Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Karbonhidrat bağımlısı mısınız?, Karbonhidrat Bağılığı Nedir?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Karbonhidrat bağımlısı mısınız?, Karbonhidrat Bağılığı Nedir?

    Karbonhidrat bağımlısı mısınız?






    Uzmanlar, karbonhidratlı gıdaların bağımlılık yaptığını iddia ediyor. Sorun kendinize, onlar olmadan hayatınıza devam edebilir misiniz? Peki o lezzetli ama bir o kadar da zararlı yiyecekleri yedikçe vücudunuza neler olacağını düşünüyor musunuz? İşte bu bağımlılık ve sonuçlarına dair notlar...

    Sıradan bir çalışma günü... Metrodan çıkmış, vapurdan inmiş insanlar hızlı adımlarla bir an önce iş yerlerine yetişmenin telaşında koşuşturuyorlar. İleride bir kalabalık var! İnsanlar birer ikişer o gruba dahil oluyor. Kalabalığın arasından yükselen kokular ise oldukça davetkar! Nefis poğaçalar, çıtır çıtır simitler, leziz çörekler çağırıyor kalabalığı. Sonucun zarar vereceğini bile bile kendi ayaklarıyla gidiyorlar onlara doğru... Neden: Önlenemeyen karbonhidrat aşkı!
    Sonuç: Alınan kilolar...

    Gerçekleri öğrenin
    Yale Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre şekere dönüşen nişasta adeta uyuşturucu birer madde gibi beyni etkiliyor. Araştırmaya katılan kişilere çikolatalı milkshake resmi gösterildiğinde, beyinlerinin bağımlılık yapan kısımlarının tepki verdiği görüldü. Uzmanlar; beynin sigara, uyuşturucu gibi birçok maddenin bağımlılığından sorumlu olan kısmının yemek yemeyle de ilgili olduğunu belirtiyor.

    Yıllarca aksi iddia edilse de günümüzde basit karbonhidrattan fakir, protein ve yağdan zengin diyetler kilo vermeye yardımcı oluyor. Çünkü basit karbonhidrat içeren gıdalar kan şekerini olması gerekenden hızlı yükseltip, doyum ve mutluluk sağlıyor. Oysa yükseldiği gibi hızla düşen bu oran acıkmaya neden oluyor. Tüm bunlara rağmen içimizdeki yaramaz çocuğu çoğu zaman dizginleyemiyoruz. Beslenme uzmanları şeker ve karbonhidratların sadece yeme isteğine yol açmayıp, aşırı tüketim isteğini engellemeye karşı vücudumuzu olumsuz etkilediğini de belirtiyor. Yüksek kan şekeri ayrıca, kişiyi aktif ve kolay konsantrasyon kurar hale getirdiği için bağımlılık geliştiriyor.
    Kimi zaman aşırı beslenme fizyolojik değil, psikolojik bir ihtiyaç halini alıyor. Serotonin seviyelerini yükseltmek için vücudumuz hızla karbonhidrat tüketmeye başlıyor. Yiyeceğe bağımlı olmak fikri, ona karşı koymayı daha da zorlaştırıyor. Aşırı yeme arzusunun fiziksel ve psikolojik bileşimleri öylesine iç içe geçmiş durumda ki, ayırt etmek neredeyse imkansızlaşıyor.
    Amerikalı yazar Michael Prager, ‘Fat Boy Thin Man’ adlı kitapta, tıknaz bir çocukluktan obez bir yetişkine dönüşmesiyle başlayıp, kilo vererek sürdürdüğü yaşamını anlatıyor. Yaşadığı dönüşümü geçmiş yıllarda elde edilen birtakım birikimlere borçlu olduğunu belirten Prager, bir röportajında genel tıp kuralları ve halk inanışlarına rağmen gıda bağımlılığının gerçek olduğu konusunda ısrar ediyor. Yazar, gıda bağımlılığı olarak ifade ettiğinin bütün yiyeceklere bağımlı olduğu bir durum olmadığını, bazı insanların belirli gıdalara biyokimyasal duyarlılık gösterdiğini iddia ediyor.

