ÖKSE OTU
Çok Yıllık | 0,3-1m | 3-4 Aylar | Ça,Ho,Na | Otu
Ökse otu, Mistel, Viscum album
Gökçe, Gövelek
Gövelek, Burç
Çekem, Gevele
Familyası: Ökse otugillerden, Mistelgewâchse, Loranthaceae
(Viscaceae)
Drugları: Ökse otu: Visci albi herba
Ökse otunun çatı içilir, Damlası, Ekstresi, kapsülü veya ampulü vede ten-türü yapılır.
Giriş: Ökse otunun bilinen takriben 100 alt türü mevcuttur ve bunları üzerinde yetiştikleri ağaca göre dört önemli grupta toplayabiliriz. Bunlar;
a) Köknar Öksesi; Viscum album ssp. abietis BECK, bu türün meyveleri beyaz, tohumları yeşilimsi, yaprakları geniş mızrak şeklindedir.
b) Çam Öksesi; Viscum album ssp. Laxum Fıek bu Mitsel ayrıca çam Ladin ve Melez çamda da yetişir. Meyvesi sarımsı, tohumları yeşilimsi, yaprakları enine göre 5-6 defa daha uzundur.
c) Yaprak ağaç öksesi; Viscum album ssp. Platyspermum (V.a.ssp. album) bu ökse Armut, Elma, Kayısı, Kiraz gibi Meyve ağaçları ile Huş ağacı ve de Kavakta yatişir.
d) Japon öksesi; V.album. ssp. Coloratum KOM, bu türün meyveleri sarımsı, portakal renklidir. Türkçe Ökse otu denmesinin nedeni yapışkan olan meyvelerinden kuşları yakalamak için bir yapışkan elde edilmesinden, Gökçe diye anılması ise yerde değil Ağaçlar üzerinde yetişmesi nedeni ile böyle anılır. Kanserli organa göre uygun olduğu söylenen ökse otlarının ekstreleri kullanılır. Ökse otu çok eski zamandan beri kullanıla gelmiştir. Tarihte Pilinius Baş dönmesi, Sara ve Urlara, rahibe Hildegard Gut ve Göğüs hastalıklarına, Papaz Kneipp kanamalara ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına karşı kullanmışlardır. Kansere karşı ilk defa Radolf Steiner 1904’de kullanmaya başlamıştır.
Botanik: Çapı 100cm’yi bulabilen oldukça sık çatallaşan bir dal sistemine sahiptir gövdesi ise oldukça kısadır ve buradan ağaçların dalına bitki özünü emmek için kökünü salar. Dalların ucunda karşılıklı iki yaprağı bulunur ve yaprakları oval veya uzun bir yumurta şeklinde kenarları bütün ortada kabarıkça duran damarları bulunur. Dal uçlarında 2-6 adet sarımsı beyaz renkte küçük çiçekleri vardır. Ekim kasım aylarında nohut büyüklüğünde beyaz, yapışkan meyveleri oluşur ve içinde 1-2 adet oval veya köşeli tohumları bulunur.
Yetiştirilmesi: Kuşlar tarafından yenen Ökse meyvesinin artıklarındaki çekirdeğin Ağaç dallarındaki yuvalara yapışması veya dışkısındaki çekirdeklerin dal yapraklarına takılarak canlanması ile çoğalır. Günümüzde tohumları özel olarak ağaçlara insanlar tarafından yerleştirilerek çoğalması sağlanmaktadır. En çok Türkiye, Bulgaristan, Arnavutluk, Bosna ve Türkistan da en yaygın olarak yetiştiği yörelerdir, 20. asrın başında kansere karşı kullanılmaya başlanması ile birlikte Almanya, Fransa ve İsviçre tarafından özel olarak yetiştirilmeye başlanmıştır.
Hasat Zamanı: Ökse otu Mart Nisan aylarında veya Eylül Ekim aylarında toplanır. Meyveleri ayıklanarak atılır. Yaprak ve sapı kurutularak muhafaza edilir. Tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir, Ampuller için ise özel olarak ekstraktı yapılır.
Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Lectinler (Glykoproteinler) Şeker türleri (Galaktozlar veya Asetilgalaktozaminler) ile veya Hücre etrafındaki şeker tabakası ile birleşebilir ve 60.000-125.000 arasında değişen Mal ağırlığına sahip olabilir.
b) Viscotoxinler (Polypeptitler) %0,05-1 arasında olup 10 aminoasitin çeşitli oranlarda birleşerek 46 aminoasitten oluşan zincir meydana gelir. En önemlileri Viscotoxin 2 (Viscotoxin B), Viscotoxin 3 (Viscotoxin A2) ve Viscotoxin 4’ü (Viscotoxin A3) sayabiliriz.
c) Polysakkaritler %10-15 olup bunun %4-5’ini çözülebilen Polysakkaritler %2-2,5 Pektinler ve %5-6’sı Zellulozlardan oluşur.
