Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Zeyti̇n yapraği, olive leaf, olea europea

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Zeyti̇n yapraği, olive leaf, olea europea

    ZEYTİN YAPRAĞI, OLIVE LEAF, OLEA EUROPEA



    Ağaç | 5-15m | 5-7 Aylar | Yaprak ve Yağı

    Zeytin, Oiver, Olea europaea
    Akdeniz Zeytini Syn: Olea Pallida
    Şifalı Zeytin Syn: Olea Officinarum

    Familyası: Zeytingillerden, Ölbaumgewachse, Oleaceae

    Drugları: Zeytin yaprakları; Oleae folium
    Zeytinyağı; Olivea oleum
    Zeytinin yaprakları çay ve natürel ilaç yapımında; zeytinyağı, masaj yağı ve yağlı ilaçlar da ana katkı maddesi olarak kullanılır.

    Giriş: Zeytini bilinen 30 türü mevcuttur ve bunlardan en önemlileri: Akdeniz Zeytini; Olea europaea, Kap Zeytini (Güney Afrika); O. Capensis, Madakaskar Zeytini; O. Madagascariensis, Afrika Zeytini; O. Africana olarak sayabiliriz. Avrupa zeytininin bilinen 300 alt türü vardır. Türkiye’de milyonlarca yabani zeytin (olea europae ssp.) sylvestris mevcut olup, bunların aşılanması gerekir. Yapılan araştırmalarda zeytinin M.Ö. 6000 yılından beri Doğu Akdeniz ülkelerinde kültür bitkisi olarak yetiştirildiği ve kullanıldığı tespit ediliştir. Zeytinyağı çok eskiden beri salata ve yemeklerde kullanıldığı gibi cilt bakımı, saç bakımı için ve de kabızlığa karşı kullanılmıştır. Peygamber Efendimizin saçlarına birkaç damla zeytin-yağı sürdüğü bilinmektedir.

    Botanik: Zeytin ağacı 5-15m boyunda olabilen ve 1000 yıl yaşayabilen uzun ömürlü bir ağaçtır. Yaprakları karşılıklı oval, mızrak veya nadiren kalp şeklinde, kenarları bütün, hafif geri kıvrık, üst kısmı açık yeşil, alt kısmı grimsi veya gümüşsü renkte, 3-5cm uzunluğunda 1-1,5cm enin-dedir. Çiçekleri yaprak sapının dibinden çıkar ve 3-7 tanesi bir arada ve salkım şeklindedir. Çiçeklerin taç yaprakları dört parçalı olup gerisi boru şeklinde ve beyaz renklidir. Meyveleri etli, yuvarlak, 1-3,5cm büyüklüğün-de olabilir ve önce yeşil sonra kırmızımsı ve nihayet olgunlaşınca siyah renk alır.

    Yetiştirilmesi: Vatanı Doğu Akdeniz ülkeleri olan bitki günümüzde bütün Akdeniz ülkeleri; Kırım, Kaliforniya, Güney Avustralya ve Orta Asya’ da yaygın olarak yetiştirilmektedir.

    Hasat Zamanı: Olgunlaşan meyveleri toplanır ve kurutulur. Çekirdekleri çıkarıldıktan sonra soğuk baskı ile sıkılarak 1.kalite zeytinyağı elde edilir ve buna Oleum olivarum virgineum denir. İkinci baskıda basınç artırılarak yapılan sıkmada 2.kalite yağ elde edilir buna ise Olium olivarum provinciale denir. Son olarak yüksek basınç ve ısıtılarak 3.kalite yağ elde edilir. Bu 3.kalite yağ sabun yapımında kullanılır. Mayıstan sonbahara kadar zeytin yaprakları toplanarak gölgede ve havadar bir yerde kuru-tulur.

    Birleşimi:
    A) Zeytinyağının bileşimindeki maddeler:
    a) Zeytin %40-60 oranında yağ içerir ve bu yağın %95-99’unu Acylglyceridler, 1-3 serbet yağlar ve %0,1-0,7 oranında karbon hidrojen bileşikleri (squalen) içerir. Acylglyceridlerin (Glyseridler) % 94-95’in Triacylglyceridler, Triacylglyceridler, %56-83 Stearinasit, %0,3-3,5 Palmitinoleinasit, %0,6-1 Linolenasit ve 0,1-0,3 Arahidonasitler oluşur.(ışıldağa bak).
    b) Fenollü bileşikler: Procatechuasit, vanillenasit, Syringaasit, Sinamikasit, p-Kumarasit ve Kaffee asitten oluşur.
    c) Steroller: Sitosterol, Stigmasterod, ∆-Avenasterol, campesterol ve sitgamasterol.
    d) Vitaminlerden B1,B2,E,D ve provitamin A.
    e) Minerallerden; potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum ve demir içerir.

    2) Yapraklarında:
    a) Terpenlerden: %6-9 oranında Oleuropen ve çok az miktarda elenolasitglikozit (=oleosid-11-meilester) ve demetiloleuropein içerir.
    b) Fenollü bileşikler;
    1) Chalkonlar; olivin, olivin-4-diglikosid
    2) Flovitler ve Flavonitglikozitler; luteolin, luteolin-7-O-glikosit, luteolintetraglikosit, luteolin-7-O-β-D-glikosit
    c) Alkoloitler (çok az miktarda); Cinchonin, Cinchonidin ve Dihydrocinchonidin.

    Araştırmalar: Önce fareler, kobaylar, köpekler ve tavşanlar üzerinde yapılan araştırmalarda zeytin yaprağının yüksek tansiyonu düşürdüğü görülmüş ve bunu insanlar üzerinde yapılan araştırmalar takip etmiştir.
    1) Poletti ve ekibi 1982’de insanlar üzerinde yaptığı araştırmalarda Zeytin yaprağının yüksek tansiyonu düşürdüğünü tespit etmişlerdir. (PP.50)
    2) Petkov, Manolov ve ekipleri 1972’de insanlar üzerinde yaptıkları araş-tırmada zeytin yaprak çayının yüksek tansiyonu düşürdüğünü belgelemişlerdir.(Phytopharmaha).
    3) Zeytin yaprak çayının kandaki şekeri düşürdüğü ve diyabetli hastaları iyileştirdiği 85 şeker hastası üzerinde yapılan deneyle tespit edilmiştir. (NH.8.00.33).
    4) Fransız prof Renaud ve ekibi daha önceden kalp enfarktüsü olan 600 hasta üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Prof Renaud ve ekibi (National Institute of Health and medical research) tarafından hastalar iki gruba ayrılmıştır. 1. grup Batı Avrupa sulu beslenirken 2. grup Akdeniz usulü beslenmişlerdir. Akdeniz tarzı beslenen (az et, peynir ve yumurta, çok sebze, meyve, kepekli ekmek ve zeytinyağlı yiyecekler) hastaların %50-70 oranında iyileştikleri ve daha sağlıklı oldukları tespit edilmiştir.(NH.8.00.32)
    5) Yunanistan’ın Girit ve Korfu adasındaki 1215 kişi üzerinde (40-50 yaşındakilerde) yapılan bir araştırmada, sadece dört(4) kişide kalp rahatsızlığı ve Arteroshleroz (damar sertliği ve daralması) olduğu, diğerlerinin ise sağlıklı oldukları görülmüştür.
    6) Dr. Robert Lyous ve ekibi alerji, aritmi (kalp ritim bozukluğu), ba-demcik iltihabı, fousillit, boğaz iltihabı (faranjit), öksürük bronşit, zatürre (pnömoni), diş pulpasının iltihaplanması (pulpit), ağız iltihabı (stomatit), uçuk, deri hastalıkları, deri enfeksiyonu, gastrit, ülser, artrit, artroz, sedef hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol, damar sertliği, diabet ve yorgunluk, dermansızlık, halsizlik, borrelioz (kenenin sebep olduğu virüs enfeksiyonu) hastalığı olan 500 hasta üzerinde tedavi denemesi yapılmış ve hastaların iyi olduğu görülmüştür. (Ehh.7.03.487)

    Tesir Şekli:
    A) Yaprakları: Yüksek tansiyonu düşürücü, kandaki şekeri, kolesterolü ve lipidi düşürücüdür.
    B) Yağı: Müshil yapıcı, safra arttırıcı, mukozayı iyileştirici, tansiyon düşü-rücüdür.

    Kullanılması:

    A) Yaprakları:
    a) Araştırmalara göre; zeytin yaprağı ekstresi, yüksek tansiyonu ve kan-daki şekeri, kolesterol ve lipidi düşürdüğü belgelenmiştir. Bronşit, farenjit, gastrit, enterit, sedef hastalığı, damar sertliği, yağ hazımsızlığı, tonsillit, yüksek tansiyon, uçuk ve mantarları, bakterilerin, virüslerin ve parazitlerin sebep olduğu hastalıkları, immün yetersizliği, ülser, diya-bet,alerji, aritmi, artrit, artroz, yorgunluk, dermansızlık, halsizlik ve borrelioza karşı kullanılır. Bağırsak florasını düzenler. (Ehk.7.03.487).
    b) Komisyon E’ye göre zeytin yaprakları yüksek tansiyonda tansiyon düşürücü ve idrar artırıcı olarak kullanılır.
    c) Halk arasında şeker hastalığı ve yüksek tansiyona karşı kullanılır.

    B) Zeytinyağı:
    a) Araştırmalara göre zeytinyağlı beslenme damar sertliğini (arteriosk-lerozu) önlediği ve kalp rahatsızlıklarını iyileştirdiği tespit edilmiştir.
    b) Halk arasında zeytinyağı kabızlık, mide-bağırsak, nefes yolları ve safra yolları iltihapları, safra taşı, safra kisti, kokuşma, şişkinlik ve romatizma ağrılarına karşı kullanır. Bu rahatsızlıklara karşı olan etkisi kesin değildir.

    Açıklama: Zeytinyağının birleşimindeki yüksek orandaki doymamış yağ asidi Oleikasit (Işıldağa bak.), Fenollü bileşikler ve E vitamini zararlı LDL-kolesterolü düşürür. Çünkü zararlı kolesterol damar mukozasına (iç duvarına) yapışarak damarların sertleşmesine ve daralmasına neden olur. Zeytinyağının bir başka özelliği ise antioksidatif olması yani hücrelere özellikle damar hücrelerine zarar veren serbest radikallerin yapısını bozarak onları zararsız hale getirmesidir.

    Çayı: Kurutulmuş, ince kıyılmış zeytin yapraklarından 3-4kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 150-200ml kaynar su ilave edilerek 8-10dk demlenmeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.

    Çay harmanları:

    Gökçek Diyabet çayı;
    >20 gr Keçisedefi otu
    >20 gr Zeytin yaprağı
    >20 gr Civanperçemi otu
    >20 gr Hindiba otu ve kökü
    >20 gr Ardıç kozalağı

    Gökçek Yüksek tansiyon çayı;
    >10 gr Rauwolfiya kökü
    >30 gr Ökse otu
    >20 gr Alıç çiçeği
    >20 gr Atkuyruğu otu
    >20 gr Zeytinyağı

    Gökçek Yüksek tansiyon çayı;
    >20 gr Kedi ot kökü
    >30 gr Alıç çiçeği
    >20 gr Zeytin yaprağı
    >20 gr Ökse otu
    >10 gr Rauwolfiya kökü

    Gökçek Diyabet çayı;
    >20 gr Keçisedefi otu
    >20 gr Zeytin yaprağı
    >20 gr Civanperçemi otu
    >20 gr Hindiba otu ve kökü
    >20 gr Ardıç kozalağı

    Gökçek Yüksek tansiyon çayı;
    >10 gr Rauwolfiya kökü
    >30 gr Ökse otu
    >20 gr Alıç çiçeği
    >20 gr Atkuyruğu otu
    >20 gr Zeytinyağı

    Gökçek Yüksek tansiyon ve arterioskleroz çayı;
    >20 gr Huş yaprağı
    >30 gr Alıç çiçeği + yaprağı
    >20 gr Ökse otu
    >20 gr Zeytin yaprağı
    >10 gr Sedef otu

    Gökçek Alçak tansiyona çayı (tonik, kalp ve kandolaşımı);
    >30 gr Alıç çiçeği + yaprağı
    >30 gr Biberiye yaprağı
    >10 gr Ginseng kökü
    >10 gr Zeytin yaprağı
    >10 gr Kantaron otu
    >10 gr Turunç kabuğu

    Gökçek Alçak tansiyon çayı (tonik, kalp ve kan dolaşımı);
    >30 gr Alıç çiçeği + yaprağı
    >20 gr Biberiye yaprağı
    >10 gr Çentiyan kökü
    >10 gr Zufa otu
    >10 gr Zeytin yaprağı
    >10 gr Turunç kabuğu
    >10 gr Kantaron otu

    Gökçek Kalp zafiyeti, kalp yıpranması ve yüksek tansiyon çayı;
    >30 gr Alıç çiçeği + yaprağı
    >20 gr Ökse otu
    >20 gr Aslan otu
    >20 gr Zeytin yaprağı
    >10 gr Arnika çiçeği

    Masaj yağı: Zeytinin I.sınıf kalite yağı çeşitli masaj yağları ve bakım yağlarının ana katkı maddesidir. Ayrıca Türkiye’nin Marmara bölgesinde yetişen kudret narının olgunlaşmış tohumları bir şişeye konur ve üzerine zeytinyağı doldurulur ve 4-6hafta bekletildikten sonra bu yağdan günde 3-4defa 1 kahve kaşığı 4-6hafta süreyle alınırsa mide ve onikiparmak bağırsak ülserlerini iyileştirir.

    Masaj yağı;
    >10 gr Altın çiçek
    >10 gr Sefa çiçeği
    >10 gr Civanperçemi otu
    >10 gr Kayışkıran kökü
    >10 gr Kılıç otu
    >150 ml Zeytinyağı
    Bu şifalı bitkiler bir şişeye konur ve üzerine 150ml zeytinyağı ilave edilerek 4-6hafta bekletildikten sonra süzülerek masaj yağı elde edilir. Bu yağ yanık yaraları, burkulma, morarma, ezilme gibi rahatsızlıklarda bu yağdan sürülerek ovalanır.

    Yan tesirleri: Midesi hassas olanların zeytinyağı kullanırken dikkat etmesi gerekir.
    Kara Toprak
    Tavsiye üzerine ZEYTİN YAPRAĞI ÇAYI içiyorum ŞEKER hastaları için müthiş ŞEKERÜ DÜŞÜRÜYOR. KULLANILMASINI TAVSİYE EDERIM
    KAYNAK






    Konu ahmetkirmizi tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/18434-ahmetkirmizi Saat 31 March 2023, 10:57 ) değiştirilmiştir.
    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

  • #2
    Beyin, Diyet, Uçuk ve Daha Fazlası İçin Zeytin Yaprağı Ekstresi

    Zeytin yaprağı ekstresi


    Zeytin yaprağı özü, aşağıdakiler gibi terapötik özelliklere sahip doğal bir sağlık kaynağıdır:

    gastroprotektif (sindirim sistemini korur)
    nöroprotektif (merkezi sinir sistemini korur)
    antimikrobiyal (mikroorganizma büyümesini engeller)
    antikanser (kanser riskini azaltır)
    antiinflamatuar (iltihaplanma riskini azaltır)
    antinosiseptif (ağrı uyaranlarını azaltır)
    antioksidan (oksidasyonu veya hücre hasarını önler)


    Bu özellikler, zeytin yaprağı ekstraktının kilo vermeye, kalp sağlığına ve uçuklara yardımcı olabileceği anlamına gelir. Zeytin yaprağı ekstraktının size nasıl fayda sağlayabileceğini, dozaj bilgilerini ve daha fazlasını öğrenmek için okumaya devam edin.
    Zeytin yaprağı ekstresi dozaj yönergeleri

    Günlük ek dozaj 500 ila 1.000 miligramdır. Miktarı günde birkaç doza bölebilirsiniz. Ekstraktı ilk kez almaya başladığınızda daha küçük bir dozla başlayın ve vücudunuzun izin verdiği ölçüde dozu kademeli olarak artırın. Zeytin yaprağı ekstresi almak aşağıdakilere yardımcı olabilir:

    Zeytin yaprağı ekstresi
    • ateroskleroz gibi kardiyovasküler riski azaltır
    • kan basıncını düşürür
    • tip 2 diyabetin tedavisine yardımcı olur
    • kilo kaybını destekler
    • serbest radikalleri ortadan kaldırır
    • bağışıklığı artırır
    • uçuklarla savaşır
    • iltihabı azaltır
    • kanseri önler

    Zeytin Yaprağı Ekstresi Size Nasıl Fayda Sağlayacak?

    Zeytin yaprağı özü, bir zeytin bitkisinin yapraklarından elde edilir. Oleuropein adı verilen aktif bir bileşen içerir. Bu besinin zeytin yaprağı ekstraktının antiinflamatuar ve antioksidan özelliklerine katkıda bulunduğu düşünülmektedir.

    Akdeniz diyetinin kronik hastalıklarda, özellikle kardiyovasküler hastalıklarda azalma ile nasıl bağlantılı olduğunu duymuş olabilirsiniz. Bunun diyette zeytinyağı, yaprak ve meyveye ağırlık verilmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Yunanistan, Fas ve Tunus gibi ülkelerde yüzyıllardır geleneksel ilaç olarak kullanılmaktadır.

    İşte zeytin yaprağı ekstraktının bildirilen en büyük faydaları hakkında araştırmaların söyledikleri.
    Kalp sağlığını iyileştirir

    Araştırmacılar, zeytin yaprağı ekstresinin kalp hastalığı için en yüksek risk faktörü olan ateroskleroz veya arterlerin daralması üzerinde olumlu etkileri olabileceğine inanıyor. Yüksek düzeyde LDL veya "kötü" kolesterol ve toplam kolesterol, bu hastalığın gelişmesi için risk faktörleridir. 2015'ten bir hayvan çalışması, zeytin yaprağı ekstraktının kolesterol düzeyleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Ekstreyi sekiz hafta boyunca alan sıçanların kolesterol seviyeleri önemli ölçüde azaldı.

    Uçukları tedavi eder

    Uçukları zeytin yaprağı ekstresi ile tedavi etmek için bir pamuğa 1-2 damla damlatın ve yaranın üzerine koyun. Bir çalışma, zeytin yaprağı ekstresinin antiviral ve antimikrobiyal faktörlerinin, herpes virüsünün çevredeki hücreleri istila etme yeteneğini azalttığını buldu.

    Beyni Alzheimer ve Parkinson'a karşı korur

    Oleuropein'in ayrıca Alzheimer hastalığına karşı bir korumaya sahip olduğu gösterilmiştir. Zeytin yaprağı ekstraktının antioksidan etkileri, Parkinson hastalığıyla da ilişkili olan dopamin nöronlarının hasar görmesini veya kaybını önlemeye de yardımcı olabilir.

    Kan basıncını düşürür

    Zeytin yaprağı özü, sistolik ve diyastolik kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir. 2017 yılında yapılan bir araştırma, zeytin yaprağı özünün kan basıncını başarıyla düşürdüğünü buldu. Daha düşük kan basıncı inme ve kalp krizi riskinizi azaltabilir.

    Tip 2 diyabeti tedavi eder

    Zeytin yaprağı ekstresi ve tip 2 diyabet üzerine yapılan bir inceleme, zeytinyağı ekstraktının hücrelerde insülin sekresyonunu iyileştirmeye yardımcı olabileceğini buldu. Hayvan çalışmaları, zeytin yaprağı ekstresinin şunları yapabileceğini göstermiştir:
    • hiperglisemiyi azaltmak
    • hiperinsülinemiyi azaltmak (kanda çok fazla insülin)
    • kan şekerini, plazma malondialdehitini ve diğer oksidatif stres belirtilerini (vücuda zarar verebilecek serbest radikallerin dengesizliği) azaltmak
    • kolesterolü düşürmek
    • serum glukozunu azaltmak
    • serum insülini artırmak

    Bununla birlikte, zeytin yaprağı ekstraktını insanlar üzerinde test eden daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. İnsanlar üzerinde yapılan bir çalışma, zeytin yaprağı ekstresi tabletleri alan kişilerin ortalama kan şekeri seviyelerini ve açlık plazma insülin seviyelerini düşürdüğünü buldu. Bununla birlikte, yemekten sonraki insülin seviyeleri önemli ölçüde etkilenmedi.

    Kilo yönetimini destekler

    Kalp-sağlıklı faydaları ve tip 2 diyabet korumasının yanı sıra, zeytin yaprağı ekstresinin kilo vermeye de yardımcı olabileceği mantıklıdır. 2014 yılında yapılan bir hayvan araştırması, zeytin yaprağı ekstraktının yüksek yağlı, diyete bağlı obeziteyi önlemedeki etkisini araştırdı. Zeytin yaprağı ekstraktının kilo alımını etkileyen genlerin ifadesini düzenleyerek obeziteyi önlediği düşünülmektedir. Ayrıca gıda alımını azaltmaya yardımcı olabilir.

    Kanser riskini azaltır

    Bir hücre çalışmasında, zeytin yaprağı özlerinin kanserli hücre büyümesini durdurduğu gösterildi. Araştırmacılar ekstraktın güçlü antioksidan özelliklere sahip olduğunu öne sürüyorlar ancak bu aynı zamanda zeytin yaprağı ekstraktları ve antikanser etkileri üzerine yapılan ilk çalışmalardan biri. Bu yararı kanıtlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
    zeytin yaprağı yan etkileri

    KAYNAK:
    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

    Yorum yap


    • #3
      Fenolik açıdan zengin zeytin yaprağı ekstraktının kan basıncı, plazma lipidleri ve inflamatuar belirteçler üzerindeki etkisi: randomize kontrollü bir çalışma

      Stacey Lockyer , 1 Ian Rowland , 1 Jeremy Paul Edward Spencer , 1 Parveen Yaqoob , 1 ve Welma Stonehouse 2, 3
      1 Hugh Sinclair İnsan Beslenmesi Birimi, Gıda ve Beslenme Bilimleri Bölümü, Reading Üniversitesi, Reading, Berkshire RG6 6AP Birleşik Krallık
      2 Gıda ve Beslenme Okulu, Sağlık Fakültesi, Massey Üniversitesi, Auckland, Yeni Zelanda
      3 Gıda ve Beslenme Amiral Gemisi, Commonwealth Bilimsel Endüstriyel Araştırma Kuruluşu (CSIRO), Adelaide, Avustralya
      Jeremy Paul Edward Spencer, Telefon: +44 (0) 118 378 8724, E-posta: ku.ca.gnidaer@recneps.epj .
      Sorumlu yazar.

      Amaç
      Diyet polifenollerinin, kan basıncı (BP), endotel fonksiyonu ve plazma lipidleri gibi bir dizi kardiyovasküler risk belirtecini olumlu yönde değiştirdiği gösterilmiştir. Fenolik açıdan zengin bir zeytin yaprağı ekstraktının (OLE) BP üzerindeki etkilerini ve bir dizi ilişkili vasküler ve metabolik önlemi araştırmak için randomize, çift kör, kontrollü, çapraz bir çalışma yürüttük.

      Yöntemler
      Toplam 60 pre-hipertansif [sistolik kan basıncı (SBP): 121–140 mmHg; diyastolik kan basıncı (DBP): 81–90 mmHg] erkekler [ortalama yaş 45 (±SS 12,7 yıl, BMI 26,7 (±3,21) kg/m 2 ] ya OLE (136 mg oleuropein; 6 mg hidroksitirosol) ya da bir polifenol- tüketti 4 haftalık bir arınmadan sonra alternatif kola geçmeden önce 6 hafta boyunca günlük ücretsiz kontrol.

      Sonuçlar
      Gündüz [−3,95 (±SS 11,48) mmHg, p = 0,027] ve 24 saatlik SKB [−3,33 (±SS 10,81) mmHg, p = 0,045] ve gündüz ve 24 saatlik DKB [−3,00 (±SS 8,54) mmHg) , p = 0.025; −2,42 (±SD 7,61) mmHg, p = 0,039] kontrol grubuna göre OLE alımını takiben önemli ölçüde daha düşüktü. Plazma total kolesterol [-0,32 (±SD 0,70) mmol/L, p = 0,002], LDL kolesterol [-0,19 (±SD 0,56) mmol/L, p = 0,017] ve trigliseritlerde [-0,18 (±SD 0,48) azalmalar] , p = 0.008] ayrıca kontrole kıyasla OLE tarafından indüklenirken, interlökin-8'de bir azalma [-0.63 (±SD 1.13) pg/ml; p = 0.026] da tespit edildi. Diğer inflamasyon belirteçleri, vasküler fonksiyon ve glikoz metabolizması etkilenmedi.

      Çözüm
      Verilerimiz, OLE alımının in vivo olarak hipotansif ve lipid düşürücü etkiler oluşturduğunu öne süren önceki araştırmaları desteklemektedir.

      Anahtar Kelimeler: Zeytin yaprağı, Polifenoller, Kardiyovasküler hastalık, Kan basıncı, Plazma lipitleri, Oleuropein


      Giriş
      Sözde Akdeniz diyetinin tüketimi, diğer diyet rejimleriyle karşılaştırıldığında, özellikle kardiyovasküler hastalık (CVD) olmak üzere kronik hastalık riskinde azalma ile ilişkilendirilmiştir [ 1 , 2 ]. Bu etkiler kısmen diyetin zeytinyağı (OO) bileşenine bağlanabilir [ 3 ]. Rafine OO ile saf OO'yu (EVOO) karşılaştıran araştırmalar, EVOO'nun suda çözünür fraksiyonunda bulunan (poli)fenol bileşenlerinin biyolojik aktivitesini vurgulamıştır [ 4 , 5 ]. Meyveye (OO'nun türetildiği) ek olarak, zeytin bitkisinin ( Olea europaea ) yaprakları) ayrıca zeytin meyvesi ve yağından çok daha yüksek konsantrasyonda fenolik bileşikler içerir (1450 mg toplam fenolikler/100 g taze yaprak [ 6 ] - 110 mg/100 g meyve [ 7 ] ve 23 mg/100 ml EVOO [ 8 ]). Yapraklarda bulunan en bol fenolik bileşikler verbascoside, apigenin-7-glucoside, luteolin-7-glucoside, hydroxytyrosol (HT), tyrosol ve secoiridoid oleuropein'dir, secoiridoidler benzersiz olarak Oleaceae familyasının bitkilerinde bulunur [ 9 ].

      Bir dizi çalışmadan elde edilen veriler, zeytin yaprağı ekstraktının (OLE) anti-aterosklerotik, hipotansif, antioksidan, antiinflamatuar ve hipokolesterolemik etkilere neden olma potansiyeli aracılığıyla KVH riskini etkileyebileceğini düşündürmektedir (inceleme için [ 10 ]'a bakınız). Bunların çoğu, insanlardaki etkilerle ilgili sınırlı veriye sahip hayvan çalışmalarıdır; ancak insan kaynaklı veriler literatürde yer almaya başlamıştır. OLE'nin hem hipertansif hem de hipertansif öncesi bireylerde [ 11 – 13 ] sistolik kan basıncını (SBP) ve diyastolik kan basıncını (DBP) taban çizgisinden düşürdüğü ve hem normo-lipidemik hem de hiperkolesterolemik deneklerde plazma lipid profillerini iyileştirdiği [ 11 ] bildirilmiştir. , 13 – 15]. OLE'nin ayrıca, OO'nun vasküler işlevi [17-19] ve kan basıncını [20 ] önemli ölçüde iyileştirdiğini öne süren verilerle aynı fikirde olan araştırma grubumuz [ 16 ] tarafından bir kontrole kıyasla arter sertliğinde akut azalmalara neden olduğu bulunmuştur ve bu gelişmeler fenolik açısından fakir OO'den ziyade fenolik açısından zengin OO ile spesifik olarak ilişkilidir [ 21 ]. Bununla birlikte, diğer çalışmalar, OLE desteğinin plazma lipidleri [ 12 , 22 ], ayaktan kan basıncı (ABP), sitokinler veya karotis intima-media kalınlığı [ 22 ] üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını göstermiştir.

      OLE alımının etkisini daha iyi anlamak ve tutarsız mevcut verileri ele almak için, OLE'nin 24 saatlik ambulatuar kan basıncı (BP) üzerindeki etkisini incelemek için mevcut randomize, kontrollü, çift kör, çapraz müdahale denemesi tasarlandı. ve hipertansif öncesi 60 erkek gönüllüde ilgili bir dizi vasküler, lipid ve inflamatuar belirteç.

      Yöntemler
      Konular ve tarama

      Mayıs-Eylül 2013 tarihleri ​​arasında Massey Üniversitesi, Auckland, Yeni Zelanda Gıda ve Beslenme Okulu'nda kronik bir insan çalışması yapıldı. Birincil sonuç ölçütü BP idi. İkincil sonuç ölçütleri vasküler fonksiyon, arter sertliği, plazma lipitleri, glikoz, insülin, fruktozamin, okside LDL, C-reaktif protein (CRP), adiponektin, hücre adezyon molekülleri ve sitokinlerdi.

      Güç hesaplama
      SBP'de ortalama 5 mmHg'lik bir azalma, klinik olarak anlamlı bir son nokta olarak seçilmiştir, çünkü popülasyon düzeyinde bunun CVD morbidite ve mortalitesinde %20'lik bir azalma ile ilişkili olduğu tahmin edilmektedir [ 23 ]. Normal bir popülasyonda 12,5 mmHg'lik standart sapmaya sahip bir çapraz deneme tasarımı kullanarak böyle bir azalmayı gözlemlemek için, 50 deneğin %90 güç ve 0,05'lik bir anlamlılık değeri ile uzunlamasına çalışılması gerekir. Okuldan ayrılmalara izin vermek için fazladan on bir denek kaydedildi.

      Auckland bölgesindeki yerel gazetelere verilen ilanlar ve Massey Üniversitesi kampüsünün yanı sıra çevredeki mağazalar ve topluluk binalarındaki el ilanları ve posterler yoluyla çalışma için gönüllüler toplandı. Massey Üniversitesi öğrencilerine ve personeline ve IFNHH beslenme birimi gönüllü veri tabanına mensup kişilere e-posta reklamları gönderildi. Reklamlara yanıt veren bireylerden çevrimiçi veya telefonla bir sağlık ve yaşam tarzı anketi doldurmaları istendi. Dahil etme kriterlerine uyanlar, daha fazla dahil etme/dışlama kriterlerinin değerlendirilmesi için klinik birime davet edildi. Uygun denekler, hipertansiyon öncesi, sigara içmeyen, kardiyovasküler hastalık, diyabet, kanser, enflamatuar veya sindirim bozuklukları dahil olmak üzere kronik hastalığı olmayan erkeklerdi. Astımlılar ve haftada 21 U'dan fazla alkol tüketenler hariç tutuldu. Denekler, kan basıncını, lipitleri veya balık yağı dahil kan pıhtılaşmasını etkileyebilecek anti-hipertansifler, statinler veya diğer ilaçlar veya diyet takviyeleri almıyorlardı. Pre-hipertansif denekler, taramada 121–140 mmHg aralığında ortalama SBP ve/veya 81–90 mmHg aralığında ortalama DBP ile başvuranlar olarak tanımlandı. Bu aralıkların dışında BP'si olan kişiler dışlandı. Gıda alerjisi veya intoleransı olan ve kilo verme veya kısıtlayıcı diyet uygulayanlar (vejeteryan ve vegan dahil) de dışlandı. Denekler taramaya aç olarak geldiler ve vücut kitle indeksini hesaplamak için bir stadyometre ve Tanita tartı terazisi kullanılarak boy ve kiloları ölçüldü. KB, 5 dakikalık dinlenmeden sonra, oturarak ve deneğin sol kolu bir masaya dayayarak ölçüldü. bir Omron dijital KB monitörü (HEM-907) kullanarak. 60 s arayla üç okuma alındı ​​ve ortalaması alındı. Ölçümler sırasında deneklerin konuşmasına izin verilmedi. Doğru boyuttaki BP manşonunu seçmek için üst orta kol çevresi (MUAC) mezura ile doğrulandı. Toplam 61 uygun denek belirlendi ve denemeye kabul edildi.

      Randomizasyon ve körleme
      Tedavi tahsisi sırası, rastgele bir blok tasarımı kullanılarak randomization.com web sitesi kullanılarak yapıldı. Ürünler, opak plastikten yapılmış özdeş şişelerde dört basamaklı rastgele sayı kodları kullanılarak harici bir kişi tarafından etiketlendi. Tedavi kodları tesis dışında tutuldu ve istatistiksel analiz tamamlanana kadar yayınlanmadı. Böylece tahsis gizlemesi sağlanmış ve hem araştırmacıların hem de deneklerin hangi ürünün hangi zamanda tüketildiği konusunda kör olmaları sağlanmıştır.

      Çalışma tasarımı
      Çalışma, çift kör, randomize, kontrollü, çapraz bir çalışmaydı (Avustralya Yeni Zelanda Clinical Trials Kayıt numarası: ACTRN12613000180718, Clinicaltrials.gov ID: NCT01796561 , bkz. 1çalışma tasarımı için). Bu çalışma, Helsinki Bildirgesi'nde belirtilen yönergelere göre yürütüldü ve insan denekleri içeren tüm prosedürler, Reading Üniversitesi Araştırma Etik Komitesi (UREC 13/02) tarafından onaylandı. Tüm deneklerden yazılı bilgilendirilmiş onam alındı. 24-72 yaşları arasındaki 61 denek, sıvı OLE takviyesini veya herhangi bir ürünün tüketilmediği 4 haftalık bir arınma dönemiyle ayrılan 6 hafta boyunca günde iki kez rastgele sırada bir kontrol tüketmiştir. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi, gıda ürünlerine yönelik sağlık iddialarıyla ilgili olarak altı haftayı seçti: "Normal kan basıncının korunmasına ilişkin sağlık iddialarının doğrulanmasına yönelik bilimsel kanıtlar, kısa vadeli bir etki gösteren insan müdahale çalışmalarından elde edilebilir." (örn. 3-4 hafta) sistolik kan basıncında azalma,24 ]. Denekler, çalışma süresince (16 hafta) bitki sterolü/stanolle zenginleştirilmiş sürülebilir ürünlerden ve tüm zeytin içeren ürünlerden (zeytin, zeytinyağı, zeytin margarini, tapenade) kaçındı. Klinik ziyaretler 0, 6, 10 ve 16. haftalarda gerçekleştirildi (her çalışma ürününü tüketmeden önce ve sonra, toplamda dört ziyaret). Denekler, çalışma ziyaretlerinden bir gün önce alkol tüketmekten ve yorucu egzersizlere katılmaktan kaçındı. Çalışma ziyaretlerinden önceki akşam denekler, katılımcılara sağlanan düşük fenolik içerikli standart bir az yağlı yemek tükettiler (Weight Watchers makarna peyniri).


      bagirr



      Çalışma ürünü, 'Zeytin yaprağı ekstresi, ekstra güç', Comvita, Limited (Paengaroa, Te Puke, Yeni Zelanda) tarafından üretilen ticari olarak temin edilebilen, konsantre bir OLE sıvı ürünüdür ve 50:50 oranında bitkisel gliserin ve su artı zeytin içerir. yaprak özü. Ticari ürün, 6,6 ila 7,9 mg oleuropein/ml içerecek şekilde standardize edilmiştir; Bu çalışmada kullanılan parti, günde 136,2 mg oleuropein ve 6,4 mg HT sağlayan 6,81 mg oleuropein/ml ve 0,32 mg HT/ml içermiştir. Tam fenolik profil Tabloda bulunabilir.


      bagirr



      Olgulara günde 2 defa yemekle birlikte 10 ml (günde toplam 20 ml) tüketmeleri söylendi ve ölçü kabı ve kaşık verildi. Kontrol ürünü, 50:50 oranında bitkisel gliserin ve su ile OLE'yi görünüm, tat, doku ve aroma açısından mümkün olduğu kadar yakından eşleştirmek için güvenlik onaylı miktarlarda ticari olarak temin edilebilen gıda boyaları ve tatlandırıcılardan oluşuyordu.

      Klinik ziyaretler
      Denekler tüm klinik ziyaretlere 12 saatlik aç durumda geldi. Akut enfeksiyonların varlığını kontrol etmek için bir iç kulak termometresi (Braun Thermoscan 6014) ile sıcaklık ölçüldü. Vasküler fonksiyon ölçümleri başlamadan önce denekler 10 dakika sırtüstü dinlendirildi. Ölçümler sessiz bir odada eğitimli tek bir operatör tarafından yapılmıştır. Nabız dalga hızını (PWV) ölçmek için SphygmoCor (AtCor Medical, Sydney) kullanıldı. Nabız dalga hızının geçerliliği kanıtlanmış ve kardiyovasküler mortalite ve morbiditenin bağımsız bir belirleyicisi olduğu gösterilmiştir [ 25]. Nabız dalgalarının arterler boyunca ilerleme hızı, arter duvarlarının esnekliğine bağlıdır. PWV, basınç dalgalarının bilinen bir mesafe boyunca hareket etmesi için geçen süreyi ölçer ve darbe dönüştürücünün iki konumu arasındaki mesafenin her bir bölgede basınç artışı arasında ölçülen zaman gecikmesine bölümü olarak hesaplanır. Burada karotis ve femoral arter bölgeleri arasında PWV kaydedildi. Basınç dalgası, bir kuvvet kaydedici olan yüksek kaliteli bir aplanasyon tonometresi aracılığıyla doğrudan kaydedildi. Arter duvarları ne kadar az elastik veya sert olursa, hız o kadar hızlı ve PWV değeri o kadar yüksek olur [ 26]. Nabız dalgası analizi (PWA), arteriyel sertliğin bir tezahürü olan güçlendirme indeksini (AIx) ölçen invaziv olmayan bir yöntemdir. Yöntem, kırmızı şarap [ 27 ] ve siyah ve yeşil çay [ 28 ] yutulması gibi akut etkilere duyarlıdır . AIx, PWV ile güçlü bir şekilde ilişkilidir [ 29]. PWA, SphygmoCor kullanılarak gerçekleştirildi, bu sayede deneğin radyal arterini düzleştirmek için elde tutulan bir tonometri probu kullanıldı. SphygmoCor, arteriyel basınç dalgasının 10 saniyelik anlık görüntüsünü alır ve AIx'i ölçerek yükselen aortik basınç dalgasını elde eder. AIx, yansıma nedeniyle gelen nabız dalgasının artışını gösterir ve nabız basıncının yüzdesi olarak birinci ve ikinci türetilmiş aortik sistolik tepe noktaları arasındaki fark alınarak bulunur. AIx'in kalp atış hızından [ 30 ] etkilendiği bulunmuştur ve bu nedenle burada 75 vuru/dk kalp atış hızı için normalleştirilmiş bir indeks (AIx@75) kullanılmıştır. Vücut kompozisyonu, bir InBody 230 analiz cihazı kullanılarak biyoelektrik empedans yoluyla değerlendirildi. Tek venepunktur yoluyla elde edilen kan örnekleri heparin ve EDTA vakutainerlerine (BD) toplandı.

      Uyum önlemleri
      Deneklerden, her müdahale periyodunun sonunda kalan tüm çalışma ürünü şişelerini iade etmeleri istendi. Kalan sıvı takviyesi tartıldı ve kaydedildi. Deneklerden haftalık çevrimiçi anketleri doldurmaları istendi ve onlara günlük onay sayfaları verildi.

      Kan basıncı
      Otomatik monitörler (Model TM-2430, Scan Med, A&D Medical, UK) kullanılarak 0, 6, 10 ve 16. haftalarda yirmi dört saatlik ABP değerlendirildi. Cihazlar 0700-2200 saatleri arasında 30 dakikada bir ve 2200-0700 saatleri arasında 60 dakikada bir manşeti sol üst kola gelecek şekilde kan basıncı ölçümü yapacak şekilde programlanmıştır. 24 saatlik bir süre boyunca doğru veri toplamak için deneklerden 25 saat boyunca monitörleri takmaları istendi ve deneklerin varlığına uyum sağlamasına izin vermek için cihazın takılmasından sonraki ilk iki okuma hariç tutuldu. makine. Deneklerden monitörü takarken yorucu egzersizlerden kaçınmaları ve ölçümler arasında yapılması gereken duş alma ve giyinme dışında 25 saatlik süre boyunca cihazı açık tutmaları istendi. Deneklere, özellikle bir iş günü veya iş dışı gün nedeniyle ortaya çıkabilecek farklılıkları hesaba katmak için, aktivite seviyesini standart hale getirmek için benzer bir günde BP monitörlerini kullanmaları talimatı verildi. Denekler bir etkinlik günlüğünü doldurdu ve verileri "gece" ve "gündüz" dönemlerine göre sınıflandırmak için kullanılan uyku ve uyanma zamanlarını kaydetti. Burada gece ve gündüz periyotlarında toplanan verilerin ortalaması alınmış ve 24 saatlik periyodun tamamının ortalaması da hesaplanmıştır.

      Biyokimyasal önlemler
      EDTA ve heparin vakutainerlerinde toplanan kan, 1550 x g'de santrifüjlendi.Plazmayı ayırmak için 15 dakika. Plazma, analize kadar -80 °C'de düşük bağlayıcılı Eppendorf tüplerinde (Axygen, Tewksbury MA, ABD) saklandı. Toplam kolesterol (TC), HDL kolesterol (HDL-C), trigliseridler (TAG), glikoz ve insülin, Auckland'daki North Shore Hastanesinde Dimension Vista 1500 Akıllı Laboratuvar Sisteminde ölçüldü. LDL kolesterol (LDL-C), Friedewald formülü kullanılarak hesaplandı: [(LDL-C) = (TC) - (HDL-C) – (TAG)/2.2]. QUICKI, şu formül kullanılarak hesaplandı: 1/(log insülin + log glukoz). HOMA-IR, şu formül kullanılarak hesaplandı: (glikoz x insülin)/22.5. Fruktozamin, kolorimetrik bir tahlil (Roche Cobas, Indianapolis, ABD) kullanılarak ölçüldü. Vasküler hücre adezyon molekülü-1 (VCAM-1), hücreler arası adezyon molekülü-1 (ICAM-1), E-selektin, P-selektin, CRP ve adiponektin, üretici (R&D) tarafından sağlanan standart talimatlar izlenerek multipleks Luminex kitleri kullanılarak analiz edildi. IL-6, TNF-α, IL-1-β, IL-10 ve IL-8, ultra hassas multipleks Luminex kiti (R&D) kullanılarak rastgele bir denek alt grubunda (ortalama yaş 42,3 ± 13,1 yıl) ölçüldü. Oksitlenmiş LDL, bir ELISA kiti (Mercodia, İsveç) aracılığıyla iki kez ölçüldü. Plazma numuneleri, kemilüminesans kullanılarak nitrit ve nitrat için analiz edildi. Kısaca, nitrit ve nitrat içeren numuneler ve standartlar önce NO'ya indirgendi, ardından NO analiz cihazı (NOA Eco Physics kemilüminesans detektörü, model 88 et) kullanılarak miktarı belirlendi. Toplu olarak 'NOx' olarak adlandırılan toplam nitrit ve nitrat konsantrasyonlarını belirlemek için numuneler, 90 °C'de geri akan 1 M hidroklorik asit içinde 0,1 mol/L vanadyum (III) klorüre ilave edildi. Nitrit konsantrasyonları, numunelerin oda sıcaklığında nitrojen altında buzlu asetik asit içindeki %1.1 potasyum iyodüre eklenmesiyle belirlendi. Nitrat konsantrasyonları, nitritin NOx değerlerinden çıkarılmasıyla hesaplandı.

      İstatistiksel analiz
      Değişken başına bir süje için dört değerden oluşan eksiksiz bir setin (klinik ziyaret başına bir tane) mevcut olduğu veriler için SPSS istatistik yazılımı sürüm 21 (IBM) kullanılarak istatistiksel analiz yapıldı. Veriler, Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri kullanılarak normallik açısından kontrol edildi. Tedavi etkilerinin sırası, 2 yönlü varyans analizi kullanılarak değerlendirildi. Grup × tedavi etkileşimlerinin bulunmadığı durumlarda, tüm grup verileri analiz edildi. Fruktozamin ve IL-6 için önemli grup × tedavi etkileri gösterildi ve bu nedenle bu değişkenler için yalnızca 1. ve 2. vizitlerden elde edilen veriler kullanıldı. Veriler tedaviye göre gruplandırıldı ve fark değerleri, tedavi dönemi sonu değerlerinden başlangıç ​​değerlerinin çıkarılmasıyla hesaplandı. İki tedaviden elde edilen fark değerleri, eşleştirilmiş bir Student's kullanılarak birbirleriyle karşılaştırıldı.t testi. p <0,05 değerleri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

      Sonuçlar
      uyma

      Bir denek, yer değiştirme nedeniyle ilk klinik ziyaretten sonra çalışmadan çekildi. Başka okuldan ayrılma olmadı ve 60 denek çalışmayı tamamladı. Kalan sıvı OLE ürününün tartılması, OLE'ye %70,19 (±SD 17,72) ve kontrole %74,54 (±SD 18,28) uyum oranı gösterdi. Müdahale sırasında bir süje akne yaşadı ve dört süje hafif mide rahatsızlığı yaşadı, ancak bu semptomlar kontrol altındaki süjelerde de görüldü ve süjenin çalışmadan çekilmesine neden olmadı.

      Deneklerin temel özellikleri
      Tüm denekler, ortalama gündüz BP'si 139/83 mmHg olan teşhis edilmiş kronik hastalıktan ariydi (Tablo 2), onları prehipertansif olarak sınıflandırmak [ 31 ]. Denekler 20.4 ila 37.4 kg/m2 (sağlıklı ila obez) arasında değişse de, ortalama BMI 26.7 kg/m2 idi . Deneklerin total kolesterol, LDL-C ve TC/HDL-C seviyeleri fizyolojik olarak normal olarak kabul edilenin üzerindeydi (5 mmol/L, 3,1 mmol/L ve 4,3'e karşı kılavuz değerleri <4 mmol/L, <2 mmol/L ve < 4, sırasıyla [ 32 ]) (Tablo 2). Trigliserit ve HDL-C konsantrasyonları normal aralık içindeydi (1,4 ve 1,3 mmol/L'ye karşılık <1,7 ve ≥1 mmol/L kılavuz değerleri).


      bagirr



      Kan basıncı ve damar fonksiyonu
      Yirmi dört saatlik SBP, 24 saatlik DBP ve gündüz SBP ve DBP'nin tümü, OLE tüketiminden sonra BP'de bir düşüş ve kontrolden sonra BP'de bir artış nedeniyle kontrole göre OLE alımını takiben önemli ölçüde azaldı (Tablo 3). İki tedavinin gece kan basıncı üzerindeki etkileri arasında anlamlı bir fark yoktu (Tablo 3). OLE'nin kontrolün tüketiminden sonra PWA-AI@HR75'teki artışı azaltma eğilimi olmasına rağmen, OLE'nin PWV üzerinde önemli bir etkisi saptanmadı ( p = 0,071) (Tablo 4).


      bagirr



      Biyokimyasal analiz ve vücut kompozisyonu
      OLE alımı, başlangıca göre plazma TC, LDL-C ve TAG'ı önemli ölçüde azalttı. Kontrole göre genel düşüşler sırasıyla 0,32, 0,19 ve 0,18 mmol/L idi (Tablo 5). HDL-C, OLE tüketimini takiben başlangıca göre önemli ölçüde azaldı; ancak, kontrole kıyasla HDL-C veya LDL-C/HDL-C oranı üzerinde anlamlı bir etki olmamıştır. OLE tüketimini takiben ( p = 0,055) toplam kolesterol/HDL-K oranında kontrole kıyasla anlamlıya yakın bir azalma oldu (Tablo5). OLE alımının açlık glukozu, insülin, fruktozamin veya hesaplanan HOMA-IR veya QUICKI indeksleri üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır (Tablo 6). Benzer şekilde oksitlenmiş LDL, CRP, adiponektin, ICAM-1, VCAM-1, P-selektin, E-selektin, IL-6, IL-10, IL-1β veya TNF-α üzerinde hiçbir etki olmamıştır (Tablo 7). Ancak OLE, kontrole kıyasla plazma IL-8'i önemli ölçüde azalttı ( p < 0,05) (Tablo 7). İki grup arasında plazma nitrit açısından önemli bir fark yoktu (başlangıca göre zeytin yaprağı değişimi: 71,6 nM ± 801, n = 38; başlangıca göre kontrol değişimi: 114 nM ± 732, n = 38). Her iki tedavinin de vücut kompozisyonu üzerinde etkisi olmamıştır (bkz. Ek Malzeme Tablosu S1).


      bagirr




      bagirr




      bagirr




      bagirr



      Tartışma
      Önceki çalışmalar, OLE'nin insanlarda potansiyel kan basıncını ve lipid düşürücü etkilerini göstermiştir, ancak belki de fenolik doz, süre ve çalışma tasarımındaki farklılıklar nedeniyle sonuçlar şu ana kadar tutarlılıktan yoksundur. Burada, OLE'nin kontrole göre 24 saatlik ve gündüz SBP'yi ve 24 saatlik ve gündüz DBP'yi önemli ölçüde azaltma potansiyeline sahip olduğunu gösteren veriler sağlıyoruz. Burada gözlemlenen BP değişikliklerinin büyüklüğü (SBP 3,33 ve 3,95 mmHg ve DBP 2,42 ve 3,00 mmHg (sırasıyla 24 saat ve gündüz değerleri)) fizyolojik olarak önemli kabul edilebilir. Gözlemsel çalışmalardan elde edilen veriler, SBP ve DBP'deki 2 mm Hg azalmanın, KKH riskinde sırasıyla %6 ve %7 azalma ve inme ve kalp krizinde %10 ve %15 azalma ile ilişkili olduğunu göstermektedir [ 33 , 34 ].]. Bundan yola çıkarak, düzenli OLE alımının KKH riskinde %9-14'lük bir azalma ve inme ve kalp krizi riskinde %20-22,5'lik bir azalma ile ilişkili olabileceğini düşündürür.

      Oleuropeinin, L tipi Ca2 + kanalı antagonistik etkileri nedeniyle OLE'nin anahtar hipotansif bileşeni olduğu öne sürülmüştür [ 35 , 36 ]. Ek olarak, verbascosidin, oleasein [ 38 ] gibi anjiyotensin-dönüştürücü enzimi in vitro [ 37 ] inhibe ettiği gösterilmiştir . Oleuropein ile ilgili olarak, önceki iki çalışmada kullanılan 200 mg/gün ile karşılaştırıldığında müdahalemiz 136 mg/gün sağladı; bu da prehipertansif MZ ikizlerde [ 11 ] sistolik ve diyastolik kan basıncında sırasıyla 13 ve 5 mmHg ve hipertansif hastalarda sırasıyla 12 ve 5 mmHg'lik ortalama azalmalara yol açtı [ 13] yaygın bir anti-hipertansif ilaç olan Kaptopril'inkine benzer bir etki büyüklüğü [ 13 ]. Başka bir çalışmada, 51 mg oleuropein/gün dozu, kan basıncında önemli bir düşüşe neden olmadı [ 22 ], ancak bu çalışma, mevcut çalışmada kullanılan sıvıdan daha az biyoyararlanımlı olabilen OLE kapsüllerini test etti [ 39 ].]. Doz ve BP düşüşleri arasında doğrusallık olduğu varsayıldığında, reçete edilen dozumuzun, çalışmamızda ölçülenden daha yüksek, yaklaşık 8 mmHg'lik bir azalma sağlaması beklenir. Ancak OLE tüketimine uyum oranımız %70,19 olduğundan, günlük oleuropein alımının günde 95 mg civarında daha düşük olduğu tahmin edilebilir. Ayrıca, çalışmamızda 24 saatlik ambulatuar BP ölçümleri kullandık ve bu ölçümler, yukarıda belirtilen çalışmalarda kullanılan tek ölçümlere kıyasla muhtemelen BP hakkında daha sağlam bilgi sağlar [ 40 ]. OO fenoliklerinin ve metabolitlerinin etkilerini inceleyen çalışmalar, bunların in vivo NO üretimini [ 41 ] etkileyebileceğini veya damarlardaki ROS'u temizleyebileceğini [ 42 ] düşündürmektedir.], dolaşımdaki görünümlerini takiben. Önceki çalışmalar, OO'nun fenolik içeriğini nitrik oksitteki artışlar ve nihayetinde klinik sonuçlarla ilişkilendirirken [ 20 , 43 ], dolaşımdaki nitritler üzerinde önemli bir etki gözlemlemedik. EDTA tüplerinde toplanan numunelerin kullanımından kaynaklanan nitrit kontaminasyonunun bu verilerde yüksek standart sapmaya yol açması ve meydana gelen değişiklikleri maskelemesi mümkündür. Ek olarak, burada kullanılan ürünün tam olarak karakterize edilmemiş olması, yani mineraller, skualen gibi polifenoller ve oleanolik, ursolik ve maslinik asitler gibi triterpenoidler gibi diğer biyoaktif maddelerin [ 44], gözlemlenen kan basıncı etkilerinden sorumlu olabilir, dolayısıyla NO dışında farklı bir etki mekanizmasına işaret eder. Örneğin, triterpenoid açısından zengin ve polifenol açısından fakir olan Afrika zeytin yaprağı çeşitlerinin, Dahl tuzuna duyarlı farelerde hipertansiyonu ve aterosklerozu önlediği ve insülin direncini iyileştirdiği bildirilmiştir [ 45 ].

      BP'den daha belirgin etkilere sahip olan OLE alımı, HDL üzerinde herhangi bir zararlı etki olmaksızın kontrol ile karşılaştırıldığında TC, LDL-C ve TAG'de sırasıyla 0.32, 0.19 ve 0.18 mmol/L'lik fizyolojik olarak anlamlı azalmalar ile ilişkilendirilmiştir. -C. Statinlerle yürütülen daha önceki çalışmalar göz önüne alındığında, bu çalışmada bildirilen TC ve LDL-C azalmaları, sırasıyla %4.2 [ 46 ] ve % 9.75 [ 47 ] genel KVH risk azalmasına eşit olabilir . Benzer şekilde, popülasyona dayalı prospektif kohort çalışmalarının bir meta-analizinden elde edilen veriler, TAG'de 1 mmol/L'lik bir artışın %32 KKH risk artışı ile sonuçlandığını bildirmektedir. Bu temelde, çalışmamızda sağlanan dozda OLE tüketimi, %5,76'lık bir KKH risk azalmasını destekleyebilir [ 48]. OLE'nin plazma lipidleri üzerindeki etkilerine ilişkin veriler biraz tutarsızdır. Örneğin, 20 MZ ikiz çifti üzerinde yapılan bir çalışmada, 200 mg/gün oleuropein alımı, sağlıklı yaşam tarzı tavsiyesine göre TC'de 0,6 mmol/L azalmaya, LDL kolesterolde 0,4 mmol/L azalmaya ve TAG'da değişiklik olmamasına neden oldu. tek başına 8 hafta sonra, 100 mg/gün dozunun lipidler üzerinde anlamlı bir etkisi olmazken [ 11 ], daha büyük bir çalışma ( n = 148) TC'de -0.15 mmol/L, TC'de -0.10 mmol/L gibi daha az etkili değişiklikler buldu. TAG'de LDL-C ve -0.13 mmol/L [ 13 ]. Daha yakın tarihli bir çalışma, 100 mg oleuropein içeren bir takviyenin 12 ay tüketilmesinin ardından TC, LDL-C ve TAG'de sırasıyla 0.68, 0.90 ve 0.047 mmol/L'lik düşüşler (HDL-C'de anlamlı olmayan bir artışla birlikte) bildirdi.15 ], daha uzun süreler boyunca devam eden ve daha büyük etkilere dair bazı kanıtlar sağlıyor. OLE fenoliklerinin absorpsiyonu ve metabolizmasındaki bireysel farklılıklar sorumlu olabilir [ 39 ].

      OLE'nin lipit düşürücü etkilerinin altında yatan mekanizmalar şu anda bilinmemektedir. Bununla birlikte, hayvan verileri, OLE'nin fenolik bileşenlerinin tüketiminin, temel kolesterol düzenleyici enzimler, 3-hidroksi-3-metilglutaril-CoA (HMG-CoA) redüktaz (statinlerin ana hedefi) ve asetil- CoA kolesterol açiltransferaz (ACAT), kolesterol biyosentezinin azalmasına neden olur [ 49 ]. Ek hayvan verileri, zeytin fenoliklerinin safra akışını etkileyebileceğini, safra kolesterolünü ve safra asidi konsantrasyonlarını artırarak fekal atılımlarının artmasına yol açabileceğini düşündürmektedir [ 50 ]. İlginç bir şekilde, lipid profillerinin OLE [ 15 ] tarafından olumlu bir şekilde değiştirildiğini bildiren yeni bir makale] ayrıca osteoblast stimülasyonunu gözlemledi ve osteoblastlar ve adipositlerin aynı mezenkimal kök hücrelerden türediği için bunun lipid profillerindeki değişikliği açıklayabileceğini varsaydı. Bir kez daha, fenolik olmayan bileşenlerin lipid düşürücü etkilere katkıda bulunabileceğini öne süren kanıtlar vardır [ 51 ].

      Kronik OLE alımı, deneklerin bir alt grubunda ( n = 19) plazma IL-8 konsantrasyonunu düşürdü. Sitokin üretiminin yüksek doğal değişkenliği nedeniyle, güvenilir ve anlamlı veriler için daha fazla güç gerekebilir [ 52 ]. Enflamatuar belirteçlerin çoklu karşılaştırmalarını hesaba katarken, sonuç artık anlamlı değildir (istatistiksel olarak anlamlı olması için bir p değerinin < 0.004 olması gerekir [0.05/12 karşılaştırma (12 inflamatuar belirteç)]; ancak, bulgu önceki verilerimizi yansıtmaktadır; Akut bir OLE dozunun, tam kan kültürlerinde LPS ile uyarılan IL-8'in (ancak diğer sitokinleri değil) ex vivo üretimini azalttığı [ 16 ] OLE'nin anti-enflamatuar etkileri, patentli bir hemoroid tedavisinde kullanılmasıyla da gösterilir [53 ] ve OLE fenoliklerinin hayvan [ 54 ] ve ex vivo [ 55 ] çalışmalarında [ 22 ] inflamatuar sitokinleri azalttığını gösteren verilerden . IL-8 , belki de metalloproteinaz ekspresyonunun doku inhibitörlerinin aşağı regülasyonu yoluyla mevcut aterosklerotik plakları destabilize etme yeteneği sayesinde [ 57 ], gelecekteki KVH insidansı riskinin artmasıyla ilişkilidir [ 57 ]. Bununla birlikte, sitokinler, kan basıncı ve plazma lipidleri gibi diğer CVD biyobelirteçlerinin sağlamlığından yoksundur ve bu belirteçlerdeki azalmalara klinik önem atfetmek zordur [ 58 ].

      OLE'nin glisemik kontrol üzerindeki etkisi araştırmaya değerdi çünkü kronik OLE takviyesi, oral glukoz tolerans testindeki gelişmelerle ilişkilendirildi ve ayrıca 300 gr beyaz pirinçle beslenen 1 gr zeytin yaprağının 30 ve 60'ta kan glukozunu önemli ölçüde azalttığı gözlemlendi. sınırda diyabetiklerde min [ 22 , 59]. Her iki durumda da, bu etkilere OLE polifenollerinin bağırsak ve/veya tükürük a-amilazları üzerindeki inhibitör etkisinin aracılık ettiği düşünülmüştür; bununla birlikte, OLE aglikonlarının bağırsakta gıdadan salınan glikoz ile glikoz reseptörleri için rekabet etmesi ve daha az emilimle sonuçlanması da mümkündür. Bu çalışmada OLE'nin açlık glukozu, insülin, fruktozamin, QUICKI veya HOMA-IR indeksleri üzerinde anlamlı bir etkisi yoktu. Buna paralel olarak, daha önceki bir çalışma, rafine edilmiş OO [ 60 ] ile karşılaştırıldığında 3 haftalık VOO takviyesinden sonra açlık glikozunda değişiklik olmadığını göstermiştir.

      Çözüm
      Bu çalışma, OLE'nin kan basıncını ve plazma lipid profillerini olumlu yönde değiştirme potansiyeline sahip olduğuna dair mevcut kanıtları güçlendirmiştir. Açıkladığımız risk azaltma potansiyelinin büyüklüğü, KVH prevalansının yüksek olduğu ülkelerde nüfus düzeyinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Diyet faktörlerinin KVH riskine yönelik etkisi, hipertansiyonun ve yüksek kolesterolün birincil olarak önlenmesinde meyve ve sebzeler açısından zengin bir diyetin sağlanması konusunda bilgi vermiştir [ 61 , 62 ].]. Yakın gelecekte, bu tavsiyenin fenolik bakımından zengin gıdaları da içerecek şekilde genişletilmesi için yeterli kanıt olabilir. Günlük OLE tüketimi, çeşitli KVH risk faktörlerinde olumlu gelişmeler sağlayabilir, bu da riskte ılımlı ancak yine de önemli bir azalmaya yol açabilir, bu da onu sağlıklı bir diyet ve yaşam tarzına yararlı bir katkı haline getirir.

      Teşekkürler
      SL, bu çalışmaya katkılarından dolayı aşağıdaki kişilere teşekkür etmek ister: El yazması hakkındaki yorumları için Dr. Gunter Kuhnle ve Profesör Anne-Marie Minihane'ye, kontrol sıvısının geliştirilmesine yardımcı oldukları için Dr. Jane Parker'a; İnsan çalışmasının uygulanmasına yardımcı oldukları için Teresa Roberts, Kathleen Paris, Jamie de Seymour ve Carmel Trubuhovich, numune işleme ve tahlil prosedürlerine yardımcı oldukları için Sarah Philipsen, Tessa Anderson ve Kathrin Nenz ve Dr. Giulia Corona ve PC Tong'a özel teşekkürler projenin tüm pratik yönleriyle ilgili yardım ve tavsiye için.

      Referanslar
      1. López-Miranda J, Pérez-Jiménez F, Ros E, et al. Zeytinyağı ve sağlık: II. Uluslararası zeytinyağı konferansı ve sağlık konsensüs raporunun özeti, Jaén ve Córdoba (İspanya) 2008. Nutr Metab Cardiovasc Dis. 2010; 20 :284–294. doi: 10.1016/j.numecd.2009.12.007. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      2. Barzi F, Woodward M, Marfisi R, et al. Akdeniz diyeti ve miyokard enfarktüsünden sonra tüm nedenlere bağlı ölümler: GISSI-Prevenzione çalışmasının sonuçları. Eur J Clin Nutr. 2003; 57 :604–611. doi: 10.1038/sj.ejcn.1601575. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      3. Cicerale S, Lucas L, Keast R. Sızma zeytinyağında bulunan fenolik bileşiklerin biyolojik aktiviteleri. Int J Mol Sci. 2010; 11 :458–479. doi: 10.3390/ijms11020458. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      4. Ramirez-Tortosa MC, Urbano G, López-Jurado M, et al. sızma zeytinyağı, periferik vasküler hastalığı olan serbest yaşayan erkeklerde LDL'nin oksidasyona karşı direncini rafine zeytinyağından daha fazla artırır. J Nutr. 1999; 129 :2177–2183. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      5. Marrugat J, Covas MI, Fitó M, et al. Diyet zeytinyağındaki farklı fenolik içeriğin lipitler ve LDL oksidasyonu üzerindeki etkileri. Eur J Nutr. 2004; 43 :140–147. doi: 10.1007/s00394-004-0452-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      6. Silva S, Gomes L, Leitao F ve ark. Olea europaea L. meyve ve yapraklarının fenolik bileşikleri ve antioksidan aktivitesi . Gıda Bilimi Teknol Int. 2006; 12 :385–395. doi: 10.1177/1082013206070166. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      7. Kountouri AM, Mylona A, Kaliora AC, et al. Olea europaea (zeytin) meyvelerinin (sert çekirdekli meyveler) fenolik bileşiklerinin biyoyararlanımı : insanlarda plazma antioksidan durumu üzerindeki etkisi. Bitki ilacı. 2007; 14 :659–667. doi: 10.1016/j.phymed.2007.06.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      8. Owen RW, Mier W, Giacosa A ve ark. Zeytinyağlarında fenolik bileşikler ve skualen: toplam fenollerin, basit fenollerin, sekoiridoidlerin, lignanlar ve skualenin konsantrasyonu ve antioksidan potansiyeli. Gıda Kimyasal Toksikol. 2000; 38 :647–659. doi: 10.1016/S0278-6915(00)00061-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      9. Petkov V, Manolov P. İridoid oleuropeinin farmakolojik analizi. Arzneim Forsch (Drug Res) 1972; 22 :1476–1488. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      10. Lockyer S, Yaqoob P, Spencer J ve diğerleri. Zeytin yaprağı fenolikleri ve kardiyovasküler risk azaltma: fizyolojik etkiler ve etki mekanizmaları. Yaşlanmayı Besleyin. 2012; 1 :125–140. [ Google Akademik ]
      11. Perrinjaquet-Moccetti T, Busjahn A, Schmidlin C, et al. Zeytin ( Olea europaea L.) yaprağı özü içeren gıda takviyesi , sınırda hipertansif monozigotik ikizlerde kan basıncını düşürür. Fitoterapi Arş. 2008; 22 :1239–1242. doi: 10.1002/ptr.2455. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      12. Cherif N, Rahal M, Haouala B, Hizaoui F, Darguth M, Gueddiche Z, Kallel G, Balansard G, Boukef K. Temel arteriyel hipertansiyon tedavisinde titre edilmiş bir Olea ekstraktının klinik denemesi. J Pharm Belg. 1996; 51 :69–71. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      13. Susalit E, Agus N, Efendi I, et al. Evre 1 hipertansiyonu olan hastalarda etkili zeytin ( Olea europaea ) yaprağı ekstresi: Kaptopril ile karşılaştırma. Bitki ilacı. 2011; 18 :251–258. doi: 10.1016/j.phymed.2010.08.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      14. Fonollá J, Díaz-Ropero P, de la Fuente E, et al. MS358 Bir aylık zeytin yaprağı ekstresi tüketimi, hiperkolesterolemik deneklerde kardiyovasküler durumu iyileştirir. Ateroskler Ek. 2010; 11 :182. doi: 10.1016/S1567-5688(10)70859-X. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      15. Filip R, Possemiers S, Heyerick A ve ark. Çift kör, randomize bir çalışmada zeytinden ( Olea europaea ) bir polifenol ekstraktının on iki aylık tüketimi, osteopenisi olan postmenopozal kadınlarda serum toplam osteokalsin düzeylerini yükseltir ve serum lipid profillerini iyileştirir. J Nutr Sağlıklı Yaşlanma. 2015; 19 :77–86. doi: 10.1007/s12603-014-0480-x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      16. Lockyer S, Corona G, Yaqoob P ve ark. Zeytin yaprağı özü olarak verilen sekoiridoidler, insan vasküler fonksiyonunda akut iyileşmelere ve enflamatuar bir sitokinin azalmasına neden olur: randomize, çift kör, plasebo kontrollü, çapraz geçişli bir çalışma. Br J Nutr. 2015; 114 :75–83. doi: 10.1017/S0007114515001269. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      17. Esposito K, Marfella R, Ciotola M, et al. Akdeniz tarzı bir diyetin metabolik sendromda endotel disfonksiyonu ve vasküler inflamasyon belirteçleri üzerindeki etkisi. JAMA J Am Med Doç. 2004; 292 :1440–1446. doi: 10.1001/jama.292.12.1440. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      18. Fuentes F, López-Miranda J, Sánchez E, et al. Akdeniz ve az yağlı diyetler, hiperkolesterolemik erkeklerde endotel fonksiyonunu iyileştirir. Anne Intern Med. 2001; 134 :1115–1119. doi: 10.7326/0003-4819-134-12-200106190-00011. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      19. Ryan M, McInerney D, Owens D ve ark. Diyabet ve Akdeniz diyeti: oleik asidin insülin duyarlılığı, adiposit glikoz taşınması ve endotele bağımlı vazoreaktivite üzerindeki yararlı etkisi. QJM. 2000; 93 :85–91. doi: 10.1093/qjmed/93.2.85. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      20. Moreno-Luna R, Muñoz-Hernandez R, Miranda ML, et al. Zeytinyağı polifenolleri, hafif hipertansiyonu olan genç kadınlarda kan basıncını düşürür ve endotel fonksiyonunu iyileştirir. Ben J Hypertens. 2012; 25 :1299–1304. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      21. Ruano J, Lopez-Miranda J, Fuentes F ve ark. Sızma zeytinyağının fenolik içeriği, hiperkolesterolemik hastalarda iskemik reaktif hiperemiyi iyileştirir. J Am Coll Cardiol. 2005; 46 :1864–1868. doi: 10.1016/j.jacc.2005.06.078. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      22. de Bock M, Derraik JG, Brennan CM, et al. Zeytin ( Olea europaea L.) yaprak polifenolleri, orta yaşlı kilolu erkeklerde insülin duyarlılığını artırır: randomize, plasebo kontrollü, çapraz bir çalışma. PLoS Bir. 2013; 8 :e57622. doi: 10.1371/journal.pone.0057622. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      23. Gt M. Kardiyovasküler riskin azaltılması için kan basıncını düşürmek. J Hipertens Ek. 2005; 23 :S3–S8. doi: 10.1097/01.hjh.0000165622.34192.fd. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      24. Antioksidanlar, oksidatif hasar ve kardiyovasküler sağlıkla ilgili sağlık beyanlarına ilişkin bilimsel gerekliliklere ilişkin EFSA Kılavuzu. EFSA J.2011 ; 9 :2474–2487. doi: 10.2903/j.efsa.2011.2474. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      25. Laurent S, Boutouyrie P, Asmar R, et al. Aort sertliği, hipertansif hastalarda tüm nedenlere bağlı ve kardiyovasküler mortalitenin bağımsız bir belirleyicisidir. Hipertansiyon. 2001; 37 :1236–1241. doi: 10.1161/01.HYP.37.5.1236. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      26. Tanaka H, ​​Munakata M, Kawano Y ve ark. Arter sertliği ölçütleri olarak karotis-femoral ve brakiyal-ayak bileği nabız dalga hızı arasındaki karşılaştırma. J Hipertens. 2009; 27 :2022–2027. doi: 10.1097/HJH.0b013e32832e94e7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      27. Karatzi KPC, Karatzis E, Papaioannou T, Aznaouridis K, Katsichti P, Stamatelopoulos K, Zampelas A, Lekakis J, Mavrikakis M. Kırmızı şarap, koroner arter hastalığı olan hastalarda dalga yansımaları ve merkezi basınçlar üzerinde akut olarak olumlu etkilere neden olur. Ben J Hypertens. 2005; 18 :1161–1167. doi: 10.1016/j.amjhyper.2005.03.744. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      28. Vlachopoulos CAN, Dima I, Aznaouridis K, Andreadou I, Stefanadis C. Siyah ve yeşil çayın aort sertliği ve dalga yansımaları üzerindeki akut etkisi. J Am Coll Nutr. 2006; 25 :216–223. doi: 10.1080/07315724.2006.10719535. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      29. Yasmin BM. Arteriyel sertliğin değerlendirilmesinde büyütme indeksi ve nabız dalga hızı arasındaki benzerlikler ve farklılıklar. QJM. 1999; 92 :595–600. doi: 10.1093/qjmed/92.10.595. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      30. Wilkinson IBMH, Flint L, Cockcroft J, Newby D, Webb D. İnsanlarda kalp atış hızının artış indeksi ve merkezi arter basıncı üzerindeki etkisi. J Physiol. 2000; 525 :263–270. doi: 10.1111/j.1469-7793.2000.t01-1-00263.x. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      31. Chobanian AV, Bakris GL, Black HR, et al. Yüksek tansiyonun önlenmesi, saptanması, değerlendirilmesi ve tedavisine ilişkin ortak ulusal komitenin yedinci raporu: JNC 7 raporu. J Am Tıp Doç. 2003; 289 :2560–2571. doi: 10.1001/jama.289.19.2560. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      32. Yeni Zelanda Yönergeleri Grubu . Yeni Zelanda kardiyovasküler yönergeler el kitabı: birinci basamak pratisyenleri için özet bir kaynak. 2. Wellington: Yeni Zelanda Yönerge Grubu; 2009. [ Google Akademik ]
      33. Cook NR, Cohen J, Hebert PR, et al. Birincil koruma için diyastolik kan basıncındaki küçük düşüşlerin sonuçları. Arch Intern Med. 1995; 155 :701–709. doi: 10.1001/archinte.1995.00430070053006. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      34. Neutel JM. Kombinasyon tedavisinin hipertansiyon tedavisindeki rolü. Nefrol Kadran Nakli. 2006; 21 :1469–1473. doi: 10.1093/ndt/gfk064. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      35. Rauwald HW, Brehm O, Odenthal KP. Dokuz vazoaktif şifalı bitkinin olası kalsiyum antagonistik aktiviteleri açısından taranması. Olea europaea ve Peucedanum ostruthium'un aktif prensipleri için seçim ve izolasyon stratejisi . Fitoterapi Arş. 1994; 8 :135–140. doi: 10.1002/ptr.2650080303. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      36. Scheffler A, Rauwald HW, Kampa B ve ark. Olea europaea yaprağı ekstresi, L tipi Ca2 + kanalı antagonistik etkiler gösterir. J Etnofarmakol. 2008; 120 :233–240. doi: 10.1016/j.jep.2008.08.018. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      37. Kang DG, Lee YS, Kim HJ ve ark. Clerodendron trichotomum kaynaklı anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibe edici fenilpropanoid glikozitler. J Etnofarmakol. 2003; 89 :151–154. doi: 10.1016/S0378-8741(03)00274-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      38. Hansen K, Adsersen A, Christensen SB, et al. Bir anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörünün Olea europaea ve Olea lancea'dan izolasyonu . Bitki ilacı. 1996; 2 :319–325. doi: 10.1016/S0944-7113(96)80076-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      39. Bock M, Thorstensen EB, Derraik JG, et al. Zeytin ( Olea europaea L.) yaprağı özütü olarak alınan oleuropein ve hidroksitirosolün insan emilimi ve metabolizması . Mol Nutr Gıda Arş. 2013; 57 :2079–2085. doi: 10.1002/mnfr.201200795. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      40. Conway J, Johnston J, Coats A ve ark. Antihipertansif ajanların klinik deneylerinde doğruluğu artırmak ve denek sayısını azaltmak için ayaktan kan basıncı izlemenin kullanılması. J Hipertens. 1988; 6 :111–116. doi: 10.1097/00004872-198802000-00004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      41. Ruano J, López-Miranda J, de la Torre R, et al. Fenol bakımından zengin sızma zeytinyağı alımı, hiperkolesterolemik hastalarda yemek sonrası protrombotik profili iyileştirir. Ben J Clin Nutr. 2007; 86 :341–346. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      42. Perona JS, Cabello-Moruno R, Ruiz-Gutierrez V. Sızma zeytinyağı bileşenlerinin endotel fonksiyonunun modülasyonundaki rolü. J Nutr Biochem. 2006; 17 :429–445. doi: 10.1016/j.jnutbio.2005.11.007. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      43. Carluccio MA, Massaro M, Scoditti E ve ark. Zeytinyağı bileşenlerinin damar koruyucu potansiyeli. Mol Nutr Gıda Arş. 2007; 51 :1225–1234. doi: 10.1002/mnfr.200600305. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      44. Tsimidou MZ, Papoti VT. Zeytin yaprağındaki biyoaktif maddeler. İçinde: Preedy VR, editör. Sağlık ve hastalık önlemede zeytin ve zeytinyağı. Londra: Elsevier Inc; 2010. sayfa 349–356. [ Google Akademik ]
      45. Somova LI, Shode FO, Ramnanan P, et al. Olea europaea alt türü africana yapraklarından izole edilen triterpenoidlerin antihipertansif, antiaterosklerotik ve antioksidan aktivitesi . J Etnofarmakol. 2003; 84 :299–305. doi: 10.1016/S0378-8741(02)00332-X. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      46. ​​Gould AL, Rossouw JE, Santanello NC, et al. kolesterolün düşürülmesi klinik fayda sağlar: statin denemelerinin etkisi. dolaşım. 1998; 97 :946–952. doi: 10.1161/01.CIR.97.10.946. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      47. Mihaylova B, Emberson J, Blackwell L, et al. Vasküler hastalık riski düşük olan kişilerde statin tedavisi ile LDL kolesterolü düşürmenin etkileri: 27 randomize çalışmadan elde edilen bireysel verilerin meta-analizi. Lancet. 2012; 380 :581–590. doi: 10.1016/S0140-6736(12)62027-3. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      48. Hokanson JE, Austin MA. Plazma trigliserit seviyesi, yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol seviyesinden bağımsız olarak kardiyovasküler hastalık için bir risk faktörüdür: popülasyona dayalı prospektif çalışmaların bir meta analizi. J Kardiyovasküler Risk. 1996; 3 :213–219. doi: 10.1097/00043798-199604000-00014. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      49. Lee JS, Choi MS, Jeon SM ve ark. Kolesterol ile beslenen sıçanlarda 3,4-di(OH)-sinamat ve 3,4-di(OH)-hidrosinamatın lipid düşürücü ve antioksidan aktiviteleri. Clin Chim Açta. 2001; 314 :221–229. doi: 10.1016/S0009-8981(01)00700-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      50. Krzeminski R, Gorinstein S, Leontowicz H, et al. Kolesterol içeren ve kolesterol içermeyen diyetlerle beslenen sıçanlarda farklı zeytinyağının safra atılımına etkisi. J Tarım Gıda Kimyası 2003; 51 :5774–5779. doi: 10.1021/jf030088a. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      51. Liu J, Rajendram R, Zhang L. Oleanolik asit ve maslinik asidin glikoz ve lipid metabolizması üzerindeki etkileri: zeytinyağının sağlık üzerindeki yararlı etkilerine ilişkin çıkarımlar. İçinde: Preedy VR, editör. Sağlık ve hastalık önlemede zeytin ve zeytinyağı. Londra: Elsevier Inc; 2010. sayfa 1423–1429. [ Google Akademik ]
      52. Dibbs Z, Thornby J, White BG, et al. Kalp yetmezliği olan hastalarda dolaşımdaki sitokin ve sitokin reseptör seviyelerinin doğal değişkenliği: klinik deneyler için çıkarımlar. J Am Coll Cardiol. 1999; 33 :1935–1942. doi: 10.1016/S0735-1097(99)00130-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      53. Rizza L, Munafo S, Serraino A (2012) Hemoroid ve ilgili hastalıkların tedavisi için bileşimler. http://www.google.com/patents/US20120183627
      54. Impellizzeri D, Esposito E, Mazzon E, et al. Bir zeytinyağı bileşiği olan oleuropein aglycone, farelerde kollajen tip II enjeksiyonunun neden olduğu artrit gelişimini iyileştirir. J Pharmacol Uzm. 2011; 339 :859–869. doi: 10.1124/jpet.111.182808. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      55. Miles EA, Zoubouli P, Calder PC. İnsan tam kan kültürlerinde tanımlanan sızma zeytinyağından elde edilen fenolik bileşiklerin farklı anti-enflamatuar etkileri. Beslenme. 2005; 21 :389–394. doi: 10.1016/j.nut.2004.06.031. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      56. Boekholdt SM, Peters RJ, Hack CE, et al. EPIC-norfolk prospektif popülasyon çalışmasına göre görünüşte sağlıklı erkek ve kadınlarda IL-8 plazma konsantrasyonları ve gelecekteki koroner arter hastalığı riski. Arterioskler Tromb Vasc Biol. 2004; 24 :1503–1508. doi: 10.1161/01.ATV.0000134294.54422.2e. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      57. Shin WS, Szuba A, Rockson SG. Kemokinlerin insan kardiyovasküler patolojisindeki rolü: gelişmiş biyolojik içgörüler. ateroskleroz. 2002; 160 :91–102. doi: 10.1016/S0021-9150(01)00571-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      58. D'Agostino RB, Sr, Pencina MJ, Massaro JM, et al. Kardiyovasküler hastalık risk değerlendirmesi: Framingham'dan içgörüler. Küre Kalp. 2013; 8 :11–23. doi: 10.1016/j.gheart.2013.01.001. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      59. Komaki EYS, Maru I, Kinoshita M, Kakehi K, Ohta Y, Tsukada Y. Zeytin yaprağı ekstraktlarından anti-α-amilaz bileşenlerinin tanımlanması. Gıda Bilimi Teknol Arş. 2003; 9 :35–39. doi: 10.3136/fstr.9.35. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      60. Fito M, Cladellas M, de la Torre R, et al. Stabil koroner hastalığı olan hastalarda sızma zeytinyağının antiinflamatuar etkisi: randomize, çapraz, kontrollü bir çalışma. Eur J Clin Nutr. 2008; 62 :570–574. doi: 10.1038/sj.ejcn.1602724. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      61. Komite Yönergeleri. Avrupa Hipertansiyon Derneği–Avrupa Kardiyoloji Derneği arteriyel hipertansiyonun yönetimi için yönergeler. J Hipertens. 2003; 21 :1011–1053. doi: 10.1097/00004872-200306000-00001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      62. Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsü (2014) Lipid modifikasyonu: kardiyovasküler risk değerlendirmesi ve kardiyovasküler hastalığın birincil ve ikincil önlenmesi için kan lipitlerinin modifikasyonu. http://www.nice.org.uk/guidance/CG18...vention-of-cvd [ PubMed ]
      Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
      Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

      Yorum yap


      • #4
        Zeytin Yaprağı Ekstraktındaki Fenolik Bileşiklerin Mikrobiyolojik ve Antioksidan Aktivitesi

        Dragana Borjan , 1 Maja Leitgeb , 1 Željko Knez , 1, 2 ve Maša Knez Hrnčič 1, 2, *
        Gregory Chatel, Akademik Editör
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        1 Kimya ve Kimya Mühendisliği Fakültesi, Maribor Üniversitesi, SI-2000 Maribor, Slovenya; is.mu@najrob.anagard (DB); is.mu@begtiel.ajam (ML); is.mu@zenk.okjlez (Ž.K.)
        2 Tıp Fakültesi, Maribor Üniversitesi, SI-2000 Maribor, Slovenya
        * Yazışma: is.mu@zenk.asam ; Tel.: +386-2229-4477; Faks: +386-2229-4401
        Git: Soyut


        Birçok rapora göre, zeytin yapraklarından izole edilen fenolik bileşikler, özellikle antimikrobiyal olmak üzere çok iyi biyolojik aktivitelere sahiptir. Günümüzde mikroorganizmaların antibiyotiklere direnci her zamankinden daha fazladır. Bu nedenle, insan sağlığı üzerindeki etkilerini engellemek için alternatif çözümler hakkında çok sayıda yeni makale bulunmaktadır. Zeytin yaprağı düşük maliyetli ve tıpta kullanılan önemli bir antimikrobiyal kaynağı olarak incelenmektedir. Son birkaç on yılda, zeytin yapraklarından aktif bileşiklerin izolasyonu için yeşil teknolojilerin kullanılmasına ilişkin çok sayıda yayın ortaya çıkmıştır. Bu inceleme, zeytin yaprağı ekstraktından en çok izole edilen fenolik bileşiklerin mevcut bilgilerinin yanı sıra izolasyon ve karakterizasyon yöntemleri hakkında raporlar sunmaktadır. Bu makale, fenolik bileşiklerin antimikrobiyal potansiyelini açıklamak için çok çeşitli çalışma modelleriyle birlikte son araştırma bulgularını kullanır. Ayrıca, farklı mikroplar üzerindeki etkilere odaklanan antimikrobiyal potansiyelin belirlenmesine yönelik yöntemler hakkında çok çeşitli bilgileri açıklamaktadır. Ek olarak, zeytin yaprağı ekstraktının bir antioksidan olarak rolünü vurgulamaya hizmet eder ve antioksidan potansiyelinin belirlenmesi için yöntemler sunar. Ayrıca, enzimlerin varlığına genel bir bakış sağlar. Zeytin yaprağının endüstriyel ve tarımsal atık olarak önemi, bulunabilirliği, tedavi edici ve besleyici etkileri açıklanarak ve bu alanda yapılan araştırmalarla vurgulanmıştır. Ayrıca, farklı mikroplar üzerindeki etkilere odaklanan antimikrobiyal potansiyelin belirlenmesine yönelik yöntemler hakkında çok çeşitli bilgileri açıklamaktadır. Ek olarak, zeytin yaprağı ekstraktının bir antioksidan olarak rolünü vurgulamaya hizmet eder ve antioksidan potansiyelinin belirlenmesi için yöntemler sunar. Ayrıca, enzimlerin varlığına genel bir bakış sağlar. Zeytin yaprağının endüstriyel ve tarımsal atık olarak önemi, bulunabilirliği, tedavi edici ve besleyici etkileri açıklanarak ve bu alanda yapılan araştırmalarla vurgulanmıştır. Ayrıca, farklı mikroplar üzerindeki etkilere odaklanan antimikrobiyal potansiyelin belirlenmesine yönelik yöntemler hakkında çok çeşitli bilgileri açıklamaktadır. Ek olarak, zeytin yaprağı ekstraktının bir antioksidan olarak rolünü vurgulamaya hizmet eder ve antioksidan potansiyelinin belirlenmesi için yöntemler sunar. Ayrıca, enzimlerin varlığına genel bir bakış sağlar. Zeytin yaprağının endüstriyel ve tarımsal atık olarak önemi, bulunabilirliği, tedavi edici ve besleyici etkileri açıklanarak ve bu alanda yapılan araştırmalarla vurgulanmıştır.

