Duyuru

Collapse
No announcement yet.

YABAN MERSİNİ, Bluberry, Süperkritik

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • YABAN MERSİNİ, Bluberry, Süperkritik

    YABAN MERSİNİ

    Funda | 0,2-0,6m | 5-7 Aylar | Yaprak ve Meyvesi

    Yaban mersini, Heidelbeere, Vaccinium myrtillus
    Çoban üzümü
    Yayla liforu
    Mavi üzüm
    Mavi yaban mersini
    Kuş üzümü
    Göz üzümü

    Familyası: Fundagillerden, Heidegewâchse, Ericaceae

    Drugları: Yaban mersini meyvesi; Myrtilli fructus
    Yaban mersini yaprağı; Myrtilli folia
    Yaban mersini meyvesi kurutulduktan sonra çayı, şurubu ve natürel ilacı, yapraklarının ise çayı ve natürel ilacı yapılır.

    Giriş: Yaban mersini fundagillerin alt grubu olan Vaccinioideaegillerden (yabanmersinigillerden) olup takriben 500 türü mevcuttur ve bunlardan en yaygın olarak kullanılan ve bilinen tür Çoban üzümü; Vaccinium myrtillus olup bunun haricinde Kırmızı yaban mersini; Vaccinium sitis-idea ve Karga üzümü; Vaccinium uliginosum’u sayabiliriz. Yaban mersini, çoban üzümü, mavi yaban mersini, kuş üzümü, yayla foru ve göz üzümü gibi isimlerle anılırlar. Bataklık yaban mersini zehirli olup pek kullanılmaz. Kırmızı yaban mersini ise idrar yolları rahatsızlıklarına karşı kullanılır. Yaban mersini meyvesi 16.yy.da LONİCERU tarafından böbrek ve mesane rahatsızlıklarına ve 1742’de WEINMANN tarafından ishal ve dizanteriye (kanlı ishal) karşı kullanılmış son yapılan modern klinik araştırmalarda da göz rahatsızlıklarına karşı etkili olduğu tespit edilmiştir. Yaban mersini ile mersinin herhangi bir yakınlığı yoktur. Sadece isim benzerliği söz konusudur. Ayrıca yaban mersini ve kırmızı yaban mersini ayı üzümü ile sık sık karıştırılmaktadır. Bu bitkilerinde çiçekleri birbirine benzer, fakat kullanılış alanları farklıdır.

    Botanik: Yaban mersini 20-60cm boyunda sık çatallaşan, kökleri ile bulunduğu yerde yayılan ve kümeler oluşturan bir fundadır. Yaprakları 2-4cm uzunluğunda, 1-3cm eninde oval veya yumurta şeklinde, kısa saplı, kenarları narin kertikli ve açık sarımsı yeşil renklidir. Çiçekleri çan veya küre şeklinde, yaprak diplerinden çıkan kısa bir sapla sarkık olarak bulu-nur ve pembe, kırmızı, yeşilimsi pembe, ortada 8-10 adet döllenme toz-lukları vardır. Küre şeklindeki çiçeklerin ucunda beş küçük parça geri doğru dönük olarak bulunur. Meyveleri önce yeşil, sonra kırmızı ve niha-yet olgunlaşınca siyahımsı mavi bir renk alır, takriben nohut büyüklü-ğünde, küre şeklinde ve çok tohumludur.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin Karadeniz ve Marmara bölgesindeki ormanlar-da yabani olarak yetişen bitki, bahçe ve tarlalarda yetiştirmek müm-kündür. Şayet göl, gölet, ırmak kenarları ve nemli yerlere ekilirse özel bir bakıma gerek kalmadan kendi kendine yetişebilir.

    Hasat zamanı: Meyveleri hazirandan eylüle kadar toplanır ve kurutulur, yaprakları mayıstan ekime kadar toplanarak kurutulur ve kaldırılır.

    Birleşimi: Meyvelerinin birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    a) Anthocyanidinler (Antosiyanidinler) %0,3-0,8 arasında olup en önemlileri; Cyanidinglikozit, malvidinglikozit, paeonidinglikozit, delphinidinglikozit, petunidinglikozit, pelargonidinglikozit, delphinidin-3-O-arabinosit, delphinidin-3-O-galaktosit
    b) Taninler %6-12 arasında olup en önemlileri; Catechin (Kateşin), Epicatechin ve proantocyanidin B1,B2 ve C1 içerir.
    c) Flavonitlerden; Quercitrin, İzoquercitrin, Hyperosit ve astragalin
    d) İridoitler; Asperulosit ve monotropein
    e) Organik asitlerden; Ferulaasit, kaffeasit, chinaasit, chlorogenasit, malik asit, p-cumarasit ve syringaasit
    f) Vitaminlerden; B ve C-vitamini ile provitamin A (β-Karotin)
    g) Ayrıca minerallerden demir ve potasyum ile şeker ve pektin içerir.

    Yapraklarında;
    a) %4-8 oranında tanin içerir ve Catechin, gallocatechin, epicatechin, epigallocatechin ile proantocyanidin B1,B2 ve C1 içerir.
    b) Flavonollerden; Hyperosit, Izoquercitrin, Quercitrin, meralin, quercetin, astragalin ve avicularin
    c) İridoitlerden; Asperulosid ve monotropein
    d) Organik asitlerden; Kaffe asit, chlorogen asit, chinga asit, procatechinaist ve p-cumarasit
    e) Triterpenlerden; β-Amyrin, Oleanolasit ve ursolasit
    f) Alkaloitlerden; Myrtin ve Epimyrtin
    g) Ayrıca minerallerden krom ve mangan ile vitaminler içerir.

    Araştırmalar: LONICERUS 16.yy.da yaptığı araştırmalarda yaban mersini meyvesinin böbrek ve mesane rahatsızlıklarına, 1742’de WEINMANN ishal ve dizanteriye (kanlı ishal) ve de II. Dünya savaşı sırasında İngiliz bombardıman uçak pilotları akşamları hedeflerini iyi görmesini sağladığı tespit edilmiştir. Bu klasik araştırmaların haricinde son 20 yıldır çok ilmi araştırmalar yapılmış ve bitkinin etkisi belgelemiştir.
    1) Paris Üniversitesi Tıp fakültesi Doku kimyası laboratuarlarında Dr. Robert Boniface, Dr.A.Michel Robert ve ekipleri şeker hastalarında görülen retina anormallikleri (gözün iç tabakasındaki anormal hastalık) yaban mersini meyve ekstresinden elde edilen draje ile (anthocyanidin drajesi) ile tedavi edilebileceğini tespit etmişlerdir. (Nhk.9.98.82)
    2) Göz doktoru Dr.horst Huisman şeker hastalığı nedeni ile retina bo-zukluğu olan hastalarını anthocyan drajesi ile tedavi etmiştir. (Nhk.9.98.83)
    3) Fürstenfeldbruck hava kuvvetleri uçuş tıp enstitüsünden (Flugme-dizinischen İnstitut der Luftwafte in fürsten feldbruck) Dr.Hans Brandl ve ekibi ile Almanya’nın Bayern eyaleti trafik bilimi araştırmalar merkezi kontrol şubesinden (Verkehrwissenschaflichen for schungs zentrum des TÜV Bayern) Prof.Dr.Benedikt von Hebenstreit ve ekibinin ayrı ayrı yaptıkları araştırmalar sonucunda Anthocyan (Antosiyan) drajesinin retina anormalliklerini iyileştirdiği belgelenmiştir. (Nhk.12.996.62)
    4) ABD’de Anthocyan (antosiyan) drajesi (yaban mersini meyve ekst-resinden elde edilen) ile tedavi denemeleri yapılmıştır. Bu drajenin başta katarakt (göze perde inmesi), makula deformasyonu (retina üzerindeki hassas nokta), ışığa karşı duyarlılık, aydınlık ve karanlığa uyum, kılcal göz damarlarında yıpranma ve gece kötü görme gibi rahatsızlıklara karşı iyi geldiği tespit edilmiştir. (Nhp.10.95.1460)

    Tesir şekli: İshali önleyici, dezenfektan, damarları büzücü, teskin edici, peklik yapıcı, kandaki şekeri ayarlayıcı, antiseptik, iltihapları önleyici ve kanamayı durdurucu özelliklere sahiptir.

    Kullanılması:
    a) Kurtulmuş meyvelerinin kullanılması;
    1) Araştırmalara göre; Retina hastalığı (gözün iç tabakası), katarakt (göze perde inmesi), glokom (göz iç basıncının artması), makula de-formasyonu (retina üzerindeki en net ışık alma noktasının yıpran-ması), konjektivit, karanlık ve aydınlığa uyum sağlayamama ve ışığa karşı aşırı hassasiyet (trafikte) gibi göz rahatsızlıklarına karşı etkili olduğu yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir.
    2) Komisyon E’nin 23.04.2007 tarih, 76nolu ve 13.03.1990 tarih ve 50nolu monografi bil-dirilerinde yaban mersini meyvesinin ishal, ağız ve yutak iltihaplarına karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir.
    3) Halk arasında şeker hastalığı, idrar yolları iltihaplanması, bağırsak kurtları, ağız ve yutak iltihapları, ishal ve dizanteriye karşı dahilen ve haricen de yaralara lapası yapılır.

    b) Yaban mersini yapraklarının kullanılması;
    1) Komisyon E’nin 23.04.1987 tarih ve 76 nolu monografi bildirisine göre yaban mersini yaprağı başta şeker hastalığı, mide-bağırsak, mesane, böbrek, nefes yolları ve kalp rahatsızlıklarına, romatizma, gut ve kan dolaşımı bozukluğuna karşı ve de kanı temizleyici ve me-tabolizmayı çalıştırıcı olarak kullanılabileceği beyan edilmiştir.

    Açıklama: Şeker hastalarının retinasında polimer (birden fazla mole-kül) kollaje (bağ dokusu liflerini oluşturan ana protein) çoğalması ile retina ve çevresindeki diğer dokularda sertleşme, kan dolaşımı ye-tersizliği nedeni ile görme bozuklukları ve hatta körlüğe dahi neden olabilirler. Bunları antocyanlar azaltır ve retina normal çalışabilir. 2) Halk arasında aynı maksatla kullanılır.

    Çayı: Kurutulmuş meyveleri bütün olarak ezilerek veya öğütülerek elde edilen tozundan 5-10gr demliğe konur ve üzerine soğuk su ilave edilerek 5-10dk kaynatıldıktan sonra süzülerek içilir. 1 kahve kaşığı 4gr, 1 yemek kaşığı 10gr gelir. Yapraklarından dahilen çay içilecek ise 1gr yaban mersini yaprağı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.

    Çay harmanları:

    Gökçek ağız ve yutak iltihapı çayı;
    >20 gr Papatya çiçeği
    >30 gr Adaçayı yaprağı
    >20 gr Y. Mersini meyvesi
    >20 gr Beşparmak kökü
    >10 gr Arnika çiçeği

    Gökçek ağız ve yutak iltihapı çayı;
    >20 gr Papatya çiçeği
    >20 gr Rezene tohumu
    >20 gr Y. Mersini meyvesi
    >20 gr Ebe gömeci çiçeği
    >20 gr Adaçayı yaprağı

    Gökçek ishale çayı;
    >25 gr Beşparmak kökü
    >25 gr Nane yaprağı
    >25 gr Papatya çiçeği
    >25 gr Oğulotu yaprağı

    Gökçek Diyabet çayı;
    >30 gr Keçisedefi otu
    >20 gr Y. Mersini yaprağı
    >20 gr Fasulye kapçığı
    >20 gr Hindiba ot ve kökü
    >10 gr Nane yaprağı

    Yan tesirleri: Meyvelerinin bilinen bir yan tesiri yoktur. Fakat yaprak-larının tarife uygun kullanılması ve 6 haftadan fazla çayının içilmemesi gerekir.
    Kübra Maria Kayra
    Annem gözlük kullanıyordu kaç doktor dedi gözlüğü atamazsın ama önce Allah sayesinde sonra İBRAHİM HOCANIN YABAN MERSİNİ SETİ SAYESİNDE GÖZLÜĞÜ ATTI. Benimde MİDE RAHATSIZLIĞIM VARDI İBRAHİM HOCA SAYESİNDE GEÇTİ Allah razı olsun hocam. Allah sizi başımızdan eksik etmesin.
    KAYNAK

    Merve Doğan
    Ben de RETİNA YIRTILMASI için YABAN MERSİNİ SETİ kullanıyorum, 5 günde eskisine göre azalma oldu.
    KAYNAK

    Sıla Nur
    Günaydın hocam Allah razı olsun. YABAN MERSİNİ SETİNİ kullanıyorum OZON YAĞI da mükemmel bir ürün ÇOK İYİ GELDİ tavsiye ederim.
    KAYNAK

    sibel_hicabi
    İbrahim bey sizin YABAN MERSİNİ SETİ sayesinde GÖZÜMDEKİ ÜVEİT ve GÖZ TANSİYONUM GEÇTİ çok teşekkür ediyorum ama yinede kullanmaya devam ediyorum 6. kutudayım.
    KAYNAK

    Mustafa CAMGÖZ
    GÖZ TANSİYONUM için kullanmış olduğum YABAN MERSİNİ SETİNİN ÇOK FAYDASINI GÖRDÜM teşekkür ederim.
    KAYNAK

    Alper Öztürk
    ORMUS GMS ürün ÇOK FAYDALI. Babama GÖZ SORUNLARI için YABAN MERSİNİ SETİ ile beraber kullandırarak, sadece birer kutu için çok olumlu olduklarını deneyimleyerek buradan aktarıyorum FAYDALI YÖNDE ÜRÜNLER.
    KAYNAK

    Hüseyin Dağlı
    Bende YABAN MERSİNİ SETİ KULLANDIM +2.50'den +1.75'e DÜŞTÜ GÖZÜM, FAYDASI BAYAĞI OLUYOR, sabır istiyor hocamdan Allah razı olsun. KAYNAK

    Sevde Nur
    İbrahim Gökçek amin inşallAllah Allah razı olsun YILLARDIR TAKIYORUM GÖZLÜKLERİ HİÇ BİR DEĞİŞİKLİK YOKTU. Evvel Allah’ın izniyle sizin YABAN MERSİNİ SETİ SAYESİNDE FARKLILIKLARI GÖRÜNÜYOR.
    KAYNAK

    Ayşe Uzan
    Kızımın GÖZLERİNDE MİYOP vardı. Ara ara da ağrıyordu. Bizde sizin ürünlerden YABAN MERSİNİ SETİ kullandırdık. GÖZLÜKTEN TAMAMEN KURTULDU. Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Afrikalı Bungalov
    Hocam Allah razı olsun sizden. Ürünlerinizi 1,5 aydır kullanıyorum. Aynaya baktığımda GÖZLERİMİ İÇİNİN PARLADIĞINI GÖREBİLİYORUM. SABAHLARI ARTIK DİNAMİK ZİNDE KALKABİLİYORUM. YABAN MERSİNİ SETİ kullanıyorum.
    KAYNAK

    Merve Doğan
    Ben de RETİNA YIRTILMASI için YABAN MERSİNİ SETİ kullanıyorum, 5 günde eskisine göre azalma oldu.
    KAYNAK

    sibel_hicabi
    İbrahim bey sizin YABAN MERSİNİ SETİ sayesinde GÖZÜMDEKİ ÜVEİT ve GÖZ TANSİYONUM GEÇTİ çok teşekkür ediyorum ama yinede kullanmaya devam ediyorum 6. kutudayım.
    KAYNAK

    Murat Dede
    Daha önce YABAN MERSİNİ O SETİ kullandım GÖRÜŞÜM BAYAĞI DÜZELDİ ürünlerden çok memnun kaldım şimdi bir buçuk ay geçti kapsülden tekrar sipariş veriyorum her şey için teşekkürler hocam.
    KAYNAK

    Mahir Ozan
    YABAN MERSİNİ SETİNİ YAŞ TİP SARI NOKTA rahatsızlığı nedeniyle kullandım. Göz kontrolü için gittiğimde KANAMANIN DURDUĞUNU ve GÖRÜŞ BOZUKLUĞUMUN AZALDIĞINI ÖĞRENDİM. Göz içine yapılan enjeksiyonun etkisini olumlu olarak arttırıyor. Benzer rahatsızlığı olanlara tavsiye ederim.
    KAYNAK

    Nedime Taner
    YABAN MERSİNİ SETİ kullandım ORMUS GLD kullandım çok memnun kaldım teşekkürler hocamıza.
    KAYNAK

    Emre Turan
    YABAN MERSİNİ SETİNİ yaş tip SARI NOKTA RAHATSIZLIĞI nedeniyle kullandım. 6 Hafta sonra göz kontrol için gittiğimdeKANLANMANIN DURDUĞUNU ve GÖRÜŞ BOZUKLUĞUNUN DÜZELDİĞİNİ söyledi doktor. Benzer rahatsızlığı olanlara tavsiye ederim. İbrahim beye teşkkür edrim sağolsun beni büyük sıkıntıdan kurtardı.
    KAYNAK

    Salim Altay
    YABAN MERSİNİ Seti GÖZÜMDEKİ RETİNA YIRTIĞINI tedavi etti, lazerle özel bir hastanen de kapattık yırtığı dediler. Bir ay boyunca iki gözümde de şimşek çaktı karartılar daha da çoğaldı YABAN MERSİNİ SETİ kullandım 3 günde ŞİMŞEK ÇAKMASI geçti, SİYAH GÖLGELER yok oldu. Ormus gold ürünü rüyalarımı netleştirdi, kalitesini yükseltti. Ormus gümüş olağanüstü bir ürün 50 ml Ormus gümüş kullandım bu kış grip olmadım. Başka çeşitli birçok ürünler aldım hepsi mükemmel ötesi. Hocam Mevlam size uzun ömür ameller versin, Sağlık bakanlığı bu ürünlerinizi bize reçete ile vermesi için vatandaş olarak ne yapmamız gerekiyor. Nereye yazalım devlet makamları bu doğal mucizeleri bizim ağzımızdan dinlesin, analizler yapsın hiçbir sakıncası yok ben ayrı ayrı günde on tane ürünlerinizden kullandım hiçbir yan etkisi yok ağrı kesiciler antibiyotikler vs. yıllarca biz zehirledi. Hiçbir yararı yok 5 aydan beri hiçbir ilaç kullanmıyorum çok rahatladım geçmişlerinize rahmet. Yarın yine bazı siparişlerim olacak hocam sağlıcakla kalın emeklerinizin mevlam kat kat mükafatını versin yalnız insanlar önce Allah bu bitkilerin şifasını kendi kudretinden nüksetmiş diyecek inanacak ha şarlatan, sahtekarlarda insanları korkutmuş inancını kırmış.
    KAYNAK

    Oya Şentürk
    BAĞIRSAK MANTARI CANDİDADAN kurtulmak için 12 gündür su orucu yaptım. Bağırsak mantarı candidanın üretmiş olduğu toksik maddeler o kadar vücuda depolanmış ki GÖRME ZAFİYETİ yaşadım. Kör olma noktasına geldim. İbrahim bey ile görüştüm YABAN MERSİNİ SETİ kullanmamı tavsiye etti. Çok şükür Yaban Mersini Seti ile KÖR OLMAKTAN KURTULDUM. Allah hocamdan razı olsun. Bu candida çok kötü bir illet.
    KAYNAK

    Orhan Öztürk
    4 Aydır YABAN MERSİNİ SETİ kullanıyorum GÖZLERİMDE KURULUK oluyordu UZAĞI GÖRMEKTE ZORLUK ÇEKİYORDUM. İlerideki bir tabelaya bakarken bulanık görüyordum Allah'a şükür hocamın ürünleri gözlerime çok iyi geldi. Hocamın bir sürü ürünü var hepsi çok faydalı olduğuna inanıyorum. Artık doktorların verdiği kimyasallar ile zehirlenmeyi bıraktım. Gözlerimde kuruluk yok artık uzağı daha net görebiliyorum Allah razı olsun hocam.
    KAYNAK

    Bengü Soral
    Hayırlı yayınlar hocam. Allah senden razı olsun GÖZÜMDE rahatsızlık vardı. YABAN MERSİNİ SETİ ile her geçen gün daha iyiye gidiyor.
    KAYNAK

    Bengü Soral
    Herkese hayırlı akşamlar. BİR CİSME BAKTIĞIMDA, CİSMİN SOL TARAFININ ORTA KISMINDA GÖRMEDE SORUN YAŞIYORDUM. Birçok doktora gittim ve doktorlar beynin arka tarafındaki görmeye etki eden kısımda bir hasar olduğunu bu yüzden GÖRME SORUNU ile ömür boyu yaşayacağımı ve tedavisinin olmadığını ilettiler. Bu haberi aldıktan sonra resmen dünyam başıma yıkıldı. Ailem ve arkadaşlarımda bu konuda bana birçok öneride bulundu. Fakat bir arkadaşım İbrahim beyin birçok hastalığa çözüm ürettiğini belirtti ve ısrarla İbrahim bey ile görüşmemi söyledi. Arkadaşımın ricasını kıramayıp İbrahim beyin yanına geldik ve durumu anlattığımda YABAN MERSİNİ SETİ kullanmam gerektiğini belirtti. Tıpta tedavisinin olmadığını belirttim kendisi de denemekten bir zarar görmezsin dedi. Arkadaşımın da ısrarıyla açıkçası inançsız bir şekilde ürünleri kullanmaya başladım. 2 haftadır ürünleri kullanıyorum GÖRÜŞÜMDE BARİZ BİR GELİŞME OLMAYA BAŞLADI. Bugün İbrahim beyin yanına gittim durumu anlattım. Kendisi de duruma çok sevindi ve ürünlere ara vermeden arttırarak devam etmemi tavsiye etti. Bu kadar kısa sürede mucize gelişmeler yaşadım çok sevinçliyim. İbrahim beyden Allah razı olsun. Bu kadar ümitsizlik yaşadığım bir anda İbrahim bey sayesinde ilk defa iyileşeceğime inanıyorum. Bu mutluluğu herkesle paylaşmak istedim.
    KAYNAK

    Mert Efe
    4 Gün oldu GÖZ RAHATSIZLIĞIM için YABAN MERSİNİ SETİ kullanıyorum 1 yıldır çektiğim KONJONKTİVİT rahatsızlığım bariz iyi geldi. Allah razı olsun İbrahim Hocam.
    KAYNAK

    Mert Efe
    Hocam YABAN MERSİNİ SETİ kullanıyorum 2 haftada GÖZÜMDEKİ KANLANMA AZALDI, GÖRÜŞÜMDE FARKLILIK HİSSEDİYORUM Allah razı olsun.
    KAYNAK

    cakirgozgulsen
    ALFA LİPOİK KAPSÜL ürününü denemek için 1 ay kullandım kendimi daha ENERJİK daha hafif hissettim diğer kullandığım ürünler gibi çok memnun kaldım şu an da GÖZ BOZUKLUĞU için YABAN MERSİNİ SETİ kullanıyorum bir haftada etkisini gösterdi.
    KAYNAK

    hasan_duraliii
    Ablamın SARI NOKTA rahatsızlığı için YABAN MERSİNİ SETİ kullandık ciddi oranda düzelmeler oldu. Üründe emeği geçen herkesten Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Şadiye Çetinkaya
    Hocam Allah sizden razı olsun GÖZÜM BOMBELEŞMİŞTİ KERATOKONUS olmuştum sizden YABAN MERSİNİ SETİ aldım 6 haftalık kullanımdan sonra iyileştiğimi gözlemledim. Doktora kontrol amaçlı gittiğimde bir sorunum kalmadığımı ne kullandığımı sordum Yaban Mersini seti kullandığımı söyledim şaşırdı iyiymiş dedi.
    KAYNAK

    Onur Korkmaz
    GÖZ PROBLEMLERİ için babama YABAN MERSİNİ SETİ kullandırdık sadece 2 ay kullandı UZAĞI GÖRME PROBLEMİNDE ÇOK İYİ geldiğini deneyimleyerek buradan aktarıyorum
    KAYNAK

    Eda Aksöz
    GÖZLERİM YAKINI GÖRMÜYORDU çok BULANIKLIK vardi ibrahim beyi aradim YABAN MERSİNİ SETİ kullan dedi kendisi 1 aydır kullanıyorum çok büyük değişiklikler var DAHA NET GÖRMEYE başladım düzenli olarak kullanmaya devam edeceğim teşekkürler hocam
    KAYNAK

    Ülkü Çiçek Yaşar
    GÖZLERİM VİRÜSTEN kaynaklı, bilgisayar ekranına bakarken yazıları ÇİFT GÖRMEYE başladım. Bende hocamın ORMUS YBN ürününü GÖZ KAPAKLARIMA ve KİRPİKLERİME günde 5 defa sürdüm. 2 hafta sonra GÖZLERİM NORMALE DÖNDÜ bu aradada KİRPİKLERİM UZADI. Herkese tavsiye ediyorum çok teşekkür ederim hocam, Rabbim ilminizi artırsın.
    KAYNAK

    Oğuz Uluçay
    Telefonda yazıları YAKINDAN OKUYAMADIĞIMI ve GÖZLERİMDE SULANMA olduğumu farkettiğimde araştırmalarımda Gökçek YABAN MERSİNİ SETİ kullanmanın fayda sağlayacağını gördüm. 4 ay kullandım ŞUANDA DAHA NET GÖRÜYORUM ve SIKINTILARIMIN AZALDIĞINI farkettim. Teşekkürler Gökçek bey GÖRME ve SULANMA PROBLEMİ olanlara tavsiye ederim.
    KAYNAK

    H. Ali Güngör
    GÖZDE SARI NOKTA hastalığı var YABAN MERSİNİ SETİ kullanıyorum faydasını gördüm.
    KAYNAK

    mervey4
    Gökçek Şifa'nın 2017'den beri tüm ürünleri kullandım. YABAN MERSİNİ SETİ ile ileri derecede RETİNA BOZUKLUĞUNA iyi yönde ilerlemesine katkı sağladı. YABAN MERSİNİ kullanınca GÖZLERDE ÇOK GÜZEL NETLİK oluştu. İbrahim Gökçek hocamıza teşekkürlerimizi sunuyor, sağlıklı günler diliyorum
    KAYNAK

    salih.caliskan.750
    Ben GÖZLERİM için YABAN MERSİNİ SETİ kullandım. Gözlerim televizyon izlerken yazıları seçemiyordum. 1 ay YABAN MERSİNİ SETİ kullandıktan sonra herhangi bir GÖRME PROBLEMİM kalmadı. İbrahim hocam ve ekibine sonsuz teşekkürler. Allah razı olsun. İyi ki varsınız.
    KAYNAK

    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

  • #2
    Resveratrole benzeyen ve aynı aile de bulunan pterostilben fenollü bir bileşik Siyah Üzümü ve Yaban Mersini gibi çok fazla yiyecek ve içecekte küçük oranlarda mevcut. Ara...

    Beyninizi Serbest Radikal Hasardan Koruyan Meyve: Yaban Mersini
    Böğürtlenlerin senin için iyi olduğunu biliyorsun. Antioksidanlar açısından zengindirler. Ancak bir meyve diğerlerinden daha güçlüdür. Aslında, USDA bilim adamları, 40'tan fazla meyve ve sebzeye kıyasla, en yüksek serbest radikal savaşçı seviyelerine sahip olduğunu buldular. Ayrıca, domatesten 20 kat daha fazla antioksidan güce sahiptir… ve beta-karotenden 10 kat daha fazla. Hangi meyveden bahsediyorum? Ben yaban mersini hakkında konuşuyorum. Yaban mersini sadece diğer meyvelerden daha fazla antioksidan güce sahip değildir. Ama daha da önemlisi, antosiyaninlerle doludurlar. Antosiyaninler, kan-beyin bariyerini geçebilen birkaç antioksidan sınıfından biridir. Bu, beyninizin içine girebilecekleri ve hafızanızı yiyip bitiren her türlü beyin pasını temizleyebilecekleri anlamına gelir. Antosiyaninlere ek olarak, yaban mersini pterostilben ("ter-oh-hala-bean" olarak telaffuz edilir) adı verilen bir bileşik açısından da zengindir. Araştırmalar, pterostilbenin resveratrolden daha güçlü olduğunu gösteriyor çünkü 4 kat daha iyi emiliyor. Ayrıca vücudunuzda 7 kata kadar daha uzun süre kalır. Daha da şaşırtıcı olan pterostilben, daha keskin bir hafızayı destekleyen genleri "açma" yeteneğine sahiptir. Ve beyin yaşlanmasını ve zihinsel gerilemeyi hızlandıran genleri KAPATMA yeteneği.

