Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Hepatit B hastasıyım,Hepatit, karaciğer iltihabı, hepatitis, Hepatit B, Hepatit C

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • #16



    Hepatit, karaciğer iltihabı, hepatitis





    Hepatit nedir? Hepatit kelimesi latince karaciğer iltihabı anlamına gelir. Karaciğer iltihabına virüsler, otoimmün hastalıklar veya zehirler sebep olur. Zehirler deyince akla alkol, kimyasal ilaçlar ve ve zehirli mantarların zehiri gelir. Hepatit akut ve kronik oluşuna göre iki gruba ayrılır. Şayet 6 ayda kısa bir sürede rahatsızlıklar geçerse akut, bu süreden fazla sürerse kronik hepatitten sözedilir.Hepatite çeşitli virüsler sebep olur ve 6 grupta toplanırlar.

    A-) Hepatit A:
    Bu hepatite Hepatit A-Virüsü sebep olurve kısaca HAV diye anılır. Hepatit enfeksiyonu temiz olmayan ve gelelikle defi-hacet bulaşan besinlerin sebep olduğu hastalıktır. Burada besin-maddeleri veya suyun defi-hacetle kirletilmesi sonucu sonucu ortaya çıkan bir durumdur.

    B-) Hepatit B:
    Bu hepatite Hepatit B-Virüsü sebep olur ve ve kısaca HBV diye anılır. Bu hepatit kan nakli, öpüşme ve sex sırasında bulaşır. HBV % 90 oranında akut olarak geçer ve % 10?u kronik kronik hepatite dönüşür. Bu hepatit çok tehlikeli olabilir çok dikkat gerekir.



    C-) Hepatit C:
    Bu hepatite Hepatit C-Virüsü sebep olur ve kısaca HCV diye anılır. Bu hepatit geneliklekan nakli, sex ve diyalizle geçer. HCV % 80 oranında kronikleşir ve % 20 oranında akut olarak atlatılır. Hepatitler içinde en tehlikeli olanı budur.
    D-) Hepatit D:
    Hepatit B?ye yakalananların % 5?i artı hepatit D?ye yakalanır. Hepatit D % 90 oranında 4-6 hafta içinde iyileşirken % 1?inde karaciğer iflasına sebep olur.

    E-) Hepatit E:
    Bu hepatit genelikle Asya, Afrika, Amarika ve güneydoğu Avrupada görülür. Bu hepatit bu kıtalarda en yaygın olandır ve bu hepatit genelikle içinde dışkı bulunan sulardan bulaşır.

    G-) Hepatit G:
    Bu hepatit hakkında pek bilgi yoktur.
    Bunların hariçinde başka virüslerin sebep olduğu hepatitlerde vardır ve bunların başında 1-) Virüsler: Beze enfeksiyonuna sebep olan herpes virüslerinden Epstein-Barr-Virüsleri (infectious mononucleosis), 2-) Bakterilerden: Brucelloz ve leptospiroza bakterilerinin sebep olduğu hepatit ve 3-) Parazitlerden: malarya veya amip parazitleride hepatite sebep olabilir.

    Kronik hepatitin belirtileri:
    1-) Hepatit virüsleri: Bunlara hepatit B, C ve D dahildir.
    2-) Alkol
    3-) Kimyasal ilaçlar
    4-) Wilson hastalığı: Bakırın vücut tarafından metabolik değişimler sırasındaki bozukluklar nedeniyle ortaya çıkan hepatit
    5-) Hemokromatoz (hemochromatosis) hastalığı: Deride, karaciğerde ve bazı organlarda aşırı demir birikimi, yani demir metabolizma bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan hepatit
    6-) Otoimmün hepatit: Burada karaciğer hücreleri kendi immün sistemi tarafından tahripedilir ve kronik hepatite dönüşür. Bu görüşün doğru olmadığını otoimmün hepatitin immün sisteminin henüz bilinmeyen bir virüse karşı verilen bir mücadele sonucu ortaya çıkan bir hepatit olduğu yönünde görüşlerde vardır.

