ozgulaydn Nickli öğeden Alıntı
Mesajı göster
Duyuru
Collapse
No announcement yet.
Kronik Yorğunluk Sendromu, Yorğunluk, Canlı Cenaze Sendromu, halsizlik, dermansızlık
Collapse
X
-
Özgül hanım sağolun, Allah sağlık sıhhat versin.İksir kullanan kişide yorgunluk tan eser kalmaz, artı doğru beslenirse günde 5-6 saatlik uyku yeterlidir.Peynir, tatlı ve sucuk, salam sosis yiyenler çok uyur çünkü bu besinler aşırı asidoza sebep olur.Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır. -
Annenizde 2 haftada böyle olumlu geliişmelerin olması çok güzel, fakat kesin tedavi zaman alır artı 2-3 ay Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.barbara Nickli öğeden Alıntı Mesajı gösteriyi akşamlar herkese..
ben annem için buradayım.annemin 2008 şubat ayından beri kronik ürtiker rahatsızlığı var.doktorlar anneme kortizonlu ilaçlar verdi.atarax,xpzol gibi vs.bunları içerken,allerjiler çıkyor ama ilaçları bıraktıkran sonra yine başlıyor ,ve bir süre sonra ilaçlarda fayda etmemeye başladı.doktorlar kesin bir teşhis koyamıyordu.stresten diyorlardı.ben bu konuyu internette araştırayım dedim.ibrahim bey'in sitesini buldum.bayağı bir araştırdım.ibrahim bey ile msn de görüştüm annemin rahatsızlığını anlettım.gökçek iksir,gökçek tonik ve çay harmanı önerdi.bende bunları aldım.2 hafta oldu.annem bunları kullanoyor.allerjiler azalmaya başladı.ayrıca annemin içtiği ilaçlar sonucı gündüzleyin sersemlik.uyku hali oluyordu.şimdi bunlardan eser kalmadı.'kendimi doping almış gibi hissediyorum diyor've sağ kolunda da romatizma vardı allaha şükür oda geçmeye başladı.ibrahim bey'e çok teşekkür ederim.inşallah annem daha da iyi olacak...iyi akşamlar herkeseYorum yap
-
Allah sağlık sıhhat versin çok güzel gelişmeler 6 hafta da: yorğunluk, diabet, fistül, terleme, şişmanlık, kolesterol, lipid gibi bir çok problemde kısmen veya tamamen iyileşme olması mükemmel bir gelişme, Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.muderris Nickli öğeden Alıntı Mesajı gösterMerhaba. Ben İbrahim Bey'i internetten hastalıklarıma bitkilerden tedavi ararken rastladım. Doğaltedavi.net'teki bütün videolarını seyrettim. Piyasada bir çok şarlatanın olduğu bitkilerle tedavi konusunda İbrahim bey'in bu konunun gerçek uzmanı olduğuna kanaat getirdim. Bende diyabet, kolesterol, trigliserid, fistül, aşırı yorgunluk, aşırı terleme ve şişmanlık gibi hastalıklar vardı. Bir buçuk ay önce gidip İksir, tonik, basur çayı ve diyabet çayı aldım. Bu ürünleri bitirince yine gidip aldım ve bir bıuçuk ay devam ettim. 9 senedir diyabet hastasıyım. Diyabet ilaçlarını kullandığımda çok kötü oluyordum, onun düzenli olarak bu ilaçları kullanmadım. Bu ürünleri kullandığımdan beri diyabetim oratalamada 40 puan aşağı indi. Devamlı ölçüm yapıyorum. Daha önce 210 civarında olan şekerim 178 civarında. Akşama doğru ise 145-150 sınırına iniyor. Tabii 2-3 ay İksir kullanınca bayağı bir düzelme olacağına inanıyorum. Aşırı yorgunluk halim tamamen değişti. Şİmdi sabahları çok dinç kalkıyorum. Genelde sabah 5 gibi kalkıyorum ve uyumuyorum. Akşam okuldan gelince de (Güngören'de bir okulda öğretmenim) kendimi zinde hissediyorum. Eskiden adeta dökülür gibi olurdum. Aşırı terlemem tamamen geçti, elhamdülillah. Eskiden kış mevsiminde bile ter boşanırdı benden. Bu arada ilk bir ayda 4 