        Anahtar Kelimeler: zeytin yaprağı ekstraktı, fenolik bileşikler, antimikrobiyal aktivite, antioksidan aktivite, enzimatik aktivite, süperkritik sıvı ekstraksiyonu
        Git: 1. Giriş


        Tarihsel olarak, zeytin yaprakları eski uygarlıklar tarafından birçok hastalığın tedavisi için kullanılmıştır. Eski Mısırlılar, firavunlarının cesetlerini mumyalamak için zeytin yapraklarını kullanırlardı. Ayrıca, daha sonra zeytin yaprakları ateş için çok popüler bir halk ilacı haline geldi. 1800'lerde İngilizler onları kolonilerde çok yaygın olan sıtma gibi tropikal hastalıkları tedavi etmek için kullandılar [ 1 ]. Geçen yüzyılın ortalarında, zeytin yaprağı özünün hipertansiyon üzerinde olumlu etki yaptığı bulundu. O zamandan beri zeytin yaprağının potansiyellerini tartışan araştırmalar arttı. Son birkaç yılda, biyolojik olarak aktif bileşiklerin doğal kaynaklardan elde edilmesine çok dikkat edildi.

        Zeytin ( Olea europaea L.), Akdeniz bölgesinden gelen odunsu bir yağ ağacıdır. Sızma zeytinyağı üretimi ile ünlüdür. İnce kenarları ve kısa bir sapı olan fusiform koriaceous grimsi yeşil yaprakları (genellikle yaklaşık 5–6 cm uzunluğunda ve yaklaşık 1–1.5 cm genişliğinde) vardır. Oranlar, ağacın yaşına, kültür koşullarına, üretime ve/veya yerel budama uygulamalarına bağlı olarak farklılık gösterebilir. Zeytin meyvesi, deri veya epikarp, küspe veya mezokarp ve çekirdeği tutan odunsu bir kabuk olan çukur veya endokarptan oluşan bir sert çekirdekli meyvedir. Zeytinlerin morfolojisi benzersiz değildir, ancak kimyasal bileşimleri ve organoleptik nitelikleri benzersizdir. Bu nedenle kardiyologlar ve beslenme uzmanları, insan sağlığı için potansiyel faydalarını göz önünde bulundururlar [ 2 ].

        Zeytin yaprağı özü, koyu kahverengi renkte ve acı tatta bir sıvıdır. Zeytin yaprağı özü, çok çeşitli sağlık yararları ile doğal tıbbın bir parçası olarak belirtilmektedir. Enerji seviyelerini artırma, kan basıncını düşürme, kardiyovasküler ve bağışıklık sistemlerini destekleme gibi faydalı özelliklere sahip polifenolik bileşikler içerdiğinden geleneksel olarak bitkisel bir takviye olarak kullanılmıştır. Zeytin yaprağı özü, yukarıda belirtilen tüm faydalı etkilerinin yanı sıra antimikrobiyal özelliklere de sahiptir. Pek çok doğal üründe olduğu gibi, ekstrenin bileşimi coğrafi konum, çeşit ve bitki besleme gibi farklı koşullara göre değişebilir [ 3 ].

        Zeytin yaprağı (Şekil 1) ayrıca triterpenler, flavonoidler ve kalkonlar gibi büyük miktarlarda diğer değerli fitokimyasalları içerdikleri için sağlık hizmetlerinde etkili roller oynayabilirler [ 4 ]. Sonuç olarak, son zamanlarda zeytin yaprağına ve kimyasal bileşenlerine olan ilgi artmaktadır. Zeytin yapraklarındaki polifenoller, özellikle görünür antimikrobiyal özellikleri nedeniyle çeşitli nedenlerle incelenmiştir.
        Resim, çizim vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-25-05946-g001.jpg'dir.
        Şekil 1
        Zeytin ( Olea europaea L.) yaprakları [ 5 ].

        Bu çalışmanın amacı, zeytin yaprağı ekstraktının Escherichia coli , Bacillus cereus , Staphylococcus aureus , Pseudomonas aeruginosa , Candida albicans ve diğerleri gibi bakterilere karşı antimikrobiyal etkisini gözden geçirmektir. Son birkaç on yılda zeytin yapraklarından aktif bileşiklerin izolasyonu üzerine çok sayıda yayın ortaya çıkmıştır. Bu yazıda, zeytin yapraklarında bulunan bileşiklerin izolasyonu, karakterizasyonu, enzimlerin varlığı ve antimikrobiyal potansiyellerinin belirlenmesine yönelik yöntemler hakkındaki mevcut bilgileri gözden geçirip sunuyoruz [ 6 , 7 , 8 , 9 , 10 ].

        Git: 2. Zeytin Yaprağının Temel Kimyasal Bileşikleri ve Biyolojik Etkileri


        Son birkaç yılda biyolojik olarak aktif bileşiklerin doğal kaynaklardan elde edilmesine olan ilgi artmıştır. Fenolik içeriği nedeniyle zeytin olası doğal antimikrobiyal kaynaklardan biridir.

        Fenolik bileşikler, bitkilerde pentoz fosfat, şikimat ve fenilpropanoid yollarının türevleri olan ikincil metabolitler olarak tanımlanır. Bu bileşikler, fitokimyasalların en yaygın olarak oluşan gruplarından biridir. Ayrıca bitkilerde önemli fizyolojik ve morfolojik öneme sahiptirler. Yapısal olarak, aşırı çeşitliliklerine rağmen, polifenoller ortak bir karbon iskelet yapı bloğuna sahiptir - C6-C3 fenilpropanoid birimi.

        Zeytin yaprakları çok çeşitli fenolik türevler içerir ve aşağıdakilerden oluşur:
        • basit fenoller (en yaygın ve önemli düşük molekül ağırlıklı fenolik bileşikler);
        • flavonoidler (flavonlar, flavanonlar, flavonoller ve flavan-3-oller);
        • sekoiridoidler.



        Olea europaea L. ekstraktında tanımlanan ana fenolik bileşiklerin yapısı aşağıda gösterilmiştir.şekil 2.
        İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-25-05946-g002.jpg'dir.
        şekil 2
        Olea europaea L. yaprak ekstraktında halihazırda tanımlanan fenolik bileşiklerin kimyasal yapıları .

        Zeytin yaprağı özü, özüne farklı terapötik özelliklerini verdiği düşünülen, toplu olarak zeytin biyofenolleri olarak adlandırılan birçok farklı bileşik içerir. Zeytin yaprağı ekstraktının tüm bileşenlerinin ana bileşeni olan oleuropein, antimikrobiyal, antioksidatif, antiviral, antiaterojenik, kalp koruyucu ve antihipertansif özelliklere sahiptir. Oleuropein, sekoiridoidler olarak adlandırılan özel bir kumarin benzeri bileşikler grubuna aittir. Oleaceas, Gentianales, Cornales ve diğer birçok bitki bu bileşikte bol miktarda bulunur. İridoidler ve secoiridoidler genellikle glikozidik olarak bağlanır. Farklı indol alkaloitlerin öncüleri olarak terpenlerin sekonder metabolizmasından üretilirler [ 1]. α-glikozile elenolik asit ile bir (3,4-dihidroksifenil) etanol (hidroksitirosol) ester olan oleuropein, iridoid monoterpenlerden biridir. Oleuropein'in farmakolojik etkilerden sorumlu olduğu düşünülmektedir. Oleuropeinin kanıtlanmış ana biyolojik aktiviteleri, antioksidan ve anti-inflamatuar etkilerin yanı sıra kardiyovasküler hastalık, hepatik bozukluk, obezite ve diyabet gibi oksidan ve inflamatuarla ilişkili hastalıkları tedavi etme yeteneğidir. Oleuropein, anti-klastojenik aktiviteler, serbest radikal süpürücü özellikler gösterir ve farklı tümör hücre tiplerinin gelişimini engeller. Bu fenol, düşük yoğunluklu lipoprotein oksidasyonunu ve lipoksijenazları inhibe edebilir. Ayrıca, hipoglisemik ve hipokolesterolemik aktivitelere sahiptir.11 , 12 ].

        Işık, yüksek sıcaklık, asit veya baz oleuropein etkisi altında hidroksitirozol ve elenolik asit [ 13 ]. Hidroksitirosol, bir katekol yapısına sahip, suda ve yağda çözünen bir moleküldür. Sızma zeytinyağında basit fenol formunda veya elenolik asit ile esterlenmiş halde bulunur. Hidroksitirosol, kardiyovasküler hastalıklara ve metabolik sendroma karşı olduğu kadar nöroproteksiyon, antitümör ve kemo modülasyon etkileri üzerinde de büyük bir etkiye sahiptir; bu nedenle, ilaç endüstrisi için yüksek ilgi gören bir moleküldür. Bu ilgi, hidroksitirozolden yeni moleküllerin nasıl sentezleneceğinin yanı sıra insanlar üzerindeki yararlı etkileri ve biyolojik aktiviteleri hakkında geniş araştırmalara yol açmıştır [ 14 ].]. Brahmi ve ark. (2013), hidroksitirosol'ü serbest radikal süpürme aktivitesi için araştırdı ve başarılı bir şekilde test etti [ 15 ].

        Ek olarak, zeytin yaprakları, en yaygın ve yaygın olarak dağıtılan zeytin yaprağı polifenol grubunu temsil eden önemli sayıda flavonoid içerir. Jemai ve ark. (2008), aglikon formunda (apigenin, diosmetin, luteolin, quercetin,) veya glikosile formda (luteolin-7- O -rutinoside, luteolin-7- O -glucoside, luteolin -5 - O ) bulunabileceklerini bildirmişlerdir. -glucoside , quercetin-7- O - rutinoside) [ 16 ].

        Luteolin (3',4',5,7-tetrahidroksiflavon) genellikle elma kabuğu, brokoli, lahana, havuç, kereviz, papatya çayı, yeşil biber, zeytin, soğan yaprağı ve perilla yaprağı gibi bitkilerde bulunduğu tespit edilmiştir. ve flavonoid ailesinin önemli bir üyesidir [ 17 ]. Yüksek luteolin içeriğine sahip bitkiler, enflamasyonla ilişkili semptomları tedavi etmek için etnofarmakolojik olarak kullanılmıştır. Bu flavonoid, kromozom değişikliklerini inhibe eder ve antioksidan etkiler, anti-tümorijenik özellikler ve anti-inflamatuar aktiviteler sunar. Ek olarak, luteolin potansiyel olarak kolon kanserini birçok yönden kontrol eder [ 18 ].

        Sonuç olarak, ekstrede bulunan tüm fenolik bileşiklerin sinerjistik etkileri nedeniyle sağlığı elde etmek için ekstraktın bileşenleri izole edilmeden kullanılması önerilebilir. Rodriguez ve ark. (2007), zeytinden elde edilen fenollerin en önemli sinerjistik etkilerinden birini inceledi. Sonuçların, hidroksitirosol ve 3,4-dihidroksifenilglikol [ 19 ] arasında olası bir sinerjistik etki önerebileceğini bulmuşlardır . Ayrıca, Rubio-Senent ve ark. (2015), hidroksitirosol asetat ve 3,4-dihidroksifenilglikol, hidroksitirosol ile desteklendiğinde sinerjistik etkinin meydana geldiğini bulmuşlardır [ 20 ]. Ayrıca zeytin yaprağından elde edilen oleuropein ve diğer polifenollerin sağlığı geliştirici özellikleri literatürde geniş çapta araştırılmaktadır.

        Fenolik Bileşiklerin Antimikrobiyal ve Enzimatik Aktivitesi
        Günümüzde mikroorganizmaların antibiyotiklere direnci her zamankinden daha fazladır. İnsan sağlığı üzerindeki etkilerini engellemek için alternatif çözümler hakkında çok sayıda yeni rapor var. Pek çok rapora göre, zeytin yapraklarından izole edilen fenolik bileşikler , özellikle antimikrobiyal olmak üzere çok iyi biyolojik aktivitelere [ 9 , 21 , 22 , 23 ] sahiptir [ 24 , 25 , 26 , 27 ].

        Escherichia coli , genellikle insan ve hayvanların bağırsaklarında yaşayan ve bağırsaklarımızın sağlıklı kalmasına yardımcı olan bir bakteri grubudur. Bununla birlikte, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine göre belirli bakteri türleri bazen ciddi hastalıklara neden olabilir. Escherichia coli'nin patojenik suşları, az pişmiş kıyma, çiğ sütten yapılan yumuşak peynirler, taze ürünler, tahıllar ve hatta su, pastörize edilmemiş süt ve meyve suları gibi kontamine içecekler gibi kontamine gıdalarla alınabilir. Her ne kadar Escherichia coliÇocuklar, yaşlı yetişkinler ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler dahil olmak üzere belirli insan grupları, diğerlerinden daha fazla semptom geliştirme riski altındadır. Oleuropein, rutin, hidroksitirosol ve kafeik asit [ 3 , 6 , 7 , 24 , 25 , 26 , 28 , 29 , 30 ] gibi polifenollerin Escherichia coli'ye karşı büyük antimikrobiyal aktivitesine ilişkin çok çeşitli çalışmalar yayınlanmıştır. .

        Salmonella bakterileri genellikle hayvan ve insan bağırsaklarında yaşar ve dışkı yoluyla bulaşır. İnsanlara en çok kontamine su veya yiyecekler yoluyla bulaşır. Tipik olarak, salmonella enfeksiyonu herhangi bir spesifik semptoma neden olmaz. Bununla birlikte, bazı enfekte kişilerde sekiz ila 72 saat içinde ishal, ateş ve karın krampları gibi semptomlar gelişir. Sağlıklı insanların çoğu, belirli bir tedavi veya ilaç tedavisi olmaksızın birkaç gün sonra iyileşir. Salmonella enfeksiyonu ile ilişkili ishalin neden olduğu dehidratasyon nedeniyle bazen tıbbi müdahale gerekir. Salmonella enteritidis tamamen normal görünen yumurtaların içinde olabilir ve yumurtalar çiğ veya az pişmiş olarak yenilirse hastalığa neden olabilir. Liu ve arkadaşlarına göre. (2017) oleuropein ve verbascoside, Salmonella enteritidis'e karşı büyük etkiye sahiptir [30 ]. Ayrıca Erdoğan ve ark. (2011) yakın zamanda Salmonella enteritidis'e karşı apigenin-7-glucoside, caffeic acid, catechin, diosmetin-7-glucoside, hydroxytyrosol, luteolin, luteolin-7-glucoside, oleuropein, vanilic acid, verbascoside, rutin ve tyrosol'ü araştırmışlardır [ 7 ] . Öte yandan, son araştırmalar zeytin yaprağı ekstraktının Salmonella typhimurium'a karşı antimikrobiyal aktivitesini bildirmiştir [ 7 , 29 ].

        Staph enfeksiyonlarına, sağlıklı insanların bile cildinde veya burnunda normal olarak bulunan mikrop türleri olan Staphylococcus bakterileri neden olur. Çoğu zaman, bu bakteriler nispeten küçük cilt enfeksiyonlarına neden olmak dışında hiçbir soruna neden olmaz. Bununla birlikte, stafilokok enfeksiyonları, bakteriler insan vücudunun derinliklerine inerek kan dolaşımına, kemiklere, kalbe, eklemlere veya akciğerlere girerse ölümcül olabilir. Hayatı tehdit eden stafilokok enfeksiyonları geliştiren sağlıklı insanların sayısı artıyor. Antibiyotikler ve enfekte bölgenin drenajı çoğunlukla tedavi için kullanılır. Bununla birlikte, bazı staf enfeksiyonları artık yaygın antibiyotiklere yanıt vermemektedir. Son zamanlarda, Staphylococcus aureus , Staphylococcus capitis , Staphylococcus epidermidis'e yönelik birçok bilimsel ilgi hedeflenmiştir., Staphylococcus hominis , Staphylococcus pyogenes, Staphylococcus xylosus [ 3 ]. Staphylococcus aureus çok çeşitli hastalıklara neden olabilir. Apseler, çıbanlar, karbonküller, selülit, folikülit, impetigo, sivilce ve haşlanmış deri sendromu gibi çeşitli cilt enfeksiyonlarının nedeni olabilir. Ayrıca endokardit, menenjit, osteomiyelit, pnömoni, sepsis ve toksik şok sendromu gibi yaşamı tehdit eden bazı hastalıkları da beraberinde getirebilir. Hastane kaynaklı enfeksiyonların en yaygın nedenlerinden biridir ve genellikle ameliyat sonrası yara enfeksiyonlarının nedenidir. Pek çok rapor, kafeik asit, oleuropein, rutin ve verbascoside'nin Staphylococcus aureus'a karşı uygun seçim olduğunu göstermiştir.6 , 7 , 22 , 24 , 25 , 26 , 27 , 28 , 29 ].

        Bacillus türleri, fakültatif olarak anaerobik, endospor oluşturan aerobik veya çubuk şekilli gram-pozitif bakterilerdir. Daha sonra yaşla birlikte, bazı türlerde kültürler gram-negatif hale gelebilir. Cinsin birçok türü, çok çeşitli fizyolojik yetenekler sergilediği için her doğal ortamda yaşar. Hücre başına yalnızca bir endospor oluşturulabilir. Sporlar soğuğa, sıcağa, kuruluğa, dezenfektanlara ve radyasyona dayanıklıdır. Bacillus cereus , sporların olumsuz koşullar altında varlığını sürdürdüğü ve kolaylıkla ayrışabilen madde bulunduğunda büyüyebildiği ortamlarda yaygın olarak dağılmış, gram-pozitif, spor taşıyan bir çubuktur. Bu bakteri toksin üretir ve "kızarmış pirinç sendromu" olarak adlandırılan gıda zehirlenmesinin en yaygın nedenlerinden biridir. Son araştırmalara göre oleuropein, apigenin-7-O -glucoside, caffeic acid, luteolin 4' - O -glucoside , luteolin 7 - O -glucoside, rutin ve verbascoside, Bacillus cereus'a karşı büyük bir sinerji etkisine sahiptir [ 3 , 6 , 29 ]. Ek olarak, son araştırmalar, zeytin yapraklarının kimyasal bileşiminin, gram-pozitifler arasında en iyi karakterize edilmiş bakterilerden biri olan Bacillus subtilis'e karşı harika olduğunu bildirmiştir [ 3 , 6 , 28 ].

        Klebsiella Pneumoniae gram negatif bir bakteridir. Ağız, deri ve bağırsağın normal florasında bulunmasına rağmen, aspire edildiğinde insan ve hayvan akciğerinde, özellikle alveollerde kanlı balgamla sonuçlanan zararlı değişikliklere neden olabilir. Birçok araştırmacı, oleuropein, rutin ve hidroksitirosolün Klebsiella Pneumoniae'ya karşı büyük etkisi olduğunu belirlemiştir [ 3 , 6 , 28 , 29 ].

        Bakteriler ve mantarlar gibi diğer mikroorganizmalar beslenmeden sağlık hizmetlerine ve farklı implantlara kadar pek çok alanda geniş bir yelpazede sorun oluşturmaktadır. Pereira ve ark. (2007), apigenin 7- O -glucoside, caffeic acid, oleuropein, luteolin 7 - O -glucoside , luteolin 4' - O -glucoside, rutin ve verbascoside gibi zeytin yaprağı ekstrakt bileşenlerinin mantarlarda koruyucu etkileri olduğunu göstermiştir. Cryptococcus neoformans [ 6 ]. Cryptococcus neoformans , çevrede dünya çapında yaygın olarak bulunan bir mantardır. İnsanlar normalde bundan bıkmazlar, ancak enfeksiyon meydana gelirse, bunun nedeni Cryptococcus neoformans'ın mikrosporlarının solunmasıdır. Cryptococcus neoformansBaşka türlü sağlıklı olan insanlarda enfeksiyonlar nadirdir. Çoğu vaka, bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde, özellikle HIV/AIDS'in ileri evrelerinde olan kişilerde görülür.

        Candida türleri insanlarda en sık görülen enfeksiyöz mantar türleridir ve yaklaşık 150 tanesi bilinmektedir. Candida albicans , büyük ölçüde bağışıklığı baskılanmış bireyleri etkileyen en yaygın patojenik türdür. Candida albicans , farklı kandidiyazis türleri için birincil etiyoloji rolünün yanı sıra, polimikrobiyal enfeksiyonlara katkıda bulunmasıyla ünlüdür. Candida albicans , insan mikroflorasının veya insan vücudunda yaygın olarak yaşayan mikroorganizmaların normal bir parçası olmasına rağmen, aşırı çoğalırsa enfeksiyonlara neden olabilir. Ek olarak, Candida türleri mukus zarlarını ve cildi enfekte edebilir. Oleuropein ve hidroksitirosolün en iyi inhibitörler olduğu açıklandı [ 24 , 27 ,28 ]. Zeytin yaprağı ekstraktının Candida albicans'a karşı antimikrobiyal aktivitesine rağmen , oleuropeinin Candida glabrata ve Candida parapsilosis'in baskılanması üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu bildirilmiştir [ 3 ].

        Git: 3. Zeytin Yaprağındaki Temel Kimyasal Bileşiklerin İzolasyonu, Karakterizasyonu ve Antimikrobiyal Potansiyelinin Belirlenmesi Yöntemleri
        3.1. Zeytin Yapraklarından Ana Kimyasal Bileşiklerin İzolasyonu
        Doğal kaynaklardan elde edilen biyoaktif bileşikler muhtemelen gıda, kimya ve ilaç endüstrilerinde uygulanabilir; dolayısıyla bu bileşiklerin üretimi veya ekstraksiyonu için biyoproseslerin geliştirilmesine olan ilgi son yıllarda artmıştır. Ham ekstraktlarda veya fraksiyonlarda bulunan hedef bileşiklerin doğası, izolasyon prosesi planlanmadan önce dikkate alınması gereken en önemli faktördür. Moleküllerin dikkate alınması gereken genel özellikleri şunları içerir:
        • asit-baz özellikleri;
        • şarj etmek;
        • moleküler boyut;
        • çözünürlük (hidrofobiklik veya hidrofiliklik);
        • istikrar.
        3.1.1. Geleneksel Ekstraksiyon Teknikleri


        Polifenol analizi için numune ön işleminin en önemli adımlarından biri ekstraksiyondur. Genel olarak ekstraksiyon, uygun dağılım katsayısına ulaşmak için analitin (bu durumda fenolik bileşikler) iki faz arasında dağılımının yapıldığı bir ayırma işlemidir. Polifenollerin hastalıkları önleyici etkileri ve özel sağlığı teşvik edici özellikleri nedeniyle, çeşitli bitkilerden polifenolleri çıkarmak için etkili yöntemler araştırılmış ve geliştirilmiştir [ 31 ]. En sık kullanılan tekniklerden bazıları aşağıda açıklanmıştır.

        Katı-Sıvı Ekstraksiyon Tekniği (SLE)


        Zeytin yapraklarının bir çözücü içerisinde maserasyon yoluyla katı-sıvı ekstraksiyonu en sık kullanılan ekstraksiyon sistemidir. Organik çözücülerle katı-sıvı ekstraksiyonu, endüstriyel ihtiyaçlar için katı bir matristen analitlerin izolasyonu için yaygın olarak kullanılır. Bitki hücre dokularından hücre içi bileşiklerin ve sıvıların ekstraksiyonu için farklı katı-sıvı ekstraksiyon yöntemlerinin ticari amaçlarla kullanımına olan ilgi son on yılda hızla artmıştır. Ayrıca, fenollerin (özellikle oleuropein) zeytin yapraklarından geleneksel katı-sıvı ekstraksiyon metodolojisine dayalı olarak ayrılması birkaç patentin konusu olmuştur. Laboratuar ölçeğinde, fenoller en sık maserasyon ve farklı özütleyicilerle (metanol-su karışımları veya heksan) Soxhlet özütleme gibi geleneksel yöntemler kullanılarak izole edilir. Yine de,32 ].Bu nedenle, prosedür endüstriyel ölçekteyse ve özellikle ürünler insan kullanımına yönelikse, toksik özütleyicilerden kaçınmak gerekir. Ekstraksiyon süresi çoğunlukla 24 saat ile 48 saat aralığındadır ve mümkün olduğu kadar kısaltılması arzu edilir.

        Zeytin yaprağından biyoaktif bileşiklerin ekstraksiyonu için katı-sıvı ekstraksiyonu birçok araştırmacı tarafından incelenmiştir. Rahmanian ve arkadaşlarına göre. (2015) bu teknik, faydalı bileşiklerin ekstrakte edilmesi için buharla haşlama veya asit hidroksilasyon gibi çeşitli işlemlerle yükseltilebilir [ 33]. Biyoaktif bileşiklerin geri kazanılması için yaygın olarak Soxhlet ve ham madde ile çözücü arasında ajitasyonlu veya ajitasyonsuz doğrudan temas yoluyla katı-sıvı ekstraksiyonu kullanılır. Bu teknolojiler hızlı ve tekrarlanabilir bir ekstraksiyon sağlasa da, büyük miktarda organik solvent kullanılır. Zeytin yapraklarından polifenol ekstraksiyonu için kullanılan olağan ekstraksiyon solventleri, sulu alkol karışımlarının yanı sıra aseton, metanol, etanol, n-heksan, etil asetat, kloroform ve dietil eterdir. Ekstraksiyon çözücüsünün seçimi, çözme gücü, seçicilik, uçuculuk ve maliyet gibi bitki materyallerinden istenen bileşenlerin ekstraksiyonu için önemli bir kriterdir. Ayrıca ekstraksiyon solventlerinin zeytin yapraklarının antimikrobiyal özellikleri üzerinde olağanüstü bir etkisi vardır.

        Halil ve ark. (2013), indirgeyici ve stabilize edici ajan olarak sıcak su zeytin yaprağı ekstraktları kullanılarak sentezlenen ve ilaca karşı antibakteriyel aktivitesi değerlendirilen Ag nanopartiküllerin ekstrakt konsantrasyonu, temas süresi, pH ve sıcaklığın reaksiyon hızı ve şekli üzerindeki etkisini araştırmışlardır. dirençli bakteri izolatları [ 22 ]. Lee-Huang ve ark. (2003), ekstraksiyon işlemi sırasında çözücü olarak suyun da kullanıldığı, HIV-1 enfeksiyonuna ve replikasyonuna karşı, sıvı kromatografi-bağlı kütle spektrometrisi ile standardize edilmiş zeytin yaprağı özü müstahzarlarının antiviral aktivitesi hakkında bir çalışma yayınladı [ 23 ]. Ayrıca, Goulas ve ark. (2009), endotel hücrelerine ve kansere karşı zeytin yaprağı suyu özleri kullanmıştır [ 34 ].

        Caferi ve ark. (2017), kısa ve uzun süreli depolamada Aspergillus flavus'a karşı ekstraktın antimikrobiyal özelliklerinden faydalanmak için mikrokapsüllenmiş zeytin yaprağı metanolik ekstraktının domates salçasına nasıl dahil edileceğini gösterdi [ 35 ]. Öte yandan, Al-Quraishy ve ark. (2017), iltihabı hafifleterek ve antioksidan enzim aktivitelerini artırarak sıçanlarda hidroklorik asit/etanol kaynaklı gastriti önlemenin araştırılması için zeytin yaprağı metanolik özü kullanmıştır [ 36 ]. Ek olarak, potansiyel anti-tümör aktivitelerinin araştırılmasında zeytin yapraklarının ekstraksiyonu için çözücü olarak metanol kullanıldı; bu çalışmada spesifik olarak insan meme kanseri hücreleri tedavi edilmiştir [ 37 ].

        Čabarkapa ve ark. (2014), insan periferik lökositleri ile in vitro comet tahlili kullanılarak değerlendirilen adrenalin kaynaklı DNA hasarında kuru zeytin yaprağı etanolik özü kullanmışlardır [ 38 ]. Ek olarak, Poudyal ve ark. (2010), ana bileşen olarak oleuropein ile fenolle zenginleştirilmiş ekstraktın sıçanlarda yüksek karbonhidratlı, yüksek yağlı bir diyetin kardiyovasküler, hepatik ve metabolik belirtilerini nasıl hafiflettiğini araştırmak için etanol ile katı-sıvı ekstraksiyonu kullandı [ 39 ]. Öte yandan, Liu ve ark. (2017), zeytin yaprağı etanolik ekstraktının Escherichia coli , Listeria monocytogenes ve Salmonella enteritidis dahil olmak üzere başlıca gıda kaynaklı patojenlere karşı antimikrobiyal etkisini araştırdı.ve bu üç patojenin büyümesinin neredeyse tamamen önlenmesi için yeterli bir etanolik ekstrakt konsantrasyonu gösterdi [ 30 ].

        Paiva-Martins ve ark. (2017), sızma zeytinyağı ile karşılaştırılabilir stabilite özelliklerine ve besin değerine sahip zeytinyağı hazırlama olasılığını inceledi. Rafine zeytinyağını, n-heksan [ 40 ] kullanarak birkaç zeytin çeşidinin yapraklarından ekstrakte edilen polifenollerle zenginleştirdiler.

        Yuan ve ark. (2015), etil asetat ekstresi enzimatik hidrolizatın yüksek bir antioksidan aktivitesi gösterdi, sonuçları hemiselülazın endüstriyel hidroksitirosol üretimi için umut verici ve çekici özelliklere sahip olduğunu gösterdi. Ayrıca, hidroksitirosolün farmasötik ürünlerde ve fonksiyonel gıdalarda kullanım için değerli bir biyolojik bileşen olabileceğini belirtmişlerdir [ 13 ]. Öte yandan Turkez ve ark. (2012), sıçanlarda permetrin kaynaklı genotoksik ve oksidatif hasarı modüle etmede zeytin yaprağı ekstraktının etkinliğini belirlemek için etil asetat ile katı-sıvı ekstraksiyonu ile elde edilen zeytin yaprağı ekstraktını kullanmışlardır [ 41 ].

        Altıok ve ark. (2008), ekstraksiyon işleminde çözücü olarak asetonun kullanıldığı ve zeytin yaprağı ekstraktından polifenolleri geri kazanmak için yeni bir adsorban olarak ipek fibroinin kullanıldığı ipek lifi üzerine adsorpsiyon yoluyla zeytin yaprağı özlerinden polifenollerin izolasyonu hakkında bir çalışma yayınladılar. [ 42 ]. Ek olarak, Karygianni ve ark. (2014), zeytin yaprağı ekstraktının farklı oral mikroorganizmalara (on bakteri ve bir mantar suşu) karşı antimikrobiyal aktivitesini araştırmak için aseton ile katı-sıvı ekstraksiyonu kullanmışlardır [ 25 ].

        Erdohan ve Turhan [ 7 ], kloroform ile katı-sıvı ekstraksiyonu ile elde edilen ve antimikrobiyal gıda ambalajlarında kullanılan zeytin yaprağı ekstraktını ele aldılar. Aktif paketleme raf ömrünü uzatır ve gecikme fazını uzatarak ve gıda patojenlerinin veya bozulmaya neden olan mikroorganizmaların büyüme oranını azaltarak gıda ürünlerinin güvenliğini ve kalitesini korur [ 7 ].

        Organik çözücüler bitkilerden metabolitlerin ekstraksiyonunu sağlasa da, bitki ekstraktlarında metaller, proteinler veya şekerler gibi birçok başka bileşik mevcut olabileceğinden seçici olarak konsantre spesifik bileşenler elde etmek için ek saflaştırma gerekli olabilir.

        Soxhlet Ekstraksiyon Tekniği


        Soxhlet ekstraksiyonu, istenen analiti uzaklaştırmak için katı bir numune aracılığıyla tekrarlanan solvent damıtma işlemini içerir. Numune bir yüksük tutucuya yerleştirilir ve işlem sırasında adım adım bir damıtma şişesinden yoğunlaştırılmış taze çözücü ile doldurulur. Sıvı bir taşma seviyesine ulaştığında, bir sifon yüksük tutucunun tüm içeriğini aspire eder ve sıvıdaki ekstrakte edilen analitleri taşıyarak damıtma şişesine geri boşaltır. Tam ekstraksiyona ulaşıldığında, bu işlemin tekrarı durdurulur. Bu özellik, Soxhlet'i hibrit bir sürekli-süreksiz teknik olarak temsil eder. Ancak solvent numune içerisinde yeniden dolaştırıldığı için sistem sürekli bir karaktere sahiptir. Soxhlet ekstraksiyonu çok basit bir tekniktir ve farklı numuneler için prosedürleri çok benzer hale getirir.

        Soxhlet ekstraksiyonunun birçok avantajı vardır ve bir asırdan uzun bir süre önce doğrulanmıştır. Ek olarak, dezavantajların çoğu aşağıdaki şekillerde aşılmıştır:
        • yardımcı enerjilerle ekstraksiyona yardımcı olarak;
        • farklı yaklaşımlarla ekstraksiyonu otomatikleştirerek;
        • numune kartuşundaki basıncı artırarak.



        Luque de Castro ve ark. (2010), Soxhlet ekstraksiyonunun otomasyonu gibi yaygın teknolojilerin dahil edilmesiyle geleneksel ekstraktörün başarısının, zaman ve ekstraktanda önemli tasarruf sağlayan ticari ekipman üzerinde gerçekleştirildiğini yayınladı [ 43 ].

        Soxhlet ekstraksiyon tekniğinin aşağıdakileri içeren bazı dezavantajları vardır:
        • çok yönlülük eksikliği;
        • sınırlı solvent seçimi;
        • uzun çıkarma süresi;
        • yerel aşırı ısınma nedeniyle hedef bileşiklerin olası bozunmaları;
        • solvent tüketimi nedeniyle nispeten yüksek maliyetler.



        Soxhlet tekniğinin ekonomik dezavantajları nedeniyle araştırmalarda daha az ve sadece küçük ölçekte kullanılmaktadır.

        Şahin ve ark. (2011) Zeytin yapraklarından Soxhlet ekstraksiyonu, oleuropeini çıkarmak için iyi bir yoldur; Çözücü tipinin ekstraksiyon performansı üzerindeki etkisini tanımlamak için farklı tipte çözücüler (su, etanol, metanol, heksan ve metanol/heksan karışımı) kullanılmıştır [ 11 ]. Başka bir çalışmada Soxhlet ekstraksiyonu, fenolik bileşikler olan oleuropein, luteolin-7- O -glucoside, luteolin-4'- O karışımını elde etmek için kullanılmıştır.-glucoside, luteolin ve hidroksitirosol asetat. Zeytin yaprağı ekstraktının, sıçanlarda kronik Pb maruziyetinde kurşun (Pb) kaynaklı davranış anormalliklerini ve nörotransmitter üretimini önlediği sonucuna vardılar. Çalışmalarının amacı, zeytin yaprağı ekstraktının Pb'ye maruz kalan sıçanlarda bir anti-apoptotik, anti-enflamatuar ve antioksidan aracı olarak görev yaptığına dair ek kanıt sağlamaktı [ 44 ].

        3.1.2. Geleneksel Olmayan Ekstraksiyon Teknikleri


        Günümüzde ekstraksiyon süresinin kısaltılması ve daha düşük solvent tüketimi ile maliyetlerin düşürülmesi gerekmektedir; bu nedenle, ekstraksiyon ve izolasyon teknikleri alternatifinin uygulanması giderek yaygınlaşmaktadır. İçerirler:
        • mikrodalga destekli ekstraksiyon;
        • ultrason destekli ekstraksiyon;
        • süperkritik sıvı ekstraksiyonu (en çok kullanılanlar kritik altı su ekstraksiyonu ve süperkritik karbondioksit ekstraksiyonudur).



        Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar zeytinyağı endüstrisinde ısıl işlem uygulamalarının yaygınlaştığını göstermektedir. Araştırılanlardan biri, birkaç dakika boyunca doymuş buharla yüksek basınç ve sıcaklıklarda gerçekleştirilen ve ardından patlayıcı bir dekompresyon olan buhar patlamasıdır [ 45 ]. Birçok avantajına rağmen, bu ısıl işlem, patlayıcı dekompresyonun teknik karmaşıklığı nedeniyle endüstriyel uygulama için daha fazla geliştirilmemiştir [ 46 ]. Diğer ısıl işlem, daha düşük basınç ve sıcaklıklarda gerçekleştirilen kesintili buhar işlemidir. Patlayıcı dekompresyon gerekli değildir, bu nedenle bu termal işlem endüstriyel uygulama için ölçeklendirilmiştir [ 46 ].

        Valavanidis ve ark. (2004), zeytinyağının yüksek sıcaklıklarda ısıl işlem altındaki ısıl stabilitesini karşılaştırmış ve farklı kimyasal değişikliklere karşı diğer bitkisel yağlardan daha yüksek dirence sahip olduğu sonucuna varmıştır. Isıtma altında polifenollerin bozunmasını incelediler ve oleuropein ve hidroksitirosol konsantrasyonlarının zamanla hızla azaldığını buldular [ 47 ].

        Mikrodalga Destekli Ekstraksiyon (MAE)


        MAE tekniği, daha az organik çözücü tüketimi ve daha düşük maliyetler içerir [ 48 ]. MAE, genellikle gerektiren geleneksel maserasyon prosedürüne kıyasla liç süresinde önemli bir kısalma sağlar, bu nedenle laboratuvar ölçeğinde alternatif bir ekstraksiyon yöntemi olarak kullanılmıştır [ 49 ].

        Mikrodalgaların kullanıldığı ısıtma, mikrodalgaların molekül üzerinde iki mekanizma, özellikle iyonik iletim ve dipol dönüşü yoluyla doğrudan etkisine dayanır [ 50 , 51 ]. Ekstraksiyon sürecini etkileyen faktörler, matrisin özellikleri, ekstraksiyon süresi ve sıcaklığı, mikrodalga gücü ve solvent hacmi ve tipidir [ 52 ]. Mikrodalga destekli ekstraksiyon işleminin aşağıdaki üç adımı içerdiği varsayılmaktadır:
        • artan basınç ve sıcaklık altında numune matrisinin aktif bölgelerinden çözünen maddelerin ayrılması;
        • çözücünün numune matrisi boyunca difüzyonu;
        • çözünen maddelerin numune matrisinden çözücüye salınması.



        Geleneksel tekniklerle (örneğin maserasyon) karşılaştırıldığında MAE'nin birçok avantajı vardır, örneğin:
        • zeytin yapraklarından fenolik bileşiklerin ekstraksiyonunda arzu edilen bir teknik haline getiren yüksek ekstraksiyon seçiciliği;
        • daha yüksek ekstraksiyon verimliliği;
        • daha az çalışma süresi;
        • kısaltılmış ekstraksiyon süresi.



        Aynı zamanda, geleneksel ekstraksiyon yöntemlerine (örn., Soxhlet ekstraksiyonu) kıyasla daha yüksek geri kazanımlar sağlar, bu nedenle MAE, bitkilerden ve özellikle zeytin yapraklarından fenolik bileşikler ekstraksiyonu için büyük ilgi görmüştür. [ 8 , 53 ] Fenolik bileşikler MAE ile kolayca ekstrakte edilebilir. Ancak MAE, Grigonis ve ark. (2005) çalışmalarında yayınladılar [ 54 ].

        Mohammadi ve ark. (2015), antioksidan aktiviteyi değerlendirmek için soya fasulyesi yağında nano-emülsiyonlarla kapsüllenmiş zeytin yaprağı özleri elde etmek için MAE kullanmıştır [ 12 ]. MAE, zeytin yaprağı ekstraktlarının DNA koruyucu, sitotoksik ve apoptozu indükleyici özellikleri üzerine yapılan bir pilot çalışmada da kullanıldı. Bu çalışmanın sonuçları, zeytin yaprağı ekstraktının faydalı etkisinin açıklanmasına yardımcı olabilir ve etki mekanizmasının daha fazla araştırılması, insan kanserinin önlenmesinde büyük ilerleme sağlayabilir [ 55 ].

        Taamalli ve ark. (2011), zeytin yapraklarından fenolik bileşiklerin ekstraksiyonu için basit ve hızlı bir yöntem geliştirmiştir. MAE'yi geleneksel yöntemlerle karşılaştırdılar. Verimlilik ve hıza göre, MAE'nin zeytin yapraklarından fenolik bileşiklerin karakterizasyonu için yararlı bir alternatif olabileceği sonucuna vardılar. Çözücü tipi ve bileşimi, ekstraksiyon süresi ve mikrodalga sıcaklığı, MAE sürecini etkileyen deneysel değişkenlerdir ve tek değişkenli yöntemle optimize edilmiştir [ 56 ].

        Ultrason Yardımlı Ekstraksiyon (BAE)


        Ultrason kavitasyona neden olur, ultrasonun özelliklerine, ürün özelliklerine ve ortam koşullarına bağlıdır. BAE bir enerji üreteci, bir sıvı ortam ve bir dönüştürücü gerektirir [ 57 ]. Ultrason, kütle aktarım oranlarını ve mikro boşlukların oluşumu nedeniyle hücre duvarının potansiyel yırtılmasını artırarak ekstraksiyon oranını iyileştirir, işlem süresini, çözücü tüketimini, termal bozunma kayıplarını, su ve enerji tüketimini azaltarak daha yüksek ürün verimine yol açar [ 58 , 59 ]. Ultrasonun kullanımları genel olarak iki gruba ayrılır: yüksek yoğunluklu ve düşük yoğunluklu.

        Yüksek güçlü ultrason uygulaması için iki tür cihaz kullanılabilir: ultrasonik banyo ve prob tipi ultrason ekipmanı.

        Her iki sistem de bir ultrason gücü kaynağı olarak bir dönüştürücüye dayanmaktadır. Kullanılan en yaygın tip piezoelektrik dönüştürücüdür. Ultrasonik banyo, bir veya daha fazla ultrasonik dönüştürücüye sahip paslanmaz çelik bir tanktan oluşur. Normalde 40 kHz civarında bir frekansta çalışır. Ek olarak, sıcaklık kontrolü ile donatılabilir. Çok sayıda numunenin aynı anda işlenmesi olasılığı ile kolayca temin edilebilir ve ucuzdur. Bununla birlikte, doğrudan örneğe iletilen ultrasonun tekrar üretilebilirliği ve gücü düşüktür. Verilen yoğunluk, banyoda bulunan su ve deney için kullanılan cam eşyalar tarafından büyük ölçüde zayıflatılır. Öte yandan, daha küçük bir yüzeyden iletilen ultrasonik yoğunluk nedeniyle prob sistemi daha güçlüdür.60 ].

        Olası ekonomik kazançlar nedeniyle, ultrasonik cihazlardaki gelişmeler ticari fırsatlar olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, BAE'nin endüstriyel ölçekte uygulanması hala bir zorluk olmuştur. BAE'nin zeytin yaprağında konvansiyonel ekstraksiyona kıyasla daha hızlı ve daha verimli olduğu kanıtlanmıştır. Açıklama, bu yöntemin analitik sürecin farklı adımlarını hızlandırmada güçlü bir yardımcı olduğu gerçeğinde yatmaktadır. BAE'nin başlıca avantajları şunlardır:
        • düşük sıcaklık seviyeleri;
        • yüksek verim;
        • kısa işlem süresi.



        Şahin ve ark. (2013), zeytinyağı ve sofra yağı üretimlerinin tarımsal ve endüstriyel atıklarından polifenoller elde etmek için BAE'yi kullandı. Çalışmaları, zeytin yaprağı çıkarma koşullarının simülasyonuna ve optimizasyonuna katkıda bulunmuştur [ 10 ].

        Süperkritik Sıvı Ekstraksiyonu (SFE)


        SFE, katı bitki matrislerinden düşük miktarlarda yüksek katma değerli bileşiklerin çıkarılması için yeni bir yöntemdir [ 61 , 62 ]. Uçuculuğu düşük ve termal olarak kararsız olan bileşiklerin ayrılması, alternatif bir yöntem olarak SFE'nin geliştirilmesinin birincil nedeni olmuştur. Bununla birlikte, doğal ürünlere yönelik artan kamu ilgisiyle birlikte, süperkritik sıvı ekstraksiyonu, tarımsal numuneler, gıda ve bitkiler üzerinde çalışmak için düzenli bir ekstraksiyon tekniği haline gelebilir. Kısa ekstraksiyon süresinin (hızlı ve otomatikleştirilebilir olması) ve yüksek verimliliğin yanı sıra, SFE'nin en avantajları şunlardan oluşur:
        • daha az çözücü tüketir (çevre dostu);
        • çok temiz özler;
        • Basınç ve/veya sıcaklık değiştirilerek manipüle edilebilen ekstraksiyonun seçiciliği [ 11 , 63 ]
        • Bu prosedürle polar olmayan bileşiklerin ekstraksiyonu çok düşük enerji maliyetlerine sahiptir.



        Bununla birlikte, diğer birçok süreç gibi, SFE de bazen her çalıştırmadan önce uygun şekilde ayarlanması gereken çok sayıda faktörü nedeniyle eleştirilir.

        Çözücü olarak genellikle su ve karbon dioksit gibi kritik altı veya süper kritik akışkanlar kullanılır. Süperkritik CO2'nin içsel düşük viskozitesi ve yüksek yayılımı, nispeten temiz ekstraktlara izin vermiştir [ 11 , 64 ] . Ayrıca, ekstraksiyon sırasında ışık ve hava olmaması, geleneksel ekstraksiyon tekniklerinin aksine analitlerin bozunmasını azaltır [ 65 ].

        Çözünürlük, özellikle kritik altı veya kritik üstü bölgede çalışırken, değişen ekstraksiyon koşullarıyla önemli ölçüde değişebilen solvent yoğunluğuna bağlıdır.

        Ucuz ve çevre dostu bir solvent olan su, fenoliklerin endüstriyel ekstraksiyonu için ideal bir solventtir, ancak düşük sıcaklıklarda ekstraksiyon veriminin düşük olması nedeniyle kullanımı sınırlıdır [ 66 ]. Kritik altı su, 100 °C ile 374 °C arasındaki sıcaklıkta ve < 221 bar [ 67 ] basınçta, sıvı halini koruyacak kadar yüksek (kritik basıncın altında) suyu ifade eder. Zeytin yapraklarından biyoaktif bileşikler elde etmek için kritik altı su ekstraksiyonunun kullanımına ilişkin literatürün az bulunmasına rağmen, yakında zeytin yaprağı ekstraksiyonu için büyük bir potansiyele sahip olduğu kesindir [ 68 ].

        Karbondioksitli SFE, kokusuz, renksiz ve tatsız olduğu kadar toksik olmayan ve yanıcı olmayan solvent güvenliği nedeniyle de çok çekicidir. Ayrıca, bir çözücü olarak karbon dioksit oldukça seçicidir, kolayca çıkarılabilir, kolaylıkla temin edilebilir ve ucuzdur. Ayrıca, ekstraksiyon parametrelerinin geniş bir basınç ve sıcaklık aralığında değiştirilebilmesi de büyük avantajdır [ 69 ].

        Geleneksel ekstraksiyon tekniklerine göre daha yüksek yatırım maliyetine ihtiyaç vardır ve süperkritik karbondioksit ekstraksiyonunun tek ciddi dezavantajı budur. Öte yandan, işletme maliyetleri nispeten düşüktür. Ayrıca endüstriyel ölçeğe ölçeklendirilmesi çok basittir.

        Jimenez ve ark. [ 64 ].

        Şahin ve ark. (2011), süperkritik karbondioksit ekstraksiyonu ile elde edilen zeytin yaprağı ekstraktındaki oleuropein içeriğini inceledi. Bu sonuçları Soxhlet yöntemiyle elde edilen sonuçlarla karşılaştırdılar. 100 bar ile 300 bar arasındaki basıncın, 50 °C ile 100 °C arasındaki sıcaklığın ve yardımcı çözücü tipinin hem ekstrakt hem de oleuropein miktarındaki etkisi araştırıldı [ 11 ]. 3.2. Analitik Yöntemler


        Zeytin yapraklarının fenolik bileşenlerinin tanımlanması, biyolojik ve farmakolojik aktiviteleri nedeniyle son yıllarda ilgi çekmektedir. İlk olarak, fenolik bileşiklerin toplam içeriği spektrofotometrik tekniklerle belirlendi. Bununla birlikte, zeytin yapraklarında bulunan polifenolleri tekil olarak tanımlamanın ve ölçmenin tek şansı, bileşiklerin tespit edilmeden önce önceden ayrılmasıdır.

        Gaz kromatografisi (GC) tipik olarak ayrışmadan buharlaşabilen bileşikleri ayırmak ve analiz etmek için kullanılır. GC'nin kullanımı, birçok çalışmada zeytin yapraklarında fenolik karakterizasyon için olası bir teknik olarak rapor edilmiştir [ 26 , 70 , 71 ].

        Kütle spektrometrisinin (MS) tüm süreci, numunenin parçalanma ile veya parçalanma olmadan gaz halindeki iyonlara dönüştürülmesini içerir ve bunlar daha sonra kütle-yük oranları ve nispi bollukları ile karakterize edilir. De Nino ve ark. (1997), MS kullanarak zeytin yaprağı ekstraktlarından fenolik bileşiklerin, özellikle oleuropeinin doğrudan tanımlanmasını inceledi [ 70 ].

        Bir gaz GC/MS sisteminde MS, ayırma boyunca kütleleri sürekli olarak tarar. Salta ve ark. (2007) bu yöntemi bilimsel makalelerinde açıklamıştır. Üç triterpenoik asit ve sinnamik asit, ferulik asit, hidroksitirosol, p -hidroksi-benzoik asit, p -hidroksi-fenilasetik asit, protokatekuik asit, p - kumarik asit gibi 25 hedef polifenolik bileşiğin saptanması için bir GC/MS yöntemi uygulandı. , tirozol, vanilin ve vanilik asit [ 71 ].

        Sıvı kromatografisi/kütle spektrometrisi (LC/MS), LC'nin çözme gücü ile MS'nin saptama özgüllüğünü birleştirir. LC/MS, birçok bilimsel makalede [ 34 , 37 , 64 , 72 , 73 , 74 , 75 , 76 ] açıklanan çok çeşitli sektörlerde uygulanabilir . Lee-Huang ve ark. (2003), sıvı kromatografi/kütle spektrometresi kullanarak zeytin yaprağı ekstraktı hazırladı ve standardize etti ve bu zeytin yaprağı ekstraktı preparasyonlarını HIV-1 enfeksiyonuna ve replikasyonuna karşı test etti, burada standart olarak saf oleuropein kullanıldı ve oleuropein, olenolic'e karşılık gelen birkaç pik tespit edildi asit ve hidroksitirosol [ 23 ].

        Nükleer manyetik rezonans (NMR) spektroskopisi, numune içeriğinin ve saflığının belirlenmesi için kullanılan bir analitik kimya tekniğidir. NMR, karışımdaki ayrı ayrı bileşenlerin önceden ayrılmadan karmaşık karışımların analizinde uygulanır. Teknik, konformasyonel değişim, difüzyon, faz değişiklikleri ve çözünürlük gibi moleküler düzeyde fiziksel özellikleri incelemek için kullanılabilir. Bu, Kontogianni ve diğerleri tarafından tanımlanmıştır. (2013) aşağıdaki bileşikler için kuru zeytin yaprağı ekstraktının kantitatif sonuçlarını sağlamıştır: hidroksitirosol, luteolin-4′- O -β - d glukopiranozit, luteolin-7- O -β - d -glikopiranozit, luteolin ve oleuropein [ 73 ].

        Yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) çok yönlülüğe sahiptir ve birçok çalışmada açıklandığı gibi bilim ve endüstride yaygındır [ 10 , 56 , 72 , 74 , 76 , 77 ]. Jemai ve arkadaşları, ekstrakttaki oleuropein ve oleuropein aglicon'u ve ana bileşik olarak hidroksitirosol'ü belirlemek için HPLC analizi kullandı ve LC/MS ile doğrulandı [ 16 ]. Zeytin yaprağı ekstraktında yer alan aşağıdaki fenolik bileşikler, apigenin-7-glucoside, flavonoid x, luteolin-7-glucoside, oleuropein, oleuroside, rutin ve verbascoside, anti-HIV araştırmasında fotodiyot dizi dedektörü ile HPLC yöntemi kullanılarak tanımlanmış ve karakterize edilmiştir. aktivite [ 23]. Liu ve ark. (2017), zeytin yaprağı ekstraktının Listeria monocytogenes , Escherichia coli O157:H7 ve Salmonella enteritidis dahil olmak üzere başlıca gıda kaynaklı patojenlere karşı antimikrobiyal etkisini araştırdı ve zeytin yaprağı ekstraktındaki dört ana zirveyi belirlemek için HPLC kullandı: luteolin-7- O -glucoside, luteolin-4- O -glucoside, oleuropein ve vabascoside [ 30 ]. Altıok ve ark. [ 42]. Abaza ve ark. (2007), insan promyelositik lösemi hücrelerini yedi ana Tunus çeşidinden elde edilen zeytin yaprağı özleri ile inkübe ederek zeytin yapraklarının koruyucu etkilerini araştırdı ve zeytin yaprağı özlerinde bulunan birkaç küçük bileşiği belirlemek için diyot dizisi UV detektörü ile HPLC yöntemini kullandı; burada iki ana bileşik apigenin 7-glucoside ve oleuropein idi. Bu bileşikler, tüm ekstraktlarda ve görece yüksek konsantrasyonlarda mevcuttu [ 78 ]. Flemmig ve ark. (2011), zeytin yaprağının Akdeniz halk tıbbında gut hastalığına karşı geleneksel kullanımına rasyonel bir temel sağlayan ve hidroksitirosol, tirozol, oleuropein, verbascosid, luteolin-7- O -β- d -glucoside , apigenin- 7- O -β-UV-DAD detektörlü HPLC yöntemi kullanılarak d -glikozid [ 79 ]. Al-Quarishy ve ark. (2017), zeytin yaprağı ekstraktının sıçanlarda HCl/etanol kaynaklı gastrik mukozal hasara karşı mide mukozasını koruyup koruyamayacağını araştırmış ve zeytin yaprağı ekstraktından şu bileşiklerin saptanması için UV-VIS detektörlü HPLC kullanmıştır: tirozol ve türevi, oleuropein, kafeik asit, rutin, luteolin türevleri ve vanilin [ 36]. Ek olarak, bir grup araştırmacı, aşındırıcı bir etanol konsantrasyonunun neden olduğu gastrik mukozal yaralanmada zeytin yaprağı ekstraktının koruyucu aktivitesini araştırdı. HPLC kullanarak, zeytin yaprağı ekstraktının ana bileşeninin, ekstraktın %19.8'ini oluşturan oleuropein olduğunu belirlediler; diğer tanımlanmış bileşikler: kafeik asit, vanilin, rutin, luteolin, luteolin-7- O -glikozit, apigenin, apigenin-7 - O -glucoside, quercetin ve chryseriol [ 80 ]. Salta ve ark. (2007), zeytin yaprağı ekstraktı ile polifenollerle zenginleştirilmiş yenilebilir bitkisel yağların oksidatif stabilitesi hakkında bir çalışma yayınladı ;]. Kafeik asit, hidroksitirosol, tirozol ve oleuropeinin UV-VIS detektörü ile HPLC yöntemiyle ayrılması ve miktar tayini, zeytin yaprağı ekstraktının nöroprotektif etkisi ve bunun kan-beyin bariyeri geçirgenliği ve beyin ödeminin iyileştirilmesi ile ilişkisi üzerine yapılan çalışmada bildirilmiştir. deneysel fokal serebral iskemi [ 81 ]. Pereira ve iş arkadaşları, aşağıdaki fenolik bileşikleri tanımlamak için diyot dizisi detektörlü HPLC sistemi kullandılar: apigenin 7 - O -glucoside , caffeic acid, luteolin 7 - O -glucoside , rutin, luteolin 4' - O -glucoside, oleuropein, verbascoside, [ 6 ]. Karygianni ve ark. (2014), bu yöntemle standart oleuropein ve hidroksitirosol çözeltilerinin analizini gerçekleştirmiştir [ 25]. Ek olarak, Mylonaki ve ark. (2008), zeytin yaprağı ekstraktları üzerinde diyot dizisi detektör analizi ile HPLC sistemi kullanmış ve sonraki bileşikler için pikler elde etmiştir: apigenin 7- O -rutinoside, luteolin 3'- O -glucoside, luteolin 3',7- O -diglucoside, luteolin 7- O -glucoside , luteolin 7- O - rutinoside, oleuropein, quercetin 3 - O -rutinoside (rutin) [ 75 ]. Japón-Luján ve ark. (2008) çalışmalarında apigenin-7-glucoside, luteolin-7-glucoside, oleuropein ve verbascoside için kromatogramları elde ettiler [ 82 ]. 3.3. Antimikrobiyal Potansiyelin Belirlenmesi Yöntemleri


        Polifenoller, antimikrobiyal aktivite dahil olmak üzere birçok biyolojik etkiye sahiptir. Zeytin yaprağı ekstraktındaki polifenollerin kesin antimikrobiyal mekanizması bilinmemektedir. Bununla birlikte, mikroorganizmaların büyüme hızını yavaşlatan, birkaç enzimi, mikrokokal nükleazı, lizozimi inhibe eden ve hücre zarlarında hasara neden olan antibakteriyel aktivite göstermiştir [ 26 ].

        Genel olarak, fenolik bileşiklerin antimikrobiyal kapasitesi iyi araştırılmıştır. Hem bireysel fenolikler hem de bunların karışımları, antimikrobiyal aktivite açısından test edildi.

        Zeytin yaprağı ekstraktının belirli bakterilerin büyümesine karşı etkisini belirlemek için antimikrobiyal testler yapılmıştır. Baycin ve ark. (2007), oleuropein ve rutinin , disk difüzyon yöntemiyle belirlenen dört bakteriye ( Escherichia coli , Staphylococcus aureus , Klebsiella pneumoniae ve Pseudomonas aeruginosa ) karşı antibakteriyel etkisini araştırıyorlardı. inhibisyon bölgesinin ölçümü [ 24 ] ölçülmüştür.

        Sudjana ve ark. (2008), sıvı mikrodilüsyon tahlilini kullanarak özütün birçok organizma için antimikrobiyal aktivitesini belirledi. Minimum bakteri konsantrasyonları (MBC'ler) ve minimum fungisidal konsantrasyonlar (MFC'ler), sıvı mikrodilüsyon deneylerinden belirlendi. MBC'ler/MFC'ler, ilk canlı sayımlarla karşılaştırıldığında aşının ≥ %99,9'unu öldüren en düşük konsantrasyon olarak tanımlandı. Tahliller en az üç kez tekrarlandı. Modal minimum inhibe edici konsantrasyon (MIC) ve MBC/MFC değerleri seçildi. MIC'lerin belirlenmesi için inokulumdaki organizma sayısının korunmasına veya azalmasına neden olan en düşük konsantrasyon olarak alt kültür kullanıldı. Zeytin yaprağı ekstraktının en çok Campylobacter jejuni , Helicobacter pylori veStaphylococcus aureus [ 3 ].

        Klinik bakterilere karşı aktiviteyi saptamak için düzenli kuyucuklu agar difüzyon yöntemi uygulandı. Bileşiklerin antibakteriyel aktiviteleri için, her bir klinik izolatla besleyici agar içeren plakalarda kuyucuklar yapılmıştır. Gümüş nanoparçacıklar, indirgeyici ve stabilize edici maddeler rapor edildiğinden ve Khalil ve diğerleri tarafından izole edilen ilaca dirençli bakterilere karşı antibakteriyel aktivite açısından değerlendirildiğinden, sıcak su zeytin yaprağı özleri kullanılarak sentezlendi. (2013). Standart iyi agar difüzyon yöntemini kullanarak çok ilaca dirençli Staphylococcus aureus , Pseudomonas aeruginosa ve Escherichia coli'ye karşı önemli ölçüde inhibe edilmiş büyüme gösterdiler [ 22 ]. 3.4. Antioksidan Aktivitenin Belirlenmesi Yöntemleri


        Zeytin yaprağı ekstraktlarının bir diğer önemli özelliği de birçok araştırma makalesinde doğrulanan antioksidan aktiviteleridir. Antioksidan aktiviteyi analiz etmek için birçok yöntem geliştirilmiştir. En sık kullanılan yöntemlerden bazıları aşağıda açıklanmıştır.

        3.4.1. N,N-Dimetil-p-fenilendiamin Dihidroklorür (DMPD) Yöntemi


        Testin prensibi, asidik bir pH'ta ve uygun bir oksidan çözeltisi varlığında N,N-Dimetil- p - fenilendiamin dihidroklorürün kararlı ve renkli bir radikal katyon (DMPD •+ ) oluşturabilmesidir (Figür 3, Aşama 1). Bir hidrojen atomunu DMPD •+ 'ya transfer edebilen antioksidan bileşikler rengi söndürür ve miktarları ile orantılı olarak solüsyonda bir renk solmasına neden olur (Figür 3, Adım 2). Bu reaksiyon hızlıdır, 10 dakikadan az sürer. Antioksidatif etkinliğin bir ölçüsü olarak kararlı olan son nokta alınır. Bu nedenle, bu tahlil, radikal hidrojen donörünün tek elektronu DMPD •+ 'dan temizleme kabiliyetini yansıtır .
        Resim, çizim vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-25-05946-g003.jpg'dir.
        Figür 3
        N , N -Dimetil- p - fenilendiamin dihidroklorür yöntemi şeması [ 83 ].

        Briante ve iş arkadaşları bu yöntemi araştırmalarında kullandılar ve yayınladıkları birkaç çalışma hakkında [ 84 , 85 ]. Kısmen saflaştırılmış hipertermofilik bir β-glikosidaz kitosan desteği üzerinde immobilize edilerek zeytin yaprağı ekstraktının basit bir biyotransformasyonu ile kısa sürede büyük miktarda yüksek oranda saflaştırılmış hidroksitirosol elde ettiler [ 77 ].

        3.4.2. 2,2-difenil-1-pikril-hidrazil-hidrat (DPPH) Yöntemi


        Antioksidan potansiyelinin belirlenmesinde en çok kullanılan yöntem 2,2-difenil-1-pikril-hidrazil-hidrat serbest radikal yöntemidir. Bu, etanolde mor bir çözelti oluşturan elektron transferine dayalı bir antioksidan testidir. Bu serbest radikal, oda sıcaklığında stabildir. Bir antioksidan molekülün varlığında indirgenerek renksiz etanol solüsyonuna yol açabilir. 2,2-difenil-1-pikril-hidrazil-hidrat testinin kullanımı, antioksidanları spektrofotometri ile değerlendirmenin basit ve hızlı bir yolunu sağladığından, bir seferde farklı ürünleri tahmin etmek için yararlı olabilir.

        Zeytin yaprağı ekstresi içeren yağların stabilitesinin araştırıldığı çalışmalarda 2,2-difenil-1-pikril-hidrazil-hidrat yönteminin kullanıldığı bildirilmiştir [ 64,71 ] .

        Ek olarak, Bouaziz ve ark. (2010), iki ekstraktın ve saf bileşiklerin serbest radikal yakalama aktivitelerinin aşağıdaki sırayla olduğunu bildirmiştir: a-tokoferol > BHT > enzimatik hidrolizat ekstraktı > oleuropein > asetillenmiş hidrolizat ekstraktı [ 76 ].

        3.4.3. 2,2'-azinobis-(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit) (ABTS) Yöntemi


        2,2'-azinobis-(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit) yöntemi, farklı pH seviyelerinde kullanılabildiğinden (hassas olan 2,2-difenil-1-pikril-hidrazil-hidratın aksine) ekstra uyarlanabilirliğe sahiptir. yediden düşük pH'a). Bu, pH'ın farklı bileşiklerin antioksidan aktivitesi üzerindeki etkisini incelerken değerlidir. Ek olarak, asidik çözücülerde ekstrakte edilen numunelerin antioksidan aktivitesini ölçmek için kullanılabilir.

        Ayrıca, 2,2'-azinobis-(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit) sulu ve organik çözücülerde çözünür, bu nedenle çeşitli ortamlarda numunelerin antioksidan aktivitesini tahmin etmede değerlidir ve şu anda en çok simüle edilmiş serum iyonik potansiyelinde kullanılmaktadır. çözüm. 2,2'-azinobis-(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit) yönteminin diğer bir avantajı da numunelerin sulu tampon solüsyonda 2,2'-azinobis-(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit) ile hızlı reaksiyona girmesidir. 30 dakika içinde sabit duruma ulaşır.

        2,2-difenil-1-pikril-hidrazil-hidrat numunelerle çok yavaş reaksiyona girdi. 8 saat sonra sabit duruma yaklaşıldı, ancak ulaşılmadı. Bu yavaş reaksiyon, 2,2'-azinobis-(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit) alkol içindeki numunelerle reaksiyona girdiğinde de gözlendi. Bu, sorgumdaki antioksidanların bu serbest radikallerle reaktivitesinin alkollü ortamlarda yavaşladığı anlamına gelir.

        Brahmi ve ark. (2013) , iki farklı mevsimde toplanan Olea europaea yapraklarının ve meyve özlerinin antioksidan aktivitesini araştırmak için bu yöntemin kullanıldığını bildirmiştir [ 15 ]. Ayrıca, Brahmi ve ark. (2012), bu yöntemin üç Tunus zeytin yaprağı çeşidinden uçucu fraksiyonlar durumunda kullanıldığını bildirmiştir [ 27 ].

        3.4.4. Ferrik İyon İndirgeyici Antioksidan Güç (FRAP) Yöntemi


        Bu yöntemde, bir oksidan ajan olarak bir ferrik tuz, Fe(III)(TPTZ)2Cl3 (TPTZ = 2,4,6-tripiridil-striazina) kullanılır. Bu tuzun redoks potansiyeli yaklaşık 0,70 V'tur. Stokiyometrik fazlalıkta kolayca indirgenen bir oksidan sistemi kullanarak indirgeyici olarak antioksidanlar kullanır. Düşük pH değerlerinde (3.6), ferrik tripiridil triazin (Fe III TPTZ) kompleksinin demir forma (yoğun mavi renge sahip) indirgenmesi, absorpsiyondaki değişiklik ölçülerek izlenebilir [ 86 ].

        3.4.5. Birincil ve İkincil Oksidasyon Yöntemleri


        Hidroperoksitler, lipit oksidasyonunun birincil ürünleridir. Oluşumlarını değerlendirmek için aşağıdaki teknikler geliştirilmiştir: iyodometrik hidroperoksit ölçümü ve konjuge dienlerin ultraviyole ölçümü. Öte yandan, ikincil oksidasyon ürünlerinin oluşumunu izleyen birkaç analiz, öncelikle spektrofotometrik ve kromatografik yöntemlere dayanmaktadır: tiyobarbitürik asit reaktif maddeler (TBARS), anisidin testi ile aldehit ölçümü, uçucu bileşiklerin kromatografik ölçümü ve formik asit ölçümü [ 87 ].

        Bonoli-Carbognin ve ark. (2008), sığır serum albümini ve sızma zeytinyağı fenolik bileşikleri içeren su içinde yağ emülsiyonlarının oksidatif stabilitesini inceledi. Antioksidan potansiyelini belirlemek için, birincil ve ikincil oksidasyonu kullandılar [ 88 ]. Bendini ve ark. (2006) depolama süresince özellikle fenolik içeriği düşük zeytinyağı örneklerinde birincil ve ikincil oksidasyon ürünlerinin sürekli arttığını gözlemlemişlerdir. Oksidasyon süreci, birincil ve ikincil oksidasyon ürünleri ölçülerek değerlendirildi [ 89 ].

