Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Doğada bor ve arsenik elementlerin ilişkisi

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Doğada bor ve arsenik elementlerin ilişkisi

    Bu makale, 2008. Uluslararası Katılımlı Tıbbi Jeoloji Sempozyumu Kitabı (Editör: Dr.
    Eşref Atabey), ISBN: 978-975-7946-33-5, Sayfa: 116-117 yayımlanmıştır.


    Doğada bor ve arsenik elementlerin ilişkisi
    Relationships between boron and arsenic elements in nature

    Cahit HELVACI
    Dokuz Eylül Ü. Müh. Fak. Jeoloji Müh. Böl. 35100 – Bornova/İZMİR
    cahit.helvaci@deu.edu.tr


    Öz
    Bor ve arsenik elementleri, yerkabuğunda eser oranlarda bulunmalarına karşın, bazı jeolojik
    ortamlarda yüksek değerlere erişebilirler. Volkanik aktivitenin yoğun olduğu alanlar, fosil ve güncel
    jeotermal sistemlerin bulunduğu alanlar ve evaporit yatakları bu ortamlara örnektir.
    Doğada az bulunan ve duraysız elementlerden birisi olan bor, yerkabuğunda ortalama 10
    ppm'den az olarak bulunmaktadır. Bor elementinin yerkabuğundaki dağılımı az oranda olmasına
    karşın, belli ortamlardaki bor konsantrasyonlarının fazla orandaki yığışımı, ekonomik bor yataklarının
    oluşmunu sonuçlar. Atom ağırlığı çok küçük (10.811) olan bor elementi, metalik ve metalik olmayan
    özellikler gösterir. Buna karşın bor, her türlü jeolojik ortamda oluşan minerallerde bulunur. Borun çift
    yönlü özelliği, olağan dışı ender bileşiklerin oluşmasına neden olur. Üç değerli bor (B3+) yüksek
    iyonik potansiyelinden (i=13.0) dolayı doğada serbest olarak bulunmaz.
    Arsenik elementinin yerkabuğunda dağılımı incelendiğinde, volkanik aktivitenin yoğun
    olduğu alanlar, masiv sülfid ve porfiri maden yatakları, fosil ve güncel hidrotermal ve jeotermal
    akışkanlarda epitermal altın yatakları, kurak ve yarı kurak bölgelerdeki akiferler, kıtasal rift
    zonlarındaki skarn zonları ve kıtasal borat yatakları en belirgin jeolojik ortamlardır.
    As elementinin doğal sulardaki oranları çok geniş bir aralığa sahip olup, 0.5 mg1-1
    den az ve 5000 mg
    1
    -1
    den fazla oranlara erişebilir. As içeren yeraltısuları problemi doğal olarak özellikle iki farklı
    ortamda bulunabilir; kurak veya yarı-kurak karasal kapalı havzalar ve çok yüksek indirgen
    ortamlardaki alüvyonlardaki akiferler. Bu ortamlar genellikle genç jeolojik tortullardan oluşmakta, yer
    altı suyu akışının yavaş olduğu düz ve düşük eğimli alanlardır. As elementince zengin yeraltısuları
    yerel olarak jeotermal alanlarda ve sülfid minerallerinin oksidasyona uğradığı maden işletme
    faaliyetlerinin bulunduğu alanlarda yaygındır. Yüksek pH (> 8.5) şartları, kurak veya yarı-kurak
    ortamlar, mineral ayrışmalarını ve evaporasyon hızını artırmaktadır. Bu tür ortamlarda As, B ve diğer
    birlikte bulunan bazı elementler özellikle doğada baskın olarak bulunan Fe oksitlerin bünyesinden
    ayrılarak ortama karışır.
    Bor elementi, yerkabuğunda ender ve düzensiz bir şekilde dağılmış olmasına karşın, bazı sınırlı
    alanlarda ekonomik ölçütlerde yataklar oluşturur. Ekonomik olarak en önemli borat yatakları, orojenik
    kuşaklardaki Tersiyer volkanik aktiviteleriyle çok yakından ilişkilidir. Bu bölgeler andezitik-riyolitik
    volkanizma, kurak veya yarı kurak iklimler ve karasal evaporit ortamları ile karakterize edilirler.
    Türkiye, ABD, Güney Amerika ve diğer birçok ülkedeki ekonomik borat yataklarının tümü volkanik