    Ne kadar bağımlısınız?
    Karbonhidrata olan düşkünlüğünüzü test etmeye ne dersiniz? Bir kafe ya da restorana gidip, en sevdiğiniz tatlıyı sipariş edin. Birkaç çatal aldıktan sonra tabaktan elinizi çekin. Bu sizin için kolay oldu mu? O çok sevdiğiniz tatlının gözünüzün önünde ‘beni ye!’ der gibi durmasını umursuyor musunuz? Aynı testi birkaç kez daha yapın. Eğer mutlu değilseniz veya birkaç gün sonra hala o pastayı düşünüyorsanız, bu karbonhidratla sağlıksız ve duygusal bir ilişkiniz olduğu anlamına gelebilir.

    Bütün karbonhidratlar eşit değil
    Un ve şeker, karbonhidrat bağımlılığının en büyük suçluları... Çünkü metabolizmaya hızlıca giren bu iki madde, aynı zamanda kişinin enerji ihtiyacını karşılama konusunda da fayda sağlıyor. Kompleks karbonhidratlar yani meyve, sebze ve tam tahıl taneleri sağlıklı bir şeker metabolizması için gereken şekeri ve mikro besin öğelerini içeriyor. Örneğin şeker kamışı, doğal haliyle lif ve krom minerali içeriyor. Lif şekerin kan dolaşımına yayılmasını yavaşlatırken, krom kan şekeri seviyelerini sabitliyor. Şeker kamışı, posasından ayrılarak rafine şeker elde ediliyor.

    Fırından yeni çıkmış
    taptaze bir dilim keke dayanabilir misiniz? Peki, dumanı üstünde çöreklere ya da bir dilim pizzaya? Unutmayın, canınız böyle karbonhidrat istemeye devam ederse bu sağlığınız için tehlikeli olabilir.

    Arınmak mümkün mü?
    Karbonhidrat tüketme alışkanlığınızdan kurtulmayı denediniz mi? Belki azalttınız ama halen günde bir kez yiyor musunuz? Beslenme ve diyet uzmanları işlenmemiş tüm bitkisel gıdaların kan şekeri seviyesini düzenlemenin yanı sıra karbonhidrat isteğini azalttığı konusunda hemfikir. Bunun için vücudunuzun verdiği işaretleri doğru okumanız gerekiyor. Örneğin susamadan su içmeye özen gösterin çünkü gerçekten suya ihtiyaç duyduğunuzda karbonhidratlı gıdalar yemeye eğilimli olabiliyorsunuz.Yaprak ÇETİNKAYA

  • #2
    Karbonhidrat bağımlısı olabilirsiniz !



    Sağlıklı bir kahvaltı yerine mis gibi kokan poğaça ve çörekleri mi tercih ediyorsunuz?


    Sabahları işe giderken kahvaltı hazırlayıp yeşillikler, domates, salatalık, peynirle renklenen bir sofra kurmak yerine, pastaneye gidip mis gibi kokan poğaçalar, simitler ve çörekler arasında kaybolmayı mı tercih ediyorsunuz?
    Yapılan araştırmalar, şekere dönüşen nişastanın adeta bir uyuşturucu gibi beyni etkilediğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, beyinde sigara, uyuşturucu gibi birçok maddenin bağımlılığından sorumlu olan kısmın, yemek yemeyle de ilgili olduğunu belirtiyorlar.
    Yıllarca aksi iddia edilmiş olsa bile, günümüzde basit karbonhidrattan fakir, protein ve yağdan zengin diyetler kilo vermeye yardımcı oluyor.
    Karbonhidrat

