Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kronik Yorğunluk Sendromu, Yorğunluk, Canlı Cenaze Sendromu, halsizlik, dermansızlık

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kronik Yorğunluk Sendromu, Yorğunluk, Canlı Cenaze Sendromu, halsizlik, dermansızlık

    Kronik Yorğunluk Sendromu, Yorğunluk, Canlı Cenaze Sendromu, halsizlik, dermansızlık


    c.turkoglu Nickli öğeden Alıntı
    Yasım 40.Genc yaslardan beri devam eden yorgunluk, şişkinlik ve anksiyete durumum var . İlaveten kotu kokulu gaz durumu. fakat ben acıkcası emın degılım. Fızıksel olarak yanlıs olan bısey dolayısı ile mı hareket edecek dermanım yok , kolay strese gırıyorum , yoksa stres ve hareketsızlık dolayısı ile mı yorgunluk hissedıyorum .Bu gunlerde iksir kullanmaya basladım. yaklasık 1 hafta da 3 te bırı bıttı. Sabahları ıcemıyorum işe gıttıgımden. Aksamları erken ve gec saatlerde cay bardagına 1 cm koyup ıcıyorum. Ama anladıgım kadarı ile ıksır tek yetmıyor. Tonik ve birde çay onerıyorsunuz. Hangi cay ı kullanmalıyım ?.Bu sorunlar ıcın onerecegınız dıger urunler hangıleri ? Doz olarakiksir minimum kac haftada bitmeli ? yuksek doz kullanımı nı onerırmısınız ? en erken hangı surede iyileşme beklemelıyız ? sustenex isimli prebıyotık bir urun daha var. Ilave olarak bunu veya bır baska destegı kullanmamı onerebılırmısınız
    Itır Forte, Sarı Kantaron Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Mantar Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

    Son Yüzyıldır Hastayız : Türk Milleti Kronik Yorgunluk Sendromuna Yakalandı

    Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü Güneş doğumuna 15-20 dakika kala kortizol ve adrenalin hormonlarının salğılaması artar tansiyon ve kalp atışlarını yükselir ve glikozu üretimi hızlanır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz. Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi Güneş doğduktan sonra kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder. Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar. Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar. Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede TÜRKLER eskiden binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir. Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2

    MONONÜKLEOZ ENFEKSİYONU (ÖPÜCÜK HASTALIĞI)

    MONONÜKLEOZ ENFEKSİYONU (ENFEKSİYÖZ MONONÜKLEOZ, EMN, ÖPÜCÜK HASTALIĞI) Mononulear: bir çekirdekli, enfeksiyon: bulaşıcı anlamına gelir.



    Hastalığın resmi:
    Mononükleoz Enfeksiyonu virüslerin sebep olduğu bulaşıcı bir hastalıktır ve bu virüse Epstein Bar Virüsü denir ve herpes virüsler aileisndendir. Genelikle lenf sistemine yerleşirsede, kronikleşinde bütün organalarda tahribat yapabilir. Bebeklerde ve çocuklarda genelikle problemsiz bağışıklık sistemi tarafından yokedilir. Hastalık genelikle yetişkinlerde görülür. Hasta başalanğıcta boğaz ve başağrısı, aşırı üşümte veya dermansızlık gibi haller görülür. Bağışıklık sistemi virüsleri yokedemezse virüsler 2-3 hafta sonra lenf bazelerinde, özeliklede boyun ve ensede şişkinliklere sebep olur ve aşırı olarak ateşlenme uzun sürebilir vede deride kabarcıklar görülebilir. Bu sendromlar başka hastalıklarda görüleceğinden kesin bir sınır çekemk mümkün değildir. Bademcik iltihapalanması, boğaz iltihapalanması, difteri, kızamık, kızılcık gibi, hastalıklarda benzer semtomlar gösterir. Romatizma ve lösemi gibi bazı durumlarda immün sistemi zayıflar ve Epstein Bar Virüsü harekete geçer.

