TÜRKİYE’de her 10 KOAH’lı hastadan 9’u hastalığını bilmiyor. 40 yaşın üstündekiler KOAH olup olmadıklarını mutlaka öğrenmeli"..
Yaygın görülen, ilerleyici ve geri dönüşümü olmayan akciğer havayolu hastalığı olan KOAH’ın dünyada dördüncü ölüm nedeni olduğunu söyleyen MP Ordu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Osman El Jundi; belirtilerine karşı çok uyanık olunması gereken KOAH ile ilgili bilgiler verdi. Herşeyden önce hastalığın ne olduğunun bilinmesi gerektiğini söyleyen Dr. Jundi, "KOAH, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı'nın kısaltılmış halidir. K: Kronik; uzun süredir devam eden, müzmin; O: Obstrüktif; tıkanıklık; A: Akciğer; soluk aldığımız organ; H: Hastalık olarak açabiliriz. Peki bu nasıl olur? Hava yollarımız, solunum organları olan akciğerlerimize hava taşımaktadırlar ve bir ağacın dalları gibi akciğerlerin ucuna doğru ilerledikçe gittikçe küçülmektedirler. Sağlıklı kişilerde bütün hava yolları açık ve temizdir. KOAH’lı olan kişilerde ise, hava yollarında özellikle bronşlarda bir ‘obstrüksiyon’ yani tıkanıklık söz konusudur. Bu tıkanıklığın sebebi; bronş duvarlarındaki kalınlaşma, şişlik ve aşırı hassasiyete bağlı olarak daralma ile birlikte hava yollarında biriken balgamdır" dedi. .
KOAH'ın yaygın görülen, ilerleyici ve geri dönüşümü olmayan akciğer havayolu hastalığı olduğunu söyleyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Osman El Jundi, "Ülkemizde her 10 KOAH’lı hastadan 9’u kendisinde hastalık olduğunu bilmemektedir. KOAH; genellikle sigara içimi veya ev ve işyerinde toz ve dumana maruziyet sonucunda meydana gelir. Havalandırmanın iyi olmadığı ev ve işyerlerinde ısınma ve yemek pişirme amacı ile kullanılan odun ve tezek gibi yakıtların dumanlarına maruziyet KOAH'a yol açar. Genellikle 40 yaş üstü yetişkinlerde görülür. Fakat 40 yaşından daha genç kişilerde de KOAH görülebilir. Bulaşıcı bir hastalık değildir. KOAH’a neden olan en önemli etkenler, sigara içimi ve hava kirliliğidir. Her türlü tütün tüketimi KOAH' a neden olabilir. KOAH bazen hiç sigara içmemiş kişilerde de gelişebilir. Bu hastalar genellikle iyi havalandırma sistemleri olmayan evlerde yaşayanlar, ısınmak ve yemek pişirmek için kullanılan ocak ve soba gibi araçlardan çıkan dumana maruz kalmış kişilerdir. KOAH'ta en sık görülen belirtiler; nefes darlığı, öksürük, göğüste tıkanıklık hissi ve hırıltılı solunumdur. Hastalığın derecesine göre vücutta morarma ve ayaklarda şişlik gibi belirtiler de olabilir. Çoğu kişi ileri derecede nefes darlığı gelişmeden doktora gitmez. Bu kişiler nefes alıp vermedeki hafif zorlanmaları ve/veya öksürüğü yıllarca ihmal ederler.
"KESİN TEDAVİSİ VARMIDIR?"
Dr. Jundi, hastalığın kesin bir tedavisi olmadığını belirterek, "Ne yazık ki, günümüzdeki tedavi yöntemleri ile KOAH' ı tamamen iyileştirmek veya ortadan kaldırmak mümkün değildir. En önemli tedavi şekli; hastalığın erken fark edilerek önlenmesi ve tedaviye erken başlanarak hastalığın ilerlemesini önlemektir. Hekimler çeşitli tedavi yöntemleri önererek bu hastalığa bağlı şikayetlerin azalmasına yardımcı olabilirler ve akciğerlerde meydana gelen hasarı azaltabilirler. Tedavi alan kişilerin daha az öksürmeleri, daha kolay balgam çıkarabilmeleri, mevcut nefes darlıklarının azalması sağlanarak hayat kaliteleri yükseltilebilmektedir. Böylece hasta kendini daha güçlü ve rahat hissetmektedir. Birçok hastalıkta olduğu gibi KOAH'ta da erken teşhis önemlidir. Hastalığın tedavisine ne kadar erken başlanırsa tedaviye alınan yanıt da o kadar iyi olacaktır. KOAH, erişkinlerde yaygın görülen bir akciğer hastalığı olmasına rağmen hastalar genellikle hasta olduklarının farkında değillerdir. Ancak, hastalara aşığıdan verilen sorular yöneltilerek (erken) tanı konabilir." dedi.