    aktivite ile birlikte bulunan ve playa-göl tortulları içinde birikmiş evaporitlerdir. Türkiye'nin bilinen
    borat yatakları, Miyosen döneminde volkanik aktivitelerin yer aldığı bölgelerde Miyosen gölsel
    ortamlarında depolanmıştır. Bor mineralleri, çamurtaşı, kiltaşı, şeyl ve tüfler içinde oluşmuştur.
    Türkiye'deki yataklarda gözlenen borat mineralleri, başlıca Ca, Na- Ca, Na ve Mg- boratlardır.
    Bunların yanısıra Emet yöresinde Ca-As-boratların varlığı bilinmektedir. Emet yataklarında ender
    olarak gözlenen ve As elementince zengin kahnit (Ca2B(OH)4AsO4) mineralinin, terujitten
    (Ca2MgAs2B12O22(OH) 12.14H2O) veya kolemanitten diyajenez sırasında oluştuğu gözlenir. Bu
    minerallerinin varlığı belirli bir bor minerali için yapılan işletmede, daha sonra sırasıyla çevre,
    stoklama ve pazarlama sorunları yaratabilir.
    Borat mineralleri, kalsit, dolomit, anhidrit, jips, sölestin, realgar (AsS), orpiment (As2S3) ve doğal
    kükürt (S) ile birlikte bulunmaktadır. Bu mineraller baskın olarak Emet yataklarında mevcuttur. Batı Anadolu'daki Miyosen yaşlı borat yatakları, geniş yayılım sunan potasyumlu kalk-alkalin
    ignimbiritik volkanizmayla birlikte bulunur. Bu volkanik ürünler, genel olarak yüksek silika içerikli ve
    yüksek oranda B, As, F, Li, Sb, S ve Pb kapsarlar. Bu kayalardaki bor ve diğer elementlerin kaynağı
    ise, dalma-batma zonundaki altere olmuş okyanusal kabuk ve pelajik sedimentlerin dehidrasyonu
    sonucu ortaya çıkan litofil elementlerce zengin ergiyiklerdir. Bor yataklarını oluşturan playa-gölleri,
    hidrotermal ergiyikler, sıcak su kaynakları ve yüzey suları ile beslennirler. Bu yatakların oluşumunda
    B2O3 , CaO ve Na2O ana bileşen olurken; SrO, MgO, As2O3 ve SiO2 ikinci derecede önemli
    bileşenlerdir.
    Batı Anadolu'da yer alan bor yatakları ve Neojen havzalarında As, S, Li, Sr, Sb, Pb, Mn gibi
    elementlerde yaygın ve değişik oranlarda mevcuttur. Neojen havzalarındaki bu elementlerin ortak
    kaynağı, bu havzaların oluşumu sırasında etkili olan volkanik faaliyetler ile bunlarla bağlantılı olan
    hidrotermal kaynaklardır. Bu havzalar genel olarak yüzey veya yüzeye yakın oldukları için yüzey ve
    yer altı sularının etkisi altındadır. Yeraltı ve yerüstü sularında As ve B gibi birçok elementin hızlı
    oksitlenme, yüksek çözünürlük ve mobilitelerine bağlı olarak standartların üstündeki değerlere
    eriştikleri sıkça gözlenmektedir. Örneğin, Emet havzasındaki yüzey sularında B 65-210 ppb, As 21-
    655 ppb arasında değişirken, yeraltı sularında ise B 280-3025 ppb, As ise 35-1660 ppb arasında
    değişmektedir. Bigadiç havzasında ise yeraltısuyu ve kaynaklarında As 30-910 ppb arasında
    değişirken yüzey sularında ise 10-250 ppb arasında değişmektedir. Yeraltı ve yerüstü suları gibi bu
    yörelerdeki topraklarda normal standartların üzerinde B (> 1 mg/kg) As (> 8 mg/kg) içerirler. Emet
    Hisarcık bölgesindeki yeraltısuları 0.07 ile 7.754 mgl-1
    arasında değişin As miktarları; toprak analizleri
    ise <0.01 ile 7.11 mgkg-1
    oranları arasında değişen As içermektedir.
    USEPA ve WHO standartlarına göre içme ve kullanma sularında arseniğin 0,05 mg/l'den
    büyük değerleri insan sağlığı için tehlikeli olmaktadır. USEPA ve WHO standartlarına göre borun
    içme ve kullanma sularındaki sınır değeri 0,3 mg/l olmasına karşın, bor ve bor bileşikleri toksik
    olmayıp, özellikle borik asid ve sodyum boratlar, antiseptik özelliklere sahiptirler.
Hazırlanıyor...
X