    Teşhis:
    Mononükleoz Enfeksiyonun kendine has özel bir semtomu yoktur. Kan?dan teşhisi enfeksiyonun başlangıç safhasında mümkündür. Hasalık ilerlemişse virüsü teşhsi mümkün değildir. Hastalığa sebep olan Epstei Bar Virüsüne akılı virüste denir. Virüs bağışıklı sisteminin antikor üremesini durdurur. Böylece virüs onlarca yıl vücutta kalabilir ve sürekli bağışılık ssitemini zorladığından bağışıklık sistemi aşırı zayıflar ve bu nedenle problemsiz yok edilebilecek bakteri, virüs ve mantarlar sürekli çoğalır ve yayılır. Herbalist Tobis Zaum 35 yıllık araştırması sonunda bu virüsün kronik yorğunluk sendromuna sebep olduğunu tesbitetmiştir. (Nhp 6.06.418)

    Hastalığın devreleri:
    Mononükleoz Enfeksiyonu bebek ve çocuklarda çok önemsiz bir bulaşıcı gibi gelip geçsede büyük çocuklarda, gençlerde ve yetişkinlerde ağır semtomlar görülebilir. Virüs tükrükle yayılır ve bulaştıktan 1-2 ay sonra önce bademcikler ve yutak bademcikleri, ateşlenme, boğaz ağrısı ve yutkunma rahatsızlıkları görülür. Bademciklerin yanında lenf bezeleri, dalak ve karaciğerede virüs yayılır. Lenf sisteminde oldukca çok sık olarak bulunan akyuvarlardan lenfositlerde virüsle mücadelede virüs bulaşır. Epstein Bar Virüsü kandan lenf sistemine iner ve oraya yerleşir. Bu iltihapalanma sonucu lenf bezeleri, dalak ve karaciğerde iltihapalanma ve şişme görülür.

    Ayrıca enfeksiyon kronikleşirse kanın yapısında bozulma, beyin iltihaplanması, bronşit, sinüzit, tonsilit, gasrit, akciğer iltihapalanması, kalpkaslarının iltihaplanması, romatizma, fibromyalji, sinirsel bozukluklar ve dalak yırtılması görülebilir. Bağışıklık sistemi sürekli bu virüsle uğraştığından yorğun düşer. Buda kişde kronik yorğunluğa sebep olur. Enfeksiyon normal olarak 2-3 hafta sonra iyileşir, ama bağışıklık sistemi zayıflamışsa virüs kolay kolay vücuttan atılamaz ve ömür boyu birçok hastalığın kaynağı olur, çünkü immün sistemi bu virüsle uğraşmaktan çok çok zayılar. Buda diğer bakteri, virüs ve mantarların daha kolay yayılmasına neden olur.

    Tedavi:
    Sadece çok nadiren ilaç tedavisi gerekir, eğer bağışıklık sistemi güçlü ise. Nadiren ilaç kulanılır, ama immün sistemi zayıflamışsa vücuda balteri, virüs ve mantarların yayılmasında adeta mikropların anası olur. Bu virüsten kurtulmanın yolu anacak ve ancak Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik ile olur, çünkü Gökçek Iksir curufları eritir ve ortada kalan mikropları bağışıklık sistemi yokeder. Epstein Bar Virüsüne akılı virüsde denir virüs vücuda tamamen yerleşince, yani kronikleşince bağışıklık sisteminin antikor üreten mekanizmalarını devre dışarı bırakır. Buda bağışıklık sisteminin bu virüse karşı etkili olmasını önler. Böylece kişide sürekli kronik yorğunluk sendromu görülür. Çaresi sadece ve sadece Gökçek İksiridir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet


    huseyin Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
    Selam ben hollanda,da yasiyorum yasim 46 bende 15 yildan beri asiri yorgunluk halsizlik bikinlik depresyon dusunce bozuklugu boyun ve omuz agrilari mevcuttur doktorlara gitmekten yoruldum piyasadaki butun depresyon ilaclarini verdiler bir faydasini gormedim yorgunluga ve deresyona iyi gelebilecek butun bitkisel ilaclari kendim denedim hic faydasini gormedim
    sitenizde guzel yazilar yazmissiniz bana yardimci olursaniz cok sevinirim
    selamlar Huseyin
    Gökçek İksir ve Gökçek Aloeverajeli Almanyadaki adrersimizden temin edebilirisiniz Gökçek Aktar, Gökçek İksir, Gökçek Tonik
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3

