Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Yanlış beslenme okul

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Yanlış beslenme okul

    Yanlış beslenme okul çağında başlıyor

    BURSA (İHA) - Uzmanlar, okul çağındaki çocukların ailelerinden ilk kez ciddi anlamda ayrıldığını, çevresiyle iletişiminin arttığı bir döneme girdiğini belirterek, "Yanlış beslenmenin okul çağında başlamasına" dikkat çekti.

    Çekirge Çocuk Hastanesi Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı Dr. Fatih Ünal, ilköğrenim çağındaki çocukların bu çağda verilen eğitim sonucunda konulan kurallarla ruhsal açıdan etkilendiğini, ayrıca sağlıklı bir şekilde büyümeleri için düzenli beslenme ile desteklenmeleri gerektiğini bildirdi. İlkokul çağının (6-12 yaş ) hızlı büyüme ve gelişmenin başladığı bir dönem olduğunu, dolayısıyla çocuğun beslenmesinin ailesi ve okul yönetimiyle birlikte yönlendirilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Ünal, "Okul çağında yeme alışkanlıkları ailenin beslenme alışkanlıkları tarafından etkilenmektedir. Okulda beslenme konusunda kontrolsüz olan çocuk, yine anne ve baba çalışıyorsa eve geldiğinde kendi kendine yiyecek hazırlamayla karşı karşıya kalacak ve yanlış beslenme alışkanlıkları edinecektir. Bu gibi nedenlerden dolayı ilkokul çağı çocuğunun yanlış beslenmesi veya doğru beslenmesi, ailenin ve okul yönetimindeki kişilerin eğitimini gerektiren önemli bir konudur. Eğer bunlar sağlanamaz ise büyümede yavaşlama görülür. Okul çocuğunun büyüme ve beslenmesinin izlenmesi özellikle çocuk doktorları tarafından yapılmalıdır" dedi.

    Gelişmiş ülkelerdeki ölümlerin kroner kalp hastalıkları, bazı kanser tipleri, serebrovasküler hastalıklar, diabetes mellitus, ateroskleroz gibi hastalıklara bağlı olması ve bu hastalıkların çoğunun başlangıcının, çocukluk dönemindeki yanlış beslenme alışkanlıklarıyla ilişkili olduğuna dikkat çeken Dr. Ünal, "Beslenme ve yeme alışkanlıkları için anne ve baba çocuğa yol gösterici rehber olmalı ve çocuğun beslenmesinde diyetinin yeterli olduğu uzman kişi tarafından takibi edilmelidir" diye konuştu.
    Okul yemekhanelerinde verilen tabldotların, çocuğa verilen yiyeceklerin uygunluğunun kontrol edilmesi gerektiğini ve çocuğun uygun yiyeceği seçmesi konusunda yardımcı olunması gerektiğini ifade eden Dr. Ünal, "Bunun için her okulda mönüler, beslenme rehberince yapılmalı, okul idaresi de aileyi bu konuda bilgilendirmeli, aile de çocuğa verdiği yiyecekler konusunda okula bilgi vermelidir" şeklinde konuştu.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

  • #2
    Sağlıklı yaşlanmak için dengeli beslenin

    Sağlıklı yaşlanmak için dengeli beslenin

    YALOVA (İHA) - Yalova İl Sağlık Müdürü Dr. Engin Ferah, sağlıklı yaşlanmanın temelinde dengeli beslenmenin yattığını söyledi.

    İl Sağlık İl Müdürü Dr. Ferah, ülkemizde yaşlı nüfusun hızla artmasının bu kesimin beslenme yöntemlerini öğrenmesini de önemli hale getirdiğini söyledi. Türkiye'de yaşlı nüfusun yüzde 3'ten yüzde 5.5'e yükseldiğini ifade eden Dr. Ferah, yaşlıların yeterli ve dengeli beslenmesinin sadece diyetle ilişkili hastalıkları azaltmayacağını, aynı zamanda sağlığı geliştireceğini kaydetti. Dr. Ferah, yaşlılara yönelik beslenme yöntemini şöyle sıraladı:

    "Yeterli ve dengeli beslenmek için 4 ana besin grubundan yani süt ve süt ürünleri, et, yumurta ve kuru baklagiller; sebze ve meyve, ekmek ve tahıl grubundan besin bulundurulmalıdır. Böylece besin çeşitliliği sağlanarak ferdin temel ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, mineral ile posa sağlanmış olur. Öğün sayısı arttırılmalı ve azar azar sık yemek yenilmelidir (3 ana, 3 ara). Sabah kahvaltısı kesinlikle yapılmalı ve atlanmamalıdır. Kahvaltının günün en önemli öğünü olduğu unutulmamalıdır. İdeal vücut ağırlığı korunmalı ve besinler yoluyla alınan enerjiyle harcanan enerji arasında denge sağlanmalıdır. Yağlı besinlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Kırmızı et yerine tavuk, hindi eti tercih edilmelidir. Haftada en az 2 defa balık tüketilmelidir."

    Hayvani kaynaklı yağ tüketiminin azaltılarak, nebati kaynaklı sıvı yağlar kullanılması tavsiyesinde bulunan Dr. Ferah, "Az yağlı veya yağsız süt ve yoğurt tüketilmelidir. Sindirim sisteminde rahatsızlık yapmayacak pişirme yöntemleri kullanılmalıdır. Haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Yaşlılar için kızartma ve kavurma yöntemleri uygun değildir. Posa alımı arttırılmalıdır. Posanın en iyi kaynağı sebze, meyve ve kuru baklagillerdir.

    Günlük tuz tüketimi kısıtlanmalıdır. Günlük tuz miktarı bir tatlı kaşığından (4-5 gram) fazla olmamalıdır. Özellikle yüksek kan basıncı yönünden tuz ilave edilmiş turşu, salamura vb. besinler, sodalı içecekler tüketilmemelidir. Kalsiyum kaynağı olan süt, yoğurt, peynir gibi besinler günlük beslenme içinde mutlaka yer almalıdır. Çay şekeri denilen ve kan şekerini hemen yükselten şeker, şekerli besinler ve hamur işi tüketimi sınırlandırılmalıdır. Muhallebi, sütlaç gibi sütlü tatlıların tüketilmesi yaşlılar için daha uygundur. Günlük sıvı tüketimi arttırılmalıdır.Günde 8-10 su bardağı sıvı tüketimi uygundur. Aşırı çay ve kahve tüketilmemelidir. Ihlamur, taze sıkılmış meyve suyu, ayran yaşlılar için uygun içeceklerdir. Düzenli aktivite yapılmalıdır. Başlangıçta kısa süreli yürüyüşlerle başlanıp zaman içerisinde bu arttırılabilir. Besin tüketimini cazip hale getirmek için yiyeceklerin lezzet ve çekiciliği arttırılmalıdır. Bu amaçla çeşitli baharatlar (nane, kekik vb.) kullanılabilir. Yemek yemek için yeterli zaman ayrılmalı ve hızlı yemek yenmemelidir. Sindirim salgılarını arttırmak için yemekler sıcak servis edilmelidir. Sigara ve alkol kullanılmamalıdır. Ağız ve diş sağlığına dikkat edilmelidir" dedi.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

    Yorum yap


    • #3
      Yemeğe salata ile başlanmalıdır, böylece bağırsakalara persitalik hareket kazandırılır. Salataya mutlaka zeyetin yağı, sirke ve limon suyu katılmalıdır. Bağırsaklarda bakteri, virüs ve mantar varsa vede curuf oluşmuşsa Gökçek İksiri iyi gelir.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap

      Hazırlanıyor...
      X