d) Flavonitler; Quercetinmonometileter, Quercetindimetileter, Quercetintrimetileter, Izorhamnetin, Rhamnazin ve 2-Hidroksi-4-6 dimetoksichalcon-4-O-glikosit ve Sakuranetini sayabiliriz.
e) Triterpenler ve Phtosterollar β-Amyrin, β-Amyrinacetat, Ursoasit, Oleanolasit, β-Sitosterol ve Stigmasterol.
f) Aminler ve Aminoasitler; Histamin, β-Phenyletiamin, Tyramin, Asetilkolin, Propionilkolin ve Aminoasitlerden; L-Alanin, L-Aminobutrikasit, L-Arginin, L-Asparaginasit, L-Glutaminasit, L-Leuhin, L-Lysin, L-Profin, L-Serin, L-Threonin ve L-Tyrosin den oluşur.
Tesir Şekli; Tansiyon düşürücü, damarları açıcı, krampları çözücü, Immun sistemini güçlendirici, urların büyümesi ve yayılmasını önleyici ve iltihapları önleyicidir.
Araştırmalar; 1985’den günümüze kadar 50’nin üzerinde büyük çaplı klinik araştırma ve tedavi denemesi yapılmıştır. Kanserli urların ameliyatla alınmasından sonra Ökse lektini ile derinin altına (Subkutan) veya deri içine (interkutan) veya damardan haftada 2-3 defa iğnelerle tedavi yapılmıştır. Tedavi süresi hastanın durumuna göre 3-12 ay sürmektedir. Bu deneylerden bazıları;
1) Farklı organlarda kanserli urları olan ve erken teşhis edilen ve de ışın ve chemo (kimyasal) tedavi gören 884 hasta üzerinde üç ay Ökse lekini ile Tedavi denemesi yapılmıştır. Bu deney sonucunda hastaların normal günlük yaşama döndükleri ağrı ve sızılarının çok büyük oranda yok olduğu görülmüştür. Ökse lektinin Immun sistemini kuvvetlen-dirdiği, buna Fagositleri (bakterileri ve virüsleri zararsız hale getiren hücreler) ve Interperonları harekete geçirerek sağladığı tespit edilmiştir. Doktorların %79,7, Hastaların %76,5’inin iyi ve çok iyi olarak nitelediği ve de Doktorların %94,3’ünü, Hastaların ise %92,0 yan tesirinin olmadığını beyan etmişlerdir. (Nhp. 7.98.1133 veNhp. 2.99.250 veya Madaus firması)
2) Fareler üzerinde yapılan araştırmalarda Ökse damlasının tansiyonu düşürdüğü tespit edilmiştir. (P.Luterp ve H.Becker 1986)
3) Arlesheimda, Lukas kliniğinde Leroi ve ekibi 1963-1977 yılları arasında 547 Göğüs ameliyatı olan bayanlar üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. 1. gruptakiler hem konvensiyonel ilaçlarla (chemo ve ışın) hem de Ökse Lektini ile tedavi edilirke 2. Gruptakiler sadece konven-siyonel ilaçlarla tedavi edilmişlerdir. 1.gruptakiler hem normal günlük yaşamlarını daha rahat sürdürmüşler hem de daha uzun ömürlü yaşamışlardır. (Geniş bilgi için kliniğe başvurulabilir)
4) Enfeksiyonlar ve Kanser Birimi (UNIC), Kanser Epidemiyoloji Araştırma Programı, Katalan Onkoloji Enstitüsün'den Beatriz Serrano 1 , Silvia de Sanjose 2 , Sara Tous 3 , Beatriz Quiros 4 , Nubia Munoz 5 , Xavier Bosch 6 , Laia Alemany HPV Virülerini ve bu virüsün tetiklediği VULVAR, VAJİNA, YUMURTALIK VE ANAL KANSERLERİ TEDAVİ ettiğini belgelemişlerdir.
5) M. Treban Yüksek Tansiyonu önlediğini ve kalbi güçlendiridği beyan etmiştir.
6) Grosarth ve ekibi (Institut für Präventive Medizin, Europäisches Zentrum für Frieden und Entwicklung Heidelberg) Rahim ağzı, Göğüs ve Meme kanseri tedavi etmiştir.
7) Grossarth ve ekibi Önleyici Tıp Enstitüsü, Heidelberg, Almanya. Rahim Rahm Ağzı ve Yumurtalık kanserini tedavi etmiştir.
8) Piao (Guang An Erkek Hastanesi, Pekin, Çin) ve ekibi Piao BK, Wang YX, Xie GR, Mansmann U, Matthes H, Beuth J, Lin HS. Meme, yumurtalık ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında tamamlayıcı ökse otu özü tedavi etmişlerdir.
