Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Hepatit B hastasıyım,Hepatit, karaciğer iltihabı, hepatitis, Hepatit B, Hepatit C

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Hepatit B hastasıyım,Hepatit, karaciğer iltihabı, hepatitis, Hepatit B, Hepatit C

    Hepatit B hastasıyım,Hepatit, karaciğer iltihabı, hepatitis, Hepatit B, Hepatit C



    Sayınbay
    ben 66 yaşın B hepatiti hastasıyım, sizinle tanışmak isterdim ama isminizi dahi bilmiyorum, benim hastalığımı nasıl iyileştirebilirim lütfen bana yardımcı olurmusunuz! Gökçek iksirinin iyi geleceğini okudum ama kaç euro ol-duğunu tam olorak anlayamadım vede bana neşekilde ödemeli göndereceksiniz?
    adresimi dahi bilmiyorsunuz.sonra gökçek iksirinin fiatınıda anlayamadım,ayrıca
    siz bana banka konto Nr.versenizde ben size tam olarak kaç euro ise o miktarı
    havale etsem nasıl olur, internet yolu ilede para havale edebilirim.
    15 sene kadarda ben almanyada kaldım, mehmet kazanak.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Alper Nickli öğeden Alıntı
    Merak edenler icin biseyler yazmak istedim,ben bir sise kullandim gökcek iksirden temmuzun 10 nun dan agustosun 16 sina kadar kullandim,ilk hafta kullandiktan sonra sirtimda bu yasima kadar hic görmedigim büyük büyük sivilceler cikmaya basladi nerdeyse findik büyüklügünde idiler yaklasik bir hafta felan sürdü bu,daha sonra sag akcigerimin oldugu tarafda bi agri oldu neden oldu bilmiyorum iksirdenmi yoksa üsüttümmü felan bilmiyorum bayagi agridi yani.En belirgin özelligi hemen ilk günden fark edilen,mide ve bagirsakdaki rahatlama gercekten karin bölgesi cok rahatliyor gaz ve siskinlik diye bisey birakmiyor,ama ben bu bir ayda 5 kilo verdim beni bayagi bi zayiflatti,vücüda bir dinclik veriyor sabahlari kalkinca uyku sersemliginden bir saat felan kurtulamazdim kullanmaya basladiktan sonra bayagi bi dinclestim,gelelim simdi asil meseleye Hepatit icin son durum nedir diye soracak olursak o konuda belirgin bisey suan yok,doktorlar haftaya tedaviye baslayacaklar interferon tedavisi uygulacaklar o yüzden suan hic bir sey kullanmiyorum tedaviyi bekliyorum.Uzun vadeli kullanildiginda bir sonuc alinabilir diye düsünüyorum.

    Son söz olarak bu iksiri kullanmak icin illa Hasta olmak gerekmiyor,ben onu anladim,Mide ve bagirsak sikayeti cekenlere siddetle tavsiye ederim,Dinc olmak zinde olmak icinde gercekten cok güzel bir ürün.Hepatit icinde uzun vadeli bir kullanim sonrasi cözüm olabilir,tabi burda fiyat konusuda önemli bence uzun vadeli kullanacak olanlara biraz indirim yapilsa fiyatta ürün daha cazip olur diye düsünüyorum,2 veya 3 siseden sonra biraz fiyatda indirim yapmak hic fena olmaz.
    Alper bey haklısınız bizde uygun bir fiyatta satmayı düşünüyoruz, fakat malum bazı birleşimindeki bazı şifalı bitkileri dıaşarıdan getiriyoruz. Buda maliyeti artırıyor. Hepatiti Gökçek İksiri ile tedavi etmek mümkündür, fakat zaman alır. Hastalığın kronik veya akut oluşuna göre ve her kişinin bünyesi vede bağışıklık sistemi farklı olduğundan farklı tepki gösterir. Bazı hastlar 3-4 ayda iyileşirken bazıları 5-6 ayda iyileşir. İnterferonla benim bir tanıdığım almanyada tedavi olmaya çalıştı, fakat bir değişlik olmadı. Kalıcı tedavi virüsü tamamen yok etmekle mümkündür. Buda zman alır.Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.


