Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kefir

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kefir

    Kefir



    Süt ve süt ürünlerinin sağlığımıza olan yararları birçok araştırmayla kanıtlanmıştır. Bir çeşit fermente edilmiş süt ürünü olan kefir probiyotik özellikler taşır. Uzun yıllardır çeşitli hastalıkların tedavisinde dahi kullanılan kefirin faydaları, yapılan araştırmalarla daha da detaylı olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle sindirim ve bağışıklık sistemini güçlendiren kefir, aynı zamanda kalp rahatsızlıklarından kansere kadar birçok hastalığın tedavisinde destekleyici olarak kullanılabilir. Özel bir maya kullanılarak sütün fermente edilmesi yöntemiyle üretilen kefirin yararları, bu içeceğin günümüzde dünya çapında popülerlik kazanmasını sağlamıştır. Kefirin Kafkasya bölgesinden ortaya çıktığı bilinmektedir ve bazı kaynaklara göre adının “keyif” kelimesinden türetildiği düşünülür.Kefir Nedir?

    Kefir, kefir mayası adı verilen özel bir maya kullanılarak sütün fermente edilmesiyle ortaya çıkan, tadı ekşimsi, ayran benzeri bir içecektir. Kefirin sağlığa birçok yararı olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Sütün yararlarının tamamına sahip olmanın yanında, kefir aynı zamanda probiyotik özelliğe sahiptir.

    Bağırsaklarımızda milyonlarca mikroorganizma bulunur. Bu organizmaların oluşturduğu dengeli sisteme bağırsak florası adı verilir. Bu floradaki canlı bakterilerden bazıları yararlıyken, bazıları vücut sağlığını tehdit edici özellikte olabilir. Normal durumlarda, bağırsak floramız bu yararlı ve zararlı bakteriler oranlarında dengelidir.

    Sindirim sistemimizdeki yararlı bakterilere probiyotik adı verilir. Probiyotikler zararlı bakterilerin sayısını azaltmak, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek, bağırsak fonksiyonlarını güçlendirmek gibi çok önemli görevlere sahiptir. Tüketilen besinlerden direkt olarak etkilenen bağırsak florasının desteklenmesi sağlığımız için ciddi önem taşır. Kefir tüketmek, bağırsak florasındaki yararlı bakterilere destek olur ve bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanında birçok farklı fayda sağlar.

    Çoğunlukla inek ya da keçi sütünden elde edilen kefir içeceğinin maya taneleri ufak bir karnabahara benzer. İçerisinde yüksek oranda protein, kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum, demir; A, B, D, K ve B12 vitaminleri bulunur. Bunların yanında, içindeki birçok farklı biyoaktif bileşenler (organik asitler, peptitler vb.) de kefirin vücut sağlığını desteklemesine katkıda bulunur.

    Laktoz intoleransı olan kişilerin tüketmesinde bir zarar bulunmayan bu içeceğin farklı süt tipleriyle; vegan ya da farklı diyetlere uygun olarak yapımı mümkündür. Badem, hindistan cevizi, soya vb. gıdaların sütü kullanılarak kefir üretilebilir. İnek ve diğer hayvansal sütlerden elde edilen kefirin içerisindeki laktoz yüksek seviyede azalır; ancak yapım aşamasında hangi tür sütün kullanıldığına göre içerisindeki bileşenler değişiklik gösterebilir.

    Kefirin Özellikleri ve Faydaları

    İçerisinde bulunan 61 adet farklı mikroorganizma, kefirin birçok farklı işlevsel özelliğe sahip olmasını sağlar. Genel olarak kefirin beslenme düzenine eklenmesi önerilse de çeşitli hastalıklarla etkileşimi hakkında bilgi almak için tüketim öncesi bir uzmana danışmak gereklidir.

    Antimikrobik Özellikleri

    Kefir, doğal olarak içerisinde bulunan L. Acidophilus ve L. Kefiranofaciens gibi yararlı bakteriler sayesinde antibakteriyel özelliğe sahiptir. Bu bakterilerin, tifo ve koli basiline sebep olan zararlı bakterilerin vücut içerisinde gelişmesini önleyici etkisi üzerine bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. Bunun yanında kefir, çeşitli mantarlara karşı antifungal özelliktedir.

