KENEVİR
Bir Yıllık | 1-3m | 5-8 Aylar | Ho,Na | Tohumları, Sürgünleri ve Esrarı
Kenevir, Hanf, Cannabis sativa
Kendir Hashisch
Çedene otu Merihvana
Esrar otu
Deli gonca
Kinnap otu
Gonca
Familyası: Kenevirgillerden, Hanfgewächse, Cannabinaceae
Drugları: Esrar; Cannabis sumitates
Meyvesi: Cannabis sativae fructus
Kenevirin dişi çiçekleri, sürgünleri ve reçinesinden esrar, tentür veya natürel ilaç yapılırken, tohumları (Meyvesi) kavrularak yenir veya yağı çıkarılır.
Giriş: Kenevirin önemli olarak üç alt türü mevcuttur ve bunlar;
a) Hintkeneviri (Esrar keneviri =annabis sativa ssp. Indica = Cannabis indica),
b) Bio-Kenevir (İp keneviri= Cannabis sativa ssp. Sativa)
c) Yabani Kenevir (Cannabis sativa ssp. Spontanea) gibi türleri vardır.
Bitkiye Almanca Haschisch (Arapça Hasis`ten gelme) denmesi Türkçede haşhaşla karıştırılmamalıdır. Türkiye’de haşhaş deyince Afyon çiçeği kastedilir. Bu isimlerin Türkiye’de başka, Almanya’da başka anlama gelmesi Kavram kargaşasına neden olmamalıdır. Fransız ilim adamları tarafından 1990 yılında üretilen Bio-Kenevir (Kültür Keneviri) botanik değil, fakat birleşimindeki çok düşük orandaki Cannabinoidler (%0,3) nedeni ile Esrar yapımında kullanılmaz. İkinci bir özelliğiise 6 ayda boyunun 6 metreye kadar ulaşması ve ip, urgan, kağıt, boya, yağ vb. madde elde etmek için Esrar kenevirinden daha üstün olmasıdır. Kültür keneviri yetiştirmek isteyen Çiftçilere AB (Avrupa Birliği) hektar başına 1000€ teşvik pirimi vermektedir. Kenevir’den tarihte ilk defa MÖ. 2737 de Çinlilerin, MÖ.1600 Mısırlılar, MÖ. 1200-1500yıllarında Hintlilerin, MS 400 yüzyılda Filistinliler tarafından ağrıkesici, nikris (Gut), romatizma v.b. Hastalıklara karşı kullanılmıştır.
Botanik: Esrar keneviri ve Bio-Kenevir botanik bakımdan aynıdır, bu nedenle birlikte işleyeceğiz. Boyu 1-3m (Bio-Kenevir 6 metreye ulaşabilir) ulaşır 1-2 yıllık, dikey yükselen tüylü ve yarıdan sonra çatallaşmaya başlayan bitki yabani olarak da yetişebilir. Yaprakları karşılıklı bir sonraki ile çapraz 3-7parçalı, parçalar mızrak şeklinde kenarları dişli, koyu yeşil renkli uzun saplıdır. Çiçekleri iki evli, yani dişi ve erkek çiçekleri ayrı ayrı bitkilerin tepesinde veya dalların tepesinde bulunur. Dişi çiçekleri oldukça sık yapraklarla donanmış ve çiçeklerin etrafı reçineli, erkek çiçekleri de seyrek salkım şeklindedir. Meyveleri (Tohumlar) 3-6mm uzunluğunda 2-4mm eninde grimsi esmer, siyahımsı esmer, yeşilimsi esmer renklerde olabilir ve çok ince bir kabuğa sahiptir.
Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde kenevir yetişir ve yetiştirilebilir, fakat Kanunen yasak olduğundan ekimi yapılmamaktadır. Kültür kenevirinin Esrar yapımında kullanılması mümkün olmadığından yetiştirilmesinde bir mahzur yoktur.
