Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kına, Lawsonia inermis

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kına, Lawsonia inermis

    Kına Faydaları ve Kullanımı

    kınanın 13 faydası ve daha fazlası

    Kına faydalarını şu hadis çok güzel desteklemektedir. Hadis-i Şerifler’de “İhtiyarlığınızı kına ile gideriniz. Zira bu yüzleriniz için güzellik, ağızlarınız için hoşluk, kadınlarınız için kuvvettir. Kına cennet ehlinin kokularının seyyididir ve kına küfürle imanı ayırır”, denilmiştir. Kına, bilimsel olarak Lawsonia olarak bilinir ve aslında Lythraceae’ye ait (Loosestrife ailesi) (620 tür içeren çiçekli bitki ailesi) ait çiçekli bir bitkidir. Lawsonia cinsindeki tek bitki türü olan kına, Güneybatı Asya, Kuzey Afrika ve Hindistan’a özgü bir bitkidir. Kına adı aslında Arapça’dan (Hinna) gelir. Kına aynı zamanda kına bitkisinden hazırlanan boyaya ve bu boyalar ile yapılan geçici dövme sanatına da adını vermektedir. Binlerce yıldır dünyadaki pek çok kültürde güzel ve geçici dövmeler yapmak için kullanılmıştır. Aynı zamanda kına deri, saç ve tırnakların yanı sıra ipek, yün ve deri gibi kumaşları boyamak için de kullanılmıştır. Hindistan’da kına kadını güzelleştiren bir araç olarak görülmektedir. Genellikle Mehendi işlevi için kullanılmaktadır. Bu, evlilik öncesi gelinin ellerinin ve bacaklarının her yerine kına ile çeşitli motifler çizilmesi anlamına gelen geleneksel bir işlemdir.kına vücut boyası olarak kullanılmaktadır. Kına dünya çapında farklı şekillerde bilinen bir bitkidir. Çeşitli kültürlerce tanınan kına, saç ve cilt boyası olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Kına, küçük koyu yeşil yapraklı, küçük pembe çiçekli ve meyveleri ile tanınmaktadır. Boya formlarına ek olarak yaprak, ağaç kabuğu ve tohum gibi kısımları da merhem ve tentür yapımlarında kullanılmaktadır. Çok yönlü özelliklere sahip olan kına, tıbbi ve güzellik açısından değerli bir bitki ve meyve olarak bilinmektedir.

    Kına Bitkisi
    Kına, yaklaşık olarak 1,8 ila 7,6 m boyunda büyüyen, yoğun kokulu, ince ve çok dallı, yaprak dökmeyen, tüysüz bir çalı veya küçük ağaçtır. Bu küçük ağaçlar kuru, kıyıdaki çalılık arazilerde, geçici olarak su basmış nehir yataklarında, nehir çalılıkları ve yamaçlarda ve kırık kayalıkların arasında büyüyebilmektedir. Bazen de su yolları üzerinde ve yarı kurak bölgelerde yetiştiği de görülmektedir. Düşük nem seviyesine sahip havalara ve kuraklık koşullarına dayanıklı olan bu bitki, güneşli bir konumda verimli, iyi drene edilmiş veya kuru bir toprağı tercih etmektedir. Kına bitkisi, fakir, taşlı ve kumlara topraklara toleranslıdır. Aynı zamanda ağır, verimli killi topraklara da adapte olabilmektedir. Adaptasyon konusunda oldukça başarılı olan bu bitkiler kuraklığa karşı dayanıklıdırlar. Grimsi kahverengi kabuğa, genç, ince ve yeşil dallara sahiptirler. Ancak bu dallar bitkinin yaşı büyüdükçe kırmızı rengine dönmekte ve yaşlı olan bu dallar dikenli olabilmektedir.

    Kına Çiçekleri ve Meyveleri
    Kına bitkisinin çiçekleri 1 cm çapında 4 yapraktan oluşmaktadır. Çiçekleri küçük, beyaz, güzel kokulu ve buruşuk bir görünüme sahiptir. Kına bitkisinde çiçeklenme normalde nisan ve mayıs aylarında gerçekleşmektedir. Çiçekleri meyve başına 30-50 tohum veren, 4-8 mm çapında küçük, kahverengi küreler şeklindedir. Kına bitkisinin tohumları 3mm çapında, kahverengi çekirdekli ve kalın kabukludur. Kına bitkisinin tohumları, çimlenme, büyüme ve maksimum gelişme için yüksek sıcaklıklara ihtiyaç duymaktadır.

    Kınanın Faydaları
    Kına bitkisi esas olarak boya olarak kullanılsa da tıbbi birçok faydalı özelliği ile de bilinmektedir. Yaprakları Hindistan ve birçok Müslüman ülkede geleneksel tıpta kullanılmaktadır. Kına bitkisi boğaz ağrıları için özleri kaynatılıp gargara yapılarak kullanılmakta ve ağrıları dindirmektedir. Ayrıca ishal, dizanteri, ülser, tenya ve yüksek ateş için bitkisel ilaç olarak da kullanılmaktadır. Kına bitkisinin diğer faydalarına da göz atalım.

    Yaşlanmayı Önler
    Kınanın antioksidan etkileri geniş çaplı araştırılmamış olmasına rağmen kına yağının cildi gerginleştirdiği fark edilmiştir. Bu sebeple de birçok insan kına suyunu ve yağını cilt üzerine, yaşlanma ve kırışıklık belirtilerini azaltma amacı ile sürmeye başlamıştır. Bununla birlikte vücuttaki yara ve leke izlerinin ortadan kaybolduğu da gözlenmiştir. Bu durum da kınada antiviral ve antibakteriyel özelliklerin bulunduğunu göstermektedir. [1*]

    Tırnak Sağlığını Korur


    İnsanlar genellikle tırnaklarını sağlıklı tutmak konusunda pek fazla özen göstermezler. Ancak tırnak etleri ve tırnakların altındaki boşluklar, enfeksiyon ve bakteri üremesi açısından oldukça elverişli yerlerdir. Bu sebeple tırnaklara kına sürmek, tırnakta bakteri oluşumunu önlemeye yardımcı olmaktadır. Ayrıca kına yapraklarının suyunu içmek tırnakların çatlamasını önlemeye ve iltihapların azaltılmasına yardımcı olmaktadır. Kınayı direk olarak tırnak yataklarına ve tırnak diplerine uygulamak da tahrişi, ağrıyı ve enfeksiyonu azaltmaktadır.

    Yara İyileşmesini Hızlandırır
    Kına, cildi enfeksiyonlara karşı korumak ve iltihabı ortadan kaldırmak için oldukça etkili ve faydalı olarak kabul edilmektedir. Nesiller boyunca yanıklara, yaralara ve sıyrıklara, yalnızca yabancı patojenlere ve maddelere karşı koruyucu olduğu için değil, aynı zamanda ciltten ısıyı doğru bir şekilde emen doğal soğutma yeteneklerine sahip olduğu için de uygulanmıştır. Aloe vera jeli ile benzer özellikleri taşıyan kına, güneş yanıkları için oldukça faydalıdır.

    Ateşi Düşürür
    Ayurveda geleneklerine göre kına, ateşi düşürmeye de yardımcı olmaktadır. Herhangi bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkabilen yüksek ateş, ısının artması sonucu tehlikeli durumlar ve komplikasyonlar ortaya çıkarabilmektedir. Vücudun bu anlarda genel sıcaklığını düşürmek hayati önem taşımaktadır ve kına, bunu ya terleterek ya ateşi vücutta kırarak ya da vücudu direk olarak soğutup rahatlatarak başarabilmektedir. [4*]

    Uykusuzluğa İyi Gelir
    Kına yağı, uyku bozukluklarını tedavi edebilmektedir. Bu sebeple, uykusuzluk çekiyor ya da kronik huzursuzluk hissediyorsanız, kına yağı kullanarak vücudunuzu sakinleştirebilir, dinlendirici ve düzenli bir uyku uyuyabilirsiniz. [5*] Uykusuzluğa İyi Gelen Beyin Detoksu-Beyin Temizlenmesi Nedir? Nasıl Yapılır? Kaynakkına saç boyamada kullanılır

    Saç Boyamada Kullanılır
    Çoğu insan kınanın saç üzerindeki etkilerini bilmemekte ve sadece saçları renklendirmek için kullanıldığını düşünmektedir. Ancak kınanın saçın gücünü artırdığı fark edilmiş ve foleküllerimizin sağlığını etkilemeyen güvenilir bir boya olarak kendini kanıtlamıştır. [6*] Ayrıca saçların beyazlamasını önlemek için saça kına yağı da sürülebilmektedir. Saç Boyaları Kanser Yapar MI? Detaylı Bilgi İçin

    Detoksifikasyona Yardımcı Olur
    Kına bitkisinin kabuğunun ve yapraklarının kaynatılması sonucu elde edilen suyun tüketilmesi, dalak ve karaciğer sağlığının iyileşmesine katkı sağlamaktadır. Karaciğer vücut için oldukça önemli ve hayati bir organdır. Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olmaktadır. Karaciğer sağlığını kına ile destekleyerek, birçok hastalıktan kendinizi koruyabilirsiniz. [7*] Toksinler ve Otoimmün Hastalıklar İle İlgili Bilgi Almak İçin Buraya Tıkla

    Baş Ağrılarını Giderir
    Kına bitkisinin suyu doğrudan cilde uygulandığında baş ağrısını giderebilmektedir. Kınada bulunan bileşiklerin anti-inflamatuar etkileri, gerginliği atmaya yardımcı olur ve baş ağrısı ve migrene sebep olan kılcal damarlardaki kan akışını düzenler.

    Anti İnflamatuar Özelliklere Sahiptir
    Kına yağı artrit ve romatizmal ağrılar için kullanılabilmektedir. Yaşlandıkça kıkırdak ve kaslar kötüleşir ve eklemlerimiz daha sık ağrır hale gelir. Bu durumlar vücudun birçok yerinde ağrı ile birlikte iltihaplanmaya sebep olabilmektedir. İltihaplı veya ağrılı olan bölgelere kına uygulayarak bu ağrı ve iltihaplardan kurtulabilir, yaşınız ilerlemiş olsa bile hareketleriniz çok fazla kısıtlanmadan hareket edebilirsiniz.

    Kan Basıncını Düzenler
    Kına suyunu ve tohumlarını tüketmeniz, kardiyovasküler sistem üzerindeki stresi azaltan ve kan basıncını etkili bir şekilde düzenleyen hipotansif etkileri görmenizi sağlayacaktır. Kına suyu ve tohumları, kalp ve atardamarlarda plak ve trombosit oluşumunu önlemeye yardımcı olabilmektedir. Bu sayede kalp krizi ve felç gibi tehlikeli hastalıklardan kaçınmış olacaksınız. [10*] Kalp Damar Hastalıkları Tedavisi Nasıl Yapılır? Detaylı Bilgi Almak İçin Tıkla

    Romatizmal Hastalıklara İyi Gelir
    Kına yağı romatizmal ve artrit ağrılarına iyi gelmektedir. Öğütülmüş yapraklar, romatizmayı hafifletmek için ağrıyan bölgelere uygulanmaktadır.

    Dizanteri
    Bitkinin kabuğu dizanteri tedavisinde oldukça etkilidir. Tohumlar toz haline getirilir ve ghee (Hindistan’da ve diğer ülkelerde dini ritüeller ve geleneksel ilaçlarda yaygın olarak kullanılan bir tür arıtılmış tereyağı) ile karıştırılır. Küçük toplar haline getirilir ve su ile alınarak hastalıkların tedavisi için kullanıma hazır hale getirilir.

    Saç Dökülmesini Önler
    Kına yaprakları ile birlikte kaynatılmış hardal yağını kullanarak saçların büyümesini sağlayabilirsiniz.

    Tarifi:
    • 250 gram hardal yağı bir tavada ısıtılır
    • 50-60 gram kadar kına yaprağı yavaş yavaş yağa eklenir ve karıştırılır.
    • İyice karıştırdıktan ve birbirine geçmelerini sağladıktan sonra kalan yağ bir bez ile süzülür ve şişeye konur.
    • Bu yağ ile düzenli yapılan kafa masajları saçların uzamasını sağlar.
    Kına Taşının Faydaları
    Kına taşı toz haline getirilerek kullanılabilmektedir. Kına taşının kullanımı ve faydaları şunlardır:
    • Saçı parlatır
    • Saçları güçlendirir
    • Kepeği önler
    • Dövme olarak kullanılır
    • Cilt hücrelerini yeniler
    • Saçların doğal şekilde boyanması için kullanılır
    • Saç dökülmesini önler
    • Saç derisini onarır
    • Saçları hacimlendirir
    • Saçları nemlendirir
    • Saçları hızlı uzatırkınanın geleneksel kullanımları ve faydaları
    Kına Nasıl Kullanılır ve Faydaları Nelerdir?
    Kınanın yapraklarından tohumlarına kadar her formunun birçok faydası vardır. Ancak kınanın farklı ülkelerde ve farklı şekillerde geleneksel kullanım yöntemleri de bulunmaktadır. İşte sizler için birkaç geleneksel yöntem;
    • Endonezya’daki Java halkı kına yaprağını lapa bir hale getirerek, ayak parmakları arasında ve ayak altında oluşan çatlakları gidermek için kullanırlar.
    • Yapraklar suda kaynatılarak elde edilen su ile yaralar temizlenir ve yıkanır.
    • Sarılık, cüzzam, çiçek hastalığı ve cilt hastalıklarında hem dahili hem de lokal olarak kullanılmıştır.
    • Mısırlıların uzuvları daha esnek hale getirmek için çiçeklerden hem yağ hem de merhem hazırladıkları söylenmektedir.
    • Saç derisini enfeksiyonlardan ve kepekten korumakta oldukça faydalıdır
    • Saçları güçlendirir parlaklığını artırır, saç dökülmesini durdurur, saç incelmesini ve saçların kırılmasını önlemektedir.
    • Doğal bir besin kaynağıdır ve kelliği önler
    • Kına çiçekleri, güneş çarpması sonucu oluşan baş ağrısına iyi gelmektedir.
    • Epilepsi ile savaşır
    • Scurvy (diş eti kanaması) ve ağız ülseri gibi diş rahatsızlıklarını tedavi edebilmektedir.
    • Kına yapraklarından elde edilen su ile yapılan gargaralar boğaz enfeksiyonlarını iyileştirmede etkilidir.
    • Solunum rahatsızlıklarına sebep olabilen bronşit ve öksürüğü tedavi etmek için kullanılmaktadır.
    • Tüberküloza karşı koruma sağlar
    • Kan dolaşımı ile ilgili sorunları hafifletmeye yardımcı olur
    • Egzama, yanıklar, alerjiler, morluklar, sedef hastalığı, apse ve cilt iltihabı gibi cilt problemlerine karşı oldukça faydalıdır.
    • Obezite (aşırı kilo) tedavisinde yardımcı olmaktadır.
    • Sindirim problemlerini iyileştirir.
    • Kına, karaciğer büyümesi ve sarılık için oldukça faydalı bir bitkisel ilaçtır.
    • Doğum sonrası ağrıları yatıştırır
    • Dizanteriyi önler
    • Romatizmal kas ağrıları ve eklem ağrılarını önler
    • Bel soğukluğuna karşı korur
    • Kına, regl döneminde ağır kanama, düzensiz adet ve menopoz sorunlarına karşı etkilidir.
    • Vajinal akıntıyı önler
    • Kına macunu ayaklarda oluşan iltihaplanmaları önlemektedir.
    • Kına yaprakları yüksek ateş, baş ağrısı, eklem ağrısı ve dermatit gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmıştır
    • Erken evrelerdeki cüzzam kına ile tedavi edilebilir.
    • Kına yaprakları aynı zamanda yaraların ve uçukların tedavisinde de kullanılmaktadır.
    • Saçları kına ile boyamak, saçtaki bitleri etkili şekilde öldürmeye yardımcı olur
    • Diş ağrılarını tedavi etmek için kına bitkisinin kökündeki kabuk ağızda 25 dakika çiğnendikten sonra dişlerin arasında tutulur. Bu sayede ağrıların giderildiği söylenmektedirkınanın ayurvedik sağlık faydaları
    Hastalıklarda Kına Tarifleri
    • Saçlarda beyazlama: Toz haline getirilmiş kına yapraklarını Hindistan cevizi yağı ile karıştırın. Bu karışımı saç yağı olarak kullanın veya içine biraz su ekleyerek kına yapraklarından bir macun yapın. Macunu saçlara uygulayın ve 6 saat beklettikten sonra yıkayın.
    • Uykusuzluk: Kına çiçeklerini ezerek macun haline getirin. Günde bir kez bu macundan yarım çay kaşığı tüketin.
    • Sarılık: Kurutulmuş kına bitkisini alın ve kaynatın. Günde 1 kez 20 ml için. Sarılık tedavisi için geleneksel olarak kullanılan ve etkili bir yöntemdir.
    • Tırnak mantarı: Kına yapraklarını ezerek macun hale getirin. Bu macun ile mantar oluşan bölgeleri sarın.
    • İltihaplanma: Kına tohumlarından elde ettiğiniz yağları iltihaplı bölgeye sürün. Yanma hissini ve acıyı azaltmada yardımcı olur.
    • Cilt problemleri: Kına yapraklarını kaynatın. Cilt problemlerini gidermek için dahili olarak alınabilir ya da harici olarak kullanılabilir.
    • Yanık tedavisi: Yanıkların üzerine kına yapraklarından elde ettiğiniz macunu sürün. Soğutma ve iyileştirme etkisi ile, yanma hissini ortadan kaldırır ve yaranın hızlıca tedavi edilmesine yardımcı olur.
    • Kırık ve çıkıklar: Kına yapraklarını ezerek macun haline getirin ve kırıkların üzerine sürün ve sarın.
    • Migren tedavisi: Kına çiçeklerini sirkeye batırın ve 10 dakika bekletin. Migren ağrısının hissedildiği bölgelere sürün.
    • Spermatorrhea (irade dışı meni akışı): Taze kına yapraklarını ezin. Meyvelerinin suyunu sıkın. Sorun ortadan kalkana kadar günde bir veya iki kez süt ile birlikte bu meyve suyunu için.
    • Leucorrhoea (vajinal akıntı): Taze kına yapraklarının suyunu çıkartın. Bir cam şişede saklayın. Bir bardak süt ile bir çay kaşığı kına yaprağı suyunu karıştırın ve günde 30 ml için.
    • İsilik: Bir avuç kına yaprağını ezerek macun haline getirin. Macunu isilik olan bölgeye uygulayın ve 10-15 dakika bekletin. Soğuk suyla yıkayın.
    • Hepatomegali (Karaciğer büyümesi): Toz kına kabuğu ve bir bardak sıcak suyu karıştırın günde 1 kez için.
    • Saç Sorunları: Kına yapraklarını hardal yağında kaynatın. Kaynadıktan sonra soğumaya bırakın. Süzün ve cam bir şişede muhafaza edin. Kullanmak istediğinizde saç derinize hafifçe masaj yaparak, saçlarınızın güçlenmesini ve uzamasını sağlayabilirsiniz.
    • Egzama: Egzama olan bölgeye kına tohumu yağını uygulayın. İşlemi günde 2 kez tekrarlayın. Bir süre sonra rahatlama sağladığını fark edeceksiniz.
    • Uyuz: Kına tohumu yağı ile kaşınan bölgeye nazikçe masaj yapın. İşlemi günde 2 kez tekrarlayın.
    • Vajinal Candida (Vajinal mantar enfeksiyonu): Kına tohumu yağı ile mantar oluşan bölgeye nazikçe günde 2 kez masaj yapın.
    • Ayak yanması: Taze kına yapraklarını 5 dakika sirkede bekletin. Sirke içerisinde ıslatılmış yaprakları ayak tabanlarına sarın. Ayak yanması sorunundan kurtulmanızı sağlayacaktır.
    • Baş Ağrısı: Kına çiçeklerini ve sirkeyi beraber ezerek ince bir macun elde edin. Alnınıza sürün ve bir süre bekletin. Güneş çarpmalarından kaynaklı baş ağrılarından kurtulmanızı sağlayacaktır.
    • Karaciğer hastalıkları: Kına yapraklarını kaynatarak günde 1 kez 30 ml süzün ve için.
    • Dizanteri: Kuru kına tozunu arıtılmış ghee tereyağı ile karıştırın. Karışımı yuvarlayarak küçük toplar haline getirin. Günde bir kez bir bardak su ile bu topları tüketin.
    • Antiseptik: 2 yemek kaşığı kurutulmuş kına otu tozunu yarım fincan elma sirkesi ile karıştırın ve ocakta bir süre ısıtın. Bu hazırlanan karışım antiseptik görevi görecektir. Doğal antiseptikler deri ve dokuyu tahribata uğratmadan mikroorganizmaların üremesini önler. Doğal yara temizleyici olarak kullanılır.
    • Antibakteriyel: 2 yemek kaşığı kurutulmuş kına otu tozunu yarım fincan elma sirkesi ile karıştırın ve ocakta bir süre ısıtın. Bu hazırlanan karışım antibakteriyel görevi görecektir. Doğal antibakteriyeller ellerinizi temizlerken vücudunuzda bulunan doğal probiyotiklere zarar vermez.
    • Mantar önleyici: 2 yemek kaşığı kurutulmuş kına otu tozunu yarım fincan elma sirkesi ile karıştırın ve ocakta bir süre ısıtın. Bu hazırlanan karışım antifungal görevi görecektir. Vücudunuzda bulunan mantarlara, özellikle tırnak mantarına uygulayabilirsiniz.
    • Saç Dökülmesi: Geceleri 8 ila 10 Hint Bektaşi üzümünü bir bardak suda bekletin. Sabah süzdüğünüz suya 2 yemek kaşığı kına tozu ekleyin. Haftada bir kez saçınıza uygulayın ve 1 saat bekletin. Saçınızı gürleştirecek ve siyah renkte çıkmasını sağlayacaktır.
    • Kepek: Kepek: 3-4 yemek kaşığı kına yaprağı tozunu ve suyu karıştırın. İçine 1-2 yemek kaşığı pancar tozu ekleyin ve hafif katı macun kıvamına gelecek şekilde iyice karıştırın. Saç derisine uygulayın ve 2-3 saat bekletin. Daha sonra saçlarınızı şampuan ile yıkayıp iyice durulayın. Bu işlemi haftada 1 kez uygulayın.
    • Beyazlamaya başlayan gri saçlar: 20 gr kına yaprağını 50 ml hardal yağında kaynatın. Gri tüylerin ve saçların olduğu bölgeye masaj yaparak yedirin.
    • Doğum sonrası problemler: 30 gr Elephantopus Scaber (ayçiçeği ailesindeki çiçekli bitkinin tropikal bir türü) kökü, 20 gr kına yaprağı ve 25 gram guava (tropikal meyve) yaprağını suda kaynatın. Günde bir kez 20 ml için. Hamilelikten sonra rahmin yenilenmesine yardımcı olur.
    • Kıvırcık saçlar: 4 yemek kaşığı kına tozu, 2 çay kaşığı limon suyu, 1 yemek kaşığı salatalık suyu ve 1 yemek kaşığı portakal suyunu karıştırın. Bu karışımı ayda 2 kez saçlarınıza uygulayın. Kıvırcık saçların kolay taranmasını ve sağlıklı olmasını sağlar.
    • Ruhsal bozukluklar: Hasta kişiye 3 gr bal ile karıştırılmış kına tohumları verin veya kına çiçeklerini kaynatarak da verebilirsiniz.
    • Suçiçeği: Kına yapraklarını ezin ve elde ettiğiniz macunu ayakların alt kısmına sürün. Suçiçeği sebebi ile gözlerde oluşan problemleri azaltacaktır.
    • Kanlı ishal: Kına tohumlarını öğütün ve macunu ghee (arıtılmış tereyağı) ile karıştırın ve ufak ufak tabletler şeklinde şekil verin. Bu tabletleri günde 2 kez su ile tüketin.kınanın modern uygulamaları
    Kınanın Modern Uygulamaları
    Kına geleneksel tıpta çok yaygın olarak kullanılmaktadır, ancak günümüz şartlarında da kına güvenilirliği ve zararı olmaması sebebi ile oldukça fazla tercih edilen ve sadece tıpta değil günlük hayatta da oldukça sık karşımıza çıkan bir ürün olmaktadır. Günümüzde kına ile yapılan uygulamalar;
    • Geçici dövmeler
    • Saçları besleyici, kına içeren şampuanlar ve saç kremleri
    • Cilt bakım ürünleri
    • Doğal saç boyaları
    • Vücuda yapılan geleneksel motifli dövmeler
    • Kına içeren saç tonikleri
    • Kına uçucu yağları
    Saçlarda Kına Nasıl Kullanılır?
    Bu mucizevi malzemeyi günlük rutinlerinize nasıl ekleyeceğinizi merak ediyorsanız yazımızı okumaya devam edin. Kına ile hazırlanan saç maskelerini evinizde hazırlayabilir ve saçlarınızı sağlıklı bir görünüme kavuşturabilirsiniz.

    Kına ile Yumurta ve Yoğurt Maskesi
    • 2 yemek kaşığı kına tozu ve 1 yemek kaşığı shikakai (şampuanın ham maddesi olarak yetiştirilen bir çalı türü) tozunu biraz su ile karıştırarak macun haline getirin. 1 gece bekletin. Sabah karışımınıza 1 yumurta ve 1 yemek kaşığı yoğurt ekleyin. Karışımı saç köklerinden başlayarak uçlara doğru yedirerek uygulayın ve 45 dakika bekletin. Soğuk su ve şampuan ile durulayın. Saçlarınıza parlaklık kazandırmak için haftada 1 kez bu uygulamayı tekrarlayın.
    Kına ve Muz Maskesi
    • 2 yemek kaşığı kına tozunu biraz su ile karıştırarak macun haline getirin ve bir gece bekletin. Sabah olgun bir muzu püre haline getirerek farklı bir kaba koyun. Saçlarınıza bu maskeyi saç kremi görevi görebilmesi için uygulayın ve 5 dakika bekletin. Soğuk su ile iyice durulayın.
    Kına ve Kahve Saç Maskesi
    • 1 yemek kaşığı kahveyi biraz su ekleyerek küçük bir kapta kaynatın. 5 yemek kaşığı kınanın üzerine hala sıcak olan kahveyi ekleyin. Topak olmaması için iyice karıştırın ve saçlarınızı tutam tutam ayırarak saç köklerine ve uçlarına iyice yedirin. Uygulama sonrası 3-4 saat bekletin ve soğuk su ve şampuan ile iyice yıkayın. Koyu kahve saçlar ve muhteşem bukleler için bu işlemi ayda bir kez tekrarlayabilirsiniz.
    kına i̇le diğer uygulamalar Diğer Uygulamalar
    • Ellerinizi kına ile boyamak için kına yapraklarından elde edilen macunu kullanabilirsiniz.
    • Boya, kumaş ve saçların boyanmasında, tırnakların, avuç içlerinin ve ayak tabanlarının boyanmasında kullanabilirsiniz.
    • Üzüm bağlarında, rüzgârı önlemek için siper olarak kına bitkisi ekimi yapılmaktadır.
    • Kına çiçeklerinden elde edilen uçucu yağ parfüm yapımında kullanılabilmektedir.
    • Kına bitkisinin dalları, lifleri ve gövdesi sepet yapımı için de kullanılmaktadır.
    • Bitkinin gövdesi diş fırçası yapımında kullanılmaktadır.
    Kına Zararları ve Önlemler
    Kına faydaları olduğu kadar zararları da olabilecek bir bitkidir. Bu sebeple kullanmadan önce uyarıları okumalı ve kullanırken dikkatli olmalısınız.
    • Kına hamilelik ve emzirme dönemlerinde kullanılmamalıdır.
    • Kınanın birçok batı ülkesinde cilt üzerine kullanımı yasaklanmıştır. Bunun sebebi kınanın rengini daha koyu bir hale getirmek için kullanılan Alman taşıdır. Kına taşı olarak da adlandırılan Alman taşı, genellikle geçici dövme yapımında kullanılmaktadır. Toksik etkilere sahip olan alman taşı, içerisinde zararlı birçok kimyasal ve kanserojen madde barındırmakta ve kullanan kişilerde ciddi sağlık problemlerine sebep olmaktadır. Bu sebeple cilt üzerinde ve vücudun diğer bölgelerinde kullanılacak olan kınanın içerisine Alman taşı eklenmesi ya da direkt olarak kendisinin kullanılması önerilmemektedir.
    • Siyah kına boyasına (kına taşı) karşı kaşıntı veya kabarma gibi alerjik reaksiyon yaşayanlar mutlaka bir doktora danışmalıdır.



    Kına kanseri önler mi?Gaziantep Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan araştırmada kına, kanser hücresinin büyümesini durdurdu
    Güncelleme:12 Ocak 2012 14:52
    Yanı sıra kanserle mücadelede önemli rol oynayan enzimlerin ve antioksidan aktivite kapasitesinin de arttığı gözlendi. Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü'nde, Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan kınanın bilimsel açıdan kanser üzerindeki etkisi araştırıldı. Çalışmada, kınanın kanseri önlemede de etkili olup olmadığı fareler üzerinde araştırıldı. Bilimsel olarak daha önce yapılan çalışmalarda mantar rahatsızlığına karşı etkisi olduğu bilinen kınanın kanseri önlemede de etkili olup olmadığını belirlemek için gerçekleştirilen araştırma çerçevesinde, 60 fareye farklı dozlarda 10 gün süreyle ağız yoluyla kına verildi. 10 günün sonunda fareler üzerinde çeşitli kanser parametreleri araştırıldı. Araştırma sonucunda ''Ehrich Ascite Corcinama'' tümörün büyümesinin durduğu tespit edildi. Ayrıca kınanın antioksidan aktivite kapasitesini arttırdığı saptandı. Farelerde, kansere karşı mücadelede önemli rol oynayan enzimlerin arttığı gözlendi.

    KANSERLE SAVAŞTA UMUT VERİCİ GELİŞMEDoğal toz yeşil kınanın kullanıldığı araştırma ve sonuçları, International Journal of Pharmacology dergisinde de yayımlandı. Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özaslan, çalışmanın, çağın hastalığı kansere karşı yeni bitkisel kaynakların umut verici sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyduğunu belirtti. Kına üzerine ileri düzeyde yapılacak araştırmalarla kansere karşı alternatif ilaç olanaklarının geliştirilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Özaslan, bu yöndeki bilimsel çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.AA
    Konu ozgurcay tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/18435-ozgurcay Saat 12 August 2023, 09:43 ) değiştirilmiştir.
    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

  • #2
    Seçilmiş 10 Hint bitkisinin anti-kandidal aktivitesinin incelenmesi ve Lawsonia inermis ekstraktının Candida albicans'ta mikrop tüpü oluşumu, proteaz, fosfolipaz ve aspartat dehidrogenaz enzim aktivitesi üzerindeki etkisinin araştırılması

    Sripathy Ravichandranve Sundararaman Muthuraman
    Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
    Deniz Biyoteknolojisi Bölümü, Bharathidasan Üniversitesi, Tiruchirappalli, Tamil Nadu, Hindistan
    Yazışma: Dr. Sundararaman Muthuraman, E-posta: ni.ca.udb@radnus
    Git: Soyut

    Amaç:
    Çalışmanın amacı, doğal kaynaklardan potansiyel anti-kandidal ajanları belirlemek ve Lawsonia inermis ekstraktının Candida albicans'ın başlıca öldürücü faktörleri üzerindeki etkisini aydınlatmaktır .