    Antikanserojen Özellikleri

    2002 yılında fareler üzerinde yapılan bir çalışmaya göre, özellikle soya ve inek sütünden elde edilen kefirin, hayvan vücudundaki kanser hücrelerinin yayılmasının ve büyümesinin önüne geçtiği ispatlanmıştır. Fakat kefirin bu konuda insanlarda ne seviyede etkili olduğunun kesinleştirilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerekli görülmektedir.

    2006 yılındaki başka bir çalışmada, kefirin içerisinde bulunan karbonhidrat kefiran bileşeninin tümör hücrelerinin gelişimini zayıflattığı ortaya konmuştur. Belirtilen çalışma yine fareler üzerinde yürütülmüş; meme kanseri üzerindeki bulgular incelenmiştir.

    Kolesterol Düşürücü Özellikleri

    İran’da yürütülen ve 2017 yılında yayınlanan bir çalışmada; bir grup kadına düzenli ölçülerde az yağlı süt ve kefir kontrollü deneylerle verilmiştir. Belirli bir süre sonra, kefir tüketen gruptaki kadınların kötü kolesterollerinin yüksek oranda düştüğü saptanmıştır. Kefir tüketiminin kolesterol düşürücü özelliğine dair kesin bilimsel veriler sınırlı olmasına rağmen, çeşitli hayvan deneylerinin sonuçlarında kefirin kötü kolesterolde düşüşe yol açtığı gözlemlenmiştir.

    Kemik Sağlığına Faydaları

    Kefir, yüksek oranda kalsiyum içermesi dolayısıyla kemik gelişimi ve sağlığına bolca katkı sağlar. Kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz hastalığı, özellikle orta ve orta üstü yaş gruplarında olan kadınlar için tehlikeli bir hastalıktır. Bu hastalıkta kemikler sertliğini kaybederek zayıflar ve kırılganlaşır. Tüm kemik sistemini etkileyen bu hastalığa karşı özellikle kadınların dikkatli olması ve yeterince kalsiyum takviyesi alması uzmanlar tarafından önerilmektedir.

    Düzenli kefir tüketerek hem vücudun ihtiyacı olan kalsiyum karşılanabilir hem de kalsiyum mekanizmasında önemli rolü olan K2 vitamini takviyesi sağlıklı bir şekilde sağlanabilir.

    Sindirim Sistemine Faydaları

    Kefirin probiyotik özelliği sayesinde bağırsak florasındaki bakteri dengesini koruduğu bilinmektedir. Tükettiğimiz bazı gıdalar ve ilaçlar bağırsak sistemindeki dengeyi bozabilir; sonucunda ise ishal, hazımsızlık, kabız gibi bağırsak fonksiyonu bozukluğuna sebep olan hastalıklar ortaya çıkabilir. Bu rahatsızlıklara karşı koruma sağlayan kefir, sindirim sistemini destekleyici özelliktedir.

    Bu özelliklerinin yanında kefirin huzursuz (irritabl) bağırsak sendromu (IBS) ve ülsere karşı koruma sağladığı bilinmektedir.

    Yaraları İyileştirme Özelliği

    2012 yılında kefirin yararları üzerine yapılan bir çalışma sonucunda, kefirin içerisinde bulunan laktik asit, asetik asit, polisakkaritler ve bazı diğer bileşenlerin yaraların iyileşme sürecinde katkıları olduğu ortaya konulmuştur.

    Bu özelliklerinin yanında kefir; sivilce, kızarıklıklar, egzama vb. cilt rahatsızlıklarının sonrasında oluşabilen cilt yaralarının iyileşmesine yardımcı olur. Aynı zamanda cilt sağlığına katkı sağlayarak, farklı deri rahatsızlıklarının tedavi sürecini kısalttığı bilinmektedir. Hücre canlandırıcı özelliği sayesinde saç ve tırnak gibi vücudun ürettiği protein yapılarının gelişiminde ve sağlığında yararları gözlemlenmiştir.

