Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Dr. Mustafa EraslanÖmer Çoşkun, Ahmet Maranki ve Ömer Osman Korkmaz'dan inciler

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Dr. Mustafa EraslanÖmer Çoşkun, Ahmet Maranki ve Ömer Osman Korkmaz'dan inciler



    CLAVİS PANAX UYARISI!

    xprodoksit gönderdi. | 19.07.2011

    TEB' den 'clavis panax' uyarısı

    Türk Eczacıları Birliği, kalp-damar hastalarının kullanması gerektiği iddiasıyla internet üzerinden satışa sunulan 'Clavis Panax' adlı ürünün, halk sağlığı için açık bir tehdit olduğu uyarısında bulundu.
    BİTKİSEL ÜRÜNLER İÇİN “GIDA TAKVİYESİ ÜRÜN” ONAYI ALIP İLAÇ GİBİ SATIYORLAR

    HALKIMIZ AÇIKÇA KANDIRILIYOR!
    Son zamanlarda bitkisel içerikli ürünlerin kullanımında yoğun bir talep yaşanmaya başlandı. Talebin artmasında, bu tür ürünlerin içeriğinin bitkisel olması nedeniyle sanki “hiçbir zararı yokmuş” gibi bir algı oluşmasının ve kitle iletişim araçlarının insanları yanlış bilgilendirmesinin etkisi çok büyük. Bununla birlikte, bazı sorumsuz şahsiyetlerin, bilim insanı kisvesi altında halkın iyi niyetini kendi menfaatleri doğrultusunda hiç çekinmeden kullanmakta olduğu da acı bir gerçek. Bu gibi kişilerin tanıtımını yaptığı ürünlere, “gıda takviyesi ürün” olarak onay alınmakta, daha sonra bu ürünler “çeşitli hastalıklara iyi geliyor” ibaresi ile pazarlaması yapılmaktadır.

    “İlaç” gibi özellikler sergilediği ifade edilen ürünler, hiçbir sağlık profesyonelinin yönlendirmesi olmadan halkımıza tanıtılarak satılmaktadırlar. Bu durum halkımızın hastalıklar ile ilgili olarak yanlış ve tehlikeli bir biçimde yönlendirilmesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle, ortaya çıkması muhtemel çok ciddi sağlık sorunları ve hatta ölümle sonuçlanan vakaların olması, sürece bir an önce müdahale edilmesini gerektirmektedir.
    “Gıda takviyesi ürün” olduğu iddiasıyla sadece internet üzerinden satışı gerçekleştirilen ürünlerden biri de “Clavis Panax”dır. Bu ürünün, “kalp ve damar rahatsızlığı ile buna bağlı hastalıkları bulunanların mutlaka kullanması gerektiği” ibaresiyle hem internet sitesinden hem de çeşitli televizyon kanallarından reklamı yapılmaktadır. Ürünle ilgili olarak bilgisine başvurduğumuz TEB Eczacılık Akademisi Başkanı ve Farmakognozi Profesörü Sayın Kemal Hüsnü Can Başer’in değerlendirmelerine göre; tamamen bitkisel olduğu iddia edilen bu ürünün içerisinde Tribulus terrestris (Demirdikeni), Avena sativa (Yulaf) ve Panax ginseng (Ginseng) bitkilerinin “hangi kısımlarının” ve “bunların ne miktarda” olduğu belli değildir. Prof. Başer’e göre internet dışından temini mümkün olmayan bu ve benzeri ürünlerin, Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat almaksızın, ister ilaç isterse gıda takviyesi adı altında pazarlanması halk sağlığı için açık bir tehdittir. Bu nedenle, yasaklanması ve adli takibi gerekmektedir. Ayrıca, “Clavis Panax” isimli ürünü pazarlayan doktor olduğunu iddia eden kişi, yaptığı bu etik dışı davranış sebebiyle kendi meslek kuruluşu tarafından takibe alınmalıdır.
    İÇİNDE İLAÇ HAMMADDESİ OLABİLİR
    Prof Dr. Başer’e göre; kalp ve damar rahatsızlığı ile buna bağlı hastalıkları olan kişilerin bu ürünü kullanabilmesi için, geleneksel Çin ilaçlarında sıkça rastlanan bir tağşiş (katıştırma) şekli olan “bitkisel karışıma bilinen bir ilaç hammaddesinin katılması durumu” bu üründe söz konusu olabilir. Zira Sağlık Bakanlığından ruhsatı olmadığı anlaşılan bu ürünün içerisinde, bahsedilen drogların bulunup bulunmadığı bile belli değildir. Tüm bu nedenlerle tamamen bitkisel bir gıda takviyesi olarak lanse edilerek bu şekilde satışının gerçekleştirmesi ile halkımız en düzgün ifade ile kandırılmaktadır.
    Bütün bu değerlendirmeler ışığında, biz eczacılar ilkesel olarak tüm ilaç ve ilaç etkisi gösteren ürünlerin tamamının yalnızca Sağlık Bakanlığı onayı ile halka ulaştırılması gerektiğine inandığımız tekrarlamak istiyoruz. Mevzuattaki boşluklardan faydalanarak, karlarına kar katmak amacıyla toplumun sağlığıyla oynamaktan çekinmeyen bahsi geçen ürünleri üreten ve pazarlayan kişileri “vicdanlı” davranmaya davet ediyor, bu ürünlerin satışı ve kullanımı konusunda tüm toplumu bir kere daha uyarıyoruz. Bu vesile ile doktor tavsiyesi ve eczacı danışmanlığı olmadan hiçbir ürünün kullanılmaması ve bu tür ürünlerin tanıtımını yapan kişilerin de bilimsellik kisvesini kullanmalarına itibar edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isteriz.
    TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ -MERKEZ HEYETİ

    * PANAX Hakkında SUÇ DUYURUSU 12.11.2011


    Varan 2.
    PANAX HAKKINDA SUÇ DUYURUSU CLAVİS PANAX UYARISI! - Haber - www.XprodoksiT.com
    xprodoksit gönderdi. | 12.11.2011
    Özgürce reklamı yapılan ve satılan, bitkisel olduğu için birçok kişi tarafından ‘masum’ kabul edilen ilaçların ciddi sorunlara, hatta ölümlere yol açabildiği malum. Çoğunluğu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı onaylı söz konusu ürünlerle ilgili somut bir adım henüz atılmış değil. Türk Kardiyoloji Derneği bitkisel ilaçlar yapan, yalan yanlış vaatlerle satan üç doktorla bir eczacı hakkındaAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu...

    Avukat Hasan Tiftik
    (46) geçen Şubat’a kalp krizi geçirdi, müdahaleyle tıkalı damarı stentle açıldı. Bir damarında daha yüzde 60 tıkanıklık vardı. Doktorları iki ay sonra bir kontrol anjiyosu istedi. Tiftik, reçete edilen ilaçları kullanmaya başladı. Ama bazı televizyonlarda sık sık boy gösteren Dr. Mustafa Eraslan’ın ürünlerinden Panax Clavis’i de içmeye başladı. Dr. Eraslan’ın anlattıklarından etkilendi, kestirme yoldan iyileşmek istedi. Dr. Eraslan, ilaçlarının altı ay boyunca kesintisiz kullanılmasını söylediği için anjiyosunu geciktirdi. Anjiyoya giderken “Bütün damarlarım kesin iyileşmiştir” diye düşünüyordu. Fakat yüzde 60 oranında tıkalı damarın, altı ayda yüzde 90 oranında tıkandığı fark edildi. Doktoru “Ne yaptın böyle, bu damar nasıl bu kadar kısa sürede, bu kadar tıkandı?” diye sorunca kullandığı bitkisel ilacı anlattı. Tiftik, “Belki anjiyoyu biraz daha geciktirseydim bir kriz daha geçirebilirdim. Doktorlar derhal by-pass’a aldı. Beş damarım değişti” diyor.
    RTÜK’E DE BAŞVURDULAR
    Türk Kardioloji Derneği derhal bir dava açtı. Dava dilekçesinde, Dr. Mehmet Eraslan ve birlikte çalıştığı eczacı Mustafa Ekin ve Dr. Ömer Coşkun’un “nitelikli, organize ve örgütlü dolandırıcılıkla kişilerin hayatını, sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapıp sattıkları” öne sürüldü. Ayrıca söz konusu ürünlerin reklam ve ilanlarının yasaklanması, piyasadan toplatılması, radyo ve televizyon reklamlarının durdurması ve satış hizmeti veren internet sitelerine ulaşımın engellenmesi talep edildi. Dernek, Dr. Eraslan, Ekin ve Dr. Coşkun ile yapılan televizyon ve radyo yayınları ve ürünlerin reklamlarının durdurulması için ikinci kez RTÜK’e de başvurdu.
    MUCİZEVİ VAATLER
    Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Oktay Ergene, bitkisel destek olarak satılan ürünlerin, kalp ve damar sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturduğunu söylüyor: “Tanıtımı yapılan bitkisel ürünlerle çok büyük vaatlerde bulunuluyor. Toplumda en sık ve yaygın görülen kronik hastalıkları tamamen iyileştirdiklerini iddia ediyorlar. Bir ilaç nasıl olur da hem damar tıkanıklıklarını açar hem de görme bozukluğunu düzeltir, MS, Parkinson, Alzheimer’e iyi gelir, cinsel sorunları çözer, kısırlığı tedavi eder, safra kesesi taşlarını çözebilir, romatizma-eklem hastalıklarını ve tüm kanserleri iyileştirir, diyabetlilerin kan şekerini düzenler? Böyle bir ilaç, tıp devrimi demek. Çağımızın tüm kronik hastalıklarını birkaç ay içinde tamamen iyileştirdiklerini söylerken, modern tıbbın insanları ömür boyu ilaç kullanmaya mahkum ettiğini söyleyerek gerçek tedaviden uzaklaştırıyorlar. Ortalama bir vatandaş, televizyon yayınlarını izlediğinde, internet sitelerindeki bilgileri okuduğunda bunları başlı başına bitkisel bir ilaç olarak görüyor” diyor.
    HAYATI RİSKE GİRENLER VAR
    Televizyonlardan bu ilaçların tanıtımları izleyen birçok hasta tıbbi tedavilerini terk ediyor. Kimi de reçeteli ilaçlarla birlikte kullanıyor. Prof. Dr. Ergene, “Modern tıp tedavisini bırakan hastaların hastalığı ağırlaşıyor. Bitkisel ürünlerin, modern ilaçlarla etkileşimlerini bilmiyoruz. Bu bitkisel ürünler nedeniyle hayati tehlike atlatan hastalar var.”
    ÖLÜMDEN DÖNDÜ

    61 yaşındaki Sırma Özcimbit de ‘mucizevi’ ilaçlar satan Dr. Ömer Coşkun’un ürünlerinden mağdur olan, hatta ölümden dönen hastalardan. Felç geçiren ve romatizmal kalp kapağı hastalığı bulunan Özcimbit televizyonda izlediği Coşkun’un vaatlerinden etkildi. Oğlundan kendisini ona götürmesini istedi. Dr. Coşkun hastayı muayene bile etmeden, yaklaşık 15 kutu omega 3, amber çiçeği, ginkgo biloba, turmeriç, böğürtlen kökü, kırkkilit otu, ebegümecili bitki çayı, çörek otu, vitaminler ve biberiye içeren ilaçları verdi. Tümüne yaklaşık bin lira ödeyen Özcimbit, reçeteli ilaçları bir kenara koyup bunları içmeye başladı. Özcimbit, “Televizyonda güzel güzel anlatıyordu. Umutlandım. İyileşeceğimi düşünerek aldım” diyor. Ancak geçen Temmuz’da ölümcül bir ritim bozukluğu geçirdi. Yoğun bakıma alındı, solunum cihazına bağlandı. Hastaneye zamanında ulaştığı için kurtarıldı. Doktoru Doç. Dr. Hüseyin Sürücü, “Böyle bitkisel ilaçlara koşulsuz inanan hasta çok maalesef. İnsanların sağlığını ilgilendiren bu ürünlerin Tarım Hayvancılık ve Köyişleri Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılması son derece yanlış. Bu Sağlık Bakanlığı’nın işi olmalı” diyor.




    Alıntı: Şikayetimvar.com dan

    1.muco56yazdı
    KİBARLI SAĞLIK ÜRÜNLERİ Özel Karışım Dediler2000 TL Aldılar!
    Yeğenimin hastalığı için kibarlı sağlık ürünleriniaradık. C** Ş** adlı kendisini doktor olarak tanıtan kişi yeğeniminrahatsızlığın tedavi edilebileceğini fakat ilacın özel olarak karışımhazırlanacağını ve fiyatınında 2000 TL olduğunu söyledi.

    Bizde M** E**'a inandığımız için 2000 TL kredikartına 12 taksitle M** Ş** adına çektirdik. ilaç geldi fakat şok olduk.Gönderilen ilaçlar şunlardır: 10 adet clavis panax, 10 adet reishı mantarışimdi size soruyorum. Bu yapılan doğrumu hepsini parasını bir seferdealıyorsunuz? Bize anlatsaydınız ilaçlar bittikçe alırdık.

    Bu ne insanlığa ne de ticaret anlayışına yakışır.Resmen hayal kırıklığına uğradık. Özel karışım dediniz tablet geldi. Ayrıcayavaş yavaş alacağımız ilaçları sadece kendi menfaatiniz için bir seferdesattınız. Ve bunu ilaç alan herkese anlatacağım. Resmen duygumuz rencide edildimağduriyetimin giderilmesini rica ediyorum cevabınızı mail adresime bekliyorum.
    http://www.sikayetvar.com/sikayet/no...00+TL+Aldilar!

    2. genclikisteyazdı
    KİBARLI SİGARA BIRAKMA Ürünlerin Faydası Yok!
    Kibarlı ürünlerinden sigara bıraktırma ürünüolarak aldığım sarı kantoron'lu bitki tableti ile zingeber doğal ürünleri günde1 paket sigara içen biri olarak bırakmak üzere aldım. Büyük ümitlerle aldığımbu ürünlerin hiç bir faydasının olmadığını gördüm.

    http://www.sikayetvar.com/sikayet/no...n+Faydasi+Yok!

    3.KARANYILDIZyazdı
    KİBARLI SAĞLIK ÜRÜNLERİ Forza Man İlacı İşeYaramıyor!
    Yaklaşık 3 ay önce Kibarlı Sağlık Ürünleri'ndenFORZA MAN isimli ilacı aldım. Ancak hiçbir fayda göremedim. Bu konuyuönemsemedim ama dün bana doktorun asistanı olduğunu söyleyen biri ( ismi vetelefonu bende mevcut ) reklamlarda ki fayda iddialarının doğru olmadığını" Forza Man in işe yaramaması sebebiyle Doktor bey yepyeni bir ürünhazırladı ve bunu size ücret karşılığı hemen göndermek istiyoruz " diyerekbeni aradı.

    Sıkı durun aynı; metodu bana tam 20 gün önce" Ben Ö*** Coşkun'un asistanıyım . For man isimli ilaç işe yaramıyor; amasize yeni formülümüzü ücret karşılığı hemen göndermek istiyoruz " diyerekarayan bir bayanda uyguladı.

    http://www.sikayetvar.com/sikayet/no...Ise+Yaramiyor!

    4.smaliariyazdı
    KİBARLI SAĞLIK ÜRÜNLERİ Fiyatları SürekliYükseltiyorlar!
    Kibarlı Sağlık Ürünlerini kullanan bizlerden paraalmak için ellerinden geleni yapıyorlar.Nasıl mı ? Ürünün kullanıması için enaz altı ay kullanılması gerektiğini söyleyerek insanları alım yapma konusundateşvik ediyorlar. İlk iki aylık kullanım için 4 kutu ödemesi olan 350.00 TLcivarında benden ödeme aldılar.

    Sonraki iki aylık kullanım için 4 kutu + başka birürün ilavesini yoğun etki göstermesi için teşvik ederek telefonda aldırıyorlarve benden 450.00 TL daha alıyorlar. Son iki ay için 6 kutuya 580.00 TL ödemeistiyorlar. Son kullanım olduğunu bile bile ve belirli aralıklarla ürünün bitipbitmediğini aldırmak için telefonla sürekli arıyorlar. Bizler parayı sokaktabulmuyoruz. Alnımızın teriyle kazanıyoruz. Ama Kibarlı Sağlık Ürünleri'ninbaşındaki insanlar nasıl olsa eninde sonunda alacak mecbur düşüncesiyle fiyatımaksimum söyleyerek ve sözde inidirim yaparak hiç taviz ve anlayışgöstermeyerek 580.00 TL istiyorlar.

    Halbuki ilk defa almak ve kullanmak için kaç taklaatarak bizi ikna emeye çalışıp ve %40 - %50 gibi indirimler yaparak almayateşvik ediyorlar. Sonrasında da malum para almak için ellerinden geleniyapıyorlar.

    Bu insanlar bizlerin hastalıklarına yardımcıolacaklarına, fiyat konusunda yardımcı olacaklarına bizleri mağdur ediyorlar.

    http://www.sikayetvar.com/sikayet/no...;kseltiyorlar!

