Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Nar, Granataapfel, Punica granatum

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Nar, Granataapfel, Punica granatum

    NAR



    Ağaç | 3-6m | 6-9 Aylar | Ça,Şu | Meyvesi ve Kabuğu

    Nar, Granataapfelbaum, Punica granatum

    Familyası: Nargillerden, Granatabaumgewachse, Punicaceae

    Drugları: Gövde kabuğu: Granati cortex
    Kök kabuğu: Granati radix cortex
    Meyve kabuğu: Garanti fructus cortex
    Meyvesi: Garanti fructus

    Narın Gövde, dal, kök ve ya Meyve kabuğunun çayı içilir, Meyvesi yenir, Şurupları ve ya reçelleri yapılır.

    Giriş: Aslı vatanı Pakistan olduğu tahmin edilin buradan Hindistan, Çin, İran, Türkiye ve Akdeniz Ülkerlerine yayıldığı İspanya’ya Endülüs devletinin kurulmasıyla birlikte MS. 8. yüzyılda geldiği bilinmektedir. Narın bilinen sadece iki türü vardır ve ikiside aynı şekilde kullanılır en yaygın olanı ve bilinen Punica granatum’dur ve nadiren de Punica protopunica kullanır. Punica Kuzey Afrika da bir yörenin adıdır, buradan Avrupa ya yayıldığında bu adla anılır, granatum ise tohum anlamına gelir.

    Botanik: Nar ağacı 3-6 m boyunda bazen bir çalı bazen de ağaç şek-lindedir ve genellikle subtropik iklimde yetişir.
    Yaprakları 3-8 cm uzunluğunda, 1-3 cm genişliğinde oval ve uçlara doğru mızrak şeklinde, koyu yeşil renkli derimsi ve kenarları bütündür. Çiçeklerinin Taç yaprakları ters yumurta şeklinde uç kısmı küt 2-3 cm uzunluğunda 1-2 cm eninde, narin, koyu kırmızı 5-7 adet olabilir ve göbekte 18-25 adet döllenme tozluğu bulunur. Kupa yaprakları 5-8 adet gerisi kupa şeklinde uç kısımları 5-7 adet sivri üçgen şeklinde derimsi kiremit kırmızısı gerisindeki şişkinlik zamanla büyüyerek meyveye dönüşür. Meyveleri 5-10 cm çapında küre şeklinde içinde 6-9 adet ince zarla birbirinden ayrılan bölümlerden oluşmuş ve içi sulu tohumlarla doludur.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesini güneyinde rahatlıkla yetişir ve yetiştirilir. Eğer bölgelerde kışın sera ve ya odalara alınırsa oralarda da yetiştirilebilir.

    Hasat Zamanı: Meyveleri Son baharda olgunlaşınca toplanır, Kabukları Mayıs Eylül’e kadar toplanarak kurutulur ve özel kaplarda muhafaza edilir.

    Bileşimi: Meyve suyu, Pvitamini aktivitesi gözteren maddeler yönünden zengindir. Meyve suyunda invert şeker, sitrik, malik, tartarik, fumarik, süksinil, askorbik, galik ve elajik asit ayrıca kafeik, klorojenik, p- kumarik, quimik, tiami, C vitamin, B1 ve B2 vitaminleri, riboflavin, çeşitli amino asitler, flavonlar, flavon-3oller içerir.

    Narçekirdeğinde: 100 kg Nar’dan 500 ml Nar Çekirdeği Yağı elde edlir. Nar Çekirdeği Yağı ligan yapısında maddeler; izolarisiresinol, mateiresinol, pinoresinol, sekoizolarisiresinol ve siringaresinol. Yağ asiti bileşiminde mono, di ve trigliseritler, serbet yağ asitleri ile birlikte majör bileşen olan punicic asit (punikik asit), 4-metillaurikasit, 1,3 dimetilstearik asit, steroller; stigmasterol, ß-sitosterol, kumosterol, ve kolesterol bulunmuştur. Ayrıca tohumlarında hormonlar; 17alfa-estradiol, estron, estriol, ve testosteron, fenil alifatik glikozitler, ve fosfolipitler bulunmuştur. (FFD Monografları S.520, Prof. Dr. Ömer Demirezer) Nar Çekirdeği Yağı hemen hemen hiç bi bitkide olmayan punikik asit içerir buna doymamış 3 çift bağlı yağ asidi gilereden olup kısaca OMEGA-5 Yağ asidi de denir. Punicic asitin açılımı: 9,11,13 Octadectren asit olarak geçer. Artı 17-alfa-Estradiol yani fitoöstojen=bitkiselöstrojen içerir.Bu bitkisel östrojen menopoz rahatsılığı içine idealdir.

    Gövde kabukları % 18-25 oranında Tanin, çok miktarda % 0,3-0,6 oranında Piperidinalkoloitler; Pseudopelletierin , Izo pelleritin ve metil pelletieirin içerir. Kök kabukları % 20-27 Tanin, Alkoloitlerden; Izo Pelletierin, N-Metilizopelletierin, Pseudopelletierin, Hygrin ve Norhyrin’i sayabiliriz. Meyve kabukları; % 22-28 Tanin bunların içinde; Punicalin (=Granatin D), Punucalagin (=Granatin C), Granatin A Granatin B ve Gallusasidi sayabiliriz. Flovonitlere; Izoquercitrin, Antosiyanglikozitlere; Cyamidin -3- glukozit, Pelargonidin -3- glukozit, Cyanidin -3,5- diglukozit, Pelargonidin -3,5, diglukozit. (Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp 2. Cilt, S. 984, İbrahim Gökçek)


    Araştımalar:
    Punica granatum suyu ve tohumları, arilleri ile hazırlanan ekstreler de değişik oranlarda antioksidan etki göstermiştir. (FFD Monografları S. 552, Prof. Dr. Ömer Demirezer)

    Punica granatum elajitanenlerinin farkakokinetiğini araştımak için 18 sağlıklı gönüllüye 180 ml nar suyu konsantresi verilmiş ve 6 saat sonra kan örnekleri alınmıştır. 24saatlik idrar numuneleri 1 gün önce, o gün ve 1 gün sonra test edilmiştir. Bu araştırma ve çalışma sonucu nar suyunun 4 saatte elimine olduğu tesbitedilmiştir. (FFD Monografları S. 524, Prof. Dr. Ömer Demirezer), İnsanlar ve fareler üzerinde yapılan çalışmalarda kanserli lezyonların çoğalmasını önlediği tesbit edilmiştir. (FFD Monografları S. 551, Prof. Dr. Ömer Demirezer)

    Koreli bir grup ilim adamının yaptığı klinik araştırmasında: Menopoz rahatsızlıkları olan 112 bayan üzerinde Nar Ekstraktı ve plasebo ile toplam 12 hafta süren tedavi denemesi yapılmıştır. Menopoz semptomları nar ekstraktı alanlarda iyileşme görülürken, plasebo alanlarda herhangi bir değişim olmamıştır. Her iki kontrol grubundaki bayanların kanında ki östrojen oranında herhangi bir değişim görülmemiştir. (KH, Kim SM, Yi KW, Park HT, Shin JH, Kim YT, Hur JY, Kim SH, Lee KW, Kim T. The Effect of Pomegranate on Postmenopausal Syndrome: A Randomized, Double-blind, Placebo-controlled Trial. J Korean Soc Menopause 2010 Aug 16(2):99-106. Korean.).

    Florida"da, 6-9 Mart tarihleri arasında yapılan Amerikan Kardiyoloji Koleji toplantısına katılan, Columbia Üniversitesi New York Presbyterian Hastanesi kardiyologlarından Doç. Dr. Özgen Doğan, yapılan son araştırmaların, narın damar tıkanıklığını önleyici özelliğini ortaya çıkardığını belirtti. "Hayvan deneylerinde, damar plakları ve tıkanıklıkları yüzde 44 gerilediği. İnsanlar üzerinde yapılan bir araştırma ise 2 hafta boyunca günde 50 ml nar yağının, tansiyonu artıran enzimi yüzde 36 düşürdüğünü gösterdi. "Doğal Punicic Asit Kaynağı" "Cilt Elastikiyetini Geliştirici" Nar, bilinen fonksiyonel gıdalar arasında ilk sıraya yerleşme yolunda hızla ilerlemektedir. Nar çekirdeği yağı alanında yapılan çalışmalar çok yeni olmasına karşın, alınan başarılı sonuçlar bu yağın önemini ve yağa duyulan ilgiyi tüm Dünyada artırmıştır. Yapısında, Punicic asitin yanı sıra %0,6 oranında antioksidan özellikteki polifenoller, yüksek oranda da E Vitamini bulunmaktadır. Nar çekirdeği yağı üç çift bağ içeren konjuge yağ asitlerini ( CLA ) yapısında bulunduran ender bitkisel kökenli yağlardandır.

    Konjuge yağ asitlerinin üç çift bağ taşıması özelliğinin, lösemi hücreleriyle mücadelede iki çift bağ bulunduran yağ asitlerine göre daha üstün olduğunu göstermiştir. (Dr.Kimy. Neslihan GÜRBÜZ, Turkiye Klinikleri J Med Sci 2006, 26:312-318, de yayınlanan makalesi)

    Nar çekirdeği yağının meme kanserinde kanserli hücrelerin kendi kendini yok etmesini (apoptosis) teşvik ettiği yolunda bulgular ortaya konmuştur. (Teknoloji Technion-İsrail Enstitüsü Dr Ephraim Lansky, New York’dan Dr Martin Goldman, Houston MD Anderson Kanser Merkezi Doçenti Dr Lansky, Ege Üniversitesi, İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma-Uygulama Merkezi Prof.Dr. Ulvi Zeybek )

    Açıklama:
    Nar kabuğu ekstraktı ve nar çekirdeği yağının birleşiminde ki punikik asit serbest radikalleri yok eder ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Fakat daha önemlisi nar kabuğu ekstraktı ve çekirdeğinin yağında bulunan elajik asit p53 genini korur ve onu güçlendirir ve de kanseri tetikleyen molekülleri kendine bağlıyarak zararsız hale getirir. Güney Caronina Tıp Üniversitesi Kanser Merkesinden Dr. Nixon elajik asit ile yaptığı çalışmalar sonucu elajik asitin kanserli hücrelere karşı etkili olduğunu belgelemiştir. Amerikan Kanser Derneğinin Tamamlayıcı Ve Alternatif Tıp ta Kanser Yöntemleri (The American Cancer Society's Guide to Complementary And Alternative Cancer Methods) 1968 yılında yaptığı bir araştımada Çilek teki elajik asit’in (Nar’da daha yoğun orada bulunur) antikanserojen ve antimutajenik (hücre yapısının bozulmasını önleyici) olduğunu belgelemiştir.

    Zerdeçal’ın birleşiminde ki curcumin aynı p53 geni (protein) gibi etki ederek kanserli hücreleri öldürmektedir. Bu nedenle kanser hastalarının mutlaka kanserin ilk devrelerinde curcumin (zerdeçal ekstraktı) kullanıldığında kanserli hücreleri öldürdüğü ve bağışklık sistemini güçlendirdiği belgelenmiştir. Zerdeçal’ın birleşiminde ki etken madde curcumin %3-4 oranında olduğundan zerdeçal tozu yeterli değildir, mutlak suretle ekstresinin kullanılması gerekir. COX 2 Enzimi (sikloolsijenaz enzimi) bütün iltihabi hastalıklarda artar ve ağrılara sebep olur. COX 2 araşidonik asidi prostaglandin ve eikosanoidlere dönüştürür. Curcumin COX 2 enzimini baskılar ve iltihaplı hastalıkları önler. Zerdeçal sadece kansere karşı değil aynı zamanda; alzheimer, felç, gastrit, romatizma, sedef, egzama, stres, depresyon, ms, kron, kolit ve çölyak gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.

    Kolloidal Platin; İnsan bünyesinde 4000 Enzim salgılanır ve farklı farklı enzimler var. Enzimler, hücreler’de üretilen özel proteinlerdir. Proteinler hücrede, DNA'daki kalıtsal bilgiye (gen) göre sentezlenir. Enzimlerin proteinden oluşan kısmına apoenzim denir. Pepsin, üreaz gibi bazı enzimler yalnız proteinden oluşur bunlara basit enzim denir. Enzimlerin çoğunda ise vitamin ya da mineralden oluşan, aktifleştirici kısımları vardır bu enzimlere bileşik enzim denir. Aktif kısım vitaminden oluşmuş ise koenzim, mineralden oluşmuş ise kofaktör adını alır. Koenzimlerin esas bileşenleri özellikle B grubu vitaminlerdir. Kofaktör, inorganik özellikteki yardımcı kısımdır. Ca+2, Mg+2, Zn+2, K+ ,Na+, Cu+2 ,Fe+2, Pt +2 gibi metal iyonları birçok enzimde kofaktör olarak iş görür. Enzimlerin esas iş yapan bölümü koenzim ya da kofaktör kısmıdır ve enzimin protein olan bölümüne göre daha küçüktür. Enzimin hangi maddeye etki edeceğini protein kısmı belirler. Koenzim Platin’den oluşur ise enzim kanserli hücreyi tanır ya yok eder veya tamir eder. Mineraller ve vitaminler enzimin beyni gibidir. Binlerce molekülden oluşan enzimlerin beyni diyebileceğimiz kısım vitamin ve minerallerden oluşan aktif kısımdır. Enzimler saniyede binlerce işlem yapacak kapasiteye sahiptir.