    Alerjilere ve Alerjik Astıma Karşı Faydaları

    Bağışıklık sistemimizin çeşitli gıda ve maddelere karşı gösterdiği aşırı reaksiyonlara alerji adı verilir. Bazı durumlarda bu alerjik reaksiyonlarla beraber astım da gelişebilir. Yapılan hayvan deneyleri sonucunda, kefirin bağışıklık sisteminin bazı maddelere karşı gösterdiği aşırı tepkimeyi yavaşlattığı görülmüştür. Kefirin bu özelliğinin kesinliğinin, insanlar üzerinde gerçekleştirilecek kontrollü deneylerle daha detaylı şekilde kanıtlanması beklenmektedir.

    Kan Şekeri Kontrolü Özelliği

    Vücutta birçok farklı komplikasyona yol açabilen diyabet, kandaki şeker (glikoz) seviyesinin normalden yüksek olması durumudur. 2015 yılında yapılan bir çalışmada, diyabetli hastalarının düzenli kefir ve fermente süt tüketimi sonrasındaki kan şekeri seviyeleri incelenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, günde iki buçuk bardak olmak üzere 3 ay boyunca düzenli kefir tüketen grubun açlık kan şekerinin kontrol grubuna göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir.

    Kefirin Yan Etkileri

    Çoğu durumda, kefirin tüketilmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Ancak, kefirin beslenme düzenine eklenmesinden önce bazı durumlara dikkat etmek yaşanabilecek problemlere karşı önleyici olacaktır.

    Laktoz intoleransı olan kişilerin kefir tüketmesinde bir problem olmamasına rağmen, süte alerjik olan kişilerin inek ve keçi sütünden elde edilen kefirleri tercih etmemesi gereklidir. İnek ve keçi sütünden üretilen kefirdeki laktoz oranının az olması, süte karşı alerjik reaksiyonun gelişmesini engellemez.

    Sütten üretilen bu içeceğin içerisinde doğal olarak şeker bulunur. Özellikle diyabet hastaları, paketli alınan ürünlerdeki içerikleri dikkatle okuyarak fazla şeker içeriğinden kaçınmalıdır.

    Hamile kadınlara ve emziren annelere kefirin herhangi bir zararı olmadığı düşünülüyor olsa da, düzenli tüketim için bir uzmana danışmak faydalı olacaktır.

    Az yağlı inek sütünden üretilen kefirin bir bardağında ortalama olarak 100 kalori; tam yağlı inek sütünden üretilen kefir türünde ise yaklaşık 200 kalori bulunmaktadır. Çeşitli rahatsızlıklar sebebiyle kalori ve besin içeriği takibi yapan kişilerin kefir tüketiminde bu durumu göz önünde bulundurmaları gerekir.

    Bağışıklık sistemi zayıflatıcı hastalıklarla (AIDS vb.) yaşayan ya da yakın zamanda cerrahi işlem geçirmiş kişilerin kefir tüketmeden önce bir uzmana danışmaları gerekir. Kefirin bu gibi bazı özel durumlarda enfeksiyon oluşturma riski bulunmaktadır.

  • #2
    Kefirin faydaları nelerdir?
    Fonksiyonel gıda türlerinden probiyotiklerin alt kolunun bir parçası olan kefir, içeriğinde maya ve bakteri bulunan fermente edilmiş bir süt ürünüdür. Süt ürünleri içinde yoğurttan sonra en sık tüketilen ürün olan kefir; inek, koyun ve keçi sütünden yapılan, yüksek miktarda B1, B12 ve K2 vitamini, kalsiyum, magnezyum, biotin, folik asit, amino asitler, enzim ve probiyotik içeren ayran benzeri bir içecektir. Fermente süte, kefir kültürü ya da kefir taneleri ilave edilerek yapılan kefirin içeriğinde pek çok faydalı mikroorganizma bulunur. Probiyotik özelliği ile fermente süt ürünleri içinde önemli bir yere sahiptir. Bu yüzden başta gastrointestinal sistem olmak üzere, kalp damar sağlığı ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gibi pek çok faydası olduğu bilinmektedir. Kefir, tek başına ya da meyve ilave edilerek tüketilebileceği gibi pasta ve keklerde de süt yerine kullanılabilen bir üründür. Sıklıkla sorulan kefir nasıl yapılır sorusunu yanıtlamadan önce kefir nedir bunu iyi anlamak gerekir.