    Çünkü basit karbonhidrat içeren gıdalar kan şekerini olması gerekenden daha hızlı yükseltip, doyum ve mutluluk sağlıyorlar. Ancak yükseldiği gibi hızla düşen bu oran yeniden acıkmayı sağlıyor. Beslenme uzmanları şeker ve karbonhidratların sadece yeme isteğine yol açmayıp, aşırı tüketim isteğini engellemeye karşı bedenimizi zayıf bıraktığını belirtiyorlar.
    Yüksek kan şekeri insanı daha aktif ve kolay konsantrasyon kurar hale getirdiğinden, bağımlılık geliştirilmesi de kolay oluyor. Kimi zaman beslenme bedensel değil, ruhsal bir ihtiyaç oluyor. Serotonin seviyesini yükseltmek için, vücut hızla karbonhidrat tüketmeye başlıyor.
    Yiyeceğe bağımlı olma fikri, ona karşı koymayı daha da zorlaştırıyor. Aşırı yeme arzusunun fiziksel ve psikolojik bileşimleri öylesine iç içe geçmiş ki, ayırt etmek kolay olmuyor. Un ve şeker karbonhidrat bağımlılığının en büyük suçluları çünkü metabolizmaya hızlıca giren bu iki madde, aynı zamanda kişinin enerji ihtiyacını karşılama konusunda fayda sağlıyor.
    Kompleks karbonhidratlar, yani meyve, sebze ve tam tahıl taneleri sağlıklı bir şeker metabolizması için gereken şekeri ve mikro besin öğelerini içeriyor.
    Karbonhidrat tüketme alışkanlığından kurtulmayı denediniz mi? Belki azalttınız ama hala günde bir kez yiyor musunuz?
    Diyet uzmanları işlenmemiş tüm bitkisel gıdaların kan şekeri seviyesini düzenlemenin yanı sıra karbonhidrat isteğini azalttığı konusunda hemfikir. Bunun için vücudunuzun verdiği işaretleri doğru okumanız gerekiyor. Örneğin susamadan su içmeye özen gösterin çünkü gerçekten suya ihtiyaç duyduğunuzda, karbonhidratlı gıdalar yemeğe eğilimli oluyorsunuz.
    Karbonhidrata olan bağımlılığınızı test etmek ister misiniz?
    Bir kafeye gidin ve en sevdiğiniz tatlıyı sipariş edin. Birkaç çatal aldıktan sonra tabaktan elinizi çekin.
    O çok sevdiğiniz tatlı hala tabakta durduğunda, onu umursuyor musunuz? Aynı testi birkaç kez daha yapın.
    Eğer mutlu değilseniz ve birkaç gün sonra hala o pastayı düşünüyorsanız, bu karbonhidratla ilgili sağlıksız bir ilişkiniz olduğunun göstergesidir.
    Bir karbonhidrat bağımlıysanız, bu yeme alışkanlığını değiştirmek için mutlaka kilolu olmanız gerekmiyor.




    Yorum yap


    • #3
      Karbonhidrat Bağımlılığı



      “Karbonhidrat Bağımlıların Diyeti” adlı kitabın yazarları Dr.Richard ve Rachael Heller’e göre, kilo problemi olan kişilerin %75’i karbonhidrat bağımlısı. Alkol, sigara, kokain vs. herhangi bir maddeye bağımlılık gibi, karbonhidrat bağımlılığı da bilinen belirtilerle insanın karşısına çıkar. Kapanmayan iştah, kontrol etmeye ya da bırakmaya çalıştıkça daha da güçlenen istek…
      Nörolojik belirtilerin yanısıra, karbonhidrat bağımlılığını daha da kötü kılan şey, metabolizma düzenini bozarak, alınan kalorileri “yakılamayan yağ depoları” olarak saklamasıdır. Bunun nedeni nedir?
      Çok fazla karbonhidrat tüketimi, kan şekerini yükselterek, pankreasın insülin hormonu salgılamasına neden olur. İnsülin hormonunun 2 ana görevi vardır.
      • Kan şekerini düşürmek
      • Yağ depolarını arttırmak

      İnsülin, hücrelere kan şekerini hücre içine alma talimatını her verişinde, hücre içine giren şekerin ihtiyaçtan fazlası hemen yağa çevrilerek yağ depolarına gönderilir.

