers olay oranlarına sahipti.
Sonuçlar
Uzun süreli papatya güvenliydi ve orta ila şiddetli YAB semptomlarını önemli ölçüde azalttı, ancak nüks oranını önemli ölçüde azaltmadı. Sınırlı örneklem büyüklüğümüz ve beklenenden düşük plasebo grubu nüksetme oranımız, muhtemelen önemli olmayan birincil sonuç bulgusuna katkıda bulunmuştur. Papatyanın plaseboya göre olası üstünlüğü, büyük ölçekli çalışmalarda daha fazla inceleme gerektirir.
Philadelphia'daki bir akademik tıp merkezi olan Pennsylvania Üniversitesi Hastanesi'nde Mart 2010'dan Haziran 2015'e kadar randomize kontrollü bir çalışma gerçekleştirdik. Orta ila şiddetli GAD için papatya ile 12 haftalık açık etiketli tedaviden sonra (Keefe ve diğerleri, Açık Etiketli alıntı TBD), tedaviye yanıt verenler, çift kör, plasebo ikame tasarımında 26 haftalık devam papatyası veya plasebo alacak şekilde randomize edildi. . Bu, anksiyete bozukluklarının önceki uzun vadeli etkililik denemelerinde kullanılan iyi kurulmuş bir tasarım stratejisidir ( Allgulander ve diğerleri, 2006 ; Amsterdam ve diğerleri, 2004 ; Davidson ve diğerleri, 2004 ; Gelenberg ve diğerleri, 2000 ; Keller, 2002 , Montgomery ve diğerleri, 2004 ;Stocchi ve diğerleri, 2003 ; Walker ve diğerleri, 2000 ). Pennsylvania Üniversitesi Kurumsal İnceleme Kurulu, çalışma protokolünü onayladı. Protokolün ayrıntılarını daha önce yayınlamıştık ( Mao ve diğerleri, 2014 ). Bu çalışma, ClinicalTrials.gov , NCT01072344 numarasında kayıtlıdır .
Anahtar Kelimeler: Papatya, Bitkisel İlaç, Klinik Denemeler, Yaygın Anksiyete Bozukluğu
Kullanılması;
1) Araştırmalara göre papatya YAYGIN ANSİYETE BOZUKLUĞU, KRAMP ÇÖZÜCÜ, ATOPİK EGZAMA, Fistül açık yaralar ve ltihabik cit rahatsızlıklarına karşı etkilidir ve ağız kokusuna karşı eterik yağı kullanılır Ekzema, Mide, Bağırsak krampları, şişkinlik, ishal, akut gastrit, kramplı karın ağrısı, ağız, yutak ve boğaz iltihaplanmalarına karşı kullanılır.
2) Komisyon E 228nolu 05.12.1984 tarihli ve 50nolu 13.03.1990 tarihinde Monografi bildirisi yayımlamıştır. Bu monografiye göre papatya çiçek çayı haricen deri ve mukaza iltihaplanması, Ağız ve Diş eti iltihaplanmalarına karşı kullanılır. Nefes yoları ve sinüzite karşı enhelesyonu yapılır. Avret mahali yıkanır ve banyosu yapılır. Dahili olarak mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir.
3) Aroma tedavisinde papatya yağı öksürük, bronşit, sinüzit, boğmaca, akne, zona hastalığı, baş ağrısı, migren, deri kaşıntısı, korku ve uyuyamamaya karşı kullanılır.
Halk arasında; Dahilen Öksürük, üşütme(terletici), Ses kısılması, bronşit, baş ağrısı ve nevraljiye karşı, haricense; Abseze, çıban, sulu ekzemaya karşı ve gözlerin iltihaplanmasına göz banyosu yapılır. Ayrıca kadınlarda sık görülen rahim ağrı, sızı kramp ve sancılarına karşı kullanılmıştır ve de kullanılmaktadır. Çocukların genellikle bebeklerin içtiklerini Sindirmede, Gazı yok edici olarak, bebeklerin ciltleri için krem ve Şampuanlarda papatya yağı görürüz. Homeopatide ağrılara karşı aşrı duyarlılık, Nevralji, Migren, Diş ağrısı, Otit media (orta kulak ilt.) Tonsilit, Boğmaca, Difleri (Kuş palazı), Kızılcık, Kızamık, Ateş basması (menopoz nedeni ile), İshal, romatizma ve davranış bozukluklarına karşı. Homeopatide baş kan hücumu, üşütme, Sinirlilik, Öfke, huzursuzluk, hava ceryanı, diş ağrısı, uyuyamama, bronşit, boğmaca ve soğuğa karşı aşırlılığa karşı kullanılır.
Çay; İki kahve kaşığı papatya çiçeği demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dakika demlemeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları;
Gökçek Kadın hastalıkları (Ağrılı sancılı adette) çayı
>30gr Papatya çiçeği
>30gr Civanperçemi otu
>25gr Oğul ot yaprağı
>15gr Rezene tohumu
Gökçek iştah ve sindirim çayı;
>25 gr Nane yaprağı
>25 gr Papatya çiçeği
>25 gr Kimyon tohumu
>25 gr Turunç kabuğu
Gökçek Nefes yolları enfeksiyon çayı
>30gr Itır kökü
>30gr Papatya çiçeği
>20gr Civanperçemi otu
>20gr Kekik otu
Gökçek ishal çayı;
>20gr Beşparmak kökü
>20gr Kekik otu
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Nane yaprağı
>20gr Oğul otu
Gökçek Üşütme çayı (Ateşli hastalıklar);
>30gr Kuşburnu
>20gr Ihlamur çiçeği
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Mürver çiçeği
>10gr Oğul ot yaprağı
Gökçek Kadın hastalıkları çayı
>30gr Civanperçemi otu
>20gr Oğul otu
>30gr Hayıt tohumu
>10gr Şerbetçi ot kozalağı
>10gr Rezene tohumu
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Ağrılı, sancılı, kramplı, baş ağrılı adet hali ve beyaz akıntı);
>20gr Civanperçemi otu
>20gr Hayıt tohumu
>20gr Ballıbaba çiçeği
>20gr Aslanpençesi otu
>10gr Papatya çiçeği
>10gr Oğul otu
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Menopoz'da terleme, yanma, sinirlilik, uyuyamama);
>20gr Kadın kökü
>20gr Kılıç otu
>20gr Adaçayı
>20gr Oğul otu
>10gr Papatya çiçeği
>10gr Nane yaprağı
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Menopoz nedeni ile sinirlilik depresyon gibi hallerde)
>20gr Civanperçemi otu
>30gr Kılıç otu
>10gr Şerbetçi ot kozalağı
>30gr Kadın kökü
>10gr Papatya çiçeği
Gökçek Ev çayı (üşütmeye karşı);
>20gr Ihlamur çiçeği
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Kuşburnu
>20gr Sinirli ot
>10gr Nane yaprağı
>10gr Oğul otu yaprağı
Gökçek Ev çayı;
>20gr Oğul ot yaprağı
>20gr Kuşburnu
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Böğürtlen yaprağı
>10gr Ahududu yaprağı
>10gr Rezene tohumu
Gökçek Mide Bağırsak çayı (şişkinliğe karşı);
>20gr Kakule
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Anason tohumu
>20gr Rezene tohumu
>20gr Kimyon tohumu
Gökçek Mide bağırsak çayı (Hazımsızlık);
>25gr Papatya çiçeği
>25gr Nane yaprağı
>10gr Kantaron otu
>10gr Civanperçemi otu
>10gr Çentiyan kökü
>20gr Oğul otu
Gökçek Sindirim sistemi enfeksiyon çayı;
>25gr Papatya çiçeği
>25gr Nane yaprağı
>15gr Civanperçemi otu
>15gr Kekik otu
>10gr Rezene tohumu
>10gr Çörek tohumu
Gökçek Mide Bağırsak çayı (Bulantı ve kusmaya karşı);
>40gr Nane yaprağı
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Oğul otu
>10gr Anason tohumu
>10gr Rezene tohumu
Gökçek Nefes yolları enfeksiyon çayı;
>25gr Itır kökü
>20gr Adaçayı yaprağı
>20gr Papatya çiçeği
>20gr Sinirli ot
>15gr Kekik otu
Gökçek Üşütme çayı (Ateşli hastalıklarda terlemek için);
>25gr Ihlamur çiçeği
>25gr Mürver çiçeği
>25gr Papatya çiçeği
>25gr Keçisakalı çiçeği
Gökçek Mide bağırsak çayı (Bağırsak krampları);
>30gr Kaz otu
>30gr Civanperçemi otu
>30gr Papatya çiçeği
>10gr Oğul ot yaprağı
Araştırmalar; Papatya çiçekleri su buharı ile damıtılır (destilasyon) ve elde edilen eterik yağ Aroma tedavisinde; Öksürük, bronşit, sinusitis, boğmaca, akne, zona hastalığı, baş ağrısı, migren, deri kaşıntısı, korku ve uyuyamama gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Takriben 500kg Papatya çiçek başından 1kg eterik yağ elde edilir ve günümüzde en çok kullanılan ve kaliteli olan mısır papatya eter yağıdır. Endüstri ülkelerinde aşırı hava ve çevre kirliliği nedeni ile tavsiye edilmemektedir. Yukarıdaki rahatsızlıklara karşı genellikle eter yağ terkipleri kullanılırsa, daha etkili olur. Bir parça ekmeğe veya bir küp şekere 2-3litre kaynar suya 5-6 damla damlatılır ve tütsüsüne durulur.
