BOR RAPORU
TMMOB METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
Temmuz 2003
1-GİRİŞ
24 Ocak 1980 ekonomik kararları ile birlikte alt yapısı hızlandırılan küreselleşme sürecinin bu aşamasında siyasi iktidarların uyguladıkları küresel baronlara teslimiyet politikaları sonucu ülkemiz, tarihinin en ağı r ekonomik, siyasi, toplumsal krizini yaşamaktadır. Krize çözüm olacağı iddia edilen IMF ve Dünya Bankasının önerdiği üretimi dışlayan politikalar sonucu kalkınma ve sanayileşmeden vazgeçilmiş, ülke iç ve dış borç kıskacı içerisinde uluslararası finans kuruluşlarının güdümüne sokulmuştur. Sonuçta, yatırımlar durmuş , işsizlik artmış ve bir borç sarmalı içine girilmiş, ülkemiz IMF ve Dünya Bankası politikalarının denendiği bir laboratuar, halkımız da kobay durumuna düşürülmüştür. Bu gelişmeler maden ve metalurji sektörümüze de yansımış, yeraltı ve yerüstü kaynakları mızın, stratejik madenlerimizin ulus ötesi tekellere alınan borçlara ipotek karşılığı peşkeş çekilmeye çalışıldığı bir döneme geçilmiştir.
Bilindiği gibi; bir ülkenin gelişmişliğinin ölçütü sayılan sanayi ve enerji üretiminin temel hammaddelerimizin talanı emperyalizmin klasik sömürü alanları ndan biridir. İşbirlikçileri vasıtasıyla sömürge ve/veya yarı sömürge ülkelerden çok ucuza temin edilen hammaddeler işlenerek, kendilerinin kontrollerindeki piyasa mekanizmalarında belirlenen fiyatlarla, yine aynı ülkelere mamul madde ve ileri teknoloji ürünü olarak satılmaktadır.
Doğası gereği tüm toplumun, halkı n malı olması gereken bu zenginlikler genelde, mülkiyet ilişkileri nedeniyle egemen sını fların ya da işbirliği içerisinde oldukları ulus ötesi şirketlerin hizmetinde ya da kontrolündedir. Bor madenlerimiz küreselleşme ideolojisinin ülkemizin madencilik alanındaki uygulamalarının yumuşak karnıdır. 150 yıldır üzerinde mücadele edilen bu yeraltı zenginliğimiz için 1978 yılında kazanılan mevzi kaybedilmek üzeredir. Nitekim, 3 Kasım seçimleriyle iktidara gelen AKP Hükümetleri’nin açıkladığı programlar, ülkeyi krize sürükleyen IMF programının uygulanmasını garanti ederek, özelleştirmenin hızlandırılmasını ve madenciliği de içeren değişik alanlara yaygınlaştırılmasını temel almıştır. AKP Hükümetlerinin Programları ulus ötesi sermayenin önündeki engellerin kaldırılacağını garanti eden IMF’ye teslimiyet programlarıdır. Bor ise özelliştirmelerin odağı konumundadır. Kamuoyunun bu alandaki hassasiyetini dikkate alan AKP Hükümetleri, bu alandaki 2840 Sayılı Yasa ile sağlanmış olan kamu imtiyazını yıkmak için çeşitli oyunlara girmişlerdir. Unutulmamalıdır k, doğanın Anadolu’ya bir hediyesi olan Bor’u ele geçirmek isteyenlerin arkasındaki güç ise İngilizlerin Amiral Gemisi Rio Tinto’dur.
2-BOR(B) NEDİR ?
