YLMSYR
TEMMUZ 21, 2010
Merhabalar, Bu yazıyı şeker hastalarını uyarmak için yazıyorum. Herbalife satanların hedef kitlesinde şeker hastaları önemli yer tutar. Neden? Çünkü çoğu şeker hastası kiloludur. Bu kişiler Herbalife ürünlerini kurtarıcı olarak görmektedirler. İki tip şeker hastalığı vardır. Tip 1: Doğuştan gelir, hastanın vücudu insülin üretmez ve insülin iğnesi kullanımı zorunludur. Tip 2: Orta yaşlarda ortaya çıkar, hastanın vücudu insülin üretir ama ya yetersizdir ya da hücreler tarafından kullanılamaz ve şahsın insülin iğnesi kullanıp kullanmayacağı doktor tarafından belirlenir, hastalığın seyrine göre değişir. Şeker hastalarının en riskli organlarının başında böbrekler gelir. Çünkü böbrekler çok yoğun kılcal damarlara sabiptir ve vücudun tansiyonunun dengelenmesinde önemli yere sahiptir. Şeker hastalarında kılcal damarlarda kanama riski çok yüksektir. Özellikle gözledeki retinada bulunan kılcal damarlar ve böbrekler risk altındadır. Vücuda giren her türlü besin, ilaç, vitamin ve gıda takviyesi böbreklerde süzülür ve zararlı metabolitler idrarla dışarı atılır. Şeker hastaları böbreklerine fazladan yük getirmeyecek şekilde beslenmelidirler. Bu nedenle şeker hastaları için özel diyet programları oluşturulur. Neyi ne kadar ne zaman yemeleri gerektiği kişiye özel olarak programlanır. Ben aklı başında, yeminine bağlı ve bilime inanan hiçbir doktorun hastasının Herbalife ile zayıflamasına onay vereceğine inanmıyorum. Shake karışımı içinde neler var? Ürünün 100 gramında yaklaşık olarak 35 gr karbonhidrat, 33 gr şeker, 35 gr protein ve 100 gr ürün 356 kilo kalori enerji veriyor. Şeker hastasına şeker ve karbonhidrat veriyorsunuz! Yani insülini az olan ya da hiç olmayan birine daha çok insüline ihtiyacı duyacağı bir duruma sokuyorsunuz. Shake içerek hastanın aldığı protein böbreğe fazladan mesai yaptırıyor. Şeker hastalarının diyalize girmelerindeki en büyük neden Kreatinin Kleransının yükselmesidir. Yani böbreğin süzme kapasitesinin azalmasıdır. Protein alımı kreatinin miktarını yükseltir. Bu nedenle şeker hastalarının gıda takviyesi adı altında protein alması tehlikelidir. Diyebilirsiniz ki; bir sürü şeker hastası bu ürünle zayıfladı. Ürünü kullanan hastaların kilo vermesi doğal çünkü günde toplamda hastaya 435 kcal bir enreji yüklüyorsunuz. Burada doğal olmayan, birine kilo kontrolü adı altında almaması gereken maddeleri içiriyorsunuz. Hasta kilo veriyor ama neleri feda ettiğinin farkında değil. Çünkü hasta bilgisiz, umutsuz, şeker hastası olarak nasıl bir yaşam sürmesi gerektiğini bilmiyor ve kilolarından kurtulmak için gözünü karartmış durumda. İşte bu noktada karşısına "ürün satmak için her yol mübahtır" anlayışına sahip distribütörler ortaya çıkıyor. Ben kendi kulaklarımla bilgilendirme toplantılarında duydum: "Ürünü müşterilere çok detaylı anlatmayın, elinizdeki zayıflayan kişilerin resimlerini gösterin yeter" diyen zihniyet aslında amacın sadece para kazanmak olduğunu açıkça belli ediyor. Herbalife shake karışımındaki uyarıları okuyun. Böbrek hastaları ve insülin kullanan şeker hastalarının kullanımının doktora danışılması gerektiğini yazıyor. Bu şu demek. "Kullanınca başına birşey gelirse ben karışmam en başında doktora sorsaydın" demek. Kelime oyununa dikkat edin! Kullanmayın demiyor, doktora danışın diyor. Kullanmayın demez, diyemez çünkü yüzbinlerce müşteriyi kaybetmeyi göze alamaz. Topu doktorlara atıyorlar. Ancak hiçbir doktor böbrek ve şeker hastalığına sahip hastalarının bu ürünü kullandığını bilmiyor. Çünkü bu hastalar doktorun hayır demesinden korktuklarından doktora Herbalife ürünü kullandıklarını söylemiyorlar. Firma o kadar akıllı ki, müşterilerin doktora soramayacağının farkındalar. Ne şiş yansın, ne de kebap zihniyeti. Hem kağıt üzerinde uyarıyı yapmış görünüyorlar hem de sorumluluktan kurtuluyorlar. Bu tür uyarılar gıda takviyelerinin neredeyse hepsinde aynı şekilde dolaylı olarak yapılır. İnsanın aklına şu soru geliyor: Her yıl milyar dolar ciro yapan bir firma, neden yazdığı uyarıyı destekleyecek geniş çaplı ve uzun süreli bir test programı uygulamaz? Veya neden Türkiye'de Sağlık Bakanlığı ile ortak bir proje yürütüp ürünlerin risk gruplarını belirlemez? Samimi ve ürünlerinin arkasında duran bir firma hertürlü araştırmaya açık olmalı. Bence Nobel ödüllü doktorlar senaryosu inandırıcı olmaktan çok uzak; göz boyamaya yönelik bir pazarlama taktiği. Saygılar...