9) Bir tanıdığın tam 7 yıldır çocuğu olmadığını ve hemen hemen bütün tanınmış kadın doktorlarına gittiklerini ve herhangi bir çare bula-madıklarını söylediler. Ben Göremeye giderek çevrede yetişen ağaç-lardan ökse otu topladım kuruttum ve bu şahsa gönderdim. Bu şahsı Haziran 1999’da izinde iken gördüm yanında üç çocuk vardı. Sorduğumda Allaha Şükür sana dua ediyoruz dedi. Bende bunu Maria Tereben’in Kitabından okumuş belki faydası olur diye denemiştim. Gökçek İksiri daha etkili 7 yıldır, hem bayandaki peoblemler hewmde erkekteki sperm kalitesinin düşük olması nedneiyle çocukları olmu-yordu. Gökçek İksirini kulanmaya başladıktan 4 ay sonra bayan hamile kaldı.
Kullanılması: Araştırmalara göre; Ökse otu tedavide iki şekilde kullanılır;
a) Kansere karşı ökseotundan elde edilen lekin iğnesi yapılı ve kalp vede yüksek tansiyon anormaliklerine karşı ise çayı veya preparatları kullanılır.
b) Komisyon E’ ye (228nolu 05.12.1984 tarihli) göre kanserli urları ameliyat ettikten sonra tedavide ve eklem iltihaplanmasına karşı kullanılır.
c) Halk arasında; Yüksek tansiyon, damar sertliği, kanama, Beyin kana-ması, Beyine kan hücumu, Baş dönmesi, Sara, Hormon bozukluğu, Kısırlık ve Loğusalıktan sonraki kanamaya karşı kullanılır.
Açıklama; Kanser tedavisinde sadece Ampullerdeki ekstrenin derialtı, deri içi veya damardan iğnesinin yapılması ile olur ki buna paranteral (deri veya damar yoluyla) şekilde tedavi edilir. Ökse ekstresindeki Lectinler, Viscotoxinler ve Polisakkaritler ağız yoluyla alındığında bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmez ve dışarı atılır. Bu nedenle kanser tedavisinde deri veya damar yoluyla tedavi gerekir. Ayrıca kronik yorgunluk, dermansızlık, enfeksiyona karşı dayanıksızlık, Immun zafiyeti, depresyon, baş ağrısı ve Lenf şişmesine karşı kullanılır. Kreimer’ya göre Kanserli organa uygun Ökse türü seçilmelidir. Buna göre; Rahim kanserine Huş ağacı öksesi, Husye kanserine Kavak öksesi, Akciğer kanserine Sarıçam öksesi, Deri kanserine Köknar öksesi, Bağırsak kanserine Kiraz (Yabani kiraz) öksesi, Mide kanserine Yalancı akasya ök-sesi, Göğüs kanserine Elma öksesi, Beyin kanserine Meşe öksesi, Kara-ciğer Pankreas kanserine İsfedan öksesi, Kan kanserine Kestane öksesi. Kanser ne kadar erken teşhis edilirse tedavisi de ona göre kolay olur.
Açıklama; Almanya da 1\5 insanların tüksek tansiyonu vardır ve ancak bunların yarısı yüksek tansiyonlu olduklarını bilirler. Yüksek tansiyon kişide sinirlilik, depresyon, baş ağrısı, baş dönmesi, kalp sıkışması, kalp çarpıntısı, kalp ağrısı, damar sertliği, görme ve duyma bozuklukları, uyu-yamama ve yüzde kızarma gibi haller ortaya çıkabilir. Yanlış beslenme özelliklede hayvansal besinlerde (et, peynir, yumurta, tereyağı ve bun-ların mamulleri) aşırı yeme, alkol, sigara, kahve, siyah çay ve şişmanlık, yağ sindirim bozukluğu, kolesterol ve Trigliserial oranının kanda yüksel-mesi tansiyonu yükseltir. Tanıdığım en az 50 Vietnamlı ile görüştüm, çok yemek yemelerine rağmen 1gram dahi fazlalık hiçbirinde yok, bunu anla-mak çok zor. Onlar peyniri, sucuk, salam ve sosisi Almanya da gör-müşler, fakat yinede yemezler. Et yediklerini fakat haftada 1-2 defa, tereyağı kullandıklarını bununda ancak çok nadiren haftada 1-2 defa ve çok az miktarda olduğunu söylediler. Bende Almanya da ki Türklerin sabah öğle akşam günde 3 defa bu hayvansal besinlerden mutlaka tüket-tiklerin söyledim, doğrusu çok sağlıksız neden diye sordular. Konuştuğum her Türk bana kendisinin, ailesinin, çocuklarının veya akrabalarının hastalıklarından bahsederken, Vietnamlıların hiç de hastalıktan bah-settiklerini duymadım. Şayet bir erkek veya bayan iki üç ay hayvansal besin tüketmez ise kan dolaşımı düzelir, cinsel gücü en az iki katına çıkar, çünkü hücreler, damarlar, bezeler, dokular daha düzenli çalışırlar onları çepeçevre saran artık maddelerden ve (çürut) yağlardan kurtulurlar.