kilo verdim. Peyniri, siyah çayı, beyaz ekmeği ve tatlıyı kestim. Tabii biraz tatlı ve çok az hamur işi yediğim oldu. Kendimi pek zorlamadan bu 4 kiloyu verdim. İksir ve toniğin vücudumu adeta tamir ettiğini, yağları ve fazlalıkları (cürufu) erittiğini gün be gün hissettim. Fistül problemi yaklaşık 10 senedir beni rahatsız ediyor. Ameliyat olmayı düşünüyordum. Ancak ameliyat olanların internetteki görüşlerini okudum; bazılarının yeniden ameliyat olması gerekiyormuş. Problemleri geçmemiş. Benim problemim şu anda yüzde 98 geçti. İltihaplı ve kanlı akıntılar tamamen kesildi hamdolsun. Şimdi bir tahlil yaptırıp yağ değerlerini de alınca yine bu siteye yazacağım. Öğretmen arkadaşlarıma, tanıdıklarıma ve akrabalarıma bu Mucize İksir ve toniğin, bitkilerle tedavinin olağanüstü faydalarını anlatıyorum. Alıp kullananlar faydalarını görüyorlar. Mide, bağırsak, tümör problemi olanlar faydasını görmeye başladılar. İbrahim Bey'e çok çok teşekkür ediyor, bütün hastalara acil şifalar diliyorum.Yorum yap
-
Ailece halsizlik, yorgunluk, dermansızlık, akne, yağ bezi ve romatizma gibi rahatsızlıklardan kurtulmuş olmanız, bizi çok sevindirdi.Buna çok çok sevindirici Allah sağlık sıhhatler versin, Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.peynirci Nickli öğeden Alıntı Mesajı gösterMümine gıyabında yapılan dua kabul olurmuş; biz ailecek ne zaman şifa bulan rahatsızlıklarımızdan konu açılsa İbrahim Bey için "Ondan Allah razı olsun" diyoruz. Buraya yazmak da borcumuz.
Eczacıyım ve bitkisel tedavilere temkinli yaklaşan biriyim...Biriydim... Doktorların "Bir şeyin yok" deyip ilaç bile yazmadığı babamın şikayetlerinin İbrahim Bey'in televizonda anlattığı bağırsak mantarı semptomlarıyla birebir örtüştüğünü görünce Gökçek İksirden haberdar olduk ve internette araştırmaya başladık. Cerrahpaşa Tıp Fak. Gastroenteroloji uzmanı Prof Dr. M. Murat Tuncer'in de kendi sitesinde bağırsak florasının bozulmasıyla ilgili olarak "Tedavisi ancak Gökçek İksiri ile mümkündür." yazısını okuyunca kani olarak sipariş verdik ve ailece kullanmaya başladık.
Düşük dozda ve düzensiz kullanmama rağmen iki gün içinde bendeki değişiklikler başladı; sabah saati sürekli ertelemeye alıp sadece giyinip çıkacak kadar vakit kalana dek uykumu açamayan ben, yataktan ok gibi fırlamaya başladım...İlk etapta hepimizde kendini zinde hissetme oldu.
İki hafta sonra annemin iki kürek kemiği arasında küçük bir kümbet şeklini almış sert kütle küçülmeye başladı. Diz kapakları çevresinde ve bacaklarındaki taşlar erimeye başladı, romatizması geçmeye başladı.
2 ay sonra 2002 yılından beri türlü nasır yakısıyla gitmemiş ve üstüne üstlük son bir yılda 3 yere sıçramış olan sevgili nasırım akıl almaz bir şekilde yok oldu. Tabii bu arada peyniri kestik yılların alışkanlığı çayı bırakamayarak günde bir çay bardağına indirdik ve kuşburnu, nane , kekik çaylarına başladık.
Tüm bu gelişmeleri görünce kardeşimin akneleri için ona da almasını söyledik. Bu arada hepimiz toplamda 2 kür bitirmiş olduk. İki ay kadar sonra babam bağırsaklarıyla ilgili gelişmelerin yanısıra kaba etinde ceviz büyüklüğündeki ağrılı bezenin yerinden kopmuş gibi hareketlendiğini söyledi. Şu anda Allah(c.c.)'a şükürler olsun beze meze kalmadı eridi gitti, kardeşimin yüzü kaymak gibi oldu, hepimiz şifa bulduk.
