Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Yalancı İğde, Yabani İğde, Deniz topalak, Deniz İğnesi, Hippophae rhamnoides

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Yalancı İğde, Yabani İğde, Deniz topalak, Deniz İğnesi, Hippophae rhamnoides

    Yalancı İğde, Yabani İğde, Hippophae rhamnoides

    Dr. Mehmet Öz yabani iğdenin faydalarını anlattı!

    Prof. Dr. Mehmet Öz, Omega7 kaynağı olan yabani iğdenin sağlığa yararını, ABD’deki TV programında anlattı.

    Prof. Dr. Öz, yabani iğdenin meyvesi kullanılarak elde edilen Omega 7 ekstresinin, içilmesi ya da cilde sürülmesi halinde, antioksidan özelliği sayesinde cilt üzerindeki problemleri ve kırışıklıkları giderdiğini, bağırsak duvarını güçlendirip sindirimi kolaylaştırdığını ve zararlı olan yağların depolanmasını engelleyerek, kilo kontrolüne yardımcı olduğunu söyledi. Doğadaki tek Omega 7 kaynağı olma özelliği olan ve meyve olarak ise hemen hemen hiç tüketilmeyen yabani iğdenin, başta Uzakdoğu ülkeleri olmak üzere, asırlardır egzama, güneş yanığı ve farklı yanık türleri, dermatit, yara ve iltihapların bitkisel olarak tedavi edilmesinde, çok yararlı olduğu biliniyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, Omega 7’nin, yüksek besin değeri ve fazla miktarda doğal kimyasal içeriği olması nedeniyle ile hücre zarının fiziksel ve duygusal stresten mahfazasında önemli etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Omega 7, vücudun Collagen üretiminin artırmasına da yardımcı oliyor. Bu sayede cildin uzun yıllar sonunda esnekliğini kaybederek kırışmasını engelliyor ve cilde esneklik katarak kırışıklıkları da gideriyor. Palmitoleik asit, cilt yağ tabakasının bir bileşeni olduğundan dolayı, hücre dokusu ve yara iyileşmesine yarar sağlayan ve deriye doğrudan uygulanabilen bir mucize olduğunu belirtiyor. Ayrıca, Rus kozmonotların uzayda yolculuklarında güneş radyasyonun kötü etkilerinden korunmak için, Omega 7’nin doğal kaynağı olan yabani iğde meyvelerini yediklerini ve yabani iğde yağlarını kremlerinde kullandıkları bildiriliyor. Modern tıbbın dünyaca ünlü isimlerinden Prof. Dr. Mehmet Öz de, yabani iğdeyi, bünyesindeki Omega 7 asidi sebebiyle “bulunması biraz zor ama sağlık açısından mucizevi bir meyve” olarak tanımlıyor.

    ABD’de yayımlanan sağlık programında konuklarına yabani iğdeyi tattıran Prof. Dr. Öz, “Yabani iğdenin Omega 7 deposu olan yağını ya da Omega 7 kapsülü, nemlendirici olarak günde bir kez cilde sürülerek kullanıldığında, serbest radikalleri muhafaza altına aldığı ve cildin nemini fazlalaştırdığı için, sağlıklı bir cilde kavuşmanıza vesile oluyor. Ayrıca kırışıklıkları düzelterek, cildi daha genç güzel bir görünüme kavuşturuyor” diyor. ABD’de yayımlanan sağlık programında konuklarına yabani iğdeyi tattıran Prof. Dr. Öz, “Yabani iğdenin Omega 7 deposu olan yağını ya da Omega 7 kapsülü, nemlendirici olarak günde bir kez cilde sürülerek kullanıldığında, serbest radikalleri muhafaza altına aldığı ve cildin nemini fazlalaştırdığı için, sağlıklı bir cilde kavuşmanıza vesile oluyor. Ayrıca kırışıklıkları düzelterek, cildi daha genç güzel bir görünüme kavuşturuyor” diyor.

    Fareler üzerinde yapılan bir deneyde, aynı şekilde beslenen iki denekten birinin fazlaca kilo alıp, kalp ve şeker hastalıkları gösterdiğini, yabani iğde meyvesi verilen deneğin kilo almadığını ve kalp şeker hastalıkları ortaya ortaya çıkmadığını anlatan Prof. Dr. Öz, “İnsanlar için de durum aynı. Omega 7 gereksiz olan yağların vücutta depolanmasını önlemek için vücuda faydalı uyarıda bulunuyor ve kilo alınmasını engelliyor” şeklinde konuşuyor. Japonya’da yapılan bilimsel araştırmalar da, Omega 7’nin, yağ eritmenin yanında, yeniden yağlanmama konusunda da faydalar gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu mucizevi bitki, aynı zamanda metabolizmayı olumlu yönde hızlandırarak, vücudun insülin hassasiyetini artırıyor. Böylece vücut glikozu yağ olarak depolamıyor, enerjiye dönüştürüyor ve kilo kontrolü kolaylaşıyor.





  • #2
    Yabani iğde birçok hastalığa iyi geliyor


    Medipol Mega Üniversite Hastanesi Uzm. Dr. Yegane Özcan, "Doğadaki tek Omega 7 kaynağı sarı şifa yabani iğde meyvesi, Doğu Asya, Çin, Tibet tıbbı ve Antik Yunan’da iyileştirici özelliği nedeniyle ilaç olarak kullanılıyordu" dedi.
    İSTANBUL (AA) - Medipol Mega Üniversite Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Bölümü’nden Uzm. Dr. Yegane Özcan, 'Doğadaki tek Omega 7 kaynağı sarı şifa yabani iğde meyvesi, Doğu Asya, Çin, Tibet tıbbı ve Antik Yunan’da iyileştirici özelliği nedeniyle ilaç olarak kullanılıyordu. İçindeki C vitamini turunçgillerden fazla olan iğdenin yağı da birçok hastalığa iyi geliyor.' ifadelerini kullandı.

    Hastaneden yapılan açıklamaya göre, Medipol Mega Üniversite Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Bölümü’nden Uzm. Dr. Yegane Özcan, Latince adı Hippophae rhamnoides olan ve iğdegillere ait bir bitki olan yalancı iğde, yer iğdesi ve çıçırgan otu gibi birçok farklı isimle bilinen yabani iğde hakkında bilgi verdi.

    Yabani iğde meyvesinin faydalarını anlatan Özcan, 'Antiviral ve bağışıklık sistemi güçlendirici özelliğinin yanı sıra gribal enfeksiyon tedavisinde de kullanılıyor. Anti-inflamatuar etkiye sahip olan yabani iğde meyvesi, A ve E vitaminleri sayesinde yara iyileşmesini destekliyor. Sadece dokuları güçlendirmekle kalmayıp aynı zamanda metabolizmayı da dengeliyor. Yabani iğde meyvesinin düzenli tüketimi serotonin üretimini arttırarak depresif ruh halini de düzeltiyor.' açıklamalarını yaptı.

    Özcan, 'Doğadaki tek Omega 7 kaynağı sarı şifa yabani iğde meyvesi, Doğu Asya, Çin, Tibet tıbbı ve Antik Yunan’da iyileştirici özelliği nedeniyle ilaç olarak kullanılıyordu. İçindeki C vitamini turunçgillerden fazla olan iğdenin yağı da birçok hastalığa iyi geliyor. Potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, bor, fosfor, amino asitler, karotenoidler ve flavonoidler açısından zengin olan yabani iğde, A, C, B1, B2, B3, B6, B9, E, PP, N vitaminlerini de barındırıyor.' bilgilerini verdi.

    - Günde 100 gram yiyerek iştahınızı kontrol edin

    Kilo vermek için tüketilen düşük kalorili gıdaların vücudu vitamin ve minerallerden mahrum bırakabildiğine dikkati çeken Özcan, 'Bu durum için çeşitli vitamin ve mineral takviyeleri için ihtiyaç doğuyor, halbuki bu açığı tamamen doğal yoldan kapatmak için sadece günlük 100 gr yabani iğde meyvesine ihtiyacınız var. Yabani iğdenin 100 gramında sadece 52 kalori var. Meyvelerden elde edilen yabani iğde yağı iştahı da önemli ölçüde azaltır.' ifadelerini kullandı. Japonya’da yabani iğde içerikli enerji içeceklerinin üretildiğini de anlatan Özcan, bu doğal enerji içeceğin spor yapanlar için de iyi bir enerji kaynağı olduğunu dile getirdi.

    İğde meyvesinin yağında Omega 7, Omega 3, Omega 6 ve Omega 9 yağ asitlerinin bol miktarda bulunduğunu söyleyen Özcan, yabani iğde yağının faydaları hakkında şunları aktardı:

    'Yabani iğde meyvesinden elde edilen yağ kandaki kolesterol miktarını düşürür, özellikle sindirim sisteminin onkoloji hastalıklarının tedavisini destekler. Yanık yaralarına önemli ölçüde iyileştirici etkisi var. Kalp fonksiyonlarını desteklemeye ve diyabete karşı korumaya yardımcı olur. Bağışıklığı zayıf olan kişiler için çok faydalıdır. E vitamini açısından diğer meyvelere kıyasla ilk sırada yer alan yabani iğde meyvesi ve yağı yaşlılığa bağlı hastalıklarla savaşmak için çok önemli etkiye sahip. Cinsel sağlık üzerinde olumlu etkisi bilinen E vitamini, yumurta döllenmesinin yanı sıra embriyo ve fetüsün gelişimine katkıda bulunuyor.'

    Özcan, Antik Çin’de uzun ömür çayı olarak adlandırılan yabani iğde meyvesi çayının tarifini paylaşarak, 'Özellikle kış aylarında soğuk algınlığında içinizi ısıtacak şifa kaynağı çay, 150 gr yabani iğde meyvesi, 2 yemek kaşığı siyah çay yaprağı, 1 tatlı kaşığı çiçek balını 600 ml kaynar suya katarak hazırlanıyor. İyice yıkanmış ve ayıklanmış 100 gr meyveler püre kıvamına getirilir. Demliğe meyve püresi, kalan tüm meyveler ve siyah çay konulur. Üzerine kaynar su ilave edilir ve 7-10 dakika demlenir. Fincana 1 tatlı kaşığı bal koyup üzerine demlenmiş çayı ilave edin.' ifadelerine yer verdi.

    Yorum yap


    • #3
      Hippophae rhamnoides , Staphylococcus aureus'un keratinosit enfeksiyonuna karşı gen ekspresyon profillerine aracılık eder


      Moleküler Biyoloji Raporları Ses 48 , sayfalar1409–1422 ( 2021 ) Bu makaleye alıntı yapınSoyut

      Staphylococcus aureus , bakteriyel keratit, foliküller, sedef hastalığı, selülit ve atopik dermatit gibi çok çeşitli cilt hastalıklarına neden olur. Bu çalışma, S. aureus aracılı moleküler modülasyonu ve HR'nin S. aureus'un keratinositlerdeki zararlı etkisini tersine çevirmedeki etkisini araştırmayı amaçlamaktadır . İnsan keratinosit (HaCaT) hücreleri, %10 fetal sığır serumu (FBS) ve %1 penisilin/streptomisin ile desteklenmiş DMEM'de kültürlendi. Alt kültürler üç şişeye bölündü: S. aureus ve ekstrakt içermeyen kontrol (C), S. aureus enfekte (SA) ve S. aureusenfekte hücreler ve özü (SE). RNA izole edildi ve mikrodizi analizi yapıldı. Verilere, GO işlevsel analizi ve DAVID işlevsel açıklama kullanılarak açıklama eklendi. Her karşılaştırma grubu için, önemli problar, kat değişimi ile önemli kesmede (P < 0.05 ve/veya > iki kat değişim) filtrelenmiştir. SA'ya karşı kontrol, SE'ye karşı kontrol ve SE'ye karşı SA için sırasıyla 204, 9369, 9900 problar filtrelendi. SA'ya karşı kontrolde, TNF sinyali, NOD benzeri reseptör ve kemokin reseptörü sinyal yolakları, CCL2, CCL20 ve BIRC3 gibi anahtar genlerle yukarı doğru düzenlenmiştir. SE'ye karşı SA, bir dizi önemli genin önemli ekspresyon varyasyonlarını gösterdi. IL'ler, TNF'ler, TGF'ler, IFN'ler, FGF'ler, MAPK'ler, MMP'ler, kaspazlar ve Wnt'ler ile ilişkili moleküler yollar ya yukarı ya da aşağı doğru düzenlenmiştir. Bu etki özüt tarafından tersine çevrildi, muhtemelen çeşitli proinflamatuar sitokinleri ve apoptotik yolakları aşağı regüle ederek. Araştırmamız gösteriyor kiS. aureus , görünüşe göre HR özü ile tersine çevrilen çeşitli anahtar genlerin düzenlenmesi üzerinde olumsuz bir etki ekler.

      Yorum yap


      • #4
        Isorhamnetin: Farmakolojik etkilerin gözden geçirilmesi

        Yazar bağlantıları bindirme panelini açar Gang Gong a b 1Ying-Yun Guan c 1Zhong-Lin Zhang dKhalid Rahman veSu-Juan Wang fShuang Zhou gXin Luan veHong Zhang a b

        Öne Çıkanlar
        • İzorhamnetinin farmakolojik etkileri kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmiştir. • Isorhamnetin esas olarak Hippophae rhamnoides ve GinkgoHippophae rhamnoides Ginkgo biloba • Isorhamnetin, kardiyo-serebral damarları ve sinirleri korur. • İzorhamnetinin etki mekanizmasına ilişkin araştırmalar sınırlıdır. • İzorhamnetin hedefiyle ilgili araştırma eksik.

        Soyut
        Isorhamnetin, Hippophae rhamnoides L.'nin meyvelerinde ve Ginkgo biloba'nın yapraklarında bulunan en önemli aktif maddelerden biridir.Kapsamlı farmakolojik aktivitelere sahip olan L.. Şu anda, kardiyovasküler ve serebrovasküler koruma, anti-tümör, anti-inflamatuar, anti-oksidasyon, organ koruması, obezitenin önlenmesi vb. etkileri olan isorhamnetin hakkında çok sayıda araştırma yapılmıştır. İlgili mekanizmalar PI3K'nın düzenlenmesini içerir. /AKT/PKB, NF-KB, MAPK ve diğer sinyal yollarının yanı sıra ilgili sitokin ve kinazların ifadesi. Isorhamnetin'in geliştirme ve uygulama değeri yüksektir. Bununla birlikte, etki mekanizmasına ilişkin araştırmalar sınırlıdır ve ayrıntılı bilimsel doğrulamadan yoksundur. El yazması, isorhamnetinin farmakolojik etkilerini ve tıbbi özelliklerinin daha da geliştirilmesi için ilgili etki mekanizmalarını gözden geçirdi.

        grafik soyut
        1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (173KB)
        2. İndir : Tam boyutlu resmi indir
        Kısaltmalar

        NF-KB nükleer faktör-κB
        PI3K fosfatidilinositol 3-kinaz
        PKB/AKT protein kinaz B
        HARİTA mitojenle aktive olan protein kinazlar
        HO-1 hem oksijenaz
        Nrf2 nükleer faktör eritroid-2 ile ilgili faktör 2
        ARE antioksidan tepki elemanı
        VSMC damar düz kas hücreleri
        öküz-LDL oksitlenmiş düşük yoğunluklu lipoprotein
        HDL yüksek yoğunluklu lipoprotein
        VLDL çok düşük yoğunluklu lipoprotein
        LDL Düşük yoğunluklu lipoprotein
        IP3 inositol 1, 4, 5-trifosfat
        NUMARA netrojen monoksit
        FAS tümör nekroz faktörü reseptör süper ailesi, üye 6
        FASL FAS ligandı
        LDH laktat dehidrogenaz
        CFb kalp fibroblastı
        İngilizce anjiyotensin II
        TGF-β dönüştürücü büyüme faktörü-β
        Smad anneler dekapentaplejiye karşı
        Aβ amiloid β-proteini
        AD Alzheimer hastalığı
        BDNF Beyinden türetilen nörotrofik faktör
        VDC voltaja bağlı kalsiyum kanalı
        ÇHC reseptörle çalışan kalsiyum kanalları
        GK guanilat siklaz
        GMP siklik guanozin monofosfat
        PGI2 prostasiklin 2
        ATP adenozin trifosfat
        COX siklooksijenaz
        ADP adenozin difosfat
        PAF trombosit aktive edici faktör
        RBC Kırmızı kan hücreleri
        GLUT-4 glikoz taşıyıcı tip 4
        JAK Janus kinazı
        STAT sinyal dönüştürücü ve transkripsiyon aktivatörü
        PMOP menopoz sonrası osteoporoz
        RÜTBE NF-KB'nin reseptör aktivatörü
        SIRALAMA RANK ligandı
        NFATc1 aktive edilmiş T hücrelerinin nükleer faktörü 1
        TUZAK KURMAK tartrat asit fosfataz
        OPG osteoprotegerin
        OK osteokalsin
        ERK hücre dışı regüle protein kinazlar
        P38 protein 38
        JNK c-Jun N-terminal kinaz
        MEK mitojenle aktive olan protein kinaz kinaz
        RAS sıçan sarkomu
        Bcl-2 B hücreli lenfoma-2
        Bax Bcl-2 ile ilişkili X proteini
        PANC-1 pankreas kanseri hücre hattı
        ATM ataksi-telanjiektazi mutasyonu
        CHK2 kontrol noktası kinaz 2
        AST aspartat transaminaz
        ALT alanin aminotransfeaz
        ALİ akut akciğer hasarı
        LPS lipopolisakkarit
        iBa nükleer faktör-κB inhibitörü
        PXR progestasyonel hormon X reseptörü
        IBD enflamatuar barsak hastalığı
        TLR4 Toll benzeri reseptörler 4
        TNF-α tümör nekroz faktörü-α
        IL interlökin
        iNOS indüklenebilir nitrik oksit sentaz
        SMA düz kas aktin
        EMT epitelyal mezenkimal dönüşüm
        ERS endoplazmik retikulum stresi
        PKCε protein kinaz C ε
        IFN-y interferon-y
        DPPH 1,1-difenil-2-pikrilhidrazil
        ABTS diamonyum 2, 2'-azino-bis(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonat)
        RPE retina pigment epiteli
        HIF-1α hipoksi ile indüklenebilir faktör 1α
        GSH glutatyon
        MPO miyeloperoksidaz
        AKI Akut böbrek hasarı
        kızılötesi iskemi reperfüzyonu
        AMPK adenosin 5'-monofosfatla aktive olan protein kinaz
        CAMKK2 rekombinant kalsiyum/kalmodulin bağımlı protein kinaz kinaz 2
        AA arakidonik asit
        HSC hepatik yıldız hücreleri
        PAI-1 plazminojen Aktivatör İnhibitör 1
        PPAR peroksizom proliferatörleri ile aktive olan reseptörler
        ConA konkanavalin A
        AFH akut fulminan hepatit
        APAP parasetamol
        XO ksantin oksidaz
        Birleşik Arap Emirlikleri ürik asit
        MFS Miaoyao Fanggan poşeti
        DC'ler dentritik hücreler
        BMDC'ler kemik iliği kaynaklı dendritik hücreler
        CD kostimülatör moleküller
        CCR7 kemokin reseptörü 7
        hla alfa hemolizin
        S. aureus stafilokok aureus
        PGE2 prostaglandin E2
        HETE hidroksiyeikosatetraenoik asit
        5-HT 5-hidroksitriptamin
        SDTNBI altyapı-ilaç-hedef ağ tabanlı çıkarım
        MC1R melanokortin reseptörü 1
        MITF mikroftalmi ilişkili transkripsiyon faktörü
        TYR tirozinaz
        TYRP1 tirozinaz ile ilgili protein 1
        DCT dopakrom tautomeraz
        PPARA peroksizom proliferatif aktive reseptör alfa
        PPARD peroksizom proliferatif aktive reseptör deltası
        PPARG peroksizom proliferatif aktive reseptör gama
        ALOX12 araşidonat 12-lipoksijenaz
        ALOX15 araşidonat 15-lipoksijenaz
        CBR1 karbonil redüktaz 1
        OFI opuntia ficus-indica
        NAFLD alkolden bağımsız karaciğer yağlanması
        UV ultraviyole

        anahtar kelimeler
        isorhamnetin
        flavonoidler
        Etki
        mekanizma
        terapi 1 . giriiş


        Son birkaç yılda, terapötik alanda bitki kaynaklı ilaçların kullanımı önemli ölçüde artmıştır. Bitkilerde çoğu tıbbi özellik gösteren yaklaşık 4000 flavonoid vardır [ 1 ]. Bir flavonoid bileşik olan isorhamnetin, Hippophae rhamnoides L. ( Şekil 1 ), Ginkgo biloba L. ( Şekil 2 ) ve diğer bitkilerin [ 2 ] yapraklarında, çiçeklerinde ve meyvelerinde bulunur. Hippophae rhamnoides'in meyveleri , dalağı canlandırma ve yiyecekleri ortadan kaldırma, öksürük ve balgamı giderme, kan dolaşımını teşvik etme ve kan stazını giderme gibi geleneksel etkinliğe sahiptir. Ginkgo biloba'nın yapraklarıKan dolaşımını aktive etme ve kan stazını ortadan kaldırma, teminatları tarama ve ağrıyı giderme, akciğeri sıkıştırma ve astımı giderme ve bulanıklığı ve lipidi azaltma gibi geleneksel etkinliğe sahiptir. Isorhamnetin, Hippophae rhamnoides'in meyvelerinde ve Ginkgo biloba'nın yapraklarında bulunan en önemli aktif maddelerden biridir . Şekil 3 , kardiyovasküler koruma, anti-inflamasyon, anti-tümör, anti-oksidasyon, anti-bakteriyel ve anti-virüs gibi geniş bir farmakolojik etki yelpazesine sahip olan Isorhamnetin'in kimyasal yapısını göstermektedir [ 2 ].
        1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (354KB)
        2. İndir : Tam boyutlu resmi indir




        Şekil 1 . Hippophae rhamnoides L.
        1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (306KB)
        2. İndir : Tam boyutlu resmi indir



        Şekil 2 . Ginkgo biloba L.
        1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (65KB)
        2. İndir : Tam boyutlu resmi indir

        Şekil 3 . İzorhamnetinin kimyasal yapısı .
        Çalışmalar, isorhamnetinin kardiyovasküler hastalıklar [ 3 ] ve çeşitli tümörler [ 4 ] üzerinde çok çeşitli farmakolojik etkileri olduğunu ve Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıkları [ 5 ] önleme potansiyeline sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca hiperürisemiye [ 6 ] ve pulmoner fibrozise [ 7 ] karşı farmakodinamiğe sahiptir. İzorhamnetinin farmakolojik etkileri, NF-κB, PI3K/AKT, MAPK ve diğer sinyal yollarının düzenlenmesi ve bunların aşağı akış faktörleri ile ilgilidir. İzorhamnetinin farmakolojik etkisi ve mekanizması şu anda önemli bir araştırma alanıdır.

        İzorhamnetinin H9C2 kardiyomiyositleri [ 8 ] ve fare primer hepatositleri [ 9 ] için sitotoksik olduğu ve HepG2 hücrelerinde [ 10 ] DNA hasarını indüklediği bildirilmiştir . Bununla birlikte, isorhamnetinin toksikolojisine ilişkin mevcut çalışmalar sınırlıdır ve daha fazla araştırma yapılması garanti edilmektedir.

        2 . Kardiyo-serebrovasküler ve sinir koruması

        Kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalıklar artıyor ve tüm dünyadaki uluslara önemli ekonomik yük getiriyor. Kardiyovasküler hastalıklar daha ciddi hastalıkları ortaya çıkarma eğilimindedir. Örneğin, ateroskleroz miyokardiyal fibrozise yol açar ve yavaş yavaş kalp yetmezliğine dönüşür. Isorhamnetin, anti-ateroskleroz, endotel hücrelerinin korunması, anti-miyokardiyal iskemi, anti-hipotansiyon, anti-hipoglisemi ve anti-tromboz gibi kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalıklar üzerinde çok çeşitli önleyici ve tedavi edici etkilere sahiptir. İzorhamnetinin kardiyovasküler sistem üzerindeki koruyucu etkileri, antioksidasyon, anti-inflamasyon ve anti-apoptoz özellikleri ile neredeyse ilişkilidir. Ek olarak, isorhamnetin ayrıca sinir fonksiyonunu iyileştirebilir, biliş ve hafızayı geliştirebilir ve nörodejeneratif bozuklukları önleyebilir ve tedavi edebilir.Tablo 1 , isorhamnetinin kardiyovasküler ve serebrovasküler ve sinir sistemi hastalıkları üzerindeki etkilerini listeler. İlgili mekanizmalar, deneysel modeller ve etkili dozajlar da Tablo 1'de gösterilmektedir . Isorhamnetin, PI3K/AKT ve NF-κB sinyal yollarını etkileyerek kardiyovasküler hücreleri inflamasyona, oksidatif hasara ve apoptoza karşı koruyabilir. Şekil 4 , isorhamnetinin kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalıklara karşı etki mekanizmasını göstermektedir.

        Tablo 1 . İzorhamnetinin kardiyo-serebrovasküler ve sinir sistemi hastalıklarına etkisi ve ilgili mekanizma.
        THP-1; Yüksek yağlı diyet ve ApoE-/-farelerle beslenen C57BL/6 J fareleri In vitro (5, 10, 20 μm),
        In vivo 20 mg/kg, ig
        Makrofajların apoptozunu azaltmak P13 K/AKT yolunun aktivasyonu [ 15 ]
        Erkek C57B/L6 J farelerinin aortik bağlanması Canlı organizmada
        100 mg/kg/gün
        Anjiyotensin II kaynaklı kardiyomiyosit hipertrofisini azaltın. PI3K-AKT sinyal iletim yolunun inhibisyonu [ 16 ]
        H2O2 tarafından uyarılan H9C2 kardiyomiyositleri In vitro
        5, 10, 15, 20 µmol/L
        apoptozu inhibe etmek Mitokondrinin apoptoz yolu ve Nrf2/ARE sinyal yolunun aktivasyonu üzerindeki etkisi [ 8 ]
        H9C2 miyokardiyal hücre hipoksisi/ reoksijenasyon modeli In vitro
        3,6,12, 25, 50μM
        Apoptozu inhibe etme, antioksidasyon SIRT1, Nrf2 ve HO-1'in yukarı regülasyonu [ 18 ]
        Yenidoğan sıçan kardiyomiyositlerinin hipoksi / reoksidasyon modeli In vitro
        10, 20, 40, 60μm
        apoptozu inhibe etmek SIRT1'in yukarı regülasyonu, sitokrom c salınımının azaltılması ve aktif oksijen üretiminin azaltılması [ 17 ]
        İnsan damar düz kas hücresi In vitro
        200, 100, 50, 1 µmol/L
        Vasküler düz kas proliferasyonunun ve kollajen sentezinin inhibisyonu Tanımsız [ 19 ]
        H 2 O 2 tarafından uyarılan insan göbek damarı endotel hücre hattı In vitro
        22.8, 11.4 ve 5.7mug/ ml
        IP3'e duyarlı kalsiyum havuzundan kalsiyum salınımını engeller Tanımsız [ 21 ]
        İnsan göbek damarı endotel hücre hattı In vitro
        0,02, 0,2, 2 mmol/L
        apoptozu inhibe etmek LOX-1-NO- Miton-Caspase-3 Yolu ile Etkileşim [ 22 ]
        İnsan beyni mikrovasküler endotel hücreleri In vitro
        10–100 µmol/L
        apoptozun inhibisyonu FAS / FASL ifadesinin inhibisyonu ve NF-κB nükleer translokasyonu [ 23 ]
        Neonatal SD sıçan ventriküler miyosit iskemisi/reperfüzyon modeli in vitro
        4μM
        apoptozun inhibisyonu Tanımsız [ 24 ]
        Ang II tarafından indüklenen kardiyak fibroblast fibrozunun sıçan modeli In vitro
        10 − 4 , 10 - 5 , 10 - 6 mol/L
        Cfb proliferasyonunun ve kollajen sentezinin inhibisyonu Tanımsız [ 25 ]
        Erkek Wistar sıçanlarında 45 mg/kg vermectin intraperitoneal enjeksiyonu in vivo
        30 mg/kg, po
        Diyabetik sıçanlarda miyokardiyal kollajen birikimi ve fibrozisin remisyonu Kardiyak TGF-β/Smad sinyal yolunun inhibisyonu [ 26 ]
        Farelerde deneysel serebral apopleksi modeli Canlı organizmada
        1 mg/mL
        Kan-beyin bariyerinin iyileştirilmesi, antioksidasyon ve anti-inflamasyon Tanımsız [ 27 ]
        PC12 hücreleri In vitro
        1, 3, 10μM
        proliferasyon indüksiyonu Tanımsız
        İnsan nöroblastomunun SH-SY5Y hücreleri in vitro
        0.1–25 μM
        Anti-amiloid β-proteini SH-SY5Y'yi öldürür Tanımsız [ 29 ]
        Erkek albino farelerde karın içi skopolamin enjeksiyonu (3 mg/kg) In vivo
        1, 5, 50 mg/ kg, po
        Antioksidan savunma sisteminin, kolinerjik sinir iletiminin ve sinaptik plastisitenin geliştirilmesi Prefrontal korteks ve hipokampusta glutatyon seviyesi, süperoksit dismutaz ve katalaz aktivitesinin artması [ 5 ]
        Asetilkolinesteraz aktivitesinin mikroplaka analizi Laboratuvar ortamında anti-asetilkolinesteraz Asetilkolinesterazın aktif bölgesine bağlanma, asetilkolinesterazın aktivitesini azaltır. [ 30 ]
        Tavşan aortik vasküler düz kas hücreleri; Spontan Hipertansif Sıçanlarda ve Wistar-Kyoto Sıçanlarında Vasküler Düz Kas Hücreleri In vitro
        10 −6 ∼10 -4 mol/L
        Voltaj bağımlı ve manipüle edilmiş kalsiyum kanallarının inhibisyonu ve hücre içi Ga 2+ konsantrasyonunun azaltılması Tanımsız [ 32 , 33 ]
        Sıçanların izole torasik ve abdominal aortları In vitro
        3 × 10 -6 , 3 × 10 -5 , 3 × 10 -4 M
        Seçici diyastolik direnç damarı Tanımsız [ 34 ]
        İzole sıçan torasik aort halkaları In vitro
        1∼100 μmol/L
        diyastolik kan damarı NO/GC/cGMP yolunun ve siklooksijenaz yolunun aktivasyonu [ 35 ]
        Sağlıklı gönüllülerde trombosit In vitro
        1, 10, 100 µmol/L
        ADP ve PAF tarafından indüklenen trombosit agregasyonunun inhibisyonu Tanımsız [ 37 ]
        Sıçan L6 miyoblastları ve erkek ICR fareleri İn vitro 10 −2 ∼10 4 nM
        İn vivo
        10, 100, 1000 mg/kg
        Kas hücrelerinde glikoz alımının teşvik edilmesi JAK2/STAT yolunun aktivasyonu ve GLUT4 translokasyonunun desteklenmesi [ 40 ]
        1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (646KB)
        2. İndir : Tam boyutlu resmi indir

        Şekil 4 . İzorhamnetinin kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalıklara karşı etki mekanizması . Şekile göre isorhamnetinin PI3K/AKT gibi farklı sinyal yolaklarını düzenleyerek kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalıklarda rol oynadığı bilinmektedir. (↑: Aktivasyon veya yukarı regülasyonu işaret eder; ⊥: İnhibisyonu veya aşağı regülasyonu işaret eder.).