    Kefir nedir?
    Uzun yıllar Kuzey Kafkaslar'da hastalıkların iyileştirilmesi için tüketilen kefir, yıllar geçtikçe dünya çapında popüler bir hâle gelmiştir. Bugün hemen hemen tüm Avrupa ülkelerinde ve Amerika'da da üretimi yapılan kefir, 80'li yıllarda ilk kez Türkiye'de ambalajlı olarak üretilmiştir. Kefirin kendisi, maya ve bakterilerden oluşan, beyaza yakın renkte, jölemsi kürelerden oluşan küçük bir karnabahara benzer. Kefir, çoğunlukla inek, koyun ve keçi sütünün kefir kültürü ile mayalanmasıyla yapılan fermente bir süt ürünüdür. Krema kıvamında, orta derecede asidik ve hafif ekşimsi bir aromaya sahiptir. İyi bir fosfor ve biyotin kaynağı olan kefir, B1, B12 ve K2 vitamini, kalsiyum, magnezyum, biotin, folik asit, amino asitler bakımından oldukça zengindir.Her yaştan kişi tarafından tüketilebilen kefirin insan sağlığı üzerinde pek çok olumlu etkisi bulunur. 21. yüzyılın yoğurdu olarak da adlandırılan kefir, süt içinde yer alan tüm besin maddelerini içermesinin yanında kefir kültürü ile mayalanması ile meydana gelen mikroorganizmalar sayesinde besleyici değeri de yüksektir. Yapılan bazı araştırmalar neticesinde kefirin, antibakteriyel, immunolojik, antitümöral ve hipokolesterolemik ya da farklı bir deyişle kolesterol düşürücü etkisi nedeniyle insan sağlığı açısından faydalı olduğu görülmüştür. Sindirime yardımcı olan bakteriler içerdiğinden özellikle sindirim problemi yaşayan kişiler tarafından düzenli olarak tüketilebilir. Süte göre kıyaslandığında laktoz miktarı çok daha az olan kefir, laktoz intoleransı olan kişiler tarafından da doktora danışıldıktan sonra tüketilebilir.