    Hepatitin belirtileri:
    a-) Akut hepatitte:
    1-) Hepatitin başlanğıç safhasında: Yorğunluk, hafif ateş, dermansızlık, halsizlik, kendini kötü hissetme, bulantı, bazı besin maddelerine karşı isteksizlik, sağ alt kaburğanın hemen karaciğerin olduğu yerde ağrı bu ağrı karaciğerin büyümesi nedeniyle oraya sıkışması nedeniyle olur. Ayrıca başağrısı, kas- ve eklemağrıları vede deride kabarcıklar görülür.
    2-) Sarılık safhası: Gözün beyaz kısmı, deri, ve mukoza sarımsı bir renge dönüşür. İdrar koyulaşır, defi-haceti renksizleşir ve rahatsızlıklar azalır.
    3-) Nekahat devri: Hastalıktan sonra kişinin henüz kendine gelemediği devirde, yorğunluk ve dermansızlık haftalarca ve hatta aylarca sürebilir.

    b-) Kronik hepatitte ortaya çıkan rahatsızlıklar:
    1-) Hasta sağ alt kaburğasının altında sıkışma hisseder çünkü karaciğer büyümüştür.
    2-) Hasta kendini yorğun, dermansız ve aşırı uykusuz hisseder, eklem- ve kasağrıları çeker.
    3-) Kronik hepatitte sarılık dönemi oldukca geç başlar ve bu nedenle tedavidede geç kalınır.

    Hepatite karşı ne yapabiliriz?
    1-) Hepatit teşhisi halinde kesinlikle Alkol içilmemeli
    2-) Alkoliklerin özel tedavi görmeleri gerekir, bunun için özel klinik veya uzman doktor gözetimi gerekir.
    3-) Sağlıklı beslenmek gerekir, bu konuda uzman doktorlara danışılmalı
    4-) Karaciğere zararı olan ilaçlar kulanılmamalı, bu konunun uzmanı olan doktorlarla konuşulmalı
    5-) Eğer akut hepatit sözkonusu ise mutlaka dinlenmeye ihtiyaç vardır ve stresten mutlaka uzak durulmalıdır.
    6-) Hepatit B veya C?ye yakalandıysanız aile fertlerinin bunu bilmesi gerekir vede eşindende uzak durması, yani sex yapmaması gerekir. Hepatitin komplikasyonlara sebep olma ihtimali: Hepatit B, C ve D kronik hastalıklara sebep olabilir. Akut hepatit genelikle kendiliğinden iyileşir. Kronik hepatit B ve C ise karaciğer sirozu ve kansere sebep olabilir.

    Hepatitin tedavisi!
    Hepatitin tedavisinde doğal ilaçlardanda faydalanılabilinir. Bunların başında devedikeni-, kırlangıçotu-, şebboy-, enginar preparatları, Gökçek Tonik ve Gökçek İksiri gelir. Tabiiki önclikle hangi tür hepatit olduğu kesinlikle bilinmelidir. Gökçek İksiri hücreleri koruyucu ve güçlendiricidir, bu şifalı bitklerin yanında vücudu artıcı ve yemizleyci olarak kulanılması gerekir. Böylece immün sistemi güçlenir ve virüslere karşı daha etkili bir mücadele olur. Hepatite karşı antibiyotikler etkili değildir, ancak ve ancak immün sistemini güçlendirerek hepatitle mücadele edilebilir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet


    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #17
      soner_turk Nickli öğeden Alıntı
      hepatit-b ve gokcek iksiri
      İbrahim bey iyi gunler.
      yaklasık 2 yıldır hepatit-b tasıyıcısıyım, acaba gokcek iksiri ile tasıyıcılıktan kurtulabilirmiyim. Yani HBs Ag negatife döner mi? Kaç ay kullanmak gerekli? İlginiz icin tesekkur ederimm...
      Soner bey
      Tariben 5-6 ay kulanmanız gerekebilir, fakat 2-3 hafta rahatlama başlar. İnşallah kısa sürede iyileşirsiniz. Tabii doğru belnemk gerek, doğru beslenerek karaciğerin daha fazla yorulmasını önlersiniz.Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #18
        nm848 Nickli öğeden Alıntı
        gökçek iksiri ve hepatit b