    P53 Geni kanser vakalarında çok çok önemli;
    P53 geni hücre çekirdeğinde ki DNA’nın içindeki kromozomlardan 17. Kromozmda bulunur. P53 geni veya protein’nın bir çok görevi vardır. Bu görevler; DAN yapısı ve dokusu bozulmuş ve hasara uğramışsa DNA yı tamir eder ve yeniler. Bir çok dış etkenden dolayı; serbest radikallerin saldırısı, florid zehirlenmesi, alüminyum zehirlenmesi, GDO lu besinler, bakteri, virüs ve mantarların ve bunların üretiği toksik maddelerin yapmış olduğu tahribatlar sonucu hücreler de kanser görülür. Günde ortalama her insanda 400-500 kanser hücresi oluşur ve hücre çekirdeğinde kromozom içinde 17. Kromozomdaki p53 geni hemen devreye geçer ve tahrip olan hücreyi tamir eder veya tamir edilmiyecek durumda ise o hücreyi öldürür. Bir çok faktörden dolayı p53 geni azalır ise kanseri durdurmak mümkün olamaz.

    Kullanılması:
    Nar Kabuğu Ekstresi ile yapılan çalışmalarsonucu birleşiminde ki punikik asitin kansere karşı etkili olduğu tesbit edelmiştir. Nar suyu ve tohumlarını antioksidan olduğu tesbit edilmiştir. Nar tohum yağının kansere karşı etkisi üzerindeki çalımalar sonucunda olumlu neticeler elde edilmiştir. (FFD Monografları S. 550, Prof. Dr. Ömer Demirezer). Kabukları eskiden bağırsaktaki tenyalara karşı kullanıl-mıştır.

    Çayı: Bağırsak tenyalarına karşı 50 gram kabuk 5-6 saat 500-600 ml suda bekletilir ve sonra hafif ateşte 250-300 ml su kalana kadar bekletilir ve süzülür suya şeker ve ya Bal katılarak içilir. Kabuklardaki (Gövde ve ya Kök) alkoloitler Tenyaların kaslarını uyuşturarak onları sersemletir ve tenyalar bağırsak mukazasını bırakarak serbest kalır. Bu halde yine kendiliğinden düşmez, onu düşürmek içi Hinç yağı ve ya suda eritilmiş İngiliz tuzu içmek gerekir.Halk arasında Nar meyvesinin Mide- Bağırsak, Karaciğer, Kalbe iyi geldiği ve cinsel gücü artırdığı söylenmektedir.

    Yan Tesirleri: Bir defada 50 gram Kabuktan (Gövde,Dal ve Kök) içilmesi sağlığa zararlı olabilir. Bu nedenle Doktor bilgisi dahilinde kullanılması daha uygundur.

    ibrahim Gökçek


    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2

    Narın faydalarını biliyor musunuz?


    Sofralarda yeni yeni hakettiği değeri bulmaya başlayan narın faydaları...

    Tüketimi son günlerde artan nar suyunun antioksidan özelliğinin yanı sıra içerdiği vitamin ve minerallerle vücut direncini artırdığı bildirildi.
    Prof. Dr. Tetiker: "Kalp ve damar hastalıklarını önleyici özelliği olan nar suyu, kış aylarında hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine de katkıda bulunuyor"

    Asitli içeceklerin yerine tavsiye edilen ve tüketimi son günlerde artan nar suyunun antioksidan özelliğinin yanı sıra içerdiği vitamin ve minerallerle vücut direncini artırdığı bildirildi.

    Tüketimin son günlerde ardan ve uzmanlar tarafından sağlıkaçısından faydalı olduğu belirtilen nar suyu, Adana’da hemen hemen her köşe başında satışa sunuluyor.

    Vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören nar suyunun bardağı ise 2-2,5 liradan satılıyor.

    Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamer Tetiker, yaptığı açıklamada, narın içeresinde barındırdığı vitamin ve mineraller bakımından son derece sağlıklı bir meyve olduğunu söyledi.

    Narın antioksidan özelliğe sahip olduğunu belirten Tetiker, "Narın ayrıca damarları koruyucu özelliği de var. Kalp damar hastalıklarını önleyici özelliği olan nar suyu, kış aylarında hastalıklara karşı bağışıklık sistemini kuvvetlenmesine de katkıda bulunuyor" dedi.

    Asitli içeceklerin vücudun gelişimini olumsuz etkilediğini belirten Tetiker, vatandaşlardan asitli içecekler yerine soğuk kış aylarında nar suyu tüketmelerinin sağlık açısından yararlı olacağını ifade etti.

    Bardağı 2-2,5 lira

    Adana’da nar suyu satışı yapan Zarife Evren, Mersin’in Tarsus ilçesinden getirdikleri narların suyunu sıkarak bardağı 2-2,5 liradan tüketiciye sunduklarını söyledi.

    Evren, nar suyunun sağlık açısından son derece faydalı olduğunu belirterek, vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti.

    Satışlardan memnun olduklarını anlatan Evren, "Her gün 100 bardak nar suyu satıyoruz" dedi.

    Sefa Savatlı ise her gün nar suyu içtiğini ifade ederek, "Nar suyu insana enerji veriyor. Asitli içecekler yerine nar suyunu tercih ediyorum" diye konuştu.

    Yorum yap


    • #3
      Nar hakkında hatırlanması gereken 5 gerçek


      Yararları konusundaki açıklamalardan sonra talep patlaması yaşayan nar, bu kış da önemli destekleyicilerimizden biri olacak. Bilmeyenler ya da unutanlar için narın faydalarını gözden geçirmekte

      Yararlarıkonusundaki
      açıklamalardan sonra talep patlaması yaşayan nar, bu

      kış
      da önemli

      destekleyicilerimizden
      biri olacak. Bilmeyenler ya da unutanlar için narın

      faydalarını
      gözden geçirmekte

      fayda
      var...

      Yeterli ve dengeli bir beslenme düzeni içinde sebze, meyve tüketiminin

      yüksek
      olması kalp-damar, kanser, diyabet gibi kronik hastalıklarda koruyucu etki gösteriyor. Bu açıdan vitamin (

      özellikle
      C vitamini), mineral, antioksidan ve posa deposu olan meyvelerin beslenme içinde yer alması bu koruyucu etkiyi daha da artırıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Demet İnci,

      kış
      aylarının en gözde meyvelerinden olan narın

      faydaları
      hakkında bilinmesi gereken 5 noktanın altını çizdi.


      1- KANSERE KARŞI KORUYUCU ETKİSİ VAR
      Antioksidanlar, bizi kanserden ve kronik dejeneratif hastalıklardan (yaşlılık ve kaza gibi travmalar sonrası oluşan rahatsızlıklar) koruyan en

      güçlü
      silahlardır. Hepimizin

      kış
      aylarında taze veya taze sıkılmış olarak

      yemeyi
      tercih ettiği nar ve nar çekirdeği, yüksek dozda polifenolik bileşikler, tanen ve antosiyoninler içerirler ki; bu maddeler bilinen en güçlü antioksidanlar. Bunun yanı sıra içerisinde bulunan antisiyanidin, siyanidin, ellajik asit gibi antioksidanlar sayesinde östrojen hormonu sentezlenmesini engelleyerek, göğüs kanseri hücrelerinin üremesine karşı etki gösterdiği yönünde araştırmalar bulunuyor. Ayrıca son zamanlarda nar suyunun prostat kanserinin önlenmesinde doğal bir antioksidan olduğu konusu da gündemde. Güçlü antioksidan özelliğiyle adeta sihirli bir meyve gibi nitelendirilen narın, bağışıklık

      sistemini
      güçlendirerek, pek çok hastalıktan korumaya yardımcı olduğu da biliniyor.
      2- C VİTAMİNİ İÇİN ETKİLİ BİR KAYNAK

      Nar, suda eriyen vitaminlerden olan C vitaminini yüksek miktarda içeriyor. 100 ml nar suyu, yetişkin bir insanın günlük C vitamini gereksiniminin yüzde 16’sını karşılıyor. Ayrıca C vitamini yanında B vitaminlerini, demir, fosfor, sodyum, potasyum, çinko ve magnezyum minerallerini ve pektin denilen diyet lifini de içeriyor.
      3- NAR YİYEN, KALBİNİ DE KORUR!

      Narın en önemli özelliklerinden biri de kalbi koruması. Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlüetkisi olan çeşitli vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar bulunuyor ve bu zengin içerik, özellikle kardiyovasküler hastalıklarla mücadelede önemli bir etki gösteriyor. Yine içerisinde bulunan antioksidanlar ve diyet lifi sayesinde kandaki kötü kolesterol olarak nitelendirilen LDL’nin düşmesine yardımcı oluyor. Kötü kolesterolün damar çeperini delip duvara yerleşmesini ve tıkanıklıklar oluşturmasını önleyerek damar sertliğine karşı koruyucu, damar elastikiyetini artırıcı özellikgösteriyor. Kan basıncında artışa sebep olan ACE adlı enzim aktivitesini azaltarak, kan basıncını düşürücü etki sağlıyor ve bu sayede hipertansiyon hastaları için fayda gösteriyor.

      4- NAR ÇEKİRDEĞİ GÜZELLEŞTİRİYOR

      Narın çekirdeği de

      güzellik
      kaynağı. Nar çekirdeğinin antioksidan ve kolajen yapımını uyarıcı etkilerinden ötürü hem

      cilt
      kanserinden koruyucu hem de güzelleştirici etkisi bulunuyor. Bu sebeple nar çekirdeği yağından yapılan sabun ve

      ciltbakımürünleri
      uzun zamandır birçok ülkede oldukça revaçta.

      Cilt
      sıkılaştırıcı,

      kırışıklık
      giderici ve tazeleyici, pürüzsüz

      görünüm
      verme

      özellikleriyle
      de nar, kadınların ihmal etmemesi gereken bir meyve olarak dikkat çekiyor.


      5- İYİ BİR YAĞ SAVAŞÇISI

      Yapılan bir araştırmaya göre nar suyunun karın çevresindeki yağları azaltmada etkili olduğu belirlenmiş. Bu araştırmaya göre, her gün içilen nar suyunun sadece 1 ay içinde karın çevresindeki yağ hücrelerinin gelişimini yavaşlattığı tespit edilmiş.


      UZMAN GÖRÜŞÜ

      Mevsiminde ve taze tüketmek gerek

      Tüm faydalı etkileriyle nar ve taze sıkılmış nar suyu, sihirli bir antioksidan kaynağı. Dilerseniz tek tek nar tanelerini tüketin, dilerseniz taze sıkılmış bir su bardağı nar suyunu hem de mevsimindeyken beslenme düzeniniz içerisinde düzenli olarak tüketin. Unutmamak gerekir ki; kış mevsiminde portakal, mandalina ve greyfurt gibi C vitamini içerikli, antioksidan kaynağı meyvelerin yanı sıra narı da taze şekilde tüketmek son derece yararlı. Ayrıca nar düzenli tüketildiğinde, antimikrobiyal ve antiinflamatuar (ağrı ve ateşle seyreden enfeksiyonlara karşı) etki gösteriyor. Narın beyin hücrelerinde oluşan hasarı önleyici ve ishali durdurucu özellikleri de mevcut.

      Yorum yap


      • #4

        Nar çekirdeği yağı nedir faydaları nelerdir
        Nar çekirdeği yağı nedir faydaları nelerdir?.. Yaşlılığı tersine çaviren yağ olarak bilinen nar çekirdeği yağı, cilt kanserine karşı 'güvenli' ve etkili koruyucu ajan olarak potansiyeli vurgulamaktadır.