Banyosu; Papatya çiçeklerinden 40-50gram demliğe konur üzerine 500-600ml kaynar su ilave edilir, 5-10dakika demlemeye bıraktıktan sonra, içi 38-42˚ lik sıcak su ile dolu olan küvete boşaltılır. Banyo süresi 15-20 dakika sürer ve banyodan silinmeden çıkılarak 20-30dakika yatılır ve sonra yeniden duş alınır. Şayet papatya çiçeği bulmak mümkün olmaz ise küvete 15-20 damla papatya yağı damlatılır.
Merhemi; 250gr Vazelin, 250gr Parafin hafif eritildikten sonra içine 100gr Papatya çiçeği ilave edilir ve 24 saat buzdolabında bekletildikten sonra hafif ısıtılır ve süzülür ve papatya merhemi elde edilir. Isıtma işleminde iç içe iki tencere kullanılır, alttaki tencerede kaynar su içteki tencerede merhem bulunur.
Ko; Kaşıntılı, kabarcıklı deri hastalıklarında papatya çiçeklerinin çayı hazırlanır ve bu deme batırılan temiz bez ağrıyan yere sarılır. Bu demle kadınlar vajinalarını yıkarlar.
Homeopatide; Papatya çiçeklerini açmaya başladığı an bitki köklerinden sökülür kökleri yıkanır, bitkinin tamamı ince kıyılır bir şişeye konur, takriben 100gram papatyanın üzerine 500ml %70lik alkol (Etanol) doldurulur. Şişe güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve iki günde bir çalkalanır ve de 4-6 hafta sonra Homeopatide <
Hastalığın beliritileri (Semptom);
1) Ağrılara karşı aşırı duyarlılık, Aşırı sinirlilik, hassasiyet.
2) Aşırı sinirlilikten uyuyamama.
3) İç huzursuzluk, çocuk kucakta taşınmak ister, yatağı istemez.
4) Diş çıkaran çocukların ağrılarına, rahim ağrılarına ve kramplarına karşı.
5) Başa kan hücumu ve yüzün yanması vücudun diğer kısımlarının üşümesi.
6) Kahve, Alkol, Öfke ve Sinirliliğin sebep olduğu başka hastalıklara karşı.
7) Rahatsızlıklar yatınca artar, kalkınca azalır.
8) Özellikle kulaklar soğuk havaya karşı duyarlı ise.
9) Kahve içince mide ağrıyorsa.
10) Gaita kokmuş yumurta gibi kokuyorsa.
11) Yüzün bir tarafı kırmızı ve sıcak iken diğer tarafı soluk ve soğuk ise.
12) Kuru öksürük, geceleri daha kötü özelikle uyurken uyanmıyorsa.
13) Vücut soğuk yüz ve nefes sıcak ise.
14) Kronik öksürük kışın ve soğuk havada azıyorsa. İşte o zaman papatya tentürü gerekir. Yukarıdaki çay harmanlarından da aynı şekilde posyonlar hazırlanır.
Ekstresi; Alkol (Etanol) ve su karışımı ile elde edilen ekstrede aynı tentürleri gibi kullanılır.
Yan Tesirleri; Almanya'da Papatya çayı, Türkiye'de siyah çay gibi bilinip tanınmakta kahve ve de siyah çaydan sonra en çok içilen şifalı çaylardan biridir. Papatya sürekli ve aşırı dozajda içildiğinde mide krampları, bağırsak krampları, baş dönmesi, nadiren alerjiye ve kaslarda felce (uyuşukluğa) neden olur.
Orta ila şiddetli yaygın anksiyete bozukluğunun kısa süreli açık etiketli Papatya ( Matricaria chamomilla L.) tedavisi
John R. Keefe , a Jun J Mao , b, * Irene Soeller , c Qing S. Li , c ve Jay D. Amsterdam d
Yazar bilgileri Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
Bu makalenin yayıncının son düzenlenmiş versiyonu Phytomedicine'de mevcuttur.
PMC'de yayınlanan makaleye atıfta bulunan diğer makalelere bakın.
Git: Soyut
Arka plan
Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu (GAD) için geleneksel ilaç tedavilerine sıklıkla önemli yan etkiler, bağımlılık ve/veya yoksunluk sendromu eşlik eder. Oral papatya ( Matricaria chamomilla L.) özütüyle ilgili önceden yapılan kontrollü bir çalışma, plaseboya karşı önemli etkinlik gösterdi ve papatyanın GAD'li bireyler için anksiyolitik aktiviteye sahip olabileceğini öne sürdü.
Hipotez
Papatya özü ile yapılan tedavinin YAB şiddet derecelendirmelerinde önemli bir azalmaya yol açacağını ve olumlu bir olumsuz olay ve tolere edilebilirlik profili ile ilişkili olacağını varsaydık.
Çalışma tasarımı
Tekrarlayan YAB'nin nüksetmesini önlemeye yönelik plaseboya karşı iki aşamalı randomize kontrollü bir papatya denemesinin açık etiketli aşamasını rapor ediyoruz.
yöntemler
Orta ila şiddetli YAB'si olan denekler, 8 haftaya kadar farmasötik dereceli papatya özü 1.500 mg/gün ile açık etiketli tedavi aldı. Birincil sonuçlar, klinik yanıtın sıklığı ve 8. haftaya göre YAB-7 semptom puanlarındaki değişiklikti. İkincil sonuçlar, Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği, Beck Anksiyete Envanteri ve Psikolojik Genel İyi Oluş İndeksi'ndeki zaman içindeki değişimi içeriyordu. Tedaviyle ortaya çıkan advers olayların ve tedavinin erken kesilmesinin sıklığı da incelenmiştir.
Sonuçlar
179 deneğin %58,1'i (%95 GA: %50,9 ila %65,5) yanıt kriterlerini karşılarken, %15.6'sı tedaviyi erken bırakmıştır. GAD-7 derecelendirmesinde de zaman içinde önemli bir gelişme gözlemlendi (β = -8,4 [%95 GA = -9,1 ila -7,7]). Deneklerin benzer bir oranı, kaygı ve esenliğin ikincil sonuç derecelendirmelerinde istatistiksel olarak anlamlı ve klinik olarak anlamlı düşüşler gösterdi. Olumsuz olaylar, hiçbir ciddi olumsuz olay meydana gelmemesine rağmen, deneklerin %11.7'sinde meydana geldi. Çözüm
Papatya özü, geleneksel anksiyolitik ilaç tedavisi sırasında gözlemlenenlerle karşılaştırılabilir bir yanıt oranı ve olumlu bir advers olay profili ile 8 hafta boyunca YAB semptomlarında klinik olarak anlamlı bir azalma sağladı. Papatya ve geleneksel ilaçlar arasında gelecekte yapılacak karşılaştırmalı etkinlik denemeleri, YAB'den mustarip hastalar için bu tedavilerin optimal risk/yararını belirlemeye yardımcı olabilir.