Hasat zamanı: Çiçek durumları Eylül’de toplanarak kurutulur natürel ilaç, tentür veya esrar yapımında kullanılır. Marihuana ve Esrar (Haşiş) aynı dişi çiçek durumlarının, sürgünlerinin ve reçinesinin toplanması ile yapılır. Marihuana hazırlanırken dişi çiçekleri, sürgünleri ve çiçeklerin etrafındaki yapraklar kullanılır. Esrar yaparken ise dişi çiçekler ve reçine kullanılır. Bu nedenle Esrar % 4-10, marihuana ise %1-3 oranında Cannabinoidler içerir. Esrar reçine ağırlıklı iken, marihuana yaprak ağırlıklıdır.
Birleşiminde; Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz:
A-) Esrar Keneviri:
a) Cannabinoidler (Kannabinoitler) %3-10 oranında olup bunların en önemlileri; % 2 ile Δ-9–Tetrahydrocannabinol (THC) takriben 1/5 ini oluşturur ve cannabidiol (CBD), cannabinol (CBN), cannabidiolasit (CBDA), Cannabinolasit (CBNA), tetrahydrocannabinolasit (THCA), cannabigerol (CBG), cannabichromen (CBC) ve cannabitriol (CBT) en önemlilerdir. Bugüne kadar 60 cannabinoid türü keşfedilmiştir ve araş-tırmalar devam etmektedir. Bu cannabinoidlerden sadece THC beyne zarar verici olarak etki edici özeliğe sahiptir.
b) Eter yağ türevleri % 0,1-0,3 arasında olup bunların başında caryophyllenoxid, beta- caryophyllen, humulen, α- pinen, β-pinen ve myrcen en önemlileridir.
c) Flavonitler; Orentin, vitexin, isovitexin,
d) Amidler; Kolin, trigonellin, piperidin ve hordenin
B-) Kültür keneviri:
Birleşimindeki maddeler aynı fakat cannabinoidler % 0,3 oranındadır ve esrarkeşler torbalar dolusu içseler bile etki yapmaz.
C-) Tohumları (Meyvesi):
a) %25-35 Yağ asitleri içerir ve bununda % 90 doymamış yağ asitlerinden oluşur. En önemlileri % 57 linolasit, % 18 Linolenasit, % 10 oleikasit, α-Linolenasit ve %10 sabit yağlar içerir. Ayrıca % 20 protein, aminoasitler ve minerallerden; potasyum, magnezyum, fosfor ve kükürt içerir.
Tesir şekli: antibakteriyel (bakterilerin yasamasını önleyici), sedatif (teskinedici), zihne etki edici (beyni etkileyici), kasları gevşetici (kramp çözücü), ağırı kesici, sarayı önleyici, göz tansiyonunu düşürücü özeliklere sahiptir.
Araştırmalar:
1) Yeni üretilen kültür kenevirinin meyveleri (Tohumları yüksek oranda doymamış yağ asitleri içerir bu yağ başta; Nörodermatoz ( besin alerjisi nedeni ile ortaya çıkan deri hastalığı) , sinirlilik, metabolizma, hormon bozuklukları, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklarda kullanılabilir ve birleşiminde THC yoktur. Bu nedenle de meyve ve yağını kullanırken korkuya gerek yoktur. (Nhp 7.97.1153).
2) Kültür kenevirinin çiçeklerinden elde edilen ve THC içermeyen kenevir bonbonu boğaz ağrıları ve hafif bronşite karşı kullanılır. (Nhp 10.97.1665)
3) Yeni üretilen kenevir hapı THC gibi beyini etkileyici değildir. Bu hap başta iskemi (belli bir bölgede geçici kansızlık), hipoksi (oksijen azlığı), beyin zedelenmesi, multipleskleroz (Beyin ve Omurilik sertleşmesi sonucu istemli hareketleri yapamama) beyin zedelenmesi vb. rahatsızlıklara karşı İsrail’den Prof. R. Mechoulam beyin zedelenmesi olan 65 hasta üzerinde tedavi denemesi yapmıştır.