        Merhaba.
        Ben 3 yıldır Hepatiti B taşıyıcısıyım. yıldırda araştırma yapıyorm. Yaptığım araştırmalar beni bitkisel şifadan uzaklaştırdı diyebilirim. Kullanan çok insanla karşılaştım ve şifa bulan yok. Kullanırsam şuan normal seyreden alt ast değerlerim yükselirmi? (bu tür ilaçları kullananların ortak şikayeti dahada hasta oldum alt fırladı ) Son olarak bu ixirde gerçekten şifa varmı, varsa neden hepatitli hasta çok fazla, neden hala hastane köşelerinden kurtulamadık? Bu sorulara verilecek cevaplar benim için önemlidir. Kabalık ettiysem kusuruma bakmayın. Başım darda. Dertteyim derdim büyük derman arıyorum. Psikolojim bozuk ve Tıp bas bas bağırıyor. Ot yemeyin içmeyin. Tıpa gelin. Cevabınızı bekliyorum Saygılarımla.
        Mrb
        Evet haklısınız, fakat ben ve diğerleri farklıyız. ben http://www.bitkiara.com/default.asp?sayfa=kaynak linkindede göreceğiniz gibi binlerce dergi ve kitap inceledim ve tam 27 yıldır. Türkiyedeki hiç bir aktarın bu konularda bilgisi yoktur, çünkü imkanları yoktur. Dergi yok, kitap yok botanik bahçe yok. Ben 7000 şifalı bitkiler fotografı çektim. Şimdide inş yakında yayınalncak 1000 sayfalık şifalı bitkiler anasiklopedisi hazırladım.bitkiara.com tecrübeler linkine bakabilirsiniz. GÖKÇEK iKSİR ARTI DOĞRU BESLENEREK TEDAVİ OLABİLİRSİNİZ. Devedikeni Forte, Kordisep Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar. Artı her lokma en az 30 defa çiğnemeli, aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #19
          zalogglu Nickli öğeden Alıntı
          sorun ve çözüm

          sayın gökcek,
          sitenizi inceledim spesifik durumumu aktarıyorum önerilerinizi ve tedavi imkanı var mı? varsa nasıl, süresi nedir?
          işte hikaye;

          ben çocukluğumdan (35) beri sağlıklı hepatit B taşıyıcısıyım karaciğer testlerim genelde normal çıkar zaman zaman bir kaç puan üst sınırda olur anti hbe değerim pozitiftir. antihbs negatiftir. yine küçüklüğümde 5 yaşında sıtma nedeniyle dalağım büyümüştür 16 cm (dalak büyümesi küçülebilir mi)ancak yaşantımda hiç şikayetim yok. ne yorgunluk, ne halsizlik, ailem zamanında aşılanmıştır. alkol kullanmam iştahım çok iyidir. yalnız size aktarabileceği en önemli nokta (konunuzla ilgili); o da şu; ben az yemek yersem, kuruyemiş yemezsem, yağsız beslenirsem, yani midemi küçültürsem sağ kaburga altındaki hafif şişkinlik hissi kayboluyor, karaciğer testlerim neredeyse minimuma iniyor, kendimi çok hafiflemiş hissediyorum.
          sayın gökcek ne dersiniz önerilerinizi bekliyorum
          ali zal
          Mrb

          Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

          Prof. Dr. Yurtaydın'ın Dünyadaki en önemli “Delta Hepatit” çalışmasına Bilimsel Ödül