      DORUK Nickli öğeden Alıntı
      Mantarmi?
      Merhaba Ibrahim Bey,
      Sitenizi oldukca iyi inceledim ve bende uzun zamandir olan ve cozume ulasamadigim rahatsizliklarin tedavi yontemlerini onerdiginizi gordum. Kisaca benim sikayetlerimi ozetlersem ve bana ne gibi bir tedavi yontemi uygulamam gerekir belirtirseniz cok memnun olurum.

      Kisaca ozetlersem, Askerlik doneminde kullandigim cok yogun antibiyotiklerden sonra bende migren, ishal, bas sonmeleri, yorgunluk, hafiza sorunlari ve dikkat toplayamama, siskinlik, cinsel isteksizlik, asiri kucuk tuvalete cikma gibi rahatsizliklar yogun bir sekilde 4-5 yildir surmekte. Bu rahatsizliklar yasam kalitemi cok kotu bir sekilde etkilemektedir. Bu konuda gittigim doktorlar migrenle tetiklenen vertigo ve ayni zamanda irretibl bagirsak sendromu teshisi koydular. Verdikleri ilaclar ve beslenme programlari ile kismi iyilesme sagladiysamda eski performansima hic yaklasamadim. Zaman zaman kendimi ceset gibi halsiz, zihnim tum zihinsel aktivitelerimi etkileyecek kadar esrar cekmis gibi bulutlu oluyor. Cok yemek yemesemde karnimi biraktigimda hamile kadinlari aratmayacak kadar davul gibi siskin, diskimda ishal gibi oluyor. Diskimda misir, bakliyat, susam gibi hic sindirilmemis halde maddeler buluyorum. Cinsel istegim en az 10 da birine indi buda bende buyuk bir huzursuzluk yaratiyor. Sitenizden okudugum kadari ile ve daha onceki arastirmalarim dogrultusunda bende mantar belirtileri var, buyuk ihtimalle candida.

      Hastaligimi teshis eder ve tedavi icin ne yapmam gerektigini hangi urunlerinizi kullanmam ve rejimi uygulamam gerektigini belirtirseniz
      sevinirim.

      Yasim:30
      Kilo:97 kg
      boy:190 cm
      ve stresli bir isim var.
      Selamlar,
      Aşırı yorğun ve halsiz olmanızın sebebi aşırı antibiyotik kullanmaktan dolayı bağırsaklarınıza Mantar yerleşmiş..Enginar Forte, Ginkgo Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Damar Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4

