Dişler, yaşlılık döneminde yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşıyor. Diş doktorları, 'Yaşlanınca rahat etmek istiyorsanız gençlik yıllarında dişlerinize iyi bakın' önerisinde bulunuyor
Diş Hekimi Sibel Tezil’e göre, çiğneme sistemimiz, vücudumuzdaki sistemlerin en şanslısı. Tezil, “Çünkü dolaşım, sindirim, sinir gibi sistemlerde yaşlandıkça ortaya çıkan zayıflıklar, dişlerde oluşmayabiliyor. Cildimiz kırışmış, vücudumuz kamburlaşmış, saçlarımız beyazlamış olsa da sapasağlam dişlerle yıllara meydan okuyabiliriz” diyor.
Bedensel güçlerini gittikçe yitiren, unutkanlık veya demans gibi zihinsel sorunlarla karşılaşan yaşlıların düzenli diş fırçalama alışkanlıklarını sürdürmekte de olumsuzluklar yaşayabileceğini belirten Tezil, “Bu durum, diş kayıplarına yol açabilir. Ancak gençlik yıllarında dişlere çok iyi bakılması, hijyenik alışkanlıklar, yani dişleri çok iyi fırçalama, koruyucu ve onarıcı tedavilerin düzenli hekim kontrollerinde yapılması, yeni yaşların sağlıklı bir ağız ve diş yapısı ile karşılanabilmesini sağlar” diye konuşuyor.
"YALNIZLIK PSİKOLOJİSİ DİŞ BAKIMINI DA AKSATABİLİR"
Yaşlılık psikolojisi ile diş sağlığı arasında ilişki olduğunu vurgulayan Tezil, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yaşlılık insanların belki de en yalnızlaştığı dönemdir. Bireyler ebeveynlerini, eşlerini kaybetmiş olabilirler, sosyal ilişkileri kesintiye uğramıştır ve kendilerini yalnız hissederler. Ölüme yakın oldukları hissi ile yaşarlar. Bu da psikolojilerini daha da bozar. Artık kendilerine bakmak istemezler. Onlar hayatı terk etmeye hazırlanırlarsa, dişleri de onları terk etmeye hazırdır. Tabii ki o zamana kadar total proteze geçmemişlerse...
Ayrıca yaşlılarda diş eti çekilmiştir, dişlerin boyları uzamış görünür. Yaşla birlikte alveol kemiğinde oluşabilecek erimeler, iyi fırçalama alışkanlığı da yoksa dişetinde yangılara ve alveol kemiğinde erimelere, bu da dişlerin destek dokularını kaybederek sallanmasına, diş etinde çekilmelere neden olabilir."
Diş Hekimi Sibel Tezil’e göre, çiğneme sistemimiz, vücudumuzdaki sistemlerin en şanslısı. Tezil, “Çünkü dolaşım, sindirim, sinir gibi sistemlerde yaşlandıkça ortaya çıkan zayıflıklar, dişlerde oluşmayabiliyor. Cildimiz kırışmış, vücudumuz kamburlaşmış, saçlarımız beyazlamış olsa da sapasağlam dişlerle yıllara meydan okuyabiliriz” diyor.
Bedensel güçlerini gittikçe yitiren, unutkanlık veya demans gibi zihinsel sorunlarla karşılaşan yaşlıların düzenli diş fırçalama alışkanlıklarını sürdürmekte de olumsuzluklar yaşayabileceğini belirten Tezil, “Bu durum, diş kayıplarına yol açabilir. Ancak gençlik yıllarında dişlere çok iyi bakılması, hijyenik alışkanlıklar, yani dişleri çok iyi fırçalama, koruyucu ve onarıcı tedavilerin düzenli hekim kontrollerinde yapılması, yeni yaşların sağlıklı bir ağız ve diş yapısı ile karşılanabilmesini sağlar” diye konuşuyor.
"YALNIZLIK PSİKOLOJİSİ DİŞ BAKIMINI DA AKSATABİLİR"
Yaşlılık psikolojisi ile diş sağlığı arasında ilişki olduğunu vurgulayan Tezil, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yaşlılık insanların belki de en yalnızlaştığı dönemdir. Bireyler ebeveynlerini, eşlerini kaybetmiş olabilirler, sosyal ilişkileri kesintiye uğramıştır ve kendilerini yalnız hissederler. Ölüme yakın oldukları hissi ile yaşarlar. Bu da psikolojilerini daha da bozar. Artık kendilerine bakmak istemezler. Onlar hayatı terk etmeye hazırlanırlarsa, dişleri de onları terk etmeye hazırdır. Tabii ki o zamana kadar total proteze geçmemişlerse...
Ayrıca yaşlılarda diş eti çekilmiştir, dişlerin boyları uzamış görünür. Yaşla birlikte alveol kemiğinde oluşabilecek erimeler, iyi fırçalama alışkanlığı da yoksa dişetinde yangılara ve alveol kemiğinde erimelere, bu da dişlerin destek dokularını kaybederek sallanmasına, diş etinde çekilmelere neden olabilir."