        Nar çekirdeği yağı nedir faydaları nelerdir?.. Yaşlılığı tersine çaviren yağ olarak bilinen nar çekirdeği yağı, cilt kanserine karşı ‘güvenli’ ve etkili koruyucu ajan olarak potansiyeli vurgulamaktadır. Nar, bilinen fonksiyonel gıdalar arasında ilk sıraya yerleşme yolunda hızla ilerlemektedir. Nar çekirdeği yağı alanında yapılan çalışmalar çok yeni olmasına karşın, alınan başarılı sonuçlar bu yağın önemini ve yağa duyulan ilgiyi tüm dünyada artırmıştır.
        Yüksek oranda E vitamini var
        Yapısında, Punicic asitin yanı sıra % 0,6 oranında antioksidan özellikteki polifenoller, yüksek oranda da E Vitamini bulunmaktadır. Nar çekirdeği yağı üç çift bağ içeren konjuge yağ asitlerini (CLA ) yapısında bulunduran ender bitkisel kökenli yağlardandır.
        Yapılan klinik çalışmalar ve araştırmalar; Konjuge yağ asitlerinin üç çift bağ taşıması özelliğinin, lösemi hücreleriyle mücadelede iki çift bağ bulunduran yağ asitlerine göre daha üstün olduğunu göstermiştir. (Dr. Kimy. Neslihan GÜRBÜZ, Turkiye Klinikleri J Med Sci 2006, 26:312-318, de yayınlanan makalesi)
        Kansere karşı da etkili
        Nar çekirdeği yağının meme kanserinde kanserli hücrelerin kendi kendini yok etmesini (apoptosis) teşvik ettiği yolunda bulgular ortaya koymuştur. (Teknoloji Technion-İsrail Enstitüsü, Dr Ephraim Lansky, Dr Martin Goldman, Houston MD Anderson Kanser Merkezi Doçenti Dr Lansky, Ege Üniversitesi,İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma-Uygulama Merkezi Prof.Dr. Ulvi Zeybek)
        İki hafta boyunca günlük 120 mg. nar çekirdeği ekstraktı tüketen yüksek tansiyon hastalarında bu süreç sonunda sistolik kan basınçlarında % 5′lik düşüş tespit edilmiştir. (The American Journel of Clinic Nutrition 2000, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan) Dermatolojik bilim adamlarının çevresel etkilerin ve yaşlanma göstergelerinin derideki tahribatının tedavisi için yaptıkları klinik denemeler de nar çekirdeği yağının cilt kanserine karşı ‘güvenli’ ve etkili koruyucu ajan olarak potansiyeli vurgulamaktadır.
        Kozmetik Ürün Olarak Nar Çekirdeği Yağı
        Nar çekirdeği yağı dermatolojik kullanımlar için botanik bazlı bir kozmetik olarak tanımlanmaktadır. Nar çekirdeği yağının, E vitamini ve polifenol içeriğinin zengin oluşu nedeni ile, doğrudan cilt bakımında kullanılabilmektedir. Cildin gereksinimlerini karşılamak yanında, cildi yenileyici “rejeneratif” özelliği de bulunmaktadır. Bu özelliğinden ötürü çok kullanılan Nar Çekirdeği Yağı cildi serbest radikallere karşı koruyarak cilt dokusunun daha pırıltılı ve elastik görünmesine katkıda bulunmaktadır.
        Farklı bir güzellik iksiri olan nar çekirdeği yağı, bakımsızlık, yaş ve hava etkilerinden dolayı bazı maddeleri kaybetmiş ve yıpranmış ciltler için “acil çözüm” olarak görülmektedir. Nar çekirdeği yağı, bu ciltlerin onarımı, beslenmesi, nemlendirilmesi ve cildin elastikiyetinin geliştirilmesinde olağanüstü sonuçlar verebilmektedir.

        Yorum yap


        • #5
          Binlerce Yıllık Hikâyesi İle Nar MucizesiBinlerce yıllık hikâyesi ile Türkülere konu olmuş narın faydaları arasında başta meme kanseri olmak üzere birçok kanser türüne iyi geldiğini biliyor muydunuz? İnsan sağlığına faydaları saymakla bitmeyen nar İçerdiği flovanoid, vitamin, polifenol, antosiyanin, taninler nedeniyle aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ilıman iklimlerde yetişen, bir meyve olan nar kalbi koruduğu, tansiyon düşürücü etkileri herkes tarafından bilinmektedir. Nar, içindeki zarlar ile yendiğinde mide ülserini iyileştirdiği ise pek az kişi tarafından biliniyor. Şimdi gelin narın faydaları neler onu konuşalım.Narın Faydaları* Nar mideyi temizler ve hazmı kolaylaştırır.
          * Mide ülserini iyileştirir.
          * Boğaza ve akciğerlere faydalıdır,
          * Öksürüğe iyi gelir.
          * İdrar söktürür.
          * İshali ve kusmayı keser.
          * Kalp ve mide ağrılarına iyi gelir.Nar Kabuğunun Kullanım ŞekliBu özellikleriyle Nar kabuğu Kabukları, kaynamış suda demlenerek çay olarak tüketildiğinde ishali kesiyor. İşte o mucize çayın tarif. 1 su bardağı kaynamış suya, 2 çay kaşığı nar kabuğu atarak, yaklaşık 10 dakika kaynatıp suyunu tüketin.
          [IMG]file:///C:\Users\igokcek\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\0 1\clip_image001.jpg[/IMG]Nar Kabuğunun Faydaları* Kanser, kalp damar hastalıklarından korunmanızı sağlar.
          * Kandaki şeker seviyesini dengeler.
          * Eklem ağrılarının azalmasını sağlar.Nar Suyunun KullanımıNar Suyunun Kullanımı Nar suyu, sabah kahvaltı sonrasında taze sıkılmış bir çay bardağı nar suyu, tüketildiğinde yüksek tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. En uygun tüketim şekli ise portakal sıkar gibi sıkıp yudum yudum, küçük ölçülerle içmektir. Yapılan araştırmalara göre nar suyu;Nar Suyunun Faydaları* Prostat ve cilt kanserine karşı koruyucu kalkan görevi yapar.
          * Kanser oluşumunu ve gelişimini önlemeye yardımcı olur.Nar Çekirdeğinin KullanımıNar Çekirdeğinin Kullanımı; Günde 2 kere 1 tatlı kaşığı öğütülmüş nar çekirdeğini 1 kâse yoğurt, süt bal ile karıştırılıp yenebilir. İsteyen Sade de olar akta tüketilebilir. Düzenli tüketildiğindeNar Çekirdeğinin Faydaları* Kalp krizi riskini azaltmasına yardımcı olur.
          * Menopoz da yaşanılan sıkıntıların giderir
          * Doğum kontrol hapının sebep olacağı yan etkileri azaltır
          * Yüksek tansiyonu düşürür.Nar Çekirdeği Yağının KullanımıGençlik iksiri olarak ta bilinen nar çekirdeği yağı damıtma yöntemi ile elde edilir. Soğuk sıkma yöntemi ile elde ediliyor. Nar Çekirdeği Yağı Kullanımı Güzel bir cilde sahip olmak için: Bir fincan yağa 7-8 damla damlatılarak cilde sürülüp 20 dakika bekletilir. Selüloitli bölgelere masaj yapılarak uygulandığında çok faydası görülür. Doğal östrojen içerdiği için göz çevresi hariç bütün yüze ve boyna tatbik edilerek kullanıldığında, cildin yorgun görünümün ortadan kaldırılmasında oldukça faydalıNar Çekirdeği Yağının faydaları* Cilt kırışıklıklarında azalma sağlar.
          * Hücre yenilenmesinde, etkilidir.
          * Orta yaşlarda yaşlanmanın geciktirilmesini sağlar.
          * Cildin canlanmasını sağlar.Türkiye’de Nar Nerede Yetişir?Son yıllarda Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlayan nar, iklim nar 1000 m yüksekliğe kadar olan yerlerde yetiştirilebilir. Ticari anlamda daha çok Türkiye’nin kıyı kesimlerinde yani sıcak bölgelerde yetiştiricilik yapılmaktadır. Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde ekilen nar daha çok Denizli İli Irlıganlı ilçesinde yetiştirilmektedir. Ülkeler arası nar üretim sıralamasında Türkiye üçüncü sıradadır.İslam’da NarKuranı kerimde zikredilen meyveler arasında yer alan, nar Kuran’da üç yerde geçiyor. Nar ile alâkalı olarak Hz. Ali “Narı içindeki zarı ile beraber yiyiniz, zira mideyi temizler.”buyurmuştur.Faydalı Nar Çayı Tarifleri500 kg. taze sıkılmış nar suyu
          5-6 adet karanfil
          2 adet çubuk tarçın
          Bir çay kaşığının ucu ile toz zencefilNar Çayı HazırlanışıNar suyunu orta boy tencereye alarak, karanfil ve çubuk tarçınları ekleyerek kaynatın.5 dakika kadar kaynattıktan sonra ocaktan alıp, içerisine bir çay kaşığının ucu ile toz zencefil ekleyerek servis yapın.Bu yazımızda sizlere narın faydaları hakkında bilgi verdik umarız sizlere faydalı bir bilgi olmuştur.Kaynak Göstermek Zorunludur:

          Yorum yap


          • #6
            Alzheimer düşmanı: Nar

            Huddersfield ile Almanya'nın Freiburg Üniversiteleri'nin beyin hücreleri üzerindeki araştırmalarda, narın Alzheimer'a karşı koruyucu özellikler taşıdığı belirtildi



            İngiltere’nin Huddersfield ile Almanya’nın Freiburg Üniversiteleri’nin beyin hücreleri üzerindeki araştırmalarda, narın Alzheimer’a karşı koruyucu özellikler taşıdığı tespit edildi.

            Nardaki ‘punicalagin’ isimli kimyasalın, beyin hücrelerine zarar veren iltihaplanmaya karşı koyduğu ve hücrelerin ölmesini önlediği belirlendi. Bu maddenin aynı zamanda ‘romatoid artrit’ denilen eklem rahatsızlığına ve Parkinson hastalığına da iyi geleceği düşünülüyor. Fare beyinleri üzerinde yapılan araştırmanın Alzheimer tedavisinde etkili olması bekleniyor.
            Araştırma “Molecular Nutrition & Food Research” dergisinde yayınlandı. Alzhemier hastalığının tedavisi yok. (Hürriyet)

            Yorum yap


            • #7
              Nar ve narın faydaları

              Nar taneleri ve suyu pek çok derdin devasıdır.

              Yaz mevsiminde serin meyve suyu veya ferahlatıcı bir kokteyl olarak tüketilen nar, sağlık bakımından da özellikle kış mevsiminde bol bol tüketilmesi gereken bir meyvedir.

              Narın insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil. Adeta bir ´ilaç´, hatta antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan koruyor.

              İçerdiği bazı maddelerle kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engelliyor.´

              Latince adı ´Punica Granatum´ olan nar, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini güçlendiriyor.

              10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan

              Yapılan araştırmalarda nar suyunun cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu etkisinin görülmüştür.

              Kış mevsiminde portakal, mandalina ve limonun yanı sıra narı da taze şekilde veya suyunu sıkarak tüketmek son derece önemli.

              Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması.

              Damar tıkanıklıklarını geriletme özelliği bulunan nar, ´ACE´ denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü bir etki de yapıyor. Nar birçok özellikleriyle bazı meyveleri de geride bırakıyor. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor.

              Tüm bu özellikleriyle adeta bir ´ilaç´ ve doğal antibiyotik görünümünde olan nar, sofralardan kesinlikle eksik edilmemesi gereken meyveler arasında yer alıyor. Nar suyu ayrıca damar sertliğine karşı güçlü etkisi bulunan bir içecek olarak karşımıza çıkıyor.

              Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, bu içeceğin antioksidan etkisinin daha da artmasına neden oluyor.

              Zira bu önemli meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içeriyor.

              Bu nedenle ishal kesici ve kurt düşürücü özelliğe sahip bulunuyor. Nar kabuğunun ekstresi ise güçlü bir virüs ve mikrop öldürücü özelliği sahip.

              Ayrıca, cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösteriyor. Bunların yanı sıra, meyve kabuğu ve tanelerin antioksidan ve anti-tümör etkileri de biliniyor´.

              Beslenmede yer almalı

              Beslenmede mutlaka yer alması gereken nar, aynı zamanda güçlü bir antioksidan özelliği taşıyor.

              Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar bulunuyor.

              Serbest radikallerle en iyi mücadele yolu bu antioksidanları tanımak ve dışarıdan doğru besinleri seçerek bunların etkinliğini en üst düzeyde tutmaktır.

              Bugün için bilinen en güçlü antioksidanlar; C ve E vitaminleri, glutatyon, lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik asit ve selenyumdur. Nar suyu da doğal antioksidanlardan biridir.

