Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Aslan pençesi otu, Frauenmantel, Alchemilla vulgaris

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Aslan pençesi otu, Frauenmantel, Alchemilla vulgaris

    <iframe width="640" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/5YKpcbVvD9k" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>
    ASLAN PENÇESİ



    Çok Yıllık | 0,2-0,6m | 6-9 Aylar | Ca, Ho, Na | Otu

    Aslan pençesi otu, Frauenmantel, Alchemilla vulgaris
    Aslan ayağı otu Syn: Alchemilla xanthochlora
    Kırağı otu
    Pelerin otu
    Harmani otu

    Familyası: Gülgillerden, Rosengewâchse, Rosaceae

    Drugları: Aslanpençesi otu; Alchemilla herba
    Aslanpençesi otunun kökleri hariç tamamı çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

    Giriş: Aslanpençesi otu gülgillerin alt grubu olan Alchemillinnagillere dahil olup takriben 1000 adet türü mevcuttur. Aslanpençesi otu Batı Avrupa’dan Doğu Türkistan’a kadar geniş bir alanda yabani olarak yetişmektedir. Yol kenarları, çalılıklar, kayalıklar, çimenlikler, meralar ve viranelerde yetişen bitki dağların 2500 m yüksekliklerinde yetişebilir. Aslanpençesi otu çok eskiden beri ishale ve kadın hastalıklarına karşı kullanılmıştır. Yapraklarının sabahları terleyerek üzeri kırağında olduğu gibi irili ufaklı damlacıklarla bezenir ve bu nedenle de Kırağı otu diye de anılır. Yaprakları pelerin veya Harmaniye benzediğinden Pelin otu veya Harmaniye otu diye de anılır.

    Botanik: Rozet yaprakları uzun saplı 5-10 cm çapında, gövde yaprakları sapsız ve oldukça küçüktür. Yaprakları pelerine benzer ve 7-9 loplu kenarları narin dişli veya kertikli, üst kısmı yeşil alt kısmı grimsi yeşil ve tüylüdür. Bitki 20-60 cm boyunda dikine yükselir ve oldukça sık çatallaşır. Çiçekleri topluca bir arada oldukça küçük sarımsı veya açık sarı renklidir. Çiçeklerin taç yaprakları olmayıp 8 adet üçgen şeklinde sivri uçlu kupa yapraklarına sahiptir. Eski kökleri ölürken yeni kökleri çevreye yayılarak kümeler oluşturur.

    Yetiştirilmesi: Yetiştirilmesi oldukça kolay olup çevrede yabani olarak yetişen bitkinin kökünden bir parça, güneşli bir yere ve humuslu toprağa ekilirse fazla bir bakıma ihtiyaç duyulmadan orada gelişir ve kümeler oluşturur.

    Hasat zamanı: Çiçek amaya başladığı andan itibaren yani Mayıs’tan Ekim’e kadar yerden 5-10 cm yukarıdan kesilerek toplanır ve demetleri yapılarak havalı ve güneşli yerlere asılarak kurutulur. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır.

    Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    a) Taninler %6-8 oranında olup bununda %50-60’ını Agrimoniin, %20-25’ini Penduculagin ve %15-20’sini Laevigatin F’den oluşur.
    b) Flavonitler; Quercetin ve Leukocyanidin
    c) Yüksek oranda Mineraller (%9) içerir ve bunun en önemlileri %40-50’sini Silisiumdioksitten (SO2) oluşur.
    d) Ayrıca; Saponin, Lecithin, Linolasidi, Salisilikasit, Stearin asit ve az miktarda Eterik yağ içerir.

    Araştırmalar:
    1.) S.Takır , İH Altun , B. Sezgi , 1 S. Süzgeç-Selçuk , 2 A. Mat , 3 ve BS Uydeş-Doǧan İstanbul Üniversitesi Tıp fakültesi Farmakoloji bölümü ve marmara ve Holllanda Üniversitlerinin yaptığı ortak çalışma sonucu Aslan yelesi otunun yüksek tansiyonu önlediği ve kan basıncını düşürdüğünü belgelemişlerdir.
    2.) B Plotnikov ,OI Aliev , V. Yu. Andreeva , AS Vasil'ev & GI Kalınkina Yaptıkları araştırmlarda Yüksek Tansiyon ve Kan basıncını düşürdüğünü belgelemişlerdir.
    .) Aslanpençesi otu ile yapılan araştırmalar pek yeterli değildir. Zira yapılan araştırmalar oldukça azdır. Bu araştırmalardan biri Japon ilim adamları tarafından yapılmıştır. K.Miyamatio, R.Koshiura, Y.Ikeya ve H.Taguchi 1985’de Aslanpençesi otundan elde edilen Agrimoniin ile fareler üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Kanserli fare-lerdeki urların büyümesini önlediği tespit edilmiştir. Agrimoniin ile tedavi olan farelerin 53 gün yaşarken, plasebo ile tedavi edilenlerin sadece 21,3 gün yaşadıkları tespit edilmiştir. Bundan da Agrimoniin’in kanserli urların büyümesini önlediği tespit edilmiş fakat bu araştırma henüz tek başına yeterli değildir. (HHB.IV.164). bir bayan ağrılı ve uzun süreli adet gördüğünü söyleyerek benden bir tavsiyede bulunmamı istedi. Ben ona Gökçek İksir ve Gökçek Kadın çayını tavsiye ettim. O bayanı 2 ay sonra gördüğümde durumunun normalleştiğini ve iyileştiğini söyledi.(Eylül 2006).

    Tesir şekli: Damarları büzücü, idrar söktürücü, iltihapları önleyici, yara-ları iyileştirici, kanamayı durdurucu ve adet halini düzenleyicidir.

    Kullanılması:
    a) Araştırmalar henüz yeterli olmadığından bu konuda (kullanılması ile ilgili) fazla bilgi veremeyeceğiz.
    b) Komisyon E’nin 18/09/1986 tarih ve 173 nolu Monografi bildirisine göre Aslanpençesi otu başta hafif ishal hastalıklarına karşı kullanılır.
    c) Halk arasında adet görme rahatsızlıkları, ishal, mide-bağırsak rahat-sızlıkları, ağız içi yaraları, deri hastalıkları ve yaralara karşı kullanılır.

    Çayı: İki kahve kaşığı Aslanpençesi otu demliğe konur ve üzerine 300-400 ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dakika demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.

    Çay Harmanları

    Gökçek ANNE SÜTÜNÜ ARTIRICI çay;
    25 g Aslanpençesi otu
    25 g Anason tohumu
    25 g Rezene tohumu
    25 g Oğul otu yaprağı
    20 g Kimyon

    Gökçek kadın hastalıkları çayı;
    20 g Civanperçemi otu
    20 g Çobançantası otu
    20 g Kuş ekmeği otu
    20 g Aslanpençesi otu
    20 g Hayıt

    Gökçek beyaz akıntı çayı;
    30 g Aslanpençesi otu
    20 g Kuş ekmeği otu
    20 g Ballıbaba çiçeği
    30 g Atkuyruğu otu

    Gökçek beyaz akıntı çayı
    30 g Keçi sakalı otu
    20 g Aslanpençesi otu
    20 g Oğul otu yaprağı
    20 g Kedi otu kökü
    10 g Ballıbaba çiçeği

    Gökçek böbrek iltihaplanması çayı;
    25 g Aslanpençesi otu
    25 g Çobançantası otu
    25 g Kılıç otu
    25 g Altınbaşak

    Gökçek adet anormallikleri ve aşırı adet halini çayı;
    20 g Atkuyruğu otu
    20 g Hayıt
    20 g Aslanpençesi otu
    20 g Çobançantası otu
    20 g Beşparmak kökü

    Gökçek Kadın hastalıklarına karşı çay (beyaz akıntıya);
    10 g Kılıç otu
    10 g Ballıbaba çiçeği
    20 g Atkuyruğu otu
    20 g Civanperçemi otu
    20 g Oğul otu
    20 g Aslanpençesi otu

    Homeopati’de: Aslanpençesi otundan (taze) 20 gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 80 ml %70’lik alkol ilave edilerek 4-6 hafta bekledikten sonra süzülerek Homeopati’de <<Alchemilla>> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 damla 10-15 damla 4-6 hafta süreyle alınır.

    Ekstresi: Aslanpençesi otu etanolla ekstraksiyonu yapılarak ekstresi yapılır. Ekstresi de aynı tentürü gibi kullanılır.

    Yan tesirleri: Normal tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur. Sadece çok kullanılması halinde karaciğere zarar verir.

  • #2
    Alchemilla vulgaris'in vazorelaksan ve kan basıncını düşürücü etkileri : Metanol ve sulu ekstraktların karşılaştırmalı bir çalışması

    S.Takır , İH Altun , B. Sezgi , 1 S. Süzgeç-Selçuk , 2 A. Mat , 3 ve BS Uydeş-Doǧan
    Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
    Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
    Git: Soyut

    Arka plan:

    Son on yılda, araştırmacılar arasında özellikle bitkisel ekstraktların kardiyovasküler etkilerinin belirlenmesine yönelik artan bir ilgi oluşmuştur. Amaç: Bu çalışmada, aynı bitkinin, yüksek düzeyde vazoaktif bileşik içerdiği ortaya çıkarılan Alchemilla vulgaris (Rosaceaea)' nın farklı işlenmiş iki ekstraktının mikrovasküler ve kan basıncını düşürücü etkilerini araştırmayı amaçladık . Malzemeler ve yöntemler:

    Bu amaçla, endotelyum sağlam sıçan mezenterik arterleri bir miyograf sistemine monte edildi ve prostaglandin F 2α (PGF 2α : 3 x 10 −5 M) veya potasyum klorür (K + : 40 mM) ile kasıldı. Daha sonra, kümülatif olarak 0.01-10 mg/ml konsantrasyonlarında sulu ve metanol özütleri ilave edildi. Sonuçlar:

    Her iki ekstrakt da endotel kaynaklı vazoaktif maddelerin inhibitörlerine, yani L G -nitro-L-arginin (10 −4 M), ODQ (10 −5 ) inhibitörlerine duyarsız olan PGF 2α (3 × 10 −5 M) önceden kasılmış arterlerde gevşemeler üretti. M) ve indometasin (10 -5 M) veya endotelin çıkarılması. K + kontrakte arterlerde ekstraktlar uygulandığında ters vasküler etkiler gözlendi . Ek olarak, Alchemilla vulgaris'in metanol özütünün oral yoldan uygulanması , ancak sulu özütün değil, L-NAME hipertansif sıçanlarda kan basıncını önemli ölçüde azalttı. Çözüm:

    Sonuçlarımız, Alchemilla vulgaris'in metanol özütünün, normal ve deneysel hipertansif koşullarda daha belirgin ve olumlu vasküler etkilere sahip olduğunu, kardiyovasküler bozukluklarda, özellikle hipertansiyonda geleneksel kullanımını güçlendirdiğini göstermiştir. Bu sonuçlar, büyük olasılıkla, bu bitkinin etki mekanizmasını ve klinik değerini ortaya çıkarmak için daha ileri çalışmalara yol açmaktadır.

    Anahtar Kelimeler: Alchemilla vulgaris , kan basıncı, ekstrakt, mezenterik arter, vazodilatasyon
    Git: GİRİŞ

    Hipertansiyon, özellikle gelişmekte olan ülkelerde önde gelen mortalite ve morbidite nedenidir. Son on yılda, araştırmacılar arasında özellikle bitkisel ekstraktların kardiyovasküler etkilerinin belirlenmesine yönelik artan bir ilgi yer almıştır. Çeşitli deneysel çalışmalarda, polifenolik bileşikler ve flavonoidler açısından zengin bitki özlerinin vazorelaksan, antioksidan ve hipotansif etkileri indüklediği gösterilmiştir.[ 1 , 2 ]

    Rosaceae familyasının bir üyesi olan Alchemilla vulgaris ( A. vulgaris ; bayan mantosu), Avrupa'da geleneksel olarak kanama, egzama, iltihaplanma, ishal, ülser, deri döküntüleri, adet bozuklukları ve ödem tedavisinde kullanılmıştır.[ 3 , 4 ] ayrıca hipertansiyon için bitki çayı[ 5 , 6 ] ve diyabet için infüzyon olarak kullanılır.[ 7 ] A. vulgaris'in sıvı ekstraktlarının , kuersetin türevlerinden[ 3 ] ve gallik asitten oluşan flavonoid glikozitleri içerdiği gösterilmiştir .[ 4] Bitki ekstraktlarındaki biyoaktif bileşik miktarının büyüme aşamaları, yetiştirme, böcek istilası, toplama mevsimi ve ekstraksiyon yöntemi gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebildiği çok iyi bilinmektedir.[ 8 ] Standardizasyonu sağlamak için. şifalı bitki ekstraktlarında tüm bu faktörlerin özellikle ekstraksiyon yönteminin sıkı kontrol altında olması gerekmektedir. Gerçekten de, aynı bitkinin iki farklı işlenmiş ekstraktının in vitro ve in vivo deneylerde paralel olarak etkilerini değerlendiren karşılaştırmalı bir çalışma şimdiye kadar neredeyse hiç belgelenmemiştir.[ 9 ] Burada, A. vulgaris'in sulu ve metanol ekstraktlarının etkilerini karşılaştırdık.sistolik kan basıncı ve sıçanların izole mikrodamarları üzerinde. Yakın zamanda, A. vulgaris'in metanol ve sulu ekstrelerinin, muhtemelen farklı fenolik içerikleri nedeniyle izole sıçan torasik aortu üzerinde sırasıyla gevşemeye karşı kasılma gibi zıt vasküler etkiler gösterdiğini belirledik . İlişkili olarak, metanol ekstraktında toplam flavonoid ve kersetin miktarı çok daha yüksek bulunurken, sulu ekstraktlarda gallik asit bulunur.[ 10 ] Tıbbi bitkilerde en bol bulunan flavonoid olan kuersetin'in, A. vulgaris'te de endotel bağımlı iyileşme gösterdiği gösterilmiştir. sıçan torasik aortlarında gevşeme ve kasılma tepkilerini azaltır.[ 11 , 12] Mezenterik vasküler yatakta aorta göre daha güçlü olduğu öne sürülmüştür[ 13 ] ve ağızdan verildiğinde yükselen kan basıncını belirgin şekilde azalttığı öne sürülmüştür .[ 14 ] Bu nedenle, bu çalışmada ilk olarak farklı işlenmiş iki ekstraktın etkinliğini belirlemeyi amaçladık. ve C. vulgaris yalıtılmış sıçan mezanterit arter içerisinde metanol ve sulu ekstrelerin doğrudan etkileri karşılaştırılarak, kan basıncı modülasyonu önemli oranda katkıda bulunur küçük direnç arter tonu. Daha sonra, A. vulgaris'in kan basıncının yükselmesi üzerindeki olası önleyici etkisini açıklığa kavuşturmak için , L-NAME ile indüklenen hipertansif sıçanlarda oral yoldan verilen metanol ve sulu ekstraktların sistolik kan basıncı üzerindeki etkileri belirlendi.

