Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Limsa, GÖKÇEK iksir

Collapse
Bu konu sabit bir konudur.
X
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Limsa, GÖKÇEK iksir

    kazanak Nickli öğeden Alıntı
    sayın İbrahim bey,Gökçek iksirini tam 3 hafta kullandım ve iksir bitti. karnımda ki şişikler endi,(davul gibi oluyordu) artık erken kalkıyorum,Karaciğerde,sağtara- fımda ağrılar vede çok halsizlik vardı, Şimdi çok şükür iyi durumdayım,ancak üşüme, aşırı terlemede ve kontrasyon bozukluğunda henuz birşey yok hatta, Kabızlık sorunumda temamen düzeldi. diğer sorunlarıda yenmem için gökçek İksirini nekadar kullanmalıyım? Yemekleri biraz tuzlu yemenin karaciğere zararı varmı?
    hakan Nickli öğeden Alıntı
    İBRAHİM BEY ÜRÜNLERİ DÜN KULLANDIM İLK DEFA DEĞİŞİKLİGİ HİSSEDİYORSUN YILLARDIR YORGUNLUK HİSSİ GİTTİ ENERJİ GELDİ KENDİ KENDİME BOKS YAPTIM BÜYÜK BİR ÇALIŞMANIN ÖZVERİNİN AKLIN ÜRÜNÜ KARIŞIMLAR ZATEN SİZİ TVLERDE İZLERKEN DİĞER KİŞİLERDEN FARKLI OLDUGUNUZU ANLADIM SİZİNLE BİRLİKDE ALOVERA VE İKSİRE HAYRAN OLMAMAK ELDE DEĞİL HER TÜRLÜ HASTALIGA UMUT DAĞITIYORSUNUZ HASTALARI SERİNLETİYORSUNUZ BENCE SİZ SON YÜZYILIN DEHASISINIZ ZAMAN İÇİNDE MUTLAKA SIRLARINIZI BİRİLERİNE ÖĞRETİN Kİ MİLLETİMİZ FAYDALANSIN SİZDEN SONRA İKSİRSİZ ALOVERSIZ KALMASIN İNSANLAR. BU YAZIYI OKUYAN BAZILARI ABARTILI YADA İBRAHİM BEYİN ADAMI OLDUGUMU DÜŞÜNECEKLER DÜŞÜNSÜNLER SORUN DEĞİL FAKAT İBRAHİM BEY EN BÜYÜK TIP ÖDÜLÜNÜ HAKEDİYOR HERGÜN HAYRANLARINIZ ARTACAKTIR SAYGILAR
    Hakan bey sağolun, şayet iyileşen bütün hastalr düşüncelerini sizin gibi yazsalar inanın çok büyük yeni bir forum oluşur teşekkürler.
    Hamza Kayaaslan
    Selamın aleyküm yaklaşık 2 haftadır LİMSA kullanıyorum, BOĞAZ ENFEKSİYONUM, MİDEMİN YANMASI %80 ORANINDA GEÇTİ. Kullanmaya devam ediyorum daha faydasını göreceğimi düşünüyorum.
    KAYNAK


    Ahmet Turan
    ORMUS GMS bir şişe kullandım harika bir ürün DİNGİNLİK VERİYOR hocama teşekkürler. Ayrıca LİMSA ve SÖĞÜT kullandım faydalarını gördüm ZİHNİM AÇILDI, YORGUNLUK YOK teşekkürler İbrahim Gökçek.
    KAYNAK


    Nuran Serinkaya
    Hocam dün bayağı bir kırgınlık vardı benim de hemen LİMSA akıma geldi bu sıralar bayağı bir kırgınlık vardı hemen LİMSA I içtim KISA SÜREDE TOPARLANDIM bir de CDS2 ürününden bahsedeceğim hemen aklıma gargara geldi gargaramı yaptım yüzüme kadar dezenfekte yaptım buralarda çok çamlık oldu kışın bayağı YÜZÜMDE ARA ARA KAŞINTI OLUYORDU hemen CDS2 kullandım KAŞINTILARA İZİN VERMEDİ hepsi de müthiş çok teşekkürler sizlere bir kez daha hocam.
    KAYNAK


    ‎Samet Tan
    İbrahim hocayı yaklaşık 7 senedir tanıyorum ve bugüne kadar ürettiği çoğu ürünü kullandım özellikle LİMSA ürünü KESİNLİKLE TAVSİYE EDİYORUM her insan ömründe birkaç defa ara ara kullanmalı teşekkürler İbrahim hocam.
    KAYNAK


    Cem Ateş
    LİMSA ile birlikte ENGİNAR KAPSÜL kullanıyorum OLDUKÇA FAYDALI tavsiye ederim.
    KAYNAK


    Hülya Ö. Dmrkp
    Bir aydır LİMSA , ALOE VERA JEL ve kapsülleri kullanıyorum on yıllık KRONİK NEKROZA BAĞLI KEMİK AĞRILARIMDA AZALMA VAR. Altı ay sonunda hepsinin geçeceğine dair umudum var teşekkürler İbrahim Gökçek.
    KAYNAK


    Serkank Kansoy‎
    LİMSA ile LENF BEZİMDEKİ İLTİHAPLANMA bir iki gün içerisinde NOHUT TANESİ KADAR NASIL KÜÇÜLDÜ GERÇEKTEN ŞOKTAYIM. Halen böyle ilaç üretilir işte hem doğal hem yüksek etkili maşallah İbrahim bey'e güven duydum ve beni yarı yolda hiçbir zaman bırakmadı gerçekten sürekli vurguluyoruz çok dürüst babayiğit abimiz o bizim cana yakın doğal insan işte müslüman böyle dürüst olmalıdır. İnsanlara faydalı işler yapanları desteklemeyip bizi zehirleyen avrupa ilaç şirketlerini mi büyülteceğiz halen ne zaman akıllanacağız. Bu millet ne zaman akıllanacak, bu millet kimyasal ilaçları ne zaman bırakacak, bu millet ısrarla ölmek istiyor bu millet ısrarla kimyasal ilaç kullanmak istiyoruz. Alternatif tıp neden yok sayıyoruz. Öz eleştiri yapıyorum arkadaşlar genel herkese söylüyorum kendimi de katıyorum aklımızı başımıza almamız gerekiyor biz müslümanız, müslüman ülkesinde yaşıyoruz. Bizi yok etmeye çalışan avrupa ilaç şirketlerine destek vermeyi kesmeliyiz. Artık yoksa onlar daha çok müslüman kanına girip daha çok müslümanları yok edecektir. Bundan emin olun Allahü Tealanın verdiği şifalar toprak yüzünde olan tüm meyve, sebze de vardır. Rabbim tüm hastalıkların ilacını üretmeye kadirdir.
    KAYNAK


    Mikail Büyükbayraktar
    Hocam Allah sizden razı olsun. Ben LİMSA ürününden 8 şişe bitirdim. Gözlerimde bazen ŞAŞILIK oluyor gibi oluyordu, BURUN KANAMALARI oluyordu, BAŞ AĞRILARIM oluyordu HEPSİ GEÇTİ Teşekkürler hocam.
    KAYNAK


    Mer Yem
    Hocam bütün ürünlerin hepsi çok muhteşem LİMSA ürünü BAĞIŞIKLIĞIMI GÜÇLENDİRDİ. Allah'a çok şükür çok güzel bir ürün.
    KAYNAK


    Ayşegül Işık
    LİMSA SETİ ile göğsüme inen ÖKSÜRÜK ve ALERJİYİ HEMEN ATABİLİYORUM çok faydalı bir ürün ayrıca fazla KİLO ALMAYI ÖNLÜYOR böylece daha ZİNDE ve ENERJİK HİSSEDİYORUM kendimi.
    AFRİKA SARDUNYA KAPSÜL ürününü, BOĞAZ KIZARIKLIĞI ve AKINTI olunca içiyorum 2-3 GÜN İÇİNDE BİR ŞEYİM KALMIYOR.
    ORMUS GLD ürünü müthiş bir gıda takviyesi. ZİHNİMİ BERRAKLAŞTIRIP AÇIYOR.
    DEVE DİKENİ KAPSÜL ürünü de VÜCUTTAKİ ÖDEMİ ATIYOR.
    SPİRULİNA KAPSÜL de insana müthiş ENERJİ VERİYOR. Gökçek hocama çok çok teşekkür ediyorum. Allah uzun ömürler versin diyorum.
    KAYNAK


    Engin Can
    KALP DAMAR SAĞLIĞI için LİMSA iyi bir ürün. 6 yıl önce KALP DOKTORU ANJİYO DEMİŞTİ. Araştırmam sonucu 3 ŞİŞE LİMSA kullanarak SIKINTIDAN KURTULDUM. Ara sıra kullanmaya devam ediyorum. İbrahim beyin gönderdiği listeye de harfiyen uyulması gerekiyor.
    KAYNAK


    Nuran Serinkaya
    Çok değerli hocam benim. Bir gün kalktığımda karnımın üstünden araba geçer gibi dayanılmaz, KARIN AĞRILARI VARDIR hemen LİMSA aklıma geldi içtim ve içer içmez KARIN AĞRILARI GEÇTİ hocam bu LİMSA ürününü elinizde mumla arasanız bulamazsınız, aniden MİKROPLARI KIRIYOR DOĞAL ANTİBİYOTİK. Önceden yarım fincan içemezdim böbreklerim çok ağrıyordu çünkü BÖBREKLERİM İLTİHAPLIYDI ama benim BÖBREKLERİM AÇILDI iddiaya gitsem bir su bardağı içerim ama bir çay bardağı içiyorum. Hiç BÖBREKLERİM AĞRIMIYOR artık LİMSA nerede MİYOM, KİST, İLTİHAP bunları hemen yok ediyor. Allah'ım binlerce razı olsun hocam çok teşekkürler sizlere.
    KAYNAK


    TC Mustafa Işık
    LİMSA sizin, bize BÜYÜK BİR ŞİFANIZ hocam
    KAYNAK


    Macit Yılmaz
    LİMSA mükemmel bir ürün herkese tavsiye ederim. Şubat ayında aldım kullandım, KURU ÖKSÜRÜK, GENİZ AKINTISI, MEVSİMSEL ALERJİK, ASTIM BOĞAZ RAHATSIZLIKLARINDA VÜCUDU DİNÇLEŞTİRİYOR.
    KAYNAK


    Serkank Kansoy
    LİMSA ile TIKALI VARİS DAMARLARIM AÇILDI, GÖZ HALSİZLİĞİNE birebir. GÖZ DAMARLARINI AÇIYOR gözaltı kanlaşmış damarlarım. GÖZALTI TORBALARIMIN SİYAHLIĞI DÜZELDİ.
    KAYNAK


    Nuran Serinkaya
    LİMSA ürününü başka hiçbir yerde bulamazsınız. Hocamızın kapısını çalacaksınız, LİMSA ürünü ANİDEN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİYOR, VÜCUDUN HER YERİNİ DEZENFEKTE EDİYOR. Çok teşekkürler hocam.
    KAYNAK


    Banu Ayyıldız
    Sağlık personeliyim. 10 yıl önce ÜRTİKERYAL VASKÜLİT tanısı ile babamı tedavi için yatırmadığım yer kalmadı. LİMSA ve LAHANA MİX ile ŞİFA BULDU, herkese sağlık dilerim.
    KAYNAK


    Samet Tan
    İbrahim hocayı yaklaşık 7 senedir tanıyorum ve bugüne kadar ürettiği çoğu ürünü kullandım. Özellikle GÖKÇEK LİMSA ÜRÜNÜNÜ KESİNLİKLE TAVSİYE EDİYORUM. Her insan ömründe birkaç defa ara ara kullanmalı teşekkürler İbrahim hocam.
    KAYNAK


    Hamza Kayaaslan
    Selamın aleyküm yaklaşık 2 haftadır LİMSA kullanıyorum, BOĞAZ ENFEKSİYONUM, MİDEMİN YANMASI %80 ORANINDA GEÇTİ. Kullanmaya devam ediyorum daha faydasını göreceğimi düşünüyorum.
    KAYNAK


    Nuran Serinkaya
    Hocam dün bayağı bir kırgınlık vardı benim de hemen LİMSA akıma geldi bu sıralar bayağı bir kırgınlık vardı hemen LİMSA I içtim KISA SÜREDE TOPARLANDIM bir de CDS2 ürününden bahsedeceğim hemen aklıma gargara geldi gargaramı yaptım yüzüme kadar dezenfekte yaptım buralarda çok çamlık oldu kışın bayağı YÜZÜMDE ARA ARA KAŞINTI OLUYORDU hemen CDS2 kullandım KAŞINTILARA İZİN VERMEDİ hepsi de müthiş çok teşekkürler sizlere bir kez daha hocam.
    KAYNAK


    Cem Ateş
    LİMSA ile birlikte ENGİNAR KAPSÜL kullanıyorum OLDUKÇA FAYDALI tavsiye ederim.
    KAYNAK


    Sevban Yazıcıoğlu
    Selamın Aleyküm hocam bundan 3 ay öncesi merdivenden düştüm SAĞ AYAĞIMIN DİRSEĞİNDE ŞİŞLİK ve HAREKETLERDE KISITLANMA oldu BÜKMEKTE ZORLANIYORDUM doktora gittim emar çekildi vücut kendini iyileştirme için fazla kan salgılamış ve orada o kanlar pıhtılaşmış küçük bir operasyon gerektiğini söyledi doktor ben de sizin MSM KAPSÜL aldım ve kullanıyorum tam 10 gün oldu ARTIK AYAĞIMI BÜKEBİLİYORUM ama şişlik geçmemişti 2 gündür de LİMSA kullanıyorum ŞİŞLİKTE DE İYİLEŞME GÖRDÜM. Bu gibi durumlarda hemen ameliyat olmayıp sizin ürünlerinizi kullanmalarını insanlara tavsiye ediyorum. Allah herkese hayırlı şifalar versin inşallah.
    KAYNAK


    Serkank Kansoy
    ALOE VERA JEL, LİMSA ile ALERJİ, SEDEF, EGZAMA YARLARI, büyük kaşıntılarımdan oluşan büyük yarlarım geçti o PANİKATAK gerginlik vs. vücudumu bu ürünler ile temizledikçe çok enerjik olmaya başladım. YORGUNLUK, BİTKİNLİK geçti. GÖZ AĞRILARI, SULANMASI, ALERJİSİ, SARI LEKELER GEÇTİ.
    KAYNAK


    Hülya Ö. Dmrkp
    Bir aydır LİMSA , ALOE VERA JEL ve kapsülleri kullanıyorum on yıllık KRONİK NEKROZA BAĞLI KEMİK AĞRILARIMDA AZALMA VAR. Altı ay sonunda hepsinin geçeceğine dair umudum var teşekkürler İbrahim Gökçek.
    KAYNAK


    Hacı Turk‎
    Ben Gökçek ürünlerini 4-5 senedir kullanıyorum. Ben deli değilim, paramı yolda bulmadım. İbrahim Gökçek'i de tanımam akrabalığım da yok. Şimdi söyleyeceklerim yanlış anlaşılmasın diye öncen söyleyeyim dedim.

    KALBİM AĞRIYORDU, 5-6 ay ALIÇ KAPSÜL ve GÖKÇEK LİMSA kullandım geçti AĞRI KALMADI.

    Geçmek bilmeyen UÇUKLARIM VARDI, ağzımın etrafında çok tehlikeli bir virüsmüş. 4-5 ay MELİSA KAPSÜL kullandım o da geçti çok şükür.

    Agresif DİŞ ETİ ÇEKİLMESİ vardı Türkiye'de gittiğim peridontolog kalmadı hepsi antibiyotik, başka bir şey yapmadılar. O da beni daha hasta ediyordu diş düzelse de çare yine Gökçek ürünü. ORMUS GMS ile bir yemek kaşığı ağızımda 1-2 dk beklettim geri tükürdüm ve inanılmaz. DİŞ ETİ ÇEKİLMESİ DÜZELDİ.

    Kafamda YAĞ BEZESİ vardı. ZERDEÇAL KAPSÜL ve LİMSA ile YARI YARIYA KÜÇÜLDÜ. 3 Ayda fakat peyniri bırakmadığımdan tedavi yarım kaldı peynir gerçekten yemek doğru değil. Yemez de ürünlere devam etsem hepten eriyecek onu bir ara yapacağım.

    GEVEN JEL ürününü kullanın CİLDİNİZİ İPEK GİBİ YAPIYOR bunu bayanlar için söylüyorum.

    ORMUS GMS antibiyotik KULLANMADAN BOĞAZ AĞRISI, ÖKSÜRÜK için ÇOK ETKİLİ defalarca denedim.

    LİTYUM OROTAT ve SARI KANTARON ürünlerini tavsiye ederim. Gerçek ekstraktlar ile yapılıyor, içinde saman, yulaf yok. Denedim etkili, PSİKOLOJİMDE bir sorun yok. Günümüzün stresli zamanlarında sigara içmektense bir tane SARI KANTARON içiyorum işimi görüyor.

    Ben vicdanen yazmak zorunda hissettim. Videolarında da der İbrahim bey. İyi olan bizi unutuyor diye, artık mecbur hissettim parasıyla değil mi demeyin az elinizi vicdanınıza koyun.
    KAYNAK


    Mikail Büyükbayraktar
    Hocam hayırlı akşamlar olsun. Üç gün evvel sipariş ettiğim, LİMSA , ORMUS GLD ve diğer kapsülleri kullanmaya başladım. 2 Yıldır aldığım ÜRÜNLERİNİZDEN MEMNUNUM Allah razı olsun.
    KAYNAK


    Serkank Kansoy
    Rabbim tüm hastalıklardan insanları korusun ben ALERJİ olduğum halde ALERJİDEN kurtulana kadar canım çıktı resmen 99 kere sanki ölüp dirildim. LİMSA , ALOE VERA JEL Allah'ıma çok şükür ÇOK ETKİLİ ÜRÜNLER arkadaşlar ağabeylerim kardeşlerim bacılarım annelerim dedelerim yani vazgeçemem arkadaşlar gerçekten çok etkili ürünler İbrahim bey bu ürünleri bir kere ama bu ürünlerin faydası ömürlük. Arkadaşlar hastalıklarınız kolay kolay Allah'ın izniyle tekrarlamaz. 1-2 gün içinde fazla LİMSA içtim yüksek oranda LENF BEZİNDEKİ ŞİŞLİK 1-2 GÜN İÇİNDE İNMİŞTİ. Allah'ın hikmetine bakın tabii ki İbrahim beyi de buradaki bilgisini görmemezlikten gelmemek lazım rabbim böyle İbni Sina'ları bizim ülkemizden eksik etmesin inşallah arkadaşlar çok yazmam gereken şeyler var ama ben size birkaç kısa püf noktaları yazıyorum ki ürünlerin ne kadar etkili olduğunu anlamanız açısından.
    KAYNAK


    Serkank Kansoy
    LİMSA ürünü DAMARLARDAKİ PLAKLARI HIZLI BİR ŞEKİLDE ÇÖZÜYOR büyük bir KALP AĞRIM OLUYORDU şu an olmuyor. VARİSLERDEN dolayı ayak bileklerimdeki BURUŞMUŞ DAMARLAR ARTIK DÜMDÜZ OLMUŞ gerçekten şaşırdım İbrahim beyin ürünleri on numara %100 çok kaliteli %100 doğal. Özellikle LİMSA LENF BEZİ İLTİHAPLARINDA hızlı sonuç almaya başladım. LENF BEZİMDEKİ İLTİHAPLARI HIZLI BİR ŞEKİLDE TEMİZLEMEYE BAŞLADI benim favori ürünlerimden birisi de LİMSA . İbrahim beyden bin kere Allah razı olsun bu şekilde yoluna devam etsin gerçekten insanlara faydalı bir iş yapıyor sevap işliyor Allah inşallah cennete sokar.
    KAYNAK


    Serkank Kansoy
    ALOE VERA JEL, LİMSA ürünleri BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR ve asla hastalıklara yakalanmıyorum. Vücudumu çok hafifletiyor bu ürünler, kafam çok rahat oluyor. Neşeli, mutlu olmamın yanı sıra artık GERGİNLİK, PANİKATAK, YÜKSEK ALERJİ, KAŞINTI, SEDEF, EGZAMA ve POLENLERDEN ETKİLENMİYORUM. Atom bombası gibi yüksek orandaki faydalı etkilerini vücuda hızlı yayıyor. Tartışılmaz bu iki favori ürünleri halen kullanmaya devam ediyorum. Özellikle LİMSA , LENF BEZİ İLTİHABINI HIZLI YOK ETMEYE BAŞLADI. Doktorların çaresini bulamadığı hastalıklarımın çaresini ben LİMSA ve ALOE VERA JEL ürünlerinde gördüm. İbrahim bey hocama teşekkür ederim. Allah ondan razı olsun tekrardan çok muhteşem işlere imza atıyorsunuz. Her türlü ürünlerinizi deniyorum Allah rızası için insanlara Messenger üzerinden yardımcı oluyorum, lütfen anlayışlı sorular sorun ben de insanım. Bazen beni geren insanlar bana yazıyor anlayışlı olalım, ben de müşteriyim 1 seneden daha fazladır Gökçek ailesinde ürünleri kullanmaya devam ediyorum. Allah'tan korkmayanlar bana iftira atmasın benim müşteri olduğumu araştırmadan bana kimse iftira atmaya yeltenip beni üzmeye çalışmasın. Araştırın müşteri hizmetlerine sorun yorumlardan hangi hastalıklara yakalanıp, hangi ürünlerden tedavi olduğumu açıklıyorum halen Gökçek çalışanı bu yalan söylüyor diye utanmazlara duyurulur. Allah'dan korkun hakkımı helal etmiyorum bu tip bozuk niyetli kişilere.
    KAYNAK


    Mikail Büyükbayraktar
    Hocam Allah sizden razı olsun. Ben LİMSA ürününden 8 şişe bitirdim. Gözlerimde bazen ŞAŞILIK oluyor gibi oluyordu, BURUN KANAMALARI oluyordu, BAŞ AĞRILARIM oluyordu HEPSİ GEÇTİ Teşekkürler hocam.
    KAYNAK


    Mer Yem
    LİMSA , MÜKEMMEL BİR ÜRÜN bir de şunu söylemek istiyorum asla ürünlerde hile yok daha da kalite var 10 yıl önce de kullandık hâlâ en iyi şekilde devam ediyor süpersin ellerine sağlık.
    KAYNAK


    Akgün Akgün
    LİMSA kullanıyorum gündüz YOĞUN İŞ TEMPOSUNA RAĞMEN YORULMUYORUM, HALSİZLİK HİSSETMİYORUM. Bence bu tür bitki kürlerini hasta olmadan kullanıp vücudun direncini yüksek tutmak gerekiyor. Teşekkürler İbrahim hocam Allah yardımcın olsun.
    KAYNAK


    Murat Esendemir
    Arkadaşlar LİMSA çok güzel bir ürün, kesinlikle tavsiye ederim. Ayrıca sağlıklı kalmak istiyorsanız düzenli olarak bu ürünleri kullanmalısınız. Ben kullanıyorum özellikle LİMSA , SPİRULİNA, ORMUS GLD ve RAHATLAMAK İÇİN SARI KANTARON.
    KAYNAK


    Sevda Bahadır
    LİMSA tam bir ŞİFA DEPOSU kullandık faydasını gördük tavsiye ederim.
    KAYNAK


    gonultassburhan
    LİMSA KORDİSEP SETİ kullanıyorum yaklaşık 20 gündür etkisini şuan gördüm hamd olsun 4 SENEDİR KAPANMAYAN YARALAR KAPANMAYA BAŞLADI ibrahim hocama teşekkür ediyorum.
    KAYNAK


    Fatih Karabayır
    LİMSA DAMARLARIN içindeki CÜRUFLARI temizliyor. ALOE VERA JEL BAĞIRSAK ve MİDE SİNDİRİMİNİ tedavi ediyor. MEŞE MİX KANSER HÜCRELERİNİ YOK EDİYOR son yüzyılın ilacı
    KAYNAK


    mmustafaumay
    LİMSA enerji veriyor ve zindelik kazandırıyor. Aloe Vera Jel bağırsakları temizliyor.
    KAYNAK


    aslisevindikkk98
    Ben MAY Lİ ürününü ZAYIFLAMA amacıyla aldım ama Allah şahit o bile MİDE YANMASINI, EKŞİMESİNİ GEÇİRDİ daha bir hafta oldu alalı. Diğer ürünleriniz de harika sen çok yaşa Gökçek Şifa.
    KAYNAK


    İnanç Özkalaycı
    ORMUS GLD, LİMSA ve ALOE VERA JEL bir araya geldimi efsane bir şey oluyor, PSİŞİK YETENEKLER GELİŞİYOR. Her türlü AĞRILARA İYİ GELİYOR.
    KAYNAK


    Sami Serdar Şisman
    LİMSA kullandım vücudumda YAĞ BEZELERİ ve LİPOM vardı HEPSİNİ ERİTTİ. Düzenli kullanmak ve dozajında kullanmak şartıyla.
    KAYNAK


    Abdussamed Güzey
    Sindirim sistemi için bire bir ürünler. LİMSA ENERJİ VEREN BİR ÜRÜN. Yemekten önce ALOE VERA JEL yemekten sonra LİMSA kullandım SİNDİRİM SIKINTISI ÇEKMEDİM Allah'ın izniyle.
    KAYNAK


    Hakan Özçelik
    İlk olarak İbrahim Gökçek hocaya ve ona inanan arkadaşlara selam olsun. Herkesin hayatında vazgeçemediği çok sevdiği bir tane renk vardır. Özellikle bu rengi diğerlerinden hep ayrı tutarsınız, o renkteki giysileri giyince daha mutlu olursunuz ve kendinize çok yakıştırır ve benim de çok sevdiğim renk beyazdı. Ne zaman yaz gelir de beyaz tişört, gömlek giymek istesem, aklıma göbek gelirdi, sonra aynaya bakıp üzülerek çıkartırdım. Göbeği eritmek için yıllarca spor yaptım tonlarca para harcadım ama aksine daha kilo aldım. Bir gün beslenme ve spor üzerine araştırmalar yaparken İbrahim Hoca’ya denk geldim. Bir hafta 10 gün araştırdım videolarını izledim. ve bende CANDİDA olabileceğini düşündüm testleri yaptım, sonra İbrahim Hoca ile telefonda görüştüm. Duyduklarıma çok şaşırdım, çünkü beni benden daha iyi tanıyor gibiydi, ne diyorsa hep doğruydu. ve BENDE ARTIK CANDİDA OLDUĞU TESCİLLENMİŞTİ. Hiç düşünmeden önerdiği seti sipariş ettim. Bu setin içinde ALOE VERA JEL ve MAY Lİ vardı. Kullanım talimatlarına harfiyen uydum. 40 gün kullandım 21 KİLO VERDİM. ARTIK GÖBEKTEN ESER YOKTU. ARTIK DÜZ VE SİX PACK DİYE TABİR EDİLEN KASLI BİR KARIN BÖLGEM VARDI. Bir gün böyle olacağını deselerdi asla inanmazdım. O günden sonra yaklaşık 20'ye yakın beyaz tişört aldım. Kışın ortasında bile hala beyaz giyiyorum. çok mutluyum. Tabi sonra boş durmadım, her şey para değildi, ibrahim hocaya vefa borcum olduğunu düşündüm, çözümsüz sağlık sorunları olan karşılaştığım insanları yönlendirdim, ve onlarda çok olumlu görüşmeler yaptılar, bende vefa borcumu böyle ödemeye çalışıyorum. Ya şimdi hediye almak için uzun uzun yazmış diye düşünebilirsiniz, eğer ki hediye bana çıkarsa, ihtiyacı olan bir arkadaşa verilmesini talep ediyorum. Meşe Mix'e gelince ben kullanmadım. Sizden duyduğum akciğer kanseri olan ve ömür biçilen bir arkadaşın iyileşmedir. Hoş çakalın. Sağlıklı yaşayın.
    KAYNAK


    Erdal Demir
    SAFRA ve MİDEM için almıştım ŞAHTERE SETİNİ içerisinde LİMSA ve ALOE VERA JEL mükemmel DETOKS mükemmel KARACİĞER TEMİZLİĞİ ile midemdeki 2 veya 3 günde bir rutin AĞRI EKŞİMEYLE yaşarken gerek SAFRAMDAN gerek MİDEMDEKİ GASTRİT ve AĞRILARIN YOK OLMASI İNANILMAZ BİR ŞEY. Üstelik ilaçlar bunu yapamıyor yapsa da bu kadar yapamıyor yaparken başka bölgelere zarar veriyor. Sabah kalkarken çakı gibi bakan YORGUN BAKMAYAN GÖZLERE ve YÜZ YAPISINA NEŞEYE SAHİP OLDUM. Spor yapmışçasına ağrısız sızısız hamlamdan hem az KİLO VEREREK SIKILAŞARAK SAĞLIKLI DİNÇ OLDUM. Tuvalet alışkanlığının düzene girmesi sağlıklı bağırsak ve temizlenmesi. Daha önce MİDEMDE ve BAĞIRSAĞIMDAN GAZDAN SANCIDAN SAFRAMDAN AĞRIDAN şikayetçiydim 3 SET kullandım HAMD OLSUN SAĞLIKLIYIM. Manevi olarak da temizliği ve sahip olmadığımız şeyler bedenimizden atılması sadece fiziksel değil beyinsel güç hayata bakış ve ferahlık güven güç ve en önemlisi huzur veriyor. İbrahim Gökçek hocamızdan Allah razı olsun yılların tecrübesini ve çalışmalarını insanlar daha nasıl sağlıklı olur diyerek hümanist bakış açısını ve insanlığını çok takdir ediyorum. Bu birçok ddalaverecinin dolandırıcının olduğu bu pazarda şükürler olsun dürüst yalansız kaliteden ödün vermeyen. Bir nimete sahibiz Allah razı olsun. Her fırsatta kendimden yola çıkarak gerek LİMSA ve ORMUS GLD İbrahim Gökçek ürünlerini kullanın diyorum çevreme ve özellikle de öğrencilerime, hem de hiç çekinmeden korkmadan güvenerek. Çünkü kendim şahidim ve yaşadım hala kullanıyor yaşıyorum. Saygılarımla.
    KAYNAK


    Serap Bulut
    BAĞIRSAKLARDAKİ MANTAR ve PARAZİTTEN dolayı hareket edemiyordum ZENCEFİL MAY ile birlikte kullandım artık ÇARŞIYA PAZARA RAHATLIKLA YÜRÜYORUM
    KAYNAK


    Osman Üzen
    İKSİR (LİMSA) AĞIZ YARALARI AFTLARDA kullandım gargara yapıp yuttum 2 GÜNDE AĞIZ YARALARI KAYBOLDU mucize gibi sarımsak limon ve 16 çeşit bitki iksir adı üstünde
    KAYNAK


    Şadiye Ozcan
    Merhaba İbrahim bey KRONİK AĞRILARIM için LİMSA SETİ kullanıyorum. AĞRILARIM GEÇTİ. Allah senden razı olsun. İnşallah insanlar ilaç kartelleri yerine gerçek şifa ila tanışıp sizin ürünlerinizi kullanırlar. Ben gönül rahatlığı ile tavsiye ederim. Allah tüm hastalara sizin elinizle şifalar versin.
    KAYNAK


    Ayşegül Işık
    ORMUS GLD'ın çok faydasını görüyorum. HAFIZAM GÜÇLENDİ. Sabahları yataktan çok zor kalkardım. ŞİMDİ RAHAT UYANIYORUM. RÜYALARIM SANKİ GERÇEK GİBİ. LİMSA İKSİR BAĞIŞIKLIĞIMI GÜÇLENDİRDİ. Grip olduğumda antibiyotik kullanmadan geçmezdi. Şimdi sadece ağrı kesici yeterli oluyor. Hocama çok teşekkür ediyorum. Emeğine sağlık diyorum.
    KAYNAK


    Meral Öztürk
    Ben de diyorum bu merdivenleri son 1 haftadır niye rahat çıkıyorum. Galiba LİMSA -B seti içimi temizledi dedim. 1 hafta önce aldığım bu setin içinde SPİRULİNADA var demek ondanmış.
    KAYNAK


    Meral Öztürk
    Hocam LİMSA - B SETİ kullanıyorum daha 3 gün oldu sağ kulak altındaki KÖTÜ HUYLU TÜMÖRDEKİ AĞRI, UYUŞMA AZALMAYA BAŞLADI, BANA ENERJİ GELDİ. Sizin ürünler bir harika inceledim, bence Türkiye'de sizin üstünüze yok, gelişmeleri ara ara yazacağım, sevgiler, saygılar. Allah razı olsun sizden
    KAYNAK


    Mer Yem
    Bende LİMSA ve ALOE VERA JEL kullandım faydasını gördüm ve LİKEN PLANUS diye bir hastalık vardı bende hocamın ürünlerini kullandım tamamen geçti.
    KAYNAK


    Ünsal Özcan
    Bayılıyorum LİMSA ve ALOE VERA içeceklerine, şifa Allah'ın izniyle.
    KAYNAK


    Yusuf Taskan
    Hayırlı sabahlar olsun LİMSA, KORDİSEP, SPİRULİNA, OREGANO ürünleri vazgeçilmezim oldu. Şimdi yeni bir şeyle tanıştım ve etkili PROBİYOTİK. Sabahları DİNÇ KALKIYORUM teşekkürler Gökçek ailesi.
    KAYNAK


    Mer Yem
    Bende LİMSA ve ALOE VERA JEL kullandım faydasını gördüm ve LİKEN PLANUS diye bir hastalık vardı bende hocamın ürünlerini kullandım tamamen geçti.
    KAYNAK


    Yusuf Taskan
    Hayırlı sabahlar olsun LİMSA, KORDİSEP, SPİRULİNA, OREGANO ürünleri vazgeçilmezim oldu. Şimdi yeni bir şeyle tanıştım ve etkili PROBİYOTİK. Sabahları DİNÇ KALKIYORUM teşekkürler Gökçek ailesi.
    KAYNAK


    Abdussamed Güzey
    Hocam LAHANA MİX, LİMSA ve ALOE VERA JEL ürünlerini kullanıyorum. MİDE ve SİNDİRİM için birebir ideal.
    KAYNAK


    Ünsal Özcan
    Bayılıyorum LİMSA ve ALOE VERA içeceklerine, şifa Allah'ın izniyle.
    KAYNAK


    Ayşegül Işık
    İbrahim Gökçen hocamızdan 3 tane ilaç aldım. ORMUS GLD, DİZİMDEKİ ÖDEM ve ŞİŞLİKLERİ indirmem yardımcı oldu. Kullanalı daha 1-2 ay oluyor inşallah daha fazla da etkisini ileriki zamanlarda görebilirim. LİMSA ve SPİRULİNA KAPSÜL ürünleri de GRİP ve SOĞUK ALGINLIĞIMA İYİ GELDİ. Hocamıza teşekkür ederim.
    KAYNAK


    Mustafa Göncü
    Selamünaleyküm İbrahim hocam gözümün yan tarafının içinde FINDIK BÜYÜKLÜĞÜNDE KİST VARDI. Ameliyat olacaktım doktor kisti alırsak göz kasın düşer demişti bende BAĞIRSAK MANTARI için aldığım setin içinde LİMSA vardi onu 3 ay kullanmıştım GÖZÜMÜN İÇİNDEKİ KİSTTEN ESER KALMADI rabbimize hamd olsun iyi akşamlar hocam.
    KAYNAK


    Fatma zerenus
    8 aydır İbrahim Gökçek beyin LİMSA SETİNİ, TİROİTLERİM için kullanıyorum memnunum.
    KAYNAK


    Nurten Kurtum
    Evet LİMSA ve ALOE VERA JEL ürünlerini bende kullandım ÇOK FAYDASINI GÖRDÜM
    KAYNAK


    Furkan Ali NAROL
    Arkadaşlar özellikle LİMSA ve ORMUS GLD ürünlerini şiddetle TAVSİYE EDİYORUM. DİZLERİNDE YIPRANMA, SIVI KAYBI OLANLAR HOCAMLA GÖRÜŞMEDEN SAKIN AMELİYAT FALAN OLMASINLAR.
    KAYNAK


    Şhn Bkr
    Hocam ORMUS GLD ve LİMSA KULLANIYORUZ ÇOK MEMNUNUZ. 15 GÜN OLMADAN VÜCUDUMUZDAKİ DEĞİŞİKLİKLERİ FARK EDİYORUZ.
    KAYNAK


    Mehmet UYAR
    ZENCEFİL MAY SETİ KULLANIYORUM, 6. ay dolacak SETTEN ÇOK MEMNUNUM. Herkese tavsiye ederim teşekkürler.
    KAYNAK


    Freud Lenin KİM
    ALIÇ KAPSÜL, LİMSA, SPİRULİNA KAPSÜL KULLANDIM ENERJİM ARTTI, SPOR SIRASINDAKİ YORGUNLUĞUM AZALDI, RAHATLAMA HİSSETTİM tavsiye ederim, teşekkürler.
    KAYNAK


    Murat Esendemir
    Elimden geldiğince İbrahim Gökçek hocanın adını herkese duyurmaya çalışıyorum, ÜRÜNLERİNİ İKİ SENEDİR KULLANIYORUM ÇOK MEMNUNUM. Hangi ürünü söylesem bilmiyorum hepsi harika ürünler. HİÇBİR RAHATSIZLIĞI OLMAYAN BİRİSİ BİLE SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN KULLANMALI. ORMUS GLD, LİMSA , ALOE VERA JELİ TAVSİYE EDERİM.
    KAYNAK


    Ahmet YILDIZ
    10 yıl önce LİMSA kullandım KARACİĞER YAĞLANMASI VE BASUR VARDI YOK OLDU.
    KAYNAK


    İlyas Sami Topaloğlu
    DÜŞMEYEN TANSİYONUM LİMSA İLE NORMALE DÖNDÜ, yakın ailemde herkese tavsiye ettim.
    KAYNAK


    Ayhan BATU
    Merhabalar hocam ben sizden çok ürün aldım ve hem kendime hem akrabalar için ALOE VERA JEL MÜTHİŞ BİR ŞEY sanki HASTALIKLARI SIFIRLIYOR. LİMSA süper zaten arkadaşımın AYAKLARDA YANMA, YÜRÜRKEN AĞRI VARDI. Benden yardım istedi ben kendisine SÖĞÜT SETİ KULLANMASINI SÖYLEDİM bugün bana TOPUKLARIM AĞRIMIYOR, AYAK TABANINDAKİ YANMANIN GEÇTİĞİNİ SÖYLEDİ. İnanın üç yıldır gitmediği doktor kalmamıştı bana teşekkür ediyor yapan gökçek hocamız ben sadece söyledim üreten yapan ve hizmete sunan İbrahim bey dürüst herbalist İBRAHİM BEY ARAŞTIRIYOR VE ÜRÜNLERİ KAFADAN DEĞİL KLİNİK ÇALIŞMALARI DEĞERLENDİRİP ÜRETİYOR güvenilir üretici bana göre eczanedeki birçok ürün İbrahim beyin ürünlerinin yanından geçemez hakkını verip üretiyor amacı insanları dolandırmak değil insanlara hizmet şifa ve işini aşka ve sevgiyle yapıyor ürünleri süper. Piyasada inanın yüzde doksanı çöp almaya değmez ürünler İbrahim beyin ürünleri gerçek ekstrakt güvenle alınabilir bana göre saygılar sunuyorum bitkisel takviye ürünlerinde lider birinci üretici İbrahim beydir Türkiye de tektir kıymetini bilene saygılar sunuyorum başarılar dürüst İnsan İbrahim bey.
    KAYNAK


    Engin Ulusoy
    LİMSA ürününü bende kullandım ÇOK İYİ GELDİ, DİNÇLİK VERDİ. Şimdi çocuklarım için bademcikleri için sipariş vereceğim. Allah yar ve yardımcısı olsun hocamızın.
    KAYNAK


    Berrin Akar
    Hamilelik dönemimde ŞİDDETLİ ÖKSÜRÜĞÜM vardı. 2 hafta LİMSA SETİ kullandım şükürler olsun HEMEN GEÇTİ. LİMSA çok güzel bir ürün 8 yaşındaki kızıma hasta olacağını hissettiğim zaman veriyorum. DOĞAL ANTİBİYOTİK herkes kullanmalı.
    KAYNAK


    Serpil Yazar Kesici
    11 adet LİMSA kullandım faydalarını saymakla bitiremem tam bir İKSİR elimde hep bulunduruyorum arada kullanıyorum HER DERDE DEVA.
    KAYNAK


    Agres Asya
    3 adet LİMSA içtim, KALP SIKIŞMALARIM oluyordu muhtemelen sigaradan kaynaklı. Şu an çok rahatım LİMSA kullandıktan sonra KALP SIKIŞMASI FALAN KALMADI.
    KAYNAK


    Recep Hakan
    LİMSA ürününü daha önceden de şimdi de kullanıyorum. VÜCUDUMA DİNÇLİK VERİYOR. BOYNUMDA ŞİŞLİK OLUŞTU tahminimce YAĞ BEZESİ oldu. ZERDEÇAL SETİ kullandım ŞİŞLİK KALMADI.
    KAYNAK


    Murat Sefa Yurttadur
    LİMSA efsane gerçekten. Limon, sarımsak, sirke DOĞAL ANTİBİYOTİK. ORMUS GLD EPİFİZ BEZESİNİ açıyor BAŞ AĞRISINI önlüyor. ORMUS GMS DOĞAL ANTİBİYOTİK. Emin olun bu İbrahim Gökçek hoca yanlış yapmaz ilaçları biz yanlış şekilde kullanmıştırız selamlar hürmetler
    KAYNAK


    Macit Yılmaz
    ORMUS GMS ve LİMSA harika bir ürün kullanıyorum ve kullanmaya devam.
    KAYNAK


    Büyükbayraktar Mikail
    Merhabalar hocam hayırlı günler. ORMUS GLD ve LİMSA kullandım. Çok şükür bu sene yazın BURNUM KANAMADI, GÖZLERİM BULANIK VE ÇİFT GÖRMÜYOR.
    KAYNAK


    Nilüfer Yeşiller
    LİMSA - Z SETİ kullanıyorum NODÜLLERİM var bir aydır kullanıyorum iki yumurta büyüklüğünde olan NODÜL bir yumurta kadar kaldı KÜÇÜLMEYE başladı İnşaallah ve bedenimde HALSİZLİK, ZAYIFLIK, UYKU HALİ, CİLDİMDE KARIŞIKLIKLAR bu şikayetlerim de azalma olmaya başladı önce ALLAHIN verdiği nimetler sonra Rabbimin size verdiği ilimle İYİLEŞMEYE başladım ALLAH sizden razı olsun hocam.
    KAYNAK