        2.1 . anti-ateroskleroz

        Endojen bir sitoprotektif enzim olan hem oksijenaz (HO-1), anti-inflamasyon, anti-oksidatif ve anti-apoptotik etkilere sahiptir ve ateroskleroz ve diğer hastalıklara karşı koruma sağlayabilir [ 11 ]. HO-1'in ekspresyonu, aşağı akım antioksidan enzim genlerinin veya proteinlerinin ekspresyonunu arttırmak için çekirdeklerdeki antioksidan yanıt elementi ARE'ye bağlanan nükleer faktör Nrf2'nin [ 12 ] aktivasyonu ile ilgilidir. PI3K/AKT yolu, Nrf2nükleer transkripsiyonla ilgilidir [ 13]. Fosfatidilinositol 3-kinazlar (PI3K'ler), farklılaşma, çoğalma, apoptoz ve glukoz taşınması gibi farklı hücre fonksiyonlarını düzenleyebilir. Protein kinaz B (PKB) olarak da adlandırılan ve PI3K'nın önemli aşağı akış efektörü olarak adlandırılan AKT, hücre fonksiyonunu düzenlemek için enzimler, kinazlar ve transkripsiyon faktörleri gibi birçok aşağı akış faktörünü fosforile edebilir [ 14 ]. İzorhamnetinin P13 K/AKT yolu üzerindeki etkisi büyük olasılıkla doza bağımlıdır. Yun et al. [ 15] oksitlenmiş düşük yoğunluklu lipoproteinin uyarılmasının hücre içi ROS serbest radikallerinin seviyesini yükselttiğini ve 20 mg/kg konsantrasyonda isorhamnetinin P13 K/AKT yolunu aktive ettiğini, Nrf2/HO-1 ekspresyonunu arttırdığını, ROS seviyelerini azalttığını bildirdi. ve makrofaj apoptozu ve farelerde aterosklerotik plak oluşumunu inhibe etti. Ancak, Gao ve ark. [ 16 ] 100 mg/kg/gün isorhamnetin kullanımının PI3K/AKT sinyal yolunu inhibe ettiğini ve basınç yükünün neden olduğu miyokardiyal hipertrofi ve fibrozu azalttığını gösterdi. Bu nedenle, isorhamnetin ayrıca miyokardiyal hipertrofiyi önleme potansiyeline sahiptir, ancak spesifik mekanizmanın daha fazla doğrulamaya ihtiyacı vardır. Bu arada, isorhamnetinin H 2 O 2'ye karşı koruyucu etkileri vardır [8 ] ve hipoksi/reoksijenasyon [ 17 , 18 ] ile indüklenen Nrf2/HO-1 aracılı oksidatif sinyal yolunun aktivasyonuna bağlı kardiyomiyosit hasarı, bu esas olarak anti-oksidasyon ve anti-apoptoz ile ilgilidir.

        Ayrıca Chen ve ark. [ 19 ] isorhamnetinin vasküler düz kas hücrelerinin (VSMC) proliferasyonunu ve kollajen ve DNA sentezini doza bağlı bir şekilde inhibe ettiğini buldu. VSMC'nin fenotipik transformasyonu, subintimal migrasyonu, proliferasyonu ve kollajen sentezi aterosklerozun temel patolojik özellikleridir. Isorhamnetin muhtemelen aterosklerozun klinik önlenmesi ve tedavisi için yararlıdır.

        2.2 . endotel koruması

        Isorhamnetin , anti-inflamasyon, anti-oksidasyon ve anti-mitokondriye bağımlı apoptoz [ 23 ] etkileri nedeniyle H2O2 [ 20 , 21 ] ve ox-LDL'nin [ 22 ] neden olduğu endotelyal hücre hasarı üzerinde koruyucu etkiler gösterir . Isorhamnetin , insan göbek damarı endotel hücrelerini hücre içi kalsiyum salınımını teşvik eden H2O2'nin neden olduğu hasardan korumak için IP3'e duyarlı kalsiyum havuzundan kalsiyum salınımını engelleyebilir [ 21 ]]. Kaspaz-3, en önemli terminal bölünme enzimi olarak apoptozda yeri doldurulamaz bir role sahiptir. NO, vasküler endotelyal hücreler tarafından salınan önemli bir maddedir ve endotel disfonksiyonu ve apoptozda rol oynar. İzorhamnetinin endotel hücrelerinde ox-LDL ile indüklenen apoptoz üzerindeki koruyucu etkisi, ox-LDL reseptörü 1'in inhibisyonu ve Kaspaz-3 mRNA yukarı regülasyonu ve NO salınımındaki azalma ile ilişkilidir [ 22 ].

        Fas ve ligandı FasL, apoptozda yer alan membran yüzey molekülleridir. Transkripsiyon faktör ailesine ait olan NF-κB, immün yanıtın erken evresi ve inflamatuar yanıtın çeşitli evreleri ile ilgili birçok molekülü düzenleyebilir. Isorhamnetin, serebrovasküler endotel hücrelerini koruyabilir, FAS/FASL ekspresyonunu ve NF-κB translokasyonunu inhibe edebilir ve Fas aracılı apoptozu ve hücre DNA hasarını baskılayabilir. Hiperglisemi ve lokal iskeminin neden olduğu serebrovasküler hastalıkların tedavisinde kullanılabilir [ 23 ].

        2.3 . anti-miyokardiyal iskemi

        Ventriküler miyositlerin iskemik yaralanması yaygın bir kardiyovasküler hastalıktır ve yaralanan dokuları kurtarmak için iskemik miyokardiyal reperfüzyon yaygın olarak kullanılır. Bununla birlikte, geri dönüşü olmayan miyokard hasarına da yol açar. Isorhamnetin, NF-κB sinyal yolu yoluyla laktat dehidrojenaz (LDH) ile ortaya çıkan apoptozun inhibisyonu yoluyla İskemi/reperfüzyonun ventriküler miyositlere verdiği zararı hafifletebilir [ 24 ].

        2.4 . anti-miyokardiyal fibroz

        Miyokardiyal fibroz, kalp yetmezliğinin önemli bir nedenidir ve kardiyak fibroblast (CFb) proliferasyonunu ve hücre dışı matris birikimini içerir. AngII, CFb'nin bir büyüme düzenleyicisidir ve CFb proliferasyonunu ve hücre dışı matris sentezini desteklemek için CFb'deki reseptör ile birleşebilir. Isorhamnetin, konsantrasyona bağlı bir şekilde AngII tarafından indüklenen CFb ve kollajen sentezinin proliferasyonunu inhibe ederek miyokardiyal fibrozisi önler [ 25 ]. TGF-β, hücre farklılaşmasını, çoğalmasını, apoptozu ve hücre dışı matris sentezini ayarlayan bir sitokindir. Smad, hücre içi TGF-β sinyallemesinde rol oynar ve isorhamnetin, diyabetik sıçanlarda TGF-β/Smad sinyal yolunu baskılayarak miyokardiyal kollajen agregasyonunu ve fibrozu hafifletebilir [ 26 ].

        2.5 . Anti-serebral iskemik yaralanma

        Deneysel felçli farelerde orta serebral arter reperfüzyonunun filament modelinde, isorhamnetin enfarktüs hacmini azaltabilir, sinir fonksiyonunu iyileştirebilir ve beyni iskemik hasardan koruyabilir. Bu nedenle isorhamnetin, iskemik inme tedavisinde kullanılabilir [ 27 ]. Bununla birlikte, spesifik etki mekanizması hala belirsizdir ve daha fazla deneysel doğrulamaya ihtiyaç vardır.

        2.6 . Nöroproteksiyon ve hafıza ve bilişin iyileştirilmesi

        Isorhamnetin, çeşitli nörodejeneratif bozuklukların önlenmesi ve tedavisi için potansiyel bir ilaç olarak kullanılabilir. Isorhamnetin, sinir büyüme faktörünün neden olduğu nörit büyümesini güçlendirir [ 28 ]. Amiloid β-proteini (Aβ) çeşitli hücreler tarafından salgılanabilir ve hücre matrisinin çökeltilmesi ve birikmesinden sonra güçlü nörotoksisiteye sahiptir. Aβ, nörodejeneratif hastalıklara neden olmasının yanı sıra, kan-beyin bariyerinin yıkımına da yol açar. Isorhamnetin, Ap agregatlarının stabilitesini yok edebilir, hücreleri Aβ kaynaklı sitotoksisiteden koruyabilir ve insan nöroblastom SH-SY5Y hücrelerinde Aβ tarafından indüklenen hücre morfolojik değişikliklerini tersine çevirebilir. Bu nedenle isorhamnetin, Alzheimer hastalığının (AD) başlamasını önleme potansiyeline sahiptir [ 29 ].

        Açık alan testi ve morris su labirenti testi, isorhamnetinin, skopolamin tarafından indüklenen uzamsal ve uzamsal olmayan öğrenme ve hafıza bozukluğunu iyileştirebileceğini göstermektedir. Bu etkiler, isorhamnetin tarafından geliştirilmiş antioksidan savunma sistemleri, kolinerjik sinyalleşme ve sinaptik plastisite ile ilişkilidir [ 5 ]. Ayrıca prefrontal korteks ve hipokampustaki antioksidanların aktivitesini artırarak antioksidan savunma sistemini güçlendirir. Ek olarak, isorhamnetin, kolinerjik sinyalleşmeyi ve sinaptik plastisiteyi arttırmak için prefrontal korteks ve hipokampusta kolinesteraz ve beyin kaynaklı nörotrofik faktörün (BDNF) skopolamin kaynaklı aktivitesini azaltabilir. Isorhamnetin ayrıca asetilkolinesterazın aktivitesini de azaltır [ 30 ]]. Bu nedenle isorhamnetin, nörodejeneratif hastalıkları önlemek için bir anti-asetilkolinesteraz reaktifi olarak geliştirilebilir. İzorhamnetinin kolinerjik sinyal iletimi üzerindeki arttırıcı etkisi, nörodejeneratif hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için birincil mekanizmadır.

        2.7 . hipotansif eylem

        Hipertansiyon, insan sağlığını tehdit eden, kalp, beyin ve diğer organlarda ciddi hasarlara ve patolojik değişikliklere neden olabilen önemli hastalıklardan biridir. Isorhamnetinin kan basıncını düşürme etkisi ve direnç damarına seçiciliği vardır ve vazodilatasyon etkisi incelenen damarın çapı ile ters orantılıdır [ 31 ]. Hipertansif hastalarda hücresel kalsiyum regülasyonu bozuklukları vardır ve Li ve ark. [ 32 ], isorhamnetinin tavşanlarda voltaja bağlı kalsiyum kanalı (VDC) ve vasküler düz kas hücrelerinin (VSMC) reseptörle çalışan kalsiyum kanalları (ROC) üzerinde çift önleyici etkiye sahip olduğunu bulmuşlardır. Hücre içi serbest kalsiyum seviyesini azaltarak kan damarlarını rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Zhu et al. [ 33] isorhamnetinin, spontan hipertansif sıçanlarda ve Wistar-Kyoto sıçanlarında potasyum klorür ve norepinefrin tarafından indüklenen vasküler düz kas hücrelerinde hücre içi kalsiyum konsantrasyonunun artışını inhibe ettiğini buldu. İzorhamnetin , muhtemelen hipotansif etkilerinin mekanizmalarından biri olan fizyolojik veya patolojik durumda hem VDC hem de ROC'nin bloke edilmesi yoluyla VSMC'lerdeki Ca2 + seviyelerini azaltabilir .

        Isorhamnetin, sıçanların aort, mezenterik arterleri ve portal veni ile domuzların koroner arterlerinde endotelden bağımsız vazodilatör etkilere sahiptir. İzorhamnetin ayrıca sıçanların izole kulakçıklarında pozitif bir inotropik etkiyi indükleyebilir [ 34 ]. Torasik aort halkaları üzerinde doza bağlı vazodilatif etkiye sahiptir. Düşük doz isorhamnetin, endotel bağımlı yolak yoluyla vazodilatasyona neden olur, ancak yüksek dozdaki bu vazodilatif etki, endotel yolundan bağımsızdır. İzorhamnetinin vazodilatif mekanizması, endotelyal NO/GC/cGMP yolu ve siklooksijenaz yolu ile ilişkili olabilir. Endotelyal NO üretimini teşvik etmek ve siklooksijenazı aktive etmek, PGI2 üretimini arttırır, böylece ATP ile aktive olan potasyum kanalıyla ilgisi olmayan vazodilatör etki uygular [ 35 ].]. Bu nedenle, isorhamnetinin hipotansif mekanizması esas olarak endotelyuma bağlıdır ve endotelden bağımsızdır. Yüksek konsantrasyonda, kalsiyum kanallarının endotel bağımlı olmayan inhibisyonu, hücre içi kalsiyum seviyelerini azaltır, ancak düşük konsantrasyon, endotelyal NO üretimini ve COX aktivasyonunu destekler, böylece kan damarlarını gevşetir ve hipertansiyona direnir.

        2.8 . anti-trombüs

        Trombüs oluşumu vasküler intimal yaralanma, kan özellikleri ve kan akımı değişiklikleri ile ilgilidir. Mevcut birincil tedavi stratejisi trombolitik ilaçlar, antiplatelet ilaçlar ve antikoagülanların kullanılmasıdır. İzorhamnetin açısından zengin soğan çorbasının alınması, kollajen ile uyarılan trombosit agregasyonunu ve in vitro sinyal iletiminin bazı yönlerini zamana bağlı bir şekilde engelleyerek tromboz riskini azaltabilir [ 36 ]. İzorhamnetin, adenozin difosfat (ADP) veya trombosit aktive edici faktör (PAF) tarafından neden olunan trombosit agregasyonunu inhibe edebilir [ 37 ]. Bu nedenle isorhamnetin, trombüs tedavisi için bir antiplatelet ilaç olma potansiyeline sahiptir.

        2.9 . hipoglisemik etki

        Hiperglisemi aynı zamanda modern toplumda en yaygın hastalıklardan biridir. Sil et al. [ 38], streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlara, oral yoldan 25 mg/kg dozunda isorhamnetin-3-O-beta-dekstran kompleksi uygulandığında, lenslerde, kırmızı kan hücrelerinde (RBC) serum glukoz konsantrasyonu ve sorbitol birikiminin önemli ölçüde azaldığını buldu. ve siyatik sinirler. Isorhamnetin, diyabet ve komplikasyonlarının önlenmesi ve tedavisi için endikedir. Glikoz taşıyıcı tip 4 (GLUT-4) sadece insüline duyarlı iskelet kası, miyokard ve adipositlerde bulunan bir zar proteinidir. İnsülin tarafından uyarıldıktan sonra, GLUT-4 depolanmış keseciklerden dış zara taşınabilir, glikoza bağlanabilir ve hücrelere taşınabilir. Vücudun kan şekeri dengesinin korunmasında önemli bir rol oynar. Tirozin kinaz JAK/transkripsiyon faktörü STAT sinyal yolu, sitokinler tarafından aktive edilen bir sinyal iletim yoludur. hücre proliferasyonu, farklılaşması, apoptoz ve bağışıklık düzenlemesi ile ilgilidir. Aynı zamanda GLUT 4 translokasyonunun indüklenmesinde ve glukoz homeostazının korunmasında da rol oynar.39 ]. Isorhamnetin, JAK2/STAT yolunu aktive eder ve düşük konsantrasyon aralığında iskelet kası hücrelerinde farklı sinyal yollarında GLUT4 translokasyonunu artırarak glukoz alımını destekler, böylece hiperglisemiyi önlemek ve glukoz homeostazını sürdürmek için faydalı fonksiyonlar sağlar [ 40 ]. Isorhamnetin, hiperglisemi ve ilgili hastalıkların tedavisi için hipoglisemik bir ilaç olarak geliştirilebilir.

        3 . anti-tümör

        Isorhamnetin, insan serviks kanseri hücrelerini [ 41 , 42 ], akciğer kanseri hücrelerini [ [43] , [44] , [45] ], kolon kanseri hücrelerini [ 46 , 47 ], meme kanserini inhibe edebilen geniş bir anti-tümör aktivitesi gösterir. hücreler [ [48] , [49] , [50] ], pankreas kanseri hücreleri [ 51 ], nazofaringeal kanser hücreleri [ 52 ], karaciğer kanseri hücreleri [ 53 ], mide kanseri hücreleri [ 54] ve diğer kanser hücreleri. Isorhamnetin, tümör hücrelerinin proliferasyonunu inhibe eder, apoptozu indükler ve tümör baskılayıcı genleri, proto-Onkogenleri ve sinyal yollarını düzenler [ 4 ]. Tablo 2 , isorhamnetinin anti-tümör etkilerini ve etki mekanizmasını listeler. Şekil 5 , isorhamnetinin anti-tümör mekanizmasını göstermektedir.

        Tablo 2 . İzorhamnetinin antitümör etkisi ve ilgili mekanizma.
        selam In vitro
        20 μg /mL
        Proliferasyonun inhibisyonu ve apoptozun teşviki G2/M faz arrestinin indüksiyonu, Bcl-2 geninin down regülasyonu, Bax geninin up regülasyonu, proliferasyonun inhibisyonu ve apoptoz indüksiyonu [ 41 ]
        selam In vitro
        1, 10, 100, 1000 µmol/l
        proliferasyonun inhibisyonu G2 / M fazının durdurulmasının indüksiyonu, ATM- Chk2 yolunun aktivasyonu ve mikrotübül fonksiyonunun yok edilmesi [ 42 ]
        A549 hücre çizgisi ve Lew, hücre C57BL / 6 fare transplantasyon tümörüdür In vitro 10, 20, 40, 80, 160 μg/ml
        In vivo
        Tümör enjeksiyonu 50 mg / (kg·d)
        Proliferasyonun inhibisyonu ve apoptozun indüklenmesi bcl-2 geninin aşağı regülasyonu ve PCNA protein ekspresyonu, DNA sentezinin inhibisyonu, P53, Bax ve kaspaz-3 genlerinin yukarı regülasyonu [ 44 ]
        Gefitinibe dirençli PC9(PC9-IR) hücreleri In vitro
        5, 10, 20, 40, 100 µmol/L
        Tümör büyümesinin inhibisyonu PI3K sinyal yolunun inhibisyonu ve Akt473 bölgesinin fosforilasyonu, G2 / M fazı durmasına neden olur [ 43 ]
        A549 hücre hattı in vitro
        0−16 μM
        Proliferasyonun inhibisyonu ve apoptozun indüklenmesi Mitokondriyal bağımlı apoptoz yolunun aktivasyonu [ 45 ]
        HT-29 ve Caco2 HCT-116 Laboratuvar ortamında Proliferasyonun inhibisyonu ve apoptozun indüklenmesi Tanımsız [ 46 , 47 ]
        MCF7 ve BT549 In vitro
        3, 10, 30 µmol /L
        Proliferasyonun inhibisyonu ve apoptozun teşviki G 1 fazında döngü durdurmanın indüklenmesi, hücre proliferasyon yolu proteinleri AKT ve ERK'nin fosforilasyonunun ve çoğalan nükleer antijen Ki67'nin ifadesinin azaltılması, Bcl-2 ifadesinin azalması, Bax ifadesinin artması ve kaymanın desteklenmesi Kaspaz 3 [ 50 ]
        MCF7, T47D, BT474, BT-549, MDA-MB-231, MDA-MB-468 in vitro
        0, 10μM
        Proliferasyonun inhibisyonu ve apoptozun teşviki Akt / mTOR ve MEK / hücre dışı sinyalle düzenlenen kinaz fosfat kaskad reaksiyonunun inhibisyonu [ 49 ]
        TNBC hücreleri ve ksenograft fare İn vitro 2,5, 5, 10, 15μM
        İn vivo
        20 mg/kg intraabdominal enjeksiyon
        apoptoz teşviki Mitokondriyal bağımlı apoptoz yolunun aktivasyonu [ 48 ]
        PANC-1 ve LoVo In vitro
        10–100 μM
        Proliferasyon ve migrasyonun inhibisyonu Ras / MAPK yolu aktivitesinin inhibisyonu, S fazı durmasına neden olur [ 51 ]
        CNE-2 In vitro
        10, 20, 40, 80 mg/L
        proliferasyonun inhibisyonu Tanımsız [ 52 ]
        HepG-2 In vitro
        20, 40, 60, 80, 100 mg/L
        Proliferasyonun inhibisyonu ve apoptozun indüklenmesi G 0 ∼G 1 fazındaki hücrelerin bloke edilmesi [ 53 ]
        SGC-7901 In vitro 0.4 × 10 − 4 , 0.8 × 10 − 4
        , 1.2 × 10 − 4 , 2.4 × 10 - 4 mol /L
        proliferasyonun inhibisyonu Tanımsız [ 54 ]
        A549 In vitro
        10~320 μg/ ml
        apoptoz indüksiyonu Apoptoz genlerinin Bax, Caspase-3 ve p53 ifadesinin yukarı regülasyonu ve Bcl-2, siklinD1 ve PCNA proteinlerinin ifadesinin aşağı regülasyonu [ 56 ]
        HCT116 In vitro 0~100 μmol /L Otofajinin proliferasyonunun inhibisyonu ve indüklenmesi Tanımsız [ 57 ]
        HeLa In vitro
        10, 20, 40, 80 μg /mL
        Proliferasyonun inhibisyonu ve apoptozun indüklenmesi Telomeraz aktivitesinin inhibisyonu [ 58 ]
        1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (618KB)
        2. İndir : Tam boyutlu resmi indir

        Şekil 5 İzorhamnetinin anti-tümör mekanizması . Isorhamnetin, tümör hücresi proliferasyonunu inhibe eder ve tümörle ilgili genlerin veya Bcl-2 ve Bax gibi proteinlerin ekspresyonunu düzenleyerek apoptozu destekler .
        MAPK'ler, paralel sinyal yollarında yer alan hücrelerde bulunan bir serin/treonin protein kinaz sınıfıdır. ERK, P38, JNK ve MEK, aşağı akış faktörleridir. ERK, yüzey reseptörlerinden çekirdeğe sinyallerin iletilmesinin anahtarıdır ve hücre çoğalması ve farklılaşması, apoptoz gibi birçok biyolojik reaksiyonda yer alır. RAS, yukarı akış düzenleyici proteinidir. İzorhamnetinin G 1 fazında hücre döngüsü durmasını indükleyebildiği , hücre proliferasyon yolu proteinleri AKT ve ERK'nin fosforilasyonunu ve çoğalan nükleer antijen Ki67'nin ekspresyonunu azalttığı, Bcl-2 ekspresyonunu azalttığı, Bax ekspresyonunu arttırdığı ve kesmeyi teşvik ettiği gösterilmiştir. apoptozu indükleyen Kaspaz 3'ün [ 50]. Isorhamnetin, Akt ve MEK sinyal iletim yollarını düzenleyerek meme kanserinde antitümör etki gösterir [ 49 ]. Wang et al. [ 51 ], isorhamnetinin Ras/MAPK yolunda MEK ve ERK'nin fosforilasyonunu azalttığını, ilerlemiş pankreas kanseri hücre hattı PANC-1'de hücre proliferasyonunu, farklılaşmasını ve apoptozu düzenlediğini buldu. Isorhamnetin, pankreas kanserini önlemek için potansiyel bir ilaç olabilir. Jiang et al. [ 53 ], isorhamnetinin G0-G1 fazındaki hücreleri bloke ettiğini , hücrelerin DNA sentezinin S fazına girmesini engellediğini ve sonuçta HepG-2 hücrelerinin in vitro proliferasyonunu baskıladığını buldu .

        Bir hücresel hasar sinyalinin varlığında aktive olan bir kinaz olan ataksi-telanjiektazi mutasyonu (ATM), hücre döngüsü durmasını indüklemek için kontrol noktası efektör kinaz CHK2'yi aktive eder [ 55 ]. Isorhamnetin, G 2 /M fazında hücre döngüsünü durdurabilir , böylece mekanizması ATM-CHK2 yolunun aktivasyonu ve mikrotübül fonksiyonunun yok edilmesi ile yakından ilişkili olan HeLa hücrelerinin hücre proliferasyonunu inhibe edebilir [ 42 ].]. Isorhamnetin, insan akciğer kanseri hücrelerinin (A549) çoğalmasını ve koloni oluşumunu sınırlar ve A549 hücrelerinin apoptozunu indükler. Apoptozun uyarılması, mitokondriyal bağımlı yola bağlı olabilir. İzorhamnetin, mitokondriyal membran potansiyelini azaltarak sitokrom c ve kaspaz salınımını ve aktivasyonunu destekler ve ardından A549 hücrelerinin apoptozunu indükler [ 45 , 56 ]. Isorhamnetin ayrıca karsinojenik genleri aşağı regüle ederek ve apoptotik genleri yukarı regüle ederek apoptozu indükler, dolayısıyla önemli bir anti-tümör rolü oynar [ 56 ].

        Isorhamnetin, Akt473'ün fosforilasyon seviyesini azaltarak ilaca dirençli insan akciğer kanseri hücre dizilerinin (PC9-IR) büyümesini engelleyebilir [ 43 ]. Liu et al. [ 57 ], isorhamnetinin antitümör etkisinin aynı zamanda otofajinin indüklenmesiyle de ilişkili olduğunu buldu. Ek olarak, isorhamnetin, telomeraz aktivitesini inhibe ederek HeLa hücrelerinin büyümesini inhibe edebilir [ 58 ].

        Sitotoksik etki, anti-tümör ilaçlar için önemli bir mekanizmadır. Dong et al. [ 8 ] isorhamnetinin 80 µmol/L konsantrasyonunda H9C2 kardiyomiyositleri için sitotoksik olduğunu buldu. İzorhamnetinin (30, 100, 300 µmol/L) sıçan primer hepatositleri ile 24 saat süreyle inkübasyonundan sonra, kültür ortamındaki AST, ALT ve LDH içerikleri arttı, bu da isorhamnetinin muhtemelen hepatosit hasarına neden olduğunu gösterir [ 9 ]. Ek olarak, Ginkgo biloba yaprağı ekstresinin farelerde karaciğer kanseri insidansını arttırdığı gösterilmiştir. Potansiyel kanserojen mekanizmayı incelemek için, deneyler için insan hepatoma hücre dizisi HepG2 kullanıldı. İzorhamnetinin DNA hasarına neden olduğu ve bu etkinin topoizomeraz II'nin inhibisyonu ile ilişkili olduğu bulundu [ 10 ].

        Kısaca isorhamnetin, anti-kanser etkileri, esas olarak Bcl-2 genini aşağı regüle ederek, Bax genini yukarı regüle ederek, telomer aktivitesini inhibe ederek, hücre döngüsünü bloke etmek için ilgili proteinlerin ekspresyonunu azaltarak, proliferasyonu baskılayarak ve apoptozu indükleyerek.

        4 . anti-enflamasyon

        Isorhamnetin, inflamatuar reaksiyonları engelleyebilen osteoartrit ve periodontitis gibi birçok hastalık üzerinde anti-inflamatuar etkilere sahiptir. Ek olarak, isorhamnetinin anti-inflamatuar aktivitesi ayrıca anti-akut akciğer hasarında [ [59] , [60] , [61] ], anti-tüberkülozda [ 6 ] ve böbrek korumasında [ 63 , 64 ] rol oynar. Mekanizma, inflamatuar mediatörlerin, sitokinlerin ve ROS'un üretimini düzenlemekle ilgilidir. Tablo 3 , isorhamnetinin anti-inflamatuar etkisini ve mekanizmasını listelemiştir. Bazı çalışmalar, isorhamnetinin LPS ile indüklenen akut akciğer hasarı modelinde koruyucu bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir [ 59 , 60]. Chi et al. [ 59 ] isorhamnetinin, MAPK ve NF-KB'nin sinyal yollarını etkileyerek in vivo olarak LPS tarafından aktive edilen ERK, JNK, IκBa ve NF-KB'nin (p65) fosforilasyonunu inhibe ettiğini ve ALI modelinde nötrofil infiltrasyonunu ve ödemi hafiflettiğini buldu. Isorhamnetin, COX-2 ekspresyonunu baskılayarak fareleri LPS ile indüklenen ALI'den koruyabilir ve Nrf2 sinyal yolunu aktive ederek insan sakız fibroblastlarında LPS ile indüklenen iltihabı baskılayabilir [ 65 ].

