Fototerapi nedir?
Bebeklerde yenidoğan sarılığının tedavisi amacıyla kullanılan fototerapi yöntemi ışık aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. İyonize halde bulunmayan ultraviyole ışınlarının deri ile doğrudan temas etmesi hali anlamına gelen fototerapinin kronik rahatsızlıkların tedavisinde de kullanıldığı bilinmektedir. Vücudu UV ışınlarının etkisiyle yenileyen bu yöntem zararlı hücrelerin durdurulmasını sağlarken tedavi unsuru haline gelmektedir. Fototerapi tedavisinin kullanım süreci yalnızca yenidoğan bebekleri kapsamamaktadır. Güneş alerjileri, kronik egzamalar, beyaz leke hastalıkları, sedef hastalığı ve deri rahatsızlıkları gibi geniş bir alana yayılan fototerapi yöntemi belirli seans dilimlerince gerçekleştirilmektedir. 3 ve 15 dakika arasında değişen bu seanslar doktorlar tarafından kontrollü bir biçimde uygulanmaktadır.
Fototerapi yan etkileri arasında bulunan sulu dışkı ve sıvı kaybı sürecini bazı durumlarda deri döküntüleri takip edebilmektedir. Kızarıklık, cilt lekeleri ve kaşıntı gibi etkenler de tedavi sonrasında meydana gelmektedir. Fototerapinin ardından bulantı, kusma ve huzursuzluk baş gösterebileceği gibi cilt kanseri riski artmaktadır. Bilirubin düzeyini düşüren bu tedavi hastalığın vücut içerisinde atılmasına yardımcı olurken düşük düzeyde uygulanan ışınlar suda erime haline geçmektedir. Fototerapi tedavisinin en önemli özelliği de bebeğin sindirim sistemini hızlı bir biçimde çalıştırmasıdır. Bu sürecin ardından sıklıkla emzirilmesi gereken bebeğin alt değiştirme fonksiyonlarında da artış meydana gelmektedir. Bazı durumlarda anne sütü yetersiz gelebilmekte ve bebeğe mama takviyesi yapılabilmektedir. Günümüzde en sık uygulanan tedavi yöntemlerden biri haline gelen fototerapi cilt derisine temas eden güneş ışını miktarını artırmaktadır.
Fototerapi lambası ultraviyole özellikli dalga boyu barındıran lambalardır. Bebeğin bilirubin seviyesine bağlı olarak değişen fototerapi lambaları bebeğin iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Bazı vakalarda bebeğin hastanede kalması gerekebilmektedir. Tedavi esnasında lambaların belirli bir mesafeden kullanımı gerekmektedir. Yenidoğan bebeğe olan ışık kaynağı uzaklığı azaldıkça lambaların etkinlikleri de artış göstermektedir. Bebek, çıplak biçimde yatırıldıkta sonra uygulanan lambalar hastalığın tedavisine zemin hazırlamaktadır. Bu tedavide tercih edilebilecek bir diğer yöntem de lambaların bebeğin fiberoptik petlerinin alt kısmına yerleştirilmesidir. İçerisinde bulunan yüksek yoğunluk nedeniyle vücuda doğrudan etki eden fototerapi tedavisi yenidoğan sarılığının ortadan kaldırılmasına imkan tanımaktadır.
