Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Zerdeçal, Kurkuma, Curcuma domestika

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Zerdeçal, Kurkuma, Curcuma domestika

    ZERDEÇAL


    Çok Yıllık | 0,7-1,2m | 5-9 Aylar | Ça,Ho,Na | Kökü

    Zerdeçal, Kurkuma, Curcuma domestika VAL.
    Zerdeçav Syn: Curcuma Longa L.
    Zerde Amomum Curcuma YALQ.
    Hint zerdaçalı
    Kurkuma
    Sarıkök
    Sarıboya

    Familyası: Zencefilgillerden, Ingwergewachhse, Zingiberaceae

    Drugları: Zerdeçal yumrusu(kökü), curcumae longae rhizoma
    Zerdeçal yumrusu, çay, baharat, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

    Giriş: zencefilgillerin bir alt grubuna dahil olan kurkumagillerin takriben 40 türü mevcuttur ve bunlardan en önemlileri Hint zerdeçalı, Curcuma Domerstica, Java Zerdeçalı, C. Xanthorrhiza, Malezya Zerdeçalı, C. Zedoaria ve Bengaldeş Zerdeçalı, C. Aromatica bu dört türü çay, tentür ve natil ilacı yapılır. Ayrıca süs bitkisi olarak yetiştirilen pembe zerdeçal, C. Rosea(C. Roseaana) gibi türlerde vardır. Zerdeçal binlerce yıldır Hindistan, Endonezya, Malezya, Bangladeş gibi ülkelerde bilinmekte ve kullanılmaktadır. Önce Arap ülkelerine sonra Türklere gelen bitki buradan 1500’lü yıllarda Avrupa’ya baharat olarak satılmaya başlanmıştır. Tarihte hekimler tarafından özellikle tropik ülkelerde görülen karaciğer rahatsızlıklarına karşı kullanılmıştır. Günümüzde yapılan modern araş-tırmalarda bitkinin gerçekten etkili olduğu anlaşılmış ve çeşitli bitkisel ilaçlar yapılmıştır

    Botanik: Zerdeçal dikine yükselen bir bitki olup çok yıllıktır. Kökleri ana ve yan köklerden oluşur, ana kök yumru şeklinde, yan kökler parmak kalınlığında, yer elması şeklinde, dışı kahverengimsi içi sarı veya kır-mızımsı sarı renktedir. Yaprak sapları iki bölümden oluşur. Birinci kısmı gövdeyi saran kısım, ikinci kısım gövdeden ayrılan kısımdır ve takriben bir metre uzunluğundadır. Yaprakları 50-80cm uzunluğunda 20-40cm eninde oval şekilde, kenarları dalgalı, ortada ana damar ve ondan paralel olarak uzanan yan damarlardan oluşur. Ve koyu yeşil renklidir. Çiçek sapı 10-20cm uzunluğunda olup üzerinde altın sarısı veya sarı renkli üçlü taç yapraktan meydana gelir. Ve gerisi koni olup ortada bir döllenme tozluğu bulunur ve sarı renklidir.

    Yetiştirilmesi: Kurkuma tropik iklimde yetişen bir bitki olduğundan Tür-kiye’de yetişmez, fakat Akdeniz ve ege bölgesinin sıcak yörelerinde kışın içeri alınarak yetiştirilebilir. Süs bitkisi olarak yetiştirilen pembe çiçekli zerdeçal soğuğa dayanıklı olduğundan sıcak bölgelerde içeri almaya gerek kalmaz.

    Hasat zamanı: Aralık ocak aylarında (yaprakları solduktan sonra) kökleri sökülerek çıkarılır, yıkanır, 30-45 dakika haşlandıktan sonra güneşte kurutulur.

    Birleşimi: Zerdaçal kökünün birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz:
    a) Eteryağ türevleri %3-5 oranında olup buda sesquiterpenketonlar ve monoterpenlerden oluşur.
    1) Sesquiterpenketon türevleri; ar-Turmeron, α-, β-turmeron, zingiberen, α-curcumen, β-sesquiphellandren, germacron, β-bisabolen, atlanton, curlon ve curcumol içerir.
    2) Monoterpenler: α-phellandren, sabinen, cineol ve borneol içerir.
    b) Curcuminoidler %3-6 arasında olup en önemlileri; Curcimin (Diferaloylmethan), Monodesmethoxycurcumin, Bisdesmethoxycurcumin, Di-p-Cumaroylmethan (Di-p-Hydroxycinnamoylmethan) ve Didesmethoxycurcumin içerir. Jawa zerdeçalı Di-p-Cumaroylmethan
    c) içerme.

    Açıklama:
    P53 Geni kanser vakalarında çok çok önemli;
    P53 geni hücre çekirdeğinde ki DNA’nın içindeki kromozomlardan 17. Kromozmda bulunur. P53 geni veya protein’nın bir çok görevi vardır. Bu görevler; DAN yapısı ve dokusu bozulmuş ve hasara uğramışsa DNA yı tamir eder ve yeniler. Bir çok dış etkenden dolayı; serbest radikallerin saldırısı, florid zehirlenmesi, alüminyum zehirlenmesi, GDO lu besinler, bakteri, virüs ve mantarların ve bunların üretiği toksik maddelerin yapmış olduğu tahribatlar sonucu hücreler de kanser görülür. Günde ortalama her insanda 400-500 kanser hücresi oluşur ve hücre çekirdeğinde kromozom içinde 17. Kromozomdaki p53 geni hemen devreye geçer ve tahrip olan hücreyi tamir eder veya tamir edilmiyecek durumda ise o hücreyi öldürür. Bir çok faktörden dolayı p53 geni azalır ise kanseri durdurmak mümkün olamaz.


    Nar kabuğu ekstraktı ve nar çekirdeği yağının birleşiminde ki punikik asit serbest radikalleri yok eder ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Fakat daha önemlisi nar kabuğu ekstraktı ve çekirdeğinin yağında bulunan elajik asit p53 genini korur ve onu güçlendirir ve de kanseri tetikleyen molekülleri kendine bağlıyarak zararsız hale getirir. Güney Caronina Tıp Üniversitesi Kanser Merkesinden Dr. Nixon elajik asit ile yaptığı çalışmalar sonucu elajik asitin kanserli hücrelere karşı etkili olduğunu belgelemiştir. Amerikan Kanser Derneğinin Tamamlayıcı Ve Alternatif Tıp ta Kanser Yöntemleri (The American Cancer Society's Guide to Complementary And Alternative Cancer Methods) 1968 yılında yaptığı bir araştımada Çilek teki elajik asit’in (Nar’da daha yoğun orada bulunur) antikanserojen ve antimutajenik (hücre yapısının bozulmasını önleyici) olduğunu belgelemiştir.

    Kolloidal Platin; İnsan bünyesinde 4000 Enzim salgılanır ve farklı farklı enzimler var. Enzimler, hücreler’de üretilen özel proteinlerdir. Proteinler hücrede, DNA'daki kalıtsal bilgiye (gen) göre sentezlenir. Enzimlerin proteinden oluşan kısmına apoenzim denir. Pepsin, üreaz gibi bazı enzimler yalnız proteinden oluşur bunlara basit enzim denir. Enzimlerin çoğunda ise vitamin ya da mineralden oluşan, aktifleştirici kısımları vardır bu enzimlere bileşik enzim denir. Aktif kısım vitaminden oluşmuş ise koenzim, mineralden oluşmuş ise kofaktör adını alır. Koenzimlerin esas bileşenleri özellikle B grubu vitaminlerdir. Kofaktör, inorganik özellikteki yardımcı kısımdır. Ca+2, Mg+2, Zn+2, K+ ,Na+, Cu+2 ,Fe+2, Pt +2 gibi metal iyonları birçok enzimde kofaktör olarak iş görür. Enzimlerin esas iş yapan bölümü koenzim ya da kofaktör kısmıdır ve enzimin protein olan bölümüne göre daha küçüktür. Enzimin hangi maddeye etki edeceğini protein kısmı belirler. Koenzim Platin’den oluşur ise enzim kanserli hücreyi tanır ya yok eder veya tamir eder. Mineraller ve vitaminler enzimin beyni gibidir. Binlerce molekülden oluşan enzimlerin beyni diyebileceğimiz kısım vitamin ve minerallerden oluşan aktif kısımdır. Enzimler saniyede binlerce işlem yapacak kapasiteye sahiptir.

    Araştırmalar: Önce fareler, kobaylar ve köpekler üzerine bir yığın araştırma yapılmış ve bu araştırmalarda zerdeçal kökünden elde edilen ekstrenin safrayı arttırıcı, safra yollarını açıcı ve hareketlendirici, kara-ciğeri zehirlerden arındırıcı(antihepatoksin), kandaki lipit ve kolesterolü düşürücü, radikalleri zararsız hale getirici, prostaglandin üretimini fren-leyici, iltihapları önleyici, artritisi(eklemlerdeki iltihapları) iyileştirici olduğu tespit edilmiştir. (H.H. IV. 1091) insanlar üzerinde de bu güne kadar çok önemli araştırmalar yapılmıştır. Bunlardan bazıları;
    1) Tayland’a zerdeçal kökü ile 1989 yapılan çok büyük bir araştırmada zerdeçalı karın ağrısı(genellikle boş mide, açlık duygusu veya acı baharatlı yemekler yendiğinde), kokuşma, ekşime, karnının alt(abdominal) veya karnın üstteki(epigastricum) ağrıları ve kalın bağırsak ağılarını %74 oranında iyileştirildiği tespit edilmiştir. (Nhp. 7.00.1131)
    2) Siegers ve ekibi 1997 yılında yaptığı bir araştırmada zerdeçalın safra akışının %120 oranında 15-30 dakika içinde araştırdığını tespit etmiştir.(Nhp.7.00.1131)
    3) R. Kutlan, P.C. Sudheeran, C.D. Josph ve ekipleri 1987de yaptıkları araştırmalarda zerdeçalın urları küçülttüğünü ve hatta yok ettiği tespit edilmiştir. (TP. 184)

    Zerdeçal’ın birleşiminde ki curcumin aynı p53 geni (protein) gibi etki ederek kanserli hücreleri öldürmektedir. Bu nedenle kanser hastalarının mutlaka kanserin ilk devrelerinde curcumin (zerdeçal ekstraktı) kullanıldığında kanserli hücreleri öldürdüğü ve bağışklık sistemini güçlendirdiği belgelenmiştir. Zerdeçal’ın birleşiminde ki etken madde curcumin %3-4 oranında olduğundan zerdeçal tozu yeterli değildir, mutlak suretle ekstresinin kullanılması gerekir. COX 2 Enzimi (sikloolsijenaz enzimi) bütün iltihabi hastalıklarda artar ve ağrılara sebep olur. COX 2 araşidonik asidi prostaglandin ve eikosanoidlere dönüştürür. Curcumin COX 2 enzimini baskılar ve iltihaplı hastalıkları önler. Zerdeçal sadece kansere karşı değil aynı zamanda; alzheimer, felç, gastrit, romatizma, sedef, egzama, stres, depresyon, ms, kron, kolit ve çölyak gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
    Tesir şekli: Safra arttırıcı, safra yollarını açıcı ve hareketlendirici, kan-daki kolesterol ve lipidi düşürücü, iltihapları önleyici, radikalleri yok edici, prostoglandin üretimini frenleyici ve mikropları yok edici özellikler sahiptir.

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre hazım rahatsızlıklarından; Kanser, tümör, miyom, kist, nodül, lipom vb. oluşunları eritir, şişkinlik, tıkanma, mide bağırsak rahatsızlıkları, karaciğer safra rahatsızlıklarına karşı etkili olduğu, kandaki kolesterol ve lipidi düşürdüğü, radikalleri yok ettiği (antioksidatif), iltihapları önlediği ve prostoglandin üretimini azalttığı tespit edilmiştir.
    b) Komisyon E’nin 30.11.1985 tarihli,223 nolu ve 01.09.1990 tarihli, 164 nolu monografi bildirisinde zerdeçalın hazımsızlık rahatsızlıklarına etkili olduğu tespt edilmiştir.
    c) Halk arasında, kandaki kolesterol ve lipit, şişkinlik, tıkanma, yağ-lanma(şişmanlık), karın ağrısı, baş ağrısı, ateş, üşütme ve arteriosk-leroza(yağlanma nedeniyle damar sertliği ve damar daralması) karşı kullanılır.

    Çay: İnce kıyılmış zerdeçal kökü veya tozundan yarım kahve kaşığı(1,5-3g) demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilerek 8-10 dakika demlemeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.

    Çay Harmanları:

    Gökçek Karaciğer ve Safra çayı
    >30g Hindiba otu ve kökü
    >20g Deve dikeni tohumu
    >20g Nane yaprağı
    >20g Cava Zerdeçal kökü

    Gökçek Karaciğer, safra çayı
    >40g Zerdeçal kökü
    >30g Devedikeni tohumu
    >20g Nane yaprağı
    >10g Pelin otu

    Gökçek Safra çayı(safra artırıcı)
    >40g Zerdeçal kökü
    >30g Nane yaprağı
    >20g Kırlangıç otu
    >10g Y. Akdiken kabuğu

    Gökçek Safra çayı;
    >40 gr Nane yaprağı
    >30 gr Cava Zerdeçal kökü
    >20 gr Kırlangıçotu
    >10 gr Şahtereotu

    Gökçek Karaciğer, safra çayı
    >40g Zerdeçal kökü
    >30g Kırlangıç otu
    >20g Nane yaprağı
    >10g Pelin otu

    Gökçek Safra çayı
    >20 gr Hindiba otu ve kökü
    >20 gr Devedikeni tohumu
    >20 gr Nane yaprağı
    >20 gr Zerdeçal kökü
    >20 gr Kimyon tohumu

    Gökçek Safra çayı (safra artırıcı)
    >30g Zerdeçal kökü
    >30g Devedikeni tohumu
    >20g K.Hindibaotu ve kökü
    >10g Şevket ot
    >10g Nane yaprağı

    Gökçek safra ve mide krampları çayı;
    >40 gr Kırlangıçotu
    >30 gr Cava Zerdeçal kökü
    >30 gr Pelin otu

    Gökçek Karaciğer ve Safra çayı
    >50g Nane yaprağı
    >25g C. Zerdeçal kökü
    >25g Pelin otu

    Homeopati: Zerdeçal kök tozundan 20g bir şişeye konur üzerine 80ml %70’lik alkol ilave edilir. 4-6 hafta bekledikten sonra süzülerek homeopati “Lurcuma Longa” ismi ile anılan tentür elde edilir. Yukarıdaki çay harmanlarında aynı şekilde tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 defa 10-15 damla 4-6 hafta süreyle alınır.

    Baharat: Zerdeçal kökü tozu genellikle baharat olarak kullanılır ve çok meşhur olarak kullanılan Curry’nin(köri) ana katkı maddesidir. Curry Hindistan, Bangladeş, Pakistan, Endonezya ve Malezya’da farklı farlı karı-şımlardan olabilir.

    Yan Tesiri: Aşırı miktarda alınması halinde bulantı ve kusma gibi rahatsızlıklara sebep olabilir, bu nedenle dozajını dikkatle ayarlamak gerekir.
    Bade Sönmez
    ZERDEÇAL SETİ muhteşem bir ürün. Bir ay oldu daha başlayalı her sabah olan MİDE AĞRIMDAN ESER YOK ağrı kesici ilaçları kullanmayı neredeyse bıraktım teşekkür ederim.
    KAYNAK

    Nuran Serinkaya
    ÇOK HASTAYDIM AĞRILARIM ÇOKTU ama ZERDEÇAL SETİ sayesinde ŞİMDİ O AĞRILARIM ARTIK YOK hocam çok teşekkürler.
    KAYNAK

    Nuran Serinkaya
    ZERDEÇAL benim İLTİHAPLARIMI YOK EDİYOR. Vücudum asidi de baya azaldı. ZERDEÇAL SETİ anti oksidandır. Müthiş hocam BÖBREĞİMDE KİST vardı ağrılarım çok oluyordu ama şimdi ağrılarım yok artık hocam Allah'ımın izni ile tam bir yıl kullanacağım hocam müthiş dünyalar varmış ZERDEÇAL SETİ çok faydalı, faydalarını saymakla bitiremeyiz. Ben çok memnunum ZERDEÇAL SETİNDEN çok faydalarını gördüm her ay siparişlerimi vereceğim teşekkürler hocam.
    KAYNAK

    Serkank Kansoy
    35cm LENF ŞİŞLİĞİMİ kullanmakta olduğum ZERDEÇAL SETİ ile yendim sayılır bitti bitiyor NOHUT TANESİ KADAR OLDU raporunu İbrahim Gökçek hocama atacağım AIDS iyileştiğimde dair testimi de alıp göndereceğim.
    KAYNAK

    Cengiz Kızılkaya
    Hiç gezinmeyin İbrahim Gökçek bey ne diyorsa harfiyen yapın. Ben ZERDEÇAL SETİ ürünlerini kullanıyorum GUATRIM, SAFRA KESESİNDEKİ POLİP KÜÇÜLDÜ.
    KAYNAK

    Selman Çelebiç
    Bende 12 milim NODÜL vardı 4 sene önce İbrahim beyden ZERDEÇAL SETİ kullandım 6 ay sonra doktora gittim sonuçlarda NODÜL SIFIRLANDI dedi İbrahim Gökçek hocama teşekkür ediyorum.
    KAYNAK

    Sait Yalçın‎
    İbrahim beye çok çok teşekkür ederim. Babamın PROSTAT KANSERİNE verdiği ZERDEÇAL SETİ ile faydasını gördüğü için babam çok şükürler olsun şu an iyi.
    KAYNAK

    ‎Selman Sezen
    DAMAĞIMDA KİST TESPİT EDİLDİ. Diş implant yatıracaktım su anda ZERDEÇAL SETİNİ KULLANIYORUM ÇOK MEMNUNUM TAVSİYE EDERİM hemen bıçak altına yatmayın derim teşekkür ederim. İbrahim beye inanın.
    KAYNAK

    _muyar_
    Kullandığım ZERDEÇAL SETİNDE ALOE VERA JEL mevcut yaklaşık 8 ay oldu CANDİDA MANTARINDAN oldukça AZALMA OLDU başarılı bir ürün.
    KAYNAK

    zeynepfirat4424
    Miyom tedavisi için yaklaşık 3 aydır ZERDEÇAL SETİ kullanıyorum ürünlerin hepsi harika ama ALOE VERA JEL bir mucize kullandığım ilk gunden beri KURU CİLDİMİ YUMUŞACIK YAPTI MİDE AĞRIMA vede BULANTIMA ŞİFA OLDU İŞTAHIMI AÇTI DAHA ZİNDEYİM vede ENERJİK kesinlikle kullanılması gereken bir ürün İbrahim Hocama teşekkür ediyorum kullanmaya devam ediyorum
    KAYNAK

    Zeynep Neşe Firat
    MİYOM tedavisi için yaklaşık 3 AYDIR ZERDEÇAL B SETİ kullanıyorum ürünlerin hepsi harika ama ALOE VERA JEL bir mucize kullandığım ilk günden beri KURU CİLDİMİ YUMUŞACIK YAPTI. MİDE AĞRIMA ve de BULANTIMA ŞİFA OLDU İŞTAHIMI AÇTI, DAHA ZİNDEYİM ve de ENERJİK. Kesinlikle kullanılması gereken bir ürün İbrahim Hocama teşekkür ediyorum kullanmaya devam ediyorum.
    KAYNAK

    Nazmiye Kilic
    Hocam MEME KANSERİYİM, ZERDEÇAL SETİ kullandım ÇOK MEMNUN KALDIM. Evimde herkesin sizin ürünlerinize, tedaviye ihtiyacı var hepimizin sıraya girmesi lazım teşekkürler.
    KAYNAK

    Gjksy Bnisfj
    Ben 4 ay ZERDEÇAL SETİ kullandim NODÜLLERİM icin ve ÇOK ENERJİK OLDUM NODÜLLERİM YOK OLDU.
    KAYNAK

    Mehmet Uyar
    Yaklaşık 8 ay olacak ZERDEÇAL SETİ kullanıyorum ve MEMNUNUM sete ilave BRONŞİT için AFRKA SARDUNYA KAPSÜL ekledim teşekkürler.
    KAYNAK

    Ayhan Batu
    Kanser hastası olan bir akrabağıma ZERDEÇAL B SETİ aldım ve 50x55 olan AKCİĞERDEKİ KİTLE bugünkü sonuçları 27x25 inanılmaz ama gerçek. İbrahim bey teşekkürler size güvenen yolda kalmaz.
    KAYNAK

    Mehmet Uyar
    ZERDEÇAL SETİ kullanıyorum KARACİĞER YAĞLANMASI vardı. Son kontrolde azalma şeklinde raporlandı. Teşekkür ediyorum seti kullanmaya devam edeceğim.
    KAYNAK

    Azize Onur Öz
    ZERDEÇAL SETİ, YARALARA İYİ GELİYOR.
    KAYNAK

    Rahmi Mert
    İbrahim hocam 10 numara adam. Allah ondan razı olsun. Bende eşim için ZERDEÇAL G SETİ aldım Gökçek Şifa kalite ve güvenin adresi.
    KAYNAK

    Fatma Fatma
    ZERDEÇAL SETİ çok güzel bir ürün ELLERİMDEKİ ŞİŞLİĞİ ve AYAKLARIMIN ŞİŞLİĞİ ve BACAKLARIMDAKİ ŞİŞLİĞİ çok güzel İNDİRDİ harika. Ben de ÖDEM ATTI. İbrahim Gökçek'in ürünlerine gözüm kapalı güveniyorum Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Neşe Volkaner
    İbrahim Gökçek hocam iyi ki varsınız, bende ZERDEÇAL SETİ kullanmaya başladım 2 hafta oldu ürünleri almadan önce çok kötüydüm ŞİMDİ BİRAZ DAHA İYİYİM şükür Allah sizi başımızdan eksik etmesin.
    KAYNAK

    Nuran Serinkaya
    ZERDEÇAL benim İLTİHAPLARIMI YOK EDİYOR. Vücudum asidi de baya azaldı. ZERDEÇAL SETİ anti oksidandır. Müthiş hocam BÖBREĞİMDE KİST vardı ağrılarım çok oluyordu ama şimdi ağrılarım yok artık hocam Allah'ımın izni ile tam bir yıl kullanacağım hocam müthiş dünyalar varmış ZERDEÇAL SETİ çok faydalı, faydalarını saymakla bitiremeyiz. Ben çok memnunum ZERDEÇAL SETİNDEN çok faydalarını gördüm her ay siparişlerimi vereceğim teşekkürler hocam.
    KAYNAK

    Nuran Serinkaya
    ÇOK HASTAYDIM AĞRILARIM ÇOKTU ama ZERDEÇAL SETİ sayesinde ŞİMDİ O AĞRILARIM ARTIK YOK hocam çok teşekkürler.
    KAYNAK

    Bade Sönmez
    ZERDEÇAL SETİ muhteşem bir ürün. Bir ay oldu daha başlayalı her sabah olan MİDE AĞRIMDAN ESER YOK ağrı kesici ilaçları kullanmayı neredeyse bıraktım teşekkür ederim.
    KAYNAK

    Cengiz Kızılkaya
    Hiç gezinmeyin İbrahim Gökçek bey ne diyorsa harfiyen yapın. Ben ZERDEÇAL SETİ ürünlerini kullanıyorum GUATRIM, SAFRA KESESİNDEKİ POLİP KÜÇÜLDÜ.
    KAYNAK

    Serkank Kansoy
    35cm LENF ŞİŞLİĞİMİ kullanmakta olduğum ZERDEÇAL SETİ ile yendim sayılır bitti bitiyor NOHUT TANESİ KADAR OLDU raporunu İbrahim Gökçek hocama atacağım AIDS iyileştiğimde dair testimi de alıp göndereceğim.
    KAYNAK

    Selman Çelebiç
    Bende 12 milim NODÜL vardı 4 sene önce İbrahim beyden ZERDEÇAL SETİ kullandım 6 ay sonra doktora gittim sonuçlarda NODÜL SIFIRLANDI dedi İbrahim Gökçek hocama teşekkür ediyorum.
    KAYNAK

    Serkank Kansoy‎
    ZENCE MAY ile LENF BEZİMDEKİ İLTİHAPLANMA bir iki gün içerisinde NOHUT TANESİ KADAR NASIL KÜÇÜLDÜ GERÇEKTEN ŞOKTAYIM. Halen böyle ilaç üretilir işte hem doğal hem yüksek etkili maşallah İbrahim bey'e güven duydum ve beni yarı yolda hiçbir zaman bırakmadı gerçekten sürekli vurguluyoruz çok dürüst babayiğit abimiz o bizim cana yakın doğal insan işte müslüman böyle dürüst olmalıdır. İnsanlara faydalı işler yapanları desteklemeyip bizi zehirleyen avrupa ilaç şirketlerini mi büyülteceğiz halen ne zaman akıllanacağız. Bu millet ne zaman akıllanacak, bu millet kimyasal ilaçları ne zaman bırakacak, bu millet ısrarla ölmek istiyor bu millet ısrarla kimyasal ilaç kullanmak istiyoruz. Alternatif tıp neden yok sayıyoruz. Öz eleştiri yapıyorum arkadaşlar genel herkese söylüyorum kendimi de katıyorum aklımızı başımıza almamız gerekiyor biz müslümanız, müslüman ülkesinde yaşıyoruz. Bizi yok etmeye çalışan avrupa ilaç şirketlerine destek vermeyi kesmeliyiz. Artık yoksa onlar daha çok müslüman kanına girip daha çok müslümanları yok edecektir. Bundan emin olun Allahü Tealanın verdiği şifalar toprak yüzünde olan tüm meyve, sebze de vardır. Rabbim tüm hastalıkların ilacını üretmeye kadirdir.
    KAYNAK

    Hacı Turk‎
    Ben Gökçek ürünlerini 4-5 senedir kullanıyorum. Ben deli değilim, paramı yolda bulmadım. İbrahim Gökçek'i de tanımam akrabalığım da yok. Şimdi söyleyeceklerim yanlış anlaşılmasın diye öncen söyleyeyim dedim.

    KALBİM AĞRIYORDU, 5-6 ay ALIÇ KAPSÜL ve GÖKÇEK ZENCE MAY kullandım geçti AĞRI KALMADI.

    Geçmek bilmeyen UÇUKLARIM VARDI, ağzımın etrafında çok tehlikeli bir virüsmüş. 4-5 ay MELİSA KAPSÜL kullandım o da geçti çok şükür.

    Agresif DİŞ ETİ ÇEKİLMESİ vardı Türkiye'de gittiğim peridontolog kalmadı hepsi antibiyotik, başka bir şey yapmadılar. O da beni daha hasta ediyordu diş düzelse de çare yine Gökçek ürünü. ORMUS GMS ile bir yemek kaşığı ağızımda 1-2 dk beklettim geri tükürdüm ve inanılmaz. DİŞ ETİ ÇEKİLMESİ DÜZELDİ.

    Kafamda YAĞ BEZESİ vardı. ZERDEÇAL KAPSÜL ve ZENCE MAY ile YARI YARIYA KÜÇÜLDÜ. 3 Ayda fakat peyniri bırakmadığımdan tedavi yarım kaldı peynir gerçekten yemek doğru değil. Yemez de ürünlere devam etsem hepten eriyecek onu bir ara yapacağım.

    GEVEN JEL ürününü kullanın CİLDİNİZİ İPEK GİBİ YAPIYOR bunu bayanlar için söylüyorum.

    ORMUS GMS antibiyotik KULLANMADAN BOĞAZ AĞRISI, ÖKSÜRÜK için ÇOK ETKİLİ defalarca denedim.

    LİTYUM OROTAT ve SARI KANTARON ürünlerini tavsiye ederim. Gerçek ekstraktlar ile yapılıyor, içinde saman, yulaf yok. Denedim etkili, PSİKOLOJİMDE bir sorun yok. Günümüzün stresli zamanlarında sigara içmektense bir tane SARI KANTARON içiyorum işimi görüyor.

    Ben vicdanen yazmak zorunda hissettim. Videolarında da der İbrahim bey. İyi olan bizi unutuyor diye, artık mecbur hissettim parasıyla değil mi demeyin az elinizi vicdanınıza koyun.
    KAYNAK

    Sait Yalçın‎
    İbrahim beye çok çok teşekkür ederim. Babamın PROSTAT KANSERİNE verdiği ZERDEÇAL SETİ ile faydasını gördüğü için babam çok şükürler olsun şu an iyi.
    KAYNAK

    zeynepfirat4424
    Miyom tedavisi için yaklaşık 3 aydır ZERDEÇAL SETİ kullanıyorum ürünlerin hepsi harika ama ALOE VERA JEL bir mucize kullandığım ilk gunden beri KURU CİLDİMİ YUMUŞACIK YAPTI MİDE AĞRIMA vede BULANTIMA ŞİFA OLDU İŞTAHIMI AÇTI DAHA ZİNDEYİM vede ENERJİK kesinlikle kullanılması gereken bir ürün İbrahim Hocama teşekkür ediyorum kullanmaya devam ediyorum
    KAYNAK

    _muyar_
    Kullandığım ZERDEÇAL SETİNDE ALOE VERA JEL mevcut yaklaşık 8 ay oldu CANDİDA MANTARINDAN oldukça AZALMA OLDU başarılı bir ürün.
    KAYNAK

    Nazmiye Kilic
    Hocam MEME KANSERİYİM, ZERDEÇAL SETİ kullandım ÇOK MEMNUN KALDIM. Evimde herkesin sizin ürünlerinize, tedaviye ihtiyacı var hepimizin sıraya girmesi lazım teşekkürler.
    KAYNAK

    Ayhan Batu
    ALOE VEAR ve ZERDEÇAL aldım kullandım ve yeni bir şey keşfettim DİŞ ÇÜRÜKLERİNE ÇOK İYİ GELDİ sanki ÇÜRÜME DURDU, dişlerinizin sertleştiğini kemiklerin içine kalsiyum daha iyi. Nüfus ettiğini kıkırdaklarda menüsküs kristallerini eridiğini hissettim DİŞLERİ ÇÜRÜYENLER, KEMİK ERİMESİ OLANLAR İÇİN SÜPER BİR ÜRÜN saygılar sunuyorum İbrahim Gökçek beyefendi.
    KAYNAK

    Ayşe Uzan
    Bizim oğlan kullanmış olduğu antibiyotiklerden ötürü GECE UYURKEN DİŞLERİNİ öyle bir İSTEMSİZCE SIKIYORDU ki sabah uyandığında DİŞLERİNİN YAPISI, ŞEKLİ BOZULMUŞTU. Ve gün boyu ağrıdan sızlıyordu. Sizin ürünlerden SARI KANTARON, SPİRULİNA, GİNKGO, ZERDEÇAL vs. kapsüllerden oluşan ÖZEL BİR SET kullanarak bu istemsiz hareketlerden kurtulmayı başardı sonunda. Bitkiler harikulade bir etki yaratıyor.
    KAYNAK

    Candan Derici
    Merhabalar, öncelikle tüm çalışanlarınıza teşekkürler. Başarılarınızın devamını dilerim. MANNA MAT ile başladım, ESO NO MAKA, RHODİOLA, SPİRULİNA, ile devam ettim faydaları inanılmaz. Özellikle Annem için SPİRLİNA, SARI KANTARON, ÜZERLİK, GİNSENG ve ZERDEÇAL aldım. Çok kısa bir sürede DAHA RAHAT ve ENERJİ DOLU OLDU. Yeğenlerimin okulda başarılı olmaları içinde yine SPİRULİNA, SARI KANTARON ÜZERLİK ve ORMUS GLD aldım her birine beğenmiş olmalılar ki bitmeden tekrar istediler. Birçok samimi olduğum arkadaşıma özellikle çocuklarına tavsiye ettim.
    KAYNAK

    Gjksy Bnisfj
    Ben 4 ay ZERDEÇAL SETİ kullandim NODÜLLERİM icin ve ÇOK ENERJİK OLDUM NODÜLLERİM YOK OLDU.
    KAYNAK

    Mehmet Uyar
    Yaklaşık 8 ay olacak ZERDEÇAL SETİ kullanıyorum ve MEMNUNUM sete ilave BRONŞİT için AFRKA SARDUNYA KAPSÜL ekledim teşekkürler.
    KAYNAK

    Ayhan Batu
    Kanser hastası olan bir akrabağıma ZERDEÇAL B SETİ aldım ve 50x55 olan AKCİĞERDEKİ KİTLE bugünkü sonuçları 27x25 inanılmaz ama gerçek. İbrahim bey teşekkürler size güvenen yolda kalmaz.
    KAYNAK

    Ayhan Batu
    Kanser hastası olan bir akrabağıma ZERDEÇAL B SETİ aldım ve 50x55 olan AKCİĞERDEKİ KİTLE bugünkü sonuçları 27x25 inanılmaz ama gerçek. İbrahim bey teşekkürler size güvenen yolda kalmaz.
    KAYNAK

    Mehmet Uyar
    ZERDEÇAL SETİ kullanıyorum KARACİĞER YAĞLANMASI vardı. Son kontrolde azalma şeklinde raporlandı. Teşekkür ediyorum seti kullanmaya devam edeceğim.
    KAYNAK

    3450 gngr
    İbrahim hocanın ZERDEÇAL KAPSÜLÜ, BRONŞİTE çok iyi geliyor.
    KAYNAK

    Azize Onur Öz
    ZERDEÇAL SETİ, YARALARA İYİ GELİYOR.
    KAYNAK

    Rahmi Mert
    İbrahim hocam 10 numara adam. Allah ondan razı olsun. Bende eşim için ZERDEÇAL G SETİ aldım Gökçek Şifa kalite ve güvenin adresi.
    KAYNAK

    Rahmi Mert
    Bende eşim için ZERDEÇAL SETİ aldım TROİD DEĞERLERİ YÜKSEK YAVAŞ YAVAŞ FAYDASINI GÖRMEYE BAŞLADIK. Herkese tavsiye ederim. İbrahim hocamdan Allah razı olsun. Teşekkürler Gökçek Gıda
    KAYNAK

    Salih Altın
    İyi günler bu ürünleri ve yanında ALOE VERA JEL, ENGİNAR, ZERDEÇAL ve GÜVE OTU KAPSÜLDE KULLANDIM. 2.5 ayda 81 KİLODAN 69 KİLOYA DÜŞTÜM. ZAYIFLAMAK İÇİN TAVSİYE EDERİM.
    KAYNAK

    Enstantinr
    Allah razı olsun hocam arkadaşımda TİROİD vardı. Senin ZERDEÇAL SETİ ürünle tedavi ettim TİROİD BİTTİ resmen %100 çözüm
    KAYNAK

    Şaban Doğan
    KOLTUK ALTI LENF BEZESİ ŞİŞMİŞTİ, ağrı yapıyordu doktora gittim ameliyat dedi, korkudan artık doktora gitmedim aradan yıllar geçti. KOLTUK ALTI LENF BEZELERİ ceviz, fasulye, fındık gibi değişik boyutlarda 3-4 er adet avuç içini dolduracak büyüklükte oldular. İbrahim bey ile görüştüm bana ZERDEÇAL SETİ + PYCNOGENOL KAPSÜLÜ tavsiye etti, aldım ve kullandım. Takriben 3 aydır bu ürünleri kullanıyorum KOLTUK ALTI LENF BEZELERİ ERİDİ, KÜÇÜLDÜ ve nihayet normale döndü çok şükür.
    KAYNAK

    Enstantin r
    Hocam ZERDEÇAL SETİ alıp kullandım TİROİD'den KURTULDUM. Allah razı olsun. Doktora gittim diyor ki "Hala tiroit haplarını kullanıyorsun değil mi çünkü her şey normal görünüyor" dedim "Hayır hastalıktan kurtuldum ondan normal"
    KAYNAK

    Ülkü Çiçek Yaşar
    Benimde KOLTUK ALTI BEZEM vardı İbrahim Gökçek Hocamın ZERDEÇAL SETİNİ ben de kullandım. Hamdolsun geçti.
    KAYNAK

    Gulhan Gulhan Kucukyetim
    Hocamdan Allah razı olsun. Bende çok KİST vardı ZERDEÇAL SETİNDEN 3 set aldım 3 ay kullandım gerçekten 4 ay sonra film çektirdim KİSTLER KAYBOLMUŞ . Doktor şaşırdı sen ne yaptın yok olmuş dedi. Tabii ki söyledim çok şaşırdı. Çok şükür şimdi çok iyiyim. Allah razı olsun hocamdan ama 1 set daha istiyorum hocamdan.
    KAYNAK

    mujgan_emine
    Annem kullandı ZERDEÇAL SETİ çok fayda gördü. Başkalarına da tavsiye ediyor. Ben de ormus gold almayı düşünüyorum.
    KAYNAK

    serpilyardimcikaymak
    TİROİD ve CANDİDA için yaklaşık olarak 4 aydır ZERDEÇAL SETİ kullanıyordum faydasını görüyordum ama HALSİZLİK vardı ve yürürken NEFESİN DARALIYORDU. Hocamın tavsiyesi ile PYCNOGENOL ve AFRİKA SARDUNYASI'na başladım 20 gündür kullanıyorum şimdi daha rahatım ayrıca PYCNOGENOL CANDİDA İÇİN çok daha etkili kullanırken CANDİDALARIN daha hızlı yok olduğunu hissedebiliyorsunuz çok güzel bir ürün teşekkürler İbrahim Hocam.
    KAYNAK

    serpilyardimcikaymak
    TİROİD ve CANDİDA için yaklaşık olarak 4 aydır ZERDEÇAL SETİ kullanıyordum faydasını görüyordum ama HALSİZLİK vardı ve yürürken NEFESİN DARALIYORDU. Hocamın tavsiyesi ile PYCNOGENOL ve AFRİKA SARDUNYASI'na başladım 20 gündür kullanıyorum şimdi daha rahatım ayrıca PYCNOGENOL CANDİDA İÇİN çok daha etkili kullanırken CANDİDALARIN daha hızlı yok olduğunu hissedebiliyorsunuz çok güzel bir ürün teşekkürler İbrahim Hocam.
    KAYNAK

