DERLEME
Obeziteye Karşı Kullanılan
Zayıflama Bantlarının
Açıdan Değerlendirilmesi
Pınar ERKEKOĞLU,a
Belma GİRAY,a
Gönül ŞAHİNa
aFarmasötik Toksikoloji AD, Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Ankara
Geliş Tarihi/Received: 05.05.2009
Kabul Tarihi/Accepted: 04.12.2009
Yazışma Adresi/Correspondence:
Belma GİRAY Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi,
Farmasötik Toksikoloji AD, Ankara, TÜRKİYE/TURKEY bgiray@hacettepe.edu.tr
Copyright © 2010 by Türkiye Klinikleri
ÖZET Obezite, insanlarda ve diğer memelilerde yağ dokusu olarak depolanan enerji kaynağının, çeşitli sağlık problemlerine neden olabilecek şekilde aşırı artışı olarak tanımlanmaktadır. Dün- yada yaygın bir hastalık olup birçok hastalığın ve morbiditenin önemli nedenlerinden biridir. Aşırı kalori alımı, hareketsiz hayat ve genetik yatkınlık obezitenin ortaya çıkışının ana neden- leri olarak sıralanabilir. Ancak nadir durumlarda, medikal tedavi ve psikiyatrik hastalıklara bağ- lı olarak da obezite ortaya çıkabilir. Obeziteyi önlemek için birçok ürün kullanılmaktadır. Bu ürünlerden bazılarının diyet ve fiziksel egzersizlerle birlikte etkin oldukları belirtilirken, bazı- ları hayat tarzı değişikliği olmaksızın bile etkin olan ürünler olarak satılmaktadır. Zayıflama bantları, vücudun istenen bir bölgesine her gün veya her hafta değiştirilerek yapıştırılan ve ki- lo verilmesini sağladığı bildirilen kendinden yapışır transdermal ürünlerdir. Bu ürünlerin için- de çeşitli bitkisel karışımlar bulunmaktadır. Bunlar arasında Fucus vesiculosis, Guarana ve Garcina cambogia kombinasyonları ile satışa sunulan zayıflama bantları en sıklıkla üretilen bant- lardır. Bu bileşenleri içeren ürünler, uygun kullanılmadığında birçok yan etkiye neden olabilir. İstenmeyen etkileri özellikle hassas popülasyonlarda veya hassas bireylerde daha şiddetli orta- ya çıkabilir. Bu etkilerin yanı sıra tedavide zaman kaybına da neden olabilir. Zayıflama bantla- rı, obeziteye bağlı olarak ortaya çıkabilecek hastalık risklerini; doğru diyet, egzersiz ve gerektiğinde uygun bir medikal yaklaşım ile çözülebilmesini kullanıldıkları süre boyunca engel- lemiş olacakları için de bu bantların kullanımları sakıncalı olabilir. Bu derlemede, zayıflama bantlarının içerikleri ve bu ürünlerin kullanımıyla ortaya çıkabilecek olası toksikolojik sonuç- lar üzerinde durulacaktır.
Anahtar Kelimeler: Şişmanlık; garsinya kambogiya
ABSTRACT Obesity is defined as increased amount of energy sources stored as body fat in mam- malians and human beings, to the extent that it may have adverse effects on health. It is very common around the world and a leading cause of morbidity and mortality. Excessive intake of calories, lack of exercise and genetic predisposition are the main causes, however, medical treat- ment and psychiatric conditions may infrequently result in obesity. There are many commer- cial products on the market to prevent obesity. Many products are effective when used together with diet and physical exercise, however, some are claimed to be effective without changing the lifestyle. Obesity bands are self adhesive transdermal products that are replaced every day or week, and are reported to help losing weight. These products contain herbal mixtures. The most common ingredients are combinations of Fucus vesiculosis, Guarana and Garcina cambo- gia. These patches may result in adverse effects when used inappropriately. Adverse effects may be serious in sensitive patients. In addition to adverse effects, they may cause delay in treat- ment. Since use of weight loss patches may prevent the treatment of obesity-related disorders that can be treated by diet, exercise and medical treatment, their usage may not be justified. Current review evaluates the ingredients of weight loss patches and toxicological results asso- ciated with use of these products.
Key Words: Obesity; garcinia cambogia
Turkiye Klinikleri J Med Sci 2010;30(2):738-45
Obezite insanlarda ve diğer memelilerde yağ dokusu olarak depolanan enerji kaynağı- nın çeşitli sağlık problemlerine ve morta- liteye neden olabilecek şekilde aşırı artışıdır.1,2 Obezite beden kitle indeksinin (BKİ) değerlendi- rilmesi ile anlaşılabilir. Ayrıca, bel çevresi ve bel- kalça çevresinin değerlendirilmesi ile de belirlene- bilir.1 Bilindiği gibi son yıllarda dünya genelinde ar- tan kilo alımı, obezite tehlikesi ve buna bağlı geli- şen hastalıklar nedeniyle kilo vermeye yönelik birçok ürün kullanıma girmiştir. Bu ürünlerin kilo vermeyi sağlamadaki etkinlikleri ve zararları tam olarak bilinmemektedir. Bu ürünler arasında tab- let ve kapsül gibi gıda destekleyicisi olarak kulla- nılan preparatların yanında, zayıflama bantları, zayıflama çayları ve zayıflama tozları da bulun- maktadır.
ZAYIFLAMA BANTLARI
Zayıflama bantları, vücudun istenen bir bölgesine her gün veya haftalık değiştirilerek yapıştırılan ve kilo verilmesini sağladığı bildirilen ürünlerdir. Bantlar vücuda yapıştırıldığında, kilo düzenleyici etken maddenin, belirli bir süre içinde vücut tara- fından absorbe edildiği üretici firmalar tarafından iddia edilmektedir. Absorbe edilen etken maddele- rin metabolizmayı hızlandırdığı, yağ metabolizma- sını hareketlendirdiği, iştahı yavaş ve düzenli bir şekilde azalttığı ve iştahın kontrol edilmesini sağla- dığı, toksinleri elimine ettiği, enerjiyi artırdığı, ki- lo kaybı için gerekli hormonların üretimini sağla- dığı, potasyum içerikleri ile su tutulmasını önledi- ği ve sonuç olarak kilo verdirdikleri belirtilmekte- dir.3,4 Bu ürünlerin içinde çeşitli bitkisel karışımlar bulunmaktadır. Bunlar arasında Fucus vesiculosis, Guarana ve Garcinia cambogia kombinasyonları ile satışa sunulan zayıflama bantları en sık üretilen bantlardır. Bu bantlar ülkemizde de sıklıkla satıl- maktadır. Bu ürünlerin gerçek içeriği ve toksik et- kilerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu yazıda ülkemizde satılmakta olan ve Fucus vesicu- losis, Guarana ve Garcinia cambogia kombinas- yonları ile satışa sunulan zayıflama bantlarının toksikolojik değerlendirilmesi yapılacaktır.
FUCUS VESİCULOSUS (BLADDERWRACK, KELP)
Fucus vesiculosus, Phaeophyceae sınıfından, Fucus cinsi, en çok İngiliz adalarının kıyıları, Kuzey Denizi, Batı Baltık Denizi, Kanarya Adaları’nın kı- yıları, Fas kıyıları, Avrupa’nın Atlantik kıyıları, Kuzey Amerika’nın Atlantik kıyıları ve Pasifik Ok- yanusları’nda yetişen, 100 cm’ye kadar büyüyebi- len, küçük gazla dolu vezikülleri bulunan ve filorotanenlerden zengin bir kahverengi deniz yo- sunu türüdür.5 Aslında bu yosun “Kelp” olarak ad- landırılsa da, “Kelp” birçok deniz yosununa verilen ortak bir addır. Örneğin Asophyllum nodosum, La- minaria türleri, Durvillea türleri ve Ecklonia türle- ri de “Kelp” olarak adlandırılmaktadır. Fucus vesiculosus filorotanen, fukoidan, uçucu yağ, mü- silaj, algin, mannitol, soda, iyot, brom, bakır, sod- yum, potasyum, diğer mineraller, fukoz, fukitol, protein ve fiberlerin iyi bir kaynağı olarak kabul edilmektedir. Filorotanenler, kahverengi deniz yosunlarında bulunan ve filoroglukinol veya 1,3,5- trihidrobenzenden oluşan oligomer veya polimer şeklindeki polifenollerdir.6,7 Fukoidan ise M.A. 20.000 dalton civarı olan sülfatlanmış bir polisak- kariddir. Fukoidan üzerinde birçok araştırma yapılmıştır. İki formu vardır: F-fukoidan ve U-fu- koidan. F-fukoidan’ın %95’inden fazlası sülfatlan- mış fukoz esterlerinden oluşurken, U-fukoidan’ın %20’sini glukuronik asit oluşturmaktadır. Her iki türev de çeşitli preparatların içine eklenerek piya- saya sunulmuş durumdadır.8 Fukoidan’ın piyasada saf olarak da ürünleri mevcuttur ve immün sistemi kuvvetlendirmek için kullanılmaktadır. Ayrıca Fu- cus vesiculosus, bir deniz karotenoidi olan fukok- santin de içerir.6,7 Fucus vesiculosus Japonya’da sıklıkla tüketilen bir besindir. Ayrıca Avrupa’da da birçok gıda ürü- nünün içine katılmaktadır. Halk arasında romatiz- ma ve romatoid artrit tedavisinde, antikoagülan olarak, ateroskleroza karşı, immüniteyi kuvvetlen- dirici ve laksatif olarak kullanılmaktadır. İçerdiği aljinik asitin mideyi koruyucu etkisi vardır ve bu özelliğiyle de mide yanması tedavisinde kullanıl- maktadır.9 Aljinik asidin laksatif özelliği de bulun- maktadır, bu nedenle dikkatli tüketilmesi gerek- mektedir. Ancak bu deniz yosunu üzerinde neredeyse hiç toksikolojik çalışma yoktur; yapılan ça- lışmalar genellikle filorotanenlerin ve fukoksanti- nin antioksidan etkisi üzerinedir.10-15 Bu deniz yosunu eski zamanlarda iyot eksikli- ğinden kaynaklanan guatrın tedavisinde kullanıl- mıştır. Günümüzde tiroid stimulanı olması nede- niyle birçok zayıflama ilacının ve bandının içine ek- lenmektedir.16 Yosunun iyot içeriği bulunduğu yere ve mevsime göre değişmektedir. Özellikle haziran ayı sonunda toplanırsa iyot içeriğinin yüksek olduğu be- lirtilmektedir. Yosunun iyot içeriği; mevsim ve bu- lunduğu yere göre değişebildiği gibi, yosun içeren tabletlerin iyot içeriği de üretici firmadan firmaya ve hatta aynı markada üretilen farklı seriler arasında bi- le değişebilmektedir. Tablet halinde yüksek doz kul- lanan kişilerde hipertiroidizm belirtilerine rastlan- mıştır. Bu tabletlerin günlük 2.8-4.2 mg iyot alımına neden olduğu belirtilmektedir. Bu dozda ortaya çı- kabilecek yan etkiler; baş ağrısı, bulantı, kusma, ka- rında kramplar, hiperaktivite, anksiyete, irritabilite, ruh