4) Onkoloji İmmunoloji Enstitüsünde kas refleksleri ve antiatak rahatsızlıkları olan 120 Hasta üzerinde Tedavi denemesi yapılmaktadır. (ZP.2.99.70)
5) Prof. Dr. R. Bernesen ve Dr. med Ulrike Hagenbach kas refleksleri ve anti atak durumları THC ile 20 Hasta üzerinde deneyerek Kramp çözücü özelikleri araştırılmaktadır. (ZP.2.99.70)
Açıklama:
a) Esrar Keneviri; Günümüzde birleşiminde THC olmayan ve cana-binoidlerden natürel ilaçlar yapılmaktadır ve bunlar birçok rahatsızlığa karşı kullanılmaktadır. Cannabinoidlerlerin 60 türü günümüze kadar keşfedilmiştir ve bunlardan sadece THC beyine etki edici (yani zarar verici anlamda etki edici) diğerlerinin ise herhangi bir yan tesiri yoktur.
b) Araştırmalara göre beyin zedelenmesi, multiple skleroz, kramplar, tikler (Bazı kişilerde görülen istem dışı mimikler) ve immun-sistemini kuvvetlendirmek için kullanılabileceği anlaşılmakta ise de henüz kesin sonuçlar yayınlanmamıştır. Bu nedenle yan tesiri olmayan ve aynı şekilde etki eden çörekotunu tavsiye ederim.
c) Kültür kenevir otu, tekstil, iplik, boya, araba karoserisi ve iç döşemesi, inşaat dolgu maddesi kağıt, yemeklik yağ, boya yağı, v.b. 280 çeşit kalem yapımında kullanılır. Şayet kültür kenevirinden kağıt yapımına geçilirse, daha kaliteli, daha ucuz kâğıt yapıla bilmekte ve ormanlar kesilmekten kurtulmaktadır. Günümüzde kağıt elde etmek için her yılda 13 milyon hektar orman yok edilmektedir ve bu rakamın 15 yıl sonra 23 Milyon hektara çıkacağı hesaplanmaktadır. Oysa kültür keneviri 100 günde en az 3m boyuna erişmekte (Türkiye’de daha gür olur) ve işlenebilir hale gelmektedir. Kenevirden elde kağıt birkaç defa tekrar kağıt yapılabilmektedir.
d) Kenevir ipliği kumaş yapımında pamuk ipliğinden daha sağlıklıdır, çünkü kenevir yetiştirirken herhangi bir kimyasal madde (yabani otları öldüren herpezitler veya haşereleri öldüren pestizitler) kullanılmaz ve kullanmaya gerek yoktur. Ayrıca gübrede kullanmaya gerek yoktur, bu ne demek, bu tabiat korumak, canlıların ve nihayet insanların daha sağlıklı yaşamasına katkıda bulunmak demektir.
Kullanılması:
A1-) Araştırmalara göre tohumlarından elde edilen kenevir yağı başta; Nörodermatoz, hormon anormallikleri, yüksek tansiyon ve sinirlilik gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
A2-) Araştırmalara göre kenevir otu ekstresinden elde edilen hap ise (THC içermez), hipoksi, iskemi, beyin zedelenmesi, multiple skleroz, kas krampları, panik atak ve tiklere karşı kullanılır. Kenevirle yapılan araştırmalar devam etmektedir.