    Git: MALZEMELER VE YÖNTEMLER

    Ekstraktların hazırlanması

    Metanol ekstraktı elde etmek için , Hollanda'da Jacob Hooy ve Co. BV'den satın alınan A. vulgaris bitkisinin (ürün no: 22140) hava üstü kısımları, 18 saat boyunca Soxhlet cihazında tüketilir ve rotavoporda yoğunlaştırmadan sonra liyofilize edilir. Sulu ekstrakt için bitki materyali oda sıcaklığında 24 saat maserasyona bırakılır. Daha sonra ters soğutucu altında su banyosu 6 saat boyunca boşaltılmış ve su üflendikten sonra liyofilize edilmiştir. Alchemilla vulgaris'in metanol ve sulu ekstraktlarındaki başlıca vazoaktif bileşenler daha önce HPLC-DAD analizi ile belirlendi.[ 10 ] Hayvanların özellikleri

    Ortalama ağırlığı 200-250 g (10-12 hafta) olan erkek Wistar albino sıçanları kullanıldı. Hayvanlar İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp ve Araştırma Enstitüsü'nden (DETAE) temin edilmiş ve kullanılan tüm deneysel işlemler İstanbul Üniversitesi Yerel Hayvan Deneyleri Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır (04/11/2010, karar no: 161). Sıçanlar, standart sıçan yemi ve musluk suyuna serbest erişim ile 12:12 saat aydınlık/karanlık döngüsünde 20°C ± 2°C standart sıcaklık ve %60-70 nem altında barındırıldı. Miyograf deneyleri

    Sıçanlar sersemletme ve ardından dekapitasyon işlemleri ile sakrifiye edildi. NaCI 118, KCI 4.7, KH: mezenterik arter dikkatle çıkarılır ve aşağıdaki bileşime (mM) ve soğuk Krebs Ringer bikarbonat çözeltisi içine yerleştirilmiştir 2 PO 4 , NaHCO 1.2 3 25, MgSO 4 .7H 2 O 1.2 CaC 22.5, glukoz 10 ve disodyum EDTA 0.026. Mezenterik arterler, stereomikroskop altında yağ ve çevre dokulardan temizlendi (Model 2000, Zeiss, Almanya). Dört mezenterik arter preparasyonu, çok odacıklı bir telli Miyograf Sistemine (Model 610M, DMT, Aarhus, Danimarka) paralel olarak monte edildi. 40μm çapında iki paslanmaz çelik tel mezenterik arterlerin lümenine geçirildi ve daha sonra bir kuvvet dönüştürücünün ve bir mikrometrenin montaj cihazlarına sabitlendi. Mezenterik arter, 37 ° C'de Krebs-Ringer bikarbonat çözeltisi içinde 1 saat süreyle dengelendi ve% 5 CO ile gaza tabi 2 +% 95 O 2 (pH = 7.4). Daha sonra, mezenterik arterler normalize edilmiş bir iç çevre L 1'e (0.9L 100) ayarlandı.) 100 mmHg'lik bir pasif transmural basınç altında pasif duvar gerilimi-iç çevre ilişkisine göre.[ 15 ] Normalize mezenterik arterler, potasyum klorür (K + ; 120 mM) artı noradrenalin (NA; 10 -4 M) ile iki kez kasıldı . müstahzarların uygulanabilirliğini ve standardizasyonunu kontrol edin. 0,5 mN/mm'den daha az bir gerilim oluşturan müstahzarlar atıldı. Standardizasyonun ardından prostaglandin F 2α (PGF 2α; 10 -8 –10 -4 M) ve K + konsantrasyon-yanıt eğrileri(10-120 mM) elde edildi. Fonksiyonel endotelin varlığı ve damarların vasküler gevşeme kapasiteleri, indüklemek için kümülatif asetilkolin (Ach; ​​10 -8 –10 -4 M) ve sodyum nitroprussid (SNP; 10 -8 –10 -4 M) uygulanarak kontrol edildi. PGF 2α (3 × 10 −5 M) kasılmış mezenterik arterlerde gevşeme .

    A. vulgaris ekstraktlarının doğrudan vasküler etkileri, farklı etki gösteren kasılma ajanları ile önceden kasılmış sıçanların mezenterik arterlerinde araştırıldı; PGF 2α (3 × 10-5 M) veya K + (40 mM). Ekstraktların artan konsantrasyonları (0.01-10 mg/ml), PGF 2a veya K + kasılmaları bir platoya ulaştığında kümülatif olarak uygulandı . Ekstraktların vasküler gevşetici etkilerinde endotelin rolü, endotelden uzaklaştırılan veya nitrik oksit (NO) sentaz inhibitörü, L G -nitro-L-arginin (L-NOARG ) gibi varsayılan endotelyal vazodilatör inhibitörleri ile ön işleme tabi tutulan mezenterik arterlerde araştırıldı. , 10 -4M), guanilat siklaz inhibitörü, ODQ (10 −5 M) veya siklooksijenaz inhibitörü, indometasin (10 −5 M) 20 dakika.[ 16 ]

    Ayrı deney setlerinde, her iki ekstrenin mezenterik arterlerin kasılma reaktivitesi üzerindeki etkileri incelendi. Bu deneylerde, PGF 2α (10 -8 -10 -4 M) ve K + (10-120 mM) konsantrasyon-cevap eğrileri hem ekstrakt varlığında hem de yokluğunda elde edilmiş ve birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Bu amaçla, mezenterik arterler, 20 dakika boyunca ya ekstreler (10 mg/ml) ya da araç (Krebs) ile ön işleme tabi tutuldu. in vivo deneyler

    Sıçanlar rastgele dört gruba ayrıldı. Grup 1 kontrol olarak görev yaptı ve 5 hafta boyunca çeşme suyu aldı. Grup 2, 3 ve 4, 5 hafta boyunca seçici olmayan NO sentaz inhibitörü L-NAME (60 mg/kg/gün) aldı. Grup 3, 3. haftadan başlayarak 2 hafta boyunca metanol özütü (300 mg/kg/gün) ve grup 4'e sulu özüt (300 mg/kg/gün)[ 17 ] verildi.hafta L-NAME (60 mg/kg/gün) uygulamaları. L-NAME her gün taze olarak hazırlandı ve ön deneylerimizde sıçan başına günlük tüketilen su olarak belirlenen 35-40 ml çeşme suyuna uygulandı. Her ekstrakt, hafif eter anestezisi altında intragastrik gavaj yoluyla oral yoldan verildi. Sistolik kan basıncı, tail-cuff (PowerLab, ADInstruments, Birleşik Krallık) ile ölçüldü ve ardışık dört basınç ölçümünün ortalamaları hesaplandı. kimyasallar

    Deneylerde kullanılan tüm ilaçlar ODQ (Tocris, Almanya) dışında Sigma-Aldrich'ten (Taufkirchen, Almanya) satın alındı. ODQ'nun stok çözeltileri dimetilsülfoksit içinde hazırlanırken, indometasin %5 (a/h) sodyum bikarbonat çözeltisi içinde hazırlandı. Asetilkolin ve noradrenalin, 0.001 N HCl içinde çözündürüldü ve oksidasyonu önlemek için noradrenalin çözeltisine askorbik asit (1 mg/ml) ilave edildi. A. vulgaris'in metanol ve sulu ekstrelerinin yanı sıra diğer tüm ilaçlar damıtılmış suda çözüldü. istatistiksel analiz

    Veriler "ortalama ± ortalamanın standart hatası" olarak sunulurken, "n" deneylerde kullanılan sıçanların veya mezenterik arter halkalarının sayısıdır. Spazmojenlere verilen kontraktil yanıtlar “mN/mm” olarak ifade edildi. Gevşetici yanıtlar “%” azalma olarak belirtilirken, kasılma yanıtları kasılma öncesi tonusun “%” artışları olarak ifade edildi. Spazmojenler ve dilatör arterlerin sensitiviteleri maksimum tepkinin% 50'sini ortaya etkili konsantrasyon (PD olarak hesaplanmıştır 2 doğrusal olmayan bir regresyon eğrisine uyum kullanarak) ve “-Log EC olarak ifade 50 ”. İstatistiksel analizler Student'in eşleştirilmiş ve eşleştirilmemiş t- testlerinin yanı sıra tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve ardından Tukey Kramer post-hoc ile belirlendi.uygun olan yerlerde test edin. “ P < 0.05” istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

    Git: SONUÇLAR

    Mezenterik arterlerin özellikleri

    Deneylerde kullanılan sıçan mezenterik arterlerinin uzunluğu (1.73 ± 0.02 mm) ve iç çapı (280.60 ± 7.83 μm) müstahzarlar içinde karşılaştırılabilirdi ( n = 36). Ach ve SNP'ye maksimum gevşetici yanıtları sırasıyla %93.08 ± 1.73 ve % 90.20 ± 1.49 ( n = 36) olarak belirlendi. Endotelyum soyulmuş halkalarda, Ach'ye maksimum gevşeme (8.54 ± %2.5, n = 12, P < 0.05) ortadan kalkarken, SNP'ye yanıtta hiçbir değişiklik gözlenmedi (%90.21 ± 2.02, n = 12, P > 0.05) . Metanol ve sulu ekstraktların etkileri

    Miyograf sistemine kümülatif metanol ve sulu ekstraktların (0.01-10 mg/ml) eklenmesi, PGF 2α (3 × 10 −5 M: 1.07 ± 0.17 mN/mm ve 1.04 ±) ile önceden kasılmış mezenterik arterlerde konsantrasyona bağlı gevşemeler üretti. 0.15 mN/mm, n = 8, sırasıyla, P > 0.05). A. vulgaris'in metanole (E max : %80.86 ±3.01, n = 8) ve sulu ekstraktlara (E max : 79.68 ± %4.26, n = 8) maksimum gevşeme tepkileri karşılaştırılabilirdi [Şekil 1a]. Öte yandan, metanol ekstraktının (0.01-10mg/ml) kümülatif ilavesi konsantrasyona bağlı gevşemeler (E max : 62.68 ± %9.29, n = 7) üretirken sulu ekstrakt kasılmaları indükledi (E max : 37.29 ± 6.27%). , n = 10) K + (40 mM) ile önceden sözleşmeli mezenterik arterlerde [Şekil 1b]. Bu deneylerde, K + (40 mM: 1.00 ± 0.10 mN/mm, n = 7 ve 0.79 ± 0.10 mN/mm, n = 10, P > 0.05) ile elde edilen ön kasılma seviyesi mezenterik arterlerde karşılaştırılabilirdi.
    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: PM-11-163-g001.jpg
    Şekil 1
    Alchemilla vulgaris'in (0.01-10 mg/ml) metanol (◼) ve sulu ekstraktlarının (▲) (a) PGF 2α (3 × 10 -5 M) veya (b) K + (40 mM) önceden sözleşmeli sıçan üzerindeki etkileri mezenterik arterler. n = 7-10. * P < 0.05, ** P < 0.01 ve *** P < 0.001, sulu ekstrakt varyans analizine karşı Endotel ve endotel kaynaklı vazodilatör faktörlerin rolü

