Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Karabaş, Lavanta Schopflavendel, Lavandula stoechas L.

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Karabaş, Lavanta Schopflavendel, Lavandula stoechas L.

    Karabaş Lavanta Schopflavendel Lavandula stoechas L.
    Karabaş Lavantasının çiçekleri baş örgüsü ile örülmüş gibi ve en üstte 4 adet leylaki renkte oval şeklinde bir demet şeklindedir. Birleşiminde %1,5 oranında Eter yağı bulunur ve bu yağın en önemli alt türevleri; Fenchon, Kafur, Borneol ve Terpinol’dür. Fareler üzerinde yapılan araş*tırmalarda Karabaş Lavanta çiçeğinin kandaki şekeri düşürdüğü tespit edilmiştir. Karabaş Lavanta Hakiki Lavanta olmadığı zaman onun yerine kullanılabilir.
    Kullanılması: Parkinsona karşı etkili olduğu ve Erkeklerde Testosteron hormonunu artırdığı ve Hafızyı güçlendirdiği belgelenmişitir.
    Pakistan'da bir düzüne ilim adamın Fareler üzerinde yaptıkları klinik araştırmalar sonucu HAFIZAYI Güçlendiridiği belgelenmiştir.
    farelerde bükülme oranını iyileştirdiğini gösterdi, bu da tutma davranışında iyileşme olduğunu gösterdi. Benzer şekilde, AfL.s önemli ölçüde ( p< 0.001) fare beyninin asetilkolinesteraz ve malondialdehit içeriğini azalttı, ancak diğer yandan kolin asetiltransferaz, katalaz, süperoksit dismutaz ve glutatyon seviyesini iyileştirdi. LD50'si 325 mg/Kg/po olarak hesaplanmıştır. Çalışma, L. stoechas'ta bulunan a - tokoferol ve fenetilaminin (bir birincil amin) hayvan modellerinde hafızayı güçlendirdiği sonucuna varmıştır.
    Yan tesirleri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur.

    bagirrbagirrbagirrbagirrbagirrbagirr

  • #2
    Karabaş otu nedir, Karabaş otunun faydaları nelerdir?
    Geleneksel tıpta yüzyıllardır kullanılan şifalı bir bitki olan Karabaş otu lavanta bitki ailesine ait bir bitkidir. Peki, yaraları iyileştirmeden depresyona kadar pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan Karabaş otu nedir,
    Oldukça faydalı bir bitki olan karabaş otu, ilkbahar mevsiminde mor veya pembe çiçekler açar. Otun boyu 30 ile 100 santimetre arasında değişebilir.
    Fars-Arap geleneksel tıbbında lavandula, ‘ustukhuddus’ olarak isimlendirilen ve çoğu hastalığın tedavisinde kullanılan Karabaş otunun özü, antifungal, anti bakteriyel ve antioksidan özelliklere sahiptir.
    Vitamin ve mineraller açısından son derece zengin olan bu şifalı bitki, ideal bir kalsiyum, demir, magnezyum ve potasyum kaynağıdır. Aynı zamanda kalorisi düşük olan bir bitkidir.
    Karabaş otunun yağında yukarıdaki maddelere ek olarak, kafur, triterpenik asit, myrthenol, pinokarvil asetat vb. uçucu yağlar; glikozit, steorid, terpin, reçine ve terpinler bulunur.
    KARABAŞ OTUNUN FAYDALARI
    Zekayı ve hafızayı güçlendirir ve zihinsel yorgunluğu ve akıl karışıklığını giderir.
    Arap-Fars geleneğinde çoğu beyin bozukluklarının tedavisinde kullanılır.
    Sinüzit, öksürük, kronik nezle ve ateşli soğuk algınlığı tedavisinde yararlanılır.
    Depresyon ve anksiyete semptomlarını önler, rahatlatır.
    Baş ağrısı ve migren tedavisinde diğer bitkilerle birlikte kullanılır.
    Kan dolaşımını hızlandırır.
    Damar tıkanıklığını önler.
    İdrar yolu enfeksiyonu ve vajinal enfeksiyonların tedavisine yardımcı olur.
    Kan kanseri ve başta pek çok kanser türünün gelişmesini engeller.
    Cilt yaralarının iyileşmesini hızlandırır.
    Mide bulantısını giderir.
    Romatizmal ağrılara iyi gelir.
    Uykusuzluğa iyi gelir.
    Hazımsızlığa, kabızlığa ve mide gazına iyi gelir.
    Sindirim sistemini düzenler ve bağırsakların daha aktif çalışmasını sağlar.
    Kas ağrılarını ve kas yorgunluğunu giderir.
    Beyindeki tümörlerin ilerlemesini durdurur.
    KARABAŞ OTUNUN CİLT SAĞLIĞINA FAYDALARI
    Cilt kırışıklıklarını ve cildin erken yaşlanmasını önler Günlük 2-3 damla karabaş otu yağı ile cildinize hafif bir masaj yaparak, daha pürüzsüz bir cilde kavuşabilirsiniz.
    Yaraları dezenfekte ederek, güneş yanıkları gibi yanıkların görünümünü iyileştirir.
    Saç dökülmesini durdurur, saçların daha canlı ve parlak görünmesine katkıda bulunur. Saçları besler ve saçlara doğal bir ışıltı kazandırır.
    Güçlü bir anti bakteriyel olarak ciltte bakteri ve mikropların daha geniş alanlara yayılmasını önler.
    KARABAŞ OTU ZAYIFLATIR MI?
    Karabaş otunun sağlık açısından pek çok yararı bulunuyor. Bunlar dışında vücudun rahatlamasına da yardımcı olur. Karabaş otu çayının faydasının yanı sıra yağının da pek çok yararı bulunmaktadır.
    Özellikle çayının hastalıklara iyi gelmesinin yanı sıra insanlarda sakinleştirici bir özelliği de bulunmaktadır.

    Karabaş otu genellikle soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonların tedavisinde kullanılmaktadır. hastalıkların yanı sıra hazımsızlığa da iyi gelmektedir.
    Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Bağırsaklardaki hareketleri arttırır ve kabızlık sorunlarına iyi gelir. Bu nedenle bu faydaları ile birlikte kilo vermeye de yardımcı olmaktadır.
    KARABAŞ OTUNUN ZARARLARI NELER?
    Karabaş otu zararları arasında fazla tüketim sonucunda karın ağrısı riski yer alır.
    Öte yandan aşırı kullanımı, mide bulantısı, baş dönmesi ve kusma ile sonuçlanabilir.
    Uzun süreli kullanımı, böbrek ve karaciğer sorunlarına neden olabilir. Karabaş otunu hamileler, hassas cildi olanların kullanması tavsiye edilmez.

    Yorum yap


    • #3

      Karabaş Otu Nedir? Karabaş Otu Faydaları Nelerdir?
      Karabaş otu, ülkemizde Akdeniz bölgesinde yetişen ballıbabagiller ailesine ait bir bitki türü olarak bilinir. Özellikle ilkbahar mevsiminde pembe ya da mor çiçekler açan karabaş otu, sağlık açısından oldukça faydalıdır. İçerisindeki mineral ve vitaminler sayesinde demir, magnezyum, potasyum açısından da zengindir. Karabaş otu yağı ya da kurutulmuş bitki formunda karabaş otu çayı olarak tüketilebilir.

      İçindekilerKarabaş Otu Nedir?
      Karabaş otu, lavanta türü olarak bilinen vücuda birçok fayda sağlayan bir bitki türüdür. Eski zamanlarda özellikle alternatif tıpta sıklıkla kullanılmıştır. Boyu 30 ila 100 santimetre arasında değişen karabaş otu, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığa iyi gelmesi için tüketilmektedir. Bunların yanında geleneksel tıpta ‘ustukhuddus’ olarak isimlendirilir. İçerisindeki besin değerleri sayesinde anti-bakteriyel ve antioksidan özellikleri bulunur.

      Karabaş Otu Nasıl Kullanılır?
      • Karabaş otu, parfüm, çay ve daha birçok alanda kullanılır. Bunların yanında karabaş otu yağı, vücuda dışardan uygulanarak ağrıları azaltmada ve vücudu sakinleştirmede etkili olur. Bu neden karabaş otu yağı aynı zamanda masaj yağı olarak da bilinir.
      • Kuru ya da taze karabaş otlarının çiçek ve yapraklarından elde edilen karabaş çayı, üzerine kaynatılmış su eklenerek demlenir ve tüketilebilir.
      • Karabaş otundan reçel de yapılabilmektedir. Çiçek kısmının kaynatılmasıyla elde edilen bu reçelin sağlık açısından faydaları bulunur.
      Karabaş Otunun Faydaları Nelerdir?
      Karabaş otunun birçok alanda kullanımı bulunur. Soğuk havalarda vücut direnci düşerek bağışıklık sistemi zayıflar. Bu durumlarda vücudu güçlendirmek adına bitki çayları tüketilebilir. Karabaş otu da çay olarak tüketildiğinde kan dolaşımını düzenler, bağışıklığı güçlendirir ve idrar yolu sorunlarına iyi gelmektedir. Karabaş otunun faydaları şu şekilde sıralanabilir:
      • Bağışıklık sistemini güçlendirir
      • Kan dolaşımının düzenlenmesinde etkilidir
      • Sakinleştirici etkisi bulunur
      • Yaraların hızlı iyileşmesini sağlar
      • İdrar yolu sorunlarına iyi gelir
      Bağışıklığı Güçlendirir
      Soğuk hava, kapalı alan kullanımı ya da birçok etken sık sık hastalanmaya sebep olabilir. Bağışıklık sistemini düzenlemek ve güçlendirmek için karabaş otu çayı tüketilebilir. Kurutulmuş şekliyle hazırlanan karabaş otu çayı, bu konuda size destek sağlar.

      Kan Dolaşımını Düzenler
      Karabaş otu tüketildiğinde kan dolaşımında etkilerde bulunur. Damar tıkanıklığını önlemek adına karabaş otu suyu veya karabaş otu çayı tüketilebilir. Özellikle kalp hastalıklarına karşı etkili olur ve damarları rahatlatır.

      Sakinleştirici Etkisi Bulunmaktadır
      Kişiler gün içerisinde strese maruz kalabilir. Bu gibi durumlarda karabaş otu, çay olarak tüketildiğinde vücudun rahatlamasını sağlar ve sakinleştirici bir etki yaratır. Karabaş otu çayının vücuda sağladığı yararların yanında yağının da ferahlatıcı bir özelliği bulunur.

      Yara İyileşmesini Hızlandırma
      Karabaş otu, yaraların iyileşmesinde ve ağrıların azalmasında etkili olur. Karabaş otundan elde edilen yağ ile acı hissi azalarak yaraların daha hızlı şekilde iyileşmesinde etkili olur.

      İdrar Yolu Sorunlarına İyi Gelir
      Sindirim sistemi problemleri yaşandığında bütün vücut etkilenebilir. Bu durumda besinleri tüketirken dikkatli olmak gerekmektedir. Mideyi rahatlatan ve sindirimi kolaylaştıran gıdalar tercih etmek sağlık açısından avantaj sağlar. Karabaş otu bitkisi de sindirim sisteminin çalışma fonksiyonunu düzenler ve bağırsakların hızlı çalışmasını destekler.

      Karabaş Otunun Kalbe Faydaları Nelerdir?
      Kalp ve damar hastalıklarına sebep olacak en önemli nedenlerden biri de damar tıkanıklığı olarak bilinir. Damarların tıkalı olmasına bağlı olarak hastalık riski de ortaya çıkmış olur. Karabaş otu çay olarak tüketildiğinde damarların rahatlamasını sağlar. Kan dolaşımını da dengelediği belirtilen karabaş otunun kalbe faydası bu şekilde gelişebilmektedir.

      Karabaş Otunun Böbreklere Faydaları Nelerdir?
      Karabaş otu, böbreklere faydası olup olmadığının bilimsel bir açıklanması bulunmamaktadır. Fakat her bitki türünde olduğu gibi fazla kullanımı sonucunda böbrek problemlerine sebep olabilir.

      Karabaş Otunun Cilt Sağlığına Faydaları Nelerdir?
      Hücrelerin ve hücre yapısının hızla yenilenmesinde etkili olan karabaş otu, cilt hasarlarına karşı güçlendirici görevi görür. Böylelikle yara ya da kesik durumlarında hızla iyileştirme özelliği bulunur. Bunun yanında cildi koruduğundan karabaş otu çayı tüketildiğinde kırışıklıkların oluşmasına engel olur.

      Karabaş Otu Zayıflatır Mı?
      Antioksidan içeren bitkiler özellikle kilo vermek isteyenlerin ödem atıcı olarak görülebilir. Kilolarından kurtulmak isteyen kişiler karabaş otu çayı tüketerek vücuttaki ödemin atılmasını sağlayabilir. Günlük beslenme rutininize karabaş otu çayı eklemesi yapmadan önce mutlaka uzman doktordan görüş almanız gerekmektedir.

      Karabaş Otunun Zararları Var Mıdır?
      Doğal bitki tüketimlerinde dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de günlük olarak ne kadar tüketileceğidir. Karabaş otunun fazla tüketimi durumunda karın ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi ve kusma gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Karabaş otunun zararları şu şekilde açıklanabilir:
      • Fazla ve uzun süreli tüketimi durumunda karabaş otu, böbrek ve karaciğer problemlerine neden olabilir.
      • Kronik hastalığı olanların kullandığı ilaçlarda etkileşime girme ihtimaline karşı beraber tüketilmemesi gerekmektedir.
      • Günlük olarak aşırı tüketimi durumunda mide bulantısı, kusma ve baş dönmesi meydana gelebilir.
      Karabaş Otunun Etkileri Nelerdir?
      Karabaş otu birçok alanda tüketen kişilere fayda sağlayabilir. Çay ya da suyu tüketilen karabaş otunun etkileri şu şekilde sıralanabilir:
      • Bağışıklık sistemini güçlendirir
      • Hafızanın güçlenmesini sağlar
      • Cildi gençleştirir ve onarır
      • Uykusuzluğa karşı iyi gelir
      • Sindirim sistemi problemlerine yardımcı olur
      Karabaş Otunun Diğer Kullanım Alanları Nelerdir?
      Karabaş otu çayı faydaları açısından oldukça popüler bir bitki türüdür. Bunlarında yanında kozmetik alanında da karabaş otundan yararlanılır. Parfüm, sabun ve krem yapımında kullanılan karabaş otu, cilt problemlerinde karşı kullanılabilir. Aynı zamanda karabaş otu yağı, masaj yağları arasında yer alır.

      Karabaş Otu Nerede Yetişir?
      Kendine kendine yetişip, çoğalabilen bir tür olan karabaş otu, Türkiye’de Batı Anadolu Bölgesi’nde yetişir. Türkiye dışında Orta Avrupa’da görülebilmektedir.

      Karabaş Otu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
      Karabaş otu çayı nelere iyi gelir?
      Karabaş otu, vücutta oluşabilecek sindirim, bağışıklık sistemi ve cilt problemlerine iyi gelir. Tüketim şekline göre sağladığı fayda değişiklik gösterebilir.

      Karabaş otu çayı nasıl yapılır?
      Bir tatlı kaşığı kurutulmuş karabaş otu, bir bardak ölçü suya atılır. 7 dakika kaynatıldıktan sonra tüketilebilir.

      Karabaş otu nasıl tüketilmeli?
      Karabaş çayı, taze veya kurtulmuş olarak tüketilebilir. Genellikle aktarlarda kurutulmuş olarak karşımıza çıkmaktadır.

      Karabaş otu tansiyon çıkarır mı?
      Sağlığa birçok faydası olan karabaş otu, tansiyon çıkarma gibi bir etkisi bulunmamaktadır. Fakat doğru tüketim bu noktada büyük önem taşır.

      Karabaş otu hangi ilaçlarla kullanılmaz?
      Kronik hastalığından dolayı düzenli ilaç kullanmak zorunda olanlar ile kan sulandırıcı ilaç kullananların karabaş otunu tüketmemesi gerekmektedir. Riski önlemek adına tüketmeden önce uzman doktordan görüş almak önemlidir.

      Yorum yap


      • #4
        Nootropik Aktivite için Lavandula stoechas L.'nin Biyomoleküler Değerlendirmesi

        Aamir Mushtaq , 1, 2 Rukhsana Anwar , 1 Umar Farooq Gohar , 3 Mobasher Ahmad , 1, 2 Romina Alina Marc (Vlaic) , 4, * Crina Carmen Mureşan , 4 Marius Irimie , 5, * ve Elena Bobescu 5
        Antonella Smeriglio, Akademik Editör
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        1 Farmakoloji Bölümü, Punjab Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Punjab Üniversitesi, Lahore 54000, Pakistan; moc.liamtoh@qathsum_rimaa (AM); moc.oohay@3002rawnaanashkur (RA); moc.liamtoh@rehsabomdamha (MA)
        2 Gulab Devi Eczacılık Enstitüsü, Gulab Devi Eğitim Kompleksi, Lahor 54000, Pakistan
        3 Endüstriyel Biyoteknoloji Enstitüsü, GC Üniversitesi, Lahor 54000, Pakistan; kp.ude.ucg@rahogfum.rd
        4 Gıda Mühendisliği Bölümü, Gıda Bilimi ve Teknolojisi Fakültesi, Ziraat Bilimleri ve Veterinerlik Üniversitesi, 400372 Cluj-Napoca, Romanya; or.julcvmasu@naserum.anirc
        5 Tıp Fakültesi, Transilvania University of Brasov, 500036 Brasov, Romanya; moc.liamg@ucsebob.anele
        * Yazışma: or.julcvmasu@cialv.animor (RAM); moc.oohay@2002eimiri_suiram (MI); Tel.: +40-740379436 (RAM & MI)

        İlişkili Veriler

        Tamamlayıcı Malzemeler Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
        Git: Soyut


        Lavandula Stoechas L., farmakolojik özellikleriyle yaygın olarak bilinir. Bu çalışma, hafızanın geliştirilmesinden sorumlu olan biyomoleküllerini tanımlamak için yapıldı. L. stoechas'ın sulu özü ilk olarak sıvı kolon kromatografisiyle saflaştırıldı. Saflaştırılmış fraksiyonlar, in vitro antikolinesteraz aktivitesi açısından analiz edildi. En iyi antikolinesteraz aktivitesini üreten fraksiyon, L. stoechas'ın aktif fraksiyonu olarak adlandırıldı.(AfL.s). Bu daha sonra içinde bulunan biyomoleküllerin tanımlanması için GC-MS'ye tabi tutuldu. GC – MS, AfL.s'de fenetilamin ve a-tokoferolün varlığını gösterdi. Farklı dozlarda AfL.s, skopolamin ile indüklenen hiper-amnezik albino farelere oral olarak (yedi gün boyunca) uygulandı ve ardından iki gün boyunca fareler üzerinde davranış çalışmaları yapıldı. Bundan sonra, hayvanlar sakrifiye edildi ve biyokimyasal testi gerçekleştirmek için beyinleri izole edildi. Davranış çalışmalarının sonuçları, AfL.'lerin farelerde bükülme oranını iyileştirdiğini gösterdi, bu da tutma davranışında iyileşme olduğunu gösterdi. Benzer şekilde, AfL.s önemli ölçüde ( p< 0.001) fare beyninin asetilkolinesteraz ve malondialdehit içeriğini azalttı, ancak diğer yandan kolin asetiltransferaz, katalaz, süperoksit dismutaz ve glutatyon seviyesini iyileştirdi. Yüksek dozlarda AfL.s'nin (≥400 mg/Kg/po) farelerde hiperaktivite, hiperstimülasyon, ataksi, nöbetler ve nihai ölüm oluşturduğu bulundu. LD50'si 325 mg/Kg/po olarak hesaplanmıştır. Çalışma, L. stoechas'ta bulunan a - tokoferol ve fenetilaminin (bir birincil amin) hayvan modellerinde hafızayı güçlendirdiği sonucuna varmıştır.

        Anahtar Kelimeler: fenetilamin, L. stoechas , asetilkolin, kolin asetiltransferaz, AChE, aromatik amin, hafızayı güçlendirme
        Git: 1. Giriş


        Lavandula stoechas L. (Lamiaceae), Akdeniz bölgesinin aromatik ve tıbbi bir bitkisidir. Sindirim bozuklukları, böbrek hastalığı, diabetes mellitus, hiperlipidemi, öksürük, astım, baş ağrısı ve grip benzeri semptomların tedavisi için en popüler halk ilacıydı [1 , 2 ] . Migren, epilepsi ve hafıza ile ilgili bozuklukların tedavisinde yaygın olarak kullanılması nedeniyle "beynin süpürgesi" olarak da bilinir [ 3 , 4 ]. Bitki kafur, eritrodiol, okaliptol, fenkon, lavanol açısından zengindir., longipene-2-en, longipene-2-en monoasetat, lupeol, luteolin, myrtenol, oleanolic asit, pinokarvil asetat, terpineol, ursolik asit, vergatik asit, vitexin, α-amirin, β-sitosterol ve çeşitli aromatik bileşikler [ 5 , 6 ]. L. stoechas'ta bulunan linalool sakinleştirici bir etkiye sahiptir [ 7 ] ve farklı beyin reseptörleri üzerinde hareket ederek davranış kalıplarını değiştirirken aynı zamanda sakinlik ve esenlik duygusu yaratır. L. stoechas'ta bulunan kafur beyin üzerinde uyarıcı etkilere sahiptir [ 8 ]. L. stoechas'tan ekstrakte edilen lavanta yağlarıbaharatlı kokularıyla ünlüdürler ve anksiyete, depresyon, uykusuzluk, baş ağrısı ve migreni tedavi etmek için aromaterapide kullanılırlar [ 9 ]. Ayrıca, L. stoechas antispazmodik [ 8 ], sedatif, anti-epileptik, antibakteriyel [ 10 ], antifungal [ 11 ], anti-leishmaniasis [ 5 ], antiinflamatuar [ 12 ], sitotoksik [ 13 ] ve anti-diyabetik [ 14 ] özellikleri.

        L. stoechas'ın [ 15 ] metanolik ekstraktı üzerindeki çalışmalarımızın bir parçası olarak, nörotonik ve hafıza güçlendirici olarak L. stoechas'ın geleneksel kullanımlarını akılda tutarak , mevcut çalışmamız sulu L. stoechas'ın aktif içeriğini bildirmek üzere tasarlanmıştır. nootropik aktiviteden sorumlu ekstrakt.

        Git: 2. Malzemeler ve Yöntemler

        2.1. Kimyasallar ve İlaçlar
        Kullanılan aşağıdaki kimyasallar analitik derecedeydi ve Sigma Aldrich, MS Traders, Lahore Pakistan'dan temin edildi: 2,2- difenil -1-pikrilhidrazil (DPPH) (%95), 5,5'-ditiobis- 2- nitrobenzoik asit ( DTNB ) (%99), 4,4-ditiyodipiridin (%98), Folin–Ciocalteu reaktifi (FCR), trikloroasetik asit (TCA) (%98), tiyobarbitürik asit (TBA) (%99), tannik asit (%99,9) ), süperoksit dismutaz (SOD), sodyum dodesil sülfat, sodyum karbonat (%99), rutin, indirgenmiş nikotinamid adenin dinükleotit (NADH), potasyum dikromat (%99,5), potasyum asetat (%99), fenil metansülfonat (PMS), nitro mavi tetrazolyum (NBT), n -bütanol (%99,8), n -heksan (%99), metanol (%99,8), hidrojen peroksit ( H20 )2 ) (%85), gallik asit, etanol, kloroform (%99), karboksi metil selüloz (CMC), askorbik asit (%99), alüminyum klorür (%99,9), asetil tiyokolin iyodür, silika jel-60, asetil koenzim -A, asetilkolin esteraz, kolin klorür (%98), EDTA, hızlı mavi B tuzu, neostigmin sülfat, β-naftil asetat ve asetik asit. Piracetam, Jiangxi Yuehua Pharmaceutical, Çin'den hediye edildi ve skopolamin, Merck Pharmaceutical Pvt. (Kenilworth, NJ, ABD).

        2.2. Kolon Kromatografisi ile Ekstraksiyon ve Fraksiyonlama
        L. stoechas L. (hava parçaları), Pakistan, Lahor'daki yerel bir pazardan satın alındı. Daha sonra Lahor Devlet Koleji Üniversitesi (GCU) Botanik bölümünden bir botanikçi tarafından tanımlandı. Örnek, GCU'nun herbaryumunda saklandı ve bir fiş numarası verildi: GC.Herb.Bot.3386. Ekstraksiyon, önceki çalışmamızda tarif edildiği gibi basit maserasyon kullanılarak metanol içinde gerçekleştirildi [ 15 ]. Daha sonra farklı çözücüler, yani n -heksan, kloroform, etil asetat ve n -butanol kullanılarak fraksiyonel ekstraksiyon yapıldı . Son olarak geride kalan sulu katman elde edildi ve çözücü buharlaştırılarak L. stoechas'ın yarı katı sulu bir özü elde edildi.L. stoechas'ın sulu ekstraktının fraksiyonlanması için kolon kromatografisi kullanıldı . Uygun boyutta bir cam kolon, mobil faz için kullanılanla aynı çözücü içinde yaklaşık 10 g silika jel-60'ın çözülmesiyle yapılan bulamaçla dolduruldu. Kolonun paketlenmesi ve çalıştırılması için standart protokoller izlendi. L. stoechas sulu ekstraktı, az miktarda çözücü içinde çözüldü; bu numune karışımı bir pipet aracılığıyla bir kolona yüklendi. Kolonda numunenin üzerindeki boşluk çözücü ile dolduruldu ve kolon çıkışının altındaki bir şişede ayrılan fraksiyonu elde etmek için tıpa açıldı [ 16]. Bu şekilde, ham ekstrakttaki farklı bileşenlerin ayrılması için farklı solvent sistemleri kullanılmıştır. Ayrılan fraksiyonlar test tüplerinde toplandı ve daha sonraki testler için etiketlendi.

        2.3. Anti-Kolinesteraz Aktivitesi (In Vitro Assay)
        Bir (NA-FB) mikrokuyu plaka deneyi kullanılarak kolon kromatografisi yoluyla elde edilen tüm fraksiyonlarda in vitro antikolinesteraz aktivitesi gerçekleştirildi. Solüsyon, p-naftil asetatın (0.25 mg) metanol (1 mL) içerisinde çözülmesiyle hazırlandı; Bunun 50 uL'si, 10 uL bitki özütü ile karıştırıldı. Daha sonra karışımın sıcaklığı 4 °C'de tutularak reaksiyon karışımına 200 µL asetilkolin esteraz solüsyonu (3,33 U/mL) döküldü. Aynı sıcaklıkta 40 dakika inkübe edildi ve ardından 2,5 mg fast blue B tuzu 1 mL distile suda çözüldü. Bunun dışında 10 uL inkübe edilmiş reaksiyon karışımına damlatıldı; çözelti renginde bir değişiklik gözlemlendi. Substrat olarak β-naftil asetat, renk reaktifi olarak fast blue B tuzu kullanıldı. İlke, β-naftil asetatın AChE tarafından naftol asetik aside hidrolize edilmesidir. Naftol daha sonra hızlı mavi B tuzu ile reaksiyona girerek karışıma mor bir renk verir. Solüsyonun renginde değişiklik olmaması, fraksiyonun güçlü bir antikolinesteraz aktivitesini gösterirken, koyu mor renk AChE'nin inhibisyonu olmadığını gösterir [17 ].

        2.4. GC–MS Analizi
        L. stoechas'ın son fraksiyonunda bulunan biyoaktif bileşiklerGC–MS ekipmanı (Agilent 6890N) kullanılarak gaz kromatografisi kütle spektroskopisi (GC–MS) analizi yapılarak tespit edildi. 30 Mts boyutlarında, 0,25 mm iç çapında ve 0,25 µm film kalınlığında TR-5-MS kapiler polar olmayan standart kolon kullanıldı. Taşıyıcı gaz olarak helyum gazı (%99,99) kullanılmış ve mobil faz 1 mL/dk akış hızında çalıştırılmıştır. Fırının başlangıç ​​sıcaklığı 40°C idi, bu sıcaklık 10°C/dk'da 250°C'ye yükseltildi. Numune metanol içinde çözüldü ve enjektör ve detektörün sıcaklığı sırasıyla 250 °C ve 280 °C'de sabit tutulurken iyon kaynağı sıcaklığı 200 °C'de sabit tutularak 2 uL'lik bir alikot enjekte edildi. Bileşiğin tanımlanması, moleküler kütleye ve bileşiğin yapısına göre, GC-MS standart kitaplığının yorumlanmasıyla yapıldı.

        2.5. Davranışsal ve Biyokimyasal Çalışmalar
        Standart protokoller kullanılarak yükseltilmiş artı labirent, aydınlık/karanlık testi ve delik tahtası testi modelleri kullanılarak davranış çalışmaları yapıldı. Standart protokoller kullanılarak tüm grupların fare beyin homojenatlarında asetilkolinesteraz (AChE), malondialdehit (MDA), süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT) ve glutatyon (GSH) düzeylerini değerlendirmek için biyokimyasal çalışmalar yapıldı. Bu testlerin ayrıntılı prosedürleri, bu dizide daha önce yayınlanmış bir makalede açıklanmıştır [ 15 ].

        2.6. Hayvanlar
        Tüm çalışmalar, önceki bir el yazmasında [ 15 ] açıklandığı gibi standart yaşam koşulları sağlanan erkek İsviçre albino fareleri üzerinde gerçekleştirilirken, toksisite çalışmaları için dişi albino fareler (20-25 g) kullanıldı.

        2.7. Davranışsal/Biyokimyasal Çalışmalar için Çalışma Tasarımı
        Davranışsal/biyokimyasal çalışmalar için, fareler yedi gruba ayrıldı ( n = 6) ve aşağıda gösterildiği gibi buna göre tedavi edildi.tablo 1. ChAT , aşağıda gösterildiği gibi buna göre tedavi edilen beş fare grubu ( n = 6) üzerinde gerçekleştirilirken

        Tablo 2. tablo 1


        Davranışsal ve biyokimyasal çalışmalar için çalışma tasarımı.
        GI (Normal Kontrol) Normal salin 10 mL/Kg/po - - - - - -
        G-II (Amnesik Kontrol) %5 CMC 10 mL/Kg/po Skopolamin (10 mg/Kg/po)
        G-III (Standart Kontrol-A) Pirasetam 200 mg/Kg/po - - - - - -
        G-IV (Standart Kontrol-B) Pirasetam 200 mg/Kg/po Skopolamin (10 mg/Kg/po)
        GV (Deneysel Kontrol-I) AfL.s 9 mg/Kg/po Skopolamin (10 mg/Kg/po)
        G-VI (Deneysel Kontrol-II) AfL.s 18 mg/Kg/po Skopolamin (10 mg/Kg/po)
        G-VII (Deneysel Kontrol-III) AfL.s 18 mg/Kg/po - - - - - -
        Ayrı bir pencerede aç
        Dozlar, AfL.'lerin CMC (%5) içinde süspanse edilmesi ve pirasetam ve skopolamin'in normal salin içinde çözülmesiyle hazırlandı. Daha sonra 7. ve 8. günlerde davranış çalışmaları yapıldı ve davranış denemeleri tamamlandıktan sonra sekizinci günde biyokimyasal çalışmaların yapılması için hayvanlar sakrifiye edildi.

        Tablo 2


        Kolin asetiltransferaz (ChAT) aktivitesinin değerlendirilmesi için çalışma tasarımı.
        GI Normal Salin (10 mL/Kg/po) Normal Salin (10 mL/Kg/po) Normal Salin (10 mL/Kg/po)
        G-II %5 CMC (10 mL/Kg/po) %5 CMC (10 mL/Kg/po) Skopolamin (10 mg/Kg/PO)
        G-III AfL.s (18 mg/Kg/po) AfL.s (18 mg/Kg/po) AfL.s (18 mg/Kg/po)
        G-IV Skopolamin (10 mg/Kg/po) AfL.s (18 mg/Kg/po) AfL.s (18 mg/Kg/po)
        GV AfL.s (18 mg/Kg/po) AfL.s (18 mg/Kg/po) AfL.s (18 mg/Kg/po) + Skopolamin (10 mg/Kg/po)
        Ayrı bir pencerede aç
        Son dozun uygulanmasından iki saat sonra hayvanlar kloroform kullanılarak sakrifiye edilerek beyinleri alındı. Daha sonra standart prosedüre [ 15 ] göre beyin homojenatları oluşturuldu ve ChAT aktivitesi yukarıda açıklanan spektroskopik yöntemle belirlendi.

        2.8. Kolin Asetiltransferaz Aktivitesi (ChAT)

        Reaktif, her bir sodyum fosfat tamponu (0,5 M, pH 7,2), sodyum klorür (3 M), neostigmin sülfat (7,6 x 10 -4 M), asetil koenzim-A (6,2 x 10 -3 M) 'den 10 µL karıştırılarak hazırlandı. 0.01N HCI), EDTA (1.1 x 10 -3 M), kolin klorür (1 M) ve sodyum klorür (3 M) içinde hazırlandı ve 37 °C'de 5–10 dakika inkübe edildi. Reaktifin en küçük hacminde beyin homojenatı (100 uL) karıştırıldı ve nihai hacim 0,2 mL idi. Daha sonra 37 °C'de 25 dakika inkübe edildikten sonra su banyosunda 2 dakika kaynatıldı. Daha sonra karışıma oksijensiz saf su ilave edildi ve daha sonra denatüre proteini ayırmak için yüksek hızda santrifüjlendi. Ardından, 10 µL 4,4-ditiyodipiridin (10 −3M) 0.5 mL süpernatana ilave edildi ve UV-görünür bir spektrofotometrede köre karşı 324 nm'de absorbans okundu [ 18 ].

        2.9. Akut Toksisite Çalışmaları

        OECD yönergeleri 423 2001'e göre dişi albino fareler üzerinde akut toksisite çalışması yapıldı. Başlangıçta, hayvanların ölmeye başladığı doz aralığını bulmak için az sayıda fare üzerinde pilot çalışma yapıldı. L. stoechas'ın (AfL.s) aktif fraksiyonlarının 300 mg/Kg/po'ya kadar ölüm göstermediği ve 500 mg/Kg/po'da %100 ölüm gösterdiği bulundu. Böylece hayvanlar altı gruba ayrıldı ( n = 5 ). Grup I normal kontroldü; Grup II ila VI'daki hayvanlara artan sırayla (sırasıyla 300, 350, 400, 450 ve 500 mg/Kg/po) geniş, aralıklı dozlarda AfL. verildi. Daha sonra ölüm sayısını bulmak için 24 saat gözlendi. Son olarak, LD50 aşağıdaki formül kullanılarak hesaplandı:
        LD 50 = En Düşük Ölümcül Doz - Σ (a × b)/n


        Akut toksik doz uygulandıktan sonra farklı gruplarda hayatta kalan hayvanlar, fiziksel ve davranışsal değişikliklerin değerlendirilmesi için iki hafta süreyle gözlendi. Akut dozlardan sonra ataksi, ağarma, konvülsiyonlar, siyanoz, depresyon, hiperaktivite, hipnoz, sinirlilik, zıplama, traksiyon kaybı, kas spazmı, piloereksiyon, kızarıklık, rijidite, salivasyon, sekresyonlar, sedasyon, stimülasyon ve straub reaksiyonu gözlenen parametrelerdi. yönetim.

        2.10. İstatistiksel analiz

        Veriler ortalama ± SEM olarak ifade edilir. Student's t -test analizi ikili karşılaştırmalı verilere uygulandı ve GraphPad Prism yazılımı sürüm 7 kullanılarak ANOVA ve ardından Dunnett testi ile çoklu karşılaştırmalar yapıldı. p < 0.05 değeri anlamlı olarak işaretlendi.

        Git: 3. Sonuçlar

        3.1. Sütun Kromatografisi ile Fraksiyonlama

        L. stoechas'ın sulu ekstraktı, kolon kromatografisiyle daha da fraksiyonlara ayrıldı. Farklı solvent sistemleri kullanılarak (polariteye dayalı olarak) toplamda 55 fraksiyon elde edildi. Fraksiyonlar, ince tabaka kromatografisi (TLC) ile değerlendirildi, birleştirildi ve tekrar kolondan geçirildi; son olarak, 15 fraksiyon vardı (Şekil 1).
        Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı bitkiler-10-01259-g001.jpg'dir.
        Şekil 1
        Kolon kromatografisi ile fraksiyonlamanın genel şeması.

        Anti-Kolinesteraz Aktivitesi (In Vitro)

        İn vitro testler, fraksiyon no. 6, ifade edildiği gibi tüm fraksiyonlar arasında en iyi enzim inhibisyonunu gösterdi.Tablo 3. Kesir numarası 6, L. stoechas'ın (AfL.s) aktif fraksiyonu olarak adlandırıldı ve GC-MS ile kimyasal analiz için test edildi. Ayrıca, AfL.s'nin hafızayı güçlendirici etkilerini bulmak için fareler üzerinde in-vivo çalışmalar (davranışsal ve biyokimyasal) yapılmıştır.

        Tablo 3


        L. stoechas'ın farklı fraksiyonları tarafından gösterilen antikolinesteraz aktivitesi (in vitro) .
        1 F-1 Koyu mor HAYIR
        2 F-2 Koyu mor HAYIR
        3 F-3 Koyu mor HAYIR
        4 F-4 Koyu mor HAYIR
        5 F-5 Koyu mor HAYIR
        6 F-6 Renk değişikliği yok Çok güçlü
        7 F-7 Açık mor Hafif
        8 F-8 Koyu mor HAYIR
        9 F-9 Koyu mor HAYIR
        10 F-10 Koyu mor HAYIR
        11 F-11 Koyu mor HAYIR
        12 F-12 Açık mor Hafif
        13 F-13 Açık mor Hafif
        14 F-14 Açık mor Hafif
        15 F-15 Koyu mor HAYIR
        Ayrı bir pencerede aç
        Kesir numarası 6 (F-6) güçlü anti-kolinesteraz aktiviteye sahipti, bu nedenle daha ileri kimyasal ve in-vivo çalışmalar için seçildi.

        3.2. AfL.s'nin GC–MS Analizi


        GC–MS analizi, AfL.s'nin bileşiklerin fenetilamin grubunu ve kolestan-7-on'u içerdiğini gösterdi. Ayrıntılar şurada gösterilir:Tablo 4ve spektrum, Şekil S1'de verilmiştir .

        Tablo 4


        AfL.s'de GC–MS tarafından tespit edilen bileşikler.
        1 Fenetilamin, N metil-beta 3,4 (trimetilsiloksi) C 18 H 37 NO 3 Si 3 399 50 21.167
        2 Kolestan-7-bir C 29 H 50 O 2 430 56 24.083
        3 fenetilamin C 18 H 37 NO 3 Si 3 399 50 21.167
        4 N-Metiladrenalin C 19 H 39 NO 3 Si 3 413 50 21.167
        5 benzeneasetik asit C 20 H 42 O 5 Si 4 472 50 21.167
        Ayrı bir pencerede aç

        3.3. Davranış Çalışmaları (AfL.s'nin Farelerde EPM, Açık/Koyu Testi ve Delik Tahtası Paradigması Üzerindeki Etkisi)

        Davranış çalışmalarının sonuçları, AfL.s ile tedavi edilen hayvanların amnezik kontrol grubuyla karşılaştırıldığında ilk transfer gecikmelerini (ITL) ve alıkonma transfer gecikmelerini (RTL) önemli ölçüde ( p < 0.001) azalttığını gösterdi (şekil 2). Benzer şekilde, ITL ve RTL değerlerinden hesaplanan bükülme oranı (IR), aktif fraksiyonla tedavi edilen farelerin, skopolaminle tedavi edilen farelere (-0,19 ± 0,04) kıyasla maksimum IR değeri (0,17 ± 0,04) gösterdiğini gösterdi. Bu nedenle, daha yüksek IR değerleri, AfL.s ile tedavi edilen farelerde hafızanın önemli ölçüde ( p < 0.001) iyileştiğini gösterdi.
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı bitkiler-10-01259-g002a.jpg'dir.
        Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı bitkiler-10-01259-g002b.jpg'dir.
        şekil 2
        AfL.s'nin ( A ) ilk aktarım gecikmesi üzerindeki etkisi; ( B ) alıkoyma aktarım gecikmesi; ( C ) yükseltilmiş artı labirent paradigmasında bükülme oranı; ( D ) 1. günde ışık bölmesinde geçirilen süre (sn); ( E ) 1. günde karanlık bölmede geçirilen süre (sn); ( F ) 2. günde ışık bölmesinde geçirilen süre (sn); ( G ) 2. günde karanlık bölmede geçirilen süre (sn); ( H ) 1. günde fareler tarafından delik açma sayısı ve ( I ) 2. günde fareler tarafından delik açma sayısı. Veriler ortalama ± SEM ( n= 6) ve tek yönlü ANOVA (Dunnett testi), G-II ile GI (çubukta “a” ile gösterilir) karşılaştırılarak uygulandı. Diğer tüm gruplar G-II ile karşılaştırıldı (çubukta "b" ile gösterilir). ns, *, ** ve *** işaretleri sırasıyla p değerlerini ≥0,05, ≤0,05, ≤0,01 ve ≤0,001 olarak gösterdi ).