    Murat Sefa Yurttadur
    Virüs döneminde PANİK ATAK OLDUM. Bir ümit Gökçek Şifa'yı aradım RHODİOLA SETİ kullanmamı tavsiye ettiler. LİMSA gerçekten DOĞAL ANTİBİYOTİK. CİNSELLİĞE İYİ GELİYOR. ORMUS GLD ürünü gerçekten DÜNYADA TEK. KANI TEMİZLİYOR, BEYNİ MAKİNE GİBİ ÇALIŞITIRIYOR. BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE FAYDASI VAR ve YAN ETKİSİ YOK. Yemekten önce alıyorsun RELAX oluyorsun. SARI KANTARON insanı NEGATİF DÜŞÜNCELERDEN ARINDIRIYOR, BEYNİ TEMİZLİYOR. Birçok faydası var. Çayları çok iyi SİNİR OTU ve SARI KANTARON ÇAYI gerçekten MUHTEŞEM. ORMUS GMS merak ettim ÜSTÜMDE KIRGINLIK VARDI 4güan aralıksız kullandım. ÜZERLİK KONUYA ODAKLANDIRIYOR, DİKSİYONU DÜZELTİYOR. Gerçekten her kuruş helal olsun size Gökçek Hocam ben faydasını gördüm beni PANİK ATAKTAN KURTARDINIZ. Gerçekten sağolun her şey için teşekkürler.
    KAYNAK


    Ahmet yetiş
    Babam AKCİĞER KANSERİ onun için LİMSA kullanıyoruz şu anda çok memnunuz ilk haftalarda dahi etkisini gösterdi.
    KAYNAK


    Zehra Taş
    DAMALAR TIKANIKLIĞI için kullandığım LİMSA SETİ insanının hayatını kurtarıyor.
    KAYNAK


    alisverisin_adresi_
    LİMSA ve MEŞE MİX kullandım çok faydasını gördüm. HALSİZLİĞİ GİDERİYOR, ZİHİN GÜCÜNÜ ARTTIRIYOR tavsiye ederim teşekkürler.
    KAYNAK


    Ayşe Güvez
    LİMSA gerçekten harika bir ürün kendimi DİNÇ hissediyorum. Allah razı olsun İbrahim hocadan.
    KAYNAK


    Yasin Çelik
    ALOE VERA JEL ürününü yaklaşık 3 ay kullandım. Kullandığım dönemde SAÇ DÖKÜLMESİNİN DURDUĞUNU FARK ETTİM. İbrahim hoca ile konuştum bunu doğruladı hatta kendi saçlarının da maşallahı vardır. Saç problemi yaşayan kişilerin LİMSA ile birlikte Aloe Vera Jel kullanmalarını tavsiye ederim.
    KAYNAK


    Serkan Vardı
    LİMSA ürününü bir aydır kullanıyorum eskiden çok yorgun olurdum. Bu ürünü kullandıktan sonra KENDİMİ DAHA ENERJİK HİSSEDİYORUM.
    KAYNAK


    Mikail Büyükbayraktar
    Hocam size inanmamak mümkünmü, ben ürünlerinizden; LİMSASETİ kullandım, BULANIK GÖRÜYORDUM geçti, UYKU DÜZENİM düzeldi, kolumda bana günümü zehir eden AĞRIYI onbeş gün çektik, ilk birinci haftada etkisini gösterdi, Allah sizden razı olsun
    KAYNAK


    Meral Bayraktar
    Bende LİMSA SETİ ile kullanmaya başladım tedavisi yanında sanki beni hayata bağladı bir yıldır UYUŞMA olan kolumda SİNİR SIKIŞMASI vardı OZON YAĞI ile 20 günde bu kadar mı fark eder süper bir ürün küçük ama yaptığı işler çok büyük BAMYA KAPSÜLÜ ile amaliyat olsam bile garantisini vermediler bir kutu kapsül bitmeden TETİK PARMAK resmen düzeldi bugüne kadar çektiğim acılara resmen üzülüyorum herkesi de gözü kapalı Gökçek şifaya davet ediyorum
    KAYNAK


    Enes Işık
    Selamünaleyküm ben LİMSA bahsetmek istedim YORGUNLUK BİTKİNLİK HALSİZLİK ve VARİS DAMAR TIKANIKLIĞI gibi birçok sorunumdan KURTULDUM halen kullanmaya devam ediyorum.
    KAYNAK

    Murat Önder
    Arkadaslar yaklasik 10 sene once LİMSA kullanarak TANSİYONUMUN DÜŞMESİNDE ve DENGELENMESİNDE etkisi çok oldu tavsiye ederim
    KAYNAK

    Erkan Uysal
    KALP-DAMAR SAĞLIĞIM için LİMSA kullandım çok faydalı teşekkür ederim
    KAYNAK

    İsmail Beyiz
    Merhaba 1 yıldan fazla süredir MEŞE MİX ve LİMSA kullanmaktayım hiç GRİP ve SOĞUK ALGINLIĞI şikayetim olmadı teşekkür Gökçek şifa
    KAYNAK

    Gülşen Ünlü
    Ben 10 sise falan kullandim.troidde kist icin kullandim ama miyomlarimi yok etti.eser kalmadi bidahada miyom olmadi.
    KAYNAK

    Rumeysa Temiz
    Ben DAMAR TIKANIKLIĞI için İbrahim Gökçek hocamızın LİMSA ürününü gördüm. Çeşitli bitkilerle güçlendirilmiş. Limsa kullandım. ÇOK FAYDASINI gördüm elhamdülillah. Herkese tavsiye ediyorum. ALLAH hocamızdan razı olsun.
    KAYNAK

    Berat Baran
    LİMSA ile kardeşimin beynindeki doktorların küçülmez dediği TÜMÖR küçüldü
    KAYNAK

    Silo Soner Özbek
    LİMSA çok harika bir ürün ben kullandım süper ENERJİ veriyor merdiven çıkıyordum beş kat sanki çıkmamışım hiç yorgunluk çekmiyorum.
    KAYNAK

    Akadir Polat
    İbrahim Gökçek şifa Market LİMSA kullandım, KALP-DAMAR sağlığım için FAYDA gördüm.
    KAYNAK

    Enis Durmuş
    LİMSA kullanıyorum. TANSİYONUM için çok faydasını görüyorum.
    KAYNAK

    Enis Durmuş
    SAFRA AĞRIM için LİMSA kullanıyorum Ağrılarım geçti
    KAYNAK

    İsmail Beyiz
    Uzun suredir meşe mix ve
    LİMSA kullanmaktayım çok memnunum tavsiye ederim
    KAYNAK

    Hediye Temiz
    LİMSA ile beyin kılcal damarları bile açılıyor elhamdülillah. Mucize bir ilaç. Sağlıklı insanlar bile kür halinde senede 3 ay kullanmalı. Ben bundan sonra kendim ve ailem için böyle yapacağım. Teşekkürler İbrahim hocam. ALLAH sizden razı olsun.
    KAYNAK

    Konu ozgurcay tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/18435-ozgurcay Saat 01 December 2023, 17:03 ) değiştirilmiştir.

  • #2
    LENFÖDEM, Lenfoma (Lenf Kanseri) ve Lenf Bezesi İltihaplanmasının Limsa ile Çözümü



    Bademciklere Ne İyi Gelir Bademcik İltihabı Nasıl Geçer




    Kanal Daralmasına Ne İyi Gelir Omurilik Daralmasına Ne İyi Gelir Omurilik Daralması Nedir





    Kanal Daralması Nedir Ne İyi Gelir Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir





    Kalp Damar Tıkanıklığı Nedir Damar Tıkanıklığı Nedir Damar Tıkanıklığı Tedavisi Nedir






    Beyindeki Ağır Metaller Nasıl Temizlenir Damar Nasıl Temizlenir Karaciğer Yağlanması Nasıl Geçer






    Astım Nedir Astım Tedavisi Nedir Astım Hastalığı Nasıl Geçer Astım Belirtileri Nelerdir




    Rüya Görmek İsteyenler Ne Kullanmalı Çift Görme Sorunu Yaşayanlar Ne Kullanmalı







    Rüya Görmek İçin Ne Kullanmalı Çift Görme Problemi Nasıl Geçer Dinç Olmak İçin Ne Kullanmalı







    Kansızlığa Ne İyi Gelir Kan Değerleri Nasıl Yükselir Bağırsaklara Ne İyi Gelir







    Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlenir Damarlar Nasıl Açılır Üst Solunum Yollarına Ne İyi Gelir







    ZENCEFİL ile CANDİDA TEDAVİSİ, Otların antifungal etkinliği

    Fahad M. Samadi , a, ⁎ Shaista Suhail , a Manjari Sonam , a Neeta Sharma , b Shruti Singh , a Sushil Gupta , c Ashwini Dobhal , d ve Harsha Pradhan e
    Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
    a Oral Patoloji ve Mikrobiyoloji Bölümü KGMU, Lucknow 226003, UP, Hindistan
    b Botanik Bölümü, Lucknow Üniversitesi, Lucknow 226007, UP, Hindistan
    c Ağız ve Çene-Yüz Cerrahisi Bölümü, Kanpur, Hindistan
    d Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Bölümü, Dehradoon, Hindistan
    e Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Bölümü, Career Dental College, Lucknow, Hindistan
    Fahad M. Samadi: moc.liamg@idamasmdahaf
    ⁎ İlgili yazar. moc.liamg@idamasmdahaf

    Soyut
    Candida taşıyıcılığının oral kanser hastalarında yaygın olduğu ve baskın türlerin C. albicans olduğu bildirilmiştir. Candida türlerinin neden olduğu hastalıkların prevalansının son yıllarda arttığı tespit edilmiştir. Amaç: Çalışmamızın amacı, oral kavite enfeksiyonlarından izole edilen fırsatçı patojen Candida albicans'a karşı üç farklı solüsyonda (metanol ve etanol) hazırlanan seçilmiş 15 bitki yaprağı ekstraktının MİK'deki antifungal aktivitelerini bulmaktı. Ayrıca, klinisyenin hastayı yalnızca mevcut belirli lezyon için tedavi etmesine değil, aynı zamanda Candida albicans enfeksiyonunu kötü huylu transformasyon potansiyelini azaltacak şekilde tedavi etmesine de yardımcı olabilir. Malzeme n yöntemleri: Balgam söktürücü etki gösteren ve insanlar üzerinde toksik özelliği olmayan in vitro antifungal aktivitenin araştırılması için metanolik ve etanollü solüsyonda hazırlanan seçilen bitkinin yaprak ekstraktı seçilmiş, karşılaştırma veya kontrol için antifungal ilaçlar alınmıştır. Sonuçlar, Candida albicans'ın standart antibiyotik cotrimoazol'e karşı en fazla duyarlılığı gösterdiğini, ancak sırasıyla Flukonazol, minosiklin, eritromisin gibi diğer ilaçlara karşı çok daha az duyarlılık gösterdiğini gösterdi; Cymbopogon sitratlar ve Zingiber officinale en iyi inhibitör etkiyi verir ve Candida albicans'ın büyümesini kontrol etme potansiyeline sahiptirler.

    Anahtar Kelimeler: OSCC, Candida albicans, Yeni Otlar, Antifungal Etkinlik

    1. Giriş
    Günümüzde en yaygın hastalık türlerinden biri olan oral enfeksiyon, dünya çapında büyüyen bir sağlık sorunudur. Oral Karsinom (SCC), normalden displastik lezyonlara kadar çok aşamalı bir süreçtir. Premalign veya prekanseröz bir lezyon, kanserin meydana gelme olasılığının daha yüksek olduğu ve oral lökoplaki, oral eritroplaki, Eritroplaki ve muhtemelen oral Submukoz fibrozu içeren morfolojik olarak değiştirilmiş bir doku. Oral submukoz fibroz, potansiyel olarak malign bir hastalık olup, ağırlıklı olarak Asya kökenli insanlarda bulunur. Fibrozis, ağız boşluğunun çoğu bölümünü etkileyen hastalığın histopatolojik özelliğidir. Hastalığın prevalansı son yıllarda Güney Asya'da artmaktadır. Mukozal yüzeyde beyaz bir yama olan oral lökoplakiler histopatolojik olarak Candida olarak teşhis edilirlökoplaki yüzeyel epitelde hif varlığı ile. Candida lökoplaki lezyonları malign potansiyeli önemli ölçüde artırmıştır. Candida albicans , oral lökoplaki ile ilişkili en yaygın mantar türüdür ve Candida lökoplaki'nin malign transformasyonuna katkıda bulunabilir. Eritroplaki terimi, ağız mukozasında meydana gelen klinik ve histopatolojik olarak benzer bir süreç için kullanılır. Lökoplaki tanımına benzer şekilde, başka herhangi bir durum gibi klinik veya patolojik olarak tanımlanamayan kırmızı bir yamayı ifade eden klinik bir terimdir. Ağız boşluğunda, oral mikro flora daha sonra Candida gibi potansiyel olarak patojenik mikroorganizmalar ile yer değiştirebilir.sp., (%72'den %92'ye), Candida taşıyıcılığının oral kanser hastalarında da yaygın olduğu ve C. albicans'ın baskın tür olduğu bildirilmiştir. 1 , 2 Candidal Ağız kanserli hastalarda oral kolonizasyon (%93'e kadar) ve enfeksiyon (%30'a kadar) sıklıkla görülür. 3 Ana sebep, oral mukozite yol açan ışınlamanın neden olduğu histolojik değişiklikler ile birlikte kandidal büyümeyi kolaylaştıran tükürük kantitatif ve kalitatif değişiklikleri olabilir. Bunun yanı sıra, ışınlanmış hastaların kandidoza daha yüksek yatkınlığının olası bir açıklaması, tükürük granülositlerinin bu mikroorganizmalara karşı azalmış fagositik aktivitesine bağlıdır. 4

    Her yerde bulunan bir mantar olan Candida , Ascomycota filumuna aittir, ince duvarlıdır, küçüktür (4 ila 6 mikron) tomurcuklanarak ürer ve dünya çapında fırsatçı mikozların en yaygın nedenlerinden biridir. Hızlı büyürler ve 3 günde olgunlaşırlar. Candida kolonileri krem ​​sarımsı renktedir. Koloninin dokusu türlere göre macunsu, pürüzsüz, kuru, buruşuk ve donuk olabilir. Çevresel, insan ve diğer memeli kaynaklarından geri kazanılabilirler. Candida türlerinin neden olduğu hastalıkların prevalansının son yıllarda, özellikle hamile, diyabetik, yaşlı veya bağışıklığı baskılanmış bireylerde veya antibiyotik veya kortikosteroid tedavisi görenlerde Candida için predispozan faktörler gibi göründüğü tespit edilmiştir.enfeksiyon. 5 İnsanlarda klinik olarak önemli Candida türleri arasında Candida albicans , Candida glabrata , Candida tropicalis , Candida parapsilosis ve Candida dubliniens yer alır ve C. albicansis oral ve sistemik enfeksiyonların çoğundan sorumlu olan en yaygın patojenik türler arasındadır. 6 Daha yakın zamanlarda, Candida albicans türlerinin oral prekanserin etken maddeleri olabileceği ileri sürülmüştür . 4 Literatürde Candida albicans'ın varlığıyla bağlantı kuran bazı raporlar vardır.HIV ile enfekte hastalarda ara sıra görülen lineer diş eti eriteminin klinik durumu ile. 7 Mikolojik araştırmalar, C. albicans'ın insan kandidozunun tüm formlarından elde edilen izolatların %80'den fazlasını temsil ettiğini göstermiştir. 8 Bununla birlikte, son on yılda, kandidemide beş kat artış bildirilmiştir, 9 ve Avrupa'da 1000 başvuruda mevcut kandidemi insidansı, çalışılan ülke ve hasta grubuna bağlı olarak 0,17 ila 20 arasında değişmektedir. 10 Candida'nın neden olduğu ağız enfeksiyonlarını tedavi etmede aşırı etki gösterebilecek hiçbir ilaç yoktur.. Düşük toksisiteye sahip olan ve çevreye çok az etkisi olan oral enfeksiyonlara karşı oldukça etkili olan yeni ortaya çıkan ilaçlar için genel bir çağrı vardır. Yeni doğal ürünler, ilaç keşfinde yenilik için fırsatlar sunar. Şu anda klinikte kullanılan önemli sayıda antifungal ajan doğal kökenlidir. Bitkilerden elde edilen tüm ilaçlar, bitkilerden ekstrakte edilen özel terapötik etkilere sahip maddelerdir. Aslında, doğal ürünler, sorumlu patojenin büyümesini engelleyerek enfeksiyonların kontrolünde ve tedavisinde önemli bir rol oynamaktadır. Örneğin, 1940'lar ile 2006 yılları arasında uluslararası alanda onaylanan ilaçların yarısından fazlası doğal ürünler veya bunların türevleriydi. 11 Bunlar arasında bitkiler, tıpta kullanılan doğal bileşiklerin başlıca kaynağı olmuştur.

    1.1. Bitki özlerinin Candida albicans'a karşı antifungal aktivitesi
    Prospektif çalışma, ayrıca oral kandidal enfeksiyon ve oral mukozal lezyonların tedavisinde kullanılabilen Candida albicans'a karşı antifungal aktiviteye sahip bitkileri araştırmak için yapıldı . Bitkilerin Candida albicans'a karşı biyoaktivitesini araştırmak için rasgele on beş bitki seçildi. Hastalardan daha önce açıklanan yöntemle patojen örnekleri toplandı. Lawsonia inermis , Withania somnifera , Swertia chirata , Curcuma longa , Cymbopogon citrates , Tamarindus indica , Limonia acidissima , Psidium guajana , bitkilerin taze ve olgun yaprakları ,Annona reticulate Cuminum cyminum , Euphorbia hirta , Pogostemon parviflorus, Adenocalymma alliacum , Echinophora platybola ve Zingiber officinale'nin gövdesi , Botanik Bölümü, Lucknow Üniversitesi eski kampüsü, Lucknow ve Ulusal Botanik Araştırma Enstitüsü, Lucknow'dan Mart-Mayıs 2015'te toplandı. steril plastik torbada toplandı ve Lucknow, Hindistan, Lucknow Üniversitesi Botanik Bölümü Mikoloji Laboratuvarına getirildi.

    Git: 2. Yöntem ve malzeme
    2.1. Kimyasallar
    Sabarouds Dextrose Agar (SDA), Eritromisin (10 μg/disk), Minosiklin (5 μg/disk), Clotrimazol (25 μg/disk), Flukonazol (10 μg/disk) gibi antifungal diskler Himedia Pvt. Ltd., Bombay, Hindistan. Çalışma için kullanılan diğer kimyasallar ve reaktifler analitik saflıktaydı.

    2.2. mikroorganizmalar
    Oral Patoloji ve Mikrobiyoloji Laboratuvarı'ndan Candida albicans adlı mikroorganizma toplandı ve hastaların ağız boşluklarından steril pamuklu çubuklarla izole edildi.

    2.3. Ekstrakt hazırlama
    Bitkilerin yaprakları distile su ile iyice yıkandı ve oda sıcaklığında kurutuldu. Kurutulmuş yapraklar, ince toz elde etmek için mekanik bir öğütücü kullanılarak düzgün bir şekilde öğütüldü. On gram toz 100 ml metanol ile erlen içinde karıştırılarak 100 rpm'de 24 saat çalkalamalı inkübatörde bekletildi. Karışım, Whatman filtre kağıdı no 1 kullanılarak süzüldü. Ekstrakt kurutuldu ve bir sonraki kullanıma kadar 4 °C'de hava geçirmez bir kapta saklandı.

    2.4. Antifungal aktivite testi için metanol solüsyonunda ekstraktların ve izole fraksiyonların hazırlanması

    Tam olarak 0.2 g ham metanol ekstresi 2 ml metanol içinde çözülerek 100 mg/ml konsantrasyon elde edildi. Bu daha sonra seri olarak seyreltilerek 50 mg/ml, 25 mg/ml, 10 mg/ml ve 5mg/ml konsantrasyonları elde edildi. Bu prosedür, seyreltme için bir çözücü olarak metanol kullanılarak metanol ekstraktları için tekrarlandı. Verimlerine karşılık gelen fraksiyonlar için benzer seyreltme prosedürü uygulandı. Tüm fraksiyonlar iki ila üç kat dilüsyonlarda hazırlandı. Seyreltme için organik solventlerin kullanıldığı numuneler için, antimikrobiyal test yapıldığında, filtre kağıdı diskleri stok solüsyona emdirildikten sonra düz camda kurumaya bırakıldığı (çözücünün buharlaşması için) ve daha sonra püskürtüldüğü açık olmalıdır. steril damıtılmış su ile.

    2.5. Antifungal aktivite testi için etanol solüsyonunda ekstraktların ve izole fraksiyonların hazırlanması

    Tam olarak 0.2 g ham etanol ekstraktı 2 ml etanol içinde çözülerek 100 mg/ml konsantrasyon elde edildi. Bu daha sonra seri olarak seyreltilerek 50 mg/ml, 25 mg/ml, 10 mg/ml ve 5 mg/ml konsantrasyonları elde edildi. Bu prosedür, seyreltme için bir çözücü olarak etanol kullanılarak metanol ekstraktları için tekrarlandı. Verimlerine karşılık gelen fraksiyonlar için benzer seyreltme prosedürü uygulandı. Tüm fraksiyonlar iki ila üç kat dilüsyonlarda hazırlandı. Seyreltme için organik solventlerin kullanıldığı numuneler için, antimikrobiyal test yapıldığında, filtre kağıdı diskleri stok solüsyona emdirildikten sonra düz camda kurumaya bırakıldığı (çözücünün buharlaşması için) ve daha sonra püskürtüldüğü açık olmalıdır. steril damıtılmış su ile. 2.6. Çalışmada kullanılan kontroller


    Eritromisin (10 μg/disk), Minosiklin (5 μg/disk), Klotrimazol (25 μg/disk), Flukonazol (10 μg/disk) C. albicans için referans veya pozitif kontrol olarak kullanıldı metanol ve etanol solüsyonları olarak kullanıldı çalışma için negatif kontroller.

    2.7. Antimikrobiyal aktivite testi

    Antifungal tarama için agar disk difüzyon yöntemi uygulandı ve minimum inhibitör konsantrasyonun belirlenmesi için sıvı seyreltme yöntemi, başka yerde tarif edildiği gibi çok az değişiklikle uygulandı. Hem ham organik ekstraktların hem de bioassay rehberliğinde izole edilmiş bileşiklerin ön antimikrobiyal taramasında disk difüzyon yöntemi kullanıldı. Test suşları 0.5 McFarland süspansiyonu, normal salin kullanılarak taze kültürlerden hazırlandı. Plakalar, steril bir bez kullanılarak test mikroorganizmasıyla aseptik olarak çizildi ve birkaç dakika kurumaya bırakıldı. Steril 6 mm çaplı filtre kağıdı diskleri, stok çözeltilerle (5, 10, 25, 50 ila 100 mg/ml konsantrasyonlarda) emprenye edildi. Steril forseps kullanılarak diskler aseptik olarak aşılanmış agar plakalarına yerleştirildi. Plakalar daha sonra 24 saat 350°C'de inkübe edildi. Deneyler üç kopya halinde gerçekleştirildi. Numune emdirilmiş diskin çevresinde açık dairesel bir bölgenin varlığı, aktivitenin bir göstergesi olarak kullanıldı. Sonuçlar (ortalama değerler, n=3) kumpas yardımıyla bölgelerin çapları milimetre cinsinden ölçülerek kaydedildi. Kullanılan çözücülerle emprenye edilmiş disk metanol ve etanol negatif kontroller olarak dahil edildi. Karşılaştırma amacıyla, antifungal için standart ilaç klotrimazol (25 μg/disk) testlere sırasıyla pozitif kontroller olarak dahil edildi. Kullanılan çözücülerle emprenye edilmiş disk metanol ve etanol negatif kontroller olarak dahil edildi. Karşılaştırma amacıyla, antifungal için standart ilaç klotrimazol (25 μg/disk) testlere sırasıyla pozitif kontroller olarak dahil edildi. Kullanılan çözücülerle emprenye edilmiş disk metanol ve etanol negatif kontroller olarak dahil edildi. Karşılaştırma amacıyla, antifungal için standart ilaç klotrimazol (25 μg/disk) testlere sırasıyla pozitif kontroller olarak dahil edildi.12 , 13

    2.8. Minimum inhibitör konsantrasyon (MIC)

    Agar disk difüzyon yönteminde üstün antifungal aktivite gösteren ekstraktlar MIC testine tabi tutuldu. Ekstrelerin minimum inhibe edici konsantrasyonu (MIC), test organizmaları için üç kopya halinde belirlendi. Özlerin (20.0, 15.0, 10.0, 5.0 ve 1.0 mg/ml) değişen konsantrasyonlarının 0.5 ml'sine 2 ml besin suyu ilave edildi (böylece özler 5 kat seyreltildi). Bu nedenle nihai konsantrasyonlar kontrol olarak 4, 3, 2, 1, 0.2 ve 0 mg/ml) idi ve daha sonra tüplere önceden 0.5 McFarland bulanıklık standardına ayarlanmış bir öze dolusu test organizması verildi. Prosedür, standart antibiyotik (klotrimazol 40 μg/disk) kullanılarak test organizmaları üzerinde tekrarlandı. Yalnızca besin suyu içeren bir tüp, kontrol olarak hizmet etmesi için yukarıda açıklandığı gibi test organizmaları ile tohumlandı. Kültür içeren tüpler daha sonra 37 °C'de 24 saat süreyle inkübe edildi. İnkübasyondan sonra tüpler, tüplerde bulunan bulanıklık gözlemlenerek kandidal büyüme açısından incelendi.

    2.9. Veri toplama

    Seçilen şifalı bitkilerin Candida albicans mantarına karşı antifungal aktivitesi , inhibisyon bölgelerinin çapları ölçülerek elde edildi ve pozitif kontrol ilacı Flukonazol, eritromisin, minosilin ve klotrimazol ve negatif kontrol metanol ve etanol ile karşılaştırıldı. Antifungal aktivite, bitki özleri tarafından üretilen ortalama inhibisyon çapları bölgesi (mm) olarak ifade edildi.

    Git: 3. Sonuçlar

    Sonuçlar, Candida albicans'ın standart antibiyotik cotrimoazol'e karşı en fazla duyarlılığı gösterdiğini, ancak sırasıyla Flukonazol, minosiklin, eritromisin gibi diğer ilaçlara karşı çok daha az duyarlılık gösterdiğini gösterdi; bu, Candida albicans'ın ilaçlara karşı bir miktar direnç karakteri gösterdiğini gösterdi. Bununla birlikte, seçilen bitkilerin ( Lawsonia inermis, Withania somnifera, Curcuma longa, Cymbopogon citrates, Limonia acidissima, Tamarindus indica, Swertia chirata, Psidium guajana, Annona reticulate, Zingiber sapı) metanol ve etanol çözücülerinin yaprak özleri ile inhibisyon bölgelerinin çapları officinale, Euphorbia hirta, Pogostemon parviflorus, Adenocalymma alliacum, Echinophora platybola ve Cuminum cyminum) patojene karşıCandida albicans farklı konsantrasyonlarda farklıdır (tablo 1,Şekil 1) aralarında Lawsonia inermis, Withania somnifera, Curcuma longa, Cymbopogon citrates ve Zingiber officinale bitki özlerinin en iyi inhibitör etkiyi verdiği ve MIC 25'te 12 mm'nin üzerinde inhibisyon zonuna sahip oldukları için Candida albicans'ın büyümesini kontrol etme potansiyeline sahip oldukları sırasıyla mg/ml, 25 mg/ml, 10 mg/ml, 50 mg/ml ve 10 mg/ml (İncir. 2).

    tablo 1


    Metanol yaprak ekstrelerinin inhibisyon bölgelerinin çapları.
    Lawsonia inermis 0.2 27 ± 0,13 24 ± 0,26 21 ± 0,17 18 ± 0,04 17 ± 0,22
    Withania somnifera 0.2 24 ± 0,11 22 ± 0,08 20 ± 0,22 18 ± 0.34 16 ± 0,16
    Zingiber officinale 0.2 22 ± 0,25 21 ± 0,15 18 ± 0,09 15 ± 0,43 13 ± 0,12
    Zerdeçal 0.2 30 ± 0,57 27 ± 0,21 26 ± 0,42 23 ± 0,13 22 ± 0,06
    Cymbopogon sitratlar 0.2 19 ± 0,49 18 ± 0,39 13 ± 0,19 12 ± 0,28 11 ± 0,21
    Demirhindi indicası 0.2 14 ± 0,09 14 ± 0,20 13 ± 0,28 11 ± 0,24 10 ± 0,36
    limonia acidissima 0.2 10 ± 0,16 09 ± 0,11 08 ± 0,24 08 ± 0,16 07 ± 0,04
    Psidyum guajana 0.2 15 ± 0,20 13 ± 0,18 12 ± 0,02 12 ± 0,17 10 ± 0,17
    Annona retikulata 0.2 12 ± 0,19 11 ± 0,23 10 ± 0,34 09 ± 0,12 08 ± 0,17
    Swertia chirata 0.2 16 ± 0,28 15 ± 0,18 1 ± 0,14 11 ± 0,29 10 ± 0,43
    sütleğen hirta 0.2 30 ± 0,32 28 ± 0,06 27 ± 0,20 26 ± 0,23 24 ± 0,15
    Pogostemon parviflorus 0.2 26 ± 0,41 22 ± 0,16 19 ± 0,14 17 ± 0,41 15 ± 0,06
    Adenokalymma alliacum 0.2 25 ± 0,22 23 ± 0,03 22 ± 0,31 17 ± 0,02 14 ± 0,23
    Echinophora ornitorenk 0.2 31 ± 0,17 25 ± 0,12 23 ± 0,22 21 ± 0,19 20 ± 0,20
    kimyon cyminum 0.2 18 ± 0,19 15 ± 0,23 13 ± 0,34 11 ± 0,12 07 ± 0,17
    Ayrı bir pencerede aç
    Şekil 1
    Şekil 1
    xxx.

    İncir. 2
    İncir. 2
    İnhibisyon Bölgelerinin yakından görünümü.

    Metanolik ekstrede en iyi antifungal aktivite Lawsonia inermis, Withania somnifera, Zingiber officinale, Curcuma longa, Euphorbia hirta, Pogostemon parviflorus, Adenocalymma alliacum ve Echinophora platybola tarafından verildi. Hesaplanan MIC (mg/ml) 2.8, 3.2, 5.0, 2.10, 1.5, 4.30 ve 3.15 (Tablo 2,Tablo 3). Tablo 2


    Hesaplanmış MİK bölüm 1.
    Lawsonia inermis 0.2 22 ± 0,13 22 ± 0,26 18 ± 0,17 16 ± 0,04 10 ± 0,22
    Withania somnifera 0.2 28 ± 0,11 25 ± 0,08 22 ± 0,22 19 ± 0.34 17 ± 0,16
    Zingiber officinale 0.2 24 ± 0,25 22 ± 0,15 20 ± 0,09 19 ± 0,43 16 ± 0,12
    Zerdeçal 0.2 21 ± 0,57 19 ± 0,21 18 ± 0,42 17 ± 0,13 15 ± 0,06
    Cymbopogon sitratlar 0.2 17 ± 0,49 15 ± 0,39 12 ± 0,19 08 ± 0,28 06 ± 0,21
    Demirhindi indicası 0.2 13 ± 0,09 12 ± 0,20 09 ± 0,18 09 ± 0,24 07 ± 0,36
    limonia acidissima 0.2 09 ± 0,26 08 ± 0,11 07 ± 0,31 05 ± 0,06 05 ± 0,04
    Psidyum guajana 0.2 13 ± 0,20 12 ± 0,18 11 ± 0,02 10 ± 0,17 09 ± 0,17
    Annona retikulata 0.2 12 ± 0,19 11 ± 0,23 11 ± 0,34 10 ± 0,12 07 ± 0,17
    Swertia chirata 0.2 19 ± 0,28 18 ± 0,18 18 ± 0,14 17 ± 0,29 16 ± 0,43
    sütleğen hirta 0.2 26 ± 0,02 23 ± 0,25 19 ± 0,11 17 ± 0,21 14 ± 0,11
    Pogostemon parviflorus 0.2 30 ± 0,17 28 ± 0,22 26 ± 0,04 21 ± 0,28 19 ± 0,15
    Adenokalymma alliacum 0.2 20 ± 0,06 17 ± 0,19 15 ± 0,09 13 ± 0,12 11 ± 0,23
    Echinophora ornitorenk 0.2 32 ± 0,23 29 ± 0,33 25 ± 0,10 23 ± 0,18 22 ± 0,14
    kimyon cyminum 0.2 11 ± 0,21 11 ± 0,16 09 ± 0,25 08 ± 0,07 05 ± 0,03
    Ayrı bir pencerede aç Tablo 3


    Hesaplanmış MİK bölüm 2.
    flukonazol 10 μg/disk 09 R
    kotrimoazol 25 μg/disk 18 S
    Eritromisin 10 μg/disk 10 R
    minosiklin 5 μg/disk 13 S
    Negatif Kontrol- Metanol 0.2 ml _ R
    Negatif Kontrol- Etanol 0.2 ml _ R
    Ayrı bir pencerede aç
    Etanolik ekstrede en iyi antifungal aktivite Withania somnifera, Zingiber officinale, Curcuma longa, Swertia chirata, Euphorbia hirta, Pogostemon parviflorus, Adenocalymma alliacum ve Echinophora platybola tarafından verildi. Hesaplanan MIC (mg/ml) 3.10, 2.81, 4.25, 2.75, 4.25, 3.85 ve 2.30 idi.

    Withania somnifera, Curcuma longa, Euphorbia hirta, Echinophora platybola, Zingiber officinale, Lawsonia inermis, Adenocalymma alliacum, Pogostemon parviflorus ve Swertia chirata bitki özleri MIC 5 mg/ml'de en iyi inhibitör etkiyi verir ve büyümeyi kontrol etme potansiyeline sahiptir. Candida albicans, MIC'de 12 mm'nin üzerinde inhibisyon zonu çapına sahip oldukları için. Withania somnifera, Curcuma longa, Euphorbia hirta, Echinophora platybola, Zingiber officinale'nin yaprak özütü tüm metanol ve etanolde MIC 5 mg/ml'de inhibitör etki gösterirken Lawsonia inermis ve Adenocalymma alliacum sadece metanolde, Pogostemon parviflorus'ta inhibitör etki gösterir. metanol ve etanol ve Swertia chirata, sadece etanolik ekstrakt solüsyonunda MIC 5 mg/ml'de inhibitör etki gösterir. Limonia acidissima ve Annona reticulat yaprak ekstresi tüm konsantrasyonlarda olumsuz etkiler verir. tedavi edilen patojene karşı 3.1. istatistiksel analiz


    Ortalamaları, standart sapmaları ve p-değerini belirlemek için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanıldı. Ekstraktların antifungal aktiviteleri arasındaki farkın önemini belirlemek için Student t -testi kullanıldı. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar, üç kopyanın ortalama inhibisyon bölgesi (mm) ± SD olarak ifade edildi. Hesaplanan t-değerini hesaplamak için her bitki özütünün ortalaması ve SD'si kullanıldı. Bitki ekstraktlarının Candida albicans üzerindeki inhibisyon bölgelerinin çapının kritik t-değeri ile hesaplanan t-değerleri arasındaki farklar hesaplandı. On beş bitki türü arasında beşi ( Lawsonia inermis, Withania somnifera, Curcuma longa ve Zingiber officinale )verir) alternatif hipotezi verir, çünkü hesaplanan t-değeri, p 0.05'teki kritik t-değerinden daha fazladır, dolayısıyla bu beş bitkinin bileşikleri tarafından sergilenen önemli bir biyolojik aktivite vardır.

    Git: 4. Tartışma

    Şu anda Candida enfeksiyonlarındaki artış , bazı Candida türlerinde doğal olarak daha yüksek düzeyde antifungal ilaç direncinin bir yansımasından da kaynaklanıyor olabilir . Antifungallere karşı biyofilm direncinin kesin mekanizması belirsizliğini koruyor, ancak muhtemelen çok faktörlüdür. Biyofilmin hücre dışı polisakaritleri, bir antimikrobiyal ajanın difüzyonuna karşı bir inhibitör görevi görebilir veya ilacı biyofilm boyunca yayılırken iyonik olarak bağlayarak biyoyararlanımını etkili bir şekilde azaltabilir. 14 Candida albicans gibi fırsatçı mantarların neden olduğu enfeksiyonlarmantar patojenlerinin yeni spektrumuna dahil edilmiştir. Fırsatçı mantarların ( Candida albicans ) neden olduğu enfeksiyonların önemi konusunda klinisyenler ve mikrobiyologlar arasında artan bir farkındalık vardır . Yeni doğal ürünler, ilaç keşfinde yenilik için fırsatlar sunar. Şu anda klinikte kullanılan önemli sayıda antitümör ajanı doğal kökenlidir. Aslında, doğal ürünler, sorumlu patojenin büyümesini engelleyerek enfeksiyonların kontrolünde ve tedavisinde önemli bir rol oynamaktadır. Örneğin, 1940'lar ile 2006 yılları arasında uluslararası alanda onaylanan ilaçların yarısından fazlası doğal ürünler veya bunların türevleriydi. 11Bunlar arasında bitkiler, tıpta kullanılan doğal bileşiklerin başlıca kaynağı olmuştur. Enfeksiyonları tedavi etmek için bitkilerin ve şifalı bitki bileşiklerinin kullanımı, özellikle çeşitli hastalıklar için geleneksel tıbba bağımlılığın olduğu gelişmekte olan ülkelerde, dünya çapında bir yaşlılık uygulamasıdır. Bitkilerden elde edilen tüm ilaçlar, bitkilerden ekstrakte edilen özel terapötik etkilere sahip maddelerdir. Antibiyotiğe dirençli mantar organizmalarının artan prevalansı, yaygın antibiyotik kullanımının mevcut antimikrobiyal ajanları bazı bakteriyel hastalıkları kontrol etmede yetersiz kılabilmesinden kaynaklanmaktadır ve bu nedenle insan patojenlerine karşı aktif olan yeni maddelerin belirlenmesi için araştırma yapılması acil bir ihtiyaçtır. Bitkiler tarafından üretilen antimikrobiyal bileşikler, bitki ve insan patojenik mikroorganizmalara karşı aktiftir. Enfeksiyonlara karşı oldukça etkili, düşük toksisiteye sahip ve çevreye çok az etkisi olan yeni ortaya çıkan ilaçlar için genel bir çağrı var. Birçok farmakolojik araştırma, insan bulaşıcı hastalıklarının tedavisi için yeni bitkisel ilaçları belirleme yarışındadır.

    Git: 5. Sonuç

    Bunun bulguları, spesifik solüsyonda bu bitkilerin (Withania somnifera, Curcuma longa, Euphorbia hirta, Echinophora platybola, Zingiber officinale, Lawsonia inermis, Adenocalymma alliacum, Pogostemon parviflorus ve Swertia chirata) Candida'nın neden olduğu oral enfeksiyonun tedavisinde en iyi şekilde kullanılabileceğini düşündürmektedir. albicans doğal oldukları için, MIC 5 mg/ml'de herhangi bir toksik etki olmaksızın etkilidir. Bu şifalı bitkiler ayrıca kandidal enfeksiyonları yok etmek veya kolonyal büyümesini erken bir aşamada engellemek için oral jellerde, diş macunlarında, oral merhemlerde kullanılabilirler çünkü ağız boşluğunda çoğalabilirler, hiflerini oral epitelyuma nüfuz edebilirler, bu da onların çok güçlü olduklarını kanıtlayabilir. zararlı. Etkili bitkiler, diş macunları, oral jeller, merhemler vb. içindeki etkili bitkisel bileşenler kullanılarak enfeksiyonu çok düşük maliyetlerle tedavi etmek için kullanılabilir. çünkü bu ürünlerin kullanımı, ilaçlar gibi herhangi bir yan etki veya toksisiteye yol açmadan mantar kolonisini ağız boşluğundan tamamen yok edecektir. Kimyasal antimikrobiyal ajanların kullanımı aynı zamanda mikropların veya mantarların dirençlilik karakterini arttırdığından, ancak bu bitkisel ürünler bu patojenik mantarın direnç karakterini arttırmada herhangi bir etki göstermeyecek, bu da kullanımının en iyisi olabilir.