          Prof. Dr. Yurtaydın'ın Dünyadaki en önemli “Delta Hepatit” çalışmasına
          13. Bayındır Hastaneleri Tıp Ödülülleri'nde Bilim Ödülü
          Bayındır Sağlık Grubu tarafından, tıp alanındaki seçkin araştırma, çalışma ve hizmetleri kamuoyuna duyurmak ve bilimsel çalışmaları teşvik etmek etmek amacıyla düzenlenen “13. Bayındır Hastaneleri Tıp Ödülleri” sahiplerine takdim edildi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Cihan Yurtaydın'a “viral hepatit, hepatik ensefolopati ve karaciğer hastalıklarının ekstrahepatik manifestasyonları” konusunda yaptığı çalışmalar nedeniyle Bilim Ödülü verildi.
          Prof. Dr. Cihan Yurtaydın, aldığı ödülü, ödüle layık görülen bilimsel çalışmasını, özellikle de kamuoyunda pek bilinmeyen Delta Hepatit hastalığı (Hepatit D)hakkında bilinmesi gerekenleri Anadolu Ajansına (AA)ve Fakültemiz web sitesi www.medicine.ankara.edu.tr adresine açıkladı.
          Bilim Ödüllerinin belli alandaki çalışmaların toplamına verilen ödüller olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yurtaydın, ödül almasına neden olan çalışmaların 2 gruba ayrıldığını belirtti: “ 1 - Karaciğer hastalıklarının ekstra hepatik belirtileri ilgili çalışmalar (karaciğer koması, santral sinir sistemi ile ilgili hastalıklar gibi). Yaptığım bu çalışmalar, uluslararası bilim camiasına katkısı olan önemli dergilere konu olan çalışmalardır. 2 – Diğer çalışma grubu ise son 10 yıldır uğraştığım viral hepatit alan ve kamuoyunda pek te bilinmeyen Delta Hepatit (Hepatit D)hastalığıdır. Bu grupta yaptığım çalışmalar, karaciğer alanında çok popüler bir alanı oluşturuyor.”
          Delta Hepatit konusunda dünyadaki en önemli çalışma

          Delta Hepatit konusunda Dünyadaki en önemli çalışmayı yaptıklarını söyleyen Prof. Dr. Yurtaydın şu bilgileri aktardı: “Çalışmamız saygın tıp dergileri arasında yer alan “New England Journal Medicine” dergisinde yer aldı. Yurt dışında çalıştığımız doktor, merkez ve üniversitelerle çok önemli bir ekip başarısına imza attık.”
          Delta Hepatit Doğu ve Güneydoğu'da daha yaygın

          Türkiye'ye özgü Kronik Hepatit D diğer adıyla Kronik Delta Hepatit'in, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde görülen bir hepatik hastalık çeşidi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yurtaydın şu bilgileri aktardı: “Bu hastalık türü ile ilgili ilk yayınlar 1970'te hazırlanıyor. 1990'lı yıllarda ise Delta Hepatit'in Ülkemizde kaybolmaya başladığı dillendirildi. Ben ise Delta Hepatit'in önemli bir sağlık sorunu olduğunu bildiğim için Almanya ve ABD'deki Hannover ve Stanford Üniversiteleri ile ortak çalışma içine girdim.
          “Delta Hepatit'in kaybolmakta olmayan bir hastalık olduğunu tespit ettik”

          Yaptığım bu çalışmaların, özellikle de Hannover Üniversitesi ile yaptığım çalışmanın meyvelerini gördüm. Buna göre: Delta Hepatit'in kaybolmakta olan bir hastalık olmadığını, kaybolur gibi olup yeniden ortaya çıkmaya başladığını gördük. Bu hastalığın Doğu Avrupa'da Romanya, Arnavutluk gibi ülkelerden İtalya'ya yayıldığını tespit ettik. İngiltere'de ise Pakistan gibi ülkelerden gelen yoğun göçle Delta Hepatit sayısının arttığını gördük. İlginç bir durum da Almanya'da Delta Hepatit hakkında kimsenin haberinin olmamasıydı.
          Sağlık alt yapısının yetersizliği Delta Hepatit'e neden oluyor

          Ülkemizde az önce de bahsettiğim gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaygın olarak Delta Hepatit vakalarına rastlanıyor. Bu bölgelerimize yakın olan komşu ülkeler Suriye, Irak ve İran'da, yine eski Sovyet Ülkeleri Kazakistan, Tacikistan'ta, Moğolistan'da Delta Hepatit vakalarına önemli oranda rastlanıyor. Güney Amerika'da Amazon bölgesi ülkelerinde de Hepatit D'ye rastlanıyor. Genel anlamda bu bölgelerde ve ülkelerde Delta Hepatit'in fazla görülmesinin nedenleri, sağlık altyapısının yetersiz oluşu, tedaviye ayrılan paranın yetersiz olması, sosyo ekonomik seviyenin düşük olması, bu bölgelerimizde Hepatit B vakalarının çok olması, yanlış yapılan enjeksiyonlar (iğneler, eski tür kaynatılan enjektörler), geniş 8 – 10 kişilik ailelerde aile içi bulaşma riskinin fazlalığı.”
          Delta Hepatit'in vücuttaki varlığı Hepatit B'nin varlığını bağlı

          Delta Hepatit'in, vücutta ancak Hepatit B hastalığı varsa hastalık oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Yurtaydın, “Ya da bu iki virüs (Delta Hepatit – Hepatit B) birden vücuda giriyor. Yani Delta Hepatit virüsünü olumsuz ve yıkıcı kılan vücuttaki Hepatit B varlığıdır” dedi.