    Beraat Ergün
    Bileğimdeki GANGLİON KİSTİ için doktor ameliyat demişti kabul etmedim. ZERDEÇAL SETİ ürününü tavsiye üzerine aldım, kullandım KİST ERİDİ GİTTİ arada yine kullanıyorum herkese tavsiye ederim.
    KAYNAK

    Burak Tunali
    ZERDEÇAL SETİ -0 kullanıyor bir yakınım , 1 AY oldu ve ETKİSİNİ GÖRMEYE BAŞLAD
    KAYNAK

    Osman Aşit
    Teşekkürler hocam ben LENFOMA hastasıyım ZERDEÇAL SETİ kullanıyorum yorgunluk, balgam, halsizlik gitti. Şimdi daha iyiyim kullanmaya devam ediyorum.
    KAYNAK

    duyan5043
    Dizlerimde MENİSKÜS ve KİS vardı sizden aldığım ZERDEÇAL SETİ ve SÖĞÜT KAPSÜL ile DİZ AĞRILARIM GEÇTİ çok memnun kaldım sizden Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Ali Şimşek
    KOLON KANSERİ yakınım 2 aydır tavsiyem ile sizin ZERDEÇAL SETİ ürünlerinizi kullanıyor 2 ayda 8 CM TÜMÖR 4 CM DÜŞMÜŞ. Ürünleriniz çok etkili Allah sizden razı olsun hocam.
    KAYNAK

    Ahi Evran
    30 yıl önce doktora gittim KOLTUK ALTI LENF BEZLERİ çok büyük onkolojiye bir gözük dedi. Ben de birçok hastalık var ALERJİK RİNİT, ATOPİK EGZAMA için zaten doktor doktor çok gezdim. Doktorların verdiği ilaçları kullanınca bir de karnım davul gibi şişti. Bir dostum İbrahim beyden bahsetti ancak ve ancak o tedavi eder deyince bir de alternatif tıp deniyeyim dedim. İbrahim beyi aradım sizin bağırsaklarınızda CANDİDA MANTARI sorunu var ve bu doktorların verdiği ilaçlardan kaynaklanıyor dedi. Hem şüphelendiğim LENFOMA hem de diğer rahatsızlıklar için AFRİKA SARDUNYASI KAPSÜL ve ZERDEÇAL SETİ önerdi. Evet bir de kuyruk yağı bol bol ye ve otofaji yap dedi. Günde bir öğün bana ağır geldi ama alıştım ve 4 AYDA 30 KİLO VERDİM. Artık merdivenleri çıkarken koşarak çıkıyorum LENF BEZLERİ ERİDİ gitti, ALERJİK RİNİT ve ATOPİK EGZAMADAN ESER KALMADI. Hocaya nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum hocam siz asrımızın en büyük alimisiniz iyi ki varsınız Allah ne muradınız varsa versin.
    KAYNAK

    Emre Turan
    Babam OMURİLİK DARALMASI ve BEL FITIĞI nedeniyle yürümekte zorlanıyordu. Doktorlar ameliyat önerdi. Babam kabul etmedi İbrahim Bey'den aldığımız ZERDEÇAL SETİNİ kullandı 6 haftada 58 yaşındaki adam sanki 18 yaşında gibi hayata döndü. Kendisinden Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Özkan Arzu Akman
    LENF BEZİ hastalığım için ZERDEÇAL SETİ kullandım çok rahatladım teşekkürler Gökçek şifa

    Meral Bayraktar
    YAĞ BEZESİ için ZERDEÇAL SETİ kulanıyorum üç aydır çok memnunum YAĞ BEZELERİM KÜÇÜLDÜ inşallah düzenli kullanımda ameliyat olmaktan tamamen kurtulurum.
    KAYNAK

    semasterr
    Annemin SOL BİLEĞİNDE KİST oluştu ve PARMAKLARINI KULLANAMAZ hale gelmişti PARMAKLARINI KIPIRDATAMIYORDU 3 yıla dayanan bir hikayesi vardı AĞRILARINA DAYANAMAZ hale gelmişti doktorlar acilen ameliyat demişlerdi. Bizde İbrahim hocamıza ulaştık ve ZERDEÇAL SETİNİ önerdi annem 3 aydır düzenli kullanıyor elhamdülillah PARMAKLARI ÇÖZÜLDÜ ve BİLEKTEKİ KİST KÜÇÜLDÜ bunun yanı sıra BOYUN BÖLGESİNDEKİ MİNİK YAĞ BEZLERİ de ERİDİ ve YOK oldu annem artık kendi işini kendi yapabiliyor bedenen daha DİNÇ ve GÜÇLÜ hissettiğini söylüyor. ZERDEÇAL SETİNİN içinde SÖĞÜT KAPSÜL de var DİZLERİNDEKİ AĞRININDA eskisi gibi olmadığını HAFİFLEDİĞİNİ söylüyor. Annem bir müddet daha kullanmaya devam edecek Biz şifayı bulduk darısı şifa bekleyen diğer hastalara inşallah
    KAYNAK

    muge_elif_naz
    KARIN AĞRILARIM vardı bitmeyen İSHALLERİM ZERÇDEL SETİ kullandım çok şükür KARIN AĞRILARIMDAN ve İSHALLERİMDEN eser kalmadı Allah razı olsun hocamdan iyi ki var iyiki bu ürünleri üretiyorsunuz bizde nasipleniyoruz herkese nasip olmaz böyle bir sevap almak büyük insan.
    KAYNAK

    Erdal Erdal
    Benim AKCİĞERLERİMDE KİST vardı mandalin büyüklüğünde her gittiğim doktor bana biyopsi yapacağım dedi yeğenim beni İbrahim Gökçeke götürdü raporlarıma baktı inceledi bana 3 kür MAYTAKE SETİ iki ay sonra doktora git bi tomagrafi çektir bana gel dedi gerçekten gittim tomografi çektirdim KİST ERİMİŞ ve şuan çok iyiyim elhamdülillah Allah razı olsun hocam dan
    KAYNAK

    Süleyman Demir
    YAĞ BEZESİ için ZERDEÇAL SETİ kulanıyorum üç aydır çok memnunum YAĞ BEZELERİM KÜÇÜLDÜ inşallah düzenli kullanımda ameliyat olmaktan tamamen kurtulurum.
    KAYNAK

    Yasin Cetin
    ZERDEÇAL SETİ ile kolumdaki YAĞ BEZLERİ YOK OLDU 3 AYDA. Teşekkürler Hocam

    KAYNAK
    Bilgin Hatun
    Bende kullandım myomlar küçüldü.

    KAYNAK
    Hatice Avcı
    Allah senden razı olsun hocam benim eşimde LENF BÜYÜMESİ vardı ZERDEÇAL SETİ kullandık 10 ay simdi eşim dahada iyi cok sağol hocam
    KAYNAK

    Cemal Unal
    İbrahim Gökçek beyden ZERDEÇAL SETİ aldım YAĞ BEZELERİMİ 40 günde yok etti.
    KAYNAK

    fundacan2539
    Doktorların iyilestiremediği TÜKÜRÜK BEZİNDE OLUŞAN ŞİŞLİĞİ sizin ZERDEÇAL SETİNİZLE düzeldi size sonsuz teşekkür ederim.Çok değerli hocam Allah'a emanet olunuz.Konusanlarda laf olsun torba dolsun işte cekemeyenler çatlasin
    KAYNAK

    Fadime Guldu
    LENF BEZİ BÜYÜMESİ için ZERDEÇAL SETİ kullandım çok rahatladım teşekkürler Gökçek şifa
    KAYNAK

    FatmaAsir Ülger
    YAĞ BEZELERİM için ZERDEÇAL SETİ kullandım ve memnun kaldım
    KAYNAK

    Gülhan Küçükyetim
    YAĞ BEZELERİM için ZERDEÇAL SETI KULLANDIM SUAN COK SAĞLIKLIYIM IBRAHIM BEYE ÇOK TEŞEKKÜR EDERIM SAYGILARIM
    KAYNAK

    Musa Yuksel
    Hocam Allah sizden razı olsun yeğenimin sırtında ve ensesinde YAĞ BEZELERİ vardı çok rahatsızlık veriyordu. ZERDEÇAL SETİ kullandı çok şükür yağ bezelerinden eser kalmadı.
    KAYNAK


    Ayten Çakar
    İbrahim beyin ürünlerini kullanıp iyi olan hastaların kendisinden iyi olduğunu duydum .Benim de PARATHORMONUM YÜKSEK çıkıyordu tahlil sonuçlarımı İbrahim beye gönderdim bana ZERDEÇAL SETİ önerdi kullandım ve parathormonum NORMAL SEVİYESİNE geldi.Çok teşekkür eder herkese tavsiye ederim.
    KAYNAK

    Cemal Unal
    LENF BEZESİ ŞİŞLİĞİ için özellikle ZERDEÇAL SETİ kullandım çok etkisini gördüm LENF BEZESİ İLTİHAP ŞİŞLİĞİM BİTMEK ÜZERE halende kullanmaya devam edeceğim inşallah.
    KAYNAK

    Mahmut Guler
    LENF BEZİ hastalığım için ZERDEÇAL SETİ kullandım çok rahatladım teşekkürler hocam
    KAYNAK

    Berat Baran
    Kardeşimin beyninde TÜMÖR vardı İbrahim beyin önerisiyle içeriğinde ZERDEÇAL SETİYLE tümör eridi
    KAYNAK

    Aykut Yalcin
    yağ bezesi için zerdeçal seti kulanıyorum üç aydır çok memnunum yağ bezelerim küçüldü inşallah düzenli kullanımda ameliyat olmaktan tamamen kurtulurum.
    KAYNAK

    Adem Gültekin
    bismillah.ibrahim hocam çok kolaygelsin.kol altlarımda 24 30 yıl iltiaplanma oluyodu sizin ürünlerinizi kullandım bikaç paket çayım kaldı ürünlerden aşırı tatlı aşırı unlu mamüller süt ve süt ürünleri yasak.son iki senedir çok çok iyiyim ikiyılda belki iki sefer olmuştur ama tabi tatlılar unlu mamüller çok tüketilirse oluyo.25 sene neler çektim ben bu kolaltlarımdan sancısı ağrısı çekilmez bir rahatsızlık.saolun hocam yarabbimiz işlerinizde kolaylıklar versin dileriz.tüm çalışanlarınıza kolaylıklar dileriz.beykoz dan adem gültekin.YÜCE ALLAHIMIZA EMANET OLUN.dileriz.
    KAYNAK

    Fadime Guldu
    LENF BEZİ BÜYÜMESİ için ZERDEÇAL SETİ kullandım çok rahatladım teşekkürler Gökçek şifa
    KAYNAK

    Muhammet Aslan
    Selamlar saygılar hocam size halamın adına çok teşekkür ederim bizi şu kötü hastalıktan kurtardınız ya allah razı olsun. hocam halamın BACAKLARINDA LENF ÖDEM HASTALIĞI mevcuttu lenf sistemi düzgün çalışmadığından bacaklarında şişme mevcuttu. sanki bir obez insanın bacakları gibi şişkinliği vardı, ağrıları mevcuttu. önermiş olduğunuz ZERDEÇAL SETİ kullandık AĞRILARI ve ŞİŞLİKLERİ GEÇTİ sizden allah razı olsun hocam çok sağ olun
    KAYNAK


    Konu ozgurcay tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/18435-ozgurcay Saat 15 November 2023, 14:10 ) değiştirilmiştir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Zerdeçal, Kurkuma, Curcuma domestika


    Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:43 ) değiştirilmiştir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      ZERDEÇAL ile KANSER türlerinin tedavisi, Fakat Kökündeki Curcumin az olduğundan, Ekstraktı etkilidir




      Reflüye Ne İyi Gelir Gastrit Tedavisi Nedir Ülser Rahatsızlığı Nedir Mide Ağrısına Ne İyi Gelir







      Kanser Nedir Kanser Belirtileri Nedir Tümör Nedir Tümör Belirtileri Nedir






      Yağ Bezesi Nasıl Tedavi Edilir Kansere Ne İyi Gelir Kanser Nasıl Tedavi Edilir







      Yağ Bezesi Nasıl Geçer Yağ Bezeleri Nasıl Tedavi Edilir Eklem Ağrılarına Ne İyi Gelir






      Kanser Nasıl Tedavi Edilir Kansere Karşı Ne Kullanmalı Kanser Tedavisi Nasıl Olur





      Baker Kisti Nedir Baker Kistine Ne İyi Gelir Baker Kisti Nasıl Geçer.






      Parazit öldürücü bir ajan olarak zerdeçal: bir inceleme

      Muhammed Haddad 1, Michel Sauvain , Eric Deharo
      üyelikler yıkılmak üyelik
      • 1Laboratoire de farmakokimya des maddeler doğal maddeler ve farmakoforlar redoks, UMR 152, UPS, Université de Toulouse, Toulouse, Fransa. mohamed.haddad@ird.fr
      Soyut


      Zerdeçal bitki türlerinin (Zingiberaceae) üyeleri yüzyıllardır yemek pişirmede, kozmetikte, boyamada ve geleneksel tıpta "her şeye gücü yeten" ilaçlar olarak kullanılmaktadır. Zerdeçal ile yapılan bitkisel preparatların ve Zerdeçaldan ekstrakte edilen moleküllerin, diğer koşulların yanı sıra malign proliferasyona, hormonal bozukluklara, iltihaplanmaya ve parazitoza karşı çok çeşitli farmakolojik özelliklere sahip olduğu gösterilmiştir. Bu derleme, özellikle bu bileşenlerin tropikal parazitler Plasmodium, leishmania, Trypanosoma, Schistosoma ve daha genel olarak diğer kozmopolit parazitlere (nematodlar, Babesia, Candida, Giardia, Coccidia ve Sarkoptlar).

      © Georg Thieme Verlag KG Stuttgart · New York.
      Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:43 ) değiştirilmiştir.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        GANGLİON KİST, Nodül, Lipom ve Tümör Limsa, Zerdeçal, Maytake ve Ozon yağı ile Tedavisi Mümkündür



        Curcuma longa L., konakçı-mikrop etkileşimleri sırasında makrofajların fırsatçı mikroorganizmaları kontrol etmesine yardımcı olur.

        Leandro W Figueira 1, Jonatas R de Oliveira 1 2, Amandio Al Netto 3, Lucas Dos S Zamarioli 4, Maria C.Marcucci 3, Samira Ea Camargo 5, Luciane D de Oliveira 1
        üyelikler yıkılmak üyelikler
        • 1Biyobilimler ve Oral Tanı Bölümü, São Paulo Eyalet Üniversitesi (UNESP), Bilim ve Teknoloji Enstitüsü, Av. Engenheiro Francisco José Longo, 777, São José dos Campos, SP 2245-000, Brezilya.
        • 2Tıp Fakültesi, Anhembi Morumbi Üniversitesi, Av. departman Benedito Matarazzo, 4050, São José dos Campos, SP 12230-002, Brezilya.
        • 3Anhanguera Üniversitesi, Av. Raimundo Pereira de Magalhães, 3305. São Paulo, SP 05145-200, Brezilya.
        • 4Uyuşturucu Etkisi Departmanı, Federal São Paulo Üniversitesi (UNIFESP), Farmakoloji ve Moleküler Biyoloji Enstitüsü, Rua Três de Maio, 100 São Paulo, SP 04044-020, Brezilya.
        • 5Restoratif Diş Bilimleri Bölümü, Diş Hekimliği Fakültesi, Florida Üniversitesi, 1395 Center Drive, Gainesville, FL 32610, ABD.
        Soyut


        Amaç: Bitkisel ürünler, fırsatçı mikroorganizmaları kontrol altına almanın yanı sıra bağışıklık sistemi hücrelerini güçlendirmek için değerlendirilmiştir. Bu nedenle, Curcuma longa L. (zerdeçal) ekstraktı, murin makrofajlarının (RAW 264.7) Staphylococcus aureus , Pseudomonas aeruginosa ve Candida albicans ile etkileşimlerinde , savunma hücreleri ile işbirliği kurmak amacıyla değerlendirilmiştir .

        Gereçler ve yöntemler: Bitki ekstraktının minimum inhibitör konsantrasyonlarının (MIC) etkileri, fagositoz, RAW 264.7'nin hücre yaşayabilirliği ve iltihaplanma ile ilgili moleküllerin (IL-1β, TNF-α, IL-10 ve NO) üretimi üzerinde analiz edildi.

        Sonuçlar: Bitki özü sito uyumluydu ve etkileşimler sırasında mikroorganizmaların önemli ölçüde azalmasını ve iltihaplanma ile ilgili moleküllerin sentezini destekledi.

        Sonuç: C. longa L. ekstraktı, konakçı-mikrop etkileşimleri sırasında bakteri ve mayalarla savaşarak, makrofajlarla önemli bir antimikrobiyal tepki ve işbirliği göstermiştir.

        Anahtar Kelimeler: Candida albicans; Zerdeçal L.; Pseudomonas aeruginosa; HAM 264.7; Staphylococcus aureus; konak-mikrop etkileşimi; makrofajlar.

        ZERDEÇAL Kökündeki Curcumin ile Kanser türlerinin Tedavisi, Curcumin ile Serbest Radikal Tedavisi







        KOLESTEATOM, Kulak iltihabı, Orta Kulak iltihabı, Orta Kulak Kistinin ZERDEÇAL Seti ile Tedavisi

        Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:44 ) değiştirilmiştir.
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          LİPOM (Yağ Bezi) Zerdeçal Seti ile sorun değil Tedavi, her tür miyom kist, Nodül ve Tümörü tedavisi



          Göğüs Kanseri, Göğüs Kisti Tedavisi, Göğüs Kisti Nasıl Eridi, Zerdeçal Tümör Erir,


          Curcuma longa L. Özü ve Fotodinamik Terapi Candida spp.'ye Karşı Etkilidir . ve Vivo'da Toksisite Gösterme

          Vanessa Marques Meccatti , 1 Larissa de Souza Moura , 1 Juliana Guerra Pinto , 2 Juliana Ferreira-Strixino , 2 Amjad Abu Hasna , 3 Lívia Mara Alves Figueiredo-Godoi , 1 Juliana Campos Junqueira , 1 Maria Cristina Marcucci , 1 Lucas de Paula Ramos , 1 Claudio Antonio Talge Carvalho , 3 Cesar Rogério Pucci , 4 ve Luciane Dias de Oliveira 1
          Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
          1 Biyobilimler ve Oral Tanı Bölümü, Bilim ve Teknoloji Enstitüsü, São Paulo Eyalet Üniversitesi (ICT-UNESP), São José dos Campos, São Paulo, Brezilya
          2 Sağlığa Uygulanan Fotobiyoloji (PHOTOBIOS)—Vale do Paraiba Üniversitesi, Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü. Av. Shishima Hifumi, 2911—São José dos Campos, São Paulo, Brezilya
          3 Restoratif Diş Hekimliği Bölümü, Endodonti Bölümü, Bilim ve Teknoloji Enstitüsü, São Paulo Eyalet Üniversitesi (ICT-UNESP), São José dos Campos, São Paulo, Brezilya
          4 Restoratif Diş Hekimliği Bölümü, Bilim ve Teknoloji Enstitüsü, São Paulo Eyalet Üniversitesi (ICT-UNESP), São José dos Campos, São Paulo, Brezilya
          Sorumlu yazar.
          Cesar Rogério Pucci: rb.psenu.cjsof@rasec
          Akademik Editör: Halim İşsever İlişkili Veriler

          Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
          Git: Soyut


          Radyoterapi daha yüksek düzeyde Candida spp. kolonizasyon, oral kandidiyaza neden olur. Bu çalışma , Curcuma longa'nın (C. longa) glikolik ekstraktının fototransformasyon potansiyelini değerlendirmeyi amaçladı ; in vitro Candida albicans ve Candida tropicalis üzerinde mavi ışık yayan diyotlar “LED” ile C. longa , kurkumin ve antifungal fotodinamik terapinin (aPDT) antifungal aktivitesi ; ve Galleria mellonella modelinde C. longa ve curcumin'in toksisitesi . C. longa ekstraktının ışık emme kapasitesini doğrulamak için fototransformasyon potansiyeli değerlendirildi. C. longa'nın antifungal etkisi, kurkumin ve aPDT, Candida türleri üzerinden değerlendirildi . Son olarak, C. longa ve curcumin'in toksisitesi Galleria mellonella modelinde değerlendirildi . Veriler, α  = %5 dikkate alınarak GraphPad Prism 5.0 yazılımı kullanılarak analiz edildi. Mavi LED kullanan C. longa , curcumin ve aPDT'nin C. albicans ve C. tropicalis üzerinde antifungal etkiye sahip olduğu bulundu . C. longa 100 mg/mL ve kurkumin 200  μg /mL ekstraktı Galleria mellonella modelinde toksisite göstermez .

          Git: 1. Giriş


          Radyoterapi cerrahi olmayan bir tekniktir ve X ışınları, gama ışınları ve diğer yüksek enerjili partiküller kullanılarak kanser hücrelerini yok ederek çeşitli tümörleri tedavi etmek için kullanılır [ 1 ] . Bununla birlikte, daha yüksek düzeyde Candida spp. kolonizasyon [ 3 ]. Bu mayalar, biyofilmler ve mikrop tüpleri oluşturma yeteneğine sahiptir ve hiflerin uçlarında, konakçı dokulara difüzyonlarına katkıda bulunan adezyon proteinleri ve enzimlere sahiptirler [ 4 ].

          Candida albicans ( C. albicans ), oral kandidiyaza neden olan ana türdür [ 5 ]. Anaerobiyozda büyüme yeteneğine sahiptir ve endodontik ve periodontal enfeksiyonlarda rolü vardır [ 6 , 7 ]. Ayrıca, yüksek yapışma ve biyofilm oluşturma kapasitesine sahip bir maya olan Candida tropicalis (C. tropicalis) mantar enfeksiyonlarında rol oynar [ 8 ].

          Şu anda, polienler, azoller, alilaminler ve ekinokandinler dahil olmak üzere dört ana antifungal ilaç türü vardır [ 9 ]. Bununla birlikte, radyoterapinin neden olduğu morfolojik ve fizyolojik değişikliklere ek olarak, antifungal ilaçların aşırı ve kontrolsüz kullanımı [ 11 ] nedeniyle bu ilaçlara karşı mantar direnci insidansı artmıştır [ 10 ] ; bu nedenle, hastalar bu mayalar tarafından kolonizasyona karşı daha duyarlı hale gelmektedir [ 12 ] ve oral kandidiyazis için sadece sınırlı tedavi seçenekleri etkilidir [ 13 ].

          Antimikrobiyal veya antifungal fotodinamik terapi (aPDT) , kanserli veya mikrobiyal hücreler üzerinde sitotoksik bir etkiye neden olan reaktif oksijen türlerini [ 14 ] üretecek bir ışık kaynağı ile bir ışığa duyarlılaştırıcının kombinasyonundan oluşur [ 15 ] . Bazı bitkisel ilaçlar test edilmiş ve biyouyumlu olmanın [ 18 ] yanı sıra dirençli mikroorganizmalar üzerinde etkili bulunmuştur [ 16 , 17 ]. Zerdeçal, Curcuma longa (C. longa) , Zingiberaceae zencefil familyasının çiçekli bir bitkisidir [ 19 ]. C. longa , moleküler yapısı nedeniyle her ikisinin de aPDT'de uygulanması için geniş çapta çalışılan bitkisel bir ilaç olan kurkumin içerir [20 ], tümör hücreleri üzerindeki etki [ 21 , 22 ] ve antifungal etki [ 23 ].

          Literatürdeki çeşitli çalışmalar, kurkuminin aPDT aracılığıyla C. albicans üzerindeki etkisini değerlendirmiştir [ 24 , 25 ]. Bununla birlikte, bildiğimiz kadarıyla, C. tropikalis üzerindeki etkisini değerlendiren yalnızca bir çalışma vardır [ 26 ] ve C. longa'nın glikolik ekstraktının Candida türleri üzerindeki aPDT için ışığa duyarlılaştırıcı olarak etkisini değerlendiren hiçbir çalışma yoktur. . Ek olarak, doğal ürünün terapötik kullanımına doğru ilerlemek için, ışığa duyarlılaştırıcıların toksisitesini in vivo olarak incelemek önemlidir . Bu nedenle, bu çalışmanın amacı (I) C. longa'nın glikolik ekstraktının fototransformasyon potansiyelini değerlendirmekti.; (II) C. longa , curcumin ve aPDT'nin mavi ışık yayan diyotlar "LED" ile C. albicans ve C. tropicalis üzerinde in vitro antifungal aktivitesi ; (III) Galleria mellonella ( G. mellonella ) modelinde C. longa ve curcumin'in toksisitesi . Sıfır hipotezi, C. longa , curcumin ve aPDT'nin antifungal etkisinin olmadığı ve toksik olduğuydu.

          Git: 2. Gereç ve Yöntemler

          2.1. Mantar Suşları ve Bitki Özü

          Çalışmada C. albicans (ATCC 18804) ve C. tropicalis'in (ATCC 13803) referans suşları (ATCC, American Type Culture Collection) kullanılmış ve Bilim ve Teknoloji Enstitüsü Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Laboratuvarı'ndan temin edilmiştir. São Paulo Eyalet Üniversitesi'nden (ICT-UNESP).

          C. longa'nın (Seiva Brazilis, São Paulo, SP, Brezilya) glikolik özü, ticari olarak %20'lik bir konsantrasyonda (200 mg/mL) elde edildi. Zerdeçal, PDT Pharma (PDT Pharma, Cravinhos, SP, Brezilya) tarafından üretildi ve São Paulo Üniversitesi, São Carlos, Biyofotonik Laboratuvarı, Fizik Enstitüsü tarafından sağlandı. Tedarikçinin talimatlarına göre, kurkumin başlangıçta bir dimetilsülfoksit (DMSO) çözeltisi (nihai hacmin %1'inde) ve etanol pa içinde seyreltildi ve ardından bir stok çözelti olarak tutuldu. Daha sonra, test edilmek üzere fosfat tampon çözeltisinde (PBS) seyreltildi.

          2.2. Emilim spektrumu
          C. longa ekstraktının ışık emme kapasitesini doğrulamak ve bir ışığa duyarlılaştırıcı olarak kullanılma olasılığını değerlendirmek için, bunun fototransformasyon potansiyeli değerlendirildi. Bitki ekstraktının farklı dilüsyonlardaki alikotları küvetlere yerleştirildi ve optik özelliklerin analizine tabi tutuldu. Bunlar, Vale do Paraiba Üniversitesi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Nanosensör Laboratuvarında bir spektrofotometrede (DeNovix DS-11, Wilmington, DE, Amerika Birleşik Devletleri) absorbans spektrumu yoluyla elde edildi. Bu ekipman, UV-Vis tekniğini (190–840 nm) kullanarak mikro hacimlerde tam spektrum analizini gerçekleştirme yeteneğine sahiptir.

          2.3. Candida türleri üzerinde Deney Grupları ve Antifungal Fotodinamik Tedavi “aPDT”
          1. Grup 1: Steril salin solüsyonu (NaCl %0,9) (negatif kontrol grubu).
          2. Grup 2: Nistatin (100.000 UI/mL) (pozitif kontrol grubu).
          3. Grup 3: C. longa ekstresi (100 mg/mL).
          4. Grup 4: Kurkumin (200  μg /mL).
          5. Grup 5: LED. Işınlama, 450 ± 5 nm dalga boyuna ve LED başına 3 W güce sahip bir prototip A LED tabanlı cihaz (Biotable Irrad/LED) kullanılarak gerçekleştirildi.
          6. Grup 6: aPDT: kurkumin + mavi LED.



          Her bir suşun standardize edilmiş aşısı, 37°C'de 24 saatlik inkübasyonun ardından Sabouraud-Dekstroz agar (SD, HiMedia, Mumbai, Hindistan) ve maya özü-pepton-dekstroz (YPD) suyu içinde ekilen kültürden hazırlandı. Aşı, 5,000 rpm'de 10 dakika santrifüjlendi (MPW 350-Med. Instruments, Polonya) ve süpernatan atıldı. Geri kalan tortu, steril salin solüsyonunda (NaCl %0.9) yeniden süspanse edildi ve bir Vorteks içinde 10 s homojenleştirildi. Bu prosedür, 530 nm'de bir spektrofotometre (Micronal B-582, São Paulo, Brezilya) ve 1 x 108'lik bir konsantrasyonda 1.258'lik bir optik yoğunluk kullanılarak C. albicans ve C. tropikalis'in standart bir aşısını elde etmek için iki kez tekrarlandı. mililitre başına maya hücreleri.

          Bu standardize inokülumların alikotları, deney gruplarına göre 15 mL'lik tüplere dağıtıldı ve santrifüjlendi (5000 rpm, 10 dakika). Süpernatan atıldı. Grup 1 ve 5'e karşılık gelen tüpler salin solüsyonu aldı, grup 2 nistatin ile işleme tabi tutuldu, grup 3 C. longa L (100 mg/mL) ekstraktında yeniden süspanse edildi ve grup 4 ve 6 yeniden süspanse edildi. önceden belirlenmiş konsantrasyonlarda (200  μgr/mL). Daha sonra Vortex'te 10 saniye homojenize edildi ve bu süre ön ışınlama süresi (PIT) olarak kabul edilerek ışıksız ortamda 37°C'de 20 dakika inkübe edildi. Daha sonra, tüpler tekrar santrifüjlendi, süpernatan atıldı ve tüm gruplardan kalan mantar hücresi birikintisi, salin solüsyonunda yeniden süspanse edildi. Tüplerden alınan bu son süspansiyonların alikotları 24 oyuklu plakalara dağıtıldı, burada n  = 10. Grup 5 ve 6'yı içeren plakalar, 10 J/cm2 ışınlama aldı ; 91 s için 110 mW/cm2 ( 1. ışınım protokolü) veya 25 J/cm2 , 228 s için 110 mW/cm2 ( 2. ışınım protokolü)ışınım protokolü). Grup 1, 2, 3 ve 4 aynı ışınlama süresi boyunca karanlıkta tutuldu. Son olarak, seri dilüsyonlar yapıldı ve her dilüsyondan 20  µL damla tekniği kullanılarak Sabouraud-Dextrose agar üzerine ekildi. 48 saatlik inkübasyondan sonra, mililitre başına koloni oluşturan birimler (CFU/mL) sayıldı.

          2.4. Omurgasız Model G. mellonella Üzerinde Toksisitenin Değerlendirilmesi
          İn vitro testlerde kullanılan konsantrasyonlar (100 mg/mL C. longa ekstraktı ve 200  μg /mL kurkumin), toksisiteyi doğrulamak için larvaların son sağ ön bacağına aşılanmıştır. Her ürün için 15 larvadan oluşan bir grup seçildi ve kontrol olarak bir grup larva sağ taraftaki prolegde PBS ile aşılandı. Hamilton şırıngaları (Hamilton Inc., ABD) ile her bir maddeden 10  μ L'lik bir alikot inoküle edildi ve ardından larvalar, beslenmeden karanlıkta 37°C'de Petri kaplarında tutuldu. 24 saatlik aşılamadan sonra, ölü G. mellonella sayısıhayatta kalma eğrisinin analizi için günlük olarak 168 saate (7 gün) kadar kaydedildi. Dokunduktan sonra hareket etmeyen larvalar ölü kabul edildi.

          2.5. İstatistiksel analiz
          Veri normalliği aşağıdaki testler kullanılarak analiz edildi: Shapiro–Wilk, Kolmogorov–Smirnov ve D'Agostino ve Pearson omnibus ve homojenlik için BioEstat 5.0 yazılımı kullanılarak. Daha sonra parametrik veriler için ANOVA ve Tukey testi, parametrik olmayan veriler için Kruskal-Wallis testi ve Dunn testi kullanıldı. G. mellonella'nın hayatta kalma eğrisinde elde edilen veriler, GraphPad Prism 5.0 yazılımı kullanılarak log-rank yöntemiyle analiz edildi. Tüm testlerde anlamlılık düzeyi %5 olarak kabul edildi.

          Git: 3. Sonuçlar

          3.1. Emilim spektrumu
          C. longa ekstresi, 450 nm dalga boyu aralığındaki ışığı absorbe edemedi (Şekil 1). Fototransformasyon potansiyeli testi, salin solüsyonu S içinde seyreltilmiş bitki özütünün farklı konsantrasyonları (200, 100 ve 50 mg/mL) ile gerçekleştirildi. Bu nedenle, CFU/mL'de bir ışığa duyarlılaştırıcı yerine bir bitki özü olarak test edildi.
          Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: IJD2022-5837864.001.jpg
          Şekil 1
          C. longa ekstraktının farklı konsantrasyonlarda (200, 100 ve 50 mg/mL) salin solüsyonunda seyreltilmiş absorpsiyon spektrumu . Cur200S: 200 mg/mL kurkumin özü; Cur100S: 100 mg/mL kurkumin özü; ve Cur50S: 50 mg/mL kurkumin özü. 3.2. Candida türleri üzerinde Antifungal Fotodinamik Tedavi “aPDT”


          C. albicans'a karşı 1. ışınlama protokolü (10 J/cm 2 ve 110 mW/cm 2 ) için tüm deney grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (Şekil 2(a)). C. albicans'a karşı 2. ışınlama protokolü (25 J/cm2 · ve 110 mW/cm2 ) için , C. longa ekstresi neredeyse 1 log azalmayı teşvik edebildi ve aPDT grubuyla (LED) istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermedi. + kurkumin). Ancak aPDT grubu C. albicans grubuna göre daha etkiliydi ve diğer tüm gruplardan istatistiksel olarak anlamlı bir farka sahipti (Şekil 2(b)).
          İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: IJD2022-5837864.002.jpg
          şekil 2
          Işığa duyarlılaştırıcı olarak kurkumin ve bir bitki özü olarak C. longa kullanan 1. ve 2. ışınım protokolü için C. albicans'ın koloni oluşturan birimleri CFU/mL . Büyük harfler (A, B ve AB) istatistiksel olarak anlamlı bir farkı gösterir: (a) 1. ışınım protokolü. (b) 2. ışınım protokolü.

          C. tropikalis'e karşı 1. ışınlama protokolü (10 J/cm2 ve 110 mW/cm2 ) ve 2. ışınlama protokolü (25 J/cm2 · e 110 mW/cm2 ) , nistatin ve aPDT grupları için maya üzerinde etkili olmuş ve C. longa grubu dışındaki tüm gruplarda istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturmuştur. 1. ışınlama protokolünde aPDT grubunun yaklaşık 4 log azalma sağlayabildiği, 2. ışınlama protokolünde ise yaklaşık 5 log azalma sağlayabildiği görülmüştür. C. longatek başına uygulanan ekstrakt neredeyse 1 log azalmayı destekleyebildi ve aPDT veya nistatin grubuyla karşılaştırıldığında herhangi bir fark göstermedi (Şekiller3 A)Ve3(b)).
          Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: IJD2022-5837864.003.jpg
          Figür 3
          Işığa duyarlılaştırıcı olarak kurkumin ve bir bitki özü olarak C. longa kullanan 1. ve 2. ışınlama protokolü için koloni oluşturan birimler C. tropicalis'in CFU/mL'si. Büyük harfler (A, B ve AB) istatistiksel olarak anlamlı bir farkı gösterir. (a) 1. ışınım protokolü. (b) 2. ışınım protokolü.

          3.3. Omurgasız Model G. mellonella Üzerinde C. longa ve Curcumin Toksisitesinin Değerlendirilmesi
          C. longa ekstraktının (100 mg/mL) ve kurkuminin (200  μg /mL) toksisite analizi, aşılamadan 7 gün sonra değerlendirilen larvaların hayatta kalma eğrisi test edilerek de yapıldı.Şekil 4bitkisel ve kontrol ürünleri (PBS) grupları arasındaki istatistiksel benzerliği ( P =0.60) göstermektedir. C. longa'dan türetilen ürünler, omurgasız modelinde toksisite göstermez.
          İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: IJD2022-5837864.004.jpg
          Şekil 4
          G. mellonella larvalarının C. longa (100 mg/mL) ve kurkumin (200  μg /mL) glikolik ekstraktının kontrole (PBS) kıyasla aşılanmasından sonra hayatta kalma eğrisi ( n  = 15, log-rank testi, Mantel– Cox).

          Git: 4. Tartışma

          PDT, diş hekimliğinde oral kavite enfeksiyonlarının tedavisi için ortaya çıkan umut verici bir alternatif tedavidir [ 15 , 27 , 28 ]. Bu çalışma, C. longa , kurkumin (ışığa duyarlılaştırıcı veya bitki özü olarak) ve aPDT'nin C. albicans ve C. tropicalis üzerindeki antifungal etkisini değerlendirmek için detaylandırılmıştır . Sıfır hipotezi reddedildi.

          Bir ışığa duyarlılaştırıcının fotodinamik etkinliğini değerlendirmek için önemli bir parametre, sabit miktarda duyarlılaştırıcının dönüşümüne neden olmak için gereken soğurulan fotonların sayısının analizidir. C. longa ekstraktının ışık emme kapasitesini doğrulamak için fototransformasyon potansiyeli değerlendirildi. C. longa ekstraktının 450 nm dalga boyu aralığındaki ışığı absorbe edemediği bulundu (Şekil 1). Bununla birlikte, literatürde C. longa ekstraktının 400 ila 440 nm aralığında izole edilen fitokimyasal kurkumine benzer bir spektruma sahip olduğu farklı sonuçlar bildirilmiştir [ 29 ].