              Narın faydaları:

              Nar suyu dişeti iltihaplarını giderir.
              Yüksek tansiyonu düşürür.
              Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur
              Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır
              Enerji verir, yorgunluğu giderir
              İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar
              Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur
              Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller
              Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar
              İshali (diare) önler tedavide destek sağlar
              Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar
              Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır.
              Böbrek iltihaplarının giderilmesinde etkilidir.

              Yorum yap


              • #8
                nar çekirdeğinin faydaları nar çekirdeği faydaları cekirdeginin faydalari Bu aralar çok fazla nar yiyorum ve kendimde değişiklikler hissetmeye başladım meleklerim.Kilolarımdan dolayı sürekli kabız olan ben bu günlerde coştum resmen.Ama narı suyunu değil de çekirdekleriyle beraber tüketiyorum ki nar çekirdeği de en az kendisi kadar faydalıymış.Farkında olmadan iyi bişey yapmışım meleklerim.Bol bol nar yiyin .

                Nar taneleri ve suyu pek çok derdin devasıdır. Yaz mevsiminde serin meyve suyu veya ferahlatıcı bir kokteyl olarak tüketilen nar, Sağlık bakımından da özellikle kış mevsiminde bol bol tüketilmesi gereken bir meyvedir. Narın insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil. Adeta bir ´ilaç´, hatta antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan koruyor. İçerdiği bazı maddelerle kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engelliyor.´ Latince adı ´Punica Granatum´ olan nar, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini güçlendiriyor.
                10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan

                Yapılan araştırmalarda nar suyunun cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu etkisinin görülmüştür. Kış mevsiminde portakal, mandalina ve limonun yanı sıra narı da taze şekilde veya suyunu sıkarak tüketmek son derece önemli. Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması. Damar tıkanıklıklarını geriletme özelliği bulunan nar, ´ACE´ denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü bir etki de yapıyor.

                Nar birçok özellikleriyle bazı meyveleri de geride bırakıyor. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor. Tüm bu özellikleriyle adeta bir ´ilaç´ ve doğal antibiyotik görünümünde olan nar, sofralardan kesinlikle eksik edilmemesi gereken meyveler arasında yer alıyor. Nar suyu ayrıca damar sertliğine karşı güçlü etkisi bulunan bir içecek olarak karşımıza çıkıyor. Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, bu içeceğin antioksidan etkisinin daha da artmasına neden oluyor. Zira bu önemli meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içeriyor. Bu nedenle
                ishal kesici ve kurt düşürücü özelliğe sahip bulunuyor.

                Nar kabuğunun ekstresi ise güçlü bir virüs ve mikrop öldürücü özelliği sahip. Ayrıca, cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösteriyor. Bunların yanı sıra, meyve kabuğu ve tanelerin antioksidan ve anti-tümör etkileri de biliniyor´.

                Beslenmede yer almalı Beslenmede mutlaka yer alması gereken nar, aynı zamanda güçlü bir antioksidan özelliği taşıyor. Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar bulunuyor. Serbest radikallerle en iyi mücadele yolu bu antioksidanları tanımak ve dışarıdan doğru besinleri seçerek bunların etkinliğini en üst düzeyde tutmaktır. Bugün için bilinen en güçlü antioksidanlar; C ve E vitaminleri, glutatyon, lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik asit ve selenyumdur. Nar suyu da doğal antioksidanlardan biridir.

                Narın bilinen bazı faydaları:
                Nar suyu dişeti iltihaplarını giderir.
                Yüksek tansiyonu düşürür.
                Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır Enerji verir, yorgunluğu giderir İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar İshali (diare) önler tedavide destek sağlar Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır. Böbrek iltihaplarının giderilmesinde etkilidir. önemli not :Nar suyu tansiyon düşürdüğü için düşük tansiyonlu kişilerin tüketmesi sakıncalıdır

                Nar Çekirdeği ve Faydaları Nar Çekirdeğinin içerdiği antioksidanlar: Zarar görmüş insan hücrelerinin yenilenmesini sağlayarak
                kanserojen hücrelerle savaşır, yaşlanmayı geciktirici (anti-aging) özelliklere sahiptir, kalp krizi riskini azaltır, kolesterolü düzenler. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Menopoz sıkıntılarının aza indirilmesine yardımcı olur. Selülit oluşumunu engeller. Doğanın insanlığa hediyesi nar çekirdeğinin bilimsel araştırmalar neticesinde ortaya konulan faydalarından bazıları; Nar Çekirdeğinin Faydaları: * Güçlü Antioksidandır * Kalp krizi riskini azaltır * Selülit gibi cilt problemlerini çözer * Östrojen takviyesi ile menopoz dönemi sıkıntılarını giderir. * Yaşlanmayı geciktirir (anti-aging) * doğum kontrol hapının yan etkilerini azaltır. * Kötü kolesterolü ve hipertansiyonu düşürür Nar Çekirdeğinin bilimsel referanslara dayanan faydalarından bazıları: Kötü Kolesterolü ve Hipertansiyonu Düşürücü Güç Nar Çekirdeği, Polyhenol gibi önemli bir antioksidant içerir. Bu özelliğiyle, kötü kolesterolün (LDL) azalmasına yardımcı olur, hipertansiyonlu insanlarda kan basıncının düşürülmesini sağlar. Bunun yanında Lipide Peroksidasyon ve ACE enzim aktivitesini de düşürür. Yapılan klinik çalışmalarda iki hafta boyunca günlük 120 mg. nar çekirdeği ekstraktı tüketen yüksek tansiyon hastalarında bu süreç sonunda sistolik kan basınçlarında % 5'lik düşüş tespit edilmiştir.turkeyarena.com Selülit Gibi Cilt Problemlerine Doğal Çözüm İçerdiği yüksek polyhenol (% 80) sayesinde ve ellajik asit (% 40) sayesinde cilde parlaklık verir, ciltte yağ oluşumunu engeller. İçerdiği yararlı asitler selilüt oluşumuna engel olur. Menopoz Dönemi ve doğum Kontrol Hapı Sıkıntılarına Karşı Nar östrojen yönünden bilinen en zengin meyvelerden biridir. Yapılan laboratuar çalışmalarında Nar Çekirdeği'nin %25'inin östrojenik etki gösterdiği bulunmuştur. Bu etki menopoza girilmesini geciktirir, menopoz dönemi sıkıntılarına yardımcı olur. turkeyarena.com Özellikle birçok kadının korkusu olan, menopozun neden olduğu kemik erimesini, içerdiği elajik asit sayesinde engeller ve bedene destek, güç sağlar. Doğum kontrol hapı kullanımı sırasındaki yan etkileri hafifletir. Cinsel Soğukluğu Giderici Yapılan bilimsel araştırmalar Nar Çekirdeğinin afrodizyak etkiye sahip olduğunu saptamıştır. Yüksek ölçüde östrojen içermesi nedeniyle, kandaki östrojen miktarını çoğaltarak, sağlıklı bir cinsel yaşamın kapılarını açar. stres Azaltıcı Vücudumuzdaki her hücre günlük ortalama 10.000 serbest radikalin hücumuna maruz kalır. Bu saldırılar hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımızı tehdit eder. Bu saldırılara karşı antioksidan oranı yüksek besinler tüketilmelidir. Organik nar çekirdeği, Portakal, greyfurt, elma, armut ve yeşil çaydan katlarca fazla antioksidan içerir. Zihinsel sağlığımızı korur, rahatlatıcı etkisi vardır.

                Yorum yap


                • #9
                  Nar ve narın faydaları
                  NAR (Alm. Granatapfel): Lezzetli bir meyve olmasının yanında besin değerleri açısından da oldukça yararlıdır. Potasyum ve demir minerali ile C vitamini açısından çok zengin bir meyve olan nar, B1, B2 vitaminleri ile kalsiyum ve fosfor minerallerini de barındırır.
                  Narın Faydaları: Harareti keser. Enerji verir ve yorgunluğu giderir. Vücudu, kalbi, mideyi ve diş etlerini kuvvetlendirir. Çarpıntıyı giderir. Mide iltihabı ve ağız yarası için faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kanser hücrelerinin gelişmesine engel olarak, başta akciğer, meme, cilt, kolon ve prostat kanseri olmak üzere, kansere karşı vücudu korur. Kandaki kolesterol oranını ve tansiyonu düşürür. Damar serliğini önler ve damarları açar. Bu özellikleriyle kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur. Kandaki şeker seviyesini de dengeleyerek şeker hastalarına iyi gelir. Nar ve Narın faydalarıCilt sağlığı için de faydalıdır. Nar suyu sesi açar. Menopoz şikayetlerini azaltır. Ayrıca, artrit ve eklem ağrılarını dindirmeye yardımcı olur.
                  Nar Nasıl Kullanılır? Narın meyvesi, meyve kabukları, nar ağacının kökleri ve dallar ile kök kabukları kullanılır. Nar tanelerini saran zar hazmı kolaylaştırır ve idrar söktürür. Narın kabuklarının kaynamış suda demlenmesi ile hazırlanan çay içilirse ishali keser. 2-3 gün boyunca sabahları aç karına içilip öğleye kadar bir şey yenilmezse bağırsak kurtlarını döker. Taze narın suyu sıkılarak meyve suyu olarak da tüketilebilir. Meyve sularını hazır almak yerine kendimiz hazırlayıp taze olarak tüketirsek hem faydalarından daha fazla istifade etmiş ve hem de katkı maddelerinden korunmuş oluruz.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Nar her tanesi şifa dolu bir meyve

                    Çiçeğinden kabuğuna kadar sayısız faydası olan narın bilinen en önemli özelliği kansere karşı olan koruyuculuğu. Damar plaklarını önleyici, tansiyonu dengeleyici, cildi güzelleştirici özelliğiyle nar mevsimin en güzel meyvesi olmayı hak ediyor.


                    Yorum yap


                    • #11
                      Latince adı ‘Punica Granatum’ olan nar doğal bir ilaç olarak tanımlanmaktadır. Son zamanlarda narın faydaları ile ilgili yapılan araştırmalar bu besinin sağlık bakımından değerini ortaya koymaktadır.

                      Narda C vitamini, potasyum, demir, polyphenol, anthocyanin ve tannin adında antioksidanlar bulunur. Nar suyu güçlü antioksidan etkisiyle bilinen Elajiktanenler yönünden oldukça zengindir. Ayrıca siyanidin, delfinidin, pelargonodin, kersetin, kaempferol, luteolin gibi antioksidanlar da içerir. Narın yenilebilir kısmının 100 gramında 150 mg fenolik madde bulunur.