          Delta Hepatit'e karşı koruyucu aşı yok

          Prof. Dr. Yurtaydın şöyle devam etti: “Hepatit B hastalığını yenmemiş kişilerde Delta Hepatit gelişiyor ve vücutta yıkıma neden oluyor. Hepatit D'ye karşı koruyucu aşı yok. Delta Hepatit süratle yayılıyor, viral virüsler içinde en hızlı yayılan virüstür. Şu ana kadar Delta Hepatit tedavisinde kullanılan tek ilaç İnterferon ilacıdır.Bu ilacın yeni nesil hali Perinteferon'dur.”
          Kan ve kan ürünleriyle, cinsel temas ve yakın temasla bulaşabilir

          Delta Hepatit'in, tek başına hastalık yapan bir virüs olmadığını dile getiren Prof. Dr. Yurtaydın şunları kaydetti: “vücudun bağışıklık sistemine entegre olarak, bağışıklık sisteminde immün hastalıklarla etkileşime girerek hastalık yapan bir virüstür. Bazı insanlarda Üçlü Hastalık halinde de (Hepatit B, C, D) görülebiliyor. Delta Hepatit, insana Hepatit B gibi bulaşan bir hastalıktır. Kan ve kan ürünleriyle, cinsel temas ve yakın temasla bulaşabilir.”
          Delta Hepatit hızlı yayılan bir virüstür; Siroz evresine 3 - 4 yılda geçilebiliyor!

          Prof. Dr. Yurtaydın, bütün viral hepatit hastalıkların sinsi ilerleyen hastalıklar olduğunu söylerken, Delta Hepatit'te Siroz evresine kadar geçen sürenin diğer hepatit hastalıklarına göre çok daha hızlı olduğunu belirtti (diğer hepatitlerde 30 - 40 yılda, Delta Hepatit'te ise 3 - 4 yılda.)
          Hepatit B'lilerin %20'sinin, Hepatit C'lilerin % 45'inin nedeni Delta Hepatit'tir.

          Delta Hepatit, Hepatit B'ye eklendiği zaman hastalığın ilerlemesine yol açıyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde, Kronik Hepatit B'lilerde hastalığın % 20'sinin nedeni Delta Hepatit'tir. Hepatit C'lilerde de hastalığın %45'inin nedeni yine bu hepatit türüdür. Türkiye'de Hepatit B tanısı alan hastalara büyük ölçüde Delta Hepatit tanısı da konulmaktadır.


          Yorum yap


          • #20
            selma tan Nickli öğeden Alıntı
            merhaba,
            ben hepatit b taşıyıcısıyım. hasta olmadığım için tıbbı tedevi alamıyorum.
            gökcek iksirin hepatit b virüsü üzerine bir etkisi olur mu? olursa nasıl
            gerçekleşşir? bağışıklık sistemimin virüsü yok edememe olasılığı var mı?
            ilginize teşekkür ederim...
            iyi çalışmalar... selma.
            Her ihtimale karşı Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #21
              Hepatit B Hastasi olarak...

              Arakadaslar Hepatit B hastasi olarak Gökcek iksir+Gökcek safra cayi+Yanina birde deve dikeni hapi kullanmaya basladim 6 gün oldu,Burda insallah sizlere tecrübelerimi paylasmak isterim tabi ibrahim abi müsade ederse.6 gün cok kisa bir zaman olmasina ragmen arkadaslar gökcek iksirini kullandigim ikinci gün hemen bisey fark ettim karin bölgesini rahatlatiyor,suana kadarki tek deneyimim;karindaki yemekten sonra olusan sisligi engelliyor,insallah ilerleyen günlerde kullandikca Hepatit belasindanda kurtuluruz diye ümit ediyorum.