    Malzemeler ve yöntemler:
    Çeşitli biyoaktif maddelerin en bol bulunan ve kolayca bulunabilen kaynağı olan bitkiler, anti-kandidal tarama çalışması için seçilmiştir. Bu çalışma için antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğu kanıtlanmış ancak anti-kandidal aktivite için fazla araştırılmamış on farklı bitki seçildi. Bu bitki yapraklarının etil asetat özü, anti-kandidal aktivite açısından test edildi. İyi anti-kandidal aktiviteye sahip ekstraktlar, C. albicans germ tüpü oluşumu ve enzim (proteaz, fosfolipaz ve aspartat dehidrogenaz) aktivitesindeki etkisi açısından ayrıca tarandı .

    Sonuçlar:
    Taranan 10 bitki arasında, L. inermis ekstresi, C. albicans'ın tamamen inhibisyonunu gösterdi . Daha fazla değerlendirmede, bu ekstrakt serumda C. albicans mikrop tüpü oluşumunu inkübasyon süresinin sonuna kadar (3 saat) tamamen inhibe etti. Bu ekstrakt aynı zamanda C. albicans'ın iki ana öldürücü enzimi olan proteazlara (%27-33) ve fosfolipazlara (%44.5) karşı doza bağımlı inhibitör aktivite sergilemiştir. Ek olarak, bu ekstrakt konstitütif kandidal enzim aspartat dehidrojenazın her iki izoformunu da tamamen inhibe ederek amino asit biyosentezini etkiler.


    Çözüm:
    Bu nedenle, bu çalışma L. inermis'in anti-kandidal potansiyelini doğrulamaktadır ve bu nedenle anti-kandidal ilacın geliştirilmesi için daha fazla düşünülebilir.

    ANAHTAR KELİMELER: Anti-kandidal aktivite, Candida albicans , enzim inhibisyonu, germ tüpü inhibisyonu, Lawsonia inermis
    Git: giriiş
    Fırsatçı mantar enfeksiyonları arasında, özellikle kandidiyaz, invaziv kandidiyaz, küresel olarak yüksek morbidite ve mortalite oranlarına yol açan mantar enfeksiyonlarının en yaygın nedenini oluşturur. Kandidiyazis, toplam sistemik nozokomiyal enfeksiyonun %8-10'unu oluşturur. Oral kandidiyaz, HIV ile enfekte hastalarda görülen en yaygın fırsatçı enfeksiyondur. İnvaziv kandidiyazis, 100.000 popülasyonda 0.4 ölümle 1997'den beri önde gelen ölüm nedeni olmaya devam ediyor.[ 1 ] Etken ajan Candida spp. vajina, deri, oral kavite ve gastrointestinal kanalda kommensal olarak oluşur. Candida'nın dimorfizmive değişen ortamı (özellikle bağışıklığı baskılanmış durumda) hızlı bir şekilde algılayarak ve uyum sağlayarak patojenik forma nüks etme yeteneği, bu fırsatçı mantar patojeninin benzersiz özelliklerinden biridir. Bu adaptasyon fazı sırasında, hiphal spesifik genlerin ve ayrıca adezinler, proteazlar, fosfolipazlar ve metiltransferazlar gibi hayati virülans faktörlerini kodlayan genlerin ekspresyonuna yol açan bir dizi reaksiyon başlatıldı. Bu enzimler, Candida türlerinin hayatta kalmasında ve virülansında hayati bir rol oynamaktadır.[ 2 ] Candida'da azoller, polienler ve ekinokandinler gibi halihazırda mevcut ilaçlara karşı yüksek derecede direnç gözlenmiştir.spp. ve dayanıklılık derecesi türden türe değişir. İlaç direncindeki artış, yeni türlerin ortaya çıkması ve kesilen ilaçların toksisitesi, kandidiyazis ile mücadele için yeni ilaçların geliştirilmesi ihtiyacını doğuran başlıca faktörlerdir.

    Doğal kaynaklar, çeşitli biyoaktif bileşikler açısından zengindir. Bu tür fitokimyasalların terapötik uygulamaları, Hint geleneksel tedavi sistemlerinde binlerce yıldır uygulanmaktadır. Göze çarpan yapısal varyasyonların bol mevcudiyeti, güçlü biyoaktivite ve fitokimyasalların nispeten daha az veya hiç toksisitesi olmaması, ilaç geliştirme için sentetik bileşikler yerine bu doğal kaynaklı bileşiklerin tercih edilmesinin ana nedenleridir. Piyasadaki onaylı ilaçların yaklaşık %50'si doğal kaynaklı veya türevlerindendir. Antibiyotikler (örn. penisilin, tetrasiklin, eritromisin), antiparazitikler (örn. avermektin), antimalaryaller (örn. kinin, artemisinin), lipid kontrol ajanları (örn. lovastatin ve analogları), organ nakilleri için immünosupresanlar (örn. siklosporin, rapamisinler), antikanser ilaçlar (örn. taksol, doksorubisin),3 ] Doğal kaynaklardan ilaç geliştirmedeki artışla birlikte, bitkilerden antimikrobiyal veya anti-enfektif bileşenlerin taranmasına yönelik ilgide eşzamanlı artış gözlemlendi . Antimikrobiyal özellikleri ile iyi bilinen bitkiler. Hindistan'da bulunan 17.000 yüksek bitki türünden 7500'ü tıbbi kullanımlarıyla iyi bilindiğinden, Hint şifalı bitkileri yeni kurşunun tanımlanması ve geliştirilmesi için en umut verici kaynaklar olmaya devam etmektedir. Bu zengin doğal kaynak havuzuyla Hindistan, bitkisel ilaç geliştirme merkezi olmaya devam ediyor.[ 5 ] Tüm bunlar dikkate alındığında, bu çalışmada, 10 farklı Hint bitkisinden potansiyel kandida karşıtı özellikler tarandı.

    Mevcut araştırmada, Tridax procumbence , Adhatoda vasica , Azadirachta indica , Ocimum sanctum , Lawsonia inermis , Acacia cavena , Pongamia pinnata , Eucalyptus spp., Solanum trilobatum ve Acalypha indica'nın yaprak özlerinin anti-kandidal aktivitesi değerlendirildi. Bu 10 bitki antimikrobiyal ve tıbbi özellikleriyle iyi biliniyordu.[ 6 , 7 , 8 , 9 ] Bu bitkiler antimikrobiyal özellikleriyle bilinmesine rağmen, Candida'nın kontrolündeki spesifik etkisispp. birkaç ön anti-kandidal tarama dışında pek araştırılmadı. Bu bitkilerin farklı çözücü türleri ve sulu özleri, başka bir yerde anti-kandidal aktivite açısından test edildi. Sulu ekstraktların çoğu, anti-kandidal aktivite göstermede başarısız oldu. Bu bitkilerden anti-kandidal biyoaktif maddelerin bu şekilde ekstraksiyonu için kullanılan solventler arasında alkol (metanol, etanol), kloroform, benzen, eter ve heksan yer alır. Bunların arasında, bazı bitkilerin alkollü ekstraktları bir miktar umut vaat etti[ 10 , 11 , 12 ] yine de bu ön tarama dışında, Candida spp . üzerindeki spesifik etkisi için daha fazla test edilmediler . Bildiğimiz kadarıyla bu bitkilerin etil asetat ekstraktının insan sağlığı üzerine etkisine dair kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır.Candida spp. Bu nedenle, bu çalışma için bu bitkilerin etil asetat özleri seçilmiştir.

    Git: Malzemeler ve yöntemler
    Candida Suşları (Standart Suş)
    Ulusal Endüstriyel Mikroorganizmalar Koleksiyonu, Ulusal Kimya Laboratuvarı, Pune, Hindistan'dan elde edilen Candida albicans NCIM 3074 suşları, standart test organizması olarak kullanıldı.

    Bitki Özü Hazırlama
    Seçilen bitkilerden yapraklar ayrı ayrı toplandı, gölgede kurutuldu ve ince toz haline getirildi. Fitokimyasalların ekstraksiyonu için etil asetat kullanılmıştır. Toz haline getirilmiş yaprak, 3 saat boyunca eşit hacimde etil asetat ile ıslatıldı ve daha sonra gerekli miktarda etil asetat (güçlendirilmiş yaprağın hacminin yaklaşık iki katı) ile havan ve tokmak kullanılarak iyice öğütüldü ve daha sonra Whatman No. 1 filtre kağıdı kullanılarak süzme işlemine tabi tutuldu. Süzülen ekstraktlar havayla kurutuldu. Tartılan miktarda hava ile kurutulmuş bitki ekstraktları, ölçülen miktarda dimetil sülfoksit (DMSO) içinde eritildi ve daha ileri çalışmalar için kullanıldı.

    Disk Agar Silindir Yöntemi
    Tüm bitki ekstraktlarının taranması disk agar silindir yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Kısaca Sabouraud dekstroz agar (SDA) kullanılarak C. albicans şeridi hazırlandı ve steril delici kullanılarak agar silindirleri yapıldı. Bitki özleri (500 μg/ml) içeren steril disk, taze steril SDA plakalarına yerleştirildi ve üstte kültür içeren silindirler, ilgili kontrollerle diskin üzerine yerleştirildi ve 48-72 saat inkübe edildi ve disk etrafındaki büyüme gözlendi.

    Mikrop Tüpü İnhibisyon Testi
    Bitki ekstraktlarının germ tüpü inhibe edici aktivitesi, Kretschmar ve diğerleri [ 13 ] tarafından küçük modifikasyonla açıklanan yöntem kullanılarak tarandı . Disk agar silindir yönteminde anti-kandidal aktivite gösteren kurutulmuş bitki ekstraktı 500 µg/ml konsantrasyonda test tüpüne alınarak 10 µl DMSO içerisinde süspansiyon haline getirildi. Buna 990 µl sığır serumu eklendi ve orta log fazı (10 5 – 10 7 hücre/ml) ile dolu öze C. albicans kültürü seruma aşılandı ve 3 saat 37°C'de inkübe edildi. İnkübasyondan sonra mikroskop altında germ tüpü oluşumu gözlendi. Kontrol tüpleri, ekstrakt muamelesi yapılmadan benzer şekilde muhafaza edildi ve mikrop tüpü oluşumunun karşılaştırılması için gözlendi.

    Salgılanmış Aspartil Proteinaz Plaka Deneyi
    C. albicans'ın durağan faz kültürü, Kumar ve diğ . (2006). 100 µl mid-log faz C. albicans , L. inermis ile aşılanmış Sabouraud Dextrose (SD) suyunailgili test tüplerinde 0.5 mg/ml ve 0.75 mg/ml konsantrasyonunda ekstraktlar eklendi. Toplam hacim, SD besiyeri kullanılarak bir ml'ye tamamlandı. Test tüpleri 37°C'de 6 saat 140 rpm'de inkübe edildi. İnkübasyondan sonra peletler toplandı ve üç kez fosfat tamponlu tuzlu su (pH 7.2) ile yıkandı. Yıkanan pelet, 100 ul SD besiyerinde yeniden süspanse edildi. Yeniden süspanse edilmiş pelet, SAP indüksiyon ortamı (%23.4 Maya Karbon Bazı, %2 maya özütü ve %4 BSA, pH 5.0) üzerine yerleştirilmiş steril diske yüklendi. Plakalar 37°C'de 3-5 gün inkübe edildi. İnkübasyondan sonra, plakalar %20 TCA (10 dakika) ile sulandırıldı, %10 asetik asitle asitleştirilmiş (10 dakika) metanol içinde çözülmüş %1.25 amido siyahı ile boyandı ve %15 asetik asitle (10 dakika) lekesi giderildi (10 dakika) ve şeffaf olduğu gözlendi diskin etrafındaki bölge.

    Proteaz Aktivitesi
    C. albicans'ta L. inermis ekstraktının proteaz inhibe edici aktivitesi, küçük bir modifikasyonla Schmidt ve diğerleri [
    15 ] tarafından açıklanan zimogram yöntemi kullanılarak değerlendirildi . C. albicans NCIM 3074'ün orta-log faz kültürü peleti iki kez normal salinle yıkandı ve peletleri toplamak için santrifüjlendi. 100 μL C. albicanshücre süspansiyonu, %1 glikoz, %3 maya karbon bazı ve %1 sığır serum albümini (BSA) içeren proteaz indüksiyon ortamında aşılandı. Kültür aşılandıktan hemen sonra ilgili test tüplerine 500 μg mL-1 etil asetat ekstraktı eklendi. Karışım 24-48 saat 37°C'de 150 rpm'de çalkalayıcıda inkübe edildi. İnkübasyondan sonra, hücreler topaklandı ve ultrasonikatör kullanılarak parçalandı. Lowry ve ark .[ 16] kullanılarak protein tahmini sonrasında hücre lizatı], proteaz aktivitesini kontrol etmek için zimografik çalışmalarda kullanıldı. Proteaz inhibisyon aktivitesini saptamak için akrilamid jele dahil edilen %1 kazein ile zimogram yapıldı. Proteaz inhibe edici aktivite, kazeinin bölünmesinin olmaması (bant oluşumu olmaması) ile gösterildi ve kontrol gruplarında proteazlar tarafından tamamen kazein bölünmesi (beyaz bant oluşumu) ile karşılaştırılabilir.

    Fosfolipaz İnhibitör Aktivitesi
    L. inermis ekstresi (300 μg/ml) ile muamele edilmiş C. albicans'ın fosfolipaz aktivitesinin taranması, Leidich ve ark .[
    17] protokolü kullanılarak yapılmıştır.] Kısaca, 1 ml numune (hücre lizatı) ve 1 ml %60 perklorik asit içeren tahlil karışımı, çözelti renksiz hale gelinceye kadar 200°C'de bir kum banyosunda ısıtıldı. Ardından 1 ml %60'lık perklorik asit ilave edildi ve distile su kullanılarak nihai hacim 9.1 ml'ye tamamlandı. Buna 0,5 ml molibdat II reaktifi ve 0,4 ml ANSA reaktif karışımı eklendi. Tüpler iyice çalkalandı ve 8 dakika kaynar su banyosunda ısıtıldı. Oluşan mavi renk 680 nm'de spektrofotometre kullanılarak okunmuştur. Fosfolipaz aktivitesindeki yüzde değişim, kontrol ve tedavi edilen grupların absorbansı karşılaştırılarak hesaplandı.

    Aspartat Dehidrojenaz Aktivitesi
    Analiz, Gennady tarafından tarif edilen yöntem kullanılarak yapıldı.[
    18 ] Bu çalışma için 0.5 mg/ml konsantrasyonda L. inermis özleri ile işlenmiş C. albicans'ın orta-log fazlı SD besiyeri kültürü kullanıldı. Muamele edilmemiş kültür ve DMSO ile muamele edilmiş kültürler, sırasıyla kontrol ve DMSO kontrol numuneleri olarak kullanıldı. İnkübasyon süresinden sonra hücreler peletlendi, yıkandı ve buz soğukluğunda ekstraksiyon tamponunda (62.5 mM tris-Cl, pH 6.8) yeniden süspanse edildi. Toplam çözünür proteinler, sonikasyon yoluyla özümlendi ve enzim deneyi için kullanıldı.

    Doğal jel elektroforezi, standart denatüre olmayan ve indirgeyici olmayan doğal koşullar altında çalışan tampon (pH 8.3) olarak tris-glisin kullanılarak 15 ± 1°C'de gerçekleştirildi. Elektroforez uygulanmış numuneler, 0,015 M sodyum fosfat tamponu pH 7,0–50 ml, L-aspartik asit (sodyum tuzu) - 50 mg, %1,25 MTT 1 ml, %1 PMS 0,5 ml ve %1 NAD 2 içeren boyama solüsyonu kullanılarak boyamaya tabi tutuldu. ml. Jel, koyu mavi bantlar görünene kadar karanlıkta 37°C'de boyama solüsyonunda inkübe edildi. Lekeli jel, %25 etanol kullanılarak sabitlendi ve aspartat dehidrojenaz aktivitesi gösteren bantlar için gözlendi.

    Git: Sonuçlar
    Bitki Ekstraktlarının Anti-kandidal Aktivitesinin Taranması
    Tüm bitkilerin etil asetat ekstraktları, disk agar silindir yöntemi kullanılarak C. albicans'a karşı anti-kandidal aktivite açısından tarandı . Taranan 10 bitki özü arasında, beş bitkiden, L. inermis (BDUE0110), A. indica , S. trilobatum , A. indica ve A. vasica'dan elde edilen özler , disk agar silindiri kullanılarak yapılan ön taramada önemli ölçüde anti-kandidal aktivite gösterdi. yöntem [
    Şekil 1]. Bunlar arasında L. inermis (BUDUE0110) ve A. indica özleri, disk üzerinde kandidal büyümenin tamamen engellendiğini gösterdi. Şaşırtıcı bir şekilde, Eucalyptus spp . dahil olmak üzere iyi bilinen antimikrobiyal aktiviteye sahip diğer bitki özleri . ve O. sanctum ümit verici anti-kandidal aktivite göstermedi.

    Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: IJPharm-48-47-g001.jpg

    Şekil 1
    Candida albicans'ta bitki özlerinin anti-kandidal aktivitesinin taranması

    Germ Tüpü İnhibitör Aktivitesi
    Tüm bitki ekstraktlarının germ tüpü inhibitör aktivitesi, 500 μg/ml konsantrasyonda C. albicans'a karşı test edildi. Altı bitki ekstresi L. inermis , Eucalyptus spp., A. indica , S. trilobatum , A. indica ve P. pinnata , test edilen konsantrasyonda C. albicans'a karşı mikrop tüpü inhibe edici aktivite gösterdi . Test edilen bitki özlerinden L. inermis , inkübasyon süresinin (3 saat) sonuna kadar üreme tüpü oluşumunun tamamen engellendiğini gösterdi [şekil 2Vetablo 1]. Diğer bitki ekstraktları inkübasyonun ilk saatinde C. albicans üzerinde germ tube inhibitör aktivite göstermiş ve inkübasyon süresinin sonunda (üçüncü saat) germ tube indüksiyonu gözlenmiştir.

    Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: IJPharm-48-47-g002.jpg
    şekil 2
    Candida albicans'ta bitki ekstraktlarının germ tüpü inhibitör aktivitesinin taranması tablo 1
    Bitki özlerinin konsolide anti-kandidal aktivite tarama sonuçları




    Salgılanmış Aspartil Proteaz Plaka Deneyi
    L. inermis ekstraktının C. albicans proteaz enzim aktivitesi üzerindeki etkisi 500 μg/ml ve 750 μg/ml olmak üzere iki farklı konsantrasyonda test edildi. SAP tahlili, L. inermis ekstresi muamelesinde C. albicans'ta doza bağlı proteaz inhibe edici aktivite gösterdi . Kontrol ile karşılaştırıldığında, ekstrakt tedavisi, ekstraktların 500 μg/ml ve 750 μg/ml konsantrasyon tedavisinde sırasıyla %27 ve %33 proteaz inhibisyonu ile sonuçlanmıştır [
    Tablo 2]. Tablo 2


    Candida albicans'ta Lawsonia inermis özlerinin proteaz inhibitör aktivitesi



    Proteaz İnhibitör Aktivite Taraması
    De olduğu gibiFigür 3, Zymogram sonuçları, kontrol numunelerinde kazeinin (kalın beyaz bant oluşumu) ve işlenmiş numunelerde sağlam kazeinin (daha az yoğun bant oluşumu) bozunmasını gösterir. Bu, L. inermis özütünün aktivitesinin proteaz inhibe edici aktivitesini gösterir .


    İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: IJPharm-48-47-g005.jpg


    Figür 3
    Candida albicans'ta Lawsonia inermis ekstresi tedavisinin proteaz inhibitör aktivitesi

    Fosfolipaz İnhibitör Aktivitesi
    L. inermis ekstraktının işlenmesi üzerine C. albicans'ın fosfolipaz aktivitesindeki değişikliğin spektroskopik analizi şu tabloda verilmiştir:
    Tablo 3. Kına özü tedavisi fosfolipaz inhibitör aktivite gösterir. Kına ekstraktı ile tedavi edilen C. albicans'ta fosfolipaz aktivitesinin, tedavi edilmeyen kontrol grubu ile karşılaştırıldığında yüzde inhibisyonu, 300 μg/ml uygulamasında %44,5 olarak bulunmuştur.

    Tablo 3
    Lawsonia inermis ekstraktlarının Candida albicans'ta fosfolipaz
    inhibitör aktivitesi



    Aspartat Semialdehit Dehidrogenaz İnhibitör Aktivitesi
    L. inermis ekstraktının C. albicans'ta aspartat semialdehit dehidrojenaz (ASADH) aktivitesini tamamen inhibe ettiği bulundu . Tedavi edilmemiş kontrol ve DMSO kontrolü C. albicans grubu, sırasıyla Rm 0.422 ve 0.672'de iki ayrı bant gösterdi. Bunlar arasında Rm 0.672 olan bandın öne çıkan bant olduğu görülmüştür. Şaşırtıcı bir şekilde L. inermis (500 μg/ml) tedavisi, C. albicans'ta ASADH ekspresyonunu tamamen inhibe etti [Şekil 4] tedavi grubunda her iki izoformun (bant) olmamasından da anlaşılacağı gibi.

    Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: IJPharm-48-47-g007.jpg

    Şekil 4
    Kontrol ve dimetil sülfoksit kontrol gruplarıyla karşılaştırmalı olarak Lawsonia inermis ile işlenmiş Candida albicans'ın aspartat dehidrojenaz aktivitesinin doğal jel-PAGE profili

    Git: Tartışma
    Kandidiyazis, bağışıklığı baskılanmış hastaları etkileyen en yaygın ve iyi karakterize edilmiş dimorfik mantar enfeksiyonudur. Farklı ilaç duyarlılığı, yeni ilaca dirençli türlerin ortaya çıkışı ve Candida spp.'nin farklı genotipik ve fenotipik ifadesi. diyabet, kanser ve AIDS gibi bağışıklığı baskılanmış durumlarda tedavi zorluğunu abartır.[ 19 , 2 , 20 ] Bu daha sonra yeni anti-kandidal ilaçların geliştirilmesi ihtiyacını güçlendirir. Muhtemelen, bu tür zorlukların bir sonucu olarak, doğal kaynaklardan, özellikle bitkilerden antimikrobiyal veya anti-enfektif bileşenlerin taranmasında artış vardır.[ 4] Benzer bir ilgiyle, bu çalışmada, 10 farklı bitkinin anti-kandidal potansiyel(ler)ini taramak ve belirlemek için çaba gösterilmiştir. Bu bitkilerin antimikrobiyal özelliklere sahip olduğu zaten kanıtlanmıştır, ancak anti-kandidal özelliklerine dair ikna edici herhangi bir kanıt veya ayrıntılı çalışma yoktur. Bu bitkiler kullanılarak yapılan bu tür araştırmalar, anti-kandidal tarama için fitokimyasalları çıkarmak için ortam olarak su, alkol (etanol, metanol) ve kloroform ve heksan gibi organik çözücüler kullandı.[ 10 , 11 , 12] Bu bitkilerden antimikrobiyal potansiyelin ekstraksiyonu için ekstraksiyon ortamı olarak etil asetatın değerlendirilmesi çok seyrekti. Etil asetat, ilaç geliştirmede ilaç endüstrisinde kullanım için nispeten güvenli ve metanol, etanol, kloroform ve hekzana göre daha çok tercih edilen Sınıf III bir çözücüdür. Bu solvent, anti-kandidal aktiviteyi taramak için araştırılmadığından, bu çalışmada, seçilen bitkilerden potansiyel anti-kandidal kurşunların ekstraksiyonu için tercih edilen solvent olarak etil asetat seçildi.

    Disk Agar Silindir Difüzyon Yöntemi
    Hem hidrofobik hem de hidrofilik bileşiklerin antimikrobiyal potansiyelini etkili bir şekilde taramak için disk agar silindir yöntemi kullanıldı. Bu yöntem, ortamda yayılamayan hidrofobik bileşiklerin antimikrobiyal aktivitelerini taramak için uygundur. Diske yüklendiğinde, bu bileşikler disk yüzeyinde sıkışıp kalacaktır. Agar silindiri içeren tohum aşıları, bu hapsolmuş hidrofobik bileşiklerin antimikrobiyal özelliklere sahip olması koşuluyla, disk üzerine yerleştirildiğinde disk üzerinde büyümeyecektir. Test edilen 10 bitki özü arasında L. inermis ve A. indicaekstraktlar, bu ekstraktlarda potansiyel anti-kandidal bileşiklerin olası varlığını gösteren tam bir büyüme inhibisyonu gösterdi. Bu, spesifik anti-kandidal ajanların varlığını doğrulamak için daha fazla fitokimyasal profilleme çalışmasını garanti eder.

    Germ Tüpü İnhibitör Aktivitesi
    Bu en hızlı, basit ve etkili maya tarama yollarından biri küf kayması inhibitörü germ tüpü inhibitör çalışmasıdır. Bu çalışmada L. inermis ekstraktının C. albicans'ta germ tüpü oluşumunu inkübasyon süresinin sonuna kadar tamamen engellediğini tespit ettik. Diğer bitki özleri Eucalyptus spp., S. trilobatum , A. indica , P. pinnata ve A. indica kısmi veya geçici germ tüpü inhibitör aktivite göstermiş ancak tam inhibisyon gösterememiştir. Bildiğimiz kadarıyla bu, L. inermis'in germ tüpü inhibitör aktivitesini bildiren ilk çalışmadır.çıkarmak. Bu ekstrakt germ tüpü oluşumunu tamamen engelleyebildiğinden, hif geçişini engelleme potansiyeli açısından bu daha fazla araştırılabilir ve bu nedenle invaziv enfeksiyonların önlenmesinde kullanılabilir. tartışıldığı gibit ablo 1, taranan 10 bitki arasında sadece L. inermis germ tüpü oluşumunun ve kandidal büyümenin tamamen engellendiğini gösterdi. Bu nedenle, bu bitki özü kullanılarak ileri çalışmalar yapılmıştır.

    Proteaz İnhibitör Aktivite
    Candida türleri tarafından üretilen hücre dışı proteaz . patogenezi için gerekli olan en önemli virülans faktörlerinden biri olduğu kanıtlanmıştır.
    Bu çalışmada L. inermis ekstraktının proteaz inhibe edici aktiviteye sahip olduğu bulundu. Bildiğimiz kadarıyla bu, L. inermis ekstraktının C. albicans üzerindeki proteaz inhibitör etkisine ilişkin ilk rapordur . Proteaz üretimi , hif oluşumu, adezyon ve fenotipik geçiş dahil olmak üzere C. albicans'ın bir dizi başka varsayılan virülans özelliği ile ilişkilidir .[ 21 , 22] Bu ekstraktın, kandidal patogenez için önemli bir virülans faktörü olan proteazı inhibe ettiği bulunduğundan, bu, anti-kandidal kurşun gelişimi için potansiyel bir kaynak olabilir. Bu ön araştırmaya ek olarak, L. inermis ekstraktının proteaz inhibisyonunun tam mekanizması ve kapsamı hakkında daha fazla çalışmanın değerlendirilmesi gerekmektedir.

    Fosfolipaz İnhibitör Aktivitesi
    Fosfolipaz , fosfolipidleri hidrolize ederek istilacı enfeksiyona neden olan C. albicans'ta kanıtlanmış öldürücü enzimlerden biridir . C. albicans , fosfolipaz B, D ve lizofosfolipazlar dahil olmak üzere farklı tipte fosfolipazlardan oluşur.[ 23 ] Bu çalışmada, L. inermis ekstresi, genel fosfolipaz inhibe edici aktivite açısından değerlendirildi. Spektrofotometrik analiz, L. inermis'in fosfolipaz inhibe edici aktivitesini doğrular . Literatür araştırmamızın en iyisine göre bu, L. inermis'in C. albicans üzerindeki fosfolipaz inhibitör aktivitesine ilişkin ilk rapordur.. Bu ön araştırmaya ek olarak, L. inermis ekstraktının fosfolipaz inhibisyonunun tam mekanizması ve kapsamı hakkında daha fazla çalışmanın değerlendirilmesi gerekmektedir.

    Aspartat Semialdehit Dehidrogenaz İnhibitör Aktivitesi
    L. inermis ekstresi tedavisi, ASADH'nin ifadesini tamamen engeller. L. inermis'in bu tür ASADH inhibe edici aktivitesi başka yerde bildirilmemiştir. ASADH, aspartat biyosentetik yolunda beta-aspartil fosfatın L-aspartat-β-semialdehide indirgeyici defosforilasyonunu katalize ettiği mikroorganizmalarda ve bitkilerde bulunan bir oksidoredüktaz enzimidir. İnsanlarda ve diğer ökaryotik organizmalarda aspartat yolunun olmaması, ASADH'yi yeni mantar öldürücü bileşiklerin geliştirilmesi için çekici bir hedef haline getirir. Bu enzimin [aspartat semialdehit dehidrojenaz (ASADH)] inhibisyonu, (metiyonin, treonin ve izolösin) amino asit sentezinin inhibisyonuna ve hücre duvarı biyosentezinde kusura yol açar, bu da sonuçta ölüme yol açar.[24 , 25 ] Böylece , L. inermis ASADH inhibe edici aktiviteye sahip ekstrakt, anti-kandidal ilaç gelişimi için potansiyel bir kaynak olabilir.

    Git: Çözüm
    Bu çalışmada antimikrobiyal özellik gösteren 10 bitki anti-kandidal aktivite açısından tarandı. Organik tuzların özütlenmesinde yararlı bir polar aprotik çözücü olan etil asetat, bu bitkilerden anti-kandidal kurşunların özütlenmesi için kullanıldı. Bunların arasında L. inermis çok etkili anti-kandidal aktivite göstermiştir. Bu ekstraktın germ tüpü inhibisyonu, proteaz, fosfolipazlar ve aspartat dehidrojenaz inhibitör aktivitesi dahil olmak üzere birden fazla etki alanına sahip olduğu bulunmuştur. L. inermis'in etil asetat ekstraktının , etkili anti-kandidal ilaç geliştirme için potansiyel bir lider olabileceği sonucuna vardık .