                      Nar Suyunun ve Narın Faydaları Nelerdir ?
                      • Bağışıklık sistemini güçlendirir. Enfeksiyonlara karşı vücudun dirençli olmasını sağlar. Kanın antioksidan kapasitesini çoğaltır. Oksitlenmeyi önleyici maddeler olan antioksidanlar bakımından nar suyu yeşil çaya göre çok daha zengindir.
                      • Bazı deneysel çalışmalar nar özütünün antibiyotik ilaçlarla beraber kullanılması halinde antibiyotiklere dirençli bakteriler üzerinde de etkili olabileceğini göstermektedir. Özel olarak hazırlanmış nar özütünün tamiflu adlı virüs öldürücü bir ilaçla beraber kullanılmasıyla ilacın virüs üzerindeki etkisinin önemli ölçüde artığı saptanmıştır.
                      • Nar çekirdeği yağında Punisik asidin yanı sıra %0,6 oranında antioksidan özellikteki polifenolleri bulunur. Nar çekirdeği yağı konjuge yağ asitlerini yapısında bulunduran nadir bitkilerden biridir. Nar çekirdeğinde bulunan linoleik asit ve polifenollerin kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu etkisi deneysel çalışmalarda gösterilmiştir.
                      • Hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışma nar suyunun ateroskleros yoğunluğunu ciddi şekilde düşürdüğünü göstermiştir.
                      • Narda bulunan polyphenolic, tannin ve anthocyanin adlı maddeler serbest radikallerle mücadele ederek damarların tıkanmasını engellerler.
                      • Klinik bir araştırma, nar suyunun 1 yıl düzenli olarak içilmesiyle LDL ve HDL’nin oksidasyonun önemli ölçüde azaltılabileceği, 3 yıl kullanılmasıyla da kanda aterosklerotik lezyon gelişim riskinin belirgin ölçüde azaltılabileceğini göstermiştir.
                      • 3 ay boyunca günde 2 bardak nar suyu içiminin koroner kalp hastalarında strese bağlı bazı etkenleri azaltabileceği bir başka klinik araştırma tespitidir.
                      • İsrail’de yapılan bir çalışmada, nar suyuyla beslenen farelerin damarlarındaki tıkanıklıkların % 44 oranında gerilediğini saptanmıştır. Ayrıca nar suyunun ‘ACE’ adlı enzimi engelleyici ve tansiyon düşürücü etkisi de vardır. Tansiyon tedavisinde kullanılan ve ‘ACE-inhibitörleri’ olarak bilinen tıbbi ilaçlar da ‘ACE’ enzimini engelleyerek etki gösterirler.
                      • Yüksek tansiyon sorunu olan 62 ila 77 yaşlarındaki hastalara 15 gün boyunca günde bir çay bardağı nar suyu verilmiş ve süre sonunda serum ACE değerlerinde %36, yüksek tansiyon üzerinde ise % 5 azalma olduğu tespit edilmiştir.
                      • İsrail’deki Batı Celile Hastanesi’nde yapılan ve American Society of Nephrology konferansında sunulan çalışmada, 101 böbrek hastasına bir yıl boyunca haftada 3 kez yarım bardak nar suyu verilmiş ve hastaların kanlarında enfeksiyon riskinin azaldığı tespit edilmiştir.
                      • Araştırmalar nar suyunun prostat ve cilt kanserine karşı koruyucu olabileceğini göstermiştir. Wisconsin Üniversitesinde hayvanlar üzerinde yapılan araştırmada nar suyunun kanserin ilerleme hızını düşürdüğü tespit edilmiştir.
                      • Bir çalışmada prostat kanseri tanısı konmuş kırk hastaya iki sene süresince her gün nar suyu verilmesiyle hastaların yüzde 85 oranında prostat kanseri gelişiminin önlenebildiği görülmüştür. Bu çalışmalarda nar suyunun kanser hücresini çeşitli mekanizmalarla öldürdüğü gösterilmiştir.
                      • Nar suyu ve çekirdeğinin hormona bağlı olmayan farklı kanser hücrelerinde seçici olarak programlı hücre ölümüne yol açtığı saptanmıştır. Prostat kanserlerinde ise, programlı hücre ölümlerini hızlandırıcı etkisi tespit edilmiştir.
                      • Cancer Prevention Research adlı dergide yayınlanan araştırma sonucuna göre narda bulunan “ellagitannins” adlı maddeler kanser hücrelerinin çoğalmasına neden olan östrojen hormonunun üretimini engellemektedir. Uzmanlar araştırmanın, meme kanserine karşı yeni ilaçların geliştirilmesini sağlayabileceğini belirtmişlerdir.
                      • Kanser ölümlerinin büyük bir kısmının primer tümörlerin yayılmasından kaynaklandığı tahmin edilmektedir. 1,5 mg nar suyu ile 1,5 mg nar çekirdeği yağıyla elde edilen 3 miligramlık karışımın prostat ve göğüs kanserlerinde tümör hücrelerinin yayılmasını baskıladığı tespit edilmiştir.
                      • İskoçya’daki Edinburgh Üniversitesince yapılan araştırmada, 24 kişilik gruba, 4 hafta süresince günde 500 ml. nar suyu verilmiş ve süre sonunda bu kişilerin kanındaki yağ asiti düzeyi düşerken, bel bölgelerindeki yağlarında azaldığı saptanmıştır.
                      • 4 hafta boyunca günlük 500 ml nar suyu içiminin kandaki NEFA olarak bilinen esterleşmemiş yağ asitleri gibi asitlerin miktarını düşürdüğü saptanmştır.
                      • Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmada deney hayvanlarında önce osteoartrit oluşturulmuş ve sonra taze sıkılmış nar suyu iki hafta süresince hayvanlara ağız yoluyla doğrudan verilmiştir. Süre sonunda yapılan değerlendirmede eklemlerdeki hasarın, verilen nar suyu miktarına göre artan şekilde onarılabildiği görülmüştür. İnsanlar üzerinde henüz bir deney yapılmamakla birlikte düzenli olarak nar suyu içilmesinin artrit şikayetlerinin hafifletmesinde faydası olabileceği belirtiliyor.
                      • Fareler üzerinde yapılan bir çalışmada nar suyunun sperm kalitesi ve canlılığını artırdığı tespit edilmiştir. 7 hafta boyunca nar suyu verilen farelerde sperm sayısı ve hareketliliğinin arttığı, anormal sperm oranının ise azaldığı saptanmıştır.
                      • İngilterede yapılan bir araştırmada günlük bir bardak nar suyu içmenin erkeklerde ereksiyon problemlerini giderip cinsel perfromansı artırdığını göstermiştir.
                      • Nar yararları ile ilgili araştırmalar ve olumlu görüşler üzerine firmalar nar kapsülleri üretmeye başlamıştır. 1 kapsülün 2 bardak nar suyuna denk olduğu belirtilmektedir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Narın faydaları ve demir eksikliği
                        Kıymetini bilmediğimiz gıda maddelerinden biri de NAR... Kabuğundan çekirdeğine, tanesinden şurubuna kadar her yönüyle bir şifa kaynağı olan narın en bol bulunduğu mevsimi yaşıyoruz. Halk kültürümüzde, manilere ve muammalara konu olan nar, nedense mutfağımızda ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarımızda hak ettiği yeri alamamıştır.

                        Oysa, antioksidanlar yönünden son derece zengin olan nar, bu özelliği ile vücudumuzu kansere karşı bir kalkan gibi korumaktadır. Ayrıca kalp, mide ve sindirim sistemimiz için de son derece yararlı bir meyvedir.


                        10 bardak yeşil çaya bedel
                        Bol miktarda potasyum ve C vitamini içeren nar, kansere karşı koruyucu antioksidanlar yönünden de oldukça zengindir. Nar suyundaki antioksidan miktarının, yeşil çay, kızılcık ve portakal suyuna göre kat kat fazla olduğu belirtiliyor. Mesela;1 bardak nar suyu, 10 bardak yeşil çaya, 4 bardak kızılcık suyuna ve 3 bardak portakal suyuna eşit miktarda antioksidan madde içermektedir.

                        Vücudu, özellikle de kalbi güçlendiren nar, mide ve bağırsak bozukluklarında büyük yarar sağlıyor. Kabukları kaynatılarak içildiğinde bağırsak kurtlarını düşürüyor, ishali kesiyor. Vücudu zayıf olanlara da direnç veriyor. Ayrıca bir çay bardağı suya 2 kaşık nar ekşisi koyup içildiğinde mide ağrılarına ve bağırsak bozukluklarına çok iyi geliyor.


                        Potasyum deposu
                        Biliyorsunuz; başta aşure ve güllaç olmak üzere birçok tatlının üzerine serpiştirilen nar, hem görüntü hem de lezzet açısından nefis olmaktadır.

                        Narın besin değerine gelince:
                        Yağ ve proteinin hemen hemen hiç bulunmadığı nar, tam bir potasyum deposudur. 100 gram narda, 250-300 mg. potasyum bulunmaktadır. Aynı miktarda narın kalori değeri ise 63 mg’dır. Ayrıca; 0.5 gr. protein, 8 mg. fosfor, 3 mg. kalsiyum, 0.3 mg. demir, 3 mg. sodyum, az miktarda A vitamini, 0.03 mg. B1 vitamini, 0.03 mg. B2 vitamini, 0.3 mg. B3 vitamini ve 4 mg. C vitamini bulunmaktadır.


                        Bereket sembolü
                        Eski zamanlardan beri bereketin ve bolluğun sembolü olarak kabul edilen narın anavatanının Kuzey Afrika, Batı Asya ve Akdeniz ülkeleri olduğu tahmin edilmektedir. Bugün Amerika’dan Japonya’ya Afrika’dan Kafkaslara kadar her tarafta yetiştirilmektedir. Tarihi kaynaklarda, Fenikeliler ve Mısırlılar tarafından büyülü ve kutsal olarak kabul edilen narın ayinlerde kullanıldığı yazılmaktadır.

                        Osmanlı dönemine ait “Tababet” kitaplarında ise nar, endişe ve huzursuzluğun en önemli ilaçlarından biri olarak yer almaktadır. Ve yine o dönemlerde, ziyafet sofralarının sonunda, hazmı kolaylaştırsın diye nar suyu ikram edildiği yazılmaktadır.


                        Birçok derdin devası olan meyve
                        Mideyi kuvvetlendirmede ve vücuttaki zehirli toksinleri atmada önemli katkısı olan nar, meyve olarak yenmesinin yanında pekmezi ve şerbeti yapılır, reçel olarak tüketilir, öz suyu çıkarılarak içilir. Kısacası şifa kaynağıdır. İşte faydalarından bazıları:


                        Bağırsak tenyası:
                        Nar ağacının kökünün kabukları ya da nar meyvesinin kabukları, kaynatılıp balla tatlandırılarak sabah aç karnına içilirse, ihtiva ettiği pelletlerinler parazitleri öldürür.


                        İshal:
                        Nar meyvesinin kabukları kaynatılıp, balla tatlandırılarak soğuk olarak içilmesi ishale iyi gelir.


                        Kusma ve mide bulantısı:
                        Ekşi nar veya ekşi nar pekmezi yenmeye devam edilir.


                        Ağız yarası:
                        Ekşi nar suyu balla tatlandırılarak, ağız gargara yapılır.


                        Mide iltihabı:
                        Her gün düzenli olarak ekşi nar pekmezi balla tatlandırılarak aç karnına yenir.


                        Hazmettirici:
                        Nar yemeklerden sonra yenirse yemeği hazmettirir.


                        Mide kuvvetlendirici:
                        Narı veya içindeki beyaz etli kısmı yemek mideyi kuvvetlendirir.


                        Diş etlerini kuvvetlendirici:
                        Nar ve nar kabuğu devamlı yenmeye devam edilirse diş etlerini kuvvetlendirir.


                        Kalp çarpıntısı:
                        Nar suyu içmek kâlp çarpıntısını giderir.


                        Yara ve iltihaplar:
                        Nar pekmezi yaralar ve iltihaplara sürülür.


                        Prostatın kansere dönüşmesini önler
                        Amerikalı bilim adamları, nar suyunun prostat kanseriyle mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabileceğini belirtiyor. Wisconsin Üniversitesi’nde görevli bilim adamı Hasan Mukhtar başkanlığındaki ekibin yaptığı araştırmada, nar suyunun kanserin ilerleme hızını yavaşlattığı, nar suyu miktarı arttıkça yavaşlamanın daha da belirgin hale geldiği tespit edildi. Mukhtar ve ekibi, insanlardan alınan prostat kanseri hücreleri üzerinde laboratuvarda yaptıkları deneylerde nar suyunun olumlu etkisini gözlemlediler. Daha önce yapılan araştırmalarda da; antioksidan yönünden zengin olan narın, ciltteki tümörlerin büyümesini yavaşlattığı belirlenmişti.


                        Kalp ve damar sağlığının hizmetinde
                        Kalbinizin sağlığını korumayı elbette istersiniz. Uzmanlar, kalp sağlığının korunması için neler yapılması gerektiğini sık sık hatırlatıyorlar. Bizim de size küçük bir tavsiyemiz olacak. Her gün bir bardak taze sıkılmış nar suyu için. Narın geçmişi neredeyse insanlık tarihi kadar eski. En önemli özelliği ise damarlarda biriken yağ parçacıklarını eritip yok etmesi. Bunun için her gün bir bardak nar suyu yeterli olacaktır. Dahası narın antioksidan deposu olması kalp hücrelerinin sağlıklı kalması konusunda da önemli rol oynuyor. Narın suyunu içmek yerine tanelerini de yiyebilirsiniz. Kısacası kalbinizin hatırı için narı mutfağınızdan eksik etmeyin.


                        Gribe doğal çözüm

                        Havaların soğumasıyla birlikte grip hastalığı konusundaki uyarılar da başladı. Bu uyarıcılar kervanına biz de katılalım... Grip, sonbahar ve kış aylarında salgınlar yapan bir enfeksiyon hastalığıdır.

                        Hastayı yatağa düşürecek şiddette şikayetlerle seyreden grip, 40 dereceye varan yüksek ateş, genel vücut kırgınlığı, şiddetli bel, eklem ve kas, baş ağrısı ve aşırı halsizliğe yol açar. Bunun yanı sıra burun tıkanıklığı olmadan akıntı ile kuru ve uzun süreli öksürük görülür.

                        Soğuk algınlığı, nezle, öksürük ve grip gibi rahatsızlıkların arttığı bu mevsimde, vücut direncini doğal yollardan artıracak ve enfeksiyonlarla mücadelede vücuda yardımcı olacak bir beslenme şekli uygulamalıyız. Bunun için özellikle C ve E vitamini yönünden zengin besinlere ağırlık vermeliyiz.