Çay; İnce kıyılmış ökse otundan 1-2 kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml soğuk su konarak 8-12 saat bekletildikten sonra süzülerek içilir. Şayet diğer çaylarla karıştırılarak içilmesi gerekiyorsa önce yukarıdaki gibi ökse otunun çayı hazırlanır (kaynatılmaz) sonra diğer çaylar demlenir ve soğuduktan sonra ökse otunun soğuk demi bu çaya ilave edilir. Ayrıca diğer çaylar gibi haşlanabilirde (Intus) fakat bazı uzmanlar sıcak suyun öksenin birleşimindeki maddelerin yapısını bozabi-leceği kanaatindedirler. Bu nedenle soğuk su (Mazeratsyon) ile hazırlanan demin içilmesi tavsiye edilmektedir.
Çay Harmanlar; Çay harmanları sade çaylara göre daha etkilidir. Çünkü ökse otu yüksek tansiyonu düşürürken Alıç yaprak ve çiçekliği kan dola-şımını düzenleyici, oğul otu kalp çarpıntılarına (sinirsel) etki edici özel-liklere sahiptir.
Gökçek kan dolaşımı ve teskin edici çay;
25g Oğul ot yaprağı
25g Ökse otu
25g Kedi ot kökü
25g Lavanta Çiçeği
Gökçek kalp ve kan dolaşımı çayı;
25g Ökse otu
25g Alıç yaprağı ve çiçeği
25g Biberiye yaprağı
25g Oğul ot yaprağı
Gökçek yüksek tansiyon çayı;
35g Ökse otu
35g Alıç çiçeği
15g Atkuyruğu otu
15g Aslankuyruğu otu
Gökçek Yüksek tansiyona karşı çay;
40g Alıç çiçeği
30g Ökse otu
10g Oğul otu
10g Aslankuyruğu otu
10g Atkuyruğu otu
Gökçek Menopoz rahatsızlıklar çay;
20g Kadın kökü
20g Nane yaprağı
20g Oğul otu
20g Kılıç otu
20g Şerbetçi otu
Gökçek Hafif yüksek tansiyona karşı çay (rahatlatıcı, tansiyon düşürücü, kalbi kuvvetlendirici ve kan dolaşımını düzenleyici);
30g Ökse otu
20g Alıç yaprak ve çiçeği
20g Zeytin yaprağı
10g Oğul otu
10g lavanta çiçeği
10g Kedi ot kökü
Gökçek Hafif yüksek tansiyon çayı (rahatlatıcı, tansiyon düşürücü, kalbi kuvvetlendirici ve kan dolaşımını düzenleyici);
30g Ökse otu
20g Alıç yaprağı ve çiçeği
10g K. Yonca otu
10g Oğul otu
20g Aslan otu
10g Lavanta çiçeği
Gökçek Hafif yüksek tansiyona karşı çay (rahatlatıcı, tansiyon düşürücü, kalbi kuvvetlendirici ve kan dolaşımını düzenleyici);
30g Ökse otu
20g Zeytin yaprağı
20g Alıç yaprak ve çiçeği
10g Oğul otu
10g Kedi ot kökü
10g Aslan otu
Eks; Mart-Nisan veya Eylül-Ekim de Etanol + Su karışımı ile ekstraksiyonu yapılarak ekstresi elde edilir. Ökse ekstresi aynı ökse tentürü gibi kullanılır.
Homeopatide; Ökse otunun yaprak, Sap ve meyvelerinden 100gram (kalın sapları hariç) ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70lik Alkol ilave edilir. Şişe iki günde bir çalkalanır, güneş ışınlarından uzakta, 6-8 hafta muhafaza edilir ve süzülerek Homeopatide <> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 defa 10-15 damla 6-8 hafta süreyle alınır. Şayet gerekli ise 1-2 hafta ara verdikten sonra yine devam edilir.
Hastalığın belirtisi (Semptom);
1) Ani Baş dönmesi.
2) Her türlü kramplı haller.
3) Üzüntülü, ağlamaklı bir hal.
4) Kramplı ağrılı, öksürük, beyazımsı balgamlı ve geceleri nefes darlığı.
5) Boğazda daralma sıkışma.
6) Deride kaşınma ve yanma akşamları ve terleyince sakinleşme.
7) Bayanlarda yumurtalık ağrısı ve erkeklerde kordon ağrısı gibi hallerde ökse tentürü kullanılır.
Yan Tesirleri: Ökse otunun çay, damla, Kapsül şeklinde ağız yoluyla alınan praparatlarında hiçbir yan tesir yoktur, fakat kansere karşı deri veya damardan vurulması gereken iğneler az dozajda başlayıp yavaş yavaş yükselmesi gerekir, aksi halde alerji yapabilir.