    Resveratrole benzeyen ve aynı aile de bulunan pterostilben fenollü bir bileşik Siyah Üzümü ve Yaban Mersini gibi çok fazla yiyecek ve içecekte küçük oranlarda mevcut. Araştırmacılar bu maddelerin alımının, şeker ve benzeri hastalıklara sebep olan vücut yağı üretiminin azaldığını , hayvan deneklerde gözlemlediler. İspanyol Biyomedikal Araştırma Merkezi – Obezite ve Beslenme Fizyopatolojisi (CIBERobn)’un Carlos III Sağlık Enstitüsü ve Birleşmiş Miletler Ziraat Departmanı’nındaki grupların kolobrasyonu ile yürütülen çalışmada, pterostilben’in şeker ve benzeri diğer hastalıklara sebep olan vücut yağının yapımını azalttığını gözlemlediler. Obezite, çok büyük bir grup faktörün sebep olabileceği kronik bir hastalık, ve vücut yağının yüksek oranda birikmesi olarak tanımlanıyor. Gelişmiş ülkelerde çok yaygın olan metabolik bir hastalık ve ciddi hastalıklar, insülin direnci, diyabet, karaciğer yağlanması, hücre zarı yağ oranı ve hiper tansiyon gibi değişikliklere sebep oluyor. Düşük kalori diyeti yapmak ya da uzun vadede uygun fiziki aktivite yapmak gibi obeziteyi engelleyici ve tedavi edici geleneksel yöntemler bulunuyor. Yine de bu stratejilerin etkileri kısıtlı ve her zaman istenilen sonucu veremiyor. Bu durumda, bazı fonksiyonel besin grupları eklediğimizde , diyetimiz daha başarılı sonuçlar veriyor. Fenollü bileşikler bu gruplardan biri ve pterostilben bu gruba dahil. Pterostilben , içinde üzüm, yaban mersini, fındık ve kırmızı şarabın da bulunduğu, ve insanların çokça tükettiği çok büyük bir yiyecek ve içecek grubunda bulunuyor. Şu an süren birkaç çalışmada bu molekülün etkileri analiz edliyor ve çoğu kansere olan etkileriyle ilgili. Klinik öncesi araştırmanın ilk ayağını oluşturan bu araştırma hayvan modellerinde bu bileşiğin obeziteye etkilerini denetliyor.Bu modelde pterostilben, adipoz dokusunda yağ sentezini azaltarak vücut yağını azaltıyor ve karaciğerdeki oksidasyonunu (yakımını) artırıyor . Bu ümit verici sonuçlar, anti-obezite etkisi görülmesinden kaynaklı olarak gelecekteki çalışmalar için bir başlangıç noktası olabilir. Makalenin Orijinal Adı ve Doi Numarası: Saioa Gómez-Zorita, Alfredo Fernández-Quintela, Arrate Lasa, Leixuri Aguirre, Agnes M. Rimando, María P. Portillo. Pterostilbene, a Dimethyl Ether Derivative of Resveratrol, Reduces Fat Accumulation in Rats Fed an Obesogenic Diet. Journal of Agricultural and Food Chemistry, 2014; 62 (33): 8371 DOI: 10.1021/jf501318b
    Pterostilbene, a Dimethyl Ether Derivative of Resveratrol, Reduces Fat Accumulation in Rats Fed an Obesogenic Diet


    Journal of Agricultural and Food Chemistry Abstract


    The current study aimed to demonstrate the effects of pterostilbene in rats fed an obesogenic diet. For this purpose, pterostilbene was administered at doses of 15 mg/kg body weight/day (PT15 group) or 30 mg/kg body weight/day (PT30 group) for 6 weeks. Pterostilbene reduced adipose tissue mass −15.1% (PT15) and −22.9% (PT30). In this tissue, it decreased malic enzyme (−39.4 and −49.5% for PT15 and PT30 groups, respectively) and fatty acid synthase (−45 and −53.4% for PT15 and PT30) activities. Acetyl-CoA carboxylase activity was reduced and AMPK activity was increased only in the PT30 group. In the liver, pterostilbene (PT30) reduced malic enzyme (−29.5%) and glucose-6-P dehydrogenase (−43.2%) activities and increased carnitine palmitoyltransferase-1a (37.5%) and acyl-coenzyme A oxidase (42.5%) activities. This increased oxidative capacity was not associated with increased mitochondriogenesis. Among biochemical serum parameters, only insulin was modified by pterostilbene (−31.6%) in the PT15 group. The amounts of pterostilbene in serum and tissues from rats in the PT30 group were in not all cases 2-fold greater than those found in the PT15 group. In conclusion, pterostilbene shows antiobesity properties due, at least in part, to reduced lipogenesis in adipose tissue and increased fatty acid oxidation in liver.Yaban Mersini



    Erişkin Nörogenezisini ve Bilişsel İşlevi Etkileyen Beslenme Faktörleri

    Shibu M Pouloz1, Marshall G Miller1, tammy scott1, Barbara Shukitt Hale1
    Bağlantılar genişletmekÜcretsiz PMC makalesiSoyut


    Hipokampal beyin bölgesindeki kök hücrelerin farklılaşıp çoğalarak yeni nöronlara ve diğer yerleşik beyin hücrelerine dönüştüğü karmaşık bir süreç olan yetişkin nörojenezinin, diyet dahil birçok içsel ve dışsal faktörden etkilendiği bilinmektedir. Nörojenez, nöral plastisitede, beyin homeostazında ve merkezi sinir sisteminde bakımda kritik bir rol oynar ve yaşlanma ve beyin bozukluklarından etkilenen hasarlı beyin hücrelerinin bilişsel işlevini ve onarımını korumada çok önemli bir faktördür. Yaşlanma, nöroinflamasyon, oksidatif stres ve beyin hasarı gibi içsel faktörlerin yanı sıra yüksek yağlı ve yüksek şekerli diyetler, alkol ve opioid bağımlılığı gibi yaşam tarzı faktörleri yetişkin nörojenezini olumsuz etkiler. Tersine, kurkumin, resveratrol, yaban mersini polifenolleri, sülforafan gibi birçok diyet bileşeni, salvionik asit, çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA'lar) ve polifenoller ve PUFA'larla zenginleştirilmiş diyetlerin yanı sıra kalori kısıtlaması, fiziksel egzersiz ve öğrenmenin yetişkin beyinlerinde nörojenezi indüklediği gösterilmiştir. Besinlerin ve diyet faktörlerinin yetişkin nörogenezini etkilediği altta yatan mekanizmaların çoğu henüz belirlenmemiş olsa da, beslenme yaklaşımları yetişkin nörojenezini teşvik etmek ve nörodejeneratif hastalıklar ve bilişsel gerileme ile mücadele etmek için umut verici beklentiler sunmaktadır. Bu derlemede, beslenme faktörlerinin yetişkin nörogenezini değiştirmedeki rolünü destekleyen kanıtları ve yaşlanma sırasında bilişsel işlevi koruma potansiyellerini özetliyoruz. yetişkin beyinlerinde nörogenezi indüklediği gösterilmiştir. Besinlerin ve diyet faktörlerinin yetişkin nörogenezini etkilediği altta yatan mekanizmaların çoğu henüz belirlenmemiş olsa da, beslenme yaklaşımları yetişkin nörojenezini teşvik etmek ve nörodejeneratif hastalıklar ve bilişsel gerileme ile mücadele etmek için umut verici beklentiler sunmaktadır. Bu derlemede, beslenme faktörlerinin yetişkin nörogenezini değiştirmedeki rolünü destekleyen kanıtları ve yaşlanma sırasında bilişsel işlevi koruma potansiyellerini özetliyoruz. yetişkin beyinlerinde nörogenezi indüklediği gösterilmiştir. Besinlerin ve diyet faktörlerinin yetişkin nörogenezini etkilediği altta yatan mekanizmaların çoğu henüz belirlenmemiş olsa da, beslenme yaklaşımları yetişkin nörojenezini teşvik etmek ve nörodejeneratif hastalıklar ve bilişsel gerileme ile mücadele etmek için umut verici beklentiler sunmaktadır. Bu derlemede, beslenme faktörlerinin yetişkin nörogenezini değiştirmedeki rolünü destekleyen kanıtları ve yaşlanma sırasında bilişsel işlevi koruma potansiyellerini özetliyoruz.

    Anahtar Kelimeler: yaşlanan beyin; bilişsellik; hipokampal nörogenez; nörodejenerasyon; polifenoller; kök hücreler.
    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

    Yorum yap


    • #3


      Nutrasötiklerin Üretiminde Kullanım İçin Bir Antioksidan Kaynağı Olarak Karadağ'dan Yabani Yaban Mersini ( Vaccinium myrtillus L., Ericaceae)

      Snezana Brasanac-Vukanovic , 1 Jelena Mutic , 2 Dalibor M. Stankoviç , 2, 3 Ivana Arsiç , 4 Nada Blagojeviç , 1 Vesna Vukasinovic-Pesiç- , 1 ve Vanja M. Tadiç 5, *
      Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
      Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır . İlişkili Veriler

      Ek Malzemeler
      Git: Öz
      Bu çalışmanın amacı, Karadağ'dan yaban mersini bitkilerinin kimyasal bileşimi ve antioksidan aktivitesi arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Meyve ve yaprak ekstraktlarında toplam fenolik, tanen, flavonoid, prosiyanidin ve antosiyanin içerikleri spektrofotometrik yöntemler kullanılarak belirlenirken, metal içeriği ölçümleri İndüktif Eşleştirilmiş Atomik Emisyon Spektrometresinde gerçekleştirilmiştir. Ana fenoliklerin kalitatif ve kantitatif analizleri HPLC ile gerçekleştirilmiştir. İncelenen ekstraktlarda en bol bulunan fenolik klorojenik asit olurken, bunu protokateşik asit takip ederken, resveratrol, izokersetin, quesetin ve hiperosid de önemli miktarlarda mevcuttu. Antioksidan potansiyeli, aynı zamanda gerçekleştirilen döngüsel voltametri testlerine uygun olarak iki in vitro test (FRAP ve DPPH) kullanılarak değerlendirildi.

      Anahtar Kelimeler: Vaccinium myrtillus , fenolik bileşikler, metaller, antioksidan aktivite, döngüsel voltametri, temel bileşen analizi
      Git: 1. Giriş
      Fenolik bileşikler, fenolik asitler gibi basit moleküllerden tarif edilen tanenler gibi yüksek derecede polimerize maddelere kadar değişen 8000'den fazla fenolik yapıya sahip, bitkilerin en bol bulunan ikincil metabolitleridir. Fenoliklerin antioksidan aktivitesinin esas olarak indirgeyici ajanlar, hidrojen donörleri ve singlet oksijen söndürücüler olarak hareket etmelerine izin veren redoks özelliklerinden kaynaklandığı bilinmektedir [ 1 ]. Fenolik bileşiklerin çok çeşitli oksidatif hasarın [gelen koruma hücresel sistemlerin yardımcı olabilir 2]. Fenolikler açısından doğal olarak zengin bitkilerin artan tüketimi, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, kanser ve obezitenin önlenmesi ile ilişkili olabilir. Faydalı insan sağlığı etkilerinin yanı sıra, bitki dokularında bulunan fenolik bileşikler, bakteri ve mantar enfeksiyonlarına, UV radyasyonuna, fiziksel hasara vb. karşı bitki korumasında aktif rol alır.

      Fenolik bileşik tüketimi, kronik hastalık gelişimi için daha düşük risk ile ilişkilidir. Diyet karbonhidratlarının glikoza sindirilmesinden sorumlu anahtar enzimler olan α-glukozidaz ve α-amilaz aktivitelerini inhibe edebilirler. Polifenoller karbonhidrat ve lipid metabolizmasını modüle etmede rol oynarlar, hiperglisemi, dislipidemi ve insülin direncini azaltabilir, insülin sekresyonunu uyarabilir, β-hücre fonksiyonunu iyileştirebilir, yağ dokusu metabolizmasını iyileştirebilir ve oksidatif stresi, strese duyarlı sinyal yollarını ve inflamatuar süreçleri hafifletebilir. Bu bileşikler ayrıca kardiyovasküler hastalık, nöropati, nefropati ve retinopati dahil olmak üzere diyabetin uzun vadeli komplikasyonlarının gelişmesini de önleyebilir [ 3 ].

      Vaccinium myrtillus L. (yaban mersini), Ericaceae familyasının bir üyesidir. Yaban mersini, diyabet tedavisi için en güvenilir bitkisel ilaçlardan biridir [ 4 ]. 685 İtalyan herbalists üzerinde yapılan bir araştırma, yaban mersini glisemik kontrolün iyileştirilmesi [tavsiye bitkisel ilaçlar listesinde dördüncü sırada 5]. Geleneksel olarak, insanlar yaban mersini yapraklarını kan şekerini kontrol etmek için kullanmışlardır, bunların en önemlileri flavonoidler, fenolik asitler, tanenler ve stilbenler olmak üzere çeşitli fenolik bileşiklere atfedilebilir. Öte yandan, meyveler kan şekerini düşürmez, ancak bileşenleri kan damarlarının gücünü ve bütünlüğünü iyileştirmeye ve diğer hastalıkların yanı sıra diyabet ile ilişkili hasarlarını azaltmaya yardımcı olabilir. Bu etki, toplam fenoliklerin yaklaşık %90'ını temsil eden antosiyaninlerden kaynaklanmaktadır. Ek olarak, yaban mersini için bildirilen yüksek antioksidan potansiyelinden fenolik bileşikler sorumlu olabilir [ 6 ]. Yaban mersininin antidiyabetik potansiyeli, içinde bulunan mineral elementlere de atfedilebilir [ 7 , 8 , 9].

      Literatür verileri, bitki ekstraktlarındaki fenolik bileşiklerin konsantrasyonunun ve profilinin, çoğunlukla ekstraksiyon işleminde kullanılan çözücülerin polaritesine, farklı bitkilerin biyolojik habitatlarına ve yetiştirme koşullarına ve ayrıca bu bileşiklerin doğasına bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. fenolikler karbonhidratlar ve proteinler gibi diğer bitki bileşenleri ile oluşabilir [ 10]]. Yabanmersini meyveleri kimyasal profilleri ve/veya antioksidan kapasiteleri açısından başka yerlerde tanımlanmış olmasına rağmen, araştırılan antioksidan özellikleri ile farklı yabanmersini yaprağı ekstrelerinin kimyasal profili arasındaki ilişkiye odaklanan çok fazla araştırma yoktur. Döngüsel voltametri, farklı türdeki numunelerin antioksidan aktivitesinin hızlı izlenmesi için kullanışlı bir analitik prosedürdür. Antioksidan kapasite taraması ve değerlendirmesi için geliştirilen elektrokimyasal tekniklerin hızlı ve hassas olduğu kanıtlanmıştır, çeşitli matrislerin analizine izin verir, karmaşık numune ön işlemine gerek kalmadan ve nispeten düşük maliyetle. Yöntemler, antioksidan kapasite olarak etiketlenen akım dalgasının altındaki alandan elde edilen tepe akım yoğunluğundan veya yükün değerinden yararlanır [ 11].].

      Ekstraksiyon için uygun çözücünün seçiminde çeşitli faktörler dikkate alınmalıdır. Yani, kovalent olmayan etkileşimler, molekül hareketlerinin hızı ve çözücü akışının daha yüksek sıcaklıkta hızlanması, ekstrakte edilen fenolik bileşiklerin içeriğini artırabilir [ 12 ]. Öte yandan, kullanılan çözücünün kaynama noktasındaki sıcaklık ve daha yüksek sıcaklıkta sıvı yoğunluğunun azalması fenolik bileşiklerin ekstraksiyon verimini düşürebilir. Bu nedenle, geleneksel olarak oluşturulan iyi etkileri sağlamada tatmin edici olabilecek polifenolik bileşim açısından zengin özler elde etmek için uygun koşulları oluşturmak için farklı ekstraksiyon yöntemleri ve farklı polariteye sahip çözücüler kullandık.

      Bu bağlamda, mevcut çalışmanın amacı, infüzyon, maserasyon ve Soxhlet ekstraksiyonu ile elde edilen yaban mersini meyveleri ve yaprak ekstraktlarının kimyasal bileşimi ve antioksidan aktivitesi arasındaki korelasyonu belirlemektir. Su bitkisi infüzyonlarının genellikle hastalık zamanlarında geleneksel bitkisel preparatların hazırlanmasında kullanıldığını hesaba katarak, ancak endüstriyel ölçekli üretimin genellikle çözücü olarak etanol kullanması gerçeğine göre biz de Soxhlet ekstraksiyonunu tam kapsamlı bir ekstraksiyon yöntemi olarak kullandık. bitki materyali. Ek olarak, Soxhlet ekstraksiyonunun yüksek sıcaklık gerektirdiği ve termolabil maddeler için dezavantajlı olabileceği akılda tutularak, ortam sıcaklığında ekstraksiyon olarak maserasyon da kullanılmıştır. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı toplam fenolik (TP), yaban mersini yaprağı ve meyve özlerindeki toplam tanen (TT), toplam flavonoid (TF) içeriği ve mineral bileşimi. İncelenen numunelerde bulunan başlıca fenolik bileşikleri belirlemek ve ölçmek için bir HPLC yöntemi kullanıldı. Antioksidan aktivite ile fenolik bileşik içeriği ve ayrıca araştırılan ekstraktların metal içeriği arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için iki yaygın antioksidan aktivite tahlili (DPPH ve FRAP) uygulandı. Ayrıca, antioksidan özelliklerin tahmini için güvenilir bir yöntem olarak döngüsel voltametri de gerçekleştirilmiştir. Araştırılan ekstraktların kimyasal bileşimi ve antioksidan özellikleri arasındaki ilişkiyi kurmak için temel bileşen analizi kullanıldı. İncelenen numunelerde bulunan başlıca fenolik bileşikleri belirlemek ve ölçmek için bir HPLC yöntemi kullanıldı. Antioksidan aktivite ile fenolik bileşik içeriği ve ayrıca araştırılan ekstraktların metal içeriği arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için iki yaygın antioksidan aktivite tahlili (DPPH ve FRAP) uygulandı. Ayrıca, antioksidan özelliklerin tahmini için güvenilir bir yöntem olarak döngüsel voltametri de gerçekleştirilmiştir. Araştırılan ekstraktların kimyasal bileşimi ve antioksidan özellikleri arasındaki ilişkiyi kurmak için temel bileşen analizi kullanıldı. İncelenen numunelerde bulunan başlıca fenolik bileşikleri belirlemek ve ölçmek için bir HPLC yöntemi kullanıldı. Antioksidan aktivite ile fenolik bileşik içeriği ve ayrıca araştırılan ekstraktların metal içeriği arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için iki yaygın antioksidan aktivite tahlili (DPPH ve FRAP) uygulandı. Ayrıca, antioksidan özelliklerin tahmini için güvenilir bir yöntem olarak döngüsel voltametri de gerçekleştirilmiştir. Araştırılan ekstraktların kimyasal bileşimi ve antioksidan özellikleri arasındaki ilişkiyi kurmak için temel bileşen analizi kullanıldı. incelenen ekstraktların metal içeriğinin yanı sıra, iki yaygın antioksidan aktivite tahlili -DPPH ve FRAP- uygulandı. Ayrıca, antioksidan özelliklerin tahmini için güvenilir bir yöntem olarak döngüsel voltametri de gerçekleştirilmiştir. Araştırılan ekstraktların kimyasal bileşimi ve antioksidan özellikleri arasındaki ilişkiyi kurmak için temel bileşen analizi kullanıldı. incelenen ekstraktların metal içeriğinin yanı sıra, iki yaygın antioksidan aktivite tahlili -DPPH ve FRAP- uygulandı. Ayrıca, antioksidan özelliklerin tahmini için güvenilir bir yöntem olarak döngüsel voltametri de gerçekleştirilmiştir. Araştırılan ekstraktların kimyasal bileşimi ve antioksidan özellikleri arasındaki ilişkiyi kurmak için temel bileşen analizi kullanıldı.

      Git: 2. Sonuçlar ve Tartışma
      2.1. Ekstrelerdeki Verim, Polifenolik Bileşiklerin İçeriği ve Mineral Bileşimi
      2.1.1. Ekstraksiyonların Verimi
      Bitki materyalinden ekstraksiyon verimi, değişen polaritelere sahip solventlerin tipine, ekstraksiyon süresi ve sıcaklığına, numune-çözücü oranına ve ayrıca numune bileşenlerinin kimyasal bileşimine ve fiziksel özelliklerine bağlıdır. İncelenen ekstraktların hazırlanması için, çevre açısından iyi huylu ve insan sağlığına nispeten güvenli olarak kabul edilebilecekleri için su ve %70 etanol seçilmiştir. Pop ve ark. [ 13 ], ekstraksiyon için %80 etanol kullanıldığında en yüksek verimi sağladığını gösterdi, endüstriyel ölçekte ekstraksiyonun genellikle bu solvent ile yapıldığını akılda tutarak araştırmamızda %70 etanol kullandık. Geleneksel uygulamaların su infüzyonlarını içerdiği göz önüne alındığında, deneyimizde kullanılan ikinci çözücü su olmuştur.14 ].

      Gösterilen sonuçlara göre Şekil 1, bir Soxhlet ekstraksiyonunda %70 etanol kullanıldığında ekstraksiyon verimi en yüksekti (MFES %61.35, MLES %33.96). Aynı çözücüyle, ancak maserasyon uygulanarak (MFEM %13.10, MLEM %16.09) önemli ölçüde daha düşük verimler elde edildi. Çözücü olarak su ile elde edilen ekstraksiyon verimi, maserasyon ile elde edilen verimden (%70 etanol ile) daha yüksekti, ancak Soxhlet ekstraksiyonu ve %70 etanol ile karşılaştırıldığında daha düşüktü (sırasıyla MFEI ve MLEI'de %50.25 ve %23.51). Aynı solventin kullanıldığı soğuk maserasyona kıyasla Soxhlet ekstraksiyonunun avantajı, ekstraksiyon sıcaklığının arttırılmasının ekstraktiflerin çözünürlüğünü artırabileceğini ve bunun da verimde bir artışa yol açabileceğini göstermiştir. Suyun ekstraksiyonuna kıyasla %70 etanol ile Soxhlet ekstraksiyonundan kaynaklanan daha iyi kuru madde verimleri, muhtemelen bitki materyali tamamen tükenene kadar solventin sirkülasyon akışının bir sonucuydu. Etanol ile maserasyona kıyasla su ekstraksiyonu kullanıldığında daha iyi ekstraksiyon verimi, içinde istenen polifenolik bileşenlerin yanı sıra proteinler ve karbonhidratlar gibi diğer bileşenlerin de çözüldüğü bir çözücü olarak suyun daha düşük seçiciliğinin sonucu olabilir.
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı moleküller-23-01864-g001.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Şekil 1
      Ekstraksiyon verimleri (%): MLES— Soxhlet tarafından elde edilen Myrtilli yaprak özü; MFES— Soxhlet tarafından elde edilen Myrtilli fructus özü; MLEM— Maserasyon yoluyla elde edilen Myrtilli yaprak özü; MFEM— Maserasyon yoluyla elde edilen Myrtilli fructus özü; MLEI— İnfüzyon yoluyla elde edilen Myrtilli folium özü; MFEI— İnfüzyonla elde edilen Myrtilli fructus özü.

      2.1.2. Toplam Fenolik İçerik
      Bu çalışmada, güncel literatür verilerinden antidiyabetik potansiyele sahip olduğu bilinen fenolik bileşiklerin varlığını araştırdık [ 15 , 16 ]. Bizim çalışmamızda (şekil 2a), yaprak ekstraktlarında bulunan TP içeriği, 173.19 ila 217.59 mg GAE/g (sırasıyla MLES ve MLEM'de) ve meyve ekstraktlarında 53.95 ila 69.32 mg GAE/g (sırasıyla MFEI ve MFEM) arasındaydı. ), Vučić ve diğerleri tarafından bulunan TP içeriği ile uyumluydu. [ 17 ]. Örneklerimizde, TT (şekil 2b) yapraklardaki (MLES'de %6,49'dan MLEM'de %9,17'ye) ve meyvelerdeki (MFEI'de 0,76'dan MFES'de %2,21'e) içerik, Roslon ve diğerleri tarafından elde edilen değerlerle iyi bir uyum içindeydi. [ 18 ]. TF (şekil 2c) meyve özlerindeki içerik MFEI'de %0.02'den MFEM'de %0.21'e kadar değişirken, yaprak özlerinde TF sırasıyla MLEI, MLEM ve MLES'in %1.46, %2.15 ve %2.38'ini temsil ediyordu. Literatür verileri yaban mersini yaprağı ve meyve özütlerindeki flavonoid konsantrasyonunun etanolde su özütlerinden daha yüksek olduğunu ortaya koydu [ 17 ]. Ayrıca aynı yazarlar, etanol ve su yaprağı ekstraktlarının meyve ekstraktlarına kıyasla TP ve TF bileşikleri açısından önemli ölçüde daha zengin olduğunu bulmuşlardır. Bu çalışmada sunulan veriler, diğer bazı literatür verilerinin yaban mersini yaprağı ekstraktlarındaki ortalama flavonoid içeriğinin önemli ölçüde daha düşük olduğuna işaret ettiği akılda tutularak, belirtilen literatüre benzerdi [ 18 ]. Prosiyanidinler ve antosiyaninler durumunda (şekil 2d) Meyve ekstraktlarında en yüksek içerik MFEM'de (sırasıyla %2,36 ve %0,06) bulunurken, en düşük içerik MFEI'de görülmüştür. İncelenen meyve ekstraktlarında belirlenen düşük antosiyanin içeriği, kuruduktan sonra antosiyanin içeriğinin azaldığını belirten yayınlanmış verilere uygundur [ 18 ]. Tüm ekstraktlar arasında TP, TT, TF içeriği açısından önemli fark gözlendi ( p < 0.01). Ayrıca prosiyanidinler ve antosiyaninler içeriğinde de meyve ekstraktlarında önemli farklılık bulunmuştur ( p < 0.01).
      Bir resmi, illüstrasyonu vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı moleküller-23-01864-g002.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      şekil 2
      ( a ) toplam fenolik bileşiklerin (TP) içeriği ; ( b ) toplam tanenler (TT); ( c ) toplam flavonoidler (TF); ( d ) araştırılan ekstraktlardaki toplam prosiyanidinler ve toplam antosiyaninler.

      2.1.3. HPLC Analizi
      Araştırmamızda, on sekiz ayrı fenolik bileşiğin ve altı tanımlanmamış kuersetin, klorojenik asit ve stilbenoid türevinin varlığını doğruladık.Figür 3, Ek Malzemedeki Tablo S1 ). Bahsedilen fenolik bileşiklerin tanımlanması, bazı fenoliklerin tip 2 diyabet riskini azaltabileceği ve buna bağlı olarak artan mikrovasküler ve makrovasküler etki riskini dikkate alarak önemliydi [ 15 , 16 ]. Yaban mersini içinde bireysel fenolik bileşiklerin varlığı çeşitli çalışmalarda bildirilmiştir [ 2 , 5 , 6 , 14 , 19 , 20]. Fenolik bileşiklerin farklı içerikleri, farklı abiyotik çevresel faktörlerin (sıcaklık, su eksikliği, sulama ve besin stresi) veya kullanılan farklı ekstraksiyon prosedürlerinin etkisiyle açıklanabilir.
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı moleküller-23-01864-g003a.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Bir resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı moleküller-23-01864-g003b.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Figür 3
      İncelenen ekstraktların ve 325 nm'de tanımlanan fenolik bileşiğin HPLC kromatogramları: ( a ) MFES; ( b ) MFEM; ( c ) MFEI; ( d ) MLES; ( e ) MLEM; ( f ) MLEI. (* Gallik asit ve pirogallol ayrımı da MLES, MLEM ve MLEI'de 260 nm'de sunuldu). İncelenen ekstraktlarda fenolik asitlerin varlığı (Figür 3, Ek Malzemedeki Tablo S1 ) anlamlıydı. Bahadoran ve arkadaşlarının yaptığı çalışmaya göre bu bulgu önemli olabilir. [ 21], fenolik asitlerin, başlıca yaygın oral hipoglisemik ilaçlar olan metformin ve tiazolodinedion ile karşılaştırılabilir performansla glukoz alımını uyardığını ortaya koydu. Yaprak özütlerindeki baskın fenolik asit, MFEI ve MFEM'de sırasıyla 1.82 ila 2.48 mg/g arasında değişen içerikle, meyve özütlerinde de tanımlanan klorojenik asittir (MLEM'de 45.51'den MLEI'de 59.70 mg/g'ye). Tüm yaprak ve meyve özlerinde protokateşik asit tespit edildi (MLEM'de 1.40'tan MLEI'de 1.74 mg/g'ye ve MFEI'de 1.10'dan 1.42 mg/g MFEM'e). İncelenen tüm ekstraktlarda bulunan ancak daha düşük miktarlarda bulunan belirlenen polifenol asitler gallik, kafeik, p- kumarik, sinapik ve ferulik asittir. MFES'de neoklorojenik asit tespit edilmedi. Klorojenik içeriği, pMeyve özlerimizdeki kumarik, kafeik, gallik ve ferulik asitler, Slovenya menşeli meyveler için daha önce bildirilen verilerle karşılaştırıldığında daha yüksekti [ 6 ]. MFES ve MFEI arasındaki sinapik asit durumu hariç, tanımlanan tüm fenolik asit içeriğinde tüm ekstraktlar arasında önemli bir fark ( p < 0.01) bulduk. Fenolik asitlerin antidiyabetik potansiyeli, pankreas β-hücresinde GLUT2 ekspresyonunu artırarak ve ekspresyonu artırarak ve GLU4'ün translokasyonunu teşvik ederek glikoz taşıyıcı (GLUT) üzerindeki modülatör etkilerine bağlanabilir. Literatür verilerine dayanarak, fenolik asitler , Na + -Ca 2 +' yı inhibe ederek Na + ve Ca2 + iyonlarının akışını uyarabilir.eşanjör, böylece Ca2 + 'nın iç zara akışını uyararak membran depolarizasyonuna ve oksidatif fosforilasyon yoluyla adenosin trifosfat sentezinin aktivasyonuna yol açar. Bu mekanizma, insülin sekresyonunun uyarılmasını içeriyordu [ 15 ].

      Flavonoidler durumunda (Figür 3, Ek Malzemede Tablo S1 ), yaprak özlerinde izokersetin (MLES'de 9.92'den MLEI'de 16.20 mg/g'ye), kersetin (MLEI'de 1.16'dan MLES'de 7.27 mg/g'ye), rutin (4.73'ten MLEI'ye) MLEM'den MLEI'de 5,31 mg/g'a), hiperosid (MLEI'de 2,38'den MLEI'de 2,55 mg/g'ye), kaempferol-3- O -glukozit (MLES'de 1,38'den MLEI'de 1,60 mg/g'ye) ve kaempferol (0,03'ten) MLEI'de 0,26 mg/g'ye MLES'de). Bu flavonoid içeriğindeki önemli fark, yaprak ekstraktları arasında bulundu ( p < 0.01). Quercetin (MFEI'de 0,07'den 0,46 mg/g MFES'e), hiperosid (MFEI'de 0,17'den MFEM'de 0,34 mg/g'ye), kaempferol-3- O-glukoside (MFEI'de 0.05'ten MLEM'de 0.15 mg/g'ye kadar) ve izokersetin (0.31 mg/g'ye kadar) meyve özlerinde bulundu. MFEM ve MFEI örnekleri arasındaki izokersetin içeriği dışında, belirtilen tüm flavonoid içeriği meyve özleri arasında ( p < 0.01) önemli farklılık göstermiştir . Yaprak ve meyve ekstraktlarında belirlenen quercetin içeriği, Hokkannen ve ark. [ 22 ] ve Moze et al. [ 6 ]. Bljajic ve ark. tarafından elde edilen tarihe uygun olarak yaprak ekstraktlarımızda Kaempferol tespit edilmiştir. [ 19 ], Hokkanen ve ark. [ 22 ] bu bileşik bulunamadı. Meyve örneklerimizde rutin bulunmazken, bu flavonoid Sloven meyvelerinde tespit edilmiştir.6 ]. Piparo et al. [ 23 ], diyet karbonhidratlarının glikoza sindirilmesinden sorumlu olan insan a-amilazının inhibisyon potensinin, flavonoid iskeletinin B halkası üzerindeki hidroksil gruplarının sayısı ile ilişkili olduğunu gösterdi. İn vitro çalışmalardan elde edilen sonuçlar, kuersetin, izokersetin ve hiperosidin, 5'-adenozin monofosfatla aktive olan proteinin (AMPK) aktivasyonu ile ilişkili mekanizmalar yoluyla iskelet kasında GLUT4 translokasyonunu ve ekspresyonunu uyardığını göstermiştir [ 16 ]. Anti-diyabetik ilaçlar için ana hedef olan AMPK aktivasyonunda polifenollerin etkisinin metforminden 50-200 kat daha fazla olduğu bildirilmiştir [ 21].]. Rutin ve kaempferol ayrıca glikoz alımını uyarır. Karbonhidratların sindiriminden sorumlu enzimlerle etkileşime girme kabiliyetine sahip olduğu gösterilen numunelerimizde adı geçen flavon ve flavonollerin varlığı göz önüne alındığında, geleneksel olarak kullanılan yaban mersininin şeker hastalığının önlenmesi ve tedavisinde geleneksel olarak kullanılan yaban mersini olabileceği varsayılmıştır. gerekçesi var.