              Yorum yap


              • #22
                MRB Gökçek İksir karaciğer ve safra çayı ile çözülen artık maddenin dışarı atılmasına yardımcı olması için Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #23
                  Hepatit b ve iksir

                  Merak edenler icin biseyler yazmak istedim,ben bir sise kullandim gökcek iksirden temmuzun 10 nun dan agustosun 16 sina kadar kullandim,ilk hafta kullandiktan sonra sirtimda bu yasima kadar hic görmedigim büyük büyük sivilceler cikmaya basladi nerdeyse findik büyüklügünde idiler yaklasik bir hafta felan sürdü bu,daha sonra sag akcigerimin oldugu tarafda bi agri oldu neden oldu bilmiyorum iksirdenmi yoksa üsüttümmü felan bilmiyorum bayagi agridi yani.En belirgin özelligi hemen ilk günden fark edilen,mide ve bagirsakdaki rahatlama gercekten karin bölgesi cok rahatliyor gaz ve siskinlik diye bisey birakmiyor,ama ben bu bir ayda 5 kilo verdim beni bayagi bi zayiflatti,vücüda bir dinclik veriyor sabahlari kalkinca uyku sersemliginden bir saat felan kurtulamazdim kullanmaya basladiktan sonra bayagi bi dinclestim,gelelim simdi asil meseleye Hepatit icin son durum nedir diye soracak olursak o konuda belirgin bisey suan yok,doktorlar haftaya tedaviye baslayacaklar interferon tedavisi uygulacaklar o yüzden suan hic bir sey kullanmiyorum tedaviyi bekliyorum.Uzun vadeli kullanildiginda bir sonuc alinabilir diye düsünüyorum.
                  Son söz olarak bu iksiri kullanmak icin illa Hasta olmak gerekmiyor,ben onu anladim,Mide ve bagirsak sikayeti cekenlere siddetle tavsiye ederim,Dinc olmak zinde olmak icinde gercekten cok güzel bir ürün.Hepatit icinde uzun vadeli bir kullanim sonrasi cözüm olabilir,tabi burda fiyat konusuda önemli bence uzun vadeli kullanacak olanlara biraz indirim yapilsa fiyatta ürün daha cazip olur diye düsünüyorum,2 veya 3 siseden sonra biraz fiyatda indirim yapmak hic fena olmaz.

                  Yorum yap


                  • #24
                    Alper Nickli öğeden Alıntı
                    Merak edenler icin biseyler yazmak istedim,ben bir sise kullandim gökcek iksirden temmuzun 10 nun dan agustosun 16 sina kadar kullandim,ilk hafta kullandiktan sonra sirtimda bu yasima kadar hic görmedigim büyük büyük sivilceler cikmaya basladi nerdeyse findik büyüklügünde idiler yaklasik bir hafta felan sürdü bu,daha sonra sag akcigerimin oldugu tarafda bi agri oldu neden oldu bilmiyorum iksirdenmi yoksa üsüttümmü felan bilmiyorum bayagi agridi yani.En belirgin özelligi hemen ilk günden fark edilen,mide ve bagirsakdaki rahatlama gercekten karin bölgesi cok rahatliyor gaz ve siskinlik diye bisey birakmiyor,ama ben bu bir ayda 5 kilo verdim beni bayagi bi zayiflatti,vücüda bir dinclik veriyor sabahlari kalkinca uyku sersemliginden bir saat felan kurtulamazdim kullanmaya basladiktan sonra bayagi bi dinclestim,gelelim simdi asil meseleye Hepatit icin son durum nedir diye soracak olursak o konuda belirgin bisey suan yok,doktorlar haftaya tedaviye baslayacaklar interferon tedavisi uygulacaklar o yüzden suan hic bir sey kullanmiyorum tedaviyi bekliyorum.Uzun vadeli kullanildiginda bir sonuc alinabilir diye düsünüyorum.

