Çevresel faktörler, alerjenler ve çocukluk çağında geçirilen viral enfeksiyonların, astımı tırmanışa geçirdiği bilinmektedir.
Astım bir halk sağlığı sorunudur. Astımda nefes yolları çevresel değişikliklere karşı hassaslaşır, öksürük ve hırıltılı solunum ortaya çıkar.
“Çevresel faktörler, alerjenler ve çocukluk çağında geçirilen viral enfeksiyonlar, astımı tırmanışa geçirir. Astımda, nefes yollarında, mikrobik olmayan iltihaba bağlı şişme yaşanır. Nefes yollarındaki kaslarda daralma nedeniyle nefes yolları tıkandığından, solunum zorlaşır. Astım atağını, çevre kirliliğinin yanında, gribal enfeksiyon, alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği, kimyasal maddeler, üzüntü, stres, bazı ağrı kesiciler, tansiyon düşürücü ilaçlar da artırır.”
Astım yakınmaları saatten saate, günden güne farklılık gösterir, yakınmalar kişiden kişiye de değişiklik göstererek yaşamı olumsuz etkiler.
Astımın topluma zararını önlemek için, yakalanmayı kolaylaştırıcı faktörleri azaltma yoluna gidilmesi gerekmektedir, çocuklarında astım gelişmesini istemeyen ailelerin, evde yemek pişirirken yemek dumanlarının solunulan havaya yoğun şekilde karışmasına izin vermemeleri gerekmektedir, mutfakta mutlaka uygun bir aspiratör bulunması ya da en azından pencerelerin açık tutulması gerekir.
250 bin astımlı var
İstanbul'daki hasta sayısı Avrupa standartlarının altında....
İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından 20 kişilik bir ekiple yapılan araştırmada İstanbul'daki solunum yolu hastalıklarının sıklığı ve nedenleri incelendi.
İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından yapılan bir araştırmada, İstanbul`da yaklaşık 250 bin kişinin astım hastası olduğu belirlendi. Araştırmada, İstanbul`da astımın görülme sıklığı yüzde 2.4 olarak saptandı. Avrupa Birliği Solunum Hastalıkları araştırması çerçevesinde 20 kişilik bir ekiple, İstanbul`daki astım, kronik bronşit ve diğer solunum yolu hastalıklarının sıklığı ve nedenleri araştırıldı. Araştırma için hava kirliliğinin en yoğun olduğu İstanbul`un Eyüp ilçesi ile Karadeniz`den temiz rüzgar alan Beykoz seçilmiş.Buna göre İstanbul`da 250 bin astımlı hasta var.
Bu rakam Avrupa standartlarının altında bir rakam. Bilinenin aksine hava kirliliğinin astım sıklığı üzerinde belirgin bir etkisi olmadığı görüldü. Kronik bronşitte durum farklı. Sigara ve hava kirliliği hastalığa yol açan en önemli iki etken. Astımın en büyük nedeni ev tozu akarları ile LPG gazıyla çalışan ev gereçleri.
Türkiye`deki alerjik astım hastalarının yüzde 70`inde ev tozu akarı alerjisi var .Astımlı ev hanımları mutlaka mutfaklarını 24 saat havalandırmalı ve LPG ile çalışan ocaklarının üzerine aspiratör taktırmalıdır.
Astım Nedir?
Astım akciğerlere kadar olan hava yollarını ( Bronşlar ) etkileyen bir hastalıktır. Bu hava yolları soluduğumuz havayı burundan itibaren akciğerlere kadar ulaştırır. Sağlıklı bir kişide bu soluma olayı kolayca gerçekleşir. Astımlı bir kişide ise bazı dönemlerde soluma zorluğu meydana gelir. Astım atağı sırasında bronşlar ( hava yolları ) daralır ve havanın geçişi zorlaşır. Bu hava yolu daralmasının bazı nedenleri vardır.
Bunlar:
• Bronşları çevreleyen kasların kasılması sonucu hava yollarının daralması
• Bronşun içini saran zarın şişmesi
• Hava yollarında mukus ( sümük - balgam ) adı verilen yapışkan bir salgının aşırı salınması ve bu salgının hava yollarını yer yer tıkaması
Astım Nöbetinin Belirtileri Nelerdir?
Bronşlar daraldığı zaman solunum işini yapmak için daha büyük çaba sarf edilir. Akciğerlere giren hava daralan bronşlardan dışarı çıkarken zorlanır. Hasta bunu nefes darlığı veya göğüste sıkıntı şeklinde ifade edebilir.
Bu sırada hasta ıslık sesine benzer (vızıltı) bir ses çıkarır. Akciğere girmiş hava daralmış olan bronşlardan dışarı çıkarken, hasta aşırı zorlanırsa, normalde soluma ( nefes alıp verme ) işi için kullanılmayan boyun, göğüs, omuz ve karın kaslarını kullanır ve daha sık solur.
Astımın Bulguları Nelerdir?
• Öksürük. Astımın sık bir bulgusudur. Özellikle gece öksürüğü olur. Egzersiz, soğuk hava öksürüğü arttırabilir. Hava yollarındaki mukus birikimi ve bronşları çevreleyen kasların kasılması nedeni ile olur.
• Vızıltı. Astım nöbetinin sık karşılaşılan bir bulgusudur. Akciğerdeki hava daralmış bronşlardan dışarı çıkarken zorlandığı zaman nefes verirken duyulur.
