UTT Harcı: Günde 3-5 defa 1 çay kaşığı Çay gibi demlenerek içilebilir. 1 kg’una 40-50 g UTT Harcı katılarak hazırlanan hamurdan yapılan mamuller tüketilebilir. 1 kg bala 40-50 gr UTT Hacı katılarak tüketilebilir. Karpuz, kiraz gibi tatlı meyvelerin üzerine serpilerek yenebilir, Çorbalara, sulu yemeklere veya diğer yemeklere 1 çay kaşığı katılarak yerilebilir. UTT HARCI; Altınmühür Ekstresi, Güvey otu Ekstresi, Kekik Ekstresi, Kişniş Ekstresi, Kimyon Ekstresi, Çakşır Ekstresi, Karamuk Ekstresi, Sarıboya Ağacı Ekstresi, Laden Gülü Ekstresi, Kedi Pençesi Ekstresi, Kişniş Ekstresi, Hamamelis Ekstresi, Çoban Çökerten Ekstresi ve Bamya Ekstresi içerir
Sarı Çalı, Kızamık, Berberine, Amberbaris, Berberitze, Berberis vulgaris
Funda | 1-3 m | 5-6 Aylar | Ca, Na | Kök kab. Meyvesi | Otu
Karamuk, Sarı Çalı, Kızamık, Amberbaris, Berberitze, Berberis vulgaris
Sarı çalı
Sarı ağaç
Sarı odun
Familyası: Karamukgillerden, Berberitzengewâchse, Berberidaceae
Drugları: Karamuk; Berberidis radix
Karamuk kabuğu; Berberidis radixis cortex
Karamuk meyvesi; Berberidis fructus
Karamuk gövde kabuğu; Berberidis cortex
Karamukun genellikle kök kabukları çay ve natürel ilaç yapımında, kökleri ise tentür yapımında kullanılır. Meyveleri olgunlaşınca yenir veya reçeli yapılabilir.
Giriş: Karamukgillerden olan bitkinin 500 alt türü mevcuttur ve bunlardan en önemlileri; Karamuk; Berberis vulgaris, Karamuk; Berberis cerataegina, Türkistan Karamuğu; Berbens heteropoda ve Azeri Karamuğu; Berberis orientalis'i sayabiliriz. Karamuk tarihte 1550'li yıllarda Paracersus tarafından kullanılmaya başlanmış ve onu diğer hekimlerin çalışmaları takip etmiştir. 1835 yılında birleşimindeki ana alkaloit Berberin keşfedilmiştir. Vatanı Avrupa'nın ılıman bölgeleri ve Asya'nın Balkanlar, Kafkaslar, Türkistan, Ukrayna, Rusya ve Türkiye'nin Kuzey ve Marmara bölgesidir. Günümüzde Amerika'da yetiştirilmektedir.
Botanik: Karamuk 1-3m boyunda, dikine yükselen ve sonra şemsiye gibi yanlara sarkan bir çalıdır. Yaprakları ters yumurta şeklinde, ilkbaharda koyu yeşil renkli, yaz aylarında sarımsı yeşil renk alır. Yaprakları hafif kısa saplı, topluca bir arada ve kenarlarına narin dikenleri bulunur. Çiçekleri salkım gibi topluca bir arada, sarı renkli, saplı ve taç yaprakları 5 adet ve oval şekilde 5'i birden çanak gibi bir görüntü verir. Çiçeğin ortasında bir iğne ve onun etrafında 6-20adet döllenme tozluğu bulunur. Meyveleri Eylül-Ekim aylarında olgunlaşır. Kırmızı bir renk alır, 8-12mm uzunluğunda, kan kırmızımsı renkte silindir veya yumurta şeklindedir. Kök kabuklarının içi sarı, yeşilimsi sarı veya esmerimsi sarı, kök kabuklarının dışı grimsi esmer renktedir. Eskiden kök ve kök kabukları ile yün ve deriler boyanırdı.
Yetiştirilmesi: Karamuk köklerinden ilkbaharda alınan bir parça uygun bir yere dikildiğinde orada kısa zamanda küme oluşturur.