Bir süre antibiyotik kullandım ve bu mucize ürünü tekrar sipariş vermek için siteyi incelediğimde iksir ve tonik fiyatlarının düştüğünü görüyorum, çok sevindirici. İbrahim Gökçek'ten Allah (c.c) razı olsun.Yorum yap
-
Anlatığınızdan toza karşı allerjisi olduğunu söylüyorsunuz allerji devam etseydi rahatsızlığı devam ederdi, iyileştiği anlaşılıyor, siz yinede 1 ay kadar tedaviye devam edin, sizde ki gelişmede mükemmel.Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.dilbeste Nickli öğeden Alıntı Mesajı gösterİbrahim Bey,
Dün soru yazmıştım.5,5 yaşındaki kızımın 1,5 aydır iksir içtiğini ve 1 aydır da tonik içtiğini ve artık içmek istemediğini.Alerjisi geçmiş midir diye sormuştum.Sizde alerjisi hakkında bilgi verin demişsiniz.Azalıp azalmadığı hakkında.Fakat onu anlayamıyorum Çünkü kızımın toza alerjisi var,kışın çok şiddetli öksürüyor ama yazın öksürmüyor.O yüzden şu an anlayamıyorum alerjisinin azalıp azalmadığını.Sizden istediğim, bu kadar süre kullanınca geçmiş olabilir mi, bu konuda bilgi vermeniz.Yalnız şunuda söylemek istiyorum.İksirden bende içiyorum ve inanılmaz güç veriyor.Bende kronik yorgunluk vardı,şimdi kendimi çok enerjik hissediyorum.İlk defa oruçlarımı yatarak tutmuyorum.Allah sizden razı olsun...Yorum yap
-
Hamdolsun mide-bağırsak rahatsızlkları, halsizlik, yorğunluk dermansızlık, deride yağlanma, saç da yağlanma, allerji, kaşıntı, kekeleme, saç dökülmesi gibi rahatsızlıklar dan kurtulmanız mucizevi bir durum, bütün bunların sebebi kullanmış olduğunuz antibiyotiklerdir.Bağışıklık sisteminiz aşırı zayıflamış ve bir çok hastalık ortaya çıkmış bizde zaten mide ve bağırsakları tedavi ediyoruz ve ve damarlardaki curuf ve plakları çözerek vücudu arıtıyoruz, yani detoks yapıyoruz, Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.o.bediroglu Nickli öğeden Alıntı Mesajı gösterO. Bediroğlu04 Aralık 2010, 09:13
Konu: teşekkür
hocam Allah(cc)ın selamı üzerinize olsun.hayırlı akşamlar diliyorum.hocam öncelikle Yüce Allah ne muradınız varsa versin.her iki cihanda da Rıza-i İlahiyi kazanan kullarından eylesin İNŞAALLAH.hocam öncelikle bu teşekkürü çoktan beri yazmak istiyorumdum.bu güne nasipmiş.size çok teşekkür ederim hocam.hocam ben kendim http://www.facebook.com/l/bbe00e8hzG...asıyım.yirmi yıldır bu mesleğin içindeyim.fakat bu mesleği uzun süredir yapmama rağmen mesleğimin onbeşinci yılında bilinçsizce aşırı antibiyotik kullanmaya başladım.bir çok ağır çeşit antibiyotiği daha iyi olurum düşüncesiyle kullandım.daha sonra sizin sitelerinizden öğrendiğim gibi içime atom bombası attığımın farkında değildim.çünkü insan düşmeden bilmiyor ve bir musibet bin nasihatten efdaldirde anlatıldığı gibi.hocam antibiyotikleri okadar çok kullandımki bir noktadan sonra karaciğerim iflas etti desem yeridir.zaten o aşamaya gelmeden önce içtiğim her antibiyotik beni sersemletiyor baş dönmesi halsizlik asabiyet yapıyor ve midemi(afedersiniz) bağırsaklarımı böbreklerimi zorluyordu.sağlık sektöründen biri olarak kendimi bu harap olmuş bir şekilde tıp doktorlarına teslim etmeye emin olamadım.