Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Hidrosefali

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Hidrosefali

    Hidrosefali, beyinde su toplanması hastalığı olarak bilinmekte ve kafa içerisinde bulunan basıncın yükselmesiyle meydana gelmektedir. Beynin zarar görmesine neden olan bu hastalığın kaynağı beyin omurilik sıvısının yapısıdır. Gün içerisinde sıklıkla emilen bu sıvı omuriliği sararak dolaşım işlevini gerçekleştirmektedir. Beyin ve omuriliğin zarar görme etkisini en aza indiren bu işlev atıkların beyin içerisinden uzaklaştırılmasına ve basınç değerlerini düzenlemeye yaramaktadır. Ağırlıklı olarak çocuklar ve 60 yaş üzeri yaşlılarda görülen hastalığın teşhisi doğum ve doğum öncesinde konulabilmektedir. En çok rastlanan nedenler arasında beyin tümörleri, erken doğum nedeniyle gerçekleşen kanamalar, beyin kanamaları ve kafa travmaları yer alırken menenjit hastalığı da hidrosefali tanısını kuvvetlendirmektedir.

    Hidrosefali belirtileri pek çok farklı alanda incelebildiği gibi genellikle beyin bölgesinde meydana gelen problemler sonucu risk faktörü oluşturmaktadır. Kişiden kişiye göre değişebilen hidrosefali bulgularının yer aldığı yaş grupları da kalıtsal ve çevresel etmenler gereğince değişebilmektedir. Bebeklerde hidrosefali başın normal değerlerin dışında büyümesi, belirginleşen kafa damarları, göz kayması, kusma, kafa derisinin gözle görülür oranda incelmesi ve iletişim bozukluğu şeklinde ortaya çıkmaktadır. Çocuklarda bu süreç, kusma, ateş, çift görme ve yürüme bozuklukları, uyanma zorluğu şeklinde tanımlanabilmektedir. Hidrosefali nedenleri arasında bulunan denge bozuklukları da hastalığın ağırlaşma düzeyini artırmaktadır. Yaşlılar bu süreçte idrar kaçırma, hafıza problemleri ve dengesiz yürüme gibi rahatsızlıklar ile karşılaşabilirler.

    Hidrosefali hastalığının en önemli nedenleri arasında bulunan kanamalar ağırlıklı olarak doğal süreçlerde gerçekleşmektedir. Beyin odacıklarının genişlemesi ve beyin tümörlerinin artması şeklinde de meydana gelebilen hastalığın tedavi cerrahi operasyon gerektirmektedir. Tıkanıklığı açmak için gerçekleştirilen bu operasyonlar çoğu zaman başarıyla sonuçlanmaktadır. Beyin içerisinde basıncın artmasının önlemesi ile hastalar iyileşme sürecine girerken kafa derisinin alt kısmına yerleştirilen ince bir boru beyin sisteminin sağlıklı bir biçimde çalışmasına yardımcı olmaktadır. Şant adı verilen bu boru antestezi işlemi sırasında hastanın kafatasındaki yer alan odacığa yerleştirilmektedir. Ameliyat ardından oluşabilecek herhangi bir enfeksiyon durumunu engellemek adına antibiyotik kullanımı sürecine başlanmaktadır. Şantın bulunması hastaya zarar vermemekle birlikte uzun yıllar boyunca kullanılabilme özelliği göstermektedir.
Hazırlanıyor...
X