Hasat zamanı: İlkbahar ayları Mart-Nisan veya sonbahar ayları Ekim-Kasım'da kökleri sökülerek çıkarılır, temizlenir, kabukları soyularak, güneşli ve havadar bir yerde kurutularak, ince ince kıyılarak kaldırılır.
Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Alkaloit türevleri %8-13 arasında olup önemlileri;
1) Izochinolitalkaloitler, Berberin %50-60, Columbamin, Palmitin, Jatrorrhizin, Berberrubin, Hidroksiberberin, Oksiberberin (Berlambin) ve Lambertin
2) Bisbenzylizochinolinalkaloitler; Berbamin (Oxyberbarin) ve Oxycanthin (Oksiakantin)
b) Reçineler, Taninler, Zamk ve eterik yağlar içerir.
c) Gövde kabukları da bu alkaloitleri içerir fakat oranı düşüktür. (%3-5 gibi)
Meyvelerinde; %0,01-0,015 Alkaloit, C-vitamini, Malik asit (elma asidi), Tartarik asit (Üzüm asidi), Sitrik asit (Limon asidi)
Araştırmalar: Homeopati uzmanları kliniklerde ve 1800-1950'li yıllar arasında bir dizi araştırma yapmışlardır.
1) Buchner ve WIBMER Karamuk kök kabuklarından elde ettikleri Berberinle şişkinlik ve ishali olan hastalar üzerinde tedavi denemesi yapmışlar ve olumlu sonuçlar elde etmişlerdir. (LBH.I.698)
2) Karamuk kök kabuklarından elde edilen Berberinden sentetik olarak kazanılan Berberin Hidrochloridden 0,05gr hapla bakterilere (dizanteri) karşı tedavi denemesi yapmışlar ve olumlu netice elde etmişlerdir. (LBH.1.698)
3) Kobaylar üzerinde yapılan deneylerde Karamuk kök kabuğundan elde edilen ekstrenin safrayı artırdığı tespit edilmiştir. (IV.H.H.B.491)
4) En son yapılan araştırmalarda Karamuk kökünün birleşiminde ki BERBERİN in CANDİDAYA karşı etkili olduğu belgelenmiştir.
Tesir şekli: Safra söktürücü, idrar artırıcı, müshil yapıcı, kasları çalıştırıcı, ateş düşürücü, iştah açıcı ve iltihapları önleyici özelliklere sahiptir.
Kullanılması:
a) Araştırmalara göre başta; CANDİDA (Bağırsak Mantarı), Diyabet, Karaciğer Yağlanması, kanlı ishal, dizanteri ve şişkinliğe karşı safra artırıcı olarak kullanılır.
b) Komisyon E'ye göre Karamuk meyvesi böbrek ve idrar yolları, mide-bağırsak rahatsızlıkları, karaciğer ağrıları, bronşitli ağrılar, dalak ağrısı, kramplar ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına karşı kullanılır.
c) Homeopati'de başta; Gut hastalığı (nikris), artrit, romatizmalı ağrılar, böbrek kumları, böbrek ve safra sancısı, cinsel organlarda nevralji, bel ağrısı (böbrekten çevreye yayılır), lumbago ve sedef hastalıklarına karşı ayrıca idrar artırıcı olarak kullanılır.
d) Halk arasında; karaciğer, safra, böbrek ve mesane rahatsızlıkları, romatizma, nikris, ödem (vücudun su toplaması) akut ve kronik göz kapaklarındaki iltihaplara ve göz alerjisine karşı kullanılır. Tabi ki göz için kullanılacak miktar göz damlasında ki belirtilen oranıdır.
Açıklama: Karamuk kök kabuğunun birleşimindeki en önemli alkaloit Berberin olup bu da dışarı atılırken %70'i karaciğer ve safra yoluyla ve %30'u böbrekler ve mesane yoluyla dışarı atılır. Berberin asetil-cholinesteraz'ın oluşumunu azaltır ve böylece düz kaslar aktifleşir. Bilindiği gibi asetilcholinesteraz asetilcholin'i parçalayarak asetik asit ve cholin'e ayıran bir enzim türüdür. Berberin bu nedenle hem karaciğer-safra rahatsızlıklarına hem de böbrek-mesane rahatsızlıklarına karşı etkilidir.