        Tablo 3 . İzorhamnetinin antiinflamatuar etkisi ve ilgili mekanizma.
        Erkek BALB/c farelerinde intratrakeal LPS (3 mg/kg) infüzyonu Canlı organizmada
        60 mg/kg
        Anti-inflamasyon, antioksidasyon COX-2 ifadesinin inhibisyonu [ 60 ]
        LPS ile uyarılan RAW264.7 fare makrofajları ve erkek BALB/c fareleri In vitro 0~20 μg/mL
        In vivo 30, 60 mg/kg
        anti-enflamasyon MAPK ve NF-kappa B yolaklarının inhibisyonu ve in vivo LPS tarafından aktive edilen ERK, JNK, Ik Ba ve NF-k B'nin (p65) fosforilasyonunun hazırlanması [ 59 ]
        LPS ile uyarılan RAW264.7 fare makrofajları ve erkek BALB/c fareleri In vitro 0–2 nM
        In vivo 6, 12, 24 nM
        anti-enflamasyon NF-kappa B sinyalinin aktivasyonunu bloke etme ve proinflamatuar sitokinlerin (TNF-1,IL-1,IL-6) salgılanmasını aşağı regüle etme [ 61 ]
        LPS tarafından uyarılan insan sakızı fibroblastları in vitro 10,20,40μM anti-enflamasyon Nrf2 sinyal yolunun aktivasyonu, Nrf2 ve HO-1 ekspresyonunun yukarı regülasyonu ve NF-κB aktivasyonunun inhibisyonu [ 65 ]
        İnsan kolon kanseri hücre hattı HT-29 ve LS174 T ve fare makrofaj suşu RAW264.7 İn vitro
        1, 10, 25 μM
        İn vivo
        20 mg/kg
        anti-enflamasyon PXR'nin aktivasyonu, probiyotiklerin PXR aracılı metabolizmasının yukarı regülasyonunun teşviki ve NF-kappa B sinyal transdüksiyonunun aşağı regülasyonunun teşviki [ 66 ]
        LPS ile uyarılan BV2 fare mikroglia In vitro
        50, 100, 200 μM
        anti-enflamasyon NF-kappa B sinyal yolunun inhibisyonu, TLR4 antagonizmi ve ROS birikiminin ortadan kaldırılması [ 67 ]
        IL-1 β tarafından uyarılan insan kıkırdak hücreleri In vitro
        10, 50, 100 μg/mL
        Anti-inflamasyon, kıkırdak koruması NF-κB ve transkripsiyon faktörü p65 ekspresyonunun inhibisyonu ve IL-1 β tarafından indüklenen kıkırdak hücrelerinde NF-κB inhibitörü α'nın bozulmasının azaltılması [ 68 ]
        IFN- y tarafından uyarılan insan akciğer fibroblastları (MRC-5 hücreleri) Laboratuvar ortamında anti-enflamasyon TNF α, IL-1 β, IL-6,IL-12 ve matris metalloproteaz-1'in mRNA ekspresyonunun azalması [ 62 ]
        Erkek SD sıçanlarında iskemi-reperfüzyon yaralanma modeli In vivo 50 mg/(kg·d), 150 mg/(kg·d) Anti-inflamasyon, antioksidasyon NF-kappa B sinyal yolunun aşırı aktivasyonunun inhibisyonu, inflamatuar reaksiyonun ve oksidatif stresin azaltılması [ 63 ]
        Yüksek yağlı diyet ve intraabdominal streptozotosin enjeksiyonu ile indüklenen Tip 2 diyabetik sıçanlar In vivo
        50.150 mg/kg/gün
        Anti-inflamasyon, antioksidasyon NF-kappa B sinyal iletim aktivitesinin inhibisyonu, inflamatuar mediatörlerin azaltılması ve oksidatif stresin azaltılması [ 64 ]
        İnsan progestasyonel hormon X reseptörü (PXR), inflamatuar bağırsak hastalığında (IBD) inflamasyonu ortadan kaldırmak için bilinen bir hedeftir ve isorhamnetin, PXR aracılı ksenobiyotik metabolizma yukarı regülasyonu yoluyla deneysel IBD'yi geliştiren insan progesteron X reseptörünün bir aktivatörüdür ve NF-KB sinyalinin aşağı regülasyonu [ 66 ]. Kim et al. [ 67] isorhamnetinin, NF-κB sinyal yolunu inaktive ederek, TLR4'ü antagonize ederek ve ROS birikimini ortadan kaldırarak BV2 mikroglia'da LPS aracılı inflamasyonu inhibe ettiğini buldu. Isorhamnetin, nöroinflamatuar hastalıkların başlangıcını ve tedavisini inhibe etmede potansiyel faydalara sahip olabilir. Ek olarak, isorhamnetinin osteoartrit üzerinde terapötik bir etkisi vardır. Ayrıca isorhamnetinin, IL1 β ile uyarılan kıkırdak hücrelerinde anti-inflamatuar ve kıkırdak koruyucu etkileri olduğunu göstermiştir [ 68 ]. Isorhamnetin, RANKL ile indüklenen osteoklast oluşumunu inhibe eder ve ROS'u düzenleyerek kondrositleri ROS hasarından korur [ 69 ]. NF-κB sinyal yolunun inhibisyonu ve inflamatuar faktörlerin salınımını ve ROS üretimini azaltarak anti-inflamatuar etkiler gösterir [ 61 ].

        Sonuç olarak, NF-κB yolu, isorhamnetinin antiinflamatuar etkisinde son derece önemli bir rol oynamaktadır. TNF-α, IL-1β, IL-2, IL-6, IL-8, IL-12, iNOS, COX2, kemokinler, adezyon molekülleri, koloni dahil olmak üzere inflamatuar yanıtın tüm aşamalarında birçok molekül NF-κB tarafından düzenlenir. uyarıcı faktörler artı diğerleri. NF-κB yolunun inhibisyonu, isorhamnetinin ana anti-inflamatuar mekanizmasıdır.

        5 . böbrek koruması

        Isorhamnetin, sıçanlarda AKI kaynaklı IR hasarı üzerinde koruyucu bir etkiye sahiptir. Mekanizma, NF-κB sinyal yolunun aşırı aktivasyonunu engellemek, inflamasyonu ve oksidatif stresi azaltmakla ilgilidir, bu nedenle akut böbrek hasarında AKI'nin önlenmesi ve tedavisinde kullanılabilir [ 63 ]. Isorhamnetin, NF-κB yolunun negatif regülasyonu ile ilgili olabilen diyabetin yol açtığı böbrek hasarını iyileştirebilir [ 64 ]. Isorhamnetin, renal koruyucu bir etki uygulayarak, NF-κB yolunun negatif düzenlenmesi yoluyla aşağı akış inflamatuar faktörlerin ekspresyonunu ve inflamatuar yanıtı inhibe edebilir. İzorhamnetinin renal koruyucu etkisi ve mekanizması Tablo 3'te gösterilmektedir .

        6 . Akciğer koruması
        6.1 . Anti-pulmoner fibroz

        Pulmoner fibrozis, alveolar epitel hasarı ve anormal kollajen üretimi ile karakterize kronik ve ilerleyici bir hastalıktır. C57 farelerinin pulmoner fibroz modeli, tek doz bleomisin (3.5U/kg) intraperitoneal enjeksiyonu ve ardından intragastrik isorhamnetin uygulaması ile oluşturulmuştur. Sonuçlar, isorhamnetinin, bleomisin tarafından indüklenen kollajen birikimini inhibe ettiğini, tip I kollajen ve alfa SMA ekspresyonunu azalttığını ve epitelyal mezenkimal transformasyonu (EMT) ve endoplazmik retikulum stresini (ERS) in vivo hafiflettiğini gösterdi . Bu nedenle isorhamnetin, EMT'yi ve bleomisin tarafından indüklenen pulmoner fibrozu inhibe etmek için kullanılabilir [ 7 ]. Ayrıca, isorhamnetin Ca2 + 'ı inhibe edebiliraşırı yüklenme, ROS üretimini azaltır ve ERS tarafından indüklenen hasarı azaltmak için protein kinaz C ε (PKCε) yolu yoluyla apoptozu inhibe eder [ 70 ]. İzorhamnetinin anti-pulmoner fibroz etkisi ve mekanizması Tablo 4'te gösterilmektedir .

        Tablo 4 . İzorhamnetinin diğer farmakolojik etkisi ve mekanizması.
        C57 fare akciğer fibroz modeli (intraperitoneal bleomisin 3.5 U/kg enjeksiyonu) ve insan A549 hücreleri ve TGF-1 tarafından uyarılan insan bronş epitel hücreleri In vivo
        10, 30 mg/kg
        In vitro
        25, 50, 100 μM
        Endoplazmik retikulum stresinin ve kollajen birikiminin inhibisyonu ve tip I kollajen ve alfasma ekspresyonunun azaltılması Perk sinyal aktivasyonunun inhibisyonu [ 7 ]
        N2a hücre hattı In vitro
        10, 20, 40μM
        Ca2 + aşırı yüklenmesinin inhibisyonu, ROS üretiminin azalması ve apoptozun azalması pkc- ε fosforilasyonunun teşviki ve pkc- ε yolunun aktivasyonu [ 70 ]
        Sıçan femoral-diyafiz (kortikal kemik) ve -metafiz (trabeküler kemik) dokuları In vitro 10 −7 -10 -5 M Osteoklast oluşumu ve kemik rezorpsiyonunun inhibisyonu Tanımsız [ 71 ]
        Ovariektomi SD sıçanları Canlı organizmada
        30 mg/(kg·d)
        Osteoblastların ve osteoklastların fonksiyonunun düzenlenmesi ve kemik mikroyapı hasarının iyileştirilmesi RNAKL/ RNAK/ OPG sinyal yolunun düzenlenmesi [ 72 ]
        RAW264.7 hücreler In vitro
        1∼10μM
        RAW264.7 hücrelerinin osteoklastlara farklılaşmasının inhibisyonu Klasik NF-KB yolunun inhibisyonu ve TRAP, Ctsk, MMP-9, c-Fos, NFATc1 ve NF-KB p65'in mRNA ekspresyonunun azalması [ 73 ]
        Sıçan karaciğer mitokondri In vitro
        32, 14.54, 6.67 µmol /L
        Karaciğer Mitokondriyal Lipid Peroksidasyonunun İnhibisyonu Tanımsız [ 74 ]
        İnsan retina pigment epitel hücre hattı Arpe-19 In vitro
        25, 50, 100 μM
        İnsan retinal pigment epitel hücrelerinin anti-oksidatif stresi PI3K / Akt sinyal yolunun aktivasyonu [ 75 ]
        H 2 O 2 tarafından uyarılan C2C12 miyoblastları in vitro
        20, 30 μM
        Hücrelerin antioksidan savunma yeteneğinin arttırılması NRF2/HO-1 yolunun aktivasyonu (ERK yolunun aktivasyonu dahil) [ 76 ]
        HepG2 (insan), AML12 (fare) ve H4IIE (sıçan) hepatosit türevli hücre hatları In vitro
        3, 10, 30, 100μM
        Antioksidasyon Reaktif oksijen türlerinin üretimini, mitokondriyal disfonksiyonu ve glutatyon seviyelerinin azalmasını engellemek için AMPK-CAMKK2 yolunun aktivasyonu [ 84 ]
        TGF-β1 tarafından uyarılan LX-2 hücreleri ve CCl4 tarafından uyarılan Erkek ICR fareleri İn vitro 25–100μM
        İn vivo 10, 30 mg/kg
        Antioksidasyon TGF- β / Smad sinyal yolunun inhibisyonu ve hepatik yıldız hücrelerinin aktivasyonu [ 85 ]
        Erkek Balb/C farelerinin konkanavalin A (25 mg/kg) ile karın içi enjeksiyonu Canlılarda
        10, 30, 90 mg/kg
        Apoptoz ve otofajinin inhibisyonu P38 / PPAR-α yolunun inhibisyonu, p38 fosforilasyonunun inhibisyonu ve PPAR-α ekspresyonunun desteklenmesi [ 87 ]
        Parasetamol tarafından uyarılan L02 hücreleri In vitro
        5, 10, 20 µmol /L
        Yaralı hücrelerin hayatta kalma oranının arttırılması, antioksidasyon MDA içeriğinde azalma, GSH içeriğinde artış, SOD,GSH-Px aktivitesinde ve ALT ve AST salınımında azalma [ 88 ]
        Normobarik hipoksi fareler, spesifik miyokardiyal anoksik fareler, sodyum nitroso zehirleyen fareler Canlı organizmada
        1, 2, 5 g/kg
        Hipoksi toleransının iyileştirilmesi, oksijen tüketiminin azaltılması ve hayatta kalma süresinin artması Tanımsız [ 89 ]
        AML12 hücreleri, farelerde pürin kaynaklı hiperürisemi In vitro
        10, 20, 30μM
        In vivo
        100, 300 mg/kg
        Plazma ve karaciğer UA seviyelerinin azaltılması Karaciğerde XO aktivitesinin ve UA üretiminin inhibisyonu [ 6 ]
        kemik iliği kaynaklı dendritik hücre In vitro
        10, 10, 500 μM
        DC aktivasyonunun ve taşınmasının engellenmesi TNF-α, IL-6, IL-1 β ve IL-12p70'in aşağı regülasyonu, CD40, CD80, CD86 ve kemokin reseptörü 7'nin inhibisyonu [ 91 ]
        Dişi C57BL/6 fareleri, MadinDarby köpek böbrek (MDCK) hücreleri İn vivo 1
        mg/kg/gün
        İn vitro
        10, 50, 100 μM
        Virüs kaynaklı otofaji, ROS üretimi ve ERK fosforilasyonunun inhibisyonu. HA ve NA gen ekspresyonunun inhibisyonu [ 92 ]
        S. aureus suşları ATCC 29212, ATCC 10832, USA 300, 8325-4, DU 1090 ve insan alveolar epitel hücre hattı A549 In vitro
        2, 4, 8, 16 μg/mL.
        Anti-α-hemolizin RNA III ekspresyonunun aşağı regülasyonu ve alfa-hemolizin HLA transkripsiyonunun inhibisyonu [ 93 ]
        Escherichia coli, Klebsiella pneumoniae, Proteus, Staphylococcus aureus ve Bacillus Laboratuvar ortamında Antibakteriyel Tanımsız [ 95 ]
        B16F10 melanom hücre hattı In vitro
        8, 16, 32 μM
        Melanin üretiminin teşvik edilmesi MC1R-MITF sinyal yolunun, MAPK sinyal yolunun, PPAR sinyal yolunun (PPARA, PPARD, PPARG), araşidonik asit metabolik yolunun (ALOX12, ALOX15, CBR1) ve 5-hidroksitriptamin sinapsının (ALOX12, ALOX15) hedeflenmesi melanogenezi etkili bir şekilde arttırdı [ 97 ]
        Diyet obez fare modeli ve izole adacıklar in vitro
        in vivo
        Yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde insülin sekresyonunun ve enerji tüketiminin artması Enerji tüketimini artırmak, adiposit boyutunu ve vücut ağırlığını azaltmak ve oksidatif stresi ve hepatik steatozu engellemek için insülin sekresyonunun teşviki ve CPT-1'in yukarı regülasyonu [ 98 ]
        3T3-L1 preadipositleri ve dişi C57/BL6 fareleri In vitro 10, 25, 50μM
        In vivo 100
        mg/(kg·d)
        Vücut ağırlığının azaltılması, insülin direncinin iyileştirilmesi ve karaciğer yağ dejenerasyonu PPAR y'yi antagonize etmek ve PPAR y'nin aktivitesini inhibe etmek [ 99 ]
        3T3L1 hücreleri In vitro 0.1, 0.5, 1, 10, 20, 50 μM Yağ oluşumunun inhibisyonu ve mitokondriyal biyogenezin desteklenmesi AMPK fosforilasyonunun teşviki, GPDH, PPAR γ, aP2'nin inhibisyonu, yağ üretiminin azaltılması, PGC-1 a, NRF1, Tfam'in yukarı regülasyonu, mitokondriyal biyogenezin teşviki [ 100 ]
        İnsan HaCaT keratinositleri In vitro 2,5, 5, 10, 20 μM UVB tarafından teşvik edilen apoptoz ve mitokondriyal disfonksiyonun inhibisyonu Tanımsız [ 101 ]
        6.2 . anti-tüberküloz

        Tüberküloz, Mycobacterium tuberculosis tarafından tetiklenen kronik bir enfeksiyöz hastalıktır . Mikobakteri esas olarak akciğerlerde tüberküloz patogenezinde esas olan güçlü lokal inflamasyona neden olur ve isorhamnetin TNF-α ve IL-12 salınımını inhibe edebilir. Bu arada isorhamnetin, IFN-gama aracılı hücre dışı sinyalle düzenlenen kinaz ve p38 MAPK'nın uyarılmasını azaltabilir ve TNF-a, IL-1β, IL-6, IL-12 ve MMP-1 ekspresyonunu azaltabilir. IFN-y, böylece inflamatuar yanıtı inhibe eder [ 62 ]. İsorhamnetin, anti-inflamatuar etkisinden dolayı etkili bir antitüberküloz ilacı olarak kullanılabilir ( Tablo 3'te gösterildiği gibi ).

        7 . anti-osteoporoz

        Osteoporoz, yaşlılar ve kadın sağlığını ciddi şekilde tehdit eden, düşük kemik kütlesi ve kemik mikroyapı yıkımı ile kendini gösteren sistemik bir kemik metabolik hastalığıdır. Isorhamnetin, osteoporozu önlemek için sıçan femur şaftı ve tendon dokusu ve fare kemik iliği hücrelerinde osteoklastogenezi ve kemik rezorpsiyonunu etkili bir şekilde inhibe eder [ 71 ], ancak ilgili etki mekanizması hala belirsizliğini korumaktadır. Chao et al. [ 72] isorhamnetinin PMOP üzerindeki önleyici ve terapötik etkilerini araştırmak için bir kadın postmenopozal osteoporoz (PMOP) modeli oluşturmak için sıçanlarda bilateral ovariektomi gerçekleştirdi. RANK ligandı (RANKL), osteoblastlarda ve kemik iliği stromal hücrelerinde tespit edildi. NF-KB (RANK) reseptör aktivatörünün RANKL ile kombinasyonu, osteoklastların farklılaşmasını ve aktivasyonunu destekleyebilir. Osteoblastlar ve kemik iliği stromal hücreleri ayrıca RANKL'a bağlanmak için RANK ile rekabet eden, osteoklastların indüklenmesini bloke eden ve kemik emilimini engelleyen osteoprotegerin OPG'yi de eksprese eder. NFATc1, osteoklastlara özgü genlerin tartrat asit fosfataz TRAP ve kalsitonin reseptörüne karşı ekspresyonunu destekleyen ve osteoklastların terminal farklılaşmasına yol açan RANK sinyallemesinin aşağı akış faktörüdür. Isorhamnetin, kemik dokusunda osteoprotegerin OPG ekspresyonunu destekler, RANK/RANKL sinyal yolu aktivasyonunu inhibe eder, böylece NFATc1 ekspresyonunu azaltarak TRAP ve osteokalsin (OC) ekspresyonunda bir azalmaya neden olur. Bu, osteoblastların ve osteoklastların işlevini düzenler, kemik yıkımını engeller ve yumurtalıkları alınmış sıçanlarda kemik mikroyapısal hasarını iyileştirir. Böylece isorhamnetin osteoporozun önlenmesinde ve tedavisinde kullanılabilir. Li ve ark. [ Böylece isorhamnetin osteoporozun önlenmesinde ve tedavisinde kullanılabilir. Li ve ark. [ Böylece isorhamnetin osteoporozun önlenmesinde ve tedavisinde kullanılabilir. Li ve ark. [73 ], isorhamnetinin, RAW264.7 hücrelerinin osteoklastlara farklılaşmasını inhibe edebildiğini ve mekanizmanın klasik NF-KB yolunun inhibisyonu ile ilişkili olduğunu buldu. NF-κB yolu, isorhamnetinin kemik yıkımını inhibe ettiği ve anti-osteoporoz özellikleri gösterdiği ana yol olabilir. İsorhamnetinin anti-osteoporoz etkisi ve mekanizması Tablo 4'te gösterilmektedir .

        8 . anti-oksidasyon

        Isorhamnetin DPPH radikalini ve ABTS radikalini temizleyebilir ve bir antioksidan aktivite göstererek karaciğer mitokondrilerinin lipid peroksitini in vitro inhibe edebilir [ 74 ]. Isorhamnetin, insan RPE hücrelerinde oksidatif strese karşı potansiyel bir koruyucu etkiye sahiptir ve etki mekanizması, PI3K/Akt sinyal iletim yolunun aktivasyonu ile ilgilidir. Bu nedenle, yaşa bağlı makula dejenerasyonunun önlenmesi için potansiyel bir antioksidan olarak kabul edilebilir [ 75 ]. Isorhamnetin, mitokondriyal apoptoz yolunu etkileyebilir ve antioksidan ve anti-apoptotik fonksiyonları gerçekleştirmek için Nrf2/ARE sinyal yolunu aktive ederek sıçan kardiyomiyositlerini (H9C2) hidrojen peroksit hasarından koruyabilir [ 8]. Isorhamnetin, Nrf2/ HO-1 ve ERK yolaklarını aktive ederek hücresel antioksidan savunma kapasitesini güçlendirebilir, böylece C2C12 hücrelerinin H2O2 ile indüklenen sitotoksisiteden korunmasını sağlayabilir [ 76 ]. Seo et al. [ 77 ] isorhamnetinin , HIF-la'nın inhibisyonu yoluyla in vitro kanser hücrelerinin göçünü ve istilasını inhibe ettiğini buldu. İzorhamnetin ayrıca Gu 2+ ve H 2 O 2 [ 78 ] tarafından indüklenen linoleik asit peroksit üzerinde bir antioksidan etkiye sahiptir . Bunlar, isorhamnetinin anti-kanser etkisinin, anti-oksidasyon ile ilgili olduğunu göstermektedir.

        Kong ve ark. [ 79 ] isorhamnetin 3-O-β- d - glukopiranozid'in serbest hücrelerde ve hücre sistemlerinde oksidatif stres üzerindeki inhibitör etkisini değerlendirdi. Sadece DPPH, hidroksil ve karbon merkezli radikallerin oluşumunda doza bağlı temizleme aktiviteleri sergilemekle kalmadı, aynı zamanda hücre içi ROS seviyesini de düşürdü. Ayrıca glutatyon (GSH) ve antioksidan enzimlerin ekspresyonunu arttırdı ve saflaştırılmış genomik DNA'nın oksidatif hasarını ve TNF-a tarafından indüklenen insan kemik iliği hücrelerinde MPO'nun aktivitesini bastırdı. Isorhamnetin muhtemelen doğal bir antioksidan olarak geliştirilmeye değer bir adaydır. Ek olarak, bazı çalışmalar isorhamnetinin HDL [ 80 , 81 ], LDL'nin [ 82 ] oksidatif modifikasyonunu engelleyebileceğini göstermiştir.] ve Cu2 + tarafından indüklenen VLDL [ 83 ] .

        Tek kelimeyle, isorhamnetin, apoptozu inhibe etmek için PI3K/Akt sinyal iletim yolunu ve Nrf2/ARE sinyal iletim yolunu aktive ederek antioksidan özellikler gösterir ( Tablo 4'te gösterildiği gibi ).

        9 . Hepatositler üzerindeki etkisi

        AMP'ye bağımlı bir protein kinaz olan AMPK, CAMKK2 tarafından aktive edilebilen hücresel enerji homeostazının düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. İzorhamnetin, araşidonik asit (AA) + demir [ 84 ] tarafından indüklenen ROS oluşumunu, mitokondriyal disfonksiyonu ve GSH düşüşünü inhibe eder, bu da isorhamnetinin muhtemelen karaciğer hastalığının önlenmesi için potansiyel bir aday ilaç olduğunu düşündürür ( Tablo 4 ). Isorhamnetin, Nrf2-ARE sinyalini aktive ederek, TGF-β-aracılı ROS üretimini inhibe ederek ve ardından klasik TGF-β/Smad sinyal yolunu baskılayarak HSC aktivasyonunu baskılar. Bu, a-SMA ve PAI-1 dahil olmak üzere fibroz gen ekspresyonunun inhibisyonuna yol açar, böylece HSC aktivasyonu üzerinde inhibitör bir etki uygular ve sonuç olarak karaciğer fibrozu önlenir [ 85 ].

        P38, PPAR'ların mRNA seviyelerini düzenlemek için ücretli benzeri reseptörlerin aktivasyonunu engelleyebilen, MAPK sinyal yolunun aşağı akış faktörüdür ve PPAR-α, hücre apoptozu ve otofajisi ile yakından ilişkili olan bir PPAR izoformudur [ 86 ] . Isorhamnetin, fare P38/PPAR-α yolu yoluyla apoptoz ve otofajiyi inhibe ederek farelerde ConA ile indüklenen akut fulminan hepatiti (AFH) inhibe edebilir [ 87 ]. MDA içeriğini azaltabilir, GSH içeriğini artırabilir, SOD ve GSH-Px aktivitesini iyileştirebilir ve ALT ve AST salınımını azaltabilir, parasetamol (APAP) tarafından indüklenen insan normal hepatositlerinin (LO2) hasarını korur [ 88 ]. Bununla birlikte, spesifik etki mekanizması belirsizdir ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyar. Şekil 6isorhamnetinin karaciğer üzerindeki koruyucu mekanizmasını gösterir.
        1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (768KB)
        2. İndir : Tam boyutlu resmi indir

        Şekil 6 . İzorhamnetinin karaciğer üzerindeki koruyucu mekanizması . Isorhamnetin, çeşitli sinyal yollarını düzenleyerek karaciğeri otofaji ve apoptoz gibi birçok yaralanmadan koruyabilir .

        10 . anti-hipoksi

        Jiang et al. [ 89 ], farklı hipoksi koşulları altında ( Tablo 4'te gösterildiği gibi) isorhamnetinin farelerin hayatta kalma süresi üzerindeki etkilerini inceledi . Atmosferik hipoksi, spesifik miyokardiyal hipoksi ve sodyum nitrozo toksik hipoksinin deneysel hayvan modelleri farklı yöntemlerle oluşturulmuştur. Sonuçlar, isorhamnetinin farelerde normobarik hipoksi, spesifik miyokardiyal hipoksi ve sodyum nitroso toksik hipoksinin hayatta kalma süresini önemli ölçüde uzatabileceğini gösterdi, bu da isorhamnetinin hayvanlarda hipoksi tolerans aktivitesini artırabileceğini gösterdi. Bununla birlikte, eylem mekanizmasının daha fazla doğrulanması gerekiyor.

        11 . anti-hiperürisemi

        Hiperürisemi, gut için önemli bir risk faktörü olup, sadece böbrek fonksiyonlarında hasara neden olmakla kalmaz, aynı zamanda kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalıkları da tetikler ve ciddi komplikasyonlara neden olur. Isorhamnetin, ksantin oksidazın (XO) aktivitesini azaltabilir ve karaciğerdeki XO proteininin ekspresyonunu değiştirmeden doza bağlı bir şekilde ürik asit (UA) üretimini inhibe edebilir. Bu bulgular, isorhamnetinin güçlü bir anti-hiperürisemik etkiye sahip olduğunu ve hiperüriseminin önlenmesi ve iyileştirilmesi için potansiyel bir aday olabileceğini göstermektedir [ 6 ]. İzorhamnetinin anti-hiperürisemi etkisi ve ilgili mekanizma Tablo 4'te gösterilmektedir .

        12 . Bağışıklığın düzenlenmesi

        Wang et al. [ 90 ], MFS'nin doğuştan gelen bağışıklık sisteminin tepkisi üzerindeki etkisini incelediklerinde, Miaoyao Fanggan poşetinin (MFS) ana bileşeni olan isorhamnetinin doğuştan gelen bağışıklığı artırabildiğini buldu. Dendritik hücreler (DC'ler), doğal ve adaptif bağışıklığı birbirine bağlamadaki önemli rolleri nedeniyle immünosupresif tedavi için önemli hedefler olarak kabul edilir. Shi ve ark. [ 91], olgunlaşma, fagositoz ve insan ticareti dahil olmak üzere BMDC'ler üzerindeki isorhamnetinin işlevini ve mekanizmasını araştırdı. İzorhamnetinin, TNF-a, IL-6, IL-1beta ve IL-12p70'in aşağı regülasyonu, IL-10'un yukarı regülasyonu ve CD40, CD80 ve CD86'nın depresyonu yoluyla LPS ile tedavi edilen BMDC'lerin olgunlaşmasını etkili bir şekilde inhibe ettiği bulundu. ancak fagositoz üzerinde etkisi yoktur. Ek olarak, kemokinler, ana işlevi kemotaktik hücrelerin yönlü hareketi olan küçük moleküllü bazik proteinlerin bir sınıfıdır. Isorhamnetin, muhtemelen CCR7 ekspresyonunun inhibisyonu yoluyla LPS ile tedavi edilen BMDC'lerin göçünü bastırdı. Isorhamnetin ayrıca, inflamatuar yanıtları azaltmak için dendritik hücrelerin aktivasyonunu ve taşınmasını inhibe eden güçlü bir immünosupresif ajan olabilir. İzorhamnetinin immün regülasyonu ve ilgili mekanizma üzerindeki etkisi şurada gösterilmiştir:Tablo 4 .

        13 . Anti-bakteriyel ve anti-viral etkiler

        Ahmet et al. [ 92 ] isorhamnetinin etkili bir antiviral ajan olduğunu buldu. İnfluenza A virüsü ile enfekte olmuş farelerde, isorhamnetin akciğer virüsü titresini 2 kat önemli ölçüde azalttı, hayatta kalma oranını %70 ila %80 arasında artırdı ve vücut ağırlığı kaybını %25 azalttı. İzorhamnetinin B halkasında bulunan metil grubu, diğer flavonoidlere kıyasla influenza virüsüne karşı güçlü antiviral gücüne katkıda bulunabilir. Bu anti-grip etkisi, HA ve NA gen ekspresyonunun, virüs kaynaklı otofajinin, ROS üretiminin ve ERK fosforilasyonunun inhibisyonu ile ilgilidir. Jiang et al. [ 93] isorhamnetinin, alfa-hemolisini (Hla) kodlayan RNAIII genini aşağı regüle edebildiğini ve Hla transkripsiyonunu inhibe edebildiğini buldu. S. aureus ve akciğer hücreleri için bir ortak kültür sisteminde, topikal isorhamnetin tedavisi, S. aureus tarafından tetiklenen hücre hasarına karşı korunmuştur. Isorhamnetin, S. aureus enfeksiyonlarına karşı anti-virülans ilaçların geliştirilmesinde önde gelen bir bileşik olabilir [ 93 ]. Polifenollerin antibakteriyel aktivite mekanizmasını araştırırken, Bhattacharya ve ark. [ 94 ], isorhamnetinin oksidatif stres yoluyla bakteri hücre zarına nüfuz etme kabiliyetine sahip olduğunu buldu, bu da Habtamu ve Melaku [ 95 ] tarafından daha da doğrulanan potansiyel antibakteriyel aktivitesini gösterir.]. Her ne kadar etki mekanizmasının daha fazla belirlenmesi gerekiyor. İzorhamnetinin anti-bakteriyel ve anti-viral etkileri ve mekanizması Tablo 4'te gösterilmektedir .