    Git: Referanslar

    1. Leung WK, Dassanayake RS, Yau JYY, Jin LJ, Yam WC, Samaranayake LP: Candida türlerinin ışınlanmış, dişli, kserostomi, nazofaringeal karsinomdan kurtulanlarda oral kolonizasyonu, fenotipik ve genotipik profilleri . J Clin Microbiol. 2000; 38 :2219–2226. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    2. Al-Abeid HM, Abu-Elteen KH, Elkarmi AZ, Hamad MA Candida Spp. In: Ürdün kanser hastaları: prevalans, ptojenik belirleyiciler ve antifungal duyarlılık. Jpn J Enfeksiyon Dis. 2004; 57 :279–284. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    3. Ramirez-Amador V., Silverman S., Jr, Mayer P., Tyler Mand Quivey J. Oral ve faringeal radyasyon tedavisi gören hastalarda kandidal kolonizasyon ve Oral kandidiyazis. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Radiol Endod. 1997; 84 :149–153. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    4. Sitheeque MA, Samaranayake LP Kronik hiperplastik kandidoz/Kandidiyazis (kandidal lökoplaki) Crit Rev Oral Biol Med. 2003; 14 :253–267. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    5. Lockhart SR, Daniels KJ, Zhao R., Wessels D., Soll DR Candida albicans'ta çiftleşmenin hücre biyolojisi . Ökaryot Hücresi. 2003; 2 :49–61. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    6. Thompson GR, Patel PK, Kirkpatrick WR Antiretroviral tedavi çağında orofaringeal kandidiyazis. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod. 2010; 109 :488–492. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    7. Velegraki A., Nicolatou O., Theodoridou M., Mostrou G., Legakis NJ Pediatrik IDS ile ilişkili lineer diş eti eritemi: bir eritematöz kandidiyaz formu? J Oral Pathol Med. 1999; 28 :178–182. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    8. Pfaller MA, Diekema DJ İnvaziv kandidiyazların epidemiyolojisi: kalıcı bir halk sağlığı sorunu. Clin Microbiol Rev. 2007; 20 :133–163. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    9. Bassetti M., Ansaldi F., Nicolini L. Yoğun bakım ünitesinde kandidemi insidansı ve flukonazol kullanımı ile ilişkisi. J Antimikrob Kemoterapi. 2009; 64 :625–629. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    10. Lass-Florl C. Avrupa'da invazif mantar hastalığının epidemiyolojisinin değişen yüzü. Mikozlar. 2009; 52 :197–205. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    11. Efferth T., Li PCH, Konkimalla VSB, Kaina B. Geleneksel Çin tıbbından akılcı kanser tedavisine. Trendler Mol Med. 2007; 13 :353–361. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    12. Shahverdi A., Iranshahi M., Mirjani R., Jamalifar H., Amin G., Shafiee A. Ferula persica var. Persica Roots DARU. 2005; 13 :17–19. [ Google Akademik ]
    13. Seyydnejad MS, Niknejad M., Darabpoor I., Motamedi H. Callistemon citrinus ve Albizia lebbeck'in hidroalkolik ekstraktının antibakteriyel aktivitesi. Ben J App Sci. 2010; 7 :13–16. [ Google Akademik ]
    14. Al-Fattani MA, Douglas LJ Antifungal maddeler tarafından Candida biyofilmlerinin penetrasyonu. Antimikrob Ajanlar Chemother. 2004; 48 :3291–3297. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    Başağrısına karşı aspirin alınır, ama aspirin asla başağrısını tamamen iyileştirmez ömür boyu alınır ve çok alınırsa ayrıcada mideye böbrekler ve kanın yapısına zarar verir. Gökçek İksiri hastalığı tamamen iyileştirir ama beli bir süre zaman alır. Hastalığınızın geçmişi (anamnez) oldukca eskiye dayandığından tedavisisde ona göre zaman alır. Hatalık ne kadar kronikse tedaviside o ölçüde zaman alır. Dünyanın en tuzlu yemek yiyen milleti Japonlardır ve yine en uyun ömürlü insanlarda Japonlardır.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
    Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 25 December 2020, 17:02 ) değiştirilmiştir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Nutrasötiklerin ve Bitkisel İlaçların Oral Kandidiyazda Candida albicans Üzerindeki Etkileri: Kapsamlı Bir İnceleme

      Fateme Gharibpour 1, Farinaz Şirban 2, Muhammed Bagherniya 3, Mohsen Nosouhian 1, Thozhukat Sathyapalan 4, Emir Hüseyin Sahebkar 5 6 7 8
      üyelikler yıkılmak üyelikler

      • 1Yüksek Lisans, Diş Hekimliği öğrencileri, Araştırma Komisyonu, Ortodonti Bölümü, Diş Hekimliği Fakültesi, İsfahan Tıp Bilimleri Üniversitesi, İsfahan, İran.
      • 2Dental Araştırma Merkezi, Ortodonti Bölümü, Diş Hekimliği Fakültesi, İsfahan Tıp Bilimleri Üniversitesi, İsfahan, İran.
      • 3Toplum Beslenmesi Bölümü, Beslenme ve Gıda Bilimleri Okulu, Gıda Güvenliği Araştırma Merkezi, İsfahan Tıp Bilimleri Üniversitesi, İsfahan, İran.
      • 4Akademik Diyabet, Endokrinoloji ve Metabolizma, Hull York Tıp Fakültesi, Hull Üniversitesi, Hull, BK.
      • 5Uygulamalı Biyomedikal Araştırma Merkezi, Meşhed Tıp Bilimleri Üniversitesi, Meşhed, İran. sahibkara@mums.ac.ir.
      • 6Biyoteknoloji Araştırma Merkezi, Farmasötik Teknoloji Enstitüsü, Meşhed Tıp Bilimleri Üniversitesi, Meşhed, İran. sahibkara@mums.ac.ir.
      • 7Eczacılık Fakültesi, Meşhed Tıp Bilimleri Üniversitesi, Meşhed, İran. sahibkara@mums.ac.ir.
      • 8Polonyalı Annenin Memorial Hastanesi Araştırma Enstitüsü (PMMHRI), Lodz, Polonya. sahibkara@mums.ac.ir.
      Soyut

      Candida albicans, ağız boşluğundaki sağlıklı floranın bir parçasıdır. Aynı zamanda zararlı olabilecek fırsatçı enfeksiyonlara da neden olabilir. Kronik oral kandidozun en tipik tipi takma diş stomatitidir ve bu durumda en önemli organizma C. albicans olarak tanımlanır. Candida'nın dirençli formunun gelişmesi nedeniyle, geleneksel ilaçların kullanılması bazen etkisiz olabilir. Otlar ve doğal olarak taklit edilen biyoaktif bileşikler, antimikotik tedavi için yeni bir kaynak olabilir. Birkaç gözden geçirme çalışması, bitkisel ilaçların ve doğal biyoaktif bileşiklerin antibakteriyel, antiviral ve antifungal etkilere sahip olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, bu doğal ürünlerin C. albicans gibi patojenik oral mantar florası üzerinde yararlı etkileri olabileceği varsayılmaktadır. Çeşitli çalışmalarda mantar önleyici ajan olarak bitkilerin etkileri araştırılmış olsa da, bildiğimiz kadarıyla bu doğal ürünlerin C. albicans üzerindeki etkileri henüz incelenmemiştir. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, bitkisel ilaçların ve doğal biyoaktif bileşiklerin anti-kandida aktivitesini (özellikle oral kandidiyazda C. albicans) gözden geçirmektir. Genel olarak sarımsak, yeşil çay, propolis, kurkumin, meyan kökü, tarçın, resveratrol, zencefil ve berberin gibi tıbbi bitkiler ve nutrasötiklerin C. albicans'ın oral kandidiyazis tedavisinde yararlı olduğu ve değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır. ağız hastalıklarını önleme ve tedavi etme girişiminde güvenli, erişilebilir ve ucuz bir yönetim seçeneği olarak. Bununla birlikte, kanıtların çoğu in vitro ve hayvan çalışmalarına dayanmaktadır, bu nedenle daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç vardır. bu doğal ürünlerin C. albicans üzerindeki etkileri henüz incelenmemiştir. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, bitkisel ilaçların ve doğal biyoaktif bileşiklerin anti-kandida aktivitesini (özellikle oral kandidiyazda C. albicans) gözden geçirmektir. Genel olarak sarımsak, yeşil çay, propolis, kurkumin, meyan kökü, tarçın, resveratrol, zencefil ve berberin gibi tıbbi bitkiler ve nutrasötiklerin C. albicans'ın oral kandidiyazis tedavisinde yararlı olduğu ve değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır. ağız hastalıklarını önleme ve tedavi etme girişiminde güvenli, erişilebilir ve ucuz bir yönetim seçeneği olarak. Bununla birlikte, kanıtların çoğu in vitro ve hayvan çalışmalarına dayanmaktadır, bu nedenle daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç vardır. bu doğal ürünlerin C. albicans üzerindeki etkileri henüz incelenmemiştir. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, bitkisel ilaçların ve doğal biyoaktif bileşiklerin anti-kandida aktivitesini (özellikle oral kandidiyazda C. albicans) gözden geçirmektir. Genel olarak sarımsak, yeşil çay, propolis, kurkumin, meyan kökü, tarçın, resveratrol, zencefil ve berberin gibi tıbbi bitkiler ve nutrasötiklerin C. albicans'ın oral kandidiyazis tedavisinde yararlı olduğu ve değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır. ağız hastalıklarını önleme ve tedavi etme girişiminde güvenli, erişilebilir ve ucuz bir yönetim seçeneği olarak. Bununla birlikte, kanıtların çoğu in vitro ve hayvan çalışmalarına dayanmaktadır, bu nedenle daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, bitkisel ilaçların ve doğal biyoaktif bileşiklerin anti-kandida aktivitesini (özellikle oral kandidiyazda C. albicans) gözden geçirmektir. Genel olarak sarımsak, yeşil çay, propolis, kurkumin, meyan kökü, tarçın, resveratrol, zencefil ve berberin gibi tıbbi bitkiler ve nutrasötiklerin C. albicans'ın oral kandidiyazis tedavisinde yararlı olduğu ve değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır. ağız hastalıklarını önleme ve tedavi etme girişiminde güvenli, erişilebilir ve ucuz bir yönetim seçeneği olarak. Bununla birlikte, kanıtların çoğu in vitro ve hayvan çalışmalarına dayanmaktadır, bu nedenle daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, bitkisel ilaçların ve doğal biyoaktif bileşiklerin anti-kandida aktivitesini (özellikle oral kandidiyazda C. albicans) gözden geçirmektir. Genel olarak sarımsak, yeşil çay, propolis, kurkumin, meyan kökü, tarçın, resveratrol, zencefil ve berberin gibi tıbbi bitkiler ve nutrasötiklerin C. albicans'ın oral kandidiyazis tedavisinde yararlı olduğu ve değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır. ağız hastalıklarını önleme ve tedavi etme girişiminde güvenli, erişilebilir ve ucuz bir yönetim seçeneği olarak. Bununla birlikte, kanıtların çoğu in vitro ve hayvan çalışmalarına dayanmaktadır, bu nedenle daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç vardır. Zerdeçal, meyan kökü, tarçın, resveratrol, zencefil ve berberin, C. albicans'ın oral kandidiyazis tedavisinde yararlıdır ve oral hastalıkları önleme ve tedavi etme girişiminde güvenli, erişilebilir ve ucuz bir tedavi seçeneği olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte, kanıtların çoğu in vitro ve hayvan çalışmalarına dayanmaktadır, bu nedenle daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç vardır. Zerdeçal, meyan kökü, tarçın, resveratrol, zencefil ve berberin, C. albicans'ın oral kandidiyazis tedavisinde yararlıdır ve oral hastalıkları önleme ve tedavi etme girişiminde güvenli, erişilebilir ve ucuz bir tedavi seçeneği olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte, kanıtların çoğu in vitro ve hayvan çalışmalarına dayanmaktadır, bu nedenle daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç vardır.

      Anahtar Kelimeler: Candida albicans; Bitkisel ilaç; Nutrasötikler; Oral kandidiyaz.



      Enfeksion kaptim diye hemen Antibiotiklere sarilmayin !!!!!. Basit bir Angine yakalandim, ve Doktora gittim, hemen bana Penicilin verdi bende kullandim. Daha 10 tane aldim ancak fayda görmedim, aksine cok zarar gördüm. Ancak basit bir zarar degil. Hersey o günden sonra basladi....Bir sabah kalkdigimda dilimde mantar olmus , dilim yanarak agrilar basladi. Sonra kendi kendime Penicilin aklima geldi ve hemen cöpe attim.
      Ancak nafile, artik o kücük bombalari almis ve Bagirsak florasini iyice bozmustum. Sonra Sirasiyla ikinici enfeksiona yakalndim; neden cünkü aldigim penicilin Immun sistemin cökermisti de ondan. Bugün Peniciline karsi enfeksiona neden olan mikroorganizmalar bagisiklik kazanmistir, ve bana göre Penicilin devri coktan bitmistir.Hatta hic etkisi kalmamistir. Cünkü zaman gectikce Cesitli Antibiotiklere karsi mikroorganizmalar Resistenz kazanmaktadir. Ancak Allahin verdigi bitkiler herzaman kullanilabilir.

      Aradan zaman gecemdi ki; Gastrit, Mantar Allerjisi (Penicilum) , Besin Allerjisi,
      Sinüzit, Sag sinusda polyp, Bagirsak tikanikligi, Bas Agrilari ,Depression, Kas kasilmalari ortaya cikti. Oysaki Penicilin dene o mantardan olusan ilaci almazdan önce hic bir seyim yoktu. . Doktor Doktor diye dolasmaya basladim. Ancak neticeye ulasamadim. Nafile....bu isi kendi elime aldim. Ve ibrahim beyle tel görüstükden sonra Gökcek iksirini tavsiye etti ,aldim kullandim. tam 6 ay zahmet cektim, ve bugün ocak 2007 .
      Memnun kaldigim icin tedaviye devam etmekteyim.

      Gökcek iksirine basladiktan 3 hafta sonra, iki koltuk altindaki lenf bezleri büydü ve calismaya basladi. Önce cok korktum ancak bir hafta sonra kendliginden gecti. Calisan lenf bezlerinden korkmamak gerekir, calismayandan korkmak gerekir. Bagirsakda yer edinen Mantarlar gökcek iksirinden sonra ortaya cikti , vucutta Allerji yapti ve daha sonra Bagirsak yoluyla disariya atildi. Bagirsakda Mantar ve Parazitler ortaya cikinca Bulanti kusma gibi haller de beraberinde ortaya cikti ancak Bagirsak temizlendikden sonra gecti.
      Ancak Hepsi bu degil Antibiotiklerin bana verdigi zarar, ya Depression da ikincisi, geceleri uykusuzluk,karin agrilari. Gökcek iksiri ile beraber Kilicotu ve Cörek otu kullanmaya basladim. Doktorlar bana Allerji icin güncel kullanilan ilaclar verdi, bir iki defa kullandim ancak hic faydasini görmedim, ve biraktim.
      Gökcek iksirni dördüncü haftasi dudaklarimda ucuk , yüzümde sivilceler ortaya cikti, ancak bir hafta sonra kendiliginden gecti.Bunun icin doktora bile gitmeye gerek duymadim, cünkü biliyordumki bu Gökcek iksirinden sonra ortaya cikmisti,
      Ibrahim bey bunun gayet normal oldugunu söyledi.
      Dilimdeki yanmaya ve dil paslanmasi , azaldi ancak yaralar meydana geldi, curuflar ve bakteriler disari atilmaya basladi.

      Daha Antibiotikin yan Tesirleri bitmedi!!
      Karaciger aldigim Penicilin ve onun yaptigi Mantar Allerjisinden Toxik etki gördü,
      ve görevini yapamaz hale geldi. Karaciger Dokusunda biriken Safra ve artik maddeleri disariya atilamadi-bilirojen-bu bende ikinci Allerji yapti ve tüm vucudum kasinmalar oldu . Gökcek iksiri Karacigerde biriken bu maddeleri cözerek Gaita ve idrar yoluyla disariya atmaya basladi. Bilirojen karacigerde biriktigi icn Dil Paslanmasi ve aciligi ortaya cikti.Gökcek ikrisi Karacigeri Temizlenmeye basladiktan sonra Azaldi.

      Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

      Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
      Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 15 February 2018, 12:44 ) değiştirilmiştir.

      Yorum yap


      • #4
        KALP Damar, İnme (Felç), Koroner KALP Yetmezliği, Beyin Kanaması, Diyabet ve Karaciğer Yağlanması



        LİMSA Kalp-Damar Rahatsızlıkları, İNME (Felç), Karaciğer Yağlanması ve Damar kaynaklı Cinsel Sorun



        SEDEF HASTALIĞI Aşırı Stres ile bütün Vücudu Kaplar ise Limsa ve Lahana Mix ile İyileşir




        Zencefilin ( Zingiber officinale Roscoe) mide koruyucu etkilerine dair bir inceleme


        Raghavendra Haniadka , birElroy Saldanha , b Venkatesh Sunita , a Princy L. Palatty , c Raja Fayad d ve Manjeshwar Shrinath Baliga * a
        Yazar bağlantıları Soyut


        Zingiber officinale'nin rizomlarıHalk arasında zencefil olarak bilinen Roscoe (Zingiberaceae), önemli bir mutfak baharatıdır ve aynı zamanda sayısız sağlık yararına sahiptir. Rizomlar antik çağlardan beri artrit, romatizma, burkulmalar, kas ağrıları, ağrılar, boğaz ağrıları, kramplar, hipertansiyon, bunama, ateş, bulaşıcı hastalıklar, nezle, sinir hastalıkları, diş eti iltihabı, diş ağrısı tedavisinde çeşitli geleneksel tıp sistemlerinde kullanılmıştır. astım, felç ve diyabet. Zencefil ayrıca evde çare olarak kullanılır ve kabızlık, hazımsızlık, geğirme, şişkinlik, gastrit, epigastrik rahatsızlık, mide ülserleri, hazımsızlık, mide bulantısı ve kusma gibi çeşitli mide rahatsızlıklarının tedavisinde çok büyük bir değere sahiptir ve bilimsel çalışmalar etnomedikal kullanımları doğrulamıştır. Zencefilin ayrıca nonsteroidal ilaçların neden olduğu mide ülserlerini önlemede etkili olduğu gösterilmiştir.anti-inflamatuar ilaçlar[NSAID'lerindometasin,aspirin],reserpin,etanol, stres (hipotermik ve yüzme),asetik asitve laboratuvar hayvanlarında Helicobacter pylori kaynaklı gastrik ülserasyonlar. Çeşitli klinik öncesi ve klinik çalışmalar, zencefilin farklı emetojenik uyaranlara karşı anti-emetik etkilere sahip olduğunu da göstermiştir. Bununla birlikte, özellikle kemoterapinin neden olduğu mide bulantısı ve kusmayı ve taşıt tutmasını önleme konusundaki çelişkili raporlar, geniş spektrumlu bir anti-emetik olarak etkinliği hakkında kesin bir sonuca varmamızı engellemektedir. Zencefilin serbest radikal süpürücü özelliği olduğu gösterilmiştir.antioksidan; inhibisyonuyağperoksidasyon ve bu özelliklerin gözlenen gastroprotektif etkilere katkıda bulunmuş olabileceği. Bu derleme, zencefilin çeşitli mide-koruyucu etkilerini özetlemekte ve ayrıca insanlarda mide-koruyucu bir ajan olarak etkinliğini ve faydasını belirlemek için gelecekteki araştırmaları garanti eden yönleri vurgulamaktadır.



        simurg Nickli öğeden Alıntı
        İksiri kullanmaya başlayalı henüz 10 gün kadar oldu .Yaklaşık 7 aydır nötropenik enterekolit ve tifilitis tanılarıyla 21 gun arayla 2 kez opere edilen kızım sürekli bağırsak sıkıntıları çekiyordu.Yapışıklık ve bağırsak seviyeleri oluşuyor belli aralarla ishal tekrarlıyor bazen sebebi belirsiz batın ağrıları oluşuyordu.Bu anlamda sürekli huzursuzluğumuz vardı.Kızımın asıl hastalıgını unutmuş tali bir olay olan bağırsak sıkıntısına düşmüştük.

        Bu 10 gün içinde ibrahim hocanın ayrıca tavsiye ettiği gökçek tonik ve gökçek iksirine devam ettik bu kadar kısa sürede bağırsak düzene girdi. gaz hareketleri yoğunlaştı atımı kolaylaştı.Hazım problemi yaşamadık ve 3 gundur hamdolsun kızımda uyuyor bizde rahatız.

        Her sıkıntıda özeldeki rahatsız edişlerimde bana vakit ayırdıgı içinde özellikle ibrahim hocadan allah razı olsun .
        EVET bu simurg ko asdı ile yazı yazsan arkadşımızın yazısı Lösemi linkinde devamı

        Yorum yap


        • #5
          Zencefil ve Testosteron

          Saleem Ali Banihani
          Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
          Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
          Git: Soyut


          Testosteron üretimini arttırmak ve korumak, erkeklerde birincil seks hormonu olarak çok önemli rolü nedeniyle birçok bilim insanı için bir hedeftir. Çeşitli in vivo denemeler, erkeklerde testosteron üretimini artırmak için farklı diyet takviyeleri ve şifalı bitkiler kullandı. 1991'den beri, çeşitli in-vivo ve temel araştırma çalışmaları, zencefil ( Zingiber officinale ) ve testosteron arasında bir bağlantı keşfetti . Ancak, böyle bir bağlantı henüz toplu olarak gözden geçirilmemiştir. Bu derleme, zencefil ve zencefil özlerinin testosteron üzerindeki etkisini sistematik olarak tartışır ve özetler. Bu katkıyı sağlamak için, Kasım 1991'den Ağustos 2018'e kadar İngilizce dilindeki makaleler (tam metinler veya özetler) için PubMed, Scopus ve Web of Science veritabanlarında "zencefil" ve "anahtar kelimelerini kullanarak arama yaptık.Zingiber resmi“testosteron”a karşı. Ek olarak, ilgili yayınlanmış makalelerden alınan referanslar da sadece ilgiliyse gözden geçirilmiştir. Sonuç olarak, zencefili testosterona bağlayan ana araştırma, zencefil takviyesinin, özellikle oksidatif stres koşullarında erkeklerde testosteron üretimini arttırdığını göstermiştir. Bunun temel olarak luteinize edici hormon (LH) üretimini artırarak, testislerdeki kolesterol seviyesini artırarak, testislerde oksidatif stresi ve lipid peroksidasyonunu azaltarak, antioksidan enzimlerin aktivitesini artırarak, kan şekerini normalleştirerek, kan akışını artırarak meydana geldiği mekanizmalar. testislerde, testis ağırlığının artması ve testosteron reseptörlerinin geri dönüşümü. Bununla birlikte, zencefilin testosteron üzerindeki etkisi insanlarda henüz doğrulanmamıştır. Öyleyse,

          Anahtar kelimeler: zencefil, Zingiber officinale , gingerol, testosteron
          Git: 1. Giriş


          Zencefil ( Zingiber officinale ), kökü veya rizomu (bitki sapı) yaygın olarak baharat olarak kullanılan çiçekli bir şifalı bitkidir [ 1 ]. Ek olarak, diyabet [ 2 , 3 ], kanser [ 4 , 5 , 6 ], ülser [ 7 , 8 ], Alzheimer [ 9 gibi kronik hastalıklar dahil olmak üzere çeşitli hastalıklarda sağlığa olan birçok faydası nedeniyle halk hekimliğinde yaygın olarak kullanılmaktadır. ], kardiyovasküler hastalık [ 10 , 11 ] ve depresyon [ 12 ]. Zencefilin bu tür hastalıklardaki faydalı etkisi, esas olarak antioksidan özelliğinden kaynaklanmaktadır .14 ], antimikrobiyal [ 15 ] ve anti-inflamatuar özellikler [ 16 ].

          Taze zencefil kökünün keskin kokusu ve aroması, ağırlığının yaklaşık %1-3'ünü oluşturan belirli biyoaktif uçucu yağlardan (örneğin, gingeroller, shogaoller ve zingeron) kaynaklanır [ 17 ]. 6-gingerol, taze zencefildeki ana keskinleştirici ve ana biyoaktif bileşik olarak kabul edilir [ 18 ]. Ayrıca zencefil, C vitamini, E vitamini, beta-karoten, lutein, likopen, kersetin, genistein ve tanen gibi çeşitli antioksidan bileşikler içerir [ 19 ]. Ayrıca zencefil, manganez, bakır, selenyum ve çinko gibi temel elementleri içerir [ 19 ]. Ayrıca zencefilin düşük miktarda kadmiyum, kurşun ve nikel gibi toksik elementler içerdiği bulunmuştur [ 20 ].

          İnsan erkeklerde ve diğer erkek türlerinde testosteron üretimini artırmak, bu alandaki birçok bilim insanı için hala nihai hedeftir. Böyle bir niyet, erkeklerde ana seks hormonu olarak testosteronun çok önemli işlevinden kaynaklanmaktadır [ 21 ]. Testosteron, erkek üreme organlarının geliştirilmesinde ve vücut kıllarının büyümesi ve artan kemik ve kas kütlesi gibi diğer cinsel özelliklerin desteklenmesinde önemli bir rol oynar [ 22 ]. Ek olarak, testosteron genel sağlık ve esenlik ile ilgilidir [ 23 ]. Erkeklerde yetersiz testosteron seviyeleri, kısırlık [ 24 ], diyabet [ 25 ], osteoporoz [ 26 ] ve kemik kaybı [ 27 ] gibi çok çeşitli bozukluklar/hastalıklar ile bağlantılıdır.]. Bu nedenle, birkaç in vivo çalışma, erkeklerde testosteron düzeyi üzerine tıbbi bitkilerin yanı sıra çeşitli diyet takviyelerini araştırmıştır.

          1991'in başından beri, çeşitli in vivo ve temel araştırma çalışmaları zencefil ve testosteron arasında bir bağlantı buldu. Bununla birlikte, sistematik veya anlatısal olarak, böyle bir bağlantı henüz toplu olarak tartışılmamıştır. Burada, zencefilin erkeklerde testosteron seviyesi üzerindeki etkisini sistematik olarak gözden geçiriyoruz. Bu katkıyı sağlamak için, Kasım 1991'den Ağustos 2018'e kadar İngilizce makaleler için PubMed, Web of Science ve Scopus veritabanlarını "zencefil" ve " Zingiber officinale " ve "testosteron" anahtar kelimelerini kullanarak aradık. ”. Ek olarak, ilgili yayınlanmış makalelerden alınan referanslar da sadece ilgiliyse gözden geçirilmiştir.

          Git: 2. Zencefilin Testosteron Üzerindeki Etkisi


          Şimdiye kadar zencefil ve testosteron arasında doğrudan bir bağlantı bulan hemen hemen tüm çalışmalar in vivo çalışmalardı.tablo 1Zencefil ve özütleri veya türetilmiş bileşikleri üzerinde yürütülen doğrudan çalışmaları ve bunların serum testosteron üzerindeki rapor edilen etkilerini özetler. Bu çalışmaların neredeyse tamamı diyabetik sıçan modelleri üzerinde yapılmıştır. Tabloda gösterildiği gibi, zencefil ve özü ile takviye edilen diyabetik ve hipertansif sıçan modelleri, kontrollere kıyasla daha yüksek serum testosteron seviyesine sahipti. Zencefil türevi bileşikler (zingerone, geraniol ve 6-gingerol) ayrı ayrı alındığında diyabetik sıçanlarda serum testosteron seviyesini etkilemedi. tablo 1


          Zencefil ve özleri veya türetilmiş bileşikleri üzerinde yürütülen çalışmaların bir özeti ve bunların testosteron üzerindeki bildirilen etkileri.
          Zencefilin sulu özü 600 mg kg -1 8 gün Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlar (+) [ 28 ]
          Metanolik Zingiber resmi kökleri 100 ve 200 mg kg- 1 65 gün Alloxan kaynaklı diyabetik sıçanlar (+) [ 29 ]
          Zingiber officinale köklerinin su özleri 150 ve 300 mg kg- 1 65 gün Alloxan kaynaklı diyabetik sıçanlar (+) [ 29 ]
          Zencefil Diyetin %4'ü 2 hafta Hipertansif erkek sıçanlar (+) [ 30 ]
          Zingeron 20 mg kg -1 8 hafta Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlar (±) [ 31 ]
          sardunya 200 mg kg -1 8 hafta Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlar (±) [ 31 ]
          6-gingerol 75 mg kg -1 8 hafta Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlar (±) [ 31 ]
          Taze zencefil kökleri 1.5 gr/15 gr diyet 30 gün Alloxan ile indüklenen erkek diyabetik sıçanlar (+) [ 32 ]
          Ayrı bir pencerede aç
          (+) Artar, (-) azalır, (±) etkisi yoktur.

          Zencefil ve testosteron arasındaki doğrudan bağlantıyı bildiren diğer çalışma grubu, üreme toksisitesi çalışmalarıydı.Tablo 2Zencefil ve türevi bileşikleri üzerinde yapılan tüm bu çalışmaları ve bunların serum testosteron düzeyi üzerinde rapor edilen koruyucu etkilerini özetlemektedir. Ayrıca, bugüne kadar yapılan üreme toksisite çalışmalarının neredeyse tamamı kemirgen çalışmalarıdır. Tablo 2


          Zencefil ve türevi bileşikleri üzerinde yürütülen üreme toksisitesi çalışmalarının bir özeti ve bunların testosteron düzeyi üzerinde bildirilen koruyucu etkileri.
          alüminyum klorür Albino Wistar erkek sıçanlar Taze zencefil (Ağızdan): 60 gün boyunca 40 mg kg -1 vücut ağırlığı. [ 33 ]
          Öncülük etmek Erkek Sprague Dawley fareleri Taze zencefil (Ağızdan): 2, 4 ve 6 hafta boyunca 0,5 ve 1 gm kg -1 vücut ağırlığı. [ 34 ]
          lamotrijin Yetişkin Wistar albino sıçanları Zencefil tozu (Ağızdan): 4 hafta boyunca günde 100 mg kg - 1 . [ 35 ]
          siklofosfamid Wistar erkek sıçanlar Su zencefil özü (İntraperitoneal): 6 hafta boyunca günde 300 veya 600 mg. [ 36 ]
          Busulfan Erkek Sprague Dawley fareleri Alkollü zencefil özü (Ağızdan): 48 gün boyunca 50, 100 ve 150 mg kg- 1 vücut ağırlığı. [ 37 ]
          karbendazim Erkek Sprague Dawley fareleri 6- Zencefilden elde edilen zencefil bakımından zengin kısım (Oral olarak): 14 gün boyunca 50, 100 ve 200 mg kg- 1 . [ 38 ]
          sodyum metabisülf Erkek Wistar fareleri Su zencefil özü (Ağızdan): 28 gün boyunca günde 500 mg kg -1 . [ 39 ]
          Ayrı bir pencerede aç
          Arttır, azalt, etki yok.

          Genel olarak, üreme toksisitesi çalışmaları, esas olarak toksikan kaynaklı erkek sıçanlarda zencefilin testosteron seviyesini iyileştirmedeki etkisini araştırmak için tasarlanmıştır. Bu toksik maddeler çoğu zaman kimyasal bileşikler (örneğin alüminyum klorür, sodyum metabisülfit), metaller (örneğin kurşun) veya ilaçlardı. Bu kapsamda kullanılan ve üreme toksisitesine neden olan ilaçlara örnek olarak lamotrijin (antiepileptik ilaç), siklofosfamid (kanser ilacı), busulfan (kanser ilacı) ve karbendazim (mantar ilacı) verilebilir.

          Genel bir eğilim olarak, çalışılan toksik maddeler deney hayvanlarında testosteron seviyesini düşürdü ve zencefil takviyesi bu azalmaya karşı koydu. Üreme toksisitesi çalışmalarında kullanılan zencefil dozları günlük ~40 ila ~600 mg arasında değişmektedir ve takviye süresi ~2 ila ~8 hafta arasında değişmektedir.

          Git: 3. Mekanistik Çalışmalar


          Erkeklerde, testosteronun %95'inden fazlası testis tarafından üretilirken geri kalanı, başlıca adrenal bezler olmak üzere diğer organlar tarafından üretilir [ 22 ]. Testis iki ana hücre tipi içerir: Leydig hücreleri ve Sertoli hücreleri. Testosteron sentezi Leydig hücrelerinde gerçekleşirken Sertoli hücreleri üretilen testosteronu spermatogenez için kullanır. Kimyasal olarak, diğer androjenlere benzer şekilde, testosteron kolesterolden elde edilir [ 40 ]. Kamtchouing ve diğerleri tarafından yürütülen in vivo sistem çalışması. 2002'de, sekiz gün boyunca 600 mg kg- 1 zencefil takviyesinin, zencefil uygulamasından sonra artan testosteron üretiminin arkasında seminal bir faktör olabilecek testiküler kolesterol seviyesini [ 28 ] artırdığını gösterdi.

          Zencefil kökü, gingeroller, zingeron, zingiberen, glukozitler-6-gingerdiol, flavonoidler ve uçucu yağlar gibi birkaç güçlü antioksidan bileşik bakımından zengindir [ 17 ]. Bu antioksidanlar, hem üreme organlarını oksidatif stresten, prooksidanlar (süperoksit iyonu, hidroksil radikali ve hidrojen peroksit gibi reaktif oksijen türleri) arasındaki dengesizlikten, hem de antioksidanlar lehine olan antioksidanlardan [ 41 ] ve lipid peroksidasyonundan korur. Zencefil köklerinin testis, prostat ve epididim gibi farklı erkek üreme organlarında süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT) ve glutatyon peroksidaz ( GPx ) gibi belirli antioksidan enzimlerin aktivitesini arttırdığı bulundu.]. Ayrıca zencefilin, aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), alkalin fosfataz (ALP) ve laktat dehidrojenaz (LDH) gibi hücre hasarı belirteçlerini testiste azalttığı bulunmuştur [ 32 ]. Buna göre, testis hücrelerinde oksidatif stresin azalması ve prooksidanlara karşı antioksidan savunma mekanizmasının güçlendirilmesi, testosteron biyosentezini artırabilir.

          Yukarıdaki kanıtlar, zencefilin testosteron üzerindeki etkisini gösteren çalışmaların çoğunun neden diyabetik sıçan modellerinde yapıldığını açıklıyor. Çeşitli çalışmalar diyabetik koşullarda serbest radikal oluşumunun ve dolayısıyla hücresel oksidatif stres seviyesinin normal koşullardan daha yüksek olduğunu göstermiştir [ 42 , 43 , 44 ], bu da hücresel fonksiyonu ve hücresel biyosentezi olumsuz etkileyebilir [ 45 ].

          Ayrıca, aslında normal Leydig hücre fonksiyonu, esas olarak , testosteron sentezinde önemli bir rol oynayan lüteinizan hormondan (LH) [ 46 ] etkilenir. Hipergliseminin Leydig hücrelerinde anormal değişiklikleri indükleyerek hipofiz-testis ekseninde LH seviyesinde bir azalma da dahil olmak üzere bir değişikliğe yol açtığı ve bunun ardından testosteron sentezini azalttığı gösterilmiştir [ 47 ]. Zencefilin diyabetik sıçan modellerinde [ 46 ] LH üretimini arttırdığı ve bunun sonucunda testosteron sentezini iyileştirdiği bulunmuştur.

          Ayrıca, hipertansif sıçanlarda, reaktif oksijen türlerinin ve lipid peroksidasyonunun bir yan ürünü olan tiyobarbitürik asit reaktif maddelerin (TBARS) seviyesi testislerde ve epididimde artar [ 30 ]. Aşırı TBARS oluşumu, güçlü bir sentetik antioksidan olan glutatyon S-transferaz ve glutatyonun (GSH) aşırı kullanımına neden olabilir. GSH seviyesindeki azalma, testosteron üretimini olumsuz etkileyen testislerdeki prooksidanlar için detoksifikasyon sürecini azaltır [ 30 ]. Zencefil köklerinin diyet takviyesinin glutatyon S-transferaz ve GSH seviyesindeki düşüşü önlediği ve böylece prooksidanlarda bir azalmaya neden olduğu ve bunun sonucunda testosteron sentezini artırabileceği gösterilmiştir [ 30 ].

          Ayrıca diyabetik durumlarda, zencefil köklerinin testislerdeki potansiyel antioksidan etkileri dışında, kan şekeri üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur [ 32 ]. Ghlissi ve ark. tarafından alloksan kaynaklı diyabetik sıçanlar üzerinde yürütülen çalışma. 2013 yılında, 30 gün boyunca 15 gr sıçan diyeti başına 1.5 gr taze zencefilin kan şekeri seviyesini önemli ölçüde azalttığını gösterdi [ 32 ]. Ek olarak, günlük 500 mg kg- 1 zencefil özü ile oral yoldan tedavi edilen Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlar , bir kontrol grubuna kıyasla daha düşük glikolize hemoglobine (HbA1 C ) sahipti [ 48 ]. Aslında, birkaç çalışma, diyet zencefilinin kan şekeri üzerindeki antihiperglisemik etkisini ortaya koymuştur [ 49 , 50 ], 51 ]. Öte yandan, çalışmalar diyabetik koşullarda kan şekerinin iyileşmesinin testosteron üretimini arttırdığını göstermiştir [ 52 , 53 ]. Buna göre zencefil, kan şekeri seviyesini normalleştirerek hiperglisemik koşullarda potansiyel olarak testosteron üretimini artırır.

          Testislere giden kan akışındaki azalmanın, hipospermatogeneze yol açabilecek testosteron üretimini azalttığı gösterilmiştir [ 54 , 55 ]. Nitrik oksit-siklik guanozin monofosfat (NO-cGMP) yolunun, güçlü bir vazodilatör olarak bilinen NO üretimini indükleyerek erkek cinsel işlevinde önemli bir rol oynadığı bulunmuştur [ 56 , 57 ]. NO'nun vazodilatasyon etkisinin kan damarlarındaki kan akışını arttırdığı iyi bilinmektedir [ 58 , 59 ]. Ghareib et al. Zencefilde güçlü bir biyoaktif bileşik olan 6-gingerolün cGMP'yi uyarabildiği ve NO üretimini artırabildiği sonucuna varmıştır .]. Buna göre, diyet zencefil kökü, NO üretimini artırarak ve testisteki kan akışını artırarak testosteron üretimini artırabilir.

          Testis ağırlığı, erkeklerin döllenme yeteneğinin önemli bir anatomik göstergesidir [ 61 , 62 ]. Çeşitli çalışmalar, diyet takviyelerinin ardından üreme yeteneği için bir belirteç olarak testis ağırlığını ölçmüştür. Testis ağırlığı, üretilen testosteron seviyesi ile doğru orantılıdır. En az bir hafta boyunca zencefil veya zencefil özü ile takviye edilmiş erkek sıçanlar, bir kontrol grubu ile karşılaştırıldığında daha yüksek bir testis ağırlığına sahipti; Bu nedenle, testis ağırlığının üretilen testosteron düzeyi ile doğru orantılı olduğu iyi bilindiği için, daha yüksek bir testosteron düzeyine sahiptiler [ 29 , 32 ].

          Besinsel olarak zencefil, manganez gibi testosteron üretimini artırabilecek miktarda hayati besin içerir. Koch ve ark. (2017), zencefil köklerinin yüksek miktarda manganez içerdiğini belirtmiştir [ 20 ]. Manganez takviyesinin erkek sıçanlarda LH salgılanmasını uyardığı ve bunun sonucunda testosteron üretimini artırabileceği gösterilmiştir [ 63 ].

          Bu çalışmanın bazı sınırlamaları vardır. Şimdiye kadar, zencefil veya türevli bileşikleri ile testosteron arasında doğrudan bir bağlantı bulan tüm çalışmalar, in vivo sistem çalışmalarıydı ve bu spesifik araştırma bağlamında hiçbir insan çalışması yapılmadı. Bu nedenle, bu çalışmada sunulan sonuçlar yalnızca in vivo sistem çalışmalarına dayanıyordu.

          Git: 4. Sonuçlar ve Gelecek Perspektifler


          Bugüne kadar, diyet zencefilini testosterona bağlayan ana araştırma, zencefil takviyesi üzerine testosteron üretimi arttığından, zencefil veya zencefil ekstraktlarının testosteron üzerinde bir etkisi olduğunu ortaya koydu.

          Zencefilin testosteron üretimini arttırdığı mekanizmalar, esas olarak LH üretimini arttırmak, testislerdeki kolesterol seviyesini arttırmak, testislerde oksidatif stresi ve lipid peroksidasyonunu azaltmak, bazı antioksidan enzimlerin aktivitesini arttırmak, kan şekerini normalleştirmek, nitrik oksit üretimini arttırmak ve Leydig hücrelerinde kan akışını arttırmak, testis ağırlığını arttırmak ve testosteron reseptörlerini geri dönüştürmek.

          Bununla birlikte, zencefil veya zencefil özlerinin testosteron üzerindeki etkisi insanlarda henüz doğrulanmamıştır. Dolayısıyla bu araştırma bağlamında insan çalışmaları büyük önem taşımaktadır.

          Git: Teşekkür


          Bu çalışma, Ürdün Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ndeki araştırma dekanlığı tarafından desteklenmiştir.

          Git: Finansman


          Bu araştırma hiçbir dış finansman almamıştır.

