Duyuru

Collapse
No announcement yet.

ESTER - C Vitamini, C - Vitamini, Vitamin c

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • ESTER - C Vitamini, C - Vitamini, Vitamin c

    C - Vitamini - İmkansızı Tedavi Etmek

    C vitamini suda çözünebilen bir vitamindir. C vitamini ( askorbik asit) dünya üzerindeki en tartışılır belki de yanlış anlaşılan bir vitamindir. Cvitamini kanımızdaki belki de en etkili antioksidandır. Ayrıca suda çözünen vitaminler içerisinde en az stabil olanıdır. İnsanlar C vitamini üretemezler. YAskorbik asit bu nedenle insanlar ve bazı primatlarda esansiyel yani dışardan alınması gereken bir vitamindir. Diğer memeliler ve bitkiler D-Glukozdan , glukuronik asit üzerinde c vitamini sentez edebilirler.

    Askorbik asit ince bağırsaklardan kolayca emilir. Hücre zarından geçerken dehidroaskorbik asit şeklinde olur, bu lipidde çözünebilen şeklidir. Hücre içine girdikten sonra askorbik aside indirgenir.İnsan kan plazmasında %1 mg miktarında bulunur.

    Askorbik asit, bazı oksidoredüksiyon olaylarında kosubstrat (enzime gevşek bağlanan kofaktör) olarak iş yapar. C vitamini tirozin metabolizmasında dopaminden noradrenalin sentezi, , karnitin biyosentezi, kolesterolden primer safra asitlerinin sentezi, kollajen sentezinde prolinin hidroksilasyonu, folik asidin H4-folata enzimatik indirgenmesi olaylarında görev alır. Ayrıca demirin ince bağırsaklardan emiliminde etkilidir. Demir depolarının mobilizasyonunda etkilidir. Glukoz metabolizmasında glukozdan glukojen oluşumunda etkilidir.Ayrıca C vitamininin çok bilinmeyen bir özelliği de antienfeksiyöz etkidir.

    Ortodoks tıp yaklaşımına göre kişilerin günlük c vitamini ihtiyacı 30-40 mg olarak kabul edilir. Aslında bu rakam çok düşüktür. C vitamini üreten diğer canlılara orantılandığında sağlıklı bir insanın günlük alması gereken C vitamin miktarının 10 000 – 12 000 mg civarında olması gerektiğidir. Özellikle mitokondrilerde enerji üretimi sırasında oluşan reaksiyonlar sonunda oluşan serbest radikallerin etkisizleştirilmesi için yüksek doz c vitaminine ihtiyaç vardır. C vitamini ile ilgili çalışmaları ile ön plana çıkan Dr.Robert F. Cathcart 1969 yılında kişilerde dışkılarında oluşan gevşemeyi baz alarak ihtiyaç duydukları C vitamini dozunun değiştiğini gözlemledi.Bu kişilerdeki bir enfeksiyon durumu ya da serbest radikal fazlalığından kaynaklı olabilir. Ama normal bir sağlıklı insanda dışkıda gevşeme 10 000- 12 000 mg dozlarında görülürken , aynı kişi de bir enfeksiyon var sa bu doz 10 katına kadar artabilmektedir. Bu da kişileri tedavi edecek dozu tesbitte kullanılabilecek bir yöntemdir. Bağırsak tolerans titrasyon testi olarak adlandırılan bu yöntem ile günlük ihtiyaç duyulan c vitamini dozlarını tespit etmek mümkündür ve bu dozlar kesinlikle mg güzeyinde değildir.

    Yüksek dozda kullanılan İV c vitamini ( sodyum askorbat ) ishale neden olmaz. İshal oluşturan etki , oral alınan ve kalın barsağa ulaşan c vitamininin su çekerek oluşturduğu hipertonik durumdan kaynaklanır. Aslında kullanım sırasında İV kullanılan sodyum askorbatın , makanizması bilinmemekle beraber oral olarak kullanılan askorbik aside toleransı artırdığını göstermektedir.

    C - Vitamini etkileri ;
    • Kollajen üretimini aktive eder.
    • Soğuk algınlığı başta olmak üzere viral ve bakteriyel rahatsızlıklarda etkilidir.
    • Çok güvenlidir. Bilinen toksik dozu yoktur.
    • Kronik rahatsızlıklarda destekleyicidir.
    • Detoks için gereklidir.Toksin yükünü azaltmaya yardımcı olur.
    • İyi bir antioksidan ve antienflamatuardır.
    • Sağlıklı bir cilt ve kemik sağlığı için vazgeçilmezdir.
    • Histamin intoleransı etkilidir.
    • Yüksek doz C vitamini, kanser önleyici ve tedavi edici etkilere sahiptir.
    • Beyin sağlığı için hayatidir.
    • Oksitosin salınımını artırır.
    • Kişlerdeki kaygıyı azaltıcı etkisi vardır.
    • Depresyonu üzerine etkilidir.
    • Dopaminin norepinefrine dönüşümü için gereklidir.
    • Yaşla ilişkili bilişsel eksiklikleri yavaşlatır.
    • Troid aktivitesini artırır.
    • Hipertansiyonu düşürmekte etkilidir.
    • Damar esnekliğini ve bütünlüğünü sağlayarak kan akışını düzenler.
    • Bağışıklığı güçlendirir.
    • Akciğerleri oksidatif stresin olumsuz etkisine karşı korur.
    • Mitokondriyi oksidatif hasara karşı korur.
    • Fiziksel performansı artırır.
    • Kan şekeri ve lipid miktarını azaltır.
    • Obesite de etkilidir.
    • Sigaranın olumsuz etkilerine karşı vücudu korur.
    • Sperm kalitesini artırır.
    • Kortizol miktarını düşürür.
    • Katarakt oluşumunu engelleyebilir.

    C vitamininin bilinen tek yan etkisi dışkıdaki gevşemedir. C vitamini, oldukça düşük toksisite sergiler. Farelerde yapılan çalışmada , LD50 (Ölümcül dozun yüzde % 50'si) 11900 mg / kg olarak rapor edilmiştir. Bunu 70 kg'lık bir insan için uyarladığınızda , o kişiyi öldürme şansının % 50 olması için 833.000 mg C vitamininin alınması gerektiği anlamına gelir . Bununla birlikte, C vitamini oral yoldan verildiğinde ölümle sonuçlanan hiçbir vaka rapor edilmemiştir. Çünkü büyük miktarda vitamin diyare neden olur ve emilmez. Bir insanı öldürme şansını yakalayabilmek için aşırı miktarda C vitamini hızla IV enjekte edilmelidir . Fakat özellikle yüksek doz İV tedaviler uygulayan Dr. Robert Cathcart , 250 gram C vitaminin intravenöz dozlarını kullandı ve hiçbir sorunla karşılaşmadığını bildirdi.Amerika da The Council for Responsible Nutrition , geçici ishale dayanarak 2 gramlık bir Üst Düzey C vitamin dozu belirlemiştir.Fakat kişinin sahip olduğu rahatsızlığa göre bağırsakların tolere edilebildiği C vitamini miktarları değişmektedir. Bu miktar 100 gram /gün düzeylerine çıkabilmektedir. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda oral yüksek doz c vitamin kullanmak tamamen güvenlidir.

    Genetik bir eksiklik olan Glukoz-6-fosfat dehidrojenaz enzimi (G6PD) seviyelerinin yetersiz olması durumunda c vitamini kullanımı hemolitik anemiye neden olabilir. Yüksek doz intravenöz veya oral C vitamini tedavisi çncesi . G6PD eksikliği için test yapılmalıdır .Yüksek doz C vitamini kullanılması gereken durumlarda potansiyel bir koruyucu faktör olarak yüksek doz E Vitamini önerilmiştir, fakat bu durumlarda c vitamini kullanmamak genel kabul gören yaklaşımdır.

    C vitamini birçok toksin , kimyasal ve infeksiyoz ajan üzerine etkilidir.Bu nedenle maddeye özgü ve güvenilirliği kanıtlanmamış bir antidot kullanmak yerine bütün hepsine etki edebilecek ve çok güvenli yüksek dozda kullanabilecek bir ürüne sahip olmak paha biçilmez değerdedir. Akut enfeksiyonlarda ve toksik zehirlenmelerde c vitamini ile çok başarılı sonuçlar alınabilir.C vitamini yüksek dozunu kullanırken sadece yapılması gereken Ortodoks tıbbının oluşturduğu korkulardan sıyrılabilmektir. Gripal enfeksiyon için 100 gr düzeylerinde c vitamini kullanmak , antibiyotik veya benzeri ajan kullanmaya göre çok efektif ve etkili olmasının yanında vücutta hiçbir olumsuz etki oluşturmaması açısından da değerlidir. Viral ajanlar üzerine etkisi ile eşsizdir ve tedavi edilemeyen hastalıkları tedavi etmenize olanak sağlar.

    Yüksek doz kan c vitamin düzeyleri tüm nedenlerden oluşabilecek ölüm riskini azaltır. Bu iddialı bir cümledir. Fakat C vitamini vücutta yaptığı işlerden dolayı bu iddialı tanımlamayı hakeder. Ayrıca C vitaminini hastayı değerlendirmeden kullanmak , hastada bir güvenlik problemi oluşturmadığı gibi , birçok olumlu etkini n oluşmasını sağlar. Belki de C vitamini sağladığı olumlu sonuçlar ve vücuda hiçbir zarar vermemesi anlamında eşsiz bir tedavi ürünüdür.

    C vitamininin kanser hücrelerini artırdığına yönelik iddiaların dayandırıldığı çalışmalar laboratuar ölçekli olup , insanlar üzerinde ispatlanmış çalışmalar değildir.Bu iddianın doğruluğunu ispatlamaya yönelik yapılması gereken daha çok çalışma vardır. C vitamini kesinlikle karaciğere ya da başka bir organa zarar vermez.

    Mevsim Değişince Ester-C® Vitamini!
    Kışın Olmazsa Olmazı: C Vitamini
    C Vitamini yaş fark etmeksizin her insanın sağlıklı yaşam fonksiyonlarını devam ettirmek için her gün mutlaka alması gereken bir vitamin ve gıda takviyelerinin olmazsa olmazı. Özellikle kış döneminde bağışıklığın desteklenmesinde en kritik rolü oynayarak, hastalıklara karşı korunmamızda önemli rol oynuyor. Peki faydaları saymakla bitmeyen C vitamininin mide dostu, daha uzun süre etkili, daha yüksek emilime sahip patentli bir formu olsaydı?

    Ester-C® nedir?
    C Vitamini için geliştirilmiş Kalsiyum L- Askorbat formunda, asidik olmayan ve C vitamininin nötr halini içeren patentli formülasyondur.

    Mide Dostu C Vitamini
    Ester-C®, C vitamini gibi asidik formda olmadığı için mide hassasiyeti yaratmadığını vurgulayan Gökçek, Ester-C® ürünlerinin asidik gıdalara karşı hassas olan kişiler için oldukça güvenilir bir C vitamini formu olduğuna dikkat çekiyor.

    Yüksek Emilim
    Ester formu diğer C vitamini formlarına göre hem suda hem yağda çözündüğü için daha yüksek emilime sahip bir form. Bu da ürünün etki kapasitesini arttıran bir etken.

    Uzun Süre Etki
    Ester formunun diğer C vitamini formlarına göre daha iyi emilime sahip olmasından dolayı, etki kapasitesi daha yüksek olduğunu belirten Gökçek, Ester-C® 'nin daha uzun süre vücutta kaldığı için, standart bir C vitamini takviyesine göre daha uzun süre bağışıklık sistemini desteklediğinin altını çiziyor.

    Etkin Formül
    Son olarak, Gökçek Ester-C® ürün içeriğinde bulunan ve ürün etkinliğini yükselten C vitamini metabolitleri, turunçgil bioflavonoidleri, kuşburnu, rutin ve aserola sayesinde, C vitamininin hücreler arası geçişi kolaylaşarak, bağışıklık sistemi güçlendirme gibi faydaları daha yüksek seviyeye çıkıyor. Bütün bu avantajları ile Gökçek Ester-C®, özellikle kış mevsiminin vazgeçilmez takviyesi olarak, Gökçek ailesinin en sevilen ürünleri arasında yerini alıyor.
    bayraktr19
    ESTER-C KAPSÜL kullanıyorum muhteşem bir C Vitamini tek kelime ile muhteşem GRİP OLMADIM bu sayede.
    KAYNAK

    celikpinar57
    ESTER-C KAPSÜL kullanıyorum ailemde herkes korona oldu VİRÜS BANA BULAŞMAYA KORKTU.
    KAYNAK

    maygurumix
    Merhaba, ben ESTER-C KAPSÜL kullanıyorum çok memnun kaldım bu ürün sayesinde bu kış hiç GRİP OLMADIM ve kendimi hep zinde hissettim. Bundan sonra sürekli kullanacağım ürünler arasında emeği geçenlere teşekkürler.
    KAYNAK

    melsa_bilgc
    Çok sık hastalanan biriydim yılda en az iki defa hastalanıyordum. Bu yık artık canıma tak edince sizden ESTER-C KAPSÜL ve ORMUS GMS aldım 3 aydır kullanıyorum uzun zamandır ilk defa KIŞI HASTALANMADAN ATLATTIM. Bağışıklık sisteminin güçlendiğini hissediyorum.
    KAYNAK

    sinan. topcu34
    ESTER-C KAPSÜL oğlum kullanıyor eskiden enerjisi az, yorgun ve halsiz olurdu şimdi gün içinde daha hareketli ve YAŞAM ENERJİSİ ARTTI.
    KAYNAK

    bayraktr19
    ORMUS GMS sayesinde GRİP, NEZLE ve BOĞAZ AĞRISI olmadı. ESTER-C KAPSÜL üstüne c vitamini yok muhteşem. ÇAM KOZALAĞI ŞURUBU sayesinde de NEFESİM AÇILDI ürünler muhteşem.
    KAYNAK

    Emre Kara
    Çok sık hastalanan biriydim yılda en az iki defa hastalanıyordum. Bu yık artık canıma tak edince sizden ESTER-C KAPSÜL ve ORMUS GMS aldım 3 aydır kullanıyorum uzun zamandır ilk defa KIŞI HASTALANMADAN ATLATTIM. Bağışıklık sisteminin güçlendiğini hissediyorum.
    KAYNAK

    Aslı Doğan
    Merhaba, ben ESTER-C KAPSÜL kullanıyorum çok memnun kaldım bu ürün sayesinde bu kış hiç GRİP OLMADIM ve kendimi hep zinde hissettim. Bundan sonra sürekli kullanacağım ürünler arasında emeği geçenlere teşekkürler.
    KAYNAK

    Konu ahmetkirmizi tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/18434-ahmetkirmizi Saat 04 April 2023, 16:22 ) değiştirilmiştir.

  • #2
    C Vitamininin Vücudunuza Yarar Sağladığı 7 Etkileyici Yol

    C vitamini temel bir vitamindir, yani vücudunuz onu üretemez. Yine de birçok rolü vardır ve etkileyici sağlık yararlarıyla ilişkilendirilmiştir.

    Suda çözünür ve portakal, çilek, kivi, dolmalık biber, brokoli, lahana ve ıspanak gibi birçok meyve ve sebzede bulunur.

    C vitamini için önerilen günlük alım miktarı kadınlar için 75 mg, erkekler için 90 mg'dır.

    Genellikle C vitamini alımınızı gıdalardan almanız tavsiye edilirken, birçok kişi ihtiyaçlarını karşılamak için takviyelere yönelir.

    İşte bir C vitamini takviyesi almanın bilimsel olarak kanıtlanmış 7 faydası.


    1. Kronik hastalık riskinizi azaltabilir

    C vitamini , vücudunuzun doğal savunmasını güçlendirebilecek güçlü bir antioksidandır ( 2 ).

    Antioksidanlar, bağışıklık sistemini güçlendiren moleküllerdir. Bunu, hücreleri serbest radikal adı verilen zararlı moleküllerden koruyarak yaparlar.