    Mali Destek ve Sponsorluk
    sıfır. Çıkar çatışmaları
    Herhangi bir çıkar çatışması yoktur.
    Git: Referanslar

    1. Pfaller MA, Diekema DJ. İnvaziv kandidiyazis epidemiyolojisi: Kalıcı bir halk sağlığı sorunu. Clin Microbiol Rev. 2007; 20 :133–63. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    2. Kahverengi AJ, Odds FC, Gow NA. Candida albicans'ta enfeksiyonla ilişkili gen ekspresyonu . Curr Opin Microbiol. 2007; 10 :307–13. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    3. Dahanukar SA, Kulkarni RA, Rege NN. Tıbbi bitkilerin ve doğal ürünlerin farmakolojisi. Hintli J Pharmacol. 2000; 32 :S81–118. [ Google Akademik ]
    4. Rios JL, Recio MC. Şifalı bitkiler ve antimikrobiyal aktivite. J Etnofarmakol. 2005; 100 :80–4. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    5. Kala CP, Dhyani PP, Sajwan BS. Kuzey Hindistan'da şifalı bitkiler sektörünün geliştirilmesi: Zorluklar ve fırsatlar. J Ethnobiol Etnomed. 2006; 2:32 . [ Google Akademik ]
    6. Taddei A, Rosas-Romero AJ. Tridax procumbens'ten ekstraktların biyoaktivite çalışmaları . Bitki ilacı. 2000; 7 :235–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    7. Parthasarathy H, Thombare S. Azadirachta indica , Syzygium aromaticum ve Cinnamomum zeyalnicum'un oral mikrofloraya karşı antimikrobiyal aktivitesinin değerlendirilmesi . Asya J Uzm Sci. 2013; 27 :13–6. [ Google Akademik ]
    8. Pathak AK. Bazı bitkilerin sulu ekstraktlarının anti- Candida aktivitesi. Indian J Fundam App Life Sci. 2012; 2 :1–6. [ Google Akademik ]
    9. Kumar A, Bhatii V, Kumar A, Patil S, Bhatia V, Kumar A. Candida türlerine karşı antifungal aktivite için çeşitli bitki özlerinin taranması. Dünya J Sci Technol. 2011; 1 :43–7. [ Google Akademik ]
    10. Dinesh BP, Subhasree RS. Lawsonia inermis'in antimikrobiyal aktiviteleri – Bir inceleme. Acad J Bitki Bilimi 2009; 2 :231–2. [ Google Akademik ]
    11. Habbal OA, Al-Jabri AA, El-Hag AH. Lawsonia inermis'in (kına) antimikrobiyal özellikleri : Bir gözden geçirme. Aust J Med Herb. 2007; 19 :173–6. [ Google Akademik ]
    12. Habbal OA, Al-Jabri AA, El-Hag AH, Al-Mahrooqi ZH, Al-Hashmi NA. Lawsonia inermis Linn'in (kına) in vitro antimikrobiyal aktivitesi . Umman kınası üzerine bir pilot çalışma. Suudi Med J. 2005; 26 :69–72. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    13. Kretschmar M, Hube B, Bertsch T, Sanglard D, Merker R, Schröder M, et al. Germ tüpleri ve proteinaz aktivitesi, fare peritonitinde Candida albicans'ın virülansına katkıda bulunur . Bağışıklık bulaştırın. 1999; 67 :6637–42. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    14. Kumar CPG, Kumar SS, Menon T. Bağışıklığı baskılanmış hastalardan elde edilen klinik Candida izolatlarının fosfolipaz ve proteinaz aktiviteleri . Mikopatoloji. 2006; 161 :213–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    15. Schmidt TM, Bleakley B, Nealson KH. Böcek patojeni Xenorhabdus luminescens'ten hücre dışı bir proteazın karakterizasyonu . Uygulama Ortamı Mikrobiol. 1988; 54 :2793–7. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    16. Lowry OH, Rosebrough NJ, Farr AL, Randall RJ. Folin fenol maddesi ile Protein ölçümü. J Biol Chem. 1951; 193 :265–75. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    17. Leidich SD, İbrahim AS, Fu Y, Koul A, Jessup C, Vitullo J, et al. Candida albicans'ın patojenitesinde yer alan bir fosfolipaz B geni olan caPLB1'in klonlanması ve bozulması . J Biol Chem. 1998; 273 :26078–86. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    18. Gennady PM. Washington, DC: CRC Basını; 2003. Elektroforetik Jellerde Enzimlerin Saptanması El Kitabı; P. 113. [ Google Akademik ]
    19. Pfaller MA, Diekema DJ. Nadir ve ortaya çıkan fırsatçı mantar patojenleri: Candida albicans ve Aspergillus fumigatus'un ötesinde direnç endişesi . J Clin Microbiol. 2004; 42 :4419–31. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    20. Antony G, Saralaya V, Gopalkrishna Bhat K, Shalini Shenoy M, Shivananda PG. Fenotipik geçişin , diyabetik hastalarda kandidiyaza neden olan Candida albicans tarafından virülans faktörlerinin ekspresyonu üzerindeki etkisi . Rahip Iberoam Micol. 2009; 26 :202–5. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    21. Aboellil AH, Al-Tuwaijri MM. Suudi Arabistan'da Candida albicans üzerine bazı alternatif tıp ve biyolojik faktörlerin etkisi . J Maya Mantarı Arş. 2010; 1 :100–7. [ Google Akademik ]
    22. Rayavarapu KA, Kaladhar DS, Kumar SS. Lawsonia inermis'in (Kına) su patojenleri üzerindeki antimikrobiyal aktivitesinin değerlendirilmesi . J Pharm Biomed Sci. 2011; 7 :1–3. [ Google Akademik ]
    23. Ghannoum MA. Fosfolipazların virülans ve mantar patogenezindeki potansiyel rolü. Clin Microbiol Rev. 2000; 13 :122–43. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    24. Hadfield A, Shammas C, Kryger G, Ringe D, Petsko GA, Ouyang J, et al. Potansiyel antimikrobiyal hedef aspartat semialdehit dehidrojenazın aktif bölge analizi. Biyokimya. 2001; 40 :14475–83. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    25. Viyola RE. Amino asit biyosentezinin aspartat ailesinin merkezi enzimleri. Acc Chem Res. 2001; 34 :339–49. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

    Yorum yap


    • #3
      Lawsonia inermis (İran kınası) ve klotrimazolün sıçanlarda Candida albicans üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması

      Yazar bağlantıları bindirme panelini açarM. Yaralizadeh a,P. Abedi b.,F. Namjoyan c,M. Fatahinia d,S. Nezamivand Chegini e A Bulaşıcı ve Tropikal Hastalıklar Araştırma Merkezi, Sağlık Araştırmaları Enstitüsü, Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi, Ahvaz, İran B Menopoz Andropoz Araştırma Merkezi, Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi, Ahvaz, İran C Marine Natural Farmasötik Araştırma Merkezi, Eczacılık Okulu, Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi, Ahvaz, İran D Tıbbi Mikoloji Anabilim Dalı, Sağlık Araştırma Enstitüsü, Bulaşıcı ve Tropikal Hastalıklar Araştırma Merkezi, Sağlık Araştırma Enstitüsü, Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi, Ahvaz, İran e Ebelik Bölümü, Tebriz Tıp Bilimleri Üniversitesi, Tebriz, İran
      19 Kasım 2017'de alındı, 22 Mayıs 2018'de revize edildi, 29 Mayıs 2018'de kabul edildi, 9 Haziran 2018'de çevrimiçi olarak erişilebilir, Record Versiyonu 7 Eylül 2018 .
      https://doi.org/10.1016/j.mycmed.2018.05.012

      giriiş
      Candida albicans , insanlarda kandidiyaza neden olabilen bir mantardır [1] . Candida, insanlarda ağız boşluğunda ve vajinada bulunan normal floranın bir parçasıdır [2] . C. albicansneden olduğu sistemik enfeksiyonlar nedeniyle hastaneye yatışların,Amerika genel popülasyonundaki en yaygın hastaneye yatışlardan biri olduğu tahmin edilmektedir [3] . Tahran, İran'da yapılan bir araştırma,kadınlardaki tüm vajinal enfeksiyonların %67'sindenC. albicans'ın sorumlu olduğunu gösterdi [4] . Kandidiyaz için altta yatan risk faktörleri hamilelik,immünosüpresif tedavi ve uzun süreli hastanede yatış [5] .

      Kandidiyaz, nozokomiyal enfeksiyonlar gibi sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebilir . Sardi ve ark. C. albicans'ın hastalar arasında üçüncü en sık izole edilen patojen olduğunu ve enfeksiyonların yüksek morbidite ve mortalite ile ilişkili olduğunu göstermiştir [6] .

      C. albicans , amfoterisin B ve klotrimazol ve flukonazol gibi azol antifungal ajanlarla tedavi edilebilir [7] . Azol antifungalleri C. albicans için standart tedavi olmaya devam etse de , HIV'li hastalarda ve sağlıklı kişilerde bu ajanlara direnç bildirilmiştir [8] . Azol ajanların yan etkileri arasında gastrointestinal rahatsızlıklar , deri döküntüleri, aritmi ve hepatotoksisite yer alır [9] .

      Gymnemik asitler ve zeytin yaprağı ekstresi ( günde 2000 ila 6000 mg dozlarda ) içeren bitkisel tedaviler , Candida enfeksiyonlu hastaların bağışıklık sistemlerini güçlendirebilir. Gymnemik asitlerin mayanın hifaya dönüşmesini engellediği gösterilmiştir [10] . Zeytin yaprağı ekstraktının antifungal etkisi Nasrollahi ve ark. in vitro [11] .

      Lawsonia inermis, çoğunlukla Orta Doğu'da yetişen beyaz veya kırmızımsı çiçeklere sahip bir ağaçtır. Kına , L. inermis'in kuru yapraklarından hazırlanan kırmızımsı kahverengi bir boyadır . Bu malzeme Güney ve Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika'da deri, deri veya saçı renklendirmek için kullanılır [12] . Çalışmalar, L. inermis'in uçucu yağının 28 bileşen içerdiğini ve bunların %80.6'sını oluşturan dokuzunun öjenol , hekzadekanoik asit , fitol , a-terpineol ve eterfenilvinil gibi bileşenlere sahip olduğunu göstermiştir [13] . Ayrıca çalışmalar L. inermis'in kolon kanseri ve karaciğer kanserine karşı sitotoksik etkiye sahip olduğunu göstermiştir. [14] .

      L. inermis veya kınanın etanol ekstraktının antifungal etkisi Rahmoun ve arkadaşları tarafından gösterilmiştir. [15] . Gowhar ve ark. ayrıca %75 Lawsonia kloroform ekstraktının in vitro C. albicans büyümesini inhibe edebildiğini göstermiştir [16] .

      Bugüne kadar, eğer varsa, çok az çalışma, L. inermis'in hayvanlarda mantar önleyici etkisini değerlendirmiştir . Bu nedenle, bu çalışma vajinal krem ​​formundaki L. inermis'in antifungal etkisini C. albicans ile enfekte olmuş sıçanlar üzerinde klotrimazolünkiyle karşılaştırmayı amaçladı .

      2 . Yöntemler
      Bu çalışmada sıçanlarda C. albicans enfeksiyonunun tedavisinde L. inermis'in klotrimazole karşı etkisini değerlendirdik . Bu çalışmanın tasarımı Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi Etik Kurulu tarafından onaylandı (Ref. No.: IR.AJUMS. REC.1394.616). Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi Hayvan Evinden 100-120 g ağırlığındaki 35 dişi Wistar sıçanı satın alındı. Sıçanlar 5 gruba ayrıldı ( her grupta n = 7 adet) ve her grup ayrı kafeslerde steril saman ile standart ortam ve sıcaklıkta (12 saat aydınlık-karanlık döngüsü, 20–25 °C sıcaklık ve nem 50) barındırıldı. –%60 bir hafta boyunca.

      3 . C. albicans süspansiyonunun hazırlanması
      C. albicans ( Japonya DNA Veri Bankası'nda kayıtlıdır , Erişim numarası: LC201976) ile enfekte olmuş kadınların vajinalarından alınan C. albicans, fareleri enfekte etmek için kullanılmıştır [17] . Hücreler, Maya Özü Pepton Dekstroz (YEPD) ortamında 28–30 °C'de kültürlendi . 48 saat sonra kültür , santrifüjlendi ve maya hücreleri, üç kez steril fosfat tamponlu salin (PBS) ile yıkandı. OD , bir spektrofotometre kullanılarak ölçüldü ve 1 x 108 hücre/mL'lik bir süspansiyon hazırlandı (100 uL'de 1 x 107 hücre ) .

      4 . Sıçanlarda vajinit oluşumu
      Mayanın vajinaya verilmesinden önce, klinik değerlendirmeye ek olarak, PBS'ye batırılmış steril bir bez kullanılarak bir vajinal numune alındı . Bu örnek , sıçanlarda birincil enfeksiyon olmadığından emin olmak için kloramfenikol içeren ve içermeyen Sabouraud Dextrose Agar'da kültürlendi .

      Sıçanların bağışıklık sistemini baskılamak için, üç gün boyunca alt karın peritonuna deri altından iki doz estradiol benzoat (0.5-0.6 mg) enjekte edildi . İkinci enjeksiyondan hemen sonra vajinaya 100 μL maya süspansiyonu yerleştirildi ve inokülumu sağlamak için sıçanlar yaklaşık bir dakika baş aşağı tutuldu [18] , [19] .

      5 . İlaç geliştirme
      Temmuz ayında taze kına yaprakları (Herbaryum kodu: jps017113) İran, Kerman yakınlarındaki doğal yaşam alanlarından toplandı ve L. inermis olarak tanımlandı . L. inermis kupon örneği , Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi'ndeki Eczacılık Okulu herbaryumunda saklandı. Kurutulmuş yapraklardan maserasyon yöntemiyle ekstrakt hazırlandı. Kına yaprağı tozu %80 etanol ile karıştırıldı ve karışım ara sıra karıştırılarak 72 saat oda sıcaklığında (27–32 °C) tutuldu . Karışım, vakumlu bir şişe kullanılarak Whatman kağıdından süzüldü. Ekstrakt, 45 °C'de bir vakumlu döner buharlaştırıcı kullanılarak kurutuldu ve daha sonra ince bir toz halinde dondurularak kurutuldu. Toz daha sonra 4°C'nin altında buzdolabında tutuldu. °C formülasyon zamanına kadar.

      Kına kremi, özütün uygun bir krem ​​bazına (yağ içinde su emülsiyonu) %2 ve %4 (ağırlık/ağırlık) konsantrasyonlarında eklenmesiyle yapıldı. Yüzde bir klotrimazol kremi aynı baz ile eczaneden satın alındı. Tüm nihai ürünler, onaylanmış bir renk kullanılarak aynı görünüme sahipti. Vajinal kremler, mikrobiyolojik ve fizikokimyasal testler kullanılarak homojenlik, fiziksel stabilite, dağılım ve asitlik açısından test edilmiştir. %2 ve %4 kına ve klotrimazol içeren kremler, ayrı ve benzer kutulara yerleştirildi ve kör bir üçüncü şahıs tarafından kodlandı. Klotrimazol ve %2 ve %4 kına kremleri aynı görünüm ve dokuya sahipti. Ayrıca sıçanların vajinasına ilacı yerleştiren ve örnekleri kültür için hazırlayan kişinin kodlama ve gruplama konusunda gözleri kör edildi.

      6 . Gruplama
      Sıçanlar aşağıdaki gibi 5 gruba randomize edildi:
      • •
        tedavi olmaksızın C. albicans ile enfekte olmuş bir kontrol grubu (pozitif kontrol);
      • •
        tedavisi olmayan enfekte olmayan bir kontrol grubu (negatif kontrol);
      • •
        %2 L. inermis ekstresi alan enfekte bir grup ;
      • •
        %4 L. inermis ekstresi ile tedavi edilen enfekte bir grup ;
      • •
        %1 klotrimazol ile tedavi edilen enfekte bir grup.
      7 . enfeksiyon değerlendirmesi


      İlk aşılamadan dört gün sonra, tüm sıçanlardan bir vajinal numune alındı. Numuneler doğrudan yayma kullanılarak toplandı ve enfeksiyon varlığını doğrulamak için Sabouraud Dextrose Agar with Chloramphenicol (SC) (QUELAB/UK) içinde kültürlendi . Enfeksiyonu sağlamak için vajinaya ek doz maya yerleştirildi. Doğrudan bir numunede takas başına 7-8 koloni gözlenirse, enfeksiyon teşhisi doğrulanır.

      8 . Tedavi
      Sıçanlarda vajinit varlığı sağlandıktan sonra farklı gruplarda tedaviye başlandı. Her sıçan grubuna 1 mL %2 veya %4 L. inermis veya %1 klotrimazol kremi uygulandı . Tedaviden bir ve iki hafta sonra, 5 grubun hepsinden steril bir sürüntü ile vajinal numune alındı ​​ve 35–37 °C'de SC ortamında kültürlendi. Oluşan koloniler 48 saat sonra sayılmıştır . Tedavi öncesi ve sonrası C. albicans kolonilerinin CFU ortalamalarının karşılaştırılmasında ANOVA , gruplar arasındaki farklılıkları saptamak için LSD post hoc testi uygulandı. Tüm analizler SPSS sürüm 22 (IBM Corp. Release 2013. IBM SPSS Statistics for Windows, Armonk, NY: IBM Corp) ile yapılmıştır. P < 0.05 anlamlı kabul edildi.

      9 . Sonuçlar
      Başlangıçta, beş gruptaki tüm sıçanlarda C. albicans yoktu . Candida'ya maruz kaldıktan sonra %2, %4 L. inermis , %1 klotrimazol ve pozitif kontrol gruplarındaki tüm sıçanlar C. albicans kolonileri üretti . Tedaviden önce, farklı gruplar için ortalama koloni oluşturan birimler (CFU'lar) sırasıyla %2 ve %4 L. inermis gruplarında 213.6 ± 10.08, 334.42 ± 20.32 idi; Klotrimazol grubunda 312,7 ± 28,32, pozitif kontrol grubunda 233,85 ± 8,15; ve negatif kontrol grubunda sıfır. Tedaviden bir hafta sonra ortalama CFU'lar 48.28 ± idi. %2, %4 L. inermis , klotrimazol, pozitif kontrol grubu ve negatif kontrol grubunda sırasıyla 5,15, sıfır, sıfır, 230,7 ± 9,86 ve sıfır ( P < 0,001). Tedaviden iki hafta sonra, pozitif kontrol grubu hariç tüm gruplarda ortalama CFU'lar sıfırdı (229.7 ± 7.73, P < 0.001). Tedaviden bir hafta sonra %2 ile %4 L. inermis arasında anlamlı bir fark vardı ( P < 0.001) ( Tablo 1 ).

      Tablo 1 . Sıçanlarda Candida albicans koloni oluşumu açısından %2, %4 L. inermis , %1 klotrimazolün pozitif kontrol ve negatif kontrol grupları ile karşılaştırılması .
      Boş Hücre
      L. inermis %2
      ( n = 7)
      L. inermis %4
      ( n = 7)
      Klotrimazol
      ( n = 7)
      Pozitif kontrol
      (n = 7)
      Negatif kontrol
      ( n = 7)
      P değeri
      Boş Hücre
      213,6 ± 10,08 334,42 ± 20,32 312,7 ± 28,32 233,85 ± 8,15 0,00 ± 0,0 < 0,001
      48,28 ± 5,15 0,00 ± 0,0 0,00 ± 0,0 230,7 ± 9,86 0,00 ± 0,0 < 0,001
      0,00 ± 0,0 0,00 ± 0,0 0,00 ± 0,0 229,7 ± 7,73 0,00 ± 0,0 < 0,001
      Şekil 1, tedaviden önce, tedaviden 1 ve 2 hafta sonra %2 ve %4 L. inermis gruplarındaki koloni bilgilerini göstermektedir
      1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (2MB)
      2. İndir : Tam boyutlu resmi indirin

      Şekil 1 . Tedavi öncesi, tedaviden 1 hafta ve 2 hafta sonra %2 ile %4 kına ve klotrimazol arasındaki farklar .

      10 . Tartışma
      Bu çalışmada dişi ratlarda L. inermis (kına) ile klotrimazolün Candida albicans üzerindeki etkisinin karşılaştırılması amaçlandı . Bu çalışmanın sonuçları, %4 L. inermis'in etkisinin klotrimazol ile benzer olduğunu ve bir hafta sonra C. albicans kolonilerinin tamamen ortadan kaldırıldığını gösterdi.

      Kına yapraklarında antimikrobiyal aktiviteye sahip antrakinonların varlığı başka bir çalışmada gösterilmiştir [20] . Habbal ve ark. Kınanın hastalardan izole edilen mikrobiyal suşlar üzerindeki antimikrobiyal ve antifungal etkilerini incelediler ve kınanın çok iyi bir antibakteriyel aktiviteye sahip olduğunu ancak antifungal aktiviteden yoksun olduğunu buldular [21] . Berenji ve ark. metanollü ekstraktın ve sulu kına ekstraktının Malassezia'nın büyümesini engelleyebileceğini gösterdi [22] .

      Öte yandan, diğer yazarlar, bizim bulgularımızla tutarlı olarak, kınanın çok iyi bir antifungal aktiviteye sahip olduğunu bulmuşlardır. Nawasrah ve diğerleri, Yamani kına tozunun (%1, 2.5, 5, 7.5 ve %10) C. albicans üzerindeki etkisini araştırdılar ve tüm kına konsantrasyonlarının C. albicans canlılığını önemli ölçüde azalttığını gösterdiler ( P = 0.0001). Akrilik rezin protezlere kına eklenmesinin , protez yüzeyinde C. albicans'ı kontrol etmenin etkili bir yolu olabileceğini önermişlerdir [23] . Başka bir çalışma, nar çekirdeği ve kına yaprağı ekstraktının farklı C. albicans suşlarına karşı etkisini belirledi. ve kına ekstraktının, ortalama 3.75 mm inhibisyon bölgesi olan nara kıyasla, 20 mm'lik ortalama inhibisyon bölgesi ile mantar gelişimini önemli ölçüde inhibe ettiğini gösterdi [24] . Ayrıca Suleiman ve Mohamed, L. inermis'in mantar önleyici etkisini gösterdi ve 5, 7.5 ve 10 mg/ml'lik bir minimum inhibisyon konsantrasyonu (MIC) gösterdi. Bu bulgular bizim sonuçlarımızla da uyumludur [25] . Ayrıca, Ravichandran ve Muthuraman tarafından yapılan bir araştırma, L. inermis'in C. albicans'a karşı çok iyi bir inhibitör etkiye sahip olduğunu ve konstitütif enzimin her iki izoformuna karşı da hareket edebildiğini gösterdi. C. albicans'ta aspartat dehidrojenaz [ 26] .

      11 . Çalışmanın güçlü yönleri ve sınırlamaları
      L. inermis'in Trypanosoma brucei enfeksiyonu gibi diğer bozukluklar üzerindeki etkisi sıçanlarda değerlendirilmiştir [27] ancak; bu çalışma, dişi sıçanlarda C. albicans enfeksiyonunun tedavisinde L. inermis vajinal kreminin (%2 ve %4 kına) klotrimazol ile ilk kez karşılaştırılmasıdır .

      12 . Çözüm
      Vajinal krem ​​formundaki L. inermis (kına) , dişi sıçanlarda C. albicans enfeksiyonunu ortadan kaldırabilir. %4 L. inermis %2'den daha etkiliydi ve klotrimazol kadar etkiliydi. İnsanlarda L. inermis vajinal krem ​​kullanılarak ileri çalışmalar önerilmektedir.

      etik onay
      Hayvanların bakımı ve kullanımı için geçerli tüm uluslararası, ulusal ve/veya kurumsal yönergelere uyulmuştur. Bu çalışmada hayvanlarda gerçekleştirilen tüm işlemler Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi'nin (Ref. No.: IR.AJUMS. REC.1394.616) etik standartlarına uygundur.

      Finansman
      Bu araştırma çalışması Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi tarafından desteklenmiştir.

      yazar katkısı
      MY, PA ve FN çalışma tasarımına dahil edildi . Veri toplamada MY, MF ve SNC yer aldı. İlaç geliştirmeden MY ve FN sorumluydu . Verilerin yorumlanmasından PA ve MY sorumluydu. PA, makalenin İngilizce olarak yazılmasından ve son haline getirilmesinden sorumluydu.

      İlginin açıklanması
      Yazarlar, rakip çıkarları olmadığını beyan ederler.

      teşekkürler
      Bu çalışma bir araştırma çalışmasından elde edilmiştir. Bu çalışmadaki işbirlikleri için Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi'nin tüm hayvan barınağı personeline teşekkür ederiz.

      Referanslar
      1. [1] . Martins , IC Ferreira , L. Barros , S. Silva , M. Henriques Kandidiyazis: Predispozan Faktörler, Önleme, Teşhis ve Alternatif Tedavi” Mikopatoloji , 177 ( 2014 ) , s. 223 - 240 ,10.1007/s11046-014-9749-1 Makaleyi görüntüle Scopus'ta görüntüleGoogle Akademik
      2. [2] LC Shao , CQ Sheng , WN Zhang Yeni kimyasal iskelelerle antifungal kurşun bileşikleri çalışmasında son gelişmeler Yao Xue Xue Bao , 42 ( 2007 ) , s. 1129 - 1136 [Çin'de] Scopus'ta görüntüleGoogle Akademik [3]
      3. MA Pfaller , DJ Diekema Kuzey Amerika'da istilacı mikozların epidemiyolojisi Crit Rev Microbiol , 36 ( 2010 ) , s. 1 - 53 10.3109/10408410903241444 Makaleyi görüntüle Scopus'ta görüntüleGoogle Akademik
      4. [4] M. Mahmoudi Rad , S. Zafarghandi , B. Abbasabadi , M. Tavallaee İranlı bir hasta popülasyonunda vulvovajinal kandidiyazis ile ilişkili Candida ürlerinin epidemiyolojisi Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol , 155 ( 2011 ) , s. 199 - 203 ,10.1016/j.ejogrb.2010.11.022 Görünüm PDFMakaleyi görüntüleScopus'ta görüntüleGoogle Akademik [5]
      5. MA Pfaller , DJ Diekema İnvaziv Kandidiyazis Epidemiyolojisi: Kalıcı Bir Halk Sağlığı Sorunu Clin Microbiol Rev , 20 ( 2007 ) , s. 133 - 163 10.1128/CMR.00029-06 Görünüm PDF Bu makaleye erişim ücretsizdir. Scopus'ta görüntüleGoogle Akademik
      6. [6] J. de Cássia Orlandi Sardi , N. de Souza Pitangui , FP Gullo , ve Maria José Soares Mendes , Giannini AMFA. Hastane Enfeksiyonunda candida Türlerinin Mini Bir İncelemesi: Epidemiyoloji, Virülans Faktörü ve İlaç Direnci ve Profilaksi Trop Med Surg , 1 ( 2013 ) , s. 141 ,10.4172/2329-9088.1000141 Makaleyi görüntüle Google Akademik
      7. [7] PG Pappas , CA Kauffman , DR Andes , CJ Clancy , KA Marr , L. Ostrosky-Zeichner , et al. Candidiasis Yönetimi için Klinik Uygulama Kılavuzu: Amerika Bulaşıcı Hastalıklar Derneği tarafından 2016 Güncellemesi Clin Infect Dis , 62 ( 2016 ) , s. e1 - e50 ,10.1093/cid/civ933 Görünüm PDF Bu makaleye erişim ücretsizdir. Google Akademik
      8. [8] JP Xu , AR Ramos , R. Vilgalys , TG Mitchell Candida albicans'ta flukonazol direncinin klonal ve spontan kökenleri J Clin Microbiol , 38 ( 2000 , s. 1214 - 1220 Görünüm PDF Bu makaleye erişim ücretsizdir. çapraz referansScopus'ta görüntüleGoogle Akademik
      9. [9] İngiliz Ulusal Formülerliği; GÜZEL Kanıt Hizmetleri. Şu adresten erişilebilir: http://patient.info/doctor/antifungal-medications.[Erişim tarihi: asım 2016]. Google Akademik
      10. [10] G. Vediyappan , V. Dumontet , F. Pelissier , C. d'Enfert Gymnemik Asitler Candida albicans'ta Hif Büyümesini ve Virülansı Engeller Plos Bir ( 2013 ) [10./journal1371] Google Akademik
      11. [11] Z. Nasrollahi , M. Abolhasannezhad Zeytin yaprağı sulu ekstraktlarının Candida albicans PTCC-5027'ye karşı antifungal aktivitesinin Değerlendirilmesi Curr Med Mycol , 1 ( 2015 ) , s. 37 - 39 Google Akademik
      12. [12] S. Yadav , A. Kumar , J. Dorsa , A. Kumar Lawsonia inermis'in Temel Perspektifleri Int. J. Ecz. kimya Biol. Sci , 2 ( 2013 ) , s. 888 - 896 Scopus'ta görüntüleGoogle Akademik [13]
      13. TK Kidanemariam , TK Tesema , KH Asressu , AD Boru Uzak Bölgeden Lawsonia inermis L. Yapraklarının Kimyasal Olarak İncelenmesi Etiyopya. Orient J Chem ( 2013 ) , s. 29 ,10.13005/ojc/290339 Makaleyi görüntüle Google Akademik
      14. [14] S. Endrine , A. Rahmat , P. Ismail , YH Tauflg-Yap Lawsonia inermis ve Strobilanthes crispus özütünün Sitotoksisite Özelliklerinin ve Mekanizmalarının çeşitli kanser hücre hatlarına karşı karşılaştırılması Tıp Bilimleri Dergisi. ( 2007 ) , s. 1098 - 1102 Google Akademik
      15. [15] N. Rahmoun , Z. Boucherit-Otmani , K. Boucherit , M. Benabdallah , N. Choukchou-Braham Cezayir Lawsonia inermis'in (kına) antifungal Aktivitesi Eczacı Biol. , 51 ( 2013 ) , s. 131 - 135 ,10.3109/13880209.2012.71516 Görünüm PDF u makaleye erişim ücretsizdir. Scopus'ta görüntüleGoogle Akademik
      16. [16] O. Gowhar , NN Singh , S. Sultan , TS Ain , A. Mewara , I. ShahSentetik Antifungal İlaçlara Alternatif Olarak Doğal Bitkiler-Geleceği Zorlayan Terapi Br Biomed Bull , 3 ( 2015 ) , s. 440 - 452 Google Akademik
      17. [17] J. Mashima , Y. Kodama , T. Fujisawa , T. Katayama , Y. Okuda , E. Kaminuma ve diğerleri. Japonya DNA Veri Bankası Nükleik Asitler Res , 45 ( 2017 ) , s. D25 - D31 ,10.1093/nar/gkw1001 Görünüm PDF bu makaleye erişim ücretsizdir. Scopus'ta görüntüleGoogle Akademik
      18. [18] J. Yano , PL Fidel Jr. Candida vajinitinin deneysel fare modelinde vajinal aşılama ve örnek toplama protokolleri J Vis Uzm. ( 2011 )10.3791/3382 pii: 3382.] Makaleyi görüntüle Google Akademik
      19. [19] HR Conti , AR Huppler , N. Whibley , SL Gaffen Candidiasis için Hayvan Modelleri Curr Protoc Immunol , 105 ( 2014 ) , s. 19.6.1 - 19.6.17 ,10.1002/0471142735.im 1906s105 Makaleyi görüntüle Google Akademik
      20. [20] MA Abdulmoneim Lawsonia inermis Linn'in değerlendirilmesi. (Sudan Kınası) antimikrobiyal ajan olarak yaprak ekstresi Res J Biol Sci , 2 ( 2007 ) , s. 417 - 423 Google Akademik
      21. [21] OA Habbal , AA Al-Jabri , AH El-Hag , ZH Al-Mahrooqi , NA Al-Hashmi Lawsonia inermis Linn'in (kına) in vitro antimikrobiyal aktivitesi. umman kınası üzerine bir pilot çalışma Suudi Med J , 26 ( 2005 ) , s . 69-72 Scopus'ta görüntüleGoogle Akademik
      22. [22] F. Berenji , H. Rakhshandeh , H. Ebrahimipour Kına özlerinin (Lawsonia inermis) Malassezia türleri üzerindeki etkilerinin in vitro çalışması Jundishapur J Microbiol , 3 ( 2010 ) , s. 125 - 128 Scopus'ta görüntüleGoogle Akademik
      23. [23] A. Nawasrah , A. AlNimr , AA Ali Protez Stomatitinin Önlenmesinde Muhtemel Bir Yöntem Olarak Akrilik Reçineye Yapıştırılan Candida Albicans'a Karşı Kınanın Antifungal Etkisi Int J Environ Res Public Health , 13 ( 2016 ) , s. 520 ,10.3390/ijerph13050520 Makaleyi görüntüle
        Scopus'ta görüntüleGoogle Akademik [24] S. Singla , R. Gupta , A. Puri , V. Singh , S. Roy Punica granatum (Nar) ve Lawsonia inermis'in (Kına Yaprakları) anti-kandidal etkinliğinin karşılaştırılması: Bir in-vitro çalışma
      24. Int J Dent Res , 1 ( 2013 ) , s. 8 - 13 Google Akademik [25]
      25. EA Süleyman , EA Mohamed Lawsonia inermis'in (Kına) Bazı Patojenik Mantarlar Üzerindeki İn Vitro Etkinliği J Mycol ( 2014 ) 10.1155/2014/323759 [2014: Makale Kimliği 375932, 5 sayfa] Makaleyi görüntüle Google Akademik
      26. [26] S. Ravichandran , S. Muthuraman Seçilmiş 10 Hint bitkisinin anti-kandidal aktivitesinin incelenmesi ve Lawsonia inermis ekstraktının Candida albicans'ta mikrop tüpü oluşumu, proteaz, fosfolipaz ve aspartat dehidrogenaz enzim aktivitesi üzerindeki etkisinin araştırılması Indian J Pharmacol , 48 ( 2016 ) , s. 47 - 52 ,10.4103/0253-7613.174523 Makaleyi görüntüle Scopus'ta görüntüleGoogle Akademik
      27. [27] AU Wurochekke , G. Chechet , AJ NokLawsonia inermis Yaprağının Farelerde Trypanosoma brucei brucei Enfeksiyonuna Karşı İn Vitro ve İn Vivo Anti Trypanosomal Etkinliği J Med Sci , 4 ( 2004 ) , s. 236 - 239 ,10.3923/jms.2004.236.239 Makaleyi görüntüle Google Akademik
      Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
      Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