                    Son söz olarak bu iksiri kullanmak icin illa Hasta olmak gerekmiyor,ben onu anladim,Mide ve bagirsak sikayeti cekenlere siddetle tavsiye ederim,Dinc olmak zinde olmak icinde gercekten cok güzel bir ürün.Hepatit icinde uzun vadeli bir kullanim sonrasi cözüm olabilir,tabi burda fiyat konusuda önemli bence uzun vadeli kullanacak olanlara biraz indirim yapilsa fiyatta ürün daha cazip olur diye düsünüyorum,2 veya 3 siseden sonra biraz fiyatda indirim yapmak hic fena olmaz.
                    Alper bey haklısınız bizde uygun bir fiyatta satmayı düşünüyoruz, fakat malum birleşimindeki bazı şifalı bitkileri dışarıdan getiriyoruz. Buda maliyeti artırıyor. Hepatiti Gökçek İksiri ile tedavi etmek mümkündür, fakat zaman alır. Hastalığın kronik veya akut oluşuna göre ve her kişinin bünyesi vede bağışıklık sistemi farklı olduğundan farklı tepki gösterir. Bazı hastlar 3-4 ayda iyileşirken bazıları 5-6 ayda iyileşir.

                    Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #25
                      deliperi Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                      ben hepatit b hastasıyım yeni oldum bir aydır tedavideyim ukut hepatit ama bundan temelli kurtulmak istiyom ama nasıl
                      Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #26
                        ilerlemiş hepatit c için ne yapılabilir.İlaçlar tadaviye cevap vermediği vakit ne yapılır.karın şişmesi yok fakat ilaçlar çözüm vermiyor
                        insan tedaviiçin neler yapmalı
                        Bilgi almak itiyorum

                        Yorum yap


                        • #27
                          seldaali Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                          ilerlemiş hepatit c için ne yapılabilir.İlaçlar tadaviye cevap vermediği vakit ne yapılır.karın şişmesi yok fakat ilaçlar çözüm vermiyor.insan tedaviiçin neler yapmalı
                          Bilgi almak itiyorum
                          Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondrinleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #28
                            berfu Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                            merhabalar ;
                            berfu Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster

                            ben siteye yeni üye oldum ve ben tesadüf sonucu hepatiy b olduğumu öğrendim..... ve ileşmek istiyorum lütfen bu konuda yardımcı olurmusunuz.... gökcek iksirini hepatit b için kullan varmı aranızda bana bilgi verirmisiniz lütfen arkadaşlar.

                            Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #29
                              Bendede bu virüs var 1-2 senedir tedavi gördüm en son geçen sene gittiğimde bana vücut antikor oluşturmuş herhangibir tehlike yok dediler ama ben bu sene tekrar gidip kontrol ettirmek istedim malum karaciğer bu başka bişeye benzemiyo
                              kontrollerde bu sefer doktor bana demezmi bağışıklık sistemin çok zayıf antikor oluşturamamış ama taşıyıcı olarakta kalmamışsın şaştım kaldım bu duruma ender görülen bir durum dedi ve bana aşı verdi bir nevi panzehir bu şekilde svaşmayı deniyecez dedi
                              şimdi ben bu virüsten tamamen nasıl kurtulabilirim?bağışıklık sistemimi nasıl güçlendirebilirim

                              NOT: İştahım çok kötü hiçbirşey yemek istemiyorum kendimi zorluyorum (karaciğerden dolayıda hiçbir ilaç kullanmak istemiyorum)

                              Yorum yap


                              • #30
                                mask Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                                Bendede bu virüs var 1-2 senedir tedavi gördüm en son geçen sene gittiğimde bana vücut antikor oluşturmuş herhangibir tehlike yok dediler ama ben bu sene tekrar gidip kontrol ettirmek istedim malum karaciğer bu başka bişeye benzemiyo
                                kontrollerde bu sefer doktor bana demezmi bağışıklık sistemin çok zayıf antikor oluşturamamış ama taşıyıcı olarakta kalmamışsın şaştım kaldım bu duruma ender görülen bir durum dedi ve bana aşı verdi bir nevi panzehir bu şekilde svaşmayı deniyecez dedi
                                şimdi ben bu virüsten tamamen nasıl kurtulabilirim?bağışıklık sistemimi nasıl güçlendirebilirim

                                NOT: İştahım çok kötü hiçbirşey yemek istemiyorum kendimi zorluyorum (karaciğerden dolayıda hiçbir ilaç kullanmak istemiyorum)
                                Devedikeni FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera JEL ve Gökçek İKSİR, Karaciğer çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.
                                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                                Yorum yap

                                Hazırlanıyor...
                                X