        Aydınlık/karanlık testinin sonuçları, AfL.s ile tedavi edilen farelerin, amnezik kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, gözlemin birinci ve ikinci gününde, aparatın karanlık kısmında zamanın çoğunu geçirdiğini gösterdi. Bu bulgu, amnezik kontrol grubundaki hayvanların aparatın karanlık bölgesini bulmayı unuttukları, buna karşın standart kontrol ve AfL.s ile tedavi edilen farelerin keşif hafızalarını korudukları ilkesine dayanmaktadır. Bu nedenle, AfL.s'nin AfL.s ile tedavi edilen farelerde belleği önemli ölçüde ( p < 0.001) iyileştirdiği açıktır (şekil 2).

        Benzer şekilde, delik tahtası paradigmasının sonuçları, amnezik kontrol hayvanlarının delik delme sayısını önemli ölçüde azalttığını, standart kontrol ve AfL.s ile tedavi edilen farelerin keşif hafızasını koruduğunu ve önemli ölçüde ( p < 0.001) artan delik sayısı gösterdiğini gösterdi . gözlemin hem birinci hem de ikinci gününde dürtmeler (şekil 2).

        3.4. Biyokimyasal Çalışmalar (AfL.s'nin Fare Beyinlerinde AChE, MDA, SOD, CAT ve GSH Düzeylerine Etkisi)
        Biyokimyasal çalışmalar, asetilkolinesteraz (AChE) seviyesinin, grup II (skopolamin ile tedavi edilen) hayvanlarda önemli ölçüde ( p < 0.001) azaldığını, buna karşın grup VII hayvanların (AfL.s 18 mg/Kg/po) maksimum AChE inhibisyonu gösterdiğini gösterdi. tüm gruplar arasında (Figür 3A). Benzer şekilde, AfL.s ile tedavi edilen farelerde MDA seviyesi, (en yüksek MDA seviyesini gösteren) amnezik kontrol grubuyla karşılaştırıldığında önemli ölçüde azalır ( p < 0.001) (Figür 3B). Tüm gruplarda SOD, CAT ve GSH düzeylerinin grup-V'de (AfL.s 9 mg/Kg/po) anlamlı olarak arttığı görüldü (Figür 3C–E). Bu gözlem, AfL.s'nin düşük dozlarda kullanıldığında güçlü antioksidan aktiviteye sahip olduğu gerçeğine yol açar.
        Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı bitkiler-10-01259-g003a.jpg'dir.
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı bitkiler-10-01259-g003b.jpg'dir.
        Figür 3
        AfL.s'nin ( A ) asetilkolinesteraz (AChE) konsantrasyonu üzerindeki etkisi; ( B ) MDA; ( C ) SOD; ( D ) KAT; ve ( E ) beyin homojenatında GSH. Veriler, ortalama ± SEM ( n = 6) olarak sunulur ve G-II ile GI (çubukta “a” ile gösterilir) karşılaştırılarak tek yönlü ANOVA (Dunnett testi) uygulandı. Diğer tüm gruplar G-II ile karşılaştırıldı (çubuk üzerinde "b" ile gösterildi). ns , *, ** ve *** işaretleri sırasıyla p değerlerini ≥0,05, ≤0,05, ≤0,01 ve ≤0,001 olarak gösterdi ).

        3.5. AfL.s'nin ChAT Etkinliği Üzerindeki Etkisi
        Grup-I'den ChAT seviyesi 11.85 ± 0.92, 7.59 ± 0.76, 18.13 ± 1.23, 16.70 ± 1.16, 12.10 ± 1.45, 11.63 ± 0.66, 10.84 ± 1.22 ve 7.08 ± 0.68 μmol/dak/mg olarak gözlendi. sırasıyla V. Bu nedenle, yedi ardışık gün boyunca yalnızca AfL.s (18 mg/Kg/po) ile tedavi edilen hayvanların, normal kontrol grubuyla karşılaştırıldığında ChAT seviyelerinde en iyi artışı gösterdiği açıktır, anlamlılık seviyesi ( p < 0.01 ) , da gösterildiği gibiŞekil 4.
        Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı bitkiler-10-01259-g004.jpg'dir.
        Şekil 4
        AfL.s'nin fare beyinlerinde ChAT konsantrasyonu üzerindeki etkisi. Veriler ortalama ± SEM ( n = 6) olarak sunuldu ve tüm gruplar GI ile karşılaştırılarak tek yönlü ANOVA (Dunnett testi) uygulandı. ns , *, ** ve *** işaretleri sırasıyla p değerlerini ≥ 0,05, ≤ 0,05, ≤ 0,01 ve ≤ 0,001 olarak vermiştir .

        3.6. Akut Toksisite Çalışması
        Dişi albino farelerin altı grubu (n = 5) üzerinde gerçekleştirilen akut toksisite çalışması, AfL.s'nin 350 mg/Kg/po'luk bir doza kadar ölüm üretmediğini göstermiştir. Doz 350 mg/Kg/po'nun üzerine çıkarıldığında hayvanlar ölmeye başlamıştır . Tüm hayvanlar, tek bir oral doz 500 mg/Kg AfL.s uygulandığında öldü. Medyan öldürücü doz LD50 için tüm ayrıntılar ve hesaplamalar (Tablo 5). AfL.s için LD50 , 325 mg/Kg/po olarak hesaplanmıştır. Akut tek doz AfL.s 450 mg/Kg/po uygulandıktan sonra hayatta kalan hayvanlar, davranış ve fizyolojik değişiklikler. Hayvanların pozitif olarak uyarım, straub reaksiyonu sergiledikleri gözlemlendi. farelerde salivasyon, rijidite, piloereksiyon, diğer sekresyonlar, kas spazmı, traksiyon kaybı, zıplama, iritabilite, hiperaktivite, konvülsiyonlar, ağarma ve ataksi görülürken, farelerde sedasyon, kızarıklık, pitoz, hipnoz, depresyon ve siyanoz gözlenmedi.Tablo 6).

        Tablo 5
        AfL.s'nin medyan öldürücü dozu LD50'nin hesaplanması.
        GI (Normal Kontrol) 0 0 0 0
        G-II (AfL.s 300 mg/Kg/po) 300 0 0 0
        G-III (AfL.s 350 mg/Kg/po) 50 0 0 0
        G-IV (AfL.s 400 mg/Kg/po) 50 2 2 + 0/2 = 1 50
        GV (AfL.s 450 mg/Kg/po) 50 3 3 + 2/2 = 2,5 125
        G-VI (AfL.s 500 mg/Kg/po) 50 5 5 + 3/2 = 4 200
        Σ (bir × b) = 375
        Ayrı bir pencerede aç
        Σ(a × b)/ n = 375/5; LD50 = En Az Ölümcül Doz - Σ(a × b) / n ; 400 - 375/5 = 325 mg/Kg.

        Tablo 6


        AfL.s 450 mg/Kg/po'nun akut toksik dozunun farelerin davranışı ve fizyolojisi üzerindeki etkisi.
        Straub Reaksiyonu - - + + + + + + + - - - - -
        Uyarım + + + + + + + + + + - - - -
        sedasyon - - - - - - - - - - - - - -
        salgılar + + + + + + + - - - - - - -
        tükürük + + + + + - - - - - - - - -
        sağlamlık + + + + + + + - - - - - - -
        Kırmızılık - - - - - - - - - - - - - -
        Pitoz - - - - - - - - - - - - - -
        piloereksiyon + - - - - - - - - - - - - -
        Kas spazmı + + + + - - - - - - - - - -
        Çekiş Kaybı - - - - - - + + + + + + + +
        Atlama + + + + + + + + + + + - - -
        sinirlilik + + + + + + + + + + + + + +
        Hipnoz - - - - - - - - - - - - - -
        hiperaktivite + + + + + + + + + + + + + +
        Depresyon - - - - - - - - - - - - - -
        Siyanoz - - - - - - - - - - - - - -
        konvülsiyonlar + + + - - - - - - - - - - -
        ağartma + + + + + + - - - - - - - -
        ataksi + + + + + + + + - - - - - -
        Ayrı bir pencerede aç
        “-“ işareti etkinin olmadığını, “+” işareti ise etkinin olduğunu gösterir.

        Git: 4. Tartışma

        Akdeniz bölgesinin aromatik bitkileri gelişmiş tıbbi değerlere sahiptir. Asteraceae, Apiaceae ve Lamiaceae familyalarına ait birçok aromatik bitkinin alkollü ve hidro-alkollü ekstraktları, çok çeşitli farmakolojik aktiviteleri için yaygın olarak kullanılmaktadır. Lavandula cinsi, ekonomik olarak iyi bilinen iki tür L. stoechas ve L. angustifolia dahil olmak üzere 39 kadar tür içerir . L. stoechas'ın hidroalkolik özleri , kateşik tanenler, flavonoidler, kumarinler, steroller, müsilajlar ve lökoantosiyaninler içerir [ 19]. α-amirin, β-sitosterol, α-amirin asetat, oleanolik asit, vergatik asit, ursolik asit, eritrodiol, lupeol, luteolin, vitexin, acacetin, lavanol, 7-metoksi kumarin ve iki longipinan türevi (longipin) gibi farklı bileşikler -2-ene-7β,9a-diol-1-one-9-monoacetate ve longipin-2-ene-7β,9α-diol-1-one), L. stoechas'ın bölgesel kısımlarından izole edilmiştir [ 20 ] . L. stoechas çok çeşitli farmakolojik aktiviteler sergiler; araştırma, albino farelerde hafızayı güçlendirdiğini gösteriyor [ 15 ]. Bu , fare beyinlerinde hafızayı artıran L. stoechas'ın biyomoleküllerini rapor etmek için özel olarak tasarlanmış orijinal bir araştırma çalışmasıdır . Bu çalışmada, L. stoechassulu ekstrakt saflaştırıldı ve AfL.s'nin GC-MS ile kimyasal karakterizasyonu, iki ana bileşiğin (fenetilamin ve a-tokoferol) varlığını gösterdi ( Şekil S1 ,Tablo 4). Geçmiş çalışmalar, fenetilamin [ 21 ] antikolinesteraz aktivitesini ve genellikle a-tokoferol [ 22 ] olarak adlandırılan kolestan-7-on'un antioksidan potansiyelini bilimsel olarak kanıtlamıştır.

        Fenetilaminin bir beyin nöromodülatörü ve güçlü bir AChE inhibitörü olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır [ 23 ]. Fenetilamin, terminal konumunda amin bulunan iki karbonlu bir yan zincirin eklendiği aromatik bir halkadan oluşur. Fenil halkası üzerinde farklı pozisyonlarda alkil gruplarının yer değiştirmesi, onun güçlü nöromodülatif ve psikoaktif aktivitelerine bağlanabilir. Böylece, genel biliş ve beyin performansı fenetilamin tarafından geliştirilir [ 21 , 24 ].

        Davranış çalışmalarının sonuçları, AfL.s'nin fare beyinlerinin tutma gücünü ve öğrenme kapasitesini önemli ölçüde ( p < 0.001) arttırdığı sonucuna varmıştır. Benzer şekilde, AfL.s ile hayvanın tedavisi, AChE seviyesinde anlamlı ( p < 0.001) azalma gösterdi (Figür 3A). AChE'nin inhibe edilmesi kolinerjik iletimi iyileştirir ve hastayı hafıza kaybından kurtarır [ 25 ].

        Öte yandan, kolin asetiltransferaz (ChAT) seviyesi yükselmiştir (Şekil 4) fare beyinlerinde. Bu bulguların her ikisi de, fare beyinlerinde asetilkolin (ACh) seviyesinin ikili mekanizmalarla arttığını kuvvetle önerir. Bu etki, fenetilaminin beyinde, hipofiz bezlerinde, böbrekte, karaciğerde ve midede bol miktarda bulunan iz aminle ilişkili reseptörler (TAAR'lar) üzerindeki etkisine bağlı olacaktır [26 ] . Fenetilamin'in G-protein (ya Gs ya da Gq alt birimi) eşleşmiş reseptörlere (TAAR'lar) bağlandığı ve hafızayı ve bilişi geliştirdiği öne sürülmüştür [ 27 , 28 ].

        AfL.s'nin olası antioksidan mekanizması, sadece beyindeki glutatyon seviyesini yükseltmekle kalmayan, aynı zamanda reaktif oksijen türlerinin zayıflamasına da neden olan a-tokoferolün varlığından kaynaklanmaktadır [22 ] . Ayrıca a-tokoferol, Denklem [ 29 ]'da gösterildiği gibi, lipit peroksil radikali (LOO˙) ile reaksiyona girerek kararlı ve inert tokoferoksil radikalinin oluşumundan sorumludur .
        LOO˙ + α-tokoferol–OH → LOOH + α-tokoferol–O˙


        Hafıza kaybı, ya asetilkolin seviyesindeki azalmaya bağlı olarak [ 30 ] ya da β-amiloid proteininin [ 31 ] beynin serebral korteksinde ve hipokampusta birikmesiyle [ 32 ] gerçekleşebilir. Ayrıca, beyindeki nöronal devrelerdeki şiddetli oksidatif hasar, skopolamin ile tedavi edilen farelerde [ 35 ] sergilenen hafıza kaybının başka bir önde gelen nedenidir [ 33 , 34 ]. Mevcut çalışmanın bulguları, skopolamin ile tedavi edilen farelerin AChE'de belirgin bir artış gösterdiğini göstermektedir (Figür 3A) ve ChAT'de azalma (Şekil 4). Skopolamin tarafından indüklenen oksidatif stres, bu enzim bozukluğunun arkasındaki ana faktördür [ 36 ]. AfL.s ile farelerin tedavisi sadece AChE seviyesini düşürmedi (Figür 3A), ancak aynı zamanda önemli ölçüde ( p < 0.001) ChAT düzeyini artırdı (Şekil 4) fare beyinlerinde. AfL.s'nin ChAT seviyelerindeki artışın, a-tokoferolün beyin üzerindeki antioksidan etkisinden kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Benzer şekilde, AfL.s'de bulunan fenetilamin beyinde ACh'nin enzim aracılı salınımından sorumludur [ 37 ]. Sonuçlar ayrıca, önceden veya sonradan skopolamin uygulanmadan sadece AfL.s ile tedavi edilen hayvanların beyindeki en yüksek ChAT seviyelerini ürettiğini açıkça göstermektedir (Şekil 4).

        Akut toksisite çalışması, AfL.'lerin hiperaktivite, hiperstimülasyon, ataksi, nöbetler ve nihai ölüme neden olan yüksek dozlarda (≥400 mg/Kg/po) kullanıldığında toksik olduğunu göstermiştir (Tablo 6). Bu toksisite, insanlarda baş ağrısı, konfüzyon, halüsinasyon, nöbet ve nihayetinde ölümden sorumlu olan yüksek doz fenetilaminin birincil toksik etkisinden kaynaklanmaktadır [38 ] . Huzursuzluk, ishal, baş ağrısı, saldırganlık ve titreme, fenetilamin doz aşımı ile görülebilen hafif yan etkilerdir [ 39 ].

        Geçmiş çalışmalar, yüksek toksik dozlarda (125-200 mg/Kg/ip) fenetilamin çok şiddetli nöbetlere ve kardiyak arrest ve beynin aşırı uyarılmasına bağlı olarak nihai ölümlere yol açtığını bildirmiştir [40 ] . AfL.s için LD50 325 mg/ Kg /po olarak hesaplandı (Tablo 5), bu da geniş bir terapötik indekse sahip olduğunu gösterdi.

        Git: 5. Sonuçlar

        L. stoechas'ta bulunan iki temel bileşik - a-tokoferol ve fenetilamin - demansın zayıflamasından sorumludur. a-tokoferol, fare beyinlerindeki serbest radikallerin oksidatif stresini azaltırken, fenetilamin, fare beyinlerinin hipokampüsündeki asetilkolin seviyesini arttırır. Böylece L. stoechas L.'nin hafıza güçlendirici olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır . Hafızanın ve toksisite profilinin arttırılmasıyla ilgili olarak ayrıntılı mekanizmalarını detaylandırmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

        Git: Tamamlayıcı Malzemeler

        Aşağıdakiler çevrimiçi olarak https://www.mdpi.com/article/10.3390/plants10061259/s1 adresinde mevcuttur , Şekil S1: AfL.s'nin GC-MS ile analiz spektrumu.
        Ek veri dosyası için buraya tıklayın. (231K, zip)
        Git: Yazar Katkıları


        Kavramsallaştırma, AM ve RA; metodoloji, MA; yazılım, UFG; doğrulama, RAM ve CCM; biçimsel analiz, AM; soruşturma, MI; kaynaklar, AM; veri iyileştirme, EB ve AM; yazma—orijinal taslak hazırlama, AM; görselleştirme, MI ve EB; proje Yönetimi. Tüm yazarlar makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

        Git: Finansman


        Bu araştırma herhangi bir dış finansman almamıştır.

        Git: Kurumsal İnceleme Kurulu Beyanı


        Çalışma, Helsinki Deklarasyonu yönergelerine göre yürütüldü ve Lahore Devlet Koleji Kurumsal İnceleme Kurulu (veya Etik Kurulu) tarafından onaylandı.

        Git: Bilgilendirilmiş Onam Beyanı


        Uygulanamaz.

        Git: Veri Kullanılabilirliği Bildirimi


        Tüm veriler mevcuttur ve istek üzerine üretilebilir.

        Git: Çıkar çatışmaları


        Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

        Git: Dipnotlar




        Yayıncının Notu: MDPI, yayınlanan haritalardaki ve kurumsal bağlantılardaki yetki iddiaları konusunda tarafsız kalır.



        Git: Referanslar

        1. González-Tejero M., Casares-Porcel M., Sánchez-Rojas C., Ramiro-Gutiérrez J., Mesa JM, Pieroni A., Giusti M., Censorii E., de Pasquale C., Della A., et al. Akdeniz bölgesindeki şifalı bitkiler: Rubia projesinin sonuçlarının sentezi. J. Ethnopharmacol. 2008; 116 :341–357. doi: 10.1016/j.jep.2007.11.045. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        2. Benítez G., González-Tejero R., Mesa JM Granada eyaletinin batı kesiminde (güney İspanya) Farmasötik etnobotanik: Etnopharmakolojik sentez. J. Ethnopharmacol. 2010; 129 :87–105. doi: 10.1016/j.jep.2010.02.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        3. Gilani A., Aziz N., Khan M., Shaheen F., Jabeen Q., Siddiqui B., Herzig J. Lavandula stoechas L.J. Ethnopharmacol'ün antikonvülsan, sedatif ve antispazmodik aktivitelerinin etnopharmakolojik değerlendirmesi . 2000; 71 :161–167. doi: 10.1016/S0378-8741(99)00198-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        4. Hakeem M., Siddiqui M., Khan A. İkincil epilepside Ustu khudoos'un antiepileptik aktivitesi—Bir vaka raporu. Hamdard Med. 1991; 34 :33–39. [ Google Akademik ]
        5. Bouyahya A., Et-Touys A., Abrini J., Talbaoui A., Fellah H., Bakri Y., Dakka N. Fas'tan Lavandula stoechas esansiyel yağı, yeni bir antileishmanial, antibakteriyel ve antioksidan aktivite kaynağı olarak. Biyokatal. Agric. Biyoteknoloji 2017; 12 :179–184. doi: 10.1016/j.bcab.2017.10.003. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        6. Angioni A., Barra A., Coroneo V., Dessi S., Cabras P. Lavandula stoechas L. ssp'nin kimyasal bileşimi, mevsimsel değişkenliği ve antifungal aktivitesi. kök/yaprak ve çiçeklerden elde edilen stoechas esansiyel yağları. J. Agric. Gıda Kimyası 2006; 54 :4364–4370. doi: 10.1021/jf0603329. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        7. Re L., Barocci S., Sonnino S., Mencarelli A., Vivani C., Paolucci G., Mosca E. Linalool, fare nöromüsküler kavşağında nikotinik reseptör-iyon kanalı kinetiğini değiştirir. Eczane. Res. 2000; 42 :177–181. doi: 10.1006/phrs.2000.0671. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        8. Cavanagh H., Wilkinson J. Lavanta esansiyel yağının biyolojik aktiviteleri. fitoter. Res. 2002; 16 :301–308. doi: 10.1002/ptr.1103. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        9. Prashar A., ​​Locke IC, Evans CS Lavanta yağının ve ana bileşenlerinin insan cilt hücrelerine sitotoksisitesi. Hücre Çoğaltma 2004; 37 :221–229. doi: 10.1111/j.1365-2184.2004.00307.x. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        10. Bouzouita N., Kachouri F., Hamdi M., Chaabouni MM, Ben Aissa R., Zgoulli S., Thonart P., Carlier A., ​​Marlier M., Lognay GC Volatile Constituents and Antimicrobial Activity of Lavandula stoechas L. Tunus'tan petrol. J. Essent. Petrol Res. 2005; 17 :584–586. doi: 10.1080/10412905.2005.9699003. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        11. Zuzarte M., Gonçalves M., Cavaleiro C., Cruz M., Benzarti A., Marongiu B., Maxia A., Piras A., Salgueiro L. Lavandula stoechas ve Thymus herba-'nın antifungal ve antiinflamatuar potansiyeli barona esansiyel yağları. End. Mahsul. Üretim 2013; 44 :97–103. doi: 10.1016/j.indcrop.2012.11.002. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        12. Benabdelkader T., Zitouni A., Guitton Y., Jullien F., Maitre D., Casabianca H., Legendre L., Kameli A. Cezayir lavandula stoechas l.'nin vahşi popülasyonlarından elde edilen uçucu yağlar: Kompozisyon, kimyasal değişkenlik, ve in vitro biyolojik özellikler. kimya Biyodalgıçlar. 2011; 8 :937–953. doi: 10.1002/cbdv.201000301. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        13. Gören AC, Topçu G., Bilsel G., Bilsel M., Aydoğmusç Z., Pezzuto JM Lavandula stoechas ssp. uçucu yağının kimyasal bileşenleri ve biyolojik aktivitesi . çorap. Z. Naturforsch. C.2002 ; 57 :797–800. doi: 10.1515/znc-2002-9-1007. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        14. Sebai H., Selmi S., Rtibi K., Souli A., Gharbi N., Sakly M. Lavanta ( Lavandula stoechas L.) esansiyel yağları alloxan kaynaklı diyabetik sıçanlarda hiperglisemiyi azaltır ve oksidatif strese karşı korur. Lipitler Sağlık Dis. 2013; 12 :189. doi: 10.1186/1476-511X-12-189. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        15. Mushtaq A., Anwar R., Ahmad M. Lavandula stoechas (L) Çok Güçlü Bir Antioksidan, Scopolamine Kaynaklı Hafıza Eksikliği Farelerinde Demansı Azaltır. Ön. Eczane. 2018; 9 :1375. doi: 10.3389/fphar.2018.01375. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        16. Davies DR, Johnson TM Nane yağından üç bileşenin izolasyonu: Kolon ve ince tabaka kromatografisinde bir alıştırma. J. Chem. Eğitim 2007; 84 :318. doi: 10.1021/ed084p318. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        17. Ali-Shtayeh MS, Jamous RM, Abu Zaitoun SY, Qasem IB Alzheimer hastalığının tedavisi ile ilgili olarak Filistin yerli florasından ekstraktların asetilkolinesteraz inhibe edici aktivitesinin in-vitro taranması. işlev Gıdalar Sağlık Dis. 2014; 4 :381. doi: 10.31989/ffhd.v4i9.149. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        18. Zhu Y., Zhang S. Staphylococcus aureus ve Escherichia coli'ye karşı Lactobacillus pentosus kaynaklı lacidofilinin antibakteriyel aktivitesi ve mekanizması. Ön. Mikrobiyoloji. 2016; 34 :71–79. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        19. Bobescu E., Covaciu A., Rus H., Radoi M., Badea M., Moga SN, Benza V., Marceanu LG Koroner arter hastalığında trombosit reaktivitesi ile kardiyovasküler risk faktörleri ve biyobelirteçlerin korelasyonu. Am. J. Ter. 2019; 26 :E563–E569. doi: 10.1097/MJT.0000000000000869. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        20. Ulubelen A., Olcay Y. Triterpenoids from Lavandula stoechas subsp. çorap. Fitoterapi. 1989; 60 :475–476. [ Google Akademik ]
        21. Gohar UF, Iqbal I., Shah Z., Mukhtar H., Zia-Ul-Haq M. COVID-19: Therapeutic Approaches Son Gelişmeler. İçinde: Zia-Ul-Haq M., Bin-Jumah MN, Alothamn SI, Henidi HA, editörler. COVID-19 için Alternatif Tıp Müdahaleleri. Baharcı; Cham, İsviçre: 2021. sayfa 249–274. [ Google Akademik ]
        22. Orhan İ., Aslan M. Farelerde skopolamin kaynaklı antiamnezik etkinin ve geleneksel olarak kullanılan bazı Lamiaceae bitkilerinin in vitro antiasetilkolinesteraz ve antioksidan aktivitelerinin değerlendirilmesi. J. Ethnopharmacol. 2009; 122 :327–332. doi: 10.1016/j.jep.2008.12.026. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        23. Ademiluyi AO, Ogunsuyi OB, Oboh G., Agbebi OJ Jimson weed ( Datura stramonium L.) alkaloid özleri in vitro kolinesteraz ve monoamin oksidaz aktivitelerini modüle eder: Nöronal fonksiyon üzerinde olası modülatör etki. Zorunlu klinik Pathol. 2016; 25 :733–741. doi: 10.1007/s00580-016-2257-6. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        24. Cometa MF, Fortuna S., Palazzino G., Volpe MT, Salgado ER, Nicoletti M., Tomassini L. Abuta grandifolia'dan bisbenzilizokinolin alkaloidlerini inhibe eden yeni kolinesteraz. Fitoterapi. 2012; 83 :476–480. doi: 10.1016/j.fitote.2011.12.015. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        25. Arya A., Chahal R., Rao R., Rahman MH, Kaushik D., Akhtar MF, Saleem A., Khalifa SMA, El-Seedi HR, Kamel M., et al. Alzheimer Hastalığı Tedavisinde Çeşitli Seskiterpen Analoglarının Asetilkolinesteraz Önleyici Potansiyeli. Biyomoleküller. 2021; 11 :350. doi: 10.3390/biom11030350. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        26. Lam VM, Espinoza S., Gerasimov AS, Gainetdinov RR, Salahpour A. İz-amin ilişkili reseptör 1'in in-vivo farmakolojisi. Eur. J. Pharmacol. 2015; 763 :136–142. doi: 10.1016/j.ejphar.2015.06.026. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        27. Khan MZ, Nawaz W. İnsan eser aminlerinin ve insan eser aminle ilişkili reseptörlerin (hTAAR'lar) merkezi sinir sisteminde ortaya çıkan rolleri. Biyomed. Eczacı. 2016; 83 :439–449. doi: 10.1016/j.biopha.2016.07.002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        28. Cichero E., Espinoza S., Gainetdinov R., Brasili L., Fossa P. İnsan Eseri Amin İlişkili Reseptör 1'in (hTAAR1) Yapısı ve Farmakolojisine İlişkin İçgörüler: Homoloji Modelleme ve Yerleştirme Çalışmaları. kimya Biol. İlaç Des. 2013; 81 :509–516. doi: 10.1111/cbdd.12018. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        29. Zia-Ul-Haq M. Karotenoid Araştırmalarının Dünü, Bugünü ve Geleceği. İçinde: Zia-Ul-Haq M., Dewanjee S., Riaz M., editörler. Karotenoidler: İnsan Vücudundaki Yapı ve İşlev. Baharcı; Cham, İsviçre: 2021. sayfa 827–854. [ Google Akademik ]
        30. Wenk GL Alzheimer hastalığında nöropatolojik değişiklikler. J. Clin. Psikiyatri. 2003; 64 :7–10. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        31. Da Silva Filho SRB, Barbosa JHO, Rondinoni C., dos Santos AC, Salmon CEG, da Costa Lima NK, Ferriolli E., Moriguti JC Alzheimer hastalarının nöro-dejenerasyon profili: Bir beyin morfometri çalışması. NeuroImage Kliniği. 2017; 15 :15–24. doi: 10.1016/j.nicl.2017.04.001. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        32. Omar SH, Scott CJ, Hamlin AS, Obied HK Bitki biyofenollerinin Alzheimer hastalığının mekanizmalarındaki koruyucu rolü. J. Nutr. biyokimya 2017; 47 :1–20. doi: 10.1016/j.jnutbio.2017.02.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        33. McCord JM Serbest radikallerin ve oksidatif stresin evrimi. Am. J.Med. 2000; 108 :652–659. doi: 10.1016/S0002-9343(00)00412-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        34. Praticò D. Alzheimer hastalığında oksidatif stres hipotezi: Yeniden değerlendirme. Eğilimler Eczacılık. bilim 2008; 29 :609–615. doi: 10.1016/j.tips.2008.09.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        35. Baxter MG, Bucci DJ, Gorman LK, Wiley RG, Gallagher M. Bazal ön beyin kolinerjik hücrelerinin seçici immünotoksik lezyonları: Sıçanlarda öğrenme ve hafıza üzerindeki etkiler. Davranış Nörobilim. 2013; 127 :619–627. doi: 10.1037/a0033939. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        36. Lu C., Wang Y., Wang D., Zhang L., Lv J., Jiang N., Fan B., Liu X., Wang F. Farelerde skopolamin kaynaklı amnezi üzerinde soya izoflavonlarının nöroprotektif etkileri. Besinler. 2018; 10 :853. doi: 10.3390/nu10070853. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        37. Narang D., Tomlinson S., Holt A., Mousseau DD, Baker GB İz aminler ve bunların psikiyatri ve nöroloji ile ilgisi: Kısa bir genel bakış. Klin. Psikofarmakol. Bül. Boğa. klinik Psikofarmakol. 2011; 21 :73–79. doi: 10.5350/KPB-BCP201121113. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        38. Nelson ME, Bryant SM, Aks SE Gelişmekte Olan Suistimal İlaçları. ortaya. Med. klinik N Am. 2014; 32 :1–28. doi: 10.1016/j.emc.2013.09.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        39. Ma X., Gang DR Alzheimer hastalığı için gelecek vaat eden bir ilaç adayı olan huperzin A'nın in vitro üretimi. fitokimya. 2008; 69 :2022–2028. doi: 10.1016/j.phytochem.2008.04.017. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        40. Dourish CT, Cooper SJ Farelerde beta-feniletilamin kaynaklı nöbetlerin farmakolojisi. Prog. Nöro Psikofarmakol. Biol. Psikiyatri. 1983; 7 :787–790. doi: 10.1016/0278-5846(83)90067-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]

        Yorum yap


        • #5
          Lavandula stoechas L. metanol ekstraktının PC12 hücrelerinde 6-OHDA kaynaklı apoptoza karşı koruyucu etkileri

          Zahra Tayarani-Najaran 1, Elham Hadipour 2, Seyid Mehdi Seyid Musavi 3, seyed ahmad emami 4, Leila Mohtashami 5, Behçet Javadi 6
          üyelikler genişletmekSoyut

          Etnofarmakolojik alaka: Parkinson hastalığı (PD), oksidatif stres kaynaklı nöronal hasar ve ölümle ilişkili nörodejeneratif bir hastalıktır. Avrupa ve İran Geleneksel Tıbbında, Lavandula stoechas L.'nin toprak üstü kısımları (yapraklar, gövdeler ve çiçekler), Parkinson hastalığı da dahil olmak üzere nörodejeneratif bozuklukların tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

          Bu çalışmanın amacı: Bu çalışmada PC12 hücrelerinde 6-hidroksidopamin (6-OHDA) kaynaklı sitotoksisite ve oksidatif hasar üzerine L. stoechas metanol ekstraktının koruyucu etkileri araştırılmıştır.

          Gereçler ve yöntemler: Hücreler, standartlaştırılmış bir L. stoechas metanol özü (2.5-20 μg/mL) ile 24 saat ön işleme tabi tutuldu ve ardından 6-OHDA'ya (200 μM) maruz bırakıldı. Hücre canlılığı yüzdesi AlamarBlue testi ile belirlendi. Hücre içi reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretimi, 2',7'-diklorodihidrofloresein diasetat kullanılarak florimetrik bir yöntemle belirlendi ve hücresel apoptoz, floresan prob propidyum iyodür testi ile değerlendirildi. Son olarak, apoptoz yolunda yer alan proteinlerin ekspresyonu (Phospho SAPK/JNK, SAPK/JNK, p44/42 MAPK (ERK1/2) ve Poly ADP riboz polimeraz (PARP)) Western blot analizi ile ölçüldü.

          Bulgular: PC12 hücrelerinin 6-OHDA ile tedavisi, sitotoksisiteyi, ROS seviyesini ve hücre apoptozunu önemli ölçüde artırabilir. PC12 hücrelerinin ekstraktla ön muamelesi, 6-OHDA sitotoksisitesini, ROS üretimini (2.5 ve 5 μg/mL) ve hücre apoptozunu (5 μg/mL) önemli ölçüde azaltabilir. Western blot analizi, 6-OHDA'ya maruz kalmanın, apoptoz sinyallemesinde yer alan proteinlerin ekspresyonunu artırabileceğini, L. stoechas (5 μg/mL) ile ön muamelenin apoptotik proteinleri azalttığını gösterdi.

          Sonuçlar: Bu çalışma, geleneksel olarak İran Tıbbında CNS hastalıklarını tedavi etmek için kullanılan L. stoechas'ın nöroprotektif, antioksidan ve anti-apoptotik aktiviteye sahip değerli bir aktif bileşik kaynağı olduğunu göstermiştir.

          Anahtar Kelimeler: 6-OHDA; antioksidan; apoptoz; Lamiaceae; Lavandula stoechas; Parkinson hastalığı.

          Yorum yap


          • #6
            Lavandula stoechas L. metanol ekstraktının PC12 hücrelerinde 6-OHDA kaynaklı apoptoza karşı koruyucu etkileri

            Author links open overlay panelZahra Tayarani-Najaran a, Elham Hadipour b c, Seyed Mahdi Seyed Mousavi d, Seyed Ahmad Emami e, Leila Mohtashami f, Behjat Cevadi e a Department of Pharmacodynamics and Toxicology, School of Pharmacy, Mashhad University of Medical Sciences, Mashhad, Iran b Medical Toxicology Research Center, Mashhad University of Medical Sciences, Mashhad, Iran c Department of Cell and Molecular Biology, Faculty of Science, Kosar University of Bojnord, Bojnord, Iran d Department of Pharmaceutical Control, School of Pharmacy, Mashhad University of Medical Sciences, Mashhad, Iran e Department of Traditional Pharmacy, School of Pharmacy, Mashhad University of Medical Sciences, Mashhad, Iran f Department of Pharmacognosy, School of Pharmacy, Mashhad University of Medical Sciences, Mashhad, Iran
            Received 16 December 2020, Revised 8 March 2021, Accepted 9 March 2021, Available online 11 March 2021, Version of Record 25 March 2021.

            https://doi.org/10.1016/j.jep.2021.114023Haklar ve içerik alın

            Soyut
            Etnofarmakolojik alaka


            Parkinson hastalığı (PD), oksidatif stres kaynaklı nöronal hasar ve ölümle ilişkili nörodejeneratif bir hastalıktır. Avrupa ve İran Geleneksel Tıbbında, Lavandula stoechas L.'nin toprak üstü kısımları (yapraklar, gövdeler ve çiçekler), Parkinson hastalığı da dahil olmak üzere nörodejeneratif bozuklukların tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

            Bu çalışmanın amacı: Bu çalışmada PC12 hücrelerinde 6-hidroksidopamin (6-OHDA) kaynaklı sitotoksisite ve oksidatif hasar üzerine L. stoechas metanol ekstraktının koruyucu etkileri araştırılmıştır.

            Malzemeler ve yöntemler
            Hücreler, 24 saat boyunca standart bir L. stoechas metanol özütü (2.5–20 μg/mL) ile ön işleme tabi tutuldu ve ardından 6-OHDA'ya (200 μM) maruz bırakıldı. Hücre canlılığı yüzdesi AlamarBlue testi ile belirlendi. Hücre içi reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretimi, 2',7'-diklorodihidrofloresein diasetat kullanılarak florimetrik bir yöntemle belirlendi ve hücresel apoptoz , floresan prob propidyum iyodür testi ile değerlendirildi . Son olarak, apoptoz yolunda yer alan proteinlerin ekspresyonu (Phospho SAPK/JNK, SAPK/JNK, p44/42 MAPK (ERK1/2) ve Poly ADP riboz polimeraz (PARP)) Western blot analizi yoluyla ölçüldü . Sonuçlar
            Treatment of PC12 cells with 6-OHDA could significantly increase cytotoxicity, ROS level, and cell apoptosis. Pretreatment of PC12 cells with the extract could significantly decrease 6-OHDA cytotoxicity, ROS production, (2.5 and 5 μg/mL) and cell apoptosis (5 μg/mL). Western blot analysis showed that 6-OHDA exposure could increase the expression of proteins involved in apoptosis signaling, while pretreatment with L. stoechas (5 μg/mL) ile ön muamelenin apoptotik proteinleri azalttığını gösterdi.

            Sonuçlar
            Mevcut çalışma, geleneksel olarak İran Tıbbında CNS hastalıklarını tedavi etmek için kullanılan L. stoechas'ın nöroprotektif , antioksidan ve anti-apoptotik aktiviteye sahip değerli bir aktif bileşik kaynağı olduğunu göstermiştir.

            grafik özet
            1. Download : Download high-res image (267KB)
            2. Download : Download full-size image
            giriiş
            Parkinson hastalığı (PD), Kuzey Amerika'da 45 yaş üstü bireylerde insidansı 100.000'de 572 olan ikinci yaygın nörodejeneratif hastalıktır (Marras ve ark., 2018). PH'nin klinik belirtileri, istirahat tremoru, diskinezi, kas sertliği ve bradikardi gibi motor semptomları ve psikotik bozukluklar, depresyon, anksiyete ve bilişsel gerileme gibi motor olmayan semptomları içerir (Repici ve Giorgini, 2019). PD'nin patofizyolojik özellikleri, nigrostriatal dopaminerjik nöronların dejenerasyonunu ve Lewy cisimciklerinin agregasyonunu içerir. Lewy cisimciklerinin ana bileşeni, bazal gangliyonlarda, beyin sapında, omurilikte ve sempatik ganglionda bol miktarda bulunan presinaptik bir nöronal protein olan α-sinükleindir (Simon ve diğerleri, 2020).