2.1-Bor ve Bor Mineralleri
Kökeni Buraq/Baurach(Arapça) ve Burah(Farsça) kelimelerinden gelen ağırlıkli olarak metalimsi davranış gösteren Bor(B), ilk defa 1808 yılında Gay-Lussac ve Jacques Thenard ile Sir Humphry Davy tarafından Bor Oksit’in Potasyum ile ısıtılmasıyla elde edilmiştir. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,81 gram, ergime noktası 2076-2300°C, Buharlaşma Sıcaklığı 3927°C (2550°C sübl.), Sertliği(mikrosertlik) 49000 HV, Yoğunluğu 2,3 g/cm3(Amorf) ve 2,31 g/cm3(Tetragonal),2.35 g/cm3 â-rombohedral, 2,46 g/cm3 á-rombohedral, 2,99 g/cm3(sıvı fazda), 2,13 g/cm3 (katı fazda), elektron yapısı ise 1s22s2p1 olup, periyodik sistemin üçüncü grubunun başı nda yer almaktadır. Kimyasal olarak ametal bir element olan kristal bor, normal sıcaklıklarda su, hava ve hidroklorik/hidroflorik asitler ile soy davranış göstermekte olup sadece yüksek konsantrasyonlu Nitrik Asit ile sıcak ortamda Borik Asit’e dönüş ebilmektedir. Öte yandan yüksek sıcaklıklarda saf oksijen ile reaksiyona girerek Bor Oksit(B2O3), aynı koşullarda nitrojen ile Bor Nitrit(BN), ayrı ca bazı metaller ile Magnezyum Borit(Mg3B2) ve Titanyum Diborit(TiB2) gibi endüstride kullanılan bileşikler oluşabilmektedir.
Bor tabiatta serbest olarak bulunmaz. Yer kabuğunda toprak, kayalar ve suda yaygın olarak bulunan kristal ya da amorf yapıdaki bor miktarı ortalama 10 ppm mertebesindedir. Doğada, kütle
numaraları 10 (%19,8) ve 11 (%80,2) olan iki kararlı izotopun karışımı şeklinde bulunmaktadır. Canlıların bu elementin varlığında evrim geçirdiği ifade edilmektedir.
Bor elementi, doğada değişik oranlarda Bor Oksit(B2O3) ile 150'den fazla mineralin yapısı içinde yeralmasına rağmen; ekonomik anlamda bor mineralleri kalsiyum, sodyum ve magnezyum elementleri ile hidrat bileşikleri halinde teşekkül etmiş olarak bulunurlar ve bu elementlerine göre sınıflandırılırlar. Bor minerallerinden ticari değere sahip olanları; Tinkal, Kolemanit, Üleksit, Probertit, Borasit, Pandermit, Szaybelit, Hidroborasit ve Kernit’tir. Bor madenleri topraktan çıkarıldıktan sonra, yıkanıp ve kırılıp kullanıma hazır duruma gelebilmektedir.
TABLO-1. ÖNEMLİ BOR MİNERALLERİ VE BULUNDUĞU YERLER
TABLO-2. ÜLKEMİZDE İŞLETİLEN BOR MİNERALLERİ
Ülkemizin bilinen borat yataklarının tümü Batı Anadolu’dadır. Do ğu-Batı doğrultusunda ~300 ve Kuzey-Güney doğrultusunda ise ~150 km’lik bir alan içinde, Bigadiç, Sultançayır, Kestelek, Emet ve Kırka yörelerinde yeralır. Ülkemizde bulunan bor yataklarından, sodyum kökenli olanları tinkal, kalsiyum kökenli olanları kolemanit, sodyum-kalsiyum kökenli olanları ise üleksit olarak adlandırılır.
Ekonomik boyutlardaki bor yatakları, borun oksijen ile bağlanmış bileşikleri halinde daha çok Türkiye, ABD, Arjantin, Rusya, Kazakistan, Çin, Bolivya, Peru ve Şili’nin kurak, volkanik ve hidrotermal aktivitesi olan bazı bölgelerinde bulunmaktadır. Dünyada ticari değeri olan bor mineralleri ile bulundukları ülkeler TABLO-1’de, ülkemizde işletilmekte olan başlıca bor minerallerinin isimleri, bulunduğu yerler ise TABLO-2’de verilmiştir.
2.2-Bor Rezervleri
Dünya bor rezervlerinin dağılımı TABLO-3’te, ülkemizdeki görünür bor rezerv miktarı ve bu rezervin cevher guruplarına göre dağılımı ise TABLO-4’te verilmiştir. Bor minerallerinin %B2O3 içerikleri çok farklı olduğundan, TABLO-3’teki veriler, ekonomik olarak kullanılabilecek cevherlerin %100 B2O3 bazındaki miktarlarına dayandırılmış tır. U.S. GS Mineral Commodity Summaries, 2002 verileri ülkemizin rezervlerini kasıtlı olarak küçük göstermeye yöneliktir.