    5. reyyan-asudeyazdı
    KİBARLI SAĞLIK ÜRÜNLERİ Ürün İadesiniYapmadı!
    Birkaç gün önce Kibarlı doğal sağlık ürünlerinden1 adet reishi mantarı aldım. İnanın 1 adet kapsül kullandım. Her zaman 10'a 6civarında normalde seyreden tansiyonum 14'e 10, kalp atışım 100'ün üzerineçıktı. Kendilerine başta sormuştum benim tansiyonum bu şekilde, bunun zararıolur mu diye, bana tansiyonu dengeleyeceğini söylediler. O kadar rahatsız oldumki kendimden ümidi kestim.

    Sonra bu firmaya 2 defa mesaj gönderdim. Bu ürünüiade etmek istediğimi söylememe rağmen hiç ses çıkmadı. Satarken durmadanarayanlardan bir daha ses çıkmadı. Bende kendilerini şikayet edeceğimisöylememe rağmen yine ses yok. 99 TL ödeme yaptım. Hakkımı istiyorum.

    http://www.sikayetvar.com/sikayet/no...esini+Yapmadi!

    6. ebrarazrayazdı
    KİBARLI SAĞLIK ÜRÜNLERİ İade Almadılar!
    Kibarlı'dan 2 çeşit ürün aldım dün geldi eşimlemüzakere yapınca kullanmaktan vazgeçtim. Hemen aradım açılmamış olan ürünleriniadesini talep ettim fakat gelen cevap oldukça ilginç.

    Kişisel bakım ürünü olduğu için iadesininolmadığını söylediler. 7gün içinde ambalajı açılmamış ürünü iade hakkımolduğunu söyledim kabul etmediler. Bu insanlardaki iş ahlakını anlayabilmemmümkün değil.

    http://www.sikayetvar.com/sikayet/no...ade+Almadilar!

    7. gdemirbilekyazdı
    KİBARLI SAĞLIK ÜRÜNLERİ Ürünü İade EtmemeRağmen Ödeme Yapmıyorlar!
    Kibarlı Sağlık Ürünleri (Kargo poşetinde iseBotanik Bahçesi yazıyor) firması tarafından nisan ayı içerisinde babama 2kutudan oluşan ve kalbe bilumum olumlu etkileri olduğu ifade edilen 200.00TL'ye 2 kutu ürün satılmış.

    Babam ürünü teslim aldığının ertesi günü kalpdoktoruna danıştığında ise bu ilacı asla kullanamazsınız cevabını almasıüzerine ilgili firmayı 212-553*** nolu telefondan aramış, kendisine "ürünügeri alamayız" cevabı verilmiş, daha sonra ben görüştüm iadealabileceklerini söylediler.

    24 Mayıs 2011'de ürünü kendilerine kargo ilegönderdim, 25 Mayıs 2011'de ise teslim aldıklarını teyit ettim, aradan geçenyaklaşık 1 aylık süreçte en az 20 kez her bir personeli ile görüştüm. Hesapbloke oldu, arkadaş atlamış, yaaa hala yatırmamışlar mı vb oyalayıcıkonuşmaları, iade edilen ürünün parasını yatırmıyorlar.

    http://www.sikayetvar.com/sikayet/no...e+Yapmiyorlar!

    8. DOGU75yazdı
    KİBARLI SAĞLIK HİZMETLERİ Ürünümü İade Etmekİstiyorum!
    02 Ağustos 2011 tarihinde Kibarlı.com sitesindesipariş ettiğim clavis reis mantarı 99 TL kredi kartımdan 12 taksitle tahsiledilmiştir.04 Ağustos 2011 tarihinde elime ulasan ürün clavis panax olarak U**kargo ile teslimat edilmiş ve yanlış ürün yollandığından ve faturasız olduğu,herhangi bir kullanım kılavuzu olmadığından ve yanlış ürün gönderdiklerindentekrar kargo ile iadesinin ödenmesi için aynı gün iade ettim .

    15 Ağustos 2011 tarihine kadar iadem gerçekleşmedi1 hafta içinde gerçekleşeceğini söylediler şu anda telefonla aradığım haldeKibarlı yani Botanik Bitkisel Pazarlama Ticaret Ltd. şirketine ulaşamıyorumşuan nasıl iademi alabilirim.Bu konu hakkında yardımcı olmanızı rica ederim.

    http://bitkiara.com/newthread...ewthread&f=259

    9. askin.81yazdı
    KİBARLI SAĞLIK ÜRÜNLERİ Yanlış Ürün Yollandı!
    www.kibarli.net adresindenPanax damar açıcı bitkisel tedavi ürünü ile beraber toplam 4 adet ürün aldım.

    Ödemeyi kapıda kredi kartı ile yaptım. 4 Adetürüne 440 TL ödedim. Panax yerine farklı bir ürün gönderildi ve 10 gündürherhangi bir sonuç alamıyorum. Gelen ürün üzerinde yazılı numarayı arıyorum.Siparişiniz kargoya veriliyor dendi hala bir gönderi almadım.

    Bayram sebebiyle biraz da bekledim düzelir diyeancak nafile. Bir hattan başka bir hatta bağlanıp bekletiliyorum sonra da hatdüşüyor. Telefon numaram alınıyor 1 saat sonra döneceğiz deniyor ve dönülmüyor.

    http://www.sikayetvar.com/sikayet/no...Urun+Yollandi!

    10. ganzayazdı
    KİBARLI SAĞLIK ÜRÜNLERİ 2000 TL'yiTaksitlendirilmeden Kartımdan Direk Çekildi!
    Benim MS hastası kardeşim var, tıpta çaresiolmayan bir hastalık, bizde son çare bitkisel ilaçlara yöneldik, Kibarlı SağlıkÜrünleri Doktor M*** E*** aradık bize ilaçlar tavsiye etti aldık kullandık 1ay, 7 ay kullanmanız gerektiğini söylediler. Şimdi 2000 TL'lik ilaç siparişiverdim ve kredi kartına 12 taksit yapacaklardı ilaçla geç de olsa geldi kredikartı ekstrem geldi 2000 TL'yi taksit yapmamışlar, tek çekim yapmışlar.

    Ben askari ücretle çalışan biriyim, arıyorum banailaçları pazarlayan C*** beyi telefonuma cevap vermiyor, danışma hattındanarıyorum yok toplantıda yok burada değil yok biz sizi arayacağız bankaylagörüştük halletik taksitlendirdik diyorlar, bankayı arıyorum yok öyle bir şeydiyorlar. Benim ve ailemin bu ilaçlardan bir umudu kalmadı.

    http://www.sikayetvar.com/sikayet/no...Ccedil;ekildi!

    11. atd32yazdı
    KİBARLI SAĞLIK ÜRÜNLERİ Siparişim EksikGeldi!
    D1-E1-Panax siparişi verdim yanında hediye olaraksigara bıraktırma seti verileceğini söylediler. Fakat kargo geldiğinde eksikolduğunu açmadan F** beye ilettim, içinde var teslim al dedi. Açtığımda eksikolduğunu bir ürün daha olması gerektiğini söyledim, hakarete varan sözlersöyleyerek iade et kardeşim dedi.

    Kendisini şikayet edeceğimi söyledim ve telefondaalmazsan alma dedi ve yüzüme kapadı. İnanmasam ürün dahi almak istemem amakullanmak istiyorum çünkü M** E** beye inanıyorum F** bey yakışmıyor burayauyarın kendisini.

    http://www.sikayetvar.com/sikayet/no...m+Eksik+Geldi!

    12. talartyazdı
    KİBARLI ŞİFA İade Almıyorlar!
    Bu firmanın milyonlarca sattığı ilaca rağmenticaret anlayışında geri iadenin olmaması çok şaşırtıcı bir durum. Medyayoluyla 21 milyon insana ilaç sattıklarını anlatıyorlar.

    Üstelik her lafları hayırlı olsun, selamünaleyküm, allaha emenet ol gibi kendinden mesajlı cilalı laflar ama 1.5 ay oldubelkide 30 kere inadına aramama rağmen daha sonuç alamadım.

    http://www.sikayetvar.com/sikayet/no...de+Almiyorlar!

    13.
    Şikayet No:1001516
    Tüm Şikayet Konuları İade ve değişim şikâyetleri Ürün teslimat sorunları Ürün şikayetleri Müşteri hizmetleri şikâyetleri Diğer

    Önceki ŞikayetSonraki Şikayet

    16 Kasım 2011, 13:20:57
    tunsele yazdı
    KİBARLI SAĞLIK ÜRÜNLERİ Ürün İşe Yaramadı!
    İki kutu olarak kullandığım reishi mantarı takviyesi hiç işe yaramadığı gibi firmaya attığım maile cevap alamadım. Trigiseridim daha da yükseldi. Firmanın sadece satışta ilgisi şikayet konusunda yardımcı olmaması, şikayetimi size bildirmeme yol açtı. İlginize şimdiden teşekkür ederim. Gereğini yapmanızı rica ederim.

    ŞikayetVar / Şikayet Oku / KİBARLI SAĞLIK ÜRÜNLERİ Ürün İşe Yaramadı!

    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    07filiz Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
    Horse Power ve Formula 21 For Men isimli Ömer Çoşkuna ait ürünleri aldım kullandım.Hiç bir faydasını görmedim.Ben Ömer Çoşkun ile konuştuğumda, doğal üründür hiç bir yan etkisi yoktur demişti.Bende baş ağrısı ve kaslarımda gerilmeler ve ağrılara sebep oldu.Kendisini arayı durumu anlatınca yok olmaz dedi.Bu ürünler sadece bana mı böyle yan etki yaptı başkalarına da yan etklisi de olabilir mi?Diyeceksiniz ki neden bana soruyorsunuz Ömer Çoşkuna sorun, adam cevap vermeden telefonumuzu yüzümüze kapatıyor.Ben benim gibi madur durumda olan başkaları da var mı bunu öğrenmek istedim.
    Evet benim tv programlarımdan hemen sonra veya programların arasında reklam girilince reklamlarda Ömer Çoşkun beyin ofisi zannedip yanlış telefon numarası alınıyor ve yanlışlıkla beni arıyorlar.Bazıları ürününüz etkili değil sizi şarlatan diye başlıyorlar ben kimi aramıştınız hangi üründen bahsediyorsunuz deyince Horse Power diyince anlıyorum ve yanlış yeri aradınız, burası Gökçek Gıda ilaç diyorum VATANDAŞ ÖZÜR DİLİYOR DOLADIRILDIK VS DİYOR.Yani böyle bazen karışıklıklar oluyor ve bizde istemeden konu hakkın da bilgi sahibi oluyoruz.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      sevgiben Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
      Prof. Dr. Ahmet Maranki ve lavman sarlatanligi beni bittirdi
      sevgiben Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
      Ben Sevgi Berlin’den Ahmet Maranki’nin lavman’dan bahsedince bende cok memnun oldum ve sevindim.Kabizlik problemim ortadan kalkacak diye, uzman bir doktor bulup bagirsaklarimi yikattim.Ne olduysa bundan sonra oldu, bas agrisi, karin agrisi, siskinlik, gaz cikarma, karnimda sürekli gur gur eden gurultular oluyor ve makadimi tutamiyorum.Artik cildiracak gibiyim is ve sosyal hayatim bitti.İse, misafirlige ve alis-verise gidemiyorum.Hayatim alt üst oldu.Bir baska doktora gittim, o da bagirsaklar asla yikanmaz, cünkü bagirsaklar’da bilyonlarca bakteri var ve bunlarin % 95-99’u faydali yikatma ile faydali bakteriler azalmis bundan sonra bunun düzelmesi zor dedi.Ahmet Marankiyi dinleyenlerin vay haline.Hocam benim hayatim bittim.Bu bagirsak florasi nasil düzelir?
      Ne kadar bağırsaklarla ve makatla oynanırsa o kadar problem çıkar.Mecbur olmadıkca lavman yapılmaz, hele kalın bağırsak komple hiç yıkanmaz, çünkü bağırsaklarda 2 kg ağırlığında 100 katrilyon bakteri var ve bunların % 95-99'u faydalıdır.Şimdi bağırsak ikide bir yıkanırsa faydalı bakteriler, yani bağırsak florası yok olur.Buda bir çok hastalığın ortaya çıkmasına sebep olur.Düşünün ki büyük bir baraj patladı ne olur peki barajın altında kalan ekili dikili analanlar, hayvanlar ve insanlar hepsi yok olur.Ova gider ve geride cascavlak bir toprak parçası kalır.Bağırsakları yıkatmakta aynı şekilde katrilyonlarca faydalı bakterinin yok olması ve yerine çok tehlikeli olan mantarların yerleşmesine sebep olur.İşlerine geldiğinde sık sık dinden imandan bahsedenlere soruyorum.ALLAH bu bakterileri boşunamı yaratmış?Diyecekler ki haşa o zaman neden lavaman ve neden bağırsak yıkama.Sadece meşhur olmak ve para, başkada bir sebep yok.Bu adam insan sağlığını hiçe sayıyor ve o'nun için bir insanın tavuk kadar değeri yok, önemli olan para.Almanyada Kara Ardıç'ın çayı asla içilmez çünkü çok zehirli.Çayı içilebilir diyor.Akasma'nın asla çayı içilmez, çünkü zehirli, fakat bu zat çayı içilebilir diyor.Arnika, İnçi çiçeği otu sedef otu'da zehirli çok dikkat ister.Almanyada çayı tavsiye edilmez, fakat bu zat çayı içilebilir diyor.Bu kişi insan sağlığı ile oynuyor.

      Bazı eski Sovyet ülkelerinde 3 ayda doktor ve 6 ayda prof. diploması almak mümkün.Bana da bir teklif geldi, size isteseniz doktorluk isterseniz prof'luk diploması verelim, hemde çok uygun fiyata dediler.Ben kendilerine teşekkür ettim ve redetim, çünkü bu hiç de dürüst olmayan bir davranış olur.Hakkı ile diplomasını alanlara karşı.Artı İbn-i Sina, Mimar Sina Uluğbey veya Piri Reis'in diploması mı vardı?Edison'un da diploması yoktu ve Einstein geri zekalı diye okuldan atılmıştı.Onlar nasıl bir gayretle büyük insan oldular çalışarak ve kafa yorarak.Diploma elbette önemli, fakat bu ilim kapısından içeri girmek için sadece bir anahtar.Bazıları bu anahtarı çalarak kaş yapayım derken, göz çıkarıyorlar.

      Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki ve curuf (çöp) saçan kitabı


      Buda ne diyeceksiniz, adamın adını bile telaffuz etmek istemiyorum.Adam çok adi bir hırsız.Bana danışmadan benim kitabımdaki veya sitemdeki resimleri alıp kendi sitesine eklemiş.Utanmaz adam yeri gelince de Müslümanlıktan bahseder ve kul hakkından bahseder.Peki benim olana resimleri benden habersiz çalı kendi kitabında yayınlamak ne oluyor.Kitap almak için kitap sergisine baktığımda çok caf caflı bir kitap gördüm.Kendi kendime Allah Allah bizde de böyle güzel kitaplar yayınlanırmıymış dedim.Fakat içindeki resimler şöyle bir bakınca şaşırdım.Gözlerime inanamadım adam bana ait resimleri alıp kitabına eklemiş.Şu kitabı iyi bir incelemem gerek diye satın aldım.İyice incelediğim de Allah Allah bu da ne biçim saçmalık ya dedim, çünkü adam Isırgan otu kansere sebep olur diyor.Bu nasıl saçmalık böyle diye iyice bakınca adamın bir firmanın ürününün reklamını yapmak için ısırganı karaladığını analdım.Sonra bu kitap da daha ne var diye bakınca yüzlerce hatta ile karşılaştım.Adam Prof değil olsa olsa sarı cizmeli Mehmet ağa olabilir ve bu kitabın da yeri rafla değil çöplük olması gerekir.Çünkü tedavi olacağım derken zehirlenebilirsini benden söylemesi, gerisini siz bilirsiniz.