    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3



      Hepatit, karaciğer iltihabı, hepatitis


      Hepatit nedir? Hepatit kelimesi latince karaciğer iltihabı anlamına gelir. Karaciğer iltihabına virüsler, otoimmün hastalıklar veya zehirler sebep olur. Zehirler deyince akla alkol, kimyasal ilaçlar ve ve zehirli mantarların zehiri gelir. Hepatit akut ve kronik oluşuna göre iki gruba ayrılır. Şayet 6 ayda kısa bir sürede rahatsızlıklar geçerse akut, bu süreden fazla sürerse kronik hepatitten sözedilir.Hepatite çeşitli virüsler sebep olur ve 6 grupta toplanırlar.

      A-) Hepatit A:
      Bu hepatite Hepatit A-Virüsü sebep olurve kısaca HAV diye anılır. Hepatit enfeksiyonu temiz olmayan ve gelelikle defi-hacet bulaşan besinlerin sebep olduğu hastalıktır. Burada besin-maddeleri veya suyun defi-hacetle kirletilmesi sonucu sonucu ortaya çıkan bir durumdur.

      B-) Hepatit B:
      Bu hepatite Hepatit B-Virüsü sebep olur ve ve kısaca HBV diye anılır. Bu hepatit kan nakli, öpüşme ve sex sırasında bulaşır. HBV % 90 oranında akut olarak geçer ve % 10?u kronik kronik hepatite dönüşür. Bu hepatit çok tehlikeli olabilir çok dikkat gerekir.

      C-) Hepatit C: Bu hepatite Hepatit C-Virüsü sebep olur ve kısaca HCV diye anılır. Bu hepatit geneliklekan nakli, sex ve diyalizle geçer. HCV % 80 oranında kronikleşir ve % 20 oranında akut olarak atlatılır. Hepatitler içinde en tehlikeli olanı budur.

      D-) Hepatit D:
      Hepatit B?ye yakalananların % 5?i artı hepatit D?ye yakalanır. Hepatit D % 90 oranında 4-6 hafta içinde iyileşirken % 1?inde karaciğer iflasına sebep olur.

      E-) Hepatit E:
      Bu hepatit genelikle Asya, Afrika, Amarika ve güneydoğu Avrupada görülür. Bu hepatit bu kıtalarda en yaygın olandır ve bu hepatit genelikle içinde dışkı bulunan sulardan bulaşır.
      G-) Hepatit G:
      Bu hepatit hakkında pek bilgi yoktur.
      Bunların hariçinde başka virüslerin sebep olduğu hepatitlerde vardır ve bunların başında 1-) Virüsler: Beze enfeksiyonuna sebep olan herpes virüslerinden Epstein-Barr-Virüsleri (infectious mononucleosis), 2-) Bakterilerden: Brucelloz ve leptospiroza bakterilerinin sebep olduğu hepatit ve 3-) Parazitlerden: malarya veya amip parazitleride hepatite sebep olabilir.

      Kronik hepatitin belirtileri:
      1-) Hepatit virüsleri: Bunlara hepatit B, C ve D dahildir.
      2-) Alkol
      3-) Kimyasal ilaçlar
      4-) Wilson hastalığı: Bakırın vücut tarafından metabolik değişimler sırasındaki bozukluklar nedeniyle ortaya çıkan hepatit
      5-) Hemokromatoz (hemochromatosis) hastalığı: Deride, karaciğerde ve bazı organlarda aşırı demir birikimi, yani demir metabolizma bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan hepatit
      6-) Otoimmün hepatit: Burada karaciğer hücreleri kendi immün sistemi tarafından tahripedilir ve kronik hepatite dönüşür. Bu görüşün doğru olmadığını otoimmün hepatitin immün sisteminin henüz bilinmeyen bir virüse karşı verilen bir mücadele sonucu ortaya çıkan bir hepatit olduğu yönünde görüşlerde vardır.