B-) Homöopati’de; Kenevirden yapılan tentür ve natürel ilaçların başta; İdrar yolları ağrı ve iltihapları, konsantrasyon zafiyeti, unutkanlık, kusma, iştahsızlık, göz iltihaplanması, göz tansiyonu ve mide krampı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
Yan tesirleri: Kenevirin meyvesinin ve yağının hiçbir yan tesiri yoktur, fakat otundan (Çiçek ve Reçinesinden) elde edilen esrar veya marihuana (Çiçek ve Çiçek civarındaki yapraklardan) 1 gram sigara ile içildiğinde takriben 20 mg THC yi kişi inhalirin yapmış olur. THC çok tehlikeli bir maddedir ve kişide bağımlılığa sebep olur ve zamanla kişi esrarla da yetinemeyerek daha tehlikeli keyif verici maddelere (Eroin, LSD gibi) müptela olur. Esrar kullananlarda; Korku, panik, her şeyi olumsuz görme, kendi içine kapanma, ağzın kuruması, baş dönmesi, baş ağrısı, kalp atışlarının hızlanması, koroner yetmezliği, konsantrasyon zafiyeti, şizofreni, depresyon, halüsinasyon (Hayaletler görme) ve üşüme gibi haller görülebilir. Sürekli esrar alanlarda, kronik nefes yolları rahatsızlıkları, bronşit, farenjit ve astım gibi rahatsızlıklar daha kolay yerleşir ve kronikleşir. Psikolojik olarak, nemelazımcı, kayıtsız (apatik) bir hal alır ve dünyadaki değerlere değer vermez. Kanser özelliklede akciğer ve bronş kanserine yakalanma rizikosu daha fazladır. Erkeklerde sperme oranın düştüğü ve kötürümleştiği, hamile kadınlarda ise doğacak çocuğun zayıf olduğu tespit edilmiştir. Bugün (09.10.99) Saat 21.00 bana bir genç gelerek esrar bağımlısı olduğunu bundan kurtulmak istediğini ve kurtulamadığını söyledi. Ben ona Almanya’dan kendi durumunda milyonlarca insan olduğunu bunları tedavi için özel klinikler bulunduğunu bunun için Doktoru ile konuşmasını tavsiye etim. Yusuf isimli bu genç eve gittiğinde bazen eline urganı alıp düğüm yaptığını sonra Allah’ı, Ahireti, Aile ve Çocuklarını düşününce bundan vazgeçtiğini, fakat içinde büyük bir boşluk olduğunu, yaşamanın bir anlamının bir değerinin olmadığını saatlerce ağlamaklı bir halde anlatı. Almanya’da bu müptelaya yakalanmış on binlerce gençten sadece biridir. Türk Hükümetleri buradaki insanların insan olduğunu görmeli buraya sosyolog, psikolog ve gerçek din adamları göndermelidir. Din adamları için gerçek din adamı diyorum. Çünkü buradaki geleneksel Hocalar bu meseleleri çözemezler. Onlar sadece zaten ibadetini yapanlara 30’cu defa 40’cı defa abdestten, namazdan ve oruçtan bahsederler ve günde bazen üç bazen, dört vakit namazını, yani toplam günde 1-2saat camide oyalanarak hizmet ettiklerini zannederler ve genellikle de asıl işleri para, arsa, av, araba, yeme ve içme gibi işlerle uğraşırlar. Oysa papazlar sadece 8 saat değil iş saatinin haricinde de her zaman, her yerde insanlara her bakımdan yardımcı olarak gönüllerini kazanmaya bakarlar. Tabi ki hocaların hepsi böyle değil fakat benim 20 yıl teşkilatlarda ve camilerde görev yaptığım zamanlarda karşılaştığım hocaların %95´i bu tür sözde hocalardır bunlar fayda yerine zarar vermektedir. Hangi hoca cezaevlerindeki binlerce Türk gencinden birkaçını ziyaret etti, hangi hoca hastanelerdeki hastaları ziyaret etti, hangi hoca hangi spor kulübüne giderek gençlerle kaynaştı, hangi hoca çeşitli sebeplerle boşanıp sığınma evlerine (Frauenheim = kadın evleri) sığınan çaresiz ve kimsesiz Türk kadınlarına yardımcı oldu. Hangi hoca kahve-hanelere gidip oradaki insanlara yardımcı olmaya çalıştı. Oğlum MUHAMMED Alim’i Yuvaya yer yoktur diye almadılar, benim tanıdığım bir papaz bir telefonla hemen çocuğun yuvaya alınmasını sağladı. Bizim sahabe gibi hocalara ihtiyacımız var. Dünyalık peşinde koşan, tafra yapan değil. Yoksa Avrupa’daki yüzbinleri kaybederiz.
.................................................. .....
Kenevir ( Cannabis sativa L.) tohumunun ultrasonla ön işleminin yağın süperkritik CO2 ekstraksiyonuna etkisi
C. Da Porto , A.Natolino ,ve D. Decorti
Yazar bilgileri Makale notları Telif Hakkı ve Lisans bilgileri PMC Yasal Uyarı
Gıda Bilimi Bölümü, Udine Üniversitesi, Udine, İtalya
C. Da Porto, Faks: +39-432-558120, E-posta: ti.duinu@otropad.alrac .
Sorumlu yazar.