      Bu Zahmetsiz Zaranki’nin yazdığı kitapta hiçbir klinik araştırması yapılmayan 5. sınıf bitkilerden bahsederken sanki 1. Sınıf bitkilerden bahsediyormuş gibi yazıp çizmiş.Bu kitabın hiçbir ilmi değeri yok, bu nedenle etkisiz bitkiler etkili gibi yansıtmakta çok yanlıştır.
      İksinci önemli konu ise şifalı bitkiler zehirli olup olmadıkları konusunda bir karmaşa ve bilgisizlik var.Zehirli bitkileri zehirsiz diye yazması çok mahzurlu ve tehlikelidir.
      I. Şifalibitkiler etkilerine göre 5 Katagoriye değerlendirilir
      1.) Üni. kliniklerinde yapılan tedavi denemeleri ile etkisi ispatlanmış şifalı bitkiler..
      2.) Komisyion E’unun hakkında monografi yayınladığı şifalı bitkiler.
      3.) Homöopati Uzmanlari tarafından denemetedavileri ile etkisi ispatlanış şifalı bitkiler.
      4.) Aromaterapoitistler tarafindan etkisi ispatlanmış şifalı bitkiler.
      5.) Halkarasında kulanılan bitkiler.
      II.Şifalibitkiler zehirliklerine göre 6 gruba ayrılırlar
      1.) Zehirsiz bitkiler Çörek, Oğulotu….
      2.) Çokiçildiğinde rahatsızlık veren bitkiler Kekik, Adaçayı….
      3.) Hafif derecede zehirli bitkiler Arnika, Sedefotu….
      4.) Zehirli bitkiler Navruzkökü, K.Sarikökü….
      5.) Çok zehirli bitkiler Güzelavratotu, Boğanotu
      6.) Çok cok zehirli bitkiler Kargabüken

      152. Sayfa da Kara Ardıç’ın yan etkilerinden bahsederken ‘’’Bilinen ciddi bir yan etkisi olmamasına rağmen, fazla tüketilmemelidir.’’ Buyurmuş zati ali hazretleri, oysa Almanya da bu bitkinin D4 aşağı dozajdaki tentür yasaktır, çünkü çok zehirlidir.D4 demek bir gram Kara Ardıç yaprak ve dalı 1000 ml etlil alkolle tentür haline getirildikten sonra kullanabilir.Oysa bu zevat kullanabilirsiniz problem yok diyor, çok bilmiş şovmen, gerçekten bilgili olsa hadi neyse.Sapla samanı ayıramıyacak kadar şifalı bitkiler konusunda cahil bir şahıs.Aslında falcılıkla uğraşsa daha iyi olur.en ,iyi bildiği konu bu burçlar vs.
      85. Sayfa da Ak asma’nın yan tesirleri hakkında ‘’’Önerilen biçimde kullanıldığında hiçbir yan etkisi yoktur.Meyveleri sağlığa zararlıdır.’’diyor.Peki gerçekten öylemi tabii ki hayır.Çok zehirli olması nedeniyle asla çayı içilmemelidir.Almanya da D4 ‘den aşağı tentürlerinin kullanılması yasaktır.
      87. Sayfada Alfa alfa (medicago sativa) isimli bitkiden bahsetmekte ve bu bitkinin bağışıklık sitemini güçlendirdiğini idea etmektedir, fakat bu bitki bildiğimiz yonca dan başka bir şey değil, bitki ile ilgili herhangi bir klinik araştırma yapılmamıştır ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi nasıl oluyor.Bu açıklaması gerekir, ha şifalı kokulu yonca (Melilotus officinalis)dese o bu bitki de kılcal kan dolaşımı ile ilgili bir bitkidir.Alfa alfa olarak bilinen yonca türünün hiçbir özeliği yok.
      89. Sayfa da Altınbaş otu diyor, bitkinin simi altınbaş değil, Altın başak oyudur, dururp dururken kendine göre isim uydurmuş.Şimdi bitkinin ismi Altın baş diyeli o zamn bu bitkinin resmi birinci derecede şifalı bitki olan Altınbaşak otu değil, Kanada altın başak otudur.İkinci yanlış ise bitkinin Latince ismi yanlıştır.Doğrusu ise ‘’Solidago virgaurea’’ dır.Sayı hısız Prof biraz ilim gerekmez mi?Bir diğer hatta ise doktor konturolün de kullanılmalıdır diyor.Neden aceba bunu da analmadık?Çünkü yan tesi yok varsa açıklasın.Açıklıyamaz, çünkü bitki ile ilgili tecrübesi yok.Birde bitki hakkından benim kitaba bakın.
      92. Sayfa da Ardıç hakkında ‘’’Uzun süre kullanılımlar da yüksek miktarda tüketilmesi böbreklere tahriş yapabilir’’diyor.Yani maşallah bu konuda da sıfır bilgiye sahip olduğu anaşılıyor ve Berlin Chareti Üniversitesinin bu bitki hakkında yaptığı çok kapsamalı klinik araştırmadan haberi olmadığı anaşılmaktadır.Bilmiyorsan bu işi bir bilene sor sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki
      94. Sayfa da Arnika’nın yan etkileri hakkında ‘’’Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.’’Diyor sanki denemiş gibi, Arnika hafif zehirlidir, çayı içilmez içilse de sade olarak içilmez 100 gramlık çay harmanına 5 gram katılabilir.Almanya da tentürü yapılır, fakat D1 dahi sakıncalıdır.dikkat!!!
      100. Sayfa da Atkuyruğu otu hakkında ‘’’Otun belirtilen miktarın üzerinde kullanılmaması gerekir.’’diyor.neden aceba sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki, açıklıyamadığına göre bilgin yok demektir.Ban göre problem değil istenilen miktarda içilebilir, fakat nasıl içilmesi gerektiğini benim kitapta yazıyor oradan isteyen okuyabilir.
      112. Sayfa da Civanperçemi otu hakkında hiçbir yan etkisi yok diyor, alerjiye sebep olabilir, çünkü birleşiminde alfa-metilen-8-lacton bulunur.
      120. Sayfada Çörek otu hakkında yan etkilerinden bahsederken ‘’’Çok fazla ve hastalık olmadan kullanmanın zararlı olduğu iddia edenler olduğu için, uzman kontrolünde kullanılması gerekir.’’ Demektedir ve peki doğru mu? Değil, neden doğru değil, çünkü hemen altında kendi üreteceği ürünün reklamı var.Çörek otu dan elde edilen ürününün reklamını yapabilmek için çörek otunu karalıyor.Peki bu doğru mu yanlış?Bu adam sırf kendi menfati için doğruları çarpıtıyor.Yazık bunuda ilim adamı gömeleği ile yapıyor.Bu kitabı okuyan vatandaş ne düşünecek ha çörek otu da şüpheli diye düşünecek çok ayıp çok ayıp, mefaatiniz için doğruları çarpıtmayın.
      121. Sayfada Çuha çiçeğinden bahseden kişi Işıldak otunun resmini yayınlamış.Bu kitaba aldanarak yanlış bitkiyi kullanmayın.
      136. Sayfada Gilaboru’nun yan tesirleri hakkında ‘’’Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.’diyor.Yani zehirsizmiş, bitki karı görmeden toplanırsa zehirlenmeye sebep olur.Biliyormu bu vatandaş bunu bilmiyor.Peki neden eksik bilgi veriyorsunuz.
      146. Sayfada Isırgan hakkında ki ilk ve tek ve de en saçma yorumu burada .Bu yorumu Sarı cizmeli Mehmet ağa bile yapmaz utanır.Peki bu prof neden insanları yanıltacak böyle bir yoruma neden baş vuruyor.Sadece ve sadece üreteceği ürünün reklamını yapabilmek için çok ayıp ilim adına konuşan kişinin bu kadar seviyesizliği çok ayıp.Lafa bak nasıl tuzak bir yorumla kurulmuş.’’’Kanser olmadan bir kişinin ısırganı kullanması gerekir.Bitki hormon ihtiva etmesi sebebiyle, kanser hücrelerini besler, yayılmayı çoğaltabilir.’’buna ne denir allahını seven söylesin.Yuh be bu kadar saçma ve cin fikirlilik olur mu?Dünyada Isırgan kansere sebep olur diyen tek insan bu Sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki çok ayıp.Neden böyle yazmış, çünkü kendi üreteceği ürünün reklamını yapmak istiyor.Kendi ürünün reklamını yaapcaksan yap fakat böyle ilmi verileri çarpıtmak niye?Evet sadece kendi bencil egosu için ilmi katletmek ve yalan ve maksatlı yayın.
      152.Sayfada Kapari’nin cinsel güçü artırdığından bahsediyor, kapari hakkında dünyada herhangi bir Üniversitenin kliniğinde her hangi bir araştıma yapılmamıştır.Homeopati uzmanları veya aromaterapeutisler tarafından da klinik araştırmalar yapılmamıştır.Bizim zatı zevatın klinik araştırması varda biz mi bilmiyoruz?
      154. Sayfada Keten tohumu’nun bilinen herhangi bir yan tesiri yoktur.Fakat sayın bay ‘’’Fazla kullanılması sakıncalıdır.’’diyor.Peki neden çünkü bey efendi kendi ürününün reklamını yapıyor.Reklamını güçlendirmek ve insanları beli bir noktaya yönlendirmek için ketenin sakıncalı olduğunu söylüyor.Çok ayıp Sayın Hırsız Prof. Dr. Zahmetsiz Zaranki.
      146. Sayfa da Itır’dan bahsederken yanlışlıkla leyek otu’nun resmini koymuş, aslında ona göre doğru, çünkü bilgisi ancak bu kadar.
      146 Sayfa da Köpek Dilin’den bahsederken akçiğer otunun bir alt türervi’nin resmi konmuştur.
      198.Sayfada Sarı Kantaron otu veya diğer adı ile Kılıç otundan bahsedilmekte ve aynen şöyle diyor.’’İntihar riski olan kronik depresyon durumlarında kullanılmamalıdır.diyor.’’Bu şahsın dünyadaki en meşhur Üniversitelerin kliniklerin de binlerce hasta üzerinde yüzlerce klinik araştırması yapıldığından haberi yok mu?Bana göre var, fakat peki o zaman neden intihar riski olan kronik depresif hastalar kullanmamalıdır diyor, çünkü kendi firması yakında SARI KANTARON HAPI ÜRETECEK ONUN REKLAMINI YAPAMASI GEREKİR.Bu bir ilim adamına yakışır mı doğruları çarpıtmak, sadece ve sadece kendi menfatiniz için ilmi değerlerle oynamak.Kılıç otu ve hapı depresyona karşı en etkili bir bitkidir.Bu bitki hakkında doğru bilgiler benim sitede ve kitabımda mevcuttur.

      Ben’den çaldığınız bazı resimlerden örnekler:
      85. Sayfada ki Akdiken’in resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      102. Sayfada ki Badem’in resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      123. Sayfada ki Defne’nin resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      142. Sayfada ki Havlıcan’ın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      143. Sayfada ki Defne’nin resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      152. Sayfada ki Kara Ardıç’ın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      155. Sayfada ki Kara Hindiba’nın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      157. Sayfada ki Kava-Kava’nın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      160. Sayfada ki Kekik’in ait resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      162. Sayfada ki Kılıç otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      164.Sayfada ki Kimyon’un resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      170. Sayfada ki Kuşkonmaz’ın resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      188. Sayfada ki Ökse otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      201. SAayfada ki Sedef otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.
      204.Sayfada ki Sinirli otu’nun resim bana aittir, bana danışmadan sormadan alınmış olup, bu bir hırsızlıktır.

      ‘’’Haksızlığın karşısında susan kör şeytandır’’, diyen Peygamberin acizane bir ümmetiyim.Hamdolsun bazıları gibi dini kendi amaçları için kullanan ve dincilik yapanlardan değilim ve bu nedenle susamam.Bana bazıları diyebilir ki sana ne oluyor kardeşim adamın istediğini yazar, evet doğru istediğini yazsın.Roman yazsın, şiir yazsın, bildiği konularda fal kitabı, burç kitabı yazsın, ne yazarsa yazsın.Fakat insan sağlığı ile oynamasın, bu saçmalıkları ciddiye alacak insanlarda olacak Allah korusun beklide zehirlenecek şifa bulayım derken kendini camii ününde ve musala taşında bulursa, bunda bende kendimi suçlu hissederim doğruları söylemezsem.Kusura bakmayın doğruya doğru, eğriye eğri demek benim işim.İsteye istediğini söylesin ben doğruları söylemeye devam edeceğim, ben bu milletin Deli Dumruluyum.Bir bikri resmi çekmek için ben Dresden’e uçuyorum, bir bitki resmi çekmek için bir günde 1900 km yol kat ediyorum, dağları taşarlı yaz kış 15 sene dolaşıyorum, bu zat o ne güzel sormadan alıp kendi kitabına koyuyor.Siz sabah kalkıyorsunuz evinizin önünde ki arabanız gitmiş, çalan hızsıza ne dersiniz, aferin iyimi yaptınmı dersiniz.Sizin için arabanızı ne kadar önemli ise benim içinde bitki fotografları da öyle önemlidir.Fakat ben buna rağmen hakkımı helal edebilirdim.Ama adam bir firmanın reklamını yapmak için doğruları saptırıyor.1000 yıldır Isırgan otu ve çörek otu gibi zararsız olarak ve binlerce faydası olan bitkileri zararlı olabilecek bitkiler sınıfına yitiyor.Bu nedenle kime ve neye hizmet ettiği bilmediğim, bu art niyetli şahıs hakkında doğruları ben buradan duyurmak zorundayım.Ha birde Kara Ardıç gibi zehirli ve Arnika gibi hafi zehirli bitkiler hakkında sanki zehirsizmiş gibi ve de bu işlerin üstadı imiş gibi konuşup yazması diğer insanların hayatını tehlikeye atması gibi sebeplerden dur demek zorundayım.

      İbrahim Gökçek

      sahinbey41 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
      Hocam ben bu adamın horse power ve formel 21 isimli ürünlerinden aldım ve 2 defa hastanelik oldum.Sigarayı bırakmak için SİGARATOR oda bir işe yaramadı.Ama adam hiç utanmadan durmadan tv lerde reklam veriyor, bu ne iş.Bunu Almanya'da yapamaz ama, Türkiye'de hiç etkisi olmaya bir şey satılabiliyor.Pasını unutuk sağlığımızda tehlikeye giriyor
      Hay Allah bugün (gerçi hemen her gün bu vatandaştan dolayı arıyanlar oluyor) biri beni arıyarak sendemi o üç kağıtıcı ile çalışıyorsun dedi, yok onun tanımam ne oldu ne yaptı diye sordum vatandaş 450 tl para ödediğini Sigaratör ve Horse Power gibi ürünler aldığını ve hiç bir etkisinin olmadığını söyledi.Benim katıldığım tv programları sırasında arada reklamlarda ömer Çoşkun'dan basedilince benimle bağlantısı olduğunu zannediyor insanlar.Benim bu şahısla bir tanışıklığım yok, çok şükür.

      ofsert Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
      Annemizin uzun süreli ve son dönemde de atomla tedavi yöntemine karar verilen guatr rahatsızlığı vardı. Sıkıntılı bir süreç yaşıyorduk. İbrahim Gökçek'le tanışmamızdan sonra iksir ve tonik tedavisini başlattık. 4 ay sonra sonuçlar inanılmazdı. Yaptırdığımız kan tahlillerde sonuçlar mükemmeldi. Güçlenmiş, sağlık durumu son derece olumluydu. İksir ve toniklerin faydasını görmüştük. Guatr sorunu tamamen kaybolmuştu. Sorun,işte bu zamanda ortaya çıktı. Maranki adlı zatın tv yayınlarını izliyorlardi. Maranki daha sağlıklı yaşam için bahar temizliği, lavmanla detoks öneriyordu. Annemiz bu yayınlardan etkilenerek, bir kaç kez lavman yaptı. Ondan sonra gücünü kaybetti Sonrada sağlığı bozulmaya başladı. Meğerse tıbbi bir uygulama olan lavman çok zararlıymış. Bu konuda sn. Osman Müftüoğlu'nun 18 nisan Hürriyet gazatesindeki yazısında Lavmanın zararları çok güzel anlatılıyor.Keşke yapmasaydı. Ama bu konuda sağlık yetkilileri ileri geri halkın sağlığıyla oynayanlara karşı neden önlem almıyorlar. Bir çok kişiden Maraki tarafından önerilen saçma lavman uygulamasından çeşitli sağlık şikayetleri geldiğini duyduk. Şimdi sevgili Gökçek beyden Annemizin sağlığına nasıl tekrar kavuşturabiliriz diye kendisine soruyoruz. Vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkürler.
      ofsert Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
      Ömer
      ÖMER BEY SİZİNDE BAHSETTİĞİNİZ GİBİ yüzlerce insan Marankinin tavsiyelerine uyarak lavman yapıyorlar ve bağırsak çiçekleri dediğimiz faydalı bakteriler lvamanla veya bağırsakalrı yıkatma (hidrokolon terapi) ile yok oluyor.Yerine çok zararlı bakteri ve mantarlar yerleşiyor.Böylece vitamin üreten bakteriler azalıyor ve toksik madde üreten mantar ve zararlı bakteriler çoğalıyor.Maranki yazdığı kitapla zaten zehirli bitkileri zararsız bitki diyerek insanalrın zehirlenmesine sebep olnan çok cahil bir kişidir.Bizim dağdaki çobanlarımız dahi bu zattan bilgilidir.Ömer beyin kayın validesinnin yaşadığı problemleri yaşayan yüzlerce insan var beni hergün arayarak lavman nedeniyle çektikleri acıları anlatıyorlar
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        sebnem56 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
        Lenf bezelerindeki iltihap nedeniyle Almanyada doktora gittim.Ban KIRMIZI MANTAR ile tedavi edebileceğini söyledi.Kırmızı mantar kullandıkca boğazımda şişme başladı doktor önce şişer sonra geçer dedi, fakat 3 ay içinde boğazım boyunduruk takmış gibi şişti.Kızım internetten İbrahim Saraçoğlu'nu bulmuş yanına gitik.Bize dut kurusu verdi haşlayın yiyin dedi ve kiraz sapı ile bir kaç çeşit bitki karışımı verdi.İbrahim Saraçoğlu'nun ilaçlarını kullandıkca kötüleştim, fakat her aradığım da İbrahim Saraçoğlu iyileşiyorsunuz devam edin dedi.Sonunda kızım anne bu daha kötü ediyor bırak dedi.İnternetten Ahmet Maranki'yi bulduk, oda bize pancar, manyadnoz ve lahana sularını çıkarıp içmemizi söyledi ve içinde Aslan pencesi olan bir çay verdi.Bu ürünleride 3 ay kadar kullandım, bir faydası olmadı.Kızım durmadan internette araştırma yapıyordu Ömer Çoşkun'u buldu.Ondan 3 kavanoz macun aldık.Kullandık bir faydası olmadığı gibi bağırsaklarımda bozuldu.Sonuncu olarak Mersinde ki Herbalisti aradık parasını gönderdik bize karabaş otu klarışımlı bir çay harmanı ve 3 şişe portakal suyu kokulu esanslar gönderdi.Bu ürünleride 3 ay kadar kullandık faydasını görmedik.Sonunda İbrahim Gökçek'i bulduk ve yanına gittik.KIRMIZI MANTAR ile tedavi olunmaz, çünkü polisakkarid içerir, yani şeker bu nedenle zararlıdır, dut kurusu da çok şekerli buda zararlı, pancarın bir faydası yok, macular ise bal karışımlı, yani şeker olduğundan bunların hepsi fayda yerine zarar verir, çünkü hepsi bağırsak mantarlarını besler ve çoğalmasına sebep olur.Bağırsak Mantarları'da toksik madde üretirler ve hastalıklar da azar dedi.Çok mantıklı geldi bu düşünceleri ve ürünlerini aldık inşallah bu rahatsızlıklar dan kurtuluruz.