                        C vitamini; soğuk algınlığına karşı vücut direncini artıran güçlü bir antioksidanlar içermektedir. Bu sebeple C vitamininin bol bulunduğu limon, portakal, domates, maydanoz, kırmızı ve yeşil biber, kırmızı lahana, karnabahar, kereviz, yeşil pancar yaprağı, kuşkonmaz, fasulye, bakla, bamya, turp, tere otu, taze soğan, börülce, bezelye, sarımsak, pırasa, pazı, yer elması, karpuz, çilek, ayva, elma ve muz gibi sebze ve meyveler bol bol tüketilmelidir.

                        E vitamini de, güçlü bir antioksidandır ve C vitamininin etkisini artırır. Sebze yağları, hububatlar, hurma, marul, sığır eti, tereyağı, ceviz, yer fıstığı, yumurta sarısı, balık, kasaplık hayvanların iç organları E vitamini yönünden zengin besinlerdir.


                        Şifalı formüller
                        Gribe ve soğuk algınlığına karşı kolayca uygulayabileceği şifalı formüllerden de yararlanabilirsiniz. İşte bunlardan birkaçı:

                        * Bir litre suya bir kahve fincanı kuru papatya, bir çorba kaşığı nane ve bir çorba kaşığı kekik konur. 10-15 dakika kaynatılır. Kaynama sırasında çıkan buharı solunur. Demlendikten sonra süzülür. Elde edilen çay, sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde 3 defa sıcak sıcak içilir. Gerekirse şeker veya balla tatlandırılabilir.

                        * Her öğlen, bir tane mandalina, kabuğu soyulmadan fırında pişirilir. Soyulmadan, sıcak sıcak yenir.

                        * 4 bardak suya 3 çorba kaşığı kuru nane ve bir limonun kabukları konur. Kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere birer su bardağı sıcak sıcak içilir.


                        Demir eksikliği zeka düzeyini düşürüyor
                        İngiliz bilim adamları, özellikle kız öğrenciler arasında yaptıkları araştırmalarda, vücuttaki demir oranının IQ (İntelligence Quotient) testi sonuçlarını etkilediğini tespit etmişler. 11-18 yaş grubu genç kızlar arasında yapılan araştırmalarda, vücutlarında demir seviyesi normal olanlar, düşük olanlara göre daha yüksek zeka örneği göstermişler ve derslerinde başarılı olmuşlar. Bilim adamları, çok az miktarda demir eksikliğinin bile, zeka düzeyini düşürdüğüne de dikkat çekmişler.

                        Yetişme, gelişme çağındaki gençler... Bu satırları okuduktan sonra niçin bol bol süt, peynir, yoğurt, sebze, meyve ve mısır yemeniz gerektiğini anladınız herhalde.

                        Gençler, derslerinizde başarılı olmak ve zekâ düzeyinizi yükseltmek istiyorsanız bol bol yoğurt, peynir, süt, meyve, sebze ve mısır yemeniz gerekiyor. Niye mi?.. Çünkü vücudumuzun en önemli yapı taşlarından biri olan demir eksikliğinin; gençlerde, özellikle de 11-18 yaş grubundaki genç kızlarda zeka ve başarı düzeyini düşürdüğü belirlenmiş. (14.11.2005)

                        Yorum yap


                        • #13
                          Nar Çayı Faydaları Ve Yapılışı

                          Narın başlıca faydaları, tansiyonu düşürmesi ve buna bağlı olarak kalp sağlığını korumasıdır. Ancak narın sağlığımıza faydaları sadece bunlarla sınırlı değil. Özellikle kış aylarında, vücudunuzu hastalıklara karşı güçlendirmek için, C vitamini bakımından oldukça zengin olan bu meyveyi tüketebilirsiniz. 1 adet nar, günlük C vitamini ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılar. Aynı zamanda demir, kalsiyum, E vitamini, K vitamini, tiamin, riboflavin, B6 vitamini, folat, fosfor, çinko, bakır ve bol miktarda manganez içerir. Narın bu faydalarından, kış aylarında nar çayı içerek yararlanabilirsiniz.
                          • Antioksidandır
                          • Tansiyonu düşürür
                          • Vücudu toksinlerden temizler
                          • Bağışıklık sistemini güçlendirir
                          • Sakinleştirici etkisi vardır
                          • Menopoz belirtilerini hafifletir
                          • Eklem ağrılarına iyi gelir
                          • Yüksek oramda C vitamini içerir
                          • Fosfor bakımından zengindir
                          • Enfeksiyonlu hastalıklara iyi gelir
                          • Antioksidan etkisiyle kansere karşı koruma sağlar
                          • Yüksek K vitamini ile kemik yoğunluğunu korur


                          Nar Çayı Nasıl Yapılır?

                          Ben, nar çayını taze sıktığım nar suyuyla hazırlıyorum. Hazır olarak satılan nar sularının besin değeri önemli oranda düşüyor ve koruyucu kimyasallar içeriyor. Narın suyunu sıkmak için, önce nar çekirdeklerini kabuğundan ayırın. Bunu yaparken nar çekirdeklerinin etrafa saçılmaması için bir tencereyi su ile doldurun ve çekirdekleri suyun içinde ayırın. Böylece ayırdığınız çekirdekler suyun dibine iner. Ayırdığınız kabukları atmayın çünkü aşağıda nar kabuklarıyla yapabileceğiniz bir diğer çay tarifi bulacaksınız.
                          Nar suyunu çıkarabilmek için bir katı meyve sıkacağına veya blendıra ihtiyacınız var. Katı meyve sıkacağı posayı ayırdığı için ekstra bir işlem yapmanıza gerek yok ancak blendır kullandıysanız bir tülbentle nar suyunu süzün ve posayı ayırın. Tüm bunlar kulağa karışık bir işlemmiş gibi gelebilir ancak nar suyunu elde etmeniz 5 dakikadan uzun sürmeyecektir.
                          Nar suyumuz hazır olduğuna göre çayımızı demleyebiliriz. Nar suyu çoğu bitkiyle gayet iyi gider ve normal olarak kullandığınız çaya lezzet verir. Sakinleştirici bir çay hazırlamak istiyorsanız narla birlikte papatya veya melisa çayı kullanabilirsiniz. Enerji veren ve antioksidan etkisi kuvvetli bir çay isterseniz yeşil çayla karıştırabilirsiniz. Her zaman kullandığınız çayı damak tadınıza göre demledikten sonra taze sıkılmış nar suyundan ekleyerek karıştırabilirsiniz. Ben 1 büyük kupa bitki çayı için 2 yemek kaşığı nar suyu kullanıyorum. Kışın vücut direncini arttırmak ve varsa öksürüğü hafifletmek için çayınıza 1 çay kaşığı organik bal eklemenizi tavsiye derim. Kalan nar suyunu buzdolabında 1 gün muhafaza edebilirsiniz.



                          Nar Kabuğu Çayı Nasıl Yapılır?

                          Nar kabuğu da en az nar suyu kadar faydalıdır ve nar kabuğuyla da lezzetli çaylar hazırlayabilirsiniz. Ancak bunun için öncelikle kabukları kurutmanız gerekiyor. Kabukların iç kısmındaki beyaz kısmı (bu bölümün tadı acıdır) mümkün olduğunca temizleyin, bozuk para büyülüğünde parçalara ayırın ve bir gazete üzerine sererek kuru ve ışık almayan bir ortamda kurutun. Kabuklar tam olarak kuruduğunda sertleşir ve kolayca kırılır. 1 bardak nar kabuğu çayı hazırlamak için 3-4 adet kurutulmuş kabuk kullanabilir ya da hazırladığınız bitki çayına 1-2 kabuk ekleyebilirsiniz.
                          Not: Nar kabuğu çayı ishale iyi gelir ancak çok fazla tüketildiğinde kabızlık yapabilir.
                          Narın Faydaları

                          Bağışıklık Sistemi: Yüksek oranda C vitamini içeren nar bağışıklık sistemini güçlendirir. 3 adet nar günlük C vitamini ihtiyacının neredeyse tamamını karşılamaya yeter.
                          Enfeksiyon: Narda bulununan “polifenoller” antioksidan özelliklere sahiptir ve bu sayede vücudu akut enfeksiyonlara ve kronik hastalıklara karşı korur. Aynı özelliği ile iltihaplı hastalıkların (örneğin eklem iltihaplanması gibi) neden olduğu şişlikleri hafifletir ve bu hastalıkların yol açtığı ağrıları azaltır.
                          Kalp Sağlığı: ABD’de yayınlanan Klinik Beslen adlı bilimsel dergide sonuçları yayınlanan bir araştırmaya göre düzenli olarak nar suyu içmek LDL kolesterol nedeniyle yaşanan damar tıkanıklığını yavaşlatıyor ve damarlarda biriken plakların temizlenmesine yardımcı oluyor.
                          Kansere Karşı Koruma: Narın kansere karşı etkileri konusunda daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç var ancak ilk sonuçlar umut verici olarak niteleniyor. Michigan Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre nar suyu prostat kanserinin oluşma sürecini yavaşlatıyor. Bu alanda yapılan diğer çalışmalarda, nar suyunun meme ve akciğerlerde tümör oluşumunu baskıladığının altı çiziliyor.
                          Kemik Sağlığı: Kemiklerde kalsiyum bağlayıcı olarak kullanılan K vitamini nar suyunda bol miktarda bulunuyor. 1 adet nar günlük K vitamini ihtiyacının yarısını karşılar.
                          Kaynaklar

                          - See more at: Nar Çayı Faydaları Ve Yapılışı | Bitki Çaylarının Faydaları

                          Yorum yap


                          • #14
                            Narın kabuklarını sakın atmayın

                            Narın o mücevhere benzeyen minik tanelerinin yanında, kabuğunun ve çiçeklerinin de şifa kaynağı olduğunu biliyor muydunuz?