            Oksidatif stres, PH patogenezinde anahtar bir unsur olarak kabul edilir ve artan serbest radikal üretimi veya azalmış doğuştan gelen antioksidan savunmalardan kaynaklanır. Oksidatif stres koşulları, lipitler, DNA ve proteinler gibi hayati hücresel bileşenler üzerinde zararlı etkilere sahiptir (Yaribeygi ve ark., 2018). 6-hidroksidopamin (6-OHDA), hayvan modellerinde idiyopatik PD'yi indüklemek için yaygın olarak kullanılır. Bu bileşik, mitokondriyal solunum enzimlerini baskılayarak hem dopaminerjik hem de noradrenerjik nöronları ve hücre gövdelerini yok eden, böylece oksidatif stres ve mikroglial aktivasyon üreten bir dopamin analoğudur. CNS'deki aktive glial hücreler, hasarlı nöronları fagositozla uzaklaştırır (Cronin ve Grealy, 2017; Mohtashami ve diğerleri, 2019).

            Günümüzde özellikle gelişmekte olan ülkelerde bitkisel ilaçların ve geleneksel tıbbın farklı sistemlerinin kullanımı sağlık hizmetlerinde temel bir rol oynamaktadır. Yaygın olarak İspanyol lavantası olarak bilinen Lavandula stoechas L. (Lamiaceae), geleneksel olarak CNS hastalıklarının, özellikle PH'nin tedavisinde kullanılan önemli bir tıbbi bitkidir (Mushtaq ve ark., 2018).

            Lavandula stoechas esansiyel yağı, en önemlileri linalil asetat, cineole, linalool, nerol ve borneol olan 40'tan fazla farklı bileşik içerir. Ayrıca bütirik asit, propiyonik asit, valerik asit, germbulin, tanenler ve flavonoidler gibi bileşikler içerir (Cherrat ve ark., 2014). Lavandula stoechas , antikonvülsan, ruh halini dengeleyici, analjezik, anti-anksiyete ve anti-depresan etkilere sahiptir (Koulivand ve diğerleri, 2013). Bu bitkinin özellikle inme hastalarında nöroprotektif etkileri, antioksidan özelliklerinden kaynaklanıyor olabilir (Wang, D. ve ark., 2012). Bununla birlikte, PH'daki anti-apoptotik etkisi ile ilgili çalışmalar sınırlıdır. Rosmarinik asit, Lavandula'nın başlıca fenolik bileşikleri arasındadır.spp. Olağanüstü bir anti-oksidatif aktivite ile. Bu bileşik, Lavandula spp.'nin nöroprotektif etkilerinden sorumlu önemli bileşenlerden biri olarak kabul edilebilir . Bu nedenle, L. stoechas ekstraktındaki rosmarinik asit içeriğini yüksek performanslı sıvı kromatografi-ultraviyole (HPLC-UV) ile belirledik, çünkü HPLC-UV veya sıvı kromatografi-kütle spektrometresi (LC-MS) ile aktif bileşiklerin miktarının belirlenmesi değerlendirme için son derece önemlidir . bitkisel preparatların farmakolojik etkileri (Yi ve ark., 2005, 2009). Ayrıca, standartlaştırılmış L. stoechas metanol ekstraktının PC12 hücrelerinde 6-OHDA kaynaklı nörotoksisiteye karşı koruyucu etkilerini inceledik .

            Bölüm snippet'leri
            Malzemeler
            Dr. Mojallali Company'den (İran) metanol ve HPLC dereceli asetonitril, Merck Millipore'dan (ABD) hidrofobik PTFE 0,45 μm filtreler, Rosmarinic asit (>%98, CAS No. 20283-92-5 ), AlamarBlue, 2' satın aldık. 7′-diklorofloresin diasetat (DCFH-DA), RPMI, 6-OHDA, Propidium iodide (PI), proteaz inhibitör kokteyli, sodyum sitrat, Triton X-100 ve Sigma'dan (Almanya) QuantiPro™ BCA Test Kiti, sığır fetüsü serumu ( FBS) ve Gibco'dan (ABD) penisilin-streptomisin (Pen-Strep), β-aktin, Phospho

            Ekstraksiyon verimi
            Dondurarak kurutma işleminden sonra elde edilen ekstraktın ağırlığı 48.63 g; bu nedenle ekstraksiyon verimi %19.45 olarak hesaplanmıştır.

            Rosmarinik asit içeriğinin HPLC-UV ile belirlenmesi
            L. stoechas ekstraktının (a) ve rosmarinik asidin (b) HPLC kromatogramları, Şekil 1'de gösterilmektedir. Ekstrakttaki rosmarinik asit tepe noktası, referans standart alıkonma süresi ile ekstrakt kromatogramındaki ilgili tepe noktasının karşılaştırılması ve rosmarinik eklenmesiyle doğrulandı. ekstrakt içine asit standardı. Elde edilen sonuçlara göre rosmarinik asit içeriği

            Tartışma
            Oksidatif stres, PH dahil olmak üzere nörodejeneratif hastalıkların patogenezinde önemli ölçüde rol oynar. Mitokondriyal DNA (mtDNA), proteinler ve lipitlere zarar vererek mitokondriyal işlev bozukluğunun ana nedenlerinden biridir; böylece, mtDNA mutasyonlarına da neden olabilen hücre içi ROS üretir (Elfawy ve Das, 2019). Beyin, katalaz (CAT), süperoksit dismutaz (SOD) ve glutatyon peroksidaz dahil olmak üzere çeşitli antioksidan enzimler tarafından oksidatif hasara karşı korur.

            Çözüm
            Bu çalışma, 6-OHDA'nın PC12 hücrelerinde MAPK yolları yoluyla apoptozu indükleyebileceğini ve apoptoz iç yolunda bölünmüş PARP'yi artırabileceğini gösterdi. L. stoechas metanol ekstraktı ile ön muamele, yüksek Phospho SAPK/JNK - SAPK/JNK oranını, azalan p44/42 MAPK'yi ve artan bölünmüş PARP'yi inhibe ederek PC12 hücrelerini 6-OHDA kaynaklı apoptoza karşı koruyabilir. Bu koruyucu aktiviteler, Parkinson hastalığında nöronal dejenerasyonu azaltmak için faydalı olabilir.

            Finansman
            Bu çalışma Mashhad Tıp Bilimleri Üniversitesi Araştırma İşleri, Meşhed, İran'dan bir hibe (ID 941607 ) tarafından desteklenmiştir .

            Rekabet eden menfaat beyanı
            Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan ederler.

            teşekkürler
            Yazarlar, bu araştırmayı finanse ettikleri için Meşhed Tıp Bilimleri Üniversitesi Araştırma İşleri'ne (hibe ID. 941607 ) müteşekkiriz. Ayrıca yazarlar, akış sitometri test örneklerini okuduğu için Bay Malaekeh'e ve sağladığı için Barij Essence İlaç Şirketine teşekkür etmek isterler. bitki örnekleri.

            Referanslar (56)

            Yorum yap


            • #7
              Lavandula stoechas esansiyel yağları, erkek farelerde Malathion kaynaklı üreme bozukluklarına karşı koruma sağlar

              Selim Selmi Kays Rtıbi , Dhekra Grami , Hichem Sebai ,ve Lamjed Marzouki
              Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
              Laboratuvar Fonksiyonel Fizyolojisi ve Biyo-kaynakların Değerlendirilmesi, Beja Yüksek Biyoteknoloji Enstitüsü, Jendouba Üniversitesi, Avenue Habib Bourguiba, BP, 382, ​​9000 Beja, Tunus
              Slimen Selmi, Telefon: +216 58176183, E-posta: moc.liamg@imles.nemils .
              Sorumlu yazar. İlişkili Veriler

              Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
              Git: Soyut

              Arka plan


              Mevcut çalışma, Lavandula stoechas esansiyel yağlarının (LSEO) erkek farelerde malathion (M) maruziyetinin neden olduğu üreme toksisitesine karşı koruyucu etkisinin yanı sıra bu tür bir korumada yer alan olası mekanizmaları değerlendirmek için yapılmıştır .

              Yöntemler
              25-30 g ağırlığındaki altı-sekiz haftalık erkek fareler kullanıldı ve dört gruba ayrıldı: normal kontrol, LSEO (50 mg/kg, bw), malathion (200 mg/kg, bw) ve malathion + LSEO ile tedavi edilen fareler. Malathion, mısır yağı içinde emülsiyon haline getirildi ve 30 gün boyunca ağızdan verildi. LSEO, aynı dönemde günlük olarak uygulandı. LSEO kimyasal tanımlaması, Gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi (GC-MS) ile yapıldı. Üreme zararları ve LSEO faydaları, histopatolojik, biyokimyasal ve steroidogenez gen ekspresyonu bozulmaları ve iyileştirmeleri kullanılarak değerlendirildi.

              Sonuçlar
              GC-MS analizi, MCEO'da 25 biyoaktif bileşiğin tanımlanmasına izin verdi.  In vivo olarak, testis/epididim bağıl ağırlıklarında, serum testosteron seviyesinde ve üreme performansında önemli bir azalma ( P < 0.05) ile değerlendirildiğinde malathion maruziyetinin net bir üreme performansına neden olduğunu ilk olarak bulduk. Malathion ayrıca lipoperoksidasyon, tiyol (-SH) grupları azalmasının yanı sıra  katalaz (CAT) ve glutatyon peroksidaz (GPx), toplam süperoksit dismutaz (SOD), Cu / Testis ve epididimde Zn-SOD ve Mn-SOD. Histopatolojik inceleme, incelenen her iki dokuda da belirgin değişiklik gösterdi. Tüm bu biyokimyasal ve yapısal değişiklikler önemli ölçüde ( P < 0,05) LSEO eş-uygulaması ile düzeltilmiştir. Daha da önemlisi, malathion maruziyeti,  StAR geninin ekspresyonunu ve ayrıca P450scc, 3ßHSD ve 17ß-HSD'nin mRNA seviyelerini önemli ölçüde azaltırken, LSEO uygulaması, steroidogenez bozulmasına karşı garip bir şekilde koruma sağladı .

              Sonuçlar
              LSEO'nun malathion kaynaklı reprotoksisite ve oksidatif strese karşı potansiyel koruyucu etkileri, kısmen antioksidan özelliklerinin yanı sıra steroidogenezde yer alan bazı gen ifadelerine karşı zıt etkisi olabilir.

              Anahtar Kelimeler: Malathion, Fareler, Steroidogenez, LSEO, Oksidatif stres, StAR geni
              Git: Arka plan
              Bazı organofosfor (OP'ler) bileşiklerinin doğurganlığı bozma, libidoyu baskılama, testiküler dejenerasyona neden olma ve semen kalitesinde bozulma üzerindeki etkileri bilinmektedir [ 1 ]. Malathion, nörotoksik olduğu ve StAR gen ekspresyonunu bozduğu kanıtlanmış, sistemik bir insektisit ve akarisit olarak yaygın şekilde kullanılan bir organofosfor pestisittir [ 1 , 2 ]. Aslında, daha önceki çalışmamızda, erkek farelerde malathion'a sürekli maruz kalmanın testis ağırlığını, serum testosteron seviyesini, sperm motilitesini azalttığını ve ölü ve anormal sperm yüzdesini artırdığını göstermiştik [ 3 , 4]. Spermatogenez ve steroidogenez, yeterli testosteron ve kolesterol seviyelerinin korunmasına bağlı olduğundan, malathion'un seviyelerini düşürme yeteneği, erkek farelerin üreme kapasitesinin azalmasına katkıda bulunabilir [1 ] . Aslında, birkaç yazar diazinon'un testislerde steroidogenezi inhibe ettiğini ortaya koymuştur [ 5 , 6 ]. Bununla birlikte, doğal olarak oluşan çeşitli bileşikler, hem deneysel hem de tıbbi durumlarda üreme hasarına ve birçok yol komplikasyonuna karşı koruma sağlamak için büyük ölçüde kullanılmaktadır. Bu nedenle, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), çeşitli hastalık güçlüklerinin ve komplikasyonlarının tedavisinde geleneksel bitkisel ilaçların kullanımı için bir program oluşturmuştur [ 7 ].

              Lavandula stoechas, Tunus da dahil olmak üzere dünyada iyi tanımlanmış bir tıbbi bitki türüdür. Bununla birlikte, terapötik olarak aktif bileşiklerdeki yüksek içeriği nedeniyle, bu bitki kısmen antioksidan ve anti-enflamatuar etkileri nedeniyle birçok faydalı sağlık özelliği sunar [ 8 ]. Son zamanlarda, Lavandula stoechas esansiyel yağlarının (LSEO) kan glisemik seviyesini düşürme ve sıçanlarda alloksanın neden olduğu oksidatif strese karşı koruma kapasitesine sahip olduğu laboratuvarımızda kanıtlanmıştır [ 9 ]. Ek olarak, LSEO takviyesinin özellikle sıçanlarda bu insektisit zehirlenmesinin neden olduğu lipit metabolik parametrelerinin bozulmasına karşı koruma sağladığı bildirilmiştir [ 10 ].

              Bildiğimiz kadarıyla malathionun testiküler Leydig hücre fonksiyonu üzerindeki toksisitesi hala bilinmemektedir. Bu nedenle, bu çalışmada erkek farelerin sub-kronik malathion maruziyetinin Leydig hücre steroidogenezi, serbest radikal üretimi ve ayrıca StAR, P450 scc, 3β-HSD ve 17β-HSD genleri ekspresyonu üzerindeki etkisini araştırmayı amaçladık. Ayrıca bu çalışma Lavandula stoechas uçucu yağlarının (LSEO) bu insektisitin neden olduğu tüm zararlara karşı koruyucu etkisinin ve bu korumada rol oynayan mekanizmaların araştırılmasını da amaçlamaktadır.

              Git: Yöntemler
              Kimyasallar
              Malathion (Fyfanon EC 500), %96 saflıkta Tunus, Tunus'taki INNOVA Society büyüklüğünden elde edildi. 2-Tiyo-barbitürik asit (TBA), sığır katalaz, Epinefrin ve bütillenmiş hidroksitoluen (BHT), Sigma aldrichchemicals Co.'dan (Almanya) alınmıştır. Kullanılan diğer tüm kimyasallar analitik ölçüdeydi.

              Bitki koleksiyonu
              Lavandula stoechas'ın toprak üstü kısımları, Ain-Draham (Tunus'un Kuzey-Batısı) bölgesinden toplandı ve Tunus Fen Fakültesi (FST)-Tunus taksonomi laboratuvarında tanımlandı. Kupon örnekleri (No. L101), Tunus, Beja'daki Yüksek Biyoteknoloji Enstitüsünün herbaryumunda saklanmıştır.

              Bitki özleri hazırlama
              Bitki özleri hazırlama, Selmi ve diğerleri tarafından tarif edildiği gibi yapıldı. [ 10 ].

              Gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi (GC-MS)
              L. stoechas'ın uçucu yağları, Sebai ve diğ. küçük bir değişiklikle [ 9 ].

              Hayvan tedavileri
              Yetişkin erkek fareler (25-30 g) ve Hayvanların Bilimsel Amaçlarla Bakımı ve Kullanımı uygulama kurallarına uygun olarak bakıldı. Bu deneyler için onay, Tunus Pasteur Enstitüsü Laboratuvar Hayvanlarının Bakımı ve Kullanımına İlişkin Tıbbi Etik Kurulu'ndan alınmıştır (onay numarası: LNFP/Pro 152,012). Deney protokolleri Fakülte Etik Kurulu (Fen Bilimleri Fakültesi, Tunus, Tunus) tarafından onaylandı. Hayvanlar, kontrollü koşullar altında standart kafeslerde (40 × 28 × 16 cm) barındırıldı: 12:12-saat ışık:karanlık, 20–22 °C, yiyecek ve su ad libitum. Fareler daha sonra her birinde 12 hayvan bulunan 4 gruba ayrıldı:

              Grup I (CTR): kontrol olarak görev yapan hayvanlara eşdeğer hacimde mısır yağı (1 ml) verildi, grup II (M): hayvanlara 1 ml mısır yağı içinde çözülmüş 200 mg/kg vücut ağırlığı/gün malathion verildi, grup III (LSEO): hayvanlara Lavandula stoechas esansiyel yağları (50 mg/kg canlı ağırlık) verildi ve grup IV (M + LSEO): hayvanlar aynı koşullar altında hem malathion hem de LSEO aldı.

              Vücut ve üreme organları ağırlıkları
              İlk (başlangıç ​​noktasındaki ağırlık) ve son (bitiş noktasındaki ağırlık) vücut ağırlıkları kaydedildi. Testis ve epididim yağ dokularından ve kan damarlarından sıyrıldı, lekelendi ve mutlak ağırlıkları belirlendi. Vücut ve üreme organlarının klinik belirtileri toksikolojik kriterler açısından değerlendirildi. Verileri istatistiksel analiz için normalleştirmek ve göreli ağırlık elde etmek için, veriler 100 g vücut ağırlığı başına ifade edildi.

              Testosteron tayini
              Serum testosteron düzeyi, spesifik ticari kitler (DEMEDITEC Diagnostics GmbH, Almanya) kullanılarak enzim bağlantılı immünosorbent deneyi (ELISA) ile ölçüldü. Veriler, Selmi ve diğerleri tarafından tarif edildiği gibi üreticinin protokollerine göre belirlendi. [ 3 ]

              Sperm özelliklerinin değerlendirilmesi
              Sperm toplama
              Sperm toplama, Selmi ve ark. [ 3 ] Sperm sayısı sağ kauda epididimden, sperm hareketliliği ve morfolojisi ise soldan değerlendirildi.

              Sperm sayısı, hareketliliği, canlılığı ve morfolojisi
              Kauda epididimal sperm sayısı, hareketliliği, canlılığı ve morfolojisi, Selmi ve ark. [ 3 ] sırasıyla Vega ve ark. [ 11 ], Kvist ve Bjorndahl [ 12 ], Tardif ve ark. [ 13 ], DSÖ [ 14 ], Seed ve ark. [ 15 ] ve Dolgu [ 16 ].

              Steroidogenez gen ekspresyon analizi
              RNA ekstraksiyonu ve RT-PCR Sıçan testisinden Toplam RNA, Selmi ve ark. [ 3 ] Göreceli mRNA bolluğu, örneğin kontrole oranıyla hesaplandı.

              Oksidatif stres biyobelirteçleri
              Lipit peroksidasyonu ve H2O2 üretimi
              Lipit peroksidasyonu, Buege ve Aust'un [ 17 ] yönteminde tarif edildiği gibi hafif bir modifikasyonla MDA içeriğinin belirlenmesiyle saptandı. MDA seviyeleri, MDA-TBA kompleksi için 1.56 · 10 · 5 M - 1 cm - 1'lik bir ekstinksiyon katsayısı kullanılarak belirlendi ve nmol/mg protein olarak ifade edildi. Her iki üreme organındaki hidrojen peroksit içeriği, Dingeon ve arkadaşlarına göre yapıldı. [ 18 ] ve sonuçlar mg protein başına μmol H202 olarak ifade edildi .

              Tiyol grupları ölçümü
              Toplam Tiyol grup konsantrasyonu (-SH), hafif modifikasyonlarla [ 19 ] Ellman yöntemine göre yapıldı . Sonuçlar, mg protein başına tiyol gruplarının nmol'ü olarak ifade edildi.

              Antioksidan aktivite testleri
              SOD aktivitesinin belirlenmesi, Misra ve Fridovich'e göre küçük değişikliklerle yapılmıştır [ 20 ]. SOD izoformlarının karakterizasyonu, hem Cu/Zn-SOD hem de Fe- SOD'u etkileyen Cu/Zn-SOD veya H202'yi (5 mM) inhibe eden KCN (2 mM) kullanılarak gerçekleştirilirken, Mn -SOD her iki inhibitöre de duyarsızdı [ 21 ].

              CAT aktivitesi, hafif modifikasyonlarla [ 22 ] Aebi'ye göre test edildi . H 2 O 2 için 40 mM - 1 cm - 1 ekstinksiyon katsayısı kullanılarak hesaplanan CAT aktivitesi .

              GPx aktivitesi Flohé ve Günzler'e [ 23 ] göre belirlendi . GPx aktivitesi, nmol tüketilen GSH/dak/mg protein olarak ifade edildi.

              Protein tayini
              Testis ve epididimdeki protein içeriği, standart olarak sığır serum albümini (BSA) kullanan Bradford yöntemiyle belirlendi [ 24 ].

              histopatolojik inceleme
              Testis ve epididim dokularında histopatolojik inceleme Selmi ve ark. [ 3 ]

              istatistiksel analiz
              Veriler eşleştirilmemiş t- öğrenci testi ile analiz edildi ve ortalama ± ortalamanın standart hatası (SEM) olarak ifade edildi. Veriler, 12 bağımsız deneyi temsil etmektedir. Tüm istatistiksel testler iki kuyrukluydu ve 0.05 veya daha düşük bir p değeri anlamlı kabul edildi.

              Git: Sonuçlar
              Lavanta esansiyel yağlarının kimyasal bileşimi
              L. stoechas uçucu yağ biyoaktif bileşikleri, GC-MS tekniği ile tanımlandı ve Tablo'da sunuldu 1. Bu bağlamda otuz iki bileşik tanımlanmıştır. Ana bileşenler: D-Fenchone (%29,28), α-pinen (%23,18) ve kafur (%15,97). Bu siklik bileşikler, esasen antioksidan ve serbest radikal temizleyicileri ile bilinen oksijenli monoterpen ailesine aittir. tablo 1


              L. stoechas uçucu yağ fitokimyasal bileşimi, bir GC-MS analizi kullanılarak tanımlandı
              1 üç tekerlekli bisiklet 6.137 0,51
              2 α-pinen 6.720 23.18
              3 kampen 7.310 7.83
              4 β-Phellandrene 8.500 0.10
              5 β -Pinen 8.626 0.12
              6 Delta 3-Carene 10.554 0.11
              7 Cymene 11.504 0,72
              8 limonen 11.807 2.71
              9 Eucapur 11.893 3.29
              10 D-Fenkon 15.835 29.28
              11 linalool 16.785 2.01
              12 kafur 19.526 15.97
              13 Myrtenol 23.228 0,26
              14 endobornil asetat 29.122 1.03
              15 Aromalı Endren 33.991 0,28
              16 α -Kopaen 34.809 0,28
              17 karyofilen 37.436 0,26
              18 β -Selinen 41.533 0,26
              19 Delta-Cadinene 43.953 0,67
              20 α -Elemene 44.434 0.12
              21 Selina-3,7(11)-dien 44.817 0,85
              22 Delta-gurjunene 47.730 0.20
              Ayrı bir pencerede aç
              Kızılötesi Tutma İndeksi Testis ve epididim göreli ağırlıkları


              Tablodan Veriler 2, erkek farelerin malathion'a sub-kronik maruz kalmasının,  testis/epididim bağıl ağırlıklarında önemli bir düşüşe ( P < 0.05) neden olduğunu gösterdi. Aslında, malathion ile tedavi edilen grupta bu sonuncular sırasıyla 0.52 ± 0.01'den 0.63 ± 0.06'ya ve 0.09 ± 0.01'den 0.12 ± 0.02'ye düşürülmüştür. Bununla birlikte, LSEO ön tedavisi,  malathion kaynaklı üreme organlarının kilo kaybına karşı önemli ölçüde ( P < 0.05) korumuştur.

              Tablo 2
              Erkek farelerde subkronik tedavi (30 gün) malathion (200 mg/kg BW, po) ve/veya lavanta esansiyel yağlarının (50 mg/kg, PC, OP) testis ve epididim bağıl ağırlığı üzerine etkisi
              Testis bağıl ağırlığı (g/100 g canlı ağırlık) 0,52 ± 0,01 0,63 ± 0,06* 0,54 ± 0,04 # 0,49 ± 0,02 #
              Epididim bağıl ağırlığı (g/100 g bw) 0,09 ± 0,01 0,12 ± 0,02* 0,09 ± 0,02 # 0,1 ± 0,02 #
              Ayrı bir pencerede aç
              Sonuçlar ortalama ± SEM'i temsil eder ( n  = 12). (*: P  < 0.05 vs. kontrol ve #: P  < 0.05 vs malathion grubu öğrenci testine göre )

              Testosteron tayini
              Şekil. 1, erkek farelerin malathion'a sub-kronik maruziyetinin,  tedavi edilen tüm gruplarda serum testosteron seviyesinde önemli bir düşüşe ( P < 0.05) neden olduğunu gösterdi. Buna karşılık, malathion ve LSEO'nun birlikte uygulanmasının testosteron seviyesi üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır.


              İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: 12944_2018_891_Fig1_HTML.jpg
              Şekil 1
              Malathion'un (200 mg/kg BW, po) ve/veya lavanta esansiyel yağlarının (LSEO) (50 mg/kg, PC, OP) erkek farelerde testosteron seviyeleri üzerindeki subkronik etkisi (30 gün). Değerler, ortalama ± SEM ( n = 12) olarak ifade edilir  . * TO ve diğer grupların karşılaştırılması ( p 0.05). # M'nin LSEO grubu ile karşılaştırılması ( p 0.05) Üreme performansı kalitesinin değerlendirilmesi


              Tablodan Veriler 3, 30 günlük malathion maruziyetinin, epididimal sperm konsantrasyonu (7,36 ± 2,00 - 2,76 ± 1,00 10 6 /mL), hareketlilik (69,00 ± 7,00% - 40,00 ±)  gibi farklı sperm parametrelerinde önemli bir azalmaya ( P < 0,05) neden olduğunu gösterdi %5,00), canlılık (79,00 ± %4,00 - 22,00 ± %6,00), sperm sayısı (132,00 ± 16,40 - 96,00 ± 1,98 10 6 / g epididim) ve testiküler spermatid sayısı (200,00 ± 9,30 - 118,00 ± 5,89), iken , ölü sperm sayısı önemli ölçüde arttı ( P  < 0.05) (Tablo​(Tablo 3).3). Buna ek olarak, prob olarak monobromobiman (MB), propidyum iyodür (PI), kromomisin A3 (CMA3) kullanılarak akış sitometrisi ile değerlendirildiği üzere, malathion canlılık, tiyol grupları ve DNA ayrışmasında önemli bir azalma üretti (Şekiller. 2,​,33Ve​ve44). Tablo 3


              Erkek farelerde subkronik tedavinin (30 gün) malathion (200 mg/kg BW, po) ve/veya lavanta esansiyel yağlarının (50 mg/kg, PC, OP) sperm parametrelerindeki değişime etkisi
              Sperm konsantrasyonu (10 6 /mL) 7,36 ± 2,00 2,76 ± 1,00* 7,89 ± 1,00 # 7,21 ± 2,00 #
              Motilite (%) 69.00 ± 7.00 40,00 ± 5,00* 68.00 ± 4.00 # 67.00 ± 5.00 #
              Canlılık (%) 79.00 ± 4.00 22 .00 ± 6.00* 81.00 ± 4.00 # 72.00 ± 5.00 #
              Morfoloji (normal form) (%) 86,10 ± 4,52 46,00 ± 3,00* 89.00 ± 4.56 # 79,00 ± 5,38 #
              Baş Anormal sperm (%) 5,80 ± 0,96 14.00 ± 2.10* 4,62 ± 1,12 # 6,49 ± 1,71 #
              Kaudal Anormal sperm (%) 8,10 ± 1,41 39,00 ± 4,20* 11,60 ± 2,30 # 15,80 ± 1,90 #
              Sperm sayısı 10 6 /g epididim 132.00 ± 16.40 96,00 ± 1,98* 134,00 ± 1,96 # 123,00 ± 3,49 #
              Spermatid sayısı 10 6 /g testis 200.00 ± 9.30 118,00 ± 5,89* 189,00 ± 7,21 # 183,00 ± 8,78 #
              Ayrı bir pencerede aç
              Sonuçlar ortalama ± SEM'i temsil eder ( n  = 12). (*: P  < 0.05 - kontrol ve #:  Student t-testine göre P < 0.05 - Malathion)

              Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: 12944_2018_891_Fig2_HTML.jpg
              İncir. 2
              Propidyum iyodür (PI) prob olarak kullanılarak akış sitometrisi ile sperm canlılığının belirlenmesi. sitometre ile elde edilen bir Grafik tipi, hücrelerin floresanlarına (FL3) ve boyutlarına (FSC) göre dağılımını gösterir. Floresans eşiği belirtilir, bu eşiğin üzerine yerleştirilen kırmızı noktalar floresan hücreleri temsil eder. b Daha sonra yazılım tarafından floresan sperm yüzdesi belirlenir ve ortalamalar hesaplanır ve histogram olarak sunulur ( n  = 6). ** P  < 0.01 Kontrol - Malathion

              İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: 12944_2018_891_Fig3_HTML.jpg
              Şek. 3
              Prob olarak monobromobiman (MB) kullanılarak akış sitometrisi ile spermatik tiyol gruplarının belirlenmesi. sitometre ile elde edilen bir Grafik tipi, hücrelerin floresanlarına (FL3) ve boyutlarına (FSC) göre dağılımını gösterir. Floresans eşiği belirtilir, bu eşiğin üzerine yerleştirilen kırmızı noktalar floresan hücreleri temsil eder. b Daha sonra yazılım tarafından floresan sperm yüzdesi belirlenir ve ortalamalar hesaplanır ve histogram olarak sunulur ( n  = 6). ** P  < 0.01 Kontrol - Malathion

              İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: 12944_2018_891_Fig4_HTML.jpg
              Şekil 4
              Prob olarak kromomisin A3 (CMA3) kullanılarak akış sitometrisi ile spermatik DNA ayrışmasının belirlenmesi. sitometre ile elde edilen bir Grafik tipi, hücrelerin floresanlarına (FL3) ve boyutlarına (FSC) göre dağılımını gösterir. Floresans eşiği belirtilir, bu eşiğin üzerine yerleştirilen kırmızı noktalar floresan hücreleri temsil eder. b Daha sonra yazılım tarafından floresan sperm yüzdesi belirlenir ve ortalamalar hesaplanır ve histogram olarak sunulur ( n  = 6). ** P  < 0.01 Kontrol - Malathion

              Spermatozoaların morfolojik anormallikleri baş veya kuyruk formlarına göre değerlendirildi. 200 mg/kg'lık bir dozda malathion ile zehirlenmiş erkek farelere LSEO'nun birlikte uygulanması (50 mg/kg), tüm erkek fertilite parametrelerinin eski durumuna gelmesine ve anormal spermatozoa formlarının azalmasına yol açar ve sonuçlar, normal hayvanlar.

              Steroidogenez gen ekspresyon analizi
              Ayrıca 30 gün boyunca malathion'a (200 mg kg-1, bw) maruz kalmanın kolesterol taşınmasından sorumlu StAR protein gen ekspresyonu ve ayrıca steroidojenik enzimler P450scc, 3ßHSD ve 17ß-HSD üzerindeki etkisini inceledik. Aynı PCR reaksiyonunda saptanan β-aktin ekspresyonu ile ekspresyon seviyeleri normalize edildi ve bu değerler kontrol grubu ile karşılaştırıldı. Beklendiği gibi, kontrol ve tedavi gruplarında β-aktin ifadesinde herhangi bir değişiklik olmamıştır.  Ancak, malathion maruziyeti kontrol grubu ile karşılaştırıldığında hem StAR, P450scc, 3ßHSD hem de 17ß-HSD'de belirgin bir azalmaya ( P < 0.05) neden oldu. Tersine, LSEO'nun birlikte uygulanmasının steroidogenez gen ekspresyonu üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır (Tablo 4ve Şek. 5).

              Tablo 4
              RT-PCR için kullanılan primerler
              Yıldız İleri: GCCCCGAGACTTCGTAAG
              Geri: CAGGTGGGACCGTGTTCA
              59
              P450scc İleri: GCCCCGAGACTTCGTAAG
              Geri: CAGGTGGGACCGTGTTCA
              60
              3β-HSD İleri: CCTGCTGCGTCCATTTTA
              Geri: TCTGCTTGGCTTCCTCCC
              60
              17β-HSD İleri: ACCGCCGATGAGTTTGTT
              Geri: GGGTGGTGCTGCTGTAGA
              60
              β-aktin İleri: GAGATTACTGCCCTGGCTCCTA
              Geri: ACTCATCGTACTCCTGCTTGCTG
              60
              Ayrı bir pencerede aç
              Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: 12944_2018_891_Fig5_HTML.jpg
              Şekil 5
              Steroidogenezde yer alan enzimlerin ve proteinlerin mRNA ifadelerinin değerlendirilmesi. Değerler ortalama ± SEM ( n  = 12) olarak ifade edilmiştir. * TO ve diğer grupların karşılaştırılması (p 0.05). # M'nin LSEO grubu ile karşılaştırılması (p 0.05)

              Oksidatif stres biyobelirteçleri ve antioksidan enzim aktiviteleri
              Organofosfor bileşiği ve uçucu yağların oksidatif stres durumu üzerindeki etkisini değerlendirmek için bazı antioksidan biyobelirteçler farklı gruplarda değerlendirildi.  Sonuçlar, malathion tedavisinin neden olduğu oksidatif stresin , testis ve epididimde önemli bir lipoperoksidasyon artışı ( P < 0.05), hidrojen peroksit üretimi ( P  < 0.05) ve ayrıca  tiyol gruplarının azalması ( P < 0.05) ile açıklandığını gösterdi. içerik (Tablolar 5,​,66Ve​ve7).7). Ancak hayvanların LSEO ile tedavisi, malathion zehirlenmesinin neden olduğu tüm bu değişikliklere karşı koruma sağlar. Öte yandan, testis ve epididimdeki antioksidan-enzim-aktivitelerini inceledik (Tablolar 8,​,9,9,​,1010Ve​ve11).11). Beklendiği gibi malathion zehirlenmesi,  CAT, GPx, toplam SOD ve Cu/Zn-SOD ve Mn-SOD aktiviteleri gibi SOD izoformlarında önemli ölçüde ( P < 0.05) azalmaya neden oldu. LSEO'nun sub-kronik birlikte uygulanması, 30 gün boyunca malathion maruziyetinin neden olduğu testis/epididim antioksidan enzim aktivitelerinin tükenmesine karşı önemli ölçüde (P < 0.05) koruma sağlamıştır.

              Tablo 5
              Sub-kronik tedavi (30 gün) malathion (200 mg/kg BW, po) ve/veya lavanta esansiyel yağlarının (50 mg/kg, PC, OP) erkek farelerin testis ve epididimleri üzerindeki MDA düzeylerinin değişimine etkisi
              TO M LSEO M + LSEO
              Testis 3,80 ± 0,37 6,20 ± 0,35 * 3,60 ± 0,34 4,10 ± 0,22 #
              Epididim 3,20 ± 0,28 5,30 ± 0,46 * 3,20 ± 0,14 # 3,50 ± 0,18 #
              Ayrı bir pencerede aç
              Sonuçlar ortalama ± SEM'i temsil eder ( n  = 12). (*: P  < 0,05 - kontrol ve #: p  < 0,05 - Malathion, öğrenci t-testi ile)

              Tablo 6
              Malathion (200 mg/kg BW, po) ve/veya lavanta esansiyel yağları (50 mg/kg, PC, OP) ile subkronik tedavinin (30 gün) erkeklerde testis ve epididimis tiyol grupları düzeyine etkisi fareler
              Testis 0,89 ± 0,04 0,58 ± 0,03 * 0,87 ± 0,04 # 0,76 ± 0,03 #
              Epididim 0,36 ± 0,02 0,26 ± 0,02 * 0,37 ± 0,02 # 0,37 ± 0,02 #
              Ayrı bir pencerede aç
              Sonuçlar ortalama ± SEM'i temsil eder ( n  = 12). (*: P  < 0,05 - kontrol ve #: p  < 0,05 - Malathion, öğrenci t-testi ile)

              Tablo 7
              Subkronik tedavi (30 gün) malathion (200 mg/kg BW, po) ve/veya lavanta esansiyel yağlarının (50 mg/kg, PC, OP) hidrojen peroksit (H 2 O 2 ) oranının değişimine etkisi ) erkek farelerde testis ve epididimde
              Testis 0,84 ± 0,07 1,78 ± 0,06 * 0,88 ± 0,08 # 0,96 ± 0,06 #
              Epididim 0,69 ± 0,06 1,23 ± 0,05 * 0,63 ± 0,06 # 0,89 ± 0,02 * #
              Ayrı bir pencerede aç
              Sonuçlar ortalama ± SEM'i temsil eder ( n  = 12). (*: P  < 0,05 - kontrol ve #: p  < 0,05 - Malathion, öğrenci t-testi ile)

              Tablo 8
              Subkronik tedavi (30 gün) malathion (200 mg/kg BW, po) ve/veya lavanta esansiyel yağlarının (50 mg/kg, PC, OP) testis ve epididimdeki katalaz (CAT) seviyelerine etkisi fareler
              Testis 563,00 ± 37,40 246,00 ± 23,90 * 578,00 ± 28,50 * # 594,00 ± 36,20 #
              Epididim 193,00 ± 19,80 98,00 ± 17,60 * 196,00 ± 25,40 # 162,00 ± 22,70 * #
              Ayrı bir pencerede aç
              Sonuçlar ortalama ± SEM'i temsil eder ( n  = 12). (*: P  < 0,05 - kontrol ve #: p  < 0,05 - Malathion, öğrenci t-testi ile)

              Tablo 9
              Subkronik tedavi (30 gün) malathion (200 mg/kg BW, po) ve/veya lavanta esansiyel yağlarının (50 mg/kg, PC, OP) farelerde testis ve epididimis glutatyon peroksidaz (GPx) aktivitesi üzerine etkisi
              Testis 9,20 ± 0,90 4,70 ± 0,5° * 9,60 ± 0,45 # 8,20 ± 0,47 #
              Epididim 7,50 ± 0,50 3,30 ± 0,60 * 7,70 ± 0,20 # 6,70 ± 0,42 #
              Ayrı bir pencerede aç
              Sonuçlar ortalama ± SEM'i temsil eder (n = 12). (*: P  < 0,05 - kontrol ve #: p  < 0,05 - Malathion, öğrenci t-testi ile)

              Tablo 10
              Sub-kronik tedavinin (30 gün) malathion (200 mg/kg BW, po) ve/veya lavanta esansiyel yağlarının (50 mg/kg, PC, OP) süperoksit dismutaz (SOD) total aktivitesindeki varyasyon üzerindeki etkisi ( Farelerde testislerde mg protein başına SOD aktivitesinin U'su), Cu/Zn SOD, Mn-SOD ve Fe-SOD
              SOD Toplamı 8,34 ± 0,67 4,48 ± 0,42 * 8,43 ± 0,38 # 6,89 ± 0,51 * #
              cu/zn-SOD 4,36 ± 0,45 2,23 ± 0,24 * 4,97 ± 0,41 # 4,09 ± 0,3 #
              Mn-SOD 2,49 ± 0,36 1,47 ± 0,15 * 2,56 ± 0,13 # 1,63 ± 0,27 *
              Fe-SOD 1,14 ± 0,13 1,09 ± 0,18 1,16 ± 0,22 1,18 ± 0,12
              Ayrı bir pencerede aç
              Sonuçlar ortalama ± SEM'i temsil eder (n = 12). (*: P  < 0,05 - kontrol ve #: p  < 0,05 - Malathion, öğrenci t-testi ile)

              Tablo 11
              Sub-kronik tedavinin (30 gün) malathion (200 mg/kg BW, po) ve/veya lavanta esansiyel yağlarının (50 mg/kg, PC, OP) süperoksit dismutaz (SOD) total aktivitesindeki varyasyon üzerindeki etkisi ( Farelerde epididimiste mg protein başına SOD aktivitesinin U'su), Cu / Zn SOD, Mn-SOD ve Fe-SOD
              SOD Toplamı 6,67 ± 0,47 3,56 ± 0,28 * 6,63 ± 0,38 # 6,29 ± 0,51 #
              cu/zn-SOD 3,91 ± 0,22 1,21 ± 0,22 * 3,64 ± 0,23 # 3,82 ± 0,12 #
              Mn-SOD 1,62 ± 0,16 1,42 ± 0,21 * 1,66 ± 0,11 # 1,69 ± 0,09 #
              Fe-SOD 0,78 ± 0,07 0,71 ± 0,05 0,74 ± 0,06 0,76 ± 0,04
              Ayrı bir pencerede aç
              Sonuçlar ortalama ± SEM'i temsil eder ( n  = 12). (*: P  < 0,05 - kontrol ve #: p  < 0,05 - Malathion, öğrenci t-testi ile)

              histopatolojik inceleme
              Testisin histolojik organizasyonu Şekil 1'de gösterilmektedir. 6. Hasarsız kontrolün testisi (Şek.​(Şek.6a)6a) germinal epitel tabakası ile kaplı düzenli seminifer tübüller gösterdi. Farklı spermatogenik hücreler, sıradan formlarında şu şekilde ortaya çıktı: spermatogonia, birincil ve ikincil spermatositler, spermatidler ve olgun spermatozoa. Standart formda Sertoli ve Leydig hücreleri gözlendi. Leydig hücreleri ve kan damarları, seminifer tübüller ile düzgün boyut ve şekilde görünen tübüller arasındaki interstisyel bağ dokularında bulundu. Malathion maruziyeti (Şek.​(Şek.6b)6b) nekroza, bozulmaya, seminifer tübüllerde spermatojenik hücrelerin sayısında azalmaya, seminifer tübüllerin bazal bölgesinden hücrelerin çözülmesine ve interstisyel dokuda Leydig hücrelerinin kaybına neden olmuştur. LSEO, malathion ile birlikte uygulandığında, testis dokularında malathion zehirlenmesinin neden olduğu hasarları korumuş ve iyileştirmiştir. Öte yandan, epididimin histomorfolojisi ile ilgili olarak, malathion maruziyetinin epididim lümeninden sperm kaybına ve ayrıca bazal membranın parçalanmasına neden olduğunu gösterdik (Şekil 1a). 7b), LSEO ile birlikte tedavi, lümenin merkezinde sperm birikmesi ve astar hücrelerinin yenilenmesi ile kanıtlandığı gibi epididim mimarisini eski haline getirdi (Şekil 1).​(Şek.7c7cVe​vedD).

              İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: 12944_2018_891_Fig6_HTML.jpg
              Şekil 6
              30 gün boyunca subkronik malathion maruziyetinin (200 mg/kg/v, po) neden olduğu histolojik değişiklikler ( b ), kontrol grubunda ( a ), LSEO grubunda ( c ) normal yapı ve M+ LSEO'nun ( d ) birlikte uygulanması; (X400). L: leidig hücreleri; I: Ara boşluk; Sg: Spermatogonya; Sd: Spermatid; S: Spermatozoa; *: spermatozoa yoğunluğunun azalması

              İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: 12944_2018_891_Fig7_HTML.jpg
              Şekil 7
              Işık mikroskobu (400 büyütme) altında gözlenen epididim histomorfolojisi. ( a ) Kontrol, ( b ) İşlenmiş Malathion, ( c ) LSEO, ( d ) M + LSEO. : Epididim lümeni.: Bazal epitelyal membran

              Git: Tartışma

              İlk olarak, GC-MS tekniği kullanılarak yapılan kimyasal analiz, 22 bileşiğin tanımlanmasına izin verdi. İn vivo kısmi çalışma, malathion'a subkronik maruz kalmanın, testiküler bozulmaya işaret eden testis/epididim bağıl ağırlıklarında önemli bir düşüşe yol açtığını gösterdik. Buna ek olarak, sonuçlarımız erkek farelerde kimyasal zehirlenmeden sonra serum testosteron seviyelerinde belirgin bir düşüş gösterdi. Bu değişikliklere, StAR proteini, P450scc, 3β-HSD ve 17β-HSD dahil olmak üzere kolesterol ve steroidogenezin taşınması ve transferinde yer alan genlerin mRNA seviyesinde eşlik eden bir azalma eşlik etti, aksine bir artış gözlendi. aynı grubun toplam kolesterol düzeyinde. Daha da önemlisi, bu çalışmada StAR, P450scc, 3ßHSD'nin mRNA ifadesinde anlamlı bir azalma gösterdik, ve 17ß-HSD, malathion'a maruz kaldıktan sonra tespit edilirken, LSEO ile birlikte uygulama, incelenen genlerin mRNA ekspresyonunu büyük ölçüde iyileştirdi. Ayrıca malathion ve LSEO'nun birlikte uygulanmasının oksidatif stres parametreleri üzerindeki etkisini de inceledik. Bu bağlamda, malatyon uygulamasının lipid peroksidasyonu ve hidrojen peroksit seviyesindeki artış, sülfhidril içeriğindeki azalma ve ayrıca CAT, GPx, toplam SOD gibi antioksidan enzim aktivitelerinde bir azalma ile değerlendirildiği üzere oksidatif stresi indüklediğini gösterdik. Testis ve epididimde Cu/Zn-SOD, Mn-SOD ve Fe-SOD. Tüm bu değişiklikler, her iki üreme organındaki histopatolojik değişikliklerle ilişkilendirildi. Ayrıca malathion ve LSEO'nun birlikte uygulanmasının oksidatif stres parametreleri üzerindeki etkisini de inceledik. Bu bağlamda, malatyon uygulamasının lipid peroksidasyonu ve hidrojen peroksit seviyesindeki artış, sülfhidril içeriğindeki azalma ve ayrıca CAT, GPx, toplam SOD gibi antioksidan enzim aktivitelerinde bir azalma ile değerlendirildiği üzere oksidatif stresi indüklediğini gösterdik. Testis ve epididimde Cu/Zn-SOD, Mn-SOD ve Fe-SOD. Tüm bu değişiklikler, her iki üreme organındaki histopatolojik değişikliklerle ilişkilendirildi. Ayrıca malathion ve LSEO'nun birlikte uygulanmasının oksidatif stres parametreleri üzerindeki etkisini de inceledik. Bu bağlamda, malatyon uygulamasının lipid peroksidasyonu ve hidrojen peroksit seviyesindeki artış, sülfhidril içeriğindeki azalma ve ayrıca CAT, GPx, toplam SOD gibi antioksidan enzim aktivitelerinde bir azalma ile değerlendirildiği üzere oksidatif stresi indüklediğini gösterdik. Testis ve epididimde Cu/Zn-SOD, Mn-SOD ve Fe-SOD. Tüm bu değişiklikler, her iki üreme organındaki histopatolojik değişikliklerle ilişkilendirildi. Testis ve epididimde Cu/Zn-SOD, Mn-SOD ve Fe-SOD. Tüm bu değişiklikler, her iki üreme organındaki histopatolojik değişikliklerle ilişkilendirildi. Testis ve epididimde Cu/Zn-SOD, Mn-SOD ve Fe-SOD. Tüm bu değişiklikler, her iki üreme organındaki histopatolojik değişikliklerle ilişkilendirildi.

              Testis ağırlığı temel olarak farklılaşmış spermatogenik hücrelerin kütlesine bağlıdır; ağırlığındaki azalma, germ hücrelerinin sayısının azalmasına, spermatogenezin inhibisyonuna ve steroidogenezise bağlı olabilir [ 25 , 26 ]. Bu kilo kaybı, kan dolaşımındaki seviyeleri erkeğin üreme endokrin durumunu gösteren testosteron, LH ve FSH'nin biyoyararlanımındaki azalmaya da bağlı olabilir [27 ] . Ayrıca LSEO tedavisinin malathionun testis ağırlığı üzerindeki etkisini önemli ölçüde azalttığını bulduk. Bununla birlikte, LSEO, malathion zehirlenmesi sırasında doku şelasyonu ve takviyesi potansiyeli ile bilinir ve testis dokusunda pestisit ve aktif metabolitlerinin seviyesini azaltır.

              Testiküler Leydig hücreleri erkek steroid hormonunun sentez yeri olduğundan. Bu hormon aynı zamanda erkek cinsel özelliklerinin, spermatogenezin ve doğurganlığın korunmasında da kilit bir rol oynar [ 28 ]. Sonuçlarımız, sıçanlarda düşük serum testosteron konsantrasyonunun , testosteron biyosentezinin düzenlenmesinden sorumlu olan steroidojenik enzimlerin [ 3 ] aktivitelerinin inhibisyonundan kaynaklanabileceğini bulan önceki çalışmamızla uyumludur. Malathion'un Leydig hücreleri üzerinde ROS oluşumu yoluyla neden olduğu zararlı etkiler [ 29 , 30]. Daha da önemlisi, bu çalışmada LSEO ile birlikte uygulamanın testosteron biyosentezini uyardığını gösterdik. Testosteron savunması üzerindeki bu yararlı etki, kısmen LSEO tarafından malathion zehirlenmesinin yanı sıra Leydig hücrelerinin korunmasına bağlı olabilir [ 31 ].

              Bununla birlikte, kolesterolün Leydig hücrelerinde testosterona dönüşümü, kolesterol birkaç aşamada yapılır ve her biri için farklı enzimlerin etkisi altındadır [ 32 ]. Hücre dışı ve hücre içi ortamın iç mitokondriyal membrana serbest kolesterol transferi, steroidogenezin sınırlayıcı aşamasıdır ve esas olarak akut steroid düzenleyiciler tarafından aracılık edilir. (Yıldız) [ 32 , 33 ]. Bu proteinin fizyolojik etkisi, PGF seviyeleri, COX-2 aktivitesi gibi pek çok dahili faktöre ve hala tam olarak anlaşılamayan karmaşık bir ilişkide serbest radikallerin aşırı üretimi yoluyla ekzojen faktörlere bağlıdır [ 34-37 ] . StAR, Walsh ve diğerleri tarafından onaylandığı gibi çeşitli pestisitlere karşı da hassastır. [2 ]. Steroidogenez, kolesterolün steroidojenik dokular içinde taşınmasına ve ardından steroidlere metabolizmasına kadar sentezinde çok sayıda adımı içerir. Normal fizyolojik koşullar altında, kolesterolün kanda dolaşan serbest kolesterol ve yüksek yoğunluklu/düşük yoğunluklu lipoprotein (HDL/LDL)'den steroidojenik hücreler tarafından toplanmasıdır. Daha önceki çalışmalarımızda, 200 mg/kg/gün'de malathion uygulaması, yükselmiş kolesterol, trigliserit ve VLDL-CL seviyeleri ile azalan plazma HDL kolesterolü ile belirginleşen metabolik parametrelerde bir dengesizliğe neden olmuştur [10 ] . Ayrıca malathion, bu dislipidemiyi açıklayan kolesterolün steroidogenez için taşınmasında ve kullanımında bir azalmaya neden olur. Ayrıca, Barlow ve ark., [ 38] azalan kolesterol sentezinin steroidogenezin aşağı regülasyonuna yol açtığını tespit etti. Öte yandan, subkronik LSEO birlikte uygulaması, erkek farelerde malathion tarafından indüklenen dislipidemiyi önemli ölçüde iyileştirir. Ayrıca bu parametrelerin oranı da normale yakın değerlere döndürülmüştür.

              StAR, P450scc, 3ßHSD ve 17ß-HSD'nin mRNA ekspresyonundaki azalmanın daha önce farelerde ve sıçan testislerinde kolesterol taşınmasından ve testosteron sentezinden sorumlu olduğu gösterilmiştir [39 ] . Bulgularımıza göre Walsh ve ark. [ 2 ] , dimetoatın MA-10 Leydig fare tümör hücrelerinde StAR geninin transkripsiyonunu bloke ederek steroidogenezi inhibe edebildiğini gösterdi, böylece StAR'ın çevresel kirleticilere duyarlılığını vurguladı. Ek olarak, Wang ve ark. [ 5] ergenlik döneminde sipermetrin uygulamasının StAR geninin ekspresyonunu ayarlayarak testosteron sentezinin bozulmasına neden olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte, malathion grubunda gözlenen aşırı ROS üretimi, farelerde kolesterol taşınmasında ve testiküler steroid oluşumunda bir azalmaya neden olarak, StAR mRNA ekspresyon seviyesinde sonuç olarak bir dengesizlik ile mitokondriyal membran hasarına neden olur. Ek olarak, steroidojenik akut düzenleyici protein (StAR) tarafından gerçekleştirilen, steroidogenezin birincil basamağı olan kolesterolün dış mitokondriyal membrandan iç zara taşınması, steroidogenezdeki esas temel basamaktır [40 ] .

              Mitokondri iç zarına ulaşır ulaşmaz, kolesterol ve steroidogenezi düzenleyen anahtar bir enzim olan P450scc'nin etkisi altında pregnenolon üretmek için [ 41 ] Sonuçlarımız, malathion'un P450scc enzim seviyesinde önemli bir düşüşe neden olduğunu gösterdi. Fauser, P450scc seviyesindeki düşüşün, düşük FSH ve LH seviyelerine bağlı olarak kolesterol mevcudiyetinin tükenmesine atfedilebileceğini gösterdi [ 42 ]. Sonuç olarak, testosteron sentezi zayıflaması, P450scc enziminin ekspresyonunun azalmasının başka bir sonucu olabilir. Sıçanlarda yapılan son çalışmalar, deltamethrine maruz kalmanın, doğrudan StAR ve P450scc enziminin ekspresyonunu inhibe ederek steroidogenezi azalttığını düşündürmektedir [ 43 ].

              Öte yandan, testosteron biyosentezinde çok önemli bir rol oynayabilen 3ß-HSD ve 17ß-HSD enzimleri. 3ß-HSD, pregnenolon'u progesterona, 17 hidroksipregnenolon'u 17-hidroksiprogesterona (17-OHP), dehidroepiandrosteronu (DHEA) androstenedion'a, 17 ßHSD androstenedion'u pürüzsüz endoplazmik retikulumda testosterona dönüştürür. Malathion ile tedavi edilen farelerde kontrol grubuna kıyasla bu enzimlerin aktivitesinde ve ekspresyonunda önemli bir azalma da kaydedildi. Kısmen, 3ß-HSD ve 17ß-HSD gen ekspresyonundaki bu azalma, malathion maruziyetini takiben erkek farelerde testosteron seviyesini düşürmede bu genlerin olası bir rolünü gösterir ve diğer kısımda, StAR'ın azalan ekspresyonundan da kaynaklanabilir. [ 41]. Bizim sonuçlarımız, malathion'a maruz kalmanın steroidogenezde bir bozukluğa ve antioksidan enzimlerin dengesizliğine neden olduğunu gösteren diğer çalışmalarla tutarlı ve uyum içindedir [ 44 ].

              Malathion'un karaciğer [ 10 ], böbrek [ 10 ], beyin [ 45 ] ve testis [ 3 ] gibi birçok organ sisteminde oksidatif stresi indüklediği daha sonraki çalışmalarımızda daha önce bildirilmişti . Daha da önemlisi, LSEO'nun malathion kaynaklı oksidatif stresi önemli ölçüde azalttığını gösterdik. Malathion kaynaklı oksidatif stresin daha önce Olea europaea L gibi birçok şifalı bitki özü tarafından zayıflatıldığı gösterilmiştir. Bununla birlikte, özütümüzün malathion patogenezinde yer alan lipid peroksidasyon sürecini ve/veya antioksidan enzimlerin tükenmesini azaltabileceğini önerebiliriz. kaynaklı üreme hasarı.

              Öte yandan, DPPH radikal yakalama tahlilini kullanarak, L. stoechas esansiyel yağlarının, fenolik bileşiklerin mevcudiyetiyle ilişkilendirilebilecek yüksek bir temizleme kapasitesine sahip olduğunu gösterdik [ 46 ]. Bu harfler, serbest radikalleri hidroksil radikali (OH °) olarak temizleyerek antioksidan kapasitelerinin birincil kaynağıdır.), lipid peroksidasyonunun ana nedenidir. Bununla birlikte, sperm hücre zarlarının çoklu doymamış yağ asitleri açısından zengin olduğu ve serbest radikal saldırılarına karşı çok hassas olduğu iyi bilinmektedir. Sperm hücre zarlarının lipit peroksidasyonu, ROS'un neden olduğu, zar geçirgenliğinde bir artışa, solunum zincirinde ve ATP üretiminde bir bozulmaya ve ayrıca aksonemal proteinlerin fosforilasyonunda bir azalmaya neden olan bir hücre hasarı türüdür. Malathion'un sperm kalitesinde azalmaya neden olması, antioksidan enzim aktivitelerinin azalması ve/veya ROS birikiminden kaynaklanıyor olabilir. Serbest radikal kaynaklı sperm motilitesindeki azalma, büyük olasılıkla, aksonem düzenlemesini değiştiren ve kuyruk deformitesine neden olan hızlı hücre içi ATP kaybına bağlıydı [ 47 ].

              ROS üretimi tarafından indüklenen hücre DNA'sının yaralanması, parçalanmaya neden olan ve mutajenik bir sonucu olan 8-okso-7,8 dihidroksiguanozin gibi bazı peroksidasyon ürünlerinin oluşumuna yol açmıştır [48 ] . Spermin daha yüksek DNA hasarının erkek fertilitesini azalttığı ve antioksidanların erkek infertilitesini hafifletmek için kullanılabileceği bildirilmiştir [ 49 ].

              Git: Sonuçlar
              LSEO'nun üreme işlevinde malathion kaynaklı steroidogenez bozulmalarına ve oksidatif strese karşı koruma sağladığını açıkça belirledik. LSEO tarafından sunulan bu yeniden koruma, kısmen antioksidan özellikleriyle ilişkilendirilebilir. Bu araştırma, üreme toksisitesinin önlenmesi/tedavisi için LSEO'nun terapötik potansiyelini desteklemektedir ve klinik çalışmalarda daha fazla araştırılmalıdır.

              Git: teşekkürler
              Tunus Yüksek Öğrenim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı'nın mali desteği minnetle kabul edilir. Finansal açıklamalar: beyan edilmedi.

              Finansman
              Çalışma, Tunus Yüksek Öğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı tarafından finanse edildi.

              Veri ve materyallerin mevcudiyeti
              Tüm veriler ve materyaller el yazması içinde yer alır ve açıklanır.

              Git: Kısaltmalar
              17 B HSD 17 β-Hidroksisteroid dehidrojenaz
              3β HSD 3 β-Hidroksisteroid dehidrojenaz
              TO Kontrol grubu
              FSH Folikül uyarıcı hormon
              sol Lüteinleştirici hormon
              LPO lipid peroksidasyonu
              LSEO Lavandula stoechas Uçucu Yağlar
              M Malathion
              MDA malonedialdehit
              OP'ler Organofosfor
              işletim sistemi Oksidatif stres
              ROS reaktif oksijenli türler
              Yıldız Steroidojenik akut düzenleyici protein
              TBARLAR Tiyobarbitürik asitle reaktif maddeler
              DSÖ Dünya Sağlık Örgütü
              Git: Yazar katkıları


              SS koordineli veri toplama, analizleri gerçekleştirme, ilk taslağı hazırlama ve son taslağı teslim edildiği şekliyle onaylama, çalışmayı kavramsallaştırma ve tasarlama. KR istatistik analizi ve biyokimyasal denemelere katılın. DG, biyokimyasal ve moleküler analizlere katılır. OL, biyokimyasal ve moleküler analizlere katılır. HS yayılma modelini geliştirdi ve maruz kalma değerlerini hesapladı, el yazmasını gözden geçirip revize etti ve son el yazmasını gönderildiği gibi onayladı. LM çalışmayı kavramsallaştırdı ve tasarladı, fon sağladı, taslağı gözden geçirip revize etti ve son taslağı gönderildiği gibi onayladı.

              Git: notlar

              Git: Etik onay ve katılım onayı
              Hayvanlar, Hayvanların Bilimsel Amaçlarla Bakımı ve Kullanımına ilişkin uygulama kurallarına uygun olarak bakıldı. Bu deneyler için onay, Tunus Pasteur Enstitüsü Laboratuvar Hayvanlarının Bakımı ve Kullanımına İlişkin Tıbbi Etik Kurulu'ndan alınmıştır (onay numarası: LNFP/Pro 152,012). Deney protokolleri Fakülte Etik Kurulu (Fen Bilimleri Fakültesi, Tunus, Tunus) tarafından onaylandı.

              Git: yayın izni
              Bu bilgi alakalı değil.

              Git: Rekabet eden çıkarlar
              Yazarlar, rekabet eden çıkarları olmadığını beyan eder.

              Git: Yayıncının Notu
              Springer Nature, yayınlanan haritalardaki ve kurumsal bağlantılardaki yetki iddiaları konusunda tarafsız kalır.

              Git: Referanslar

              1. Afifi NA, Ramazan A, Ae-Aziz MI, Saki EE. Sıçanlarda testis ve epididimal organlar, testosteron plazma düzeyi ve bunların doku kalıntıları üzerine dimetoatın etkisi. Dtsch Tierartl Wschr. 1991; 98 :419–423. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              2. Walsh LP, McCornick C, Martin C, Stocco DM. Roundup, steroidojenik akut düzenleyici (StAR) protein ekspresyonunu bozarak steroidogenezi inhibe eder. Çevre Sağlığı Perspektifi. 2000; 108 :769–776. doi: 10.1289/ehp.00108769. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              3. Selmi S, El-Fazaa S, Tounsi H, Safra I, Abdellaoui A, Rjeibi MR, Gharbi N. Prepubertal erkek farelerin malathion maruziyetinden sonra üreme fonksiyonunun histopatolojik, biyokimyasal ve moleküler değişiklikleri. RSC Av. 2015; 5 :13743. doi: 10.1039/C4RA16516K. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              4. Sayım F. Dimetoatın sıçan testisleri üzerindeki histopatolojik etkileri. Bull Environ Contam Toxicol. 2007; 78 :479–484. doi: 10.1007/s00128-007-9196-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              5. Wang H, Wang Q, Zhao XF, Liu P, Meng XH, Yu T ve diğerleri. Ergenlik döneminde sipermetrin maruziyeti, fare testislerinde StAR'ı aşağı doğru düzenleyerek testosteron sentezini bozar. Arch Toksikol. 2010; 84 :53–61. doi: 10.1007/s00204-009-0479-y. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              6. Al-Attar AM. Sıçanlarda diazinon kaynaklı fizyolojik ve histopatolojik değişiklikler üzerine üzüm çekirdeği yağının etkisi. Suudi J Biol Sci. 2015; 22 :284–292. doi: 10.1016/j.sjbs.2014.12.010. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              7. Dünya Sağlık Örgütü Cenevre. DSÖ: diabetes mellitus uzman komitesi: ikinci rapor. World Health Organ Tech Rep Ser 646. 1980:1–80. [ PubMed ]
              8. Gamez MJ, Jimenez J, Risco S, Zarzuelo A. Lavandula cinsinin çeşitli türlerinde hipoglisemik aktivite. Bölüm 1: Lavandula stoechas L. ve Lavandulamultifida L. Pharmazie. 1987; 42 :706–707. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              9. Sebai H, Selmi S, Rtibi K, Souli A, Gharbi N, Sakly M. Lavanta (Lavandula stoechas L.) esansiyel yağları alloxan kaynaklı diyabetik sıçanlarda hiperglisemiyi azaltır ve oksidatif strese karşı koruma sağlar. Lipitler Sağlık Dis. 2013; 12 :189. doi: 10.1186/1476-511X-12-189. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              10. Selmi Slimen, Jallouli Manel, Gharbi Najoua, Marzouki Lamjed. Lavanta (Lavandula stoechas L.) Uçucu Yağlarının Genç Erkek Farelerde Malathion Kaynaklı Oksidatif Strese Karşı Hepatoprotektif ve Renoprotektif Etkileri. Tıbbi Gıda Dergisi. 2015; 18 (10):1103–1111. doi: 10.1089/jmf.2014.0130. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              11. Vega SG, Guzman P, Garcia L. Niklosamid ile tedavi edilen farelerde sperm şekli anormalliği ve idrar mutajenitesi. Mutat Arş. 1988; 204 :269–276. doi: 10.1016/0165-1218(88)90099-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              12. Kvist U, Bjorndahl L. Temel semen analizine ilişkin kılavuz, ESHRE monografları 2. Oxford: Oxford University Press; 2002. [ Google Akademik ]
              13. Tardif S, Laforest JP, Comier N. Domuz spermi parametrelerinin in vivo fertilite üzerindeki önemi. teriogenoloji. 1999; 52 :447–459. doi: 10.1016/S0093-691X(99)00142-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              14. KİM . İnsan semeni ve semen-servikal mukus etkileşiminin incelenmesi için laboratuvar el kitabı, 4. baskı. Cambridge: Üniversite Yayınları; 2001. [ Google Akademik ]
              15. Tohum J, Chapin RE, Clegg ED. Sıçan, tavşan ve köpekte sperm hareketliliğini, morfolojisini ve sayısını değerlendirme yöntemleri: bir fikir birliği raporu. Sperm değerlendirmesi üzerine ILSI risk bilimi enstitüsü uzman çalışma grubu. Toksikol çoğaltın. 1996; 10 :237–244. doi: 10.1016/0890-6238(96)00028-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              16. Filler R. Sıçan epididimal sperm morfolojisinin değerlendirilmesi için yöntemler. İçinde: Chapin RE, Heindel JH, editörler. Erkek üreme toksikolojisi. San Diego: Acad. Basmak. A.Ş.; 1993. sayfa 334–343. [ Google Akademik ]
              17. Begue JA, Aust SD. Mikrozomal lipid peroksidasyonu. Yöntemler Enzimol. 1978; 52 :302–310. doi: 10.1016/S0076-6879(78)52032-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              18. Dingeon B, Ferry JP, Roullet A. Trinder yöntemiyle otomatik kan şekeri analizi. Ann Biol. 1975; 33 :3–13. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              19. Hu ML, Dillard CJ. Plazma SH ve GSH ölçümü. Yöntemler Enzimol. 1994; 233 :385–387. doi: 10.1016/S0076-6879(94)33045-X. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              20. Misra HP, Fridovich I. Epinefrinin otooksidasyonunda süperoksit anyonunun rolü ve süperoksit dismutaz için basit tahlil. J Biol Chem. 1972; 247 :3170–3175. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              21. Spitz D, Oberley L. Memeli doku homojenatlarında süperoksit dismutaz aktivitesi için bir deney. Anal Biyokimya. 1989; 179 :8–18. doi: 10.1016/0003-2697(89)90192-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              22. Aebi H. İn vitro katalaz. Yöntemler Enzimol. 1984; 105 :121–126. doi: 10.1016/S0076-6879(84)05016-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              23. Flohe L, Gunzler WA. Glutatyon peroksidaz deneyleri. Yöntemler Enzimol. 1994; 105 :114–121. doi: 10.1016/S0076-6879(84)05015-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              24. Bradford AA. Protein-boya bağlama ilkesini kullanan proteinin mikrogram miktarlarının miktarının belirlenmesi için hızlı ve hassas bir yöntem. Anal Biyokimya. 1976; 72 :248–254. doi: 10.1016/0003-2697(76)90527-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              25. Chapin RE, Harris MW, Davis BJ, Ward SM, Wilson RE, Mauney MA, et al. Perinatal/genç metoksiklorun yetişkin sıçan sinir, bağışıklık ve üreme sistemi işlevi üzerindeki etkileri. Fundam Appl Toxicol. 1997; 40 :138–157. doi: 10.1006/fat.1997.2381. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              26. Takahashi O, Oishi S. F344 sıçanında diyet 2, 2-bis (4hidroksifenil) propanın (bisfenol a) testiküler toksisitesi. Arch Toksikol. 2001; 75 :42–51. doi: 10.1007/s002040000204. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              27. Schrade SM. İnsan ve işyeri: üreme sağlığının değerlendirilmesi. Kimya Sağlık. 2003;Saf:11–6.
              28. Dohle GR, Smith M, Weber RFA. Androjenler ve erkek kısırlığı. Dünya J Urol. 2003; 21 :341–345. doi: 10.1007/s00345-003-0365-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              29. Wylie K, Rees M, Hackett G, Anderson R, Bouloux PM, Cust M. Androgens, kadın ve erkeklerde sağlık ve cinsellik. Maturitas. 2010; 67 :275–289. doi: 10.1016/j.maturitas.2010.07.011. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              30. Jana K, Samanta PK. Yetişkin albino sıçanlarda cerrahi olmayan sterilizasyon için tek intratestiküler kalsiyum klorür enjeksiyonunun değerlendirilmesi. Doğum kontrolü. 2006; 73 :289–300. doi: 10.1016/j.contraception.2005.07.011. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              31. Köse E, Sarsılmaz M, Meydan S, Sönmez M, Kuş İ, Kavaklı A. Lavanta yağının formaldehit uygulanmış erkek sıçanların serum testosteron düzeyleri ve epididimal sperm özellikleri üzerine etkisi. Eur Rev Med Pharmacol Sci. 2011; 15 :538–542. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              32. Payne AH, Hales DB. Kolesterolden aktif steroid hormonlarına giden yoldaki steroidojenik enzimlere genel bakış. Endokrin Rev. 2004; 25 :947–970. doi: 10.1210/er.2003-0030. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              33. Clark BJ, Wells J, King SR, Stocco DM. MA-10 fare Leydig tümör hücrelerinde yeni bir lüteinize edici hormon kaynaklı mitokondriyal proteinin saflaştırılması, klonlanması ve ifadesi. Steroidojenik akut düzenleyici proteinin (StAR) karakterizasyonu J Biol Chem. 1994; 269 ​​:28314–28322. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              34. Gunnarsson D, Svensson M, Selstam G, Nordberg G. Testiküler PGF 2a'nın belirgin indüksiyonu ve çinko ile kadmiyum önleme yoluyla testosteronun baskılanması. Toksikoloji. 2004; 200 :49–58. doi: 10.1016/j.tox.2004.03.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              35. Wang X, Dyson MT, Jo Y, Stocco DM. Sikloksijenaz-2 aktivitesinin inhibisyonu, MA-10 fare Leydig hücrelerinde steroidojenezi ve steroidojenik akut düzenleyici gen ekspresyonunu arttırır. Endokrinoloji. 2003; 144 :3368–3375. doi: 10.1210/en.2002-0081. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              36. Chen H, Liu J, Luo L, Baig MU, Kim JM, Zirkin BR. E vitamini, yaşlanma ve Leydig hücre steroidogenezi. Uzman Gerontol. 2005; 40 :728–736. doi: 10.1016/j.exger.2005.06.004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              37. Murugesan P, Baladaneshi M, Balasubramanian K, Arunakaran J. Kültürlenmiş yetişkin sıçan Leydig hücrelerinde poliklorlanmış bifenilin (Aroclor 1254) steroidojenez ve antioksidan sistem üzerindeki etkileri. J Endokrinol. 2007; 192 :325–338. doi: 10.1677/joe.1.06874. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              38. Cao G, Zhao L, Strangle H, Hasegawa T, Richardson JA, Parker KL, et al. Murin çöpçü reseptörünün gelişimsel ve hormonal regülasyonu, sınıf B, tip 1. Mol Endocrinol. 1999; 13 :1460–1473. doi: 10.1210/mend.13.9.0346. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              39. Barlow NJ, Phillips SI, Wallace DC, Gaido WK, Foster PMD. Di(n-bütil) ftalat maruziyetinin ardından fetal sıçan testisinde gen ekspresyonundaki kantitatif değişiklikler. Toksikol Sci. 2003; 73 :431–451. doi: 10.1093/toxsci/kfg087. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              40. Stoco DM. StAR proteini ve steroid hormon biyosentezinin düzenlenmesi. Annu Rev Physiol. 2001; 63 :193–213. doi: 10.1146/annurev.physiol.63.1.193. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              41.Miller WL. Steroid hormon sentezinin moleküler biyolojisi. Endocr Rev. 1988; 9 :295–318. doi: 10.1210/edrv-9-3-295. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              42. Fauser BCJM. Üreme tıbbında moleküler biyoloji. New York: Parthenon Yayıncılık; 1999. Steroidojenezin moleküler biyolojisi; sayfa 234–251. [ Google Akademik ]
              43. Mariana A, Graciela EH, Marcela NG, Susana MG, Ana LE, Mari'a JT, Carlos AM. Sıçan testis steroidogenezinde pestisit kaynaklı azalma, lipoat ve tokoferol tarafından farklı şekilde önlenir. Ekotoksisite Çevre Saf. 2013; 91 :129–138. doi: 10.1016/j.ecoenv.2013.01.022. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              44. Kumar V, Chakraborty A, Viswanath G, Roy P. Hindistan'daki atık su arıtma tesisi atıklarındaki androjenik endokrin bozucular: erkek sıçanlarda üreme süreçleri ve sistemik toksisite üzerindeki etkileri. Toksikol Uygulaması Pharmacol. 2007; 226 (1):60–63. doi: 10.1016/j.taap.2007.08.023. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              45. Selmi S, El-Fazaa S, Gharbi N. Laktasyon döneminde malathion'a maruz kalmanın ardından sıçan yavrularının plazma, eritrosit ve beyinlerinde oksidatif stres ve kolinesteraz inhibisyonu. Environ Toxicol Pharmacol. 2012; 34 :753–760. doi: 10.1016/j.etap.2012.09.012. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              46. ​​Ménézo Yves JR, Hazout André, Panteix Gilles, Robert François, Rollet Jacques, Cohen-Bacrie Paul, Chapuis François, Clément Patrice, Benkhalifa Moncef. Sperm DNA fragmantasyonunu azaltmak için antioksidanlar: beklenmedik bir yan etki. Üreme Biyotıp Çevrimiçi. 2007; 14 (4):418–421. doi: 10.1016/S1472-6483(10)60887-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              47. Agarwal A, Makker K, Sharma R. Erkek faktörü kısırlığında oksidatif stresin klinik önemi: bir güncelleme. Am J Reprod Immunol. 2008;59(1):2–11. [ PubMed ]
              48. Silva JP, Coutinho OP. Hasar ve hücre ölümünün düzenlenmesinde serbest radikaller - temel mekanizmalar ve korunma. İlaç Keşfi Ter. 2010;4(3):144-67 [ PubMed ]
              49. Greco E. Oral Antioksidan Tedavi ile Sperm DNA Fragmentasyonu İnsidansının Azaltılması. Androloji Dergisi. 2005; 26 (3):349–353. doi: 10.2164/jandrol.04146. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]

              Yorum yap


              • #8
                Kuzey Afrika halk tıbbında kullanılan Cinnamomum camphora, Eucalyptus globulus, Lavandula stœchas ve Rosmarinus officinalis esansiyel yağının adaptojenik aktivitesi

                Mahieddine Boumendjel 1, Abdennour Boucheker 1, Sandra Feknous 2, Faiza Taibi 3, Naouel Rekioua 4, Nawel Bouzeraa 4, Asma Chibi 5, Nesrine Feknous 1, Allaeddine Baraoui 4, Salem N'har 4, Azzeddin Toubal 1, Amira Taguida 4, Hacer Zeydi 4, Ömer Sekiu 1, Ismaïl Bouziane 6, Abdullah Metai 7, Murad Bouaziz 2, Aïssa Benselhoub 8, Amel Boumendjel 1, Mahfud Messarah 1
                üyelikler yıkılmak üyelikler

                • 1Biyokimya ve Çevresel Toksikoloji Laboratuvarı, Biyokimya Bölümü, Fen Fakültesi, Badji Mokhtar-Annaba Üniversitesi, 23000, Annaba, Cezayir. mahieddine@yahoo.com.
                • 2Nöroşirürji servisi. Tıp Fakültesi. Badji Mokhtar Annaba Üniversitesi, Cezayir. mahieddine@yahoo.com.
                • 3Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Kirliliği Araştırma Laboratuvarı. Chadli Bendjedid El-Tarf Üniversitesi. Cezayir. mahieddine@yahoo.com.
                • 4Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Kirliliği Araştırma Laboratuvarı. Chadli Bendjedid El-Tarf Üniversitesi, Cezayir. mahieddine@yahoo.com.
                • 5Bitki Genetik İyileştirme Araştırma Laboratuvarı. Badji Mokhtar Annaba Üniversitesi, Cezayir. mahieddine@yahoo.com.
                • 6Laboratuvar Sonuç Merkezi LLC. Kansas, Amerika Birleşik Devletleri. mahieddine@yahoo.com.
                • 7Biyoloji Bölümü, Fen Fakültesi, Badji Mokhtar-Annaba Üniversitesi, 23000, Annaba, Cezayir. mahieddine@yahoo.com.
                • 8Madencilik Kaynaklarının Değerlendirilmesi ve Çevre Laboratuvarı. Dnipro Devlet Tarım Üniversitesi, Ukrayna. mahieddine@yahoo.com.
                Soyut

                Depresif kaygı, endüstriyel toplumlarımızdaki en duygusal bozukluklardan biridir. Fobilerin pek çok tedavisi vardır ve bunlar, davranışın iyileştirilmesinde önemli bir rol oynayan bitki özleri terapilerine dayanır. Çalışmamız, yerel bitkilerden sağlanan farklı uçucu yağların adaptojenik aktivitesini değerlendirmeyi amaçladı: Cinnamomum camphora (Camphora), Eucalyptus globulus (Mavi sakız), Lavandula stœchas (Tepeli lavanta) ve Rosmarinus officinalis (Biberiye) Wistar sıçanları üzerinde. Adaptojenik aktivite yükseltilmiş artı labirentinde değerlendirildi. Ekstrenin etkinliği (200 mL/kg), standart anksiyolitik ilaç Diazepam® 1 mg ile karşılaştırıldı. Lavandula stœchas, Cinnamomum camphora esansiyel yağı ile uygulanan hayvanlar, Rosmarinus officinalis ve Eucalyptus globulus, Diazepam® ile tedavi edilenlere benzer bir davranış sergiledi. Aşağıdaki esansiyel yağlarla tedavi edilen gruplar için: 200 mL/kg dozunda Rosmarinus officinalis, Lavandula stoechas ve Cinnamomum camphora, yükseltilmiş artı labirentin açık kollarında harcanan sürenin arttığını ve harcanan sürenin azaldığını fark ettik yükseltilmiş artı labirentinin kapalı kollarında, özellikle Rosmarinus officinalis için, bu bitkilerin anksiyolitik etkisini açıklıyor. Kapalı kollarda, açık kollarda giriş sayısında ve merkez meydana geçiş sayısında da düşüş gözlemliyoruz. Eucalyptus globulus esansiyel yağı ile kol açmaya giriş sayısındaki artış, kemirgenlerde kaygı davranışında bir azalma olduğunu ve bu bitkilerin engelleyici bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Aşağıdaki esansiyel yağlarla tedavi edilen gruplar için: 200 mL/kg dozunda Rosmarinus officinalis, Lavandula stoechas ve Cinnamomum camphora, yükseltilmiş artı labirentin açık kollarında harcanan sürenin arttığını ve harcanan sürenin azaldığını fark ettik yükseltilmiş artı labirentinin kapalı kollarında, özellikle Rosmarinus officinalis için, bu bitkilerin anksiyolitik etkisini açıklıyor. Kapalı kollarda, açık kollarda giriş sayısında ve merkez meydana geçiş sayısında da düşüş gözlemliyoruz. Eucalyptus globulus esansiyel yağı ile kol açmaya giriş sayısındaki artış, kemirgenlerde kaygı davranışında bir azalma olduğunu ve bu bitkilerin engelleyici bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Aşağıdaki esansiyel yağlarla tedavi edilen gruplar için: 200 mL/kg dozunda Rosmarinus officinalis, Lavandula stoechas ve Cinnamomum camphora, yükseltilmiş artı labirentin açık kollarında harcanan sürenin arttığını ve harcanan sürenin azaldığını fark ettik yükseltilmiş artı labirentinin kapalı kollarında, özellikle Rosmarinus officinalis için, bu bitkilerin anksiyolitik etkisini açıklıyor. Kapalı kollarda, açık kollarda giriş sayısında ve merkez meydana geçiş sayısında da düşüş gözlemliyoruz. Eucalyptus globulus esansiyel yağı ile kol açmaya giriş sayısındaki artış, kemirgenlerde kaygı davranışında bir azalma olduğunu ve bu bitkilerin engelleyici bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. özellikle Rosmarinus officinalis için yükseltilmiş plus-labirentin açık kollarında harcanan sürenin arttığını ve yükseltilmiş plus-labirentin kapalı kollarında harcanan sürenin azaldığını fark ediyoruz, bu da bu bitkilerin anksiyolitik etkisini açıklıyor. Kapalı kollarda, açık kollarda giriş sayısında ve merkez meydana geçiş sayısında da düşüş gözlemliyoruz. Eucalyptus globulus esansiyel yağı ile kol açmaya giriş sayısındaki artış, kemirgenlerde kaygı davranışında bir azalma olduğunu ve bu bitkilerin engelleyici bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. özellikle Rosmarinus officinalis için yükseltilmiş plus-labirentin açık kollarında harcanan sürenin arttığını ve yükseltilmiş plus-labirentin kapalı kollarında harcanan sürenin azaldığını fark ediyoruz, bu da bu bitkilerin anksiyolitik etkisini açıklıyor. Kapalı kollarda, açık kollarda giriş sayısında ve merkez meydana geçiş sayısında da düşüş gözlemliyoruz. Eucalyptus globulus esansiyel yağı ile kol açmaya giriş sayısındaki artış, kemirgenlerde kaygı davranışında bir azalma olduğunu ve bu bitkilerin engelleyici bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Kapalı kollarda, açık kollarda giriş sayısında ve merkez meydana geçiş sayısında da düşüş gözlemliyoruz. Eucalyptus globulus esansiyel yağı ile kol açmaya giriş sayısındaki artış, kemirgenlerde kaygı davranışında bir azalma olduğunu ve bu bitkilerin engelleyici bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Kapalı kollarda, açık kollarda giriş sayısında ve merkez meydana geçiş sayısında da düşüş gözlemliyoruz. Eucalyptus globulus esansiyel yağı ile kol açmaya giriş sayısındaki artış, kemirgenlerde kaygı davranışında bir azalma olduğunu ve bu bitkilerin engelleyici bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.