        gitarist Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
        buraya bu yazıyı yazmamda ki amaç benim gibi rahatsızlığı olupda bu ilaçlardan kullanmak isteyipde fakat yine benim en başda yaptığım gibi tereddüt eden arkadaşları bilgindirmekdir... bundan 1 ay evvel internette sedefle ilgili tedavi sitelerini gezerken... gökçek aktar diye bi siteyi ziyaret ettim... daha evvel bitkisel ilaçlar denememe rağmen sedef'e çare bulamadım... fakat bi umuttur deyip anadolu yaksından ilaçları almak için karşıya gökçek aktara gittim... ama yolda binbir düşünce vardı " acaba iyi gelicek mi " v.s fakat kaybedecek bişey yokdu... oranın yetkilisi ibrahim beyle bizzat görüşüp 1 saat'e yakında sohbet edip ilaçlar hakkında bilgi aldıkdan sonra... tonik ve iksiri kullanmaya başladım... kullandıkdan bi kaç gün sonra miğdemde ve bağırsaklarımda rahatlama hisettim... etki etti bunu çok merak ediyorum ve arada birde telefon açıp ibrahim abiye teşekkür ediyorum o da bana acele etmeyip 4 5 ay daha devam etmemi tedavinin daha başında olduğumu söyledi tabi bide yasaklar var... ne kadar çok sevsemde peynir yemiyorum, kuruyemiş, kola gibi vücuda zararlı yiyecekleri yemiyorum yani ibrahim abin yasakları var... uymak zorundayım... ama memnunum gerçekden perhiz etmemi istediği yiyecekleri unuttum bile... ama en önemli şeyi söyliycem sedef kaşıntım gitti pullanmalarda da azalma incelme oldu ilk bir ay için güzel bi sonuç ama ben sabredip tedavinin sonunu bekliycem... bu arada dikkat edin cinsel yöndende tetkliyo haberiniz olsun bence müthiç bişey bu iksir ve tonik insanı resmen dinç ve dinamik hissettriyo ne gaz ne şişlik var hatta bende reflüde vardı onu bile artık hissetmiyorum... ruhen ve bedenen çok iyiyim gerçekden birebir bana ulaşmak isteyenler mail atsınlar ben gerekirse yüzyüze bile konuşur bu durumu anlatırım çünkü bi zamanlar bende çaresiz düşünüyodum... derdi veren Allah dermanını da veririr yeter ki siz doğru insanlarla kaşrılaşın... içinizde ki inancı yitirmeyin yeter... ulaşmak isteyenler mailim var arkadaşlar
        Gitarist arkadaşımız Gökçek iksir ve Gökçek Tonikin etkisini hemen görmeye başladığını söyledi, fakat sedef hemen iyileşsin istiyor, kaşıntılar yok olmuş pullanmalar azalmış, mide ve bağırsakları rahatlamış ve cinsel güçü artmış, dinç ve dinamik oldum oldum diyor, yani mükemmel bütün bunlar bir ay içinde olan gelişmeler. Sabırla tedaviye devam ederse bir şeyi kalmaz inş.
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          Merhaba ibrahim bey
          sitenizi tesadüfen internette dolaşırken buldum benimde çeşitli rahatsızlıklarım var.Banada bu konularda yardımcı olursanız çok sevinirim.

          Yaklaşık 4 senedir midem ile ilgili şikayetlerim var bulantı yanma gibi 4 sene önce çok kötüydüm , yemek yesemde yemesemde sürekli istifra ediyordum.Kullandığım ilaçlar birazrahatlattı fakat son 15 gündür aynı şikayetleri yeniden yaşamaya başladım yanma,ağrı bulantı ve karnım felaket derece de şişiyor,sanki hamile gibi oluyorum.2. şikayetim doğumdan sonra ortaya çıkan bağsur zaman zaman hafif kanama ve ağrı yapıyor,anüs çevresinde kaşıntıda mevcut.3. şikayetim ufacık bir soğuk algılığında hemen ciğerlerime iniyor,sünüslerim doluyor geniz akıntım oluyor bazen yutkunamıyorum bile ve sırtmda ağrılar oluyor,şiddetli derece de öksürmeye başlıyorum. her seferinde yoğun bir antibiyotik tedavisi uyguluyorlar fakat artık antibiyotik kullanamk istemiyorum.4. olarakta kendimi sürekli yorgun ve halsiz hissediyorum bütün vücudum ağrıyor işten eve gittiğimde hiç birşey yapmak istemiyorum hemen yatmak istiyorum bacaklarım, her yerim de ağrı oluyor,sabahları zor kalkıyorum hep uyumak istiyorum.bana bu konularda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim şimdiden teşekkürler.

          Yorum yap


          • #6
            Merhaba ibrahim bey
            sitenizi tesadüfen internette dolaşırken buldum benimde çeşitli rahatsızlıklarım var.Banada bu konularda yardımcı olursanız çok sevinirim.