• Sık Soluma. Astım nöbeti sırasında daralmış ve içi mukus ile dolmuş bronşlarda soluk alıp verme işi zorlaştığından hasta daha sık nefes alıp verebilir. Bunu saptamak için çocuğunuzun 60 saniye içinde kaç kez nefes alıp verdiğini sayın; bulduğunuz sayıyı normalde iyiyken olan dakikadaki solunum sayısı ile karşılaştırın.
• Göğüs Duvarı Derisinde Çekilmeler. Daha ağır astım nöbetlerinde görülen bir bulgudur. Göğüs duvarında kaburgalar arasındaki deri ve boynun önündeki deride içe çekilmeler olabilir. Bu bulgu saptandığında hemen hastaneye başvurunuz.
Astıma neden olan durumlar ( uyaranlar ) nelerdir ?
Astımın sebebi tam olarak bilinmese de bu hastalıkta hava yollarının bazı uyaranlara aşırı duyarlı olduğu bilinmektedir. Bu uyaranlar hava yollarını uyararak astım atağı oluşumuna neden olurlar. Bu uyaranları şöyle sıralayabiliriz:
1. Allerjenler ( allerjiye neden olan maddeler )
Normal kişilere hiçbir zararı olamayan allerjenlere, allerjik astımı olan bir kişi maruz kalınca bir allerjik reaksiyon olur. Bu reaksiyon sırasında tahriş edici bazı kimyasal maddeler yapılır ve hava yollarındaki dokuların içene salınır. Kişi hem allerjik hem de astımlı ise astım atağı geçirir.
Bu allerjenlerin bazıları şunlardır:
• Ev tozu, ev tozu akarları ( böcekler )
• Çiçek tozları ( polenler )
• Küf
• Hayvan tüyü
2. Enfeksiyonlar
Solunum yolu enfeksiyonları ( grip, nezle ) astımlı kişide hava yollarını uyararak astım atağına neden olabilir. Bu enfeksiyonlar okul ve / veya kreşe giden çocuklarda sıktır.
3. Hava değişimi
Mevsim değişimi, hava ısısının değişmesi ( özellikle soğuk hava ) ve nem oranının artması, astımlı bir kişide hava yollarını uyararak astım atağına neden olabilir
4. Egzersiz
Astımlı bir kişide egzersiz hava yollarını uyararak astım atağına neden olabilir. Koşma gibi, daha fazla enerji tüketimine neden
olan yoğun egzersiz türleri, birkaç dakika içinde bir astım atağına neden olabilir. Ancak bu nedenle astımlı çocuklarda egzersizin
engellenmesi söz konusu değildir. Egzersiz öncesi uygun ilaç alımı ile astım atağı önlenebilir. İyi tedavi edilen astımlı bir çocukta
egzersiz sonrası belirtiler olmamalıdır. Oluyorsa tedavi planının düzenlenmesi için bu durumu doktorunuza bildiriniz.
5. Irritanlar ( tahriş ediciler )
Bazı maddeler duyarlı olan bronşları tahriş edebilir. Bu maddeler şöyle sıralanabilir: Sigara dumanı, hava kirliliği, saç spreyleri, parfümler, temizlik maddeleri ve keskin kokular. Astımlı bir kişinin yaşadığı evin içinde hiç kimsenin sigara içmesine izin verilmemelidir.
Astımda olabilecek komplikasyonlar nelerdir ?
• Astım genellikle akciğerlerde kalıcı hasar yapmayan bir hastalıktır. Hastalık çok uzun yıllardan beri var olsa da uygun tedavi ile akciğer fonksiyonları normale yakın olarak korunabilir.
• Astımda sorun bronşlarda olmasına rağmen bir çok astımlıda üst solunum yolları (burun, boğaz, sinüsler) ve kulaklar ile ilgili problemler eşlik edebilir. Astımlı çocuklarda sıklıkla kronik burun tıkanıklığı olur ve buna bağlı olarak kulak enfeksiyonları ve sinüzit meydana gelir. Buruna yönelik uygun tedavi ile (burun temizliği ve doktorun önerisi ile diğer bazı ilaçlar) bu durumların olması önlenebilir.
• Astım bazı psikolojik problemlere neden olabilir. Ağır astımı olan çocuklarda okul devamsızlığı, spor etkinliklerine katılamama ve astım atağı sırasında acil olarak hastaneye başvurular bu duruma neden olabilir. Uygun tedavi alan bir çocukta astım kontrol altına alınarak bu problemlerin olması önlenebilir.
Alerjiyi önlemenin yolları
ÇOCUĞUN YANINDA SİGARA İÇİLMEYECEK
Evlerinde sigara içilen çocukların astım olma riskinin önemli ölçüde artığı bildiriliyor. Sigaranın alerji riskini artırdığı araştırmalarla kanıtlanmasına rağmen, ebeveynlerin çoğu sigara içmekten vazgeçmemektedirler.