        Git: 4. Fenolik Bileşiklerin İzolasyon Yöntemleri, Enzimlerin Varlığı ve Antimikrobiyal ve Antioksidan Aktivite Tablosu İncelemesi


        Çeşitliliklerinin yanı sıra fenolik bileşikler, izolasyon yöntemleri, enzimlerin varlığı ve mikroplar üzerinde araştırılmaları bilimsel araştırmalarda geniş çapta rapor edilmiş olup, bu bilimsel araştırmalarda incelenmektedir.tablo 1. tablo 1


        Fenolik bileşiklerin izolasyon yöntemleri, enzim varlığı ve farklı mikroplara karşı antioksidan ve antimikrobiyal aktivitelerinin gözden geçirilmesi.
        30 dakika kaynayan H2O ile ekstraksiyon Kafeik asit, verbascoside, oleuropein, luteolin 7- O -glucoside , rutin, apigenin 7- O -glucoside, luteolin 4'- O -glucoside / / Bacillus cereus, Bacillus
        subtilis, Staphylococcus aureus (Gram+), Escherichia coli, Pseudomonas aeruginosa, Klebsiella pneumoniae (Gram-) bakterileri ve Candida albicans
        ve C. neoformans (mantarlar)
        [ 6 ]
        4 °C'de 15 dakika çalkalanan H20 / EtOH (1:1, v / v ) ile ekstraksiyon Oleuropein, oleuroside, oleuropein aglycone, tyrosol, hidroksitirosol, siringik asit, gallik asit, ferulik asit + DMPD yöntemi / [ 84 ]
        n-Hex ve EtAc ile Ekstraksiyon Hidroksitirosol, tirosol, hidroksitirosol asetat, 3,4-DHPEA-EDA, oleuropein, 3,4-DHPEA-EA, 4-HPEA-EDA / / / [ 40 ]
        Ac/HCl ve EtAc ile Ekstraksiyon Oleuropein, kafeik asit, luteolin, luteolin-7- O -glucoside , apigenin-7- O -glucoside ,
        quercetin ve chryseriol
        Antioksidatif enzim aktivitesinin inhibisyonu / / [ 80 ]
        15 dakika kaynatılmış H 2 O ile ekstraksiyon / Bakteri hücrelerinin solunum enzimleri / Staphylococcus aureus , Pseudomonas aeruginosa ve Escherichia coli [ 22 ]
        EtAc ile sıvı/sıvı ekstraksiyonu Oleuropein Mantar enzimi (β-glukosidaz aktivitesi) DPPH radikal yöntemi / [ 90 ]
        H20 / MeOH (1:4, v / v ) ile ekstraksiyon ve karanlıkta ajitasyon altında gece boyunca beklemeye bırakıldı BHT, hydroxytyrosol, hydrolysate extract, oleuropein, ethyl acetate extract and CH3OH/H2O leaf extract The production of hydroxytyrosol by
        enzymatic hydrolysis
        Using the β-carotene
        linoleate model system
        / [72]
        Microwave-assisted extraction with magnetic stirring (6 min
        irradiation)
        Phenolic compounds / Thermal oxidative stability analysis / [12]
        Extraction with H2O/EtOH at
        different volume ratios
        Oleuropein Enzyme immobilization DMPD method / [85]
        Extraction with H2O/EtOH (3:7, v/v) for 2 h at 25 °C Oleuropein, rutin / With aqueous ABTS
        solution
        Escherichia coli, Staphylococcus
        aureus, Klebsiella pneumoniae and Pseudomonas aeruginosa
        [24]
        Extraction with H2O/EtOH (1:1, v/v) shaken for 15 min at 4 °C Oleuropein, tyrosol, vanillic acid, hydroxytyrosol, 4-hydroxy, 3-methoxyphenyl acetic acid, 3,4-dihydroxy-benzoic acid, 3,4-dihydroxy phenyl acetic acid, syringic acid, gentisic acid, gallic acid, ferulic acid, caffeic acid, sinapic acid, oleuropein aglycon Enzyme immobilization DMPD method / [77]
        Extraction with MeOH in a shaker at room temperature Gallic acid, hydroxytyrosol, chlorogenic acid, protocatechuic acid, hydroxyphenylacetic acid, 4-hydroxybenzoic acid, catechin, oleuropeine, p-coumaric acid, ferrulic acid, rosmarinic acid, vanillic acid, m-coumaric acid, o-coumaric acid, phenylacetic acid, cinnamic acid, luteolin, apigenin, 3-hydroxybenzoic acid / DPPH radical scavenging assay; ABTS+ radical cation scavenging / [15]
        Hydrodistillation for 3 h using a Clevenger-type apparatus Furfural, (E,Z)-2,4-hexadienal, (E)-2-hexenol, (E)-3-hexenol, 1-hexanol, (Z)-4-heptenal, heptanal, (E,E)-2,4-hexadienal, 2-acetylfurane, α-Pinene, (Z)-2-heptenal, benzaldehyde, 3-ethenylpyridine, phenol, hexanoic acid, 3-octanone, 6-methyl-5-hepten-2-one, octanal, (E,E)-2,4-heptadienal, (E,Z)-2,4-heptadienal, benzyl alcohol, phenylacetaldehyde, (E)-2-octenal, 1-octanol, cis-linalool oxide, trans-linalool oxide, linalool, nonanal, phenylethyl alcohol, methyl nicotinate, 4-ketoisophorone, (E,Z)-2,6-nonadienal, (E)-2-nonenal, 1-nonanol, trans-linalool oxide (pyranoid), p-cymen-8-ol, α-terpineol, methyl salicylate, (Z)-4-decenal, decanal, 2-ethylbenzaldehyde, benzothiazole, geraniol, (E)-2-decenal, salicylic alcohol, p-menth-1-en-7-al, 1-tridecene, (E,Z)-2,4-decadienal, 4-vinylguaiacol, (E,E)-2,4-decadienal, eugenol, (E)-β-damascenone, cis-α-bergamotene, (Z,E)-2,6-dodecadienal, trans-α-bergamotene, (E)-isoeugenol, (E)-geranylacetone, (E)-β-ionone, caryophyllene oxide / DPPH radical scavenging assay; ABTS+ radical cation scavenging Enterococcus faecalis, Staphylococcus aureus, Escherichia coli and Pseudomonas aeruginosa [27]
        Extraction with Ac by mechanical stirring for 12 h Oleuropein, hydroxytyrosol / / Streptococcus mutans, Streptococcus sobrinus, Streptococcus oralis, Enterococcus faecalis, Candida albicans, Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Porphyromonas gingivalis, Prevotella intermedia, Fusobacterium nucleatum and Parvimonas micra [25]
        Extraction with 20% H2O and autoclaved for 20 min at 121 °C Oleuropein, tyrosol, hydroxytyrosol, quercetin, p-hydroxybenzoic, vanillic, verbascoside and
        p-coumaric acids
        Deglucosidation by the enzyme β-glucosidase to produce an
        aglycone structure of oleuropein
        / Escherichia coli and Staphylococcus aureus [26]
        Microwave-assisted extraction (8 min of microwave irradiation at 200 W) with H2O/EtOH (1:4, v/v) Oleuropein and luteolin / / / [55]
        Extraction twice with distilled H2O for 12 h at 80 °C Rutin, verbascoside, luteolin7-glucoside, apigenin7-glucoside, flavonoid x, oleuropein and oleuroside / / / [23]
        * High strength olive leaf extract was obtained from Spain Oleuropein / / / [91]
        Extraction with EtOH for 2 weeks at room temperature Oleoside, hydroxytyrosol, tyrosol, aesculin, hydroxypinoresinol-glycoside, luteolin glucoside derivative, oleuropein and luteolin 7-glucoside Plasma enzymatic activity; decreasing liver enzymes / / [39]
        Ultrasound-assisted extraction in an ultrasonic bath at 25 °C / / DPPH radical method / [10]
        * High strength olive leaf extract was purchased from a local health food store Oleuropein / / Acinetobacter calcoaceticus, Bacillus cereus, Bacillus subtilis, Campylobacter jejuni, Candida albicans, Candida glabrata, Candida parapsilosis, Enterococcus faecalis, Escherichia coli, Helicobacter pylori, Klebsiella pneumoniae, Kocuria rhizophila, Lactobacillus acidophilus, Lactobacillus casei, Lactobacillus spp, Listeria innocua, Listeria monocytogenes, Micrococcus luteus, Pseudomonas aeruginosa, Salmonella enterica, Serratia marcescens, MSSA, MRSA, Staphylococcus capitis, Staphylococcus epidermidis, Staphylococcus hominis, Staphylococcus xylosus and Streptococcus pyogenes [3]
        / Oleuropein, tyrosol, hydoxytyrosol and caffeic acid / / / [81]
        Extraction with H2O/EtOH (3:7, v/v) (was allowed to stand for at least one week at room temperature) Apigenin 7-glucoside and oleuropein / / / [78]
        Extraction in 20% H2O and autoclaved for 20 min at 121 °C Oleuropein and hydroxytyrosol / / Bacteria: Escherichia coli, Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus aureus, Bacillus subtilis and Klebsiella pneumoniae; Dermatophytes –Trichophyton mentagrophytes, Microsporum canis and T. rubrum; Yeast –Candida albicans [28]
        / Oleuropein, oleuropein aglycone, elenolic acid and hydroxytyrosol / / HIV-1 [92]
        Extraction with EtAc Vanillin, cinnamic acid, tyrosol, p-hydroxy-benzoic acid, p-hydroxy—phenylacetic acid, vannilic acid, hydroxy-tyrosol, protocatechuic acid, p-coumaric acid and ferulic acid / DPPH radical method / [71]
        Extraction with H2O/EtOH (1:4, v/v) Caffeic acid, vanilin, rutin, luteolin-7-O-glucoside, apigenin-7-O-glucoside, oleuropein, quercetin, luteolin, apigenin and chryseriol / DPPH radical method / [8]
        Supercritical fluid extraction with CO2
        and Soxhlet methods for 24 h
        Oleuropein / / / [11]
        Extraction with MeOH for 7 days in
        the dark at room temperature
        Oleuropein, luteolin-7-O-glucoside, luteolin-4′-O-glucoside, luteolin and hydroxytyrosol acetate / DPPH radical method / [34]
        Extraction with H2O/EtOH (1:4, v/v) Oleuropein, caffeic acid, luteolin-7-O-glycoside, apigenine7-O-glycoside, quercetin and tannins Antioxidative enzymes activity was
        compared with effects of i.g. pretreatment of reference drug, ranitidine
        / / [4]
        Extraction with H2O/EtOH (1:4, v/v) twice Oleuropein, luteolin, apigenin, rutin, diosmetin, oleasterol, leine and glycoside oleoside / / / [93]
        * Commercially available extract Oleuropein, oleoside, hydroxytyrosol, luteolin-7-O-glucoside, tyrosol, verbascoside, apigenin-7-O-glucoside, rutin, vanillic acid, vanillin and luteolin Inhibition angiotensin-converting enzyme in vitro and decreasing the activities of key cholesterol-regulatory enzymes / / [94]
        Extraction with H2O/EtOH (3:7, v/v) for 24 h at room temperature using a shaking incubator Oleuropein Antioxidant enzymes / / [95]
        Extraction with EtAc over-night at room temperature with constant stirring Hydroxytyrosol, oleuropein, secoiridoids, flavonoids and triterpenes / / / [41]
        * Standardized dry olive leaf extract was purchased Oleuropein, luteoline-7-O-glycoside, apigenine-7-O-glycoside, quercetin, tannins and caffeic acid / / / [96]
        Extraction with H2O/EtOH (1:4, v/v) twice Oleuropein, tyrosol, hydroxy-tyrosol and caffeic
        acid
        / / / [97]
        Extraction with distilled H2O in Soxhlet apparatus for 1 h at 60 °C Oleuropein and flavonoids Measuring of total activities of hippocampal enzymes, including glutathione-S-transferase and NADP-isocitrate dehydrogenase / / [44]
        Extraction with EtAc Oleuropein and hydroxytyrosol Enzymatic hydrolysis with different enzymes (β-glucosidase, hemicellulase, tannase, neutral protease, cellulase, glucoamylase, papain, alkaline protease, amylase, β-glucanase) DPPH radical method / [13]
        Extraction with H2O/EtOH (1:4, v/v) Oleuropein, luteolin-7-O-glucoside, apigenine-7-O-glucoside, quercetin and caffeic acid Antioxidant enzymes / / [38]
        Extraction with 70% EtOH for 24 h at
        room temperature by a shaking incubator
        Oleuropein / / / [53]
        Extraction with MeOH Oleuropein / / / [70]
        Extraction with H2O/EtOH (1:4, v/v) Oleuropein, luteoline-7-O-glucoside,
        apigenine-7-O-glucoside, quercetin, tannins and caffeic acid
        / / / [98]
        Extraction with H2O/EtOH carried out under magnetic stirring at 400 rpm and at room temperature (22 ± 2 °C) for predetermined time periods Luteolin diglucoside, rutin (quercetin 3-O-rutinoside), luteolin glucoside, luteolin rutinoside, apigenin rutinoside and oleuropein / / / [75]
        Extraction with H2O/MeOH and left to stand overnight under agitation in the dark Oleuropein and hydroxytyrosol Dehydrogenase enzyme / / [37]
        Quartz extraction with EtOH (8 min of microwave irradiation at 200 W) Apigenin-7-glucoside, luteolin-7-glucoside and verbascoside / / / [82]
        Extraction with H2O/EtOH (1:4, v/v) Oleuropein, caffeic acid, hydroxytyrosol and tyrosol Enzyme linked dimmunosorbent / / [99]
        Extraction with H2O/EtOH (1:4, v/v) Oleuropein, hydroxytyrosol, caffeic acid, tyrosol, apigenin, apigenin-7-O-β-d-glucoside, luteolin-7-O-β-d-glucoside, luteolin and verbascoside Catalyzed by the enzyme superoxide dismutase / / [79]
        Extraction with MeOH for 7 days in the dark at room temperature Hydroxytyrosol glucoside, oleoside, hydroxytyrosol, secologanoside, oleuropein aglycon, 10-hydroxyoleuropein, verbascoside, hydroxytyrosol acetate, luteolin-7-O-rutinoside, 10-hydroxyoleuropein isomer, luteolin-7-O-b-d-glucopyranoside, oleuropein aglycon decarboxymethyl
        dialdehyde form, luteolin-40
        -O-b-d-glucopyranoside, oleuropein, oleuropein aglucon, oleuropein isomer, oleuroside, ligstroside, luteolin and oleuropein aglycon
        / / / [73]
        Extraction with different solvents (Ac, EtOH and their aqueous forms) for 24 h Hydroxytyrosol, tyrosol, catechin, caffeic acid, vanillic acid, vanillin, rutin, luteolin-7-glucoside, verbascoside, apigenin-7-glucoside, diosmetin-7-glucoside, oleuropein and luteolin / ABTS/K2S8O2 method / [42]
        Extraction with EtAc three times Oleuropein, hydroxytyrosol and oleuropein aglycone Enzymatic hydrolysis using β-glucosidase ABTS assay / [16]
        Extraction with H2O/MeOH and left to stand overnight under agitation in the dark Oleuropein and hydroxytyrosol / DPPH radical method / [74]
        Extraction with different solvents (H2O, EtOH, MeOH, CHCl3, CHCl3/EtOH and CHCl3/MeOH) Hydroxytyrosol, tyrosol, catechin, caffeic acid, vanilic acid, vanilin, rutin, luteolin-7-glucoside, verbascoside, apigenin-7- glucoside, diosmetin-7- glucoside, oleuropein and luteolin / / Staphylococcus aureus, Escherichia coli, Salmonella enteritidis, Salmonella typhimurium and Listeria monocytogenes [7]
        Extraction with absolute EtOH for 48 h Caffeic acid, verbascoside, oleuropein, luteolin 7-O-glucoside, rutin, apigenin 7-O-glucoside and luteolin 4′-O-glucoside / / Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Klebsiella pneumoniae, Bacillus cereus, Salmonella Typhi and Vibrio parahaemolyticus [29]
        Extraction with H2O/EtOH in the dark at room temperature Oleuropein, oleuropein aglycone, hydroxytyrosol and triacetylhydroxytyrosol Enzymatic hydrolysis was carried out using β-glucosidase from almond DPPH radical method / [76]
        Microwave-assisted extraction with different solvents
        (MeOH, EtOH and their aqueous forms)
        Oleuropein aglycone, luteolin diglucoside, luteolin glucoside, luteolin, quercetin, apigenin, apigenin-7-O-glucoside, oleuropein and rutin / / / [56]
        Extraction with H2O/EtOH for 24 h at room temperature, by hydraulic laboratory press and supercritical-CO2 extraction Hydroxytyrosol, vanillic acid, hydroxytyrosol glycoside, vanillic hexoside acid, caffeic hexoside acid, vanillin, oleoside, chlorogenic acid, oleuropein aglycon, pinoresinol, caffeic acid, elenolic acid, p-coumaric acid, ferulic acid, verbacoside, ligstroside aglycon decarboxymethyl, luteolin-0-rutinoside, acetoxypinoresinol, luteolin-7-glucoside, hesperitin-3-rutinoside, quercetin-3-0-galactoside, apigenin-7-rutinoside, oleuropein, oleuroside acid-10-carboxilic, apigenin-7-glucoside, oleuroside, ligstroside, luteolin-3′-7-diglucoside, luteolin-7-rutinoside, oleuropein diglucoside, oleuropein aglycon aldehyde and quercetin Diphenol oxidase DPPH method / [64]
        Extraction with H2O/EtOH (1:4, v/v) Oleuropein and verbascoside / / Listeria monocytogenes, Escherichia coli and Salmonella enteritidis [30]
        Extraction with H2O/MeOH (3:7, v/v) in the dark for 48 h at 4 °C with periodic mixing Tyrosol, oleuropein, caffeic acid, rutin, luteolin derivatives and vanillin Superoxide dismutase and myeloperoxidase DPPH radical method / [32]
        Extraction with H2O/MeOH (1:4, v/v) and carried out by a household microwave (microwave irradiation was performed for 10 min) Oleuropein, kafeik asit, tirozol ve hidroksitirosol / / Aspergillus flavus [ 35 ]
        Ayrı bir pencerede aç
        * ticari olarak.

        Git: 5. Sonuçlar ve Gelecek Perspektifleri


        Zeytin yapraklarından izole edilen fenolik bileşiklerin (kafeik asit, verbascoside, oleuropein, luteolin 7 - O -glucoside , rutin, apigenin 7 - O -glucoside , luteolin 4' - O -glucoside, hydroxytyrosol) Escherichia coli büyümesini engellediği gösterilmiştir. , Klebsiella pneumoniae ve Staphylococcus aureus .

        Zeytin yapraklarından izole edilen bir ana bileşen olan oleuropeinin, Bacillus cereus'un sporlanmasını engellediği gösterilmiştir . Oleuropeinin bir metaboliti olan hidroksitirosolün, Salmonella typhimurium ve Staphylococcus aureus'un klinik insan patojenik suşlarına karşı etkili olduğu yakın zamanda kanıtlanmıştır . Tirosolün, Listeria monocytogenes ve Aspergillus flavus bakterilerinin iyi bir inhibitörü olduğu sonucuna varıldı . Rutin, Pseudomonas aeruginosa bakterisine ve Candida albicans ve Candida neoformans mantarlarına karşı iyidir .

        İncelenen birçok araştırmaya göre, zeytin yaprağı ekstraktından elde edilen fenolik bileşikler, özellikle oleuropein ve hidroksitirosol, büyük antioksidan potansiyele sahiptir.

        Oleuropein, farklı yöntemlerle, özellikle solvent olarak etanol ile katı-sıvı ekstraksiyonu ile ekstrakte edilir. Öte yandan, hidroksitirosol ekstraksiyonu için çözücü olarak çoğunlukla etil asetat kullanılır.

        Isıl işlem, özellikle kesintili buhar işlemi, endüstriyel uygulama için büyük bir potansiyel göstermektedir ve daha fazla araştırma ve iyileştirme gereklidir. Ayrıca, termal olarak kararsız ve düşük uçuculuğa sahip bileşikler nedeniyle SFE, tarımsal numuneleri, gıdaları ve bitkileri incelemek için düzenli bir ekstraksiyon tekniği haline gelebilir.

        Git: teşekkürler


        Yazarlar, Slovenya Araştırma Ajansı'na (ARRS) Program P2-0046 çerçevesinde araştırmaları finanse ettiği için ve Slovenya Eğitim, Bilim ve Spor Bakanlığı'na (AB ÜCRETSİZ hibe) teşekkür etmek isterler.

        Git: Kısaltmalar
        AC aseton
        CHCI3 _ kloroform
        CO2 _ Karbon dioksit
        BABA diyot dizisi dedektörü
        EtAc Etil asetat
        EtOH etanol
        GC gaz kromatografisi
        GC/MS gaz kromatografisi/kütle spektrometresi
        H 2 O su
        HCI hidroklorik asit
        HPLC yüksek performanslı sıvı kromatografisi
        LC sıvı kromatografisi
        LC/MS sıvı kromatografisi/kütle spektrometresi
        MAE mikrodalga destekli ekstraksiyon
        MBC minimum bakteri konsantrasyonu
        MeOH Metano
        MFC minimum mantar öldürücü konsantrasyon
        MİK minimum inhibitör konsantrasyon
        HANIM kütle spektrometrisi
        n-Hex n-heksan
        NMR nükleer manyetik rezonans
        OLE zeytin yaprağı ekstresi
        SC -CO2 süperkritik karbondioksit ekstraksiyonu
        SFE süperkritik sıvı ekstraksiyonu
        SLE Katı-sıvı ekstraksiyonu
        BAE Ultrason destekli ekstraksiyon
        Git: Yazar Katkıları


        DB kapsamlı bir literatür araştırması yaptı ve makalenin çoğunu yazdı; MKH, ML ve Z.K. incelemenin içeriğini gözden geçirdi ve yazımı denetledi. Tüm yazarlar makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

        Git: Finansman


        Yazarlar, Slovenya Araştırma Ajansı'na (ARRS) Program P2-0046 çerçevesinde araştırmaları finanse ettiği için ve Slovenya Eğitim, Bilim ve Spor Bakanlığı'na (AB ÜCRETSİZ hibe) teşekkür etmek isterler.

        Git: Çıkar çatışmaları


        Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

        Git: Dipnotlar




        Yayıncının Notu: MDPI, yayınlanan haritalardaki ve kurumsal bağlantılardaki yetki iddiaları konusunda tarafsız kalır.



        Git: Referanslar

        1. Soler-Rivas C., Espin JC, Wichers HJ Oleuropein ve ilgili bileşikler. J. Sci. Gıda Tarım. 2020; 80 :1013–1023. doi: 10.1002/(SICI)1097-0010(20000515)80:7<1013::AID-JSFA571>3.0.CO;2-C. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        2. Granados-Principal S., Quiles JL, Ramirez-Tortosa CL, Sanchez-Rovira P., Ramirez-Tortosa MC Hydroxytyrosol: Laboratuar araştırmalarından gelecekteki klinik deneylere. Nutr. Rev. 2010; 68 :191–206. doi: 10.1111/j.1753-4887.2010.00278.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        3. Sudjana AN, D'Orazio C., Ryan V., Rasool N., Ng J., Islam N., Riley TV, Hammer KA Ticari Olea europaea (zeytin) yaprağı ekstraktının antimikrobiyal aktivitesi. Int. J. Antimikrob. Ajanlar. 2009; 33 :461–463. doi: 10.1016/j.ijantimicag.2008.10.026. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        4. Dekanski D., Janićijević-Hudomal S., Ristić S., Radonjić NV, Petronijević ND, Piperski V., Mitrović DM Zeytin yaprağı ekstraktı ile soğuk kısıtlama stres kaynaklı gastrik lezyonların hafifletilmesi. General Physiol. biyografiler. 2009; 28 :135–142. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        5. Zeytin Yaprağı Ekstresi Nedir? [(18 Haziran 2020'de erişildi)];Çevrimiçi olarak mevcuttur: https://www.superpharmacy.com.au/blo...e-leaf-extract
        6. Pereira AP, Ferreira IC, Marcelino F., Valentão P., Andrade PB, Seabra R., Estevinho L., Bento A., Pereira JA Fenolik bileşikler ve zeytinin antimikrobiyal aktivitesi ( Olea europaea L. Cv. Cobrançosa) Yaprakları . moleküller. 2007; 12 :1153–1162. doi: 10.3390/12051153. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        7. Erdohan Z.Ö., Turhan KN Mikrobiyal Patojenlere Karşı Bilim: Güncel Araştırmaların ve Teknolojik Gelişmelerin Aktarılması. formateks; Norristown, PA, ABD: 2012. Antimikrobiyal gıda ambalajlarının geliştirilmesi için zeytin yaprağı ekstresi ve kullanımı; sayfa 1094–1101. [ Google Akademik ]
        8. Dekanski D., Selaković V., Piperski V., Željka R., Korenić A., Radenović L. Moğol gerbillerinde geçici global serebral iskemi ve reperfüzyonun neden olduğu hipokampal hasar üzerinde zeytin yaprağı ekstraktının koruyucu etkisi. Bitki ilacı. 2011; 18 :1137–1143. doi: 10.1016/j.phymed.2011.05.010. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        9. Goreishi SM, Gholami Shahrestani R. Mannitolün zeytin yapraklarından kritik altı su ekstraksiyonu. J. Gıda Müh. 2009; 93 :474–481. doi: 10.1016/j.jfoodeng.2009.02.015. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        10. Şahin S., Şamlı R. Ultrason destekli ekstraksiyon ile elde edilen zeytin yaprağı ekstraktının yanıt yüzey metodolojisi ile optimizasyonu. ultrason. Sonokimya. 2013; 20 :595–602. doi: 10.1016/j.ultsonch.2012.07.029. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        11. Şahin S., Bilgin M., Dramur MU Süperkritik sıvı ekstraksiyonu ve Soxhlet yöntemleri ile elde edilen zeytin yaprağı ekstraktında oleuropein içeriğinin araştırılması. Eylül Sci. Teknoloji 2011; 46 :1829–1837. doi: 10.1080/01496395.2011.573519. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        12. Mohammadi A., Jafari SM, Esfanjani AF, Akhavan S. Soya fasulyesi yağının oksidatif stabilitesinin kontrolünde nano-kapsüllü zeytin yaprağı ekstraktının uygulanması. Gıda Kimyası 2016; 190 :513–519. doi: 10.1016/j.foodchem.2015.05.115. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        13. Yuan J.-J., Wang C.-Z., Ye J.-Z., Tao R., Zhang Y.-S. Olea europea (Zeytin) yaprağı ekstraktından elde edilen oleuropeinin enzimatik hidrolizi ve antioksidan aktiviteleri. moleküller. 2015; 20 :2903. doi: 10.3390/molecules20022903. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        14. Robles-Almazan M., Pulido-Moran M., Moreno-Fernandez J., Ramirez-Tortosa C., Rodriguez-Garcia C., Quiles JL, Ramirez-Tortosa MC Hidroksitirosol: Biyoyararlanım, toksisite ve klinik uygulamalar. Gıda Res. Int. 2018; 105 :654–667. doi: 10.1016/j.foodres.2017.11.053. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        15. Brahmi F., Mechri B., Dhibi M., Hammami M. İki farklı mevsimde toplanan Olea europaea yaprak ve meyve özlerinin fenolik bileşiklerdeki ve antiradikal süpürücü aktivitedeki varyasyonları . End. Bitkileri Prod. 2013; 49 :256–264. doi: 10.1016/j.indcrop.2013.04.042. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        16. Jemai H., Bouaziz M., Fki I., El Feki A., Sayadi S. Chemlali zeytin yapraklarından elde edilen oleuropein ve onun hidroliz türevi açısından zengin ekstraktlarının hipolipidimik ve antioksidan aktiviteleri. kimya Etkileşime girmek. 2008; 176 :88–98. doi: 10.1016/j.cbi.2008.08.014. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        17. Aziz N., Kim M.-Y., Cho J. Luteolin'in anti-inflamatuar etkileri: In vitro, in vivo ve in silico çalışmalarının gözden geçirilmesi. J. Ethnopharmacol. 2018; 225 :342–358. doi: 10.1016/j.jep.2018.05.019. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        18. Pandurangan AK, Esa NM Luteolin, Bir Biyoflavonoid Çoklu Sinyal Yollarının Modülasyonu Yoluyla Kolorektal Kanseri Önler: Bir Gözden Geçirme. Asya Pak. J. Kanser Önceki. 2014; 15 :5501–5508. doi: 10.7314/APJCP.2014.15.14.5501. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        19. Rodríguez G., Rodríguez R., Fernández-Bolaños J., Guillén R., Jimenez-Araujo A. Zeytinyağı atıklarından hidroksitirosol ve 3,4-dihidroksifenil glikolün saflaştırılması sırasında atıkların antioksidan aktivitesi. EUR. Gıda Res. Teknoloji 2006; 224 :733–741. doi: 10.1007/s00217-006-0366-1. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        20. Rubio-Senent F., de Roos B., Duthie G., Fernández-Bolaños J., Rodríguez-Gutiérrez G. Doğal zeytin fenollerinin insan trombosit agregasyonu ve E vitamini eksikliği olan mikrozomların lipid peroksidasyonu üzerindeki inhibitör ve sinerjik etkileri fareler EUR. J. Nutr. 2015; 54 :1287–1295. doi: 10.1007/s00394-014-0807-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        21. De La Puerta R., Gutierrez VR, Hoult JS Sızma zeytinyağından elde edilen fenolikler tarafından lökosit 5-lipoksijenazın inhibisyonu. biyokimya Eczane. 1999; 57 :445–449. doi: 10.1016/S0006-2952(98)00320-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        22. Khalil MM, Ismail EH, El-Baghdady KZ, Mohamed D. Zeytin yaprağı ekstresi ve antibakteriyel aktivitesi kullanılarak gümüş nanopartiküllerin yeşil sentezi. Arap. J. Chem. 2014; 7 :1131–1139. doi: 10.1016/j.arabjc.2013.04.007. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        23. Lee-Huang S., Zhang L., Huang PL, Chang Y.-T., Huang PL Zeytin yaprağı ekstraktının (OLE) Anti-HIV aktivitesi ve HIV-1 enfeksiyonu ve OLE tedavisi ile konak hücre gen ekspresyonunun modülasyonu . biyokimya biyografiler. Res. komün. 2003; 307 :1029–1037. doi: 10.1016/S0006-291X(03)01292-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        24. Bayçin D., Altıok E., Ülkü S., Bayraktar O., Baycin D. İpek lifi üzerinde zeytin yaprağı ( Olea europaea L.) antioksidanlarının adsorpsiyonu. J. Agric. Gıda Kimyası 2007; 55 :1227–1236. doi: 10.1021/jf062829o. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        25. Karygianni L., Cecere M., Skaltsounis AL, Argyropoulou A., Hellwig E., Aligiannis N., Wittmer A., ​​Al-Ahmad A. Temsili akdeniz doğal bitki özlerinin oral mikroorganizmalara karşı yüksek düzeyde antimikrobiyal etkinliği. BioMed Arş. Int. 2014; 2014 : 1–8. doi: 10.1155/2014/839019. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        26. Ayana B., Turhan KN Kaşar peynirinin depolanması sırasında Staphylococcus aureus kontrolünde antimikrobiyal metilselüloz filmlerin kullanımı. Paket. Teknoloji bilim 2009; 22 :461–469. doi: 10.1002/pts.870. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        27. Brahmi F., Flamini G., Issaoui M., Dhibi M., Dabbou S., Mastouri M., Hammami M. Üç Tunus zeytin yaprağı çeşidinden uçucu fraksiyonların kimyasal bileşimi ve biyolojik aktiviteleri. Med. kimya Res. 2012; 21 :2863–2872. doi: 10.1007/s00044-011-9817-8. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        28. Markin D., Duek L., Berdicevsky I. Zeytin yapraklarının in vitro antimikrobiyal aktivitesi. Mikozlar. 2003; 46 :132–136. doi: 10.1046/j.1439-0507.2003.00859.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        29. Ahmed AM, Rabii NS, Garbaj AM, Abolghait SK Ham soyulmuş ham karideste (Penaeus semisulcatus) Int. J. Veter. bilim Med. 2014; 2 :53–56. doi: 10.1016/j.ijvsm.2014.04.002. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        30. Liu Y., McKeever LC, Malik NSA Gıda kaynaklı bakteriyel patojenlere karşı zeytin yaprağı ekstraktının antimikrobiyal aktivitesinin değerlendirilmesi. Ön. Mikrobiyoloji. 2017; 8 :113. doi: 10.3389/fmicb.2017.00113. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        31. Crupi P., Dipalmo T., Clodoveo ML, Toci AT, Coletta A. Bir polifenol kaynağı olarak çekirdeksiz sofralık üzüm kalıntıları: Geleneksel olmayan ekstraksiyon tekniklerinin karşılaştırılması ve optimizasyonu. EUR. Gıda Res. Teknoloji 2018; 244 :1091–1100. doi: 10.1007/s00217-017-3030-z. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        32. Španinger E., Hrnčič MK, Škerget M., Željko K., Bren U. Polifenoller: Ekstraksiyon yöntemleri, antioksidan etki, biyoyararlanım ve antikanserojenik etkiler. moleküller. 2016; 21 :901. doi: 10.3390/molecules21070901. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        33. Rahmanian N., Jafari SM, Wani TA Zeytin yaprağının biyoaktif bileşenlerinin biyoaktif profili, dehidrasyonu, ekstraksiyonu ve uygulanması. Trendler Gıda Bilimi Teknoloji 2015; 42 :150–172. doi: 10.1016/j.tifs.2014.12.009. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        34. Goulas V., Exarchou V., Troganis AN, Psomiadou E., Fotsis T., Briasoulis E., Gerothanassis IP Zeytin yaprağı ekstraktlarındaki fitokimyasallar ve bunların kansere ve endotelyal hücrelere karşı antiproliferatif aktiviteleri. Mol. Nutr. Gıda Res. 2009; 53 :600–608. doi: 10.1002/mnfr.200800204. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        35. Jafari SM, Ghanbari V., Dehnad D., Ganje M. Mikrokapsüllenmiş zeytin yaprağı ekstresi içeren domates salçasında Aspergillus flavus büyümesinin sinir ağları modellemesi. J. Gıda Saf. 2017; 38 :12396. doi: 10.1111/jfs.12396. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        36. Al-Quraishy S., Othman MS, Dkhil MA, Moneim AEA Zeytin ( Olea europaea ) yaprağı metanolik özütü, iltihabı hafifleterek ve antioksidan enzim aktivitelerini artırarak sıçanlarda HCl/etanol kaynaklı gastriti önler. Biyomed. Eczacı. 2017; 91 :338–349. doi: 10.1016/j.biopha.2017.04.069. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        37. Bouallagui Z., Han J., Isoda H., Sayadi S. Zeytin yapraklarından elde edilen hidroksitirosol bakımından zengin ekstrakt, MCF-7 insan meme kanseri hücrelerinde hücre döngüsü ilerlemesini modüle eder. Gıda Kimyası Toksikol. 2011; 49 :179–184. doi: 10.1016/j.fct.2010.10.014. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        38. Pirkovic-Cabarkapa A., Živković L., Žukovec D., Djelić N., Bajić VP, Dekanski D., Spremo-Potparevic B. In vitro comet assay kullanılarak değerlendirilen adrenalin kaynaklı DNA hasarında kuru zeytin yaprağı ekstraktının koruyucu etkisi insan periferik lökositleri ile. Toksikol. vitrin 2014; 28 :451–456. doi: 10.1016/j.tiv.2013.12.014. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        39. Poudyal H., Campbell F., Brown L. Zeytin yaprağı ekstresi, yüksek karbonhidrat ve yüksek yağla beslenen farelerde kardiyak, hepatik ve metabolik değişiklikleri azaltır. J. Nutr. 2010; 140 :946–953. doi: 10.3945/jn.109.117812. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        40. Paiva-Martins F., Correia R., Félix S., Ferreira P., Gordon MH Effects of zenginleştirme rafine zeytinyağı zeytin yapraklarından elde edilen fenolik bileşiklerle. J. Agric. Gıda Kimyası 2007; 55 :4139–4143. doi: 10.1021/jf063093y. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        41. Türkez H., Toğar B., Polat E. Zeytin yaprağı ekstresi, sıçanlarda permetrin kaynaklı genetik ve oksidatif hasarı modüle eder. Sitoteknoloji. 2012; 64 :459–464. doi: 10.1007/s10616-011-9424-z. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        42. Altıok E., Bayçın D., Bayraktar O., Ülkü S. Zeytin yaprağı ekstraktlarından ( Olea europaea L.) ipek lifi üzerine adsorpsiyon ile polifenollerin izolasyonu. Eylül Purif. Teknoloji 2008; 62 :342–348. doi: 10.1016/j.seppur.2008.01.022. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        43. De Castro ML, Priego-Capote F. Soxhlet çıkarma: Geçmiş ve şimdiki her derde deva. J. Kromatr. A.2010 ; 1217 :2383–2389. doi: 10.1016/j.chroma.2009.11.027. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        44. Seddik L., Bah TM, Aoues A., Slimani M., Benderdour M. Wistar farelerinde kurşun kaynaklı nörotoksisiteye karşı zeytin yaprağı ekstraktının koruyucu etkilerinin altında yatan mekanizmaların aydınlatılması. J. Toksikol. bilim 2011; 36 :797–809. doi: 10.2131/jts.36.797. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        45. Felizón B., Fernández-Bolaños J., Heredia A., Guillen R. Zeytin kekinin buharla patlatma ön işlemi. J. Am. Yağ Kimyası Sos. 2000; 77 :15–22. doi: 10.1007/s11746-000-0003-y. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        46. ​​Lama-Muñoz A., Rubio-Senent F., Bermúdez-Oria A., Fernández-Bolaños J., Prior Á.F., Rodríguez-Gutiérrez G. Biyoaktif bileşiklerin ekstraksiyonunu iyileştirmek için endüstriyel termal tekniklerin kullanımı ve zeytinyağı katı atık kullanımı. Yenilik Gıda Bilimi ortaya. Teknoloji 2019; 55 :11–17. doi: 10.1016/j.ifset.2019.05.009. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        47. Valavanidis A., Nisiotou C., Papageorgiou Y., Kremli I., Satravelas N., Zinieris N., Zygalaki H. Normal koşullar altında zeytinyağı ve diğer bitkisel yağların polar ve lipidik fraksiyonlarının radikal süpürme potansiyelinin karşılaştırılması ve ısıl işlemden sonra. J. Agric. Gıda Kimyası 2004; 52 :2358–2365. doi: 10.1021/jf030491h. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        48. Madej K. İlaçların ve diğer biyoaktif bileşiklerin belirlenmesinde mikrodalga destekli ve bulut noktası ekstraksiyonu. TrAC Eğilimler Anal. kimya 2009; 28 :436–446. doi: 10.1016/j.trac.2009.02.002. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        49. Sánchez-Avila N., Priego-Capote F., Ruiz-Jiménez J., Luquedecastro M. Mikrodalga destekli ekstraksiyondan sonra çoklu reaksiyon izleme ile sıvı kromatografi-tandem kütle spektrometrisi ile zeytin yapraklarındaki triterpenik bileşiklerin hızlı ve seçici olarak belirlenmesi. Talanta. 2009; 78 :40–48. doi: 10.1016/j.talanta.2008.10.037. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        50. Eskilsson CS, Björklund E. Analitik ölçekli mikrodalga destekli ekstraksiyon. J. Kromatr. 2000 ; 902 :227–250. doi: 10.1016/S0021-9673(00)00921-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        51. Routray W., Orsat V. Flavonoidlerin mikrodalga destekli ekstraksiyonu: Bir gözden geçirme. Gıda Biyoprosesi. Teknoloji 2012; 5 :409–424. doi: 10.1007/s11947-011-0573-z. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        52. Clodoveo ML, Dipalmo T., Rizzello CG, Corbo F., Crupi P. Yeni kırmızı şarap yapımı uygulamaları geliştirmek için gelişen teknoloji: Bir genel bakış. Yenilik Gıda Bilimi ortaya. Teknoloji 2016; 38 :41–56. doi: 10.1016/j.ifset.2016.08.020. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        53. Çoban J., Öztezcan S., Doğru-Abbasoğlu S., Bingül I., Yeşil-Mizrak K., Uysal M. Zeytin yaprağı ekstresi, yaşlı sıçanların ana organlarında yaşa bağlı oksidatif stresi azaltır. geriatr. Gerontol. Int. 2014; 14 :996–1002. doi: 10.1111/ggi.12192. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        54. Grigonis D., Venskutonis PR, Sivik B., Sandahl M., Eskilsson CS Tatlı çimenden ( Hierochloë odorata ) antioksidanların izolasyonu için farklı ekstraksiyon tekniklerinin karşılaştırılması J. Supercrit. sıvılar. 2005; 33 :223–233. doi: 10.1016/j.supflu.2004.08.006. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        55. Anter J., Fernández-Bedmar Z., Villatoro-Pulido M., Demyda-Peyrás S., Moreno-Millán M., Alonso-Moraga Á., Muñoz-Serrano A., de Castro ML Zeytin yaprağı özlerinin DNA koruyucu, sitotoksik ve apoptozu indükleyici özellikleri. Mutat. Res. Toksikol. çevre. mutajen. 2011; 723 :165–170. doi: 10.1016/j.mrgentox.2011.05.005. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        56. Taamalli A., Arráez-Román D., Ibañez E., Zarrouk M., Segura-Carretero A., Fernández-Gutiérrez A. HPLC-ESI kullanarak zeytin yaprağı fenolik bileşiklerinin karakterizasyonu için mikrodalga destekli ekstraksiyonun optimizasyonu -TOF-MS/IT-MS2. J. Agric. Gıda Kimyası 2012; 60 :791–798. doi: 10.1021/jf204233u. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        57. Picó Y. Gıda ve çevre numuneleri için ultrason destekli ekstraksiyon. TrAC Eğilimler Anal. kimya 2013; 43 :84–99. doi: 10.1016/j.trac.2012.12.005. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        58. Maran JP, Manikandan S., Nivetha CV, Dinesh R. Merkezi kompozit yüz merkezli yanıt yüzeyi tasarımı kullanılarak Nephelium lappaceum L. meyve kabuğundan biyoaktif bileşiklerin ultrason destekli ekstraksiyonu . Arap. J. Chem. 2017; 10 :S1145–S1157. doi: 10.1016/j.arabjc.2013.02.007. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        59. Rodrigues S., Fernandes FA Ultrason destekli ekstraksiyon. Stewart Hasat Sonrası Rev. 2009; 5 :1–11. doi: 10.2212/spr.2009.5.1. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        60. Chemat F., Rombaut N., Sicaire A.-G., Meullemiestre A., Fabiano-Tixier A.-S., Abert-Vian M. Gıda ve doğal ürünlerin ultrason destekli ekstraksiyonu. Mekanizmalar, teknikler, kombinasyonlar, protokoller ve uygulamalar. Bir inceleme. ultrason. Sonokimya. 2017; 34 :540–560. doi: 10.1016/j.ultsonch.2016.06.035. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        61. Hrnčič MK, Cör D., Željko K. Siyah ve beyaz chia tohumlarından yağın n-propan ile kritik altı ekstraksiyonu ve geleneksel tekniklerle karşılaştırılması. J. Supercrit. sıvılar. 2018; 140 :182–187. doi: 10.1016/j.supflu.2018.06.017. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        62. Žitek T., Leitgeb M., Golle A., Dariš B., Željko K., Hrnčič MK Kenevir ekstraktının zencefil ile kombinasyon halinde metastatik hücrelerin ve mikroorganizmaların metabolik aktivitesi üzerindeki etkisi. moleküller. 2020; 25 :4992. doi: 10.3390/moleküller25214992. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        63. Hrnčič MK, Ivanovski M., Cör D., Željko K. Chia tohumları ( Salvia Hispanica L.): Genel Bakış—Fitokimyasal profil, izolasyon yöntemleri ve uygulama. moleküller. 2019; 25:11 . doi: 10.3390/molecules25010011. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        64. Jiménez P., Masson L., Barriga A., Chavez J., Robert P. Basınç, süperkritik ve çözücü ekstraksiyonu ile elde edilen zeytin yaprağı özleri içeren yağların oksidatif stabilitesi. EUR. J. Lipid Sci. Teknoloji 2010; 113 :497–505. doi: 10.1002/ejlt.201000445. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        65. Sánchez-Camargo ADP, Parada-Alonso F., Ibáñez E., Cifuentes A. Çevrimiçi süperkritik sıvı ekstraksiyonunun son uygulamaları, bileşiklerin ekstraksiyonu ve tanımlanması için gelişmiş analitik tekniklerle birleştirildi. J. Sep. Sci. 2019; 42 :243–257. doi: 10.1002/jssc.201800729. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        66. Ju Z., Howard LR Kurutulmuş kırmızı üzüm kabuğundan antosiyaninlerin ve diğer fenoliklerin kritik altı su ve kükürtlü su ekstraksiyonu. J. Gıda Bilimi 2006; 70 :S270–S276. doi: 10.1111/j.1365-2621.2005.tb07202.x. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        67. Islam MN, Jo Y.-T., Jung S.-K., Park J.-H. PAH'ların kritik altı su ekstraksiyonu için termodinamik ve kinetik çalışma. J.End.Müh. kimya 2013; 19 :129–136. doi: 10.1016/j.jiec.2012.07.014. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        68. Željko K., Hrnčič MK, Čolnik M., Škerget M. Kritik altı ve süperkritik su kullanan biyokütleden elde edilen kimyasallar ve katma değerli bileşikler. J. Supercrit. sıvılar. 2018; 133 :591–602. doi: 10.1016/j.supflu.2017.08.011. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        69. Hrnčič MK, Španinger E., Košir IJ, Željko K., Bren U. Hop bileşikleri: Ekstraksiyon teknikleri, kimyasal analizler, antioksidatif, antimikrobiyal ve antikarsinojenik etkiler. Besinler. 2019; 11 :257. doi: 10.3390/nu11020257. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        70. De Nino A., Lombardo N., Perri E., Procopio A., Raffaelli A., Sindona G. Atmosferik basınç iyonizasyon tandem kütle spektrometresi ile zeytin yaprağı ekstraktlarından fenolik glikozitlerin doğrudan tanımlanması. J. Kütle Spektromu. 1997; 32 :533–541. doi: 10.1002/(SICI)1096-9888(199705)32:5<533::AID-JMS506>3.0.CO;2-9. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        71. Salta F., Mylona A., Chiou A., Boskou G., Andrikopoulos N. Zeytin yaprağı ekstraktı ile polifenoller açısından zenginleştirilmiş yenilebilir bitkisel yağların oksidatif stabilitesi. Gıda Bilimi Teknoloji Int. 2007; 13 :413–421. doi: 10.1177/1082013208089563. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        72. Bouaziz M., Sayadi S. Tunus zeytin ağacının yapraklarından antioksidanların izolasyonu ve değerlendirilmesi. EUR. J. Lipid Sci. Teknoloji 2005; 107 :497–504. doi: 10.1002/ejlt.200501166. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        73. Kontogianni VG, Charisiadis P., Margianni E., Lamari FN, Gerothanassis IP, Tzakos AG Zeytin yaprağı özleri, gelişmiş glikasyon son ürün inhibitörlerinin doğal bir kaynağıdır. J.Med. Gıda. 2013; 16 :817–822. doi: 10.1089/jmf.2013.0016. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        74. Bouaziz M., Fki I., Jemai H., Ayadi M., Sayadi S. Depolamanın rafine ve kabuklu zeytinyağı bileşimine etkisi: Chemlali zeytin yapraklarından doğal antioksidanların eklenmesiyle stabilizasyon. Gıda Kimyası 2008; 108 :253–262. doi: 10.1016/j.foodchem.2007.10.074. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        75. Mylonaki S., Kiassos E., Makris DP, Kefalas P. Zeytin ( Olea europaea ) yaprak fenoliklerinin su/etanol bazlı solvent sistemleri ve yanıt yüzeyi metodolojisi kullanılarak ekstraksiyonunun optimizasyonu. Anal. Biyoanal. kimya 2008; 392 :977–985. doi: 10.1007/s00216-008-2353-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        76. Bouaziz M., Feki I., Ayadi M., Jemai H., Sayadi S. Zeytin yaprağından elde edilen fenolik bileşiklerle eklenen rafine zeytinyağı ve pirina yağının stabilitesi. EUR. J. Lipid Sci. Teknoloji 2010; 112 :894–905. doi: 10.1002/ejlt.200900166. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        77. Coni E., Di Benedetto R., Di Pasquale M., Masella R., Modesti D., Mattei R., Carlini EA Bir zeytinyağı biyofenol olan oleuropeinin, tavşanlarda düşük yoğunluklu lipoprotein oksitlenebilirliği üzerindeki koruyucu etkisi. Lipitler. 2000; 35 :45–54. doi: 10.1007/s11745-000-0493-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        78. Abaza L., Talorete TPN, Yamada P., Kurita Y., Zarrouk M., Isoda H. Tunus gerboui zeytin yaprağı ekstraktı ile insan lösemi HL-60 hücrelerinin büyümesinin inhibisyonu ve farklılaşmasının indüksiyonu. Biyosci. Biyoteknoloji biyokimya 2007; 71 :1306–1312. doi: 10.1271/bbb.60716. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        79. Flemmig J., Kuchta K., Arnhold J., Rauwald H. Olea europaea yaprağı (Ph.Eur.) ekstresi ve bunun izole edilmiş birkaç fenolik maddesi, gut ile ilişkili ksantin oksidaz enzimini inhibe eder. Bitki ilacı. 2011; 18 :561–566. doi: 10.1016/j.phymed.2010.10.021. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        80. Dekanski D., Janicijevic-Hudomal S., Tadic VM, Marković G., Arsić I., Mitrovic D. Bir zeytin yaprağı ekstraktının fitokimyasal analizi ve gastroprotektif aktivitesi. J. Sırp Kimya. Sos. 2009; 74 :367–377. doi: 10.2298/JSC0904367D. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        81. Mohagheghi F., Reza Bigdeli M., Rasoulian B., Hashemi P., Rashidi Pour M. Zeytin yaprağı ekstraktının nöroprotektif etkisi, deneysel fokal serebral iskemiye sahip sıçanlarda gelişmiş kan-beyin bariyeri geçirgenliği ve beyin ödemi ile ilişkilidir. Bitki ilacı. 2011; 18 :170–175. doi: 10.1016/j.phymed.2010.06.007. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        82. Japón-Luján R., de Castro MDL Yemeklik yağların zeytin yaprağı ekstraktlarından elde edilen fenollerle zenginleştirilmesi için sıvı-sıvı ekstraksiyonu. J. Agric. Gıda Kimyası 2008; 56 :2505–2511. doi: 10.1021/jf0728810. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        83. Fogliano V., Verde V., Randazzo G., Ritieni A. Antioksidan aktiviteyi ölçme yöntemi ve bunun şarapların antioksidan kapasitesini izlemeye uygulanması. J. Agric. Gıda Kimyası 1999; 47 :1035–1040. doi: 10.1021/jf980496s. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        84. Briante R., Patumi M., Terenziani S., Bismuto E., Febbraio F., Nucci R. Olea europaea L. yaprak özü ve türevleri: Antioksidan özellikler. J. Agric. Gıda Kimyası 2002; 50 :4934–4940. doi: 10.1021/jf025540p. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        85. Briante R., La Cara F., Febbraio F., Patumi M., Nucci R. Olea europaea yaprak özleri üzerinde bir biyotransformasyon yoluyla oleuropeinden biyoaktif türevler. J. Biyoteknoloji. 2002; 93 :109–119. doi: 10.1016/S0168-1656(01)00387-X. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        86. Lu X., Rasco BA Gıdalarda antioksidan içeriğin ve antioksidan aktivitenin kızılötesi spektroskopi ve kemometri kullanılarak belirlenmesi: Bir gözden geçirme. kritik Rev. Gıda Bilimi Nutr. 2012; 52 :853–875. doi: 10.1080/10408398.2010.511322. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        87. Miguel MG Tıbbi ve aromatik bitkilerin antioksidan aktivitesi. Bir inceleme. Lezzet Kokusu J.2010 ; 25 :291–312. doi: 10.1002/ffj.1961. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        88. Bonoli-Carbognin M., Cerretani L., Bendini A., Almajano MP, Gordon MH Bovine serum albümini, su içinde yağ emülsiyonlarındaki saf zeytinyağı fenolik bileşiklerinin antioksidan aktivitesinde sinerjistik bir artış üretir. J. Agric. Gıda Kimyası 2008; 56 :7076–7081. doi: 10.1021/jf800743r. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        89. Bendini A., Cerretani L., Vecchi S., Carrasco-Pancorbo A., Lercker G. Sızma zeytinyağı fenoliklerinin bakır iyonlarının varlığında veya yokluğunda oksidatif stabilite üzerindeki koruyucu etkileri. J. Agric. Gıda Kimyası 2006; 54 :4880–4887. doi: 10.1021/jf060481r. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        90. Hamza M., Khoufi S., Sayadi S. Zeytin değirmeni atık suyundan antioksidanları serbest bırakmak için güçlü bir araç olarak mantar enzimleri. Gıda Kimyası 2012; 131 :1430–1436. doi: 10.1016/j.foodchem.2011.10.019. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        91. Micol V., Caturla N., Pérez-Fons L., Más V., Pérez L., Estepa A. Zeytin yaprağı ekstresi, viral hemorajik septisemi rabdovirüs (VHSV) Antivir'e karşı antiviral aktivite sergiler . Res. 2005; 66 :129–136. doi: 10.1016/j.antiviral.2005.02.005. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        92. Bao J., Zhang DW, Zhang JZH, Lee Huang P., Lin Huang P., Lee-Huang S. Zeytin yaprağı ekstraktının (OLE) HIV-1 füzyon proteini gp41'e bağlanmasına ilişkin hesaplamalı çalışma. FEBS Letonya 2007; 581 :2737–2742. doi: 10.1016/j.febslet.2007.05.029. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        93. Esmaeili-Mahani S., Rezaeezadeh-Roukerd M., Esmaeilpour K., Abbasnejad M., Rasoulian B., Sheibani V., Kaeidi A., Hajializadeh Z. Zeytin ( Olea europaea L.) yaprak ekstresi antinosiseptif aktivite ortaya çıkarır, sıçanlarda morfin analjezisini güçlendirir ve morfin hiperaljezisini baskılar. J. Ethnopharmacol. 2010; 132 :200–205. doi: 10.1016/j.jep.2010.08.013. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        94. Lockyer S., Rowland I., Spencer JPE, Yaqoob P., Stonehouse W. Fenolik açıdan zengin zeytin yaprağı ekstraktının kan basıncı, plazma lipidleri ve inflamatuar belirteçler üzerindeki etkisi: Randomize kontrollü bir çalışma. EUR. J. Nutr. 2017; 56 :1421–1432. doi: 10.1007/s00394-016-1188-y. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        95. Kumral A., Giriş M., Soluk-Tekkesin M., Olgaç V., Doğru-Abbasoğlu S., Türkoğlu Ü., Uysal M. Zeytin yaprağı ekstresi tedavisinin doksorubisin kaynaklı kardiyak, hepatik ve renal toksisite üzerine etkisi fareler patofizyoloji. 2015; 22 :117–123. doi: 10.1016/j.pathophys.2015.04.002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        96. Miljković D., Dekanski D., Miljković Z., Momčilović M., Mostarica-Stojkovic M. Kuru zeytin yaprağı ekstresi, deneysel otoimmün ensefalomiyeliti iyileştirir. klinik Nutr. 2009; 28 :346–350. doi: 10.1016/j.clnu.2009.03.014. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        97. Pasban-Aliabadi H., Esmaeili-Mahani S., Sheibani V., Abbasnejad M., Mehdizadeh A., Yaghoobi MM Zeytin ( Olea europaea L.) yaprağı ekstraktı ile 6-hidroksidopamin kaynaklı PC12 hücre apoptozunun inhibisyonu gerçekleştirilir . ana bileşeni olan oleuropein tarafından. Gençleştirme Arş. 2013; 16 :134–142. doi: 10.1089/rej.2012.1384. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        98. Dekanski D., Ristić S., Mitrović DM Kuru zeytin ( Olea europaea L.) yaprağı ekstraktının sıçanlarda etanol kaynaklı gastrik lezyonlar üzerindeki antioksidan etkisi. Akdeniz J. Nutr. Metab. 2009; 2 :205–211. doi: 10.3233/s12349-009-0068-x. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        99. Fakhraei N., Abdolghaffari AH, Delfan B., Abbasi A., Rahimi N., Khansari A., Rahimian R., Dehpour AR Protector effect of hidroalkolik zeytin yaprağı ekstraktı üzerinde deneysel kolit in rat: Involvement of nitrerjik ve opioiderjik sistemler. fitoter. Res. 2014; 28 :1367–1373. doi: 10.1002/ptr.5139. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]

        Yorum yap


        • #5
          Prehipertansiyon ve hipertansiyonu olan yetişkinlerde kardiyometabolik profil üzerine zeytin yaprağı ekstresi etkisi: sistematik bir inceleme ve meta-analiz

          Muhammed Asyraf İsmail , # 1 Mohd Noor Norhayati , # 2 ve Noraini Mohamad 3

          Soyut
          Arka plan

          Bu sistematik inceleme ve meta-analiz, prehipertansif ve hipertansif gruplar arasında zeytin yaprağı ekstraktının kardiyometabolik profiller üzerindeki etkinliğini belirlemeyi amaçladı.

          Metodoloji
          Kontrollü çalışmaların Cochrane merkezi kaydı, Medline (1966 - 1 Nisan 2020), Embase (1966 - 1 Nisan 2020) ve ilgili randomize klinik deneyler için deneme kayıtları kullanıldı. Yayınlanmış ve yayınlanmamış randomize klinik çalışmalar gözden geçirildi ve değerlendirildi. Sürekli sonuçları ve ortalama farklılıkları (MD'ler) tahmin etmek için rastgele etki modelleri kullanıldı; her ikisi de %95 güven aralığı (CI) ile. Birincil sonuçlar, sistolik ve diyastolik BP'deki değişikliklerdi. İkincil sonuçlar, lipid profili, glikoz metabolizması, KVH için inflamatuar belirteçler, böbrek ve karaciğer fonksiyonları güvenlik parametrelerindeki değişikliklerdi. Verileri yanlılık riski, heterojenlik, duyarlılık, raporlama yanlılığı ve kanıt kalitesi açısından değerlendirdik.

          Sonuçlar
          18-80 yaşları arasındaki 325 hastayı içeren beş araştırma dahil edildi. İki deneme yüksek gelirli ülkeleri ve üç deneme orta gelirli ülkeleri içeriyordu. Yapılan analiz üç karşılaştırmaya dayanmaktadır. İlk karşılaştırma için sistolik veya diyastolik kan basıncı (BP) arasında önemli bir değişiklik bulunmadı, bir plaseboya karşı zeytin yaprağı ekstraktının kombine formülasyonu için günde 1.000 mg. Günde 500 mg zeytin yaprağı ekstresi ile plasebo veya tedavi uygulanmamasına karşı yapılan ikinci karşılaştırma, en az 8 haftalık takip süresi boyunca sistolik BP'de önemli bir düşüş gösterdi (MD -5,78 mmHg, %95 GA [-10,27 ila - - 1.30]) ve diyastolik BP'de önemli bir değişiklik yok. Üçüncü karşılaştırma, plaseboya karşı günde 1.000 mg zeytin yaprağı ekstresi, önemli bir fark göstermez, ancak sistolik BP'de neredeyse benzer bir azalma gösterir (-11. Zeytin yaprağı ekstraktında 5 mmHg ve plaseboda -13,7 mmHg, MD 2,2 mmHg, %95 GA [-0,43–4,83]) ve küçük tansiyon (zeytin yaprağı ekstraktında -4,8 mmHg ve plaseboda -6,4 mmHg, MD 1,60 mmHg, 95) %CI [−0,13–3,33]). İkincil sonuçlar için, kaptopril'e karşı günde 1.000 mg zeytin yaprağı özü, LDL'de azalma gösterdi (MD -6.00 mg/dl, %95 GA [-11.5 ila -0.50]). Plaseboya karşı günde 500 mg zeytin yaprağı ekstresi, CVD IL-6 (MD −6,83 ng/L, %95 GA [−13,15 ila −0,51]), IL-8 (MD −8,24 ng/) için inflamatuar belirteçlerde azalma gösterdi. L, %95 GA [-16,00 - -0,48) ve TNF-alfa (MD -7,40 ng/L, %95 GA [-13,23 - -1,57]). Kaptopril'e karşı günde 000 mg zeytin yaprağı ekstraktı, LDL'de bir azalma gösterdi (MD -6.00 mg/dl, %95 GA [-11.5 ila -0.50]). Plaseboya karşı günde 500 mg zeytin yaprağı ekstresi, CVD IL-6 (MD −6,83 ng/L, %95 GA [−13,15 ila −0,51]), IL-8 (MD −8,24 ng/) için inflamatuar belirteçlerde azalma gösterdi. L, %95 GA [-16,00 - -0,48) ve TNF-alfa (MD -7,40 ng/L, %95 GA [-13,23 - -1,57]). Kaptopril'e karşı günde 000 mg zeytin yaprağı ekstraktı, LDL'de bir azalma gösterdi (MD -6.00 mg/dl, %95 GA [-11.5 ila -0.50]). Plaseboya karşı günde 500 mg zeytin yaprağı ekstresi, CVD IL-6 (MD −6,83 ng/L, %95 GA [−13,15 ila −0,51]), IL-8 (MD −8,24 ng/) için inflamatuar belirteçlerde azalma gösterdi. L, %95 GA [-16,00 - -0,48) ve TNF-alfa (MD -7,40 ng/L, %95 GA [-13,23 - -1,57]).

          Sonuçlar
          Bu gözden geçirmenin sonuçları, sistolik BP, LDL ve inflamatuar biyobelirteçlerin azaldığını göstermektedir, ancak dahil edilen çalışmalarda sınırlı sayıda katılımcı olması nedeniyle zeytin yaprağı ekstraktının kardiyometabolik profil üzerindeki etkilerine ilişkin sağlam bir sonuç vermeyebilir.

          Anahtar Kelimeler: Zeytin yaprağı ekstresi, Olea europea, Zeytin yaprağı ekstreleri, Fenolik bileşikler, Hipertansiyon, Kardiyometabolik profil, Kan basıncı, Oleuropein, Polifenoller, Zeytin yaprağı

          Giriş
          Kardiyovasküler hastalık (KVH) dünya çapında önde gelen ölüm nedenidir ve 2016 yılında yaklaşık 17,9 milyon yaşam olduğu tahmin edilmektedir ve ölümlerin yaklaşık %85'ini kalp krizi ve inme oluşturmaktadır ( WHO, 2017 ). Yüksek kan basıncı (BP), tüm uluslararası bölgelerde KVH, kronik böbrek hastalığı ve diyabet için önde gelen risk faktörüdür ve 2010 yılında dünya genelinde bu hastalıklardan kaynaklanan ölümlerin %40'ından fazlasına neden olmaktadır. Kardiyovasküler riskin güçlü bir şekilde arttığı kanıtlanmıştır. Serebrovasküler hastalıkların %62'sinden ve koroner kalp hastalığının %49'undan sorumlu olduğu tahmin edilen suboptimal sistolik KB (>115 mmHg) ile 115/75 mmHg'den başlayarak, kan basıncı seviyeleri arttıkça sürekli ve bağımsız bir şekilde ( Franco ve ark., 2005)). Bu nedenle, kan basıncının kontrol edilmesi kardiyovasküler riski miyokard enfarktüsü için %20 ila %25, inme için %35 ila %40 ve kalp yetmezliği için %50 oranında azaltacaktır ( Antonakoudis ve ark., 2007 ). Yerel ortamlarda, ulusal bir sağlık morbidite araştırmasından (NHMS, 2015) elde edilen veriler, en az 18 yaşındaki Malezyalı yetişkinlerin aşırı kilolu veya obez olmak, sigara içmek ve hiperkolesterolemi, hipertansiyon ve diabetes mellitus ( SB, 2015 ).

          Bitki bazlı gıdalar, balık ve zeytinyağı açısından zengin Akdeniz diyetinin kan basıncı, lipid profilleri, oksidatif stres, endotel disfonksiyonu ve antitrombotik profiller gibi kardiyovasküler risk faktörlerini azalttığı gösterilmiştir ( Lopez-Miranda ve ark., 2010 ) . . Zeytin meyvesinden elde edilen zeytinyağının ötesinde, özellikle Akdeniz bölgesinde bulunan zeytin ağacının (Olea Europaea) yaprakları da faydalı etkiler sağlar ( Vogel ve diğerleri, 2014 ). Bu yapraklar yüksek fenolik bileşik içeriğine sahiptir, bu sayede en bol bulunan bileşik oleuropein, ardından hidroksitirosol, luteolin ve apigenin flavon-7-glukozitleri ve verbascoside gelir ( Benavente-García ve diğerleri, 2000).). Bu fenolik bileşikler kurutma ve öğütmeden sonra, maserasyon yoluyla katı-sıvı ekstraksiyonu ve zeytin yaprağı ekstraktı üretmek için su-metanol karışımları veya hekzan kullanılarak soxhlet ekstraksiyonu dahil olmak üzere çeşitli tekniklerle ekstrakte edilebilir ( Lockyer ve diğerleri, 2012 ). Karşılaştırıldığında, zeytinyağında %0,005 ila %0,12'ye kıyasla zeytin yaprakları %1-14 arasında oleuropein içerir ( Vogel ve diğerleri, 2014 ). Ek olarak fenolik bileşikler, 110 mg/100 g zeytin meyvesi ve 23 mg/100 ml EVOO'ya kıyasla 145 mg/100 g taze yapraktır ( Lockyer ve diğerleri, 2017 ). Bu nedenle, bu yaprakların, kolesterolü de düşüren bir antihipertansif, kardiyoprotektif ve antiinflamatuar olarak hareket ederken insan antioksidan kapasitesini artırarak yararlı etkiler sağlaması daha olasıdır.Vogel ve diğerleri, 2014 ). Oleuropein, birkaç mekanizma ile kardiyoprotektif etkiler sağlar. Süperoksit anyonlarının üretimini, nötrofillerin solunum patlamasını, trombosit agregasyonunu, tromboksan ve lökotrien B4 üretimini engelleyerek düşük yoğunluklu lipoproteinlerin oksidasyonunu ve hücresel düzeyde serbest radikalleri temizlemeyi inhibe ederek antioksidan ve antiinflamatuar aktiviteye sahip olduğu söylenir. nötrofiller tarafından ( Omar, 2010 ). Oleuropeinin anti-aterojenik aktivitesi, kısa zincirli aldehitlerin oluşumunun azalması ve malondialdehit-lizin ve 4-hidroksinonenal-lizin adüktlerinin oluşumunun azalması yoluyla etki eder, böylece apoprotein tabakasını korur ( Omar, 2010). Ayrıca oleuropein ayrıca, aterojenezin erken adımlarında gerekli olan uyarılmış endotele ve vasküler hücre adezyon molekülü-1 (VCAM-1) mRNA proteinine monositoid hücre yapışmasını azaltarak aterosklerozu korur ( Omar, 2010 ). İnsandaki mekanizma hakkında herhangi bir rapor bulunmamakla birlikte, hayvan modellerinde oleuropeinin, Nrf2 aracılı sinyal yolunun aktivasyonu yoluyla mitokondriyal fonksiyonu iyileştirerek hipotalamusun paraventriküler çekirdeğini (PVN) oksidatif stresten koruyabildiği gösterilmiştir. , hipertansiyonu tedavi etmek için umut verici bir strateji sağlar ( Sun, Frost & Liu, 2017 ). Ayrıca, hayvan araştırmaları düzeyinde, zeytin yaprağı vazodilatör etki yoluyla hipotansif aktivite sağlar ( Zarzuelo ve diğerleri, 1991).). Ayrıca nitrik oksit salınımını, antioksidan ve sempatolitik aktiviteleri iyileştirerek kan basıncını düşürür ( Nekooeian, Khalili & Khosravi, 2014 ).

          Zeytin yaprağı ekstraktına artan ilgi olduğu için, bu derlemenin amacı, zeytin yaprağı ekstraktının prehipertansif ve hipertansif hastaların kardiyometabolik profilleri üzerindeki etkilerini belirlemektir. Bu meta-analizin birincil sonuçları, zeytin yaprağı ekstraktının sistolik ve diyastolik kan basıncı değişiklikleri üzerindeki etkisini değerlendirmekti. Ayrıca, geleneksel anti-hipertansif ilaçlar dışında hipertansiyonu tedavi etmek için ek bir destek sağlayacaktır. Bu meta-analizin ikincil sonuçları, zeytin yaprağı ekstraktının lipid profilleri, glukoz metabolizması ve KVH için enflamatuar belirteçler üzerindeki ek sinerjistik faydalarını değerlendirmekti. Diğer sonuçlar, zeytin yaprağı ekstresi takviyesinin güvenliğini belirtmek için böbrek ve karaciğer fonksiyon seviyelerini değerlendirmekti.

          Malzemeler ve Yöntemler
          Bu sistematik incelemeyi daha önce PROSPERO kaydında ( http://www.crd.york.ac.uk/PROSPERO ), [CDR 42020181212] yayınlanan protokole göre gerçekleştirdik. Dahil edilen çalışma türleri, zeytin yaprağı ekstraktını plasebo, antihipertansif ilaçlar veya tedavi uygulanmaması ile karşılaştıran randomize kontrol denemeleriydi (RKÇ'ler). Kör ve açık etiketli çalışmaları dahil ettik.

          Uygunluk kriterleri
          Dahil etme kriterleri, herhangi bir cinsiyetten ve yüksek BP (≥ 120/80 mmHg; JNC-7'ye göre prehipertansiyon ve hipertansiyon olarak sınıflandırılmış) teşhisi konması halinde uygun görülen herhangi bir etnik kökenden 18 yaşındaki yetişkinlerdi. Müdahale türleri, zeytin yaprağı ekstresi (tek başına veya diğer aktif bileşenlerle kombinasyon halinde), plasebo, antihipertansif ilaçlar veya tedavi olmamasıydı. Ekstrakt, tablet veya sıvı formda oral olarak uygulandı. Birincil sonuçlar için takip süresi, tedaviden en az altı hafta sonraydı. Hariç tutma kriterleri, kardiyovasküler komplikasyonları ve inme olan hastalardı.

          Arama stratejisi
          Cochrane Central Register of Controlled Trials (CENTRAL; 2020, Sayı 4) ve MEDLINE'ı (1966 - 1 Nisan 2020) araştırdık (bkz. ek 1). Yayınları yalnızca İngilizce dilinde yayınlananlarla sınırladık ve yayınlanmamış denemeleri veya elektronik aramalarla tanımlanmayan denemeleri bulmak için tanımlanmış RKÇ'lerin referans listesini ve derleme makalelerini araştırdık. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Uluslararası Klinik Araştırmalar Kayıt Platformu (ICTRP; http://www.who.int/ictrp/en ) ve (NLM; http://www.clinicaltrials.gov ) aracılığıyla devam eden araştırmaları da aradık. .

          deneme seçimi
          İki inceleme yazarı (MAI, NMN), aramalardan başlıkları ve özetleri taradı ve uygunluk kriterlerini karşılıyor göründüğünde veya uygunluğu değerlendirmek için yeterli bilgi olmadığında tam metin makaleler elde etti. Çalışmaların uygunluğunu bağımsız olarak değerlendirdik ve hariç tutma nedenlerini belgeledik. İnceleme yazarları arasındaki tüm anlaşmazlıkları tartışarak çözdük ve gerekirse açıklama için yazarlarla iletişime geçtik.

          Veri çıkarma
          Seçilen denemelerin her birinden, çalışma ortamlarını, katılımcı özelliklerini (yaş, cinsiyet ve etnik köken), metodolojiyi (rastgele dağıtılan ve analiz edilen katılımcı sayısı, takip süresi), zeytin yaprağı ekstraktının tek başına mı yoksa tek başına mı kullanıldığını çıkardık. diğer aktif bileşenlerle kombinasyon ve prehipertansiyon ve hipertansiyonun teşhisinde kullanılan yöntem. Önceden tanımlanmış birincil sonuçlar, sistolik BP ve diyastolik BP'deki değişikliklerdi. İkincil sonuçlar, lipid profillerindeki (Toplam kolesterol (TC), Trigliserid (TG), LDL ve HDL), CVD için inflamatuar belirteçler (IL-6 ve IL-8), TNF-alfa, böbrek ve karaciğer fonksiyon güvenlik parametrelerindeki değişikliklerdi. (kreatinin, aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT) ve glukoz metabolizması (açlık kan şekeri (FBS),

          Önyargı değerlendirmesi riski
          Rastgele dizi oluşturma, tahsis gizleme, katılımcıların ve personelin körlenmesi, sonuç değerlendiricilerin körlenmesi, sonuç verilerinin eksiksizliği, sonuç raporlamasının seçiciliği ve diğer önyargıya dayalı olarak yanlılık riskini değerlendirdik ( Higgins ve diğerleri, 2019 ).

          istatistiksel analiz
          Review Manager 5.3 yazılımını (The Nordic Cochrane Centre, Kopenhag) kullanarak meta-analizi gerçekleştirdik ve rastgele etkiler modelinin sonuçlarını bildirdik. Meta-analizimiz sürekli sonuçları ölçtüğü için, sonuçlar için ters varyansı kullandık. Ortalama farkları (MD) ve %95 güven aralıklarını (CI) kullanarak sayısal sonuçlara sahip denemeler için orman grafikleri çizdik ( Higgins ve diğerleri, 2019 ). Denemelerde eksik veri yoktu. Makaleye ekli bir ek dosya aracılığıyla bir denemeye ilişkin verileri alabildik ( Wong ve ark., 2014 ).

          Planlanan alt grup analizleri, prehipertansiyonu hipertansiyonla ve yüksek dozu (günde 1.000 mg) düşük dozla (günde 500 mg) karşılaştıracaktı. Ancak, yetersiz denemeler nedeniyle bu analizleri gerçekleştiremedik. Yetersiz denemeler nedeniyle dahil edilen çalışmaların sekans üretimi ve tahsis gizlemesi için yanlılık riskinin etkisini araştırmak için bir duyarlılık analizi de gerçekleştiremedik.

          Heterojenliğin değerlendirilmesi
          Heterojenliğin varlığını iki adımda değerlendirdik. İlk olarak, popülasyonları, ortamları, müdahaleleri ve sonuçları karşılaştırarak görünürdeki heterojenliği değerlendirdik. İkinci olarak, istatistiksel heterojenliği I2 istatistiği aracılığıyla değerlendirdik ( Higgins ve diğerleri, 2019 ). Cochrane Handbook for Systematic Review of Interventions'ta ( Higgins ve ark., 2019 ) bahsedildiği gibi, heterojenliği yorumlamak için aşağıdaki kılavuzu kullandık % önemli heterojenliği ve %75 ila %100 önemli heterojenliği gösterdi.

          Kanıt kalitesini derecelendirme
          Önyargı, tutarsızlık, dolaylılık, belirsizlik ve yayın yanlılığı riski açısından GRADE metodolojisine ( Schünemann, Guyatt & Oxman, 2013 ) göre birincil ve ikincil sonuçlar için kanıt kalitesini değerlendirdik . Kanıt kalitesi dört kesinlik seviyesinden biri olarak sınıflandırıldı: çok düşük, düşük, orta veya yüksek. Dört faktörün varlığına bağlı olarak kalite düşürülebilir: (i) mevcut çalışmaların tasarımı ve uygulanmasındaki sınırlamalar, (ii) kanıt dolaylılığı, (iii) açıklanamayan sonuç heterojenliği veya tutarsızlığı ve (iv) kesin olmayan sonuçlar.


          Çalışma açıklamaları
          Elektronik veritabanı aramasından 489, diğer kaynaklardan beş kayıt elde ettik (Şekil 1) ve toplam 494 kayıt tarandı. 12 çalışmanın tam kopyalarını inceledik, inceleme dahil etme kriterlerini karşılama potansiyeline sahip altı makale belirledik ve diğer altısını hariç tuttuk. Hariç tutulanlardan üçü İngilizce olmayan bir dilde yayınlandı ( Cabrera-Vique ve ark., 2015 ; Saberi, Kazemisaleh & Bolurian, 2008 ; Schulz, 2011 ), biri prehipertansif veya hipertansif bir grubu içermiyordu ( De Bock ve ark . ., 2012 ), biri RCT dışıydı ( Zam ve Ali, 2017 ) ve biri konferans özetiydi ( Saibandith ve diğerleri, 2016 ). Yazarlarla iletişime geçtikten sonra konferans özeti için verileri alamadık ( Saibandith ve diğerleri, 2016)). Yazarla iletişime geçtikten sonra hakkında veri alamadığımız çapraz bir deneme olduğu için bir araştırma da hariç tutuldu ( Lockyer ve diğerleri, 2017 ). Bu nedenle, bu derlemeye yalnızca beş araştırmayı dahil ettik.


          bagirr



          Dahil edilen çalışmalar
          Bu incelemeye dahil edilen beş deneme ( Javadi ve diğerleri , 2019 ; Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ; Susalit ve diğerleri, 2011 ; Wong ve diğerleri, 2014 ; Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ) uygunluk kriterlerini karşılamıştı. . Bir denemede, tedavi edilmemiş, sistolik 120 mmHg veya diyastolik 80 mmHg'yi aşan optimalin altında kan basıncı olan monozigotik ikizler yer aldı ( Perrinjaquet-Moccetti ve ark., 2008)). Bir denemede, saf veya herhangi bir anti-hipertansif ilaç tedavisi altında olan evre 1 hipertansiyon yer aldı ve sekonder hipertansiyon öyküsü, hedef organ hasarı varlığı, ikinci veya üçüncü derece kalp bloğu, kapak kalp hastalığı olan katılımcılar dışlandı. diyabetik denekler, hepatik disfonksiyon, hamile ve emziren kadın denekler ( Susalit ve diğerleri, 2011 ). Bir deneme, tansiyonu 130-160 mmHg sistolik ve 85-100 mmHg diyastolik arasında olan katılımcıları içerdi ve sigara içen veya nikotin tedavisi alan, anti-hipertansif ilaç veya insülin alan, hamile veya şu anda emziren ve şu anda zeytin yaprağı özleri içeren diyet takviyeleri tüketen katılımcıları hariç tuttu. , yeşil kahve çekirdeği veya pancar ( Wong ve diğerleri, 2014)). Bir araştırmaya hipertansiyonu olan katılımcılar dahil edildi ve diyabet, böbrek hastalığı ve hipo ve/veya hipertiroidizm gibi komplikasyonları olan hipertansif hastalar hariç tutuldu ( Javadi ve diğerleri, 2019 ). Bir araştırmaya esansiyel hipertansiyonu olan hastalar dahil edildi ( Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ). İki deneme, zeytin yaprağı ekstresi üreticilerinden fon aldığını beyan etmişti ( Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ; Susalit ve diğerleri, 2011 ; Wong ve diğerleri, 2014 ).tablo 1dahil edilen çalışmaların özelliklerini gösterir.


          bagirr



          Katılımcılar
          Yüksek gelirli ülkelerde iki deneme ( Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ; Wong ve diğerleri, 2014 ) ve orta gelirli ülkelerde üç deneme yapılmıştır ( Javadi ve diğerleri , 2019 ; Susalit ve diğerleri, 2011). ; Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ). Üç denemeye sağlık hizmeti ortamlarından hastalar alındı ​​( Javadi ve diğerleri , 2019 ; Susalit ve diğerleri, 2011 ; Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ) ve iki deneme bir araştırma enstitüsünden hastalar alındı ​​( Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ; Wong ve diğerleri ) al., 2014). İki araştırma, diabetes mellitus, böbrek hastalığı ve kalp hastalığı gibi komplikasyonları olan hipertansiyon nedeniyle katılımcıların dışlandığını bildirdi ( Javadi ve diğerleri , 2019 ; Susalit ve diğerleri, 2011 ). Beş deneme, 220'si kadın ve 105'i erkek olmak üzere 325 katılımcıyı içeriyordu.

          Deneme katılımcıları, müdahale ve kontrol gruplarına göre randomize edildi. Zeytin yaprağı ekstresi 1.000 mg ( Susalit ve ark., 2011 ; Wong ve ark., 2014 ) ve 500 mg/gün ( Javadi ve ark., 2019 ; Perrinjaquet-Moccetti ve ark., 2008 ; Yaghoobzadeh ve ark. , 2020 ). Günde 1.000 mg doz için, bir deneme günde iki kez alınacak yeşil kahve çekirdeği özü ve pancar tableti ile 500 mg zeytin yaprağı özütü kombine bir formülasyon kullandı ( Wong ve diğerleri, 2014 ) ve bir denemede 500 mg zeytin yaprağı kullanıldı günde iki kez ekstrakt tableti ( Susalit ve diğerleri, 2011 ). Günlük 500 mg doz için, bir denemede günde bir kez zeytin yaprağı ekstresi 500 mg tablet kullanıldı (Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ) ve iki denemede günde iki kez 250 mg zeytin yaprağı özü tableti kullanıldı ( Javadi ve diğerleri , 2019 ; Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ). Üç denemede kontrol olarak plasebo kullanıldı ( Javadi ve diğerleri, 2019 ; Wong ve diğerleri, 2014 ; Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ). Bir deneme, kontrol grubuna yaşam tarzı değişikliğini savundu ( Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ) ve bir deneme, kontrol grubuna bir antihipertansif (kaptopril) verdi ( Susalit ve diğerleri, 2011 ). Dahil edilen beş denemenin hepsinde hasat alanı ve mevsimler hakkında bilgi yoktu. Üç denemede Frutarom Switzerland Ltd (Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ; Susalit ve diğerleri, 2011 ; Wong ve diğerleri, 2014 ). Üç denemeden bir deneme, 500 mg zeytin yaprağı ekstraktının %16-%24 oleuropein ve ≥%30 diğer polifenoller içerdiğinden bahsetmiştir ( Wong ve diğerleri, 2014 ). Bir deneme, üretilen 500 mg zeytin yaprağı ekstraktının %16-24 (m/m) oleuropein içerdiğini ve kullanılan partinin içeriğinin %19,9 (m/m) olduğunu belirtti ( Susalit ve diğerleri, 2011 ). Bir deneme, 500 mg zeytin yaprağı ekstraktındaki karakteristik bileşenlerin %18-26 (m/m) oleuropein, %30-40 (m/m) polifenollerin yanı sıra verbascoside ve luteolin-7-glucoside olduğundan bahsetti. %20,8 (m/m) oleuropein içeriğine sahipti ( Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008). İran, Kashan'daki Barij tıbbi bitki araştırma merkezi tarafından zeytin yaprağı ekstresi üretilen iki deneme ( Javadi ve diğerleri , 2019 ; Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ), burada bir denemede 250 mg zeytin yaprağı ekstresinin %16 oleuropein içerdiğinden bahsedilmiştir ( Javadi ve diğerleri ., 2019 ) ve başka bir denemede zeytin yaprağı ekstraktının bileşenlerinden bahsedilmedi ( Yaghoobzadeh ve ark., 2020 ).

          Sonuçlar
          Beş denemenin tümü müdahaleyi en az altı hafta boyunca gerçekleştirdi ve bunlar üç karşılaştırmaya göre gruplandırıldı. Yalnızca bir denemeyi içeren ilk karşılaştırma, bir plaseboyu günde 1.000 mg kombine zeytin yaprağı ekstresi formülasyonu ile karşılaştırdı ve hem birincil hem de ikincil sonuçları ölçtü ( Wong ve diğerleri, 2014 ). İlk karşılaştırmada ölçülen ikincil sonuçlar, lipit profili ve glikoz metabolizmasıydı. Üç denemeyi içeren ikinci karşılaştırma, günde 500 mg zeytin yaprağı ekstraktını plasebo ile veya tedavi uygulanmadan karşılaştırdı ( Javadi ve diğerleri , 2019 ; Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ; Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020)). İkinci karşılaştırmada, iki deneme hem birincil hem de ikincil sonuçları ölçtü, burada ikincil sonuç yalnızca lipid profiliydi ( Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ; Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ). İkinci karşılaştırmadaki bir denemede yalnızca glukoz metabolizması, inflamatuar belirteçler, böbrek ve karaciğer fonksiyonları olan ikincil sonuçlar ölçülmüştür ( Javadi ve diğerleri, 2019 ). Bir denemeyi içeren üçüncü karşılaştırmada, günde 1.000 mg zeytin yaprağı ekstresi, bir antihipertansif ilaçla karşılaştırıldı ve hem birincil hem de ikincil sonuçları ölçtü ( Susalit ve diğerleri, 2011 ). Üçüncü karşılaştırmadaki ikincil sonuçlar lipid profili, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarıydı.

          İki deneme birincil sonuçları ve lipid profilini ölçtüğü için, ikinci karşılaştırmadan üç denemeden ikisini analiz edebildik. İkinci karşılaştırmadaki başka bir deneme, yalnızca gözden geçirmenin yapıldığı diğer ikincil sonuçları ölçer. Meta-analiz birinci ve üçüncü karşılaştırma için düşünüldü, ancak yeterli çalışma olmadığı için sadece inceleme yapıldı.