Çok Yıllık | 0,3-1m | 3-4 Aylar | Ça,Ho,Na | Otu
Ökse otu, Mistel, Viscum album
Gökçe, Gövelek
Gövelek, Burç
Çekem, Gevele
Familyası: Ökse otugillerden, Mistelgewâchse, Loranthaceae
(Viscaceae)
Drugları: Ökse otu: Visci albi herba
Ökse otunun çatı içilir, Damlası, Ekstresi, kapsülü veya ampulü vede ten-türü yapılır.
Giriş: Ökse otunun bilinen takriben 100 alt türü mevcuttur ve bunları üzerinde yetiştikleri ağaca göre dört önemli grupta toplayabiliriz. Bunlar;
a) Köknar Öksesi; Viscum album ssp. abietis BECK, bu türün meyveleri beyaz, tohumları yeşilimsi, yaprakları geniş mızrak şeklindedir.
b) Çam Öksesi; Viscum album ssp. Laxum Fıek bu Mitsel ayrıca çam Ladin ve Melez çamda da yetişir. Meyvesi sarımsı, tohumları yeşilimsi, yaprakları enine göre 5-6 defa daha uzundur.
c) Yaprak ağaç öksesi; Viscum album ssp. Platyspermum (V.a.ssp. album) bu ökse Armut, Elma, Kayısı, Kiraz gibi Meyve ağaçları ile Huş ağacı ve de Kavakta yatişir.
d) Japon öksesi; V.album. ssp. Coloratum KOM, bu türün meyveleri sarımsı, portakal renklidir. Türkçe Ökse otu denmesinin nedeni yapışkan olan meyvelerinden kuşları yakalamak için bir yapışkan elde edilmesinden, Gökçe diye anılması ise yerde değil Ağaçlar üzerinde yetişmesi nedeni ile böyle anılır. Kanserli organa göre uygun olduğu söylenen ökse otlarının ekstreleri kullanılır. Ökse otu çok eski zamandan beri kullanıla gelmiştir. Tarihte Pilinius Baş dönmesi, Sara ve Urlara, rahibe Hildegard Gut ve Göğüs hastalıklarına, Papaz Kneipp kanamalara ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına karşı kullanmışlardır. Kansere karşı ilk defa Radolf Steiner 1904’de kullanmaya başlamıştır.
Botanik: Çapı 100cm’yi bulabilen oldukça sık çatallaşan bir dal sistemine sahiptir gövdesi ise oldukça kısadır ve buradan ağaçların dalına bitki özünü emmek için kökünü salar. Dalların ucunda karşılıklı iki yaprağı bulunur ve yaprakları oval veya uzun bir yumurta şeklinde kenarları bütün ortada kabarıkça duran damarları bulunur. Dal uçlarında 2-6 adet sarımsı beyaz renkte küçük çiçekleri vardır. Ekim kasım aylarında nohut büyüklüğünde beyaz, yapışkan meyveleri oluşur ve içinde 1-2 adet oval veya köşeli tohumları bulunur.
Yetiştirilmesi: Kuşlar tarafından yenen Ökse meyvesinin artıklarındaki çekirdeğin Ağaç dallarındaki yuvalara yapışması veya dışkısındaki çekirdeklerin dal yapraklarına takılarak canlanması ile çoğalır. Günümüzde tohumları özel olarak ağaçlara insanlar tarafından yerleştirilerek çoğalması sağlanmaktadır. En çok Türkiye, Bulgaristan, Arnavutluk, Bosna ve Türkistan da en yaygın olarak yetiştiği yörelerdir, 20. asrın başında kansere karşı kullanılmaya başlanması ile birlikte Almanya, Fransa ve İsviçre tarafından özel olarak yetiştirilmeye başlanmıştır.
Hasat Zamanı: Ökse otu Mart Nisan aylarında veya Eylül Ekim aylarında toplanır. Meyveleri ayıklanarak atılır. Yaprak ve sapı kurutularak muhafaza edilir. Tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir, Ampuller için ise özel olarak ekstraktı yapılır.
Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Lectinler (Glykoproteinler) Şeker türleri (Galaktozlar veya Asetilgalaktozaminler) ile veya Hücre etrafındaki şeker tabakası ile birleşebilir ve 60.000-125.000 arasında değişen Mal ağırlığına sahip olabilir.
b) Viscotoxinler (Polypeptitler) %0,05-1 arasında olup 10 aminoasitin çeşitli oranlarda birleşerek 46 aminoasitten oluşan zincir meydana gelir. En önemlileri Viscotoxin 2 (Viscotoxin B), Viscotoxin 3 (Viscotoxin A2) ve Viscotoxin 4’ü (Viscotoxin A3) sayabiliriz.
c) Polysakkaritler %10-15 olup bunun %4-5’ini çözülebilen Polysakkaritler %2-2,5 Pektinler ve %5-6’sı Zellulozlardan oluşur.