                Yorum yap


                • #9
                  Lavanta ( Lavandula stoechas L.) esansiyel yağları hiperglisemiyi hafifletir ve alloksan kaynaklı diyabetik sıçanlarda oksidatif strese karşı koruma sağlar.

                  Hichem Sebai , 1, 3 Slimen Selmi , 2 Kais Rtibi , 3 Abdelaziz Souli , 3 Najoua Gharbi , 1 ve Mohsen Sakly 1
                  Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                  1 Laboratoire de Physiologie Intégrée, Faculté des Sciences de Bizerte, 7021 Zarzouna, Tunus
                  2 Département des Sciences de la Vie, Laboratore de Physiologie Animale, Faculté des Sciences de Tunis, Tunus 1060, Tunus
                  3 Laboratoire de Nutrition et Physiologie Animale - Institut Supérieur de Biotechnologie de Béja, Avenue Habib Bourguiba - BP, 382-9000 Béja, Tunus
                  Sorumlu yazar.
                  Hichem Sebai: rf.oohay@mehcihiabes ; Slimen Selmi: moc.liamg@imles.nemils ; Kais Rtibi: rf.oohay@siakibitr ; Abdelaziz Souli: rf.oohay@iluos.zizaledba ; Najoua Gharbi: moc.liamg@28ibrahgauojan ; Mohsen Sakly: moc.liamg@ylkasneshom
                  Git: Soyut

                  Arka plan
                  Bu çalışma, Ain-Draham (Tunus'un Kuzey-Batısı) bölgesinde toplanan Lavandula stoechas esansiyel yağlarının fitokimyasal profilini ve bunların sıçanlarda alloksan kaynaklı diyabet ve oksidatif strese karşı koruyucu etkilerini tanımlamıştır.

                  Yöntemler
                  Uçucu yağ numuneleri, bitkinin toprak üstü kısımlarından hidrodistilasyon yoluyla elde edildi ve GC-MS ile analiz edildi. Sıçanlar dört gruba ayrıldı: Sağlıklı Kontrol (HC); Diyabetik Kontrol (DC); Sağlıklı + Uçucu Yağlar (H + EO) ve Diyabetik + Uçucu Yağlar (D + EO).

                  Antidiyabetik ve antioksidan aktiviteler , 15 gün boyunca sıçanlara Lavandula stoechas esansiyel yağlarının (50 mg/kg canlı ağırlık, ip ) subakut intraperitoneal enjeksiyonundan sonra değerlendirildi .

                  Sonuçlar
                  Tespit edilen başlıca bileşikler şunlardır: D-Fenchone (%29,28), a-pinen (%23,18), Camphor (%15,97), Camphene (%7,83), Eucapur (%3,29), Limonen, (%2,71) Linalool, (2,01) %) Endobornil Asetat (%1.03). Uçucu yağlar ayrıca daha küçük yüzdelerde Trisiklen, Cymene, Delta-Cadinene, Selina-3,7(11)-dien içeriyordu. Ayrıca, Lavandula stoechas esansiyel yağlarının, aloksan tedavisinin neden olduğu antioksidan enzim aktivitelerinin azalmasının yanı sıra kan şekeri artışına karşı önemli ölçüde koruduğunu bulduk . Subakut uçucu yağlar tedavisi, antioksidan enzim aktivitelerinde bir artışın yanı sıra lipoperoksidasyonda bir azalmaya neden oldu.

                  Sonuçlar
                  Bu bulgular, lavandula stoechas esansiyel yağlarının diyabet ve alloksan tedavisinin neden olduğu oksidatif strese karşı koruduğunu düşündürmektedir . Bu etkiler kısmen güçlü antioksidan özelliklerinden kaynaklanmaktadır.

                  Anahtar Kelimeler: Lavandula Stoechas , Alloxan, Rat, Uçucu yağlar, Antioksidan, Antidiyabetik
                  Git: giriiş
                  Akdeniz diyetinin , lipid profillerinin iyileştirilmesi, kan basıncında azalma, insülin direnci, kan şekeri konsantrasyonu ve enflamatuar biyobelirteçler [ 2 ] dahil olmak üzere kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde birçok yararlı etkisi olduğu kabul edilmiştir [ 1 ]. Oksidatif stresin çeşitli hastalıklarda olduğu kadar normal yaşlanma sürecinde de birincil faktör olduğuna inanılmaktadır [ 3 , 4 ]. Serbest radikaller ve reaktif oksijen türleri (ROS), kanser, enflamatuar bozukluklar, ateroskleroz ve kardiyovasküler hastalıklar gibi çeşitli insan hastalıklarına yol açan hücresel ve doku patogenezinin indükleyicileri olarak iyi bilinmektedir [ 5 , 6]. Kardiyovasküler hastalıklar, sanayileşmiş ülkelerde en yaygın ölüm nedenidir [ 7 ]. Birçok epidemiyolojik ve deneysel çalışma , fenolik bileşiklerin alımının ateroskleroz gelişimi ve ilgili kardiyovasküler olaylarla ters orantılı olduğunu göstermiştir [ 8-10 ]. Polifenollerin yararlı etkisi, antioksidan ve serbest radikalleri yok edici özellikler, anti-trombosit agregasyonu ve vasküler düz kas hücresi proliferasyonunun inhibisyonu dahil olmak üzere çok sayıda biyolojik aktivite ile ilişkilidir. Bu gözlemler kardiyovasküler koruyucu özelliklerini açıklayabilir [ 11]. Öte yandan, hiperlipideminin aterosklerozun erken gelişimi ve bunun kardiyovasküler komplikasyonları için majör bir risk faktörü oluşturduğu artık tespit edilmiştir [ 12 ]. Aterosklerozu önlemek ve kardiyovasküler hastalık olaylarının insidansını azaltmak için mantıklı bir strateji, diyet ve/veya ilaç müdahalesi ile hiperlipidemi ve oksidatif stresi hedeflemektir. Lavanta ( Lavandula stoechas L. ), Tunus geleneksel tıbbında büyük ölçüde kullanılan tıbbi bir bitkidir. Aslında, bu bitkinin baş ağrılarına, depresyona ve diyabete karşı koruduğu bilinmektedir [ 13 , 14 ]. lavanta çiçeğiUçucu yağlar monoterpen açısından zengindir ve antimikrobiyal, antifungal ve gaz giderici özelliklerinin yanı sıra kozmetik amaçları için de kullanılır [ 14-16 ]. Yaprak ve sapları romatizma, soğuk algınlığı ve sindirim sistemi hastalıklarına karşı kaynatma yapımında kullanılır [ 17 ]. Ayrıca, Lavanta esansiyel yağlarının hem erken dönem hem de modern aromaterapi metinlerinde antibakteriyel bir madde olarak kullanılması savunulmaktadır [ 18 , 19 ].

                  Lavanta, farmakolojik yönler üzerinde sınırlı çalışma ile fitokimyasal olarak kapsamlı bir şekilde incelenmiştir ve geleneksel şifacılar tarafından epilepsi ve migren gibi çeşitli merkezi sinir sistemi hastalıkları için kullanılmaktadır [20 ] . Ayrıca halk hekimliğinde kolik ağrılarında antispazmodik olarak kullanılır ve analjezik, sakinleştirici ve antiseptik etkileri vardır [ 20-23 ]. Lavanta özlerinin ayrıca yara, idrar yolu enfeksiyonları, kalp hastalıkları ve egzama üzerinde olumlu etkileri vardır [ 22 ]. Bu türün ayrıca kan şekeri düzeylerini düşürdüğü de gösterilmiştir [ 13 ].

                  Bu çalışmada, sıçanlarda alloksan tedavisinin neden olduğu diyabet ve oksidatif strese karşı lavandula stoechas esansiyel yağlarının koruyucu etkisini inceledik. Ayrıca hepatoprotektif ve nefroprotektif etkilerini de inceledik.

                  Git: Malzemeler ve yöntemler
                  Kimyasallar
                  Alloksan monohidrat, 5,5-ditiyo bis(2-nitrobenzoik asit) (DTNB), trikloroasetik asit (TCA), KOH, etanol, eter, bovin serum albümini, %85 ortofosforik asit ve NaCl, Sigma-Aldrich Co.'dan temin edildi. (Almanya).

                  Bitki koleksiyonu
                  Lavandula stoechas ( L. stoechas ) hava parçaları Mart 2010'da Ain-Draham (Tunus'un Kuzey-Batısı) bölgesinden toplanmış ve Tunus Fen Fakültesi (FST)-Tunus taksonomi laboratuvarı tarafından tanımlanmıştır. Kupon örnekleri (No. L101), Béja Yüksek Biyoteknoloji Enstitüsü'nün herbaryumunda ve ayrıca Tunus Fen Fakültesi Biyolojik Bilimler Bölümü'nde saklanmıştır.

                  Bitki özleri hazırlama
                  Kurutulmuş toprak üstü kısımlar, European Pharmacopoeia'ya (1996) göre Clevenger tipi aparat kullanılarak 3 saat hidrodistilasyona tabi tutuldu. Kısaca, bitki suya daldırıldı ve kaynama noktasına kadar ısıtıldı, ardından uçucu yağlar su buharı ile birlikte buharlaştırıldı ve son olarak bir kondansatörde toplandı. Distilat izole edildi ve susuz sodyum sülfat üzerinde kurutuldu. Yağ farksiyonları, GC-MS ile analiz edilene kadar 4°C'de saklandı.

                  DPPH'de serbest radikal temizleme aktivitesi
                  Lavanta esansiyel yağlarının antioksidan kapasitesi, daha önce Grzegorczyk ve diğ. [ 24 ]. Kısaca, 1 ml 0.1 mM metanol DPPH çözeltisine çeşitli konsantrasyonlarda uçucu yağlar (20, 50, 100, 150 ve 200 μg/ml) eklendi ve 27°C'de 30 dakika inkübe edildi. Numunenin absorbansı 517 nm'de ölçülmüştür. Yüzde olarak ifade edilen DPPH radikal yakalama aktivitesi (RSA), aşağıdaki formül kullanılarak hesaplandı:
                  RSA ( % ) =ADPPH- (Aörnek-Akontrol)ADPPH× 100


                  Askorbik asit, test ekstraktı ile aynı konsantrasyonda referans molekül olarak kullanıldı.

                  Tüm analizler üç kopya halinde yapıldı. Etkinlik konsantrasyonu 50 (EC50) değeri, DPPH radikalinin %50'sini temizlemek için gereken bileşik konsantrasyonu (ug/ml olarak) olarak tanımlandı.

                  Gaz kromatografisi–kütle spektrometresi (GC-MS)
                  L. Stoechas'ın uçucu yağları, Trace GC ULTRA/Polaris Q (GC-MS, Thermo Electron) kullanılarak GC-MS analizine tabi tutuldu. Kolon, taşıyıcı gaz olarak 0.25 um film kalınlığına, 30 m uzunluğa ve 0.25 um helyum iç çapına sahip bir VB-5 (%5 fenil/%95 dimetilpolisiloksan) idi. GC fırın sıcaklığı 5 dakika 50°C'de tutuldu ve 3 dakika 4°C/dk hızında 250°C'ye ve 25°C/dk hızında 300°C'ye programlandı. Enjektör sıcaklığı 250°C'ye ayarlanmıştır. Bölünmüş akış 50 mL/dk olarak ayarlandı. MS, 70 eV'de alınmıştır. Kütle aralığı uma 20 ila 350 idi. "Wiley GC/MS Library", Nist ve Pmw kullanılarak bir kitaplık araştırması yapıldı. Numune Heksan içinde çözüldü.

                  Hayvanlar ve tedavi
                  Yetişkin erkek Wistar sıçanları (220-230 g ağırlığında, 15 haftalık ve kafes başına beş barındırılan) SIPHAT'tan (Tunus, Tunus) satın alındı ​​ve hayvanların kullanımı ve bakımı için Tunus Üniversitesi yerel etik kuruluna uygun olarak kullanıldı. NIH tavsiyeleri. Hayvanlar, kontrollü koşullar altında standart kafeslerde (40x28x16 cm) barındırıldı: 12:12-saat aydınlık-karanlık, 20-22°C, yem ve su ad libitum . Diyabet indüksiyonundan sonra, sıçanlar her biri 12 hayvandan oluşan 4 gruba ayrıldı:

                  Grup I: 15 gün boyunca NaCl (%0.9, ip ) ile tedavi edilen diyabetik olmayan sıçan (kontrol) .

                  Grup II: 15 gün boyunca NaCl (%0.9) ile tedavi edilen diyabetik sıçan (alloksan, 220 mg/kg canlı ağırlık ).

                  Grup III: ardışık 15 gün boyunca uçucu yağlarla (50 mg/kg canlı ağırlık, ip ) tedavi edilen diyabetik olmayan sıçan .

                  Grup IV: ardışık 15 gün boyunca uçucu yağlarla (50 mg/kg canlı ağırlık, ip) tedavi edilen diyabetik sıçan (aloksan, 220 mg /kg canlı ağırlık).

                  Son enjeksiyondan yirmi saat sonra hayvanlar sakrifiye edildi, heparinize tüplere kan alındı. 3 000 g'de 15 dakika santrifüjlemeden sonra plazma, biyokimyasal parametre belirlemeleri için işlendi. Karaciğer ve böbrek hızla eksize edildi ve fosfat tamponlu salin içinde homojenleştirildi. 10 000 g'de 10 dakika 4°C'de santrifüjlendikten sonra süpernatanlar protein, -SH grupları, MDA ve antioksidan enzim aktivitelerinin biyokimyasal tayini için kullanıldı.

                  Deneysel diyabet indüksiyonu
                  Deneysel diyabet , sitrat tamponu (100 mM, pH 4.5) içinde çözülmüş alloksanın (220 mg/kg vücut ağırlığı) [ 25 ] tek ip enjeksiyonu ile 12 saat aç bırakılan sıçanlarda indüklendi . Masif pankreatik insülin salınımının bir sonucu olarak ölümcül hipoglisemiyi önlemek için, sıçanlara sonraki 24 saat boyunca 6 saatlik alloksan uygulamasından sonra %10 glukoz solüsyonu verildi. Yedi gün sonra, deney için glisemisi ≥14 mM olan fareler seçildi.

                  lipid peroksidasyonu
                  Lipit peroksidasyonu, Begue ve Aust [ 26 ] yöntemiyle belirlenen MDA üretiminin belirlenmesiyle saptandı . Kısaca, karaciğer ve böbreğin homojenatları, hücre kalıntılarını ve mitokondriyal numuneleri çökeltmek için 4°C'de 10 dakika süreyle 1000 g'de santrifüjlendi. Süpernatanlar, PBS içinde süspanse edildi, pH = 7.4, BHT-TCA (Trichltoracetic asit, Butylhidroksitoluen) solüsyonu (%20 TCA içinde çözülmüş %1 w/v BHT) ile karıştırıldı, 1000 g'de 35 dakika santrifüjlendi ve son olarak 0.5 N HC1 ile karıştırıldı ve 26 mM Tris içinde 120 mM TBA (Tiyobarbitürik asit) ve 80°C'de 10 dakika su banyosunda ısıtıldı. Soğutulduktan sonra elde edilen kromoforun absorbansı 532 nm'de ölçülmüştür. MDA seviyeleri, MDA-TBA kompleksi için 1,56 10 5 M -1 cm'lik bir sönüm katsayısı kullanılarak belirlendi.-1 .

                  Tiyol grupları ölçümü
                  Tiyol gruplarının (−SH) toplam konsantrasyonu, Ellman'ın yöntemine [ 27 ] göre yapıldı . Kısaca, karaciğer dokusundan alikotlar 100 ul %10 SDS ve 800 ul 10 mM fosfat tamponu (pH 8) ile karıştırıldı ve absorbans 412 nm'de (A0) ölçüldü. Daha sonra 100 µl DTNB eklendi ve 37°C'de 60 dakika inkübe edildi. İnkübasyondan sonra örneğin absorbansı 412 nm'de (A1) ölçüldü. Tiyol grupları konsantrasyonu, 13.6 x 103 M-1 x cm-1'lik bir molar sönme katsayısı kullanılarak A1-A0 çıkarılmasından hesaplandı. Sonuçlar, mg protein başına tiyol gruplarının nmol'ü olarak ifade edildi.

                  Antioksidan enzim aktiviteleri deneyleri
                  Süperoksit dismutazın (SOD) aktivitesi, Misra ve Fridovich'in [ 28 ] spektrofotometrik yöntemiyle değerlendirildi . Mn-SOD aktivitesi, bir Cu, Zn-SOD [ 29 ] inhibitörü olan 2.0 mM sodyum siyanür varlığında ölçülmüştür . Katalaz (CAT) aktivitesi, Aebi [ 30 ] yöntemiyle ölçüldü .

                  protein tayini
                  Protein konsantrasyonu, Bradford yöntemine [ 31 ] göre belirlendi . Standart olarak serum albümini kullanıldı.

                  Fonksiyonel ve metabolik parametreler
                  glisemi testleri


                  Glikoz, bir kromojen olarak kinonimin kullanılarak glikoz oksidaz ve peroksidaz ile ölçülmüştür. Plazma glukoz miktarı, 505 nm'de spektrofotometrik olarak ölçülen kinonimin miktarı ile ilişkilidir [ 32 ].

                  Karaciğer fonksiyonunun değerlendirilmesi
                  Plazma aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), fosfataz alkalin (PAL), laktat dehidrogenaz (LDH), ticari olarak temin edilebilen teşhis kitleri (Biomaghreb, Ariana, TN) kullanılarak ölçüldü.

                  Böbrek fonksiyonunun değerlendirilmesi
                  Plazma üre, kreatinin, ürik asit ve albümin analizleri piyasada bulunan tanı kitleri (Biomaghreb, Ariana, TN) kullanılarak yapıldı.

                  metabolik parametreler
                  Plazma toplam kolesterol (TC), düşük yoğunluklu lipoprotein-kolesterol (LDL), yüksek yoğunluklu lipoprotein-kolesterol (HDL) ve trigliserid (TG) konsantrasyonları, Randox laboratuvarları (Ardmore, Kuzey İrlanda, BK) tarafından sağlanan ticari olarak temin edilebilen teşhis kitleri kullanılarak ölçülmüştür. ).

                  İstatistiksel analizler
                  Veriler eşleştirilmemiş Student t -testi ile analiz edildi ve ortalama ± standart sapma olarak ifade edildi. Veriler, 12 bağımsız deneyi temsil etmektedir. Tüm istatistiksel testler iki kuyrukluydu ve 0.05 veya daha düşük bir p değeri anlamlı kabul edildi.

                  Git: Sonuçlar

                  Lavanta esansiyel yağlarının kimyasal bileşimi
                  L. stoechas esansiyel yağlarının (ekstraksiyon verimi = %0,05) GC–MS analizleriyle elde edilen sonuçlar Tablo'da sunulmuştur. 1. Yirmi iki bileşik tanımlandı. Tespit edilen başlıca bileşikler şunlardır: D-Fenchone (%29.28), a-pinen (%23.18), Camphor (%15.97), Camphene (%7.83), Eucapur (%3.29) ve Limonene (%2.71) Linalool, ( %2,01 Endobornil Asetat (%1,03). Uçucu yağlar ayrıca daha düşük oranlarda Trisiklen, Cymene, Delta-Cadinene, Selina-3,7(11)-dien içermektedir. tablo 1


                  L. Stoechas esansiyel yağlarının fitokimyasal bileşimleri Tablo 1'de sunulmaktadır.
                  1
                  üç tekerlekli bisiklet
                  6.137
                  0,51
                  2
                  α-pinen
                  6.720
                  23.18
                  3
                  kampen
                  7.310
                  7.83
                  4
                  β-Phellandrene
                  8.500
                  0.10
                  5
                  β -Pinen
                  8.626
                  0.12
                  6
                  Delta 3-Carene
                  10.554
                  0.11
                  7
                  Cymene
                  11.504
                  0,72
                  8
                  limonen
                  11.807
                  2.71
                  9
                  Eucapur
                  11.893
                  3.29
                  10
                  D-Fenkon
                  15.835
                  29.28
                  11
                  linalool
                  16.785
                  2.01
                  12
                  kafur
                  19.526
                  15.97
                  13
                  Myrtenol
                  23.228
                  0,26
                  14
                  endobornil asetat
                  29.122
                  1.03
                  15
                  aromalı endren
                  33.991
                  0,28
                  16
                  α -Kopaen
                  34.809
                  0,28
                  17
                  karyofilen
                  37.436
                  0,26
                  18
                  β -Selinen
                  41.533
                  0,26
                  19
                  Delta-Cadinene
                  43.953
                  0,67
                  20
                  α -Elemene
                  44.434
                  0.12
                  21
                  Selina-3,7(11)-dien
                  44.817
                  0,85
                  22 Delta-gurjunene 47.730 0.20
                  Ayrı bir pencerede aç
                  GC-MS analizi sonucunda uçucu yağlarda 22 bileşik tespit edilmiştir.

                  IR Tutma indeksi.

                  Lavanta esansiyel yağlarının antioksidan kapasitesi
                  Antioksidan kapasite ile ilgili olarak, Şekilde gösterdik. 1L. stoechas esansiyel yağlarının ve askorbik asidin DPPH radikaline karşı radikal yakalama aktivitesinin (RSA), doza bağımlı bir şekilde önemli ölçüde arttığını bulmuşlardır. Bununla birlikte, L. stoechas esansiyel yağları, önemli bir RSA (EC50 = 221.43 μg/mL) gösterdi, ancak referans molekül olarak kullanılan askorbik asitten (EC50 = 87.57 μg/mL) daha düşüktü.
                  İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı 1476-511X-12-189-1.jpg'dir.
                  Şekil 1
                  Lavandula'nın 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) üzerindeki esansiyel yağları ve askorbik asidi stoechas serbest radikal yakalama aktivitesi . Vücut ve ilgili organ ağırlıkları

                  Alloksan ile indüklenen diyabetik sıçanlarda kilo alımı, diyabetik olmayan sağlıklı hayvanlara kıyasla önemli ölçüde azalmıştır. Subakut Lavanta esansiyel yağları uygulaması bu düşüşü engelledi ve ayrıca alloksanın neden olduğu hepatik ve renal nispi ağırlık artışına karşı korudu (Tablo 2). Tablo 2


                  Lavandula stoechas esansiyel yağlarının akut aloksanın neden olduğu vücut ağırlığının yanı sıra karaciğer ve böbrek bağıl ağırlıkları üzerindeki subakut etkisi
                  İlk vücut ağırlığı (g)
                  227 ± 2,8
                  228 ± 2,3
                  230 ± 2,6
                  227 ± 2,9
                  Nihai vücut ağırlığı (g)
                  241 ± 2,7
                  227 ± 2,4 bir
                  244 ± 2,4 b
                  231 ± 3,1 milyar
                  Karaciğer bağıl ağırlığı (mg/g bw)
                  33,42 ± 3,91
                  62. 13 ± 2.81 bir
                  36,83 ± 3,45 b
                  39,51  ± 2,27 b
                  Böbrek bağıl ağırlığı (mg/g bw) 8,7 ± 0,2 11,13 ± 0,71 bir 8,36 ± 0,94 b 7,89 ± 0,4 9 b
                  Ayrı bir pencerede aç
                  Hayvanlar 15 gün boyunca Lavandula stoechas uçucu yağları (50 mg/kg vücut ağırlığı, ip) veya araç (NaCl %0.9) ile 220 mg/kg vücut ağırlığı alloksan ile diyabet indüksiyonundan yedi gün sonra tedavi edildi . Tahliller üç kopya halinde gerçekleştirildi.

                   “Sağlıklı Kontrol” grubuna kıyasla a p < 0,05 ve  “Diyabetik Kontrol” grubuna kıyasla b p < 0,05.

                  Kan şekeri seviyesi
                  Alloksan ile indüklenen diyabetik sıçanlarda, diyabetik olmayan sağlıklı hayvanlara kıyasla kan glukoz seviyesinde önemli bir artış gözlendi (Tablo 3). Lavanta esansiyel yağları tedavisi bu düşüşü önemli ölçüde düzeltirken, esansiyel yağların tek başına önemli bir etkisi olmamıştır.

                  Tablo 3
                  Lavandula stoechas esansiyel yağlarının karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında akut aloksanın neden olduğu değişiklikler üzerindeki subakut etkisi
                  sağlıklı kontrol
                  6,65 ± 0,66
                  23 ± 1,59
                  39 ± 2,82
                  129 ± 7.1
                  938 ± 16
                  4,72 ± 0,93
                  7,64 ± 0,38
                  0,28 ± 0,01
                  114 ± 6,7
                  diyabetik kontrol
                  15,29 ± 1,1 bir
                  63 ± 1,38 bir
                  68 ± 2,13 bir
                  179 ± 6,5 bir
                  1246 ± 24 bir
                  3,15 ± 0,96 bir
                  10,8 ± 0,40 bir
                  0,13 ± 0,02 bir
                  163 ± 5,9 bir
                  Sağlıklı + uçucu yağlar
                  5,17 ± 0,6 milyar
                  21 ± 1,75 b
                  37 ± 3,63 b
                  148 ± 6,8 b
                  916 ± 13 milyar
                  5,34 ± 0,30 b
                  7,14 ± 0,35 b
                  0,28 ± 0,01 b
                  126 ± 6,3 milyar
                  Diyabetik + uçucu yağlar 7,81 ± 0,71 b 32 ± 1,37 b 43 ± 2,51 b 155 ± 9,6 1095 ± 38b 4,13 ± 0,35 b 7,21 ± 0,89 0,29 ± 0,01 b 119 ± 8,4 b
                  Ayrı bir pencerede aç
                  Hayvanlar 15 gün boyunca Lavandula stoechas uçucu yağları (50 mg/kg vücut ağırlığı, ip) veya araç (NaCl %0.9) ile 220 mg/kg vücut ağırlığı alloksan ile diyabet indüksiyonundan yedi gün sonra tedavi edildi . Tahliller üç kopya halinde gerçekleştirildi.

                   “Sağlıklı Kontrol” grubuna kıyasla a p < 0,05 ve  “Diyabetik Kontrol” grubuna kıyasla b p < 0,05.

                  Lavanta esansiyel yağlarının hepatik ve renal lipid peroksidasyonu ve tiyol grupları içeriğine etkisi
                  Alloxan ile indüklenen diyabet, lipid peroksidasyon indeksi olarak karaciğer ve böbrek MDA seviyesini önemli ölçüde artırdı ve sağlıklı diyabetik olmayan grupla karşılaştırıldığında tiyol gruplarının içeriğini azalttı (Şekil 2A,B,C ve D). Lavanta esansiyel yağları (50 mg/kg vücut ağırlığı, ip ) ile muamele, lipoperoksidasyona ve ayrıca alloksan muamelesinin neden olduğu (-SH) grup seviyesinin azalmasına karşı korumuştur. Lavanta esansiyel yağlarının tek başına lipid peroksidasyonu üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır.
                  İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı 1476-511X-12-189-2.jpg'dir.
                  şekil 2
                  Lavandula stoechas esansiyel yağlarının karaciğer ve böbrek MDA (A ve B) ve (−SH) grupları (C ve D) düzeylerinde aloksanın neden olduğu akut değişiklikler üzerindeki subakut etkisi . Hayvanlar 15 gün boyunca Lavandula stoechas uçucu yağları (50 mg/kg vücut ağırlığı, ip) veya araç (NaCl %0.9) ile 220 mg/kg vücut ağırlığı alloksan ile diyabet indüksiyonundan yedi gün sonra tedavi edildi . Tahliller üç kopya halinde gerçekleştirildi. HC : Sağlıklı Kontrol; DC : Diyabet Kontrolü; H + EO : Sağlıklı + Uçucu Yağlar; D + EO : Diyabetik + Uçucu Yağlar. “a” : “Sağlıklı Kontrol” grubu ve “ b”  ile karşılaştırıldığında p < 0,05:  "Diyabetik Kontrol" grubu ile karşılaştırıldığında p < 0.05. Lavanta esansiyel yağlarının karaciğer ve böbrek antioksidan enzim aktiviteleri üzerine etkisi


                  Alloksan ve Lavanta esansiyel yağlarının hepatik ve renal antioksidan enzim aktiviteleri üzerindeki etkilerine ayrıca baktık. Şekilde sunulan sonuçlar 3A,B,C ve D, alloksan uygulamasının hepatik ve renal antioksidan enzim aktivitelerini CAT, total SOD, cu/zn-SOD ve Mn-SOD gibi önemli ölçüde azalttığını göstermiştir. Lavanta esansiyel yağları tedavisi, alloksan kaynaklı antioksidan enzimlerin tükenmesini önemli ölçüde tersine çevirdi.
                  Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 1476-511X-12-189-3.jpg'dir.
                  Figür 3
                  Lavandula stoechas esansiyel yağlarının karaciğer ve böbrek CAT (A ve B), Toplam SOD, Cu/Zn-SOD, Mn-SOD ve Fe-SOD (C ve D)'de akut aloksanın neden olduğu değişiklikler üzerindeki subakut etkisi . Hayvanlar 15 gün boyunca Lavandula stoechas uçucu yağları (50 mg/kg vücut ağırlığı, ip) veya araç (NaCl %0.9) ile 220 mg/kg vücut ağırlığı alloksan ile diyabet indüksiyonundan yedi gün sonra tedavi edildi . Tahliller üç kopya halinde gerçekleştirildi. HC : Sağlıklı Kontrol; DC : Diyabet Kontrolü; H + EO : Sağlıklı + Uçucu Yağlar; D + EO : Diyabetik + Uçucu Yağlar. “a” :  “Sağlıklı Kontrol” grubuna göre p < 0,05 ve “b” :  “Diyabetik Kontrol” grubuna kıyasla p < 0.05.

                  Lavanta esansiyel yağlarının karaciğer ve böbrek fonksiyonlarına etkisi
                  Sıçanların alloksana maruz kalması, AST, ALT, ALP ve LDH aktivitelerinin gösterdiği gibi karaciğer fonksiyon bozukluklarına yol açmıştır (Tablo 3). Böbrek fonksiyonuyla ilgili olarak, alloksan maruziyetinin plazma kreatinin ve üre düzeylerinde bir artışın yanı sıra albümin ve asit ürik içeriklerinde bir azalmaya neden olduğunu gösterdik (Tablolar 2Ve​ve3).3). L. stoechas esansiyel yağları (50 mg/kg bw, ip ) ile tedavi, alloksan tedavisinin neden olduğu hepatik ve renal disfonksiyonlara karşı önemli ölçüde koruma sağlamıştır.

                  Lavanta esansiyel yağlarının lipit metabolik parametreleri üzerindeki etkisi
                  Masa 4sıçanın alloksan maruziyetinin önemli metabolik bozukluklara neden olduğunu gösterdi. Gerçekten de, sıçanların alloksan tedavisi TG, TC ve LDL plazma içeriklerini önemli ölçüde arttırmış ve HDL seviyesini düşürmüştür. Daha da önemlisi, L. stoechas esansiyel yağ takviyesinin, alloksan tarafından indüklenen lipit metabolik parametrelerinin bozulmasına karşı önemli ölçüde koruma sağladığını gösterdik .

                  Tablo 4
                  Lavandula stoechas esansiyel yağlarının lipit metabolik parametrelerinde akut aloksanın neden olduğu değişiklikler üzerindeki subakut etkisi
                  sağlıklı kontrol
                  0,66 ± 0,02
                  0,72 ± 0,02
                  0,19 ± 0,02
                  0,21 ± 0,03
                  3.47
                  3.78
                  diyabetik kontrol
                  1,28 ± 0,07 bir
                  0,87 ± 0,04 bir
                  0,13 ± 0,02 bir
                  0,34 ± 0,02 bir
                  9.84 bir
                  6.29 bir
                  Sağlıklı + uçucu yağlar
                  0,68 ± 0,16 b
                  0,68 ± 0,03 b
                  0,14 ± 0,01 b
                  0,24 ± 0,02 b
                  4,85 b
                  4,85 b
                  Diyabetik + uçucu yağlar 0,86 ± 0,12 b 0,74 ± 0,04 b 0,16 ± 0,02 b 0,27 ± 0,03 b 5.37 b 4,62 b
                  Ayrı bir pencerede aç
                  Hayvanlar 15 gün boyunca Lavandula stoechas uçucu yağları (50 mg/kg vücut ağırlığı, ip) veya araç (NaCl %0.9) ile 220 mg/kg vücut ağırlığı alloksan ile diyabet indüksiyonundan yedi gün sonra tedavi edildi . Tahliller üç kopya halinde gerçekleştirildi.

                   “Sağlıklı Kontrol” grubuna kıyasla a p < 0,05 ve  “Diyabetik Kontrol” grubuna kıyasla b p < 0,05.

                  Git: Tartışma
                  Kuzey Afrika'daki L. stoechas esansiyel yağlarının bileşiminin önceki raporla [ 33 ] kısmen uyumlu olması dikkate değerdi . Böylece 8-sineol, önceki raporla uyumlu olarak Lavandula esansiyel yağlarının ana bileşenini oluşturdu [ 33 ]. Buna karşılık, p-simen-8-ol, pinokarvon ve a-terpineol ve a-terpinen-7-al ve fenkon gibi diğer bileşikler, bizim örneğimizde saptanmadı, ancak diğer raporda bulundu [34 ] . Önceki raporda düşük konsantrasyonda (%1,4) mevcut olan sabinen [ 34], örneğimizdeki ana bileşenlerden birini temsil ediyordu (% 13.89). Uçucu yağların bileşimindeki bu değişiklikler, esas olarak iklimsel ve coğrafi koşullar ile genetik farklılıklarla ilişkilidir [ 33 ]. Bununla birlikte, çeşitli Lavandula türlerinin [ 33 , 35 - 37 ] uçucu yağları üzerine yapılan birkaç araştırma, 1, 8-sineol, linalool, linalil asetat, fenkon ve β -phellandrenin bu bitkilerin karakteristik bileşikleri olduğunu göstermiştir.

                  Öte yandan, DPPH radikal yakalama tahlilini kullanarak, L. stoechas esansiyel yağlarının, daha önceki raporlara göre [ 33-37 ] fenolik bileşiklerin varlığıyla ilişkili olabilecek daha yüksek bir temizleme kapasitesi sunduğunu gösterdik . Ancak bu antioksidan kapasite askorbik asitten daha düşük kalmıştır.

                  Alloxan uygulaması , böbrek ve karaciğer fonksiyonlarının yanı sıra metabolik değişkenlerdeki değişikliklerle pankreatik β-hücrelerini [ 38 ] yok ederek diyabet durumu oluşturdu. İlk önce alloksan enjeksiyonunun vücut ağırlığı artışını azalttığını ve böbrek ve karaciğer bağıl ağırlıklarını arttırdığını bulduk. Ayrıca alloksan uygulamasının glisemi, kolesterol, trigliseritler, üre, ürik asit, kreatinin, AST ve ALT düzeylerini arttırdığını da gösterdik. Bununla birlikte, alloksanın neden olduğu diabetes mellitusta, kan glukozundaki artışa ayrıca plazma kolesterolü, trigliseritler ve üredeki bir artış eşlik eder [ 39 , 40 ].

                  Alloksanın diabetojenik etkileri kısmen, endojen insülin salınımında bir azalmayla birlikte çok sayıda β-hücresinin zarar görmesine yol açan reaktif oksijen türleri üretiminin aracılık ettiği spesifik sitotoksik etkiye atfedilir. Bununla birlikte, alloksan verilen sıçanlar kısa bir süre içinde hiperglisemik hale geldi ve bunu hepatik glukoz aşırı üretimi izledi [ 41 ]. Daha da önemlisi, L. stoechas esansiyel yağlarının alloksan-diyabetik sıçanlarda kan şekerini düşürdüğünü gösterdik . L. stoechas yağları, plazma insülin etkisini, salgılanmasını veya bağlı formdan salınmasını güçlendirerek antihiperglisemik etkilerini gösterebilir [ 42]. Diyabetik durumda, hipertrigliseridemi ve hipertrigliseridemi ile sonuçlanan insülin eksikliği nedeniyle lipoprotein lipaz aktive olmaz. Bu, glisemi seviyesinin toplam ve çok düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol konsantrasyonlarının ana belirleyicisi olduğu gerçeğiyle uyumludur [ 43 ]. Verilerimiz, alloksan ile indüklenen diyabetik sıçanların, böbrek fonksiyonunun önemli belirteçleri olarak kabul edilen yüksek seviyelerde plazma üre, ürik asit ve kreatinin gösterdiğini gösterdi [ 44 , 45 ]. L. stoechas ile tedaviuçucu yağlar tüm bu parametreleri neredeyse kontrol seviyelerine çevirdi. Plazma AST ve ALT aktivitelerindeki artış, daha önce nekrotik bir karaciğer gösteren bulgularla desteklendiği gibi, diyabetin hepatik disfonksiyonu indükleyebileceğini göstermiştir [ 46 ]. Bu nedenle, plazmadaki transaminaz aktivitelerinin artışı esas olarak bu enzimlerin karaciğerden sızmasına bağlı olabilir [ 47 ]. Öte yandan, alloksan-diyabetik sıçanların L. stoechas esansiyel yağları ile muamele edilmesi, transaminaz aktivitelerini geri kazandırdı. Bu sonuçlar Ohaeri [ 48 ] tarafından elde edilenlerle uyumludur ve alloksanın neden olduğu toksisiteye karşı lavantanın hepatoprotektif etkilerini göstermektedir.