    Serbest radikaller biriktiğinde, birçok kronik hastalıkla bağlantılı olan oksidatif stres olarak bilinen bir durumu teşvik edebilirler

    Araştırmalar, daha fazla C vitamini tüketmenin kan antioksidan seviyenizi% 30'a kadar artırabileceğini gösteriyor. Bu, vücudun doğal savunmasının iltihapla savaşmasına yardımcı olur

    2. Yüksek tansiyonu yönetmeye yardımcı olabilir

    Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık üçte birinde yüksek tansiyon var (6Güvenilir Kaynak).

    Yüksek tansiyon , sizi dünya çapında önde gelen ölüm nedeni olan kalp hastalığı riskine sokar (7Güvenilir Kaynak).

    Çalışmalar, C vitamininin hem yüksek tansiyonu olan hem de olmayanlarda kan basıncını düşürmeye yardımcı olabileceğini göstermiştir .

    Bir hayvan araştırması, C vitamini takviyesi almanın, kalpten kan taşıyan kan damarlarını gevşetmeye yardımcı olduğunu ve bu da kan basıncı seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğunu buldu (8Güvenilir Kaynak).

    Dahası, 29 insan çalışmasının analizi, sağlıklı yetişkinlerde C vitamini takviyesi almanın sistolik kan basıncını (üst değer) 3,8 mmHg ve diyastolik kan basıncını (düşük değer) ortalama 1,5 mmHg azalttığını bulmuştur.

    Yüksek tansiyonu olan yetişkinlerde, C vitamini takviyeleri, ortalama olarak sistolik kan basıncını 4,9 mmHg ve diyastolik kan basıncını 1,7 mmHg azaltmıştır (9Güvenilir Kaynak).

    Bu sonuçlar umut verici olmakla birlikte, kan basıncı üzerindeki etkilerinin uzun vadeli olup olmadığı net değildir. Ayrıca, yüksek tansiyonu olan kişiler tedavi için tek başına C vitaminine güvenmemelidir.

    ÖZET

    C vitamini takviyelerinin hem sağlıklı yetişkinlerde hem de yüksek tansiyonu olanlarda kan basıncını düşürdüğü bulunmuştur.

    3. Kalp hastalığı riskinizi azaltabilir

    Kalp hastalığı dünya çapında önde gelen ölüm nedenidir (7Güvenilir Kaynak).

    Yüksek tansiyon, yüksek trigliserit veya LDL (kötü) kolesterol seviyeleri ve düşük HDL (iyi) kolesterol seviyeleri dahil olmak üzere birçok faktör kalp hastalığı riskini artırır .

    C vitamini, kalp hastalığı riskini azaltabilecek bu risk faktörlerini azaltmaya yardımcı olabilir.

    Örneğin, toplam 293.172 katılımcıyla yapılan 9 çalışmanın analizi, 10 yıl sonra, günde en az 700 mg C vitamini alan kişilerin, C vitamini takviyesi almayanlara göre% 25 daha düşük kalp hastalığı riskine sahip olduğunu buldu (10Güvenilir Kaynak).

    İlginç bir şekilde, 15 çalışmanın bir başka analizi, takviye değil gıdalardan C vitamini tüketmenin daha düşük kalp hastalığı riski ile bağlantılı olduğunu buldu.

    Bununla birlikte, bilim adamları, C vitamini açısından zengin yiyecekler tüketenlerin , takviye alanlara göre daha sağlıklı bir yaşam tarzı izleyip izlemediğinden emin değillerdi . Bu nedenle, farklılıkların C vitamini mi yoksa diyetlerinin diğer yönlerinden mi kaynaklandığı belirsizliğini koruyor (11Güvenilir Kaynak).

    13 çalışmanın başka bir analizi, günde en az 500 mg C vitamini almanın, kan kolesterolü ve trigliserit seviyeleri gibi kalp hastalığı risk faktörleri üzerindeki etkilerine baktı.

    Analiz, bir C vitamini takviyesi almanın LDL (kötü) kolesterolü yaklaşık 7,9 mg / dL ve kan trigliseridlerini 20,1 mg / dL (12Güvenilir Kaynak).

    Kısacası, günde en az 500 mg C vitamini almak veya tüketmek kalp hastalığı riskini azaltabilir gibi görünüyor. Bununla birlikte, halihazırda C vitamini açısından zengin bir diyet tüketiyorsanız, takviyeler kalp sağlığı için ek faydalar sağlamayabilir.

    ÖZET

    C vitamini takviyeleri, kalp hastalığı riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bu takviyeler, yüksek kan LDL (kötü) kolesterol ve trigliserit seviyeleri dahil olmak üzere kalp hastalığı risk faktörlerini azaltabilir.

    4. Kan ürik asit seviyelerini düşürebilir ve gut ataklarının önlenmesine yardımcı olabilir

    Gut , Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık% 4'ünü etkileyen bir artrit türüdür (13Güvenilir Kaynak).

    İnanılmaz derecede ağrılıdır ve eklemlerde, özellikle ayak baş parmaklarında iltihaplanma içerir. Gut hastaları şişlik ve ani, şiddetli ağrı atakları yaşarlar (14Güvenilir Kaynak).

    Kanda çok fazla ürik asit olduğunda gut belirtileri ortaya çıkar. Ürik asit, vücut tarafından üretilen atık bir üründür. Yüksek seviyelerde kristalleşebilir ve eklemlerde birikebilir.

    İlginç bir şekilde, birkaç çalışma, C vitamininin kandaki ürik asidi azaltmaya yardımcı olabileceğini ve sonuç olarak gut ataklarına karşı koruma sağlayabileceğini göstermiştir .

    Örneğin, 1.387 erkeği içeren bir çalışma, en fazla C vitamini tüketenlerin, en az tüketenlere göre kandaki ürik asit seviyelerinin önemli ölçüde daha düşük olduğunu buldu (15Güvenilir Kaynak).

    Başka bir çalışma, C vitamini alımının gelişen gutla bağlantılı olup olmadığını belirlemek için 20 yıl boyunca 46.994 sağlıklı erkeği izledi. C vitamini takviyesi alan kişilerin% 44 daha düşük gut riskine sahip olduğu bulundu (16Güvenilir Kaynak).

    Ek olarak, 13 çalışmanın analizi, 30 gün boyunca bir C vitamini takviyesi almanın, bir plaseboya kıyasla kandaki ürik asidi önemli ölçüde azalttığını bulmuştur (17Güvenilir Kaynak).

    C vitamini alımı ile ürik asit seviyeleri arasında güçlü bir bağlantı olduğu görülürken, C vitamininin gut üzerindeki etkileri hakkında daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

    ÖZET

    C vitamini açısından zengin besinler ve takviyeler, kandaki ürik asit seviyelerinin azalması ve gut riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir.

    5. Demir eksikliğini önlemeye yardımcı olur

    Demir, vücutta çeşitli işlevleri olan önemli bir besindir. Kırmızı kan hücreleri yapmak ve vücutta oksijeni taşımak için gereklidir.

    C vitamini takviyeleri, demirin diyetten emilimini artırmaya yardımcı olabilir . C vitamini, bitki bazlı demir kaynakları gibi zayıf şekilde emilen demirin, emilmesi daha kolay bir forma dönüştürülmesine yardımcı olur (18Güvenilir Kaynak).

    Bu, özellikle et içermeyen diyet uygulayan kişiler için yararlıdır, çünkü et önemli bir demir kaynağıdır.

    Aslında, sadece 100 mg C vitamini tüketmek, demir emilimini% 67 oranında artırabilir (19Güvenilir Kaynak).

    Sonuç olarak, C vitamini, demir eksikliğine yatkın kişilerde anemi riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

    Bir çalışmada, hafif demir eksikliği anemisi olan 65 çocuğa C vitamini takviyesi verildi. Araştırmacılar, tek başına takviyenin anemilerini kontrol etmeye yardımcı olduğunu buldular (20Güvenilir Kaynak).

    Düşük demir seviyeniz varsa, daha fazla C vitamini yönünden zengin yiyecekler tüketmek veya bir C vitamini takviyesi almak kandaki demir seviyenizi iyileştirmeye yardımcı olabilir.

    ÖZET

    C vitamini, et içermeyen kaynaklardan alınan demir gibi, zayıf şekilde emilen demirin emilimini artırabilir. Ayrıca demir eksikliği riskini de azaltabilir

    6. Bağışıklığı artırır

    İnsanların C vitamini takviyesi almalarının ana nedenlerinden biri, bağışıklık sisteminin birçok yerinde C vitamini yer aldığından bağışıklıklarını artırmaktır .

    İlk olarak, C vitamini, vücudu enfeksiyona karşı korumaya yardımcı olan lenfositler ve fagositler olarak bilinen beyaz kan hücrelerinin üretimini teşvik etmeye yardımcı olur (21Güvenilir Kaynak).

    İkincisi, C vitamini, bu beyaz kan hücrelerinin serbest radikaller gibi potansiyel olarak zararlı moleküllerin zarar görmesini önlerken daha etkili çalışmasına yardımcı olur.

    Üçüncüsü, C vitamini cildin savunma sisteminin önemli bir parçasıdır. Aktif olarak cilde taşınır, burada bir antioksidan görevi görebilir ve cildin bariyerlerini güçlendirmeye yardımcı olabilir ( 22 ).

    Çalışmalar ayrıca C vitamini almanın yara iyileşme süresini kısaltabileceğini göstermiştir (23Güvenilir Kaynak, 24Güvenilir Kaynak).

    Dahası, düşük C vitamini seviyeleri kötü sağlık sonuçlarına bağlanmıştır.

    ÖZET

    C vitamini, beyaz kan hücrelerinin daha etkili çalışmasına yardımcı olarak, cildinizin savunma sistemini güçlendirerek ve yaraların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olarak bağışıklığı artırabilir.


    Örneğin, zatürree olan kişilerde C vitamini seviyeleri daha düşük olma eğilimindedir ve C vitamini takviyelerinin iyileşme süresini kısalttığı gösterilmiştir (25Güvenilir Kaynak, 26 ).

    7. Yaşlandıkça hafızanızı ve düşüncenizi korur

    Demans , zayıf düşünme ve hafızanın semptomlarını tanımlamak için kullanılan geniş bir terimdir.

    Dünya çapında 35 milyondan fazla insanı etkiler ve tipik olarak yaşlı yetişkinlerde görülür (27Güvenilir Kaynak).

    Çalışmalar, beyin, omurga ve sinirler (hep birlikte merkezi sinir sistemi olarak bilinir) yakınındaki oksidatif stres ve iltihaplanmanın demans riskini artırabileceğini göstermektedir (28Güvenilir Kaynak).

    C vitamini güçlü bir antioksidandır. Bu vitaminin düşük seviyeleri, düşünme ve hatırlama yeteneğinin bozulmasıyla ilişkilendirilmiştir (29Güvenilir Kaynak, 30Güvenilir Kaynak).

    Ayrıca, birkaç çalışma, bunama hastalarının kandaki C vitamini seviyelerinin daha düşük olabileceğini göstermiştir (31Güvenilir Kaynak, 32Güvenilir Kaynak).

    Ayrıca, gıdalardan veya takviyelerden yüksek C vitamini alımının, yaşlandıkça düşünme ve hafıza üzerinde koruyucu bir etkiye sahip olduğu gösterilmiştir (33Güvenilir Kaynak, 34Güvenilir Kaynak, 35Güvenilir Kaynak).

    Diyetinizden yeterince C vitamini almazsanız, C vitamini takviyeleri demans gibi durumlara yardımcı olabilir. Bununla birlikte, C vitamini takviyelerinin sinir sistemi sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak için ek insan çalışmalarına ihtiyaç vardır

    ÖZET

    Düşük C vitamini seviyeleri, artan hafıza riski ve bunama gibi düşünme bozuklukları ile ilişkilendirilirken, gıdalardan ve takviyelerden yüksek C vitamini alımının koruyucu bir etkiye sahip olduğu gösterilmiştir.

    Alt çizgi

    C vitamini , diyet veya takviyelerden alınması gereken suda çözünen bir vitamindir .

    Antioksidan seviyelerini artırmak, kan basıncını düşürmek, gut ataklarına karşı koruma, demir emilimini iyileştirmek, bağışıklığı artırmak ve kalp hastalığı ve demans riskini azaltmak gibi birçok etkileyici sağlık yararıyla ilişkilendirilmiştir.

    Genel olarak, C vitamini takviyeleri, diyetinizden yeterince almakta zorlanıyorsanız, C vitamini alımınızı artırmanın harika ve basit bir yoludur.

    Yorum yap


    • #3
      C VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ GEÇMİŞTE ÖLÜMLERE NEDEN OLDU

      C Vitamini eksikliğinin neden olduğu iskorbüt hastalığı denizcilerde görülürdü. İskorbüt, 1500-1800 yılları arasında 2 milyon denizcinin ölümüne neden oldu.

      Taze Meyve Sebze Bulamayanlar İskorbüt Hastalığından Ölürdü

      İskorbüt hastalığının tarımın yapılmaya başlandığı dönemlerde çıktığı sanılıyor. Tarım öncesinde avcı toplayıcı insanlar sürekli avlandıkları için taze et, yabani sebze ve meyveyle beslenirdi. Bu gıdalar C vitamini içerdiği için avcı toplayıcı insanların iskorbüte pek yakalanmadığı sanılıyor. Tarım yapan insanlar köylerde yaşamaya başlayınca tahılları kış için kurutarak saklamayı keşfettiler. Kışın C vitamini az olan tahıllarla beslendikleri için iskorbüte yakalanma olasılığının arttığına inanılıyor. İskorbüt hakkındaki en eski belge 3500 yıl önce Mısır’da yazılan Eber papirüsüdür. Belgede iskorbüt hastalığının belirtileri anlatılmakta ve tedavisi için soğan yenilmesi önerilmektedir. Soğan C vitamini içerdiği için bu tedavi şekli dikkat çekicidir. Hastalığın ölümcül olduğunu açıklayan diğer tarihi belgeyi M.Ö. 400 civarında Hipokrat yazmıştı. Ancak tedavisi hakkında bilgi vermemişti. Haçlı seferleri sırasında Avrupalı askerlerin iskorbüt nedeniyle eklem ağrısı, damak şişmesi, diş etinin çekilip dişlerin dökülmesi ve sonunda ölmeleri ile ilgili ilk belgeler 1200’lerde yazıldı. Hastalığa karşı bazı ülkelerde yöresel önlemler geliştirilse de ölümler yüzyıllarca devam etti.

      Önemli Keşif Gezilerinde İskorbüt En Büyük Engeldi

      Vasco da Gama, 1497’de Afrika’nın güneyinden Hindistan’a ulaştığında gemicilerin çoğu iskorbütten ölmüştü. Macellan, dünya turu için Amerika’nın güneyinden dolaşırken mürettebatın %80’i iskorbüte yakalanıp öldü. J. Cartier 1535’te Kanada’nın nehirlerini keşfe çıktı. Gemiler donan nehirde sıkışınca mürettebat iskorbüte yakalandı. Cartier, C vitamini içeren sedir ağacı dallarını kaynatıp suyunu içirdiği gemicileri kurtardı. İngiliz R. Hawkins 1593’te Batı Hint Adaları keşif gezisinde, portakal ve limon suyu içirdiği mürettebatı iskorbütten korudu. İngiliz doktorlar, tedavide meyvelerdeki asidin etkili olduğunu sandığı için portakal yok ise, sirke veya sulu sülfürik asit önerirdi.

      Kaptan J. Cook 1768’de dünya turuna çıkarken gemilere lahana turşusu alıp sık sık taze yiyecek satın alarak ölümleri engelledi. Napolyon’un orduları 1801’de taze at eti ile hastalıktan korundu. İngiliz R. F. Scott, Güney Kutbu’nu keşfe çıktığında yanına sadece kuru gıda aldı. Güney Kutbu’na 1911’de hasta olarak ulaştığında Amundsen’in ondan önce kutba diktiği bayrağı gördü. Dönüşte o ve ekibi iskorbütten veya donarak öldü. Amundsen ise Eskimolardan öğrendiği gibi yanına fok balığı eti ve kızak için çok sayıda köpek aldı. Dönüşte köpekleri de yediği için iskorbüte yakalanmadı ve Güney Kutbu’nun kaşifi o oldu.