            Yaklaşık 4 senedir midem ile ilgili şikayetlerim var bulantı yanma gibi 4 sene önce çok kötüydüm , yemek yesemde yemesemde sürekli istifra ediyordum.Kullandığım ilaçlar birazrahatlattı fakat son 15 gündür aynı şikayetleri yeniden yaşamaya başladım yanma,ağrı bulantı ve karnım felaket derece de şişiyor,sanki hamile gibi oluyorum.2. şikayetim doğumdan sonra ortaya çıkan bağsur zaman zaman hafif kanama ve ağrı yapıyor,anüs çevresinde kaşıntıda mevcut.3. şikayetim ufacık bir soğuk algılığında hemen ciğerlerime iniyor,sünüslerim doluyor geniz akıntım oluyor bazen yutkunamıyorum bile ve sırtmda ağrılar oluyor,şiddetli derece de öksürmeye başlıyorum. her seferinde yoğun bir antibiyotik tedavisi uyguluyorlar fakat artık antibiyotik kullanamk istemiyorum.4. olarakta kendimi sürekli yorgun ve halsiz hissediyorum bütün vücudum ağrıyor işten eve gittiğimde hiç birşey yapmak istemiyorum hemen yatmak istiyorum bacaklarım, her yerim de ağrı oluyor,sabahları zor kalkıyorum hep uyumak istiyorum.bana bu konularda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim şimdiden teşekkürler.

            Yorum yap


            • #7
              Kronik Yorgunluk sendurumu


              Umut_2002 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
              Yaklasik 2,5 sene önce bagirsakta delik buldular ve amaliyat olmak zorunda kaldim. Bundan 1,5 sene önce bende bir bas baskisi (basinci) basladi, yani söyle anlatayim, sanki basimin üzerinde 100kg lik bir yükle geziyorum sanki, sabah kalkmak bir ölüm sanki, 24 saat sürüyor, 1,5 senedir hic durmaksizin devam ediyor. Bütün gün yorgunluk halsizlik, konsantrasyon problemleri, unutkanlik, uykusuzluk, v.b.
              Umut_2002 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
              Klasik tipta gitmedigim doktor kalmadi, mr'lar temiz cikiyor, kimse bisey bulamiyor, sanki bütün gün basimindaki baskidan dolayi catlayacakmis gibi oluyor, bu beni is hayatinda da cok etkiliyor, gerekli verimi veremiyorum, bu sorundan dolayi da ister istemez kendimin özgüvenini kaybettim, cocuklarimla yaterince ilgilenemiyorum, 5 dak. sonra bunaliyorum, basimda baskidan baska agrilar beliriyor, hayat bu sekilde hic cekilmiyor.
              En son doktorumdan ebv virüsünü test etmesini istedim, cünkü hersey temiz cikiyordu. Bundan 2 ay önce test edildi, veriler normalin yaklasik 8 kati fazla cikti, doktorum bunun 2 hafta icerisinde kücülecegini söyledi, ben 2 ay sonra gittim, ebv verileri hic düsmemis, bazi veriler tam tersine cikmisti. Inanin ne yapacagimi bilmiyorum, doktor bir caresi yok diyor.
              Bu benim basimdaki baskinin acaba ebv virüsü ile ilgisi var mi? Ben olabilecegini tahmin ediyorum, cünkü diger veriler hepsi normal, o zaman ben yaklasik bundan 1,5 sene önce bu virüsle tanistim,ve vücudumun direncini kaybettim ve yukarida belirttigim sagliksal sorunlarla basbasa kaldim.
              Bana neler önerirsiniz, lütfen yardimci olunuz. Saygilarimla
              ÖPÜCÜK Hastalığına karşı Kolorex Forte, Kordisep Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Sinir çayı ve Damar Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8

                ilyas_anka Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                Uzun senelerdir göğsüm daralır rahat nefes alamam, hatta defalarca tahlil yaptırdım herhangi bir bulguya rastlanmadı. Ayrıca mide nedeni ile yıllarca gece ağrısı ile kalkıyordum, kalp çarpıntısı oluyordu, şiddetli yorgunluk halsizlik ve uyku hali de sürekli oluyordu.
                ilyas_anka Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                İbrahim Bey den temin ettiğim iksir, tonik ve daha sonra bu tedaviye eklediğimiz enfeksiyon çayı ile bu rahatsızlıklarımı hemen hemen iyileşti, İbrahim beye buradan cok teşekkür ediyorum, benimle telefon irtibatına geçmek isteyen olursa no:505 523 88 11
                Itır Forte, Kordisep Forte, Spirulina Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Bronşit çayı ve Damar Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9