Tablolarda görüleceği gibi şimdiye kadar yapılan arama sonucuna göre, %B2O3 bazı nda ülkemizin dünya toplam bor rezervleri içi payı %63, dünyadaki en büyük üretici durumundaki US Borax'ın kontrolü altındaki bor rezervlerinin (ABD ve Arjantin’deki rezervler) payı ise %17 civarındadır.
2
BOR RAPORU/TMMOB METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
Bu veriler Türkiye’nin dünyanın en büyük bor kaynaklarına sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Fakat, belirtilen bu değerler devletleştirmeyi müteakip Eti Holding’de toplanan yaklaşık 20 000 km2’lik imtiyazlı sahalarda tespit edilmiş, 15-20 yıl öncesine ait, kısmi çalı şılmış bor havzalarına ait verilerdir. Konu ile ilgili uzmanlar Eti Holding A.Ş.’nin imtiyazı altındaki sahalarda yapılacak yeni arama çalışmalarıyla, ülkemiz rezervlerinin en az iki katına çıkacağını belirtmektedirler.
TABLO-3. DÜNYA BOR REZERVLERİ(X103Ton B2O3) VE REZERV ÖMRÜ
Rezerv ömürlerine baktığım ızda durum çok daha çarpıcıdır. Görünür Ekonomik Rezerv bazında dünya tüketimini tek başına karşı lama süresi yönüyle ülkemizin yatakları şu anda US Borax kontrolündeki rezervlerin yaklaş ık 4 katı olup, analistlere göre son yıllardaki tüketim artış hız ı da dikkate al ındığında 80 yıl sonra ülkemizin yataklarının dünyada tek bor kaynağı olma olasılığı çok yüksektir. Bor ve bor ürünleri ile ilgili olarak dünyada bir rezerv sorunu bulunmamaktadır. Bu sebeple, büyük rezervlere sahip olmak, kendi başına biranlam ifade etmemektedir. Bu rezervden sağlanacak faydanın en üst seviyeye çıkarılabilmesinin şartlarını oluşturmak çok daha önem kazanmaktadır.
TABLO-4.ETİ HOLDİNG A.Ş.’NİN BOR REZERVLERİ
TABLO-4, ülkemiz rezervlerinin ağırlıklı olarak kolemanitten oluştuğunu göstermektedir. Ülkemizdeki 1,4 milyar ton dolaylarında kolemanite karşı lık diğer ülkelerdeki toplam kolemanit rezervi 100 milyon ton civarındadır. Bu değerler, üretimde kolemanit kullanımının daha ekonomik ve/veya zorunlu olacağı alanlarda ileride sağlanacak büyük avantajımızı da ortaya koymaktadır.
Ülkemiz dünya bor rezervlerinin sadece çoğuna değil, nitelik olarak kullanıldığı alanlarda ürünlerin karakterini olumsuz olarak etkilediği için istenmeyen safsızlıkların çok düşük olmasının sağladığı yüksek talep ve açık işletmeciliğin getirdiği maliyet avantajlarına da sahiptir. Bu nedenle, dünya ham bor ticaretinin tamamı na yakını ülkemizin elinde bulunmaktadır. Diğer ülkelerin bu alanda bizimle rekabet etmesi sözkonusu değildir.
2.3-Bor Ham ve Rafine Ürünleri
Bor cevherlerinin yapıları ndaki kil bileşiklerinin arındırılması için uygulanan zenginleştirme işlemi ile elde edilen konsantre ürün ham bor olarak tanımlanmaktadır. Bor mineralleri ham bor ve/veya öğütülmüş ham bor halinde piyasaya sanayi girdisi olarak çok sınırlı alan ve miktarlarda
BOR RAPORU/TMMOB METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
TMMOB METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
Temmuz 2003
1-GİRİŞ
24 Ocak 1980 ekonomik kararları ile birlikte alt yapısı hızlandırılan küreselleşme sürecinin bu aşamasında siyasi iktidarların uyguladıkları küresel baronlara teslimiyet politikaları sonucu ülkemiz, tarihinin en ağı r ekonomik, siyasi, toplumsal krizini yaşamaktadır. Krize çözüm olacağı iddia edilen IMF ve Dünya Bankasının önerdiği üretimi dışlayan politikalar sonucu kalkınma ve sanayileşmeden vazgeçilmiş, ülke iç ve dış borç kıskacı içerisinde uluslararası finans kuruluşlarının güdümüne sokulmuştur. Sonuçta, yatırımlar durmuş , işsizlik artmış ve bir borç sarmalı içine girilmiş, ülkemiz IMF ve Dünya Bankası politikalarının denendiği bir laboratuar, halkımız da kobay durumuna düşürülmüştür. Bu gelişmeler maden ve metalurji sektörümüze de yansımış, yeraltı ve yerüstü kaynakları mızın, stratejik madenlerimizin ulus ötesi tekellere alınan borçlara ipotek karşılığı peşkeş çekilmeye çalışıldığı bir döneme geçilmiştir.