Kaynak: http://www.kolayzayiflama.com/zayifl...-etkileri.html
TEMMUZ 21, 2010
Merhabalar, Bu yazıyı şeker hastalarını uyarmak için yazıyorum. Herbalife satanların hedef kitlesinde şeker hastaları önemli yer tutar. Neden? Çünkü çoğu şeker hastası kiloludur. Bu kişiler Herbalife ürünlerini kurtarıcı olarak görmektedirler. İki tip şeker hastalığı vardır. Tip 1: Doğuştan gelir, hastanın vücudu insülin üretmez ve insülin iğnesi kullanımı zorunludur. Tip 2: Orta yaşlarda ortaya çıkar, hastanın vücudu insülin üretir ama ya yetersizdir ya da hücreler tarafından kullanılamaz ve şahsın insülin iğnesi kullanıp kullanmayacağı doktor tarafından belirlenir, hastalığın seyrine göre değişir. Şeker hastalarının en riskli organlarının başında böbrekler gelir. Çünkü böbrekler çok yoğun kılcal damarlara sabiptir ve vücudun tansiyonunun dengelenmesinde önemli yere sahiptir. Şeker hastalarında kılcal damarlarda kanama riski çok yüksektir. Özellikle gözledeki retinada bulunan kılcal damarlar ve böbrekler risk altındadır. Vücuda giren her türlü besin, ilaç, vitamin ve gıda takviyesi böbreklerde süzülür ve zararlı metabolitler idrarla dışarı atılır. Şeker hastaları böbreklerine fazladan yük getirmeyecek şekilde beslenmelidirler. Bu nedenle şeker hastaları için özel diyet programları oluşturulur. Neyi ne kadar ne zaman yemeleri gerektiği kişiye özel olarak programlanır. Ben aklı başında, yeminine bağlı ve bilime inanan hiçbir doktorun hastasının Herbalife ile zayıflamasına onay vereceğine inanmıyorum. Shake karışımı içinde neler var? Ürünün 100 gramında yaklaşık olarak 35 gr karbonhidrat, 33 gr şeker, 35 gr protein ve 100 gr ürün 356 kilo kalori enerji veriyor. Şeker hastasına şeker ve karbonhidrat veriyorsunuz! Yani insülini az olan ya da hiç olmayan birine daha çok insüline ihtiyacı duyacağı bir duruma sokuyorsunuz. Shake içerek hastanın aldığı protein böbreğe fazladan mesai yaptırıyor. Şeker hastalarının diyalize girmelerindeki en büyük neden Kreatinin Kleransının yükselmesidir. Yani böbreğin süzme kapasitesinin azalmasıdır. Protein alımı kreatinin miktarını yükseltir. Bu nedenle şeker hastalarının gıda takviyesi adı altında protein alması tehlikelidir. Diyebilirsiniz ki; bir sürü şeker hastası bu ürünle zayıfladı. Ürünü kullanan hastaların kilo vermesi doğal çünkü günde toplamda hastaya 435 kcal bir enreji yüklüyorsunuz. Burada doğal olmayan, birine kilo kontrolü adı altında almaması gereken maddeleri içiriyorsunuz. Hasta kilo veriyor ama neleri feda ettiğinin farkında değil. Çünkü hasta bilgisiz, umutsuz, şeker hastası olarak nasıl bir yaşam sürmesi gerektiğini bilmiyor ve kilolarından kurtulmak için gözünü karartmış durumda. İşte bu noktada karşısına "ürün satmak için her yol mübahtır" anlayışına sahip distribütörler ortaya çıkıyor. Ben kendi kulaklarımla bilgilendirme toplantılarında duydum: "Ürünü müşterilere çok detaylı anlatmayın, elinizdeki zayıflayan kişilerin resimlerini gösterin yeter" diyen zihniyet aslında amacın sadece para kazanmak olduğunu açıkça belli ediyor. Herbalife shake karışımındaki uyarıları okuyun. Böbrek hastaları ve insülin kullanan şeker hastalarının kullanımının doktora danışılması gerektiğini yazıyor. Bu şu demek. "Kullanınca başına birşey gelirse ben karışmam en başında doktora sorsaydın" demek. Kelime oyununa dikkat edin! Kullanmayın demiyor, doktora danışın diyor. Kullanmayın demez, diyemez çünkü yüzbinlerce müşteriyi kaybetmeyi göze alamaz. Topu doktorlara atıyorlar. Ancak hiçbir doktor böbrek ve şeker hastalığına sahip hastalarının bu ürünü kullandığını bilmiyor. Çünkü bu hastalar doktorun hayır demesinden korktuklarından doktora Herbalife ürünü kullandıklarını söylemiyorlar. Firma o kadar akıllı ki, müşterilerin doktora soramayacağının farkındalar. Ne şiş yansın, ne de kebap zihniyeti. Hem kağıt üzerinde uyarıyı yapmış görünüyorlar hem de sorumluluktan kurtuluyorlar. Bu tür uyarılar gıda takviyelerinin neredeyse hepsinde aynı şekilde dolaylı olarak yapılır. İnsanın aklına şu soru geliyor: Her yıl milyar dolar ciro yapan bir firma, neden yazdığı uyarıyı destekleyecek geniş çaplı ve uzun süreli bir test programı uygulamaz? Veya neden Türkiye'de Sağlık Bakanlığı ile ortak bir proje yürütüp ürünlerin risk gruplarını belirlemez? Samimi ve ürünlerinin arkasında duran bir firma hertürlü araştırmaya açık olmalı. Bence Nobel ödüllü doktorlar senaryosu inandırıcı olmaktan çok uzak; göz boyamaya yönelik bir pazarlama taktiği. Saygılar...
Kaynak: http://www.kolayzayiflama.com/zayifl...-etkileri.html