        14 . Vitiligo tedavisi

        Vitiligo, yaygın olarak edinilmiş, lokalize veya jeneralize bir cilt pigmentasyon hastalığıdır ve mevcut tedavisi sınırlıdır. Çalışmalar, üç PPAR alt tipinin de melanin üretimini teşvik edebilen melanositlerde eksprese edildiğini göstermiştir [ 96 ]. Araşidonik asit metabolik yolu ve serotonin sinapsları, PGE2, HETE ve 5-HT gibi düzenleyici faktörlerin salgılanmasını destekleyen keratinositlerde ve pigment hücrelerinde bulunur. Bu düzenleyiciler, melanin üretmek için melanosit proliferasyonunu uyarır. Wang et al. [ 97 ] Vernonia antelmintica kaynaklı isorhamnetinin melanojenik aktivitesini başarılı bir şekilde tahmin etti(L.) ağ farmakolojik analizinin admetSAR ve SDTNBI yöntemleri aracılığıyla. Tirozinaz aktivitesini, MITF protein ekspresyonunu ve melanin-biyosentetik genlerin (MC1R, MITF, TYR, TYRP1 ve DCT) mRNA ekspresyonunu önemli ölçüde arttırdı. SDTNBI yöntemine ve deneysel doğrulamaya dayalı olarak, isorhamnetin, serotonerjik sinapsları (ALOX12, ALOX15) ve MC1R-MITF, MAPK, PPAR (PPARA, PPARD, PPARG) ve araşidonik asit metabolizmasını (ALOX12, ALOX15, CBR1) hedefleyerek melanogenezi etkili bir şekilde arttırdı. ) ( Tablo 4 ).

        15 . Obezitenin önlenmesi

        Cesar et al. [ 98 ], opuntia ficus-indica'dan (OFI) gelen isorhamnetin ekstraktının, yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde kilo alımını azaltabileceğini, insülin salgısını ve enerji tüketimini artırabileceğini buldu. Bu sonuçta karaciğer ve yağ dokusunda yağ birikiminin azalmasından sorumluydu, böylece hepatik steatoz ve liposit hipertrofisi önlendi. Bu nedenle, isorhamnetin içeren OFI'nin yutulmasıyla obezite önlenebilir ( Tablo 4'te gösterildiği gibi ).

        PPAR-y aktivasyonu obeziteyi ve NAFLD'yi indükleyebilir. İzorhamnetin, PPAR-y agonisti rosiglitazon tarafından tetiklenen adiposit farklılaşmasını baskılayan, obezite gelişimini engelleyen ve hem yüksek yağlı diyet hem de leptin eksikliğinin neden olduğu hepatik steatozu hafifleten yeni bir PPAR-y antagonistidir [ 99 ]. Moleküler etki mekanizması, 3T3-L1 hücrelerinde isorhamnetin aracılı mitokondriyal biyogenezi ve AMPK aktivasyonunu içerir [ 100 ]. İzorhamnetinin adipositlerdeki mitokondriyal biyojenik etkisi, mitokondriyal gen ekspresyonunun uyarılması, mtDNA replikasyonu ve AMPK aktivasyonu ile ilişkili olabilir. Şekil 7 , isorhamnetinin obeziteyi önleyici mekanizmasını göstermektedir.

        1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (732KB)
        2. İndir : Tam boyutlu resmi indir

        Şekil 7 İsorhamnetinin obeziteyi önleyici mekanizması . Isorhamnetin, adipogenezi inhibe ederek ve mitokondriyal biyogenezi teşvik ederek obeziteyi önleyebilir .

        16 . Anti-ultraviyole yaralanması

        Han ve ark. [ 101 ] isorhamnetinin ultraviyole (UV) B ile indüklenen hücre içi ROS'u ortadan kaldırdığını ve UVB radyasyonuna yanıt olarak DNA, lipidler ve proteinlerin oksidatif modifikasyonunu azalttığını buldu ( Tablo 4'te gösterildiği gibi ). Ayrıca, UVB tarafından desteklenen keratinositlerin programlanmış hücre ölümünü de engelledi. Ek olarak, isorhamnetin, UVB ışığının neden olduğu mitokondriyal disfonksiyonu inhibe ederek insan keratinositlerini UVB kaynaklı hücre yaralanmasından ve ölümden korumuştur. Etki, isorhamnetinin antioksidan özelliği ile ilgili olmasına rağmen, etki mekanizması henüz belirlenmemiştir.

        17 . Sonuçlar ve bakış açıları

        Isorhamnetinin kapsamlı farmakolojik etkileri vardır. Anti-osteoporoz, bağışıklık düzenlemesi ve diğer farmakolojik etkiler ve ilgili mekanizmalar Tablo 4'te gösterilmiştir . Etki mekanizmaları esas olarak anti-inflamasyon, antioksidasyon ve apoptozun düzenlenmesini içerir. Bu farmakolojik aktiviteler, isorhamnetinin akut böbrek hasarı ve farelerde akut fulminan hepatit üzerindeki anti-oksidatif ve anti-inflamatuar etkileri gibi farklı hastalıkların tedavisinde sıklıkla önemli bir rol oynar. Aynı zamanda, isorhamnetin, antioksidan potansiyeli nedeniyle HIF-1α'yı inhibe edebilir, böylece in vitro kanser hücrelerinin göçünü ve istilasını inhibe edebilir.. İzorhamnetinin çoklu etkileri, PI3K/AKT, NF-κB ve diğer sinyal yolları ve sitokinler tarafından hastalıkların tedavisinde önemli bir rol oynar ve yüksek tıbbi değer gösterir.

        Ancak bu derleme, isorhamnetin ile ilgili farmakolojik araştırmaların bazı sınırlamalarına işaret etmektedir. i) Şu anda, isorhamnetin üzerinde birçok in vitro araştırma vardır, ancak nispeten az in vivo çalışma vardır; ii) Toksikolojik çalışma yetersizdir; iii) Antihipertansif, antitrombotik, anti-hipoksi ve anti-ultraviyole hasarın mekanizmaları açıklığa kavuşturulmamıştır; iii) İzorhamnetinin tam etki mekanizmasını netleştirmek için büyük önem taşıyan, isorhamnetin için az sayıda terapötik hedef araştırılmıştır.

        Gelecekte, aşağıdaki yönlere odaklanmak gereklidir: i) in vivo güçlendirmearaştırma, özellikle PI3K/AKT, NF-κB sinyal yolları ve sitokinler üzerindeki etkiler ve farmakolojik etki ve ilgili moleküler mekanizmanın daha fazla araştırılması; ii) İnsanların güvenlik özelliklerini belirlemek ve isorhamnetinin tıbbi değerinin gelişimini desteklemek için isorhamnetinin toksikolojisi ve ilaç etkileşimleri çalışmasının güçlendirilmesi; iii) İzorhamnetin ve türevlerinin farmakolojik etkileri ve yapı-aktivite ilişkisine ilişkin çalışmanın güçlendirilmesi; iii) İzorhamnetinin farmakolojik etkileri için bağlanma hedefinin araştırılması. Son olarak, isorhamnetinin hastalıkların tedavisi için klinik olarak kullanılabilmesi için daha fazla veri sağlamak için daha fazla araştırmanın yukarıda belirtilen endişeleri ele alması umulmaktadır.

        Finansman

        Bu çalışma, Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı (No. 81773941 ve 81903654 ), Ulusal İlaç İnovasyonu Konusu ( 2019ZX09201005-007 ), geleneksel Çin tıbbının modernizasyonuna yönelik temel araştırma projesi için Ulusal Anahtar Ar-Ge programı fonlarıyla desteklenmiştir. ( 2019YFC1711602 ), Şanghay Yüksek Öğrenim Kurumlarında Özel Randevu Profesörü (Genç Doğu Bilgini) Programı, Şanghay Belediyesi Eğitim Komisyonunun Şanghay “Chenguang Programı” (No. 18CG46 ), “Yangfan Programı” (No. 19YF1449400 )Şanghay Belediyesi Bilim ve Teknoloji Komisyonu ve Ruijin Gençlik NSFC Yetiştirme Fonu ( KY20194297 ).

        Rakip Çıkar Beyanı

        Yazarlar, makale ile ilişkili hiçbir rekabet eden çıkar olmadığını beyan eder.

        Teşekkür

        Gang Gong, Ying-Yun Guan ve Zhong-Lin Zhang literatürü topladı. İncelemenin ilk taslağını Gang Gong ve Su-Juan Wang yazdı. Tabloları ve Figürleri Gang Gong yaptı. Khalid Rahman, Ying-Yun Guan, Su-Juan Wang ve Shuang Zhou tüm taslağı revize etti. Shuang Zhou, Xin Luan ve Hong Zhang süreci denetledi. Tüm yazarlar bu yazının gönderilmesini onayladı.

        Referanslar

        [1] MJ Cristina , TM Ferreira , LR Cabral , RL Regina , HC Beatriz , MM Segio
        HTC karaciğer hücrelerinde flavonoid rutinin sitotoksik, apoptoz indükleyici, genotoksik ve koruyucu etkilerinin araştırılması
        Tecrübe. Toksikol. Patol. , 63 ( 5 ) ( 2011 ) , s. 459 - 465 , 10.1016/j.etp.2010.03.005
        Görünüm PDF
        Google Akademik [2] D. Teng , X. Luan
        İsorhamnetinin farmakodinamiğindeki araştırma ilerlemesi
        klinik. J. Gelenek. Çene. Med. , 28 ( 04 ) ( 2016 ) , s. 593 - 596
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [3] Z. Zhao , Y. Liu
        İzorhamnetinin kardiyovasküler koruyucu etkisi
        Med. Özetle , 15 ( 2008 ) , s. 2321 - 2323
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [4] J. Li , G. Wang , S. Du
        İzorhamnetinin antitümör etkisi ve mekanizması üzerine araştırma ilerlemesi
        Shanxi Med. J. , 40 ( 12 ) ( 2011 ) , s. 1215 - 1217
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [5] IO Ishola , MO Osele , MC Chijioke , OO Adeyemi
        Isorhamnetin, skopolamin kaynaklı amnezili farelerde kortiko-hipokampal öğrenme ve hafıza kabiliyetini arttırdı: antioksidan savunma, kolinerjik ve BDNF sinyalinin rolü
        Beyin Araş. , 1712 ( 2019 ) , s. 188 - 196 , 10.1016/j.brainres.2019.02.017
        MaddePDF İndirScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [6] S. Adachi , S. Kondo , Y. Sato , F. Yoshizawa , K. Yagasaki
        İzorhamnetinin kültürlenmiş hepatositlerde ve model farelerde anti-hiperürisemik etkisi: ürik asit üretiminin inhibitörleri olarak metilkersetinlerin yapı-aktivite ilişkileri
        Sitoteknoloji , 71 ( 1 ) ( 2019 ) , s. 181 - 192
        Görünüm PDF
        Çapraz ReferansScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [7] Q. Zheng , M. Tong , B. Ou , C. Liu , C. Hu , Y. Yang
        Isorhamnetin, endoplazmik retikulum stresini ve epitelyal-mezenkimal geçişi inhibe ederek bleomisin kaynaklı pulmoner fibrozise karşı korur
        Int. J. Mol. Med. , 43 ( 1 ) ( 2019 ) , s. 117 - 126 , 10.3892/ijmm.2018.3965
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [8] X. Dong , G. Sun , Y. Luo
        H9C2 hücrelerinde H2O2'nin neden olduğu oksidatif stres üzerinde izorhamnetinin koruyucu etkisi
        Çene. farmakol. Boğa. , 31 ( 06 ) ( 2015 ) , s. 853 - 860
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [9] R. Liang , J. Chen , D. Zhi
        İzorhamnetinin insan karaciğer mikrozomları CYP'leri ve sıçan primer hepatositleri üzerindeki etkileri
        İlaç Değerlendirmesi. Araş. , 40 ( 05 ) ( 2017 ) , s. 627 - 632
        Google Akademik [10] Z. Zhang , S. Chen , H. Mei , J. Xuan , X. Guo , L. Kanepe , VN Dobrovolsky , L. Guo , N. Mei
        Ginkgo biloba yaprağı ekstresi, insan karaciğer hücrelerinde topoizomeraz II aktivitesini inhibe ederek DNA hasarını indükler
        bilim Rep.-UK , 5 ( 1 ) ( 2015 ) , 10.1038/srep14633
        Görünüm PDF
        Google Akademik [11] MS Wu , CC Chien , J. Chang , YC Chen
        Endoplazmik retiküler stres yoluyla insan kolorektal karsinom hücrelerinde hem oksijenaz-1'in proapoptotik etkisi
        J. Hücre. Mol. Med. , 23 ( 8 ) ( 2019 ) , s. 5692 - 5704 , 10.1111/jcmm.14482
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [12] J. Alam , JL Cook
        Stres yanıt elemanı yolu yoluyla heme oksijenaz-1 geninin transkripsiyonel düzenlenmesi
        Kör. Eczacılık Des. , 9 ( 30 ) ( 2003 ) , s. 2499 - 2511 , 10.2174/1381612033453730
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [13] K. Nakaso , H. Yano , Y. Fukuhara , T. Takeshima , K. Wada-Isoe , K. Nakashima
        PI3K, insan nöroblastom hücrelerinde hemin tarafından antioksidan proteinlerin Nrf2 aracılı düzenlenmesinde anahtar bir moleküldür.
        FEBS Lett. , 546 ( 2–3 ) ( 2003 ) , s. 181 - 184 , 10.1016/S0014-5793(03)00517-9
        MaddePDF İndirScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [14] Z. Li , M. Chen , R. Dai , W. Zhu , K. Zhu , C. Cao
        PI3K ve Akt'ın kardiyovasküler hastalıklardaki rolü
        Temel Klinik. Med. , 39 ( 08 ) ( 2019 ) , s. 1200 - 1204
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [15] L. Yun , S. Guibo , D. Xi , W. Min , Q. Meng , Y. Yingli , S. Xiaobo
        Isorhamnetin, PI3K/AKT aktivasyonu ve HO-1 indüksiyonu yoluyla makrofaj apoptozunu inhibe ederek aterosklerozu hafifletir
        PLoS One , 3 ( 2015 ) , Madde e120259
        Google Akademik [16] L. Gao , R. Yao , Y. Liu , Z. Wang , Z. Huang , B. Du , D. Zhang , L. Wu , L. Xiao , Y. Zhang
        Isorhamnetin, PI3K-AKT yolunu bloke ederek kardiyak hipertrofiye karşı koruma sağlar
        Mol. Hücre. Biyokimya. , 429 ( 1–2 ) ( 2017 ) , s. 167 - 177 , 10.1007/s11010-017-2944-x
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [17] L. Huang , H. He , Z. Liu , D. Liu , D. Yin , M. He
        İzorhamnetinin kardiyomiyositlerde Anoxia/Reoxygenation kaynaklı yaralanmaya karşı koruyucu etkileri SIRT1 aracılık eder
        J. Kardiyovask. farmakol. orada. , 67 ( 6 ) ( 2016 )
        Google Akademik [18] T. Zhao , T. Yang , L. Gong , P. Wu
        Isorhamnetin, H9c2 kardiyomiyositlerinde apoptozu ve oksidatif stresi azaltarak hipoksi/reoksijenasyon kaynaklı yaralanmalara karşı koruma sağlar
        Gene , 666 ( 2018 ) , s. 92 - 99 , 10.1016/j.gene.2018.05.009
        MaddePDF İndirScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [19] W. Chen , M. Zhang , C. Hu , L. Tang , J. Zhang
        Quercetin ve isorhamnetinin insan vasküler düz kas hücrelerinde kollajen sentezi üzerindeki etkileri
        Çene. J. Atherbladder , 03 ( 2005 ) , s. 320 - 324
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [20] F. Zhang , Y. Cheng , B. Yuan
        İzorhamnetinin H2O2 tarafından yaralanan endotel hücreleri üzerindeki koruyucu etkisi
        Çene. J. Uzm. Formülol. , 17 ( 14 ) ( 2011 ) , s. 169 - 172
        Google Akademik [21] C. Jiayi , N. Tianyi , T. Dan , K. Tingguo , W. Qingfeng , Z. Qianqian
        Isorhamnetin, endotel hücreleri model CRL1730'u hidrojen peroksit tarafından oksidatif hasardan korur
        Pak. J. Ecz. bilim , 32 ( 1 ) ( 2019 ) , s. 131 - 136
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [22] M. Bao , Y. Xiao , Y. Leng
        İzorhamnetinin oksitlenmiş düşük yoğunluklu lipoprotein tarafından indüklenen endotel hücre apoptozisi üzerindeki etkileri
        Çene. J. Atherbladder , 18 ( 06 ) ( 2010 ) , s. 445 - 448
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [23] W. Li , Z. Chen , M. Yan , P. He , Z. Chen , H. Dai
        İzorhamnetinin insan beyni mikrovasküler endotel hücreleri üzerindeki metilglioksal ve oksijen-glikoz yoksunluğunun neden olduğu sitotoksisiteden koruyucu rolü
        J. Neurochem. , 136 ( 3 ) ( 2016 )
        Google Akademik [24] N. Zhang , F. Pei , H. Wei , T. Zhang , C. Yang , G. Ma , C. Yang
        Isorhamnetin, sıçan ventriküler miyositlerini iskemi ve reperfüzyon hasarından korur
        Tecrübe. Toksikol. Patol. , 63 ( 1–2 ) ( 2011 ) , s. 33 - 38 , 10.1016/j.etp.2009.09.005
        MaddePDF İndirScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [25] H.Li , J.Li _ _
        İzorhamnetinin kültürlenmiş yenidoğan sıçan kardik fibroblast proliferasyonu ve anjiyotensin tarafından indüklenen kollajen sentezi üzerindeki etkisi.
        Çene. J. Kardiyovask. Araş. , 03 ( 2006 ) , s. 200 - 201
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [26] T. Bai , L. Chi , Y. Gao
        Diyabetik kardiyomiyopati sıçanlarında isorhamnetinin miyokardiyal fibrozis üzerindeki girişimsel etkileri
        J. Sincan Med. Üniv. , 41 ( 07 ) ( 2018 ) , s. 865 - 869
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [27] JJ Zhao , JQ Song , SY Pan , K. Wang
        İzorhamnetin ile tedavi, beyni farelerde iskemik yaralanmaya karşı korur
        Nörokimya. Araş. , 41 ( 8 ) ( 2016 ) , s. 1939 - 1948 , 10.1007/s11064-016-1904-2
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [28] SL Xu , RCY Choi , KY Zhu , Ka-Wing Leung , AJY Guo , D. Bi , H. Xu , DTW Lau , TTX Dong , KWK Tsim
        Ginkgo biloba l.'den bir flavonol aglikon olan Isorhamnetin, kültürlenmiş PC12 hücrelerinin nöronal farklılaşmasını indükler: sinir büyüme faktörünün etkisini güçlendirir
        Kötü. - Temelli Tamamlayıcı. Alternatif. Med. , 2012 ( 2012 )
        Google Akademik [29] A. Iida , T. Usui , FZ Kalai , J. Han , H. Isoda , Y. Nagumo
        Nitraria retusa özütünün ve kurucu isorhamnetinin amiloid β kaynaklı sitotoksisite ve amiloid β agregasyonuna karşı koruyucu etkileri
        Biosci. Biyoteknoloji. Biyokimya. , 79 ( 9 ) ( 2015 )
        Google Akademik [30] DN Olennikov , NI Kashchenko , NK Chirikova , A. Akobirshoeva , Zilfikarov'da , C. Vennos _
        Kadife çiçeği (Calendula officinalis) çiçeklerinin ve müstahzarlarının Anti-Asetilkolinesteraz ilkeleri olarak isorhamnetin ve kersetin türevleri
        Int. J. Mol. bilim , 18 ( 8 ) ( 2017 ) , 10.3390/ijms18081685
        Görünüm PDF
        Google Akademik [31] P. Francisco , I. Manuel , C L , D. Juan , Z. Francisco , M. Laura , L. Gustavo , T. Juan
        Flavonoid kersetin ve metillenmiş metabolitlerinin sıçan iletkenlik ve direnç arterlerinde endotelden bağımsız vazodilatör etkileri
        J. Pharmacol. Tecrübe. orada. , 302 ( 1 ) ( 2002 )
        Google Akademik [32] J. Li , M. Zhang , J. Wang
        İzorhamnetinin tavşan aortik vasküler düz kas hücrelerinde hücre içi serbest kalsiyum konsantrasyonu üzerindeki etkileri
        J. Luzhou Med. Kol. , 03 ( 1999 ) , s. 188 - 190
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [33] F. Zhu , B. Huang , C. Hu , Q. Jiang , Z. Lu , M. Lu , M. Wang , M. Gong , C. Qiao , W. CHEN , P. Huang
        Hippophae Rhamnoides L.oN'nin toplam flavonoidlerinin, spontan hipertansif sıçanların ve Wistar-Kyoto sıçanlarının kültürlenmiş vasküler düz kas hücrelerinde hücre içi serbest kalsiyumun etkileri
        Çene. J. Integr. gelenek. Batı Med. , 04 ( 2005 ) , s. 287 - 292
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [34] I. Manuel , P. Francisco , C. Angel , D. Juan , Z. Francisco , LJ Gustavo , T. Juan
        İzorhamnetin ve kersetin izole sıçan ve domuz vasküler düz kas ve izole sıçan atriyumda kardiyovasküler etkileri
        Bitki Med. , 68 ( 4 ) ( 2002 )
        Google Akademik [35] Z. Zhao , Y. Liu , G. Hu
        İzorhamnetinin sıçanlarda izole torasik aort üzerindeki vazodilatasyon etkisi
        J. Luzhou Med. Kol. , 33 ( 05 ) ( 2010 ) , s. 494 - 497
        Görünüm PDF
        Çapraz ReferansGoogle Akademik [36] Gary P. Hubbard , Siegfried Wolffram , Ric de Vos , Arnaud Bovy , Jonathan M. Gibbins , Julie A. Lovegrove
        Quercetin içeriği yüksek soğan çorbasının yenmesi, trombosit agregasyonunu ve insanda kollajen ile uyarılan trombosit aktivasyon yolunun temel bileşenlerini inhibe eder: bir pilot çalışma
        Br. J. Nutr. ( 3 ) ( 2006 ) , s. 482 - 488
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [37] P. Tan , Y. Hao , Y. Liu
        Ginkgo biloba ekstraktının ana monomer bileşenlerinin trombositin fosfodiesteraz 3 aktivitesi üzerindeki etkileri
        Çene. J. Clin. (Electron. Ed.) , 7 ( 24 ) ( 2013 ) , s. 11569 - 11573
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [38] LY Sil , L. Sanghyun , LH Seung , K. Bak-Kwang , O. Kazuo , SK Hyun
        Salicornia herbacea kaynaklı isorhamnetin-3-O-Beta-D-glukozid'in streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçan dokularında sıçan lens aldoz redüktaz ve sorbitol birikimi üzerindeki inhibitör etkileri
        Biol. Eczacılık Boğa. , 28 ( 5 ) ( 2005 )
        Google Akademik [39] JE Krolopp , SM Thornton , MJ Abbott
        IL-15, iskelet kası hücrelerinde glikoz alımına aracılık etmek için Jak3/STAT3 sinyal yolunu aktive eder
        Ön. Fizol. , 7 ( 2016 ) , s. 626 , 10.3389/fphys.2016.00626
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [40] H. Jiang , Y. Yamashita , A. Nakamura , K. Croft , H. Ashida
        Quercetin ve metaboliti isorhamnetin, miyotüplerde farklı sinyal yolları yoluyla glikoz alımını teşvik eder
        bilim Tem. , 9 ( 1 ) ( 2019 ) , s. 2690 , 10.1038/s41598-019-38711-7
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [41] C. Yang , Z. Wang , D. Tao
        Isorhmnetinin HeLa hücresinin Bcl-2 gen ekspresyonu üzerindeki etkisi
        Batı Med. , 03 ( 2003 ) , s. 196 - 198
        Görünüm PDF
        Çapraz ReferansScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [42] J. Wei , H. Su , Y. Bi , J. Li , L. Feng , W. Sheng
        İzorhamnetinin, G2/M hücre döngüsü durmasını indükleyerek HeLa hücreleri üzerindeki anti-proliferatif etkisi
        Tecrübe. orada. Med. , 15 ( 4 ) ( 2018 )
        Google Akademik [43] C. Li , X. Yang , J. Hu
        Isorhamnetin, gefitinib dirençli insan akciğer kanseri PC9 hücrelerinin büyümesini baskılar
        Haberci Med. , 31 ( 07 ) ( 2012 ) , s. 831 - 834
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [44] L. Zhu , Z. Wang , L. Zhou
        İzorhamnetinin akciğer kanseri üzerindeki etkileri ve mekanizmaları
        Aerosp. Med. Med. Müh. ( 05 ) ( 2005 ) , s. 381 - 383
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [45] Y. Ruan , K. Hu , H. Chen
        Otofaji inhibisyonu, küçük hücreli olmayan akciğer kanseri hücrelerinde isorhamnetin kaynaklı mitokondriye bağlı apoptozu artırır
        Mol. Med. Tem. , 12 ( 4 ) ( 2015 )
        Google Akademik [46] M. Antunes-Ricardo , BE Moreno-Garcia , JA Gutierrez-Uribe , D. Araiz-Hernandez , MM Alvarez , SO Serna-Saldivar
        Opuntia ficus-indica pedlerinden isorhamnetin glikozitler ile tedavi edilen kolon kanseri hücrelerinde apoptoz indüksiyonu
        Bitki Besinleri Hum. Nutr. , 69 ( 4 ) ( 2014 ) , s. 331 - 336 , 10.1007/s11130-014-0438-5
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [47] J. Sara , L. Sergio , VL M , R. Rocio , J. Ana , A. Rocio , G. Rafael , MFJ G
        Flavonol isorhamnetin, insan kolon kanseri hücreleri üzerinde sitotoksik etkiler gösterir.
        J. Agric. Gıda Kimyası , 58 ( 20 ) ( 2010 ) , s. 10869 - 10875
        Google Akademik [48] J. Hu , Y. Zhang , X. Jiang , H. Zhang , Z. Gao , Y. Li , R. Fu , L. Li , J. Li , H. Cui , N. Gao
        CaMKII'nin ROS aracılı aktivasyonu ve mitokondriyal translokasyonu, isorhamnetin ve klorokin ile üçlü negatif meme kanseri hücrelerinde Drp1'e bağlı mitokondriyal fisyon ve apoptoza katkıda bulunur
        J. Uzm. klinik. Kanser Araş. , 38 ( 1 ) ( 2019 ) , s. 225 , 10.1186/s13046-019-1201-4
        Görünüm PDF
        Google Akademik [49] S. Hu , L. Huang , L. Meng , H. Sun , W. Zhang , Y. Xu
        Isorhamnetin, hücre proliferasyonunu inhibe eder ve meme kanserinde Akt ve mitojenle aktive olan protein kinaz sinyal yolları aracılığıyla apoptozu indükler
        Mol. Med. Tem. , 12 ( 5 ) ( 2015 )
        Google Akademik [50] S. Hu , Y. Deng
        İzorhamnetinin meme kanseri hücreleri üzerindeki mekanizması
        J. Çin Ecz. Üniv. , 44 ( 06 ) ( 2013 ) , s. 563 - 567
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [51] J. Wang , Q. Quan , R. Ji , X. Guo , J. Zhang , X. Li , Y. Liu
        Isorhamnetin, S fazı durması yoluyla PANC-1 pankreas kanseri hücre proliferasyonunu baskılar
        Biyomedya. Eczacı. , 108 ( 2018 ) , s. 925 - 933 , 10.1016/j.biopha.2018.09.105
        MaddePDF İndirScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [52] H. Luo , X. Li , C. Guan
        İzorhamnetinin nazofaringeal karsinom hücrelerinin büyümesi ve proliferasyonu üzerindeki etkisi
        J. Guangdong Med. Kol. , 29 ( 02 ) ( 2011 ) , s. 119 - 121
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [53] C. Jiang , Y. Xiang , Y. Zhong
        İzorhamnetinin insan hepatom HepG-2 hücrelerinin proliferöz döngüsü ve apoptozu üzerindeki etkileri: deneysel bir çalışma
        J. Milit. cerrah. Güneybatı Çin , 14 ( 03 ) ( 2012 ) , s. 432 - 435
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [54] Y.Li , P. Wang , H. Zhang _
        İzorhamnetinin insan mide Car sinom hücrelerinin büyümesi üzerindeki inhibitör etkisi
        Çene. Prim. Health Care , 06 ( 2008 ) , s. 58 - 59
        Google Akademik [55] JY Ahn , JK Schwarz , H. Piwnica-Worms , CE Canman
        İyonlaştırıcı radyasyona yanıt olarak Chk2'nin etkin aktivasyonu için mutasyona uğramış ataksi telenjiektazi ile treonin 68 fosforilasyonu gereklidir
        Kanser Araş. , 60 ( 21 ) ( 2000 ) , s. 5934 - 5936
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [56] Q. Li , F. Ren , C. Yang , L. Zhou , Y. Liu , J. Xiao , L. Zhu , Z. Wang
        İzorhamnetinin akciğer kanseri hücreleri üzerindeki in vitro ve in vivo anti-proliferasyon etkileri
        Asya Pak. J. Cancer Prev.: APJCP , 16 ( 7 ) ( 2015 )
        Google Akademik [57] J. Liu , W. Guo , J. Gen
        İzorhamnetin, HCT116 hücrelerinde otofajiyi indükler
        Çene. gelenek. Pat. Med. , 37 ( 12 ) ( 2015 ) , s. 2596 - 2599
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [58] C. Yang , Y. Qu , Z. Wang
        Isorhmnetinin HeLa hücrelerinin telomeraz aktivitesi üzerindeki inhibitör etkisi
        J. Sichuan Üniv. (Med. Ed.) ( 02 ) ( 2004 ) , s. 198 - 200
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [59] G. Chi , W. Zhong , Y. Liu , G. Lu , H. Lü , D. Wang , F. Sun
        Isorhamnetin, fareleri inflamatuar yanıtların inhibisyonu yoluyla lipopolisakkarit kaynaklı akut akciğer hasarından korur
        iltihap Araş. ( 1 ) ( 2016 ) , s. 33 - 41
        Görünüm PDF
        Çapraz ReferansScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [60] Y. Bo , L. Xiao-Ping , N. Yun-Feng , Du Hong-Yin , W. Rong , L. Ming-Jiang , W. Wen-Chen , L. Ming-Ming , W. Xu-Hui , L . Lei , Z. Wei-Dong , J. Tao
        İzorhamnetinin farelerde Lipopolisakkarit ile İndüklenen akut akciğer hasarı üzerindeki koruyucu etkisi
        Enflamasyon , 39 ( 1 ) ( 2016 )
        Google Akademik [61] Y. Li , G. Chi , B. Shen , Y. Tian , H. Feng
        Isorhamnetin, NF-kappa B sinyalinin aşağı regülasyonu yoluyla LPS kaynaklı inflamatuar yanıtı iyileştirir
        Enflamasyon , 39 ( 4 ) ( 2016 ) , s. 1291 - 1301 , 10.1007/s10753-016-0361-z
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [62] HN Jnawali , D. Jeon , MC Jeong , E. Lee , B. Jin , S. Ryoo , J. Yoo , ID Jung , SJ Lee , YM Park , Y. Kim
        Doğal olarak oluşan bir flavonoid olan isorhamnetinin antitüberküloz aktivitesi
        J. Nat. Ürün , 79 ( 4 ) ( 2016 ) , s. 961 - 969 , 10.1021/acs.jnatprod.5b01033
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [63] S. Qiu , Y. Zhang , X. Li
        Sıçanlarda iskemi-reperfüzyonun neden olduğu akut böbrek hasarı üzerinde isorhamnetinin immün koruyucu etkisi
        Kör. immünol. , 37 ( 06 ) ( 2017 ) , s. 461 - 466
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [64] S. Qiu , G. Sun , Y. Zhang , X. Li , R. Wang
        Tip 2 diyabetik bir sıçan modelinde isorhamnetinin renoprotektif etkilerinde NF-kappa B sinyal yolunun rolü
        Biyomedya. Rep. , 4 ( 5 ) ( 2016 ) , s. 628 - 634 , 10.3892/br.2016.636
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [65] F. Qi , J. Sun , J. Yan , C. Li , X. Lv
        İzorhamnetinin Nrf2 sinyal yolunu aktive ederek LPS ile uyarılan insan dişeti fibroblastları üzerindeki anti-inflamatuar etkileri
        Mikrop. Patogenez , 120 ( 2018 ) , s. 37 - 41
        MaddePDF İndirScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [66] W. Dou , J. Zhang , H. Li , S. Kortagere , K. Sun , L. Ding , G. Ren , Z. Wang , S. Mani
        Bitki flavonol isorhamnetini, PXR'ye bağlı bir yol yoluyla kimyasal olarak indüklenen inflamatuar bağırsak hastalığını hafifletir
        J. Nutr. Biyokimya. , 25 ( 9 ) ( 2014 ) , s. 923 - 933 , 10.1016/j.jnutbio.2014.04.006
        MaddePDF İndirScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [67] SY Kim , CY Jin , CH Kim , YH Yoo , SH Choi , GY Kim , HM Yoon , HT Park , YH Choi
        Isorhamnetin, NF-kappaB'yi inaktive ederek, TLR4 yolunu bloke ederek ve ROS oluşumunu azaltarak BV2 mikrogliadaki lipopolisakkarit kaynaklı inflamatuar yanıtları hafifletir
        Int. J. Mol. Med. , 43 ( 2 ) ( 2019 ) , s. 682 - 692 , 10.3892/ijmm.2018.3993
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [68] J. Li , R. Wu , X. Qin , D. Liu , F. Lin , Q. Feng
        Isorhamnetin, insan kondrositlerinde IL1beta kaynaklı inflamatuar mediatörlerin ekspresyonunu inhibe eder
        Mol. Med. Rep. , 16 ( 4 ) ( 2017 ) , s. 4253 - 4258 , 10.3892/mmr.2017.7041
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [69] F. Zhou , J. Mei , K. Yuan , X. Han , H. Qiao , T. Tang
        Isorhamnetin, osteoklastogenezi inhibe ederek ve reaktif oksijen türleri homeostazını modüle ederek kondrositleri koruyarak osteoartriti hafifletir
        J. Hücre. Mol. Med. , 23 ( 6 ) ( 2019 ) , s. 4395 - 4407 , 10.1111/jcmm.14333
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [70] L. Qiu , Y. Ma , Y. Luo , Z. Cao , H. Lu
        İzorhamnetinin N2a hücresi üzerindeki endoplazmik retikulum stres kaynaklı yaralanmaya karşı koruyucu etkileri PKCε aracılık eder
        Biyomedya. Eczacı. , 93 ( 2017 )
        Google Akademik [71] Y. Masayoshi , H. Reiko , U. Satoshi , I. Kaori
        Flavonoidin femur doku kültüründe kalsiyum içeriği ve in vitro kemik iliği kültüründe paratiroid hormonu ile uyarılan osteoklastogenez üzerindeki etkileri
        Mol. Hücre. Biyokimya. , 303 ( 1–2 ) ( 2007 )
        Google Akademik [72] G. Chao , S. Liao , J. Zhou
        Sıçanlarda ovariektomiye bağlı osteoporoza karşı isorhamnetinin anti-osteoporotik etkisi ve mekanizması
        Çene. hastane J. Ecz. , 36 ( 17 ) ( 2016 ) , s. 1456 - 1460
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [73] J. Li , L. Cheng , L. Guo
        Ginkgo biloba'dan ekstrakte edilen isorhamnetinin RAW264.7 hücrelerinin osteoklastlara farklılaşması üzerindeki etkisi ve moleküler mekanizması
        Önceki Davranmak. Oral Dis. , 26 ( 03 ) ( 2018 ) , s. 158 - 165
        Görünüm PDF
        Çapraz ReferansScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [74] Y. Xiao , Y. Yu , X. Yu
        Isorhamnosine ve quercetin'in antioksidan aktivitesi üzerine çalışma
        Lishizhen Med. Anne. Med. Araş. , 23 ( 05 ) ( 2012 ) , s. 1118 - 1120
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [75] J. Wang , H. Gong , HH Zou , L. Liang , X. Wu
        Isorhamnetin, insan retinal pigment epitel hücrelerinde H2O2 kaynaklı oksidatif stresi önler
        Mol. Med. Rep. , 17 ( 1 ) ( 2018 ) , s. 648 - 652 , 10.3892/mmr.2017.7916
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [76] CY Hyun
        İzorhamnetinin oksidatif strese karşı sitoprotektif etkisine, reaktif oksijen türlerinin temizlenmesi ve ERK inaktivasyonu yoluyla C2C12 miyoblastlarında Nrf2'ye bağlı HO-1 ekspresyonunun yukarı regülasyonu aracılık eder.
        Gen. Physiol. Biyofiz. , 35 ( 2 ) ( 2016 )
        Google Akademik [77] S. Seo , K. Seo , SH Ki , SM Shin
        Isorhamnetin, reaktif oksijen Türlerine Bağlı hipoksi ile indüklenebilir faktör (HIF)-1alfa birikimini inhibe eder
        Biol. Eczacılık Boğa. , 39 ( 11 ) ( 2016 ) , s. 1830 - 1838 , 10.1248/bpb.b16-00414
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [78] T. Bakır , İ. Sönmezoğlu , F. İmer , R. Apak
        α-tokoferol, kuersetin ve isorhamnetinin Cu(II) ve H 2 O 2 tarafından indüklenen linoleik asit peroksidasyonu üzerindeki antioksidan/prooksidan etkileri
        Int. J. Gıda Bilimi. Nutr. , 65 ( 2 ) ( 2014 ) , s. 226 - 234
        Görünüm PDF
        Çapraz ReferansScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [79] C. Kong , J. Kim , Z. Qian , YA Kim , JI Lee , S. Kim , TJ Nam , Y. Seo
        Oksidasyon kaynaklı hücre hasarına karşı Salicornia herbacea kaynaklı isorhamnetin 3-O -β- d -glucopyranoside'ın koruyucu etkisi
        Gıda Kimyası Toksikol. , 47 ( 8 ) ( 2009 )
        Google Akademik [80] J. Li , T. He , W. Huang
        Querektin ve isorhamnetinin HDL ile indüklenen oksidatif modifikasyon üzerindeki inhibitör etkileri
        Çin Med. Müh. ( 03 ) ( 2004 ) , s. 22 - 25
        Google Akademik [81] R. Liu , F. Meng , H. Bai , Y. Liu , B. Liu
        [İzorhamnetin ve hesperidin'in Cu2+ tarafından indüklenen yüksek yoğunluklu lipoproteinlerin (HDL) oksidasyonu üzerindeki inhibitör etkisi]
        Sichuan Daxue Xuebao (Yixue Ban) , 38 ( 6 ) ( 2007 )
        Google Akademik [82] R. Liu , F. Meng , Y. Liu , H. Bai , B. Liu
        Isorhamnetin ve Hesperidin'in Cu2+ tarafından indüklenen LDL oksidasyonu üzerindeki inhibitör etkisi
        Zhongyaocai , 30 ( 6 ) ( 2007 )
        Google Akademik [83] B. Li , T. He , J. Li , M. Qiu
        Cu2+ ile indüklenen VLDL'nin oksidatif modifikasyonu üzerine quercetin ve isorhamnetinin etkileri
        Hua Xi Yi Ke Da Xue Xue Bao , 32 ( 2 ) ( 2003 )
        Google Akademik [84] G. Dong , J. Lee , S. Ki , J. Yang , I. Cho , S. Kang , R. Zhao , S. Kim , Y. Kim
        İzorhamnetin tarafından AMPK aktivasyonu, hepatositleri oksidatif strese ve mitokondriyal disfonksiyona karşı korur
        Avro. J. Pharmacol. , 740 ( 2014 ) , s. 634 - 640 , 10.1016/j.ejphar.2014.06.017
        MaddePDF İndirScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [85] JH Yang , SC Kim , KM Kim , CH Jang , SS Cho , SJ Kim , SK Ku , IJ Cho , SH Ki
        Isorhamnetin, TGF-beta/Smad sinyalini inhibe ederek ve oksidatif stresi azaltarak karaciğer fibrozunu hafifletir
        Avro. J. Pharmacol. , 783 ( 2016 ) , s. 92 - 102 , 10.1016/j.ejphar.2016.04.042
        MaddePDF İndirScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [86] D. Messmer , K. Lorrain , K. Stebbins , Y. Bravo , N. Stock , G. Cabrera , L. Correa , A. Chen , J. Jacintho , N. Chiorazzi , XJ Yan , D. Spaner , P. Prasit , D. Lorrain
        Seçici yeni bir peroksizom Proliferatör-Aktive Edilmiş reseptör (PPAR)-alfa antagonisti apoptozu indükler ve in vitro ve in vivo olarak CLL hücrelerinin proliferasyonunu inhibe eder
        Mol. Med. , 21 ( 2015 ) , s. 410 - 419 , 10.2119/molmed.2015.00139
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [87] X. Lu , T. Liu , K. Chen , Y. Xia , W. Dai , S. Xu , L. Xu , F. Wang , L. Wu , J. Li , S. Li , W. Wang , Q. Yu , J. Feng , X. Fan , Y. Zhou , P. Niu , C. Guo
        Isorhamnetin: hepatoprotektif bir flavonoid, farelerde P38/PPAR-alfa yolu yoluyla apoptozu ve otofajiyi inhibe eder
        Biyomedya. Eczacı. , 103 ( 2018 ) , s. 800 - 811 , 10.1016/j.biopha.2018.04.016
        MaddePDF İndirScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [88] Z. Jiang , X. Wang , J. Wang
        Sedi herba toplam flavanonları ve isorhamnetinin APAP ile indüklenen yaralı 102 hücreleri üzerindeki etkisi
        Çene. J. Uzm. gelenek. Med. Formüller , 24 ( 06 ) ( 2018 ) , s. 121 - 125
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [89] L. Jiang , H. Mo , Z. Zhang
        Farklı hipoksi koşulları altında isorhamnetinin anti-hipoksi etkisi üzerine deneysel çalışma
        J. Kuzeybatı. Üniv. Milliyetler (Doğa Bilimleri Sürümü). , 36 ( 03 ) ( 2015 ) , s. 38 - 41
        Google Akademik [90] H. Wang , Q. Zhang , ML Cheng , L. Ma , QZ Meng , L. Duan , Y. Chen , JW Tan , M. Chen , TT Liang , GJ Li , JL Li
        Miaoyao Fanggan poşetten türetilen isorhamnetinin farelerde TLR2/4 ve NKp46 ekspresyonu üzerindeki etkisi
        J. Etnofarmakol. , 144 ( 1 ) ( 2012 )
        Google Akademik [91] H. Shi , J. He , X. Li , J. Han , R. Wu , D. Wang , F. Yang , E. Sun
        Çin bitkisi Hippophae rhamnoides L'nin aktif bileşeni olan Isorhamnetin, dendritik hücre olgunlaşması ve kaçakçılığının güçlü bir baskılayıcısıdır.
        Int. İmmünofarmakol. , 55 ( 2018 ) , s. 216 - 222 , 10.1016/j.intimp.2017.12.014
        MaddePDF İndirScopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [92] AD Ahmed , CH Yeon , KY Bong , C. Ssang-Goo
        Metillenmiş flavonol isorhamnetinin influenzaya karşı antiviral etkisi
        PLoS Bir , 10 ( 3 ) ( 2015 )
        Google Akademik [93] L. Jiang , H. Li , L. Wang , Z. Song , L. Shi , W. Li , X. Deng , J. Wang
        Isorhamnetin, Alfa-Hemolisin ekspresyonunu inhibe ederek stafilokok Aureus'un neden olduğu akciğer hücre hasarını hafifletir
        J. Mikrobiyol. Biyoteknoloji. , 26 ( 3 ) ( 2016 ) , s. 596 - 602 , 10.4014/jmb.1507.07091
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [94] D. Bhattacharya , D. Ghosh , S. Bhattacharya , S. Sarkar , P. Karmakar , H. Koley , R. Gachhui
        Kombucha'nın polifenolik fraksiyonunun Vibrio cholerae'ye karşı antibakteriyel aktivitesi: Hücre zarını hedefleme
        Lett. Uygulama Mikrobiyol. , 66 ( 2 ) ( 2018 ) , s. 145 - 152 , 10.1111/lam.12829
        Görünüm PDF
        Google Akademik [95] A. Habtamu , Y. Melaku
        Vernonia amygdalina çiçek özlerinden elde edilen antibakteriyel ve antioksidan bileşikler
        reklam farmakol. bilim , 2018 ( 2018 ) , s. 4083736 , 10.1155/2018/4083736
        Görünüm PDF
        Google Akademik [96] HY Kang , E. Chung , M. Lee , Y. Cho , WH Kang
        İnsan melanositlerinde peroksizom proliferatörü ile aktive olan reseptörlerin ekspresyonu ve işlevi
        Br. J. Dermatol. , 150 ( 3 ) ( 2004 ) , s. 462 - 468 , 10.1111/j.1365-2133.2004.05844.x
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [97] J. Wang , H. Chen , Y. Wang , X. Wang , H. Chen , M. Zhang , Y. Tang , B. Zhang
        Vitiligo tedavisinde Vernonia anhelmintica'nın (L.) ağ farmakolojik mekanizmaları: melanin-biyosentetik genlerin yukarı regülasyonu yoluyla melanogenezin isorhamnetin indüksiyonu
        BMC Sist. Biol. , 11 ( 1 ) ( 2017 ) , s. 103 , 10.1186/s12918-017-0486-1
        MaddePDF İndirGoogle Akademik [98] R. César , T. Nimbe , GJ A , NL G , T. Iván , LA M , A. Marilena , M. Claudia , O. Guillermo , CR A , SS O , TA R
        Opuntia ficus-indica'dan ekstrakte edilen isorhamnetin glikozitlerin diyet kaynaklı obezite fare modelindeki etkisi
        Gıda Fonksiyonu. , 6 ( 3 ) ( 2015 )
        Google Akademik [99] Y. Zhang , M. Gu , W. Cai , L. Yu , L. Feng , L. Zhang , Q. Zang , Y. Wang , D. Wang , H. Chen , Q. Tong , G. Ji , C. Huang
        Diyet bileşeni isorhamnetin bir PPARgamma antagonistidir ve diyet veya leptin eksikliğinin neden olduğu metabolik bozuklukları iyileştirir
        bilim Tem. , 6 ( 2016 ) , s. 19288 , 10.1038/srep19288
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik [100] L. Mak-Soon , K. Yangha
        İzorhamnetinin adiposit mitokondriyal biyogenezi ve AMPK aktivasyonu üzerindeki etkileri
        Moleküller , 23 ( 8 ) ( 2018 )
        Google Akademik [101] X. Han , M. Piao , KC Kim , HS Madduma , ES Yoo , YS Koh , HK Kang , JH Shin , Y. Park , SJ Yoo , S. Chae , JW Hyun
        Isorhamnetin, insan keratinositlerini ultraviyole B'nin neden olduğu hücre hasarına karşı korur
        biyomol. orada. (Seul) , 23 ( 4 ) ( 2015 ) , s. 357 - 366 , 10.4062/biomolther.2015.005
        Görünüm PDF
        Scopus'ta Kaydı GörüntüleGoogle Akademik