      Yorum yap


      • #4
        Lactiplantibacillus plantarum ve Lawsonia inermis'in Staphylococcus aureus'a Karşı Sinerjik Antimikrobiyal Etkisi

        Dalia Elebeedy , 1 Aml Ghanem , 2 , 3 Marwa El-Sayed , 4 Eman Fayad , 5 Ola A Abu Ali , 6 Amal Alyamani , 5 ve Asmaa Sayed Abdelgeliel 7
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        1 College of Biotechnology, Misr University for Science and Technology (MUST), 6th of October City, 12573, Mısır
        2 Moleküler Biyoloji Bölümü, Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Araştırma Enstitüsü, University of Sadat City, Sadat City, 12573, Mısır
        3 Biyoteknoloji Okulu, Kahire'deki Badr Üniversitesi, Badr Şehri, Kahire, 11829, Mısır
        4 Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Bölümü, Tıp Fakültesi, South Valley Üniversitesi, Qena, 83523, Mısır
        5 Biyoteknoloji Bölümü, Fen Fakültesi, Taif Üniversitesi, Taif, 21944, Suudi Arabistan
        6 Kimya Bölümü, Fen Fakültesi, Taif Üniversitesi, Taif, 21944, Suudi Arabistan
        7 Botanik ve Mikrobiyoloji Bölümü, Fen Fakültesi, South Valley Üniversitesi, Qena, 83523, Mısır
        Yazışma: Marwa El-Sayed, Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Anabilim Dalı, Tıp Fakültesi, South Valley Üniversitesi, Qena, 83523, Mısır, Tel +20 1003717916, Faks: Faks +20 963216128, E-posta marwa.elsayed@med.svu.edu. Örneğin; Asmaa Sayed Abdelgeliel, Botanik ve Mikrobiyoloji Bölümü, Fen Fakültesi, South Valley Üniversitesi, Qena, 83523, Mısır, Tel +20 1002973907, Faks: Faks +20 963216128, E-posta asmaa.elgafari@sci.svu.edu.eg
        Git: Soyut

        Amaç


        Halihazırda kullanılan antimikrobiyal maddelere karşı patojenik mikroorganizmaların gelişmiş direnci, daha yeni, güçlü antimikrobiyallerin hızlı araştırılmasını gerektirmektedir. Yukarıda bahsedilen felaketle mücadele etmenin en önemli yollarından biri şifalı bitkiler gibi doğal alternatiflerin kullanılmasıdır. Çalışmamızda probiyotik Lactiplantibacillus plantarum ve Lawsonia inermis yapraklarının etanol ekstraktlarının ayrı ayrı veya birlikte sinerjizm olarak kullanıldıklarında Staphylococcus aureus'a karşı antiinflamatuar özelliği ve antibakteriyel etkilerini tahmin etmeyi amaçladık . Araç ve yöntemler


        Farelerde deneysel olarak indüklenen enfekte yara modeli oluşturuldu ve 10 gruba ayrıldı, ardından iki gün boyunca L. plantarum ve L. inermis ile ayrı ayrı veya kombinasyon halinde tedavi edildi, ardından biyokimyasal analizler yapıldı. Tedavi öncesi ve sonrasında alınan histopatolojik kesitler ile antibakteriyel, antiinflamatuar ve yara iyileştirici aktivite değerlendirildi.

        Sonuçlar
        Sonuçlarımız, L. plantarum ve L. inermis karışımının S. aureus büyümesini engelleyebileceğini ve L. plantarum'un minimum inhibitör konsantrasyonunu (MIC) 2 mg/mL'ye düşürebileceğini ortaya koydu. Karışım, hem interlökin 6 (IL-6) hem de interferon-alfa (TNF-a) seviyesini, enfekte olmamış normal gruba yakın bir seviyeye düşürdü. Histopatolojik çalışma, hem L. plantarum hem de L. inermis ile tedavi edilen hayvanların neredeyse %90 oranında iyileşme sağladığını gösterdi. Çözüm


        Bu sonuçlar L. plantarum ve L. inermis karışımının enfekte yaranın iyileşmesinde sinerjistik etkiye sahip olduğunu düşündürmektedir .

        Anahtar Kelimeler: Lactiplantibacillus plantarum , Lawsonia inermis , Staphylococcus aureus , yara iyileşmesi
        Git: giriiş


        Deri, insan vücudunu hem toksik maddelere hem de yabancı organizmalara karşı koruyan fiziksel bir bariyer görevi gören en büyük organı oluşturur. 1 Staphylococcus aureus (S. aureus ), birçok deri ve yumuşak doku enfeksiyonuna neden olan yaygın bir insan patojenidir. Deri apseleri, sepsis ve toksik şok sendromu (TSS) gibi farklı lokal ve sistemik enfeksiyonlara neden olabilir. Ayrıca, daha invaziv olabilir ve hayatı tehdit eden enfeksiyonlara yol açabilir. 2 Son yıllarda bakteri ve antibiyotik direncinin gelişmesi nedeniyle, Metisiline dirençli S. aureus (MRSA) enfeksiyonu oranları dünya çapında arttı ve MRSA'nın klinik tedavisi daha karmaşık hale geldi. 3Bu nedenle, yeni ilaçlar geliştirmek, S. aureus enfeksiyonlarını tedavi etmek için daha fazla fırsat sunarak insan sağlığı için daha fazla koruma sağlayacaktır. Bu nedenle, S. aureus'u hedef alan, etkinliği ve güvenliği yüksek, özellikle pandemik hastalıklarda bile umut verici sonuçlar veren doğal alternatiflere büyük bir ihtiyaç vardır. 4–10

        Probiyotikler, konakçıya sağlık yararı sağlayan canlı mikroorganizmalardır. 11 , 12 Lactiplantibacillus plantarum'un ( L. plantarum ) antimikrobiyal peptidler (bakteriosinler) üretmesi daha önce onaylanmıştır. S. aureus'un dirençli dermal ve yara enfeksiyonlarına karşı umut verici bir doğal alternatif olduğu kanıtlanmıştır . Ayrıca, yara bölgelerinde β-defensin ekspresyonunu uyararak doğuştan gelen bağışıklığın teşvik edilmesi önerilmiştir. Ayrıca, yara iyileşmesinin farklı aşamalarında sitokinlerin ve kemokinlerin salınımını arttırır, bu da daha hızlı yara iyileşmesiyle sonuçlanır. 13 , 14

        Lawsonia inermis (L. inermis , Kına bitkisi) bitkisel ilaçlarda yüzyıllardır kullanılmaktadır. Ana kimyasal bileşenleri, lawson, mannit, müsilaj, gallik asit ve tanik asittir. Ana bileşen 2-dihidroksinaftokinondur (lawsone). Bu maddeler, bakteri hücre duvarında antimikrobiyal aktiviteye neden olan karbonhidratlar ve proteinlerle birleşebilen çoklu serbest hidroksillere sahiptir. 17 Lawsonia , yara iyileştirme konusunda en çok çalışılan bitkilerden biridir. 18 Cilt ve saç için serinletici, büzücü, mantar önleyici ve antibakteriyel bir bitki olarak kabul edilmesinin yanı sıra S. aureus'a karşı güçlü bir etkiye sahiptir . 19

        Çalışmamızın amacı, probiyotik “Lactiplantibacillus plantarum” ile “Lawsonia inermis” kombinasyonunun S. aureus'un neden olduğu deri enfeksiyonunu tedavi etmek ve daha iyi ve belki de daha hızlı iyileşme sağlamak için etkisini araştırmaktır.

        Git: Malzemeler ve yöntemler

        Mikroorganizmaların Aşılama Prosedürü


        Kısaca, L. plantarum (ATCC 14917) kültürleri, MRS suyu içinde büyütüldü. MRS ortamı (Acumedia, Amerika Birleşik Devletleri), çözeltinin bir litre distile suda çözülmesi, dikkatlice karıştırılması ve 121°C'deki otoklavda yaklaşık 15 dakika daldırılmasıyla hazırlandı. Bundan sonra, bakteriler 50 mL MRS ortamına 1 mL L. plantarum enjekte edilerek kültürlendi ve 37°C'de yaklaşık 24-48 saat mikroaerofilik durumda inkübe edildi ve ardından 5x konsantrasyona ulaşmak için steril PBS ile ayrı ayrı yeniden süspanse edildi. 10 8CFU/mL, Bakteriler, 8 haftalık deney sırasında günlük olarak taze olarak hazırlandı. Bakteri konsantrasyonu, McFarland standardı kullanılarak belirlendi ve testi organizma üzerinde yapmak için yeni bir katkısız kültür kullanılarak ve uygun bir et suyu aşılanarak test süspansiyonu hazırlandı. Staphylococcus aureus kültürü


        S. aureus suşu USA300 (metisiline dirençli klon), VACSERA'dan elde edildi, ardından kültürlendi, TSA agar üzerinde sürme yöntemiyle ekildi, 24 saat 37°C'de inkübe edildi. Daha sonra, beyin kalp infüzyon suyu (24 saat, 37°C) üzerinde büyütülen büyütülmüş S. aureus kolonileri, 4°C'de 10 dakika 4000 g'de santrifüjlendi. Lawsonia inermis Hazırlanışı


        L. inermis, yerel bir taze pazardan satın alındı ​​ve temizlendi. Taze yapraklar toplandı, gölgede kurutuldu ve daha sonra toz haline getirildi. Hazırlanan tozdan 200 mg etanole (200 mL) oda sıcaklığında 20 saat ilave edildi. Elde edilen karışım ince bir tülbentten sonra filtre kağıdından süzüldü. Son olarak elde edilen süzüntü etüvde 40°C'de kurutuldu ve üretilen berrak kalıntı çalışma için kullanıldı. Ayrıca ekstrakt üzerinde ön fitokimyasal testler yapılmıştır. Kupon örnekleri Mısır'daki South Valley Üniversitesi herbaryumunda (kayıtsız herbaryum) S/N numarası ile saklandı. In vitro Çalışma


        L. plantarum ve L. inermis'in S. aureus üzerindeki antibakteriyel etkinliği, gece boyunca sıvı kültürlerden sonra, mikroorganizmanın büyümesini engellemek için antimikrobiyal maddeden gereken minimum konsantrasyon olan MIC (Minimal Inhibitory Concentration) ölçülerek kantitatif olarak ölçüldü. Bir antimikrobiyal ajanın iki kat seyreltilmiş olduğu mikrotitre plakası (Nucleon, Almanya) , 100 uL MHB (Mueller–Hinton suyu) içinde ( 105 CFU/mL) içeren bir bakteriyel süspansiyonla aşılanır ve 37 °C'de inkübe edilir. Et suyunun organizmanın büyümesini desteklemek ve steriliteyi kontrol etmek için yeterliliğini kontrol etmek üzere, aşılanmış ve aşılanmamış antibakteriyel içermeyen et suyu kuyucukları dahil edilmiştir. Sonuçlar, üç bağımsız deneyden elde edilen verileri temsil eder.20 L. inermis vearasındaki etkileşimleri ölçmek için fraksiyon inhibitör indeksi aşağıdaki şekilde ölçüldü : In vivo Çalışma


        Araştırma boyunca altı haftalık erkek beyaz fareler (Mus musculus), (vücut ağırlığı 25-30 gram) kullanıldı. VACSERA, Mısır'dan satın alındı. Hayvanlar standardize edilmiş koşullarda (22–28°C, %60–70 bağıl nem, 12 saat karanlık/aydınlık döngüsü) tutuldu. Yiyecek ve suya erişimlerine izin verildi. 1× 108 içeren S. aureus süspansiyonu hazırlandı.0.1 mL dozda enfeksiyonu indüklemek için kullanılan CFU. Deneysel yaraların açılmasından önce ve sırasında farelere anestezi uygulandı. Cerrahi işlemler ketamin anestezisi (120 mg/kg) kullanılarak steril koşullarda gerçekleştirildi. Farelerin sırtlarında transkütanöz yaralar (çapı 6 mm) yapıldı. Beş gün sonra fareler kurban edildi; yaralı deri örnekleri aseptik olarak çıkarıldı, oda sıcaklığında 24 saat süreyle %10 formalinle sabitlendi ve ardından standart histolojik yöntemlere göre parafine gömüldü.

        • Fareler, her grupta 6 fare bulunan 10 gruba ayrıldı:
        1. Grup 1 enfekte değil (negatif kontrol).
        2. Grup 2, S. aureus (pozitif kontrol) ile enfekte edilir .
        3. Grup 3 enfekte olmaz ve L. plantarum (hücreleri) tarafından tedavi edilir.
        4. Grup 4 enfekte olmaz ve L. plantarum (süpernatan) tarafından işlenir.
        5. Grup 5 enfekte değildir ve L. inermis tarafından tedavi edilir.
        6. Grup 6 enfekte değildir ve L. inermis , L. plantarum süpernatanı arasındaki kombinasyonla tedavi edilir .
        7. Grup 7, S. aureus ile enfekte edilir ve sadece L. plantarum artıkları (hücreleri) ile tedavi edilir.
        8. Grup 8, S. aureus ile enfekte edilir ve sadece L. plantarum süpernatanı ile tedavi edilir.
        9. Grup 9, S. aureus ile enfekte olan ve L. inermis tarafından tedavi edilen deridir .
        10. Grup 10, S. aureus ile enfekte olmuş deridir ve L. plantarum süpernatanı ile L. inermis (1:1) arasındaki kombinasyonla tedavi edilir .



        •Kan örnekleri toplama

        Beyaz kan hücresi (WBC) sayımı için farelerden kan örnekleri alındı. Plazma, 2000 rpm'de 15 dakika 4°C'de santrifüjlemeyle ayrıldı, alikuot ve IL-6 ve TNF-α'nın (R&D Systems) ELISA değerlendirmesi için -80°C'de saklandı. Sonuçlar, üç bağımsız deneyden elde edilen verileri temsil eder.

        •Histopatolojik inceleme

        Deri numuneleri, %10 nötr tamponlu formalin solüsyonunda sabitlendi, ardından her numune dereceli alkol serilerinde kurutuldu. Her numune, diseksiyon ve cilt enfeksiyonu tespiti için büyük ölçüde değerlendirildi. İşlemden sonra örnek parafin bloklara gömüldü. Beş mikron kalınlığında kesitler kesildi ve Hematoksilen ve Eozin (H&E) boyama ile boyandı. İstatistiksel analiz


        Mevcut verilerin analizinde Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) versiyon 22 kullanılmıştır. Kolmogorov-Smirnov testleri, verilerin normal dağıldığını, yani değişkenlerin parametrik olduğunu ortaya çıkardı. İncelenen tüm parametrelerde tüm gruplar arasında benzerlik göstermek için post hoc Bonferroni düzeltme testi kullanıldı. P değeri <0,05 ise anlamlı kabul edildi.

        Git: Sonuçlar

        S. aureus üzerinde L. plantarum ve L. inermis'in Minimal İnhibitör Konsantrasyonları (MIC)


        L. plantarum ve L. inermis'in S. aureus üzerindeki MİK değerleri bu gece yapılan kültürden sonra ölçüldü. Da gösterildiği gibiŞekil 1L. plantarum ve L. inermis'in S. aureus üzerindeki MİK değerleri sırasıyla 13 mg/mL ve 0.0725 mg/mL idi. L. plantarum ve L. inermis'in birlikte uygulanması, L. plantarum'un MİK'sini 2 mg/mL'ye düşürebilir , ancak L. inermis'in MİK'si artmıştır .
        İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: IDR-15-545-g0001.jpg
        Şekil 1
        ( A ) Farklı konsantrasyonlarda S. aureus'un optik yoğunluğu (OD) . L. inermis toplam özü (MIC = 0.0725 mg/mL). ( B ) L. plantarum süpernatantının farklı konsantrasyonlarına sahip S. aureus'un OD'si (MIC=13mg/mL. ( C ) L. plantarum süpernatantının ve L. inermis ekstraktının farklı konsantrasyonlarına sahip S. aureus'un OD'si (1:1) , (MIC = 2 mg/mL). IL6 ve TNF-α ve WBC Sayısının ELISA Değerlendirmesi


        Çalışma, on gruba ayrılmış (60) fareyi kaydetti. Enfekte fareler, tedaviden sonra enfekte tedavi edilmemiş grupla (19.18±01 pg/mL) karşılaştırıldığında önemli ölçüde azalmış Il-6 seviyesi gösterdi. En etkili tedavinin L. inermis ile birleştirilmiş L. plantarum süpernatanı olduğunu bulduk ve bu, normal enfekte olmayan gruba yakın bir seviye gösterdi (7,60±0,3 pg/mL, p < 0,05) (tablo 1). TNF-α seviyesi de tedaviden sonra enfekte farelerde tedavi edilmemiş enfekte gruba kıyasla önemli ölçüde azaldı (44,47±029 pg/mL) ve en etkili tedavinin ayrı ayrı L. inermis olduğunu bulduk (16,17±0,6 pg/mL , p < 0,05) ve ardından kombinasyon (7400±58, p < 0,05) (tablo 1). Tedaviden önce ve sonra enfekte farelerde toplam lökosit sayısını değerlendirdik ve lökosit sayısının enfekte farelerde en yüksek olduğunu bulduk (10,183±44/µL). Lökosit sayısındaki en büyük düşüş, L. plantarum hücresi ile tek tek (7800±29/µL, p < 0.05) veya kombinasyon halinde (7400±58/µL, p < 0.05) tedavi ile elde edilir (tablo 1). tablo 1


        Tüm Grupların IL-6, TNF-α Düzeyleri ve WBC Sayısı
        IL-6 (pg/mL) 3,33±0,88 bir 19,18±012 b 4,65±0,24 bir 4,71±0,21 a,c 4,73±0,18 a,c 6,54±029 c,e 9,01±029 d,f 9,73±0,15 gün 10,21±0,15 gün 7,60±0,31 e,f
        TNF-α (pg/mL) 2,15±0,09 bir 44,47±029 b 5,78±0,15 c 4,69±017 a,c 10,41±0,3 gün 10,56±0,3 gün 16,17±0,6 gün 20,48±029 f 32,67±1,45 gr 16,92±022 e
        WBC'ler/μL 7700±58 gün 10.183±44 b 7190±21 bir 7700±58 gün 7583±44 gün 7100±58 bir 9260±136 b,c 8250±29 c 7800±29 gün 7400±58 gün
        Ayrı bir pencerede aç
        Notlar : Veriler, ortalama ± ortalamanın standart hatası olarak gösterilmiştir. Aynı alt simgeye sahip olmayan benzer satırdaki değerler, sütun ortalamaları için iki taraflı eşitlik testinde p< 0.05'te önemli ölçüde farklıdır. Alt simge içermeyen hücreler testten çıkarılır. Testler eşit varyansları varsayar. Testler, Bonferroni düzeltmesi kullanılarak en içteki her alt tablonun bir satırındaki tüm ikili karşılaştırmalar için ayarlanır. Yaranın Histopatolojik Analizi


        Tedaviden önce enfekte olmayan yaranın histopatolojik bölümünün mikroskobik incelemesi sığ ülseratif lezyon skoru 4 gösterdi (Şekil 2A, Ve​ve BB,Tablo 2). 21 L. plantarum cell, L. inermis skoru 9 veya kombinasyon skoru 10 ile tedavi ile maksimum yara iyileşmesi sağlanırken, Lactiplantibacillus süpernatan grubu karakteristik geniş bir ülseratif lezyon gösterdi. Tedaviden sonra enfekte olmayan yaranın doku kesitleri, hem boyuna hem de enine kesitler görülen, bilinmeyen kapsüllü, çok bölmeli, çubuk şekilli eozinofilik yapılar ile sekonder saprofitik enfeksiyon gösterdi (Şekil 2C–J). Tedaviden önce enfekte yaranın histopatolojik kesitinin mikroskobik incelemesi, epidermisin tamamen açığa çıktığı ve dermis skoru 3'e kadar uzanan derin ülseratif lezyonu ortaya çıkardı. L plantarum süpernatant skoru 7 ve kombinasyon skoru 9 ile maksimum yara iyileşmesi sağlandı . L. plantarum süpernatanı ile tedaviden sonra enfekte yara, bilinmeyen kapsüllü, çok bölmeli, çubuk şeklindeki eozinofilik yapılarla sekonder saprofitik enfeksiyon gösterdi (Şekil 3A–J). Tablo 2


        Yaranın Histolojik Değerlendirme Parametreleri
        Yara yeniden epitelizasyonu 0 Keratinositlerin göçü
        1 Hücrelerin köprülenmesi
        2 keratinizasyon
        Enflamatuar hücreler 0 Yokluk
        1 Hafif varlık
        2 İşaretli varlık
        fibroblastlar 0 Yokluk
        1 Hafif varlık
        2 İşaretli varlık
        Yeni gemiler 0 Yokluk
        1 Hafif varlık
        2 İşaretli varlık
        kolajen 0 Yokluk
        1 Hafif varlık
        2 İşaretli varlık
        Ayrı bir pencerede aç
        İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: IDR-15-545-g0002.jpg
        şekil 2
        L. plantarum ve/veya L. inermis ile tedaviden önce ve sonra enfekte olmayan yaranın histopatolojik incelemesi . ( A ve B ) Enfekte olmayan grup. Kesitler, minimal epidermal ve dermal florid inflamatuar reaksiyon ile sığ bir ülseratif lezyon gösterdi. Derinin diğer tüm yapıları normal morfo-histolojik görünümü korur. ( C ve D ) Lactiplantibacillus hücre grubu. Deri örnekleri normal morfo-histolojik yapıları ortaya çıkardı; ancak hafif yüzeysel kontaminasyon görüldü, ancak herhangi bir önemli patolojik reaksiyon görülmedi. ( E ve F) epidermisin büyük bölümlerinin yerini aldığı görüldü. Ülserli doku, nötrofillerin ve sekonder saprofitik enfeksiyonun baskın olduğu süpüratif enflamatuar eksüda ile değiştirilir. ( G ve H ) Lawsonia Grubu. İncelenen kesitler, ikincil kontaminasyon ile hafif bir yüzeysel eksfolyatif reaksiyon gösterdi. ( I ve J ) Kombinasyon grubu. Berrak ülseratif lezyonlar görülmemekle birlikte, kendine özgü bir eksüdatif epidermal reaksiyon görüldü. Bu tür eksüda, epidermisi kaplarken görüldü ve orta düzeyde nötrofil ve saprofitik kirletici madde içeriyordu. Bir epidermal eksfolyatif reaksiyon da görüldü (H&E X400, yakınlaştırılmış bölüm X30).

        İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: IDR-15-545-g0003.jpg
        Figür 3
        Enfekte yaranın L. plantarum ve/veya L. inermis ile tedaviden önce ve sonra histopatolojik incelemesi . ( A ve B ) Enfekte grup. Kesitler, epidermisin tamamen açığa çıktığı ve dermise kadar uzanan derin ülseratif lezyonlar gösterdi. Sekonder enfeksiyon ve nötrofilik infiltrasyonun baskın olduğu yaygın bir inflamatuar reaksiyon görüldü. ( C ve D ) S. aureus ile enfekte Lactiplantibacillus hücre grubu. Soyulmuş dermal doku üzerinde geniş, ayrık bir ülser görüldü. Ülserli materyaller çoğunlukla nötrofiller açısından zengin süpüratif eksüdadan oluşmuştur ve kontamine saprofitleri ve amorf kahverengimsi materyalleri (kanlı benzeri) içermektedir. ( E ve F ) S. aureus ile enfekte Lactiplantibacillus süpernatant grubu . Deri yapıları tamamen normaldi. Epidermisi kaplayan ve onu yüzeysel olarak istila eden bilinmeyen yapıya sahip uzun bölmeli eozinofilik bir kirletici görüldü. ( G ve H ) S. aureus ile enfekte Lawsonia grubu. Büyük bir ayrık ülseratif doku görüldü. Nötrofiller, bakteri kolonileri, ölü nekrotik doku ve saprofitik yapılardan zengin süpüratif eksüdadan oluşmuştur. ( I ve J ) S. aureus ile enfekte kombinasyon grubu . Karakteristik dar, derin ülseratif lezyon görüldü. Hipodermisin derinliklerine kadar uzanıyordu. Ülserin içeriği, nekrotik kalıntıları birbirine karıştıran huni şeklinde hyalinize membranöz yapılardı. Nötrofiller, bitişik cilt dokusuna yoğun bir şekilde sızdı; derinin ülser çevresindeki diğer kısımları, farklı lökosit tiplerini çevreleyen gösterişli bir enflamatuar reaksiyon gösterdi (H&E X400, yakınlaştırılmış bölüm X30).

        Git: Tartışma


        L. inermis (Kına), iyileştirici özelliğinden dolayı yüzyıllardır yaygın olarak yara tedavisinde kullanılmaktadır. Muhammed ve arkadaşları, antimikrobiyal ve antienflamatuar özelliklerinden dolayı yanık yarası enfeksiyonlarının tedavisinde kına kullanımını tanımlamıştır. 22 L. plantarum , S. aureus'un dirençli cilt ve yara enfeksiyonlarının tedavisi için doğal bir alternatif olarak bilinen bir probiyotiktir . 14 Probiyotiklerin ve bitki özlerinin sabit kombinasyonu birçok enflamatuar hastalıkta araştırılmıştır. 15 Bu kombinasyon, irritabl barsak sendromu, inflamatuar barsak hastalığı ve cilt hastalıklarının tedavisinde etkili bir şekilde kullanılmıştır. 15 , 16Bu çalışma , enfekte yaranın tedavisi için L. inermis ve L. plantarum'u birleştirmenin potansiyel sinerjistik etkisini tartıştı .

        Mikrobiyolojik çalışmalarımız, hem L. inermis hem de L. plantarum'un S. aureus büyümesini engelleyebileceğini ortaya koydu . Bu, L. inermis ve L. plantarum'un antibakteriyel özelliklerini tanımlayan önceki çalışmalarla uyumludur . 14 , 23 , 24 L. plantarum'un MIC değeri, L. inermis ile birleştirildiğinde 13 mg/mL'den 2 mg/mL'ye düşürülebilir, bu da L. plantarum'un FIC (fraksiyon inhibitör konsantrasyonu) =0.5 olması durumunda sinerjistik bir etki gösterir . Öte yandan, kombinasyonun L. inermis üzerinde antagonistik bir etkisi oldu.MIC ile FIC (fraksiyon inhibitör konsantrasyonu) =9 ile 0,7'den 13 mg/mL'ye yükseldi. 25 IL-6, paradoksal olarak hem cilt iyileşmesi hem de iltihaplanma ile ilişkili bir proinflamatuar sitokindir, deneyimizde enfekte farelerde tedaviden sonra enfekte tedavi edilmemiş grupla karşılaştırıldığında IL-6 seviyesi azaldı ve en etkili örneğin L. plantarum olduğunu bulduk . normal enfekte olmayan gruptan yakın seviye gösteren L. inermis ile kombinasyon halinde . 26 Tümör nekroz faktörü (TNF) ayrıca çeşitli enflamatuar hastalıkların patofizyolojisinde yer alan proinflamatuar bir sitokindir. 27TNF-a, enfekte tedavi edilmemiş grupla karşılaştırıldığında tedaviden sonra enfekte farelerde deneyimizde azaldı. Buna karşılık, Galehdari ve diğerleri, L. inermis içeren bitkisel karışımla tedavi edilen farelerde TNF-a seviyesinde artış bildirdi . Bu çelişkili sonuçlar, çalışmada kullanılan diğer bitkilerin etkisinden veya çalışmanın diyabetik fareler üzerinde yapılmış olması nedeniyle diyabetin patofizyolojisinden kaynaklanıyor olabilir. 28 Bizim sonuçlarımızla tutarlı olarak, Rakhshandeh ve diğerleri, L. inermis'in anti-oksidan nedeniyle potansiyel nöroprotektif etkilerini ve azalan TNF-α seviyesi ile ortaya çıkan anti-enflamatuar etkilerini bildirdi. 29

        Histopatolojik çalışmada L. inermis grubu ve kombinasyon grubunda enfekte olmayan farelerde iyileşme kapasitesi %90'dır. Ancak enfekte farelerde sadece L. plantarum grubu ve kombinasyon grubu neredeyse %90 oranında iyileşme sağlayabilmiştir. Bu, L. inermis'in esas olarak cilt yenilenmesine yardımcı olduğunu, Lactiplantibacillus'un ise esas olarak enfeksiyonun ortadan kaldırılmasına yardımcı olduğunu gösterdi. Bu sonuca paralel olarak, birçok çalışma, L. inermis ekstraktlarının, gelişmiş yara kontraksiyonu ve gerilme mukavemeti yoluyla yara iyileştirme aktivitesini destekleyebildiğini bildirdi. 30 , 31

        Git: Çözüm


        L. plantarum ve L. inermis kombinasyonu, enfekte yaranın iyileşmesinde sinerjistik etkiye sahiptir. Kombinasyon, hem IL-6 hem de TNF-a seviyesini etkili bir şekilde azaltabilir. Bu nedenle, bu bulgular, L. plantarum ve L. inermis'in birlikte uygulanmasının , dirençli yara enfeksiyonunda tedavi olarak kullanılabileceğini göstermektedir.

