Ekmeğimizdeki Zehirler
Özet: Halkımızın temel besin maddesi ekmektir...Bugün bütün ülkeyi sarmış olan beyaz daha beyaz bembeyaz en beyaz sağlıksızekmeklerde, hepsi bir araya gelince insan vücuduna büyük zarar veren en az onkadar kimyevî madde kullanılmaktadır. Üstelik beyaz ekmekler kepeksiz olduğuiçin, buğdayın en kıymetli ve faydalı kısımlarından mahrum bulunmaktadır...Beyaz ekmek tüketimi, sinsi bir soykırım halini almıştır... Temel gıdası ekmekolan halkın yarısı hastadır. Tedbir alınmalı, halk uyarılmalı, kimyasal beyazekmek üretimi ve tüketimine son verilmelidir...
Ayrıntılar:
Yıllardan beri bu konu üzerinde durmaktayım.Önceleri ekmeklere dört çeşit kimyevî madde karıştırıldığını sanıyordum. Helalgıda sertifikası işiyle meşgul olan, GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kâmi BüyüközerBeyle görüştükten sonra beyaz ekmeklere on kadar kimyevî madde konulduğunuöğrendim. Bunların bazısını yazıyorum:
*E 170 kalsiyum karbonat. Yüksek dozlardazehirleyicidir. Safra, böbrek taşı, hemoroit, müzmin kabızlık, fistül kanamasıgibi hastalıklara sebep olabilir.
*E 471, E 477 mono ve di-gliseridler ve modifiyeedilmiş fırkaları. Bitkisel ve hayvansal olabilir. Domuzdan ve helal şekildekesilmeyen hayvanlardan elde edileni Müslümanlar için haramdır.
*E 280 propiyonik asit, E 281 sodyumpropiyonat, E 282 kalsiyumpropiyonat,
*E 283 potasyum sorbat. Koruyucu olarakkullanılır. Migren ağrılarına sebep olabilir. Ekmeklerde yaygın olarakkullanılmaktadır.
*E 200 sorbik asit. Cilt kaşıntılarına sebepolabilir.
*E 420 sorbital. Kıvam artırıcı, tatlandırıcı,nem tutucu... Bebek ve küçük çocuk gıdalarında kullanılması yasaktır. Fazlamiktarlarda alınırsa baş ağrısı, susuzluk, bulantı ve kan şekerininyükselmesine sebep olur.
*E 920 sistain: Una karıştırılır. İnsan saçından,başta domuz olmak üzere hayvan kılından, tavuk tüyünden elde edilir.
*E 924 potasyum: Un işleme ajanıdır. Büyükmiktarda bulantı, kusma, diyare=ishal ve sancıya sebep olur.
*E 928 benzoil peroksit: Un işleme ajanıdır. Unubeyazlatmak için kullanılır.
Yukarıda sayılan kimyevî maddeler piyasadafirmaların taktıkları ticarî isimlerle satılır.
Ekmeklere çeşitli boyalar konuluğu da maalesefgerçektir.
Türkiye halkına mutlaka doğal kepekli ekmekyedirilmelidir.
Ekmeklerin içine kesinlikle hiçbir kimyevî maddekarıştırılmamalıdır.
İlgili bakanlık ve belediyelerin bu konuda hareketegeçmesi gerekir.
Çok önemli bir husus:
Bir tek kimyevî maddenin tek başına çok büyük birzararı olmayabilir. Lâkin on çeşit kimyevî madde bir ekmekte bir araya gelincezehirleyebilir, hasta edebilir.
Ekmeklerdeki kimyevî yapay maddeler kansere bileyol açabilir.
Domuzdan, helal şekilde kesilmemiş hayvanlardanelde edilen kimyevî maddelerin Müslümanlar tarafından tüketilmesi haramdır.
Bir başka husus:
'Uncular, fırıncılar rahatsız edilirse, ileridekiseçimlerde partimize oy vermeyebilirler...' Böyle bir endişe ile halkınsağlığını korumamak, gerekli denetimleri yapmamak halka hıyanet olmaz mı?
Bir yalan:
Belediyelerin elinden denetim yetkileri alındı.Şimdi bu işlere sadece Bakanlık bakıyor... Yalan yalan yalan... Bugünyürürlükte olan kanunlar ve tüzükler Belediyelere gıda maddeleri ve meşrubatkonusunda tam salahiyet ve vazife vermektedir.