          Bu çalışmada, bir fotohassaslaştırıcı olarak C. longa değil de kurkumin uygulanması tercih edilmiştir , literatüre dayalı olarak, kurkumin ışığının moleküler yapısı ve absorpsiyon potansiyeli iyi tanımlanmıştır [ 30 , 31 ]. Literatüre göre, kurkumin ışığı 300 ila 500 nm [ 32 ] aralığında mavinin tüm görünür spektrumunda emer ve maksimum absorbansı kullanılan solventlere bağlı olarak ortalama 418 nm'de doğrulanmıştır [ 33 ].

          Bununla birlikte, C. albicans'a kıyasla kurkumin, 20 dakikalık bir PIT ile ikinci ışınlama protokolü (110 mW/ cm2 ; 228 saniye için 25 J/cm2) kullanıldığında CFU/mL sayısında bir azalmayı teşvik etti . Planktonik hücrelerin ve C. albicans biyofilminin (22 mW/cm 2 , 5.28 J/cm 2 , 455 nm, 240 s) canlılığında bir azalmanın olduğu, 20 dakikalık PIT ile bir ışığa duyarlılaştırıcı olarak kurkumin kullanan benzer sonuçlar daha önce rapor edilmişti. . Zerdeçal, lipofilik bir molekül olarak, zar ve zar proteinleri ile doğrudan etkileşime girer, bu da uzun ön ışınlama sürelerinin neden gerekli olmadığını açıklar [ 34 ]. Ma ve ark. ATCC ve klinik suşlarına karşı PDT kullanımını değerlendirdiC. albicans , farklı ışınlama protokollerini karşılaştırdı ve ışınlama süresi ne kadar uzunsa, kullanılan ışık dozu o kadar yüksek ve sonuç olarak C. albicans'ın daha fazla inhibisyonu olduğundan, hücre canlılığında zamana bağlı bir azalma buldu [ 35 ] . Bu çalışmada da özellikle C. tropikalis'te uzun süreli ve hafif dozlu protokol kullanıldığında CFU/mL'de daha fazla azalma gözlenmiştir .

          Bu çalışmada, C. longa ekstresi tek başına C. albicans üzerinde etkili olmuştur . Literatürde, C. albicans'ın klinik suşları üzerinde antifungal aktivite için on beş bitki özü değerlendirildi ve C. longa özü, bu mayanın büyümesini kontrol etme potansiyeli ve en iyi inhibe edici etkiyi gösteren beş bitkisel ilaç arasında yer aldı [ 36 ] . Zerdeçal özü, planktonik kültürler ve Enterococcus faecalis üzerinde PDT'ye aracılık etme potansiyeli açısından da değerlendirildi.biyofilm ve fibroblast kültürlerinde toksisite için. Bitkisel ilacın bir ışığa duyarlılaştırıcı olarak etkisi, önemli ölçüde mikrobiyal azalmayı teşvik edebildi ve metilen mavisi boyasına benzer hücre canlılığı üretebildi [ 29 ].

          Doğal ürünün terapötik kullanımına doğru ilerlemek için, ışığa duyarlılaştırıcıların toksisitesini in vivo olarak incelemek esastır . G. mellonella, ilginç uygulanabilirliği olan, yaygın olarak kullanılan bir hayvan modelidir. Bu in vivo modelde maddelerin toksisitesinin araştırılması , omurgalı hayvanların aynı amaçla azaltılmasını sağlayacağı için büyük önem taşımaktadır.

          C. longa ekstresi, antifungal aktiviteye ve düşük in vivo sistemik toksisiteye sahiptir, çünkü çalışmadaki larvalar için daha yüksek bir hayatta kalma oranını destekleyebilmiştir. Bu çalışmada, bitki özlerinin antifungal potansiyeli ve in vivo kullanım güvenliği de doğrulandı, çünkü C. longa bitkisinin özü ve izole edilmiş fito bileşiği kurkumin, larvaların hayatta kalmasını etkilemedi ve benzer kaldı. sadece PBS inoküle edilen kontrol grubu P > 0.05'tir. Bu çalışma, bitki ürünlerinin Candida spp.'ye karşı PDT'de uygulanmasına ilişkin önemli bulguları aydınlatmıştır . çünkü bu tedavinin etkisi nistatine eşit, hatta ondan daha iyi idi.

          Git: 5. Sonuçlar
          1. İzole edilmiş C. longa ekstresi ve mavi LED terapisi ile ışığa duyarlı hale getirici olarak kurkumin kullanan fotodinamik terapi, C. albicans ve C. tropicalis üzerinde antifungal bir etkiye sahiptir ;
          2. C. longa ekstresi 100 mg/mL ve kurkumin 200  μg /mL omurgasız model G. mellonella için toksisite göstermez .

          Git: teşekkürler


          Bu araştırma, Yüksek Öğrenim Personelini Geliştirme Koordinasyonu (CAPES) tarafından bir yüksek lisans bursu ve Kurumsal Bilimsel Başlatma Burs Programı (PIBIC) tarafından 831 Sayılı Bilimsel Başlatma Bursu ile desteklenmiştir.

          Git: Veri kullanılabilirliği


          Bu çalışmanın bulgularını desteklemek için kullanılan veriler talep üzerine ilgili yazardan temin edilebilir.

          Git: Çıkar çatışmaları


          Yazarlar, bu makalenin yayınlanması ile ilgili herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan ederler.

          Git: Referanslar

          1. Baskar R., Lee KA, Yeo R., Yeoh KW Kanser ve radyasyon tedavisi: mevcut gelişmeler ve gelecekteki yönler. Uluslararası Tıp Bilimleri Dergisi . 2012; 9 (3):193–199. doi: 10.7150/ijms.3635. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          2. Chitapanarux I., Wongsrita S., Sripan P., et al. Radyoterapi gören baş ve boyun kanseri hastalarında hafife alınmış bir oral kandidiyazis tuzağı: bir gözlem çalışması. BMC Ağız Sağlığı . 2021; 21 (1):s. 353. doi: 10.1186/s12903-021-01721-x. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          3. Dambroso D., Svidzinski TIE, Svidzinski AE, Dalalio MMO, Moliterno RA Candida spp. ve baş ve boyun kanseri hastalarının ağız boşluğundan izole edilen C. albicans'ın virülansı üzerine. Temel ve Uygulamalı Farmasötik Ürünlerin Gözden Geçirilmesi . 2009; 30 (2) [ Google Akademik ]
          4. Ganguly S., Mitchell AP Candida albicans'ın mukozal biyofilmleri. Mikrobiyolojide Güncel Görüş . 2011; 14 (4):380–385. doi: 10.1016/j.mib.2011.06.001. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          5. Mayer FL, Wilson D., Hube B. Candida albicans patojenite mekanizmaları. virülans _ 2013; 4 (2):119–128. doi: 10.4161/viru.22913. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          6. Razina IN, Chesnokova MG, Nedoseko VB Candida spp. kronik periodontal hastalıkta. Stomatoloji (Mosk) . 2017; 96 (4):s. 4. doi: 10.17116/stomat20179644-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          7. Treviño AB, Gonzalez-Amaro AM, Gonzalez VM, Guillen AP Primer ve persistan endodontik enfeksiyonlu dişlerin kök kanallarında Candida frekansı. Revista Iberoamericana De Micologia . 2018; 35 (2):78–82. doi: 10.1016/j.riam.2017.09.004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          8. Negri M., Martins M., Henriques M., Svidzinski TIE, Azeredo J., Oliveira R. Hastanede yatan hastalardan Candida tropikalis klinik izolatlarının potansiyel virülans faktörlerinin incelenmesi. mikopatoloji . 2010; 169 (3):175–182. doi: 10.1007/s11046-009-9246-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          9. Chen SCA, Sorrell TC Avustralya Tıp Dergisi . cilt 187. Sidney, Avustralya: Australasian Medical Publishing Company; 2007. [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          10. Zhu C., Liao B., Ye X., et al. Artemisinin, oral kandidiyaza karşı amfoterisin B ile sinerji oluşturmak için Candida albicans'ın ergosterol seviyelerini yükseltir. Uluslararası Antimikrobiyal Ajanlar Dergisi . 2021; 58 (3) doi: 10.1016/j.ijantimicag.2021.106394. 106394 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          11. Wiederhold NP Antifungal direnci: mevcut eğilimler ve mücadele için gelecekteki stratejiler. Enfeksiyon ve İlaç Direnci . 2017; 10 :249–259. doi: 10.2147/idr.s124918. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          12. da Silva EM, Mansano ESB, Miazima ES, Rodrigues FAV, Hernandes L., Svidzinski TIE Baş ve boyun kanseri için kullanılan radyasyon, bir kanser hastasından izole edilen Candida tropicalis'te virülansı artırıyor. BMC Enfeksiyon Hastalıkları . 2017; 17 (1):s. 783. doi: 10.1186/s12879-017-2879-6. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          13. Li C., Xu Z., Liu S., Huang Y., Duan W., Wei X. Murin oral mukozal kandidiyaza karşı antifungal ilaçlarla birleştirilmiş farnesolün in vivo antifungal aktiviteleri. Biyolojik kirlilik 2021; 37 (8):818–829. doi: 10.1080/08927014.2021.1967938. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          14. Dougherty TJ, Gomer CJ, Henderson BW ve ark. Fotodinamik terapi. JNCI Ulusal Kanser Enstitüsü Dergisi . 1998; 90 (12):889–905. doi: 10.1093/jnci/90.12.889. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          15. Hasna AA, Khoury RD, Toia CC, et al. Enterococcus faecalis ile enfekte olmuş kök kanalları üzerinde N-asetilsistein ve fotodinamik tedavinin antimikrobiyal etkisinin in vitro değerlendirilmesi. İran Endodonti Dergisi . 2020; 15 (4):236–245. doi: 10.22037/iej.v15i4.26865. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          16. Liberato SFDS, Cruz Vegian MR, Hasna AA ve ark. Persea americana glikolik ekstresinin acinetobacter baumannii üzerindeki antibiyofilm etkisi ve galleria melonella'da toksisitenin olmaması. Tamamlayıcı ve Bütünleyici Tıp Dergisi . 2021 doi: 10.1515/jcim-2021-0051. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          17. Gomes LAP, Figueiredo LMA, Rosario Palma AL, et al. Punica granatum L. (nar) özü: Galleria mellonella modelinde Porphyromonas gingivalis'e karşı antimikrobiyal aktivitenin in vivo incelenmesi . Bilimsel Dünya Dergisi . 2016; 2016 :5. doi: 10.1155/2016/8626987. 8626987 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          18. Ferreira ECC, Goncalves TM, Pereira TC, et al. Achyrocline satureioides bitki özütünün insan diş eti fibroblastları üzerindeki biyouyumluluğu. RSD . 2021; 10 (1) doi: 10.33448/rsd-v10i1.11902. e37610111902 [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          19. Priyadarsini KI Zerdeçal kimyası: ekstraksiyondan terapötik ajana. moleküller _ 2014; 19 (12):20091–20112. doi: 10.3390/molecules191220091. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          20. Kazantzis KT, Koutsonikoli K., Mavroidi B., et al. Fotodinamik terapide ışığa duyarlılaştırıcılar olarak kurkumin türevleri: fotofiziksel özellikler ve prostat kanseri hücreleri ile in vitro çalışmalar. Fotokimyasal ve Fotobiyolojik Bilimler . 2020; 19 (2):193–206. doi: 10.1039/c9pp00375d. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          21. Dujic J., Kippenberger S., Bosca AR, et al. Görünür ışıkla kombinasyon halinde kurkumin, bir ksenogreft tümör modelinde tümör büyümesini engeller. Uluslararası Kanser Dergisi . 2009; 124 (6):1422–1428. doi: 10.1002/ijc.23997. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          22. de Matos RPA, Calmon MF, Amantino CF, et al. Servikal karsinom hücre hatlarında fotodinamik terapi ile ilişkili kurkumin-nanoemülsiyonun etkisi. BioMed Araştırma Uluslararası . 2018; 2018 :11. doi: 10.1155/2018/4057959. 4057959 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          23. Neelofar K., Shreaz S., Rimple B., Muralidhar S., Nikhat M., Khan LA Curcumin, umut verici bir klinik ilgi antikandidal olarak. Kanada Mikrobiyoloji Dergisi . 2011; 57 (3):204–210. doi: 10.1139/w10-117. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          24. Dovigo L.N, Pavarina AC, Ribeiro APD, et al. Curcumin'in Candida albicans'a karşı fotodinamik etkilerinin araştırılması. Fotokimya ve Fotobiyoloji . 2011; 87 (4):895–903. doi: 10.1111/j.1751-1097.2011.00937.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          25. Picco DDCR, Cavalcante LLR, Trevisan RLB, Gabriel AES, Borsatto MC, Corona SAM Kurkumin aracılı fotodinamik terapinin streptokok mutans ve Candida albicans üzerindeki etkisi: in vitro çalışmaların sistematik bir incelemesi. Fotodiagnoz ve Fotodinamik Tedavi . 2019; 27 :455–461. doi: 10.1016/j.pdpdt.2019.07.010. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          26. Dovigo LN, Pavarina AC, Carmello JC, Machado AL, Brunetti IL, Bagnato VS Candida'nın klinik izolatlarının kurkuminin fotodinamik etkilerine duyarlılığı. Cerrahi ve Tıpta Lazerler . 2011; 43 (9):927–934. doi: 10.1002/lsm.21110. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          27. Hasna AA, Santos DP, de Oliveira TRG, Pinto ABA, Pucci CR, Marques JLL Biyoseramik çimento ve fotodinamik terapi kullanılarak perfore kök kanalının apikektomisi. Uluslararası Diş Hekimliği Dergisi . 2020; 2020 : 8. doi: 10.1155/2020/6677588. 6677588 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          28. Abu Hasna A., Ferrari CH, Carvalho CAT Büyük bir periapikal kistin antimikrobiyal fotodinamik terapi yardımıyla endodontik tedavisi-olgu sunumu. Brezilya Diş Bilimi . 2019; 22 (4):561–568. doi: 10.14295/bds.2019.v22i4.1745. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          29. Nardini EF, Almeida TS, Yoshimura TM, Ribeiro MS, Cardoso RJ, Garcez AS Dental antimikrobiyal PDT için yeni ışığa duyarlılaştırıcılar olarak piyasada bulunan fitoterapötik bileşiklerin potansiyeli: fotokimyasal ve fotobiyolojik bir in vitro çalışma. Fotodiagnoz ve Fotodinamik Tedavi . 2019; 27 :248–254. doi: 10.1016/j.pdpdt.2019.05.027. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          30. Freitas MA, Pereira AH, Pinto JG, Casas A., Ferreira-Strixino J. Çoklu dirençli Staphylococcus aureus üzerinde kurkumin ile antimikrobiyal fotodinamik tedaviden sonra bakteriyel canlılık. Geleceğin Mikrobiyolojisi . 2019; 14 (9):739–748. doi: 10.2217/fmb-2019-0042. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          31. Pereira AHC, Marcolino LMC, Pinto JG, Strixino JF L. Braziliensis ve L. major amastigotes üzerinde kurkumin ile fotodinamik terapinin değerlendirilmesi. antibiyotikler _ 2021; 10 :s. 634. doi: 10.3390/antibiyotikler10060634. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          32. Abdulrahman H., Misba L., Ahmad S., Khan AU, Psödomonas aeruginosa'nın çekirdek algılama yolunun Curcumin kaynaklı fotodinamik terapi aracılı baskılanması: in vitro olarak biyofilmi inhibe etmeye yönelik bir yaklaşım. Fotodiagnoz ve Fotodinamik Tedavi . 2020; 30 doi: 10.1016/j.pdpdt.2019.101645. 101645 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          33. Lestari MLAD, Indrayanto G. Curcumin. İlaç Maddelerinin, Yardımcı Maddelerin Profilleri ve İlgili Metodoloji . 2014; 39 :113–204. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          34. Andrade MC, Ribeiro APD, Dovigo LN, et al. Candida türlerinin planktonik kültürlerine ve biyofilmlerine karşı kurkumin aracılı fotodinamik terapide farklı ön ışınlama sürelerinin etkisi. Oral Biyoloji Arşivleri . 2013; 58 (2):200–210. doi: 10.1016/j.archoralbio.2012.10.011. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          35. Ma J., Shi H., Sun H., Li J., Bai Y. Candida albicans biyofilmleri üzerinde kurkuminin aracılık ettiği fotodinamik tedavinin in vitro antifungal etkisi. Fotodiagnoz ve Fotodinamik Tedavi . 2019; 27 :280–287. doi: 10.1016/j.pdpdt.2019.06.015. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          36. Samadi FM, Sühail S., Sonam M., et al. Otların antifungal etkinliği. Oral Biyoloji ve Kraniyofasiyal Araştırma Dergisi . 2019; 9 (1):28–32. doi: 10.1016/j.jobcr.2018.06.002. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:45 ) değiştirilmiştir.
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            KOLESTEATOM, Kulak iltihabı, Orta Kulak iltihabı, Orta Kulak Kistinin ZERDEÇAL Seti ile Tedavisi




            Zerdeçal ve bir antikanser ilacı olarak vaadi: Kanserde antikanser ve antifungal etkilerinin ve invaziv mantar enfeksiyonlarından kaynaklanan ilişkili komplikasyonların analizi

            Jin Chen 1, Zheng Min He 2, Feng-Ling Wang 2, Zheng-Sheng Zhang 2, Xiu-zhen Liu 2, Dan Dan Zhai 2, Wei Dong Chen 3
            üyelikler genişletmekSoyut


            İnvaziv mantar enfeksiyonları (IFI), kanserin önemli bir komplikasyonudur ve kanser hastalarında önemli bir morbidite ve mortalite nedeni haline gelmiştir. Etkili anti-enfeksiyon tedavisi, bu enfeksiyonlardan önemli ölçüde kötüleşmeyi önlemek için gereklidir. Ancak tedavileri zordur ve artan antifungal ilaç direnci sıklıkla nüksetmeye yol açar. Curcuma longa bitkilerinin köksapından izole edilen doğal bir bileşen olan kurkumin, son yarım yüzyılda katı kanserler üzerinde çalışan birçok bilim adamının büyük ilgisini çekmiştir. İlginç bir şekilde kurkumin, yüksek dozlarda bile nispeten güvenli profili nedeniyle mevcut tedavilere ideal bir alternatif sunar. Bugüne kadar, kurkuminin farklı Candida, Cryptococcus, Aspergillus suşlarına karşı güçlü antifungal aktivitesi, Zerdeçal antikanser ilaçlarının ayrıca antifungal bir role sahip olabileceğini ve kanser hastalarının IFI komplikasyonlarına direnmesine yardımcı olabileceğini gösteren Trichosporon ve Paracoccidioides bildirilmiştir. Bu derlemenin amacı, kurkuminin ikili farmakolojik aktivitelerini, doğal bir antikanser ve antifungal ajan olarak uygulamalarıyla ilgili olarak tartışmaktır. Bu ikili farmakolojik aktivitelerin, klinik denemelere yol açması ve kanser hastaları arasında enfeksiyon sağkalımını iyileştirmesi beklenmektedir.

            Anahtar Kelimeler: Antikanser aktivite; Antifungal aktivite; kurkumin; İnvaziv mantar enfeksiyonları.

            Telif Hakkı © 2015 Elsevier BV Tüm hakları saklıdır
            Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:45 ) değiştirilmiştir.
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7

              Farklı Curcuma longa konsantrasyonlarının Candida albicans üzerindeki antifungal etkinliğinin değerlendirilmesi : Bir in vitro çalışma

              Jeevitha Murugesh , 1 Rajeshwari G Annigeri , 2 G K Mangala , 3 P Hema Mythily , 4 ve J Chandrakala 5
              Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
              1 Oral Tıp ve Radyoloji Bölümü, Devlet Dişhekimliği Koleji ve Araştırma Enstitüsü, Bengaluru, Karnataka, Hindistan
              2 Oral Tıp ve Radyoloji Bölümü, Diş Hekimliği Fakültesi, Davangere, Karnataka, Hindistan
              3 Mikrobiyoloji Bölümü, JJMMC, Davangere, Karnataka, Hindistan
              4 Ağız ve Çene-Yüz Cerrahisi Bölümü, Devlet Dişhekimliği Koleji ve Araştırma Enstitüsü, Bengaluru, Karnataka, Hindistan
              5 Oral Patoloji ve Mikrobiyoloji Bölümü, Devlet Dişhekimliği Koleji ve Araştırma Enstitüsü, Bengaluru, Karnataka, Hindistan
              Yazışma adresi: Dr. Jeevitha Murugesh, Oral Tıp ve Radyoloji Bölümü, Devlet Dişhekimliği Koleji ve Araştırma Enstitüsü, Bengaluru, Karnataka, Hindistan. E-posta: moc.liamffider@hsegurumahtiveejrd
              Git: SOYUT

              Arka plan:


              Protez kullananlarda, özellikle bağışıklığı baskılanmış hastalarda kandidal enfeksiyonlar önemli ölçüde artmıştır. Mevcut antifungal ilaçlara direncin artması ve risk altındaki hasta sayısı ile birlikte piyasada bulunan ve hala birçok yan etki gösteren sınırlı sayıdaki antifungal ilaçlar bu sorunun nedenidir. Bu sınırlamalar, daha az yan etkiye sahip yeni ve daha etkili antifungal ajanların geliştirilmesi ihtiyacını vurgulamaktadır.

              Malzemeler ve yöntemler:
              Bu çalışma, dört Candida albicans dilüsyonu (1:10, 1:20, 1:40 ve 1:80) üzerinde farklı Curcuma longa konsantrasyonlarının alkollü ekstraktının olası antifungal etkisini araştırmak ve minimum inhibitör etkisini belirlemek için yapılmıştır. konsantrasyon (MIC) ve Sabouraud's agar besiyeri kullanılarak minimum fungisidal konsantrasyon. Sonuçlar:


              C. albicans üzerinde zerdeçalın alkollü ekstraktının MIC'si olarak kabul edilen 800 μl'lik bir konsantrasyonda Candida'nın dört dilüsyonunun tümünün büyümesinin tamamen engellenmesi vardı ve minimum fungisidal konsantrasyon 1600 μl idi.

              Çözüm:
              Bu çalışma , C. longa'nın C. albicans'a karşı güçlü bir antifungal etkisini göstermektedir .

              Anahtar Kelimeler: Candida albicans , zerdeçal, in vitro teknikler
              Git: GİRİİŞ
              Candida türleri, özellikle oral mukozada, çeşitli tekrarlayan yüzeysel mikozları başlatabilen insan mantar patojenleridir.[ 1 ] Candida albicans , özellikle hiposalivasyon, protez takanlar gibi çeşitli lokal ve sistemik nedenlere sahip hastalarda oral ve orofaringeal enfeksiyonların önemli bir nedenidir. , diabetes mellitus, uzun süreli antibiyotik kullanımı ve bağışıklık sistemi baskılanmış durum. HIV enfeksiyonu veya edinilmiş immün yetmezlik sendromu (AIDS) olan hastaların %90'a varan oranda orofaringeal kandidiyazdan muzdarip olduğu da bilinmektedir.[ 2] Bu hastalarda yanlışlıkla antifungal kullanımı, biyofilm oluşumu, farklı genlerin ekspresyonu, effluks pompalarının veya persister hücrelerin gelişimi gibi doğal adaptif nitelikleri nedeniyle onları mevcut antifungal tedaviye dirençli hale getirdi.[3] Buna ek olarak , Antifungal tedavilerin maliyetinin yüksek ve uzun süreli olması, etkinliği daha iyi ve yan etkileri daha az olan alternatif antifungal ajanların aranmasına yol açmıştır.[ 4 , 5 ] Doğal ürünlerin enfeksiyonlara neden olan mantarlara karşı etkinliğini incelemek amacıyla çeşitli çalışmalar yapılmıştır. .

              Zerdeçal, Zingiberaceae familyasına ait iyi bilinen bir yerli bitkisel ilaçtır .[ 6 ] Bu yumrulu köksap, Hindistan'ın geleneksel Ayurveda tıbbında uzun süredir onurlu bir yere sahiptir. Zerdeçalın tıptaki önemi, doğal olarak oluşan fenolik bileşiklerinin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinin keşfedilmesinden bu yana önemli ölçüde değişti. Zerdeçal ekstraktının mantar büyümesini inhibe ettiği etki modu, ciddi şekilde çökmüş gibi görünebilen hif morfolojisindeki değişiklik, plazma zarı bozulması, mitokondriyal yıkım, sitoplazma eksikliği, nükleer zarın katlanması ve kalınlaşmış hücre duvarıdır. baharat ekstraktının kimyasal bileşenleri.[ 6 ] Ayrıca antiinflamatuar,[ 7, 8 , 9 ] antikanser,[ 7 , 8 , 10 ] hepatoprotektif,[ 11 ] antialerjik,[ 11 ] yara iyileştirici,[ 11 ] antispazmodik,[ 11 ] ve anti-HIV özellikleri.[ 2 , 11 ]

              Bu çalışma, zerdeçalın ( C. longa türleri) oral enfeksiyondan izole edilen en yaygın mantar türü olan C. albicans'a karşı in vitro etkisini değerlendirmek için yapılmıştır . Bitkinin minimum inhibitör konsantrasyonu (MIC) ve minimum fungisidal konsantrasyonu (MFC), Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü kılavuzlarına göre belirlendi.

              Git: MALZEMELER VE YÖNTEMLER
              Bu, hiçbir etik endişesi olmayan prospektif bir laboratuvar deneme çalışmasıdır. Zerdeçal rizomları ( C. longa Linn.), Karnataka, Sullia'daki yerel bir pazardan satın alındı. Taze rizomlar temizlendi ve küçük parçalar halinde kesildi ve 2 gün boyunca havayla kurutuldu. Kurutulan numune tekrar sıcak hava etüvünde 50°C'de 24 saat kurutuldu, sonra toz haline getirildi ve nominal gözenek boyutu 2 mm olan bir elekten geçirildi. Öğütülmüş baharatlar kullanılana kadar plastik bir fermuarlı torbada saklandı. C. longa'nın alkollü özü aşağıda açıklanan şekilde hazırlandı ve kültür için saf standart bir C. Albicans (PTCC5027, Merck, Almanya) örneği kullanıldı.

              Curcuma longa'nın alkollü özü

              C. longa'nın alkollü özü için Singh ve Jain'den biraz değiştirilmiş bir yöntem kullanıldı . 5 gr kuru C. longa tozuköksap (zerdeçal), alkolün buharlaşmasını önlemek için buzdolabında gece boyunca 10 ml mutlak alkole batırıldı. Ertesi gün 22°C'de dakikada 3870 devir hızında santrifüj edildi ve 12 dakika süreyle zamanlandı. Bu noktada, test tüpünün üst kısmında berrak bir çözelti görüldü ve alt kısımda birikintiler oluştu. Üst kısımdaki berrak çözelti, tüm kalıntıların orijinal test tüplerinde kalması için dikkatlice yeni bir test tüpüne döküldü. Etanol içindeki bu zerdeçal özü, deney için bir stok görevi gördü. Bu çözelti, etanolün buharlaşmasını önlemek için dört santigrat derecede saklandı. Enkazın toplam kütlesi 3.37 gr olarak belirlendi. 10 ml çözeltideki net zerdeçal miktarı 1.73 g olarak belirlendi[ 12 ]tablo 1farklı ekstrakt konsantrasyonlarında zerdeçal miktarı için]. tablo 1


              Gram zerdeçal/ml Sabouraud's agar cinsinden ölçülen zerdeçal konsantrasyonu hesaplaması
              0.000 (yalnızca alkol) 0.000
              50.000 0,00865
              100.000 0,0173
              200.000 0,0346
              400.000 0,0692
              800.000 0,1384
              1600.000 0,2768
              3200.000 0,5536
              Ayrı bir pencerede aç

              Candida albicans kültürü
              Flakon içeren mantarların yüzeyi alkolle dezenfekte edildi ve ısıya yakın alkole batırılmış pamuk içinde kırıldı. Gerekli steril önlemler kullanılarak hazırlanmış bir C. albicans (PTCC5027, Merck, Almanya) stok kültüründen alt kültür yapmak için Sabouraud's dekstroz agar (SDA) eğimi kullanıldı . Bu büyüme, steril salin içinde bir inokulum hazırlamak için kullanıldı ve 1:10, 1:20, 1:40 ve 1:80 konsantrasyonlarından oluşan ikiye katlama seyreltme yöntemi kullanılarak mantarın dört farklı konsantrasyonu hazırlandı. test, Ulusal Klinik Laboratuvar Standartları Komitesinden (NCCLS, 2002) değiştirilmiş ve MIC'nin belirlenmesi için kullanılmıştır.[ 14] 7 ayrı plakta 50, 100, 200, 400, 800, 1600 ve 3200 µl alkollü zerdeçal ekstraktından oluşan 7 farklı konsantrasyonda karıştırılan SDA plakları hazırlandı. Her plaka dört çeyreğe bölünmüştür; mantar süspansiyonunun farklı dilüsyonları, süspansiyonun hazırlanmasından 15 dakika sonra, yoğunluğun değişmemesi için kültür plakalarının farklı kadranlarına sürme yöntemi ile sürülmüştür. Besiyeri, steril bir pamuklu çubuk yardımıyla eşit çizgiler halinde inoküle edildi ve 37°C'de 48 saat süreyle inkübe edildi. İnkübasyonun ardından, koloni sayısı görsel olarak sayıldı ve kolonilerin göreli boyutu görsel olarak incelendi ve veriler kaydedildi.

              Curcuma longa'nın minimum inhibitör konsantrasyonu ve minimum fungisidal konsantrasyonu
              Görünür büyüme göstermeyen kültür plakası, antimikrobiyal ajanın MIC'sine karşılık gelir. MIC uç noktası, tüplerde görünür bir büyümenin olmadığı C. longa ekstraktının en düşük konsantrasyonudur. Görünür bir üreme göstermeyen kültür plakası, Sabouraud agar plakalarına alt kültürlendi ve büyüme, pozitif kontrol ile karşılaştırılarak MFC belirlendi. MFC uç noktası, SDA plakalarında görünür mantar büyümesinin gözlemlenmediği ilk mantar popülasyonunun >%99,9'unu öldüren en düşük antimikrobiyal madde konsantrasyonu olarak tanımlanır.

              Git: SONUÇLAR
              Etanolik zerdeçal ekstraktının antifungal aktivitesi, agar seyreltme yöntemi kullanılarak C. albicans için test edildi. Etanolün antifungal aktivitesini ekarte etmek için alkollü kontrol hazırlandı [Şekil 1a]. Plakaların değerlendirilmesi, 50 µl kadar düşük bir konsantrasyonda kesinlikle antifungal etki olmadığını gösterdi [Şekil 1b]. Zerdeçalın alkollü ekstrakt konsantrasyonundaki artışla mantar kolonilerinin boyutu ve sayısı azalmıştır. Zerdeçalın alkollü ekstraktının konsantrasyonu arttıkça, mantar kolonilerinin boyutu ve sayısı azaldı [Şekil​[Şekil1c1cVe​ved].D]. Kolonilerin boyutu ve sayısı zerdeçalın konsantrasyonu ile ters orantılıydı.şekil 2]. C. albicans'ın artan dilüsyonları ile koloni sayısının azaldığı, dolayısıyla koloni sayısının Candida'nın dilüsyon miktarı ile ters orantılı olduğu da kaydedildi [Figür 3]. Alkol içeren kontrol plakası yalnızca maksimum büyüme gösterdi. Bu nedenle, Candida büyümesinin engellenmesinden alkol sorumlu değildi .
              İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı JOMFP-23-305a-g001.jpg'dir.
              Şekil 1
              (ad) Zerdeçal konsantrasyonu arttıkça kolonilerin çapındaki azalmayı belirtir. (e ve f) Candida kolonilerinin 800 µl'den itibaren tamamen inhibisyonu

              Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JOMFP-23-305a-g002.jpg'dir.
              şekil 2
              Artan Curcuma longa konsantrasyonları ile koloni çapındaki azalmayı göstermek için çizilen bir dağılım grafiği

              Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JOMFP-23-305a-g003.jpg'dir.
              Figür 3
              Yukarıdaki grafik gösterim, Candida'nın farklı dilüsyonlarında zerdeçal özü konsantrasyonundaki artışla birlikte koloni sayısındaki azalmayı göstermektedir.

              Candida'nın dört dilüsyonunun hepsinde 800 μl ve daha yüksek bir konsantrasyonda gözle görülür büyümenin tamamen engellenmesi vardı [Şekil​[Şekil1e1eVe​vef].F]. Böylece 800 µl (0.1384 g C. longa ), C. albicans üzerinde zerdeçalın alkollü ekstraktının MIC'si olarak kabul edildi . Bu plakaların alt kültürlenmesinde, 800 µl'de bir miktar büyüme görülürken, 1600 ve 3200 µl'de alt kültürde herhangi bir üreme görülmedi. Bu nedenle, zerdeçalın alkollü ekstraktının MFC'si 1600 µl (0.2768 g C. longa ) idi.

              Git: TARTIŞMA
              Oral kandidiyaza olan ilgi Hipokrat döneminden itibaren artıp azalmıştır. Yıllar geçtikçe kandidal enfeksiyonlarda belirgin bir artış olmuş ve bu rakamlar HIV ve diabetes mellitus nedeniyle desteklenmiştir. Bununla birlikte, kandidiyazis tedavisi için mevcut ilaçların çeşitli yan etkileri ve dirençli izolatların ortaya çıkması, antifungal ilaç duyarlılık testini mevcut sağlık bakımı yönetiminin önemli bir bileşeni haline getirmiştir.[ 14] 1995 yılında, antifungal duyarlılık testi alanında dönüm noktası niteliğindeki bir yayında, NCCLS, maya duyarlılıklarını belirlemek için standart bir yöntem öneren, mayaların agar seyreltme antifungal duyarlılık testi için referans yöntemini yayınladı. Bu yöntem, katı agar ortamı üzerinde farklı ilaç konsantrasyonlarındaki bireysel suşların koloni boyutlarını ölçer ve karşılaştırır. Koloni boyutu yöntemi basit, hızlı ve ucuzdur ve alet gerektirmez. Mikroskop kullanılmadan bile, koloni boyutlarının basit karşılaştırmaları genellikle suşlar için MIC'leri belirleyebilir; birden çok izolat, tek bir petri kabına ekilebilir. En önemlisi, koloni boyutu yöntemi, MIC için istatistiksel bir anlam sağlayabilir. Bu çalışmada, yukarıdaki yöntem biraz değiştirilmiş ve uyarlanmıştır.[ 14 ]

              Oral kandidiyazis, hem dişhekimliğinde hem de genel uygulamada sıklıkla görülür. Esas olarak C. albicans'tan kaynaklanır . İyatrojenik, patofizyolojik ve davranışsal dahil olmak üzere çeşitli faktörler, oral mikrobiyal ekosistemde bir rahatsızlık oluşturan ve "mikotik sayım"da bir artışa neden olan oral kandidiyazı teşvik edebilir. Genel olarak, küçük lezyonlarda bu atakları kontrol altına almak için tedavi, oral bir süspansiyon içinde nistatin veya ağızda çözünen klotrimazol tabletleri ve mikonazol gibi diğer seçenekler kullanılarak, yalnızca topikaldir. Antifungallere direncin artması ve antifungal tedavinin uzun sürmesi, doğal ürünlerin enfeksiyonlara neden olan mantarlara karşı etkinliğini incelemek amacıyla çeşitli çalışmaların yapılmasına yol açmıştır.[ 7 ]

              Çalışmamızda Singh ve Jain'in metodolojisine dayalı olarak çözücü olarak etanol (mutlak alkol) kullandık; antifungal aktivitesini ekarte etmek için bir kontrol plakası hazırlandı. Kontrol plakası, antifungal aktivitede alkolün olası müdahalesinin olmadığını kanıtlayan maksimum büyüme gösterdi. Zerdeçalın etanolik özü, özünde fenolik bileşikler ve türevleri, zayıf asit esterleri, yağ asidi, terpenler ve diğerleri dahil olmak üzere birçok kimyasal bileşen içerdiğinden kullanılmıştır. Bu ham ekstraktlarda çok sayıda farklı kimyasal bileşik bulunduğundan, mantara karşı birden fazla hedef bölgeyi etkileyebilirler.[ 12] Neda ve Shiva tarafından yapılan bir çalışmada başlangıçta metanol kullanılmış, ancak metanolün antifungal aktiviteye sahip olduğu ortaya çıkmış ve yerini %50 dimetil sülfoksit almıştır.[ 15 ]

              Neda ve Shiva, curcumin'in C. albicans'a karşı antifungal etkisini değerlendirmek için hücre sayımı tekniği, cup bioassay tekniği ve disk difüzyon yöntemini içeren üç laboratuvar yöntemini kullanarak bir çalışma yürüttüler ve bu etki genellikle doz arttıkça artar.[ 15 ]

              Jianping ve diğerleri tarafından yapılan bir çalışmada , C. albicans'a karşı flukonazol için MIC, agar seyreltme testi ile belirlendi. Candida'ya karşı farklı konsantrasyonlarda flukonazol test edildiğinde, ilaç konsantrasyonu arttıkça kolonilerin çapının azaldığı gözlendi. Bu kavram, çalışmamızda zerdeçalın MIC'sini belirlemek için uyarlanmıştır.[ 16 ]

              Garcia – Gomes tarafından, Curcuma longa bitkisinde bulunan doğal bir bileşik olan kurkuminin, flukonazole karşı yüksek dirençli olduğu bulunan bir Candida albicans klinik izolatını hassaslaştırma kabiliyetini değerlendirmek için bir çalışma yapılmıştır. Curcumin'in, C. albicans izolatının flukonazol direncini önleme konusunda büyük bir yeteneğe sahip olduğu bulunmuştur . 11 μM'de kullanıldığında flukanazole duyarlılığını geri kazanma yeteneğine sahipti. Bu çalışma, kurkuminin yalnızca C. albicans büyümesini inhibe edebilen doğal bir bileşik olmadığını , aynı zamanda flukonazol ile sinerjistik olarak hareket edebildiğini öne sürdü.[ 17 ]

              Martins ve arkadaşları tarafından yapılan bir araştırmaya göre . (2009), kurkumin, flukonazolden daha güçlü bir antifungaldi. Kurkumin, AIDS hastalarından izole edilen Candida türlerinin bukkal epitel hücrelerine yapışmasını yoğun bir şekilde inhibe etti , bu, kurkuminin bağışıklığı baskılanmış hastalarda terapötik kullanıma konulabilecek umut verici bir kurşun bileşik olduğunu gösteriyor.[ 18 ]

              Alalwan ve ark . kurkuminin C. albicans üzerindeki biyolojik etkisini araştırdı ve kurkuminin tercihen olgunlaşmamış morfolojik formları (maya ve mikropları) etkilediğini ve hücrelerin toplanmasını aktif olarak desteklediğini gösterdi. Transkripsiyonel analizler, anahtar adezinlerin aşağı regüle edildiğini (ALS1 ve ALS3), oysa agregasyonla ilgili genlerin (ALS5 ve AAF1) yukarı regüle edildiğini gösterdi. Toplu olarak, yukarıdaki veriler, kurkuminin yapışma önleyici etkiler ürettiğini ve biyofilm oluşumuyla ilişkili süreçlerde entegre olarak yer alan genlerin transkripsiyonunu indüklediğini ortaya koydu. Zerdeçal ve ilgili polifenoller bu nedenle, protez yüzeyindeki kandidal biyofilmler için mevcut önleyici stratejileri güçlendirmek üzere ağız sağlığı hizmetlerinde kullanılmak üzere geliştirilme kapasitesine sahiptir.[ 19]

              Sharma ve diğerleri tarafından yapılan bir çalışmada , tek başına kurkumin veya tek başına bir antifungal ilaç (nistatin veya amfoterisin B) kullanımı 48 saat sonra herhangi bir hale oluşturmadı. Bununla birlikte, kurkumin iki antifungal ilacın her biri ile aynı anda kullanıldığında, ilaçların sinerjik etkisinden dolayı 1-1.5 mm'lik bir halo oluştu. Bunun nedeni, 23 μg/ml konsantrasyonda kurkumin ve ayrıca 0,078 μg/ml amfoterisin B kullanmaları olabilir; bu kadar düşük konsantrasyonlarda bu ilaçlar tek başına etkili olmayabilir.[ 20 ] Başka bir çalışmada, kurkuminin azol ve polien antifungallerin aktivitesini arttırdığı gösterilmiştir.[ 21 ]

              Çalışmamızın sonuçlarından, zerdeçalın kesin antifungal özelliklere sahip olduğu görülmektedir. Düşük konsantrasyonlarda statik etki, yüksek konsantrasyonlarda fungisidal etki gösterir. Çalışmamızda kullanılan ekstrakt bütün zerdeçalın ham ekstraktıydı, ona antifungal etki kazandıran aktif bileşen izole edilmemişti. Bir saflaştırma adımından sonra mantar önleyici bir etki için gereken konsantrasyonun mevcut çalışmada elde edilenden daha düşük olması mümkündür. Ekstraktın düşük konsantrasyonlarında MIC ve MFC elde etmek için antifungal aktiviteden sorumlu olan C. longa'nın aktif bileşeninin tanımlanması ve izole edilmesi için de bir girişimde bulunulabilir .

