Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Günlük diyetlere dikkat

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Günlük diyetlere dikkat

    Günlük diyetlere dikkat

    ANTALYA (İHA) - Uzmanlar, yaz aylarının gelmesiyle birlikte her gün bir yenisi çıkan diyet önerilerine inanılmaması gerektiğini söyledi.

    Antalya'nın Korkuteli İlçesi Devlet Hastanesi'nde görevli Dahiliye Uzmanı Gülcan Dalgıç, diyetin bilinçsiz yapıldığı takdirde çok ciddi sağlık problemlerine yol açacağını belirtti. Diyet yapmak isteyen kişinin sağlıklı beslenebilmesi için bir hastaneye gidip doktor kontrolüne girmesi gerektiğini ifade eden Dalgıç, "Diyet bilinçsiz yapılmamalı. Bizim yaptığımız tespitlerde, kişinin özellikleri, yaşantısı ve kan değerlerine uygunluk gibi birçok faktör gözönüne alınıyor. Uzun süren diyetleri yapmaktansa, kısa sürede hemen bitirmek istiyorlar. Onlar için bilinçli olmuş bilinçsiz olmuş önemli değil. Tatile gideceğiz diye hemen kilo vermeyi istemek çok yanlış. Kısa sürede kilo verdirmeyi vadeden diyetler, vücutta tamiri mümkün olmayan yaralara neden olabilir. Uzun süre yapılan bilinçsiz diyetler saçlarda, deride, bakışlarda, düşünme yeteneğinde değişikliklere yol açar" diye konuştu.
    Dalgıç, diyet yapan insanlarda utangaçlığın da görüldüğünü kaydederek, "Utangaçlık daha genç yaş dönemlerinde oluyor. 18-25 yaş arasında utangaç hastalar görülüyor. İleri yaşlarda kilo alışılmış olarak görülüyor ve hastalık olarak kabul edilmiyor. İnsan ideal kilosundan 7-8 kilo fazlaysa, sağlık problemi yoksa ve görünüşü düzgünse normal olarak karşılanabilir. Ancak 30 kilo fazla varsa bu hastalıktır. Bazı hastalarımız da diyet yapmaktan kaçınıyor. Kendilerine ilaç tedavisi önermemi istiyorlar. 20-30 kilo fazla olunca kiloların yanında şeker hastalığı, kalp hastalığı, böbrek hastalığı ve birçok kronik hastalık da gelir" dedi.

    "YAZ AYLARINDA YAĞLI YİYECEKLERDEN KAÇINILMALI"

    Yaz aylarında yağlı yiyeceklerden kaçınılması gerektiğinin altını çizen Dr. Gülcan Dalgıç, şunları söyledi:

    "Ancak vücuda belli bir oranda yağ almak da gerekiyor. Sıfır yağsız diyet hiç bir zaman önerilemez ve düşünülemez. 170 santimetre boyunda, 60 kilogram ağırlığında olan bir bayanın günde en az 3-4 tatlı kaşığı yağ alması gerekiyor. Ancak bu oran diyet yapan kişinin özelliklerine göre de değişkenlik gösterebiliyor. Kızartma türü olan yiyecekleri yaz aylarında önermiyoruz.

    Etli pide gibi yiyecekler sıcak havalarda oldukça tehlikeli. Yumurta tüketimi de sınırlanmalı. Haftada 1-2 defa uygun olur. Çünkü bu tür yiyeceklerin sindirimi zor. Buna karşılık suyun çok fazla tüketilmesi gerek. Bitki çaylarını da öneriyorum. Yemek saatleri düzenli olmalı. En geç 19.30'da akşam yemeği yenilmeli. Ancak bazı zamanlar işten geç gelme gibi nedenlerle akşam yemeği atlanabiliyor. Bu zamanlarda çok hafif şekilde kahvaltı türü yemeyi öneriyorum. Bir dilim ekmek, az miktarda peynir ve bir tane domates olabilir. Veya sütün içerisine mısır gevreği konularak yenilebilir. Bu gıdalar vücutta en az yağa dönüşen yiyeceklerdir."
    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

  • #2
    Et ve Peynir Masalı

    Et ve Peynir Masalı vede Beyaz Un Tehlikesi:

    Peynir: Halkarasında peynirin kalsiyum için çok çok önemli olduğu söylenir ve hatta doktorlar kemik erimesine karşı bol bol peynir yenmesini tavsiye ederler. Ve bol peynir yenince kemiklerdeki kalsiyum oranının artacağı idddea edilir. Et ve peynir yiyince Hücrelerdeki metabolik değişimler sırasında aşırı asit oluşur, bu asidi atmak için aşırı kalsiyuma ihtiyaç duyulur. Ve böylece aşırı asitle birlikte kalsiyumda dışarı atılır. Yani peynir yiyince kalsiyum alınır ama alınandan çok daha fazlası, peynirin sebep olduğu asitlenme nedeniyle dışarı atılır. Vücudumuzdaki asit-baz dengesinin sürekli dengede olması gerekir asidin aşırı artması demek komaya girmek demektir ve sonu ölümdür, bu nedenle küçük beyin oksijen alımını yavaşlatır.