        Şebnem hanım Kırmızı MANTAR, Dut kurusu, macular vs bunlar hep şekerli besinler ve bağırsak mantarlarını tetikler ve hepsi yanlış yöntem, faydadan çok zarar verirler.Şebnem hanım yanıma geldiğinde boynunda boyunluk varmış gibi şişmişti ve sağ omzunu üst kısmından bir delik açılmış ve iltihap akıyordu.Almanyada bazı doktorlar lenfom, yani lenf kanseri derken bazıları lenf bezi şişmesi demişler ve kesin teşhis koyamamışlar.İnşallah biz tedavi ederiz bakalım mevlam neyler.Bundan bir ay öncede Ankara'dan beni arayan Sabri bey burunun dan ve ağzın dan kan geldiğini neden kanama olduğunu anlamadığını söyledi.Bende ne kullandığını sordu '' Kırmızı Mantar kullanıyorum'' dedi, kesinlikle kullanmaması gerektiğini söyledim.Çünkü Kırmızı Mantar (Shiitake) üzerine yazılıp çizilenler klinik arştırmaları ile etkisi ispatlanmamıştır.Tarafsız bir enstitü veya Üniversite Kliniği tarafından binlece hasta üzerinde denendikten sonra kullanılması gerekir.

        100 yıl önce bal, pekmez (keçiboynuzu pekmezi), macun, dut kurusu, pancar suyu gibi tatlı maddeler tedavide yardımcı ürün olarak kullanılabilirdi, fakat günümüzde bu ürünler asla tedavide kullanılmamalıdır.Çünkü antibiyotikler bağırsaklardaki faydalı bakterileriin azalıp zararlı baklteri ve mantarların çoğalmasına sebep olur.Her türlü tatlı ise mantarları besler, bu nedenle tatlıdan uzak durulmalıdır.Hem tatlı yerim içerim hemde tedavi olurum diyorsanız boşuna paranızı harçamayın.Neden hala bazı söze alim ülema ve bilgin (bitki bilimci) olduğunu söyleyenler insanları tatlı yiyecek ve içeceklerle tedavi etmeye çalışıyorlar basiretlerimi kapalı?Antibiyotik kullanan herkesin bağırsağına mantar yerleşir ve mantarı tatlılar azdırı (besler), o halde tatlıdan uzak duramak gerekir.
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          hülyaönen Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
          iyi çalışmalar ,ahmet maranki nin beden temizliğini programını 7 gün devam ettikten sonra en son gün yarım bardak zeytinyağı ve limon suyu içtim fakat lavman veya ingiliz tuzu çözeltisi kullanmadım o günden sonra sinirsel zayıflama ve gözümde sorunlar yaşadım sinirsel sıkıntım için ginseng önerdi bir aktar fakat sinirler üzerinde daha büyük baskı ve kalpte ağrı başladı şu anda alıç ve ginko biloba hapı kullanıyorum ancak kalpteki sorun devam ediyor beldeki sinirlerde de sıkıntı var yaşım 40 bana önerileriniz ne olabilir şimdiden teşekkür ederim.sağlıcakla kalın


          HÜLYA HANIM Türkiyede bitki bilimcisi olduğunu söyleyenler, malesef bu işi dağdaki çoban kadar dahi anlamayan kişilerdir.Ve bakın tavsiye etikleri şeyler hep bağırsak florasını bozucu mantar ve bakterileri azdırıcı zararlı şeylerdir.Ahmet Maranki pancar suyu, İbrahim Saraçoğlu, keçiboynuzu pekmezi, dut kurusu ve Ömer Çoşkun bal macunları ile insanları tedavi etiklerini söylüyorlar.Bunlar çok yanlış bu ürünlerle tedavi olunmaz, çünkü 70 yıldır insanlar antibiyotikler kullanıyorlar ve bu insanların bağırsak florası bozulmuş.Bağırsak florası bozulan insanlara tatlı verilmez verirseniz mantarı beslersiniz bu da insanların daha ağır hastalanmalarına sebep olur, çünkü mantarlar çoğlır, mantarlar çoğalırsa etan, metan, bütan ve amonyak gibi çok zehirli gazlar, metanol, etanol, bütanol gibi zehirli alkoller, histamin, aflotoksin ve penisilin gibi hormonsu, kanserojen, mutajenik (genetik yapıyı bozucu) ve teratojenik (doku ve organları özürlü olmasına sebep olur) toksik maddeler üretirler.Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaya çalışır, arıtmak için aşırı oranda vitamin harcar ve zamanla vitamin yetersizliği nedeniyle bağışıklık sistemi zayıflar.Arıtılamayan toksik maddeler organlara ve dokulara depolanırsa curuf oluşur ve curufun içine yerleşen mikroplar sürekli toksik madde üretirler.Tedavi olabilmek için bağırsaklarda bakteri ve mantarları yok etmek gerekir, bunun için Gökçek Tonik, curufu ertmek ve bağışıklık sistemiğni güçlendirmek gerekir bunun içinde Gökçek İksir gerekir.Artı mantar çayı tedavi sürecini hızlandırır.
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            hasanhoca Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
            Ben Hasan hoca 2005 de emekli oldum ve 2006 da makat kanserine yakalandığımı öğrendim doktorlar makadım’dan 5-6 adet zeytin büyüklüğünde tümör olduğunu söylediler .Hastanede hocalar makadın alınıp yandan bir çıkış yapmak istediler, torba şeklinde bir şeyle yaşamak istemediğimden hastaneden kaçtım.Ben alternatif tıp ile tedavi olabilmek için araştırmalara başladım.Ömer Çoşkun İsmini duydum yanına gittim adam bana daha sonra içinde zerdeçal olduğunu öğrendiğim bir toz karışımı ve bal macunu ve keçiboynuzu pekmezi verdi bunları 3 ay kullandım bir faydasını görmedim.Ahmet Marankiyi buldum bana sumak çayı içememi söyledi içtim bir faydası olmadı sonra bana haplar verdi, hapları 3 ay kullandım saman gibi hapların hiçbir faydası olmadı onu arayıp küfür ve beddua ettim.Kütahyanın bakır kasabasında bir aktara gittim, ben tedavi ederim dedi, bana acı ot verdi.Acı otun bir faydası olmadı aylarca o berbat otu belki şifa olur diye içtim.Dr. Ziya Özeri buldum Marmaris’te bir yığın para verdim bana küçük şişeler içinde bir sıvı verdi ve bunu ağrıyan yerin yakınına enjekte edin dedi.Bu zakkumlu sıvıyı aylarca kendime vurdum.Ben askerlik yaparken sıhhıyelik yaptığımdan iğneleri kendi kendime vurdum gizlice bana gülmesinler diye.Zakkum sıvısınden 2-3 ml etki yapmıyordu etkili olsun ve bu derten kurtulayım diye her defasında artırarak iğne yaptım.8 ml ye ulaşınca beni sersemletmeye başladı.Zakkum’dan sonra kaşıntı başladı ve uyuyamaz oldum, uykularım bölündü sadece birazcık tavuk gibi yarı uyanık yarı uykulu bir uykum var ve buda çok kısa sürüyor.Zakkumla perişan oldum, bu kullandığım tedaviler içinde hiç faydası olmayan ama çok zararı olan bir yöntem oldu.Dr. Ziya Özeri buldum on beddua ettim Allah onu perişan etsin o beni perişan etti.ALP Baharat’a gittim bana içinde elma sirkesi olan şişe ve 2 paket bitki karışımı verdi.Ne oldu hiçbir faydası olmadı, fakat en azından bunun zararı olmadı faydası olmadıysada.Evet en son olarakta İbrahim gökçeki internetten takip ediyor ve ürününü kullananlarla görüşüyordum.Bu gün onun ürünlerini aldım ve kullanmaya başladım.Bakayım mevlam neyler neylerse güzel eyler, inş bu sefer iyileşirim.
            Hocam sabreerseniz tedavi ederiz inş
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              hamdi54 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
              Hocam ben Hamdi böbreklerimde ki protein kaçağı nedeniyle Ömer Osman Korkmaz dan ürün istedim bana içinde bitkiler bulunana bir bal macunu verdi.Ben ona bende diyabet başlangıçı olduğunu ve asla tatlı yememe gerektiğini doktorum söyledi dememe rağmen bir şey olmaz dedi.Ben Ömer Osman beyin ürünlerini bir aydır kullanıyorum ve idrarım köpüklü çıkmaya başladı, yani daha da çok kötüleştim. Ömer Osman beyi aradım iyileşiyorsunuz diyor.Doktora gittim ne yaptında şekerin yükselmiş ve böbrekler den protein çıkışı artmış dedi.İbrahim bey bu adam bir dolandırıcımı yoksa anlamadığı konularda neden insanları yanlış yönlendiriyor ve insan sağlığı ile uğraşıyor.Sizce ne yapmalıyım?
              Hamdi bey bitki bilimcisi olan bir kişi ismi Ahmet veya Osman kim olursa olsun, şayet uzman olduğunu söyleyen kişi içerisinde şeker (Glukoz) içeren bal, bal macunları, pekmez, pancar suyu, dut pekmezi, keçiboynuzu pekmezi, shitaki mantarı vb. ürünleri veriyorsa çok yanlış yapıyor demektir, çünkü tatlı mantarı besler.Mantarlar etan, metan, bütan gibi zehirli gazlar, etilalkol, butilalkol, metilalkol gibi zehirli alkoller, penisilin ve histamin gibi, toksik maddeler üretirler.BU ZEHİRLİ MADDELERİ KARACİĞER ARITMAYA ÇALIŞIR ZAMANLA ARATAMAZ VE YAĞLANIR VE KANDA DOLAŞAN TOKSİK MADDELER DİĞER ORGANLARA DEPOLAR VE BÖYLECE BİR ÇOK ORGANDA HASTALIKLAR GÖRÜLMEYE BAŞLARİşte bu nedenle 1000 yıllık eski bilgileri yeni imiş gibi milletin önüne getiren temcit pilavcılarına ihtiyacımız var mı?Bence yok Sizce.Ben 3 ciltlik 1800 sayfa kitap yazdım ve bu kitabın diğer bütün Şifalı bitkiler kitabından çok farklı olarak 1000 den fazla klinik araştırmalar, 2250 bitkisel reçete, 1000 den fazla bitki resmi vs. içermesidir.[/COLOR][/SIZE]
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                Sabah - Bitki vurgununda yüzde 450 kâr!
                Bitki vurgununda yüzde 450 kâr!
                ALİ KUŞ / GÜLCAN DEMİRCİ04.08.2010
                Bitkisel tedavide umut tacirliği yapan Ömer Coşkun'un "mide ağrısı" şikâyetimize çıkardığı fatura 580 TL. Sözde reçetemizdeki şifalı otların aktardaki maliyeti ise 130 TL...
                Sara hastası Halil Budak'ın şikâyeti üzerine hasta kılığında girdiğimiz bitkisel tedavi yapan Ömer Coşkun'un muayenehanesinde hastalar ayet, hadis ve menkıbelerle duygusal kıskaca alınıyor. Coşkun atıp tutarken hemen yanında oturan asistanları kıkır kıkır gülüşüyor. Ömer Coşkun anlattıkça coşuyor: "Tıbbi ilaçlar hiçbir işe yaramaz. Tıbbi ilaçlar sadece doktorlarla eczanelerin rant kapısıdır" Dertlerine çare arayan gariban vatandaş masal dinleyen bir çocuk gibi Coşkun'u hayranlıkla dinliyor.

                "ANNEMİ DE BÖYLE TEDAVİ ETTİM"
                Annesinin şeker hastalığını ve tansiyon sorununu bitkilerle tedavi ettiğini söyleyen Coşkun, 'Bitkiler benim hayatım' diyor. Tabii tüm bu dinlenen masalların bir bedeli var. Ceplerindeki tüm parayı son kuruşuna kadar mucize (!) ilaçlara yatıran hastalar sağlıklı günlerin hayaliyle mutlu-mesut evlerine dönüyor. Ömer Coşkun'un coşkun masallarını dinledikten sonra mide ağrısı şikayetimizle ilgili reçetemiz nihai haline ulaşıyor. Bir iki bitki de Coşkun eklendikten sonra reçete dosyamıza koyuyor. Oradaki bir kadın görevli dosyayı alıp kolumuzdan tuttuğu gibi bizi aynı kattaki sözde eczaneye götürüyor. Bankodaki görevli gayet ciddi bir havada hesabını yaptıktan sonra ödeyeceğimiz parayı reçetenin üzerine yazıyor: 585 TL. Diyoruz ki "Yahu bu çok oldu. Sen bize bunun olurunu söyle" Aynı ciddiyet içinde "Aşağısı olmaz!" diyor Öyleyse bankadan para çekip gelelim diye ayrılıyoruz. Görevli bizi uyarıyor: Gecikmeyin! Ömer Coşkun'un bize verdiği, 16 kalemden oluşan ve 585 lira tutan reçetesini aktarlara götürüyoruz. Reçetede yazan bitki ilaçlarını almak istediğimizi söylüyoruz. Eyüp'te faaliyet gösteren yılların aktarı Eyüp Camcı, 585 liralık reçeteyi bize sadece 130 liraya hazırlıyor.. Aktar Eyüp Camcı, kendilerini bitki doktoru ve uzman olarak tanıtan kişilerin reklam ve şov yaparak büyük rantlar elde ettiğini ve bu işin boyutunun ise ne kadar vahim olduğunu anlattı.