EN AZ 4 AY EMZİRİLECEK
Annelerin bebeklerine en az 4 ay sadece anne sütü vermeleri bebeğin ileride astım olma riskini azaltmakta bu nedenle ailede alerjisi olan kişiler varsa, 6 ay ek gıda vermeden emzirme önerilmektedir.. İngiltere'de yapılan bir araştırmada, 4 aydan daha az emzirilen çocuklar ile 4-6 ay emzirilen çocuklar karşılaştırıldığında, ilk gruptan astım olanların sayısının daha yüksek olduğu ve bu hastalığa daha erken yakalandıkları tespit edilmişti. Yumurta ve fıstığın, alerji olma riski yüksek olan çocuklara 3 yaşından itibaren verilmesi önerilmektedir.Nörodermatit, egzama ve atopik dermatit gibi hastalıklar görülen bebeklerin annelerinin eğer emziriyorlarsa yumurta, fıstık ve balık yememeleri, emzirmiyorlarsa da süt proteini hidrolize edilmiş hipoallerjen (HA) mamalar kullanmaları gerektiği vurgulanmaktadır
Evcil Hayvan Riskli Değil
Çocuğun, erken yaşlarda evcil hayvanla teması halinde alerji riskinin artmadığını belirtilmekte olup İsveç'te e yapılan bir araştırmaya göre, erken yaşlarda hayvanlarla içli dışlı olan çocukların alerjik sinüzit ve astıma yakalanma oranı daha düşük.
Akarlara Karşı Yastık ve Yorgan Yıkanacak
Ev tozunda bulunan “akar” adı verilen 0.1-0.5 mm çapındaki küçük hayvancıklar da alerjiye neden olabilir, bu akarların çoğalma yerleri özellikle yatak ve yorganlardır. Akarlara karşı alerjisi olan kişilerin, yatak ve yorganlarını sık sık 55 derecede yıkamaları gerekmekte, akarların yüzeye çıkmasını engelleyen özel yatak koruyucularının da etkili olduğu bildirilmektedir.
Astım ve alerjik hastalıklar neden baharda daha sık görülmektedir?
Hem bahar mevsimi hem mevsim değişiklikleri birçok hastalığın daha çok görüldüğü dönemlerdir.
Mide hastalıkları oluşumu, kalp hastalıkları oluşumu, pek çok hastalık mevsim değişikliği olan dönemlerde daha çok ortaya çıkıyor.
Bunlardan bir tanesi de astım ve alerjik hastalıklar. Burda pek çok faktörün rolü olması muhtemel. Bir tanesi havayla ilgili olan değişiklikler. Yani havaların ısınması. Atmosfer basıncındaki değişiklikler. Soluduğumuz havadaki nem miktarındaki farklılıklar ve yine bu mevsimde soluduğumuz havaya karışan bitkilere ait polenlerin burda önemli rolü var. Bunun yanında bir de vücudumuzda birtakım değişiklikler oluyor veya olamıyor belkide. Çünkü vücudumuzda pek çok hormonlar var. Bunların salgılanmasında gecenin, gündüzün ve mevsimlerin çok önemli rolü var. Keza bağışıklık sistemimiz doğrudan doğruya dış etkenlerden etkileniyor. İşte bahar mevsiminde, astımın, alerjik hastalıklarının çok sık görülmesinde, hastaların şikayetlerinin artmasında hem bu atmosferdeki mevsimlerdeki değişiklikler hem de vücudumuzun buna uyum sağlayamamasının rolü olduğu düşünülüyor.
Görülme Sıklığı
Astımın görülme sıklığını erişkinlerde ve çocuklarda diye ayırmak lazım. Çünkü oranlar çok farklı. Ülkemizde son yıllarda bu konuda pek çok çalışma yapıldı. Bunu da özet olarak söyleyecek olursak, ilkokul çağındaki çocuklarda astım görülme oranı ortalama olarak Türkiye'de yüzde 10 civarında. Buna karşılık erişkinlerde astımın görülme oranı ise yüzde 5. Tabi ülkemiz çok büyük bir ülke biliyorsunuz, çok farklı coğrafi bölümler var, deniz kenarında olanlar var, yüksek dağlarda yaşayanlar var.. Sanayileşmenin çok farklı olduğu bölümler var. Burda oranlar hep değişiyor. Ama genel olarak buna bakacak olursak, ortalama olarak çocukluk çağında, ilkokul çağındaki çocuklarda yüzde 10, erişkinlerde ise yüzde 5 diyebiliriz.”
Metropollerde yaşamanın bu anlamda bir risk faktörü olduğunu araştırmalar da doğruluyor. Astım hastalığı, hem Türkiye'deki yapılan araştırmalarda hem yurt dışında yapılan araştırmalarda sanayileşmenin yoğun olduğu ülkelerde, sanayileşmenin yoğun olduğu şehirlerde çok daha fazla görülüyor. Burdaki insanların şikayetleri çok daha fazla oluyor.
Kalıtsallık
Astımın ortaya çıkabilmesi için hem kalıtsal bir yatkınlık olması lazım, hem de buna çevresel faktörlerin katkıda bulunması gerekiyor. Bu kişide kalıtsal bir yatkınlık varsa tabi burda kişinin yapacağı herhangi bir şey yok. Ama bu kişi kendisini olumsuz çevresel faktörlerden koruyarak astımdan pekala korunabilir. Bunun başında da hava kirliliği geliyor. Bu hem dış hava kirliliği, yani sokaktaki havanın kirliliği anlamında hem de zamanımızın çoğunu artık kapalı mekanlarda geçiriyoruz. Bu içinde bulunduğumuz mekanların havasının kirliliği çok önem kazandı. Sigara içilmemesi çok önemli. Sigara içilen ortamlarda bulunmak da aynı şekilde sigara içiyormuş gibi insanlardaki duyarlılığı artıran bir faktör. Onun için sigara içilen ortamlarda bulunmamak gerekiyor. Diyetimiz çok önemli bir faktör. Son yıllarda özellikle bu antioksidan dediğimiz maddeleri A ve C vitaminlerini içeren diyetle beslenmenin, balık etini fazla tüketmenin hem astıma hem diğer alerjik hastalıklara karşı koruyucu etkisinin olduğu anlaşıldı. Böyle beslenen insanlarda alerjik hastalıklara karşı vücut kendini daha iyi savunuyor, daha iyi koruyabiliyor.