          Dahil edilen çalışmalarda kayırma hatası riski
          Yanlılık riskinin değerlendirmesi şu şekilde gösterilmektedir:incir. 2ve​ve3.3.şekil 2her bir yanlılık riski göstergesine ilişkin olarak düşük, yüksek veya net olmayan bir yanlılık riskine sahip olarak değerlendirilen çalışmaların oranını gösterir.Figür 3bireysel çalışmalar için yanlılık riski göstergelerini gösterir.


          bagirr




          bagirr



          Paylaştırma Bilgisayar tarafından oluşturulan sayılar (Javadi ve diğerleri, 2019 ), sayıların rastgeleleştirilmesi ( Susalit ve diğerleri, 2011 ) ve yaş, cinsiyet ve VKİ'ye dayalı minimizasyon yöntemi ( Wong ve diğerleri ) olan üç deneme, rastgeleleştirme yöntemlerini tanımladı . ., 2014 ). Üç deneme, düşük bir seçim yanlılığı riskine sahip olarak değerlendirildi. Bir deneme, randomizasyonu gösterdi ancak yöntemi açıklamadı ( Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ) ve belirsiz bir seçim yanlılığı riskine sahip olarak değerlendirildi. Bir deneme, ikiz olan katılımcıların rastgele farklı gruplara atandığını ancak yöntemi açıklamadıklarını ( Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ) ve belirsiz bir seçim yanlılığı riskine sahip olarak değerlendirildiğini belirtti.
          KörleştirmeÜç denemede eşleştirilmiş ilaçlar kullanıldı ( Javadi ve diğerleri, 2019 ; Wong ve diğerleri, 2014 ; Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ), bu nedenle katılımcıların ve personelin körleştirilmesine dayanarak, performans yanlılığı için düşük bir riske sahip olarak değerlendirildi. Bir deneme, ilaçların, her bir ilacın kuklalarının, ilgili aktif müstahzarlarla aynı bileşenleri içerdiği, ancak aktif madde içermeyen çift kör, çift kukla şeklinde verildiğini belirtti ( Susalit ve ark., 2011).), bu nedenle, katılımcıların ve personelin körlemesine dayalı olarak, performans yanlılığı için düşük bir riske sahip olarak da değerlendirildi. Bir deneme, kontrol ve müdahale gruplarında her bir çiftten biri olacak şekilde 20 çift tek yumurta ikizini böldü. Yine de körleme yöntemini açıklamadı ( Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ), bu nedenle performans yanlılığı için belirsiz bir riske sahip olarak değerlendirildi. Tüm denemelerin sonuçları objektif olarak ölçüldü ve düşük bir tespit yanlılığı riskine sahip olarak değerlendirildi.
          Eksik sonuç verileriİki deneme eksik veri olduğunu belirtti ( Susalit ve ark., 2011 ; Wong ve ark., 2014 ), ancak gruplar arasında neredeyse dengelendi. Kayıp veriler, zeytin yaprağı ekstresi grubundaki 90 katılımcıdan 18'ini oluşturuyordu; bunların sekizi uyumsuzluktan, altısı etkisiz tedaviden, biri yan etkiden ve üçü başka nedenlerden kaynaklanıyordu. kaptopril grubunda, kayıp veriler 89 katılımcının 13'ünü oluşturuyordu; bunların sekizi uyumsuzluktan, ikisi etkisiz tedaviden, biri taranan başarısızlıktan ve ikisi başka nedenlerden kaynaklanıyordu ( Susalit ve ark., 2011).). Başka bir çalışmada, kayıp veriler, iş taahhütleri nedeniyle zeytin yaprağı ekstresi kombinasyon grubundaki bir katılımcıyı ve antihipertansif ilaç tedavisine başlanması nedeniyle plasebo grubundaki bir katılımcıyı içermektedir ( Wong ve ark., 2014 ). Üç denemede kayıp veri bildirilmedi ( Javadi ve diğerleri , 2019 ; Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ; Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ). Beş denemenin tümü, düşük yıpratma yanlılığı riskine sahip olarak değerlendirildi.
          Seçici raporlamaTüm denemeler, yöntemler bölümlerinde belirtilen sonuçları bildirdi ( Javadi ve diğerleri , 2019 ; Perrinjaquet-Moccetti ve diğerleri, 2008 ; Susalit ve diğerleri, 2011 ; Wong ve diğerleri, 2014 ; Yaghoobzadeh ve diğerleri, 2020 ).

          Müdahalelerin etkileri
          Karşılaştırma 1: Zeytin yaprağı ekstresi ve plasebo ile kombine formülasyonKarşılaştırma için zeytin yaprağı ekstraktının kombine formülasyonunun günlük 1.000 mg dozuyla yalnızca bir deneme mevcuttu ( Wong ve diğerleri, 2014 ). Birincil sonuçlar için, zeytin yaprağı ekstresi ile kombine formülasyon, plaseboya kıyasla sistolik ve diyastolik BP'de önemli bir değişiklik bildirmedi.
          İkincil sonuçlar için, zeytin yaprağı ekstraktı ile kombine formülasyon, plaseboya kıyasla TC, LDL, HDL, TG, FBS, insülin veya HOMA-IR'de önemli bir değişiklik bildirmedi. Genel olarak, kanıt kalitesi düşük bir kanıt kesinliği gösteriyor (Tablo 2).


          bagirr



          Karşılaştırma 2: Zeytin yaprağı ekstresi ile plasebo veya tedavi uygulanmamasıGünde 500 mg zeytin yaprağı ekstresi ile birincil ve ikincil sonuçları ölçen iki deneme ( Perrinjaquet-Moccetti ve ark., 2008 ; Yaghoobzadeh ve ark., 2020 ) bulunurken, günde 500 mg zeytin yaprağı ekstraktı ile bir deneme ( Javadi ve diğerleri, 2019 ) yalnızca ikincil sonuçları ölçmüştür. Birincil sonuçlar için, zeytin yaprağı ekstresi sistolik BP'de düşüş bildirdi (MD −5,78 mmHg, %95 GA [−10,27 ila −1,30]; I 2 = %0, p = .01; iki çalışma, 80 katılımcı; düşük kesinlik) delil) [Şekil 4veTablo 3] ve kontrol [ ile karşılaştırıldığında diyastolik BP üzerinde önemli bir etkisiŞekil 5veTablo 3]. İkincil sonuçlar için, zeytin yaprağı ekstresi TC [Şekil 6veTablo 3], LDL [Şekil 7veTablo 3], HDL [Şekil 8veTablo 3), kontrole kıyasla FBS, HOMA-IR, ALT veya AST. Bununla birlikte, zeytin yaprağı ekstresi IL-6'da (MD −6,83 ng/L, %95 GA [−13,15 ila −0,51], p = ,03; bir deneme, 60 katılımcı), IL-8'de (MD −8,24) düşüşler bildirdi. ng/L, %95 GA [-16,00 - -0,48], p = ,04; bir deneme, 60 katılımcı) ve TNF-alfa (MD -7,40 ng/L, %95 GA [-13,23 - -1,57], p = .01; bir deneme, 60 katılımcı) kontrol ile karşılaştırıldığında. Genel olarak, kanıt kalitesi düşük kesinlik gösterdi (Tablo 3). 500 mg, günde tek doz zeytin yaprağı ekstraktı ile 250 mg, günde iki doz zeytin yaprağı ekstraktı arasında sınırlı denemeler nedeniyle herhangi bir fark analiz edemedik.


          bagirr




          bagirr



          Karşılaştırma 3: Zeytin yaprağı ekstresi ve antihipertansif ilaçKarşılaştırma için günde 1.000 mg dozda zeytin yaprağı ekstresi içeren yalnızca bir deneme mevcuttu ( Susalit ve diğerleri, 2011 ). Birincil sonuçlar için, zeytin yaprağı ekstresi sistolik veya diyastolik BP üzerinde önemli bir etki bildirmedi. İkincil sonuçlar için, zeytin yaprağı ekstresi, kaptopril ile karşılaştırıldığında TC, HDL, TG, Kreatinin veya AST üzerinde anlamlı bir etki göstermemiştir. Bununla birlikte, zeytin yaprağı ekstresi, kaptopril ile karşılaştırıldığında LDL'de bir azalma (MD −6.00 mg/dl, %95 GA [-11.5 ila -0.50]; p = .03; bir çalışma, 148 katılımcı) bildirdi. Genel olarak, kanıt kalitesi düşük kesinlik gösterdi (Tablo 4).

          Tartışma
          Bu gözden geçirme, yüksek kan basıncı (prehipertansiyon ve hipertansiyon) olan hastaların kardiyometabolik profili üzerinde zeytin yaprağı ekstraktının etkinliğini değerlendirmek için tüm RKÇ'leri içerecek şekilde tasarlanmıştır. İncelemeye dahil edilen tanımlanmış beş çalışma, birincil ve ikincil sonuçları ölçmek için üç karşılaştırmaya ayrıldı. Birincil sonuçlar için, analiz, plaseboya kıyasla günde 500 mg zeytin yaprağı ekstresi içeren veya sekiz hafta boyunca tedavi uygulanmayan iki deneme üzerinde yapıldı, sistolik BP'de 5,78 mmHg azalma gösterdi. Bu sonuç, Hipertansiyonu Durdurmak için Diyet Yaklaşımları diyeti, İskandinav diyeti ve Akdeniz diyeti gibi sağlıklı beslenme modellerinin sistolik BP'yi 4,26 mmHg önemli ölçüde düşürdüğü sonucuna varan sistematik bir inceleme ve meta-analizin bulgularıyla karşılaştırılabilir.Ndanuko ve diğerleri, 2016 ). Bununla birlikte, diyastolik BP'deki değişiklikler anlamlı değildi. İncelememizdeki diğer denemeler, anti-hipertansifler veya plaseboya kıyasla 1.000 mg zeytin yaprağı ekstraktının kan basıncını düşürmesini desteklemedi. Kaptopril ile karşılaştırıldığında 1.000 mg'lık zeytin yaprağı özü dozu, kan basıncında önemli değişiklikler göstermedi, ancak kaptopril ile hemen hemen benzer kan basıncı düşüşü gösterdi ve sınırlı sayıda deneme vardı. 1.000 mg zeytin yaprağı ekstraktının kombine formülasyonu, plaseboya kıyasla kan basıncında önemli değişiklikler göstermedi ve ayrıca sınırlı denemeler vardı. Ayrıca, prehipertansiyona karşı hipertansiyon ve yüksek doza (1.000 mg/gün) karşı düşük doza (500 mg/gün) dayalı alt grup analizi sınırlı sayıda deneme nedeniyle gerçekleştirilememiştir.

          Ne 500 mg dozda zeytin yaprağı ekstraktı (plaseboya karşı veya tedavi uygulanmamasına kıyasla) ne de 1.000 mg kombine zeytin yaprağı ekstraktı formülasyonu (plaseboya kıyasla) lipid profili üzerinde herhangi bir önemli etki göstermedi. Bununla birlikte, bir deneme, 1.000 mg zeytin yaprağı ekstraktının, kaptopril ile karşılaştırıldığında LDL'de 6 mg/dl'lik önemli bir azalma gösterdiğini, ancak diğerleri için lipid profilinin önemli bir değişiklik bildirmediğini buldu. Glikoz metabolizması için, ne 500 mg zeytin yaprağı ekstresi ne de 1.000 mg kombine zeytin yaprağı ekstresi formülasyonu (plaseboya kıyasla) herhangi bir önemli etki göstermedi. Enflamasyon belirteçleri için, 500 mg dozda zeytin yaprağı ekstresi, plaseboya kıyasla IL-6, IL-8 ve TNF-alfa'da önemli bir azalma gösterdi. Böbrek ve karaciğerin güvenliği ile ilgili olarak, kreatinin değerinde önemli bir değişiklik olmamıştır.

          Kanıtın uygulanabilirliği
          Küresel perspektifte, DSÖ Avrupa Bölgesinde KVH ölümlerinin %49,2'sinden ve tüm ölümlerin %22,4'ünden sorumlu olan 2,1 milyon kardiyovasküler ölümle ilişkili olduğu bildirilmiştir ( Meier ve ark., 2019 ). Bulaşıcı olmayan hastalıkların artan yükünü kabul eden DSÖ, bulaşıcı olmayan hastalıklarla mücadele stratejileri olarak diyet değişikliklerinin önemini vurgulamıştır ( Waxman, 2004 ).). Malezya'da, KVH'nin Birincil ve İkincil Önlenmesine İlişkin Klinik Uygulama Kılavuzu 2017'ler ayrıca beslenme alışkanlıklarının kilo, kan basıncı, glikoz metabolizması, kolesterol, oksidatif stres ve inflamasyon gibi kardiyometabolik risk faktörleri üzerinde yararlı etkileri olduğunu vurguladı. Zeytin yaprağı ekstraktına yönelik devam eden araştırmalar ve ilgi olduğundan, gelecekte diyet değişiklikleri ve yaşam tarzı değişikliklerine ek olarak KVH'yi önlemek için günlük bir ek olarak işlev görebilir. Kökeni zeytin ağacından olan zeytin yaprağı, toplumda halk ilacı olarak hareket eden, örneğin hipertansiyon, diyabet tedavisinde ve anti-inflamatuar olarak hareket eden bir ilaç olarak geleneksel ve çağdaş küresel olarak kullanılan kardiyometabolik risk faktörleri üzerinde yararlı etkilere sahip olabilir. ( Hashmi ve diğerleri, 2015). Bununla birlikte, Malezya'da topluluk arasında zeytin yaprağı ekstresi kullanıldığı bildirilmemiştir.

          Bu derlemede, normotansif popülasyona kıyasla artmış kardiyovasküler morbidite ve mortalite riski nedeniyle hem prehipertansif hem de hipertansif popülasyonları dahil ettik ( Zhang & Li, 2011 ). Ek olarak, sistolik BP'nin kardiyovasküler sonuçların bir göstergesi olarak diyastolik BP'den daha üstün olduğu söylenmektedir ( Mourad, 2008 ). Ayrıca, artan sistolik BP'nin dünya genelinde kadınlar için önde gelen risk faktörü ve erkekler için ikinci önde gelen risk faktörü olduğu ve buna bağlı olarak İKH'nin artan sistolik BP'ye atfedilebilecek en büyük kaynak olduğu, ardından hemorajik inme ve iskemik inmenin geldiği bildirilmiştir ( GBDRF İşbirlikçileri, 2017). İki denemenin analizi, günde 500 mg dozda zeytin yaprağı ekstraktının sistolik BP'nin (yaklaşık 5.78 mmHg) düşürülmesinde faydalı olduğunu göstermiştir. Bu, perindopril monoterapisinin sistolik BP'yi beş mmHg azalttığı tekrarlayan inmeye karşı perindopril koruma çalışmasında bildirildiği gibi geleneksel perindopril monoterapisi ile karşılaştırılabilir ( PROGRESS, 2001 ). Ayrıca, bir inceleme, sistolik KB ile kardiyovasküler hastalık ve ölüm riski arasında doğrusal bir ilişki olduğunu ve en düşük riskin 120 ila 140 mmHg sistolik KB'de olduğunu göstermiştir ( Bundy ve ark., 2017 ).). 1.000 mg dozda zeytin yaprağı ekstraktı, kaptopril ile karşılaştırıldığında LDL'de 6 mg/dl azalma gösterdiğinden, yalnızca bir deneme, lipid profilinin geri kalanı üzerinde başka bir etki olmaksızın LDL'nin azaldığını buldu. Bilinen aterosklerotik kardiyovasküler hastalığı olmayan bir hastada LDL'nin 38,7 mg/dl (bir mmol/L) azalması, majör vasküler olayların ve sert kardiyovasküler olayların (kardiyovasküler olayların) tahmin edilen riskine yol açacağından, LDL'nin azaltılması önemlidir. ölüm, MI veya inme) önümüzdeki 10 yıl içinde %10, bu da sırasıyla yaklaşık %3,5 ve %2,3 oranında risk azalması anlamına gelir ( Silverman ve ark., 2016). Bu inceleme ayrıca zeytin yaprağı ekstraktının aterosklerozda yer alan inflamatuar belirteçler üzerinde bazı etkiler sağladığını göstermektedir. Güvenlik açısından, bu derleme zeytin yaprağı ekstresi tüketmenin kreatinin, AST veya ALT üzerinde önemli bir etkisinin olmadığını göstermektedir, bu da hipertansiyonu olan karaciğer ve böbrek rahatsızlığı olan hastalar için olası bir kullanıma işaret etmektedir. Bu nedenle, kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için kardiyometabolik profili değiştirmek açısından zeytin yaprağı ekstraktından olası bir fayda vardır.

          Kanıt kalitesi
          Cochrane metodolojisinin uygulanması, önceden yayınlanmış bir protokol, kısıtlanmamış ve güncel bir literatür taraması, en az iki yazar tarafından bağımsız veri çıkarma ve (Derecelendirmeye Öneriler, Değerlendirme, Geliştirme ve Değerlendirme) önemli sonuçların GRADE değerlendirmeleri. Bununla birlikte, incelemenin bulguları, dahil edilen az sayıda çalışma ile sınırlıdır. Genel olarak, denemenin alanları arasında düşük yanlılık vardı. Belirsiz bir rastgele dizi oluşturma riski olan iki deneme vardı. Seçici raporlama yanlılığına dair bir kanıt yoktu. Yıpratma yanlılığı tüm denemeler için düşüktü. Denemelerden üçü, doğal sağlık üreticilerinden fon aldığını açıkladı. Rastgele etkiler meta-analizi kullandık, analizde düşük ila önemli heterojenlikle karşılaştığımız. Önemli heterojenite için, karşılaştırma için sınırlı sayıda benzer deneme nedeniyle duyarlılık analizi yapamadık. Bu nedenle, GRADE yaklaşımı kullanılarak değerlendirildiği şekliyle bu derlemeye katkıda bulunan kanıtların genel kalitesi düşüktü.

          sınırlamalar
          İnceleme için dahil etme kriterlerini karşılayan zeytin yaprağı özleri üzerinde sınırlı sayıda çalışma vardı. Zeytin yaprağı ekstraktı ve karşılaştırma formülasyonu açısından daha da farklıydılar, bu da denemeleri analiz için birleştiremeyeceğimiz anlamına geliyordu. Ayrıca iki deneme zeytin yaprağı ekstraktı firmaları tarafından finanse edilmiştir. Beş denemeden dördünde bileşen analizinden bahsedilmiştir. Denemelerin hiçbiri zeytin yaprağı hasat yeri ve mevsiminden bahsetmemiştir. Lipoprotein alt fraksiyonları- sdLDL, VLDL ve vasküler inflamasyon belirteci CRP değerlendirilemedi. Lipoprotein alt fraksiyonları ile inflamatuar belirteçler arasında pozitif bir korelasyonun kardiyovasküler riskin artmasına katkıda bulunabileceği bildirilmiştir ( Zhang ve ark., 2015 ). Yakın tarihli bir kohort çalışmasında IL8'in kardiyovasküler olaylarla ilişkili olmadığı bildirilmiştir (Moreno Velásquez ve diğerleri, 2019 ). Gelecekte, daha somut kanıtlar sağlamak için daha fazla benzer denemeye ihtiyaç vardır.

          Çözüm
          KVH patofizyolojisi karmaşık ve çok faktörlüdür. Hipertansiyon, hiperkolesterolemi, inflamasyon, oksidatif stres ve aterosklerotik değişiklikler bazı önemli risk parametreleridir. Zeytin yaprağı ekstraktının sistematik incelemesi ve meta-analizi, prehipertansif ve hipertansif gruplar arasında kardiyometabolik profile fayda sağlar. Günde 500 mg dozaj için sistolik BP'de bir azalma ile ilişkilendirildi. Günde 1.000 mg doz, bir denemede bir anti-hipertansif ilaçla karşılaştırılabilir olabilir. İncelemedeki bireysel denemeler ayrıca LDL ve enflamatuar biyobelirteçlerin azaldığını da göstermektedir. Ancak denemeler sınırlıydı ve genel kanıt kalitesi düşüktü. Glukoz metabolizması, kreatinin veya karaciğer transaminazları (ALT ve AST) üzerinde hiçbir etki gösterilmemiştir.

          Referanslar
          Antonakoudis ve ark. (2007) Antonakoudis G, Poulimenos L, Kifnidis K, Zouras C, Antonakoudis H. Kan basıncı kontrolü ve kardiyovasküler risk azaltma. Hipokratya. 2007; 11 :114–119. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          Benavente-García ve ark. (2000) Benavente-García O, Castillo J, Lorente J, Ortuno A, Del-Rio JA. Olea europaea L. yapraklarından elde edilen fenoliklerin antioksidan aktivitesi. Gıda Kimyası. 2000; 49 :2480–2485. [ Google Akademik ]
          Bundy ve ark. (2017) Bundy JD, Li C, Stuchlik P, Bu X, Kelly TN, Mills KT, He H, Chen J, Whelton PK, He J. Sistolik kan basıncında azalma ve kardiyovasküler hastalık ve ölüm riski: sistematik bir inceleme ve ağ meta-analiz. JAMA Kardiyoloji. 2017; 2 :775–781. doi: 10.1001/jamacardio.2017.1421. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Cabrera-Vique ve ark. (2015) Cabrera-Vique C, Navarro-Alarcón M, Rodríguez Martínez C, Fonollá-Joya J. Zeytin yaprağının biyoaktif bileşiklerinin ekstraktının hipotansif etkisi: ön klinik çalışma. Beslenme Hastaneleri. 2015; 32 (1):242–249. doi: 10.3305/nh.2015.32.1.8644. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          de Bock ve ark. (2012) de Bock M, Derraik J, Brennan C, Cutfield W. Zeytin yaprağı ekstresi, aşırı kilolu orta yaşlı erkeklerde insülin duyarlılığını artırır: randomize, çift kör, plasebo kontrollü, çapraz çalışma. Obezite Araştırması ve Klinik Uygulama. 2012; 6:81 . doi: 10.1016/j.orcp.2012.08.166. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          Franko ve ark. (2005) Franco OH, Peeters A, Bonneux L, de Laet C. Yetişkinlikte kan basıncı ve erkeklerde ve kadınlarda kardiyovasküler hastalık ile yaşam beklentisi: yaşam seyri analizi. Hipertansiyon. 2005; 46 :280–286. doi: 10.1161/01.HYP.0000173433.67426.9b. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          GBDRF İşbirlikçileri (2017) GBDRF İşbirlikçileri 84 davranışsal, çevresel ve mesleki ve metabolik risk veya risk kümesinin küresel, bölgesel ve ulusal karşılaştırmalı risk değerlendirmesi, 1990-2016: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2016 için sistematik bir analiz. Lancet. 2017; 390 :1345–1422. doi: 10.1016/S0140-6736(17)32366-8. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Hashmi ve ark. (2015) Hashmi MA, Khan A, Hanif M, Farooq U, Perveen S. Olea europaea (Zeytin) Kanıta Dayalı Tamamlayıcı ve Alternatif Tıbbın Geleneksel kullanımları, fitokimyası ve farmakolojisi . 2015; 2015 :541591. doi: 10.1155/2015/541591. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Higgins ve ark. (2019) Higgins JPTTJ, Chandler J, Cumpston M, Li T, Page MJ, Welch VA. Müdahalelerin sistematik incelemeleri için Cochrane el kitabı sürüm 6.0 (2019'da güncellendi) 2019. [5 Nisan 2020]. www.training.cochrane.org/handbook
          Javadi ve ark. (2019) Javadi H, Yaghoobzadeh H, Esfahani Z, Memarzadeh MR, Mirhashemi SM. Hipertansif hastalarda zeytin yaprağı ekstraktının metabolik yanıt, karaciğer ve böbrek fonksiyonları ve inflamatuar biyobelirteçler üzerindeki etkileri. Bilim. 2019; 22 :342–348. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          Lockyer ve ark. (2017) Lockyer S, Rowland I, Spencer JPE, Yaqoob P, Stonehouse W. Fenolik açıdan zengin zeytin yaprağı ekstraktının kan basıncı, plazma lipidleri ve inflamatuar belirteçler üzerindeki etkisi: randomize kontrollü bir çalışma. Avrupa Dergisi Beslenme. 2017; 56 :1421–1432. doi: 10.1007/s00394-016-1188-y. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Lockyer ve ark. (2012) Lockyer S, Yaqoob P, Spencer J, Rowland I. Zeytin yaprağı fenolikleri ve kardiyovasküler risk azaltma: fizyolojik etkiler ve etki mekanizmaları. Beslenme ve Yaşlanma. 2012; 1 :125–140. doi: 10.3233/NUA-2012-0011. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          Lopez-Miranda ve ark. (2010) Lopez-Miranda J, Perez-Jimenez F, Ros E, De Caterina R, Badimon L, Covas MI, Escrich E, Ordovas JM, Soriguer F, Abia R, Adela Lastra C, Battino M, Corella D, Chamorro- Quiros J, Delgado-Lista J, Giugliano D, Esposito K, Estruch R, Fernandez-Real JM, Gaforio JJ, La Vecchia C, Lairon D, Lopez-Segura F, Mata P, Menendez JA, Muriana FJ, Osada J, Panagiotakos DB, Paniagua JA, Perez-Martinez P, Perona J, Peinado MA, Pineda-Priego M, Poulsen HE, Quiles JL, Ramirez-Tortosa MC, Ruano J, Serra-Majem L, Sola R, Solanas M, Solfrizzi V, De La Torre-Fornell R, Trichopoulou A, Uceda M, Villalba-Montoro JM, Villar-Ortiz JR, Visioli F, Yiannakouris N. Zeytinyağı ve sağlık: II. Uluslararası zeytinyağı ve sağlık konferansı konsensüs raporunun özeti, Jaen ve Cordoba (İspanya) 2008.Beslenme, Metabolizma ve Kardiyovasküler Hastalıklar. 2010; 20 :284–294. doi: 10.1016/j.numecd.2009.12.007. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Meier ve ark. (2019) Meier T, Gräfe K, Senn F, Sur P, Stangl GI, Dawczynski C, März W, Kleber ME, Lorkowski S. 1990'dan 2016'ya kadar DSÖ Avrupa Bölgesi'ndeki 51 ülkede diyet risk faktörlerine atfedilebilen kardiyovasküler ölüm: Küresel Hastalık Yükü Çalışmasının sistematik bir analizi. Avrupa Epidemiyoloji Dergisi. 2019; 34 :37–55. doi: 10.1007/s10654-018-0473-x. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Sağlık Bakanlığı, Malezya (2015) Sağlık Bakanlığı, Malezya . Bulaşıcı olmayan hastalıklar, risk faktörleri ve diğer sağlık sorunları. Halk Sağlığı Enstitüsü, Sağlık Bakanlığı; Malezya: 2015. Ulusal Sağlık ve Morbidite Araştırması 2015. [ Google Scholar ]
          Moreno Velásquez ve ark. (2019) Moreno Velásquez I, Gajulapuri A, Leander K, Berglund A, Faire Ude, Gigante B. Serum IL8, kardiyovasküler olaylarla değil tüm nedenlere bağlı ölümlerle ilişkilidir. BMC Kardiyovasküler Bozukluklar. 2019; 19:34 . doi: 10.1186/s12872-019-1014-6. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Murad (2008) Murad JJ. Kardiyovasküler riskin güçlü bir belirleyicisi olarak sistolik kan basıncının evrimi ve sabit doz ARB/CCB kombinasyonlarının bu tercihli hedefin seviyelerini düşürmedeki etkinliği. Damar Sağlığı ve Risk Yönetimi. 2008; 4 :1315–1325. doi: 10.2147/vhrm.s4073. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Ndanuko ve ark. (2016) Ndanuko RN, Tapsell LC, Charlton KE, Neale EP, Batterham MJ. Yetişkinlerde diyet kalıpları ve kan basıncı: randomize kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi ve meta-analizi. Beslenmedeki Gelişmeler. 2016; 77 :76–89. doi: 10.3945/an.115.009753. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Nekooeian, Khalili & Khosravi (2014) Nekooeian AA, Khalili A, Khosravi MB. Eşzamanlı tip 2 diyabetli ve renal hipertansiyonlu sıçanlarda oleuropeinin etkileri: antihipertansif mekanizmalar üzerine bir çalışma. Asya Doğal Ürünler Araştırma Dergisi. 2014; 16 :953–962. doi: 10.1080/10286020.2014.924510. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Ömer (2010) Ömer Ş. Oleuropeinin zeytinde kardiyoprotektif ve nöroprotektif rolleri. Suudi İlaç Dergisi. 2010; 18 :111–121. doi: 10.1016/j.jsps.2010.05.005. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Perrinjaquet-Moccetti ve ark. (2008) Perrinjaquet-Moccetti T, Busjahn A, Schmidlin C, Schmidt A, Bradl B, Aydoğan C. Zeytin (Olea europaea L.) yaprağı ekstresi içeren gıda takviyesi, borderline hipertansif monozigotik ikizlerde kan basıncını düşürür. Fitoterapi Araştırması. 2008; 22 :1239–1242. doi: 10.1002/ptr.2455. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          İLERLEME (2001) İLERLEME Önceden inme veya geçici iskemik atak geçirmiş 6.105 kişi arasında perindopril bazlı bir kan basıncını düşürme rejiminin randomize çalışması. Lancet. 2001; 358 :1033–1041. doi: 10.1016/S0140-6736(01)06178-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Saberi, Kazemisaleh & Bolurian (2008) Saberi M, Kazemisaleh D, Bolurian V. Zeytin yaprağının normal tedavilere dirençli hafif ila orta şiddette hipertansiyon üzerindeki etkisi. J Şifalı Bitkiler. 2008; 7 :52–59. [ Google Akademik ]
          Saibandith ve ark. (2016) Saibandith B, Tolfrey K, Spencer J, Rowland I, Commane D. Fiziksel aktiviteyi artırmanın yanı sıra zeytin yaprağı ekstresi tüketmenin sinerjik anti-hipertansif etkileri. Beslenme Derneği Tutanakları. 2016; 75 :E210. doi: 10.1017/S0029665116002251. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          Schulz (2011) Schulz V. Zeytin yaprağı ekstresi hipertansiyona karşı etkili midir? Düşük doz kaptopril ile karşılaştırmalı çift kör bir çalışma. Fitoterapi için Zeitschrift. 2011; 32 :128–129. doi: 10.1055/s-0031-1271331. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          Schünemann, Guyatt & Oxman (2013) Schünemann HBJ, Guyatt G, Oxman A, editörler. GRADE Çalışma Grubu, 2013. 2013. [10 Nisan 2020]. GRADE yaklaşımını kullanarak kanıt kalitesini ve önerilerin gücünü derecelendirmek için el kitabı (2013'te güncellendi) [ Google Scholar ]
          Silverman ve ark. (2016) Silverman MG, Ference BA, Im K, Wiviott SD, Giugliano RP, Grundy SM, Braunwald E, Sabatine MS. Farklı terapötik müdahaleler arasında LDL-C'yi düşürme ile kardiyovasküler risk azaltma arasındaki ilişki: sistematik bir inceleme ve meta-analiz. Amerikan Tabipler Birliği Dergisi. 2016; 316 :1289–1297. doi: 10.1001/jama.2016.13985. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Sun, Frost & Liu (2017) Sun W, Frost B, Liu J. Oleuropein, beklenmedik faydalar! Oncotarget. 2017; 8 :17409–17409. doi: 10.18632/oncotarget.15538. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Susalit ve ark. (2011) Susalit E, Agus N, Effendi I, Tjandrawinata RR, Nofiarny D, Perrinjaquet-Moccetti T, Verbruggen M. Evre 1 hipertansiyonu olan hastalarda etkili zeytin (Olea europaea) yaprağı ekstresi: Captopril ile karşılaştırma. Bitki ilacı. 2011; 18 :251–258. doi: 10.1016/j.phymed.2010.08.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Vogel ve ark. (2014) Vogel P, Kasper Machado I, Garavaglia J, Zani VT, de Souza D, Morelo Dal Bosco S. Zeytin yaprağının (Olea europaea L) insan sağlığına polifenol faydaları. Beslenme Hastaneleri. 2014; 31 :1427–1433. doi: 10.3305/nh.2015.31.3.8400. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Waxman (2004) Waxman A. DSÖ'nün diyet, fiziksel aktivite ve sağlık üzerine küresel stratejisi. Gıda ve Beslenme Bülteni. 2004; 25 :292–302. doi: 10.1177/156482650402500310. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          DSÖ (2017) DSÖ Kardiyovasküler hastalıklar (KVH'ler) https://www.who.int/en/news-room/fac...diseases-(cvds) [11 Ekim 2020]; 2017 [ Google Akademik ]
          Wong ve ark. (2014) Wong RH, Garg ML, Wood LG, Howe PR. Kombine zeytin yaprağı, yeşil kahve çekirdeği ve pancar özlerinin antihipertansif potansiyeli: randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çapraz çalışma. Besinler. 2014; 6 :4881–4894. doi: 10.3390/nu6114881. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Yaghoobzadeh ve ark. (2020) Yaghoobzadeh H, Mehravar S, Javadi H, Memarzadeh MR, Mirhashemi SM. Esansiyel hipertansiyonlu hastalarda zeytin yaprağı ekstraktının kardiyometabolik ve antioksidan etkilerinin belirlenmesi. Qazvin Tıp Bilimleri Üniversitesi Dergisi. 2020; 23 :372–381. doi: 10.32598/jqums.23.5.372. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          Zam & Ali (2017) Zam W, Ali A. Zeytin, prehipertansiyonlu tip 2 diyabetik hastalarda bitki çayı etkisi bırakır. Avrupa Farmasötik ve Tıbbi Araştırma Dergisi. 2017; 4 (5):55–59. [ Google Akademik ]
          Zarzuelo ve ark. (1991) Zarzuelo A, Duarte J, Jiménez J, González M, Utrilla MP. Zeytin yaprağının damar genişletici etkisi. Planta Medica. 1991; 57 :417–419. doi: 10.1055/s-2006-960138. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Zhang & Li (2011) Zhang W, Li N. Prevalans, risk faktörleri ve prehipertansiyon yönetimi. Int J Hipertens. 2011; 2011 :605359–605359. doi: 10.4061/2011/605359. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Zhang ve ark. (2015) Zhang Y, Li S, Xu RX, Zhu CG, Guo YL, Wu NQ, Sun J, Li JJ. Koroner anjiyografi yapılan hastalarda sistemik inflamatuar belirteçler, aterojenik lipoprotein alt fraksiyonları ile yakından ilişkilidir. Enflamasyonun Aracıları. 2015; 2015 :235742–235742. doi: 10.1155/2015/235742. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
          Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

          Yorum yap


          • #6
            Zeytin yaprağı ekstresi obeziteyi, bilişsel gerilemeyi ve depresyonu önler ve farelerde egzersiz kapasitesini artırır.

            Toshio Mikami ,Jimmy Kim ,Jonghyuk Parkı ,Hyowon Lee ,Pongson Yaicharoen ,Sofya Suidasari ,Miki Yokozawa veKen Yamauchi

            Soyut
            Obezite, metabolik hastalıkların gelişimi ve bilişsel gerileme için bir risk faktörüdür; bu nedenle, obezitenin önlenmesi büyük önem taşımaktadır. Oksidatif stresin neden olduğu nöronal mitokondriyal disfonksiyon, bilişsel gerilemenin altında yatan önemli bir mekanizmadır. Zeytin yaprağı özü, büyük miktarlarda oleanolik asit, bir transmembran G protein-bağlı reseptör 5 (TGR5) agonisti ve bir antioksidan olan oleuropein içerir. TGR5'in aktivasyonu, gelişmiş mitokondriyal biyogenez ile sonuçlanır; bu, zeytin yaprağı özünün, mitokondriyal ve antioksidan etkileri yoluyla bilişsel gerilemeyi önlemeye yardımcı olabileceğini düşündürür. Bu nedenle, zeytin yaprağı ekstraktının obezite, bilişsel gerileme, depresyon ve dayanıklılık egzersiz kapasitesi üzerindeki etkilerini bir fare modelinde araştırdık. Yüksek yağlı bir diyetle beslenen fiziksel olarak aktif olmayan farelerde, zeytin yaprağı özü uygulaması, yağ kütlesi ve vücut ağırlığındaki artışları bastırdı ve bilişsel gerilemeleri, özellikle çalışma belleğini ve depresif davranışları azalttı. Ek olarak, zeytin yaprağı ekstresi, atmosferik ve hipoksik koşullar altında dayanıklılık egzersiz kapasitesini artırdı. Çalışmamız, bu umut verici etkilerin, oleanolik asidin mitokondriyal fonksiyonu iyileştirmesi ve oleuropeinin antioksidan kapasitesini artırması ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.

            Giriş
            Obezite, metabolik bozuklukların gelişimi ve bilişsel gerileme 1 , 2 , 3 için bir risk faktörü olduğundan , obezitenin önlenmesi ve tedavisi sağlık için çok önemlidir. Diyet kontrolü ve düzenli egzersizin obeziteyi önlemede etkili stratejiler olduğu gösterilmiştir ve birçok çalışma, düzenli egzersizin bilişsel işlevi sürdürmede de etkili olduğunu bildirmektedir 4 , 5 , 6. Bununla birlikte, zaman kısıtlamaları ve fiziksel kısıtlamalar da dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle düzenli egzersiz rejimlerine katılamayan birçok insan vardır. Bu nedenle, egzersize benzer ve hatta gelişmiş sağlık etkileri elde etmek için başka yöntemlerin belirlenmesi önemlidir. Zeytin yaprağı ekstresi (Ole) bu istenen etkilere sahip olabilir.

            Zeytin bitkisinin (Olea europaea) meyvesi yemeklik yağ üretmek için yaygın olarak kullanılırken, yapraklar uzun yıllardır iltihap, ülser ve tümörleri tedavi etmek için geleneksel bir çare olarak kullanılmaktadır7 . Zeytin yaprağı ekstresi, enflamasyonu, kan basıncını ve kolesterol seviyelerini düşürdüğü gösterilen bir bileşik olan oleuropein dahil olmak üzere birçok polifenol içerir 8 . Zeytin yaprağı ekstresi aynı zamanda transmembran G protein-bağlı reseptör 5 (TGR5) 9'un güçlü bir agonisti olan oleanolik asit içerir . Vücutta yaygın olarak bulunan bir reseptör olan TGR5, safra asitleri tarafından aktive edilir ve hücre içi siklik adenozin monofosfat (cAMP) seviyelerinin artmasına ve hücrelerde enerji üretimine yol açarak yağ dokusunun ve ağırlığın azalmasına neden olur 10. Oleanolik asidin ayrıca yüksek yağlı bir diyetle (HFD) 11 beslenen farelerde obeziteyi önlediği bildirilmiştir . Zeytin yaprağı ekstraktının hem oleanolik asit hem de oleuropeinin %5 veya daha fazlasını içerdiği, inflamatuar sitokinlerin 12 baskılanmış salgılanmasıyla indüklenen kanıtlanmış anti-inflamatuar etkileri ve HFD 13 ile beslenen farelerde tanımlanan anti-obezite etkileri olduğu gösterilmiştir .

            TGR5'in oleanolik asit gibi agonistler tarafından aktivasyonu ayrıca peroksizom proliferatörü ile aktive edilen reseptör gama koaktivatörü 1α ( PGC-1α ) ve Sirtuin1 ( Sirt1 ) ekspresyonunu arttırır ve mitokondriyal biyogenezi arttırır 14 . Mitokondriyal disfonksiyon, özellikle kusurlu mitokondriyal biyogenez, Alzheimer hastalığı 15 dahil olmak üzere birçok nörolojik bozukluğun erken ve belirgin bir özelliğidir . Nöronal mitokondriyal işlev bozukluğu, bu bozukluklarda gözlemlenen bilişsel düşüşe katkıda bulunan ana faktörlerden biridir 16 , mitokondriyal işlevin restorasyonunun bilişi geri kazandığı gösterilmiştir 17. Bu önceki çalışmalar, büyük miktarda oleanolik asit içeren zeytin yaprağı ekstraktının uygulanmasının sadece obeziteyi önlemekle kalmayıp, aynı zamanda TGR5 aktivasyonunun neden olduğu artan serebral mitokondriyal biyogenez yoluyla bilişin korunmasına yardımcı olacağı hipotezimize yol açtı.

            Zeytin yaprağı ekstraktının bir diğer önemli bileşeni olan oleuropeinin, in vivo ve in vitro olarak güçlü antioksidan etkilere sahip olduğu gösterilmiştir ve sızma zeytinyağına acı bir keskinlik kattığı bilinmektedir 8 . Her ikisi de tipik bir modern yaşam tarzının özellikleri olan yüksek kalori alımı ve egzersiz eksikliği, obezite gelişimine ve ayrıca oksidatif stresin artmasına ve beyinde oksidatif ürünlerin birikmesine katkıda bulunabilir 18 . Büyük miktarda oleuropein içeren zeytin yaprağı ekstraktının beyindeki reaktif oksijen türlerini temizlediğine ve böylece bilişsel işlevin korunmasına yardımcı olduğuna inanılmaktadır.

            İskelet kasında, düzenli egzersizin PGC-1α ekspresyonunu ve müteakip mitokondriyal biyogenezi arttırdığı ve dayanıklılık egzersiz kapasitesinin artmasına yol açtığı gösterilmiştir. Önceki bir çalışma, iskelet kasındaki artan PGC-1α düzeylerinin, egzersizin yoğunluğuna bağlı ifade düzeyleriyle birlikte, dayanıklılık egzersizi kapasitesini 19 geliştirmek için gerekli olduğunu gösterdi 20 . PGC-1α-b'nin aşırı ekspresyonunun ayrıca mitokondriyal biyogenezi teşvik ettiği ve yağ asidi taşıma ekspresyonunu arttırdığı, bunun da egzersiz kapasitesinin artmasıyla sonuçlandığı gösterilmiştir 21 . Ayrıca, iskelet kasında PGC-la'nın aşırı ekspresyonunun kas hipertrofisini arttırdığı gösterilmiştir 22. Bu önceki çalışmalar, zeytin yaprağı ekstresi alımının mitokondriyal biyogenezi artırabileceğini ve egzersiz kapasitesini iyileştirebileceğini düşündürmektedir.

            Yüksek kalori alımı ve egzersiz eksikliği, modern bir yaşam tarzının tipik özellikleri olmasına ve her ikisi de çeşitli hastalıklar için risk faktörleri olmasına rağmen, birçok çalışma, yüksek kalori alımının hareketsizlikten daha olumsuz etkilerini bildirmiştir. Dünya çapında, ölüm için en güçlü en yüksek risk faktörü hipertansiyondur, bunu sigara, diyabet ve hareketsizlik (egzersiz eksikliği) takip eder 23 . İnsanlar üzerinde yapılan bir çalışmada, fiziksel hareketsizlik, yaşlı yetişkinlerde azalan bilişsel işlev ve azalan zihinsel sağlıkla ilişkilendirilmiştir 24 , 25 .

            Bu çalışma, her ikisi de modern yaşam tarzının klasik özellikleri olan yüksek kalori alımı ve fiziksel hareketsizlik (PI) ile karakterize edilen yeni bir deneysel hayvan modeli yarattı. Bu modelde zeytin yaprağı ekstresi alımının obeziteyi, bilişsel gerilemeyi ve depresyonu önleyip önleyemeyeceğini araştırdık. Ayrıca, zeytin yaprağı özü alımının egzersiz dayanıklılık kapasitesini artırıp artıramayacağını araştırdık.

            Sonuçlar
            Zeytin yaprağı ekstresi yağ dokusunda lipolizi artırır ve obeziteyi önler
            Farelerin 15 hafta boyunca fiziksel olarak sınırlandırılmış bölünmüş kafeslerde yetiştirilmesi, kontrol fareleri C (p < 0.0001) (Şekil 1 B,C) ile karşılaştırıldığında PI + HFD farelerinde vücut ağırlığını ve epididimal yağ (EDF) kütlesini önemli ölçüde artırdı (Şekil 1 B,C), aralarında anlamlı bir fark yok kontrol ve PI + HFD + Ole fareleri. Yiyecek ve su alımı bu üç grup arasında önemli ölçüde farklılık göstermezken (Şekil 1 D,F), kalori alımı ise PI + HFD ve PI + HFD + Ole farelerinde kontrol farelerinden önemli ölçüde daha yüksekti (p < 0.0001) (Şekil. 1 E). Bu üç fare grubu arasında plazma kortikosteron ve adiponektin seviyelerinde anlamlı fark yoktu (Şekil 1 ).G, H). Başka bir deneyde, zeytin yaprağı ekstraktının farelere oral yoldan verilmesi, enjeksiyondan 4 saat sonra lipolizin bir göstergesi olan plazma gliserol konsantrasyonlarını önemli ölçüde artırdı (p < 0.0001) (Şekil 1 I). Zeytin yaprağı ekstraktındaki oleanolik asit, bir TGR5 agonisti olarak hareket ederek mitokondriyal işlevi geliştirir ve lipolizi artırır 9 . Verilerimiz, EDF'deki TGR5 mRNA ekspresyonunun, kontrol ve PI + HFD farelerine kıyasla PI + HFD + Ole farelerinde önemli ölçüde arttığını gösterdi (p < 0.043) (Şekil 1 J). PGC-1α ve Sirt1mRNA ekspresyon seviyeleri ve mitokondriyal (mt) DNA kopya sayısı, PI + HFD + Ole farelerinde, diğer iki fare grubundan daha yüksek olma eğilimindeydi, istatistiksel anlamlılık yoktu (Şekil 1 J,K).


            bagirr



            Zeytin yaprağı ekstresi, vücut ağırlığı ve epididimal yağ dokusu kazanımlarını engellemiştir. ( A ) Deney protokolü, ( B ) vücut ağırlığı, ( C ) epididimal adipoz yağ (EDF) kütlesi, ( D ) gıda alımı, ( E ) enerji alımı, ( F ) su alımı, ( G ) plazma kortikosteron konsantrasyonu, ( H ) plazma adiponektin konsantrasyonu, ( I ) zeytin yaprağı ekstraktının oral uygulamasından sonra plazma gliserol konsantrasyonu, ( J ) gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu ile EDF'de TGR5 , PGC-1α ve Sirtl'in mRNA ekspresyon seviyeleri , ( K) EDF'deki mtDNA kopya numarası. PI + HFD: fiziksel hareketsizlik (PI) + yüksek yağlı diyet (HFD), PI + HFD + Ole: PI + HFD + Zeytin yaprağı ekstresi. Veriler ortalama ± SEM olarak ifade edilir. *p < 0,05 - kontrol, # p < 0,05 - PI + HFD, tek yönlü ANOVA ile belirlendiği gibi.

            Zeytin yaprağı özü, hipokampusta antioksidan kapasiteyi ve sitrat sentaz aktivitesini artırır ve bilişsel gerileme ile depresif davranışı önler.
            Hareketsizlik ve bir HFD bilişsel gerileme ile ilişkilendirildiğinden, farelerin bilişsel işlevini araştırmak için iki davranış testi gerçekleştirdik. Çalışma belleğini inceleyen Y-labirent testinde, PI + HFD fareleri, kontrol farelerinden önemli ölçüde daha düşük spontan değişim gösterdi; PI + HFD + Ole fareleri, kontrol fareleriyle aynı ortalama puanı gösterdi (F (2,36) 3.42; p = 0,040) (Şekil 2 A). Uzun süreli hafızayı inceleyen bağlamsal korku koşullandırma testinde (CFCT), üç gruptaki farelerin hareketsizlik sürelerinde önemli bir fark yoktu (Şekil 2B ) .


            bagirr



            Zeytin yaprağı ekstresi (Olea), hareketsizlik ve bir HFD alımının neden olduğu davranış değişikliklerini önledi. ( A ) Y-labirent testinde doğruluk oranı, ( B ) bağlamsal korku koşullandırma testinde hareketsizlik süresi, ( C ) sükroz tercih testinde sükroz tercih oranı, ( D ) zorunlu yüzme testinde hareketsizlik süresi, ( E ) hipokampal lipid peroksit içeriği, ( F ) hipokampal SOD aktivitesi, ( G ) hipokampal TRAP seviyesi, ( H ) gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu analizi ile hipokampusta TGR5 , BDNF , PGC-la ve Sirt1'in mRNA ekspresyon seviyeleri ve (I ) Hipokampusta CS aktivitesi. Veriler ortalama ± SEM olarak ifade edilir. *p < 0,05 - kontrol, # p < 0,05 - PI + HFD, tek yönlü ANOVA ile belirlenir.

            Bir HFD'nin depresif davranışlara neden olduğu gösterildiğinden 26 , 27 , 28 , bu faktörü incelemek için sakaroz tercih testi (SPT) ve zorunlu yüzme testini (FST) kullandık. SPT'de sükroz tercih oranı, PI + HFD farelerinde kontrol farelerinden önemli ölçüde daha düşüktü (F (2,36) 19.65; p < 0.0001), PI + HFD + Ole farelerinde önemli bir azalma görülmedi (Şekil 2 C ). FST'deki hareketsizlik süreleri, PI + HFD'de kontrol farelerinden önemli ölçüde daha uzundu (F (2,31) 4.44; p = 0.020), PI + HFD + Ole fareleri, kontrol fareleriyle benzer hareketsizlik süreleri gösteriyor (Şekil 2 D) .

            Peroksit birikimi, uzun süreli bir HFD 6 , 29 alımı sırasında gözlemlenen bilişsel gerilemenin bir nedeni olduğundan , farelerde hipokampal lipid peroksit (LPO) seviyelerini ölçtük. Hipokampal LPO seviyeleri, PI + HFD farelerinde kontrol farelerindekine kıyasla önemli ölçüde arttı (F (2,33) 16.75; p < 0.0001), PI + HFD + Ole fareleri, kontrol farelerindekilerle benzer LPO seviyeleri gösterdi (Şekil 1). 2E ). Reaktif oksijen türlerini ortadan kaldıran bir enzim olan süperoksit dismutaz (SOD) aktivitesinde gruplar arasında anlamlı fark yoktu (Şekil 2 ).F). Öte yandan, bir hipokampal homojenatın deproteinize fraksiyonunda ölçülen toplam radikal tutucu antioksidan parametre (TRAP) seviyesi, PI + HFD + Ole farelerde diğer iki fare grubuna göre anlamlı derecede yüksekti (F (2,29) 16.75; p < 0.05) (Şekil 2 G). Ek olarak, beyin kaynaklı nörotrofik faktör ( BDNF ), PGC-la ve Sirtl'in hipokampal mRNA ekspresyon seviyeleri, PI + HFD + Ole farelerinde diğer iki fare grubuna göre anlamlı derecede yüksekti (p < 0.05) (Şekil 2 H ), oysa TGR5 mRNA, üç grup arasında farklı değildi. Buna karşılık, hipokampal sitrat sentaz (CS) aktivitesi, PI + HFD + Ole farelerinde, diğer iki fare grubuna göre anlamlı derecede daha yüksekti (F (2,26) 5.18; p < 0.05) (Şekil 2 I).

            Oleanolik asit ve oleuropein lipolizi arttırır ve obeziteyi önler
            Oleanolik asit ve oleuropein, zeytin yaprağı ekstraktındaki fizyolojik olarak aktif ana bileşenlerdir. Bu nedenle zeytin yaprağı ekstraktının obezite, bilişsel gerileme ve depresyon üzerindeki önleyici etkilerinin bu iki madde ile ilişkili olup olmadığını inceledik. Oleanolik asit ve oleuropein (PI + HFD + OA + OP) alan fareler, PI + HFD farelerinden (Şekil 3 B,C) önemli ölçüde daha düşük vücut ağırlıkları ve epididimal yağ kütleleri (p < 0.0001) gösterdi (Şekil 3 B,C), gıdada önemli bir fark olmaksızın, enerji alımı ve su alımı (Şekil 3 D–F). PI + HFD + OA + OP fareleri , EDF kütlesinde, PI + HFD farelerine (p < 0.05) (Şekil 3 G) göre anlamlı derecede daha yüksek TGR5 ve PGC-la mRNA ekspresyon seviyeleri gösterdi (Şekil 3 G), S'de artan bir eğilim ileirt1 mRNA ve mtDNA seviyelerinde fark yok (Şekil 3 H). Birincil kültürlenmiş adipositlerle yapılan deneyler, ortama oleanolik asit (F (2,26) 9.73; p < 0.01) veya oleuropein (F (2,20) 11.66; p < 0.01) eklenmesinin adipositlerden salınan gliserol miktarını arttırdığını ortaya çıkardı. ortama (p < 0.05) (Şekil 3 I,J). Ek olarak, ortama TGR5 antagonisti SBI-115 veya peroksizom proliferatörle aktive edilen reseptör gama (PPARy) antagonisti GW9662'nin eklenmesi, adipositlerden salınan gliserol miktarında oleanolik asit veya oleuropein kaynaklı artışı inhibe etti (Şekil 3 ).ben, J). Ayrıca, farelerde intraperitoneal oleanolik asit veya oleuropein enjeksiyonları, enjeksiyondan sırasıyla 1 saat veya 2 saat sonra plazma gliserol konsantrasyonlarını yükseltti (p < 0.05) (Şekil 3 K,L).


            bagirr



            Oleanolik asit (OA) ve oleuropein'in (OP) birlikte uygulanması, vücut ağırlığı ve EDF kütlesindeki artışları önlemiştir. ( A ) Deney protokolü, ( B ) vücut ağırlığı, ( C ) EDF kütlesi, ( D ) gıda alımı, ( E ) enerji alımı, ( F ) su alımı, ( G ) TGR5 , PGC -1α ve EDF'de Sirt1 , ( H ) EDF'de mtDNA kopya sayıları, ( I ) OA veya OA + SBI-155 (TGR5 antagonisti) uygulamasıyla adipositlerden ortama salınan gliserol, ( J) OP veya OP + GW9662 (PPARy antagonisti), ( K ) oral oleanolik asit uygulamasından sonra plazma gliserol konsantrasyonu veya ( L ) oleuropein uygulanarak adipositlerden ortama salınan gliserol. Veriler ortalama ± SEM olarak ifade edilir. *p < 0,05 - (fiziksel hareketsizlik) PI + yüksek yağlı diyet (HFD), eşleştirilmemiş, iki kuyruklu t testi ile belirlenir.

            Oleanolik asit ve oleuropein, hipokampusta antioksidan kapasiteyi ve sitrat sentaz aktivitesini arttırır ve bilişsel gerileme ile depresif davranışı önler.
            Davranış testlerinde, PI + HFD + OA + OP fareleri, Y-labirent testinde PI + HFD farelerine göre önemli ölçüde daha yüksek spontan değişim gösterdi (p < 0.01) (Şekil 4 A); ancak CFCT'de her iki fare grubu da aynı hareketsizlik sürelerini gösterdi (Şekil 4 B). Öte yandan, PI + HFD + OA + OP fareleri, PI + HFD farelerine kıyasla SPT'de önemli ölçüde daha yüksek sükroz tercih oranları ve FST'de daha düşük hareketsizlik süreleri gösterdi (p < 0.05) (Şekil 4 C,D). PI + HFD + OA + OP fareleri ayrıca hipokampal SOD aktivitesinde önemli bir değişiklik olmadan (Şekil 4 E-G), PI + HFD farelerine göre önemli ölçüde daha düşük hipokampal LPO seviyeleri ve önemli ölçüde daha yüksek TRAP seviyeleri (p < 0.05) sergiledi. Ek olarak, PGC-1α'nın hipokampal ekspresyon seviyeleri veSirt1 mRNA, PI + HFD + OA + OP farelerinde, PI + HFD farelerinden (p < 0.05) önemli ölçüde daha yüksekti, TGR5 mRNA'da önemli bir değişiklik olmadı (Şekil 4 H). Buna karşılık, hipokampal CS aktivitesi, PI + HFD + OA + OP farelerinde, PI + HFD farelerine göre önemli ölçüde daha yüksekti (p < 0.01) (Şekil 4 I).


            bagirr



            Oleanolik asit (OA) ve oleuropeinin (OP) birlikte uygulanması, hareketsizlik ve yüksek yağlı diyetin (HFD) neden olduğu davranış değişikliklerini önledi. ( A ) Y-labirent testinde doğruluk oranı, ( B ) bağlamsal korku koşullandırma testinde hareketsizlik süresi, ( C ) sükroz tercih testinde sükroz tercih oranı, ( D ) zorunlu yüzme testinde hareketsizlik süresi, ( E ) hipokampal lipid peroksit içeriği, ( F ) hipokampal SOD aktivitesi, ( G ) hipokampal TRAP seviyesi, ( H ) TGR5 , BDNF , PGC-la ve Sirt1'in mRNA ekspresyon seviyelerigerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu, ( I ) CS aktivitesi ile hipokampusta. *p < 0,05'e karşı PI + HFD, eşleştirilmemiş, iki kuyruklu t testleri ile belirlenir.

            Zeytin yaprağı özü, soleus kasındaki mitokondriyal kütleyi ve dayanıklılık egzersizi kapasitesini artırır
            Egzersiz eğitiminin, özellikle dayanıklılık egzersizleri olmak üzere daha yüksek egzersiz kapasitesine katkıda bulunarak mitokondriyal biyogenezi arttırdığı gösterilmiştir 30 . Bu nedenle, zeytin yaprağı ekstraktının mitokondriyal biyogenezdeki artışının dayanıklılık egzersiz kapasitesini artırıp artıramayacağını inceledik. Zeytin yaprağı ekstresi içeren diyet veya standart bir diyetle 4 haftalık beslenmenin ardından, atmosferik (oksijen, %21) veya hipoksik (oksijen, %16) koşullar altında sabit hızda bir koşu bandı üzerinde bir dayanıklılık koşu testi gerçekleştirdik. Egzersiz süresi, hipoksik koşullar altında test edildiğinde her iki fare grubunda da belirgin şekilde azaldı; bununla birlikte, zeytin yaprağı ekstresi ile beslenen fareler, hem atmosferik (p < 0.05) hem de hipoksik koşullar (p < 0.01) altında kontrol farelerinden önemli ölçüde daha uzun bir egzersiz süresi gösterdi (Şekil 5 )B). Egzersizin sonunda ölçülen kan laktat seviyeleri, atmosferik koşullara kıyasla hipoksik koşullar altında önemli ölçüde daha yüksekti; ancak, bu iki grup farenin kan laktat seviyeleri arasında bu koşulların her biri altında önemli bir fark yoktu (Şekil 5 C). Soleus, extensor digitorum longus (EDL) ve gastrocnemius kas ağırlıkları, zeytin yaprağı ekstresi ile beslenen farelerde, vücut ağırlığı da önemli ölçüde daha yüksek olmasına rağmen (p < 0.01) kontrol farelerine göre önemli ölçüde daha yüksekti (p < 0.05) (Şekil 5 D ) –G) zeytin yaprağı ekstresi ile beslenen farelerde. Ayrıca, soleus kasındaki TGR5 ve memeli rapamisin hedefi ( mTOR ) mRNA seviyeleri, zeytin yaprağı ekstresi ile beslenen farelerde daha yüksek olma eğilimindeydi; ancak, bu eğilim anlamlı değildi (Şekil 5H). Ayrıca, soleus kasındaki PGC-1α mRNA (p < 0.05), Sirt1 mRNA (p < 0.05) ve mtDNA kopya sayısı (p < 0.01) seviyeleri, zeytin yaprağı ekstresi ile beslenen farelerde kontrol farelerine göre önemli ölçüde daha yüksekti (p < 0.01). Şekil 5 H,I).


            bagirr



            Zeytin yaprağı ekstresi , iskelet kasındaki mitokondriyal kütleyi arttırarak atmosferik (O 2 [%21]) ve düşük O 2 (O 2 [%16]]) koşulları altında dayanıklılık egzersiz kapasitesini geliştirmiştir. ( A ) Deneysel protokol; ( B ) standart (atmosferik) ve düşük O2 (%16 O2) koşulları altında bir koşu bandında koşu süreleri ; ( C ) standart (atmosferik) ve düşük O2 (%16 O2) koşulları altında egzersizden hemen sonra kan laktat konsantrasyonu ; ( D ) vücut ağırlığı; ( E – G ) soleus, EDL ve gastrocnemius kas ağırlıkları; ( H) soleus kasındaki TGR5 , PGC-la , Sirtl , mTOR'un mRNA ekspresyon seviyeleri ; ve ( I ) soleus kasındaki mtDNA kopya sayısı. *p < 0,05 ve kontrol, eşleştirilmemiş, iki kuyruklu t testleri ile belirlenir.

            Tartışma
            Bu çalışmada zeytin yaprağı ekstraktının obezite, bilişsel gerileme, depresyon ve dayanıklılık egzersiz kapasitesi üzerindeki etkilerini araştırdık. Sonuçlarımız, zeytin yaprağı özü uygulamasının, bir HFD ile beslenen aktif olmayan bir fare modelinde obeziteyi, bilişsel gerilemeyi ve depresyonu önlediğini gösterdi. Zeytin yaprağı ekstraktının bir bileşeni olan oleanolik asit, safra asitlerini ligandlar olarak tanıyan ve hücre içi cAMP seviyelerini artıran her yerde bulunan bir reseptör olan TGR5'in bir agonistidir 10 . Bu artan cAMP düzeylerinin, β-oksidasyon ve enerji üretiminde bir artışa neden olduğu, bunun da yağ azaltımı ve anti-obezite etkileri 10 ile sonuçlandığı gösterilmiştir . Bulgularımıza benzer şekilde, önceki çalışmalar da oleanolik asit uygulamasının HFD ile beslenen farelerde yağ kütlesinde ve vücut ağırlığında azalma ile sonuçlandığını göstermiştir.11 .

            Zeytin yaprağı ekstraktının diğer bir ana bileşeni oleuropeindir. Oleuropeinin güçlü antioksidan ve antiinflamatuar etkilere sahip olduğu gösterilmiştir 8 . Oleuropeinin lipolitik bir etkiye sahip olduğunu daha önce hiçbir çalışma bildirmemiş olsa da, oleuropein ve oleanolik asidin in vitro ve in vivo lipolitik etkilerini inceledik. Kültür ortamına oleanolik asit veya oleuropein eklenmesi adipositlerden salınan gliserol düzeylerini artırdı (Şekil 3 I,J) ve intraperitoneal oleanolik asit veya oleuropein enjeksiyonları farelerde plazma gliserol düzeylerini yükseltti (Şekil 3 K,L). Zeytin yaprağı ekstraktının oral uygulaması, uygulamadan 4 saat sonra plazma gliserol konsantrasyonlarını da artırdı (Şekil 1 )BEN). Birlikte, bu sonuçlar, oleanolik asidin in vitro ve in vivo lipolizi artırabileceğini öne sürerek, zeytin yaprağı ekstraktındaki oleanolik asidin HFD'nin neden olduğu obeziteyi önleyebileceği teorisine daha fazla destek sağlar. Bu sonuçlar ayrıca, narenciye bitkilerinde bulunan ve aynı zamanda TGR5 agonistik aktiviteye sahip maddeler olan nomilin ve obakunon 31'in uygulanmasının , bir HFD ile beslenen farelerde yağ dokusu ağırlığını da azalttığını gösteren önceki çalışmalarla da uyumluydu. Ek olarak, verilerimiz, zeytin yaprağı ekstraktındaki oleuropeinin, yağ dokusunda oleanolik aside benzer şekilde lipolizi arttırdığını ve zeytin yaprağı ekstraktının alınmasından elde edilen anti-obezite etkisine katkıda bulunduğunu gösterdi.

            Bu çalışmanın en dikkate değer sonuçlarından biri, zeytin yaprağı özü uygulamasının, HFD alımından ve fiziksel hareketsizlikten sonra gözlemlenen çalışma belleği düşüşlerini önlemesiydi. İzolasyon stresi de dahil olmak üzere kronik stresin, artmış plazma kortikosteron konsantrasyonuyla birlikte bilişsel gerilemeye ve depresif davranışlara yol açtığı bilinmektedir 32 . Bununla birlikte, bu çalışmada, diseksiyon noktasındaki plazma kortikosteron konsantrasyonu, kontrol fareleri ile inaktif olarak yetiştirilen fareler arasında önemli ölçüde farklılık göstermedi (Şekil 1 ).G). Fareler bölünmüş kafeste yetiştirildiğinde, farelerin birbirleriyle fiziksel temasını engelleme açısından bir miktar stres olabilir, ancak her fare yanında diğer fareleri görebildi. Bu nedenle, bölünmüş kafeste yetiştirilmenin getirdiği izolasyon stresinin, bu çalışmada gözlemlenen bilişsel gerileme ve depresif davranışlara bir miktar katkıda bulunabileceğini umduk. Aksine, fiziksel hareketsizlik ve aşırı kalori alımı önemli bir katkı sağlayabilir.

            Nöronlarda azalan mitokondriyal fonksiyon, çalışma belleğindeki azalmalar da dahil olmak üzere bilişsel fonksiyon bozulmasının önde gelen nedenidir 16 . Bu çalışmada, zeytin yaprağı ekstresi veya oleanolik asit ve oleuropein ile birlikte beslenen farelerin hipokampüsünde hem PGC-la ve Sirt1 mRNA ekspresyonunda hem de CS aktivitesinde artış gözlemlendi (Şekil 2 H,I, 4 H,I) ), potansiyel olarak PGC-la yoluyla mitokondriyal biyogenezi artırarak mitokondriyal fonksiyondaki artışın, işleyen belleğin korunmasına katkıda bulunacağını düşündürür (Şekil 2 H, 4 H). Bu sırada yağ dokusu TGR5TGR5 için bir agonist olan kolik asidin yağ dokusunda TGR5 mRNA'yı arttırdığını gösteren önceki çalışmalarla uyumlu olarak mRNA, hem zeytin yaprağı ekstresi hem de oleanolik asit ve oleuropeinin birlikte uygulanmasıyla arttı (Şekil 1 J, 3 G) . Öte yandan, hipokampal TGR5 mRNA'sı artmadı (Şekil 2 H, 4 H). Zeytin yaprağı ekstresi veya birlikte beslenen oleanolik asit ve oleuropein ile beslenen farelerin hipokampal CS aktivitesinin, hipokampal TGR5 mRNA'sı arttırılmadan neden arttığını açıklayamadık. Bu konunun aydınlatılmasının ileriki çalışmalarda yapılması gerekecektir.

            Ayrıca, zeytin yaprağı ekstresi uygulanan farelerde hipokampal BDNF mRNA ekspresyon seviyeleri de arttı; bu, artan PGC-la'nın BDNF34 indüksiyonuna neden olduğunu gösteren önceki çalışmalarla tutarlıydı . BDNF, nöronal fonksiyonu sürdürmek için gereklidir; bu nedenle, BDNF mRNA seviyelerindeki bu artış, zeytin yaprağı ekstresi uygulanan farelerde çalışma belleğinin korunmasına da yardımcı olabilir. Bununla birlikte, oleanolik asit ve oleuropein uygulanan fareler, artan hipokampal BDNF mRNA'sı olmadan gelişmiş çalışma belleği gösterdi (Şekil 4 H). Bu nedenle, artmış BDNF açısından, OA + OP uygulamasının bilişsel gerilemeyi ve depresif davranışları neden önlediğini açıklayamayız.mRNA ifadesi. Bununla birlikte, oleanolik asit ve oleuropeinin eşzamanlı uygulaması, zeytin yaprağı özü uygulamasına benzer şekilde antioksidan kapasiteyi ve sitrat sentetaz aktivitesini artırmıştır. Bu nedenle, bu sonuçlar, antioksidan kapasitedeki veya mitokondriyal fonksiyondaki iyileşmenin, bilişsel gerilemeyi ve depresif davranışları önlemede kritik olabileceğini düşündürmektedir.

            Ayrıca, bir HFD alımının beyinde daha yüksek seviyelerde reaktif oksijen türlerini (ROS) indüklediği ve bilişsel bozukluğu teşvik ettiği de gösterilmiştir 29 , 35 . Bu çalışmada, zeytin yaprağı ekstraktının veya oleanolik asit/oleuropein kombinasyonunun uygulanması, hipokampal LPO seviyelerinde HFD'nin neden olduğu artışları azaltmıştır (Şekil 2 E, 4 E). Hipokampal SOD aktivitesinde önemli bir değişiklik olmamasına rağmen (Şekil 2 F, 4 F), hipokampal sitozolün deproteinize fraksiyonunun antioksidan kapasitesini ölçen TRAP, zeytin yaprağı ekstresi veya oleanolik asit/oleuropein ile beslenen farelerde önemli ölçüde arttı ( Şekil 2 G, 4G). Bu sonuçlar, zeytin yaprağı ekstraktının SOD aracılı olmayan antioksidan özelliklere sahip olabileceğini düşündürmektedir. Zeytin yaprağı ekstraktındaki oleuropeinin güçlü antioksidan özelliklere sahip olduğu gösterilmiştir 8 ; bu nedenle oleuropein, bir HFD ile ilişkili reaktif oksijen türlerindeki artışları baskılayarak, işleyen belleğin korunmasına katkıda bulunmuş olabilir.

            Bu çalışmanın bir başka önemli sonucu da zeytin yaprağı ekstresinin HFD'nin neden olduğu depresif davranışları önlemesidir. HFD ile beslenmenin deney hayvanlarında depresif davranışlara neden olduğu gösterilmiştir 26 , 27 , 28 . Ayrıca, insan çalışmalarında obezite depresyon için bir risk faktörüdür 36 , 37 ve obeziteyi azaltmanın depresyonu iyileştirdiği bildirilmiştir 38 . Nöroinflamasyon ve oksidatif stresin, bir HFD39 alımıyla ilişkili depresyonun altında yattığı öne sürülmüştür . Zeytin yaprağı ekstraktının bir bileşeni olan oleuropeinin güçlü antioksidan ve antiinflamatuar etkilere sahip olduğu gösterilmiştir 8. Çalışmamız, zeytin yaprağı ekstraktındaki oleuropeinin varlığının, antioksidan kapasiteyi (Şekil 2 G, 4 G) ve anti-enflamatuar etkileri artırarak depresif davranışları önleyebileceğini düşündürmektedir. Sonuçlarımız, oleuropeine benzerlikleri olan bir antioksidan olan astaksantinin HFD27 ile beslenen farelerde depresif davranışları önleyebildiğine dair önceki bir bulguyla tutarlıydı .

            Ayrıca, bu çalışmanın bir başka önemli sonucu da, sürekli zeytin yaprağı ekstresi uygulamasının farelerin dayanıklılık egzersiz kapasitesini önemli ölçüde artırmasıydı ve zeytin yaprağı ekstraktının içerdiği oleanolik asidin bu etkiyi tetiklemiş olabileceğine inanıyoruz. Daha önce bahsedildiği gibi, oleanolik asit bir TGR5 agonistidir ve TGR5'in aktivasyonu hücre içi cAMP seviyelerini arttırır, bu da PGC-la'da bir artışa ve ardından mitokondriyal biyosenteze yol açar 14 . Bu çalışmada, zeytin yaprağı ekstraktı ile tedavi edilen farelerin soleus kasındaki PGC-la ve Sirt1 mRNA ekspresyon seviyelerinde ve mtDNA kopya sayısında önemli artışlar gözlemlendi (Şekil 5 ).MERHABA). Bu sonuçlar, zeytin yaprağı ekstraktının soleus kasındaki mitokondriyal kütleyi arttırdığını ve bunun da bu farelerde gözlemlenen dayanıklılık egzersiz kapasitesini potansiyel olarak iyileştirdiğini gösterdi (Şekil 5 B). Egzersiz eğitiminin iskelet kasındaki mitokondriyal biyogenezi arttırdığı ve böylece dayanıklılık egzersizi kapasitesini geliştirdiği gösterilmiştir 40 . Çalışmamızda, zeytin yaprağı ekstraktının neden olduğu çalışma sürelerindeki yüzde iyileştirmeler, atmosferik ve düşük O 2 koşullarında sırasıyla yaklaşık %10 ve %40 olmuştur (Şekil 5 B). Düşük O2 koşulları altında çalışma sürelerindeki artımlı değişikliklerin atmosferik koşullardan daha yüksek olması ilginçti . Düşük O 2'dekoşullarda vücuda daha az oksijen alınır; bu nedenle mitokondriyal kütledeki artışlar, bu koşullar altında ATP üretmek için kritik öneme sahiptir. Buna göre, mitokondriyal kütlede zeytin yaprağı ekstraktının neden olduğu artışlar, düşük O2 koşullarında atmosferik koşullara göre egzersiz kapasitesini artırmada daha etkili olabilir .

            Bu çalışmada zeytin yaprağı ekstraktının içerdiği oleanolik asit ve oleuropein üzerine odaklanarak zeytin yaprağı ekstraktının etkisini araştırdık. Bununla birlikte, zeytin yaprağı ekstresi başka birçok bileşen içerir. Bu çalışmada gözlemlenen zeytin yaprağı ekstresinin etkilerine diğer bileşenlerin katkısını incelemedik. Bu nedenle, gelecekteki çalışmalarda diğer bileşenlerin katkısını incelememiz gerekiyor. Ek olarak, zeytin yaprağı özü uygulaması ve egzersiz eğitimi kombinasyonunun dayanıklılık egzersiz kapasitesi üzerindeki etkilerini incelemedik. Bununla birlikte, önceki bir çalışmada, bir sirtuin aktivatörü olan resveratrol uygulanırken egzersiz eğitimi gerçekleştirildi ve gözlemlenen anti-obezite etkileri, zeytin yaprağı ekstraktının neden olduğu etkilere benzerdi.41 . Gelecekteki çalışmalarda, egzersiz eğitimi ile zeytin yaprağı ekstresi alımını birleştirmenin dayanıklılık egzersiz kapasitesini daha da artırıp artıramayacağını açıklamayı umuyoruz. Zeytin yaprağı ekstraktının düzenli fiziksel egzersiz yapmadan dayanıklılık kapasitesini geliştirdiğini bulmak umut vericidir, bu da bu maddenin fiziksel zindeliği korumak için yeterince egzersiz yapamayan insanlar için yararlı olabileceğini düşündürmektedir.

            Sonuç olarak, bir HFD ile beslenen fiziksel olarak aktif olmayan farelere zeytin yaprağı ekstresi verilmesi, yağ kütlesi ve ağırlığındaki artışı bastırdı ve bilişsel gerilemeyi önledi; esas olarak çalışma belleğindeki azalmayı önledi ve depresif davranışların başlamasını geciktirdi. Zeytin yaprağı ekstresi uygulanan fareler, hipokampüste CS aktivitesinde ve yağ dokusunda mtDNA kopya sayısında artış gösterdi. Bu sonuçlar, zeytin yaprağı ekstraktının uygulanmasının, vücut kompozisyonu ve davranışlardaki değişikliklerle ilişkili olabilecek mitokondriyal işlevi artırma olasılığının olduğunu göstermektedir. Bu olasılığın ileri çalışmalarla kanıtlanması gerekmektedir. Başka bir deneyde zeytin yaprağı ekstresi, atmosferik ve düşük oksijen koşullarında dayanıklılık egzersizi kapasitesini artırdı. Öyleyse,

            Yöntemler
            etik onay
            Hayvan kullanımı ve prosedürleri, Ulusal Sağlık Enstitüsü kılavuzuna uygun olarak yapılmıştır ve Nippon Tıp Okulu Hayvan Bakımı ve Kullanımı Komitesi tarafından onaylanmıştır (onay no. 30-029). Hayvan acısını ve rahatsızlığını en aza indirmek için tüm çabaları gösterdik. Bu çalışma ARRIVE yönergelerine uygun olarak yapılmıştır.

            Hayvanlar
            10 haftalık, 20-22 g ağırlığında ve 24 °C ve %50 nem kontrollü koşullar altında tutulan 120 erkek C57BL/6J faresi (Sankyo Lab Service, Tokyo, Japonya) kullandık. Fareler, musluk suyu ve gıda ad libitum ile beslendi, 12 saatlik standart bir gece-gündüz döngüsü, oda ışıklarının sabah 8:00 ile akşam 8:00 arasında açılmasıyla başlatıldı.

            zeytin yaprağı ekstresi
            Zeytin yaprağı özütü (Phytodia SAS, Illkirch-Grafenstaden, Fransa) için OLEAVITA kullandık. OLEAVITA, zeytin yapraklarının bir etanol/su özüdür ve %5 veya daha fazla hem oleanolik asit hem de oleuropein 12 içerdiği gösterilmiştir .

            Yetiştirme koşulları
            Bu çalışmada, zeytin yaprağı özü uygulamasının, yüksek yağlı bir diyetle (HFD) beslenen fiziksel olarak aktif olmayan (PI) farelerde bilişsel gerileme ve depresif davranışları önlemede etkili olup olmadığını inceledik. Fareleri aşağıdaki üç gruba ayırdık:

            1.
            Standart bir kafeste yetiştirilen ve standart bir diyetle beslenen fareler (kontrol).

            2.
            Fareler, bölünmüş kafeslerde yetiştirildi ve bir HFD (PI + HDF) ile beslendi.

            3.
            Fareler, bölünmüş kafeslerde yetiştirildi ve zeytin yaprağı ekstresi (PI + HFD + Ole) içeren bir HFD ile beslendi.

            Bu çalışmada kullanılan bölünmüş kafesler, standart bir fare kafesini plastik levhalar kullanılarak altı bölmeye bölerek farelerin günlük fiziksel aktivitelerini bastırmak için oluşturulmuştur 42 , 43. HFD olarak bir Batı diyeti (F2WTD) ve Batı diyetine (F-93G-MC) göre standart bir diyet kullandık. Her iki diyet de Oriental Yeast Co. LTD'den satın alınmıştır. (Tokyo, Japonya). Kontrol fareleri, Batı diyeti için kontrol olarak hazırlanan standart bir diyetle beslendi. Batı ve standart diyetin 100 g diyetinin besin ve kalori içeriği aşağıdaki gibidir. Standart diyet (protein, 20,0 g; yağ, 7,0 g; karbonhidrat 63,0 g; kalori, 415,0 kcal); Batı diyeti (protein, 17,8 g; yağ, 20,0 g; karbonhidrat 49,0 g; kalori, 450,8 kcal). Ağırlığa göre diğer besinler (vitaminler, mineraller vb.) iki diyet arasında aynıydı.

            Farelere beslenmek üzere standart diyet hazırlamak için su ilave edildi ve ardından karıştırıldı, yoğruldu ve macun kıvamına getirildi, ardından kesildi ve kurutuldu. HFD için 800 gr Batı diyetine 200 gr tereyağı ekleyip homojen bir şekilde karıştırdık ve yoğrulan diyete 80 ml su ekledikten sonra tekrar karıştırdıktan sonra küçük parçalar halinde kesip kuruttuk. Zeytin yaprağı ekstresi içeren HFD diyeti, 1000 g HFD başına 1 g zeytin yaprağı ekstresi eklenerek yapılmıştır. Fareler 10 hafta boyunca bu diyetlerle beslendi ve ardından aşağıda belirtilen davranış testlerine tabi tutuldu (Şekil 1 ).A). Başka bir deney için fareler, (1) bölünmüş kafeslerde yetiştirilen ve bir HFD (PI + HFD) ile beslenen fareler ve (2) bölünmüş kafeslerde yetiştirilen ve oleanolik asit içeren bir HFD ile beslenen fareler dahil olmak üzere, 10 hafta boyunca iki farklı deney koşulu altında yetiştirildi. ve oleuropein (PI + HFD + OA + OP). Oleanolik asit ve oleuropein içeren HFD, 1000 g HFD başına 100 mg hem oleanolik asit hem de oleuropein eklenerek yapılmıştır. On hafta sonra, bu fareler ayrıca davranış testlerine ve ardından diseksiyona tabi tutuldu (Şekil 3 A).

            davranış testleri
            Çalışmanın başlamasından on hafta sonra, FST, SPT, CFCT dahil olmak üzere dört davranış testi gerçekleştirdik. Depresyon benzeri davranışların değerlendirilmesi için SFT ve FST, Covington ve ark. 44 ve Porsolt ve ark. 45, sırasıyla. SFT için fareler, testten 3 gün önce evlerindeki kafeslerde iki şişeden su içmeye alıştırıldı. Fareler daha sonra su ve %1 sükroz çözeltisi arasında 3 günlük bir serbest seçim testine tabi tutuldu. Şişe konumlandırması, su tüketimi üzerindeki olası etkilerini ortadan kaldırmak için soldan sağa günlük olarak değiştirildi. 12 saatlik bir karanlık döngüsü sırasında su ve sükroz alımı, testten önce ve sonra şişelerin tartılmasıyla ölçüldü. Sükroz tercih oranı şu şekilde yüzde olarak hesaplandı: [sakaroz tüketimi/su ve sükroz tüketimi × 100].