              Git: ÇÖZÜM
              Bu çalışmada antifungal ajan C. longa'nın C. albicans üzerindeki etkisi incelenmiştir . C. longa'nın karakterizasyonu, antifungal aktivitesi, ekstraksiyon yöntemleri ve MIC/MFC açısından gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sınırlılıkları dahilinde şu sonuca varılmıştır:
              1. C. longa, doğası gereği C. albicans'a karşı antikandidaldır.
              2. C. longa'nın alkollü özü, C. albicans'a karşı etkilidir.
              3. Oral Candida için C. longa'nın alkollü ekstraktının MIC ve MFC'si sırasıyla 800 ve 1600 μl'dir.
              Günümüzde çoğu patojenik organizma ilaçlara dirençli hale gelmektedir. Bu endişe verici sorunun üstesinden gelmek için, hedeflere karşı yeni aktif bileşiklerin keşfi acil bir konudur.[ 18 ] Baharat özlerinin çoğu, güçlü ilaçların sentezinde kullanılabilen biyolojik olarak aktif bileşiklere sahiptir. Böylece rutin yemek hazırlıklarımızın normal içeriği olan baharatlar, enfeksiyonlara karşı bir dereceye kadar koruma sağlayabilir. Zerdeçal gibi bitkisel tıbbi ürünlerin değerlendirilmesi için teşvik edilmelidir. Çalışmamızın sonuçları, in vitro olarak gösterilen antifungal performansı göz önünde bulundurarak, C. longa ekstraktının gargaralar, pastiller vb. şeklinde topikal kullanım için iyi bir aday olarak kabul edilebileceğini göstermektedir.. Ayrıca Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde yan etkilerinin daha az olması ve maliyetinin düşük olması bu ilacın lehine önemli noktalardır.[ 6 ] Ancak oral kandidal enfeksiyonlarda etkinliğinin kanıtlanması için daha ileri klinik çalışmalara ihtiyaç vardır.

              Mali destek ve sponsorluk
              sıfır. Çıkar çatışmaları


              Herhangi bir çıkar çatışması yoktur.

              Git: TEŞEKKÜRLER
              1. Dr. Yellappa G. K, Profesör, Ramakrishna Ayurvedic Medical College zerdeçal köksapının seçiminde rehberliği için
              2. Zerdeçal köksap tozunun hazırlanmasındaki yardımları için KVG Ayurveda Tıp Fakültesi, Sullia.
              Git: REFERANSLAR

              1. Takakura N, Sato Y, Ishibashi H, Oshima H, Uchida K, Yamaguchi H, et al. Oral pamukçuğun yerel semptomlarına sahip yeni bir oral kandidiyazis fare modeli. Mikrobiyoloji İmmunol. 2003; 47 :321–6. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              2. Pelletier R, Peter J, Antin C, Gonzalez C, Wood L, Walsh TJ, et al. İnsan immün yetmezlik virüsü ile enfekte olmuş çocuklarda Candida albicans'ın klotrimazole karşı direncinin ortaya çıkışı : In vitro ve klinik korelasyonlar. J Clin Microbiol. 2000; 38 :1563–8. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              3. Bhat V, Sharma SM, Shetty V, Shastry CS, Rao CV, Shenoy S, et al. Oral Candida spp.'ye karşı bitkisel antifungal ajan Origanum vulgare'nin karakterizasyonu . Candida ile ilişkili protez stomatiti olan hastalardan izole edilen: Bir In vitro çalışma. Contemp Clin Dent. 2018; 9 :S3–10. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              4. Nadeem SG, Shafiq A, Hakim ST, Anjum Y, Kazm SU. Candida albicans'ta büyüme ortamı, pH ve sıcaklığın mayanın Hyphal geçişine etkisi . J Med Microbiol'ü açın. 2013; 3 :185–92. [ Google Akademik ]
              5. Shinobu Mesquita CS, Bertoni TA, Guilhermetti E, Svidzinki TI. HIV ile enfekte hastaların ağız boşluğundan izole edilen Candida cinsinin mayalarına karşı Zerdeçal zedoaria (Christm.) Roscoe, Zingiberaceae ekstraktının antifungal aktivitesi . Braz J Eczacılık. 2011; 21 :128–32. [ Google Akademik ]
              6. Chandarana H, Shipra B, Chanda SV. Zingiberaceae familyasından seçilmiş türler ile bazı sentetik bileşiklerin antibakteriyel aktivitelerinin karşılaştırılması. Türk J Biol. 2005; 29 :83–97. [ Google Akademik ]
              7. Sa G, Das T, Banerjee S. Curcumin: Modern baharattan antikanser ilacına. Al Ameen J Med Sci. 2010; 3 :21–37. [ Google Akademik ]
              8. Chattopadhyay I, Biswas K, Bandyopadhyay U, Banerjee RK. Zerdeçal ve kurkumin: Biyolojik etkiler ve tıbbi uygulamalar. Curr Sci. 2004; 87 :44–53. [ Google Akademik ]
              9. Jacob A, Wu R, Zhou M, Wang P. Curcumin'in anti-inflamatuar etkisinin mekanizması: PPAR-gama aktivasyonu. PPAR Çöz. 2007; 2007 :89369. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              10. Lu WD, Qin Y, Yang C, Li L, Fu ZX. Kurkuminin in vitro ve in vivo insan kolon kanseri çoklu ilaç direnci üzerindeki etkisi . Klinikler (Sao Paulo) 2013; 68 :694–701. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              11. Gupta A, Mahajan S, Sharma R. Curcuma longa rizom ekstraktının Staphylococcus aureus'a karşı antimikrobiyal aktivitesinin değerlendirilmesi . Biyoteknoloji Temsilcisi (Amst) 2015; 6 :51–5. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              12. Singh RP, Jain DA. Zerdeçaldan ekstrakte edilen uçucu yağın ve toplam curcuminoidlerin antimikrobiyal aktivitesinin değerlendirilmesi. Int J Chem Tech Res. 2011; 3 :1172–7. [ Google Akademik ]
              13. Rodriguez-Tudela JL, Barchiesi F, Bille J, Chryssanthou E, Cuenca-Estrella M, Jenning D, et al. Fermentatif mayaların et suyu seyreltmesi ile minimum inhibitör konsantrasyonun (MIC) belirlenmesi için yöntem. Clin Microbiol Infect. 2003; 9 :1–8. [ Google Akademik ]
              14. Kumar RS, Ganvir S, Hazarey V. Candida ve kalkoflor beyazı: Kanser öncesi ve kanserde çalışma. J Oral Maxillofac Pathol. 2009; 13 :2–8. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              15. Neda B, Shiva Z. Kurkuminin, nistatin ile karşılaştırıldığında Candida albicans üzerindeki inhibitör etkisi: Bir in vitro çalışma. J Dent Mater Tech. 2016; 5 :196–201. [ Google Akademik ]
              16. Xu J, Vilgalys R, Mitchell TG. Koloni boyutu, patojenik mayalar için flukonazolün MİK'sini belirlemek için kullanılabilir. J Clin Microbiol. 1998; 36 :2383–5. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              17. Garcia-Gomes S, Curvelo JA, Soares RM, Ferreira-Pereira A. Curcumin, bir MDR fenotipi gösteren bir Candida albicans klinik izolatını duyarlı hale getirmek için flukonazol ile sinerjik olarak etki eder . Tıbbi Mikoloji. 2012; 50 :26–32. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              18. Martins CV, da Silva DL, Neres AT, Magalhães TF, Watanabe GA, Modolo LV, et al. Curcumin, klinik açıdan umut verici bir antifungal olarak. J Antimikrob Kemoterapi. 2009; 63 :337–9. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              19. Alalwan H, Rajendran R, Lappin DF, Combet E, Shahzad M, Robertson D, et al. Zerdeçalın protez malzemeleri üzerindeki Candida albicans biyofilmleri üzerindeki yapışmayı önleyici etkisi . Ön Mikrobiyol. 2017; 8 :659. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              20. Sharma M, Manoharlal R, Negi AS, Prasad R. Azoller ve polienlerle kombinasyon halinde saf polifenol kurkumin I'in sinerjik antikandidal aktivitesi, apoptoza yol açan reaktif oksijen türleri üretir. FEMS Maya Çöz. 2010; 10 :570–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              21. Gupta SC, Patchva S, Koh W, Aggarwal BB. Altın baharatın bir bileşeni olan curcumin ve mucizevi biyolojik aktivitelerinin keşfi. Clin Exp Pharmacol Physiol. 2012; 39 :283–99. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:46 ) değiştirilmiştir.
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                KOLESTEATOM (Kulak iltihabı), Orta Kulak iltihabı, Orta Kulak Kistinin ZERDEÇAL Seti ile tedavisi



                Göğüst Kistleri Eridi, Curcumin Hücre Yenileyici, Zerdeçal Bağışıklık Sistemini Güçlendirir,

                Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:46 ) değiştirilmiştir.
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:47 ) değiştirilmiştir.
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10


                    Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:47 ) değiştirilmiştir.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:48 ) değiştirilmiştir.
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Nöroblastom (Sinir Ucu Tümörü) Bitkisel Çözüm



                        Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:48 ) değiştirilmiştir.
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Nöroblastom Nedir ?, Zerdeçal İle Nöroblastoma Bitkisel Çözüm

                          Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:49 ) değiştirilmiştir.
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14


                            Toksijenik mantar ve mikotoksinlerin kontrolü için bitki özleri ve bunların fitokimyasallarının kullanımı

                            Rhulani Makhuvele , a, ∗ Kayleen Naidu , a Sefater Gbashi , a Velaphi C. Thipe , a, b Oluwafemi A. Adebo , a ve Patrick B. Njobeh a, ∗∗
                            Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                            a Biyoteknoloji ve Gıda Teknolojisi Bölümü, Fen Fakültesi, Johannesburg Üniversitesi, Doornfontein Kampüsü, PO Box 17011, Doornfontein Kampüsü, Gauteng, 2028, Güney Afrika
                            b Ekotoksikoloji Laboratuvarı - Química Centro ve Meio Ambiente - Enerji Enerjisi ve Nükleer Enerji Enstitüsü (IPEN) - Nükleer Enerji Komisyonu - IPEN/CNEN-SP, Av. Lineu Prestes, 2242 - Butantã, 05508-000, São Paulo, Brezilya
                            Rhulani Makhuvele: az.ca.ju@minaluhr ; Patrick B. Njobeh: az.ca.ju@hebojnp
                            ∗ Sorumlu yazar. az.ca.ju@minaluhr
                            ∗∗ Sorumlu yazar. az.ca.ju@hebojnp
                            Git: Öz


                            Mikotoksinler, olumsuz sağlık ve sosyo-ekonomik etkileri nedeniyle gıda güvenliği ve güvenliği için büyük bir endişe kaynağıdır. Gıda ve yem ürünlerinin halk sağlığı, kalitesi ve besin değeri, ekonomi ve ticaret endüstrisi üzerinde herhangi bir etkisi olmaksızın gıda ve yem ürünlerinin mikotoksin kontaminasyonu ile ilişkili ekonomik ve sağlık etkilerini azaltabilecek yeni stratejilerin formüle edilmesi gerekliliği zorunlu hale gelmektedir. Mikotoksin kontaminasyonunu azaltmak için çeşitli stratejiler benimsenmiştir, ancak çoğu zaman gerekli etkinliğin gerisinde kalmaktadır. Umut verici yaklaşımlardan biri, bu toksinlere maruz kalmayı ve buna bağlı olumsuz sağlık etkilerini sınırlamak için mikotoksin emici bileşenlerle sinerjistik olarak biyoaktif bitki bileşenlerinin/metabolitlerinin kullanılmasıdır. Özellikle, Tüketicilere herhangi bir sağlık ve çevresel tehlike bırakmadan gıda ve yemlerdeki toksijenik mantarları engellemek ve mikotoksinleri dekontamine etmek için bitki kaynaklı biyoaktif bileşiklerle kapsüllenmiş β-siklodekstrin bazlı nanosüngerlerin üretimidir. Bu makale, toksijenik mantar istilasını engellemek ve mikotoksinleri detoksifiye etmek için β-siklodekstrin bazlı nanosünger teknolojisi ile birleştirilmiş botanik ekstraktlarının ve fitokimyasallarının kullanımını gözden geçirmektedir.

                            Anahtar Kelimeler: Gıda bilimi, Gıda güvenliği, Mikotoksin, Mantar istilası, Detoksifikasyon, Bitki özleri, Nanosünger, Gıda ve yem
                            Git: 1. Giriş


                            Toksijenik mantarlar tarafından gıda ve yem kontaminasyonu ciddi sağlık sorunlarıdır ve insanlığın tarımsal ürünlerin yetiştirilmesine ve depolanmasına başlamasından bu yana kayıtlara geçmiştir. Bu toksijenik mantarlar esas olarak Aspergillus, Fusarium , Claviceps, Penicillium, Stachybotrys ve Altenaria vb . cinslerine aittir . Bazıları mikotoksin olarak adlandırılan toksik maddeler üretirler. Literatürden elde edilen kümülatif kanıtlar, bu mikotoksinlerin mantar gelişimi veya büyümesinde herhangi bir belirgin biyokimyasal öneme sahip olmadığını göstermektedir. Ancak bazı ikincil metabolitler virülans, gelişme ve patojenitede rol oynar ( Perincherry ve diğerleri, 2019 ; Venkatesh ve Keller, 2019).). Mikotoksinler, düşük konsantrasyonlarda bile insanlar ve hayvanlar üzerinde olumsuz etkilere sahiptir ( Vila- Donat ve diğerleri, 2018 ; Adekoya ve diğerleri, 2019 ) ve toksijenik mantarların gıda ve yem üzerindeki çoğalması her zaman nem gibi belirli çevresel faktörler tarafından desteklenir. ve sıcaklık ve ayrıca belirli biyotik koşullar ( yani substrat bileşimi). Mikotoksin oluşumunun yüksek insidansı genellikle, çoğalma koşullarının optimal olduğu Asya ve Sahra altı Afrika gibi tropik bölgelerde rapor edilmektedir. Mikotoksinler başlıca tahıllar, tahıllar, kabuklu yemişler gibi malları ve bunların yan ürünlerini üretim, hasat öncesi ve hasat sonrası kontamine eder ( Milicevic vd., 2010 ; Zain, 2011 ;Nleya ve diğerleri, 2018 ; Balendres ve diğerleri, 2019 ; Gbashi ve diğerleri, 2019 ). Bu toksinler genellikle vücuda esas olarak yutma yoluyla, ayrıca soluma, ebeveyn ve deriye maruz kalma yollarıyla girer. Toksinler ayrıca, insanlar veya hayvanlar tarafından yem kaynağı olarak doğrudan veya dolaylı olarak tüketilen enfekte mahsuller yoluyla da besin zincirine girebilir. Bu nedenle et, süt ve yumurtada bulunurlar ( Hojnik ve ark., 2017 ).

                            Mikotoksin kontaminasyonu, dünya çapında gıda güvenliği ve güvenliği için ciddi bir endişe kaynağıdır. Bu toksinler, yoksul ve gelişmekte olan ülkelerde daha şiddetli olmak üzere, tarımsal üretkenlik ve ticarette muazzam ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Dünya çapında ekinlerin yaklaşık %60-80'inin mikotoksinler tarafından kontamine olabileceği ve dolayısıyla önemli ekonomik kayıplara yol açabileceği tahmin edilmektedir ( Eskola et al., 2019 ). Mikotoksinlerin toksik etkileri kalıcıdır ve gıda/yem zincirine girdiklerinde tamamen yok edilmeleri zordur. Tarım endüstrisinde mikotoksinler, azalan büyüme oranları, azalan bağışıklık ve doğurganlık, azalan yumurta, et ve süt üretimi ve artan mortalite nedeniyle hayvancılık üretiminde kayıplara neden olmaktadır ( Thipe ve ark., 2020).). Ayrıca, mikotoksinlerle ilişkili etkiler veterinerlik ve sağlık bakımı maliyetlerine neden olur ( Marroquin-Cardona ve diğerleri, 2014 ; Kagot ve diğerleri, 2019 ). Gıda ve yem maddelerinin mikotoksinler tarafından bu kontaminasyonu, gıda ve yemin besin değerini, kalitesini ve güvenliğini eşit derecede azaltır ( Luo ve diğerleri, 2018 ). Birçok ülke, bunlarla ilişkili insan ve hayvan sağlığı risklerini sınırlamak için tarımsal ürünlerdeki mikotoksinler üzerinde düzenleyici limitler belirlemiştir ( Marroquin-Cardona ve diğerleri, 2014 ; Haque ve diğerleri, 2020 ). Mikotoksinler, mikotoksikoz olarak bilinen bir hastalığa neden olur ( Bennett ve Klich, 2003 ; Liew ve Mohd-Redzwan, 2018). Mikotoksinlerin sağlık üzerindeki etkileri, bazı hepatotoksik, nefrotoksik, mutajenik, genotoksik, kanserojen, immünosupresif ve teratojenik özellikleri güçlendirdiği için kapsamlıdır. Tarımsal öneme sahip en yaygın mikotoksinler arasında aflatoksinler (AF'ler), okratoksinler (OTA), fumonisinler (FB'ler), trikotesenler ve zearalenon (ZEN) bulunur. İnsanlarda ve hayvanlarda oluşturdukları sağlık riskleri nedeniyle bunlara ciddi önem verilmiştir ( Dikhoba ve ark., 2019 ; Çelik, 2020 ).

                            Gıda ve yemlerdeki mikotoksinleri kontrol etmek ve önlemek için çeşitli yaklaşımlar geliştirilmiştir. Bu yaklaşımlar, kimyasal ve mikrobiyolojik yöntemler olarak kategorize edilir ( Adebo ve diğerleri, 2017 ; Adebiyi ve diğerleri, 2019 ). Bu yöntemlerin, toksijenik mantarların büyümesinin önlenmesinde ve hasat öncesi, hasat sonrası gıda ve gıda ürünlerinin depolanması sırasında ilişkili mikotoksinlerin üretilmesinde etkili olduğu gösterilmiştir. Kimyasal yöntemler, mikotoksinleri dekontamine etmek için amonyak, sodyum hidroksit, hidroklorik asit, bütillenmiş hidroksitoluen, bütillenmiş hidroksikyanisol ve oltipraz gibi kimyasalların kullanımını içerir ( Galvano ve diğerleri, 2001 ; Karlovsky ve diğerleri, 2016 ; Čolović ve diğerleri, 2019).). Mikotoksinlerin dekontaminasyonundaki yetersizliklerine ek olarak, artık toksik ürün/ürünler, halk sağlığı ve çevresel kaygılar nedeniyle uzun süreli aşırı kullanımları hala sınırlıdır ( Abdel-Fattah ve diğerleri, 2018 ; Alberts ve diğerleri, 2019 ; Sadhasivam ve diğerleri, 2019 ; Meng ve diğerleri, 2020 ), gıda ve yemlerin besin maddeleri ve organoleptik özellikleri ile etkileşime girdi ( Çelik, 2020 ).

                            Fiziksel yöntemler arasında temizleme, kabuk ayırma, ayırma, öğütme ve ultraviyole ışık, darbeli ışık, soğuk plazma ve ayrıca ışınlama yer alır. Diğer fiziksel yöntemler, aktif kömür, bentonit, zeolitler ve sepiolit kil gibi adsorbanların veya bağlayıcıların kullanımını içerir. Yöntemler, mikotoksinlerin dekontaminasyonunda etkin bir şekilde uygulanmıştır. Bununla birlikte, teknoloji uygulama maliyetleri, potansiyel kalıntı toksik etkiler, zayıf adsorpsiyon ve bazı mikotoksinlere karşı düşük özgüllük (yani seçici etki) hala rutin uygulamalarını engellemektedir ( Maato ve diğerleri, 2019 ; Çelik, 2020 ). Mikrobiyolojik yöntemler, gıda ve yemlerdeki mikotoksinleri azaltmada etkili olan probiyotik bakteri, maya ve bunların enzimlerinin kullanımını gerektirir ( Tian ve ark., 2016 ;Adebo ve diğerleri, 2017 ; Udomkun ve diğerleri, 2017 ). Bununla birlikte, bu mikroorganizmalar ve onların enzimleri, sıklıkla besin tedarikine müdahale ederek istenmeyen ürünlere neden olur. Bunun dışında enzimatik bozunma yan ürünleri hala kullanımlarını sınırlandırmaktadır ( Juodeikiene ve diğerleri, 2012 ; Adebiyi ve diğerleri, 2019 ; Lyagin ve Efremenko, 2019 ). Bu nedenle, tarımsal ürünlerin mantar kolonizasyonunu önleyebilecek, mikotoksin kalıntılarını herhangi bir sınırlama olmaksızın detoksifiye edebilecek veya daha az veya toksik olmayan formlara biyo-dönüştürebilecek alternatif yöntemlerin keşfedilmesine ihtiyaç vardır ( Iram ve diğerleri, 2015 ; Powers ve diğerleri, 2019 ; Haque ve diğerleri, 2020 ).

                            Uçucu yağlar, baharatlar, şifalı bitkiler ve ham özler gibi botanikler, mikotoksikoz ve ilgili enfeksiyonları hafifletmek için biyofungisitlerin ve nutrasötiklerin keşfi için olağanüstü alternatifler sunar. Botanikler genellikle gıda ve yemlerdeki mantar ve mikotoksinlerin kontrolü için çevre dostu ve daha güvenli alternatif biyoajan kaynakları olarak kabul edilir ( Iram ve diğerleri, 2016 ; Adebo ve diğerleri, 2020 ; Prakash ve diğerleri, 2020 ). Aynı amaç için kullanılan diğer materyallere kıyasla daha uygun maliyetlidirler, mantar/mikotoksin kontaminasyonunun koruyucuları olarak sinerjik bir yaklaşım sağlarlar ve ayrıca bitki dokularında doğal savunma sistemlerini ortaya çıkaran yolları uyarırlar ( da Cruz Cabral ve diğerleri, 2013 ;Alberts ve diğerleri, 2019 ; Gacem ve diğerleri, 2020 ; Meng ve diğerleri, 2020 ). Çeşitli hastalıklara karşı farmakolojik özelliklere sahip çeşitli fitokimyasallar içerirler. Gıda ve yemlerde toksijenik mantarların çoğalmasını ve mikotoksin kontaminasyonunu iyileştirmek için botaniklerin biyo-mantar öldürücüler ve nutrasötikler olarak olası uygulamaları hakkında yakın zamanda çalışmalar yapılmıştır ( Dikhoba ve diğerleri, 2019 ; Ponzilacqua ve diğerleri, 2019 ; Kavitha ve diğerleri. , 2020). Bu derleme, gıda ve yemin besin değeri üzerinde herhangi bir olumsuz etki olmaksızın mikotoksinleri önlemek ve detoksifiye etmek için botanik ekstraktların ve bunların fitokimyasal bileşiklerinin kullanımını açıklamayı amaçlamıştır. Ayrıca, mikotoksijenik mantarların büyümesini ve müteakip mikotoksin kontaminasyonunu önlemek için biyofungisitler ve nutrasötikler olarak kullanılan fitokimyasalların biyoyararlanımını ve çözünürlüğünü geliştirmek için benimsenebilecek nano-kapsülleme teknolojisini de gözden geçiriyoruz.

                            Git: 2. Botanik yöntemlerle toksijenik mantar ve mikotoksinlerin azaltılması

                            2.1. botaniklerin önemi


                            Bitkiler, bir nesilden diğerine çeşitli rahatsızlıkları tedavi etmek ve önlemek için çok eski zamanlardan beri halk hekimliğinde yaygın olarak kullanılmaktadır ( Horn ve Vargas, 2008 ; Street ve Prinsloo, 2013 ). Modern tıpta kaydedilen ilerlemeye rağmen, gelişmekte olan ülkelerdeki birçok nüfuslu grup, çeşitli rahatsızlıkları önlemek ve tedavi etmek için hala geleneksel tıbba bağımlıdır. Bunun nedeni kültürel inançlar, düşük maliyet ve etkililiktir ( Moura-Costa ve diğerleri, 2012 ; Ayele, 2018 ). Dünya Sağlık Örgütü'ne ( WHO, 2001 ) göre, dünya nüfusunun yaklaşık %80'i birinci basamak sağlık hizmetleri için hala geleneksel tıbba bağımlıdır ( Prakash ve ark., 2020).). Son zamanlarda yapılan araştırmalar, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde bu bağlamda nutrasötikler olarak botaniklerin ve bileşiklerinin kullanımına yeni bir ilgi yarattı ( Galvano ve diğerleri, 2001 ; Reddy ve diğerleri, 2010 ; Anjorin ve diğerleri, 2013 ; Dikhoba ve diğerleri. al., 2019 ). Bitkilerin ilaç keşfi için kullanılmasının avantajı, doğada bol olmaları ve coğrafi olarak geniş dağılım göstermeleridir. Geleneksel tıptaki kullanımlarına bağlı olarak bitkilerden önemli sayıda ilaç sentezlenmiştir ( Van Wyk ve diğerleri, 1997 ; Dias ve diğerleri, 2012).). Afrika zengin bir şifalı bitki zenginliğine sahiptir. Bununla birlikte, çok az sayıda çalışma, bileşenlerinin mikotoksin detoksifikasyonu için kullanılmasını araştırmıştır ( Stoev ve diğerleri, 2019 ; Makhuvele ve diğerleri, yayınlanmamış veriler) ve bu nedenle bu konuda çalışmaları gerekli kılmaktadır. Aşağıdaki bölümler, mantar önleyici faaliyetler sergileyen çeşitli botaniklere genel bir bakış sağlar. Ek olarak, oksidasyon/bozunma, mevcudiyetten stabiliteyi geliştirmek ve botaniklerin en belirgin etkinliğini göstermek için nanosüngerlerin üretimi ve kullanımı yoluyla bir nanokapsülasyon yaklaşımını da takip ediyoruz. 2.2. Terapötik ve nutrasötik kaynağı olarak fitokimyasallar


                            Bitkiler patojen mikroorganizmalara, böceklere ve olumsuz çevre koşullarına karşı savunma mekanizması olarak ikincil metabolitler üretirler. Bu metabolitler, besleyici olmayan ( Prakash ve diğerleri, 2020 ) ve bir dereceye kadar uçucu yağlar olan fitokimyasallar olarak bilinir . Bununla birlikte, sahip oldukları antimikrobiyal özelliklerden dolayı insanları ve hayvanları mikroorganizmaların veya bunlarla ilişkili toksinlerin neden olduğu belirli hastalıklara karşı koruyabilirler ( Palombo, 2011 ; Shin ve Park, 2018 ; Redondo-Blanco ve ark., 2019 ). Metabolitler, gelecekteki ilaç keşfi ve gelişimi için en umut verici kemo-önleyici ajanlardır ( Alabi ve diğerleri, 2011).). Bugüne kadar keşfedilen ve kimyasal yapılarına göre farklılık gösteren çeşitli ana fitokimyasal bileşik grupları vardır ( Das ve diğerleri, 2020 ). Bu ana gruplar fenolik bileşikler, flavonoidler, fitosteroller, karotenoidler, tokoller, terpenoidler, alkaloidler, saponinler, tanenler, aromatik asitler, glukozinolatlar, karotenoidler, uçucu yağlar, klorofil ve organik asitlerin yanı sıra proteaz inhibitörlerini içerir ( Bhattachar ve Gabriela , 2011 ; Medina-Meza, 2020 ; Loi ve diğerleri, 2020). Bu tür bileşikler, antimutajenik, antijenotoksik, antimikrobiyal, antelmintik, antikanserojenik, antiproliferatif ve anti-inflamatuar ve ayrıca antioksidan özellikler içerdiklerinden, rahatsızlıklara veya patojenlere karşı doğrudan veya dolaylı olarak koruma sağlayabilirler ( Galvano ve diğerleri, 2001 ; Makhafola ve diğerleri., 2017 ; Velu ve diğerleri, 2018 ; Lahlou ve diğerleri, 2019 ). 2.3. Bitki ekstraktlarının ve bunların fitokimyasal bileşiklerinin toksijenik mantarlar ve mikotoksin toksisitesi üzerindeki antifungal etkileri ve detoksifikasyon yetenekleri


                            Bitkiler, mikotoksinlerin toksik ve genotoksik etkilerini tehlikeye atabilecek antimutajenler, antimikrobiyal, antioksidanlar veya antikanserojenlere sahiptir ( Madrigal-Santillan ve diğerleri, 2010 ; Anjorin ve diğerleri, 2013 ; Powers ve diğerleri, 2019 ). Antioksidanlar, serbest radikalleri temizleyerek hücre zarlarını ve makromolekülleri korur ( Wu ve diğerleri, 2017a ). Ayrıca fitokimyasallar, hücre zarı geçirgenliğini ve fonksiyonlarını bozarak mantarlarda sitotoksisiteye neden olur; sitoplazmik ve mitokondriyal enzimlerin inhibe edilmesi; hücre duvarı bileşenlerinin sentezinde yer alan enzimlerin inhibe edilmesi; ve hücre bölmesini, ozmotik ve redoks dengesini değiştirme ( Loi ve diğerleri, 2020)). Bununla birlikte, bitki özleri ve bunların bileşikleri, ksenobiyotik detoksifikasyon ve biyotransformasyon yollarını indükleyerek de etki eder ( Gross-Steinmeyer ve Eaton, 2012 ; Wu ve diğerleri, 2017b ). Fitokimyasallar, Faz I kanserojenleri aktive eden enzimleri inhibe etme ve Faz II detoksifikasyon için enzimleri indükleme yeteneğine sahiptir ( Galvano ve diğerleri, 2001 ; Wu ve diğerleri, 2017b ). Bitkilerdeki biyoaktif bileşikler, gıda ve yemlerde mantar gelişimini ve aflatoksin (AF) kontaminasyonunu önlemek için katkı maddesi olarak kullanılmıştır.tablo 1), böylece AF'ler gibi mikotoksinlerin mutajenite ve kanserojenlik risklerini azaltır ( Mathuria ve Verma, 2007 ). tablo 1


                            Bitki özleri ve bunların bileşiklerinin mikotoksin kaynaklı toksisite üzerindeki etkileri üzerine çalışmalar.
                            Yerli fitokimyasallar
                            Curcuma longa L. (Zerdeçal) kurkumin In vitro Ames testi, kemirgen ve tavuk AFB 1 toksisitesine karşı in vitro ve in vivo hepatoprotektif etkiler Soni et al. (1997) ; Smerak et al. (2006a) ; Nayak ve Sashidhar (2010) ; Limay et al. (2018)
                            Zerdeçal tavuk piliç AFB 1 oksidatif hasara karşı korumalı Gowda et al. (2008) ; Nayak ve Sashidhar (2010)
                            Curcuma amada (Zencefil) Zencefil HepG2 hücreleri ve sıçanlar Engellenmiş AFB 1 , STE ve PAT toksisitesi Yang et al. (2011) ; Vipin et al. (2017)
                            6-Gingerol HepG2 hücreleri in vitro HepG2'de azaltılmış PAT kaynaklı DNA hasarı El-Shayeb (1980) ; Yang et al. (2011)
                            Thymus vulgaris (Kekik) kekik yağı fareler AFB 1'in iyileştirilmiş oksidatif stres ve genotoksisite etkileri Abdel-Fattah et al. (2010)
                            Syzygium aromaticum (Karanfil) karanfil Laboratuvar ortamında Engellenmiş AF, STE ve CIT toksisitesi Hitokoto ve ark. (1980) ; Azzouz (1981) ; Hüseyin ve ark. (2012)
                            kuersetin Laboratuvar ortamında Önlenen AFB 1 karsinojenezi Bhattacharya ve Firozi (1988)
                            Camellia sinensis L . (yeşil çay) ve çeşitli bitkiler Epigallocatechin-3- gallat (EGCG) fareler DON & HT-2 toksin toksisitesine karşı korumalı Smerak et al. (2006b) ; Yang et al. (2011) ; Yap ve ark. (2015)
                            Solanum lycopersicum (domates) likopen Tavuk piliç, Fareler ve sıçanlar Farelerde AFB 1 , OTA & ZEN tarafından indüklenen oksidatif, inflamatuar, hormonal ve üreme hasarına karşı korumalı , ayrıca T-2 toksin kaynaklı oksidatif stresi de inhibe etti Leal et al. (1999) ; Aydın et al. (2013) ; Palabıyık et al. (2013) ; Wu et al. (2017a) ; Hedayati et al. (2018)
                            siyanidin In vitro HepG2 ve Caco-2 hücreleri AFB 1 ve OTA kaynaklı oksidatif strese karşı korumalı Sorrenti et al. (2012) ; Yap ve ark. (2015)

                            Rutin
                            fareler
                            Karaciğer homojenatında ters T-2 toksin kaynaklı lipid peroksidasyonu
                            El-sawi ve Al-Seeni. (2009) ; Wu et al. (2017a)
                            ham özler
                            Premna integrifolia fareler Engellenmiş AFB 1 toksisitesi Singh et al. (2019)
                            Silybum marianu Izgara tavuk Engellenmiş OTA toksisitesi Stoev et al. (2019)
                            Withania somnifera Izgara tavuk İn vivo olarak inhibe edilmiş OTA toksisitesi Stoev et al. (2019)
                            annona senegalensis Laboratuvar ortamında Ames, Vitotox ve kuyruklu yıldız analizlerinde inhibe edilmiş AFB 1 genotoksisitesi Makhuvele et al. (2018a)
                            Monanthotaxis caffra Laboratuvar ortamında İn vitro olarak inhibe edilmiş AFB 1 genotoksisitesi Makhuvele et al. (2018b)
                            Ayrı bir pencerede aç
                            Potansiyel antioksidan özelliklere sahip bitkisel bitkilerin antifungal ve anti-mikotoksijenik aktiviteleri, fitopatojenik mantar suşlarına, yani Fusarium verticillioides, A. flavus ve A. ochraceous'a karşı araştırıldı . Sonuçlar, oksidatif kaynaklı gıda bozulmalarını önleyebilecek biyofungisitlerin keşfi için kullanılacak seçilen tıbbi bitkilerin potansiyellerini bildirdi ( Dikhoba ve ark., 2019 ). Tarafından yapılan bir çalışma Abdel-Fattah ve diğ. (2018) , yabani stevia ekstraktlarının A. flavus, A. ochraceus, A. niger ve F. moniliforme'a karşı antioksidan, antifungal ve anti-mikotoksijenik potansiyellerini bildirmiştir .Ayrıca, uçucu yağların, A. favus, A. oryzae, A. niger, Alternaria alternata, F. moniliforme, F. graminearum, Penicillium citrinum ve P. viridicatum , vb. gibi mikotoksijenik mantarların büyümesini etkili bir şekilde modüle ettiği bulunmuştur. ve bunlarla ilişkili mikotoksinler ( da Cruz Cabral ve diğerleri, 2013 ; Prakash ve diğerleri, 2015 ; Powers ve diğerleri, 2019 ). Tarafından yapılan bir çalışma Kocic-Tanackov ve diğ. (2019) , Carum carvi L uçucu yağının 1.5 µl/g'dan başlayan bir konsantrasyonda nasıl uygulandığını, A. parasiticus'un büyümesinin tam inhibisyonunu gösterdiğini ve aynı şekilde 4.5 µL/g'nin A. flavus'un büyümesinin tam inhibisyonunu gösterdiğini bildirmiştir.polentada aynı suş tarafından aflatoksinlerin salgılanmasının yanı sıra. Ayrıca 35.0 µl/g Juniperus communis L. esansiyel yağı konsantrasyonunun, A. parasiticus ve A. flavus IKB'ye karşı güçlü bir etki gösterdiği (yani büyümelerini önemli ölçüde inhibe ederek), yüzde inhibisyon yüzdesi %42.4 ile %79.8 arasında, 50.0 µl ise /g J. communis polentada A. flavus IKB tarafından aflatoksin üretimini tamamen engellemiştir .