          Git: Çıkar çatışmaları


          Yazar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

          Git: Referanslar

          1. Eliopoulos C. Zencefil: Harika bir baharattan daha fazlası. Müdür. 2007; 15 :46-47. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          2. Al Hroob AM, Abukhalil MH, Alghonmeen RD, Mahmoud AM Zencefil hipergliseminin neden olduğu oksidatif stresi, iltihabı ve apoptozu hafifletir ve fareleri diyabetik nefropatiye karşı korur. Biyomedya. Eczacı. 2018; 106 :381–389. doi: 10.1016/j.biopha.2018.06.148. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          3. Zhu J., Chen H., Song Z., Wang X., Sun Z. Zencefilin ( Zingiber officinale Roscoe ) tip 2 diyabetes mellitus ve metabolik sendromun bileşenleri üzerindeki etkileri: Randomize bir sistematik derleme ve meta-analiz kontrollü denemeler. Kötü. Temelli Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2018; 2018 :5692962. doi: 10.1155/2018/5692962. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          4. Saha A., Blando J., Silver E., Beltran L., Sessler J., DiGiovanni J. Kurutulmuş zencefilden elde edilen 6-Shogaol, STAT3 ve NF- inhibisyonu yoluyla hem in vitro hem de in vivo prostat kanseri hücrelerinin büyümesini engeller. κΒ sinyalizasyon. Kanser Önceki. Araş. (Fila) 2014; 7 :627-638. doi: 10.1158/1940-6207.CAPR-13-0420. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          5. Salafzoon S., Mahmoodzadeh Hosseini H., Halabian R. Zencefil bazlı kombucha'nın murin meme kanseri modeli üzerindeki antioksidan etkisinin değerlendirilmesi. J. Tamamlayıcı. Bütünleştir. Med. 2017; 15 gün: 10.1515/jcim-2017-0071. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          6. Chen SY, Lee YR, Hsieh MC, Omar HA, Teng YN, Lin CY, Hung JH Zencefil ile birlikte yetiştirme yoluyla hepatoselüler karsinom hücrelerinde antrodia cinnamomea'nın antikanser aktivitesinin arttırılması: Kanser hücresi hayatta kalma yolları üzerindeki etkisi. Ön. farmakol. 2018; 9 gün: 10.3389/fphar.2018.00780. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          7. Wang Z., Hasegawa J., Wang X., Matsuda A., Tokuda T., Miura N., Watanabe T. Zencefilin sıçanlarda aspirin kaynaklı mide ülserlerine karşı koruyucu etkileri. Yonago Acta Med. 2011; 54 :11–19. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          8. Liu D., Guo M., Hu Y., Liu T., Yan J., Luo Y., Yun M., Yang M., Zhang J., Guo L. Sanhuangwuji tozunun, anti-romatizmal ilaçların etkisi ve peptik ülserli romatoid artrit tedavisinde zencefil bölmeli akupunktur noktası uyarımı: Randomize kontrollü bir çalışma. J. Gelenek. Çene. Med. 2015; 35 :273–280. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          9. Cuya T., Baptista L., Celmar Costa Franca T. İnsan asetilkolinesterazı içindeki zencefil (Zingiber officinale) ekstresinin bileşenlerinin moleküler dinamik çalışması : Alzheimer hastalığı için çıkarımlar. J. Biomol. Yapı. Din. 2017:1–13. doi: 10.1080/07391102.2017.1401004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          10. Liu Q., Liu J., Guo H., Sun S., Wang S., Zhang Y., Li S., Qiao Y. [6]-gingerol: Tedavi için bir roman at(1) antagonisti kalp-damar hastalığı. Bitki Med. 2013; 79 :322–326. doi: 10.1055/s-0032-1328262. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          11. Nicoll R., Henein MY Zencefil (Zingiber officinale Roscoe) : Kardiyovasküler hastalık için sıcak bir çare mi? Int. J. Cardiol. 2009; 131 :408–409. doi: 10.1016/j.ijcard.2007.07.107. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          12. Kukula-Koch W., Koch W., Czernicka L., Glowniak K., Asakawa Y., Umeyama A., Marzec Z., Kuzuhara T. MAO-Zencefil rizomlarından terpen bileşenlerinin önleyici potansiyeli-bir biyoaktivite rehberli fraksiyonasyon. Moleküller. 2018; 23 :301. doi: 10.3390/moleküller23061301. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          13. Masuda Y., Kikuzaki H., Hisamoto M., Nakatani N. Zencefilden gelen gingerol ile ilgili bileşiklerin antioksidan özellikleri. Biyofaktörler. 2004; 21 :293–296. doi: 10.1002/biof.552210157. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          14. Danwilai K., Konmun J., Sripanidkulchai B., Subongkot S. Adjuvan kemoterapi alan kanser hastalarında günlük takviye olarak zencefil ekstraktının antioksidan aktivitesi: Bir pilot çalışma. Yengeç Yrd. Araş. 2017; 9 :11–18. doi: 10.2147/CMAR.S124016. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          15. Park M., Bae J., Lee DS Zencefil köksapından izole edilen [10]-gingerol ve [12]-gingerolün periodontal bakterilere karşı antibakteriyel aktivitesi. bitki Araş. 2008; 22 :1446–1449. doi: 10.1002/ptr.2473. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          16. Jeena K., Liju VB, Kuttan R. Zencefilden elde edilen uçucu yağın antioksidan, anti-inflamatuar ve antinosiseptif aktiviteleri. Hint J. Physiol. farmakol. 2013; 57 :51-62. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          17. An K., Zhao D., Wang Z., Wu J., Xu Y., Xiao G. Çin zencefilinde (Zingiber officinale Roscoe) farklı kurutma yöntemlerinin karşılaştırılması : Uçucu maddeler, kimyasal profil, antioksidan özellikler ve mikro yapı. Gıda Kimyası 2016; 197 Pt B :1292–1300. doi: 10.1016/j.foodchem.2015.11.033. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          18. He L., Qin Z., Li M., Chen Z., Zeng C., Yao Z., Yu Y., Dai Y., Yao X. Zencefilin metabolik profilleri, fonksiyonel bir gıda ve onu temsil eden keskin dört kutuplu uçuş süresi tandem kütle spektrometrisi ile birleştirilmiş ultra performans sıvı kromatografisi ile sıçanlarda bileşikler. J. Agric. Gıda Kimyası 2018; 66 doi: 10.1021/acs.jafc.8b03600. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          19. De Lima RMT, Dos Reis AC, de Menezes APM, Santos JVO, Filho J., Ferreira JRO, de Alencar M., Mata A., Khan IN, İslam A., et al. Zencefil (Zingiber officinale) özütü ve [6]-gingerolün kanserde koruyucu ve tedavi edici potansiyeli : Kapsamlı bir derleme. bitki Araş. 2018 doi: 10.1002/ptr.6134. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          20. Koch W., Kukula-Koch W., Marzec Z., Kasperek E., Wyszogrodzka-Koma L., Szwerc W., Asakawa Y. Zencefil ( Zingiber officinale ) rizomlarının kalite değerlendirmesine yönelik kromatografik ve spektroskopik yöntemlerin uygulanması ekolojik plantasyonlardan. Int. J. Mol. bilim 2017; 18 :452. doi: 10.3390/ijms18020452. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          21. Kelly DM, Jones TH Testosteron: Sağlık ve hastalıkta metabolik bir hormon. J. Endokrinol. 2013; 217 :R25–R45. doi: 10.1530/JOE-12-0455. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          22. Mooradian AD, Morley JE, Korenman SG Androjenlerin biyolojik etkileri. endokr. Rev. 1987; 8 :1–28. doi: 10.1210/edrv-8-1-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          23. Bassil N., Alkaade S., Morley JE Testosteron replasman tedavisinin yararları ve riskleri: Bir inceleme. orada. klinik. Risk Yönetimi 2009; 5 :427–448. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          24. El-Migdadi F., Banihani I., Banihani SA Deniz seviyesinin altındaki ortamda (Ürdün Vadisi) Oligospermik hastaların kliniko-hormonal korelasyonu Neuro Endocrinol. Lett. 2005; 26 :13–18. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          25. Karakaş M., Schafer S., Appelbaum S., Ojeda F., Kuulasmaa K., Bruckmann B., Berisha F., Schulte-Steinberg B., Jousilahti P., Blankenberg S., et al. Testosteron seviyeleri ve tip 2 diyabet-yaşla korelasyon yok, kadın ve erkekte diferansiyel prediktif değer. Biyomoleküller. 2018; 8 :76. doi: 10.3390/biom8030076. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          26. Tuck SP, Francis RM Testosteron, kemik ve osteoporoz. Ön. Horm. Araş. 2009; 37 :123–132. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          27. Yarrow JF, Phillips EG, Conover CF, Bassett TE, Chen C., Teurlings T., Vasconez A., Alerte J., Prock H., Jiron JM, et al. Testosteron artı finasterid, kemirgen omurilik yaralanma modelinde prostat büyümesi olmadan kemik kaybını önler. J. Nörotravma. 2017; 34 :2972–2981. doi: 10.1089/neu.2016.4814. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          28. Kamtchouing P., Mbongue Fandio GY, Dimo ​​T., Jatsa HB Erkek sıçanlarda Zingiber officinale ve Pentadiplandra brazzeana'nın androjenik aktivitesinin değerlendirilmesi. Asyalı J. Androl. 2002; 4 :299–301. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          29. Shalaby MA, Hamowieh AR Zingiber officinale köklerinin erkek diyabetik sıçanların doğurganlığı üzerindeki güvenliği ve etkinliği . Gıda Kimyası Toksikol. 2010; 48 :2920–2924. doi: 10.1016/j.fct.2010.07.028. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          30. Akinyemi AJ, Adedara IA, Thome GR, Morsch VM, Rovani MT, Mujica LKS, Duarte T., Duarte M., Oboh G., Schetinger MRC Diyette zencefil ve zerdeçal takviyesi, hipertansif erkek sıçanlarda üreme fonksiyonunu iyileştirir. Toksikol. 2015 ; 2 :1357-1366. doi: 10.1016/j.toxrep.2015.10.001. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          31. Eid BG, Mosli H., Hasan A., El-Bassossy HM Zencefil bileşenleri diyabetik prostat komplikasyonlarını hafifletir: Oksidatif stres ve fibroz üzerindeki etki. Kötü. Temelli Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2017; 2017 yılı: 10.1155/2017/6090269. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          32. Ghlissi Z., Atheymen R., Boujbiha MA, Sahnoun Z., Makni Ayedi F., Zeghal K., El Feki A., Hakim A. Diyet zencefilinin erkek diyabetik sıçanların üreme fonksiyonu üzerindeki antioksidan ve androjenik etkileri. Int. J. Gıda Bilimi. Nutr. 2013; 64 :974-978. doi: 10.3109/09637486.2013.812618. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          33. Moselhy WA, Helmy NA, Abdel-Halim BR, Nabil TM, Abdel-Hamid MI Albino erkek sıçanlarda alüminyum klorürün üreme toksisitesine karşı zencefilin rolü. tekrar. ev. animasyon. 2012; 47 :335–343. doi: 10.1111/j.1439-0531.2011.01878.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          34. Riaz F., Khan UA, Ayub M., Shaukat S. Zencefilin erkek sprague dawley sıçanlarının plazma testosteron ve luteinize edici hormon seviyelerinde kurşun kaynaklı düzensizlik üzerindeki koruyucu rolü. J. Ayub Med. Kol. Abbottabad. 2011; 23 :24–27. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          35. Khaki A., Farnam A., Badie AD, Nikniaz H. Antiepileptik bir ilaç (lamotrijin) indüklendikten sonra soğan ( Allium cepa ) ve zencefilin ( Zingiber officinale ) sıçanların cinsel davranışlarına tedavi etkileri Balkan Med. J.2012 ; 29 :236–242. doi: 10.5152/balkanmedj.2012.045. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          36. Mohammadi F., Nikzad H., Taghizadeh M., Taherian A., Azami-Tameh A., Hosseini SM, Moravveji A. Zingiber officinale özütünün siklofosfamid tedavisinden sonra sıçan testis üzerindeki koruyucu etkisi. androloji. 2014; 46 :680–686. doi: 10.1111/ve.12135. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          37. Bordbar H., Esmaeilpour T., Dehghani F., Panjehshahin MR Sıçanlarda busulfan kaynaklı kısırlıkta zencefilin alkollü ekstraktının testis üzerindeki etkisinin stereolojik çalışması. İran J. Reprod. Med. 2013; 11 :467-472. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          38. Salihu M., Ajayi BO, Adedara IA, de Souza D., Rocha JBT, Farombi EO Zingiber officinale'den elde edilen 6-gingerol bakımından zengin fraksiyon , sıçanların testislerinde ve epididiminde karbendazim kaynaklı endokrin bozulmasını ve toksisiteyi iyileştirir. androloji. 2017; 49 doi: 10.1111/ve.12658. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          39. Afkhami Fathabad A., Shekarforoush S., Hoseini M., Ebrahimi Z. Zingiber officinale Roscoe tarafından sıçanlarda sülfit kaynaklı testis hasarının azaltılması . J. Diyet. ek 2018; 15 :398–409. doi: 10.1080/19390211.2017.1349233. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          40. McHenry J., Carrier N., Hull E., Kabbaj M. Anksiyete ve depresyonda cinsiyet farklılıkları: Testosteronun rolü. Ön. Nöroendokrinol. 2014; 35 :42-57. doi: 10.1016/j.yfrne.2013.09.001. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          41. Campos Guillen J., Jones GH, Saldana Gutierrez C., Hernandez-Flores JL, Cruz Medina JA, Valenzuela Soto JH, Pacheco Hernandez S., Romero Gomez S., Morales Tlalpan V. Critical minireview: The kaderi of tRNA( cys) Bacillus subtilis'te oksidatif stres sırasında . Biyomoleküller. 2017; 7 :6. doi: 10.3390/biom7010006. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          42. Banihani SA Turp (raphanus sativus) ve diyabet. besinler 2017; 9 :1014. doi: 10.3390/nu9091014. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          43. Maiese K. Oksidatif stres ve diabetes mellitus için yeni görüşler. Oksit. Med. Hücre. Longev. 2015; 2015 :875961. doi: 10.1155/2015/875961. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          44. Thakur P., Kumar A., ​​Kumar A. Diabetes mellitusta antioksidanlar aracılığıyla oksidatif stresi hedefleme. J. İlaç Hedefi. 2018; 26 :766–776. doi: 10.1080/1061186X.2017.1419478. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          45. Denu RA, Hematti P. Oksidatif stresin mezenkimal kök hücre biyolojisi üzerindeki etkileri. Oksit. Med. Hücre. Longev. 2016; 2016 :2989076. doi: 10.1155/2016/2989076. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          46. ​​Khaki A., Khaki AA, Hajhosseini L., Golzar FS, Ainehchi N. Zencefil ve tarçının diyabet sıçanlarının spermatogenez disfonksiyonu üzerindeki antioksidan etkileri. Afr. J. Gelenek. Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2014; 11 :1–8. doi: 10.4314/ajtcam.v11i4.1. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          47. Foglia VG, Rosner JM, Lema BE, Cattaneo de Paralta R. Erkek diyabetik sıçanda cinsel rahatsızlıklar. Horm. Metab. Araş. 1969; 1 :72-77. doi: 10.1055/s-0028-1095155. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          48. Arikawe AP, Oyerinde A., Olatunji B., II, Obika LF Streptozotocin diyabet ve yetişkin sıçan testislerinde spermatogenezin insülin direnci bozukluğu: Merkezi ve Lokal mekanizma. Nijer J. Physiol. bilim 2012; 27 :171–179. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          49. Shidfar F., Rajab A., Rahideh T., Khandouzi N., Hosseini S., Shidfar S. Tip 2 diyabetli hastalarda zencefilin (Zingiber officinale) glisemik belirteçler üzerindeki etkisi. J. Tamamlayıcı. Bütünleştir. Med. 2015; 12 :165–170. doi: 10.1515/jcim-2014-0021. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          50. Samad MB, Mohsin M., Razu BA, Hossain MT, Mahzabeen S., Unnoor N., Muna IA, Akhter F., Kabir AU, Hannan JMA [6]-gingerol, Zingiber officinale'den , GLP-1 aracılığını güçlendirir pankreas beta hücrelerinde glukoz ile uyarılan insülin salgılama yolunu ve Lepr(db/db) tip 2 diyabetik farelerde hiperglisemiyi iyileştirmek için iskelet kasında GLUT4 taşıyıcılarının RAB8/RAB10 tarafından düzenlenen membran sunumunu arttırır. BMC Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2017; 17 :395. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          51. Makhdoomi Arzati M., Mohammadzadeh Honarvar N., Saedisomeolia A., Anvari S., Effatpanah M., Makhdoomi Arzati R., Yekaninejad MS, Hashemi R., Djalali M. Zencefilin açlık kan şekeri, hemoglobin A1c üzerindeki etkileri , ve tip 2 diyabetli hastalarda lipid profilleri. Int. J. Endokrinol. Metab. 2017; 15 :e57927. doi: 10.5812/ijem.57927. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          52. Kim C., Barrett-Connor E., Aroda VR, Mather KJ, Christophi CA, Horton ES, Pi-Sunyer X., Bray GA, Labrie F., Golden SH, ve diğerleri. Diyabet önleme programında erkeklerde testosteron ve depresif belirtiler. Psikonöroendokrinoloji. 2016; 72 :63-71. doi: 10.1016/j.psyneuen.2016.06.009. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          53. Rovira-Llopis S., Banuls C., de Maranon AM, Diaz-Morales N., Jover A., ​​Garzon S., Rocha M., Victor VM, Hernandez-Mijares A. Düşük testosteron seviyeleri oksidatif stres ile ilişkilidir. Tip 2 diyabetik erkek hastalarda mitokondriyal disfonksiyon ve subklinik aterosklerotik belirteçlerde değişiklik. Ücretsiz Radic. Biol. Med. 2017; 108 :155-162. doi: 10.1016/j.freeradbiomed.2017.03.029. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          54. Wang JM, Gu CH, Tao L., Wu XL Ameliyatın ve efferent kanal ligasyonunun sıçanda testis kan akışı ve testiküler steroidogenez üzerindeki etkisi. J. Reprod. Fertil. 1985; 73 :191–196. doi: 10.1530/jrf.0.0730191. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          55. Clavijo RI, Carrasquillo R., Ramasamy R. Varicoceles: Yetişkin erkeklerde prevalans ve patogenez. Fertil. steril. 2017; 108 :364–369. doi: 10.1016/j.fertnstert.2017.06.036. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          56. Banihani SA, Abu-Alhayjaa RF, Amarin ZO, Alzoubi KH Pentoksifilin, insan spermatozoası tarafından üretilen nitrik oksit seviyesini arttırır. androloji. 2018; 50 doi: 10.1111/ve.12859. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          57. Kim SW, Cuong TD, Hung TM, Ryoo S., Lee JH, Min BS Arginase ii scutellaria indica kaynaklı flavonoid bileşiklerinin inhibitör aktivitesi. Kemer Eczacılık Araş. 2013; 36 :922-926. doi: 10.1007/s12272-013-0125-3. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          58. Simmonds MJ, Detterich JA, Connes P. Nitrik oksit, vazodilatasyon ve kırmızı kan hücresi. Biyoreoloji. 2014; 51 :121–134. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          59. Casey DP, Walker BG, Ranadive SM, Taylor JL, Joyner MJ Genç ve yaşlı erişkinlerde kasılma kaynaklı hızlı vazodilatasyonda nitrik oksidin katkısı. J. Uygulama Fizol. 2013; 115 :446-455. doi: 10.1152/japplphysicol.00446.2013. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          60. Ghareib SA, El-Bassossy HM, Elberry AA, Azhar A., ​​Watson ML, Banjar ZM 6-gingerol, doğrudan vazodilatasyon ve nitrik oksit üretimi yoluyla diyabetik sıçan aortundaki abartılı vazokonstriksiyonu hafifletir. İlaç Des. geliştirici orada. 2015; 9 :6019–6026. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          61. Banihani SA Vitamin B12 ve meni kalitesi. Biyomoleküller. 2017; 7:42 . doi: 10.3390/biom7020042. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          62. Banihani SA Menide ürik asidin rolü. Biyomoleküller. 2018; 8:65 . doi: 10.3390/biom8030065. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          63. Lee B., Pine M., Johnson L., Rettori V., Hiney JK, Dees WL Manganez, erkek sıçanlarda üreme hormonu salgılanmasını ve pubertal gelişimi aktive etmek için merkezi olarak hareket eder. tekrar. Toksikol. 2006; 22 :580–585. doi: 10.1016/j.reprotox.2006.03.011. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]


          Von: ayse.................
          An: gokcekaktar@hotmail.com
          Gesendet: Mittwoch, 7. Februar 2007 10:44

          Iyi Gunler,
          Gercekten size nasil tesekkur etsem bilmiyorum. Aylardir care bulunamayan kronik urtiker nedeniyle kasintilarim, toniginizi 3 gun kullandim ve tamamen gecti. Soylediginiz sekilde 9 gun kullanacagim. Umuyorum 9 gunun sonunda tonigi birakinca tekrar baslamaz.
          Tekrar cok tesekkur ederim.
          Not: Bu arada bugun tekrar siparis ettim.
          Ayşe
          Ayca Hanım çok sevindim
          Böyle birçok insanın problemi var, bitkiara.com tecrübeler linkine yazarsanız memun olurum, çünkü aynı şekilde problemi olan insanalar yardımcı olmuş olursunuz.
          Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 15 February 2018, 12:45 ) değiştirilmiştir.

          Yorum yap


          • #6
            Zerumbone'un Candida albicans ve Staphylococcus aureus'un ikili tür biyofilmlerine karşı etkinliği

            Da Seul Shin 1, Yong Bin Eom 2
            üyelikler yıkılmak üyelikler

            • 1Tıp Bilimleri Bölümü, Tıp Bilimleri Fakültesi, Soonchunhyang Üniversitesi, Asan, 31538, Kore Cumhuriyeti.
            • 2Tıp Bilimleri Bölümü, Tıp Bilimleri Fakültesi, Soonchunhyang Üniversitesi, Asan, 31538, Kore Cumhuriyeti; Biyomedikal Laboratuvar Bilimi Bölümü, Tıp Bilimleri Fakültesi, Soonchunhyang Üniversitesi, Asan, 31538, Kore Cumhuriyeti. Elektronik adres: omnibin@sch.ac.kr.
            Soyut

            Candida albicans ve Staphylococcus aureus, karışık biyofilmler halinde bir arada bulunan en yaygın fırsatçı patojenlerdir. C. albicans ve S. aureus'un çift-türlü biyofilmleri, tek-türlü biyofilmlere kıyasla antibiyotiklere ve konakçı bağışıklık tepkilerine güçlü bir şekilde dirençli olan nozokomiyal tıbbi cihazla ilişkili enfeksiyonlara neden olur. Bu çalışmanın amacı, Zingiber zerumbet (L.) Smith'ten türetilen zerumbone'un çift tür biyofilm oluşumu üzerindeki etkinliğini açıklamaktı. Bu çalışma, zerumbone'un planktonik hücre büyümesi, adezyon ve biyofilm oluşumu üzerindeki inhibitör etkilerini inceledi. Sonuçlar, zerumbone'un XTT [2,3-bis(2-smetoksi-4-nitro-5-sülfo-fenil)-2H- kullanarak C. albicans ve S. aureus tarafından oluşturulan mono- ve dual-tür biyofilmlerini önemli ölçüde inhibe ettiğini gösterdi. tetrazolyum-5-karboksanilid]-indirgeme deneyi. Üstelik, zerumbone tedavisini takiben çift tür biyofilmlerin biyokütle ve hücre yoğunluğunda önemli bir azalma, konfokal lazer tarama mikroskobu (CLSM) kullanılarak doğrulandı. Bu nedenle çalışmamız, zerumbone'un C. albicans ve S. aureus'un ikili tür biyofilmleri tarafından indüklenen nozokomiyal tıbbi cihazla ilişkili enfeksiyonların terapötik yönetimi için belirtilen potansiyel bir antimikrobiyal ve antibiyofilm ajanı olduğunu düşündürmektedir.

            Anahtar Kelimeler: Antibiyofilm aktivitesi; Candida albicans; Çift tür biyofilm; Staphylococcus aureus; zemberek.

            Telif Hakkı © 2019 Elsevier Ltd. Tüm hakları saklıdır.


            Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 15 February 2018, 12:45 ) değiştirilmiştir.

            Yorum yap


            • #7
              Zerumbone, Candida albicans biyofilm oluşumunu ve hifal büyümesini inhibe eder

              Da Seul Shin 1, Yong Bin Eom 1 2
              üyelikler genişletmekSoyut

              Candida albicans biyofilm oluşumu, geleneksel antifungal ajanlara karşı güçlü bir dirence yol açabileceği için önemli bir konu olarak kabul edilir. C. albicans tarafından oluşturulan hifler, biyofilmiyle ilgili önemli bir hastalık oluşturma faktörü olarak da işlev görebilir. Bu çalışmanın amacı, Zingiber zerumbet (L.) Smith'ten ekstrakte edilen monosiklik bir seskiterpen olan zerumbone'un C. albicans'a karşı etkisini belirlemektir.biyofilm oluşumu. Sonuçlarımız, zerumbone'un biyofilm oluşumunu engelleyen ve önceden oluşturulmuş biyofilmi yok eden antifungal ve antibiyofilm aktivitesine sahip olduğunu göstermektedir. Özellikle zerumbone, biyofilm matrisinin karbonhidrat ve DNA içeriğini önemli ölçüde azaltmıştır. Ek olarak zerumbone, hifa büyümesini azaltarak ve C. albicans'ın morfolojik değişikliklerini inhibe ederek antivirulans etkiler göstermiştir . Ayrıca zerumbone, HWP1 ve ALS3 dahil olmak üzere biyofilmle ilişkili ve hifaya özgü genlerin ekspresyon seviyelerini önemli ölçüde azalttı . Zerumbone biyofilm oluşumunu ve hif büyümesini baskıladığından, bu sonuçlar zerumbone'un C. albicans biyofilm ile ilişkili enfeksiyonları tedavi etmek ve önlemek için potansiyel bir aday olarak kullanılabileceğini göstermektedir .

              Anahtar Kelimeler: Candida albicans; aktif anti-biyofilm; virülans önleyici aktivite; antibiyofilm aktivitesi; antivirulans aktivite; hifal inhibisyon; kısa çizgilerin engellenmesi; zemberek.
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                Sarımsak: deneycilik mi bilim mi?

                Gabriella Aviello 1, Ludovico Abenavoli , Francesca Borrelli , Raffaele Capasso , Angelo Antonio İzzo , Francesca Lembo , barbara romano Francesco Capasso
                üyelikler yıkılmak üyelik

                • 1Deneysel Farmakoloji Bölümü, Napoli Federico II Üniversitesi, Napoli, İtalya.
                • PMID: 20120123
                Soyut

                Sarımsak (Allium sativum L. fam. Alliaceae) en çok araştırılan, en çok satan bitkisel ilaçlardan biridir ve ayrıca yaygın olarak gıda ve baharat olarak kullanılır. Sarımsağın bileşenleri, enzimleri (örneğin alliinaz) ve alliin dahil kükürt içeren bileşikleri ve alliinden enzimatik olarak üretilen bileşikleri (örneğin allicin) içerir. Geleneksel olarak enfeksiyonları, yaraları, ishali, romatizmayı, kalp hastalığını, diyabeti ve diğer birçok rahatsızlığı tedavi etmek için kullanılmıştır. Deneysel olarak antilipidemik, antihipertansif, antineoplastik, antibakteriyel, immüno-uyarıcı ve hipoglisemik etkiler sergilediği gösterilmiştir. Klinik olarak sarımsak, hipertansiyon, hiperkolesterolemi, aralıklı topallama, diyabet, romatoid artrit, soğuk algınlığı gibi bir dizi durum için böcek kovucu olarak değerlendirilmiştir. ve damar sertliği ve kanserin önlenmesi için. Olası antilipidemik, antihipertansif, antitrombotik ve kemopreventif etkiler için sistematik incelemeler mevcuttur. Bununla birlikte, klinik kanıtlar zorlayıcı olmaktan uzaktır. Alerjik reaksiyonlar oluşabilmesine rağmen sarımsak genel olarak güvenli görünmektedir.

                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  Sarımsak (Allium sativum L.): Kimyası, Besin Bileşimi, Toksisitesi ve Antikanser Özellikleri

                  Abdur Rauf 1, Tarık Ebu İzneid 2, Muthu Thiruvangadam 3, Muhammed İmran 4, Ahmed Olatunda 5, Muhammed Ali Şeriati 6, Suud Bawazeer 7, Saima Naz 8, Samira Shirooie 9, Ana Sanches-Silva 10 11, Ömer Faruk 12, Galiya Kazhybayeva 13
                  üyelikler yıkılmak üyelikler

                  • 1Kimya Bölümü, Swabi Üniversitesi, Swabi, Anbar, 23430, KPK, Pakistan.
                  • 2Eczacılık Bilimleri, Eczacılık Fakültesi, Al Ain Üniversitesi, Al Ain Kampüsü, Birleşik Arap Emirlikleri.
                  • 3Bitki Bilimi Bölümü, Sanghuh Yaşam Bilimleri Fakültesi, Konkuk Üniversitesi, Seul, 05029, Güney Kore.
                  • 4Üniversite Diyet ve Beslenme Bilimleri Enstitüsü, Yardımcı Sağlık Bilimleri Fakültesi, Lahor Üniversitesi, Pencap, Pakistan.
                  • 5Biyokimya Bölümü, Abubakar Tafawa Balewa Üniversitesi, Bauchi, 740272, Nijerya.
                  • 6KG Razumovsky Moskova Devlet Teknoloji ve Yönetim Üniversitesi [Birinci Kazak Üniversitesi], Moskova, Rusya Federasyonu.
                  • 7Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Kimya Anabilim Dalı, Umm Al-Qura Üniversitesi, Mekke, Suudi Arabistan.
                  • 8Biyoteknoloji Bölümü, Bacha Khan Üniversitesi, Charsadda, KPK, Pakistan.
                  • 9Farmasötik Bilimler Araştırma Merkezi, Sağlık Enstitüsü, Kermanshah Tıp Bilimleri Üniversitesi, Kermanshah, İran.
                  • 10Ulusal Tarım ve Veterinerlik Araştırma Enstitüsü, 4485-655, Vila do Conde, Portekiz.
                  • 11Hayvan Bilimi Çalışma Merkezi (CECA), ICETA, Oporto Üniversitesi, Oporto, Portekiz.
                  • 12Kimya Bölümü, COMSATS Üniversitesi İslamabad, Abbottabad kampüsü, Pakistan.
                  • 13S.Toraighyrov Pavlodar Devlet Üniversitesi, Pavlodar, Kazakistan.
                  Soyut

                  Mevcut inceleme, farklı antikanser mekanizmaları yoluyla çeşitli kanser türlerine karşı sarımsağın ve biyoaktif bileşiklerinin kimyasını, besinsel bileşimini, toksisitesini ve biyolojik fonksiyonlarını tartışmaktadır. Güvenilir literatürde çeşitli bilimsel belgeler bulundu ve Science Direct, PubMed, Web of Science, Scopus ve Research Gate gibi veritabanlarında "sarımsak", "sarımsak biyoaktif bileşikleri", "sarımsak antikanser mekanizmaları" gibi anahtar kelimeler kullanılarak gerçekleştirildi. , "sarımsağın besleyici bileşimi" ve diğerleri. Sarımsak, kansere karşı aktiviteye sahip birkaç fito bileşen ve dialil trisülfit (DATS), allisin ve dialil disülfid (DADS), dialil sülfit (DAS) ve allil merkaptan (AM) gibi bileşikler içerir. Çok sayıda sarımsak türevi ürünün etkisi, karaciğer, oral, prostat, meme, mide, kolorektal, deri ve pankreas kanserleri üzerinde fitokimyasallar ve nanoformülasyonlar incelenmiştir. Araştırmamıza dayanarak, sarımsaktaki biyoaktif moleküllerin kanserin çeşitli aşamalarını engellediği bulundu. Ayrıca, bu bitkideki bileşikler ayrıca lipitlerin peroksidasyonunu, nitrik oksit sentaz aktivitesini, epidermal büyüme faktörü (EGF) reseptörünü, nükleer faktör-kappa B'yi (NF-κB), protein kinaz C'yi ortadan kaldırır ve hücre döngüsünü ve hayatta kalma sinyalini düzenler. kaskadlar. Bu nedenle, sarımsak ve biyoaktif molekülleri, yukarıda belirtilen mekanik etkileri sergiler ve bu nedenle, kanserin indüksiyonunu, gelişimini ve ilerlemesini engellemek için kullanılabilirler. İnceleme, sarımsağın besinsel bileşimini, biyoaktif moleküllerini ve çeşitli kanser türlerine karşı nanoformülasyonlarını açıklamaktadır.

                  Anahtar Kelimeler: Allisin; Antineoplastik etki; Kanser; dialil disülfid; Sarımsak; Toksisite.

                  Telif hakkı© Bentham Science Publishers; Herhangi bir sorunuz için lütfen epub@benthamscience.net adresine e-posta gönderin.


                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    GÖKÇEK İksir (Bitki Karışımlı Sarımsaklı Limon Suyu):

                    Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.

                    Gökçek iksiri: Bu iksir 26 yıllık bir tecrübenin ürünüdür ve bildiğiniz bütün eksotik ürünlerden daha etkili vede oldukcada ucuzdur.Limon suyu, ada çayı, maydanoz, sirke, sarımsak, karanfil, tarçın, zerdeçal, yara otu, zeytin yaprağı, kekik, altın başak otu, atkuyruğu otu, zencefil vs içerir.Kaliteli koyu renkli üzüm sirkesinden oluşan iksir ilaç değildir ve sadece ilaçlarla tedaviyi destekler.

                    Antibiyotik ilaçlarla iltihaplari önlemeye çalışırken, çoğu zaman içimize mini atombombaları atığımızın farkına varmayız. Kimyasal ilaçlar, özeliklede antibiyotikler vücudumuzda, özeliklede bağırsaklarda faydalı, zararlı demeden herşeyi tahrip ederler. Kimyasal ilaçlardan her yıl Almanyada 25 bin kişi ölüyor ve milyonlarcasıda hastalanıyor. Kimyasal ilaçlar ne kadar kısa süreli kulanılırsa zararıda o oranda az ve doğal ilaçlar ne kadar uzun süre kulanılırsa fazdasıda o oranda büyük olur. Özeliklede antibiyotiklerin yaptığı tahribatlar oldukca büyüktür ve adeta herbiri bir mini atombombası gibidir. Herhangi bır ilaçı kulanmadan önce mutlaka yantesirlerin dikkat edilmelidir.

                    Bağırsaklara yerleşen patojen bakteriler ve mantarlar besin artıklarından zehirli gazlar (metan, etan, propan, butan hexan vb?), zehirli alkoller (metanol, etanol, propanol, butanol, pentanol vb?) ve biyojen aminler (örneğin histamin bu allerjiye sebep olur.) üretir. Bunlara ilavetten bağırsak içeriğinin pH?sı nötürleştiğinden NH4+ (Ammonyum) yerine NH3 (Amoniak) ortaya çıkar, bu ise diğer zehirli maddeler gibi positif veya negatif yüklü olmadığından onlar gibi kolayca kana karışır. Kandaki bu zehirli maddeler asidoza (kanın ve dokuların asitlenmesi) sebep olabilir, bu ise tehlikelidir.
                    Bu zehirli ve zararlı maddeleri arıtmak için karaciğer çok yoğun çalışmak zorunda kalır. Neticede karaciğer kendi asli görevi olan enzim, hormon ve gallikasit gibi bilinen 400 çeşit maddeyi salğılamakta zorlanır ve salğıladığı maddelerin kalitesi düşer. Buda besinlerin tam olarak sindirilememesi demektir. Bu durum başta sindirim organları: mide, pankreas ve bağırsaklar olmak üzere organları negatif etkiler. Büylece ortaya bir şeytan üçgeni oluşur ve kişi hiç beklemediği organlarında ağrılar ve iltihaplar vede hastalıklar ortaya çıkar.

                    Homocystein: Bir diğer önemli faktörde bağırsakflorasının bozulması sonucu, faydalı bakterilerin üretiği B12-Vitamini ve besinlerdeki B6 Vitamini ve folikasit oranında düşme olur. Aminosaitlerden methionin hücre yenilenmesi sırasında proteinların ana maddesidir. Methionin proteine dönüşürken artık madde olarak homocystein ortaya çıkar. Homocystını B6 ve B12-Vitamileri ile folikasit zararsız hale getirir. Bu vitaminlerin oranını düşmesi homocystein ornının artması demektir. Homocystein ise kalitesiz kolesterolu (LDL-Kolesterolu) oksitler. Oksitlenen kolesterol savunma sistemi tarafindan tehlikeli madde olarak alğılanır vede özelikle makrofaj tarafından yenir. Sürekli oksitlenmiş kolesterol yiyen makrofaj patlıyarak ölür ve ortaya sümüksü, süngerimsi ve yapışkan bir madde ortaya çıkar.

                    Uzmanlar buna kolesterol desede bu kolesterol olmayıp plak, curuf veya artık madde diye anılması gereken bir maddedir. Curuf (plak) başta damarların iç yüzeyi, bağ dokusu, hücre araları ve mukozaya (sümüksü içderi özeliklede bağırsak mukozası ) yapışır ve bir çok hastalığa sebep olur. Çare gökçek iksiriindir, Gökçek iksiri bağırsak içeriğini hafif asitli ortama çevirerek, buraya yerleşmiş olan mikropları (patojen bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler) yokeder. Ortaya çıkan mikropları immün sisteminin savunma güçleri (Makrofaj, B-Hücreleri, T-Hücreleri vb.,) tanır ve onlara karşı bir taarruz (mücadelle) başlatır. Bu mücadele nedeniyle geçici olarak 1-2 hafta ağrılarınız artabilir. Bu korkulacak bir durum değildir, aksine bağışıklık sisteminin etkisi dokulardan sökülen curuf, ,iltihap ve mikroplar nedeniyle tepki oluşmasındadır. Bu korkulmaması gereken geçiçi bir durumdur. Hastalığın bu belirtisine Almanca ''Erste Verschlimmerung'' , yani ilk kötüleşme denir ve immün sisteminin hastalığı yoketmeye başladığına işarettir. Curuflar ve Bağırsaklar aynı bataklığa benzer, burayı kurutup güzel bir çiçek bahçesine çevirirseniz hastalıkların % 99?unu önlemiş olusunuz. Aksi halde hastalıklardan kurtulmanın yolu yoktur. (Nhp 12.03.1722)

                    Intrinsic faktorü: Bir diğer önemli faktör ise Mide mukazası aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çikolata, keks vb.), soft içecekler (kola, fanta vb.) alkol, sigara ve kimyasal ilaçlar (asprin, penisilin, kortison, paracetamol vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mide iltihaplanması, mide mukazası iltihaplanması ) oluşur. Bu nedenle Mide yeterince intrinsic fakrorü (sialinasitli glukoprotein) salğılızamaz. Intrinsic faktorü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasılki diabet hastaları için insulin nekadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde İntrinsic faktorüde o kadar önemlidir. İntrinsic faktorünün yetersizliği vitamin ve mineralyetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Allerji, derihastalıkları, sindirim organlarindaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar.

                    Pankreas amilaz, lipaz, tripsin ve chymotripsin gibi anzimler salğılar, amilaz nişastayı dextrin, ve maltoza, lipaz yağları yağasitleri ve gliserol?a tripsin proteini aminoasitlere vede chymotripsin proteinları aminoasitlere parçalıyarak ayırır. Böylece nişasta (polisakkaridler), protein ve yağlar parçalanarak absorbe edilecek halde gelir. Şayet pankreas tahrip olmuş ve yeterince enzim salgılıyamıyorsa incebağırsaklarda parçalanamayan protein ve yağlar kalınbağırsaklardaki bakteriler tarafından parçalanırki, buradaki yanlış parçalanma neticesinde proteinler aminoasitlere değil biojen aminlere (histamin..) ortaya çıkar.

                    Normal olarak böbreküstü bezeleri yeterince kortizon salğılar, enzim yetersizliği nedeni ile proteinler aminoaside dönüşeceğine biojen aminlere dönüşürler.Bu biojen aminlerden biride histamindir.Bağırsak mantarları ve midede ki halikobakter pylorinin üretmiş olduğu fazladan histamin damarları ve bronşları büzer, allerjik rahatsızlıklar, deri hastalıkları, mide ve bağırsak rahatsızlıkları ortaya çıkar.Böbrek üstü bezelerinin salğılamış olduğu kortizon histamini dengeler, fakat bağırsak mantarlarının ve mide deki bakterinin üretmiş olduğu aşırı histamin ve enzim yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan histamin bütün dengeleri bozar.Pankreas ayrıca Na HCO3 (Sodyumhidrogenkarbonat) salğılar ve bu mideasidini hafif asit faza cevirir. Böylece (HCl+NaHCO3>NaCl+CO2+H2O) incebağısaklardaki sindirimi kolaylaşir. Pankreas rahatsızlıklarının belirtileri tıkanma, şişkinlik ve karınağrısı (kolik) gibi rahatsızlıklarla ortaya çıkar ve bu çoğu kez bağırsak rahatsızlığı zannedilerek yanlış anlaşılır. Gökçek iksiri pankreası güçlendirici en ideal ilaçdır.[/Byet hayvansal besin maddeleri[/iyince çay, kahve ve alkol içince kişi aşırı duyarlılık gösterip rahatsız oluyorsa, bu pankreas zafiyetine işarettir. Bu durumun devam etmesi bağırsaklarında rahatsızlanmasına sebep olur (Nhp 2.02.160). Pankreas zafiyeti nedeniyle incebağırsakta sindirim anormalikleri olur ve buda bağırsaklarda histamin oluşmasına neden olur ve bu nedenle ortaya çıkan allerjiye karşı antihistaminika yazmak yanlıştır.

                    Bu konuda Limon, Sarımsak ve Sirke üzerine monografi yayınlıyacağım. Sarımsağın kolesterolu önlediği, antibakteriel, antiviral, antimikozit özelikleri bilinemktedir.Yine limon ve sirke üzerinede yapılan arştırmalarda aynı yönde bir çok etkilerinin oluğu tesbit edilmiştir. Fakat sarımsak taze olarak kulanıldığında etkili olduğu taze kulanılıncada koku yapması vede tansiyonu düşürmesi nedeni ile pek terçih edilmemekteidi. Limon çok çok önmeli bir şifa kaynağı olmasına rağmen fazla kulanıldığında mideye sirke gibi zarar verebilmektedir.

                    Gökçek İksirinden günde 3 defa 2 yemek kaşığı yemekten önce alınmalırır. Şayet hastalık ağırsa günde 5 defa 2 yemek kaşığı alınabilir. Bazı hastaların bünyesi hassas olduğundan bu ağır gelebilir. O zaman dozajı günde 5 defa 1 yemek kaşığına indirmek gerekir. Yani günde günde kişi 5 defa 10-30 ml alabilir. Şayet bünyenize ağır gelmiyorsa 5 defa 30 ml, eğer ağır buluyorsanız 5 defa 10 ml almanız uygun olur. Tadı bebekler ve küçük çocuklar çok acı bulunursa portakal suyu ile alınabilir. Bebekler için günde 5 defa bir çay kaşığı küçük çocuklar için günde 5 defa 1 tatlı kaşığı uygundur.

                    Gökçek İksir ürünümüze ait diğer resimler aşağıdadır.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      zindelik kazandım gökçek iksirle

                      sevgili ibrahim gökçek teşekkürler benim 3 yıldan beri aşırı yorgunluk vardı artık yürüyemez ve iş yerinde çalışamaz hale gelmiştim kollarımda tenisçi dirseği var belimde fıtık romatizmam vardı iksir aldım ve şuan kullanıyorum eskisinden daha iyiyim medivenleri bile cıkamıyordum şuan dinlenmeden yavaş yavaş çıkabiliyorum kullanalı 1 hafta oldu kendimi iyi hissediyorum derdime birtürlü çare bulamamıştım şuan çok iyiyim çok sağolun ibrahim gökçek benim durumumda olanlara tavsiye ederim
                      kollarımı kaldıramıyordum ve zor yürüyordum tüm kaslarım ağrıyordu hafiflediğimi hissediyorum sanki agır bir yük kalktı üzerimden

                      Yorum yap


                      • #12
                        Gökçek Iksir Ve Toniğin Faydaları

                        Sayın İbrahim Bey,

                        Sizin internet sitenizle 6 ay kadar önce tanıştım. Sağlıkla ilgili tespitleriniz ve web stenizde yer alan açıklamalar bana çok mantıklı geldi. Çünkü kendimi çok sağlıklı besleniyor sanıyorken, aşırı yemek yemediğimi düşünmeme rağmen giderek artan bir kilo problemi ile karşılaştım. Ne kadar çaba göstersemde kilo veremiyordum. Bunun üzerinde son zamanlarda özellikle sabahları vücüdümda büyük bir ağırlık oluşmaya başladı işe giderken merdivenleri bile güçlükle çıkmaya başladım. Hatta yaşlı ama dinç insanlara çok özenmeye başlamıştım. Nasıl bu kadar dinç olabiliyorlar diye.

                        Üstüne üstlük karaciğerimde yağlanma tespiti ile birlikte aniden karaciğerimin üzerinde ağrı yapan kırmızı renkli bir ben oluştu. Bir şekilde tahlil ettirmeye kalksam iyi huylu da olsa kötü huylu da olsa kesip alacağız diyeceklerdi.

                        Sonuçta sağlığımla ilgili olarak bir şeylerin yanlış gittiği belliydi ve sanırım yanlış besleniyorum diye düşünmeye başladım ancak hatalar nedir bunları anlayamıyorum .

                        Tesadüfen bulduğum sitenizdeki yazılarınızı ve tespitlerinizi okuyunca anlatılanların benim yaşadığım rahatsızlıklarla uyduğunu gördüm.
                        Ben işyerinde çok siyah çay içiyordum ve peyniri çok seviyor , her sabah mutlaka peynirli sandviç yiyor sağlıklı olduğuna da çok inandığım ve de sevdiğim için için bol bol peynir tüketmekte bir sakınca görmüyordum. Hatta çok sevdiğim için akşam yemeklerinde bile yemeklerin yanında bile peynir alıyordum. Ancak çok faydasını gördüğüm (!) için bu alışkanlıklarımı bıraktım.
                        2 şişe Gökçek Tonik ve 1 şişe Gökçek İksir ve 2 şişe Tentürü bitirdiğimde bana sürekli kilo vermelisin diyen arkadaşlarımın epey zayıfladın dediğini gördüm. Tabi ki manken gibi olmak için değil ama fazla kilo her türlü hastalığın sebebi olduğuna göre neden bu ağırlıkları fazladan hayatımız boyunca taşımak zorunda olalım . Ayrıca Tonik ve İksiri kullandıktan sonra karaciğerimin üzerinde ortaya çıkan benin de kurumaya başladığını ve küçüldüğünü gördüm. Toniği ve iksiri kimi zaman sizin önerdiğiniz dozdan daha fazla dozlarda da denedim hiç bir zararını görmediğim gibi tam tersine faydasını gördüm. Tonik ortaya çıkan yalancı açlık hissini yok ediyor ve gereksiz yere abur cubur alma isteğini yok ediyor. Ancak diğer perhiz çayları gibi güçten düşürmüyor. Tüm bu etkiler kesinlikle onun doğal ve faydalı olduğunu kanıtlıyor. Daha az ve öz yemek yiyorsunuz ve öğün aralarında kesinlikle acıkmadığınız gibi dayanıklılığınızda artıyor.Tabi ki sağlığımdaki izlediğim tüm bu olumlu değişikiliklerden dolayı çok sevindim. Dolayısıyla çok faydasını gördüğüm bu tedaviye devam edeceğim.