      Hepatitin belirtileri: a-) Akut hepatitte:
      1-) Hepatitin başlanğıç safhasında: Yorğunluk, hafif ateş, dermansızlık, halsizlik, kendini kötü hissetme, bulantı, bazı besin maddelerine karşı isteksizlik, sağ alt kaburğanın hemen karaciğerin olduğu yerde ağrı bu ağrı karaciğerin büyümesi nedeniyle oraya sıkışması nedeniyle olur. Ayrıca başağrısı, kas- ve eklemağrıları vede deride kabarcıklar görülür.
      2-) Sarılık safhası: Gözün beyaz kısmı, deri, ve mukoza sarımsı bir renge dönüşür. İdrar koyulaşır, defi-haceti renksizleşir ve rahatsızlıklar azalır.
      3-) Nekahat devri: Hastalıktan sonra kişinin henüz kendine gelemediği devirde, yorğunluk ve dermansızlık haftalarca ve hatta aylarca sürebilir.

      b-) Kronik hepatitte ortaya çıkan rahatsızlıklar:
      1-) Hasta sağ alt kaburğasının altında sıkışma hisseder çünkü karaciğer büyümüştür.
      2-) Hasta kendini yorğun, dermansız ve aşırı uykusuz hisseder, eklem- ve kasağrıları çeker.
      3-) Kronik hepatitte sarılık dönemi oldukca geç başlar ve bu nedenle tedavidede geç kalınır.

      Hepatite karşı ne yapabiliriz?
      1-) Hepatit teşhisi halinde kesinlikle Alkol içilmemeli
      2-) Alkoliklerin özel tedavi görmeleri gerekir, bunun için özel klinik veya uzman doktor gözetimi gerekir.
      3-) Sağlıklı beslenmek gerekir, bu konuda uzman doktorlara danışılmalı
      4-) Karaciğere zararı olan ilaçlar kulanılmamalı, bu konunun uzmanı olan doktorlarla konuşulmalı
      5-) Eğer akut hepatit sözkonusu ise mutlaka dinlenmeye ihtiyaç vardır ve stresten mutlaka uzak durulmalıdır.
      6-) Hepatit B veya C?ye yakalandıysanız aile fertlerinin bunu bilmesi gerekir vede eşindende uzak durması, yani sex yapmaması gerekir. Hepatitin komplikasyonlara sebep olma ihtimali: Hepatit B, C ve D kronik hastalıklara sebep olabilir. Akut hepatit genelikle kendiliğinden iyileşir. Kronik hepatit B ve C ise karaciğer sirozu ve kansere sebep olabilir.

      Hepatitin tedavisi!
      Hepatitin tedavisinde doğal ilaçlardanda faydalanılabilinir. Bunların başında devedikeni-, kırlangıçotu-, şebboy-, enginar preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri gelir. Tabiiki önclikle hangi tür hepatit olduğu kesinlikle bilinmelidir. Gökçek İksiri hücreleri koruyucu ve güçlendiricidir, bu şifalı bitklerin yanında vücudu artıcı ve yemizleyci olarak kulanılması gerekir. Böylece immün sistemi güçlenir ve virüslere karşı daha etkili bir mücadele olur. Hepatite karşı antibiyotikler etkili değildir, ancak ve ancak immün sistemini güçlendirerek hepatitle mücadele edilebilir.

      Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

      Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        İbrahim bey iyi gunler, oncelikle calısmalarınızdan dolayı sizi tebrik ederim.Benim bir sorum olacaktı..