                            Kurkumin ve ellagik asit, gıda ve yem takviyesi olarak kullanılan bitkilerden izole edilen bileşiklere örnektir. Bu bileşikler, aflatoksin B metabolizmasını önlemeye 1 (AFB 1 ) ve ksenobiyotik detoksifikasyona glutation-S-transferaz aktivitesini artırır. Bunlar, Ames tahlili yoluyla ve sıçan ve tavuk modellerinde , Salmonella typhimurium suşu TA98 ve TA100 ile AFB 1 tarafından indüklenen mutajeniteye karşı koruma sağlamak için eşit olarak bulundu ( Soni ve diğerleri, 1997 ; Gowda ve diğerleri, 2008 ). Smerak et al. (2006a) , kurkuminin AFB 1 mutajenitesine karşı etkisini in vivo olarak Ames tarafından çalışmıştır.mikronükleus, kuyruklu yıldız ve kemilüminesans ve blastik transformasyon yöntemleri. Sonuçlar, kurkuminin hücreleri mutajeniteye karşı koruyabildiğini gösterdi. Ayrıca DNA onarımlarının uyarılması yoluyla DNA hasarında önemli bir azalma olduğunu gösterdiler. Kurkuminin daha önce birçok yazar tarafından in vitro ve in vivo olarak çeşitli mutajenlere karşı antikanserojenik, antiproliferatif ve antimutajenik etkiler sergilediği gösterilmişti ( El-Hamss ve diğerleri, 1999 ; Inano ve Onoda, 2002 ; Polasa ve diğerleri, 2004 ; Hosseini ve Hosseinzadeh , 2018 ; Khan ve diğerleri, 2019). Resveratrol, üzüm kabuğundan izole edilen ve ksenobiyotik metabolizmayı inhibe ederek ve detoksifikasyon yollarını indükleyerek meme, pankreas ve prostat kanserleri gibi birçok tümör hücresinin çoğalmasını baskılayan başka bir doğal üründür ( Farombi, 2004 ; Thipe ve diğerleri, 2019 ). Çalışmalar, bu ürünün mikotoksin kaynaklı toksisiteyi in vitro ve in vivo koruyabildiğini göstermiştir ( Do ve diğerleri, 2015 ; Sridhar ve diğerleri, 2015 ; Tabeshpour ve diğerleri, 2018 ). Ayrıca, 6-gingerol, zencefil çıkarılan doğal biyolojik olarak aktif bileşik HepG2 hücrelerinde PAT kaynaklı genotoksisite karşı güçlü koruyucu etkileri bulunmuştur in vitro (Yang ve diğerleri, 2011 ).

                            Likopen, farelerde ZEN oksidatif, üreme ve hormonal hasara karşı koruyucu etkileri olduğu gösterilen domates, papaya ve diğer kırmızı meyve ve sebzelerde bulunan doğal bir üründür ( Aydın ve ark., 2013 ; Palabiyik ve ark., 2013 ). Likopen ayrıca T-2 toksininin neden olduğu oksidatif stresi önledi ve in vivo GSH hücresel seviyelerini korudu ( Leal ve diğerleri, 1999 ). Ayrıca, likopen , sıçanlarda AFB 1 ve OTA kaynaklı oksidatif stres ve apoptozu azalttı ( Hedayati ve diğerleri, 2018 ). Üzüm, böğürtlen, kiraz, kızılcık, ahududu, kırmızı lahana, kırmızı soğan gibi çeşitli şifalı otlar, meyveler ve sebzelerde bulunan bir fitokimyasal olan siyanidin, AFB'ye karşı koruyucu bir etki göstermiştir.1 ve hepatositlerde ve enterositlerde OTA kaynaklı toksisite ( Sorrenti ve diğerleri, 2012 ). El-Sawi ve Al-Seeni (2009), rutinin sıçan karaciğerinde T-2 toksinine karşı güçlü antioksidan aktivite gösterdiğini ve ayrıca T-2 toksinin neden olduğu lipid peroksidasyonunu azalttığını bildirmiştir. Shehata et al. (2017) , olgunlaşmamış incir meyvesi, yaprakları ve nar kabuğunun üç ekstraktından elde edilen yağ biyoaktif filmlerinin, mikotoksinlere karşı hasat sonrası tahıl yönetimi için yeni bir yöntem olduğunu göstermiştir.

                            Ayrıca, Negera & Washe (2019) , Etiyopya topluluğu tarafından geleneksel olarak gıda aroması için kullanılan sarımsak, zencefil, çörek otu, karanfil, kutsal fesleğen, limon otu, kekik, çemen ve limon gibi bazı seçilmiş doğal gıda baharatlarının AF bozunma yeteneklerini değerlendirdi. koruma. Baharat ekstraktlarının aflatoksin bozunma etkinliğini, ekstrakt uygulanmış ve uygulanmamış örneklerde toksini belirleyerek araştırmak için elektrokimyasal ve LC-MS/MS yöntemleri kullanılmıştır. Sonuçlar, sarımsağın maksimum AFB 1 bozunma aktivitesine sahip olduğunu, ardından limon ve diğer diyet baharatlarının 25 °C'de AFB 1 standardına 1 saatlik maruz kalma sırasında olduğunu ortaya koydu . Sonuçlar ayrıca AFB 1'in olası mekanizmasınınbozunma, AFB 1 ana bileşiğinin bitki özleri ile başka bir bileşiğe kimyasal dönüşümü yoluyla gerçekleşir . İrem et al. (2015) yeteneği araştırılmıştır Corymbia citriodora ARB detoks bitki özü 1 ve ARB 2 hem de in vitro ve in v Ivo . 72 saatlik inkübasyondan sonra yaprak ekstraktlarının pH 8 ve 30 °C sıcaklıkta maksimum detoksifikasyona sahip olduğunu gözlemlediler. İrem et al. (2016) Trachyspermum olduğunu göstermiştir. ammi tohum özleri, gıda ve yemlerde biyolojik olarak güvenli bitkisel katkı maddelerinin geliştirilmesi için kullanılabilir. Ponzilacqua et al. (2019)Rosmarinus officinalis, Origanum vulgare, Psidium beefianum ve Passifora alata'nın sulu bitki ekstraktlarının AFB 1'e karşı bozunma yeteneklerini değerlendirdi , R. officinalis ekstraktı 24-48 saatte AFB 1'in (aralık: %49,0-60,3) en yüksek bozunma yüzdesini sergiliyor, 48 saatlik inkübasyondan sonra O. vulgare (%30.7-% 38.3) ile takip etti .

                            Makhuvele et al. (2018a) , AFB 1 ile indüklenen genotoksisiteye karşı bitki ekstraktlarının antijenotoksisitesini araştırdı . Sonuçlar gelen bir çok bitki özleri gösterdi Artabotrys brachypetalus, Helichrysum petiolare, Hexalobus monopetalus, Friesodielsia obovat, Monanthotaxis caffra Protea hibrid Protea roupelliae, Monodora junodis, Uvaria caffra, Xylopia parviflora, Rhoicissus sekhukhuniensis, Podocarpus henkellii, Podocarpus elongatus ve Agapanthus praecox had hem Vitotox hem de Ames tahlillerinde orta ila güçlü antimutajenik etki. Premna integrifolia yapraklarının etanolik özü, fare karaciğerinde AFB 1'e karşı koruyucu bir etki göstermiştir.apoptozu ve oksidatif stresi inhibe ederek indüklenen toksisite ( Singh ve diğerleri, 2019 ). Ayrıca, Schisandra chinensis ve Thonninga sanguinea ekstrelerinin, sıçanlarda antioksidan ve detoksifikasyonu artırarak AFB 1'e karşı hepatoprotektif etkilere sahip olduğu gösterilmiştir ( Gyamfi ve Aniya, 1998 ; Ip ve diğerleri, 1999 ). Güney Afrikalı şifalı bitkiler, gelen Yem katkı maddeleri , yani ., Silybum marianum, Withania SOMNIFERA ve Centella asiatica test edilmiş ve için hariç edildi Centella Asiatica, ekstraktların, broyler civcivlerinde OTA'nın büyüme inhibitör aktivitesine ve ilişkili immünosupresyona karşı kısmi koruma sağladığı bulundu ( Stoev ve diğerleri, 2019 ). Aynı ekstraktlar, OTA toksisitesine karşı nefroprotektif etki sergileyen S. marianum ekstraktı ile OTA'ya maruz kalan etlik piliçler üzerinde de bazı hepatoprotektif etkiler göstermiştir . Çok yakın zamanda, Nerilo ve ark. (2020) , depolanmış mısır taneleri için bir fumigant ajan olarak zencefil esansiyel yağlarının (GEO) kullanımını değerlendirdi. GEO'nun temel olarak α-zingiberene (%23.85) ve geranial'den (%14.16) oluştuğunu bildirdiler. Ayrıca, sonuçları sırasıyla 25 ve 50 μg/g'nin A. flavus'a karşı antifungal aktivite sergilediğini ve AFB 1'i inhibe ettiğini ortaya koydu.ve AFB 2 üretimi. Bitki ekstraktlarının ve bunların fitokimyasallarının toksijenik mantarların ve bunların toksinlerinin yönetimindeki etkinliğine rağmen, fitokimyasalların ve bunların ham ekstraktlarının biyofungisitler ve nutrasötikler olarak kullanımında çeşitli sınırlamalar vardır. Sonraki bölümde bu sınırlamalar ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. 2.4. Fitokimyasalların biyofungisit olarak kullanımına ilişkin mevcut sınırlamalar


                            Bitki özleri ve bunların bileşiklerinin kullanımına yönelik artan bir talep vardır ve bu, bu ürünlerin güvenliği, toksisitesi ve kalitesi ile ilgili endişeleri artırmaktadır. Çalışmalar, tıbbi özelliklere sahip bitki materyallerinin mikotoksinler tarafından kontaminasyonunu bildirmiştir ( Ashiq ve diğerleri, 2014 ; Mulaudzi, 2019 ; Altyn ve Twaruzek, 2020 ; Thipe ve diğerleri, 2020 ). Ayrıca araştırmalar, geleneksel tıpta ve gıda bileşenleri olarak kullanılan birçok bitki özünün toksik ve mutajenik olduğunu göstermiştir. Bu nedenle, toksikolojik özelliklerinin kapsamlı bir şekilde taranması gereklidir. Toksisite belirtisi göstermeyenlere yüksek öncelik verilir ( Verschaeve ve Van Staden, 2008 ; Sajid ve diğerleri, 2019). Bitki özlerinin, özellikle biyoaktif bileşiklerinden yararlanmada kullanımı, yeni mantar önleyici ve nutrasötik maddelerin keşfinde ve geliştirilmesinde kullanılır.

                            Toksijenik mantar tezahürünün yüksek sıklığı, geleneksel mantar öldürücülere alternatif olarak yüksek antifungal ve anti-mikotoksijenik aktiviteler sergileyen biyoaktif fitokimyasalların ve bunların türevlerinin tutarlı bir şekilde değerlendirilmesini garanti eder. Tablo 2kısaca antifungal aktivite gösteren fitokimyasalları ve bunların etki tarzlarını sunar, böylece ilgili mikotoksin biyosentezlerini inhibe eder. Ayrıca, nanoenkapsülasyon formülasyonları da sunulmaktadır ve kapsülleme ve fitokimyasal arasında düşük yan etkilerle sinerjistik bir etki sergiler. Mantarlara ve mikotoksinlere karşı güvenli, etkili ve çevre dostu özellikler için doğal formülasyon antifungal ajanların kullanımı, standart antifungal ajanlara kıyasla tarımsal uygulamalar için idealdir ( Rai ve diğerleri, 2020 ). Literatür önceliği, fitokimyasalların mikotoksijenik mantarlara karşı antifungal ve anti-mikotoksijenik etki şeklinin altında yatan kesin ilkelerin tam olarak anlaşılması kavramını önermiştir ( Chaudhari ve diğerleri, 2020 ; Xu ve diğerleri, 2020), aşağıdakiler aracılığıyla kolaylaştırılmıştır:
                            • (i) plazma membran biyogenezini düzenleyen ana sterol olan ergosterol biyosentezinin inhibisyonu;
                            • (ii) mantar hücre zarının bozulması; ve
                            • (iii) oksidatif stres ile sonuçlanan reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretimi.

                            Tablo 2


                            Bitki ekstraktlarının, bunların bileşiklerinin ve nanoformülasyonların mikotoksijenik mantarlara karşı antifungal etkileri.
                            Yerli fitokimyasallar
                            Curcuma longa L. (Zerdeçal) kurkumin F. solani, C. albicans, P. expansum, A. flavus ve A. parasiticus Δ 5,6 desatüraz geninin ( ERG3 ) aşağı regülasyonu , azaltılmış ergosterol biyosenteziyle sonuçlanır, yüksek seviyelerde reaktif oksijen türleri (ROS) üretimine atfedilen hücre ölümüne yol açar,
                            Azaltılmış proteinaz sekresyonu ve H + –ATPase aktivitesinin inhibisyonu , hücre dışı ve hücre içi asitleşmeyi indükler Timidin alımı 1'in (TUP1) baskılanması yoluyla hif gelişiminin matris inhibisyonu,
                            Kurkumin bir ışığa duyarlılaştırıcıdır (0PS): Burada 0PS + γ → tekli uyarılmış durum (1PS∗) → üçlü uyarılmış durum (3PS∗) → H + bir biyomoleküle = radikaller (anyon süperoksit (O 2 − ), hidrojen peroksit (H 2 O 2)), hidroksil radikali (•OH) ve singlet oksijen (1O 2 ) apoptoz, nekroz veya otofaji ile hücre ölümüyle sonuçlanır.
                            Sharma et al. (2010) ; Neelofar et al. (2011) ; Moghadamtousi et al. (2014) ; Chen et al. (2018) ; Şarkı ve ark. (2020) ; Narayanan et al. (2020)
                            Zerdeçal esansiyel yağı (örneğin β- pinen, kafur ve okaliptol) bir. flavus Hücresel bütünlüğü yok etmek için mantar öldürücü aktivite ve mitokondriyal membran potansiyelinde indüklenen değişiklik. Hu et al. (2015)
                            Curcuma amada (Zencefil) α-zingiberen, geranial, 6-gingerol ve 6-shogaol A. flavus, A. parasiticus ve F. verticillioides Anti-mycotoxinogenic activities through induced alteration in mitochondrial membrane potential which causes loss of membrane integrity, leakage of cellular material, and inhibition of ergosterol biosynthesis. Kavitha et al. (2020); Nerilo et al. (2020); Gacem et al. (2020)
                            Chitosan A. ochraceus Inhibition of gene expressions that are critical for cell wall and plasma membrane homeostasis, ribosome biogenesis and other biological processes through the distraction of the integrity of cell surface architecture and protein biosynthesis. Meng et al. (2020)
                            Rosmarinus officinalis L. essential oil 1,8-cineole (eucalyptol), camphor and α-pinene A. flavus Reduces ergosterol production and biomass of mycelium. da Silva Bomfim et al. (2019)
                            Syzygium aromaticum (Clove) Eugenyl acetate, eugenol, and β-caryophyllene A. flavus and A. niger Induces cell death through early apoptosis (nuclear condensation) and late apoptosis (damage of plasma membrane) in hyphae,
                            Downregulation of metabolic genes [secondary metabolism global regulator (laeA), lipase (lipA), and metalloprotease (metP)] responsible for fungal lipid and protein metabolism.
                            Oliveira et al. (2020); Castellanos et al. (2020)
                            Punica granatum (pomegranate) Tannins Alternaria alternata, A. niger F. oxysporum, F. culmorum, F. graminearum, and P. digitatum Generation of ROS resulting in the destruction of the plasma membrane and mitochondrial dysfunction. Zhu et al. (2019)
                            Camellia sinensis L. (green tea) and a variety of plants Epigallocatechin 3-O-gallate (EGCG) Candida spp. Formation of lesions on the cell membrane caused by loss of cell membrane integrity, cellular and plasma membrane damage,
                            Increased membrane permeability that causes osmotic imbalance which ultimately results in cell death.
                            Behbehani et al. (2019)
                            Solanum lycopersicum (tomatoes) Lycopene C. albicans Plasma membrane depolarization and cell cycle arrest (G2/M) through increased intracellular ROS,
                            Elevated levels of cytosolic and mitochondrial Ca2+ homeostasis causes mitochondrial dysfunction,
                            Facilitates cytochrome c release that results in caspase activation.
                            Choi and Lee (2015)
                            Piper nigrum L. (Pepper) limonene, sabinene, and β-caryophyllene F. oxysporum and A. niger. Disruption of cell wall and plasma membrane, coagulation of the cytoplasm, damage cellular organelles and ergosterol biosynthesis. Castellanos et al. (2020)
                            Nanoformulations
                            Curcuma longa L. and various fruits and vegetables Nanovesicles (curcumin and quercetin co-encapsulion) A. niger, A. fumigates, and Candida spp., Causes the excess formation of lomasomes and plasmalemmasomes which results in cell wall and plasma membrane expansion imbalance. Sadeghi-Ghadi et al. (2020); Rai et al. (2020)
                            Nanoemulsions (curcumin, piperine, and tualang honey) combinations Candida spp. Nanoemulsions (curcumin + piperine + honey) possessed favorable antifungal activity (more than 80%) against the wide range of Candida spp., due to multimodal activity. Phuna et al. (2020)
                            Streptomyces natalensis Natamycin/methyl-β-cyclodextrin (N/ME-β-CD) A. Japonicus, Gilbertella persicaria, Botrytis cinerea, and P. expansum Plazma zarında ergosterol biyosentezini inhibe ederek mitokondriyal disfonksiyona neden olur. Kavita et al. (2020) ; Yang et al. (2019)
                            Origanum majorana esansiyel yağı kitosan nanoemülsiyon A. flavus, A. parasiticus, F. graminearum Ergosterol üretimini ve ardından hücresel iyonların salınımını inhibe eder, Metilglioksal inhibisyonu, lipid peroksidasyonunun in situ inhibisyonu. Chaudhari ve ark. (2020)
                            Karanfil esansiyel yağı β-siklodekstrin (β-CD) içine Eugenol (EG) katılımı Peronophythora litchii Hücre büzülmesine, buruşmaya ve kısmi bozulmaya yol açan hifal ve/veya sporanjiyofor hücre duvarı ve plazma zarı hasarına neden olur. Gong et al. (2016)
                            Ayrı bir pencerede aç
                            Fitokimyasallarla birleştirilen nanoenkapsülasyon (örneğin nanoemülsiyon, nanofiber, nanojel, nanolipozom, nanopartikül, nanotüp ve nanosünger), geleneksel antifungal ilaçların etkisiz olduğu kanıtlandığında, etkinliği artırmak ve mantar direnciyle mücadele etmek için olası stratejileri araştırmak için umut verici yollar sağlar ( Dhakar ve ark., 2019 ; Redondo-Blanco ve diğerleri, 2019 ). Powers et al. (2019) , aktif bileşenlerin tanımlanmasını hızlandırmak için büyük veri yaklaşımlarının önceliğini ve önemini vurguladı. A. niger , C. albicans ve C. neoformans'a karşı 82 uçucu yağın antifungal aktivitesini değerlendirmek için çok büyük bir veri kullandılar .. Elde edilen sonuçlar, uçucu yağlara karşı antifungal duyarlılığın şu şekilde olduğunu göstermiştir: C. neoformans > C. albicans > A. Nijer. Bununla birlikte, fitokimyasal bileşiklerin tek başına kullanımı onların tam uygulamalarını sınırlar. Bu sınırlama, kararsızlıkları, çözünmezlikleri, yüksek uçuculukları, düşük biyoyararlanımları, gıda/yemin organoleptik özelliklerini değiştirme yetenekleri ve ekstraksiyon ve saflaştırma için tesislerin ve kaynakların sınırlı olmasından kaynaklanmaktadır ( Sajid ve diğerleri, 2019 ; Adebo ve diğerleri, 2020 ; Loi ve diğerleri, 2020). Bu faktörlerin üstesinden gelmek için akademisyenler, araştırma kurumları, devlet kurumları, gıda ve farmakolojik endüstriler ile uluslararası paydaşlar arasında uyumlu araştırma işbirlikleri gereklidir. Ek olarak, nanoteknoloji gibi gelişmekte olan farklı teknolojiler, kısmen bu sınırlamalardan bazılarıyla yüzleşmek için çözümler sağlayabilir ( Prakash ve diğerleri, 2020 ; Thipe ve diğerleri, 2020 ). Fitokimyasal bileşikler, burada listelenen faktörleri ortaya çıkarmak için yenilebilir kaplamalar veya nano süngerler gibi nanopartiküller ile kapsüllenebilir ( Alotaibi ve diğerleri, 2019 ; Loi ve diğerleri, 2020 ; Thipe ve diğerleri, 2020). Sonraki bölüm, antifungal ve mikotoksin detoksifikasyon ajanları olarak kullanım için nanotaşıyıcılar ve bunların kapsüllenmiş biyoaktif bileşikleri hakkında kısa bilgi verir.

                            Git: 3. Mikotoksin detoksifikasyonu için yenilikçi teknoloji


                            Nanoteknoloji alanındaki sınırlar, nanotıp alanında tarım sektörüne kadar uzanan geniş uygulamalarına yol açmıştır. Gıda ve yem tedarik zincirinde mikotoksin kontaminasyonunu kontrol etmek için nanoteknolojinin tarımda uygulanmasında büyük adımlar atılmıştır ( Thipe ve diğerleri, 2018 ). Nanomalzemelerin üretimi için bitki fitokimyasallarının kullanılmasıyla birlikte yeşil nanoteknoloji çağı, mikotoksin detoksifiye edici ajanlar olarak tarımda kullanım için güvenliklerini büyük ölçüde artırmıştır ( El-Desouky & Ammar, 2016 ; Thipe ve diğerleri, 2020).). Nanoteknoloji ve botanik özlerin yanı sıra bunların fitokimyasallarının bir kombinasyonu, farmakolojik, tarım ve kozmetik endüstrilerinde önemli sonuçlar göstermiştir. Nano kapsüllü fitokimyasallar, artan yüzey alanı, kapsüllenmiş bileşiklerin iç ve dış çevre koşullarından korunması nedeniyle serbest form üzerinde güçlü etkinlik gösterdi ( Prakash ve diğerleri, 2020 ). Nanotaşıyıcılar, biyoaktif fitokimyasal bileşikleri termal ve fotodegradasyona karşı koruyabilir ve ayrıca depolama sırasında gıdanın/yemin bütünlüğünü korumak ve mantar büyümesi ve mikotoksin kontaminasyonundan korunmak için aktif paketlemenin geliştirilmesi için antifungal bileşiklerin kontrollü salınımını sağlayabilir ( Bahrami et al., 2020).). Ayrıca bu bitki bazlı ilaçların toksik etkilerinin azalmasına neden oldular ( Pushpalatha ve diğerleri, 2018 ; Sajid ve diğerleri, 2019 ). Bugüne kadar, lipozomlar, metal nanopartiküller, polimerik nanopartiküller, polimerik miseller ve nanosüngerler dahil olmak üzere ilaç dağıtımı için kullanılan farklı nanotaşıyıcılar vardır. Tüm bu nanotaşıyıcıların kozmetik, tarım ve tıpta bitki bazlı ürünler için ilaç dağıtım sistemleri olarak etkili olduğu bildirilmiştir ( Pushpalatha ve diğerleri, 2018 ; Thipe ve diğerleri, 2020 ; Udomkun ve Njukwe, 2020).). Bununla birlikte, literatürde nanosünger kapsüllü biyofungisitlerin kullanımına ilişkin sınırlı bilgi vardır ve bunun için bu makale, fitokimyasalları kapsüllemek için taşıyıcı araçlar olarak siklodekstrin nano süngerlerin kullanımını vurgulamaktadır. 3.1. Antifungal ve detoksifiye edici fitokimyasallar için kapsülleme sistemi olarak nanosüngerler


                            Nano süngerler, nanoteknolojinin ilerlemesinden kaynaklanan yenilikçi ilaç dağıtım veya kapsülleme sistemleri ortaya çıkıyor. Toksinler dahil hem hidrofilik hem de lipofilik maddeleri kapsülleyebilen, ancak bunu yaparken stabilitelerini, biyoyararlanımlarını ve çözünürlüklerini artıran nanometre boşluklu mikroskobik, sünger benzeri parçacıklardır ( Ananya ve diğerleri, 2020 ). Nanosüngerler, bir çözelti içinde çapraz bağlayıcılarla karıştırılmış bir polyesterden oluşan tahriş edici olmayan, toksik olmayan, mutajenik olmayan ve alerjik olmayan maddelerdir. Polyester biyolojik olarak parçalanabilir ve ilacı hedeflenen bölgeye ulaştırmada etkilidir ( Pawar ve diğerleri, 2016 ; Bhowmik ve diğerleri, 2018). Nanosüngerler, fitokimyasalların kapsüllenmesinde en yaygın olarak kullanılan ve umut verici olan siklodekstrin dahil olmak üzere farklı formlarda gelir. Siklodekstrin nano süngerler, nişastanın enzimatik bozunmasından oluşan doğal polimerlerdir ve bir oligosakkarit molekülleri halkasından oluşur. Oldukça gözenekli küresel, amorf veya kristal yapı ile karakterize edilirler ( Sherje ve diğerleri, 2017 ). Siklodekstrin bazlı nanosüngerlerin ilginç bir özelliği, nanomalzemelerin polimerik ağın boyutu, polarite ve dahil edilen biyoaktif moleküllerin salınımı gibi bazı önemli fizikokimyasal özelliklerinin, farklı çapraz bağlayıcı türleri kullanılarak ve çapraz bağlantı derecesinin değiştirilmesiyle kolayca manipüle edilebilmesidir. -bağlama ( Sherje ve diğerleri, 2017 ; Pawar ve diğerleri, 2019 ;Ananya ve diğerleri, 2020 ). Siklodekstrinlerin yaygın olarak bilinen üç izomeri vardır, viz., alfa (⍺), beta (β) ve gama (ɣ) ( Haimhoffer ve diğerleri, 2019 ) stabilitelerini, geçirgenliklerini geliştirmek için farklı ilaçlarla dahil etme ve dahil etmemeyi oluşturur. , çözünürlük ve sitotoksisite ( Osmani ve diğerleri, 2014 ; Kumar ve diğerleri, 2018 ).

                            Nano süngerler, tarım endüstrisindeki zorlukları azaltmak için kullanılabilir. Örneğin, tarımsal ürünlerin verimini ve kalitesini artırmak için bitkileri zararlılara ve hastalıklara karşı korumak için halihazırda tarımda kullanılan sentetik pestisitlerin yerine biyofungisit olarak kullanılabilirler ( Asghari ve diğerleri, 2016 ). Nanosüngerler, tarım ürünlerinde fitotoksisite sorunları için kullanılabilecek bitkilerle kapsüllenebilir. Asgari et al. (2016)nano-kapsüllü herbisitlerin parazitik yabani otlara karşı etkilerini bildirdi. Herbisit kapsüllü konfigürasyon, mahsulden etkilenmediklerinden (yani bozulmadıklarından) herbisitlerin seçilen alanlarda farklı modlarda kullanımına izin verdi. Herbisitler düşük dozlarda uygulanmış ve batma etkisi ile parazitik otta birikmiştir ( Asghari ve ark., 2016 ). Mantar istilasını ve mikotoksin kontaminasyonunu hafifletmede nanosüngerlerin kullanımı çok önemli olabilir. Nanosüngerlerin faydalı özelliklerine ve geniş uygulanabilirliklerine rağmen, mikotoksikolojide kullanımlarını çok sınırlı sayıda çalışma araştırmıştır. Appell ve Jackson (2012)sulu çözeltilerde bir β-siklodekstrin bazlı nano süngerin (siklodekstrin-poliüretan polimer) OTA sorpsiyon kabiliyetini ve özelliklerini araştırdı. Sonuçlar, siklodekstrin nanosünger malzemelerinin, katkılı sulu çözeltilerde OTA seviyelerini (1-10 μg/L arasında) düşürmede etkili olduğunu ortaya koydu. Aslında, çivili kırmızı şarapta 10 μg/L'ye kadar olan OTA seviyelerini, önerilen 2 μg/L seviyelerine düşürmek mümkündü. Ayrıca, sorpsiyon verilerinin Langmuir izoterminden yapılan çıkarım, nanosüngerin her g polimer için maksimum 220 μg OTA bağlama kapasitesine sahip olduğunu ortaya çıkardı. Başka yerlerde, 1:5 oranında β-siklodekstrin ve metilen bis-difenil diizosiyanat ile bir nano süngere dayalı katı faz ekstraksiyon sorbent materyali geliştirildi ( Appell ve diğerleri, 2018). Yeni polimer (yani β-siklodekstrin poliüretan polimer), şarap ve üzüm suyundan OTA'yı çıkarmak ve temizlemek için kullanıldı. Bulunduğu gibi çivili içeceklerde (0,5-20 ng/mL) OTA geri kazanımları, üzüm suyunda %69,1–86,5 ve şarapta %77.0–89,4 arasında değişmektedir ( Appell ve diğerleri, 2018 ). Başka bir çalışmada, poliüretan-β-siklodekstrin polimerleri, özellikle tolilen 2,4-diizosiyanat ile çapraz bağlanmış polimer sentezlenmiş ve kompleks, elma suyundan patulin çıkarabilen bağlanma bölgelerinin popülasyonlarını sunmuştur ( Appell ve Jackson, 2010). ).

                            Macaristan'dan araştırmacılar, Tg (vtg1:mCherry) zebra balığı embriyoları ve HeLa hücrelerinde ksenoöstrojenik mikotoksin ZEN'in toksik etkilerine karşı β-siklodekstrinin farmakoaktif etkilerini araştırdı. Sonuçlar, ZEN'in pH 7.4'te (K = 1.4-4.7 x 104 L/mol) metil-, sülfobütil- ve süksinil-metil-ikameli β-siklodekstrinler ile stabil kompleksler oluşturabildiğini ortaya koydu. Elde edilen kompleksler ( yani , modifiye edilmiş siklodekstrinler), zebra balığı embriyolarında ZEN kaynaklı ölümleri ve HeLa hücrelerinde hücre canlılığı kaybını güçlü bir şekilde azalttı veya ortadan kaldırdı. β-siklodekstrinlerle birlikte tedavi, ZEN'in ölümcül olmayan etkilerini daha da hafifletti ( Faisal ve diğerleri, 2020 ). Tarafından yapılan bir çalışma Fliszar-nyúl ve diğ. (2019)moleküler ve floresan spektroskopi teknikleri kullanılarak alternariol toksinin γ- ve β-CD'ler ile ilişkisini araştırdı. Ayrıca, çözünmeyen β-CD boncuk polimeri (BBP) kullanarak su bazlı (sulu) çözeltilerden mikotoksin alternariolün ekstraksiyonunu da incelediler. Sonuçlar, pH 7.4'te doğal γ-CD'nin, asidik/fizyolojik pH altında ve pH 10.0'da doğal γ-CD ve kuaterner amonyum türevleri ile en kararlı kompleksleri oluşturan alternariolün floresansını sıkıca arttırdığını göstermiştir. Ayrıca, BBP, sulu ortamdan alternariol toksini başarıyla çıkardı. BBP ve β-CD polimerlerinin alternariol bağlama kapasitesi, polimerin β-CD içeriği nedeniyle güçlü bir şekilde artmıştır. Yıldız anason uçucu yağının (SAEO) hidroksipropil-β-siklodekstrin (HPCD) ile seçici kapsüllenmesinin bileşimi, stabilitesi,Saccharomyces cerevisiae, Rhizopus stolonoifer ve E. coli ve 24 saat içinde antibakteriyel stabilitesi ( Zhang ve diğerleri, 2018 ).

                            Araştırmalar, nano süngerler içinde kapsüllenen doğal ürünlerin, tek başına doğal ürünlerden daha iyi sonuçlar verdiğini göstermiştir ( Ansari ve diğerleri, 2011 ; Kumar ve diğerleri, 2018 ). Nanosüngerler, çeşitli terapötik ajanların kapsüllenmesi için stabil bir taşıyıcı olarak kullanılmıştır. Resveratrol, kurkumin, kersetin, rutin, oryzanol, klorojenik asit vb. gibi farklı fitokimyasal biyoaktif bileşikler, siklodekstrin nano süngerlerde kapsüllenmiştir ( Kumar ve diğerleri, 2018 ; Osmani ve diğerleri, 2018 ; Pawar ve diğerleri, 2019). ). Tarafından yapılan bir çalışma Ramirez-Ambrosi ve diğ. (2014)polifenoller phloridzin, rutin ve klorojenik asidin kapsüllenmesi için β-siklodekstrin nanosüngerlerin etkinliğini değerlendirdi. Sonuçlar, rutinin 1:3 nanosünger/çapraz bağlayıcı oranında çapraz bağlayıcı olarak 1,1′-karbonildiimidazol kullanarak %83.7'lik (en yüksek olan) bir kapsülleme verimliliğine sahip olduğunu, phloridzin (%87.2) ve klorojenik olduğunu gösterdi. asit (%77.5), en iyi sonuçlar HMDI ile görülmüştür. Radic et al. (2020)pirina özütleri matrisi ve siklodekstrinlerin (CD'ler) ana zeytin pirina polifenollerinin biyo-erişilebilirliği ve bağırsak geçirgenliği üzerindeki etkisini değerlendirdi. Elde ettikleri sonuçlar, pirina polifenollerinin gastrointestinal sindirim sırasında stabil olduğunu ve pirina polifenolünün siklodekstrinler ile kapsüllenmesinin, inklüzyon kompleksleri oluşturarak ve tirozolün safra tuzlarına ve zeytin pirina özütü sindiriminin simülasyonu sırasında reaksiyon karışımlarında bulunan diğer makromoleküllere yapışmasını önleyerek tirozolün biyoerişilebilirliğini önemli ölçüde arttırdığını göstermiştir. . Beğenilen farmakolojik etkinliğe rağmen, mikotoksijenik mantarlara ve mikotoksinlere karşı biyofungisitler ve nutrasötikler olarak uygulamalar için fitokimyasalların siklodekstrin bazlı nanosüngerler kapsüllenmesi hakkında herhangi bir araştırma yapılmamıştır.Fliszar-Nyul ve diğerleri, 2019 ). Bunun nedeni, bu siklodekstrin bazlı nanosüngerlerin, vücuttaki zararlı ikincil metabolitleri herhangi bir zararlı etki bırakmadan bağlayarak ve nötralize ederek mikotoksijenik mantarlar dahil birçok mikroorganizma ile ilişkili toksik etkileri azaltabilmesidir.

                            Nano süngerler olarak siklodekstrinler, çeşitli uygulamalarda yaygın olarak kullanılmıştır ve bunların yeni bir sınıfı, çeşitli ilaçların keşfinde ve geliştirilmesinde son zamanlarda birçok bilim insanının dikkatini çeken nanoemüljeller olarak adlandırılan entegre hidrojel selüloz nano süngerleri içerir. Nano süngerlerden veya nano elyaflardan ve hidrojellerden sinerjik tamamlayıcı özellikler sağlayan ve böylece gıda paketleme sektöründeki genel antifungal aktiviteyi güçlendiren polimerik emülsiyon sistemleridir ( Oun ve diğerleri, 2019 ; Munteanu ve Vasile, 2020 ). Aldawasri et al. (2015)Uygulanan yüzeyde koruyucu bir kaplama oluşturan topikal bir hidrojel ile formüle edilmiş limon otu yüklü etil selüloz nano süngerler, kapsüllenmiş limon otu yağı ise C. albicans'a karşı gelişmiş bir mantar önleyici aktiviteye sahipti . Bandyopadhyay ve ark. (2020) , gouda peynirinin gıda güvenliği ve kalitesi için etkili bir yeşil paketleme teknolojisi geliştirdi. Bu teknoloji, polivinilpirolidon-karboksimetil selüloz-bakteriyel selüloz-guar zamkı (PVP-CMC-BC-GG) hidrojel filme entegre sinnamaldehit ve öjenol esansiyel yağları kullanılarak gouda peynirinin raf ömrünün uzatılmasına dayanıyordu ( Munteanu ve Vasile, 2020).). Sonuçlar, bu teknolojinin, test edilen Aspergillus ve Candida türlerine karşı yüksek bir antifungal aktivite ile peynirin raf ömrünü 10-12 günden fazla uzattığını ortaya koydu . Ayrıca nanoemüljel formülasyonları, böceklere karşı kovucu aktivitelere sahip oldukları için tarım sektörü için idealdir. Lehtonen ve ark. (2020) , aerojele hekzanal eklenmesinin bitki bazlı ürünlerin raf ömrünü uzattığını göstermiştir ( yani., yaban mersini ve kiraz domates). Nanoemüljellerin tarımda kullanımı henüz emekleme aşamasındadır ancak tıp sektöründe yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte, nanoemüljellerin popülaritesi, tarım sektöründe alternatif antifungal ajanlar olarak muhtemelen artabilir. Ancak, bu gerçekleşmeden önce, genel ekotoksikolojilerini değerlendirmek için tarımsal uygulamalar için herhangi bir nanoformülasyonun döngü analizini yapmak zorunludur.