Bilindiği gibi; bir ülkenin gelişmişliğinin ölçütü sayılan sanayi ve enerji üretiminin temel hammaddelerimizin talanı emperyalizmin klasik sömürü alanları ndan biridir. İşbirlikçileri vasıtasıyla sömürge ve/veya yarı sömürge ülkelerden çok ucuza temin edilen hammaddeler işlenerek, kendilerinin kontrollerindeki piyasa mekanizmalarında belirlenen fiyatlarla, yine aynı ülkelere mamul madde ve ileri teknoloji ürünü olarak satılmaktadır.
Doğası gereği tüm toplumun, halkı n malı olması gereken bu zenginlikler genelde, mülkiyet ilişkileri nedeniyle egemen sını fların ya da işbirliği içerisinde oldukları ulus ötesi şirketlerin hizmetinde ya da kontrolündedir. Bor madenlerimiz küreselleşme ideolojisinin ülkemizin madencilik alanındaki uygulamalarının yumuşak karnıdır. 150 yıldır üzerinde mücadele edilen bu yeraltı zenginliğimiz için 1978 yılında kazanılan mevzi kaybedilmek üzeredir. Nitekim, 3 Kasım seçimleriyle iktidara gelen AKP Hükümetleri’nin açıkladığı programlar, ülkeyi krize sürükleyen IMF programının uygulanmasını garanti ederek, özelleştirmenin hızlandırılmasını ve madenciliği de içeren değişik alanlara yaygınlaştırılmasını temel almıştır. AKP Hükümetlerinin Programları ulus ötesi sermayenin önündeki engellerin kaldırılacağını garanti eden IMF’ye teslimiyet programlarıdır. Bor ise özelliştirmelerin odağı konumundadır. Kamuoyunun bu alandaki hassasiyetini dikkate alan AKP Hükümetleri, bu alandaki 2840 Sayılı Yasa ile sağlanmış olan kamu imtiyazını yıkmak için çeşitli oyunlara girmişlerdir. Unutulmamalıdır k, doğanın Anadolu’ya bir hediyesi olan Bor’u ele geçirmek isteyenlerin arkasındaki güç ise İngilizlerin Amiral Gemisi Rio Tinto’dur.
2-BOR(B) NEDİR ?
2.1-Bor ve Bor Mineralleri
Kökeni Buraq/Baurach(Arapça) ve Burah(Farsça) kelimelerinden gelen ağırlıkli olarak metalimsi davranış gösteren Bor(B), ilk defa 1808 yılında Gay-Lussac ve Jacques Thenard ile Sir Humphry Davy tarafından Bor Oksit’in Potasyum ile ısıtılmasıyla elde edilmiştir. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,81 gram, ergime noktası 2076-2300°C, Buharlaşma Sıcaklığı 3927°C (2550°C sübl.), Sertliği(mikrosertlik) 49000 HV, Yoğunluğu 2,3 g/cm3(Amorf) ve 2,31 g/cm3(Tetragonal),2.35 g/cm3 â-rombohedral, 2,46 g/cm3 á-rombohedral, 2,99 g/cm3(sıvı fazda), 2,13 g/cm3 (katı fazda), elektron yapısı ise 1s22s2p1 olup, periyodik sistemin üçüncü grubunun başı nda yer almaktadır. Kimyasal olarak ametal bir element olan kristal bor, normal sıcaklıklarda su, hava ve hidroklorik/hidroflorik asitler ile soy davranış göstermekte olup sadece yüksek konsantrasyonlu Nitrik Asit ile sıcak ortamda Borik Asit’e dönüş ebilmektedir. Öte yandan yüksek sıcaklıklarda saf oksijen ile reaksiyona girerek Bor Oksit(B2O3), aynı koşullarda nitrojen ile Bor Nitrit(BN), ayrı ca bazı metaller ile Magnezyum Borit(Mg3B2) ve Titanyum Diborit(TiB2) gibi endüstride kullanılan bileşikler oluşabilmektedir.