      C Vitamininin Keşfi Ölümleri Önledi

      Portakal yiyenlerin iskorbütten korunduğu anlaşılınca, hangi maddenin etkili olduğu araştırılmaya başlandı. Macar A. Szent-Gyorgyi, portakaldaki bir maddenin kesilmiş sebzelerdeki kararmayı önlediğini buldu. Ancak bu maddeyi meyveden izole etmek zordu. Szent-Gyorgyi 1928’de Cambridge Üniversitesi’nde iken bu maddeden 1 gram kadarını sığırın böbrek üstü bezinden izole etti. C vitamini olduğunu bilmediği bu maddeye bilinmeyen şeker anlamına gelen “ignose” adını verip bir bilimsel makale yazdı. Derginin editörü altı karbon atomu içerdiği için maddeye “heksuronik asit” adını önerince o da kabul etti. Szent-Gyorgyi 1929’da Mayo Klinik’ten bir davet aldı. Orada hayvan adrenalin bezlerinden 30 gram kadar heksuronik asit izole etti. Çoğu hayvan, ihtiyacı olan C vitaminini kendi karaciğerinde glikozdan üretir ve adrenalin bezlerinde C vitamini çoktur. İskorbüt hastalığının İngilizcesi “scurvy”dir ve bu nedenle hastalığı önleyen maddeye “antiskorbutik vitamin” adı verilmişti. Daha sonra bu isim “askorbik asit” yani C vitamini oldu. SzentGyorgyi ülkesine döndükten sonra 1931’de ekibine iskorbüt hastalığını önleyen maddeler konusunda uzman olan bir araştırmacı katıldı. Szent-Gyorgyi, bu araştırmacının heksuronik asit adını verdiği maddenin iskorbüt hastalığını önleyen madde olup olmadığını belirlemesini istedi. Kısa sürede SzentGyorgyi’nin adrenalin bezlerinden ürettiği maddenin iskorbüt hastalığını önleyen madde olduğu kanıtlandı. Szent-Gyorgyi, bu maddeyi kırmızı biberden elde etmenin çok kolay olduğunu keşfetti ve 1,5 kilogram etkin madde üretti. Tanınmış organik kimyacılara bu maddeden gönderip kimyasal yapısını bulmalarını istedi. Kısa sürede Szent-Gyorgyi ‘nin keşfettiği maddenin C vitamini olduğu ve iskorbüt hastalığını onun önlediği kanıtlandı. Bu başarısı nedeniyle 1937’de kendisine Nobel Ödülü verildi.

      C Vitamini Kas, Kemik ve Kıkırdağın Yapımında Etkilidir

      C vitamini doku, kıkırdak, diş ve kemiklerin yenilenmesi için gereklidir. C vitamini bir antioksidandır ve kollajen başta olmak üzere 8 enzim reaksiyonu için kofaktördür. Birkaç maymun türü ve yarasa gibi bazı hayvanlar dışındaki hayvanlar glikoz adlı şekerden C vitamini ürettiği için dışardan C vitamini almaları gerekmez. Glikoz bir şeker molekülüdür ve 6 karbon, 6 oksijen ve 12 hidrojen atomundan oluşur. C vitamini üreten hayvanların enzimleri glikozun uçlarında oksitlenme ve indirgenme yapar. Ardından da molekülün uçlarını birleştirerek halka haline getirip C vitamini oluştururlar. C vitamini sentetik olarak da üretilir ve yapısı doğal olanla aynıdır. Koruyucu gıda katkı maddesi olarak da kullanılan C vitamininin yıllık üretimi 110 bin tondur. Kuşburnu, limon, portakal, greyfurt, kivi, ananas, çilek, karnabahar, lahana, ıspanak, soğan, biber, turp, tere, maydanoz, yer elması ve çiğ et C vitamini açısından zengindir. Binlerce yıl boyunca insanlar C vitamini eksikliği nedeniyle hastalanıp öldü. Doktor ve kimyacılar sayesinde C vitamini bolca üretilerek bu sorun çözüldü.

      Prof. Dr. Ural Akbulut ODTÜ Kimya Bölümü

      Yorum yap


      • #4
        C vitamini

        Giriş


        L-askorbik asit olarak da bilinen C vitamini, bazı gıdalarda doğal olarak bulunan, diğerlerine eklenen ve besin takviyesi olarak bulunan suda çözünür bir vitamindir. Çoğu hayvanın aksine, insanlar C vitaminini endojen olarak sentezleyemezler, bu nedenle diyet için gerekli bir bileşendir [ 1 ].

        Kolajen, L-karnitin ve bazı nörotransmiterlerin biyosentezi için C vitamini gereklidir; C vitamini ayrıca protein metabolizmasında rol oynar [ 1 , 2 ]. Kolajen, yara iyileşmesinde hayati bir rol oynayan bağ dokusunun önemli bir bileşenidir. C vitamini ayrıca önemli bir fizyolojik antioksidandır [ 3 ] ve alfa-tokoferol (E vitamini) dahil olmak üzere vücuttaki diğer antioksidanları yeniden ürettiği gösterilmiştir [ 4]. Devam eden araştırmalar, antioksidan aktivitesi yoluyla serbest radikallerin zararlı etkilerini sınırlayarak C vitamininin belirli kanserlerin, kardiyovasküler hastalıkların ve oksidatif stresin nedensel bir rol oynadığı diğer hastalıkların gelişimini önlemeye veya geciktirmeye yardımcı olup olmayacağını incelemektedir. Biyosentetik ve antioksidan fonksiyonlarına ek olarak, C vitamini bağışıklık fonksiyonunda önemli bir rol oynar [ 4 ] ve bitki bazlı gıdalarda bulunan demir formu olan hem-içermeyen demirin [ 5 ] emilimini artırır . Yetersiz C vitamini alımı, yorgunluk veya halsizlik, yaygın bağ dokusu zayıflığı ve kapiller kırılganlık ile karakterize olan iskorbüt hastalığına neden olur [ 1 , 2 , 4 , 6-9 ].

        C vitamininin bağırsaktan absorpsiyonu, en az bir spesifik doza bağımlı, aktif taşıyıcı tarafından düzenlenir [ 4 ]. Hücreler, ikinci bir spesifik taşıma proteini yoluyla C vitamini biriktirir. İn vitro çalışmalar, oksitlenmiş C vitamini veya dehidroaskorbik asidin, bazı kolaylaştırılmış glikoz taşıyıcıları yoluyla hücrelere girdiğini ve daha sonra dahili olarak askorbik aside indirgendiğini bulmuştur. Dehidroaskorbik asit alımının fizyolojik önemi ve genel C vitamini ekonomisine katkısı bilinmemektedir.

        Oral C vitamini, vücudun sıkı bir şekilde kontrol ettiği doku ve plazma konsantrasyonlarını üretir. C vitamininin yaklaşık% 70-90'ı, 30-180 mg / gün gibi orta düzeyde alımlarda emilir. Ancak 1 g / gün üzerindeki dozlarda emilim% 50'nin altına düşer ve emilen, metabolize edilmemiş askorbik asit idrarla atılır [ 4 ]. Farmakokinetik çalışmalardan elde edilen sonuçlar, 1.25 g / gün askorbik asit oral dozlarının, C vitamininden 200-300 mg / gün askorbik asit tüketilerek üretilenlerden yaklaşık iki kat daha yüksek olan 135 mikromol / L ortalama doruk plazma C vitamini konsantrasyonları ürettiğini göstermektedir. zengin gıdalar [ 10 ]. Farmakokinetik modelleme, 4 saatte bir alınan 3 g askorbik asit kadar yüksek dozların bile sadece 220 mikromol / L'lik pik plazma konsantrasyonları üreteceğini öngörmektedir [ 10 ].

        C vitamininin toplam vücut içeriği 300 mg (iskorbüt hastalığına yakın) ile yaklaşık 2 g [ 4 ] arasında değişir . Hücrelerde ve dokularda yüksek C vitamini seviyeleri (milimolar konsantrasyonlar) korunur ve en yüksek lökositler (beyaz kan hücreleri), gözler, adrenal bezler, hipofiz bezi ve beyinde bulunur. Plazma, kırmızı kan hücreleri ve tükürük gibi hücre dışı sıvılarda nispeten düşük C vitamini seviyeleri (mikromolar konsantrasyonlar) bulunur [ 4 ]. Önerilen Miktarlar


        Ulusal Akademiler Tıp Enstitüsünde (IOM) Gıda ve Beslenme Kurulu (FNB) tarafından geliştirilen Diyet Referans Alımları'nda (DRI) C vitamini ve diğer besinler için alım önerileri (eski adıyla Ulusal Bilimler Akademisi) verilmiştir [ 8 ] . DRI, sağlıklı insanların besin alımını planlamak ve değerlendirmek için kullanılan bir dizi referans değeri için genel bir terimdir. Yaşa ve cinsiyete [ 8 ] göre değişen bu değerler şunları içerir:
        • Önerilen Diyet Ödeneği (RDA): Neredeyse tüm sağlıklı bireylerin (% 97-% 98) besin gereksinimlerini karşılamaya yetecek ortalama günlük alım düzeyi; genellikle bireyler için beslenme açısından yeterli diyetleri planlamak için kullanılır.
        • Yeterli Alım (AI): Bu seviyedeki alımın, beslenme yeterliliğini sağladığı varsayılır; BKA geliştirmek için kanıt yetersiz olduğunda belirlenir.
        • Tahmini Ortalama Gereksinim (EAR): Sağlıklı bireylerin% 50'sinin gereksinimlerini karşıladığı tahmin edilen ortalama günlük alım düzeyi; genellikle insan gruplarının besin alımını değerlendirmek ve onlar için beslenme açısından yeterli diyetleri planlamak için kullanılır; bireylerin besin alımlarını değerlendirmek için de kullanılabilir.
        • Tolere Edilebilir Üst Alım Seviyesi (UL): Maksimum günlük alımın sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden olması olası değildir.

        Tablo 1, C vitamini için mevcut BKAları listelemektedir [ 8 ]. C vitamini için BKA'lar, beyaz kan hücrelerindeki bilinen fizyolojik ve antioksidan işlevlerine dayanmaktadır ve eksiklikten korunmak için gereken miktardan çok daha yüksektir [ 4 , 8 , 11 ]. Doğumdan 12 aya kadar olan bebekler için FNB, sağlıklı, anne sütüyle beslenen bebeklerde ortalama C vitamini alımına eşdeğer C vitamini için bir AI oluşturdu.

        Tablo 1: C Vitamini için Önerilen Diyet Ödenekleri (RDA'lar) [ 8 ]
        YAŞ ERKEK KADIN GEBELİK EMZİRME
        0-6 ay 40mg * 40mg *
        7-12 ay 50mg * 50mg *
        1-3 yıl 15mg 15mg
        4-8 yıl 25mg 25mg
        9-13 yaş 45mg 45mg
        14-18 yaş 75mg 65mg 80mg 115mg
        19+ yaş 90mg 75mg 85mg 120mg
        Sigara içenler, içmeyenlere göre günde 35 mg daha fazla C vitamini gerektirir .
        Vitamini Alımları ve Durumu


        2001-2002 Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketi'ne (NHANES) göre, ortalama C vitamini alımı yetişkin erkekler için 105,2 mg / gün ve yetişkin kadınlar için 83,6 mg / gün olup, sigara içmeyen yetişkinlerin çoğu için halihazırda belirlenmiş RDA'yı karşılar [ 21 ] . 1-18 yaş arası çocuklar ve adolesanlar için ortalama alım miktarı 75.6 mg / gün ile 100 mg / gün arasında değişir ve bu yaş grupları için RDA'yı da karşılar [ 21 ]. 2001-2002 NHANES analizi anne sütüyle beslenen bebekler ve yeni yürümeye başlayan çocuklar için veri içermese de, anne sütünün yeterli bir C vitamini kaynağı olduğu düşünülmektedir [ 8 , 16]. C vitamini içeren takviyelerin kullanımı da nispeten yaygındır ve yiyecek ve içeceklerden toplam C vitamini alımına katkıda bulunur. 1999-2000 NHANES verileri, yetişkinlerin yaklaşık% 35'inin multivitamin takviyeleri (tipik olarak C vitamini içerir) ve% 12'sinin ayrı bir C vitamini takviyesi aldığını göstermektedir [ 22 ]. 1999-2002 NHANES verilerine göre, çocukların yaklaşık% 29'u C vitamini içeren bir çeşit diyet takviyesi almaktadır [ 23 ].

        C vitamini durumu tipik olarak plazma C vitamini seviyeleri ölçülerek değerlendirilir [ 4 , 16 ]. Lökosit C vitamini konsantrasyonu gibi diğer önlemler, doku C vitamini seviyelerinin daha doğru göstergeleri olabilir, ancak bunların değerlendirilmesi daha zordur ve sonuçlar her zaman güvenilir değildir [ 4 , 9 , 16 ]. C Vitamini Eksikliği


        Akut C vitamini eksikliği iskorbüt hastalığına neden olur [ 7 , 8 , 11 ]. İskorbüt hastalığının gelişimi için zaman çizelgesi, C vitamini vücut depolarına bağlı olarak değişir, ancak belirtiler C vitamini alımının çok az olduğu veya hiç olmadığı (10 mg / gün altında) 1 ay içinde ortaya çıkabilir [ 6 , 7 , 24 , 25 ]. İlk semptomlar yorgunluk (muhtemelen bozulmuş karnitin biyosentezinin bir sonucu), halsizlik ve diş etlerinde iltihaplanmayı içerebilir [ 4 , 11 ]. C vitamini eksikliği ilerledikçe, kollajen sentezi bozulur ve bağ dokuları zayıflar, bu da peteşiye, ekimozlara, purpura, eklem ağrısına, zayıf yara iyileşmesine, hiperkeratoza ve tirbuşon kıllarına neden olur [1 , 2 , 4 , 6-8 ]. İskorbüt hastalığının diğer belirtileri arasında depresyonun yanı sıra şişkinlik, diş etlerinde kanama ve doku ve kılcal kırılganlığa bağlı dişlerin gevşemesi veya kaybı yer alır [ 6 , 8 , 9 ]. Demir eksikliği anemisi, düşük C vitamini alımına bağlı olarak artmış kanama ve hem-içermeyen demir emiliminin azalması nedeniyle de ortaya çıkabilir [ 6 , 11 ]. Çocuklarda kemik hastalığı olabilir [ 6 ]. Tedavi edilmeden bırakıldığında iskorbüt ölümcüldür [ 6 , 9 ].

        18. yüzyılın sonuna kadar , çok az C vitamini alımıyla ya da hiç almayan uzun okyanus yolculuklarına çıkan birçok denizci, iskorbüt hastalığından daraldı ya da öldü. 1700'lerin ortalarında, İngiliz Donanması cerrahı Sir James Lind deneyler yaptı ve turunçgiller veya meyve suları yemenin iskorbüt hastalığını iyileştirebileceğini belirlediler, ancak bilim adamları askorbik asidin 1932'ye kadar aktif bileşen olduğunu kanıtlamadılar [ 26-28 ].