            FST için fareler 2 cm yüksekliğinde ve 15 cm çapında su dolu (25ºC) bir silindire yerleştirildi ve 6 dakika video kaydı yapıldı. Hareketsizlik süreleri, testin son 4 dakikasında farelerin ne kadar süre yüzdüğüne bağlı olarak analitik yazılım kullanılarak belirlendi (Smart Junior ver.1.0.06, Panlab Inc., İspanya).

            Uzun süreli hafızayı incelemek için CFCT, küçük değişikliklerle 46 yayınlanmış protokollere göre yapıldı . Fareler, bir test şok kutusuna (model MK-450MSQ, Muromachi Kikai CO. LTD, Japonya) yerleştirildi ve 2 dakika sonra üç kez elektrikli ayak şokuna (0.8 mA, 2 saniye süre ve 2 dakika aralık) tabi tutuldu. 1 dakika daha aparatın içinde bırakılan fareler daha sonra evlerine geri döndüler. Yirmi dört saat sonra, fareler tekrar test kutusuna yerleştirildi ve aynı yazılımı kullanarak hareketsizlik sürelerini ölçmek için 3 dakika süreyle video kaydına alındı.

            Rubaj ve diğerlerinin yöntemlerine dayalı olarak çalışma belleğini incelemek için bir Y-labirent testi yapıldı. 47 küçük değişikliklerle. Y labirenti, eşit aralıklarla yerleştirilmiş üç koldan oluşuyordu (uzunluk: 40 cm, yükseklik: 12 cm, genişlik: 3 cm). Fareler bir kolun ucuna yerleştirildi ve 8 dakika boyunca video kaydı yapılırken aparat içinde serbestçe hareket etmelerine izin verildi. Tam giriş, bir farenin arka pençeleri labirentin herhangi bir koluna tamamen girdiğinde belirlendi. 'Doğru' seçim, üç farklı kola art arda giriş olarak tanımlandı. Kendiliğinden değişim, doğru girişlerin toplam giriş sayısına yüzdesi olarak hesaplandı.

            Diseksiyon ve örnek toplama
            Tüm davranış testleri tamamlandıktan sonra, fareler tartıldı ve başları kesilerek öldürüldü ve kan örnekleri alındı. Beyin, epididimal adipoz yağ, soleus kası ve EDL kası daha sonra toplandı ve hipokampus hızla beyinden izole edildi. Ardından soleus, EDL ve epididimal yağ dokusunun ağırlıkları ölçüldü. Kan örnekleri, plazmayı ayırmak için 20 dakika 1500 x g'de santrifüjlendi. Toplanan dokular ve plazma daha sonra sıvı nitrojen ile donduruldu ve analize kadar - 80°C'de saklandı.

            Plazma kortikosteron ve adiponektin konsantrasyonu
            Plazma kortikosteron ve adiponektin konsantrasyonları, kullanım kılavuzlarına göre sırasıyla Corticosterone ELISA Kit (Cayman Chem., ABD) ve Circulex Mouse Adiponectin ELISA Kit (MBL Life Science, Japonya) kullanılarak ölçüldü.

            Süperoksit dismutaz aktivitesi, toplam radikal tutucu antioksidan parametre ve lipid peroksit seviyeleri
            Hipokampi, bir Bioruptor UCD-250 (Cosmo Bio Inc., Japonya) kullanılarak 100 mM Tri-HCl tamponunda (pH 7.4) homojenleştirildi. Homojenat 750xg'de santrifüjlendi10 dakika Süpernatanın bir kısmı, tedarikçinin talimatlarına göre (Dojin Science Inc., Japonya) bir SOD aktivite analiz kiti kullanılarak süperoksit dismutaz (SOD) aktivitesini analiz etmek için kullanıldı. Süpernatanın geri kalanı, kitin kılavuzuna göre bir ProteoExtract Hücre Altı Proteom Ekstraksiyon Kiti (Merck Millipore Co., ABD) kullanılarak sitosolik fraksiyonu toplamak için kullanıldı. Toplanan sitozolik fraksiyonlar, proteini sitozolik fraksiyondan çıkarmak için bir ultrafree MC filtresi (Merck Millipore Co., ABD, gözenek boyutu = 3000 A) kullanılarak filtrelendi ve daha sonra yöntemlere göre toplam radikal tutucu antioksidan parametresini (TRAP) ölçmek için kullanıldı. Mikami ve ark. 48. TRAP seviyesi, molekül başına iki radikali yakaladığı bilinen suda çözünür tokoferol Trolox'un (Aldrich, ABD) seviyesi olarak tanımlandı. Homojenatın geri kalanı daha sonra bir lipid hidroperoksit analiz kiti (Cayman Chemical, Inc., ABD) ile LPO seviyelerini ölçmek için kullanıldı.

            RNA ekstraksiyonu ve gerçek zamanlı PCR
            Farelerin hipokampal ve kaslı örnekleri, buz üzerinde TRIzol Reagent (Invitrogen, CA, ABD) içinde homojenleştirildi ve üreticinin talimatlarına göre toplam RNA özümlendi. Toplam RNA, sırasıyla konsantrasyonu ve saflığı değerlendirmek için 260 nm'de absorpsiyon ve 260:280 nm oranı kullanılarak ölçüldü. Tamamlayıcı DNA (cDNA), üreticiye göre oligo (dT)12–18 primerleri (Invitrogen) ve ReverTra Ace cDNA ters transkripsiyon kiti (Toyobo, Osaka, Japonya) ile 20 uL'lik bir reaksiyonda 1 μg toplam RNA kullanılarak sentezlendi. Talimatlar. TGR5 , BDNF , PGC- la'nın mRNA seviyelerini ölçmek için SsoAdvanced Universal SYBR Green Supermix (Bio-Rad) ve bir CFX Connect gerçek zamanlı PCR sistemi (Bio-Rad) ile kantitatif gerçek zamanlı PCR gerçekleştirildi., Sirt1 ve mTOR . Endojen kontrol olarak gliseraldehit-3-fosfat dehidrojenaz ( GAPDH ) kullanıldı. Analiz için kullanılan oligonükleotit dizileri Tablo Sl'de gösterilmektedir . 2-ΔΔCt yöntemi, nispi mRNA ifade değerlerini 49 analiz etmek için kullanıldı . Her gen için numune analizi iki kopya halinde yapıldı.

            Mitokondriyal DNA kopya numarası
            Yağ dokusu ve soleus mtDNA'sını ölçmek için, fenol-kloroform yöntemi kullanılarak yağ dokusundan ve soleus kasından toplam DNA çıkarıldı. Yaklaşık 20 mg adipoz doku veya soleus kası, 10 mM Tris-HCl (pH 8.0), 150 mM NaCl, 10 mM EDTA (pH 8.0), %0.1 SDS ve %2.5 proteinaz K içeren 200 uL lizat tamponunda çözüldü. Daha sonra vortekslendi, 56 °C'de 90 dakika inkübe edildi ve 2.000 g'de 10 dakika santrifüjlendi. Süpernatan, eşit hacimde fenol/kloroform/izoamil alkol ile karıştırıldı, vortekslendi ve 2,000 g'de 10 dakika santrifüjlendi. Daha sonra elde edilen süpernatant, iki hacim %100 etanol ile yavaş ters çevrilerek karıştırıldı ve 10.000 g'de santrifüjlendi.10 dakika Süpernatant uzaklaştırıldıktan sonra, çökelti yavaş ters çevirme ile %70 etanol içinde çözüldü ve 10,000 g'de 10 dakika santrifüjlendi. Daha sonra süpernatant uzaklaştırıldıktan sonra çökelti oda sıcaklığında 5 dakika bekletildi, Tris-EDTA (TE) tamponunda (pH 8.0) çözüldü ve analize kadar - 20 °C'de saklandı. DNA konsantrasyonu ve saflığı, sırasıyla 260 nm'de absorpsiyon ve 260:280 nm absorpsiyon oranı kullanılarak analiz edildi. Kantitatif gerçek zamanlı PCR (10 ng DNA), SsoAdvanced Universal SYBR Green Supermix ile gerçekleştirildi. 18S ribozomal RNA (18S rRNA), nükleer DNA (nDNA) kontrolü olarak kullanıldı. MtDNA ve nDNA analizi için kullanılan oligonükleotidin dizileri Tablo S1'de gösterilmektedir.. 2-ΔΔCt yöntemi, nispi mtDNA'dan nDNA'ya kopya sayısı oranını 49 analiz etmek için kullanıldı . Her gen için numune analizi iki kopya halinde yapıldı.

            Oleanolik asit ve oleuropeine yanıt olarak adipositlerde lipoliz
            Oleanolik asit ve oleuropeinin birincil kültürlenmiş adipositler üzerindeki lipolitik etkilerini Rodbel 50'nin modifiye yöntemlerine göre inceledik.. Kısaca, yukarıda belirtilen standart diyetle beslenen farelerden toplanan adipositler, %10 fetal sığır serumu içeren bir MEM ortamında 3 saat süreyle inkübe edildi ve ardından 10 uM oleanolik asit veya 1 uM oleuropein ile 4 saat süreyle inkübe edildi. Başka bir deneyde, oleanolik TRG5 ve oleuropein dozu PPARγ ile çalıştığından, ortama oleanolik asit veya oleuropein eklenmeden bir saat önce, ortama 200 μM SBI-115 (TGR5 antagonisti) veya 10 μM GW9662 (PPARγ antagonisti) adipositler eklendi. ve 4 saat inkübe edildi. Adipositler ve ortam daha sonra toplandı ve adipositlerden ortama salınan serbest gliserol konsantrasyonu, bir gliserol tahlil kiti (Sigma-Aldrich, ABD) kullanılarak ölçüldü. Serbest kalan gliserol miktarı, mg protein başına pg olarak hesaplandı,

            Zeytin yaprağı ekstresi, oleanolik asit ve oleuropein yoluyla in vivo lipoliz
            Zeytin yaprağı ekstresi, oleanolik asit ve oleuropeinin lipoliz etkisini standart bir diyetle beslenen ve 16 saat aç bırakılan fareler kullanarak in vivo olarak inceledik. Farelere intraperitoneal olarak oleanolik asit (100 mg/kg vücut ağırlığı) veya oleuropein (100 mg/kg vücut ağırlığı) uygulandı ve ardından enjeksiyondan 1, 2 ve 4 saat sonra kuyruk damarlarından kan örnekleri alındı. Başka bir deneyde, farelere bir sonda kullanılarak suda çözülmüş zeytin yaprağı ekstresi (2.000 mg/kg vücut ağırlığı) oral olarak uygulandı ve enjeksiyondan 1, 2 ve 4 saat sonra kuyruk damarından kan örnekleri alındı. . Uygulanan oleanolik asit dozunu, zeytin yaprağı ekstraktının ağırlık olarak %5 oleanolik asit içerdiği varsayımına dayanarak belirledik. Hemen ardından kan santrifüj edildi, ve plazma daha sonra toplandı ve analize kadar - 80 °C'de saklandı. Zeytin yaprağı ekstraktı, oleanolik asit ve oleuropeinin lipolitik etkileri, bir gliserol tahlil kiti kullanılarak plazma gliserol seviyeleri ölçülerek incelenmiştir.

            Atmosferik ve düşük oksijenli koşullarda çalışan dayanıklılık
            Zeytin yaprağı ekstresi uygulamasının dayanıklılık egzersiz kapasitesini geliştirip geliştirmediğini araştırdık. 8 haftalık erkek ICR fareleri iki gruba ayrıldı: (1) standart bir diyetle beslenen fareler (kontrol) ve (2) zeytin yaprağı ekstresi içeren standart bir diyetle beslenen fareler. Her iki fare grubu da standart kafeste kafes başına dört fare olacak şekilde yetiştirildi. Besleme deneyine başlamadan önce tüm fareler koşu bandında koşu bandında koşmaya alışmaları için bir hafta boyunca günde 5 dakika 10 m/dk hızında koşmaya tabi tutuldu. Beslenme deneyi sırasında, fareler haftada iki kez 10 dakika boyunca 10 m/dak koşu bandı hızında bir koşu bandı üzerinde koştular. Zeytin yaprağı ekstresi içeren diyetle 5 haftalık beslenmenin ardından, koşu bandında atmosferik koşullar altında dayanıklılık egzersiz testi yapıldı. Bir hafta sonra, aynı dayanıklılık egzersiz testi, %16 oksijen gazı ile doldurulmuş kapalı bir koşu bandı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Her iki testte de koşu bandı hızı ve eğim açısı sırasıyla 20 m/dk ve 10° idi (Şekil 1). 5A ). Fareler tükenene kadar geçen süreyi ölçtük. Farelerin dinlenme platformundan art arda üç kez koşu bandı şeridine dönmediği tükenme süresi olarak tanımladık. Dayanıklılık testinin hemen ardından anestezi altında kuyruk damarından kan laktat düzeylerini ölçmek için kan örnekleri alındı. Daha sonra, fareler başları kesilerek diseke edildi ve soleus, EDL ve gastrocnemius kasları toplandı ve - 80 °C'de saklandı.

            istatistiksel analiz
            Tüm veriler ortalama ± SE olarak ifade edildi ve GraphPad Prism 8 (MDF Co., Ltd, Tokyo, Japonya) kullanılarak analiz edildi. Grup karşılaştırmaları, tek yönlü ANOVA ve ardından Dunnett ve Tukey'nin post hoc testleri kullanılarak yapıldı. Egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası seviyeler arasındaki zaman akışı değişiklikleri, tek yönlü bir ANOVA ve ardından t testi karşılaştırmaları kullanılarak karşılaştırıldı. Eşleştirilmemiş veriler için Student t testi kullanılarak iki grubun karşılaştırılması yapıldı . Gruplar arasındaki farklar, p < 0.05'te istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

            Referanslar
            Rosengren, A., Skoog, I., Gustafson, D. & Wilhelmsen, L. Vücut kitle indeksi, diğer kardiyovasküler risk faktörleri ve bunama nedeniyle hastaneye yatış. Ark. Stajyer. Med. 165 , 321–326. https://doi.org/10.1001/archinte.165.3.321 (2005).
            Whitmer, RA, Gunderson, EP, Barrett-Connor, E., Quesenberry, CP Jr. & Yaffe, K. Orta yaşta obezite ve gelecekteki demans riski: 27 yıllık uzunlamasına popülasyon temelli bir çalışma. BMJ 330 , 1360. https://doi.org/10.1136/bmj.38446.466238.E0 (2005).
            Whitmer, RA ve ark. Merkezi obezite ve otuz yılı aşkın bir süre sonra bunama riskinde artış. Neurology 71 , 1057. https://doi.org/10.1212/01.wnl.0000306313.89165.ef (2008).
            Barros, L. ve ark. Egzersizin neden olduğu epigenetik modifikasyonlar: Obezite ile ilişkili bilişsel eksiklikleri iyileştirmek için ilaçsız müdahale. Fizyol. Davranış 204 , 309–323. https://doi.org/10.1016/j.physbeh.2019.03.009 (2019).
            Jeong, JH, Koo, JH, Cho, JY & Kang, EB Yüksek yağlı bir diyetle beslenen sıçanlarda körelmiş beyin insülin sinyali, NADPH oksidaz ve Tau hiperfosforilasyonuna karşı koşu bandı egzersizinin nöroprotektif etkisi. Beyin Res. Boğa. 142 , 374–383. https://doi.org/10.1016/j.brainresbull.2018.08.001 (2018).
            Soylu, EE ve ark. Egzersiz diyete bağlı bilişsel düşüşü azaltır ve CA3 nöronlarında hipokampal beyin kaynaklı nörotrofik faktörü arttırır. Nörobiyol. Öğrenmek. Mem. 114 , 40–50. https://doi.org/10.1016/j.nlm.2014.04.006 (2014).
            El, SN & Karakaya, S. Zeytin ağacı ( Olea europaea ) yaprakları: İnsan sağlığı üzerindeki potansiyel yararlı etkileri. Nutr. 67 , 632–638 . https://doi.org/10.1111/j.1753-4887.2009.00248.x (2009).
            Ahamad, J. et al. Oleuropein: Metabolik sendrom tedavisinde doğal bir antioksidan molekül. fitoter. Res. 33 , 3112–3128. https://doi.org/10.1002/ptr.6511 (2019) ( Epub 2019 Kasım 3120 ).
            Sato, H. ve ark. Olea europaea'dan izole edilen bir TGR5 agonistinin anti-hiperglisemik aktivitesi . biyokimya biyografiler. Res. komün. 362 , 793–798. https://doi.org/10.1016/j.bbrc.2007.06.130 (2007).
            Watanabe, M. ve ark. Safra asitleri, hücre içi tiroid hormonu aktivasyonunu teşvik ederek enerji harcamasını indükler. Doğa 439 , 484–489. https://doi.org/10.1038/nature04330 (2006).
            Djeziri, FZ ve ark. Oleanolik asit, farelerde yağ tercihini ve iltihabı modüle ederek diyete bağlı obeziteyi iyileştirir. Biyokimya 152 , 110–120. https://doi.org/10.1016/j.biochi.2018.1006.1025 (2018).
            Kaneko, Y. ve ark. Zeytin yaprağı özü (OleaVita), insan plasentasında inflamatuar sitokin üretimini ve NLRP3 inflamatuarlarını baskılar. Besinler https://doi.org/10.3390/nu11050970 (2019).
            Takayanagi, S., Suzuki, H., Yokozawa, M., Yamauchi, K. & Ichikawa, M. Zeytin yaprağı etanol/su özü (EEO) alımının vücut yağ yüzdesi ve yağsız vücut kütle yüzdesi üzerindeki etkisi: Sağlıklı Japon insanları üzerinde randomize, çift kör, plasebo kontrollü, paralel grup çalışması. Farmakometri (Japanease) 91 , 101–108 (2016).
            Wang, XX ve ark. G Protein-bağlı safra asidi reseptörü TGR5 aktivasyonu, obezite ve diyabette böbrek hastalığını inhibe eder. J. Am. Sos. Nefrol. 27 , 1362–1378. https://doi.org/10.1681/ASN.2014121271 (2016).
            Reddy, PH & Oliver, DM Alzheimer hastalığında amiloid beta ve fosforile tau kaynaklı kusurlu otofaji ve mitofaji. Hücreler https://doi.org/10.3390/cells8050488 (2019).
            Khacho, M. ve ark. Mitokondriyal disfonksiyon, nöral kök hücre tükenmesi ve bozulmuş nörojenezin bir sonucu olarak bilişsel bozuklukların temelini oluşturur. Hımm. Mol. Genet. 26 , 3327–3341. https://doi.org/10.1093/hmg/ddx217 (2017).
            Sa-Nguanmoo, P. ve ark. FGF21, obez-insüline dirençli erkek sıçanlarda restore edilmiş sinaptik plastisite, dendritik omurga yoğunluğu, beyin mitokondriyal fonksiyonu ve hücre apoptozu ile bilişi geliştirir. Horm. Davranış 85 , 86–95. https://doi.org/10.1016/j.yhbeh.2016.08.006 (2016).
            Charradi, K. ve ark. Üzüm çekirdeği ve deri özü, sıçanlarda yüksek yağlı diyete bağlı beyin lipotoksisitesini önler. nörokimya Res. 37 , 2004–2013. https://doi.org/10.1007/s11064-11012-10821-11062 (2012) ( Epub 12012 Haziran 11069 ).
            Steiner, JL, Murphy, EA, McClellan, JL, Carmichael, MD & Davis, JM Egzersiz eğitimi beyindeki mitokondriyal biyogenezi arttırır. J. Uygulama Fizyol. 1985 (111), 1066–1071. https://doi.org/10.1152/japplphysiol.00343.2011 (2011).
            Tadaishi, M. ve ark. Egzersiz yoğunluğunun ve AICAR'ın murin iskelet kası PGC-1alfa mRNA'nın izoforma özgü ifadeleri üzerindeki etkisi: Beta(2)-adrenerjik reseptör aktivasyonunun rolü. Am. J. Physiol. endokrinol. Metab. 300 , E341-349. https://doi.org/10.1152/ajpendo.00400.2010 (2011).
            Tadaishi, M. ve ark. Egzersize yanıt veren bir izoform olan PGC-1alpha-b'nin iskelet kasına özgü ifadesi, egzersiz kapasitesini ve en yüksek oksijen alımını artırır. PLoS Bir 6 , e28290. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0028290 (2011).
            Miura, S. ve ark. Peroksizom proliferatörü ile aktive edilen reseptör gama ko-aktivatörü-lafa'nın aşırı ekspresyonu, ATP'nin tükenmesiyle birlikte kas atrofisine yol açar. Am. J. Pathol. 169 , 1129–1139. https://doi.org/10.2353/ajpath.2006.060034 (2006).
            Lee, IM ve ark. Fiziksel hareketsizliğin dünya çapında başlıca bulaşıcı olmayan hastalıklar üzerindeki etkisi: Hastalık yükü ve yaşam beklentisi analizi. Lancet 380 , 219–229. https://doi.org/10.1016/s0140-6736(12)61031-9 (2012).
            Hamer, M. & Chida, Y. Fiziksel aktivite ve nörodejeneratif hastalık riski: Prospektif kanıtların sistematik bir incelemesi. Psikolog. Med. 39 , 3–11. https://doi.org/10.1017/S0033291708003681 (2009).
            Hamer, M. & Stamatakis, E. Yerleşik davranış, depresyon riski ve bilişsel bozukluk üzerine prospektif çalışma. Med. bilim Spor Egzersizi 46 , 718–723. https://doi.org/10.1249/MSS.0000000000000156 (2014).
            Hasan, AM ve ark. Yüksek yağlı diyet, farelerde mikrobiyom, nöropeptit Y ve beyin metabolomundaki değişikliklerle ilişkili depresyon benzeri davranışlara neden olur. Nutr. Nörobilim. 22 , 877–893. https://doi.org/10.1080/1028415X.2018.1465713 (2019).
            Ke, Y. ve ark. Astaksantinin yüksek yağlı diyet ve streptozotosin ile tedavi edilen sıçanlarda depresif benzeri davranışlar üzerindeki önleyici ve terapötik etkileri. Ön Eczacılık. 10 , 1621. https://doi.org/10.3389/fphar.2019.01621 (2019).
            Vagena, E. ve ark. Yüksek yağlı bir diyet, hipotalamik PKA sinyalini baskılayarak farelerde depresyon benzeri davranışları teşvik eder. çeviri Psikiyatri 9 , 141. https://doi.org/10.1038/s41398-019-0470-1 (2019).
            Pintana, H. ve ark. Dipeptidil peptidaz-4 inhibitörü ile birleştirilmiş enerji kısıtlaması, obez erkek sıçanlarda nöroproteksiyon uygular. Br. J. Nutr. https://doi.org/10.1017/S0007114516003871 (2016).
            Booth, FW, Ruegsegger, GN, Toedebusch, RG & Yan, Z. Dayanıklılık egzersizi ve iskelet kası metabolizmasının düzenlenmesi. Prog. Mol. Biol. çeviri bilim 135 , 129–151. https://doi.org/10.1016/bs.pmbts.2015.1007.1016 (2015) ( Epub 2015 Eylül 1015 ).
            Ono, E., Inoue, J., Hashidume, T., Shimizu, M. & Sato, R. Yüksek yağlı bir diyetle beslenen farelerde diyet narenciye limonoid nomilinin anti-obezite ve anti-hiperglisemik etkileri. biyokimya biyografiler. Res. komün. 410 , 677–681. https://doi.org/10.1016/j.bbrc.2011.1006.1055 (2011) ( Epub 2011 Haziran 1012 ).
            McEwen, BS & Sapolsky, RM Stres ve bilişsel işlev. Curr. görüş. Nörobiyol. 5 , 205–216. https://doi.org/10.1016/0959-4388(95)80028-X (1995).
            Zietak, M. & Kozak, LP Safra asitleri, ayrışan protein 1'e bağlı termojenezi indükler ve farelerde termonötralitede enerji harcamasını uyarır. Am. J. Physiol. endokrinol. Metab. 310 , E346-354. https://doi.org/10.1152/ajpendo.00485.2015 (2016).
            Wrann, CD ve ark. Egzersiz, bir PGC-1alpha/FNDC5 yolu aracılığıyla hipokampal BDNF'yi indükler. Hücre Metab. 18 , 649–659. https://doi.org/10.1016/j.cmet.2013.09.008 (2013).
            Freeman, LR ve ark. Obezite serebrokortikal reaktif oksijen türlerini arttırır ve beyin fonksiyonlarını bozar. Serbest Radikal. Biol. Med. 56 , 226–233. https://doi.org/10.1016/j.freeradbiomed.2012.08.577 (2013).
            Hidese, S., Asano, S., Saito, K., Sasayama, D. & Kunugi, H. Depresyonun vücut kitle indeksi sınıflandırması, metabolik hastalık ve yaşam tarzı ile ilişkisi: 11.876 Japon'u kapsayan web tabanlı bir anket. J. Psikiyatr. Res. 102 , 23–28. https://doi.org/10.1016/j.jpsychires.2018.02.009 (2018).
            Speed, MS, Jefsen, OH, Borglum, AD, Speed, D. & Ostergaard, SD Mendel randomizasyonu yoluyla vücut yağı ve depresyon arasındaki ilişkinin araştırılması. çeviri Psikiyatri 9 , 184. https://doi.org/10.1038/s41398-019-0516-4 (2019).
            Hidese, S. et al. Majör depresif bozukluğu olan hastalarda obezitenin bilişsel işlev ve beyin yapısı ile ilişkisi. J. Etki. Uyuşmazlık 225 , 188–194. https://doi.org/10.1016/j.jad.2017.08.028 (2018).
            Melo, HM, Santos, LE & Ferreira, ST Diyetten türetilen yağ asitleri, beyin iltihabı ve ruh sağlığı. Ön Nörobilim. 13 , 265. https://doi.org/10.3389/fnins.2019.00265 (2019).
            Lundby, C. & Jacobs, RA İskelet kası mitokondrilerinin egzersiz eğitimine uyarlanması. Tecrübe. Fizyol. 101 , 17–22. https://doi.org/10.1113/EP085319 (2016).
            Kan, NW ve ark. Orta yaşlı farelerde resveratrol takviyesi ve egzersiz eğitiminin egzersiz performansı üzerindeki etkileri. Moleküller https://doi.org/10.3390/molecules21050661 (2016).
            Nakajima, S. ve ark. Kavun süperoksit dismutaz ekstresi ile oral takviye, beyindeki antioksidan savunmaları destekler ve uzaysal hafızanın stres kaynaklı bozulmasını önler. Davranış Beyin Res. 200 , 15–21. https://doi.org/10.1016/j.bbr.2008.12.038 (2009).
            Nakajima, S., Ohsawa, I., Ohta, S., Ohno, M. & Mikami, T. Düzenli gönüllü egzersiz, beyin IGF-1 ve GST aktivitesindeki artışların eşlik ettiği bilişsel işlev ve hücre proliferasyonunun stres kaynaklı bozulmasını tedavi eder. fareler. Davranış Beyin Res. 211 , 178–184. https://doi.org/10.1016/j.bbr.2010.03.028 (2010).
            Covington, HE 3. et al. Histon deasetilaz inhibitörlerinin antidepresan etkileri. J. Neurosci. 29 , 11451–11460. https://doi.org/10.1523/JNEUROSCI.1758-09.2009 (2009).
            Porsolt, RD, Le Pichon, M. & Jalfre, M. Depresyon: Antidepresan tedavilere duyarlı yeni bir hayvan modeli. Doğa 266 , 730–732. https://doi.org/10.1038/266730a266730 (1977).
            Uwaya, A. ve ark. Bağlamsal korku şartlandırmasının ardından akut hareketsizlik stresi, korku hafızasını azaltır: Zamanlama çok önemlidir. Davranış Beyin İşlevi. 12 , 8. https://doi.org/10.1186/s12993-12016-10092-12991 (2016).
            Rubaj, A., Zgodziński, W. & Sieklucka-Dziuba, M. Adenosin A3 reseptör agonisti: IB-MECA'nın skopolamin ve MK-801 kaynaklı hafıza bozukluğu üzerindeki etkisi. Davranış Beyin Res. 141 , 11–17. https://doi.org/10.1016/s0166-4328(1002)00314-00315 (2003).
            Mikami, T. & Sorimachi, M. Ürik asit, proteinin yanı sıra hepatik antioksidan kapasitesine büyük ölçüde katkıda bulunur. Fizyol. Res. 66 , 1001–1007. https://doi.org/10.33549/physiolres.933555 (2017).
            Livak, KJ & Schmittgen, TD Gerçek zamanlı kantitatif PCR ve 2(-Delta Delta C(T)) yöntemi kullanılarak göreli gen ifade verilerinin analizi. Yöntemler (San Diego, Kaliforniya) 25 , 402–408. https://doi.org/10.1006/meth.2001.1262 (2001).
            Rodbell, M. İzole yağ hücrelerinin metabolizması. I. Hormonların glikoz metabolizması ve lipoliz üzerindeki etkileri. J. Biol. kimya 239 , 375–380 (1964).
            Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
            Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

            Yorum yap


            • #7
              Zeytin Çekirdeği, Yeni Bir Doğal “Süper” Malzeme​​​

              Zeytin ağacının meyvesinden elde edilen yağ, uzun zamandır tüm dünyada popüler olan Akdeniz mutfağının vazgeçilmez bir parçası olarak biliniyor. Zeytinyağı, kendine özgü lezzetinin yanı sıra, içerdiği yüksek polifenoller sayesinde birçok sağlık yararıyla da ilişkilendirilir, kolesterolü düşürdüğü ve kan basıncını olumlu yönde etkilediği kanıtlanmıştır.

              Öncü zeytin şirketi Grupo, en yeni uygulamalarından bazıları için zeytinlerde bulunan sağlığı iyileştirici biyoaktif bileşenleri kullanarak bu geleneksel sektörü yeniliğe dönüştürüyor. Bunu yapmak için Bühler'in SORTEX ayıklama teknolojisini kullanarak meyvenin sert çekirdeğinden tohumları çıkarıyorlar.

              Dünyanın en büyük ve en önemli zeytinyağı yetiştirme bölgelerinden biri olan İspanya'nın Endülüs eyaleti Jaén'de bulunan Grupo, 2012 yılında zeytin sektöründe çalışmış bir mühendis ve ekonomist olan José Maria Olmo Peinado tarafından kuruldu. yıllar boyunca. Peinado kendini tamamen yeniliğe adadığını söylüyor: "Belirli yan ürünler de dahil olmak üzere zeytinin çeşitli kısımlarından - yalnızca gıda alanında değil, aynı zamanda ilaç ve kozmetik endüstrileri için de yeni ürünler ve uygulamalar geliştiriyoruz."

              Peinado, zeytin çekirdeğinin içindeki çekirdeğin geleneksel zeytinyağından 100 kata kadar daha fazla polifenol ve antioksidan içerdiğini keşfettiğinden beri, zeytin çekirdeklerini çıkarma ve bunları gıda ve kozmetik endüstrisinde yeni ürünler ve uygulamalar için kullanma fikrini ortaya attı. Peinado, "Geçmişte, taşları bir atık ürün olarak atıyorduk," diye açıklıyor, "Bu yüzden, zeytin çekirdeklerini tohumlardan temizlemek, kurutmak, çatlatmak ve ayırmak için bir işleme hattına yatırım yapmaya karar verdim. Ancak sıralama aşamasında sorunlar başladı. Tohumlar ve taşlar hemen hemen aynı renkte olduğundan, kurduğumuz ayıklama teknolojilerinin hiçbiri bunları güvenilir bir şekilde ayırt edemedi” diye hatırlıyor.

              Daha fazla işleme için iyi tohumları ayırmak mümkün değildi, ancak Peinado pes etmeyecekti ve çeşitli uygulamalar ve endüstriler için optik ayıklama çözümleri geliştirmede 70 yıllık deneyime sahip Buhler Sortex'teki uzmanlarla temasa geçti.

              Birkaç ay süren yoğun denemelerden sonra, Londra optik ayırma araştırma ve uygulama departmanı bir atılım yaptı. Özel InGaAs teknolojisini kullanarak, zeytin çekirdeklerini taşlardan ve gömülü taş parçaları olan tohumlardan ayırt etmenin mümkün olduğunu keşfettiler ve böylece başarılı bir ekstraksiyon sürecinin temelini attılar.

              InGaAs kameraları (indiyum galyum arsenit) yarı iletken malzemeleri temel alır ve kısa dalga boylu kızılötesi aralığında (SWIR) çalışır. İnsan gözüyle görülemeyen en ince renk farklılıklarını algılarlar. Bühler, bu kameraların optik ayırma makinelerinde uygulanmasında öncüdür ve teknolojiyi geliştirmeye ve iyileştirmeye devam etmiştir.

              Peinado tam olarak bunu arıyordu ve SORTEX optik ayırma teknolojisini Jaén'deki fabrikasında kurmaya karar verdi. Sistem ertesi gün devreye girdi. Ayıklama işlemi toplam üç aşamadan oluşur: Taşlar kırıldıktan sonra taş parçaları ve tohum karışımı, ayıklama makinesinin ilk oluğuna taşınır. Burada InGaAs kameraları, taşınan malzemenin neredeyse yüzde 90'ını oluşturan tohumların taşlardan ayrılmasını sağlıyor. Geri kalan kısım - yaklaşık yüzde 10 - daha sonra ikinci olukta başka bir sıralamaya tabi tutularak, herhangi bir taş parçası olmadan yalnızca kusursuz tohumların daha sonraki işlemler için gönderilmesini sağlar. Üçüncü oluk, hala taşa bağlı olan tohumları kurtarmak için reddedilen malzemeye başvurur.

              Peinado, "Bühler'in çözümü bizi her açıdan etkiledi," diye açıklıyor. "Zeytin çekirdeğini başarıyla çıkarabilen dünyadaki tek şirket bizi yapıyor." Ayırma çözümünün önemli bir özelliği, saatte yaklaşık 700 kg ham madde gibi yüksek üretim oranıdır. Aynı zamanda, iyi tohumların yalnızca yüzde biri kaybolduğu için dikkate değer bir verim sağlar. Bu çok önemli bir başarı faktörüdür: Sadece 1.250 kg tohum çıkarmak için 25 ton zeytin gerekir.

              Peinado'ya göre ek bir fayda da olağanüstü esneklik düzeyidir. "Verimi sürekli olarak yüksek bir seviyede tutmak için aşama sayısını ham maddenin özelliklerine her an uyarlayabiliriz."

              Bühler Sortex'in Ar-Ge Direktörü David Kinsella, FoodIngredientsFirst'e bu teknolojinin geliştirilmesi hakkında şunları söyledi: "Bizim için çekirdek teknolojinin geliştirilmesi nispeten uzun bir süreçti, teknolojiyi ihtiyaçlarımıza göre özelleştirmek için bir InGaAs cihazı tedarikçisiyle çalıştık. daha sonra yeni kameralar ve yeni görüntü işleme teknolojisi geliştirmemiz gerekti.”

              "Tüm bu işi makul zaman ölçeklerinde tamamlamak için, bu büyüklükteki bir geliştirme görevi için büyük bir mühendis ekibi görevlendirdik. Bu ekip, işlevler arasıydı ve optik, elektronik, yazılım geliştirme, sistem mimarisi ve mekanik tasarım alanlarında uzmanlık içeriyordu." açıklar.

              Kinsella, "Bu 'motoru' birçok farklı uygulamada kullanıyoruz" dedi. "Bunun gibi bir projeyle uğraşırken, kolayca özelleştirilebilen ve farklı mallar için kullanılabilen ortak bir platform oluşturmaya çalışıyoruz. Çoğu zaman özelleştirme nispeten basittir, ancak bazı durumlarda biraz özel bir şeyler yapmamız gerekir. BioVision bunun iyi bir örneğidir.”

              Kinsella, Bühler Sortex'in sürekli olarak tüm mallar için yeni teknolojiler geliştirdiğini ekledi: "Müşterilerimize sıkı kalite ve güvenlik standartlarını karşılamalarını, müşterilerinin spesifikasyonlarını yerine getirmelerini ve rekabet avantajı elde etmelerini sağlayan yeni araçlar sunmak için sürekli çalışıyoruz."

              Grupo şu anda, zeytin tohumlarının kabak çekirdeğine benzer şekilde kullanılabileceği ekmek enerji çubukları veya atıştırmalıklar gibi zeytin çekirdeğine dayalı yeni ürünler geliştirmek için çalışıyor. Peinado ayrıca tohumlardan yüksek konsantre yağ çıkarmak için bir prosedür geliştirdi. Bu yağ, çok daha yüksek konsantrasyonda polifenoller ve antioksidanlar içerdiğinden, geleneksel zeytinyağından daha fazla sağlık yararı sunar.

              Peinado, "Bu çekirdek yağının küçük miktarları kozmetikler, fonksiyonel gıdalar veya eklem ağrıları tedavisi veya yanıkların tedavisi gibi tıbbi uygulamalar için kullanılabilir" diyor. Yağda bulunan biyoaktif bileşikler hakkında daha fazla bilgi edinmek için şu anda kapsamlı testler yapılıyor. Hepsi bu kadar da değil: yüksek düzeyde lif içeren tohumlar, daha sonra ekmek veya pizza hamuru gibi unlu mamullere eklenebilen un üretmek için de kullanılabilir.

              kaydeden Elizabeth Kenward

              Yorum yap


              • #8
                Zeytin Çekirdekleri Ne İçin Kullanılabilir? (Onları Atmayın)

                Zeytinin çekirdeği veya çekirdeği geleneksel olarak atık olarak atılırdı. Bununla birlikte, yeni optik ayıklama teknolojisi, daha sonra çiğ olarak veya atıştırmalık olarak kızartılarak tüketilebilen zeytin çekirdeklerinin içindeki tohumları çıkarabilir. Bu üreticiler, tipik olarak atılan ürünler için yeni kullanımlar keşfediyor. Aslında, zeytin çekirdekleri, takviyelerde, yemeklerde, kozmetiklerde ve diğer ürünlerde kullanılabilecek bir dizi sağlığı geliştirici niteliğe sahiptir. Bu makale, zeytin çekirdeklerinden yararlanmanın yenilikçi ve sürdürülebilir yollarını ele almaktadır.

                Zeytin Çekirdekleri Ne İçin Kullanılır?
                Zeytin çekirdeklerini veya zeytin çekirdeklerini çeşitli amaçlar için kullanabilirsiniz. Elinizde ne kadar harika bir keşif olduğunu keşfetmek için okumaya devam edin.

                İlaç ve Sağlık Faydaları İçin Zeytin Çekirdeği Tozu
                Zeytin tohumlarının, özellikle kalp ve kaslar için iyi olan yüksek düzeyde diyet lifinin yanı sıra olağanüstü antioksidan ve polifenol özelliklerine sahip olduğu keşfedilmiştir. Zeytin çekirdeğinin içinde bulunan çekirdekler, normal zeytinyağına göre sağlık üzerinde daha olumlu etkileri olan yüksek konsantre bir yağ elde etmek için kullanılabilir. Zeytin çekirdeği yağında yüksek konsantrasyonlarda bulunan çoklu doymamış yağ asidi omega-6, linoleik asit, terpenik asit, steroller ve polifenoller onu benzersiz kılan şeylerdir. Bu elementler, tipik bir "ekstra natürel" zeytinyağından dört kat daha fazladır. Gıda, kozmetik veya farmasötik kullanımlarına ek olarak, bu biyoaktif kimyasallar, diğerlerinin yanı sıra antioksidanlar, anti-enflamatuarlar, kalp koruyucu maddeler ve anti-tümör maddeler olarak sağlık üzerinde olumlu etkilere sahiptir.


                Kozmetik İçin Zeytin Çekirdeği Tozu
                Öğütülmüş zeytin çekirdekleri, kozmetik ve evsel kullanımlarda mikroplastiklerin sürdürülebilir bir ikamesi olarak iyi çalışır. Ayrıca yukarıda belirtilen faydalardan dolayı ahşap, mısır, selüloz, silika, pomza veya diğer malzemelerden yapılmış diğer doğal granüllere göre önemli bir avantaja sahiptirler. Araştırmalar, özellikle eksfoliantlar veya ağır hizmet temizleyiciler, el temizleyiciler veya el yıkama macunları gibi aşındırıcı uygulamalarda istenen aşındırıcı etkinin %5'e kadar daha az malzeme ile üretilebileceğini göstermiştir. Tane stabilitesi ve sertlik, verimliliğin artmasına katkıda bulunur.

                Besin Kaynağı Olarak Zeytin Çekirdeği
                Saf öğütülmüş zeytin çekirdekleri, malzeme biliminde seramikler, kaplamalar, kompozitler, polimerler, asfalt ve bitüm için ek değeri olan bir dolgu malzemesi olarak uzun süredir değer görmektedir. Tohum, tatlı ve tuzlu unlu mamuller için dolgu olarak tüketilebilir, ekmek hamuruna eklenebilir ve hatta kavrulup karamelize edilerek ilginç ve sağlıklı dondurma veya çikolata dolgusu yapılabilir. Tohum yağı, normal zeytinyağı için daha sağlıklı bir ikame olarak kullanılabilir ve un, normal un yerine, etler ve patatesler için daha sağlıklı bir ekmeklik ekmek veya salatalar için bir sos olarak kullanılabilir.

                ISI ve Enerji Kaynağı Olarak Zeytin Çekirdekleri
                Akdeniz bölgesi uzun zamandır kuru zeytin artıklarını ısıtma ve pişirme için kullanmıştır. Birçok ülkede, enerji üretmek için biyokütle kullanmak zaten yaygındır. Zeytin atığı gelecekte yenilenebilir bir enerji kaynağı olarak kullanılma potansiyeline sahiptir. Zeytin atıklarını yakmak kolaydır. İnsanlar gece boyunca şöminelerinin alevini korumak ve kışın evleri ısıtmak için kullanırlar. Ancak bu çöp için daha kapsamlı kullanımlar var. Bugün zeytin şirketleri, zeytin ağaçlarının çukurlarından üretilen elektriği tüm fabrikalara güç sağlamak için kullanıyor. Calordom adlı İspanyol bir girişim, birkaç eve elektrik sağlamak için zeytin atıklarının yakılmasını kullanıyor. Yanma sonucu oluşabilecek kirlilik olasılığı sorgulanmıştır. Neyse ki, bilim adamları bu çukurları enerjiye dönüştürmek için yeni stratejiler geliştiriyorlar, bu da sürdürülebilir ve temiz biyoyakıtlar geliştirmeye yönelik olumlu bir adımı temsil ediyor.

                Yakıt Kaynağı Olarak Zeytin Çekirdeği
                Zeytin çekirdeklerinin atıktan daha fazlası olduğunu zaten bilmemize rağmen, çeşitli şekillerde enerji sağlayabildiğini öğrenince şaşırabilirsiniz. Kâr amacı gütmeyen mühendislik derneği ASME'ye göre, yakma yoluyla enerji üretimi söz konusu olduğunda, zeytin çekirdekleri aslında sert ağaçtan daha iyi performans gösteriyor. Zeytinyağının çıkarılmasından elde edilen yenilenebilir bir enerji kaynağı, pirina üreticilerinin yan ürünü olan ve biyokütle yakıtı yapmak için kullanılan zeytin çekirdeklerinin odunsu kısmıdır. Çalışmaya göre, yoğunlaştırılmış formdaki zeytin çekirdekleri, aşağı çekişli bir gazlaştırıcıda gazlaştırma için mükemmel bir yakıttır ve 4,5 ila 5,0 MJ/Nm3'lük bir kalori değeriyle kilogram başına ortalama 2,5 Nm3 ürün sentez gazı verir. Bu süreç, karbonu başarılı bir şekilde %97'nin üzerinde bir seviyeye ürün gazına dönüştürdü, ancak ürün sentez gazındaki katran ve kondensatların potansiyel olumsuz etkilerine karşı koruma sağlamak için verimli bir gaz temizleme sistemi uygulamak hala önemlidir.

                Sıkça Sorulan SorularZeytin çekirdeği yemek güvenli midir?
                • Zeytin çekirdeklerinde toksisite yoktur . Ağaçtaki zeytinler çok sayıda kuş ve diğer canlılar tarafından yenir. Çukurların çoğu, ahşabın önemli bir bileşeni olan ligninden yapılmıştır. Bir tanesini yemiş olsaydın muhtemelen zarar görmeden içinden geçerdi.
                • Zeytin çekirdeği dikebilir misin?

                  Evet, sonbaharda zeytin meyveleri olgunlaştığında, tohum olarak da bilinen bir çukurdan zeytin ağacına başlayabilirsiniz. Biraz zaman alacak olsa da , tamamen yapılabilir.
                • Çekirdekli zeytin daha mı iyi?

                  Zeytin konusunda uzmanlar, içi çekirdeksiz zeytinin daha lezzetli olduğunu iddia ediyor.
                • Zeytin çekirdekleri sindirilebilir mi?

                  Bir araştırmaya göre, hiç kimse onları küçük miktarlarda yemekle ilgili bir sorun yaşamadı. Yani evet, çok fazla yemenizi önermesek de zeytin çekirdekleri sindirilebilir.
                Çözüm
                Zeytin çekirdeği yiyip yiyemeyeceğinizi merak ediyorsanız, cevap evet! Zeytin çekirdekleri küçük olabilir, ancak kalsiyum, demir ve lif içeren besin açısından zengindir. Ek olarak, en sevdiğiniz yiyeceklerin lezzetini artırabilecek badem benzeri lezzetli bir tada sahiptirler.
                Umarım artık zeytin çekirdeklerini kullanmanın en iyi yollarını biliyorsunuzdur ve bundan sonra onları çöpe atmak yerine yukarıda bahsettiğim şekillerde kullanabilirsiniz.

                Yorum yap


                • #9
                  Üç Zeytin Çeşitinin Tohum Fitokimyasal Profili, Antioksidan Kapasitesi, Enzimatik İnhibisyon ve İnsan Nöroblastoma Hücreleri (SH-SY5Y) Üzerindeki Etkileri

                  Irene Gouvinhas , 1, † Juliana Garcia , 1, 2, † Daniel Granato , 3 ve Ana Barros 1, *
                  Ana Belén Martín Diana, Akademik Editör
                  Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                  1 Tarımsal-Çevre ve Biyolojik Bilimler Araştırma ve Teknoloji Merkezi (CITAB)/Yenilikçilik, Kapasite Geliştirme ve Tarımsal Gıda Üretiminin Sürdürülebilirliği Enstitüsü (Inov4Agro), Trás-os-Montes Üniversitesi ve Alto Douro, 5001-801 Vila Gerçek, Portekiz
                  2 AquaValor-Centro de Valorização e Transferência de Tecnologia da Água-Associação, Rua Júlio Martins n° 1, 5400-342 Chaves, Portekiz
                  3 Biyoaktivite ve Uygulamalar Laboratuvarı, Biyolojik Bilimler Bölümü, Fen ve Mühendislik Fakültesi, Limerick Üniversitesi, V94 T9PX Limerick, İrlanda
                  * Yazışma: tp.datu@sorraba
                  † Bu yazarlar bu çalışmaya eşit katkıda bulunmuştur. İlişkili Veriler

                  Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
                  Git: Soyut


                  Bu çalışma, farklı çeşitlerden ('Cobrançosa', 'Galega' ve 'Picual') zeytin çekirdeği özlerinin fitokimyasal bileşimini ve antioksidan kapasitelerini değerlendirdi. Ek olarak, nörodejeneratif hastalıklarla ilişkili enzimleri inhibe etme yetenekleri temelinde potansiyel antinörodejeneratif özelliklerini de değerlendirdi: asetilkolinesteraz (AChE), butirilkolinesteraz (BChE) ve tirozinaz (TYR). Bu amaca ulaşmak için, ekstraktların fenolik bileşimi, fotodiyot dizisi tespiti ve elektrosprey iyonizasyon/iyon tuzağı kütle spektrometrisi (HPLC-DAD-ESI/MSn) ile birleştirilmiş yüksek performanslı sıvı kromatografisi yoluyla belirlendi . Antioksidan kapasite iki farklı yöntemle değerlendirildi (ABTS •+ ve DPPH •) ve bu ekstrelerin yukarıda belirtilen ilgili enzimleri inhibe etme kapasitesi ile antinörodejeneratif potansiyel. Sonuçlar, tohum ekstraktlarının yüksek bir fenolik bileşik içeriği ve ABTS •+ ve DPPH • 'yi temizlemek için dikkate değer bir yetenek sergilediğini gösterdi . Tirosol, rutin, luteolin-7-glucoside, nüzhenide, oleuropein ve ligstroside ekstraktlarda tanımlanan ana fenolik bileşiklerdi. 'Galega', yüksek fenolik bileşik konsantrasyonu, yüksek antioksidan kapasitesi ve dikkate değer AChE, BChE ve TYR inhibisyonu nedeniyle en umut verici çeşitti. Zeytin çekirdeği ekstraktlarının tıbbi ve endüstriyel uygulamalar için sürdürülebilir bir biyoaktif bileşik kaynağı sağlayabileceği sonucuna varılabilir.

                  Anahtar Kelimeler: döngüsel ekonomi, tarımsal-endüstriyel yan akımlar, fenolik bileşikler, antioksidan ajanlar
                  Git: 1. Giriş


                  Zeytinyağı üretimi, güney Avrupa ve Akdeniz bölgesinde tarımsal gıda endüstrisinin en kritik sektörlerinden biridir. Bu ülkelerin ekonomisinde önemli bir sosyal etki ile de önemli bir rol oynamaktadır. “Sıfır atığa” ulaşma ihtiyacına dair artan farkındalık, dikkatleri yan ürünlerin değerine yöneltti. Bu nedenle zeytinyağı yan ürünlerinden elde edilen biyoaktif bileşiklerin kozmetik, ilaç, beslenme ve teknolojik gıda endüstrilerinde yenilikçi uygulamaların geliştirilmesinde kullanımına yönelik araştırmalar günümüzde daha da önem kazanmaktadır. Böylece, daha önce atık olarak kabul edilen yan ürünlerden biyoaktif bileşiklere, kullanımlarının etkinliğini iyileştirerek değer katmak, maliyet düşürmeye ve daha düşük çevresel etkiye yol açmak mümkündür [ 1 ,2 ].

                  Bütün zeytin ( Olea europaea L.) çekirdeği (yani, çekirdeği içeren odunsu endokarp), hem çekirdeksiz sofralık zeytin endüstrisinin hem de zeytinyağı endüstrisinin bir yan ürününü temsil eder ve zeytinlerin öğütülmeden önce çekirdeklerinin çıkarılmasına dayanır. petrol kalitesi, Akdeniz Havzasında bu kadar yaygın bir uygulama olmasa bile [ 3 ]. Yanma, fraksiyonlama, aktif karbon, biyo-yağ, furfural ve reçinelerin üretimi ve fenoliklerin ve diğer fitokimyasalların ekstraksiyonu dahil olmak üzere bu yan ürünü değerlendirmek amacıyla çeşitli teknikler incelenmiştir [4 , 5 ] . Bununla birlikte, bildiğimiz kadarıyla, zeytin tohumlarının antinörodejeneratif bileşiklerin kaynağı olarak kullanımı henüz araştırılmamıştır.

                  Antioksidanlar, proteinlerin, DNA'nın ve lipitlerin oksidasyonuna karşı koyan kimyasal bileşiklerdir ve hem bilim camiasının hem de genel kamuoyunun ilgisini çekmiştir [ 6 ]. Oksidatif hasar, metabolik sendrom, ateroskleroz, kanser, kardiyovasküler hastalık ve beyin yaşlanması gibi çeşitli hastalıkların fizyopatolojisi ile ilişkilidir [ 7 ]. Bu bağlamda, oksidatif stresin nörodejeneratif bozuklukların her yerde bulunan bir özelliği olduğu iyi bilinmektedir. Ayrıca, merkezi sinir sisteminde (CNS) asetilkolinin konsantrasyonu ve aktivitesindeki belirli farklılıklar da gözlemlenmiştir [ 8]. Bu nedenle, asetilkolinin parçalanmasında kritik enzimler olan asetilkolinesteraz (AChE) ve butirilkolinesterazın (BChE) inhibisyonu yoluyla asetilkolin konsantrasyonunu artırmaya dayalı spesifik bir tedavinin umut verici bir seçenek olduğu düşünülmektedir. Tirozinaz (TYR), L-tirozini l-DOPA'ya (3,4-Dihidroksi- l -fenilalanin) dönüştürür ve L-DOPA'yı dopakrom oluşturmak üzere okside ederek hiperpigmentasyon ve nörodejeneratif bozukluklarla ilişkili bir pigment olan melanin üretimini indükler. Parkinson hastalığı olarak [ 9 ].

                  Sağlık ve biyosirküler perspektiflerden bakıldığında, atık akımlarından geri kazanılan fenolik bileşiklerin antioksidan, antikolinesteraz ve anti-tirozinaz özelliklerine sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Ek olarak, bu bileşiklerin nöronal hücre disfonksiyonuna ve hücre ölümüne karşı koruma sağladığı öne sürülmüştür [ 10 ]. Çeşitli nörolojik bozuklukların önlenmesi ve tedavisi için doğal bileşikler olarak önemleri artmıştır. Bu nedenle, zeytinyağı ve yan ürünleri, biyolojik öneme sahip fenolik bileşiklerin geri kazanımı ve endüstriyel uygulamalar için umut verici bir alternatif kaynak olabilir [ 11 , 12] .]. Bildiğimiz kadarıyla, bu biyoaktivite zeytinyağı için iyi bilinmesine rağmen, zeytin tohumlarının nörolojik koruma yetenekleri hiçbir zaman araştırılmamıştır [ 11 , 12]. Aslında, flavonoidler, stilbenler ve fenolik asitler dahil olmak üzere birçok polifenolik bileşiğin nörodejeneratif bozuklukları önlemesi ve/veya bunlarla mücadele etmesi tanınmıştır ve bu sonuncusu en az çalışılan sınıftır. Zeytin yağında ve ayrıca zeytin çekirdeklerinde bulunan bazı fenoliklerin, çoğunlukla insan diyetinde zeytinyağı ile sağlanan oleuropein gibi tirozol ve türevleri dahil olmak üzere nörodejeneratif hastalıklara karşı potansiyel etkilere sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır. Örneğin, tirozolün bir glikozit türevi olan salidrosidin, normoksik ve hipoksik koşullar altında sıçan beyninde hafıza geri alımını, hafıza edinimini iyileştirdiği ve mitokondriyal biyogenezi arttırdığı ortaya çıkarılmıştır [ 13]. Ayrıca tirozol, in vitro olarak AβO nörotoksisitesine karşı nöronları koruma potansiyeli göstermiştir ve in vivo olarak sinaptik bozukluğu, oksidatif stres tepkisini ve kognitif bozukluğu iyileştirmektedir [ 14 ]. Luccarini ve ark. (2014) ayrıca, oleuropein aglikonun sıçan beyninde Aβ42 toksisitesini önlediğini, anti-agregasyon, nöroprotektif ve anti-inflamatuar aktivitelere işaret ettiğini göstermiştir [ 15 ].

                  Ek olarak, zeytin tohumlarının fito bileşenleri hakkında az sayıda rapor geliştirilmiştir ve yürütülenler, bunların çeşitlerin ayrımı için gerekli olan fenolik bileşiklerin kaynağı olduğunu göstermiştir [13] .]. Ek olarak, zeytin çekirdeğinden elde edilen fenolik bileşiklerin kullanımı, sentetik antinörodejeneratif bileşiklere uygun maliyetli bir alternatif olabilir ve aynı anda zeytinyağı endüstrisinin sürdürülebilirliğine ve yan ürün yönetiminin geliştirilmesine katkıda bulunur. Öte yandan, yaşam süresinin uzaması nedeniyle, doğal antinörodejeneratif bileşiklerin araştırılmasını teşvik edecek olan nörodejeneratif hastalıklar da öngörülmektedir. Bu nedenle ve diğer geleneksel ve geleneksel olmayan yöntemlere göre çeşitli avantajları nedeniyle ultrason yardımlı ekstraksiyon (UAE) kullanımının geniş kabul gördüğü gerçeği dikkate alındığında [ 16], bu çalışma aynı zamanda fenolik bileşikleri çıkarmak için Cobrançosa, 'Galega' ve 'Picual' çeşitlerinden zeytin tohumlarında BAE'yi ilk kez uygulamayı ve aynı zamanda bunların antiradikal süpürme potansiyellerini ve antinörodejeneratif özelliklerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle, bu çalışma şu hipotezi ele almaktadır: zeytin tohumları, asetilkolinesteraz, butirilkolinesteraz ve tirozinaz enzimlerini inhibe ederek, ilk kez bilişsel gerilemenin önlenmesinde veya iyileştirilmesinde terapötik ajanlar olarak kullanım potansiyellerini göstermektedir.

                  Git: 2. Sonuçlar ve Tartışma

                  2.1. Zeytin Çekirdeğinin Fenolik İçeriği


                  'Cobrançosa', 'Galega' ve 'Picual' çeşitlerinden elde edilen zeytin tohumlarının fenolik içeriği, aşağıda sunulduğu gibi değerlendirildi.tablo 1. 11.90 ± 1.56 ve 14.71 ± 1.37 mg GA (Gallik Asit) g -1 arasında değişen toplam fenol içeriği açısından çeşitler arasında önemli bir fark bulunmadı ( p > 0.05) . Bununla birlikte, orto -difenoller ve flavonoid içeriği ile ilgili olarak, 'Galega' tohum ekstraktlarının, 7,05 ± 0,44 mg GA g -1 ve 2,40 ± 0,18 mg CAT g -1 ile 'Cobrançosa' ve 'Picual' numunelerinden önemli ölçüde daha yüksek konsantrasyonlara sahip olduğu ortaya çıktı. , sırasıyla. tablo 1


                  Toplam fenol (mg GA (Gallik Asit) g −1 DW (Kuru Ağırlık)), orto -difenol (mg GA g −1 DW) ve flavonoid (mg CAT g −1 DW) içeriği ve antioksidan kapasitesi (µmol Trolox g − 1 DW) farklı çeşitlerden zeytin tohumları.
                  'Kobrançosa' 11,90 ± 1,56 bir 4,69 ± 0,16 bir 1,50 ± 0,20 bir 54,03 ± 3,30 bir 3,64 ± 0,18 bir
                  "GalegaVulgar" 14,71 ± 1,37 bir 7,05 ± 0,44 b 2,40 ± 0,18 b 64,73 ± 3,58 b 15,93 ± 1,50 b
                  "resim" 13,03 ± 0,10 bir 4,00 ± 0,28 bir 1,40 ± 0,05 bir 57,42 ± 1,56 ab 6,10 ± 0,55 bir
                  p değeri NS Y *** ** * ***
                  Ayrı bir pencerede aç
                  Değerlendirilen aynı parametre için ortalama ( n = 3) ± SD değerleri ve ardından farklı üst simge küçük harfler olarak sunulan veriler , Tukey testine göre p < 0.001'de önemli ölçüde farklıdır . Y Anlamlılık düzeyi: NS: anlamlı değil ( p > 0.05); * p < 0.05'te anlamlı ; ** p < 0.01'de anlamlı ; *** p < 0.001'de anlamlı .

                  Zeytin tohumlarındaki toplam fenolik içerik, Alu'datt ve diğerleri gibi diğer çalışmalarda bildirilenlerle karşılaştırıldığında daha yüksek konsantrasyonlara sahipti. (2011), 1,03 ve 2,23 mg GA g -1 arasındaki konsantrasyonların belirlendiği [ 17 ]. Ek olarak, az sayıda çalışma zeytin tohumlarının toplam fenolik içeriğini araştırmıştır ve hiçbiri toplam orto -difenol ve flavonoid içeriğini ele almamıştır. Örneğin, Falcinelli ve ark. (2018), Moraiolo, Leccino ve Arbequina çeşitlerinden zeytin tohumlarındaki toplam fenolik içeriği yaklaşık 4 mg GAE g- 1 elde ederek belirlemiştir . Bu sonuçlar, bu çalışmada elde edilenlerden önemli ölçüde daha düşüktü [ 18]. Flores ve ark. (2018) ayrıca Manzanilla çeşidi absisik asitle işlenmemiş zeytin tohumlarında 0,09 mg GA g- 1 [ 19 ] civarında değerlerle daha düşük toplam fenolik içerikler belirlemiştir. Bu, çalışmamızda kullanılan ekstraksiyon yönteminin (UAE) yüksek verimliliği ile açıklanabilir; bu, ekstraksiyon süresinde azalma, daha düşük sıcaklıklar ve daha düşük miktarda solvent gibi bazı avantajlar sunar. Ancak, Silva ve ark. [ 20 _ _]. Diğer yazarlar, bu içerikleri, toplam fenol değerlerinin 4,80 ila 54,48 mg GAE (Gallik Asit Eşdeğerleri) g −1 ve 0,01 ila 32,18 mg QE arasında olduğu kullanılmış kahve telvesi gibi tarımsal gıda endüstrisinden kaynaklanan atıklarda da araştırdılar. (Quersetin Eşdeğerleri) toplam flavonoidler için g -1 , benzer metodolojiler kullanılarak elde edilmiştir [ 21 ]. Bu değerler çalışmamızın değerleri aralığındaydı. Benzer şekilde, Ibourki ve ark . (2019) [ 22]. Araştırma grubumuz ayrıca bu parametreleri, yapraklar da dahil olmak üzere çeşitli gıda ve tıbbi bitkilerde belirlemiş ve 6.94 ile 199.26 mg GA g- 1 , 26.40 ile 391.76 mg GA g- 1 ve 0.76 ile 70.14 mg CAT g -1 arasında değerler elde etmiştir . sırasıyla toplam fenol, orto -difenol ve flavonoid içerikleri için [ 23 ]. Şarap imalathanesi yan ürünlerinde, yani üzüm saplarında da benzer değerler bulunmuştur [ 24 ].

                  İncelenen üç zeytin çekirdeği çeşidinin HPLC-DAD-ESI/MS n taraması benzer kromatogramlar gösterdi. Böylece,Şekil 1'Galega' çeşidinin temsili bir kromatogramını gösterir. Altı fenolik bileşik tanımlandı ve 280 nm'de kaydedildi: bir fenil alkol (tepe noktası 1), iki flavonoid (tepe noktası 2 ve 4) ve üç secoiridoid (tepe noktası 3, 5 ve 6). MS parça iyonlarını elde etmek için standart çözeltiler ayrıca kütle spektrometresine ayrı ayrı aşılanmıştır. Tam taramalı kütle spektrumunda, tirozol, rutin, nüzhenid, luteolin-7-glukozit, oleuropein ve ligostrosidin protonu giderilmiş moleküler iyonları [MH] kararlıydı ve daha yüksek değerler sergiledi (Tablo 2). Fenolik bileşik tanımlaması, bu iyonların aranmasına, çarpışma kaynaklı ayrışma fragmanlarının yorumlanmasına, tutma verilerine ve literatürde bulunan verilerle karşılaştırılmasına dayanıyordu [20 , 25 , 26 , 27 ] .
                  İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-27-05057-g001.jpg'dir.
                  Şekil 1
                  'Galega' çeşidinden zeytin tohumlarının HPLC-DAD kromatogramı (280 nm): ( 1 ) tirosol; ( 2 ) rutin; ( 3 ) nüzhenide; ( 4 ) luteolin-7-glukozit; ( 5 ) oleuropein; ( 6 ) ligstrosid. Tablo 2


                  Farklı çeşitlerden zeytin tohumlarındaki fenolik bileşiklerin HPLC-DAD-MS n ile negatif modda tanımlanması.
                  (1) Tirosol 14.77 234; 275 137 119, 106
                  (2) Rutin 24.00 252; 355 609 301, 179
                  (3) Nüzhenide 25.16 248; 275 685 1371, 731, 523
                  (4) Luteolin- 7 -glucoside 25.45 256; 350 447 285
                  (5) Oleuropein 26.43 245; 280 539 377, 307, 275, 223
                  (6) ligstrosid 26.89 249 523 361, 291, 259
                  Ayrı bir pencerede aç
                  Bileşik 1, m / z 137'de protonu giderilmiş bir moleküler iyon gösterdi ve sırasıyla , moleküler iyonundan bir radikal metoksi kaybı ( m/z 106) ve bir su molekülü kaybı ( m/z 119) sergiledi. Bu, zeytin tohumlarında açıklanan fenolik alkol profili ile uyumlu olan tirozol olarak tanımlanmasına izin verdi [ 20 ].

                  m / z 609'da [MH] - iyonu saptandı ve m / z 301 ve 179'da parçalanma taban tepe noktaları sağladı. İlk parçalanma, 308 kütle biriminin nötr kaybı yoluyla m / z 301'de rhamnosil-glikozit parçasını verdi. Bu m / z iyonu 301'in C halkasını bölerek ayrışması, ikinci parça olan m / z 179'un oluşumuna yol açtı ve bu , önceki raporlarla [ 28 ] uyumlu olan rutin ile uyumunu gösteriyor .

                  Bileşik 3, m / z 685'te negatif iyonize bir molekül sunmuş , m / z 1371, m / z 731 ve m / z 523'te moleküler iyonlara diğer fragmanları göstererek , önceki raporlarla tutarlı olan nüzhenide olarak tanımlanmasına izin vermiştir [ 20 , 29 ]. Görüntülenen ilk parça nüzhenide'nin [2M-H] 'sini gösterdi. m / z 731'deki parçalanma baz tepe noktası, bunun formik asit eklentisine [M-HCOO] karşılık gelir. m / z'deki parça iyonu523, glukozit parçasının kaybını ve bunun aglikonunun ilgili verimini gösterir.

                  tepe numarası 4, m / z 447'de protonu giderilmiş bir moleküler iyon gösterdi , bu da 162 amu'luk bir kayıpla sonuçlandı; bu, m / z 285'teki aglikonunun verimiyle tutarlıdır; daha önce bildirildiği gibi, luteolin-7glikozit için rapor edilen parçalanmaya karşılık gelir [ 20 ] . Bir glikoz kısmı ile bir elenolik aside bağlı bir hidroksitirosol esteri olan oleuropein, 539'daki m / z sinyali ve 377, 307, 275 ve 223 (bileşik 5 ) dahil fragman iyonları ile birlikte MS verilerinde bulundu . Bu tanımlama, aynı öncü iyon ve fragman iyonlarının zeytin ürünlerinde de bulunduğu literatüre dayanmaktadır [ 25]. 26.89 dakikalık bir alıkonma süresinde, m / z 523'teki deprotone moleküler iyon, m / z 361, 291 ve 259'da fragman iyonları sağlayarak 162, 494 ve 264 amu'luk kayıplar gösterdi , böylece ligstrosid olarak tanımlanmasına izin verdi [ 20 ] .

                  Daha önce tanımlanmış olan fenolik bileşiklerin miktar tayini, ilgili standart çözeltileri aracılığıyla RP-HPLC-DAD ile değerlendirildi. Buna göreTablo 3, en bol bulunan bileşikler nüzhenide ( ortalama olarak 32,45 mg g -1 ), ligstrosid ( ortalama olarak 4,52 mg g -1 ) ve rutin ( ortalama olarak 3,08 mg g -1 ) idi. Bulunan diğer üç fenolik bileşik - tirozol, luteolin-7-glucoside ve oleuropein - 2,84 ± 0,02 ve 2,90 ± 0,04 mg g -1 , 2,10 ± 0,00 ve 2,21 ± 0,00 mg g -1 ve 2,35 arasında değişen değerler sundu . Sırasıyla ± 0.01 ve 2.57 ± 0.02 mg g -1 . Tablo 3


                  Farklı çeşitlerden zeytin tohumlarının bireysel fenolik içeriği (mg g −1 DW).
                  (1) Tirosol 2,84 ± 0,02 bir 2,90 ± 0,04 bir 2,88 ± 0,02 bir NS Y
                  (2) Rutin 2,76 ± 0,04 bir 3,35 ± 0,04 c 3,12 ± 0,02 b ***
                  (3) Nüzhenide 27,75 ± 0,58 bir 34,02 ± 1,23 b 35,58 ± 0,21 b **
                  (4) Luteolin- 7 -glukozit 2,10 ± 0,00 bir 2,21 ± 0,00 c 2,13 ± 0,01 b ***
                  (5) Oleuropein 2,41 ± 0,04 b 2,35 ± 0,01 bir 2,57 ± 0,02 c ***
                  (6) Ligstrosid 3,10 ± 0,05 bir 5,45 ± 0,17 c 5,00 ± 0,09 b ***
                  Ayrı bir pencerede aç
                  Aynı satırda ortalama ( n = 3) ± SD değerleri ve ardından farklı üst simge küçük harfler olarak sunulan veriler , Tukey testine göre p < 0.001'de önemli ölçüde farklıdır . Y Anlamlılık düzeyi: NS: anlamlı değil ( p > 0.05); ** p < 0.01'de anlamlı ; *** p < 0.001'de anlamlı .

                  Bildiğimiz kadarıyla, Ryan ve ark. (2003), HPLC analizi temelinde zeytin tohumlarının fenolik bileşiklerini ölçen tek yazardır. Bu yazarlar, tirozol, hidroksitirosol, oleuropein-aglikon di-aldehit (3,4-DHPEA-DEDA), oleuropein, verbascoside ve nüzhenide'nin varlığını tanımlamıştır. Tirosol (5–40 mg g -1 ), oleuropein (1–64 mg g -1 ) ve nüzhenide (1–76 mg g -1 ) konsantrasyonu bu çalışmada belirlenen konsantrasyon aralıkları içindeydi. Bu farklılıklar, Ryan ve ark. (2003), farklı ekstraksiyon koşulları ve solventlerin yanı sıra çeşitli diğer ekstraksiyon teknikleri ve fenolik niceleme için farklı standartlar kullanmıştır [ 27]. Ayrıca bu araştırmada çalışılan çeşit bizim çalışmamızla aynı değildi çünkü cv. Bu ülkede yetiştirilen bir Avustralya çeşidi olan Hardy's Mammoth. Bu nedenle, çevresel koşullar bu varyasyonları etkileyebilecek ve açıklayabilecek bir diğer önemli faktördür.

                  Diğer çalışmalar, bu bileşiklerin bazılarının zeytin çekirdeklerinde varlığını, kütle spektrometrisi kullanılarak tanımlama yoluyla ortaya çıkarmıştır. Nüzhenide ve nüzhenide oleoside zeytin çekirdeklerinde ilk defa Servili ve ark. (1999) ve Maestro-Durán ve diğerleri. (1994), sırasıyla [ 30 , 31 ]. Silva ve ark. (2006, 2010) 'Cobrançosa' çeşidinden zeytin tohumlarında nüzhenide, nüzhenide 11-metil oleoside, tyrosol, luteolin, lisgostroside ve rutin gibi birkaç fenolik bileşik tanımlamıştır [20 , 26 ] . Alu'datt ve ark. (2011) dokuz fenolik asit tanımlamıştır (protokatekuik asit, hidroksibenzoik asit, vanilik asit, kafeik asit, şırınga asidi, sinapik asit, ferulik asit, p-kumarik asit ve sinnamik asit) ve üç flavonoid (rutin, hesperidin ve quercetin), HPLC pik alanlarına dayalı olarak toplam fenolik içeriklerin yüzdesi olarak ölçüldü.

                  2.2. Zeytin Çekirdeği Ekstrelerinin Antioksidan Kapasitesi
                  Fenolik zeytin çekirdeği ekstraktlarının antiradikal süpürme kapasitesi ABTS (2,2'-Azino-bis(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit) diamonyum tuzu) ve DPPH (2,2-Difenil-1-pikrilhidrazil) yöntemleri kullanılarak belirlendi. ve sonuçlar şu şekilde sunulur:tablo 1. Beklendiği gibi, ABTS ve DPPH kullanılarak elde edilen sırasıyla 64,73 ± 3,58 ve 15,93 ± 1,50 µmol Trolox g -1 ile 'Galega' çeşidi numuneleri incelenen diğer çeşitlere kıyasla daha yüksek aktivite gösterdi . Bildiğimiz kadarıyla, Falcinelli ve ark. (2018), aynı yöntemleri kullanarak zeytin tohumlarının antioksidan kapasitesini belirleyen tek yazardır. Bu yazarlar ABTS ve DPPH yöntemlerini kullanarak sırasıyla 8.00 ve 12.00 µmol Trolox g -1 ve 0.1 ve 12.00 µmol Trolox g -1 arasında aktiviteler elde ettiler ve çalışmamızda elde edilenlerden daha düşük değerler ortaya koydular [ 18]. Ancak, Alu'datt ve ark. (2011) ayrıca zaman, sıcaklık, çözücü türü, çözücülerin sıralı ekstraksiyonu gibi değişken ekstraksiyon parametrelerini ve çok adımlı ekstraksiyonun zeytin tohumlarının antioksidan potansiyelinin değerlendirilmesi üzerindeki etkilerini araştırdı [17 ] . Bijla ve ark. (2021), ABTS yöntemini (2,11–2,22 mmol TE (Trolox Equivalents) g −1 ) [ 21 ] kullanarak kullanılmış kahve telvelerinin antioksidan kapasitesini de belirleyerek çalışmamızda sunulanlardan daha yüksek değerler ortaya koydu. Buna karşılık, bulgularımız Yu ve diğerleri tarafından geliştirilen diğer çalışmalarla uyumluydu. (2021) [ 23]. Araştırma grubumuz tarafından araştırılan şaraphane yan ürünleri ile ilgili olarak, hem ABTS hem de DPPH yaklaşımları, zeytin tohumlarında bulunanlardan daha yüksek değerler ortaya koydu (sırasıyla 0,38-0,73 ve 0,24-0,76 mmol Trolox g- 1 ) [ 24 ].

                  2.3. Zeytin Çekirdeği Ekstraktlarının Antinörodejeneratif Özellikleri
                  Zeytin çekirdeği ekstraktlarının antinörodejeneratif aktivitesi, AChE, BChE ve TYR enzimlerinin aktivitesini inhibe etme yetenekleri temelinde belirlendi. Tohum ekstraktının bu enzimlere karşı inhibe edici aktiviteleri,Tablo 4. 'Galega' zeytin çekirdeği ekstresi, AChE ( IC50 = 30.68 ± 12.20 µg mL -1 ), BChE (IC50 = 51.54 ± 11.81 µg mL -1 ) ve TYR'nin (IC50 = 27.42 ± 8.23 ​​µg ) en güçlü inhibitörüydü. mL -1 ). 'Cobrançosa' ve 'Picual' çeşitlerinin özleri de kolinesterazları ve tirozinazı inhibe edebildi, ancak 'Galega' çeşidinden elde edilenlerden önemli ölçüde daha düşük bir ölçüde ( p < 0.05) (Tablo 4). Tablo 4


                  Zeytin çekirdeği ekstraktlarının asetilkolinesteraz (AChE), butirilkolinesteraz (BChE) ve tirozinaz (TYR) (IC50 , µg mL -1 )'a karşı inhibe edici aktivitesi .
                  'Kobrançosa' 105,82 ± 17,84 b 158,87 ± 13,55 b 152,61 ± 14,33 b
                  "Galega Kaba" 30,68 ± 12,20 bir 51,54 ± 11,81 bir 27,42 ± 8,23 bir
                  "resim" 186,37 ± 18,61 c 162,11 ± 15,22 b 129,99 ± 16,82 b
                  Galantamin 25,03 ± 3,01 21,64 ± 1,22
                  kojik asit 23,45 ± 1,06
                  p değeri *** Y *** ***
                  Ayrı bir pencerede aç
                  Değerlendirilen aynı parametre için ortalama ( n = 3) ± SD değerleri ve ardından farklı üst simge küçük harfler olarak sunulan veriler , Tukey testine göre p < 0.001'de önemli ölçüde farklıdır . Y Anlamlılık düzeyi: *** p < 0.001'de anlamlı. Standart inhibitör AChE, BChE için galantamin ve TYR için Kojik asittir.

                  Bildiğimiz kadarıyla, anti-kolinesteraz ve anti-tirozinaz daha önce hiç rapor edilmemiştir. 'Galega' çeşidinin ortaya koyduğu güçlü inhibisyon kapasiteleri, yüksek fenolik bileşik içeriği ile açıklanabilir. Aslında ve daha önce belirtildiği gibi, zeytinyağında da bulunan rutin, luteolin-7-glucoside veya ligostroside gibi fenolik bileşiklerin, birkaç antinörodejenatatif özellikten sorumlu olduğu görülmektedir. Bu anlamda 'Galega' örnekleri zeytin çekirdeklerinde bulunan fenolik bileşik konsantrasyonu en yüksek çeşidi temsil ettiğinden, bu parametreler arasında anlamlı bir korelasyon katsayısının elde edilmesi beklenmiştir. Fenolik bileşiklerin daha önce diğer gıda/yan ürün matrislerinde bu aktivitelere ana katkı maddesi olduğu rapor edilmişti,32 ]. Yine de, [ 33 ]'te, antinörodejeneratif aktivite ile fenolik bileşikler arasında hiçbir korelasyon bulunamadı, bu da sinerjistik bir etkiyi veya bu aktiviteden sorumlu diğer biyoaktif bileşiklerin varlığını düşündürür [ 33 ]. En yaygın nörodejeneratif hastalıkların, Alzheimer hastalığının (AD) ve Parkinson hastalığının (PD) tedavisinde bu spesifik fenolik bileşiklerin kullanımına ilişkin kapsamlı araştırmaların olmamasına rağmen, bu çalışma zeytin tohumlarından elde edilen biyoaktif atık bileşiklerin endüstriyel uygulamalar için potansiyel kullanımını ortaya koymaktadır. .

                  Ek olarak, zeytin meyvesinin çekirdeği, kabuğu ve özellikle posası dahil olmak üzere farklı kısımları oleuropein, demetiloleuropein ve verbascoside içerir ve nüzhenide sadece çekirdekte tespit edilir. Bazı fenolik bileşikler, diğer zeytinyağı yan ürünlerinde daha yüksek konsantrasyonlarda bulunur. Bununla birlikte, zeytin çekirdeği ekstraktlarının biyolojik özellikleri üzerine çok az çalışma vardır ve nüzhenide bileşiğine de atfedilebilecek antinörodejeneratif aktiviteleri üzerine hiç çalışma yoktur. Ayrıca, nüzhenid ​​son zamanlarda diyabet ve obezite gibi metabolik hastalıklar üzerindeki olumlu sağlık etkileri ile ilişkilendirilmiştir [ 34 ].

                  2.4. Metanolik Tohum Ekstrelerinin SH-SY5Y Canlılığı Üzerindeki Etkileri
                  Seçilen zeytin çekirdeği çeşitleri, kolinesteraz ve tirozinazı inhibe etmek için yüksek kapasite ortaya koydu. Bu nedenle, SH-SY5Y hücre canlılığındaki etkinin, yani mitokondriyal fonksiyona (MTT azalması) göre değerlendirilmesinin de gerekli olduğu düşünüldü (şekil 2).

                  İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-27-05057-g002.jpg'dir.
                  şekil 2
                  Zeytin çekirdeği metanol özlerinin SH-SY5Y hücreleri üzerindeki sitotoksik etkisi. Değerlendirilen aynı parametre için ortalama ( n = 3) ± SD değerleri ve ardından farklı üst simge küçük harfler olarak sunulan veriler , Tukey testine göre p < 0.001'de önemli ölçüde farklıdır . NS: önemli değil.