    Mezenterik arterlerin L-NOARG (10 −4 M), ODQ (10 −5 M) ve indometasin (10 −5 M) ile 20 dakika süreyle inkübasyonu veya endotelin çıkarılması, metanol ile elde edilen gevşeme yanıtlarını önemli ölçüde değiştirmedi A. vulgaris özü [şekil 2]. Bu inhibitörlerin varlığında veya endotelin uzaklaştırılmasından sonra sulu ekstraktın gevşeme tepkilerinde benzer sonuçlar elde edilmiştir.Figür 3].
    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı PM-11-163-g002.jpg
    şekil 2
    Nitrik oksit sentaz inhibitörü, LG-nitro-L-arginin (10 -4 M), guanilat siklaz inhibitörü, ODQ (10 -5 M), siklooksijenaz inhibitörü, indometasin (10 -5 M) veya endotelin uzaklaştırılmasının vücut üzerindeki etkileri Alchemilla vulgaris'in metanol özütü (0.01-10 mg/ml) tarafından PGF 2a (3 x 10 -5 M) ile önceden sözleşmeli sıçan mezenterik arterlerinde indüklenen tepkiler . n = 6-8. P > 0.05 karşılık gelen kontrole karşı, eşleştirilmiş Student t -testi

    Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı PM-11-163-g003.jpg
    Figür 3
    Nitrik oksit sentaz inhibitörü, LG-nitro-L-arginin (10 -4 M), guanilat siklaz inhibitörü, ODQ (10 -5 M), siklooksijenaz inhibitörü, indometasin (10 -5 M) veya endotelin uzaklaştırılmasının vücut üzerindeki etkileri Alchemilla vulgaris'in (0.01-10 mg/ml) sulu ekstraktı tarafından PGF 2a (3 x 10 -5 M) ile önceden kasılmış sıçan mezenterik arterlerinde indüklenen tepkiler . n = 6-8. P > 0.05 karşılık gelen kontrole karşı, eşleştirilmiş Student t -testi Metanol ve sulu ekstraktların vasküler reaktivite üzerindeki etkileri

    Metanol özü (10 mg/ml, 20 dakika) ile ön işleme tabi tutulan mezenterik arterlerde, PGF 2a ve K +' nın maksimum kasılma tepkileri önemli ölçüde azaldı. Önemli PD içinde azalma oldu 2 PGF değeri 2a ancak K o + . Öte yandan, mezenterik arterlerin A. vulgaris'in sulu ekstraktı (10 mg/ml, 20 dakika) ile ön tedavisi , K +' nın maksimum kasılma seviyesinde bir artış gözlemlenmesine rağmen , PGF 2α'nın maksimum kasılma tepkisini önemli ölçüde azalttı . Birlikte, PD 2 PGF değerleri 2a ve K + karşılaştırılabilir [edilditablo 1]. tablo 1

    Maksimum kasılma tepkisi (E maksimum : mN / mm) ve Pd 2 PGF değerleri 2α , K + varlığında ya da metanol (+ ME) ve sulu yokluğunda (+ AE) ekstreler A. vulgaris

    L-NAME ile indüklenen hipertansif sıçanlarda kan basıncı seviyeleri üzerindeki etkiler

    Sıçanlara günlük L-NAME uygulaması, aynı yaştaki kontrollere kıyasla sistolik kan basıncı seviyelerini önemli ölçüde artırdı. Sıçanların sürekli L-NAME uygulamasıyla 2 hafta boyunca metanol özütü (300 mg/kg/gün) ile kronik tedavisi, tedavi edilmeyen L-NAME ile indüklenen hipertansif sıçanlara kıyasla kan basıncı seviyesini istatistiksel olarak önemli ölçüde azalttı. Bununla birlikte, 2 hafta boyunca sulu ekstrakt (300 mg/kg/gün) ile tedavi, L-NAME ile indüklenen hipertansif sıçanlarda yüksek kan basıncını önemli ölçüde düşürmede etkisizdi; sistolik kan basıncının kademeli olarak artmasında kısmi bir önleme dikkat çekiciydi [Tablo 2]. Tablo 2

    A. vulgaris ile tedavi edilen sıçanların kan basıncı (mm/Hg) kontrol seviyeleri, L-NAME ile indüklenen hipertansif ve metanol (+ME) ve sulu (AE) ekstreleri


    Git: TARTIŞMA

    Son yıllarda, etkisizlik, düşük etkililik, gelişen direnç veya ciddi yan etkiler gibi ilaçla ilgili sorunların kanıtlarının artması nedeniyle alternatif tedavilere artan bir ilgi gerçekleşti. Bununla ilgili olarak, birçok araştırmacı, özellikle polifenolik bileşikler ve vazoaktif flavonoidler açısından zengin tıbbi bitkilerin hastalık koşullarındaki etkinliğini araştırmaya daha fazla ilgi göstermiştir. Destekleyici olarak, diyette polifenolik bileşiklerin ve flavonoidlerin tüketiminin kardiyovasküler hastalık riskini azalttığı ortaya konmuştur.[ 2 ] Ayrıca, birçok deneysel çalışmada polifenolik bileşiklerin ve flavonoidlerin antioksidan, antiinflamatuar, vazorelaksan ve kan basıncını düşürme açısından olumlu etkileri görülmüştür. etkileri gösterildi.[ 11 , 13, 18 ] Tıbbi bitkilerin farmakolojik etkilerini araştıran çalışmalarda genellikle farklı ekstraksiyon yöntemleriyle hazırlanmış sıvı ekstraktlar kullanılmaktadır. Bitki ekstraktlarında belirlenen vazoaktif bileşen içeriği ve miktarları ekstraksiyon yöntemlerine göre değişebileceğinden, aynı bitkinin farklı işlenmiş iki ekstraktının farmakolojik etkilerinin değerlendirilmesi doğru bir değerlendirme için önemlidir. Bu çalışmada, sıçanlarda gerçekleştirilen in vitro ve in vivo deneylerde paralel olarak A. vulgaris'in metanol ve sulu ekstraktlarının etkilerini , yani izole mikrodamarlar ve sistolik kan basıncı üzerindeki etkilerini araştırdık. Burada, orijinal olarak (1) metanol özütününA. vulgaris , ya PGF 2α ya da K + önceden kasılmış sıçan mezenterik arterlerinde belirgin bir vazorelaksasyon tepkisi indüklerken, sulu ekstrakt, PGF 2α önceden kasılmış mezenterik arterlerde vasküler tonu artırmak için kullanılan kasılma ajanına bağlı olarak zıt etkiler yarattı (2). A. vulgaris'in metanol ve sulu ekstraktları ile elde edilen in vitro endotel ve endotelyal vazodilatörlerden (3) bağımsızdır.metanol ve sulu ekstraktların spazmojenlere karşı kontraktil reaktivite üzerindeki ön tedavi etkileri, bunların sıçan mezenterik arterleri üzerindeki doğrudan etkilerini pekiştiriyordu (4) metanol ekstraktının (10 mg/ml) 2 hafta süreyle ağızdan uygulanması L-NAME hipertansifinde yüksek kan basıncını azalttı sulu ekstrakt (10 mg/ml) belirgin bir etkiye sahip değildi.

    PGF 2α ve K + , farklı hücresel mekanizmalar yoluyla hareket eden spazmojenlerdir. PGF 2α, esas olarak reseptör tarafından işletilen kalsiyum kanallarının aktivasyonu yoluyla arterleri daraltırken, K + , Ca +2 girişleri sağlamak için vasküler düz kas hücre zarının depolarizasyonu yoluyla kasılmayı indükler .[ 19 ] Bulgularımız, A. vulgaris'in metanol ve sulu ekstraktlarınınreseptörle çalışan spazmojen aracılı kasılmaya karşı benzer gevşeme tepkileri gösterir. İlginç bir şekilde, izole mezenterik arterlerde kasılmayı indüklemek için reseptörden bağımsız bir spazmojen kullanıldığında, gevşemeye karşı kasılma açısından zıt etki bu ekstraktlarla elde edildi. Gerçekten de, ekstraktların bu çeşitli doğrudan etkinliği, ön-muamele deneylerinde elde edilen bulgularla desteklenmiştir. Bu nedenle, akut vasküler etkilere paralel olarak, sıçan mezenterik arterlerinin metanol veya sulu ekstrakt (10 mg/ml, 20 dakika) ile ön tedavisi, PGF 2α'ya verilen maksimum kasılma tepkisini önemli ölçüde azaltırken , K'ya vazoreaktiviteye karşı zıt etkiler gözlemlendi. + . Bu nedenle, sonuçlarımız metanol ve sulu ekstraktlarınA. vulgaris , PGF 2a tarafından indüklenen vasküler kasılma tonunu azaltmada etkilidir , sulu ekstrakt ise sıçan mezenterik arterlerinde özellikle reseptörden bağımsız bir spazmojene bağlı olarak kasılmada bir artışa neden olmuştur.

    Sıçan mezenterik arterlerinde A. vulgaris'in metanol ve sulu ekstreleri ile elde edilen farklı tepkiler , ekstrelerin fenolik kompozisyonundaki farklılıklar ile ilişkili olabilir. A. vulgaris'in sıvı ekstraktlarının daha önce kuersetin türevleri[ 3 ] ve gallik asitten oluşan flavonoid glikozitleri içerdiği gösterilmişti .[ 4 ] Destekleyici olarak, son çalışmamızda A. vulgaris'in flavonoid miktarının da A. vulgaris'in çok daha yüksek olduğunu belirledik . sulu özütten daha metanol ve HPLC-DAD tarafından analiz edildiği gibi, her iki özüt de ana vazoaktif bileşenler olarak kersetin ve gallik asit içeriyordu.[ 10 ] Bu bileşenlerden kersetin'in gevşemeleri indüklediği gösterildi[11 ] ise; gallik asidin izole sıçan aortunda kasılmalar ürettiği rapor edilmiştir.[ 20 ] Aslında, tüm bu önceki veriler sıçan mezenterik arterlerindeki mevcut bulgularımızı desteklemektedir. Bu nedenle, metanol özüne kıyasla sulu özütün çok daha yüksek gallik asit içeriği, mezenterik arterlerde kasılma tepkilerine aracılık eden mekanizmalardan biri olabilir. İlginç bir şekilde, ekstraktların zıt vasküler etkileri, özellikle K + önceden kasılmış arterlerde belirgindi . Bu nedenle, yüksek K + varlığında sulu ekstrakttaki flavonoidlerin vasküler aktivitesinin azalması veya ortadan kalkması mümkündür . Ayrıca, metanol ekstraktına verilen maksimum gevşeme tepkisinin K + ' da önemli ölçüde azaldığını da fark ettik.PGF 2α sözleşmeli arterlere kıyasla önceden kasılmış mezenterik arterler. Daha önce, bir kaç flavonoidler içeren kersetin zayıf ya da önemsiz damar gevşetici etkileri, K bildirilmiştir + fenilefrin neden olduğu kasılmaları karşı belirgin gevşemeler aksine, sıçan aort halkaları daralmıştır. [ 21 ] Daha sonra, kuersetin ile ilgili olarak, bu önerildi C-5 atomunda -OH sübstitüsyonunun varlığı, reseptörle çalıştırılan bir spazmojene karşı seçiciliğini arttırır, yani K + .[ 21 ] Bu yorum muhtemelen kersetin içeren metanol özütünün gevşetici tepkilerindeki farklılıkları destekler ana flavonoid olarak, PGF 2α arasındave K + önceden kasılmış mezenterik arterler. Sulu ekstrakt ile ilgili olarak, yüksek miktarda gallik asit içeriğine ek olarak, yüksek K + varlığında kuersetin'in yukarıda bahsedilen düşük etkinliğine ek olarak, muhtemelen K + önceden kasılmış mezenterik arterlerdeki kasılma etkisini açıklamaktadır . Ayrıca, K + kanallarını açarak etki eden vazoaktif maddelerin gevşetici özelliklerinin yüksek K + kasılmalarında önemli ölçüde azaldığı da bilinmektedir .[ 22 ] Karşılaştırmalı olarak, K +'da sırasıyla metanol ve sulu özütlerin azalmış veya ortadan kaldırılmış gevşetici etkileri. sözleşmeli arterler ayrıca K + tutulumunu önerebilir daha fazla araştırma gerektiren etki mekanizmalarında kanal aktivasyonu.

    Vasküler endotel, gevşetici ve kontraktil faktörlerin salınımı yoluyla vasküler tonusu kontrol eder.[ 23 ] Bu çalışmada, ekstrelerin vasküler etkilerinde endotelin olası rolünü test ettik. Metanol ve sulu ekstraktlara verilen gevşeme tepkileri, sıçan mezenterik arterlerinde varsayılan endotel inhibitörleri, yani L-NOARG, ODQ ve indometasin varlığında değişmedi. Endotelyum soyulmuş mezenterik arterlerde elde edilen sonuçlar da paraleldi. Bu bulgular, endotelyal vazodilatörlerin, yani NO ve prostasiklin'in, A. vulgaris'in metanol ve sulu ekstraktlarının akut gevşetici etkilerine muhtemelen aracılık etmediğini göstermiştir.mezenterik arterlerde. Literatürde, çeşitli flavonoidlerin gevşetici etkilerinin endotel bağımlı[ 21 ] veya bağımsız[ 24 ] mekanizmalara aracılık ettiği bildirilmiştir . Her iki ekstrede de bulunan kuersetin'in izole dirençli mezenterik vasküler yatakta endotelden bağımsız gevşemeleri indüklediği gösterilmiştir.[ 13 ] Ayrıca, kuersetin de dahil olmak üzere çeşitli flavonoidlerin damar gevşetici etkilerinin K + kanalı varlığında inhibe olduğu bildirilmiştir. [ 25 ] Bu nedenle, K + kanal aktivasyonunun A. vulgaris'in endotelden bağımsız gevşetici etkilerine katkıda bulunabileceğini önermek mantıklıdır.Daha ileri araştırmamızın amaçlarından biri olan mezenterik arterlerdeki ekstraktlar.

