35 yaşın üzerinde kısırlık nedir?
Yaş gebelik için kesin bir engel değildir fakat yaş ilerledikçe düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik elde edilene dek geçen süre uzar. Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi Klinik Direktörü Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Seval Taşdemir, Mynet okurları için yazdı.
25 yaşındaki bir kadın genellikle 2-3 ay içinde gebe kalabilirken 35 yaşın üzerindeki normal kadınlarda bu süre 6 aydan daha uzun sürebilir. Düşük yapma riski ise 30 yaşına kadar yüzde 10, otuzlu yaşlarda yüzde 13, kırklı yaşlarda yüzde 34'e yükselir ve elde edilen gebeliğin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi zorlaşır.
Üreme sağlığı açısından kadınların biyolojik yaşı kronolojik yaşından daha önemlidir. Bazen 45 yaşındaki bir kadın düzenli olarak yumurta üretirken çok daha genç olan bir kadında menopoz dönemine girmiş olabilir.
Otuz beş yaşın üzerindeki evli çiftler düzenli ilişki kurmalarına rağmen gebe kalamadıkları taktirde hekime başvurmak için altı aydan fazla beklememelidirler.
Yaş ilerledikçe gebelik elde edilmesini zorlaştıran nedenler;
Yumurtaların yaşlanması: Kız çocuklar doğduklarında yumurtalıklarında yaklaşık 400.000 adet yumurta bulunur. Doğumdan sonra yumurta üretimi olmaz ve kadının yaşı ilerledikçe yumurtalar da yaşlanır.
Döllenme oranında azalma: Yaş ilerledikçe yumurtanın sperm ile döllenebilme ve döllendikten sonra iyi kalitede bir embriyo oluşturma şansı azalır. Elde edilen gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimali artar.
Yumurtaların sayısında azalma: Ergenlikten itibaren yumurtaların sayısında azalma olur.
Rahim iç tabakasının döllenen yumurtayı tutma yeteneğinin azalması: İlerleyen yaş ile rahmin iç tabakasının (endometriumun) döllenen yumurtayı tutma yeteneği azalır.
Endometriozis ve miyomların artması: Yaş ilerledikçe karın içine kanamalar yaparak kısırlığa neden olan endometriozis hastalığı ve rahim içinde yer kaplayan miyomlar daha sık görülür.
Kadın eşin yaşı 35in üzerinde olan çiftlerde yardımcı üreme tekniklerinin başarısını artırmak için neler yapılabilir?
Kadın eşin yaşı ilerledikçe yumurtanın etrafında zona adı verilen tabaka kalınlaşarak embriyonun rahme tutunmasını dolayısı ile gebelik şansını azaltır. Zona adı verilen tabakada pencere açılmasında kullanılan lazer yöntemi bu grup hastalarda gebelik oranını belirgin olarak artırmaktadır. Lazer kullanılarak yapılan yardımla tomurcuklanma uygulamaları embriyoya zarar vermez, bu yöntem ile 38 yaş üzerindeki birçok vakada gebelik elde edilmektedir.
Yardımla tomurcuklanma (Assisted Hatching)
Gebeliğin oluşumunda en önemli basamak gelişen embriyonun anne rahmine yerleşmesidir. Anne rahmine tutunmadan önce embriyonun çevresindeki zona denilen dış tabakası incelerek kaybolur. Böylelikle embriyo hücreleri zona dışına doğru tomurcuklanır ve anne rahmine tutunabilir. Bu işlemin kolaylaştırılması için gelişmiş laboratuvar olanakları ile zona tabakasında bir pencere açılabilir. Bu işlem mekanik olarak ince pipetler yardımı ile yapılabileceği gibi, lazer veya kimyasal asit kullanarak da gerçekleştirilebilir.
Tüp Bebek'te lazer uygulaması
Üstün bir teknolojiye sahip olan lazer sistemleri ile embriyoya dokunmadan (non-touch lazer micro-drilling) mikron düzeyinde kusursuz kesitler sağlayarak, yardımla tomurcuklanma (Assisted Hatching) işlemini gerçekleştirmektedir. Bu yöntem daha önceki uygulamalarda embriyonun tutunmasında problem olan çiftler ve ileri yaş grubu hastalar için kullanılıyor. Ayrıca bu yöntem ile embriyoların içerisindeki biyolojik toksik atıklar (fragmanlar) temizlenerek (de-fragmantasyon) anne adayına transfer edilen embriyoların kalitesi iyileştirilebilmektedir. Lazer yöntemi ile daha önce Avusturya, İtalya ve Amerika'da insanlar üzerinde yapılan çalışmalarda çok başarılı sonuçlar elde edilmiş ve İsviçre'de yapılan çalışmalarda çok çarpıcı sonuçlar alınmıştır. En çarpıcı örnek ise 10'uncu kez tüp-bebek uygulamasına giren bir hastanın lazer tedavisi ile gebelik elde etmesi olmuştur. Ayrıca üçüncü ve dördüncü kez tüp bebek uygulamasına giren bir çok vakada da gebelik elde edilmiştir.
Lazer kullanılarak yapılan yardımla tomurcuklanma uygulamaları kadın eşin yaşına bakılmaksızın yumurtanın etrafındaki zona tabakasının normalden kalın olduğu vakalarda ve birden fazla tüp bebek veya mikroenjeksiyon uygulamasına rağmen gebeliğin elde edilemediği vakalarda yapılır. Lazer yardımı ile tomurcuklanma uygulamaları ile üçüncü, dördüncü hatta dokuzuncu uygulamasında gebe kalarak sağlıklı çocuk sahibi olan çok sayıda vaka vardır.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Yaş gebelik için kesin bir engel değildir fakat yaş ilerledikçe düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik elde edilene dek geçen süre uzar. Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi Klinik Direktörü Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Seval Taşdemir, Mynet okurları için yazdı.
