Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Yüksek tansiyonun, kolesterol, kalp krizi, damar sertliği

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Yüksek tansiyonun, kolesterol, kalp krizi, damar sertliği



    Yüksek tansiyonun farkında olmak tedavide ilk aşama

    ANKARA - Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giray Kabakçı, kan basıncının etkin bir şekilde kontrol edilmesiyle inmede yüzde 35-40, kalp krizinde yüzde 20-25, kalp yetersizliğinde yüzde 50 azalma sağlanabileceğini bildirdi.

    Kabakçı, hipertansiyonun kalp-damar hastalıklarında önemli bir risk faktörü ve önlenebilir bir ölüm nedeni olduğunu belirterek, ''Hipertansiyon tedavisinde ilk aşama, kişinin kan basıncının yüksek olduğunun farkında olmasıdır'' dedi.

    Kan basıncının etkin bir şekilde kontrol edilmesiyle inmede yüzde 35-40, kalp krizinde yüzde 20-25, kalp yetersizliğinde yüzde 50 azalma sağlanabileceğini kaydeden Kabakçı, ''Hipertansiyon tedavisinde ilk aşama, kişinin kan basıncının yüksek olduğunun farkında olmasıdır'' diye konuştu.

    Kabakçı, ''Hipertansiyonun kalp-damar ve beyinle ilgili hastalıklar için önemli bir risk faktörü olduğu unutulmamalıdır. Bu hastalık diğer risk faktörleri ile beraber değerlendirilmeli, tedavi stratejisi buna göre belirlenmelidir. Tedavide, hedef kan basıncı değerlerinin sağlanması ön planda tutulmalıdır''dedi.
    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

  • #2
    Yüksek tansiyona dikkat

    Yüksek tansiyona dikkat
    TOKAT (İHA) - Yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermediği, bu nedenle belli aralıklarla ölçüm yaptırılması gerektiği kaydedildi.

    Tokat İl Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Mete Bayburtlu, stresin yüksek tansiyonun ortaya çıkmasını kolaylaştırabileceğini söyledi. Bayburtlu, ailesinde yüksek tansiyon hikayesi olanlar, 50 yaş üstündekiler, şişman kişiler, şeker hastaları ve gebelerin daha sık aralıklarla ölçüm yaptırmalarının faydalı olacağını belirterek, "Türkiye'de her 4 erişkinden birinde hipertansiyon söz konusudur.

    Kadınlarda daha sık görülmekte, artan yaşla birlikte gerek kadınlarda ve gerekse erkeklerde sıklığı da artmaktadır. Ülkemizle ilgili bir diğer saptama da hipertansiyon hastalarının yalnızca üçte birinin tedavi görmekte olması ve bunların da ancak yarısında kan basıncının kontrol altında olmasıdır. Hipertansiyonu olduğu halde tanı konmayan kişiler de dikkate alındığında toplum sağlığı açısından tablonun ne kadar olumsuz olduğu açıktır" dedi.

    Bayburtlu, aralıklarla ense kökünde şiddetli zonklayıcı tarzda baş ağrısı, bulantı-kusma, burun kanaması, uyuşukluk, yorgunluk, endişe, kulak çınlaması, bulanık görme gibi belirtilerin hipertansiyonun belirtileri olabileceğini söyledi.

    Bu arada, Tokat Dr. Cevdet Aykan Devlet Hastanesi'nde ilaç firmalarının katkılarıyla kurulan standda 2 ay süreyle ücretsiz tansiyon ölçümü yapılacak. Hastaların tansiyonlarından haberdar olmaları ve bu konuda yönlendirilmeleri amacıyla çalışmanın yapıldığına dikkat çeken hemşire Rabia Savun, 2 gün gibi kısa sürede yaklaşık 200 kişinin tansiyonunu ölçtüklerini kaydetti.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

    Yorum yap


    • #3
      Merhaba,

      kronik tansiyon hastasiyim(yasim 32) hap kullaniyorum ve ömür boyu gerekiyormus.Bitkisel ilaci yokmu ve onuda ömür boyumu kullanacam?

      Tesekkürler Kemal

      Yorum yap


      • #4

        kemalatli Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
        Merhaba,

        kronik tansiyon hastasiyim(yasim 32) hap kullaniyorum ve ömür boyu gerekiyormus.Bitkisel ilaci yokmu ve onuda ömür boyumu kullanacam?

        Tesekkürler Kemal
        ALIÇ FORTE, SİNİRLİ OT FORTE, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir kullanmak gerekir ve isteyenler tedavi sürecini hızlandırmak için Artı TANSİYON çayı ve enfeksiyon Çayı da kullanabilirler. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir. Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır. NOT: Düşük Tansiyon Problemi olanların Alıç Forte yerine Biberiye Forte ve Gökçek İksir yerine Cemre İksir kullanmaları gerekir.
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap

                      Hazırlanıyor...
                      X