    Uzun süreli A. vulgaris tedavisinin artan kan basıncı üzerindeki önleyici rolü, L-NAME ile indüklenen hipertansif sıçanlarda değerlendirildi. 2 hafta boyunca sulu ekstrakt yerine metanol ekstraktlarının oral yoldan verilmesi, mezenterik arterlerdeki vazorelaksan etkilerine göre yüksek kan basıncını önemli ölçüde azalttı. A. vulgaris'in metanol ekstraktının belirgin damar gevşetici ve kan basıncını düşürücü etkilerinin , muhtemelen yüksek flavonoid içeriğinden, özellikle kersetin'den kaynaklandığını öne sürdük. L-NAME ile hipertansif sıçanlarda kan basıncını düşürmedeki etkisizlik ve ayrıca A. vulgaris'in sulu ekstresi ile K + kasılmış arterlerdeki kasılma tonusunun artmasıdüşük flavonoid içeriği ve yüksek miktarda gallik asit ile ilgili olabilir. Bu nedenle, A. vulgaris'in sulu ve metanol özütlerinin sıçan mezenterik arterlerinde ya in vitro ya da in vivo deneylerde değişen vasküler etkilerinin , büyük olasılıkla farklı ekstraksiyon işleminden kaynaklanan farklı flavonoid kompozisyonu ile ilgili olması muhtemeldir.

    Sonuç olarak, sonuçlarımız A. vulgaris metanol ekstraktının normal ve deneysel olarak hipertansif koşullarda daha belirgin ve olumlu vasküler etkilere sahip olduğunu göstermiştir. Sulu ekstrakt yerine metanol ekstraktının kardiyovasküler rahatsızlıklarda, özellikle hipertansiyonda kullanımı olabilir. Bu sonuçlar, büyük olasılıkla, bu bitkinin etki mekanizmasını ve klinik değerini ortaya çıkarmak için daha ileri çalışmalara yol açmaktadır.

    Git: TEŞEKKÜRLER

    Bu çalışmanın bir kısmı, 10 sunuldu inci Direnç Arter Uluslararası Sempozyumu (ISRA) 2011 8-12 Mayıs.

    Git: Dipnotlar


    Destek Kaynağı: Nil





    Çıkar Çatışması: Bildirilmemiştir.



    Git: REFERANSLAR

    1. Ghosh D, Scheepens A. Polifenollerin vasküler etkisi. Mol Nutr Gıda Arş. 2009; 53 :322–31. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    2. Grassi D, Desideri G, Ferri C. Flavonoidler: Damar sertliğine karşı antioksidanlar. Besinler. 2010; 2 :889–902. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    3. D'Agostino M, Dini I, Ramondo E, Senatore F. Alchemilla vulgaris L. Phytother Res. 1998; 12 :S162–3. [ Google Akademik ]
    4. Condrat D, Mosoarca C, Zamfir AD, Crişan F, Szabo MR, Lupea AX. Alchemilla vulgaris, Allium ursinum, Acorus Hint kamışı ve Solidago virga- aurea'da gallik asidin çip-elektrosprey iyonizasyon kütle spektrometrisi ve yüksek performanslı sıvı kromatografisi ile kalitatif ve kantitatif analizi . Cent Eur J Chem. 2010; 8 :530–5. [ Google Akademik ]
    5. Nihoul-Ghenne L. Alchemilla alpina L.'nin varlığı Alchemilla vulgaris L. ile birlikte Yüksek tansiyon için bir çayda. J Pharm Belg. 1950; 5 :335–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    6. Pieroni A, Giusti ME, Quave CL. Batı Balkanlar'da kültürler arası etnobiyoloji: Pešter Platosu, Sancak, Güney-Batı Sırbistan'daki Arnavutlar ve Sırplar arasında tıbbi etnobotanik ve etnozooloji. Hum Ecol. 2011; 39 :333–49. [ Google Akademik ]
    7. Swanston-Flatt SK, Gün C, Bailey CJ, Flatt PR. Diyabet için geleneksel bitki tedavileri. Normal ve streptozotosin diyabetik farelerde yapılan çalışmalar. diyabetoloji. 1990; 33 :462–4. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    8. Ding W, Yang T, Liu F, Tian S. Ziziphora clinopodioides Lam'ın farklı büyüme evrelerinin etkisi . kimyasal bileşimi üzerinde. Farmakogn Mag. 2014; 10 :S1–5. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    9. Phillips OA, Mathew KT, Oriowo MA. Sıçanlarda Tribulus terrestris'in metanolik ve sulu ekstraktlarının antihipertansif ve vazodilatör etkileri . J Etnofarmakol. 2006; 104 :351–5. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    10. Takir S, Sezgi B, Süzgeç-Selçuk S, Eroglu-Özkan E, Beukelman KJ, Mat A, et al. Alchemilla vulgaris metanol özütünün endotel bağımlı vazorelaksan etkisi : Sıçan aortunda sulu özüt ile bir karşılaştırma. Nat Prod Arş. 2014; 28 :1–4. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    11. Roghani M, Baluchnejadmojarad T, Vaez-Mahdavi MR, Roghani-Dehkordi F. Subkronik diyabetik sıçanların aortunda kersetin kaynaklı vazorelaksasyonun altında yatan mekanizmalar: Bir in vitro çalışma. Vaskül İlaç. 2004; 42 :31–5. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    12. Ajay M, Achike FI, Mustafa AM, Mustafa MR. Quercetin'in kendiliğinden hipertansif sıçan aortunun bozulmuş reaktivitesi üzerindeki doğrudan etkileri: Askorbik asit ile karşılaştırmalı çalışma. Clin Exp Pharmacol Physiol. 2006; 33 :345–50. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    13. Pérez-Vizcaíno F, Ibarra M, Cogolludo AL, Duarte J, Zaragozá-Arnáez F, Moreno L, et al. Flavonoid kersetin ve metillenmiş metabolitlerinin sıçan iletkenlik ve direnç arterlerinde endotelden bağımsız vazodilatör etkileri. J Pharmacol Exp Ther. 2002; 302 :66-72. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    14. Duarte J, Pérez-Palencia R, Vargas F, Ocete MA, Pérez-Vizcaino F, Zarzuelo A, et al. Kendiliğinden hipertansif sıçanlarda flavonoid kersetin'in antihipertansif etkileri. Br J Pharmacol. 2001; 133 :117–24. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    15. Mulvany MJ, Halpern W. Spontan hipertansif ve normotansif sıçanlarda küçük arteriyel dirençli damarların kasılma özellikleri. Çevre Res. 1977; 41 :19–26. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    16. Uydes-Doğan BS, Takir S, Özdemir O, Kolak U, Topçu G, Ulubelen A. Rat aort halkalarında iki metoksilatlı flavonun gevşetici etkilerinin karşılaştırılması. Vaskül İlaç. 2005; 43 :220–6. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    17. Plotnikov MB, Aliev OI, Andreeva VY, Vasil'ev AS, Kalinkina GI. Alchemilla vulgaris ekstresinin deneysel arteriyel hipertansiyon sırasında eritrosit zarlarının yapısı ve işlevi üzerindeki etkisi . Boğa Exp Biol Med. 2006; 141 :708–11. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    18. Jia H, Liu JW, Ufur H, He GS, Liqian H, Chen P. Hipertansif sıçanlarda kırmızı ahududu meyvesinden etil asetat ekstraktının antihipertansif etkisi. Farmakogn Mag. 2011; 7 :19–24. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    19. Godfraind T, Miller RC. Prostaglandin F2 alfa ve noradrenalinin sıçan mezenterik arterlerinde kalsiyum değişimi ve kasılma üzerindeki etkileri ve kalsiyum giriş blokerlerine duyarlılıkları. Br J Pharmacol. 1982; 75 :229–36. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    20. Sanae F, Miyaichi Y, Hayashi H. Sıçan aortunda gallik asit ile vazokonstriktör tepkisinin güçlendirilmesi ve endotel bağımlı vazorelaksasyonun inhibisyonu. Bitki Med. 2002; 68 :690–3. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    21. Ajay M, Gilani AU, Mustafa MR. Flavonoidlerin izole edilmiş sıçan torasik aortunun vasküler düz kasları üzerindeki etkileri. Hayat Bilimi. 2003; 74 :603–12. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    22. Nelson MT, Quayle JM. Arter düz kasındaki potasyum kanallarının fizyolojik rolleri ve özellikleri. J Physiol'um. 1995; 268 :C799-822. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    23. Vanhoutte PM, Rubanyi GM, Miller VM, Houston DS. Endotel tarafından vasküler düz kas kasılmasının modülasyonu. Annu Rev Physiol. 1986; 48 :307–20. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    24. Duarte J, Pérez Vizcaíno F, Utrilla P, Jiménez J, Tamargo J, Zarzuelo A. Flavonoidlerin sıçan aort düz kasındaki vazodilatör etkileri. Yapı-aktivite ilişkileri. Gen Pharmacol. 1993; 24 :857-62. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    25. Calderone V, Chericoni S, Martinelli C, Testai L, Nardi A, Morelli I, et al. Flavonoidlerin damar gevşetici etkileri: Potasyum kanallarının olası tutulumunun araştırılması. Naunyn Schmiedebergs Arch Pharmacol. 2004; 370 :290–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]

    Yorum yap


    • #3
      Alchemilla vulgaris ekstraktının deneysel arteriyel hipertansiyon sırasında eritrosit zarlarının yapısı ve işlevi üzerindeki etkisi
      Alchemilla vulgaris Ekstraktının Str'ye Etkisiderssırasında Eritrosit Zarlarının ve İşlevideneysel arter HipertansiyonM. B. Plotnikof, Ö. I. Aliyev, V. Yu. Andreeva*,AS Vasil'ev ve GI Kalinkina


      Alchemilla vulgaris ekstresi ile tedavi süreci , konsantrasyonlarını arttırdı.eritrosit zarlarındaki lipidler ve fosfolipidler, anormal sayısını azalttıeritrositler ve arteriyel hiper-tansiyon. Kanın reolojik özelliklerinde meydana gelen değişikliklerhipertansiyonun patogenezinde yalan söylemek ve katkıda bulunmakkoroner ve serebral kan akışındaki bozukluklara[11]. Flavonoid içeren bitki özleriyeni ilaçların geliştirilmesi için çok şey vaat ediyorHemoreolojik kaymaların düzeltilmesi için. Bunlarözler, artan kan viskozitesini etkili bir şekilde önler.deneysel kardiyovasküler sırasında sit sendromupatolojiler [8]. Alchemilla vulgaris özü (AVE)bu konuda en güçlü olanıdır [10]. eritrositlerkan hacminin yaklaşık %50'sini oluşturur. Orası-Bu nedenle, kan viskozitesi öncelikleEritrositlerin yapısı ve işlevi. burada bizAVE'nin morfolojik karakter üzerindeki etkisini inceledi.eritrositlerin özellikleri, eritrosit deformabilitesi,ve sıçanlarda membranların lipid bileşimiArtan hipertansiyonun eşlik ettiği arteriyel hipertansiyonkan viskozite sendromu [7].