        Günümüzde C vitamini eksikliği ve iskorbüt gelişmiş ülkelerde nadirdir [ 8 ]. Açık eksiklik semptomları ancak C vitamini alımı birkaç hafta boyunca yaklaşık 10 mg / gün'ün altına düştüğünde ortaya çıkar [ 5-8 , 24 , 25 ]. Gelişmiş ülkelerde C vitamini eksikliği nadirdir, ancak yine de sınırlı gıda çeşitliliğine sahip kişilerde ortaya çıkabilir. C Vitamini Yetersizliği Riski Altındaki Gruplar


        C vitamini yetersizliği , RDA'nın altına düşen ancak açık eksikliği önlemek için gereken miktarın (yaklaşık 10 mg / gün) üzerinde olan alımlarda ortaya çıkabilir. Aşağıdaki grupların yetersiz miktarda C vitamini alma riski diğerlerine göre daha olasıdır. Sigara içenler ve pasif "sigara içenler"


        Çalışmalar sürekli olarak, sigara içenlerin, kısmen artmış oksidatif stres nedeniyle sigara içmeyenlere göre daha düşük plazma ve lökosit C vitamini düzeylerine sahip olduğunu göstermektedir [ 8 ]. Bu nedenle IOM, sigara içenlerin içmeyenlere göre günde 35 mg daha fazla C vitaminine ihtiyacı olduğu sonucuna varmıştır [ 8 ]. İkinci el dumana maruz kalmak da C vitamini seviyelerini düşürür. IOM, düzenli olarak ikinci el sigaraya maruz kalan sigara içmeyenler için spesifik bir C vitamini gereksinimi belirleyemese de, bu kişiler C vitamini için BKA'yı karşıladıklarından emin olmalıdır [ 4 , 8 ]. Buharlaştırılmış veya kaynatılmış sütle beslenen bebekler


        Gelişmiş ülkelerdeki çoğu bebek, her ikisi de yeterli miktarda C vitamini sağlayan anne sütü ve / veya bebek maması ile beslenir [ 8 , 16 ]. Pek çok nedenden ötürü, buharlaşan bebeklerin veya kaynamış inek sütünün beslenmesi önerilmez. Bu uygulama C vitamini eksikliğine neden olabilir çünkü inek sütünün doğal olarak çok az C vitamini vardır ve ısı C vitaminini yok edebilir [ 6 , 12 ]. Sınırlı yiyecek çeşitliliğine sahip kişiler


        Meyveler ve sebzeler en iyi C vitamini kaynakları olmasına rağmen, diğer birçok gıdada bu besleyiciden az miktarda bulunur. Bu nedenle, çeşitli bir diyet yoluyla, çoğu insan C vitamini RDA'sını karşılayabilmeli veya en azından iskorbütü önlemek için yeterince alabilmelidir. Yiyecek çeşitliliği sınırlı olan kişiler - yiyeceklerini kendi hazırlayan bazı yaşlı, muhtaç bireyler dahil; alkol veya uyuşturucu kullananlar; yemek fadistleri; akıl hastalığı olan insanlar; ve bazen çocuklar yeterli C vitamini alamayabilir [ 4 , 6-9 , 11 ]. Emilim bozukluğu ve bazı kronik hastalıkları olan kişiler


        Bazı tıbbi durumlar C vitamini emilimini azaltabilir ve / veya vücudun ihtiyaç duyduğu miktarı artırabilir. Şiddetli bağırsak emilim bozukluğu veya kaşeksisi olan kişiler ve bazı kanser hastaları, C vitamini yetersizliği açısından yüksek risk altında olabilir [ 29 ]. Kronik hemodiyalizdeki son dönem böbrek hastalığı olan hastalarda da düşük C vitamini konsantrasyonları ortaya çıkabilir [ 30 ]. C Vitamini ve Sağlık


        Bir antioksidan olarak işlevi ve bağışıklık işlevindeki rolü nedeniyle, C vitamini, çok sayıda sağlık koşulunun önlenmesine ve / veya tedavi edilmesine yardımcı olacak bir araç olarak tanıtılmıştır. Bu bölüm, C vitamininin rol oynayabileceği dört hastalık ve bozukluğa odaklanmaktadır: kanser (önleme ve tedavi dahil), kardiyovasküler hastalık, yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) ve katarakt ve soğuk algınlığı. Kanseri önleme


        Epidemiyolojik kanıtlar, daha yüksek meyve ve sebze tüketiminin, muhtemelen kısmen yüksek C vitamini içeriğinden dolayı, çoğu kanser türünün daha düşük riskiyle ilişkili olduğunu göstermektedir [ 1 , 2 ]. C vitamini , in vivo olarak nitrozaminler [ 2 , 31 ] gibi kanserojenlerin oluşumunu sınırlayabilir ; bağışıklık tepkisini modüle etme [ 2 , 4 ]; ve antioksidan işlevi sayesinde, muhtemelen kansere yol açabilecek oksidatif hasarı hafifletir [ 1 ].

        Çoğu vaka-kontrol çalışması, diyetle alınan C vitamini alımı ile akciğer, meme, kolon veya rektum, mide, ağız boşluğu, gırtlak veya yutak ve özofagus kanserleri arasında ters bir ilişki bulmuştur [ 2 , 4 ]. Plazma C vitamini konsantrasyonları da kanserli kişilerde kontrollere göre daha düşüktür [ 2 ].

        Bununla birlikte, ileriye dönük kohort çalışmalarından elde edilen kanıtlar, muhtemelen çalışmalar arasında değişen C vitamini alımlarından dolayı tutarsızdır. Hemşirelerin Sağlık Çalışması'ndan 33-60 yaşları arasındaki 82.234 kadından oluşan bir kohortta, gıdalardan ortalama 205 mg / gün C vitamini tüketimi (alımın en yüksek beşte birlik kısmı), ortalama 70 mg / gün (en düşük beşte birlik dilim) Ailesinde meme kanseri öyküsü olan premenopozal kadınlarda% 63 daha düşük meme kanseri riski ile ilişkilendirilmiştir [ 32 ]. Tersine, Kushi ve meslektaşları, 87 mg / gün'den daha az tüketenlere kıyasla, gıdalardan en az 198 mg / gün (en yüksek alım miktarı) C vitamini tüketen postmenopozal kadınlarda meme kanseri riskinin önemli ölçüde daha düşük olduğunu gözlemlememiştir. alım) [ 33]. Carr ve Frei tarafından yapılan bir gözden geçirme, ileriye dönük kohort çalışmalarının önemli ölçüde daha düşük bir kanser riski bildirmediği sonucuna varmıştır, çoğu katılımcının nispeten yüksek C vitamini alımına sahip olduğu ve en düşük beşte birlik dilimlerde 86 mg / gün'den daha yüksek alımlar olduğu sonucuna varmıştır [ 2 ]. Önemli ölçüde daha düşük kanser riskini bildiren çalışmalar, bu ilişkileri en az 80-110 mg / gün C vitamini alımı olan kişilerde bulmuştur ki bu, C vitamini doku doygunluğuna yakın bir aralıkla ilişkilidir [ 2 , 24 , 34 ].

        Çoğu randomize klinik çalışmadan elde edilen kanıtlar, C vitamini desteğinin, genellikle diğer mikro besinlerle kombinasyon halinde, kanser riskini etkilemediğini göstermektedir. Supplémentation en Vitamines et Minéraux Antioxydants (SU.VI.MAX) çalışmasında, randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir klinik çalışma, 13.017 sağlıklı Fransız yetişkin 120 mg askorbik asit, 30 mg E vitamini, 6 mg antioksidan takviyesi aldı. beta-karoten, 100 mcg selenyum ve 20 mg çinko veya plasebo [ 35 ]. Ortalama 7.5 yıllık bir takip süresinden sonra, antioksidan takviyesi erkeklerde toplam kanser insidansını düşürdü, ancak kadınlarda değil. Ek olarak, başlangıç ​​antioksidan durumu erkeklerde kanser riskiyle ilişkiliydi, ancak kadınlarda değil [ 36]. Ortalama 8 yıllık bir takip süresi boyunca her gün 500 mg / gün C vitamini artı 400 IU E vitamini takviyeleri, Doktorlara katılan orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde plaseboya kıyasla prostat veya toplam kanser riskini azaltmada başarısız oldu. Sağlık Çalışması II [ 37 ]. Kadınların Antioksidan Kardiyovasküler Çalışmasına katılan kadınlarda da benzer bulgular bildirilmiştir [ 38 ]. Plasebo ile karşılaştırıldığında, ortalama 9,4 yıl boyunca C vitamini (500 mg / gün) takviyesi, toplam kanser insidansı veya kanser ölüm oranı üzerinde önemli bir etkiye sahip değildi. Çin, Linxian'da yürütülen büyük bir müdahale çalışmasında, 5-6 yıl boyunca günlük C vitamini (120 mg) artı molibden (30 mcg) takviyeleri, yemek borusu veya mide kanseri gelişme riskini önemli ölçüde etkilememiştir [ 39]. Dahası, 10 yıllık takip süresince, bu takviye rejimi özofagus, mide veya diğer kanserlerden toplam morbidite veya mortaliteyi anlamlı şekilde etkilemede başarısız oldu [ 40 ]. Gastrointestinal kanserlerin önlenmesine yönelik C vitamini ve diğer antioksidan takviyelerin 2008 yılında gözden geçirilmesi, C vitamininin (veya beta-karoten, A vitamini veya E vitamini) gastrointestinal kanserleri önlediğine dair ikna edici bir kanıt bulamadı [ 41 ]. Coulter ve meslektaşları tarafından yapılan benzer bir inceleme, E vitamini ile kombinasyon halinde C vitamini desteğinin sağlıklı bireylerde kansere bağlı ölüm riski üzerinde önemli bir etkisinin olmadığını bulmuştur [ 42 ].

        Şu anda, diyetle alınan C vitamini alımının kanser riskini etkileyip etkilemediğine dair kanıtlar tutarsız. Çoğu klinik araştırmadan elde edilen sonuçlar, tek başına veya diğer besinler ile mütevazı C vitamini desteğinin kanserin önlenmesinde hiçbir fayda sağlamadığını göstermektedir.

        Bu çalışmaların çoğunun yorumlanmasında önemli bir sınırlama, araştırmacıların takviyeden önce veya sonra C vitamini konsantrasyonlarını ölçmemeleridir. İnsanlarda plazma ve doku C vitamini konsantrasyonları sıkı bir şekilde kontrol edilir. Günlük 100 mg veya daha yüksek alımlarda, hücreler doymuş görünmektedir ve en az 200 mg alımlarda plazma konsantrasyonları yalnızca marjinal olarak artmaktadır [ 2 , 10 , 24 , 33 , 39 ]. Deneklerin C vitamini seviyeleri çalışma başlangıcında zaten satürasyona yakın olsaydı, takviyenin ölçülen sonuçlarda çok az fark yaratması veya hiç fark etmemesi beklenir [ 24 , 25 , 43 , 44 ]. Kanser tedavisi


        1970'lerde Cameron, Campbell ve Pauling tarafından yapılan çalışmalar, yüksek doz C vitamininin ölümcül kanserli hastalarda yaşam kalitesi ve sağkalım süresi üzerinde yararlı etkileri olduğunu öne sürdü [ 45 , 46 ]. Bununla birlikte, Mayo Clinic'teki Moertel ve meslektaşlarının [ 47 ] yaptığı randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir klinik çalışma da dahil olmak üzere sonraki bazı çalışmalar bu bulguları desteklemedi. Moertel çalışmasında, günde 10 g C vitamini alan ileri kolorektal kanserli hastalar, plasebo alanlardan daha iyi sonuç vermedi. İleri kanserli hastalarda C vitamininin etkilerini değerlendiren 2003 tarihli bir gözden geçirmenin yazarları, C vitamininin önemli bir mortalite yararı sağlamadığı sonucuna varmışlardır [ 42 ].

        Ortaya çıkan araştırmalar, C vitamini uygulama yolunun (intravenöz veya oral) çelişkili bulguları açıklayabileceğini düşündürmektedir [ 1 , 48 , 49 ]. Moertel ve meslektaşları tarafından yürütülen de dahil olmak üzere çoğu müdahale denemesinde sadece oral uygulama kullanılırken, Cameron ve meslektaşları oral ve intravenöz (IV) uygulamanın bir kombinasyonunu kullandı. Çok büyük dozlarda bile C vitamini oral uygulaması plazma C vitamini konsantrasyonlarını maksimum 220 mikromol / L'ye yükseltebilirken, IV uygulaması 26.000 mikromol / L kadar yüksek plazma konsantrasyonları üretebilir [ 49 , 50 ]. Bu büyüklükteki konsantrasyonlar, in vitro olarak tümör hücrelerine karşı seçici olarak sitotoksiktir [ 1 , 69]. Farelerde yapılan araştırmalar, IV vitamin C'nin farmakolojik dozlarının, tedavi edilmesi zor olan tümörlerin tedavisinde umut verici olabileceğini düşündürmektedir [ 51 ]. Yüksek konsantrasyonda C vitamini bir pro-oksidan görevi görebilir ve kanser hücrelerine karşı seçici toksisiteye sahip hidrojen peroksit oluşturabilir [ 51-53 ]. Bu bulgulara ve yüksek doz IV C vitamini uygulamasının ardından oldukça uzun hayatta kalma sürelerine sahip olan ilerlemiş kanserli hastaların birkaç vaka raporuna dayanarak, bazı araştırmacılar, kanseri tedavi etmek için bir ilaç olarak yüksek doz IV C vitamini kullanımının yeniden değerlendirilmesini desteklemektedir. [ 3 , 49 , 51 , 54 ].

        Aşağıda tartışıldığı gibi, tamamlayıcı C vitamini ve diğer antioksidanların kemoterapi ve / veya radyasyonla etkileşip etkileşmeyeceği belirsizdir [ 55 ]. Bu nedenle, bu prosedürleri uygulayan bireyler, özellikle yüksek dozlarda, C vitamini veya diğer antioksidan takviyeleri almadan önce onkologlarına danışmalıdır [ 56 ]. Kalp-damar hastalığı


        Birçok epidemiyolojik çalışmadan elde edilen kanıtlar, yüksek meyve ve sebze alımının azalmış kardiyovasküler hastalık riski ile ilişkili olduğunu göstermektedir [ 1 , 57 , 58 ]. Düşük yoğunluklu lipoproteinlerin oksidatif modifikasyonu dahil oksidatif hasar, kardiyovasküler hastalığın ana nedenidir [ 1 , 4 , 58 ]. Bu ilişki kısmen bu gıdaların antioksidan içeriğine atfedilebilir . Antioksidan özelliklerine ek olarak, C vitamininin monositlerin endotele yapışmasını azalttığı, endotelyuma bağlı nitrik oksit üretimini ve vazodilasyonu iyileştirdiği ve aterosklerozda plak instabilitesini önleyen vasküler düz kas hücresi apoptozunu azalttığı gösterilmiştir [2 , 59 ].

        C vitamini alımı ile kardiyovasküler hastalık riski arasındaki ilişkileri inceleyen ileriye dönük çalışmalardan elde edilen sonuçlar çelişkilidir [ 58 ]. Hemşirelerin Sağlık Çalışmasında, 85.118 kadın hemşireyi içeren 16 yıllık ileriye dönük bir çalışma, hem diyet hem de destek kaynaklarından toplam C vitamini alımı, koroner kalp hastalığı riski ile ters orantılıydı [ 60 ]. Bununla birlikte, tek başına diyetten C vitamini alımı önemli bir ilişki göstermedi, bu da C vitamini takviyesi kullanıcılarının daha düşük koroner kalp hastalığı riski altında olabileceğini düşündürdü. Çok daha küçük bir çalışma, günde en az 300 mg C vitamini takviyesi alan diyabetli menopoz sonrası kadınların kardiyovasküler hastalık mortalitesini artırdığını gösterdi [ 61 ].

        20.649 İngiliz erişkin üzerinde yapılan prospektif bir çalışma, başlangıçtaki plazma C vitamini konsantrasyonlarının en üst çeyreğinde yer alanların, alt çeyrektekilere göre% 42 daha düşük inme riskine sahip olduğunu buldu [ 62 ]. Hekimlerin Sağlık Çalışmasına katılan erkek doktorlarda, ortalama 5,5 yıl boyunca C vitamini takviyelerinin kullanılması, toplam kardiyovasküler hastalık mortalitesinde veya koroner kalp hastalığı mortalitesinde anlamlı bir azalma ile ilişkili değildi [ 63 ]. Başlangıçta koroner kalp hastalığı olmayan 293.172 denek içeren dokuz prospektif çalışmanın toplu bir analizi, 700 mg / gün ek C vitamini alan kişilerin, hiçbir takviye vitamini almayanlara göre% 25 daha düşük koroner kalp hastalığı riskine sahip olduğunu buldu. C [ 64]. Ortalama 10 yıllık bir takip için C vitamini hakkında rapor veren 14 çalışma da dahil olmak üzere, ileriye dönük kohort çalışmalarının 2008 meta analizinin yazarları, diyetle alınan ancak tamamlayıcı olmayan C vitamini alımının koroner kalp hastalığı riski ile ters ilişkili olduğu sonucuna varmıştır. [ 57 ].