        Ben hepatit-b tasıyıcısıyım, acaba gokcek iksiri ile bundan kurtulabilirmiyim ki ben caresi olduguna inanıyorum cunku kendiliginden antikor üretip kurtulan bile var..Yani gokcek iksiri ile HBs Ag negatife doner mi? Daha once gokcek iksiri ile bu virusten kurtulan varmı? İlginiz icin cok tedekkur ederim..
        Mrb

        Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          mehmetmert Nickli öğeden Alıntı
          hepatit b

          merhaba sayın gökçek ben 19 yaşında ün ögr yim 1 ay önce yaptırdığım testlerde kanımda hepatit b ye rastlandı moralim cok bozuk ne yapacağımı bilmiyorum lütfen bana bi yol gösterin cevabınızı dört gözle beklicem
          Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kandolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb., besleyici maddenin hücrelere ulaşması vede mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek Iksiri ile tedavi olmak mümkündür. Fakat doğru beslenmek şarttır.Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur. Siyah çay ve kahve içilmemeli, çünkü mide ve bağırsakları tahrişeder. Böylece vitaminler, mineraller, aminoasitler, vs..., yeterince alınamaz (absorbe) ve rahatsızlıklar ortaya çıkar. Et ve et mamülerine 5-6 ay aravermek gerekir, çünkü asidoza sebep olur, buda birçok hastalığın ana kaynağıdır. Gökçek İksiri vücudu curuflar'dan arıtır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Devedikeni Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar. Artı her lokma en az 30 defa çiğnemeli, aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            selamın aleyküm.hepatit-b ve vucut genelinde lipom var ikisi bi arada ...ne yapmalıyız lütfen acilen bir cevap....teşekkürler........
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              hepatitb Nickli öğeden Alıntı
              Hepatit B taşıyıcısıyım. Bu iksiri kullansam bir faydası olurmu. Nasıl temin edebilirim. Ne kadar kullanmalıyım.
              Musa ..........
              Evet olur, ve inşalah virüsü vücudunuzdan attar.Devedikeni Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar. Artı her lokma en az 30 defa çiğnemeli, aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                meryem Nickli öğeden Alıntı
                ben hepatit B taşıyıcısıyım. Karaciğer hastasıyım. Şu anda siroz oluşmaya
                başladı. Bunun tedavisi varmıdır? Varsa maliyeti nedir? Size nasıl ulaşabilirim? Beni aydınlatırsanız sevinirim...
                Meryem Hanım

                Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

                Yorum yap


                • #9
                  Von: muzi ..........
                  Gesendet: Montag, 22. Januar 2007 23:20
                  Betreff: selam
                  ben hepatit b taşıyıcısıyım önerebileceginiz bir bitki varmı.saygılar.
                  Mrb
                  Hepatit B'ye karşı Gökçek İksiri en idealidir. Curufları temizler veiçinde yuvalanan bakteri, virüs ve mantarlar yok olur. Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    bordo1 Nickli öğeden Alıntı
                    Sayın Gökçek bir arkadaşımın kızı 16 yaşında ve 10 yıldır hepatit b hastası.Anne ve babada daha önce bu rahatsızlığı geçirmiş Hasta 10 yıldır hemen hemen her ay kan testi yaptırıyor.En son geçen hafta yapılan tahlilde değerleri yüksek çıkmış.Şu an endişe duyuyorlar.
                    Değerleri:
                    ALT (SGTD)çıkan değer 248 olması gereken 0-45
                    AST (SPOT)çıkan değer 258 olması gereken 0-55

                    Bu hastalığın kesin bir tedavisi yokmu? Şu an ne yapmalı nasıl beslenmeli? Yardımlarınızı bekliyoruz...
                    Mrb

                    Gökçek İksiri karaciğerdeki hertürlü curufu temizler ve ortada kaaln virüsleri bağışıklık sistemi yokeder. Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      hepatit d hastası



                      metin Nickli öğeden Alıntı
                      babam hepatit d hastası şu an daha önce hepatit b hastasıydı bu hastalığın çözümü varmı gerçekten lütfen mail gönderin bana eğer hala şansımız varsa... şimdiden teşekkürler...
                      Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12