      Bizim çalışmamızda epikateşin literatür verileriyle uyumlu olarak sadece yaprak ekstraktlarında (MLEI'de 4,38'den MLES'de 5,75 mg/g'ye) bulunmuştur [ 22 ]. Daha önce yapılan araştırmalar yaban mersini meyvesinde de varlığını ortaya çıkarmıştı [ 6 ]. Pyrogallol sadece yaprak özlerinde tespit edildi (MLEM'de 2.45'ten MLES'de 3.46 mg/g'ye). Epikateşin ve pirogallol içeriğinde yaprak ekstraktları arasındaki önemli fark ( p < 0.01) fark edildi. Araştırmamız, hem yaprak hem de meyve özlerinde prosiyanidin varlığını ortaya çıkardı (Figür 3, Ek Malzemedeki Tablo S1 ). İncelenen tüm ekstraktlarda prosiyanidin içeriğinde önemli bir fark vardı ( p < 0.01). Epikateşin, pirogallol ve prosiyanidinlerin β-hücrelerini hiperglisemi ve oksidatif hasardan koruma yetenekleri olduğu biliniyordu. Fenoliklerin oral yoldan verilmesi, oksidatif stresin azaltılması, doğal antioksidan sistemin güçlendirilmesi ve lipid peroksidasyonunun inhibisyonu yoluyla serum glukozu ve β-hücresinin canlılığı üzerinde olumlu etkilere sahipti [ 21 ]. Bu çalışmada varlığı kontrol edilmesine rağmen, yaban mersininin de bu bileşiği içerdiği yayınlandığı için kateşini tespit etmedik [ 6 , 22 ].

      Tüm yaban mersini ekstraktlarında stilbenler tespit edildi (Figür 3, Ek Malzemedeki Tablo S1 ). Yaprak ekstraktlarındaki resveratrol içeriği MLEM'de 4.60'tan MLES'de 5.15 mg/g'ye kadar iken, meyvelerde MFEI'de 0.01 ila MFEM'de 0.07 arasında değiştiği bulundu. Resveratrol içeriğindeki tüm ekstraktlar arasındaki anlamlı fark fark edildi ( p < 0.01). Yabanmersini yapraklarında resveratrol varlığına dair bir rapor bulunmamaktadır. Ancak yaban mersini meyvelerindeki resveratrol içeriğine ilişkin önceki veriler bizimkinden daha düşüktü [ 6 ]. Bazı deneysel ve in vitro çalışmalar, resveratrolün glukoz toleransını iyileştirme, β-hücre kaybını hafifletme ve pankreatik adacıktaki oksidatif stresi azaltma potansiyeline sahip olduğunu göstermiştir [ 21 ].

      2.1.4. Metal İçeriği
      Sonuçlarımıza göre, su yaprak ve meyve ekstraktları (MFEI ve MLEI), etanol ekstraktlarından daha fazla Mn, Zn, K, Mg, Ca, Cr ve Cd içermektedir. Öte yandan etanolde Cu ve Pb içeriğinin su ekstraktlarına göre daha yüksek olduğu belirlendi. Su meyve özleri önemli miktarda Fe ve As içerirken, yapraklarda bu metaller MLEM'de en yüksek miktarda mevcuttu ( Ek Malzemede Tablo S2a ). Literatür verilerine dayanarak, incelenen ekstraktlarda belirlenen farklı metal miktarları ekstraksiyon ortamına bağlı olabilir. Ayrıca, ekstraksiyon işleminin süresi ve sıcaklığı, metal profilini ve miktarını büyük ölçüde etkilemiştir. Metallerin içeriği ( Ek Malzemedeki Tablo S2) yaprak özütlerinde, Reimann ve ark. tarafından araştırılan Kuzey ve Orta Avrupa ülkelerinden elde edilen yaprak özütleri için elde edilen sonuçlara benzerdi. [ 9 ] ve Kozanecka ve ark. [ 8 ]. Ek olarak, meyve özlerimizdeki metal konsantrasyonu, Demczuk ve Garbiec [ 7 ] tarafından sunulan sonuçlarla iyi bir uyum içindeydi .
      Yaban mersini incelenen örneklerde Cr, Mg, Zn, Mn, Fe, Cu, K ve Ca'nın önemli varlığı, yaban mersini yaprak ve meyvelerinin antidiyabetik potansiyeli olan ilaçlar olarak geleneksel uygulamaları ile bağlantılı olarak büyük önem taşıyabilir. Birçok araştırma çalışmasında makro ve eser elementlerin diabetes mellitus ile doğrudan ilişkileri gözlemlenmiştir [ 24 , 25 ]]. İnsülinin kan şekerini düşürme üzerindeki etkisinin Cr, Mg, V, Zn, Mn, Mo, Se, Fe, Cu, K ve Ca gibi bazı temel elementlerden etkilendiği bildirilmiştir. İnsülin etkisini artıran metallerin önerilen mekanizması, glikoz metabolizmasında yer alan enzim sistemleri için kofaktörler veya bileşenler olarak hizmet eden, insülin duyarlılığını artıran ve doku peroksidasyonunu önleyen antioksidanlar olarak görev yapan insülin alıcı bölgelerinin aktivasyonunu içerir. Ayrıca çeşitli iz ve makro elementler alter diabetes mellitus ve bu elemanların metabolizma patogenezinde belirli rolleri vardır ve [bu hastalığın ilerleme olabileceği bildirilmiştir 24]. Temel elementlerin eksikliği ve Pb, Cd ve As gibi toksik metallere maruziyetin artması durumunda vücut, temel elementler yerine toksik kullanmaya eğilimlidir. Bu toksik metaller, diyabetik hastaların biyolojik örneklerinde yükselir ve organ fizyolojisi ve fonksiyonlarını bozarak bireyin sağlık durumunu olumsuz etkiler [ 25 ].

      En yüksek K, Ca ve Mg konsantrasyonu MLEI'de saptanırken, en düşük konsantrasyon MFEM'deydi. K konsantrasyonu 6.01 ± 0.10 ila 17.22 ± 0.02 mg/g, Ca 0.383 ± 0.005 ila 5.94 ± 0.02 mg/g ve Mg 0.397 ± 0.007 ila 3.83 ± 0.02 mg/g idi. Mg, Ca ve K içeriğinde tüm ekstraktlar arasında önemli fark vardı ( p < 0.01). Bu makro elementler, insülin duyarlılığını, yanıt verme yeteneğini ve insülin salgılanmasını iyileştirdi. Ca akısındaki herhangi bir değişiklik, β-hücre salgılama fonksiyonu üzerinde olumsuz etkilere sahip olabilirken, K tükenmesi, glikoz toleransının azalmasına neden olabilir [ 24].]. Mg, hücre zarının glikoz taşıma mekanizmalarında ve karbonhidrat oksidasyonunda çeşitli enzimlerde bir kofaktördür. Aynı zamanda, insülin salgılanmasında, insülinin tirozin kinazı aktive etme kabiliyetini bağlamada ve arttırmada çoklu seviyelerde yer alır [ 25 ]. Bu nedenle, sonuçlarımız, incelenen ekstraktlarda belirtilen makro elementlerin önemli bir miktarının metabolik süreç bozulmalarında yararlı etkileri olabileceğini göstermiştir.

      Çalışmamızda Mn konsantrasyonları, MFES'de 42.85 ± 0.10'dan MLEM'de 1210 ± 2 µg/g'ye, Fe'nin MFEM'de 5.90 ± 0.05'ten MFEI'de 37.6 ± 0.2 µg/g'ye, Cu konsantrasyonları MFEI'de 1.513 ± 0.010'a kadar değişmektedir. MLES'de 33,31 ± 0,09 µg/g, Zn MFEM'de 6,281 ± 0,007'den MLEI'de 31,48 ± 0,04 µg/g'ye ve Cr, MLEM'de 0,123 ± 0,002'den MLEI'de 1,11 ± 0,03 µg/g'ye. Bu esansiyel metallerin içeriğinde tüm ekstraktlar arasında önemli bir fark vardır ( p < 0.01). Mn bunların daha sonraki kullanım [glukoz ile glukoneojenez içine çeşitli karbonhidrat olmayan bileşiklere dönüştürülmesi önemli bir rol oynar piruvat karboksilaz bir faktör, bir 25]. Cr, kas hücrelerinde GLUT4 translokasyonunu yukarı regüle ederek insülin sinyal yollarını ve metabolizmayı uyararak insülin ve kan glukoz seviyelerini düzenlerken, Cu mitokondrinin elektron taşıma zincirinde yer alan sitokrom oksidazı aktive eder [ 25 ]. Zn taşıyıcısının pankreas β-hücrelerinden insülin sentezi ve salgılanmasında rol oynayan anahtar bir protein olduğu tespit edilmiştir [ 25].]. Bu mineral elementlerden elde edilen sağlık yararları, eksikliklerinin hastalığın gelişimi ve ilerlemesinde ek bir risk faktörü olarak göründüğünün açık bir göstergesidir ve diyabetes mellitus ve komplikasyonlarının patogenezine katkıda bulunur. Bunların doldurulması, glisemik kontrol ve diğer risk faktörlerinin kontrolü ile birlikte diyabetin ilerlemesinin ve komplikasyonlarının önlenmesinde etkili bir terapötik müdahale olabilir. Bu nedenle, bu çalışma, incelenen ekstraktlarla ilişkili belirlenmiş mineral elementlerin gösterilen kayda değer miktarları nedeniyle, glikoz düşürücü ajanlar olarak antidiyabetik bitkilerin etkisinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.

      Örneklerimizde belirlenen toksik metaller Pb, Cd ve As, diabetes mellitus ve komplikasyonlarının gelişimi ve ilerlemesinde ek risk faktörü olabilir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından tıbbi bitkilerde Cd ve Pb için izin verilen limit, As için bir limitin henüz WHO tarafından belirlenmediği göz önünde bulundurularak, sırasıyla 0,3 µg/g ve 10 µg/g idi [ 26 ]. Hesaplanan değerler, tüm araştırma ekstraktlarının bu metalleri limitlerin altında biriktirdiğini göstermiştir ( Ek Malzemede Tablo S2a ). Bulgularımıza göre yaban mersini özlerinin toksikolojik bir riski yoktu. Pb ( p ) içeriğinde tüm ekstraktlar arasında önemli fark vardı.< 0.01). Öte yandan, MFES ve MFEM arasında As içeriğinde ve tüm meyve ekstraktları arasında Cd içeriğinde önemli bir fark bulamadık.

      İnfüzyon/Soxhlet ekstraksiyonu/maserasyonu ile elde edilen yaprak/meyve ekstraktlarının ortalama tüketimi ve elde edilen ortalama verim (Şekil 1), Avrupa Ekonomik Topluluğu normlarına göre günlük mineral alımını (DMI) hesaplamak için 1 g yaban mersini meyvesi ve yaprak özleri aldık [ 27 ]. Sunulan sonuçlar, araştırılan ekstraktların sadece antioksidan fenoliklerin değil, potansiyel bir kaynak olabileceğini ortaya koydu.şekil 2), ancak Mn'den ( Tablo S2b, Ek Malzeme ) değil, aynı zamanda bir nutrasötikler / fonksiyonel gıda. Ayrıca bulgularımıza göre ( Tablo S2b, Ek Materyal ), yaban mersini özlerinin toksikolojik bir riski yoktu.

      2.2. Antioksidan Aktivite
      Reaktif oksijen türleri (ROS) ve reaktif nitrojen türleri (RNS), mitokondriyal solunum zincirinin aktivitesi ve iltihaplanma gibi normal hücresel süreç tarafından sürekli olarak üretilen yüksek oranda reaktif oksitlenmiş moleküllerdir. ROS, süperoksit (O 2− ) ve hidroksil (OH) gibi serbest radikalleri ve hidrojen peroksit (H 2 O 2 ) gibi serbest olmayan radikalleri içerir . Reaktif nitrojen türleri, nitrik oksit (NO) ve nitrojen dioksit (NO 2 − ) gibi serbest radikalleri ve peroksinitrit (OONO − ) gibi serbest olmayan radikalleri içerir.). Oksidatif stres, antioksidan ve prooksidan dengesindeki herhangi bir bozukluk olarak tanımlanabilir ve antioksidan savunma sistemi tarafından reaktif türlerin (RS) üretiminin artması ve/veya azalması nedeniyle oluşur. Oksidatif hasarı önlemek için fazla RS'nin hücrelerden elimine edilmesi önemlidir. Hücrelerin veya dokuların oksidatif strese dayanma yeteneği, büyük ölçüde, genel antioksidan savunma sisteminin, ROS'un fizyolojik rollerinden ödün vermeden fazla RS'yi temizleme etkinliğine bağlıdır [ 28].]. Antioksidan enzimler arasında süperoksit dismutaz (SOD), glutatyon peroksidaz (GPx) ve katalaz (CAT) bulunur ve bunların tümü bu oksidanları söndürmede ve hücresel hasarı önlemede hayati bir rol oynar. Bu antioksidan enzimlerin seviyesi, diyabette komplikasyonların gelişimi ile ilişkilidir. Bu, en düşük içsel antioksidan savunma seviyelerine sahip olan beta adacıkları için özellikle alakalı ve tehlikelidir [ 29 ]. Diyet antioksidanları olarak bitki polifenolleri, karbonhidrat metabolizmasına katılan enzimlerin konsantrasyonunu normalleştirebilir ve böylece oksidatif değişiklikleri önleyebilir [ 19 ].

      Antioksidan özelliklerini değerlendirmek için, çalışma prensiplerindeki farklılıklar göz önünde bulundurularak, araştırılan ekstraktların antioksidan özellikleri ile ilgili elde edilen sonuçların yorumlanmasında olası bir yanlışlığı önlemek için iki farklı analiz kullanılmıştır. Tüm ekstraktların antioksidan potansiyeli DPPH ve FRAP testleri kullanılarak değerlendirildi. DPPH tahlili, DPPH radikallerini temizlemek için hidrojen bağışlama kapasitesine dayanırken, FRAP tahlili, maddenin Fe 3 +' yı Fe 2+' ya indirgeme kabiliyetini ölçen elektron transferine dayalı bir testtir (sonuçlar mmol Fe 2+ /g olarak ifade edilmiştir). kullanılan ekstraktlar). Su özütlerine kıyasla etanol özütleri, DPPH tahlili ile ölçülen daha yüksek bir antioksidan aktiviteye sahipti (Şekil 4a). IC 50 etanol yaprakları özlerinin değerleri 2.92 sırasıyla 11.94 ug / Mles ve MLEI için mL arasında değişmektedir. Meyve hülasalar İS vardı 50 sırasıyla MFEM ve Mfel için, 105,46 ug / mL 50.82 aralığında değerler. Yaprakları özlerinin aktiviteleri pozitif kontrole benzer, BHT (IC 50 = 6 ug / ml), araştırılmıştır ekstraktlar yüksek antioksidan kapasitesine sahip olduğu anlamına gelir. İncelenen meyve özleri, yaprak özlerine kıyasla uygulanan testler ile ölçülen daha düşük antioksidan potansiyele sahipti (Şekil 4a). Bununla birlikte, araştırılan tüm ekstraktların değerlendirilen antioksidan aktivitesi, erken yayınlanmış verilerle karşılaştırıldığında daha yüksekti [ 2 ]. FRAP testi durumunda, (Şekil 4b), FRAP değerleri MLEI için en düşük (0,0011 mmol/g) ve MLEM için en yüksek (0,0030 mmol/g) iken, meyve özütlerinde FRAP değerleri MFES için 0,0003 mmol/g ile MFES için 0,0014 mmol/g arasında değişmektedir. MFEM, literatürde belirtilenden daha düşüktü [ 5 ].
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı moleküller-23-01864-g004.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Şekil 4
      ( a ) DPPH tahlili ile ölçülen yaprak ve meyve özlerindeki antioksidan aktivite; ve ( b ) FRAP testi. DPPH değerlerinde ( p < 0.01) tüm ekstraktlar arasında anlamlı fark bulduk , FRAP değerlerinde ise MLES-MLEM, MLEM-MLEI, MFES-MFEM arasında anlamlı fark bulundu. Numunelerin etanol ve su ekstraktlarının antioksidan aktivitesinin tahmini için döngüsel voltametri de kullanıldı. Temsili voltamogramlar şurada gösterilmiştir:Şekil 5. Tüm numuneler, ilginç bir şekilde yüksek bir potansiyelde 0 ile 1,2 V arasındaki potansiyel penceresinde iyi tanımlanmış bir oksidasyon tepe noktası sağladı. Karşılık gelen herhangi bir katodik tepe noktasının yokluğu gözlemlendi. Yapılan ölçümler, MFEM ve MFES örneklerinin en düşük antioksidan kapasiteye sahip olduğunu ve benzer bir örnek grubu olarak gruplanabileceğini göstermiştir. Baskın fenolik bileşiğin yokluğunun not edildiği kromatografik ölçümlerle ( Ek Malzemedeki Tablo S1) benzerlik gözlendi . MLEI, MFEI, MLEM ve MLES olarak etiketlenen örnekler ise CV ve daha yüksek antioksidan aktivite kullanılarak benzer davranış göstermiştir. MLEI, MLEM ve MFES numuneleri için iyi tanımlanmış bir tepe noktasının varlığı, fenolik asitlerin daha yüksek mevcudiyetine bağlanabilir [ 30]]. Bu, kromatografik ölçümlerle elde edilen sonuçlara uygundu ( Ek Malzemedeki Tablo S1 ). Elektrokimyasal ölçümlerle antioksidan aktivite, genellikle iki bileşenden birinin görünür ve tanımlanmış oksidasyon pikleri sağladığı oksidasyon eğrisi altındaki alan olarak ifade edildiğinden ve eğri altındaki alana tüm bileşenlerin katkısı vardı [ 11 ]. Sunulan sonuçlara dayanarakŞekil 5, numunelerin antioksidan kapasitesi yaklaşık olarak tahmin edilebilir. Açıkça en yüksek antioksidan kapasiteler, toplam fenolik içerik ve DPPH ölçümleriyle iyi bir uyum içinde olan MLEI, MLEM ve MLES olarak etiketlenen örneklerde bulundu.şekil 2bir ve Şekil 4a). Aksine, MFES ve MFEM numuneleri için elektrokimyasal ölçümlerden en düşük sonuçlar elde edilmiştir. Benzer şekilde aynı numuneler için toplam fenolik içerik testi ile de aynı sonuçlar elde edilmiştir. Görülebileceği gibi, numune MFEI için elektrokimyasal ölçümler, orta bir antioksidan kapasite değeri ortaya çıkardı. Bu, numunenin doğası ve kullanılan testlerin seçimi ile açıklanabilecek diğer test ölçümleriyle uyumlu değildi.
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı moleküller-23-01864-g005.jpg
      Ayrı bir pencerede aç
      Şekil 5
      Örneklerin döngüsel voltamogramları. Çalışma elektrodu BDD elektrodu, destekleyici elektrolit olarak pH 7'de PBS.

      2.3. Polifenolik Bileşiklerin İçeriği ile Mineral Bileşimi ve Antioksidan Aktivite Arasındaki İlişki
      Yaprak ve meyve özlerinin antioksidan aktivitesini polifenolik ve mineral bileşimlerine göre analiz etmek ve elde edilen sonuçları özetlemek için temel bileşen analizi (PCA) yapıldı ( Ek Malzemede Şekil S2a,b ). Meyve özleri (R 2 = 0.7108) için DPPH ve FRAP değerleri ( Ek Malzemede Şekil S2b ve Tablo S3 ) arasında güçlü bir korelasyon bulduk , yaprak özlerinde ( Ek Malzemede Şekil S2a ve Tablo S3 ) aynı korelasyon bulundu. çok zayıf (R 2 = 0.0006). Açıklama, farklı bileşiklerin farklı mekanizmalar yoluyla antioksidan potansiyeline katkıda bulunabileceği, araştırılan ekstraktların kimyasal profili ile bağlantılı olabilir [ 31 ]. TF içeriği (arasında korelasyon ek materyal Şekil S2A ve Tablo S3 DPPH testi (R 'ile ölçülen) yapraklarda ve antioksidan etkinlik 2 sıkı bağlamak deneyleri ile korelasyonu zayıf iken = 0,8466), güçlü, olmak sadece R 2 = 0,1719 . Meyve özleri durumunda, (R, TF içeriği arasındaki korelasyon ve DPPH'yi gerçekleştirilir ve sıkı bağlamak deneyler güçlüydü 2 = 0.996 ve R 2 , sırasıyla = 0,6517). Yaprak ekstraktlarındaki TT içerikleri FRAP ile güçlü bir korelasyon sergilerken (R 2 = 0.882), DPPH değerleri durumunda ise zayıftı (R 2 = 0.104). Meyvelerdeki TT içeriği ile hem DPPH hem de FRAP değerleri arasındaki zayıf korelasyonlar belirlendi (R2 = 0,4898, R ' 2 , sırasıyla = 0,0434). Daha güçlü bir korelasyon antosiyaninler ve prosiyanidinler içeriği (meyve hülasalar için belirlenmiştir Ek Malzeme Şekil S2b ve Tablo S3 DPPH ile birlikte) (R, 2 = 0,8381 R 2 , sırasıyla = 0,5059) sıkı bağlamak değerlerine göre (R, 2 = 0,3085 R 2 = 0.0491, sırasıyla). Meyve özütlerindeki TP içeriği ( Ek Materyalde Şekil S2b ve Tablo S3 ) DPPH deneyleriyle (R 2 = 0.9972) güçlü bir korelasyon gösterirken, FRAP deneyleriyle korelasyon daha zayıftı (R 2 = 0.6617). Bulduk ( Ek Malzemede Şekil S2a ve Tablo S3) yaprak özütlerinde TP ve DPPH (R 2 = 0.4529) ve FRAP (R 2 = 0.5249) değerleri arasında orta düzeyde bir korelasyon . Güçlü bir korelasyonun gözlendiği örneklerde, örneklerde gözlenen antioksidan aktiviteden fenoliklerin büyük ölçüde sorumlu olduğu sonucuna varılabilir. Daha önceki bazı çalışmalara göre, fenolik bileşiklerin yapısında bulunan hidroksil gruplarının, gözlenen antioksidan aktiviteye katkıda bulunabileceği düşünülmüştür [ 32 , 33 ].]. Bununla birlikte, TP içeriği ile antioksidan aktivite arasında güçlü korelasyonların gözlemlenmediği numunelerde, sistemde bulunan ölçülen fenolikler dışında muhtemelen önemli miktarlarda antioksidanlar vardı. Ek olarak, antioksidan kapasite, ekstrakte edilen fenolik bileşikler arasındaki yapıya ve etkileşime de bağlı olabilir [ 34 ]. Yani minerallerin, özellikle de demirin, fenolik bileşiklerle kompleks oluşturarak antioksidan aktivitelerini etkilediği bilinmektedir [ 35 ].

      Fenolik asitlerin antioksidan aktivitesi, karboksil fonksiyonel gruba göre hidroksil gruplarının sayısına ve pozisyonlarına bağlıdır. Yüksek düzeyde antioksidan özellik gösteren trihidroksile gallik asit [ 32 ] durumunda olduğu gibi, artan hidroksilasyon derecesi ile artar ( Ek Malzemedeki Tablo S4 ). Yaprak ve meyve özlerinde tanımlanan fenolik asitler, çoğunlukla DPPH veya FRAP antioksidan aktivitesi ile iyi bir korelasyona sahipti (R 20,5641'den 1'e kadardı. İlginç bir şekilde, fenolik halka üzerindeki 3,4-dihidroksilasyon pozisyonu ve propenoik yan zincirdeki ek konjugasyon nedeniyle kafeik asidin daha yüksek antioksidan aktiviteye sahip olduğu beklentisine rağmen, rezonans yoluyla aromatik halka ve propenoik arasındaki elektron delokalizasyonunu kolaylaştırabilir. grubunda [ 33 ], elde edilen sonuçlar, incelenen meyve özleri örneklerindeki kafeik asit içeriği ile antioksidan aktivite (R 2 < 0.5) arasında zayıf bir korelasyon gösterdi . Burada dikkate alınması gereken bir diğer önemli nokta, ek bileşenlere bağlı olarak sistem içinde meydana gelebilecek olası sinerjistik veya antagonistik etkilerin yanı sıra fenolik bileşikler ve bitki matrisinin fiziksel ortamları arasındaki etkileşimler olabilir [36 ].

      Tespit flavonoidler türevleri ( ek materyal Tablo S4 yapraklar ve meyveler ekstrelerinde) DPPH veya FRAP (R ile güçlü bir korelasyon göstermiştir 2 0.7347 den 0.9903 idi). C2-C3 ve 3-OH, quercetin ve kaempferol'de çift bağlarla katekol parçasının kombinasyonunun son derece aktif bir serbest radikal süpürücü ajanlar sağlayabildiği akılda tutularak [ 32 ]. Çalışmamızda, yaprak ekstraktlarından elde edilen kersetin, antioksidan özellikler ile güçlü bir korelasyon (R 2 = 0.9355) sergiledi . İncelenen tüm özlerde resveratrolün ( Ek Malzemedeki Tablo S4 ) DPPH (R 2 ) ile güçlü bir korelasyonu olduğunu bulduk.0,7266 ila 0,998) idi. Resveratrol, serbest radikalleri yakalamak için alışılmadık derecede güçlü bir yetenek gösterir. Bu özellik, molekülde aromatik halkaların ve bir çift bağın varlığı kadar üç hidroksil grubunun varlığı ile ilgilidir [ 37 ]. Deneysel çalışmalar, hidroksil gruplarının çıkarılmasını veya -OCH ile yerine teyit 3 bileşiğinin antioksidan özellikleri bir kayba grup sonuçları. Bu (R FRAP tahlili ile pirogalol arasında güçlü bir korelasyon bulundu 2 0.8095 idi). Pirogallol ve gallik asit konjuge türevleri, daha yüksek moleküler ağırlıkları ve aromatik halkaların yüksek derecede hidroksilasyonu nedeniyle, yüksek antioksidan potansiyel sergileyebilir [ 38].], belirlenen antioksidan potansiyeli ile bulunan korelasyon tarafından doğrulandı.

      Meyve özütlerinde belirlenen tek tek metallerin ( Ek Malzemedeki Tablo S5) daha güçlü korelasyonu, FRAP değerlerine kıyasla DPPH değerleri için kurulmuştur. Aynı durum yaprak ekstraktlarında bulunan Mn, Cu, Mg, Ca, K ve Pb içerikleri için de geçerliyken, As, Cd, Ni, Cr, Zn ve Fe FRAP değerleri ile güçlü bir korelasyon sergilemiştir. Yaprakları özlerinin (in ek malzeme Tablo S5 ), (ayrı Pb) tespit metaller DPPH ve sıkı bağlamak testleri (R tarafından belirlenir antioksidan aktivitelerinin güçlü bir korelasyon vardı 2 , 0.9997 ile 0.7016 idi) en metalleri ise meyve hülasalar orta ya da zayıf bir korelasyon (R vardı 2 0.1599 den 0.672 idi).

      Yaprak ekstraktlarındaki toplam temel metal içeriği ile DPPH testi (R 2 = 0.8563) ile ölçülen antioksidan aktivite arasında güçlü bir korelasyon bulduk ( Ek Malzemede Şekil S2a ve Tablo S6 ), meyve ekstraktlarında korelasyon orta düzeydeydi. (R, 2 = 0,5219). Öte yandan, yaprak ekstraktlarında belirlenen toksik metaller ile FRAP değerleri arasında yüksek bir korelasyon gözlenirken (R 2 = 0.8933) meyve ekstraktlarındaki toksik metal içeriği ile FRAP ve DPPH arasındaki korelasyon benzer (R 2 = 0.9221) bulundu.

      Git: 3. Malzemeler ve Yöntemler
      3.1. Malzemeler
      3.1.1. kimyasallar
      Analitik dereceli reaktifler asetat tamponu, 2,4,6-tripiridil-s-triazin (TPTZ), HCl, FeCl 3 , Folin-Ciocalteu reaktifi,2,6-di- tert -butil-4-metilfenol (BHT), n - bütanol (BuOH), aseton, etil asetat, sodyum bikarbonat, 1,1'-difenil-2-pikrilhidrzil (DPPH), mutlak etanol (%96, v / v ) ve metanol Sigma-Aldrich'ten (St. Louis, MO, ABD). Asetonitril, su ve metanol (HPLC derecesi) Merck'ten (Darmstadt, Almanya) satın alındı. Referans HPLC standartları, gallik asit, pirogallol, protokateşik asit, klorojenik asit, prosiyanidin B2, vanilik asit, kafeik asit, siringik asit, epikateşin, p-kumrik asit, ferulik asit, sinapik asit, rutin, hiperosid, izokersetin, kaempferol-3- O -glukosid, resveratrol, kuersetin, kaempferol (saflık ≥%99) Extrasynthese'den (Genay, Fransa) satın alındı.