Bor tabiatta serbest olarak bulunmaz. Yer kabuğunda toprak, kayalar ve suda yaygın olarak bulunan kristal ya da amorf yapıdaki bor miktarı ortalama 10 ppm mertebesindedir. Doğada, kütle
numaraları 10 (%19,8) ve 11 (%80,2) olan iki kararlı izotopun karışımı şeklinde bulunmaktadır. Canlıların bu elementin varlığında evrim geçirdiği ifade edilmektedir.
Bor elementi, doğada değişik oranlarda Bor Oksit(B2O3) ile 150'den fazla mineralin yapısı içinde yeralmasına rağmen; ekonomik anlamda bor mineralleri kalsiyum, sodyum ve magnezyum elementleri ile hidrat bileşikleri halinde teşekkül etmiş olarak bulunurlar ve bu elementlerine göre sınıflandırılırlar. Bor minerallerinden ticari değere sahip olanları; Tinkal, Kolemanit, Üleksit, Probertit, Borasit, Pandermit, Szaybelit, Hidroborasit ve Kernit’tir. Bor madenleri topraktan çıkarıldıktan sonra, yıkanıp ve kırılıp kullanıma hazır duruma gelebilmektedir.
TABLO-1. ÖNEMLİ BOR MİNERALLERİ VE BULUNDUĞU YERLER
| MİNERAL | FORMÜLÜ |
B2O3,% |
BULUNDUĞU ÜLKELER | |
| Tinkal | Na2B4O7. 10H2O |
36, 5 |
Türkiye(Kırka,Emet,Bigadiç)-ABD-Arjantin | |
| Kernit | Na2B4O7. 4H2O |
51, 0 |
Türkiye(Kırka)-ABD-Arjantin | |
| Kolemanit | Ca2B6O11. 5H2O |
50, 8 |
Türkiye(Emet, Bigadiç, Küçükler)-ABD- | |
| Meksika | ||||
| Üleksit | NaCaB5O9. 8H2O |
43, 0 |
Türkiye(Bigadiç, Kırka, Emet)-Arjantin | |
| Probertit | NaCaB5O9. 5H2O |
49, 6 |
Türkiye(Kestelek, Emet)-ABD | |
| Szaybelit | MgBO2 (OH) |
41, 4 |
Kazakistan-Çin | |
| Pandermit | Ca4B10O19. 7H2O |
49, 8 |
Türkiye(Sultançayır, Bigadiç) | |
| Borasit | Mg3B7O13Cl |
62.2 |
Almanya | |
| Hid.Borasit | CaMgBO11.6H2O |
50.5 |
Türkiye(Emet) | |
| Datolit | Ca2B4Si2O12. 2H2O |
26, 7 |
Kazakistan-Rusya | |
| Sasolit | H3BO3. |
56, 3 |
İtalya | |
| Göl Suları | Erimiş Tuzlar |
ABD-Şili-Bolivya |
| MİNERAL | BULUNDUĞU YER |
| Tinkal | Kırka /Eskişehir |
| Kolemanit | Emet/Kütahya, Bigadiç/Balıkesir, Kestelek/Bursa |
| Üleksit | Bigadiç/Balıkesir |
Ekonomik boyutlardaki bor yatakları, borun oksijen ile bağlanmış bileşikleri halinde daha çok Türkiye, ABD, Arjantin, Rusya, Kazakistan, Çin, Bolivya, Peru ve Şili’nin kurak, volkanik ve hidrotermal aktivitesi olan bazı bölgelerinde bulunmaktadır. Dünyada ticari değeri olan bor mineralleri ile bulundukları ülkeler TABLO-1’de, ülkemizde işletilmekte olan başlıca bor minerallerinin isimleri, bulunduğu yerler ise TABLO-2’de verilmiştir.