Anahtar Kelimeler: Papatya, Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Anksiyolitik, Bitkisel, Botanik, Alternatif ve tamamlayıcı tıp
grafik soyut

Klinik olarak anlamlı anksiyete iyileşmesi
Tanıtım
Yaygın anksiyete bozukluğu (YAB), ≥6 ay boyunca ortaya çıkan aşırı endişe, zayıf konsantrasyon, huzursuzluk, kas gerginliği, sinirlilik, yorgunluk ve uyku güçlükleri gibi belirtileri olan yaygın bir anksiyete biçimidir (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2000). YAB için yaşam boyu yaygınlık, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde nüfusun %3,7-9,0'u arasında değişmektedir ( Asnaani ve diğerleri, 2010 ; Kessler ve diğerleri, 2012 ; Wittchen ve diğerleri, 2011 ). Aynı zamanda birinci basamakta en yaygın psikiyatrik bozukluklardan biridir ( Davidson ve diğerleri, 2010 ; King ve diğerleri, 2008 ). YAB hastalarının yaklaşık %46-56'sı 8-12 yıl boyunca remisyona hak kazanırken, hastaların %36-43'ü nüks yaşayacaktır (Bruce ve diğerleri, 2005 ; Francis ve diğerleri, 2012 ; Penninx ve diğerleri, 2011 ; Yonkers ve diğerleri, 2003 ). YAB'li hastalar zaman içinde psikiyatrik şiddette bir düşüş yaşasalar da, bu iyileşmenin mutlak büyüklüğü tedavi edilmezse orta düzeydedir ( Ramsawh ve ark., 2008 ).
GAD semptomları için en sık reçete edilen psikofarmakolojik tedavilerden biri benzodiazepin sakinleştiricilerdir ( Baldwin ve diğerleri, 2012 ; Reinhold ve Rickels, 2015 ; Rickels ve Rynn, 2002 ; Stahl, 2002 ). Kısa süreli bir tedavi olarak etkili olmasına rağmen, benzodiazepinlerin uzun süreli kullanımı tolerans, alışkanlık ve yoksunluk sendromu ile sonuçlanabilir ( Ashton, 2005 ; Bateson, 2002 ; Biggio ve diğerleri, 2003 ; Bonavita ve diğerleri, 2002 ). Ayrıca, benzodiazepinler, otonomik uyarılmanın nispeten spesifik olmayan baskılanmasına neden olarak, ilaç aktifken birçok kişinin nörobilişsel bozukluklar (örneğin, hafıza konsolidasyon eksiklikleri) yaşamasına neden olur.Barker ve diğerleri, 2004 ; Merdiven, 2011 ; Stewart, 2005 ), belirli bilişsel uyanıklık durumlarında benzodiazepin kullanımını yasaklayabilir.
Diğer ilaç sınıfları (örneğin serotonin-1 A reseptörü kısmi agonistleri, serotonin geri alım inhibitörleri) de anksiyolitik aktivite gösterir ( Baldwin ve diğerleri, 2011 ; Gelenberg ve diğerleri, 2000 ; Mitte ve diğerleri, 2005 ). Bununla birlikte, yaygın olarak kullanılan seçici serotonin geri alım inhibitörleri, genellikle kilo alımı, uykusuzluk, gündüz uyku hali, sinirlilik, ajitasyon ve cinsel yan etkiler ile ilişkilidir ( Ferguson, 2001 ; Goethe ve diğerleri, 2007).). Yan etkilerle ilgili endişeler, bir hastanın kaygılarını tedavi etme girişimlerini etkileyebilir; tedavi arayan YAB hastalarının yaklaşık yarısı, tıbbi müdahaleye başvurmadan önce en az 2 yıl boyunca yeterli semptomları tolere eder (ortalama 6 ila 14 yıl arası gecikme) ve üçte biri verilen psikiyatrik sevkleri görmezden gelen hastalar ( Baldwin ve diğerleri, 2012 ; Kessler ve diğerleri, 1998 ). Buna karşılık, anksiyete ve şiddetli depresyon raporu olan birçok kişi, sorunlarını tedavi etmek için tamamlayıcı veya alternatif bir terapi kullanmaya çalışır ve tedavi yönteminin yüksek düzeyde kabul edilebilir olduğunu onaylar ( Kessler ve diğerleri, 2001 ; McIntyre ve diğerleri, 2016 ).
En köklü bitkisel ilaçlardan biri olan papatya ( Matricaria chamomilla L. veya Matricaria recutita ), gaz giderici (antikolik), antiseptik ve anksiyolitik olarak kullanılmıştır ( Blumenthal ve diğerleri, 1998 ; Bruni ve diğerleri, 1997 ; Di Stasi ve diğerleri, 2002 ; Merzouki ve diğerleri, 2000 ; Pieroni ve diğerleri, 2002 ; Singh ve diğerleri, 2011 ; Srivastava ve diğerleri, 2010 ). Önemli hayvan verileri, papatya ve onun flavonoid bileşenlerinin birçoğunun anksiyolitik özelliklerini desteklese de ( Avallone ve diğerleri, 1995 ; Nakazawa ve diğerleri, 2003 ; Paladini ve diğerleri, 1999).; Reis ve diğerleri, 2006 ; Yamada ve diğerleri, 1996 ; Zanoli ve diğerleri, 2000 ), insanlarda birkaç klinik deney yapılmıştır. Bugüne kadar, GAD'li bireylerde papatya güvenliği ve etkinliğine ilişkin randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma yapılmıştır ( Amsterdam ve ark. 2009 ). Bu küçük kavram kanıtı çalışmasında, hastalar plaseboya karşı rastgele papatyaya atandıklarında anksiyete semptomlarında önemli ölçüde daha büyük bir azalma yaşadılar ( p = 0.047).
Aktif bir anksiyolitik olarak biyolojik olarak akla yatkınlığına dayanarak ve ön kontrollü etkileri kanıtladık ( Amsterdam ve diğerleri, 2009 ), farmasötik dereceli oral papatya özü ile tedavinin YAB şiddet derecelendirmelerinde önemli bir azalmaya yol açacağını ve olumlu bir olumsuzlukla ilişkilendirileceğini varsaydık. olay ve tolere edilebilirlik profili. Akut faz açık etiketli bulguları, orijinal papatya klinik denemesinden elde edilen plasebo kontrollü bulgularla etki karşılaştırmalarına izin vermek için burada rapor ediyoruz ( Amsterdam ve diğerleri, 2009).), çünkü mevcut denemedeki açık etiketli koşullar, klinik uygulamada papatyanın nasıl uygulanacağına daha çok benzemektedir. Ek olarak, plasebo kontrollü anksiyete ve depresyon denemelerinde aktif ilaç etkileri hafife alınma eğiliminde olduğundan, açık etiketli bulguları ayrıca incelemeye karar verdik. Bunun nedeni, muhtemelen inert bir bileşikle tedavi edilme bilgisinden kaynaklanan, hastaların tedavi etkinliğine ilişkin beklentilerinin azalmasıdır ( Rutherford ve diğerleri, 2015 ; Rutherford ve diğerleri, In press ; Rutherford ve diğerleri, 2009).). İlgili bir makalede [Mao Phytomedicine citation TK] bu açık etiketli aşamadan sonra ek 4 haftalık konsolidasyon tedavisi için iyi kalan yanıt verenler arasında plaseboya karşı müteakip devam papatya tedavisi ile uzun vadeli güvenlik ve etkinlik hakkında sonuçlar sunuyoruz.
yöntemler
konular
Çalışma tasarımı ve prosedürlerinin ayrıntılı bir açıklaması (Deneme Kayıt Numarası NCT01072344 ) mevcuttur ( Mao ve diğerleri, 2014 ). Denekler, Pennsylvania Üniversitesi Kurumsal İnceleme Kurulu (IRB) tarafından onaylanan medya ve basılı reklamlardan ve Pennsylvania Üniversitesi Tıp Merkezi'ndeki ayakta tedavi gören Aile Hekimliği kliniğinden sevk edilen deneklerden alınmıştır. Çalışmayla ilgili tüm prosedürler, Pennsylvania Üniversitesi Tıp Merkezi'nin Depresyon Araştırma Birimi'nde gerçekleştirilmiştir.
Denek kaydı Mart 2010'dan Kasım 2014'e kadar gerçekleşti. Dahil etme ve hariç tutma kriterleri, ilişkili devam fazı randomize kontrollü deneme (RCT) makalesinde [Mao Phytomedicine citation TK] açıklanmıştır.
çalışma ilacı
Matricaria chamomilla L. Kapsül başına 500 mg kuru ekstrakt farmasötik sınıftı. Aktif bileşenlerin tam açıklaması, kullanılan ekstraksiyon yöntemleri, analiz sertifikası, Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografi parmak izi şekli ve çalışma ilacının tutarlı üretimi için hazırlama, paketleme ve kalite kontrolüne ilişkin ayrıntılar ilgili makalemizde [Mao Phytomedicine] sağlanmaktadır. alıntı TK]. GAD'de kullanım için ürün onayı, Gıda ve İlaç İdaresi tarafından 17 Aralık 2009'da (IND 107.206) bir “Güvenli İlerleme” mektubu ile verildi.