d) Flavonitler; Quercetinmonometileter, Quercetindimetileter, Quercetintrimetileter, Izorhamnetin, Rhamnazin ve 2-Hidroksi-4-6 dimetoksichalcon-4-O-glikosit ve Sakuranetini sayabiliriz.
e) Triterpenler ve Phtosterollar β-Amyrin, β-Amyrinacetat, Ursoasit, Oleanolasit, β-Sitosterol ve Stigmasterol.
f) Aminler ve Aminoasitler; Histamin, β-Phenyletiamin, Tyramin, Asetilkolin, Propionilkolin ve Aminoasitlerden; L-Alanin, L-Aminobutrikasit, L-Arginin, L-Asparaginasit, L-Glutaminasit, L-Leuhin, L-Lysin, L-Profin, L-Serin, L-Threonin ve L-Tyrosin den oluşur.
Tesir Şekli; Tansiyon düşürücü, damarları açıcı, krampları çözücü, Immun sistemini güçlendirici, urların büyümesi ve yayılmasını önleyici ve iltihapları önleyicidir.
Araştırmalar; 1985’den günümüze kadar 50’nin üzerinde büyük çaplı klinik araştırma ve tedavi denemesi yapılmıştır. Kanserli urların ameliyatla alınmasından sonra Ökse lektini ile derinin altına (Subkutan) veya deri içine (interkutan) veya damardan haftada 2-3 defa iğnelerle tedavi yapılmıştır. Tedavi süresi hastanın durumuna göre 3-12 ay sürmektedir. Bu deneylerden bazıları;
1) Farklı organlarda kanserli urları olan ve erken teşhis edilen ve de ışın ve chemo (kimyasal) tedavi gören 884 hasta üzerinde üç ay Ökse lekini ile Tedavi denemesi yapılmıştır. Bu deney sonucunda hastaların normal günlük yaşama döndükleri ağrı ve sızılarının çok büyük oranda yok olduğu görülmüştür. Ökse lektinin Immun sistemini kuvvetlen-dirdiği, buna Fagositleri (bakterileri ve virüsleri zararsız hale getiren hücreler) ve Interperonları harekete geçirerek sağladığı tespit edilmiştir. Doktorların %79,7, Hastaların %76,5’inin iyi ve çok iyi olarak nitelediği ve de Doktorların %94,3’ünü, Hastaların ise %92,0 yan tesirinin olmadığını beyan etmişlerdir. (Nhp. 7.98.1133 veNhp. 2.99.250 veya Madaus firması)
2) Fareler üzerinde yapılan araştırmalarda Ökse damlasının tansiyonu düşürdüğü tespit edilmiştir. (P.Luterp ve H.Becker 1986)
3) Arlesheimda, Lukas kliniğinde Leroi ve ekibi 1963-1977 yılları arasında 547 Göğüs ameliyatı olan bayanlar üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. 1. gruptakiler hem konvensiyonel ilaçlarla (chemo ve ışın) hem de Ökse Lektini ile tedavi edilirke 2. Gruptakiler sadece konven-siyonel ilaçlarla tedavi edilmişlerdir. 1.gruptakiler hem normal günlük yaşamlarını daha rahat sürdürmüşler hem de daha uzun ömürlü yaşamışlardır. (Geniş bilgi için kliniğe başvurulabilir)
4) Enfeksiyonlar ve Kanser Birimi (UNIC), Kanser Epidemiyoloji Araştırma Programı, Katalan Onkoloji Enstitüsün'den Beatriz Serrano 1 , Silvia de Sanjose 2 , Sara Tous 3 , Beatriz Quiros 4 , Nubia Munoz 5 , Xavier Bosch 6 , Laia Alemany HPV Virülerini ve bu virüsün tetiklediği VULVAR, VAJİNA, YUMURTALIK VE ANAL KANSERLERİ TEDAVİ ettiğini belgelemişlerdir.
5) M. Treban Yüksek Tansiyonu önlediğini ve kalbi güçlendiridği beyan etmiştir.
6) Grosarth ve ekibi (Institut für Präventive Medizin, Europäisches Zentrum für Frieden und Entwicklung Heidelberg) Rahim ağzı, Göğüs ve Meme kanseri tedavi etmiştir.
7) Grossarth ve ekibi Önleyici Tıp Enstitüsü, Heidelberg, Almanya. Rahim Rahm Ağzı ve Yumurtalık kanserini tedavi etmiştir.
8) Piao (Guang An Erkek Hastanesi, Pekin, Çin) ve ekibi Piao BK, Wang YX, Xie GR, Mansmann U, Matthes H, Beuth J, Lin HS. Meme, yumurtalık ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında tamamlayıcı ökse otu özü tedavi etmişlerdir.