        Çoğu klinik müdahale denemesinden elde edilen sonuçlar, C vitamini takviyesinin kardiyovasküler hastalığın birincil veya ikincil önlenmesi üzerinde yararlı bir etkisini göstermede başarısız olmuştur. Kadın Antioksidan Kardiyovasküler Çalışmasında, kardiyovasküler hastalık öyküsü olan 40 yaş ve üzeri 8.171 kadını kapsayan ikincil bir önleme çalışması, ortalama 9.4 yıl boyunca 500 mg / gün C vitamini takviyesi, kardiyovasküler olaylar üzerinde genel bir etki göstermedi [ 65 ] . Benzer şekilde, ortalama 8 yıllık takip süresince C vitamini takviyesinin (500 mg / gün), Physicians 'Health Study II'ye kayıtlı erkek doktorlarda majör kardiyovasküler olaylar üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır [ 66 ].

        Diğer klinik deneyler genel olarak C vitamini ile E vitamini ve beta-karoten gibi diğer antioksidanlarla birleştiren takviyelerin kardiyovasküler hastalıklar üzerindeki etkilerini incelemiştir ve bu da C vitamininin potansiyel katkısını izole etmeyi zorlaştırmıştır. C vitamini (120 mg / gün), E vitamini (30 mg / gün), beta-karoten (6 mg / gün), selenyum (100 mcg / gün) ve çinko (20 mg / gün) kombinasyonunun etkileri genel nüfustan 13.017 Fransız yetişkinde [ 35]. Ortalama 7.5 yıllık bir takip süresinden sonra, kombine takviyelerin erkeklerde veya kadınlarda iskemik kardiyovasküler hastalık üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır. En az bir koroner darlığı% 15-% 75 olan 423 postmenopozal kadını kapsayan Kadın Anjiyografik Vitamin ve Östrojen (WAVE) çalışmasında, günde iki kez 500 mg C vitamini artı 400 IU E vitamini takviyesi sadece kardiyovasküler fayda sağlamadı, ancak plaseboya kıyasla tüm nedenlere bağlı mortaliteyi anlamlı şekilde artırmıştır [ 67 ].

        Randomize kontrollü çalışmaların 2006 meta-analizinin yazarları, antioksidan takviyelerinin (C ve E vitaminleri ve beta-karoten veya selenyum) aterosklerozun ilerlemesini etkilemediği sonucuna varmışlardır [ 68 ]. Benzer şekilde, C vitamininin kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi ve tedavisi üzerindeki etkilerinin sistematik bir incelemesi, C vitamininin kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi üzerinde olumlu etkilere sahip olmadığını bulmuştur [ 69 ]. O zamandan beri, araştırmacılar, Çin'de yürütülen bir popülasyon beslenme müdahale denemesi olan Linxian denemesinin takip verilerini yayınladılar [ 40]. Bu çalışmada, 5-6 yıl boyunca günlük C vitamini takviyeleri (120 mg) artı molibden (30 mcg), aktif müdahalenin bitiminden sonraki 10 yıllık takip süresince serebrovasküler ölüm riskini% 8 oranında önemli ölçüde azaltmıştır.

        Linxian deneme verileri olası bir fayda önermesine rağmen, genel olarak, çoğu müdahale denemesinden elde edilen bulgular, C vitamini takviyelerinin kardiyovasküler hastalıklara karşı koruma sağladığına veya morbidite veya mortalitesini azalttığına dair ikna edici kanıtlar sağlamamaktadır. Bununla birlikte, kanser önleme bölümünde tartışıldığı gibi, C vitamini için klinik çalışma verileri, insanlarda C vitamininin plazma ve doku konsantrasyonlarının sıkı bir şekilde kontrol edilmesi gerçeğiyle sınırlıdır. Deneklerin C vitamini seviyeleri çalışma başlangıcında zaten satürasyona yakın olsaydı, takviyenin ölçülen sonuçlarda çok az fark yaratması veya hiç fark etmemesi beklenir [ 24 , 25 , 43 , 44 ]. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) ve katarakt


        AMD ve katarakt, yaşlı bireylerde görme kaybının önde gelen nedenlerinden ikisidir. Oksidatif stres, her iki durumun etiyolojisine katkıda bulunabilir. Bu nedenle araştırmacılar, C vitamini ve diğer antioksidanların bu hastalıkların gelişmesinde ve / veya tedavisinde rol oynadığını varsaymışlardır.

        Hollanda'da popülasyona dayalı bir kohort çalışması, diyetle yüksek miktarda C vitamini ve beta-karoten, çinko ve E vitamini alan yetişkinlerin AMD riskinin azaldığını bulmuştur [ 70 ]. Ancak, ileriye dönük çalışmaların çoğu bu bulguları desteklememektedir [ 71 ]. 2007 tarihli bir sistematik gözden geçirme ve prospektif kohort çalışmalarının ve randomize klinik çalışmaların meta-analizinin yazarları, mevcut kanıtların erken AMD'nin birincil korunmasında antioksidan takviyeleri dahil olmak üzere C vitamini ve diğer antioksidanların rolünü desteklemediği sonucuna varmıştır [ 72 ] .

        Araştırmalar, antioksidanların AMD gelişiminde bir rol oynadığını göstermemiş olsa da, bazı kanıtlar bunların AMD ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabileceğini düşündürmektedir [ 73 ]. Büyük, randomize, plasebo kontrollü bir klinik çalışma olan Yaşa Bağlı Göz Hastalığı Çalışması (AREDS), seçilmiş antioksidanların yüksek dozlarının (500 mg C vitamini, 400 IU E vitamini, 15 mg beta-karoten, 80 mg) etkisini değerlendirdi. çinko ve 2 mg bakır) değişik derecelerde AMD'ye sahip 3,597 yaşlı bireyde gelişmiş AMD gelişimi üzerine [ 74]. Ortalama 6,3 yıllık bir takip süresinden sonra, antioksidan takviyeleri alan ileri düzey AMD geliştirme riski yüksek olan katılımcılar (yani, orta düzey AMD'ye sahip olanlar veya bir gözde ileri AMD olanlar)% 28 daha düşük ilerleme riskine sahipti. Plasebo alan katılımcılara göre AMD. Takip eden bir AREDS2 çalışması, bu ve benzeri ek formülasyonların, 5 yıllık bir ortalama takip süresi boyunca AMD'nin ilerlemesini azaltmadaki değerini doğruladı [ 75 ].

        Bazı çalışmalarda diyetle yüksek C vitamini alımı ve daha yüksek plazma askorbat konsantrasyonları daha düşük katarakt oluşumu riski ile ilişkilendirilmiştir [ 2 , 4 ]. Japonya'da yürütülen 5 yıllık prospektif bir kohort çalışmasında, 45-64 yaşları arasındaki 30.000'den fazla yetişkinden oluşan bir kohortta daha yüksek diyet C vitamini alımı, katarakt gelişme riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir [ 76 ]. İki vaka-kontrol çalışmasının sonuçları, günde 300 mg'dan fazla C vitamini alımının katarakt oluşumu riskini% 70-% 75 oranında azalttığını göstermektedir [ 2 , 4 ]. Öte yandan, C vitamini takviyelerinin kullanımı, 49-83 yaşları arasındaki 24.593 İsveçli kadından oluşan bir kohortta yaşa bağlı katarakt ekstraksiyonu riskinin% 25 daha yüksek olmasıyla ilişkiliydi [ 77]. Bu bulgular, nispeten yüksek dozda C vitamini takviyeleri (yaklaşık 1.000 mg / gün) alan çalışma katılımcıları için geçerliydi ve önemli ölçüde daha az C vitamini içeren (yaklaşık 60 mg / gün) multivitamin alanlara uygulanmadı.

        Klinik çalışmalardan elde edilen veriler sınırlıdır. Bir çalışmada, 5 yıl boyunca günlük 120 mg C vitamini artı 30 mcg molibden takviyesi alan Çinli yetişkinler, önemli ölçüde daha düşük katarakt riskine sahip değildi [ 78 ]. Bununla birlikte, bir multivitamin / mineral takviyesinde diğer besinler ile birlikte 180 mg C vitamini artı 30 mcg molibden alan 65-74 yaşlarındaki yetişkinlerde, plasebo alanlara göre nükleer katarakt gelişme riski% 43 önemli ölçüde daha düşüktü [ 78 ]. AREDS çalışmasında, ortalama 6,3 yıl boyunca 500 mg C vitamini, 400 IU E vitamini ve 15 mg beta-karoten takviyesi alan yaşlı bireyler, katarakt geliştirme veya katarakt ilerleme riski önemli ölçüde daha düşük değildi. bir plasebo aldı [ 79]. 500 mg C vitamini içeren formülasyonları da test eden AREDS2 çalışması bu bulguları doğruladı [ 80 ].

        Genel olarak, şu anda mevcut olan kanıtlar, tek başına veya diğer antioksidanlarla birlikte alınan C vitamininin AMD geliştirme riskini etkilediğini göstermemektedir, ancak bazı kanıtlar, AREDS formülasyonlarının ileri AMD geliştirme riski yüksek kişilerde AMD ilerlemesini yavaşlatabileceğini göstermektedir. Soğuk algınlığı


        1970'lerde Linus Pauling, C vitamininin soğuk algınlığını başarılı bir şekilde tedavi edebileceğini ve / veya önleyebileceğini öne sürdü [ 81 ]. Sonraki kontrollü çalışmaların sonuçları tutarsız olmuş ve konuyla ilgili halkın ilgisi yüksek olmasına rağmen, kafa karışıklığı ve tartışmalara neden olmuştur [ 82 , 83 ].

        2007 Cochrane incelemesi, profilaktik bir tedavi olarak sürekli olarak veya soğuk semptomların başlamasından sonra alınan en az 200 mg / gün C vitamini kullanımını içeren plasebo kontrollü çalışmaları incelemiştir [ 83 ]. Profilaktik C vitamini kullanımı, genel popülasyonda soğuk algınlığı riskini önemli ölçüde azaltmadı. Bununla birlikte, maraton koşucuları, kayakçılar ve aşırı fiziksel egzersize ve / veya soğuk ortamlara maruz kalan askerleri içeren denemelerde, 250 mg / gün ila 1 g / gün arasında değişen dozlarda profilaktik C vitamini kullanımı soğuk insidansını% 50 azaltmıştır. Genel popülasyonda profilaktik C vitamini kullanımı, soğuk süresini yetişkinlerde% 8 ve çocuklarda% 14 azaltmıştır. Soğuk algınlığı semptomlarının başlamasından sonra alındığında, C vitamini soğuk algınlığı süresini veya semptom şiddetini etkilememiştir.