Çalışma prosedürleri
Deneklere çalışmanın bir açıklaması verildikten sonra, Pennsylvania Üniversitesi IRB'nin etik standartlarına uygun olarak yazılı bilgilendirilmiş onam alındı. Çalışma, yerel İnsan Araştırmaları Ofisi ve bağımsız bir Veri ve Güvenlik İzleme Kurulu gözetiminde İyi Klinik Uygulama kılavuzları kullanılarak yürütülmüştür.
Psikiyatrik tanılar, DSM-IV-TR Eksen I Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-I; ( First ve ark., 2001 ) kullanılarak doğrulanmıştır . Önceki YAB epizodlarının sayısının en iyi tahmini (DSM-IV kriterlerinde tanımlandığı gibi) Hastaların ilk görüşmelerinde SCID görüşme formatı kullanılarak hastalığın başlangıcından itibaren meydana gelen ) tıbbi öykü, fizik muayene, ağırlık ve kan basıncı ve laboratuvar testleri (karaciğer, böbrek ve tiroid panelleri, kadınlarda gebelik testi dahil) , uyuşturucu kullanımı için idrar taraması ve elektrokardiyogram) yapıldı.
Sonuç ölçütleri
Sonuç ölçümleri başlangıçta ve tedavinin 2, 4 ve 8. haftalarından sonra elde edildi. Protokol tarafından belirlenen birincil sonuç, başlangıç GAD-7 skorunda ≥%50 azalma artı nihai bir CGI-S skoru olarak tanımlanan 8. haftada yanıt sıklığıydı. 1 (yani, normal), 2 (yani, sınırda) veya 3 (yani, hafif semptomlar). 8. haftada yanıt verenler, 4 hafta daha konsolidasyon papatya tedavisine devam etti. Yanıtsızlık, 8. çalışma haftasında toplam YAB-7 puanında <%50 azalma veya CGI-S puanı ≥4 olarak tanımlandı. Birincil sürekli sonuç ölçüsü YAB-7 puanlarındaki değişiklikti.
İkincil sonuç ölçütleri şunları içeriyordu: Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeğindeki (HAM-A) başlangıca göre değişiklik ( Hamilton, 1959 ); Beck Anksiyete Envanteri (BAI) ( Beck ve diğerleri, 1988 ) puanındaki değişiklik; ve temel Psikolojik Genel İyi Oluş İndeksi (PGWB; ( Wiklund ve diğerleri, 1992 ) ve PGWB-Anksiyete alt ölçek puanlarındaki değişiklik.
Ek olarak, olası ve kesin olarak bildirilen ve ortaya çıkan advers olayların bir listesi derlenmiştir ( NIMH, 1985 ). Olumsuz olaylar, her çalışma ziyaretinde hem spontan hasta raporları hem de klinisyen tarafından oluşturulan sorgular ve yaşamsal belirti izleme ile tespit edildi.
Tedavi
Klinisyenler arasında tek tip tedavi prosedürleri sağlamak için, klinik yönetim yapılandırılmış bir şekilde yürütülmüştür ( Fawcett ve diğerleri, 1987 ). Günde 1.500 mg papatya (üç 500 mg kapsül) içeren sabit-esnek bir dozlama stratejisi kullanıldı. Bu doz, günde 1,100 mg'lık bir dozda plaseboya karşı üstün etkinlik ve tolere edilebilirliğin önceden gözlemlenmesine dayanılarak seçilmiştir ( Amsterdam ve diğerleri, 2009 ). Bu strateji aynı zamanda deneklere tedavinin başlangıcından itibaren maksimum papatya dozu alma fırsatı ve günlük dozu minimum 500 mg'a (gerekliyse) düşürme yeteneği verdi. Her çalışma ziyaretinde ilaç sorumluluğu ve kapsül sayımı yapıldı.
Örnek boyutu gerekçesi
Çalışmanın açık etiketli faz kısmı için numune boyutu belirlemenin tam bir açıklaması, ilgili RCT makalesinin devamında [Mao Phytomedicine citation TK] açıklanmıştır. Elde edilen 180 denekten oluşan örneklem büyüklüğü, papatya ile plasebo arasındaki farkı 0,05 düzeyinde ve ayrıca klinik öneme sahip herhangi bir denek içi değişikliği saptamak için birincil çalışma hipotezimizi (yani, nüksetmeyi önleme) %80 güçle test etmemize izin verdi. (kişi içi Cohen's d ≥ 0.8).
İstatistiksel prosedürler
Birincil ve ikincil sürekli sonuç ölçümlerinde zaman içindeki değişimi tahmin etmek için maksimum olabilirliğin sınırlı tahminini kullanan doğrusal karma model testleri kullanıldı. Semptomatik sonuç ölçümlerindeki değişimi ölçmek için rastgele eğimler ve kesişimler kullanıldı. Başlangıçta ve 2, 4 ve 8. haftalarda elde edilen tüm mevcut semptom ölçümleri, tüm gözlemler kullanılarak tedavi amaçlı bir tasarımda analizlere dahil edildi. Zaman, her bir zaman birimi arasında (örn., başlangıç ve 2. hafta arasında) kümülatif olarak meydana gelen, çalışma tamamlayıcılarında zaman içindeki ortalama değişimin yüzdesi olarak doğrusal bir şekilde parametreleştirildi ve 1'e toplandı.
Eksik öğelerle yapılan sonuç ölçümleri, rastgele bir orman atama algoritması kullanılarak veri yüklenmiştir ( Stekhoven ve Bühlmann, 2012 ). Tüm karma model sabit etki katsayısı tahminleri için %95 olabilirlik profili güven aralıkları hesaplanmıştır. R istatistiksel hesaplama dilinde ( R Development Core Team, 2016 ) “lme4” ( Bates ve diğerleri, 2016 ) ve “lmerTest” ( Kuznetsova ve diğerleri, 2016 ) istatistiksel paketlerini kullandık .
Sonuçlar kayıt
Genel olarak, 180 denek kaydedildi ve 179 denek en az bir doz çalışma ilacı aldı. Bir konu, tüm dahil etme kriterlerini karşılamadığı için ekran hatası olarak kategorize edildi.
tablo 1tedavi örneğinin temel klinik ve demografik özelliklerini gösterir. Deneklerin ortalama (SD) yaşı 45.7 idi (SD 15.3; aralık 19.7-78.3). Hastaların 119'u (%66,5) kadın, 134'ü (%74,9) beyaz ırktandı; 31'i (%17.3) Afrika kökenli Amerikalı; 10'u (%5.6) Asyalı Amerikalı; 8'i (%4,5) Hispanik Amerikalı; ve 6'sı (%3.4) çok ırklı idi. tablo 1
Çalışma konularının temel özellikleri (n = 179)
| Yaş | 45,7 (15,3), aralık (19,7 - 78,3) |
| Cinsiyet (% Kadın) | 119 (%66,5) |
| Irk (% Kafkas) | 134 (%74,9) |
| Etnisite (% Hispanik) | 8 (%4,5) |
| % İşsiz | 31 (%17.3) |
| % Evli | 67 (%37,4) |
| İlk GAD bölümündeki yaş | 21,5 (15,4) |
| Mevcut YAB döneminin süresi (yıl) | 8.4 (13.9) |
| % Mevcut majör depresif dönem | 56 (%31,3) |
| Psikiyatrik eşlik eden hastalık sayısı | 0,7 (0,9) |
| YAB için önceki tedavilerin sayısı | 1.5 (1.7) |
| YAB-7 | 15.1 (3.1) |
| HAM-A | 14,7 (3.6) |
| BAI | 16.9 (9.4) |
| PGWB-Anksiyete | 9.3 (3.9) |
| CGI-S | 4,2 (0,4) |
BAI = Beck Kaygı Envanteri; CGI-S = Klinik Genel İzlenim–Önemlilik; YAB-7 = Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu 7 Maddelik Ölçek; HAM-A = Kaygı için Hamilton Derecelendirme Ölçeği; PGWB = Psikolojik Genel İyi Oluş.
Tüm denekler arasında ortalama (SD) başlangıç YAB-7 puanı 15.1 (3.1), deneklerin çoğunluğunun CGI-S skorunda orta şiddette olması: 151 (%84.4) orta, 27 (%15.1) işaretli ve 1 (%0.6) şiddetli. Ortalama hastalık başlangıcındaki yaş 21.5 (SD 15.4) idi ve çoğu denek, ortalama hastalık süresi 8.4 (SD 13.9) yıl olan kronik semptomlar (> 2 yıl süren) bildirdi. Çoğu denek, GAD için önceden en az bir farmakolojik veya psikoterapötik tedavi gördüğünü bildirdi ve önceki tedavilerin ortalama sayısı 1.5 (SD 1.7) idi. Ek olarak, kaygı semptomları birincil şikayetleri olmasına rağmen, 56 denek (%31,3) eşzamanlı majör depresif dönem için DSM-IV kriterlerini de karşıladı.