        Yorum yap


        • #5
          Dört Romanya Deniz İğdesi ( Hippophae Rhamnoides L.) Çeşitlerinden Meyve ve Yaprakların Fitokimyasal Bileşimi ve Biyolojik Aktivitesi

          Adriana Criste , 1, * Adriana Cristina Urcan , 1, * Andrea Bunea , 2 Flavia Roxana Pripon Furtuna , 3 Neli Kinga Olah , 3 Robert H. Madden , 4 ve Nicolae Corcionivoschi 4
          Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
          Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
          Git: Soyut

          Hippophae rhamnoides L. önemli bir doğal antioksidan ve antimikrobiyal ajan kaynağıdır. Meyvelerin fitokimyasal bileşikleri, antioksidan ve antibakteriyel özellikleri ve dört Romanya deniz topalak çeşidinden elde edilen yaprak ekstreleri araştırıldı. Çeşitler arasında toplam polifenol ve flavonoid içeriğinde büyük farklılıklar gözlendi. Polifenolik bileşiklerin HPLC analizi, yapraklardaki içerik bakımından meyvelerdekinden daha büyük farklılıklar göstermiştir. Bu çalışma, deniz topalak yapraklarının ve meyvelerinin zengin bir fenolik bileşik, özellikle kersetin türevleri ve hidrosinamik asit türevleri kaynağı olduğunu doğruladı. Meyvelerde beş karotenoid bileşik tespit edildi: lutein, zeaksantin, β-kriptoksantin, cis-β-karoten ve β-karoten. Bu çalışmada elde edilen sonuçlardan, meyveleri en yüksek miktarda polifenol, flavonoid ve antioksidan aktivite veren çeşitlerin şu şekilde sıralanabileceği ifade edilebilir: SF6 > Golden Bol > Carmen > Colosal ve yaprak ekstraktları için Sıralama SF6 > Altın Bol > Devasa > Carmen şeklindedir. Toplam flavonoid verimi ile antioksidan aktivite ( r = 0.96) arasında güçlü bir korelasyon gözlendi. Tüm özler, S. aureus , B. cereus ve P. aeruginosa'ya karşı antibakteriyel aktivite gösterdi , ancak meyvelerden elde edilen özler, yapraklardan elde edilen özlerden daha az etkiliydi.

          Anahtar kelimeler: deniz topalak, antioksidan aktivite, antimikrobiyal aktivite, karotenoidler, flavonoidler, fenolik bileşikler
          Git: 1. Giriş

          Tüketicilerin uygun gıda ürünlerinde sentetik bileşikler kullanmanın güvenliği konusunda daha fazla endişe duyması nedeniyle, son birkaç yılda meyvelerde ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunan doğal antioksidanların kullanımına yönelik artan bir küresel eğilim olmuştur. Bitkisel kaynakların antioksidan ve antimikrobiyal olarak kullanımını teşvik eden başlıca faktörler, düşük maliyetli, değişken kimyasal aileleri ve antioksidan miktarlarını insan vücudu için yüksek biyoyararlanımı olan ve sentetik olanlara göre insan vücudunda daha az olumsuz etkiye sahip bitkilerdir. .

          Hippophae rhamnoides L. ssp. carpatica ( Elaeagnaceae familyası), yaygın olarak deniz iğdesi (SB) olarak bilinir, Avrupa ve Asya'ya özgü dikenli, nitrojen sabitleyici, yaprak döken bir çalıdır [ 1 ]. 150'den fazla deniz topalak çeşidi vardır, ancak hala yeni çeşitler geliştirilmektedir [ 2 ]. Deniz topalak meyveleri ve yaprakları, antiaterojenik, antioksidan, antikanser ve antibakteriyel etkiler gibi sağlık üzerinde çeşitli faydalı etkileri olan izoflavonlar ve flavonoidler gibi biyoaktif maddelerin zengin bir kaynağı olarak kabul edilir [ 3 ]. Antioksidatif özellikler, askorbik asit, flavonoidler, proantosiyanidinler ve karotenoidler dahil olmak üzere hidrofilik ve lipofilik bileşiklere atfedilir.4 , 5 , 6]. Özellikle, deniz topalak yapraklarının meyvelerden daha yüksek seviyelerde fenolik bileşikler ve antioksidan aktiviteler içerdiği ve ayrıca mineraller, vitaminler, yağ asitleri, karotenoidler ve fenolik gibi daha yüksek besin ve biyoaktif bileşikler içeriğine sahip olduğu bildirilmiştir. Bileşikler. Antioksidanlar, vücudu normal metabolizmanın yan ürünleri olarak üretilen serbest radikallerin zararlı etkilerinden korur ve kanser ve kardiyovasküler hastalıklarla ilgili patojenik süreçlerin önlenmesinde önemli roller oynar ve ayrıca bağışıklık fonksiyonunu iyileştirebilir. Antioksidatif rollere ek olarak, SB yapraklarından elde edilen fenolik bileşiklerin çeşitli patojenik mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğu bildirilmiştir. Ayrıca, deniz iğdesi yaprağı özlerinin belirgin antibakteriyel, antitümöral, antienflamatuar,7 , 8 , 9 ]. Bu potansiyel sağlık yararlarına ve ticari çıkarlarına rağmen, meyve hasadı sonrası tarımsal atıklar olarak sınıflandırılan SB yapraklarının çoğu kullanılmamaktadır. Bu nedenle, bu tesisin şu anda kullanılmayan kısımlarına dayalı yeni ürünler geliştirmek ve büyük ölçekli kullanımını teşvik etmek faydalı olabilir.

          Bitki üzerindeki çeşit, hasat zamanı ve yaprak pozisyonu gibi faktörlerin yanı sıra işleme teknolojilerinin fenolik bileşiklerin içeriğini ve kompozisyonunu önemli ölçüde etkilediği bilinmektedir. Deniz topalak meyvelerinin ve yaprak ekstraktlarının antioksidan ve antimikrobiyal aktivitesi, biyoaktif bileşikleri (fenolik, flavonoid ve karotenoid bileşikler) ile ilişkili olabilir [ 10 , 11 ].]. Şimdiye kadar, dünyanın farklı bölgelerinde deniz topalak üzerinde çok sayıda çalışma yapılmıştır, ancak Romanya'da yetiştirilen çeşitlerin biyolojik olarak aktif bileşiklerin seviyeleri ve antioksidan ve antimikrobiyal potansiyeli hakkında bilgiler hala nispeten az çalışmaya dayanmaktadır. . Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, Hippophae rhamnoides L. ssp'nin dört çeşidinin biyoaktif potansiyelinin üzerinde bulunduğu biyoaktif bileşikleri analiz etmektir . Karpaticadaha fazla yetiştirme için yüksek aktiviteli çeşitlerin seçimine izin veren bilgi sağlamak amacıyla dayanmaktadır. Elde edilen verilerin gelecekteki kullanımı için olası bir perspektif, deniz topalak temelinde insanlar ve hayvanlar için nutrasötik ürünler tasarlama olasılığı ile temsil edilir. Yaprak, meyve, küspe ve meyve suyu ve yağ ekstraksiyonundan kaynaklanan tohum artıkları gibi deniz topalaklarından elde edilen büyük hacimli “atık” materyal, hala hayvan yemi için katma değerli bir ürüne dönüştürülebilecek değerli kimyasal maddeler içermektedir.

          Git: 2. Sonuçlar ve Tartışma

          Deniz topalak, çeşitli fitokimyasalların içeriğinden dolayı iyi bir biyoaktif bileşik kaynağı olduğu rapor edilmiştir, ancak spesifik çeşidin SB meyveleri ve yapraklarının içeriğini ve bileşimini etkileyen önemli bir faktördür. Bu nedenlerle, bu çalışma, SB meyvelerinin kimyasal bileşimini (şeker, protein ve yağ) ve SB meyvelerinin fitokimyasal bileşimini (fenolik ve flavonoidler) araştırdı ve dört Romanya çeşidinden yapraklar. 2.1. Meyveler Şeker, Protein ve Yağ İçeriği

          Şeker, suyunun tatlılığını belirlemede önemli bir rol oynadığı için deniz topalak meyvelerinin önemli bir bileşenidir. Tipik olarak, üç ana alt türün ( H. rhamnoides ssp. sinensis , ssp. rhamnoides ve ssp. mongolica ) deniz topalaklarında bulunan şekerlerin yalnızca glikoz ve fruktoz olduğu bildirilmektedir [ 12 ]. Tespit edilen ancak sıklıkla "bilinmeyen" olarak bildirilen bir bileşik daha sonra etil β-D-glukopiranozit olarak tanımlandı [ 13 ].

          Bu çalışma için,tablo 1Çalışılan dört Romen deniz topalak çeşidinin meyvelerinde gözlemlenen biyokimyasal bileşenleri sunar. Fruktoz ve glikoz tespit edilen başlıca şekerlerdi. Colosal, Carmen ve Golden Bol'daki fruktoz konsantrasyonları benzer iken (sırasıyla %0,18 ± %0,12, %0,18 ± %0,25 ve %0,19 ± %0,12), SF6'da önemli ölçüde daha yüksekti ( p < 0,05) çeşitlilik (%1.10 ± 0.13;tablo 1). tablo 1

          Deniz topalak meyvelerinin toplam şeker, protein ve yağ içeriği.
          Altın Bol 0.19 ± 0.12 b 0,35 ± 0,14 bir nd 0,79 ± 0,12 bir 4,86 ± 0,31 b
          SF6 1,10 ± 0,13 bir 0,46 ± 0,22 bir nd 0,86 ± 0,18 bir 4,61 ± 0,29 b
          carmen 0.18 ± 0.25b 0.24 ± 0.15 bir 0.095 ± 0.11 0,72 ± 0,21 bir 5,71 ± 0,23 bir
          devasa 0.18 ± 0.12b 0.17 ± 0.14 bir nd 0,75 ± 0,11 bir 4,21 ± 0,35 b
          Ayrı bir pencerede aç
          nd—tespit edilmedi; bir sütundaki farklı harfler önemli farklılıkları belirtir ( p < 0.05).

          Glikoz içeriğinin fruktozdan daha yüksek olduğu görüldü ve her durumda, neredeyse iki katıydı, ancak her çeşitte benzer bir model vardı. Belirlenen glikoz konsantrasyonları, Yang ve diğerleri tarafından bildirilenlere benzerdi. [ 12 ] analiz edilen tüm Hippophae rhamnoides örneklerinde , ancak Hippophae sinensis veya Hippophae mongolica'nın şeker içeriğinden çok daha düşük . Yang [ 14 ] tarafından analiz edilen örneklerdeki fruktoz ve glukoz toplamı, ssp'de %0,6'dan büyük ölçüde değişmiştir . ssp'nin meyvelerinde rhamnoides %24.2'ye kadar . sinensis , ssp iken . mongolica , benzer bir glikoz seviyesine sahipti, ancak daha az fruktoza sahipti.sp. sinensis . Deniz topalak için 1:1 ile 1:10 arasında bir glikoz/fruktoz oranı rapor edilmiştir [ 15 ] ve bu çalışmada, glikoz/fruktoz oranı Colosal çeşidinde 1:1 arasında değişen değerlerin alt ucundaydı. SF6'da 1:2.4'e kadar.

          Sükroz, Carmen çeşidinde sadece ve çok düşük bir seviyede tespit edildi (tablo 1), ancak daha önce Yang ve diğerleri tarafından çalışılan çeşitlerin çoğunda eser seviyelerde rapor edilmişti. [ 12 ].

          Bu çalışma, deniz topalak meyvelerinin zengin bir protein ve lipit kaynağı olduğunu doğruladı (tablo 1). SB meyvelerindeki (sıklıkla gıda maddesi olarak kullanılan) protein içeriğinin, analiz edilen dört çeşitte, Carmen'de %0.72'den en yüksek %0.86'ya kadar, SF 6'da benzer olduğu ve farklılıkların istatistiksel olarak önemsiz olduğu gözlemlenmiştir.