                YASADA AÇIK HÜKÜM YOK
                Yasaları incelediğimizde 29 Haziran 2009 tarih ve 2009 / 5153 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren 'Tıpta ve Diş Hekimliği'nde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'ne baktığımızda, Coşkun'un "fahiş reçetelerine" ilişkin bir yaptırım düzenleyen açık bir hüküm yok. Ancak "Tıpta ve Diş Hekimliği'nde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği"nin 5. Maddesinde "...uzmanlık belgesi almayanlar, hiçbir yerde ve şekilde uzmanlık unvan ve yetkisini kullanamazlar" deniliyor. Yani Histoloji ve Embriyoloji doktoru Ömer Coşkun'un kanser, romatizma ya da ülser gibi bir hastalıkla ilgili tedavi yapamayacağı, reçete yazamayacağı vurgulanıyor. İl Sağlık Müdürlüğü, 20 Mayıs'ta, Bahçelievler Kaymakamlığı'na, Coşkun'un işyerinin kapatılması ve adli inceleme yapılması için yazı gönderdi. Buna rağmen iki aydır Coşkun plazadaki faaliyetlerini sürdürüyor. Son olarak 2 Ağustos'ta aradığımızda gördük ki, Coşkun randevu vermeye devam ediyor. İddialarımızla ilgili soru sormak için aradığımız Coşkun telefonlarımıza cevap vermedi.
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  efsuslu83 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                  Ben de 500 küsür TL mi kaptırdım. Haram olsun. Sizi daha önce tanısam bu meblaya annem babam hepimiz şifa bulmuştuk. Bu adamı televizyonlarına çıkaranlara, aracalık yapanlara hakkımı helal etmiyorum.
                  Evet haklısınız ne diyelim, inş. Allah islah eder
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    aliK Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                    s.a. hocam
                    eşim 3 senedir şiddetli kaşınma içerisinde gitmediğimiz hastane doktor kalmadı, artık son çare kortizon tedavisi diyorlar bende bu tedaviyi sıcak bakmıyorum bundan 10 sene önce aynı kaşıntıdan dolayı kortizon tedavisi görerek iyileşmiş ve bir daha kortizon alırsa vücudunda kalıcı hasarlar oluşabilir. bundan dolayı arayış içindeyken maranki detoksu tv kanalında karşıma çıktı.ikbal tesislerinde 1 haftalık detoks programına gönderdim, tedaviden geleli 3 gün oldu hiç bir azalma olmadı. yapılan tedavi beni tatmin etmedi ve 10'na yakın bitksel tablet yazdırmış 3 ay boyunca bu tabletleri kullancaksınız diye bende daha almadım. farklı altarnatif ve bitkileri araştırıken internetten sizin siteyle karşılaştım. bize ne önerirsiniz, yazdıklarınız aklıma yattı durumumuz; vucudunda tümünde kaşıntı ve kanama oluyor doktorların teşhisi nerodermatit psikolojik diyorlar.hangi ürünlerinizi ve nasıl bir tedavi yöntemi önerirsiniz.
                    iyi çalışmalar.
                    Maranki veya bir başkası farketmez, dünyada mantarların sebep oldu allerjik rahatsızlıklar, mide-bağırsak hastalıkları ve deri hastalıklarını tedavi edemezler, çünkü sebebinin mantar olabileceğini dahi bilmiyorlar.Ben nereden biliyorum çünkü ben 17 sene alerjik rahatsızlıklarla uğraştım ve tam 17 yıl sonra çözüm bulabildim.Var mı benim gibi 17 sene allerji ile uğraşan ve çözüm bulan başka biri ben göremedim.Artı bazı insanların derdi sadece ve sadece para kazanmak, hastaları müşteri olarak göremek çok yanlış ve ayıptır.Bu tür rahatsılzlıklardan dolayı acı çekmeyen insanlar insanların acılarını algılayamazlar ve kavrayamazlar.Gökçek Tonik, Gökçek İksir, Ozon Yağı, ALLERJİ çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      fazo74 Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                      Benide kandırdı hepatit b hastasıydım 6 ayda gecer dedi 8 ay gecti hala gecmemişti allah belasını versin onunla iş birliği yapanlarında benim babama kanser tedavisi diye 650tl lik ürünleri sattı az daha babamı kaybedecektim erken fark ettim ve bitkileri kestim babamı yakın zamanda kaybettim ama ondan değil allah'tan yoksa katil olurdum herhalde birde ürünleri geri vermesinler diye kendi isteğimle aldım diye kağıt imzalatıyorlar ne kadar şeref sizlik onların verdiği kanser tedavisi kürleri yüzünden adam iyi olacakken vefat etti.yardım için ikbal gürpınarı aradım onunla konuştum bana karşı ömer coşkunu savundu iftira atma adam günde 200milyar satış yapıyor sahtekar olsa bu kadar para kazanamaz diyor'şok oldum resmen şikayet eden varsa bende varım toplu şekilde edilirse belki kaptırdımız paraları geri alabiliriz. Çağın hastalığı arttıkça sahtekarlarda arttı
                      Evet haklısınız Allah islah etsin herşey para değil, insan sağlığı herşey den önce gelir.Bu bilinçten yoksun insanlar için herşey mübahtır.
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Ömer Çoşkun:
                        Hocam neden bazıları şifalı bitkileri böyle fahiş fiyata satıyorlar.Ben Ömer Çoşkuna gittim bana iki boşet çay verdi 1500 tl üçret talep etti, bu doğru mu sizce
                        Sabah - Bitki vurgununda yüzde 450 kâr!

                        Evet böyle bir duruma bende şahit oldum SABAH Gazetesinden Ali Kuşcu Ömer Çoşkun'un yanına gitmiş ve yaptığı arştırmada 2 poşet çayın 650 tl olduğunu öğrenmişti.Ali Kuşcu bana geldi iki paket çay kaç para dedi bende 30 tl diyince şaşırdı ve bunun haber değeri yok ben bunları yazarsam reklam yapmış gibi olur bu nedenle haber yapamam dedi.Yani bizde herhangi bir yanlışlık olmadığından haber değeri olmuyormuş.Ömer Çoşkunla ilgili gazetede 2 gün yayın yapıldı ve yaptığı rezilikleri sergilediler.
                        Tabii ki doğru değil fakat günümüzde insanlar malesef para için herşeyi yapabiliyorlar.Bana göre insan dünyanın en zengini de olsa birgün ölecek ve ahirete hiçbir şey götüremiyecek herşeyi burda kalacak.Götürebileceği tek şey yaptığı iyilikler ve aldığı dualardır.Peygamber efendimiz Hz. Hatice ile evlendiğinde Hz. Hatice çok zengindi bütün servetini insanlar için harcadı.Peygamber efendimiz vefat ettiğinde sadece bir hırkası ardı.Hz. Ebubekir müsliman olduğunda çok çok zengindi vefat ettiğinde hiçbir şeyi yoktu bütün servetini insanlar için harcadı.Günümüzde ki müslimanlarsa elindekini dağıtmayı boşverin devletin malını çalarak veya diğer insanların malını çalarak köşe dönmece oynamaktalar sonlarını Allah hayır getire.Şimdi herkesin tanıdığı kendini bitki uzmanı olarak lanse eden doç. etkisiz ürünlerini maliyetinin 30 katı fazlasına satıyor.Artı teelvizyona gidiyor.Benim bir ürünüm var ben size vereyim satın bana 20 tl verin yeter gerisi yani 89 tl size diyor.Televizyon şirketleri hemen ürünü alıyor ve reklamını yaprak satıyorlar çünkü kazanç payı çok yüksek onlar bunun dini, insani boyutu ve sağlık boyutunu düşünmüyorlar yeterki para gelsin.Allah açgözlü insanların şerinden insanları korusun.Maliyeti 2,5 tl olan bir hapı 109 tl ye bu zat satıyor, hemde 40-50 tv kanalında.Artı üretim izni yok, bu nasıl oluyor bunudan alamıyorum.Almanya'dan beni arayan bir zat onları arıyacağına yanlışlıkla beni aramış iki defa bu cinsel güçü artırıcı oldu söylenen hapları kullanmaktan az kalsın ölecekmiş ve hastaneye acil yetiştirmişler.


                        Hikayelerim:Burada hikayenin işi nedir diyeceksiniz yaşadığımı bazı ilginç olayları anlatacağım, özeliklede Lokman Hekimlik maskesi ile üç kuruş için milletin sağlığını tehlikeye atanlardan ve dolandıranlardan bahsedeceğim. İsimleri ve yaşadıkları yer hakında fazla bilgi vermeyeceğim.

                        1-) Gökçek İksir değil başka iksir: Üsküdar’dan beni arayan bir vatandaş abi senin iksir dediğin şey içemedim valla midem deliniyordu bu ney ya böyle dedi.Bende sordum nerden aldın nasıl bir şey üzerinde ne yazıyor diye.Hayat İksiri diye bir iksir üreten bir aktar varmış bizi taklit etmiş.Burada Gökçek İksiri'nin birleşiminde şu şu bitkiler var diye yazıyorum.Buna bakarak o da iksir yapmış, oysa ki bu bitkilerin bazıları Gökçek İksirin içinde nano gram oranında bazıları ise 100-200 gram oranında bulunur.Şimdi beni arayan vatandaş bu iksir neden bu kadar kötü midemizi yaktı nerdeyse midem delinecek zannetim diyor.Öğreniyorum ki biri taklit etmiş Üsküdar‘da ki bu vatandaş milletin midesini delcek sahte iksir üretmiş.Ama insan ne aldığına nerden aldığına dikkat etmez mi?İksir diyince aklına Gökçek İksir geliyor.Üzerinde ne yazdığına bakmıyor.Bizi taklit eden çok kişi var.Bu nedenle şube vermiyoruz.Herkes böyle sahte iksirler den şikayetci.Bana şubeniz var mı diyorlar.Hayır yok.Ve asla taklidini alıp sağlığınızla oynamayın.Çeşitli isimler adında üretilen sahte iksirler den kaçının.Sahte iksir kullanıp da kötüleşenler var.Lütfen dikkat.Bizim Gökçek iksirin içinde mideyi kuvvetlendirici ve koruyucu şifalı bitkiler var ve bu nedenle mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı da kullanılır.Eğer mide ve bağırsak rahatsızlıkları çok ağırsa o zaman Gökçek Tonik gerekir.

                        [FONT=Verdana][COLOR=#333333][FONT=Verdana][COLOR=#333333][COLOR=red]2-) Beşi bir yerde zayıflama çayı oldukca saçma bir formüldür ve bu görüşü ortaya atan cahil biri olsa neyse?
                        a.) Yeşil çay 5 dakikadan daha uzun süre demlenirse fayda yerine zarar veririr, çünkü birleşimindeki taninler deme geçer ve buda bağırsak mukozasını kurutur ve besinlerdeki vitaminler, mineraller ve enzimlerin absorbesini önler.
                        b.) Funda, bu bitki sadece 5. sınıf bitki hakkında hiçbir araştırma yapılmamıştır, ne klinik, ne komisyon e, ne homöopatlar vede nede aroma terapotistler tarafından arştırma yapılmıştır.
                        c.) Mate çayı hakkındada hiçbir araştırma yapılmamıştır ve sadece 5.sınıf bir bitkidir.
                        d.Bibreiye hakkındada klinik arştırma yapılmamıştır fakat komisyon e tarafından yayınlanan monografi bildirisine göre: sindirim rahatsızlıkları ve kan dolaşımına karşı etkilidir, ama asla zayıflatıcı değildir.
                        e.) Kekik hakkında klinik arştırmalar yapılmıştır: Yani ağız-boğaz iltihaplanması, bademcik iltihaplanması, orta kulak iltihaplanması, hazımsızlık, şişkinlik ve bağırsak mantarlarına karşı kullanılır. Kekik yağı antibiyotik, virüstatik (virüsleri öldürücü) ve antimikozit (mantarları öldürücü)’dir.Fakat hakiki kekik olması şartı ile Türkiyede bu kekiği bulmak ise imkansız.Evet bu bitkide zayıflatıcı değil, o halde bu beş birkiden hangisi zayıflatıcı.Böyle etkisi bir formülü ortaya atan olsa olsa kim olabilir.


                        Mate çayı üzerine yazılanlar bir masaldan ibrettir.Gerçekle ilgisi yoktur.Ondan daha etkili bitkiler varken bazıları çıkıp bu bitki şu şu özeliklere sahip diyorlar.Mate birinci, iksinci, üçüncü ve daha dördüncü sınıf bile bir şifalı bitki sayılmaz.Birinci sınıf şifalı bitkiler klinik araştırmaları ile etkisi % 100 ispatlanmış şifalı bitkilerdir.2. sınıf şifalı bitkiler ise komisyon e trafından hakkında monografi yayınlanmış şifalı bitkilerdir.3. sınıf şifalı bitkiler homöopati uzmaları tarafında tentürü yapılıp tedavi denemeleri yapılan şifalı bitkilerdir.4. sınıf şifalı bitkiler ise aromaterapotisler tarafından eterik yağları yapılıp tedavi denemeleri yapılan şifalı bitkilerdir.Peki Mate hangi sınıf şifalı bitkiler gurubuna dahildir.Hiçbirine dahil değildir.Aynı şekilde funda içinde bu geçerlidir.Bazı uyanıklar çıkıyor beşi bir yerde bu bitkiler işte zayıflatır diyorlar.Öncelikle kekik ve biberiye zayıflatma kilo aldırabilirler çünkü iştah açıcıdır.Ama biz masalcı bir milletiz ilmi verilere değil masalllara inanınıırz.Hadi hayırlısı beşi bir yerde ila zayıflayan kaç kişi var.Bugün buraya gelen bir bayan aylardır bu çayı içiyorum gram zayıflamdım dedi.Benim Almanyadan tanıdığım bir aşcı var ismi Siberst bu iyi bir insan (Almanların çoğu ırkcı ama bu öyle değil) ben onu tanıdığımda 1988 de 90 kg geliyordu.Aradan yılar geçti ve bu 2007 de tam 180 kg geliyordu.Bu kişinin iki özeliği vardı.Bir hergün düzenli mate çayı içmek iki okumak şişmanlayınca okumayı bıraktı, çünkü birçok hastalığa yakalandı.Mate etkili bir bitki olsa idi bu kişiye etki ederdi. http://bitkiara.com/showthread.php?p=6980#post6980

                        a-) İzmir'den Mehmet beyin 7 yaşındaki kızı lösemi hastası ve bu Herbalist yüzkarası 700 ytl lik bir bitki özü gönderiyor. Arkasındanda hastayı iyileştirdim diye sitesinde reklam yapıyor. Çocukta herhangi bir değişim olmadığı halde. Küçük kız çocuğunun bağırsakalarıda çalışmadığından dışarıda torbaya bağlı. Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik kulanmaya başladıktan sonra bağırsakarı çalışmaya (peristalik) başlamıştır. Babası ile görüştüğümde Allaha Şükürler olsun diyordu.

                        b-) Diyarbakır'da polis olarak görev yapan A..... ...... hasta olan babası için çok meşhur Her... ismi ile meşhur kişiden tedavi için ilaç istiyor. Babasını iyileştirevceğini söyleyen bu vatandaş 2500 € (avro) istiyor. Bir memur ne kazanır bilirsiniz, kredi çekerek ilaçı alıyor. Gönderilen ilaç bir kaç şifalı bitki karışımından oluşan bir çay harmanı ve meyan kökünden oluşan bir şurup. Peki faydası oluyormu tabii ki hayır. Bu meşhur herbalist 1.000-10.000 avro ödeyen çok hasta var.

                        c-) Polikistik over sendromu yaşayan Ayşe hanıma ben rahatsızlığınızı tedavi ederim diyor ve 2000 €'sunu alıyor ve bir kaç bitki paketi gönderiyor. Netice nedir bir hiç. Ve bu bayan gönderdiği paralaramı yansın yoksa urmutlarını bağladı Alternatif tıpın bir şarlatan tarafından yokedilmesinemi yansın. Oysa Marburg Üniveristesi kadın doktorlarının kısır artık dediği ve çocuk yapabilmelerinin imkansız olduğunu beyan ettiği 33 bayan Hayıtla normal yollarla hamile kalmışlardır.
                        d-) Beyin atardamarları tıkanan Haluk beyin babasını doktorları amaliyat eder. Aslında bu amaliyatın yapılmaması gerek, çünkü beyne kaçan pıhtı beyin kanamasına neden olur ve nitekimde beyin kanamasından felç olmuş adamcağız. Doktorları tıpın yapabileceği bir şey yok derler. Onlarda bu meşhur ve meşhum herbalisti bulurlar adam 10.000 € ister ve tedavi edeceğini söyler. Yaptığı iş ne idiği belirsiz çay karışımını göndermek. Netice hasta için sıfır, kendisi için 10.000€ dolandırıcılık vakasıdır. Aynı şekilde beyin atar damarı tıkanan aileme doktorları amaliyat edemeyiz, çünkü beyin kanamasına sebep olabilir dediler. Ailem daha önce tadı acı diye içmek istemediği Gökçek İksirini içmek zorunda kaldı. Beyin atar damarı % 85 tıkalı idi, 4. haftada % 15'e indi ve ailem iyileştim ve bunun tadı acı diye tedaviyi yarım bıraktı.

                        e-) Mide ve bağırsak rahatsılıkları olan yaşlı teyzeye bir takım çay harmanları vermiş bu meşhur herbalist ve göndermiş. Hastanın durumunda herhangi bir değişim olmamış. Beni aradı ve szin bu adamla bağlantınız var mı diye, bende yok onu tanımam deyince beni dolandırdı çok paramı aldı. Çok yalancı bir insanmış diye bana yarım saat dert yandı. Ben artı bu dert dinlemekten osandım. Bu adamın mağdur ettiği kişilerin toplanıp bir dernek kurmalarını ve birlikte hareket etmelerini tavsiyeederim. Benim bu herbalist zedelere söylüyeceğim bu kadar.

                        f-) Beni bugün (4.02.2007) Herbalist vatandaşlardan birini daha dolandırmış. Prostat ve mide ülseri olan Musa bey İzmirden aradı ve 2 paket çay için 800 ytl ödediğini fakat hiçbir faydasını görmediğini anlatı ve dolandırıldığın söyledi. Vatandaş prostat rahasızlığı sebebiyle günde 7-8 defa küçük abdest için tuvalette gidiyor.

                        g-) selamün aleyküm, sayfanızdaki hikayelerim kısmını okudum.. benimde kolon kanseri olan babam var, şu an hala kürlerine devam ediyor. fakat bu hastalık için tam olarak geçmediği geçmiş gibi gözükse bile daha sonra tekrar ve başka bir şekilde ortaya çıktığını okudum ve de duydum. bu www........ adlı sitede araştırma yaptım. Herbalist ait olan bu siteyle ilgili görüşlerinizi almak istiyorum. yapmış olduğumuz görüşmede 2500 $ (2 ay için), 6 aylık bir tedavi paketi öngördüler, 2 aylık periyotlar halinde toplam 7500 $. kanser türlerinde % 50 - 70 oranındaa başarı elde ettiklerini söylüyorlar. bir bitki bilimci olarak sizinde görüşlerinizi almak istiyorum. cevaplarınızı bekliyorum. şimdiden teşekkürler ve hayırlı akşamlar, iyi çalışmalar. adem ..........Evet bu vatandaşımızı malum doladırıcı nasıl dolandırmak istiyor bakın.

                        h-) Ayşe.......... isimli hasta'dan '' 21 yaşındayım allerjim var, tıbben şifa bulamadım hastalığım beni çok rahatsız ediyor ev tozları ve polenler neden oluyor sizden yardım bekliyorum daha önce her... bir bey bazı ot karışımlarından çok pahalıya sattı parasal nedenlerden devam etmedim zaten o beyde bu işi ticarete dökmüş hiç yardımcı olmadı sizinden yardım bekliyorum.'' Evet Ayşe hanım böyle diyor. Her... beyefendi vatandaşın parasını aldıktan sonra ilgilenmiyor bile, işi çarpana kadar.