        Git: teşekkürler


        Yazarlar, bu çalışmayı Taif Üniversitesi Araştırmacıları Destekleme Projesi numarası (TURSP-2020/220), Taif Üniversitesi, Taif, Suudi Arabistan aracılığıyla finanse ettiği için Taif Üniversitesi Bilimsel Araştırma Dekanlığına teşekkür eder.

        Git: Kurumsal İnceleme Kurulu Beyanı


        Tüm deneyler, Sedat Şehir Üniversitesi'nde eğitim ve bilimsel araştırmalarda hayvanların bakımı ve kullanımı etik kurulu tarafından onaylandı (Onay No. 12-214, 21/6/2020). Bu çalışmada kullanılan deney hayvanlarının kullanımı ve bakımı, Mısır hayvan refahı yasalarına ve politikalarına uygundur.

        Git: Veri Paylaşım Beyanı


        Yazarlar, bu çalışmanın bulgularını destekleyen verilerin makale içinde mevcut olduğunu onaylamaktadır.

        Git: Yazar Katkıları


        Tüm yazarlar, veri analizine, makalenin taslağının hazırlanmasına veya gözden geçirilmesine katkıda bulundu, yayınlanacak versiyonun nihai onayını verdi, gönderilen dergiyi kabul etti ve çalışmanın tüm yönlerinden sorumlu olmayı kabul etti.

        Git: ifşa


        Yazarlar bu çalışmada herhangi bir çıkar çatışması bildirmemişlerdir.

        Git: Referanslar

        1. Baroni A, Buommino E, De Gregorio V, Ruocco E, Ruocco V, Wolf R. Epidermisin bariyer özellikleriyle ilgili yapısı ve işlevi . Klinik Dermatol . 2012; 30 ( 3 ):257–262. doi: 10.1016/j.clindermatol.2011.08.007 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        2. Krishna S, Miller LS. Staphylococcus aureus cilt enfeksiyonlarına karşı doğuştan gelen ve kazanılmış bağışıklık yanıtlarında . Semin İmmünopatol . 2012; 34 ( 2 ):261–280. doi: 10.1007/s00281-011-0292-6 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        3. Guo Y, Song G, Sun M, Wang J, Wang Y. Staphylococcus aureus'ta antibiyotik direncinin yaygınlığı ve tedavileri . Ön Hücre Enfekte Mikrobiol . 2020; 10 :107. doi: 10.3389/fcimb.2020.00107 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        4. Zaki AA, Al-Karmalawy AA, El-Amier YA, Ashour AJN. Moleküler yerleştirme, Cleome amblyocarpa ile izole edilmiş bileşiklerin COVID-19 virüsü ana proteazını inhibe etme potansiyelini ortaya koymaktadır . Yeni J Chem . 2020; 44 ( 39 ):16752–16758. doi: 10.1039/D0NJ03611K [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        5. Soltane R, Chrouda A, Mostafa A, et al. Yüksek derecede patojenik koronavirüsler üzerinde sentetik maslinik asit türevinin güçlü inhibe edici aktivitesi ve etki modları: COVID-19 ilaç adayı . patojenler _ 2021; 10 ( 5 ):623. doi: 10.3390/pathogens10050623 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        6. Zaki AA, Ashour A, Elhady SS, Darwish KM, Al-Karmalawy AA. SARS-CoV-2 ana proteaza karşı potansiyel aktivite gösteren calendulaglycoside A: moleküler yerleştirme, moleküler dinamikler ve SAR çalışmaları . J Geleneksel Tamamlayıcı Med . 2021. doi: 10.1016/j.jtcme.2021.05.001 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        7. Kandeil A, Mostafa A, Kutkat O, et al. Şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs 2'ye karşı güçlü antiviral aktiviteler gösteren biyoaktif polifenolik bileşikler . patojenler _ 2021; 10 ( 6 ):758. doi: 10.3390/pathogens10060758 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        8. Ghanem A, Emara HA, Muawiya S, Abd El Maksoud AI, Al-Karmalawy AA, Elshal MF. Tanshinon IIA, PI3K/AKT/mTOR yolağına ve topoizomeraz II'nin inhibisyonuna müdahale ederek doksorubisinin antitümör aktivitesini sinerjistik olarak artırır: in vitro ve moleküler yerleştirme çalışmaları . Yeni J Chem . 2020; 44 ( 40 ):17374–17381. doi: 10.1039/D0NJ04088F [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        9. Elmaaty AA, Darwish KM, Khattab M, et al. COVID-19 ile mücadele için potansiyel ilaç adayları arayışında: hesaplamalı çalışma, 3CLpro ve başak proteinlerini hedefleyen potansiyel bir terapötik olarak salvianolik asit B'yi ortaya çıkardı . J Biomol Yapı Dyn . 2021:1–28. doi: 10.1080/07391102.2021.1918256 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        10. Al-Karmalawy AA, Elshal MF. Concanavalin-A, östrojen reseptörü pozitif meme kanserinde apoptozu indükleyerek tamoksifen ile sinerjik sitotoksisite gösterir: in vitro ve moleküler yerleştirme çalışmaları . Eczacılık Sk . 2021. doi: 10.34172/PS.2021.22 [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        11. Ostad S, Salarian A, Ghahramani M, Fazeli M, Samadi N, Jamalifar H. Dışkıdan canlı ve ısıyla inaktive edilmiş lactobacilli, Salmonella typhi ve Escherichia coli'nin Caco-2 hücrelerine yapışmasını engeller . Folia Mikrobiol . 2009; 54 ( 2 ):157–160. doi: 10.1007/s12223-009-0024-7 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        12. Soltan MA, Elbassiouny N, Gamal H, et al. Moraxella catarrhalis'e karşı çok toplu bir aşının in silico tahmini: ters aşılama ve immünoinformatik . aşılar _ 2021; 9 ( 6 ):669. doi: 10.3390/vaccines9060669 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        13. Ong JS, Taylor TD, Yong CC, et al. Lactobacillus plantarum USM8613 yara iyileşmesine yardımcı olur ve yara bölgelerinde Staphylococcus aureus enfeksiyonunu baskılar . Probiyotikler Antimikrob Proteinler . 2019; 11 ( 1 ):1–13. doi: 10.1007/s12602-017-9329-z [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        14. Onbaş T, Osmanağaoğlu O, Kıran F. Yara enfeksiyonları için bir biyo-kontrol stratejisi olarak Lactobacillus plantarum F-10'un potansiyel özellikleri . Probiyotikler Antimikrob Proteinler . 2019; 11 ( 4 ):1110–1123. doi: 10.1007/s12602-018-9486-8 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        15. Cocetta V, Catanzaro D, Borgonetti V ve ark. Probiyotiklerin ve bitki özlerinin sabit bir kombinasyonu, Caco-2 hücrelerini kullanan in vitro bir modelde enflamatuar stresten kaynaklanan bağırsak bariyeri işlev bozukluğunu azaltır . En son Pat Food Nutr Agric . 2019; 10 ( 1 ):62–69. doi: 10.2174/2212798410666180808121328 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        16. Kim J, Kim H, Jeon S, Jo J, Kim Y, Kim H. Cutibacterium acnes'e karşı simbiyotik olarak Curcuma longa rizom ekstresi ile probiyotik laktik asit bakterilerinin sinerjistik antibakteriyel etkileri . Uygulama Bilimi 2020; 10 ( 24 ):8955. doi: 10.3390/app10248955 [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        17. Puri B, Salon A. Fitokimyasal Sözlük: Bitkilerden Biyoaktif Bileşikler El Kitabı . CRC basın; 1998. [ Google Akademik ]
        18. Nigussie D, Makonnen E, Tufa TB, et al. Antiinflamatuar ve yara iyileştirici aktiviteleri için kullanılan Etiyopya şifalı bitkilerinin sistematik olarak gözden geçirilmesi . J Etnofarmakol . 2021; 276 :114179. doi: 10.1016/j.jep.2021.114179 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        19. Al-Rubiay KK, Jaber NN, Al-Mhaawe B, Alrubaiy LK. Kına özlerinin antimikrobiyal etkinliği . Umman Med J. 2008; 23 ( 4 ):253. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
        20. Wiegand I, Hilpert K, Hancock RE. Antimikrobiyal maddelerin minimum inhibitör konsantrasyonunu (MIC) belirlemek için agar ve sıvı seyreltme yöntemleri . Nat Protokolü 2008; 3 ( 2 ):163–175. doi: 10.1038/nprot.2007.521 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        21. Gupta A, Kumar P. İyileşen yaranın histolojik durumunun değerlendirilmesi . Plast Estetik Arş . 2015; 2 ( 5 ):239–242. doi: 10.4103/2347-9264.158862 [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        22. Muhammed H, Muhammed S. Lawsonia inermis Linn'in kullanımı. (kına) yanık yarası enfeksiyonlarının tedavisinde . Afr J Biotechnol . 2005; 4 :934–937. [ Google Akademik ]
        23. Usman R, Rabiu U. Lawsonia inermis (kına) ekstrelerinin antimikrobiyal aktivitesi . Bayero J Saf Uygulama Bilimi . 2018; 11 ( 1 ):167–171. doi: 10.4314/bajopas.v11i1.27S [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        24. Rekik DM, Khedir SB, Daoud A, Moalla KK, Rebai T, Sahnoun Z. Lawsonia inermis'in yara iyileştirme etkisi . Cilt Pharmacol Physiol . 2019; 32 ( 6 ):295–306. doi: 10.1159/000501730 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        25. Balouiri M, Sadiki M, Ibnsouda SK. Antimikrobiyal aktiviteyi in vitro olarak değerlendirme yöntemleri: bir gözden geçirme . J Ecza Anal . 2016; 6 ( 2 ):71–79. doi: 10.1016/j.jpha.2015.11.005 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        26. Lee EG, Mickle-Kawar BM, Gallucci RMIL-6. eksikliği, tahriş edici dermatitin fare modelinde cilt iltihabını şiddetlendirir . J İmmünotoksikol . 2013; 10 ( 2 ):192–200. doi: 10.3109/1547691X.2012.707700 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        27. Hernández MV, Meineri M, Sanmartí R. Deri lezyonları ve tümör nekroz faktörü alfa antagonistleri ile tedavi . Reumatol Kliniği . 2013; 9 ( 1 ):53–61. doi: 10.1016/j.reumae.2012.07.008 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        28. Galehdari H, Negahdari S, Kesmati M, Rezaie A, Shariati G. Aloe Vera, Kına, Adiantum capillus-veneris ve Myrrha'dan oluşan bitkisel karışımın streptozotosin ile indüklenen diyabetik farelerde yara iyileşmesi üzerindeki etkisi . BMC Tamamlayıcı Altern Med . 2016; 16 ( 1 ):386. doi: 10.1186/s12906-016-1359-7 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        29. Rakhshandeh H, Ghorbanzadeh A, Negah SS, Akaberi M, Rashidi R, Forouzanfar F. Lawsonia inermis'in kronik daralma yaralanmasının neden olduğu nöropatik ağrı üzerindeki ağrı giderici etkileri . Metab Beyin Dis . 2021; 36 ( 7 ):1709–1716. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        30. Nayak BS, Isitor G, Davis EM, Pillai GK. Lawsonia inermis Linn'in kanıta dayalı yara iyileştirme etkinliği . Fitotere Arş . 2007; 21 ( 9 ):827–831. doi: 10.1002/ptr.2181 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        31. Daemi A, Farahpour MR, Oryan A, Karimzadeh S, Tajer E. Lawsonia inermis'in (kına) hidroetanolik ekstraktının topikal uygulaması, doku iltihabını azaltarak ve glikoz alımını artırarak eksizyonel yara iyileşme sürecini hızlandırır . Kaohsiung J Med Sci . 2019; 35 ( 1 ):24–32. doi: 10.1002/kjm2.12005 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
        Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
        Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

        Yorum yap


        • #5
          Lawsonia inermis Yapraklarının Farmakognostik Spesifikasyonları ve Lawsone İçeriği

          Rawiwan Charoensup , Thidarat Duangyod , Chanida Palanuvej , 1 ve Nijsiri Ruangrungsi 2
          Yazar bilgileri Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
          Sağlık Bilimleri Okulu, Mae Fah Luang Üniversitesi, Chiang Rai 57100, Tayland
          1 Halk Sağlığı Bilimleri Fakültesi, Chulalongkorn Üniversitesi, Bangkok 10330, Tayland
          2 Eczacılık Fakültesi, Rangsit Üniversitesi, Pathumthani 12000, Tayland
          Yazışma adresi: Dr. Rawiwan Charoensup, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Mae Fah Luang Üniversitesi, Chiang Rai 57100, Tayland. E-posta: ht.ca.ufm@ahc.nawiwar
          Git: Soyut

          Arka plan:


          Lawsonia inermis L., çok çeşitli deri bulaşıcı hastalıklarının tedavisi için geleneksel veya halk ilacı olarak kullanılmıştır. Amaç:


          Bu çalışmanın amacı , L. inermis yapraklarının farmakognostik özelliklerini ve lawone içeriğini belirlemektir . Malzemeler ve yöntemler:


          12 kaynaktan elde edilen L. inermis yapraklarının farmakognostik özellikleri, DSÖ tıbbi bitki materyalleri için kalite kontrol yöntemi kılavuzuna göre değerlendirilmiştir. Lawson içerikleri, dansitometri ve görüntü analizi ile birlikte ince tabaka kromatografisi (TLC) ile analiz edildi. Sonuçlar:


          L. inermis tozlarının mikroskobik değerlendirmesi, mezofil fragmanını, parankim fragmanını, stomalı epidermis tabakasını ve kalsiyum oksalatın rozet kristalini gösterdi. Fizikokimyasal parametreler, toplam külün, asitte çözünmeyen külün, kurutma kaybının ve su içeriğinin sırasıyla kuru ağırlığın <%6.98, 1.12, 8.08 ve 9.86% olması gerektiğini, etanol ve su ekstraktif değerlerinin < 19.67 ve Kurutulmuş ağırlığın sırasıyla %23.06'sı. L. inermis'teki lawson içeriğiTLC-densitometri ile yaprakların 0,76 ± 0,05 g/100 g kurutulmuş ham ilaç olduğu bulunurken, TLC görüntü analiziyle yapılan Lawsone içerik değerlendirmesinin 0,87 ± 0,11 g/100 g kurutulmuş ham ilaç olduğu bulundu. Yöntemlerin doğrulanması, hem TLC-densitometri hem de TLC görüntü analizinin, L. inermis'te Lawson miktar tayini için iyi bir hassasiyet ve doğruluk gösterdiğini ortaya çıkardı . Çözüm:


          Farmakognostik spesifikasyonlar, L. inermis yapraklarının standardizasyon verileri olarak kullanılabilir ve TLC yönteminin geliştirilmesi, bu bitki materyalindeki lawone içeriğini belirlemek için uygulanabilir. ÖZET
          • Lawsonia inermis yapraklarının farmakognostik spesifikasyonu, Tayland'daki L. inermis yapraklarının standardizasyon verileri olarak kullanılabilir .
          • Hem TLC-densitometri hem de TLC görüntü analizi, lawone kantitasyonu için iyi bir hassasiyet ve doğruluk gösterdi.



          Kullanılan Kısaltmalar : LOD: Tespit limiti; LOQ: Kantitasyon limiti; RSD: Bağıl standart sapma; TLC: İnce tabaka kromatografisi; UV: Ultraviyole; Rf değeri: Ön değere göre

          Anahtar kelimeler: Lawsone, Lawsonia inermis L, farmakognostik spesifikasyon, ince tabaka kromatografisi
          Git: GİRİİŞ


          Yaygın olarak kına olarak anılan Lawsonia inermis L., Lythraceae familyasına aittir ve cins içindeki tek türdür. Çok çeşitli cilt bulaşıcı hastalıklarının tedavisi için geleneksel veya halk ilacı olarak kullanılmıştır.[ 1 ] L. inermis özü, antimikrobiyal ve güçlü antioksidan aktiviteler için olumlu sonuçlar göstermiştir.[ 2 , 3 , 4 , 5 ] Ayrıca, önceki çalışmalar, L. inermis'in çeşitli bölümlerinin kumarinler, flavonoidler ve naftokinon gibi bir dizi ikincil metabolit, özellikle de lawson içerdiğini bildirmiştir.[ 6 , 7] Bununla birlikte, Tayland'da L. inermis yapraklarının farmakognostik değerlendirmesi ve Lawsone içeriği hakkında, bitkinin kalitesini, saflığını, kimliğini ve sonuç olarak terapötik değerini büyük ölçüde etkileyebilecek bir rapor bulunmamaktadır .[ 8 , 9 , 10 ]

          Bu çalışma, Tayland'daki 12 farklı kaynaktan alınan L. inermis yapraklarının farmakognostik spesifikasyonlarını araştırmaya ve kaliteyi standardize etmek ve kontrol etmek için uygun metodolojiyi doğrulamak üzere densitrometri ve görüntü analizi ile birleştirilmiş ince tabaka kromatografisi (TLC) ile lawone içeriğini analiz etmeye çalıştı . İşlenmemiş içerikler. Ayrıca, bir bitkisel farmakope oluşturmak için, farmakognostik parametreler ve standardizasyon da dahil edilen bilgilerdir.

          Git: MALZEMELER VE YÖNTEMLER

          Örnek koleksiyon


          Tayland'ın farklı coğrafi bölgelerinden on iki L. inermis yaprağı örneği toplandı. Tüm ham ilaç setleri, N. Ruangrungsi tarafından doğrulandı ve Doğal Kaynaklar ve Çevre Bakanlığı, Bangkok, Tayland Ulusal Parklar, Yaban Hayatı ve Bitki Koruma Departmanındaki herbaryumla karşılaştırıldı. Kupon örnekleri, Tayland Chulalongkorn Üniversitesi Halk Sağlığı Bilimleri Koleji'nde saklandı. Örnek çıkarma


          L. inermis yapraklarının (5 g) öğütülmüş numuneleri, soxhlet aparatı kullanılarak tükenene kadar sırasıyla heksan, diklorometan ve %95 etanol ile sürekli olarak özümlendi. Ekstrakt süzüldü ve vakum altında kuruyana kadar buharlaştırıldı. Lawson tayini için 12 örneğin etanolik ekstraktları kullanıldı. Makroskopik ve mikroskobik değerlendirmeler


          L. inermis'in makroskobik karakteri, yazar tarafından bitkinin çizimi olarak gösterilmiştir. L. inermis yaprağının enine kesitinin ve tozunun anatomik ve histolojik karakterleri mikroskop altında incelenerek bitki örneklerinin yapısal özellikleri, hücreleri ve ergastik maddeleri tespit edilmiştir.[ 8 ] fizikokimyasal değerlendirme


          L. inermis yapraklarının toplam kül, asitte çözünmeyen kül, kurutma kaybı, nem içeriği ve ekstraktif madde parametreleri, şifalı bitki materyalleri için kalite kontrol yöntemleri için WHO kılavuzuna göre analiz edildi.[ 11 ] İnce katmanlı kromatografik parmak izi değerlendirmesi


          L. inermis yapraklarının etanolik ekstraktları etanol (10 mg/ml) içinde çözüldü. Her numuneden beş mikrolitre silika jel 60 GF 254 TLC plakasına uygulandı . Mobil faz olarak bir kloroform, etil asetat ve formik asit (3:6:1) karışımı kullanıldı. Noktalar, 254 nm ve 366 nm'de ultraviyole (UV) ışığı altında görselleştirildi ve ardından saptama reaktifi (metanol içinde %10 sülfürik asit) püskürtüldü ve 110°C'de 10 dakika ısıtıldı. Lawsone analizi


          Yasaların hazırlanmasıbir standart çözüm


          Lawsone (%97) Sigma-Aldrich'ten (St. Louis, ABD) satın alınmıştır. Lawson'un stok solüsyonu, 1 mg lawson'un 1 ml etanol içinde çözülmesiyle hazırlandı.

          Lawsonia inermis yapraklarının etanolik ekstraktlarının hazırlanması


          Her bir L. inermis etanolik ekstraktı, 10.0 mg/ml'lik bir konsantrasyon elde etmek için etanol içinde çözüldü ve daha sonra TLC ile test edildi.

          Lawson'un ince tabaka kromatografisi-densitometrisi


          5, 20, 30, 40 ve 60 ug/ml konsantrasyonlu 5 mikrolitre 12 etanolik ekstrakt ve lawone standart solüsyonları silika jel 60 GF 254 ile kaplanmış TLC plakasına uygulandı . Plaka, hareketli faz olarak bir toluen: Etil asetat: Asetik asit (8:1:1) karışımı içeren bir TLC odasında 8.0 cm mesafeye geliştirildi. Geliştirilen TLC plakası, Lawson'un 0,41 Rf değerinde kantitatif analizi için 283 nm'de maksimum absorbans dalga boyu altında TLC tarayıcı 3 ile tarandı ve winCATS yazılımı ile işlendi. Daha sonra her noktanın pik alanı için analiz yapılmıştır. Lawson içeriği, pik alanı ile aynı TLC plakasından elde edilen kalibrasyon eğrisi karşılaştırılarak belirlendi. Tüm analizler üç kopya halinde gerçekleştirildi.

          Lawson'un ImageJ yazılımı tarafından ince katmanlı kromatografi görüntü analizi


          Geliştirilen TLC plakası yukarıdan UV 365 nm altında bir dijital kamera ile fotoğraflandı ve JPEG dosyaları olarak saklandı. Lawsone içeriği ImageJ yazılımı kullanılarak belirlendi. İlgili noktayı kırpmak için dikdörtgen aracı kullanıldı. Dikdörtgen bir araçtan elde edilen sonuç, her noktada tepe alanı gösterdi. Zirvenin altındaki çizgiyi çizmek için düz çizgi seçildi. Pikin altındaki alan, aynı TLC plakasından elde edilen Lawson'un kalibrasyon eğrisi ile karşılaştırılarak hesaplandı.

          Yöntem geçerliliği


          Doğrusallık testi, tespit limiti (LOD), kantitasyon limiti (LOQ), kesinlik, doğruluk ve özgüllük, analitik yöntemin validasyonu için ICH yönergelerine göre değerlendirildi.[ 12 ]

          Git: SONUÇLAR

          Farmakolojik özellikler


          L. inermis 2–6 m boyunda küçük bir ağaçtır. Yapraklar karşılıklı, bütün, eliptik ila geniş mızrak şeklinde, 1,5–5 cm × 0,5–2 cm ve sivri uçludur. Çiçekler çok sayıda, büyük, piramidal, 2 mm uzunluğunda tüplü kaliks ve çiftler halinde yerleştirilmiş 8 erkek organdır. Meyveler 4–8 çapında küresel kapsüldür.[ 13 ] Makroskobik ve mikroskobik incelemeler şekillerde gösterilmiştir.​Rakamlar11–4. Sitolojik ve histolojik karakterizasyonun L. inermis yapraklarının tanımlanması için değerli bir araç olduğu kanıtlanmıştır .
          Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı PR-9-60-g001.jpg'dir.
          Şekil 1
          Lawsonia inermis'in (L.) çiçekli dalı A: Çiçekli dal B: Çiçek durumu C: Yumurtalığın enine kesiti D: Yumurtalığın boyuna kesiti E: Pistil F: Çiçek

          Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı PR-9-60-g004.jpg'dir.
          Şekil 4
          Lawsonia inermis yaprakları

          Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı PR-9-60-g002.jpg'dir.
          şekil 2
          Lawsonia inermis yaprağının enine kesiti ; A: Kalsiyum oksalatın rozet kristali B: Ksilem damarı C: Üst epidermis D: Alt epidermis E: Sklerenkima hücreleri

          Resim, illüstrasyon vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı PR-9-60-g003.jpg'dir.
          Figür 3
          Lawsonia inermis yaprağı tozu ; (a) vasküler doku ile ilişkili mezofil parçası (b) lif grubu (c) stomalı epidermal tabaka (d) rozet kristali içeren parankim parçası (e) kalınlaşma duvarı gösteren tek lif parçaları (f) ile ilişkili parankim parçası damar (g) parankimal hücre parçası (h) kalsiyum oksalatın rozet kristali

          L. inermis yapraklarının fizikokimyasal değerlendirmesi (ağırlıkça)tablo 1. L. inermis yapraklarının etanolik ekstraktının TLC parmak izi şu şekilde gösterilmiştir:Şekil 5. tablo 1


          Lawsonia inermis yapraklarının fizikokimyasal özellikleri (% ağırlıkça)


          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı PR-9-60-g006.jpg'dir.
          Şekil 5
          Lawsonia inermis'in mobil faz olarak kloroform:etil asetat:formik asit (3:6:1) içeren etanolik ekstrakt yapraklarının ince katmanlı kromatografi parmak izi (I: Ultraviyole ışık altında algılama 254 nm, II: Ultraviyole ışık altında algılama 366 nm , III: %10 sülfürik asit ile saptama) Lawsone analizi


          Densitometri ve ImageJ yazılımı ile 0.41 Rf değerinde entegre edilen kromatografik pik alanından elde edilen L. inermis ekstraktındaki lawson içeriği sırasıyla 0.76 ± 0.05 ve 0.87 ± 0.11 g/100 g kurutulmuş ham ilaç olarak bulundu [ Şekiller​[Şekiller66Ve​ve7].7]. TLC-dansitometri ve TLC görüntü analizi arasındaki Lawsone içeriklerinin karşılaştırılması, eşleştirilmiş t -testi analizi ile istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklı değildi ( P = 0,0525) [Tablo 2]. Tablo 2


          Lawsonia inermis yapraklarından elde edilen etanolik ekstraktın Lawsone içeriği ince tabaka kromatografi-densitometri ve ince tabaka kromatografi görüntü analizi ile belirlenir


          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı PR-9-60-g008.jpg'dir.
          Şekil 6
          standart kanunların kromatogramı

          Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı PR-9-60-g009.jpg'dir.
          Şekil 7
          Lawsonia inermis özündeki Lawsone kromatogramı Yöntem geçerliliği


          L. inermis ekstraktının absorpsiyon spektrum modeli ile Lawson standardının modeli karşılaştırılarak değerlendirilen özgüllük, 283 nm'de maksimum dalga boyu ile tepe özdeşliği gösterdi. Lawson'ın her iki yöntemle kalibrasyon eğrileri, 5–60 µg/ml aralığında doğrusaldı. Ekstraktın düşük, orta ve yüksek seviyelerde (sırasıyla 10, 20 ve 30 µg/ml) eklendiği geri kazanım yöntemiyle belirlenen doğruluk, kabul edilebilir bir geri kazanım gösterdi (%80-120). Eklenen numuneler, tekrarlanabilirlik (tahlil içi) ve ara kesinlik (tahlil içi) olarak kesinlik açısından işlendi. LOD ve LOQ, regresyon çizgisinin (σ) artık standart sapmasına ve kalibrasyon eğrisinin (S) eğimine göre tahmin edildi. Sonuçlar gösterildiTablo 3. Tablo 3


          Lawsonia inermis ekstraktında ince tabaka kromatografi-densitometri ve ince tabaka kromatografi görüntü analizinin Lawsone içeriğinin yöntem geçerliliği


          Git: TARTIŞMA


          Bitki ilaçlarının fizikokimyasal değerlendirmesi, tağşişi tespit etmek ve ilacın kalitesini derecelendirmek için önemlidir. Ham bir ilacın saflığı ve standardı hakkında niteliksel bilgi elde etmek için normalde benimsenen prosedürler birkaç parametre içerir.[ 14 , 15 ]

          Bu nedenle, bu çalışma L. inermis yapraklarının ham ilaçlarının kurutma kaybı, toplam kül, asitte çözünmeyen kül ve su içerikleri gibi istenmeyen özellikleri için üst limitler ile etanol ve etanol gibi ekstrakte edilebilir maddeler için alt limitler önerdi. gösterildiği gibi su özütleme değerleritablo 1. Ancak sonuçlar, Hindistan'daki L. inermis yapraklarından fizikokimyasal sabiti gösteren önceki çalışmalardan farklıydı . Bunun nedeni, farklı coğrafi bölgelerden sıcaklık, yağış, bakı, gün uzunluğu ve rakımdan etkilenen ikincil metabolitlerin doğası ve miktarındaki farklılıktan kaynaklanıyor olabilir.[ 16 ]

          Tıbbi bitkilerdeki ana bileşiklerin yaygın olarak kullanılan kantitatif bir analizi olan TLC-densitometri, uygun ve otomatik ekipmanlarla gerçekleştirilmesi kolaydır. TLC-densitometri araçsal TLC'dir. İşlemdeki her adım, bir yazılım tarafından kontrol edilen bir numune aplikatörü, geliştirme odası ve tarama dansitometresi ile otomatikleştirilir.[ 17 ] Ne yazık ki, ekipmanların çoğu, bazı laboratuvarların karşılayamayacağı kadar pahalıdır. L. inermis yapraklarındaki Lawsone içeriğini analiz etmek için TLC yöntemine bir alternatif geliştirmek amacıyla , Tayland'daki 12 farklı kaynaktan alınan örnek üzerinde ImageJ yazılımı kullanılarak TLC-densitometri ve TLC görüntü analizi yapıldı. TLC dansitometriden elde edilen sonuçlar, TLC görüntü analizinden elde edilen sonuçlarla karşılaştırıldı.

          TLC-dansitometri ve TLC görüntüsü ile analiz edilen L. inermis yaprak ekstraktının Lawsone içeriği sırasıyla 0,76 ± 0,05 ve 0,87 ± 0,11 g/100 g kurutulmuş ham ilaç olarak bulundu. Bu bulgu , % 0.004 ile% 0.608 arasında değişen lawone konsantrasyonunda önemli farklılıklar gösteren önceki çalışma ile ilgilidir .