                        Saygılarımla,

                        Osman Gürol

                        Yorum yap


                        • #13
                          OsmanGürol Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
                          Sayın İbrahim Bey,

                          Sizin internet sitenizle 6 ay kadar önce tanıştım. Sağlıkla ilgili tespitleriniz ve web stenizde yer alan açıklamalar bana çok mantıklı geldi. Çünkü kendimi çok sağlıklı besleniyor sanıyorken, aşırı yemek yemediğimi düşünmeme rağmen giderek artan bir kilo problemi ile karşılaştım. Ne kadar çaba göstersemde kilo veremiyordum. Bunun üzerinde son zamanlarda özellikle sabahları vücüdümda büyük bir ağırlık oluşmaya başladı işe giderken merdivenleri bile güçlükle çıkmaya başladım. Hatta yaşlı ama dinç insanlara çok özenmeye başlamıştım. Nasıl bu kadar dinç olabiliyorlar diye.

                          Üstüne üstlük karaciğerimde yağlanma tespiti ile birlikte aniden karaciğerimin üzerinde ağrı yapan kırmızı renkli bir ben oluştu. Bir şekilde tahlil ettirmeye kalksam iyi huylu da olsa kötü huylu da olsa kesip alacağız diyeceklerdi.

                          Sonuçta sağlığımla ilgili olarak bir şeylerin yanlış gittiği belliydi ve sanırım yanlış besleniyorum diye düşünmeye başladım ancak hatalar nedir bunları anlayamıyorum .

                          Tesadüfen bulduğum sitenizdeki yazılarınızı ve tespitlerinizi okuyunca anlatılanların benim yaşadığım rahatsızlıklarla uyduğunu gördüm.
                          Ben işyerinde çok siyah çay içiyordum ve peyniri çok seviyor , her sabah mutlaka peynirli sandviç yiyor sağlıklı olduğuna da çok inandığım ve de sevdiğim için için bol bol peynir tüketmekte bir sakınca görmüyordum. Hatta çok sevdiğim için akşam yemeklerinde bile yemeklerin yanında bile peynir alıyordum. Ancak çok faydasını gördüğüm (!) için bu alışkanlıklarımı bıraktım.
                          2 şişe Gökçek Tonik ve 1 şişe Gökçek İksir ve 2 şişe Tentürü bitirdiğimde bana sürekli kilo vermelisin diyen arkadaşlarımın epey zayıfladın dediğini gördüm. Tabi ki manken gibi olmak için değil ama fazla kilo her türlü hastalığın sebebi olduğuna göre neden bu ağırlıkları fazladan hayatımız boyunca taşımak zorunda olalım . Ayrıca Tonik ve İksiri kullandıktan sonra karaciğerimin üzerinde ortaya çıkan benin de kurumaya başladığını ve küçüldüğünü gördüm. Toniği ve iksiri kimi zaman sizin önerdiğiniz dozdan daha fazla dozlarda da denedim hiç bir zararını görmediğim gibi tam tersine faydasını gördüm. Tonik ortaya çıkan yalancı açlık hissini yok ediyor ve gereksiz yere abur cubur alma isteğini yok ediyor. Ancak diğer perhiz çayları gibi güçten düşürmüyor. Tüm bu etkiler kesinlikle onun doğal ve faydalı olduğunu kanıtlıyor. Daha az ve öz yemek yiyorsunuz ve öğün aralarında kesinlikle acıkmadığınız gibi dayanıklılığınızda artıyor.Tabi ki sağlığımdaki izlediğim tüm bu olumlu değişikiliklerden dolayı çok sevindim. Dolayısıyla çok faydasını gördüğüm bu tedaviye devam edeceğim.


                          Saygılarımla,

                          Osman Gürol
                          Osman bey sizin sağlığınız da çok olumlu gelişmelerin olması beni çok sevindirdi.Tabii sabırlı azimli olmanız ve beslenmenize dikkat etminz çok çok önmelidir.
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            Zencefil ve Testosteron

                            Saleem Ali Banihani
                            Öz
                            Erkeklerde birincil seks hormonu olarak önemli rolü nedeniyle testosteron üretimini artırmak ve korumak birçok bilim insanı için bir hedeftir. Birkaç in vivo denemede, erkeklerde testosteron üretimini artırmak için farklı diyet takviyeleri ve şifalı bitkiler kullanılmıştır. 1991'den beri, çeşitli in-vivo ve temel araştırma çalışmaları zencefil ( Zingiber officinale ) ve testosteron arasında bir bağlantı keşfetti . Ancak böyle bir bağlantı henüz toplu olarak incelenmemiştir. Bu derleme, zencefil ve zencefil özlerinin testosteron üzerindeki etkisini sistematik olarak tartışmakta ve özetlemektedir. Bu katkıyı başarmak için, Kasım 1991'den Ağustos 2018'e kadar "zencefil" ve "" zencefil "anahtar kelimelerini kullanarak PubMed, Scopus ve Web of Science veritabanlarında İngilizce makaleleri (tam metinler veya özetler) aradık.Zingiber officinale"Testosteron" a karşı. Ek olarak, ilgili yayınlanmış makalelerin referansları da sadece ilgiliyse gözden geçirildi. Sonuç olarak, zencefili testosterona bağlayan ana akım, özellikle oksidatif stres koşullarında zencefil desteğinin erkeklerde testosteron üretimini artırdığını göstermiştir. Bunun başlıca olarak luteinize edici hormon (LH) üretimini artırarak, testislerdeki kolesterol düzeyini artırarak, testislerde oksidatif stresi ve lipid peroksidasyonunu azaltarak, antioksidan enzimlerin aktivitesini artırarak, kan şekerini normalleştirerek, kan akışını artırarak meydana geldiği mekanizmalar testislerde, testis ağırlığının artması ve testosteron reseptörlerinin geri dönüşümü. Bununla birlikte, zencefilin testosteron üzerindeki etkisi henüz insanlarda doğrulanmamıştır. Bu nedenle,

                            Anahtar Kelimeler: zencefil, Zingiber officinale , gingerol, testosteron

                            1. Giriş
                            Zencefil ( Zingiber officinale ), kökü veya rizomu (bitki sapı) yaygın olarak baharat olarak kullanılan çiçekli bir şifalı bitkidir [ 1 ]. Ek olarak, diyabet [ 2 , 3 ], kanser [ 4 , 5 , 6 ], ülser [ 7 , 8 ], Alzheimer [ 9 ] gibi kronik hastalıklar dahil olmak üzere çeşitli hastalıklarda birçok sağlık yararından dolayı halk hekimliğinde yaygın olarak kullanılmaktadır. ], kardiyovasküler hastalık [ 10 , 11 ] ve depresyon [ 12 ]. Bu tür hastalıklarda zencefilin yararlı etkisi, esas olarak antioksidanından kaynaklanmaktadır [ 13 ,14 ], antimikrobiyal [ 15 ] ve antiinflamatuvar özellikler [ 16 ].

                            Taze zencefil kökünün keskin kokusu ve aroması, ağırlığının yaklaşık% 1-3'ünü oluşturan bazı biyoaktif uçucu yağlardan (örn., Gingerol, shogaols ve zingerone) kaynaklanır [ 17 ]. 6-gingerol, taze zencefildeki ana keskin ve ana biyoaktif bileşik olarak kabul edilir [ 18 ]. Ayrıca zencefil, C vitamini, E vitamini, beta-karoten, lutein, likopen, kersetin, genistein ve tanen gibi çeşitli antioksidan bileşikler içerir [ 19 ]. Ayrıca zencefil, manganez, bakır, selenyum ve çinko gibi temel elementleri içerir [ 19 ]. Ayrıca zencefilin düşük miktarlarda kadmiyum, kurşun ve nikel gibi toksik elementler içerdiği bulunmuştur [ 20 ].

                            Erkeklerde ve diğer erkek türlerinde testosteron üretimini artırmak, bu alandaki birçok bilim insanı için hala nihai hedeftir. Böyle bir niyet, erkeklerde en önemli seks hormonu olarak testosteronun can alıcı işlevinden kaynaklanmaktadır [ 21 ]. Testosteron, erkek üreme organlarının geliştirilmesinde ve vücut kıllarının büyümesi ve artmış kemik ve kas kütlesi gibi diğer cinsel özelliklerin desteklenmesinde önemli bir rol oynar [ 22 ]. Ek olarak, testosteron genel sağlık ve esenlikle ilgilidir [ 23 ]. Erkeklerde yetersiz testosteron seviyeleri, kısırlık [ 24 ], diyabet [ 25 ], osteoporoz [ 26 ] ve kemik kaybı [ 27 gibi çok çeşitli bozukluklar / hastalıklarla bağlantılıdır.]. Bu nedenle, çeşitli in vivo çalışmalar, erkeklerde testosteron düzeyinde çeşitli diyet takviyeleri ve tıbbi bitkileri araştırmıştır.

                            1991'in başından bu yana, çeşitli in vivo ve temel araştırma çalışmaları zencefil ve testosteron arasında bir bağlantı buldu. Bununla birlikte, sistematik veya anlatısal olarak, böyle bir bağlantı henüz toplu olarak tartışılmamıştır. Burada zencefilin erkeklerde testosteron seviyesi üzerindeki etkisini sistematik olarak gözden geçiriyoruz. Bu katkıyı elde etmek için, Kasım 1991'den Ağustos 2018'e kadar "zencefil" ve " Zingiber officinale " ile "testosteron" anahtar kelimelerini kullanarak PubMed, Web of Science ve Scopus veritabanlarında İngilizce makaleler (tam metin olarak veya yalnızca özet olarak yayınlanmıştır) için arama yaptık. ”. Ek olarak, ilgili yayınlanmış makalelerdeki referanslar da sadece ilgiliyse gözden geçirildi.

                            2. Zencefilin Testosteron Üzerindeki Etkisi
                            Şimdiye kadar, zencefil ve testosteron arasında doğrudan bir bağlantı bulan neredeyse tüm çalışmalar in vivo çalışmalardı. tablo 1zencefil ve ekstraktları veya türetilmiş bileşikleri üzerinde yapılan doğrudan çalışmaları ve bunların serum testosteronu üzerinde bildirilen etkilerini özetler. Bu çalışmaların neredeyse tamamı diyabetik sıçan modelleri üzerinde yapılmıştır. Tabloda gösterildiği gibi, zencefil ve ekstraktları ile desteklenen diyabetik ve hipertansif sıçan modelleri, kontrollere kıyasla daha yüksek bir serum testosteron seviyesine sahipti. Zencefil türevi bileşikler (zingerone, geraniol ve 6-gingerol) ayrı ayrı alındığında, diyabetik sıçanlarda serum testosteron seviyesini etkilememiştir. tablo 1


                            Zencefil ve özleri veya türetilmiş bileşikleri üzerinde yapılan çalışmaların ve bunların testosteron üzerinde bildirilen etkilerinin bir özeti.
                            Sulu zencefil özü 600 mg kg- 1 8 gün Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlar (+) [ 28 ]
                            Metanolik Zingiber officinale kökleri 100 ve 200 mg kg- 1 65 gün Alloksan kaynaklı diyabetik sıçanlar (+) [ 29 ]
                            Zingiber officinale köklerinin su özleri 150 ve 300 mg kg- 1 65 gün Alloksan kaynaklı diyabetik sıçanlar (+) [ 29 ]
                            Zencefil Diyetin% 4'ü 2 hafta Hipertansif erkek sıçanlar (+) [ 30 ]
                            Zingerone 20 mg kg- 1 8 hafta Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlar (±) [ 31 ]
                            geraniol 200 mg kg- 1 8 hafta Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlar (±) [ 31 ]
                            6-zencefil 75 mg kg- 1 8 hafta Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlar (±) [ 31 ]
                            Taze zencefil kökleri 1.5 gr / 15 gr diyet 30 gün Alloxan ile indüklenen erkek diyabetik sıçanlar (+) [ 32 ]
                            (+) Arttır, (-) azalt, (±) etki yok.

                            Zencefil ve testosteron arasındaki doğrudan bağlantıyı bildiren diğer çalışmalar, üreme toksisitesi çalışmalarıdır. Tablo 2zencefil ve türevleri üzerinde yapılan tüm bu çalışmaları ve bunların serum testosteron seviyesi üzerinde bildirilen koruyucu etkilerini özetlemektedir. Ayrıca bugüne kadar üreme toksisitesi çalışmalarının neredeyse tamamı kemirgen çalışmalarıdır.

                            Tablo 2
                            Zencefil ve türevli bileşikleri üzerinde yürütülen üreme toksisitesi çalışmalarının ve bunların testosteron düzeyinde bildirilen koruyucu etkilerinin bir özeti.
                            Alüminyum klorür Albino Wistar erkek sıçanlar Taze zencefil (Ağızdan): 60 gün boyunca 40 mg kg- 1 vücut ağırlığı. [ 33 ]
                            Öncülük etmek Erkek Sprague Dawley sıçanları Taze zencefil (Ağızdan): 2, 4 ve 6 hafta boyunca 0,5 ve 1 gr kg- 1 vücut ağırlığı. [ 34 ]
                            Lamotrigine Yetişkin Wistar albino sıçanlar Zencefil tozu (Ağızdan): 4 hafta boyunca günde 100 mg kg- 1 . [ 35 ]
                            Siklofosfamid Wistar erkek sıçanlar Su zencefil ekstresi (Intraperitoneal olarak): 6 hafta boyunca günde 300 veya 600 mg. [ 36 ]
                            Busulfan Erkek Sprague Dawley sıçanları Alkollü zencefil ekstresi (Ağızdan): 48 gün boyunca 50, 100 ve 150 mg kg- 1 vücut ağırlığı. [ 37 ]
                            Carbendazim Erkek Sprague Dawley sıçanları 6-Gingerolce zengin zencefil fraksiyonu (Ağızdan): 14 gün boyunca 50, 100 ve 200 mg kg- 1 . [ 38 ]
                            Sodyum metabisülfit Erkek Wistar fareleri Su zencefil ekstresi (Ağızdan): 28 gün boyunca günde 500 mg kg- 1 . [ 39 ]
                            Arttır, azalt, etkisi yok.

                            Genel olarak, üreme toksisitesi çalışmaları, zencefilin, esas olarak toksikik kaynaklı erkek sıçanlarda testosteron düzeyini iyileştirmedeki etkisini araştırmak için tasarlanmıştır. Bu toksik maddeler çoğu zaman kimyasal bileşikler (örneğin alüminyum klorür, sodyum metabisülfit), metaller (örneğin kurşun) veya ilaçlardır. Üreme toksisitesine neden olan bu bağlamda kullanılan ilaçlara örnek olarak lamotrijin (antiepileptik ilaç), siklofosfamid (anti-kanser ilacı), busulfan (anti-kanser ilacı) ve karbendazim (fungisit ilacı) verilebilir.

                            Genel bir eğilim olarak, çalışılan toksik maddeler deney hayvanlarında testosteron seviyesini düşürdü ve zencefil takviyesi bu azalmaya karşı koydu. Üreme toksisitesi çalışmalarında kullanılan zencefil dozları günlük ~ 40 ila ~ 600 mg arasında değişmektedir ve takviye süresi ~ 2 ila ~ 8 hafta arasında değişmektedir.

                            3. Mekanistik Çalışmalar
                            Erkeklerde testosteronun% 95'inden fazlası testis tarafından üretilirken, geri kalanı diğer organlar tarafından, özellikle adrenal bezler tarafından üretilir [ 22 ]. Testis iki ana hücre türü içerir: Leydig hücreleri ve Sertoli hücreleri. Testosteron sentezi Leydig hücrelerinde meydana gelirken, Sertoli hücreleri üretilen testosteronu spermatogenez için kullanır. Kimyasal olarak, diğer androjenlere benzer şekilde, testosteron kolesterolden türetilir [ 40 ]. Kamtchouing ve ark. Tarafından yürütülen in vivo sistem çalışması. 2002'de, sekiz gün boyunca 600 mg kg- 1 zencefil takviyesinin, zencefil uygulamasından sonra artan testosteron üretiminin arkasındaki ufuk açıcı bir faktör olabilecek testis kolesterol düzeyini artırdığını [ 28 ] gösterdi.

                            Zencefil kökü, gingeroller, zingerone, zingiberen, glukozidler-6-gingerdiol, flavonoidler ve uçucu yağlar gibi çeşitli güçlü antioksidan bileşikler açısından zengindir [ 17 ]. Bu antioksidanlar, hem üreme organlarını oksidatif stresten korur, hem de prooksidanlar (süperoksit iyonu, hidroksil radikal ve hidrojen peroksit gibi reaktif oksijen türleri) ve antioksidanlar arasında birincisinin [ 41 ] lehine bir dengesizlik ve lipid peroksidasyon. Zencefil köklerinin testis, prostat ve epididim gibi farklı erkek üreme organlarında süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT) ve glutatyon peroksidaz (GPx) gibi belirli antioksidan enzimlerin aktivitesini artırdığı bulunmuştur [ 32]. Ek olarak, zencefilin testiste aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), alkalin fosfataz (ALP) ve laktat dehidrojenaz (LDH) gibi hücre hasarı belirteçlerini zayıflattığı bulunmuştur [ 32 ]. Buna göre, oksidatif stresteki azalma ve testis hücrelerinde prooksidanlara karşı antioksidan savunma mekanizmasının güçlendirilmesi, testosteron biyosentezini artırabilir.

                            Yukarıdaki kanıt, zencefilin testosteron üzerindeki etkisini gösteren çalışmaların çoğunun neden diyabetik sıçan modellerinde yapıldığını açıklıyor. Çeşitli çalışmalar, diyabetik koşullarda serbest radikal oluşumunun ve dolayısıyla hücresel oksidatif stres seviyesinin normal koşullardan [ 42 , 43 , 44 ] daha yüksek olduğunu ve bu durumun hücresel işlevi ve hücresel biyosentezi olumsuz etkileyebileceğini göstermiştir [ 45 ].

                            Dahası, aslında, normal Leydig hücre fonksiyonu birincil olarak testosteron sentezinde önemli bir rol oynayan luteinize edici hormon (LH) [ 46 ] tarafından etkilenir . Hipergliseminin Leydig hücrelerinde anormal değişiklikleri indüklediği ve bunun da hipofiz-testis ekseninde LH seviyesinde bir azalma dahil bir değişikliğe yol açtığı ve bunun daha sonra testosteron sentezini azalttığı gösterilmiştir [ 47 ]. Zencefilin, diyabetik sıçan modellerinde [ 46 ] LH üretimini artırdığı ve bunun sonucunda testosteron sentezini geliştirdiği bulunmuştur.

                            Ayrıca hipertansif sıçanlarda, lipid peroksidasyonunun bir yan ürünü olan reaktif oksijen türleri ve tiyobarbitürik asit reaktif maddelerin (TBARS) seviyesi testis ve epididimde artar [ 30 ]. Aşırı TBARS oluşumu, güçlü bir sentetik antioksidan olan glutatyon S-transferaz ve glutatyonun (GSH) aşırı kullanımına neden olabilir. GSH düzeyindeki azalma, testislerdeki prooksidanlar için detoksifikasyon sürecini azaltır ve bu da testosteron üretimini olumsuz etkiler [ 30 ]. Zencefil köklerinin diyetle takviye edilmesinin, glutatyon S-transferaz ve GSH düzeyindeki azalmayı önlediği ve böylece prooksidanlarda bir azalmaya yol açtığı ve bunun daha sonra testosteron sentezini artırabileceği gösterilmiştir [ 30 ].

                            Dahası, diyabetik durumlarda, testislerdeki potansiyel antioksidan etkileri dışında, zencefil köklerinin kan glukozu üzerinde doğrudan etkisi olduğu bulunmuştur [ 32 ]. Alloksan kaynaklı diyabetik sıçanlar üzerinde Ghlissi ve ark. 2013'te 30 gün boyunca 15 g sıçan diyeti başına 1.5 g taze zencefilin kan şekerini önemli ölçüde düşürdüğünü göstermiştir [ 32 ]. Ek olarak, günlük 500 mg kg- 1 zencefil özütü ile oral yoldan tedavi edilen Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlar , kontrol grubuna kıyasla daha düşük glikozlu hemoglobine (HbA1 C ) sahiptir [ 48 ]. Aslında, birkaç çalışma, diyet zencefilinin kan şekeri üzerindeki antihiperglisemik etkisini ortaya koymuştur [ 49 , 50, 51 ]. Öte yandan çalışmalar, diyabetik koşullarda kan şekerinin iyileşmesinin testosteron üretimini artırdığını göstermiştir [ 52 , 53 ]. Buna göre zencefil, kan şekeri seviyesini normalleştirerek hiperglisemik koşullarda testosteron üretimini potansiyel olarak arttırır.

                            Testislere giden kan akışındaki azalmanın testosteron üretimini azalttığı ve bunun da hipo-spermatogeneze yol açabileceği gösterilmiştir [ 54 , 55 ]. Nitrik oksit-siklik guanozin monofosfat (NO-cGMP) yolunun, güçlü bir vazodilatör olarak bilinen NO üretimini indükleyerek erkek cinsel işlevinde önemli bir rol oynadığı bulunmuştur [ 56 , 57 ]. NO'nun vazodilatasyon etkisinin kan damarlarındaki kan akışını artırdığı iyi bilinmektedir [ 58 , 59 ]. Ghareib vd. Zencefilde güçlü bir biyoaktif bileşik olan 6-gingerolün cGMP'yi uyarabildiği ve NO üretimini artırabildiği sonucuna varmıştır [ 60]. Buna göre, diyet zencefil kökü, NO üretimini artırarak ve testiste kan akışını artırarak testosteron üretimini artırabilir.

                            Testis ağırlığı, erkeklerin fertilizasyon yeteneğinin önemli bir anatomik göstergesidir [ 61 , 62 ]. Çeşitli çalışmalar, diyet takviyelerinin ardından üreme yeteneği için bir işaret olarak testis ağırlığını ölçmüştür. Testis ağırlığı, üretilen testosteron seviyesi ile doğru orantılıdır. En az bir hafta boyunca zencefil veya zencefil özleri ile takviye edilmiş erkek sıçanlar, bir kontrol grubuna kıyasla daha yüksek bir testis ağırlığına sahipti; Bu nedenle, testis ağırlığının üretilen testosteron seviyesi ile doğru orantılı olduğu iyi bilindiğinden, daha yüksek bir testosteron düzeyine sahiptiler [ 29 , 32 ].

                            Besinsel olarak zencefil, manganez gibi testosteron üretimini artırabilecek hayati besin maddeleri içerir. Koch ve ark. (2017), zencefil köklerinin yüksek miktarda manganez içerdiğini belirtmiştir [ 20 ]. Manganez desteğinin erkek sıçanlarda LH sekresyonunu uyardığı ve bunun sonucunda testosteron üretimini artırabileceği gösterilmiştir [ 63 ].

                            Bu çalışmanın bazı sınırlılıkları vardır. Şimdiye kadar, zencefil veya türetilmiş bileşikleri ile testosteron arasında doğrudan bir bağlantı bulan tüm çalışmalar in vivo sistem çalışmalarıydı ve bu özel araştırma bağlamında hiçbir insan çalışması yapılmadı. Bu nedenle, bu çalışmada sunulan sonuçlar yalnızca in vivo sistem çalışmalarına dayanıyordu.

                            4. Sonuçlar ve Gelecek Perspektifler
                            Bugüne kadar, diyet zencefilini testosterona bağlayan araştırmanın ana akımı, zencefil takviyesi üzerine testosteron üretimi artırıldığı için zencefil veya zencefil özlerinin testosteron üzerinde bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur.

                            Zencefilin testosteron üretimini arttırdığı mekanizmalar temel olarak LH üretimini arttırmak, testislerde kolesterol seviyesini arttırmak, testislerde oksidatif stresi ve lipid peroksidasyonu azaltmak, bazı antioksidan enzimlerin aktivitesini arttırmak, kan şekerini normalleştirmek, nitrik oksit üretimini artırmak ve Leydig hücrelerinde kan akışını artırmak, testis ağırlığını artırmak ve testosteron reseptörlerini geri dönüştürmek.

                            Bununla birlikte, zencefil veya zencefil özlerinin testosteron üzerindeki etkisi henüz insanlarda doğrulanmamıştır. Bu nedenle, bu araştırma bağlamında insan çalışmaları büyük önem taşımaktadır.

                            Teşekkürler
                            Bu çalışma, Ürdün Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ndeki araştırma dekanlığı tarafından desteklenmiştir.

                            Finansman
                            Bu araştırma hiçbir dış finansman almadı.

                            Çıkar çatışmaları
                            Yazar, çıkar çatışması beyan etmemektedir.

                            Referanslar

                            1. Eliopoulos C. Ginger: Harika bir baharattan fazlası. Yönetmen. 2007; 15 : 46–47. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            2. Al Hroob AM, Abukhalil MH, Alghonmeen RD, Mahmoud AM Ginger hiperglisemiye bağlı oksidatif stresi, inflamasyonu ve apoptozu hafifletir ve fareleri diyabetik nefropatiye karşı korur. Biomed. Pharmacother. 2018; 106 : 381–389. doi: 10.1016 / j.biopha.2018.06.148. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            3. Zhu J., Chen H., Song Z., Wang X., Sun Z. Ginger'ın ( Zingiber officinale Roscoe ) tip 2 diabetes mellitus ve metabolik sendrom bileşenleri üzerindeki etkileri : Sistematik bir inceleme ve randomize meta-analizi kontrollü denemeler. Kanıt. Tabanlı Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2018; 2018 : 5692962. doi: 10.1155 / 2018/5692962. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            4. Saha A., Blando J., Silver E., Beltran L., Sessler J., DiGiovanni J. 6-Shogaol, kurutulmuş zencefilden, STAT3 ve NF- nin inhibisyonu yoluyla hem in vitro hem de in vivo prostat kanseri hücrelerinin büyümesini inhibe eder. κΒ sinyal verme. Yengeç Öncesi. Res. (Phila) 2014; 7 : 627–638. doi: 10.1158 / 1940-6207.CAPR-13-0420. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            5. Salafzoon S., Mahmoodzadeh Hosseini H., Halabian R. Zencefil bazlı kombucha'nın murin meme kanseri modeli üzerindeki antioksidan etkisinin değerlendirilmesi. J. Complement. Integr. Med. 2017; 15 doi: 10.1515 / jcim-2017-0071. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            6. Chen SY, Lee YR, Hsieh MC, Omar HA, Teng YN, Lin CY, Hung JH Zencefil ile birlikte yetiştirme yoluyla hepatoselüler karsinom hücrelerinde antrodia sinnamomun antikanser aktivitesinin arttırılması: Kanser hücresi hayatta kalma yolları üzerindeki etki. Ön. Pharmacol. 2018; 9 doi: 10.3389 / fphar.2018.00780. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            7. Wang Z., Hasegawa J., Wang X., Matsuda A., Tokuda T., Miura N., Watanabe T. Zencefilin sıçanlarda aspirin kaynaklı mide ülserlerine karşı koruyucu etkileri. Yonago Açta Med. 2011; 54 : 11–19. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            8. Liu D., Guo M., Hu Y., Liu T., Yan J., Luo Y., Yun M., Yang M., Zhang J., Guo L. ve peptik ülser ile romatoid artrit tedavisinde zencefil bölümlü akupunktur noktası uyarımı: Randomize kontrollü bir çalışma. J. Tradit. Çene. Med. 2015; 35 : 273–280. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            9. Cuya T., Baptista L., Celmar Costa Franca T. İnsan asetilkolinesteraz içindeki zencefil (Zingiber officinale) özütünün bileşenlerinin moleküler dinamik çalışması : Alzheimer hastalığı için çıkarımlar. J. Biomol. Struct. Dyn. 2017: 1–13. doi: 10.1080 / 07391102.2017.1401004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            10. Liu Q., Liu J., Guo H., Sun S., Wang S., Zhang Y., Li S., Qiao Y. [6] -gingerol: (1) antagonistinin tedavisi için bir roman kalp-damar hastalığı. Planta Med. 2013; 79 : 322–326. doi: 10.1055 / s-0032-1328262. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            11. Nicoll R., Henein MY Ginger (Zingiber officinale Roscoe) : Kardiyovasküler hastalık için sıcak bir çare mi? Int. J. Cardiol. 2009; 131 : 408–409. doi: 10.1016 / j.ijcard.2007.07.107. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            12. Kukula-Koch W., Koch W., Czernicka L., Glowniak K., Asakawa Y., Umeyama A., Marzec Z., Kuzuhara T. fraksiyonlama. Moleküller. 2018; 23 : 301. doi: 10.3390 / molecules23061301. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            13. Masuda Y., Kikuzaki H., Hisamoto M., Nakatani N. Gingerol ile ilgili bileşiklerin zencefilden antioksidan özellikleri. Biyofaktörler. 2004; 21 : 293–296. doi: 10.1002 / biof.552210157. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            14. Danwilai K., Konmun J., Sripanidkulchai B., Subongkot S. Adjuvan kemoterapi alan kanser hastalarında günlük takviye olarak zencefil ekstresinin antioksidan aktivitesi: Bir pilot çalışma. Cancer Manag. Res. 2017; 9 : 11–18. doi: 10.2147 / CMAR.S124016. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            15. Park M., Bae J., Lee DS periodontal bakterilere karşı zencefil rizomundan izole edilmiş [10] -gingerol ve [12] -gingerol'ün antibakteriyel aktivitesi. Phytother. Res. 2008; 22 : 1446–1449. doi: 10.1002 / ptr.2473. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            16. Jeena K., Liju VB, Kuttan R. Zencefilden elde edilen uçucu yağın antioksidan, antienflamatuvar ve antinosiseptif aktiviteleri. Indian J. Physiol. Pharmacol. 2013; 57 : 51–62. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            17. An K., Zhao D., Wang Z., Wu J., Xu Y., Xiao G. Çin zencefilinde (Zingiber officinale Roscoe) farklı kurutma yöntemlerinin karşılaştırılması : Uçucu maddelerdeki değişiklikler, kimyasal profil, antioksidan özellikler ve mikroyapı. Food Chem. 2016; 197 Pt B : 1292–1300. doi: 10.1016 / j.foodchem.2015.11.033. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            18. He L., Qin Z., Li M., Chen Z., Zeng C., Yao Z., Yu Y., Dai Y., Yao X. Zencefilin metabolik profilleri, fonksiyonel bir gıda ve temsili keskinliği dört kutuplu uçuş zamanı tandem kütle spektrometresi ile birleştirilmiş ultra performanslı sıvı kromatografisi ile sıçanlarda bileşikler. J. Agric. Food Chem. 2018; 66 doi: 10.1021 / acs.jafc.8b03600. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            19. De Lima RMT, Dos Reis AC, de Menezes APM, Santos JVO, Filho J., Ferreira JRO, de Alencar M., da Mata A., Khan IN, Islam A., et al. Kanserde zencefil (Zingiber officinale) ekstresi ve [6] -gingerolün koruyucu ve terapötik potansiyeli : Kapsamlı bir inceleme. Phytother. Res. 2018 doi: 10.1002 / ptr.6134. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            20. Koch W., Kukula-Koch W., Marzec Z., Kasperek E., Wyszogrodzka-Koma L., Szwerc W., Asakawa Y. Zencefil ( Zingiber officinale ) rizomlarının kalite değerlendirmesine yönelik kromatografik ve spektroskopik yöntemlerin uygulanması ekolojik tarlalardan. Int. J. Mol. Sci. 2017; 18 : 452. doi: 10.3390 / ijms18020452. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            21. Kelly DM, Jones TH Testosteron: Sağlık ve hastalıkta metabolik bir hormon. J. Endocrinol. 2013; 217 : R25 – R45. doi: 10.1530 / JOE-12-0455. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            22. Mooradian AD, Morley JE, Korenman SG Androjenlerin biyolojik etkileri. Endocr. Rev. 1987; 8 : 1–28. doi: 10.1210 / edrv-8-1-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            23. Bassil N., Alkaade S., Morley JE Testosteron replasman tedavisinin yararları ve riskleri: Bir inceleme. Ther. Clin. Risk Yönetimi 2009; 5 : 427–448. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            24. El-Migdadi F., Banihani I., Banihani SA Deniz seviyesinin altındaki ortamda (Ürdün Vadisi) Neuro Endocrinol oligospermik hastaların klinik-hormonal korelasyonu . Lett. 2005; 26 : 13–18. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            25. Karakas M., Schafer S., Appelbaum S., Ojeda F., Kuulasmaa K., Bruckmann B., Berisha F., Schulte-Steinberg B., Jousilahti P., Blankenberg S., vd. Testosteron seviyeleri ve tip 2 diyabet - yaşla korelasyon yok, erkeklerde ve kadınlarda farklı tahmin değeri. Biyomoleküller. 2018; 8 : 76. doi: 10.3390 / biom8030076. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            26. Tuck SP, Francis RM Testosteron, kemik ve osteoporoz. Ön. Horm. Res. 2009; 37 : 123–132. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            27. Yarrow JF, Phillips EG, Conover CF, Bassett TE, Chen C., Teurlings T., Vasconez A., Alerte J., Prock H., Jiron JM, vd. Testosteron artı finasterid, bir kemirgen omurilik yaralanması modelinde prostat büyümesi olmadan kemik kaybını önler. J. Neurotrauma. 2017; 34 : 2972–2981. doi: 10.1089 / neu.2016.4814. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            28. Kamtchouing P., Mbongue Fandio GY, Dimo ​​T., Jatsa HB Erkek sıçanlarda Zingiber officinale ve Pentadiplandra brazzeana'nın androjenik aktivitesinin değerlendirilmesi . Asian J. Androl. 2002; 4 : 299–301. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            29. Shalaby MA, Hamowieh AR Zingiber officinale köklerinin erkek diyabetik sıçanların doğurganlığı üzerindeki güvenliği ve etkinliği . Food Chem. Toxicol. 2010; 48 : 2920–2924. doi: 10.1016 / j.fct.2010.07.028. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            30. Akinyemi AJ, Adedara IA, Thome GR, Morsch VM, Rovani MT, Mujica LKS, Duarte T., Duarte M., Oboh G., Schetinger MRC Zencefil ve zerdeçalın diyet takviyesi hipertansif erkek sıçanlarda üreme fonksiyonunu iyileştirir. Toxicol. Rep. 2015; 2 : 1357–1366. doi: 10.1016 / j.toxrep.2015.10.001. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            31. Eid BG, Mosli H., Hasan A., El-Bassossy HM Ginger bileşenleri, diyabetik prostatik komplikasyonları hafifletir: Oksidatif stres ve fibroz üzerindeki etki. Kanıt. Tabanlı Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2017; 2017 doi: 10.1155 / 2017/6090269. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            32. Ghlissi Z., Atheymen R., Boujbiha MA, Sahnoun Z., Makni Ayedi F., Zeghal K., El Feki A., Hakim A. Diyet zencefilinin erkek diyabetik sıçanların üreme işlevi üzerindeki antioksidan ve androjenik etkileri. Int. J. Food Sci. Nutr. 2013; 64 : 974–978. doi: 10.3109 / 09637486.2013.812618. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            33. Moselhy WA, Helmy NA, Abdel-Halim BR, Nabil TM, Abdel-Hamid MI Albino erkek sıçanlarda alüminyum klorürün üreme toksisitesine karşı zencefilin rolü. Reprod. Domest. Anim. 2012; 47 : 335–343. doi: 10.1111 / j.1439-0531.2011.01878.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            34. Riaz F., Khan UA, Ayub M., Shaukat S. Zencefilin, erkek sprague dawley sıçanlarının plazma testosteron ve luteinize edici hormon seviyelerinde kurşun kaynaklı düzensizlik üzerindeki koruyucu rolü. J. Ayub Med. Coll. Abbottabad. 2011; 23 : 24–27. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            35. Khaki A., Farnam A., Badie AD, Nikniaz H. Soğan ( Allium cepa ) ve zencefilin ( Zingiber officinale ) bir antiepileptik ilacı (lamotrijin) indükledikten sonra sıçanın cinsel davranışı üzerindeki tedavi etkileri Balkan Med. J. 2012; 29 : 236–242. doi: 10.5152 / balkanmedj.2012.045. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            36. Mohammadi F., Nikzad H., Taghizadeh M., Taherian A., Azami-Tameh A., Hosseini SM, Moravveji A. Zingiber officinale ekstresinin siklofosfamid tedavisinden sonra sıçan testisi üzerindeki koruyucu etkisi . Androloji. 2014; 46 : 680–686. doi: 10.1111 / ve.12135. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            37. Bordbar H., Esmaeilpour T., Dehghani F., Panjehshahin MR Sıçanlarda busulfan kaynaklı kısırlıkta zencefilin alkol ekstresinin testis üzerindeki etkisinin stereolojik çalışması. Iran J. Reprod. Med. 2013; 11 : 467–472. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            38. Salihu M., Ajayi BO, Adedara IA, de Souza D., Rocha JBT, Farombi EO Zingiber officinale'den 6-gingerol-zengin fraksiyonu, karbendazim kaynaklı endokrin bozulmasını ve sıçanların testis ve epididimindeki toksisiteyi iyileştirir. Androloji. 2017; 49 doi: 10.1111 / ve.12658. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            39. Afkhami Fathabad A., Shekarforoush S., Hoseini M., Ebrahimi Z. Zingiber officinale Roscoe tarafından sıçanlarda sülfit kaynaklı testis hasarının zayıflatılması . J. Diet. Suppl. 2018; 15 : 398–409. doi: 10.1080 / 19390211.2017.1349233. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            40. McHenry J., Carrier N., Hull E., Kabbaj M. Anksiyete ve depresyonda cinsiyet farklılıkları: Testosteronun rolü. Ön. Neuroendocrinol. 2014; 35 : 42–57. doi: 10.1016 / j.yfrne.2013.09.001. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            41. Campos Guillen J., Jones GH, Saldana Gutierrez C., Hernandez-Flores JL, Cruz Medina JA, Valenzuela Soto JH, Pacheco Hernandez S., Romero Gomez S., Morales Tlalpan V. Eleştirel minireview: The fate of tRNA ( cys) Bacillus subtilis'te oksidatif stres sırasında . Biyomoleküller. 2017; 7 : 6. doi: 10.3390 / biom7010006. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            42. Banihani SA Turp (raphanus sativus) ve diyabet. Besinler. 2017; 9 : 1014. doi: 10.3390 / nu9091014. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            43. Maiese K. Oksidatif stres ve diabetes mellitus için yeni bilgiler. Oksit. Med. Hücre. Longev. 2015; 2015 : 875961. doi: 10.1155 / 2015/875961. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            44. Thakur P., Kumar A., ​​Kumar A. Diabetes mellitusta antioksidanlar yoluyla oksidatif stresin hedeflenmesi. J. Drug Target. 2018; 26 : 766–776. doi: 10.1080 / 1061186X.2017.1419478. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            45. Denu RA, Hematti P. Oksidatif stresin mezenkimal kök hücre biyolojisi üzerindeki etkileri. Oksit. Med. Hücre. Longev. 2016; 2016 : 2989076. doi: 10.1155 / 2016/2989076. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            46. Khaki A., Khaki AA, Hajhosseini L., Golzar FS, Ainehchi N. Zencefil ve tarçının diyabet sıçanlarının spermatogenez disfonksiyonu üzerindeki anti-oksidan etkileri. Afr. J. Tradit. Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2014; 11 : 1–8. doi: 10.4314 / ajtcam.v11i4.1. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            47. Foglia VG, Rosner JM, Lema BE, Cattaneo de Paralta R. Erkek diyabetik sıçanda cinsel rahatsızlıklar. Horm. Metab. Res. 1969; 1 : 72–77. doi: 10.1055 / s-0028-1095155. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            48. Arikawe AP, Oyerinde A., Olatunji B., II, Obika LF Streptozotosin diyabet ve yetişkin sıçan testisinde spermatogenezin insülin direnci bozukluğu: Merkezi ve Lokal mekanizma. Niger J. Physiol. Sci. 2012; 27 : 171–179. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            49. Shidfar F., Rajab A., Rahideh T., Khandouzi N., Hosseini S., Shidfar S. Tip 2 diyabetli hastalarda zencefilin (Zingiber officinale) glisemik belirteçler üzerindeki etkisi . J. Complement. Integr. Med. 2015; 12 : 165–170. doi: 10.1515 / jcim-2014-0021. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            50. Zingiber officinale'den Samad MB, Mohsin M., Razu BA, Hossain MT, Mahzabeen S., Unnoor N., Muna IA, Akhter F., Kabir AU, Hannan JMA [6] -gingerol, GLP-1 aracılığını güçlendirir pankreas beta hücrelerinde glukozla uyarılan insülin salgılama yolu ve Lepr (db / db) tip 2 diyabetik farelerde hiperglisemiyi iyileştirmek için iskelet kasında GLUT4 taşıyıcılarının RAB8 / RAB10 ile düzenlenen membran sunumunu arttırır. BMC Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2017; 17 : 395. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            51. Makhdoomi Arzati M., Mohammadzadeh Honarvar N., Saedisomeolia A., Anvari S., Effatpanah M., Makhdoomi Arzati R., Yekaninejad MS, Hashemi R., Djalali M.Zencefilin açlık kan şekeri üzerindeki etkileri, hemoglobin A1c ve tip 2 diyabetli hastalarda lipid profilleri. Int. J. Endocrinol. Metab. 2017; 15 : e57927. doi: 10.5812 / ijem.57927. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            52. Kim C., Barrett-Connor E., Aroda VR, Mather KJ, Christophi CA, Horton ES, Pi-Sunyer X., Bray GA, Labrie F., Golden SH, vd. Diyabet önleme programındaki erkeklerde testosteron ve depresif belirtiler. Psychoneuroendocrinology. 2016; 72 : 63–71. doi: 10.1016 / j.psyneuen.2016.06.009. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            53. Rovira-Llopis S., Banuls C., de Maranon AM, Diaz-Morales N., Jover A., ​​Garzon S., Rocha M., Victor VM, Hernandez-Mijares A. Düşük testosteron seviyeleri oksidatif stres ile ilişkilidir. tip 2 diyabetik erkek hastalarda mitokondriyal disfonksiyon ve değişen subklinik aterosklerotik belirteçler. Ücretsiz Radic. Biol. Med. 2017; 108 : 155–162. doi: 10.1016 / j.freeradbiomed.2017.03.029. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            54. Wang JM, Gu CH, Tao L., Wu XL Cerrahinin ve efferent kanal ligasyonunun sıçanda testis kan akışı ve testiküler steroidogenez üzerindeki etkisi. J. Reprod. Gübre. 1985; 73 : 191–196. doi: 10.1530 / jrf.0.0730191. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            55. Clavijo RI, Carrasquillo R., Ramasamy R. Varicoceles: Yetişkin erkeklerde prevalans ve patogenez. Gübre. Steril. 2017; 108 : 364–369. doi: 10.1016 / j.fertnstert.2017.06.036. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            56. Banihani SA, Abu-Alhayjaa RF, Amarin ZO, Alzoubi KH Pentoxifylline, insan spermatozoa tarafından üretilen nitrik oksit seviyesini arttırır. Androloji. 2018; 50 doi: 10.1111 / ve.12859. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                            57. Kim SW, Cuong TD, Hung TM, Ryoo S., Lee JH, Min BS Scutellaria indica'dan flavonoid bileşiklerinin arginase ii inhibitör aktivitesi. Arch. Ecz. Res. 2013; 36 : 922–926. doi: 10.1007 / s12272-013-0125-3. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            58. Simmonds MJ, Detterich JA, Connes P. Nitrik oksit, vazodilasyon ve kırmızı kan hücresi. Biyoreoloji. 2014; 51 : 121–134. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            59. Casey DP, Walker BG, Ranadive SM, Taylor JL, Joyner MJ Genç ve yaşlı yetişkinlerde kasılmanın neden olduğu hızlı vazodilatasyona nitrik oksidin katkısı. J. Appl. Physiol. 2013; 115 : 446–455. doi: 10.1152 / japplphysiol.00446.2013. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            60. Ghareib SA, El-Bassossy HM, Elberry AA, Azhar A., ​​Watson ML, Banjar ZM 6-gingerol, doğrudan vazodilasyon ve nitrik oksit oluşumu yoluyla diyabetik sıçan aortundaki abartılı vazokonstriksiyonu hafifletir. Drug Des. Dev. Ther. 2015; 9 : 6019–6026. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            61. Banihani SA Vitamin B12 ve meni kalitesi. Biyomoleküller. 2017; 7 : 42. doi: 10.3390 / biom7020042. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            62. Banihani SA Semende ürik asidin rolü. Biyomoleküller. 2018; 8 : 65. doi: 10.3390 / biom8030065. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                            63. Lee B., Pine M., Johnson L., Rettori V., Hiney JK, Dees WL Manganez, erkek sıçanlarda üreme hormonu salgılanmasını ve pubertal gelişimi aktive etmek için merkezi olarak hareket eder. Reprod. Toxicol. 2006; 22 : 580–585. doi: 10.1016 / j.reprotox.2006.03.011. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