          Deniz topalak meyvesinin bir özelliği, tohumlarda bulunan yağa ek olarak yumuşak kısımlardaki yüksek yağ içeriğidir [ 16 ]. Bütün meyvelerin yağ içeriği, çeşit ve diğer faktörlerle önemli ölçüde değişebilir [ 17 ]. Numunelerimizde, Golden Bol (4,86), SF6 (%4,61) ve Colosal (%4,21) arasında toplam yağ içeriğindeki farklılıklar istatistiksel olarak önemsizdir, ancak Carmen çeşidinde %5,71 gibi önemli ölçüde daha yüksek bir konsantrasyon bulunmuştur (tablo 1). Önceki çalışmalar, belirli Hippophae spp çeşitliliğinin önemini yansıtmaktadır . taze meyvelerin yağ içeriği ile ilgili olarak; rapor edilen yağ seviyesi aralıkları ssp'de % 1.4'tür. Çin'den sinensis ssp'de % 13.7'ye kadar. turkestanica Batı Pamirlerden [ 17 ]. 2.2. Fenolik Bileşiklerin Toplam ve Bireysel İçeriği

          2.2.1. Fenolik Bileşiklerin Toplam İçeriği

          Toplam fenolik içerik (TPC), Folin–Ciocalteu tahlili kullanılarak spektrofotometrik olarak belirlendi ve mg gallik asit eşdeğeri (GAE)/g olarak ifade edildi. Sonuçlar, sunulanTablo 2Aşağıda, incelenen dört deniz topalak çeşidinin dikkate değer miktarlarda fenolik bileşik içerdiğini, ancak bunların yapraklarda, meyvelerden önemli ölçüde daha yüksek olduğunu gösterin. Tablo 2

          Deniz topalaktaki toplam fenolik bileşik içeriği.
          çilek Altın Bol 14,61± 0,41c 7,50 ± 0,13 b
          SF6 18,66 ± 0,13 bir 9,01 ± 0,23 bir
          carmen 10,93 ± 0,38 b 7,32 ± 0,11 b
          devasa 10,12 ± 0,26 b 6,57 ± 0,13 c
          Yapraklar Altın Bol 48,12 ± 0,48 bir 33.58 ± 0.46 b
          SF6 41,60 ± 0,62 b 36,58 ± 0,18 bir
          carmen 42,47 ± 0,53 b 31,53 ± 0,63 b
          devasa 42.10 ± 0.54 b 32,59 ± 0,50 b
          Ayrı bir pencerede aç
          Bir sütun içindeki farklı harfler, önemli farklılıkları belirtir ( p < 0.05).

          Deniz topalak çeşitlerinin toplam fenolik içerikleri arasında istatistiksel olarak önemli farklılıklar kaydedilmiştir (Tablo 2). Çileklerdeki toplam polifenol içeriğinde çeşitler arasında büyük farklılıklar görüldü, SF en yüksek içeriğe (18.66 mg GAE/g), Colosal (10.12 ± 0.26 mg GAE/g) veya Carmen'in (10.93 ± 0.38 mg) neredeyse iki katıydı. GAE/g).

          Farklı çeşitlerin yapraklarının TPC'si tüm durumlarda çileklerden daha yüksekti, en yüksek Altın Bol (48.12 mg GAE/g), ardından Carmen (42.47 mg GAE/g), Colosal (42.10 mg GAE/g) ve SF6 (41.60 mg GAE/g). Böğürtlenlerde 10.70 ila 17.30 (mg GAE/g -1 ) arasında değişen TPC konsantrasyonları, Bittová ve diğerleri tarafından deniz iğdesinde rapor edilmiştir. [ 18 ] ve içindeki değerlerTablo 2bunlara uygundur. Bununla birlikte, Bittová ve ark. 72 ila 103 mg GAE/g arasındaki yapraklarda TPC konsantrasyonları buldu, bu da yine deniz topalak çeşitleri arasında var olan önemli farklılıkları gösterir.

          Meyveler için, SF6 en yüksek fenolik içeriğe (18.66 mg GAE/g taze ağırlık (FW)) sahipti, ancak bunun aksine, bu çeşit test edilen tüm yaprak ekstraktlarının en düşük fenolik içeriğine sahipti (41.60 mg GAE/g FW;Tablo 2). Genel olarak, toplam fenolik içerik, bu çalışmada ve diğerlerinde, deniz topalak yapraklarında meyvelerdekinden daha yüksek bir fenolik bileşik konsantrasyonunun bulunduğu bulgusuna uygun olarak, Golden Bol'un yapraklarında en yüksekti ( p < 0.05).

          Ölçülen fenolik bileşikler, bitkilerin antioksidan kapasitesinin ana belirleyicileri olarak kabul edilir. Bu nedenle, önemli miktarda fenolik ve karotenoid içeriği nedeniyle, üzerinde çalışılan deniz topalak bitkileri umut verici bir doğal antioksidan bileşikler kaynağıdır.

          Ercişli et al. [ 19 ], Türk deniz topalak genotiplerini araştırmış, toplam polifenolik içerikleri 213 ile 554 mg GAE 100 g -1 arasında değişmektedir . Karşılaştırıldığında, Korekar ve ark. [ 20 ] trans-Himalaya'dan 187 bitki içeren 17 doğal deniz topalak popülasyonunu analiz etti ve toplam fenolik içeriğin 11 ila 964 mg GAE/100 g arasında değiştiğini bildirdi. Buna karşılık, Guo ve ark. [ 21 ], Çin'de dört çeşit deniz iğdesinin meyvelerini inceleyerek, ortalama sadece 38.7 ± 1.3 mg GA/g kuru ağırlık (DW) olan toplam fenolik içerik değerleri belirleyerek, meyvelerden elde edilen sonuçların ve meyvelerden elde edilen sonuçların ayırt edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. yapraklar daha düşük bir fenolik içeriğe sahiptir.

          Ayrıca, Rop ve ark. [ 22 ] deniz iğdesi meyvelerindeki polifenol içeriğinin her şeyden önce bir çeşit meselesi olduğunu ve bunun çok değişken olabileceğini gösterdi. Fenolik içerikle ilgili olarak, Rop'un altı çeşitle ilgili çalışması [ 22 ] 8.62 g GAE kg -1 FM (“Buchlovicky”) ila 14.17 g GAE kg -1 (“Trofimovskij”), yani bu çalışmada elde edilenlere benzer değerler bildirdi. ders çalışma.

          Bu nedenle, bu ve önceki çalışmaların sonuçlarına göre, deniz topalak meyveleri, genetik arka planlarına, büyüme ve iklim koşullarına bağlı olarak değişen yüksek polifenol içeriğine sahiptir [ 15 , 19 , 23 , 24 ]. Bu nedenle, bu çalışmada kullanılan deniz topalak çeşitleri önceki raporlardakilerden farklı olsa da, çalışılan çeşitlerin toplam fenolik içeriğinin sergilediği desenler ve seviyeler önceki çalışmalarda bildirilen sonuçlardan farklı değildi.

          2.2.2. flavonoidler

          Çeşitlerin toplam flavonoid içeriği, bir alüminyum klorür kolorimetrik yöntem kullanılarak belirlendi ve seviyeler, SF6 meyvelerinde 9.01 mg quercetin (QE)/g FW ile Colosal meyvelerde 6.57 mg QE/g FW arasında değişti (Tablo 2). Toplam fenolik içeriğe paralel olarak, SF6 meyveleri en yüksek toplam flavonoid konsantrasyonunu içeriyordu ve Colosal meyveler en düşüktü. Yaprak ekstraktlarının toplam flavonoid içeriği ile ilgili olarak, flavonoid seviyeleri, SF6 yapraklarında 36.58 mg QE/g FW ve Carmen yapraklarında 31.53 mg QE/g FW arasında olmak üzere belirgin bir farklılık göstermezken, önceki değer, önceki değerden önemli ölçüde daha büyüktü. diğer üç çeşit ( p < 0.05). Ayrıca, tüm yaprak özütlerinde, toplam polifenollerde olduğu gibi, flavonoidlerin konsantrasyonu, meyve özütlerinden önemli ölçüde daha yüksekti. Meyveler için elde edilen sonuçlar, Pop ve diğerleri tarafından belirlenenlere büyük ölçüde benzerdi. [ 25], toplam flavonol içeriğinin 5.63 ile 14.37 mg rutin eşdeğer/g (DW) arasında değiştiğini bildirmiştir (“Tiberiu” ve “Serpenta” çeşitleri). Yine de. Bu çalışmada analiz edilen yapraklar flavonoller açısından Pop ve diğerleri tarafından incelenenlerden yaklaşık üç kat daha zengindi. [ 25 ], 8.68 ila 13.56 mg rutin eşdeğer/g DW (“Serbanesti” ve “Victoria” çeşitleri) arasında değerler bildirmiştir.

          Polonya'dan deniz iğdesi meyveleri üzerine yakın zamanda yapılan bir araştırma [ 26 ], 4.63 ila 8.93 mg/g DW arasında bir flavonoid içeriği bildirdi, yani bu çalışmada elde edilenlere benzer bir sonuç. Çek Cumhuriyeti'nde yürütülen bir araştırma, altı deniz topalak çeşidinin meyvelerini araştırdı: Çek kökenli olan “Botanicky” ve “Buchlovicky”; Alman menşeli “Hergo” ve “Leicora”; ve Rus çeşitleri olan “Ljubitelna” ve “Trofimovskij” [ 22 ]. Çalışma tarafından rapor edilen flavonoid içeriği 4.18 g rutin kg -1 FW ile 7.97 g rutin kg -1 FW arasında değişirken, [ 2] Polonya'da yetiştirilen çeşitler arasında “Botaniczeskaja-Lubitelskaja” meyvelerinin en düşük flavonol konsantrasyonuna (2.12 mg rutin/g FW) sahip olduğunu bildirdi. Flavonoidlerin böylesine büyük bir varyasyonu, deniz topalak bileşiminin birçok parametreden etkilendiğini gösterir: farklı alt türler ve çeşitler, hasat tarihi, iklimsel, genetik ve coğrafi faktörler, nakliye ve depolama [ 27 ], burada bildirilen çalışmaya duyulan ihtiyacı gösterir. , belirli bir bölgede hangi çeşitlerin en yüksek verimi üreteceğini belirlemek için.

          2.2.3. Bireysel Fenolik ve Flavonoid İçeriği

          Fenolik bileşiklerin HPLC tanımlaması, alıkonma süreleri, UV-VIS spektrumları ve standartlar ve literatür verileriyle karşılaştırıldığında kütle spektral analizine dayalı olarak yapılmıştır. Tüm numuneler için spektral veriler, diyot dizisi algılama (DAD) kullanılarak 250–360 nm aralığında toplanmıştır.

          Analiz edilen örnekler arasında, deniz topalak yapraklarının HPLC profili, dokuz flavonoid, sinnamik asit türevleri (dört bileşik) ve gallik asit (bir bileşik) içeren 14 farklı fenolik bileşik ile en karmaşık fenolik parmak izini içeriyordu. Buna karşılık, meyveler sadece 10 farklı fenolik bileşik verdi, ancak sadece bir sinnamik asit türevi (bir bileşik) ve gallik asit (bir bileşik) ile sekiz flavonoid verdi. Fenolik bileşiklerin tanımlanması ve miktar tayini aşağıdaki bölümlerde sunulmaktadır:Tablo 3. Tablo 3

          Deniz topalak ekstraktlarında tanımlanan polifenolik bileşiklerin içeriği.
          YAPRAKLAR
          Bileşik
          (mg/100 g)
          RT
          (dk)
          Maksimum Emilim ALTIN ​​BOL SF6 CARMEN MUHTEŞEM
          gallik asit 2.89 254 nm 8,10 ± 0,41 bir 8,90 ± 0,36 bir 0,88 ± 0,45 b 4,69 ± 0,28 c
          Klorojenik asit 6.80 326 nm 3,79 ± 0,19 c nd 6,24 ± 0,22 bir 2,62 ± 0,11 b
          kafeik asit 7.00 nd 2.42 ± 0.16 nd nd nd
          Trans p-kumarik asit 10.02 326 nm nd nd 7,32 ± 0,21 nd
          Ferulik asit 10.75 326 nm 1,37 ± 0,11c 3,50 ± 0,12 bir 0,22 ± 0,05 b nd
          7-metoksikumarin 13.03 337 nm nd 6.10 ± 0.21c 21,22 ± 0,65 bir 1,51 ± 0,13 b
          Quercetin-3-galaktozid 15.11 360 nm 91,86 ± 0,87 bir 33,92 ± gün 80,75 ± 0,82b 28,37 ± 0,51 c
          Rutin 15.88 360 nm nd 25,74 ± 0,25 bir 22.19 ± 0.18 b 5,84 ± 0,11c
          mirisetin 17.37 360 nm nd 34,13 ± 0,34 bir 19,36 ± 0,21 b nd
          kersitrin 17.70 360 nm 732,8 ± 1,87 bir 592.8 ± 1.65 b 330.4 ± 1.27 c 151.5 ± 1.01 gün
          kuersetin 19.19 360 nm nd 8,69 ± 0,38 nd nd
          lüteolin 21.26 360 nm 1,73 ± 0,21 b 2,53 ± 0,16 bir nd nd
          viteksin 22.16 337 nm nd nd 9,22 ± 0,11 nd
          kaempferol 22.33 360 nm nd nd 3.11 ± 0.18 bir 1.50 ± 0.10 b
          Toplam 842.11 716.33 500.92 196.01
          MEYVELER
          Bileşik
          (mg/100 g)
          RT
          (dk)
          Kanal ALTIN ​​BOL SF6 CARMEN COLOSAL
          Gallic acid 2.89 254 nm 19.37 ± 0.46 a 18.08 ± 0.28 a 6.51 ± 0.12 b 18.58 ± 0.29 a
          Trans p-cumaric acid 10.01 326 nm nd nd nd 3.17 ± 0.21
          Luteolin-7-glucoside 14.06 360 nm nd nd nd 1.87 ± 0.09
          Quercetin-3-galactoside 15.11 360 nm nd 2.35 ± 0.12 b 7.52 ± 0.24 a nd
          Rutin 15.89 360 nm 13.95 ± 0.21 a 11.66 ± 0.15 b 3.31 ± 0.08 c 14.34 ± 0.31 a
          Quercitrin 17.71 360 nm 2.95 ± 0.18 c 2.73 ± 0.04 c 7.70 ± 0.19 a 4.48 ± 0.11 b
          Quercetin 19.19 360 nm 12.20 ± 0.12 a 12.26 ± 0.34 a nd 10.64 ± 0.06 b
          Luteolin 21.27 360 nm 1,45 ± 0,11 b 1,67 ± 0,15 b nd 4.01 ± 0.08 bir
          viteksin 22.20 360 nm nd nd 14.20 ± 0.24 nd
          kaempferol 22.33 360 nm 1,81 ± 0,08 bir 1,85 ± 0,11 bir 1,33 ± 0,14 bir 1,89 ± 0,02 bir
          Toplam 51.73 35.52 40.57 58.98
          Ayrı bir pencerede aç
          RT—tutma süresi; nd—tespit edilmedi; bir satırdaki farklı harfler önemli farklılıkları belirtir ( p < 0.05).

          Deniz iğdesinin polifenolik bileşiklerinin HPLC analizi, yapraklardaki bileşiklerin meyvelerdekinden daha fazla değişkenlik gösterdiğini göstermiştir. Böylece yaprak ekstraktlarında Altın Bol (Şekil 1) daha yüksek miktarda fenol, ancak daha az sayıda fenolik bileşik (tanımlanmış yedi bileşik) gösterirken, Carmen ve SF6 sırasıyla 11 ve 9 tanımlanmış bileşikle fenolik bileşik sayısında daha büyük bir varyasyon gösterdi, ancak önemli ölçüde daha düşük seviyelerde fenolik bileşik gösterdi. onlara. Berry özleri durumunda, bu eğilim korunmadı. Colosal'ın yaprak özleri, önemli bir farkla en düşük miktarda fenol verdi, ancak meyveler en yüksek miktarda fenol verdi.
          Bir resmi, illüstrasyonu vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-25-01170-g001.jpg
          Şekil 1
          Deniz topalak yapraklarının HPLC profili özleri.

          Fenolik bileşiklerin içeriği ve profilinde önemli farklılıklar rapor edilmiştir, bu da meyvelerdeki ve yapraklardaki flavonol glikozitlerin profilinin farklı deniz topalak türlerini ayırt etmek için yararlı bir parametre olabileceğini düşündürmektedir [ 26 , 28 ].

          Genel olarak, en yüksek toplam polifenolik içeriği yaprak ekstraktlarında gözlendi. Quercitrin, tüm yaprak örneklerinde en bol bulunan fenolik bileşikti ve önemli ölçüde en yüksek konsantrasyon 733 mg/100 g'de Altın Bol örneğinde bulunurken, en düşük konsantrasyon Kolosal yaprak özütlerindeydi: 152 mg/100 g. Kuersitrin, kuersetin-3-galaktozid ve gallik asit, yapraklarda en bol bulunan analitlere aittir. Golden Abundant çeşidi, kafeik asidin bulunduğu tek çeşitti ve Carmen, yapraklarda vitexin tespit edilen tek çeşitti ve çeşitler arasındaki bileşimdeki değişkenliği bir kez daha vurguladı.

          Deniz topalak meyvesi özleri durumunda, en büyük bileşik konsantrasyonu Altın Bol'daydı (şekil 2) 19.37 mg/100 g gallik asit ile, ardından 18.58 mg/100 g ile Colosal ve 18.08 mg/100 g ile SF6 (Tablo 3). Bu üç çeşitte gallik asit konsantrasyonları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark ( p < 0.05) görülmezken, en düşük gallik asit konsantrasyonu Carmen'deydi, sadece 6.51 mg/100 g verimle ve yine, önemli farklılıkların altını çiziyor. çeşitler arasında bulunur. Gallik asidin daha önce deniz iğdesi meyvelerinde baskın fenolik asit olduğu, [ 23 ] 'de bildirilenlere benzer seviyelerde rapor edilmişti . Galik asidin yanı sıra rutin ve kersetin, meyvelerde bulunan baskın fenolik bileşiklerdi. Carmen, vitexinin tanımlandığı tek çeşitti ve luteolin-7-glukozit sadece Colosal numunelerinde mevcuttu.
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı moleküller-25-01170-g002.jpg
          şekil 2
          Deniz topalak meyvesi özlerinin HPLC profili.

          Bu çalışmada, deniz iğdesi meyvelerinde ve yapraklarında tanımlanan en yaygın fenolik bileşikler, aglikonlar ve kersetin veya sinnamik asit türevleridir.Tablo 3).

          Deniz topalakının ( Hippophae rhamnoides L.) çeşitli bitki kısımlarını (yapraklar, sürgünler, meyveler) yıllık büyüme sırasında analiz etmek için diyot dizi algılaması (DAD) ile birleştirilmiş bir ters fazlı yüksek performanslı sıvı kromatografi analizi (RP-HPLC) kullanıldı. döngü [ 18 ]. Tüm yaprak örneklerinde kateşin, gallik asit, p -kumarik asit, kafeik asit, ferulik asit, rutin (kersetin 3-rutinosid) ve kersitrin (kersetin 3-rhamnosid) tespit edilmiştir. Bu çalışmada olduğu gibi, genel olarak en yüksek toplam polifenolik içeriğinin yaprak ekstraktlarında gözlendiği bildirilmiştir. Anlamlı bir şekilde, yaprak ve meyvelerin daha uzun olgunlaşmasının, quercitrin içeriğinin artmasına neden olduğu kaydedildi [ 18 ].], bitki hasat zamanının bileşimini etkileyebileceği iddiasını desteklemektedir. Çileklerde tanımlanan başlıca bileşikler gallik asit, p -kumarik asit, ferulik asit, rutin (kersetin 3-rutinosid) ve kersitrin (kersetin 3-ramnosid) [ 18 ] idi.

          Bu çalışmada tanımlanan baskın flavonol, aynı zamanda Ficzek ve ark. ve Kumar et al. [ 15 , 29 ]. Kumar ve ark. [ 29 ] deniz topalak yaprağı ekstraktının rutin, kersetin-3-galaktozit, kuersetin-3-glukozit, mirisetin, kuersetin ve kaempferol açısından zengin olduğunu ve bu çalışmada Rumen çeşitlerinde tanımlananlara benzer olduğunu belirtti. Bu çalışmanın sonuçları da Ficzek ve ark. [ 15 ] Alman deniz topalak meyveleri için ( Hippophae rhamnoidesL.) “Leikora” ve “Askola” çeşitleri ve rutin, kersetin glukozit, kersetin dihidrat, kersitrin hidrat ve sinnamik asit gibi kersetin türevleri ile Sibirya çeşidi “Orangeveja” rapor edilmiştir.

          Bugüne kadar yapılan çalışmaların sonuçlarına göre deniz iğdesinin türe özgü bir şekilde flavonoid biriktirdiği görülüyor. Daha önce isorhamnetin-3- O -rutinosid, isorhamnetin -3-O-glucoside, quercetin-3- O - rutinosid , quercetin -3- O -glucoside (Q3G), isorhamnetin-3-O-glucoside-7 olduğu bildirilmiştir . - O -rhamnoside (I-3-G-7-Rh), isorhamnetin-3-Osophoroside-7- O - rhamnoside, kaempferol-3-O-sophoroside-7- O -rhamnoside, isorhamnetin, quercetin, kaempferol, gallik asit , ferulik asit, protocatechuic, asit epikatin ve kateşin deniz topalaktaki ana bileşiklerdi [ 2 , 23 , 30 ,31 ]. Genel olarak, flavonoidler genellikle bitkilerin güvenilir kemotaksonomik belirteçleri olarak kabul edilir [ 32 ] ve bu nedenle türler arası ve türler arası farklılıklar beklenebilir.

          Teleszko et al. [ 2 ] sekiz Rus deniz topalak çeşidini (“Aromatnaja”, “Avgustinka”, “Botaniczeskaja”, “Botaniczeskaja Ljubitelskaja”, “Luczistaja”, “Moskwiczanka”, “Podarok Sadu” ve “Porozrachnaja”) analiz etti ve 11 flavons tespit etti. esas olarak isorhamnetin, kersetin türevleriydi. ve bu çalışmada bulunan kaempferol (Tablo 3).

          Tkacz et al. [ 26 ], izorhamnetin türevleri Hippophae rhamnoides'in farklı çeşitlerinin meyvelerindeki toplam flavonollerin %65'inden fazlasını oluşturdu , ancak kersetin ve kaempferol türevleri de belirlendi.

          Çin'den gelen yabani deniz topalak ( Hippophae rhamnoides ssp. sinensis) meyvelerinin ve Finlandiya ve Kanada'dan ekilen meyvelerin ( H. rhamnoides ssp. mongolica ) flavonol glikozitleri Ma ve diğerleri tarafından tanımlanmış ve ölçülmüştür. [ 31 ], başlıca aglikonlar olan isorhamnetin ve kersetin ile 26 flavonol glikozit bildirmiştir. Yine, deniz iğdesi meyvelerindeki flavonol glikozitlerin içeriği ve profili, alt türlere ve çeşitlere oldukça bağımlıydı. Pop ve ark. [ 25 ], H. rhamnoides L. subsp.'nin meyvelerinde ve yapraklarında sırasıyla 17 ve 19 flavonol gösterdi . Karpatica(cv. “Serpenta”, “Serbanesti 4”, “Victoria”, “Sf. Gheorghe”, “Ovidiu” ve “Tiberiu”). Çilek durumunda, isorhamnetin-3-neohesperidoside, isorhamnetin-3-glucoside, isorhamnetin-3-rhamnosilglucoside, isorhamnetin-3-sophoroside-7-rhamnoside ve serbest isorhamnetin baskındı. Quercetin-3-heksosit, isorhamnetin-3-heksosit, isoramnetin-3-glukozit-7-ramnozit, kersetin-3-rutinosit (rutin), kersetin-3-glukozit-7-ramnozit ve kersetin-3-soforozit-7- yapraklarda rhamnoside baskındı. Yang et al. [ 33 ] ssp'nin meyvelerinde önemli miktarlarda flavonol glikozit bildirdi . sinensis , mongolica ve rhamnoides, daha yüksek seviyelerde izoramnetin-3-glukozit-7-ramnozit ve izoramnetin-3-heksosit ve daha düşük seviyelerde kersetin-3-rutinosit ve kersetin-3-glukozit ile. Chen et al. [ 34 ], serbest radikal süpürücü aktivite açısından en etkili flavonol glikozitler, isorhamnetin, kersetin ve kaempferol'dür.

          Deniz topalak meyveleri ve yapraklarının flavonol glikozit içeriği açısından önemli farklılıklar nedeniyle, bu bileşikler, farklı tür ve çeşitlere ait deniz topalaklarının sınıflandırılması veya tanınması için biyolojik belirteçler olarak kabul edilebilir. Bitki türlerinin fenolik bileşiminin kemotipine ve çeşitli çevresel faktörlere bağlı olduğu bilinmektedir [ 35 ]. 2.3. Karotenoid İçeriği

          Sabunlaştırılmış karotenoid ekstraktının kantitatif HPLC-PAD analizi, UV-VIS spektrumları ve numune piklerinin alıkonma zamanını standartlarınkiyle karşılaştırarak, çalışılan dört deniz topalak çeşidinde bulunan karotenoidleri belirlemek için kullanıldı [ 5 ]. Meyvelerde beş bileşik tanımlandı: lutein, zeaksantin, β-kriptoksantin, cis -β-karoten ve β-karoten (Tablo 4). Tablo 4

          Sabunlaştırılmış deniz topalak meyvelerinin karotenoid içeriği.
          mg/100 gr
          lütein 1 9.2 421.445.474 1,74 ± 0,04 b 1,02 ± 0,16 b 4,74 ± 0,05 bir 0,45 ± 0,07 c
          zeaksantin 2 10.3 424.449.476 16,69 ± 0,64 b 7,62 ± 0,41 c 27,78 ± 0,55 bir 4.05 ± 0332 g
          β-kriptoksantin 3 38.32 425.449.476 1,05 ± 0,15 a,b 0,72 ± 0,19 b,c 1,16 ± 0,22 bir 0.16 ± 0.05 c
          cis -β-Karoten 4 58.2 340.444.468 0,36 ± 0,08 bir 0,21 ± 0,16 bir 0,23 ± 0,02 bir 0.80 ± 0.20 bir
          β-karoten 5 61.6 425.450.477 1,94 ± 0,42 bir 0.94 ± 0.36b 1,87 ± 0,33 bir 0.17 ± 0.13 b
          Toplam 21.78 10.51 35.78 5.63
          Ayrı bir pencerede aç
          RT—tutma süresi; bir satırdaki farklı harfler önemli farklılıkları belirtir ( p < 0.05).

          Önceki analizlerde görüldüğü gibi, toplam karotenoid verimi çeşitler arasında önemli ölçüde farklılık göstermiştir; Carmen, SF6 (10.51 mg/100 g) ve Colosal (5.63 mg/100 g) çeşitlerinin iki katından fazlasına sahip olan 35.78 mg/100 g ile en yüksek karotenoid içeriğine sahipti. Zeaksantin ve lutein, Carmen çeşidinde SF6 veya Colosal çeşitlerine kıyasla daha yüksek miktarda ürün veren baskın karotenoidlerdir.

          Zeaksantin (en yüksek 2 inçFigür 3), dört Romen çeşidinin hepsinde ana bileşik olarak tanımlandı (Tablo 4), ancak konsantrasyon çeşitler arasında önemli ölçüde farklılık gösterdi ( p < 0.05). Bu pigmentin en düşük miktarı (4.05 g/100 g) Colosal numunede gözlenirken, bu miktar SF6'da (7.62 mg/100 g) neredeyse iki katına çıktı ve Altın Bol'da (16.69 mg/100) daha da yüksekti. g). En yüksek zeaksantin miktarı Carmen çeşidinde (27.78 mg/100 g) gözlenmiştir.
          Bir resmi, illüstrasyonu vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı moleküllerdir-25-01170-g003.jpg
          Figür 3
          Carmen çeşidi deniz topalak meyvelerinden sabunlaştırılmamış ekstrakt için karotenoidlerin ayrılmasını gösteren sabunlaştırılmış profilde karotenoidlerin HPLC kromatogramı. Zirve 1—lutein, Zirve 2—zeaksantiyn, Zirve 3—β-Kriptoksantin, Zirve 4— cis -β-Karoten, Zirve 5—β-Karoten

          Zeaksantin aksine, lutein, β-kriptoksantin, cis -β-karoten ve β-karoten tüm örneklerde önemli ölçüde ( p < 0.05) daha düşük seviyelerde bulundu. Zeaksantin içeriğine paralel olarak lutein ve β-karoten içeriği vardı. Gözlenen lutein miktarı Colosal'da 0.45 mg/100 g, SF6'da 1.02 mg/100 g, Golden Bol'da 1.74 mg/100 g ve Carmen'de 4.74 mg/100 g idi ve gözlenen β-karoten miktarı Colosal'da 0.17 mg/100 g, SF6'da 0.94 mg/100 g, Golden Bol'da 1.94 mg/100 g ve Carmen'de hemen hemen eşit 1.87 mg/100 g idi.

          β-Kriptoksantin ve cis -β-karoten seviyeleri, β-kriptoksantin konsantrasyonunun Colosal'da en düşük (0,16 ± 0,05 mg/100 g) ve diğer üç çeşitte daha yüksek olduğu farklı bir model gösterir; SF6'da 0.72 mg/100 g, Golden Bol'da 1.056 mg/100 g ve Carmen'de 1.16 mg/100 g.

          En düşük konsantrasyonda bulunan karotenoid cis-β -karoten olup, tüm meyve özütlerinde 0.21 ile 0.80 mg/100 g arasında değişirken çeşitler arasında önemli bir fark görülmedi ( p < 0.05).

          Karotenoid konsantrasyonunda görülen büyük varyasyonlar, karotenoid içeriğinin genetik bileşime, orijine, yetiştirme koşullarına, hasattaki olgunluk aşamasına, depolama koşullarına ve analiz yöntemlerine göre değişiklik gösterdiğini öne süren önceki çalışmalarla uyumludur. Bildirilen sonuçlar , Çin'den Hippophae neurocarpa'da 27 mg/100 g DW'den ssp'de 105 mg/100 g'ye kadar olan konsantrasyonları göstermektedir . Kırgızistan'dan turkestanica [ 28 , 36 , 37 , 38 ].

          Bu çalışmada elde edilen değerler , rapor edilen değerlerin “Serbănești” çeşidinde 97 mg/100 g ile “Serpenta” çeşidinde 53 mg/100 g arasında değiştiği diğer Rumen deniz topalak çeşitleri [ 28 ] için bildirilenlerden daha düşüktür. . Bu farklılık muhtemelen bu çalışmada sabunlaştırılmış örneklerin analiz edilmesinden kaynaklanmaktadır.