          ICH yönergelerine göre, bir analitik yöntemin validasyonu için doğrusallık, LOD, LOQ, kesinlik, doğruluk ve özgüllük testi yapılmalıdır. Bu çalışmada, kantitatif analiz için TLC dansitometri ve TLC görüntü analizi, analitik prosedürün güvenilir ve doğru bilgiler kullandığını doğrulamak için özgüllük, doğrusallık, doğruluk, kesinlik, LOD ve LOQ açısından doğrulanmıştır. TLC yöntemlerinin doğrusallığı için beş konsantrasyon seviyesindeki Lawsone araştırıldı. Lawson'ın hem TLC dansitometri hem de TLC görüntü yöntemlerinden elde edilen kalibrasyon eğrileri, 5–60 µg/ml aralığında doğrusaldı. Bu çalışmada iyi bir korelasyon katsayısı ( R2 ) elde edilmiştir ( R2 > 99). L. inermis'in hassasiyetiekstrakt, belirli aralığı kapsayan dokuz belirlemenin bağıl standart sapma yüzdesi (RSD) olarak analiz edildi. Doğruluk, kurtarma testi ile belirlendi. Tekrarlanabilirlik ve ara kesinlik %RSD'si, yöntemin kesin olduğunu ortaya çıkardı.[ 12 ] Lawson'un geri kazanımları %80,03 ile %117,19 arasında değişiyordu. İyi bir geri kazanım uyumu, karmaşık matrisler gerekliliği ile %80 ila %120 arasında değişiyordu.[ 12 ] Bu nedenle, sonuçlar, bu iki yöntemin L. inermis ekstraktında Lawson tayini için doğru olduğunu gösterdi . Böylece, yöntem doğrulama ve eşleştirilmiş t'den elde edilen sonuç-test istatistiksel analizi, TLC görüntü analizinin L. inermis yapraklarındaki Lawson'un kantitatif analizinde kullanmak için etkili, güvenilir ve uygun bir teknik olduğunu göstermiştir . Ayrıca, bu çalışma, TLC görüntü analiz yönteminin gerçekleştirilmesi kolay, hızlı ve ucuz olması gibi avantajları nedeniyle herhangi bir laboratuvarda alternatif bir yöntem olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Yük bağlantılı cihaz görüntü sensörüne sahip dijital kamera, taramalı yoğunluk ölçerden çok daha hızlı ve verimli olduğu için daha yaygın bir şekilde kullanıldığı için,[ 19 ] gelişmiş bir araç olduğu ve kolayca uygulanabilir olduğu için ImageJ yazılımı kullanılarak görüntü analizi gerekli değildi. Yazılımın kullanımı da kolaydır.[ 20] Ayrıca, TLC'nin kantitatif bir analiz olarak basit ve uygun maliyetli bir şekilde kullanılmasını sağlamıştır. Kombine teknik, dijital olarak geliştirilmiş-TLC, numune solüsyonundaki doğru bileşik miktarını belirlemek için geçerlidir.[ 21 ]

          Git: ÇÖZÜM


          Bu çalışma, ilk kez Tayland'da L. inermis yapraklarının farmakognostik spesifikasyon parametrelerini ve aynı zamanda Lawsone içeriğini bildirdi. L. inermis yapraklarının farmakognostik spesifikasyonları, terapötik ilaçlar olarak kullanılmadan önce bitki materyallerinin kalitesini doğrulamak ve değerlendirmek için standardizasyon verileri olarak kullanılabilir. Ayrıca, bu çalışmadaki TLC yöntemleri, diğer geleneksel tıptaki yasaların içeriğini belirlemek için uygulanabilir. Mali destek ve sponsorluk


          Bu çalışma Mae Fah Luang Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından desteklenmiştir. Çıkar çatışmaları


          Herhangi bir çıkar çatışması yoktur.

          Git: YAZAR HAKKINDA

          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı PR-9-60-g011.jpg'dir.
          Rawiwan Charoensup

          Rawiwan Charoensup , Ph.D. Sağlık Bilimleri Okulu, Mae Fah Luang Üniversitesi, Chiangrai, Tayland, 57100 Alanlar: Farmakognozi Etnopharmakoloji Etnobotanik Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp

          Git: teşekkürler


          Yazarlar, araştırmayı finanse ettiği için Mae Fah Luang Üniversitesi'ne minnettardır. Yazarlar ayrıca, çalışma boyunca laboratuvar olanakları sağladığı için Chulalongkorn Üniversitesi Halk Sağlığı Bilimleri Koleji'ne minnettardır.

          Git: REFERANSLAR

          1. Badoni Semwal R, Semwal DK, Combrinck S, Cartwright-Jones C, Viljoen A. Lawsonia inermis L. (kına): Etnobotanik, fitokimyasal ve farmakolojik yönler. J Etnofarmakol. 2014; 155 :80–103. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          2. Jeyaseelan EC, Jenotiny S, Pathmanathan MK, Jeyadevan JP. Jaffna'dan Lawsonia inermis L.'nin meyvelerinin, çiçeklerinin ve yapraklarının ardışık olarak ekstrakte edilen organik çözücü özlerinin antibakteriyel aktivitesi . Asya Pac J Trop Biomed. 2012; 2 :798–802. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          3. Al-Rubiay KK, Jaber NN, Al-Mhaawe BH, Alrubaiy LK. Kına özlerinin antimikrobiyal etkinliği. Umman Med J. 2008; 23 :253–6. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          4. Hsouna BA, Trigui M, Calioli G, Blache Y, Jaoua S. Lawsonia inermis yapraklarından antioksidan bileşenler : İzolasyon, yapı açıklama ve antioksidan kapasite. Gıda Kimyası 2011; 125 :193–200. [ Google Akademik ]
          5. Abulyazid I, Mahdy ME, Ahmed MR. Kınanın ( Lawsonia inermis ) Escherichia coli üzerindeki etkisine yönelik biyokimyasal çalışma . Arap J Chem. 2013; 6 :265–73. [ Google Akademik ]
          6. Chaudhary G, Goyal S, Poonia P. Lawsonia inermis Linnaeus: Bir fitofarmakolojik inceleme. Int J Pharm Sci Drug Res. 2010; 2 :91–8. [ Google Akademik ]
          7. Babili EF, Valentin A, Chatelain C. Lawsonia inermis : Anatomisi ve antimalaryal, antioksidan ve insan göğüs kanseri hücrelerinin MCF7 aktiviteleri. Eczane Anal Açta. 2013; 4 :1–6. [ Google Akademik ]
          8. Mukherjee PK. Bitkisel İlaçların Kalite Kontrolü: Botaniklerin Değerlendirilmesine Yönelik Bir Yaklaşım. 2. baskı Yeni Delhi: İş Ufukları; 2007. [ Google Akademik ]
          9. Bandaranayake WM. Modern bitki tıbbında bitkisel ilaçların kalite kontrolü, taranması, toksisitesi ve düzenlenmesi. İçinde: Ahmad I, Aqil F, Owais M, editörler. Şifalı Bitkileri İlaca Dönüştürmek. Weinheim, Almanya: Wiley-VCH Verlag GmbH and Co. KGaA; 2006. [ Google Akademik ]
          10. Houghton P, Mukherjee PK. Bitkisel Tıbbi Ürünlerin Değerlendirilmesi. Londra: İlaç Basını; 2009. [ Google Akademik ]
          11. Dünya Sağlık Örgütü. Tıbbi Bitki Malzemeleri İçin Kalite Kontrol Yöntemleri. Cenevre: DSÖ Basın; 2011. [ Google Akademik ]
          12. Uluslararası Uyumlaştırma Konferansı. Analitik Prosedürlerin Validasyonu: Metin ve Metodoloji Q2(R1) [Son güncelleme Kasım 2005; Son alıntı 2015 19 Haziran]. Şu adresten edinilebilir: http://www.ich.org/fileadmin/Public_..._Guideline.pdf .
          13. Oyen LPA'sı. Lawsonia inermis L. İçinde: Lemmens RHMJ, Wulijarni-Soetjipto N, editörler. Güneydoğu Asya'nın Bitki Kaynakları No. 3: Boya ve tanen üreten bitkiler. Hollanda: Pudoc Wageningen; 1991. sayfa 83–86. [ Google Akademik ]
          14. Sahoo N, Manchikanti P, Dey S. Bitkisel ilaçlar: Standartlar ve yönetmelik. Fitoterapi. 2010; 81 :462–71. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          15. Liu W. Geleneksel Bitkisel İlaç Araştırma Yöntemleri: Tanımlama, Analiz, Biyolojik Tahlil ve Farmasötik ve Klinik Çalışmalar. Birleşik Devlet: John Wiley and Sons; 2011. [ Google Akademik ]
          16. Jain VC, Shah DP, Sonani NG, Dhakara S, Pater NM. Lawsonia inermis L. Leaf'in farmakognostik ve fitokimyasal araştırması . Rom J Biol Bitki Biol. 2013; 55 :127–33. [ Google Akademik ]
          17.Miller JM. Kromatografi Kavramları ve Kontrastları. 2. baskı New Jersey: John Wiley ve Oğulları; 2005. [ Google Akademik ]
          18. El-Shaer NS, Badr JM, Aboul-Ela MA, Gohar YM. Yüksek performanslı ince tabaka kromatografisi ile kına tozlarında lawson tayini. J Sep Sci. 2007; 30 :3311–5. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          19. Johnsson R, Träff G, Sundén M, Ellervik U. Boyama reaktifleri kullanılarak kantitatif ince tabaka kromatografisinin değerlendirilmesi. J Chromatogr A. 2007; 1164 :298–305. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          20. Olech M, Komsta L, Nowak R, Ciesla L, Waksmundzka-Hajnos M. Görüntü işlemeli ince tabaka kromatografisi ile bitki materyalinin antiradikal aktivitesinin araştırılması. Gıda Kimyası 2012; 132 :549–53. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          21. Manthorpe DP, Lockley WJ. Dijital olarak geliştirilmiş ince tabaka kromatografisi: İzotopik kimyada daha fazla gelişme ve bazı uygulamalar. J Etiketli Comp Radiopharm. 2013; 56 :544–52. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
          Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

          Yorum yap


          • #6
            Lawsonia inermis'in kronik daralma yaralanmasının neden olduğu nöropatik ağrı üzerindeki ağrı giderici etkileri

            hassan rakhshandeh 1, Emir Hüseyin Ghorbanzadeh 2, Sajad Sahab Negah 3 4, Meryem Akaberi 5, Roghayeh Raşidi 1, Fatemeh Foruzanfar 6 7
            üyelikler yıkılmak üyelikler
            • 1Tıbbi Bitkiler Farmakolojik Araştırma Merkezi, Meşhed Tıp Bilimleri Üniversitesi, Meşhed, İran.
            • 2Tıbbi Toksikoloji Araştırma Merkezi, Tıp Fakültesi, Meşhed Tıp Bilimleri Üniversitesi, Meşhed, İran.
            • 3Nörobilim Araştırma Merkezi, Meşhed Tıp Bilimleri Üniversitesi, Meşhed, İran.
            • 4Tıp Fakültesi, Nörobilim Anabilim Dalı, Mashhad Tıp Bilimleri Üniversitesi, Meşhed, İran.
            • 5Meşhed Tıp Bilimleri Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Farmakognozi Anabilim Dalı, Meşhed, İran.
            • 6Nörobilim Araştırma Merkezi, Meşhed Tıp Bilimleri Üniversitesi, Meşhed, İran. forouzanfarff@gmail.com.
            • 7Tıp Fakültesi, Nörobilim Anabilim Dalı, Mashhad Tıp Bilimleri Üniversitesi, Meşhed, İran. forouzanfarff@gmail.com.
            Soyut


            Bu çalışmanın amacı, kronik daralma yaralanması (CCI) kaynaklı nöropatik ağrıda Lawsonia inermis (L. inermis) ekstraktının rolünü belirlemekti. CCI ameliyatından sonra L. inermis ekstresi (250 mg/kg ve 500 mg/kg) ve gabapentin (100 mg/kg) intraperitoneal olarak 14 gün süreyle uygulandı. Isı hiperaljezisi ve allodini sırasıyla radyant ısı, aseton damlası ve von frey filament testleri ile değerlendirildi. CCI ameliyatı sonrası -1., 3., 5., 7., 10. ve 14. günlerde sıçan ağrı davranışları değerlendirildi. Çalışmanın sonunda, malondialdehit (MDA), total tiyol, IL1-β ve TNF-α'nın spinal seviyeleri tahmin edildi. L. inermis ekstraktının tedavisi, CCI sıçanlarının omuriliğinde azalan tiyol seviyesini ve MDA seviyesinin yükselmesini tersine çevirdi. Ayrıca L. inermis ekstresi tedavisi, CCI sıçanlarının omuriliğinde IL1-β ve TNF-α dahil olmak üzere inflamatuar belirteçlerin yükselmesini azaltmıştır. Bu sonuçlar, L. inermis'in, antioksidan ve antienflamatuar etkilerinden dolayı CCI'nin neden olduğu nöropatik ağrıya karşı potansiyel nöroprotektif etkilere sahip olduğunu göstermiştir.

            Anahtar Kelimeler: Bitkisel ilaç; Lawsonia inermis; Nöropatik ağrı; nöroprotektif; Oksidatif stres.

            © 2021. Yazar(lar), Springer Nature'ın bir parçası olan Springer Science+Business Media, LLC'nin münhasır lisansı altındadır.
            Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
            Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

            Yorum yap


            • #7
              Lawsonia inermis L.'nin yerel yerel çeşitlerinin antibakteriyel ve anti-trikomonas özellikleri.

              M. Fatahi Bafghi , 1 S. Maaş , 2 F. Mirzaei , 3 H. Mahmoodian , 4 H. Meftahizade , 5 ve R. Zareshahi 2, 6, 7
              Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
              1 Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Tıp Fakültesi, Shahid Sadoughi Tıp Bilimleri Üniversitesi, Yezd, İran
              2 Bitkisel İlaçlar Araştırma Merkezi, Öğrenci Araştırma Komitesi, Eczacılık Okulu, Shahid Sadoughi Tıp Bilimleri Üniversitesi Sağlık Hizmetleri, Yezd, İran
              3 Parazitoloji ve Mikoloji Anabilim Dalı, Tıp Fakültesi, Shahid Sadoughi Tıp Bilimleri Üniversitesi, Yezd, İran
              4 İşletme Bölümü, Meybod Üniversitesi, Meybod, İran
              5 Bahçe Bitkileri Bilimleri Bölümü, Ziraat ve Doğal Kaynaklar Fakültesi, Ardakan Üniversitesi, PO Box 184, Ardakan, İran
              6 Shahid Sadoughi Tıp Bilimleri Üniversitesi, Eczacılık Okulu, Farmakognozi Bölümü, Yezd, 8951737915 İran
              7 Bitkisel İlaçlar Araştırma Merkezi, Eczacılık Okulu, Shahid Sadoughi Tıp Bilimleri Üniversitesi, Yezd, İran
              M. Fatahi Bafghi, E-posta: ri.ca.uss@ihatafidhem .
              Katılımcı Bilgileri .
              Sorumlu yazar. İlişkili Veriler

              Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
              Git: Soyut

              Arka plan
              Anti-bakteriyel özelliklere sahip kına ( Lawsonia inermis ), geleneksel tıpta, özellikle İran tıbbında yaygın olarak kullanılmaktadır. Rahim ağzı ülserleri gibi bulaşıcı kökenli hastalıklar için kına yağı önerilir. Grup B Streptococcus agalactiae , Pseudomonas aeruginosa ve Trichomonas vaginalis, özellikle servisit olmak üzere kadınların enfeksiyonlarında rol oynar. Kına kuru ve tropik bölgelerde yetişir. Kına yerel çeşitlerinin başlıca önemli yerel çeşitleri, İran'ın Kerman, Sistan ve Belucistan, Hormozgan ve Bushehr eyaletlerinde yetiştirilmektedir.


              Antimikrobiyal ajanların doğru kullanımı, yeni antimikrobiyal stratejilerin kullanımı ve bitkisel yöntemler gibi alternatif yöntemler gelecekte ilaç direncini azaltmaya yardımcı olabilir. Bu çalışmanın amacı, üç farklı kına yerel türünün anti- Trichomonas vaginalis aktivitesini ve B grubu Streptococcus agalactiae ve Pseudomonas aeruginosa'ya karşı antimikrobiyal etkilerini araştırmaktı .

              Yöntemler
              Toplam fenol içeriği Folin ciocaltu yöntemi ile ölçüldü. Kına yerel çeşitlerinin P. aeruginosa ve S. agalactiae'ye karşı antibakteriyel etkisi , iyi difüzyon yöntemiyle test edildi ve sıvı mikro seyreltme tekniği kullanılarak minimum inhibitör konsantrasyon değerlendirmeleri yapıldı. Kına yerel çeşitlerinin anti-Trichomonas etkisi Hemositometri yöntemi ile test edildi.

              Sonuçlar
              Shahdad, Rudbar-e-Jonub ve Qaleh Ganj'ın toplam fenol içeriği sırasıyla 206.51, 201.96 ve 254.85 μg/ml idi. Shahdad, Rudbar-e-Jonub ve Qaleh Ganj, GBS'ye karşı 15, 15 ve 4 μg/ml'de MIC'ye sahipti. P. aeruginosa üzerinde 20 μg/ml konsantrasyonda en etkili kınanın (Shahdad landrace) büyüme engelleme çapı 2,46 ± 0,15 cm idi ve Shahdad landrace, P. aeruginosa'nın 5 μg/ml konsantrasyonunda MIC yönteminde büyüme engelleme çapı büyümedi Shahdad Kına'nın 24 saat, 48 saat ve 72 saat sonra IC50'si sırasıyla 7.54, 4.83 ve 20.54 μg/ml idi. Rudbar-e-Jonub ekstraktının IC50'si farklı günlerde 5.76, 3.79 ve 5.77 μg/ml idi. Qaleh Ganj ekstraktının IC50'si farklı günlerde 6.09, 4.08 ve 5.74 μg/ml idi.

              Sonuçlar
              Qaleh Ganj'daki toplam fenol miktarı diğer çeşitlere göre daha yüksek olmuştur. Kuyu difüzyon yönteminde Qaleh Ganj, B grubu Streptokoklara (Gram-pozitif bakteri) karşı diğer iki yerel türe göre, Shahdad kara türü ise P. aeruginosa'ya (Gram-negatif bakteri) karşı diğerlerinden daha etkili olmuştur. MİK yönteminde, kuyu difüzyon yöntemiyle aynı sonuç elde edildi, ancak daha düşük bir konsantrasyonda.

              Anahtar Kelimeler: Lawsonia inermis , Streptococcus agalactiae , Pseudomonas aeruginosathats , Antibiyotik direnci, Trichomonas vaginalis
              Git: Arka plan


              Klasik olarak, şifalı bitkiler, biyoaktif ilkeleri nedeniyle antibakteriyel etkileri nedeniyle uygulanmıştır [ 1 ]. Lawsonia inermis gibi şifalı bitkiler, çoklu ilaca dirençli bakterilerin büyümesini önlemek için antimikrobiyal ilaçlar olarak kullanılmıştır [ 2 ]. Hastane kaynaklı Gram negatif bakteriyel enfeksiyon gibi antimikrobiyal dirençle ilişkili bulaşıcı hastalıklar ve bunun sonucunda ortaya çıkan mortalite ve morbidite endişe verici bir oranda artmaktadır. Birçok antibiyotik, dünya çapında çoklu ilaca dirençli bakteriyel patojenlerin tedavisinde ve kontrolünde etkisiz hale gelmiştir [ 3 ].

              Kına olarak bilinen Lawsonia inermis L. (Lythraceae), tropikal ve subtropikal bölgelerde bulunur ve dünya çapında uzun süredir kullanılmaktadır [ 4 ]. İran, bu bitkinin yaşam alanlarından biridir. Başlıca önemli yerel kına türleri, İran'ın Kirman, Sistan ve Belucistan, Hormozgan ve Bushehr eyaletlerinde yetiştirilmektedir [ 5]. İklim koşulları, doğal ortamın en kritik değişkenlerinden biridir. İklim faktörlerinin ve kına veriminin regresyon analizi, bu değişkenlerin kına verimindeki değişikliklerin %93'ünü açıkladığını gösterdi. Yetiştirilen alanların deniz seviyesi, büyüme dönemi sıcaklığı ve yıllık sıcaklık dışındaki tüm iklim özelliklerinin kına verimi ile pozitif bir ilişkisi vardır. Kına verimindeki değişikliklerin yaklaşık %87'si, büyüme dönemindeki bağıl nem ve yağış dahil olmak üzere iki faktörle açıklanabilir. Bu iki parametre ekili alanlarda kına veriminde daha etkilidir. Ayrıca topraktaki azot ve fosfor elementlerinin kına veriminde önemli bir role sahip olduğu bildirilmiştir. Rudbar-e-Junub, Shahdad ve Qaleh Ganj, İran'ın güneydoğusundaki Kirman eyaletinde, 30.29 enlem ve 57.06 boylamda, 180 yüzölçümüyle,2 . Kerman'da ortalama yağış miktarı 138 mm'dir. Yağış eksikliği ve yüksek buharlaşma oranı Kerman'ı kurak bir bölge yapmaktadır. Kerman'ın iklimi, yüksek buharlaşma ve farklı bölgelerdeki özel iklim koşulları nedeniyle farklıdır. Bu farklı iklim koşulları, bitkilerin sekonder metabolitlerini etkileyebilir [ 5 ].

              L. inermis karbonhidratlar, flavonoidler, fenolik, proteinler, saponinler, terpenoidler, alkaloitler, ksantonlar, reçine, kinonlar, kumarinler, yağ ve tanenler içerir. Kına 2-hidroksi-1, 4-naftokinon (Lawson) ve gallik asit içerir [ 6 ] . Farmakolojik çalışmalar , L. inermis'in antibakteriyel, antifungal, antiparaziter, analjezik, antiinflamatuar, yara ve yanık iyileştirici, antikanser ve diğer birçok farmakolojik etkiye sahip olduğunu göstermiştir [ 7 ]. Bitkinin tamamı, kökleri, yaprakları, meyveleri, gövdesi, rizomları, kabukları, çiçek salkımları, lateksi, soğanları, tohumları, çiçekleri ve yağı çeşitli hastalıkların tedavisinde uygulanmaktadır [8] .]. Fars tıbbı (İran geleneksel tıbbı) kaynaklarında, servikal ülserler gibi bulaşıcı hastalıklar için kına yağı tavsiye edilmektedir [ 9 ]. Streptococcus agalactia ve Pseudomonas aeruginosa servisite neden olur [ 10 , 11 ].

              B Streptokok (GBS) olarak da adlandırılan S. agalactiae , Gram-pozitif bir koktur [ 12 ]. Zararsız bir kommensal bakteri olarak GBS, sağlıklı yetişkinlerin (semptomsuz taşıyıcılar) %30'unun genitoüriner ve gastrointestinal sisteminde kolonize olan insan mikrobiyotasının bir parçasıdır. Bununla birlikte GBS, özellikle yaşlılarda, bebeklerde ve bağışıklık sistemi zayıf olanlarda ciddi invaziv enfeksiyonlara neden olur [ 13 ]. S. agalactiae önemli bir neonatal patojendir [ 14 ]. Grup B streptokok çoğu ülkede neonatal sepsise ve menenjite neden olur [ 15 ].

              P. aeruginosa, fakültatif olarak aerobik bir Gram-negatif bakteri olarak, hayvanlarda, bitkilerde ve insanlarda [ 16 ] hastalığa neden olur ve bu, özellikle bağışıklığı baskılanmış ve kritik hastalarda bir sağlık sorunu haline gelmiştir. İlaca dirençli suşlar yüksek mortaliteye neden olur [ 17 ]. Kateterler gibi tıbbi cihazların en yaygın kolonizatörüdür. P. aeruginosa, uygun şekilde temizlenmemiş veya sağlık personelinin elinde bulunan kontamine cihazlarla bulaşır [ 18 ].

              İnsan genital sisteminde kamçılı bir protozoan parazit olan Trichomonas vaginalis, dünya çapında tedavi edilebilir cinsel yolla bulaşan hastalıkların nedenidir. Kadınlarda genital sistem enfeksiyonları, servisit ve vajinit gibi çeşitli semptomlara neden olabilir. Son zamanlarda, T. vajinalis enfeksiyonu, rahim ağzı kanseri, prostat kanseri, olumsuz gebelik sonuçları ve yüksek HIV enfeksiyonu olasılığı gibi birkaç ciddi durumla ilişkilidir; T. vaginalis'i barındıran hastaları tedavi etmek ve teşhis etmek için girişimlerde bulunulmuştur [ 19 ].

              Şimdiye kadar, kınanın çeşitli yerel çeşitlerde anti-mikrobiyal ve anti-parazit aktivitesinin etkisi hakkında ayrıntılı bir çalışma yapılmamıştır. Yerel kına yerel çeşitleri olarak Shahdad, Rudbar-e-Jonub ve Qhaleh Ganj yerel çeşitlerinden ekstraktların fitokimyasal özelliklerini ve antimikrobiyal etkisini araştırdık.

              Git: Yöntemler
              Kimyasallar
              Merck firmasından gallik asit, Lawson (2-hidroksi 1,4 naftokinon), Folin-Ciocalteu reaktifi, sodyum karbonat, NaCl, kanlı agar ve Muller Hinton agar satın alındı. Siprofloksasin, Farabi şirketinden satın alındı.

              Bitkilerin toplanma ve ekstraksiyon süreci
              Shahdad, Rudbar-e-Jonub ve Qhaleh Ganj dahil L. inermis'in yerel yerel çeşitleri Ardakan Tıbbi ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsü tarafından toplandı ve doğrulandı. Kupon numaraları sırasıyla SSU 0062, SSU 0061 ve SSU 0066'dır. Kurutulmuş yapraklar kına tozu hazırlamak için elendi. Hidroalkol ekstraktını maserasyon yöntemiyle hazırladık. L. inermis yaprakları ince bir toz halinde öğütüldü, elekten geçirildi ve 72 saat boyunca %70 (v/v) etanol (80 mi) içinde 10 g öğütülmüş bitki materyalinde ayrı olarak yumuşatıldı. Ekstraksiyon, manyetik bir karıştırıcı kullanılarak çalkalanarak oda sıcaklığında gerçekleştirildi. Çözelti daha sonra Buchner hunisi kullanılarak saflaştırıldı ve konsantre edildi. Konsantre ekstrakt ışıktan ve ısıdan uzakta saklandı [ 20 ].

              Toplam fenol içeriği
              Ekstraktların ve yağın toplam fenolik içeriğini belirlemek için Folin-Ciocalteu yöntemi kullanıldı. Standart olarak gallik asit uygulandı ve toplam fenol, mg/g gallik asit eşdeğerleri (GAE) olarak temsil edildi. 10, 20, 40, 60, 80, 100 ve 200 μg/ml konsantrasyonlarda GA hazırlandı, ardından 0,5 ml 10 kat seyreltilmiş Folin-Ciocalteu reaktifi ve ayrıca 0,4 ml %7,5 sodyum karbonat ile karıştırıldı. 3–8 dk. Tüplerin üzeri parafilm ile kaplandı ve 30 dakika oda sıcaklığında bekletildikten sonra 760 nm'de spektrofotometrik olarak absorbansları okundu. Tüm değerlendirmeler üç kopya halinde yapıldı. Toplam fenolik içerik, standart bir GA kalibrasyon eğrisinden elde edilen denklem kullanılarak gram başına mg GA olarak hesaplandı [ 21 ].

              Bakteri suşlarının hazırlanması
              P. aeruginosa ATCC 27853 ve Streptococcus B PTCC1864'ün ticari suşları , Shahid Sadoughi Tıp Bilimleri Üniversitesi, Yazd, İran Endüstriyel Mikrobiyoloji Laboratuvarı kullanılarak hazırlandı. Stok bakteri kültürleri oda sıcaklığında 2 saat bekletildi. Tüm suşlar nütrient ve kanlı agar plaklarına ekildi, ardından 37°C'de 24 saat inkübasyona bırakıldı. Aşılar, 10 8 10 8 CFU/ml (0.5 McFarland ölçeği) oluşturana kadar plakalardan en az üç koloninin steril %0.9 NaCl (w/v) içinde emülsifiye edilmesiyle sağlandı . Prosedürlerin steril koşulları, laminar hood ekipmanı kullanılarak sağlandı.

              Trichomonas vaginalis'in hazırlanışı
              İran'ın Yezd kentindeki sağlık merkezlerine başvuran Trichomonas vajinitli dişilerin vajinal akıntıları T. vaginalis suşlarının izolasyonu için kullanıldı ve TYI-S-33 kültür besiyerine aktarıldı ve kullanılıncaya kadar Üniversitenin Parazitoloji Araştırma Laboratuvarında saklandı. T. vaginalis hücreleri, logaritmik büyüme fazından toplandı ve hücre sayısı, bir hemasitometre slaydı kullanılarak tahmin edildi. Daha sonra L. inermis landraces'in anti- T. vaginalis etkileri için 1 x 10 5 10 5 /ml hücre uygulandı .

              Antibakteriyel etkiler
              Standart bakteriler ( P. aeruginosa ve S. agalactiae ) bir kanlı agar ortamında pasajlandı ve 37°C'de 24 saat inkübe edildi. Agar kuyusu difüzyon yöntemi için Muller Hinton agar plağı bakteri süspansiyonu ile kapatıldı ve her plakta 6 mm çapında steril Pasteur pipeti ile kuyucuklar oluşturuldu. Daha sonra, 50 uL çeşitli konsantrasyonlarda bitki özütleri, plaka ortamındaki ilgili kuyucuklara aktarıldı. Pozitif kontrol olarak siprofloksasin kullanıldı ve negatif kontrol olarak steril distile uygulandı. İnhibisyon bölgeleri bir cetvelle ölçüldü ve (mm cinsinden) kaydedildi. Tüm testler üç kopya halinde gerçekleştirildi. Minimum inhibitör konsantrasyonun (MIC) belirlenmesi


              MIC değerlendirmeleri, sıvı mikro seyreltme tekniği kullanılarak yapıldı ve Ulusal Klinik Laboratuvar Standartları Komitesi'ne (NCCLS 1999b) [ 22 ] göre Mueller Hinton suyu içinde (MH) yapıldı.]. MH besiyerinde bitki ekstraktlarının (8, 10, 20, 30 ve 40 mg/ml) seri dilüsyonları hazırlandıktan sonra, her bir seyreltme (50 uL) kuyucuklara dağıtıldı, ardından 25 uL bakteri süspansiyonu (0.5) ile aşılama yapıldı. Macfarland) ve 25 µl MH brot ve tamamen karıştırıldı. Tüm deneyler için negatif (büyüme) ve pozitif (kısırlık) kontroller uygulandı. Bakteriyel büyüme, çözücülerin olası antibakteriyel aktivitesini ortadan kaldırmak için ekstraktın %10 (aynı hacim) etanol ile değiştirilmesiyle kontrol edildi. Sterilite kontrollerinin hazırlanması için MH brot ortamı kullanıldı. Kuyulardaki nihai hacim 100 ul idi. Plakların üzeri steril plak kapatıcı ile kapatıldıktan sonra 37°C'de 24 saat inkübasyona tabi tutuldu. İnkübasyonun ardından,

              Minimum bakterisidal konsantrasyon (MBC)
              MBC'nin belirlenmesi için, MIC değerlerinden daha yüksek veya bunlara eşit bir ekstrakt seviyesi ile her kuyudan 10 ul et suyu alikotları elde edildi, ardından 37 °C'de 24 saat MH agarda inkübasyon yapıldı. Her deney üç kez yapıldı.