Genel olarak, 28 denek (%15.6) tedavinin ilk 8 haftasında tedaviyi erken bıraktı (bkz.1). Çalışma ilacı uyumsuzluğunun en az %70 olması nedeniyle yalnızca bir denek denemeden çekildi.

Ayrı bir pencerede aç
Şekil 1
KONSORT Şeması
Birincil sonuç ölçüsü: Klinik yanıt
Genel olarak, 104 denek (%58.1) (%95 GA: %50.9 ila %65.5) tedavi yanıtı kriterlerini karşıladı (8. hafta sonlanım noktasında YAB-7 ve CGI-S puanlarına göre). 8. haftada tedaviyi tamamlayan 151 kişiden 44'ü (%29.1) son CGI -S puanı 1 (normal), 45'i (%29.8) bir CGI-S puanı 2 (sınırda), 31'i (%20.5) bir CGI'ye sahipti. -S puanı 3 (hafif), 27 (%17.9) CGI-S puanı 4 (orta) ve 2 (%1.3) son CGI-S puanı 5 (belirgin) semptom.
Temel demografik veya klinik değişkenlerin hiçbiri 8. haftadaki bir yanıtın anlamlı veya eğilim düzeyinde belirleyicileri değildi (temel GAD-7 puanı için kontrol; bulgular istek üzerine sağlanır). Başlangıç YAB-7 puanları da yanıtın anlamlı bir yordayıcısı değildi (OR = 1.00 [%95 GA = 0.91–1.11], p = 0.938).
Birincil sonuç ölçüsü: YAB-7'deki Değişim
8. haftaya kadar YAB-7 toplam puanında zaman içinde istatistiksel olarak anlamlı ve klinik olarak anlamlı bir azalma oldu (β = -8,4 [%95 GA = -9,1 ila -7,7], standartlaştırılmış β = -1,6 [%95 GA = -1,7 ila −1.4], df = 159.9, t = −23.4, p < 0.001; bkz.İncir. 2). Ortalama denek, orta ila şiddetli anksiyete semptomlarından (yani, YAB-7 = 15,1) hafif anksiyete semptomlarına (yani, YAB-7 = 6.7) bir azalma gösterdi. Kırk iki denek (%23.5) papatyaya hızlı bir yanıt verdi ve 2 haftalık tedaviden sonra toplam başlangıç GAD-7 skorundan ≥%50 azalma gösterdi.

Ayrı bir pencerede aç
şekil 2
Akut tedaviye göre anksiyete semptomatolojisinde değişiklik
YAB'ye özgü ve genel anksiyete semptomatolojisinin tüm endeksleri tedavi süresince düzeldi ( p < .001). YAB-7 = Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu ölçeği; HAM-A = Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği; BAI = Beck Kaygı Envanteri.
İkincil sonuç ölçütleri
HAM-A skorunda zaman içinde istatistiksel olarak anlamlı ve klinik olarak anlamlı bir azalma oldu ( B = -9,0 [%95 GA: -9,7 ila -8,4], standartlaştırılmış β = -1,7 [%95 GA: −1,8 ila -1,6] , df = 166.3, t = -26.2, p < 0.001; bkz.İncir. 2). Ek olarak, 8. haftaya kadar zaman içinde kendi kendine bildirilen ortalama BAI skorunda istatistiksel olarak anlamlı ve klinik olarak anlamlı bir azalma vardı ( B = -9.2 [%95 GA: −10.4 ila -7.9], standartlaştırılmış β = −1.0 [%95 GA : -1,2 ila -0,9], df =170.8, t = -14.5, p < 0,001; bkz.İncir. 2).
Son olarak, PGWB toplam puanında 8. haftaya kadar istatistiksel olarak anlamlı ve klinik olarak anlamlı bir iyileşme oldu ( B = 17.5 [%95 GA: 15.2 ila 19.8], standardize β = 1.0 [0.9 ila 1.1], df = 154.83, t = -14.95 , p < 0,001; bkz.Şekil 3). PGWB-Anksiyete alt ölçeği ( B = 5,6 [%95 GA: 4,8 ila 6,3], standartlaştırılmış β = 1,2 [1,0 ila 1,3], df = 154.1, t = 14,1, p < 0,001) aracılığıyla işlevsellikte bir artış gözlemlendi . PGWB-Depresyon ( B = 1.8 [%95 GA: 1.4 ila 2.1], standartlaştırılmış β = 0.6 [0.5 ila 0.7], df = 160.8, t = 9.0, p < 0.001) dahil olmak üzere diğer tüm PGWB alt ölçekleri de işlevsellikte iyileşme göstermiştir. , PGWB-Pozitif Refah ( B = 2,9 [%95 GA: 2,4 ila 3,3], standartlaştırılmış β = 0,8 [0,6 ila 0,9], df = 152.2, t = 11,5,p < 0,001), PGWB-Öz Kontrol ( B = 2,8 [%95 GA: 2,3 ila 3,2], standartlaştırılmış β = 0,9 [0,8 ila 1,0], df = 169.0, t = 12,2, p < 0,001), PGWB-Genel Sağlık ( B = 1.5 [%95 GA: 1,1 ila 1,9], standartlaştırılmış β = 0,5 [0,4 ila 0,7], df = 153.0, t = 6,9, p < 0,001) ve PGWB-Vitality ( B = 3,0 [%95 GA: 2,4 ila 3.5], standartlaştırılmış β = 0,8 [0,6 ila 0,9], df = 157.1, t = 10,7, p < 0,001).

Ayrı bir pencerede aç
Figür 3
Akut tedaviye göre psikolojik iyi olma halindeki değişiklik
Psikolojik Genel İyi Oluş İndeksi'nin tüm alt ölçekleri, 8 haftalık papatya tedavisi boyunca önemli ölçüde iyileşti ( p <.001). PGWB-Anx = Kaygı; PGWB-Dep = Depresyon; PGWB-PWB = Olumlu refah; PGWB-SC = Oto kontrol; PGWB-GH = Genel sağlık; PGWB-VT = Canlılık. Güvenlik ve tolere edilebilirlik
Deneme sırasında hiçbir denek doz azaltımı gerektirmedi. Yirmi bir denek (%11.7), muhtemelen veya kesinlikle tedaviyle ilgili olduğuna karar verilen en az bir yan etki yaşadı. Bildirilen tam advers olaylar şurada görüntülenir:Tablo 2.
Tablo 2
Türüne göre potansiyel olarak tedaviyle ilgili advers olaylar
| İshal | 1 (<1%) |
| uyuşukluk | 13 (%7.2) |
| Tükenmişlik | 1 (<1%) |
| Bitkisel tat kalıcı | 7 (%3,9) |
| Hazımsızlık | 1 (<1%) |
| Mide bulantısı | 2 (%1.1) |
Bazı hastalar birden fazla advers olay yaşadı.
Denekler, tedaviyle ilgili 'muhtemelen' veya 'kesinlikle' olarak derecelendirilen 0.14 (0.41) (aralık, 0–2) advers olay ortalamasını (SD) bildirdiler. Genel olarak sadece 4 advers olay orta şiddette, geri kalanlar hafif olarak sınıflandırıldı. Duruşma sırasında ciddi bir olumsuz olay yaşanmadı. En yaygın yan etkiler uyuşukluk ( n = 13; %7.2) ve disgustia ( n = 7; %3.9) idi.
Tartışma
YAB için mevcut psikofarmakolojik müdahaleler pek çok bireyin ihtiyaçlarını karşılamamaktadır. Bu açık etiketli çalışmada, 8 hafta boyunca papatya tedavisinin deneklerin %58.1'inde klinik olarak anlamlı bir yanıtın yanı sıra gözlemci ve kendi değerlendirdiği sonuç ölçütlerinde benzer iyileşme oranlarıyla ilişkili olduğunu bulduk. 1500 mg'lık papatya dozu iyi tolere edildi ve hiçbir ciddi yan etki bildirilmedi. Hastaların neredeyse dörtte biri papatyaya hızlı yanıt verdi ve tedavinin başlamasından sonraki 2 hafta içinde YAB-7 semptom skorlarında en az %50 azalma sağladı.