25 yaşındaki bir kadın genellikle 2-3 ay içinde gebe kalabilirken 35 yaşın üzerindeki normal kadınlarda bu süre 6 aydan daha uzun sürebilir. Düşük yapma riski ise 30 yaşına kadar yüzde 10, otuzlu yaşlarda yüzde 13, kırklı yaşlarda yüzde 34'e yükselir ve elde edilen gebeliğin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi zorlaşır.
Üreme sağlığı açısından kadınların biyolojik yaşı kronolojik yaşından daha önemlidir. Bazen 45 yaşındaki bir kadın düzenli olarak yumurta üretirken çok daha genç olan bir kadında menopoz dönemine girmiş olabilir.
Otuz beş yaşın üzerindeki evli çiftler düzenli ilişki kurmalarına rağmen gebe kalamadıkları taktirde hekime başvurmak için altı aydan fazla beklememelidirler.
Yaş ilerledikçe gebelik elde edilmesini zorlaştıran nedenler;
Yumurtaların yaşlanması: Kız çocuklar doğduklarında yumurtalıklarında yaklaşık 400.000 adet yumurta bulunur. Doğumdan sonra yumurta üretimi olmaz ve kadının yaşı ilerledikçe yumurtalar da yaşlanır.
Döllenme oranında azalma: Yaş ilerledikçe yumurtanın sperm ile döllenebilme ve döllendikten sonra iyi kalitede bir embriyo oluşturma şansı azalır. Elde edilen gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimali artar.
Yumurtaların sayısında azalma: Ergenlikten itibaren yumurtaların sayısında azalma olur.
Rahim iç tabakasının döllenen yumurtayı tutma yeteneğinin azalması: İlerleyen yaş ile rahmin iç tabakasının (endometriumun) döllenen yumurtayı tutma yeteneği azalır.
Endometriozis ve miyomların artması: Yaş ilerledikçe karın içine kanamalar yaparak kısırlığa neden olan endometriozis hastalığı ve rahim içinde yer kaplayan miyomlar daha sık görülür.
Kadın eşin yaşı 35in üzerinde olan çiftlerde yardımcı üreme tekniklerinin başarısını artırmak için neler yapılabilir?
Kadın eşin yaşı ilerledikçe yumurtanın etrafında zona adı verilen tabaka kalınlaşarak embriyonun rahme tutunmasını dolayısı ile gebelik şansını azaltır. Zona adı verilen tabakada pencere açılmasında kullanılan lazer yöntemi bu grup hastalarda gebelik oranını belirgin olarak artırmaktadır. Lazer kullanılarak yapılan yardımla tomurcuklanma uygulamaları embriyoya zarar vermez, bu yöntem ile 38 yaş üzerindeki birçok vakada gebelik elde edilmektedir.
Yardımla tomurcuklanma (Assisted Hatching)
Gebeliğin oluşumunda en önemli basamak gelişen embriyonun anne rahmine yerleşmesidir. Anne rahmine tutunmadan önce embriyonun çevresindeki zona denilen dış tabakası incelerek kaybolur. Böylelikle embriyo hücreleri zona dışına doğru tomurcuklanır ve anne rahmine tutunabilir. Bu işlemin kolaylaştırılması için gelişmiş laboratuvar olanakları ile zona tabakasında bir pencere açılabilir. Bu işlem mekanik olarak ince pipetler yardımı ile yapılabileceği gibi, lazer veya kimyasal asit kullanarak da gerçekleştirilebilir.
Tüp Bebek'te lazer uygulaması
Üstün bir teknolojiye sahip olan lazer sistemleri ile embriyoya dokunmadan (non-touch lazer micro-drilling) mikron düzeyinde kusursuz kesitler sağlayarak, yardımla tomurcuklanma (Assisted Hatching) işlemini gerçekleştirmektedir. Bu yöntem daha önceki uygulamalarda embriyonun tutunmasında problem olan çiftler ve ileri yaş grubu hastalar için kullanılıyor. Ayrıca bu yöntem ile embriyoların içerisindeki biyolojik toksik atıklar (fragmanlar) temizlenerek (de-fragmantasyon) anne adayına transfer edilen embriyoların kalitesi iyileştirilebilmektedir. Lazer yöntemi ile daha önce Avusturya, İtalya ve Amerika'da insanlar üzerinde yapılan çalışmalarda çok başarılı sonuçlar elde edilmiş ve İsviçre'de yapılan çalışmalarda çok çarpıcı sonuçlar alınmıştır. En çarpıcı örnek ise 10'uncu kez tüp-bebek uygulamasına giren bir hastanın lazer tedavisi ile gebelik elde etmesi olmuştur. Ayrıca üçüncü ve dördüncü kez tüp bebek uygulamasına giren bir çok vakada da gebelik elde edilmiştir.
Lazer kullanılarak yapılan yardımla tomurcuklanma uygulamaları kadın eşin yaşına bakılmaksızın yumurtanın etrafındaki zona tabakasının normalden kalın olduğu vakalarda ve birden fazla tüp bebek veya mikroenjeksiyon uygulamasına rağmen gebeliğin elde edilemediği vakalarda yapılır. Lazer yardımı ile tomurcuklanma uygulamaları ile üçüncü, dördüncü hatta dokuzuncu uygulamasında gebe kalarak sağlıklı çocuk sahibi olan çok sayıda vaka vardır.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Yorum yap