              In vitro anti-Trichomonal test
              Kına ekstraktlarının anti-Trichomonal etkilerini değerlendirmek için, 0.013–26.6 μg/ml ekstrakt konsantrasyonları fosfat tamponlu saline (PBS) atıldı ve mikrotüplerde karıştırıldı. PBS ve metronidazol (50 μg/ml) sırasıyla negatif ve pozitif kontroller olarak uygulandı. Daha sonra, yaklaşık 105 canlı T. vajinalis içeren 100 µl ortammikroorganizmalar her bir tüpe aktarılarak 37°C'de inkübasyona tabi tutulmuş ve inkübasyondan 24, 48 ve 72 saat sonra her bir tüpteki canlı parazit sayısı hesaplanmıştır. Tüm numuneler için ve her seferinde tüpü çalkaladıktan sonra canlı hücreler bir hemasitometre lamı ile hesaplandı. Hareketli kamçılı parazitler kadar aktif parazitler de canlı kabul edildi. Tüm deneyler üç kopya halinde yapıldı. Canlı parazitlerin sayısı, negatif ve pozitif kontrollerle karşılaştırıldı. Büyüme önleyici yüzde (%GI) hesaplandıktan sonra, aşağıdaki formül kullanılarak rapor edildi:
              ben _% = bir - b / bir ( 100 )


              Burada a, negatif kontrol tüpündeki canlı parazitlerin ortalamasını ve b, test tüpündeki canlı parazitlerin ortalamasını gösterir [ 23 ].

              istatistiksel analiz
              Sonuçlar bilgisayara aktarıldı ve SPSS 25 ile analiz edildi. Sonuçların analizinde One-way ANOVA ve Tukey testi kullanıldı.

              Git: Sonuçlar

              toplam fenol


              Kına yerel çeşitlerinin toplam fenolik içeriği, gallik asidin standart eğrisi ile hesaplandı. Masa​Tablo 11Shahdad, Rudbar-e-Jonub ve Qaleh Ganj'ın toplam fenol içeriğinin sırasıyla 206.51 ± 0.07, 201.96 ± 0.09 ve 254.85 ± 0.01 μg/ml olduğunu ve farklarının önemli olduğunu ortaya koymaktadır ( P < 0.05 ) . tablo 1


              Kına yerel çeşitlerinin GBS ve P. Auroginosa'ya karşı büyümeyi engelleme bölgesi ve Fenol içeriği
              3 – – 0 – – –
              4 0 0 – 0 0 –
              6 – – 1,06 ± 0,1 – – –
              8 0 0 1,23 ± 0,05 1,43 ± 0,05 0,96 ± 0,05 0,86 ± 0,11
              10 0,76 ± 0,05 0 1,33 ± 0,15 1,56 ± 0,15 1,13 ± 0,11 1,16 ± 0,15
              15 – – 1,5 ± 0,1 – – –
              20 0,9 ± 0,1 0,7 ± 0 1,7 ± 0,1 1,7 ± 0,1 1,4 ± 0,2 1,46 ± 0,05
              30 1,13 ± 0,05 0,8 ± 0 – 1,96 ± 0,05 1,73 ± 0,05 –
              40 1,26 ± 0,05 0,97 ± 0,05 2,06 ± 0,05 2,46 ± 0,15 1,93 ± 0,2 1,66 ± 0,05
              Fenol içeriği (μg/ml) 206,51 ± 0,07 201,96 ± 0,09 254,85 ​​± 0,01 –
              Ayrı bir pencerede aç
              ZGI Büyüme engelleme bölgesi, GBS grup B Streptokok Antimikrobiyal etki


              Kına yerel çeşitlerinin GBS ve P. auroginosa'ya karşı büyüme inhibisyonu Tablo'da gösterilmiştir.​Tablo 1.1. Shahdad ve Rudbar-e-Jonub numunelerinin 4 mg/ml konsantrasyonunda büyüme inhibisyonu ve Ghaleh Ganj numunelerinin 3 mg/ml konsantrasyonunda büyüme inhibisyonu olmamıştır.

              Kına yerel çeşitlerinin hiçbiri MBC göstermedi, ancak Shahdad, Rudbar-e-Jonub ve Qaleh Ganj'dan gelenler GBS'ye karşı 15, 15 ve 4 μg/ml'de MIC'ye sahipti. Ayrıca, P. auroginosa'ya karşı 5, 15 ve 4 μg/ml'de MİK'leri vardı (Tablo​(Tablo 2)2) (İncir.​(Şek.1).1). Pozitif kontrol, 12.5 mg/ml konsantrasyonda siprofloksasindi. Negatif kontrol ortam ve bakteriydi. Tablo 2


              Kına yerel çeşitlerinin GBS ve P. auroginosa'ya karşı Minimum İnhibitör Konsantrasyonları (μg/ml)
              A 4 4 4 4 3 3
              B 5 5 5 5 4 4
              C 10 10 10 10 5 5
              D 15 15 15 15 7.5 7.5
              E 20 20 20 20 10 10
              F C(-) C(-) C(-)
              G Ç(+) Ç(+) Ç(+)
              H Orta Orta Orta
              Ayrı bir pencerede aç
              Kons. konsantrasyon, C(+) pozitif kontrol: siprofloksasin, C(-) negatif kontrol: bakteri ve besiyeri, GBS Grup B Streptokok karartılmış hücrede bakteri üremesi gösterdi


              İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: 12906_2022_3676_Fig1_HTML.jpg

              Şekil 1
              Bir bakışta çalışma (Büyümeyi inhibe eden yüzde (%GI), MİK: Minimum İnhibitör Konsantrasyon (μg/ml), GBS: Grup B streptokok) Anti- T. vajinalis etkisi


              Shahdad ekstraktının maksimum GI %'si 24, 48 ve 72 saat sonra %81 ± 0,36, %83 ± %0,4 ve 83 ± %0,4 iken, Rudbar-e-Jonub ekstraktının maksimum %GI'si %83 ± 0,6 idi. , 83 ± %0,3 ve %83 ± 0,4 ve Qaleh Ganj ekstraktınınki sırasıyla %80 ± %1, %83 ± %0,3 ve %83 ± %0,4 idi.

              MTZ'nin %GI değeri %100'dü. Üç yerel ırkta 24, 48 ve 72 saatte %GI arasındaki fark anlamlı değildi ( P > 0.05). 48 ve 72 saatte, MTZ ile tüm konsantrasyonlar arasındaki fark önemliydi ( P < 0.05). 24, 48 ve 72. saatlerde üç yerel çeşitte maksimum GI %'si önemli ölçüde farklıydı ve Rudbar-e-Jonub ekstraktının GI'si (%83) diğerlerinden daha yüksekti ( P < 0.05) ( Şekil  .​(Şek.11).

              Şekil l'de gösterildiği gibi​İncir. 2,224, 48 ve 72 saat sonra Shahdad Kına ekstraktının IC50'si sırasıyla 7.54, 4.83 ve 20.54 μg/ml idi. Farklı günlerde Rudbar-e-Jonub ekstraktının IC50'si 5.76, 3.79 ve 5.77 μg/ml ve Qaleh Ganj ekstraktının IC50'si 6.09, 4.08 ve 5.74 μg/ml idi (Şekil 1a).​(İncir. 22).

              Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: 12906_2022_3676_Fig2_HTML.jpg

              İncir. 2
              Kına yerel çeşitlerinin özlerinin konsantrasyonunun logaritmasına (Log) karşı T. vaginalis'in büyüme önleyici yüzdesi (%GI) . %GI: parazitin büyümesini engelleyen yüzdesi

              Shahdad ekstraktının maksimum GI %'si 24, 48 ve 72 saat sonra %81 ± 0,36, %83 ± %0,4 ve 83 ± %0,4 iken, Rudbar-e-Jonub ekstraktının maksimum %GI'si %83 ± 0,6 idi. , 83 ± %0,3 ve %83 ± 0,4 ve Qaleh Ganj ekstraktınınki sırasıyla %80 ± %1, %83 ± %0,3 ve %83 ± %0,4 idi.

              T. vaginalis'in %GI'sini karşılaştırmanın sonuçları, Şekil 2'de görülebilir.​Şek. 33.
              Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı: 12906_2022_3676_Fig3_HTML.jpg
              Şek. 3
              Kına yerel çeşitleri özütünün inhibitör etkileri, Shahdad (SH1-SH13: 0,013–26,6 μg/ml), Qaleh Ganj (GH1-GH13: 0,013–26,6 μg/ml), Rudbar-e-Jonub (R1-R13: 0,013–26,6) μg/ml) ve Metronidazol (50 μg/ml) T. vajinalis gelişimi üzerine farklı konsantrasyonlarda ve inkübasyon sürelerinde. %GI: parazitin büyümesini engelleyen yüzdesi

              Git: Tartışmalar


              L. inermis'in farklı yerel çeşitlerinin GBS ve P. auroginosa'ya karşı çeşitli etkileri olduğunu bulduk . Shahdad, Rudbar ve Qaleh Ganj'ın P. auroginosa'ya karşı MİK değerleri sırasıyla 5, 15 ve 7,5 μg/ml idi (Tablo​(Tablo 2).2). Rudbar-e-Jonub yerel çeşidi, GBS'ye karşı 4 μg/ml'de antimikrobiyal bir etki gösterdi ancak diğer yerel türlere göre daha küçük bir GI çapına sahipti. Bununla birlikte, 4 μg/ml'de Qaleh Ganj yerel çeşidi, GBS'ye karşı bir antimikrobiyal etki gösterdi ancak diğer yerel çeşitlerden daha büyük bir GI çapına sahipti. Ayrıca, Qaleh Ganj yerel ırkı, GBS'ye karşı P. auroginosa'dan daha büyük bir GI'ye sahipti (Tablolar​(Tablolar11Ve​ve 2).2). P. aeruginosa, özel yetiştirme koşullarına ihtiyaç duymayan, titiz olmayan bir mikroorganizmadır. Bu bakteri, özellikle bağışıklığı baskılanmış hastaları etkileyen, fermente olmayan Gram negatif bakteriler arasında yaygın bir enfeksiyon nedenidir. Artan direnç prevalansı, uzun süreli tedaviye ve yüksek mortaliteye yol açar [ 24 ]. Habbal ve ark. farklı kına yerel çeşitlerinin P. auroginosa'ya karşı diğer mikroorganizmalardan daha yüksek antimikrobiyal etkilere sahip olduğunu bildirmiştir [ 25 ].

              Üç yerel çeşit arasında Qaleh Ganj daha yüksek ve Rudbar-e-Jonub daha düşük toplam fenol içeriğine sahipti. Kınadaki fenolik içerik ferulik asit, gallik asit ve luteolindir [ 26 ]. Bir flavon olarak luteolin (3,4,5,7-tetrahidroksiflavon), bitkilerde sekonder bir metabolit olarak yüksek oranda bulunur. Antiinflamatuar, antikanser, antialerjik, antioksidan ve antimikrobiyal gibi birçok farmakolojik özelliği vardır. Staphylococcus aureus, Bacillus subtilis, Escherichia coli , Listeria monocytogenes ve Pseudomonas fluorescens'e karşı uygun antibakteriyel aktivite gösterir [ 27 ] .

              Bu çalışmada, Shahdad ve Qaleh Ganj yerel çeşitleri Gram-negatif bakterilere karşı Gram-pozitif bakterilere göre daha büyük bir antibakteriyel etkiye sahipti. Bu etki Lawson ile ilgili olabilir. Lawson (2-hidroksi 1,4 naftokinon), kınada bulunan bir naftokinondur. Gram negatif bakteriler, hücre duvarları nedeniyle antimikrobiyal ajanlara Gram pozitif bakterilere göre daha dirençlidir. Gram-pozitif bakteriler, sitoplazmik bir zarı çevreleyen birbirine bağlı peptidoglikan katmanları ile gözenekli ve kalın bir hücre duvarına sahipken, Gram-negatif bakteriler daha ince bir peptidoglikan katmanına, bir dış zara ve bir sitoplazmik zara sahiptir. Gram-pozitif bakteriler, gözenekli bir peptidoglikan tabakasına ve ayrıca tek bir lipit çift tabakasına sahiptir.28 ].

              Fenolik bileşiklerin hidroksil (−OH) grubu muhtemelen bakteriyel inhibisyona neden olur ve çift bağlar (konum ve sayı) antimikrobiyal etkiye neden olabilir. Naftokinon yapısının bir parçası olarak aromatik bir halkadaki iki karbonil grubu, antimikrobiyal etkileri tanımlayabilir. Bu hipotez, reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretimi ve proteinler, DNA ve lipitler gibi makromoleküllerin hasarı ile 2-hidroksi-1,4-naftakinondaki kinon yapısının oksijen indirgeme aktivitesi ile desteklenmektedir [ 29]. Kimyasal bileşikler, enfeksiyona neden olan bakteri hücrelerini hedef alır; ROS üretimi apoptozda önemli bir süreçtir. Bu tür antibakteriyel ajanların mekanizması, artan ROS üretimi ve sonuç olarak apoptotik hücre ölümüdür. ROS üretme yeteneği ile ilgili olarak, naftokinon analogları, enfekte olmuş hücreler için çok sitotoksiktir ve hücre büyümesi ve apoptoz ile ilgili hücresel enzimleri kısıtlama yeteneğine sahiptir [ 30 ].

              Paiva ve ark. 2003 yılında bir naftokinon olan Plambajine'in Psudomunas , Basilus sabtilis , Proteus vulgaris ve Candida'ya karşı antimikrobiyal etkisi olduğunu bildirmiştir [ 31 ]. Karkare ve ark. 2013 yılında bir naftokinon olan Diosperin'in DNA giraz inhibisyonu yoluyla Mycobacterium tuberclusis'i inhibe ettiğini bildirmiştir [ 32 ].

              Biyotik/abiyotik stres koşulları altında, bitkilerin kompozisyonu ve özleri değişir ve aynı mikroorganizmalar üzerinde farklı etkilere sahip olmalarına neden olur [
              33 ]. Kerman ilindeki iklim çeşitliliği nedeniyle, farklı kına çeşitlerinin toplam fenol ve Lawson içeriği farklıdır; dolayısıyla mikroorganizmalar üzerinde farklı etkileri vardır. Bu çalışmada, Qaleh Ganj ekstresi GBS'ye karşı daha büyük bir GI çapına sahipti ve Shahdad ekstresi, P. auroginosa'ya karşı daha büyük bir GI çapı gösterdi .

              Anti- Trichomonas etkinliğinin sonuçlarına göre , değerlendirilen tüm ekstraktlar , inkübasyonun 24, 48 ve 72 saatinden sonra doza bağlı olarak T. vaginalis trofozoitlerinin büyümesini önlemede etkinlik göstermiştir . Ayrıca Rudbar-e-Jonub kınası, 24 saat sonra T. vaginalis'in trofozoitleri için daha düşük IC50 değerleri nedeniyle önemli ölçüde daha fazla etkinlik gösterdi ( P < 0.05) (Şekil.
              ​(İncir. 22).

              Shahdad, Rudbar-e-Jonub ve Qaleh Ganj yerel ırklarının maksimum GI %'si 48 saat sonra sırasıyla %81, %83 ve %80'di (Şekil 1b).
              ​(İncir. 2).2). Rudbar-e-Jonub ekstraktının %GI değeri, 24, 48 ve 72 saat sonra diğer iki yerel çeşitle karşılaştırıldığında önemli ölçüde farklıydı; ancak Rudbar'daki toplam fenol diğerlerinden önemli ölçüde daha düşüktü ( P  < 0.05). Bu nedenle, kınanın diğer bileşenlerinin onun anti-Trichomunas etkisinde rolü vardır.

              Çoklu ilaç direnci, son yıllarda insan ölümlerinin nedenlerinden biridir. Bakteriler, parazitler ve mantarlar mevcut antibiyotiklere karşı çok sayıda direnç mekanizmasına sahiptir ve bu da hastaların sağlığı üzerinde ciddi etkilere neden olur. Ek olarak, sentetik kimyasalların mikroorganizmaları kontrol etmek için kullanımı, çevresel ve kanserojen etkileri ve akut toksisitesi nedeniyle hala sınırlıdır. Bu nedenle, bilim camiasında çoklu ilaç direnciyle başa çıkmak için acilen yeni antibiyotiklere yönelik bir talep ortaya çıkıyor. Bitkilerden elde edilen terapötik ajanlar, bulaşıcı hastalıkları tedavi etmek için uzun zamandır potansiyel bir doğal kaynak olarak ortaya çıkmıştır [
              34 , 35 ]. Bazı çalışmalar , Atalantia sessiflora [ 35] gibi uçucu yağların anti- Trichomonas etkisini bildirmiştir., 36 ]. Motazedian ve ark. ve Serakta ve ark. kına özünün anti-leishmania etkisini ilan etti [ 37 , 38 ]. Kınanın etil özü (33 mg/L) ve petrol eteri özü (27 mg/L) falciparum önleyici etkiye sahiptir [ 39 ].

              Bu çalışmada ekstrakt daha fazla çözünmedi, aksi takdirde daha yüksek bir GI gösterebilirdi. 72 saat sonra Shahdad ekstraktının IC50'si diğerlerinden daha fazlaydı. Bu farktan sorumlu bileşenlerin saptanması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.


              Git: sınırlamalar


              Bu çalışmanın en önemli kısıtlılığı, daha konsantre bir ekstrakt solüsyonu hazırlamanın imkansızlığıydı.

              Git: Sonuçlar


              Farklı iklimler ve coğrafi bölgeler, farklı kına yerel çeşitlerinde sekonder metabolitlerin miktarında değişikliklere neden olur ve bu değişiklikler, bu çalışmada bitkinin antimikrobiyal ve antiparazitik etkilerini etkilemiştir.

              Git: teşekkürler


              Yazarlar, Shahid Sadoughi Tıp Bilimleri Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Yezd, İran'a teşekkür etmek isterler.

              Git: Kısaltmalar
              GBS B Streptokok
              GA gallik asit
              MH Mueller Hinton çorbası
              PBS Fosfat tamponlu salin
              GI % Büyümeyi engelleyen yüzde
              Git: Yazar katkıları


              Mehdi Fattahi-Bafghi, çalışmanın tasarımında ve makalenin hazırlanmasında yer aldı. Farzaneh Mirzaie, tasarım ve veri toplamaya katkıda bulundu. Sara Salary, veri toplama ve makalenin hazırlanmasında yer aldı. Heidar Meftahizadeh, verilerin tasarımına ve toplanmasına katkıda bulunmuştur. Hamed Mahmoodian veri analizinde yer aldı. Rahele Zareshahi, tasarım ve veri toplamaya katkıda bulundu ve çalışmayı hazırladı. Tüm yazarlar taslağı inceledi ve onayladı. Tüm yazarlar, her ikisinin de yazarın kendi katkılarından ve çalışmanın herhangi bir bölümünün doğruluğu veya bütünlüğü ile ilgili sorulardan kişisel olarak sorumlu olduğunu kabul eder.

              Git: Finansman


              Bu çalışma Shahid Sadoughi Tıp Bilimleri Üniversitesi Araştırma Komitesi [hibe numarası: 7041] tarafından desteklenmiştir.

              Git: Veri ve materyallerin mevcudiyeti


              Mevcut çalışma sırasında kullanılan ve/veya analiz edilen veri setleri, makul talep üzerine ilgili yazardan temin edilebilir.

              Git: Beyannameler

              Etik onay ve katılım onayı
              Bu araştırmada oluşturulan protokol, Shahid Sadoughi Tıp Bilimleri Üniversitesi (Yazd, İran) Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır, Onay Numarası: IR.SSU.MEDICINE.REC.1398.338.

              yayın izni
              NA.

              Rekabet eden çıkarlar
              Hiçbiri.

              Git: Dipnotlar




              Yayıncının Notu

              Springer Nature, yayınlanan haritalardaki ve kurumsal bağlantılardaki yetki iddiaları konusunda tarafsız kalır.



              Git: Katılımcı Bilgileri


              M. Fatahi Bafghi, E-posta: ri.ca.uss@ihatafidhem .

              S. Maaş, E-posta: moc.liamg@49arasyralas .

              F. Mirzaei, E-posta: moc.oohay@5102henazraf.ieazrim .

              H. Mahmoodian, E-posta: moc.oohay@naidoomham_demaH .

              H. Meftahizade, E-posta: ri.ca.nakadra@edazihatfemH .

              R. Zareshahi, E-posta: moc.liamg@ihahseraz.elehaR .

              Git: Referanslar

              1. Mickymaray S, Al Aboody MS, Rath PK, Annamalai P, Nooruddin T. Seçilmiş Hint şifalı bitkilerinin taranması ve antibakteriyel etkinliği. Asya Pac J Trop Biomed. 2016; 6 :185–191. doi: 10.1016/j.apjtb.2015.12.005. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              2. Al-Snai A. Antibakteriyel etkiye sahip Irak şifalı bitkileri-inceleme. IOSR J Ecz. 2019; 9 :22–103. [ Google Akademik ]
              3. Senthinath T, Revathi P, Rath P, Suresh M, Vigneshwari R, Uma A, Subramanian P, Moorthy K, Thajuddin N. Tamil nadu, Hindistan'ın kırsal ve kentsel merkezlerinde üçüncü nesil sefalosporinlere antimikrobiyal dirençli gram negatif bakteri paterni . Int J Biol Technol. 2012; 3 :32–38. [ Google Akademik ]
              4. Al-Snafi A. Lawsonia inermis üzerine bir inceleme: potansiyel bir şifalı bitki. Int J Curr Ecz. Arş. 2019; 11 :1–13. [ Google Akademik ]
              5. AP, Farahbakhsh H. Henna (Teorik ve işlevsel çalışmalar) Esfahan: Jahad-e-Daneshgahi; 2019. [ Google Akademik ]
              6. Chaudhary G, Goyal S, Poonia P. Lawsonia inermis Linnaeus: fitofarmakolojik bir inceleme. Int J Pharm Sci Drug Res. 2010; 2 :91–98. [ Google Akademik ]
              7. Borade AŞ, Kale BN, Shete RV. Lawsonia inermis (Linn.) üzerine bir fitofarmakolojik inceleme Int J Pharm Life Sci. 2011; 2 :536–541. [ Google Akademik ]
              8. Zümrütdal E, Özaslan M. Şifalı bitkiler için mucize bitki; kına (Lawsonia inermis) Int J Pharmacol. 2012; 8 :483–489. doi: 10.3923/ijp.2012.483.489. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              9. Khazaeli P, Mehrabani M, Mosadegh A, Bios S, Moshafi MH. Bir Persion ilaç ürünü olan kına (Lawsonia Inermis) yağındaki luteolin'in HPTLC ile tanımlanması ve antimikrobiyal etkilerinin değerlendirilmesi. Res J Eczacılık. 2019; 6 :51–55. [ Google Akademik ]
              10. Ortiz-de la Tabla V, Gutiérrez F. Servisit: Etiyoloji, tanı ve tedavi. Enfermedades infecciosas y microbiologia Clinicala (İngilizce baskı) 2019; 37 :661–667. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
              11. Vander H, Prabha V. Fare vajinasının Pseudomonas aeruginosa ile kolonizasyonu: Kısırlık için makul bir açıklama. Mikrob Patog. 2019; 134 :103602. doi: 10.1016/j.micpath.2019.103602. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              12. Raabe VN, Shane AL. Grup B streptokok (Streptococcus agalactiae) . Gram Pozitif Patojenler. Mikrobiyoloji Spektr. 2019;7(2): 228–38. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ]
              13. Edward M, Baker C. Streptococcus agalactia (grup B Streptococcus) İçinde: Mandell GL, Bennett JE, Dolin R, editörler. Enfeksiyon hastalıklarının ilkeleri ve uygulamaları. Philadelphia: Elsevier, Churchill Livingstone; 2010. [ Google Akademik ]
              14. Furfaro LL, Chang BJ, Payne MS. Perinatal Streptococcus agalactiae epidemiyolojisi ve sürveyans hedefleri. Clin Microbiol Rev. 2018; 31 :e00049–e00018. doi: 10.1128/CMR.00049-18. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              15. Phares CR, Lynfield R, Farley MM, Mohle-Boetani J, Harrison LH, Petit S, Craig AS, Schaffner W, Zansky SM, Gershman K. Amerika Birleşik Devletleri'nde invaziv grup B streptokok hastalığının epidemiyolojisi, 1999-2005. Jama. 2008; 299 :2056–2065. doi: 10.1001/jama.299.17.2056. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              16. Diggle SP, Whiteley M. Mikrop profili: Pseudomonas aeruginosa: fırsatçı patojen ve laboratuvar faresi. Mikrobiyoloji. 2020; 166 :30. doi: 10.1099/mic.0.000860. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              17. Bassetti M, Vena A, Croxatto A, Righi E, Guery B. Pseudomonas aeruginosa enfeksiyonları nasıl yönetilir . Uyuşturucu Bağlamı. 2018; 7 :212527. doi: 10.7573/dic.212527. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              18. Neves PR, McCulloch JA, Mamizuka EM, Lincopan N. PSEUDOMONAS | Pseudomonas aeruginosa . İçinde: Gıda Mikrobiyolojisi Ansiklopedisi (İkinci Baskı). edn. Batt CA, Tortorello ML tarafından düzenlenmiştir. Oxford: Akademik Basın; 2014:253-260.
              19. Edwards T, Burke P, Smalley H, Hobbs G. Trichomonas vaginalis: klinik alaka düzeyi, patojenite ve tanı. Crit Rev Microbiol. 2016; 42 :406–417. doi: 10.3109/1040841X.2015.1105782. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              20. Solikhah TI, Setiawan B, Ismukada DR. Alloksan kaynaklı diyabetik farelerde maserasyon yöntemiyle izole edilen papaya yaprağı ekstraktının (Carica Papaya L.) antidiyabetik aktivitesi. Sistem Rev Ecz. 2020; 11 :774–778. [ Google Akademik ]
              21. Raju GS, Moghal MR, Dewan SMR, Amin MN, Billah M. Fito bileşenlerin karakterizasyonu ve Solanum violaceum Ortega'nın toplam fenolik içeriği, antelmintik ve antimikrobiyal aktivitelerinin değerlendirilmesi. Avicenna J Phytomed. 2013; 3 :313. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              22. Klinik, Enstitü LS . Aerobik olarak büyüyen bakteriler için seyreltme antimikrobiyal duyarlılık testleri için yöntemler; onaylı standart Wayne: Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü; 2012. [ Google Akademik ]
              23. Rocha DAS, de Andrade RI, de Souza W, Benchimol M. Miltefosinin etkisinin trikomonas vajinalis üzerinde değerlendirilmesi. Parazitol Res. 2014; 113 :1041–1047. doi: 10.1007/s00436-013-3738-z. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              24. Behzadi P, Baráth Z, Gajdács M. Çevreci olmak kolay değil: çoklu ilaca dirençli Pseudomonas aeruginosa'nın mikrobiyolojisi, virülansı ve terapötik beklentileri üzerine anlatısal bir inceleme . Antibiyotikler (Basel) 2021; 10:42 . doi: 10.3390/antibiyotikler10010042. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              25. Habbal O, Hasson S, El-Hag A, Al-Mahrooqi Z, Al-Hashmi N, Al-Bimani Z, Al-Balushi M, Al-Jabri A. Lawsonia inermis Linn'in (kına) Pseudomonas aeruginosa'ya karşı antibakteriyel aktivitesi . Asya Pac J Trop Biomed. 2011; 1 :173–176. doi: 10.1016/S2221-1691(11)60021-X. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              26. Khantamat O, Dukaew N, Karinchai J, Chewonarin T, Pitchakarn P, Temviriyanukul P. Thai kınasının (Lawsonia inermis Linn.) sulu ekstraktının güvenlik ve biyoaktivite değerlendirmesi Leaf J Toxicol Environ Health A. 2021; 84 :298–312. doi: 10.1080/15287394.2020.1866129. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              27. Guo Y, Liu Y, Zhang Z, Chen M, Zhang D, Tian C, Liu M, Jiang G. Luteolin'in Trueperella pyogenes'e karşı antibakteriyel aktivitesi ve etki mekanizması. Uyuşturucu Direncini Etkileyin. 2020; 13 :1697. doi: 10.2147/IDR.S253363. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              28. F Sperandio F, Huang YY, R Hamblin M. Gram negatif bakterileri öldürmek için antimikrobiyal fotodinamik terapi. Son Pat Antiinfect Drug Discover. 2013; 8 :108–120. doi: 10.2174/1574891X113089990012. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              29. Macé S, Truelstrup Hansen L, Rupasinghe H. Streptococcus pyogenes'e karşı fenolik bileşiklerin anti-bakteriyel aktivitesi. İlaçlar. 2017; 4:25 . doi: 10.3390/medicines4020025. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              30. Ravichandiran P, Sheet S, Premnath D, Kim AR, Yoo DJ. 1, 4-naftokinon analogları: güçlü antibakteriyel maddeler ve etki şekli değerlendirmesi. moleküller. 2019; 24 :1437. doi: 10.3390/moleküller24071437. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              31. Paiva SR, Figueiredo MR, Aragão TV, Kaplan MAC. Plumbago türlerinden izole edilen plumbaginin in vitro antimikrobiyal aktivitesi. Anılar Instituto Oswaldo Cruz. 2003; 98 :959–961. doi: 10.1590/S0074-02762003000700017. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              32. Karkare S, Chung TT, Collin F, Mitchenall LA, McKay AR, Greive SJ, Meyer JJ, Lall N, Maxwell A. Naftokinon diospirin, yeni bir etki mekanizmasına sahip bir DNA giraz inhibitörüdür. J Biol Chem. 2013; 288 :5149–5156. doi: 10.1074/jbc.M112.419069. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              33. Naemi F, Asghari G, Yousofi H, Yousefi HA. Rheum ribes L. ekstraktlarının uçucu yağının kimyasal bileşimi ve yaprak, gövde ve çiçeğin anti trichomonas aktivitesi. Avicenna J Phytomed. 2014; 4 :191–199. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              34. Saghafi F, Mirzaie F, Gorji E, Nabimeybodi R, Fattahi M, Mahmodian H, Zareshahi R. Rosa Damascena değirmen yaprağı yağının (bir fars tıbbı ürünü), sulu ve hidroalkolik ekstraktlarının antibakteriyel ve anti-trikomonas vajinalis etkileri. BMC Tamamlayıcı Med Ther. 2021; 21 :265. doi: 10.1186/s12906-021-03434-8. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              35. Trong Le N, Viet Ho D, Quoc Doan T, Tuan Le A, Raal A, Usai D, Madeddu S, Marchetti M, Usai M, Rappelli P, et al. Vietnam'da Leoheo domatiophorus Chaowasku, DT Ngo ve HT Le'nin yapraklarından ekstrakte edilen esansiyel yağın in vitro antimikrobiyal aktivitesi. Bitkiler (Basel, İsviçre) 2020; 9 :453. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              36. Nhan Trong Le MGD, Ho DV, Doan TQ, Le AT, Raal A, Usai D, Sanna G, Marchetti M, Usai M, Diaz N, Rappelli P, Zanetti S, Cappuccinelli P, Nguyen HT. Atalantia sessiflora Guillauminin Vietnam yapraklarından elde edilen uçucu yağın biyolojik aktiviteleri. J Geliştirme Ülkelerini Etkileyin. 2020; 14 :1054–1064. doi: 10.3855/jidc.12469. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              37. Motazedian MH, Mikaeili F, Mohebali M, Miri R, Habibi P, Kamarloie S. Lowsonia inermis ve Cedrus libani'nin Leishmania majör promastigotları üzerindeki antileishmanial effects: an in vitro study. J Parazit Dis. 2017; 41 :375–379. doi: 10.1007/s12639-016-0809-y. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              38. Serakta M, Djerrou Z, Mansour-Djaalab H, Kahlouche-Riachi F, Hamimed S, Trifa W, Belkhiri A, Edikra ​​N, Pacha YH. Cezayir'de yetişen bazı bitkilerin antileishmanial aktivitesi: Juglans regia, Lawsonia inermis ve Salvia officinalis. Afr J Geleneksel Tamamlayıcı Altern Med. 2013; 10 :427–430. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
              39. Babili F, Valentin A, Chatelain C. Lawsonia inermis: anatomisi ve antimalarial, antioksidan ve insan meme kanseri hücreleri MCF7 aktiviteleri. Farmasötik Anal Açta. 2013; 4 :2. doi: 10.4172/2153-2435.1000203. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
              Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
              Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

              Yorum yap


              • #8
                Kına Neyden Yapılır? Kına Nasıl Elde Edilir ve Üretilir, Hammaddesi Nedir?