hali değişimleri, uyuyamama veya aşırı uyuma, ciltte kızarma, aşırı yeme veya yiyememe, menstrü- el siklus değişimleri, kas zafiyeti ve geçici saç kaybı- dır. Yüksek doza maruz kalındığında ise isilik, göğüs ağrısı, soluma güçlüğü, aritmiler (taşikardi veya dü- zensiz kalp atımları), el/ayak/dirsek ve alt bacakta şiş- meler, aşırı terleme, sıcağa karşı hassasiyet veya dayanıksızlık, sinirlilik veya tutarıklar ortaya çıkabi- lir. Bu etkilerden herhangi biri görülürse tablet kul- lanan kişi hemen doktora başvurmalıdır.17 İlacın kesilmesiyle hipertiroidizmin ancak altı ay sonra dü- zeldiği belirtilmiştir.18-20 Hipertiroidizm dışında içer- diği halojen tuzlarının, var olan aknenin ciddileş- mesine ve akneiform döküntülere neden olduğu gö- rülmüştür. Ancak, bazı çalışmalarda yosun ekstrele- rinin cilt kalınlığını azalttığı ve cilt elastisitesini artırdığı belirtilmiştir.21 Ancak Fucus türlerinin içer- diği diğer maddelere bağlı olarak alerji ve hipersen- sitivite gelişme olasılığı göz ardı edilmemelidir. Özellikle iyoda karşı bu tip reaksiyonların gelişmesi söz konusu olabilir. Literatürde, iyotla ortaya çıktığı tespit edilen; ağızda acı tat oluşma, artmış salivasyon ve mide iritasyonu vakaları bulunmaktadır.21 Japonya’da yapılan bir araştırmada F-fukoi- dan’ın insan lenfoma hücrelerinde apoptoza neden olduğu belirlenmiştir.22 Fransa’da tavşanlar üzerinde yapılan bir araştırmada ise F-fukoidan’ın hiperp- lazileri inhibe edebildiği belirtilmiştir.23 Kopenhag Statens Serum Enstitüsünde yapılan bir diğer çalış- mada ise F-fukoidan verilen menenjitli sıçanlarda ölüm oranının arttığı belirlenmiştir.24 Deniz bitkilerinin ağır metal ve toksik madde- leri akümüle ettiği belirtilmektedir. Yosunun kur- şun, nikel ve civa gibi ağır metalleri de içerdiği gösterilmiştir.25-29 Arsenik gibi bazı metallerin dü- şük düzeyde de olsa, yosun tabletlerinin içinde bu- lunabildiği bilinmektedir ve bu tabletleri kullanan kişilerin idrarlarında arsenik olduğu gözlemlen- miştir.30 Kelp kullananlarda görülen böbrek ve sinir toksisitesinin altında, metal toksisitesinin yattığı düşünülmektedir.30 Metaller dışında yosunun içer- diği uçucu halojene organik bileşiklerin de toksik etkilerinin olabileceği belirtilmektedir. Bazı Fucus ekstrelerinin -ağır metal içermeleri nedeniyle- nef- rotoksik olabilecekleri de bildirilmiştir.31,32 Kelp ekstrelerinin kan şekerinin düşmesine neden olduğu da belirtilmektedir. Özellikle diya- beti olan veya düşük kan şekeri olan kişilerde Kelp- ’in kullanılmaması gerekmektedir.33 Ayrıca Kelp’in antikoagülan özelliğinin olduğu da bildirilmiştir. Kelp kullanan kişilerde anormal kanamalar, peteşi, otoimmün trombositopenik diseritropoez gibi va- kaların ortaya çıktığı görülmüştür.9,34 Fucus vesiculosus’un tiroid bezi üzerindeki et- kisinden bağımsız olarak, endokrin modüle edici etkilerinin de olduğu bildirilmektedir. Antiöstro- jenik etkilerinin, yosunu tüketen Asya’lı kadınlar- da hormon-bağımlı kanserlerin gelişmesini önlediği belirtilmektedir. Hayvanlar üzerinde ya- pılan çalışmalar ve postmenapozal kadınlarda ya- pılan çalışmalarla bu etkinin östrojen-bağımlı kanserlerin insidansını düşürdüğü görülmüştür.35,36 Ancak bu konuda daha kapsamlı çalışmaların ya- pılması gerekmektedir. Bu bitkinin kullanımı hamilelik, laktasyon ve hipertirodizmde kontraendikedir.9,18,37 Kelp ve ilaç etkileşmeleri şu şekilde özetlene- bilir:
Kelp içeren ürünlerin levotiroksin gibi hi- potiroidizme karşı kullanılan tiroid preparatlarıyla beraber kullanılmaması önerilmektedir.17,18
Amiodaron ve Kelp’in her ikisinin de yük- sek iyot içermelerinden ötürü, beraber kullanılma- maları önerilir.17,18 Tiroid metabolizmasını etkileyen lityum ile beraber kullanılmaması önerilir.18 Antikoagülan etkisinden dolayı klopidog- rel, varfarin ve aspirin gibi antikoagülanlarla bera- ber kullanılmaması önerilir. Ayrıca yine aynı özelliğinden dolayı benzer etkilere neden olan ibuprofen gibi nonsteroidal antienflamatuvar ilaç- larla beraber alınmamalıdır.9,34 Kelp’in, endokrin modüle edici etkilerin- den dolayı östrojen ve progesteron içeren hormon preparatlarıyla beraber kullanılmaması önerilir.35,36]Özellikle kan şekerini düşüren ürünlerle ve insülin ile beraber kullanılmamalıdır.35 Laksatif özelliğinden dolayı diğer laksatif- lerle beraber kullanılmamalıdır.11 Özellikle böbrek hasarına neden olabile- cek diğer ürünlerle ve diüretiklerle beraber kulla- nılmamalıdır.31
GUARANA
Guarana (Paullinia cupana), Sapindaceae ailesine ait, sıklıkla Tapajos ve Maderia’da Brezilya Ama- zonlarında yetişen bir bitkidir. Bitkinin büyük yap- rakları ve toplu çiçekleri vardır. Meyvesinin rengi, kahverengiden kırmızıya dek değişir, kahve mey- vesi boyutundadır ve siyah renkli tohumları var- dır.38-41 Guarana tohumlarında, kuru ağırlıklarının %3-5’i kadar kafein bulunmaktadır ve bu da yakla- şık 9.100-76.000 ppm’ı bulmaktadır. Kahve tohum- larında ise kuru ağırlıklarının sadece %1-2’si kadar kafein bulunduğu düşünülürse, bitki tohumlarının kafein içeriği kahve tohumlarının 1.5-5 katı fazla- dır. Kafein dışında tohumlarda adenin, kateşitannik asit, kolin, D-kateşin, hipoksantin, saponin, teofi- lin, teobromin, resin, tanen, yağ, protein, nişasta ve müsilaj da vardır.41,42 Guarana’dan elde edilen kafe- in “guaranin” olarak adlandırılır. Guarana, Brezil- ya’da içecek olarak oldukça popülerdir ve tatlandırılmış ve gazlı içeceklerin içine eklenmek- tedir. Güney Amerika’daki kafein eldesi genelde Guarana’dan sağlanmaktadır. Bitkinin ekstreleri za- yıflama amaçlı kullanılmaktadır. Ayrıca Guarana ekstreleri enerji içeceklerinin içine eklenmekte ve afrodizyak olarak da tüketilmektedir.39, 42-44 Kafein, cAMP-fosfodiesterazı inhibe ederek cAMP konsantrasyonlarının ve dolayısıyla gastrik asit sekresyonunun artmasına neden olur. Ayrıca kafein kan basıncını yükseltir ve katekolamin salı- mını stimüle eder. Santral sinir sisteminde dopa- min, adrenalin ve serotonin düzeylerinin artmasını da sağlar ve böylece ruh halinin düzelmesine yar- dımcı olur. Ayrıca SSS stimülasyonu ile kalp hızı- nın artmasına neden olur ve kas kontraktilitesini artırır. Kafein ve metabolitleri (özellikle paraksan- tin) periferal dokularda enerji metabolizmasını sti- müle ederler. Kafeinin diüretik etkisi de bulun- maktadır.45-47 Ayrıca iştahı baskıladığı da belirtil- mektedir; ama bu etkisi kısa sürelidir ve kilo kay- bını sağlamaz. Yapılan araştırmalarda guaraninin önemli me- tabolik etkileri olduğu görülmüştür. Guaraninin 37.5 ve 75 mg dozlarda alımıyla hafıza, uyanıklık ve ruhsal durum üzerine olumlu etkiler yaptığı gözlenmiştir. Tavşanlarda yapılan çalışmalarda gu- araninin trombosit sayısını %37 azalttığı ve araşi- donik asitten tromboksan oluşumunu %78 düşürdüğü gözlenmiştir. Bu durumun özellikle kalp krizi ve iskemik inme riskini azalttığı belirtilmiş- tir.48,49 Ayrıca guaraninin farelerde antioksidan ve antibakteriyel etkilerinin olduğu ve konjuge lino- leik asitle beraber kullanımının yağ hücrelerinde azalma sağladığı belirtilmiştir.50 Guaraninin yan etkileri de bulunmaktadır; özellikle uzun süre yüksek doz kullanımı mide yanması, iştah kaybı, konstipasyon, diyare, kusma, abdominal spazmlar, sinirlilik, irritabilite, anksiye- te, uykusuzluk, aritmi, başağrısı, tutarıklar, trom- bosit agregasyonunda azalma, kanama zamanında uzama ve idrara çıkamama gibi birçok yan etki oluşturabilir.48,49,51-54 Guarana’nın kilo vermedeki etkinliğinin test edildiği birçok çalışma bulunmaktadır. Ma Huang (Ephedra)-Guarana kombinasyonuyla, fazla kilolu (BKİ= 29-32 arası) 67 erkek ve kadın üzerinde ya- pılan plasebo kontrollü bir çalışmada, kombinas- yonu alan fazla kilolu kişilerin (n= 35, sekiz kişi tedaviyi yarım bırakmıştır) plasebo grubuna göre
(n= 32) sekiz hafta sonunda anlamlı bir şekilde ki- lo verdikleri belirleNmiştir (p< 0.005). Ayrıca te- davinin kalça çevresi ve serum trigliserid düzey- lerinde de anlamlı bir azalma sağladığı belirtilmek- tedir. Tedaviyi alanlarda yan etkilerin ağız kurulu- ğu, uykusuzluk ve baş ağrısı olduğu belirtilmiştir.55 Guarana gibi kafein içeren bitkilerin sempatik si- nir sistemini etkileyen diğer ilaçlarla (β-adrenerjik agonistler, psödoefedrin) birlikte kullanımı kan ba- sıncının yükselmesine neden olur. Guarana özel- likle hipertansiyonu olan veya kardiyak problemi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.56 Yüksek dozda kafein alımı yüksek kan basın- cı, kardiyovasküler sistem bozuklukları, böbrek hastalıkları, anksiyete, epilepsi, diyabet, ülser ve hipertiroidizm hastalarında kontrendikedir. Ayrıca çok fazla guarana tüketimi hipokalemiye neden olabilir. Digoksin kullanan hastalarda gua- rana ile oluşan hipokalemi, myokard hücrelerinin digoksine duyarlılığını artırır; bu durumda vücut- ta digoksin birikir ve toksisite gözlenir. Digoksin, doğrudan kalbe toksiktir ve aritmilere neden olur. Ayrıca, Guarana ve Ginseng kullanan ve mitral ka- pak yetmezliği olan 25 yaşında bir kadın hastanın ventriküler fibrilasyona girerek öldüğü rapor edil- miştir.57 Diğer taraftan guarana trombosit agre- gasyonunu ve tromboksan sentezini azaltır. Bu ne- denle varfarin gibi antikoagülanlarla kullanılması önerilmez.57, 58
GARCİNİA CAMBOGİA