                  Test edilen konsantrasyonlarda (62,50–1000 µg/mL), zeytin çekirdeği özleri mitokondriyal işlevi etkilememiştir. Gerçekte, bazı araştırmalar, AD için potansiyel tedaviler veya önleyiciler olarak zeytin fenollerinin ve zeytinlerin koruyucu ve karşılaştırmalı faydalarını göstermiştir. SH-SY5Y hücrelerinde, zeytin fenollerinin, yani oleuropein, verbascoside ve rutin'in, fibrilleri parçalayarak ve senil plakların amiloid beta (Aβ) adlı bir proteinin toplanmasını önleyerek Alzheimer hastalığını önleyebileceği iddia edildi [35 ] . Ek olarak araştırma, çalışmamızda bulunan bileşikler olan rutin ve luteolin-7-glukozitin SH-SY5Y hücreleri üzerindeki nöroprotektif özelliklerini destekleyerek, insan klinik deneyleri için prospektif bir terapötik seçenek haline getirmektedir [36 , 37 ] .

                  Elde edilen sonuçlarla ilgili olarak, zeytin çekirdeği özlerinin nöroprotektif özelliklerini keşfetmeye değer olacaktır, çünkü bunlar, yeni doğal matrislere dayalı olarak Alzheimer ve Parkinson hastalıklarının önlenmesi ve tedavisine yönelik gelecekteki araştırmalara yönelik daha fazla bilgi sağlayabilir.

                  2.5. Zeytin Çekirdeği Ekstraktlarının Kimyasal Bileşimi ve Biyoaktivitesi Arasındaki Korelasyonlar
                  ABTS ve DPPH verileri ile ilgili olarak, toplam fenolik içerik, orto -difenoller ve toplam flavonoidler, antioksidan kapasite ile önemli ölçüde ( p < 0.05) ilişkiliydi (Tablo 5). Daha spesifik olarak, tirozol (r ABTS = 0,750; r DPPH = 0,680), rutin (r ABTS = 0,839; r DPPH = 0,883), luteolin-7-glikozit (r ABTS = 0,839; r DPPH = 0,973) ve ligostrosid (r ABTS = 0.765; r DPPH = 0.790), zeytin çekirdeği ekstraktlarının antioksidan kapasitesine ana katkı yapanlardır. Tablo 5


                  Zeytin çekirdeği ekstraktlarının kimyasal bileşimi, antioksidan kapasitesi ve asetilkolinesteraz (AChE), butirilkolinesteraz (BChE) ve tirozinaz (TYR) inhibisyonu arasındaki korelasyon analizleri.
                  Toplam fenoller 1.000
                  p = ---
                  orto -difenoller 0,669 1.000
                  p = 0.049 p = ---
                  flavonoidler 0,652 0,952 1.000
                  p = 0,057 p = 0.000 p = ---
                  ABTS 0,724 0,696 0,706 1.000
                  p = 0.027 p = 0.037 p = 0.034 p = ---
                  DPPH 0,856 0,863 0,905 0,878 1.000
                  p = 0.003 p = 0.003 p = 0.001 p = 0.002 p = ---
                  Tirosol 0,767 0,384 0,440 0,750 0,680 1.000
                  p = 0.016 p = 0.308 p = 0,236 p = 0.020 p = 0.044 p = ---
                  Rutin 0,796 0,627 0,697 0,839 0,883 0,788 1.000
                  p = 0.010 p = 0,071 p = 0.037 p = 0.005 p = 0.002 p = 0.012 p = ---
                  Nüzhenide 0,560 0,098 0,205 0,563 0,500 0,750 0,827 1.000
                  p = 0.117 p = 0.801 p = 0,597 p = 0.114 p = 0.170 p = 0.020 p = 0.006 p = ---
                  Luteolin-7-glukozit 0,808 0,853 0,912 0,839 0,973 0,672 0,925 0,576 1.000
                  p = 0.008 p = 0.003 p = 0.001 p = 0.005 p = 0.000 p = 0.047 p = 0.000 p = 0.104 p = ---
                  Oleuropein -0,385 -0,797 -0,695 -0,419 -0,559 -0,006 -0,141 0,418 -0,441 1.000
                  p = 0.306 p =. 010 p = 0.038 p = 0,262 p = 0.118 p = 0,988 p = 0,717 p = 0,262 p = 0,235 p = ---
                  ligostrosid 0,654 0,564 0,659 0,765 0,790 0,719 0,770 0,500 0.743 −0.360 1.000
                  p = 0.056 p = 0.114 p = 0.053 p = 0.016 p = 0.011 p = 0.029 p = 0.015 p = 0.171 p = 0.022 p = 0.342 p = ---
                  AChE −0.508 −0.919 −0.878 −0.611 −0.748 −0.194 −0.383 0.185 −0.674 0.943 −0.507 1.000
                  p = 0.162 p = 0.000 p = 0.002 p =.080 p = 0.020 p = 0.618 p = 0.308 p = 0.634 p = 0.047 p = 0.000 p = 0.164 p = ---
                  BChE −0.752 −0.956 −0.963 −0.846 −0.962 −0.541 −0.776 −0.298 −0.940 0.712 −0.730 0.879 1.000
                  p = 0.019 p = 0.000 p = 0.000 p = 0.004 p = 0.000 p = 0.132 p = 0.014 p = 0.435 p = 0.000 p = 0.032 p = 0.026 p = 0.002 p = ---
                  TRY −0.796 −0.905 −0.939 −0.871 −0.984 −0.635 −0.883 −0.475 −0.986 0.563 −0.771 0.769 0.980 1.000
                  p = 0.010 p = 0.001 p = 0.000 p = 0.002 p = 0.000 p = 0.066 p = 0.002 p = 0.196 p = 0.000 p = 0.115 p = 0.015 p = 0.015 p = 0.000 p = ---
                  Cell viability 0.366 0.640 0.766 0.524 0.670 0.399 0.409 0.001 0.604 −0.624 0.708 −0.728 −0.705 −0.653 1.000
                  p = 0.332 p = 0.064 p = 0.016 p = 0.148 p = 0.048 p = 0.288 p = 0.274 p = 0,997 p = 0.085 p = 0,073 p = 0.033 p = 0.026 p = 0.034 p = 0,056 p = ---
                  Ayrı bir pencerede aç
                  Antinörodejeneratif aktivite ile ilgili olarak, toplam fenolik içerik, orto -difenol içeriği ve toplam flavonoid içeriği de BChE ve TYR'nin inhibisyonu ile önemli ölçüde ilişkiliydi.Tablo 5). Rutin (r BchE = −0.776; r TYR = −0.883), luteolin-7-glikozit (r BchE = −0.939; r TYR = −0.986) ve ligostrosid (r BchE = −0.730; r TYR = −0.771) enzimlerin inhibisyonu ile ilişkili ana fenolik bileşikler. Öte yandan, AChE'nin inhibisyonu, orto -difenoller ve flavonoidler, özellikle luteolin-7-glukozit (r = -0.674) tarafından etkilenmiştir.

                  SH-SY5Y hücrelerinin canlılığı, toplam flavonoid içeriği (r = 0.766), DPPH testiyle ölçülen antioksidan kapasitesi (r = 0.670) ve ligostosid (r = 0.708) ile arttırıldı ( p < 0.05). Bununla birlikte, luteolin-7-glukozit (r = 0.604, p = 0.085) ve orto -difenollerin (r = 0.640, p = 0.064) içerikleri de daha yüksek hücre canlılığı ile marjinal olarak ilişkilendirilmiştir. Bu sonuçlar, zeytin çekirdeği ekstrelerindeki fenolik bileşiklerin, test edilen konsantrasyonlarda SH-SY5Y hücrelerinde toksik olmayan bir profile sahip olduğunu göstermiştir.

                  Zeytin çekirdeği ekstraktlarının biyoaktivitesindeki kimyasal bileşimin çok değişkenli etkilerini araştırmak için PCA uygulandı (Figür 3).
                  İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-27-05057-g003.jpg'dir.
                  Figür 3
                  Zeytin çeşidinin kimyasal bileşim ve biyoaktivite üzerindeki etkilerini açıklamak için zeytin çeşitlerinin iki boyutlu projeksiyonu. ( A ) Zeytin çeşitleri için grafik ve ( B ) yanıtlar için grafik.

                  İki boyutlu projeksiyonda, çeşitler arasında net bir farklılaşma gözlemlemek mümkündür: 'Galega' çeşidi, yüksek düzeyde biyoaktif bileşikler (örneğin, toplam flavonoidler/fenolikler, luteolin-7-glukozit ve ligostrosid) ile karakterize edilmiştir. artan antioksidan kapasite ve BChE ve TYR inhibisyonu. Öte yandan, 'Picual' ve 'Cobrançosa' çeşitlerinin oleuropein içeriği daha yüksek olmasına rağmen, enzim inhibisyonu ve antioksidan kapasiteleri daha düşüktü. Sonuç olarak, 'Galega' çeşidinden elde edilen tohumlar, oksidatif stresin hafifletilmesi ve nörolojik hastalıklarla ilişkili inhibe edici enzimler için zengin bir biyoaktif bileşik kaynağı gibi görünmektedir.https://www.sciencedirect.com/scienc...08814622014868 , erişim tarihi: 16 Haziran 2022). Bu nedenle çalışmamız, gıda bileşiminin farklı protokollerle ölçülen biyoaktivitelerle nasıl ilişkili olduğunu açıklamak için iki değişkenli ve çok değişkenli istatistiksel yöntemlerin birleşik kullanımını desteklemektedir.

                  Buna göre, AChE ile zeytin polifenolleri yani oleuropein, ligstroside, verbascoside, oleoside, dimetil-oleuropein, hidroksitirosol ve luteolin 7-glucoside arasındaki etkileşimin analiz edildiği yakın tarihli bir çalışmada, moleküler docking analizi dimetil-oleuropein olduğunu ortaya koymuştur. AChE [ 38 ] ile güçlü bir şekilde etkileşime girer . Ek olarak, 2018'de Figueiredo-González ve ark. iki zeytinyağından elde edilen fenol açısından zengin ekstraktların AChE ve BChE inhibe edici potansiyelini inceledi ve her iki numunenin de bu enzimlere karşı inhibe edici aktivite gösterdiğini ortaya çıkardı [ 39 ]. Edziri ve ark. (2019), antikolinesteraz aktivitesinin IC 50 değerleri ile bazı Tunus zeytin yapraklarının fenolik ekstraktları arasında pozitif bir korelasyon gözlemlemiştir [ 40].

                  Antioksidan aktivite ile ilgili olarak, araştırma çalışmalarının çoğu fenolik bileşiklerin Olea europaea L. ekstraktlarının antioksidan aktivitesi üzerindeki etkisini göstermiştir. Bununla birlikte, çok azı bu korelasyonu tek tek fenolik bileşiklerle araştırdı ve bu da zeytin meyvesinde ve yan ürünlerinde bulunan doğal bileşiklere yönelik bilimsel araştırmalara duyulan ihtiyacın altını çizdi.

                  Git: 3. Malzemeler ve Yöntemler

                  3.1. Örnekleme
                  Mevcut çalışma, Ulusal Tarım ve Veterinerlik Araştırmaları Enstitüsü'nde (INIAV) sertifikalı bir zeytinlikten üç farklı zeytin çeşidinden ('Galega Vulgar', 'Cobrançosa' ve 'Picual') elde edilen zeytin tohumları ile gerçekleştirilmiştir. Elvas, Portekiz (38º54'53.35” K ve 7º19'11.06” O) 2019 hasat sezonunda. Tarımsal uygulamalar, coğrafi konumlar ve hava koşullarındaki farklılıkları önlemek için aynı yetiştirme alanı ve meyve bahçesi sırası içinde, karşılaştırılabilir yaş ve güçte ve aralarında eşit boşluk bulunan her çeşitten beş ağaç seçildi. Herhangi bir enfeksiyon veya fiziksel hasar olmaksızın sadece sağlıklı zeytin meyveleri ticari olgunlukta hasat edilmiştir. Her çeşit için, ağaç başına yaklaşık 300 g, toplam 1,5 kg zeytin toplandı. Zeytinler daha sonra homojenize edilerek hemen laboratuvara nakledilmiştir, işlendiği yer Posa çıkarıldıktan sonra bozulmamış zeytin çekirdekleri taş kırma işlemi ile çıkarıldı. Tohum daha sonra dondurularak kurutuldu (VirTis BenchTop Pro, SP Scientific, Warminster, PA, ABD) ve bir blender ile ince bir toz halinde öğütüldü, ardından analize kadar karanlıkta oda sıcaklığında hermetik olarak saklandı.

                  3.2. Zeytin Tohumlarından Biyoaktif Bileşiklerin Ultrason Yardımlı Ekstraksiyonu (BAE)
                  Daha önce Lameirão ve diğerleri tarafından açıklanan fenolik bileşik ekstraksiyon protokolü. [ 16 ] bazı değişikliklerle kullanıldı. Fenolik bileşiklerin ekstraksiyonu, genlik, zaman ve sıcaklık kontrolörlü 13 mm çapında bir uç kullanılarak bir ultrasonik aparat (VCX 500 Vibra-Cell™, Newtown, CT, ABD) kullanılarak gerçekleştirildi. %50 genlik kullanıldı. Toz numuneler (2.5 g) için 50 mL metanol:su (70:30, v / v ) ile ultrasonik aparatta 70 °C'de 40 dakika ekstraksiyon yapılmıştır . Daha sonra metanolik ekstraktlar 15,493x g'de santrifüjlendi., 4 °C'de 15 dakika (Sigma Santrifüjler 2–16 K, Almanya) ve süzüldü. Ekstraksiyon işleminin ardından ekstraksiyon çözücüsü buharlaştırıldı. Tüm numuneler analize kadar 4 °C'de saklandı.

                  3.3. Fenolik Bileşim
                  Fenollerin, flavonoidlerin ve orto -difenollerin toplam içeriği daha önce bildirilen spektrofotometrik metodolojilere göre belirlendi [ 41 ].

                  Zeytin çekirdeği ekstraktlarındaki toplam fenolik içeriği, standart olarak gallik asit (GA) kullanılarak Folin-Ciocalteu spektrofotometrik yöntemi kullanılarak değerlendirildi. İçerik, gallik asit standardı veya numunesi, Folin-Ciocalteu ve sodyum karbonat eklenerek belirlendi. Absorbans okumaları 750 nm'de alındı ​​ve sonuçlar kuru ağırlığın gramı başına mg gallik asit (mg GA g- 1 DW) cinsinden ifade edildi.

                  Zeytin çekirdeklerindeki orto -difenol içeriği, sodyum molibdat ve gallik asit veya numune eklenerek belirlendi ve absorbans 375 nm'de okundu. Kantifikasyon için, standart olarak gallik asit kullanıldı. Orto -difenollerin içeriği, kuru ağırlığın gramı başına mg gallik asit cinsinden ifade edildi (mg GA g -1 DW).

                  Zeytin çekirdeklerindeki toplam flavonoid içeriği, standart olarak kateşin kullanılarak alüminyum kompleks yöntemiyle belirlendi. Sonuçlar kuru ağırlığın gramı başına mg kateşin cinsinden ifade edilir (mg CAT g -1 DW). Tüm analizler için, 96 oyuklu mikroplakalarda (Nunc, Roskilde, Danimarka) üç kopya ( n = 3) gerçekleştirildi ve soğurma ölçümleri, bir mikroplaka okuyucu Infinite M200 (Tecan, Grödig, Avusturya) kullanılarak yapıldı.

                  Zeytin çekirdeği örneklerinin polifenolik profili, daha önce açıklanan [ 15 ] yönteme göre Ters Faz-Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografi-Diyot Dizi Dedektörü (RP-HPLC-DAD) ile değerlendirildi . Bunun için bir fotodiyot dizi dedektörü ve seri halinde bir kütle dedektörü (Agilent Technologies, Waldbronn, Almanya) ile donatılmış bir Agilent HPLC 1100 serisi kullanıldı. Ekipmanda bir fotodiyot dizisi dedektörü (model G1315B), bir otomatik örnekleyici (model G1313A), bir ikili pompa (model G1312A) ve bir gaz giderici (model G1322A) bulunur. HPLC sistemi, Xcalibur yazılımı (Agilent, sürüm 08.03) kullanılarak kontrol edildi. Kromatografik analizler, bir C 18 ile gerçekleştirilmiştir.kolon (250 mm × 4,6 mm, 5 µm parçacık boyutu; ACE, Aberdeen, İskoçya), solvent A: H20 /HCOOH (99.9:0.1, v / v ) tarafından oluşturulan polar mobil faza dayalı ters fazlı HPLC yöntemi ve çözücü B: CH3CN / HCOOH (99.9:0.1, v / v). Aşağıdaki lineer gradyan şeması kullanılmıştır (dk cinsinden t; %B): (0; %5), (15; %15), (30; %30), (40; %50), (45; %95) , (50; %95) ve (55; %5). Son kez (55 dakika) ile, kolonu bir sonraki numune için stabilize etmek ve hazırlamak için B'nin %5'e dönmesi gerekir. Analiz, 25 °C'de, 1,0 mL/dk akış hızı ve 20 uL numune enjeksiyon hacmi ile gerçekleştirildi. Tüm numuneler üç kopya halinde enjekte edildi. Tirosol, rutin, nüzhenide, luteolin-7-glucoside, oleuropein ve ligstroside miktarının belirlenmesi için 280 nm'de ilgili standartlar kullanıldı. Tirosol (%98), rutin (≥%94), luteolin-7-glucoside (≥%98), oleuropein (≥%98) ve ligstroside (≥%95) kromatografik derecedeydi ve Merck'ten (Merck, Merck, Darmstadt, Almanya). Nüzhenide (%98) ChemDirect'ten (CH, ABD) temin edildi.

                  Konsantrasyonlar, mg g -1 kuru ağırlık (mg g -1 DW) olarak ifade edildi . HPLC sistemi, elektrosprey iyonizasyon (ESI) ile donatılmış bir iyon tuzağı kütle spektrometresine (ultra HCT Bruker, Bremen, Almanya) bağlandı ve negatif iyon modunda çalıştırıldı. Veri toplama ve işleme, daha önce açıklandığı gibi Agilent Technologies'den (Waldbronn, Almanya) bir LC-3D sistemi için ChemStation için B.01.03-SR2 yazılımı kullanılarak gerçekleştirildi [ 18 ]. Kılcal damar ve voltaj sırasıyla 350 °C ve 4 kV'da tutuldu. Kütle taraması ve kızı spektrumları m / z'den ölçüldü100 ila 1500. Çarpışma kaynaklı parçalanma deneyleri, çarpışma gazı olarak helyum kullanılarak ve çarpışma enerjisi %50 olarak ayarlanarak bir iyon tuzağında yürütüldü [28 ] .

                  3.4. Antioksidan Kapasite Testleri
                  [ 42 ]' ye göre , serbest radikal yakalama kapasitesi ABTS ve DPPH spektrofotometrik yöntemler kullanılarak belirlendi. ABTS tahlili, ABTS •+ ve numune veya standardın reaksiyonuyla gerçekleştirilmiştir ; absorbans okumaları 734 nm'de alınmıştır. DPPH yöntemi için DPPH •+ solüsyonu ve Trolox standardı veya numunesi eklenmiş ve 520 nm'de absorbans okumaları alınmıştır. Bu analizler ayrıca 96 oyuklu mikroplakalar (Nunc, Roskilde, Danimarka) ve bir Infinite M200 mikroplaka okuyucu (Tecan, Grödig, Avusturya) kullanılarak yapıldı. Sonuçlar, kurutulmuş numunenin gramı başına mmol Trolox cinsinden ifade edilir (mmol Trolox g -1 DW). Tüm analizler, her numune [ 43 ] için üçlü ( n = 3) olarak yapıldı .

                  3.5. Zeytin Çekirdeğinin Antinörodejeneratif Özellikleri
                  3.5.1. Kolinesteraz (AChE ve BChE) İnhibisyonu
                  AChE ve BChE'nin inhibisyon aktivitesi, Ellman ve arkadaşlarına göre ölçüldü. (1961) [ 44 ]. Aşağıdaki bileşenler, 96 oyuklu bir mikroplakanın oyuklarında karıştırıldı: 3 mM DTNB (5,5-ditiol-bis-(2-nitrobenzoik asit), 15 mM substrat asetiltiyokolin iyodür (ATCI) veya butiriltiokolin iyodür (BTCI) , 100 mM fosfat tamponu (pH 8.0) ve farklı konsantrasyonlarda zeytin çekirdeği ekstreleri Pozitif kontrol olarak galantamin (standart inhibitör) ve negatif kontrol olarak ekstraktsız tampon kullanıldı AChE (elektrikli yılan balığı (EC 3.1.1.7, tip VS) veya BChE (at serumundan (EC 3.1.1.8)) (0.28 U mL -1 ) eklendi ve absorbans 405 nm'de 5 dakika süreyle ölçüldü İnhibitör aktivite IC50 olarak ifade edildideğerler (AChE veya BChE aktivitesini %50 inhibe etmek için gereken konsantrasyon).

                  3.5.2. Tirozinaz (TYR) İnhibisyonu
                  TYR inhibisyonu, modifiye edilmiş dopakrom yöntemi [ 45 ] kullanılarak belirlendi . Aşağıdaki bileşenler, 96 oyuklu bir mikroplakanın oyuklarında özlerle karıştırıldı: 80 uL fosfat tamponu (pH 6.8), 40 uL TYR (mantar TYR (EC 1.14.18.1) ve 40 uL L-DOPA. Absorbans, 475 nm'de ölçüldü ve inhibe edici aktivite IC50 değerleri olarak ifade edildi , standart olarak kojik asit kullanıldı.

                  3.5.3. Zeytin Çekirdeğinin İnsan Nöroblastoma Hücrelerinin Canlılığı Üzerindeki Etkileri
                  Amerikan Tipi Kültür Koleksiyonundan (LGC Standards SLU, İspanya) insan nöroblastom hücreleri (SH-SY5Y) muhafaza edildi ve kültür plastik şişelerinde (75 cm2) bir tek tabaka olarak büyütüldü . Kültür ortamı , %10 Fetal sığır serumu (FBS), %2 penisilin/streptomisin ve %1 esansiyel olmayan amino asitler (NEAA) içeren Dulbecco Modifiye Eagle Ortamı (DMEM) idi. Hücreler, %95 hava ve %5 C02'den oluşan nemli bir atmosfere sahip 37 °C'de bir inkübatörde tutuldu . Hücreler, Hanks' Dengeli Tuz çözeltisi (HBS) ile yıkandı, tripsinize edildi ve 25.000 hücre/ cm2'de 96 oyuklu plakalarda alt kültürlendi . Tüm tahliller birleşmeden sonra yapıldı. Kurutulmuş özler, %0.1 ( v) içeren bir ortamda çözüldü ve seyreltildi./ v ) Dimetil sülfoksit (DMSO). DMSO'nun son konsantrasyonu, hücresel canlılığı etkilemedi. Ekstraktların etkisini belirlemek için hücre canlılığı, maruz kaldıktan 24 saat sonra MTT indirgemesi ile değerlendirildi. Mitokondriyal fonksiyon, Sousa ve arkadaşlarına göre değerlendirildi. (2009) [ 46]. Kısaca, 24 saat boyunca metanolik zeytin çekirdeği özleri (5.0-1000 µg/mL) ile hücre muamelesinden sonra, ortam çıkarıldı ve hücreler, 0.5 mg/mL MTT içeren bir kültür ortamı ile 37 °C'de 30 dakika süreyle inkübe edildi. Çözelti çıkarıldı ve formazan kristalleri, 200 uL DMSO ile çözündürüldü. Nihai mor çözelti, 570 nm'de spektrofotometrik olarak ölçüldü. Veriler, kontrole kıyasla tedavi edilen hücrelerin MTT azalma yüzdesi olarak sunulur. Her biri üç kopya halinde dört bağımsız analiz gerçekleştirildi.

                  3.6. İstatistiksel analiz
                  Mevcut çalışmanın sonuçları ortalama ( n = 3) ± standart sapma (SD) olarak sunulmuştur. Veriler ayrıca IBM SPSS istatistikleri 21.0 yazılımı (SPSS Inc., Chicago, IL, ABD) kullanılarak p değeri < 0.05 için varyans analizine (ANOVA) ve çoklu aralık testine (Tukey testi) tabi tutuldu . Kimyasal bileşimin zeytin çekirdeği ekstraktlarının biyoaktivitesi üzerindeki etkisini anlamak için korelasyon analizi (Pearson katsayısı, r-değeri) yapıldı. Ek olarak, özütlerin kimyasal bileşimindeki ve biyoaktivitesindeki içsel farklılıkları ve benzerlikleri vurgulamak için temel bileşen analizi (PCA) kullanıldı. Korelasyon ve PCA için, yöntemler ve prosedürler önceki bir raporda açıklananları takip etti [ 47 ].

                  Git: 4. Sonuçlar


                  Mevcut çalışma, zeytin tohumlarından elde edilen ultrason destekli ekstraktların güçlü bir antioksidan kapasiteye sahip olduğunu ve ayrıca AChE, BChE ve TYR'yi inhibe etme kabiliyetine sahip olduğunu göstermiştir. 'Galega' çeşidin bu faaliyetler üzerindeki etkisini gösteren en iyi sonuçları verdi. Fenolik bileşim ile her iki biyolojik aktivite arasındaki pozitif ilişki, fenolik bileşiklerin varlığının ekstraktların biyolojik etkilerini açıklayabileceğini düşündürmektedir. Daha da önemlisi, test edilen konsantrasyonlar için ekstreler, deneysel koşullar altında insan nöroblastoma hücrelerinde (SH-SY5Y) önemli sitotoksisite göstermedi. Bu nedenle, sonuçlarımız, zeytin tohumlarının nörodejeneratif ve metabolik hastalıklar gibi küresel sağlık sorunlarının tedavisinde temel bir bileşik kaynağı olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Yine de,

                  Git: teşekkürler


                  Ayrıca Müh. Numuneleri nazikçe sağlayan INIAV'dan Teresa Carvalho.

                  Git: Finansman Tablosu


                  Bu çalışma, UIDB/04033/2020 projesi kapsamında FCT—Portekiz Bilim ve Teknoloji Vakfı Ulusal Fonları tarafından desteklenmektedir.

                  Git: Yazar Katkıları


                  IG: Kavramsallaştırma; metodoloji; yazılım; soruşturma; yazı-orijinal taslak hazırlama; veri iyileştirme; proje Yönetimi; JG: Kavramsallaştırma; metodoloji; yazılım; soruşturma; yazma—orijinal taslak hazırlama; veri iyileştirme; proje Yönetimi; DG: yazılım; metodoloji; doğrulama; veri iyileştirme; yazma—inceleme ve düzenleme; finansman edinimi; AB: Kavramsallaştırma; kaynaklar; yazma—inceleme ve düzenleme; proje Yönetimi; fon alımı. Tüm yazarlar makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

                  Git: Kurumsal İnceleme Kurulu Beyanı


                  Uygulanamaz.

                  Git: Bilgilendirilmiş Onam Beyanı


                  Uygulanamaz.

                  Git: Veri Kullanılabilirliği Bildirimi


                  Uygulanamaz.

                  Git: Çıkar çatışmaları


                  Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

                  Git: Örnek Durumu


                  'Galega', 'Cobrançosa' ve 'Picual' tohumlarının örnekleri yazarlardan temin edilebilir.

                  Git: Dipnotlar




                  Yayıncının Notu: MDPI, yayınlanan haritalardaki ve kurumsal bağlantılardaki yetki iddiaları konusunda tarafsız kalır.



                  Git: Referanslar

                  1. Roselló-Soto E., Koubaa M., Moubarik A., Lopes RP, Saraiva JA, Boussetta N., Grimi N., Barba FJ Zeytinyağı üretim sürecinde oluşan atıkların ve yan ürünlerin etkili bir şekilde değerlendirilmesi için ortaya çıkan fırsatlar : Yüksek katma değerli bileşiklerin geri kazanımı için geleneksel olmayan yöntemler. Trendler Gıda Bilimi Teknoloji 2015; 45 :296–310. doi: 10.1016/j.tifs.2015.07.003. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  2. Teixeira A., Baenas N., Dominguez-Perles R., Barros A., Rosa E., Moreno DA, Garcia-Viguera C. Sağlığı geliştiriciler olarak şaraphane yan ürünlerinden elde edilen doğal biyoaktif bileşikler: Bir gözden geçirme. Int. J. Mol. bilim 2014; 15 :15638–15678. doi: 10.3390/ijms150915638. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  3. Ranalli A., Marchegiani D., Pardi D., Contento S., Pardi D., Girardi F., Kotti F. Destoned Sızma Zeytinyağında Fonksiyonel Fitokimyasalların Değerlendirilmesi. Gıda Biyoproses Teknolojisi 2009; 2 :322–327. doi: 10.1007/s11947-008-0128-0. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  4. Rodríguez G., Lama A., Rodríguez R., Jiménez A., Guillén R., Fernández-Bolaños J. Zeytin taşı çekici bir biyoaktif ve değerli bileşik kaynağıdır. biyolojik kaynak. Teknoloji 2008; 99 :5261–5269. doi: 10.1016/j.biortech.2007.11.027. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  5. Nunes MA, Pimentel FB, Costa ASG, Alves RC, Oliveira MBPP Fonksiyonel uygulamalar ve gıda uygulamaları için zeytin yan ürünleri: Çevresel kısıtlamalarla yüzleşmek için zorlu fırsatlar. Yenilik Gıda Bilimi ortaya. Teknoloji 2016; 35 :139–148. doi: 10.1016/j.ifset.2016.04.016. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  6. Pandey KB, Rizvi SI İnsan sağlığı ve hastalığında diyet antioksidanları olarak bitki polifenolleri. Oksit. Med. Hücre. Longev. 2009; 2 :270–278. doi: 10.4161/oxim.2.5.9498. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  7. Liguori I., Russo G., Curcio F., Bulli G., Aran L., Della-Morte D., Gargiulo G., Testa G., Cacciatore F., Bonaduce D., et al. Oksidatif stres, yaşlanma ve hastalıklar. klinik Interv. Yaşlanma 2018; 13 :757–772. doi: 10.2147/CIA.S158513. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  8. Chen X., Guo C., Kong L. Nörodejeneratif hastalıklarda oksidatif stres. Nöral Regen. Res. 2012; 7 :376–385. doi: 10.3969/j.issn.1673-5374.2012.05.009. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  9. Gonçalves S., Medronho J., Moreira E., Grosso C., Andrade PB, Valentão P., Romano A. Chamaerops humilis L.'nin biyoaktif özellikleri: Yapraklardan, tohumlardan, hamurdan ve bitki özünden elde edilen özlerin antioksidan ve enzim inhibe edici aktiviteleri soymak. 3 Biyoteknoloji. 2018; 8:88 . doi: 10.1007/s13205-018-1110-9. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  10. Deveci E., Tel-çayan G., Duru ME Ferula elaeochytris ve sideritisstricta'nın çeşitli ekstraktlarının fenolik profili, antioksidan, antikolinesteraz ve anti-tirozinaz aktiviteleri. Int. J. Gıda Ürünleri 2018; 21 :771–783. doi: 10.1080/10942912.2018.1431660. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  11. Angeloni C., Malaguti M., Barbalace MC, Hrelia S. Nöroproteksiyonda zeytinyağı fenollerinin biyoaktivitesi. Int. J. Mol. bilim 2017; 18 :2230. doi: 10.3390/ijms18112230. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  12. Rodríguez-Morató J., Xicota L., Fitó M., Farré M., Dierssen M., De La Torre R. Nörodejeneratif hastalıkların önlenmesinde zeytinyağı fenolik bileşiklerinin potansiyel rolü. moleküller. 2015; 20 :4655–4680. doi: 10.3390/molecules20034655. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  13. Barhwal K., Das SK, Kumar A., ​​Hota SK, Srivastava RB İnsülin reseptörü A ve Sirtuin 1, hipoksi sırasında kronik salidrosid tedavisinin ardından öğrenmeyi ve uzamsal belleği sinerjik olarak geliştirir. J. Neurochem. 2015; 135 :332–346. doi: 10.1111/jnc.13225. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  14. Taniguchi K., Yamamoto F., Arai T., Yang J., Sakai Y., Itoh M., Mamada N., Sekiguchi M., Yamada D., Saitoh A., et al. Tirosol, Alzheimer Hastalığı Modeli Farelerde Amiloid-β Oligomer Nörotoksisitesini Azaltır ve Sinaptik, Oksidatif ve Bilişsel Bozuklukları Hafifletir. J. Alzheimer Dis. 2019; 70 :937–952. doi: 10.3233/JAD-190098. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  15. Luccarini I., Ed Dami T., Grossi C., Rigacci S., Stefani M., Casamenti F. Oleuropein aglycone, sıçan beyninde Aβ42 toksisitesine karşı koyar. Nörobilim. Letonya 2014; 558 :67–72. doi: 10.1016/j.neulet.2013.10.062. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  16. Lameirão F., Pinto D., Vieira EF, Peixoto AF, Freire C., Sut S., Dall'Acqua S., Costa P., Delerue-Matos C., Rodrigues F. Green-Sustainable Recovery of Phenolic and Ultrason Destekli Ekstraksiyon Kullanan Endüstriyel Kestane Kabuklarından Antioksidan Bileşikler: İn Vitro Biyolojik Aktivitelerin Optimizasyonu ve Değerlendirilmesi. antioksidanlar. 2020; 9 :267. doi: 10.3390/antiox9030267. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  17. Alu'datt MH, Alli I., Ereifej K., Alhamad MN, Alsaad A., Rababeh T. Zeytin tohumlarında fenolik bileşiklerin ve antioksidan aktivitenin çeşitli ekstraksiyon koşullarının optimizasyonu ve karakterizasyonu. Nat. Üretim Res. 2011; 25 :876–889. doi: 10.1080/14786419.2010.489048. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  18. Falcinelli B., Maranghi S., Paoletti A., Marconi O., Rosati A., Famiani F., Benincasa P. Artık bütün taşlardan bir antioksidan kaynağı olarak filizlenen zeytin ( Olea europaea L.) tohumları. bilim Hortik. 2018; 240 :558–560. doi: 10.1016/j.scienta.2018.06.066. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  19. Flores G., Blanch GP, Ruiz del Castillo ML Absisik asitle işlenmiş zeytin tohumları, doğal bir biyoaktif bileşik kaynağı olarak. LWT. 2018; 90 :556–561. doi: 10.1016/j.lwt.2018.01.009. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  20. Silva S., Gomes L., Leitão F., Coelho AV, Boas LV Phenolic Compounds and Antioxidant Activity of Olea europaea L. Fruits and Leafs. Gıda Bilimi Teknoloji Int. 2006; 12 :385–395. doi: 10.1177/1082013206070166. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  21. Bijla L., Ibourki M., Bouzid HA, Sakar EH, Aissa R., Laknifli A., Gharby S. Fas'ta Toplanan Kullanılmış Kahve Telvelerinin Proximate Bileşimi, Antioksidan Aktivitesi, Mineral ve Lipit Profili Ortaya Çıkarıyor Büyük Bir Valorizasyon Potansiyeli . Atık Biyokütle Değerlendirmesi. 2022:1–16. doi: 10.1007/s12649-022-01808-8. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  22. Ibourki M., Azouguigh F., Jadouali SM, Sakar EH, Bijla L., Majourhat K., Gharby S., Laknifli A. Ana Hurma Ağacında Fiziksel Meyve Özellikleri, Beslenme Kompozisyonu ve Tohum Yağı Yağ Asitleri Profili ( Phoenix dactylifera L.) Fas'ta Yetiştirilen Çeşitleri. J. Gıda Kal. 2021; 2021 :5138043. doi: 10.1155/2021/5138043. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  23. Yu M., Gouvinhas I., Rocha J., Barros AIRNA Tıbbi ve gıda bitkilerinin biyoaktif gıda ve ilaç kaynaklarına yönelik fitokimyasal ve antioksidan analizi. bilim 2021 ; 11 :10041. doi: 10.1038/s41598-021-89437-4. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  24. Gouvinhas I., Pinto R., Santos R., Saavedra MJ, Barros AI Üzümün ( Vitis vinifera L.) gelişmiş fitokimyasal bileşimi ve biyolojik aktiviteleri Alçak rakımlı bölgelerde büyüyen saplar. bilim Hortik. 2020; 265 :109248. doi: 10.1016/j.scienta.2020.109248. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  25. Araújo M., Pimentel FB, Alves RC, Oliveira MBPP Zeytin değirmeni atıklarından elde edilen fenolik bileşikler: Sağlık etkileri, analitik yaklaşım ve gıda antioksidanları olarak uygulama. Trendler Gıda Bilimi Teknoloji 2015; 45 :200–211. doi: 10.1016/j.tifs.2015.06.010. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  26. Silva S., Gomes L., Leitão F., Bronze M., Coelho AV, Boas LV Zeytin çekirdeğinde Secoiridoids: Diyot dizisi ve kütle spektrometrisi ile sıvı kromatografisi ile nüzhenide ve 11-metil oleosidlerin karakterizasyonu. Grasas ve Asitler. 2010; 61 :157–164. doi: 10.3989/gya.087309. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  27. Ryan D., Prenzler PD, Lavee S., Antolovich M., Robards K. Zeytin ( Olea europaea ) çeşidi Hardy's Mammoth'un fizyolojik gelişimi sırasında fenolik içerikte kantitatif değişiklikler. J. Agric. Gıda Kimyası 2003; 51 :2532–2538. doi: 10.1021/jf0261351. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  28. Barros A., Gironés-Vilaplana A., Teixeira A., Collado-González J., Moreno DA, Gil-Izquierdo A., Rosa E., Domínguez-Perles R. Üzüm ( Vitis vinifera L.) saplarının değerlendirilmesi (poli)fenolik bileşiklerin kaynağı olarak Portekiz çeşitlerinden: Karşılaştırmalı bir çalışma. Gıda Res. Int. 2014; 65 :375–384. doi: 10.1016/j.foodres.2014.07.021. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  29. Elbir M., Es-Safi NE, Amhoud A., Mbarki M. Üç Fas çeşidinin zeytin çekirdeklerinde fenolik bileşiklerin karakterizasyonu. Maderalar. bilim y Teknol. 2015; 17 :479–492. doi: 10.4067/s0718-221x2015005000043. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  30. Servili M., Baldioli M., Selvaggini R., Macchioni A., Montedoro G. Zeytin Meyvesinin Fenolik Bileşikleri: Nüzhenide'nin Bir ve İki Boyutlu Nükleer Manyetik Rezonans Karakterizasyonu ve Meyvenin Yapıcı Kısımlarındaki Dağılımı. J. Agric. Gıda Kimyası 1999; 47 :12–18. doi: 10.1021/jf9806210. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  31. Maestro-Durán R., León Cabello R., Ruíz-Gutiérrez V., Fiestas P., Vázquez-Roncero A. Glucósidos fenólicos amargos de las semillas del olivo ( Olea avrupa ) Grasas y Aceites. 1994; 45 :332–335. doi: 10.3989/gya.1994.v45.i5.1028. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  32. Šavikin K., Živković J., Alimpić A., Zdunić G., Janković T., Duletić-Laušević S., Menković N. Nar ekstraktının ve antioksidan, antidiyabetik ve antinörodejeneratif özelliklerinin Activity kılavuzlu fraksiyonlanması. End. Bitkileri Prod. 2018; 113 :142–149. doi: 10.1016/j.indcrop.2018.01.031. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  33. Zdunić G., Aradski AA, Gođevac D., Živković J., Laušević SD, Milošević DK, Šavikin K. Chokeberry (Aronia melanocarpa) yapraklarının in vitro hipoglisemik, antioksidan ve antinörodejeneratif aktivitesi. End. Bitkileri Prod. 2020; 148 :112328. doi: 10.1016/j.indcrop.2020.112328. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  34. Ben Saad A., Tiss M., Keskes H., Chaari A., Sakavitsi ME, Hamden K., Halabalaki M., Allouche N. Olea europaea var. Meski Taşı ve Tohum Ekstreleri: LC-ESI-HRMS Tabanlı Kompozisyon Analizi. J. Diyabet Res. 2021; 2021 :6659415. doi: 10.1155/2021/6659415. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  35. Omar SH, Scott CJ, Hamlin AS, Obied HK Zeytin biyofenolleri, SH-SY5Y hücrelerinde ve APPswe farelerinde alzheimer patolojisini azaltır. Int. J. Mol. bilim 2019; 20 :125. doi: 10.3390/ijms20010125. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  36. Rehfeldt SCH, Silva J., Alves C., Pinteus S., Pedrosa R., Laufer S., Goettert MI Luteolin-7-O-Glucoside'ın Farklılaşmamış ve RA-Farklılaşmışta 6-OHDA-İndüklenmiş Hasara Karşı Nöroprotektif Etkisi SH-SY5Y Hücreleri. Int. J. Mol. bilim 2022; 23 :2941. doi: 10.3390/ijms23062914. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  37. Enogieru AB, Haylett W., Hiss DC, Ekpo OE MPP+ Metab'a maruz kalan Rutin ile önceden işlenmiş SH-SY5Y hücrelerinde AKT/AMPK sinyalinin düzenlenmesi, otofaji ve apoptozun hafifletilmesi . Beyin Dis. 2021; 36 :315–326. doi: 10.1007/s11011-020-00641-z. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  38. Mubarakati NJ, Puspitarini OR, Rahayu T., Maulidiyah A. Alzheimer hastalığı tedavisi için asetilkolinesteraz enzimi (AChE) inhibitörü olarak zeytin yapraklarının fenolik bileşiğinin in silico keşfi. Berk. Penelit. Hayati. 2019; 24 :84–89. doi: 10.23869/bphjbr.24.1.20194. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  39. Figueiredo-González M., Reboredo-Rodriguez P., González-Barreiro C., Simal-Gándara J., Valentão P., Carrasco-Pancorbo A., Andrade PB, Cancho-Grande B. Nöroprotektif ve antidiyabetik değerlendirmesi in vitro analizlerle sızma zeytinyağından elde edilen fenol açısından zengin ekstraktların potansiyeli. Gıda Res. Int. 2018; 106 :558–567. doi: 10.1016/j.foodres.2018.01.026. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  40. Edziri H., Jaziri R., Chehab H., Verschaeve L., Flamini G., Boujnah D., Hammami M., Aouni M., Mastouri M. Yaprakların kimyasal bileşimi, antibiyofilm ve biyolojik aktiviteleri üzerine karşılaştırmalı bir çalışma dört Tunus zeytin çeşidinin özleri. Heliyon. 2019; 5 :e01604. doi: 10.1016/j.heliyon.2019.e01604. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  41. Martins RB, Gouvinhas I., Nunes MC, Peres JA, Raymundo A., Barros AIRNA Glutensiz ekmekte biyoaktif bileşiklerin kaynağı olarak palamut unu. moleküller. 2020; 25 :3568. doi: 10.3390/moleküller25163568. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  42. Monteiro M., Santos RA, Iglesias P., Couto A., Serra CR, Gouvinhas I., Barros A., Oliva-Teles A., Enes P., Díaz-Rosales P. Effect of Extraction method and solvent system seçilen makro ve mikroalg özlerinin fenolik içeriği ve antioksidan aktivitesi üzerine. J. Uygulama Phycol. 2020; 32 :349–362. doi: 10.1007/s10811-019-01927-1. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                  43. Queiroz M., Oppolzer D., Gouvinhas I., Silva AM, Barros AIRNA, Domínguez-Perles R. Yeni üzüm saplarının izole edilmiş fenolik bileşikleri, in vitro olarak reaktif oksijen türlerini, glutatyonu ve lipid peroksidasyonu modüle eder: C vitaminleri ile kombine formülasyonlar ve E. Fitoterapia. 2017; 120 :146–157. doi: 10.1016/j.fitote.2017.06.010. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  44. Ellman GL, Courtney KD, Andres V., Jr., Featherstone RM A New and Rapid Colorimetric of Acetylcholinesterase Determination. biyokimya Eczane. 1961; 7 :88–95. doi: 10.1016/0006-2952(61)90145-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  45. Masuda T., Yamashita D., Takeda Y., Yonemori S. Sahil bitkileri özleri arasında tirozinaz inhibitörlerinin taranması ve Garcinia subelliptica kaynaklı güçlü inhibitörlerin tanımlanması. Biyosci. Biyoteknoloji biyokimya 2005; 69 :197–201. doi: 10.1271/bbb.69.197. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  46. ​​Sousa C., Pontes H., Carmo H., Dinis-Oliveira RJ, Valentão P., Andrade PB, Remião F., Bastos ML, Carvalho F. Brassica oleracea var. costata, sıçan hepatositlerine in vitro olarak parakuat toksisitesini güçlendirir. Toksikol. vitrin 2009; 23 :1131–1138. doi: 10.1016/j.tiv.2009.05.012. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                  47. Santos JS, Escher GB, Vieira do Carmo M., Azevedo L., Boscacci Marques M., Daguer H., Molognoni L., Inés Genovese M., Wen M., Zhang L., et al. Bitki özleri analizi için kimya ve toksikolojiye dayalı yeni bir analitik konsept: Fenolik bileşimden biyoaktiviteye. Gıda Res. Int. 2020; 132 :109090. doi: 10.1016/j.foodres.2020.109090. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]

                  Yorum yap


                  • #10
                    Olea europaea subsp.'nin Antidiyabetik Potansiyeli ve Antioksidan Aktivitesi . Cuspidata (Hint Zeytini) Tohumu Ekstraktları

                    Muhammed Furkan Ahtar , 1 Komal Maria Ashraf , 2 Ammara Saleem , 3 Ali Sharif , 4 Hafız Muhammed Zubair , 2 ve Fareeha Anwar 1
                    Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                    1 Riphah Eczacılık Bilimleri Enstitüsü, Riphah Uluslararası Üniversitesi, Lahor Kampüsü, İslamabad, Pakistan
                    2 Eczacılık Bölümü, Lahor Üniversitesi, Lahor, Pakistan
                    3 Eczacılık Bilimleri Fakültesi, Eczacılık Bölümü, Devlet Koleji Üniversitesi Faisalabad, Faisalabad, Pakistan
                    4 Eczacılık Enstitüsü, Eczacılık ve Yardımcı Sağlık Bilimleri Fakültesi, Lahor Kadın Üniversitesi, Lahor, Pakistan
                    Muhammed Furkan Akhtar: kp.ude.hahpir@rathka.naqrufm ; Ammara Saleem: moc.liamtoh@687naqrufarama
                    Akademik Editör: Shoib Baba İlişkili Veriler

                    Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
                    Git: Soyut
                    Bu çalışmanın amacı, Hint zeytin çekirdeği ekstraktlarının antioksidan ve antidiyabetik potansiyelini değerlendirmektir. Bitki tohumları sırasıyla n-heksan, kloroform, metanol ve su ile ekstre edildi. Ekstraktların 2,2-Difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) süpürücü ve alfa-amilaz inhibitör aktiviteleri gerçekleştirilmiştir. Olea europaeahipoglisemik etkilerini belirlemek için normoglisemik ve alloksan ile tedavi edilen diyabetik sıçanlara metanolik ekstrakt (MEOE) ve sulu ekstrakt (AEOE) oral olarak uygulandı. Yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) analizi, MEOE'de gallik asit, ferulik asit, kersetin ve vanilik asit gösterdi. Metanolik ve sulu ekstraktların sırasıyla maksimum DPPH ve alfa-amilaz inhibisyon aktivitelerini sergiledikleri bulunmuştur. MEOE ve AEOE, diyabetik hayvanlarda açlık kan şekerinde önemli bir düşüş gösterdi ( p< 0,05); ancak diyabetik olmayan hayvanlarda hipoglisemiye neden olmadılar. MEOE ve AEOE ile tedavi, ağırlaştırılmış karaciğer ve böbrek fonksiyonu biyobelirteçlerini azaltmıştır. Süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT), indirgenmiş glutatyon (GSH) ve malondialdehit (MDA) dahil olmak üzere artan oksidatif stres biyobelirteçleri MEOE ile tedavi edilerek restore edildi. Ayrıca MEOE, diyabetik sıçanlarda pankreastaki Langerhans adacıklarının sayısını, yağlı değişiklikleri ve karaciğerdeki genişlemiş sinüzoidal boşlukları ve böbrekteki glomerulus ve tübüler hücrelerin nekrozunu iyileştirmiştir. Bu çalışma, Afrika zeytin çekirdeği ekstraktının deneysel diyabeti etkili bir şekilde yönettiğini ve oksidatif stresi azaltarak diyabetik sıçanlarda karaciğer ve böbreğin normal fonksiyonlarını ve histolojisini geri kazandırdığını gösterdi.

                    Git: 1. Giriş


                    Diabetes mellitus (DM), lipitlerin, proteinlerin ve karbonhidratların değiştirilmiş bir metabolizması ile ilişkilidir. Dünya genelinde nüfusun yaklaşık %2,8'ini etkileyen, dünyadaki en yaygın metabolik bozukluktur [ 1]. Biguanidler ve sülfonilüreler gibi antidiyabetik ajanlar, kilo alımı, gastrointestinal rahatsızlıklar ve karaciğer ve böbrek hasarı gibi ciddi advers ilaç reaksiyonları ile ilişkilidir. Günümüzde güvenliği, maliyet etkinliği ve kolay erişilebilirliği nedeniyle bitkisel tedaviye artan bir ilgi var. Çeşitli otlar geleneksel olarak DM için bir çare olarak bilinir. Bitkinin tamamı veya bir kısmı DM gibi ciddi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Kronik hiperglisemiye genellikle ciddi komplikasyonlara ve bozukluklara neden olan oksidatif stres eşlik eder. Oksidatif stres, oksidatif hasarı azaltan ve böylece DM'nin uzun vadeli komplikasyonlarını önleyen antioksidanların kullanımıyla tersine çevrilebilir [ 2 ].

                    Birçok bitki ve bunların bireysel bileşenleri, hayvan ve insan çalışmalarında antidiyabetik potansiyel açısından araştırılmıştır. 140 farklı cinse ait beş yüzden fazla bitki, etnomedikal önemi temelinde araştırıldığında antidiyabetik aktivite sergilemiştir [ 3 ]. Olea europaea yapraklarından hazırlanan özler, in vitro antidiyabetik ve antioksidan aktiviteler göstermiştir [ 4 ]. Ayrıca, Olea europaea yapraklarından izole edilen çeşitli fenolik asitler, oleanolik asit ve oleuropein, in vitro antidiyabetik ve antioksidan aktivitelere bağlanmıştır .]. Düşük dozda streptozotosin ile tedavi edilen yüksek yağla beslenen fareler üzerinde zeytin yaprakları üzerinde yapılan önceki bir çalışma, vücut ağırlığında azalma ve hipergliseminin kontrolü gösterdi [ 6 ].

                    Olea europaea subsp. Cuspidata (Duvar. ve G. Don) Cif. Oleaceae familyasına aittir ve yaygın olarak yabani zeytin, Afrika zeytini, Kao ve Kahu olarak adlandırılır [ 7 ]. Geleneksel olarak diş ağrısı, romatizma, sırt ağrısı, yanık, diyabet ve astım tedavisinde kullanılır. Ayrıca büzücü, antiseptik, idrar söktürücü ve kızarıklığı giderici olarak kullanılır [ 8 ]. Olea europaea'dan izole edilen maslinik asit ve fenolik bileşikler, antioksidan aktivite sergilemiştir [ 9 ]. Çeşitli çalışmalar, Olea europaea'nın ümit verici antihipertansif, antibakteriyel ve antinosiseptif potansiyelini göstermiştir [ 10 ].

                    Bu çalışma, farklı Olea europaea subsp ekstraktlarının antioksidan, in vitro ve in vivo antidiyabetik potansiyelini değerlendirmek için yapılmıştır . Cuspidata tohumları, DM ile mücadeledeki etkinliklerini gösterecek şekilde.

                    Git: 2. Malzemeler ve Yöntemler
                    Kloroform, n-heksan, dimetil sülfoksit (DMSO) ve sodyum hidroksit, RDH®, Almanya'dan temin edildi. C vitamini, 3,5-dinitro-salisilik (DNS) asit, 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH), alfa-amilaz ve nişasta, Unichem®, UK'den temin edildi. Çalışmada ayrıca sodyum potasyum tartrat ve alloksan monohidrat (Applichem®, Almanya), glimepirid (Prudence Pharma Chem®, Hindistan) ve Glucometer (Roche Inc.) kullanıldı.

                    2.1. Bitkinin Toplanması ve Ekstraksiyonu
                    Olea europaea subsp . Cuspidata , Pakistan'ın subtropikal bölgesinden (31°25'3.05"K, 73°04'23.56"D) toplanmıştır. Bitki, LAH # 322017B numaralı fişi atayan Lahore'daki GC Üniversitesi'ndeki taksonomist tarafından tanımlandı . Tohumlar yıkandı, kurutuldu ve iri olacak şekilde öğütüldü. Ekstraksiyon için 200 g öğütülmüş materyal 1 L n-heksan ile ekstrakte edildi. Kaba toz daha sonra eşit hacimlerde kloroform, metanol ve damıtılmış su ile sırayla Soxhlet aparatı ile özümlendi. Ekstraktlar toplandı ve döner buharlaştırıcı ile 40°C'de kurutuldu. Yarı katı ekstraktlar, daha sonraki değerlendirmelere kadar buzdolabında saklandı [ 11 ].

                    2.2. Fitokimyasal Analiz
                    Farklı bitki özlerinin kalitatif fitokimyasal taraması, daha önce açıklanan standart prosedürlere [ 11 ] göre gerçekleştirildi .

                    2.3. Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografi (HPLC) Analizi
                    Olea europaea'nın (MEOE) metanolik ekstraktının kimyasal analizi, önceki yöntem izlenerek fenolik asitleri ve flavonoidleri ölçmek için gerçekleştirilmiştir. Bitki özü (25 mg), analiz için bir numune hazırlamak üzere 8 ml metanol ve 12 ml su içinde çözüldü. Mobil faz, gradyan elüsyonu olan iki çözücüden oluşur. Solvent A, 30:70 oranında metanol ve asetonitrilden, solvent B ise 6:94 oranında su ve asetik asitten oluşuyordu. Ters fazlı HPLC'ye (Perkin Elmer®, ABD) 20 µl'lik bir numune enjekte  edildi . bir C18 sütunu ile donatılmıştır. Analitler, 275 nm'de elde edilen bir UV spektrumu ile standart fitokimyasalların alıkonma süreleriyle eşleştirilerek tanımlandı ve miktarları, standart fitokimyasalların alanından tahmin edildi.11 ].

                    2.4. In Vitro Antioksidan Aktivite
                    Tüm ekstraktların serbest radikal yakalama aktivitesi, DPPH inhibisyon yöntemi [ 12 ] ile değerlendirildi . 40 mg DPPH, 0.4 mM DPPH solüsyonu hazırlamak için 100 ml metanol içinde çözüldü. 2 ml metanol ile karıştırılmış 2 ml DPPH solüsyonu kontrol solüsyonu olarak kullanıldı. Metanol ile hazırlanan her ekstraktın çeşitli dilüsyonları antioksidan aktivite açısından değerlendirildi. 1'er ml metanol ve test solüsyonu, bir test tüpünde 2 ml DPPH solüsyonu ile karıştırıldı. Tüm dilüsyonlar üç kopya halinde hazırlandı ve test edildi. Reaksiyon solüsyonları içeren test tüpleri, alüminyum folyoya sarıldı ve 25°C'de karanlıkta bekletildi. Absorbans, inkübasyondan 30 dakika sonra bir spektrofotometre kullanılarak 517 nm'de ölçülmüştür. Standart antioksidan olarak askorbik asit kullanılmıştır.

                    2.5. In Vitro Alfa-Amilaz İnhibitör Aktivitesi
                    Farklı özütlerin in vitro antidiyabetik etkinliğinin değerlendirilmesi için , daha önce açıklanan prosedür izlenerek alfa-amilaz önleyici etkinlik gerçekleştirilmiştir [ 12 ]. 2.36 g DNS, 80 ml 0.5 N NaOH çözeltisi içinde bir sonikatör üzerinde 70°C'de 30 dakika karıştırılarak çözüldü. Daha sonra 30 g sodyum potasyum tartrat bir önceki çözelti ile karıştırıldı. Son hacim distile su ile 100 ml'ye tamamlandı. Nişasta solüsyonu, 0.02 g nişastanın 20 ml 20 mM sodyum fosfat tamponunda (pH 6.9) çözülmesiyle hazırlandı. Alfa-amilaz çözeltisi, 0.0253 g alfa-amilazın 100 ml distile suda çözülmesiyle hazırlandı.

                    Eşit hacimde ekstrakt solüsyonuna 1 ml alfa-amilaz solüsyonu eklendi ve 25°C'de 10 dakika inkübe edildi. Daha sonra üzerine 1 ml nişasta solüsyonu eklendi. Reaksiyon karışımı tekrar 30 dakika 37°C'de inkübe edildi, ardından durdurma solüsyonu olarak 1 ml DNS reaktifi eklendi. Reaksiyon karışımı son olarak kaynayan su banyosunda 5 dakika inkübe edildi, 25°C'ye soğutuldu ve son hacim distile su eklenerek 10 ml'ye tamamlandı. Absorbans, UV-görünür bir spektrofotometre ile 540 nm'de belirlendi ve yüzde inhibisyon hesaplandı. %100 enzimatik aktivite gösteren kontrol inkübasyonu da aynı şekilde hazırlandı. Ancak ekstrakt, kontrol solüsyonundaki çözücü ile değiştirildi. Akarboz, standart bir alfa-amilaz inhibitörü olarak kullanıldı.

                    2.6. Deney Hayvanları
                    Lahor Üniversitesi'nden alınan her iki cinsiyetten Wistar fareleri (8-10 haftalık, yaklaşık 200-250 g ağırlığında), 25 ± 02°C'de, 12 saatlik gündüz ve gece döngüsü ile paslanmaz çelik kafeslerde barındırıldı. standart pelet diyeti ve su. Çalışma, Lahore Üniversitesi Hayvan Etiği komitesinin yönergelerine göre onaylandı ve yürütüldü.

                    2.7. Diyabetik Olmayan Sıçanlarda Hipoglisemik Aktivite
                    Normoglisemik Wistar sıçanlarına bir hafta boyunca oral olarak 250, 500 ve 750 mg/kg MEOE ve sulu ekstrakt (AEOE) verildi. Sıçanlarda açlık kan şekeri (AKŞ) günlük olarak bir glükometre ile tablo haline getirildi [ 13 ].

                    2.8. Sıçanlarda Alloksan Kaynaklı Diyabet
                    DM indüksiyonu için Wistar sıçanlarına tek bir intraperitoneal alloksan monohidrat dozu (150 mg/Kg) uygulandı [ 14 ]. Hayvanların serum FBG'si, alloksan uygulamasından üç gün sonra ölçüldü. AKŞ'si 200 mg/dl'nin üzerinde olan sıçanlar diyabetik olarak kabul edildi ve çalışmalarda kullanıldı. Grup 1, normal salin ile oral olarak uygulanan diyabetik olmayan sıçanlardan oluşuyordu. Grup 2, diyabetik sıçanların standart bir antidiyabetik ajan olan Glimepirid (0.2 mg/kg) ile ağızdan tedavi edildiği standart bir kontrol görevi gördü. Grup 3, sadece normal salin verilen diyabetik sıçanlardan (negatif kontrol) oluşuyordu. Diğer gruplar, günlük 250, 500 veya 750 mg/Kg sulu veya metanolik ekstrakt oral doz alan diyabetik sıçanlardan oluşuyordu. Tedavi ardışık 14 gün boyunca gerçekleştirildi. Glukometre ile AKŞ'yi belirlemek için kuyruk damarlarından kan örnekleri alındı. 15'inde _gün sıçanlara anestezi uygulandı. Biyokimyasal belirteçlerin belirlenmesi için kalp delinerek kan alındı. Anestezi altındaki sıçanlar, histopatolojik değerlendirme için böbrek ve karaciğeri çıkarmak üzere servikal dislokasyonla öldürüldü. Kan serumu üzerinde tam kan sayımı (CBC) ve karaciğer fonksiyon testleri (LFT'ler) ve böbrek fonksiyon testleri (RFT'ler) yapıldı.

                    İzole sıçan organları (karaciğer ve böbrek) %10'luk formaldehit içinde tutuldu. Böbrek ve karaciğerin küçük parçaları parafin mumu içine gömüldü ve döner bir mikrotom ile doku kesitleri (5  μm kalınlıkta) hazırlandı. Parafine gömülü dokular, eozin ve hematoksilin ile boyandı [ 13 ]. Lekeli dokular, patolojik değişiklikler için bileşik bir mikroskop altında görselleştirildi.

                    2.9. Oksidatif Stres Belirteçleri
                    Sıçanların karaciğeri ve böbreğindeki oksidatif stres belirteçlerini belirlemek için, %10 a/h doku homojenatları, fosfat tamponlu salin (PBS) pH 7.4'te hazırlandı, ardından süpernatanı toplamak için 3000 rpm'de santrifüjlendi. Dokulardaki protein içeriği Lowry yöntemi ile tahmin edildi. Oksidatif stres biyobelirteçleri, daha önceki prosedürler izlenerek belirlendi [ 15 ].

                    2.10. Süperoksit Dismutaz (SOD) Aktivitesi
                    Karaciğer ve böbrek dokusu homojenatlarında SOD aktivitesini belirlemek için eşit hacimlerde doku homojenatı ve pirogallol solüsyonu (0.1 mi) 2.8 ml PBS ile karıştırıldı. Absorbanstaki değişiklikler, 325 nm'de bir UV-Vis spektrofotometre ile 5 dakika arayla belirlendi. SOD aktivitesi, U/mg protein olarak ifade edildi.

                    2.11. Katalaz (CAT) Aktivitesi
                    CAT aktivitesini belirlemek için 50  µl süpernatant, 1.95 ml pH 7 fosfat tamponu ve 1 ml 30 mM hidrojen peroksit karıştırıldı ve UV-Vis spektrofotometre ile 240 nm 0.5 dakika arayla absorbans belirlendi. CAT aktivitesi, U/mg protein olarak ifade edildi.

                    2.12. Azaltılmış Glutatyon (GSH) Seviyesi
                    Karaciğer ve böbrek dokusu homojenatlarındaki GSH seviyesini belirlemek için, 1 ml doku süpernatanı eşit hacimde %10'luk trikloroasetik asit çözeltisi ile çöktürüldü, ardından 4 ml PBS ilave edildi. Elde edilen çözeltinin absorbansı, 0.5 ml 5,5'-ditiobis-2-nitrobenzoik asit (DTNB) reaktifi eklendikten sonra belirlendi. GSH miktarı μg /mg protein olarak ifade edildi.

                    2.13. Malondialdehit (MDA) Seviyesi
                    Karaciğer ve böbrek doku homojenatlarındaki MDA düzeyi, 1 ml doku homojenatı ile 3 ml tiyobarbitürik asit reaktifi karıştırılarak belirlendi. Çözelti iyice karıştırıldı ve bir su banyosu üzerinde ısıtıldı. Soğutulmuş çözeltinin absorbansı, 3000 rpm'de 10 dakika santrifüjlendikten sonra elde edilen 532 nm'de belirlendi. MDA miktarı nM/ml olarak ifade edildi.

                    2.14. İstatistiksel analiz
                    Veriler ortalama±standart sapma olarak sunuldu. İn vitro antioksidan ve alfa-amilaz önleyici aktivitelerin istatistiksel analizi, GraphPad Prism® tarafından iki yönlü varyans analizi (ANOVA) ile gerçekleştirilmiştir. İn vivo parametreler, tek yönlü ANOVA ile analiz edildi. İstatistiksel olarak anlamlı sonuçlar çıkması durumunda, Tukey'nin post hoc değerlendirmesi yapılmıştır.

                    Git: 3. Sonuçlar
                    Kalitatif fitokimyasal analiz, MEOE'nin karbonhidratlar, glikozitler, saponin, proteinler, sabit yağlar, tanenler ve fenollerden oluştuğunu ortaya çıkardı. AEOE, alkaloidler, saponin ve proteinlerden oluşuyordu. Kloroform ve n-heksan ekstraktlarında sadece saponinler ve sabit yağlar mevcuttu.

                    3.1. Kimyasal Karakterizasyon
                    Bitki metanolik ekstraktının HPLC analizi, gallik asit, ferulik ve kersetin varlığını ortaya çıkardı. Ekstrede en yüksek miktarda vanilik asit (37.755 ppm) mevcuttu, bunu ferulik asit, kuersetin ve gallik asit takip etti. Bitki ekstraktında tespit edilen fitokimyasallar, tutulma süresi, alanı ve konsantrasyonu ile birlikte aşağıda sunulmuştur.tablo 1. tablo 1


                    Hint zeytin çekirdeği ekstraktında HPLC ile tespit edilen fitokimyasallar.
                    1 gallik asit 2.899 403.527.0 14.728
                    2 Vanilik asit 8.037 858.081.7 37.755
                    3 Ferulik asit 12.904 684.013.6 33.858
                    4 kuersetin 25.001 1849.580.8 17.571
                    Ayrı bir pencerede aç

                    3.2. In Vitro Antioksidan Aktivite
                    Tohum ekstraktlarının in vitro serbest radikal yakalama aktivitesi, metanolik ekstraktın 500  μg /ml konsantrasyonda maksimum inhibisyon yüzdesi (%91,2) sergilediğini, bunu kloroform (%90,73), sulu (%82,21) ve n-hekzan (81,63) izlediğini gösterdi. %) aynı konsantrasyonda. DPPH süpürme aktivitesinin azalan sırası, metanolik > kloroform < sulu > n-heksan şeklindeydi. Metanolik ekstraktın, sulu ekstraktın, kloroform ekstraktının, n-Heksan ekstraktının ve askorbik asidin IC50'si sırasıyla 311.9, 118.1, 153.4, 112.5 ve 136.3 μg/  ml idi . Tüm tohum ekstraktlarının serbest radikal temizleme aktivitesinin ayrıntılı sonuçları,Şekil 1.
                    Resim, çizim vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı ECAM2022-5164985.001.jpg'dir.
                    Şekil 1
                    Olea europaea subsp.'nin farklı ekstraktlarının in vitro antioksidan ve alfa-amilaz inhibisyon aktiviteleri . Cuspidata tohumları. (a) In vitro antioksidan aktivite (b) in vitro antidiyabetik aktivite. Her değer ±SD ( n = 3) ile ortalamayı temsil eder  .

                    3.3. Alfa-Amilaz İnhibitör Aktivitesi
                    Ayrıca sulu ekstraktın 1.6 mg/ml konsantrasyonda alfa-amilaz (%82.10) için maksimum inhibisyon yüzdesini sergilediğini, ardından kloroform (%65.60), metanol (%64.90) ve n-heksan ekstraktının (%58.25) izlediği de gösterildi. . IC50, sırasıyla 1.331, 0.3194, 0.3730, 0.9374 ve 0.1105 mg/ml'lik metanolik özüt, sulu özüt, kloroform özütü, n-Heksan özütü ve akarbozdandı. Konsantrasyona bağlı bir etki, gösterildiği gibi gözlendi.Şekil 1.

                    3.4. Diyabetik Olmayan Sıçanlara Etkisi
                    Sulu ve metanolik ekstraktların 250, 500 ve 750 mg/kg/gün dozlarında normal sıçanlar ile ekstrakt uygulanan sıçanların AKŞ'lerinde istatistiksel olarak önemli bir farkın gözlenmediği bulundu. Bitki tohumu ekstraktlarının normoglisemik fareler üzerindeki etkisinin sonuçları,şekil 2.

                    Resim, çizim vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı ECAM2022-5164985.002.jpg'dir.
                    şekil 2
                    Olea europaea subsp.'nin metanolik ve sulu özleri ile muamelenin etkisi . Açlık kan şekeri ve vücut ağırlığı üzerine Cuspidata tohumları. (a) Diyabetik olmayan sıçanlarda kan şekeri (b) Diyabetik sıçanlarda hipoglisemik etki (c) Diyabetik sıçanların vücut ağırlığı. Her değer ortalama ± SD'yi temsil eder ( n  = 6).

                    3.5. Diyabetik Hayvanlar Üzerinde Etkisi
                    Diyabetik sıçanlarda MEOE ve AEOE (250, 500 ve 750 mg/kg) dikkate değer bir hipoglisemik etki gösterdi. Ekstraktla tedavi edilen tüm grupların, tedavi edilmeyen diyabetik sıçanlara kıyasla FBG'de önemli bir azalma gösterdiği ortaya çıktı. Tedavi edilmemiş ve tedavi edilmiş diyabetik hayvanların FBG seviyeleri,şekil 2.

                    3.6. Diyabetik Hayvanların Vücut Ağırlığı
                    Tohum ekstraktlarının uygulanmasının diyabetik sıçanlarda kilo kaybını tersine çevirdiği görülmüştür. Tedavi edilen ve tedavi edilmeyen diyabetik sıçanlarda 14. günde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu (şekil 2).

                    3.7. Karaciğer ve Böbrek Fonksiyon Belirteçleri
                    Diyabetik hayvanlarda alanin ve aspartat aminotransferazlar, alkalin fosfataz, üre ve kreatinin anormal değerlerinden karaciğer ve böbrek hasarı gözlendi. Ekstraktla tedavi edilen hayvanların böbrek ve karaciğer fonksiyon belirteçlerinde hastalıklı hayvanların tersine önemli bir azalma oldu ( p < 0.05)Tablo 2). Tablo 2


                    Olea europaea subsp.'nin metanolik ve sulu ekstraktlarının etkisi . Diyabetik sıçanlarda karaciğer ve böbrek fonksiyon testlerinde Cuspidata tohumları.
                    Alanin aminotransferaz (U/L) 49 ± 6.47 167 ± 6,15 55 ± 1,25 ∗ 61 ± 3,35 ∗ 50 ± 4,32 ∗ 37 ± 2.10 ∗ # 60 ± 5,3 ∗ 53 ± 4,23 ∗ 42 ± 5,36 ∗
                    Aspartat aminotransferaz (U/L) 106 ± 4.16 165 ± 4,23 105 ± 6,02 ∗ 141 ± 5,48 ∗ 130 ± 6,54 ∗ 104 ± 5,36 ∗ 156 ± 5,61 136 ± 4,36 ∗ 135 ± 1,47 ∗
                    Alkalin fosfataz (U/L) 142 ± 5.01 388 ± 5,02 251 ± 4,56 ∗ 193 ± 4,18 ∗ # 177 ± 5,02 ∗ # 77 ± 4,35 ∗ # 189 ± 8,66 ∗ # 151 ± 6,78 ∗ # 106 ± 1,62 ∗ #
                    Toplam bilirubin (mg/dl) 0,1 ± 0,05 0,1 ± 0,02 0,1 ± 0,02 0,1 ± 0,03 0,2 ± 0,04 0,1 ± 0,02 0,08 ± 0,001 0,09 ± 0,001 0,1 ± 0,01
                    Direkt bilirubin (mg/dl) 0,01 ± 0,001 0,01 ± 0,001 0,03 ± 0,01 0,02 ± 0,01 0,05 ± 0,01 0,02 ± 0,001 0,2 ± 0,02 0,2 ± 0,01 0,01 ± 0,001
                    Toplam protein (g/dl) 6,7 ± 1,24 5,2 ± 0,32 6,1 ± 1,02 6,2 ± 0,22 6,4 ± 0,14 6,8 ± 0,05 5,6 ± 0,44 4,9 ± 0,61 7 ± 0,05
                    Albümin (g/dl) 4,5 ± 1,01 3,3 ± 0,21 4,6 ± 0,14 4,4 ± 0,01 4,8 ± 0,03 4,8 ± 0,01 4,6 ± 0,12 4,9 ± 0,21 5 ± 0,01
                    Gama glutamil transferaz (U/L) 0,1 ± 0,04 37 ± 4.21 7 ± 1,54 16 ± 1,26 6,2 ± 0,12 6,2 ± 0,35 6,2 ± 0,02 4,2 ± 0,03 4,1 ± 0,07
                    Üre (mg/dl) 58 ± 5,61 460 ± 6,58 36 ± 4,25 ∗ 68 ± 3,60 ∗ # 57 ± 4,56 ∗ # 46 ± 1,54 ∗ 64 ± 3,32 ∗ # 54 ± 2,13 ∗ # 48 ± 5,69 ∗
                    Kreatinin (mg/dl) 0,4 ± 0,07 5,9 ± 0,32 0,3 ± 0,05 ∗ 0,3 ± 0,05 ∗ 0,3 ± 0,04 ∗ 0,3 ± 0,01 ∗ 0,9 ± 0,02 ∗ 0,4 ± 0,05 ∗ 0,4 ± 0,01 ∗
                    Ayrı bir pencerede aç
                    Değerler +SS ile ortalama olarak sunuldu ( n  = 6). ∗, tedavi edilmemiş diyabetik sıçanlarla anlamlı farkı temsil eder ve # , P < 0.05'te standart tedavi ile istatistiksel farkı gösterir .

                    3.8. Diyabetik Sıçanlarda Kan Hücresi Sayımı
                    Normal sıçanlara kıyasla diyabetik hayvanların kan hücresi sayısında istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir fark gözlendi. Bitki özü, beyaz ve kırmızı kan hücrelerinin kan hücresi sayısında, hemoglobinde, agranülositlerde, granülositlerde, trombositlerde, hematokritte ve ekstrakt işleminden etkilenmeyen paketlenmiş hücre hacminde önemli değişikliklere neden olmadı.

                    3.9. SOD ve CAT üzerindeki etkisi
                    MEOE'nin karaciğer ve böbrekteki SOD ve CAT aktiviteleri üzerindeki etkisi önemliydi. Hastalıklı grubun, normoglisemik sıçanlara kıyasla karaciğer ve böbrek homojenatlarında önemli ölçüde azalmış SOD ve CAT aktiviteleri gösterdiği bulundu. 500 ve 750 mg/kg MEOE uygulaması, diyabetik sıçanların karaciğer dokusu homojenatındaki SOD aktivitesini önemli ölçüde geliştirirken, sadece 750 mg/kg MEOE dozu, diyabetik sıçanların karaciğerinde artmış bir CAT aktivitesi sergilemiştir. MEOE'nin tüm doz seviyelerinde uygulanması, hastalıklı farelere kıyasla diyabetik farelerin böbreklerindeki SOD ve CAT aktivitelerini aşağıdaki şekilde gösterildiği gibi artırmıştır:Figür 3.

                    Resim, illüstrasyon vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı ECAM2022-5164985.003.jpg'dir.
                    Figür 3
                    Olea europaea'nın (MEOE) metanolik ekstraktı ile tedavinin diyabetik sıçanların karaciğer ve böbreklerinde süperoksit dismutaz (SOD) ve katalaz (CAT) üzerindeki etkisi. ( a ) Karaciğerde SOD ( b ) Böbrekte SOD (c) Karaciğerde CAT ( d ) Böbrekte CAT Sırasıyla < 0.05, 0.01, 0.001 ve 0.0001.

                    3.10. GSH ve MDA üzerine etkisi
                    Alloksan uygulamasının diyabetik sıçanların karaciğer ve böbreklerinde GSH'nin azalmasına ve MDA düzeylerinin artmasına neden olduğu bulundu. Ayrıca, tüm doz seviyelerinde MEOE'nin, hastalık kontrol grubuyla karşılaştırıldığında diyabetik sıçanların böbreklerindeki GSH seviyesini önemli ölçüde arttırdığı da ortaya çıktı. Ancak MEOE, diyabetik sıçanların karaciğerindeki GSH seviyesinde anlamlı bir iyileşme göstermedi. MEOE, hastalık kontrol grubuna kıyasla diyabetik sıçanların karaciğerindeki MDA seviyesinde istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş gösterdi. 250 mg/kg'da MEOE uygulaması, hastalık kontrol grubu ile karşılaştırıldığında diyabetik sıçanların böbreğindeki MDA seviyesini düşürmede başarısız oldu; bununla birlikte, 500 ve 750 mg/kg'da MEOE, aşağıda gösterildiği gibi diyabetik sıçanlarda böbreğin MDA seviyesinde önemli bir azalmaya neden olmuştur.Şekil 4. Glimepirid, hastalık kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, diyabetik sıçanlarda GSH ve MDA seviyelerinde en belirgin iyileşmeyi göstermiştir.

                    Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı ECAM2022-5164985.004.jpg'dir.
                    Şekil 4
                    Olea europaea'nın (MEOE) metanolik ekstraktı ile tedavinin, diyabetik sıçanların karaciğer ve böbreklerinde indirgenmiş glutatyon (GSH) ve malondialdehit (MDA) üzerindeki etkisi. (a) Karaciğerde GSH (b) Böbrekte GSH (c) Karaciğerde MDA (d) Böbrekte MDA ∗ , ∗∗ , ∗∗∗ ve ∗∗∗∗ P'de tedavi edilmemiş diyabetik sıçanlarla karşılaştırıldığında önemli farkı temsil eder Sırasıyla < 0.05, 0.01, 0.001 ve 0.0001.

                    3.11. Histopatolojik Değişiklikler
                    Histolojik fotomikrograflardan, hastalığı kontrol eden sıçanların, Langerhans adacıklarının sayısında azalma göstererek pankreasa önemli ölçüde zarar verdiği açıktı. MEOE'nin uygulanması, Langerhans adacıklarını doza bağlı olarak, gösterildiği gibi geri yükledi.Şekil 5. MEOE ile tedavi aynı zamanda böbrek kan damarlarının trombozunu ve iltihaplanmasını ve glomerulus ve tübüler hücrelerin alloksan kaynaklı nekrozunu da azaltmıştır. MEOE (750 mg/Kg) en belirgin etkiye sahipti (Şekil 6). Alloksan tedavisi ayrıca hastalık kontrol farelerinin karaciğerinde nekroz, yağlı değişiklikler ve genişlemiş sinüzoidal boşlukla sonuçlandı. Diyabetik sıçanların histopatolojik değerlendirmesi, MEOE tedavisinin, alloksan tedavisinin neden olduğu yağ değişikliklerini, steatohepatiti ve sinüzoidal genişlemeyi iyileştirdiğini ortaya koydu.Şekil 7).

                    Resim, çizim vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı ECAM2022-5164985.005.jpg'dir.
                    Şekil 5
                    Olea europaea metanolik özütünün (MEOE) diyabetik sıçanların pankreası üzerindeki etkisi . (a) Normal kontrol fareleri, (b) hastalık kontrol grubu, (c) standart tedavi, (d) MEOE 250 mg/kg, (e) MEOE 500 mg/kg ve (f) MEOE 750 mg/kg. Ok, Langerhans adacığını gösterir.

                    Resim, çizim vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı ECAM2022-5164985.006.jpg'dir.
                    Şekil 6
                    Olea europaea metanolik özütünün (MEOE) diyabetik sıçanların böbreği üzerindeki etkisi. (a) Normal kontrol fareleri, (b) hastalık kontrol grubu, (c) standart tedavi, (d) MEOE 250 mg/kg, (e) MEOE 500 mg/kg ve (f) MEOE 750 mg/kg. Ok, daire ve üçgen sırasıyla glomerulus, tromboz ve hasarlı tübülleri göstermektedir.