Bu çalışmadaki klinik yanıt oranı (%58.1), önceki plasebo kontrollü akut tedavi papatya denememizdeki %57.1 yanıt oranına benzerdi ( Amsterdam ve diğerleri, 2009 ). Ek olarak, bu denemedeki HAM-A puanındaki ortalama azalma (9,0 puan), plasebo kontrollü denemeninkine yakındı (yaklaşık 7,5 puan). Bu nedenle, aynı klinik bölgede yürütülen her iki denemede de papatya etkinliğinin karşılaştırılabilir olduğuna dair bazı göstergeler vardır.
Ayrıca, her iki denemede bildirilen mutlak yanıt oranları, GAD'de benzodiazepinler ve seçici serotonin geri alım inhibitörlerinin daha önceki kontrollü denemelerinde bildirilenlere benzerdir ( Mitte ve ark., 2005 ). Bununla birlikte, papatya ile geleneksel anksiyolitiklerin doğrudan karşılaştırılması bildirilmemiştir. Ek olarak, mevcut çalışma, önceki plasebo kontrollü çalışmamızdan elde edilen gözlemleri doğrulayarak, papatya için aşırı derecede olumlu bir yan etki ve tolere edilebilirlik profili göstermiştir. Bu bulgular papatya tedavisini geleneksel anksiyolitiklerle olumsuz olaylarla ilgili endişelerini ifade eden YAB'li bireyler için çekici kılabilir ( McHugh ve ark., 2013 ).
Papatyanın anksiyolitik etki şekli iyi karakterize edilmemiştir. Bununla birlikte, birkaç kanıt dizisi, flavonoid bileşenlerinin birçoğunun, γ-amino bütirik asit (GABA), noradrenalin (NA), dopamin (DA) ve serotonin sinir iletimini etkileyerek veya hipotalamik-hipofiz-adrenokortikal ekseni modüle ederek anksiyolitik aktivite üretebileceğini düşündürmektedir. fonksiyon ( Awad ve diğerleri, 2007 ; Hanrahan ve diğerleri, 2011 ; Lorenzo ve diğerleri, 1996 ; Marder ve Paladini, 2002 ; Reis ve diğerleri, 2006 ). Ek olarak, apigenin'in (bir papatya bileşeni) benzodiazepin reseptörlerine bağlandığı ve kültürlenmiş sinir hücrelerinde GABA ile aktive olan aktiviteyi azalttığı, benzodiazepin reseptör antagonisti Ro 15-1788 tarafından bloke edilen bir etki olduğu gösterilmiştir.Avallone ve diğerleri, 1995 ). Ek olarak, yarı sentetik papatya türevi 6,3'-dinitro-flavon'un benzodiazepin reseptöründe diazepamdan 30 kat daha güçlü olduğu bulunmuştur ( Viola ve diğerleri, 1995 ). Bu çalışmada ve geçmiş araştırmalarda gözlemlenen klinik yanıt göz önüne alındığında ( Amsterdam ve diğerleri, 2009 ), papatyanın anksiyolitik etkisinin altında yatan mekanizmayı aydınlatmak için daha fazla çeviri araştırmasına ihtiyaç vardır.
Mevcut bulguların yorumlanmasında çeşitli uyarılar dikkate alınmalıdır. Mevcut çalışmanın genel tasarımı, mevcut analizde bir plasebo karşılaştırma grubu kullanma yeteneğimizi engelledi ( Mao ve diğerleri, 2014 ). Bu sınırlama, papatyaya karşı plasebonun anksiyolitik etkinliğini tahmin etme ve önceki bulgularımızı doğrudan kopyalama yeteneğimizi kısıtladı ( Amsterdam ve diğerleri, 2009).). Bu nedenle, bu denemede kaygı puanlarında gözlenen azalmanın, istatistiksel ortalamaya doğru bir gerilemeden veya papatyanın aktif bir etkisi ile ilgisi olmayan bir plasebo etkisinden kaynaklanmış olması mümkündür. Bununla birlikte, papatyaya yanıt verenlerin papatya devamı veya plasebo geri çekilmesi için çift kör randomize edildiği araştırmanın sonraki aşamasında, papatyadan çekilen hastalar takip boyunca önemli ölçüde daha kötü GAD-7 puanları sergiledi [Mao Phytomedicine citation TK].
Son olarak, papatyanın görünen faydalı etkisinin, daha orta derecede YAB olan bireylerle sınırlı olması ve daha şiddetli YAB semptomlarının (veya YAB dışındaki anksiyete bozukluklarının) papatya tedavisinden fayda görmemesi mümkündür. Bununla birlikte, alım semptom şiddeti ile klinik yanıt alma olasılığı arasında veya herhangi bir klinik değişken ile yanıt oranları arasında anlamlı bir ilişki olduğuna dair bir gösterge yoktu. Mevcut gözlemleri tekrarlamak için ek çalışmalara ihtiyaç duyulacaktır.
Çözüm
Bu çalışmanın sınırlamalarına rağmen, bugüne kadar bu analiz, orta ila şiddetli YAB için papatya özütünün güvenlik ve etkinliğine ilişkin en büyük ileriye dönük denemeyi temsil etmektedir. Gözlenen etki büyüklüğü göz önüne alındığında, papatya özütünün geleneksel anksiyolitik ajanlardan daha uygun bir risk/fayda oranı üretebileceğini tahmin ediyoruz. Bununla birlikte, papatya özünü geleneksel YAB tedavileriyle karşılaştıran gelecekteki karşılaştırmalı çalışmaların yapılması gerekecektir.
Teşekkür
İsveç Bitkisel Enstitüsü'nden Doktora Alexander Panossian'a, ABD Gıda ve İlaç İdaresi'nden SHC-1 papatya özü için IND onayı almadaki yardımları ve papatya hazırlığı konusunda uzmanlık sağladığı için teşekkür ederiz. Ayrıca İsveç Bitkisel Enstitüsü'ne (Gothenburg, İsveç) bu çalışmada kullanılmak üzere üretim ve standartlaştırılmış papatya özü sağladığı için teşekkür ederiz. İsveç Bitkisel Enstitüsü'nün çalışmanın tasarımında, yürütülmesinde veya raporunda hiçbir rolü olmadığını not ediyoruz. Ayrıca Justin Hollm, James Baier, Theresa Tiliakos, Rolma Gano ve Maryanne Giampapa'ya klinik araştırma yönetimi, koordinasyon, veri toplama ve girişe olan bağlılıkları için teşekkür ederiz. Bu makalenin hazırlanmasındaki editoryal yardım için Ingrid Haviland'a teşekkür ederiz.
Yatırım kaynağı
Bu çalışma, Ulusal Sağlık Enstitüleri/Ulusal Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Merkezi (NCCAM) R01 AT005074 ve NCCAM K23 AT004112 tarafından sağlanan hibelerle desteklenmiştir. Çalışma ayrıca NIH/Ulusal Kanser Enstitüsü Kanser Merkezi Destek Hibesi P30 CA008748 tarafından da desteklenmiştir. Finansman kuruluşlarının, çalışmanın tasarımında veya yürütülmesinde hiçbir rolü yoktu. Dr. Mao, çalışmadaki tüm verilere tam erişime sahiptir ve yayın için gönderme kararının nihai sorumluluğuna sahiptir.
Kısaltmalar
| BAI | Beck Anksiyete Envanteri öz bildirim ölçeği |
| CGI-S | Klinik Global İzlenim-Şiddet |
| YAB | Yaygın Anksiyete Bozukluğu |
| HAM-A | Anksiyete gözlemci ölçeği için Hamilton Derecelendirme Ölçeği |
| PGWB | Psikolojik Genel İyi Oluş öz bildirim ölçeği |
Deneme Kaydı: ClinicalTrials.gov Deneme Kaydı NCT01072344
çıkar çatışmaları
Yazarların hiçbirinin bildirecek potansiyel bir çıkar çatışması yoktu.
Her Yazarın Çalışmaya Katkıları ve Makale Hazırlanması
Tüm yazarlar, çalışmanın tasarımına ve yürütülmesine, makalenin hazırlanmasına ve gönderilen makalenin nihai onayına katıldı.
Yayıncının Sorumluluk Reddi: Bu, yayına kabul edilmiş, düzenlenmemiş bir makalenin PDF dosyasıdır. Müşterilerimize bir hizmet olarak, el yazmasının bu erken versiyonunu sunuyoruz. Makale, alıntı yapılabilir son haliyle yayınlanmadan önce, kopya düzenleme, dizgi ve ortaya çıkan kanıtın gözden geçirilmesinden geçecektir. Lütfen, üretim sürecinde içeriği etkileyebilecek hataların keşfedilebileceğini ve dergi için geçerli olan tüm yasal uyarıların geçerli olduğunu unutmayın.