Polenler
Astıma ve diğer alerjik hastalıklara, özellikle saman nezlesi denilen hastalığa yol açan alerjenlerin başında polenler geliyor. Polen dediğimiz şey çiçek tozları. Çiçeklerin üremesine yarayan, onların çoğalmasını sağlayan küçük tanecikler. İşte duyarlı insanlarda bu polenler de hem saman nezlesine hem de astıma yol açabiliyorlar. Türkiyemiz bitki örtüsü bakımından çok zengin, çok geniş büyük bir ülke. Çok zengin bir bitki örtüsü var ve bu bitkilerin pek çok poleni var. Fakat her polen alerjiye yol açmıyor. Polenleri basitçe ikiye ayırabiliriz. Bir tanesi büyük olan polenler, ağır olan polenler. Bunları zaten solunum yollarıyla almak mümkün değil, bunları böcekler bitkiden bitkiye taşıyorlar. Bizim için esas alerjik hastalıklar bakımından önemli olan havaya karışan ve boyutları çok küçük olan polenler. Ülkemizde bitki örtüsü çok zengin. Fakat Türkiye'de özellikle çayır polenleri, hububat polenleri ve yöreye göre çeşitli ağaç polenlerinin alerjik hastalıkların ortaya çıkmasında büyük önemi var. Gelişmiş ülklerde hem hava tahmin raporlarında hem gazetelerde o dönemdeki polenlerin miktarları bildiriliyor ve insanllar uyarılıyor. Ama Türkiye'de henüz böyle bir çalışma yapılmadı. Böyle bir uyarı yapılmıyor. Polenler, atmosfer şartlarıyla yakından alakalı olarak atmosferdeki sayıları değişiyor. Özellikle sabahın erken saatleri bu bakımdan çok önemli. Kuru ve rüzgarlı havalar çok önemli. Ve de tabi polene yakın olan ortamlar çok önemli. Gerçi polenler rüzgarın etkisiyle çok uzak mesafelere, kilometrelerce uzaklara gidebiliyorlar. Ama tabi o kaynağa ne kadar yakınsanız solayacağınız polen sayısı da o kadar fazla olacaktır.
Kapalı Mekan Kirliliği
Gerçekten de bu astımlılarda ve diğer alerjisi olanlarda nevakarları denen yaratıkların çok önemli rolü var. Çoğunda rastlanan alerji nevakarları.. Bunlar çok küçük yaratıklar. Daha çok sıcak, rutubetli ortamlarda görülüyorlar ve özellikle de halı gibi, yatak şiltesi gibi, koltuk, kanepe gibi ortamlarda yoğun olarak çoğalma imkanını buluyorlar. İşte insanların günümüzde de vakitlerinin çoğu hep evde geçtiği için özellikle çocukların, gün içinde yoğun olarak bu alerjenlerle karşılaşıyorlar ve genetik bir yatkınlığı da varsa bu insanların, zamanla bu akarlara karşı onlarda bir duyarlık hali ortaya çıkıyor.
Çarşaf, yorgan, bunların yıkanması bu anlamda alınacak bir önlem Fakat tabi yatağı, şilteyi yıkamak mümkün değil, halıyı da yıkamak mümkün değil. Bunlar 55-60 derecenin üzerinde yaşamıyorlar. Onun için yıkanabilen giysileri akarlardan böyle ısıtılmış sularda yıkayarak arındırmak mümkün. Ama bir yorganın, bir koltuğun tabiki yıkanması mümkün değil. Evin iyi havalandırılması bu bakımdan çok önemli. Bir de bu akarları öldüren veya onların alerji yaratan dışkılarındaki proteinleri bozan birtakım kimyasal maddeler var. Bunların uygulanmasıyla da özel durumlarda akarlardan olan alerjileri bir miktar azaltmak mümkün.
Katkı Maddeleri
Bir başka önemli konu da yiyeceklerde kullanılan katkı maddeleri. Yiyeceklerin uzun süre dayanması için geliştirilen birçok katkı maddesi var. Kullanılış amaçları gene insan sağlığı için ama duyarlı kişilerde yan etkileri olabiliyor. Türkiye'de 180 civarında katkı maddesi kullanıldığı söyleniyor .Yiyeceklerin bozulmasını engellemek için katılan maddeler var, özellikle sülfürler. Bunlar, bu yiyecekleri tüketen insanların vücudunda kükürtdioksite dönüşerek hakikaten astım krizlerine yol açabiliyor. En çok astım krizlerine yol açan maddeler bunlar. Bir de bunun yanında gıdaları renklendirmek için kullanılan çeşitli boyalar var. Bunların olumsuz etkisi olabiliyor. Veya tat vermek için kullanılan bir tür baharatlar var. Özellikle Çin mutfağında çok kullanılan bir baharat vardır, glutamat diye. Bunun da duyarlı insanlarda böyle ciddi astım krizlerine yol açabileceğini biliyoruz. Astımlı hastalara, alerjik olan insanlara mümkün olduğu kadar doğal şekilde hazırlanmış gıdalarla beslenmeleri öneriliyor.