Garcinia cambogia (Garcinia gummi-gutta, G. qua- esita) Endonezya’da, Güneydoğu Asya ve Orta Af- rika’da yetişen ve “Gambooge” veya “Brindleberry “olarak da adlandırılan Guttiferae ailesinden bir bitkidir. Balkabağı şeklinde sarı meyveleri vardır. Hintliler bitkiyi ödem azaltıcı, menstürasyon ge- ciktirici, konstipasyon önleyici, antiromatizmal ve antiparaziter olarak kullanmışlardır. Ayrıca Gü- neydoğu Asya’da yüzyıllardır doygunluk hissini ar- tırmak için kullanılmaktadır.59-61 Bu bitkinin 1965’te meyvelerinin etli kısmı ve kabuğundaki ak- tif bileşik hidroksisitrik asitin (HCA, hidroksisitrat, 1,2-dihidroksipropan-1,2,3-trikarboksilik asit) bu- lunmasıyla, çeşitli iştah kesici ve enerji ürünlerinin içine eklenmeye başlanmıştır. HCA Garcinia cambogia dışında Hibiscus subdariffa’dan da elde edil- mektedir.60 HCA bir sitrik asit türevidir. Laboratuvar hay- vanlarında yapılan çalışmalarda iştahı azalttığı gö- rülmüştür.59 Ayrıca kalori alınmasını düşürerek kilo kaybını sağladığı belirtilmektedir. HCA’nın anorektik etkisi altında yatan mekanizma, tam ola- rak bilinmemektedir. Ancak bu konuda bazı hipo- tezler vardır. HCA glikozdan yağ asidi sentezinin ilk ekstramitokondriyal basamağında ATP-sitrat li- yazı inhibe eder.59,62-64 HCA’nın hepatik yağ asidi oksidasyonunu artırdığı ve lipid metabolizmasını modüle ettiğini belirten çalışmalar mevcuttur.63 HCA’nın (2S,3R)-HCA izomerinin pankreatik a- amilazı ve intestinal a-glukozidazı inhibe ettiği ve in vitro olarak karbohidrat metabolizmasını azalt- tığı belirtilmiştir.63 HCA kullanımıyla bulantı, kusma, mide ve in- testinal ağrı, rahatsızlık hissi ve baş ağrısı rapor edilmiştir. Ayrıca alerjik reaksiyonlara neden ola- bileceği belirtilmektedir. HCA’nın diyabet, karaci- ğer hastalıkları (karaciğer yetmezliği, siroz, hepatit), böbrek hastalıkları (böbrek yetmezliği) ve kronik bazı hastalıklarda kullanılmaması gerektiği bildirilmiştir.65 Garcinia cambogia’dan elde edilen ekstrele- rin hepsinde HCA bulunmaktadır; ancak HCA’- nın miktarı ve etkinliği arasında farklar vardır. HCA’nın %60’lık kalsiyum-potasyum tuzu olan HCA-SX (Super Citrimax) son yıllarda özellikle tercih edilmektedir. HCA-SX’in leptin düzeyleri- ni de düşürdüğü bildirilmiştir. HCA-SX üzerinde çeşitli akut oral, dermal, primer dermal iritasyon ve primer göz iritasyon testleri yapılmıştır ve HCA-SX’in güvenirliği gösterilmiştir.59,63 Ancak uzun dönemdeki toksik etkileriyle ilgili yeteri ka- dar çalışma yoktur. Bu konuda Sprague-Dawley sıçanlar üzerinde yapılan bir çalışmada, 90 gün boyunca erkek ve dişi sıçanlara %0.2, %2 ve %5’lik HCA-SX uygulanmış ve hepatik fonksi- yonlar, testiküler lipid peroksidasyonu, DNA frag- mantasyonu üzerine etkileri ve histopatolojik incelemeler yapılmıştır. Sonuçta HCA-SX’in kilo vermeye yardımcı olduğu ve ölçülen parametre- lerde bir değişikliğe neden olmadığı tespit edil- miştir.59 Bir başka çalışmada Garcinia cambogia ekstrelerinin Zucker obez (fa/fa) sıçanların diye- tine yüksek dozlarda eklendiğinde (0, 10, 51, 102 ve 154 mmol/kg diyet) yağ akümülasyonunu azalttığı, ancak belirgin testiküler atrofi ve germ hücre dejenerasyonu görüldüğü belirtilmiştir. Bu- nunla birlikte, yüksek oranda HCA eklenen diyet- lerde bile Sertoli ve Leydig hücrelerinde morfolojik değişiklikler görülmemiştir. Karaci- ğerde tüm diyetle HCA alan gruplarda yağ vaku- olizasyonu görülmüştür. Dalakta ise herhangi bir histopatolojik değişiklik görülmemiştir. Serum bi- yokimyasal parametreleri de değerlendirilmiş ve en yüksek HCA grubunda alkalen fosfataz (ALP) düzeyleri ve kan üre azotu (BUN) istatistiksel ola- rak anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur.63 istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde (p< 0.05) azalttığı belirlenmiştir. Ayrıca C-reaktif protein (CRP), malondialdehit (MDA) ve interlökin-6 (IL-düzeylerinin de anlamlı olarak (p< 0.05) azaldı- ğı görülmüştür. Araştırıcılar HCA-SX uygulama- sının obezite tedavisinde ve obeziteye bağlı oksi- datif stresin önlenmesinde iyi bir seçenek olabile- ceğini belirtmişlerdir.69 HCA’nın zayıflama bantla- rından dermal absorpsiyonla alınan miktarının et- kinliği ise tartışmalıdır.
SONUÇ
Bilindiği gibi obezite gelişmiş ülkeler için çok önemli bir halk sağlığı problemidir; obeziteyi hem genetik, hem de çevresel faktörler etkilemektedir.
Obezitenin çözümü için tek başına bir ilaç
Garcinia cambogia ekstreleriyle insanlar üzerinde de yapılan çalışmalar mevcuttur. BKİ’leri or- talama 32 olan hastalarda %50 HCA içeren Garcinia cambogia ekstreleriyle (1500 mg/gün) 135 kişi üzerinde yapılan çift-kör, plasebo kontrollü bir
veya uygulamanın yararlı olamayacağı bilinmekte- dir. Ülkemizde birçok ürün kilo verdirdiği iddia- sıyla pazarlanmakta ve bilinçsizce tüketime sunulmaktadır. Bunlar arasında zayıflama çayları çalışmada, plaseboya göre anlamlı bir kilo azalışına ve zayıflama bantları önemli yer tutmaktadır.71 Z arastlanmamıştır.66 HCA’nın erkek Sprague Dawley sıçanlarda kilo verdikten sonra yeme alışkanlığı, tekrar kilo alma ve metabolizma üzerindeki etkile- rini inceleyen bir çalışmada, HCA’nın tekrar kilo almayı azalttığı, yeme alışkanlığını baskıladığı be- lirlenmiştir.67 HCA-SX ile obez hastalar üzerinde yapılan ça- lışmalarda, HCA’nın vücut ağırlığı ve BKİ’nde bir azalma sağladığı, toplam yiyecek tüketimini, total kolesterol, LDL, trigliserid ve serum leptin düzey- lerini belirgin bir şekilde azalttığı belirlenmiştir. Ayrıca, HDL ve serotonin düzeyleri ile yağ oksi- dasyonunun bir göstergesi olan üriner yağ metabo- litlerinin atılımını belirgin bir şekilde artırdığı belirlenmiştir.62 Obez Zucker sıçanları üzerinde yapılan bir diğer çalışmada, HCA-SX’in trigliserid, glukoz ve in- sülin düzeylerini ve insülin resiztansını (HOMA)
yıflama bantlarının içeriğinde yer alan etken mad- delerin ne derecede, ne hızla ve ne kadar kararlı absorbe olabileceği şüphelidir. Diğer taraftan, her- hangi bir absorpsiyon ve etki söz konusu olmadığı durumda zayıflama bantlarının, kişinin kilo verme sorununu çözemeyecekleri gibi obeziteye bağlı ola- rak ortaya çıkabilecek hastalık risklerinin; doğru diyet, egzersiz ve gerektiğinde uygun bir medikal yaklaşım ile çözülebilmesini -kullanıldıkları süre boyunca- engellemiş olacakları için kullanımları sakıncalı olabilir. Eğer dermal emilim söz konusu ise, içerdikleri etken maddelerin yukarıda özetle- nen istenmeyen etkileri özellikle hassas popülas- yonlarda veya hassas bireylerde daha şiddetli ortaya çıkabilir. Ayrıca, zayıflama bantlarının içindeki tek bir etken maddeyle ortaya çıkabilecek istenmeyen etkilerin yanı sıra iyot alımı ve kafein alımının kombine etkisinin de söz konusu olabileceği unu- tulmamalıdır.
KAYNAKLAR
1. Hofbauer KG, Nicholson JR, Boss O. The obesity epidemic: current and future pharma- cological treatments. Annu Rev Pharmacol Toxicol 2007;47:565-92.
2. Hofbauer KG, Nicholson JR. Pharmacothe- rapy of obesity. Exp Clin Endocrinol Diabetes 2006;114(9):475-84.
3. de Beaufort I, Vandamme S. 'No willpower re- quired'. The slimming industry and the right to sell dreams. Med Law 2008;27(1):215-28.
4. Candlish JK. What you need to know: over the counter slimming products--their rationality and legality. Singapore Med J 1999;40(8):550- 2.
5. van den Hoek C, Mann DG, Jahns HM. Hete- rokontophyta class xanthophyceae. Algae: An Introduction to Phycology. 1st ed. Cambridge: Cambridge University Press; 1995. p.123-7.
6. Raogan MA, Glombitza KW. Phlorotannins, brown algal polyphenols. In: Round FE, Chap- man DJ, eds. Progress in Physiological Rese- arch. 4th ed. Bristol: Biopress; 1986. p.129- 241.
7. Mata YN, Blázquez ML, Ballester A, González F, Muñoz JA. Characterization of the biosorp- tion of cadmium, lead and copper with the brown alga Fucus vesiculosus. J Hazard Ma- ter 2008;158(2-3):316-23.
8. Elkins R, Limu M. Limu Movi. In: Elkins R, ed.
Prize Sea Plant of Tonga And the South Paci- fic. Limu Moui. 1st ed. Woodland: Woodland Publishing, 2001. p 145-78.
9. Dürig J, Bruhn T, Zurborn KH, Gutensohn K, Bruhn HD, Béress L. Anticoagulant fucoidan fractions from Fucus vesiculosus induce plate- let activation in vitro. Thromb Res 1997;85(6): 479-91.
10. Lee Y, Kang S. A check list of Marine Algae in Korea. In: Yong-pil Yi, ed. A Catalogue of the Seaweeds in Korea. 1st ed. Cheju: Cheju Na- tional University Press, 2001. p. 8.
11. Thienes CH, Skillen RG, Meredith OM, Fairc- hild MD, McCandless RS, Thienes RP. The hemostatic, laxative and toxic effects of alginic acid preparations. Arch Int Pharmacodyn Ther 1957;111(2):167-81.
12. Nakai M, Kageyama N, Nakahara K, Miki W.
Phlorotannins as radical scavengers from the extract of Sargassum ringgoldianum. Mar Bi- otechnol (NY) 2006;8(4):409-14.
13. Heo SJ, Jeon YJ. Protective effect of fuco- xanthin isolated from Sargassum siliquastrum on UV-B induced cell damage. J Photochem Photobiol B 2009;95(2):101-7.
14. Sachindra NM, Sato E, Maeda H, Hosokawa M, Niwano Y, Kohno M, et al. Radical scaven- ging and singlet oxygen quenching activity of marine carotenoid fucoxanthin and its meta-
bolites. J Agric Food Chem 2007;55(21):8516-
22.
15. Zaragozá MC, López D, P Sáiz M, Poquet M, Pérez J, Puig-Parellada P, et al. Toxicity and antioxidant activity in vitro and in vivo of two Fucus vesiculosus extracts. J Agric Food Chem 2008;56(17):7773-80.
16. Bradley PR. Fucus vesiculosis. In: Bradley PR, ed. British Herbal Compendium. Vol. 2. 1st ed. Bournemouth: British Herbal Medicine As- sociation Press; 1992. p.236-48.