                            Yorum yap


                            • #15
                              Sarımsakta Allisin ve Diğer Fonksiyonel Aktif Bileşenler: Sağlığa Faydaları ve Biyoyararlanım

                              Muhammed Şerif Rahman
                              Sayfalar 245-268 | 10 May 2006, Kabul edildi 16 Ağu 2006, Online yayınlanma: 26 Nis 2007Öz

                              Geleneksel olarak, sarımsakların tıbbi özellikleri MÖ 3000 gibi erken bir tarihte kabul edilmiştir. Sarımsağın fonksiyonel faydaları antimikrobiyal aktivitesi, antikanser aktivitesi, antioksidan aktivitesi, kardiyovasküler hastalıkları azaltma, bağışıklık fonksiyonlarını iyileştirme ve anti-diyabetik aktivitesidir. Son çalışmalar, tıbbi faydalar sağlayan aktif fonksiyonel bileşenleri ve sarımsak tüketmenin mümkün olan en iyi yollarını içeren etki mekanizmalarını tanımlamaktadır. Allisin (dialil-tiyosülfinat) sarımsakta biyolojik olarak aktif olduğu düşünülen başlıca organosülfür bileşiklerinden biridir. Bu makalede, allisin kimyasını ve işleme ve depolama sırasındaki stabilitesini, allisin in-vivo ve in-vitro işlevselliğini ve diğer fonksiyonel bileşenleri gözden geçiriyorum. Ek olarak,

                              Anahtar Kelimeler: Sarımsak , Allisin , Biyoyararlanım , Fonksiyonel bileşen , Alliin GİRİŞ

                              Sarımsak ( Allium sativum L. ), diğer bitkiler gibi, insan bağışıklık sistemi kadar farklı bileşenlerden oluşan zarif bir savunma sistemine sahiptir. Kendini böceklerden ve mantarlardan korumak için, sarımsak yaralandığında enzimatik reaksiyonla allisin üretir. Bu nedenle, allisin anne-doğanın böcek ilacıdır. Eski zamanlardan beri sarımsak, sadece gıda olarak değil, aynı zamanda bir ilaç olarak da dünya çapında kullanılmaktadır. M.Ö. 3000 kadar erken bir tarihte Mısır, Fenikeliler, Yunan, Hint, Roma, Babil, Viking ve Çin dahil olmak üzere eski uygarlıklarda sarımsak, kalp rahatsızlıkları, artrit, pulmoner şikayetler, karın büyümeleri (özellikle uterus), solunum tedavisi için kullanıldı enfeksiyonlar, cilt hastalığı, yaşlanma belirtileri, ishal, baş ağrısı, ısırıklar, solucanlar, yaralar, ülserler ve tümörler. [ 1 ,2 , 3 ] Antik Çin uzun ömür sağlamak için sarımsak tüketdi. Firavunların günlerinde, Gizeh'deki Büyük Keops Piramidi'nin inşası sırasında, sarımsak malzemeleri tükendiğinde iş gücü emeklerini geri çekti. Sarımsağın onlara güç ve dayanıklılık verdiğini iyi biliyorlardı. MS birinci yüzyılda, Roma ordusunun başhekimi Dioscorides, savaşçılarına sarımsak reçete etti ve şunu yazdı: sarımsak arterleri temizler. [ 4 ] Orta çağ boyunca tekrar tekrar ortaya çıkan yaraları tedavi etmek için sarımsak kullanımı II. askerlerin yaralarını tedavi etmek için sarımsak kullanıldı. [ 5 ]

                              Son zamanlarda, sarımsak ve diğer sarımsak veya diğer dönüştürülmüş ürünlerin bileşenlerinin diğer tıbbi etkileri araştırılmıştır. Biyolojik tepkiler arasında kardiyovasküler hastalıklar ve kanser için risk faktörlerinin azaltılması, bağışıklık fonksiyonunun uyarılması, gelişmiş yabancı bileşik detoksifikasyonu, radyo koruması, fiziksel gücün restorasyonu, kolesterol düşürücü, çeşitli streslere karşı direnç ve potansiyel yaşlanma karşıtı etkiler bulunur. [ 6 ] Sarımsak tüketimi azalmış kanser riski ile ilişkilidir ve ekstraktları ve bileşenleri deri, meme, uterus serviks ve kolon gibi çeşitli bölgelerde deneysel olarak indüklenen tümörleri etkin bir şekilde bloke ederek genel bir etki mekanizması önerdi. [ 7 , 8 , 9] Ticari olarak satılan sarımsak takviyeleri 4 kategoriye ayrılır: susuz sarımsak tozu, sarımsak yağı, sarımsak yağı maserat ve yaşlı sarımsak özü. [ 6 ] Sulu sarımsak özütü, apoptozu indükleyerek kemo-önleyici etkisini gösterebilir, [ 10 ] HeLa'ya sitotoksik, bir insan servikal kanser hücre dizisidir. [ 11 ]

                              Sarımsak alımı için standart yoktur. [ 6 ] 1988 Alman Kommission E monografisi [ 6 ] günlük clo1–2 diş sarımsak veya ∼4 g bozulmamış sarımsak alımının sağlık yararları olabileceğini öne sürmüştür. Ancak, bu öneri bilimsel bir referansla doğrulanmamıştır. Amagase, Petesch, Matsuura, Kasuga ve Itakura [ 6 ] son ​​zamanlarda yapılan birçok klinik çalışmada günlük susuz sarımsak tozunun ∼900 mg olduğunu belirtmişlerdir. 1 ila 7.2 g / gün arasında değişen yaşlı sarımsak özü alımları başarıyla kullanılmıştır. İnsanlarda bağışıklık artışı olduğunu gösteren çalışmalar, 1.8 g kadar, 10 g / gün kadar etkili olduğunu göstermiştir. [ 12 , 13 , 14] İlginçtir ki, yüksek dozlarda bile bu klinik çalışmalarda ciddi toksik yan etkiler bildirilmemiştir.

                              Sarımsaktaki başlıca aktif ilkeler olan birçok organosülfür bileşiği, kanser hücrelerinin proliferasyonunu inhibe etti ve bazıları farklı doku kaynaklı tümör hücrelerinde apoptozu indükledi. [ 15 , 16 , 17 , 18 , 19 ] Alisin [S- (2- propenil) 2-propen-1-sülfinotioat] sarımsaktan türetilen en yaygın olarak bilinen organosülfür bileşiklerinden biridir. Bu derlemenin amacı, allisin ve diğer organosülfer bileşiklerinin kimyası ve bunların işleme ve depolama sırasındaki stabiliteleri, in vivo ve in vitro işlevsellik ve türevlerini yapmak için diğer potansiyel alternatif yaklaşımlar hakkında mevcut bilgileri sunmaktır. ALLICIN KİMYASI VE STABİLİTESİ

                              Semmler'in [ 20 ] öncü çalışmaları , sarımsak distilatlarının lezzetinde dialil disülfür ve dialil trisülfürün önemini ortaya koymuştur . Allisin (dialil-tiyosülfinat) sarımsakın biyolojik olarak en aktif bileşiğidir. Allisin 1944'te Cavallito ve Bailey [ 21 ] tarafından keşfedildi ve daha sonra Cavallito ve arkadaşları [ 22 ] ilk olarak güçlü antimikrobiyal aktivitesini kaydetti. Allisin yapısı Şekil İA'da gösterilmiştir . Allicin çiğ sarımsakta mevcut değildir, ancak CS-liyazın (allinaz) alili üzerindeki etkisi ile hızla üretilir. Alinin yapısı Şekil lB'de gösterilmektedir . Allinase diş sarımsak ezilerek veya kesilerek etkinleştirilir. [ 1 , 21 , 22, 23 ] Allisin mekanik kırma üzerine karanfil mevcut toplam tiosülfinatlar 70 yaklaşık% temsil eder. [ 24 , 25 , 26 ] Mekanistik ve allisin'in farmakokinetik çalışmaları ve bunun türevleri, etiketli bir bileşik için ihtiyaç yükseltmek. Bu uçucu ve kararsız sıvının etiketlenmesi hassas kullanım gerektirir. Miron ve ark., [ 28 ] hazırlanması için basit bir yöntem tarif 3 alisin, H-etiketli.

                              Şekil 1 Allisin yapısı; B: Alinin yapısı.


                              Tam boyut görüntüle


                              Hem çiğ sarımsak hem de sarımsak tozundaki ana kükürt bileşiği alindir. Ortalama olarak, sarımsak karanfil ∼8 g / kg alliin içerir. İçerik kaybı olmadan saf dehidrasyon işlemi, tozda 20-25 mg / g alliin içeriğine yol açar. Bununla birlikte, sarımsak tozları en fazla sadece 10 g / kg alliin içerir, bu da alinin çoğunun dehidrasyon sırasında kaybolduğunu gösterir. Ezilmiş ham sarımsak içeren ~37 mg / g olan, allisin'in yüksektir. [ 28 ] Diallil tiosülfinat (alisin) çözücü çıkarılan sarımsak bir ana kurucusu olduğu bulunmuştur. Dialil tiyosülfinat dehidrasyona uğrar ve dönüştürülmüş bir yeniden düzenleme ile 2 izomerik disülfür oluşumuna yol açar. 24 saat sonra sülfür dioksit, dialil mono-, di- ve trisülfidler bu reaksiyonun ana ürünleriydi. [ 29Alil ve metil sülfürler ticari sarımsak yağlarının ana bileşenleridir. Allisin koşullar bağlı olarak daha fazla ya da daha az hızlı diallildisülfid, vinilditiinler ve ajoenes indirgenir: konsantrasyon, sıcaklık ve pH [. 30 ] alisin ısıtıldı sulu çözelti içinde maruz kaldığı zaman, dialil disülfit olarak bilinen bir lipit çözünür oligosulfide oluşturur. [ 31 ] Alil merkaptan diş sarımsak yedikten sonra sarımsak nefes ana bileşenidir bir koku yayan bir bileşiktir. Alil merkaptan, tam kanla temas ettiğinde ara bileşik S-alilmerkaptosistein yoluyla sistein ile allisin veya dialil disülfitten kantitatif olarak oluşur. [ 32Alil merkaptan veya bunun başka bir metaboliti, allisin veya dialil disülfidin farmakolojik (nontopikal, noneraleral) etkisinin ana aracı olabilir. [ 32 ]

                              İran sarımsak ekotiplerinin yirmi dört botanik özelliği HPLC yöntemi ile ölçülen allisin içeriği açısından incelenmiştir. [ 33 ] Allisin içeriği 0.16-13.0 mg / g arasında değişmektedir. Ekolojik durum ile allisin içeriği arasında anlamlı bir ilişki yoktu. Morfolojik ve fitomedik karakterler üzerinde küme analizi ekotipleri altı ana grupta düzenledi. A grubunun ekotipi, gelecekteki ıslah programlarında dikkate alınabilecek en yüksek botanik ve farmasötik potansiyeli göstermiştir. Baghalian ve ark., [ 33 ] muhtemelen genetik faktörlerin ekolojiden daha fazla etkiye sahip olabileceğini belirtmişlerdir. Ticari allisin ve allisin potansiyeli (alliin ve alliinaz aktivitesi) sarımsak preparatlarının tıbbi değerinin değerlendirilmesi için endeks olarak kabul edilir.

                              Lawson ve Hughes [ 34 ], pH'ın, asitleştirmeden sonra nötralizasyonun, zamanın ve sıcaklığın, sarımsak tozu ve sarımsak karanfilinden tiyosülfinat salımı verimi üzerindeki etkilerini araştırdı. Allisin dahil tüm dipropenil tiyosülfinatlar, optimum 4.5-5.0 pH'da oluşturuldu. PH 3.6'nın altında hiçbir tiyosülfinat oluşmamıştır. PH'ın nötrleştirilmesi (daha önce 3 veya daha düşükte) tiyosülfinat üretimini geri kazanamamıştır, bu nedenle allinaz midede bulunan asidik koşullar tarafından tamamen ve geri döndürülemez şekilde inhibe edilir. Yu ve Wu [ 35] pH'ın allisin aroma bileşiklerinin oluşumu üzerindeki etkilerini incelemişlerdir. İki izomerik siklik bileşik 3-vinil-1,2-ditinin ve 2-vinil-1,3-ditinin pH 6.5 civarındaki en yüksek seviyelerine ulaşırken, dialil trisülfit, dialil disülfit, metil alil disülfür ve dialil sülfür oluşumu pH 9.0 civarında tercih edilmiştir. Sıcaklığın (2–37 ° C), tiyosülfinat oluşumu oranı üzerinde önemsiz olduğu bulunmuştur. Allisin, allinazın etkisi ile alinden oluşur ve hızlı bir şekilde dialil sülfit, dialil disülfür, dialil trisülfür, ajoen, S-alilmerkaptosistein, S-alil sistein ve vinil ditininlere hızlı bir şekilde metabolize olur. [ 15 , 36 , 19 , 37 , 38 ]

                              Sarımsaktan maksimum allisin oluşumu oranı, 35 ° C'lik inkübe sıcaklıkta, asetik asidin (% 5-30) veya rektifiye edilmiş ruhun (% 5-30) geciktirici etkisinde gözlenmiştir. Yumuşatıcı ortamın pH'ında (4.0-6.0) bir artış ile artmış bir oluşum oranı belirgindi. [ 39 ] Benzer şekilde oluşan allisin ayrışma hızı 35 ° C inkübasyon sıcaklığında maksimum olarak bulundu. Asetik asit gücünde bir artışla oran azalırken, düzeltilmiş ruh / etanol (% 5-30) çok az etki gösterdi. Artan pH (4.0-6.0), allisin ayrışım oranının artmasına neden oldu. [ 39 ]

                              Çiğ sarımsak, kesildiğinde ve dil veya dudaklara yerleştirildiğinde ağrılı yanma ve karıncalanma hissi ortaya çıkarır. Allisin ve dialil disülfid heyecanlandırmak bir alil izotio-siyanat hassas duyu nöronlarının alt popülasyonu ve hassas perivasküler duyu sinir uçları kapsaisin etkinleştirerek damar genişlemesine neden olur. [ 40 ] McPherson ve diğ. [ 41 ] ham ama pişmiş sarımsak aktive olduğunu göstermiştir TRPA1 [ 40 ] ve TRPV1, geçici reseptör potansiyeli (TRP) ailesine ait, sıcaklıkla aktive edilen iki iyon kanalı. Bu termo-TRP'ler, ağzı innerve eden ağrı algılayan nöronlarda bulunur. Taze sarımsakın kararsız bir bileşeni olan allisin, TRP1 ve TRPV1 aktivasyonundan sorumlu kimyasaldır ve sarımsak keskinliğine neden olabilir.

                              −16 ve 6 ° C'de depolama sırasında organik çözücülerdeki allisin kaybı, oda sıcaklığında depolamaya kıyasla çok düşüktü. [ 2 ] Oda sıcaklığında, etil asetatta, metanolde depolandığında 3 gün içinde% 10'a düştü. yaklaşık 13 gün sürdü. Bu, metanol içindeki allisin için etil asetattan daha fazla stabilite gösterdi. Iberl ve ark., [ 42 ] hidrojen bağlanabilen çözücülerde allisinin daha kararlı olduğunu bildirmişlerdir. Lawson ve Gardner [ 43 ], taze ve ticari tabletlerin bileşimini (14 sülfür ve 2 sülfür olmayan bileşik), potansiyel aktif bileşiklerin stabilitesini ve hem simüle edilmiş gastrointestinal koşullar altında hem de in vivo alil tiyosülfinatların (esas olarak allisin) mevcudiyetini incelediler.. Harmanlanmış taze sarımsaktaki alil tiyosülfinatlar, -80 ° C'de saklandığında en az 2 yıl stabildir. Tiyosülfinatların enterik kaplı sarımsak tabletlerinden çözülme salımının>% 95 olduğu bulundu. Nefes alil metil sülfit olarak ölçülen bu tabletlerden alil tiyosülfinatların biyoyararlanımının tam ve ezilmiş taze sarımsak ile eşdeğer olduğu bulunmuştur. S-alililsin, ortam sıcaklığında 12 ay stabildir. Seçilen çeşni yokken ezilmiş sarımsak tiyosülfinatlarının 4 ° C'de stabilitesi, 12. günde tiyosülfinatların hiçbirinde önemli bir azalma olmadığını ortaya koydu.

                              Sarımsakın 60 ° C'de kurutulması alisin üzerinde hiçbir etkiye sahip değildir, çünkü allisin, alil metil tiyosülfinatlar ve dimetil tiyosülfinatlar için verimde sadece% 4'lük bir kayıp olmuştur. Bununla birlikte, 1-propenil tiyosülfinatların her biri için yaklaşık% 75 verim kaybı olmuştur, bu da kurutma işleminin izoalinin büyük kısmını tahrip ettiğini göstermektedir. [ 34 ] ALLİSİNİN FONKSİYONU VE DİĞER AKTİF BİLEŞENLER

                              Antimikrobiyal etkinlik

                              Allisinin antibiyotik etkinliği gösterdiği bildirilmiştir [ 1 , 21 , 44 , 45 ] Subramanyan ve arkadaşları [ 46 ] , daha sık kullanılan baharatların bazılarının sağlık ve hastalıkta bağırsak bakterileri üzerindeki etkisini in vitro olarak incelemiş ve sarımsak olduğunu bildirmiştir. bazı bakterilerin büyümesini engellemede en güçlü olanıdır. Sıçanların çekum mikroflorasına diyet sarımsak eklenmesi sarımsak ölçüde sentetik ve stok diyeti ile beslenen hayvanlarda mikroflora azaltabilecek gösterdi. [ 46 ] sıçan çekum florasında önemli bir azalma kırmızı gram ile takviye edilmiş düşük pirinç diyeti ile beslenen sıçanlarda gözlenmiştir 5 gün boyunca sarımsak ile birlikte dhal veya tereyağı sütü. Nakagawa ve ark. [ 47] vücut ağırlığının kilogramı başına 5 ml çiğ sarımsak ekstraktı verilen sıçanlarda ölüm ve / veya gecikmeli büyümeyi rapor etmişlerdir. Çiğ sarımsak ekstraktını 4 hafta boyunca albino sıçanlara besledikten sonra toplam Streptokok , Coliforms , Lactobacilli , aeroblar ve anaeroblarda bir azalma oldu . Aeroblar ve anaeroblar üzerindeki etki eşit olarak belirgindir. Haşlanmış sarımsak özütü beslendikten sonra yukarıdaki değişikliklerin hiçbiri gözlenmedi, bunun yerine Streptococci ve Coliforms gibi bazı bağırsak bakterilerinin büyümesini uyardı . [ 48] Albino sıçanlara 8 μM allisin içeren sarımsak özütü, intragastrik olarak albino sıçanlara uygulandığında, bağırsakta maksimum 0.4 μM ve çekumda 2.4 μM, sırasıyla 4 ve 6 saatlik bir süre sonra tespit edildi. [ 49 ] Yaklaşık% 50-60 4 saatlik uygulamadan sonra bağırsakta mikroflorada azalma gözlenmiştir, ancak 6 saat sonra bile çekumda böyle bir değişiklik gözlenmemiştir. Bununla birlikte, çekumda sadece 8 saatin sonunda mikroflorada 5 kat azalma görülmüştür. Shashikanth ve ark. [ 49] bağırsaktan geçerken allisin içeriğindeki kademeli azalmanın belki de bağırsaktaki ajanların azaltılması, allisin doğal dengesizliği, gıda maddeleri ile antagonizmanın ve bağırsakta emiliminden kaynaklandığını belirtmiştir. Genel olarak, aeroblar bağırsaktaki allisin konsantrasyonuna anaeroblardan daha duyarlıdır.

                              Sharma ve ark., [ 50 ], her iki flora tipinin inhibe edilmesinde etkinliğini gösteren civcivlerin gastro-intestinal kanalının gram negatif ve gram pozitif florası üzerinde Allium sativum su ekstraktlarının in vivo antibakteriyel özelliklerini göstermiştir . Sarımsak özü ayrıca kullanılan bazı antibiyotiklere dirençli bazı bakteri florasını inhibe etti. Kumar ve Sharma [ 51 ] ayrıca sarımsağın enterotoksijenik Escherichia coli üzerindeki önleyici etkisini belirtmişlerdir . Farklı yöntemlerle üretilen kurutulmuş sarımsak tozu, ticari sarımsak ürünleri ve sarımsak yağı dahil olmak üzere bir dizi sarımsak ürününün anti-mikrobiyal aktivitesi, bir dizi seçilmiş bakteriye ( Staphylococcus aureus) karşı belirlenmiştir., Escherichia coli , Salmonella typhimurium , Bacillus cereus ve Lactobacillus delbrueckii subsp. Bulgaricus ve Streptococcus thermophilus ). [ 52 ] Genellikle taze sarımsak en büyük inhibisyonu ve ardından dondurularak kurutulmuş tozu üretmiştir. Sonuçlar, hem kurutma sıcaklığının hem de sürenin, mikrobiyal büyümenin inhibisyonundan sorumlu aktif bileşenlerin tutulması üzerinde büyük etkileri olduğunu göstermiştir. Allisin, Helicobacter pylori'ye karşı antibakteriyel etki göstermiştir . [ 53 ] Helicobacter pylorimide ve duodenum ülserlerinin yanı sıra mide kanserinin ana nedenlerinden biri olarak kabul edilir. In vitro ve in vivo araştırmalar , birçok antibiyotiğe dirençli olan Helicobacter pylori'nin nispeten düşük konsantrasyonlarda sarımsak ekstraktına duyarlı olduğunu kanıtladı . Sivam ve ark., [ 54 ] sulu sarımsak ekstraktının H. pylori'ye karşı antimikrobiyal aktivitesini araştırmışlar ve ekstraktın asgari inhibitör konsantrasyonunun 40 ug allisin / ml olduğunu bulmuşlardır. Cellini ve ark., [ 55 ] 16 adet H. pylori klinik izolatını test ettive bakteri üremesini engellemek için gereken sarımsak özütünün konsantrasyonunun 2 ila 5 mg / ml arasında olduğunu gösterdi. Yukarıdaki çalışmalarda bildirilen sarımsak inhibitör konsantrasyonu, orta boy bir sarımsak karanfil tüketilerek midede elde edilebilir. İlginç bir şekilde, H. Pylori , mide suyunda bulunan üre'yi hidrolize eden bol miktarda enzim üreazı üreterek midenin asidik ortamında hayatta kalabilir ve büyüyebilir. Bu reaksiyondan üretilen amonyak, lokal bir alkalin mikro ortam üretti, böylece bakteriyi düşman asidik koşullara karşı korudu . [ 56 ] Juszkiewicz et al. [ 57]] allisin veya sarımsak özütünün allisin SH-grubu ile reaksiyonuna atfedilen üreazı inhibe ettiği bulunmuştur. Tiol reaktifleri (L-sistein, 2-merkaptoetanol, glutatyon, ditiyotreit) enzimi enzim aktivitesinin kaybından güçlü bir şekilde korurken, üre ve borik asit daha zayıf koruma göstermiştir.

                              Bakri ve Douglas [ 58 ], 13 gram pozitif ve 6 gram negatif bakteri türü ve bir tür mantar dahil olmak üzere allisinli sarımsak özütünün oral bakteriler üzerindeki inhibitör etkisini incelemişlerdir. 220 μg / ml allisin içeren sarımsak özütü% 57.1 (w / v) büyümeyi inhibe etti ve test edilen organizmaların çoğunu öldürdü. Genel olarak, Gram-negatif suşlar için minimal inhibitör konsantrasyonları, test edilen Gram-pozitif suşlar (13.8-55.0 μg / ml) 'den daha düşük olan 0.4-6.87 μg / ml arasında değişmiştir. Streptococcus mutans ve Porphyromonas gingivalis için zaman öldürme eğrileri , daha sonra öldürmenin neredeyse anında başladığını, S. mutans'tan önce bir gecikmenin olduğunu gösterdi.öldürüldü. Sarımsak özütü ayrıca P. gingivalis'in tripsin benzeri ve toplam proteaz aktivitesini sırasıyla% 92.7 ve% 94.88 oranında inhibe etti .

                              Sarımsak özleri antifungal [ 59 ] ve antiviral [ 11 ] ve antiprotozoal [ 60 ] aktivite gösterdi. Cu + 2 karşı doza bağımlı bir mantar öldürücü aktivite göstermiştir Saccharomyces cerevisiae hücreleri ve öldürücü etki son derece allisin'in mevcudiyetinde iyileştirildi. [ 61 ] Allisin hücre yüzeyi lokalizasyonu modu veya fosfolipitler peroksidasyonuna karşı bir savunma olarak AHP1 ilgili fonksiyonunu etkileyen Cu 2 + ' nın dış etkisiyle .

                              Mikroorganizmalarda, lipid bisentezi [ 62 , 63 ] RNA sentezi, [ 64 ] memelilerde lipitlerin düşürülmesi, [ 65 , 66 , 67 , 68 , 69 , 70 , 71 ] ve allisin'den etkilenen çeşitli fizyolojik süreçler vardır ve [ 72 , 73 ] Allisin, bitkilerden, mayadan ve memelilerden kaynaklanan asetil-CoA sentezlerinin spesifik bir inhibitörü olduğu gösterilmiştir. Asetat kinaz ve fosfotransasetilazdan oluşan bakteriyel asetil-CoA oluşturucu sistem inhibe edildi. Yağ asidi sentez sekansının enzimlerine özgü olduğu bulunmuştur. [74 , çok hızlı bir şekilde serbest tiol grupları ile] Allisin reaksiyona girerek, tiol-disülfid eşanjı suretiyle, bu nedenle antimikrobik etkisi, ana mekanizması sistein proteazlarının ve alkol dehidrojenazların içeren tiyol ihtiva eden enzimler ile etkileşime girerek olduğu düşünülmektedir. [ 75 , 76 ] Antikanser Aktivitesi

                              Alliin, tümör hücresi büyümesinin inhibisyonunu göstermedi, bu da sarımsağın çoğalma etkilerinin alliinin parçalanma ürünlerinden kaynaklandığını gösterdi. [ 77 ] Allisin suda çözünür sarımsak preparatlarının çoğalmaya karşı etkisinde önemli bir rol oynar ve bu etki atfedilebilir. alisin, hücre içi gluttatyon (GSH) seviyesini geçici olarak tüketme kabiliyetine. GSH düzeylerindeki azalmanın derecesi, allisinin büyüme inhibitör aktivitesi ile iyi korelasyon göstermiştir. [ 36 ] Sarımsakın çoğalmaya karşı etkisi de açıktır. Alil kükürt bileşikleri önemli antitümörjenik ajanlardır [ 78 ] ve dialil disülfür, AFB1 ile indüklenen sıçan karaciğerindeki preneoplastik odakların boyutunu ve sayısını azaltmıştır. [ 79 ]

                              Sarımsakın, nitrozamin oluşumu ve biyoaktivasyonunun engellenmesi de dahil olmak üzere çeşitli mekanizmalardan kaynaklanan kansere karşı korunması. [ 80 ] Bu maddelerin kanserojen olduğundan ve insanlarda kanser riskini etkilediğinden şüphelenilmektedir. Dion ve ark., [ 81 ] oluşumlarının S-alililsistein tarafından geciktirildiğini bildirmişlerdir. Sarımsak ayrıca kanserojenlerin biyoaktivasyonunu da azalttı. Sitokrom P4502E1 bir nitrozaminin metabolizmasında rol oynadıkları enzim, bir karaciğer fazdır ve diğer kanserojen ve bunun aktivitesi, organo-sülfür bileşikleri ile modüle edilmektedir [ 82 dialil disülfür olarak]. [ 83 , 84Sarımsak kaynaklı ograno-kükürt, karaciğer için bir kanser ajanı olan aflatoksin B1 (AFB1) gibi nitrozaminlerin biyoaktivasyonunu ve kanserojenliğini bloke etti. Kanserojen biyoaktivasyonunda yer alan Faz I enzimleri CYP1A1, 1A2, 2B1 ve 3A4, sarımsaklı sıçanlarda diyetlerin takviye edilmesinden veya glutatyon-S gibi birkaç kükürt bileşiğinin uyarılmasından sonra modifiye edilmiş bir aktivite göstermiştir. [ 85 ] translil disülfit [ 86 , 87 ] gibi OSC tarafından -transferaz (GST), kinon redüktaz (QR) ve uridinedifosfoglukronat glukuronosiltransferaz (UGT) gösterilmiştir ve sarımsak tüketimi ile benzer etkiler gözlenmiştir. [ 88 , 89 ]

                              Sarımsak alımı, kadınlarda kolon kanseri riskini değiştirebilir, çünkü dialil disülfür, neoplastik CMT-13 hücrelerinin ve insan kolon adenokarsinom hücre hattında N-asetransferaz aktivitesinin büyümesinin etkili bir inhibitörüdür. [ 90 , 37 ] Ayrıca, dialil disülfür gösterdi. farede 9,10-dimetil-1,2-benzantrasen ile indüklenen deri tümörlerinin terfi fazı için etkili bir inhibitör olması. [ 91 ]

                              Apoptoz veya programlanmış hücre ölümü, genetik olarak kontrol edilen bir süreçtir; hücre, çevresel veya gelişimsel ipuçlarına yanıt olarak kendi yıkımına aktif olarak katılır. Apoptoz morfolojik ise zar kabanr, sitoplazma nükleer ve kromatin yoğunlaşması, ve DNA fragmantasyonu ile karakterize edilir. [ 92 ] Allisin DNA işlemlerine, RNA sentezi, [üzerindeki etkileri gösterdi 93 ] sinyal iletimi ve apoptoz. [ 94 allisin'in] bazı etkileri yoluyla aracılık nitrik oksit oluşumu. [ 78 ] Oommen ve ark. [ 95] allisin, fare canlılığı ve insan kaynaklı kanser hücrelerinin hücre canlılığı deneyi ile büyümesi üzerindeki kemo-önleyici etkisini incelemiştir. Allisin, kanser hücrelerinin proliferasyonunu inhibe ettiğini ve apoptotik cisimler, DNA fragmantasyonu, kaspazların aktivasyonu ve poli (ADP-riboz) polimeraz klivajının tipik özellikleri ile indüklenen apoptozu inhibe ettiğini, bu nedenle allisin etkilerinin kısmen sarımsak antikarsinojenik özelliklerini açıkladığını bulmuşlardır. . Park ve ark., [ 96 ], AIF ve protein kinaz A'nın (PKA) mitokondriyal salınımının eşlik ettiği kaspazdan bağımsız apoptoz yolu ile allisin indüklenen hücrelerin apoptozunun, kaspazdan bağımsız apoptozda önemli bir rol oynadığını gösterdi. .

                              Shalinsky ve ark., [ 97 ] PGE için izomeraz diğer terminal prostaglandin biyosentez enzimleri hakkında allisin'in etkilerini inceledi 2 ve siklooksijenaz etkinliği üzerindeki. Bu seçici allicin GSH bağımlı PGH inhibe ettiği bulunmuştur 2 PGE için 2 adenokarsinoma hücre hattı izomeraz. Makrofajlar, tümörlere karşı onları öldürerek konakçı savunmalarında önemli bir rol oynar ve bakteriyel, virüs enfeksiyonu ve malign hücre büyümesine karşı koruma sağlayan salgı ürünleri üretir. Allisin, makrofaj salgı ve hücresel aktivitelerin etkili bir immünomodülatördür; sitokinlerin ve sitotoksik moleküllerin üretimi üzerinde farklı bir etki göstermiştir. [ 98], Tümör hücrelerini öldürmek için makrofajların hücresel fonksiyonları değiştirilmiş ve NO, H gibi çeşitli moleküller üretmek 2 O 2 , 10 çeşitli dozlarda (1 ile işlem gördükten sonra, TNF-α, IL-1 (İnterlökin-1) ve IL-6 100 ng / ml).

                              Allisin ve karşılık gelen sülfit çoğalmayı ve meme, mesane, kolon ve rektal, karaciğer, prostat kanseri, lenfoma ve cilt tümörü hücre çizgileri dahil olmak üzere çeşitli insan olmayan lösemi, malign hücrelerin yol açtığı apoptozu inhibe etti. [ 99 ] ajoene (daha yüksek kimyasal kararlılık vardır) HL-60, U937, HEL ve OCIM-I dahil olmak üzere insan lösemi CD34-negatif hücrelerinin proliferasyonunu ve indüklenmiş apoptozunu inhibe ettiği gösterildi. [ 100 , 15 , 101 , 102 ] Ajoene, Blastik krizde kronik miyeloid lösemi hastası. [ 100 , 15] Akut miyeloid lösemi, heterojen bir habis hastalığı, kemoterapi ve nüks direnci üzerinde önemli bir etkisi vardır. [ 103 , 104 ] ajoene önemli KG1 bcl-2 ifadesinin iki kemoterapötik ilaçları, sitarabin ve fludarabin inhibitör etkisini gelişmiş hücreleri. [ 100Ajoenin iki temel antileukaemia biyolojik etkisi, proliferasyonun inhibisyonu ve apoptozun indüklenmesidir. Çalışmalar, ajoenin anti-proliferasyon aktivitesinin, insan miyeloid lösemi hücrelerinde hücre döngüsünün G2 / M fazındaki bir blok ile ilişkili olduğunu gösterdi. Ajoenin apoptozu indükleyen aktivitesi, sitokrom c'nin salınması ve kaspaz-3'ün aktivasyonu ile sonuçlanan anti-apoptotik bcl-2'nin önemli ölçüde azaltılması yoluyla mitokondriya bağlı kaspaz kaskadı yoluyla olur. Akut miyeloid lösemi (AML), CD34-pozitif hücreler seviyesinde hastalık ilerlemesinin kemoterapi ve salım direnci üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu ve apoptoza girememe durumunun AML'de çok ilaç direncinin önemli bir mekanizması olduğu heterojen bir malign hastalık olduğundan [ 99 ] Antioksidan Aktivite

                              Soya fasulyesi yağının, sarımsakları bir yağ-su karışımı [ 105 ] ile pişirirken sarımsak aromasının stabilitesini arttırdığı ve sarımsak aromasının soya yağı oksidasyonunun inhibitörü olarak işlev gördüğü bildirilmiştir. [ 106 ] Kim ve arkadaşları [ 107 ] antioksidan aktiviteyi inceledi. damıtılmış su ve farklı miktarlarda yağ ile harmanlanmış sarımsak homojenatları. Yağ tabakasındaki sarımsak aroma konsantresinin antioksidan aktivitesi güçlü bulunmuştur. Dialil disülfürün, HPLC ile analiz edildiğinde diğer iki sülfür bileşiği disülfür ve dialil trisülfite kıyasla en kararlı olduğu bulunmuştur. Bir domuz yağı sistemine a-tokoferol ve L-askorbil palmitat eklenerek dialil disülfürün etkinliğinin ve gücünün arttırılabileceği bulunmuştur. [ 107 ]

                              Nitro alisin içinde serbest tiol, enzimler ihtiva eden radikalleri yakalayarak etkili bir antioksidan olarak hizmet ile reaksiyona hareket eder. [ 108 , 76 ] Allisin [süpürme hidroksil radikalleri bulunmuştur 109 , 110 ] ve forbol ester ile aktive edilmiş insan tarafından inhibe süperoksit üretimi için granülositler. [ 77 ] Allisin SH bağımlı aktiviteleri, ilave bir terapötik özellik, değişiklik [gösterdi 109 , 76 , 110 NO oluşumu] ve önleyici bir etki. [ 78 ] ajoene da NO üretiminin inhibe edici etki göstermiştir. [ 78İnsan aterosklerotik lezyonlarındaki enflamatuar ortam, indüklenebilir nitrik oksit sentaz formunun ve daha sonra peroksinitrit oluşumunun bir ifadesi ile sonuçlanmıştır. Peroksinitrit, büyük miktarda NO'nun sentezi süperoksit üretimi ile çakıştığında oluşan güçlü bir oksitleyicidir. [ 111 ] Peroksinitrit LDL oksidasyonunu başlatabilir ve trombosit agregasyonunu destekleyebilir [ 112]] ve böylece aterojenik süreci şiddetlendirir. Bununla birlikte, peroksinitrit oluşumu, yalnızca süperoksit için endojen süperoksit dismutazını rekabet edecek kadar yüksek konsantrasyonlarda NO üretildiğinde meydana gelir. D-galaktosamin / lipopolisakkarite bağlı hepatit sıçanlarında, lipit peroksidasyonunda önemli bir artış ve karaciğer antioksidan enzim düzeylerinde azalma gözlenmiştir. Allisin ile ön muamele, bu değişiklikleri önledi ve böylece hepatoprotektif etki sağladı. [ 113 ] Alisin, metil metansülfonat kaynaklı genotoksik hasara karşı antijenotoksik etki gösterdi. [ 114 ] Kardiyovasküler Hastalıkların Azaltılması

                              Kardiyovasküler hastalıklar arasında yüksek kolesterol, hipertansiyon ve artmış trombosit agregasyonu gibi çok sayıda faktör bulunur. Kardiyovasküler hastalıkların azalmasına sarımsak rol tarihsel kanıtlanmıştır ancak çelişkili klinik çalışmalarda farklı yöntemleri ortaya çıkmıştır. [ 30 ] hipotansif etki sarımsak preparatların ilk kurulan özelliklerinden biridir ve daha sonra hayvanlar [doğrulanmıştır 115 ] ve insanlarda . [ 116 ] sağlığına yararlı test sarımsak ürünler ile değişir görülen örneğin, sarımsak tozu, yaşlı sarımsak özü, sarımsak yağı ve sarımsak yağı macerate, [ 6 pişmiş,, hammadde, fried- veya haşlanmış devlet ile] -sarımsak [ 117 , 118] ve aktif bileşenlerin yüzdesi ile. [ 119 ] Çelişkili sonuçlar birkaç faktöre bağlı olabilir ve mevcut maddeler hakkında bilgi eksikliği kesinlikle bunlardan biridir. [ 30 ] Sarımsak kan basıncını düşürür, [ 67 , 120 ] antioksidan , [ 121 ] trombosit agregasyonunu inhibe etti, [ 27 , 70 ] ve kan şekerini düşürdü. [ 67 ]

                              Allisin hiperlipidemik tavşanlarda lipid profili değiştirilebilir. [ 122 ] allisin'in sentez yoluyla hazırlanmasında fruktoz ile beslenen sıçanlarda kan basıncı, insülin ve trigliserit seviyelerini düşürmek için bulunmuştur. [ 123 ] allicin ve kan enalapril (hipertansif ilaç) benzer yararlı etkisi fruktoz ile indüklenen hiperinsülinemik, hiperlipidemik ve hipertansif sıçanlarda basınç, insülin ve trigliseritler gözlendi, bu nedenle fruktoz ile beslenen grupların allicin ile ağırlık kazanımını azalttı . [ 124 ] . [ 125 ]