                        4-) Kanser uzmanı olduğunu söyleyen bir zat beni aradı 23.12.2007 tarihinde ve birlikte çalışalım dedi ve bir çok insanı tedavi ettiğini söyledi. Belkide doğrudur söyledikleri diye üşenmeden 500km uzaktaki bu vatandaşın yanına gittim.Kansere karşı elinde bir değil bir çok şifalı bitki olduğunu söyleyen vatandaş tek bitki ile mide kanserini, ve yine tek bir bitki ile akciğer kanserini ve yine tek bitki ile prostat kanserini vs iyileştirdiğini söylüyordu.Doğrusu hayretler içinde kaldım.Dünyanın en büyük kanser araştırmalar merkezi New York da olup burada 3500 bitki üzerinde arama tarama yapıldıktan sonra Pasifik Porsuk ağacında bir etki maddesi keşfedilmiştir bu etki maddesi TAXOL olup bu maddeyi laboratuar imkanlarında geliştirmak ve üretilebilir hale getirmek için tam 34 yıl bu enstitü tarafından çalışma yapılmıştır.Ve taxol elde edilmiştir taxol içerikli kanser ilaçları birincisi çok pahalı ikincisi çok yantesiri olması ve üçüncüsü her kanser türüne cevap vermemesi nedeniyle yaygın olarak kulanılmamaktadır.Ama bizim Şer... ağa öyle bir buluş yağmıştır ki adama bin maşallah her kanser türüne karşı bir bitki bulmuştur vede kesin çözümdür 3-4 ayda hemen insanlar iyileşmektedir.Dağdan topladığı ve adını dahi bilmediği bitkiyi kaynatarak bir su elde etmekte ve vatandaştan 1.500 ytl para istemekte maliyeti 5 ytl bile olmayan bu bitki için.Neden maliyeti bu kadar yüksek ben Avrupadan getirtiyorum burada bulunmayan şifalı bitkileri ve 500 gramı 25 ytl dediğimde.Sizin yaptığınız akılı bir davranış değil fiyatı yükseltin değeriniz artar.Vatandaş pahalı ise değer verir ucuz olunca değeri olmaz diyor. Sonrada namaz vakti gelince de dindar insanmış gibi insanların önüne geçip namaz kıldırmaktadır.Avrupada ki son 200 yıl içinde yapılan araştırmlar da kansere karşı kulanılan şifalı bitkiler beli en çok 5-6 bitki kulanılmıştır.Gökçek Kanser çayıda bu bitkilerden oluşmaktadır ve 500 gramının fiyatıda 25 ytl'dir.4a-) Buda meşhur doçent beye aittir. Bu bey ise son zamanlarda bek çok tv kanalarında sıkca görünen bir doktor, anatomi üzerine bilgisine bir diyeceğimiz yok ama, şifalı bitliler konusundaki bilgileri sınırlı. Ve kansere çare bulduğunu söyleyen meşhur bir doktor'dan bahsedince kimiş diye merak ettim ve baktım. Bu doktor istanbuldaki doktor gibi kara cahil değil, ama şifalı bitkiler konusundaki bilgiside sadece ve sadece bu konuya vakıf olmayanları inandırabilecek kadar. Ben tv deki programına bakarken altınotunu altınbaşakotu diye özeliklerini analatıyordu. 2-3 gün sonra ise yine tv kanalında konuşuyordu ve dikkat ettiğimde mersin yaprğının göz için ideal bir şifalı bitki olduğunu söylüyorduki bu doğru bilgi değil. Yani iki defa baktım 2 önmeli hattasını gördü. Konun uzmanı olsa idi böyle çok büyük hatta yapmazdı. Neyse şimdilik derin bir bilgiye sahip olmadığını gördüm, birde modern araştımalarla elde edilen bilgilerle eski bilgileri karştırmasa iyi olur.

                        5b-) Evet bu doçent ünvanlı vatandaş hakkında şifalı bitkiler hakkında derin bilgisi yok ama iyi niyetli demiştim, yani aradan bir hafta geçti (12.02.2007). Bu şahıs hakkında yukarıda yazdıklarıma pişman ettirdi ve adeta dolandırıcı olduğunu oda ilan etti. TV ler çıkıp para almıyorum diyen şahıs benim bir yakınımdan 1000 ytl almış tabii hastayı göremden hastalığını sanal olarak teşhiseder. Verdiği ilaç iki paket çay harmanı aldığı para 1000 ytl. Bu diğerlerinden farklı şarlatana benzemiyor demiştim. Yanılmak istemiştim, bu defa iyi niyetli birbiri olsun istemiştim adeta ve hakkında olumlu yazı yazmıştım. Bu doçent dr. ünvanlı ile dolandırıcı herbalist lakablı şahıs arasında ne fark var? Kocaman bir HİÇ, biri ünvanlı diğeri ünvansız dolandırıcı.

                        5c-) Doçent beyimiz annesi kanser hastası olan Meliha hanımdan tedavi ücreti olarak ayada 130 ytl istiyor ve bunun en az 12 ay süreceğini söylüyor. Ve hastanın durmunun hiçsormuyor. Sadece alacağı parayı düşünüyor. Fakat tv lere çıkıncada ben bu işden para almıyorum diyor. Gerçi Çukurova Üni. Rektörü bnu kişinin şarlatan olduğunu hiçbir bilgisi olmadığı halde fitoterapi'de bilgi sahibiymiş gibi insanları dolandırdığını söyledi. Bu doçentimizin evrakta sahtecilik suçuda işin bir başka yüzü. TV ler çıkıp para almıyorum demesi, fakat ilk fırsatta astonomik üçretler talep etmesi normal değil. Çay harmanlarından 500 gramının fiyatı 20-25 ytl olması gerek, bundan fazlası dolandırıcılıktır.

                        6-) Türkiyede'de doktorların artık Alternatif-Tıpa değer vermeleri güzel bir gelişme ama bunlar arasındada şifalı bitkileri tanımadığı halde tanıyormuş gibi bilgiçlik taslayan şarlatanlar var. Bunlardan biri İstanbul'da bir doktor bir aktar açmış seninle birlikte çalışalım diye haber göndermiş, görüşeye gittim. Ben orada oturken bir kaç hasta geldi ve sıkıntılarını söylediler ve onlara şu şu bitki iyi gelir diyerek bazı şifalı bitkileri karıştırp hasatalara verdi. Verdiği şifalı bitkilere baktım konuyla hiç ilgidsi olmayan vede çoğu Üni. kliniklerince etkisi ispatlanmamış bitkilerdi. Doktorun işi bilmediğini fakat biliyormuş gibi numara yaptığıı gördüm ve çok üzüldüm. Bir doktorun hokman hekim kisveli şarlatanlardan daha tehlikeli olabileceğinide gördüm.

                        6-) Dördüncü ise Prof. Dr. Şifalı bitkilerlerden bir haber ama sanki çok iyi bir uzmanmış gibi havalı, allah vardım etsin. Adam konuşmaya başlyınca her konuda herşeyi benbilirim diyor adeta. Prof ya. Herşeyi bildiği idea eden hiç birşey bilmiyor demektir. Bu zatta Almanyadaki Türk tv'lerde boy gösteriyor. İşi bilen olmadığından iyi atıyor veselam.

                        7-) Yıllar önce Frankfurt Üniversitesinin Botanik bahçesinde şifalı bitkilerin fotograflarını çekerken orada çalısan bir Türkle tanıştım. Bana neden sürekli buraya geliyorsun buradaki bitkilerin fotograflarını çekiyorsun ve araştırıyorsun. Türkiyede bir muhterem şahıs var, o çok bilgili zatdır, hertürlü hastalığın çaresini biliyor dedi. Antalyaya şifalı bitki fotografları çekmek için gittim ve Alanya, Kaş, Kemer ve Kepezde fotograflar çektim.

                        Tanıdıklarım sen yıllardır araştırma yapıyorsun ama boşuna. Asıl bilgi İspartadaki Muhteremde dediler, doğrusu bende merak ettim ve İspartaya gidip o zatı buldum. Beni buyur ettiler içeride 35 yaşlarında bir genç, 60 yaşlarında aksakalı, dinç ve zayıfca biri vede büyükce bir minderde oturan oldukca şişman olan bir zat vardı. Şişman olan kişi diyetle 160 kg’dan 140 kg’a indiği anlatıyordu (bana göre 160 kg danda fazlaydı, Almanyada tanıdıgım bir kişi 140 kg geliyor ve adam iş yerinde günde 8 saat çalışıyor.) vede Cuma günleri 50 metre ilerideki camiye gitmek için güçlü kuvvetli dört kişinin yardımına ihtiyaç duyduğundan bahsediyordu.

                        Bana ''sen ne istiyorsun?'' dediler. Bende Almanyada geldiğimi ve şifalı bitkiler üzerine araştırmalar yaptığımı yanımda 350 şifalı bitki fotografı olduğunu söyledim. Bana bu bitkiler hakında malumet vermelerinin mümkün olup olmadığını sordum. Ben dinç ve aksaslı zattın Lokman Hekim olduğunu tahmin etmiş ve onunla konuşmuştum. Şişman adam getir bakalım dedi. Bende Hekim beyle konusacaktım dedim. Adam bana ben hekimim dedi. O anda gülmemek için kendimi zor tutum ve kendi kendime bir eğlence bulduk bunu değerlendirelim dedim. Ona Akdeniz ülkelerinde yetişen Aroma akasyasının (acacia farnesiana) fotoğrafını gösterdim ve özeliklerini sordum. Oda bana bu kekik türüdür dedi. Ben ona kekik en fazla 50 sm boyunda bir bitki bu ise 3-10 m boyunda bir akasya ağacı dedim. Adam ''ben hekimim ben doğrusunu bilirim'' dedi. Bu akasyanın çiçekleri misket büyüklüğünde altın sarısı renkli oysa kekiğin çiçekleri malum, yaprakları, boyu vb. o kadar farklıki.

                        İkinci bir bitkiyi gösterdim bu ökseotu dedi, ben ona öksenin çam ve meyveağacları üzerinde yetşien asalak bir bitki olduğunu bunun ise yerde biten bir bitki olduğunu ve ismininde üzelik olduğunu söyledim. O bu işin uzmanı benim dedi ve ücüncü bir bitki fotografını gösterdim ve buna bunun arıotu olduğunu söyledi oysa bu bitkinin ismi çivitotu olup arıtou ile hiç ilgisi yoktu. Artık kendimi tutmıyarak kahkahalarla güleceyim diye kendimi zorla tutuyordumki Allah’tan Cuma ezanı okundu ve ben namaza gidiyorum diyerek hemen aradan kaçtım. Bu şahıs ve benzerleri milleti enayi yerine koyarak onları dolandırmaktadırlar. Sağlık bakanlığının bir kurum kurarak Lokman Hekimim diyenlerin bilgisini en az 300 sifalibitki hakında sorular sorarak test yapmalıdır. Avrupada L. Hekimlik okuları mevcuttur. Bizdede bir tür olular acılmalıdır.

                        8-) Yıllar önce Kayseride bel ağrısından dolayı Lokman Hekim olduğunu söyleyen bir Zatın yanına gittim bana bir kaç bitki aldırdı ve bunlardan macun yapıp belime sarmamı söyledi. Bende söyleneni yaptım ve üç gün öyle durduktan sonra çıkarmamı söyledi. Bende söyleneni yaptım ve üç gün çok berbat kokmamla kaldım hiç bir etkisi olmadı. Bu rahatsızlığım sonra Harpa ile tedavi ettim.

                        9-) Yillar önce besin allerjisi (Nörodermatoz) nedeniyle et yiyince uyuz gibi kaşınıyordum. Antalyada çok meşhur olan bir Lokman Hekim var ona git dediler. Bende bu zatın yanına gittim allerjili Ekzemaya (Nörodermatoz) bakmadan şunu al ensene sür dedi. Bende ona 200 tür ekzeme var bakıp incelemiyecekmisiniz dedim. Oda ben bu işi biliyorum dedi ve adamlarının karıştırdığı bulamacı elime vediler. Ne oldu sadece zaman kayıbı ve para kayıbım oldu. Birde bunların gerçekten hiçbirşey bilmeyen birer şarlatan olduklarını gördüm. Hiçbir kişiye gökten birşeyler inmez. Peygamberimizin Hayatına bakın hep çalışmış, hemde hayatı pahasına savaşarak. Birde bu şarlatanlara bakın yanyatarak, dolandırarak bir yerlere varmaya çalışıyorlar.

                        10-) Beni arayan bir hasta yakını hastası için Türkiyede meşhur herbaliste başvurmuşlar adam hastayı görmeden bunun tedavisi 10 bin euro demiş. Bana bunun tedavisi nedir dedi. Bende ilaçları isteren internetten kendin alanilirsin ismileri şudur dedim. Başka bir hastada kadın hastalıkları ile problemi var onada aynı çay karışımını aldınız mı diye önce satış teklifi yepıyor. Bu çay harmanı sadece bir raahtsızlığa karşı etkili olur her türlü rahatsızlığa karşı etkili demk doğru değildir ve herkesten önce hemen 300 ytl lik çay siparişini alıp almadıklarını söylemek. Malesef bu alanda çok şarlatan olduğundan herkes aynı zannediliyor.

                        11-) Birde bir dostumun ricasını kıranmadım İstanbuldki çok meşhur doğal tedavi uzmanı Doktor beyle görüştüm. Doktorumuz doktorluk yapmıyor, aktarlık yapıyor ve şifalı bitkilerden çay harmanları yapıp gelen hastalara bu çayharmanlarını satıyor. Takriben 3 saat kadar bu vatandaşın yanında kaldım, evet doktor olduğu için anatomiden anlıyor ama hangi hastalığa hangi şifalı bitkiyi yazacağını bilmiyor ve alık alık bakıp raflardaki şifalı bitkilerden gelişi güzel çayları alıp karıştırıyor ve al sana çay diyor. Yani bir doktorun böyle hokabazlık yapması ayıp olmaz mı? Bildiği işi yapsa daha faydalı olur bilmediği konuda okus bokus sonrada diğer insanların adı çıkıyor.

                        12-) Yıllar önce Kayseride bir aktara gittim ve ondan eterik nane yağı isteyince adam bana nanenin eterik yağı olmaz dedi. Eterik yağın ucucu yağ olduğunu ve zamanla kendiliğinden yavaş yavaş buharlaşması nedeniyle ucucu yağ diyede anıldığını söyledim. Adam ben bu işin uzmanıyım otuz yıldır bu işi yapıyorum dedi. Yılar sonra MS (multiple skleroz: beyin ve omur ilikteki lokal bozulmalar nedeniyle oluşan sertleşme sahaları ve bunların başında kaslardaki felç ve istemli hareketlerde düzensizlik ve diğer sinirsel bozukluklarla seyreden hastalık) rahatsızlığı olan şahıs bana bu vatandaşın yaptığı ilaçın MS'e karşı etkili olup olmayacağını sordu. Doğrusu bu vatandaşın tavsiyelerinin hiçbir ilmi degeri yoktur. Boyuzatıcı olarak bazı bitki karışımlarından bir BOY UZATMA TOZU yapmış nerede, ne zaman ve hangi Üniverssite kliniğinde araştırma ve tedavi denemesi yapılmış ve etkisi ispatlanmış. Yine aynı şekilde TAŞ TOZU böbrek taşlarını düşürücü olduğunu iddia etkiği bir karışım hazırlamış. Eski kitapları karıştırarak bazı reçeteler hazırlayıp satmak ne derece doğru? Malesef bazı insanlar para için herşeyi yapıyorlar.

                        13-) Kayseride gastrite karşı aktarlarda civanparçeniotu aradım. Bana bu tür bitkiler şeytan hacı Mehmet’in oğlunda olur, başkasında bulunmaz dediler. Bende vatandaşı buldum ve ondan civanperçemiotu istedim. Bana hayır o, o kadar etkili değil ben sana daha etkili olan kırkkilitotunu vereyim dedi. Kırkkilitotu veya diğer adı ile atkuyruğuotunun böbrek rahatsızlıklarına karşıetkili bir bitki oldığunugastrite karşı etkisinin olmadığını söylediyemde çok bilgic olan vatandaç 3-5 kuruş kazanabilmek için bana adete zorla bu bitkiyi satı. Bende ben Franfurt’ta kalıyorum, ama 6 ay sonrayine geleceğim ozaman ben bu bitkiyi sana gerigetireceğim dedim. O bana inanmadı ve geçektende 6 ay sonra tekrar Türkiyeye gitiğimde Kayseride bu vatandaşı bulup, yaptığının drüst bir davranış olmadığını insan sağlığı ile oynamaya hakkı olmadığını söyledim. Ayrıca bu vatandaş şifalı bitkilerin yanında çok tehlikeli haşere ilaçı olark kulanılan ve ökolojik dengeyi tahrip edip, çevreyi kirletiğine sebep olduğundan dünyanın bir çok ülkesinde yasak olan DDT' de aynı şifalı bitkilerin yanında satılıyor.