      Karbonhidrat tüketimi devam ettikçe, bu işlem devam eder ve sonuçta yağ depolarındaki ekstra kaloriler hiç kullanılmadan oldukları yerde kalırlar. Vücudun yağ depolama kapasitesinin sınırı yoktur, çünkü her yağ hücresi 1000 kattan fazla büyüyebilir. Bu durumu balon şişirmeye benzetebilirsiniz.
      Vücudun yağ depolamasının sınırı olmamasına karşın, hücrelerin insülin hormonuna cevap vermesinin sınırı vardır. Aşırıkarbonhidrat tüketimi uzun süre devam ettiğinde, hücreler insülin hormonuna cevap vermez hale gelirler. Buna “insülin direnci” adı verilir. İnsüline cevap vermeyen hücreler, kandaki şekeri hücre içine almayı reddettikçe, pankreas daha fazla insülin salgılamaya başlar. Bu da karbonhidratlı besinlere karşı iştahın daha da artmasına neden olur. Bir zaman sonra, pankreas da iflas eder. Ve sonuç….şeker hastalığı.
      Karbonhidrat bağımlılığını yenmenin yolları nelerdir?
      Bunun en temel yolu, insülin hormonu salgılanmasına yol açan besinleri az tüketmektir. Bunların en başında şekerli, nişastalı, tahıllı besinler gelir.
      İnsülin direncini kırmanın en etkili yolu da, daha fazla hareket etmektir. Fiziksel aktivite, hücrelerin insülin hormonuna daha kolay cevap vermesini sağlar.
      Omega-3 yağ asitleri içeren besinlerin (ceviz, avakado, balık, fındık, keten tohumu) tüketimi, yağ metabolizmasını harekete geçirerek, yağ depolarının enerji kaynağı olarak kullanılmasına yardımcı olur.

      Yorum yap


      • #4
        Karbonhidrat Bağımlılığı


        Karbonhidrat her yerde duyduğumuz, kilo deyince ilk aklımıza gelen, üzüntümüzden kurtulmak için çoğu zaman başvurduğumuz, bizi kurtaracağını düşündüğümüz ama her kurtarıştan sonra biraz daha bağımlısı haline geldiğimiz yiyecek gurubu.İç Hastalıkları Uzmanı Dr.Ayça Kaya Karbonhidrat bağımlılığından kurtulmanın yollarını anlatıyorKarbonhidrat gurubu yiyecek dendiği zaman temel olarak topraktan gelen yiyecekleri düşünmeliyiz. Vücudumuz için gerekli olan en temel besin maddesi şekeri vücudumuza veren yiyeceklerdir. Meyveler, sebzeler, buğday, şeker, bal, pekmez, makarna, pilav, börek, meyve suları ve hamurişleri hep karbonhidrat değeri yüksek olan yiyecek guruplarıdır. Meyve ve sebzenin su ve lif oranı yüksek olduğu için kan şekerini yükseltme açısından unlu karbonhidratlara gore daha zayıftırlar. Bizi daha tok tutarlar. Ancak ülke olarak temel beslenme alışkanlıklarımızda doymak için ne yazık ki sebze, meyve yerine daha çok unlu karbonhidratları kullanmaktayız.Karbonhidratın bu kadar sık kullanılması her ne kadar alışkanlıklarımıza bağlı olsa da, bizi karbonhidrat yemeğe iten bir çok neden vardır;- karbonhidratların beyne iyilik hormonunun geçişini hızlandırdığını biliyoruz, o nedenle özellikle mutsuz olduğumuzda öncelikli olarak canımızın bir paket çikolata istemesi normaldir.- Karbonhidratlar vücuda en hızlı enerji veren yiyecekler olduğu için heyecanlandığımızda veya korktuğumuzda kendimizi şekerleme yiyerek sakinleştirmeye çalışabiliriz.