                              Ateroskleroz, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıkların gelişiminde ana risk faktörlerinden biridir. Yüzyıllar boyunca sarımsak, Çin ve Japonya'da yüksek tansiyonun tedavisinde kullanılmaktadır. Ayrıca, sarımsağın antihipertansif bir ajan gibi davrandığı bulunmuştur [ 126 , 127 ] ve Japon Gıda ve İlaç İdaresi tarafından hipertansiyon tedavisi için resmi olarak tanınmıştır. [ 128 ] Hiperkolesterolemik tavşanlarda sarımsak, hiperkolesteroleminin önemli bir azalmasını ortaya çıkardı. sarımsak tedavisinden sonra serum trigliserit değerleri değişmeden gemfibrozil ile karşılaştırılabilir bir yol. [ 129 ] Ali ve ark. [ 4] yüksek kolesterollü diyetle beslenen sıçanlarda sarımsak tozunun (% 0.6 allisin) serum kolesterol, trigliserit, glikoz, protein ve sistolik kan basıncı üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Serum kolesterol, trigliseritler ve kan basıncı seviyesinde önemli bir azalma buldular, böylece sarımsakın yararlı işlevlere sahip olmasını sağladılar. Ateroskleroz için iki risk faktörü üzerine etkisi: hiperlipidemi ve hipertansiyon. Bununla birlikte, tüm sıçanlarda serum glikoz ve proteininde herhangi bir değişiklik gözlenmemiştir. Allicin, ton deneysel olarak arttırıldığında sıçanın pulmoner vasküler yatağında önemli vazodilatör aktivitesi gösterdi. Bununla birlikte, allisin metabolitleri olan dialil disülfür ve allil merkaptan bu vazodilatör etkisine sahip değildi. [ 31] Allisin vasosidilatasyona neden olduğu mekanizma belirsiz olmasına rağmen, Kaye ve ark.'nın [ 31 ] araştırmasının sonuçları, bu sarımsak türevinin primer pulmoner hipertansiyon ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı dahil olmak üzere pulmoner hipertansif bozuklukların tedavisinde yararlı olabileceğini düşündürmektedir . . Allisin ayrıca kedinin ve sıçanın pulmoner vasküler yatağında vazodilatör aktivitesi gösterdi. [ 130 ] Kedinin pulmoner vasküler yatağındaki taban tonu yükseltildiğinde, allisin intralobar enjeksiyonları sol arter basıncını değiştirmeden pulmoner arter basıncında doza bağlı bir azalma üretti. Allisin ayrıca doza bağlı bir şekilde sistemik arter basıncını azalttı. [ 130Allisine karşı pulmoner vazodilatör yanıtları endotelyal gevşetici faktörün sentezinden veya çözünür guanilat siklazın aktivasyonundan bağımsızdı. Allisin vazodilatör etkinliği ve belirgin toksisite eksikliği nedeniyle klinik kullanım için diğer allisin analogları geliştirilmelidir. [ 31 ] Hafif hipertansif hastalarda hafif bir dozun (14 mg allisin) diyastolik kan basıncında azalmaya neden olduğu gösterilmiştir. [ 131 ]

                              Ateroskleroz gibi inflamatuar hastalıklar koroner tromboza yol açar. Platelet agregasyon katkıda bulunur ateroskleroz en aza indirmek için, ve soğan ve diğer iki tiyosülfinatlar allicin azaltılmıştır. [ 132 ] soğan antiplatelet etkinliği önemli ölçüde bir pozitif yüksek seviyede kükürt ile korelasyon gösterdi. [ 133 ] Sarımsak toz, aynı zamanda trombosit agregasyonunu inhibe etmiştir. [ 134 ], Lawson ve diğ. [ 27 ], farklı sarımsak preparasyon, karanfil veya ticari ürünlerin trombosite karşı aktivitesinin değişimi bildirilmiştir. Bu varyasyonlar, mevcut organo-kükürt bileşiğinin farklı doğasından kaynaklanmaktadır. Sarımsak özlerinin in vitro insan trombosit agregasyonunu inhibe ettiği bulundu. [ 135İnsan trombosit agregasyonunun inhibisyonu, siklooksijenaz tromboksan sentaz aktivitesi veya adenosin 3, 5p-siklik monofosfat seviyeleri üzerinde bir etki içermedi. [ 73 ]

                              Miron ve arkadaşları [ 136 ], kaptopril (antihipertansif ilaç, anti-tansiyon dönüştürücü enzim inhibitörü) ile saf allisin reaksiyona sokularak allilmerkaptokaptopril (CPSSA) sentezledi ve fruktoza bağlı hipertansif sıçan grupları üzerindeki etkilerini incelediler. CPSSA'nın kan basıncını düşürdüğünü ve trigliseritleri düşürdüğünü, buna karşılık insülin serum seviyesi üzerinde bir etki bulamadıklarını buldular. Bu yeni kararlı bileşik, kaptopril ve allisinin yararlı özelliklerini birleştirir ve antihipertansif ilaç tedavisi için potansiyel bir adaydır. Sıçanlarda, düşük doz CPSSA (5 mg / kg gün) ile tedavi SBP'yi düşürdü, ancak daha fazla ölçülen parametreyi iyileştirmedi, daha yüksek bir dozla (50 mg / kg gün) tedavi kan basıncını, trigliseritleri ve homosistein konsantrasyonlarını önemli ölçüde azalttı . [ 137 ] Bağışıklık Fonksiyonunu İyileştirme

                              Sarımsak, bağışıklık fonksiyon bozukluğunun neden olduğu bazı hastalıkları azaltır. Bu nedenle, yaşlı sarımsak özütü bir immünomodülasyon etkisi sunar. [ 138 ] Sarımsak veya sarımsak bileşenlerinin immünomodülatör etkisi, iltihap aracısı olarak sitokin üretiminin bir modülasyonunu gösterir. Nükleer faktör-KB (NF-KB) merkezi bir transkripsiyon faktörüdür ve bağışıklık yanıtını kontrol eden genlerin ekspresyonunda merkezi bir role sahiptir. NF-KB, enflamatuar hastalıklar ve kanser ile ilişkili anahtar moleküllerin aktivasyonu ve düzenlenmesinde güçlü rol oynar. [ 139 ] Bazı sitokinlerin genlerinin ekspresyonunu arttırır. NF-KB'nin sarımsak ürünleri tarafından inhibisyonu, pro- ve anti-enflamatuar sitokinlerin modülasyonu ile dolaylı olarak kontrol edildi. [ 140] Epitel hücreleri, bağırsak iltihabı ve gösterdi anti-enflamatuar özellikleri alisin önemli bir role sahiptir. [ 141 ] Allisin bağırsak epitel hücreleri pro-enflamatuar sitokinlerin ve kemokinlerin ani ve TNF-α uyanlarak salgılanmasını inhibe etti. [ 141 ] Josling [ 142 ] Bulunabilir alisin içeren bir takviyenin yaygın soğuk virüsün saldırısını önleyebileceğini. Yüz kırk altı gönüllü, 12 haftalık bir süre boyunca günde bir kapsül olmak üzere bir plasebo veya allisin içeren sarımsak takviyesi almak üzere randomize edildi. Aktif tedavi grubu, plasebo grubundan önemli ölçüde daha az soğuk algınlığına sahipti. Buna karşılık, plasebo grubu, viral yoldan önemli ölçüde daha fazla gün ve semptomların süresi daha uzun sürdü. Protein ve Yağ Profiline Etkisi

                              Augusti ve Mathew [ 66 ] çiğ sarımsak özütü uygulanan sıçanlarda serum protein düzeylerinde azalma olduğunu gösterdiler. 4 hafta boyunca albino fareleri beslendiğinde gösterdi Ham sarımsak özütünü kaynatıldı sarımsak ekstreler herhangi bir etki göstermemiştir ise, toplam serum proteinleri ve serum globülin azalmıştır. [ 48 ] albino ham ve haşlanmış sarımsak ekstrenin uzun süreli besleme (4 hafta) fareleri [. kilo kaybı ile sonuçlanan 48 sarımsak özleri de hipoglisemik [sahip olduğu rapor edilmiştir] 121 , 143 .] ve hipokolesteremik bir [ 66 ] Allisin da düşük serum kolesterol ve trigliserid seviyeleri, yanı sıra aterosklerotik plak oluşumu önlenir ve trombosit agregasyonu ve azalmış kan basıncı. [ 144, 62 , 24 , 145 ] ALLİSİNİN BİYOLOJİK UYGUNLUK

                              Şekil 2 , vücuttaki aktif bileşenlerin farklı yollarını göstermektedir. Vücuttaki allisin etkinliğini değerlendirmeden önce hedef organlara gerçekten ulaşıp ulaşamayacağı belirlenmelidir. [ 58 ] Allisin veya alisin içeren bir madde yutulursa, asidik koşullara maruz kalırsa mide ve daha sonra bağırsakların nötr koşullarına. Bu nedenlerle Freeman ve Kodera [ 2] kandaki allisin, farklı çözücüler [etil asetat, metanol, su (pH 1.2 ve 7.5)], simüle edilmiş mide sıvısı (SGF, pH 1.2) ve simüle edilmiş bağırsak sıvısı (SIF, pH 7.5) arasındaki nispi stabiliteyi incelemiştir. 37 ° C'de allisin, metanol ve etil asetat içinde hızla ayrıştı, ancak protik polar metanolde aprotik polar etil asetattan daha kararlıydı. Allisin yaklaşık% 90'ı 37 ° C'de 5 saat süreyle pH 1.2 ve 7.5'te su içinde inkübasyondan sonra kaldı. PH 1.2'de 1 gün sonra allisin yaklaşık% 80'i kaldı ve pH 7.5'te allisin yaklaşık% 62'si kaldı. İlginç bir şekilde, allisin normal dönüşüm ürünlerini bu pH değerlerinde üretmediği için, dialil disülfür, ajoen ve ditinin konsantrasyonunda bir artış gözlenmedi. Bu nedenle, mide veya bağırsak pH'ı, sindirim döneminde vücuttaki allisin mevcudiyetini veya ayrışmasını etkileyen önemli bir faktör olmayabilir. Alininin ≤ pH 3'te allisine dönüşümünü katalizleyen enzim olan allinazın inaktivasyonu muhtemeldi. [34 ]

                              Şekil 2 Vücuttaki aktif bileşenlerin döngüsü.


                              Tam boyut görüntüle


                              Gıda maddeleri normal olarak gastrointestinal sistemde bulunur, bu nedenle allisin ile inek sütü arasındaki etkileşim Freeman ve Kodera tarafından da incelenmiştir. [ 2] 1 saat boyunca sütün maruz bırakılmasından sonra, hemen hemen tüm allisin geri kazanılmıştır. Kanda 5 dakika inkübe edildikten sonra sadece allisin izleri tespit edilebilir. Allisin, kan hücresi fraksiyonuna plazma fraksiyonundan daha reaktifti. Kan hücresi fraksiyonunda inkübe edildiğinde 3 dakika sonra hiçbir allisin tespit edilmezken, plazma fraksiyonunda allisin konsantrasyonu kademeli olarak azaldı ve allisinin yarı ömrünün yaklaşık 50 dakika olduğu tahmin edildi. Allisin eklendikten sonra kırmızı kan hücrelerinin renginin koyu bir renge hızlı bir şekilde değiştiği gözlenmiştir, bu da hemoglobin içindeki demirin hızlı oksitlenmesine bağlı olabilir. Allisin kaybolması ile birlikte, allisin ve kan karışımında dialil disülfür varlığı gözlenmiştir. Dialil disülfür kanda stabilite gösterdi.

                              Karaciğer hücresi durumunda da benzer sonuçlar gözlendi. [ 146 ] Karaciğer homojenatında 3 dakika inkübasyondan sonra, başlangıçtaki allisin% 90'lık bir azalma gözlendi ve 6 dakika sonra allisinin azalması% 99'du. Öte yandan, farelerde dialil disülfür metabolizmasının 90 dakikalık jp enjeksiyonundan sonra karaciğerde maksimum konsantrasyona ulaştığı gözlenmiştir. [ 147 ] Allisin emildikten sonra vücutta hızla kayboldu, ancak dialil disülfür emilebilir ve verilebilir. [ 146 , 147 ] Egen-Schwind ve ark. [ 146] sıçanlara 27 mg 1,3-vinilditiin ve 9 mg 1,2-vinilditiinin oral yoldan verilmesinden sonra vinilditinlerin (allisin transformasyon ürünleri) farmakokinetiğini araştırdı. Serum, böbrek ve yağ dokusunda, her iki vinilditiin 24 saatlik bir süre boyunca tespit edilirken, karaciğerde sadece 1,3-vinilditiin bulundu. 1,3-vinilditiin daha az lipofilik gibi gözükmektedir ve serum, böbrek ve yağ dokusundan hızla yok edilirken 1,2-vinilditin daha lipofiliktir ve yağ dokusunda birikme eğilimi göstermiştir. Vinilditininlerin öncüsü olan alisin, karaciğer homojenatında vinilditinlerden daha hızlı metabolize olur. Allisin, sarımsağın in vivo aktif bileşeni olduğu varsayılır , ancak in vitro değildir. 25 g çiğ sarımsak (∼90 mg allisin) alımından sonra 1 ila 24 saat içinde çiğ sarımsak veya saf allisin alımından sonra kanda veya idrarda alisin tespit edilemez. [ 27 ]

                              Allisinin, dialil disülfitten insan karaciğer mikrozomları tarafından üretilebileceği bildirilmiştir. Bunlar kan dolaşımından hızlı bir şekilde kaybolmasına rağmen, allisinin metabolitlerinin interconversiyon sürecinde reforme edilebileceğini ve sonuç olarak hücre içi hareket edebileceğini ileri sürmüşlerdir. [ 148 ] Agarwal [ 65 ]] ajanın kendisinden ziyade allisin metabolitlerinin bu çok çeşitli yararlı sağlık etkilerinden sorumlu olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu gibi birkaç metabolit, S-alilmerkaptosistein, dialil sülfit, dialil disülfür, dialil trisülfür, ajoen ve S-alilsisteindir. S-alil sistein farmakokinetik çalışmaları, oral uygulamadan sonra hızlı emilim ve neredeyse% 100 biyoyararlanım göstermiştir. Ek olarak, S-alil sisteinin hem güvenliği hem de etkinliği bildirildiği için, bu bileşiğin sarımsakın tıbbi etkilerinde önemli bir rol oynadığı görülmüştür. [ 149 , 150 ]

                              Freeman ve Kodera [ 2] ticari sarımsak preparatlarının alisin içeriği ve allisin üreten potansiyelini de incelemiştir. Tüm ticari ürünlerde allisin gözlenmemiştir. Piyasadaki hiçbir ürün saptanabilir miktarda alisin (<1 ppm) içermemesine rağmen, bazı sarımsak tozu ürünleri “allisin potansiyeli” veya “allisin verimi” olarak adlandırılan belirli miktarda allisin üretebileceğini iddia etmektedir. Farklı markalarda ve aynı markanın farklı lotlarında 0.64-4.64 g / kg arasında değişen allisin potansiyeli gözlenmiştir. SIF koşulları altında 37 ° C'de 1 saat sonra, su ile üretilen allisin miktarının yaklaşık% 62'si (2.86 g / kg) gözlendi ve SGF koşulunda 1 saat sonra, sadece% 4 (0.19 g / kg) bulundu. SGF koşulunda bu düşük allisin üretimi seviyesi, allinazın asit ve enzim pepsin ile hidrolizine bağlı olabilir. Simüle edilmiş sindirim koşulları altında (SGF ve SIF'in ardışık kombinasyonu), allisin sadece yaklaşık% 1'i gözlenmiştir. Gözlenen az miktarda alisin, inkübasyon süresi boyunca ayrışmasından kaynaklanmaz, çünkü mide ve bağırsak pH'ında 2-3 saat stabil olduğu gösterilmiştir. PH 6.8'de ticari ürünler çok hızlı, yüksek oranda çözünür bileşikler, amino asitler ve dipeptitler salarlar. [30 ] 5 dakikadan daha az içinde bu bileşiklerin yaklaşık% 100 oluşturulmuştur alisin serbest bırakılır ve bulundu. Alliin tozdan çok hızlı bir şekilde salınır ve 3.5-8.4 pH aralığında hemen allisine (% 100) metabolize edilir. PH 2'de alisin, allisine daha fazla bozulmadan bir dakika içinde tamamen serbest bırakıldı. Daha yüksek pH değerleri allisini stabilize ederken, daha düşük pH değerleri degradasyonunu hızlandırdı. Bununla birlikte, salım ortamında 30 dakika içinde sülfürler ve ditinler tespit edilememiştir. [ 30 ]

                              Arnault ve diğ. [ 30] 11 Avrupa ürününün alliin, allisin ve depolama stabilitesini analiz etmiş ve ürünlerin çoğunun şirketler tarafından talep edilenlerden çok farklı bir bileşim sunduğunu tespit etmişlerdir. Sadece bir ürün bir ilacın yasal statüsüne sahipti. Bu ürün için değerler pakette talep edildiği gibi bulundu. Alliin ve allisin içeriğinin saklama süreleriyle ilişkili olarak azaldığı bilinmektedir. Bu, allinazın artık aktivitesi ile açıklanabilir. Sonuçları, ortam koşulları altında 18 ay boyunca saklandığında ürünlerin kararsızlığını açıkça gösterdi. En iyi ürünler% 70-90 aktivite olarak kalırken, ürünlerin çoğu% 50'nin altında değer göstermiştir. Depolama sırasında kurutulmuş ürünlerin en stabilitesi olarak kabul edilen dondurularak kurutulmuş sarımsakın BET tek tabakalı değeri, 20 ° C'de 5.7 g / 100 g numune bulundu. [151 ] Bununla birlikte, Arnault ve ark., [ 30 ] 3 g / 100 g'dan daha az numuneden (yani,% 3) daha az artık su önerdiler ve işlevselliğini korumak için tam bir su buharı geçirmez ambalaj malzemesi gereklidir. Ek olarak, tabletin yüksek oranda ambalajlanması ve organik film kaplaması da 24 aya kadar stabiliteyi artırabilir.

                              Sarımsağın sağlık üzerinde olumlu etkileri olduğu sertifikası endüstrinin son on yıllarda insan tüketimi için bazı sarımsak pazar ürünlerini pazarlamasına yol açmaktadır. Avrupa ilaç ve gıda takviyesi pazarında 2 büyük pazar sarımsak ürünü ve Amerikan pazarında üçüncüsü vardır: (a) yaygın olarak yumuşak jelatin kapsüllerde formüle edilmiş taze sarımsakın yağ maceraları; (b) şeker veya film kaplı tabletler olarak formüle edilmiş taze sarımsakın kuru toz ürünleri; ve (c) yaş sarımsak kuru toz ürünler, şeker veya film kaplı tabletler halinde formüle. [ 145] Farmasötik bilimin görevi, her bir aktif prensibi, aktif prensibi uygulamanın fizyolojik koşulu altında tamamen mevcut olacak şekilde ayrı ayrı formüle etmektir. Tıbbi ürünlerin görünüşleri ve özellikleri, formülasyon teknolojisi (galenik) ve analitik teknoloji tarafından önemli ölçüde etkilenir ve kontrol edilir. Her ikisi de nihai tıbbi ürünün kalite / kararlılık, etkinlik ve tüketici kabulünü üretme yeteneğini belirler.

                              Aktif maddeleri bilinen tüm ait olmakla birlikte, yeterli araştırma çeşitli biyolojik bileşenler muhtemelen sarımsak gözlenen yararlı etkileri önemli rol oynadığı düşünülmektedir. [ 6 ] Diğer aktif organosülfür bileşikleri, allisin'in türetilen sarımsak bulunan, metil alil trisülfür, ve ajoene dialil disülfür bulunmaktadır . Alilik ve allenik tiyosülfinatlar, allisine benzerliklerinden dolayı biyolojik açıdan önemlidir. Braverman ve arkadaşları [ 152 ], karışık alil allenik ve bis-alilik tiyosülfinatların uygun bir hazırlama yöntemini geliştirdiler.

                              Kimyasal olarak reaktif bir bileşik ve dolayısıyla oldukça kararsız olan allisin, yaşlı sarımsak ve çeşitli ezilmiş sarımsak preparatlarında bulunan bir dizi türeve hızla dönüşür. Sarımsak özütü için, bütün veya dilimlenmiş sarımsak karanfil, değişen bir süre boyunca bir özütleme çözeltisine (örn., Arıtılmış su ve seyreltilmiş alkol) batırılır. Çözeltinin ayrılmasından sonra özüt genellikle konsantre edilir ve kullanılır. [ 6 ] Ekstraktın toz formları da mevcuttur. Ekstrakt, özellikle yaşlı, esas olarak sarımsakta suda çözünür bileşenleri ve az miktarda yağda çözünür bileşikleri içerir. [ 153 ] Ekstrakt, S-alil sistein (SAC) ve S-alil dahil suda çözünür kükürt içeren bileşikler ile karakterize edilir. merkaptosistein. [ 154] S-alil sistein, biyoyararlanım olduğu ve oral alımdan sonra plazma, karaciğer ve böbrekte tespit edilebildiği için standardizasyon için kullanılabilir. SAC'nin biyoyararlanımı farelerde% 103, sıçanlarda% 98.2 ve köpeklerde% 87.2 idi. [ 155 ] S-asetil SAC, köpeklerin ve insanların idrarında SAC metaboliti olarak tanımlandı. Sarımsak alımından sonra insan idrarında N-asetil-S- (2-karboksipropil) -sistein, N-asetil-sistein ve hekzahidrohippurik asit gibi diğer sarımsak bileşenleri metabolizmaları saptandı. [ 156 ] N-asetiltransferaz tarafından dönüştürüldü. SAC ve metabolit (ler) i sarımsak içeren klinik çalışmalar için olası uyum belirteçleridir. [ 157 ]

                              Alil Merkaptan ve dialil disülfid, önce, bileşikler sarımsak sindirilmesinden sonra güçlü bir koku tespit edilebilir üreten bileşenler olarak tanımlanmıştır. [ 158 , 159 ] Allisin, izole edilmiş sıçan karaciğerinden perfüze, dikkate değer bir ilk geçiş etkisini gösterdi ve dialil disülfür olarak metabolize edilmiş ve alil merkaptan, ajoenes ve vinil-dithines ise atık olarak elde edildi. [ 146 diğer bileşiklerin etkisi getirmek için sinerjistik ya da bağımsız bir şekilde, hareket edebilir, çünkü] ajoene ve dithiin içeriği temelinde trombosit agregasyonu inhibisyonu kabiliyeti yetersiz olabilir. [ 6] Örneğin, ne ajoene ne de dithiin içermeyen yaşlı sarımsak, iki çift kör, plasebo kontrollü klinik çalışmada trombosit agregasyonunu ve adezyonunu önemli ölçüde azalttı. [ 160 , 161 ] Sonuç olarak, Amagase ve ark. [ 6 ] çeşitli bileşiklerin konsantrasyonu ve bunların in vitro etkileri etkinliği belirleyemeyebilir. Kimyasal bileşimi ne olursa olsun, söz konusu bir ürünün etkinliğini doğrulamak veya reddetmek için klinik öncesi veya tercihen klinik çalışmalar gereklidir.

                              Yaşlı sarımsak özütü 20 aya kadar yaşlandırılır. Yaşlanma işlemi sırasında, kokulu, sert ve tahriş edici sarımsak bileşikleri doğal olarak kararlı ve güvenli kükürt bileşiklerine dönüştürülür. Ayrıca yaşlı sarımsakların güvenliği çeşitli toksikolojik çalışmalarla doğrulanmıştır. [ 162 , 47 , 163-166 ]

                              Alisin, intravenöz enjeksiyondan sonra dolaşımdan hızla kaybolur ve bu da ikincil ürünlere dönüştüğünü gösterir. [ 2 , 167 ] Allisinin çeşitli biyolojik etkileri hem SH-modifikasyonuna hem de antioksidan aktivitesine bağlanır, [ 75 , 25 , 110 , 109 ] model sistemlerde de bulunur. [ 168 , 76 ] Allisin fosfolipid çift katmanlarının hücre zarlarına kolayca nüfuz edebilir, aktivitesini hücre içinde yapabilir ve SH gruplarıyla etkileşime girebilir. [ 108] Allicinin insan kırmızı kan hücresi zarlarına hızlı yayılması ve nüfuz etmesi de gösterilmiştir. Allisin, sızıntı, füzyon veya zarın birikmesine neden olmadı. Allisin membranlar aracılığıyla geçirgenliğinin yüksek olması, tiyoller ile hücre içi etkileşimi büyük ölçüde artırabilir. [ 108 ] Hangi allikinin yan ürününün hücre dışı ve hücre içi süreçleri modüle eden aktif tür olduğunu bulmak önemlidir.

                              Sisteinin allisin ile reaksiyonunun bir ürünü olarak S-alilmerkaptosistein (CSSA) bulunmuştur. [ 44 ] Yaşlı sarımsak ekstraktının aktif bileşenlerinden biridir. S-allylcysteine böyle bir etki göstermemektedir, oysa farklı hücre hatlarında CSSA'ya antiproliferatif aktivitesi, gösterilmiştir. [ 169 -170 , 19 , 101 ] CSSA da antioksidan aktivite [ortaya 154 ] ve azalan oküler basınç faaliyetler. [ 171 ] Allisin hücre içi yüksek Ca + 2 tavşanda konsantrasyonu pigmentsiz allisin'in ile siliyer epitel hücreleri. [ 171] Memeli sistemlerinde azaltılmış glutatyonun en bol protein olmayan tiyol, allisin ile etkileşime girme potansiyeline sahiptir. Rabinkov ve ark., [ 172 ] allisin glutatyon ile etkileşimi üzerine S-alilmerkaptoglutatyon (GSSA) oluşumunu incelemişlerdir. GSSA'nın allisin uzun süreli etkisi için araç olarak hizmet etme potansiyeli, SH modifiye edici özellikleri ve yüksek antioksidan aktivitesi ile gösterilmiştir. OH radikal reaksiyonlarının azaldığını gösterdi ve lipit peroksitlerin üretimini azalttı. Bu nedenle allisin ve türevlerinin biyolojik aktivitesinde bir rolü vardır. S-alil sistein gibi bireysel bileşikler aktivite gösterse de, Koch [ 173] çeşitli kükürt bileşiklerinin aktivitesinin sarımsak ve fiksasyonun tek bir grup bileşen üzerindeki faydalarından tek başına sorumlu olamayacağını vurgulayarak hatalara ve yanlış sonuçlara yol açabilir. Genel olarak, sarımsaktaki aktif prensipler tam olarak tanımlanmamıştır ve bu kükürt içeren bileşiklerin biyoyararlanımının çeşitli sarımsak preparatlarına biyolojik tepkinin belirlenmesinde önemli bir rol oynayacağı varsayılmaktadır. [ 6 ] GÜVENLİK VE ZEHİRLİLİK

                              Sarımsağın etkinliği tedaviden ziyade önleme olabilir, bu nedenle uzun süreli takviye gerekebilir. [ 6 ] Takviyelerin uzun süreli kullanımı toksisite ile ilgili sorunları gündeme getirir. Sarımsak, popüler bir çeşni veya lezzet verici olarak pişirmede güvenle kullanılmasına ve geleneksel olarak tıbbi amaçlar için kullanılmasına rağmen, aşırı sarımsak tüketiminin sorunlara neden olabileceği yaygın olarak bilinmektedir. Son zamanlarda Amagase ve ark. [ 6 ] sarımsak hazırlığının güvenliğini gözden geçirmiştir. Sarımsak nefes ve ciltte koku oluşturur [ 174 ] ve nadiren alerjik reaksiyonlar. [ 175 ] Sarımsakla ilişkili diğer olumsuz etkiler şunlardır: mide rahatsızlıkları ve ishal, [ 22 , 176 , 47] Serum proteinleri ve kalsiyum, [azalma 177 , 48 ] anemi, [ 178 -179 , 35 ], bronşiyal astım [ 180 -181 ] temas dermatit, [ 182-187 supermatogenesis ait] inhibisyonu [ 188 -189 ] ve bağırsak zarının hasar [ 149 Aşağıdaki sonuçlar Imada tarafından bildirilmiştir: [ 190] (i) allisin, çiğ sarımsaktaki başlıca tahriş edicilerden biridir; (ii) yağda çözünür kükürt bileşikleri suda çözünür bileşiklerden daha toksiktir; ve (iii) sarımsak belirli bir süre suda ekstre edildiğinde, toksisitesi büyük ölçüde azalır. Yaşlı sarımsak üzerinde yapılan bir takım toksikolojik ve klinik çalışmalar hiçbir yan etki göstermemiştir. Yaşlı sarımsak güvenliği aşağıdaki çalışmalarda belirlenmiştir: akut ve madde toksisite testleri, [ 163 , 164 ] kronik toksisite testi, [ 165 ] mutajenite testleri, [ 166 ] genel toksisite testleri, [ 162 , 47 ] teratojenisite testleri, toksisite testi FDA tarafından yürütülen ve> 1000 denek üzerinde yapılan klinik çalışmalar. [ 191–193 ] SONUÇ

                              1892 yılında, sarımsak damıtıklarının lezzetinde dialil disülfür ve dialil trisülfidin önemi tespit edilmiştir. Biyolojik olarak en fazla sarımsak bileşiği olan alisin (dialil-tiyosülfinat) 1944'te keşfedildi ve güçlü antimikrobiyal aktivitesi ile dikkat çekti. Geleneksel olarak, birçok kültür farklı biyolojik ve tıbbi etkileri için sarımsak kullandı. Bu inanca dayanarak, insan ve hayvan modellerinde bütün ve sarımsak özlerinin izleri başladı ve devam etti. Son zamanlarda sarımsakların fonksiyonel bileşenlerini belirleme ve insan ve hayvan modellerindeki etki mekanizmalarını keşfetme girişimleri yapıldı. Ek olarak, aktif sarımsak bileşenlerinden elde edilen ve daha fazla güvenlik ve etkinlik sağlayabilecek diğer türetilmiş bileşikler geliştirilmektedir. REFERANSLAR