                            Araştırmalarla faydaları desteklenmiş ve her geçen gün yeni bir faydası bulunan “süper besinler” olarak adlandırdığımız grubun bir bakıma en yeni üyesi “Nar kabugu”. Evet yanlış duymadınız, faydaları saymakla bitmeyenantioksidan zengini narın kabuğu da sağlığınız uzerinde oldukça etkili. Nar kabuğunun faydaları arasında; kötü kolesterolü düsürmek, immun sistemi güçlendirmek ve birçok kanser türüne karşı koruyucu olması ön plana çıkıyor. Nar kabuğunda bulunan ellagik asit antioksidan, anti-mutajen ve anti-kanser özelliklere sahiptir . Ellagik asit kansere neden olan moleküllere bağlanarak onları çok önemli bir oranda etkisizleştirmektedir. Beslenme uzmanı ve diyetisyen Merve Tığlı, özellikle ülkemizde birçok insanın nar kabuğunun faydalarından habersiz olduğu için kabuğunu çöpe attığını, oysa ki kabuktaki besin değerinin düzeyde yüksek bulunduğunu belirtti. Nar kabuğu faydaları birçok hastalık riskini azaltacak ve kötü kolesterol seviyesini düşürecek düzeyde güçlü antioksidanlar olan flavonoidler, proantisiyanidler ve fenolik bileşikler içeriyor. Bu içerigiyle özellikle kalp hastalıklarını önlemede büyük katkı sağladığını vurgulayan Tığlı, şunları söyledi:
                            “Sağlıklı bir diyet ve yeterli egzersiz ile günlük beslenmenize bu meyve ve kabuğunu da ekleyip,düzenli olarak tüketen herkes yaşam kalitesindeki farkı hissedecektir. Nar kabuğunun diğer avantajlarından bazıları da kumaş, yüz kremleri veya kozmetik ürünleri ve bazı diş ürünlerinde dogal boya maddesi olarak kullanılmasıdır.” Amerika’da kalp hastalıklarının ölümle sonuçlanma oranı arttıkça, bu kötü gidişata dur demek amacıyla yapılan çalışmalarda kullanılan nar kabuğunun kalp hastalıklarının neden olduğu ölüm oranını azalttığı saptanmıştır. Geçmiş zamanlara bakıldığında özellikle Hindistan’da yaşayan insanların hastalıklardan korunmak için nar kabuklarını minik parçalar halinde doğrayıp güneşte kurutarak tükettikleri saptanmıştır. Nar kabuğu Hindistan’da, tüm annelerin ecza dolabında bulunan en değerli ‘kocakarı’ ilacı olarak da bilinmektedir ve kabuklarının atılması o dönemlerde bir suç olarak kabul edilmektedir. Geçmişte yapılan calışmalar nar kabuğunun kaynatılarak içilmesinin sakinleştirici etkisi üzerinde dururken bu formun ayrıca dizanteri, ishal, bağırsak solucanları ve daha birçok hastalıkta yararlı olduğu kabul edilmiştir.
                            Nar Kabuğu Nasıl Kurutulur ve Kullanılır?
                            Narın çekirdeklerini çıkardıktan sonra soyma bıçağı kullanarak kabuğunu uzunlamasına kesebilirsiniz. Kestiğiniz nar kabuklarını güneşte kurutabilir ve kurutulmuş kabukları tamamen soğuduktan sonra, bir kilitli torba ya da hava geçirmez bir kaba koyarak saklayabilirsiniz. Ecza dolabınızda diyare (ishal), kolit, hemoroid tedavisi için ilaç olarak saklamak isteyenler için Merve Tığlı şu formülü öneriyor:
                            Malzemeler
                            * ½ su bardağı güneşte kurutulmuş nar kabuğu
                            * 1 çorba kaşığı kimyon tohumu
                            * ½ su bardağı kefir veya probiyotik yoğurt
                            * Tat vermesi için kaya tuzu
                            Yapılışı
                            Nar kabuklarını 30 dk sıcak suda beklettikten sonra tüm malzemelerle birlikte homojenize bir karışım olana kadar blenderize edin. İçine tat vermesi için tercihe bağlı olarak kaya tuzu ekleyebilirsiniz.
                            Kullanım dozu
                            Bu karışımı ishal, dizanteri, kolit, hemoroid ve mide ağrısı durumunda bir günde üç dört kez, 1/2 su bardağı ölçüsünde kullanabilirsiniz. Nar kabuğu, tanen içeriğiyle çok güçlü bir astrenjan ( kanamayı durduran ilaç) dır ki böylelikle bağırsaklardaki inflamasyonu azaltır, hemoroid kanamalarını önler ve intestinal sistemdeki tüm kanamaları durdurucu özelliği vardır. Tığlı, intestinal sistem hastalıkları, kalp hastalıkları ve birçok kanser türüne yakalanma riskini azaltmak ve/veya tedavilerin etkinliğini artırmak için günlük beslenmenizde yeşil çayın yanında nar kabuğu çayının da alınmasını tavsiye ediyor Yapılan çalışmalar günde 2-3 fincan nar kabuğu çayının genel sağlık üzerinde olumlu etkilerinin ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor.
                            Suyu kanser hücrelerini zayıflatıyor
                            Prostat kanseri erkeklerde ölüme neden olan ikinci kanser türü olarak biliniyor. Eğer ameliyat sonrasında kanser tekrar ortaya çıkarsa erkeklik hormonu olan testesteronun seviyesi azaltılmaya çalışılıyor. Çünkü kanserli hücreler yayılmak için bu hormona ihtiyaç duyuyor. Ancak zaman içerisinde kanser, hormonu baskı altına alan bu tedaviye karşı bir yol keşfediyor ve tekrar yayılmaya başlıyor. Martins-Green biyoloji laboratuarında yapılan bu araştırma, yapay olarak üretilen prostat kanser hücreleri üzerinde nar suyunun bir etkiye sahip olduğunu kanıtlıyor. California Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, nar suyundaki bileşenlerin kanser hücrelerini zayıflattığını belirlediler. Yine Wisconsin Üniversitesi’nde hayvanlar üzerinde yapılan araştırmada Nar suyunun kanserin ilerleme hızını düşürdüğü tespit edilmiştir. Laboratuarda oluşturulan prostat kanseri hücreleri üzerinde nar suyu kullanan araştırmacılar, nar suyundaki aktif bir grup bileşenin metastatik prostat kanseri hücrelerinde hücre yapışması ve göçünde moleküler etkiye sahip olduğunu tespit ettiler. Kanser üzerinde etkili olabileceği ileri sürülen kısım daha ziyade, “narın çekirdeği”. Konjuge linolenik asit bakımından zengin çekirdek yağının, fareler üzerinde yapılan çalışmada kolon kanseri modeli üzerinde belirgin etkisi tespit edilmiş. Ayrıca deney hayvanlarında göğüs kanseri, prostat kanseri modelleri üzerinde de belirgin etkisi tespit edilmiş. Prostat kanseri hücreleri üzerinde yapay ortamda nar çekirdeğinden koruyucu ekstraksiyon yöntemi ile elde edilen nar yağının soğukta sıkılarak elde edilen çekirdek yağından daha etkili olduğu gözlenmiştir. Nar ve nar suyu kan dolaşımını engelleyen zararlıların yok edilmesinde en güçlü doğal savaşçıdır. Bu da ereksiyon sorunlarını doğrudan çözebilmesi anlamına gelmektedir. İngiltere’de bir sağlık enstitüsü tarafından yapılan araştırmaya göre, günde bir bardak nar suyu içmek erkeklerde cinsel perfromansı artırıcı ve ereksiyon problemlerini giderici etki yapıyor. 53 kişi üzerinde 6 ay süre ile yapılan deneylerde, uzmanlar, nar suyunun içindeki maddelerin seks yaşamını hareketlendirdiğine dair ciddi tespitlerde bulunduğunu söyledi.
                            Tüketirken bunlara dikkat edin
                            * Nar suyunu meyve suyu alternatiflerinde kullanabilirsiniz. Nar suyu, yemeklerin yanında, ara öğünlerde veya kahvaltıda tüketilebilir.
                            * Nar tanelerini ayıkladıktan sonra salatalarınıza ekleyebilirsiniz. Hem görüntü hem de tat olarak salatalarınızı güzelleştirmekle kalmayıp; besin değerini de artırmış olacaksınız.
                            * Nardan üretilen pekmezi de alternatif olarak kullanmakta yarar var.
                            * Vitamin kayıplarının en az olması için hazırlığından hemen sonra tüketilmelidir. Nar suyu satın alırken, UHT tekniği ile karton kutularda ya da cam şişelerde olanları tercih edilmelidir.