        Genel olarak, bugüne kadarki kanıtlar, en az 200 mg / gün dozlarında düzenli C vitamini alımının, genel popülasyonda soğuk algınlığı insidansını azaltmadığını, ancak bu tür alımların aşırı fiziksel egzersize maruz kalan kişilerde yararlı olabileceğini göstermektedir. soğuk ortamlar ve yaşlılar ve kronik sigara içenler gibi marjinal C vitamini durumu olanlar [ 83-85 ]. C vitamini takviyelerinin kullanılması , muhtemelen yüksek doz C vitamininin anti-histamin etkisi nedeniyle [ 86 ] genel popülasyonda soğuk algınlığı süresini kısaltabilir ve semptom şiddetini iyileştirebilir [ 82 , 85 ]. Bununla birlikte, soğuk algınlığı semptomlarının başlamasından sonra C vitamini almak yararlı görünmemektedir [ 83 ].
        Referanslar
        1. Li Y, Schellhorn HE. C vitamini için yeni gelişmeler ve yeni terapötik bakış açıları. J Nutr 2007; 137: 2171-84. [ PubMed özeti ]
        2. Carr AC, Frei B. İnsanlarda antioksidan ve sağlık etkilerine dayalı olarak C vitamini için önerilen yeni bir diyet ödeneğine doğru. Am J Clin Nutr 1999; 69: 1086-107. [ PubMed özeti ]
        3. Frei B, İngiltere L, Ames BN. Askorbat, insan kan plazmasında olağanüstü bir antioksidandır. Proc Natl Acad Sci ABD 1989; 86: 6377-81. [ PubMed özeti ]
        4. Jacob RA, Sotoudeh G. Kronik hastalıkta C vitamini işlevi ve durumu. Nutr Clin Care 2002; 5: 66-74. [ PubMed özeti ]
        5. Gershoff SN. C vitamini (askorbik asit): yeni roller, yeni gereksinimler? Nutr Rev 1993; 51: 313-26. [ PubMed özeti ]
        6. Weinstein M, Babyn P, Zlotkin S. Günde bir portakal doktoru uzak tutar: 2000 yılında iskorbüt. Pediatrics 2001; 108: E55. [ PubMed özeti ]
        7. Wang AH, Still C. Eski dünya modernle buluşuyor: bir iskorbüt vakası raporu. Nutr Clin Uygulaması 2007; 22: 445-8. [ PubMed özeti ]
        8. İlaç Enstitüsü. Gıda ve Beslenme Kurulu. C Vitamini, E Vitamini, Selenyum ve Karotenoidler için Diyet Referans Alımları . Washington, DC: National Academy Press, 2000.
        9. Stephen R, Utecht T. Scurvy acil serviste belirlendi: bir vaka raporu. J Emerg Med 2001; 21: 235-7. [ PubMed özeti ]
        10. Padayatty SJ, Sun H, Wang Y, Riordan HD, Hewitt SM, Katz A, Wesley RA, Levine M. Vitamin C farmakokinetiği: oral ve intravenöz kullanım için çıkarımlar. Ann Intern Med 2004; 140: 533-7. [ PubMed özeti ]
        11. Francescone MA, Levitt J. Scurvy, lökositoklastik vaskülit kılığında: bir vaka sunumu ve literatürün gözden geçirilmesi. Cutis 2005; 76: 261-6. [ PubMed özeti ]
        12. ABD Tarım Bakanlığı, Tarımsal Araştırma Servisi. FoodData Merkezi , 2019.
        13. ABD Gıda ve İlaç İdaresi. Endüstri Rehberi: Bir Gıda Etiketleme Rehberi (14. Ek F: Uygun Besinler için Günlük Yüzde Değerini Hesaplayın). 2013.
        14. ABD Gıda ve İlaç İdaresi. Gıda Etiketleme: Beslenme ve Takviye Edici Gerçekler Etiketlerinin Revizyonu. 2016.
        15. ABD Gıda ve İlaç İdaresi. Gıda Etiketleme: Tek Bir Yeme Durumunda Makul Şekilde Tüketilebilecek Beslenme ve Ek Bilgi Etiketlerinin ve Servis Boyutlarının Revizyonu; Çift Sütunlu Etiketleme; Geleneksel Olarak Tüketilen Belirli Referans Miktarlarının Güncellenmesi, Değiştirilmesi ve Oluşturulması; Nefes Darphaneleri için Porsiyon Boyutu; ve Teknik Değişiklikler; Uygunluk Tarihlerinin Önerilen Uzatılması. 2017.
        16. Bates CJ. C vitamini biyoyararlanımı Eur J Clin Nutr 1997; 51 (Ek 1): S28-33. [ PubMed özeti ]
        17. Mangels AR, Block G, Frey CM, Patterson BH, Taylor PR, Norkus EP, ve diğerleri. Portakal, portakal suyu ve pişmiş brokoli askorbik asidin insanlara biyoyararlanımı sentetik askorbik aside benzerdir. J Nutr 1993; 123: 1054-61. [ PubMed özeti ]
        18. Gregory JF 3. Gıdalarda ve takviyelerde askorbik asit biyoyararlanımı. Nutr Rev 1993; 51: 301-3. [ PubMed özeti ]
        19. Johnston CS, Luo B. Ticari olarak temin edilebilen üç C vitamini kaynağının emilimi ve atılımının karşılaştırılması. J Am Diet Assoc 1994; 94: 779-81. [ PubMed özeti ]
        20. Moyad MA, Combs MA, Vrablic AS, Velasquez J, Turner B, Bernal S. Gelişmiş Ther 2008; 25: 995-1009. [ PubMed özeti ]
        21. Moshfegh A, Goldman J, Cleveland L. Amerika'da Ne Yiyoruz , NHANES 2001-2002: Diyet Referans Alımlarına Kıyasla Gıdalardan Olağan Besin Alımları . Washington, DC: ABD Tarım Bakanlığı, Tarımsal Araştırma Servisi, 2005.
        22. Radimer K, Bindewald B, Hughes J, Ervin B, Swanson C, Picciano MF. ABD'li yetişkinler tarafından besin takviyesi kullanımı: Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketi, 1999-2000 verileri. J Epidemiol 2004 kulüpler; 160: 339-49. [ PubMed özeti ]
        23. Picciano MF, Dwyer JT, Radimer KL, Wilson DH, Fisher KD, Thomas PR, ve diğerleri. Amerika Birleşik Devletleri'nde bebekler, çocuklar ve ergenler arasında besin takviyesi kullanımı, 1999-2002. Arch Pediatr Adolesc Med 2007; 161: 978-85. [ PubMed özeti ]
        24. Levine M, Conry-Cantilena C, Wang Y, Welch RW, Washko PW, Dhariwal KR, ve diğerleri. Sağlıklı gönüllülerde C vitamini farmakokinetiği: önerilen diyet ödeneği için kanıt. Proc Natl Acad Sci ABD 1996; 93: 3704-9. [ PubMed özeti ]
        25. Levine M, Rumsey SC, Daruwala R, Park JB, Wang Y. C vitamini alımı için kriterler ve öneriler. JAMA 1999; 281: 1415-23. [ PubMed özeti ]
        26. Kral, CG, Waugh, WA. C vitamininin kimyasal yapısı Science 1932; 75: 357-358.
        27. Svirbely J, Szent-Györgyi A. Antiskorbutik faktör olarak heksuronik asit. Doğa 1932; 129: 576.
        28. Svirbely J, Szent-Györgyi A. Antiskorbutik faktör olarak heksuronik asit. Doğa 1932; 129: 690.
        29. Hoffman FA. Kanser hastalarının mikro besin gereksinimleri. Kanser. 1985; 55 (1 Ek): 295-300. [ PubMed özeti ]
        30. Deicher R, Hörl WH. Kronik böbrek hastalığı ve hemodiyaliz hastalarında C vitamini. Böbrek Kanı Basın Res 2003; 26: 100-6. [ PubMed özeti ]
        31. Hecht SS. N-nitrozamin karsinogenezinin anlaşılmasına dayanan kanser önleme yaklaşımları. Proc Soc Exp Biol Med 1997; 216: 181-91. [ PubMed özeti ]
        32. Zhang S, Hunter DJ, Forman MR, Rosner BA, Speizer FE, Colditz GA, ve diğerleri. Diyetteki karotenoidler ve A, C ve E vitaminleri ve meme kanseri riski. J Natl Cancer Inst 1999; 91: 547-56. [ PubMed özeti ]
        33. Kushi LH, Ücret RM, Satıcılar TA, Zheng W, Folsom AR. A, C ve E vitaminleri ve menopoz sonrası meme kanseri alımı. Iowa Kadın Sağlığı Çalışması. Am J Epidemiol 1996; 144: 165-74. [ PubMed özeti ]
        34. Levine M, Wang Y, Padayatty SJ, Morrow J. Sağlıklı genç kadınlar için önerilen yeni bir C vitamini diyet ödeneği. Proc Natl Acad Sci ABD 2001; 98: 9842-6. [ PubMed özeti ]
        35. Hercberg S, Galan P, Preziosi P, Bertrais S, Mennen L, Malvy D, ve diğerleri. SU.VI.MAX Çalışması: antioksidan vitamin ve minerallerin sağlık üzerindeki etkilerine yönelik randomize, plasebo kontrollü bir çalışma. Arch Intern Med 2004; 164: 2335-42. [ PubMed özeti ]
        36. Galan P, Briançon S, Favier A, Bertrais S, Preziosi P, Faure H, vd. SU.VI.MAX çalışmasında antioksidan durumu ve kanser riski: takviyenin etkisi başlangıç ​​seviyelerine bağlı mı? Br J Nutr 2005; 94: 125-32. [ PubMed özeti ]
        37. Gaziano JM, Glynn RJ, Christen WG, Kurth T, Belanger C, MacFadyen J, ve diğerleri. Erkeklerde prostat ve toplam kanserin önlenmesinde E ve C Vitaminleri: Doktorların Sağlık Çalışması II randomize kontrollü çalışma. JAMA 2009; 301: 52-62. [ PubMed özeti ]
        38. Lin J, Cook NR, Albert C, Zaharris E, Gaziano JM, Van Denburgh M, et al. C ve E vitaminleri ve beta karoten takviyesi ve kanser riski: randomize kontrollü bir çalışma. J Natl Cancer Inst 2009; 101: 14-23. [ PubMed özeti ]
        39. Taylor PR, Li B, Dawsey SM, Li JY, Yang CS, Guo W, ve diğerleri. Özofagus kanserinin önlenmesi: Çin, Linxian'da beslenme müdahalesi denemeleri. Linxian Beslenme Müdahale Denemeleri Çalışma Grubu. Cancer Res 1994; 54 (7 Suppl): 2029s-31s. [ PubMed özeti ]
        40. Qiao YL, Dawsey SM, Kamangar F, Fan JH, Abnet CC, Sun XD, ve diğerleri. Vitamin ve mineral takviyesi sonrası toplam ve kanser ölümleri: Linxian Genel Nüfus Beslenme Müdahalesi Denemesi'nin takibi. J Natl Cancer Inst 2009; 101: 507-18. [ PubMed özeti ]
        41. Bjelakovic G, Nikolova D, Simonetti RG, Gluud C.Mide-bağırsak kanserlerini önlemek için antioksidan takviyeleri. Cochrane Database Syst Rev 2008; (3): CD004183. [ PubMed özeti ]
        42. Coulter I, Hardy M, Shekelle P, Udani J, Spar M, Oda K, vd. Antioksidan C vitamini, E vitamini ve koenzim Q10'un tamamlayıcı kullanımının kanserin önlenmesi ve tedavisi için etkisi. Kanıt Raporu / Teknoloji Değerlendirme Numarası 75. AHRQ Yayın No. 04-E003. Rockville, MD: Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Kalite Ajansı, 2003. [ PubMed abstract ]
        43. Padayatty SJ, Levine M. Vitamin C ve E ve preeklampsinin önlenmesi. N Engl J Med 2006; 355: 1065. [ PubMed özeti ]
        44. Padayatty SJ, Levine M. Antioksidan takviyeleri ve erkeklerde kardiyovasküler hastalık. JAMA 2009; 301: 1336. [ PubMed özeti ]
        45. Cameron E, Campbell A. Kanserin ortomoleküler tedavisi. II. İleri insan kanserinde yüksek doz askorbik asit takviyelerinin klinik denemesi. Chem Biol Interact 197; 9: 285-315. [ PubMed özeti ]
        46. Cameron E, Pauling L. Kanserin destekleyici tedavisinde tamamlayıcı askorbat: terminal insan kanserinde hayatta kalma sürelerinin uzatılması. Proc Natl Acad Sci ABD 1976; 73: 3685-9. [ PubMed özeti ]
        47. Moertel CG, Fleming TR, Creagan ET, Rubin J, O'Connell MJ, Ames MM. Önceden kemoterapi almamış ilerlemiş kanser hastalarının tedavisinde plaseboya karşı yüksek doz C vitamini. Rastgele bir çift kör karşılaştırma. N Engl J Med 1985; 312: 137-41. [ PubMed özeti ]
        48. Bruno EJ Jr, Ziegenfuss TN, Landis J. Vitamin C: araştırma güncellemesi. Curr Sports Med Rep 2006; 5: 177-81. [ PubMed özeti ]
        49. Padayatty SJ, Riordan HD, Hewitt SM, Katz A, Hoffer LJ, Levine M. Kanser tedavisi olarak intravenöz olarak uygulanan C vitamini: üç vaka. CMAJ 2006; 174: 937-42. [ PubMed özeti ]
        50. Hoffer LJ, Levine M, Assouline S, Melnychuk D, Padayatty SJ, Rosadiuk K, vd. İleri malignitede iv askorbik asidin Faz I klinik denemesi. Ann Oncol 2008; 19: 1969-74. [ PubMed özeti ]
        51. Chen Q, Espey MG, Sun AY, Pooput C, Kirk KL, Krishna MC, ve diğerleri. Askorbatın farmakolojik dozları bir prooksidan olarak hareket eder ve farelerde agresif tümör ksenograftlarının büyümesini azaltır. Proc Natl Acad Sci ABD 2008; 105: 11105-9. [ PubMed özeti ]
        52. Chen Q, Espey MG, Krishna MC, Mitchell JB, Corpe CP, Buettner GR, ve diğerleri. Farmakolojik askorbik asit konsantrasyonları seçici olarak kanser hücrelerini öldürür: dokulara hidrojen peroksit vermek için bir ön ilaç olarak etki. Proc Natl Acad Sci ABD 2005; 102: 13604-9. [ PubMed özeti ]
        53. Chen Q, Espey MG, Sun AY, Lee JH, Krishna MC, Shacter E, ve diğerleri. Farmakolojik konsantrasyonlarda askorbat, in vivo hücre dışı sıvıda seçici olarak askorbat radikali ve hidrojen peroksit üretir. Proc Natl Acad Sci USA 2007; 104: 8749-54. [ PubMed özeti ]
        54. Levine M, Espey MG, Chen Q. C'de kaybetmek ve bir yol bulmak: kanser tedavisinde farmakolojik askorbat için yeni umut. Ücretsiz Radic Biol Med 2009; 47: 27-9. [ PubMed özeti ]
        55. Seifried HE, Anderson DE, Sorkin BC, Costello RB. Serbest radikaller: antioksidanların artıları ve eksileri. Yönetici özeti raporu. J Nutr 2004; 134: 3143S-63S. [ PubMed özeti ]
        56. Doğal İlaçlar Kapsamlı Veritabanı . C vitamini.
        57. Ye Z, Song H. Antioksidan vitamin alımı ve koroner kalp hastalığı riski: kohort çalışmalarının meta-analizi. Eur J Cardiovasc Prev Rehabil 2008; 15: 26-34. [ PubMed özeti ]
        58. Willcox BJ, Curb JD, Rodriguez BL. Kardiyovasküler sağlık ve hastalıkta antioksidanlar: epidemiyolojik çalışmalardan önemli dersler. Am J Cardiol 2008; 101: 75D-86D. [ PubMed özeti ]
        59. Honarbakhsh S, Schachter M. Vitaminler ve kardiyovasküler hastalık. Br J Nutr 2008: 1-19. [ PubMed özeti ]
        60. Osganian SK, Stampfer MJ, Rimm E, Spiegelman D, Hu FB, Manson JE, ve diğerleri. Kadınlarda C vitamini ve koroner kalp hastalığı riski. J Am Coll Cardiol 2003; 42: 246-52. [ PubMed özeti ]
        61. Lee DH, Folsom AR, Harnack L, Halliwell B, Jacobs DR Jr. Ek C vitamini diyabetli kadınlarda kardiyovasküler hastalık riskini artırır mı? Am J Clin Nutr 2004; 80: 1194-200. [ PubMed özeti ]
        62. Myint PK, Luben RN, Welch AA, Bingham SA, Wareham NJ, Khaw KT. Plazma C vitamini konsantrasyonları, European Prospective Investigation into Cancer Norfolk prospektif popülasyon çalışmasının 20 649 katılımcısında 10 yıldan fazla inme riskini öngörmektedir. Am J Clin Nutr 2008; 87: 64-9. [ PubMed özeti ]
        63. Muntwyler J, Hennekens CH, Manson JE, Buring JE, Gaziano JM. ABD'li erkek doktorlardan oluşan düşük riskli bir popülasyonda vitamin takviyesi kullanımı ve ardından kardiyovasküler ölüm. Arch Intern Med 2002; 162: 1472-6. [ PubMed özeti ]
        64. Knekt P, Ritz J, Pereira MA, O'Reilly EJ, Augustsson K, Fraser GE, vd. Antioksidan vitaminler ve koroner kalp hastalığı riski: 9 grubun havuzlanmış bir analizi. Am J Clin Nutr 2004; 80: 1508-20. [ PubMed özeti ]
        65. Cook NR, Albert CM, Gaziano JM, Zaharris E, MacFadyen J, Danielson E, vd. Kadınlarda kardiyovasküler olayların ikincil önlenmesinde C ve E vitaminleri ile beta karotenin randomize bir faktöriyel denemesi: Kadın Antioksidan Kardiyovasküler Çalışmasının sonuçları. Arch Intern Med 2007; 167: 1610-8. [ PubMed özeti ]
        66. Sesso HD, Buring JE, Christen WG, Kurth T, Belanger C, MacFadyen J, ve diğerleri. Erkeklerde kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde E ve C Vitaminleri: Doktorların Sağlık Çalışması II randomize kontrollü çalışma. JAMA 2008; 300: 2123-33. [ PubMed özeti ]
        67. Waters DD, Alderman EL, Hsia J, Howard BV, Cobb FR, Rogers WJ, ve diğerleri. Postmenopozal kadınlarda hormon replasman tedavisi ve antioksidan vitamin takviyelerinin koroner ateroskleroz üzerindeki etkileri: randomize kontrollü bir çalışma. JAMA 2002; 288: 2432-40. [ PubMed özeti ]
        68. Bleys J, Miller ER 3rd, Pastor-Barriuso R, Appel LJ, Guallar E. Vitamin-mineral takviyesi ve aterosklerozun ilerlemesi: randomize kontrollü çalışmaların bir meta-analizi. Am J Clin Nutr 2006; 84: 880-7. [ PubMed özeti ]
        69. Shekelle P, Morton S, Hardy M. Ek antioksidanların C vitamini, E vitamini ve koenzim Q10'un kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için etkisi. Kanıt Raporu / Teknoloji Değerlendirme No. 83 AHRQ Yayın No. 03-E043. Rockville, MD: Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Kalite Ajansı, 2003. [ PubMed abstract ]
        70. van Leeuwen R, Boekhoorn S, Vingerling JR, Witteman JC, Klaver CC, Hofman A, ve diğerleri. Antioksidanların diyetle alınması ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu riski. JAMA 2005; 294: 3101-7. [ PubMed özeti ]
        71. Evans J. Yaşa bağlı makula dejenerasyonunun birincil önlenmesi. BMJ 2007; 335: 729. [ PubMed özeti ]
        72. Chong EW, Wong TY, Kreis AJ, Simpson JA, Guymer RH. Diyet antioksidanları ve yaşa bağlı makula dejenerasyonunun birincil önlenmesi: sistematik inceleme ve meta-analiz. BMJ 2007; 335: 755. [ PubMed özeti ]
        73. Evans JR. Yaşa bağlı makula dejenerasyonunun ilerlemesini yavaşlatmak için antioksidan vitamin ve mineral takviyeleri. Cochrane Veritabanı Syst Rev 2006; (2): CD000254. [ PubMed özeti ]
        74. Yaşa Bağlı Göz Hastalıkları Çalışma Araştırma Grubu. Yaşa bağlı maküler dejenerasyon ve görme kaybı için C ve E vitaminleri, beta karoten ve çinko ile yüksek doz takviyesine yönelik randomize, plasebo kontrollü, klinik bir çalışma: AREDS raporu no. 8. Arch Ophthalmol 2001; 119: 1417-36. [ PubMed özeti ]
        75. Yaşa Bağlı Göz Hastalığı Çalışması 2 (AREDS2) Araştırma Grubu. Yaşa bağlı maküler dejenerasyon için Lutein + zeaksantin ve omega-3 yağ asitleri: Yaşa Bağlı Göz Hastalığı Çalışması 2 (AREDS2) randomize klinik çalışma. JAMA 2013; 309: 2005-15. [ PubMed özeti ]
        76. Yoshida M, Takashima Y, Inoue M, Iwasaki M, Otani T, Sasaki S; JPHC Çalışma Grubu. Diyetteki C vitamininin orta yaşlı bir Japon popülasyonunda yaşa bağlı katarakt riskini azalttığını gösteren ileriye dönük bir çalışma. Eur J Nutr 2007; 46: 118-24. [ PubMed özeti ]
        77. Rautiainen S, Lindblad BE, Morgenstern R, Wolk A. C vitamini takviyeleri ve yaşa bağlı katarakt riski: kadınlarda popülasyona dayalı ileriye dönük bir kohort çalışması. Ben J Clin Nutr. 2010 Şub; 91 (2): 487-93. [ PubMed özeti ]
        78. Sperduto RD, Hu TS, Milton RC, Zhao JL, Everett DF, Cheng QF, ve diğerleri. Linxian katarakt çalışmaları. İki beslenme müdahale denemesi. Arch Ophthalmol 1993; 111: 1246-53. [ PubMed özeti ]
        79. Yaşa Bağlı Göz Hastalıkları Çalışma Araştırma Grubu. Yaşa bağlı katarakt ve görme kaybı için C ve E vitaminleri ve beta karoten ile yüksek doz takviyenin randomize, plasebo kontrollü, klinik bir çalışması: AREDS raporu no. 9. Arch Ophthalmol 2001; 119: 1439-52. [ PubMed özeti ]
        80. Yaşa Bağlı Göz Hastalığı Çalışması 2 (AREDS2) Araştırma Grubu. Yaşa bağlı katarakt tedavisi için Lutein / zeaksantin: AREDS2 randomize çalışma raporu no. 4. JAMA Ophthalmol 2013. Çevrimiçi Mayıs 5. [ PubMed abstract ]
        81. Pauling L. Askorbik asit ve soğuk algınlığı ile ilgili kanıtların önemi. Proc Natl Acad Sci ABD 1971; 68: 2678-81. [ PubMed özeti ]
        82. Douglas RM, Hemilä H. C vitamini, soğuk algınlığının önlenmesi ve tedavisi için. PLoS Med 2005; 2: e168. [ PubMed özeti ]
        83. Douglas RM, Hemilä H, Chalker E, Treacy B. Soğuk algınlığını önlemek ve tedavi etmek için C vitamini. Cochrane Veritabanı Syst Rev 2007; (3): CD000980. [ PubMed özeti ]
        84. Wintergerst ES, Maggini S, Hornig DH. C vitamini ve çinkonun bağışıklığı artırıcı rolü ve klinik durumlara etkisi. Ann Nutr Metab 2006; 50: 85-94. [ PubMed özeti ]
        85. Hemilä H. Soğuk algınlığı tedavisinde C vitamininin rolü. Am Fam Physician 2007; 76: 1111, 1115. [ PubMed özet ]
        86. Johnston CS. Askorbik asidin antihistaminik etkisi. Alt Hücre Biyokimya 1996; 25: 189-213. [ PubMed özeti ]
        87. Curhan GC, Willett WC, Rimm EB, Stampfer MJ. Erkeklerde C ve B6 vitaminleri alımı ve böbrek taşı riski üzerine prospektif bir çalışma. J Urol 1996; 155: 1847-51. [ PubMed özeti ]
        88. Curhan GC, Willett WC, Speizer FE, Stampfer MJ. B6 ve C vitamini alımı ve kadınlarda böbrek taşı riski. J Am Soc Nephrol 1999; 10: 840-5. [ PubMed özeti ]
        89. Taylor EN, Stampfer MJ, Curhan GC. Diyet faktörleri ve erkeklerde böbrek taşı oluşma riski: 14 yıllık takipten sonra yeni bilgiler. J Am Soc Nephrol 2004; 15: 3225-32. [ PubMed özeti ]
        90. Lee SH, Oe T, Blair IA. C vitamini kaynaklı lipid hidroperoksitlerin endojen genotoksinlere ayrışması. Bilim 2001; 292: 2083-6. [ PubMed özeti ]
        91. Podmore ID, Griffiths HR, Herbert KE, Mistry N, Mistry P, Lunec J. C vitamini pro-oksidan özellikler sergiler. Nature 1998; 392: 559. [ PubMed özeti ]
        92. Carr A, Frei B. C vitamini fizyolojik koşullar altında pro-oksidan görevi görür mü? FASEB J 1999 Haziran; 13: 1007-24. [ PubMed özeti ]
        93. Lawenda BD, Kelly KM, Ladas EJ, Sagar SM, Vickers A, Blumberg JB. Kemoterapi ve radyasyon tedavisi sırasında ek antioksidan uygulamasından kaçınılmalı mı? J Natl Cancer Inst 2008; 100: 773-83. [ PubMed özeti ]
        94. Ladas EJ, Jacobson JS, Kennedy DD, Teel K, Fleischauer A, Kelly KM. Antioksidanlar ve kanser tedavisi: sistematik bir inceleme. J Clin Oncol 2004; 22: 517-28. [ PubMed özeti ]
        95. Blok KI, Koch AC, Mead MN, Tothy PK, Newman RA, Gyllenhaal C.Antioksidan desteğinin kemoterapötik etkinlik üzerindeki etkisi: randomize kontrollü çalışmalardan elde edilen kanıtların sistematik bir incelemesi. Cancer Treat Rev 2007; 33: 407-18. [ PubMed özeti ]
        96. Heaney ML, Gardner JR, Karasavvas N, Golde DW, Scheinberg DA, Smith EA, vd. C vitamini, antineoplastik ilaçların sitotoksik etkilerini antagonize eder. Cancer Res 2008; 68: 8031-8. [ PubMed özeti ]
        97. Prasad KN. Radyasyon tedavisi ve kemoterapiye ek olarak yüksek doz çoklu diyet antioksidanlarının kullanılmasının gerekçesi. J Nutr 2004; 134: 3182S-3S. [ PubMed özeti ]
        98. Brown BG, Zhao XQ, Chait A, Fisher LD, Cheung MC, Morse JS ve diğerleri. Simvastatin ve niasin, antioksidan vitaminler veya koroner hastalığın önlenmesi için kombinasyon. N Engl J Med 2001; 345: 1583-92. [ PubMed özeti ]
        99. Cheung MC, Zhao XQ, Chait A, Albers JJ, Brown BG. Antioksidan takviyeleri, koroner arter hastalığı ve düşük HDL'si olan hastalarda HDL'nin simvastatin-niasin tedavisine yanıtını bloke eder. Arterioscler Thromb Vasc Biol 2001; 21: 1320-6. [ PubMed özeti ]