          Karotenoid bileşiklerinin konsantrasyonlarında büyük bir değişkenliğin ortaya çıkması için daha fazla destek, bulunan toplam karotenoid konsantrasyonunun 47 mg ve 509 mg/100 g DW arasında olduğu Polonya'da yaygın olarak yetiştirilen altı deniz topalak çeşidinden elde edilen meyvelerin analizinden gelir . . 2.4. Antioksidan Potansiyeli

          Genel olarak, toplam polifenolik ve flavonoid içeriği, sağlık açısından önemli bir ilgi konusu olan beklenen antioksidan aktivite hakkında genel bilgi sağlar ve çeşitli numuneler arasında antioksidan potansiyelinin karşılaştırılmasına izin verir. Önceki araştırmalar, deniz iğdesi meyvelerinin ve yapraklarının yüksek polifenol içeriğine sahip olduğunu bildirmiştir, ancak yukarıda tartışıldığı gibi, toplam polifenol miktarı, çeşit de dahil olmak üzere birçok faktöre bağlı olarak büyük ölçüde değişmektedir.

          Bu nedenle, Hippophae rhamnoides L. ssp. carpatica antioksidan aktivitelerini belirlemek için test edildi. Toplam antioksidan aktivitesini tahmin etmek için 2,2'-azinobis-(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit (ABTS) radikal katyon söndürme ve 2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikal süpürme) olmak üzere iki farklı yöntem kullanıldı. örnekler.

          Deniz iğdesi meyvelerinin ve yaprak ekstraktlarının 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil radikaline (DPPH) karşı süpürme aktivitesi (H/e transfer kabiliyeti) spektrofotometrik olarak değerlendirildi ve mg Trolox eşdeğeri/g olarak ifade edildi (Tablo 5). Tablo 5

          Deniz iğdesi meyveleri ve yapraklarının ekstraktlarının antioksidan aktivite potansiyelinin belirlenmesi.
          çilek Altın Bol 39,25 ± 0,41 b 32,28 ± 2,35 santigrat
          SF6 42.25 ± 0.23a 36,25 ± 3,24 bir
          carmen 36,61 ± 0,52 b 24,46 ± 2,78 b
          devasa 39,25 ± 0,35 b 30,18 ± 2,36c
          Yapraklar Altın Bol 138,72 ± 2,76 bir 125,25 ± 3,25 bir
          SF6 129,59 ± 2,59 a,b 106,28 ± 2,65 b
          carmen 123.47 ± 1.73 a,c 102,28 ± 2,56 b
          devasa 133.10 ± 3.21 b,c 120,58 ± 2,85 bir
          Ayrı bir pencerede aç
          Bir sütun içindeki farklı harfler, önemli farklılıkları belirtir ( p < 0.05).

          Çeşitlerin antioksidan potansiyeli, DPPH tahlili ile ölçülmüştür ve meyvelerde 36.61 ile 42.25 µM Trolox/g FW arasında, en yüksek antioksidan aktivite SF6 için ve 123.5 ile 138.7 Trolox/g FW arasında bulunmuştur. yaprak özlerinde.

          Yaprak özleri daha yüksek bir antioksidan kapasite gösterdi ve bu polifenolik içerikle iyi bir uyum içinde. En yüksek antioksidan potansiyele sahip yaprak özü, süpürme aktivitesi 138.7 mg Trolox eşdeğeri/g ile Golden Bol'du, bunu sırasıyla 133.1, 129.6 ve 123.5 mg Trolox eşdeğeri/g ile Colosal, SF6 ve Carmen çeşitleri izledi.

          Temizleme aktivitesi için bu değerler, DPPH testi ile belirlenen antioksidan aktivitelerin 87.0 ila 275.0 mg Trolox eşdeğeri/g kuru ekstrakt arasında değiştiği Fransız deniz topalak için bildirilenlere benzerdi [ 6 ]. Macaristan'da yetiştirilen deniz topalak çeşitleri (“Leikora”, “Askola”, “Orangeveja”) için de benzer sonuçlar rapor edildi ve antioksidan aktivite (DPPH yöntemi) değerleri 60.37-79.10 (mg Trolox eşdeğeri/g özütü) arasındaydı. [ 15 ].

          Deniz topalak örneklerinin antioksidan potansiyeli de ABTS testi kullanılarak ölçüldü ve yaprak ekstraktlarında 130.6 ile 165.2 mg Trolox/g arasında olduğu bulundu, en yüksek antioksidan aktivite yine Altın Bol için gözlendi. Çalışmamızda analiz edilen deniz iğdesi meyvelerinin özleri, 24.46 ve 36.25 mg Trolox eşdeğeri/g arasında değerlerle güçlü bir süpürme kapasitesi gösterdi ve SF6 en yüksek antioksidan aktiviteye sahipti. DPPH yöntemi ile not edilen sonuçlara göre, yaprak özlerinin meyvelerden daha yüksek serbest radikal temizleme kapasitesine sahip olduğu kanıtlanmıştır. Benzer bir gözlem Kyriakopoulou ve arkadaşları tarafından yapılmıştır. ve Radenkovs ve ark. [ 40 , 41], deniz topalak yapraklarının meyvelerden daha yüksek radikal temizleme yeteneği gösterdiğini bildirmiştir. Deniz topalak bitkisinin farklı kısımlarının (yapraklar, sürgünler, meyveler) toplam antioksidan aktivitesi, 2,2'-azino-bis(3-etilbenzotiazolin -6-sülfonat) katyon radikalinin (ABTS + ) temizlenmesi kullanılarak belirlendi. , ve rapor edilen seviyeler yapraklar için 37.0 ve 50.5 mg GAE/g ve meyveler için 2.0 ve 4.8 mg GAE/g arasındaydı [ 18 ].

          Bu çalışmada meyveler için elde edilen verilere dayanarak, en yüksek toplam fenolik, toplam flavonoid içeriği ve antioksidan aktiviteye sahip olduğu tespit edilen çeşitlere göre çeşitlerin SF6 > Altın Bol > Carmen > Colosal ve yaprak özleri göz önüne alındığında sıra SF6 > Altın Bol > Colosal > Carmen şeklindedir. Genel olarak, yapraklar ve meyveler için sonuçlar arasında önemli farklılıklar görülebilir ( p < 0.05). Bu çalışmada toplam flavonoid verimi ile antioksidan aktivite, r = 0.96 arasında güçlü bir korelasyon gözlemlendi. Genel olarak, DPPH yöntemi, ABTS yönteminden biraz daha yüksek antioksidan değerleri verdi.Tablo 5.

          Bittova et al. [ 18 ], yıllık büyüme döngüsü sırasında deniz topalakının (yapraklar, sürgünler ve meyveler) antioksidan potansiyelinin gelişimini araştırmış ve deniz topalak yaprağı ekstrelerinin en yüksek antioksidan değere sahip olduğunu, en düşük antioksidan aktivitenin ise deniz iğdesi ekstrelerinde bulunduğunu bildirmiştir. çilek Aynı yazar, DPPH yöntemini kullanarak, yaprak özlerinin 36.30 ile 45.3 mg GAE/g arasında değerlere sahip olduğunu ve meyve özleri için değerlerin 1.10 ile 2.00 mg GAE/g arasında olduğunu bildirmiştir. ABTS yöntemi kullanılarak bildirilen değerler biraz daha yüksekti, ancak bu değerler burada bildirilenlerden önemli ölçüde düşüktü (Tablo 5). Önceki çalışmalardan tahmin edildiği gibi, antioksidan aktivite değerleri toplam fenolik konsantrasyonları ile aynı eğilimi izlemiştir ve antioksidan parametreler arasında güçlü bir korelasyon bildirilmiştir [ 34 ]. Ancak, bazı çalışmalar bu kadar güçlü bir korelasyon kuramadı [ 19 , 20 , 22 ]. Bazı antioksidan tahlilleri tarafından verilen sonuçlar arasındaki bu farkın bir kısmı, bazı bileşiklerin DPPH ve ABTS ile reaksiyona girme yeteneklerinin farklı olmasıyla açıklanabilir [ 20 ].

          Bu çalışmanın sonuçlarına ve yayınlanmış literatüre dayanarak, fenolik bileşiklerde olduğu gibi antioksidan özelliklerin, farklı deniz topalak çeşitlerinde bulunan farklılıklar ve hasat zamanı ve/veya ya da kullanılan saklama koşullarının yanı sıra süpürme aktivitesini tahmin etmek için farklı yöntemlerin kullanımından etkilenme.

          Antioksidan aktiviteyi belirlemek için birden fazla yöntemin kullanılması, bu eylemi daha iyi vurgulamaya yardımcı olur. Bitki ekstraktının antioksidan aktivitesi, fitokimyasalların karmaşık yapısı nedeniyle tek bir yöntemle değerlendirilemez. DPPH tahlilinde, flavonoidler gibi antioksidanlar, kararlı radikal DPPH'yi sarı renkli radikal olmayan difenil-pikrilhidrazine (DPPH-H) indirgemek için hidrojen bağışlayabilir. ABTS + radikalleri, DPPH radikallerinden daha reaktiftir ve ABTS + radikalleri ile reaksiyonlar, tek elektron transfer sürecini içerir ve kersetin türevleri gibi flavonoidler, tek elektron transferi ile serbest radikalleri hemen şelatlayabilir [ 42 ].]. Kuersitrinin en bol bulunan bileşik olduğu ve kuersetin türevlerinin tanımlanan ana flavonoidleri temsil ettiği göz önüne alındığında, deniz topalak örneklerinin antioksidan etkisinin bu flavonoidlere atfedilmesi çok muhtemeldir.

          Biyoaktif bileşiklerin konsantrasyonu için elde edilen sonuçlar ile numuneler için belirlenen antioksidan kapasite arasında anlamlı bir ilişki olmadığı için bileşiklerden hangisinin antioksidan etkiyi en güçlü şekilde etkilediğini belirlemek oldukça zordur. Bu çalışma, belirli bir bileşiğin en fazla bolluğuna sahip olan özütlerin daha fazla antioksidan etkiye sahip olduğunu değil, en yüksek antioksidan etkinin dengeli bir biyoaktif bileşik içeriğine sahip olan özütlerle elde edildiğini göstermiştir. 2.5. Antimikrobiyal etkinlik

          Bu çalışmada, dört tip Hippophae rhamnoides L' nin meyve ve yaprak ekstraktlarının antimikrobiyal özellikleri incelenmiştir . sp. carpatica'nın üç bakteri türüne karşı tespit edildi: Bacillus cereus, Staphylococcus aureus ve Pseudomonas aeruginosa. Ekstraktların antimikrobiyal aktivitesi, aşağıdaki materyal ve yöntemler bölümünde belirtildiği gibi minimum inhibitör konsantrasyonu (MIC) belirlenerek değerlendirildi.

          Deniz topalak örneklerinin farklı bakteri suşlarının büyümesi üzerindeki etkisini belirlemek için, ekstrakt çözücüyü taklit etmek için etanol (100 uL et suyu + 100 uL etanol %50) ile takviye edilmiş bir kontrol olan standart büyüme ortamında büyüme eğrileri kaydedildi ve deniz topalak özleri ile desteklenmiş standart ortam. Sonuçlar, kullanılan konsantrasyonda etanolün test edilen bakteri suşlarının büyümesini etkilemediğini ve bu nedenle ekstraktların bu yönünün göz ardı edilebileceğini gösterdi.

          Bitki özlerinin minimum inhibitör konsantrasyonunu (MIC) belirlemek için 3-100 mg/mL ortam ile seri seyreltmeler kullanıldı. MIC, ekstraktın bakteri büyümesinin tamamen inhibisyonuna neden olan en düşük konsantrasyonu olarak rapor edildi. MIC ekstrelerinin değerlendirilmesi, çalışılan bakteri suşları arasında inhibisyon için gerekli seviyelerde bazı farklılıklar göstermiştir (Tablo 6). Tablo 6

          Hippophae rhamnoides L. ssp. ekstraktlarının antimikrobiyal aktivitesi (MIC) . carpatica meyveleri ve yaprakları dört bakteri türüne karşı.
          S. aureus 12,5 ± 1,20 c 12,5 ± 1,64 c 25,0 ± 1,86 bir 15,6 ± 1,54 b 6,20 ± 0,54 b 6,20 ± 0,54 b 12,5 ± 1,03c 25,0 ± 1,44 bir
          B. cereus 25,0 ± 2,35 b 25,0 ± 1,95 b 25,0 ± 2,14 b 31,2 ± 2,32 bir 12,5 ± 0,86 b 12,5 ± 1,05 b 12,5 ± 0,92 b 25,0 ± 1,28 bir
          P. aeruginosa 12,5 ± 0,87 b 12,5 ± 1,54b 12,5 ± 0,98 b 15,6 ± 1,15 bir 6,20 ± 0,68 b 6,20 ± 0,72 b 6,20 ± 0,76 b 12,5 ± 1,06 bir
          Ayrı bir pencerede aç
          MIC—minimum inhibitör konsantrasyon. Bir satırdaki farklı harfler, önemli farklılıkları belirtir ( p < 0.05).

          Tüm özler, hedef Gram-pozitif bakterilere karşı bir düzeyde antimikrobiyal aktivite gösterdi: S. aureus , B. cereus ve Gram-negatif bakteri: P. aeruginosa , dut özlerinin yaprak özlerinden daha az etkili olduğu görülüyor. P. aeruginosa , ekstraktlara S. aureus'tan biraz daha yüksek hassasiyet gösterdi ve B. cereus , çalışılan ekstraktlara karşı en yüksek direnci gösterdi. Bu bulgu, Upadhyay ve ark. [ 43], disk difüzyon yöntemi kullanılarak ölçülen Kuzey-Batı Himalayalar deniz topalak yapraklarının antimikrobiyal etkisini ve sulu ve hidroalkolik özler için 5 mg/mL'ye eşit bir konsantrasyon gösterdi. Sulu ekstrakt, P. aeruginosa'ya karşı en büyük etkiye sahipken (18 mm inhibisyon bölgesi), hidroalkolik ekstrakt ise B. cereus'a karşı en büyük inhibisyonu (19 mm inhibisyon) vermiştir. En zayıf etkiler E. coli'ye karşı gözlendi . Ne yazık ki, literatür çalışmalarının çoğu, basitliği ve düşük maliyeti nedeniyle antimikrobiyal aktiviteyi test etmek için bu disk difüzyon yöntemini kullanır, ancak minimum inhibitör konsantrasyon belirlenmemiştir, bu çalışmada bulunanlarla karşılaştırılacak sonuç kıtlığı bırakmaktadır.

          Deniz topalak yaprağı ekstraktlarının S. aureus'a karşı antibakteriyel aktivitesi (Tablo 6) Kumar ve diğerleri tarafından elde edilenlerden çok daha düşüktü. [ 29 ], S. aureus ATCC 12600'ün klinik izolatlarına karşı yaprak ekstraktları ile 200 μg/mL'lik bir MİK belirlemiştir. Yine, bu, deniz topalak çeşitleri arasında görülen yüksek değişkenliği temsil ediyor olabilir.

          Golden Abundant ve SF6 çeşidinin yaprak ekstreleri, Carmen ve Colosal'dan daha yüksek antimikrobiyal aktivite verdi (Tablo 6). Yaprak ekstraktlarının daha yüksek antimikrobiyal potansiyeli, polifenol bileşiklerinin, özellikle kersetin türevlerinin ve gallik asidin seviyelerine bağlanabilir.

          Polifenollerin antimikrobiyal aktiviteleri, sitoplazmik membranın destabilizasyonu ve permeabilizasyonu ve oksitlenmiş ürünler tarafından enzim inhibisyonu, muhtemelen sülfidril gruplarıyla reaksiyon yoluyla veya proteinlerle daha spesifik olmayan etkileşimler yoluyla, örneğin, reaksiyona girebilen reaktif kinonların oluşumu gibi çeşitli mekanizmaları içerebilir. amino asitler ve proteinler, hem Gram-negatif hem de Gram-pozitif bakterilerin nükleik asitlerinin sentezini inhibe eder [ 44 ]. Özellikle gallik asit, bakteriyel hidrofobikliği değiştirir [ 45 ], Quercetin ise hücre duvarlarına ve hücre zarlarına zarar vererek bakteriyostaza neden olabilir [ 46 ]. Wang et al. [ 46 ], kersetin'in E. coli'nin hücre duvarı ince yapısı üzerindeki etkilerini inceledi.ve S.aureus . TEM görüntüleri , kuersetin (50 × MIC) ile tedavi edilen E. coli'nin yapısal bütünlüğü gösterdiğini ve hücre zarının hasar gördüğünü, endoklema yoğunluğunun eşit olmadığını, sitoplazmik içeriğin sızdırıldığını ve hücre kavitasyonunun belirgin olduğunu ortaya koydu. Quercetin (10 x MIC) ile tedavi edilen S. aureus durumunda , hücre dışı pili döküldü, hücre zarı hasar gördü, endoklema yoğunluğu eşit değildi ve kromatin lizizi ve nükleer bölge kavitasyonu görüldü. E. coli ve S. aureus'ta β galaktosidaz aktivitesi ve çözünür protein konsantrasyonlarıartan quercetin konsantrasyonları ile önemli ölçüde artmıştır. Test edilen her iki bakterinin β-galaktosidaz aktivitesindeki, çözünür protein konsantrasyonlarındaki ve ATP aktivitesindeki değişiklikler, hücre zarının geçirgenliğinin kersetin tarafından etkilendiğini ortaya koydu.

          Deniz topalak ( Hippophae rhamnoides L.) posasının, tohumlarının ve Hindistan'ın Trans-Himalaya Ladakh bölgesinden elde edilen ham ekstraktların antibakteriyel özellikleri Richa Arora ve diğerleri tarafından test edildi. [ 47 ] 17 gıda kaynaklı patojene karşı. 50 mg/mL ekstrakt konsantrasyonu için 17.7 mm'ye eşit bir inhibisyon bölgesi ile B. cereus'un en duyarlı olduğu , test edilen 17 referans suştan 16'sına karşı yaprakların en önemli antibakteriyel aktiviteyi sağladığı bildirildi . Aynı çalışma, mikrodilüsyon broth testi ile belirlenen yaprak özütü için MİK değerlerinin Listeria monocytogenes ATCC 19111'e karşı 125 μg/mL, Staphylococcus aureus ATCC 12600'e karşı 250 μg/mL veAeromonas hydrophila ve Salmonella enterica'ya karşı 500 μg/mL . E. coli ATCC 8739, Listeria monocytogenes ATCC 15313, Enterococcus faecalis ve Klebsiella pneumoniae suşları, hem sulu hem de metanolik özütlerin 2 ila 4 mg/mL konsantrasyonları ile inhibe edildi. Bu, bu çalışmada bulunandan çok daha yüksek düzeyde antimikrobiyal aktivite gösterir ve bu daha fazla araştırmayı hak edebilir.

          Himalaya deniz topalak yaprakları ayrıca tıbbi açıdan önemli bazı bakteri türlerine karşı antimikrobiyal aktivite deneylerinin temeli olarak hizmet etmiştir ve ekstreler arasında değişen konsantrasyonlarda S. aureus , E. coli , Salmonella typhi , Sighela dysenteriae ve Streptococcus pneumoniae'ye karşı büyümeyi önleyici etkiler göstermiştir . 100 ve 500 µ/mL [ 29 ]. Yaprak ekstraktları, S. dysenteriae'ye karşı maksimum engelleme bölgesine (15.2 mm) ve Streptococcus pneumoniae için minimum engelleme bölgesine (8,3 mm) sahipti . Böylece aktivite belirlendi, ancak tahlil metodolojisi bu çalışmadaki verilerle karşılaştırmayı engelledi.

          Fransız Hippophae rhamnoides L. yaprak, gövde, kök ve tohumdan elde edilen etanoik ekstraktların 100 µg/mL'de antimikrobiyal aktiviteleri gıda kaynaklı ve klinik mikroorganizmalara karşı test edilmiş ve sonuçlar maksimum inhibisyonun (%) bitki organel ve suşuna göre değiştiğini göstermiştir. : Yaprak özütü için S. aureus (%72), tohum özütü için Bacillus cereus (%64 ) ve kök ve tohum özütleri için Enterococcus durans (%63 ve %68) [ 6 ]. Pseudomonas aeruginosa , deniz topalak ekstraktlarının etkisine sürekli olarak en dirençli olanıydı.

          B. cereus , B. coagulans , B. subtilis , L. monocytogenes ve Y. enterocolitica için Lahaul Spiti bölgesinden (Himachal Pradesh, Hindistan) toplanan deniz topalak meyvelerinin ekstraktlarının MIC değerleri 200, 300, 300 olarak bulundu. , 300 ve 350 ppm sırasıyla Negi ve ark. [ 48 ]. Metanolik ekstraktın en yüksek aktivite seviyesini verdiği bulundu, bunu kloroform ve aseton ekstraktları izledi.

          Radenkovs ve diğerleri tarafından da olumlu sonuçlar elde edilmiştir. [ 41 ], H. rhamnoides L.'nin Gram pozitif aerobik veya fakültatif anaerobik ve Bacillus spp dahil Gram negatif patojenik bakterilere karşı önemli antimikrobiyal aktivitesini gösterdi . ve Enterobacteriaceae familyası ( Salmonella spp ., E. coli , Yersinia pestis , Klebsiella ve Shigella ). Bu sonuç, deniz topalak bitkisinin kök, gövde ve tohumlar gibi diğer kısımlarından elde edilen ekstraktların antimikrobiyal aktivitelere sahip olduğuna dair önceki raporlarla da tutarlıdır. Jeong et al. [ 49], Korece H. rhamnoides (kök ve gövde özleri) üzerinde çalışırken, antimikrobiyal ajanlar, (+)-kateşin, ketokonazol ve mikostantin ile karşılaştırıldığında daha yüksek düzeyde antimikrobiyal aktivite gösterdi . Bu çalışma, bitki kökü ve gövdesinin bile antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteye katkıda bulunan çeşitli bileşikler içerdiğini ve yine bu bitkinin sağlığa fayda sağlama potansiyelini gösterdiğini göstermiştir.

          Genel olarak, bu bulgular, deniz topalakının bir doğal antioksidan kaynağı olarak ve faydalı gıda takviyelerinin temeli olarak kullanım potansiyelini vurgulamaktadır.

          Git: 3. Malzemeler ve yöntemler

          3.1. Bitki Malzemesi

          Taze deniz iğdesi meyveleri (SBB) ve yaprakları (SBL), dört çeşitten (üç tanesi homologe edilmiş ve Altın Bol (SF4), Carmen (SF7), Colosal (SF8) ve SF6 (ki bu değil) olarak toplanmıştır. Meyveler ve yapraklar Ekim ayında hasat edildi ve işlenene kadar dondurucuda (-20 °C) saklandı. 3.2. kimyasallar

          Şekerlerin, fenolik bileşiklerin ve karotenoid bileşiklerin standartları, Sigma-Aldrich Co. ve Fluka'dan (Saint Louis, MO, ABD) satın alındı ​​ve reaktiflerin geri kalanı Merck'ten (Darmstadt, Almanya) satın alındı. Analizden önce numuneler Merck'ten (Darmstadt, Almanya) 0.45 um'lik bir MF-Millipore™ Membran Filtresinden süzüldü. 3.3. Şeker Tayini

          3.3.1. Ekstraktların Hazırlanması

          Önceden bir havan ve havan tokmağı kullanılarak öğütülmüş deniz topalak örnekleri (2.5 g), çok konumlu bir manyetik karıştırıcıda (RT serisi, 10 Carl Roth, Almanya) 1 saat boyunca ultra saf su ile homojenize edildi. Karışım, HPLC saflığında 12.5 mL metanol içeren 50 mL'lik dereceli bir şişeye aktarıldı ve hacme kadar ultra saf su ile dolduruldu. Çözelti, 0.45 um'lik bir Millipore şırınga filtresinden süzüldü, şişelerde toplandı ve bir sonraki analize kadar 4 °C'de saklandı.

          3.3.2. HPLC Metodu ile Şeker Tayini

          Karbonhidrat analizi için Bonta [ 50 ] tarafından geliştirilen ve deniz iğdesi meyveleri için uyarlanmış HPLC yöntemi kullanıldı. Kırılma indisi dedektörü (HPLC/IR) ile bir Shimadzu Sıvı Kromatograf modeli SLC-10 Avp kullanıldı. Karbonhidratların kromatografik ayrımı, 250 mm uzunluğunda, 4.6 mm çapında (Alltech, Nicholasville, KY, ABD) ve partikül boyutu 5 um olan bir Altima Amino 100 paslanmaz çelik kolon üzerinde gerçekleştirildi. Kolon içindeki sıcaklık, bir CTO-10 AS termostatik ısıtıcı vasıtasıyla 30 °C'de tutuldu. Kolon basıncı 6.3 MPa idi. Mobil faz asetonitril/suydu (75:25 v / v) 1.3 mL/dakikalık bir akış hızında ve kromatografik analizden önce bir membran filtreden (0.45 um) süzüldü. Enjeksiyon hacmi 10 µL idi. Farklı konsantrasyonlarda (0,5-80 mg/mL) standart çözeltiler kullanılarak her şeker için bir kalibrasyon eğrisi yapılmıştır. Kalibrasyon eğrilerinin lineer regresyon faktörü, tüm şekerler için 0,9982'den yüksekti. Şekerler, standart şekerlerinkiyle elde edilen pik alanı karşılaştırılarak nicelendirildi. Her şeker için sonuçlar g/100 g deniz topalak meyveleri olarak ifade edildi. 3.4. Toplam Protein ve Yağ İçeriği

          Toplam protein ve yağ içeriği, AOAC'nin (Resmi Analitik Kimyagerler Birliği) [ 51 ] resmi yöntemleri kullanılarak belirlendi. Deniz topalak meyvelerinin toplam protein içeriği Kjeldahl yöntemi kullanılarak, toplam yağ içeriği ise Soxhlet ekstraksiyonu ile belirlendi. 3.5. Fenolik Bileşiklerin Toplam ve Bireysel İçeriği

          3.5.1. Ekstraktların hazırlanması

          Deniz iğdesi meyvelerinin ve deniz iğdesi yapraklarının (1 g) her bir numunesi ayrı ayrı üç kez 5 mL etanol:su (%50 v / v ) ile ekstrakte edildi ve 1 için sonikasyona tabi tutuldu (Ultrasonik Temizleyici, Sonica, 40 KHz, Milaono, İtalya) h. Nihai karışım, 10 dakika boyunca santrifüjlendi (15,269 x g ) ve süpernatanlar toplandı ve analize kadar (4 °C) saklandı.

          3.5.2. Toplam Fenolik İçerik

          Toplam fenolik içerik, Folin–Ciocalteu yöntemi [ 52 ] ile belirlendi. Kısaca, 100 uL Folin–Ciocalteu reaktifi (0.2 N) 10 uL ekstraktlara ilave edildi ve 80 uL sodyum karbonat (Na2C03 ) solüsyonu (1 M) ile karıştırıldı. 20 dakika sonra elde edilen mavi rengin absorbansı 765 nm'de ölçülmüştür. Miktar tayini için, 0.025-0.15 mg/mL (R 2 = 0.9992) aralığındaki solüsyonlarla bir gallik asit kalibrasyon eğrisi hazırlandı . Sonuçlar, ekstraktın gramı başına mg GAE (gallik asit eşdeğeri) olarak ifade edildi. Tahliller üç kopya halinde gerçekleştirildi.

          3.5.3. flavonoidler

          Flavonoidler , referans standart olarak kersetin kullanılarak 96 kuyulu bir mikroplaka okuyucuda (Synergy™ HT BioTek Instruments, Winooski, VT, ABD) kullanılmak üzere uyarlanmış alüminyum klorür kolorimetrik deneyi [ 53 ] ile ölçüldü . Tam hacimde 25 uL uygun şekilde seyreltilmiş numune, 100 uL damıtılmış suya ve 10 uL %5 sodyum nitrat (NaNO2 ) çözeltisine ilave edildi. 5 dakika sonra 15 uL %10 alüminyum klorür (AlCl3 ) eklendi. 6. dakikada, karışıma 50 uL 1 M sodyum hidroksit ve 50 uL damıtılmış su ilave edildi. Karışımın absorbansı 510 nm'de belirlendi. Kantifikasyon için, 0.025-0.2 mg/mL (R 2= 0,9987). Sonuçlar, ekstraktın gramı başına mg Qe (kersetin eşdeğeri) olarak ifade edildi. Tahliller üç kopya halinde gerçekleştirildi.

          3.5.4. Bireysel Polifenolik Bileşikler

          Örnekler (1 g), (5 mL) etanol:su (%50 h / h ) ile özümlendi ve 1 saat sonikasyona tabi tutuldu. Nihai karışım, 10 dakika boyunca santrifüjlendi (15,269 x g ) ve süpernatanlar toplandı, yukarıdaki gibi mikrofiltrelendi ve HPLC/diyot dizisi saptama (DAD) analizi için kullanıldı.

          Özler, bir silika jel C18 kolonu, Fortis C18, 150 x 2.1 mm x 3 um sistemi kullanılarak bir Shimadzu Nexera-I HPLC ile aşağıda ayrıntılı olarak anlatıldığı gibi asitleştirilmiş bir su-asetonitril gradyanı ile analiz edildi. Çözücüler, %0.1 formik asit (A) ve asetonitril (B) ile pH 2.5'e ayarlanmış su ile temsil edildi. %80 A ile başlayan, sonraki 5 dakikada %60'a, 10 dakikada %40'a, 15 dakikada %20'ye ve sonraki 5 dakikada %20'ye azalan lineer bir gradyan kullanıldı. Çözücü (A) konsantrasyonu %10'a düşürüldü ve 5 dakika muhafaza edildi, sonraki 5 dakika boyunca faz A %20'ye yükseltildi ve ardından 40 dakikalık analizin sonunda %80'e ulaşana kadar aşamalı olarak artırıldı. Tüm spektral veriler 220-400 nm aralığında toplandı. Dedektör yanıtının doğrusallığı aşağıdaki standartlarla kontrol edildi: gallik asit, klorojenik asit, kafeik asit, 3.6. Karotenoid Bileşiminin Belirlenmesi

          3.6.1. Ekstraktların Hazırlanması

          Breithaupt ve diğerleri tarafından açıklanan ekstraksiyon prosedürü. [ 54 ] küçük değişikliklerle kullanıldı. Deniz iğdesi meyvelerinden (1 g) metanol:etilasetatetrol eter (1:1:1, v / v / v ) kullanılarak toplam karotenoidler çıkarıldı . Karanlıkta 4 saat boyunca sürekli karıştırma altında tekrarlanan ekstraksiyonlar yapıldı. Birleştirilen özler süzüldü ve ardından bir ayırma hunisi kullanılarak su, dietil eter ve doymuş NaCl çözeltisi ile art arda bölündü. Organik faz toplandı ve daha sonra bir döner buharlaştırıcı kullanılarak buharlaştırıldı. Ekstrakt, HPLC-PDA analizi için bilinen hacimde etil asetat içinde çözüldü. Tüm ekstraksiyonlar üç kopya halinde yapıldı.