    Kefirin faydaları nelerdir?
    Sütün, kefir kültürü ile fermente edilmesi ya da farklı bir deyişle mayalanması ile elde edilen ürünün içeriğindeki mikroorganizmalar, biyoaktif maddeler ve enzimler üretir. Yapılan fermantasyon işlemi sırasında mikroorganizmalar, ham maddenin kimyasal yapısını dönüştürerek besin bulunabilirliğini arttırırlar. Böylece ortaya çıkan ürün biyokoruyucu etki kazanır. Gıda güvenliğinin iyileşmesini sağlayan bu dönüşüm aynı zamanda toksik bileşenlerin parçalanmasına yol açarak antioksidan ve antimikrobiyal bileşik üretimini sağlar. Biyoaktif bileşenler ile takviye edilen gıda, daha sağlıklı bir besine dönüşür. Yapılan çalışmalar fermente prebiyotik ve probiyotik özellikli süt ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkisini kanıtlamıştır. Geçmişte özellikle Rusya'da tüberküloz başta olmak üzere kanser ve alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılan kefirin, günümüzde mide ve pankreas organlarının salgılarını artırdığı bilinmektedir. Esansiyel amino asitlerden triptofan, kalsiyum ve magnezyum mineralleri bakımından da zengin olması nedeniyle kefir, sinir sisteminin rahatlatılmasında etkin rol oynar. Günlük olarak tüketildiğinde metabolizma üzerinde rahatlatıcı bir etkisi olduğu düşünülen kefirin aynı zamanda karaciğer ve böbrek fonksiyonları üzerinde olumlu etkisi olduğu görülmüştür. İçeriğindeki yoğun mikroorganizmalar ve probiyotik özelliğiyle bağırsak florasının düzenlenmesinde de önemli bir rol oynar. Bağırsaklarda var olan faydalı bakterilerin beslenmesi için besin görevi gören prebyotiklerin yanı sıra bağırsak florasını ve mikroorganizma çeşitliliğini sağlayan probiyotikler de bağırsaklar için oldukça faydalıdır. Yapılan kısıtlı bir araştırmaya göre kefirin düzenli olarak 6 ile 9 ay boyunca tüketilmesi durumunda, bağırsak bozukluklarını %99, uykusuzluk problemlerini %60, depresyonu %50 ve yüksek tansiyonu %30 oranında iyileştirdiği saptanmıştır. Kefirin faydaları arasında antikanserojen etkinin de yer aldığı düşünülür. DNA hasarlanması ve mutasyona bağlı olarak kanser hücrelerinin oluşumunda rol oynayan bazı enzimlerin aktivitelerini azalttığı, asiditeyi artırarak, yağ asitlerinin üretimini arttırdığı ve apopitoz olarak bilinen hücre ölümünü hızlandırarak, kanser oluşumunu engellediği düşünülür. Bazı kısıtlı çalışmalarda da meme kanseri riskini azalttığı görülen kefirin hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde yüksek kolesterol metabolizması üzerinde de etkili olduğu saptanmıştır. Yüksek yoğunluklu lipoprotein olarak tanımlanan HDL düzeyinin, kefir tüketiminden etkilenmediği de aynı çalışmada görülmüştür. Yapılan bir diğer sınırlı çalışmaya göre kefirin kan şekerini düzenlediği ve gıda alerjilerini önlediği görülmüştür. IgE ve IgG1 yanıtının baskılanmasına neden olan kefirin, gıda alerjilerinin yanı sıra astım ve atopik dermatit gibi alerjik hastalıklar üzerinde olumlu etki yaptığı düşünülür. Bu gibi yapılan araştırmalar neticesinde kan basıncı, sindirim sistemi ve laktoz intoleransı gibi problemlerin de düzenli kefir tüketimi ile azaldığı ortaya konmuştur. Bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etki yaptığını gösteren sınırlı çalışmaların yanı sıra bazı patojen bakterilere karşı antibakteriyel etki gösterdiği de saptanmıştır. Sütte yer alan tüm besin maddelerini içeren kefir ayrıca vücut için gerekli olan amino asit ve yağ asitlerini de içerir. Günde 1 su bardağı kefir tüketildiğinde günlük kalsiyum ve fosfor ihtiyacının %20'si, B2 vitamininin %19'u, B12 vitaminin %14'ü ve magnezyum ihtiyacının %5'i karşılanabilir. Yapılan pek çok kısıtlı çalışma ışığında kefirin diğer faydaları da aşağıda listelenmiştir:
    • Kas kasılmalarını önlemede yardımcıdır.
    • Damar sertliğini önler.
    • Kronik yorgunluğun giderilmesinde etkilidir.
    • Kansızlığı önler.
    • Cilt, tırnak, göz ve diş sağlığı üzerinde olumlu etkileri vardır.
    • İdrar yolu iltihabı tedavisini destekler.
    • Kilo kontrolünde yardımcıdır.
    • Vücut direncini artırır.
    • İyileşme sürecini hızlandırır.

    Bilinen faydalarının bir kısmı sınırlı çalışmalarla ortaya konmuşken, bir diğer kısmı da yalnızca laboratuvar hayvanları üzerinde yapılan çalışmalar ile kanıtlanmıştır. Her gıda maddesinde olduğu gibi, kefirin de aşırı miktardaki tüketimi zararlı olabilir. Bu yüzden hastalıkların tedavisi için kefir tüketmeden önce mutlaka uzman bir hekime danışılmalıdır. Gebelik ve emzirme döneminde tüketilmeden önce hekime başvurulmalıdır.