Şuraya git:
Soyut
Sağlam kenevir tohumlarının herhangi bir solvent yardımı olmadan ultrasonla ön işlemi , 40°C, 300 bar ve 45 kg C02/kg beslemede SCCO2 ekstraksiyonundan önce 10 , 20 ve 40 dakika boyunca gerçekleştirildi . SC- CO2 ekstraksiyonu üzerindeki sonikasyon süresinin etkisi ekstraksiyon kinetiği ile araştırıldı. Maksimum ekstraksiyon veriminin, 10 dakikalık ultrasonik ön işlemden sonra 24,03 (% ağ/ağ) olduğu tahmin edildi. SC- CO2 ile ekstrakte edilen yağların yağ asidi bileşimleriultrason ön işlemleri olmadan ve olmadan, gaz kromatografisi kullanılarak analiz edildi. Kenevir tohumu yağlarının linoleik, α-linolenik ve oleik asit (en bol bulunan doymamış yağ asitleri) içeriğinin ultrason uygulamasından önemli ölçüde etkilenmediği gösterilmiştir. Yağların kalitesini takip etmek için UV spektroskopi indeksleri (K 232 ve K 268 ) ve antiradikal kapasite kullanıldı. Ultrason tedavisine bağlı olarak antiradikal kapasitelerindeki değişiklikler önemliydi. Soxhlet tarafından çıkarılan yağla da bir karşılaştırma yapıldı.
Anahtar Kelimeler: Kenevir tohumu, Yağ, Ultrason, Süperkritik CO 2 ekstraksiyonu
Şuraya git: giriiş
Kenevir ( Cannabis sativa L.) tohumu yağı, sağlık açısından en iyi besin yağlarından biri olarak kabul edilir (Deferne ve Pate 1996 ; Callaway ve ark. 1996 ; Oomah ve ark. 2002 ).) çünkü iki çoklu doymamış esansiyel yağ asidi (EFA) içerir:"omega-6" ailesinden linoleik asit (LA) ve "omega-3" ailesinden α-linolenik asit (ALA). toplam tohum yağ asidi içeriğinin sırasıyla yaklaşık %50-70 ve %15-25'i. Başka hiçbir bitkisel yağ, bu kadar arzu edilen 3:1 omega-6/omega-3 oranında EFA sunmaz. Batı diyetleri tipik olarak 10:1 veya daha fazla omega-6/omega-3 oranlarına sahiptir; bu da omega-6 açısından çok zengindir ve buna bağlı olarak omega-3 açısından da çok eksiktir. Son klinik araştırmalar, bu dengesizliğin, kardiyovasküler hastalıklar, artrit, diyabet ve cilt bozuklukları dahil olmak üzere çok çeşitli yaygın hastalıklarda bir eş faktör olduğunu belirlemeye devam etmektedir (Simopoulos 2002; Oh ve ark . 2005 ; Harris 2006 ).). Kenevir yağı ayrıca atopik dermatit ve diğer cilt hastalıklarının semptomlarını hafiflettiği görülen önemli miktarlarda γ-linolenik asit (GLA) sağlar (Callaway ve ark. 2005 ). Kenevir yağı tipik olarak %10'dan az doymuş yağ asitleri içerir ve özellikle kan kolesterol dengesine zararlı olan trans yağ asitlerini içermez. Kenevir tohumu yağı içinde γ-tokoferol, a-tokoferolden önemli ölçüde daha yüksek miktarda mevcuttur (Deferne ve Pate 1996 ; Oomah ve diğerleri 2002 ). Bu tokoferollerin her ikisi de yağda çözünen önemli antioksidanlardır.