9) Bir tanıdığın tam 7 yıldır çocuğu olmadığını ve hemen hemen bütün tanınmış kadın doktorlarına gittiklerini ve herhangi bir çare bula-madıklarını söylediler. Ben Göremeye giderek çevrede yetişen ağaç-lardan ökse otu topladım kuruttum ve bu şahsa gönderdim. Bu şahsı Haziran 1999’da izinde iken gördüm yanında üç çocuk vardı. Sorduğumda Allaha Şükür sana dua ediyoruz dedi. Bende bunu Maria Tereben’in Kitabından okumuş belki faydası olur diye denemiştim. Gökçek İksiri daha etkili 7 yıldır, hem bayandaki peoblemler hewmde erkekteki sperm kalitesinin düşük olması nedneiyle çocukları olmu-yordu. Gökçek İksirini kulanmaya başladıktan 4 ay sonra bayan hamile kaldı.
Kullanılması: Araştırmalara göre; Ökse otu tedavide iki şekilde kullanılır;
a) Kansere karşı ökseotundan elde edilen lekin iğnesi yapılı ve kalp vede yüksek tansiyon anormaliklerine karşı ise çayı veya preparatları kullanılır.
b) Komisyon E’ ye (228nolu 05.12.1984 tarihli) göre kanserli urları ameliyat ettikten sonra tedavide ve eklem iltihaplanmasına karşı kullanılır.
c) Halk arasında; Yüksek tansiyon, damar sertliği, kanama, Beyin kana-ması, Beyine kan hücumu, Baş dönmesi, Sara, Hormon bozukluğu, Kısırlık ve Loğusalıktan sonraki kanamaya karşı kullanılır.
Açıklama; Kanser tedavisinde sadece Ampullerdeki ekstrenin derialtı, deri içi veya damardan iğnesinin yapılması ile olur ki buna paranteral (deri veya damar yoluyla) şekilde tedavi edilir. Ökse ekstresindeki Lectinler, Viscotoxinler ve Polisakkaritler ağız yoluyla alındığında bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmez ve dışarı atılır. Bu nedenle kanser tedavisinde deri veya damar yoluyla tedavi gerekir. Ayrıca kronik yorgunluk, dermansızlık, enfeksiyona karşı dayanıksızlık, Immun zafiyeti, depresyon, baş ağrısı ve Lenf şişmesine karşı kullanılır. Kreimer’ya göre Kanserli organa uygun Ökse türü seçilmelidir. Buna göre; Rahim kanserine Huş ağacı öksesi, Husye kanserine Kavak öksesi, Akciğer kanserine Sarıçam öksesi, Deri kanserine Köknar öksesi, Bağırsak kanserine Kiraz (Yabani kiraz) öksesi, Mide kanserine Yalancı akasya ök-sesi, Göğüs kanserine Elma öksesi, Beyin kanserine Meşe öksesi, Kara-ciğer Pankreas kanserine İsfedan öksesi, Kan kanserine Kestane öksesi. Kanser ne kadar erken teşhis edilirse tedavisi de ona göre kolay olur.
Açıklama; Almanya da 1\5 insanların tüksek tansiyonu vardır ve ancak bunların yarısı yüksek tansiyonlu olduklarını bilirler. Yüksek tansiyon kişide sinirlilik, depresyon, baş ağrısı, baş dönmesi, kalp sıkışması, kalp çarpıntısı, kalp ağrısı, damar sertliği, görme ve duyma bozuklukları, uyu-yamama ve yüzde kızarma gibi haller ortaya çıkabilir. Yanlış beslenme özelliklede hayvansal besinlerde (et, peynir, yumurta, tereyağı ve bun-ların mamulleri) aşırı yeme, alkol, sigara, kahve, siyah çay ve şişmanlık, yağ sindirim bozukluğu, kolesterol ve Trigliserial oranının kanda yüksel-mesi tansiyonu yükseltir. Tanıdığım en az 50 Vietnamlı ile görüştüm, çok yemek yemelerine rağmen 1gram dahi fazlalık hiçbirinde yok, bunu anla-mak çok zor. Onlar peyniri, sucuk, salam ve sosisi Almanya da gör-müşler, fakat yinede yemezler. Et yediklerini fakat haftada 1-2 defa, tereyağı kullandıklarını bununda ancak çok nadiren haftada 1-2 defa ve çok az miktarda olduğunu söylediler. Bende Almanya da ki Türklerin sabah öğle akşam günde 3 defa bu hayvansal besinlerden mutlaka tüket-tiklerin söyledim, doğrusu çok sağlıksız neden diye sordular. Konuştuğum her Türk bana kendisinin, ailesinin, çocuklarının veya akrabalarının hastalıklarından bahsederken, Vietnamlıların hiç de hastalıktan bah-settiklerini duymadım. Şayet bir erkek veya bayan iki üç ay hayvansal besin tüketmez ise kan dolaşımı düzelir, cinsel gücü en az iki katına çıkar, çünkü hücreler, damarlar, bezeler, dokular daha düzenli çalışırlar onları çepeçevre saran artık maddelerden ve (çürut) yağlardan kurtulurlar.