Referanslar
- Amsterdam JD, Li Y, Soeller I, Rockwell K, Mao JJ, Shults J. Yaygın anksiyete bozukluğu için oral Matricaria recutita (papatya) özü tedavisinin randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir denemesi. J Clin Psikofarmakol. 2009; 29 :378–382. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Ashton H. Benzodiazepin bağımlılığının teşhisi ve yönetimi. Curr Opin Psikiyatri. 2005; 18 :249–255. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Asnaani A, Richey JA, Dimaite R, Hinton DE, Hofmann SG. Anksiyete bozukluklarının yaşam boyu yaygınlık oranlarının etnik bir karşılaştırması. J Sinir Ment Dis. 2010; 198 :551–555. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Matricaria chamomilla çiçek başlarında Avallone R, Zanoli P, Corsi L, Cannazza G, Baraldi M. Benzodiazepin benzeri bileşikler ve GABA. Fitoterapi Araştırması. 1995; 10 :S177–S179. [ Google Akademik ]
- Awad R, Levac D, Cybulska P, Merali Z, Trudeau VL, Arnason JT. Geleneksel olarak kullanılan anksiyolitik botaniklerin gama-aminobütirik asit (GABA) sisteminin enzimleri üzerindeki etkileri. Can J Physiol Pharmacol. 2007; 85 :933–942. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Baldwin D, Woods R, Lawson R, Taylor D. Yaygın anksiyete bozukluğu için ilaç tedavilerinin etkinliği: sistematik inceleme ve meta-analiz. Bmj. 2011; 342 :d1199. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Baldwin DS, Allgulander C, Bandelow B, Ferre F, Pallanti S. Genel anksiyete bozukluğu olan hastaların tedavisinde rapor edilen reçete yazma uygulamalarına ilişkin uluslararası bir araştırma. Dünya J Biol Psikiyatri. 2012; 13 :510–516. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Barker MJ, Greenwood KM, Jackson M, Crowe SF. Uzun Süreli Benzodiazepin Kullanımının Bilişsel Etkileri. CNS İlaçları. 2004; 18 :37-48. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Bates D, Maechler M, Bolker B, Walker S, Christensen RHB, Singmann H, Dai B, Grothendieck G, Green P. lme4: 'Eigen' ve S4, 1.1–12 ed kullanan Lineer Karışık Etki Modelleri. 2016. [ Google Akademik ]
- Bateson AN. Benzodiazepin Toleransı ve Geri Çekilmesiyle İlgili Temel Farmakolojik Mekanizmalar. Güncel Farmasötik Tasarım. 2002; 8 :5–21. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Beck AT, Epstein N, Brown G, Steer RA. Klinik kaygıyı ölçmek için bir envanter: psikometrik özellikler. J Clin Psychol'a danışın. 1988; 56 :893-897. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Biggio G, Dazzi L, Biggio F, Mancuso L, Talani G, Busonero F, Mostallino MC, Sanna E, Follesa P. GABA(A) reseptör modülatörlerine karşı toleransın ve geri çekilmesinin moleküler mekanizmaları. Eur Nöropsikofarmakol. 2003; 13 :411–423. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Blumenthal M, Busse WR, Goldberg A. Komple Komisyon E Monografları: Bitkisel İlaçlar için Terapötik Rehber. Bütünleştirici Tıp İletişimi; Boston, MA: 1998. [ Google Akademik ]
- Bonavita CD, Bisagno V, Bonelli CG, Acosta GB, Rubio MC, Wikinski SI. Lorazepamın yatıştırıcı etkisine tolerans, kortikal salınımdaki azalma ve glutamat afinitesi ile ilişkilidir. Nörofarmakoloji. 2002; 42 :619–625. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Bruce SE, Yonkers KA, Otto MW, Eisen JL, Weisberg RB, Pagano M, Shea MT, Keller MB. Yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi ve panik bozukluğunda psikiyatrik eştanıların iyileşme ve yineleme üzerine etkisi: 12 yıllık ileriye dönük bir çalışma. J Psikiyatriyim. 2005; 162 :1179-1187. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Bruni A, Ballero M, Poli F. Campidano Vadisi ve Urzulei bölgesinin kantitatif etnofarmakolojik çalışması, Sardunya, İtalya. J Etnofarmakol. 1997; 57 :97–124. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Davidson JR, Feltner DE, Dugar A. Birinci basamakta yaygın anksiyete bozukluğunun yönetimi: zorlukların ve karşılanmayan ihtiyaçların belirlenmesi. Prim Care Companion J Clin Psikiyatri. 2010:12. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Di Stasi LC, Oliveira GP, Carvalhaes MA, Queiroz-Junior M, Tien OS, Kakinami SH, Reis MS. Brezilya Tropik Atlantik Ormanı'nda yaygın olarak kullanılan şifalı bitkiler. Fitoterapi. 2002; 73 :69-91. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Fawcett J, Epstein P, Fiester SJ, Elkin I, Autry JH. Klinik yönetim -- imipramin/plasebo uygulama kılavuzu. NIMH Depresyon Tedavisi İşbirliğine Dayalı Araştırma Programı. Psikofarmakol Boğa. 1987; 23 :309–324. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Ferguson JM. SSRI Antidepresan İlaçlar: Olumsuz Etkiler ve Tolere Edilebilirlik. Prim Care Companion J Clin Psikiyatri. 2001; 3 :22–27. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- İlk MS, Spitzer L, Gibbon M, Williams J. DSM-IV-TR Eksen I Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-I/PW/PSY Ekranı) Biyometrik Araştırma, New York Eyalet Psikiyatri Enstitüsü; New York, NY: 2001. [ Google Akademik ]
- Francis JL, Moitra E, Dyck I, Keller MB. Stresli yaşam olaylarının yaygın anksiyete bozukluğunun nüksetmesine etkisi. Depresyona Girin. 2012; 29 :386-391. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Gelenberg AJ, Lydiard RB, Rudolph RL, Aguiar L, Haskins JT, Salinas E. Venlafaksin uzatılmış salımlı kapsüllerin genelleştirilmiş anksiyete bozukluğu olan, depresyonu olmayan ayaktan hastalarda etkinliği: 6 aylık randomize kontrollü bir çalışma. JAMA. 2000; 283 :3082–3088. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Goethe JW, Woolley SB, Cardoni AA, Woznicki BA, Piez DA. Seçici serotonin geri alım inhibitörünün kesilmesi: yan etkiler ve ilaca uyumu etkileyen diğer faktörler. J Clin Psikofarmakol. 2007; 27 :451-458. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Hamilton M. Derecelendirmeye göre kaygı durumlarının değerlendirilmesi. Br J Med Psikol. 1959; 32 :50–55. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Hanrahan JR, Chebib M, Johnston GA. GABA(A) reseptörlerinin flavonoid modülasyonu. Br J Pharmacol. 2011; 163 :234–245. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Kessler RC, Olfson M, Berglund PA. Psikiyatrik bozuklukların ilk başlangıcından sonra tedavi temasının kalıpları ve yordayıcıları. J Psikiyatriyim. 1998; 155 :62-69. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Kessler RC, Petukhova M, Sampson NA, Zaslavsky AM, Wittchen HU. Amerika Birleşik Devletleri'nde on iki aylık ve yaşam boyu yaygınlık ve yaşam boyu morbid anksiyete ve duygudurum bozuklukları riski. Int J Yöntemleri Psikiyatr Arş. 2012; 21 :169–184. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Kessler RC, Soukup J, Davis RB, Foster DF, Wilkey SA, Van Rompay MI, Eisenberg DM. Amerika Birleşik Devletleri'nde anksiyete ve depresyonu tedavi etmek için tamamlayıcı ve alternatif tedavilerin kullanımı. J Psikiyatriyim. 2001; 158 :289-294. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- King M, Nazareth I, Levy G, Walker C, Morris R, Weich S, Bellón-Saameño JÁ, Moreno B, Švab I, Rotar D, Rifel J, Maaroos HI, Aluoja A, Kalda R, Neeleman J, Geerlings MI, Xavier M, de Almeida MC, Correa B, Torres-Gonzalez F. Avrupa genelinde genel uygulama katılımcılarında yaygın ruhsal bozuklukların yaygınlığı. Br J Psikiyatri. 2008; 192 :362–367. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Kuznetsova A, Brockhoff PB, Christensen RHB. lmerTest: Doğrusal Karışık Etki Modellerinde Testler, 2.0–30 ed. 2016. [ Google Akademik ]