      Metal bileşimi için, tüm kimyasallar analitik saflıktaydı ve Merck tarafından sağlandı. Tüm cam% 10 nitrik asit çözeltisi batırılmış 3 en az 12 saat boyunca ve damıtılmış su ile iyice durulanır. Ultra saf su, bir Milli-Q sisteminden iki kat deiyonize su geçirilerek hazırlandı. ICP-OES ölçümleri için ara çok elemanlı standart çözeltiler hazırlamak için 1.000 g/L majör ve eser element içeren çok elementli stok solüsyonu (Alfa Aesar, Thermo Fisher Scientific, Waltham, MA, ABD) kullanıldı. Elektrokimyasal ölçümler için destekleyici elektrolitin hazırlanmasında kullanılan monosodyum fosfat ve disodyum fosfat (Merck, Darmstadt, Almanya) analitik saflıktaydı ve alındığı gibi kullanıldı.

      3.1.2. Bitki Malzemesi
      Bu çalışmada kullanılan materyal Karadağ, Bjelasica Dağı'nda toplanan kurutulmuş bitki parçalarıdır (yaban mersini meyveleri ve yaprakları). Kupon numuneleri (No VMF_121215 ve VML_111215), tanımlamanın yapıldığı Belgrad Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Botanik Bölümü'nde saklandı. Ekstraksiyondan kısa bir süre önce, numuneler bir elektrikli değirmende öğütüldü (tüm numuneler toz haline getirildi, partiküllerin boyutu 355, Ph. Eur. 9 tarafından tavsiye edildiği gibi).

      3.2. Ekstraksiyon ve Analitik Yöntemler
      3.2.1. Maserasyon, İnfüzyon ve Soxhlet Ekstraksiyonu
      Öğütülmüş meyve ve yaprakların maserasyon ve infüzyon işlemleri, sırasıyla MLEM- Myrtilli folium ve MFEM- Myrtilli fructus özütleri ve MLEI- Myrtilli folium ve MFEI- Myrtilli fructus özütleri sağlayarak aşağıda açıklanan işlemlere göre gerçekleştirilmiştir. Klasik sürekli yöntemi olan Soxhlet'i uygulayarak ekstraksiyon, MLES- Myrtilli folium ve MFES- Myrtilli fructus özütlerini sağladı .

      Maserasyon
      Öğütülmüş bitki materyali (50 g, meyveler ve yapraklar, her biri) 300 mL %70 etanol ile karıştırıldı. Ekstraksiyon, ara sıra karıştırılarak oda sıcaklığında gerçekleştirildi. 72 saat sonra, numune filtre kağıdından süzüldü ve çökelti, 20 mL taze çözücü ile yeniden özümlendi. 48 saat sonra işlem tekrarlandı. Kombine süpernatanlar kuruyana kadar buharlaştırıldı. Ekstraksiyon verimi yüzde olarak ifade edildi.

      Sokslet Ekstraksiyonu
      On g bitki materyali (meyveler ve yapraklar), bir Soxhlet aparatındaki bir Soxhlet yüksüğüne yerleştirildi ve solventin kaynama noktasında 72 saat boyunca 325 mL solvent (%70 etanol) ile özümlendi. Bundan sonra numune oda sıcaklığına soğutuldu ve kuruyana kadar buharlaştırıldı. Ekstraksiyon verimi yüzde olarak ifade edilir.

      infüzyon
      10 g bitki materyali (meyveler ve yapraklar) üzerine kaynar su (150 mL) döküldü, saat camı ile kapatıldı ve 2 dakika daha kaynamaya bırakıldı. Bu süreden sonra kap ısıtıcıdan çıkarılarak üzeri kapatılarak 30 dakika bekletilmiştir. Numune filtre kağıdından süzüldü ve sonra kuruyana kadar buharlaştırıldı. Ekstraksiyon verimi yüzde olarak ifade edilir.

      3.2.2. Toplam Fenolikler, Tanenler, Flavonoidler, Antosiyaninler ve Prosiyanidinler İçeriğinin Belirlenmesi
      Toplam fenolik içeriği Folin-Ciocalteu yöntemi ile belirlendi. Araştırılan MLEI, MLEM, MLES, MFEI, MFEM ve MFES (sırasıyla 0.57, 0.49, 0.56, 0.51, 0.55, 0.62 mg/mL) ekstraktlarının yüz mikrolitre MeOH solüsyonları 0.75 mL Folin-Ciocalteu reaktifi ile karıştırıldı ( önceden distile su ile 10 kat seyreltilmiş) ve 22 °C'de 5 dakika beklemeye bırakılmıştır; Karışıma 0.75 mL sodyum bikarbonat (60 g/L) solüsyonu ilave edildi. 22°C'de 90 dakika sonra, 725 nm'de absorbans ölçüldü. Standart bir eğrinin kalibrasyonu için gallik asit (0-100 mg/L) kullanıldı. Kalibrasyon eğrisi, r > 0.99'da lineer regresyon gösterdi ve sonuçlar, bitki ekstraktlarının kuru ağırlığının (mg GAE/g DW) gramı başına miligram gallik asit eşdeğeri olarak ifade edildi. Toplam fenoliklerin içeriği, üç tayinin ortalamasını sundu.

      TT'nin yüzde içeriği, Avrupa Farmakopesi 9.0'da [ 39 ] açıklanan yöntem kullanılarak hesaplandı . Kısaca, incelenen ekstraktlardan hazırlanan kaynatmalar, post tozu ile muameleden sonra ve muamele edilmeden alkalin ortamda fosfomolibdotungstik reaktif ile muamele edildi. Absorbans, bir HP 8453 UV-VIS spektrofotometresi (Agilent Technologies, Santa Clara, CA, ABD) ile A max 760 nm'de ölçülmüştür. (% Pirogalol olarak ifade taninler yüzdesi (üç değerin ortalaması) ağırlık / ' a ), toplam polifenol absorbans (A farktan hesaplandı 1 ) ve gizleme tozu yüzerilmemiş polifenol (A 2 Aşağıdakiler,) ifade: 62,5(A 1 − A 2 ) × m 2 /(A 3 − m 1 ) m burada 1 , numunenin kütlesi temsil incelenen gram olarak edilmesi; ve m 2 gram, pirogalol kütlesi. TF içeriği, Avrupa Farmakopesi 9.0'da [ 39 ] açıklanan yöntem kullanılarak hesaplandı . Kısaca, numunenin özü, geri akış kondansatörü altında aseton/HCl ile çıkarıldı; AICI 3 etil asetat ile özü çıkarıldı, flavonoid fraksiyonu kompleks λ de, HP 8453, UV-VIS spektrofotometresi ile ölçülmüştür maksimum 425 nm. Hiperosid yüzdesi olarak ifade edilen flavonoid içeriği (üç tayinin ortalaması), aşağıdaki ifade kullanılarak hesaplandı: A × 1,25/m burada A 425 nm'de absorbans ve (m) gram olarak incelenecek ekstraktların kütlesiydi.

      Toplam antosiyanin içeriği, Avrupa Farmakopesi 9.0'da açıklanan prosedüre göre araştırıldı [ 39 ]. Kısaca, incelenen ekstrakt, bir MeOH/HCl karışımı ile geri akış altında hidrolize edildi. Çözeltinin absorbansı, 528 nm'de bir HP 8453 UV-VIS spektrofotometre ile ölçülmüştür. Siyanidin-3-glukozit klorür olarak ifade edilen antosiyaninlerin yüzde içeriği (üç tayinin ortalaması), aşağıdaki ifade kullanılarak hesaplandı:
      A × 5000/(718 × m) burada A, 528 nm'de absorbans ve m, gram olarak incelenecek özütlerin kütlesiydi.

      Prosiyanidinlerin yüzde içeriği, Avrupa Farmakopesi 9.0'da [ 39 ] açıklanan yöntem kullanılarak hesaplandı . Kısaca, incelenen ekstrakt, bir EtOH/HCl karışımı ile geri akış altında hidrolize edildi. Prosiyanidinler, sulu katmandan BuOH ile ayrıldı; absorbans, X max 545 nm'de bir HP 8453 UV-VIS spektrofotometre ile ölçülmüştür. Siyanür klorür olarak ifade edilen prosiyanidinlerin yüzde içeriği (üç tayinin ortalaması), aşağıdaki ifade kullanılarak hesaplandı: A × 500/(75 × m) burada A, 545 nm'de absorbans ve m, gram olarak incelenecek özütlerin kütlesiydi.

      3.2.3. Metal İçeriğinin Belirlenmesi
      Araştırılan MLEI, MLEM, Mles, Mfel, MFEM ve MFES ekstraktları (0.5 g), PTFE küvetler içine aktarıldı ve% 65 7 ml HNO edildi 3 ve 1 mL% 30, H 2 O 2eklendi. Mikrodalga sindirimi bir mikrodalga fırında (Ethos 1, Advanced Microwave Digestion System, Milestone, Sorisole, İtalya) gerçekleştirilmiştir. Sindirim, aşağıdaki program altında gerçekleştirildi: 10 dakika boyunca 180 °C'ye ısınma ve bu sıcaklıkta 15 dakika tutuldu. Bir soğuma periyodundan sonra, numuneler niceliksel olarak ölçülü balona (50 mL) aktarıldı ve damıtılmış su ile seyreltildi. Her numune iki kopya halinde analiz edildi ve her analiz üç kopyadan oluşuyordu. Metal içeriğinin ölçümleri bir model 6500 Duo Endüktif Olarak Birleştirilmiş Atomik Emisyon Spektrometresinde (ICP-OES, Thermo Scientific, Waltham, MA, ABD) gerçekleştirilmiştir.

      3.2.4. HPLC Analizi
      Araştırılan fenolik bileşiklerin "parmak izi", Lichrospher 100RP 18e kolonu ile donatılmış bir Agilent Technologies 1200 HPLC sistemi ile, iki mobil fazın gradyan elüsyonları, yani "A/B" ("A"-0.2M fosforik asit çözeltisi) ile gerçekleştirildi. ve "B" -saf bir asetonitrildir) 1 mL/dk akış hızlarında, fotodiyot dizisi (PDA) algılaması (260, 325 nm'de UV), her zaman 70 dakika içinde. En iyi kombinasyonlar %89-75 A (0-35 dk); %75-60 A (35-55 dak); %60–35 A (55–60 dakika) ve %35–0 A (60–70 dakika). İncelenen numunelerin konsantrasyonları MLEI, MLEM, MLES, MFEI, MFEM ve MFES için sırasıyla 0.42, 0.50, 0.50, 0.44, 0.46, 0.44 mg/mL idi. Enjeksiyondan önce numuneler PTFE membran filtreden süzüldü. Araştırmada kullanılan standart için konsantrasyon şuydu: prosiyanidin B2 için 0.01 mg/mL, izokersetin için 0.15 mg/mL, 0.O -glukoside, vanilik ve neoklorojenik asit ve kaempferol için 0.30 mg/mL, gallik ve protokateşik asit için 0.34 mg/mL, kersetin için 0.36 mg/mL, sinapik asit ve resveratrol için 0.38 mg/mL, epikateşin ve 0.40 mg/mL için rutin, pirogallol için 0,46 mg/mL, kafeik asit için 0,52 mg/mL, klorojenik asit için 0,56 mg/mL, ferulik asit için 0,56 mg/mL, p -kumrik asit için 0,74 mg/ mL.Enjekte edilen standart çözeltilerin hacmi , ayrıca test edilen numune ekstraktları için 4 µL idi.

      Tanımlama, tutma sürelerine ve bindirme eğrilerine dayanıyordu. Spektrum eşleştirme başarılı olduktan sonra, sözde pik saflık testi aracılığıyla tam bir tanımlama elde etmek için ilgili standartlarla artış yapılarak sonuçlar onaylandı. Bu gereksinimleri karşılamayan bu zirveler ölçülmedi. Miktar belirleme, standartlarla harici kalibrasyon ile yapıldı.

      3.3. Antioksidan Aktivitesini Belirleme Yöntemleri
      3.3.1. Radikal Temizleme Etkinliği
      Seyreltilmiş ekstrakt (sırasıyla MLEI, MLEM, MLES, MFEI, MFEM ve MFES için 0,42, 0,50, 0,50, 0,44, 0,46, 0,44 mg/mL konsantrasyonlu 300 µL stok çözeltisi) ve 2,7 mL 0,1 mM etanol DPPH çözeltisi karıştırıldı. Absorbans, karanlıkta oda sıcaklığında 30 dakikalık inkübasyondan sonra, boş olarak etanole karşı 517 nm'de kaydedildi. Serbest radikal temizleme aktivitesi, aşağıdaki formül kullanılarak test çözeltisi yerine etanol içeren kontrol çözeltisine karşı hesaplandı:
      DPPH radikal süpürme kapasitesi (%) = 100 − [(A S − A B ) × 100/ AC ] Bir S , DPPH radikal solüsyonu ile muamele edilmiş ekstraktın etanol solüsyonunun absorpsiyonuydu; A B , DPPH radikal solüsyonu ile işleme tabi tutulmamış ekstraktın etanol solüsyonunun absorpsiyonuydu; Bir Cı- DPPH etanol çözeltisi absorpsiyondu. İnhibisyon yüzdesi numune konsantrasyonuna karşı çizildi ve IC 50 değerleri doğrusal bağlanım analizi ile belirlendi. Pozitif kontrol olarak sentetik antioksidan tert -butil hidroksitoluen (BHT) kullanıldı.

      3.3.2. Demiri Azaltan Antioksidan Güç (FRAP)
      Seyreltilmiş ekstrakt (sırasıyla MLEI, MLEM, MLES, MFEI, MFEM ve MFES için 0,42, 0,50, 0,50, 0,44, 0,46, 0,44 mg/mL konsantrasyonlu 100 µL stok solüsyonu) ve 3,0 mL taze hazırlanmış FRAP reaktifi ( pH 3.6 artı 40 mM HCl, 10 mM TPTZ çözeltisi 2.5 mL artı 20 mM FeC 2.5 mL tampon maddesi 300 mM asetat, 25 ml 3 x 6H 2 O) karıştırıldı. Absorbans, 37°C'de 30 dakikalık inkübasyondan sonra 100 uL'ye benzer solvent içeren bir köre karşı 593 nm'de kaydedildi. FRAP-değeri FeSO kalibrasyon eğrisinden hesaplanmıştır 4 x 7H 2 O Standart çözeltiler, kaplama konsantrasyon aralığı 100-1000 mmol / L ve mmol Fe olarak ifade 2 + / g ekstreler.

      3.3.3. Dönüşümlü voltametri
      Hücre (10 mL), üç elektrotlu bir sistem, bir polieter eter keton (PEEK) gövdesine gömülü bor katkılı elmas (BDD) elektrottan (iç çap 3 mm; Windsor Scientific Ltd., Slough, UK) oluşuyordu. 3 mm'lik bir iç çap, 0.075 Ω cm'lik bir özdirenç ve 1000 ppm'lik bir bor doping seviyesi (tedarikçi tarafından bildirildiği üzere), çalışma elektrotu olarak bir Ag/AgCl (3 M KCl) ve bir referans elektrot olarak bir Ag/AgCl (3 M KCl) ve bir Karşı elektrot olarak Pt tel. İlk ölçüme başlamadan önce, BDD elektrotu deiyonize su ile durulandı ve bir parça nemli ipek bezle ayna benzeri bir yüzey görünümü elde edilene kadar (yüzeyin mekanik olarak zarar görme olasılığı minimumla) hafifçe ovuldu. Daha sonra, 1 MH 2 SO 4'te 180 s boyunca +2 V ayarlanarak anodik olarak ön işleme tabi tutulmuştur.Elektrot yüzeyini temizlemek (herhangi bir yabancı maddeden kurtulmak) ve ardından çalışma elektrodunun hidrojen sonlu yüzeyini yenilemek için 180 saniye boyunca -2 V'de katodik ön işlem. Ölçümlere başlamadan önce ve çalışma gününün sonunda BDD elektrotunun stabilitesini ve avantajlarını doğrulamak için K 4 [Fe(CN) 6 ]/K 3 [Fe(CN) 6 ] çiftindeki potansiyel/akım değişiklikleri izlendi. . Gün içerisinde bu değişimlerin %5'in altında olduğu gözlemlenmiştir. Nötr pH'da fenoliklerin oksidasyonu fizyolojik koşulları taklit ettiğinden numuneler pH 7'de fosfat tamponunda incelenmiştir. Tarama, 100 mV s -1 tarama hızı ile 0 mV ile 1200 mV arasındaki potansiyel aralığında alındı .

      3.4. İstatistiksel analiz
      Tüm deneyler, her ekstrakt için üç kopya halinde yapıldı. İstatistiksel analizler Microsoft Excel 2007 (Microsoft Corporation, Redmond, WA, ABD) ve SPSS Statistics 22.0 (IBM Corporation, Armonk, NY, ABD) program paketleri kullanılarak yapıldı. Veriler, varyans analizi (ANOVA) ve post hoc test olarak Tukey'nin HSD testi kullanılarak analiz edildi. Korelasyon katsayısı regresyon ve korelasyon analizi ile hesaplandı.

      Git: 4. Sonuçlar
      Sonuçlarımız, araştırılan tüm yabanmersini yaprak ve meyve ekstraktlarının fenolik bileşikler açısından zengin olduğunu ve iki spektrofotometrik yöntemle ölçülen iyi antioksidan aktivite gösterdiğini ve sonuçların yapılan döngüsel voltametri testleriyle de uyumlu olduğunu ortaya koydu. Bu araştırma, farklı çözücüler kullanılarak ekstraksiyon yöntemleriyle elde edilen ekstraktlardaki fenolik bileşikler hakkında sistematik ve kapsamlı bilgiler sağlamıştır. Sonuçlar, antioksidan özellikler ve toplam fenolik içerik dikkate alındığında, etanolün su açısından üstün bir çözücü olarak kabul edilebileceğine işaret etti. Bir HPLC yöntemi kullanarak, yaprak ve meyve ekstraktlarında farklı miktarlarda on sekiz ayrı fenolik bileşiğin varlığını doğruladık. En bol klorojenik asit, ardından resveratrol ile protokateşik asit, araştırılan ekstraktlarda önemli miktarlarda izokersetin, quesetin ve hiperosid bulunur. Mevcut literatür verilerine göre, tanımlanan fenolik bileşikler, tip 2 diyabet riskini ve buna bağlı olarak artan mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyon riskini azaltmada rol oynayabilir. Bununla birlikte, incelenen su özütleri, etanol özütlerine kıyasla temel metallerin çoğunluğunu daha yüksek miktarda içeriyordu. İncelenen numunelerde metallerin böyle bir mevcudiyeti, insülin seviyesinin düzenlenmesi için faydalı olarak kabul edilebilir; sonuçlar özellikle Mn için umut vericiydi. Bu bulgular, yaban mersininin antidiyabetik etkileri olan bir bitki olarak geleneksel olarak yerleşik kullanımını açıklamaya katkıda bulunur. Sunulan verilere dayanarak, uygulanan ekstraksiyon yöntemleri, elde edilen ekstraktların, antiglisemik potansiyelleri ile tanınan önemli miktarda değerli maddeler içerdiğini ortaya çıkardı. Daha fazla araştırma, hem fenolikler hem de mineral bileşenlerin optimize edilmiş miktarını sağlayabilen yöntemle elde edilen ekstraktların farmakolojik aktivitesine ilişkin veriler sağlamaya odaklanabilir. Sonuçlarımız, halk hekimliğinde geleneksel kullanımlarına ek olarak, bu bitkinin değerli bir doğal antioksidan kaynağı olabileceğini ve bu nedenle gıda endüstrisi için sentetik katkı maddelerine uygulanabilir alternatifleri temsil eden büyük bir potansiyel olarak kabul edilebileceğini göstermiştir. Daha fazla araştırma, hem fenolikler hem de mineral bileşenlerin optimize edilmiş miktarını sağlayabilen yöntemle elde edilen ekstraktların farmakolojik aktivitesine ilişkin veriler sağlamaya odaklanabilir. Sonuçlarımız, halk hekimliğinde geleneksel kullanımlarına ek olarak, bu bitkinin değerli bir doğal antioksidan kaynağı olabileceğini ve bu nedenle gıda endüstrisi için sentetik katkı maddelerine uygulanabilir alternatifleri temsil eden büyük bir potansiyel olarak kabul edilebileceğini göstermiştir. Daha fazla araştırma, hem fenolikler hem de mineral bileşenlerin optimize edilmiş miktarını sağlayabilen yöntemle elde edilen ekstraktların farmakolojik aktivitesine ilişkin veriler sağlamaya odaklanabilir. Sonuçlarımız, halk hekimliğinde geleneksel kullanımlarına ek olarak, bu bitkinin değerli bir doğal antioksidan kaynağı olabileceğini ve bu nedenle gıda endüstrisi için sentetik katkı maddelerine uygulanabilir alternatifleri temsil eden büyük bir potansiyel olarak kabul edilebileceğini göstermiştir.

      Git: Kısaltmalar
      2,4,6-tripiridil-s-triazin (TPTZ), hidroklorik asit (HCl), demir (III) klorür (FeCl 3 ), 2,6-di- tert -butil-4-metilfenol (BHT), n - bütanol (BuOH), 1,1'-difenil-2-pikrilhidrzil (DPPH), toplam çözelti hacmi başına çözünen hacim ( v / v ), yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC), yüzde (%), litre başına gram ( g / L), İndaktif Atomik Emisyon Spektrometresi (ICP-OES), Myrtilli folium Soxhlet (Mles) ile elde edilen ekstrakt Myrtilli fructus Soxhlet (MFES) ile elde edilen ekstrakt, Myrtilli folium maserasyon (MLEM) ile elde edilen ekstre, Myrtilli fructus ekstrakt elde maserasyon ile (MFEM),İnfüzyonla elde edilen Myrtilli folium özütü (MLEI), Myrtilli fructus özütü infüzyonla elde edilir (MFEI), European Pharmacopoeia 9.0 (Ph. Eur. 9), mililitre (mL), gram (g), saat (h), dakika (dk) , metanol (MeOH), mililitre başına miligram (mg/mL), Santigrat ölçeği (°C), nanometre (nm), litre başına miligram (mg/L), bitki özlerinin gramı başına gallik asit eşdeğerleri kuru ağırlık (mg GAE/ g DW) belirleme katsayısı veya çoklu regresyon (R için çok sayıda belirleme katsayısı 2 ), dalga boyu (λ), maksimum (max), çözeltinin toplam ağırlığına göre ağırlık çözünen ( ağırlık / ' a ), absorbans (A), kütle (m), alüminyum klorür (AlCl 3), toplam fenolikler (TP), toplam tanenler (TT), toplam flavonoid (TF) içeriği, etanol (EtOH), politetrafloroetilen (PTFE), nitrik asit (HNO 3 ), hidrojen peroksit (H 2 O 2 ), dakikada mililitre (ml / dakika), fotodiyot dizi (PDA), mikrolitre (uL), tert- köklerinin% 50 uzaklaştırılmış olan bir t-butil hidroksitoluen (BHT), konsantrasyon (IC 50 ), demir indirgeme antioksidan gücü (sıkı bağlamak), demir ( II) sülfat (FeSO 4 ), litre başına milimol (mmol/L), bor katkılı elmas (BDD), polieter eter keton (PEEK), milimetre (mm), ohm (Ω), milyonda parça (ppm), istatistiksel önem (p), gümüş (Ag), gümüş klorür (AgCl), potasyum klorür (KCl), platin (Pt), volt (V), saniye (s), sülfürik asit (H2 SO 4 ), molarite (M), potasyum hekzasiyanoferrat (II) trihidrat (K 4 [Fe (CN) 6 ]), potasyum hekzasiyanoferrat (III) trihidrat (K 3 [Fe (CN) 6 ]), saniye başına mili volt ( mv/s), döngüsel voltametri (CV), miligram/gram (mg/g), glukoz taşıyıcı (GLUT), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), günlük mineral alımları (DMI), sodyum (Na), 5'-adenozin monofosfat -aktif protein (AMPK), gram başına mikrogram (µg/g), reaktif oksijen türleri (ROS), reaktif nitrojen türleri (RNS), süperoksit (O 2− ), hidroksil (OH), nitrik oksit (NO), nitrojen dioksit (NO 2 − ), peroksinitrit (OONO −), reaktif türler (RS), süperoksit dismutaz (SOD), glutatyon peroksidaz (GPx), katalaz (CAT), mililitrede mikrogram (µg/mL), gramda milimol (mmol/g), temel bileşen analizi (PCA), akım (I), amper (A), potansiyel (E), alüminyum (Al), baryum (Ba), kalsiyum (Ca), potasyum (K), magnezyum (Mg), stronsiyum (Sr), demir (Fe), nikel (Ni), krom (Cr), bakır (Cu), kobalt (Co), arsenik (As), kurşun (Pb), manganez (Mn), kadmiyum (Cd), çinko (Zn).

      Git: Ek Malzemeler
      Ek Materyaller çevrimiçi olarak mevcuttur.
      Ek veri dosyası için buraya tıklayın. (687K, pdf)
      Git: Yazar Katkıları
      Kavramsallaştırma, VMT; Resmi analiz, SB-V., JM, DMS, IA, VV-P. ve VMT; Finansman edinimi, VMT; Soruşturma, SB-V. ve not; Metodoloji, SB-V., JM, DMS ve IA; Denetim, VMT; Yazma—orijinal taslak, SB-V., IA, NB, VV-P. ve VMT

      Git: Finansman
      Eğitim, Bilim ve Teknolojik Geliştirme Bakanlığı (Sırbistan) ve Bilim Bakanlığı (Karadağ), bu çalışmayı “ Vaccinium myrtillus'un fonksiyonel gıda ve dermokozmosötikte ( Vaccinium myrtyllus L) değerli fito-bileşenlerin potansiyel kaynağı olarak kimyasal, biyokimyasal ve mikrobiyolojik karakterizasyonu ile desteklemiştir. ., Ericaceae-eski çare, yeni uygulama)”, (Proje No. 451-03-01414/2016-09/1) ve Eğitim, Bilim ve Teknolojik Geliştirme Bakanlığı, III 45017 numaralı projeler ve OI 172030.

      Git: Çıkar çatışmaları
      Yazarlar tarafından herhangi bir potansiyel çıkar çatışması rapor edilmemiştir.

      Git: Dipnotlar
      Örnek Kullanılabilirliği: Mevcut Değil.