17. Astrup A. Thermogenic drugs as a strategy for treatment of obesity. Endocrine 2000;13 (2):207-12.
18. Müssig K, Thamer C, Bares R, Lipp HP, Häring HU, Gallwitz B. Iodine-induced thyro- toxicosis after ingestion of kelp-containing te- a. J Gen Intern Med 2006;21 (6):C11-4.
19. Eliason BC. Transient hyperthyroidism in a pa- tient taking dietary supplements containing kelp. J Am Board Fam Pract 1998;11(6):478- 80.
20. Shilo S, Hirsch HJ. Iodine-induced hyperth- yroidism in a patient with a normal thyroid gland. Postgrad Med J 1986;62(729):661- 2.
21. Fujimura T, Tsukahara K, Moriwaki S, Kitaha- ra T, Sano T, Takema Y. Treatment of human skin with an extract of Fucus vesiculosus changes its thickness and mechanical proper- ties. J Cosmet Sci 2002;53(1):1-9.
22. Aisa Y, Miyakawa Y, Nakazato T, Shibata H, Saito K, Ikeda Y, et al. Fucoidan induces apoptosis of human HS-sultan cells accom- panied by activation of caspase-3 and down- regulation of ERK pathways. Am J Hematol 2005;78 (1):7-14.
23. Deux JF, Meddahi-Pellé A, Le Blanche AF, Feldman LJ, Colliec-Jouault S, Brée F, et al. Low molecular weight fucoidan prevents neo- intimal hyperplasia in rabbit iliac artery in-stent restenosis model. Arterioscler Thromb Vasc Biol 2002;22(10):1604-9.
24. Brandt CT, Lundgren JD, Frimodt-Møller N, Christensen T, Benfield T, Espersen F, et al. Blocking of leukocyte accumulation in the cerebrospinal fluid augments bacteremia and increases lethality in experimental pneumo- coccal meningitis. J Neuroimmunol 2005;166 (1-2):126-31.
25. Phaneuf D, Côté I, Dumas P, Ferron LA, LeB- lanc A. Evaluation of the contamination of ma- rine algae (Seaweed) from the St. Lawrence River and likely to be consumed by humans. Environ Res 1999;80(2 Pt 2):S175-S182.
26. Barreiro R, Picado L, Real C. Biomonitoring heavy metals in estuaries: a field comparison of two brown algae species inhabiting upper
estuarine reaches. Environ Monit Assess 2002;75 (2):121-34.
27. Truus K, Vaher M, Koel M, Mähar A, Taure I. Analysis of bioactive ingredients in the brown alga Fucus vesiculosus by capillary electrophoresis and neutron activation analysis. Anal Bioanal Chem 2004;379(5- 6):849-52.
28. Holan ZR, Volesky B, Prasetyo I. Biosorption of cadmium by biomass of marine algae. Bio- technol Bioeng 1993;42(4):548.
29. Holan ZR, Volesky B. Biosorption of lead and nickel by biomass of marine algae. Biotechnol Bioeng 1994;43(11):1001-9.
30. Merrifield ME, Ngu T, Stillman MJ. Arsenic binding to Fucus vesiculosus metallothionein. Biochem Biophys Res Commun. 2004;324(1): 127-32.
31. Conz PA, La Greca G, Benedetti P, Bevilac- qua PA, Cima L. Fucus vesiculosus: a nephro- toxic alga? Nephrol Dial Transplant 1998;13 (2):526-7.
32. Amster E, Tiwary A, Schenker MB. Case re- port: potential arsenic toxicosis secondary to herbal kelp supplement. Environ Health Pers- pect 2007;115(4):606-8.
33. Lamela M, Anca J, Villar R, Otero J, Calleja JM. Hypoglycemic activity of several seawe- ed extracts. J Ethnopharmacol 1989;27(1- 2):35-43.
34. Pye KG, Kelsey SM, House IM, Newland AC.Severe dyserythropoiesis and autoimmune thrombocytopenia associated with ingestion of kelp supplements. Lancet 1992;339(8808): 1540.
35. Skibola CF. The effect of Fucus vesiculosus, an edible brown seaweed, upon menstrual cycle length and hormonal status in three pre- menopausal women: a case report. BMC Complement Altern Med 2004;4:10.
36. Skibola CF, Curry JD, VandeVoort C, Conley A, Smith MT. Brown kelp modulates endocri- ne hormones in female sprague-dawley rats and in human luteinized granulosa cells. J Nutr 2005;135(2):296-300.
37. Muhlin JF, Engel CR, Stessel R, Weatherbee RA, Brawley SH. The influence of coastal to- pography, circulation patterns, and rafting in structuring populations of an intertidal alga. Mol Ecol 2008;17(5):1198-210.
38. Beck HT. Caffeine, alcohol and sweeteners.In: Prance SG, Nesbitt M, eds. Cultural His- tory of Plants. 1st ed. New York: Routledge;
2004. p.173-89.
39. Smith N, Atroch AL. Guarana's journey from regional tonic to aphrodisiac and global energy drink. Evid Based Complement Alternat Med 2007. doi: 10.1093/ecam/nem162.
40. Schultes RE. Amazonian ethnobotany and the search for new drugs. Ciba Found Symp 1994;185:106-12.
41. Weinberg BA, Bealer BK. The natural history of caffeine. The World of Caffeine: The Scien- ce and Culture of the World's Most Popular Drug. 1st ed. New York: Taylor & Francis; 2001. p.213-35.
42. Morton JF. Widespread tannin intake via sti- mulants and masticatories, especially guara- na, kola nut, betel vine, and accessories. Basic Life Sci 1992;59:739-65.
43. Morelli V, Zoorob RJ. Alternative therapies: Part I. Depression, diabetes, obesity. Am Fam Physician 2000;62(5):1051-60. 44. Clauson KA, Shields KM, McQueen CE, Per- sad N. Safety issues associated with commer- cially available energy drinks. J Am Pharm Assoc (2003) 2008;48(3):e55-63.
45. Fisone G, Borgkvist A, Usiello A. Caffeine as a psychomotor stimulant: mechanism of acti- on. Cell Mol Life Sci 2004;61(7-8):857-72.
46. Graham TE, Rush JW, van Soeren MH. Caf- feine and exercise: metabolism and perfor- mance. Can J Appl Physiol 1994;19(2):111- 38.
47. Fredholm BB, Bättig K, Holmén J, Nehlig A, Zvartau EE. Actions of caffeine in the brain with special reference to factors that contribu- te to its widespread use. Pharmacol Rev 1999;51(1):83-133.
48. Bydlowski SP, D'Amico EA, Chamone DA. An aqueous extract of guaraná (Paullinia cupa- na) decreases platelet thromboxane synthe- sis. Braz J Med Biol Res 1991;24(4):421-4. 49. Nicolaou KC, Magolda RL, Smith JB, Aharony D, Smith EF, Lefer AM. Synthesis and biolo- gical properties of pinane-thromboxane A2, a selective inhibitor of coronary artery constric- tion, platelet aggregation, and thromboxane formation. Proc Natl Acad Sci USA 1979;76 (6):2566-70.
50. Terpstra AH, Beynen AC, Everts H, Kocsis S, Katan MB, Zock PL. The decrease in body fat in mice fed conjugated linoleic acid is due to increases in energy expenditure and energy loss in the excreta. J Nutr 2002;132(5):940-5.
51. Haskell CF, Kennedy DO, Wesnes KA, Milne AL, Scholey AB. A double-blind, placebo-con- trolled, multi-dose evaluation of the acute be- havioural effects of guaraná in humans. J Psychopharmacol 2007;21(1):65-70.
52. Iyadurai SJ, Chung SS. New-onset seizures in adults: possible association with consump- tion of popular energy drinks. Epilepsy Behav 2007;10(3):504-8.
53. Beall J. Over-the-counter products for weight management. Ala Nurse 2007;34(3):11-2. 54. Sale C, Harris RC, Delves S, Corbett J. Meta- bolic and physiological effects of ingesting ex- tracts of bitter orange, green tea and guarana at rest and during treadmill walking in overwe- ight males. Int J Obes (Lond) 2006;30 (5):764- 73.
55. Hess AM, Sullivan DL. Potential for toxicity with use of bitter orange extract and guarana for weight loss. Ann Pharmacother 2005;39 (3):574-5.
56. Haller CA, Jacob P, Benowitz NL. Short-term metabolic and hemodynamic effects of ephed- ra and guarana combinations. Clin Pharmacol Ther 2005;77(6):560-71.
57. Di Gennaro M, Valle R, Pahor M, Carbonin P.
Abolition of digitalis tachyarrhythmias by caffe- ine. Am J Physiol 1983;244(2):H215-21.
58. Ulbricht C, Chao W, Costa D, Rusie-Seamon E, Weissner W, Woods J. Clinical evidence of herb-drug interactions: a systematic review by the natural standard research collaboration. Curr Drug Metab 2008;9(10):1063-120.
59. Shara M, Ohia SE, Yasmin T, Zardetto-Smith A, Kincaid A, Bagchi M, et al. Dose- and time- dependent effects of a novel (-)-hydroxycitric acid extract on body weight, hepatic and tes- ticular lipid peroxidation, DNA fragmentation and histopathological data over a period of 90 days. Mol Cell Biochem 2003;254(1-2):339- 46.
60. Yamada T, Hida H, Yamada Y. Chemistry, physiological properties, and microbial produc- tion of hydroxycitric acid. Appl Microbiol Bio- technol 2007;75(5):977-82..
61. Hayamizu K, Tomi H, Kaneko I, Shen M, Soni MG, Yoshino G. Effects of Garcinia cambo- gia extract on serum sex hormones in over- weight subjects. Fitoterapia 2008;79(4): 255-61.
62. Preuss HG, Rao CV, Garis R, Bramble JD, Ohia SE, Bagchi M, et al. An overview of the safety and efficacy of a novel, natural(-)- hydroxycitric acid extract (HCA-SX) for weight management. J Med 2004;35(1-6):33-48.
63. Saito M, Ueno M, Ogino S, Kubo K, Nagata J, Takeuchi M. High dose of Garcinia cambogia is effective in suppressing fat accumulation in developing male Zucker obese rats, but highly toxic to the testis. Food Chem Toxicol 2005;43 (3):411-9.
64. Pittler MH, Ernst E. Dietary supplements for body-weight reduction: a systematic review. Am J Clin Nutr 2004;79(4):529-36.
65. Dyck DJ. Dietary fat intake, supplements, and weight loss. Can J Appl Physiol 2000; 25(6):495-523.
66. Heymsfield SB, Allison DB, Vasselli JR, Piet- robelli A, Greenfield D, Nunez C. Garcinia cambogia (hydroxycitric acid) as a potential antiobesity agent: a randomized controlled tri- al. JAMA 1998;280(18):1596-600.
67. Leonhardt M, Hrupka B, Langhans W. Effect of hydroxycitrate on food intake and body we- ight regain after a period of restrictive feeding in male rats. Physiol Behav 2001;74(1-2):191- 6.
68. Preuss HG, Bagchi M, Bagchi D. Comparison of the effects of three different (-)-hydroxycit- ric acid preparations on food intake in rats: re- sponse. Nutr Metab (Lond) 2006;3:26.
69. Asghar M, Monjok E, Kouamou G, Ohia SE, Bagchi D, Lokhandwala MF. Super CitriMax (HCA-SX) attenuates increases in oxidative stress, inflammation, insulin resistance, and body weight in developing obese Zucker rats. Mol Cell Biochem 2007; 304(1-2):93-9.
70. Süsleyici Duman B, Kayhan FE, Sesal C. [Ge- netics ofobesity: medicaleducation]. Turkiye Klinikleri J Med Sci 2009;29(2):520-5.
71. Saraçoğlu A, Ergun B.[Composition of some herbal slimming tea preparations marketed in turkey and their possible adverse effects]. Tur- kiye Klinikleri J Med Sci 2006;26(4):355-63.