Acı gerçek:
Gereken şekilde denetim yapılmıyor... Halkızehirleyenlere verilen cezalar gülünçtür... Yüzde yüz sahte boyalı ve aromalıbal üretenler ne oldu?.. İsim değiştirerek işe devam ediyorlar... Domuzyetiştiren çiftlikler harıl harıl çalışıyor... Piyasada 400 gramlık paketi 3,5liraya satılan İnegöl köfteleri var...Kilosu 10 liraya satılan yüzde yüz (!)dana sucukları... Aşırı hormonlu meyve ve sebzeler... İçlerinden çeşit çeşitboya, aroma, kimya bulunan meşrubat... Meşhur bir kahveye bit özü bilekonuyormuş... Bir kısım çaylarda ve kahvelerde bile sağlığa zararlı maddelervarmış...
Netice:
Başta kimyalı ekmekler olmak üzere boyalı,aromalı, koruyucu maddeli, kimyevî maddeli, hormonlu gıda maddeleri ve meşrubathalkımızı zehirlemektedir. Sinsi bir soykırım vardır.
Hükümet ve belediyeler halkı korumak üzereharekete geçmelidir... Gece gündüz genel ve etkili denetim yapılmalıdır... Suçişleyenlere çok ağır cezalar verilmelidir... Bütün belediyeler tahlillaboratuarları kurmalıdır...
(Lütfen /gimdes.org/ sitesini arayınız ve verilenbilgileri okuyunuz. Helal gıda... Gıdalardaki kimyasal maddeler... Gıda sahtekârlıkları ve benzer kelimelerle ararsanız daha nice bilgiye ve uyarıyaulaşacaksınız.)
Uzun vadeli intihar etmek istemiyorsanız, baştabeyaz ekmek olmak üzere bütün kimyalı, boyalı gıda ve meşrubattan uzak durunuz.
(Not: Piyasada iki türlü kepekli ekmekbulunmaktadır. Gerçeği ve sahtesi... Muhterem okuyucularıma), mutlaka gerçekkepekli ekmek tüketmelerini tavsiye ediyorum. İstanbul'da yaşayanlar HalkEkmeğin kepeklisini tercih etsinler. Bütçeleri müsait ise doğal ekolojikekmeğini alsınlar. Hükümet ve belediyeler, ekmeklere boya karıştırılmasınımutlaka önlemelidir... Ekmekler düzelirse, halk sağlıklı ve doğal ekmektüketirse hastalıkların en az yarısın ortadan kalkacaktır... Bu da sağlıksektörünün ve büyük ilaç sanayiinin işine gelmez... Kısır bir döngüiçindeyiz... Halka hizmet eden herkese selam ve hürmetler...)
* (İkinci yazı)
Kadınlara Ayrı Otobüsler
Halka sorsalar, çoğunluğun istediği yerlerdekadınlara ve kızlara mahsus otobüsler olsa, böyle bir ayırım iyi, doğru olmazmı?
Böyle bir şeye birileri itiraz edecek, yaygarakopartacaktır.
Bu dediğimde ne kötülük vardır? Böyle bir ayırımkadın ve kızların lehinde değil midir?
Rahat seyahat edeceklerdir. Herkes elbette kötüve terbiyesiz değil ama birtakım edepsizler toplu taşıma vasıtalarında zamanzaman kadınları kızları rahatsız ediyor, hattâ kimisi çok ileriye gidiyor.
Bir husus daha var: Toplu taşıma vasıtalarındabazı kendini bilmezler herkesin arasında öpüşüyor, birbirine sarılıyor,mıncıklaşıyor. Otobüsler, tramvaylar seks yerleri değildir.
Bu konuda da âqil insanlar çareler ve çözümlerbulup bunların hayata geçirilmesini sağlamalıdır.
Geçenlerde Yalova-Yenikapı feribotunda çirkin birhadise oldu. Kendini bilmez bir çift yüzlerce yolcu arasında tam bir saatboyunca öpüştü sevişti. Herkesi rahatsız ettiler ama güvenlik sorumlusumüdahale etmedi, hatta "İstemeyen binmesin" gibi uygunsuz bir lafetti.
Ben neler konuşuyorum... Kadınlarınrahimlerindeki mâsum ve korumasız çocukların kürtaj yapılarak canavarcaöldürülmesini özgürlük olarak gören zihniyet ile bu gibi konuları tartışmak vevicdana uygun neticelere ulaşmak mümkün müdür?