      Git: Referanslar

      1. Javanmardi J., Stushnoff C., Locke E., Vivanco JM İran Ocimum katılımlarının Antioksidan aktivitesi ve toplam fenolik içeriği . Gıda Kimyası 2003; 83 :547–550. doi: 10.1016/S0308-8146(03)00151-1. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      2. Stajčić SM, Tepić AN, Djilas SM, Šumić ZM, Čanadanović-Brunet JM, Ćetković GS, Vulić JJ, Tumbas VT Berry meyvelerinin kimyasal bileşimi ve antioksidan aktivitesi. Acta Dönemi. Teknoloji. 2012; 43 :93–105. doi: 10.2298/APT1243093S. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      3. Lin D., Xiao M., Zhao J., Li Z., Xing B., Li X., Kong M., Li L., Zhang Q., Liu Y., et al. Bitki fenolik bileşiklere ve bunların insan beslenmesindeki ve tip 2 diyabetin yönetimindeki önemine genel bir bakış. Moleküller. 2016; 21 :1374. doi: 10.3390/moleküller21101374. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      4. Sidorova Y., Shipelin V., Mazo V., Zorin S., Petrov N., Kochetkova A. Diyabetik sıçanlarda Vaccinium myrtillus L. yaprağı ve Phaseolus vulgaris L. tohum kabuğu özlerinin hipoglisemik ve hipolipidemik etkisi . Beslenme. 2017; 41 :107–112. doi: 10.1016/j.nut.2017.04.010. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      5. Chu WK, Cheung SCM, Lau RAW, Benzie IFF Bilberry ( Vaccinium myrtillus L.) İçinde: Benzie IFF, Wachtel-Galor S., editörler. Bitkisel Tıp Biyomoleküler ve Klinik Yönleri. 2. baskı. CRC Basın; Boca Raton, FL, ABD: Londra, İngiltere: New York, NY, ABD: 2011. s. 55–73. [ Google Akademik ]
      6. Može S., Polak T., Gašperlin L., Koron D., Vanzo A., Poklar Ulrih N., Abram V. Sloven yaban mersini ( Vaccinium myrtillus L.) ve yaban mersini ( Vaccinium corymbosum L.) J. Tarım. Gıda Kimyası 2011; 59 :6998–7004. doi: 10.1021/jf200765n. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      7. Demczuk M., Garbiec K. Yenilebilir meyvelerde ağır metaller. yaban mersini Vaccinium myrtillus L. vaka çalışması [(erişim tarihi 25 Mayıs 2018)]; Çevre. koruma Nat. Kaynak. 2009 40 :307–312. Çevrimiçi olarak erişilebilir: https://pbn.nauka.gov.pl/polindex-we...2-1c7a32bf4782 . [ Google Akademik ]
      8. Kozanecka T., Chojnicki J., Kwasowski W. Kirlilik içermeyen bölgelerden bitkideki ağır metallerin içeriği. [(25 Mayıs 2018'de erişildi)]; Pol. J. Çevre. Damızlık. 2002 11 :395–399. Çevrimiçi olarak erişilebilir: http://citeseerx.ist.psu.edu/viewdoc...=rep1&type=pdf . [ Google Akademik ]
      9. Reimann C, Koller F., Frengstad B., Kashulina G., Niskavaara H., Englmaier S. birçok bitki türlerinde eleman bileşimin karşılaştırması ve 1,500,000 bölgesinin kendi alt-tabaka 2 Kuzey Avrupa'da alanı. bilim Toplam Çevre. 2001; 278 :87–112. doi: 10.1016/S0048-9697(00)00890-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      10. Dai J., Mumper RJ Bitki fenolikleri: Ekstraksiyon, analiz ve bunların antioksidan ve antikanser özellikleri. Moleküller. 2010; 15 :7313–7352. doi: 10.3390/moleküller15107313. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      11. Lugonja NM, Stankoviç DM, Miličić B., Spasic SD, Marinkoviç V., Vrvić MM Anne sütü kalitesinin elektrokimyasal izlenmesi. Gıda Kimyası 2018; 240 :567–572. doi: 10.1016/j.foodchem.2017.07.164. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      12. Sathishkumar T., Baskar R., Shanmugam S., Rajasekaran P., Sadasivam S., Manikandan V. Tabernaemontana heyneana Duvarının yapraklarından flavonoid ekstraksiyonunun optimizasyonu . L16 Ortogonal tasarımı kullanarak. [(25/05/2018 tarihinde erişildi)]; J. Nat. bilim 2008 6 :10–21. Çevrimiçi olarak erişilebilir : http://www.sciencepub.net/nature/060...442_tsk_ns.pdf . [ Google Akademik ]
      13. Pop M., Lupea AX, Turcus V. Vaccinium meyvelerinden fenolik bileşiklerin ekstraksiyonu üzerine çalışmalar . [(25 Mayıs 2018'de erişildi)]; Rev. Chim. 2008 59 :491-494. Çevrimiçi olarak erişilebilir : http://www.revistadechimie.ro/pdf/POP%20M..pdf . [ Google Akademik ]
      14. Bisset NG, Wichtl M. Bitkisel İlaçlar ve Fitofarmasötikler. 2. baskı. Eczane; Stuttgart, Almanya: 2001. [ Google Akademik ]
      15. Vinayagam R., Jayachandran M., Xu B. Basit fenolik asitlerin antidiyabetik etkileri: Kapsamlı bir inceleme. Fitoster. Araş. 2016; 30 :184-199. doi: 10.1002/ptr.5528. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      16. Vinayagam R., Xu B. Diyet flavonoidlerinin antidiyabetik özellikleri: Bir hücresel mekanizma incelemesi. Nutr. Metab. 2015; 12 : 60. doi: 10.1186/s12986-015-0057-7. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      17. Vučić DM, Petković MR, Rodić-Grabovac BB, Stefanović OD, Vasić SM, Čomić LR Yabanmersininin ( Vaccinium myrtillus L.) in vitro antibakteriyel ve antioksidan aktiviteleri . Afr. J. Mikrobiyol. Araş. 2013; 7 :5130–5136. doi: 10.5897/ajmr2013.2524. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      18. Roslon W., Osinska E., Pioro-Jabrucka E., Grabowska A. Yabani yaban mersini popülasyonlarının morfolojik ve kimyasal değişkenliği ( Vaccinium myrtillus L.) Pol. J. Çevre. Damızlık. 2011; 20 :237-243. [ Google Akademik ]
      19. Bljajic K., Petlevski R., Vujic L., Čačić A., Šoštarić N., Jablan J., Carvalho IS, Končić MZ Vaccinium'un sulu ve hidroetanol özütlerinin kimyasal bileşimi, antioksidan ve a-glukosidaz inhibe edici aktiviteleri mersin yaprakları. Moleküller. 2017; 22 :703. doi: 10.3390/moleküller22050703. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      20. Upton R. Yabanmersini Meyvesi Vaccinium myrtillus L.: Analiz, Kalite Kontrol ve Terapötik Standartları. Amerikan Bitkisel Farmakopesi; Scotts Valley, CA, ABD: 2001. Amerikan bitkisel farmakopesi ve terapötik özet. [ Google Akademik ]
      21. Bahadoran Z., Mirmiran P., Azizi F. Diyabet yönetiminde potansiyel nutrasötikler olarak diyet polifenolleri: Bir inceleme. J. Diyabet Metab. Bozukluk. 2013; 12 : 43. doi: 10.1186/2251-6581-12-43. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      22. Hokkanen J., Mattila S., Jaakola L., Pirttilä AM, Tolonen A. İsveç kirazı ( Vaccinium vitis-idaea L.), yaban mersini ( Vaccinium myrtillus L.) ve melez yaban mersini ( Vaccinium x intermedium Ruthe ) fenolik bileşiklerin tanımlanması L.) bırakır. J. Agric. Gıda Kimyası 2009; 57 :9437–9447. doi: 10.1021/jf9022542. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      23. Piparo EL, Scheib H., Frei N., Williamson G., Grigorov M., Chou CJ Nişasta sindirimini kontrol etmek için flavonoidler: İnsan a-amilazı inhibe etmek için yapısal gereksinimler. J. Med. Kimya 2008; 51 :3555–3561. doi: 10.1021/jm800115x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      24. Arika WM, Ogola PE, Nyamai DW, Mawia AM, Wambua FK, Kiboi NG, Wambani JR, Njagi SM, Rachuonyo HO, Emmah KO, et al. Seçilmiş Kenya antidiyabetik şifalı bitkilerinin mineral element içeriği. reklam Teknoloji Biol. Med. 2016; 4 :160. doi: 10.4172/2379-1764.1000160. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      25. Khan AR, Awan FR Tip 2 diyabetin patogenezinde metaller. J. Diyabet Metab. Bozukluk. 2014; 13 : 16. doi: 10.1186/2251-6581-13-16. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      26. Patel P., Patel NM, Patel PM Bitkisel ilaçların kalite kontrolüne ilişkin yönergeler. [(25 Mayıs 2018'de erişildi)]; Int. J. Res. Ayurveda Ecz. 2011 2 : :1148–1154. Çevrimiçi olarak erişilebilir : http://www.ijrap.net/admin/php/uploads/563_pdf.pdf . [ Google Akademik ]
      27. Avrupa Ekonomik Topluluğu (EEC) Komisyonu Direktifi 2008/100/EC. Tavsiye edilen günlük alımlar, enerji dönüşüm faktörleri ve tanımlarla ilgili olarak gıda maddelerinin beslenme etiketlemesine ilişkin Konsey Direktifi 90/496/EEC'de Değişiklik Yapılması. [(25 Mayıs 2018'de erişildi)]; Kapalı. J.Eur. Komün. 2008 L285 :9–12. Çevrimiçi olarak erişilebilir: https://eur-lex.europa.eu/legal-cont...LEX:32008L0100 . [ Google Akademik ]
      28. Erejuwa OO Diabetes mellitusta oksidatif stres: Hipoglisemik ilaçların ve/veya antioksidanların rolü var mı? İçinde: Lushchak V., editör. Oksidatif Stres ve Hastalıklar. InTech Açık; Londra, Birleşik Krallık: 2012. s. 217–246. [ Google Akademik ]
      29. Moussa SA Diabetes mellitusta oksidatif stres. [(25 Mayıs 2018'de erişildi)]; ROM. J. Biyofiz. 2008 18 :225–236. Çevrimiçi olarak erişilebilir: http://rjb.ro/articles/214/samou.pdf . [ Google Akademik ]
      30. Puangjan A., Chaiyasith S. Gallik asit, kafeik asit ve protokateşik asit doğal antioksidanlarının eşzamanlı tayini için verimli bir ZrO 2 /Co 3 O 4 /indirgenmiş grafen oksit nanokompozit elektrokimyasal sensör. Elektrokimya. Acta. 2016; 211 :273–288. doi: 10.1016/j.electacta.2016.04.185. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      31. Zugic A., Djorđevic S., Arsic I., Markovic G., Zivkovic J., Jovanovic S., Tadic V. Vrujci Spa, Sırbistan'dan seçilmiş 10 bitkide antioksidan aktivite ve fenolik bileşikler. Sanayi Mahsulleri Prod. 2014; 52 :519–527. doi: 10.1016/j.indcrop.2013.11.027. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      32. Balasundram N., Sundram K., Samman S. Bitkilerdeki fenolik bileşikler ve tarımsal sanayi yan ürünleri: Antioksidan aktivite, oluşum ve potansiyel kullanımlar. Gıda Kimyası 2006; 99 :191–203. doi: 10.1016/j.foodchem.2005.07.042. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      33. Wojdyło A., Oszmianski J., Czemerys R. Seçilen 32 bitkide antioksidan aktivite ve fenolik bileşikler. Gıda Kimyası 2017; 105 :940-949. doi: 10.1016/j.foodchem.2007.04.038. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      34. Chew KK, Ng SY, Thoo YY, Khoo MZ, Wan Aida WM, Ho CW Etanol konsantrasyonunun, ekstraksiyon süresinin ve ekstraksiyon sıcaklığının, Centella asiatica ekstraktlarının fenolik bileşiklerin geri kazanımı ve antioksidan kapasitesi üzerindeki etkisi . [(25 Mayıs 2018'de erişildi)]; Int. Gıda Araş. J. 2011 18 :571–578. Çevrimiçi olarak erişilebilir : http://www.ifrj.upm.edu.my/1820(02)%202011/(15)%20IFRJ-2010-085.pdf . [ Google Akademik ]
      35. Lianda RLP, Sant´ Ana LDO, Echevarria A., Castro RN Brezilya balları ve özlerinin antioksidan aktivitesi ve fenolik bileşimi. J. Braz. Kimya Soc. 2012; 23 :618–627. doi: 10.1590/S0103-50532012000400006. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      36. Rodrigues E., Poerner N., Rockenbach II, Gonzaga LV, Mendes CR, Fett R. Brezilya'da yetişen yaban mersini çeşitlerinin fenolik bileşikleri ve antioksidan aktivitesi. Cienc. Teknoloji. Besin. 2011; 31 :911-917. doi: 10.1590/S0101-20612011000400013. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      37. Gerszon J., Rodacka A., Puchala M. Resveratrolün antioksidan özellikleri ve nörodejeneratif hastalıklarda koruyucu etkileri. reklam Hücre Biol. 2015; 4 :97-117. doi: 10.2478/acb-2014-0006. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      38. Koleckar V., Kubikova K., Rehakova Z., Kuca K., Jun D., Jahodar L., Opletal L. Sağlığı etkileyen antioksidanlar olarak yoğunlaştırılmış ve hidrolize edilebilir tanenler. Mini Rev. Med. Kimya 2008; 8 :436–447. doi: 10.2174/138955708784223486. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      39. Avrupa Konseyi . Avrupa Farmakopesi. 9. baskı. Avrupa Konseyi; Strasbourg, Fransa: 2016. [ Google Akademik ]
      Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
      Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

      Yorum yap


      • #4
        Göz Astigmatı Nasıl Tedavi Edilir Baş Ağrısı Nasıl Geçer Nefes Nasıl Açılır







        Glokom Nedir Glokoma Ne İyi Gelir Retina Deliğine Ne İyi Gelir Makula Deliğine Ne İyi Gelir






        Sarı Noktaya Ne İyi Gelir Göz Kuruluğuna Ne İyi Gelir Boğaz İltihabına Ne İyi Gelir..





        Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
        Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

        Yorum yap


        • #5


          Yabanmersini (Vaccinium myrtillus L.)
          Wing-kwan Chu , Sabrina CM Cheung , Roxanna AW Lau ve Iris FF Benzie .

          Git: 4.1. GİRİŞ
          Yaban mersini ( Vaccinium myrtillusL.), antosiyaninlerin en zengin doğal kaynaklarından biridir. Bu polifenolik bileşenler yaban mersini mavi/siyah rengini ve yüksek antioksidan içeriğini verir ve yaban mersini ve diğer meyve meyvelerinin rapor edilen sağlık yararlarından sorumlu anahtar biyoaktif maddeler olduğuna inanılır. Yaban mersini en yaygın olarak görüşü iyileştirmek için teşvik edilse de, kan şekerini düşürdüğü, anti-inflamatuar ve lipid düşürücü etkilere sahip olduğu ve antioksidan savunmayı desteklediği ve oksidatif stresi azalttığı bildirilmiştir. Bu nedenle yaban mersini, iltihaplanma, dislipidemi, hiperglisemi veya artan oksidatif stres, kardiyovasküler hastalık (CVD), kanser, diyabet ve demans ve diğer yaşa bağlı hastalıklar ile ilişkili durumların tedavisinde veya önlenmesinde potansiyel bir değere sahiptir. Yaban mersininin antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğuna dair raporlar da vardır.

          Git: 4.2. BİLBERY: AÇIKLAMA, KULLANIM, KAYNAK VE BİLEŞİM
          Yabanmersini bitkisi ( Şekil 4.1 ), kuzey Avrupa'ya özgü düşük büyüyen bir çalıdır, ancak şimdi Kuzey Amerika ve Asya'nın bazı bölgelerinde de bulunur. Yabanmersini, Avrupa yaban mersini, yabanmersini, huckleberry ve böğürtlen olarak da bilinir. Yaban mersini ( Vaccinium corymbosum ) ve kızılcık ( Vaccinium macrocarpon ; Upton 2001 ) içeren büyük bir bitki cinsine ( Vaccinium ) aittir . Yaban mersini bazen yaban mersini olarak adlandırılır çünkü her ikisi de benzer görünüme sahiptir ve yakın akrabadır, ancak gerçek yaban mersini Amerika Birleşik Devletleri'ne özgüdür ( Ulusal Sağlık Enstitüleri 2010). Yabanmersini genellikle fundalıklarda, çayırlarda ve nemli iğne yapraklı ormanlarda yetişir ve büyümesi orta derecede gölge ve orta derecede nemli zemin koşulları tarafından desteklenir. Yaban mersini küçük (5-9 mm çapında) bir meyvedir, mavimsi siyah renkli, birçok tohumludur.
          ŞEKİL 4.1.  (Renkli eke bakın. ŞEKİL 4.1


          (Renk ekine bakın.) Yabanmersini ( Vaccinium myrtillus L.). (ukwildflowers.com'dan. İzinle.)

          Yabanmersini, Amerikan Bitkisel Ürünler Derneği ( Upton 2001 ) tarafından 1. Sınıf bitki olarak sınıflandırılmıştır , yani uygun şekilde kullanıldığında güvenle tüketilebilir. Herhangi bir mutajenik aktivite rapor edilmemiştir ve kullanımı için belirtilen herhangi bir kontrendikasyon yoktur ( Upton, 2001 ). Yabanmersini, taze, dondurulmuş ve kurutulmuş bütün meyvelerin yanı sıra reçeller, reçeller ve meyve suları şeklinde satılmaktadır ve giderek artan bir şekilde sıvı veya toz konsantreler gıda takviyesi olarak satılmaktadır. Yabanmersini, flavonoller (kersetin, kateşinler), tanenler, ellagitanninler ve fenolik asitler dahil olmak üzere çeşitli fenolik bileşikler içerir, ancak antosiyaninler, fitokimyasal karışımına açık ara en büyük katkıyı sağlar ( Upton 2001 ; Seeram 2008).). Bu doğal olarak oluşan fenolik bileşikler, redoks-aktif antioksidanların yanı sıra demir şelatörleridir ( Benzie 2003 ; Zafra-Stone ve ark. 2007 ) ve kırmızı, mavi ve mor renkli çiçeklerde, meyvelerde ve sebzelerde bulunur. Antosiyaninlerin olağan günlük diyet alımı yaklaşık 200 mg'dır ( Zafra-Stone ve ark. 2007 ). Yaban mersini, çilek, kızılcık, mürver, vişne ve ahududu gibi diğer meyve türlerine kıyasla daha yüksek antosiyanin içeriğine sahiptir ( Kowalczyk ve ark. 2003 ; Bagchi ve ark. 2004 ; Yıldırım 2006 ; Cravotto ve ark. 2010 )). Yaban mersininin toplam antosiyanin içeriği genellikle 300-700 mg/100 g taze meyve aralığındadır, ancak bu aralık çeşit, yetiştirme koşulları ve meyvenin olgunluk derecesine göre değişiklik gösterir ( Upton 2001 ; Burdulis ve ark. 2009 ). 100 g taze yaban mersini, antosiyaninlerle birlikte küçük miktarlarda C vitamini (3 mg), kersetin (3 mg) ve kateşin (20 mg; Upton 2001 ; Erlund ve ark. 2003 ) içerir.

          Dikkatlerin çoğu yaban mersininin sağlık yararları ile ilgili olarak antosiyaninlerin antioksidan özelliklerine odaklanmış olsa da, etkileri muhtemelen basit antioksidan etkinin ötesine geçerek hücre sinyal yollarını, gen ekspresyonunu, DNA onarımını ve hücre yapışmasını ve ayrıca hücre yapışmasını içerecektir. antineoplastik ve antimikrobiyal etkiler ( Kowalczyk ve diğerleri 2003 ; Packer ve Cadenas 2007 ; Zafra-Stone ve diğerleri 2007 ; Seeram 2008 ; Benzie ve Wachel-Galor 2010 ). Ticari yaban mersini ürünleri genellikle %25 antosiyanidin içeriğine (%36 antosiyaninlere eşdeğer) standartlaştırılır; ancak bu içerik büyük ölçüde değişebilir ( Upton 2001 ; Lee 2008). Önerilen günlük dozajlar da büyük ölçüde değişiklik gösterir, örneğin 20-60 g kuru meyveler ve 160-480 mg toz özüt ( Upton 2001 ).

          Git: 4.3. antosiyaninler
          Antosiyaninler (Yunanca çiçek için anthos ve mavi için kyanozdan ) suda çözünür polifenol flavonoid bileşikleridir ( Clifford 2000 ; Ghosh ve Konishi 2007 ; Yoshida, Mori ve Kondo 2009 ). Antosiyaninler, bitkilerin pembe, kırmızı, mavi ve mor renklerinden sorumludur ( Upton 2001 ). Renk pH'a bağlıdır; pH < 2'de renk kırmızıdır, pH arttıkça maviye dönüşür ve sonunda yüksek pH'da renksiz hale gelir. Antosiyanin molekülü, bir şeker parçasının bağlı olduğu bir antosiyanidin "çekirdeği"nden oluşur. Şeker çeşitli pozisyonlarda eklenebilir ve glikoz, galaktoz, ksiloz, arabinoz veya ramnoz olabilir ( Clifford 2000 ; Kong ve diğerleri. 2003).; Önceki ve Wu 2006 ). Antosiyaninler, çekirdek antosiyanidin yapısına bağlı hidroksil ve metoksil gruplarının sayısı ve konumu bakımından da farklılık gösterir. Bu nedenle, doğal olarak oluşan 20'den az antosiyanidin olmasına rağmen, yüzlerce farklı antosiyanin vardır ( Upton 2001 ; Prior ve Wu 2006 ; Ghosh ve Konishi 2007 ; Yoshida, Mori ve Kondo 2009 ). Doğada en yaygın bulunan antosiyanidinler siyanidin, delphinidin, petunidin, peonidin, pelargonidin ve malvidindir, ancak bunlar çok nadiren aglikon (şekersiz) formlarında bulunurlar ( Kong ve diğerleri 2003 ; Prior ve Wu 2006).). Yaban mersini içinde bulunan ana antosiyaninlerin konsantrasyonları Tablo 4.1'de verilmiştir .
          TABLO 4.1.  Yaban Mersinindeki Ana Antosiyaninler ve Bağıl Konsantrasyonları. TABLO 4.1


          Yaban Mersinindeki Ana Antosiyaninler ve Bağıl Konsantrasyonları.

          Bitkilerdeki antosiyanin pigmentlerinin işlevinin esas olarak hayvanları, böcekleri ve kuşları tozlaşma veya tohum dağıtma için çekmek olduğu düşünülse de, antosiyaninler bitki dokularının antimikrobiyal ve antioksidan savunmasının yanı sıra soğuğa toleransta da yardımcı olabilir ( Benzie 2003 ; Kong et al. diğerleri 2003 ). Çileklerin antosiyanin içeriği türlere göre değişir ve ayrıca güneş radyasyonu miktarı, sıcaklık ve topraktaki azot ve fosfor içeriği gibi çevresel faktörlere de bağlıdır. Yetiştirme tekniği de meyvelerin toplam fenolik seviyesini etkileyen bir faktördür. Antosiyaninler esas olarak meyvenin kabuğunda bulunur ve hasat sırasında meyve kabuğunun neden olduğu hasar, antosiyanin içeriğini azaltır ( Upton 2001).). Meyvelerin olgunluk dereceleri de toplam fenolik içerikteki varyasyona katkıda bulunur - fenolik bileşiklerin konsantrasyonu genellikle olgunlaşmamış meyvelerde olgun meyvelere göre daha yüksek olmasına rağmen, antosiyaninler yabanmersini olgunlaşması sırasında birikir ( Upton 2001 ). Antosiyaninler güçlü antioksidan özelliklere sahiptir ve antosiyanin pigmentinin içeriği, bitkilerin antioksidan aktivitesi ile doğrudan ilişkilidir ( Upton 2001 ; Bagchi ve ark. 2004 ; Yıldırım 2006 ; Zafra-Stone ve ark. 2007).). Antioksidan etkilerine ek olarak, antosiyaninlerin DNA'yı stabilize ettiği, adiposit gen ekspresyonunu değiştirdiği, insülin sekresyonunu ve duyarlılığını iyileştirdiği ve antiapoptotik, anti-inflamatuar ve antibakteriyel etkileri olduğu bildirilmiştir ( Mas ve diğerleri 2000 ; Kong ve diğerleri 2003 ; Kowalczyk ve diğerleri 2003 ; Tsuda ve diğerleri 2005 ; Seeram 2008 ). Antosiyaninlerin bu sayısız ve potansiyel olarak oldukça faydalı etkileri, yaban mersini gibi gıdaları bu bileşikler açısından zengin, “fonksiyonel gıdalar” ve fitoterapötikler olarak potansiyel adaylar yapar ( Cravotto ve ark. 2010 ).

          Git: 4.4. ANTOSİYANİNLERİN BİYOYAVLANABİLİRLİĞİ VE DAĞILIMI
          Diğer polifenolik flavonoidlerin aksine, antosiyaninler bozulmadan, yani şeker kısımlarını çıkarmadan emilebilir. Antosiyaninlerin absorpsiyonunun (ve renal eliminasyonunun) hızlı olduğu, ancak etkinliğin düşük olduğu bildirilmektedir ( Prince ve Wu 2006 ). Sıçanlarda emilim mide ve ince bağırsakta gerçekleşir ve antosiyaninin yapısına göre değişir. Emilim, malvidin-3-glukozit için %11'den siyanidin-3-glukozit için %22'ye kadar değişmekteydi ( Talavera ve diğerleri, 2003 ). Plazma antosiyaninleri, çilek veya meyve özütlerinin oral yoldan verilmesinden birkaç dakika sonra plazmada bulunur, ancak 6 saat içinde temizlenir. İnsanlarda üzüm, kırmızı şarap, mürver, frenk üzümü, chokeberry, ebegümeci ve ahudududan antosiyanin emilimi incelenmiştir ( Önceki ve Wu 2006 tarafından gözden geçirilmiştir).). Çoğu çalışma, alımdan 1-2 saat sonra (0.5-3.0 saat aralığında) maksimum bir antosiyanin plazma konsantrasyonu göstermiştir. Maksimal plazma konsantrasyonları açıkça dozla ilişkili değildi ve genellikle 5-50 nmol/L aralığındaydı. Bildirilen en yüksek plazma konsantrasyonu (99 nmol/L), 266 µmol malvidin-3-glukozit içeren bir kırmızı üzüm suyu dozundan sonra meydana geldi ( Netzel ve ark. 2003 ). İdrarda geri kazanılan antosiyaninlerin başlıca metabolitleri, glukuronize ve metillenmiş konjugatlardır ( Önceki ve Wu 2006 ).

          Yaban mersini antosiyaninleri ile ilgili olarak, bazı hayvan çalışmaları yapılmış olmasına rağmen ( Upton 2001 tarafından tarif edildiği gibi ) insan verileri eksiktir . Sıçanlarda, yaban mersini antosiyaninlerinin intraperitoneal uygulamasından 1 saat sonra plazma toplam antosiyanin konsantrasyonu 26 mg/L olmuştur. Antosiyaninler, aynı zamanda 12-79 µg/g doku konsantrasyonlarında toplanan dokularda da saptanabilirdi. Böbrek, plazmadan üç kat daha yüksek antosiyanin içeriğine sahipti ve cilt, plazmadan 1.5 kat daha yüksek içeriğe sahipti ( Talavera ve ark. 2003 , 2005 ). Yaban mersini antosiyaninlerinin sıçanlara oral yoldan (400 mg/kg) uygulanmasından sonra, 15 dakikada maksimum 2.47 mg/L plazma konsantrasyonu rapor edilmiş ve biyoyararlanım %1.2 olarak tahmin edilmiştir ( Upton 2001 tarafından rapor edilmiştir).). Yaban mersini antosiyaninlerinin dağılımı ve atılımına ilişkin daha yakın tarihli bir hayvan çalışmasında ( Sakakibari ve diğerleri , 2009 ), farelerin plazma konsantrasyonunun, taze yaban mersini etanol ekstraktının alınmasından 15 dakika sonra zirveye ulaştığı ve daha sonra keskin bir düşüş gösterdiği gösterilmiştir. antosiyaninlerin renal atılımı, alınan dozun %1.88'ini temsil etmektedir. Yabanmersini özünde on üç antosiyanin tespit edildi ve alımdan 60 dakika sonra plazmadaki ana antosiyaninler malvidin-3-glukozit ve malvidin-3-galaktozid idi ( Sakakibari ve ark.2009).). 2 hafta boyunca yaban mersini özü ile beslenen farelerde, plazma seviyeleri maksimum 0.26 µmol/L'ye ulaştı ve antosiyaninler sadece karaciğer, böbrek, testis ve akciğerde bulundu. Beyinde, kalpte, kasta, gözlerde veya beyaz yağda antosiyanin bulunmadı. Araştırmacılar yaban mersini antosiyaninlerinin emildiği ancak belirli organlar tarafından alındıkları sonucuna varmıştır ( Sakakibari ve ark. 2009 ). Bununla birlikte, bir sıçan modelinde antosiyaninlerin beyin alımı bildirildiğinden, farklı türler arasında antosiyaninlerin doku dağılımında farklılıklar olabilir ( Talavera ve ark. 2005 ).

          Git: 4.5. YABANCININ SAĞLIĞA ETKİLERİ
          Yaban mersini, bir incelik olarak kullanımının yanı sıra, gece görüşünü iyileştirmek, damar geçirgenliğini ve kılcal kırılganlığı azaltmak için yaygın olarak kullanılmaktadır; dahası, çoğu ilgi antosiyanin ile ilişkili antioksidan etkilere odaklanmış olsa da, dutun çeşitli sağlık yararları vardır ( Camire 2000 ; Upton 2001 ; Mazza 2002 ; Park ve diğerleri. 2007 ; Zafra-Stone ve diğerleri. 2007 ). Antosiyaninler ve antosiyanin bakımından zengin meyveler ve özler veya meyve sularının antioksidan ve diğer sağlıkla ilgili etkilerini araştıran birçok çalışma olmasına rağmen, yaban mersininin kendisini kullanan sadece birkaçı vardır ve kontrollü insan denemelerinden elde edilen veriler azdır. Gelen Bölümler 4.5.1 ile 4.5.8, yaban mersini de dahil olmak üzere karışık meyve suları veya özleri kullanan çalışmaların yanı sıra sadece yabanmersini meyvesi veya özleri kullanan çalışmalar tartışılmaktadır.

          4.5.1. Bir antioksidan E etkileri
          Antosiyaninler, radikalleri temizleyen ve metal iyonlarını şelatlayan güçlü antioksidanlardır ( Havuz-Zobel ve diğerleri, 1999 ; Mazza ve diğerleri. 2002 ; Prior ve Wu 2006 ). Pek çok bitki ve böğürtlen güçlü antioksidan özelliklere sahiptir ( bitkiler ve baharatlardaki antioksidanlar hakkında 2 . Sıçan hepatositlerinin birincil kültürlerinde, yaban mersini özütünün hücreleri oksidatif hasara karşı koruduğu bulundu ( Valentova ve ark. 2006 ). Upton (2001) tarafından açıklandığı gibi , yaban mersini veya yaban mersini antosiyanin özleri, sıçan karaciğer mikrozomlarını oksidatif hasara ve apolipoprotein B'yi ultraviyole (UV) kaynaklı oksidatif parçalanmaya karşı korur. Hayvan çalışmaları çelişkili sonuçlar gösteriyor. Bir sıçan çalışmasında, antosiyanin açısından zengin bir ekstrakt ile 14 haftalık takviyeden sonra idrar 8-OHdG'de (8-oxodG olarak da bilinir ve oksidatif stresin bir biyobelirteci; Lee, Chung ve Benzie 2010 ) önemli bir değişiklik bildirilmemiştir. yaban mersini de dahil olmak üzere karışık meyvelerden ( Lala ve ark. 2006)). Bununla birlikte, yaban mersini özü ile beslenen OXYS sıçanlarında beyinde malondialdehitte (lipid peroksidasyonunun bir biyolojik belirteci ; Benzie 1996 ) önemli bir düşüş görüldü (0.35 g/kg diyet dahil 2 g kurutulmuş sulu ekstrakt; Kolosova ve ark. 2006 ). Bu sıçan türü, Wistar sıçanlarına kıyasla hızlandırılmış yaşlanma ve daha yüksek oksidatif stres gösterir ve ilginç bir şekilde, Wistar sıçanları yaban mersini ile ilgili etkiler göstermedi, bu da yaban mersininin antioksidan etkilerinin yalnızca yüksek oksidatif stres durumlarında görülebileceğini düşündürür. Yaban mersini de dahil olmak üzere altı yenilebilir meyveden oluşan bir kombinasyon özütünün (OptiBerry), hiperbarik oksijene maruz bırakılan bir hayvan modelinde “tüm vücut senaryosunda benzersiz antioksidan potansiyeli” gösterdiği rapor edilmiştir ( Bagchi ve ark. 2006).). Yabanmersini özü verilen (diyette ağ/ağ %1) ve doksorubisin (DOX) toksisitesine (15 mg/kg intraperitoneal DOX enjeksiyonu ile indüklenen) maruz bırakılan sıçanlarda, serumda daha düşük lipid peroksitleri ve kalp kasında yüksek glutatyon (GSH) vardı. kardiyak lipid peroksit seviyelerinde hiçbir farklılık görülmemesine rağmen, kontrol hayvanları ile karşılaştırıldığında hücreler ( Choi ve ark. 2010 ). Kısıtlama ile strese giren farelerde, karaciğer hasarında belirgin artışlar ve bu stresle ilişkili reaktif oksijen türleri (ROS) seviyeleri, yaban mersini özü uygulanarak normal seviyelere geri yüklendi ve ayrıca gelişmiş mitokondriyal kompleks II aktivitesi, yüksek sodyum/potasyum ATPaz aktivitesi vardı. ve yaban mersini tedavisi ile yüksek mitokondriyal membran potansiyeli ( Bao ve ark. 2010 ).