                    Resim, illüstrasyon vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı ECAM2022-5164985.007.jpg'dir.
                    Şekil 7
                    Olea europaea metanolik özütünün (MEOE) diyabetik sıçanların karaciğeri üzerindeki etkisi . (a) Normal kontrol fareleri, (b) hastalık kontrol grubu, (c) standart tedavi, (d) MEOE 250 mg/kg, (e) MEOE 500 mg/kg ve (f) MEOE 750 mg/kg. Ok, üçgen ve daire sırasıyla yağlı karaciğeri, nekrozu ve sinüzoidal boşlukları gösterir.

                    Git: 4. Tartışma
                    Mevcut çalışma, Olea europaea tohum özlerinin antioksidan ve antidiyabetik potansiyelini göstermiştir. Bitki ekstraktlarının serbest radikal yakalama ve alfa-amilaz inhibisyon aktivitelerinde konsantrasyona bağlı bir artış gösterdiği bulunmuştur. MEOE, diyabetik sıçanlarda pankreas, böbrek ve karaciğerde LFT'lerde ve histolojik lezyonlarda iyileşme ile birlikte vücut ağırlığında ve kontrollü FBG'de bir artış gösterdi. MEOE uygulaması CAT, SOD ve GSH'de iyileşme, MDA'da azalma ile sonuçlandı.

                    Zeytin tohumları üzerinde yapılan güncel bir çalışma, MEOE'nin ferulik asit, gallik asit ve vanilik asit gibi büyük miktarda fenolik asit içeriğine sahip olduğunu göstermiştir. Önceki bir çalışma, zeytinyağında 0.67-4 mg/kg'a kıyasla zeytin çekirdeği ekstraktında 37.75 mg/kg vanilik asit bulunduğunu göstermiştir [ 16 ]. Ayrıca ferulik asit, gallik asit ve quercetin ve bunların türevleri de zeytinyağında tespit edilmiş ve miktarları belirlenmiştir [ 17 ].

                    Tüm tohum ekstraktlarının değişen seviyelerde DPPH ve alfa-amilaz inhibisyon aktiviteleri gösterdiği bulunmuştur.Şekil 1). Önceki bir çalışma, zeytin yapraklarından elde edilen ekstraktların alfa-amilaz inhibe edici aktivitesini bildirdi [ 18 ]. Çalışmamız, zeytin tohumlarının farklı özlerinin, zeytin ağaçlarının yaprak özütünün sergilediği 0,2 ila 4 mg/ml'lik bir IC50'ye kıyasla alfa-amilaz inhibisyonu için 0,11 ila 1,33 mg/ml arasında bir IC50 gösterdiğini gösterdi. Ayrıca, çeşitli zeytin çekirdeği özlerinin DPPH süpürme aktivitesi, mevcut çalışmada zeytin ağaçlarının farklı yaprak özlerine benzer bir antioksidan etki göstermiştir [ 19 ]. Bu çalışma, Hint zeytininin tohumlarının doza bağımlı DPPH ve doğal fenoller ve flavonoidlerin varlığına atfedilebilecek alfa-amilaz inhibe edici potansiyel sergilediğini doğrulamıştır [20 ] .

                    Normoglisemik hayvanlarda, diyabetik sıçanlardaki hipoglisemik etkinin aksine, zeytin çekirdeği özlerinin normoglisemik bireylerde herhangi bir hipoglisemik etkiden yoksun olabileceğini gösteren statik olarak anlamlı olmayan bir hipoglisemik etki görülmüştür [21 ] . DM ilerledikçe sürekli kilo kaybının meydana geldiği de iyi belgelenmiştir. Her iki ekstrakt ile tedavi, sıçanların vücut ağırlığını tedavi edilmeyen diyabetik sıçanlara göre önemli ölçüde arttırdı ( p < 0.05). Ayrıca Olea europaea subsp. Cuspidatamuhtemelen vücudun metabolik süreçlerini normalleştirerek vücut ağırlığını geri kazanmaya çalışmıştı. Bununla birlikte, deney hayvanlarının hematolojik parametrelerinde, sulu ve metanolik özlerin uygulanmasının herhangi bir toksisiteden yoksun olduğunu gösteren anlamlı bir fark yoktu [ 22 ]. Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, sulu veya metanolik ekstrakt uygulamasının diyabetik sıçanların karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirdiğini ortaya çıkardı. Karaciğer ve böbrek fonksiyonları düzeldi ve buna karaciğer ve böbrekte alloksan kaynaklı lezyonlarda azalma eşlik etti. Citrullus colocynthis gibi diğer bazı bitkilerin tohum özleri de diyabetik farelerde hipoglisemik potansiyel ve vücut ağırlığı artışı göstermiştir [ 23] .]. Zeytin çekirdeği ekstraktlarının antioksidan doğasının, karaciğer ve böbrek fonksiyon testlerinin ve histopatolojik değişikliklerin iyileştirilmesine katkıda bulunmuş olabileceği tahmin edilebilir [ 24 ].

                    Daha önce, alloksan uygulamasının, metabolizma yoluyla dialürik asidin siklik redoks reaksiyonları yoluyla reaktif oksijen türlerinin (ROS) oluşumuna yol açtığı tespit edilmiştir [ 25 ]. Böylece, dialürik asit serbest radikal üreticisi olarak hareket eder ve pankreas, karaciğer ve böbreğe zarar verir. Bu serbest radikal oluşumu, farklı organlarda sitotoksik etkilerle sonuçlanan oksidatif strese yol açar [ 26 ]. Karaciğerde yağ değişiklikleri ve steatohepatit şeklinde hasar oluşur. Önceki araştırmalar, diyabetik hayvanların karaciğerinde GSH, SOD ve CAT'deki azalmayı ve lipid peroksidasyonundaki artışı doğrulamaktadır [ 27]. Zeytin yapraklarında bulunan oleuropein ve hidroksitirosol gibi bazı fitokimyasallar, yalnızca in vitro ve in vivo antioksidan özellikler göstermemiş, ayrıca lipid peroksidasyonunu azaltarak antidiyabetik potansiyel sergilemiştir [12 ] . Karaciğer ve böbrek fonksiyon belirteçlerindeki iyileşme, oksidatif stresin azaldığını dolaylı olarak doğrulayan azalmış ROS üretimi nedeniyle normalize edilmiş metabolik fonksiyonu da gösterir [ 28 ]. MEOE'deki quercetin'in, lipid peroksidasyonunu önleyerek ve SOD, CAT ve GSH'yi artırarak alloksanla tedavi edilen diyabetik farelerde oksidatif streste bir azalma sergilediği bulunmuştur [ 29]. Ayrıca gallik asit, ferulik asit ve vanilik asit, diyabetik hayvanlarda antihiperglisemik etki göstermiş, antioksidan ve antienflamatuar rolleri sayesinde diyabete bağlı karaciğer ve böbrek hasarını önlemiştir [1 , 2 , 30 ] .

                    Bu çalışma, Afrika zeytin çekirdeği özlerinin, muhtemelen vücudun metabolik süreçlerini normalleştirerek vücut ağırlığını biraz geri kazandığını göstermektedir. Tedavi edilmemiş ve tedavi edilmiş diyabetik sıçanlar arasında tam kan sayımının değerlendirilmesi, MEOE ile tedavinin kan hücresi sayımında herhangi bir patolojik değişiklik içermediğini göstermiştir [ 2 ].

                    Mevcut çalışmadan, MEMO'nun diyabetik sıçanlarda alloksanın neden olduğu karaciğer hasarını azalttığı açıktır. Önceden, zeytinyağının, gallik asit gibi fitokimyasalların varlığı nedeniyle oksidatif stresi azaltarak etanol veya asetaminofenin neden olduğu hepatotoksisiteyi azalttığı biliniyordu [31 ] . Ayrıca MEMO, diyabetik sıçanların nefronlarında alloksan kaynaklı lezyonları azaltmıştır. Zeytinyağının nefroprotektif etkisi, daha önce gentamisin kaynaklı nefrotoksisiteye karşı oksidatif stresi azaltarak gösterilmiştir.

                    Git: 5. Sonuç


                    Yukarıdaki bulgular ışığında Olea europaea subsp. Cuspidata tohumları, antioksidan ve alfa-amilaz inhibitör aktiviteleri nedeniyle DM yönetiminde yardımcı oldu. Bitki tohumu ekstraktının antioksidan ve antidiyabetik aktiviteleri, oksidatif stresin azalmasıyla sonuçlanan gallik asit, kersetin, ferulik asit ve vanilik asit gibi spesifik fito bileşenlerin varlığına bağlı olabilir. Afrika zeytininin tohumları, DM ile ilişkili uzun vadeli komplikasyonları hafifletmeye hizmet edebilir. Diyabet tedavisinde rol oynayan moleküler mekanizmanın aydınlatılmasına ihtiyaç vardır.

                    Git: Veri kullanılabilirliği


                    Bu çalışmanın bulgularını desteklemek için kullanılan veriler makalede yer almaktadır.

                    Git: Çıkar çatışmaları


                    Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan ederler.

                    Git: Referanslar

                    1. Ramkumar K., Vijayakumar R., Vanitha P., et al. Gallik asidin sıçanlarda alloksan kaynaklı oksidatif stres ve ozmotik kırılganlık üzerindeki koruyucu etkisi. İnsan ve Deneysel Toksikoloji . 2014; 33 (6):638–649. doi: 10.1177/0960327113504792. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    2. Ohnishi M., Matuo T., Tsuno T., et al. STZ ile indüklenen diyabetik farelerde ve KK- Ay farelerinde ferulik asidin antioksidan aktivitesi ve hipoglisemik etkisi . Biyolojik Faktörler 2004; 21 (1-4):315–319. doi: 10.1002/biof.552210161. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    3. Salehi B., Ata A., Anil Kumar NV., et al. Tıbbi bitkilerin ve aktif bileşenlerinin antidiyabetik potansiyeli. biyomoleküller _ 2019; 9 (10):s. 551. doi: 10.3390/biom9100551. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    4. Chigurupati S., Alharbi FS, Almahmoud S., et al. Fenolik bileşiklerin moleküler kenetlenmesi ve Olea europaea L. Etanolik yaprak ekstraktının antioksidan ve antidiyabetik potansiyelinin taranması. Arap Kimya Dergisi . 2021; 14 (11) doi: 10.1016/j.arabjc.2021.103422. 103422 [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                    5. Sato H., Genet C., Strehle A., et al. Olea europaea'dan izole edilen bir TGR5 agonistinin anti-hiperglisemik aktivitesi. Biyokimyasal ve Biyofiziksel Araştırma İletişimi . 2007; 362 (4):793–798. doi: 10.1016/j.bbrc.2007.06.130. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    6. Guex CG, Reginato FZ, de Jesus PR, Brondani JC, Lopes GHH, Bauermann L. d F. Yüksek yağlı diyet ve düşük doz streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlarda Olea europaea L. yapraklarının antidiyabetik etkileri. Etnofarmakoloji Dergisi . 2019; 235 :1–7. doi: 10.1016/j.jep.2019.02.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    7. Besnard G., Khadari B., Baradat P., Bervillé A. Kloroplast DNA polimorfizmine dayalı Olea europaea (Oleaceae) filocoğrafyası. Teorik ve Uygulamalı Genetik . 2002; 104 (8):1353–1361. doi: 10.1007/s00122-001-0832-x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    8. Hashmi MA, Khan A., Hanif M., Farooq U., Perveen S. Olea europaea (zeytin) Kanıta Dayalı Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp'ın geleneksel kullanımları, fitokimyası ve farmakolojisi . 2015; 2015 :29. doi: 10.1155/2015/541591. 541591 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    9. Bianchi G. Sofralık zeytinlerdeki lipidler ve fenoller. Avrupa Lipid Bilimi ve Teknolojisi Dergisi . 2003; 105 (5):229–242. doi: 10.1002/ejlt.200390046. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                    10. Susalit E., Agus N., Efendi I., et al. Evre 1 hipertansiyonu olan hastalarda etkili zeytin (Olea europaea) yaprağı ekstresi: Kaptopril ile karşılaştırma. Bitki ilacı 2011; 18 (4):251–258. doi: 10.1016/j.phymed.2010.08.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    11. Zulfqar F., Akhtar MF, Saleem A., Akhtar B., Sharif A., Saleem U. Pinus gerardiana (Çam fıstığı) özlerinin kimyasal karakterizasyonu, antioksidan değerlendirmesi ve antidiyabetik potansiyeli. Gıda Biyokimyası Dergisi . 2020; 44 (6) doi: 10.1111/jfbc.13199. e13199 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    12. Jemai H., El Feki A., Sayadi S. Alloksan-diyabetik sıçanlarda zeytin yapraklarından hidroksitirosol ve oleuropeinin antidiyabetik ve antioksidan etkileri. Tarım ve Gıda Kimyası Dergisi . 2009; 57 (19):8798–8804. doi: 10.1021/jf901280r. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    13. Saleem M., Tanvir M., Akhtar MF, Iqbal M., Saleem A. Mangifera indica L. cv'nin antidiyabetik potansiyeli. Anwar Ratol bırakır: gıda atıklarının tıbbi uygulaması. tıp _ 2019; 55 (7):s. 353. doi: 10.3390/medicina55070353. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    14. Akhtar MF, Shagufta A., Saleem A., et al. Tylophora hirsuta L. yaprak özü, oksidatif stresi ve a -amilaz'ı baskılayarak farelerde alloksan kaynaklı diyabeti hafifletir . Asya Pasifik Tropikal Biyotıp Dergisi . 2021; 11 (9):s. 394. doi: 10.4103/2221-1691.321128. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                    15. Akhtar MF, Khan K., Saleem A., Baig MMFA, Rasul A., Abdel-Daim MM Wistar farelerinde komple Freund adjuvan kaynaklı artritte Monotheca buxifolia metanol özütünün kimyasal karakterizasyonu ve anti-artritik değerlendirmesi. İnflammofarmakoloji . 2021; 29 (2):393–408. doi: 10.1007/s10787-020-00783-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    16. Murkovic M., Lechner S., Pietzka A., Bratacos M., Katzogiannos E. Zeytinyağında minör bileşenlerin analizi. Biyokimyasal ve Biyofiziksel Yöntemler Dergisi . 2004; 61 (1-2):155–160. doi: 10.1016/j.jbbm.2004.04.002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    17. Tańska M., Mikołajczak N., Konopka I. Kolza tohumu, keten tohumu ve sızma zeytinyağının antioksidanları olarak sinapik ve ferulik asit türevlerinin (4-vinylsyringol ve 4-vinylguaiacol) etkisinin karşılaştırılması. Gıda Kimyası . 2018; 240 :679–685. doi: 10.1016/j.foodchem.2017.08.007. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    18. Komaki E., Yamaguchi S., Maru I., et al. Zeytin yaprağı ekstraktlarından anti-.ALPHA.-Amilaz bileşenlerinin tanımlanması. Gıda Bilimi ve Teknolojisi Araştırması . 2003; 9 (1):35–39. doi: 10.3136/fstr.9.35. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                    19. Kiritsakis K., Kontominas MG, Kontogiorgis C., Hadjipavlou-Litina D., Moustakas A., Kiritsakis A. Yunan zeytin çeşitlerinden zeytin yaprağı ekstrelerinin bileşimi ve antioksidan aktivitesi. Amerikan Petrol Kimyagerleri Derneği Dergisi . 2010; 87 (4):369–376. doi: 10.1007/s11746-009-1517-x. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                    20. Sharma RK, Sharma N., Samant SS, Nandi SK, Palni LMS Olea ferruginea Royle meyvelerinin metanolik ekstraktlarında antioksidan aktiviteler. Uluslararası Biyobilim, Biyokimya ve Biyoinformatik Dergisi . 2013; 3 :154–156. doi: 10.7763/ijbbb.2013.v3.185. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                    21. Weng Y., Yu L., Cui J., et al. Deneysel tip 2 diyabetik sıçanlarda Aralia taibaiensis'ten ekstrakte edilen toplam saponinlerin antihiperglisemik, hipolipidemik ve antioksidan aktiviteleri. Etnofarmakoloji Dergisi . 2014; 152 (3):553–560. doi: 10.1016/j.jep.2014.02.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    22. Saleem A., Saleem M., Akhtar MF, Ashraf Baig MMF, Rasul A. Moringa oleifera Lam.(vahşi tip) yaprak ekstraktının HPLC analizi, sitotoksisite ve güvenlik çalışması. Gıda Biyokimyası Dergisi . 2020; 44 (10) doi: 10.1111/jfbc.13400. e13400 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    23. Benariba N., Djaziri R., Zerriouh BH, et al. Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlarda Citrullus colocynthis tohum sulu özlerinin antihiperglisemik etkisi . Metformin Fonksiyonel Araştırma ve Diyabet . 2009; 2 :71–76. [ Google Akademik ]
                    24. Ojewale A., Adekoya A., Faduyile F., Yemitan O., Odukanmi A. Alloxan kaynaklı diyabetik albino farelerde oksidatif strese ve nefrotoksisiteye karşı Pseudocedrela kotschyi'nin etanolik kök ekstresinin nefroprotektif aktiviteleri. İngiliz Farmakoloji ve Toksikoloji Dergisi . 2014; 5 (1):26–34. doi: 10.19026/bjpt.5.5413. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                    25. Olayaki LA, Irekpita JE, Yakubu MT, Ojo OO Moringa oleifera yapraklarının metanolik özütü, alloksan kaynaklı diyabetik farelerde glikoz toleransını, glikojen sentezini ve lipid metabolizmasını geliştirir. Temel ve Klinik Fizyoloji ve Farmakoloji Dergisi . 2015; 26 (6):585–593. doi: 10.1515/jbcpp-2014-0129. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    26. Lenzen S. Alloksan ve streptozotosin kaynaklı diyabetin mekanizmaları. diyabetoloji . 2008; 51 (2):216–226. doi: 10.1007/s00125-007-0886-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    27. Lucchesi AN, Cassettari LL, Spadella CT Alloxan kaynaklı diyabet, insanlarda kronik yağlı karaciğer hastalığının doğal seyrine benzeyen, sıçan karaciğerinde morfolojik ve ultrastrüktürel değişikliklere neden olur. Diyabet Araştırmaları Dergisi . 2015; 2015 :11. doi: 10.1155/2015/494578. 494578 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    28. Aissaoui O., Amiali M., Bouzid N., Belkacemi K., Bitam A. Spirulina platensis alımının alloxan kaynaklı diyabetik sıçanların pankreas ve karaciğerindeki anormal biyokimyasal ve oksidatif stres parametreleri üzerindeki etkisi. Farmasötik Biyoloji . 2017; 55 (1):1304–1312. doi: 10.1080/13880209.2017.1300820. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    29. Alam MM, Meerza D., Naseem I. Quercetin'in alloksan kaynaklı tip 2 diyabetik farelerde hiperglisemi, oksidatif stres ve DNA hasarı üzerindeki koruyucu etkisi. Yaşam Bilimleri 2014; 109 (1):8–14. doi: 10.1016/j.lfs.2014.06.005. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                    30. Ji G., Sun R., Hu H., et al. Vannilik asit, streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlarda hiperglisemi kaynaklı oksidatif stresi ve enflamasyonu iyileştirir. Kral Saud Üniversitesi Bilim Dergisi . 2020; 32 (7):2905–2911. doi: 10.1016/j.jksus.2020.04.010. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                    31. İbrahim MAB, Wani FA, Rahiman S. Farelerde asetaminofen kaynaklı karaciğer toksisitesi üzerinde zeytinyağı ve deve sütünün hepatoprotektif etkisi. Uluslararası Tıp Bilimi ve Halk Sağlığı Dergisi . 2017; 6 (1):186–194. doi: 10.5455/ijmsph.2017.07092016614. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

                    Yorum yap


                    • #11
                      Çok İşlevli Özelliklere Sahip Biyoaktif Peptidlerin Yükseltilmiş Kaynağı Olarak Zeytin ( Olea europaea L.) Tohum Proteinlerinin Kullanılması: Antioksidan ve Dipeptidil-Dipeptidaz—IV İnhibitör Aktiviteler ve Glukagon Benzeri Peptid 1 Geliştirilmiş Modülasyona Odaklanma

                      Martina Bartolomei , 1 Anna Laura Capriotti , 2 Yuchen Li , 3 Carlotta Bollati , 1 Jianqiang Li , 1 Andrea Cerrato , 2 Lorenzo Cecchi , 4 Raffaele Pugliese , 5 Maria Bellumori , 4 Nadia Mulinacci , 4 Aldo Laganà , 2 Anna Arnoldi , 1 ve Carmen Lammi 1, *
                      Stanley Omaye, Akademik Editör
                      Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                      1 Eczacılık Bilimleri Bölümü, Milano Üniversitesi, 20133 Milano, İtalya
                      2 Kimya Bölümü, Roma Sapienza Üniversitesi, Piazzale Aldo Moro 5, 00185 Roma, İtalya
                      3 Longping Biotech Co., Ltd., Sanya 572000, Çin
                      4 Nörobilim Bölümü, Psikoloji, İlaç ve Çocuk Sağlığı, İlaç ve Nutrasötik Bölümü, Floransa Üniversitesi, 50019 Floransa, İtalya
                      5 NeMO Lab, ASST Grande Ospedale Metropolitano Niguarda, 20162 Milano, İtalya
                      * Yazışma: ti.iminu@immal.nemrac ; Tel.: +39-02-50319372
                      https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC9495363/
                      İlişkili Veriler

                      Tamamlayıcı Malzemeler Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
                      Git: Soyut


                      Tarım-gıda endüstrisi atıkları ve yan ürünleri, yükseltilebilen, düşük maliyetli biyoaktifler sağlayan veya alternatif bir protein kaynağı olarak kullanılabilen oldukça değerli bileşenleri içerir. Bu kapsamda zeytin üretimi ve zeytinyağı çıkarma işleminden elde edilen yan ürünler yani tohumlar teşvik edilebilir. Özellikle, bu çalışma, Olea europaea L. tohumları için proteinlerin ekstrakte edilmesini ve karakterize edilmesini ve sırasıyla alkalaz ve papain kullanılarak iki protein hidrolizatı üretilmesini amaçlıyordu . Hem orta hem de kısa boyutlu peptitlerin belirlenmesine ve bunların potansiyel biyolojik aktivitelerinin belirlenmesine izin veren peptidomik analiz yapıldı. Ayrıca, Olea europaea'nın antioksidan özelliklerinin kapsamlı bir karakterizasyonuL. tohum hidrolizatları, hem in vitro olarak 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH), demir indirgeyici antioksidan güç (FRAP) ve 2,2'-Azino-bis(3-etilbenzotiazolin-6-) ile gerçekleştirildi. sırasıyla sülfonik asit ) diamonyum tuzu (ABTS) deneyleri ve bu hidrolizatların H2O2'yi önemli ölçüde azaltma kabiliyetini ölçerek hücresel düzeydeinsan bağırsak Caco-2 hücrelerinde indüklenmiş reaktif oksijen türleri (ROS) ve lipid peroksidasyon seviyeleri. Her iki hidrolizatın sonuçları, serbest radikal yakalama aktivitelerini alkalaz ile hidrolize edilmiş numune için sırasıyla %65,0 ± 0,1'e ve 5 mg/mL'de test edilen papain hidrolizatları için %75,7 ± 0,4'e kadar azaltarak önemli antioksidan özellikler gösterdi. Ayrıca, ABTS testleriyle benzer değerler elde edilirken, her ikisi de 1 mg/mL'de test edilen FRAP, alkalaz hidrolizatları için %13.025.0 ± 241.5'e ve papain hidrolizatları için %12.462.5 ± 311.9'a kadar yükseldi. In vitro sonuçlara göre, hem papain hem de alkalaz hidrolizatları, hücresel ROS seviyelerini 0,1 mg/mL'de sırasıyla %130,4 ± %4,24 ve %128,5 ± %3,60'a kadar geri kazandırır ve lipid peroksidasyon seviyelerini %109,2 ± 7,95 ve 73,0 ±'ye düşürür. sırasıyla %7,64, 1,0 mg/mL'de. Ek olarak, sonuçlar aynı hidrolizatların dipeptidil peptidaz-IV (DPP-IV) aktivitesini in vitro ve hücresel seviyelerde alkalaz ve papain hidrolizatları için 5,0 mg/mL'de %42,9 ± %6,5 ve %38,7 ± %7,2'ye kadar azalttığının altını çizdi. sırasıyla. İlginç bir şekilde, alkalaz ve papain hidrolizatları için sırasıyla 660.7 ± 21.9 pM ve 613.4 ± 39.1 pM'ye kadar seviyelerini artırarak glukagon benzeri peptid 1 (GLP-1) hormonunun salınımını ve stabilitesini uyarırlar. Bu sonuçlara dayanarak, zeytin çekirdeği hidrolizatları, metabolik sendrom başlangıcının önlenmesi için nutrasötiklerin ve fonksiyonel gıdaların geliştirilmesi için antioksidan ve anti-diyabetik özelliklere sahip yeni bileşenleri temsil edebilir. sonuçlar, aynı hidrolizatların dipeptidil peptidaz-IV (DPP-IV) aktivitesini in vitro ve hücresel seviyelerde 5,0 mg/mL'de alkalaz ve papain hidrolizatları için sırasıyla %42,9 ± %6,5 ve %38,7 ± %7,2'ye kadar azalttığının altını çizdi. İlginç bir şekilde, alkalaz ve papain hidrolizatları için sırasıyla 660.7 ± 21.9 pM ve 613.4 ± 39.1 pM'ye kadar seviyelerini artırarak glukagon benzeri peptid 1 (GLP-1) hormonunun salınımını ve stabilitesini uyarırlar. Bu sonuçlara dayanarak, zeytin çekirdeği hidrolizatları, metabolik sendrom başlangıcının önlenmesi için nutrasötiklerin ve fonksiyonel gıdaların geliştirilmesi için antioksidan ve anti-diyabetik özelliklere sahip yeni bileşenleri temsil edebilir. sonuçlar, aynı hidrolizatların dipeptidil peptidaz-IV (DPP-IV) aktivitesini in vitro ve hücresel seviyelerde 5,0 mg/mL'de alkalaz ve papain hidrolizatları için sırasıyla %42,9 ± %6,5 ve %38,7 ± %7,2'ye kadar azalttığının altını çizdi. İlginç bir şekilde, alkalaz ve papain hidrolizatları için sırasıyla 660.7 ± 21.9 pM ve 613.4 ± 39.1 pM'ye kadar seviyelerini artırarak glukagon benzeri peptid 1 (GLP-1) hormonunun salınımını ve stabilitesini uyarırlar. Bu sonuçlara dayanarak, zeytin çekirdeği hidrolizatları, metabolik sendrom başlangıcının önlenmesi için nutrasötiklerin ve fonksiyonel gıdaların geliştirilmesi için antioksidan ve anti-diyabetik özelliklere sahip yeni bileşenleri temsil edebilir. alkalaz ve papain hidrolizatları için sırasıyla 660.7 ± 21.9 pM ve 613.4 ± 39.1 pM'ye kadar seviyelerini yükselterek glukagon benzeri peptit 1 (GLP-1) hormonunun salınımını ve stabilitesini uyarırlar. Bu sonuçlara dayanarak, zeytin çekirdeği hidrolizatları, metabolik sendrom başlangıcının önlenmesi için nutrasötiklerin ve fonksiyonel gıdaların geliştirilmesi için antioksidan ve anti-diyabetik özelliklere sahip yeni bileşenleri temsil edebilir. alkalaz ve papain hidrolizatları için sırasıyla 660.7 ± 21.9 pM ve 613.4 ± 39.1 pM'ye kadar seviyelerini yükselterek glukagon benzeri peptit 1 (GLP-1) hormonunun salınımını ve stabilitesini uyarırlar. Bu sonuçlara dayanarak, zeytin çekirdeği hidrolizatları, metabolik sendrom başlangıcının önlenmesi için nutrasötiklerin ve fonksiyonel gıdaların geliştirilmesi için antioksidan ve anti-diyabetik özelliklere sahip yeni bileşenleri temsil edebilir.

                      Anahtar Kelimeler: anti-diyabetik aktivite, DPP-IV, GLP-1, Olea europaea L., antioksidan peptidler
                      Git: 1. Giriş


                      Fonksiyonel gıdaların ve/veya nutrasötiklerin geliştirilmesi için gıdadan türetilen biyoaktif peptitlerin kullanımı çekici bir uygulama haline gelmektedir ve şu anda, sağlığı geliştirici etkileri olan peptitleri içeren ürünler piyasada mevcuttur [1 ] . Son on yılda, önemli sayıda bilimsel araştırma, antimikrobiyal, antihipertansif ve özellikle antioksidan ve antidiyabetik dahil olmak üzere çok çeşitli gıda yan ürünlerinden geri kazanılan protein hidrolizatlarının ve peptidlerin yararlı etkilerini vurgulamıştır [ 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9]. Yan ürünler, birincil tarımsal gıda üretim süreçlerinden elde edilen ve geleneksel olarak çöplüklerde bertaraf edilen ve bunun sonucunda hava ve su kirliliği ve toprak kirliliği olan ikincil ürünlerdir. Çeşitli tarım ve gıda endüstrilerinden gelen gıda atıkları, yan ürünler ve yan akımlar, ekonomik bir kaynak olarak nutrasötik ve farmasötik alanlarda kolayca uygulama bulabilen, potansiyel olarak fonksiyonel veya biyoaktif bileşiklerin çekici bir kaynağını temsil eder [10 ] . Bu bağlamda literatür, dipeptidil peptidaz-IV (DPP-IV) inhibitörleri [ 11 , 12 , 13 ] gibi antioksidan özelliklere ve hipoglisemik aktiviteye sahip birkaç gıda kaynaklı peptidin varlığını bildirmektedir.]. Aslında, bu iki biyolojik aktivite en çok çalışılanlar arasındadır; ancak biyolojik etkilerinin kombinasyonu daha fazla araştırılabilir. Genel olarak, dahil olan ana moleküler mekanizmaların glukoz ve lipid metabolizması ile ilişkili olduğu diabetes mellitus (DM) hastalarında yüksek bir oksidatif durum bulunur. Rudich ve Maddux, glikoz alımında, oksidatif stres durumunda ve kas ve yağ hücrelerinde bir azalma ve pankreatik β-hücreleri tarafından salgılanan insülin miktarında ve kalitesinde azalma gözlemlediler [14 , 15 ] . Ek olarak, β-hücrelerinde reaktif oksijen türlerinin (ROS) aşırı üretimi, hücre hasarına ve DM komplikasyonlarında, yani nöropati, endotel disfonksiyonu, nefropati ve retinopatide yer alan yolakların aktivasyonuna yol açar [ 16, 17 ]. Diyabeti kontrol etmeye yönelik yeni bir yaklaşım, kan glukoz seviyelerini normalleştiren ve insülin sekresyonunu uyararak postprandiyal glisemiyi azaltan inkretin hormonu glukagon benzeri peptid 1'e (GLP-1) dayanmaktadır [18 ] . DPP-IV, GLP-1'in kan plazmasındaki hızlı degradasyonundan sorumlu bir serin proteaz olduğu için [ 19 ], bu enzimin inhibitörlerinin kullanımı, GLP-1'in düzeylerini artırarak yarı ömrünü uzatabilir.

                      Biyoaktif peptitlerin insan sağlığı üzerindeki yararlı etkileri göz önüne alındığında, gıda yan ürünleri [ 20 , 21 , 22 ] ve lignanlar, tokoferoller, flavonoidler, secoiridoidler gibi biyoaktif moleküllerin geri kazanımından çeşitli antioksidan ve/veya hipoglisemik peptitler elde edilmiştir. özellikle hidroksitirosol ve FAOSTAT'a göre 16 milyon ton yeşil ve siyah sofralık zeytin ve 2,7 milyon ton yağ üreten zeytin üretiminin atıklarından ve yan ürünlerinden [ 23 , 24 , 25 , 26 , 27 ] elde edilmiştir. (Gıda ve Tarım Örgütü Kurumsal İstatistik Veritabanı) ve %95'i başlıca İspanya ve İtalya'da üretilmektedir.

                      Bu senaryoda, bu çalışma ezilmiş tohumların, kabukların ve küspenin yatay santrifüjlenmesiyle ayrıldıktan sonra elde edilen lignoselülozik, düşük nemli bir yan ürün olan zeytin çekirdeklerini veya tohumlarını (OS) geliştirmeye odaklanır. OS'ler iyi bir diyet lifi kaynağıdır, ancak aynı zamanda esansiyel amino asitler, özellikle valin ve arginin açısından zengin lipidler ve proteinlerdir [ 28 ]. Bu nedenle, bu çalışmanın ilk amacı, üç farklı Olea europaea L. çeşidinden, yani Leccino , Moraiolo ve Frantoio'dan ekstrakte edilen toplam proteinlerin fizikokimyasal ve konformasyonel karakterizasyonuydu., farklı tekniklerin bir kombinasyonu ile. Dolayısıyla toplam proteinler, potansiyel biyoaktif peptidler elde etmek için en uygun koşullarda iki gıda sınıfı enzim, yani alkalaz ve papain kullanılarak hidrolize edildi.

                      Çalışmanın ikinci amacı, zeytin çekirdeği hidrolizatlarının potansiyel biyolojik etkilerini, özellikle ekstrakte edilmiş peptitlerin antioksidan etkilerini in vitro ve hücresel tahliller kullanarak değerlendirmekti. DPP-IV enziminin modülasyonunun oksidatif stres varlığında meydana gelebileceğini dikkate alarak [ 29] paralel olarak, DPP-IV enziminin in vitro ve hücresel inhibisyonu araştırılarak antidiyabetik aktivite değerlendirildi. Ek olarak, inkretin hormonları GLP-1 düzeylerinin modülasyonu, bir ortak kültür sistemine dayalı yenilikçi bir tahlil yoluyla değerlendirildi. Amaç, GLP-1 hormonunun endokrin hücreler (bağırsak mukozasının L hücreleri) tarafından proglukagonun bölünmesi yoluyla fizyolojik olarak üretildiği bağırsak bariyerini simüle etmekti. Burada GLP-1 üretimini sağlamak için murin intestinal sekretin tümör hücre dizisi (STC-1) model olarak kullanıldı; çalışmanın üçüncü amacı araştırmaktı.

                      Git: 2. Malzemeler ve Yöntemler

                      2.1. Kimyasal ve Numuneler


                      Tüm kimyasallar ve reaktifler ticari olarak temin edilebilirdi ve daha fazla ayrıntı Ek Malzemeler'de bildirilmiştir . 2.2. Zeytin Çekirdeğinden Protein Ekstraksiyonu


                      Zeytin çekirdeği örnekleri, Toskana'da hasat edilen Leccino , Frantoio ve Moraiolo adlı üç çeşidin (soc. agr. Buonamici, Fiesole) meyvelerinden elde edildi . Her numune, Eylül'den Kasım'a kadar farklı olgunlaşma derecelerinde toplanan meyvelerin karıştırılmasıyla elde edilmiştir. Hamur, bir spatula ile çekirdekten ayrıldı, fındıklar bir çekiçle elle kırıldı ve bütün tohumlar çıkarıldı. 100 g kuru zeytinden şu ortalama verimler elde edildi: Leccino %4.0, Frantoio %3.2 ve Moraiolo %3.0. Zeytin çekirdekleri yerli değirmende öğütülmüştür. Zeytin çekirdeği tozunun yağı heksan ile 1 saat süreyle alındı ​​(oran 1:20 a / h) manyetik karıştırma altında. Kurutma işleminden sonra zeytin çekirdekleri yerli değirmende öğütülmüştür. Zeytin çekirdeği tozu , manyetik karıştırma altında 1 saat (oran 1:20 w / v ) heksan ile yağlandı . Kurutulduktan sonra yağı alınmış toz, protein ekstraksiyonuna tabi tutuldu. Ayrıntılı olarak, yağı alınmış 1.5 g toz, UREA 6 M, 0.1 M Tris-HCl (pH 8), 0.5 M NaCl, %0.5 SDS ve %0.1 DTT içeren 30 mL ekstraksiyon solüsyonu ile karıştırıldı. Ek Malzemelerde daha fazla ayrıntı bildirilmiştir . 2.3. Protein Çözünürlüğü (PS), Su Bağlama Kapasitesi (WBC) ve Yağ Bağlama Kapasitesi (OBC)


                      PS ve OBC, daha önce [ 30 ] açıklanan bir yönteme göre hafif değişikliklerle belirlendi. WBC, daha önce tanımlandığı gibi [ 31 ] değerlendirildi . Ek Malzemelerde daha fazla ayrıntı bildirilmiştir . 2.4. Serbest Sülfhidril Grubu Tayini


                      Ellman'ın reaktifi (DTNB), sülfhidril gruplarıyla reaksiyona girdiğinde sarı renkli bir ürünün üretimini gözlemleyerek, çözeltideki serbest sülfhidril gruplarını ölçmek için kullanılan bir bileşiktir. Ek Malzemelerde daha fazla ayrıntı bildirilmiştir . 2.5. İçsel Floresan Spektroskopisi


                      Her örneğin içsel floresans spektrumu, bir floresans spektrofotometresi (Synergy H1, Biotek, Bad Friedrichshall, Almanya) kullanılarak elde edildi. Ek Malzemelerde daha fazla ayrıntı bildirilmiştir . 2.6. Raman Spektroskopisi


                      Raman analizi, 1064 nm lazer kaynağı ve 490 mW'a ayarlanmış seçilebilir lazer çıkışı ile Progeny™ spektrofotometre (Rigaku Corporation, Akishima, Japonya) kullanılarak yapıldı. Spektral aralık, iletim tipi hacim faz ızgarası ile 200–2500 cm -1 idi. Spektral çözünürlük 15–18 cm -1 idi ve detektör termoelektrikle soğutulmuş bir indiyum galyum arsenittir (InGaAs). Numuneler, en iyi sinyal-gürültü oranını elde etmek için optimize edilmiş lazer gücü, açıklık boyutu ve maruz kalma başına süre (7 s) ile 60 kümülatif tarama ile analiz edildi. Elde edilen tüm spektrumlar, Origin™ 8 yazılımı (OriginLab Corporation, Northampton, MA, ABD) kullanılarak rapor edildi. 2.7. Biyoaktif Peptidleri Serbest Bırakmak İçin Zeytin Çekirdeği Proteini Hidrolizi


                      Zeytin çekirdeği proteinlerinin enzimatik hidrolizi, optimal hidroliz koşulları kullanılarak alkalaz ve papain enzimleri kullanılarak gerçekleştirildi (tablo 1). Geri kazanılan tüm peptidler liyofilize edildi ve kullanıma kadar -80 °C'de saklandı. Her bir hidrolizat için DH (%), daha önce tarif edildiği gibi [ 32 ] o-ftaldialdehit (OPA) yöntemiyle tanımlandı . Ek Malzemelerde daha fazla ayrıntı bildirilmiştir . tablo 1


                      Alkalaz ve papain enzimleri hidroliz koşulları: sıcaklık (°C), hidroliz süresi, E:S oranı ve pH.
                      Alkalaz 50 4 saat 0,15 UA/g 8.5
                      papain 65 8 saat 100 UA/g 7
                      Ayrı bir pencerede aç 2.8. Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisi – Yüksek Çözünürlüklü Kütle Spektrometresi ile Kısa Peptit Saflaştırması ve Analizi


                      Analizden önce, kısa boyutlu peptitler, daha önceki bir çalışmada optimize edilmiş bir prosedürle 500 mg karbograf 4 ile paketlenmiş bir katı faz ekstraksiyon kartuşu kullanılarak daha uzun peptitlerden ve diğer makromoleküllerden saflaştırıldı [33 ] . Saflaştırılan numuneler daha sonra bir ısıtmalı elektrosprey (ESI) kaynağı aracılığıyla bir hibrit dört kutuplu – Orbitrap kütle spektrometresi Q Exactive'e (Thermo Fisher Scientific, Thermo Fisher Scientific, Thermo Fisher Scientific, Thermo Fisher Scientific, İtalya) bağlanan bir Vanquish ikili pompası H (Thermo Fisher Scientific, Milano, İtalya) kullanılarak HPLC-HRMS analizine tabi tutuldu. Milan, İtalya). Ek Malzemelerde daha fazla ayrıntı bildirilmiştir . 2.9. Potansiyel Biyolojik Aktivitelerin Profili ve Peptid Sıralaması


                      Peptid dizilerinin biyolojik aktivitesinin nihai durumunu tahmin etmek için kullanılan web tabanlı bir araç olan açık erişim aracı PeptideRanker, zeytin çekirdeği peptitlerinin potansiyel biyoaktivitelerini tahmin etmek için kullanıldı [30 ] . N-to-1 sinir ağı olasılığını kullanan PeptideRanker, 0 aralığında peptit skorları sağlar. Skoru 0,6'dan yüksek olan peptitler, potansiyel olarak "biyoaktif" olarak kabul edildi. Daha sonra, en iyi sıralanan peptitlerin listeleri, web'de bulunan veri tabanı BIOPEP'e gönderildi. 2.10. Hücre kültürü


                      Nazikçe INSERM'den (Paris, Fransa) elde edilen Caco-2 hücreleri ve ticari olarak ATCC'den (HB-8065, ATCC, LGC Standards, Milano, İtalya) temin edilebilen STC-1, önceden optimize edilmiş bir protokol izlenerek rutin olarak alt kültürlendi [ 34 ]. Ek Malzemelerde daha fazla ayrıntı bildirilmiştir . 2.11. 3-(4,5-Dimetiltiazol-2-il)-2,5-Difeniltetrazolyum Bromür (MTT) Testi


                      Toplam 3 x 104 hücre /oyuk, 96 oyuklu plakalara ekildi ve %5 C02 altında 37 °C'de 48 saat tam büyüme ortamında farklı konsantrasyonlarda hidrolizatlar ve/veya araç (H20 ) ile işlendi atmosfer. Deneyler, küçük değişiklikler [ 35 ] ile standart bir yöntemle gerçekleştirildi ve Ek Malzemelerde daha fazla ayrıntı sağlandı . 2.12. Zeytin Çekirdeği Hidrolizatlarının Antioksidan Aktivitesi


                      2.12.1. Difenil-2-Pikrilhidrazil Radikal (DPPH) Testi


                      DPPH tahlili, küçük bir değişiklikle standart bir yöntemle gerçekleştirildi. Deneysel yöntem, Ek Malzemelerde ayrıntılı olarak açıklanmıştır .

                      2.12.2. 2,2'-Azino-Bis(3-Etilbenzotiazolin-6-Sülfonik Asit) Diamonyum Tuz Testi


                      Trolox eşdeğer antioksidan kapasitesi (TEAC) testi, antioksidanlar tarafından indüklenen 2,2-Azino-bis-(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit) (ABTS) radikalinin indirgenmesine dayanır. Deneysel yöntem, Ek Malzemelerde ayrıntılı olarak açıklanmıştır .

                      2.12.3. FRAP Tahlili


                      FRAP testi, bir numunenin ferrik iyonu (Fe 3+ ) demir iyonuna (Fe 2+ ) indirgeme yeteneğini değerlendirir . Deneysel yöntem, Ek Malzemelerde ayrıntılı olarak açıklanmıştır .

                      2.12.4. Florometrik Hücre İçi ROS Testi


                      Hücrelerin hazırlanması için, 3 x 104 Caco -2 hücre/oyuk, büyüme ortamında gece boyunca siyah 96 oyuklu bir plaka üzerine ekildi. Deneysel yöntem, Ek Malzemelerde ayrıntılı olarak açıklanmıştır .

                      2.12.5. Lipid Peroksidasyon (MDA) Testi


                      Ayrıca, 2.5 x 105 Caco -2 hücresi/oyuk, 24 gözlü bir plakaya ekildi ve ertesi gün, 37 °C'de %5 C02 atmosferi altında 24 saat OA ve OP hidrolizatları ile muamele edildi. Deneysel yöntem, Ek Malzemelerde ayrıntılı olarak açıklanmıştır . 2.13. Zeytin Çekirdeği Hidrolizatlarının Antidiyabetik Etkinliği


                      2.13.1. DPP-IV İnhibitör Aktivitesinin İn Vitro Ölçümü


                      Deneyler, önceden optimize edilmiş [ 36 ] koşullar kullanılarak yarı hacimli 96 oyuklu bir katı plaka (beyaz) içinde üç kopya halinde gerçekleştirildi . Ek Malzemelerde daha fazla ayrıntı bildirilmiştir .

                      2.13.2. Zeytin Çekirdeği Hidrolizatlarının Hücresel DPP-IV Aktivitesi Üzerindeki İnhibitör Etkisinin Değerlendirilmesi


                      Toplam 3 x 104 hücre /oyuk, tabanı temiz olan siyah 96 oyuklu plakalara ekilmiştir. Tohumlamadan sonraki ikinci gün, harcanan ortam atıldı ve hücreler, 37 °C'de 1 saat 1,5 ve 5,0 mg/mL zeytin çekirdeği hidrolizatları ile işlendi. Deneyler, önceden optimize edilmiş koşullar izlenerek gerçekleştirildi [ 37 ]. Ek Malzemelerde daha fazla ayrıntı mevcuttur .

                      2.13.3. GLP-1 Stabilitesinin ve Salgısının Hücresel Düzeyde Değerlendirilmesi


                      STC-1 GLP-1 salgılanması, BioTek, Milan İtalya'dan bir Synergy H1 floresan mikroplaka okuyucuda okunan aktif bir GLP-1 ELISA kiti (katalog no. EGLP-35K; Millipore, Watford, UK) ile ölçüldü. Ek Malzemelerde daha fazla ayrıntı mevcuttur . 2.14. Statik Analiz


                      Tüm ölçümler üç kopya halinde gerçekleştirildi ve sonuçlar ortalama ± standart sapma (sd) olarak ifade edildi, burada p < 0.05 değerleri anlamlı olarak kabul edildi. Tüm veri setlerinin normal dağılıma uygunluğu D'Agostino ve Pearson testi ile kontrol edildi. Hepsi normalde p -değerleri < 0.05 ile bozulduğundan, istatistiksel analizlerle ilerledik. İstatistiksel analizler, bir ve iki yönlü ANOVA ve ardından Dunnett ve Tukey'nin son testi (Graphpad Prism 9, GraphPad Software, La Jolla, CA, ABD) ile yapıldı.

                      Git: 3. Sonuçlar

                      3.1. Zeytin Çekirdeği Proteinlerinin Ekstraksiyonu


                      Olea europaea L. tohum proteomu, ağırlıklı olarak çimlenme fazı için temel moleküller olan ve karbon ve nitrojen açısından zengin olan tohum depolama proteinlerinden (SSP'ler) oluşur [ 23 , 24 ]. Halihazırda mevcut olan çalışmaların çoğunda, zeytin çekirdeği proteinleri, indirgeme koşullarında Tris-HCl tamponu kullanılarak ekstrakte edilir [ 38 , 39 , 40 ]. Hem iyi bir ekstraksiyon verimi hem de uygun bir protein çeşitliliği elde etmek için, bu çalışmada farklı ekstraksiyon tamponları ve yöntemleri test edildi ve daha sonraki tüm analizler için en iyisi seçildi. Zeytin çekirdeği proteininin ekstraksiyon yöntemini optimize etmek için üç ana tampon incelenmiştir (Tablo 2). Tablo 2


                      Protein ekstraksiyonu için kullanılan tamponların tanımı ve mg/mL cinsinden verim.
                      sen ÜRE 8 M, %1 CHAPS, %0,1 DTT, NH 4 HCO 3 9.2
                      T 0,1 M Tris (pH 7,5), 0,5 M NaCl, %0,5 SDS, %0,1 DTT 1.9
                      U/T ÜRE 6 M, 0,1 M Tris-HCl (pH 8), 0,5 M NaCl, %0,5 SDS, %0,1 DTT 5.3
                      Ayrı bir pencerede aç
                      UREA 8 M tamponunun (U) kullanılması, 9.2 mg/mL'lik mükemmel bir özütleme veriminin elde edilmesini sağladı. SDS-PAGE'in U şeridinde, 11S proteinlerinin (Pro2) büyük öncüsüne karşılık gelen 41 kDa'da, 11S globulin alt birimi β benzeri proteine ​​karşılık gelen 30.5 kDa'da ve karşılık gelen ~18 kDa'da üç yoğun bant tespit edildi 11S globulin tohum depolama proteini 2'ye (Şekil 1Bir) [ 12 ]. Tris-HCl tamponu (T), 1,9 mg/mL verimle en kötü performansı gösterdi. SDS-PAGE'de altı çizildiği gibi, 40 kDa bandı eksikti ve diğer bantların çoğu, Solea I öncüsünden gelen SSP'lere atfedilebilecek olan 20-18 kDa aralığında tespit edildi. U tamponu, T tamponuna kıyasla en iyisi olmasına rağmen, ürenin proteazlar gibi farklı enzimlerin aktivitesine müdahale edebildiği ve bu nedenle hidroliz işlemi sırasında bir soruna neden olduğu bilinmektedir [11] .]. Bu nedenle, hem 6 M daha düşük konsantrasyonda üre hem de Tris-HCl içeren tampon, 5.3 mg/mL verim elde eden ekstraksiyon işlemi için en iyi koşul olarak seçildi. SDS-PAGE'den görülebileceği gibi, U/T şeridinde en yoğun bantlar, Solea II öncüsünden gelen SSP'lerle eşleşebilecek 25 ila 30 kDa aralığında ve 20 ila 30 kDa aralığında elde edildi. 18 kDa (Şekil 1Bir) [ 13 ]. Üre konsantrasyonunu daha da azaltmak için, ekstrakte edilen proteinler, 1 M Tris-HCl'ye (pH 8) karşı diyalize tabi tutuldu. Ekstraksiyon verimini artırmak için ultrason ön işlemi de uygulandı, ancak bu strateji önemli bir avantaj sağlamadı ve bu nedenle hariç tutuldu. Aslında, ultrason/U tamponu kullanılarak elde edilen ekstraksiyon verimi, tek başına U tamponu kullanılarak elde edilen 9,2 mg/mL'ye kıyasla 10,7 mg/mL idi. Ultrason ön işlemi olan ve olmayan T tamponu kullanılarak elde edilen ekstraksiyon verimlerinin karşılaştırılmasında, önemli bir fark gözlenmedi.
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g001.jpg'dir.
                      Şekil 1
                      Her şeride proteinler (50 μg) yüklendi ve protein boyutu belirteçleri kilodalton (kDa) cinsinden belirtildi. ( A ) Farklı tampon U/T ile ekstrakte edilen zeytin çekirdeği proteinlerinin SDS-PAGE'i: UREA 6 M, 0.1 M Tris-HCl (pH 8), 0.5 M NaCI, %0.5 SDS, %0.1 DTT; U: ÜRE 8 M, %1 CHAPS, %0,1 DTT, T: 0,1 M Tris (pH 7,5), 0,5 M NaCl, %0,5 SDS, %0,1 DTT. ( B ) Nihai tampon ile ekstrakte edilen farklı zeytin çekirdeği protein çeşitlerinin SDS-PAGE'i. Her çeşit için iki farklı ekstraksiyon yapılmıştır.

                      SDS-PAGE'de görebildiğimiz gibi (Şekil 1B), üç farklı çeşitten ( Frantoio , Moraiolo ve Leccino) ekstrakte edilen proteinleri U/T tamponu kullanarak yüklediğimiz yerde, 30.5 kDa'da ve 20-18 kDa'da önemli bantlar gözlemledik. Frantoio ve Moraiolo'da 41 kDa'da daha güçlü bantlar gözlendi. 15 kDa'nın altında ise sadece Moraiolo örneğinde bant gözlemlemedik . 3.2. Yapısal Özellikler Karakterizasyonu: Raman Spektroskopisi, Serbest Sülfhidril Grubu (SH) İçeriği ve İç Floresans (IF)


                      Frantoio , Leccino ve Moraiolo proteinlerinin ikincil yapısı Raman spektroskopisi ile değerlendirildi (şekil 2A). Tüm numunelerin Raman spektrumları, benzer titreşim tepe noktaları ortaya çıkardı. Amit I bölgesinde, tüm numuneler β-tabaka yapılarında bulunan titreşimsel tepe noktası ve C-O gerilmesine atfedilebilir dönüşler gösterdi. Amit II bölgesinde, polipeptit omurgasının eşleştirilmiş titreşimiyle ilişkili dar bir tepe noktası, esas olarak eşleşmiş C–N gerilmesi ve N–H bükülmesinden kaynaklanır. 1000 cm −1'de dar bir bant Phe titreşimi ile ilişkilidir. Ayrıca, 500 ve 750 cm -1'de gözlenen bantlar, sırasıyla S–S esneme ve Trp titreşimine atanır. Yaklaşık 831 cm -1 ve 850 cm -1'de diğer bantlarhalka soluma temeli ile Tyr'in para-ikameli benzen halkasındaki C – C – O deformasyonunun üst tonu arasındaki etkileşime atfedilebilir.
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g002.jpg'dir.
                      şekil 2
                      ( A ) Raman spektroskopisi ile ikincil yapı analizi (125–2500 cm -1 bölge). Üçüncül yapı analizi. ( B ) Serbest-SH grubu tespiti. ( C ) İçsel floresans sinyali tespiti. İstatistiksel analiz, tek yönlü ANOVA ve ardından Tukey'nin post hoc testi (****) p < 0 ile gerçekleştirildi. Veriler, üç bağımsız deneyin ortalama ± sd'si olarak temsil edildi.

                      Sülfhidril (SH) grupları ve disülfid bağları (SS), proteinlerin köpürme ve emülsifiye etme yetenekleri gibi fonksiyonel özellikleri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir [ 41 ]. Zeytin çekirdeği proteininin yüzeyinde bulunan serbest SH gruplarının içeriğinin değerlendirilmesi, farklı zeytin çeşitleri arasında farklılıklar olup olmadığını değerlendirmek ve proteinlerin denatüre durumunu doğrulamak için kullanıldı.şekil 2B, kültivarlar arasında serbest SH içeriğinde önemli bir fark gösterir. Ayrıntılı olarak, serbest SH içeriği Frantoio, Leccino ve Moraiolo zeytin çekirdeği toplam protein özütü (OTPE) için sırasıyla %4,2 ± 0,25 μmol/g, %7,3 ± %0,37 μmol/g ve %5,8 ± %0,37 idi (** **, p < 0.0001). Bu bulgular kesinlikle, Frantoio'daki protein yapısının, muhtemelen moleküller arası disülfid bağlarının (SS) oluşumundan dolayı, tiyol grupları içeren hidrofobik amino asitlere daha az maruz kaldığını gösterirken, Leccino numunesi, Moraiolo'dan daha yüksek serbest tiyol grubu içeriği gösterir. ve FrantoioBu örnekte sistein (Cys) ve metiyonin (Met) gibi hidrofobik amino asitlerin protein yapısının yüzeyinde açığa çıktığını gösterir. 3D protein yapısı hakkında daha fazla bilgi, fenilalanin (Phe), tirozin (Tyr) ve triptofan gibi proteinlerdeki spesifik amino asitlerin varlığından dolayı floresanı izlemek için kullanılabilecek bir teknik olan içsel floresan spektroskopisi uygulanarak elde edildi. (Trp).şekil 2C, 300–310 nm ve 360–370 nm'de, hidrofilik bir ortamda Tyr'ı temsil eden ve serbest tiyol gruplarının karakterizasyonundan elde edilen sonuçlarla uyumlu olarak proteinlerin denatüre durumunu doğrulayan iki ana tepe noktası gösterir. Çıkarılan tüm proteinler karşılaştırılabilir IF değerleri gösterir. 3.3. Ekstre Edilen Proteinlerin Protein Çözünürlüğü (PS), Su Bağlama Kapasitesi (WBC) ve Yağ Bağlama Kapasitesi (OBC)


                      Çözünürlük, gıda proteinlerinin yaygın olarak ölçülen fonksiyonel bir özelliğidir ve temel bir çevresel özellik olan pH da dahil olmak üzere çeşitli faktörlerden etkilenir. Tüm numuneler için, pH 2 ila 5 aralığında tam çözünmezlik gözlendi. pH değerleri 6'dan Ayrıntılı olarak, Frantoio , Leccino ve Moraiolo proteinleri, pH 6'da %89,4 ± %1,3, %95,6 ± %0,4 ve %68,8 ± %0,7'ye ve %62,3 ± %0,4, 87,9'a yükseltildiğinde protein çözünürlüğü kademeli olarak arttı pH 12'de sırasıyla ± %0,2 ve %68,8 ± %1,0. Özellikle en yüksek çözünürlüğe Frantoio ve Moraiolo proteinleri için pH 7'de ve Leccino için pH 10'da ulaşılmıştır.olanlar. Bu sonuçlar, diğer tohumlardan izole edilen proteinlerin protein çözünürlüğü ile uyumludur ve alkalin pH bölgelerinde en iyi çözünürlüğü gösterir [ 42 ]. Yaygın olarak değer verilen başka bir özellik, ekstrakte edilmiş proteinlerin su bağlama özelliklerine bağlı olarak su ile etkileşime girme yeteneğidir. Amino asit bileşimi, protein yapısı, yüzey polaritesi ve yüzey hidrofobikliği dahil olmak üzere birçok faktör WBC'yi etkileyebilir [ 43 ]. Ayrıntılı olarak, Frantoio ve Moraiolo , 2,3 ve 2,0 g H 2 O/g numuneye eşit benzer bir WBC'ye sahiptir ; bunun yerine Leccino , muhtemelen daha yüksek bir hidrofilik protein içeriğine sahip olan 2,9 g H 2 O/g numunesi ile daha yüksek bir WBC'ye sahiptir (**, p< 0,01,Figür 3B). OBC, bir numunenin ağırlık birimi başına emebileceği yağ miktarına karşılık gelir. Bu nedenle Frantoio , Leccino ve Moraiolo ile karşılaştırıldığında daha düşük bir tutma kapasitesi gösterir (**, p < 0.01). Ayrıntılı olarak, Leccino ve Moraiolo , 1,6 g yağ/g numuneye ve Frantoio 1,4 g yağ/g numuneye eşit OBC değerlerini gösterdi (Figür 3C).
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g003.jpg'dir.
                      Figür 3
                      ( A ) Protein çözünürlüğü. ( B ) Su bağlama kapasitesi (WBC). ( C ) Yağ bağlama kapasitesi (OBC). İstatistiksel analiz, tek yönlü ANOVA ve ardından Tukey'nin pos-hoc testi ile yapıldı. (***) p < 0,001, (**) p < 0,01; ns, önemli değil. Veriler, üç bağımsız deneyin ortalama ± sd'si olarak temsil edilir. 3.4. Alkalaz ve Papain Kullanılarak Zeytin Çekirdeği Protein Hidrolizatlarının Üretimi


                      Sindirim enzimlerinin kullanımı, proteinlerin sindirimi ve biyo-erişilebilirliklerini uygulayarak peptitlerin salınması için yaygın olarak kullanılan bir tekniktir. Bu çalışmada, enzimatik hidroliz için farklı parçalanma özelliklerine sahip gıda sınıfı iki enzim olan alkalaz ve papain kullanılmıştır. Alkalaz peptit bağlarını ayırır ve Phe, Tyr, Trp ve Lys karboksil gruplarını içerirken papain, Ala, Val, Leu, Ile, Phe, Trp ve Tyr amino asitleri dahil olmak üzere hidrofobik bölgelerin peptit bağlarını ayırır [44 ] . Hidrolizin etkinliği, OTPE profilleri ve alkalaz tarafından sindirilen zeytin çekirdeği proteinleri ve papain tarafından sindirilen zeytin çekirdeği proteinleri karşılaştırılarak değerlendirildi. SDS-PAGE'den (Şekil 4A,C), tüm proteinlerin her iki enzimle enzimatik işlem sırasında tamamen hidrolize edildiği açıktır. Alkalaz için, her çeşit için işlenmemiş bir numuneyi (hidrolizden önce), sıfır zamanındaki bir numuneyi (enzimin eklenmesinden hemen sonra) ve 4 saatlik hidrolizden sonraki bir numuneyi karşılaştırdık. Papain durumunda, her çeşit için sırasıyla işlenmemiş bir numuneyi, 4 saatlik bir numuneyi ve 8 saatlik hidrolizde bir numuneyi karşılaştırdık. Papain kullanan DH'ler, alkalaz kullanılarak elde edilenlerden daha düşüktü (Tablo 3). Farklı bölünme özellikleri göz önüne alındığında, hem hidroliz derecesi hem de üretilen peptit dizileri farklıdır. Bununla birlikte, papain kullanımıyla DH tüm çeşitler için aynıdır, alkalaz ile hidrolize edilen Leccino ise Frantoio ve Moraiolo'dan daha düşük bir DH'ye sahiptir . Aslında, SDS-PAGE'de 4 saat sonra 10–15 kDa seviyesinde daha güçlü sinyaller gözlemledik. Moraiolo örneğinde papain hidrolizi açısından diğer örneklere göre 10-15 kDa düzeyinde daha yoğun bir sinyal gözlendi . Hem alkalaz [ 43 , 44 , 45 ] hem de papain [ 43 , 45 ]] DH sonuçları, farklı matrislerde elde edilen sonuçlarla uyumludur.
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g004.jpg'dir.
                      Şekil 4
                      Zeytin çekirdeği toplam protein ekstraktının sindirim etkinliği ve hidroliz derecesi (DH) eğilimi. ( A ) Alkalaz hidrolizatlarının farklı hidroliz zaman noktalarında SDS-PAGE analizi. FA, alkalaz ile sindirilmiş Frantoio ; MA, alkalaz ile sindirilmiş Moraiolo ; LA, Alkalaz ile sindirilen Leccino . ( B ) Farklı zaman noktalarında Alcalase DH. ( C ) Farklı hidroliz zaman noktalarında papain hidrolizatlarının SDS-PAGE analizi. FP, papain tarafından sindirilen Frantoio ; MP, papain tarafından sindirilen Moraiolo ; LP, Leccino papain tarafından sindirildi. ( D) Papain DH farklı zaman noktalarında. Veriler, üç bağımsız deneyin ortalama ± sd'si olarak temsil edilir; her deney üç kopya halinde gerçekleştirildi. Tablo 3


                      Alkalaz ve papain enzimleri kullanılarak hidroliz derecesinin (DH, %) tanımlanması.
                      Frantoio %26,9 %12,5
                      Leccino %27,5 %15,7
                      Moraiolo %15,3 %14,7
                      Ayrı bir pencerede aç 3.5. Zeytin Çekirdeği Hidrolizatlarının Peptidomik Karakterizasyonu: Orta ve Kısa Boylu Peptidlerin Analizi


                      Zeytin çekirdeği hidrolizatları, hem orta hem de kısa boyutlu peptitlerin kapsamlı karakterizasyonu için kapsamlı bir şekilde araştırılmıştır. Bununla birlikte, bu iki peptit sınıfı arasındaki içsel farklılıklar (esas olarak zincirin uzunluğu ile ilgili) göz önüne alındığında, iki farklı strateji kullanıldı. Orta büyüklükteki peptitler, aşağıdan yukarıya proteomikten ödünç alınan geleneksel nanoHPLC-HRMS yaklaşımları kullanılarak araştırıldı. Öte yandan, kısa peptidler, numune ön zenginleştirme sırasında kayıp meydana gelebileceğinden ve bu nedenle veri tabanı yaklaşımlarıyla düzgün bir şekilde tanımlanamadığından, bu tür analitik platformlarla uyumlu değildir. Bu nedenle, özel bir metabolomik tabanlı yaklaşım kullanıldı [ 46]. Peptit doğrulamasından sonra, sırasıyla 104 ve 491 orta ve kısa boyutlu peptit, zeytin çekirdeği hidrolizatlarına açıklama eklendi.Şekil 5belirli ana proteinlerden türetilen peptitlerin yüzde dağılımını gösterir. Zeytin çekirdeği hidrolizatı, kloroplastlara (%13) protein prekürsör ithalatında yer alan bir protein olan ve bir fosfopiruvat hidratazı (%10) küçük bir protein TIC 214 prevalansı ile birkaç proteinden türetilen peptitler içeriyordu. Diğer ana proteinler arasında aquaporin PIP26 (%8), poliubikuitin OUB1 (%8) ve süperoksit dismutaz (Cu-Zn) (%7) bulunur.
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g005.jpg'dir.
                      Şekil 5
                      Belirlenen peptitlerin ana proteinlerine göre yüzde dağılımı.

                      Araştırmayı potansiyel biyoaktivitelere genişletmek için, kısa peptidler PeptideRanker aracına göre sıralandı ( http://bioware.ucd.ie/~compass/biowa...tideranker.php ; 4 Mayıs 2022'de erişildi). Bu sürecin sonunda, yalnızca 0,6'dan yüksek puan değerleri gösteren peptitler potansiyel olarak biyoaktif olarak kabul edildi ve BIOPEP araştırmasına gönderildi ( //www.uwm.edu.pl/biochemia/index.php/pl/biopep/ ; 4 Mayıs 2022'de erişildi), bazı kısa amino asit dizilerinin varlığına dayalı olarak peptitlerin potansiyel biyolojik aktivitelerini varsaymaya izin veren açık erişimli bir veritabanı (Tablo 4). Varsayılan biyolojik aktiviteler, DPP-IV inhibisyonunu ve antioksidan özelliği içermektedir. Tanımlanan tüm kısa peptitlerden potansiyel biyolojik aktiviteye sahip 77 tanesi tanımlandı. Bu biyoaktivitelerin çoğu, ağırlıklı olarak yapılarında yer alan iki veya üç amino asidin kısa dizileri tarafından sağlanır. Tablo 4


                      PeptideRanker ve BIOPEP veritabanı araştırmasına göre potansiyel biyoaktiviteler .
                      0,998974 FF FF DPP IV inhibitörü
                      0,996643 MF MF DPP IV inhibitörü
                      0,994712 GF GF DPP IV inhibitörü,
                      0,994084 GGFF GF, GG, FF DPP IV inhibitörü
                      GF DPP III inhibitörü
                      0,993120 FFJ FF DPP IV inhibitörü
                      0,991656 WPM WP, PM DPP IV inhibitörü
                      0,989681 VY VY DPP IV inhibitörü, antioksidan
                      0,987345 GGF GF, GG DPP IV inhibitörü
                      GF DPP III inhibitörü
                      0,985719 FR FR DPP IV inhibitörü
                      0,977983 WJAF AF DPP IV inhibitörü
                      0,977525 FGQW QW DPP IV inhibitörü
                      0,974885 WY WY DPP IV inhibitörü, antioksidan
                      0,968518 SMF MF DPP IV inhibitörü
                      0,962442 FFJA FF DPP IV inhibitörü
                      0,954571 FNFJ NF, FN DPP IV inhibitörü
                      0,952926 HW HW DPP IV inhibitörü
                      0,951176 FN FN DPP IV inhibitörü
                      0,948462 FFDR FF, DR DPP IV inhibitörü
                      0,947101 WSM WS DPP IV inhibitörü
                      0,946135 QF QF DPP IV inhibitörü
                      0,941387 AGRF AG DPP IV inhibitörü
                      RF DPP III inhibitörü
                      0,940972 QGF GF, QG DPP IV inhibitörü
                      0,937189 FPAG PA, FP, AG DPP IV inhibitörü
                      0,915352 AYF ay DPP IV inhibitörü
                      0,913344 DGJF DG DPP IV inhibitörü, DPP III inhibitörü
                      0,912957 WVAF AF, VA, WV DPP IV inhibitörü
                      0,909891 WQ WQ DPP IV inhibitörü
                      0,906764 KF KF DPP IV inhibitörü
                      0,905338 NGJF NG DPP IV inhibitörü
                      0,894996 FJPH PH DPP IV inhibitörü
                      0,888582 MPJ Milletvekili DPP IV inhibitörü
                      0,887708 KGF GF, KG DPP IV inhibitörü
                      0,887194 JAF AF DPP IV inhibitörü
                      0,881235 AFPA PA, FP, AF DPP IV inhibitörü
                      0,879704 AYFG ay DPP IV inhibitörü, antioksidan
                      YF DPP IV inhibitörü
                      0,874411 SFY FR DPP IV inhibitörü
                      QR DPP IV inhibitörü
                      0,873986 WSMH MH, WS DPP IV inhibitörü
                      0,867049 SFJ SF DPP IV inhibitörü
                      0,867026 FNR FN NR DPP IV inhibitörü
                      0,866328 PFGD FG, GD DPP IV inhibitörü
                      DPP III inhibitörü
                      0,865974 GPR GP DPP IV inhibitörü
                      0,863356 RFN FN DPP IV inhibitörü
                      0,85592 HWJY HW DPP IV inhibitörü
                      0,849148 BAY BAY DPP IV inhibitörü
                      0,846587 RPFD RP DPP IV inhibitörü
                      PF DPP IV inhibitörü
                      0,843478 BENİM BENİM DPP IV inhibitörü, antioksidan
                      0,835091 JSF SF DPP IV inhibitörü
                      0,833322 AAF AF, AA DPP IV inhibitörü
                      0,825853 FQR SSS DPP IV inhibitörü
                      0,820516 SAF AF DPP IV inhibitörü
                      0,798127 JWQ WQ DPP IV inhibitörü
                      0,796676 WJYN YN DPP IV inhibitörü
                      0,785013 YMDM YM DPP IV inhibitörü
                      0,768611 GJYP YP DPP IV inhibitörü
                      0,761687 RFT TF DPP IV inhibitörü
                      DPP III inhibitörü
                      0,759378 JFQ SSS DPP IV inhibitörü
                      0,754757 JJSF SF DPP IV inhibitörü
                      0,739381 YP YP DPP IV inhibitörü
                      0,728473 FYP YT DPP IV inhibitörü
                      0,72244 WVEF VE DPP IV inhibitörü
                      WV DPP IV inhibitörü
                      0,720745 SRSF SF DPP IV inhibitörü
                      0,720069 GFE GF DPP IV inhibitörü, DPP III inhibitörü
                      0,717504 QQF QF, QQ DPP IV inhibitörü
                      0,717158 JSAF AF DPP IV inhibitörü
                      0,714532 AQFJ QF DPP IV inhibitörü
                      0,713582 AAFJ AF, AA DPP IV inhibitörü
                      0,693293 MA MA DPP IV inhibitörü
                      0,689222 GQGP GP, QG DPP IV inhibitörü
                      0,679365 JVF VF DPP IV inhibitörü
                      0,659026 KGFA GF DPP IV inhibitörü
                      KİLOGRAM DPP IV inhibitörü
                      FA DPP IV inhibitörü
                      0,65522 SJVF VF DPP IV inhibitörü
                      0,642689 GQP QP DPP IV inhibitörü
                      0,64074 JPVM sanal makine DPP IV inhibitörü
                      PV DPP IV inhibitörü
                      0,636164 HFQ SSS DPP IV inhibitörü
                      HF DPP IV inhibitörü
                      0,623398 MPJQ Milletvekili DPP IV inhibitörü
                      0,612254 SFJQ SF DPP IV inhibitörü
                      0,601894 KFN KF DPP IV inhibitörü
                      FN DPP IV inhibitörü
                      Ayrı bir pencerede aç
                      a PeptideRanker veritabanına göre; http://bioware.ucd.ie/~compass/biowa...tideranker.php , 4 Mayıs 2022 tarihinde erişildi. b,c BIOPEP-UWM veritabanına göre; https://biochemia.uwm.edu.pl/biopep-uwm/ , 4 Mayıs 2022'de erişildi. 3.6. Zeytin Çekirdeği Hidrolizatlarının Antioksidan Aktivitesi


                      3.6.1. DPPH Tahlili ile Zeytin Çekirdeği Hidrolizatlarının Doğrudan Radikal Süpürme Aktivitesi


                      DPPH'nin radikal süpürücü aktiviteleri, doğal bileşiklerin serbest radikal süpürücüler olarak işlev görmek üzere antioksidan potansiyellerini değerlendirmek için düzenli olarak kullanılmıştır [ 47 ].Şekil 61,0–5,0 mg/mL konsantrasyon aralığında zeytin çekirdeği hidrolizatlarının DPPH radikal süpürme aktivitesini gösterir. FA, LA ve MA, DPPH radikalini 1,0 mg/mL'de sırasıyla %19,5 ± %1,1, %13,4 ± %4,3 ve %19,5 ± %3,8 oranında temizledi; DPPH radikalini 2,5 mg/mL'de sırasıyla %39,5 ± %2,1, %33,2 ± %0,1 ve %39,8 ± %2,4 oranında temizlediler. 5 mg/mL için DPPH radikali, FA, LA ve MA için sırasıyla %63,9 ± %0,2, %58,0 ± %1,4 ve %65,0 ± %0,1 azalır. FP, LP ve MP, DPPH radikalini 1,0 mg/mL'de sırasıyla %20,1 ± %6,5, %17,4 ± %2,7 ve %20,2 ± %7,1 oranında temizledi ve DPPH radikalini %40,4 ± %2,1, %35,6 ± %1,2 oranında temizledi, ve 2,5 mg/mL'de sırasıyla %41,4 ± %3,1. 5 mg/mL için, DPPH radikali FP, LP ve MP için sırasıyla %72,5 ± %0,5, %59,0 ± %0,3 ve %75,7 ± %0,4 azalır.
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g006.jpg'dir.
                      Şekil 6
                      Frantoio (F), Leccino (L) ve Moraiolo'dan (M) elde edilen zeytin çekirdeği hidrolizatlarının DPPH tahlili ile alkalaz (A) ( A ) ve papain (P) ( B ) kullanılarak elde edilen doğrudan radikal süpürme aktivitesi. Veriler, altı bağımsız deneyin ortalama ± sd'sini temsil eder ve her deney üç kopya halinde gerçekleştirildi. Tüm veri setleri çift yönlü ANOVA ile analiz edilmiştir. (****) p < 0,0001, (***) p < 0,001.

                      3.6.2. ABTS Tahlili ile Zeytin Çekirdeği Hidrolizatlarının Doğrudan Radikal Süpürme Aktivitesi


                      Doğrudan antioksidan özelliğini daha fazla doğrulamak için zeytin çekirdeği hidrolizatlarının ABTS içermeyen süpürme aktivitesi 0.01, 0.05 ve 1.0 mg/mL olarak belirlendi. belirtildiği gibiŞekil 7, FA, LA ve MA, ABTS radikalini 0,01 mg/mL'de sırasıyla %17,8 ± %1,3, %14,7 ± %4,3 ve %16,0 ± %0,9 oranında temizledi ve ABTS radikalini %55,8 ± %0,5, 55,1 ± 2,6 oranında temizledi 0,05 mg/mL'de sırasıyla % ve 55,8 ± %1,9. Son olarak, FA, LA ve MA, ABTS radikalini 0,5 mg/mL'de sırasıyla %64,3 ± %0,8, %64,6 ± %0,9 ve %65,3 ± %1,6 oranında temizledi. Papainli hidrolizatlar da benzer bir eğilim göstermektedir. FP, LP ve MP, ABTS radikalini 0,01 mg/mL'de sırasıyla %14,5 ± %1,3, %17,3 ± %1,4 ve %11,9 ± %0,9 oranında temizledi; aynı radikali 0,05 mg/mL'de sırasıyla %53,0 ± %0,5, %51,7 ± %0,9 ve %54,5 ± %1,8 oranında temizlediler. Son olarak FP, LP ve MP, ABTS radikalini 1.0 mg/mL'de sırasıyla %65.1 ± %1.2, %64.8 ± %0.5 ve %65.3 ± %0.8 oranında temizledi.
                      İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g007.jpg'dir.
                      Şekil 7
                      ABTS tahlili ile alkalaz (A) ( A ) ve papain (P) ( B ) kullanılarak elde edilen Frantoio (F), Leccino (L) ve Moraiolo'dan (M) zeytin çekirdeği hidrolizatlarının doğrudan radikal süpürme aktivitesi . Veriler, altı bağımsız deneyin ortalama ± sd'sini temsil eder ve her deney üç kopya halinde gerçekleştirildi. Tüm veri setleri çift yönlü ANOVA ile analiz edilmiştir. (****) p < 0,0001.

                      3.6.3. Ferrik İndirgeyen Antioksidan Güç (FRAP) Aktivitesi


                      Sonuçlar, FA, LA ve MA'nın radikale göre FRAP'ı 0,1 mg/mL'de sırasıyla 1850,0 ± %1,8, 1612,5 ± %62,9 ve 1750,5 ± %2,0 artırdığını gösterdi. 0,5 mg/mL için FRAP seviyeleri FA, LA ve MA için sırasıyla %6387,5 ± %160,0, %5125,0 ± %104,0 ve %6787,5 ± %118,1 artar. Son olarak, 1,0 mg/mL'de test edilen FA, LA ve MA, FRAP'ı sırasıyla %13.025.0 ± %429.1, %9037.5 ± %143.6 ve %13.025.0 ± %241.5 iyileştirdi (Şekil 8A). Papain hidrolizatları ayrıca FRAP seviyelerinde önemli bir artış gösterdi. İçindeŞekil 8B, sonuçlar 0,1 mg/mL'de test edilen FP, LP ve MP'nin FRAP'ı sırasıyla %1750,0 ± %70,7, 1612,5 ± %25,0 ve 1825,0 ± %50,0 iyileştirdiğini göstermektedir. 0,5 mg/mL için FRAP seviyeleri FP, LP ve MP için sırasıyla %6212,5 ± %131,4, 5375,0 ± %64,5 ve %6787,5 ± %118,1 artar. Son olarak, 1,0 mg/mL'de test edilen FP, LP ve MP, FRAP'ı sırasıyla %11.712.5 ± %149.3, %8.512.5 ± %495.6 ve %12.462.5 ± %311.9 iyileştirdi.
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g008.jpg'dir.
                      Şekil 8
                      Alcalase (A) ( A ) ve Papain (P) ( B ) kullanılarak elde edilen Frantoio (F), Leccino (L) ve Moraiolo'dan (M ) zeytin çekirdeği hidrolizatlarının ferrik indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) ile antioksidan güç değerlendirmesi . Veriler, üç kopya halinde gerçekleştirilen altı belirlemenin ortalama ± sd'sini temsil eder. Tüm veri setleri Two-way ANOVA ile analiz edilmiştir. (****) p < 0,0001.

