Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Her bin kişiden üçü düz taban

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Her bin kişiden üçü düz taban

    Her bin kişiden üçü düz taban
    BURSA (İHA) - Yapılan bilimsel araştırmalara göre Türkiye'de düz tabanlığın görülme oranının binde üç olarak tespit edildiğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Mustafa Esgin, sıklıkla karşılaşılan bu hastalığın tanısında dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

    Doruk Tıp Merkezi Başhekimi Dr. Mustafa Esgin, halk arasında düz tabanlık ya da taban düşüklüğü olarak bilinen, tıp dilinde ise "Pesplanus" olarak adlandırılan hastalık hakkında bilgi verirken, hastalığın tedavisinde yakın takibin dikkat edilmesi gereken en önemli nokta olduğunu vurguladı.

    Düz taban hastalığının, ayak kısmında normalde bulunması gereken kemer yapısının zamanla kaybolarak, üzerine yük verildiğinde ayak tabanının tamamen yere temas etmesiyle ortaya çıktığını ifade eden Dr. Mustafa Esgin; "İnsanların farklı görünümlerde olması gibi, farklı şekil ve yapıda ayaklar da olabilir. Bu noktada önemli olan ayağa işlevsel açıdan bakılması ve düz tabanlık sorununun, normal bir fonksiyon kaybı olarak değerlendirmesidir" dedi.

    "Eskiden farklı sorunları olup da, ayak kemeri yüksek olmayan tüm hastalara bu tanı konur, çoğu kez temelde yatan neden göz ardı edilirdi. Ayrıca ayak tabanları düz olarak görüldüğü için ortopedik ayakkabıları yıllarca boşuna giyen çocuklar da madalyonun diğer yüzünü oluştururdu" diyen Esgin sözlerini şöyle sürdürdü: "Temelde düz tabanlık doğumsal ve edinsel olarak iki kategoriye ayrılır. Ayrıca hastalığın hafif, orta ve ileri derecelerde sınıflandırılması söz konusu.

    En sık karşılaşılan yumuşak tip düz tabanlıkta ise, aileleri tarafından hekime götürülen çocukların genellikle ayakkabı sorunları ve ayağın görünümünden şikayet ettikleri biliniyor. Doğumsal sert tip düz tabanlıkta erken tanı ve tedavi son derece önemli. Bu durum çocuklarda; geç yürüme, çabuk yorulma, aktivite sırasında ağrı gibi şikayetleri beraberinde getirir"

    Dr. Esgin, ailede düz tabanlığın olup olmadığının önemli bir ayrıntı olduğunu, ayaklardaki kemik dizilim ve biçimini etkileyen temel özelliğin genetik yapıdan kaynaklandığını hatırlatırken, düz tabanlığın tedavisinin, hastalığın tipine, derecesine, nedenine ve hastanın yaşına göre değiştiğini dile getirdi.

    Tedavi için egzersiz, uygun ayakkabı, tabanlıklar ve cerrahi müdahalenin uygun olacağını kaydeden Esgin, "Sağlık sorunlarında hekim hasta ve hasta yakınları arasındaki dialog son derece önemli. ?Düz tabanlık' ortopedinin dinamik bir konusu olmakla birlikte bu konuda ki görüşler her geçen gün yenilenmekte. Tedavinin sürekliliği ise önem verilmesi gereken diğer bir konudur" diye konuştu.
    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Hazırlanıyor...
X