Astım bir halk sağlığı sorunudur. Astımda nefes yolları çevresel değişikliklere karşı hassaslaşır, öksürük ve hırıltılı solunum ortaya çıkar.
“Çevresel faktörler, alerjenler ve çocukluk çağında geçirilen viral enfeksiyonlar, astımı tırmanışa geçirir. Astımda, nefes yollarında, mikrobik olmayan iltihaba bağlı şişme yaşanır. Nefes yollarındaki kaslarda daralma nedeniyle nefes yolları tıkandığından, solunum zorlaşır. Astım atağını, çevre kirliliğinin yanında, gribal enfeksiyon, alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği, kimyasal maddeler, üzüntü, stres, bazı ağrı kesiciler, tansiyon düşürücü ilaçlar da artırır.”
Astım yakınmaları saatten saate, günden güne farklılık gösterir, yakınmalar kişiden kişiye de değişiklik göstererek yaşamı olumsuz etkiler.
Astımın topluma zararını önlemek için, yakalanmayı kolaylaştırıcı faktörleri azaltma yoluna gidilmesi gerekmektedir, çocuklarında astım gelişmesini istemeyen ailelerin, evde yemek pişirirken yemek dumanlarının solunulan havaya yoğun şekilde karışmasına izin vermemeleri gerekmektedir, mutfakta mutlaka uygun bir aspiratör bulunması ya da en azından pencerelerin açık tutulması gerekir.
250 bin astımlı var
İstanbul'daki hasta sayısı Avrupa standartlarının altında....
İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından 20 kişilik bir ekiple yapılan araştırmada İstanbul'daki solunum yolu hastalıklarının sıklığı ve nedenleri incelendi.
İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından yapılan bir araştırmada, İstanbul`da yaklaşık 250 bin kişinin astım hastası olduğu belirlendi. Araştırmada, İstanbul`da astımın görülme sıklığı yüzde 2.4 olarak saptandı. Avrupa Birliği Solunum Hastalıkları araştırması çerçevesinde 20 kişilik bir ekiple, İstanbul`daki astım, kronik bronşit ve diğer solunum yolu hastalıklarının sıklığı ve nedenleri araştırıldı. Araştırma için hava kirliliğinin en yoğun olduğu İstanbul`un Eyüp ilçesi ile Karadeniz`den temiz rüzgar alan Beykoz seçilmiş.Buna göre İstanbul`da 250 bin astımlı hasta var.
Bu rakam Avrupa standartlarının altında bir rakam. Bilinenin aksine hava kirliliğinin astım sıklığı üzerinde belirgin bir etkisi olmadığı görüldü. Kronik bronşitte durum farklı. Sigara ve hava kirliliği hastalığa yol açan en önemli iki etken. Astımın en büyük nedeni ev tozu akarları ile LPG gazıyla çalışan ev gereçleri.
Türkiye`deki alerjik astım hastalarının yüzde 70`inde ev tozu akarı alerjisi var .Astımlı ev hanımları mutlaka mutfaklarını 24 saat havalandırmalı ve LPG ile çalışan ocaklarının üzerine aspiratör taktırmalıdır.
Astım Nedir?
Astım akciğerlere kadar olan hava yollarını ( Bronşlar ) etkileyen bir hastalıktır. Bu hava yolları soluduğumuz havayı burundan itibaren akciğerlere kadar ulaştırır. Sağlıklı bir kişide bu soluma olayı kolayca gerçekleşir. Astımlı bir kişide ise bazı dönemlerde soluma zorluğu meydana gelir. Astım atağı sırasında bronşlar ( hava yolları ) daralır ve havanın geçişi zorlaşır. Bu hava yolu daralmasının bazı nedenleri vardır.
Bunlar:
• Bronşları çevreleyen kasların kasılması sonucu hava yollarının daralması
• Bronşun içini saran zarın şişmesi
• Hava yollarında mukus ( sümük - balgam ) adı verilen yapışkan bir salgının aşırı salınması ve bu salgının hava yollarını yer yer tıkaması
Astım Nöbetinin Belirtileri Nelerdir?
Bronşlar daraldığı zaman solunum işini yapmak için daha büyük çaba sarf edilir. Akciğerlere giren hava daralan bronşlardan dışarı çıkarken zorlanır. Hasta bunu nefes darlığı veya göğüste sıkıntı şeklinde ifade edebilir.
Bu sırada hasta ıslık sesine benzer (vızıltı) bir ses çıkarır. Akciğere girmiş hava daralmış olan bronşlardan dışarı çıkarken, hasta aşırı zorlanırsa, normalde soluma ( nefes alıp verme ) işi için kullanılmayan boyun, göğüs, omuz ve karın kaslarını kullanır ve daha sık solur.
Astımın Bulguları Nelerdir?
• Öksürük. Astımın sık bir bulgusudur. Özellikle gece öksürüğü olur. Egzersiz, soğuk hava öksürüğü arttırabilir. Hava yollarındaki mukus birikimi ve bronşları çevreleyen kasların kasılması nedeni ile olur.
• Vızıltı. Astım nöbetinin sık karşılaşılan bir bulgusudur. Akciğerdeki hava daralmış bronşlardan dışarı çıkarken zorlandığı zaman nefes verirken duyulur.