                  Fuatsr Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                  Bıde yorgunluk ve denge bozuklugu sorunu yasıyorum sanıyorum.eskiden uzun mesafelerı yorurken yorulmazdım ama artık yoruluyorum daha 22 yasındayım ama tadım tuzum kalmadı artık.
                  Yorgunluğun sebebi mantarların glikozu tahrip etmesi veya ebv virüsü nedeniyle bu problem olur.Şayet Bağırsaklarınızda mantar var ise buna karşı Itır Forte, Kordisep Forte, Spirulina Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Bronşit çayı ve Damar Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10

                    Allah teala sizden razi ve memnun olsun, yillardir ben mide ve bagirsak sorunlari ile mucadele ediyorum yapmadigim hic bir sey kalmadi ve aksine her gecen gun kilo problemlerim artti ve spor da faide etmiyordu hep yorgun ve hep bitkindim,taki sizinle tanisamama kadar,sizinle bir tevavuk uzerine tanistik ve sizin iksirden icmeye basladim,ilk gun midemde ve bagirsaklarimda cok farkli rahatlamalar oldu ve ilk gunlerde okadar cok guzel uyudumki inan az uyku ile cok dinc ve enerjik oluyorum daha sonralari inan uyku ihtiyacim yari yariya indi ve daha sihatli oldu.yemek yeme konusunda da okadar cok degistiki hayatim,onceleri her 10 dk da bir birseyler yemek isterdim ve tatli yeme krizlerim gelirdi ve cikolataya saldirirdim ama hamd olsun ki bu krizlerim gecti tekrar soyluyorum rabbim senden memnun ve razi oldun unun dunyaya yayilsin ki insanlik Allahin sana bu verdigi ilmi insanlara aktarmanda kolayliklar saglasin.konuya doneyim,aksam yemeklerim de tavsiyen uzere cok hafif olmaya basladi ve cok rahat bir hayata kavustum,bu tecrubemi herkese komsularima ve cevremde ki insanlara soyledim ve soyluyorum.

                    haa birde benim bir hollandali arkadasa senin numarani da verdim arkadasin hanimin da bagirsak kanseri var insallah senin iksir ve ilaclarin ona sifa verir ve kurtulur

                    rabbim islerinizde kolayliklar versin ve bol basarilar ihsan etsin

                    selam ve hurmetlerimle

                    Suleyman Arslan
                    s.s.arslan@live.nl[/quote]

                    Mide ve bağırsaklarınızda rahatlama olduğuna, rahat uyuyabildiğinize vede dinçleştiğinize çok sevindim.Fakat sizin 2-3 daha Itır Forte, Kordisep Forte, Spirulina Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Bronşit çayı ve Damar Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir ve sempatik sinirler organları güne hazırlamak için harekete geçirir (sempatik aktivasyon), şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Kişi uyurken gün içinde depolanan asit su ve karbondioksite dönüştürülerek atılır. Fakat kişi saat 6:00 da kalkmaz ve yatmaya devam eder ise vücut yeniden tempolu çalışmaya başladığından yeniden asit oranı yükselir ve kişide yorgunluk hali daha da ağırlaşarak devam eder.Bu nedenle çok uyuyanlar dinlenmeden yorgun kalkar.Amerika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayede binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11


                      UmutsuzVak Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                      Bu siteyle internette gezinirken tesadüf eseri tanıştım. Benim sorunum şunlar:

                      - Geçmeyen yorgunluk
                      - Dilde ve boğazda sürekli kuruluk
                      - Yoğun gaz
                      - Vücudumun her yerinde (Özellikle kalça kısmında) büyük boyutta iltihap gibi sivilceler, ve sürekli çıkıyorlar.
                      - Alkol alamıyorum, aldığımda şişkinlik oluyor ve kıpkırmızı oluyorum, nefes alamıyorum.
                      - Unutkanlık var, 5 saniye önce gördüğüm şeyi hatırlayamıyorum.
                      - İnanılmaz kaşıntı var.
                      - Vücudumun her tarafında sanki hissizlik var, dokunduğum yeri zor hissediyorum.
                      - Makatımda çoğu zaman kaşıntı oluyor.