                  Daha da önemlisi, L. stoechas takviyesi, majör endojen suda çözünür antioksidanlardan biri olarak [ 49 ] plazma ürik asit konsantrasyonundaki aloksanla indüklenen azalmanın yanı sıra lipid peroksidasyonunun [ 50 ] belirteci olarak doku malondialdehit artışına karşı korumuştur. Ayrıca alloksan uygulamasının SOD ve CAT gibi antioksidan enzim aktivitelerini azalttığını gösterdik. Bununla birlikte, bu enzimlerin diyabetik modelde enzimatik olmayan glikosilasyon ve oksidasyonun bir sonucu olarak inhibe edildiği bilinmektedir [ 51 ]. Bu sonuçlar , diyabet ve ROS üretimi arasındaki etkileşimi gösteren önceki raporları [ 51 , 52 ] desteklemektedir. Alloxn ile tedavi edilen sıçanların L. stoechas ile subakut tedavisiUçucu yağlar, oksidatif stresin azalmasına bağlı olabilecek bu enzimlerin aktivitelerini arttırdı. Önceki çalışmalar, fenolik bileşiklerdeki uçucu yağların yanı sıra lavanta özlerinin zenginliğini iyi bir şekilde göstermiştir [ 53 ]. Bu moleküller, lipit peroksidasyonunun ana nedeni olan serbest radikalleri hidroksil radikali (OH) olarak temizleyerek bu bitkinin antioksidan yeteneğinin birincil kaynağıdır [ 54 ]. Bununla birlikte, diyabetik duruma, antioksidan savunma sisteminin tükenmesine ve serbest radikal oluşumuna yol açan kalıcı ve kronik hiperglisemi nedeniyle yüksek oksidatif stres eşlik eder [ 55 ]. Hidroksil radikali (OH .) tüm biyolojik maddelerle reaksiyona girer ve en duyarlı olanlar lipid peroksidasyonuna yol açan çoklu doymamış yağ asitleridir [ 56 ]. Aslında artan lipoperoksidasyon, membran akışkanlığını azaltarak ve membrana bağlı enzimlerin ve reseptörlerin aktivitesini değiştirerek membran fonksiyonunu bozar [ 57 ].

                  Sonuç olarak, verilerimiz sıçanlarda alloksan tedavisinin neden olduğu diyabet ve oksidatif strese karşı lavandula stoechas esansiyel yağlarının koruyucu etkilerini açıkça göstermiştir. Lavanta esansiyel yağları, esas olarak antioksidan özellikleriyle böbrek ve karaciğer yaralanmalarını azalttı ve hepato- ve nefroprotektör ürünler olarak önemli bir rol oynadı.

                  Git: Kısaltmalar
                  ALT: Alanin aminotransferaz; AST: Aspartat aminotransferaz; BSA: Sığır serum albümini; CAT: Katalaz; HDL-C: HDL-kolesterol; LDL-C: LDL-Kolesterol; MDA: Malondialdehit; PAL: Fosfataz alkalinleri; SOD: Süperoksit dismutaz; TC: Toplam kolesterol; TG: Trigliserit; LPO: Lipoperoksidasyon.

                  Git: Rekabet eden çıkarlar
                  Yazarlar, rekabet eden çıkarları olmadığını beyan eder.

                  Git: Yazar katkıları
                  HS ve SS deneyler yaptılar ve el yazmasının ilk versiyonunu yazdılar. KR, AS, NG ve MS çalışmanın tasarımına, veri analizine ve makalenin düzenlenmesine katıldı. Tüm yazarlar makalenin son halini okudu ve onayladı.

                  Git: teşekkürler
                  Tunus “Enseignement Supérieur et Recherche Scientifique” Bakanlığının mali desteği takdirle karşılanmaktadır. Uzman teknik yardım için Radhouen Mekni'ye teşekkür ederiz.

                  Git: ilgi beyanı
                  Bu araştırma, kamu, ticari veya kar amacı gütmeyen sektörlerdeki herhangi bir fon kuruluşundan özel bir hibe almamıştır.

                  Git: Referanslar
                  • Walker C, Reamy BV. Kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi için diyetler: Kanıt nedir? Aile Hekimiyim. 2009; 12 :571–588. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Martinez-Gonzalez MA, Bes-Rastrollo M, Serra-Majem L, Lairon D, Estruch R, Trichopoulou A. Akdeniz gıda modeli ve kronik hastalığın birincil önlenmesi: son gelişmeler. Beslenme Rev. 2009; 12 (Ek 1):111–116. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Austin MA, Hokanson JE, Brunzell JD. Düşük yoğunluklu lipoprotein alt sınıflarının karakterizasyonu: metodolojik yaklaşımlar ve klinik alaka. Curr Opin Lipidol. 1994; 12 :395–403. doi: 10.1097/00041433-199412000-00002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Liao L, Starzyk RM, Granger DN. Okside düşük yoğunluklu lipoprotein kaynaklı lökosit adezyonunun ve mikrovasküler disfonksiyonun moleküler belirleyicileri. Arterioskler Tromb Vasc Biol. 1997; 12 :437–444. doi: 10.1161/01.ATV.17.3.437. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Halliwell B. Serbest radikaller, antioksidanlar ve insan hastalıkları; merak, sebep veya sonuç. Lancet. 1994; 12 :721–724. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Aviram M. Kardiyovasküler hastalıklarla ilgili oksidatif hasar ve antioksidan koruma üzerine insan çalışmalarının gözden geçirilmesi. Serbest Radikal Çöz. 2000; 12 :85–97. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Wei JY. Yaş ve kardiyovasküler sistem. N İngilizce J Med. 1992; 12 :1735–1739. doi: 10.1056/NEJM199212103272408. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Hertog MG, Feskens EJ, Hollman PC, Katan MB, Kromhout D. Diyet antioksidan Flavonoidler ve koroner kalp hastalığı riski: Zutphen Yaşlı Çalışması. Lancet. 1993; 12 :1007–1011. doi: 10.1016/0140-6736(93)92876-U. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Huxley RR, Neil HA. Diyet flavonol alımı ile koroner kalp hastalığı mortalitesi arasındaki ilişki: ileriye dönük kohort çalışmalarının bir meta analizi. Eur J Clan Nutr. 2003; 12 :904–908. doi: 10.1038/sj.ejcn.1601624. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Sesso HD, Gaziano JM, Liu S, Buring JE. Flavonoid alımı ve kadınlarda kardiyovasküler hastalık riski. Ben J Clin Nutr. 2003; 12 :1400–1408. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Fuhrman B, Aviram M. Flavonoidler, LDL'yi oksidasyondan korur ve aterosklerozu hafifletir. Curr Opin Lipidol. 2001; 12 :41–48. doi: 10.1097/00041433-200102000-00008. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Gomez MJ, Jimenez J, Risco S, Zarzuelo A. Lavandula cinsinin çeşitli türlerinde hipoglisemik aktivite. eczane. 1987; 12 :706–707. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Gilani AH, Aziz N, Khan MA, Shaheen F, Jabeen Q, Siddiqui BS, Herzig JW. Lavandula stoechas L.J Ethnopharmacol'ün antikonvülsan, sedatif ve antispazmodik aktivitelerinin etnopharmakolojik değerlendirmesi . 2000; 12 :161–167. doi: 10.1016/S0378-8741(99)00198-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Cavanagh HMA, Wilkinson JM. Lavanta esansiyel yağının biyolojik aktiviteleri. Fitoterapi Arş. 2002; 12 :301–308. doi: 10.1002/ptr.1103. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Lis-Balchin M, Dekanlar SG. Seçilen bitki esansiyel yağlarının Listeria monocytogenes'e karşı biyoaktivitesi. J Appl Microbiol. 1997; 12 :759–762. doi: 10.1046/j.1365-2672.1997.00153.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Lis-Balchin M, Deans SG, Eagles ham E. Ticari uçucu yağların biyoaktivitesi ve kimyasal bileşimi arasındaki ilişki. Lezzet Parçası J. 1998; 12 :98–104. doi: 10.1002/(SICI)1099-1026(199803/04)13:2<98::AID-FFJ705>3.0.CO;2-B. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  • El-Hilaly J, Hmammouchi M, Lyoussi B. Taounate eyaletindeki (Kuzey Fas) tıbbi bitkilerin etnobotanik çalışmaları ve ekonomik değerlendirmesi J Ethnopharmacol. 2003; 12 :149–158. doi: 10.1016/S0378-8741(03)00012-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Lawless J. Uçucu Yağlar Ansiklopedisi. Melbourne, Avustralya: Element; 1992. [ Google Akademik ]
                  • Gattefosse RM. Gattefosse'nin Aromaterapisi. Essex, İngiltere: CW Daniel; 1993. [ Google Akademik ]
                  • Nadkarni KM. Hint materia medica s. 730 (3. baskı) Bombay: Popüler Prakashan; 1982. [ Google Akademik ]
                  • Usmanghani K, Saeed A, Alam MT. İndusyunik tıp. Karaçi: Karaçi Üniversitesi Yayınları; 1997.s. 273. [ Google Akademik ]
                  • Benabdelkader T, Zitouni A, Guitton Y, Jullien F, Maitre D, Casabianca H, Legendre L, Kameli A. Cezayir Lavandula stoechas L.'nin vahşi popülasyonlarından elde edilen uçucu yağlar: kompozisyon, kimyasal değişkenlik ve in vitro biyolojik özellikler. Kimya Biyoçeşitlileri. 2011; 12 :937–953. doi: 10.1002/cbdv.201000301. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Grzegorczyk I, Matkowski A, Wysokinska H. Salvia officinalis L. Food Chem'in in vitro kültürlerinden ekstraktların antioksidan aktivitesi . 2007; 12 :536–541. doi: 10.1016/j.foodchem.2006.12.003. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  • Liu J, Yu Y, Fan YZ, Chang H, Liu HM, Cui Y, Chen Q, Wang R. Alloxan kaynaklı diyabetik sıçanlarda endomorfinlerin kardiyovasküler etkileri. peptitler. 2005; 12 :607–614. doi: 10.1016/j.peptides.2004.11.017. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Begue JA, Avusturya SD. Mikrozomal lipid peroksidasyonu. Met Enzimol. 1978; 12 :302–310. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Elman GL. Doku sülfidril grupları. Arch Biochem Biyofiz. 1959; 12 :70–77. doi: 10.1016/0003-9861(59)90090-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Misra HP, Fridovich I. Epinefrinin otooksidasyonunda süperoksit anyonunun rolü ve süperoksit dismutaz için basit tahlil. J Biol. 1972; 12 :3170–3175. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Azhar S, Cao L, Reaven E. Sıçanlarda yaşlanma sırasında adrenal antioksidan savunma sisteminin değişmesi. J Clin Invest. 1995; 12 :1414–1424. doi: 10.1172/JCI118177. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Aebi H. Katalaz in vitro. Met Enzimol. 1984; 12 :121–126. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Bradford M.Ö. Protein-boya bağlama ilkesini kullanan proteinin mikrogram miktarlarının miktarının belirlenmesi için hızlı ve hassas bir yöntem. Anal Biyokimya. 1976; 12 :248–254. doi: 10.1016/0003-2697(76)90527-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Lott JA, Stang JM. Miyokardiyal iskemi ve nekrozun tanı ve ayırıcı tanısında serum enzimleri ve izoenzimler. Klinik Kimya 1980; 12 :1241–50. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Dob T, Dahmane D, Tayeb B, Chelghoum C. Cezayir'den Lavandula dentata L.'nin uçucu yağının kimyasal bileşimi. Int J Aromath. 2005; 12 :110–114. doi: 10.1016/j.ijat.2005.03.010. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  • Pascual TJD, Caballero E, Caballero C, Machin G. Lavandula latifolia'nın uçucu yağının bileşenleri. fitokimya 1983; 12 :1033–1034. doi: 10.1016/0031-9422(83)85052-3. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  • Perry NB, Anderson RE, Brennan NJ, Douglas MH, Heane AJ, Mc Grimpsey JA, Smallfield BM. Dalmaçyalı adaçayından (Salvia officinalis L.) elde edilen esansiyel yağ, bireyler, bitki parçaları, mevsimler ve yerler arasındaki farklılıklar. J Tarım Gıda Kimyası 1999; 12 :2048–2054. doi: 10.1021/jf981170m. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Pascual TJD, Ovejero J, Anaya J, Caballero E, Hernandez JM. İspanyol başak yağının kimyasal bileşimi. PlantaMedica. 1989; 12 :398–399. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Barazandeh MM. İran'dan Lavandula latifolia Medik'in uçucu yağ bileşimi. J Essent Oil Res. 2002; 12 :103–104. doi: 10.1080/10412905.2002.9699784. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  • Nogueira JMF, Romano A. Lavandula viridis'in mikro-üretilmiş bitkilerinden elde edilen uçucu yağlar. Fitokim Anal. 2002; 12 :4–7. doi: 10.1002/pca.609. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Szkudelski T. Sıçan pankreasının b-hücrelerinde alloksan ve streptozotosin etkisinin mekanizması. Fizyolojik Res. 2001; 12 :536–546. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Cam CM, Cros HG, Serrano JJ, Lazaro R, McNeill HJ. Streptozotosin kaynaklı diyabette organik bir vanadil bileşiği olan naglivan'ın in vivo antidiyabetik etkileri. Diab Res Klinik Uygulaması. 1993; 12 :111–121. doi: 10.1016/0168-8227(93)90004-O. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Pari L, Saravanan G. Alloxan kaynaklı diyabette bitkisel bir ilaç olan kogent db'nin antidiyabetik etkisi. Zorunlu Biochem Physiol. 2002; 12 :19–25. doi: 10.1016/S1096-4959(01)00474-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Martinez JA, Milagro FI. Alloksan-diyabetik sıçanlarda bir β3-adrenerjik agonistin oral uygulamasının lipit metabolizması üzerindeki etkileri. J Pharm Pharmacol. 2000; 12 :851–856. doi: 10.1211/0022357001774534. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Pushparaj NP, Tan HKB, Tan HC. Averrhoa bilimbi'nin yarı saflaştırılmış fraksiyonlarının streptozotosin diyabetik sıçanlarda hipoglisemik etki mekanizması. Hayat Bilimi 2001; 12 :535–547. doi: 10.1016/S0024-3205(01)01423-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Laakso M. Diyabetik dislipideminin epidemiyolojisi. Diab Rev. 1995; 12 :408–422. [ Google Akademik ]
                  • Burtis CA, Ashwood ER. Enzimler, klinik kimyanın Teitz temelleri. 4. Philadelphia, ABD: NB Saunders Şirketi; 1996. sayfa 312–335. [ Google Akademik ]
                  • Almdal TP, Vilstrup H. Sıkı insülin tedavisi, sıçanlarda deneysel diyabette organik nitrojen içeriklerini ve üre-N sentezi kapasitesini normalleştirir. şeker hastalığı. 1988; 12 :114–118. doi: 10.1007/BF00395558. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Whitehead MW, Hawkes ND, Hainsworth I, Kingham JGC. Karaciğer kaynaklı önemli ölçüde artmış aspartat transaminazın nedenlerine ilişkin prospektif bir çalışma. Bağırsak. 1999; 12 :129–133. doi: 10.1136/gut.45.1.129. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Larcan A, Lambert H, Laprevote-Heully MC, Delorme N. Diyabetik hastalarda hiperlaktatemi seyrinde hepatik lezyonların hafif ve elektron mikroskobik çalışması. Diab Metab. 1979; 12 :103–112. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  • Navarro CM, Montilla PM, Martin A, Jimenez J, Utrilla PM. Rosmarinus'un serbest radikal temizleyici ve antihepatotoksik aktivitesi. Bitki Med. 1993; 12 :312–314. doi: 10.1055/s-2006-959688. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Estornell E, Barber T, Cabo J. Lipid açısından zengin sıvı diyetlerle beslenen sıçanlarda gelişmiş nitrojen metabolizması. Br J Nutr. 1994; 12 :361–373. doi: 10.1079/BJN19940144. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Del Rio D, Stewart AJ, Pellegrini N. Toksik molekül ve oksidatif stresin biyolojik belirteci olarak malondialdehit üzerine yapılan son çalışmaların gözden geçirilmesi. Nutr Metab Kardiyovasküler Dis. 2005; 12 :316–328. doi: 10.1016/j.numecd.2005.05.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Al-Azzawie H, Alhamdani MSS. Alloksan-diyabetik tavşanlarda oleuropeinin hipoglisemik ve antioksidan etkisi. Hayat Bilimi 2006; 12 :1371–1377. doi: 10.1016/j.lfs.2005.07.029. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Sepici-Dincel A, Acıkgoz S, Çevik C, Sengelen M, Yes¸ilada E. Effects of in vivo antioksidan enzim aktivitelerinin in vivo mersin yağı normoglisemik ve alloksan diyabetik tavşanlarda. J Etnofarmakol. 2007; 12 :498–503. doi: 10.1016/j.jep.2006.10.015. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Matosa F, Miguela MG, Duartea J, Venânciob F, Moiteirob C, Correiac AID, Figueiredod AC, Barrosod JG, Pedrod LG. Lavandula luisieri, L. stoechas subsp.'den elde edilen uçucu yağların antioksidan kapasitesi. lusitanica, L. stoechas subsp. lusitanica x L. luisieri ve L. viridis Algarve'de (Portekiz) yetiştirildi J Essent Oil Res. 2009; 12 :327–336. doi: 10.1080/10412905.2009.9700184. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  • Kumazawa S, Taniguchi M, Suzuki Y, Shimura M, Kwon MS, Nakayama T. Keçiboynuzu kabuklarında polifenollerin antioksidan aktivitesi. J Tarım Gıda Kimyası 2002; 12 :373–377. doi: 10.1021/jf010938r. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Kamalakannan N, Prens PSM. Streptozotosin ile indüklenen diyabetik wistar sıçanlarında bir polifenolik flavonoid olan rutinin antihiperglisemik ve antioksidan etkisi. Basic Clin Pharmacol Toxico. 2006; 12 :97–103. doi: 10.1111/j.1742-7843.2006.pto_241.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Memis o'gullar R, Bakan E. Tip 2 diabetes mellituslu hastaların serumunda seruloplazmin, transferin ve lipid peroksidasyon düzeyleri. J Diyabet Komplikasyonları. 2004; 12 :193–197. doi: 10.1016/S1056-8727(03)00032-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  • Arulselvan P, Subramanian SP. Sıçanlarda deneysel diyabette Murraya koenigii yapraklarının antioksidan savunma sistemi ve pankreatik hücrelerin ultra yapısal değişiklikleri üzerindeki yararlı etkileri. Chem Biol Interact. 2007; 12 :155–164. doi: 10.1016/j.cbi.2006.10.014. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]

                  Yorum yap


                  • #10
                    Lavandula dentata L. ve Lavandula stoechas L.'nin hidroalkolik ekstraktlarının anti-inflamatuar aktivitesi.

                    Yazar bağlantıları bindirme panelini açarFrancesca Cezayir _,Alba Rodriguez- Nogales,Teresa Vezza bir,Jose Garrido-Mesa bir,Natividad Garrido-Mesa bir,M. Pilar Utrilla,M. Reyes González-Tejero b,Manuel Casares-Porcel b,Joaquin Molero-Mesa b,Maria del Mar Contreras c d,Antonio Segura -Carretero cd,José Pérez-Palacio e,Caridad Diaz e,Noemí Vergara e,Francisca Vicente e,M. Elena Rodriguez-Cabezas a 1,Julio Galvez a 1
                    CIBER-EHD, Department of Pharmacology, IBS.GRANADA, Center for Biomedical Research (CIBM), University of Granada, Granada, Spain
                    Department of Botany, University of Granada, Granada, Spain
                    Department of Analytical Chemistry, Faculty of Sciences, University of Granada, Avenida Fuentenueva s/n, 18071 Granada, Spain
                    Research and Development Centre for Functional Food (CIDAF), Health-Science Technological Park, Avenida del Conocimiento 37, 18016 Granada, Spain
                    Fundación Centro de Excelencia en Investigación de Medicamentos Innovadores de Andalucía (MEDINA), Granada, Spain
                    https://doi.org/10.1016/j.jep.2016.05.063Haklar ve içerik alın Soyut

                    Etnofarmakolojik alakaLavandula cinsine ait bitkiler, Akdeniz geleneksel tıbbında anti-inflamatuar ilaçlar olarak kullanılmıştır. Günümüzde, enflamatuar barsak hastalığını (IBD) tedavi etmek için bitkisel ilaçlar da dahil olmak üzere tamamlayıcı tıbba artan bir ilgi var .

                    Çalışmanın amacı
                    Lavandula dentata ve Lavandula stoechas ekstraktlarının anti-inflamatuar özelliklerini iki inflamatuar deneysel modelde test etmek için: insanın bağırsak koşullarını ve bağırsak dışı belirtilerini taklit etmek için sıçan kolitinin TNBS modeli ve farelerde carrageenan kaynaklı pençe ödemi IBD, sırasıyla.


                    araç ve yöntemlerEkstreler, kalitatif HPLC analizi ile karakterize edildi. Daha sonra, in vitro ve in vivo olarak test edildiler. BMDM'ler ve CMT-93 epitel hücrelerinde farklı konsantrasyonlarda ekstraktlarla (0.1 ila 100 mg/kg) ve farelerde İrlanda yosunu kaynaklı pençe ödeminde (10, 25 ve 100 mg/kg) test edildi. µg/ml). The extracts were tested in vivo in the TNBS model of rat colitis (10 and 25

                    Sonuçlar
                    L. dentata ve L. stoechas özleri, sitokinler ve nitrik oksit gibi farklı inflamasyon aracılarını in vitro aşağı doğru düzenleyen immünomodülatör özellikler sergiledi . Ayrıca, kolitin TNBS modelinde, nötrofil infiltrasyonunda bir azalmaya ve oksidatif durumda bir iyileşmeye işaret eden, azalmış miyeloperoksidaz aktivitesi ve artan toplam glutatyon içeriği ile kanıtlandığı gibi anti-enflamatuar etkiler gösterdiler. Ayrıca, her iki ekstrakt da proinflamatuar sitokinlerin ve kemokinlerin ekspresyonunu modüle etmiştir.ve değişmiş epitel bariyer fonksiyonunu iyileştirdi. Ayrıca, pençe kalınlığında önemli bir azalma gözlemlendiğinden, farelerde İrlanda yosunu kaynaklı pençe ödeminde anti-enflamatuar etkiler sergilediler. Bu, tümü enflamatuar durumun sürdürülmesinde yer alan MMP-9, iNOS ve COX-2 ve pro-enflamatuar sitokinler gibi farklı indüklenebilir enzimlerin ekspresyonunun aşağı regülasyonu ile ilişkilendirildi.


                    Çözüm
                    L. dentata ve L. stoechas gastrointestinal bozukluklarda bitkisel ilaçlar olarak potansiyel kullanımlarını doğruladı . Ek olarak, başka yerlerde de anti-enflamatuar etkileri gözlendi, bu da IBD'nin bağırsak dışı semptomlarının tedavisi için olası bir kullanım olduğunu düşündürdü. extracts showed intestinal anti-inflammatory effect, confirming their potential use as herbal remedies in


                    grafik özet

                    1. Download : Download high-res image (270KB)
                    2. Download : Download full-size image
                    giriiş

                    Günümüzde, gelişmiş ülkelerde kullanılan standart farmasötik ilaçların sınırlı mevcudiyeti ve satın alınabilirliği nedeniyle, geleneksel ilaçlar dünya nüfusunun üçte ikisi için ana tıbbi tedavi yöntemidir (Kamboj, 2000, Pan ve diğerleri, 2013). Ayrıca, sanayileşmiş dünyada giderek daha fazla insan, özellikle kronik fonksiyonel gastrointestinal rahatsızlıkları olanlar olmak üzere hastalıklarını tedavi etmek için doğal ilaçları seçmektedir (Comar ve Kirby, 2005; Tillisch, 2007). Şifalı bitkilerin farklı insan hastalıklarının tedavisinde bilinen etkinliği, farklı aktif bileşiklerin, özellikle flavonoidler, fenilpropanoidler, stilbenler ve diğerleri gibi fenolik türevlerin varlığına bağlanmıştır. Bu bileşiklerin antioksidan özellikler gösterdikleri iyi bir şekilde bildirilmiştir.

                    İnflamatuar barsak hastalığı (IBD), iki ana durumu içeren, gastrointestinal sistemin bir grup kronik enflamatuar patolojisidir: Crohn hastalığı (CD) ve ülseratif kolit (UC). IBD'nin etiyolojisi muhtemelen genetik ve çevresel faktörlerle birlikte bağırsak lümeninde yerleşik mikrobiyotaya karşı mukozal immün yanıtın düzensizliği ile ilişkilidir (Liu ve ark., 2009). Sonuç olarak, eikozanoidler, trombosit aktive edici faktör, sitokinler ve reaktif oksijen ve nitrojen metabolitleri dahil olmak üzere farklı proinflamatuar mediatörlerin anormal bir sentezi ve salınımı vardır, bu da mukozal hasara yol açar ve insan IBD'sini karakterize eden kronik doku iltihabına neden olur. Strober ve diğerleri, 2007). Oksidan aracılı hasarın da IBD'nin patogenezinde önemli bir rol oynadığı dikkat çekicidir (Karp ve Koch, 2006). Oksidasyon ve iltihaplanma karşılıklı olarak ilişkilidir; Aslında, en sitotoksik reaktif oksijen türleri olan hidroksil radikallerinin oluşumu, iltihaplı dokularda gerçekleşir ve interlökin (IL)-1β, IL-6 veya IL-17 gibi sitokinler dahil olmak üzere proinflamatuar aracıların ekspresyonunu yukarı doğru düzenler. , nitrojen metabolitleri ve kemokinler. Hepsi patojenik kaskadı teşvik eder ve bağırsakta fonksiyonel değişikliklere yol açan kısır bir iltihaplanma döngüsü oluşturur (Strober ve diğerleri, 2007). Ayrıca, İBH sıklıkla bağırsak dışı semptomlarla ilişkilidir, bu nedenle sistemik bir hastalık olarak da düşünülebilir. Bu belirtiler İBH tanısından önce, eş zamanlı ya da sonra ortaya çıkabilmekte ve hastaların yaşam kalitesinin bozulması anlamına gelmektedir (Veloso, 2011). Aslında, Bu bağırsak dışı belirtilerin bazılarının şiddetinin İBH'nin aktivitesi ile paralellik gösterdiği, bazılarının altta yatan hastalığın tedavisi ile düzeldiği, bazılarının ise özel bir tedavi gerektirdiği bildirilmiştir (Patil ve Cross, 2013). Eklem tutulumu, insan IBD'sinde en yaygın bağırsak dışı semptomlardan biridir, ancak diğer organlar da etkilenebilir (Huang ve diğerleri, 2013, Salvarani ve Fries, 2009).

                    Enflamasyonu kontrol etmek veya IBD semptomlarını azaltmak için aminosalisilatlar, kortikosteroidler, azatiyoprin veya metotreksat gibi immünosupresanlar ve ayrıca başta tümör nekroz faktörü (TNF)α monoklonal antikorlar infliximab ve adalimumab (De La Rue) olmak üzere biyolojik ilaçlar dahil olmak üzere farklı farmakolojik stratejiler kullanılır. ve Bickston, 2006). Birçoğu insan tedavisinde etkinlik göstermiş olsa da, bazı durumlarda bu sınırlıdır ve/veya fırsatçı enfeksiyonlar, diabetes mellitus, hipertansiyon, oküler etkiler (glokom ve katarakt), psikiyatrik komplikasyonlar (Curkoviç) gibi ciddi yan etkilerle ilişkilendirilebilir. ve diğerleri, 2013), kronik kullanımlarını kısıtlayabilir (Dignass ve diğerleri, 2010). Bu nedenle, bu hastalık için daha güvenli ve etkili başka terapötik ajanların araştırılması önemlidir. Bu konuda,

                    Akdeniz bölgesi uzun zamandır önemli bir şifalı bitki kaynağı olarak kabul edilmektedir ve enflamatuvar bozuklukların tedavisi için popüler bitkisel ilaç kataloğuna daha fazla sayıda tür sağlayan en ilginç familyalardan biri de Lamiaceae'dir. Bunlar arasında Lavandula dentata L. ve Lavandula stoechas L. İspanyol heliophilous çalılıklarında yaygındır. İlki tipik olarak 700 m'ye kadar ulaşan temel substratlar üzerindeki kıyı bölgelerinde bulunurken, ikincisi tercihen deniz seviyesinden 1700 m'ye kadar olan asit topraklarda bulunur. M. Her iki tür de geleneksel tıpta karaciğer ve bağırsak iltihabı durumları gibi sindirim bozukluklarının (González-Tejero ve diğerleri, 1992) ve ayrıca artrit gibi diğer iltihaplı bozuklukların (González-Tejero ve diğerleri, 1992), romatizma (Benitez ve ark., 2010). Bu bitkilerin tıbbi önemi iyi belgelenmiştir; Aslında, farklı Farmakopeler, çoğunlukla infüzyon şeklinde bunlardan hazırlanan ilaçları içerir (Goren ve ark. 2002).

                    Bu çalışmanın amacı, Lavandula dentata L. ve Lavandula stoechas L.'nin toprak üstü kısımlarının hidroalkolik ekstraktlarının etkilerini, insan IBD'sinin histolojik ve biyokimyasal özelliklerine ve bunun bağırsak dışı semptomlarına benzeyen iki inflamatuar deneysel modelde değerlendirmektir : farelerde sırasıyla trinitrobenzensülfonik asit (TNBS) kaynaklı sıçan koliti ve karragenan kaynaklı pençe ödemi (Jurjus ve diğerleri, 2004, Mukherjee ve diğerleri, 1996). Bölüm snippet'leri
                    araç ve yöntemler


                    Bu çalışma, Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından ilan edilen 'Laboratuvar Hayvanlarının Bakımı ve Kullanımı Kılavuzu'na uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Protokol, Granada Üniversitesi (İspanya) Laboratuar Hayvanları Etik Kurulu tarafından onaylandı (referans numarası CEEA-2010-286). Lavandula dentata ve Lavandula stoechas'ın RP-HPLC-DAD-MS ile kimyasal analizi

                    RP-HPLC-DAD-MS ile elde edilen ekstraktların kalitatif profilleri Şekil 1'de gösterilmektedir. Bir yandan bu şekiller, MS tarafından elde edilen negatif iyonlaşma modundaki baz tepe kromatogramını (BPC) göstermektedir ve bir en yüksek yoğunluğa sahip bileşiklerle temsili kromatogram. Öte yandan, bu rakamlar, çoğu fenolik bileşiğin emildiği 280 nm'de ekstraktların kromatogramlarını da göstermektedir .

                    L' nin ASE özlerinden elde edilen ana fenolik bileşikler . dentata ve L. _ Tartışma

                    Günümüzde, insan IBD'sinde inflamasyonu iyileştirmek veya semptomları azaltmak için çeşitli farmakolojik stratejiler vardır (De La Rue ve Bickston, 2006) ve bunların çoğu etkinlik göstermiş olsa da, bunların uygulanması ciddi yan etkilerle ilişkilendirilebilir ve böylece uzun süreli kullanımlarını sınırlayabilir. terim kullanımı (Dignass ve diğerleri, 2010). Bu, IBD'den mustarip hastaların gösterdiği alternatif ve tamamlayıcı tıbba artan ilgiyi haklı gösterebilir. Bu bağlamda Lavandula cinsine ait iki farklı tür Çözüm

                    L. _ dentata ve L. _ stoechas özleri, sıçan kolitinin TNBS modelinde bağırsak anti-inflamatuar aktivite gösterdi. Bu tedavilerin faydalı etkileri, antioksidan özellikleri, bağışıklık tepkisini aşağı doğru düzenleme kapasiteleri ve geleneksel tıpta anti-enflamatuar ilaçlar olarak kullanımlarını doğrulayabilen bağırsak epitel bariyerini iyileştirme kapasiteleri nedeniyle açıklanabilir. Ayrıca, her iki ekstraktın da akut durumlarda anti-inflamatuar etkiler göstermesi ilginçtir. teşekkürler

                    Bu çalışma , Junta de Andalucia ( AGR-6826 ve CTS 164 ) ve İspanya Ekonomi ve Rekabet Bakanlığı ( SAF2011-29648 ) tarafından ve Avrupa Birliği fonlarıyla desteklenmiştir ; F. Algieri ve Alba Rodriguez-Nogales, Granada Üniversitesi'nin doktora sonrası araştırmacılarıdır; J. Garrido-Mesa, İspanya Eğitim ve Bilim Bakanlığı'ndan doktora öncesi araştırmacıdır; N. Garrido-Mesa, Ramon Areces Vakfı bursuyla desteklenen King's College London'da doktora sonrası araştırmacıdır. BEN Referanslar (67)

                    Yorum yap


                    • #11
                      Lavandula stoechas L. ssp.'nin Kimyasal Bileşimi, Mevsimsel Değişkenliği ve Antifungal Aktivitesi . Kök/Yaprak ve Çiçeklerden Elde Edilen Uçucu YağlarYazar Bilgilerini Görüntüle
                      Şundan alıntı yapın: J. Agric. Gıda Kimyası 2006 , 54 , 12 , 4364–4370
                      Yayın Tarihi : 23 Mayıs 2006
                      https://doi.org/10.1021/jf0603329
                      Telif Hakkı © 2006 Amerikan Kimya Topluluğu Soyut
                      Lavandula stoechas L. ssp.'nin gövdelerinden/yapraklarından (L) ve çiçeklerinden (F) elde edilen uçucu yağlar . çorap Güney Sardinya'da (İtalya) yabani olarak yetişen bitkiler hidrodistilasyonla ekstrakte edildi ve alev iyonlaşma detektörü ve iyon tuzağı kütle spektrometrisi ile birlikte gaz kromatografisi ile analiz edildi. Ana bileşik, ortalama olarak L'de %52.60 ve F'de %66.20'ye karşılık gelen fenkondu, ardından kafur geldi (sırasıyla L ve F'de %13.13'e karşı %27.08). F uçucu yağ verimleri (kuru ağırlık başına hacim) çiçeklenme aşamasının başından sonuna kadar azalırken, L verimleri yıl boyunca sabit kalmıştır. Dokuz ana bileşik, A ve B olmak üzere iki farklı alt yoldan türetilmiştir. Aynı alt yola ait bileşikler, yıl boyunca benzer bir davranış göstermiştir. Uçucu yağlar, antifungal aktiviteleri için kağıt disk difüzyon yöntemi kullanılarak test edildi. Test edilen uçucu yağlar, inaktivasyon üzerinde etkili olmuştur.Rhizoctonia solani ve Fusarium oxysporum ve Aspergillus flavus'a karşı daha az etkilidir . Test edilen tekli bileşikler arasında, fenchone, limonene ve myrtenal'in R. solani büyümesinin inhibisyonunda daha etkili olduğu görüldü .


                      Anahtar Kelimeler: Lavandula stoechas L. ssp. stoechas ; esans; hasat zamanı; fenkon; biyosentetik yollar; antifungal aktivite

                       Yazışmanın yapılacağı yazar (telefon +390706758615; faks +390706758612; e-posta aangioni@unica.it ). †  Tossicologia Bölümü.
                       Kamu Sanità Bölümü.