          3.6.2. RP–PAD–HPLC ile Karotenoid Kantifikasyonu

          Karotenoid pigmentler, bir LC-20AT solvent dağıtım modülü, bir DGU-20A3 gaz giderici ve bir SPD-M20A UV–Vis fotodiyot dizi dedektöründen (PAD) oluşan bir Shimadzu HPLC sistemi (Shimadzu Corporation, Kyoto, Japonya) kullanılarak tanımlandı ve miktarları belirlendi. . Örnekler bir Phenomenex C30 kolonuna (24 cm x 4.6 mm; partikül boyutu: 5 um) enjekte edildi. Mobil faz, solvent (A) metanol/tert-butil metil eter/su (81:15:4, v / v / v ) ve solvent (B) tert-butil metil eter/metanol/su (90: 7:3, v / v / v ). Gradyan, Giuffrida ve diğerleri tarafından açıklanan yönteme göre 0 dakikada %1 B ile başladı ve 160 dakikada %100 B'ye yükseldi. [ 55]. Akış hızı 0,8 mL dk- 1 olarak ayarlandı . Deniz topalak örneklerinden karotenoidlerin tanımlanması, UV-VIS spektrumları ve numune tepe noktalarının alıkonma süresi standart çözeltilerinkilerle karşılaştırılarak gerçekleştirilmiştir. 3.7. Antioksidan Aktivite

          3.7.1. DPPH Süpürme Aktivitesinin Belirlenmesi

          Deniz iğdesi meyveleri ve deniz iğdesi yaprağı ekstraktlarının 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil radikaline (DPPH) karşı temizleme aktivitesi (H/e transfer kabiliyeti), Brand-Williams ve ark.'nın yöntemi ile spektrofotometrik olarak değerlendirildi. [ 56 ] Velazquez ve diğerleri tarafından tarif edildiği gibi. [ 57 ], küçük değişikliklerle ve bir mikroplaka okuyucuda kullanım için uyarlanmıştır. Kısaca, uygun şekilde seyreltilmiş ekstraktlardan bir kısım (40 uL) 200 uL DPPH solüsyonu (0.02 mg/mL) ile karıştırıldı. Örnekler oda sıcaklığında 15 dakika tutuldu ve ardından absorbans 517 nm'de ölçüldü. Radikal süpürücü aktivite, numunenin gramı başına miligram eşdeğer Trolox cinsinden ifade edilir (mg Trolox eşdeğeri/g).

          3.7.2. ABTS Radikal Süpürme Etkinliği

          ABTS radikal süpürücü aktivite deneyi, Re ve diğerleri tarafından açıklanan yönteme göre yapıldı. [ 58 ] bazı değişikliklerle. ABTS tahlili, 2,2'-azinobis-(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit) (ABTS) radikalinin (ABTS* + ) süpürülerek onu renksiz bir ürüne dönüştürmeye dayanır. Bir bileşik tarafından indüklenen renk giderme derecesi, TEAC değerini veren Trolox tarafından indüklenen ile ilişkilidir. ABTS* + katyon radikali, 7 mM ABTS çözeltisi ile 2.45 mM potasyum persülfat çözeltisi arasındaki reaksiyonla üretildi, karanlıkta oda sıcaklığında 12 saat saklandı. Kullanımdan önce ABTS* +solüsyon etanol ile 734 nm'de 0.700 ± 0.025 absorbansa kadar seyreltildi. Test için, elde edilen solüsyon 17 µL numune ile karıştırıldı. Absorbans tam olarak 6 dakika sonra okundu. Standart eğri, 0.04 ve 0.4 mg Trolox arasında doğrusaldı. Sonuçlar, numunenin gramı başına miligram eşdeğer Trolox cinsinden ifade edildi (mg Trolox eşdeğeri/g). 3.8. Antimikrobiyal etkinlik

          SB numunelerinin antibakteriyel aktivitesi Gram pozitif bakterilere karşı test edildi: Staphylococcus aureus ATCC 6538P, Bacillus cereus ATCC 11778 ve Gram negatif bakteri Pseudomonas aeruginosaATCC 27853. Kısaca, minimum inhibitör konsantrasyonlar (MIC değerleri), 96 oyuklu bir mikrotitre plakası kullanılarak belirlendi. Standartlaştırılmış aşılar hazırlamak için, bakteriler, optik yoğunluk 0,5 McFarland standardının bulanıklığına ulaşana kadar 37°C'de sıvı besleyici et suyunda (Merck Darmstadt, Almanya, 105443) büyütüldü. 3 ile 100 mg/mL arasında değişen konsantrasyonlarda hazırlanan ekstraktların her seyreltmesinin 100 uL'si 100 uL et suyu ortamına ilave edildi ve seçilen bakteri türünden 10 uL ile aşılandı. Plakalar, bir BioTek Synergy 2 çok kanallı spektrofotometrede (BioTek Instruments, Winooski, VT, ABD) 37°C'de 24 saat sürekli çalkalama altında inkübe edildi ve optik yoğunluk, OD600 nm, her 15 dakikada bir ölçüldü. Kontrol numuneleri, deniz topalak ekstraktlarının eklenmediği ve mikrobiyal kültürlerin dolayısıyla türün spesifik kültürel özelliklerine göre bir büyüme eğrisi gösterdiği paralel olarak inkübe edildi. Ayrıca etanol kontrol solüsyonu, etanol: su (%50v / v ), antimikrobiyal etkinin ekstraktları hazırlamak için kullanılan etanole atfedilebilme olasılığını dışlamak için deniz topalak etanoik ekstraktları ile aynı seyreltmelerde analiz edildi. Tüm inkübe edilen numuneler, 200 uL'lik aynı nihai hacme sahipti. 3.9. İstatistiksel analiz

          Tüm ölçümler üç kopya halinde yapıldı ve sonuçlar ortalama ± SEM olarak temsil edildi. İstatistiksel analizler GraphPad Prism 8 istatistik programı ile yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizleri tek yönlü ANOVA ve Tukey testi kullanılarak yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p < 0.05 olarak ayarlandı.

          Git: 4. Sonuçlar

          Dört Romen deniz topalak ( Hippophae rhamnoides L.) türünden dut ve yaprak ekstraktlarının biyolojik aktivitelerinde gözlemlenen farklılıklar , lutolin, kaempferol, gallik ile birlikte kuersetin türevleri gibi biyoaktif bileşiklerin doğal kombinasyonlarına ve karmaşık etkileşimlerine bağlanabilir. asit, trans p-kumarik asit, ferulik asit, lutein ve zeaksantin. Dört deniz iğdesi çeşidi arasında, ölçülen serbest radikal temizleme kapasitesi fenolik ve flavonoid içeriği ile pozitif korelasyon gösterdi. Antibakteriyel aktivite, yüksek miktarda ve kalitede polifenoller ve flavonoidler ile ilişkilendirilebilir. Bu çalışmada bulunan meyvelerde ve yaprak ekstraktlarında kersetin türevlerinin varlığı, bu nedenle, Bacillus cereus'a karşı muhtemel aktivite temelidir.ve Pseudomonas aeruginosa suşları, S. aureus'a karşı antibakteriyel aktivite muhtemelen, Carmen çeşitlerinden elde edilen meyvelerde daha yüksek miktarda kersitrin ve kersetin-3-galaktozid ile ilişkili olan vitexine ve ayrıca luteolin, luteolin-7- ile bir ilişkiye dayanmaktadır. Colosal çeşitlerinden yapraklarda gözlenen glukozit ve trans p-kumarik asit. Tüm bu bulgular göz önüne alındığında, bazı özel deniz topalak çeşitlerinin ve bu bitkinin farklı kısımlarının potansiyel doğal antioksidanlar ve antimikrobiyal kaynakları olarak kullanılabileceği ve geniş ölçekli kullanımını teşvik etmek için geliştirilmesi gerektiği sonucuna varabiliriz. insan veya hayvan kullanımı için yenilikçi fonksiyonel ürünlerin tasarımı yoluyla yeni ürünler.

          Git: Yazar Katkıları

          Kavramsallaştırma, metodoloji ve yazılım, AC ve ACU; doğrulama: AC ve NKO; analiz ve araştırmalar, ACU, AB ve FRPF; yazma—orijinal taslak hazırlama, AC ve ACU; yazma—inceleme ve düzenleme, NC ve RHM; denetim, kaynaklar, proje yönetimi ve finansman edinimi, AC Tüm yazarlar makalenin yayınlanmış versiyonunu okumuş ve kabul etmiştir.

          Git: Finansman

          Bu araştırma, Araştırma ve Yenilik Bakanlığı tarafından Program 1 - Ulusal Araştırma ve Geliştirme Sisteminin Geliştirilmesi, Alt Program 1.2-Kurumsal Performans - CDI'da Mükemmelliği Finansmana Yönelik Projeler, Sözleşme No. 37PFE-2018-2020 aracılığıyla finanse edilmiştir.

          Git: Çıkar çatışmaları

          Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir. Finansörlerin çalışmanın tasarımında hiçbir rolü yoktu; verilerin toplanması, analizi veya yorumlanmasında; makalenin yazılmasında veya sonuçların yayınlanması kararında.

          Git: Dipnotlar


          Örnek Bulunabilirlik: Deniz topalak örnekleri yazarlardan temin edilebilir.



          Git: Referanslar

          1. Swenson U., Bartish IV Hippophae (Elaeagnaceae) Nord'un taksonomik özeti. J. Bot. 2002; 22 :369-374. doi: 10.1111/j.1756-1051.2002.tb01386.x. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          2. Teleszko M., Wojdyło A., Rudzińska M., Oszmiański J., Golis T. Deniz İğdesi ( Hippophaë rhamnoides L.) Meyvelerindeki Lipofilik ve Hidrofilik Biyoaktif Bileşiklerin İçeriğinin Analizi. J. Agric. Gıda Kimyası 2015; 63 :4120–4129. doi: 10.1021/acs.jafc.5b00564. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          3. Suomela J.-P., Ahotupa M., Yang B., Vasankari T., Kallio H. Deniz İğdesinden ( Hippophaë rhamnoides L.) Türetilen Flavonollerin Emilimi ve Bunların İnsanlarda Kardiyovasküler Hastalık için Ortaya Çıkan Risk Faktörleri Üzerindeki Etkisi. J. Agric. Gıda Kimyası 2006; 54 :7364-7369. doi: 10.1021/jf061889r. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          4. Fan J., Ding X., Gu W. Deniz topalak tohumundan radikal temizleyici proantosiyanidinler. Gıda Kimyası 2007; 102 :168–177. doi: 10.1016/j.foodchem.2006.05.049. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          5. Gao X., Ohlander M., Jeppsson N., Björk L., Trajkovski V. Olgunlaşma Sırasında Deniz İğdesi ( Hippophae rhamnoides L.) Meyvelerinde Antioksidan Etkilerindeki Değişiklikler ve Bitkisel Besinlerle İlişkisi. J. Agric. Gıda Kimyası 2000; 48 :1485–1490. doi: 10.1021/jf991072g. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          6. Michel T., Destandau E., Le Floch G., Lucchesi ME, Elfakir C. Deniz topalak ( Hippophaë rhamnoides L.) yaprağı, gövdesi, kökü ve tohumunun antimikrobiyal, antioksidan ve fitokimyasal araştırmaları. Gıda Kimyası 2012; 131 :754-760. doi: 10.1016/j.foodchem.2011.09.029. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          7. Jain M., Ganju L., Katiyal A., Padwad Y., Mishra KP, Chanda S., Karan D., Yogendra KMS, Sawhney RC Etkisi Hippophae rhamnoides yaprak özü, insan kanından türetilen makrofajlarda Dang virüsü enfeksiyonuna karşı . Bitkisel ilaç. 2008; 15 :793–799. doi: 10.1016/j.phymed.2008.04.017. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          8. Geetha S., Sai Ram M., Singh V., Ilavazhagan G., Sawhney R. Deniz topalakının ( Hippophae rhamnoides ) antioksidan ve immünomodülatör özellikleri—Bir in vitro çalışma. J. Etnofarmakol. 2002; 79 :373–378. doi: 10.1016/S0378-8741(01)00406-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          9. Ganju L., Padwad Y., Singh R., Karan D., Chanda S., Chopra MK, Bhatnagar P., Kashyap R., Sawhney RC Seabuckthorn ( Hippophae rhamnoides ) yapraklarının anti-inflamatuar aktivitesi. Int. İmmünofarmakol. 2005; 5 :1675-1684. doi: 10.1016/j.intimp.2005.03.017. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          10. Yang W., Alanne A.-L., Liu P., Kallio H., Yang B. Frenk Üzümü Yapraklarında Flavonol Glikozitler ve Büyüme Mevsimi, Büyüme Konumu ve Yaprak Konumu ile Değişim. J. Agric. Gıda Kimyası 2015; 63 :9269-9276. doi: 10.1021/acs.jafc.5b04171. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          11. Vagiri M., Ekholm A., Öberg E., Johansson E., Andersson SC, Rumpunen K. Siyah Kuşüzümünde Fenoller ve Askorbik Asit ( Ribes nigrum L.): Genotip, Yer ve Yıla Bağlı Değişim. J. Agric. Gıda Kimyası 2013; 61 :9298-9306. doi: 10.1021/jf402891s. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          12. Yang B. Deniz topalak ( Hippophaë rhamnoides ) meyvelerinde şekerler, asitler, etil β-d-glukopiranoz ve bir metil inositol . Gıda Kimyası 2009; 112 :89-97. doi: 10.1016/j.foodchem.2008.05.042. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          13. Tiitinen KM, Yang B., Haraldsson GG, Jonsdottir S., Kallio HP Deniz İğdesi ( Hippophaë rhamnoides L.) Çeşitlerinde Şekerler, Meyve Asitleri ve C Vitamini Hızlı Analizi . J. Agric. Gıda Kimyası 2006; 54 :2508–2513. doi: 10.1021/jf053177r. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          14. Yang B., Zheng J., Kallio H. Deniz topalak ( Hippophaë rhamnoides ) meyvelerinde inositol ve metilinositol içeriği üzerinde menşe, hasat zamanı ve hava koşullarının etkisi . Gıda Kimyası 2011; 125 :388–396. doi: 10.1016/j.foodchem.2010.09.013. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          15. Ficzek G., Mátravölgyi G., Furulyás D., Rentsendavaa C., Jócsák I., Papp D., Simon G., Végvári G., Stéger-Máté M. Üç deniz topalak çeşidinin biyoaktif bileşiklerinin analizi ( Hippophaë rhamnoides L. 'Askola', 'Leikora' ve 'Orangeveja') HPLC ve spektrofotometrik yöntemlerle. Avro. J. Hortic. bilim 2019; 84 :31-38. doi: 10.17660/eJHS.2019/84.1.5. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          16. Yang B., Kallio H. Deniz topalak (Hippophaë) lipidlerinin bileşimi ve fizyolojik etkileri. Trendler Gıda Bilimi Teknoloji. 2002; 13 :160–167. doi: 10.1016/S0924-2244(02)00136-X. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          17. Yang B., Kallio Deniz İğdesi ( Hippophaë rhamnoides L.) Farklı Kökenli Meyvelerde Lipidlerin Yağ Asidi Bileşimi. J. Agric. Gıda Kimyası 2001; 49 :1939–1947. doi: 10.1021/jf001059s. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          18. Bittová M., Krejzová E., Roblová V., Kubán P., Kubáň V. Deniz iğdesi ( Hippophaë rhamnoides L.) bitki kısımlarındaki seçilmiş polifenolik bileşiklerin HPLC profillerinin yıllık büyüme döngüsü sırasında izlenmesi ve antioksidan potansiyellerinin tahmini . sent. Avro. J. Chem. 2014; 12 :1152–1161. doi: 10.2478/s11532-014-0562-y. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          19. Ercişli S., Orhan E., Özdemir O., Şengül M. Türkiye'de yetiştirilen deniz topalak ( Hippophae rhamnoides L.) meyvelerinin kimyasal bileşimi ve antioksidan aktivitesi üzerine genotipik etkileri . bilim Hortik. (Amsterdam) 2007; 115 :27-33. doi: 10.1016/j.scienta.2007.007.004. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          20. Korekar G., Dolkar P., Singh H., Srivastava RB, Stobdan T. Seabuckthorn'un ( Hippophae rhamnoides L.) on yedi doğal popülasyonunda antioksidan aktivite, toplam fenolikler, karotenoidler ve askorbik asit içeriği üzerindeki değişkenlik ve genotipik etki. Trans-Himalaya. LWT—Gıda Bilimi. Teknoloji. 2014; 55 :157-162. doi: 10.1016/j.lwt.2013.09.006. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          21. Guo R., Guo X., Li T., Fu X., Liu RH Deniz iğdesi ( Hippophaë rhamnoides L.) meyvelerinin fitokimyasal profillerinin, antioksidan ve antiproliferatif aktivitelerinin karşılaştırmalı değerlendirmesi. Gıda Kimyası 2017; 221 :997–1003. doi: 10.1016/j.foodchem.2016.11.063. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          22. Rop O., Ercişli S., Mlcek J., Jurikova T., Hoza I. 6 adet deniz iğdesi ( Hippophae rhamnoides L.) çeşitlerinin meyvelerinde antioksidan ve radikal temizleyici aktiviteler. Türk J. Tarım. İçin. 2014; 38 :224–232. doi: 10.3906/tar-1304-86. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          23. Arimboor R., Kumar KS, Arumughan C. Deniz iğdesindeki ( Hippophaë rhamnoides ) fenolik asitlerin DAD ile RP-HPLC kullanılarak eşzamanlı tahmini. J. Ecz. Biyomedya. Anal. 2008; 47 :31-38. doi: 10.1016/j.jpba.2007.11.045. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          24. Sabir SM, Maqsood H., Hayat I., Khan MQ, Khaliq A. Pakistan kökenli deniz iğdesi ( Hippophae rhamnoides ssp. turkestanica) meyvelerinin elemental ve besinsel analizi. J. Med. Gıda. 2005; 8 :518-522. doi: 10.1089/jmf.2005.8.518. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          25. Pop RM, Socaciu C., Pintea A., Buzoianu AD, Sanders MG, Gruppen H., Vincken J.-P. Farklı Karpat Hippophaë rhamnoides L. Çeşitlerinden Ana Berry ve Yaprak Flavonol Glikositlerinin UHPLC/PDA-ESI/MS Analizi . Bitki kimyası. Anal. 2013; 24 :484-492. doi: 10.1002/pca.2460. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          26. Tkacz K., Wojdyło A., Turkiewicz IP, Ferreres F., Moreno DA, Nowicka P. UPLC-PDA-Q/TOF-MS fenolik ve karotenoid bileşiklerin profillenmesi ve bunların AChE ve BuChE inhibisyonu için antikolinerjik potansiyel üzerindeki etkileri ve seçilmiş Hippophaë rhamnoides L. çeşitlerinin çevrimiçi antioksidan aktivitesi . Gıda Kimyası 2020; 309 :125766. doi: 10.1016/j.foodchem.2019.125766. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          27. Zheng J., Kallio H., Yang B. Deniz İğdesi ( Hippophaë rhamnoides ssp. rhamnoides) Kuzey Ortamında Karpuz Meyveleri: Enlem ve Hava Koşullarına Kompozisyonel Tepki. J. Agric. Gıda Kimyası 2016; 64 :5031–5044. doi: 10.1021/acs.jafc.6b00682. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          28. Pop RM, Weesepoel Y., Socaciu C., Pintea A., Vincken J.-P., Gruppen H. Altı Romanya deniz topalak ( Hippophae rhamnoides L.) çeşitlerinden çilek ve yaprakların karotenoid bileşimi . Gıda Kimyası 2014; 147 :1–9. doi: 10.1016/j.foodchem.2013.09.083. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          29. Yogendra Kumar MS, Tirpude RJ, Maheshwari DT, Bansal A., Misra K. Seabuckthorn'un ( Hippophae rhamnoides L.) fenolik bakımından zengin fraksiyonunun antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri in vitro olarak bırakır. Gıda Kimyası 2013; 141 :3443–3450. doi: 10.1016/j.foodchem.2013.06.057. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          30. Rösch D., Bergmann M., Knorr D., Kroh LW Fenolik Bileşiklerin Yapı-Antioksidan Verimlilik İlişkileri ve Deniz İğde Suyunun Antioksidan Aktivitesine Katkıları. J. Agric. Gıda Kimyası 2003; 51 :4233-4239. doi: 10.1021/jf0300339. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          31. Ma X., Laaksonen O., Zheng J., Yang W., Trépanier M., Kallio H., Yang B. Deniz topalakının iki ana alt türünün ( Hippophaë rhamnoides L.) meyvelerindeki flavonol glikozitler ve büyümenin etkisi Siteler. Gıda Kimyası 2016; 200 :189–198. doi: 10.1016/j.foodchem.2016.01.036. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          32. Campos M., Markham KR, Mitchell KA, da Cunha AP Arı polenlerinin flavonoid/fenolik profilleri aracılığıyla karakterizasyonuna bir yaklaşım. Bitki kimyası. Anal. 1997; 8 :181–185. doi: 10.1002/(SICI)1099-1565(199707)8:4<181::AID-PCA359>3.0.CO;2-A. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          33. Yang B., Halttunen T., Raimo O., Price K., Kallio H. Hippophaë rhamnoides'in üç ana alt türünün yabani ve ekili meyvelerindeki flavonol glikozitler ve hasat dönemindeki değişimler. Gıda Kimyası 2009; 115 :657-664. doi: 10.1016/j.foodchem.2008.12.073. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          34. Chen C., Xu XM, Chen Y., Yu MY, Wen FY, Zhang H. Deniz iğdesinden ( Hippophae rhamnoides ssp. sinensis) elde edilen açillenmiş flavonol glikozitlerin tanımlanması, miktarı ve antioksidan aktivitesi Food Chem. 2013; 141 :1573–1579. doi: 10.1016/j.foodchem.2013.03.092. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          35. Urcan A., Criste A., Dezmirean D., Mărgăoan R., Caeiro A., Graça Campos M. Hindistan ve Romanya'da Toplanan Aynı Taksonlarla Arı Ekmeği Verilerinin Benzerliği. Moleküller. 2018; 23 :2491. doi: 10.3390/moleküller23102491. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          36. Kallio H., Yang B., Peippo P. Deniz İğdesi ( Hippophaë rhamnoides ) Meyvelerinde Farklı Kökenlerin ve Hasat Zamanının C Vitamini, Tokoferoller ve Tokotrienoller Üzerindeki Etkileri. J. Agric. Gıda Kimyası 2002; 50 :6136–6142. doi: 10.1021/jf020421v. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          37. Andersson SC, Olsson ME, Johansson E., Rumpunen K. Deniz İğdesinde Karotenoidler ( Hippophae rhamnoides L.) Olgunlaşma Sırasında Karotenoidler ve Olgunluk İşareti Olarak Pheophytin a'nın Kullanımı. J. Agric. Gıda Kimyası 2009; 57 :250–258. doi: 10.1021/jf802599f. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          38. Tudor C., Bohn T., Iddir M., Dulf FV, Focşan M., Rugină DO, Pintea A. Biyo-erişilebilir Ksantofillerin Değerli Bir Kaynağı olarak Deniz İğde Yağı. besinler 2019; 12:76 . doi: 10.3390/nu12010076. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          39. Tkacz K., Wojdyło A., Turkiewicz IP, Bobak Ł., Nowicka P. Kimyasal Bileşenlerle Modüle Edilmiş Deniz İğdesinin ( Hippophae rhamnoides L.) Meyvelerinin Anti-Oksidan ve Anti-Enzimatik Aktiviteleri . Antioksidanlar. 2019; 8 :618. doi: 10.3390/antiox8120618. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          40. Kyriakopoulou K., Pappa A., Krokida M., Detsi A., Kefalas P. Kurutma ve Ekstraksiyon Yöntemlerinin Deniz İğdesi ( Hippophae rhamnoides ) Meyveleri ve Yapraklarının Kalitesi ve Antioksidan Aktivitesi Üzerindeki Etkileri. Kuru. Teknoloji. 2013; 31 :1063-1076. doi: 10.1080/07373937.2013.773907. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          41. Radenkovs V., Püssa T., Juhnevica-Radenkova K., Anton D., Seglina D. Hippophae rhamnoides L. Food Biosci'den genç yaprak/sürgün ve pres kek özlerinin fitokimyasal karakterizasyonu ve antimikrobiyal değerlendirmesi. 2018; 24 :56-66. doi: 10.1016/j.fbio.2018.05.010. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          42. Lü J.-M., Lin PH, Yao Q., Chen C. Antioksidanların kimyasal ve moleküler mekanizmaları: Deneysel yaklaşımlar ve model sistemler. J. Hücre. Mol. Med. 2010; 14 :840-860. doi: 10.1111/j.1582-4934.2009.00897.x. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          43. Upadhyay NK, Yogendra Kumar MS, Gupta A. Deniz topalak ( Hippophae rhamnoides L.) yapraklarının antioksidan, hücre koruyucu ve antibakteriyel etkileri. Gıda Kimyası Toksikol. 2010; 48 :3443–3448. doi: 10.1016/j.fct.2010.09.019. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          44. Cushnie TPT, “Flavonoidlerin antimikrobiyal aktivitesi” için Lamb AJ Errata [Int. J. Antimikrobiyal. Ajanlar 26 (2005) 343–356] Int. J. Antimikrobiyal. Ajanlar. 2006; 27 :181. doi: 10.1016/j.ijantimicag.2005.12.002. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          45. Borges A., Ferreira C., Saavedra MJ, Simões M. Antibakteriyel aktivite ve ferulik ve gallik asitlerin patojenik bakterilere karşı etki şekli. Mikrop. İlaç Direnci. 2013 yılı: 10.1089/mdr.2012.0244. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          46. ​​Wang S., Yao J., Zhou B., Yang J., Chaudry MT, Wang M., Xiao F., Li Y., Yin W. Quercetin'in In Vivo'da Bir Antibiyotik Alternatifi Olarak Bakteriyostatik Etkisi ve Antibakteriyel Mekanizması Laboratuvar ortamında. J. Gıda Prot. 2018; 81 :68-78. doi: 10.4315/0362-028X.JFP-17-214. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          47. Richa Arora Deniz topalak ( Hippophae rhamnoides L.) tohum, prina ve yaprak ekstraktlarının gıda kaynaklı ve gıda bozulma patojenlerine karşı antimikrobiyal aktivitesi. Afrika J. Biotechnol. 2012; 11 :10424–10430. [ Google Akademik ]
          48. Negi PS, Chauhan AS, Sadia GA, Rohinishree YS, Ramteke RS Çeşitli deniz topalak ( Hippophae rhamnoides L.) tohum ekstraktlarının antioksidan ve antibakteriyel aktiviteleri. Gıda Kimyası 2005; 92 :119–124. doi: 10.1016/j.foodchem.2004.07.009. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          49. Jeong JH, Lee JW, Kim KS, Kim JS, Han SN, Yu CY, Lee JK, Kwon YS, Kim MJ Tıbbi bir bitki, deniz topalak ekstraktlarının antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri. J. Kore Soc. Uygulama Biol. Kimya 2010; 53 :33–38. doi: 10.3839/jksabc.2010.06. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          50. Bonta V., Marghitas LA, Stanciu O., Laslo L., Dezmirean D., Bobis O. Transilvanya tatlı özsu balındaki şekerlerin yüksek performanslı sıvı kromatografik analizi. Boğa. Üniv. Tarım. bilim Veteriner. Med. Cluj-Napoca-Anim. bilim Biyoteknoloji. 2008; 65 :229–232. [ Google Akademik ]
          51. Horwitz W., editör. AOAC International'ın Resmi Analiz Yöntemleri. AOAC Uluslararası; Gaithersburg, MD, ABD: 2000. Hayvan Yeminde Yağ (Ham) veya Eter Özü; p. 53. Bölüm 41. [ Google Akademik ]
          52. Attard E. Polifenollerin değerlendirilmesi için hızlı bir mikrotitre plakası Folin-Ciocalteu yöntemi. Açık Yaşam Bilimi. 2013; 8 :48-53. doi: 10.2478/s11535-012-0107-3. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          53. Mărghitaş LA, Stanciu OG, Dezmirean DS, Bobiş O., Popescu O., Bogdanov S., Campos MG Romanya'dan hasat edilen seçilmiş çiçek kökenli bal arısı tarafından toplanan polenin in vitro antioksidan kapasitesi. Gıda Kimyası 2009; 115 :878-883. doi: 10.1016/j.foodchem.2009.01.014. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          54. Breithaupt DE, Bamedi A. Sebze ve Meyvelerdeki Karotenoid Esterler: β-Kriptoksantin Esterlerine Vurgulanan Bir Tarama. J. Agric. Gıda Kimyası 2001; 49 :2064–2070. doi: 10.1021/jf001276t. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          55. Giuffrida D., Pintea A., Dugo P., Torre G., Pop RM, Mondello L. Deniz İğdesi Meyvelerinde ( Hippophae rhamnoides L.) Karotenoidlerin ve Esterlerinin Belirlenmesi HPLC-DAD-APCI-MS ile. Bitki kimyası. Anal. 2012; 23 :267–273. doi: 10.1002/pca.1353. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          56. Brand-Williams W., Cuvelier ME, Berset C. Antioksidan aktiviteyi değerlendirmek için bir serbest radikal yönteminin kullanılması. LWT—Gıda Bilimi. Teknoloji. 1995; 28 :25–30. doi: 10.1016/S0023-6438(95)80008-5. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          57. Velázquez E., Tournier H., de Buschiazzo PM, Saavedra G., Schinella G. Paraguay bitki özlerinin antioksidan aktivitesi. Fitoterapi. 2003; 74 :91-97. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          58. Re R., Pellegrini N., Proteggentge A., Pannala A., Yang M., Rice-Evans C. Antioksidan Aktivite, Geliştirilmiş Bir Abt Radikalinin Uygulanması. Ücretsiz Radic. Biol. Med. 1999; 26 :1231–1237. doi: 10.1016/S0891-5849(98)00315-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

          Yorum yap

          Hazırlanıyor...
          X