                Kına, geçmişten günümüze kültürümüzün önemli bir geleneğidir. Kına neyden yapılır sorusu da toplumumuzda merak edilen sorulardan biridir. Kına neyden elde edilir ve nasıl üretilir sorusunu incelediğinizde karşınıza çok ilginç bilgiler çıkacaktır. Kına hangi yapraktan yapılır konusu da incelenmesi gereken sorulardan biridir. Kınanın hammaddesi ile ilgili merak ettiğiniz soruları sizler için araştırdık.

                Kına, bitkisel bir üründür. Kına neyden yapılır araştırmasında bu sonuca ulaşacaksınız. Kına neyden elde edilir ve nasıl üretilir sorusunu araştırarak kınanın özelliklerini de öğreneceksiniz. Kına, bir aracın yapraklarından elde edilir. Peki, kına hangi yapraktan yapılır? Kına, İslam kültüründe de önemli bir yere sahiptir. Kınanın hammaddesi ile ilgili merak ettiğiniz soruların cevapları yazımızın devamında. Kına Neyden Yapılır?


                Kına, doğal güzellik için kullanıldığı gibi insan sağlığı için de çok önemli bir bitkidir. Uygulandığı dokuya kızıl renk veren kına, doğal bir boya maddesi olarak da kullanılır. Kına özellikle kadınların süslenme ve makyaj için kullandığı bir üründür. Kına ağacının anavatanı Hindistan'dır. Bunun yanında Arabistan ve Akdeniz ikliminin hâkim olduğu coğrafyada kınanın yaygın şekilde yetiştiğini de görebilirsiniz. Kına ağacının yaprakları kurutulur ve toz haline getirilerek evlerde kullanılan kına elde edilir. Ticari alanda iki tür kına türü karşınıza çıkar. Bunlar esmer ve yeşil kınadır. Yeşil kınalar genellikle doğal olmayan, katkı maddesi ile renklendirilmiş bir kına türüdür. Kına ağacının Latince ismi Cinchona Pubescens'dir. Kınanın Hammaddesi


                Kına ağacının hammaddesi kına ağacıdır. Turuncunun kızıla çalan bir tonu olan kınanın kendine has bir kokusu da vardır. Kına cilt ve saç bakımında yaygın olarak kullanılır. Kına ağacının yaprakları kurutulup toz haline getirilerek elde edilen kına, su ile karıştırılarak deriye uygulanır. Birçok cilt hastalığının tedavisinde de kınanın mucizevî etkisinden istifade edilir.

                Kına ağacı botanik bahçelerin yanı sıra evlerde süs bitkisi olarak da yetiştirilebilir. Sıcağı seven bir bitki olan kına ağacı, bakımı kolay bir ağaçtır. Kınanın faydalarına da değinmek istiyoruz. Kınanın faydaları aşağıdaki şekilde sıralanabilir.
                • Kas kasılmalarının tedavisinde çok etkilidir.
                • Kına çiçeğinden elde edilen kına yağı, epilepsi tedavisinde kullanılır.
                • Giyeceklerdeki güvelerin yok edilmesinde kına çiçeği çok etkilidir.
                • Deri sarkmalarının önlenmesini sağlar.
                • Ayak terlemelerinin tedavisinde önemli bir role sahiptir.
                • Egzama ve uyuz hastalığının tedavi edilmesinde kullanılır.
                • Deri çatlakları ve ağız yaralanmalarında etkilidir.
                • Ağrı kesici özelliğe sahiptir.
                • Kuvvet vericidir.
                • Kan yapıcı özelliği vardır.
                • Kalp ritim bozukluklarına iyi gelir.
                • Cilt kaşıntılarını giderici etkisi vardır.
                • Vücut yorgunluğu ve halsizliğin giderilmesinde etkilidir.

                Kına tozu, kına çiçeği ve kına ağacının faydaları yukarıdakilerle sınırlı değildir. Kınanın yukarıda değinilmeyen çok sayıda faydası vardır. Bu kapsamda yapılan bilimsel çalışmaların da her geçen gün arttığı bilinmektedir.
                Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
                Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

                Yorum yap


                • #9
                  Antik bitkiler Lawsonia inermis ve Ziziphus spina christi'nin anti- Candida aktivitelerinin ağız boşluğundan izole edilen Candida türlerinde antifungal ilaçlar ile karşılaştırılması

                  Meryem Merdani , Paris Badiee , 1 Mahnaz Gharibnavaz , AmirReza Jassebi , 2 Hadis Jafarian , 1 ve Fatemeh Ghassemi 1
                  Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                  Ağız ve Diş Hastalıkları Araştırma Merkezi, Diş Hekimliği Fakültesi, Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi, Şiraz, İran
                  1 Prof. Alborzi Klinik Mikrobiyoloji Araştırma Merkezi, Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi, Şiraz, İran
                  2 Tıbbi ve Doğal Ürünler Kimyası Araştırma Merkezi, Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi, Şiraz, İran
                  Yazışma Adresi: Prof. Parisa Badiee, Alborzi Klinik Mikrobiyoloji Araştırma Merkezi, Namazee Hastanesi Zand Ave, Şiraz, İran. E-posta: moc.liamg@peeidab
                  Git: Soyut

                  Bağlam:

                  Tıbbi bitkilerin, antifungal ajanlara kıyasla daha az yan etkiye sahip olduğu bildirilmektedir. Amaçları:

                  Bu çalışma , karaciğer nakli hastalarının ağız boşluğundan izole edilen Candida türleri üzerinde kliniklerde kullanılan iki rutin antifungal ajan ile iki şifalı bitkinin anti- Candida aktivitesini karşılaştırmak için tasarlanmıştır . Konular ve yöntemler:

                  Lawsonia inermis yaprağı ve Ziziphus spina christi olgunlaşmamış ve olgun meyvenin (İran'ın güneyinden toplanan) etanol ekstraktlarının nistatin ve flukonazole karşı anti- Candida aktiviteleri CLSI M27-A3 standart yöntemi kullanılarak değerlendirildi. Sonuçlar:

                  Candida albicans'ta L. inermis , olgun Ziziphus spina christi ve olgunlaşmamış meyveler için minimum inhibitör konsantrasyon (MIC) 90 değerleri 0,1 μg/mL, 25 μg/mL ve 0,1 μg/mL ve Candida glabrata'da 0,05 μg/mL idi. mL, 25 μg/mL ve 0,05 μg/mL sırasıyla. Nistatin için MIC90 değeri her iki türde de 0,035 μg/mL, ancak flukonazol için MIC90 değeri C. albicans'ta 0,5 μg/mL ve C. glabrata'da 2 μg/mL idi. Çözüm:

                  Ziziphus spina christi ve L. inermis'in olgunlaşmamış meyveleri, Candida türleri üzerinde flukonazolden daha etkili bulunmuştur . Ziziphus spina christi olgunlaşmamış meyvesi ve L. inermis yaprağı, potansiyel bir Candida önleyici aktiviteye sahiptir ve Candida enfeksiyonlarını önlemek ve tedavi etmek için yeni bir gargara maddesi olarak kabul edilebilir . İnsanlarda kullanımları için bu ekstraktların farmakokinetiği ve toksisiteleri ile ilgili daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

                  Anahtar Kelimeler: Candida , flukonazol, Lawsonia inermis , nistatin, Ziziphus spina christi
                  Git: GİRİİŞ

                  Bitkisel ilaçlar, yeni antimikrobiyal ajanlar için değerli bir kaynak sağladıkları gerekçesiyle dünyada çok popülerdir.[ 1 , 2 ] İnsanlık tarihinde uzun bir süredir kullanılmaktadır ve dünya nüfusunun %57'si şifalı bitkiler kullanmaktadır. [ 3 ] Şifalı bitkiler, güvenlikleri, düşük maliyetleri ve sınırlı yan etkileri nedeniyle sentetik ilaçlara kıyasla daha faydalı bulunmuştur. [ 4 ] Bitkisel bitkilerin AIDS, kanser, sıtma ve kronik tedavi edici özellikleri şikayetler bildirilmiştir.[ 5 , 6 ] Ayrıca, bazı uçucu yağların kök kanallarında kabul edilebilir bir antifungal etkisi vardır.[ 7 ]

                  Candida türleri, insanlarda, özellikle nakil alıcıları ve diyabet, kserostomi, yetersiz beslenme, malignite ve zayıf ağız hijyeni gibi bağışıklığı baskılanmış hastalarda mukokutanöz ve sistemik bozukluklar yaratan patojenik organizmadır.[ 8 , 9 ] Oral kandidiyazis ağrıya , disfajiye neden olabilir , tat kaybı, yanma ve gıda hassasiyeti[ 10 ] ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda sistemik kandidiyazis için risk faktörüdür. Son araştırmalar, invaziv mantar enfeksiyonlarının, antifungal profilaksi olmadan karaciğer nakli alıcılarının (LTR'ler) %36–50'sinde meydana geldiğini ve %25–90 ölüm oranıyla ortaya çıktığını ortaya koydu.[11 , 12 ] Candida ( C ) albicansen yaygın mantardır ve Candida glabrata, enfekte hastaların ağız boşluğundan izole edilen diğer yaygın Candida türüdür.[ 13 ] Hem C. albicans hem de C. glabrata türlerinde antifungal direnç olduğuna dair raporlar vardır .[ 13 , 14 ] Orada daha az toksisiteye ve daha yüksek etkinliğe sahip yeni anti- Candida bileşiklerine ihtiyaç duyulmaktadır .

                  Bu çalışmanın amacı, Ziziphus (Z) spina Christi meyvelerinin (olgunlaşmamış ve olgun) ve Lawsonia (L) inermis yaprağının C. albicans ve C. glabrata üzerindeki antifungal aktivitesini iki yaygın antifungal ilaç olan nistatin ve flukonazol ile karşılaştırmaktı. LTR'lerin ağız boşluğundan izole edilen türler.

                  Git: KONULAR VE YÖNTEMLER

                  Ekstraktların hazırlanması

                  L. inermis yaprakları ve Z. spina christi meyveleri (olgunlaşmamış ve olgunlaşmış) Güney İran'dan toplandı ve Şiraz, İran, Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi Tıbbi ve Doğal Ürünler Kimya Araştırma Merkezi tarafından tanımlandı. Bitki materyalleri oda sıcaklığında kurutuldu ve ince toz haline getirildi. Tozlar (300 gram) 3 litre etanol (%80, v/v) içinde oda sıcaklığında 48 saat yumuşatıldı. Ekstraktlar, Whatman No 1 filtre kağıtları (Whatman, ABD) ile donatılmış filtre hunileri ile filtrelendi. Ekstreler, 40°C–50°C'ye ayarlanmış bir EYELA döner buharlaştırıcı (N-1000, Japonya) kullanılarak konsantre edildi ve Edwards dondurarak kurutucu (Edwards High Vakum International Crawley, Sussex, İngiltere) kullanılarak dondurularak kurutuldu. Hastalar ve örnekleme

                  Çalışma, önceki çalışmamızda kaydedilen LTR'lerden izole edilen Candida türleri üzerinde yapılmıştır .[ 15 ] Örnekler, steril bir sürüntü ile ovularak damak, dil, diş etleri ve dişlerden sağlanmıştır. İzolatlara paralel olarak standart C. glabrata ATCC2001 suşu kullanıldı. Minimum inhibitör konsantrasyonun değerlendirilmesi

                  Hastalardan izole edilen 51 C. albicans ve sekiz C. glabrata'nın saflığını değerlendirmek için , tüm türler patates dekstroz agarda (Oxoid Ltd; Basingstoke, Hampshire, İngiltere) kültürlendi (iki kez). Flukonazol, nistatin, L. inermis yaprakları ve Z. spina chiristi meyve özlerinin (olgun ve olgunlaşmamış) C. albicans ve C. glabrata (en çok izole edilen mayalar) üzerindeki antifungal aktivitesi CLSI M27-A3 standart yöntemine göre değerlendirilmiştir. [ 16 ] Her Candida için 0.5 McFarland'a eşit dilüsyon hazırlandı .türler. Her ekstrakt için 1 mg/ml'ye eşit dilüsyon hazırlandı ve 0/2 μm filtre kağıdı (Sartorius, Almanya) ile süzüldü. MOPS tamponu (Sigma, Almanya) ile PH 7.0'a tamponlanmış yüz mikrolitre RPMI 1640 suyu (Sigma Chemical Co, Almanya), 96 oyuklu plakaların her bir oyuğuna döküldü. Kuyucukların ilk kolonuna her bir ekstrakttan 100 µL ilave edilerek RPMI ile karıştırılarak seri dilüsyon hazırlandı. Daha sonra, negatif kontroller hariç her kuyucuğa 100 μL standart ve izole Candida süspansiyonlarından 0.5 McFarland eklendi. Toplamda, her ekstrakt, flukonazol ve nistatin için sırasıyla 25–0,05 μL, 64–0,125 μL ve 18–0,035 μL arasındaki konsantrasyonlar kullanıldı. Her seride 11. ve 12 .kuyucuklar sırasıyla özler veya antifungaller ve maya süspansiyonu içermeyen pozitif ve negatif kuyular olarak kabul edildi. Plakalar 24 saat 35°C'de inkübe edildi. Minimum inhibitör konsantrasyon (MIC), pozitif kontrollerle karşılaştırıldığında %50 büyümenin azaldığı en düşük ekstrakt veya antifungal konsantrasyonu olarak tanımlandı. Sonuçlar, üç farklı deneyde kaydedilen ortalama değerler olarak rapor edilir. Minimum fetal konsantrasyonun değerlendirilmesi

                  MFC'yi değerlendirmek için, her bir berrak (görsel büyüme olmadan) homojenleştirilmiş hazne süspansiyonundan 50 ul, üç kopya halinde Sabouraud Dextrose Agar (Merck, Almanya) içeren plakalar üzerinde kültürlendi ve 35°C'de 48 saat inkübe edildi. MFC, pozitif kontrol ile karşılaştırıldığında büyümenin %99.9 inhibisyonuna neden olan en düşük ilaç konsantrasyonu olarak kabul edildi. Bu araştırmalarda, ayrılan her koloni canlı bir hücreye eşdeğerdi (koloni oluşturan birim [CFU]). Farklı konsantrasyonlardaki üç plakadaki ortalama canlı Candida koloni sayıları (CFU/mL), pozitif kontroldeki (ekstraktsız hazne) ortalama canlı mantar sayıları ile karşılaştırıldı. etik hususlar

                  Bu çalışma Helsinki Deklarasyonuna uygun olarak yapıldı ve Şiraz, İran, Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi etik kurulu tarafından onaylandı. İstatistik

                  Sonuçlar SPSS versiyon 16 (Chicago, IL, ABD) ve Mann-Whitney U-testi kullanılarak analiz edildi. P < 0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

                  Git: SONUÇLAR

                  C. albicans ve C. glabrata türleri üzerinde her ekstrakt ve antifungal ajanın (flukonazol ve nistatin) MIC50 ve MIC90 değeri, ortalama ve standart sapması Tablolarda gösterilmiştir.​Tablolar11Ve​ve 2.2. Mann-Whitney testini kullanarak ekstraktların ve antifungal ajanların ortalama MİK değerlerini karşılaştırdık. Z. spina christi'nin olgunlaşmamış ve olgun meyve özlerinin antifungal aktivitesi, iki Candida türüne karşı önemli bir aktivite gösterir ( C. albicans için P < 0.001 ve C. glabrata için P < 0.04 ) ve olgunlaşmamış meyveler olgun olanlardan daha aktiftir. L. inermis yaprağı, Candida türlerine karşı aktivite açısından Z. spina christi'nin olgunlaşmamış meyvesine benzerdi ( C. albicans için P = 0.375 ve C. glabrata için P = 1 ). tablo 1

                  Candida albicans türleri üzerindeki ekstraktların ve antifungallerin minimum inhibitör konsantrasyonu50 ve minimum inhibitör konsantrasyonu90 değerleri

                  Tablo 2

                  Ajanların Candida albicans ve Candida glabrata üzerindeki antifungal aktivitelerinin araçları ve standart dağılımı


                  Nistatin ve ekstraktlar arasındaki karşılaştırma, nistatinin tüm türlere karşı en aktif ajan olduğunu ortaya çıkardı. Ekstraktlar ve flukonazol açısından, Z. spina Christi'nin olgunlaşmamış meyveleri ve L. inermis yaprakları , C. glabrata'da flukonazolden ( P < 0.001) daha aktif olduğunu kanıtladı . Flukonazol, önemli farkla olgun Z. spina Christi meyvelerinden daha aktifti ( C. albicans için P < 0.001 ve C. glabrata için P < 0.043 ). Ekstraktların hiçbiri her iki Candida türü üzerinde fungisidal aktivite göstermedi.

                  Git: TARTIŞMA

                  L. inermis veya kına saç, deri ve tırnakları boyamak için kullanılan bir bitkidir. Literatürde bu bitki için antibakteriyel ve antifungal aktiviteler bildirilmiştir.[ 17 , 18 ] İsa'nın dikeni Hünnap veya sidr olarak bilinen Z. spina -christi, Afrika, Güney Avrupa, Akdeniz, Avustralya, tropikal Amerika, Asya'nın Güneyi ve Doğusu ve Orta Doğu.[ 19 , 20 ] İran geleneksel tıbbında çok popülerdirler.

                  C. albicans , oral kandidiyazisten en sık izole edilen Candida türüdür ve Nazhvani ve ark .[ 15 ] tarafından LTR'lerin ağız boşluklarının %53'ünden kolonizasyon olarak izole edildiği bildirilmiştir. alıcılarda yüksek ölüm oranı.[ 21 ] C. glabrata , sistemik ve mukozal enfeksiyonlara neden olan ve azol antifungal ajanlara doğal direnç gösteren, ağız boşluğunda yaygın bir mantar patojenidir.[ 13 ] Sonuçlarımız, benzer bir anti- Candida büyüme inhibisyonu gösterdi. L. inermis yaprağı ve olgunlaşmamış Z. spina'nın etkileriC. albicans'ta flukonazol ile karşılaştırıldığında Christi . Bu bitkiler, C. glabrata'da flukonazolden daha fazla büyüme önleme etkisi sergiledi. Çalışmamızda her iki Candida türünde L. inermis ve unripe Z. spina Christi için MIC90 değerleri 0,1 μg/ml, flukonazol için C. albicans ve C. glabrata'ya karşı MIC90 değerleri 0,5 μg/ml ve 2 μg/ml, sırasıyla. L. inermis'in alkollü ekstraktlarının Soliman ve diğ . 10 ± 1,3 μg/mL olarak bildirilmiştir.[ 22] Küf mantarları için Fusarium oxysporum ve Aspergillus flavus'ta L. Inermis'in MİK değerleri sırasıyla 12 μg/mL ve 50 μg/ mL olarak bildirilmiştir . C. albicans'ın nistatininkine benzer olduğu bildirilmiştir; ancak, petrol eteri ekstraktı ondan daha aktifti.[ 24 ] Çalışmalar arasındaki fark, ekstraktın türünden (petrol eteri, etanolik, metanolik ve sulu), bitkilerin yetiştiği bölgeden ve mantar popülasyonundan kaynaklanıyor olabilir. incelendi (farklı maya veya küf türleri).

                  Yakın zamanda yapılan bir araştırma , Z. spina -christi meyvesinin antioksidan, hipoglisemik, antienflamatuar ve hipotansif özelliklerini bildirdi .[ 25 ] Z. spina Christi meyvesinin antimikrobiyal etkisinin biyolojik ve kimyasal analizlere göre flavonoidden kaynaklandığı bildirildi. alt fraksiyonlar (rutin, quercetin, myricetin, apigenin, quercetin-3-O-galactoside, luteolin, kaempferol ve kaemferol-3-O-robinoside, apigenin-7-O-lucoside, quercitrin, quercetin, isovitexin, rutin ve quercetin-3- O lucoside-7-O-arabinose rhamnoside).[ 23 ] Ads ve ark.'da Z. spina -christi sapı kabuğunun etanolik ekstrakt fraksiyonlarının etil asetat ve alkalin etil asetat herhangi bir anti- C. albicans göstermediaktivite.[ 26 ] Daha önceki çalışmalarda, olgunlaşmamış ve olgun meyvelerin antifungal aktivitesi ayrı ayrı araştırılmamıştı. Olgunlaşmamış ve olgunlaşmış meyve antifungal aktivitelerini değerlendirdik ve olgunlaşmamış meyve için yüksek bir anti- Candida aktivitesi gözlemledik.

                  Bu bitkilerin MFC'sini bildiren birkaç çalışma vardır. Bu çalışmada, bitkilerin hiçbiri fungisidal aktivite göstermedi. C. albicans'ta Z. spina -christi'nin MFC'si >1 μg/ml olarak bildirilmiştir.[ 23 ] Bu tür bitkilerin düşük ekstrakt konsantrasyonlarında fungisidal aktiviteye sahip olmadığı görülmektedir.

                  Git: ÇÖZÜM

                  Antifungal ajanlara direnç ve ilgili yan etkiler göz önüne alındığında, oral kandidiyazı önlemek için ilaç veya gargara olarak yeni ajanlar bulmamız gerekiyor. Bağışıklığı baskılanmış hastalarda Candida kolonizasyonu ve oral kandidiyazis tedavisi için Z. spina-christi olgunlaşmamış meyve ve L. inermis yaprak ekstresi içeren bir gargara geliştirilmesi önerilmektedir. İnsanlarda kullanımları için bu ekstraktların farmakokinetiği ve toksisiteleri ile ilgili daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. Mali destek ve sponsorluk

                  Şiraz Tıp Bilimleri Üniversitesi Araştırma Rektör Yardımcısı bu araştırmayı destekledi (Grant No 94-01-03-9553). Çıkar çatışmaları

                  Herhangi bir çıkar çatışması yoktur.

                  Git: REFERANSLAR

                  1. Cecilia de Fátima CB, de Amorim EL, de Albuquerque UP, Maia MB. Xingó bölgesinde popüler olarak kullanılan şifalı bitkiler – Kuzeydoğu Brezilya'da yarı kurak bir bölge. J Ethnobiol Etnomed. 2006; 2:15 . [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  2. Kayser Ö, Kiderlen AF. Doğal olarak oluşan kalkonların in vitro leishmanisidal aktivitesi. Fitoterapi Arş. 2001; 15 :148–52. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  3. Abramov V. Geleneksel tıp. Dünya Sağlık Örgütü 1996; 134 :1–3. [ Google Akademik ]
                  4. Babu Polisi, Subhasree RS. Lawsonia inermis'in antimikrobiyal aktiviteleri – Bir inceleme. Acad J Bitki Bilimi 2009; 2 :231–2. [ Google Akademik ]
                  5. Lee KH. Bitki kaynaklı doğal ürünlere dayalı antikanser ilaç tasarımı. J Biomed Sci. 1999; 6 :236–50. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  6. Lee KH, Morris NS. Anti-AIDS ajanları 35 bitki kaynaklı doğal ürünlerin ve bunların anti-HIV ajanları olarak benzerlerinin keşfi ve geliştirilmesinde son gelişmeler. Saf Uygulama Kimyası 1999; 19 :90–105. [ Google Akademik ]
                  7. Sedigh-Shams M, Badiee P, Adl A, Sarab MD, Abbaszadegan A, Nabavizadeh M, et al. Candida albicans ile kontamine olmuş kök kanallarında irriganlar olarak sodyum hipoklorit solüsyonu ve Zataria multiflora esansiyel yağının antimikrobiyal etkisinin in vitro karşılaştırılması . J Conserv Dent. 2016; 19 :101–5. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  8. Badiee P, Alborzi A, Vojdani R, Shakiba E, Rasouli M, Ravanfar P, et al. Kemik iliği nakli alıcılarında sistemik kandidozun erken teşhisi. Exp Kliniği Nakli. 2010; 8 :98–103. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  9. Coronado-Castellote L, Jiménez-Soriano Y. Oral kandidiyazisin klinik ve mikrobiyolojik teşhisi. J Clin Exp Dent. 2013; 5 :e279. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  10. Dangi YS, Soni ML, Namdeo KP. Oral kandidiyaz: Bir gözden geçirme. Int J Ecz Ecz. Sci. 2010; 2 :36–41. [ Google Akademik ]
                  11. Badiee P, Kordbacheh P, Alborzi A, Malekhoseini S, Zeini F, Mirhendi H, et al. İnvaziv mantar enfeksiyonlarının erken teşhisi için karaciğer nakli alıcılarında panfungal PCR-ELISA ile prospektif tarama. Karaciğer Nakli 2007; 13 :1011–6. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  12. Winston DJ, Limaye AP, Pelletier S, Safdar N, Morris MI, Meneses K, et al. Yüksek riskli karaciğer nakli alıcılarında invaziv mantar enfeksiyonlarının profilaksisi için flukonazole karşı anidulafunginin randomize, çift kör denemesi. Ben J Nakli. 2014; 14 :2758–64. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  13. Badiee P, Alborzi A, Shakiba E, Farshad S, Japoni A. Bağışıklığı baskılanmış hastalardan izole edilen Candida türlerinin antifungal ajanlara/duyarlı yardımcı antifongiques des especes de Candida isolees chez des hasta immünodeprimes duyarlılığı. East Mediterr Health J. 2011; 17 :425. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  14. Parisa B, Alborzi A, Shakiba E, Ziyaeyan M, Rasuli M. Bağışıklığı baskılanmamış hastalardan izole edilen Candida albicans ve C. dubliniensis'in moleküler tanımlaması ve in vitro duyarlılığı . İran Kızılayı Med J. 2009; 2009 :391–7. [ Google Akademik ]
                  15. Nazhvani AD, Haddadi P, Badiee P, Malekhoseini SA, Jafarian H. 2014 yılında Güney İran'da karaciğer nakli alıcılarının ağız boşluklarında kolonize olan Candida suşları üzerindeki yaygın gargaraların antifungal etkileri . Hepat Mon. 2016; 16 (1):e31245. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  16. Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü. Mayaların Broth Dilution Antifungal Duyarlılık Testi için Referans Yöntemi; Onaylanmış Standart. CLSI Belgesi M27-A3 ve Ek S3, Wayne, PA 19087 ABD: Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü. 2008 [ Google Akademik ]
                  17. Jothiprakasam VI, Ramesh SA, Rajasekharan SK. Lawsonia inermis Linn (Kına) yaprak ekstraktlarının Proteus mirabilis üreten referans bakteri suşlarına ve klinik olarak önemli AMPC beta-laktamazlara karşı ön fitokimyasal taraması ve antibakteriyel aktivitesi . Int J Ecz Ecz. Sci. 2013; 5 :219–22. [ Google Akademik ]
                  18. Rahmoun N, Boucherit-Otmani Z, Boucherit K, Benabdallah M, Choukchou-Braham N. Cezayir Lawsonia inermis (kına) Pharm Biol'ün antifungal aktivitesi. 2013; 51 :131–5. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  19. Orwa C, Mutua A, Kindt R, Jamnadass R, Anthony S. Agroforestree Veritabanı: Bir ağaç referansı ve seçim kılavuzu sürüm 4.0. Dünya Tarımsal Ormancılık Merkezi, Kenya. 2009 [ Google Akademik ]
                  20. Salihi Mh. Şifalı Bitkiler ve Fitoterapi. cilt 3. Tahran: Donya e Taghzieh Yayınları; 2010. s. 292. [ Google Akademik ]
                  21. Lins L, Bastos J. Karaciğer nakli hastaları için ağız sağlığı protokolü. Nakil Teknolojisi 2014; 2 :2. [ Google Akademik ]
                  22. Soliman SS, Semreen MH, El-Keblawy AA, Abdullah A, Uppuluri P, İbrahim AS, et al. Umut verici anti- Candida aktivitesi için bitkisel ilaçların değerlendirilmesi . BMC Tamamlayıcı Altern Med. 2017; 17 :257. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  23. Shahat AA, Pieters L, Apers S, Nazeif NM, Abdel-Azim NS, Berghe DV, et al. Zizyphus spina-christi L. Phytother Res. 2001; 15 :593–7. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  24. Süleyman EA, Mohamed EA. Lawsonia inermis'in (Kına) bazı patojenik mantarlar üzerindeki in vitro aktivitesi . J Mycol. 2014; 2014 : Makale Kimliği 375932. [ Google Scholar ]
                  25. Guizani N, Waly MI, Singh V, Rahman MS. Nabag (Zizyphus spina-christi) özü, oksidatif stresi ortadan kaldırarak ve apoptozu indükleyerek azoksimetan ile tedavi edilen sıçanların kolonlarında anormal kript odaklarının gelişimini önler. Asya Pac J Kanser Önceki. 2013; 14 :5031–5. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  26. Reklamlar EN, Rajendrasozhan S, Hassan SI, Sharawy SM, Ragheb Humaidi J. Ziziphus spina christi (L.) gövde kabuğunun fitokimyasal, antimikrobiyal ve sitotoksik değerlendirmesi . Biyomedikal Arş. 2017; 28 :6646–53. [ Google Akademik ]

                  Yorum yap

                  Hazırlanıyor...
                  X