- Merdiven M. Benzodiazepinler tekrar ziyaret edildi - hiç öğrenecek miyiz? Bağımlılık. 2011; 106 :2086-2109. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Lorenzo PS, Rubio MC, Medina JH, Adler-Graschinsky E. Monoamin oksidaz ve noradrenalin alımının sıçan kulakçıklarında apigenin pozitif kronotropik etkilerine katılımı. Eur J Pharmacol. 1996; 312 :203–207. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Mao JJ, Li QS, Soeller I, Rockwell K, Xie SX, Amsterdam JD. Genelleştirilmiş anksiyete bozukluğunun uzun süreli papatya tedavisi: Randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma için bir çalışma protokolü. Klinik denemeler. 2014; 4 :5. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Marder M, Paladini AC. Flavonoid yapının GABA(A)-reseptör ligandları. Curr Top Med Chem. 2002; 2 :853-867. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- McHugh RK, Whitton SW, Peckham AD, Welge JA, Otto MW. Psikiyatrik bozuklukların psikolojik ve farmakolojik tedavisi için hasta tercihi: bir meta-analitik inceleme. J Clin Psikiyatri. 2013; 74 :595-602. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- McIntyre E, Saliba AJ, Wiener KK, Sarris J. Anksiyete yaşayan Avustralyalı yetişkinlerde bitkisel ilaç kullanımı davranışı: tanımlayıcı bir çalışma. BMC Tamamlayıcı Alter Med. 2016; 16:60 . [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Merzouki A, Ed-derfoufi F, Molero Mesa J. Rifian geleneksel tıp bilgisine katkı. II: Ksar Lakbir bölgesinde (NW Fas) Fitoterapia'da halk hekimliği. 2000; 71 :278–307. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Mitte K, Noack P, Steil R, Hautzinger M. Yaygın anksiyete bozukluğunda ilaç tedavisinin etkinliğinin meta-analitik bir incelemesi. J Clin Psikofarmakol. 2005; 25 :141–150. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Nakazawa T, Yasuda T, Ueda J, Ohsawa K. Zorunlu yüzme testinde Perilla frutescens'ten apigenin ve 2,4,5-trimetoksisinamik asidin antidepresan benzeri etkileri. Biol Ecz Boğa. 2003; 26 :474–480. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- NIMH. Tedaviyle ortaya çıkan semptomlar ölçeği. Psikofarmakol Boğa. 1985; 21 :1069-1073. [ Google Akademik ]
- Paladini AC, Marder M, Viola H, Wolfman C, Wasowski C, Medina JH. Flavonoidler ve merkezi sinir sistemi: unutulmuş faktörlerden güçlü anksiyolitik bileşiklere. J Pharm Pharmacol. 1999; 51 :519–526. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Penninx BW, Nolen WA, Lamers F, Zitman FG, Smit JH, Spinhoven P, Cuijpers P, de Jong PJ, van Marwijk HW, van der Meer K, Verhaak P, Laurant MG, de Graaf R, Hoogendijk WJ, van der Wee N, Ormel J, van Dyck R, Beekman AT. İki yıllık depresif ve anksiyete bozuklukları kursu: Hollanda Depresyon ve Anksiyete Çalışması'nın (NESDA) sonuçları J Duygulanım Bozukluğu. 2011; 133 :76-85. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Pieroni A, Quave C, Nebel S, Heinrich M. Kuzey Basilicata, İtalya'nın etnik Arnavutlarının (Arbereshe) etnopharmacy. Fitoterapi. 2002; 73 :217–241. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- R Geliştirme Çekirdek Ekibi. R: İstatistiksel hesaplama için bir dil ve ortam. R İstatistiksel Hesaplama için Temel; Viyana, Avusturya: 2016. [ Google Akademik ]
- Ramsawh HJ, Raffa SD, Edelen MO, Rende R, Keller MB. Orta yetişkinlikte kaygı: yaş ve zamanın 14 yıllık panik bozukluğu, sosyal fobi ve yaygın kaygı bozukluğu seyri üzerindeki etkileri. Psikol Med. 2008; 39 :615-624. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Reinhold JA, Rickels K. Yetişkinlerde yaygın anksiyete bozukluğu için farmakolojik tedavi: bir güncelleme. Uzman Opin Eczacı. 2015; 16 :1669-1681. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Reis LS, Pardo PE, Oba E, do Kronka SN, Frazatti-Gallina NM. Matricaria chamomilla CH12, Nelore buzağılarında taşıma stresini azaltır. J Vet Sci. 2006; 7 :189–192. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Rickels K, Rynn M. Yaygın anksiyete bozukluğunun farmakoterapisi. J Clin Psikiyatri. 2002; 63 (Ek 14):9–16. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Rutherford BR, Bailey VS, Schneier FR, Pott E, Brown PJ, Roose SP. Anksiyete bozukluğu klinik çalışmalarında çalışma tasarımının tedavi yanıtı üzerindeki etkisi. Depresyona Girin. 2015; 32 :944–957. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Rutherford BR, Pott E, Tandler JM, Wall MM, Roose SP, Lieberman JA. Antipsikotik klinik çalışmalarda plasebo yanıtı: Bir meta-analiz. Basında JAMA Psikiyatri . [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Rutherford BR, Sneed JR, Roose SP. Çalışma tasarımı sonucu etkiler mi? Antidepresan denemelerinde plasebo kontrolü ve tedavi süresinin etkileri. Psikoter Psikozomu. 2009; 78 :172–181. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Singh O, Khanam Z, Misra N, Srivastava MK. Papatya (Matricaria chamomilla L.): Genel bir bakış. Pharmacogn Rev. 2011; 5 :82–95. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Srivastava JK, Shankar E, Gupta S. Papatya: Geçmişin parlak geleceği olan bir bitkisel ilacı. Mol Med Temsilcisi 2010; 3 :895–901. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Stahl SM. Sorma, söyleme ama benzodiazepinler hala anksiyete bozukluğunun önde gelen tedavileridir. J Clin Psikiyatri. 2002; 63 :756–757. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Stekhoven DJ, Bühlmann P. MissForest—karma tip veriler için parametrik olmayan eksik değer tahmini. Biyoinformatik. 2012; 28 :112-118. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Stewart SA. Benzodiazepinlerin Biliş Üzerine Etkileri. J Clini Psikiyatri. 2005; 66 :9-13. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Viola H, Wasowski C, Levi de Stein M, Wolfman C, Silveira R, Dajas F, Medina JH, Paladini AC. Matricaria recutita çiçeklerinin bir bileşeni olan Apigenin, anksiyolitik etkileri olan merkezi bir benzodiazepin reseptör-ligandıdır. Bitki Med. 1995; 61 :213–216. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Wiklund I, Berg G, Hammar M, Karlberg J, Lindgren R, Sandin K. Transdermal hormonal tedavinin postmenopozal kadınlarda yaşam kalitesi yönleri üzerinde uzun vadeli etkisi. Olgunlar. 1992; 14 :225–236. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Wittchen HU, Jacobi F, Rehm J, Gustavsson A, Svensson M, Jönsson B, Olesen J, Allgulander C, Alonso J, Faravelli C, Fratiglioni L, Jennum P, Lieb R, Maercker A, van Os J, Preisig M, Salvador -Carulla L, Simon R, Steinhausen HC. Avrupa'da zihinsel bozuklukların ve beynin diğer bozukluklarının boyutu ve yükü 2010. Eur Neuropsychopharmacol. 2011; 21 :655–679. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Yamada K, Miura T, Mimaki Y, Sashida Y. Kısıtlama stresi altında yumurtalıkları alınmış sıçanlarda papatya yağı buharının solunmasının plazma ACTH düzeyine etkisi. Biol Ecz Boğa. 1996; 19 :1244–1246. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Yonkers KA, Bruce SE, Dyck IR, Keller MB. Kroniklik, nüks ve hastalık - panik bozukluğu, sosyal fobi ve yaygın anksiyete bozukluğunun seyri: 8 yıllık takipten sonra kadın ve erkeklerde bulgular. Depresyona Girin. 2003; 17 :173–179. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Zanoli P, Avallone R, Baraldi M. Apigenin ve chrysin flavonoidlerinin davranışsal karakterizasyonu. Fitoterapi. 2000; 71 (Ek 1):S117–123. [ PubMed ] [ Google Akademik ]








Yorum yap