Homocystein, Homocysteinin kanda yükselmesine hiperhomocysteinanemi denir.
İbrahim Bey;
Öncelikle mübarek ramazan bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar, sağlıklı ve mutlu nica bayramlar dileriz.
Bizim sizden yardım istememizdeki sebeb, eşimin 1,5 seneden beri süregelen rahatsızlığıdır. Eşimle haziran 2005 yılında evlendik. Eşimin rahatsızlığı ise mayıs 2005'te ağır geçirdiği gribal bir enfeksiyondan sonra başladı.Bu süre zarfında bütün vücütta eklemler ve kemiklerde şiddetli ağrı,halsizlik ve güç kaybı vardı. Kendisi 35 yaşındadır. Doktorlar 1 sene teşhis koyamadılar.İstanbul'da gittiğimiz tüm hastaneler romatizma,kemik erimesi hatta depresyon teşhisi koydular ama bunların hiçbiri doğru çıkmadı. Bütün vücutta mr&ultrasan tetkikleri, kan ve idrar tahlilleri ,tüm vücut muayenesi yapıldı ama tüm bulgular normal çıktı.
En son İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp fakültesinde Homosistein adlı vücudun doğal yapısında bulunan bir hormonun aşırı derecede yüksek olmasından kaynaklanan, kemiklerin erimesine yol açan bir durumla karşı karşıya kaldığımız ortaya çıktı. Halen tedavisi 4-5 aydır devam etmektedir. Ancak hormon düzeyinde henüz bir düşüş sağlanamamıştır. Folik asit,b12 ve b 16 takviyesi ile düşürülmeye çalışılmakta olup, uzun bir tedavi süreci bizi beklemektedir.
Bu meyanda internette sitenizi tesadüf eseri gördüm. Alternatif tıp bakımından yapabileceğimiz ek bir tedavi yöntemi varsa bize bldirirseniz çok seviniriz.
Bu arada eşimin beslenme alışkanlığında et ve et ürünleri bulunmamaktadır. Sürekli sebze ile beslenmekte olup çok ender olarak (o da benim zorumla: ))balık yemektedir. Bu hormonun yükselmesinin daha çok et ile beslenen kişilerde olduğunu duymuştum. Ama Çapadaki hocaların dediğine göre doğuştan gelen genetik bir durummuş. (Bu arada kemik erimesi sadece bir sonuçmuş. Bizi bekleyen kalp krizi, beyin kanamsı, felç gibi tehlikelr varmış )
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler
Öncelikle mübarek ramazan bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar, sağlıklı ve mutlu nica bayramlar dileriz.
Bizim sizden yardım istememizdeki sebeb, eşimin 1,5 seneden beri süregelen rahatsızlığıdır. Eşimle haziran 2005 yılında evlendik. Eşimin rahatsızlığı ise mayıs 2005'te ağır geçirdiği gribal bir enfeksiyondan sonra başladı.Bu süre zarfında bütün vücütta eklemler ve kemiklerde şiddetli ağrı,halsizlik ve güç kaybı vardı. Kendisi 35 yaşındadır. Doktorlar 1 sene teşhis koyamadılar.İstanbul'da gittiğimiz tüm hastaneler romatizma,kemik erimesi hatta depresyon teşhisi koydular ama bunların hiçbiri doğru çıkmadı. Bütün vücutta mr&ultrasan tetkikleri, kan ve idrar tahlilleri ,tüm vücut muayenesi yapıldı ama tüm bulgular normal çıktı.
En son İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp fakültesinde Homosistein adlı vücudun doğal yapısında bulunan bir hormonun aşırı derecede yüksek olmasından kaynaklanan, kemiklerin erimesine yol açan bir durumla karşı karşıya kaldığımız ortaya çıktı. Halen tedavisi 4-5 aydır devam etmektedir. Ancak hormon düzeyinde henüz bir düşüş sağlanamamıştır. Folik asit,b12 ve b 16 takviyesi ile düşürülmeye çalışılmakta olup, uzun bir tedavi süreci bizi beklemektedir.
Bu meyanda internette sitenizi tesadüf eseri gördüm. Alternatif tıp bakımından yapabileceğimiz ek bir tedavi yöntemi varsa bize bldirirseniz çok seviniriz.
Bu arada eşimin beslenme alışkanlığında et ve et ürünleri bulunmamaktadır. Sürekli sebze ile beslenmekte olup çok ender olarak (o da benim zorumla: ))balık yemektedir. Bu hormonun yükselmesinin daha çok et ile beslenen kişilerde olduğunu duymuştum. Ama Çapadaki hocaların dediğine göre doğuştan gelen genetik bir durummuş. (Bu arada kemik erimesi sadece bir sonuçmuş. Bizi bekleyen kalp krizi, beyin kanamsı, felç gibi tehlikelr varmış )
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet




Yorum yap