Çayı: Karamuk kök kabuğundan iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları:
Gökçek Kalp çayı (kalp zafiyeti)
30 gr Karamuk kökü
30 gr Alıç
10 gr Biberiye yaprağı
20 gr Civanperçemi otu
10 gr Arnika çiçeği
Gökçek Karaciğer çayı (karaciğer tıkanmasına);
30 gr Zerdeçal
20 gr Kızıl ot
20 gr Karamuk kökü
20 gr Şahtere
10 gr Eğri kökü
Gökçek akut egzama çayı;
20 gr Menekşe otu
20 gr Ceviz yaprağı
20 gr Hamamelis
20 gr Karamuk kökü
20 gr Pıtrak kökü
Gökçek kronik egzama çayı;
25 gr Huş yaprağı
25 gr Karamuk kökü
25 gr Hamamelis
25 gr Ceviz yaprağı
Homeopati'de: Karamuk kök kabuğundan 20gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 80ml %70'lik alkol ilave edilerek 4-6hafta güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve arada bir çalkalanır. Bu süre sonunda süzülerek elde edilen tentüre Homeopati'de<>adı verilir. Bu tentürden günde 3-5defa 10-15damla 4-6hafta süre ile kullanılır.
Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Böbrek, bel ve sırttan ağrıların yayılması, gezmesi
2) İdrar sarı veya kırmızı, bulanık, karlı bir görünüm verirse
3) Sağ kasıktan mideye doğru ağrı
4) Ağrılar yer ve karakter değiştirebilir
5) Bel ağrısının bacaklara kadar yayılması
6) Hasta başının büyüdüğünü hisseder
7) Uyandıktan sonra yorgun hissetme
8) Aşırı idrar yapma isteği ve aynı zamanda böbreklerde, bel kalça ve bacaklara yanmanın yayılması
Bu gibi hallerde Karamuk tentürü gerekir.
Yan tesirleri: Olgunlaşmış meyvelerinde yukarıda izah ettiğimiz gibi çok az miktarda alkaloit içerdiğinden zehirsizdir. Kök ve gövde kabuklarında ise çok miktarda alkaloit olduğundan dikkatli kullanmak gerekir.
Mustafa Korkmaz
Kızımın AĞZI KOKUYORDU doktorlar bademciğinden diyorlardı kimyasal ilaçlar kullandık fayda etmedi siz bağırsaklardan kaynaklandığını söylediniz ve KARAMUK SETİ önerdiniz kızım seti düzenli olarak kullanmaya başladı çok şükür AĞIZ KOKUSU GEÇTİ.
KAYNAK
Sarı Çalı, Kızamık, Berberine, Amberbaris, Berberitze, Berberis vulgaris
Funda | 1-3 m | 5-6 Aylar | Ca, Na | Kök kab. Meyvesi | Otu
Karamuk, Sarı Çalı, Kızamık, Amberbaris, Berberitze, Berberis vulgaris
Sarı çalı
Sarı ağaç
Sarı odun
Familyası: Karamukgillerden, Berberitzengewâchse, Berberidaceae
Drugları: Karamuk; Berberidis radix
Karamuk kabuğu; Berberidis radixis cortex
Karamuk meyvesi; Berberidis fructus
Karamuk gövde kabuğu; Berberidis cortex
Karamukun genellikle kök kabukları çay ve natürel ilaç yapımında, kökleri ise tentür yapımında kullanılır. Meyveleri olgunlaşınca yenir veya reçeli yapılabilir.
Giriş: Karamukgillerden olan bitkinin 500 alt türü mevcuttur ve bunlardan en önemlileri; Karamuk; Berberis vulgaris, Karamuk; Berberis cerataegina, Türkistan Karamuğu; Berbens heteropoda ve Azeri Karamuğu; Berberis orientalis'i sayabiliriz. Karamuk tarihte 1550'li yıllarda Paracersus tarafından kullanılmaya başlanmış ve onu diğer hekimlerin çalışmaları takip etmiştir. 1835 yılında birleşimindeki ana alkaloit Berberin keşfedilmiştir. Vatanı Avrupa'nın ılıman bölgeleri ve Asya'nın Balkanlar, Kafkaslar, Türkistan, Ukrayna, Rusya ve Türkiye'nin Kuzey ve Marmara bölgesidir. Günümüzde Amerika'da yetiştirilmektedir.