                      Checkup yaptırdım ama bir sonuç çıkmadı. En son gaz için doktora gittiğimde bana lağman verdi iki tüp ama fayda etmedi.

                      Benim hastalığım ne olabilir, ve nasıl geçer?

                      Vereceğiniz cevap için çok teşekkür ederim.
                      mide ve bağırsaklarda mantar veya ebv virüsü varsa kronik yorgunluk sendromu oluşur, Itır Forte, Kordisep Forte, Spirulina Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Bronşit çayı ve Damar Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir, şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Amarika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayeda binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Murat69 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                        Hayirli günler,
                        ben yaklasik 10 aydir Burn out sendromu yasiyorum (Tükenmislik sendromu). Bu hastaligin sebebi: asiri stres ve böylece Ruhsal ve bedensel yorgunluktan oldugunu biliyorum. Su semptomlari yasiyorum: Migde ve bagirsak problemleri,karin sismesi, kilo alma, bel ve kafa agirilari, panik atak,korku,Ruh SIKINTISI, Tansiyonun cikip ve inmesi, kalb carpintisi,agir depresiyon,asiri derecede güven kaybi, sac dökülmesi,halsizlik, yorgunluk, agir vücut islerinden sonra ayni duruma düsüyorum, kalb agrilari, ve daha cok saglik sorunlari. Bu hastaligi nasil yenebilirim ve yüzde yüz tedavisi varmidir.Eski gücüme ve daha önemlisi güvencime nasil kavusabilirim.Bana yardimci olabilirmisiniz...Allah razi
                        olsun...
                        Murat bey Enginar Forte, Sarı Kantaron Forte, Spirulina Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Enfeksiyon çayı ve Damar Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir, şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Amarika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayeda binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          balkaner Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                          yaklasik 3 aydir canim hicbirsey yemek istemiyor, hic bir sey yapmak istemiyor cunku yapacak kuvvetim yok acikcasi. bademciklerim 3 aydir sis konusmakta bile gucluk cekiyorum. zihinsel olarakta hic bir seye konsantre olamiyorum ki eskiden 10isi bir arada yapardim. dilimin uzeri beyaz kabarciklarla dolu ozellikle bademciklerine yakin olan arka kismi. yediklerimin tadini hissetmiyorum. ayakta dolasan bi ceset gibiyim nerde ne yapiyorum bilemiyorum. hava soguk mu, terliyormuyum bilmiyorum. tum ilgi ve isteklerim kaybolmus durumda. sanki her sey karnimda duruyor. her tarafim agriyor sizliyor. gozlerimin alt kisminda kirmizi lekeler var sanki. ellerimin uzerinde 3-4 tane beyaz kucuk kesik gibi kabarciklar var. turkiyede check-up her turlu testi yaptirdim hic birsey cikmadi. isin kotusu su an turkiyeden cok uzaklardayim. lutfennnn bana yardim edin hayata yeniden donmek istiyorum. cunku hicbirsey yapamiyorum uyumak istiyorum ama uyuyamiyorum bile. sabah hic uyumamis gibi kalkiyorum yataktan yorgun ve bitkin olarak. ha bu arada doktor ultrason sonrasi karacigerimde 3-4 tane yuvarlak seklinde parca oldugunu 6 ay soora tekrar kontrol edelim dedi. eskisi gibi olmak istiyorum. eskiden etrafa gulucukler sacan biriydim simdi ise gulemiyorum bile. nolur bana yardimci olun. cevabinizi en kisa zamanda bekliyorum. gokcek tonik ve gokcek iksirini yurtdisinda nasil temin edebilirim? avrupa ulkeleri icin sadece gokcek iksiri yazmissiniz. sadece gokcek iksirini kullansam yeterli olur mu benim icin? yoksa ikisini de mi kullanmam gerekir? bunun icin turkiyeden gelecek birini bulabiliriz belki? yada avrupa icin her ikisinide siparis veremiyor muyuz?
                          Kronik yorğunluğa karşı, Itır Forte, Ada Çayı Forte, Spirulina Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Enfeksiyon çayı ve Bademcik Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir, şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Amarika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayeda binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            volkanilya Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                            Bu web sayfasında yazan hemen hemen tüm bu ürünler için verdiği bilgiler hakikaten doğru.
                            volkanilya Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                            Ama tabii herkesin bünyesi farklı cevap verebilir.
                            Benim üzerimdeki tesiri ise inanın çok ama çook acayip.