• Sık Soluma. Astım nöbeti sırasında daralmış ve içi mukus ile dolmuş bronşlarda soluk alıp verme işi zorlaştığından hasta daha sık nefes alıp verebilir. Bunu saptamak için çocuğunuzun 60 saniye içinde kaç kez nefes alıp verdiğini sayın; bulduğunuz sayıyı normalde iyiyken olan dakikadaki solunum sayısı ile karşılaştırın.
• Göğüs Duvarı Derisinde Çekilmeler. Daha ağır astım nöbetlerinde görülen bir bulgudur. Göğüs duvarında kaburgalar arasındaki deri ve boynun önündeki deride içe çekilmeler olabilir. Bu bulgu saptandığında hemen hastaneye başvurunuz.
Astıma neden olan durumlar ( uyaranlar ) nelerdir ?
Astımın sebebi tam olarak bilinmese de bu hastalıkta hava yollarının bazı uyaranlara aşırı duyarlı olduğu bilinmektedir. Bu uyaranlar hava yollarını uyararak astım atağı oluşumuna neden olurlar. Bu uyaranları şöyle sıralayabiliriz:
1. Allerjenler ( allerjiye neden olan maddeler )
Normal kişilere hiçbir zararı olamayan allerjenlere, allerjik astımı olan bir kişi maruz kalınca bir allerjik reaksiyon olur. Bu reaksiyon sırasında tahriş edici bazı kimyasal maddeler yapılır ve hava yollarındaki dokuların içene salınır. Kişi hem allerjik hem de astımlı ise astım atağı geçirir.
Bu allerjenlerin bazıları şunlardır:
• Ev tozu, ev tozu akarları ( böcekler )
• Çiçek tozları ( polenler )
• Küf
• Hayvan tüyü
2. Enfeksiyonlar
Solunum yolu enfeksiyonları ( grip, nezle ) astımlı kişide hava yollarını uyararak astım atağına neden olabilir. Bu enfeksiyonlar okul ve / veya kreşe giden çocuklarda sıktır.
3. Hava değişimi
Mevsim değişimi, hava ısısının değişmesi ( özellikle soğuk hava ) ve nem oranının artması, astımlı bir kişide hava yollarını uyararak astım atağına neden olabilir
4. Egzersiz
Astımlı bir kişide egzersiz hava yollarını uyararak astım atağına neden olabilir. Koşma gibi, daha fazla enerji tüketimine neden
olan yoğun egzersiz türleri, birkaç dakika içinde bir astım atağına neden olabilir. Ancak bu nedenle astımlı çocuklarda egzersizin
engellenmesi söz konusu değildir. Egzersiz öncesi uygun ilaç alımı ile astım atağı önlenebilir. İyi tedavi edilen astımlı bir çocukta
egzersiz sonrası belirtiler olmamalıdır. Oluyorsa tedavi planının düzenlenmesi için bu durumu doktorunuza bildiriniz.
5. Irritanlar ( tahriş ediciler )
Bazı maddeler duyarlı olan bronşları tahriş edebilir. Bu maddeler şöyle sıralanabilir: Sigara dumanı, hava kirliliği, saç spreyleri, parfümler, temizlik maddeleri ve keskin kokular. Astımlı bir kişinin yaşadığı evin içinde hiç kimsenin sigara içmesine izin verilmemelidir.
Astımda olabilecek komplikasyonlar nelerdir ?
• Astım genellikle akciğerlerde kalıcı hasar yapmayan bir hastalıktır. Hastalık çok uzun yıllardan beri var olsa da uygun tedavi ile akciğer fonksiyonları normale yakın olarak korunabilir.
• Astımda sorun bronşlarda olmasına rağmen bir çok astımlıda üst solunum yolları (burun, boğaz, sinüsler) ve kulaklar ile ilgili problemler eşlik edebilir. Astımlı çocuklarda sıklıkla kronik burun tıkanıklığı olur ve buna bağlı olarak kulak enfeksiyonları ve sinüzit meydana gelir. Buruna yönelik uygun tedavi ile (burun temizliği ve doktorun önerisi ile diğer bazı ilaçlar) bu durumların olması önlenebilir.
• Astım bazı psikolojik problemlere neden olabilir. Ağır astımı olan çocuklarda okul devamsızlığı, spor etkinliklerine katılamama ve astım atağı sırasında acil olarak hastaneye başvurular bu duruma neden olabilir. Uygun tedavi alan bir çocukta astım kontrol altına alınarak bu problemlerin olması önlenebilir.
Alerjiyi önlemenin yolları
ÇOCUĞUN YANINDA SİGARA İÇİLMEYECEK
Evlerinde sigara içilen çocukların astım olma riskinin önemli ölçüde artığı bildiriliyor. Sigaranın alerji riskini artırdığı araştırmalarla kanıtlanmasına rağmen, ebeveynlerin çoğu sigara içmekten vazgeçmemektedirler.