                        simge Nickli öğeden Alıntı
                        hepatit b

                        merhaba,
                        öncelikle bilmenizi isterimki bu konu benim için çok önemli.yazılarınızı yeni görüm. bu iksir gökcek sizin soyadınızla aynı bu gökçek bir tür şifalı bitkimi yada sizin ürettiğiniz birşeymi? çünkü hepatit b nin tedavisi olmadığını biliyorum..benim kanımdada yaklaşık 5 yıl önce hepatit b çıktı...ilk zamanlar çok moralim bozuldu neden diye herşeye okadar dikkat ederken...6 ayda bir test yaptırıyorum test sonuçlarımı size gönderebilirim daha sonra...şimdilik normal çıktığını söyledi dr.hbv dna testi yaptırdım negarif çıktı bir kere yaptırdım başka yaptırmadım...karaciğerine zarar vermiyor dedi ama sonra ne olur bilmem asat alt değerlerim hep yüksek çıkıyor...yani karaciğerden bu hastalık tamamen bitkisel ilçalarla iyileşirmi acaba...bu konuda siz hekim yada doktormusunuz yani açıkçası bilmek istiyorum cvp verirseniz çok sevinirim... çok memnun olurum... yani internette neler duyuyoruz insanları zayıf yerlerinden yakalayıp sömüren çok kişi var... yani bu önemli bir hastalık... bu tedaviyle iyileşen varmı bilmek isterim... nedir bu gökçek iksiri? birde meryemana dikeni-devedikeni duymuştum onlara benzer bişeymi?
                        keşke iyileştirse insan ne isterki... cvp yazarsanız çok sevinirim...
                        Yıllar önce İstanbula gittiğimde o zamanın belediye başkanı Nurettin Özen'idi ve belediye işçileri grevde olduğundan güzel istanbul'un her kökşesi çöp yığınları içindeydi. İnsanlar sokaklarda burunlarına mendil tutarak veya ağzını burnunu tutarak çöp yığınlarından kaçıyorlardı. Çöpcü gelmezse sokaklar çöpten geçilmez ve salğın hastalıklar kısa sürede yayılır. İnsan vücudundaki curuflarıda buna benzetebiliriz, şayet hücre, hücre araları, dokular ve organlardaki curuf lenf sistemi ile ve kanla dışarı taşınır. Metabolik değişimler sonucu vücutta aşırı asit oluşur ve bu asit su ve karbondioksite dönüşerek dışarı atılır. Fakat sürekli yanlış beslenilirse curuflar yoğunlaşır ve dışarı atmak yerine dokular, damarlar, bağırsakalar, eklemler vs. de depolanır. Bu nedenle doğru beslenmek şarttır.

                        Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kandolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb., besleyici maddenin hücrelere ulaşması vede mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Hepatit D

                          yücel semerci Nickli öğeden Alıntı
                          Hepatit B+D
                          Sitenizde gökçek iksirinin yararlarından ve hepatit hastalığına da çare olduğunu belirtmişsiniz. Ben 11 yıldır hepatit B + hepatit D hastasıyım. Bu Rahatsızlığım Münferit yıllar da Aktif hale geçtiğinden 3 defa interferon tedavisi gördüm. İlk 10 yıl sürekli kontrollerimi yaptırdım fakat son 1 yıldır ( gördüğüm en son tedaviden bu güne ) gitmiyorum. Ve şu andaki durumumu bilmiyorum aktif de olabilir olmayabilir de. Sizin ilacınız bu virüsü komple yok edebilir mi?. Gökçek İksiri ile yanında başka bir kür de gereklimidir.Forumdaki yazılarınızda bu tedavi ile ilgili Gökçek İksirinin yanında safra çayının da kullanıldığın dan bahsedilmiş.Tedavinin tamamı için ne kadarlık kür gerekecektir. Tamamen iyileşmesi için yaklaşık ne kadarlık iksir kullanmam gerekecektir. Bu konuda cevabınızı bekliyorum .
                          Saygılarımla
                          Mrb
                          Hastalığın tamamen geçmesi 6-7 ay sürebilir, Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14