    Kefir nasıl yapılır?
    Kefir, evde yapılabileceği gibi marketlerden de satın alınabilen fermente bir süt ürünüdür. Evde yapılan kefir mutlaka cam bir kap içinde ve buzdolabında saklanmalıdır. Buzdolabında en fazla 2 gün süreyle saklanabilen kefirin yapım aşamasında metal kaşık kullanılmamalıdır. Fermente olmasından dolayı az miktarda karbondioksit ve alkol içeren kefiri diğer fermente ürünlerden ayıran en büyük özellik, laktik asit ve alkol fermantasyonunun aynı anda oluşmasıdır. Endüstriyel olarak kefir, toplanan çiğ sütün homojenize edilmesiyle başlar. Yaklaşık 95 derece ısıda pastörize edildikten sonra soğutulur. %2 ile %8 oranında maya kullanılarak inokülasyon işlemi yapıldıktan sonra yaklaşık 18 ile 24 saat fermantasyona bırakılır. Ambalajlanmasının ardından 3 ile 10 derece ısı altında, bir gün süreyle olgunlaştırılır ve ardından 4 derece sıcaklıkta depolanır. Soğuk zincir ile marketlere gönderilir. Yoğurt gibi kefir de probiyotik içerikli fermente bir süt ürünüdür. Düzenli olarak tüketildiğinde bağırsak florasını düzenlediği bilinse de hastalıklar üzerindeki etkileri henüz kesin olarak kanıtlanmış değildir. Bu yüzden, ilgili sağlık probleminin tedavisi için hekime başvurulmalı ve hekim tarafından düzenlenen tedavi ile birlikte kefir tüketiminin uygunluğu konusunda hekimden bilgi alınmalıdır.

    Yorum yap


    • #3
      Kefirin Sağlığa Faydaları Saymakla Bitmiyor!


      1 bardağında ortalama 100 kalori olan kefir, bağışıklık sistemini güçlendirerek sağlığımıza önemli katkılarda bulunuyor.


      Kefir Nasıl Yapılır?
      Kefir Kaç Kalori?
      Kefirin Faydaları
      Kefir Ülseri Önlüyor
      Sindirime Yardımcı
      Kemik Sağlığına İyi Geliyor
      Kefirin Sinirleri Yatıştırıcı Etkisi Var
      Hücreler Yenileniyor
      Kefiri Meyvelerle Tatlandırın
      Kan Şekerini Dengeleyici
      Mide Gazını Azaltıyor
      Şekersiz Kefirli Kek Tarifi
      Yulaflı Muzlu Kefir

      Kefir Nedir?
      Bazı yiyecek ve içecekler vücutta adeta bir gençlik iksiri görevi görerek sağlığa yarıyor. Kimileri bağışıklık sistemini güçlendirirken, kimileri mide ve sindirim sistemine iyi geliyor. Kimileri de çeşitli enfeksiyonlara karşı koruyucu etki gösteriyor. Bunun gibi sağlığa birbirinden farklı pek çok yarar sağlayan içeceklerden birisi de kefir…

      Kefir Nasıl Yapılır?
      Kefir, Kafkasya’da yaygın olarak tüketilir ve halk arasında ‘gençlik iksiri’ olarak bilinir. Süte doğrudan kefir mayasının eklenmesi sonucu bazı yararlı bakterilerin fermantasyon faaliyeti sayesinde oluşan kefir, fermente süt ürünleri içerisinde yoğurttan sonra en çok bilinen süt ürünlerinden birisi. Kefirin sıklıkla tüketildiği Kafkasya bölgesi, tüberküloz, kanser ve sindirim bozukluğu gibi hastalıklara fazla rastlanmaması ve ortalama insan ömrünün 110-130 seneye ulaşmasıyla bilinir.
      Kefir yapımı için...

      Malzemeler:
      • 1 litre süt
      • 30 gr kefir tanesi (1 yemek kaşığı)
      • Cam kavanoz
      • Plastik süzgeç
      Hazırlanışı:
      1 litre sütü kaynatın. Üzerinde oluşan kaymağı alın. Metal olmayan bir kapta oda sıcaklığına getirilen süte (20 derece) kefir tanelerini ilave edin. Tahta kaşıkla iyice karıştırın. Kabın üzerini temiz bir bez ile kapatın. 20-25 derece kalacak şekilde karanlık bir yerde sütü bekletin. Ortalama 48 saat sonra süt pıhtılaşır. Mayalanmış sütü plastik bir süzgeç ya da tülbentten geçirerek kefirinizi elde edin. Süzgeçte kalan kefir tanelerini tekrar maya olarak kullanabilirsiniz. Buzdolabında saklayacağınız kefiri iki gün içerisinde tüketmelisiniz.