        Yorum yap


        • #5
          Gastrit ve Mide Kanserinde Vitamin C’nin Rolü

          Özet

          Vitamin C insan sağlığı için gerekli esansiyel besinlerdendir. Memelilerin çoğunda Vitamin C karaciğerde glukozun enzimatik konversiyonu ile sentezlenirken, insanlarda fonksiyonel L-gulonolactone oxidase enzim eksikliği nedeniyle besinler aracığı ile Vitamin C’nin alınması gereklidir. Mide sıvısındaki askorbat konsantrasyonu plazmaya göre 3-10 kat daha yüksektir. Mide suyunda bulunan ortalama toplam Vitamin C seviyesinin plazmadakinden daha yüksek düzeyde oluşu mideye aktif mekanizmayla Vitamin C sekresyonu olduğunu göstermektedir. Gastroduodenal hastalık varlığında Vitamin C’nin mide sıvısında konsantrasyonu, plazma konsantrasyonundan daha düşük olmaktadır. Mide sıvısında Vitamin C konsantrasyonundaki azalmanın gastrik atrofi ve intestinal metaplazi ile ilişkisi vardır. Güçlü bir antioksidan olan Askorbik asit, mide kanserinin önlenmesi için potansiyel olarak önemlidir. Bu mide kanserine karşı koruyan özellik, mide suyundaki Nitritleri atma ve kanserojen N-nitrozo bileşiklerinin oluşumunu engelleyerek olmaktadır. Vitamin C; kronik gastrit, atrofi, metaplazi ve kanser gelişimi gibi bir çok mide patolojisinin gelişiminde rol oynamaktadır. Bu rolün açıkça gösterilmesi bu hastalıklardan korunmada rol oynayabilecek kolay erişilebilir, ucuz bir yöntem olan askorbik asit replasmanının ile ilgili çalışmaların önünün açabilir.

          Giriş

          Vitamin C insan sağlığı için gerekli esansiyel besinlerdendir. Memelilerin çoğunda Vitamin C karaciğerde glukozun enzimatik konversiyonu ile sentezlenirken, insanlarda fonksiyonel L-gulonolactone oxidase enzim eksikliği nedeniyle besinler aracığı ile Vitamin C’nin alınması gereklidir [1]. Vitamin C, 8 enzim için kofaktör olarak görev almaktadır. Bu enzimler, kollajen hidroksilasyonu, karnitin ve norepinefrin biyosentezi, tirozin metabolizması ve peptit hormonlarının amidasyonunda rol oynarlar [2]. Vitamin C aynı zamanda vücudun en önemli non-enzimatik antioksidanlarındandır [3]. Vitamin C için günlük tavsiye edilen alım miktarı erkek için 75 mg ve kadınlar için 90 mg’dır. Portakal, limon, lahana, brokoli, domates ve patates gibi gıdalarda, yüksek oranda askorbik asit bulunur [4]. Normal Fizyoloji Vitamin C’nin askorbik asit ve dehidroaskorbik asit olmak üzere iki formu bulunmaktadır. Askorbik asit kuvvetli bir indirgeyici ajandır ve reversible dehidroaskorbik asite oksitlenir. Askorbik asit ve dehidroaskorbik asit; eşit biyoaktiviteye sahiptir. Her ikisi de mide ve ince barsak boyunca transmembran proteinlerini içeren geri alım mekanizmasıyla emilir [4]. Vitamin C düzeyinin regülasyonunun sağlanması dört regülatör sistemle kontrol edilir; 1) intestinal emilim; 2) dokuda birikim ve dağılımı; 3) kullanım ve tekrar kullanılma 4) renal atılım ve reabsorbsiyon [5]. İntestinal emilim pasif difüzyon ve kolaylaştırılmış difüzyon olmak üzere iki yolla olur. Birinci yol pasif difüzyondur. Fizyolojik pH’da vitamin C’nin iyonize formu askorbat baskın olarak bulunur. Askorbat düşük hidrofobisitesi olduğu için ve dehidroaskorbik asidin çapraz biyolojik membranlardan kolay geçememesi nedeniyle askorbat daha çok bu yolla emilir [6]. Askorbik asit selüler membrandan iki taşıyıcı aracılığıyla emilir; Sodium dependent Vitamin C Transporters 1 (SVCT1) ve Sodium dependent Vitamin C Transporter 2 (SVCT) [7]. Her iki taşıyıcı da L-askorbik asid’e, D-askorbik asid veya dehidroaskorbik asitten daha yüksek afinite gösterir ve bu ko-transport iki sodyum iyonuna bağlıdır. SVCT1 yüksek oranda askorbatı devamlı transport eder. SVCT1 ince barsakta, renal proksimal tübülde ve karaciğerde yaygın olarak bulunur. SVCT2 mide tabanında gastrik mukozada yer alır. Gastrik glandlarda konsantrasyon gradyenti yönünde L-askorbik asit geri alımını sağlar [8]. Midede olduğu gibi, SVCT2 bağırsak hücrelerin bazolateral membranına da lokalizedir [9]. İkinci emilim yolu kolaylaştırılmış difüzyondur. Dehidroaskorbik asid (DHA) bütün ince barsak boyunca kolaylaştırılmış difüzyon yolu ile sodium-independent taşıyıcılarla absorbe edilir; dehidroaskorbik asid uptake için glukozla yarışmalı olarak mammalian glucose transporters GLUT1, GLUT3, ve GLUT4 aracılığı ile taşınır [10-12]. DHA’nın GLUT transportu glukoz tarafından competatif inhibe edilir. Artmış glukoz alımı plazma veya barsakta reseptör taşıyıcı alanda blokaja yol açar ve DHA transportu azalır [11]. Glukozun etkisinin az olduğu veya hiç olmadığı spesifik hücrelerde (barsak epitelinin luminal yüzeyinde ve böbrek tubuler hücresinde) DHA absorbsiyonu etkilenmez [13]. GLUT1 vücutta yaygın, GLUT2 karaciğer, dalak, intestinalin bazolteral membranında ve renal epitelyal hücrede, GLUT3 beyin ve nöronlarda, GLUT4 iskelet ve kardiyak kas hücreleri ve yağlı dokuda bulunur [14]. Mide sıvısındaki askorbat konsantrasyonu plazmaya göre 3-10 kat daha yüksektir [9]. Mide suyunda bulunan ortalama toplam Vitamin C seviyesinin plazmadakinden daha yüksek düzeyde oluşu mideye aktif mekanizmayla Vitamin C sekresyonu olduğunu göstermektedir. Gastroduodenal hastalık varlığında Vitamin C’nin mide sıvısında konsantrasyonu, plazma konsantrasyonundan daha düşük olmaktadır. Bu da mide sıvısına sekresyon yeteneğinde bir kayıp olduğunu düşündürmektedir. Waring ve ark. [15] hem mide sıvısında hem de plazmada toplam Vitamin C konsantrasyonunun anlamlı derecede düşük düzeylerde olmasının pH ile ilişkili olduğunu ortaya koymuşlardır. Mide sıvısının pH >4 olduğu durumda da belirgin olarak Vitamin C düzeylerinin düşük olduğunu göstermişlerdir [15]. İnsan enterositleri dehidroaskorbik asiti askorbata çeviren redüktaz enzimini içerir. Dehidroasetik asitin düşük intraselüler konsantrasyonunu korur ve dehidroaskorbik asit geri alımının devamı için gradient oluşturur [4]. Besinle alındıktan sonra Vitamin C bağırsak lümeninden emilir ve kana salınır. Doz-plazma konsantrasyon ilişkisini yansıtan saturasyon eğrisinin doyum noktası, insanda 70 uM plazma düzeyidir [16]. Askorbik asitin normal konsantrasyonu serumda 30 - 90 μmol/L (0.5 and 1.6 mg/dL) arasındadır. Plazma seviyesi 11 - 23 μmol/L arası; düşük değerdir ve 11 μmol/L (~0.18 mg/dL) altı; eksiklik olarak değerlendirilir [17]. İntestinal epitelden geri alım sonrası, Vitamin C askorbik asit olarak salınır. İnsan plazmasındaki Vitamin C’nin %95‘inden fazlası, askorbik asit formundadır. Askorbik asit kolaylıkla oksidize olur ve üretilen dehidroaskorbik asid GLUT1 transportu ile hızlıca taşınır, eritrositte taşınır [18]. Plazma doyumuna ulaştıktan sonra ürine ekskresyonunda artış olur [19]. Vitamin C böbreklerden elimine olur.