                        14-) Bir sefarindede Antalyada Ginseng alamak istedim kime sorduysam bana ginseng yerine havlıcan vermeye kalktılar. Ve hatta doğu garjında 30 yıldır bahart satanlar bu hakkiki ginseng diye bana ders verdiler. Sağolsunlar. Oysasatmak istediğkleri bitki havlıcan olup, bu havlıcanın kilosu 3-5 YTL iken ginsengin kilosu 350-700 YTL (eski fiyatı: 350-700 000 TL) dir. Ayrıca renkleride çok farklıdır. Havlıcankökü kahverengimsi kırmızı iken ginseng hafif sarımsı beyaz renklidir. Türkiyede herkes her konuda herşeyi idea ettiği gibi keşke bilseydi.

                        Bahartci ve Aktarlar da satılan baharat ve şifalı bitkilerin torba, çuval ve odun kasalarda muhafaza edilmesi ve hatta açık havada teşhir edilmesi çok mahsurludur, çünkü torba, çuval ve odun kasalarda vede havada milyonlarca bakteri ve mantar üreten yuvalar vardır. Yani hijyende sınıfa kaldı. Avrupa Avrupa diye tuturanlar, bir zamanlar hayvanalarla birlikte yaşayan mdeniyetten bihaberdar olna bu insanları Kanuni Sultan Süleymanın gönderdiği eğitimcilerin eğittiği unutuldu. Biz kim olduğumuzu unutursak onlar haydi haydi unutur.

                        15-) Türkiyede doktorunuza hastalığınızı soramazsınız sorsanız bile size anlamıyacağınız şekilde latince bir takım sözler söyler. Almanyada doktorlar hastalarına anlıyacakları şekilde açıklarlar ve bilmiyorlarsa bilmiyoruz derler ve tafra yapmazlar. Bundan yıllar önce ev doktoruna gittim ve kanımdaki HOMOCYSTEIN oranın tesbit edilmesini rica ettim. Doktor böyle birşeyden haberinin olmadığını ve ilk defa duyduğunu söyledi ve yanında çalışan hemşirelere sordu onlarda bizde bilmiyoruz dediler. Oysa bir tanıdığıma Türkiyede doktoru rahatsızlığını sebebini her seferinde söylememiş ve bir takım ilaçlar vererek eve göndermiş. Bu tanıdığın iki abiside kanserden öldüğünden adamcağız korkudan Almanyaya muayeneye geldi. Kendinde ne olup, ne olmadığını öğrenmek için.

                        16-) Kemer Kancası:
                        Muhammed Şamili uyandırmamak için lambayı yakamak istemedim ve kemerin üstüne basmışım oda çivi gibi ayağıma battı. Doktora gittim, insanlar 15-20 yıldır aynı rahatsızlıklardan dolayı doktora geliyorlar ve doktoru aynı ilaçları yazıp gönderiyor. 15-20 yıl Romatizma tedavisi için ödene parayı düşünün ve birde bu insanların çektiği acıyı. Oysa romatizmanın her türünün tedavi edilebileceğini Prof Dr. Cubrinski binlerce hastası üzerinde yaptığı tedavi denemesi ile ispatlamıştır.

                        17-) Nine:
                        Ninenin doktoru 20 yıl boyunca böbrek iltihapalnmasına karşı aynı ilaçı yazmış, halbuki en fazla 3 ay yazılabilir. Kadıncağızda bronşit, tansiyon anormalikleri, ödem, romatizma, kalp rahatsızlıkları, kanın yapısının bozulması vb., 15-20 hastalık ortaya çıkmış. Nine aileme ''doktorumun yazdığı ilaçlar bana iyi gelmiyor'' diye şikayette bulununca ailemde ona benden bahsetmiş. Oda bana bir çare bulsun demiş. Sabahlari kalkınca romatizmadan hareket edemeyen ve ekmeğine yağ dahi sürmek için parmaklarını oynatamaz.

                        Ona gönderdiğim bitkisel ilaçla kadıncağız 40-50 günde romatizmayı atlattı. Sonra diğer rahasızlıklarını tek tek sırası ile iyileştirdik. Elhamdüllillah. Birgün doktoru aniden ziyarete gelmiş ve bitkisel ilaçları saklıyamamış. Doktoru bunlar ne diye sorunca, ona sen beni 20 sene hastalandırdın benim gerçek doktorum beni 6 ayda iyileştirdi demiş ve doktoru fırçalamış.

                        18-) KBB Doktoru:
                        Kimya mühendisliği eğitimini bıraktıktan sonra çalışmak için Frankfurtta geldim. Ev ilanlarına bakıp telefon ediyorum, gelin görüşelim diyorlar, gidiyorum. Ya kibarca ev verildi diyorlar veya açıkca Türklere ev yok diyorlardı. 6 ay ailem ve çocuklar kayı validede kaldı bende derneğin kütühanesinde bir çek yatla idere ettim. Sonra Simons isimli bir Yahudi 2. Dünya savaşında almanlar can derdinde iken Frankfurt Şehrinin göbeğindeki Apartmanaları çok ucuza kapmış. O benim sana bir evim var dedi. Bir ev dediği aslında bir oda, onu üçe bölmüş, eve eşyasının 1/3 sığamadı. O gün romanalara gün doğdu benim eşyalar gitti. Haliyle yerde yatıyorduk ve firmadan ev kiralıyana kadar 6 ay böyle idare ettik.

                        Ama bende kulak ağrıları başladı. KBB doktoruna gittim, mantar dedi aylarca verdiği ilaçaları kulandım. Sonbaharda ağrılar yeniden başladı. Başka KBB doktoruna gittim, ekzem dedi ve yazdığı ilaçalrı kulandım ve bir kaç ay sonra yeniden rahatsızlandım. Başka KBB doktoruna gittim, sinirler büzülmüş sürekli atkı taşıyacaksın ve kulağını temizlemiyeceksin, o zaman kulak hasaslaşıyor dedi. Dediğini yaptık, fakat ağrılar yeniden başaladı.

                        Aynı şekilde oğlumda da kulak ağrısı vardı ve çocuğu da sürekli doktora görtürüyorduk ve tavsiyelerin hiçbiri fayda vermiyordu. 7. Çocuk doktoru orta kulaktan boğaza bir kana açılır bu kanalda tıkanma olursa rahatsızlık olur ağrı verir dedi ve bize naneyağı, okaliptusyağı ve terpentin kaşımından oluşan bir krem tavsiye etti. Bunu kulağını arkasına ve çene altına sürdük. Çocuk iyileşti, aynısını kendimde denedim bende iyileştim. O günden beri çok şükür ne benim, nede oğlumun kulağı ağrır.

                        19-) Ürolog:
                        Sürekli buzhane gibi büyük buzdolabına girip çıktığımızdan, böbrekleri üşütüm. Üroloji doktoruna gittim. Muayeneden sonra tahlil sonuçları gelene kadar ilaç yazamam dedi. Bende çok ağrıyor ne yapayım dedim, çekeceksin dedi. Ezcaneye gidip, altınbaşakotu, ısırganotu, ardıçkozalağı, atkuyruğuotu ve akhuşyaprağı alıp karıştırdım ve içtim. 2-3 sonra rahatsızlıklarım geçti.

                        Doktora gittim, rahatsızlığımın sebebi nedir diye, böbreklerini üşütmüşsün dedi ve ilaç yazamak istedi. Gerek yok artık ağrımıyor, çünkü şu şu bitkileri karıştırp çayını içtim dedi. Doktor çok tehlikeli olabilirdi neden beni dinlemeden kendi başına böyle şeyler yapıyorsun dedi. Bende ona fitoterapi de biraz bahsedince sinirlendi ve ben mi doktorum sen mi diyerek konuştu ve çık git dedi.

                        20-) Ben:
                        Dişimi çektirdim ve doktor bana bir kaç gün panisilin hapı alama gerektiğini söyledi. Ve mutlaka bunu almalısın dedi ve bende bunu aldım. İki gün sonra midem ağrımaya başkadı midemde yara yapmıştı aylarca mide ağrısı çektim ve hiçbir ilaç fayda vermedi. Ve tarçın kabuğu çayı içerek rahatsızlığım azaldı.

                        21-) Hacı Mehmet Emi:
                        Sabahleyin işe gelmişti ve hemen tartışmaya başladı ne olduğunu sorduğumda bilmiyorum dedi. Ben renginin çok solmuş olduğunu söyledim. Oda dün akşam başım ağrıyordu aspirin aldım dedi. Hemen doktor gitmesini siyledim, belki mide kanaması geçiriyorsun dedim. Gerçektende muayeneye gittiğinde doktoru 2-3 saat daha geç kalasaydın hayati tehlike olabilir demiş.

                        22-) Muhammed Şamil:
                        larenjitten (gırtlak iltihaplanması ) dolayı nefes alamıyor. Üniversitenin Çocuk kliniğinde çocuğa enhelasyon yapmamız gerek dediler. Çocuğu hastaneye yatırmaıyacakalrını, çünkü yapacak birşeyleri olmadığını söylediler ve suzlu su ile enhelasyondan başka bir çaresi yok dediler. Bende evde tuz da su da var o zaman ben burada daha fazla beklemeyim diyerek çocuğu eve götürdüm. Ben onu hepar sulfurisle tedavi ettim, bu ürün 200 yıldır homeopatide psödokrupa karşı başarı ile kulanılır ve tek çaraside budur.

                        23-) Arkadaşın:
                        Yüzünde 2 sm büyüklüğünde çıban çıkmış ve doktorlarının verdiği hiç bir ilaçın faydası olmamıştı. Ona aloe vera kremi tavsiyeettim ve birkaç gün sonra hiçbir eşyi kalmadı.

                        24-) Bir Bayan
                        Bademcikleri şişen bir bayana doktoru antibiyotik ilaçlar yazmıştı. Bu bayanda daha önce hiç görülmeyen sürekli şişkinlik ve bu şişkinlik nedeniyle karnı şişen bayanın akçiğerleri de sıkıştığından ve akğierler de kalbi sıkıştırdığından kalbi sıkışmaya başlamaıştı. Bana doktorlarım aylardır uğraşıyorlar tedavi edemiyorlar ne tavsiye edersin dedi. Bunun bozulan bağırsak florası nedeniyle olduğunu tedavisinin aloe vera jeli ile mümkün olduğunu söyledim. Ve 2-3 ay içinde yeniden iyileşmişti ve sonra rahatsızlığının nüksettiğini öğrendim ve ona bu defa Gökçek İksir verdim ve 3 ay içinde iyileşti. Bu defa aradan aylar geçmesine ragmen durumunda kötüleşme geriye dönüş olmadı.

                        25-) Bir Alman Bayan
                        Kadıncağiz tam 3 haftadır kabızlık çekiyor ve doktorları lavmandan başka çare yok diyorlar. Ben ona sinameki çayı ve bir şurup gönderdim. Kadın hemen 20 dakika sonra rahatlamış.

                        26-) İş Arkadaşı
                        Yıllardı çektiği romatizmadan kurtulamamış üstelik doktorlarını verdiği ilaçlar mide ve bağırsak rahatsızlıklarınada sebep olmuştu. Ona kendi hazırladığı Gökçek Tonik'ten verdim mide ve bağırsak rahatsızlıkları iyileşti.

                        27-)Bir Tanıdık
                        Aldığı Lipid ilaçı nedeniyle oturağındaki yağlar ve hatta kaslar bile erimiş, adamcağız poposunun üstüne dahi oturamıyordu, fakat lipidi yinede düzelmemişti. Ben ona Gökçek İksiri gönderdim 4 ay sonra rahatsızlıkları geçti.

                        28-) Bir Bayan
                        Menopoz devresine giren bayana doktorları yumurtalığın mutlaka alınması gerekir iltihapalanmış demişler ve amaliyattan sonra hormon anormalikleri kadıncağızı canından bezdirmişti ve ölmek istiyordu. Ben ona kadın kökü dalaması ve Gökçek İksiri tavsiye ettim ve problemi kalmadı.

                        29-) Haymana Kaplıcaları:
                        Haymanaya kaplıcalara gittim. Otelde yer bulamayınca pansiyona yerleşyim. Orada tanıştığım bir kaç amaca ile akşamlar bol bol sohbet ettik. Birisi ilaç saatim geldi diye cebinden bir ilaç çıkardı, bu kalp için dedi onu geri yerine kodu, öbür cebine baktı, bu bronşite karşı dedi onu yerine kodu, bir başka cebine baktı bu kanımdaki anormalikler karşı dedi, onu yerine kodu, bir başak cebinden çıkardığı ilaça bu böbrek iltihaplanmasına karşı dedi onu yerine kodu. Ben başladım gülmeye adam neden gülüyorsun işte yaşlılık böyle sende yaşlanınca hep ilaçlarla gezersin dedi. Ben ona hayır ben ilaçlarla gezmem bu kesin dedim. Oda neden sen hastalanmazmısın? dedi. ''Ben hastalanırsam şifalı bitkilerle tedavi olurum'' dedim. Kimyasal ilaç kulanmam dedim.

                        Adam ben şifalı bitkileri tanımam, o eskidendi köyde bu işi bilen biri olurdu herkesi birkaç bitki ile iyileştirirdi, şimdi onlar yok artık. Şimdi doktorlar var ve onların yazdığı faydasız ilaçlar dedi. Nasıl olduda bu hale geldiniz dedim. Adamcağı böbreklerini üşütüğünü ve doktora gittiğini onun yazdığı ilaçın yantesirinin tansiyonunu yükseltiğini, bu sefer onun için ilaç yazdığını onu kulanmaya başlayınca, karaciğere zarar verdiğini ve böylece zamanla ayaklı eczane gibi olduğunu söyledi. Ben ona şayet ilk hastalandığında altınbaşakotu, ısırganotu, atkuruğuot, oryosifon ve huş yaprağı çayını içseydin bunların belkide hiçbirini görmezdin dedim. Bu amca gibi binlerce insan perişan oluyor ve yıllarca ilaçlara bağımlı ve acı çekerek yaşamaya mahkum oluyorlar vede çoğu servetini kaybediyor.

                        Karpuz: Yıllar önce Ahmet amca ile bahçe komşusu olan bir alman komşusu bunları karpuz yerken görür ve sorar. Ne yiyorsunuz bu nedir? der ve Ahmet amca ben sana yarın getiririm, çok güzel der. Ve karpuzu ona verir ama nasıl yeneceğini tarif etmez. Birgün sonra sorar tadı nasıldı? diye Alman komşusu içi çok güzeldi ama, dışı çok serti ağzım yara oldu çiğnemekten der. Ahmet amcada biz onun sadece içini yeriz ve dışınıda karakaçana veririz der.

                        Karpuz Salatası: Bir alman TV kanalındaki yemek programına baktım çok iyi bir aşcı, eğitimini görmüş, salatanın içine karpuz ve kavunu doğradıktan sonra üzerine zeytin yağı, sirke döktü, limon sıktı, ceviz içi, kabak çekirdeği içi, ay çekirdeği içi, baharat ve tuz katı ve karıştırdı. Çok garip buldum. Bende denedim tadı gerçekten çok güzeldi. Bu konuda araştırma yaptığımda Karpuzun yüksek oranda likopen içeridğini ve bunun ancak doymamış yağ (öreneğin: zeytin yağı) ile hazmedildiğini öğrendim.

                        Bahartcı ve Aktarlar da satılan baharat ve şifalı bitkilerin torba, çuval ve odun kasalarda muhafaza edilmesi ve hatta açık havada teşhir edilmesi çok mahsurludur, çünkü torba, çuval ve odun kasalarda vede havada milyonlarca bakteri ve mantar üreten yuvalar vardır. Yani hijyende sınıfta kaldı. Avrupa Avrupa diye tuturanlar, bir zamanlar hayvanalarla birlikte yaşayan mdeniyetten bihaberdar olan bu insanları Kanuni Sultan Süleymanın gönderdiği eğitimcilerin eğittiği unutuldu. Biz kim olduğumuzu unutursak onlar haydi haydi unutur.

                        Lokman Hekimler: Bana siz bu bilgileri nasıl elde ediyorsunuz? diye Lokman Hekim olduğunu söyleyen vatandaş bir soru sordu bende çalışmamı anlatım. Bana bunlara gerek yok ben her bilgiyi kaynağından alıyorum demesin mi? Muhtemelen bir meczup, Hz. Peygamber Efendimizin hayatını iyi okumak ve anlamak gerek, üç ay sıcak bir çorba içmediği zaman olmuş, elindeki parayı serveti fakirlere dağıtmış, kendisi 2-3 hurmaya gününü geçirmiş. İslamı tebliğ ederken yollarına devedikenleri döşenmiş üzerine deve işkembesi konmuş yıllarca mekede mahzur kalmış ve savaşmış. Ve hatta hendek savaşı öncesine Peygamber Efendimizde hendek kazmış. ve sehabeden bazıları peygamberimize gelerek ya Resullahah açlıktan karnımız sarkmasın diye karnımıza taş bağlıyoruz demişler ve Ebu Bekir'de Peygamberimizde taş bağlıyor hemde üç tane buyurmuş ve üç tanae taş bağladığı görülmüştür. Şimdi bir miskin çıkıp diyecek ki ben bilgiyi gayipten alıyorum. Sen kimsin yav be adam demezler mi? Mutlaka böyle akıl noksanı insanlar var ve çoğuda ciddi ciddi konuşuyor.