    Oksijenin azalması yorğunluk, haksizlik, dermansızlık, güçsüzlük gibi problemlerin ortaya çıkması demektir. Vücudumuzdaki asit-baz dengesi sürekli dengede tutulur. ADB'de yapılan bir araştırmada hayvansal besinalanların idrarında yüksek oranda asit ve kalsiyum tesbit edilmiştir. Osteoporoz'un (kemik erimesi) sebebi kalsiyum yetersizlıği değil kalsiyum kayıbı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlede hayvansal besin alanların idrarında yüksek oranda asit ve kalsiyum tesbit edilmiş ve sebze ve meyve yiyenlerde ise daha az kalsiyum kayıbı olduğu görülmüştür. Böylece peynir yersen kemiklerin sağlamlaşır masalı sona ermiştir. (Wolfgang Spiller, Ehk. 10.2002.713)

    Et, Peynir ve mamülleri sebep olduğu ikinci önmeli tehlike ise vücutta iltihaplanamaya sebep olmasıdır. Et ve Peynir kan ve dokularda asitlenmeye sebep olur ve asitli ortamada immün sistemi faliyetini azaltırken, çünkü yeterince oksijen alamazlar vede bakteri, virüs ve mantarlar daha hızklı çoğalmaya başlar. Kanın PH-değeri 7,4'dür ve bunun sürekli korunması gerekir. Et, Peynir ve etmamüleri vücudumuzdaki H+ (hidrojen) ve C+ (karbon) iyonlarının yükselmesine neden olur. Bunu nötüleştirmek için O2- (oksijen) iyonları gerekir ve O2- iyonlari ile birlikte H2CO3 (karbonikasit) ortaya çıkar. Buda H2O (su) idraryoları ile CO2 (karbondioksit) nefesyolları ile dışarı atılır. Et Peynir ve etmamülleri H2CO3?nin aşırı yükselmesine sebep, buda kanın asitlenmesi demekdir ve bu büyük tehlikedir.

    Asitlenmeyi durdurmak için küçük beyin akçiğere O2- alımını yavaşlatmayı emreder, O2-alımının yavaşlaması ile birlikte beslenemeyen hücreler nedeniyle kişi hemen yorulur, dermansızlaşır ve güçsüzleşir.. Uyumakla yorğunluk geçmez, günde 10 saat uyusanız yine kendinizi yorğun hissedersiniz, çünkü et ve peynir vücuttaki asiti aşırı yükseltir ve bu asidin nötürleştirilerek asit-baz dengesinin normala dönmesi çok zaman alır. Ve oksijen asidi nötürleştirmek için harcandığından yorğunlu, halsizlik ve dermansızlık uzun sürer. Özeliklede akşamları et ve peynir yenirse bir gün sonra yorğunluktan kendinize gelmeniz çok zaman alır. Bu nedenle en fazla haftada iki gun et ve mamüleri yenmelidir. Fakat asla peynir yenmemelidir.
    Peynirle ilgili üçüncü önemli tehlike ise Tyramin isimli bir madde içerir ve bu madde normal olarak monoaminooksidaz tarafından yok edilir. Depresyon ilaçıları Tranylcypromin içerir ve bu maddede monoaminooksidazı frenler.Böylece Peynirin içinde olan Tyramin vücutta yoğunlaşır ve buda yüksek tansiyona neden olur. Depresyon ilaçı alan hastaların bu nedenle kesinlike peynir yememeleri gerekir. Bu tyamin suçuk salam gibi besin maddelerindede bulunur. (NH 10.2000.6)

    Et: Yüksek tansiyon asıl nedeni aşırı hayvansal besin özeliklede et ve etmanüleri tüketme sonucu bağırsaklarda ortaya çıkan ?Metihionin? aminoasidinin B6,B12- vitaminleri tarafindan elimine edilememesi neticesinde ortaya çıkan ?Homocystein?dır. Homocystein LDL-Kolesterolunu (zararlı Kolesterol) oksitlemesi sonucu. LDL-Kolesterolu makrofajlar (bakterileri yiyerk yok eden savunma hücreleri) tarafindan yabanci madde (zararli bakteri veya virus) diye alğılanmasına sebep olur. Makrofaj LDL-Kolesterolunu yiyerek yok etmeye çalışır ve böylece süngerimsi artık maddeler oluşur ve bunlarda damarların iç yüzeyine yığılarak damar sertliğine neden olurlar. Damar sertliği başta beyin kanaması, kalp krizi ve kalın bağırsak kanseri gibi çeşitli hastalıklara sebep olur. Gökçek İksiri, sarımsak ZYE ve zencefil bağırsak florsı için en ideal ilçlardır.

    Beyaz Un: Karbonhidratlı besinlerde sağlığa zararlıdır vede şişmanlığa neden olurlar. Burada yağlı besinleri anladıkta karbonhidratlı besinler neden şişmanlığa sebep oluyor diye bir soru akla gelebilir. Karbonhidratlı besinler deyince lifli (sebzeler meyveler) besinler değil, nişastalı besinleri özeliklede kepeksiz un'dan yapılan yiyecekleri kastetmeteyiz. Nişasta bir polisakkarid olup bağırsaklarda disakkaride ve kanda glükoza dönüştürülür. İnsan vücudu glükozu yağa çevirebilmektedir, bunlarsa ekmek, makarna, şeker, tatlılar ve diğer tahıl ürünlerininde oldukca bol vardır. Kanda fazladan bulunan glükoz ileride kulanılmak için yağa dönüştürülerek depolanır. Bu nedenle et, peynir ve yumurta gibi hayvansal besin yemeyenlerde şişmanlarlar ve hatta daha şişman olurlar, çünkü hayvansal besinler aynı zamanda proteinda içerirken nişastalı besinler hemen hemen yok denecek kadar protein içerirler.
    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

    Yorum yap

    Hazırlanıyor...
    X