Şu anda, yağ esas olarak kenevir tohumundan pres ekstraksiyonu ve solvent ekstraksiyonu yoluyla ekstrakte edilmektedir. Bununla birlikte, presle ekstraksiyon sıklıkla daha düşük verimle ilişkilidir ve solvent ekstraksiyonu daha uzun ekstraksiyon süresi gerektirir ve toksik kalıntının varlığıyla ilişkilidir. Önceki bir makalede , yağın geri kazanılması için kenevir tohumuna süperkritik CO2 ekstraksiyonu uyguladık (Da Porto ve ark . 2012 ) . Bu teknolojiyle, çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA'lar) gibi ısıya duyarlı, kolayca oksitlenen bileşiklerin ekstrakte edilmesi ve CO2 toksik olmadığından üründe kalıntı bırakan n -heksan gibi toksik solventlerin kullanılmasının önlenmesi mümkündür. geri dönüştürülebilir, ucuz, nispeten inert, yanıcı olmayan ve ekstrakttan kolaylıkla ayrılabilen (Balaban ve Chen)1992 ; Lang ve Wai 2001 ).
Bitki ekstraksiyonunda ultrason kullanmanın faydası, biyoaktif maddeler için zaten gösterilmiştir (Vinatoru ve ark. 1999 ). Ekstraksiyondaki ultrasonik artış, hücre duvarlarının bozulmasına, parçacık boyutunun azalmasına ve kavitasyon kabarcığı çökmesi yoluyla hücre içeriğinin artan kütle transferine atfedilir (Vinatoru ve diğerleri 1999; Romdhane ve Gourdan 2002 ) . Akustik kavitasyon kabarcıklarının çökmesi, son derece yüksek yerel sıcaklık ve basınca sahip geçici sıcak noktalar oluşturur. Ultrasonun eylemini birçok faktör yönetir: ultrason frekansı, basınç, sıcaklık, sonikasyon süresi vb. (Romdhane ve Gourdan 2002 ).
Bu çalışmanın amacı, kenevir tohumlarına ultrason ön işleminin , verim, yağ asidi bileşimi, UV indeksleri ve antiradikal kapasite açısından SCCO 2 yağı ekstraksiyonu üzerindeki etkilerini değerlendirmektir. Bu nedenle ultrason ön işlemi şu şekilde gerçekleştirildi: a) potansiyel olarak geçici sıcak noktalar tarafından teşvik edilen oksidasyonu ve/veya enzimatik olmayan esmerleşme reaksiyonlarını azaltmak ve ham maddenin bir bulamaç haline gelmesini önlemek için SCCO 2 ekstraksiyonundan önce öğütülmüş sağlam tohumlar üzerinde. süperkritik aparatın çıkarıcısına uygun; b) SCCO 2 ekstraksiyonundan önceki ön işlem sırasında bileşiklerin ekstraksiyonunu önlemek için herhangi bir solvent yardımı olmadan . Sonuçlar solvent ekstraksiyonu kullanılarak elde edilenlerle karşılaştırıldı.
.................................................. .......
İbn-i Sina’nın 1000 yıllık tarifi şok etti! Saçlarınız artık dökülmeyecek

İbn-i Sina'nın bin yıl öncesinden tavsiye ettiği kenevir tohumunun faydaları dikkat çekti. E vitaminden dolayı kenevir tohumunun saç dökülmelerinin önüne geçtiği gibi saçların gür çıkmasına da sebep oluyor. İnsanların gerek hasta olmadan önce gerekse sağlık sorunlarına çözümler için doğal besinlere yönelme süreci devam ediyor. İbn-i Sina'nın bin yıl öncesinden tavsiye ettiği kenevir tohumunun faydaları dikkat çekti.
KENEVİR TOHUMUNUN FAYDALARI
- Kenevir tohumunun gençleştirici etkisi, İbn-i Sina'nın tavsiye ettiği doğal kolajen yöntemlerinden biri olarak da görülebilir. Ciltteki hasarlı yapıyı hızlı bir şekilde onarabilen kenevir tohumu, sinir yıpranmasını da önleyerek genç kalmanın sırrı olarak kabul edilebilir. Ayrıca kan dolaşımına da faydalı olduğu bilinmektedir.
- Kaynatılarak günde bir bardak şeklinde tüketilebilir. Ayrıca kenevir tohumu, E vitamini kaynağı olarak da bilinmektedir. Bu nedenle saçların daha sağlıklı ve gür bir şekilde çıkmasına yardımcı olmaktadır. Saçların yıpranmasını ve kökten dökülmesini de önleyerek genç görünümü korumaya yardımcı olur.
-Kanseri önler.