                        Bagirsak.org a üye olup benim hakkımda yazılan yanlışları düzeltmek istedim, benim üyeliğimi yasaklamışlar.Birileri oturuyor masa başında bir şeyler yazıyor.Cevap vermek istiyoruz, üyeliğizi engeliyorlar.Biri orada yazmış.İbrahim Gökçek böbreküstü bezeleri histamin üretiyor diyor.Bu yanlış diyor.Benim yazdığım yazıları hiç okumadığı anlaşılıyor, çünkü böyle bir ifade kullanmadım.Bir diğer şahısta Gökçek Tonik lahana suyundan yapılır.İlk 1. dakikkada hemen içeceksin bir dakika beklerse bozulur diyor.Yani maşallah.Bu forumda yazı yazanlardan bazıları maksatlı yazıyor.Bu çok ayıp, insan bilmediği konuda yorum yapar mı?Neymiş lahana suyu bir dakikada içilmezse bozulurmuş allah allah hangi bilgi ile bu kannata varmış bu vatandaş doğrusu anlamadım.Lahana mikserle çekilirse oksitlenir, santrafujla çekilse oksitlenir dese doğru olurdu, çünkü ısınınca oksitlenir ve etkisi azalır.Biz bunu imal edebilmek için ABD'den iki özel makine getirtik..Lahana suyunun bazı yantesirleri var, biz bu yan etkilerini Gökçek İksirle giderdik.BU NEDNELE HASTANIN İKSİR VE TONİKİ BİRLİKTE KULLANMASI GEREKİR.Başka sitelerde yazı yazanlarda var, fakat nedense Gökçek İksir ve Gökçek Toniki kullanmayanlar ve tanımayanlar maksatlı ve yanlış bilgi veriyorlar.

                        Lahana üzerine ABD'nin Kaliforniya Standford Üniversitesi’nde Prof. Dr.Cheney ve ekibi 1950-52 yılları arasında Lahana suyu ile üç büyük tedavi denemesi yapmıştır ve bunu 1956’da Prof. Dr. Wasler ile Prof. Dr. Miller’in tedavi denemeleri takip etmiştir. Hastalar mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsak ülseri olanlardan seçilmiştir ve de 1-4 hafta süre ile günde 1 lt Lahana suyu verilmiştir. Lahana suyunun gün boyu yudum yudum içilmesi gerekir. Gökçek Tonik daha etkilidir. Cheney tarafından 1950’de yapılan 13 hasta üzerinde deneye yapılmıştır ve bunların altısında mide, yedisinde onikiparmak bağırsağı ülseri olduğu röntgenle tespit edilmiştir. Tamamı Lahana suyu ile normal tedavi süresinden önce iyileşmişlerdir.(Age).

                        Cheney ve ekibi 1950’de 65 mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsak ülseri olan hastalar seçilmiş olup hastalar 8-24 gün içinde Lahana suyu ile iyileşmişlerdir. (Age)

                        [SIZE=3][COLOR=blue]Cheney ve ekibi 1952’de aynı şekilde rahatsız olan 95 hasta üzerinde Lahana suyu ile tedavi denemesi yapmıştır. Birinci haftanın sonunda %81’i İkinci haftanın sonunda %95’inin ağrılarından kurtulduğu tespit edilmiştir. (Nh.5.97.262, NH.8.96.480, HHB IV.555, NH.2.96.104)
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Şifalı bitkiler: Şifalı bitkiler hakkında çok bilgi sahibi olmak ve klinik araştırmalarla etkisi ispat edilen bitkiler bitkileri tedavide kullanmak gerekir.Bitki hakkında hiçbir bilgiye sahip olmayan zavalılar sırf para kazanabilmek için insan sağlığını tehdit edebilecek ve öldürebilecek ürünler üretebilmektedirler.Maalesef dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan şeyler Türkiye'de oluyor.Bazı doktor, doçent ve proflar etiketlerini kötüye kullanmaktadırlar.

                          Benim yayına hazırladığım Kitapta 551 bitkiyi inceledim ve monografisini bitirdim. Bu bitkileri önce etkilerine göre 5, sonrada zehirli olup olmadıklarına göre 6 grupa ayırdım. Bunlardan birkaç tanesini aşağıda görebilirsiniz.

                          Sizlere burada her yerde bulabileceğiniz bitkilerden bahsedeceğim, çünkü Türkiyede henüz bu alanda yeterince gelişme olmamıştır. Mesela Türkiye'de 83 tür adaçayı yetişmektedir ve bunlardan sadece ŞİFALI ADAÇAYI tıbbi maksatla kulanılır. Diğerlerinin ise herhangi bir özelikleri yoktur.


                          Antalya'da en az 30 aktar vede baharatcı bana Ginseg yerine havlıcan satmak istediler, bu nedenle herkesce bilinen şifalı bitkilerden, şifalı zannedilen bitkilerden (Çay, Kahve, Kakao,...) vede zararlı bitkilerden (Koka, Tütün, Şerbetciotu,...) kısaca bahsedeceğim.

                          I.Şifalibitkiler etkilerine göre 5 Katagoriye ayrılırlar
                          1.) Üniversite Kliniklerinde yapılan Tedavidenemeleri araştırmalar, değerlendirmeleri ve sonuçları.
                          2.) Komisyion E tarafindan hakında monografi yayınlanan bitkiler.
                          3.) Homöopati Uzmanlari tarafından değerlendirilen denemetedavileri ve gözlemleri yapılan bitkiler.
                          4.) Aroma tedavisi; Aromaterapoitistler tarafindan değerlendirilen bitkiler.
                          5.) Halkarasında kulanılan bitkiler.

                          II.Şifalibitkiler zehirliklerine göre 6 gruba ayrılırlar
                          1.) Zehirsiz bitkiler Çörek, Oğulotu....
                          2.) Çokiçildiğinde rahatsızlık veren bitkiler Kekik, Adaçayı....
                          3.) Hafif derecede zehirli bitkiler Arnika, Sedefotu....
                          4.) Zehirli bitkiler Navruzkökü, K.Sarikökü....
                          5.) Çok zehirli bitkiler Güzelavratotu, Boğanotu
                          6.) Çok cok zehirli bitkiler Kargabüken

                          Türkiye'de Şifalı Bitkiler:
                          Dünya'nın en güzel ülkesi ve binlerce şifalıbitkiler yetişmesine rağmen insanlarımız bu bitkileri tanımamakta ve tanıdığını söylüyenlerde ŞARLATANLIKTAN başka birşey yapmamaktadırlar. Ayrıca şifalı bitkileri kurutma tarzıda çok ilkel, Güneşin karşısında kurutulan şifalı bitki zaten etki güçü olmaz, çünkü birleşimindeki maddelerin çoğu yok olur. Yani gölgede kurutmak gerekir. Birde şifalı bitkileri paketlem ve amalajlama işlemi varki tam bir felket, nedenmi?, çünkü plastik torbalara konup ağzı kapatılan şifalı bitkiler Güneşin altında segilenmekte buda bitki sıvısının buharlaşması demektir, buharlaşan bitki özü bitki akşam içeri alınınca sıvılaşmakta ve torba içinde sıvı oluşmaktadır. Bu sıvı ise küflenmeye sebep olur yani çok tehlikeli olabilir. Birde çuval ve torbalarda muhafaza edilen ve genelikle ağzı kapatılmayan açıkta sergilenen şifalı bitkiler vardırki, buda bir felaketdir. Neden mi? Çünkü her türlü haşere bu bitkiini şifalı kısmına musallat olur. Bizim çok bilmiş aktarlara duyurulur.

                          1.) İstanbul'da 8-9 Mayıs'ta baharatcı ve aktarları gezerken vehatta sokak ortasında bazı kişiler adamotu kökü diye bir kök satıyorlar. Birine sordum bu ne işe yarardiye 40 çeşit hastalığa karşı iyi gelir dedi. Oysaki adamotu kökü çok zehirlidir ve asla yenmez ve sadece homeopatide kulanılır. Vatandaş havuç gibi soyup yediği kökün faydalarını anlatıyordu. Adamotu kökü grimsi kahverenkli iken vatandaşın adamotu kökü diye sattığı bitkinin dış kabuğu koyu kahverenklidir.
                          2.) Kekik suyu diye satılan su kekiksuyu olmayıp Güveotu suyudur. Türkiyede kekikotu diye satılan bitkilerin çoğunun keikle ilgisi yoktur ve genelikle izmir kekiği ve istanbul kekiği diye bilinen güveotu türleridir.
                          3.) Adaçayı diye satılan çayların hiç bir hakiki adaçayı ile ilgisi yoktur, ve genellikle dallı veya yüksük adaçayı satılırki bununda bir etkisi yoktur.
                          4.) Kılıçotunun etkili olan kısmı yapraklarıdır, Türkiyede ise yaprakları değil kurutulmuş göncaları satılmaktadır ve etkisi yaprağına göre yok denecek kadar azdır.
                          5.) Ginkgo yaprağı kurutulduktan sonra etkisizir ve 10 ton çayını içseniz bir faydasını göremezsiniz. Ginkgo'nun yaprakları taze iken ekstraktı yapılır ve bundan haplar üretilirir.
                          6.) Ekinezya kökü taze olarak işlenir ve kurutulmuşunun bir etkisi yoktur. Şurubu veya hapı etkilidir şayet taze kökten yapılışsa, ama kurutulmuş kökü etkisizdir.
                          7.) Hakiki Yavşan otu etkilidir, fakat Türkiyede yavşanotu diye satılan bitki ne işe yarar şimdiye kadar bu konuda bir araştırma yapılmamıştır.
                          8.) Türkiyede Altınbaşakotu yerine bu bitki ile hiçbir benzerliği olmayan altınotu satılmaktadır.
                          9.) Aktarların çoğu ginseng diye havlıcankökü satmaktadır.
                          10.) Papatyanın bilinen 400 türü vardır, ve etklili olanı yarım küre şeklinde olan çiçek göbeğinin ortası boşsa bu hakiki papatyadır.
                          11.) Alıçın bilinen 900 türü vardır ve sadece piç alıçın yaprak ve çiçeği etkilidir, bu türün meyvesiş yenmez çünkü çok küçüktür ve içi çekirdek doludur.


                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            Panax kullanıldığında ilk etapta kan değerlerinde düzelme ve damarlarda hafif iyileşme olsada bu geçici bir durmudur, çünkü bağırsaklardan gelen toksik maddeyi önlemedikce, karaciğerde ki yağlanmayı durduramazsınız, karaciğerde ki yağalanmayı önlemedikce damarlarda çözülen plaklar çok kısa süre yeniden ve daha yoğun bir tıkanma olur.Bunu aynı şuna benzetebiliriz, örneğin içme suyunuz kireçli su borusu tıkanıyor ve siz tıkanan boruyu temizliyorsunuz, fakat kireçli su aktığı sürece borular tekrar tıkanır.Kalıcı çözüm suyun içindeki kireçin oranını düşürmek.Yani bağırsaklardan gelen toksik maddeyi önlemedikce damarlarda ki tıkanıklık önlenemez.Yani Panax çözüm değildir, bataklığı yani bağırsakları tedavi etmeden kesin çözüm yoktur.Bu da ancak ve ancak iksir ve aloevera jelle mümkündür.Panax'ın içindeki bitkilere bakın öreneğin: yulaf,ve çakırdiken damar açıcı özelikleri yok.Bu bitkiler hakkında yapılan araştırmalar böyle.

                            Artı ben yüzlerce defa damarları açmak için en ideal bitki Alıç dedim ve bu konuda televizyonlarda programlarımda konuştum.Benim ürünleri taklit edeceklerine bazıları biraz kafa yorsalar ve benim kitapları okusalar daha çok bilgi sahibi olurlar ve daha kaliteli ürün üretirler.Mesela bir prof kitabımdaki billgileri çalmış, çalacağına benden ricaetse verebilirim veya iki doktor utanmadan benim ürünlerin ikisinin birebir çakmasını yapıyorlar, nasıl doktor olmuşlar anlamıyorum.Üretiğim ürünlerle ilgili açıklamaları bile aynen kopyalamışlar.Benim 19 şifalı bitki karışımından oluşan iksir, tonik ve aloe vera jel le ilgili söyleri değişrimeden almışlar.Bu kadar aciz insanların insan sağlığı gibi çok önemli bir konuda ürün üretmeleri sakıncalıdır.Rahmetli annem Allah bu millete zeval vermesin derdi, neden böyle söylediğini şimdi daha iyi anlıyorum.

                            Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, damar çayı ve ENFEKSİYON Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              HALKIMIZ AÇIKÇA KANDIRILIYOR!


                              Son zamanlarda bitkisel içerikli ürünlerin kullanımında yoğun bir talep yaşanmaya başlandı. Talebin artmasında, bu tür ürünlerin içeriğinin bitkisel olması nedeniyle sanki “hiçbir zararı yokmuş” gibi bir algı oluşmasının ve kitle iletişim araçlarının insanları yanlış bilgilendirmesinin etkisi çok büyük. Bununla birlikte, bazı sorumsuz şahsiyetlerin, bilim insanı kisvesi altında halkın iyi niyetini kendi menfaatleri doğrultusunda hiç çekinmeden kullanmakta olduğu da acı bir gerçek. Bu gibi kişilerin tanıtımını yaptığı ürünlere, “gıda takviyesi ürün” olarak onay alınmakta, daha sonra bu ürünler “çeşitli hastalıklara iyi geliyor” ibaresi ile pazarlaması yapılmaktadır.

                              “İlaç” gibi özellikler sergilediği ifade edilen ürünler, hiçbir sağlık profesyonelinin yönlendirmesi olmadan halkımıza tanıtılarak satılmaktadırlar. Bu durum halkımızın hastalıklar ile ilgili olarak yanlış ve tehlikeli bir biçimde yönlendirilmesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle, ortaya çıkması muhtemel çok ciddi sağlık sorunları ve hatta ölümle sonuçlanan vakaların olması, sürece bir an önce müdahale edilmesini gerektirmektedir.
                              “Gıda takviyesi ürün” olduğu iddiasıyla sadece internet üzerinden satışı gerçekleştirilen ürünlerden biri de “Clavis Panax”dır. Bu ürünün, “kalp ve damar rahatsızlığı ile buna bağlı hastalıkları bulunanların mutlaka kullanması gerektiği” ibaresiyle hem internet sitesinden hem de çeşitli televizyon kanallarından reklamı yapılmaktadır. Ürünle ilgili olarak bilgisine başvurduğumuz TEB Eczacılık Akademisi Başkanı ve Farmakognozi Profesörü Sayın Kemal Hüsnü Can Başer’in değerlendirmelerine göre; tamamen bitkisel olduğu iddia edilen bu ürünün içerisinde Tribulus terrestris (Demirdikeni), Avena sativa (Yulaf) ve Panax ginseng (Ginseng) bitkilerinin “hangi kısımlarının” ve “bunların ne miktarda” olduğu belli değildir. Prof. Başer’e göre internet dışından temini mümkün olmayan bu ve benzeri ürünlerin, Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat almaksızın, ister ilaç isterse gıda takviyesi adı altında pazarlanması halk sağlığı için açık bir tehdittir. Bu nedenle, yasaklanması ve adli takibi gerekmektedir. Ayrıca, “Clavis Panax” isimli ürünü pazarlayan doktor olduğunu iddia eden kişi, yaptığı bu etik dışı davranış sebebiyle kendi meslek kuruluşu tarafından takibe alınmalıdır.
                              İÇİNDE İLAÇ HAMMADDESİ OLABİLİR
                              Prof Dr. Başer’e göre; kalp ve damar rahatsızlığı ile buna bağlı hastalıkları olan kişilerin bu ürünü kullanabilmesi için, geleneksel Çin ilaçlarında sıkça rastlanan bir tağşiş (katıştırma) şekli olan “bitkisel karışıma bilinen bir ilaç hammaddesinin katılması durumu” bu üründe söz konusu olabilir. Zira Sağlık Bakanlığından ruhsatı olmadığı anlaşılan bu ürünün içerisinde, bahsedilen drogların bulunup bulunmadığı bile belli değildir. Tüm bu nedenlerle tamamen bitkisel bir gıda takviyesi olarak lanse edilerek bu şekilde satışının gerçekleştirmesi ile halkımız en düzgün ifade ile kandırılmaktadır.
                              Bütün bu değerlendirmeler ışığında, biz eczacılar ilkesel olarak tüm ilaç ve ilaç etkisi gösteren ürünlerin tamamının yalnızca Sağlık Bakanlığı onayı ile halka ulaştırılması gerektiğine inandığımız tekrarlamak istiyoruz. Mevzuattaki boşluklardan faydalanarak, karlarına kar katmak amacıyla toplumun sağlığıyla oynamaktan çekinmeyen bahsi geçen ürünleri üreten ve pazarlayan kişileri “vicdanlı” davranmaya davet ediyor, bu ürünlerin satışı ve kullanımı konusunda tüm toplumu bir kere daha uyarıyoruz. Bu vesile ile doktor tavsiyesi ve eczacı danışmanlığı olmadan hiçbir ürünün kullanılmaması ve bu tür ürünlerin tanıtımını yapan kişilerin de bilimsellik kisvesini kullanmalarına itibar edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isteriz.
                              TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ -MERKEZ HEYETİ

                              CLAVİS PANAX UYARISI! > Haber > www.XprodoksiT.com,

                              Devamı bu linkte
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X