öyle bir hale gelmiştimki vücudumda bütün vitamin stokları tükendiği için derim sertleşmiş midem sürekli şişkin ve karnım sert sürekli bir halsizlik tahammül edememe çabuk yorulma sindirim sisteminin düzensiz ve sağlıksız çalışması vücudumda kaşıntı ve mantarın çoğalması vücudun aşırı yağlanması saçlarımın yağlanması dökülmesi ve beyazlaşması konuşmamda tutukluk ve kekeleme ellerimde titreme midede ekşime yanma ve diyare gibi daha şimdi aklıma gelmeyen birçok sorunla karşı karşıya geldim.kendime bir çıkar yol ararken bir egzotik ürün farkettim.bu ürün alpha rice sarı ve kaverengi pirinç tozu.bu üründen fayda gördüm.tıpkı sizin aloveradan gördüğünüz gibi.bu ürünün ardından çeşitli vitaminlerde kullandım.fakat bu kadar ürün kullanmama rağmen tam olarak tam bir iyileşme ve sağlık hali bulamıyordum.yalnız bu süre zarfı içerisinde vücudumu daha iyi tanıdım ve bağışıklık sistemini.yalnız tam iyileşme ve bilgiyi sizin sitenizden öğrenecektim.yalnız yukarda adı geçen egzotik ürünü ilk araştırırken sizin eski sitenizide görecek ve fakat bilgi dağarcığım az olduğu için yazdıklarınızdan bir şey anlamayacak ve es geçecektim.tabi aradan üç dört yıl geçti tam iyileşme sağlık hali olmadan.bunun için tekrar bilgisyara bağışıklık sistemi yazarak araştırmaya koyuldum.Rabbime şükürler olsunki sizin sitenize tekrar rasgeldim.sitenizi okumaya başladım bir yandanda anlamadığım yerleri ve bitkileri googleden araştırmaya başlıyor ve kullandığınız bitkileri tanımaya çalışıyordum.baktım ki ben kendi kendimi perişan etmişim kullandığım antibiyotiklerle.bağırsak(afedersiniz) mukazısını bozmuşum ve iyi huylu bakterileri öldürmüş ve kötü huylu bakterieri çoğaltmışım.men ettiğiniz gıdaları fazlasıyla yemiş peynir dahil ve yangına körükle gitmişim.sizin samimi anlatımlarınızı okuduktan ve kendi hastalığını teşhis et bölümünü okuduktan sonra ürünlerinizi kullanmaya karar verdim.ürünlerinizi kullandıktan sonra yılanın deri değiştirmesi gibi vücudum taptaze ve diri bir hale geldi ve tam sağlığı ve iyileşmeyi bundan sonra buldum.daha ilk iksir ve toniği kullanırken vücudumdaki herpes simplex virüsü son buldu.vücudum MAŞAALLAH öyle dinç olduki AĞRInın kışında tek kat kadife pantolon giymeye başladım.enerji olarak yorulmak nedir bilmiyorum.hafif bir üşütsem dahi ertesi gün iyileşiyorum.antibiyotiğin verdiği zaafiyetten dolayı yıllardır soğuk su içemiyor ve dondurma yiyemiyordum.şimdi günde on tane dondurma yiyebiliyorum.vücudumda kaşıntı namına birşey kalmadı.özellikle kafamda ve saçımda yağlanma ve kaşıntı kalmadı.tabiri caizse gözlerimin feri açıldı.çok şükür hiç hastalanmıyorum ve ufak üşütmelerde hiç ilaç kullanmadan çok kısa zamanda kendiliğinden geçiyor.Rabbime binlerce şükürler http://www.facebook.com/l/bbe00sZ7GE...llah(cc)sizden razı olsun.Yüce Allah(cc)sizin ve sizin gibi müstesna müslümanları başımızdan eksik etmesin İNŞAALLAH.tam bir iyileşme hali ve sağlığı önce Allah(cc) sonra sizin ürünleriniz sayesinde buldum.Allah(cc) yar ve yardımcınız oısun İNŞAALLAH.Yorum yap
-
Bütün problem bağışıklık sisteminin kimyasal ilaç kullanma nedeniyle çökmesinden kaynaklanıyor, bağışıklık sisteminizin güçlenmesi çok güzel.Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.igokcek Nickli öğeden Alıntı Mesajı göstersettar Nickli Üyeden Alıntı
1. Gökçek iksiri
2. Gökçek tonik
3. Gökçek çay kürleri
hatırlatmak gerekirse hastalığım antibiotik ilaçlardan sonra oldukça ağır mantar enfeksiyonu oldum bağırsak ve ağız florası tamamen yok olmuştu. Teşhis penicilium ve candia albicans mantarları idi. Ve bunların enfeksiyonları
bunların sonucunda ;
karaciğer yetersizliği, dilde yanma, ince bağırsak ve kalın bağırsak krampf ve ağrılar, depresion ve uykusuzluk, gece terlemeleri, sürekli idrar yapma, idrarın renginde sürekli değişiklikler (koyu kahverengi ve yeşil) , allerji, saçda sürekli kepeklenme, besin allerjisi. anormallikler . Daha ne kadar hasta olabilirsinizki!!!!!