Botanik: Karamuk 1-3m boyunda, dikine yükselen ve sonra şemsiye gibi yanlara sarkan bir çalıdır. Yaprakları ters yumurta şeklinde, ilkbaharda koyu yeşil renkli, yaz aylarında sarımsı yeşil renk alır. Yaprakları hafif kısa saplı, topluca bir arada ve kenarlarına narin dikenleri bulunur. Çiçekleri salkım gibi topluca bir arada, sarı renkli, saplı ve taç yaprakları 5 adet ve oval şekilde 5'i birden çanak gibi bir görüntü verir. Çiçeğin ortasında bir iğne ve onun etrafında 6-20adet döllenme tozluğu bulunur. Meyveleri Eylül-Ekim aylarında olgunlaşır. Kırmızı bir renk alır, 8-12mm uzunluğunda, kan kırmızımsı renkte silindir veya yumurta şeklindedir. Kök kabuklarının içi sarı, yeşilimsi sarı veya esmerimsi sarı, kök kabuklarının dışı grimsi esmer renktedir. Eskiden kök ve kök kabukları ile yün ve deriler boyanırdı.
Yetiştirilmesi: Karamuk köklerinden ilkbaharda alınan bir parça uygun bir yere dikildiğinde orada kısa zamanda küme oluşturur.
Hasat zamanı: İlkbahar ayları Mart-Nisan veya sonbahar ayları Ekim-Kasım'da kökleri sökülerek çıkarılır, temizlenir, kabukları soyularak, güneşli ve havadar bir yerde kurutularak, ince ince kıyılarak kaldırılır.
Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Alkaloit türevleri %8-13 arasında olup önemlileri;
1) Izochinolitalkaloitler, Berberin %50-60, Columbamin, Palmitin, Jatrorrhizin, Berberrubin, Hidroksiberberin, Oksiberberin (Berlambin) ve Lambertin
2) Bisbenzylizochinolinalkaloitler; Berbamin (Oxyberbarin) ve Oxycanthin (Oksiakantin)
b) Reçineler, Taninler, Zamk ve eterik yağlar içerir.
c) Gövde kabukları da bu alkaloitleri içerir fakat oranı düşüktür. (%3-5 gibi)
Meyvelerinde; %0,01-0,015 Alkaloit, C-vitamini, Malik asit (elma asidi), Tartarik asit (Üzüm asidi), Sitrik asit (Limon asidi)
Araştırmalar: Homeopati uzmanları kliniklerde ve 1800-1950'li yıllar arasında bir dizi araştırma yapmışlardır.
1) Buchner ve WIBMER Karamuk kök kabuklarından elde ettikleri Berberinle şişkinlik ve ishali olan hastalar üzerinde tedavi denemesi yapmışlar ve olumlu sonuçlar elde etmişlerdir. (LBH.I.698)
2) Karamuk kök kabuklarından elde edilen Berberinden sentetik olarak kazanılan Berberin Hidrochloridden 0,05gr hapla bakterilere (dizanteri) karşı tedavi denemesi yapmışlar ve olumlu netice elde etmişlerdir. (LBH.1.698)
3) Kobaylar üzerinde yapılan deneylerde Karamuk kök kabuğundan elde edilen ekstrenin safrayı artırdığı tespit edilmiştir. (IV.H.H.B.491)
4) En son yapılan araştırmalarda Karamuk kökünün birleşiminde ki BERBERİN in CANDİDAYA karşı etkili olduğu belgelenmiştir.
Tesir şekli: Safra söktürücü, idrar artırıcı, müshil yapıcı, kasları çalıştırıcı, ateş düşürücü, iştah açıcı ve iltihapları önleyici özelliklere sahiptir.