                      Atıf Yapan

                      1Bu makalenin alıntı ifadelerini scite.ai'de keşfedin
                      tarafından desteklenmektedir
                      Bu makale 232 yayın tarafından alıntılanmıştır.
                      1. Sevde Nur Biltekin, Ayşe Esra Karadaǧ, Betül Demirci, Fatih Demirci . Farklı Lavanta Esansiyel Yağlarının ve Başlıca Bileşenleri Linalool ve Camphor'un ACE2 ve LOX Enzim İnhibisyonları. ACS Omega 2022 , 7 (41) , 36561-36566. https://doi.org/10.1021/acsomega.2c04518
                      2. Erika Banchio , Pablo C. Bogino , Maricel Santoro , Lorena Torres , Julio Zygadlo ve Walter Giordano . Toprak Bakterileri Tarafından Origanum × majoricum'da Monoterpen Biyosentezinin Sistemik İndüksiyonu. Tarım ve Gıda Kimyası Dergisi 2010 , 58 (1) , 650-654. https://doi.org/10.1021/jf9030629
                      3. Renata Uhlířová , Denisa Langová , Agáta Bendová , Michal Gross , Petra Skoumalová , Ivana Márová . Uçucu Yağlarla Zenginleştirilmiş Jelatin Nanoliflerin Cutibacterium acnes ve Staphylococcus epidermidis'e Karşı Antimikrobiyal Etkinliği. Nanomalzemeler 2023 , 13 (5) , 844. https://doi.org/10.3390/nano13050844
                      4. Joana Domingues , Fernanda Delgado , José Carlos Gonçalves , Mónica Zuzarte , Ana Paula Duarte . Bölüm Stoechas'tan Akdeniz Lavantaları: Farmakolojik Potansiyeli Olan Düşük Değerlendirilmiş İkincil Metabolit Kaynağı. Metabolitler 2023 , 13 (3) , 337. https://doi.org/10.3390/metabo13030337
                      5. Abdel-Azeem S. Abdel-Baki , Shawky M. Aboelhadid , Saleh Al-Quraishy , Ahmed O. Hassan , Dimitra Daferera , Atalay Sökmen , Asmaa A. Kamel . Lavandula stoechas Uçucu Yağının Sitotoksik, Skolisidal ve Böcek Öldürücü Aktiviteleri. Ayrılıklar 2023 , 10 (2) , 100. https://doi.org/10.3390/separations10020100
                      6. Veronika Furlan , Urban Bren . Helichrysum italicum: Ekstraksiyon, Damıtma ve Kapsülleme Tekniklerinden Yararlı Sağlık Etkilerine. Gıdalar 2023 , 12 (4) , 802. https://doi.org/10.3390/foods12040802
                      7. Isaac John Umaru . Doğal ürüne giriş. 2023 , 19-34. https://doi.org/10.1016/B978-0-12-823349-8.00002-2
                      8. Raquel Torrijos , Laura Righetti , Martina Cirlini , Luca Calani , Jordi Mañes , Giuseppe Meca , Chiara Dall'Asta . Sarı hardal (Sinapis alba) ve doğu hardalı (Brassica juncea) tohum unu ve kepeğindeki uçucu ve biyoaktif bileşiklerin fitokimyasal profili. LWT 2023 , 173 , 114221. https://doi.org/10.1016/j.lwt.2022.114221
                      9. , G. Gullo , A. Dattola , , V. Vonella , , S. Cannavò , , F. Araniti , , R. Zappia , . Bergamot meyvelerinde kalite parametrelerinin yetiştirilme alanlarına göre değişimi. Avrupa Bahçe Bitkileri Bilimi Dergisi 2022 , 87 (6) , 1-10. https://doi.org/10.17660/eJHS.2022/056
                      10. Thanina Amel Amrouche , Xuan Yang , Esra Çapanoğlu , Weisu Huang , Qi Chen , Lipeng Wu , Yuhang Zhu , Yuqi Liu , Yixuan Wang , Baiyi Lu . Yenilebilir çiçeklerin Akdeniz diyetine katkısı: Bitkisel besinler, biyoaktivite değerlendirmesi ve uygulamaları. Gıda Sınırları 2022 , 3 (4) , 592-630. https://doi.org/10.1002/fft2.142
                      11. Aadil Khursheed , Manzoor A. yerine , Vikrant Jain , Ab Rouf Wani , Shahid Rasool , Rukhsana Nazir , Nisar Ahmad Malik , Şeyh Abdul Majid . Potansiyel çevre dostu ve daha güvenli biyopestisitler olarak bitki bazlı doğal ürünler: Geleneksel pestisitlere göre avantajlarına, sınırlamalarına ve düzenleyici yönlerine kapsamlı bir genel bakış. Mikrobiyal Patogenez 2022 , 173 , 105854. https://doi.org/10.1016/j.micpath.2022.105854
                      12. Johnson Stanley , ARNS Subbanna , Dibakar Mahanta , Amit Umesh Paschapur , Krishna Kant Mishra , Eldho Varghese . Orta Himalayalarda yerel olarak mevcut bitki özleri aracılığıyla tepe bitkilerinin organik haşere yönetimi. Annals of Applied Biology 2022 , 181 (3) , 379-393. https://doi.org/10.1111/aab.12791
                      13. Chiranjibi Sahoo , Bibhuti Bhusan Champati , Biswabhusan Dash , Sudipta Jena , Asit Ray , Pratap Chandra Panda , Sanghamitra Nayak , Ambika Sahoo . Gaz Kromatografisi Kütle Spektrometresi ve Kemometri ile Magnolia champaca Katılımlarının Uçucu Profili. Moleküller 2022 , 27 (21) , 7302. https://doi.org/10.3390/molecules27217302
                      14. Narmin Hamaamin Hussen , Aso Hameed Hasan , Joazaizulfazli Jamalis , Sonam Shakya , Subhash Chander , Harsha Kharkwal , Sankaranaryanan Murugesan , Virupaksha Ajit Bastikar , Pramodkumar Pyarelal Gupta . Fitobileşenlerin siyah mantara karşı potansiyel inhibitör aktivitesi: silico ADMET, moleküler yerleştirme ve MD simülasyon çalışmalarında. Hesaplamalı Toksikoloji 2022 , 24 , 100247. https://doi.org/10.1016/j.comtox.2022.100247
                      15. Ya-Hui Chung , Shiu-Jen Chen , Ching-Luug Lee , Chun-Wei Wu , Yu-Sen Chang . Solunum Pseudotsuga menziesii ve Lavandula angustifolia Esansiyel Yağlarının Yaşlı Yetişkinlerde Psikofizyolojik Durum Üzerindeki Rahatlatıcı Etkileri. Uluslararası Çevre Araştırmaları ve Halk Sağlığı Dergisi 2022 , 19 (22) , 15251. https://doi.org/10.3390/ijerph192215251
                      16. İbrahim Mssillou , Meryem Bakour , Meryem Slighoua , Hassan Laaroussi , Hamza Saghrouchni , Fatima Ez-Zahra Amrati , Badiaa Lyoussi , Elhoussine Derwich . Akdeniz şifalı bitkilerinin ve ilgili bazı fenolik bileşiklerin yara iyileştirici etkisinin araştırılması: Bir derleme. Journal of Ethnopharmacology 2022 , 298 , 115663. https://doi.org/10.1016/j.jep.2022.115663
                      17. Saliha Şeyma ŞAHİNLER , Betül SEVER YILMAZ , Cengiz SARIKÜRKCÜ , Bektaş TEPE . Lavandula stoechas L.'nin farmakognozi ve fitoterapideki önemi. Uluslararası İkincil Metabolit Dergisi 2022 , , 360-375. https://doi.org/10.21448/ijsm.1098975
                      18. Kampanart Huanbutta , Tanıkan Sangnim . Mantar Enfeksiyonlarının Yönetimi için Fitofarmasötikler. 2022 , 55-83. https://doi.org/10.1002/9781119818779.ch3
                      19. Amine Ez-zoubi , Yassine Ez zoubi , Amal Ramzi , Mouhcine Fadıl , Abdelhakim El Ouali Lalami , Abdellah Farah . Lavandula stoechas esansiyel yağı/β-siklodekstrin inklüzyon kompleksinin oluşumu için etanol ve gliserol yeşili emülsifiye edici solvent: karışım tasarımı ve Culex pipiens'e karşı yetişkin öldürücü aktivite. Heliyon 2022 , 8 (8) , e10204. https://doi.org/10.1016/j.heliyon.2022.e10204
                      20. Mustafa AKDOĞAN . Çorum ili ekolojik koşullarında farklı lavanta (Lavandula angustofolia Mill.) genotiplerinin tarımsal ve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi. Türk Gıda ve Tarım Bilimleri Dergisi 2022 , , 18-24. https://doi.org/10.53663/turjfas.1116239
                      21. Sonu Kumar Mahawer , Himani , Sushila Arya , Ravendra Kumar , Om Prakash . Uçucu Yağların Ekstraksiyon Yöntemleri ve Biyolojik Uygulamaları. 2022 https://doi.org/10.5772/intechopen.102955
                      22. Anna Fajdek-Bieda , Agnieszka Wróblewska , Piotr Miądlicki , Anna Konstanciak . Geraniolün Doğal Kaynaklı Katalizörler (Diyatomit ve Şap) Varlığında Faydalı Katma Değerli Ürünlere Dönüştürülmesi. Materyaller 2022 , 15 (7) , 2449. https://doi.org/10.3390/ma15072449
                      23. Youness El Abdali , Abdelkrim Agour , Aimad Allali , Mohammed Bourhia , Abdelfattah El Moussaoui , Noureddine Eloutassi , Ahmad Mohammed Salamatullah , Abdulhakeem Alzahrani , Lahcen Ouahmane , Mourad AM Aboul-Soud , John P. Giesy , Abdelhak Bouia . Lavandula dentata L.: Uçucu Yağının Fitokimyasal Analizi, Antioksidan, Antifungal ve İnsektisidal Aktiviteleri. Bitkiler 2022 , 11 (3) , 311. https://doi.org/10.3390/plants11030311
                      24. Mahmoodreza Moein , Niloufar Sarabi , Kamiar Zomorodian , Sedigheh Khademian , Mohammad Mehdi Zarshenas , Ehsan Amiri-Ardekani , Roxana Khalife . Mentha mozaffarianii Jamzad: Uçucu Bileşenlerin, Antioksidan ve Antifungal Aktivitelerin Değerlendirilmesi. İran Bilim ve Teknoloji Dergisi, İşlemler A: Bilim 2022 , 46 (1) , 61-71. https://doi.org/10.1007/s40995-021-01231-z
                      25. Gracieli Gomes Nonato Bressanin , Caio Márcio de Oliveira Monteiro , Paula Marchesini , Tatiane Pinheiro Lopes Novato , Francisco Eduardo Aragão Catunda Júnior , Sabrina Rita Da Fonseca Rezende , Emerson Guedes Pontes , Mário Geraldo de Carvalho , Andreia Lima Tomé Melo , Wendell Marcelo de Souza Perinotto .Curcuma zedoaria ve Alpinia zerumbet rizomlarından elde edilen uçucu yağların Rhipicephalus (Boophilus) microplus'a (Acari: Ixodidae) karşı akarisidal aktivitesi. Uluslararası Akaroloji Dergisi 2022 , 48 (1) , 61-66. https://doi.org/10.1080/01647954.2021.2016962
                      26. Karma Yeshi , Phurpa Wangchuk . Uçucu yağlar ve sağlık hizmetlerinde biyoaktif molekülleri. 2022 , 215-237. https://doi.org/10.1016/B978-0-323-85852-6.00006-8
                      27. Soo Jean Park , Jodie Cheesman , Donald NS Cameron , Stefano G. De Faveri , Phillip W. Taylor , . Avustralya katran ağacının çiçek bileşenleri. Avustralya Kimya Dergisi 2022 , 75 (12) , 945-952. https://doi.org/10.1071/CH22097
                      28. Enrica Pessione , Rodolfo Garcia-Contreras . Geleneksel Olmayan Antimikrobiyal Ajanlar. 2022 , 586-607. https://doi.org/10.1016/B978-0-12-818731-9.00136-1
                      29. . Referanslar. 2022 , 121-146. https://doi.org/10.1016/B978-0-323-91792-6.16001-7
                      30. Petya K. Christova , Ivaiyla N. Dincheva , Slavtcho B. Slavov , Ana M. Dobreva , Zhenia P. Yordanova , Stela D. Dimkova , Nadejda G. Zaprianova , Bistra Y. Atanassova , Piotr Sobiczewski , Elena T. Iakimova . Fitopatojen Alternaria alternata, Diaporthe nobilis ve Phytophthora plurivora'nın Monarda didyma genotiplerinin üç esansiyel yağının inhibe edici potansiyeline büyüme tepkisinin değerlendirilmesi. Bitki Hastalıkları ve Koruma Dergisi 2021 , 128 (6), 1531-1545. https://doi.org/10.1007/s41348-021-00536-w
                      31. Bhuwan Bhaskar Mishra . UÇUCU YAĞLAR FORMUNDAKİ DOĞAL BİTKİ ÜRÜNLERİNİN BAKLİYAT BÖCEĞİ CALLOSOBRUCHUS CHINENSIS (L.) (COLEOPTERA:BRUCHİDAE) KARŞI FUMİGANT TOKSİSİTESİ. Gelişmiş Zooloji Dergisi 2021 , 42 (02) , 199-206. https://doi.org/10.17762/jaz.v42i02.55
                      32. Khloud K. El-Sayed , El-Sayed A. El-Sheikh , Refaat M. Sherif , Kamal A. Gouhar . Anethum graveolens L. Tohumlarından, Thymus vulgaris L. Yapraklarından ve Myristica fragrans Houtt Fındıklarından İzole Edilen Uçucu Yağların Kimyasal Bileşimi ve Biyo-etkinliği. Callosobruchus maculatus'a (Fab.) (Coleoptera: Bruchidae) karşı. Uçucu Yağ Taşıyan Bitkiler Dergisi 2021 , 24 (6) , 1402-1414. https://doi.org/10.1080/0972060X.2021.2016498
                      33. Francesco Scariolo , Fabio Palumbo , Alessandro Vannozzi , Gio Batta Sacilotto , Marco Gazzola , Gianni Barcaccia . RAD-Seq Okumalarıyla Genotipleme Analizi, Bitki Çeşitlerinin Korunmasını Yönetmeyi Amaçlayan Lavanta Türlerindeki Üreme Hatlarının Genetik Kimliklerini ve İlişkilerini Değerlendirmek İçin Kullanışlıdır. Genler 2021 , 12 (11) , 1656. https://doi.org/10.3390/genes12111656
                      34. Mai M. Badr , Mohamed EI Badawy , Nehad EM Taktak . Lavandula spica esansiyel yağının ve ana monoterpenlerinin nanoemülsiyonlarının karakterizasyonu, antimikrobiyal aktivitesi ve antioksidan aktivitesi. Journal of Drug Delivery Science and Technology 2021 , 65 , 102732. https://doi.org/10.1016/j.jddst.2021.102732
                      35. Mysoon M. Al-Ansari , Ahmed MI Andeejani , Eman Alnahmi , Reem H. AlMalki , Afshan Masood , Ponnuswamy Vijayaraghavan , Anas Abdel Rahman , Ki Choon Choi . Lavandula latifolia L.'den elde edilen uçucu yağın böcek öldürücü, antimikrobiyal ve antioksidan aktiviteleri ve bunun Euphoria leucographa üzerindeki caydırıcı etkileri. Endüstriyel Bitki ve Ürünler 2021 , 170 , 113740. https://doi.org/10.1016/j.indcrop.2021.113740
                      36. Zhenni Liao , Qing Huang , Qiming Cheng , Sardar Khan , Xiaoying Yu . Çin'in Yun-Gui Platosu'ndaki Lavandin Çiçeklerinden Elde Edilen Uçucu Yağların Kimyasal Bileşimlerindeki Mevsimsel Değişim. Moleküller 2021 , 26 (18) , 5639. https://doi.org/10.3390/molecules26185639
                      37. AF Omar , ME El-Ebiary , GM Nasr , HM Hassan . Kimyon ve Fesleğen Uçucu Yağlarının Tribolium Castaneum Üzerine Toksisitesi ve Biyokimyasal Etkileri. Scientia Agriculturae Bohemica 2021 , 52 (3) , 39-48. https://doi.org/10.2478/sab-2021-0005
                      38. Mohammed S. Almuhayawi , Soad K. Al Jaouni , Saad M. Almuhayawi , Samy Selim , Mohamed Abdel-Mawgoud . Yükseltilmiş CO2, limon otu filizlerinin besleyici değerini, antibakteriyel, antiinflamatuar, antioksidan ve hipokolestekolemik aktivitelerini geliştirir. Gıda Kimyası 2021 , 357 , 129730. https://doi.org/10.1016/j.foodchem.2021.129730
                      39. Sofia Oliveira Ribeiro , Stéphanie Fraselle , Dominique Baudoux , Abdesselam Zhiri , Caroline Stévigny , Florence Souard . Ajowan ve İspanyol Lavanta Esansiyel Yağlarına Uygulanan Antimikrobiyal Test Yönergelerine İlişkin Öneriler. Planta Medica 2021 , 87 (10/11) , 754-763. https://doi.org/10.1055/a-1475-0020
                      40. Bénédicte Heral , Émilie Stierlin , Xavier Fernandez , Thomas Michel . Lavandula cinsinden fitokimyasallar: bir inceleme. Fitokimya İncelemeleri 2021 , 20 (4) , 751-771. https://doi.org/10.1007/s11101-020-09719-z
                      41. Neliswa A. Matrose , Kenechukwu Obikeze , Zinash A. Belay , Oluwafemi J. Caleb . Güney Afrika Impepho [Helichrysum odoratissimum (L.) Sweet] bitkisinin biyoaktif bileşikleri, sekonder metabolitleri ve antifungal etkinliği üzerindeki mekansal varyasyon ve ekstraksiyon solventlerinin etkisi. Gıda Biyobilimi 2021 , 42 , 101139. https://doi.org/10.1016/j.fbio.2021.101139
                      42. Leandro Sebastian Wagner , Christian Javier Payet , Natalia Foti , María Paula Campos-Soldini . Lavandula dentata esansiyel yağının insektisidal, fungisidal, fitotoksik aktivitesi ve kimyasal bileşimi. Biyokataliz ve Tarımsal Biyoteknoloji 2021 , 35 , 102092. https://doi.org/10.1016/j.bcab.2021.102092
                      43. Tamires Aliprandi Lima , Cristina Luz Tosta , Larissa Silva de Souza , Betina Pires Lovatti , Thalles Ramon Rosa , Ingrid Hayashide , Naomi Kato Simas , Paulo Roberto Filgueiras , Ricardo Machado Kuster . Dendranthema x grandiflorum (Ramat.) Kitam'dan ekstraktlarda larva öldürücü bileşikleri değerlendirmek için analitik yöntemler. kalıntılar. Kimyasal Kağıtlar 2021 , 75 (7) , 3035-3046. https://doi.org/10.1007/s11696-021-01552-8
                      44. Sandra López , Alejandro Tapia , Julio Zygadlo , Raúl Stariolo , Gustavo A. Abraham , Pablo R. Cortez Tornello . Zuccagnia punktata Cav. Uçucu Yağın Triatoma infestans'a (Klug) (Hemiptera, Reduviidae) karşı Sürdürülebilir ve Çevre Dostu Bir Strateji Olarak Poli(ε-kaprolakton) Matrislerine Dönüştürülmesi. Moleküller 2021 , 26 (13) , 4056. https://doi.org/10.3390/molecules26134056
                      45. William R. Patiño-Bayona , Leidy J. Nagles Galeano , Jenifer J. Bustos Cortes , Wilman A. Delgado Ávila , Eddy Herrera Daza , Luis E. Cuca Suárez , Juliet A. Prieto-Rodríguez , Oscar J. Patiño-Ladino . 24 Bitki Türüne Ait Uçucu Yağların Sitophilus zeamais Motsch (Coleoptera, Curculionidae) Üzerine Etkileri. Böcekler 2021 , 12 (6) , 532. https://doi.org/10.3390/insects12060532
                      46. Aamir Mushtaq , Rukhsana Anwar , Umar Farooq Gohar , Mobasher Ahmad , Romina Alina Marc (Vlaic) , Crina Carmen Mureşan , Marius Irimie , Elena Bobescu . Nootropik Aktivite için Lavandula stoechas L.'nin Biyomoleküler Değerlendirmesi. Bitkiler 2021 , 10 (6) , 1259. https://doi.org/10.3390/plants10061259
                      47. Lucia Donnarumma , Cinzia Morgia , Giovanni Di Lernia , Paolo Nota , Filomena Milano . Kabak bitkilerinde külleme hastalığını yönetmek için uçucu yağların kullanımının değerlendirilmesi. Bitki Patolojisi Dergisi 2021 , 103 (2) , 587-593. https://doi.org/10.1007/s42161-021-00812-6
                      48. Anjum Hamid Aksine , Taha Umair Wani , Rumysa Saleem Khan , Bishweshwar Pant , Mira Park , Faheem A. Sheikh . Biyomedikal ve Gıda Paketleme Uygulamaları için Uçucu Yağlarla Yüklenmiş Polimerik Nanoliflerin Beklentileri. Uluslararası Moleküler Bilimler Dergisi 2021 , 22 (8) , 4017. https://doi.org/10.3390/ijms22084017
                      49. Loubna Shamseddine , Jose Johann Chidiac . Protez stomatitinin tedavisi için antimikrobiyal aktivitelerde Origanum Suriyecum esansiyel yağlarının bileşiminin etkisi. Odontoloji 2021 , 109 (2) , 327-335. https://doi.org/10.1007/s10266-020-00547-3
                      50. Jyoti M. Chintalchere , Mudasir A. Dar , Chaitali Shaha , Radhakrishna S. Pandit . Uçucu yağların Musca domestica larvaları üzerindeki etkisi: oksidatif stres ve antioksidan tepkiler. Uluslararası Tropikal Böcek Bilimi Dergisi 2021 , 41 (1) , 821-830. https://doi.org/10.1007/s42690-020-00272-y
                      51. Marta I. Terry , Victoria Ruiz-Hernández , Diego J. Águila , Julia Weiss , Marcos Egea-Cortines . Narcissus sp.'de Hasat Sonrası Koşulların Etkisi Kesme Çiçek Koku Profili. Bitki Biliminde Sınırlar 2021 , 11 https://doi.org/10.3389/fpls.2020.540821
                      52. Mojtaba Yousefi , Nasim Khorshidian , Hedayat Hosseini . Et ve Kümes Hayvanlarında Listeria monocytogenes'in Azaltılması için Uçucu Yağların Potansiyel Uygulaması. Beslenmede Sınırlar 2020 , 7 https://doi.org/10.3389/fnut.2020.577287
                      53. Akram Sadat Tabatabaee Bafroee , Ali Khanjari , Reza Teimourifard , Fatemeh Yarmahmoudi . Taze kuzu kıymasının kalitesini korumak ve raf ömrünü uzatmak için yeni bir aktif ambalaj filminin geliştirilmesi. Gıda İşleme ve Muhafaza Dergisi 2020 , 44 (11) https://doi.org/10.1111/jfpp.14880
                      54. Said Gharby , Ali Asdadi , Mohamed Ibourki , Aicha Hamdouch , Tarik Ainane , Lala Amina Idrissi Hassani . Fas'a Endemik Bir Tıbbi Bitki olan Lavandula rejdalii Upson & Jury'nin Hava Parçalarından Elde Edilen Uçucu Yağın Kimyasal Karakterizasyonu. Uçucu Yağ Taşıyan Bitkiler Dergisi 2020 , 23 (6) , 1422-1427. https://doi.org/10.1080/0972060X.2020.1870575
                      55. Marwa Ncir , Manel Ben Ali , Hanen Sellami , Mohamed Salah Allagui , Amina Lahyani , Fatma Makni Ayadi , Tahia Boudawara , Noureddine Allouche , Abdelfattah El Feki , Mongi Saoudi . Sıçanlarda deltametrin kaynaklı oksidatif stres ve hepatotoksisiteye karşı disülfitler açısından zengin Allium sativum esansiyel yağının koruyucu etkileri. Gıda Ölçümü ve Karakterizasyonu Dergisi 2020 , 14 (5) , 2667-2675. https://doi.org/10.1007/s11694-020-00513-1
                      56. Hamdy A. Shaaban . Antimikrobiyal Ajanlar Olarak Uçucu Yağ: Gıda Uygulaması için Etkinlik, Stabilite ve Güvenlik Sorunları. 2020 https://doi.org/10.5772/intechopen.92305
                      57. Ji-Eun Lee , Seon-Mi Seo , Min-Jung Huh , Sung-Chan Lee , Il-Kwon Parkı . Reaktif oksijen türleri aracılı-tarçın kabuğu (Cinnamomum verum) ve limon otu (Cymbopogon citratus) esansiyel yağlarının ve bileşenlerinin iki fitopatojenik mantara karşı antifungal aktivitesi. Pestisit Biyokimyası ve Fizyolojisi 2020 , 168 , 104644. https://doi.org/10.1016/j.pestbp.2020.104644
                      58. Spartak Yanakiev . Tarçının (Cinnamomum spp.) Diş Hekimliğindeki Etkileri: Bir Gözden Geçirme. Moleküller 2020 , 25 (18) , 4184. https://doi.org/10.3390/molecules25184184
                      59. , G. Gullo , , A. Dattola , , R. Zappia , . Aşı kombinasyonunun bergamot meyve kalitesi üzerine ilk gözlemleri, Femminello çeşidi. Meyveler 2020 , 75 (4) , 169-178. https://doi.org/10.17660/th2020/75.4.4
                      60. Sara Baptista-Silva , Sandra Borges , Oscar L. Ramos , Manuela Pintado , Bruno Sarmento . Uçucu yağların potansiyel terapötik ajanlar olarak ilerlemesi: bir gözden geçirme. Uçucu Yağ Araştırma Dergisi 2020 , 32 (4) , 279-295. https://doi.org/10.1080/10412905.2020.1746698
                      61. Mojtaba Ranjbar , Mahmoud Kiani , Ali Nikpay . Fenolik elementlerle ilgili olarak dört İran Mentha türünün (Lamiaceae) antioksidan ve skolisidal aktiviteleri. Herbmed Farmakoloji Dergisi 2020 , 9 (3) , 200-208. https://doi.org/10.34172/jhp.2020.26
                      62. John Rojas , Sergio Cabrera , Gelmy Ciro , Ana Naranjo . Limon Esansiyel Yağı İçeren Lipidik Matrisler Depolama Stabilitesini Artırır: Reolojik, Termal ve Mikroyapı Çalışmaları. Uygulamalı Bilimler 2020 , 10 (11) , 3909. https://doi.org/10.3390/app10113909
                      63. Zohreh Azadeh , Keramatollah Saeidi , Zahra Lorigooini , Mahmoud Kiani , Filippo Maggi . Alcea spp.'nin organ yönelimli fitokimyasal profili ve radikal süpürme aktivitesi. (Malvaceae) İran'dan. SN Uygulamalı Bilimler 2020 , 2 (5) https://doi.org/10.1007/s42452-020-2410-3
                      64. MJ Lim Ah Tock , GPP Kamatou , S. Combrinck , M. Sandasi , AM Viljoen . Güney Afrika'ya özgü üç Salvia türünün uçucu yağ varyasyonunun kemometrik bir değerlendirmesi. Fitokimya 2020 , 172 , 112249. https://doi.org/10.1016/j.phytochem.2019.112249
                      65. Mehdi Jahani , Masoumeh Pira , Mohammad Hossein Aminifard . Nar (Punica granatum) meyvelerinde uçucu yağların Aspergillus niger'e karşı in vitro ve in vivo antifungal etkileri. Scientia Bahçe Bitkileri 2020 , 264 , 109188. https://doi.org/10.1016/j.scienta.2020.109188
                      66. Alessandro Buriani , Stefano Fortinguerra , Vincenzo Sorrenti , Giada Caudullo , Maria Carrara . Uçucu Yağ Fitokompleks Aktivitesi, Bir Ağ Farmakolojisi Bilgili Fitogenomik Yaklaşım için Çok Değişkenli Analize Odaklanan Bir İnceleme. Moleküller 2020 , 25 (8) , 1833. https://doi.org/10.3390/molecules25081833
                      67. Eva Zámboriné Németh , Huong Thi Nguyen . Yaygın olarak tartışılan uçucu bir bileşik olan Thujone: Onun hakkında ne biliyoruz? Fitokimya İncelemeleri 2020 , 19 (2) , 405-423. https://doi.org/10.1007/s11101-020-09671-y
                      68. Nagaraj Basavgowda , Jayanta Kumar Patra , Kwang-Hyun Baek . Çoklu İlaca Dirençli Patojenik Mikroorganizmalarla Mücadelede Alternatif Antimikrobiyal Ajan Kaynakları Olarak Uçucu Yağlar ve Mono/bi/tri-Metalik Nanokompozitler: Genel Bir Bakış. Moleküller 2020 , 25 (5) , 1058. https://doi.org/10.3390/molecules25051058
                      69. MN Boukhatem , MA Ferhat , N. Benassel , A. Kameli . Lavande papillon ( Lavandula stoechas L.) : bir bitki à parfum aux multiples vertus. Fitoterapi 2020 , 18 (1) , 30-44. https://doi.org/10.3166/phyto-2019-0163
                      70. Khadija Basaid , Bouchra Chebli , El Hassan Mayad , James N. Furze , Rachid Bouharroud , François Krier , Mustapha Barakate , Timothy Paulitz . Bitki zararlılarını ve hastalıklarını kontrol etmek için uygulanan uçucu yağların ve lipopeptitlerin biyolojik aktiviteleri: bir inceleme. Uluslararası Zararlılarla Mücadele Dergisi 2020 , 47 , 1-23. https://doi.org/10.1080/09670874.2019.1707327
                      71. Luis AC Tietbohl , Cicero B. Mello , Lucas R. Silva , Izadora B. Dolabella , Thais C. Franco , Jairo JS Enríquez , Marcelo G. Santos , Caio P. Fernandes , Francisco P. Machado , Rodrigo Mexas , Patrícia Azambuja , Humberto P. Araújo , Wlamir Moura , Norman A. Ratcliffe , Denise Feder , Leandro Rocha , Marcelo S. Gonzalez .Chagas hastalığına karşı yeşil insektisit: Myrciaria floribunda'dan (Myrtaceae) elde edilen uçucu yağın Rhodnius prolixus nimflerinin gelişimi üzerindeki etkileri. Uçucu Yağ Araştırmaları Dergisi 2020 , 32 (1) , 1-11. https://doi.org/10.1080/10412905.2019.1631894
                      72. Şahid Ekber . Lavandula stoechas L. (Lamiaceae). 2020 , 1077-1083. https://doi.org/10.1007/978-3-030-16807-0_116
                      73. Somaieh Hoseini , Jahanshir Amini , Javad Nazemi Rafei , Celal Khorshidi . Bazı bitki esansiyel yağlarının in vitro ve in vivo koşullarda Colletotrichum nymphaeae'nin neden olduğu çilek antraknoza karşı inhibitör etkisi. Avrupa Bitki Patolojisi Dergisi 2019 , 155 (4) , 1287-1302. https://doi.org/10.1007/s10658-019-01856-2
                      74. Jian Ju , Yunfei Xie , Yahui Guo , Yuliang Cheng , He Qian , Weirong Yao . Bitki esansiyel yağlarının gıdalardaki gıda kaynaklı patojenik bakteriler üzerindeki inhibitör etkisi. Gıda Bilimi ve Beslenmede Eleştirel İncelemeler 2019 , 59 (20) , 3281-3292. https://doi.org/10.1080/10408398.2018.1488159
                      75. Suchawadee Insawang , Patcharee Pripdeevech , Chutima Tanapichatsakul , Sarunpron Khruengsai , Sakon Monggoot , Thanawut Nakham , Angkana Artrod , Priya E. D'Souza , Parinya Panuwet . Tayland'da Yetiştirilen Beş Lavandula stoechas Kültürünün Uçucu Yağ Bileşimleri ve Antibakteriyel ve Antioksidan Aktiviteleri. Kimya ve Biyoçeşitlilik 2019 , 16 (10) https://doi.org/10.1002/cbdv.201900371
                      76. B. Barhouchi , S. Aouadi , A. Abdi . Cezayir'e Yerli Çiçek ve Yapraklardan İzole Edilen Lavandula stoechas L. Uçucu Yağların Karşılaştırmalı Kimyasal Profili. Fitoterapi 2019 , 17 (5) , 240-248. https://doi.org/10.3166/phyto-2018-0103
                      77. Cong-ning Nie , Xiao-xue Zhong , Li He , Yuan Gao , Xiang Zhang , Cong-ming Wang , Xiao Du . Gaz kromatografisi-kütle spektrometresi (GC-MS) ve aroma tanımlayıcı profil testleri kullanılarak Sichuan Koyu tuğla çayı (Camellia sinensis) ve Sichuan Fuzhuan tuğla çayının farklı aroma-aktif bileşiklerinin karşılaştırılması. Avrupa Gıda Araştırması ve Teknolojisi 2019 , 245 (9) , 1963-1979. https://doi.org/10.1007/s00217-019-03304-1
                      78. Monu Yadav , Deepak Kumar Jindal , Milind Parle , Anil Kumar , Sameer Dhingra . Sıçanlarda ketaminin neden olduğu psikozu hafifletmek için okaliptüs yağı (Eucalyptus globulus) ile oksidatif stres, asetilkolinesteraz, proinflamatuar sitokin, dopamin ve GABA'yı hedefleme. İnflammofarmakoloji 2019 , 27 (2) , 301-311. https://doi.org/10.1007/s10787-018-0455-3
                      79. Vahid Mohasseli , Sohrab Sadeghi . Ekzojen olarak uygulanan sodyum nitroprussid, azaltılmış sulama altında Thymus'un kuraklığa duyarlı ve dirençli iki türünün fizyolojik özelliklerini ve uçucu yağ verimini geliştirir. Endüstriyel Bitki ve Ürünleri 2019 , 130 , 130-136. https://doi.org/10.1016/j.indcrop.2018.12.058
                      80. Ana Paula Perez , Noelia Perez , Carlos Mauricio Suligoy Lozano , Maria Julia Altube , Marcelo Alexandre de Farias , Portekiz Rodrigo Villares , Fernanda Buzzola , María Jose Morilla , Eder Lilia Romero . Thymus vulgaris esansiyel yağının nanoveziküllerdeki anti MRSA biyofilm aktivitesi. Bitki Tıbbı 2019 , 57 , 339-351. https://doi.org/10.1016/j.phymed.2018.12.025
                      81. Tamer IM Ragab , Abdel Nasser G. El Gendy , Ibrahim A. Saleh , Mona A. Esawy . Mikrodalga Yardımlı Ekstraksiyon, Geleneksel Hidro-damıtma ve Buhar damıtma ile Ekstrakte Edilen Origanum majorana Esansiyel Yağının Kimyasal Bileşimi ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Değerlendirilmesi. Uçucu Yağ Taşıyan Bitkiler Dergisi 2019 , 22 (2) , 563-573. https://doi.org/10.1080/0972060X.2019.1611486
                      82. Anna Bieda , Agnieszka Wróblewska , Piotr Miądlicki . Geraniolün iyileştirici özellikleri – literatürün gözden geçirilmesi. Pomeranian Yaşam Bilimleri Dergisi 2019 , 65 (1) , 24-28. https://doi.org/10.21164/pomjlifesci.529
                      83. Paula Araújo Monteiro , Ícaro Augusto Maccari Zelioli , Ilza Maria de Oliveira Sousa , Ana Lúcia Tasca Gois Ruiz , Débora Barbosa Vendramini-Costa , Mary Ann Foglio , João Ernesto de Carvalho . Croton campestris A.St.-Hil.'in kimyasal bileşimi ve antiproliferatif aktivitesi. esans. Doğal Ürün Araştırması 2019 , 33 (4) , 580-583. https://doi.org/10.1080/14786419.2017.1399377
                      84. Kerem Canlı , Ali Yetgin , Atakan Benek , Mustafa Eray Bozyel , Ergin Murat Altuner . Lavandula stoechas Etanol Ekstraktının In Vitro Antimikrobiyal Aktivitesinin İncelenmesi ve Biyokimyasal Bileşiminin Araştırılması. Farmakolojik Bilimlerdeki Gelişmeler 2019 , 2019 , 1-6. https://doi.org/10.1155/2019/3201458
                      85. Laura Pistelli , Rose Vanessa Bandeira Reidel , Federico Parri , Elisabetta Morelli , Luisa Pistelli . Elba adasının terk edilmiş maden sahasındaki bitkilerden elde edilen uçucu yağın kimyasal bileşimi. Doğal Ürün Araştırması 2019 , 33 (1) , 143-147. https://doi.org/10.1080/14786419.2018.1437430
                      86. Ajay Sharma , GA Nayik , Damanjit Singh Cannoo . Nepeta Cinsinin Nepeta cataria (Catmint) Türlerinin Farmakolojisi ve Toksikolojisi: Bir Gözden Geçirme. 2019 , 285-299. https://doi.org/10.1007/978-3-030-04408-4_13
                      87. Gaurav Kumar Silori , Naveen Kushwaha , Vimal Kumar . Çamlardan Elde Edilen Uçucu Yağlar: Kimya ve Uygulamalar. 2019 , 275-297. https://doi.org/10.1007/978-3-030-16546-8_10
                      88. Zineb Bennaoum , Hachemi Benhassaini . Ruta sp.'nin Kimyasal Ekolojisi: VOC, Kemotaksonomi ve Allelokimya. 2019 , 295-318. https://doi.org/10.1007/978-3-030-30746-2_13
                      89. Mamali Das , Kasi Pandima Devi . Bitkilerde Nöroprotektif ve Yaşlanma Karşıtı Uçucu Yağlar ve Lipitler. 2019 , 587-604. https://doi.org/10.1007/978-3-319-78030-6_89
                      90. Desam Nagarjuna Reddy . Tıbbi Bitkilerden Elde Edilen Uçucu Yağlar ve Uygulama Alanları. 2019 , 237-283. https://doi.org/10.1007/978-981-13-7154-7_9
                      91. İsmail AKÇA , Mahir TİMUR . Hatay Yöresinden “Helichrysum stoechas” Uçucu Yağ Bileşiminin Belirlenmesi ve Fenolik Madde ve Antioksidan Etkisinin Araştırılması. Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi 2018 , , 197-203. https://doi.org/10.21597/jist.422156
                      92. Raviella Zgheib , Sylvain Chaillou , Naim Ouaini , Douglas N. Rutledge , Didier Stien , Amine Kassouf , Marc El Beyrouthy . Origanum libanoticum Uçucu Yağların Kimyasal Polimorfizminin Bağımsız Bileşen Analizi (ICA) ile Araştırılması. Doğal Ürün İletişimleri 2018 , 13 (12) , 1934578X1801301. https://doi.org/10.1177/1934578X1801301237
                      93. N. Amara , MN Boukhatem , MA Ferhat , N. Kaibouche , O. Laissaoui , A. Boufridi . Uygulama potansiyelleri de l'huile essentielle de lavande papillon ( Lavandula stoechas L.) doğal gıda konservatörüdür. Fitoterapi 2018 , 16 (S1) , S164-S172. https://doi.org/10.3166/phyto-2019-0154
                      94. J. Fabbri , MA Maggiore , PE Pensel , CM Albani , GM Denegri , MC Elissondo . Deneysel kistik ekinokokkoz tedavisinde beta-mirsen albendazolün alternatifi olabilir mi? Açta Tropica 2018 , 187 , 5-12. https://doi.org/10.1016/j.actatropica.2018.07.013
                      95. Marília Gonçalves Cattelan , Yara Paula de Oliveira Nishiyama , Tânia Maria Vinturim Gonçalves , Alexandre Rodrigo Coelho . Kekik esansiyel yağı ve tuzun salata sosunda Escherichia coli'nin büyümesi üzerindeki birleşik etkileri. Gıda Mikrobiyolojisi 2018 , 73 , 305-310. https://doi.org/10.1016/j.fm.2018.01.026
                      96. Karla Pereira , Eliane Quintela , Daniel da Silva , Vinicius do Nascimento , Dannilo da Rocha , José Silva , Moacir Forim , Fabiano Silva , Cristiane Cazal . Zanthoxylum riedelianum Meyve Uçucu Yağı İçeren Nanokürelerin Karakterizasyonu ve Bemisia tabaci'ye (Hemiptera: Aleyrodidae) Karşı Böcek Öldürücü ve Caydırıcı Etkinlikleri. Moleküller 2018 , 23 (8) , 2052. https://doi.org/10.3390/molecules23082052
                      97. Suzan Khayyat , Manal Al-Kattan , Nour Basudan . Suudi Arabistan'dan Lavanta Esansiyel Yağının Fitokimyasal Taraması ve Antidermatofitik Aktivitesi. Uluslararası Farmakoloji Dergisi 2018 , 14 (6) , 802-810. https://doi.org/10.3923/ijp.2018.802.810
                      98. JF Mendes , HHA Martins , CG Otoni , NA Santana , RCS Silva , AG Da Silva , MV Silva , MTS Correia , G. Machado , ACM Pinheiro , RH Piccoli , JE Oliveira . Eugenia brejoensis uçucu yağ nanoemülsiyonlarının Pseudomonas fluorescens'e karşı kimyasal bileşimi ve antibakteriyel aktivitesi. LWT 2018 , 93 , 659-664. https://doi.org/10.1016/j.lwt.2018.04.015
                      99. R. Loukhaoukha , F. Saidi , F. Jullien , T. Benabdelkader . Lavandula stoechas Uçucu Yağının ve Ana Bileşenlerinin Erwinia amylovora ve Pectobacterium carotovorum subsp. Karotovorum. Fitoterapi 2018 , 16 (3) , 149-157. https://doi.org/10.3166/phyto-2018-0012
                      100. Maryam Pourya , Amin Sadeghi , Hamed Ghobari , Clauvis Nji Tizi Taning , Guy Smagghe . Pistacia atlantica desf'in biyoaktivitesi. Alt sp. Kurdica (Zohary) Rech. F. ve Pistacia khinjuk, laboratuvar koşullarında Callosobruchus maculatus'a (F, 1775) (Coloeptera: Bruchidae) karşı uçucu yağlar stoklamaktadır. Saklanan Ürünler Araştırma Dergisi 2018 , 77 , 96-105. https://doi.org/10.1016/j.jspr.2018.03.007

                      Yorum yap


                      • #12
                        Lavandula stoechas L. ssp.'nin Kimyasal Bileşimi, Mevsimsel Değişkenliği ve Antifungal Aktivitesi . Kök/Yaprak ve Çiçeklerden Elde Edilen Uçucu Yağlar

                        Soyut




                        Bu çalışmada, Lavandula angustifolia , Lavandula stoechas ve Lavandula × heterophylla esansiyel yağları ve bunların ana bileşikleri linalool ve kafur in vitro olarak lipoksijenaz enzimi (LOX) ve anjiyotensin dönüştürücü enzim 2 (ACE2) inhibisyon potansiyeli açısından değerlendirilmiştir . L. angustifolia , L. stoechas ve L. heterophylla'nın kimyasal bileşimleriuçucu yağlar hem gaz kromatografisi-kütle spektrometresi hem de gaz kromatografisi-alev iyonlaşma tespiti ile doğrulandı; burada diğer bileşenler arasında sırasıyla her bir yağ için %22.4, %0.9 ve %30.6 linalool ve %17.8, %54.7 ve %15 kafur belirlendi. Test edilen uçucu yağlar için 20 μg/mL'de enzim inhibitör aktivite çalışmaları yapılırken, linalool ve kafur konsantrasyonları için 5 μg/mL kullanılmıştır. L. angustifolia , L. stoechas ve L. heterophylla'nın ACE2 inhibisyonlarıuçucu yağlar %25.4, %34.1 ve %27.1 iken, LOX inhibisyonları sırasıyla %79, %49.1 ve %86.7 olarak gözlendi. Ek olarak, linalool ve kafur, sırasıyla %77.1 ve %85.1 ile dikkate değer ACE2 inhibisyonu gösterirken, LOX inhibisyonu sırasıyla %92 ve %67.2'de gözlendi. İlk bulguların sonucunda, güvenli kullanımı doğrulamak için daha ayrıntılı in vivo çalışmalara ihtiyaç vardır.