organizma bir bütündür ve hiç bir organ tek başına çalışması mümkün değildir.biri hastalandığı zaman diğer organlar bundan nasibini alır. Bağırsak da başlayan hastalık bütün organları istila eder. Bu nedenle ibrahim beyin tabiriyle sistematik tedavi gereklidir.ancak sistematik tedavin yanı sıra sabır da lazımdır. hastanelerde hastalara ilaç tedavisi uygulanırken ,diğer tarafdan kimyasal ilaçların yan etkilerinden dolayı yeni hastalıklar meydana geldiğini unutmamalıyız?.bilmek gerekir ki bütün hastalıklar bağırsak dan başladı ve tüm vücuda yayıldı.
ibrahim beyin tavsiyesi üzerine kendisine ait olan doğal tedavi yöntemlerini tam bir sene uyguladım. Kimyasal ilaçlar hemen etkisini gösterip beni üç hafta içerisinde komaya yatırdı, oysaki doğal tedavi aşamalarından sonra kalıcı iyileşmeler ortaya çıktığı için gayet memnunum. Bunlardan bazı örnekler:
bağırsakda ki mantar istilasından doalyı toxic maddeler ortaya çıkarak bağırsak ve böbrek yoluyla dışarıya atıldı. Bu çok önemli çünkü bağırsak direk karaciğere bağlı olduğundan dışarıya atılmayan toksik maddeler karaciğerde birkmektedir. Ve bu toksik artıkları karaciğer dışarı atmak zorunda olduğundan böylece karaciğer yetersizliği ortaya çıkabilir ve hatta bende ortaya çıkdı . Ancak bunun önlemini hemen aldık ve, karaciğer yetersizliğini gökçek çay kurlarıyla tedavi ettim ve şuan sağ kaburga bölgesinde ağrılar yok denecek kadar az, ve en önemlisi karaciğerde biriken safra galebesi kalmadı. Yeşil olan idrarın rengi artık normal.karaciğerde biriken safranın rengi yeşildir, bu ise bağırsak yoluyla değil idrar yoluyla dışırı atılmalıdır. Ancak normal hali ince bağırsağa direk gitmesi ve orada besinlerin safra ile beraber pişirilmesidir. Aksi takdirde vücud da birikip kandaki miktarı yükselir ve rahatsızlıklar meydana getirir. tedavi süreci içinde testisler de, koltuk altı yağ bezlerinde yani (lenf bezlerinde ) değişik ağrılar meydana geldi . Bur durumdan çok korktum ancak bir hafta sonra geçti . Çayları içmenin yanı sıra dilimde de mantar var olduğunun bildiğim için gargara yaptım ve dilimdeki ağrılar azaldı. Gökçek çay kürleri bağırsak da başlayan ve tüm vücuda yayılan rahatsızlıkları gidermesinde organlara büyük yardımları oldu. Evet çayların yan etkileri oldu ancak yan etki olmadan tedavi olunmuyormuş -bunu öğrendim.tonik den sonra midemde bir hafta süreyle ağrılar meydana geldi , ibrahim bey bunun iyi bir işaret olduğunu söyledi ve gerçek den iki hafta sonra midemdeki ağrılar azaldı.bütün bu olanlardan sonar doktora gittim ve genel kan muayenesi yaptırdım sonuç dan gayet memnun kaldım.