                            Hepatit, karaciğer iltihabı, hepatitis




                            Hepatit nedir? Hepatit kelimesi latince karaciğer iltihabı anlamına gelir. Karaciğer iltihabına virüsler, otoimmün hastalıklar veya zehirler sebep olur. Zehirler deyince akla alkol, kimyasal ilaçlar ve ve zehirli mantarların zehiri gelir. Hepatit akut ve kronik oluşuna göre iki gruba ayrılır. Şayet 6 ayda kısa bir sürede rahatsızlıklar geçerse akut, bu süreden fazla sürerse kronik hepatitten sözedilir.Hepatite çeşitli virüsler sebep olur ve 6 grupta toplanırlar.

                            A-) Hepatit A:
                            Bu hepatite Hepatit A-Virüsü sebep olurve kısaca HAV diye anılır. Hepatit enfeksiyonu temiz olmayan ve gelelikle defi-hacet bulaşan besinlerin sebep olduğu hastalıktır. Burada besin-maddeleri veya suyun defi-hacetle kirletilmesi sonucu sonucu ortaya çıkan bir durumdur.

                            B-) Hepatit B:
                            Bu hepatite Hepatit B-Virüsü sebep olur ve ve kısaca HBV diye anılır. Bu hepatit kan nakli, öpüşme ve sex sırasında bulaşır. HBV % 90 oranında akut olarak geçer ve % 10?u kronik kronik hepatite dönüşür. Bu hepatit çok tehlikeli olabilir çok dikkat gerekir.

                            C-) Hepatit C: Bu hepatite Hepatit C-Virüsü sebep olur ve kısaca HCV diye anılır. Bu hepatit geneliklekan nakli, sex ve diyalizle geçer. HCV % 80 oranında kronikleşir ve % 20 oranında akut olarak atlatılır. Hepatitler içinde en tehlikeli olanı budur.

                            D-) Hepatit D:
                            Hepatit B?ye yakalananların % 5?i artı hepatit D?ye yakalanır. Hepatit D % 90 oranında 4-6 hafta içinde iyileşirken % 1?inde karaciğer iflasına sebep olur.

                            E-) Hepatit E:
                            Bu hepatit genelikle Asya, Afrika, Amarika ve güneydoğu Avrupada görülür. Bu hepatit bu kıtalarda en yaygın olandır ve bu hepatit genelikle içinde dışkı bulunan sulardan bulaşır.

                            G-) Hepatit G:
                            Bu hepatit hakkında pek bilgi yoktur.
                            Bunların hariçinde başka virüslerin sebep olduğu hepatitlerde vardır ve bunların başında 1-) Virüsler: Beze enfeksiyonuna sebep olan herpes virüslerinden Epstein-Barr-Virüsleri (infectious mononucleosis), 2-) Bakterilerden: Brucelloz ve leptospiroza bakterilerinin sebep olduğu hepatit ve 3-) Parazitlerden: malarya veya amip parazitleride hepatite sebep olabilir.

                            Kronik hepatitin belirtileri:
                            1-) Hepatit virüsleri: Bunlara hepatit B, C ve D dahildir.
                            2-) Alkol
                            3-) Kimyasal ilaçlar
                            4-) Wilson hastalığı: Bakırın vücut tarafından metabolik değişimler sırasındaki bozukluklar nedeniyle ortaya çıkan hepatit
                            5-) Hemokromatoz (hemochromatosis) hastalığı: Deride, karaciğerde ve bazı organlarda aşırı demir birikimi, yani demir metabolizma bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan hepatit
                            6-) Otoimmün hepatit: Burada karaciğer hücreleri kendi immün sistemi tarafından tahripedilir ve kronik hepatite dönüşür. Bu görüşün doğru olmadığını otoimmün hepatitin immün sisteminin henüz bilinmeyen bir virüse karşı verilen bir mücadele sonucu ortaya çıkan bir hepatit olduğu yönünde görüşlerde vardır.