      MALZEMELER VE YÖNTEMLER
      16 erkek SHR sıçanı üzerinde deneyler yapıldı.ve 230-280 g ağırlığında 8 erkek Wistar sıçanı. Kanortak karotis ar-eter anestezisi altında. Heparin son bir kon-50 U/ml kanın konsantrasyonu antikoa-gulant. Flavonoid tarafından standartlaştırılmış kuru AVEfraksiyon [1], %1 nişasta jeli içinde çözüldü vegünlük 300 dozda intragastrik olarak uygulanır10 gün boyunca mg/kg. Kontrol hayvanları bireşdeğer hacimde %1 nişasta jeli.Eritro- nun morfolojik özelliklerihücre yüzeyi, bir REM-200 elektriği altında çalışıldı.tron mikroskobu. 1000 rastgele se-her numunede lekted eritrositler. eritrositlerşekline göre sınıflandırılmıştır [3]. nicel orançeşitli tipteki hücreler arasında ifade edildiyüzdeler.Eritrosit hayaletleri değerlendirme için izole edildizarların lipid bileşiminin [13]. Proteineritrosit süspansiyonundaki konsantrasyonhayaletler mikrobiüret yöntemiyle ölçüldü[4]. Lipid özü, tarif edildiği gibi elde edildi 709 başka yerde [14]. Toplam lipid içeriği şu şekilde tahmin 709başka yerde [14]. Toplam lipid içeriği şu şekilde tahmin edilmiştir:fosfor-vanillik yeniden ile renkli reaksiyonajan [4]. Fosfolipid konsantrasyonu belirleyiciydi.mühimmat ile komplekslerin oluşumu ile mayınlı-nium ferrotiyosiyanat [6]. konsantrasyonubireysel lipit fraksiyonları bir-sonra ölçüldü.Silufol UV 254 plakaları üzerinde yol kromatografisi [9]ve bir üzerindeki renkli noktaların dansitometrisi ile ölçülür.BIAN-170 yoğunluk ölçer. eritrosit deformabilitesiektasitometri [10] yöntemiyle tahmin edildi.Sonuçlar, Statistica soft- kullanılarak analiz edildi.eşya edilmiştir:

      SONUÇLAR
      Eritrosit yüzey arkitektoniğinin aşağıdaki yöntemlerle incelenmesitaramalı elektron mikroskobunun gösterdiğiperiferik kandaki diskosit sayısıSHR sıçanları, Wistar sıçanlarından daha düşüktür (Tablo 1). NSdiskosit sayısındaki azalma tipiktirçeşitli bozukluklar [5]. geçiş sayısıeritrositler önemli ölçüde arttı (%15.21±0.10).Bununla birlikte, bu hücreler diskoid bir yapıyı korur vealtında disk hücrelerine ters geçişe uğrar Bu nedenle ara formlar yenidenfarmakolojik olarak diskosit havuzunu yenileyerek hizmetmantıksal tedavi Arteriyel hipertansiyonoranında önemli bir artış eşlik etti.geri dönüşümsüz olarak değiştirilmiş eritrositler. NumaraSHR sıçanlarında prehemolitik ve dejenere hücrelerinWistar sıçanlarından daha yüksekti (1.8 ve 2.1 kat,sırasıyla).AVE tedavisini önemli birSHR sıçanlarında disk hücrelerinin sayısında artış(kontrol hayvanları ile karşılaştırıldığında, Tablo 1). sayı-geçiş hücrelerinin sayısı, tedavi edilen vefareleri kontrol et. Ancak, AVE geçişi engelledidiskoid eritrositler geri dönüşümsüz olarak değiştirilmiş hücrelere.Prehemolitik ve dejenere eritro- oranıekstrakt ile tedavi edilen sıçanlarda sitler 1.4 kat azalmıştır.Eritrositlerin şekli esas olarak şunlara bağlıdır:lipid bileşimi ve çeşitli lipid fraksiyonlarının oranımembranda [15]. Şu gerçeği akılda tutarakAVE, eritrosit yüzey mimarisindeki değişiklikleri önler.tektonik, bu özün üzerindeki etkisini inceledik.eritrosit zarlarının lipid bileşimi.Eritrosit zarındaki protein konsantrasyonuSHR ve Wistar sıçanlarında pratik olarak farklılık gösterme.

      Toplam lipid içeriği ve fosfolipid içeriğisıçanların eritrosit zarlarında merkezlenmearteriyel hipertansiyon normalden çok daha düşüktü.hareketli hayvanlar (sırasıyla %34 ve %39).Fosfatidilkolin ve sfin- konsantrasyonlarıSHR sıçanlarında gomiyelin daha önemli ölçüde azaldınormotansif hayvanlarla karşılaştırıldığında. azalmafosfatidiletanolamin konsantrasyonlarındave fosfatidilserin istatistiksel olarak anlamlı değildi.olamaz. Eritrosit zarı ile karakterize edilirfosfolipidlerin asimetrik dağılımı [2].Fosfatidilkolin ve sfingomyelin başlıcadış broşürde lokalize. fosfatidiletanol-amin ve fosfatidilserin lokalizedir.iç broşür. Konsantrasyonda önemli azalmafosfatidilkolin ve sfingomyelinve fosfor konsantrasyonlarında hafif bir azalmaphatidiletanolamin ve fosfatidilserinardından dış alanda bir azalmalipid broşürü (içtekine göre). Bu chan-ges, eritro-şeklindeki değişikliklere katkıda bulunur.hücreler. Lizofosfolipidlerin konsantrasyonusıçanlarda eritrosit zarları artma eğilimindeydiarteriyel hipertansiyon ile.AVE ile kurs tedavisinin etkisi olmadıarteriyel hipertansiyonlu sıçanlarda protein içeriği üzerine(kontrol ile karşılaştırıldığında, Tablo 2). Toplam lipid kon-Bu sıçanlarda çadır, karşılaştırıldığında önemli ölçüde arttıhayvanları kontrol etmek (%19). Toplam fosfolipid kon-çadır kontrolü %28 oranında aştı. Fos çalışmasıfolipid fraksiyonları bir artış eğilimi gösterdifosfatidilkolin konsantrasyonunda. Sfingomy-AVE-tedavi edilen sıçanlarda lin konsantrasyonu sig nificantlykontrol hayvanlarına göre artmıştır. fark yok sfingomyelin konsantrasyonunda farklılıklar ortaya çıktı.AVE ile tedavi edilen SHR sıçanlarında ve normotansifhayvanlar.AVE etkisinin önemli bir bileşenilizofosfo- konsantrasyonunda bir azalmadır.lipidler, çeşitli zarların zorunlu elemanlarıMembran fonksiyonunda önemli bir rol oynayan[4]. Membranda lizofosfolipid fazlalığılipid paketlenmesinin yeniden düzenlenmesine yol açar,lipit çift tabakasının tek tabakaya geçişi veNa + , K + , için membran geçirgenliğini bozar veCa2 + . Bu değişiklikler, dönüşüme katkıda bulunur.eritrositler [12].AVE'nin olumlu etkisi dikkate alındığındayüzey mimarisi ve lipid bileşimi üzerineeritrosit zarlarının etkisini inceledikBu ekstraktın eritrosit deformabilitesi üzerine.180-890 sn -1 kayma hızında eritrositSHR sıçanlarında deforme olabilirlik indeksi çok daha düşüktüWistar sıçanlarında olduğundan (Şekil 1). Kurs tedavisiAVE ile önemli ölçüde geliştirilmiş eritrosit deformasyonu180-890 sn -1 kesme hızında yetenek (%11-21 ilekontrol ile karşılaştırıldığında). VurgulanmalıdırSHR'deki eritrosit deformabilite indeksi veWistar sıçanları 180 ve 890 saniyede benzer -1 .Sonuçlarımız, AVE'nin seyrinintedavi lipid içeriğini arttırır ve normalleştirireritrosit zarının fosfolipid bileşimines. Bu değişiklikler, azalmaya katkıda bulunur.geri dönüşümsüz olarak değiştirilmiş eritrositlerin oranı, artışperiferik kandaki disk hücrelerinin sayısında,ve eritrosit deformabilitesinin iyileştirilmesi.

      Yorum yap


      • #4
        Bazı Bitkilerin vücut ağırlığı, lipid profili ve leptin üzerine etkisi obeziteden muzdarip fareler Mısır Uzmanlık Araştırmaları Dergisi - N (20) Ağu 2018 ( 43 )

        Tanıtım
        Obezite, yerleşik bağlantılara sahip sosyal bir sorundur. hipertansiyon gibi olumsuz sağlık sonuçları, hiperlipidemi ve insülin direnci. Dünya tarafından bildirildiği gibi sağlık kuruluşu yılda en az 2,8 milyon yetişkin ölüyor fazla kilolu veya obez olduğu için. Böylece, sağlık kuruluşlar bu soruna büyük önem veriyor (El Faris, 2014). Mısır'da bir rapor (Ulusal Beslenme enstitüsü, 2004) Artan bir çocuklar ve ergenler arasında obezite prevalansı erkeklerde %5.8'e, kadınlarda %9.7'ye ulaşmaktadır. Bu aşırı vücut yağ içeriği birikimi ile tanımlanır büyüklüğüne ve anatomisine göre dağılımı, yaşamı etkileyen sağlık riskleri ile ilgilidir. beklentisi ve yaşam kalitesi (Moreno, 2012). Dünya sağlık örgütü (WHO) obeziteyi tanımlar. riskini artıracak kadar büyük bir yağ kütlesi fazlalığı olarak morbidite, değişen fiziksel, fizyolojik veya sosyal refah ve/veya mortalite. Daha klinik odaklı bir tanım obeziteyi vücut yağ kütlesinin iltihabı olarak tanımlar sağlığı etkiliyor. Bu nedenle obezite şu şekilde yorumlanabilir: vücut sistemlerinin dış ve/veya iç kullanarak arızalanması enerji rezervlerini düzenlemek için girdi (Ke^ ke^ et al., 2015). Günümüzde geleneksel tıbbın kullanımı ve şifalı bitkiler tedavide yaygınlaşmıştır. Birçok hastalık. Tıbbi bitkilerin kullanımı uygun olabilir sentetik ilaçlara alternatif. ilaç. Alchemilla mide sorunları için kullanılır, hafif ishal, diyabet, su tutma, şişme (iltihap) ve kas spazmları. Bazı insanlar bunu bir ağız ve boğaz ağrısı için gargara yapın. Kadınlar Alchemilla'yı aşağıdakiler için kullanır: ağır veya ağrılı adet dönemleri veya semptomları için menopoz. Bazı insanlar Alchemilla'yı doğrudan kanamayı durdurmak için cilt; yara iyileşmesini iyileştirmek; veya tedavi ülserler, egzama veya deri döküntüleri. Alchemilla vulgaris L. (bayan mantosu veya Aslan Pençesi Otu) Almanlar tarafından güvenli olarak kabul edilir. Bilinen olumsuzluk olmaksızın yüksek dozlarda bile komisyon etkileri (Blumenthal et al.,1999). Kökleri Arapçadır. ilaç, A. vulgaris L. tedavisinde kullanılmıştır. gastrointestinal ağrı ve inflamasyon (Said ve ark., 2002). Senna (Cassia senna L) bitkisi küçük bir çalıdır. Caesalpiniaceae familyasına aittir. Bu arada, sinameki (Cassia-C)'nin iki cinsine aittir. senna da Alexandrina senna olarak bilinir. Senna tedavide kullanılır bağırsak uyarımı yoluyla çalışan kabızlık peristalsis. Vücuda atık temizliğinde yardımcı olun. olumsuz Senna'nın reaksiyonları ishale, sıvı kaybına, hipokalemi ve karın ağrısı/kramp kullanılırsa yüksek doz. Senna yaprakları uyarıcı olarak kullanılmıştır. 0.6 ila 2 g/gün dozlarında müshil. (Balasankar et al., 2013) Adaçayı (Salvia Officinalis) en uzun Herhangi bir mutfak veya şifalı bitkinin kullanım geçmişi. Adaçayı vardır yüzyıllardır yemek pişirmede baharat ve baharat olarak kullanılmıştır. veya öksürük, ağız ve boğaz ağrısı için geleneksel çare. Adaçayı, eski Mısır'da doğurganlık ilacı olarak kullanılmıştır. Antik Yunanistan'daki doktorlar bir adaçayı çözeltisi kullandılar ve yaraların kanamasını durdurmak ve yaraları temizlemek için su ve ülserler. Adaçayı iltihap için geleneksel çare olarak kullanılır, hazımsızlık ve aşırı terleme; ruh halini iyileştirmek için; ve hafızayı veya zihinsel performansı artırmak için. Adaçayı mevcuttur kurutulmuş yapraklar, sıvı özler ve uçucu yağlar olarak (Blumenthal ve diğerleri., 2000). etkisini incelemek amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Adaçayı (Salvia Officinalis L.), Aslan Pençesi Otu (Alchemilla vulgaris) L.) ve Senna (Cassia senna L.) kilo kaybı, lipidler profili, karaciğer fonksiyonları, serum glukozu ve leptin hormonu yüksek yağlı diyetle beslenen obez sıçanlar.

        Malzemeler ve yöntemler
        Malzemeler:-

        Kimyasallar:
        vitaminler, karışım, kolin Bitartrat ve L-sistein, Kahire şirketinden temin edildi. kimyasallar ticareti, Kahire, Mısır. Kazein, mineraller ve selüloz El-Gomhoria şirketinden satın alındı
        Kahire, Mısır.

        Hayvanlar:
        Yaklaşık ağırlıkta (200±10 g) altmış yetişkin erkek albino sıçan (SpragueDawley suşu) deney hayvanları istasyonundan satın alındı, Tarımsal araştırma merkezi, Giza, Mısır

        Nişasta: Mısır nişastasından nişasta elde edildi ve glikoz, Mostorod fabrikası, Qalyubia, Mısır. Mısır yağı, sığır içyağı ve sakaroz yerel kaynaklardan elde edildi.

        Otlar: Aslan Pençesi Otu, Sinameki ve Adaçayı tozu Haraz, bab El-khalq, Kahire, Mısır'dan alınmıştır. - Kan analizi için kitler gam'dan satın alınmıştır.