                            Git: 4. Sonuç ve gelecek perspektifleri


                            Alternatif mikotoksin detoksifikasyon stratejilerinin araştırılması, gıda güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Burada gözden geçirilen literatürden, nano sünger kapsülleme teknolojisi ile birleştirilmiş botanik ekstrelerin ve bunların fitokimyasallarının kullanımının, mikotoksinleri çok az olumsuz sonuçla veya hiç olumsuz sonuç olmadan azaltabileceği/detoksifiye edebileceği kaydedilmiştir. Nano kapsüllü biyoaktif bileşikler kullanılarak mikotoksinlerin dekontaminasyonu üzerine sadece birkaç çalışma yapılmıştır. Siklodekstrin bazlı nano-sünger kapsüllü bitki özleri veya biyoaktif bileşikler, bu yazıda incelendiği gibi, bitki özlerinin veya bunların fitokimyasallarının mikotoksinlerin dekontaminasyonu için etkinliğini artırabilir. Bu yaklaşım, tarımda çevre dostu fungisitler olarak kullanılan iyi huylu biyoaktif bileşiklerin biyoyararlanımını daha da artırır,

                            Gelecekteki çalışmalar, bu ajanların aynı amaç için gıda ve yem katkı maddeleri olarak kullanılmasını mümkün kılabilecek yöntemler geliştirmeye çalışmalıdır. Nano-kapsüllü biyoaktif bileşikler ile gıda bileşenleri arasındaki etkileşim mekanizmaları ile bunların insan ve hayvan sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin detaylı çalışmalar da araştırılmalıdır. Gerçekten de, bu tür nano-süngerlerin ve bitki biyoaktif bileşiklerinin, mikotoksinlerin etkilerini hafifletmede biyofungisitler ve detoksifiye edici ajanlar olarak ikili bir farmakolojik ve nutrasötik işlev oynama potansiyeli çok ilginçtir.

                            Git: beyannameler

                            Yazar katkı beyanı


                            Listelenen tüm yazarlar, bu makalenin geliştirilmesine ve yazılmasına önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. Finansman beyanı


                            Bu çalışma Ulusal Araştırma Vakfı (DSİ/NRF), ortak LEAP-AGRI ve NRF fonu ve Johannesburg Üniversitesi, Güney Afrika tarafından desteklenmiştir. Rakip faiz beyanı


                            Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir. Ek Bilgiler


                            Bu kağıt için ek bilgi mevcut değildir.

                            Git: Referanslar
                            • Abdel-Fattah SM, Badr AN, Seif FA-H., Ali SM, Hassan A. Yabani stevia'nın çevre dostu özlerinin antifungal ve antimikotoksijenik etkisi. J. Biol. bilim 2018; 18 :488–499. [ Google Akademik ]
                            • Abdel-Fattah SM, Abosrea YH, Shehata FE, Flourage MR, Helal AD Koyunlarda aflatoksin(ler) toksisitesinin antitoksik maddesi olarak kekik yağının etkinliği. Amerikan Bilim Dergisi. 2010; 6 :948–960. [ Google Akademik ]
                            • Adebiyi JA, Kayitesi E., Adebo OA, Changwa R., Njobeh PB Gıda fermantasyonu ve mikotoksin detoksifikasyonu: Afrika perspektifi. Gıda Kontr. 2019; 106 :106731. [ Google Akademik ]
                            • Adebo OA, Njobeh PB, Gbashi S., Nwinyi OC, Mavumengwana V. Aflatoksinlerin mikrobiyal bozunması üzerine inceleme. Krit. Rev. Gıda Bilimi. Nutr. 2017; 57 :3208–3217. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Adebo OA, Gabriela Medina-Meza I. Fermantasyonun tam tahıl tanelerinin fenolik bileşikleri ve antioksidan aktivitesi üzerindeki etkisi: mini bir inceleme. Moleküller. 2020; 25 :927. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Adebo OA, Molelekoa T., Makhuvele R., Adebiyi JA, Oyedeji AB, Gbashi S., Adefisoye MA, Ogundele OM, Njobeh PB Mikotoksin azaltımı için yeni termal olmayan gıda işleme teknikleri üzerine bir inceleme. Int. J. Gıda Bilimi. Teknoloji. 2020 [ Google Akademik ]
                            • Adekoya I., Njobeh P., Obadina A., Landschoot S., Audenaert K., Okoth S., De Boevre M., De Saeger S. Fermente yiyecek ve içeceklerde meydana gelen mantar türlerinin metabolik profili ve toksijenik değişkenliğinin araştırılması UPLC-MS/MS kullanarak Nijerya ve Güney Afrika'dan. Toksinler. 2019; 11 : 85. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Alabi O., Anokwuru C., Ezekiel C., Ajibaye O., Nwadike U., Fasasi O., Abu M. Neem'in etanolik ekstraktının farelerde diyet-aflatoksin kaynaklı Genotoksisite üzerindeki anti-mutajenik ve anti-genotoksik etkisi. J. Biol. bilim 2011; 11 :307–313. [ Google Akademik ]
                            • Alberts J., Rheeder J., Gelderblom W., Shephard G., Burger H. Güney Afrika'da kırsal geçimlik mısır tarımı: Fumonisin mikotoksinlerine maruz kalmanın azaltılması için risk değerlendirmesi ve müdahale modelleri. Toksinler. 2019; 11 :334. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Aldawasri HM, Badr-Eldin SM, Labib GS, El-Kamel AH Limon otu yüklü nano süngerleri gelişmiş bir antifungal etkiye sahip bir topikal hidrojel tasarımı ve formülasyonu: in vitro/in vivo değerlendirme. Int. J. Nanomed. 2015; 10 :893–902. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Alotaibi MA, Tayel AA, Zidan NS, El Rabey HA Tarihlerde mikotoksijenik mantarlardan tam koruma için nano-biyopolimerler/bitki özü kompozitlerinden biyoaktif kaplamalar. J. Sci. Gıda Tarımı. 2019; 99 :4338-4343. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Ałtyn I., Twarużek M. Otların ve şifalı bitkilerin mikotoksin kontaminasyonu endişeleri. Toksinler. 2020; 12 :182. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Ananya KV, Preethi S., Amit BP, Gowda DV Nano sünger üzerine son inceleme. Int. J. Res. Eczacılık bilim 2020; 11 (1):1085–1096. [ Google Akademik ]
                            • Anjorin TS, Salako EA, Makun HA INTECH; 2013. Fitokimyasallarla Toksijenik Mantarlar ve Mikotoksinlerin Kontrolü: Potansiyeller ve Zorluklar; s. 181. Bölüm 8. [ Google Akademik ]
                            • Ansari KA, Vavia PR, Trotta F., Cavalli R. Resveratrolün verilmesi için siklodekstrin bazlı nano süngerler: in vitro karakterizasyon, stabilite, sitotoksisite ve permeasyon çalışması. AAPS PharmSciTech. 2011; 12 :279–286. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Appell M., Jackson MA Sulu çözeltilerden patulin ekstraksiyonu için siklodekstrin bazlı polimerlerin sentezi ve değerlendirilmesi. J. Dahil Etme Olayı. Makrosikl. Kimya 2010; 68 :117–122. [ Google Akademik ]
                            • Appell M., Jackson MA Okratoksin a'nın β-siklodekstrin-Poliüretan polimer kullanılarak sulu çözeltilerden sorpsiyonu. Toksinler. 2012; 4 :98–109. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Appell M., Evans KO, Jackson MA, Compton DL Üzüm suyu ve şarapta okratoksin a'nın nano sünger katı faz ekstraksiyon temizleme ve floresan algılamalı sıvı kromatografisi kullanılarak belirlenmesi. J. Liq. Kromatogr. ilişki. Teknoloji. 2018; 41 :949-954. [ Google Akademik ]
                            • Asghari F., Jahanshiri Z., Imani M., Shams-Ghahfarokhi M., Razzaghi-Abyaneh M. Antimikrobiyal Terapide Nanobiyomateryaller . Elsevier; 2016. Antifungal nanomalzemeler: sentez, özellikler ve uygulamalar; s. 343-383. [ Google Akademik ]
                            • Ashiq S., Hussain M., Ahmad B. Tıbbi bitkilerde mikotoksinlerin doğal oluşumu: bir inceleme. Mantar Genet. Biol. 2014; 66 :1–10. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Aydın S., Palabiyik Ş.S., Erkekoğlu P., Şahin G., Başaran N., Giray BK Karotenoid likopen, sıçanları okratoksin A. Toxicon'un neden olduğu DNA hasarına karşı korur . 2013; 73 :96–103. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Ayele TT Etiyopya'da kanser tedavisi için geleneksel olarak kullanılan şifalı bitkiler/bitkiler üzerine bir inceleme: mevcut durum, zorluk ve gelecek perspektifleri. Org. Kimya Kör. Araş. 2018; 7 (2) [ Google Akademik ]
                            • Azzouz MA Nebraska Üniversitesi; Lincoln, NE, ABD: 1981. Otlar, Baharatlar ve Diğer Bitki Materyallerinin Mikotoksijenik Kalıplar Üzerindeki İnhibitör Etkileri. Doktora tezi. [ Google Akademik ]
                            • Bahrami A., Delshadi R., Assadpour E., Jafari SM, Williams L. Gıda paketleme uygulamaları için antimikrobiyal yüklü nano taşıyıcılar. reklam Kolloid. Arayüz. bilim 2020; 278 [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Balendres MAO, Karlovsky P., Cumagun CJR Filipinler'deki tarımsal ürün ürünlerinde mikotoksijenik mantarlar ve mikotoksinler: bir inceleme. yiyecekler. 2019; 8 (7):249. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Bandyopadhyay S., Saha N., Zandraa O., Pummerova M., Saha P. Uçucu yağ bazlı PVP-CMC-BC-GG 'peynir' için fonksiyonel hidrojel poşeti: raf ömrü antosiyanin (kırmızı lahanadan izole edilmiştir) bio ile onaylanmıştır çıkartmalar. yiyecekler. 2020; 9 :307. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Behbehani JM, Irshad M., Shreaz S., Karched M. Çay polifenol epigallocatechin 3-O-gallat ve azol ilaçlarının oral Candida izolatlarına karşı sinerjistik etkileri. J. Mikolog. Med. 2019; 29 (2):158–167. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Bennett JW, Klich M. Mikotoksinler. Klinik. Mikrobiyol. Rev. 2003; 16 :497–516. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Bhattacharya R., Firozi P. Bitki flavonoidlerinin, aktivasyona ve DNA eklenti oluşumuna yol açan aflatoksin B1'in mikrozom katalizli reaksiyonları üzerindeki etkisi. Kank. Lett. 1988; 39 :85-91. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Bhattachar S. Doğal antimutajenler: bir inceleme. Araş. J. Med. Bitki. 2011; 5 :116-126. [ Google Akademik ]
                            • Bhowmik H., Venkatesh DN, Kuila A., Kumar KH Nanosponges: bir inceleme. Int. J. Uygulama Eczacılık 2018; 10 :1. [ Google Akademik ]
                            • Castellanos LM Olivas NA, Ayala-Soto, J. Contreras CMD Ortega MZ, Salas FS, Ochoa LH in vitro ve in vivo karanfil (Eugenia caryophllata antifungal Aktivite ) ve biber ( Piper nigrum L . ) Temel yağlar ve karşı fonksiyonel özler Domateste Fusarium oxysporum ve Aspergillus niger ( Solanum lycopersicum L.) International Journal of Microbiology. 2020 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Çelik K. Nanomikotoksikoloji. Elsevier; 2020. Hayvan beslemede mikotoksin detoksifiye edici ve biyotransforme edici ajanların etkinliği; s. 271–284. [ Google Akademik ]
                            • Chaudhari AK, Singh VK, Deepika SD, Prasad J., Dwivedy AK, Dubey NK Nanoemülsiyon yoluyla Origanum majorana L. esansiyel yağının in vitro ve in situ antifungal, AFB 1 inhibitör ve antioksidan aktivitesinin iyileştirilmesi ve yeni gıda koruyucu olarak önerilmesi. Gıda Kimyası Toksikol. 2020:111536. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Chen E., Benso B., Seleem D., Ferreira LEN, Pasetto S., Pardi V., Murata RM Mantar-konak etkileşimi: kurkumin, Candida albicans'ın proteolitik enzim aktivitesini ve in vitro inflamatuar konak tepkisini modüle eder . Uluslararası Diş Hekimliği Dergisi. 2018; 2018 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Choi H., Lee DG Likopen , reaktif oksijen türleri üretimi ve mitokondriyal disfonksiyon yoluyla Candida albicans'ta apoptozu indükler . Biyokimya. 2015; 115 :108–115. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Čolović R., Puvača N., Cheli F., Avantaggiato G., Greco D., Đuragić O., Kos J., Pinotti L. Mikotoksin bulaşmış yem maddelerinin ve karma yemlerin dekontaminasyonu. Toksinler. 2019; 11 (11):617. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • da Cruz Cabral L., Fernández Pinto V., Patriarca A. Gıdalarda mantar bozulmasını ve mikotoksin üretimini kontrol etmek için bitki türevli bileşiklerin uygulanması. Int. J. Gıda Mikrobiol. 2013; 166 :1–14. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • da Silva Bomfim N., Kohiyama CY, Nakasugi LP, Nerilo SB, Mossini SAG, Romoli JCZ, Mikcha JMG, de Abreu Filho BA, Machinski M., Jr. Biberiye esansiyel yağının ( Rosmarinus officinalis L.) antifungal ve antiaflatoksijenik aktivitesi Aspergillus flavus . Gıda Katkısı. Kontam. 2020; 37 (1):153-161. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Das S., Chaudhari AK, Deepika AS, Singh VK, Dwivedy AK, Dubey NK Fitokimyasalların Fonksiyonel ve Koruyucu Özellikleri. Akademik Basın; 2020. 6 - Gıda kaynaklı mikrobiyal toksinler ve bunların bitki bazlı kimyasallar tarafından engellenmesi; s. 165–207. [ Google Akademik ]
                            • Dhakar NK, Matencio A., Caldera F., Argenziano M., Cavalli R., Dianzani C., Zanetti M., Lopez-Nicolas JM, Trotta F. Resveratrol ve oksiresveratrol yüklü nanosüngerlerin çözünürlük, sitotoksisite ve fotostabilite çalışmalarının karşılaştırmalı değerlendirmesi . Eczacılık. 2019; 11 :545. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Dias DA, Urban S., Roessner U. İlaç keşfinde doğal ürünlere tarihsel bir bakış. Metabolitler. 2012; 2 :303-336. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Dikhoba P., Mongalo N., Elgorashi E., Makhafola T. Seçilmiş Güney Afrika şifalı bitki türlerinin antifungal ve anti-mikotoksijenik aktivitesi. Helyon. 2019; 5 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Do K., An T., Oh S., Moon Y. Şifalı otlar ve baharatlarda mikotoksinlerin ulus temelli oluşumu ve endojen biyolojik azalması. Toksinler. 2015; 7 :4111-4130. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • El-Desouky T., Ammar H. Bal aracılı gümüş nanopartiküller ve bunların aflatoksinler ve okratoksin üzerindeki inhibitör etkileri A.J. Appl. Eczacılık. bilim 2016; 6 :83-90. [ Google Akademik ]
                            • El-Hamss R., Analla M., Campos-Sanchez J., Alonso-Moraga A., Muñoz-Serrano A., Idaomar M. Zerdeçalın doza bağlı anti-genotoksik etkisi. Mutat. Araş. Genet. Toksikol. Çevre. mutajen. 1999; 446 :135-139. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • El-Sawi NM, Al-Seeni MN T-2 toksininin detoksifikasyonu için rutin olarak flavonoidlerin değerlendirilmesi. J. Uygulama Animasyon. Araş. 2009; 35 :57-60. [ Google Akademik ]
                            • El-Shayeb NM Bazı baharatlar tarafından aflatoksin oluşumunun inhibisyonu. Z. Lebensm. Unters. Forsch. 1980; 171 :344–347. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Eskola M., Kos G., Elliott CT, Hajšlová J., Mayar S., Krska R. Gıda ürünlerinin mikotoksinlerle dünya çapında kontaminasyonu: yaygın olarak alıntılanan %25'lik 'FAO tahmininin' geçerliliği Crit. Rev. Gıda Bilimi. Nutr. 2019:1–17. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Faisal Z., Garai E., Csepregi R., Bakos K., Fliszár-Nyúl E., Szente L., Balázs A., Cserháti M., Kőszegi T., Urbányi B., Csenki Z., Poór M. Protective Hela hücreleri ve Tg(vtg1:mCherry) zebra balığı embriyolarında beta-siklodekstrinlerin zearalenon kaynaklı toksisiteye karşı etkileri. Kemosfer. 2020; 240 :124948. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Farombi EO Diyetle ilgili kanser ve antikanserojenler kullanarak önleme. Afr. J. Biyoteknoloji. 2004; 3 :651–661. [ Google Akademik ]
                            • Fliszar-Nyul E., Lemli B., Szente L., Poor M. Altenariol mikotoksinlerinin siklodekstrinlerle etkileşimleri ve beta-siklodekstrin boncuk polimeri ile sulu çözeltiden uzaklaştırılması. Biyomoleküller. 2019; 9 :428. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Gacem MA, Gacem H., Telli A., Khelil AO Nanomikotoksikoloji. Elsevier; 2020. Mikotoksinler: dekontaminasyon ve nanokontrol yöntemleri; s. 189–196. [ Google Akademik ]
                            • Galvano F., Piva A., Ritieni A., Galvano G. Mikotoksinlerin etkilerine karşı koymak için diyet stratejileri: bir inceleme. J. Gıda Koruması. 2001; 64 :120-131. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Gbashi S., Madala NE, De Saeger S., De Boevre M., Adekoya I., Adebo OA, Njobeh PB Afrika'da mikotoksin kontaminasyonunun sosyo-ekonomik etkisi. İçinde: Njobeh PB, Stepman F., editörler. Mikotoksinler: Etki ve Yönetim Stratejileri. InTech; Rijeka, Hırvatistan: 2019. s. 3-22. [ Google Akademik ]
                            • Gong L., Li T., Chen F., Duan X., Yuan Y., Zhang D., Jiang Y. Öjenolün β-siklodekstrin içine dahil edilmesi kompleksi: hazırlama ve fizikokimyasal ve antifungal karakterizasyon. Gıda Kimyası 2016; 196 :324–330. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Gowda NK, Ledoux DR, Rottinghaus GE, Bermudez AJ, Chent YC Etlik piliçlerde aflatoksinin olumsuz etkilerini iyileştirmek için bilinen düzeyde kurkumin ve hidratlı sodyum kalsiyum alüminosilikat içeren tumeric ( Curcuma longa ) etkinliği . Nutr. Metab. 2008; 87 :1125–1130. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Gross-Steinmeyer K., aflatoksin B biyotransformasyonu ve genotoksisite Eaton DL Diyet modülasyonu 1 . Toksikoloji. 2012; 299 :69-79. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Gyamfi MA, Aniya Y. Şifalı bitki, Thonningia sanguinea, Fischer 344 sıçanlarında aflatoksin B1 akut hepatotoksisitesine karşı korur. Hımm. Tecrübe. Toksikol. 1998; 17 :418–423. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Haimhoffer Á., Rusznyák Á., Réti-Nagy K., Vasvári G., Váradi J., Vecsernyés M., Bácskay I., Fehér P., Ujhelyi Z., Fenyvesi F. Cyclodextrins in ilaç taşıma sistemleri ve etkileri biyolojik engeller bilim Eczacılık 2019; 87:33 . [ Google Akademik ]
                            • Haque MA, Wang Y., Shen Z., Li X., Saleemi MK, He C. İnsan, evcil hayvan ve kümes hayvanlarında mikotoksin kontaminasyonu ve kontrol stratejisi: bir inceleme. Mikrop. Patog. 2020:104095. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Hedayati N., Naeini MB, Nezami A., Hosseinzadeh H., Wallace Hayes A., Hosseini S., Imenshahidi M., Karimi G. Likopenin kimyasal ve doğal toksinlere karşı koruyucu etkisi: bir inceleme. Biyofaktörler. 2018; 45 :5–23. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Hitokoto H., Morozumi S., Wauke T., Sakai S., Kurata H. Baharatların toksijenik mantarların büyümesi ve toksin üretimi üzerindeki inhibe edici etkileri. Uygulama Çevre. Mikrobiyol. 1980; 39 :818-822. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Hojnik N., Cvelbar U., Tavčar-Kalcher G., Walsh J., Križaj I. Gıdaların mikotoksin dekontaminasyonu: “Klasik” dekontaminasyona karşı soğuk atmosferik basınçlı plazma. Toksinler. 2017; 9 :151. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Horn RC, Vargas VM Salmonella/mikrozom testinde popüler tıpta kullanılan çayların mutajenitesi ve antimutajenitesi. Toksikol. Vitro. 2008; 22 :1043-1049. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Hosseini A., Hosseinzadeh H. Curcuma longa'nın (zerdeçal) ve aktif bileşeni olan kurkuminin doğal ve kimyasal toksisitelere karşı antidotal veya koruyucu etkileri: bir inceleme. Biyomedikal. Eczacı. 2018; 99 :411–421. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Hu Y. Luo, J., Kong W. Zhang, J., Logrieco AF Wang X, Yang, M. ortaya çıkararak zerdeçal gelen mantar karşıtı bileşenler (Curcuma longa L.) esansiyel yağ kısmi en küçük kareler Aspergillus flavus fumigantlar . RSC Adv. 2015; 5 (52):41967–41976. [ Google Akademik ]
                            • Hussain A., Shafqatullah, Ali J., Zia-Ur-Rehman Kimyasal, bitkisel bileşikler/baharatlar ve bitkiler kullanarak aflatoksin üreten mantar büyümesinin inhibisyonu. Saf ve Uygulamalı Biyoloji. 2012; 1 :8-13. [ Google Akademik ]
                            • Inano H., Onoda M. Radyasyona bağlı meme tümörlerinin önlenmesi. Uluslararası Radyasyon Onkolojisi Dergisi. 2002; 52 :212–223. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Ip SP, Mak DH, Li PC, Poon MK, Ko KM Lignanla zenginleştirilmiş Schisandra Chinensison aflatoksin B 1 ekstraktının ve sıçanlarda kadmiyum klorür kaynaklı Hepatotoksisitenin etkisi. farmakol. Toksikol. 1999; 78 :413–416. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • IRAM W. Anjum T., İkbal M., Gaffar A., aflatoksin B bozulmuş ürünlerin Abbas M. Kitle spektrometrik kimlik ve toksisite değerlendirmesi 1 ve oda 2 ile Corymbia citriodora sulu özler. bilim Rep. 2015; 5 (1) [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Iram W., Anjum T., Iqbal M., Ghaffar A., ​​Abbas M. Aflatoksin B 1 ve B 2'nin bozulmuş ürünlerinin Trachyspermum ammi'nin sulu özleri ile yapısal açıklama ve toksisite değerlendirmesi . Ön. Mikrobiyol. 2016; 7 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Juodeikiene G., Basinskiene L., Bartkiene E., Matusevicius P. Fermantasyon süreçleri kullanılarak gıda, yem ve yenilenebilirlerde mikotoksin dekontaminasyon yönleri. Gıda Mühendisliğinin Yapısı ve İşlevi. 2012:171–204. [ Google Akademik ]
                            • Kagot V., Okoth S., De Boevre M., De Saeger S. Afrika'da Aspergillus ve Fusarium mikotoksinlerinin biyolojik kontrolü : yararları ve sınırlamaları. Toksinler. 2019; 11 (2):109. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Karlovsky P., Suman M., Berthiller F., De Meester J., Eisenbrand G., Perrin I., Oswald IP, Speijers G., Chiodini A., Recker T., Dussort P. Gıda işleme ve detoksifikasyon tedavilerinin etkisi mikotoksin kontaminasyonu hakkında Mikotoksin Araş. 2016; 32 :179–205. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Kavitha K., Vijaya N., Krishnaveni A., Arthanareeswari M., Rajendran S., Al-Hashem A., Subramania A. Antifungal uygulamalar için nanomateryaller. Nanotoksisite. 2020:385–398. [ Google Akademik ]
                            • Khan H., Ullah H., Nabavi SM Kurkuminin hepatoprotektif etkilerinin mekanik görüşleri: terapötik güncellemeler ve gelecekteki beklentiler. Gıda Kimyası Toksikol. 2019; 124 :182–191. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Kocic-Tanackov S., Dimic G., Jaksic S., Mojovic L., Djukic-Vukovic A., Mladenovic D., Pejin J. Kimyon ve ardıç esansiyel yağlarının polentada aflatoksijenik mantar büyümesi ve aflatoksin salgılanması üzerindeki etkileri. J. Gıda İşlemi. Koru. 2019; 43 [ Google Akademik ]
                            • Kumar S., Sihag P., Trotta F., Rao R. Babchi yağının siklodekstrin bazlı nano süngerlerde kapsüllenmesi: fizikokimyasal karakterizasyon, fotodegradasyon ve in vitro sitotoksisite çalışmaları. Eczacılık s. 2018; 10 :169. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Lahlou Y., Rhandour Z., Amraoui BE, Bamhaoud T. Antioksidan aktivitenin taranması ve altı tıbbi Fas bitkisi ekstraktının toplam polifenolik içeriği. J. Mater. Çevre. bilim 2019; 10 :133–1348. [ Google Akademik ]
                            • Leal M., Shimada A., Ruíz F., González E., Mejía D. Likopenin in vivo olarak T-2 toksini tarafından indüklenen lipid peroksidasyonu ve glutatyon bağımlı enzimler üzerindeki etkisi . Toksikol. Lett. 1999; 109 :1–10. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Lehtonen M., Kekalainen S., Nikkila I., Kilpelainen P., Tenkanen M., Mikkonen KS Kontrollü yerinde üretim ve hekzanal salınımı yoluyla aktif gıda ambalajı. Gıda Kimyası 2020;(5):100074. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Liew W.-P.-P., Mohd-Redzwan S. Mikotoksin: bağırsak sağlığı ve mikrobiyota üzerindeki etkisi. Hücresel ve enfeksiyon mikrobiyolojisinde sınırlar. 2018; 8 : 60. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Limaye A., Yu R.-C., Chou C.-C., Liu J.-R. Hayvancılıkta AFB 1 aracılı toksisiteye karşı diyet selenyum ve kurkumin tarafından sağlanan koruyucu ve detoksifiye edici etkiler : bir inceleme. Toksinler. 2018; 10 : 25. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Loi M., Paciolla C., Logrieco A., Mule G. Aflatoksinlerin azaltılması için hasat öncesi ve sonrası yönetimde bitki biyoaktif bileşikleri. Ön. Mikrobiyol. 2020; 11 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Luo Y., Liu X., Li J. Mikotoksinlerin kontrolüne ilişkin tekniklerin güncellenmesi - bir inceleme. Gıda Kontr. 2018; 89 :123–132. [ Google Akademik ]
                            • Lyagin I., Efremenko E. Çeşitli mikotoksinlerin detoksifikasyonu için enzimler: katalitik etkinin kökenleri ve mekanizmaları. Moleküller. 2019; 24 (13):2362. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Madrigal-Santillan E., Morales-Gonzalez JA, Vargas-Mendoza N., Reyes-Ramirez P., Cruz-Jaime S., Sumaya-Martinez T., Perez-Pasten R., Madrigal-Bujaidar E. Farklı antigenotoksik çalışmalar aflatoksin B 1 ve okratoksin A'nın neden olduğu DNA hasarını azaltan maddeler . Toksinler. 2010; 2 :738–757. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Mahato DK, Lee KE, Kamle M., Devi S., Dewangan K., Kumar P., Kang SG Gıda ve yemde aflatoksinler: yaygınlık, tespit ve kontrol stratejilerine genel bir bakış. Ön. Mikrobiyol. 2019; 10 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Makhafola TJ, Elgorashi EE, McGaw LJ, Awouafack MD, Verschaeve L., Eloff JN Combretum microphyllum (Combretaceae) yaprak ekstraktlarının antimutajenik aktivitesinden sorumlu bileşiklerin izolasyonu ve karakterizasyonu. BMC Kompl. Alternatif Med. 2017; 17 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Makhuvele R., Matshoga RG, Antonissen R., Pieters L., Verschaeve L., Elgorashi EE Seçilmiş Güney Afrika yerli bitkilerinin genotoksisitesi ve antijenotoksisitesi. Güney Afr. J. Bot. 2018; 114 :89-99. [ Google Akademik ]
                            • Makhuvele R., Foubert K., Apers S., Pieters L., Verschaeve L., Elgorashi E. Monanthotaxis caffra (sond.) verdc'den antimutajenik bileşenler. J. Ecz. farmakol. 2018; 79 :976-984. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Marroquin-Cardona AG, Johnson NM, Phillips TD, Hayes AW Değişen bir küresel ortamda Mikotoksinler- Bir inceleme. Gıda Kimyası Toksikol. 2014; 69 :220–230. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Mathuria N., Verma RJ Aflatoksin kaynaklı hemoliz ve in vitro olarak tümer özleri ve kurkumin ile iyileştirilmesi . Acta Poloniae Pharmaceutica İlaç Araştırması. 2007; 64 :165–168. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Meng D., Garba B., Ren Y., Yao M., Xia X., Li M., Wang Y. Kitosanın Aspergillus ochraceus'a karşı antifungal aktivitesi ve olası etki mekanizmaları. Int. J. Biol. Makromol. 2020; 158 :1063-1070. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Milicevic DR, Skrinjar M., Baltic T. Gıdalarda ve yemlerde mikotoksin kontaminasyonu için gerçek ve algılanan riskler: gıda güvenliği kontrolü için zorluklar. Toksinler. 2010; 2 :572–592. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Moghadamtousi SK, Kadir H.Á., Hassandarvish P., Tajik H., Abubakar S., Zandi KA BioMed Research International; 2014. Kurkuminin Antibakteriyel, Antiviral ve Antifungal Aktivitesi Üzerine İnceleme; s. 186864. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Moura-Costa GF, Nocchi SR, Ceole LF, de Mello JC, Nakamura CV, Filho BP, Temponi LG, Ueda-Naamura T. Rio das kobras, Parana, Brezilya'da bir yerli rezerv üzerinde ilaç olarak kullanılan bitkilerin antimikrobiyal aktivitesi. J. Etnofarmakol. 2012; 143 :631-638. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Mulaudzi RB Tıbbi bitkilerin ve insan sağlığının mikotoksinleri. Elsevier. 2019:524–530. [ Google Akademik ]
                            • Munteanu SB, Vasile C. Gıda paketleme polimerik malzemelerinde bitkisel katkı maddeleri. Polimerler. 2020; 12 : 28. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Narayanan VS, Muddaiah S., Shashidara R., Sudheendra US, Deepthi NC, Samaranayake L. Kurkuminin farklı kandida türlerinin planktonik ve biyofilm fazına karşı değişken antifungal aktivitesi. Hint J. Dent. Araş. 2020; 31 :145-148. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Nayak S., Sashidhar RB Kurkumin ile aflatoksin B 1 toksisitesinin metabolik müdahalesi . J. Etnofarmakol. 2010; 127 :641–644. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Neelofar K., Shreaz S., Rimple B., Muralidhar S., Nikhat M., Khan LA Curcumin, klinik ilginin umut verici bir antikandidal olarak. Yapabilmek. J. Mikrobiyol. 2011; 57 (3):204–210. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Negera M., Washe AP Aflatoksin tarafından gıda kalitesindeki bozulmanın düzeltilmesi için doğal diyet baharatlarının kullanımı. Hindawi Gıda Kalitesi Dergisi. 2019:1–10. [ Google Akademik ]
                            • Nerilo SB Romoli JCZ, Nakasugi LP Zampieri NS, İtalyan firması SAG Rocha GHO, Micotti da EG Abreu Filho BA, Machinski M., Jr., antifungal aktivitesi ve karşı Roscoe uçucu yağ officinale Zingiber göre aflatoksinler üretiminin inhibisyonu Aspergillus flavus saklandı mısır taneleri. Ciencia Kırsal. 2020; 50 (6) 11. [ Google Akademik ]
                            • Nleya N., Adetunji MC, Mwanza M. Zimbabwe'de gıda ürünlerinin mikotoksin kontaminasyonunun mevcut durumu. Toksinler. 2018; 10 (5):89. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Oliveira RC, Carvajal-Moreno M., Mercado-Ruaro P., Rojo-Callejas F., Correa B. Uçucu yağlar , apoptoz benzeri hücre ölümü ve gen düzenlemesinin indüklenmesi yoluyla Aspergillus flavus üzerinde antifungal ve anti-aflatoksijenik etkiyi tetikler . Gıda Kontr. 2020; 110 :107038. [ Google Akademik ]
                            • Osmani RA, Thirumaleshwar S., Bhosale RR, Kulkarni PK Nanosponges: ilaç dağıtımında şaplak katılımı - güncellenmiş kapsamlı bir inceleme. Der Eczanesi. Lett. 2014; 5 :7-21. [ Google Akademik ]
                            • Osmani RA, Kulkarni P., Manjunatha S., Vaghela R., Bhosale R. İlaç Dağıtımı için Akıllı Nanotaşıyıcılar olarak Organik Malzemeler. 2018. İlaç dağıtımı ve nanoterapötiklerde siklodekstrin nanosünger tabanlı sistemler: mevcut ilerleme ve gelecekteki beklentiler; s. 659-704. [ Google Akademik ]
                            • Oun AA, Shankar S., Rhim J.-W. Çok işlevli nanoselüloz/metal ve metal oksit nanoparçacık hibrit nanomalzemeler. Krit. Rev. Gıda Bilimi. Nutr. 2019; 60 :435–460. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Palabiyik SS, Erkekoğlu P., Zeybek ND, Kızılgün M., Baydar DE, Şahin G., Giray BK Sıçanlarda likopenin okratoksin A kaynaklı renal oksidatif strese ve apoptoza karşı koruyucu etkisi. Tecrübe. Toksikol. Patol. 2013; 65 :853-861. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Palombo EA Oral bakterilere karşı aktiviteye sahip geleneksel şifalı bitki özleri ve doğal ürünler: ağız hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde potansiyel uygulama. Kötü. baz Kompl. Alternatif Med. 2011:1–15. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Pawar AY, Naik AK, Jadhav KR Nanosponges: yeni bir ilaç dağıtım sistemi. Asya J. Ecz. farmakol. 2016; 10 :S456–S463. [ Google Akademik ]
                            • Pawar S., Shende P., Trotta F. Aktiflerin dönüştürülmesi için β-siklodekstrin bazlı nano süngerlerin çeşitliliği. Int. J. Ecz. 2019; 565 :333–350. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Perincherry L., Lalak-Kanczugowska J., Stepien L. Bitki-patojen etkileşimlerinde Fusarium tarafından üretilen mikotoksinler. Toksinler. 2019; 11 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Polasa K., Naidu AN, Ravindranath I., Krishnaswamy K. Kurkumin varlığında B(a)P kaynaklı iplik kopmalarının inhibisyonu. Mutat. Araş. 2004; 557 :203–213. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Powers CN, Satyal P., Mayo JA, McFeeters H., McFeeters RL Uçucu yağların analizine ve Aspergillus niger, Candida albicans ve Cryptococcus neoformans'a karşı antifungal aktivitelerine yönelik daha büyük veri yaklaşımı . Moleküller. 2019; 24 (16) [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Phuna ZX, Yu JKE, Tee JY, Chuah SQ, Tan NWH, Vijayabalan S., Manap ASA, Sisinthy SP, Madhavan P. Candida türleri için antifungal ajanlar olarak kurkumin, piperin ve tualang balının nanoemülsiyonlarının in vitro değerlendirilmesi . Uygulamalı Biyoteknoloji Raporları Dergisi. 2020 [ Google Akademik ]
                            • Ponzilacqua B., Rottinghaus GE, Landers BR, Oliveira CF Tıbbi bitki ve Brezilya geleneksel bitki özlerinin in vitro mikotoksin dekontaminasyonu üzerindeki etkileri . Gıda Kontr. 2019; 100 :24–27. [ Google Akademik ]
                            • Prakash B., Kumar A., ​​Singh PP, Songachan LS Fitokimyasalların Fonksiyonel ve Koruyucu Özellikleri. Elsevier; 2020. Fitokimyasalların antimikrobiyal ve antioksidan özellikleri: mevcut durum ve gelecek perspektifi; s. 1-45. [ Google Akademik ]
                            • Prakash B., Kedia A., Mishra PK, Dubey NK Tarımsal gıda ürünlerinin küf, mikotoksin kontaminasyonu ve oksidatif bozulmasını kontrol etmek için gıda koruyucuları olarak bitki uçucu yağları - Potansiyeller ve zorluklar. Gıda Kontr. 2015; 47 :381-391. [ Google Akademik ]
                            • Pushpalatha R., Selvamuthukumar S., Kilimozhi D. Kurkumin dağıtımı için çapraz bağlı, siklodekstrin bazlı nano süngerler- Fizikokimyasal karakterizasyon, ilaç salınımı, stabilite ve sitotoksisite. J. Uyuşturucu Teslimi. bilim Teknoloji. 2018; 45 :45-53. [ Google Akademik ]
                            • Radic K., Dukovski BJ, Cepo DV Pirina matrisi ve siklodekstrin kapsüllemenin zeytin pirina polifenollerinin biyoerişilebilirliği ve bağırsak geçirgenliği üzerindeki etkisi. Besinler. 2020; 12 :669. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Rai M., Ingle AP, Pandit R., Paralikar P., Anasane N., Santos CAD Kurkumin ve kurkumin yüklü nanopartiküller: antipatojenik ve antiparaziter aktiviteler. Uzman Rev. Anti Infect. Orada. 2020; 18 (4):367–379. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Ramírez-Ambrosi M., Caldera F., Trotta F., Berrueta L.Á., Gallo B. Elma polifenollerinin β-CD nano süngerlerde kapsüllenmesi. J. Dahil Etme Olayı. Makrosikl. Kimya 2014; 80 :85-92. [ Google Akademik ]
                            • Reddy KN, Nurdijati SB, Salleh B. Mikotoksijenik mantarların ve mikotoksinlerin kontrolüne ilişkin bitki kaynaklı ürünlere genel bir bakış. Asya J. Bitki Bilimi. 2010; 9 :126–133. [ Google Akademik ]
                            • Redondo-Blanco S., Fernandez J., Lopez-Ibanez S., Miguelez EM, Villar CJ, Lombo F. Gıda korumasında bitki fitokimyasalları: antifungal biyoaktivite: bir inceleme. J. Gıda Koruması. 2019; 83 (1):163-171. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Sadeghi-Ghadi Z., Vaezi A., Ahangarkani F., İlkit M., Ebrahimnejad P., Badali H. Aspergillus ve Candida izolatlarına karşı hiyalüronan içermeyen nanoveziküllerde birlikte kapsüllenen kurkumin ve kersetin'in güçlü in vitro aktivitesi . J. Mycol. Med. 2020:101014. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Sadhasivam S., Shapiro OH, Ziv C., Barda O., Zakin V., Sionov E. Mikotoksijenik mantarların sinerjistik inhibisyonu ve nar kabuğu özü ve azol mantar ilacı kombinasyonu ile mikotoksin üretimi. Ön. Mikrobiyol. 2019; 10 :1919. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Sajid M., Cameotra SS, Sajjad M., Khan A., Ahmad I. Phytomedicine'e Yeni Bakış. Elsevier; 2019. Fitomedikallerin nanopartikül bazlı dağıtımı: zorluklar ve fırsatlar; s. 597-623. [ Google Akademik ]
                            • Sharma M., Manoharlal R., Puri N., Prasad R. Antifungal kurkumin, reaktif oksijen türlerini indükler ve erken apoptozu tetikler, ancak Candida albicans'ta küresel baskılayıcı TUP1'i hedefleyerek hif gelişimini önler. Biosci. Cum. 2010; 30 (6):391–404. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Shehata MG, Badr AN, Abdel-Razek AG, Hassanein MM, Amra HA Hasat sonrası gıda mahsullerini kurtarmak için antifungal bir uygulama olarak yağ biyoaktif filmler. Biyolojide Yıllık Araştırma ve İnceleme. 2017; 16 :1–16. [ Google Akademik ]
                            • Sherje AP, Dravyakar BR, Kadam D., Jadhav M. Siklodekstrin bazlı nano süngerler: kritik bir inceleme. Karbonhidrat. Polim. 2017; 173 :37-49. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Shin B., Park W. Veteriner bilimlerinde mikrobiyal enfeksiyonlar için zoonotik hastalıklar ve fitokimyasal ilaçlar: mevcut durum ve gelecek perspektifi. Veteriner Biliminde Sınırlar. 2018; 5 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Singh C., Prakash C., Mishra P., Tiwari KN, Mishra SK, More RS, Kumar V., Singh J. Premna intengrifolia L.'nin farelerde aflatoksin B 1 kaynaklı toksisiteye karşı hepatoprotektif etkinliği . Toksikoloji. 2019; 166 :88–100. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Smerak P., Polivkova Z., Sestakova H., Stetina R., Barta I., Langova M., Turek B., Bartova J. Kurkuminin antimutajenik etkisi ve farelerde bağışıklık tepkisi üzerindeki etkisi. Çek J. Gıda Bilimi. 2006; 24 :72-83. [ Google Akademik ]
                            • Smerak P., Sestakova H., Polivkova Z., Stetina R., Langova M., Barta I., Turek B., Bartova J. Epigallocatechin gallatın antimutajenik etkisi ve farelerde bağışıklık tepkisi üzerindeki etkisi. Çek J. Gıda Bilimi. 2006; 24 :180-192. [ Google Akademik ]
                            • Song L., Zhang F., Yu J., Wei C., Han Q., Meng X. Antifungal etki ve Penicillium expansum'a karşı kurkumin aracılı fotodinamik teknolojinin olası mekanizması . Hasat Sonrası Biol. Teknoloji. 2020; 167 (2020)::111234. [ Google Akademik ]
                            • Soni KB, Lahiri M., Chackradeo P., Bhide SV, Kuttan R. Gıda katkı maddelerinin aflatoksin kaynaklı mutajenite ve hepatokarsinojenite üzerindeki koruyucu etkisi. Kank. Lett. 1997; 115 :129-133. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Sorrenti V., Di Giacomo C., Acquaviva R., Bognanno M., Grilli E., D'Orazio N., Galvano F. Karaciğer ve böbrekte dimetilarginin dimetilaminohidrolaz/nitrik oksit sentaz yolu: siyanidin 3-O-'nin koruyucu etkisi Okratoksin-A toksisitesi üzerine β-D-glukozit. Toksinler. 2012; 4 :353-363. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Sridhar M., Suganthi RU, Thammiaha V. Diyet resveratrolünün piliç kuşlarında aflatoksin B 1'in neden olduğu değişiklikleri iyileştirmedeki etkisi . J. Animasyon. Fizol. Animasyon. Nutr. 2015; 99 :1094–1104. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Stoev SD, Njobeh P., Zarkov I., Mircheva T., Zapryanova D., Denev S., Dimitrova B. Etlik piliçlerde okratoksin A toksikozuna karşı koruyucu etkiler gösteren seçilmiş bitkisel yem katkı maddeleri. Dünya Mikotoksin J. 2019; 12 :257–268. [ Google Akademik ]
                            • Street RA, Prinsloo G. Güney Afrika'nın ticari açıdan önemli şifalı bitkileri: bir inceleme. J. Chem. 2013:1–16. [ Google Akademik ]
                            • Tabeshpour J., Mehri S., Behbahani FS, Hosseinzadeh H. Vitis vinifera (üzüm) ve biyolojik olarak aktif bileşenlerinden biri olan resveratrolün doğal ve kimyasal toksisitelere karşı koruyucu etkileri : kapsamlı bir inceleme. Fitoter Araş. 2018; 32 :2164-2190. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Thipe VC, Keyster M., Katti KV Sürdürülebilir nanoteknoloji: mikotoksin tespiti ve koruması. İçinde: Abd-Elsalam KA, editör. Bitki Korumada Nanobiyoteknoloji Uygulamaları, Yaşam Bilimlerinde Nanoteknoloji. 2018. s. 323–349. [ Google Akademik ]
                            • Thipe VC, Panjtan Amiri K., Bloebaum P., Raphael Karikachery A., Khoobchandani M., Katti KK, Jurisson SS, Katti KV Nanopartiküllere karşı anti-tümör etkinliği üzerine resveratrol konjuge altın resveratrol koronanın geliştirilmesi: artan memenin karşılıklı ilişkisi, pankreas ve prostat kanserleri. Int. J. Nanomed. 2019; 14 :4413–4428. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Thipe VC, Bloembaum P., Khoobchandani M., Karikachery AR, Katti KK, Katti KV Yeşil nanoteknoloji: mikotoksin üretimini sınırlamak için toksijenik mantarlara karşı nanoformülasyonlar. İçinde: Rai M., Abd-Elsalam, editörler. Nanomikotoksikoloji Mikotoksinleri Nano Yoluyla Tedavi Etmek. Elsevier; 2020. s. 155–188. [ Google Akademik ]
                            • Tian Y., Tan Y., Liu N., Liao Y., Sun C., Wang S., Wu A. Tahıl tanelerinde deoksinivalenol kontaminasyonunu biyolojik olarak kontrol eden fonksiyonel ajanlar. Ön. Mikrobiyol. 2016; 7 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Udomkun P., Wiredu AN, Nagle M., Muller J., Vanlauwe B., Bandyopadhyay R. Gıdalarda ve yemlerde aflatoksinleri yönetmek için yenilikçi teknolojiler ve uygulamanın karlılığı- Bir inceleme. Gıda Kontr. 2017; 76 :127–138. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Udomkun P., Njukwe E. Nanomikotoksikoloji. 2020. Aflatoksin kontrolü için nanoteknolojik yöntemler; s. 385–396. [ Google Akademik ]
                            • Van Wyk B.-E., Van Oudtshoorn B., Gericke B. Briza, Yayınlar; Pretoria: 1997. Güney Afrika'nın Tıbbi Bitkileri. [ Google Akademik ]
                            • Velu G., Palanichamy V., Rajan AP Modern tıpta bitki ikincil metabolitlerinin fitokimyasal ve farmakolojik önemi. İçinde: Roopan SM, Madhumitha G., editörler. Doğal Gıdalarda Biyoorganik Faz: Genel Bir Bakış. Springer Uluslararası Yayıncılık AG; 2018. s. 135–156. [ Google Akademik ]
                            • Venkatesh N., Keller NP Mikotoksinler bakteri ve mantarlarla konuşmada. Ön. Mikrobiyol. 2019; 10 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Verschaeve L., Van Staden J. Güney Afrika geleneksel şifalı bitkilerinden elde edilen ekstraktların mutajenik ve antimutajenik özellikleri. J. Etnofarmakol. 2008; 119 :575-587. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Vila-Donat P., Marín S., Sanchis V., Ramos A. Hayvan yemi dekontaminasyonu için çoklu bağlama kapasitelerine vurgu yaparak mikotoksin adsorbe edici ajanların gözden geçirilmesi. Gıda Kimyası Toksikol. 2018; 114 :246-259. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Vipin AV, Raksha RK, Nawneet KK, Anu AK, Venkateswaran G. Fenolik bakımından zengin zencefil ekstraktının aflatoksin B 1'e karşı koruyucu etkileri . Biyomedikal. Eczacı. 2017; 91 :415–424. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2001. Geleneksel Tıbbın ve Tamamlayıcı/Alternatif Tıbbın Hukuki Durumu: Bir Dünya İncelemesi. Cenevre. [ Google Akademik ]
                            • Wu Q., Wang X., Nepovimova E., Wang Y., Yang H., Li L., Zhang X., Kuca K. Trichothecenes'e karşı antioksidan ajanlar: oksidatif stres tedavisi için yeni ipuçları. Oncotarget. 2017; 8 :110708–110726. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Wu J.-C., Lai C.-S., Tsai M.-L., Ho T., Wang Y.-J., Pan M.-H. Doğal diyet bileşiklerinin ksenobiyotik kaynaklı toksisite üzerindeki kemopreventatif etkisi. J. Gıda İlaç Anal. 2017; 25 :176–186. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Xu J.-L., Li L.-W., Luo Y.-X., Yuan S.-H., Liu N.-N. Antifungal nanomalzemeler: mevcut ilerleme ve gelecekteki yönler. Dijital Sağlık, Teşhis ve Biyobelirteçlerdeki Yenilikler. 2020; 1 [ Google Akademik ]
                            • Yang G., Zhong L., Jiang L., Geng C., Cao J., Sun X., Liu X., Chen M., Ma Y. 6-gingerol, HepG2 hücrelerinde patulin kaynaklı genotoksisiteyi önler. Fitoter Araş. 2011; 25 :1480–1485. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Yang Y., Huan C., Liang X., Fang S., Wang J., Chen J. Kiraz domatesinde Botrytis'e karşı hasat sonrası tedaviler için natamisin/metil- β -siklodekstrin inklüzyon kompleksinin eklenmesiyle nişasta bazlı mantar önleyici kaplamaların geliştirilmesi sinerea . Moleküller. 2019; 24 (21):3962. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Zain ME Mikotoksinlerin insanlar ve hayvanlar üzerindeki etkisi. Suudi Kimya Derneği Dergisi. 2011; 15 :129–144. [ Google Akademik ]
                            • Zhang G., Yuan C., Sun Y. Hidroksipropil-β-siklodekstrinin seçici kapsüllenmesinin yıldız anason uçucu yağının bileşenleri ve antibakteriyel özellikleri üzerindeki etkisi. Moleküller. 2018; 23 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            • Zhu C., Lei M., Andargie M., Zeng J., Li J. Antifungal aktivite ve tanik asidin Penicillium digitatum'a karşı etki mekanizması . Fizol. Mol. Bitki Patol. 2019; 107 :46–50. [ Google Akademik ]
                            Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:49 ) değiştirilmiştir.
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15