                        1. Giriş
                        Lavanta esansiyel yağları genellikle diğer uçucu bileşiklerle birlikte mono- ve seskiterpenlerin ve bunların esterlerinin, alkollerinin, ketonlarının ve oksitlerinin karışımlarından oluşur. Ana bileşenler, diğerleri arasında çoğunlukla linalil asetat, linalool, 1,8-sineol, terpinen-4-ol, β-ocimene ve kafurdur.(1)Ticari uçucu yağlar esas olarak Lavandula latifolia Medik., Lavandula angustifolia Mill. veya Lavandula hibrit çeşitlerinden damıtma yoluyla üretilir . Diğer türlerin, özellikle L. stoechas L.'nin etnobotanik olarak kullanıldığı kaydedilmiştir.(2)Ancak L. angustifolia esansiyel yağı ve özü, düşük kafur ve yüksek linalool içeriği nedeniyle kozmetik ve gıda endüstrisi tarafından tercih edilmektedir. Lavandin ( L. x intermedia ), nispeten yüksek kafur içeriği nedeniyle endüstrinin ilk tercihi değildir. Ancak hibrit türler antifungal, antibakteriyel ve antiseptik uygulamalarda başarıyla kullanılmaktadır.(3−5)
                        L. angustifolia, insan patojenik mantar ve bakterilere karşı antimikrobiyal potansiyeli nedeniyle kullanılır.(6,7)Son zamanlarda yapılan bir çalışmaya göre, L. angustifolia esansiyel yağı, H1N1 virüsüne karşı in vitro olarak değerlendirildi ve dikkate değer antiviral etkiler gösterdi.(8)Ayrıca, L. x heterophylla Viv. (syn. L. x hybrida ), insan patojen suşlarına karşı güçlü antibakteriyel etkiler göstermiştir.(4)Ayrıca L. stoechas esansiyel yağı daha çok antifungal etkisi ile bilinmektedir.(9,10)L. angustifolia esansiyel yağı , anti-enflamatuar özelliklerinden dolayı patolojiler ve ilişkili hastalıklar için incelenmiştir.(11)Ana bileşen olan linalool ayrıca inflamatuar mediatör üretiminin in vivo inhibisyonunu da göstermiştir.(12)Lavandula türleri anksiyolitik potansiyelleri için bilinir ve kullanılır ve L. angustifolia esansiyel yağ ilaçları farmasötik formda mevcuttur.(13)
                        Bu çalışmada, farklı Lavandula esansiyel yağlarının ve bunların ana bileşenleri olan linalool ve kafurun potansiyel biyolojik etkileri in vitro ACE2 ve LOX enzim testleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir . Bildiğimiz kadarıyla, bu çalışma L. angustifolia , L. stoechas ve L. heterophylla esansiyel yağları ile linalool ve kafurun in vitro LOX ve ACE2 enzim inhibitör potansiyelleri için kullanıldığı ilk çalışmadır.

                        2. Sonuçlar ve Tartışma
                        2.1. GC/MS ve GC-FID Analizleri

                        Test edilen Lavandula sp. Tablo 1'de %97'ye varan ayrıntılarla rapor edilmiştir . Karşılaştırıldığında, L. angustifolia ve L. heteroph ylla esansiyel yağları nispeten yüksek linalool yüzdesi gösterirken, tabloda da görüldüğü gibi L. stoechas esansiyel yağında kafur yüzdesi nispi olarak yüksek bulunmuştur . L. angustifolia esansiyel yağının ana bileşenleri %22.4 linalool, %19.2 linalil asetat, %17.9 kafur, %12.3 1,8-sineol ve %3.8 borneol olarak belirlendi. L. stoechas'ın ana bileşenleriyağ, %54,7 kafur, %19,2 α-fenkon, %5,4 bornil asetat, %2,5 1,8-sineol ve %2,5 kamfen olarak karakterize edildi ve doğrulandı. Analizler, L. × heterophylla esansiyel yağının ana uçucu bileşenlerinin %30.6 linalool, %19.6 linalil asetat, %15 kafur, %11.3 1,8-sineol ve %4.2 borneol olduğunu gösterdi. Analitik sonuçlara göre, linalool içeriği L. angustifolia ve L. heterophylla yağlarında nispeten yüksek bulunurken, kafur içeriği L. stoechas uçucu yağında yüksek bulunmuştur . L. angustifolia ve L. heterophylla'nınyağlar, linalil asetat ve linalool içerikleri bakımından Avrupa Farmakopesi ile uyumludur. Lavandula türlerinin önemli metabolitlerinden linalil asetat, linalool, kafur, borneol ve 1,8-sineol açısından analiz edilen uçucu yağların da zengin olduğu tespit edilmiştir.(1,14)
                        Tablo 1. Test Edilen Lavandula Esansiyel Yağlarının Kimyasal Bileşim (%) Verileri
                        1014 üç tekerlekli bisiklet 0.3
                        1032 α-pinen 0.3 0.3 1.3
                        1076 kampen 0.7 0,5 2.5
                        1118 β-pinen 0.2 0.4 0.1
                        1132 sabinen 0.1
                        1174 mirsen 0.2 0.2
                        1203 limonen 0.4 0.7 0.4
                        1213 1,8-sineol 12.3 11.3 2.5
                        1246 ( Z )-β-ocimene tr 0.4
                        1266 ( E )-β-ocimene tr 1.3
                        1271 3-oktanon tr
                        1280 p -cymene 0.4 0.3 0,5
                        1290 terpiyolen 0.1
                        1353 heksil izobutirat 0.1
                        1386 oktenil asetat 0.4 0.2
                        1406 α-fenkon 19.2
                        1424 heksil bütirat 0.2 0.1
                        1450 trans -linalool oksit (furanoid) 3.0 0.7
                        1474 kampfenilon 0,5
                        1478 cis -linalool oksit (furanoid) 2.5 0,5
                        1532 kafur 17.9 15.0 54.7
                        1553 linalol 22.4 30.6 0.9
                        1565 linalil asetat 19.2 19.6 0.6
                        1583 α-santalin 0.7 0.8
                        1591 doğanil asetat 0.2 0.3 5.4
                        1611 terpinen-4-ol 0.8
                        1612 β-karyofilen 1.4 2.2
                        1617 lavandulil asetat 1.9 1.8
                        1616 hotrienol 1.6 0.8 0.1
                        1648 myrtenal 0,5
                        1662 pulegon 0.1
                        1670 trans -pinokarveol 0,5
                        1683 trans -verbenol 0,5
                        1686 lavandulol 1.4 1.7
                        1690 lavanta laktonu 0.2
                        1704 myrtenil asetat 0.1
                        1706 α-terpineol 1.0 1.2
                        1719 borneol 3.8 3.0 1.5
                        1725 mine çiçeği 1.4
                        1733 neril asetat 0.2
                        1750 cis -linalool oksit (piranoid) 0.3
                        1751 carvone 0.3
                        1765 geranil asetat 0.4 0.4
                        1770 trans -linalool oksit (piranoid) 0.3
                        1786 ar -zerdeçal 0.3
                        1804 mertenol tr 0.3
                        1808 nerol tr 1.4
                        1845 trans -carveol 0.3
                        1857 geraniyol 0.2 0.3
                        1864 p -cymen-8-ol 0.3 0.3 1.0
                        1961 3,7-dimetil-1,5-oktadien-3,7-diol 0.3 tr
                        2008 karyofilen oksit 0.9 0.6
                        2104 viridiflorol 0.1 tr
                        2238 carvacrol 0.1
                        2255 α-kadinol 0.4
                        Toplam 95.7 93.8 97.3
                        2.2. Enzim İnhibitör Aktivitesi

                        L. angustifolia , L. stoechas ve L. × heterophylla'nın 20 μg/mL konsantrasyonda in vitro LOX enzimi ve ACE2 inhibitör aktiviteleri ve bunların ana bileşenleri linalool ve camphor 5 μg/mL konsantrasyonlarda değerlendirildi.

                        2.2.1. ACE2 İnhibisyonu
                        Kafur, linalool ve test edilen Lavandula esansiyel yağlarından nispeten daha yüksek ACE2 inhibe edici aktivite gösterdi. L. angustifolia , L. stoechas ve L. heterophylla uçucu yağları, Şekil l'de gösterildiği gibi sırasıyla %25.4 ± 0.88, %34.1 ± %0.9 ve %27.1 ± 0.98 ACE2 enzimi inhibe edici aktivite gösterdi . Saf ana bileşikler kafur ve linalool, sırasıyla %85.1 ± 0.95 ve %77.1 ± 0.4 ACE2 enzim inhibisyonları gösterdi.

                        Şekil 1
                        Şekil 1. Test edilen uçucu yağların ve ana bileşenlerin ACE2 enzim inhibisyonu (dikey çubuklar standart sapma değerlerini gösterir). Lavandula esansiyel yağlarının (öncelikle L. angustifolia ) geniş bir mantar ve bakteri yelpazesine karşı inhibitör olduğu bulundu.(14−16)Linalool'ün ana bileşen olduğu birçok uçucu yağın antimikrobiyal etkisi, çeşitli çalışmalarda dikkat çekiciydi.(17,18)Uçucu yağlar, diğerlerinin yanı sıra insan herpes virüslerine, insan immün yetmezlik virüsüne, grip virüsüne ve sarı humma virüsüne karşı antiviral etkileriyle de bilinir.(19)Etki biçimleri esas olarak proteaz inhibisyonu, genom replikasyonu inhibisyonu veya Pi-H bağı yoluyla COVID-19 reseptörü ACE2'yi inhibe etme yoluyladır.(8,20)
                        Uçucu yağlar ve ana bileşenleri lipofilik özelliklere sahiptir ve bazı çalışmalar SARS-CoV-2 virüsünün zar bütünlüğünün bozulduğunu ve bu tür yapısal özellikler nedeniyle zardan geçme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.(20,21)Grubumuz tarafından yapılan önceki bir çalışmada, linalool'ün ACE2 enzimini de kenetleyerek inhibe ettiği gösterilmiştir.(22)Uçucu yağlar ve bunların uçucu ana bileşenleri de mukus lizisi ve bronkodilatasyon yoluyla konakçı solunum sistemine fayda sağlayarak viral replikasyonu bozar.(23)Lavandula sp.'nin başlıca bileşik linalool'ü . Origanum, Mentha ve Laurus sp . dahil birçok uçucu yağda bulunan önemli bir aktif uçucu bileşendir . antiviral ve antimikrobiyal özellikleriyle de dikkat çeken yağlar. Uçucu yağların geniş antimikrobiyal etkilerine ek olarak, anti-enflamatuar ve bronkodilatör aktiviteleri de belirgindir ve iyi bilinmektedir.
                        Bir çinko metalopeptidaz olan ACE2, belirli bir enzimin bilinen tek insan homologudur. 2000 yılının başlarında keşfedildi ve esas olarak kalp fonksiyonu, hipertansiyon ve diyabet ile ilişkilidir. ACE2, anjiyotensin 2'nin anjiyotensin 1-7 ve l -fenilalanine dönüşümünü katalize eden bir ekzopeptidazdır .(24,25)ACE2, bir dipeptidaz yerine bir karboksipeptidaz gibi davranan tip-I bütünleşik bir zar glikoproteinidir.(26,27)Çoğu dokuda aktif olan ve eksprese edilen bu enzimin reseptörlerinin ana yerleşimleri, ince bağırsağın enterositleri ve akciğerin alveol epitel hücreleri gibi dış temas halindeki hücrelerdir.(28)ACE2 ayrıca venöz ve arteriyel hücrelerde, renal ve kardiyovasküler dokuda ve düz kas hücrelerinde bulunur.(29)ACE2 ayrıca SARS-CoV, insan solunum koronavirüsü NL63 ve yeni koronavirüs 2019 nCoV/SARS-CoV-2 için reseptörlerden biriydi.(30)Önceki çalışmalar, ACE2'nin hücre girişi için çeşitli koronavirüs türleri için temel reseptörlerden biri olduğunu da bildirmiştir.(31,32)Korona virüs komplikasyonları olarak kardiyovasküler ve akciğer tutulumu, ölümün iyi bilinen iki ana nedenidir.(30)Esansiyel yağlar ve bunların aktif bileşenleri üzerine yapılan son araştırmalar, SARS-CoV virüsü üzerinde ölümcül semptomları azaltmak, inflamatuar yanıtları azaltmak, viral replikasyonu inhibe etmek, viral bağlanmayı inhibe etmek ve virüse kolayca nüfuz etmek ve ardından zarını bozmak gibi etkiler göstermiştir.(8)Daha önce de bahsedildiği gibi koronavirüs ile birlikte bazı bölgelerde ACE2 ekspresyonu artıyor. SARS-CoV-2 virüsü , kalp, akciğerler ve gastrointestinal sistemdeki ACE2 reseptörleri yoluyla solunum epiteli ve alveoler makrofajları enfekte eder .(33)Uçucu yağların ve uçucu bileşenlerin ACE2 enzim inhibisyon potansiyellerine dayanarak, bu tür maddelerin koronavirüs vakalarının tedavisinde ve önlenmesinde etkili olabileceği önerilebilir. Ek olarak, test edilen diğer Lavandula esansiyel yağları, özellikle L. angustifolia ile önceki antiviral ve antimikrobiyal aktivite çalışmalarının sonuçları da antiviral bulguları ve potansiyeli desteklemektedir.(3,4,6−8,34)

                        2.2.2. LOX İnhibisyonu
                        L. angustifolia , L. stoechas ve L. × heterophylla esansiyel yağları ile linalool ve kafurun inhibisyon sonuçları , Şekil 2'de gösterildiği gibi sırasıyla %79, 49.1, 86.7, 92 ve 62.2 idi . Ayrıca, anti-inflamatuar standart NDGA, deneylerde %90,3 LOX enzimi inhibe edici aktivite gösteren bir pozitif kontrol olarak karşılaştırıldı.

                        şekil 2
                        Şekil 2. Test edilen uçucu yağlar ve bileşenlerin LOX enzim inhibisyonu ( *p < 0.05, ***p < 0.001, dikey çubuklar standart sapmayı gösterir). Esansiyel yağların antiinflamatuar etkisi, antioksidan etkilerine ek olarak sitokinler de dahil olmak üzere birçok sinyal kaskadı mekanizmasına bağlanabilir ve ayrıca proinflamatuar gen ekspresyonu ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. L. angustifolia esansiyel yağının, yüksek LOX enzim inhibisyon seviyelerine sahip olduğu bilinen linalool ve kafur kombinasyonu ile ilişkili olabilecek önemli ölçüde daha yüksek bir LOX enzim inhibisyonu gösterdiği bildirilmiştir .(35)Başka bir çalışmada linaloolden zengin uçucu yağların in vitro antiinflamatuar etkisini test etmek için TNF-α ve IL-6 sitokin seviyeleri ölçülmüş ve sitokin seviyelerindeki önemli düşüşün nedeninin ana bileşenlerden biri olan diğer bileşenlerle birlikte linalool içeriği.(36)Kafurca zengin bir uçucu yağ ile yapılan başka bir in vivo çalışmada, IL-6 sitokin seviyesinde azalma gözlenmiştir.(37)
                        Bilindiği üzere LOX enzimi serbest araşidonik asit (AA) kaskadı üzerinde etkilidir. Bu enzim, SARS-CoV-2 ile ilgili vasküler endotelyal ve düz kas hücreleri gibi birçok hücrede ekspresyonu da artan proinflamatuar lökotrienler (LT'ler) ve lökotrien reseptörlerinden sorumludur.(38,39)Lökotrienler çeşitli hastalıklarda lokal inflamasyonu artırdığından, LOX inhibitörlerinin SARS-CoV-2 enfeksiyonlarını modüle etmede antiviral ilaçlar kadar önemli olabileceği öne sürülmüştür.(35)
                        Daha önce yapılan bir çalışmada Salvia officinalis'in yüksek LOX inhibisyonu değerlendirilmiş ve bu etkinin kafur içeriğinin fazla olmasından kaynaklanabileceği ifade edilmişti.(40)In vivo deneyler, son zamanlarda linalool'ün inflamatuar mediatör üretimini inhibe ederek nispeten yüksek bir anti-inflamatuar etkiye sahip olduğunu göstermiştir.(12)L. angustifolia esansiyel yağı , anti-enflamatuar özelliklerinden dolayı aromaterapide geleneksel olarak da kullanılır.(11)
                        Bu çalışmada, ana bileşenler olan L. angustifolia ve L. heterophylla esansiyel yağları ve linalool ve kafur için nispeten yüksek LOX inhibisyon yüzdeleri, anti-inflamatuar ilişkili hastalıklar için potansiyel göstermiştir.
                        Bu çalışmanın bir sonucu olarak, linalool açısından zengin Lavandula esansiyel yağları nispeten yüksek bir ACE2 ve LOX inhibisyonuna sahip olduğundan, çeşitli formülasyonlar kullanılarak koronavirüslere karşı daha fazla denenebilir. Bununla birlikte, antiviral uygulamalardan önce güvenlik ve etkililik için ayrıntılı in vivo çalışma verilerine ihtiyaç vardır.

                        3. Yöntemler
                        3.1. Malzemeler

                        Linalool, kafur, lipoksijenaz enzimi ve diğer kimyasallar Sigma Aldrich'ten temin edildi. “Anjiyotensin II Dönüştürücü Enzim (ACE2) İnhibitör Tarama Kiti” enzim kiti BioVision'dan (K310) temin edildi. Ticari Lavandula esansiyel yağları, Doallin, İstanbul, Türkiye tarafından sağlandı. Kupon örnekleri IMEF Herbarium'da saklanır (herbaryum no.: IMEF 1188-1189-1190).

                        3.2. GC-FID ve GC/MS Analizi
                        Gaz kromatografisi-alev iyonlaşma tespiti (GC-FID) analizleri için, FID 300 °C'de (Agilent 6890N GC sistemi) kullanıldı. Gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi (GC/MS) sisteminde (Agilent 5975 GC-MSD) iki özdeş kolonda aynı koşullar kullanılarak eş zamanlı otomatik enjeksiyon gerçekleştirildi. Uçucuların nispi yüzdeleri (%) FID kromatogramları kullanılarak hesaplandı. Bu işlem, GC/MS Kitaplığı, MassFinder 3 Kitaplığı ve şirket içi "Baser Kitaplığı Uçucu Yağ Bileşenleri" tarafından ya gerçek numuneler ya da n -alkanların göreli tutma indeksi (RRI) analiz edilerek gerçekleştirildi .(41,42)

                        3.3. Enzim İnhibitör Aktivitesi
                        3.3.1. ACE2 İnhibisyonu
                        “Anjiyotensin II Dönüştürücü Enzim (ACE2) İnhibitör Tarama Kiti” (BioVision, katalog numarası: K310) standart talimatları uygulandı. Test maddelerinin stok çözeltileri, DMSO (%1, v/v) ve her biri 20 μg/mL yağ kullanılarak hazırlandı; saf bileşikler (5 μg/mL) kuyucuğa aktarıldı. Kör hariç tüm kuyucuklara hazırlanan ACE2 enzim solüsyonu eklendi. Substrat solüsyonu hazırlandı ve her kuyucuğa 40 µL eklendi. Reaksiyon karışımı, inkübasyon süresinden sonra floresan modunda bir mikroplaka okuyucu (SpectraMax i3) kullanılarak Ex/Em = 320/420 nm dalga boyunda ölçülmüştür. Sonuçlar, üçlü analizlerden kaynaklanan tüm numuneler için elde edilen % inhibisyon değerleri olarak rapor edildi.(42)

                        3.3.2. LOX İnhibisyonu
                        Sonuçlar ortak kolorimetrik yöntemle ölçüldü(43)ve daha önce bildirildiği gibi.(22)% İnhibisyon, test edilen yağların ve bileşiklerin bir dakikalık absorbans değişimine kıyasla enzim aktivitesinin bir dakikasındaki absorbans değişikliği olarak hesaplandı. Nordihidroguaiaretik asit de pozitif kontrol olarak kullanıldı. Analizler iki kopya halinde yapıldı ve sonuçlar ortalama ve standart sapma (SD) olarak verildi.

                        3.4. İstatistiksel analiz
                        İstatistiksel analiz, GraphPad Prism, sürüm 7.02 (La Jolla, California, ABD) kullanılarak yapıldı. İn vitro veriler, ortalama ± standart sapma (ortalama ± SD) olarak ifade edildi. p < 0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

                        Yazar bilgileri
                        • Sorumlu Yazar
                        • Yazarlar
                          • Sevde Nur Biltekin - Farmasötik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Eczacılık Fakültesi, İstanbul Medipol Üniversitesi, Beykoz, İstanbul 34810, Türkiye ; Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul Üniversitesi, İstanbul 34116, Türkiye ; https://orcid.org/0000-0003-1896-2729
                          • Ayşe Esra Karadaǧ - İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Farmakognozi Anabilim Dalı, Beykoz, İstanbul 34810, Türkiye ; Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir 26470, Türkiye ; https://orcid.org/0000-0002-3412-0807
                          • Betül Demirci - Eczacılık Fakültesi, Farmakognozi Anabilim Dalı, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir 26470, Türkiye
                        • Yazar Katkıları
                          Kavramsallaştırma AEK ve FD tarafından yapıldı Veri iyileştirme SNB, AEK ve BD tarafından yapıldı Resmi analiz SNB, AEK ve BD tarafından yapıldı Finansman alımı FD tarafından yapıldı Araştırma AEK, SNB tarafından yapıldı ve FD Metodolojisine SNB katkıda bulundu Proje yönetimi FD tarafından yapıldı Kaynaklar FD tarafından sağlandı Denetim FD tarafından yapıldı ve BD Validasyonu SNB tarafından yapıldı Görselleştirme AEK tarafından yapıldı Roller/yazım (orijinal taslak) SNB tarafından yapıldı ve AEK Yazma (inceleme ve düzenleme) tarafından yapıldı FD
                        • notlar
                          Yazarlar rakip bir finansal çıkar beyan etmemektedir.
                        teşekkürler

                        Bu çalışma, Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu'nun bir araştırma projesi (BAP 2005S058) tarafından desteklenmiştir.

                        Referanslar

                        Bu makale diğer 43 yayına atıfta bulunmaktadır.
                        1. 1
                          Woronuk, G .; Demissie, Z .; Rheault, M .; Mahmoud, S. Lavandula Esansiyel Yağı Bileşenlerinin Biyosentezi ve Terapötik Özellikleri . Bitki Med. 2010 , 77 , 7 – 15 , DOI: 10.1055/s-0030-1250136
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], Google Scholar
                        2. 2
                          Gilani, AH ; Aziz, N .; Han, MA ; Shaheen, F. ; Jabeen, Q. ; Siddiqui, BS ; Herzig, JW Lavandula stoechas L' nin antikonvülsan, sedatif ve antispazmodik aktivitelerinin etnopharmakolojik değerlendirmesi . J. Ethnopharmacol. 2000 , 71 , 161 – 167 , DOI: 10.1016/S0378-8741(99)00198-1
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        3. 3
                          Blazekoviç, B .; Staniç, G .; Pepeljnjak, S .; Vladimir-Knezevic, S. Lavandula x intermedia Emeric ex Loisel'in In Vitro Antibakteriyel ve Antifungal Aktivitesi . "Budrovka" . Moleküller 2011 , 16 , 4241 – 4253 , DOI: 10.3390/moleküller16054241
                          [ Çapraz referans ], [ CAS ], Google Scholar
                        4. 4
                          Bajalan, İ .; Rouzbahani, R .; Pirbalouti, AG ; Maggi, F. İran Lavandula × hybrida'nın Kimyasal Bileşimi ve Antibakteriyel Aktivitesi . kimya Biyoçeşitlilik 2017 , 14 , e1700064 DOI: 10.1002/cbdv.201700064
                          [ Çapraz ref ], Google Akademik
                        5. 5
                          Wells, R .; Truong, F .; Adal, AM ; Sarker, LS ; Mahmoud, SS Lavandula Esansiyel Yağları: Lavanta İlaç, Gıda ve Kozmetik Endüstrilerindeki Uygulamaların Güncel Bir İncelemesi . Nat. Üretim Com. 2018 , 13 , 1403 – 1417 , DOI: 10.1177/1934578X180130103
                          [ Çapraz ref ], Google Akademik
                        6. 6
                          Nikšić, H. ; Kovač-Bešović, E. ; Makarević, E. ; Durić, K. ; Kusturica, J. ; Muratovic, S. Lavandula angustifolia Mill'in Antiproliferatif, Antimikrobiyal ve Antioksidan Aktivitesi . Uçucu Yağ J. Sağlık Bilimi 2017 , 7 , 35 – 43 , DOI: 10.17532/jhsci.2017.412
                          [ Çapraz ref ], Google Akademik
                        7. 7
                          Adem, K .; Sivropoulou, A .; Kokkini, S. ; Lanaras, T .; Arsenakis, M. Origanum vulgare subsp.'nin Antifungal Aktiviteleri . hirtum , Mentha spicata , Lavandula angustifolia ve Salvia fruticosa İnsan Patojenik Mantarlarına Karşı Uçucu Yağlar . J. Agric. Gıda Kimyası 1998 , 46 , 1739 – 1745 , DOI: 10.1021/jf9708296
                          [ ACS Tam Metin ], [ CAS ], Google Scholar
                        8. 8
                          Abu Baker, DH ; Amarowicz, R .; Kandeil, A .; Ali MA ; İbrahim, EA Lavandula angustifolia L. ve Salvia officinalis L. Uçucu Yağların Kuş Gribi H5N1 Virüsüne Karşı Antiviral Etkinliği . J. Agric. Yiyecek. Res. 2021 , 4 , 100135 , DOI: 10.1016/j.jafr.2021.100135
                          [ Çapraz referans ], [ CAS ], Google Scholar
                        9. 9
                          Gören, AC ; Topçu, G. ; Bilsel, G .; Bilsel, M .; Aydoǧmusç, Z. ; Pezzuto, JM Lavandula stoechas ssp.'nin Uçucu Yağının Kimyasal Bileşenleri ve Biyolojik Aktivitesi . . _ Z. Naturforsch., C. 2002 , 57 , 797 – 800 , DOI: 10.1515/znc-2002-9-1007
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        10. 10
                          Alberto, A .; Andrea, B. ; Valentina, C .; Sandro, D .; Cabras, P. Lavandula stoechas L.ssp.'nin Kimyasal Bileşimi, Mevsimsel Değişkenliği ve Antifungal Aktivitesi . stoechas Kök/Yaprak ve Çiçeklerden Elde Edilen Uçucu Yağlar . J. Agric. Gıda Kimyası 2006 , 54 , 4364 – 4370 , DOI: 10.1021/jf0603329
                          [ ACS Tam Metin ], Google Scholar
                        11. 11
                          Ray, VK ; Sinha, P .; Yadav, KS ; Şukla, A. ; Saxena, A. ; Bawankule, DU ; Tandon, S .; Han, F .; Chanotiya, CS ; Yadav, NP Lavandula angustifolia Uçucu Yağının ve Başlıca Bileşenleri Linalool ve Linalil asetatın Anti-psoriatik Etkisi . J. Ethnopharmacol. 2020 , 261 , 113127 , DOI: 10.1016/j.jep.2020.113127
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        12. 12
                          Kim, MG ; Kim SM ; Min, JH ; Kwon, tamam ; Park, MH ; Park, JW ; Merhaba ; Hwang, JY ; Ah, Sr ; Lee, JW ; Ahn, KS Linalool'ün ovalbümin ile indüklenen pulmoner inflamasyon üzerindeki anti-inflamatuar etkileri . Int. İmmünofarmakol. 2019 , 74 , 105706 , DOI: 10.1016/j.intimp.2019.105706
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        13. 13
                          Kasper, S. Anksiyete bozukluğu ve ilgili durumlar için ağızdan uygulanan bir lavandula yağı müstahzarı (Silexan): kanıta dayalı bir inceleme . Int. J. Psikolog klinik Pratik 2013 , 17 , 15 – 22 , DOI: 10.3109/13651501.2013.813555
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        14. 14
                          Al-Ansari, MM ; Andeejani, AMI ; Alnahmi, E. Lavandula latifolia L.'den elde edilen uçucu yağın böcek öldürücü, antimikrobiyal ve antioksidan aktiviteleri ve Euphoria leucographa üzerindeki caydırıcı etkileri . End. Bitkileri Prod. 2021 , 170 , 113740 , DOI: 10.1016/j.indcrop.2021.113740
                          [ Çapraz referans ], [ CAS ], Google Scholar
                        15. 15
                          De Rapçi, S. ; Viljoen, A .; Van Vuuren, S. Lavandula angustifolia esansiyel yağının geleneksel antimikrobiyal ajanlarla kombinasyon halinde in vitro antimikrobiyal etkileri . Kanıta Dayalı Tamamlayıcı . Altern. Med. 2016 , 2016 , 1 – 9 , DOI: 10.1155/2016/2752739
                          [ Çapraz ref ], Google Akademik
                        16. 16
                          Cavanagh, HMA ; Wilkinson, JM Lavanta esansiyel yağının biyolojik aktiviteleri . Phyther. Res. 2002 , 16 , 301 – 308 , DOI: 10.1002/ptr.1103
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], Google Scholar
                        17. 17
                          Yang, SK ; Yusoff, K .; Ayat, M .; Çiş, CY ; Yap, PSX ; Lim, SHE ; Lai, KS Kombinatoryal Antimikrobiyal Etkinlik ve Linalool'ün Klinik Olarak İlgili Klebsiella pneumoniae Karşı Mekanizması . Ön. Mikrobiyoloji. 2021 , 12 , 382 , DOI: 10.3389/fmicb.2021.635016
                          [ Çapraz ref ], Google Akademik
                        18. 18
                          Guo, F .; Chen, S. ; Liang, S .; Zhang, M .; Cheng, W .; Chen, H .; Yun, Y .; Zhong, S .; Chen, W. Linalool'ün Pseudomonas fluorescens'e Karşı Antimikrobiyal Aktivitesi ve Önerilen Etki Mekanizması . Ön. Mikrobiyoloji. 2021 , 12 , 1 – 11
                          Google Akademik
                        19. 19
                          Ma, L .; Yao, L. Bitki Kaynaklı Uçucu Yağların ve Bileşenlerinin Antiviral Etkileri: Güncellenmiş Bir İnceleme . Moleküller 2020 , 25 , 2627 , DOI: 10.3390/molekül25112627
                          [ Çapraz referans ], [ CAS ], Google Scholar
                        20. 20
                          Kulkarni, SA ; Nagarajan, SK ; Ramesh, V .; Palaniyandi, V .; Selvam SP ; Madhavan, T. SARS-CoV-2 başak proteininin güçlü inhibitörleri olarak bitki esansiyel yağlarından elde edilen ana bileşenlerin hesaplamalı değerlendirmesi . J. Mol. Yapı. 2020 , 1221 , 128823 , DOI: 10.1016/j.molstruc.2020.128823
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        21. 21
                          Patel, VJ ; Biswas Roy, S .; Mehta, HJ ; Joo, M .; Sadıkot, Akut Akciğer Hasarı ve Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu için RT Alternatif ve Doğal Tedaviler . Biyomed. Res. Int. 2018 , 2018 , 1 – 9 , DOI: 10.1155/2018/2476824
                          [ Çapraz ref ], Google Akademik
                        22. 22
                          Demirci, F. ; Terali, K .; Karadağ, AE ; Biltekin, SN ; Sakallı, EA ; Koşar, M. ; Demirci, B. ; Başer, KHC Origanum Esansiyel Yağları ve Karvakrolün ACE2 ve LOX İnhibitör Aktivitesinin In Vitro ve In Silico Değerlendirilmesi . Bitki Med. 2022 , DOI: 10.1055/a-1828-2479
                          [ Çapraz ref ], Google Akademik
                        23. 23
                          Zhang, H .; Penninger, JM ; Li, Y .; Zhong, N .; Slutsky, AS SARS-CoV-2 reseptörü olarak anjiyotensin dönüştürücü enzim 2 (ACE2): moleküler mekanizmalar ve potansiyel terapötik hedef . Yoğun Bakım Med. 2020 , 46 , 586 – 590 , DOI: 10.1007/s00134-020-05985-9
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        24. 24
                          Turner, AJ ; Hiscox, JA ; Hooper, NM ACE2: vazopeptidazdan SARS virüs reseptörüne . Eğilimler Eczacılık. bilim 2004 , 25 , 291 – 294 , DOI: 10.1016/j.tips.2004.04.001
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        25. 25
                          Wang, W .; Bodiga, S .; Das, SK ; LO, J .; Patel, V .; Oudit, GY ACE2'nin diyastolik ve sistolik kalp yetmezliğindeki rolü . Kalp Başarısız. Rev. 2012 , 17 , 683 – 691 , DOI: 10.1007/s10741-011-9259-x
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        26. 26
                          Tipnis, SR ; Hooper, NM ; Hyde, R .; Karran, E .; Christie, G .; Turner, AJ Anjiyotensin Dönüştürücü Enzimin İnsan Homologu . J. Biol. kimya 2000 , 275 , 33238 – 33243 , DOI: 10.1074/jbc.M002615200
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        27. 27
                          Robison, K .; Malik, K. Yeni Bir Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim-İlgili Karboksipeptidaz (ACE2), Anjiyotensin I'i Sıçan Vasküler Düz Kas Hücrelerinde Yüksek Glikoz Kaynaklı Anjiyotensin II Üretiminin Anjiyotensin 1-9 Mekanizmasına Dönüştürür . sirk. Res. 2000 , 87 , 1 – 9 , DOI: 10.1161/01.RES.87.5.e1
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        28. 28
                          Hamming, I .; Times, W .; Bulthuis, M .; Lely, A. ; Navis, G .; van Goor, H. SARS Coronavirüsü için Fonksiyonel Reseptör olan ACE2 Proteininin Doku Dağılımı. SARS Patogenezini Anlamak İçin İlk Adım . J. Pathol. 2004 , 203 , 631 – 637 , DOI: 10.1002/yol.1570
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        29. 29
                          Harmer, D .; Gilbert, M .; Borman, R .; Clark, KL ACE 2'nin kantitatif mRNA ekspresyon profili, anjiyotensin dönüştürücü enzimin yeni bir homologu . FEBS Letonya 2002 , 532 , 107 – 110 , DOI: 10.1016/S0014-5793(02)03640-2
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        30. 30
                          Amirfakhryan, H .; Safari, F. SARS-CoV2 Salgını: Enfeksiyonun patogenezi ve kardiyovasküler tutulum . Cehennem. J. Cardiol. 2021 , 62 , 13 – 23 , DOI: 10.1016/j.hjc.2020.05.007
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        31. 31
                          Kuba, K. ; İmay, Y .; Rao, S .; Gao, H .; Guo, F .; Guan, B. ; Huan, Y .; Yang, P .; Zhang, Y .; Deng, W .; Bao, L .; Zhang, B .; Liu, G .; Wang, Z. ; Chappell, M .; Liu, Y .; Zheng, D .; Leibbrandt, A .; Vada, T .; Slutsky, AS ; Liu, D .; Qin, C .; Jiang, C .;Penninger, JM SARS koronavirüs kaynaklı akciğer hasarında anjiyotensin dönüştürücü enzim 2'nin (ACE2) çok önemli bir rolü . Nat. Med. 2005 , 11 , 875 – 879 , DOI: 10.1038/nm1267
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        32. 32
                          Li, W .; Moore, MJ ; Vasilieva, N. ; Sui, J .; Wong, SK ; Bern, MA ; Somasundaran, M .; Sullivan, JL ; Luzuriaga, K. ; Greenough, TC ; Choe, H .; Farzan, M. Anjiyotensin dönüştürücü enzim 2, SARS koronavirüsü için fonksiyonel bir reseptördür . Doğa 2003 , 426 , 450 – 454 , DOI: 10.1038/nature02145
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        33. 33
                          Terpos, E. ; Ntanasis-Stathopoulos, I. ; Elalamy, I. ; Kastrit, E .; Sergentanis, TN ; Politou, M .; Psaltopoulou, T .; Gerotziafas, G .; Dimopoulos, MA COVID-19'un hematolojik bulguları ve komplikasyonları . Am. J. Hematol. 2020 , 95 , 834 – 847 , DOI: 10.1002/ajh.25829
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        34. 34
                          Ayola-Serrano, Kuzey Carolina ; Roy, N .; Fatih, Z. ; Enver, MM ; Singh, B .; Ammar, N .; Şah, R .; Elba, A. ; Utt, RS ; Peço-Silva, S .; Rodriguez-Morales, AJ ; Dhama, K. ; Quraishi, S. 5-lipoksijenazın COVID-19'un patofizyolojisindeki rolü ve bunun terapötik etkileri . Enflamasyon Res. 2021 , 70 , 877 – 889 , DOI: 10.1007/s00011-021-01473-y
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        35. 35
                          Carrasco, A .; Martinez-Gutierrez, R .; Tomas, V .; İspanya'dan Tudela, J. Lavandula angustifolia ve Lavandula latifolia Uçucu Yağlar: Aromatik Profil ve Biyoaktiviteler . Bitki Med. 2016 , 82 , 163 – 170 , DOI: 10.1055/s-0035-1558095
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        36. 36
                          Çekiç, KA ; Carson, CF ; Dunstan, JA ; Hale, J .; Lehmann, H .; Robinson, CJ ; Prescott, SL ; Riley, TV Beş Taxandria fragrans yağının in vitro antimikrobiyal ve antiinflamatuar aktivitesi . Mikrobiyoloji. immünol. 2008 , 52 , 522 – 530 , DOI: 10.1111/j.1348-0421.2008.00070.x
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        37. 37
                          Juhas, Ş. ; Bukovská, A. ; Çikoş, Ş. ; Czikkova, S. ; Fabian, D .; Koppel, J. Farelerde Rosmarinus officinalis Esansiyel Yağının Anti-inflamatuar Etkileri . Açta Vet. Brno. 2009 , 78 , 121 – 127 , DOI: 10.2754/avb200978010121
                          [ Çapraz referans ], [ CAS ], Google Scholar
                        38. 38
                          Azkur, AK ; Akdis, M. ; Azkur, D .; Sokolowska, M .; Veen, W .; Brüggen, MC ; O'Mahony, L .; Gao, Y .; Nadeau, K .; Akdis, CA SARS-CoV-2'ye karşı immün yanıt ve COVID-19'da immünopatolojik değişikliklerin mekanizmaları . Alerji 2020 , 75 , 1564 – 1581 , DOI: 10.1111/all.14364
                          [ Çapraz Ref ], [ PubMed ], [ CAS ], Google Scholar
                        39. 39
                          Yan, B. ; Çu, H .; Yang, D .; Sze, KH ; Lai, PM ; Yuan, S .; Shuai, H .; Wang, Y .; Kao, RYT ; Chan, JFW ; Yuen, KY İnsan Coronavirüsü ile Enfekte Hücrelerin Lipidomik Profilinin Karakterizasyonu: Lipid Metabolizmasının Yeniden Modellenmesinin Koronavirüs Çoğalması Üzerindeki Etkileri . virüsler 2019 , 11 , 73 , DOI: 10.3390/v11010073
                          [ Çapraz referans ], [ CAS ], Google Scholar
                        40. 40
                          El Euch, SK ; Hassine, DB ; Cazaux, S .; Bouzouita, N .; Bouajila, J. Salvia officinalis esansiyel yağı: Anti-enzimatik ve antioksidan biyoaktivitelerin kimyasal analizi ve değerlendirilmesi . Afr. J.Bot. 2019 , 120 , 253 – 260 , DOI: 10.1016/j.sajb.2018.07.010
                          [ Çapraz referans ], [ CAS ], Google Scholar
                        41. 41
                          Demirci, B. ; Karadağ, AE ; Biltekin, SN ; Demirci, B. Mentol ve üç farklı nane esansiyel yağı ile in vitro ACE2 ve 5-LOX enzim inhibisyonu . Nat. Üretim komün. 2021 , 16 , 1934578X2110550 , DOI: 10.1177/1934578X211055014
                          [ Çapraz ref ], Google Akademik
                        42. 42
                          Demirci, F. ; Karadağ, AE ; Biltekin, SN ; Demirci, B. Rosmarinus officinalis L. Esans Yağı ve Başlıca Bileşeni 1,8-Cineole'nin In vitro ACE2 ve 5-LOX İnhibisyonu . Rec. Nat. Üretim 2021 , 16 , 1307 – 6167 , DOI: 10.25135/rnp.265.21.05.2080
                          [ Çapraz ref ], Google Akademik
                        43. 43
                          Baylac, S. ; Racine, P. 5-Lipoksijenazın esansiyel yağlar ve diğer doğal parça özleri ile inhibisyonu . Int. J. Aromater. 2003 , 13 , 138 – 142 , DOI: 10.1016/S0962-4562(03)00083-3
                          [ Çapraz ref ], Google Akademik

                        Yorum yap

                        Hazırlanıyor...
                        X