          Hayvan çalışmalarında görülen umut verici etkilerin aksine, yaban mersini de dahil olmak üzere karışık sebze ve meyvelerle takviye edildikten sonra insan gönüllülerinde lipid peroksidasyonu üzerinde herhangi bir etki görülmedi ( Freese ve ark. 2004 ). Genel olarak, kontrollü insan takviyesi çalışmalarının çoğu sağlıklı denekler üzerinde gerçekleştirilir ve biyobelirteç değişiklikleriyle ilgili olarak yanıt verme potansiyeli sınırlıdır. Antioksidanla ilgili etkilere bakmak için daha iyi hedef gruplar, yaşlılar, yüksek kalp hastalığı riski taşıyanlar veya diyabetik hastalar gibi daha yüksek oksidatif stres altındaki insanlardır. Bugüne kadar, yaban mersini takviyesinin insan deneklerde antioksidan durumu ve oksidatif stres üzerindeki etkilerine ilişkin yayınlanmış yalnızca bir rapor vardır ( Karlsen ve ark. 2010 ). Konular ( n= 31), 4 hafta boyunca 330 mL/gün yaban mersini suyu (1 L'ye seyreltilmiş) ile desteklenmiştir. Ancak sonuçlar, 31 kontrol denekle karşılaştırıldığında, bu deneklerde antioksidan durumunun veya oksidatif stresin biyobelirteçlerinde önemli bir değişiklik olmadığını gösterdi ( Karlsen ve ark. 2010 ).

          Yaban mersini antosiyaninlerinin antioksidan içeriği ve etkisi ile ilgili olarak burada iki uyarı noktası sunulmaktadır. İlk olarak, denemelerde kullanılan yaban mersini özlerinin çoğu, antosiyanin içeriğine göre karakterize edilmemiş veya standardize edilmemiştir. Antosiyanin içeriğindeki değişiklik, ekstraktların antioksidan içeriğini etkiler. Grubumuz tarafından ticari yaban mersini ürünlerinin antioksidan kapasitesinin in vitro testi şaşırtıcı sonuçlar gösterdi ( Lee 2008 ). Ferrik indirgeme/antioksidan güç yeteneği (FRAP) tahlili kullanılarak ( Benzie ve Strain 1999 ), çeşitli menşe ülkelerinden 11 ticari toz yabanmersini ekstresinin toplam antioksidan kapasitesi test edildi. Değerler <20 ila >2000 µmol/g arasında değişmektedir ( Lee 2008). FRAP değeri ile antosiyanin içeriği arasında güçlü bir korelasyon vardı (r > .96: p < .001). İlginç bir şekilde, ticari yaban mersini ürünlerinin antosiyanin içeriğinin 250 mg/g'ye standardize edildiği veya en azından yüksek olduğu varsayılırken, 11 ticari ürünün sadece 5'inde herhangi bir antosiyanin içeriği belirtilmiş ve 5 üründen 3'ünde << 80 mg/g. Ayrıca, biri hariç tüm ürünlerin gerçek antosiyanin içeriği, aynı zamanda düşük FRAP değerleriyle birlikte <60 mg/g idi ( Lee 2008 ). Belirtilen 250 mg/g antosiyanin içeriğine sahip bir üründe ölçülen içerik <10 mg/g idi. İkincisi, in vitro antioksidan aktivite, in vivo etkiyi yansıtmayabilir ( Pool-Zobel ve ark. 1999 ; Halliwell 2007). Antioksidan fitokimyasalların moleküler etkisi, antioksidan aktiviteden bağımsız veya dolaylı olarak antioksidan aktivite ile ilişkili olabilir, konsantrasyonla değişebilir veya sadece diğer biyoaktiflerin varlığında veya belirli redoks koşulları altında ortaya çıkabilir ( Halliwell ve Gutteridge 2007 ; Packer ve Cadenas 2007 ; Benzie ve Wachtel -Galor 2010). Bu nedenle, antosiyaninler in vitro güçlü antioksidanlar olmalarına ve taze yaban mersini bunların zengin bir kaynağı olmasına rağmen, tüm ticari yabanmersini ürünlerinin önemli miktarlarda yabanmersini antosiyaninleri içerdiği veya emilen antosiyaninlerin in vivo olarak doğrudan antioksidanlar olarak hareket ettiği varsayılamaz. Gelecekte, yaban mersini özleri ile yapılan denemelerde, bilinen antosiyanin içeriğine sahip standart bir ürün kullanılmalı ve sağlık yararları arayan çalışmalar, hem antioksidan hem de antioksidan olmayan etkilerin çok çeşitli biyolojik belirteçlerini içermelidir.

          4.5.2. G enoprotective ve bir nticancer e fektleri
          Her üç kişiden biri hayatlarının bir noktasında kanser teşhisi alacaktır ( WCRF 2007 ). Kanser tedavisi zorludur ve çoğu zaman başarısızdır. Kanser, hücre bölünmesini ve büyümesini kontrol eden anahtar genlerdeki mutasyonların neden olduğu bir hastalıktır. DNA'ya verilen hasar, bu tür mutasyonların olasılığını artırır ve DNA'yı zararlı ajanlardan koruduğu, başlangıç ​​DNA hasarını azalttığı veya DNA onarımını arttırdığı bulunan herhangi bir biyoaktif gıda veya bileşen, potansiyel bir kanser önleyici ajandır ( Collins 1999 ; Duthie 2007 ; Halliwell). 2007 ; Kim ve diğerleri 2009). DNA'ya verilen hasar birçok tipte olabilse ve birçok farklı süreç ve ajandan kaynaklanabilse de, oksidasyonun neden olduğu hasarın anahtar faktör olduğu düşünülmektedir. Kronik inflamasyon ROS yükünü arttırır ve önemli bir kanser risk faktörüdür ( Aggarwal, Vijayalekshmi ve Sung 2009 ). Diyet, önemli bir risk modülatörüdür ( WCRF 2007 ; Benzie ve Wachtel-Galor 2009 ; kanser önleme ve tedavisinde şifalı otlar ve baharatlar hakkında Bölüm 17'ye bakınız ). Çoğu epidemiyolojik veri karışık meyve ve sebzelerin potansiyel antikanser aktivitesine odaklanırken, çok azı tek tek meyve türlerine odaklanır. Bununla birlikte, çileklerin antikanser potansiyeli vardır ( Zafra-Stone ve ark. 2007 ; Seeram 2009) ve yaban mersini tek başına veya diğer meyvelerle birlikte kullanan deneysel çalışmalardan elde edilen bazı veriler vardır.

          In vitro çalışma ve hayvan tümörijenik modelleri, meyve antosiyaninlerinin antioksidan aktivite yoluyla kanseri önleyici ve baskılayıcı aktiviteye sahip olduğunu göstermiştir; antiproliferatif, apoptotik, anti-anjiyojenik ve anti-inflamatuar etkiler; ve bunun sonucunda faz II enzim indüksiyonu ve diğer sitoprotektif etkilerle birlikte antioksidan tepki elementini (ARE) indükler ( Hou 2003 ; Bagchi ve diğerleri. 2004 ; Lala ve diğerleri. 2006 ; Duthie 2007 ; Zafra-Stone ve diğerleri. 2007 ; Wang ve Stoner 2008). ; Seeram 2009 ; Benzie ve Wachtel-Galor 2010 ; Matsunaga ve diğerleri 2010). Diğer genoproteksiyon mekanizmaları, antosiyaninlerin DNA ile doğrudan etkileşimini içerebilir. Doğal antosiyaninlerin DNA ile interkalasyon yaparak bir DNA kopigmentasyon kompleksi oluşturduğu rapor edilmiştir ( Sharma ve Sharma 1999 ; Mas ve diğerleri 2000 ; Kong ve diğerleri 2003 ). Bu tripleks stabilizasyon özelliği, antosiyaninlerin, DNA'yı oksidatif hasara karşı korumanın yanı sıra gen ekspresyonunu düzenlemeye yardımcı olabileceğini düşündürmektedir ( Sharma ve Sharma 1999 ; Mas ve ark. 2000 ). Antosiyaninlerin DNA'yı çeşitli ajanlar (UV ışıması, hidrojen peroksit, tert -butil hidroperoksit) tarafından indüklenen oksidatif strese karşı in vitro koruduğu gösterilmiştir ( Lazzé et al. 2003 ; Seeram 2008; Svobodová, Zdařilová ve Vostálová 2009 ). Bununla birlikte, in vitro çalışmalar için kullanılan dozların (100 μM veya daha fazla), antosiyaninlerin diyetle alınması yoluyla plazmada ulaşılabilen değerlerden çok daha yüksek olduğu belirtilmektedir. Hayvan besleme çalışmalarında, antosiyaninlerin ve meyvelerin kanserden kimyasal önleyici ve terapötik etkileri çeşitli modellerde gösterilmiştir ( Hou 2003 ; Prior ve Wu 2006 ; Choi ve diğerleri 2007 ; Zafra-Stone ve diğerleri 2007 ; Seeram 2008 ). İyi tasarlanmış insan deneysel çalışmalarından elde edilen ikna edici kanıtlar olmamasına rağmen, antosiyaninlerin in vitro ve hayvan çalışmalarından kanserin kemopreventif etkilerine ilişkin klinik çalışmaları desteklemek için yeterli sağlam kanıt bulunmaktadır (Thomasset ve Teller ve ark. 2009 ).

          Yaban mersini spesifik olarak araştıran kanserle ilgili çalışmalara atıfta bulunularak, bir hücre kültürü modelinde bir heksan/kloroform özütünün bir faz II detoksifikasyon enzimini (kinin redüktaz) indüklediği rapor edilmiştir ( Upton 2001 ). Ksenobiyotiklerin detoksifikasyonu kanserin önlenmesi için önemlidir. Ekstrakt, kanserin ilerlemesiyle bağlantılı bir enzim olan ornitin dekarboksilazın aktivitesini etkilemedi; ancak iki meme kanseri hücre hattının büyümesini engelledi ( Madhavi ve diğerleri, 1998 ). İlginç bir şekilde, yaban mersininin ticari bir antosiyanin açısından zengin özütünün kolon kanseri hücrelerinin büyümesini engellediği, ancak normal kolon hücrelerinin büyümesini etkilemediği gösterildi, bu da kanser hücrelerine karşı olası bir spesifik etkiyi düşündürdü ( Lala ve ark. 2006).). İnsan kanser hücrelerinde (HL60 lösemi ve HCT116 kolon kanseri hücreleri) apoptoz indüksiyonu için test edilen 10 farklı meyvenin etanolik özütleri arasında, yaban mersini özütünün en etkili olduğu bildirildi. İlginç bir şekilde, delphinidin ve malvidin aglikon, HL60 hücrelerini inhibe ederken, delphinidin ve glikoziti, ancak malvidin ve glikoziti değil, HCT116 hücrelerini inhibe etti ( Katsube ve diğerleri, 2003 ). Yaban mersini içindeki ana antosiyanin Delphinidin'dir ( Tablo 4.1 ).

          Bir hayvan çalışmasında, yüksek doz yaban mersini özü (diyette %10 w/w, günde kilogram başına yaklaşık 5.5 g antosiyanin sağlayan) ile beslenen genetik kolon adenomu olan sıçanlarda bağırsak adenomu sayısı %15-30 oranında önemli ölçüde azaldı. ( . Mutanen ve al, 2008 ). Benzer bulgular, ticari bir yaban mersini özü (mirtoselect daha düşük bir dozu ile gösterildi ® ; antosiyanin kilogramı başına günde yaklaşık 0.5 g temin diyet, ağırlık / ağırlık% 0,3 arasında bir günlük dozda, Cooke ve ark 2006 ).Bu dozaj, insan alımı açısından yaklaşık 740 g taze yaban mersini'ne eşittir.Daha yakın zamanlarda, yaban mersini özütünün, hücre büyümesini doza bağımlı olarak inhibe ettiği ve kültürlenmiş meme kanseri hücrelerinde apoptoz indüksiyonunu desteklediği gösterilmiştir (MCF7- GFP-tubulin meme kanseri hücreleri;Nguyen et al. 2010 ). Daha yüksek dozlarda (0.5-1.0 mg/mL), yaban mersini özü, G(2)/M fazında hücre döngüsünü durdurdu ve mikrotübül polimerizasyonunu inhibe etti ( Nguyen ve ark. 2010 ). Bir DNA mikrodizi çalışmasında, yaban mersini özü ile tedavi edilen makrofajlarda bir anti-inflamatuar gen aktivasyonu/inhibisyon profili görülmüştür ( Chen ve ark. 2008 ). Bu bölümde daha önce belirtildiği gibi, inflamasyon kanser için önemli bir risk faktörüdür. Yaban mersininin bir anti-inflamatuar etkisinin moleküler kanıtı klinik çalışmada doğrulanırsa, yaban mersininin kanser önlemede kullanımını destekleyecektir. 25 kolorektal kanser hastasının pilot çalışmasında, antosiyanin standardize yaban mersini özütü (mirtocyan ®günde 0,5 ile 2 g arasında antosiyanin sağlayan) ameliyattan 7 gün önce verildi ( Thomasset ve Berry ve ark. 2009 ). 7 gün sonra, yaban mersini antosiyaninleri ve bunların glukuronid ve metil metabolitleri plazmada ve ayrıca tümör dokusunda (en yüksek yaban mersini özü dozunda 179 ng/g doku) tespit edildi ve plazma seviyelerinin dozla ilişkili olduğu bulundu. Tümör dokusu, yaban mersini değerlerine göre proliferasyonda %7'lik bir azalma gösterdi ve en düşük dozda görülen plazma insülin benzeri büyüme faktörü-1'de (IGF-1) küçük ama anlamlı bir azalma oldu ( Thomasset ve Berry ve ark. 2009). ). İnsan çalışmasından elde edilen bu ön veriler, yaban mersini antosiyaninlerinin kanser kemoprevansiyonunda daha ileri klinik çalışmaları için önemli ve açık destek sağlar. 4.5.3. Cı ardioprotective e fektleri


          Tüm dünyada, KVH önde gelen ölüm nedenidir. CVD'nin başlıca risk faktörleri arasında merkezi obezite, diyabet, hipertansiyon, yüksek lipit seviyeleri ve yüksek ürik asit seviyeleri bulunur. Artan oksidatif stres de katkıda bulunabilir ve inflamasyon önemli bir faktördür. KVH'nin altında yatan ana faktör olan ateroskleroz, vasküler endoteldeki oksidatif süreçler ve hasar ile ilişkili inflamatuar bir süreçtir ( Libby, Ridker ve Maseri 2002 ). Bu nedenle, antosiyaninlerin anti-inflamatuar ve antioksidan etkileri, yaban mersini ve diğer meyvelerin potansiyel kardiyoprotektif etkileri ile ilgilidir. Antihipertansif, lipid düşürücü, hipoglisemik ve antiobezite etkileri de kardiyoprotektif olacaktır ( Zafra-Stone ve diğerleri 2007 ; Erlund ve diğerleri 2008 ).

          Lipopolisakkarit (LPS) ile uyarılan yaban mersini ile muamele edilmiş makrofajlarda gen ekspresyonu, bir anti-inflamatuar profil gösterdi ( Chen ve diğerleri, 2008 ). Ayrıca, kontrollü bir insan takviyesi denemesi, 4 hafta boyunca yaban mersini suyu alan 31 deneğin plazmasında inflamatuar biyobelirteç konsantrasyonunun azaldığını gösterdi ( Karlsen ve ark. 2010 ) . protein (hsCRP), subklinik inflamasyonun duyarlı bir biyobelirteç ve CVD'nin bir öngörücüsü ve proinflamatuar sitokin interlökin 6 (IL-6). Plazma kolesterolü, trigliseritler veya ürik asit konsantrasyonları üzerinde önemli bir etki görülmedi ( Karlsen ve ark. 2010). Bir hayvan çalışmasında, sıçanları yabanmersini yaprağı ekstresi (3 g/kg/gün) ile 4 gün boyunca besledikten sonra plazma trigliseritleri azaldı ( Cignarella ve diğerleri, 1996 ). Bununla birlikte, V. myrtillus L.'nin meyveleri değil yapraklarının kullanıldığı ve etkilerin esas olarak koyu renkli meyvelerde bulunan antosiyaninlerle ilgili olmayabileceği belirtilmektedir. Her gün 100 g bütün yaban mersini alan 35 denek üzerinde yapılan kontrollü bir insan çalışmasında, trombosit fonksiyonu, kan basıncı ve yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL)-kolesterolün tamamı iyileştirildi ( Erlund ve ark. 2008).). Ancak, günlük yaban mersini takviyesine ek olarak, denekler çalışma sırasında çeşitli meyvelerin bir karışımını aldı. 4 hafta boyunca üzüm çekirdeği, çam kabuğu, yaban mersini ve kırmızı şarap karışımı verilen 23 sağlıklı gönüllü üzerinde yapılan bir araştırma, yüksek yağlı bir öğünün neden olduğu endotel fonksiyonundaki akut bozulmada önemsiz bir azalma olduğunu göstermiştir ( Barringer, Hatcher ve Sasser 2008 ). . Başka bir insan çalışmasında, 60 orta yaşlı dislipidemik Çinli deneğe yaban mersini ve frenk üzümünden ( Ribes nigram ) karışık antosiyaninler ekstrakt (320 mg/gün) olarak 12 hafta boyunca verildi ( Qin ve ark. 2009).). Sonuçlar, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL)-kolesterol (ortalama düşüş yaklaşık %14) ve HDL-kolesterolde (ortalama artış yaklaşık %14) önemli gelişmeler gösterdi. Plazma toplam kolesterol, trigliseritler veya apolipoproteinlerde önemli bir değişiklik görülmedi, ancak kolesteril ester transfer proteininin (CETP) plazma konsantrasyonu önemli ölçüde azaldı ve CETP'deki değişiklik, lipidlerdeki değişikliklerle korele oldu. Aynı grup tarafından yapılan bir in vitro çalışma, siyanidin-3-O-glukozitin insan HepG2 hücrelerinde CETP aktivitesini azalttığını gösterdi ve araştırmacılar, yaban mersini ve böğürtlen antosiyanin karışımının, CETP aktivitesini inhibe ederek ve hücresel kolesterolü değiştirerek insan deneklerinde lipidleri iyileştirdiği sonucuna vardılar. dışa akış ( Qin ve diğerleri, 2009 ).

          Kan basıncı ve damar sağlığı ile ilgili olarak, yaban mersini meyvesi antosiyaninlerinin düz kas kasılmasını ve trombosit agregasyonunu engellediği bildirilmiştir ( Upton 2001 ). Bunlar potansiyel olarak antitrombotik ve antihipertansif etkilerdir ve kardiyoprotektif etkileri vardır. Yaban mersininin olası antihipertansif etkileri, hücrelerde in vitro olarak anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) aktivitesinin inhibisyonunun bulunmasıyla da önerilmektedir ( Persson, Persson ve Andersson 2009 ). Yabanmersini özünde (0.00625-0.1 mg/mL) 10 dakika süreyle inkübe edilmiş insan göbek damarlarından alınan endotel hücrelerinde ACE aktivitesinin anlamlı, doza bağlı inhibisyonu görülmüştür ( Persson, Persson ve Andersson 2009).). İlginç bir şekilde, bireysel antosiyanidinlerin (siyanidin, delphinidin ve malvidin) hiçbir engelleyici etkisi yoktu ve araştırmacılar, ACE-inhibisyonunun yaban mersini içindeki belirli antosiyanin karışımına bağlı olduğu sonucuna vardılar ( Persson, Persson ve Andersson 2009 ). Yaban mersini antosiyaninlerinin bir hayvan modelinde iskemi reperfüzyon hasarına karşı koruduğu ve lökosit yapışmasını azalttığı ve kan perfüzyonunu iyileştirdiği rapor edilmiştir ( Bertuglia, Malandrino ve Colantuoni 1995 ). Hipertansiyonu indüklemeden önce 12 gün boyunca yaban mersini antosiyaninleri ile beslenen sıçanlarda, kan-beyin bariyerinin geçirgenliği normal tutuldu ve cilt ve aort duvarının vasküler geçirgenliğinde sınırlı bir artış oldu ( Detre ve diğerleri 1986 ).

          Antosiyaninler ve yaban mersini de antiobezite ve hipoglisemik etkilere sahip olduğu bildirilmiştir, bu da kardiyoprotektif faydalar sağlayacaktır. Bunlar Bölüm 4.5.5'te tartışılacaktır .

          4.5.4. Bir nti- ben nflammatory E fektleri
          Enflamasyon koruyucu bir mekanizmadır, ancak kronik enflamasyon oksidatif stresi arttırır ve KVH ve kanser dahil olmak üzere yaşa bağlı birçok hastalığın temelini oluşturur ( Libby, Ridker ve Maseri 2002 ; Halliwell ve Gutteridge 2007 ; Aggarwal ve ark. 2009 ). Birçok çalışma, yaban mersininde bulunan baskın fenolik bileşikler olan antosiyaninlerin, anti-inflamatuar etkilere sahip olduğunu göstermektedir ( Karlsen ve diğerleri. 2007 ; Chen ve diğerleri. 2008 ; Dreiseitel ve diğerleri. 2008 ; Kim ve diğerleri. 2009 ). Önerilen mekanizmalar, hücresel proteinlerin bozunmasını kontrol eden proteazom aktivitesinin engellenmesini içerir ( Dreiseitel ve ark. 2008).) ve enflamatuar yanıtta yer alan genlerin ekspresyonunu kontrol eden nükleer faktör kB (NF-kB) aktivasyonunun inhibe edilmesi ( Karlsen ve diğerleri. 2007 ; Chen ve diğerleri. 2008 ). Sağlıklı denekler tarafından 3 hafta süreyle Medox (300 mg antosiyanin sağlayan yaban mersinlerinden elde edilen saflaştırılmış antosiyaninlerin ticari bir ürünü) takviyesi, birkaç NFκB tarafından düzenlenen proinflamatuar kemokinlerde ve immün düzenleyici sitokinlerde bir azalma ile ilişkilendirildi ( Karlsen ve ark. 2007 ) -up çalışması, 4 hafta boyunca 330 mL/gün yaban mersini suyu alan 31 deneğin plazmasında hsCRP ve inflamatuar sitokin düzeylerinde azalma olduğunu gösterdi ( Karlsen ve ark. 2010). Oksidatif stres, iltihaplanma hasarına aracılık edebileceğinden, yaban mersininin antioksidan özellikleri, bildirilen anti-inflamatuar etkilerin en azından bir kısmından sorumlu olabilir. Bununla birlikte, doğrudan antioksidan etkiler dışındaki mekanizmalar tarafından seçici gen aktivasyonu ve inhibisyonu muhtemeldir ( Chen ve ark. 2008 ; Benzie ve Wachtel-Galor 2010 ).

          4.5.5. H ypoglycemic e fektleri
          Yabanmersini bitkisinin antidiyabetik özelliklere sahip olduğu bilinmektedir ve meyveleri ve yaprakları (ve diğer Vaccinium türlerininkiler) yüzyıllardır diyabet semptomlarını iyileştirmek için kullanılmıştır ( Cignarella ve diğerleri 1996 ; Martineau ve diğerleri 2006 ; Ghosh). ve Konishi 2007 ; Cravotto ve diğerleri 2010 ). 685 İtalyan bitki uzmanıyla yapılan bir ankette yaban mersini, glisemik kontrolün iyileştirilmesi için önerilen bitkisel ilaçlar listesinde dördüncü sırada yer aldı ( Cicero, Derosa ve Gaddi 2004 ). Yaban mersininin bildirilen hipoglisemik etkisi, insülin direnci ve B hücre yetmezliğinin neden olduğu oldukça yaygın bir durum olan tip 2 diyabetin önlenmesine veya kontrolüne yardımcı olmak için arzu edilen bir etkidir.ADA 2010 ). Tip 2 diyabet, artan oksidatif stres, enflamasyon ve dislipidemi ile ilişkilidir ve buna artan bir kardiyovasküler hastalık, kanser ve katarakt ve retinopati yoluyla görme kaybı riski eşlik eder ( Brownlee 2005 ; Jee ve ark. 2005 ; Choi ve ark. 2008 ; ADA 2010 ).

          Yaban mersininin hipoglisemik etkisi, kısmen enzim aktivitesine, özellikle a-glukosidaz aktivitesine müdahale ile ( McDougall, Kulkarni ve Stewart 2008 ) ve ayrıca insülin sekresyonu ve glukoz taşınması üzerindeki etkilerle aracılık edilebilir . Antosiyaninlerin, test edilen farklı antosiyaninler arasında en büyük etkiyi gösteren siyanidinler ve delphinidinler (yaban mersini içindeki başlıca antosiyaninler) ile kültürlenmiş kemirgen pankreas B hücrelerinden insülin salgılanmasını uyardığı bulunmuştur ( Jayaprakasam ve diğerleri, 2005 ). Ek olarak, yaban mersini ile aynı aileye ait olan, 12,5 μg/mL'de düşük çalı yaban mersininin, insülin yokluğunda kas hücrelerine ve adipositlere glikoz taşınmasını arttırdığı gösterilmiştir ( Martineau ve ark. 2006 ).

          Streptozotosin ile indüklenen diyabetik farelere (4 gün boyunca 3 g/kg/gün) yaban mersini yapraklarının su-alkol özütünün verildiği bir hayvan çalışmasında, plazma glukozunda önemli bir düşüş (%26) görülmüştür ( Cignarella ve ark. 1996). ). Vaccinium yaban mersini fenolik bakımından zengin bir ekstrakt (yaklaşık 287 mg/g antosiyanin içerir) ve antosiyanin açısından zengin bir fraksiyonun (yaklaşık 595 mg/g içerir) uygulanmasından sonra kan şekeri önemli ölçüde azaldı (sırasıyla %33 ve %51) diyabetik (C57b1/6J) farelere 500 mg/kg dozunda ekstrakte edin ( Grace ve diğerleri 2009 ). Saf antosiyaninler (300 mg/kg) ile gavaj tedavisinde, malividin-3-O-glukozitin bu hayvanlarda önemli bir hipoglisemik etkiye sahip olduğu bulundu, ancak delphinidin-3-O-glukozit yoktu (Grace et al. 2009 ). Tablo 4.1'de gösterildiği gibi , yaban mersininin malvidin-3-O-glukozit konsantrasyonu %3.35'tir ( Upton 2001 ). Yaban mersini içeren bir bitkisel preparasyon olan 20 mg/kg dozda “antidiyabet” verildikten sonra sırasıyla 120 dakika ve 7 gün sonra alloksan ile indüklenen diyabetik farelerde serum glikoz ve fruktozaminde önemli düşüşler gösterildi ( Petlevski ve ark. 2001). ).

          Obezite, tip 2 diyabet için güçlü bir predispozan faktördür. Berry polifenolleri, lipaz gibi sindirim enzimlerini inhibe ederek ve böylece yağ emilimini azaltarak obeziteyi önlemeye yardımcı olabilir ( McDougall, Kulkarni ve Stewart 2008 ). Siyanidin-3-glukozitin, yüksek yağlı bir diyetle beslenen farelerde obezite gelişimini baskıladığı ve insan adiposit fonksiyonunu düzenlediği gösterilmiştir ( Tsuda 2008).). İnsan preadipositleri, subkutan yağ dokusundan toplandı, kültürlendi ve 24 saat boyunca antosiyaninlerle tedavi edilmeden önce adipositlere farklılaştırıldı. Bir anti-enflamatuar sitokin olan adiponektin, yukarı regüle edildi ve proenflamatuar sitokin IL-6'nın ve ayrıca plazminojen aktivatör inhibitörü-1'in (PAI-1) aşağı regülasyonu vardı; antosiyanin tedavisi ayrıca AMP/adenosin trifosfat (ATP) oranını artırmadan adipositlerde adenosin monofosfat (AMP) ile aktive olan protein kinazı (AMPK) aktive etti ( Tsuda 2008). Bu değişiklikler birlikte, antosiyaninlerin, insülin direnci, hipertansiyon ve sıklıkla tip 2 diyabete ilerleyen dislipidemi ile ilişkili giderek yaygınlaşan bir durum olan metabolik sendromun önlenmesindeki rolüne işaret etmektedir. Bir takip çalışmasında, Tsuda ve çalışma arkadaşları, diyabetik farelerin diyetine eklenen yabanmersini özütünün (27 g/kg diyet, antosiyanin içeriği 10 g/kg diyet verdi) serum glikozunu düşürdüğünü ve insülin duyarlılığını iyileştirdiğini bildirdi ( Taikawa ve diğerleri 2009). Yaban mersini ile beslenen ve kontrol hayvanları arasında vücut ağırlığı veya serum adiponektin seviyelerinde herhangi bir fark yoktu, ancak yaban mersini özütünün antidiyabetik etkileri, beyaz yağ dokusu ve iskelet kası ve karaciğerde AMPK aktivasyonu ile ilişkilendirildi ve buna artan glikoz taşıyıcısı eşlik etti 4 (GLUT 4) beyaz yağ ve iskelet dokusunda ve alt hepatik glukoneogenezde ( Taikawa ve ark. 2009 ).

          Çileklerin (örneğin kızılcık, chokeberry) hipoglisemik etkilerine dair bazı yayınlanmış insan çalışmaları olmasına rağmen, insan denemelerinden elde edilen güçlü kanıtlar eksiktir ( Matsui ve diğerleri 2006 ; Helmstädter ve Schuster 2010 ). Bildiğimiz kadarıyla, yaban mersini ile diyabet hastaları üzerinde yayınlanmış kontrollü insan çalışması yoktur. Yaban mersini ile yayınlanan iki insan takviyesi çalışması ( Qin ve ark. 2009 ; Karlsen ve ark. 2010) yüksek KVH riski taşıyan denekler üzerinde çalıştı, ancak diyabetik değillerdi. Normal glukoz toleransı olan deneklerde yaban mersininin önemli etkilerinin görülmesi olası değildir 12 hafta boyunca yaban mersini ve frenk üzümü antosiyanin takviyesi (120 mg/gün antosiyaninler) alan 60 diyabetik olmayan dislipidemik denekte plazma glukoz seviyelerinde herhangi bir farklılık görülmedi ( Qin ve diğerleri 2009 ). Tarafından yapılan çalışmada, Karlsen et al. (2010) , CVD için en az bir risk faktörü olan deneklerde 330 mL/gün yaban mersini suyu ile 4 haftalık takviyenin etkisini araştırmış, hiçbir glikoz verisi gösterilmemiştir.