Özet: Halkımızın temel besin maddesi ekmektir...Bugün bütün ülkeyi sarmış olan beyaz daha beyaz bembeyaz en beyaz sağlıksızekmeklerde, hepsi bir araya gelince insan vücuduna büyük zarar veren en az onkadar kimyevî madde kullanılmaktadır. Üstelik beyaz ekmekler kepeksiz olduğuiçin, buğdayın en kıymetli ve faydalı kısımlarından mahrum bulunmaktadır...Beyaz ekmek tüketimi, sinsi bir soykırım halini almıştır... Temel gıdası ekmekolan halkın yarısı hastadır. Tedbir alınmalı, halk uyarılmalı, kimyasal beyazekmek üretimi ve tüketimine son verilmelidir...
Ayrıntılar:
Yıllardan beri bu konu üzerinde durmaktayım.Önceleri ekmeklere dört çeşit kimyevî madde karıştırıldığını sanıyordum. Helalgıda sertifikası işiyle meşgul olan, GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kâmi BüyüközerBeyle görüştükten sonra beyaz ekmeklere on kadar kimyevî madde konulduğunuöğrendim. Bunların bazısını yazıyorum:
*E 170 kalsiyum karbonat. Yüksek dozlardazehirleyicidir. Safra, böbrek taşı, hemoroit, müzmin kabızlık, fistül kanamasıgibi hastalıklara sebep olabilir.
*E 471, E 477 mono ve di-gliseridler ve modifiyeedilmiş fırkaları. Bitkisel ve hayvansal olabilir. Domuzdan ve helal şekildekesilmeyen hayvanlardan elde edileni Müslümanlar için haramdır.
*E 280 propiyonik asit, E 281 sodyumpropiyonat, E 282 kalsiyumpropiyonat,
*E 283 potasyum sorbat. Koruyucu olarakkullanılır. Migren ağrılarına sebep olabilir. Ekmeklerde yaygın olarakkullanılmaktadır.
*E 200 sorbik asit. Cilt kaşıntılarına sebepolabilir.
*E 420 sorbital. Kıvam artırıcı, tatlandırıcı,nem tutucu... Bebek ve küçük çocuk gıdalarında kullanılması yasaktır. Fazlamiktarlarda alınırsa baş ağrısı, susuzluk, bulantı ve kan şekerininyükselmesine sebep olur.
*E 920 sistain: Una karıştırılır. İnsan saçından,başta domuz olmak üzere hayvan kılından, tavuk tüyünden elde edilir.
*E 924 potasyum: Un işleme ajanıdır. Büyükmiktarda bulantı, kusma, diyare=ishal ve sancıya sebep olur.
*E 928 benzoil peroksit: Un işleme ajanıdır. Unubeyazlatmak için kullanılır.
Yukarıda sayılan kimyevî maddeler piyasadafirmaların taktıkları ticarî isimlerle satılır.
Ekmeklere çeşitli boyalar konuluğu da maalesefgerçektir.
Türkiye halkına mutlaka doğal kepekli ekmekyedirilmelidir.
Ekmeklerin içine kesinlikle hiçbir kimyevî maddekarıştırılmamalıdır.
İlgili bakanlık ve belediyelerin bu konuda hareketegeçmesi gerekir.
Çok önemli bir husus:
Bir tek kimyevî maddenin tek başına çok büyük birzararı olmayabilir. Lâkin on çeşit kimyevî madde bir ekmekte bir araya gelincezehirleyebilir, hasta edebilir.
Ekmeklerdeki kimyevî yapay maddeler kansere bileyol açabilir.
Domuzdan, helal şekilde kesilmemiş hayvanlardanelde edilen kimyevî maddelerin Müslümanlar tarafından tüketilmesi haramdır.
Bir başka husus:
'Uncular, fırıncılar rahatsız edilirse, ileridekiseçimlerde partimize oy vermeyebilirler...' Böyle bir endişe ile halkınsağlığını korumamak, gerekli denetimleri yapmamak halka hıyanet olmaz mı?
Bir yalan:
Belediyelerin elinden denetim yetkileri alındı.Şimdi bu işlere sadece Bakanlık bakıyor... Yalan yalan yalan... Bugünyürürlükte olan kanunlar ve tüzükler Belediyelere gıda maddeleri ve meşrubatkonusunda tam salahiyet ve vazife vermektedir.