Obeziteye Karşı Kullanılan
Zayıflama Bantlarının
Açıdan Değerlendirilmesi
Pınar ERKEKOĞLU,a
Belma GİRAY,a
Gönül ŞAHİNa
aFarmasötik Toksikoloji AD, Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Ankara
Geliş Tarihi/Received: 05.05.2009
Kabul Tarihi/Accepted: 04.12.2009
Yazışma Adresi/Correspondence:
Belma GİRAY Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi,
Farmasötik Toksikoloji AD, Ankara, TÜRKİYE/TURKEY bgiray@hacettepe.edu.tr
Copyright © 2010 by Türkiye Klinikleri
ÖZET Obezite, insanlarda ve diğer memelilerde yağ dokusu olarak depolanan enerji kaynağının, çeşitli sağlık problemlerine neden olabilecek şekilde aşırı artışı olarak tanımlanmaktadır. Dün- yada yaygın bir hastalık olup birçok hastalığın ve morbiditenin önemli nedenlerinden biridir. Aşırı kalori alımı, hareketsiz hayat ve genetik yatkınlık obezitenin ortaya çıkışının ana neden- leri olarak sıralanabilir. Ancak nadir durumlarda, medikal tedavi ve psikiyatrik hastalıklara bağ- lı olarak da obezite ortaya çıkabilir. Obeziteyi önlemek için birçok ürün kullanılmaktadır. Bu ürünlerden bazılarının diyet ve fiziksel egzersizlerle birlikte etkin oldukları belirtilirken, bazı- ları hayat tarzı değişikliği olmaksızın bile etkin olan ürünler olarak satılmaktadır. Zayıflama bantları, vücudun istenen bir bölgesine her gün veya her hafta değiştirilerek yapıştırılan ve ki- lo verilmesini sağladığı bildirilen kendinden yapışır transdermal ürünlerdir. Bu ürünlerin için- de çeşitli bitkisel karışımlar bulunmaktadır. Bunlar arasında Fucus vesiculosis, Guarana ve Garcina cambogia kombinasyonları ile satışa sunulan zayıflama bantları en sıklıkla üretilen bant- lardır. Bu bileşenleri içeren ürünler, uygun kullanılmadığında birçok yan etkiye neden olabilir. İstenmeyen etkileri özellikle hassas popülasyonlarda veya hassas bireylerde daha şiddetli orta- ya çıkabilir. Bu etkilerin yanı sıra tedavide zaman kaybına da neden olabilir. Zayıflama bantla- rı, obeziteye bağlı olarak ortaya çıkabilecek hastalık risklerini; doğru diyet, egzersiz ve gerektiğinde uygun bir medikal yaklaşım ile çözülebilmesini kullanıldıkları süre boyunca engel- lemiş olacakları için de bu bantların kullanımları sakıncalı olabilir. Bu derlemede, zayıflama bantlarının içerikleri ve bu ürünlerin kullanımıyla ortaya çıkabilecek olası toksikolojik sonuç- lar üzerinde durulacaktır.
Anahtar Kelimeler: Şişmanlık; garsinya kambogiya
ABSTRACT Obesity is defined as increased amount of energy sources stored as body fat in mam- malians and human beings, to the extent that it may have adverse effects on health. It is very common around the world and a leading cause of morbidity and mortality. Excessive intake of calories, lack of exercise and genetic predisposition are the main causes, however, medical treat- ment and psychiatric conditions may infrequently result in obesity. There are many commer- cial products on the market to prevent obesity. Many products are effective when used together with diet and physical exercise, however, some are claimed to be effective without changing the lifestyle. Obesity bands are self adhesive transdermal products that are replaced every day or week, and are reported to help losing weight. These products contain herbal mixtures. The most common ingredients are combinations of Fucus vesiculosis, Guarana and Garcina cambo- gia. These patches may result in adverse effects when used inappropriately. Adverse effects may be serious in sensitive patients. In addition to adverse effects, they may cause delay in treat- ment. Since use of weight loss patches may prevent the treatment of obesity-related disorders that can be treated by diet, exercise and medical treatment, their usage may not be justified. Current review evaluates the ingredients of weight loss patches and toxicological results asso- ciated with use of these products.
Key Words: Obesity; garcinia cambogia
Turkiye Klinikleri J Med Sci 2010;30(2):738-45
Obezite insanlarda ve diğer memelilerde yağ dokusu olarak depolanan enerji kaynağı- nın çeşitli sağlık problemlerine ve morta- liteye neden olabilecek şekilde aşırı artışıdır.1,2 Obezite beden kitle indeksinin (BKİ) değerlendi- rilmesi ile anlaşılabilir. Ayrıca, bel çevresi ve bel- kalça çevresinin değerlendirilmesi ile de belirlene- bilir.1 Bilindiği gibi son yıllarda dünya genelinde ar- tan kilo alımı, obezite tehlikesi ve buna bağlı geli- şen hastalıklar nedeniyle kilo vermeye yönelik birçok ürün kullanıma girmiştir. Bu ürünlerin kilo vermeyi sağlamadaki etkinlikleri ve zararları tam olarak bilinmemektedir. Bu ürünler arasında tab- let ve kapsül gibi gıda destekleyicisi olarak kulla- nılan preparatların yanında, zayıflama bantları, zayıflama çayları ve zayıflama tozları da bulun- maktadır.
ZAYIFLAMA BANTLARI
Zayıflama bantları, vücudun istenen bir bölgesine her gün veya haftalık değiştirilerek yapıştırılan ve kilo verilmesini sağladığı bildirilen ürünlerdir. Bantlar vücuda yapıştırıldığında, kilo düzenleyici etken maddenin, belirli bir süre içinde vücut tara- fından absorbe edildiği üretici firmalar tarafından iddia edilmektedir. Absorbe edilen etken maddele- rin metabolizmayı hızlandırdığı, yağ metabolizma- sını hareketlendirdiği, iştahı yavaş ve düzenli bir şekilde azalttığı ve iştahın kontrol edilmesini sağla- dığı, toksinleri elimine ettiği, enerjiyi artırdığı, ki- lo kaybı için gerekli hormonların üretimini sağla- dığı, potasyum içerikleri ile su tutulmasını önledi- ği ve sonuç olarak kilo verdirdikleri belirtilmekte- dir.3,4 Bu ürünlerin içinde çeşitli bitkisel karışımlar bulunmaktadır. Bunlar arasında Fucus vesiculosis, Guarana ve Garcinia cambogia kombinasyonları ile satışa sunulan zayıflama bantları en sık üretilen bantlardır. Bu bantlar ülkemizde de sıklıkla satıl- maktadır. Bu ürünlerin gerçek içeriği ve toksik et- kilerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu yazıda ülkemizde satılmakta olan ve Fucus vesicu- losis, Guarana ve Garcinia cambogia kombinas- yonları ile satışa sunulan zayıflama bantlarının toksikolojik değerlendirilmesi yapılacaktır.
FUCUS VESİCULOSUS (BLADDERWRACK, KELP)
Fucus vesiculosus, Phaeophyceae sınıfından, Fucus cinsi, en çok İngiliz adalarının kıyıları, Kuzey Denizi, Batı Baltık Denizi, Kanarya Adaları’nın kı- yıları, Fas kıyıları, Avrupa’nın Atlantik kıyıları, Kuzey Amerika’nın Atlantik kıyıları ve Pasifik Ok- yanusları’nda yetişen, 100 cm’ye kadar büyüyebi- len, küçük gazla dolu vezikülleri bulunan ve filorotanenlerden zengin bir kahverengi deniz yo- sunu türüdür.5 Aslında bu yosun “Kelp” olarak ad- landırılsa da, “Kelp” birçok deniz yosununa verilen ortak bir addır. Örneğin Asophyllum nodosum, La- minaria türleri, Durvillea türleri ve Ecklonia türle- ri de “Kelp” olarak adlandırılmaktadır. Fucus vesiculosus filorotanen, fukoidan, uçucu yağ, mü- silaj, algin, mannitol, soda, iyot, brom, bakır, sod- yum, potasyum, diğer mineraller, fukoz, fukitol, protein ve fiberlerin iyi bir kaynağı olarak kabul edilmektedir. Filorotanenler, kahverengi deniz yosunlarında bulunan ve filoroglukinol veya 1,3,5- trihidrobenzenden oluşan oligomer veya polimer şeklindeki polifenollerdir.6,7 Fukoidan ise M.A. 20.000 dalton civarı olan sülfatlanmış bir polisak- kariddir. Fukoidan üzerinde birçok araştırma yapılmıştır. İki formu vardır: F-fukoidan ve U-fu- koidan. F-fukoidan’ın %95’inden fazlası sülfatlan- mış fukoz esterlerinden oluşurken, U-fukoidan’ın %20’sini glukuronik asit oluşturmaktadır. Her iki türev de çeşitli preparatların içine eklenerek piya- saya sunulmuş durumdadır.8 Fukoidan’ın piyasada saf olarak da ürünleri mevcuttur ve immün sistemi kuvvetlendirmek için kullanılmaktadır. Ayrıca Fu- cus vesiculosus, bir deniz karotenoidi olan fukok- santin de içerir.6,7 Fucus vesiculosus Japonya’da sıklıkla tüketilen bir besindir. Ayrıca Avrupa’da da birçok gıda ürü- nünün içine katılmaktadır. Halk arasında romatiz- ma ve romatoid artrit tedavisinde, antikoagülan olarak, ateroskleroza karşı, immüniteyi kuvvetlen- dirici ve laksatif olarak kullanılmaktadır. İçerdiği aljinik asitin mideyi koruyucu etkisi vardır ve bu özelliğiyle de mide yanması tedavisinde kullanıl- maktadır.9 Aljinik asidin laksatif özelliği de bulun- maktadır, bu nedenle dikkatli tüketilmesi gerek- mektedir. Ancak bu deniz yosunu üzerinde neredeyse hiç toksikolojik çalışma yoktur; yapılan ça- lışmalar genellikle filorotanenlerin ve fukoksanti- nin antioksidan etkisi üzerinedir.10-15 Bu deniz yosunu eski zamanlarda iyot eksikli- ğinden kaynaklanan guatrın tedavisinde kullanıl- mıştır. Günümüzde tiroid stimulanı olması nede- niyle birçok zayıflama ilacının ve bandının içine ek- lenmektedir.16 Yosunun iyot içeriği bulunduğu yere ve mevsime göre değişmektedir. Özellikle haziran ayı sonunda toplanırsa iyot içeriğinin yüksek olduğu be- lirtilmektedir. Yosunun iyot içeriği; mevsim ve bu- lunduğu yere göre değişebildiği gibi, yosun içeren tabletlerin iyot içeriği de üretici firmadan firmaya ve hatta aynı markada üretilen farklı seriler arasında bi- le değişebilmektedir. Tablet halinde yüksek doz kul- lanan kişilerde hipertiroidizm belirtilerine rastlan- mıştır. Bu tabletlerin günlük 2.8-4.2 mg iyot alımına neden olduğu belirtilmektedir. Bu dozda ortaya çı- kabilecek yan etkiler; baş ağrısı, bulantı, kusma, ka- rında kramplar, hiperaktivite, anksiyete, irritabilite, ruh