EN AZ 4 AY EMZİRİLECEK
Annelerin bebeklerine en az 4 ay sadece anne sütü vermeleri bebeğin ileride astım olma riskini azaltmakta bu nedenle ailede alerjisi olan kişiler varsa, 6 ay ek gıda vermeden emzirme önerilmektedir.. İngiltere'de yapılan bir araştırmada, 4 aydan daha az emzirilen çocuklar ile 4-6 ay emzirilen çocuklar karşılaştırıldığında, ilk gruptan astım olanların sayısının daha yüksek olduğu ve bu hastalığa daha erken yakalandıkları tespit edilmişti. Yumurta ve fıstığın, alerji olma riski yüksek olan çocuklara 3 yaşından itibaren verilmesi önerilmektedir.Nörodermatit, egzama ve atopik dermatit gibi hastalıklar görülen bebeklerin annelerinin eğer emziriyorlarsa yumurta, fıstık ve balık yememeleri, emzirmiyorlarsa da süt proteini hidrolize edilmiş hipoallerjen (HA) mamalar kullanmaları gerektiği vurgulanmaktadır
Evcil Hayvan Riskli Değil
Çocuğun, erken yaşlarda evcil hayvanla teması halinde alerji riskinin artmadığını belirtilmekte olup İsveç'te e yapılan bir araştırmaya göre, erken yaşlarda hayvanlarla içli dışlı olan çocukların alerjik sinüzit ve astıma yakalanma oranı daha düşük.
Akarlara Karşı Yastık ve Yorgan Yıkanacak
Ev tozunda bulunan “akar” adı verilen 0.1-0.5 mm çapındaki küçük hayvancıklar da alerjiye neden olabilir, bu akarların çoğalma yerleri özellikle yatak ve yorganlardır. Akarlara karşı alerjisi olan kişilerin, yatak ve yorganlarını sık sık 55 derecede yıkamaları gerekmekte, akarların yüzeye çıkmasını engelleyen özel yatak koruyucularının da etkili olduğu bildirilmektedir.
Astım ve alerjik hastalıklar neden baharda daha sık görülmektedir?
Hem bahar mevsimi hem mevsim değişiklikleri birçok hastalığın daha çok görüldüğü dönemlerdir.
Mide hastalıkları oluşumu, kalp hastalıkları oluşumu, pek çok hastalık mevsim değişikliği olan dönemlerde daha çok ortaya çıkıyor.
Bunlardan bir tanesi de astım ve alerjik hastalıklar. Burda pek çok faktörün rolü olması muhtemel. Bir tanesi havayla ilgili olan değişiklikler. Yani havaların ısınması. Atmosfer basıncındaki değişiklikler. Soluduğumuz havadaki nem miktarındaki farklılıklar ve yine bu mevsimde soluduğumuz havaya karışan bitkilere ait polenlerin burda önemli rolü var. Bunun yanında bir de vücudumuzda birtakım değişiklikler oluyor veya olamıyor belkide. Çünkü vücudumuzda pek çok hormonlar var. Bunların salgılanmasında gecenin, gündüzün ve mevsimlerin çok önemli rolü var. Keza bağışıklık sistemimiz doğrudan doğruya dış etkenlerden etkileniyor. İşte bahar mevsiminde, astımın, alerjik hastalıklarının çok sık görülmesinde, hastaların şikayetlerinin artmasında hem bu atmosferdeki mevsimlerdeki değişiklikler hem de vücudumuzun buna uyum sağlayamamasının rolü olduğu düşünülüyor.
Görülme Sıklığı
Astımın görülme sıklığını erişkinlerde ve çocuklarda diye ayırmak lazım. Çünkü oranlar çok farklı. Ülkemizde son yıllarda bu konuda pek çok çalışma yapıldı. Bunu da özet olarak söyleyecek olursak, ilkokul çağındaki çocuklarda astım görülme oranı ortalama olarak Türkiye'de yüzde 10 civarında. Buna karşılık erişkinlerde astımın görülme oranı ise yüzde 5. Tabi ülkemiz çok büyük bir ülke biliyorsunuz, çok farklı coğrafi bölümler var, deniz kenarında olanlar var, yüksek dağlarda yaşayanlar var.. Sanayileşmenin çok farklı olduğu bölümler var. Burda oranlar hep değişiyor. Ama genel olarak buna bakacak olursak, ortalama olarak çocukluk çağında, ilkokul çağındaki çocuklarda yüzde 10, erişkinlerde ise yüzde 5 diyebiliriz.”
Metropollerde yaşamanın bu anlamda bir risk faktörü olduğunu araştırmalar da doğruluyor. Astım hastalığı, hem Türkiye'deki yapılan araştırmalarda hem yurt dışında yapılan araştırmalarda sanayileşmenin yoğun olduğu ülkelerde, sanayileşmenin yoğun olduğu şehirlerde çok daha fazla görülüyor. Burdaki insanların şikayetleri çok daha fazla oluyor.
Kalıtsallık
Astımın ortaya çıkabilmesi için hem kalıtsal bir yatkınlık olması lazım, hem de buna çevresel faktörlerin katkıda bulunması gerekiyor. Bu kişide kalıtsal bir yatkınlık varsa tabi burda kişinin yapacağı herhangi bir şey yok. Ama bu kişi kendisini olumsuz çevresel faktörlerden koruyarak astımdan pekala korunabilir. Bunun başında da hava kirliliği geliyor. Bu hem dış hava kirliliği, yani sokaktaki havanın kirliliği anlamında hem de zamanımızın çoğunu artık kapalı mekanlarda geçiriyoruz. Bu içinde bulunduğumuz mekanların havasının kirliliği çok önem kazandı. Sigara içilmemesi çok önemli. Sigara içilen ortamlarda bulunmak da aynı şekilde sigara içiyormuş gibi insanlardaki duyarlılığı artıran bir faktör. Onun için sigara içilen ortamlarda bulunmamak gerekiyor. Diyetimiz çok önemli bir faktör. Son yıllarda özellikle bu antioksidan dediğimiz maddeleri A ve C vitaminlerini içeren diyetle beslenmenin, balık etini fazla tüketmenin hem astıma hem diğer alerjik hastalıklara karşı koruyucu etkisinin olduğu anlaşıldı. Böyle beslenen insanlarda alerjik hastalıklara karşı vücut kendini daha iyi savunuyor, daha iyi koruyabiliyor.