        - Başka bir nedene bağlı olsa da halsiz ve yorgun hissettiğimizde aman şekerim düştü deyip bir paket meyve suyuna yönelmemiz de kan şekerimizi hızlı yükseltme isteğindendir.- Çocukların büyüme ve gelişmelerine, kaslarının şekillenmesinde hep ihtiyaç glikozdur ve bu yüzden bütün çocuklar makarna ve pilavı çok severler.Eğer siz de karbonhidratı çok seviyorsanız, baş tacı yemeklerim hamurişleri ve tatlılar diyorsanız, her üzüldüğünüzde avuntuyu bir paket çikolatada buluyorsanız, her yemekten sonra rehavet çöküp gözünüzün önünden baklavalar geçiyorsa, kendinizi bir karbonhidrat bağımlısı olarak görüyorsanız işte size karbonhidrat bağımlılığndan kurtulmanın yolları:
        - mutsuz olduğunuzda çikolatadan once gün ışığında yirmi dakikalık bir tempolu yürüyüşün çok faydası vardır ve kan serotonin düzeyini yani iyilik hormonunu yükseltir. Kendinizi çikolata yemekten çok daha mutlu hissedersiniz.- Özellikle heyecan durumlarında mesela sınavlarda vücuda hızlı şeker sağlamak için akide şekeri yemek yerine kuru hurma, kuru kayısı gibi şeker içeriği ve lif içeriği yüksek meyveleri tecih etmek hem kan şekerini daha kontrollü yükseltir hem de bağırsak sistemini rahatlatır.

        - Her yemekten sonra tatlıdan vaz geçemiyorum illa şekerli yemek istiyorum diyorsanız bu genellikle tek yönlü yediğiniz içindir. O nedenle yemekte çeşitliliğe önem verin. Her yemekte bir parça et, bir parça ekmek, mutlaka bol limonlu salata, biraz sebze ve yoğurt yemeye özen gösterin. Buna rağmen canınız yine tatlı istiyorsa once sütlü kahve için. Çünkü süt hem iyi karbonhidrat hem de iyi protein kaynağıdır. Kahve de içerdiği kafein açısından iştah kesici özellik gösterir.- Adet döneminde canınız çok çikolata, tatlı mı istiyor? Kendinizi patlayacak gibi mi hissediyorsunuz? Aslında isteğiniz kakaodur. Çünkü kakao da hem serotonini yükseltir hem de iştahı azaltır. Bu dönemde muzu kakao'ya batırarak yediğinizde tatlı ihtiyacınız azalır ve kakao kendinizi iyi hissettirir. Ayrıca muzun potasyum değeri yüksek olduğu için kan basıncı dengesizliklerinde bire bir'dir. Bu dönem de ayrıca daha az tuzlu tüketip, bol yeşillik ( maydanoz, tere, dereotu) yerseniz bu dönemdeki ödeminiz daha az olur.
        - Sık sık halsizlik, yorgunluk mu yaşıyorsunuz? Kan şekerinizi dengelemek için artık tatlılardan, hazır meyve sularından uzak durun. Çünkü basit şeker oranı yüksek olan bu yiyecekler kan şakerinizi bir müddet sonra daha çok düşürür ve yeme atağı geçirmenize neden olabilir. Bu durumda en iyi tercih tam buğday ununa yağsız tost ve bir bardak ayran içmektir. Bulamadığınızda alternatif olarak meyveli yoğurt ve 8-10 tane badem de tercih edebilirsiniz.

        Yorum yap

        Hazırlanıyor...
        X