                      3.6.4. PH ve AH Hidrolizatları , Bağırsak Caco-2 Hücrelerinde H 2 O 2 Kaynaklı ROS ve Lipid Peroksidasyon Düzeylerini Düşürür


                      İki enzimle elde edilen üç farklı çeşitten elde edilen her peptit hidrolizatının karşılaştırılabilir kabiliyeti göz önünde bulundurularak, sırasıyla papain (PH) ve alkalaz (AH) kullanılarak Frantoio , Leccino ve Moraiolo'dan elde edilen peptitleri karıştırarak PH ve AH numuneleri hazırlandı. PH ve AH, insan bağırsak Caco-2 hücreleri üzerindeki antioksidan aktivitelerini değerlendirmek için kullanıldı. Bu amaca ulaşmak için florometrik hücre içi ROS testi yapıldı. Caco-2 hücre canlılığını bozabilecek alkalaz veya papain kullanılarak elde edilen zeytin çekirdeği hidrolizatlarının konsantrasyonlarını araştırmak için ön MTT deneyleri yapıldı. 48 saatlik bir tedaviden sonra, tedavi edilmemiş hücrelere karşı 5 mg/mL'ye kadar önemli bir hücre ölümü saptanmadı (C) (Şekil S1 ).Şekil 9H 2 O 2 tedavisinin, ROS'u % 130,4 ± 4,24 ve 128,5'e yükselten PH ve AH hidrolizatları ile ön işlemle hafifletilen kontrol hücrelerine kıyasla hücre içi ROS düzeylerinde % 161,0 ± 9,10 artışa yol açtığını açıkça göstermektedir. 0,1 mg/mL'de sırasıyla ± %3,60 (Şekil 9A). Ek olarak, PH ve AH hidrolizatlarının insan bağırsak Caco - 2 hücrelerinde H202 kaynaklı lipid peroksidasyonunu modüle etme kapasitesi, MDA ölçümü ile değerlendirildi. H 2 O 2 işleminden sonra gözlemlenen ROS artışına uygun olarak , kontrol hücrelerine kıyasla % 143,2 ± 5,44'e kadar lipid peroksidasyonunda gözle görülür bir artış gözlendi. Ayrıca, sonuçlarımız PH ve AH hidrolizatları (1 mg/mL) ile ön tedavinin MDA seviyelerinde sırasıyla %109,2 ± 7,95 ve %73,0 ± %7,64'e varan düşüşle sonuçlandığını ve lipid peroksidasyon taban çizgisi seviyelerini eski haline getirdiğini gösterdi (Şekil 9B).
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g009.jpg'dir.
                      Şekil 9
                      ( A ) PH ve AH hidrolizatları ile ön muameleden sonra hücre içi H202 kaynaklı ROS seviyelerinin modülasyonu . PH ve AH hidrolizatları ( B ) ile ön muameleden sonra H202 kaynaklı lipid peroksidasyonunun modülasyonu . Veriler, altı bağımsız deneyin ortalama ± sd'sini temsil eder ve her deney üç kopya halinde gerçekleştirildi. Tüm veri setleri, tek yönlü ANOVA ve ardından Tukey'nin post hoc testi ile analiz edildi. C, kontrol numunesi; ns, anlamlı değil; (***) p < 0,001, (****) p < 0,0001. 3.7. Zeytin Çekirdeği Hidrolizatlarının Antidiyabetik Etkinliği


                      3.7.1. Zeytin Çekirdeği Hidrolizatlarının İn Vitro ve Hücresel DPP-IV İnhibitör Aktivitesi


                      Zeytin çekirdeği hidrolizatlarının insan rekombinant DPP-IV enzimine karşı inhibe edici aktivitesini değerlendirmek için biyokimyasal deneyler gerçekleştirilmiştir. Enzimatik reaksiyon, floresan substrat H-Gly-Pro-AMC'nin DPP-IV tarafından bölünmesinden sonra serbest AMC grubunun salınmasına bağlı olarak 350 nm'de eksitasyondan sonra 465 nm'de floresans sinyalleri ölçülerek izlendi. Alkalaz kullanılarak üç çeşitten elde edilen ayrı zeytin çekirdeği hidrolizatlarının aktivitesi, 0.1, 0.5, 1.0 ve 1.5 mg/mL'lik nihai konsantrasyonlarda tarandı.Şekil 10A, FA örneğinin DPP-IV aktivitesini %9,8 ± 1,8, %37,8 ± %1,5, %55,7 ± %3,7 ve %72,1 ± %3,1 oranında azalttığını öne sürer. LA örneği, DPP-IV aktivitesini %7,1 ± %1,6, %38,2 ± %1,3, %57,9 ± %2,2 ve %75,8 ± %0,8 oranında düşürdü. Son olarak, MA örneği DPP-IV aktivitesini %8,6 ± 1,3, %37,5 ± %2,4, %65,7 ± %4,3 ve %76,7 ± %1,9 oranında azalttı. Benzer şekilde, papain kullanılarak üç çeşitten elde edilen ayrı zeytin çekirdeği hidrolizatlarının aktivitesi, 0.1, 0.5 ve 1.0 mg/mL'lik nihai konsantrasyonlarda tarandı.Şekil 10B, FP numunesinin DPP-IV aktivitesini %12,9 ± %1,0, %51,0 ± %2,6 ve %75,7 ± %3,7 oranında azalttığını belirtir. LP numunesi, DPP-IV aktivitesini %12,4 ± 2,3, %50,1 ± %2,3 ve %76,6 ± %2,2 azalttı. Son olarak, MP örneği DPP-IV aktivitesini sırasıyla %4,9 ± %2,4, %45,7 ± %2,1 ve %73,6 ± %1,6 oranında inhibe etti.
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g010.jpg'dir.
                      Şekil 10
                      Sırasıyla alkalaz (A) ( A ) ve papain (P) ( B ) kullanılarak Frantoio (F), Leccino (L) ve Moraiolo'dan (M) elde edilen zeytin çekirdeği hidrolizatlarının in vitro DPP-IV aktivitesi üzerindeki etkisi. Veri noktaları, dört bağımsız deneyin ortalamalarını ± sd'yi temsil eder ve her deney üç kopya halinde gerçekleştirildi. Tüm veri setleri, iki yönlü ANOVA ve ardından Tukey'nin post hoc testi ile analiz edildi. Ns, anlamlı değil; C, kontrol numunesi (H20 ) . (*) p < 0,5, (***) p < 0,001, (****) p < 0,0001.

                      İnsan bağırsak enterositlerinin en sık kullanılan modeli, insan bağırsak Caco-2 hücre dizisidir. DPP-IV de dahil olmak üzere, gıda sindirimi ile ilgili çok sayıda bağırsak enzimi, Caco-2 hücrelerinin yüzeyinde ifade edilir. DPP-IV tabanlı aktivite tahlili, her iki numunenin hücresel seviyelerde DPP-IV aktivitesi üzerindeki etkilerini test etmek için kullanıldı. Aktiviteleri, 1.5 ve 5.0 mg/mL'lik nihai konsantrasyonda tarandı.Şekil 11A, FA'nın hücresel DPP-IV aktivitesini 1.5 ve 5.0'da %10.7 ± %0.6 ve %42.9 ± %6.5, LA'nın %11.4 ± %2.8 ve %36.2 ± %6.4 ve MA'nın %13.7 ± %4.5 ve %36.4 ± %6.8 inhibe ettiğini gösterir. sırasıyla mg/mL. Papain kullanılarak elde edilen hidrolizatlarla ilgili olarak, FP hücresel DPP-IV aktivitesini %17,5 ± %2,7 ve %35,3 ± %4,2, LP %16,4 ± %2,0 ve %38,7 ± %7,2 ve MA'yı %17,0 ± %2,0 ve %36,5 ± %4,6 ile 1,5'te inhibe etti ve sırasıyla 5,0 mg/mL (Şekil 11B).
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g011.jpg'dir.
                      Şekil 11
                      Frantoio (F), Leccino (L) ve Moraiolo'dan (M) alkalaz (A) ( A ) ve papain (P) ( B ) kullanılarak elde edilen zeytin çekirdeği hidrolizatlarının Caco-2 hücreleri tarafından ifade edilen DPP-IV aktivitesi üzerindeki etkisi. Veri noktaları, dört bağımsız deneyin ortalamalarını ± sd'yi temsil eder ve her deney üç kopya halinde gerçekleştirildi. Tüm veri setleri, iki yönlü ANOVA ve ardından Tukey'nin post hoc testi ile analiz edildi. (***) p < 0,001, (****) p < 0,0001.

                      Farklı çeşitlerden elde edilen ancak aynı enzimle hidrolize edilen hidrolizatların DPP-IV inhibitör aktivitesi karşılaştırıldığında , istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi (Şekil 12A, B). Bununla birlikte, aynı kültivar için ancak farklı enzimler, alkalaz ve papain ile hidrolize edilmiş, karşılaştırma önemli farklılıklar ortaya çıkarmıştır.Şekil 12C) ve tüm durumlarda papain hidrolizatları, alkalaz örneklerinden daha güçlü inhibitör aktivite gösterdi ( Frantoio ve Leccino için p < 0.0001 ve Moraiolo için p < 0.01 ). Böylece sırasıyla papain ve alkalaz kullanılarak elde edilen Frantoio , Leccino ve Moraiolo peptidlerinin karıştırılmasıyla hazırlanan PH ve AH , bunların in vitro anti-diyabetik etkilerinin daha derinlemesine değerlendirilmesi için kullanıldı.
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g012.jpg'dir.
                      Şekil 12
                      ( A ) Alkalaz ile hidrolize edilen çeşitler , ( B ) papain ile hidrolize edilen çeşitler ve ( C ) farklı enzimlerle hidrolize edilen aynı çeşitler arasındaki karşılaştırma . Ns, anlamlı değil; (*) p < 0,5, (**) p < 0,01, (****) p < 0,0001.

                      3.7.2. STC-1/Caco-2 Ortak Kültür Sistemi ve Zeytin Çekirdeği Hidrolizatlarının GLP-1 Hormonunun Kararlılığını ve Salgısını Düzenleme Kapasitesinin Değerlendirilmesi


                      Potansiyel DPP-IV inhibitörleri ile tedavinin GLP-1 hormonunun stabilitesini artırıp artırmadığını ve bunların GLP-1 sekresyonunu artırıp artırmadığını değerlendirmek için Caco-2 enterosit hücreleri ve STC-1 enteroendokrin hücreleri kullanılarak bir ko-kültür sistemi geliştirilmiştir.Şekil 13A). Hücresel sistemin karmaşıklığı göz önüne alındığında ve hem hücresiz hem de hücre bazlı koşullarda DPP-IV enzimlerinde yaşama konusundaki benzer yetenekleri göz önüne alındığında, sırasıyla PH ve AH örneklerini doğrudan test etmeye karar verdik. Bu nedenle, hem ortak kültür hem de STC-1 hücreleri, her karışımdan 5 mg/mL ile muamele edildi (aşağıda vurgulandığı gibi, Caco-2 hücreleri üzerindeki en yüksek DPP-IV inhibisyonunu belirleyen konsantrasyon).Şekil 11) veya 1 saat süreyle sitagliptin 1 uM ve süpernatan GLP-1 tespitine devam etmek için toplandı. Tedavilere devam etmeden önce, ortak kültürün hücre yaşayabilirliği doğrulandı. 48 saatlik bir tedaviden sonra, tedavi edilmemiş hücrelere (C) ( Şekil S2 ) kıyasla hücresel canlılıkta önemli bir bozulma saptanmadı .Şekil 13B, ortak kültür sisteminde PH'nin hücresel DPP-IV aktivitesini %44,1 ± 5,6 ve AH'nin %48,3 ± 5,2 ve sitagliptin için %71,6 ± 1,2 oranında inhibe ettiğini gösterir. Ayrıca PH, hücresel DPP-IV aktivitesini tek başına Caco-2 hücrelerinde %38,6 ± 4,3 ve AH'yi %42,4 ± 5,4 ve sitagliptin için %70,3 ± 1,4 oranında inhibe etti. Sitagliptin (1 µM) ve PH ve AH hidrolizatları ile tedavi, kontrol hücrelerine kıyasla GLP-1 düzeylerinde bir artışa yol açtı (Şekil 13C). Ayrıntılı olarak, PH ve AH hidrolizatları ile 1 saatlik muameleden sonra, ko-kültür sistemindeki GLP-1 seviyeleri sitagliptin için 5 mg/mL'de ve 92,26 ± 1,1 pM'de sırasıyla 154,9 ± 9,6 pM ve 226,7 ± 0,3 pM'ye ulaştı (Şekil 13C). İstatistiksel analiz, sitagliptin ve işlenmemiş hücreler arasındaki GLP-1 seviye modülasyonunda herhangi bir önemli farkın gözlendiğini açıkça ortaya koydu; bu, referans bileşiğin, DPP-IV inhibisyonu yoluyla GLP-1 stabilitesini geliştirdiğini, ancak üretimini modüle edemediğini gösterir. ortak kültür sisteminde. Tersine, hem PH hem de AH, her iki hücresel sistemde de GLP-1 sekresyonunu iyileştirdi, bu da sitagliptinden farklı bir etki mekanizmasıyla meydana gelen hipoglisemik bir aktivite olduğunu düşündürdü. Gerçekten de, DPP-IV'ün inhibisyonu ile birlikte PH, ko-kültür STC1/Caco-2 sisteminde GLP-1 stabilitesini ve sekresyonunu arttırmada AH'den daha etkilidir.Şekil 13C). Bu sonuç, tek başına STC-1 hem PH hem de AH ile tedavi edildiğinde de doğrulanır (Şekil 13C). Aslında sonuçlar, benzer şekilde her iki zeytin çekirdeği hidrolizatının da STC-1 hücreleri tarafından GLP-1 salgılanmasını arttırdığını açıkça göstermektedir. Ayrıntılı olarak, PH ve AH hidrolizatları GLP-1 seviyelerinde sırasıyla 660,7 ± 21,9 pM ve 613,4 ± 39,1 pM'ye kadar artışa neden olur (Şekil 13C).
                      Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı antioksidanlar-11-01730-g013.jpg'dir.
                      Şekil 13
                      ( A ) Tohumlamadan 48 saat sonra AxioCam MRc 5 Zeiss ile elde edilen mikroskop hücre görüntüleri. ( B ) Sırasıyla hem ko-kültür Caco-2/STC-1 hem de tek başına Caco-2 hücrelerinde in situ DPP-IV aktivitesi üzerinde PH ve AH'nin etkisi. ( C ) PH ve AH'nin sırasıyla hem ko-kültür Caco-2/STC-1 hem de tek başına STC1 hücrelerinde GLP-1 konsantrasyon seviyeleri (pM olarak ifade edilir) üzerindeki etkisi. Veri noktaları, iki kopya halinde üç bağımsız deneyin ortalamalarını ± sd temsil eder. Tüm veri setleri, iki yönlü ANOVA ve ardından Tukey'nin post hoc testi ile analiz edildi. C, kontrol numunesi; Sita, sitagliptin; ns, önemli değil. (**) p < 0,01, (***) p < 0,001 ve (****) p < 0,0001 ile kontrol (C).

                      Git: 4. Tartışma


                      Günümüzde gıda biyoaktif peptitleri, sıcak ve zorlu bir araştırma konusunu temsil ediyor ve çok sayıda kanıt, gıda yan akışlarının ve/veya yan ürünlerinin, sağlığı teşvik edici özelliklere sahip değerli biyoaktif peptit kaynakları olarak kabul edilebileceğini açıkça vurguluyor. Bu özel bağlamda, bu çalışma, zeytin çekirdeği proteinlerinin geri kazanılabileceğine ve gıda biyoaktif peptitlerinin üretimi için başarıyla kullanılabileceğine dair yeni kanıtlar sunmaktadır. Bileşim değişkenliğini hesaba katmak için, her bir tohum numunesi birkaç parti zeytin meyvesinin bir karışımı olarak tasarlanmış ve yapılmıştır. Bu yaklaşımla, üç çeşidin her biri için ortalama bir numunenin protein bileşimini incelemek mümkün oldu. Ayrıca, toplama zamanına göre, Numune ayrıca, natürel zeytinyağı üretmek için öğütme işleminde kullanılan zeytin meyvelerinin tohumlarının bileşimini yansıtmaya da uygundu. Bildiğimiz kadarıyla, zeytin meyvesinin tohumları, özellikle de bu tipik Toskana çeşitlerinin tohumları üzerinde böyle bir çalışma hiç yapılmadı. Nitekim, üç farklı zeytin çekirdeği çeşidinden başlayarak,Frantoio , Moraiolo ve Leccino proteinleri optimize edilmiş koşullar kullanılarak izole edilmiş ve fiziko-kimyasal ve fonksiyonel açıdan karakterize edilmiştir. Bu nedenle, protein hidrolizatları, biyolojik aktivitelere sahip gıda protein hidrolizatlarını elde etmek için yaygın olarak kullanılan bir biyoteknolojik süreç haline gelen enzimatik hidroliz ile üretilmiştir [ 48 ]. Bu proteinleri hidrolize etmek için ticari olarak iyi bilinen iki gıda sınıfı enzim olan alkalaz ve papain kullanılmıştır. DH %'si karşılaştırıldığında, alkalaz, Frantoio ve Leccino'dan ekstrakte edilen zeytin çekirdeği proteinlerini hidrolize etmede papainden yaklaşık 2 kat daha etkiliydi.. Alkalazın bitki kaynaklı proteinleri hidrolize etmede papainden daha etkili olması, önceki çalışma ile tam bir uyum içindedir [ 49 ]. Tersine, her iki enzim de Moraiolo proteinlerini hidrolize etmek için aynı yeteneği sergiledi, bu da alkalazın bu proteinleri sindirmede Frantoio ve Leccino'dan ekstrakte edilenlere göre daha az etkili olduğunu gösteriyor .

                      Spesifik bir protein hidrolizatın biyolojik aktivitesi kesinlikle kimyasal bileşimi ile ilişkili olduğundan, zeytin çekirdeği peptit dizilerinin tanımlanması en güncel analitik teknikler uygulanarak değerlendirildi. Bu nedenle, orta büyüklükteki peptidin karakterizasyonu, birkaç ana proteine ​​ait hidrolizatlar içinde 104 peptidin varlığını ortaya çıkardı, yani, protein öncü maddesinin kloroplastlara (%13) ve fosfopiruvat hidrataza (%10) aktarılmasında yer alan bir protein olan TIC 214 proteini. ), aquaporin PIP26 (%8), poliubikuitin OUB1 (%8) ve süperoksit dismutaz (Cu-Zn) (%7).

                      Orta boydan farklı olarak, kısa boy peptitlerin tanımlanması birkaç nedenden dolayı zorlu bir konudur [ 50 ]. Standart proteomik veri tabanı arama motorları, kısa dizilişleri tek proteinlerle güvenli bir şekilde ilişkilendirilemediğinden, kısa boyutlu peptitleri verimli bir şekilde açıklayamaz [ 51 ]. Ayrıca, kısa sekanslar çoğunlukla proteomik iş akışlarıyla uyumlu olmayan ve daha gürültülü MS/MS spektrumları oluşturan tek yüklü iyonlar üretir. Son olarak, kısa peptit dizilerinin parçalanma yolları, dizileri oluşturan tek amino asidin doğasından daha güçlü bir şekilde etkilenir [ 46 ].

                      Bununla birlikte, yüksek çözünürlüklü kütle spektrometrisine dayalı bir şüpheli tarama yaklaşımı uygulanarak, bu belirli sorunların üstesinden gelindi ve ilk kez zeytin çekirdeği proteini hidrolizatları içindeki kısa peptidlerin dizisini tanımlamak için kullanıldı (Tablo S1 ) . Özellikle, zeytin çekirdeği hidrolizatları, 2-4 amino asit kalıntısı içeren 491 farklı kısa boyutlu peptit içerir. BIOPEP veri tabanı kullanılarak orta ve kısa peptit dizilerinin paralel analizi, bilinen bazı antioksidan ve anti-diyabetik özellikleri içeren birçok diziyi tanımlamamıza izin verdi (Tablo 4), sırasıyla. 4.1. Zeytin Çekirdeği Hidrolizatları Doğrudan ve Hücresel Antioksidan Aktivite Uygular


                      Zeytin çekirdeği hidrolizatlarının radikal süpürme aktivitesini değerlendirmek için DPPH, ABTS ve FRAP deneyleri kullanıldı çünkü bu testler, doğal bileşiklerin serbest radikal süpürücüler veya hidrojen donörleri olarak hareket etme yeteneklerini taramak ve değerlendirmek için yaygın olarak uygulandı. Sonuçlar, hem alkalaz hem de papain kullanılarak üretilen tüm zeytin çekirdeği hidrolizatlarının, 1-5 mg/mL aralığındaki DPPH radikallerini yakalayabilen doğrudan bir antioksidan aktivite sergilediğini açıkça göstermektedir.Şekil 6) ve 0,01–1 mg/mL aralığında ABTS radikalleri (Şekil 7). Bu nedenle, zeytin çekirdeği hidrolizatları ABTS olarak DPPH radikal temizleyicilerinden daha aktiftir. Bu sonuç, ABTS testinin hem hidrofilik hem de lipofilik antioksidan sistemler için geçerli olan mavi/yeşil bir ABTS·+ üretimine dayandığı, oysa DPPH testinin organik ortamda çözünmüş bir radikal kullandığı ve bu nedenle uygulanabilir olduğu dikkate alınarak açıklanabilir. hidrofobik sistemlere [ 52 ]. Bu nedenle, ABTS testi kullanılarak toplam hidrofobik ve hidrofilik peptitlerin antioksidan katkısı ölçülürken, DPPH testi kullanılarak sadece hidrofobik peptitlerin antioksidan katkısı tespit edildi. Ek olarak, aynı peptit karışımları Fe(III)'ü Fe(II)'de 0,1–1 mg/mL aralığında azaltma yeteneğini geliştirir (Şekil 8).

                      Pek çok fiziksel-kimyasal faktör, peptitlerin antioksidan aktivite gösterme yeteneğini etkileyebilir. Aslında, antioksidan peptitlerin yapı-işlev ilişkisinin bazı yönleri hala tam olarak anlaşılamamış olsa da [ 53 ], zincir uzunluğu, amino asit tipi, amino asit bileşimi ve amino asit dizisinin spesifik konumu olan öne sürülmüştür. Bir peptit zincirindeki amino asitler, antioksidan özelliği uygulamak için kritik sorunlar olabilir [ 54 , 55 , 56]. Bu özel bağlamda, test edilen tüm zeytin çekirdeği hidrolizatları, genellikle güçlü antioksidanlar olarak kabul edilen kısa peptidlerle zenginleştirilmiştir ve N-terminal bölgelerinde hidrofobik amino asitler (Leu veya Val gibi), nükleofilik kükürt içeren amino asit içerirler. genellikle güçlü antioksidan özelliklere sahip olduğu bulunan kalıntılar (Cys ve Met) veya aromatik amino asit kalıntıları (Phe, Trp ve Tyr) ve/veya imidazol halkası içeren His [54 ] . Zeytin çekirdeği hidrolizatlarının doğrudan antioksidan yeteneği, alkalaz kullanılarak elde edilen zeytin çekirdeği hidrolizatının, nötraz, termolizin, flaovourzim ve PTN kullanılarak elde edilen hidrolizatlara kıyasla en yüksek antioksidan kapasiteyi gösterdiğinin gösterildiği önceki araştırmalarla uyumludur [ 57]. Ek olarak, zeytin çekirdeği hidrolizatları, DPPH radikallerini temizlemek için sırasıyla soya fasulyesi (pepsin ve tripsin kullanılarak elde edilen) ve kenevir tohumu (pepsin kullanılarak üretilen) hidrolizatlarına benzer bir yetenek gösterir [54 , 55 ], halbuki bunlar kenevir tohumundan daha aktiftir . proteinlerin pepsin ve pankreatin ile birlikte sindirilmesiyle elde edilen protein hidrolizatı, bunun DPPH'nin zayıf bir temizleyicisi olduğu, yani yaklaşık %4 olduğu gösterilmiştir [58 ] . Bunun yerine, proteinlerin alkalaz ile hidrolizinden sonra elde edilen pirinç kepeği proteini hidrolizatları, 20 mg/mL'de yaklaşık %32'lik bir DPPH radikal süpürme aktivitesi sergiledi [ 59]. Son olarak, tripsin kullanılarak elde edilen balık ve tavuk kemiği hidrolizatları, 5.0 mg/mL'de sırasıyla yaklaşık %15 ve %10'luk bir antioksidan aktivite göstermiştir [ 60 ].

                      Zeytin çekirdeği hidrolizatlarının antioksidan aktivitesini doğrulamak ve doğrulamak için etkileri, insan bağırsak Caco-2 hücreleri kullanılarak hücresel düzeyde değerlendirildi. Alkalaz kullanılarak elde edilen Frantoio , Leccino ve Moraiolo protein türevli hidrolizatların aynı direkt antioksidan aktiviteyi gösterdiği göz önüne alınarak üç hidrolizatın (1:1:1) bir karışımı hazırlandı ve alkalaz hidrolizat (AH) olarak adlandırıldı (Şekil 6A,Şekil 7bir veŞekil 8A). Benzer şekilde papain (1:1:1) kullanılarak elde edilen üç hidrolizat tozunun bir karışımı hazırlandı ve papain hidrolizat (PH) olarak adlandırıldı (Şekil 6B,Şekil 7BantŞekil 8B). Gerçekten de bulgularımız, Caco-2 hücreleri H202 ile tedavi edildiğinde (p < 0.0001) hücre içi ROS'ta çarpıcı bir artışın altını çiziyor , ancak AH ve PH ile ön tedavi, insan bağırsak hücrelerini önemli ölçüde ve eşit şekilde korudu, böylece ROS seviyesinden bazal koşullara ve doğal antioksidanlar olarak hareket etme yeteneklerinin iyi olduğunu teyit eder (Şekil 9A). Yüksek oksidatif stres, proteinleri, lipitleri ve DNA'yı değiştirerek insan hücrelerinde önemli hasara neden olur ve bu da kardiyovasküler hastalığın ilerlemesinde yer alan patolojik koşullarla sonuçlanabilecek birkaç eşzamanlı işleme yol açar. Hücresel zarların lipidi, tipik olarak ROS tarafından oksidatif saldırıya karşı hassastır ve malondialdehit (MDA) gibi son ürünlerin ve TBA reaktif maddeler (TBARS) olarak bilinen ilgili bileşiklerin üretimi ile iyi tanımlanmış bir zincir reaksiyonu ile sonuçlanır. Özellikle, H202 tedavisinden sonra gözlenen ROS artışıyla uyumlu olarak , hücresel düzeyde lipid peroksidasyonunda önemli bir artış gözlendi ( p< 0,0001). Ek olarak, Caco-2 hücrelerinin hem AH hem de PH hidrolizatları ile ön işleme tabi tutulması, lipid peroksidasyonunda önemli bir azalma olduğunu belirler ve istatistiksel analiz, AH'nin PH'den daha verimli olduğunu ( p < 0.0001), lipid peroksidasyonunu azaltabildiğini ortaya çıkardı . bazal durumda bile ( p < 0.001). Bu sonuçlar , soya fasulyesi ve kenevir tohumu hidrolizatlarının, sırasıyla insan bağırsak Caco- 2 ve insan hepatik HepG2 hücrelerinin H202 stimülasyonundan sonra hücre içi ROS ve lipid peroksidasyon seviyelerinin modülasyonundaki etkisiyle tamamen uyumludur [ 54 , 55 ]. 4.2. Zeytin Çekirdeği Hidrolizatları DPP-IV Aktivitesini Engeller ve GLP-1'in Kararlılığını ve Salgısını İyileştirir


                      Yüksek düzeyde heterojen bir bileşim ile karakterize edilen protein hidrolizatı, birden fazla biyolojik aktiviteye sahip olabilir, bu nedenle çok işlevli bir davranış sergileyebilir. Gerçekten de, zeytin çekirdeği hidrolizatları, antioksidan özelliklerinin yanı sıra, insan rekombinant enziminin uygulandığı hücresiz bir sistemde DPP-IV aktivitesini inhibe eder.Şekil 10) ve insan bağırsak Caco-2 hücrelerinin kullanıldığı hücre bazlı bir deneyde (Şekil 11). Alkalaz kullanılarak üretilen keten tohumu, kolza tohumu, ayçiçeği, susam, soya fasulyesi, kenevir tohumu, peynir altı suyu ve kazein hidrolizatları, hücresiz bir in vitro sistem kullanılarak DPP-IV aktivitesini azaltma kapasitesi göstermiştir [61 ] . Spesifik olarak, peynir altı suyu hidrolizatları %42 oranında inhibisyon gösterirken, bunu %30'luk bir değere ulaşan kolza hidrolizatları takip ederken, diğer hidrolizatlar 10 mg/mL'lik bir konsantrasyonda DPP-IV aktivitesini yaklaşık %20 oranında inhibe etti. Ek olarak, papain kullanılarak elde edilen nohut ve kollajen hidrolizatları in vitro DPP-IV inhibisyonuna 0.1 mg/mL'de %45.5 ve 1 mg/mL'de %55.2 ulaştı [ 61 , 62]. Literatürdeki kanıtlarla uyumlu olarak, bu çalışma papain türevli hidrolizatların DPP-IV aktivitesini azaltmada alkalaz türevli peptit karışımından daha aktif olduğunu doğrulamaktadır.Şekil 12).

                      Sonuçlarımız, zeytin çekirdeği hidrolizatlarının hücresiz koşullarda hücre bazlı sistemden yaklaşık 10 kat daha aktif olduğunu açıkça göstermektedir. Bu fark, peptit karışımlarının insan bağırsak Caco-2 hücreleriyle karşılaştığında, hücresel zarlarında ifade edilen [ 63 ] aktif peptidaz tarafından daha fazla hidrolize edilebileceği ve/veya aynı anda hücre içinde alınabilecekleri dikkate alınarak açıklanabilir. seviyeler. Genel olarak, bu davranış, Arthrospira platensis (spirulina) ve Chlorella pyrenoidosa proteinlerinden hidrolizatlar üzerine yapılan önceki çalışmalarla uyumludur [ 63 , 64] .]. Özellikle pepsin ile elde edilen spirulina hidrolizat, DPP-IV aktivitesini hücresiz bir sistemde %64 ve Caco-2 hücrelerinde %34 oranında inhibe ederken, tripsin ile elde edilen hidrolizatların inhibisyonu hücresiz bir sistemde %72 ve %41'e ulaşmıştır. sırasıyla 5.0 mg/mL'lik bir dozda sistem ve Caco-2 hücreleri [ 64 , 65 ]. Diğer çalışmalar da kenevir tohumu ve soya fasulyesi proteini hidrolizatlarının DPP-IV aktivitesini inhibe etme kapasitesini göstermiştir. Özellikle, 1.0 mg/mL peptik kenevir tohumu hidrolizatları DPP-IV aktivitesini in vitro %32 ve Caco-2 hücrelerinde %22 [37 ] inhibe ederken, DPP-IV aktivitesi 2.5 mg/mL peptik soya fasulyesi hidrolizatları tarafından inhibe edilmiştir. in vitro ve Caco-2 hücrelerinde sırasıyla %31 ve %11 oranında.

                      Zeytin çekirdeği peptit karışımlarının DPP-IV inhibitör özelliğinin makul bir yapı-işlev ilişkisi kurma olasılığı, bir protein hidrolizatının biyoaktivitesinin, inaktif ve aktif türler ve olası sinerjistik veya antagonist etkiler. Bu özel bağlamda, zeytin çekirdeği hidrolizatları, dizileri içinde birinci, ikinci, üçüncü veya dördüncü N-terminal pozisyonunda bulunan bir Pro kalıntısı içeren hidrofobik kısa zincirli peptid dizileri açısından zengindir. Ayrıca, Pro tortusu Leu, Val, Phe, Ala ve Gly (Tablo 4ve Tablo S1 ).

                      Gıda biyoaktif peptitleri alanında, DPP-IV inhibitör aktivitesinin, en çok çalışılan sağlığı geliştirici etkiler arasında olduğu şüphesizdir. Bununla birlikte, DPP-IV inhibisyonunun bir sonucu olarak GLP-1 stabilitesinin değerlendirilmesi tamamen hafife alınmıştır. Bu boşluğu doldurmak için bu çalışmada Caco-2 enterosit hücreleri ve intestinal STC-1 endokrin hücrelerinin kullanıldığı bir ko-kültür sistemi geliştirilmiştir.Şekil 13A). Özellikle intestinal Caco-2 hücreleri, yüzeylerinde DPP-IV enzimlerini eksprese ederken [ 6 ], STC-1 hücreleri ise fizyolojik DPP-IV substratı olan GLP-1 hormonunu üretir ve salgılar [ 66 ]. Böylece, her iki hücresel sistemi birleştirerek, zeytin çekirdeği hidrolizatları tarafından uygulanan DPP-IV inhibisyonunun GLP-1 stabilitesi ve üretimi üzerindeki etkisini dinamik ve doğrudan değerlendirmek mümkün oldu. Deneyler, referans bileşik olarak sitagliptin kullanılarak yapıldı. Ayrıca, aynı kültivarın ancak iki farklı enzim (alkalaz ve papain) ile hidrolize edilmiş aktivitesi karşılaştırıldığında, önemli farklılıklar gözlenmiştir (Şekil 12) ve tüm durumlarda papain hidrolizatları, alkalazdan türetilmiş peptit karışımlarına kıyasla daha güçlü inhibitör aktivite gösterdi ( Frantoio ve Leccino için p < 0.0001 ve Moraiolo için p < 0.01 ); ko-kültür sistemlerinde toplam PH ve AH örnekleri araştırıldı. Daha ayrıntılı olarak, bulgular, sitagliptine benzer şekilde hem PH hem de AH'nin sırasıyla hem tek başına Caco-2 hücrelerinde hem de Caco-2/STC-1 hücrelerinde DPP-IV aktivitesini azalttığını doğrulamıştır (Şekil 13B). Bu nedenle, ortak kültür Caco-2/STC-1 hücrelerinde DPP-IV inhibisyonu ile uyumlu olarak sitagliptin, bu artış statik olarak anlamlı olmasa da GLP-1 seviyelerini hafifçe artırır (Şekil 13C). İlginç bir şekilde, hem AH hem de PH, aynı ortak kültür sistemlerinde GLP-1 üretimini büyük ölçüde artırır ve PH, AH peptitlerinden daha etkilidir ( p < 0.0001,Şekil 13C). Bu sonuçlar, sitagliptinin zeytin çekirdeği peptitlerinin potansiyel anti-diyabetik etkiler sergileyebilecekleri ek ve farklı bir etki mekanizmasını açıkça ortaya koymaktadır. Bu tuhaf sorunu daha iyi ele almak için sitagliptin ve hem AH hem de PH, yalnızca STC-1'de test edildi. Da gösterildiği gibiŞekil 13C, sitagliptinin GLP-1 seviyeleri üzerinde etkisiz olduğu açıktır, oysa hem AH hem de PH, GLP-1 üretimini ve salgılanmasını büyük ölçüde iyileştirir ve ayrıca bu hücrelerde, PH'nin GLP-1 modülasyonunda AH'den daha aktif olduğu doğrulanır. seviyeleri ( p < 0.1). Bu sonuçları bir araya getirdiğimizde, zeytin çekirdeği hidrolizatlarına benzer şekilde, diğer gıda biyoaktif peptitlerinin tamamlayıcı bir etki mekanizması ile anti-diyabetik aktivite gösterebileceğinin altını çizmek kesinlikle önemlidir, bu nedenle sadece DPP-IV aktivitesini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda GLP-IV aktivitesini doğrudan modüle eder. 1 üretim.

                      Git: 5. Sonuçlar


                      Biyokimyasal ve hücresel teknikleri birleştiren bulgularımız, zeytin çekirdeği proteinlerini hem alkalaz (AH) hem de papain (PH) ile sindirerek elde edilen zeytin çekirdeği hidrolizatlarının, hem antioksidan hem de DPP-IV inhibe edici aktivite gösterebildikleri için çok işlevli aktiviteler sergilediğini gösterdi. GLP-1 üretimini arttırır. Ek olarak, ortak kültür sistemlerinin geliştirilmesi yoluyla hem bağırsak Caco-2 hem de STC-1 hücrelerini birleştirerek, hem AH hem de PH peptidleri tarafından dinamik DPP-IV inhibisyonunun (Caco-2 hücreleri tarafından ifade edilir) nasıl pozitif olduğunu açıkça gösterdik. STC-1 hücreleri tarafından eksprese edilen GLP-1'in stabilitesini yansıtır. Şaşırtıcı bir şekilde, hem AH hem de PH peptitlerinin sitagliptinden farklı bir etki mekanizmasıyla STC-1 hücreleri tarafından GLP-1 üretimini arttırdığını da gösterdik.

                      Aslında bu çalışma, enerji kaynağı (biyokütle) üretimi olarak kullanılmalarının yanı sıra, sofralık zeytin ve zeytinyağı üretiminin artık malzemelerinden elde edilen zeytin çekirdeği peptitlerinin geri kazanılabileceğine ve iyileştirme uygulaması, yani fonksiyonel gıdalar ve /veya besin takviyesi geliştirmeleri. Ek olarak, bu hidrolizatların büyük ölçekli üretimi için, immobilize enzimler kullanılarak hidroliz işlemi gerçekleştirilebilir. Gıda, kimya, ilaç, kozmetik ve tıbbi cihaz endüstrilerinde kullanılan bu teknik, maliyet, tekrarlanabilirlik ve sürdürülebilirlik açısından birçok avantaj sağlamaktadır. Açıklığa kavuşturulması gereken bir diğer önemli konu, pektinolitik enzim karışımlarının, zeytin tohumlarından protein ekstraksiyon verimlerini iyileştirmek için bir ön işlem yaklaşımı olarak potansiyel kullanımına ilişkindir. Sonuç olarak, bu çalışma, in vitro ve hücresel taramanın, zeytin çekirdeği peptitlerinin antioksidan ve anti-diyabetik aktivite sergileyebildiği mekanizmanın değerlendirilmesine ve moleküler olarak karakterize edilmesine izin verdiği ilk adım olarak kabul edilebilir; elde etmek için uygun hayvan modelleri üzerinde başka in vivo çalışmalara kesinlikle ihtiyaç vardır.her iki hidrolizatın sağlığı teşvik edici aktivitesine ilişkin kavram kanıtı ”. Özellikle, bir hayvan modelinde hidrolizatların uygulanması üzerine, peptitlerin DPP-IV ve GLP-1'i hedef alan antioksidan ve anti-diyabetik etkiler gösterme yeteneği değerlendirilecektir. Bu sonuçlar, diyabetik durumu ve oksidatif stresi önlemek için nutrasötik ve fonksiyonel gıdaların geliştirilmesi için yararlı olabilir.

                      Git: teşekkürler


                      Yazarlar, Università degli Studi di Milano–PSR 2021-GSA-Linea tarafından desteklenen/finanse edilen “Tek Sağlık Eylem Merkezi: Bölgesel ekosistemlerin dayanıklılığı için Üniversite Görev Gücü” projesini kabul etmek isterler. Bu deneyde kullanılan ekipmanın bir kısmını sağladıkları için JL ve Carlo Sirtori Vakfı'na (Milano, İtalya) burs için Konsey.

                      Git: Tamamlayıcı Malzemeler


                      Aşağıdaki destekleyici bilgiler şu adresten indirilebilir: https://www.mdpi.com/article/10.3390/antiox11091730/s1 , Tablo S1: Sofralık zeytin çekirdeği peptidleri SX-SY; Şekil S1: Alkalaz ve papain ile hidrolize edilmiş Frantoio , Leccino ve Moraiolo örneklerinin MTT ile Caco-2 hücrelerinin canlılığı üzerindeki etkisi ; Şekil S2: PH ve AH'nin ortak kültür Caco-2/STC-1 hücrelerinin canlılığı üzerindeki etkisi; Şekil S3: PH ve AH'nin tek başına Caco-2 hücrelerinde GLP-1 konsantrasyon seviyeleri (pM olarak ifade edilir) üzerindeki etkisi. Referanslar [ 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 ,10 ] ek materyallerde belirtilmiştir.
                      Ek veri dosyası için buraya tıklayın. (511K, zip)
                      Git: Finansman Tablosu


                      Bu araştırma herhangi bir dış finansman almamıştır.

                      Git: Yazar Katkıları


                      kavramsallaştırma, CL; metodoloji, CL ve MB (Martina Bartolomei); soruşturma, MB (Martina Bartolomei), YL, JL, CB, AC, RP, LC ve MB (Maria Bellumori); yazma—orijinal taslak hazırlama, MB (Martina Bartolomei), CB ve CL; yazma—inceleme ve düzenleme, CL, NM, ALC, AA ve AL; proje yönetimi, CL Tüm yazarlar makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

                      Git: Kurumsal İnceleme Kurulu Beyanı


                      Uygulanamaz.

                      Git: Bilgilendirilmiş Onam Beyanı


                      Uygulanamaz.

                      Git: Veri Kullanılabilirliği Bildirimi


                      Veriler, makale ve ek materyal içinde yer almaktadır.

                      Git: Çıkar çatışmaları


                      Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir. Gerçekten de, çalışmanın tasarımında fon verenlerin herhangi bir rolü; verilerin toplanmasında, analiz edilmesinde veya yorumlanmasında; makalenin yazılmasında veya sonuçların yayınlanması kararında.

                      Git: Dipnotlar




                      Yayıncının Notu: MDPI, yayınlanan haritalardaki ve kurumsal bağlantılardaki yetki iddiaları konusunda tarafsız kalır.



                      Git: Referanslar

                      1. Aguilar-Toalá JE, Santiago-López L., Peres CM, Peres C., Garcia HS, Vallejo-Cordoba B., González-Córdova AF, Hernández-Mendoza A. Fermente Sütten Türetilen Biyoaktif Peptidlerin Çok Fonksiyonlu Aktivitesinin Değerlendirilmesi Spesifik Lactobacillus Plantarum Suşları tarafından. J. Süt Ürünleri Bilimi 2017; 100 :65–75. doi: 10.3168/jds.2016-11846. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      2. Cabizza R., Fancello F., Petretto GL, Addis R., Pisanu S., Pagnozzi D., Piga A., Urgeghe PP Koyun “Scotta” Hidrolizatlarının DPP-IV İnhibitör, Antioksidan ve Antibakteriyel Potansiyelini Keşfetmek. yiyecekler. 2021; 10 :3137. doi: 10.3390/foods10123137. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      3. Eckert E., Zambrowicz A., Pokora M., Setner B., Dabrowska A., Szołtysik M., Szewczuk Z., Polanowski A., Trziszka T., Chrzanowska J. Egg-Yolk Protein by-Product as a Asya Balkabağından (Cucurbita Ficifolia) Geleneksel Olmayan Proteinaz Kullanılarak Elde Edilen ACE İnhibitör Peptidlerin Kaynağı J. Proteom. 2014; 110 :107–116. doi: 10.1016/j.jprot.2014.08.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      4. Ferri M., Graen-Heedfeld J., Bretz K., Guillon F., Michelini E., Calabretta MM, Lamborghini M., Gruarin N., Roda A., Kraft A., et al. Çevre Dostu Bir Proses Yoluyla Pirinç Yan Ürünlerinden Elde Edilen Peptid Fraksiyonları in Vitro Sağlıkla İlgili Biyoaktiviteleri Gösterir. PLoS BİR. 2017; 12 :1–14. doi: 10.1371/journal.pone.0170954. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      5. Jin R., Teng X., Shang J., Wang D., Liu N. Atlantik Somonu (Salmo Salar) Derisinden Yeni DPP–IV İnhibitör Peptitlerin Tanımlanması. Gıda Res. Int. 2020; 133 :109161. doi: 10.1016/j.foodres.2020.109161. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      6. Lammi C., Bollati C., Ferruzza S., Ranaldi G., Sambuy Y., Arnoldi A. Soya Fasulyesi ve Acı Bakladan Türetilmiş Peptitler, Yerinde İnsan Bağırsak Caco-2 Hücreleri ve Ex Vivo İnsan Üzerinde DPP-IV Aktivitesini Engeller Serum. Besinler. 2018; 10 :1082. doi: 10.3390/nu10081082. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      7. Lima RDCL, Berg RS, Rønning SB, Afseth NK, Knutsen SH, Staerk D., Wubshet SG Peptides from Chicken Processing By-Product Inhibit DPP-IV and Promote Cellular Glucose Uptake: Potential Ingredients for T2D Management. Gıda İşlevi. 2019; 10 :1619–1628. doi: 10.1039/C8FO02450B. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      8. Rivero-Pino F., Espejo-Carpio FJ, Guadix EM Atılan Sardalya Pilchardus Proteininden Dipeptidil Peptidaz IV (DPP-IV) İnhibitör Peptitlerin Üretimi ve Tanımlanması. Gıda Kimyası 2020; 328 :127096. doi: 10.1016/j.foodchem.2020.127096. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      9. Zamora-sillero J., Gharsallaoui A., Prentice C., Prentice C. Balık Yan Ürün Protein Hidrolizatlarından Peptidler ve Fonksiyonel Özellikleri: Genel Bir Bakış. Mart Biyoteknoloji. 2018; 20 :118–130. doi: 10.1007/s10126-018-9799-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      10. Socas-Rodriguez B., Álvarez-Rivera G., Valdés A., Ibáñez E., Cifuentes A. Gıda Yan Ürünleri ve Gıda Atıkları: Değerlendirilmesi İçin Yeterince Güvenli mi? Trendler Gıda Bilimi Teknoloji 2021; 114 :133–147. doi: 10.1016/j.tifs.2021.05.002. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      11. Power O., Jakeman P., Fitzgerald RJ Antioksidatif Peptidler: Enzimatik Üretim, İn Vitro ve İn Vivo Antioksidan Aktivite ve Süt Türevli Antioksidatif Peptidlerin Potansiyel Uygulamaları. Amino asitler. 2013; 44 :797–820. doi: 10.1007/s00726-012-1393-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      12. Liu J., Jin Y., Lin S., Jones GS, Chen F. Yumurta Beyazı Proteininden Yeni Antioksidan Peptidlerin Saflaştırılması ve Tanımlanması ve Bunların Antioksidan Aktiviteleri. Gıda Kimyası 2015; 175 :258–266. doi: 10.1016/j.foodchem.2014.11.142. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      13. De Campos Zani SC, Wu J., Chan CB Yumurta ve Soyadan Türetilen Peptidler ve Hidrolizatlar: Diyabet ve Obeziteye Karşı Fizyolojik Etkilerinin İncelenmesi. Besinler. 2018; 10 :549. doi: 10.3390/nu10050549. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      14. Rudich A., Tlrosh A., Potashnik R., Hemi R., Kanety H., Bashan N. Uzun Süreli Oksidatif Stres, 3T3-L1 Adipositlerde İnsülin Kaynaklı GLUT4 Translokasyonunu Bozar. Diyabet. 1998; 47 :1562–1569. doi: 10.2337/diabetes.47.10.1562. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      15. Maddux BA, Bkz. W., Lawrence JC, Goldfine AL, Goldfine ID, Evans JL Mikromolar a-Lipoik Asit Konsantrasyonları ile Sıçan L6 Kas Hücrelerinde Oksidatif Strese Bağlı İnsülin Direncine Karşı Koruma. Diyabet. 2001; 50 :404–410. doi: 10.2337/diyabet.50.2.404. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      16. Ceriello A., Testa R., Genovese S. Oksidatif Stresin Klinik Etkileri ve Diyabetik Vasküler Komplikasyonlarda Doğal Antioksidanların Potansiyel Rolü. Nutr. Metab. Kardiyovasküler Dis. 2016; 26 :285–292. doi: 10.1016/j.numecd.2016.01.006. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      17. Harding JL, Pavkov ME, Magliano DJ, Shaw JE, Gregg EW Diyabet Komplikasyonlarında Küresel Eğilimler: Güncel Kanıtların Gözden Geçirilmesi. diyabetoloji. 2019; 62 :3–16. doi: 10.1007/s00125-018-4711-2. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      18. Dicker D. DPP-4 İnhibitörleri: Glisemik Kontrol ve Kardiyovasküler Risk Faktörleri Üzerindeki Etki. Diyabet bakımı. 2011; 34 :S276–S278. doi: 10.2337/dc11-s229. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      19. Barnett A. DPP-4 İnhibitörleri ve Tip 2 Diyabet Yönetimindeki Potansiyel Rolleri. Int. J. Clin. Pratik 2006; 60 :1454–1470. doi: 10.1111/j.1742-1241.2006.01178.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      20. Zambrowicz A., Eckert E., Pokora M., Bobak Ł., Da¸browska A., Szołtysik M., Trziszka T., Chrzanowska J. Yumurta Sarısının Hidrolizatından İzole Edilen Peptidlerin Antioksidan ve Antidiyabetik Aktiviteleri Asya Balkabağı (Cucurbita Ficifolia) Proteinazı ile Hazırlanan Protein Yan Ürünü RSC Adv. 2015; 5 :10460–10467. doi: 10.1039/C4RA12943A. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      21. Saidi S., Saoudi M., Ben Amar R. Ton Balığı İşleme Atığı Biyokütlesinin Değerlendirilmesi: Ton Balığı Yan Ürün Hidrolizatından Dört Yeni Antioksidan Peptitin İzolasyonu, Saflaştırılması ve Karakterizasyonu. çevre. bilim kirlilik. Res. 2018; 25 :17383–17392. doi: 10.1007/s11356-018-1809-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      22. Choksawangkarn W., Phiphattananukoon S., Jaresitthikunchai J., Roytrakul S. Balık Sosu Yan Ürününden Antioksidatif Peptitler: İzolasyon ve Karakterizasyon. Agric. Nat. kaynak. 2018; 52 :460–466. doi: 10.1016/j.anres.2018.11.001. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      23. Ibáñez E., Palacios J., Señoráns FJ, Santa-María G., Tabera J., Reglero G. Tokoferollerin Zeytin Yan Ürünlerinden Süperkritik Sıvılarla İzolasyonu ve Ayrılması. JAOCS J. Am. Yağ Kimyası Sos. 2000; 77 :187–190. doi: 10.1007/s11746-000-0030-8. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      24. Wang B., Qu J., Luo S., Feng S., Li T., Yuan M., Huang Y., Liao J., Yang R., Ding C. Flavonoidlerin Ultrason Yardımlı Ekstraksiyonunun Optimizasyonu Zeytin (Olea Europaea) Yaprağı, Antioksidan ve Antikanser Aktivitelerinin Değerlendirilmesi. moleküller. 2018; 23 :2513. doi: 10.3390/moleküller23102513. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      25. Stathopoulos P., Koutra C., Bata E., Skaltsounis A.-L. Zeytin Yapraklarından Oleuropein Ekstraksiyonunun Optimizasyonu. Zeytin Biyoaktif Sekoiridoidlerinin Geri Kazanımı İçin Alternatif Yaklaşımlar. Bitki Med. 2021; 87 :PC4–PC35. doi: 10.1055/s-0041-1736870. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      26. Vilaplana-Pérez C., Auñón D., García-Flores LA, Gil-Izquierdo A. Hidroksitirosol ve Kardiyovasküler Hastalıklar, Kanser ve AIDS'te Potansiyel Kullanımları. Ön. Nutr. 2014; 1:18 . doi: 10.3389/fnut.2014.00018. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      27. Bertelli M., Kiani AK, Paolacci S., Manara E., Kurti D., Dhuli K., Bushati V., Miertus J., Pangallo D., Baglivo M., et al. Hidroksitirosol: Gelecek Vaad Eden Farmakolojik Aktivitelere Sahip Doğal Bir Bileşik. J. Biyoteknoloji. 2020; 309 :29–33. doi: 10.1016/j.jbiotec.2019.12.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      28. Pedroza MA, Amendola D., Maggi L., Zalacain A., De Faveri DM, Spigno G. Kurutulmuş Atık Üzüm Kabuklarından Fenolik Bileşiklerin Mikrodalga Yardımlı Ekstraksiyonu. Int. J. Gıda Müh. 2015; 11 :359–370. doi: 10.1515/ijfe-2015-0009. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      29. Ishibashi Y., Matsui T., Maeda S., Higashimoto Y., Yamagishi S. ichi Advanced Glycation End Products Soluble Dipeptidyl Peptidase-4 Production and Its Interaction with Mannose 6-Phosphate/Insulin-like Büyüme Faktörü II Reseptörü. Kardiyovasküler diyabetol. 2013; 12 :125. doi: 10.1186/1475-2840-12-125. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      30. Malomo SA, He R., Aluko RE Kenevir Tohumu Protein Ürünlerinin Yapısal ve Fonksiyonel Özellikleri. J. Gıda Bilimi 2014; 79 :1512–1521. doi: 10.1111/1750-3841.12537. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      31. Aiello G., Pugliese R., Rueller L., Bollati C., Bartolomei M., Li Y., Robert J., Arnoldi A., Lammi C. Ekstrakte Edilen Ultrasonla Çalışan Proteinlerin Fizikokimyasal ve Konformasyonel Değişikliklerinin Değerlendirilmesi Soya Okara Yan Ürününden. yiyecekler. 2021; 10 :562. doi: 10.3390/foods10030562. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      32. Aiello G., Lammi C., Boschin G., Zanoni C., Arnoldi A. Kenevir Tohumu Proteinlerinin Enzimatik Hidrolizinden Üretilen Potansiyel Olarak Biyoaktif Peptidlerin Keşfi. J. Agric. Gıda Kimyası 2017; 65 :10174–10184. doi: 10.1021/acs.jafc.7b03590. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      33. Piovesana R., Faroni A., Magnaghi V., Reid AJ, Tata AM M2 Reseptörleri Aktivasyonu, Sıçan Schwann Benzeri Adipozdan Türetilmiş Kök Hücrelerin Hücre Büyümesini, Göçünü ve Farklılaşmasını Modüle Eder. Hücre Ölümü Keşfi 2019; 5:92 . doi: 10.1038/s41420-019-0174-6. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      34. Aiello G., Ferruzza S., Ranaldi G., Sambuy Y., Arnoldi A., Vistoli G., Lammi C. Farklılaşmış Caco-2 Hücresine Dayalı Bir Bağırsak Modelinde Soya Proteininden Üç Hipokolesterolemik Peptidin Davranışı. J. İşlev. yiyecekler. 2018; 45 :363–370. doi: 10.1016/j.jff.2018.04.023. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      35. Lammi C., Zanoni C., Scigliuolo GM, D'Amato A., Arnoldi A. Lupin Peptides, LDL Reseptörü/Sterol Düzenleyici Eleman Bağlayıcı Protein 2'nin Yukarı Düzenlenmesi Yoluyla Düşük Düşük Yoğunluklu Lipoprotein (LDL) Kolesterolü Düşürür ( SREBP2) HepG2 Hücre Hattındaki Yol. J. Agric. Gıda Kimyası 2014; 62 :7151–7159. doi: 10.1021/jf500795b. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      36. Lammi C., Zanoni C., Arnoldi A., Vistoli G. Dipeptidil-Peptidaz IV İnhibitörleri Olarak Soya ve Acı Bakla Proteininden Türetilen Peptitler: In Vitro Biyokimyasal Tarama ve Silico Moleküler Modelleme Çalışması. J. Agric. Gıda Kimyası 2016; 64 :9601–9606. doi: 10.1021/acs.jafc.6b04041. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      37. Lammi C., Bollati C., Gelain F., Arnoldi A., Pugliese R. Kendinden Birleşen Peptit Bazlı Hidrojeller Yoluyla Kenevir Tohumu Hidrolizatlarının Kararlılığının ve Anti-DPPIV Etkinliğinin Artırılması. Ön. kimya 2019; 6 :670. doi: 10.3389/fchem.2018.00670. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      38. Suda CNK, Giorgini JF Euphorbia Heterophylla'nın Çimlenme ve İlk Fide Gelişimi Sırasında Tohum Rezerv Kompozisyonu ve Mobilizasyonu. Rahip Sütyen. Fisiol. sebze 2000; 12 :226–244. doi: 10.1590/S0103-31312000000300006. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      39. Shewry PR, Napier JA, Tatham AS Tohum Depolama Proteinleri: Yapılar ve Biyosentez. Bitki hücresi. 1995; 7 :945–956. doi: 10.2307/3870049. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      40. De Dios Alché J., Jiménez-López JC, Wang W., Castro-López AJ, Rodríguez-García MI Zeytin (Olea Europaea L.) Tohumlarında 11S Tipi Depolama Proteinlerinin Biyokimyasal Karakterizasyonu ve Hücresel Lokalizasyonu. J. Agric. Gıda Kimyası 2006; 54 :5562–5570. doi: 10.1021/jf060203s. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      41. Wu M., Li Z., Wei R., Luan Y., Hu J., Wang Q., Liu R., Ge Q., Yu H. Role of Disulfide Bonds and Sulfhydryl Blocked by N-Ethylmaleimide on the Farklı Protein Stabilize Edilmiş Emülsiyonların Özellikleri. yiyecekler. 2021; 10 :3079. doi: 10.3390/foods10123079. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      42. Wang W., De Dios Alché J., Rodríguez-García MI Zeytin Tohumu Depolama Proteinlerinin Karakterizasyonu. Açta Physiol. Bitki. 2007; 29 :439–444. doi: 10.1007/s11738-007-0053-2. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      43. Haque MA, Timilsena YP, Adhikari B. Gıda Biliminde Referans Modülü. Elsevier; Amsterdam, Hollanda: 2016. Gıda Proteinleri, Yapısı ve İşlevi. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      44. Ulloa JA, Villalobos Barbosa MC, Resendiz Vazquez JA, Rosas Ulloa P., Ramírez Ramírez JC, Silva Carrillo Y., González Torres L. Producción y Caracterización Fisico-Química y Functional de Un Aislado Proteínico de Semillas de Jaca (Artocarpus Heterophyllus) ) CYTA - J. Gıda. 2017; 15 :497–507. doi: 10.1080/19476337.2017.1301554. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      45. Kanu PJ, Kanu JB, Sandy EH, Kandeh JBA, Mornya PMP, Huiming Z. Yağı Alınmış Susam Ununun Farklı Proteazlar Tarafından Enzimatik Hidrolizinin Optimizasyonu ve Elde Edilen Protein Hidrolizatının Fonksiyonel Özellikleri Üzerindeki Etkileri. Am. J. Gıda Teknolojisi 2009; 4 :226–240. doi: 10.3923/ajft.2009.226.240. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      46. ​​Cerrato A., Aita SE, Capriotti AL, Cavaliere C., Montone CM, Laganà A., Piovesana S. A New Opening for the Tricky Untargeted Investigation of Natural and Modified Short Peptides. Talanta. 2020; 219 :121262. doi: 10.1016/j.talanta.2020.121262. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      47. Mishra K., Ojha H., Chaudhury NK Antioksidanların Antiradikal Özelliklerinin DPPH-Test Kullanılarak Tahmin Edilmesi: Kritik Bir İnceleme ve Sonuçlar. Gıda Kimyası 2012; 130 :1036–1043. doi: 10.1016/j.foodchem.2011.07.127. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      48. Cruz-Casas DE, Aguilar CN, Ascacio-Valdés JA, Rodríguez-Herrera R., Chávez-González ML, Flores-Gallegos AC Enzimatik Hidroliz ve Mikrobiyal Fermentasyon: Biyoaktif Peptidlerin Serbest Bırakılması İçin En Uygun Biyoteknolojik Yöntemler. Gıda Kimyası Mol. bilim 2021; 3 :1000047. doi: 10.1016/j.fochms.2021.100047. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      49. Ahmadifard N., Murueta JHC, Abedian-Kenari A., Motamedzadegan A., Jamali H. İki Substratın (Pirinç Kepeği Proteini Konsantresi ve Soya Been Proteini) SDS-PAGE ile Enzimatik Hidrolizi için Üç Ticari Enzimin Etkisinin Karşılaştırılması . J. Gıda Bilimi Teknoloji 2016; 53 :1279–1284. doi: 10.1007/s13197-015-2087-6. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      50. Piovesana S., Montone CM, Cavaliere C., Crescenzi C., La Barbera G., Laganà A., Capriotti AL Sensitive Untargeted Identification of Short Hydrophilic Peptides by High Performance Liquid Chromatography on High Performance Liquid Chromatography on Porous Graphitic Carbon Couped to High Resolution Mass Spectrometry . J. Kromatr. A.2019 ; 1590 :73–79. doi: 10.1016/j.chroma.2018.12.066. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      51. Koskinen VR, Emery PA, Creasy DM, Cottrell JS Av Tüfeği Proteomik Verilerinin Hiyerarşik Kümelenmesi. Mol. Hücre. Proteomik. 2011; 10 :1–12. doi: 10.1074/mcp.M110.003822. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      52. Kim DO, Lee KW, Lee HJ, Lee CY Fenolik Fitokimyasalların Vitamin C Eşdeğeri Antioksidan Kapasitesi (VCEAC). J. Agric. Gıda Kimyası 2002; 50 :3713–3717. doi: 10.1021/jf020071c. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      53. Harnedy PA, O'Keeffe MB, FitzGerald RJ Enzimatik Olarak Hidrolize Edilmiş Palmaria Palmata Protein İzolatından Antioksidan Peptidlerin Fraksiyonlanması ve Tanımlanması. Gıda Res. Int. 2017; 100 :416–422. doi: 10.1016/j.foodres.2017.07.037. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      54. Nwachukwu ID, Aluko RE Gıda Proteininden Türetilen Antioksidan Peptidlerin Yapısal ve Fonksiyonel Özellikleri. J. Gıda Biyokimyası. 2019; 43 :e12761. doi: 10.1111/jfbc.12761. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      55. Nwachukwu ID, Aluko RE Keten Tohumu Protein Hidrolizatlarının Antioksidan Özellikleri: Hidrolitik Enzim Konsantrasyonunun ve Peptid Boyutunun Etkisi. JAOCS, J. Am. Yağ Kimyası Sos. 2018; 95 :1105–1118. doi: 10.1002/aocs.12042. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      56. Bollati C., Cruz-Chamorro I., Aiello G., Li J., Bartolomei M., Santos-Sánchez G., Ranaldi G., Ferruzza S., Sambuy Y., Arnoldi A., et al. İki Kenevir Tohumu Peptidi WVSPLAGRT (H2) ve IGFLIIWV (H3)'ün Bağırsaktan Trans-Epitel Taşınımı ve Antioksidan Aktivitesinin İncelenmesi Food Res. Int. 2022; 152 :110720. doi: 10.1016/j.foodres.2021.110720. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      57. Esteve C., Marina ML, García MC Biyoaktif Peptidlerin Ekstraksiyonuna Dayalı Zeytin (Olea Europaea) Kalıntılarının Yeniden Değerlendirilmesi için Yeni Strateji. Gıda Kimyası 2015; 167 :272–280. doi: 10.1016/j.foodchem.2014.06.090. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      58. Lammi C., Bollati C., Arnoldi A. İnsan Hepatik HepG2 Hücreleri Üzerinde Soya Fasulyesi Peptidlerinin Antioksidan Aktivitesi. J. Food Bioact. 2019 doi: 10.31665/jfb.2019.7197. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      59. Girgih AT, Udenigwe CC, Aluko RE Kenevir Tohumunun (Cannabis Sativa L.) İn Vitro Antioksidan Özellikleri Protein Hidrolizat Fraksiyonları. JAOCS, J. Am. Yağ Kimyası Sos. 2011; 88 :381–389. doi: 10.1007/s11746-010-1686-7. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      60. Wattanasiritham L., Kubglomsong S., Theerakulkait C. Pirinç Kepeği Protein Ekstraktının Antioksidan Aktivitesi, Enzimatik Hidrolizatları ve Ticari Antioksidanlarla Kombinasyonu. Pakistan J. Nutr. 2015; 14 :647–652. doi: 10.3923/pjn.2015.647.652. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                      61. Centenaro GS, Mellado MS, Prentice-Hernández C. Balık ve Tavuk Kemiklerinin Protein Hidrolizatlarının Antioksidan Aktivitesi. Av. J. Gıda Bilimi Teknoloji 2011; 3 :282–288. [ Google Akademik ]
                      62. Han R., Hernández Álvarez AJ, Maycock J., Murray BS, Boesch C. Alkalaz ve Pepsinle Muamele Edilmiş Yağlı Tohum Protein Hidrolizatlarının Karşılaştırması—Öngörülen Antioksidan, Antihipertansif ve Antidiyabetik Özelliklerin Deneysel Doğrulaması. Curr. Res. Gıda Bilimi 2021; 4 :141–149. doi: 10.1016/j.crfs.2021.03.001. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      63. Xu Q., Zheng L., Huang M., Zhao M. Tilapia (Oreochromis Niloticus) Deri Jelatininden Türetilen Güçlü Dipeptidil Peptidaz IV (DPP-IV) İnhibitör Peptidlerinin Yapısal Özelliklerinin Çok Değişkenli Analiz ve Gly Entegre Yaklaşımıyla Keşfedilmesi -Pro Tabanlı Peptid Kitaplığı. Gıda Kimyası 2022; 397 :133821. doi: 10.1016/j.foodchem.2022.133821. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      64. Mentlein R. Hücre-Yüzey Peptidazları. Int. Cytol. 2004; 235 :165–213. doi: 10.1016/S0074-7696(04)35004-7. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      65. Li Y., Aiello G., Bollati C., Bartolomei M., Arnoldi A., Lammi C. Arthrospira Platensis'ten (Spirulina) Fikobiliproteinler: Dipeptidil Peptidaz-IV İnhibitör Aktiviteli Yeni Bir Peptid Kaynağı. Besinler. 2020; 13 :1624. doi: 10.3390/nu13051624. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
                      66. Aiello G., Li Y., Boschin G., Bollati C., Arnoldi A., Lammi C. Spirulina Protein Hidrolizatlarının Kimyasal ve Biyolojik Karakterizasyonu: ACE ve DPP-IV Aktivite Modülasyonuna Odaklanma. J. İşlev. yiyecekler. 2019; 63 :103592. doi: 10.1016/j.jff.2019.103592. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

                      Yorum yap


                      • #12

                        Deneysel olarak indüklenen Alzheimer hastalığı olan sıçanlarda hurma tohumu ile çörek otu ve zeytinyağlarına dayalı nutrasötik formülasyonun ikili profilaktik / terapötik potansiyeli: Mekanistik bir içgörü Biochemistry Department, Faculty of Science, Alexandria University, Alexandria, Egypt
                        Biological Screening and Preclinical Trial Laboratory, Biochemistry Department, Faculty of Science, Alexandria University, Alexandria, Egyp
                        Pharmacology and Therapeutics Department, Faculty of Pharmacy, Pharos University in Alexandria, Alexandria, Egypt
                        Pharmacognosy Department, College of Pharmacy, Arab Academy for Science, Technology and Maritime Transport, Alexandria 1029, Egypt
                        Pharmacology and Experimental Therapeutics Department, Medical Research Institute, Alexandria University, Alexandria, Egypt https://doi.org/10.1016/j.jchemneu.2020.101878Get rights and content Abstract

                        Alzheimer hastalığı (AH), çok faktörlü etiyolojiye sahip ve son on yılda önemli ölçüde artan insidansı olan ilerleyici bir nörodejeneratif hastalıktır. Bu nedenle, etkili bir tedavi geliştirmek halk sağlığı için çok önemlidir. Mevcut çalışma, sıçanlarda deneysel olarak indüklenen Alzheimer hastalığına karşı kavrulmuş hurma tohumlarının sulu özüne ve çörek otu ve sızma zeytinyağına dayalı bir nutrasötik formülün ikili profilaktik/terapötik potansiyelini incelemeyi amaçladı. Alzheimer hastalığı benzeri patoloji, oral CuSO4 (iki ay boyunca 200 mg/Kg/gün) kullanılarak erkek Wistar sıçanlarında indüklendi. Nutrasötik formül, Alzheimer hastalığı indüksiyonundan 14 gün önce (profilaksi olarak) ve sonrasında deney hayvanlarına (10 mL/kg/gün) oral olarak verildi ve her iki durumda da terapötik etkisi, donepezil (0.5 mg/kg/gün) ile karşılaştırılarak test edildi. ). Nutrasötik formülün, CuSO4'ün neden olduğu nöronal hasarı iyileştirdiği ve etkilenen hipokampus dokusunu yenilediği ve öğrenme becerisini önemli ölçüde geliştirdiği bulundu. Formül aynı zamanda beyin amiloid-β, tau proteini, TNF-α düzeyi, hipokampusta iNOS düzeyi, oksidatif stres düzeyinin düşürülmesinde ve asetilkolinesteraz sirasıyla beyin ve hipokampusta aktivite ve çalıştırmada etkili olmuştur. Ayrıca GSH seviyelerinde, SOD ve GST aktivitelerinde ve hipokampus ADAM17 ve beyinfosfolipidseviyelerindegözlendi. Sonuç olarak, üzerinde çalışılan nutrasötik formülün, ilave profilaktik potansiyel ile Alzheimer'ın nörodejeneratif ilerlemesini gruplarında etkili olduğu yeteneklidir.

                        grafik özet
                        1. Download : Download high-res image (239KB)
                        2. Download : Download full-size image
                        giriiş

                        Nörodejeneratif bir hastalık olan Alzheimer hastalığı (AH), karmaşık patogenezi ve ısrarla artan insidansı ile çok nedenli/çok yönlü bir etiyolojiye sahip, dünya çapında büyüyen, inatçı bir sağlık sorunudur (Lopez ve Kuller, 2019). AH, kademeli bir hafıza kaybı ve beyin fonksiyonlarında bozulma ile kendini gösterir, dolayısıyla yaşlı insanların günlük yaşam aktivitelerini değiştirir (Welge ve ark., 2009). Alzheimer patolojisinin ana ayırt edici özellikleri tau protein agregasyonu, amiloid (Aβ) plak birikimi, inflamasyon, oksidatif stres, asetilkolin azalması ve nöronal kayıptır. Aβ çökelmesi mikroglial aktivasyona neden olur ve tümör nekroz faktörü-α (TNF-α) ve interlökin 1β (IL-1β) gibi proinflamatuar sitokinlerin salgılanmasını uyarır (Decourt ve diğerleri, 2017). AD'nin çoklu patolojik yönlerini ele alan polifarmakolojik etkilere sahip birçok ilacın reçete edilmesi, etkili bir terapötik yaklaşım olarak kabul edilir. Takrin, donepezil, rivastigmin ve galantamin gibi sentetik anti-Alzheimer ilaçlarının çoğunun etki mekanizması tek bir hedef stratejisine dayanmaktadır. Bu nedenle, hafif ila orta derecede AD'li hastalarda orta derecede semptomatik fayda göstermişler, ancak birçok yan etkiye neden oldukları bildirilmiştir (Rogers ve diğerleri, 1996; Mintzer ve Kershaw, 2003).

                        Diyet tedavisi, bazı Greko-Arap ve İslam tıp sistemi temelli bitkisel/diyet tedavilerinin önemli bir bölümünü oluşturan, bilinen tüm hastalık türlerinin önlenmesi ve iyileştirilmesine yönelik en eski yöntemlerden biridir (Saad, 2015). Aralarında hurma tohumları, çörek otu ( Nigella sativa ) ve sızma zeytinyağı (Williams ve diğerleri, 2011) bulunan çeşitli doğal ilaçların çeşitli nörodejeneratif bozuklukları iyileştirdiği iyi bilinmektedir . Çörek otu olarak da bilinen Nigella sativa , Peygamberlik Tıbbı (Tibbe-Nabwi), Unani ve Ayurveda geleneksel tıp sistemi gibi çeşitli ilaç sistemlerinde uzun bir geçmişe sahip en saygın şifalı şifalı tohumlardan biridir . Geniş bir farmakolojik etki yelpazesi sergiler , yani.antidiyabetik, antikanser, immünomodülatör, analjezik, antimikrobiyal, antiinflamatuar, bronkodilatör, hepato-koruyucu ve antioksidan etkiler, çoğunlukla ana biyoaktif bileşeni olan thymoquinone'a atfedilir (Saad, 2015). Çeşitli farmakolojik çalışmalar , Ach bozulmasında rol oynayan anahtar enzim olan asetilkolin esterazın (AChE) inhibisyonu yoluyla öğrenme ve hafıza aktivitelerini geliştirmede Nigella sativa ekstraktının veya türetilmiş fito bileşiklerinin potansiyel kullanımını doğrulamıştır . Bu nedenle, Ach seviyesinin yükselmesi, nöronal hasarı ilişkilendiren öğrenme ve hafıza eksikliklerini yönetmek için şu anda kullanılan stratejidir (Sahak ve diğerleri, 2016). Ayrıca, Nigella sativa'nın hidroalkolik özüsıçanların neonatal ve genç büyümesi sırasında hipotiroidizmle ilişkili öğrenme ve hafıza bozukluğuna karşı koruyucu etkiye sahiptir (Beheshti ve ark., 2017).

                        Hurma ( Phoenix dactylifera ), Orta Doğu'nun temel gıda maddesidir ve kavrulmuş tohumları geleneksel olarak hafızayı güçlendirmek için kahve olarak tüketilmesiyle İslam ülkelerinde oldukça popülerdir (Scotece ve diğerleri, 2015; Cárdeno ve diğerleri, 2013). Önemli miktarda karbonhidrat, diyet lifi, protein, mineral ve vitamin içerir . tiamin (B1), riboflavin (B2), niasin, A vitamini ve minör C vitamini düzeyi (Shabani ve ark., 2016). Ayrıca hurma fenolik bileşikler, flavonoidler ve karotenoidler açısından zengindir ve çeşitli hayvan modellerinde iyi bildirilen serbest radikal süpürücü, antioksidan ve nöroprotektif etkilere sahiptir (Şekeroğlu ve diğerleri, 2012; Subash ve diğerleri, 2015).

                        Akdeniz diyetinin ana bileşeni olan sızma zeytinyağı, fenolik bileşikler açısından zengin biyoaktif yapısından dolayı uzun süredir sağlık yararları ile ilişkilendirilmektedir. Bu fenolik bileşiklerin geniş bir farmakolojik etki spektrumuna sahip olduğu rapor edildi, yani. hücre ölümünü modüle etme yeteneklerine ek olarak antioksidan, nöroprotektif, antiaging, antiinflamatuar ve antitrombotik etkiler. Bu nedenle, zeytinyağı fenolikleri, nörodejenerasyondan kaynaklanan bilişsel düşüşü hafifletebilen etkili kemopreventif ve terapötik ajanlar olarak önerilmiştir (Scotece ve diğerleri, 2015; Cárdeno ve diğerleri, 2013).

                        Mevcut çalışma , sıçanlarda CuS04 kaynaklı nörodejenerasyona karşı kavrulmuş hurma tohumları, çörek otu tohumu ve sızma zeytinyağının sulu ekstraktından oluşan bir nutrasötik formülün (NF) olası profilaktik veya terapötik potansiyelini araştırmayı amaçladı.

                        Bölüm snippet'leri
                        deney hayvanları
                        Ağırlıkları 150−200 g olan 40 erkek Wistar rat çalışmaya dahil edildi. Kullanılan protokol İskenderiye'deki Pharos Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Etik Kurulu tarafından onaylandı. Hayvanlar, iyi havalandırılan bir odada, suya ücretsiz erişim ve standart yem diyeti olan, her kafeste dört tane olmak üzere, odun talaşı polipropilen hayvan kafesleri üzerinde barındırıldı. 22 °C–25 °C, 12 saat aydınlık/karanlık döngüsü standart çevre koşullarında tutuldular. Tüm hayvan taşıma prosedürleri ve bakımı gerçekleştirildi.

                        Sonuçlar
                        Pozitif kontrol grupları (alt grup IIa ve IIb) karşılaştırılabilir sonuçlar gösterdi, bu nedenle pozitif kontrolün sonuçları tek bir kontrol grubu olarak sunuldu.

                        Tartışma
                        Mevcut çalışma, CuS04 alımının neden olduğu nörodejeneratif etkileri iyileştirmede hurma tohumu ve çörek otu ve sızma zeytinyağından oluşan üçlü bir NF'nin olası terapötik/profilaktik potansiyelini araştırdı. Kronik CuSO 4 alımı, bir hayvan demans modeli oluşturmak ve çeşitli bileşiklerin nöroprotektif etkilerini değerlendirmek için yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu modelin mantığı, kronik bakıra maruz kalmanın, hızlanma gibi ciddi nörolojik sonuçları şiddetlendirdiğinin bulunmasıdır.

                        Çözüm
                        Hurma tohumu ve çörek otu ve sızma zeytinyağından oluşan sunulan üçlü nutrasötik formül , ana nörodejenerasyon özelliklerini hedefleyerek Alzheimer hastalığı benzeri belirtilerin tedavisinde çok yönlü bir terapötik yaklaşım olarak kabul edilir. Nöroprotektif ajanlar olarak seçilen diyet/bitkisel içerik maddelerinin hayvan deneysel deneyleriyle entegrasyonu, nörodejenerasyonu iyileştirmede yer alan makul mekanizmalarının daha derin bir şekilde anlaşılmasına yol açtı.

                        Bir sonraki mantıksal adım,

                        etik beyan
                        Çalışma protokolü İskenderiye'deki Pharos Üniversitesi Eczacılık ve İlaç Üretimi Fakültesi Etik Kurulu tarafından onaylandı. Hayvanlar, iyi havalandırılan bir odada, suya ücretsiz erişim ve standart yem diyeti olan, her kafeste dört tane olmak üzere, odun talaşı polipropilen hayvan kafesleri üzerinde barındırıldı. 22 °C – 25 °C, 12 saat aydınlık/karanlık döngüsü standart çevre koşullarında tutuldular. Hayvanın tüm prosedürleri ve bakımı, Bakım ve Kullanım Kılavuzuna uygun olarak yapılmıştır.

                        Finansman
                        Bu araştırma, kamu, ticari veya kar amacı gütmeyen sektörlerdeki finansman kuruluşlarından herhangi bir özel hibe almamıştır.

                        Rekabetçi Menfaat Beyanı
                        Yazarların hiçbiri çıkar çatışması beyan etmemektedir.

                        teşekkürler
                        Yazarlar, İskenderiye Üniversitesi Tıbbi Araştırma Enstitüsü'ndeki Tıp Merkezi Teknolojisi Histopatolojik Birimi'nin kooperatif üyelerine doku işleme ve ışık mikroskobu ile inceleme yaptıkları için teşekkür eder.

                        Referanslar (67) AO Abdel-Zaher ve ark. Farelerde tramadol kaynaklı tolerans ve bağımlılığa karşı Nigella sativa yağının koruyucu etkisi: nitrik oksit e oksidatif stresin rolü nörotoksikoloji (2011)
                        AH Alhibshi ve ark. Timokinonun insan kaynaklı pluripotent kök hücre kaynaklı kolinerjik nöronlarda amiloid beta kaynaklı nörotoksisiteye karşı nöroprotektif etkinliği biyokimya biyografiler. Raporlar (2019)
                        V. Chevaleyre ve ark. Hipokampal alan CA2: gözden kaçan ancak ümit verici bir terapötik hedef Trendler Mol. Med. (2016)
                        B. Cui ve ark.
                        Farrerol, bir mikroglia hücre hattında Nrf2 / Keap1 yolu yoluyla β-amiloid kaynaklı oksidatif stresi ve iltihabı azaltır Biyomed. Eczacı.(2019)
                        F. Dehghanian ve ark.
                        Hurma çekirdeği ekstresi, erkek sıçanların hipokampüsünde β-amiloid kaynaklı bozuklukları iyileştirir Biyomed. Eczacı. (2017)
                        GL Ellman
                        Doku sülfhidril grupları Ark. biyokimya biyografiler. (1959)
                        MA Farag ve ark.
                        Altı Çörek otu türü tohumunun UPLC-qTOF-MS ve GC-MS aracılığıyla kemometriyle birleştirilmiş metabolomik odaklı analizi Gıda Kimyası (2014)
                        MA Farag ve ark. Mısır'dan 21 hurma meyve çeşidinin UPLC/PDA/ESI-qTOF-MS ve GC-MS kullanılarak kemometrik yöntemlerle analiz edilen metabolik parmak izleri Gıda Res. Int. (2014) WH Habig ve ark. Glutatyon S transferazlar. Merkaptürik asit oluşumundaki ilk enzimatik adım J. Biol. kimya (1974)
                        HM Hussien ve ark.
                        Sıçanlarda çevresel ağır metallerin neden olduğu nörotoksisite ve Alzheimer benzeri hastalığa karşı berberinin nöroprotektif etkisi Gıda Kimyası Toksikol. (2018)

                        Yorum yap


                        • #13
                          VAGUS Sinir Sistemi Vücudun Orkestra Şefi Gibidir VAGUS Sinir Sistemini Çalıştıran Egzersizler



                          Zeytin Yaprağı; Lyme Borrelia (Kene Isırması), Sedef, Kolesterol ve Tansiyona Karşı Etkilidir

                          Konu ozgurcay tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/18435-ozgurcay Saat 05 June 2023, 16:26 ) değiştirilmiştir.

                          Yorum yap

                          Hazırlanıyor...
                          X