      Kefir Kaç Kalori?
      Ferahlatıcı ve hafif ekşimsi tadı olan kefirin, akıcı kıvamda, homojen ve parlak bir görünümde olması gerekir. Kefir tanelerinin kalitesini, kullanılan süt, mayalama süresi ve soğuk ortamda muhafaza edilmesi faktörleri belirler. 1 su bardağı kefir yaklaşık 80-110 kalori arasında enerji içerir. Ancak bu rakam yapıldığı süt ve yağ oranına bağlı olarak değişebilir.

      Çocukların büyüme döneminde bağışıklık sisteminin güçlenmesine ve güçlü kemik oluşumuyla boy uzamasına fayda sağlayan kefirin bilinen bir zararı bulunmuyor. Ancak mikroorganizma içeriğinin yüksek olması nedeniyle 2 yaş öncesinde kullanılması önerilmiyor. Yetişkinlerde günlük 1 su bardağı, 2 yaş sonrası çocuklarda ise günlük 1 çay bardağı kefirle başlanıp yavaş yavaş artırılarak tüketilmesinde sakınca görülmüyor.

      İçeriğinde bulanan betakaroten bağışıklık sistemini güçlendiriyor, vücutta oluşan toksin maddelerin üremesini durdurarak, bağışıklık sistemini zayıflatan mikroorganizmaları yok ediyor.

      Kefirin Faydaları
      Kefirin düzenli olarak günde 200-250 ml’ye eşdeğer olan 1 su bardağı oranında tüketiminden maksimum fayda sağlanır. Sütteki tüm besin maddelerini içerdiğinden dolayı beslenme değeri yüksek bir süt ürünü olan kefirin faydaları şöyle sıralanabilir:
      • B12 vitamini ve diğer B grubu vitaminler sayesinde kan yapımına destek olur.
      • Hafızayı güçlendirir.
      • Kalp hastalıklarına karşı da koruyucu özellik taşır.
      • Yüksek kalsiyum oranı sayesinde kemik ve diş sağlığını korur
      • Kilo vermeye yardımcı olur.
      • İyi bir biotin kaynağı olarak sağlıklı saçlar ve güzel bir cilde sahip olmayı sağlar.
      • Vücutta fazla tuz tutumunu önleyerek böbrek hastalıkları, safra bozuklukları, sarılık, çeşitli enfeksiyonlar ve egzama tedavisinde de etkilidir.
      • İyi bir probiyotik kaynağı olarak sindirim sisteminin düzenlenmesinde etkilidir. Yapılan son çalışmalarda probiyotiklerin bağırsak florası sağlığına olumlu etki ettiği, sağlıklı bağırsak florasının da kilo kaybına destek olduğu ifade ediyor.
      • Sinirleri yatıştırıcı ve depresyondan kurtulmada destektir. Tüketim sonrasında hafif bir gevşeme ve uyku hali verir. Kefirin depresyonu azaltıcı etkisi, triptofan, magnezyum ve kalsiyum içeriğinin yüksek olmasına bağlanır.
      • Kefir ayrıca, iştahsızlık, uykusuzluk, yorgunluk, halsizliğe de iyi gelir.
      Kefir Ülseri Önlüyor
      Mide ülserine neden olan ‘helicobakter pilori’ isimli bakterinin öldürülmesine yardımcı oluyor. Mide ülserinin oluşmasının engellenmesinde ve tedavisinde destekleyici role sahip.

      Sindirime Yardımcı
      Yararlı mikroorganizmalar, bağırsaklarda zararlı mikroorganizmaların oluşmasının ve çoğalmasının önüne geçerek bağırsak florasını düzenliyor. Besinlerin sindirilmesine ve emilmesine katkıda bulunuyor. Bağırsaklarda bu mikroorganizma dengesi bozulduğunda ishal, kabızlık, emilim bozuklukları oluşabilirken, kefir içeriğindeki doğal mikroorganizmayla bu dengeyi sağlıyor.