Daha da iyisi altı senedir çocuğumuz olmuyordu . Muhterem prof dr. Gittik (Heidelberg ) bize herşeyin kader olduğunu söyledi ve evlatlık almamızı tavsiye etti ancak ben kararsızdım. Taki ibrahim beyin tavsiye ettiği bitki haplarını eşim uzun süre kullandı ----Allaha şükür şuan hamile----ve bende doğal tedavi olduğumdan bendeki problemler ortadan kalkmıştı.
önemli bir konuda şudur:
iyileştik den sonra tedavi ye kendinizi iyide hissetseniz en az üç ay kadar devam etmek gereklidir. Aksi halde rezidiv olarak hastalık tekrar geriye dönme ihtimali olabilir. Nihayetin de ben ibrahim beyin tavsiyesi üzerine tedaviye devam etmeye başladım .
saygılarımla
Yorum yap
-
Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.osmanuzen Nickli öğeden Alıntı Mesajı göstermrh 26 yaşındayım sürekli uyku istegi var sanki bütün gün uyuyorum sabah kalktıgımda boynum omuzlarım kollarım dayak yemiş gibi agrıyor sol kolumda zaman zaman oynatınca çıtlama oluyor sabahları mutsuz uyanıyorum sürekli işe geç kalıyorum ne önerirsiniz?Yorum yap
-
i_kalkandelen Nickli öğeden Alıntı Mesajı gösterBen inanç halsizlik, dermansızlık, yorgunluk, tansiyon, kolesterol, trigliserid, sık idrara çıkma, kulak çınlaması, saat 16 00 'dan sonra görme anormalikleri, yani baktığım eşyayı bulanık ve fullu görme gibi bir çok rahatsızlık ortaya çıktı.Doktor doktor dolaştım ve çeşit çeşit ilaç kullandım bir faydasını görmedim.İbrahim bey iksir, jel, damar çayı ve enfeksiyon çayı aldım ve 6 hafta kullandıktan sonra bulanık görme zafiyetim ortadan kalktı.Halsizlik, dermansızlık, yok oldu, kolesterol, trigliserid ve şekerim düzeldi, sadece kulak çınlaması biraz azaldı ama tamamen yok olmadı.İnşalah bu rahatszılığımda ortadan kalkar.Hocam size minettarım sayenizde çok çok iyiyim ve artık çalışırken görme anormaliklerim olmadığından çok rahatım.
Halsizlik, yorgunluk ve yorgunluktan kurtulmanız, tansiyon, kolesterol, trigliserid ve kan şekerinizin düzelmesi ve en önemlisi de görme bozukluğunuzun iyileşmesi bir mucizevi durumdur çok ama çok sevindim, Fakat sizin 2-3 ay daha Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (Çin tuzu, mısır şurubu, abur cubur, tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Yorum yap
-
3 yaşındaki oğlunuza 6 haftadadır iksir, jel ve çay veriyorsunuz ve artık eskisi gibi halsiz dermansız yorgun değil şimdi çok çok hareketli, yani kronik yorgunluğu atlattı, alerji, geniz akıntısı, burun akıntısı, boğazda balgam gibi bütün bu rahatsızlıklar dan kurtulmuş, bu da bağışıklık sisteminin yavaş yavaş ebv virüsünü vücuttan atığını ve vücut dirençi'nin güçlendiğini gösteriyor, fakat iyileşti diye tedaviyi yarıda bırakırsanız ileride yeniden nüksedebilir, bu nedenle en az 3-4 ay bu ürünlere devam etmelisiniz.Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.m.saner Nickli öğeden Alıntı Mesajı gösterbilginiz için teşekkürler hocam inş söylediğiniz gibidir malum evlat bu sizin evlatlarınız var insan endişeleniyor cevaınızada çok sevindim inşallah olumlu sonuçlar alırımda tabiki önce RABBİMİNizniyle herşey şunu diyemeden geçemicem oğluma bunları kullandıktan sonra inannın 1 tane bile ilaç vermedim hergün alerji şurubu veriyordum bir ölçek onu dahi geçtim oğlumun burun akıntısı geniz akıntısı bogazda balgam inanın geçti rabbimin izniyle sizin ürünlerinizden sonra...ve inannın çok hareketlendi.inş. şu ebv virusundende kurtulur bunun için 3 ay daha denicem sizde baba oldugunuz için sizin sözlerinize güveniyorum.Yorum yap