        Bu çalışma, hayvan evinde gerçekleştirilmiştir. Ev Ekonomisi Fakültesi, Helwan Üniversitesi .Altmış yetişkin erkek albino sıçanlar Sprague-Dawley suşu (200±10g) Hijyenik koşullar altında iyi havalandırılmış kafeslerde barındırılan ve adaptasyon için bir hafta bazal diyetle beslenmiştir. bir süre sonra bazal diyete adaptasyon (bir hafta), sıçanlar (n=60) iki ana gruba ayrıldı, birinci ana grup (n=6 ratlar) bazal diyetle beslendi ve kontrol negatif grubu olarak tutuldu. İkinci ana grup (n=54 sıçan) için yüksek yağlı diyet verildi. Sıçanlarda obeziteyi indüklemek için 4 hafta, yüksek yağlı diyet oluşuyordu sağlamak için %20 yağ (%19 sığır donyağı ve %1 mısır yağı) esansiyel yağ asitleri) göre (Min et al., 2004), %14 kazeinden protein (≥ %80), %0,25 kolin klorür, %1 vitamin karışımı, %3,5 tuz karışımı, %5 selüloz, %0,18 L – sistein ve geri kalanı mısır nişastasıdır (Reeves ve ark., 1993). Daha sonra yüksek yağlı diyet grubu dokuza bölündü. alt gruplar (her biri için n=6 sıçan), ilk alt grup Kontrol pozitif bir grup olarak yüksek yağlı diyet. ikinci ve %2 ile takviye edilmiş yüksek yağlı diyetle beslenen üçüncü alt gruplar ve sırasıyla %4 Aslan Pençesi Otu. Dördüncü ve beşinci alt gruplara %2 ile takviye edilmiş yüksek yağlı diyet verildi ve Sırasıyla %4 Adaçayı. Altıncı ve yedinci alt gruplar beslenir %2 ve %4 Senna ile takviye edilmiş yüksek yağlı diyette, sırasıyla. Sekizinci alt grup yüksek yağlı diyetle beslendi düşük karışımı ile desteklenmiştir (%1 Aslan Pençesi Otu, %1 Adaçayı ve %0.25 Senna). Son alt grup yüksek yağlı diyet aldı (%2 Aslan Pençesi Otu, %2 Adaçayı ve %0.5 Senna). Deneme süresi boyunca (8 hafta), diyetler tüketildi ve vücut ağırlıkları haftada iki kez kaydedildi. Deney sonunda hayvanlar aç bırakıldı. gece boyunca sıçanlar tartıldı, anestezi uygulandı ve kurban edildi, ardından kan örnekleri alındı. aort. Kan örnekleri santrifüj edildi ve serum bazı biyokimyasal parametreleri tahmin etmek için ayrılmıştır, yani. serum kolesterolü (Allain ve diğerleri, 1974), trigliseritler (Foster ve Dumns., 1973), HDL-c (Lopes – Virella ve diğerleri, 1977), LDL-c ve VLDL-c (Fried wald ve diğerleri, 1972), glukoz (Trinder., 1969), aspartat amino transferaz (AST) ve alanin amino transferaz (ALT) (Reitman ve Frankel., 1957), serum alkali fosfatlar (ALP) (Belfield ve Goldberg., 1971) ve leptin hormonu ölçüldü. Guillaume ve Bjorntorp. yöntemine göre, (1996). Vücut ağırlığı artışının ortalama değeri % bu denkleme göre tahmin edilir: BWG% = nihai ağırlık-başlangıç ​​ağırlığı ×100 / ilk ağırlık Veriler istatistiksel olarak ortalama ± SD olarak sunuldu tek yönlü ANOVA testi kullanılarak analiz edildi, p<0,05 için kullanıldı önemi gösterir (Steel ve Torri., 1980).

        Sonuçlar ve tartışma Aslan Pençesi Otu, Adaçayı ve Senna'nın ayrı ayrı veya canlı ağırlık artışı yüzdesi, yem alımı ve Obez sıçanların FER'i.

        Tablo (1)'deki sonuçlar, farelerin yüksek yağ ile beslendiğini göstermektedir. diyetinde oldukça anlamlı bir artış (p<0.05) ortaya koydu. vücut ağırlığı, yem alımı (g/gün/sıçan) ve gıdanın ortalama değeri negatif kontrol grubu ile karşılaştırıldığında verimlilik oranı .Obez sıçanların otlar ile ayrı ayrı veya kombinasyon halinde tedavi edilmesi vücut ağırlığında anlamlı bir azalma (p<0.05) gösterdi, yem alımı (g/gün/sıçan) ve gıda verimlilik oranı, pozitif grup, yüksek yağlı diyetle beslenen sıçanlar ve Aslan Pençesi Otu ile takviye edilmiş (% 4) oldukça anlamlıydı beslenen diğer gruplara göre vücut ağırlığında azalma sinameki (0,5) veya sinameki (%1) . vücuttaki en yüksek azalma kombinasyonla beslenen grupta ağırlık gözlendi. (Aslan Pençesi Otu %2, adaçayı %2, sinameki %0,5) ve grup beslenir (Aslan Pençesi Otu %1, adaçayı %1, sinameki %0.25) ile karşılaştırıldığında diğer tedavi edilen grup. Kilo verme yüzdesi %40.02 ile %48.87 arasında değişiyordu. Otların etkisi ( alchemilla, sinameki ve adaçayı) obezlerin vücut ağırlığını azaltmada çok etkiliydi sıçanlar, bu yüzden deneyin süresini uzattık ki vücut ağırlığının kontrolden daha az azaltılmasına neden oldu negatif ve bu da çalışmamızı desteklemektedir. Bu çalışma, Said ve arkadaşlarının (2002) raporunu desteklemiştir. alchemilla ve diğer 3 bitkinin etkisini araştıran tavuklarda kilo kaybında güvenliğini ve etkinliğini değerlendirmek ve sıçanlar. alchemilla ve diğer otlar için faydalı görünüyordu vücut ağırlığını korumak veya azaltmak. Ek olarak, bir klinik 80 insan üzerinde yapılan çalışma sonucu kaydedildi ilerleyici ve önemli bir kilo kaybı görüldüğünü ve yan efektleri olmayan. Borodin ve diğerleri, (1999) polifenol yürüttü yoğun alchemilla vulgaris'ten ekstrakte edilen bileşikler soğutma ile uyarılmış tiroid hormonlarının sentezi ve kontrol farelerinde periferik deiyodinasyonlarını teşvik etti ve hayvanlar. Bu dönemin bir karakter ile karakterize olduğunu gözlemlediler. tiroid hormon sentezinin önemli aktivasyonu. Bu hormon metabolik hızı artırmaya çalışır ve bu da vücut ağırlığını azaltmak için. Adaçayı bitkisi ile takviye gibi görünüyor vücut kütlesini korumak veya azaltmak için faydalıdır s .officinalis ve aktif bileşenlerinin pankreas lipaz aktivitesi ve lipid sindirimi. Ek olarak Ninomiya ve diğerleri, 2004 metanolik (Meoh) inceledi özü ve karnosik asit (karnosal) bunlardan ikisidir. s yapraklarından bileşenler. officinalis inhibisyonu pankreatik lipaz aktivitesi ve s kaydetti. resmi yapraklar pankreas lipazına karşı inhibitör etki gösterdi aktivite, vücut ağırlığını ve obeziteyi azaltır. Shanmugasundaram ve diğerleri, 2011 ve Patil ve diğerleri, 2004 bizimle aynı fikirdeler sinamekinin serumu azalttığını bildirdiler toplam kolesterol, trigliserit ve LDL kolesterol düzeyi seviye. Ayrıca, Shanmugasundaram ve diğerleri, 2011 anti-diyabetik etkisini araştırmak için sinameki etanol özütü diyabetik sıçanlarda ve sinameki özütü olduğu sonucuna varıldı. kan şekeri seviyesini düşürmüştür. Bu çalışmalar elde ettiğimiz sonuçları destekler niteliktedir. Bu, sinamenin kilo kaybı üzerindeki etkisini gösterdi.

        Tablo (1): Aslan Pençesi Otu, Adaçayı ve Sinameki Etkisi vücut ağırlığı artışında ayrı ayrı veya kombinasyon halinde, obez sıçanların yem alımı ve FER'si. FERF F

        Aslan Pençesi Otu, Adaçayı ve Senna'nın ayrı ayrı veya obez sıçanların lipid profili üzerinde kombinasyon halinde.

        Bitkisel takviyenin ayrı ayrı veya toplam kolesterol serum seviyesi kombinasyonu , trigliseritler (TG), yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol (HDL-c), düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol (LDL -c) ve obezlerde çok düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol (VLDL -c) sıçanlar tablo (2)'de sunuldu. Kontrol pozitif grubunun sahip olduğu fark edilebilir. ortalama değerlerinde anlamlı bir artış (p<0.05) göstermiştir. ile karşılaştırıldığında serum TC, TG, VLDL -c ve LDL-c kontrol negatif gruptakiler. Bu artış bir obeziteye neden olan yüksek yağlı diyetle sıçanların beslenmesinin sonucu. Bu tablodaki sonuçlar, tedavi edilen tüm obez sıçanların alchemilla, sinameki veya adaçayı ayrı ayrı veya kombinasyon halinde ortalama değerlerde önemli bir düşüş (P<0.05) gösterdi ile karşılaştırıldığında serum TC, TG, VLDL-c ve LDL-c pozitif kontrol grubu. HDL-c ortaya çıkarken bir ile karşılaştırıldığında, tedavi edilen tüm sıçanlar için önemli ölçüde artmıştır. karşılık gelen kontrol değeri pozitif ancak yine de daha düşük kontrol negatif. Seviyedeki en yüksek düşüş (P<0.05) TC ve TG'nin beslendiği grupta açıkça gözlendi yüksek yağlı diyet ve (aslan) kombinasyonu ile desteklenir diğerlerine kıyasla bacak %1, adaçayı %1 ve sinameki %0,25) tedavi edilen gruplar Senna cassia türü tohumları ile takviye ve eter çözünür ve suda çözünür fraksiyon önemli gösterdi serum total kolesterol, trigliserit seviyesinde azalma. Ayrıca artarken LDL kolesterol seviyesindeki azalma serum HDL. bir yandan daha sonra (Shanmugasundaram et al., 2011 ) vererek albino sıçanlar üzerinde bir deney yaptı. onlara sinameki yapraklarının etanol özütü ve artan HDL dışında lipid profilinde azalma ve bu sonuçlar da (Patil ve diğerleri, 2004) ile uyumludur. Christensen ve diğerleri., 2010, bir özütünün olduğunu kanıtladı. Adaçayı plazma kolesterolünü düşürmeyi başardı, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) ve trigliseritler (TGS), ancak artar lipidemik sıçanlarda yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) seviyesi. Ayrıca S.officinalis özütünün olduğunu da eklediler. peroksizom çoğaltıcı aktive reseptör gama aktive (ppar) enerji ile ilgili genlerin düzenleyicisidir. lipit ve glikoz metabolizmasının yanı sıra harcama ve aktivasyon, HDL / LDL oranını iyileştirir ve TGS'yi düşürür. serum , insülin direncini azaltır ve boyutunu azaltır yağ (yağ) dokusu. %). Plotnikov ve diğerleri, 2006) alchemilla vulgaris ekstresi ile tedavi, eritrositteki lipid ve fosfolipid konsantrasyonları membranlar anormal eritrositlerin sayısını azalttı

        Yorum yap


        • #5
          Bazı Bitkilerin vücut ağırlığı, lipid profili ve leptin üzerine etkisi obeziteden muzdarip fareler Mısır Uzmanlık Araştırmaları Dergisi - N (20) Ağu 2018 ( 43 )