hali değişimleri, uyuyamama veya aşırı uyuma, ciltte kızarma, aşırı yeme veya yiyememe, menstrü- el siklus değişimleri, kas zafiyeti ve geçici saç kaybı- dır. Yüksek doza maruz kalındığında ise isilik, göğüs ağrısı, soluma güçlüğü, aritmiler (taşikardi veya dü- zensiz kalp atımları), el/ayak/dirsek ve alt bacakta şiş- meler, aşırı terleme, sıcağa karşı hassasiyet veya dayanıksızlık, sinirlilik veya tutarıklar ortaya çıkabi- lir. Bu etkilerden herhangi biri görülürse tablet kul- lanan kişi hemen doktora başvurmalıdır.17 İlacın kesilmesiyle hipertiroidizmin ancak altı ay sonra dü- zeldiği belirtilmiştir.18-20 Hipertiroidizm dışında içer- diği halojen tuzlarının, var olan aknenin ciddileş- mesine ve akneiform döküntülere neden olduğu gö- rülmüştür. Ancak, bazı çalışmalarda yosun ekstrele- rinin cilt kalınlığını azalttığı ve cilt elastisitesini artırdığı belirtilmiştir.21 Ancak Fucus türlerinin içer- diği diğer maddelere bağlı olarak alerji ve hipersen- sitivite gelişme olasılığı göz ardı edilmemelidir. Özellikle iyoda karşı bu tip reaksiyonların gelişmesi söz konusu olabilir. Literatürde, iyotla ortaya çıktığı tespit edilen; ağızda acı tat oluşma, artmış salivasyon ve mide iritasyonu vakaları bulunmaktadır.21 Japonya’da yapılan bir araştırmada F-fukoi- dan’ın insan lenfoma hücrelerinde apoptoza neden olduğu belirlenmiştir.22 Fransa’da tavşanlar üzerinde yapılan bir araştırmada ise F-fukoidan’ın hiperp- lazileri inhibe edebildiği belirtilmiştir.23 Kopenhag Statens Serum Enstitüsünde yapılan bir diğer çalış- mada ise F-fukoidan verilen menenjitli sıçanlarda ölüm oranının arttığı belirlenmiştir.24 Deniz bitkilerinin ağır metal ve toksik madde- leri akümüle ettiği belirtilmektedir. Yosunun kur- şun, nikel ve civa gibi ağır metalleri de içerdiği gösterilmiştir.25-29 Arsenik gibi bazı metallerin dü- şük düzeyde de olsa, yosun tabletlerinin içinde bu- lunabildiği bilinmektedir ve bu tabletleri kullanan kişilerin idrarlarında arsenik olduğu gözlemlen- miştir.30 Kelp kullananlarda görülen böbrek ve sinir toksisitesinin altında, metal toksisitesinin yattığı düşünülmektedir.30 Metaller dışında yosunun içer- diği uçucu halojene organik bileşiklerin de toksik etkilerinin olabileceği belirtilmektedir. Bazı Fucus ekstrelerinin -ağır metal içermeleri nedeniyle- nef- rotoksik olabilecekleri de bildirilmiştir.31,32 Kelp ekstrelerinin kan şekerinin düşmesine neden olduğu da belirtilmektedir. Özellikle diya- beti olan veya düşük kan şekeri olan kişilerde Kelp- ’in kullanılmaması gerekmektedir.33 Ayrıca Kelp’in antikoagülan özelliğinin olduğu da bildirilmiştir. Kelp kullanan kişilerde anormal kanamalar, peteşi, otoimmün trombositopenik diseritropoez gibi va- kaların ortaya çıktığı görülmüştür.9,34 Fucus vesiculosus’un tiroid bezi üzerindeki et- kisinden bağımsız olarak, endokrin modüle edici etkilerinin de olduğu bildirilmektedir. Antiöstro- jenik etkilerinin, yosunu tüketen Asya’lı kadınlar- da hormon-bağımlı kanserlerin gelişmesini önlediği belirtilmektedir. Hayvanlar üzerinde ya- pılan çalışmalar ve postmenapozal kadınlarda ya- pılan çalışmalarla bu etkinin östrojen-bağımlı kanserlerin insidansını düşürdüğü görülmüştür.35,36 Ancak bu konuda daha kapsamlı çalışmaların ya- pılması gerekmektedir. Bu bitkinin kullanımı hamilelik, laktasyon ve hipertirodizmde kontraendikedir.9,18,37 Kelp ve ilaç etkileşmeleri şu şekilde özetlene- bilir:
Kelp içeren ürünlerin levotiroksin gibi hi- potiroidizme karşı kullanılan tiroid preparatlarıyla beraber kullanılmaması önerilmektedir.17,18
Amiodaron ve Kelp’in her ikisinin de yük- sek iyot içermelerinden ötürü, beraber kullanılma- maları önerilir.17,18 Tiroid metabolizmasını etkileyen lityum ile beraber kullanılmaması önerilir.18 Antikoagülan etkisinden dolayı klopidog- rel, varfarin ve aspirin gibi antikoagülanlarla bera- ber kullanılmaması önerilir. Ayrıca yine aynı özelliğinden dolayı benzer etkilere neden olan ibuprofen gibi nonsteroidal antienflamatuvar ilaç- larla beraber alınmamalıdır.9,34 Kelp’in, endokrin modüle edici etkilerin- den dolayı östrojen ve progesteron içeren hormon preparatlarıyla beraber kullanılmaması önerilir.35,36]Özellikle kan şekerini düşüren ürünlerle ve insülin ile beraber kullanılmamalıdır.35 Laksatif özelliğinden dolayı diğer laksatif- lerle beraber kullanılmamalıdır.11 Özellikle böbrek hasarına neden olabile- cek diğer ürünlerle ve diüretiklerle beraber kulla- nılmamalıdır.31
GUARANA
Guarana (Paullinia cupana), Sapindaceae ailesine ait, sıklıkla Tapajos ve Maderia’da Brezilya Ama- zonlarında yetişen bir bitkidir. Bitkinin büyük yap- rakları ve toplu çiçekleri vardır. Meyvesinin rengi, kahverengiden kırmızıya dek değişir, kahve mey- vesi boyutundadır ve siyah renkli tohumları var- dır.38-41 Guarana tohumlarında, kuru ağırlıklarının %3-5’i kadar kafein bulunmaktadır ve bu da yakla- şık 9.100-76.000 ppm’ı bulmaktadır. Kahve tohum- larında ise kuru ağırlıklarının sadece %1-2’si kadar kafein bulunduğu düşünülürse, bitki tohumlarının kafein içeriği kahve tohumlarının 1.5-5 katı fazla- dır. Kafein dışında tohumlarda adenin, kateşitannik asit, kolin, D-kateşin, hipoksantin, saponin, teofi- lin, teobromin, resin, tanen, yağ, protein, nişasta ve müsilaj da vardır.41,42 Guarana’dan elde edilen kafe- in “guaranin” olarak adlandırılır. Guarana, Brezil- ya’da içecek olarak oldukça popülerdir ve tatlandırılmış ve gazlı içeceklerin içine eklenmek- tedir. Güney Amerika’daki kafein eldesi genelde Guarana’dan sağlanmaktadır. Bitkinin ekstreleri za- yıflama amaçlı kullanılmaktadır. Ayrıca Guarana ekstreleri enerji içeceklerinin içine eklenmekte ve afrodizyak olarak da tüketilmektedir.39, 42-44 Kafein, cAMP-fosfodiesterazı inhibe ederek cAMP konsantrasyonlarının ve dolayısıyla gastrik asit sekresyonunun artmasına neden olur. Ayrıca kafein kan basıncını yükseltir ve katekolamin salı- mını stimüle eder. Santral sinir sisteminde dopa- min, adrenalin ve serotonin düzeylerinin artmasını da sağlar ve böylece ruh halinin düzelmesine yar- dımcı olur. Ayrıca SSS stimülasyonu ile kalp hızı- nın artmasına neden olur ve kas kontraktilitesini artırır. Kafein ve metabolitleri (özellikle paraksan- tin) periferal dokularda enerji metabolizmasını sti- müle ederler. Kafeinin diüretik etkisi de bulun- maktadır.45-47 Ayrıca iştahı baskıladığı da belirtil- mektedir; ama bu etkisi kısa sürelidir ve kilo kay- bını sağlamaz. Yapılan araştırmalarda guaraninin önemli me- tabolik etkileri olduğu görülmüştür. Guaraninin 37.5 ve 75 mg dozlarda alımıyla hafıza, uyanıklık ve ruhsal durum üzerine olumlu etkiler yaptığı gözlenmiştir. Tavşanlarda yapılan çalışmalarda gu- araninin trombosit sayısını %37 azalttığı ve araşi- donik asitten tromboksan oluşumunu %78 düşürdüğü gözlenmiştir. Bu durumun özellikle kalp krizi ve iskemik inme riskini azalttığı belirtilmiş- tir.48,49 Ayrıca guaraninin farelerde antioksidan ve antibakteriyel etkilerinin olduğu ve konjuge lino- leik asitle beraber kullanımının yağ hücrelerinde azalma sağladığı belirtilmiştir.50 Guaraninin yan etkileri de bulunmaktadır; özellikle uzun süre yüksek doz kullanımı mide yanması, iştah kaybı, konstipasyon, diyare, kusma, abdominal spazmlar, sinirlilik, irritabilite, anksiye- te, uykusuzluk, aritmi, başağrısı, tutarıklar, trom- bosit agregasyonunda azalma, kanama zamanında uzama ve idrara çıkamama gibi birçok yan etki oluşturabilir.48,49,51-54 Guarana’nın kilo vermedeki etkinliğinin test edildiği birçok çalışma bulunmaktadır. Ma Huang (Ephedra)-Guarana kombinasyonuyla, fazla kilolu (BKİ= 29-32 arası) 67 erkek ve kadın üzerinde ya- pılan plasebo kontrollü bir çalışmada, kombinas- yonu alan fazla kilolu kişilerin (n= 35, sekiz kişi tedaviyi yarım bırakmıştır) plasebo grubuna göre
(n= 32) sekiz hafta sonunda anlamlı bir şekilde ki- lo verdikleri belirleNmiştir (p< 0.005). Ayrıca te- davinin kalça çevresi ve serum trigliserid düzey- lerinde de anlamlı bir azalma sağladığı belirtilmek- tedir. Tedaviyi alanlarda yan etkilerin ağız kurulu- ğu, uykusuzluk ve baş ağrısı olduğu belirtilmiştir.55 Guarana gibi kafein içeren bitkilerin sempatik si- nir sistemini etkileyen diğer ilaçlarla (β-adrenerjik agonistler, psödoefedrin) birlikte kullanımı kan ba- sıncının yükselmesine neden olur. Guarana özel- likle hipertansiyonu olan veya kardiyak problemi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.56 Yüksek dozda kafein alımı yüksek kan basın- cı, kardiyovasküler sistem bozuklukları, böbrek hastalıkları, anksiyete, epilepsi, diyabet, ülser ve hipertiroidizm hastalarında kontrendikedir. Ayrıca çok fazla guarana tüketimi hipokalemiye neden olabilir. Digoksin kullanan hastalarda gua- rana ile oluşan hipokalemi, myokard hücrelerinin digoksine duyarlılığını artırır; bu durumda vücut- ta digoksin birikir ve toksisite gözlenir. Digoksin, doğrudan kalbe toksiktir ve aritmilere neden olur. Ayrıca, Guarana ve Ginseng kullanan ve mitral ka- pak yetmezliği olan 25 yaşında bir kadın hastanın ventriküler fibrilasyona girerek öldüğü rapor edil- miştir.57 Diğer taraftan guarana trombosit agre- gasyonunu ve tromboksan sentezini azaltır. Bu ne- denle varfarin gibi antikoagülanlarla kullanılması önerilmez.57, 58
GARCİNİA CAMBOGİA