                            Yorum yap


                            • #15
                              "Nar" ın Bilinmeyen Faydaları ve Önemi

                              “Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane!” bilmecesiyle hafızalara kazınan nar; çiçeği, kabuğu ve kırmızı taneleriyle hususi bir meyvedir. İnsanlığın ilk tanıştığı meyvelerden biri olduğu düşünülen nar, ilim literatüründe Punica granatum L. olarak isimlendirilir.
                              Nar, tanelerinin dizilişi ve tanelerinin üzerini örten koruyucu zarıyla da dikkatleri çeker. Genellikle taze olarak tüketilen nar, meyve suyunun yanı sıra pasta ürünlerinde, jöle ve marmelat üretiminde de kullanılır. Son zamanlarda narın yararları ile ilgili yapılan araştırmalar, bu besinin sağlık bakımından değerini ortaya koymakta, doğal bir ilaç olarak tanımlanmaktadır.
                              Nar ağacı, uzun yıllar yaşayabilen bir bitki olup Fransa’da 200 yaşından büyük nar ağacı vardır. Ana vatanı Himalaya dağları ve kuzey Hindistan’dan İran’a uzanan bölgedir. Eski dönemlerden beri pek çok hastalıkta bitkisel tedavi yöntemi olarak kullanılan nar, İslâm tıbbının da önemli bir şifa kaynağı olmuştur. Bitkinin tohumları meyve olarak yenildiği gibi, gövde-kök ve dal kabukları ile meyve kabuğu da tıbbî olarak kullanılır. Kök ve gövde kabuğu tanen, nişasta ve alkaloitler (pelletierin) taşır. Nar meyvesi kabuğu tanen, triterpenler ve az alkaloitler ihtiva eder.
                              Nar, sağlık açısından özellikle kış aylarında bol bol tüketilmesi gereken bir meyvedir. Çünkü insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değildir. Adeta bir “ilaç”, hatta antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan korumaktadır. İçerdiği C vitamini, potasyum, demir, polyphenol, anthocyanin ve tannin adında antioksidanlar ile kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engellemektedir. Şeker hastaları için birebirdir.
                              Narın Muhteviyatı: Narın toplam ağırlığının %52’sini yenilebilir kısım meydana getirir. Bunun da %78’ini nar suyu oluşturur. Yenilebilir kısmında; sitrik (%0,33-0,56), malik, fumarik ve laktik asit bulunur. Olgun narın yenilebilir kısmında protein miktarı 100 gramında 50 mg, toplam fenolik madde miktarı 100 gramda 150 mg, askorbik asit ise 100 gramda 10 mg civarındadır. Taze sıkılmış nar suyunda şeker nispeti yaklaşık %16’dır. Nar suyu ve çekirdeğinde 19 element tespit edilmiştir. Bunlar arasında demir, kobalt, molibden, potasyum, kalsiyum, selenyum, sodyum ve çinko vardır.
                              Nar; C, B1 ve B2 vitaminleri ve potasyum bakımından çok zengindir. Ayrıca bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek antosiyanlar ve flavonoitler içerir. 100 gram narın içersinde, 259 miligram potasyum, 63 kalori, 8 miligram C, binde 3 de B2 vitamini bulunmaktadır. 1 su bardağı nar suyu, günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 25′ini karşılar. Gün içinde tüketilen bu meyve, yorgunluğumuzun giderilmesinde de büyük rol oynamaktadır. Narın ağırlığının %12-20’sini çekirdekler oluşturur. Yaş çekirdeklerde %1,2-2,7 nispetinde yağ bulunur. Yağ miktarı düşük olduğu için sanayide yağ kaynağı olarak kullanılmaz.
                              Cennet meyvesi olarak tanımlanan nar, Yüce Kitabımızda üç yerde bahsedilmekte ve En’âm Suresi 99. âyette: “Hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. Bunların kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan toplumlar için ibretler vardır.” şeklinde geçmektedir. Nar, gerçekten ilginç bir meyvedir. Dört şeyden oluşmuştur. Kabuğu, zarları, çekirdeği ve suyu.
                              Narın Sağlığımıza Faydaları: Yemesi zahmetli olan, ekşiliği nedeniyle biraz da yüz ekşiterek yenen narın, faydaları saymakla bitmez. İster tek tek tanelerini yiyerek tüketin, ister suyunu sıkarak için, nar pek çok derdin devasıdır. Mucizevî bir şifa kaynağıdır. Narın şifalı özelliklerinden en iyi şekilde faydalanabilmek içinse ya meyveyi tazeyken yemeli ya da taze sıkılmış suyunu içmelidir.
                              Nar mideyi temizlemekte, deniz tutmasına karşı iyi gelmektedir. Ayrıca nar, içindeki zarları ile yendiğinde mide ülserini iyileştirmektedir. Tatlı nar midede çabuk çözüldüğü için hazmı kolaydır. Ancak zaman zaman midede şişkinlik ve gaz meydana getirebilir. Ayrıca tatlı nar mideyi kuvvetlendirir, boğaza ve akciğerlere faydalıdır, öksürüğe iyi gelir. Ekşi nar ise mide yanmalarına karşı faydalıdır, diğer narlardan daha fazla idrar söktürür, ishali ve kusmayı keser, karaciğer hararetini söndürür, kabızlığı giderir, kalp ve mide ağzındaki ağrılara iyi gelir.
                              Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi korumasıdır. Damar tıkanıklıklarını geriletme özelliği bulunan nar, 'ACE' denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü bir etki de yapmaktadır. Nar, birçok özellikleriyle bazı meyveleri de geride bırakmaktadır. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunmaktadır.
                              Tüm bu özellikleriyle adeta bir 'ilaç' ve doğal antibiyotik görünümünde olan nar, sofralardan kesinlikle eksik edilmemesi gereken meyveler arasında yer almaktadır. Nar suyu ayrıca damar sertliğine karşı güçlü etkisi bulunan bir içecek olarak karşımıza çıkmaktadır.
                              Narın mikro besin içeriğine bağlı, vücudu ve kalbi kuvvetlendirme, ishali kesme, şerit düşürme, burun poliplerine faydalı olma gibi yararları bulunduğu bazı çalışmalarla ortaya konulmuştur. Narın idrar söktürücü, kan yapıcı, enerji verici ve tansiyon düşürücü özelliği de vardır.
                              Gribal enfeksiyonlar, virüslerin neden olduğu hastalıklardır. Her derde deva olan nar, içerdiği antioksidanlar sayesinde gribe neden olan virüsleri zararsız hale getirmeye yardımcı olmaktadır. Bakteri kaynaklı enfeksiyonlara karşı da koruyucu etkisi kanıtlanmıştır. Antioksidan etkisi yeşil çay, portakal gibi besinlerden üç kat daha fazladır. Gripten korunmak için tablet şeklinde vitamin almak yerine nar yiyerek daha fazla antioksidan madde ve C vitamini sağlamış oluruz. Bu şekilde kansere neden olan serbest radikallere karşı bizi koruyacak bir silah görevini de üstlenmektedir. Enfeksiyonlara karşı vücudun dirençli olmasını sağlar.
                              Nar Suyunun Faydalarını Biliyor Musunuz?
                              -Yapılan bir araştırmada Nar suyunun polifenolik bileşikler yönünden zenginleştirilmiş preparatının grip virüsü üzerinde öldürücü etkisi tespit edilmiştir.
                              -Kanın antioksidan kapasitesini çoğaltır. Oksitlenmeyi önleyici maddeler olan antioksidanlar bakımından Nar suyu yeşil çaya göre çok daha zengindir.
                              -Nar özütünün bilinen antibiyotiklerle beraber uygulanması durumunda, antibiyotiklere dirençli tehlikeli bakteriler üzerinde de etkili olduğu tespit edilmiştir.
                              -Kalp sağlığı için yararlıdır. Damar tıkanıklıklarını önleyici etkisi vardır. Kötü kolesterol olarak bilinen “LDH” oksidasyonunu engelleyici özelliktedir.
                              -Hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışma Nar suyunun ateroskleroz yoğunluğunu ciddi şekilde düşürdüğünü göstermiştir.
                              -Araştırmalar Nar suyunun prostat ve cilt kanserine karşı koruyucu olabileceğini göstermiştir. Wisconsin Üniversitesinde hayvanlar üzerinde yapılan araştırmada Nar suyunun kanserin ilerleme hızını düşürdüğü tespit edilmiştir.
                              -Yapılan araştırmalar Nar suyunun kanser oluşumunu ve gelişimini önleyebileceğini ortaya koymaktadır. Bir çalışmada prostat kanseri tanısı konmuş kırk hastaya iki sene süresince her gün Nar suyu verilmesiyle hastaların yüzde 85 oranında prostat kanseri gelişiminin önlenebildiği görülmüştür. Bu çalışmalarda Nar suyunun kanser hücresini çeşitli mekanizmalarla öldürdüğü gösterilmiştir.
                              -Kolesterol ve şekeri dengeleyici özelliği, Nar yararları arasındadır.
                              -Tansiyonu artıran angiotensin converting enzimini düşürücü etkisi tespit edilmiştir.
                              -Kan yapıcı özelliği, bir başka Nar yararı olarak belirtilebilir.
                              -Nar suyunun erkeklerde sperm kalitesi ve canlılığını artırıcı etki gösterebileceği de belirtiliyor.
                              -Nar özütünün dişlerde plak oluşumuna neden olan bakteriler üzerinde etkisi insanlar üzerinde denenmiş ve bakteriler üzerinde ağız gargaraları kadar etkili olduğu görülmüştür.
                              -Nar suyu içildikten 48 saat sonra bile vücutta olumlu etkileri devam etmektedir.
                              Ayrıca;
                              • Nar suyu yüksek tansiyon hastalığının tedavisinde, kalp ağrılarında, basur hastalığının tedavisinde faydalı olmaktadır.
                              • Böbrek zafiyetine karşı nar suyu içilmesi yararlıdır.
                              • Nar suyunun harareti giderici özelliği bulunmakta, şeker ve kurdeşen hastalığına iyi gelmektedir.
                              • Kalbi kuvvetlendiren nar suyu, karaciğer zafiyetini gidermekte, mide iltihabını ve ağrısını geçirmektedir.
                              • Nar ekşisi şeker hastalarına tavsiye edilmektedir.
                              • Nar şırasının şekerle hazırlanan şerbetinin idrar söktürücü özelliği vardır.
                              • Romatizma ağrılarının hissedildiği eklem ve uzuvlara nar şırası sürüldüğünde, ağrı kesici özelliği bulunmaktadır.
                              • Bayılmalara karşı nar şerbeti içilmelidir. Tatlı nar suyu, ses kısıklığı ve zatürreye karşı şifalıdır.
                              • Nar suyu böbrek ve karaciğer hastalıklarına karşı çok faydalıdır.
                              • Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır. İyi bakterilerin artmasını sağlar.• Burun poliplerine faydalıdır.• Suyu zarıyla birlikte çıkarılıp bal ile merhem kıvamına gelinceye kadar pişirilip diş etlerine sürüldüğünde diş eti tahrişine iyi gelir.
                              Nar Kabuğu: Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, bu içeceğin antioksidan etkisinin daha da artmasına neden olmaktadır. Zira bu önemli meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içermektedir. İshal kesici ve kurt düşürücü, tenyalara karşı kullanılma özelliği vardır. Kanlı ishalde kullanılır. Yalnız zehirlenmelere yol açabileceğinden dikkatli kullanılmalıdır. Meyve kabuğu ekstresinin güçlü virüs ve mikrop öldürücü özelliği de vardır. Cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösterir. Meyve kabuğu tanenlerinin antioksidan ve anti-tümör etkileri de bilinmektedir. Narın kabuğu çay gibi demlenerek içildiğinde, mide ve bağırsak hastalıkları ile ishal ve dizanteriye karşı oldukça faydalı olmaktadır. Nar kabuğu toz haline getirilir, kanayan yaraya ekilirse akan kanı durdurur.
                              Nar Kabuğu ile Reçeteler:
                              Yanıklarda: Bir tane narın kabukları iyice dövüldükten sonra yaranın üzerine koyulur.
                              Frengide: Bir avuç kuru nar kabuğu ile bir avuç kurutulmuş mazı karıştırılır. Havanda toz haline getirilir. Sabah-akşam birer çorba kaşığı yenilir. Üzerine yarım bardak su içilir.
                              Bağırsak solucanlarında: Yarım litre suya bir avuç nar kabuğu koyup kaynatılır ve süzülür. Her sabah aç karına bir bardak içilir. Kurtlar dökülünceye kadar devam edilir.
                              Uçukta: Bir avuç nar kabuğu 2-3 bardak suda 15 dakika kaynatılır. Ilınınca bu suya batırılan pamukla uçuklara pansuman yapılır.
                              Basurda: Bir avuç nar kabuğu yarım litre suda kaynatılır, süzülür. Günde üç kere, birer çay bardağı içilir. Aynı işleme her gün devam edilir.
                              Yün iplikler, kabuklarla sarımsı renge boyanabilir.
                              Nar çiçeği de yaralar için kullanılır. Bağırsak yara iltihaplarını iyileştirir. Boyun tutulmasında nar çiçeği lapası boyna konulursa şifalı gelir. Ağız yarası için, bir litre suya iki avuç nar çiçeği koyup kaynatılır. Süzülerek günde üç defa gargara yapılır.
                              Öğütülmüş nar çekirdeği faydalarını şöyle sıralayabiliriz:
                              - Cildi sıkılaştırır, tazeler, yaşlanmayı geciktirir. (Anti-Aging)
                              - Kalp krizi riskini azaltır.
                              - Çok güçlü antioksidandır.
                              - İçerdiği polyphenol, tannin, anthocyanin gibi antioksidanlar, zarar görmüş hücrelerin yenilenmesine yardımcı olarak kanserojen hücrelerle savaşır ve kanser riskini azaltmaya yardımcı olur. Prostat ve meme kanserinde etkili olduğu düşünülmektedir.
                              - Sigara, alkol, kirli hava vs. gibi maddelerin vücut üzerindeki tahribatını azaltır.
                              - Selülit ve varis gibi sorunlarda tedaviye yardımcı olur.
                              - C vitamini, demir ve potasyum açısından çok zengindir.
                              - Menopoz döneminde çok faydalıdır. Bitkisel östrojen içerdiği için bu özelliği ile menopozda görülen sıkıntıların azalmasına yardımcı olur.
                              - Doğum kontrol haplarının yan etkilerini azaltmaya yardımcı olur.
                              - Kötü kolesterolü ve hipertansiyonu düzenler.
                              - Şekeri dengeler.
                              - İshali keser.
                              - Zihinsel sağlığımızı korur, rahatlatıcı etkisi vardır.
                              - Dolama / tırnak iltihabı ve cerahatli yaraların tedavisinde nar çekirdeğinin balla birlikte karıştırılarak merhem halinde tatbik edilmesi tavsiye edilir.
                              - Yapılan bilimsel araştırmalarda, nar çekirdeğinin afrodizyak etkiye sahip olduğu, yüksek ölçüde östrojen içermesi nedeniyle kandaki östrojeni çoğaltarak sağlıklı bir cinsel yaşamın kapılarını açtığı tespit edilmiştir.
                              Kullanımı: Günde 2 defa 1 tatlı kaşığı öğütülmüş nar çekirdeği yoğurt, süt, salata, bal veya pekmezle karıştırılıp yenilebilinir. Sade sevenler hiçbir şey katmadan da yiyebilirler.Nar Çekirdeği Yağı: Gençlik iksiri olan nar çekirdeği yağı, fabrikasyon olmayan yolla, damıtma yöntemi ile elde edilir. Soğuk sıkma yöntemi ile elde edilen yağ, kırışıklıkların giderilmesinde eşsiz bir doğal reçete, hücre yenilenmesinde de yardımcı bir üründür. Yapılan araştırmalarda güzelliğin, kırmızı tanelerin içinde saklı olduğu anlaşılmıştır. Orta yaşlarda yaşlanmayı önleyici özelliğe sahip olan bu yağ, genç ciltlerde de işe yaramakta, onlara da canlı ve parlak görünüm kazandırarak, çizgileri engellemektedir. Göz çevresi hariç bütün yüze ve boyna tatbik edilerek 2 aylık bir kürle, yorgun ve yaşlı görünüm ortadan kalkmaktadır. Doğal östrojen içerdiği için düzenli kullanımda besleyici ve sıkılaştırıcı etkisi ile cildin pürüzsüz hale gelmesinde yardımcı olmaktadır.
                              Güzel bir cilde sahip olmak için: Bir tatlı kaşığı yoğurt ve bir tatlı kaşığı yaş maya iyice karıştırılır. Bu karışım cilde sürülüp 20 dakika bekletilir. Akşamları da cilde organik nar çekirdeği yağı ile masaj yapılır. Selülitli bölgelere masaj yapılarak uygulanırsa çok faydası görülür.
                              Kullanım Şekli: Bir fincan yağa 7-8 damla damlatılarak kullanılabilir. Ayrıca salata ve yemeklerde sos olarak da kullanılabilir.
                              Nar ekşisi: Nar ekşisinin insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitiremeyiz. Nardaki bütün özellikleri yoğun olarak taşıdığı için, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan korumaktadır. İçerdiği bazı maddelerle kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar ekşisi, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engellemektedir.
                              Yapımı: Nar ekşisi yapımı kolay ama biraz uğraştırıcıdır. Zaman alan, tanelerini ayıklamaktır. Bunun için kolay yöntem: Narlar ortadan ikiye ayrılır. Kesik kısmı aşağıya doğru olacak şekilde üstten nara kaşıkla veya sopayla vurulur. Tanelerin kolayca dökülmeleri sağlanır. Patates ezeceği veya kıyma makinasında narlar ezilerek suyu çıkarılır. Çok yapanlar bunu temiz çuvallarda tepelenerek elde etmektedirler. Sular süzülerek sırlı bir kaba veya eskilerin “kömü” dediği bakır kaplara konularak orta ateşte reçel kıvamına gelinceye kadar kaynatılır. İlk kaynamaya başladığında köpükler taşabilir. Kevgirle alınır ve soğuk nar suyu ilave edilerek ısısı düşürülür. Yoğunlaşınca ateşten alınır. Bir süre güneşte bekletilir, rengi koyulaştırılır. Cam şişelerde muhafaza edilir.
                              Not: Domates, limon, nar gibi asitli yiyeceklerin pişirilmesi aşamasında reactive kapların kullanılmaması gerekmektedir. Demir ve alüminyum kaplar bu kategoriye girmektedir. Yiyeceklerin tadını bozmaktadırlar. Bu nedenle bu tür asitli yiyeceklerin non-reaktive gruba giren çelik, cam ve sırlı toprak kaplarda pişirilmesinde yarar vardır.
                              Nar sosu için ise; iki kg nar sıkılır. Bir kg şeker, bir bardak su ve iki limon karıştırılıp kaynatılırsa nefis bir salata veya kısır sosu elde edilmiş olur.
                              Hz. Ali (r.a): “Allah’ın nuru, nar yiyenlerin kalbindedir.” buyurmuştur.
                              “Sizin narlarınızdan bir nar yoktur ki; içinde cennet narından bir tane bulunmasın.” hadîs-i şerifi, onun bir cennet meyvesi olduğunu açıklamakta ve yerken tanelerini dökmeden, israf etmeden yememiz gerekmektedir.
                              Bu güzel meyveyi yerken onda tecelli eden ilim, kudret, hikmet ve sanatı düşünerek Sâni-i Hakîm’i hatırlamak, O’nun hikmetlerini düşünmek ve ni’metlerine şükretmek, bizlere düşen önemli vazifedir…
                              Sıhhatle ve sevgiyle kalın…


                              Nazan Başoğul

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X