          Yaban mersininin antidiyabetik etkileri hakkında insan verisi olmamasına rağmen, sayısız in vitro ve hayvan çalışması, yaban mersininin tip 2 diyabetin tedavisinde veya önlenmesinde rolüne dair iyi kanıtlar sunmaktadır. Bu, oldukça yaygın olan bu hastalığın ortaya çıkardığı devasa sosyoekonomik sorun göz önüne alındığında, gelecekteki araştırmaların çok tatmin edici bir alanı olabilir. Artan insülin salgılanmasından ve glikoz taşınmasından elde edilecek açık faydalara ek olarak, yaban mersininin antioksidan, antienflamatuar ve lipid düşürücü etkileri gibi diğer etkileri diyabetin ciddi vasküler komplikasyonlarını geciktirmeye yardımcı olacaktır. Obeziteyi kontrol etmek, birçok tip 2 diyabet vakasını önlemeye yardımcı olacaktır. Ayrıca, hiperglisemi ile hiperglisemi arasında kanser riskinin arttığına dair artan kanıtlar vardır ( Jee ve ark. 2005 ; Stocks ve ark. 2009).). Metabolik Sendrom ve Kanser (Me-Can) Projesi, toplam 500.000'den fazla deneğe sahip altı Avrupa kohortunun geniş bir prospektif çalışmasıdır ve ortalama 10.4 yıllık bir takipten sonra, sonuçlar yüksek kan şekerini bir risk faktörü olarak güçlü bir şekilde desteklemektedir. birçok spesifik bölgede kanser vakası ve kanser ölümü için ( Stocks ve ark. 2009 ). Oksidatif stres, iltihaplanma ve IGF-1 dahil olmak üzere artan miktarda büyüme faktörü de kanser riskini artırır ve tip 2 diyabetlilerde yüksektir. Bir bitkinin veya fonksiyonel bir gıdanın antioksidan, antienflamatuar ve hipoglisemik etkilerinin kombinasyonu, özellikle tip 2 diyabetliler için önemli uzun vadeli faydalar sağlayacaktır ve yaban mersini üzerinde bu grupta bu etkilere odaklanan çalışmalar garanti edilmektedir.

          4.5.6. O küler e fektleri
          Yaban mersini, göz rahatsızlıkları için ve görmeyi teşvik etmede uzun bir kullanım geçmişine sahiptir. Yabanmersininin katarakt, retinopati, maküler dejenerasyon ve gece görüşü dahil olmak üzere görme ve oküler bozuklukların çeşitli yönleri üzerindeki etkilerine dair çok sayıda çalışma yapılmıştır ( Camire 2000 ; Upton 2001 ; Canter ve Ernst 2004 ; Ghosh ve Konishi 2007 ; Zafra tarafından gözden geçirilmiştir) -Taş ve diğerleri 2007). Birçok çalışma, retina anormalliklerinde iyileşme, kılcal damar direncinde artış, lens opaklığı ve miyopi ilerlemesinde yavaşlama ve gelişmiş karanlık adaptasyonu dahil olmak üzere olumlu etkiler göstermiştir. Örneğin, hafif yaşlılık kataraktı olan 50 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada, yaban mersini antosiyaninleri artı E vitamini ile 4 aylık takviyenin katarakt ilerlemesini önlemede %97 başarı oranına sahip olduğu bildirildi ( Bravetti, Fraboni ve Maccolini 1989 ). Çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma, yaban mersini antosiyaninleri verilen altı denekte, yuttuktan sonraki 1 saat ve saatlerde karanlık adaptasyonun altı kontrol denekle (9 dakika; Zafra-Stone ve ark. 2007). Ancak bunlar ve diğer birçok çalışma küçüktü; yaban mersini artı diğer meyveler veya E vitamini ile birlikte yaban mersini gibi kullanılmış karışık takviyeler; veya kontrolsüzdü. Canter ve Ernst (2004) , yaban mersini özünden elde edilen antosiyaninlerin düşük ışık ve gece görüşü üzerine yayınlanmış 30 çalışmasını gözden geçirdi. 30 çalışmanın sadece 12'si plasebo kontrollüydü ve sonuç, gece görüşünü iyileştirmek için yaban mersini kullanımını önermek için yeterli kesin kanıt olmadığıydı ( Canter ve Ernst 2004 ).

          Bununla birlikte, yaban mersininin oküler bozukluklar ve görme kaybı ile ilgili faydalı etkilerine dair destekleyici bilimsel kanıtlar vardır. Tarafından yapılan bir çalışma Jang ve diğ. (2005) , bir yaban mersini özütünün (100 μM antosiyaninler), hücre zarlarında deterjan benzeri bir bozulmaya ve hücrelerde ışık kaynaklı hasara aracılık eden bir otofloresan pigment olan piridinyum disretinoid A2E'nin fotooksidasyonuna karşı koruduğunu ve etkilerin en azından nedeniyle olduğunu gösterdi. kısmen singlet oksijenin söndürülmesi için. Milbury et al. (2007) , yaban mersini antosiyaninlerinin (1 mg/mL), preinkübe edilmiş retina pigment epitel hücrelerinde heme oksijenaz-1 (HO)-1 ve glutatyon-S-transferaz-pi (GST-pi) oksidatif stres savunma enzimlerini modüle ettiğini göstermiştir. H 2 O'dan önce antosiyanin özütü2 meydan okuma. Şarkı ve ark. (2010) yaban mersini ekstresinin kültürlenmiş korneal limbal epitel hücreleri üzerindeki etkisini incelemiş ve yaban mersininin bu hücrelerin fizyolojik yenilenmesini ve homeostazını desteklediğini göstermiştir. Randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma, incelenen 30 denekten 22'sinde (%73) astenopi semptomlarının ve kontrast duyarlılığının, 4 hafta boyunca 100 mg/gün saflaştırılmış antosiyanin (%85 antosiyanosit oligomerleri; Lee ve diğerleri 2005). Kültürlenmiş retina ganglion hücreleri ile yapılan bir çalışmada, yaban mersini antosiyanositleri kimyasal kaynaklı hücre hasarını ve radikal aktivasyonu inhibe etti ve antioksidanla ilişkili bir etki olabilecek bu nöroprotektif etki, yaban mersini antosiyanositleri (100 μg/göz) kullanıldığında da in vivo olarak görüldü. farelerin vitreuslarına enjekte edildi ( Matsunaga ve ark. 2009 ).

          Esas olarak senil katarakt ve makula dejenerasyonundan kaynaklanan yaşa bağlı görme kaybı, hemen hemen tüm yaşlı kişilerin yaşam kalitesini etkiler. Diyabetik retinopati, 10 yıl veya daha uzun süredir diyabeti olanlarda oldukça yaygındır ve gelişmiş ülkelerde körlüğün önde gelen nedenidir. Hayvan ve hücre kültürü çalışmalarından ve küçük insan denemelerinden, yaş ve diyabetle ilişkili görme kaybı gibi büyük klinik problemin ele alınmasına yardımcı olmak için yaban mersini ile ilgili daha güçlü, kontrollü insan denemelerini garanti altına almak için yeterli kanıt bulunmaktadır.

          4.5.7. N Avrupa koruyucu E etkileri
          Bilişsel gerilemeye yol açan yaşa bağlı dejeneratif hastalıklar olgusu yaygın ve amansızdır. İnme, ister hipertansiyon ister tromboz tarafından tetiklensin, önemli bir ölüm ve sakatlık nedenidir. Yaban mersininin vazodilatör ve anti-inflamatuar etkilerinin, hemorajik ve trombotik felç riskini azaltarak biliş ve nöromotor fonksiyonun korunması ile ilgili olarak önemli etkilere sahip olması beklenebilir. Ayrıca, retina dahil nöronal doku çoklu doymamış yağ asidi bakımından zengindir ve antosiyaninlerin antioksidan özellikleri bu oksidasyona duyarlı bölgeleri koruyabilir ve böylece antosiyaninlerin alınıp alınmadığı henüz net olmasa da beyin ve retina fonksiyonunu koruyabilir. beyin dokusu tarafından. Berry meyveleri ve meyve polifenollerinin nöroprotektif olduğu bildirilmiştir,Zafra-Stone ve ark. 2007 ; Matsunaga et al. 2009 ; Shukitt-Hale, Lau ve Joseph 2009 ). Ticari bir yaban mersini ekstresi (Myrtocyan ® 200 mg / kg günlük olarak intraperitonal uygulama ile 5 gün) kobay farelerine verilmiştir beynin farklı bölgelerinde triiyodotironin taşınmasını arttırmak için rapor edilmiştir, ve yaban mersini teşvik ettiği rapor edilmiştir, kısa süreli hafıza, görme ve hayvanlarda duyusal girdinin kontrolü ( Saija ve diğerleri 1990 ; Cignarella ve diğerleri. 1996 ; Prior ve Wu 2006 ; Zafra-Stone ve diğerleri. 2007)). Bununla birlikte, çileklerin ve bileşenlerinin nöroprotektif etkileri üzerine yapılan çalışmaların çoğu, kültürlenmiş hücrelerde ve hayvanlarda yapılmıştır ve bilberry'yi özel olarak kullanan bilişle ilgili çalışmalar eksiktir. 4.5.8. Bir ntimicrobial e fektleri


          Bitkilerin ve doğal ürünlerin antimikrobiyal etkileri, hücre duvarlarına bakteri bağlanmasının (yapışmanın) inhibisyonu, doğrudan antimikrobiyal öldürme veya bir bitkinin varlığında antibiyotiklerin minimum inhibitör konsantrasyonunun (MIC) düşürülmesiyle kanıtlandığı gibi antibiyotikleri güçlendiren etkiler yoluyla olabilir. tek başına antibiyotiğe kıyasla. Birkaç doğal ürünün antimikrobiyal etkileri olduğu bulunmuştur ( Lee ve ark. 2006 ). Kızılcık ( V . Macrocarpon Ait.) Güçlü antiadezyon özelliklere sahiptir ve yaygın idrar yolları (bkz enfeksiyonları önlemek için kullanılır Bölüm 6 kızılcık). Diğer araştırmacılar, meyvelerin Helicobacter pylori üzerindeki yapışma önleyici etkilerini bildirmiştir.ve ayrıca dut özlerinin H. pylori'ye karşı antibiyotik klaritromisinin antimikrobiyal etkilerini arttırdığını ( Chatterjee ve ark. 2004 ).

          Yabanmersini ve diğer dut meyvelerinin yanı sıra saflaştırılmış dut fenoliklerinin, Salmonella ve Staphylococcus aureus dahil olmak üzere insan patojenlerine karşı doğrudan antimikrobiyal etkiler gösterdiği rapor edilmiştir ( Puupponen-Pimiä ve diğerleri 2005a , b ). İlginç bir şekilde, saf fenolik bileşiklerin (meyve özlerinin aksine) sadece gram-negatif bakterileri ( Salmonella türleri ve Escherichia coli içerir ) inhibe ettiği bulundu ve etkiler saf fenolik bileşiklerin ( Puupponen-Pimiä) hidroksilasyon derecesi ile ilgiliydi. ve diğerleri 2005a , b). Berry özlerinin saf fenolik bileşiklerden etkilenenleri engellediği bulundu; ayrıca, özler sadece H. pylori'nin değil, aynı zamanda gram pozitif organizmalar olan Bacillus , Clostridium ve Staphylococcus'un büyümesini de engelledi . Bu nedenle, bütün meyveler veya bütün meyvelerin özleri, saflaştırılmış özlerden daha antimikrobiyaller olarak daha etkili olabilir. Çeşitli meyvelerin çeşitli organizmalara karşı etkileri farklıdır. Örneğin, cloudberry ( Rubus chamaemorus ) S. aureus üzerinde bakterisidal bir etki gösterirken yaban mersini bakteriyostatik bir etkiye sahipti ( Puupponen-Pimiä et al. 2005a ). Yaban mersininin Salmonella'ya karşı antimikrobiyal etkilerive Staphylococcus , meyve suyuna fenolik salınımını arttıran meyve püresinin enzimatik muamelesiyle arttırıldı; bununla birlikte, işlem sırasında meyve bileşenlerinde yapısal değişiklikler de olmuş olabilir ( Puupponen-Pimiä ve diğerleri 2005a , b ). Yabani çilek, bir yaban mersini suyu inhibe yapışma Yeni bir çalışmada , Streptococcus pneumoniae , insan bronşiyal için (Calu-3) hücreleri, hem de yaban mersini suyu inhibe büyüme S . pnömoni , yaban mersininin etkileri kızılcıktan daha az olmasına rağmen ( Huttunen ve ark. 2010 ).

          Otlar ve diğer doğal ürünlerdeki antimikrobiyal etkilerin bulguları, özellikle son yıllarda ortaya çıkan yeni bulaşıcı hastalıklar nedeniyle önemli ve zamanındadır. S . pnömoni menenjit, orta kulak iltihabı ve pnömoninin başlıca nedenidir. Yiyecek ve suda çeşitli patojenlerin varlığı yaygındır ve toksik sonuçları ciddi olabilir. Mikroplarda antibiyotik direnci ciddi ve giderek artan bir sorundur; dahası, bağışıklık sistemi yaşla birlikte azalır ve popülasyonlarımız yaşlanır. Yaban mersini, antimikrobiyal bir ajan olarak açık bir potansiyel değere sahiptir. Grubumuz tarafından yapılan bir ön çalışmada, yaban mersini metisilin dirençli karşı doğrudan etkisi gösterdi S . aurealar(MRSA), tek başına yaban mersini özü için 1.2 mg/mL MIC ile. Ayrıca, vankomisinin MRSA suşlarına karşı etkisi güçlendirildi. 0,6 mg/mL yaban mersini özü varlığında, vankomisin için MİK, 1,8'den 0,7 μg/mL'ye düşürülmüştür. Bunlar yaban mersininin antibiyotiğe dirençli organizmaların tedavisinde kullanımı için ilginç ve potansiyel olarak önemli bulgulardır.

          Git: 4.6. SONUÇ
          Tarih boyunca böğürtlenler insan beslenmesinin önemli ve değerli bir parçası olmuştur. Meyveler birçok bileşen içerir, ancak meyvelere kırmızı, mavi ve mor renklerini veren fenolik bileşikler olan antosiyaninlerin, antioksidan, antitümorijenik, anti-inflamatuar, hipoglisemik ve antimikrobiyal dahil olmak üzere çok çeşitli sağlıkla ilgili özelliklere sahip olduğu bulunmuştur. Etkileri. Yaban mersini antosiyaninler, özellikle delphinidinler ve siyanidinler açısından zengindir. Bu bileşiklerin biyoyararlı ve biyoaktif olduğuna dair destekleyici kanıtlar vardır. Deneysel çalışmalarda gösterilen moleküler etkiler ve bunların insan sağlığı üzerindeki klinik etkileri Şekil 4.2'de özetlenmiştir.. Bununla birlikte, yaşlanan popülasyonlarımızda kronik ve bulaşıcı hastalıklarla mücadele için olası bir araç olarak yaban mersini için mevcut moleküler kavrayışları ve anlayışı net önerilere dönüştürecek düzeyde ve çeşitli klinik kanıtları sağlamak için standart yaban mersini özlerini kullanan iyi tasarlanmış insan denemelerine ihtiyaç vardır. .
          ŞEKİL 4.2.  Yaban mersini ve yaban mersini antosiyaninlerinin faydalı etkilerine dair moleküler kanıtlar: Yabanmersini ve yaban mersini antosiyaninlerinin faydalı etkilerine dair çeşitli moleküler kanıtlar vardır. ŞEKİL 4.2


          Yaban mersini ve yaban mersini antosiyaninlerinin faydalı etkilerine dair moleküler kanıtlar: Yabanmersini ve yaban mersini antosiyaninlerinin faydalı etkilerine dair çeşitli moleküler kanıtlar vardır. Bu etkilerin insan sağlığı için önemli klinik etkileri vardır. (Daha...)

          Git: REFERANSLAR
          1. Aggarwal BB, Vijayalekshmi RV, Sung B. Kanserin önlenmesi ve tedavisi için inflamatuar yolları hedefleme: Kısa vadeli arkadaş, uzun vadeli düşman. Klinik Kanser Arş. 2009; 15 :425–30. [ PubMed ]
          2. Amerikan Diyabet Derneği (ADA). Diyabet tanısı ve sınıflandırılması. Diyabet bakımı. 2010; 33 :S62–9. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ]
          3. Bagchi D, Roy S, Patel V, et al. Yenilebilir meyvelerin yeni bir antosiyanin açısından zengin formülünün güvenlik ve tüm vücut antioksidan potansiyeli. Mol Hücre Biyokimyası. 2006; 281 :197–209. [ PubMed ]
          4. Bagchi D, Sen CK, Bagchi M, Atalay M. Yeni bir antosiyanin açısından zengin meyve özü formülünün anti-anjiyojenik, antioksidan ve anti-kanserojen özellikleri. Biyokimya (Moskova). 2004; 69 :75-80. [ PubMed ]
          5. Bao L, Abe K, Tsang P, Xu JK, Yao XS, Liu HW, Kurihara H. Yabanmersini özü, mitokondriyal disfonksiyonu azaltarak kısıtlama stresinin neden olduğu karaciğer hasarını korur. Fitoterapi. 8 Temmuz 2010. 2010. e doi:10 ​.1016/j.fitote.2010.07.004.pub . [ PubMed ]
          6. Barringer TA, Hatcher L, Sasser HC 4 haftalık flavonoid takviyesinden oluşan yüksek yağlı bir yemekten sonra endotel fonksiyonunun bozulması üzerine potansiyel faydalar. Kanıta Dayalı Tamamlayıcı Alternatif Med. 2008; 10 :1–6. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ]
          7. Benzie IFF Lipid peroksidasyonu: Nedenler, sonuçlar, ölçüm ve diyet etkilerinin gözden geçirilmesi. Int J Gıda Bilimi Nutr. 1996; 47 :233-61. [ PubMed ]
          8. Benzie IFF Diyet antioksidanlarının evrimi. J Comp Biochem Physiol (A). 2003; 136 :113–26. [ PubMed ]
          9. Benzie IF F, Strain JJ Ferrik indirgeyici/antioksidan güç testi: Biyolojik sıvıların toplam antioksidan aktivitesinin doğrudan ölçümü ve toplam antioksidan güç ve askorbik asit konsantrasyonunun eşzamanlı ölçümü için değiştirilmiş versiyon. Yöntemler Enzimol. 1999; 299 :15-27. [ PubMed ]
          10. Benzie IF F, Wachtel-Galor S. Uzun süreli vejetaryen diyetlerde biyobelirteçler. Adv Clin Chem. 2009; 47 :170–208. [ PubMed ]
          11. Benzie IF F, Wachtel-Galor S. Vejetaryen diyetler ve halk sağlığı: Biyobelirteç ve redoks bağlantıları. Antioksit Redoks Sinyali. 2010; 13 :175–91. [ PubMed ]
          12. Bertuglia S, Malandrino S, Colantuoni A. Vaccinium myrtillis antosiyanositlerinin hamster yanak kesesi mikrosirkülasyonunda iskemik reperfüzyon hasarı üzerindeki etkisi. İlaç Arş. 1995; 31 :183–7. [ PubMed ]
          13. Bravetti GO, Fraboni E, Maccolini E. E vitamini ve Vaccinium myrtillus antosiyanositleri ile senil kataraktın önleyici tıbbi tedavisi: Klinik değerlendirme. Ann Ottalmol Clin Ocul. 1989; 115 :109–16.
          14. Brownlee M. Diyabetik komplikasyonların patobiyolojisi: Birleştirici bir mekanizma. Şeker hastalığı. 2005; 54 :1615–25. [ PubMed ]
          15. Burdulis D, Sarkinas A, Jasutienè I, Stackivicenè E, Nikolajevas L, Janulis V. Yabanmersini (Vaccinium myrtillus L.) ve yaban mersini (Vaccinium corymbosum L.) meyvelerinde antosiyanin bileşimi, antimikrobiyal ve antioksidan aktivitenin karşılaştırmalı çalışması. Acta Pol Ecz. 2009; 66 :399–408. [ PubMed ]
          16. Camire ME Otlar Botanikler ve Çaylar. Lancaster, PA: Technomic Publishing Company; 2000. Fonksiyonel gıdalar ve nutrasötikler olarak yaban mersini ve yaban mersini; s. 289-319.
          17. Canter PH, Ernst E. Gece görüşü için Vaccinium myrtillus'un (yaban mersini) Anthocyanosides-plasebo kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi. Oftalmol'den kurtulun. 2004; 49 :38–50. [ PubMed ]
          18. Chatterjee A, Yasmin T, Bagchi D, Stohs SJ Helicobacter pylori'nin in vitro olarak çeşitli meyve özleri ile inhibisyonu, klaritromisine karşı artan duyarlılık ile. Mol Hücre Biyokimyası. 2004; 265 :19–26. [ PubMed ]
          19. Chen J, Uto T, Tanigawa S, Kumamoto T, Fuji M, Hou DX DNA dizisi yoluyla makrofajlarda yaban mersini (Vaccinium myrtillus) tarafından hedeflenen genlerin ekspresyon profili. Nutr Kanser. 2008; 60 :43–50. [ PubMed ]
          20. Choi SW, Benzie IF, Ma SW, Strain JJ, Hannigan BM Akut hiperglisemi ve oksidatif stres: Doğrudan sebep ve sonuç? Serbest Radic Biol Med. 2008; 44 :1217–31. [ PubMed ]
          21. Choi EH, Ok HE, Yoon Y, Magnuson BA, Kim MK, Chun HS Yaban mersini (Vaccinium myrtillus L.) antosiyanin açısından zengin ekstraktın 5-florourasil tarafından indüklenen miyelotoksisiteye karşı koruyucu etkisi. Biyofaktörler. 2007; 29 :55-65. [ PubMed ]
          22. Choi EH, Park JH, Kim MK, Chun HS Sıçanlarda ve farelerde antosiyanin bakımından zengin yaban mersini (Vaccinium myrtillus L.) özü ile doksorubisin kaynaklı toksisitelerin hafifletilmesi. Biyofaktörler. 2010 2010 7 Temmuz; 36 :319-27. epub. [ PubMed ]
          23. Cicero AF G, Derosa G, Gaddi A. Bitki uzmanları glisemik kontrolü iyileştirmek için diyabet hastalarına ne önerir? Bilimsel kanıtların ve potansiyel riskin değerlendirilmesi. Acta Diabetol. 2004; 41 :91–8. [ PubMed ]
          24. Cignarella A, Nastasi M, Cavalli E, Puglisi L. Çeşitli sıçan dislipidemi modellerinde geleneksel bir antidiyabetik tedavi olan Vaccinium myrtillus L. yapraklarının yeni lipid düşürücü özellikleri: Klofibrat ile bir karşılaştırma. Tromb Res. 1996; 84 :311–22. [ PubMed ]
          25. Clifford MN Antosiyaninler-doğa, oluşum ve diyet yükü. J Sci Gıda Tarım. 2000; 80 :1063–72.
          26. Collins AR Oksidatif DNA hasarı, antioksidanlar ve kanser. Biyodenemeler. 1999; 21 :238-46. [ PubMed ]
          27. Cooke D, Schwartz M, Boocock D, Winterhalter P, Steward WP, ​​Gescher AJ, Marczylo TH Siyanidin-3-glukozid ve antosiyanin karışımının ApcMin fare bağırsak kanseri modelinde adenom gelişimi üzerindeki etkisi-doku antosiyanin seviyeleri ile ilişkisi. Int J Kanser. 2006; 119 :2213–20. [ PubMed ]
          28. Cravotto G, Boffa L, Genzini L, Garella D. Fitoterapötikler: 1000 bitkinin potansiyelinin değerlendirilmesi. J Clin Ecz Ther. 2010; 35 :11–48. [ PubMed ]
          29. Detre Z, Jellinek H, Miskulin M, Robert AM Hipertansiyonda vasküler geçirgenlik üzerine çalışmalar: Antosiyanositlerin etkisi. Clin Physiol Biochem. 1986; 4 :143–9. [ PubMed ]
          30. Dreiseitel A, Schreier P, Oehme A, ve diğerleri, editörler. Antosiyaninler ve antosiyanidinler tarafından proteazom aktivitesinin inhibisyonu. Biochem Biophys Res Komün. 2008; 372 :57-61. [ PubMed ]
          31. Duthie S. Berry fitokimyasalları, genomik stabilite ve kanser: Kanserojen süreçlerde çeşitli aşamalarda kemoprevensiyon için kanıt. Mol Nutr Gıda Arş. 2007; 52 :386–7. [ PubMed ]
          32. Erlund I, Kol R, Alfthan G, ve diğerleri, editörler. Berry tüketiminin trombosit fonksiyonu, kan basıncı ve HDL kolesterol üzerindeki olumlu etkileri. J Clin Nutr mıyım? 2008; 87 :323–31. [ PubMed ]
          33. Erlund I, Marniemi J, Hakala P, Alfthan G, Meririnne E, Aro A. Frenk üzümü, yaban mersini ve yaban mersini tüketimi serum kuersetin konsantrasyonlarını arttırır. Eur J Clin Nutr. 2003; 57 :37-42. [ PubMed ]
          34. Freese R, Vaarala O, Turpeinen AM, Mutanen M. Sağlıklı deneklerde sebze, çilek ve elma açısından zengin veya fakir diyetlerden sonra trombosit aktivasyonu veya inflamasyon belirteçlerinde fark yok. Eur J Nutr. 2004; 43 :175–82. [ PubMed ]
          35. Ghosh D, Konishi T. Antosiyaninler ve antosiyanin bakımından zengin özler: Diyabet ve göz fonksiyonundaki rolü. Asia Pac J Clin Nutr. 2007; 16 :200–8. [ PubMed ]
          36. Grace MH, Ribnicky DM, Kuhn P, ve diğerleri, editörler. Düşük çalı yaban mersini, Vaccinium anustifolium Aiton'dan yeni bir antosiyanin açısından zengin formülasyonun hipoglisemik aktivitesi. Bitkisel ilaç. 2009 2009 20 Mart; 16 :406–15. epub. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ]
          37. Halliwell B. Oksidatif stres ve kanser: İlerledik mi? Biochem J. 2007; 401 :1–11. [ PubMed ]
          38. Halliwell B, Gutteridge JMC Biyoloji ve Tıpta Serbest Radikaller. 4. baskı. Oxford: Oxford University Press; 2007.
          39. Helmstädter A, Schuster N. Vaccinium myrtillus, çağlar boyunca antidiyabetik bir tıbbi bitki araştırması olarak. Eczane. 2010; 65 :315–21. [ PubMed ]
          40. Hou D.-X. Antosiyaninler tarafından kanser kemoprevensiyonunun potansiyel mekanizması. Curr Mol Med. 2003; 3 :149-59. http://www ​.ukwildflowers.com/ (4 Haziran 2010'da erişildi) [ PubMed ]
          41. Huttunen S, Toivanen M, Arkko S, Ruponen M, Tikkanen-Kaukanen C. Yabani meyve suyu fraksiyonlarının insan bronş hücrelerine bağlanan Streptococcus pneumoniae'ye karşı inhibisyon aktivitesi. Fitoter Araş. 2010. yok. doi: 10.1002/ptr.3240. [ PubMed ]
          42. Jang YP, Zhou J, Nakanishi K, Sparrow JR Antosiyaninler, retinal pigment epitel hücrelerinde fotooksidasyona ve membran geçirgenliğine karşı koruma sağlar. Photochem Photobiol. 2005; 81 :529–36. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ]
          43. Jayaprakasam B, Vareed SK, Olsen LK, Nair MG Meyvelerde bulunan biyoaktif antosiyaninler ve antosiyaninler tarafından insülin salgılanması. J Tarım Gıda Kimya. 2005; 53 :28–31. [ PubMed ]
          44. Jee SH, Ohrr H, Sull JW, ve diğerleri, editörler. Koreli erkek ve kadınlarda açlık serum glikozu ve kanser riski. JAMA. 2005; 293 :194–202. [ PubMed ]
          45. Karlsen A, Paur I, Bøhn SV, ve diğerleri, editörler. Yabanmersini suyu, KVH riski yüksek olan deneklerde NF-KB ile ilgili inflamatuar belirteçlerin plazma konsantrasyonunu modüle eder. Eur J Nutr. 2010 2010 2 Şubat; 49 :345–55. epub. [ PubMed ]
          46. Karlsen A, Retterstol L, Laake P, Paur I, Kjolsrud-Bohn S, Sandvik L, Blomhoff R. Antosiyaninler, monositlerde nükleer faktör-B aktivasyonunu inhibe eder ve sağlıklı yetişkinlerde proinflamatuar mediatörlerin plazma konsantrasyonlarını azaltır. J Nutr. 2007; 137 : 1951–4. [ PubMed ]
          47. Katsube N, Iwashita K, Tsuchida T, Yamaki K, Kobori M. Yabanmersini (Vaccinium myrtillus) ve antosiyaninler tarafından kanser hücrelerinde apoptoz indüksiyonu. J Tarım Gıda Kimya. 2003; 51 :68-75. [ PubMed ]
          48. Kim YS, Young MR, Bobe G, Colburn NH, Milner JA Bioactive gıda bileşenleri, inflamatuar hedefler ve kanser önleme. Kanser Önceki Araş. 2009; 2 :200–8. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ]
          49. Kolosova NG, Shcheglova TV, Sergeeva SV, Loskutova LV Uzun süreli antioksidan takviyesi, yaşlanma ile hızlandırılmış OXYS sıçanlarında oksidatif stres belirteçlerini ve bilişsel eksiklikleri azaltır. Nörobiyol Yaşlanma. 2006; 27 :1289-97. [ PubMed ]
          50. Kong J.-M, Chia L.-S, Goh N.-K, Chia T.-F, Brouillard R. Antosiyaninlerin analizi ve biyolojik aktiviteleri. Bitki kimyası. 2003; 64 :923–33. [ PubMed ]
          51. Kowalczyk C, Kxzesmski P, Kura M, Szmigiel B, Blaszczyk J. Tıpta antosiyaninler. Pol J Pharmacol. 2003; 55 :699–702. [ PubMed ]
          52. Lala G, Malik M, Zhao C, He J, Kwon Y, Giusti MM, Magnuson BA Antosiyanin açısından zengin özler, sıçanlarda kolon kanserinin çoklu biyobelirteçlerini inhibe eder. Nutr Kanser. 2006; 54 :84-93. [ PubMed ]
          53. Lazzé MC, Pizzaa R, Savio M, Stivala LA, Prosperi E, Bianchi L. Antosiyaninler, sıçan düz kasında ve hepatoma hücrelerinde tert-bütil-hidroperoksitin neden olduğu DNA hasarına karşı koruma sağlar. Mutat Arş. 2003; 535 :103–15. [ PubMed ]
          54. Lee SW Yabanmersini alımının sağlık ve antioksidan içeriğinin biyobelirteçleri üzerindeki etkileri. Yüksek Lisans Tezi. Hong Kong: Hong Kong Politeknik Üniversitesi; 2008.
          55. Lee KF, Chung WY, Benzie IF İdrar 8-okso-7,8-dihidro-2'-deoksiguanozin (8-oxodG), oksidatif stresin spesifik bir belirteci, doğrudan, izokratik LC-MS/MS kullanarak: Yöntem değerlendirmesi ve uygulaması sağlıklı yetişkinlerde biyolojik varyasyon çalışmasında. Clin Chim Acta. 2010; 411 :416–22. [ PubMed ]
          56. Lee MH, Kwon HA, Kwon DY ve diğerleri, editörler. Salmonella'ya karşı şifalı bitki özlerinin antibakteriyel aktivitesi. Int J Gıda Mikrobiol. 2006; 111 :270–5. [ PubMed ]
          57. Lee J, Lee HK, Kim CY, Choe CM, You TW, Seong GJ Saflaştırılmış yüksek doz antosiyanosit oligomer uygulaması, miyopi hastalarında gece görüşünü ve klinik semptomları iyileştirir. Br J Nutr. 2005; 93 :895–9. [ PubMed ]
          58. Libby P, Ridker PM, Maseri A. Enflamasyon ve ateroskleroz. Dolaşım. 2002; 105 :1135–43. [ PubMed ]
          59. Madhavi DL, Bomser J, Smith MA L, Singleton K. Vaccinium myrtillis (yaban mersini) meyvelerinin ve hücre kültürlerinin biyoaktif bileşenlerinin izolasyonu. Bitki Bilimi 1998; 131 :95–103.
          60. Martineau LC, Couture A, Spoor D, ve diğerleri, editörler. Kanada düşük çalı yaban mersini Vaccinium angustifolium Ait'in anti-diyabetik özellikleri. Bitkisel ilaç. 2006; 13 :612–23. [ PubMed ]
          61. Mas T, Susperregui J, Berkè B, Chéze C, Moreau S, Nuhrich A, Vercauteren J. Doğal antosiyaninlerin DNA tripleks stabilizasyon özelliği. Bitki kimyası. 2000; 53 :679-87. [ PubMed ]
          62. Matsui T, Ogunwande IA, Abesundara KJ, Matsumoto K. Doğal ürünlerin anti-hiperglisemik potansiyeli. Mini Rev Med Chem. 2006; 6 :349–56. [ PubMed ]
          63. Matsunaga N, Imai S, Inokuchi Y, Shimazawa M, Yokata S, Araki Y, Hara H. Bilberry ve ana bileşenleri, in vitro ve in vivo retina nöronal hasara karşı nöroprotektif etkilere sahiptir. Mol Nutr Gıda Arş. 2009; 53 :869-77. [ PubMed ]
          64. Matsunaga N, Tsuruma K, Shimazawa M, Yokota S, Hara H. Yabanmersini antisiyanidinlerinin anjiyogenez üzerindeki önleyici etkileri. Fitoter Araş. 2010; 24 :S42–7. [ PubMed ]
          65. Mazza G, Kay CD, Correll T, Holub BJ İnsan deneklerde yaban mersini ve serum antioksidan durumundan antosiyaninlerin absorpsiyonu. J Tarım Gıda Kimya. 2002; 50 :7731–7. [ PubMed ]
          66. McDougall GJ, Kulkarni NN, Stewart D. Berry polifenollerinin sindirim enzimleri üzerindeki inhibitör etkileri üzerine güncel gelişmeler. Biyofaktörler. 2008; 34 :73-80. [ PubMed ]
          67. Milbury PE, Graf B, Curran-Celentano JM, Blumberg JM Yabanmersini (Vaccinium myrtillus) antosiyaninleri, ARPE-19 hücrelerinde heme oksijenaz-1 ve glutatyon S-transferaz-pi ekspresyonunu modüle eder. Ophthalmol Vis Sci'ye yatırım yapın. 2007; 48 :2343–9. [ PubMed ]
          68. Mutanen M, Pajari AM, Paivarinta E, Misikangas M, Rajakangas J, Marttinen M, Oikarinen S. Önleyici diyet bileşenleri olarak meyveler-ApcMin+ fare ile mekanik bir yaklaşım. Asia Pac J Clin Nutr. 2008; 17 :123–5. [ PubMed ]
          69. Netzel FT, Strass M, Bitsch G, Bitsch I. Kırmızı şarap ve kırmızı üzüm suyu tüketimini takiben antosiyanin-3-glukozitlerin biyoyararlanımı. Can J Physiol Pharmacol. 2003; 81 :423–35. [ PubMed ]
          70. Nguyen V, Tang J, Oroudjev E, Lee CJ, Marasigan C, Wilson L, Ayoub G. Yabanmersini ekstresinin MCF7-GFP-tubulin meme kanseri hücrelerinde sitotoksik etkileri. J Med Gıda. 2010; 13 :278–85. [ PubMed ]
          71. Packer L, Cadenas E. Oksidanlar ve antioksidanlar yeniden gözden geçirildi: Yeni oksidatif stres kavramları. Serbest Radic Res. 2007; 41 :951–2. [ PubMed ]
          72. Park SJ, Shin WH, Seo JW, Kim EJ Antosiyaninler, bir murin astım modelinde hava yolu iltihabını ve aşırı duyarlılığı engeller. Gıda Kimyasal Toksikol. 2007; 45 :1459-67. [ PubMed ]
          73. Persson IA, Persson K, Andersson RG Vaccinium myrtillus ve polifenollerinin insan endotel hücrelerinde anjiyotensin dönüştürücü enzim aktivitesi üzerindeki etkisi. J Tarım Gıda Kimya. 2009; 57 :4626–9. [ PubMed ]
          74. Petlevski R, Hadžija M, Slijepčević M, Juretic D. NOD farelerinde “antidiyabet” bitkisel preparatının serum glikozu ve fruktozamin üzerindeki etkisi. J Etnofarmakol. 2001; 75 :181–4. [ PubMed ]
          75. Pool-Zobel BL, Bub A, Schràder N, Rechkemmer G. Antosiyaninler, model sistemlerde güçlü antioksidanlardır ancak kolon hücrelerinde endojen oksidatif DNA hasarını azaltmazlar. Eur J Nutr. 1999;227-34; 38 [ PubMed ]
          76. Önceki RL, Wu X. Antosiyaninler: Benzersiz metabolik modeller ve biyolojik aktivitelerle sonuçlanan yapısal özellikler. Serbest Radic Res. 2006; 40 :1014–28. [ PubMed ]
          77. Puupponen-Pimiä R, Nohynek L, Alakomi H.-L, Oksman-Caldentey K.-M. Biyoaktif meyve bileşikleri-insan patojenlerine karşı yeni araçlar. Appl Microbiol Biotechnol. 2005a; 67 :8-19. [ PubMed ]
          78. Puupponen-Pimià R, Nohynek L, Alakomi H.-L, Oksman-Caldentey K.-M. Berry fenoliklerinin insan bağırsak patojenlerine karşı etkisi. Biyofaktörler. 2005b; 23 :243–51. [ PubMed ]
          79. Qin Y, Xia M, Ma J, ve diğerleri, editörler. Antosiyanin takviyesi, dislipidemik deneklerde kolesteril ester transfer proteininin inhibisyonu ile ilişkili serum LDL- ve HDL-kolesterol konsantrasyonlarını iyileştirir. J Clin Nutr mıyım? 2009; 90 :485–92. [ PubMed ]
          80. Saija A, Princi P, D'Amico N, Pasquale R. De, Costa G. Vaccinium myrtillus antosiyaninler, sıçanda beyine triiyodotironin taşınmasında. İlaç Arş. 1990; 22 :59-60. [ PubMed ]
          81. Sakakibari H, Ogawa T, Koyanagi A, ve diğerleri, editörler. Farelerde yaban mersini antosiyaninlerinin dağılımı ve atılımı. J Tarım Gıda Kimya. 2009; 57 :7681–6. [ PubMed ]
          82. Seeram NP Berry meyveleri: Bileşimsel elementler, biyokimyasal aktiviteler ve alımlarının insan sağlığı, performansı ve hastalıkları üzerindeki etkisi. J Tarım Gıda Kimya. 2008; 56 :627–9. [ PubMed ]
          83. Kanser önleme için Seeram NP Berry meyveleri: Mevcut durum ve gelecekteki beklentiler. J Tarım Gıda Kimya. 2009; 56 :630–5. [ PubMed ]
          84. Sharma AD, Sharma R. Antosiyanin-DNA kopigmentasyon kompleksi: Oksidatif hasara karşı karşılıklı koruma. Bitki kimyası. 1999; 52 :1313–8.
          85. Shukitt-Hale B, Lau FC, Joseph JA Berry meyve takviyesi ve yaşlanan beyin. J Tarım Gıda Kimya. 2009; 56 :636–41. [ PubMed ]
          86. Song J, Li Y, Ge J, ve diğerleri, editörler. Yabanmersini (Vaccinium myrtillis L.) özlerinin kültürlenmiş insan kornea limbal epitel hücreleri (HCLEC) üzerindeki koruyucu etkileri. PhytotherRes. 2010; 24 :520–4. [ PubMed ]
          87. Stocks T, Rapp K, Bjørge T, ve diğerleri, editörler. Metabolik Sendrom ve Kanser Projesi'nde (Me-Can) kan şekeri ve olay ve ölümcül kanser riski. PLoS Med. 2009; 6 :e 1000201. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ]
          88. Svobodová A, Zdarilová A, Vostalova J. Locinere caerulea ve Vaccinium myrtillus meyve polifenolleri, HaCaT keratinositlerini UVB kaynaklı fototoksik strese ve DNA hasarına karşı korur. J Dermatol Sci. 2009; 56 :196–201. [ PubMed ]
          89. Takikawa M, Inoue S, Horio F, Tsuda T. Diyet antosiyanin bakımından zengin yaban mersini özü, diyabetik farelerde AMP ile aktive olan protein kinazın aktivasyonu yoluyla hiperglisemi ve insülin duyarlılığını iyileştirir. J Nutr. 2009; 140 :527–33. [ PubMed ]
          90. Talavera S, Felgines C, Texier O, Besson C, Gil-Izquierdo A, Lamaison JL, Remesy C. Sıçanlarda antosiyanin metabolizması ve sindirim alanı, böbrek ve beyine dağılımı. J Tarım Gıda Kimya. 2005; 53 :3902–8. [ PubMed ]
          91. Talavera S, Felgines C, Texier O, Besson C, Lamaison JL, Remesy C. Antosiyaninler, anestezi uygulanmış sıçanlarda mideden verimli bir şekilde emilir. J Nutr. 2003; 133 :4178-82. [ PubMed ]
          92. Thomasset S, Berry DP, Cai H, ve diğerleri, editörler. Kolorektal kanser kemoprevensiyonu için oral antosiyaninlerin pilot çalışması. Kanser Önceki Araş. 2009; 2 :625–33. [ PubMed ]
          93. Thomasset S, Teller N, Cai H, Marko D, Berry DP, Steward WP, ​​Gescher AJ Diyetteki antosiyaninler ve antosiyanidinler, kanser kemopreventif pigmentler, potansiyel ilaçlar olarak gelişmeyi hak ediyor mu? Kanser Kemoterapi İlaç. 2009; 64 :201–11. [ PubMed ]
          94. Tsuda T. Adiposit fonksiyonunun antosiyaninler tarafından düzenlenmesi: Metabolik sendromu önleme olasılığı. J Tarım Gıda Kimya. 2008; 56 :642–6. [ PubMed ]
          95. Tsuda T, Ueno Y, Kojo H, Yoshikawa T 3, Osawa T. Antosiyaninlerle muamele edilmiş izole edilmiş sıçan adipositlerinin gen ekspresyon profili. Biochim Biophys Acta. 2005; 1733 :137-47. [ PubMed ]
          96. Upton R, editör. Yabanmersini Meyvesi Vaccinium myrtillus L. Analiz, Kalite Kontrol ve Terapötik Standartları. Santa Cruz, CA: Amerikan Bitkisel Farmakopesi ve Terapötik Özet; 2001.
          97. Valentova K, Ulrichova J, Cvak L, Simanek V. Yabanmersini özütünün sıçan hepatositlerinin oksidatif hasarına karşı sitoprotektif etkisi. Gıda Kimyası 2006; 101 :912–7.
          98. Wang L.-S, Stoner GD Antosiyaninler ve kanser önlemedeki rolleri. Kanser Let. 2008; 269 :281-90. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ]
          99. WCRF, Dünya Kanser Araştırma Fonu/Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü. Gıda, Beslenme, Fiziksel Aktivite ve Kanserin Önlenmesi: Küresel Bir Perspektif. Washington, DC: AICR; 2007.
          100. Ulusal Sağlık Enstitüleri, ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi. 2010. “Yaban mersini.” www .nlm.nih.gov / MedlinePlus / druginfo / doğal /patient-bilberry.html (erişilen 10 Mart 2010)
          101. Yıldırım HK Meyve şarabının renk parametreleri ve antioksidan aktivitelerinin değerlendirilmesi. Int J Gıda Bilimi Nutr. 2006; 57 :47-63. [ PubMed ]
          102. Yoshida K, Mori M, Kondo T. Antosiyaninlerle mavi renk gelişimi: Kimyasal yapıdan hücre fizyolojisine. Nat Ürün Temsilcisi 2009; 26 :884-915. [ PubMed ]
          103. Zafra-Stone S, Taharat Y, Bagchi M, Chatterjee A, Vinson JA, Bagchi D. İnsan sağlığı ve hastalıkların önlenmesinde yeni antioksidanlar olarak Berry antosiyaninleri. Mol Nutr Gıda Arş. 2007; 51 :675–83. [ PubMed ]
          Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
          Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