Garcinia cambogia (Garcinia gummi-gutta, G. qua- esita) Endonezya’da, Güneydoğu Asya ve Orta Af- rika’da yetişen ve “Gambooge” veya “Brindleberry “olarak da adlandırılan Guttiferae ailesinden bir bitkidir. Balkabağı şeklinde sarı meyveleri vardır. Hintliler bitkiyi ödem azaltıcı, menstürasyon ge- ciktirici, konstipasyon önleyici, antiromatizmal ve antiparaziter olarak kullanmışlardır. Ayrıca Gü- neydoğu Asya’da yüzyıllardır doygunluk hissini ar- tırmak için kullanılmaktadır.59-61 Bu bitkinin 1965’te meyvelerinin etli kısmı ve kabuğundaki ak- tif bileşik hidroksisitrik asitin (HCA, hidroksisitrat, 1,2-dihidroksipropan-1,2,3-trikarboksilik asit) bu- lunmasıyla, çeşitli iştah kesici ve enerji ürünlerinin içine eklenmeye başlanmıştır. HCA Garcinia cambogia dışında Hibiscus subdariffa’dan da elde edil- mektedir.60 HCA bir sitrik asit türevidir. Laboratuvar hay- vanlarında yapılan çalışmalarda iştahı azalttığı gö- rülmüştür.59 Ayrıca kalori alınmasını düşürerek kilo kaybını sağladığı belirtilmektedir. HCA’nın anorektik etkisi altında yatan mekanizma, tam ola- rak bilinmemektedir. Ancak bu konuda bazı hipo- tezler vardır. HCA glikozdan yağ asidi sentezinin ilk ekstramitokondriyal basamağında ATP-sitrat li- yazı inhibe eder.59,62-64 HCA’nın hepatik yağ asidi oksidasyonunu artırdığı ve lipid metabolizmasını modüle ettiğini belirten çalışmalar mevcuttur.63 HCA’nın (2S,3R)-HCA izomerinin pankreatik a- amilazı ve intestinal a-glukozidazı inhibe ettiği ve in vitro olarak karbohidrat metabolizmasını azalt- tığı belirtilmiştir.63 HCA kullanımıyla bulantı, kusma, mide ve in- testinal ağrı, rahatsızlık hissi ve baş ağrısı rapor edilmiştir. Ayrıca alerjik reaksiyonlara neden ola- bileceği belirtilmektedir. HCA’nın diyabet, karaci- ğer hastalıkları (karaciğer yetmezliği, siroz, hepatit), böbrek hastalıkları (böbrek yetmezliği) ve kronik bazı hastalıklarda kullanılmaması gerektiği bildirilmiştir.65 Garcinia cambogia’dan elde edilen ekstrele- rin hepsinde HCA bulunmaktadır; ancak HCA’- nın miktarı ve etkinliği arasında farklar vardır. HCA’nın %60’lık kalsiyum-potasyum tuzu olan HCA-SX (Super Citrimax) son yıllarda özellikle tercih edilmektedir. HCA-SX’in leptin düzeyleri- ni de düşürdüğü bildirilmiştir. HCA-SX üzerinde çeşitli akut oral, dermal, primer dermal iritasyon ve primer göz iritasyon testleri yapılmıştır ve HCA-SX’in güvenirliği gösterilmiştir.59,63 Ancak uzun dönemdeki toksik etkileriyle ilgili yeteri ka- dar çalışma yoktur. Bu konuda Sprague-Dawley sıçanlar üzerinde yapılan bir çalışmada, 90 gün boyunca erkek ve dişi sıçanlara %0.2, %2 ve %5’lik HCA-SX uygulanmış ve hepatik fonksi- yonlar, testiküler lipid peroksidasyonu, DNA frag- mantasyonu üzerine etkileri ve histopatolojik incelemeler yapılmıştır. Sonuçta HCA-SX’in kilo vermeye yardımcı olduğu ve ölçülen parametre- lerde bir değişikliğe neden olmadığı tespit edil- miştir.59 Bir başka çalışmada Garcinia cambogia ekstrelerinin Zucker obez (fa/fa) sıçanların diye- tine yüksek dozlarda eklendiğinde (0, 10, 51, 102 ve 154 mmol/kg diyet) yağ akümülasyonunu azalttığı, ancak belirgin testiküler atrofi ve germ hücre dejenerasyonu görüldüğü belirtilmiştir. Bu- nunla birlikte, yüksek oranda HCA eklenen diyet- lerde bile Sertoli ve Leydig hücrelerinde morfolojik değişiklikler görülmemiştir. Karaci- ğerde tüm diyetle HCA alan gruplarda yağ vaku- olizasyonu görülmüştür. Dalakta ise herhangi bir histopatolojik değişiklik görülmemiştir. Serum bi- yokimyasal parametreleri de değerlendirilmiş ve en yüksek HCA grubunda alkalen fosfataz (ALP) düzeyleri ve kan üre azotu (BUN) istatistiksel ola- rak anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur.63 istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde (p< 0.05) azalttığı belirlenmiştir. Ayrıca C-reaktif protein (CRP), malondialdehit (MDA) ve interlökin-6 (IL-düzeylerinin de anlamlı olarak (p< 0.05) azaldı- ğı görülmüştür. Araştırıcılar HCA-SX uygulama- sının obezite tedavisinde ve obeziteye bağlı oksi- datif stresin önlenmesinde iyi bir seçenek olabile- ceğini belirtmişlerdir.69 HCA’nın zayıflama bantla- rından dermal absorpsiyonla alınan miktarının et- kinliği ise tartışmalıdır.
SONUÇ
Bilindiği gibi obezite gelişmiş ülkeler için çok önemli bir halk sağlığı problemidir; obeziteyi hem genetik, hem de çevresel faktörler etkilemektedir.
Obezitenin çözümü için tek başına bir ilaç
Garcinia cambogia ekstreleriyle insanlar üzerinde de yapılan çalışmalar mevcuttur. BKİ’leri or- talama 32 olan hastalarda %50 HCA içeren Garcinia cambogia ekstreleriyle (1500 mg/gün) 135 kişi üzerinde yapılan çift-kör, plasebo kontrollü bir
veya uygulamanın yararlı olamayacağı bilinmekte- dir. Ülkemizde birçok ürün kilo verdirdiği iddia- sıyla pazarlanmakta ve bilinçsizce tüketime sunulmaktadır. Bunlar arasında zayıflama çayları çalışmada, plaseboya göre anlamlı bir kilo azalışına ve zayıflama bantları önemli yer tutmaktadır.71 Z arastlanmamıştır.66 HCA’nın erkek Sprague Dawley sıçanlarda kilo verdikten sonra yeme alışkanlığı, tekrar kilo alma ve metabolizma üzerindeki etkile- rini inceleyen bir çalışmada, HCA’nın tekrar kilo almayı azalttığı, yeme alışkanlığını baskıladığı be- lirlenmiştir.67 HCA-SX ile obez hastalar üzerinde yapılan ça- lışmalarda, HCA’nın vücut ağırlığı ve BKİ’nde bir azalma sağladığı, toplam yiyecek tüketimini, total kolesterol, LDL, trigliserid ve serum leptin düzey- lerini belirgin bir şekilde azalttığı belirlenmiştir. Ayrıca, HDL ve serotonin düzeyleri ile yağ oksi- dasyonunun bir göstergesi olan üriner yağ metabo- litlerinin atılımını belirgin bir şekilde artırdığı belirlenmiştir.62 Obez Zucker sıçanları üzerinde yapılan bir diğer çalışmada, HCA-SX’in trigliserid, glukoz ve in- sülin düzeylerini ve insülin resiztansını (HOMA)
yıflama bantlarının içeriğinde yer alan etken mad- delerin ne derecede, ne hızla ve ne kadar kararlı absorbe olabileceği şüphelidir. Diğer taraftan, her- hangi bir absorpsiyon ve etki söz konusu olmadığı durumda zayıflama bantlarının, kişinin kilo verme sorununu çözemeyecekleri gibi obeziteye bağlı ola- rak ortaya çıkabilecek hastalık risklerinin; doğru diyet, egzersiz ve gerektiğinde uygun bir medikal yaklaşım ile çözülebilmesini -kullanıldıkları süre boyunca- engellemiş olacakları için kullanımları sakıncalı olabilir. Eğer dermal emilim söz konusu ise, içerdikleri etken maddelerin yukarıda özetle- nen istenmeyen etkileri özellikle hassas popülas- yonlarda veya hassas bireylerde daha şiddetli ortaya çıkabilir. Ayrıca, zayıflama bantlarının içindeki tek bir etken maddeyle ortaya çıkabilecek istenmeyen etkilerin yanı sıra iyot alımı ve kafein alımının kombine etkisinin de söz konusu olabileceği unu- tulmamalıdır.
KAYNAKLAR
1. Hofbauer KG, Nicholson JR, Boss O. The obesity epidemic: current and future pharma- cological treatments. Annu Rev Pharmacol Toxicol 2007;47:565-92.
2. Hofbauer KG, Nicholson JR. Pharmacothe- rapy of obesity. Exp Clin Endocrinol Diabetes 2006;114(9):475-84.
3. de Beaufort I, Vandamme S. 'No willpower re- quired'. The slimming industry and the right to sell dreams. Med Law 2008;27(1):215-28.
4. Candlish JK. What you need to know: over the counter slimming products--their rationality and legality. Singapore Med J 1999;40(8):550- 2.
5. van den Hoek C, Mann DG, Jahns HM. Hete- rokontophyta class xanthophyceae. Algae: An Introduction to Phycology. 1st ed. Cambridge: Cambridge University Press; 1995. p.123-7.
6. Raogan MA, Glombitza KW. Phlorotannins, brown algal polyphenols. In: Round FE, Chap- man DJ, eds. Progress in Physiological Rese- arch. 4th ed. Bristol: Biopress; 1986. p.129- 241.
7. Mata YN, Blázquez ML, Ballester A, González F, Muñoz JA. Characterization of the biosorp- tion of cadmium, lead and copper with the brown alga Fucus vesiculosus. J Hazard Ma- ter 2008;158(2-3):316-23.
8. Elkins R, Limu M. Limu Movi. In: Elkins R, ed.
Prize Sea Plant of Tonga And the South Paci- fic. Limu Moui. 1st ed. Woodland: Woodland Publishing, 2001. p 145-78.
9. Dürig J, Bruhn T, Zurborn KH, Gutensohn K, Bruhn HD, Béress L. Anticoagulant fucoidan fractions from Fucus vesiculosus induce plate- let activation in vitro. Thromb Res 1997;85(6): 479-91.
10. Lee Y, Kang S. A check list of Marine Algae in Korea. In: Yong-pil Yi, ed. A Catalogue of the Seaweeds in Korea. 1st ed. Cheju: Cheju Na- tional University Press, 2001. p. 8.
11. Thienes CH, Skillen RG, Meredith OM, Fairc- hild MD, McCandless RS, Thienes RP. The hemostatic, laxative and toxic effects of alginic acid preparations. Arch Int Pharmacodyn Ther 1957;111(2):167-81.
12. Nakai M, Kageyama N, Nakahara K, Miki W.
Phlorotannins as radical scavengers from the extract of Sargassum ringgoldianum. Mar Bi- otechnol (NY) 2006;8(4):409-14.
13. Heo SJ, Jeon YJ. Protective effect of fuco- xanthin isolated from Sargassum siliquastrum on UV-B induced cell damage. J Photochem Photobiol B 2009;95(2):101-7.
14. Sachindra NM, Sato E, Maeda H, Hosokawa M, Niwano Y, Kohno M, et al. Radical scaven- ging and singlet oxygen quenching activity of marine carotenoid fucoxanthin and its meta-
bolites. J Agric Food Chem 2007;55(21):8516-
22.
15. Zaragozá MC, López D, P Sáiz M, Poquet M, Pérez J, Puig-Parellada P, et al. Toxicity and antioxidant activity in vitro and in vivo of two Fucus vesiculosus extracts. J Agric Food Chem 2008;56(17):7773-80.
16. Bradley PR. Fucus vesiculosis. In: Bradley PR, ed. British Herbal Compendium. Vol. 2. 1st ed. Bournemouth: British Herbal Medicine As- sociation Press; 1992. p.236-48.