                            Bende aşırı yorgunluk ve halsizlik vardı. Bir arkadaşın tavsiyesi üzerine iksir ve tonik ten 3 ay dır kullanıyorum.

                            Eğer bitkisel tedavi yöntemlerine inanıyorsanız tüm diğer yöntemlere ara verip yani diğer ot, aktar, kantar, lokman hekim v.s. sadece bunu deneyin derim.

                            Benim için kısaca: alerji (burnum tıkanıyordu sürekli), göğüs sıkışması, sinüzit, kalp, mide, barsak, yorgunluk halsizlik v.s. saymak hayli uzun bu şikayetlerimde oldukça iyileşme gördüm, garip ama gerçek.

                            Ve işin enteresanı Akdeniz tıp ta bu şikayetlerime doçent dahiliye hocası hiçbir teşhis koyamamıştı. 2-3 aylık tahlil ve araştırmasına rağmen.

                            Özellikle bende çıkan bu tür rahatsızlıkların önemli nedenlerinin başında “mantar” geliyormuş, İbrahim gökçek ile konuştum. Bu kişiyi ne kadar övsem az. Kitaplarını da tavsiye ederim.

                            Benim ile konuşmak isteyen olursa 0505 523 88 11 nolu telefonumu veriyorum.
                            Selamlar
                            İlyas bey Allah şifalar versin, hakikaten tedavi ettiğimiz insan çok ama yazı yazmak vatandaşa işkence gibi geliyor.Yazdığınız için teşekkürler.Sizin için kesin tedavinin biraz daha süreceği anlaşılıyor ve 2-3 ay Laden Gülü Forte, Kolorex Forte, Spirulina Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Enfeksiyon çayı ve Alerji Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir, şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Amarika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayeda binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              hokis Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                              slm ben uzun zamandır vucudumda halsizlik hissediyorum ve canım hiç bir iş yapmak istemiyor dirençim düşmüş konumda bununla ilgili neler yapabilirim bana yardımcı olursanız sevinirim
                              Enginar Forte, Ginseng Forte, Spirulina Forte, Gökçek TONİK ve Gökçek İksir, Enfeksiyon çayı ve Damar Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.Sabah Güneş doğmadan kalkmak gerek, çünkü saat 6:00 gibi kortizol ve adrenalin hormonlarının artması tansiyon ve kalp atışlarını artırır ve glikozu yapımını hızlandırır, aminoasitleri harekete geçir, şayet kişi Güneş doğduktan sonra kalkarsa gün boyu sürekli yorgun olur ve üzerinde ki uyuşukluğu o gün atamaz.Amarika, Avrupa ve Asya'da insanlar Güneş doğmadan kalkar.Eskiden Türkler'de Güneş doğmadan kalkar ve işine koşardı ve bu sayeda binlerce yıl Dünyaya hükmetmişlerdir.Son 70-80 yıldır kalkamıyoruz uyuştuk, bu nedenle de Ülkemiz geri kaldı, çünkü tembelleştik.
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X