          Yorum yap


          • #6

            Yaban mersini hangi hastalıklara iyi gelir? Faydaları nelerdir?

            Yaban mersini, pek çok sağlık sorununa karşı yaygın olarak kullanılan şifalı bir bitkidir. Oldukça besleyici bir meyvedir; içeriğinde A, C, E, K vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gibi insan sağlığı için faydalı pek çok mineral bulunur. Yaban mersini İngilizce’de blueberries olarak isimlendirilir. Ülkemizde farklı yörelerde ‘çay üzümü, turna yemişi, mavi yemiş, çoban üzümü ve kekre yemişi gibi adlar ile bilinir. Günümüzde özellikle idrar yolu enfeksiyonları ve sistit tedavisi için kullanılan yaban mersini, ayrıca çok etkili bir antioksidandır. İçindekiler
            • Yaban mersini nedir?
            • Yaban mersini ne için kullanılır?
            • Yaban mersininin faydaları
            • Yaban mersini hangi hastalıklara iyi gelir?
            • Yaban Mersini zayıflatır mı?
            • Yaban mersininin cilde faydaları
            • Yaban mersinin kalp sağlığına etkileri
            • Yaban Mersininin Zararları
            • Yaban mersin reçeli nasıl yapılır?
            Yaban mersini nedir?

            Fundagiller familyasından bir yemiş olan yaban mersinin tazesi mor-mavi arası bir renge sahip iken kurusu kara üzüme benzer, dolgun ve etli bir yemiştir. Yaban Mersini taze olarak tüketilebilen, kurutulmuş olarak çayı yapılabilen, yaprakları da kullanılabilen şifalı bir yemiştir. Yaban Mersini meyveleri Temmuzdan Eylüle kadar toplanabilir.

            Yaban mersininin üç farklı türü bulunmaktadır; bunlar, kültürü yapılan ve ekonomik öneme sahip olan yüksek boylu ‘Vaccinium corymbosum’, alçak boylu ‘Vaccinium darrowii’ ve tavşan gözü yabanmersini olarak bilinen ‘Vaccinium ashei Reade’dir. Yaban Mersininin içerdiği besinler ve vitaminler nelerdir?
            • 84 Kalori, 21.4 gram karbonhidrat, 1.1 gram protein, 0.5 gram yağ
            • 3.6 gram diyet lifi, 28.6 mikrogram K vitamini
            • 0.5 miligram manganez, 0.1 miligram bakır
            • 14.4 mg C vitamini, 0.1 miligram B6 vitamini, 0.1 miligram tiamin
            • 0.1 miligram, riboflavin, 0.8 miligram E vitamini
            Yaban mersini ne için kullanılır?

            Yaban mersini türlerinden mavi yemiş, antioksidan içeriği en yüksek meyvedir. Gece körlüğü, gözlerde kamaşma, görme bozuklukları gibi sağlık sorunlarına karşı kullanılır. ABD ve Avrupa’da özellikle idrar yolu enfeksiyonları ve sistit tedavisinde doktorlar tarafından tavsiye edilen yaban mersini, kan şekeri ve kolesterolü düşürür. Ayrıca, ağız içi yaraları iyileştirir, damar sertliğini azaltır, kalp krizi riskini azaltır, yaşlanmayı yavaşlatır ve hafıza kayıplarını önler. Kalori miktarı az olan bu şifalı bitki ayrıca ishali, ülseri, kabızlığı ve mide bulantısını da önlemektedir.
            Yaban mersininin faydaları

            Yaban Mersini görüntü olarak küçük olsa da faydaları açısından boyutlarını aşmaktadır. Bir avucu bile dünyada en besleyici meyveler arasındadır. Yaban mersini hem besleyicidir hem de zengin bir antioksidan kaynağıdır. Bu durumu onun öncelikle bağışıklık sistemi, kalp ve beyin gelişimi için önemli meyveler arasında yer almasına neden olur. Yaban mersini hangi hastalıklara iyi gelir?

            Yaban Mersini üzerinde yapılmış araştırmalar, onun bazı kanser türlerine karşı önleyici etkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Örneğin Yaban Mersini özünün, meme kanseri hücresinin büyümesini ve yayılmasını yavaşlattığı saptanmıştır. Louisville Unversity Brown Kanser Merkezi’nde yapılan bir çalışmada Yaban Mersini tozu kullanılarak meme kanserli farelere tedavide tümör hacmini %40 azalttığı bulunmuştur. Yaban Mersini zayıflatır mı?

            Yaban Mersini hızlı kilo vermek ve kilo kontrolü sağlamak açısından birincil yardımcılardan biridir. Hızlı kilo vermenizin yanı sıra, bir porsiyon Yaban Mersini ile günlük lif ihtiyacınızın %14’ünü karşılayabilirsiniz. Lif tüketimi sindirim sisteminde yavaş hareket ettiğinden açlık hissinizi ve ihtiyacınızı bastıracaktır. Çeşitli hayvanlar üzerinde yapılan deneyler kilo kaybı sağlayan Yaban Mersini etkilerini doğrulamıştır. Ancak kilo kaybında kesin ve doğru sonuçlar için çok yönlü ve besleyici bir diyet programı ile birlikte fiziksel aktivitenin önemi de yadsınmamalıdır. Bu nedenle kullanmadan önce bir diyetisyene danışabilirsiniz. Yaban mersininin cilde faydaları


            Yaban mersini cildinizin yağ seviyesini düzenler. Bu, daha sağlıklı cilde sahip olma konusunda önemli bir rol oynar. Etkili bir cilt bakım maskesi denemek isterseniz, yarım su bardağı Yaban Mersinini bir çorba kaşığı zeytinyağı ve balla pürüzsüz olana kadar karıştırın. 20 dakika boyunca uygulayın ve ılık su ile yıkayın. Cilt kuruluğu ve akneye karşı için cildinize gereken nemi sağlayacaktır.

            Ayrıca Aloe vera jel ile Yaban Mersini karışımını çökkün göz altlarınıza uygulayabilir, göz altı morluklarının tedavisinde kullanabilirsiniz. Ancak içeriğinde bulunan maddelerden herhangi birine karşı hassasiyetiniz var ise, mutlaka doktorunuza danışınız. Yaban mersininin idrar yolu enfeksiyonu ve sistit tedavisine etkisi

            Yaban mersini, idrar yolu enfeksiyonu tedavisinde yardımcıdır. Çoğu idrar yolu enfeksiyonuna E. Coli olarak bilinen bir bakterinin neden olduğu bilinmektedir. Bu bakteri idrar yoluna yapışmakta ve bu nedenle de idrarla atılamamaktadır. Yaban Mersini meyvesinin doğal antibiyotik özelliği vardır ve bu özelliği ile idrar yolunu bu bakteriden temizleyebilir. Ayrıca sistit olmuş kadınların yaban mersini tüketmelerinin çok faydalı olduğu pek çok bilimsel çalışma ile kanıtlanmıştır. Yaban Mersini iltihapları yatıştırır. Yaban Mersini üzerinde yapılmış çalışmalar hastalık ve hafif yaralanmalarda vücudun kendini çabuk toparlamasına yardımcı olduğu yolundadır. Bunun dışında kronik inflamasyon, kanser, otoimmün koşulları, kalp hastalığı hatta depresyon da dahil olmak üzere geniş yelpazedeki hastalıkların tedavisinde katkı sağladığı düşünülmektedir. Yaban mersinin kalp sağlığına etkileri


            Yaban Mersini, kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığa karşı etkin bir rol üstlenir ve kalp sağlığını korumaya yardımcı olur. Kalp, gelişmek ve hayatta kalmak için gerekli oksijen ve besin ile dokuları sağlamak için vücuda kan pompalamaktan sorumludur. Bugün yüksek trigliserit, yüksek kolesterol ve yüksek kan basıncı kalbin üzerinde baskı oluşturan, kalbi yoran birkaç risk faktörüdür.

            Yaban mersini meyveleri

            Yaban Mersini üzerinde yapılmış çeşitli araştırmalar, bu meyveyi tüketiminin kalp hastalıkları üzerinde etki sahibi olduğunu ve vücudun normal değerlerde seyretmesine yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Yaban mersininin diğer şifalı faydaları nelerdir?
            • Yaban Mersini beyin sağlığı ve özellikle hafıza ile algılama bakımından yararlıdır. Bu konuda da oldukça fazla çalışma mevcuttur. Beyin gelişimi ve hafıza açısından sayılabilecek diğer önemli besinler arasında avokado, pancar, yeşil yapraklı sebzeler ve ceviz ek olarak sayılabilir.
            • Yaban mersini, kan damarlarının güçlenmesine yardımcı olan yüksek C vitamini içeriğine sahiptir, böylece cilt yüzeyinin altında kılcal damarları onarır.
            • Yaban Mersini yüksek antioksidan özelliği sayesinde, cildin yenilenmesine ve geç yaşlanma belirtileri göstermesine yardımcı olur.
            • Yaban Mersini sindirim sisteminin düzenli çalışmasına fayda sağlar, çok lifli bir şifalı bitki olduğu için kabızlığı önlemede çok faydalıdır.
            • Şeker hastalığının tedavisinde faydalı olduğu araştırmalar ile kanıtlanmıştır
            • Yaban Mersini ile ilgili çalışmalar beslenme yararı bakımından obeziteye bağlı koşulları nötralize ettiğini ortaya çıkarmıştır.
            • Yaban Mersininin anti-enflamatuar etkisi yüksek tansiyon ve obezite ilgili metabolik bozuklukların gelişmesini önlemektedir.
            • Yaban Mersini ağız sağlığı için oldukça faydalıdır. Yaban Mersini ağız içinde oluşan enflamasyon durumunda yaranın iyileşmesinde yarar sağlar.
            • Göz sağlığı ve görme bozukluğu olanlar için fayda sağlar. Taze meyve olarak da, maske olarak da kullanılabilmektedir.
            Yaban Mersininin Zararları

            Yaban Mersininin bilinen bir yan etkisi yoktur, hem yaprakları hem de gövdesi güvenle kullanılabilmektedir. Ancak yine de her besinin aşırı tüketiminin çeşitli yan etkilere yol açabileceği endişesini taşımak gerekir çünkü yaprakları tanen denen bir madde içerir.

            Siyah çaylarda da bulunan tanen isimli bu madde aşırı tüketildiğinde hızlı kilo kaybına, kalp spazmına neden olabilir. Diğer yandan kullanan kişinin düzenli kullandığı ilaçlar var ise Yaban Mersini bu ilaçların etkisini azaltabilir. Bu nedenle herhangi bir ilaç kullanımı ile birlikte Yaban Mersinini birlikte kullanmadan önce mutlaka doktora danışmak gerekir. Aşırı kullanımla birlikte ortaya çıkabilecek herhangi bir yan etki durumunda mutlaka doktora danışınız.
            • Kan pıhtılaşasını önleyen Yaban Mersininin kadınlarda adet döneminde kullanılması fazla kanamaya sebep olabilir. Bu nedenle adet dönemi ve öncesinde tüketilmemelidir. Herhangi bir yaralanma veya ameliyat öncesinde kanamayı arttıracağından kullanılmaması gereklidir.
            • Yaban Mersini, lif kaynağı olması ile bağırsakları çalıştırma, kabızlığı tedavi etme ve sindirimi sağlıklı tutma gibi yararlar sağlarken, fazla kullanımında yani fazla lif alımında oluşabilecek gaz, şişkinlik, ishal vb. sorunlara neden olabilir. Bu kullanıma bağlı olarak oluşabilecek etkilerden kaçınmak için önceden mutlaka uzman bir hekime danışılması gerekmektedir. Kadınlarda günlük lif ihtiyacı 25 gram, erkeklerde ise 38 gramdır. Bir su bardağı Yaban Mersini ise 3.7 gramdır.
            • Yaban mersininin kanı sulandırıcı bir etkisi vardır, bu nedeniyle ameliyat öncesinde yahut regl dönemindeki kadınların tüketmemesi gereken besinler arasındadır. Ayrıca içinde salisitat maddesi bulunmaktadır, bu nedenle salisilat maddesine duyarlı kişilerde çeşitli yan etkilere sebep olabilir. Bu durumda hassasiyeti olanlarda yaban mersini yedikten sonra mide bulantısı, kusma, reflü, şişkinlik, gaz, baş ağrısı gibi bazı sorunlar görülebilmektedir.
            • Hamilelik döneminde tüketilmesinde herhangi bir olumsuz sonuca yol açmamış olmasına rağmen yine de bu dönemde aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır.
            • Yaban mersininin kan şekerini düşürücü etkisi bulunmaktadır. Bu sebepten dolayı ilaç kullanması gereken şeker hastalarının bu meyveyi veya türevlerini tüketmeden önce doktorlarına danışarak hareket etmeleri önemlidir.
            Yaban mersin reçeli nasıl yapılır?

            Yaban mersini son yıllarda kolaylıkla ulaşılabilen faydalı bir orman meyvesidir ve pek çok şekilde tüketilebilmektedir. Kurusu çerez gibi yenebildiği gibi reçeli yapılarak kahvaltılarda keyifle tüketilebilir. Öncelikle reçelini yapacağınız Yaban Mersininin sahte olmamasına dikkat etmeniz gerekir. Yaban mersin reçelini yapmak çok kolaydır. Öncelikle bunun için 4 su bardağı yaban mersini ve 2-3 su bardağı toz şeker gerekir. Eğer taze yaban mersininden reçel yapmak istiyor iseniz önce temizleyip yıkamanız gerekir. Dondurulmuş üründen yapacaksanız ılık suyla çözdükten sonra reçel işlemine başlayın. Hazır olduğunda yaban mersinlerini uygun büyüklükte bir tencereye koyarak üzerine belirtilen ölçekte şeker ilave edin ve orta yoğunluktaki ateşte kaynatmaya başlayın. Tam kaynamaya başladığında kısmen köpürecektir, ara ara bunu temizlemeniz gerekecektir. Kaynamaya başladıktan yaklaşık bir saat sonra kıvam almaya başlayan reçelinizi indirerek dinlendirdikten sonra kavanozlayıp afiyetle tüketebilirsiniz.
            Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
            Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

            Yorum yap


            • #7

              Resveratrol ve pterostilbenin yaşlanma ve uzun ömür üzerindeki etkisi

              Yi Rong Li1 2, Şimşek Li3, Chi-Chien Lin2 4 5
              Bağlantılar genişletmekSoyut


              Geçtiğimiz yıllarda yapılan çeşitli araştırmalar, polifenoller açısından zengin gıdaların ateroskleroz, kardiyovasküler hastalık, kanser, artrit, katarakt, osteoporoz, tip 2 diyabet (T2D), hipertansiyon ve Alzheimer hastalığı gibi yaşa bağlı hastalıklara karşı koruduğunu bulmuştur. Üzüm ve yaban mersini içinde bulunan polifenol olan resveratrol ve pterostilben, oksidatif hasar, iltihaplanma, telomer yıpranması ve hücre yaşlanması dahil olmak üzere yaşlanmanın ayırt edici özelliklerini modüle ederek yaşlanma karşıtı bileşikler olarak faydalı etkilere sahiptir. Bu derlemede, resveratrol ve pterostilben ile oksidatif stres, inflamasyon ve yüksek kalorili diyetler dahil olmak üzere olası yaşlanma biyobelirteçleri arasındaki ilişkiyi tartışıyoruz. Ayrıca resveratrol ve pterostilbenin yaşam süresi, yaşlılığa bağlı hastalıklar ve sağlığın korunması üzerindeki olumlu etkisini de tartışıyoruz. Ayrıca, muhtemelen yaşa bağlı bozuklukların hafifletilmesinde rol oynayan resveratrol ve pterostilben tarafından modüle edilen çeşitli önemli mekanizmaları özetliyoruz. Genel olarak, yaşa bağlı mekanizmaları modüle ederek yaşa bağlı çeşitli hastalıkların önlenmesi veya tedavisi için resveratrol ve pterostilben potansiyelini tanımlıyoruz. © 2017 BioFactors, 44(1):69-82, 2018.

              Anahtar Kelimeler: yaşlanma; sağlık süresi; ömür; pterostilben; resveratrol.

              © 2017 Uluslararası Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Birliği.
              Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
              Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

              Yorum yap


              • #8














                Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
                Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

                Yorum yap

                Hazırlanıyor...
                X