17. Astrup A. Thermogenic drugs as a strategy for treatment of obesity. Endocrine 2000;13 (2):207-12.
18. Müssig K, Thamer C, Bares R, Lipp HP, Häring HU, Gallwitz B. Iodine-induced thyro- toxicosis after ingestion of kelp-containing te- a. J Gen Intern Med 2006;21 (6):C11-4.
19. Eliason BC. Transient hyperthyroidism in a pa- tient taking dietary supplements containing kelp. J Am Board Fam Pract 1998;11(6):478- 80.
20. Shilo S, Hirsch HJ. Iodine-induced hyperth- yroidism in a patient with a normal thyroid gland. Postgrad Med J 1986;62(729):661- 2.
21. Fujimura T, Tsukahara K, Moriwaki S, Kitaha- ra T, Sano T, Takema Y. Treatment of human skin with an extract of Fucus vesiculosus changes its thickness and mechanical proper- ties. J Cosmet Sci 2002;53(1):1-9.
22. Aisa Y, Miyakawa Y, Nakazato T, Shibata H, Saito K, Ikeda Y, et al. Fucoidan induces apoptosis of human HS-sultan cells accom- panied by activation of caspase-3 and down- regulation of ERK pathways. Am J Hematol 2005;78 (1):7-14.
23. Deux JF, Meddahi-Pellé A, Le Blanche AF, Feldman LJ, Colliec-Jouault S, Brée F, et al. Low molecular weight fucoidan prevents neo- intimal hyperplasia in rabbit iliac artery in-stent restenosis model. Arterioscler Thromb Vasc Biol 2002;22(10):1604-9.
24. Brandt CT, Lundgren JD, Frimodt-Møller N, Christensen T, Benfield T, Espersen F, et al. Blocking of leukocyte accumulation in the cerebrospinal fluid augments bacteremia and increases lethality in experimental pneumo- coccal meningitis. J Neuroimmunol 2005;166 (1-2):126-31.
25. Phaneuf D, Côté I, Dumas P, Ferron LA, LeB- lanc A. Evaluation of the contamination of ma- rine algae (Seaweed) from the St. Lawrence River and likely to be consumed by humans. Environ Res 1999;80(2 Pt 2):S175-S182.
26. Barreiro R, Picado L, Real C. Biomonitoring heavy metals in estuaries: a field comparison of two brown algae species inhabiting upper
estuarine reaches. Environ Monit Assess 2002;75 (2):121-34.
27. Truus K, Vaher M, Koel M, Mähar A, Taure I. Analysis of bioactive ingredients in the brown alga Fucus vesiculosus by capillary electrophoresis and neutron activation analysis. Anal Bioanal Chem 2004;379(5- 6):849-52.
28. Holan ZR, Volesky B, Prasetyo I. Biosorption of cadmium by biomass of marine algae. Bio- technol Bioeng 1993;42(4):548.
29. Holan ZR, Volesky B. Biosorption of lead and nickel by biomass of marine algae. Biotechnol Bioeng 1994;43(11):1001-9.
30. Merrifield ME, Ngu T, Stillman MJ. Arsenic binding to Fucus vesiculosus metallothionein. Biochem Biophys Res Commun. 2004;324(1): 127-32.
31. Conz PA, La Greca G, Benedetti P, Bevilac- qua PA, Cima L. Fucus vesiculosus: a nephro- toxic alga? Nephrol Dial Transplant 1998;13 (2):526-7.
32. Amster E, Tiwary A, Schenker MB. Case re- port: potential arsenic toxicosis secondary to herbal kelp supplement. Environ Health Pers- pect 2007;115(4):606-8.
33. Lamela M, Anca J, Villar R, Otero J, Calleja JM. Hypoglycemic activity of several seawe- ed extracts. J Ethnopharmacol 1989;27(1- 2):35-43.
34. Pye KG, Kelsey SM, House IM, Newland AC.Severe dyserythropoiesis and autoimmune thrombocytopenia associated with ingestion of kelp supplements. Lancet 1992;339(8808): 1540.
35. Skibola CF. The effect of Fucus vesiculosus, an edible brown seaweed, upon menstrual cycle length and hormonal status in three pre- menopausal women: a case report. BMC Complement Altern Med 2004;4:10.
36. Skibola CF, Curry JD, VandeVoort C, Conley A, Smith MT. Brown kelp modulates endocri- ne hormones in female sprague-dawley rats and in human luteinized granulosa cells. J Nutr 2005;135(2):296-300.
37. Muhlin JF, Engel CR, Stessel R, Weatherbee RA, Brawley SH. The influence of coastal to- pography, circulation patterns, and rafting in structuring populations of an intertidal alga. Mol Ecol 2008;17(5):1198-210.
38. Beck HT. Caffeine, alcohol and sweeteners.In: Prance SG, Nesbitt M, eds. Cultural His- tory of Plants. 1st ed. New York: Routledge;
2004. p.173-89.
39. Smith N, Atroch AL. Guarana's journey from regional tonic to aphrodisiac and global energy drink. Evid Based Complement Alternat Med 2007. doi: 10.1093/ecam/nem162.
40. Schultes RE. Amazonian ethnobotany and the search for new drugs. Ciba Found Symp 1994;185:106-12.
41. Weinberg BA, Bealer BK. The natural history of caffeine. The World of Caffeine: The Scien- ce and Culture of the World's Most Popular Drug. 1st ed. New York: Taylor & Francis; 2001. p.213-35.
42. Morton JF. Widespread tannin intake via sti- mulants and masticatories, especially guara- na, kola nut, betel vine, and accessories. Basic Life Sci 1992;59:739-65.
43. Morelli V, Zoorob RJ. Alternative therapies: Part I. Depression, diabetes, obesity. Am Fam Physician 2000;62(5):1051-60. 44. Clauson KA, Shields KM, McQueen CE, Per- sad N. Safety issues associated with commer- cially available energy drinks. J Am Pharm Assoc (2003) 2008;48(3):e55-63.
45. Fisone G, Borgkvist A, Usiello A. Caffeine as a psychomotor stimulant: mechanism of acti- on. Cell Mol Life Sci 2004;61(7-8):857-72.
46. Graham TE, Rush JW, van Soeren MH. Caf- feine and exercise: metabolism and perfor- mance. Can J Appl Physiol 1994;19(2):111- 38.
47. Fredholm BB, Bättig K, Holmén J, Nehlig A, Zvartau EE. Actions of caffeine in the brain with special reference to factors that contribu- te to its widespread use. Pharmacol Rev 1999;51(1):83-133.
48. Bydlowski SP, D'Amico EA, Chamone DA. An aqueous extract of guaraná (Paullinia cupa- na) decreases platelet thromboxane synthe- sis. Braz J Med Biol Res 1991;24(4):421-4. 49. Nicolaou KC, Magolda RL, Smith JB, Aharony D, Smith EF, Lefer AM. Synthesis and biolo- gical properties of pinane-thromboxane A2, a selective inhibitor of coronary artery constric- tion, platelet aggregation, and thromboxane formation. Proc Natl Acad Sci USA 1979;76 (6):2566-70.
50. Terpstra AH, Beynen AC, Everts H, Kocsis S, Katan MB, Zock PL. The decrease in body fat in mice fed conjugated linoleic acid is due to increases in energy expenditure and energy loss in the excreta. J Nutr 2002;132(5):940-5.
51. Haskell CF, Kennedy DO, Wesnes KA, Milne AL, Scholey AB. A double-blind, placebo-con- trolled, multi-dose evaluation of the acute be- havioural effects of guaraná in humans. J Psychopharmacol 2007;21(1):65-70.
52. Iyadurai SJ, Chung SS. New-onset seizures in adults: possible association with consump- tion of popular energy drinks. Epilepsy Behav 2007;10(3):504-8.
53. Beall J. Over-the-counter products for weight management. Ala Nurse 2007;34(3):11-2. 54. Sale C, Harris RC, Delves S, Corbett J. Meta- bolic and physiological effects of ingesting ex- tracts of bitter orange, green tea and guarana at rest and during treadmill walking in overwe- ight males. Int J Obes (Lond) 2006;30 (5):764- 73.
55. Hess AM, Sullivan DL. Potential for toxicity with use of bitter orange extract and guarana for weight loss. Ann Pharmacother 2005;39 (3):574-5.
56. Haller CA, Jacob P, Benowitz NL. Short-term metabolic and hemodynamic effects of ephed- ra and guarana combinations. Clin Pharmacol Ther 2005;77(6):560-71.
57. Di Gennaro M, Valle R, Pahor M, Carbonin P.
Abolition of digitalis tachyarrhythmias by caffe- ine. Am J Physiol 1983;244(2):H215-21.
58. Ulbricht C, Chao W, Costa D, Rusie-Seamon E, Weissner W, Woods J. Clinical evidence of herb-drug interactions: a systematic review by the natural standard research collaboration. Curr Drug Metab 2008;9(10):1063-120.
59. Shara M, Ohia SE, Yasmin T, Zardetto-Smith A, Kincaid A, Bagchi M, et al. Dose- and time- dependent effects of a novel (-)-hydroxycitric acid extract on body weight, hepatic and tes- ticular lipid peroxidation, DNA fragmentation and histopathological data over a period of 90 days. Mol Cell Biochem 2003;254(1-2):339- 46.
60. Yamada T, Hida H, Yamada Y. Chemistry, physiological properties, and microbial produc- tion of hydroxycitric acid. Appl Microbiol Bio- technol 2007;75(5):977-82..
61. Hayamizu K, Tomi H, Kaneko I, Shen M, Soni MG, Yoshino G. Effects of Garcinia cambo- gia extract on serum sex hormones in over- weight subjects. Fitoterapia 2008;79(4): 255-61.
62. Preuss HG, Rao CV, Garis R, Bramble JD, Ohia SE, Bagchi M, et al. An overview of the safety and efficacy of a novel, natural(-)- hydroxycitric acid extract (HCA-SX) for weight management. J Med 2004;35(1-6):33-48.
63. Saito M, Ueno M, Ogino S, Kubo K, Nagata J, Takeuchi M. High dose of Garcinia cambogia is effective in suppressing fat accumulation in developing male Zucker obese rats, but highly toxic to the testis. Food Chem Toxicol 2005;43 (3):411-9.
64. Pittler MH, Ernst E. Dietary supplements for body-weight reduction: a systematic review. Am J Clin Nutr 2004;79(4):529-36.
65. Dyck DJ. Dietary fat intake, supplements, and weight loss. Can J Appl Physiol 2000; 25(6):495-523.
66. Heymsfield SB, Allison DB, Vasselli JR, Piet- robelli A, Greenfield D, Nunez C. Garcinia cambogia (hydroxycitric acid) as a potential antiobesity agent: a randomized controlled tri- al. JAMA 1998;280(18):1596-600.
67. Leonhardt M, Hrupka B, Langhans W. Effect of hydroxycitrate on food intake and body we- ight regain after a period of restrictive feeding in male rats. Physiol Behav 2001;74(1-2):191- 6.
68. Preuss HG, Bagchi M, Bagchi D. Comparison of the effects of three different (-)-hydroxycit- ric acid preparations on food intake in rats: re- sponse. Nutr Metab (Lond) 2006;3:26.
69. Asghar M, Monjok E, Kouamou G, Ohia SE, Bagchi D, Lokhandwala MF. Super CitriMax (HCA-SX) attenuates increases in oxidative stress, inflammation, insulin resistance, and body weight in developing obese Zucker rats. Mol Cell Biochem 2007; 304(1-2):93-9.
70. Süsleyici Duman B, Kayhan FE, Sesal C. [Ge- netics ofobesity: medicaleducation]. Turkiye Klinikleri J Med Sci 2009;29(2):520-5.
71. Saraçoğlu A, Ergun B.[Composition of some herbal slimming tea preparations marketed in turkey and their possible adverse effects]. Tur- kiye Klinikleri J Med Sci 2006;26(4):355-63.

Yorum yap