                              Curcuma longa L.'nin Su Özü Alkolsüz Yağlı Karaciğer Hastalığını İyileştirir

                              Jeongeun Mun , 1 Shintae Kim , 1 Ho-Geun Yoon , 2 Yanghee You , 1 Ok-Kyung Kim , 1 Kyung-Chul Choi , 3 Yoo-Hyun Lee , 4 Jeongmin Lee , 5 Jeongjin Park , 1, * ve Woojin Jun 1 , *
                              Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                              1 Gıda ve Beslenme Bölümü, Chonnam Ulusal Üniversitesi, Gwangju 61186, Kore; moc.revan@4123ojm (JM); moc.revan@1namotor (SK); moc.revan@ahwey (YY); rk.ca.mannohc@mxksow02 (O.-KK)
                              2 Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı, Tıp Fakültesi, Yonsei Üniversitesi, Seul 03722, Kore; rk.ca.shuy@nueghy
                              3 Biyomedikal Bilimler Bölümü, Ulsan Üniversitesi Tıp Fakültesi, Seul 05505, Kore; rk.luoes.cma@57ckiohc
                              4 Gıda ve Beslenme Bölümü, Suwon Üniversitesi, Gyeonggido 18323, Kore; rk.ca.nowus@tumaerc
                              5 Tıbbi Beslenme Bölümü, Kyung Hee Üniversitesi, Gyeonggido 17104, Kore; rk.ca.uhk@7002eelj
                              * Yazışma: ten.liamnah@5248jjp (JP); rk.ca.mannohc@nujjw (WJ); Tel.: +82-62-530-0344 (JP); +82-62-530-1337 (WJ)
                              Git: Soyut


                              Amacımız, Curcuma longa'nın sıcak su ekstraktının (CLW) olup olmadığını araştırmaktı.L. alkolsüz yağlı karaciğer hastalığını (NAFLD) önleyebilir. HepG2 hücreleri, in vitro yağlı karaciğeri uyarmak için 24 saat boyunca serbest yağ asidi (FFA) karışımı (oleik asit: palmitik asit, 2:1) ile muamele edildi. Ek olarak, C57BL/6 fareleri, in vivo yağlı karaciğeri indüklemek için sekiz hafta boyunca %60 kcal yüksek yağlı (HF) diyetle beslendi. FFA ve HF-diyet ile hücre içi reaktif oksijen türleri (ROS) ve malondialdehit (MDA) üretimleri arttı, ancak CLW ile takviye bu seviyeleri önemli ölçüde düşürdü. CLW tedavisi, FFA ve HF diyetine maruz bırakılarak baskılanan antioksidan aktiviteleri iyileştirdi. HF-diyet gruplarında farklılaşma kümesi 36 (CD36) ve yağ asidi taşıma proteinleri (FATP2 ve FATP5) artarken, CLW ekspresyon seviyelerini bastırdı. Ayrıca, sterol düzenleyici element bağlayıcı protein-1c (SREBP-1c), asetil-koenzim A karboksilaz (ACC) ve yağ asidi sentaz (FAS) ekspresyon seviyeleri, HF-diyet gruplarına kıyasla CLW gruplarında aşağı regüle edildi. Öte yandan, CLW gruplarında 5′ adenosin monofosfatla aktive olan protein kinaz (AMPK), Peroksizom proliferatörü ile aktive olan reseptör alfa (PPAR-α) ve karnitin palmitoiltransferaz 1 (CPT-1) ekspresyonları yukarı regüle edildi. HF ile beslenen fareler, normal diyet farelerine kıyasla yüksek hepatik trigliserit (TG) içeriği gösterdi. Bununla birlikte, CLW'nin uygulanması, CLW tarafından lipid birikimine karşı bir inhibitör etki göstererek, hepatik TG seviyesini restore etti. Bu sonuçlar, CLW'nin yağ asidi alımını modüle ederek NAFLD'nin önlenmesi için potansiyel olarak faydalı bir ajan olabileceğini düşündürmektedir. ve yağ asidi sentaz (FAS) ekspresyon seviyeleri, HF-diyet gruplarına kıyasla CLW gruplarında aşağı regüle edildi. Öte yandan, CLW gruplarında 5′ adenosin monofosfatla aktive olan protein kinaz (AMPK), Peroksizom proliferatörü ile aktive olan reseptör alfa (PPAR-α) ve karnitin palmitoiltransferaz 1 (CPT-1) ekspresyonları yukarı regüle edildi. HF ile beslenen fareler, normal diyet farelerine kıyasla yüksek hepatik trigliserit (TG) içeriği gösterdi. Bununla birlikte, CLW'nin uygulanması, CLW tarafından lipid birikimine karşı bir inhibitör etki göstererek, hepatik TG seviyesini restore etti. Bu sonuçlar, CLW'nin yağ asidi alımını modüle ederek NAFLD'nin önlenmesi için potansiyel olarak faydalı bir ajan olabileceğini düşündürmektedir. ve yağ asidi sentaz (FAS) ekspresyon seviyeleri, HF-diyet gruplarına kıyasla CLW gruplarında aşağı regüle edildi. Öte yandan, CLW gruplarında 5′ adenosin monofosfatla aktive olan protein kinaz (AMPK), Peroksizom proliferatörü ile aktive olan reseptör alfa (PPAR-α) ve karnitin palmitoiltransferaz 1 (CPT-1) ekspresyonları yukarı regüle edildi. HF ile beslenen fareler, normal diyet farelerine kıyasla yüksek hepatik trigliserit (TG) içeriği gösterdi. Bununla birlikte, CLW'nin uygulanması, CLW tarafından lipid birikimine karşı bir inhibitör etki göstererek, hepatik TG seviyesini restore etti. Bu sonuçlar, CLW'nin yağ asidi alımını modüle ederek NAFLD'nin önlenmesi için potansiyel olarak faydalı bir ajan olabileceğini düşündürmektedir. ve karnitin palmitoiltransferaz 1 (CPT-1) ekspresyonları CLW gruplarında yukarı regüle edildi. HF ile beslenen fareler, normal diyet farelerine kıyasla yüksek hepatik trigliserit (TG) içeriği gösterdi. Bununla birlikte, CLW'nin uygulanması, CLW tarafından lipid birikimine karşı bir inhibitör etki göstererek, hepatik TG seviyesini restore etti. Bu sonuçlar, CLW'nin yağ asidi alımını modüle ederek NAFLD'nin önlenmesi için potansiyel olarak faydalı bir ajan olabileceğini düşündürmektedir. ve karnitin palmitoiltransferaz 1 (CPT-1) ekspresyonları CLW gruplarında yukarı regüle edildi. HF ile beslenen fareler, normal diyet farelerine kıyasla yüksek hepatik trigliserit (TG) içeriği gösterdi. Bununla birlikte, CLW'nin uygulanması, CLW tarafından lipid birikimine karşı bir inhibitör etki göstererek, hepatik TG seviyesini restore etti. Bu sonuçlar, CLW'nin yağ asidi alımını modüle ederek NAFLD'nin önlenmesi için potansiyel olarak faydalı bir ajan olabileceğini düşündürmektedir.

                              Anahtar Kelimeler: Curcuma longa L., alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı, yağ asidi alımı, lipid birikimi, oksidatif stres
                              Git: 1. Giriş


                              Karaciğer lipid metabolizmasının merkezi organıdır. Diyetteki yağ asitleri karaciğere taşınır ve hepatositin ihtiyaç duyduğu kadar enerji üretmek için oksitlenir. Fazla yağ asitleri trigliseritlere (TG) dönüştürülür ve hepatositte depolanır [ 1 ]. TG miktarı karaciğer ağırlığının %5'inden fazlasını oluşturduğunda organ fonksiyonu bozulur ve bu durum yağlı karaciğer hastalığı olarak bilinir. Kronik alkol alımı uzun süredir alkolik yağlı karaciğerin başlıca nedeni olarak kabul edilirken, alkolsüz yağlı karaciğerin alkol alımıyla ilişkisiz olduğu gösterilmiştir [ 2 ]. Alkolsüz yağlı karaciğerin nedenleri, aşırı diyet alımını ve enerji tüketiminin eksikliğini içeren yaşam tarzı alışkanlıklarıdır [ 3]. Bu nedenle sıklıkla obezite, diyabet ve metabolik sendrom gibi yaşam tarzı hastalıkları eşlik eder. Son zamanlarda, bu hastalıkların artan insidansı ile alkolsüz karaciğer yağlanmasına verilen önem giderek artmaktadır [ 4 ]. Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) çeşitli aşamalar gösterir. Basit hepatik steatoz, hepatositlerde lipid birikimi ile karakterizedir. Alkolsüz steatohepatit (NASH), siroz ve hepatoselüler karsinoma dönüşebilir. İnsanlarda NAYKH ile ilişkili olarak obezite, diyabet ve inflamasyon gibi birçok faktör sorumlu tutulmuş olsa da [ 5 , 6 ], NAYKH gelişiminin ve ilerlemesinin altında yatan mekanizma belirsizliğini koruyor.

                              Serbest yağ asidi (FFA) vücutta aşırı yüklendiğinde, farklılaşma kümesi 36 (CD36) ve yağ asidi taşıma proteinleri (FATP'ler) gibi FFA alım faktörleri önemli ölçüde yukarı regüle edilir ve daha sonra aşırı FFA, yavaş yavaş karaciğere kabul edilir. biriktiriyor [ 7 ]. Önceki çalışmalara göre, palmitik asit ve yüksek yağlı (HF) diyet, NAYKH gelişimi ile yakından ilişkili olan CD36 ekspresyonunu belirgin şekilde artırdı [ 8 , 9 ]. Ayrıca, birkaç çalışma, aktive edilmiş CD36 tarafından yağ asidi taşmasının daha sonra oksidatif stres ile bağlantılı olabilen daha yüksek seviyede reaktif oksijen türleri (ROS) ürettiğini göstermiştir [ 10 ].

                              Oksidatif stres, ROS üretimi ile vücuttaki antioksidanların aktivasyonu arasındaki dengesizliktir ve çeşitli metabolik bozukluklara neden olur [ 11 ]. Özellikle lipit metabolizmasında bir rahatsızlık yaratır ve sonunda hepatositlerde lipit birikimine yol açar. NAFLD'nin mevcut birkaç patojenik mekanizmasından oksidatif stresin önemli bir katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Önceki bir araştırmaya göre, hepatositlerde ürik asit kaynaklı oksidatif stres, asetil-koenzim A karboksilaz (ACC), yağ asidi sentaz (FAS) ve sterol düzenleyici element bağlayıcı protein-1c (SREBP) gibi lipogenez faktörlerinin ekspresyonunu önemli ölçüde artırdı. -1c) [ 12]. Başka bir çalışma, HF diyetinin süperoksit dismutaz (SOD) ve katalaz (CAT) aktivitelerini azaltarak antioksidan savunma sistemini yok ettiğini ve ROS üretimini belirgin şekilde artırdığını göstermiştir [ 13 ]. Oksidatif strese bağlı metabolik bozuklukları önlemek için vücutta ROS üretimini baskılayan veya ortadan kaldıran antioksidan kapasite önemli bir rol oynar. Bitkiler, ROS'u etkili bir şekilde ortadan kaldırmak için antioksidan yeteneğe sahip çeşitli fitokimyasallar içerir [ 14 ].

                              Curcuma longa L., zencefil ailesinin (Zingiberaceae) çiçekli bir bitkisidir. C. longa , serbest radikal temizleme potansiyeline yol açan doğal antioksidanlara sahip olduğundan, karaciğer hasarı da dahil olmak üzere birçok hastalığı önlemek için yaygın olarak kullanılmaktadır [ 15 ].

                              Çalışmamızın amacı, C. longa'dan elde edilen sıcak su ekstraktının (CLW) karaciğer yağlanması gelişimi üzerine in vitro ve in vivo koruyucu etkilerini araştırmaktır. Ayrıca alkole bağlı olmayan karaciğer hasarında lipid birikimi ve oksidatif strese karşı etki şekli belirlendi.

                              Git: 2. Malzemeler ve Yöntemler

                              2.1. Numune ve Kimyasallar


                              SDC Ar-Ge Merkezi (Damyang, Kore) tarafından tedarik edilen C. longa , 3 saat boyunca 250 °C'de 20 hacim sıcak su ile ekstrakte edildi. Ekstrakte edilen solüsyon süzüldü ve vakum koşulları altında bir buharlaştırıcı kullanılarak konsantre edildi. Konsantre liyofilize edildi ve bir sonraki kullanıma kadar -20°C'de saklandı. Minimum esansiyel ortam (MEM), fetal sığır serumu (FBS), antibiyotikler, tripsin-etilendiamin tetraasetik asit ve Hank'in dengeli tuz çözeltisi Gibco BRL (Grand Island, NY, ABD) ürünleriydi. 2,3-bis[2-metoksi-4-nitro-5-sülfofenil]-2H-tetrazolyum- 5 -karboksiyanilid iç tuzu veya XTT, H202'nin sodyum tuzu, 4-nitrokatekol, 2',7'-diklorofloresein diasetat (DCF-DA), sodyum oleat, sodyum palmitat ve Oil Red O, Sigma-Aldrich'ten (St. Louis, MO, ABD) satın alındı. Diğer tüm kimyasallar analitik reaktif derecesindeydi. 2.2. Hücre kültürü


                              İnsan hepatoselüler karsinom hücre hattı HepG2 hücreleri, American Type Culture Collection'dan (Manassas, VA, ABD) elde edildi. Hücreler, %10 FBS ve %1 penisilin/streptomisin ile desteklenmiş MEM içinde kültürlendi ve %5 C02'den oluşan nemli bir atmosfer altında 37°C'de 10 cm'lik tabaklarda tutuldu . 2.3. HepG2 Hücrelerinde FFA ile İndüklenen Lipid Aşırı Yüklemesi


                              HepG2 hücreleri, 24 oyuklu bir kültür plakasında 1 x 105 hücre/kuyuda tohumlandı ve bir in vitro hepatik steatoz modelinde aşırı lipid birikimini indüklemek için 24 saat inkübe edildi . 2. günde, hücreler yaklaşık %80 konfluansa ulaştığında, 2 saat boyunca CLW solüsyonu ile ön işleme tabi tutuldu ve ardından her bir oyuğa 1 mM FFA karışımı ilave edildi. FFA karışımını hazırlamak için sodyum oleat ve sodyum palmitat, %1 sığır serum albümini (BSA) içeren bir kültür ortamı ile konjuge edildi. FFA karışımı (2:1 oleatalmitat oranı), istenen nihai konsantrasyonu elde etmek için kültür ortamında seyreltildi. Kontrol hücreleri sadece %1 BSA ile muamele edildi. 2.4. Hücre İçi ROS Oluşumunun Ölçülmesi


                              Hücre içi ROS seviyeleri, floresan probu (DCF-DA) kullanılarak tespit edildi. 24 oyuklu bir plakaya 1 x 105 hücre/kuyu konsantrasyonunda ekilen HepG2 hücrelerinin 24 saat inkübasyonundan sonra , hücreler sırasıyla 50 ve 100 μg/mL CLW ve 1 mM FFA karışımı ile muamele edildi, 2 saat için. Hücreler daha sonra 30 dakika boyunca 37°C'de 30 uM DCF-DA'ya maruz bırakıldı. Hücrelerin floresan yoğunluğu, 485 nm uyarma dalga boyuna ve 530 nm emisyon dalga boyuna sahip bir floresan mikroplaka okuyucu (BioTek Instruments, Winooski, VT, ABD) kullanılarak ölçüldü. Kontrol hücreleri sadece %1 BSA ile muamele edildi. 2.5. Lipid Birikiminin Ölçülmesi (Oil Red O Boyama)


                              Hücre içi nötr lipid seviyelerinin birikimini değerlendirmek için HepG2 hücreleri, sırasıyla 24 saat boyunca 50 ve 100 μg/mL CLW ve 1 mM FFA karışımı ile işlendi. Daha sonra hücreler, 30 dakika boyunca %10 formalin ile sabitlendi, ardından 40 dakika boyunca Oil Red O çözeltisi ile boyandı. Oil Red O reaktifinin kalıntılarını çıkarmak için, boyanmış hücreler 3 kez fosfat tamponlu salin (PBS) ile yıkandı ve daha sonra mikroskop altında gözlemlendi (Leica DMi1; Leica Microsystems, Wetzlar, Almanya). Lipid damlacıkları %60 izopropanol kullanılarak ekstre edildi ve 510 nm'de kolorimetrik olarak değerlendirildi. Kontrol hücreleri sadece %1 BSA ile muamele edildi. 2.6. Hayvan Deneyleri


                              Yedi haftalık erkek C57BL/6 fareleri Orient Bio'dan (Seongnam, Kore) satın alındı. Deneylerden önce 1 hafta alıştırıldılar. Hayvanlar, kontrollü laboratuvar koşulları (20-25 °C, %55-60 nem ve 12 saat aydınlık/karanlık aydınlatma döngüsü) altında paslanmaz çelik kafeslerde barındırıldı. Chonnam Ulusal Üniversitesi Kurumsal Hayvan Bakım ve Kullanım Komitesi, hayvan çalışması için protokolü onayladı. Hayvanlara, Chonnam Ulusal Üniversitesi (CNU IACUC-YB-2018-55) tarafından oluşturulan “Hayvan Deneyleri Yönergeleri”ne göre bakıldı. Deneyler için fareler rastgele 5 gruba ayrıldı ( n =grup başına 10) aşağıdaki gibidir; (1) CON: Normal bir diyetle beslenen fareler (AIN-76A diyeti, Research Diet, Inc., New Brunswick, NJ, ABD); (2) HF: %60 kcal yağlı diyetle beslenen fareler (D12492, Research Diet, Inc.); (3) C-LOW: Yüksek yağlı diyet artı CLW 300 mg/kg/bw/gün ile beslenen fareler; (4) C-YÜKSEK: Yüksek yağlı diyet artı CLW 900 mg/kg/bw/gün ile beslenen fareler; ve (5) SILY: Yüksek yağlı diyet artı silimarin 50 mg/kg/v/gün ile beslenen fareler. Hayvanlar 8 hafta boyunca ad libitum olarak beslendi. Her hayvandan ölümden hemen sonra postkaval damarından kan örnekleri alındı ​​ve 15 dakika 3000 rpm'de santrifüjlendi. Serum, bir sonraki analize kadar -80 °C'de saklandı. Her doku hemen tartıldı ve bir sonraki analize kadar -80°C'de saklandı. 2.7. Serum Marker Enzimleri ve Hepatik Trigliserit ve Toplam Kolesterol için Testler


                              Aspartat aminotransferaz (AST) ve alanin aminotransferaz (ALT), tahlil kitleri (Asan Pharmaceutical, Seul, Kore) kullanılarak ölçüldü. Hepatik TG ve toplam kolesterol analizleri için donmuş karaciğer dokusu bir cam-Teflon homojenleştiricide (Daihan, Kore) PBS ile homojenleştirildi ve 30 dakika 13.000 rpm'de santrifüjlendi. Karaciğer lipidleri, Folch yöntemi [ 16 ] ile ekstre edildi ve miktarları belirlendi. Hepatik TG ve toplam kolesterol (TC) seviyeleri tahlil kitleri (Asan Pharm) ile ölçülmüştür. 2.8. Hematoksilen ve Eozin Boyama


                              Hematoksilen ve eozin (H&E) boyaması için karaciğer %10 formaldehit içinde sabitlendi, parafine gömüldü ve 10 um'lik kesitler halinde kesildi. Kesitler H&E ile boyandı ve daha sonra mikroskop altında gözlemlendi. 2.9. Antioksidan Enzim Aktivitesinin Ölçümü


                              Antioksidan aktivite deneyleri için karaciğer, PBS içinde homojenize edildi. Süspansiyon, 4 °C'de 15 dakika boyunca 13.000 x g'de santrifüjlendi ve deney için süpernatan kullanıldı. Protein miktarı, Bradford tahlili kullanılarak tahmin edildi. SOD aktivitesi, Alam [ 17 ] yöntemiyle ölçüldü ve CAT etkinliği, Garg [ 18 ] yöntemiyle test edildi. Hepatik glutatyon - S -transferaz (GST), GPx ve GR aktiviteleri sırasıyla Molina [ 19 ], Al Batran [ 20 ] ve Calberg ve Mannervik [ 21 ] yöntemleriyle belirlendi. İndirgenmiş glutatyon (GSH) seviyesi, Akerboom ve Sies [ 22 ] yöntemi kullanılarak ölçülmüştür.]. Lipid peroksidasyonunu ölçmek için, malondialdehit (MDA) konsantrasyonu, Draper ve Hadley [ 23 ] tarafından tarif edildiği gibi tiobarbitürik asit reaktif madde oluşumu ile izlendi ve standart bir eğri kullanılarak hesaplandı. 2.10. Toplam RNA İzolasyonu ve Gerçek Zamanlı Polimeraz Zincir Reaksiyonu


                              Total RNA , üreticinin talimatlarına göre bir easy-BLUE TM total RNA ekstraksiyon kiti (Intron Biotechnology, Sungnam, Kore) ile karaciğerden ekstrakte edildi . RNA'nın kalitesini ve miktarını belirlemek için RNA örneklerinin nano damla ölçümleri işlendi. cDNA, bir iScript™ cDNA sentez kiti (Bio-Rad Laboratories, Hercules, CA, ABD) kullanılarak saflaştırılmış toplam RNA'dan sentezlendi. Gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (RT-PCR), bir SYBR yeşil RT-PCR kiti ve özel olarak tasarlanmış primerler (tablo 1) CFX96 Touch TM gerçek zamanlı PCR algılama sistemi (Bio-Rad) ile. CDNA, 40 döngü denatürasyon (30 s için 95 °C), tavlama (30 s için 58 °C) ve uzatma (45 s için 72 °C) için amplifiye edildi. tablo 1


                              Gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (RT-PCR) primer dizileri.
                              CYP2E1 İleri
                              Geri
                              5′- CGTGGAAAATGGAGAAGGAAAA-3′
                              5′- GGTGATGAACCGCTGAATCT-3′
                              AMPK İleri
                              Geri
                              5′- GGCACCCTCCCATTTGATG-3′
                              5′- ACACCCCCTCGGATCTTCTT-3′
                              ACC İleri
                              Geri
                              5′- TGCAGATCTTAGCGGACCAA-3′
                              5′- GCCTGCGTTGTACAGAGCAA-3′
                              CPT-1 İleri
                              Geri
                              5′- TGTTGGGTATGCTGTTCATGACA-3′
                              5′- GCGGCCTGGGTAGGAAGA-3′
                              SREBP-1c İleri
                              Geri
                              5′- CGGAACCATCTTGGCAACA-3′
                              5′- GCCGGTTGATAGGCAGCTT-3′
                              PPAR-α İleri
                              Geri
                              5'- AACATCCAAGAGATTTCGCAATC-3'
                              5'- CCGTAAAGCCAAAGCTTCCA-3'
                              CD36 İleri
                              Geri
                              5'- TGGAACAGAGGCTGACAACT-3'
                              5'- TTGATTTTTGATAGATATGGG-3'
                              FATP2 İleri
                              Geri
                              5′- CTTTCAGCACATTGCTGATTACCT-3′
                              5′-CAGTGATCTCAATGGTGTCCTGTAT-3′
                              FATP5 İleri
                              Geri
                              5′- AGCTCCTGCGGTACTTGTGT-3′
                              5′- AAGGTCTCCCACCACATCAGC-3′
                              β-Aktin İleri
                              Geri
                              5′- ACGGCCAGGTCATCACTATTG-3′
                              5′- CAAGAAGGAAGGCTGGAAAAGA-3′
                              Ayrı bir pencerede aç 2.11. Western Blotlama


                              Karaciğerden eşit miktarda protein (100 ug/şerit) sodyum dodesil sülfat-poliakrilamid jel elektroforezi ile ayrıldı ve poliviniliden diflorür membranlarına (Bio-Rad) aktarıldı. Zarlar, gece boyunca 4 °C'de ilk antikorla inkübe edilmeden önce 30 dakika bloke tamponu (PBS'de %10 bloker BSA, Thermo Fisher Scientific) ile bloke edildi. AMPK, fosfo-AMPK, ACC, fosfo-ACC ve p-aktin'e karşı antikorlar, Cell Signaling Technology'den (Danvers, MA, ABD) satın alındı. Daha sonra membranlar, 2 saat boyunca ikincil bir antikor (anti-tavşan immünoglobulin G (IgG), Hücre Sinyalleme Teknolojisi) ile inkübe edildi. Bantlar, ECL western blot saptama reaktifleri (Bio-Rad) kullanılarak geliştirilmiş kemilüminesans (ECL) yoluyla saptandı. 2.12. İstatistiksel analiz


                              Tüm veriler ortalama ± SE olarak sunulmuştur Veriler, Windows için SPSS istatistiksel prosedürleri (SPSS PASW Statistics 22.0, SPSS Inc. Chicago, IL, ABD) kullanılarak tek yönlü varyans analizi (ANOVA) aracılığıyla istatistiksel olarak değerlendirildi ve Duncan'ın çoklu aralık testi gruplar arasındaki önemli farklılıkları karşılaştırmak için kullanılır ( p < 0.05).