Kullanılması:
a) Araştırmalara göre başta; CANDİDA (Bağırsak Mantarı), Diyabet, Karaciğer Yağlanması, kanlı ishal, dizanteri ve şişkinliğe karşı safra artırıcı olarak kullanılır.
b) Komisyon E'ye göre Karamuk meyvesi böbrek ve idrar yolları, mide-bağırsak rahatsızlıkları, karaciğer ağrıları, bronşitli ağrılar, dalak ağrısı, kramplar ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına karşı kullanılır.
c) Homeopati'de başta; Gut hastalığı (nikris), artrit, romatizmalı ağrılar, böbrek kumları, böbrek ve safra sancısı, cinsel organlarda nevralji, bel ağrısı (böbrekten çevreye yayılır), lumbago ve sedef hastalıklarına karşı ayrıca idrar artırıcı olarak kullanılır.
d) Halk arasında; karaciğer, safra, böbrek ve mesane rahatsızlıkları, romatizma, nikris, ödem (vücudun su toplaması) akut ve kronik göz kapaklarındaki iltihaplara ve göz alerjisine karşı kullanılır. Tabi ki göz için kullanılacak miktar göz damlasında ki belirtilen oranıdır.
Açıklama: Karamuk kök kabuğunun birleşimindeki en önemli alkaloit Berberin olup bu da dışarı atılırken %70'i karaciğer ve safra yoluyla ve %30'u böbrekler ve mesane yoluyla dışarı atılır. Berberin asetil-cholinesteraz'ın oluşumunu azaltır ve böylece düz kaslar aktifleşir. Bilindiği gibi asetilcholinesteraz asetilcholin'i parçalayarak asetik asit ve cholin'e ayıran bir enzim türüdür. Berberin bu nedenle hem karaciğer-safra rahatsızlıklarına hem de böbrek-mesane rahatsızlıklarına karşı etkilidir.
Çayı: Karamuk kök kabuğundan iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları:
Gökçek Kalp çayı (kalp zafiyeti)
30 gr Karamuk kökü
30 gr Alıç
10 gr Biberiye yaprağı
20 gr Civanperçemi otu
10 gr Arnika çiçeği
Gökçek Karaciğer çayı (karaciğer tıkanmasına);
30 gr Zerdeçal
20 gr Kızıl ot
20 gr Karamuk kökü
20 gr Şahtere
10 gr Eğri kökü
Gökçek akut egzama çayı;
20 gr Menekşe otu
20 gr Ceviz yaprağı
20 gr Hamamelis
20 gr Karamuk kökü
20 gr Pıtrak kökü
Gökçek kronik egzama çayı;
25 gr Huş yaprağı
25 gr Karamuk kökü
25 gr Hamamelis
25 gr Ceviz yaprağı
Homeopati'de: Karamuk kök kabuğundan 20gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 80ml %70'lik alkol ilave edilerek 4-6hafta güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve arada bir çalkalanır. Bu süre sonunda süzülerek elde edilen tentüre Homeopati'de<
Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Böbrek, bel ve sırttan ağrıların yayılması, gezmesi
2) İdrar sarı veya kırmızı, bulanık, karlı bir görünüm verirse
3) Sağ kasıktan mideye doğru ağrı
4) Ağrılar yer ve karakter değiştirebilir
5) Bel ağrısının bacaklara kadar yayılması
6) Hasta başının büyüdüğünü hisseder
7) Uyandıktan sonra yorgun hissetme
8) Aşırı idrar yapma isteği ve aynı zamanda böbreklerde, bel kalça ve bacaklara yanmanın yayılması
Bu gibi hallerde Karamuk tentürü gerekir.
Yan tesirleri: Olgunlaşmış meyvelerinde yukarıda izah ettiğimiz gibi çok az miktarda alkaloit içerdiğinden zehirsizdir. Kök ve gövde kabuklarında ise çok miktarda alkaloit olduğundan dikkatli kullanmak gerekir.
Mustafa Korkmaz
Kızımın AĞZI KOKUYORDU doktorlar bademciğinden diyorlardı kimyasal ilaçlar kullandık fayda etmedi siz bağırsaklardan kaynaklandığını söylediniz ve KARAMUK SETİ önerdiniz kızım seti düzenli olarak kullanmaya başladı çok şükür AĞIZ KOKUSU GEÇTİ.
KAYNAK












































































































Yorum yap