          Vitamin C ve Gastrit

          Serbest radikal oluşumu, bunlara karşı vücudun kendini koruma yeteneğini, aştığında oksidatif stres oluşur; inflamatuvar olaylar, ateroskleroz, dejeneratif hastalıklar ve kanser gibi durumlar oluşabilir. Antioksidan vitaminler olan, Vitamin E, Vitamin C ve β-karoten, insanlarda oksidatif hasarı sınırlandırıp ve bazı kronik hastalıkların riskini düşürücü rol oynarlar. Epidemiyolojik çalışmalarda, kalp-damar hastalığı, L-askorbik asit, tokoferol ve β-karotenin düşük plazma konsantrasyonları ile ilişkili olduğu gösterilmiştir [20]. Askorbik asit histolojik olarak normal mideden, mide sıvısına; konsantrasyon plazmadan daha büyük oranda olduğunda sekrete edilir; fakat bu sekresyon kronik gastritte bozulur. Hipoklorhidriye neden olan gastrit veya ilaç kullanımında askorbik asit konsantrasyonu sıfıra kadar düşer, sonuçta Vitamin C kaybına yol açar [21]. Helikobakter pylori ile ilişkili gastritte serbest oksijen radikallerinde artış gözlenir, serbest oksijen radikallerinin karsinogenez ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Askorbik asit serbest radikalleri temizleyerek DNA’yı korur ve bu yolla gastrik kansere karşı koruyucu olabilir [22]. Gastritte hem askorbik asitin mide sıvısındaki konsantrasyonunda azalma hem de mukozal reaktif oksijen spesifik formasyonunda azalma gözlenir; bu olaylar gastritin displazi ve kansere dönüşümüne yol açan mekanizmaların parçası olabilir [23]. Mide sıvısında Vitamin C konsantrasyonundaki azalmanın gastrik atrofi ve intestinal metaplazi ile ilişkisi vardır. Zhang ve ark. normal gastrik mukozanın kronik gastrit, atrofi ve son olarak intestinal metaplaziye ilerlemesi ile mide sıvısı askorbik asit ve dehidroaskorbik asit konsantrasyonları aşamalı düşüşü arasında ilişki olduğunu göstermişlerdir [24]. Mide sıvısında Vitamin C konsantrasyonundaki azalmanın gastrik mukozadaki enflamasyonun şiddeti, mide sıvısı pH’ı ve bireyin CagA antikor durumu ile ilgili olduğunu öne sürmüşlerdir [24]. Waring ve ark.’nın yaptığı bir çalışmada, askorbik asitin potensiyel koruyucu etkisinin takviye ile sağlanabilir mi sorusunun cevabını aramışlardır [25]. Günde 2 kez 500 mg, 2 hafta boyunca askorbik asit takviyesi yapılmış. Gastrik sıvı, plazma ve üst gastrointestinal biyopsileriyle askorbat konsantrasyonları ölçülerek, takviye almayan kontrol grubuyla karşılaştırılmış; askorbik asit ve total Vitamin C konsantrasyonu özefagus, fundus, antrum, duodenum ve rektum biyopsi örneklerinde; plazma veya mide sıvısına göre yüksek bulmuşlardır. Kronik gastrit varlığından plazma ve mukozal konsantrasyon etkilenmezken, mide sıvı konsantrasyonunda normal olan hastalara göre anlamlı ölçüde düşük saptamışlardır. Askorbik asit takviyesi alan hastalarda askorbik asit konsantrasyonu plazma, mide sıvısı, ve üst gastrointestinal kanalın tüm biyopsi örneklerinde yüksek düzeyde bulmuşlardır. Bu sonuçlarla yüksek düzeyde Vitamin C’nin gastrik kanser riskini azaltabileceğini ve bu etkinin gastritin tedavi edilmesi ile daha fazla olabileceğini öne sürmüşlerdir. Bunu destekleyen başka bir çalışmada H. pyloriye bağlı gastritte H. pylorinin eradikasyonu; mide sıvısındaki askorbik asit konsantrasyonunu arttırdığı gösterilmiştir [26].

          Vitamin C ve Mide Kanseri

          Askorbik asit, Vitamin C’nin indirgenmiş hali olup mide kanserine karşı koruyucu olduğu ortaya konmuştur [4]. L-askorbik asit hücre büyümesini ve differensiasyonunu modüle eder. Aynı zamanda, hücre tipine bağlı olarak L-askorbik asit, tümör hücrelerinin büyümesini azaltır [27]. Redoks-aktif demir varlığında, L-askorbik asit; in-vitro olarak bir pro-oksidan gibi hareket eder. Hidroksil radikalleri oluşumuna katılabilir ve bunun sonunda lipid, DNA ya da protein oksidasyonuna yol açabilir [28]. Güçlü bir antioksidan olan Askorbik asit, mide kanserinin önlenmesi için potansiyel olarak önemlidir. Bu mide kanserine karşı koruyan özellik, mide suyundaki Nitritleri atma ve kanserojen N-nitrozo bileşiklerinin oluşumunu engelleyerek olmaktadır [29]. N-nitrosa bileşikleri (dialkil-N-nitrazamin, N alkyl-N-nitrozamin vb) çevresel karsinogenezde önemli rol oynarlar. Karsinojenik etkisi çeşitli hayvan deneylerinde ve in-vitro insan hücre çalışmalarında ortaya konmuştur. Çevresel olarak et ve balık, alkol içeren içkiler, kozmetik ürünler, sigara gibi etkenleri aracılığı ile alınır [30]. N-nitrosa bileşikleri mide karsinogenezi ile ilişkili olduğu, askorbik asidin N-nitrosa bileşiklerinin karsinojenik etisine karşın mideyi koruduğu deneysel çalışmalarla gösterilmiştir. Vitamin C, bakterilerin nötral pH’da nitrosazasyonu engeller. Bu nedenle askorbik asidin mide konsantrasyonu, intragastrik N-nitrosation ve kanserin önlenmesi açısından önemlidir. Askorbik asit’in gastrik kanser riskini 2 yolla azalttığı öne sürülmüştür. Birincisi, iyi bir nitrit toplayıcısı ve bu sayede mide lümeninden ve gastrik sıvıda bulunan endojen karsinojenik N- nitroso bileşiklerini azaltmaktadır [31,32]. İkincisi, yüksek mukozal konsantrasyondaki askorbik asit epiteldeki serbest radikal aracılı hasarı sınırlandırmaktadır [33]. Lam ve ark. yaptığı çalışmada prediagnostik plazma vitamin C konsantrasyonu ile gastrik adenokarsinom (467 hasta) ve özofagus squamöz hücreli kanser (618 hasta) arasındaki ilişkiyi araştırmışlardır. Gastrik adenokanser için plazma Vitamin C düzeyinde her 20 mmol/L artış için, riskte %14 azalma ile ilişkili olduğunu göstermişlerdir. Düşük plazma vitamin C düzeyi (28) karşılaştırıldığında; gastrik adenokanser riskinde %27 oranında azalma ile ilişkili olduğunu ancak Vitamin C ile özefageal skuamöz hücreli kanser arasında ilişki olmadığını öne sürmüşlerdir [34]. Çeşitli epidemiyolojik çalışmalarda diyetle yüksek miktarda Vitamin C alımının mide kanseri riskini azalttığı gösterilmiştir [35]. Correa ve ark. [36] Vitamin C alınmasının artmış oranda prekanseröz gastrik lezyonlarda gerileme ile ilişkili olduğunu gözlemlemiştir. Yapılan diğer bir gözlemsel çalışmada yüksek serum C vitamini konsantrasyonu azalmış intestinal metaplazi ve azalmış displaziye, gastrik kansere progresyon ile ilişkili olduğu gözlenmiştir [37,38]. Gastrin, mide askorbik asit salgılanmasını uyarabilir. Azalmış askorbik asit salgılanması, atrofik gastrit ve gastrik kanser arasındaki bağlantıda önemli bir faktör olabilir sonucu da çıkarılmış. Atrofi nedeniyle askorbik asit salgılanmasına katılan gastrik bezlerin histolojik yapısının değiştiği sonucu çıkarılabilir. Mide mukozasından askorbik asit salgı mekanizması açık değildir. Fareler üzerindeki bazı çalışmalar mide askorbik asit salgısının bazı fizyolojik yollarla düzenlendiğini göstermiştir [39]. Gastrik atrofi bu fizyolojik yolları bozarak mide sıvısında Vitamin C düzeyini azaltabilir.

          Sonuç

          Vitamin C; kronik gastrit, atrofi, metaplazi ve kanser gelişimi gibi bir çok mide patolojisinin gelişiminin önlenmesinde rol oynamaktadır. Askorbik asit replasmanı bu hastalıklardan korunmada rol oynayabilecek kolay erişilebilir, ucuz bir yöntemdir. Bu nedenle mide kanseri gibi progresif seyirli ve sık görülen bir hastalığın önlenmesinde askorbik asidin rolü olabilir. Bu konuyu aydınlatacak çalışmaların gerektiğini düşünüyoruz.

          Kaynaklar

          1. Nishikimi M, Fukuyama R, Minoshima S, Shimizu N, Yagi K. Cloning and chromosomal mapping of the human nonfunctional gene for L-gulono-gamma-lactone oxidase, the enzyme for L-askorbik acid biosynthesis missing in man. J Biol Chem 1994;269:13685–188. 2. Arrigoni O, De Tullio MC. Askorbik acid: much more than just an antioxidant. Biochim Biophys Acta 2002;1569:1–9. 3. Oeffinger KC. Scurvy: more than historical relevance. Am Fam Physician 1993;48:609–13. 4. Wilson JX. Regulation of vitamin C transport. Annu Rev Nutr 2005;25:105–25. 5. Levine M, Padayatty SJ, Espey MG. Vitamin C: A concentration-function approach yields pharmacology and therapeutic discoveries. Adv Nutr 2011;2:78–88. 6. Wilson JX, Dixon SJ. High-affinity sodium-dependent uptake of askorbik acid by rat osteoblasts. J Membr Biol 1989;111:83–91. 7. Tsukaguchi H, Tokui T, Mackenzie B, Berger UV, Chen XZ, Wang Y et al. A family of mammalian Na+-dependent L-askorbik acid transporters. Nature 1999;399:70– 75. 8. Boyer JC, Campbell CE, Sigurdson WJ, Kuo SM. Polarized localization of vitamin C transporters, SVCT1 and SVCT2, in epithelial cells. Biochem Biophys Res Commun 2005;334:150–6. 9. Waring AJ, Schorah CJ. Transport of askorbik acid in gastric epithelial cells in vitro. Clin Chim Acta 1998;275:137–149. 10. Wilson JX. The physiological role of dehydroaskorbik acid. FEBS Lett 2002;527:5–9. 11. Rumsey SC, Daruwala R, Al-Hasani, H, Zarnowski, MJ, Simpson IA, Levine M. Dehydroaskorbik acid transport by GLUT4 in Xenopus Oocytes and isolated rat adipocytes. J Biol Chem 2000;275:28246–53. 12. Mardones L, Ormazabal V, Romo X, Jaña C, Binder P, Peña E, et al. The glucose transporter-2 (GLUT2) is a low affinity dehydroaskorbik acid transporter. Biochem Biophys Res Commun 2011;410:7–12. 13. Liang WJ, Johnson D, Jarvis SM. Vitamin C transport systems of mammalian cells. Mol Membr Biol 2001;18:87–95. 14. Waring AJ, Schorah CJ. Transport of askorbik acid in gastric epithelial cells in vitro. Clin Chim Acta 1998;275:137–149. 15. Schorah CJ, Sobala GM, Sanderson M, Coiis N, Primrose JN. Gastric juice askorbik acid: effects of disease and implications for gastric carcinogenesis. Am J Clin Nutr 1991;53:2875-93. 16. Levine M, Conry-Cantilena C, Wang Y, Welch RW, Washko PW, Dhariwal KR, et al. Vitamin C pharmacokinetics in healthy volunteers: Evidence for a recommended dietary allowance. Proc Natl Acad Sci USA 1996;93:3704–9. 17. Wrieden WL, Hannah MK, Bolton-Smith C, Tavendale R, Morrison C, Tunstall Pedoe H.. Plasma vitamin C and food choice in the third Glasgow MONICA population survey. J Epidemiol Community Health 2000;54:355–60. 18. Liang WJ, Johnson D, Jarvis SM. Vitamin C transport systems of mammalian cells. Mol Membr Biol 2001;18:87–95. 19. Wilson JX. Vitamin C Transport in Animals and Plants. In Vitamin C—Functions and Biochemistry in Animals and Plants. BIOS Scientifi Publishers: London, UK, 2004. 20. Villacorta L, Azzi A, Zingg JM. Regulatory role of vitamins E and C on extracellular matrix components of the vascular system. Molecular Aspects of Med 2007;28:507-37. 21. Schorah CJ, Sobala GM, Sanderson M, Collis N, Primrose JN. Gastric juice askorbik acid: effects of disease and implications for gastric carcinogenesis. Am J Clin Nutr 1991;53:287-93. 22. Rathbone BJ, Johnson AW, Wyatt JI, Kelleher J, Heatley RV, Losowsky MS. Askorbik acid: a factor concentrated in human gastric juice. Clin Sci (Lond) 1989;76:237-41. 23. Lunec J. Free radicals: their involvement in disease processes. Ann Clin Biochem 1990;27:173-82. 24. Zhang ZW, Patchett SE, Perrett D, Katelaris PH, Domizio P, Farthing MJ. The relation between gastric vitamin C concentrations, mucosal histology, and CagA seropositivity in the human stomach. Gut 1998;43(3):322-6. 25. Waring AJ, Drake IM, Schorah CJ, White KL, Lynch DA, Axon AT, et al. Askorbik acid and total vitamin C concentrations in plasma, gastric juice, and gastrointestinal mucosa: effects of gastritis and oral supplementation. Gut 1996;38: 171-6. 26. Sobala GM, Schorah CJ, Shires S, Lynch DA, Gallacher B, Dixon MF, et al. Effect of eradication of Helicobacter pylori on gastric juice askorbik acid concentrations. Gut 1993;34:1038-41. 27. Alcain FJ, Buron MI. Ascorbate on cell growth and diffrentiation. J Bioenergy Biomembr 1994;26(4):393-8. 28. Samuni A, Aronovitch J, Godinger D, Chevion M, Czapski G. On the cytotoxicity of vitamin C and metal ions, A site-specific Fenton Mechanism. Eur J Biochem 1983;137(1-2):119-24. 29. Mirvish SS. Experimental evidence for inhibition of N nitroso compound form ation as a factor in the negative correlation between vitamin C cousumption and the incidence of certain cancers. Cancer Res1994;54:1948-91. 30. Bartsch H, Montesano R. Relevance of nitrosamines to human cancer. Carcinogenesis 1984;5:1381-93. 31. Mackerness CW, Leach SA, Thompson MH, Hill MJ. Inhibition of bacterially mediated N nitrosation by vitamin C: relevance to the inhibition of endogenousN-nitrosation in the achlorhydric stomach. Carcinogenesis 1989;10:397-9. 32. Kyrtopoulos SA. Askorbik acid and the formation of N- nitroso compounds: a possible role of askorbik acid in cancer prevention. Am J Clin Nutr 1987;45:1344-50. 33. Davies GR, Simmonds NJ, Stevens TR, Grandison A, Blake DR, Rampton DS. Mucosal reactive oxygen metabolite production in duodenal ulcer disease. Gut 1992;33:1467-72. 34. Lam TK, Freedman ND, Fan JH, Qiao YL, Dawsey SM, Taylor PR, et al. Prediagnostic plasma vitamin C and risk of gastric adenocarcinoma and esophageal squamous cell carcinoma in a Chinese population. Am J Clin Nutr 2013;98(5):1289-97. 35. Tuo BG, Yan YH, Ge ZL, Ou GW, Zhao K. Ascorbic acid secretion in the human stomach and the effect of gastrin. World J Gastroenterol 2000;6(5):704-8. 36. Correa P, Fontham ET, Bravo JC, Bravo LE, Ruiz B, Zarama G, et al. Chemoprevention of gastri c dysplasi: randomized trial of antioxid ant supplements and antihelicobacter pylori therapy. J Nat I Cancer lnst 2000;92:1881-8. 37. Zhang L, Blot WJ, You WC, Chang YS, Liu XQ, Kneller RW, et al. Serum micronutrients in relation to precancerous gastric lesions. lnt J Cancer 1994;56:650-4. 38. You WC, Zhang L, Gail MH, Chang YS, Liu WD, Ma JL, et al. Gastric dysplasia and gastric cancer: Helicobacter pylori. Serum vitamin C and other risk factors. J Natl Cancer In st 2000;92:1607-12. 39. Muto N, Eguchi R, Akagi Y, Itoh N, Tanaka K. Cholecystokinin stimulates ascorbic acid secretion through its specific receptor in the perfused stomach of rats. Res Commun Mol Pathol Pharmacol 1998;101:127-36. How to cite this article: Yıldırım M, Gündüz Ş, Demirpençe Ö, Kaya V. Role of Vitamin C in Gastritis and Gastric Cancer. J Clin Anal Med 2014;5(suppl 2): 240-3.

          Yorum yap


          • #6
            Halsizlik Yorgunluk Hissi Nasıl Giderilir

            Yorum yap


            • #7
              Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir



              Ester C İle Normal C Vitamini Arasındaki Fark Nedir



              C Vitamininden Kat Kat Daha Güçlü Olan Ester C Nedir

              Konu mert tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/685-mert Saat 21 September 2022, 13:56 ) değiştirilmiştir.

              Yorum yap

              Hazırlanıyor...
              X