          Tanıtım
          Obezite, yerleşik bağlantılara sahip sosyal bir sorundur. hipertansiyon gibi olumsuz sağlık sonuçları, hiperlipidemi ve insülin direnci. Dünya tarafından bildirildiği gibi sağlık kuruluşu yılda en az 2,8 milyon yetişkin ölüyor fazla kilolu veya obez olduğu için. Böylece, sağlık kuruluşlar bu soruna büyük önem veriyor (El Faris, 2014). Mısır'da bir rapor (Ulusal Beslenme enstitüsü, 2004) Artan bir çocuklar ve ergenler arasında obezite prevalansı erkeklerde %5.8'e, kadınlarda %9.7'ye ulaşmaktadır. Bu aşırı vücut yağ içeriği birikimi ile tanımlanır büyüklüğüne ve anatomisine göre dağılımı, yaşamı etkileyen sağlık riskleri ile ilgilidir. beklentisi ve yaşam kalitesi (Moreno, 2012). Dünya sağlık örgütü (WHO) obeziteyi tanımlar. riskini artıracak kadar büyük bir yağ kütlesi fazlalığı olarak morbidite, değişen fiziksel, fizyolojik veya sosyal refah ve/veya mortalite. Daha klinik odaklı bir tanım obeziteyi vücut yağ kütlesinin iltihabı olarak tanımlar sağlığı etkiliyor. Bu nedenle obezite şu şekilde yorumlanabilir: vücut sistemlerinin dış ve/veya iç kullanarak arızalanması enerji rezervlerini düzenlemek için girdi (Ke^ ke^ et al., 2015). Günümüzde geleneksel tıbbın kullanımı ve şifalı bitkiler tedavide yaygınlaşmıştır. Birçok hastalık. Tıbbi bitkilerin kullanımı uygun olabilir sentetik ilaçlara alternatif. ilaç. Alchemilla mide sorunları için kullanılır, hafif ishal, diyabet, su tutma, şişme (iltihap) ve kas spazmları. Bazı insanlar bunu bir ağız ve boğaz ağrısı için gargara yapın. Kadınlar Alchemilla'yı aşağıdakiler için kullanır: ağır veya ağrılı adet dönemleri veya semptomları için menopoz. Bazı insanlar Alchemilla'yı doğrudan kanamayı durdurmak için cilt; yara iyileşmesini iyileştirmek; veya tedavi ülserler, egzama veya deri döküntüleri. Alchemilla vulgaris L. (bayan mantosu veya aslan bacağı) Almanlar tarafından güvenli olarak kabul edilir. Bilinen olumsuzluk olmaksızın yüksek dozlarda bile komisyon etkileri (Blumenthal et al.,1999). Kökleri Arapçadır. ilaç, A. vulgaris L. tedavisinde kullanılmıştır. gastrointestinal ağrı ve inflamasyon (Said ve ark., 2002). Senna (Cassia senna L) bitkisi küçük bir çalıdır. Caesalpiniaceae familyasına aittir. Bu arada, sinameki (Cassia-C)'nin iki cinsine aittir. senna da Alexandrina senna olarak bilinir. Senna tedavide kullanılır bağırsak uyarımı yoluyla çalışan kabızlık peristalsis. Vücuda atık temizliğinde yardımcı olun. olumsuz Senna'nın reaksiyonları ishale, sıvı kaybına, hipokalemi ve karın ağrısı/kramp kullanılırsa yüksek doz. Senna yaprakları uyarıcı olarak kullanılmıştır. 0.6 ila 2 g/gün dozlarında müshil. (Balasankar et al., 2013) Adaçayı (Salvia Officinalis) en uzun Herhangi bir mutfak veya şifalı bitkinin kullanım geçmişi. Adaçayı vardır yüzyıllardır yemek pişirmede baharat ve baharat olarak kullanılmıştır. veya öksürük, ağız ve boğaz ağrısı için geleneksel çare. Adaçayı, eski Mısır'da doğurganlık ilacı olarak kullanılmıştır. Antik Yunanistan'daki doktorlar bir adaçayı çözeltisi kullandılar ve yaraların kanamasını durdurmak ve yaraları temizlemek için su ve ülserler. Adaçayı iltihap için geleneksel çare olarak kullanılır, hazımsızlık ve aşırı terleme; ruh halini iyileştirmek için; ve hafızayı veya zihinsel performansı artırmak için. Adaçayı mevcuttur kurutulmuş yapraklar, sıvı özler ve uçucu yağlar olarak (Blumenthal ve diğerleri., 2000). etkisini incelemek amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Adaçayı (Salvia Officinalis L.), aslan ayağı (Alchemilla vulgaris) L.) ve Senna (Cassia senna L.) kilo kaybı, lipidler profili, karaciğer fonksiyonları, serum glukozu ve leptin hormonu yüksek yağlı diyetle beslenen obez sıçanlar.

          Malzemeler ve yöntemler
          Malzemeler:-

          Kimyasallar:
          vitaminler, karışım, kolin Bitartrat ve L-sistein, Kahire şirketinden temin edildi. kimyasallar ticareti, Kahire, Mısır. Kazein, mineraller ve selüloz El-Gomhoria şirketinden satın alındı
          Kahire, Mısır.

          Hayvanlar:
          Yaklaşık ağırlıkta (200±10 g) altmış yetişkin erkek albino sıçan (SpragueDawley suşu) deney hayvanları istasyonundan satın alındı, Tarımsal araştırma merkezi, Giza, Mısır

          Nişasta: Mısır nişastasından nişasta elde edildi ve glikoz, Mostorod fabrikası, Qalyubia, Mısır. Mısır yağı, sığır içyağı ve sakaroz yerel kaynaklardan elde edildi.

          Otlar: Aslan bacağı, Sinameki ve Adaçayı tozu Haraz, bab El-khalq, Kahire, Mısır'dan alınmıştır. - Kan analizi için kitler gam'dan satın alınmıştır.

          Bu çalışma, hayvan evinde gerçekleştirilmiştir. Ev Ekonomisi Fakültesi, Helwan Üniversitesi .Altmış yetişkin erkek albino sıçanlar Sprague-Dawley suşu (200±10g) Hijyenik koşullar altında iyi havalandırılmış kafeslerde barındırılan ve adaptasyon için bir hafta bazal diyetle beslenmiştir. bir süre sonra bazal diyete adaptasyon (bir hafta), sıçanlar (n=60) iki ana gruba ayrıldı, birinci ana grup (n=6 ratlar) bazal diyetle beslendi ve kontrol negatif grubu olarak tutuldu. İkinci ana grup (n=54 sıçan) için yüksek yağlı diyet verildi. Sıçanlarda obeziteyi indüklemek için 4 hafta, yüksek yağlı diyet oluşuyordu sağlamak için %20 yağ (%19 sığır donyağı ve %1 mısır yağı) esansiyel yağ asitleri) göre (Min et al., 2004), %14 kazeinden protein (≥ %80), %0,25 kolin klorür, %1 vitamin karışımı, %3,5 tuz karışımı, %5 selüloz, %0,18 L – sistein ve geri kalanı mısır nişastasıdır (Reeves ve ark., 1993). Daha sonra yüksek yağlı diyet grubu dokuza bölündü. alt gruplar (her biri için n=6 sıçan), ilk alt grup Kontrol pozitif bir grup olarak yüksek yağlı diyet. ikinci ve %2 ile takviye edilmiş yüksek yağlı diyetle beslenen üçüncü alt gruplar ve sırasıyla %4 aslan bacağı. Dördüncü ve beşinci alt gruplara %2 ile takviye edilmiş yüksek yağlı diyet verildi ve Sırasıyla %4 Adaçayı. Altıncı ve yedinci alt gruplar beslenir %2 ve %4 Senna ile takviye edilmiş yüksek yağlı diyette, sırasıyla. Sekizinci alt grup yüksek yağlı diyetle beslendi düşük karışımı ile desteklenmiştir (%1 aslan bacağı, %1 Adaçayı ve %0.25 Senna). Son alt grup yüksek yağlı diyet aldı (%2 aslan bacağı, %2 Adaçayı ve %0.5 Senna). Deneme süresi boyunca (8 hafta), diyetler tüketildi ve vücut ağırlıkları haftada iki kez kaydedildi. Deney sonunda hayvanlar aç bırakıldı. gece boyunca sıçanlar tartıldı, anestezi uygulandı ve kurban edildi, ardından kan örnekleri alındı. aort. Kan örnekleri santrifüj edildi ve serum bazı biyokimyasal parametreleri tahmin etmek için ayrılmıştır, yani. serum kolesterolü (Allain ve diğerleri, 1974), trigliseritler (Foster ve Dumns., 1973), HDL-c (Lopes – Virella ve diğerleri, 1977), LDL-c ve VLDL-c (Fried wald ve diğerleri, 1972), glukoz (Trinder., 1969), aspartat amino transferaz (AST) ve alanin amino transferaz (ALT) (Reitman ve Frankel., 1957), serum alkali fosfatlar (ALP) (Belfield ve Goldberg., 1971) ve leptin hormonu ölçüldü. Guillaume ve Bjorntorp. yöntemine göre, (1996). Vücut ağırlığı artışının ortalama değeri % bu denkleme göre tahmin edilir: BWG% = nihai ağırlık-başlangıç ​​ağırlığı ×100 / ilk ağırlık Veriler istatistiksel olarak ortalama ± SD olarak sunuldu tek yönlü ANOVA testi kullanılarak analiz edildi, p<0,05 için kullanıldı önemi gösterir (Steel ve Torri., 1980).

          Sonuçlar ve tartışma Aslan Ayağı, Adaçayı ve Senna'nın ayrı ayrı veya canlı ağırlık artışı yüzdesi, yem alımı ve Obez sıçanların FER'i.

          Tablo (1)'deki sonuçlar, farelerin yüksek yağ ile beslendiğini göstermektedir. diyetinde oldukça anlamlı bir artış (p<0.05) ortaya koydu. vücut ağırlığı, yem alımı (g/gün/sıçan) ve gıdanın ortalama değeri negatif kontrol grubu ile karşılaştırıldığında verimlilik oranı .Obez sıçanların otlar ile ayrı ayrı veya kombinasyon halinde tedavi edilmesi vücut ağırlığında anlamlı bir azalma (p<0.05) gösterdi, yem alımı (g/gün/sıçan) ve gıda verimlilik oranı, pozitif grup, yüksek yağlı diyetle beslenen sıçanlar ve aslan bacağı ile takviye edilmiş (% 4) oldukça anlamlıydı beslenen diğer gruplara göre vücut ağırlığında azalma sinameki (0,5) veya sinameki (%1) . vücuttaki en yüksek azalma kombinasyonla beslenen grupta ağırlık gözlendi. (aslan bacağı %2, adaçayı %2, sinameki %0,5) ve grup beslenir (aslan bacağı %1, adaçayı %1, sinameki %0.25) ile karşılaştırıldığında diğer tedavi edilen grup. Kilo verme yüzdesi %40.02 ile %48.87 arasında değişiyordu. Otların etkisi ( alchemilla, sinameki ve adaçayı) obezlerin vücut ağırlığını azaltmada çok etkiliydi sıçanlar, bu yüzden deneyin süresini uzattık ki vücut ağırlığının kontrolden daha az azaltılmasına neden oldu negatif ve bu da çalışmamızı desteklemektedir. Bu çalışma, Said ve arkadaşlarının (2002) raporunu desteklemiştir. alchemilla ve diğer 3 bitkinin etkisini araştıran tavuklarda kilo kaybında güvenliğini ve etkinliğini değerlendirmek ve sıçanlar. alchemilla ve diğer otlar için faydalı görünüyordu vücut ağırlığını korumak veya azaltmak. Ek olarak, bir klinik 80 insan üzerinde yapılan çalışma sonucu kaydedildi ilerleyici ve önemli bir kilo kaybı görüldüğünü ve yan efektleri olmayan. Borodin ve diğerleri, (1999) polifenol yürüttü yoğun alchemilla vulgaris'ten ekstrakte edilen bileşikler soğutma ile uyarılmış tiroid hormonlarının sentezi ve kontrol farelerinde periferik deiyodinasyonlarını teşvik etti ve hayvanlar. Bu dönemin bir karakter ile karakterize olduğunu gözlemlediler. tiroid hormon sentezinin önemli aktivasyonu. Bu hormon metabolik hızı artırmaya çalışır ve bu da vücut ağırlığını azaltmak için. Adaçayı bitkisi ile takviye gibi görünüyor vücut kütlesini korumak veya azaltmak için faydalıdır s .officinalis ve aktif bileşenlerinin pankreas lipaz aktivitesi ve lipid sindirimi. Ek olarak Ninomiya ve diğerleri, 2004 metanolik (Meoh) inceledi özü ve karnosik asit (karnosal) bunlardan ikisidir. s yapraklarından bileşenler. officinalis inhibisyonu pankreatik lipaz aktivitesi ve s kaydetti. resmi yapraklar pankreas lipazına karşı inhibitör etki gösterdi aktivite, vücut ağırlığını ve obeziteyi azaltır. Shanmugasundaram ve diğerleri, 2011 ve Patil ve diğerleri, 2004 bizimle aynı fikirdeler sinamekinin serumu azalttığını bildirdiler toplam kolesterol, trigliserit ve LDL kolesterol düzeyi seviye. Ayrıca, Shanmugasundaram ve diğerleri, 2011 anti-diyabetik etkisini araştırmak için sinameki etanol özütü diyabetik sıçanlarda ve sinameki özütü olduğu sonucuna varıldı. kan şekeri seviyesini düşürmüştür. Bu çalışmalar elde ettiğimiz sonuçları destekler niteliktedir. Bu, sinamenin kilo kaybı üzerindeki etkisini gösterdi.




          Tablo (1): Aslan Bacağı, Adaçayı ve Sinameki Etkisi vücut ağırlığı artışında ayrı ayrı veya kombinasyon halinde, obez sıçanların yem alımı ve FER'si. FERF F

          Aslan Ayağı, Adaçayı ve Senna'nın ayrı ayrı veya obez sıçanların lipid profili üzerinde kombinasyon halinde.