-
Aşırı ilaç kullanmaktan metabolizmanız bozulmuş ve bir düzüne hastalık ortaya çıkmış 3 haftada ayağa kalkabilmeniz güzel, fakat yinede siz en az 4-5 ay iksir, jel, damar çayı ve enfeksiyon çayı kullanmanız gerekir, Fakat sizin 2-3 ay daha Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.m-seker Nickli öğeden Alıntı Mesajı gösterKronik baş ağrısı baş dönmesi, bulantı, kusma, damarlarda serleşme ve yağlanma, gastrit, mide yanması, bağırsak mantarı ve kronik yorgunluk gibi bir çok rahatsızlıkla için kullandığım ilaçlardan dolayı yatalak oldum ve yatağımdan kalkamıyordu.İbrahim beyi aradım ve benim ayağa kaldırın dedim.Olur tamam dedi, ibrahim bey benim son çaremdi.İksir, aloe vera jel damar çayı ve mantar çayı kullandıktan 3 hafta sonra ayağa katlım.Hamdolsun şimdi iyiyim, fakat ben buna en az 4-5 ay devam edeceğim.Artık her gün avuç dolusu hap yutup kendimi zehirlemiyorum.İbrahim bey size minnettarım ALLAH sizden razı olsun.Yorum yap
-
Dibet, kolesterol, lipid, trigliserid, kronik yorgunluk gibi rahatsızlıklarınızın geçmesi güzel, ense kökündeki kabarcıklar sizde halla virüs olduğunu gösteriyor.Sabrede ve devam ederseniz bu sıkıntıdan da kurtulursunuz.Siz bizim ürünlerimizi 3 aydır kullanıyorsunuz takriben 2-3 ay daha Melisa Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.erkan40 Nickli öğeden Alıntı Mesajı gösterBen Erkan Erzurum'dan şekerim 280 kolesterolum 300 lipid 400 trigliserdim 555 idi, iksir, aloevera jel, damr çayı ve enfeksiyon çayı ile değerlerim normale döndü.Ağzımda aflar çıkıyordu bunlar yok oldu, fakat ensemde kaşıntılı ve sulu kabarcıklar oluşuyor ve bu kabarcıklar iyileştikten sonra yine çıkıyor eskisi kadar kalmadı ama yine var bu kabarcıklar nedir hocam.Hocam size çok teşekkür edrim beni bir çok rahatsızlıktan kurtardınız.Özeliklede şekerden dolayı çok çok teşekkür edrim, çünkü şeker hastası olacağım diye çok korkuyordum.Ben sürekli yorgunluk nedeniyle, hiç çalışasım yoktu hep uyumak istiyordum ve günde 10-12 saatim uyumakla geçiyordu.Hamd olsun artık herşeyi yiyip içebiliyorum ve dincim 5-6 saat uyuduktan sonra işime koşuyorum.Yorum yap
-
Enginar Forte, Sinirli Ot Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Mantar çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.temel Nickli öğeden Alıntımrb ben emre 23 yasındayım cıddı anlamda halsızlık yorgunluk yasıyorum, calısan bırıyım eve geldıgımde hemen uyuma ıstegı, sureklı bı yorgunluk halsızlık durumu sözkonusu. aynı zamnda cıldımdekı yaralar cok gec ıyılesıyor, örnegın sıvılce ızlerım hıc gecmıyor cok rahatsız oluyorum. dılım yarık yarık bazen asıtlı seyler yerken agrıyor, bana butun bunlar ıcın yardımcı olursanız sevınırımYorum yap

Yorum yap