Acı gerçek:
Gereken şekilde denetim yapılmıyor... Halkızehirleyenlere verilen cezalar gülünçtür... Yüzde yüz sahte boyalı ve aromalıbal üretenler ne oldu?.. İsim değiştirerek işe devam ediyorlar... Domuzyetiştiren çiftlikler harıl harıl çalışıyor... Piyasada 400 gramlık paketi 3,5liraya satılan İnegöl köfteleri var...Kilosu 10 liraya satılan yüzde yüz (!)dana sucukları... Aşırı hormonlu meyve ve sebzeler... İçlerinden çeşit çeşitboya, aroma, kimya bulunan meşrubat... Meşhur bir kahveye bit özü bilekonuyormuş... Bir kısım çaylarda ve kahvelerde bile sağlığa zararlı maddelervarmış...
Netice:
Başta kimyalı ekmekler olmak üzere boyalı,aromalı, koruyucu maddeli, kimyevî maddeli, hormonlu gıda maddeleri ve meşrubathalkımızı zehirlemektedir. Sinsi bir soykırım vardır.
Hükümet ve belediyeler halkı korumak üzereharekete geçmelidir... Gece gündüz genel ve etkili denetim yapılmalıdır... Suçişleyenlere çok ağır cezalar verilmelidir... Bütün belediyeler tahlillaboratuarları kurmalıdır...
(Lütfen /gimdes.org/ sitesini arayınız ve verilenbilgileri okuyunuz. Helal gıda... Gıdalardaki kimyasal maddeler... Gıda sahtekârlıkları ve benzer kelimelerle ararsanız daha nice bilgiye ve uyarıyaulaşacaksınız.)
Uzun vadeli intihar etmek istemiyorsanız, baştabeyaz ekmek olmak üzere bütün kimyalı, boyalı gıda ve meşrubattan uzak durunuz.
(Not: Piyasada iki türlü kepekli ekmekbulunmaktadır. Gerçeği ve sahtesi... Muhterem okuyucularıma), mutlaka gerçekkepekli ekmek tüketmelerini tavsiye ediyorum. İstanbul'da yaşayanlar HalkEkmeğin kepeklisini tercih etsinler. Bütçeleri müsait ise doğal ekolojikekmeğini alsınlar. Hükümet ve belediyeler, ekmeklere boya karıştırılmasınımutlaka önlemelidir... Ekmekler düzelirse, halk sağlıklı ve doğal ekmektüketirse hastalıkların en az yarısın ortadan kalkacaktır... Bu da sağlıksektörünün ve büyük ilaç sanayiinin işine gelmez... Kısır bir döngüiçindeyiz... Halka hizmet eden herkese selam ve hürmetler...)
* (İkinci yazı)
Kadınlara Ayrı Otobüsler
Halka sorsalar, çoğunluğun istediği yerlerdekadınlara ve kızlara mahsus otobüsler olsa, böyle bir ayırım iyi, doğru olmazmı?
Böyle bir şeye birileri itiraz edecek, yaygarakopartacaktır.
Bu dediğimde ne kötülük vardır? Böyle bir ayırımkadın ve kızların lehinde değil midir?
Rahat seyahat edeceklerdir. Herkes elbette kötüve terbiyesiz değil ama birtakım edepsizler toplu taşıma vasıtalarında zamanzaman kadınları kızları rahatsız ediyor, hattâ kimisi çok ileriye gidiyor.
Bir husus daha var: Toplu taşıma vasıtalarındabazı kendini bilmezler herkesin arasında öpüşüyor, birbirine sarılıyor,mıncıklaşıyor. Otobüsler, tramvaylar seks yerleri değildir.
Bu konuda da âqil insanlar çareler ve çözümlerbulup bunların hayata geçirilmesini sağlamalıdır.
Geçenlerde Yalova-Yenikapı feribotunda çirkin birhadise oldu. Kendini bilmez bir çift yüzlerce yolcu arasında tam bir saatboyunca öpüştü sevişti. Herkesi rahatsız ettiler ama güvenlik sorumlusumüdahale etmedi, hatta "İstemeyen binmesin" gibi uygunsuz bir lafetti.
Ben neler konuşuyorum... Kadınlarınrahimlerindeki mâsum ve korumasız çocukların kürtaj yapılarak canavarcaöldürülmesini özgürlük olarak gören zihniyet ile bu gibi konuları tartışmak vevicdana uygun neticelere ulaşmak mümkün müdür?