          Bitkisel takviyenin ayrı ayrı veya toplam kolesterol serum seviyesi kombinasyonu , trigliseritler (TG), yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol (HDL-c), düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol (LDL -c) ve obezlerde çok düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol (VLDL -c) sıçanlar tablo (2)'de sunuldu. Kontrol pozitif grubunun sahip olduğu fark edilebilir. ortalama değerlerinde anlamlı bir artış (p<0.05) göstermiştir. ile karşılaştırıldığında serum TC, TG, VLDL -c ve LDL-c kontrol negatif gruptakiler. Bu artış bir obeziteye neden olan yüksek yağlı diyetle sıçanların beslenmesinin sonucu. Bu tablodaki sonuçlar, tedavi edilen tüm obez sıçanların alchemilla, sinameki veya adaçayı ayrı ayrı veya kombinasyon halinde ortalama değerlerde önemli bir düşüş (P<0.05) gösterdi ile karşılaştırıldığında serum TC, TG, VLDL-c ve LDL-c pozitif kontrol grubu. HDL-c ortaya çıkarken bir ile karşılaştırıldığında, tedavi edilen tüm sıçanlar için önemli ölçüde artmıştır. karşılık gelen kontrol değeri pozitif ancak yine de daha düşük kontrol negatif. Seviyedeki en yüksek düşüş (P<0.05) TC ve TG'nin beslendiği grupta açıkça gözlendi yüksek yağlı diyet ve (aslan) kombinasyonu ile desteklenir diğerlerine kıyasla bacak %1, adaçayı %1 ve sinameki %0,25) tedavi edilen gruplar Senna cassia türü tohumları ile takviye ve eter çözünür ve suda çözünür fraksiyon önemli gösterdi serum total kolesterol, trigliserit seviyesinde azalma. Ayrıca artarken LDL kolesterol seviyesindeki azalma serum HDL. bir yandan daha sonra (Shanmugasundaram et al., 2011 ) vererek albino sıçanlar üzerinde bir deney yaptı. onlara sinameki yapraklarının etanol özütü ve artan HDL dışında lipid profilinde azalma ve bu sonuçlar da (Patil ve diğerleri, 2004) ile uyumludur. Christensen ve diğerleri., 2010, bir özütünün olduğunu kanıtladı. Adaçayı plazma kolesterolünü düşürmeyi başardı, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) ve trigliseritler (TGS), ancak artar lipidemik sıçanlarda yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) seviyesi. Ayrıca S.officinalis özütünün olduğunu da eklediler. peroksizom çoğaltıcı aktive reseptör gama aktive (ppar) enerji ile ilgili genlerin düzenleyicisidir. lipit ve glikoz metabolizmasının yanı sıra harcama ve aktivasyon, HDL / LDL oranını iyileştirir ve TGS'yi düşürür. serum , insülin direncini azaltır ve boyutunu azaltır yağ (yağ) dokusu. %). Plotnikov ve diğerleri, 2006) alchemilla vulgaris ekstresi ile tedavi, eritrositteki lipid ve fosfolipid konsantrasyonları membranlar anormal eritrositlerin sayısını azalttı



          Değerler ortalama ± SD olarak ifade edilmiştir. - Tek yönlü ANOVA testi kullanılarak p<0,05'te anlamlı. -Her sütunda farklı harfler bulunan değerler farklılık göstermektedir. önemli ölçüde, benzer veya kısmen sahip olanlar değil önemli. - VLDL-C→ çok düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol - HDL-C→ Yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol - LDL-C→ düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol Aslan Ayağı, Adaçayı ve Senna'nın ayrı ayrı veya obez sıçanların karaciğer fonksiyonu üzerinde kombinasyon halinde. Otlarla ayrı ayrı takviyenin etkisi veya obez sıçanlarda ALT, AST ve ALP ile kombinasyon halinde Tablo (3)'te tablolaştırılmıştır. Sıçanların beslendiği fark edilebilir. yüksek yağlı diyet düzeyinde önemli bir artış (p<0.05) vardı. negatif ile karşılaştırıldığında serum ALT, AST ve ALP grup. ALT ile ilgili olarak önemli düşüş vardı (p<0.05) ile tedavi edilen tüm grupta ALT düzeyinde kontrol ile karşılaştırıldığında ayrı veya kombine bitkilerde pozitif. ile takviye edildiği sonucuna varılabilir. AST, ALT ve bitki karışımları için en iyi sonuçları verdi. ALP düzeyi ancak yine de kontrol negatif grubundan yüksek ALT ve ALP. El-Hadidy ve diğerleri,(2018) aslan ayağının antioksidan aktivitesi (Alchemilla vulgaris) albino farelerde bu fareleri takviye ederek bırakır. alchemilla'nın farklı konsantrasyonları (% 1 , % 2) . ve aslan ayağının koruma amaçlı önerilebileceği sonucuna varmıştır. sıçanlarda CCl4 tarafından indüklenen hepatotoksisite. %2 en iyisiydi Çalışmanın amacına ulaşılan yüzde, ayrıca Maitya et al.,(1997) sinameki sinameki ekstratından bahsetmiştir. tür yapraklarının önemli derecede sahip olduğu bulunmuştur. hepatoprotektif aktivite ve anti-inflamatuar aktivite. Bu adaçayı preparasyonunda bulunan bileşikler karaciğeri iyileştiren ilginç biyoaktiviteler içerir antioksidan potansiyeli Cristovao ve diğerleri, (2004). Ayrıca Tiwari ve diğerleri, (2011) sinameki türlerinin hidroalkoliklerinin bütün bitkinin belirgin bir şekilde gösterdiğini bildirmiştir. gösteren serum belirteçlerinin seviyelerinde azalma karaciğer hücrelerinin korunması. Sinameki metanolik özü 400 mg/Kg dozunda yapraklar serum transaminaz seviyelerini düşürerek önemli hepatoprotektif etki göstermiştir.

          Tablo(3):Aslan Bacak, Adaçayı ve Sinameki Etkisi obezlerin karaciğer fonksiyonu üzerine ayrı ayrı veya kombinasyon halinde sıçanlar.



          - ASTAspartat amino transferaz - ALT Alanin amino transferaz - ALP→ Alkalin fosfataz - Değerler ortalama ± SD olarak ifade edilmiştir. - Tek yönlü ANOVA testi kullanılarak p<0,05'te anlamlı. - Her sütunda farklı harflere sahip değerler farklıdır önemli ölçüde, benzer veya kısmen sahip olanlar değil önemli. Aslan Ayağı, Adaçayı ve Senna'nın ayrı ayrı veya obez sıçanların böbrek fonksiyonları üzerinde kombinasyon halinde. Alchemilla, sinameki ile takviyenin etkisi ve adaçayı ayrı ayrı veya serum üre, ürik üzerinde kombinasyon halinde obez sıçanlarda asit ve kreatinin tablo (4)'te gösterilmiştir, resimli bulgu, yüksek yağlı diyetle beslenen sıçanların ortaya çıktığını ortaya koydu ortalama serum değerinde anlamlı artış (p<0.05) üre, ürik asit ve kreatinin ile karşılaştırıldığında negatif kontrol grubu. ile takviyesi alchemilla, sinameki ve adaçayı ayrı ayrı veya birlikte serum üre, ürik değerde anlamlı bir azalma gösterdi (p>0.05) pozitif kontrol grubu ile karşılaştırıldığında asit ve kreatinin. Serum üresinde fark edilen yerlerde önemli bir değişiklik yok yüksek yağlı diyetle beslenen ve takviye edilen grup arasında aslan bacağı %2, adaçayı %4, sinameki %1, %0.5 ve grup karışımları aslan bacağı %2, adaçayı %2 ve %0.5. Aynı eğilim de iki grup arasında gözlendi aslan bacağı %4 ve adaçayı %2 ile desteklenmiştir. Bu sırada, Serum ürede en düşük azalma, beslenen sıçanlarda kaydedildi aslan bacağı %1, adaçayı %1 ve %0.25 karışımı üzerine Sonuçlar ayrıca önemli olmadığını gösterdi ile beslenen gruplar arasında ürik asit düzeyindeki değişiklikler ayrı otlar ve ot karışımları ile beslenen gruplar aslan bacağı %1, adaçayı karışımı ile beslenen grup hariç %1 ve sinameki %0.25 .serum ürikte en düşük azalma Aynı yemle beslenen sıçanlarda asit ve kreatinin kaydedilmiştir. grup. Elde edilen sonuçlar Oktyabrsky ile uyumluydu. vd., 2009, özü kullanarak in vivo bir deney yaptı. alchemilla ve bir antioksidan aktiviteye sahip olduğu sonucuna varmıştır. H2O2'ye karşı korur ve bakterileri oksidatiflere karşı korur hasara karşı böbrek korumasına bağlı olabilir ve serbest radikal. Ayrıca çalışma bu konuda hemfikirdir (Singh ve diğerleri, 1990) Sinameki özütünün antibakteriyal aktiviteye sahip olduğunu söyledi. iltihaplanmaya neden olan E.coli dahil birçok bakteri böbrek ve üretra. Ayrıca (Gill ve diğerleri, 2011) serbest radikallere karşı sinameki antioksidan aktivitesinin özü böbrek için zararlıdır. Elde edilen sonuç ile aynı fikirde



          Tablo(4):Aslan Bacak, Adaçayı ve Sinameki Etkisi böbrek fonksiyonları üzerinde ayrı ayrı veya kombinasyon halinde obez sıçanlar.
          - Değerler ortalama ± SD olarak ifade edilmiştir. - Tek yönlü ANOVA testi kullanılarak p<0,05'te anlamlı. -Her sütunda farklı harfler bulunan değerler farklılık göstermektedir. önemli ölçüde, benzer veya kısmen sahip olanlar değil önemli. Aslan Ayağı, Adaçayı ve Senna'nın ayrı ayrı veya serum glukozu ve leptin hormonu üzerinde kombinasyon halinde obez sıçanlar: Tablo (5)'ten elde edilen sonuçlar göstermiştir ki, sıçanlar yüksek yağlı diyetle beslenmede önemli bir artış (p<0.05) ortaya çıkarmıştır. serum glukozu ve leptin hormonunun ortalama değeri olarak negatif kontrol grubu ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlar göstermiştir ki, takviye otlar ayrı ayrı önemli ölçüde azalttı (p<0.05) düzeyi pozitif ile karşılaştırıldığında serum glukoz ve leptin kontrol grubu. açısından önemli bir fark yoktu. beslenen grupta serum glukoz ve leptin düzeyi alchemilla, sinameki veya adaçayı. Aynı eğilim, beslenen grup arasında da gözlendi. otların farklı karışımları. Ancak, leptin seviyesi hormon anlamlı olarak azaldı (p<0.05) farklı bitki karışımlarını besleyen grup için, ayrı otlarla beslenen grupla karşılaştırıldığında. En yüksek serum glukozu ve leptin hormonunda azalma ile takviye edilmiş yüksek yağlı diyetle beslenen grupta kaydedildi. farklı otlar karışımı. Elde edilen sonuç, (Bahçeci ve al., 1999) yüksek yağlı diyetin hipertrigliseridmi ile artan vücut yağ yüzdesi, hiperkolsetolemi ve hiperleptinemi. aynı sonuç (Stachon ve ark., 2006) tarafından elde edildi, önemli olarak rapor edildi plazma leptin seviyeleri ile epidermal yağ arasında pozitif kitle, karaciğer ve kalp ağırlıkları. Ayrıca (Ebrahimzadeh Attari ve diğerleri, 2015) 2g zencefil takviyesini inceledi. obez kadınlarda 12 hafta boyunca toz ve bulundu obez kadınlarda serum leptini önemli ölçüde azalttı. Zencefil çalışmamızda alchemilla, sinameki ve adaçayı gibi bir bitkidir. zencefilin leptin hormonu üzerinde aynı sonucu verdi. Açık diğer yandan, Flier, (1998); Heymsfield ve diğerleri, (1999) ve Welt ve diğerleri, (2004), insanların yağ leptini kaybettiğinde seviye önemli ölçüde azalır, beyin bunu şöyle yorumlar: açlık, biyolojimizi ve davranışlarımızı değiştirerek bizi kaybedilen yağları geri kazanın. Elde edilen sonuçlar, alchemilla ve diğer 10 bitkinin etkisini inceleyen Swanston -flatt ve arkadaşlarının (1990) ve 3 bitkinin sadece glikoz seviyesini azalttığı ve diğerlerinin alchemilla dahil etkili olmadığı sonucuyla uyuşmamaktadır. Sonuçlarımız Shanmugasundaram ve diğerleri ile aynı fikirdedir. (2011), diyabetik kaynaklı sıçanlarda anti-diyabetik etkisini araştırmak için sinameki etanol özütü üzerinde çalıştı ve sinameki özütünün kan şekerinde önemli bir azalmaya ve azalma üzerinde etkili olan plazma insülininde artışa sahip olduğu sonucuna vardı. glikoz seviyesi. Christensen ve diğerleri (2010), adaçayı özütünün sıçanlarda tip 1 serum glikozunu azalttığını ve ayrıca insülin benzeri aktiviteler sergilediğini kanıtladığını kaydetmiştir. Christensen ve diğerleri, (2010) ve Eidi ve diğerleri, (2005) adaçayı ekstresi üzerinde birçok çalışma yapmışlar ve diyabetiklerde hipoglisemik etkiye sahip olduğunu bulmuşlardır.



          Tablo (5): Aslan Bacağı, Adaçayı ve Sinameki Etkisi ayrı ayrı veya kombinasyon halinde serum glukozu ve obez sıçanların leptin hormonu.
          Tek yönlü ANOVA testi kullanılarak p<0,05'te anlamlı. Her sütunda farklı harfler bulunan değerler farklılık göstermektedir. önemli ölçüde, benzer veya kısmen sahip olanlar değil önemli.

          Çözüm
          Sonuç olarak, Aslan bacağı veya Senna tüketimi veya Bu çalışmada adaçayı veya bunların belirli seviyelerde karışımı olabilir. vücut ağırlığını düşürdüğü için obezite tedavisinde faydalıdır, lipid profili, karaciğer fonksiyonları, glukoz düzeyi ve hormonları yüksek yağlı diyetle beslenen obezite ile indüklenen sıçanlar. Daha ileri çalışmalar diğerlerinin tıbbi etkisini belirlemek için önerilir. Aslan bacağının farklı fraksiyonları, Senna ve Adaçayı özü.

          Yorum yap

          Hazırlanıyor...
          X