                              Git: 3. Sonuçlar

                              3.1. CLW'nin FFA ile Muamele Edilen Hücrelerde Antioksidan Aktivite Üzerindeki Etkisi


                              FFA ile muamele edilmiş hücrelerde CLW tarafından hücre içi ROS seviyelerindeki değişikliklerŞekil 1. Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, sadece FFA ile tedavi edilen grubun hücre içi ROS seviyesi önemli ölçüde arttı. Hücreler, 50 ve 100 ug/mL CLW ile ön işleme tabi tutulduğunda, hücre içi ROS oluşumu, sadece FFA ile tedavi edilen gruba kıyasla doza bağlı bir şekilde baskılandı.
                              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı besinlerdir-11-02536-g001.jpg
                              Şekil 1
                              Curcuma longa L.'den elde edilen su ekstraktının (CLW) , serbest yağ asidi ile muamele edilmiş HepG2 hücrelerinde hücre içi reaktif oksijen türlerinin (ROS) oluşumu üzerindeki etkisi. CON, normal kontrol grubu; FFA, serbest yağ asidi ile muamele edilmiş grup; CLW50 ve CLW100, sırasıyla CLW 50 ve 100 μg/mL gruplarıyla ön tedavi. Veriler, ortalama ± SE olarak ifade edilir ve farklı harfler, Duncan'ın çoklu aralık testi ile belirlendiği üzere, önemli farklılıkları gösterir ( p < 0.05, a > b > c). 3.2. FFA ile Muamele Edilen Hücrelerde CLW'nin Lipid Birikimi Üzerindeki Etkisi


                              FFA ile tedavi edilen grupta lipit birikimi, kontrol grubuna kıyasla belirgin şekilde artarken, CLW takviyesi doza bağlı bir şekilde lipit birikimini azalttı (şekil 2A). FFA ile tedavi edilen grubun Oil Red O boyama görüntüsü, hücrede diğer gruplara göre daha fazla gösterdi. Öte yandan, CLW ile ön işleme tabi tutulmuş gruplar, daha az lipid damlacıklarına sahipti, bu da lipid birikiminde bir azalmaya işaret ediyor (şekil 2B).
                              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı besinlerdir-11-02536-g002.jpg
                              şekil 2
                              Curcuma longa L.'den elde edilen su ekstraktının (CLW) serbest yağ asidi ile muamele edilmiş HepG2 hücresinde lipid birikimi üzerindeki etkisi. ( A ) Hücre içi lipid seviyeleri, 510 nm'de kolorimetrik olarak ölçüldü. ( B ) Boyanmış hücreler bir mikroskop (400x) altında gözlendi. CON, normal kontrol grubu; FFA, FFA, serbest yağ asidi ile muamele edilmiş grup; CLW50 ve CLW100, sırasıyla CLW 50 ve 100 μg/mL gruplarıyla ön tedavi. Veriler, ortalama ± SE olarak ifade edilir ve farklı harfler, Duncan'ın çoklu aralık testi ile belirlendiği üzere, önemli farklılıkları gösterir ( p < 0.05). 3.3. CLW'nin Farelerde HF ile İndüklenen Hepatotoksisite Üzerindeki Etkisi


                              Serum AST ve ALT aktiviteleri, karaciğer hasarı ve hepatotoksisitenin faydalı biyolojik göstergeleriydi. Bu enzim aktiviteleri, HF diyeti uygulanan farelerde önemli ölçüde yükselmiştir. Bununla birlikte, sekiz haftalık CLW birlikte tedavisi, bu göstergelerin serum seviyelerini önemli ölçüde azalttı (Figür 3). Özellikle, 300 mg/kg vücut ağırlığı/gün dozunda CLW ile takviye, HF kaynaklı toksisiteden kaynaklanan bozulmuş karaciğer fonksiyonlarını düzeltmiştir. Da gösterildiği gibiŞekil 4, HF grubundaki karaciğer TG ve TC seviyeleri kontrol grubundakilerden daha yüksekti, oysa CLW'nin birlikte uygulanması TG ve TC seviyelerini belirgin şekilde azalttı. Bu sonuçlar, CLW takviyesinin karaciğerde lipid birikimini baskıladığını gösterdi.
                              Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı besinlerdir-11-02536-g003.jpg
                              Figür 3
                              Curcuma longa L.'den elde edilen su ekstraktının (CLW) yüksek yağlı diyetle beslenen farelerin serumundaki hepatik belirteçler üzerindeki etkisi. ALT; alanin aminotransferaz, AST; aspartat aminotransferaz. CON, normal kontrol diyeti; HF, %60 yüksek yağlı diyet; C-LOW, %60 yüksek yağlı diyet artı 300 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; C-YÜKSEK, %60 yüksek yağlı diyet artı 900 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; SILY, %60 yüksek yağlı diyet artı 50 mg/kg vücut ağırlığı/gün silymarin. Veriler, ortalama ± SE ( n = 10) olarak ifade edilir ve Duncan'ın çoklu aralık testi ile belirlendiği üzere, farklı harfler önemli farklılıkları gösterir ( p < 0.05).

                              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı besinlerdir-11-02536-g004.jpg
                              Şekil 4
                              Curcuma longa L.'den elde edilen su ekstraktının (CLW) yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde hepatik trigliserit ve toplam kolesterol üzerindeki etkisi. ( A ) TG; trigliserit, ( B ) TC; toplam kolesterol. CON, normal kontrol diyeti; HF, %60 yüksek yağlı diyet; C-LOW, %60 yüksek yağlı diyet artı 300 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; C-YÜKSEK, %60 yüksek yağlı diyet artı 900 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; SILY, %60 yüksek yağlı diyet artı 50 mg/kg vücut ağırlığı/gün silymarin. Veriler, ortalama ± SE ( n = 10) olarak ifade edilir ve Duncan'ın çoklu aralık testi ile belirlendiği üzere, farklı harfler önemli farklılıkları gösterir ( p < 0.05). 3.4. CLW'nin Histopatolojik Morfoloji Üzerine Etkisi


                              Kontrol farelerinin karaciğerleri, anormal bir görünüm veya histopatolojik değişiklik göstermedi. Bununla birlikte, HF diyeti, kontrol karaciğerine kıyasla olağanüstü sayıda lipid damlacıklarının gösterdiği gibi, farelerde yağlı karaciğere neden oldu (Şekil 5). HF diyetinin neden olduğu hepatik lipid damlacıkları, CLW ile tedavi ile önemli ölçüde azaldı. CLW 900 mg/kg vücut ağırlığı/gün dozunda uygulandığında, karaciğer koşulları normal karaciğer dokularına iyileştirildi.
                              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı besinlerdir-11-02536-g005.jpg
                              Şekil 5
                              Curcuma longa L.'den su ekstraktının (CLW) yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde karaciğer histopatolojik değişiklikleri üzerindeki etkisi. Hematoksilen ve eozin (H&E; çubuklar: 50 um) ile boyanmış, 8 hafta boyunca normal bir kontrol diyeti veya yüksek yağlı bir diyetle beslenen farelerin karaciğer bölümleri. CON, normal kontrol diyeti; HF, %60 yüksek yağlı diyet; C-LOW, %60 yüksek yağlı diyet artı 300 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; C-YÜKSEK, %60 yüksek yağlı diyet artı 900 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; SILY, %60 yüksek yağlı diyet artı 50 mg/kg vücut ağırlığı/gün silymarin. 3.5. CLW Tedavisi ile Yağlı Karaciğerde Antioksidan Aktivitelerdeki Değişiklikler


                              HF diyetiyle beslenen farelerde karaciğer antioksidanlarının işlevleri şu şekilde özetlenmiştir:Şekil 6A–F. HF grubunda CAT, SOD, GST, GPx, GR ve GSH seviyeleri kontrol grubuna göre önemli ölçüde düştü. Bununla birlikte, 300 mg/kg canlı ağırlık/gün dozunda CLW ile birlikte tedavi, karaciğer antioksidanlarında azalmayı tamamen engelledi. Bu çalışmada, deve dikeninden elde edilen iyi bilinen bir hepatoprotektan olan silimarin pozitif kontrol olarak kullanılmıştır. CLW'nin antioksidan seviyeleri, silimarine benzerdi. HF diyetinin neden olduğu oksidatif stres, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, oksidatif stresin önemli bir biyobelirteç olan MDA seviyelerinde önemli bir artışa neden oldu.Şekil 6G). Öte yandan, CLW ile takviye, MDA'nın yükselmesini kısmen engelledi. Bu sonuçlar, CLW'nin karaciğerdeki oksidatif stresi baskıladığını gösterdi.
                              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı besinlerdir-11-02536-g006.jpg
                              Şekil 6
                              Curcuma longa L.'den elde edilen su ekstraktının (CLW) yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde antioksidan durumu üzerindeki etkisi. ( A ) Katalaz (CAT) aktivitesi, ( B ) süperoksit dismutaz (SOD) aktivitesi, ( C ) glutatyon- S -transferaz (GST) aktivitesi, ( D ) glutatyon peroksidaz (GPx) aktivitesi, ( E ) glutatyon redüktaz (GR) aktivite, ( F ) farklı grupların karaciğerlerinde azalmış glutatyon (GSH) seviyesi, ( G ) malondialdehit (MDA) seviyesi. Veriler ortalama ± SE ( n = 10) olarak ifade edilir ve farklı harfler önemli farklılıkları gösterir ( p< 0.05) Duncan'ın çoklu aralık testi ile belirlendiği gibi. CON, normal kontrol diyeti; HF, %60 yüksek yağlı diyet; C-LOW, %60 yüksek yağlı diyet artı 300 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; C-YÜKSEK, %60 yüksek yağlı diyet artı 900 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; SILY, %60 yüksek yağlı diyet artı 50 mg/kg vücut ağırlığı/gün silymarin. 3.6. HF Diyetiyle Beslenen Farelerde CLW'nin Yağ Asidi Alımına İlişkin mRNA Ekspresyonu Üzerindeki Etkisi


                              CD36, FATP5 ve FATP2 gibi yağ asidi alımı ile ilgili mRNA'nın ekspresyon seviyeleri, HF grubunda yukarı regüle edildi (Şekil 7). HF diyeti, karaciğerde serbest yağ asitlerinin girişini aktif olarak indükleyerek yağlı karaciğer hastalığına neden oldu. Bununla birlikte, CLW grupları, SILY grubununkilerle karşılaştırılabilir olan, önemli ölçüde aşağı regüle edilmiş yağ asidi seviyeleri gösterdi. Bu sonuçlar, yağ asidi alımının CLW takviyesi ile bloke edildiğini göstermiştir.
                              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı besinlerdir-11-02536-g007.jpg
                              Şekil 7
                              Curcuma longa L.'den elde edilen su ekstraktının (CLW) yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde yağ asidi alımı üzerindeki etkisi. Bir farklılaşma kümesi 36 (CD36), yağ asidi taşıma proteini 2 (FATP2) ve FATP5 dahil olmak üzere yağ asidi alım faktörlerinin mRNA ekspresyon seviyeleri. CON, normal kontrol diyeti; HF, %60 yüksek yağlı diyet; C-LOW, %60 yüksek yağlı diyet artı 300 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; C-YÜKSEK, %60 yüksek yağlı diyet artı 900 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; SILY, %60 yüksek yağlı diyet artı 50 mg/kg vücut ağırlığı/gün silymarin. Veriler, ortalama ± SE ( n = 10) olarak ifade edilir ve Duncan'ın çoklu aralık testi ile belirlendiği üzere, farklı harfler önemli farklılıkları gösterir ( p < 0.05). 3.7. HF Diyetle Beslenen Farelerde CLW'nin Lipid Birikimi ile İlgili mRNA Ekspresyonu Üzerindeki Etkisi


                              Kontrol fareleri ile karşılaştırıldığında, HF diyet fareleri, SREBP-1c, FAS ve ACC gibi yağ asidi sentezi ile ilgili mRNA ekspresyon seviyelerinde sırasıyla yaklaşık 4.1, 3.3 ve 2.6 kat artış gösterdi (Şekil 8A). CLW ile takviye, yağ asidi sentezinde yer alan mRNA faktörlerinin yükselmelerini tersine çevirdi. Ayrıca, CLW ile birlikte tedavi edilen fareler, 5' adenosin monofosfatla aktive olan protein kinaz (AMPK), peroksizom proliferatörle aktive olan reseptör-a (PPAR-a) ve karnitin palmitoiltransferaz 1 (CPT-1) gibi β-oksidasyon faktörlerini restore etti. CLW'yi lipid tüketiminin hızlandırıcısı olarak gösteren (Şekil 8B).
                              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı besinlerdir-11-02536-g008.jpg
                              Şekil 8
                              Curcuma longa L.'den elde edilen su ekstraktının (CLW) yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde lipid metabolizması üzerindeki etkisi. ( A ) sterol düzenleyici element bağlayıcı protein-1c (SREBP-1c), yağ asidi sentazı (FAS) ve asetil-koenzim A karboksilaz (ACC) dahil olmak üzere yağ asidi sentez faktörlerinin mRNA ekspresyon seviyeleri. ( B) 5′ adenosin monofosfatla aktive olan protein kinaz (AMPK) ve peroksizom proliferatörü ile aktive olan reseptör alfa (PPAR-α), karnitin palmitoiltransferaz 1 (CPT-1) dahil olmak üzere β-oksidasyon faktörlerinin mRNA ekspresyon seviyeleri. CON, normal kontrol diyeti; HF, %60 yüksek yağlı diyet; C-LOW, %60 yüksek yağlı diyet artı 300 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; C-YÜKSEK, %60 yüksek yağlı diyet artı 900 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; SILY, %60 yüksek yağlı diyet artı 50 mg/kg vücut ağırlığı/gün silymarin. Veriler, ortalama ± SE ( n = 10) olarak ifade edilir ve Duncan'ın çoklu aralık testi ile belirlendiği üzere, farklı harfler önemli farklılıkları gösterir ( p < 0.05). 3.8. HF Diyetiyle Beslenen Farelerde CLW'nin AMPK ve ACC Aktivasyonu Üzerindeki Etkisi


                              Karaciğerdeki AMPK ve ACC aktiviteleri, bir western blot tahlili yapılarak ölçüldü. HF diyeti ile beslenen farelerde, kontrol farelerine kıyasla hem fosforile edilmiş AMPK-AMPK oranı hem de fosforile edilmiş ACC-ACC oranı önemli ölçüde azaldı (Şekil 9). Öte yandan, CLW yönetimi bu oranları normal aralığa yükseltti. Bu sonuçlar, CLW'nin AMPK aktivasyonunu artırarak ve ACC aktivasyonunu baskılayarak karaciğerdeki lipid birikimini azaltabileceğini öne sürdü.
                              Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı besinlerdir-11-02536-g009.jpg
                              Şekil 9
                              Curcuma longa L.'den su ekstraktının (CLW) yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde AMPK ve ACC aktivasyonu üzerindeki etkisi. ( A ) 5' adenosin monofosfatla aktive olan protein kinaz (AMPK) ve asetil-koenzim A karboksilaz (ACC) protein seviyelerinin fosforilasyonu Western blot analizi ile izlendi. ( B ) ve ( C ) ACC ve AMPK'nin protein yoğunluğu. CON, normal kontrol diyeti; HF, %60 yüksek yağlı diyet; C-LOW, %60 yüksek yağlı diyet artı 300 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; C-YÜKSEK, %60 yüksek yağlı diyet artı 900 mg/kg vücut ağırlığı/gün CLW; SILY, %60 yüksek yağlı diyet artı 50 mg/kg vücut ağırlığı/gün silymarin. Veriler ortalama ± SE ( n = 10) olarak ifade edilir ve farklı harfler önemli farklılıkları gösterir ( p< 0.05), Duncan'ın çoklu aralık testi ile belirlendiği gibi.

                              Git: 4. Tartışma


                              NAFLD, karaciğerde bol miktarda TG birikimi ile karakterizedir. Bu çalışmada, CLW'nin hepatositlerde lipid birikiminin inhibitör aktivitesine sahip olduğunu gösterdik. Diyetteki yağ alımından kaynaklanan yüksek FFA'lar, yağlı karaciğer için çok önemli risk faktörü olarak kabul edilir. Sıklıkla, sadece NAYKH olan hastalar değil, aynı zamanda obezite ve tip 2 diyabeti olanlar da serumda ve karaciğerde daha yüksek FFA seviyeleri gösterir [ 24 ]. Bu nedenle HepG2 hücrelerinde lipid birikimini indüklemek için bir FFA karışımı kullanıldı. Daha önce yayınlanmış çalışmalarda, oleik asit ve palmitik asit hepatositlerde lipid birikimine yol açmıştır [ 25 , 26 ]]. Çalışmamız, FFA maruziyetinin lipid birikimini arttırdığını doğruladı. Ancak, CLW ve FFA ile hücre tedavisi birikimi azalttı. Bu gözlemler, HF diyetiyle beslenen bir hayvan deneyi ile daha da doğrulandı. HF diyeti, önceki bir çalışmada [ 27 ] görülenle uyumlu olarak yağlı karaciğer gelişimine yol açarken, CLW uygulaması lipid birikimini azalttı. Hepatositlerde lipid birikiminin hafifletilmesi, H&E boyaması ile daha açık bir şekilde gösterilmiştir. CLW ile tedavi edilen fare karaciğer hücrelerinin mikroskobik incelemesine göre, HF diyetiyle beslenirken lipid damlacıklarının üretimi önemli ölçüde önlendi.

                              CD36, FATP2 ve FATP5 gibi yağ asidi alım faktörleri, normal koşullarda değil, yüksek yağ alımı veya obezite nedeniyle aşırı yağ asitleri mevcut olduğunda aktif olarak işlev görür. Bizim çalışmamızda, HF grubu, daha önceki çalışmalarla uyumlu olan, FFA alım faktörlerinin ekspresyonunu dikkate değer ölçüde yukarı regüle etmiştir [ 28 ]. Bu sonuçlar, CLW uygulamasının, yağ asidi alım faktörlerini baskılayarak karaciğerde FFA alımını bozduğuna dair kanıt sağlar.

                              Yararlı enerji kaynakları olmasına rağmen, fazla FFA aşırı β-oksidasyona neden olur ve sonunda yüksek ROS seviyeleri üretir [ 29 ]. ROS'un aşırı üretimi, karaciğerde enzimatik ve enzimatik olmayan antioksidanların inaktivasyonu ve lipid peroksidasyonu nedeniyle hepatosellüler membranın saldırıya uğramasına ve ardından karaciğer yaralanmalarına neden olabilir. Yağ asidi alımı baskılandığında, aşırı ROS üretimi engellenebilir. Serum ALT ve AST seviyeleri, oksidatif stresin neden olduğu karaciğer hasarının yararlı göstergeleridir [ 30 ]. Bir CLW ve HF diyeti ile birlikte takviye edilen farelerde önemli ölçüde azalmış serum enzim seviyeleri gözlendi. Ayrıca, temel olarak oksidatif stresin bir belirteci olarak bilinen MDA [ 31 ]], CLW gruplarında belirgin şekilde azaldı. Ayrıca, CLW takviyesi, CAT, SOD, GST, GPx, GR ve GSH gibi karaciğer antioksidanlarının restorasyonu ile gösterildiği gibi, farelerde bozulmuş antioksidan savunma sistemini iyileştirdi. Bu sonuçlar, CLW'nin oksidatif strese karşı hepatoprotektif bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.

                              Oksidatif stres, hepatositlerde lipid birikimi için yaygın bir risk faktörüdür. Oksidatif stres nedeniyle, TG metabolizması ile ilgili çeşitli transkripsiyon faktörlerindeki değişiklik NAFLD'ye neden olur [ 32 ]. SREBP-1c, yağ asitleri, kolesterol ve trigliseritlerin sentezini düzenleyen bir transkripsiyon faktörüdür. ACC ve FAS ifadelerini destekler ve sonunda yağ asidi sentezine yol açar. AMPK aktivitesi SREBP-1c inhibisyonunu kontrol ettiği için SREBP-1c ve AMPK negatif olarak ilişkilidir [ 33 ]. Birkaç çalışma, FFA ile indüklenen HepG2 hücrelerinin ve HF diyeti ile beslenen farelerin AMPK aktivitesini baskıladığını göstermiştir [ 34 , 35]. Çalışmamızda, AMPK ekspresyonu, HF diyeti tarafından dikkate değer şekilde aşağı regüle edildi. Ek olarak, western blotlama ile gösterildiği gibi, AMPK ve AMPK oranının fosforilasyonu, AMPK'nin inaktivasyonunu gösteren azalmıştır. Ancak, CLW yukarı regüle edilmiş AMPK ifadesi ve aşağı regüle edilmiş SREBP-1c, FAS ve ACC ifadeleri ile takviye.

                              Yağ asidi β-oksidasyonunun iyi bilinen düzenleyicileri olan CPT-1 ve PPAR-a'nın ekspresyon seviyeleri, CLW gruplarında önemli ölçüde arttı. CPT-1, ACC [ 36 ] tarafından üretilen malonil-CoA tarafından inhibe edilir . β-oksidasyonu düzenleyen ana faktör olan PPAR-α, potansiyel olarak NAFLD'yi önleyebilir [ 37 ]. CLW ile takviye yoluyla CPT-1 ve PPAR-a'nın yukarı regülasyonları, CLW'nin β-oksidasyonun azalmasına katkıda bulunduğunu ve bunun da hepatositlerde lipid birikiminin inhibisyonu ile sonuçlandığını göstermektedir.

                              Karaciğer hasarının tedavisi için onaylanmış bir ajan olan silimarin, CLW'nin karşılaştırılabilir bir hepatoprotektif etki üretme potansiyelini doğrulamak için çalışmamızda pozitif kontrol olarak kullanıldı. Oksidatif stresin yanı sıra lipid birikimini de önler [ 11 , 38 ]. Çalışmamızda, CLW ile takviye, NAFLD'nin önlenmesi için silimarin ile benzer potansiyel gösterdi.

                              NAFLD en yaygın karaciğer hastalıklarından biridir. NAFLD obezite, diyabet ve dislipidemi ile ilişkilidir. Genel olarak, lipid metabolizması ve hepatositlerde birikmesi, NAFLD'nin ilk basamağı olan hepatik steatoz'a yol açar. NAFLD, NASH, ilerlemiş hepatik fibroz ve siroza ilerleyebilir [ 39 , 40 ]. Bu çalışma, bir hayvan modelinde NAFLD'nin steatoz evresini ele almıştır. CLW'nin steatozu önleme potansiyelini doğruladık. Güçlü etkinlik ile güvenli uygulama için insan deneklerle daha fazla çalışma gereklidir.

                              Git: 5. Sonuçlar


                              Sonuç olarak, çalışmamız C. longa'nın su ekstresi ile tedavinin NAYKH'nın önlenmesinde etkili olduğunu bildiren ilk çalışmadır . Lipid birikimine ve oksidatif strese karşı CLW takviyesi ile hepatoproteksiyon mekanizmasının, yağ asidi alımının modülasyonundan kaynaklanabileceği tahmin edilmektedir. Bu çalışmadan elde edilen bilgi, yağlı karaciğer oluşumundan korunmak için etkili terapötiklerin geliştirilmesine yardımcı olabilir.

                              Git: Yazar Katkıları


                              JM deneyleri yaptı ve makaleyi yazdı. SK, veri toplama ve istatistiksel analiz gerçekleştirdi. HG.Y., KC.C., JL, verilerin analizini ve yorumlanmasını gerçekleştirdi. YY, Tamam.K., YH.L. araştırma anlayışına ve önemli bir revizyona katkıda bulunmuştur. WJ ve JP, araştırmanın tasarımına ve denetimine eşit derecede katkıda bulunmuştur. Tüm yazarlar son makaleyi okudu ve onayladı.

                              Git: Finansman


                              Bu araştırma, Eğitim Bakanlığı (2017R1D1A3B03035177) tarafından finanse edilen Kore Ulusal Araştırma Vakfı (NRF) aracılığıyla Temel Bilim Araştırma Programı tarafından desteklenmiştir.

                              Git: Çıkar çatışmaları


                              Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

                              Git: Referanslar

                              1. Purohit V., Russo D., Coates PM Alkolik karaciğer hastalığının ilerlemesinde yağlı karaciğer, diyet yağ asidi takviyeleri ve obezitenin rolü: Giriş ve sempozyumun özeti. Alkol. 2004; 34 :3–8. doi: 10.1016/j.alcohol.2004.06.008. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              2. Yeh MM, Brunt EM Yağlı karaciğer hastalığının patolojik özellikleri. Gastroenteroloji. 2014; 147 :754-764. doi: 10.1053/j.gastro.2014.07.056. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              3. Yağlı karaciğer hastalığının Brunt EM patolojisi. Mod. Patol. 2007; 20 :40–48. doi: 10.1038/modpathol.3800680. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              4. Cohen JC, Horton JD, Hobbs HH İnsan yağlı karaciğer hastalığı: Eski sorular ve yeni anlayışlar. Bilim. 2011; 332 :1519–1523. doi: 10.1126/science.1204265. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              5. Yasui K., Hashimoto E., Komorizono Y., Koike K., Arii S., Imai Y., Shima T., Kanbara Y., Saibara T., Mori T., et al. Hepatoselüler karsinom gelişen alkolsüz steatohepatitli hastaların özellikleri. Klinik. Gastroenterol. hepatol. 2011; 9 :428–433. doi: 10.1016/j.cgh.2011.01.023. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              6. Rawla P., Sunkara T., Muralidharan P., Raj JP Hepatosellüler karsinomun küresel eğilimleri ve etiyolojisi. Contemp. Onkol. 2018; 22 :141-150. doi: 10.5114/wo.2018.78941. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              7. Koonen DPY, Jacobs RL, Febbraio M., Young ME, Soltys CLM, Ong H., Vance DE, Dyck JRB Artan hepatik CD36 ekspresyonu, diyete bağlı obezite ile bağlantılı dislipidemiye katkıda bulunur. Diyabet. 2007; 56 :2863–2871. doi: 10.2337/db07-0907. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              8. Ouwens DM, Diamant M., Fodor M., Habets DDJ, Pelsers MMAL, El Hasnaoui M., Dang ZC, van den Brom CE, Vlasblom R., Rietdijk A., et al. Yüksek yağlı bir diyetle beslenen insüline dirençli sıçanlarda kardiyak kontraktil disfonksiyon, yüksek CD36 aracılı yağ asidi alımı ve esterifikasyonu ile ilişkilidir. diyabetoloji. 2007; 50 :1938–1948. doi: 10.1007/s00125-007-0735-8. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              9. Vallve JC, Uliaque K., Girona J., Cabre A., Ribalta J., Heras M., Masana L. Doymamış yağ asitleri ve bunların oksidasyon ürünleri, insan makrofajlarında CD36 gen ekspresyonunu uyarır. Ateroskleroz. 2002; 164 :45-56. doi: 10.1016/S0021-9150(02)00046-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              10. Zhong S., Zhao L., Wang Y., Zhang C., Liu J., Wang P., Zhou W., Yang P., Varghese Z., Moorhead JF, et al. Farklılaşma kümesi 36 eksikliği, histon deasetilaz 2-bağımlı yol yoluyla hepatositlerin monosit kemotaktik protein-1 ekspresyonunu yukarı regüle ederek makrofaj infiltrasyonunu ve hepatik inflamasyonu şiddetlendirir. Antioksit. Redoks Sinyali. 2017; 27 :201–214. doi: 10.1089/ars.2016.6808. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              11. You Y., Min S., Lee Y.-H., Hwang K., Jun W. Curdrania tricuspidata yapraklarından elde edilen %10 etanolik ekstraktın CYP2E1'in baskılanması yoluyla etanol kaynaklı oksidatif strese karşı hepatoprotektif etkisi. Gıda Kimyası Toksikol. 2017; 108 :298–304. doi: 10.1016/j.fct.2017.08.007. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              12. Choi Y.-J., Shin H.-S., Choi HS, Park J.-W., Jo I., Oh E.-S., Lee K.-Y., Lee B.-H. , Johnson RJ, Kang D.-H. Ürik asit, hepatositlerde endoplazmik retikulum stresi ve SREBP-1c aktivasyonu yoluyla yağ birikimini indükler. Laboratuvar Araştırın. 2014; 94 :1114-1125. doi: 10.1038/labinvest.2014.98. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              13. Vijayakumar RS, Surya D., Nalini N. Karabiber (Piper nigrum L.) ve piperinin yüksek yağlı diyetle indüklenen oksidatif stresli sıçanlarda antioksidan etkinliği. Redox Temsilcisi 2004; 9 :105-110. doi: 10.1179/135100004225004742. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              14. Song FL, Gan RY, Zhang Y., Xiao Q., Kuang L., Li H.-B. Seçilmiş Çin şifalı bitkilerinin toplam fenolik içerikleri ve antioksidan kapasiteleri. Int. J. Mol. bilim 2010; 11 :2362–2372. doi: 10.3390/ijms11062362. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              15. Lee M., Kim Y., Yoon H.-G., You Y., Park J., Lee Y.-H., Kim S., Hwang K., Lee J., Jun W. Etanolün önlenmesi C57BL/6 Farelerinde fermente edilmiş Curcuma longa L. tarafından indüklenen hepatotoksisite . Gıda Bilimi Biyoteknoloji. 2014; 23 :925-930. doi: 10.1007/s10068-014-0124-2. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              16. Folch J., Lees M., Stanley GHS Hayvan dokularından toplam lipidlerin izolasyonu ve saflaştırılması için basit bir yöntem. J. Biol. Kimya 1957; 226 :497–509. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              17. Alam MN, Bristi NJ, Rafiquzzaman M. Antioksidan aktivitenin in vivo ve in vitro yöntemlerle değerlendirilmesi üzerine inceleme. Suudi Eczanesi J. 2013; 21 :143–152. doi: 10.1016/j.jsps.2012.05.002. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              18. Garg S., Garg A., Shukla A., Dev SK, Bishnoi RS, Kumar M. Antioksidan değerlendirme yöntemleri hakkında inceleme: Ve in-vitro in-vivo modeller. Asya J. Ecz. farmakol. 2018; 4 :147–154. doi: 10.31024/ajpp.2018.4.2.8. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              19. Molina MF, Sanchez-Reus I., Iglesias I., Bir flavonoid antioksidan olan Benedi J. Quercetin, fare karaciğerinde etanol kaynaklı oksidatif stresi önler ve korur. Biol. Eczacılık Boğa. 2003; 26 :1398-1402. doi: 10.1248/bpb.26.1398. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              20. Al Batran R., Al-Bayaty F., Al-Obaidi MMJ, Abdualkader AM, Hadi HA, Ali HM, Abdulla MA Sıçanlarda etanol kaynaklı mide ülserine karşı Parkia speciosa etanolik yaprak ekstraktının in vivo antioksidan ve antiülser aktivitesi. PLoS BİR. 2013; 8 :e64751. doi: 10.1371/journal.pone.0064751. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              21. Carlberg I., Mannervik B. Sıçan karaciğerinden flavoenzim glutatyon redüktazın saflaştırılması ve karakterizasyonu. J. Biol. Kimya 1975; 250 :5475–5480. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              22. Akerboom TP, Sies H. Biyolojik numunelerde glutatyon, glutatyon disülfid ve glutatyon karışık disülfidlerin tahlili. Yöntemler Enzimol. 1981; 77 :373-382. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              23. Draper HH, Hadley M. Lipid peroksidasyon indeksi olarak Malondialdehit tayini. Yöntemler Enzimol. 1990; 186 :421–431. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              24. Garcia MC, Amankwa-Sakyi M., Flynn TJ Hücresel glutatyon in vitro modellerde yağlı karaciğer. Toksikol. Vitr. 2011; 25 :1501–1506. doi: 10.1016/j.tiv.2011.05.011. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              25. Dai L., Xu S., Choi S.-K., Ha C.-M., Thoudam T., Cha S.-K., Wiederkehr A., ​​Wollheim CB, Lee I.-K., Park K.-S. Tip 2 diyabette palmitat ile oksidatif stres ve kalsiyum düzensizliği. Tecrübe. Mol. Med. 2017; 49 :291. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              26. Gomez-Lechon MJ, Donato MT, Martinez-Romero A., Jimenez N., Castell JV, O'Connor JE Steatozu araştırmak için bir insan hepatoselüler in vitro modeli. Kimya Biol. Etkileşime girmek. 2007; 165 :106-116. doi: 10.1016/j.cbi.2006.11.004. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              27. Matsuzawa-Nagata N., Takamura T., Ando H., Nakamura S., Kurita S., Misu H., Ota T., Yokoyama M., Honda M., Miyamoto K., et al. Artan oksidatif stres, yüksek yağlı diyet kaynaklı insülin direnci ve obezitenin başlangıcından önce gelir. Metabolizma. 2008; 57 :1071-1077. doi: 10.1016/j.metabol.2008.03.010. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              28. Clugston RD, Yuen JJ, Hu Y., Abumrad NA, Berk PD, Goldberg IJ, Blaner WS, Huang L.-S. CD36 eksikliği olan fareler, alkol ve yüksek karbonhidrat kaynaklı karaciğer yağlanmasına karşı dirençlidir. J. Lipid Res. 2013; 55 :239–246. doi: 10.1194/jlr.M041863. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              29. Tanikawa K., Torimura T. Karaciğer hastalıklarında oksidatif stres üzerine çalışmalar: Karaciğer araştırmalarında gelecekteki önemli eğilimler. Med. Mol. Morfol. 2006; 39 :22-27. doi: 10.1007/s00795-006-0313-z. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              30. Kim Y., You Y., Yoon HG, Lee YH, Kim K., Lee J., Kim MS, Kim JC, Jun W. Fermente Curcuma longa L.'nin sıçanlarda karbon tetraklorür kaynaklı oksidatif stres üzerindeki hepatoprotektif etkileri . Gıda Kimyası 2014; 15 :148–153. doi: 10.1016/j.foodchem.2013.11.058. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              31. Ayala A., Munoz MF, Arguelles S. Lipid Peroksidasyonu: Malondialdehit ve 4-Hidroksi-2-Nonenal'in Üretimi, Metabolizması ve Sinyalleşme Mekanizmaları. Oksit. Med. Hücre. Longev. 2014; 2014 :360438. doi: 10.1155/2014/360438. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              32. Hassan W., Rongyin G., Daoud A., Ding L., Wang L., Liu J., Shang J. Azaltılmış Oksidatif Stres, Serbest Yağ Asitlerinin İndüklediği Hepatositlerde İzokuersitrinin Lipid Düşürücü Etkilerine Katkıda Bulunur. Oksit. Med. Hücre. Longev. 2014; 2014 :313602. doi: 10.1155/2014/313602. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              33. Song CY, Shi J., Zeng X., Zhang Y., Xie WF, Chen YX Sophocarpine, AMPK sinyal yolunu aktive ederek hepatosit steatozu hafifletir. Toksikol. Laboratuvar ortamında. 2013; 27 :1065-1071. doi: 10.1016/j.tiv.2013.01.020. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              34. Lee MR, Park KI, Ma JY Leonurus japonicus houtt, serbest yağ asidi ile indüklenen HepG2 hücrelerinde ve yüksek yağlı bir diyetle beslenen farelerde alkolsüz yağlı karaciğer hastalığını hafifletir. Besinler. 2018; 10:20 . doi: 10.3390/nu10010020. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              35. Lee J.-H., Lee J.-J., Cho W.-K., Yim N.-H., Kim H.-K., Yun B., Ma JY KBH-1, bir bitkisel kompozisyon , yüksek yağlı diyetle indüklenen obez sıçanlarda hepatik steatoz ve leptin direncini iyileştirir. BMC Tamamlayıcı. Alternatif. Med. 2016; 16 :1–12. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              36. Kim MK, Kim SH, Yu HS, Park HG, Kang UG, Ahn YM, Kim YS Klozapinin sıçan frontal korteksindeki AMPK-ACC-CPT1 yolu üzerindeki etkisi. Int. J. Nöropsikofarmakol. 2012; 15 :907-917. doi: 10.1017/S1461145711000976. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              37. Tailleux A., Wouters K., Staels B. NAFLD'de PPAR'ların Rolleri: Potansiyel terapötik hedefler. BBA Mol. Hücre Biol. Lipitler. 2012; 1821 :809-818. doi: 10.1016/j.bbalip.2011.10.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              38. Cacciapuoti F., Scognamiglio A., Palumbo R., Forte R., Cacciapuoti F. Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığında Silymarin. Dünya J. Hepatol. 2013; 5 :109–113. doi: 10.4254/wjh.v5.i3.109. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              39. Kim MH, Seong JB, Huh JW, Bae YC, Lee HS, Lee DS Peroxiredoxin 5, oksidatif stres ve AMP ile aktive olan protein kinaz sinyalinin düzenlenmesi yoluyla obezitenin neden olduğu alkolsüz yağlı karaciğer hastalığını iyileştirir. Redoks. Biol. 2020; 3 :101315. doi: 10.1016/j.redox.2019.101315. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              40. Saitta C., Pollicino T., Raimondo G. Obezite ve karaciğer kanseri. Anne. hepatol. 2019 doi: 10.1016/j.aohep.2019.07.004. Basında. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
                              Konu abdullah tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/1072-abdullah Saat 16 February 2018, 08:50 ) değiştirilmiştir.
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X