      Kemik Sağlığına İyi Geliyor
      Yüksek oranda içerdiği kalsiyumla kemiklerin gelişmesini sağlayan kefir, büyüme dönemindeki çocukların ve yaşlıların artan kalsiyum ihtiyacını karşılamakta en etkili kaynaklardan. Vücut, ihtiyacı olan kalsiyumu besinlerle alamadığında gereksinmeyi kemiklerden sağladığından, kemik yumuşaması ve kırılmaları, diş dökülmeleri oluşabiliyor. Günlük tüketilen 2 su bardağı kefir günlük kalsiyum ihtiyacının ortalama yüzde 60’nı sağlıyor.

      Kefirin Sinirleri Yatıştırıcı Etkisi Var
      Triptofan aminoasidi ve B vitamini içeriğiyle sinirleri yatıştırıcı ve depresyonu azaltıcı etkisi olan kefir, gevşeme ve uyku verici özelliğiyle de gece rahat uyumaya yardımcı oluyor.

      Hücreler Yenileniyor
      E vitamini ve selenyumdan zengin olan kefir güçlü bir antioksidan. Bu özellikleriyle kefir, hücre yıkımına sebep olan toksin maddelerin oluşumunu ve çoğalmasını engelleyerek hücre yenilenmesine katkı sağlıyor.

      Kefiri Meyvelerle Tatlandırın
      Kefir, oluşan fermantasyon nedeni ile ekşi bir tada sahip. Kendine özgü bu ekşi tadı sevmeyen miniklere mevsim meyveleriyle blender yapılarak içirilebilir. Tadından rahatsız olan yetişkinler de elma, muz, kivi gibi meyvelerle aroma katarak tüketebilir.

      Kan Şekerini Dengeleyici
      Kefir gibi probiyotikler protein ve yağların kolay sindirilmesini sağlıyor. Glisemik indeksi düşük olan kefir içerdiği proteinle birlikte midede uzun süre kalarak tokluk hissi veriyor ve kan şekerinin de daha yavaş yükselmesini sağlıyor. Böylelikle yaşanılan açlık krizlerinin önüne geçilerek fazla besin ve kalori alımı azaltılıyor.

      Mide Gazını Azaltıyor
      Laktik asit fermantasyonu sayesinde sindirimi kolaylaştırarak, midede oluşan gazı azaltan kefir, bu özelliğiyle de laktoz intoleransı olan kişilerde kalsiyum ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir.

      Şekersiz Kefirli Kek Tarifi
      Malzemeler:
      • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
      • 1 su bardağı kefir
      • 2 yumurta
      • 1 su bardağı ceviz
      • 4 adet kuru incir
      • 4 adet hurma
      • 1 buçuk su bardağı tam buğday unu
      • 2 tatlı kaşığı tarçın
      • 1 tatlı kaşığı karbonat
      Hazırlanışı:
      İncir ve hurmayı bir kaba koyup üzerine sıcak su ekleyin, 10-15 dakika bekletin. Yumurtayı bir kaba kırın, üzerine kefir ve sıvı yağ ilave ederek iyice çırpın. İncir ve hurmanın suyunu süzüp küçük küçük doğradıktan sonra karışıma ilave edin. Tam buğday unu, karbonat ve tarçın ilave ederek un parçaları kaybolana kadar karıştırın. En son cevizleri de küçülterek karışıma ilave edin. Karışımı yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine veya kek kalıbına dökerek önceden ısıtılmış fırında 175 derecede 45-60 dakika pişirin.

      Yulaflı Muzlu Kefir
      Malzemeler:
      • 1 su bardağı kefir
      • 3 yemek kaşığı yulaf ezmesi
      • 1 küçük boy muz
      • 1 tatlı kaşığı tarçın
      Hazırlanışı:
      Kefir ve yulaf ezmesini bir kasede karıştırın. Minik minik doğranmış muzları da ekleyin, üzerine toz tarçın serpin. Tercihe göre 7-8 adet çiğ badem de ilave edebilirsiniz.

      Yorum yap


      • #4
        KEFİR Bağırsak Sorunlarına Karşı Çok Etkilidir, Kaliteli Olan KEFİRİ Kullanmak Gerekir

        Yorum yap

        Hazırlanıyor...
        X