                              • Block, E. 1985 . Sarımsak ve Soğan Kimyası . Sci. Am. , 252: 114 - 119 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Freeman, F. ve Kodera, Y. 1995 . Sarımsak Kimyası: S- (2-Propenil) 2-Propen-1-Sülfinotioatın (Allicin) Kan, Solventler ve Simüle Fizyolojik Sıvılarda Kararlılığı . Tarımsal Gıda Kimyası Dergisi , 43: 2332 - 2338 . [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Rivlin, RS 2001 . Sarımsak Kullanımına Tarihsel Bakış . J. Nutr. , 131: 951S - 954S . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Ali, M. , El-Qattan, KK , El- Enezi, F. , Khanafer, RMA ve Mustafa, T. 2000 . Yüksek Kolesterol Diyetiyle Beslenen Sıçanlarda Sarımsak Tozundan Allicin'in Serum Lipidleri ve Kan Basıncı Üzerine Etkisi . Prostaglandinler, Lökotrienler ve Esansiyel yağ asitleri , 62 (4): 253 - 259 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Essman, EJ 1984 . Bitkilerin Tıbbi Kullanımları . Fitoterapia , 55: 279 - 289 . [Google Akademik]
                              • Amagase, H. , Petesch, BL , Matsuura, H. , Kasuga, S. ve Itakura, Y. 2001 . Sarımsak ve Bileşenlerinin Alınması . J. Nutr. , 131: 955S - 962S . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Hussain, SP , Jannu, LN ve Rao, AR 1990 . Sarımsağın Fare Uterin Serviksinde Metilkolantren Kaynaklı Karsinojen Üzerine Kemopreventif Etkisi . Kanser mektubu. 49: 175 - 180 . [Crossref], [Google Akademik]
                              • Milner, JA 1996 . Sarımsak: Antikanserojenik ve Antitümorjenik Özellikleri . Nutr. Rev. , 54: A82 - S86 . [Google Akademik]
                              • Milner, JA 2001 . Sarımsak ve Kansere Tarihsel Bakış . J. Nutr. , 131: 1027S - 1031S . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Balasenthil, S. , Rao, KS ve Nagini, S. 2002 . Sarımsak 7,12-Dimetilbenz [a] antrasene bağlı Hamster Bukkal Kese Karsinogenezi sırasında Apoptozu indükler . Oral. Oncol. , 38: 431 - 436 . [Crossref], [Google Akademik]
                              • Weber, ND , Andersen, DO , Kuzey, JA , Murray, BK , Lawson, LD ve Hughes, BG 1992 . Allium Sativum (Sarımsak) Ekstraktının ve Bileşiklerinin İn vitro Virüsidal Etkileri . Planta Med. , 58: 417 - 423 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Abdullah, TH , Kirkpatrick, DV ve Carter, J. 1989 . Sarımsaklı AIDS'de Doğal Katil Hücre Aktivitesinin Geliştirilmesi . J. Oncol. , 21: 52 - 53 . [Google Akademik]
                              • Kandil, OM , Abdellah, TH ve Elkadi, A. 1987 . Sarımsak ve İnsanlarda Bağışıklık Sistemi: Doğal Katil Hücreler Üzerindeki Etkileri . Besledi. Proc. , 46: 441 [Google Akademik]
                              • Kandil, OM , Abdullah, TH , Tabuni, AM ve Elkadi, A. 1988 . Allium Sativum'un Doğal Sitotoksisitede Potansiyel Rolü . Arch. AIDS Arş. , 1: 230 - 231 . [Google Akademik]
                              • Dirsch, VM , Gerbes, AL ve Vollmar, AM 1998 . Ajoene Generation Reaktif oksijen türlerinin ve Nükleer Faktör kappa B Aktivasyonu eşliğinde İnsan Promyeloleukemic Hücrelerinde sarımsak indüklemektedir Apoptoz bir bileşik olup, . Mol. Pharmacol. , 53: 402 - 407 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Kwon, KB , Yoo, SJ , Ryu, DG , Yang, JY , Rho, HW , Kim, JS , Park, JW , Kim, HR ve Park, BH 2002 . İnsan Lösemi HL-60 Hücrelerinde Kaspaz-3 Aktivasyonu ile Apliktozun Dialil Disülfür ile İndüksiyonu . Biochem. Pharmacol. , 63: 41 - 47 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Pinto, JT , Lapsia, S. , Shah, A. , Santiago, H. ve Kim, G. 2001 . Sarımsak ve Diğer Alliumla İlişkili Bileşiklerin Antipoliferatif Etkileri . Gelişmiş. Med. Biol. , 492: 83 - 106 . [Google Akademik]
                              • Şirin, H. , Pinto, JT , Kawabata, Y. , Soh, JW , Delohery, T. , Moss, SF , Murty, V. , Rivlin, RS , Holt, PR ve Weinstein, IB 2001 . Yalnız Test Edildiğinde veya Sulinak Sülfür ile Kombine Edildiğinde S-Allylmercaptosisteinin Kolon Kanseri Hücreleri Üzerinde Antiproliferatif Etkileri . Kanser Arş. 61: 725 - 731 . [Google Akademik]
                              • Sigounas, G. , Hooker, J. , Anagnostou, A. ve Steiner, M. 1997 . S-Alilmer Kaptosistein Hücre Proliferasyonunu Engeller ve Eritrolizemi, Meme ve Prostat Kanseri Hücre Hatlarının Canlılığını Azaltır . Nutr. Kanser , 27: 186 - 191 . [Taylor & Francis Çevrimiçi] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Semmler, FW 1892 . Uber das atherische knoblauchs (Allium sativum) Arch . Pharm. , 230: 434 [Google Akademik]
                              • Cavallito, CJ ve Bailey, JH 1944 . Allicin , Allium Sativum'un Antibakteriyel Prensibi . I. İzolasyon, Fiziksel Özellikler ve Antibakteriyel Etki . J. Am. Chem. Soc. 66: , 1950 - 1951 tarihli . [Crossref], [Google Akademik]
                              • Caporaso, N. , Smith, SM ve Eng, RHK 1983 . Sarımsak (Allium Sativum) Yutulması Sonrasında İnsan İdrarında ve Serumunda Antifungal Aktivite. . Antımicrob. Ajanlar Chemother. , 23: 700 - 702 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Stoll, A. ve Seebeck, E. 1949 . Allium Bileşikleri. II. Alliinlerin Enzimatik Bozunumu ve Allinazın Özellikleri . Helv. Chim. Açta , 32: 197 - 205 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Block, E. 1992 . Allium Cinsinin Organosülfür Kimyası-Sülfürün Organik Kimyası Üzerine Etkileri . Angew. Chem. Int. Ed. Engl. , 31: 1135 - 1.178 . [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Han, J. , Lawson, L. , Han, G. ve Han, S. 1995 . Allisin ve Toplam Sarımsak Tiyosülfinatlarının Kantitatif Tayini İçin Spektrofotometrik Bir Yöntem . Anal. Biochem. , 225: 157 - 160 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Lawson, LD 1998 . “ Sarımsak: Tıbbi Etkilerinin ve Belirtilen Aktif Bileşiklerin Gözden Geçirilmesi. ”. Gelen Onların Kimya ve Biyolojik Aktivite: Avrupa bitkisel ilaçları tarafından Düzenlenen,: Lawson, LD ve Bauer, R. 176 - 209 . Washington, DC : Amerikan Kimya Derneği . [Google Akademik]
                              • Lawson, LD , Ransom, DK ve Hughes, BG 1992 . Sarımsak Karanfil Ekstraktlarında ve Ticari Sarımsak Ürünlerinde Bileşiklerle Tam Kan Trombosit-Agregasyonunun İnhibisyonu . Throms. Res. 65: 141 - 156 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Miron, T. , Bercovici, T. , Rabinkov, A. , Wilchek, M. ve Mirelman, D. 2004 . [ 3 Hazırlanması ve Uygulamaları: Allisin H] . Analitik Biyokimya , 331: 364 - 369 . [Google Akademik]
                              • Brodnitz, MH , Pascale, JV ve Derslice, LV 1971 . Sarımsak Ekstraktının Lezzet Bileşenleri . Tarımsal Gıda Kimyası Dergisi , 19 (2): 273 - 275 . [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Arnault, I. , Haffner, T. , Siess, MH , Vollmar, A. , Kahane, R. ve Auger, J. 2005 . Sarımsak Terapötik Potansiyelinin Değerlendirilmesi ve Yeni Bir Formülasyonun Validasyonu için Analitik Yöntem . İlaç Dergisi ve Biyomedikal Analizi , 37: 963 - 970 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Kaye, AD , De Witt, BJ , Anwar, M. , Smith, DE , Feng, CJ , Kadowitz, PJ ve Nossaman, BD 2000 . Sıçanların Pulmoner Vasküler Yataklarında Sarımsak Türevlerinin Yanıtlarının Analizi . J. Appl. Physiol. 89: 353 - 358 . [Google Akademik]
                              • Pierson, S. 1994 . Sarımsak Ürünleri Organosülfür Kimyası, Farmakolojisi ve Toksikolojisi: Eczacılara Genel Bir Bakış . Pharmalert , 2 (5) [Google Akademik]
                              • Baghalian, K. , Ziai, SA , Naghavi, MR , Badi, HN ve Khalighi, A. 2005 . İran Sarımsak ( Allium sativum L.) Ekotipleri Üzerindeki Allicin İçeriği ve Botanik Özelliklerinin Değerlendirilmesi . Scientia Horticulturae , 103: 155 - 166 . [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Lawson, LD ve Hughes, BG 1992 . Sarımsaktan Allicin ve Diğer Tiyosülfinatların Oluşumunun Karakterizasyonu . Planta Med. 58: 345 - 350 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Yu, T. ve Wu, C. 1989 . PH'ın Bozulmuş Sarımsak Aromalı Bileşiklerinin Oluşumu Üzerine Etkileri . Journal of Chromatography , 462: 137 - 145 . [Google Akademik]
                              • Hirsch, K. , Danilenko, M. , Giat, J. , Miron, T. , Rabinkov, A. , Wilchek, M. , Mirelman, D. , Levy, J. ve Sharoni, Y. 2000 . Taze Ezilmiş Sarımsağın Ana Bileşeni olan Saflaştırılmış Alisin'in Kanser Hücresi Proliferasyonuna Etkisi . Beslenme ve Kanser , 38 (2): 245 - 254 . [Taylor & Francis Çevrimiçi] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Sundaram, SG ve Milner, JA 1993 . Sarımsaktaki Organosülfür Bileşiklerinin Kültürde Köpek Meme Tümör Hücreleri Üzerine Etkisi . Kanser Lett. , 74: 85 - 90 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Welch, C. , Wuarin, L. ve Sidell, N. 1992 . Sarımsak Bileşik S-Alil Sisteinin Vitro'daki İnsan Nöroblastom Hücreleri Üzerine Antiproliferatif Etkisi . Kanser Lett. , 63: 211 - 219 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Mishra, R. , Upadhyay, SK ve Maheshwari, PN 2001 . Allisin Stabilitesi — Kinetik Bir Çalışma . Hindistan Kimyasal Teknoloji Dergisi , 8: 195 - 199 . [Google Akademik]
                              • Bautista, DM , Movahed, P. , Hinman, A. , Axelsson, HE , Sterner, O. , Hogestatt, ED , Julius, D. , Jordt, S. ve Zygmunt, PM 2005 . Sarımsaktan Keskin Ürünler Duyu İyon Kanalı TRPA1'i aktive eder . PNAS , 102 (34): 12248 - 12252 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Macpherson, LJ , Geierstanger, BH , Viswanath, V. , Bandell, M. , Eid, SR , Hwang, S. ve Patapoutian, A. 2005 . Sarımsak Keskinliği: Allicin'e cevaben TRPA1 ve TRPV1'in aktivasyonu . Güncel Biyoloji , 15: 929 - 934 . [Crossref], [Google Akademik]
                              • Iberl, B. , Whinkler, G. ve Knobloch, K. 1990 . Allisin Dönüşümü Ürünleri: Ajoenler ve Ditinin Karakterizasyonu ve HPLC ile Tayini . Planta Med. , 56: 202 - 211 . [Google Akademik]
                              • Lawson, LD ve Gardner, CD 2005 . Klinik Araştırmada Kullanılan Sarımsak Ürünlerinin Kompozisyonu, Stabilitesi ve Biyoyararlanımı . Tarım Gıda Kimyası Dergisi , 53: 6254 - 6261 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Cavallito, CJ , Buck, JS ve Suter, CM 1944 . Allicin , Allium Sativum'un Antibakteriyel Prensibi . II. Kimyasal Yapının Belirlenmesi . J. Am. Chem. Soc. 66: 1952 - 1954 tarihli . [Crossref], [Google Akademik]
                              • Hanley, AB ve Fenwick, GR 1985 . Ekili Alliums . . J. Bitki Gıdalar , 6: 211 - 238 . [Taylor ve Francis Çevrimiçi], [Google Akademik]
                              • Subramanyan, V. , Murthy, SV , Krishnamurthy, K. ve Swaminanthan, M. 1958 . Sarımsakın Bazı Bağırsak Bakterileri Üzerine Etkisi . Gıda Bilimi , 7 (8): 223 [Google Akademik]
                              • Nakagawa, S. , Masamoto, K. , Sumiyoshi, H. , Kunihiro, K. ve Fuwa, T. 1980 . Ham Sarımsak Suyu ve Yaşlı Sarımsak Ekstraktının Peroral Uygulamadan Sonra Genç Sıçanların ve Organlarının Büyümesine Etkisi . J. Toxicol. Sci. , 5: 91 - 112 . [PubMed], [Google Akademik]
                              • Shashikanth, KN , Basappa, SC ve Murthy, VS 1986 . Çiğ ve Haşlanmış Sarımsak (A. Sativum L.) Ekstraktlarının Beslenmesinin Albino Sıçanların Büyüme, Çekal Mikroflorası ve Serum Proteinleri Üzerine Etkisi . Uluslararası Beslenme Raporları , 33 (2): 313 - 319 . [Google Akademik]
                              • Shashikanth, KN , Basappa, SC ve Murthy, VS 1985 . Sıçan Bağrısında Alisin Konsantrasyonu ve Mikrofloa Üzerindeki Etkisi . Gıda Bilimi ve Teknolojisi Dergisi , 22: 440 - 444 . [Google Akademik]
                              • Sharma, VD , Sethi, MS , Kumar, A. ve Rarota, JR 1977 . Vivo ve Vitro Çalışmalarında Allium Sativum Linn. 'İn Antibakteriyel Özelliği . Indian J. Exp. Biol. , 15: 446 [Google Akademik]
                              • Kumar, A. ve Sharma, VD 1982 . Sarımsak ( Allium Sativum Linn.) ' İn Enterotoksijenik Escherichia coli üzerindeki inhibitör etkisi . . Indian J. Med. Res. Ek. , 76 (2): 66 [PubMed], [Google Akademik]
                              • Rahman, MS , Al-Sheibani, HI , Al-Riziqi, MH , Mothershaw, A. , Guizani, N. ve Bengtsson, G. 2006 . Farklı Kurutma Yöntemleri ile Üretilen Kurutulmuş Sarımsak Tozlarının Anti-Mikrobiyal Aktivitesinin Değerlendirilmesi . Uluslararası Gıda Özellikleri Dergisi , 9 (3): 503 - 513 . [Taylor & Francis Çevrimiçi] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Jonkers, D. , van der Broek, E. , van Dooren, I. , Thijs, E. , Dorant, E. , Hageman, G. , Stobberingh, E. ve Antimicrob, J. 1999 . Chemother. , 43: 873 - 839 . [Google Akademik]
                              • Sivam, GP , Lampe, JW , Ulness, B. , Swanzy, SR ve Potter, JD 1997 . Helicobacter Pylori —Sarımsakta İn Vitro Duyarlılığı ( Allium Sativum ). . Beslenme ve Kanser Özü : 27 (2) 118 - 121 . [Taylor & Francis Çevrimiçi] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Cellini, L. , Di Campli, E. , Masulli, M. , Di Bartolomeo, S. ve Allocat, N. 1996 . Helicobacter Pylori'nin Sarımsak Özü ( Allium Sativum ) ile inhibisyonu . . FEMS İmmünoloji ve Tıbbi Mikrobiyoloji , 13: 273 - 277 . [Google Akademik]
                              • Ha, NC , Oh, ST , Sung, JY , Cha, KA , Lee, MH ve Oh, BH 2001 . Helicobacter Pylori Üreazının Supermoleküler Montajı ve Asit Direnci . Doğa-Yapısal Biyoloji , 8: 505 - 509 . [Google Akademik]
                              • Juszkiewicz, A. , Zaborska, A. , Laptas, A. ve Olech, Z. 2004 . Sarımsak Özü ile Jack Bean Üreazının İnhibisyonu Üzerine Bir Çalışma . Gıda Kimyası , 85: 553 - 558 . [Crossref], [Google Akademik]
                              • Bakri, IM ve Douglas, CWI 2005 . Sarımsak Ekstraktının Oral Bakteriler Üzerinde İnhibitör Etkisi . Oral Biyoloji Arşivi , 50: 645 - 651 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Yoshida, S. , Kasuga, S. , Hayashi, N. , Ushiroguchi, T. , Matsuura, H. ve Nakagawa, S. 1987 . Sarımsaktan Kaynaklanan Ajoenin Antigungal Aktivitesi . Baş. Environ. Microbiol. , 53: 615 - 617 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Mirelman, D. , Monheit, D. ve Varon, S. 1987 . Entamoeba Histolytica'nın Büyümesinin Sarımsak Özütünün Aktif Prensibi ( Allium Sativum ) Allicin tarafından inhibisyonu . . J. Infec. Dis. , 156: 243 - 244 . [Google Akademik]
                              • Ogital, A. , Hirooka, K. , Yamamoto, Y. , Tsutsui, N. , Fujita, K. , Taniguchi, M. ve Tanaka, T. 2005 . Cu 2+ ve Allicin'in Sinerjik Mantar Aktivitesi, Sarımsaktan Bir Alil Kükürt Bileşiği ve Saccharomyces Cerevisiae'de Hücre Yüzey Savunması Olarak Alkil Hidroperoksit Redüktaz 1'in Rolü ile İlişkisi . . Toksikoloji , 215: 205 - 213 . [Google Akademik]
                              • Adetumbi, M. , Javor, GT ve Lau, BH 1986 . Antimikrob . Ajanlar Chemother. , 30: 499 - 501 . [Google Akademik]
                              • Ghannoum, MA 1988 . Allium Sativum'un (Sarımsak) Antisandidal Etki Şekli Üzerine Çalışmalar. . Genel Mikrobiyoloji Dergisi , 134: 2917 - 2924 . [Google Akademik]
                              • Neuwirth, Z. , Sundstrom, DC ve Thompson, NH 1988 . Antimikrob . Agents Chemother 32: 1763 - 1768 . [Google Akademik]
                              • Agarwal, KC 1996 . Sarımsak Bileşenlerinin Terapötik Eylemleri . Med. Res. Rev. , 16: 111 - 124 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Augusti, KT ve Mathew, PT 1973 . Soğan ( Allium Oepa Linn .) Ve Sarımsak ( Allium Sativum Linn .) Sulu Ekstraktlarının Uzun Süreli Beslenmesinin Normal Sıçanlara Etkisi . Indian J. Exptl. Biol. , 11 (3): 239 [PubMed], [Google Akademik]
                              • Ernst, E. 1987 . Sarımsakın (Allium Sativim) Kardiyovasküler Etkileri: Bir Gözden Geçirme . PharmaTherapeutics , 5: 83 - 89 . [Google Akademik]
                              • Harenberg, J. , Giese, C. ve Zimmermann, R. 1988 . Hiperlipoproteinemili Hastalarda Kurutulmuş Sarımsakın Kan Pıhtılaşması, Fibrinoliz, Trombosit-Agregasyonu ve Serum Kolesterol Düzeyleri Üzerine Etkisi . Ateroskleroz , 74: 247 - 249 . [Google Akademik]
                              • Neil, HAW ve Silagy, C. 1994 . Sarımsak - Kardiyoprotektif Özellikleri . Curr. Opin. Lipidol. , 5: 6 - 10 . [Google Akademik]
                              • Tayashree, JA , Gadkari, V. ve Joshi, VD 1991 . Çiğ Sarımsak Alımının Normal Kişilerde Serum Kolesterol Düzeyleri, Pıhtılaşma Süresi ve Fibrinolitik Aktivite Üzerine Etkisi . J. Postgrad Med. , 37: 128 - 131 . [Google Akademik]
                              • Warshafsky, S. , Kamer, RS ve Sivak, SL 1993 . Sarımsakın Toplam Serum Kolesterolü Üzerine Etkisi . Ann. Stajyer. Med. 119: 599 - 605 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Bordia, A. 1978 . Sarımsağın İn Vitro İnsan Trombosit Toplanması Üzerine Etkisi . Ateroskleroz , 30: 355 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Mayeux, PR , Agrawal, KC , Tou, JSH , King, BT , Lippton, HL , Hyman, AL , Kadowitz, PJ ve McNamara, DB 1988 . Agents and Actions , 25: 182 - 190 . [Google Akademik]
                              • Focke, M. , Feld, A. ve Lichtenthaler, HK 1990 . Sarımsaktan Doğal Olarak Oluşan Bir Antibiyotik olan Allicin, Acertl-CoA Synthetase'yi Özellikle Önler . Avrupa Biyokimyasal Societies yataklıklar Federasyonu , 261 (1): 106 - 108 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Ankri, S. , Miron, T. , Rabinkov, A. , Wilechek, M. ve Mirelman, D. 1997 . Sarımsaktan Allicin, Entamoeba histolytica'nın Cystein Proteinazlarını ve Sitofatik Etkilerini Güçlü Bir Şekilde Engeller . . Antımicrob. Ajanlar Chemother. 41: 2286 - 2288 numaralı . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Rabinkov, A. , Miron, T. , Konstantinovski, L. , Wichek, M. , Mirelman, D. ve Weiner, L. 1998 . Allicin Etki Şekli: Radikallerin Yakalanması ve Tiyol İçeren Proteinlerle Etkileşimi . Biochimica et Biophysica Açta , 1379: 233 - 234 . [Google Akademik]
                              • Siegers, CP , Steffen, B. , Robke, A. ve Pentz, R. 1999 . Sarımsak Preparatlarının İnsan Tümör Hücresi Proliferasyonuna Etkileri . Phytomedicine , 6: 7 - 11 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Dirsch, VM , Kiemer, AK , Wagner, H. ve Vollmar, AM 1998 . 2 Sarımsak Bileşiği olan Allicin ve Ajoene'nin İndüklenebilir Nitrik-Oksit Sintazı Üzerine Etkisi . Ateroskleroz , 139: 333 - 339 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Haber, D. , Suschetet, M. , Berges, R. , Astorg, P. ve Siess , MH 1996 . Doğal Olarak Oluşan Alil sülfürlerle Beslenen Sıçanlarda Aflatoksin B1 ve N ‐ nitrosodietilamine bağlı Karaciğer Preneoplastik Odaklarının inhibisyonu . Nutr. Kanser , 25: 61 - 70 . [Google Akademik]
                              • Atanasova-Goranova, VK , Dimova, VK ve Pevicharova, GTJ 1997 . Nutr. 78: 335 - 345 . [Google Akademik]
                              • Dion, ME , Agler, M. ve Milner, JA 1997 . Nutr. Kanser , 28: 1 - 6 . [Taylor & Francis Çevrimiçi] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Kwak, MK , Kim, SG , Kwak, JY , Novak, RF ve Kim, ND 1994 . Sıçanlarda Sitokrom P4502E1 İfadesinin Organosülfür Bileşikleri Allylsulfide, Allylmercaptan ve Allylmetylsulfide ile inhibisyonu . Biochem. Pharmacol. : 531 - 539 . [Google Akademik]
                              • Chen, L. , Lee, M. , Hong, JY , Haug, W. , Wang, E. ve Yang, CS 1994 . Biochem. Pharmacol. 48: 2199 - 2205 . [Google Akademik]
                              • Haber, D. , Siess , MH , Canivenc-Lavier, M. , Lebon, AM ve Suschetet, MJ 1995 . Toxıcol. Environ. Sağlık , 44: 423 - 434 . [Taylor & Francis Çevrimiçi] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Manson, MM , Top, HW , Barrett, MC , Clark, HL , Judah, DJ , Williamson, G. ve Neal, GE 1997 . Karsinogenez , 18: 1728 - 1729 . [Google Akademik]
                              • Guyonnet, D. , Siess, MH , Le Bon, AM ve Suschetet, M. 1999 . Sıçan Dokularında Allium Sebzelerinden Organosülfür Bileşikleri ile Faz II Enzimlerin Modülasyonu . Toxıcol. Baş. Pharmacol. 154: 50 - 58 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Haber, D. , Siess , MH , Waziers, I. , Beau, P. ve Suschetet, M. 1994 . Doğal Olarak Oluşan Alil Sülfitler Sıçanlarda Hepatik İlaç Metabolizmasının Modifikasyonu . Xenobiotica , 24: 169 - 182 . [Crossref], [Google Akademik]
                              • Hatano, S. , Jimenez, A. ve Wargovitch, MJ 1996 . S-alilsisteinin Kemopreventif Etkisi ve Detoksifikasyon Enzim Glutatyon S-transferaz ile İlişkisi . Karsinojenez , 17: 1041 - 1044 . [Google Akademik]
                              • Singh, A. ve Singh, SP 1997 . Dumansız Tütünün Sarımsak, Topuz veya Siyah Hardal Değiştirilmiş Hepatik Detoksikasyon Sistemi Enzimleri, Sülfhidril İçeriği ve Murin Sisteminde Lipid Peroksidasyonu Üzerinde Modülatör Potansiyeli . Kanser Lett. 118: 109 - 114 . [Crossref], [Google Akademik]
                              • Chen, GW , Chung, JG , Hsieh, CL ve Lin, JG 1998 . Sarımsak Bileşenlerinin Dialil Sülfür ve Dialil Disülfürün İnsan Kolon Tümör Hücrelerinde Arilamin N-Asetiltransferaz Aktivitesi Üzerine Etkileri . Food Chem. Toxıcol. 36: 761 - 770 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Belman, S. , Solomon, J. , Segal, A. , Block, E. ve Barany, G. 1989 . Soya Fasulyesi Lipoksijenaz ve Fare Deri Tümörlerinin Soğan ve Sarımsak Bileşenleri ile İnhibisyonu . J. Biochem. Toxıcol. , 4: 151 - 160 . [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
                              • Papini, E. , Satin, B. , Bucci, C. , De Bernard, M. , Telford, JL ve Manetti, R. 1997 . Küçük GTP Bağlayıcı Protein Rab7, Helicobacter Pylori Sitotoksin tarafından indüklenen Hücresel Vakumlama için gereklidir . Avro. Mol. Biol. Org. J. , 16: 15 - 24 . [Google Akademik]
                              • Feldberg, RS , Chang, SC , Kotik, AN , Nadler, M. , Neuwirth, Z. , Sundstrom, DC ve Thompson, NH 1988 . Allicin ile Bakteriyel Hücre Büyümesinin İnhibisyon Mekanizması . Antımicrob. Ajanlar Chemother. , 32: 1763 - 1768 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Zheng, S. , Yang, H. , Zhang, S. , Wang, X. , Yu, L. , Lu, J. ve Li, J. 1997 . Kemoprevensiyon için Geleneksel Çin Ot ve Sebzelerinden Doğal Olarak Oluşan Ürünler Üzerine İlk Çalışma . J. Celi Biochem. 27: 106 - 112 . [Crossref], [Google Akademik]
                              • Oommen, S. , Anto, RJ , Srinivas, G. ve Karunagaran, D. 2004 . Allisin (Sarımsaktan) Kanser Hücrelerinde Kaspaz Aracılı Apoptozu indükler . European Journal of Pharmacology , 485: 97 - 103 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Park, S. , Cho, S. , Kwon, H. , Lee, K. , Rhee, D. ve Pyo, S. 2005 . İnsan Epitelyal Karsinom Hücrelerinde Allicin ile Kaspazdan Bağımsız Hücre Ölümü: PKA tutulumu . Kanser Mektupları , 224: 123 - 132 . [Google Akademik]
                              • Shalinsky, DR , McNamara, DB ve Agrawal, KC 1989 . Ammary Adenokarsinom Hücrelerinde GSH Bağımlı PGH2 İzomerazın Alisin tarafından inhibisyonu . Prostaglandinler , 37: 135 - 148 . [Google Akademik]
                              • Kang, NS , Moon, EY , Cho, CG ve Pyo, S. 2001 . Sarımsak Bileşeni, Alisin, Murin Peritoneal Makrofajlar Üzerine İmmünomodülatör Etkisi . Beslenme Araştırması , 21: 617 - 626 . [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Hassan, HT 2004 . Ajoene (Doğal Sarımsak Bileşiği): AML Terapisi için Yeni Bir Anti-Lösemi Maddesi . Lösemi Araştırma , 28: 667 - 671 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Ahmed, N. , Laverick, L. , Sammons, J. , Zhang, H. , Maslin, DJ ve Hassan, HT 2001 . Sarımsak Türevli Doğal Bileşik olan Ajoene, İnsan Miyeloid Lösemi CD34-Pozitif Dirençli Hücrelerdeki Kemoterapiye Bağlı Apoptozu Geliştirir . Antikanser Araştırması , 21: 3519 - 3524 . [Google Akademik]
                              • Sigounas, G. , Hooker, JL , Li, W. , Anagnostou, A. ve Steiner, M. 1997 . Kararlı bir Tiyolil Bileşiği olan S-Alilmerkaptosistein, Ertroleukemi Hücre Hatlarında Apoptozu İndükler . Nutr. Kanser , 28: 153 - 159 . [Taylor & Francis Çevrimiçi] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Thatte, U. , Bagadey, S. ve Dahanukar, S. 2000 . Şifalı Bitkiler Tarafından Programlanmış Hücre Ölümünün Modülasyonu . Hücre Moleküler Biyoloji , 46: 199 - 214 . [Google Akademik]
                              • Dalal, BI , Wu, V. ve Barnett, MJ 1997 . De novo AML'deki İndüksiyon Hatası Lösemik Patlamalarla Yüksek CD34 Antijen Seviyelerinin İfadesi ile İlişkilidir . Lösemi Lenfoma , 26: 299 - 306 . [Taylor ve Francis Çevrimiçi], [Google Akademik]
                              • Hassan, HT ve Zander, AR 1997 . Akut Miyeloid Löseminin Biyolojisinde ve Tedavisinde Hematopoetik Sitokinler . Onkoloji Temsilcisi , 4: 1141 - 1149 . [Google Akademik]
                              • Kim, SM , Wu, CM , Kubota, K. ve Kobayashi, A. 1995 . Soya fasulyesi yağının damıtma yoluyla izole edilen sarımsak uçucu bileşikler üzerindeki etkisi . J. Agric. Food Chem. , 43: 449 - 452 . [Google Akademik]
                              • Kim, SM , Kobayashi, A. ve Kubota, K. 1994 . Soyut kağıt . Nihon Koshinryo Kenkyukai Yıllık Toplantısı . Kasım 1994 , Kanazawa. s. 13 [Google Akademik]
                              • Kim, SM , Kubota, K. ve Kobayashi, A. 1997 . Sarımsakta Kükürt İçeren Lezzet Bileşiklerinin Antioksidatif Aktivitesi . Biosci. Biotech. Biochem. , 61 (9): 1482 - 1485 . [Taylor & Francis Çevrimiçi] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Miron, T. , Rabinkov, A. , Mirelman, D. , Wilchek, M. ve Weiner, L. 2000 . Allisin Etki Şekli: Fosfolipid Membranlar Üzerinden Hazır Geçirgenliği Biyolojik Aktivitesine Katkıda Bulunabilir . Biochimica et Biophysica Açta , 1463: 20 - 30 . [Google Akademik]
                              • Prasad, K. , Laxdal, VA , Yu, M. ve Raney, BL 1995 . Sarımsakta Aktif Bir İlke olan Allicin'in Antioksidan Aktivitesi . Mol. Hücre. Biochem. , 148: 183 - 189 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Wills, ED 1956 . Sarımsakın Aktif Prensibi Allicin ile Enzim İnhibisyonu . Biochem. J. , 63: 514 - 520 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Beckman, JS ve Koppenol, WH 1996 . Nitrik Oksit, Süperoksit ve Peroksinitrit: İyi, Kötü ve Çirkin . Am. J. Physiol. , 271: C1424 - C1437 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Radomski, MW ve Salas, E. 1995 . Nitrik Oksit-Biyolojik Arabulucu, Modülatör ve Yaralanma Faktörü: Ateroskleroz Patojezindeki Rolü . Ateroskleroz , 118: S69 - S80 . [Google Akademik]
                              • Vimal, V. ve Devaki, T. 2004 . Galaktosamin / Endotoksinle Mücadele Sıçanlarda Allicin'in Doku Savunma Sistemi Üzerine Hepatoprotektif Etkisi . Etnofarmakoloji Dergisi , 90: 151 - 154 . [Google Akademik]
                              • Siddique, YH ve Afzal, M. 2005 . Allicin'in Metil Metansülfonat Kaynaklı Genotoksik Hasara Karşı Antigenotoksik Etkisi . Çevre Biyoloji Dergisi , 26 (3): 547 - 550 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Banerjee, A. 1979 . Sulu Sarımsak Ekstraktının Normotansif ve Hipertansif Sıçanların Arteriyel Kan Basıncı Üzerine Etkisi . Arter , 2: 369 - 373 . [Google Akademik]
                              • Auer, W. , Eiber, A. , Hertkorn, E. , Hoehfeld, E. , Kowhrle, U. , Lorenz, A. , Mader, F. , Merx, W. , Otto, G. , Schmid-Otto, B . ve Taubenheim, H. 1990 . Hipertansiyon ve Hiperlipidemi: Sarımsak Hafif Olgularda Yardımcı Olur . Br. J. Clin. Pract. , 69: 3 - 6 . [Google Akademik]
                              • Ali, M. ve Thomson, M. 1995 . Günde Bir Sarımsak Karanfilinin Tüketimi Trombozu Önlemede Faydalı Olabilir . Prostaglandinler Lökotrienes Esansiyel Yağ Asitleri. 53 (3): 211 - 212 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Chutani, SK ve Bordia, A. 1981 . Kızartılmış Çiğ Sarımsak Karşısında İnsanda Fibrinolitik Aktivite Üzerine Etkisi . Ateroskleroz , 38: 417 - 421 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Newall, CA , Anderson, LA ve Phillipson, JD 1996 . Bitkisel İlaçlar — Sağlık Profesyonelleri İçin Bir Kılavuz , 129 - 133 . Cambridge, İngiltere : University Press . [Google Akademik]
                              • Foushee, DB , Ruffin, J. ve Baanerjee, U. 1982 . Hipertansiyon Tedavisinde Doğal Bir Madde Olarak Sarımsak: Bir Ön Rapor . Cystobios , 34: 145 - 152 . [PubMed], [Google Akademik]
                              • Berthold, HK , Sudhop, T. ve von Bergmann, K. 1998 . Sarımsak Yağı Preparatının Serum Lipoproteinleri ve Kolesterol Metabolizması Üzerine Etkisi: Randomize Kontrollü Çalışma . JAMA , 279: 1900 - 1902 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Eilat, S. , Oestraicher, Y. , Rabinkov, A. , Ohad, D. , Mirelman, D. , Battler, A. , Eldar, M. ve Vered, Z. 1995 . Hiperlipidemik Tavşanlarda Lipid Profilinin Aktif Sarımsak Bileşeni Allicin ile Değişimi . Koroner Arter Dis. , 6: 985 - 990 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Elkayam, A. , Mirelman, D. , Peleg, E. , Wilchek, M. , Miron, T. , Rabinkov, A. , Sadetzki, S. ve Rosenthal, T. 2000 . Früktoza Bağlı Hiperinsülinemik-Hiperlipidemik Hipertansif Sıçanlarda Allicinand Enalapril'in Kan Basıncı, İnsülin ve Trigliserit Düzeyleri Üzerine Etkilerinin Karşılaştırılması . Amerikan Hipertansiyon Dergisi , 14: 377 - 381 . [Google Akademik]
                              • Elkayam, A. , Mirelman, D. , Peleg, E. , Wilchek, M. , Miron, T. , Rabinkov, A. , Sadetzki, S. ve Rosenthal, T. 2001 . Allikin ve Enalapril'in Fruktoz Kaynaklı Hiperinsülinemik Hiperlipidemik Hipertansif Sıçanlara Etkileri . Amerikan Hipertansiyon Dergisi , 14: 377 - 381 . [Google Akademik]
                              • Elkayam, A. , Mirelman, D. , Peleg, E. , Wilchek, M. , Miron, T. , Rabinkov, A. , Oron-Herman, M. ve Rosenthal, T. 2003 . Allikinin Fruktoz Kaynaklı Hiperinsülinemik, Hiperlipidemik, Hipertansif Sıçanlarda Ağırlık Üzerine Etkileri . Hipertansiyon American Journal , 16: 1053 - 1056 . [Google Akademik]
                              • El-Qattan, KK , Alnaqeeb, MA ve Ali, M. 1999 . Sıçan İki Böbrek, Tek Klipsli Goldblatt Modelinde Sarımsakın (Allium Sativum) Antihipertansif Etkisi . J. Ethanopharmacology , 66: 217 - 222 . [Google Akademik]
                              • Ruffin, J. ve Hunter, SA 1983 . Antihipertansif Bir Madde Olarak Sarımsağın Yan Etkilerinin Değerlendirilmesi . Cytobios , 37: 85 - 89 . [PubMed], [Google Akademik]
                              • Bolton, S. , Null, G. ve Troetel, WM 1982 . Sarımsakın Tıbbi Kullanımları: Gerçek ve Kurgu . Am. Eczane , 22: 448 - 451 . [Google Akademik]
                              • İsmail, MF , Gad, MZ ve Hamdy, MA 1999 . Hiperkloresterlemik Tavşanlarda Pektin, Sarımsak ve Ginseng'in Hipolipidemik Özelliklerinin İncelenmesi . Pharmacol Res. 39 (2): 157 - 166 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Kaye, AD , Nossaman, BD , Ibrahim, IN , Feng, CJ , McNamara, DB , Agrawal, KC ve Kadowitz, PJ 1995 . Kedinin Pulmoner Vasküler Yataklarında ve Sıçanlarda Sarımsak Bileşiği Allicin Yanıtlarının Analizi . European Journal of Pharmacology , 276: 21 - 26 . [Google Akademik]
                              • MacMahon, FG ve Vargas, R. 1993 . Sarımsak Tansiyonu Düşürebilir mi? Pilot Çalışma . Farmakoterapi , 13 (4): 406 [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Rendu, F. , Brohard-Bohn, B. , Pain, S. , Bachelot-Loza, C. ve Auger, J. 2001 . Tiyosülfinatlar, kalpaine bağlı bir aşamada trombosit agregasyonunu ve mikropartikül dökülmesini inhibe eder . Throms. Haemost. 86: 1284 - 1291 . [Google Akademik]
                              • Goldman, IL , Kopelberg, M. , Debaene, JE ve Schwart, BS 1996 . Throms. Haemost. 76: , 450 - 452 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Legnani, C. , Frascaro , M. , Guazzaloco, G. , Ludovici, S. , Cesarano, G. ve Coccheri, S. 1993 . Kurutulmuş sarımsak preparatının sağlıklı kişilerde fibrinoliz ve trombosit agregasyonu üzerine etkileri. , 43: 119 - 122 . [Google Akademik]
                              • Apitz-Castro, R. , Cabrera, S. , Cruz, MR , Ledezma, E. ve Jain, MK 1983 . Sarımsak Ekstraktı ve Ondan İzole Edilen Üç Saf Bileşenin İnsan Trombosit Toplanması, Arakidonat Metabolizması, Salınma Reaksiyonu ve Trombosit Ultra Yapısı Üzerine Etkileri . Thromb Arş. , 32: 155 - 169 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Miron, T. , Rabinkov, A. , Peleg, E. , Rosenthal, T. , Mirelman, D. ve Wilchek, M. 2004 . Allylmercaptocaptopril: Yeni Bir Antihipertansif İlaç . Amerikan Hipertansiyon Dergisi , 17: 71 - 73 . [Google Akademik]
                              • Oron-Herman, M. , Rosenthal, T. , Mirelman, D. , Miron, T. , Rabinkov, A. , Wilchek, M. ve Sela, B. 2005 . Allicin ve Captopril'in Sentetik Ürünü olan S-alilmerkaptokaptoprilin Metabolik Sendromla İlişkili Kardiyovasküler Risk Üzerine Etkileri . Ateroskleroz , 183: 238 - 243 . [Google Akademik]
                              • Kyo, E. , Uda, N. , Kasuga, S. ve Itakura, YJ 2001 . Nutr. , 131: 1075S - 1079S . [Google Akademik]
                              • Li, Q. ve Verma, IM 2002 . Nat. Rev. Immunol. , 2: 725 - 734 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Keiss, HP , Dirsch, VM , Hartung, T. , Haffner, T. , Trueman, L. , Auger, J. , Kahane, R. ve Vollmar, AJ 2003 . Nutr. 133: 2171 - 2175 . [Google Akademik]
                              • Lang, A. , Lahav, M. , Sakhnini, E. , Barshack, I. , Fidder, HH , Avidan, B. , Bardan, E. , Hershkoviz, R. , Bar-Meir, S. ve Chowers, Y. 2004 . Allisin, İnflamatuar Sitokinlerin ve Kemokinlerin Bağırsak Epitel Hücrelerinden Spontan ve TNF-a'nın Neden Olduğu Salgılanmasını Engeller . Klinik Beslenme , 23: 1199 - 1.208 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Josling, S. 2001 . Sarımsak Takviyesi ile Soğuk Algınlığı Önleme: Çift Kör, Plasebo Kontrollü Bir Araştırma . Terapi gelişmeler : 18 (4) 189 - 193 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Bhushan, S. , Sharma, SP , Singh, SP , Agarwal, S. , Indrayan, A. ve Sethi, S. 1979 . Sarımsağın Normal Kan Kolesterol Seviyesine Etkisi . Indian J. Physiol. Pharmacol. , 23: 211 [PubMed], [Google Akademik]
                              • Abramovitz, D. , Gavri, S. , Harats, D. , Levkovitz, H. , Mirelman, D. , Miron, T. , Eilat-Adar, S. , Rabinkov, A. , Wilchek, M. , Eldar, M . ve Vered, Z. 1999 . Kolesterolden Zengin Diyetle Beslenen Farelerde Yağlı Bifteklerin (Ateroskleroz) Oluşumunda Alisin Nedenli Azalma . Coron. Artery Dis. , 10: 515 - 519 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Koch, HP ve Lawson, LD 1996 . Sarımsak: Allium sativum l. ve İlgili Türler , 2. , Baltimore, MD : Williams ve Wilkins . [Google Akademik]
                              • Egen-Schwind, C. , Eckard, R. , Jekat, FW ve Winterhoff, H. 1992 . Vinildithiins Allicin Dönüşüm Ürünlerinin Farmakokinetiği . Planta Med. , 58: 8 - 13 . [Google Akademik]
                              • Pushpendran, CK , Devasagayam, TPA , Chintalwar, GJ , Benerji, A. ve Eapen , J. 1980 . Metabolik kader [ 35 doğrayın içinde -Diallyl Disülfid S] . Experientia , 36: , 1000 - 1001 . [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
                              • Teyssier, C. , Guenot, L. , Suschetet, M. ve Siess , MH 1999 . İnsan Karaciğer Mikrozomal Sitokromları P-450 ve Flavin İçeren Monooksijenazlar ile Dialil Disülfür Metabolizması . İlaç Metab. Dispos. , 27: 835 - 841 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Kodera, Y. 1997 . “ Sarımsakta Fitokimyasalların Diyet Toleransı / Emilimi / Metabolizması. ”. In Nutraceuticals-Tasarımcı Gıdalar III, Sarımsak, Soya ve Meyan ; Lanchance, P .; Ed , 95 - 105 . Trumbell, CT : Gıda ve Beslenme Basın . [Google Akademik]
                              • Rosen, R. 2000 . Sarımsak ve Sarımsak Ürünleri Tüketiminden Sonra İnsan Plazması ve İdrarında Alisin ve S-alil Sisteinin Tayini . Phytomed. , 7 (2): 51 [Google Akademik]
                              • Rahman, MS ve Al-Belushi, RH 2006 . Dinamik İzopiest Yöntem (DIM): Dondurularak Kurutulmuş Sarımsak Tozunun Nem Sorpsiyon İzoterminin ve DIM'in Diğer Potansiyel Kullanımlarının Ölçülmesi . Uluslararası Gıda Özellikleri Dergisi , 9 (3): 421 - 437 . [Taylor & Francis Çevrimiçi] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Braverman, S. , Pechenick, T. , Gottlieb, HE ve Sprecher, MA . 2004 . Karışık Alilik ve Allenik Tiyosülfinatların Hazırlanması . Tetrahedron Letters , 45: 8.235 - 8238 . [Google Akademik]
                              • Weinberg, DS , Manir, ML , Richardson, MD ve Haibach, FG 1993 . Sarımsak Ekstraktında Organosülfür Uygunluk İşaretlerinin Belirlenmesi ve Nicelenmesi . Tarımsal Gıda Kimyası Dergisi , 41: 37 - 41 . [Google Akademik]
                              • Imai, J. , Ide, N. , Nagae, S. , Moriguchi, T. , Matsuura, H. ve Itakura, Y. 1994 . Yaşlı Sarımsak Ekstraktının ve Bileşenlerinin Antioksidan ve Radikal Süpürücü Etkileri . Bitkiler Med. 60: 417 - 420 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Nagae, S. , Ushijima, M. , Hatono, S. , Imai, J. , Kasuga, S. , Matsuura, H. , Itakura, Y. ve Higashi, Y. 1994 . Sarımsak Bileşik S-Alil Sisteinin Farmakokinetiği . Planta Med. 60: 214 - 217 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Jandke, J. ve Spiteller, G. 1987 . Soğan ve Sarımsak Tüketiminden Kaynaklanan Biyolojik Profillerdeki Sıradışı Eşlenikler . J. Chromatogr. , 421: 1 - 8 . [Google Akademik]
                              • Steiner, M. ve Li, W. 2001 . Yaşlı Sarımsak Özü, Kardiyovasküler Risk Faktörleri için bir Modülatör . J. Nutr. , 131: 980S - 984S . [PubMed], [Google Akademik]
                              • Laakso, I. , Seppanen-Laakso, T. , Hiltunen, R. , Muller, B. , Jansen, H. ve Knobloch, K. 1989 . Uçucu Sarımsak Koku Bileşenleri: Headspace Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometresi ile Analiz Edilen Gaz Fazları ve Adsorbe Edilen Solunan Hava . Planta Med. , 55: 257 - 261 . [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
                              • Minami, T. , Boku, T. , Inada, K. , Morita, M. ve Okazaki, Y. 1989 . Rendelenmiş Çiğ Sarımsak Yutulduktan Sonra İnsan Nefesinin Koku Bileşenleri . J. Food Sci. , 54: 763 - 765 . [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Rahman, K. ve Billington, D. 2000 . Yaşlı Sarımsak Özü ile Diyet Desteği, İnsanlarda ADP'nin Neden Olduğu Trombosit Toplanmasını Önler . J. Nutr. 130: 2.662 - 2665 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Steiner, M. ve Lin, RI 1998 . Trombosit Fonksiyonundaki Değişiklikler ve Duyarlılık Lipoproteinlerin Yaşlı Sarımsak Yolu Uygulamasıyla İlişkili Oksidasyona . J. Cardiovasc. Pharmacol. , 31: 904 - 908 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Kanezawa, A. , Nakagawa, S. , Sumiyoshi, H. , Masamoto, K. , Harada, H. , Nakagami, S. , Tarih, S. , Yokota, A. , Nishikawa, M. ve Fuwa, T. 1984 . Sarımsak Özü Preparatının (Kyoleopin) Vitamin İçeren Genel Toksisite Testleri . Oyo Yakuri , 27: 909 - 929 . [Google Akademik]
                              • Nakagawa, S. , Masamoto, K. , Sumiyoshi, H. ve Harada, H. 1984 . Sarımsak Ekstraktının Akut Toksisitesi . J. Toxicol. Sci. , 9: 57 - 60 . [Google Akademik]
                              • Nakagawa, S. , Sumiyoshi, H. , Masamoto, K. , Kanezawa, A. , Harada, H. , Nakagami, S. , Tarih, S. , Yokota, A. , Nishikawa, M. ve Fuwa, T. 1984 . Akut ve kronik toksisitesi vitamini B içeren bir Ginseng ve sarımsak Preparat Testler 1 (Leopin beş). . Oyo Yakuri. , 27: 1133 - 1150 . [Google Akademik]
                              • Sumiyoshi, H. , Kanezawa, A. , Masamoto, K. , Harada, H. , Nakagami, S. , Yoga, A. , Nishikawea, M. ve Nakagawa, S. 1984 . Sıçanlarda Ekstraktın Kronik Toksiocity Testi . J. Toxicol. Sci. , 9: 61 - 75 . [Google Akademik]
                              • Yoshida, S. , Hirao, Y. ve Nakagawa, S. 1984 . Sarımsak Mutajenitesi ve Sitotoksik Testleri . J. Toxicol. Sci. , 9: 77 - 86 . [Google Akademik]
                              • Lawson, LD ve Wang, ZJ 1993 . Sarımsak ( Allium Sativum ) ' dan Türetilen Organosülfür Bileşiklerinin Prehepatik Kaderi . . Planta Med. , 59: A688 - A689 . [Google Akademik]
                              • Miron, T. , Rabinkov, A. , Mirelman, D. , Weiner, L. ve Wilchek, M. 1998 . Alisin ve Allinaz (Alliin Lyase) için Spektrofotometrik Bir Analiz Aktivite: 2-Nitro-5-Tiyobenzoatın Tiyosülfinatlarla Reaksiyonu . Anal Biochem. 265: 317 - 325 . [Google Akademik]
                              • Lee, ES , Steiner, M. ve Lin, R. 1994 . Tioalil Bileşikleri: Hücre Proliferasyonunun Güçlü İnhibitörleri . Biochem. Biophys. Açta 1221: 73 - 77 . [Google Akademik]
                              • Pinto, JT , Qiao, C. , Xing, J. , Rivlin, RS , Protomastro, ML , Weissler, Y. , Tao, H. , Thaler, H. ve Heston, WD 1997 . Sarımsak Tiyoalil Türevlerinin Kültürde İnsan Prostat Karsinom Hücrelerinin Büyüme, Glutatyon Konsantrasyonu ve Poliamin Oluşumu Üzerine Etkileri . Am. J. Clin. Nutr. 66: 398 - 405 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Chu, T. , Burch, JL , De Paula Brotto, MA , Creazzo, TL , Han, J. , Han, GY ve Potter, DE 1996 . Pigmentli Olmayan Siliyer Epitel Hücrelerinde Hücre İçi Ca2 + Konsantrasyonunun Allicin ile Yükselmesi . Zorunlu. Biochem. Physiol. , 115C (1): 89 - 94 . [Google Akademik]
                              • Rabinkov, A. , Miron, T. , Mirelman, D. , Wilchek, M. , Glozman, S. , Yavin, E. ve Weiner, L. 2000 . Allymerkaptoglutatyon: Allikinin Glutatyon ile Reaksiyonu Ürünü SH ‐ Modifiye ve Antioksidan Özelliklere Sahiptir . Biyokimya Biyofizik Acta , 1499: 144 - 153 . [Google Akademik]
                              • Koch, HP 1993 . Knoblauch und Kchenzwiebel'deki Saponine . Deutsch Apotheker Zeitung 133 Jahrg içerisinde 41 , 14 (10): 63 - 75 . [Google Akademik]
                              • Mader, FH 1990 . Hiperlipideminin Sarımsak Tozu Tabletleri ile Tedavisi . Arzneim. Forsch. , 40: 3 - 8 . [Google Akademik]
                              • Siegers, CP 1992 . “ Allium Sativum ”. Gelen Bitkisel ilaç yan etkileri : Düzenleyen Smet, PA , Keller, GM , Hansel, KR ve Chandler, RF 73 Berlin, Almanya : Springer-Verlag . [Google Akademik]
                              • Desai, HG , Kairo, RH ve Choksi, AP 1990 . Zencefil ve Sarımsağın Gastrik Aspiratın DNA İçeriğine Etkisi . Indian J. Med. Res. 92: 139 - 141 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Miyamoto, T. 1938 . Sarımsak Suda Çözünür fakat Alkolde Çözünmeyen Bileşen ve Sarımsak Uçucu Yağının Kan Serumu Proteini ve Kalıntı Azotu Üzerindeki Etkileri . J. Manchurian Med. , 28: 285 - 296 . [Google Akademik]
                              • Katsunuma, S. 1932 . Sarımsağın Anemi Üzerine Etkisi . Tecrübe. Med. , 18: 442 - 444 . [Google Akademik]
                              • Kuzutani, S. 1934 . Sarımsak ( Allium Scorodoprasum L. ) 'nin Anemi Üzerine Etkileri . Clin. Pathol. Hematol. , 3: ile 1175 - : 1233 . [Google Akademik]
                              • Lybarger, JA , Gallagher, JS , Pulver, DW , Litwin, A. , Brooks, S. ve Bernstein, IL 1982 . Sarımsakın Solunması ve Yutulmasıyla Kaynaklanan Mesleki Astım . J. Allergy Clin. Immunol. 69: 448 - 454 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Kirsten, D. ve Meister, W. 1985 . Berufsbedingte Knoblauchallergie . Ale. Gologie Jahrgang , 8: 511 - 512 . [Google Akademik]
                              • Yük, E. , Ahmed, S. , Jain, MK , Crecely, RW , Apitz-Castro, R. ve Cruz, MR 1984 . Ajoene: Sarımsaklı Güçlü Bir Antitrombik Ajan . J. Am. Chem. Soc. , 106: 8295 - 8296 . [Google Akademik]
                              • Garty, BZ 1993 . Burns Sarımsak . Pediatri , 91: 658 - 659 . [Google Akademik]
                              • Lembo, G. , Balato, N. , Patruno, C. , Auricchio, L. ve Ayala, F. 1991 . Sarımsak Nedeniyle Alerjik Kontakt Dermatit ( Allium Sativum ). . İletişim Dermatit , 25: 330 - 331 . [Google Akademik]
                              • McFadden, JP , Beyaz, IR ve Rycroft, RJ 1992 . Sarımsaktan Alerjik Kontakt Dermatit . İletişim Dermatit , 27: 333 - 334 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Mitchell, JC 1980 . Sarımsak ( Allium ) 'a Temas Hassasiyeti . . Dermatol ile iletişime geçin. , 6: 356 - 357 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Parish, RA , Mcintrite, S. ve Heimbach, DM 1987 . Sarımsak Yanıkları: Yanlış Giden Doğal Bir Çözüm . Pediatr. Emerg. Bakım , 3: 258 - 260 . [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
                              • Dixit, Başkan Yardımcısı ve Joshi, S. 1982 . Kronik Sarımsak Uygulamasının ( Allium Sativum ) Testis Fonksiyonu Üzerine Etkileri . Indian J. Exp. Biol. , 20: 534 - 536 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              • Qian, YX , Shen, PJ , Xu, RY , Liu, GM , Yang, HQ , Lu, YS , Sun, P. , Zhang, RW , Qi, LM ve Lu, QH 1986 . Sarımsak Aktif Prensibi ile İn Vitro Spermisidal Etkisi . Doğum kontrolü , 34: 295 - 302 . [Google Akademik]
                              • Imada, O. 1990 . “ In Sarımsak toksisitesi Yönleri Sarımsak ve Sarımsak Bileşenlerinin Sağlık Anlamlılık üzerine, Birinci Dünya Kongresi ”. Gelen Beslenme Uluslararası 47 Irvine, CA [Google Akademik]
                              • Hasegawa, Y. , Kikuchi, N. , Kawashima, Y. , Shimizu, K. ve Nishiyama, M. 1983 . İç Hastalıkları Alanında Çeşitli Belirsiz Şikayetlere Karşı Kyoleopinin Klinik Etkileri . Shinyaku için Rinsho , 32: 365 - 376 . [Google Akademik]
                              • Kawashima, Y. , Ochiai, Y. ve Fujisaki, I. 1989 . Hiperlipidemili Hastalarda Kyoleopin'in Klinik Çalışması . Shinryou için Shinyaku , 26: 377 - 388 . [Google Akademik]
                              • Steiner, M. , Kham, AH , Holbert, D. ve Lin, RIS 1996 . Kan Lipidleri Yaşlı Sarımsak Özü A Double Kör Crossover Etüdü ve Plasebo İdaresi . Am. Clin. Nutr. , 64: 866 - 870 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X