2.2-Bor Rezervleri
Dünya bor rezervlerinin dağılımı TABLO-3’te, ülkemizdeki görünür bor rezerv miktarı ve bu rezervin cevher guruplarına göre dağılımı ise TABLO-4’te verilmiştir. Bor minerallerinin %B2O3 içerikleri çok farklı olduğundan, TABLO-3’teki veriler, ekonomik olarak kullanılabilecek cevherlerin %100 B2O3 bazındaki miktarlarına dayandırılmış tır. U.S. GS Mineral Commodity Summaries, 2002 verileri ülkemizin rezervlerini kasıtlı olarak küçük göstermeye yöneliktir.
Tablolarda görüleceği gibi şimdiye kadar yapılan arama sonucuna göre, %B2O3 bazı nda ülkemizin dünya toplam bor rezervleri içi payı %63, dünyadaki en büyük üretici durumundaki US Borax'ın kontrolü altındaki bor rezervlerinin (ABD ve Arjantin’deki rezervler) payı ise %17 civarındadır.
2
BOR RAPORU/TMMOB METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
Bu veriler Türkiye’nin dünyanın en büyük bor kaynaklarına sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Fakat, belirtilen bu değerler devletleştirmeyi müteakip Eti Holding’de toplanan yaklaşık 20 000 km2’lik imtiyazlı sahalarda tespit edilmiş, 15-20 yıl öncesine ait, kısmi çalı şılmış bor havzalarına ait verilerdir. Konu ile ilgili uzmanlar Eti Holding A.Ş.’nin imtiyazı altındaki sahalarda yapılacak yeni arama çalışmalarıyla, ülkemiz rezervlerinin en az iki katına çıkacağını belirtmektedirler.
TABLO-3. DÜNYA BOR REZERVLERİ(X103Ton B2O3) VE REZERV ÖMRÜ
| ÜLKE | *TOP. REZERV | * ORANI, % | REZ. ÖMRÜ, YIL) | **TOP. REZERV |
| Türkiye | 803.000 |
63 |
514 |
150.000 |
| ABD | 209.000 |
16,4 |
134 |
80.000 |
| Rusya | 136.000 |
10,7 |
87 |
100.000 |
| Şili | 41.000 |
3,2 |
26 |
41.000 |
| Çin | 36.000 |
2,8 |
23 |
36.000 |
| Peru | 22.000 |
1,7 |
14 |
22.000 |
| Bolivya | 19.000 |
1,5 |
12 |
19.000 |
| Arjantin | 9.000 |
0,7 |
6 |
9.000 |
| TOPLAM | 1.275.000 |
100,0 |
470.000 |
|
TABLO-4.ETİ HOLDİNG A.Ş.’NİN BOR REZERVLERİ
| ÜRETİM YERİ | CEVHER |
REZERV,106Ton | TENÖR,% B2O3 | |
| Kırka Bor İşletmesi | Tinkal |
605, 5 |
25, 8 |
|
| Bigadiç Bor İşletmesi | Üleksit |
49, 2 |
29, 1 |
|
| Kolemanit |
576, 4 |
29, 4 |
||
| Emet Bor İşletmesi | Kolemanit |
835, 6 |
27,5-28,5 |
|
| Kestelek Bor İşletmesi | Kolemanit |
7, 7 |
25-33 |
|
| TOPLAM | 2. 074, 4 |
|||
| Kaynak:Eti Holding A.Ş. |
Ülkemiz dünya bor rezervlerinin sadece çoğuna değil, nitelik olarak kullanıldığı alanlarda ürünlerin karakterini olumsuz olarak etkilediği için istenmeyen safsızlıkların çok düşük olmasının sağladığı yüksek talep ve açık işletmeciliğin getirdiği maliyet avantajlarına da sahiptir. Bu nedenle, dünya ham bor ticaretinin tamamı na yakını ülkemizin elinde bulunmaktadır. Diğer ülkelerin bu alanda bizimle rekabet etmesi sözkonusu değildir.
2.3-Bor Ham ve Rafine Ürünleri
Bor cevherlerinin yapıları ndaki kil bileşiklerinin arındırılması için uygulanan zenginleştirme işlemi ile elde edilen konsantre ürün ham bor olarak tanımlanmaktadır. Bor mineralleri ham bor ve/veya öğütülmüş ham bor halinde piyasaya sanayi girdisi olarak çok sınırlı alan ve miktarlarda
BOR RAPORU/TMMOB METALURJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