Çay; İnce kıyılmış ökse otundan 1-2 kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml soğuk su konarak 8-12 saat bekletildikten sonra süzülerek içilir. Şayet diğer çaylarla karıştırılarak içilmesi gerekiyorsa önce yukarıdaki gibi ökse otunun çayı hazırlanır (kaynatılmaz) sonra diğer çaylar demlenir ve soğuduktan sonra ökse otunun soğuk demi bu çaya ilave edilir. Ayrıca diğer çaylar gibi haşlanabilirde (Intus) fakat bazı uzmanlar sıcak suyun öksenin birleşimindeki maddelerin yapısını bozabi-leceği kanaatindedirler. Bu nedenle soğuk su (Mazeratsyon) ile hazırlanan demin içilmesi tavsiye edilmektedir.
Çay Harmanlar; Çay harmanları sade çaylara göre daha etkilidir. Çünkü ökse otu yüksek tansiyonu düşürürken Alıç yaprak ve çiçekliği kan dola-şımını düzenleyici, oğul otu kalp çarpıntılarına (sinirsel) etki edici özel-liklere sahiptir.
Gökçek kan dolaşımı ve teskin edici çay;
25g Oğul ot yaprağı
25g Ökse otu
25g Kedi ot kökü
25g Lavanta Çiçeği
Gökçek kalp ve kan dolaşımı çayı;
25g Ökse otu
25g Alıç yaprağı ve çiçeği
25g Biberiye yaprağı
25g Oğul ot yaprağı
Gökçek yüksek tansiyon çayı;
35g Ökse otu
35g Alıç çiçeği
15g Atkuyruğu otu
15g Aslankuyruğu otu
Gökçek Yüksek tansiyona karşı çay;
40g Alıç çiçeği
30g Ökse otu
10g Oğul otu
10g Aslankuyruğu otu
10g Atkuyruğu otu
Gökçek Menopoz rahatsızlıklar çay;
20g Kadın kökü
20g Nane yaprağı
20g Oğul otu
20g Kılıç otu
20g Şerbetçi otu
Gökçek Hafif yüksek tansiyona karşı çay (rahatlatıcı, tansiyon düşürücü, kalbi kuvvetlendirici ve kan dolaşımını düzenleyici);
30g Ökse otu
20g Alıç yaprak ve çiçeği
20g Zeytin yaprağı
10g Oğul otu
10g lavanta çiçeği
10g Kedi ot kökü
Gökçek Hafif yüksek tansiyon çayı (rahatlatıcı, tansiyon düşürücü, kalbi kuvvetlendirici ve kan dolaşımını düzenleyici);
30g Ökse otu
20g Alıç yaprağı ve çiçeği
10g K. Yonca otu
10g Oğul otu
20g Aslan otu
10g Lavanta çiçeği
Gökçek Hafif yüksek tansiyona karşı çay (rahatlatıcı, tansiyon düşürücü, kalbi kuvvetlendirici ve kan dolaşımını düzenleyici);
30g Ökse otu
20g Zeytin yaprağı
20g Alıç yaprak ve çiçeği
10g Oğul otu
10g Kedi ot kökü
10g Aslan otu
Eks; Mart-Nisan veya Eylül-Ekim de Etanol + Su karışımı ile ekstraksiyonu yapılarak ekstresi elde edilir. Ökse ekstresi aynı ökse tentürü gibi kullanılır.
Homeopatide; Ökse otunun yaprak, Sap ve meyvelerinden 100gram (kalın sapları hariç) ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70lik Alkol ilave edilir. Şişe iki günde bir çalkalanır, güneş ışınlarından uzakta, 6-8 hafta muhafaza edilir ve süzülerek Homeopatide <
Hastalığın belirtisi (Semptom);
1) Ani Baş dönmesi.
2) Her türlü kramplı haller.
3) Üzüntülü, ağlamaklı bir hal.
4) Kramplı ağrılı, öksürük, beyazımsı balgamlı ve geceleri nefes darlığı.
5) Boğazda daralma sıkışma.
6) Deride kaşınma ve yanma akşamları ve terleyince sakinleşme.
7) Bayanlarda yumurtalık ağrısı ve erkeklerde kordon ağrısı gibi hallerde ökse tentürü kullanılır.
Yan Tesirleri: Ökse otunun çay, damla, Kapsül şeklinde ağız yoluyla alınan praparatlarında hiçbir yan tesir yoktur, fakat kansere karşı deri veya damardan vurulması gereken iğneler az dozajda başlayıp yavaş yavaş yükselmesi gerekir, aksi halde alerji yapabilir.

oc18 (20060919) 2006.


























Yorum yap