Polenler
Astıma ve diğer alerjik hastalıklara, özellikle saman nezlesi denilen hastalığa yol açan alerjenlerin başında polenler geliyor. Polen dediğimiz şey çiçek tozları. Çiçeklerin üremesine yarayan, onların çoğalmasını sağlayan küçük tanecikler. İşte duyarlı insanlarda bu polenler de hem saman nezlesine hem de astıma yol açabiliyorlar. Türkiyemiz bitki örtüsü bakımından çok zengin, çok geniş büyük bir ülke. Çok zengin bir bitki örtüsü var ve bu bitkilerin pek çok poleni var. Fakat her polen alerjiye yol açmıyor. Polenleri basitçe ikiye ayırabiliriz. Bir tanesi büyük olan polenler, ağır olan polenler. Bunları zaten solunum yollarıyla almak mümkün değil, bunları böcekler bitkiden bitkiye taşıyorlar. Bizim için esas alerjik hastalıklar bakımından önemli olan havaya karışan ve boyutları çok küçük olan polenler. Ülkemizde bitki örtüsü çok zengin. Fakat Türkiye'de özellikle çayır polenleri, hububat polenleri ve yöreye göre çeşitli ağaç polenlerinin alerjik hastalıkların ortaya çıkmasında büyük önemi var. Gelişmiş ülklerde hem hava tahmin raporlarında hem gazetelerde o dönemdeki polenlerin miktarları bildiriliyor ve insanllar uyarılıyor. Ama Türkiye'de henüz böyle bir çalışma yapılmadı. Böyle bir uyarı yapılmıyor. Polenler, atmosfer şartlarıyla yakından alakalı olarak atmosferdeki sayıları değişiyor. Özellikle sabahın erken saatleri bu bakımdan çok önemli. Kuru ve rüzgarlı havalar çok önemli. Ve de tabi polene yakın olan ortamlar çok önemli. Gerçi polenler rüzgarın etkisiyle çok uzak mesafelere, kilometrelerce uzaklara gidebiliyorlar. Ama tabi o kaynağa ne kadar yakınsanız solayacağınız polen sayısı da o kadar fazla olacaktır.
Kapalı Mekan Kirliliği
Gerçekten de bu astımlılarda ve diğer alerjisi olanlarda nevakarları denen yaratıkların çok önemli rolü var. Çoğunda rastlanan alerji nevakarları.. Bunlar çok küçük yaratıklar. Daha çok sıcak, rutubetli ortamlarda görülüyorlar ve özellikle de halı gibi, yatak şiltesi gibi, koltuk, kanepe gibi ortamlarda yoğun olarak çoğalma imkanını buluyorlar. İşte insanların günümüzde de vakitlerinin çoğu hep evde geçtiği için özellikle çocukların, gün içinde yoğun olarak bu alerjenlerle karşılaşıyorlar ve genetik bir yatkınlığı da varsa bu insanların, zamanla bu akarlara karşı onlarda bir duyarlık hali ortaya çıkıyor.
Çarşaf, yorgan, bunların yıkanması bu anlamda alınacak bir önlem Fakat tabi yatağı, şilteyi yıkamak mümkün değil, halıyı da yıkamak mümkün değil. Bunlar 55-60 derecenin üzerinde yaşamıyorlar. Onun için yıkanabilen giysileri akarlardan böyle ısıtılmış sularda yıkayarak arındırmak mümkün. Ama bir yorganın, bir koltuğun tabiki yıkanması mümkün değil. Evin iyi havalandırılması bu bakımdan çok önemli. Bir de bu akarları öldüren veya onların alerji yaratan dışkılarındaki proteinleri bozan birtakım kimyasal maddeler var. Bunların uygulanmasıyla da özel durumlarda akarlardan olan alerjileri bir miktar azaltmak mümkün.
Katkı Maddeleri
Bir başka önemli konu da yiyeceklerde kullanılan katkı maddeleri. Yiyeceklerin uzun süre dayanması için geliştirilen birçok katkı maddesi var. Kullanılış amaçları gene insan sağlığı için ama duyarlı kişilerde yan etkileri olabiliyor. Türkiye'de 180 civarında katkı maddesi kullanıldığı söyleniyor .Yiyeceklerin bozulmasını engellemek için katılan maddeler var, özellikle sülfürler. Bunlar, bu yiyecekleri tüketen insanların vücudunda kükürtdioksite dönüşerek hakikaten astım krizlerine yol açabiliyor. En çok astım krizlerine yol açan maddeler bunlar. Bir de bunun yanında gıdaları renklendirmek için kullanılan çeşitli boyalar var. Bunların olumsuz etkisi olabiliyor. Veya tat vermek için kullanılan bir tür baharatlar var. Özellikle Çin mutfağında çok kullanılan bir baharat vardır, glutamat diye. Bunun da duyarlı insanlarda böyle ciddi astım krizlerine yol açabileceğini biliyoruz. Astımlı hastalara, alerjik olan insanlara mümkün olduğu kadar doğal şekilde hazırlanmış gıdalarla beslenmeleri öneriliyor.