                            Hepatitin belirtileri:
                            a-) Akut hepatitte:
                            1-) Hepatitin başlanğıç safhasında: Yorğunluk, hafif ateş, dermansızlık, halsizlik, kendini kötü hissetme, bulantı, bazı besin maddelerine karşı isteksizlik, sağ alt kaburğanın hemen karaciğerin olduğu yerde ağrı bu ağrı karaciğerin büyümesi nedeniyle oraya sıkışması nedeniyle olur. Ayrıca başağrısı, kas- ve eklemağrıları vede deride kabarcıklar görülür.
                            2-) Sarılık safhası: Gözün beyaz kısmı, deri, ve mukoza sarımsı bir renge dönüşür. İdrar koyulaşır, defi-haceti renksizleşir ve rahatsızlıklar azalır.
                            3-) Nekahat devri: Hastalıktan sonra kişinin henüz kendine gelemediği devirde, yorğunluk ve dermansızlık haftalarca ve hatta aylarca sürebilir.

                            b-) Kronik hepatitte ortaya çıkan rahatsızlıklar:
                            1-) Hasta sağ alt kaburğasının altında sıkışma hisseder çünkü karaciğer büyümüştür.
                            2-) Hasta kendini yorğun, dermansız ve aşırı uykusuz hisseder, eklem- ve kasağrıları çeker.
                            3-) Kronik hepatitte sarılık dönemi oldukca geç başlar ve bu nedenle tedavidede geç kalınır.

                            Hepatite karşı ne yapabiliriz?
                            1-) Hepatit teşhisi halinde kesinlikle Alkol içilmemeli
                            2-) Alkoliklerin özel tedavi görmeleri gerekir, bunun için özel klinik veya uzman doktor gözetimi gerekir.
                            3-) Sağlıklı beslenmek gerekir, bu konuda uzman doktorlara danışılmalı
                            4-) Karaciğere zararı olan ilaçlar kulanılmamalı, bu konunun uzmanı olan doktorlarla konuşulmalı
                            5-) Eğer akut hepatit sözkonusu ise mutlaka dinlenmeye ihtiyaç vardır ve stresten mutlaka uzak durulmalıdır.
                            6-) Hepatit B veya C?ye yakalandıysanız aile fertlerinin bunu bilmesi gerekir vede eşindende uzak durması, yani sex yapmaması gerekir. Hepatitin komplikasyonlara sebep olma ihtimali: Hepatit B, C ve D kronik hastalıklara sebep olabilir. Akut hepatit genelikle kendiliğinden iyileşir. Kronik hepatit B ve C ise karaciğer sirozu ve kansere sebep olabilir.

                            Hepatitin tedavisi!
                            Hepatitin tedavisinde doğal ilaçlardanda faydalanılabilinir. Bunların başında devedikeni-, kırlangıçotu-, şebboy-, enginar preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri gelir. Tabiiki önclikle hangi tür hepatit olduğu kesinlikle bilinmelidir. Gökçek İksiri hücreleri koruyucu ve güçlendiricidir, bu şifalı bitklerin yanında vücudu artıcı ve yemizleyci olarak kulanılması gerekir. Böylece immün sistemi güçlenir ve virüslere karşı daha etkili bir mücadele olur. Hepatite karşı antibiyotikler etkili değildir, ancak ve ancak immün sistemini güçlendirerek hepatitle mücadele edilebilir.

                            Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir’i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksirivücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

                            Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Gökçek Diyet

                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              hepatit c

                              Merhaba,

                              Ben yillardir Hepatit C hastasiyim.Ve su anda hastalik bayaa ilerlemis durumda...pro-siroz durumunda diyor doktor.....

                              inferon ile bir kere tedavi gördüm sonuc vermedi.simdi inferon ve baska bir ilacla beraber yeniden denenmek isteniyor.....bu konularda bilgi paylasimi yapabilecegim arkadaslar olursa sevinirim,........beslenme konusunda bilgi lütfen..

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X