-Bağışıklık sistemini güçlendirir
-Hormonal dengesizliği düzenler
-Kemikleri güçlendirir.
-A, B1, B2, B3, B6, C, E vitaminleri ve folik asit bakımından zengindir.
-Kalsiyum, demir, magnezyum, manganez, fosfor, potasyum, sodyum ve çinko minerallerini içerir.
-Protein bakımından oldukça zengindir. Vücuttaki hormon dengesini sağlamaya yardımcı olur.
-Omega yağ asitleri bakımından oldukça zengindir.
-Kolesterolü düşürmeye yardımcı olarak kalp-damar sağlığını da korur.
-Kenevir tohumu, oldukça iyi bir lif kaynağıdır. Bağırsakların işleyişini kolaylaştıran içeriği sayesinde sindirim sistemini düzenler.
-İçerdiği yüksek oranda magnezyum sayesinde uyku sorunları için de oldukça faydalıdır.
-İçerdiği vitaminler ve özellikle demir sayesinde, kansızlık ve kansızlığa bağlı yaşanabilen yorgunluk, baş ağrısı, halsizlik gibi şikâyetlerin önlenmesine yardımcı olur.
KENEVİR TOHUMU NEDİR?
Kenevir tohumu oldukça etkili bir besin kaynağıdır. Teknik olarak ‘kenevirin kalbi’ denilen tohumu sağlıklı protein ve mineraller açısından zengindir. Kenevir tohumunun sert dış kabukları çıkarıldıktan sonra yumuşak kremsi ‘kalbi’ tüketilir.
KENEVİR TOHUMU NASIL TÜKETİLİR?
Kenevir tohumları, psikoaktif madde içermeyen endüstriyel kenevir bitkisinin çiçeklenme zamanından sonra meydana gelen tohumlarının toplanıp kurutulmasıyla elde edilir. Kenevir tohumu, çiğ olarak tüketilebildiği gibi, kavrularak ya da çeşitli tariflerin içerisine ilave edilerek de kullanılabilir. Böreklerin üzerine çörek otu gibi serpilebilir, kurabiye ve keklere katılabilir, müsli ve smoothie karışımlarının içine de zevkle eklenebilir.
Kenevir tohumunun kabukları, onu çıtır bir tohum yapar. (Çıt Çıt Çedene şarkısı şimdi daha da anlamlı!) Kenevir tohumları ezilerek ya da hülleme denilen ve kabuklarının ayrılarak ezilmelerini sağlayan işlemden geçirilerek de tüketilebiliyor, böylece daha yağlı ve yemesi kolay hale gelebiliyor. Hüllenmiş kenevir tohumu, yemeklerde ve salatalarda daha lezzetli bir içerik olarak tüketilebiliyor. Kenevir tohumlarından ayrıca, aşağıda sıralayacağımız tüm faydalarını içeren, tıpkı badem sütü veya hindistan cevizi sütü gibi bir bitkisel süt hazırlamak da mümkün.
KENEVİR SÜTÜ TARİFİ:
100 gram kenevir tohumunu yıkayın, 2 su bardağı suyun içerisinde mümkünse bir gece, değilse birkaç saat bekletin. 1 litre suyun içerisine tohumları ilave edin, bir çimdik tuz ekleyin ve 3-4 dakika pürüzsüz bir kıvam alana kadar blender ile karıştırın. Karışımı bir tülbent yardımıyla süzün ve cam bir şişeye aktarın. Kalan posayı da yemeklere, salatalara, müslinize veya tatlı tariflerinize karıştırarak kullanabilirsiniz. Tatlandırmak için içine 1 hurma veya 1 yemek kaşığı bal/pekmez ilave edebilirsiniz.
..................................
Cannabidiol (CBD), Cannabis sativa'da bulunan önemli bir fitokanabinoiddir (Linneo, 1753). Doğal olarak oluşan bu ikincil metabolit, zehirlenmeye neden olmaz veya A9 -tetrahidrokanabinol (∆9 - THC) gibi esrardan kötüye kullanılan ilaçların karakteristik profilini sergilemez . ∆ 9'un aksine-THC, CBD'nin nöro-moleküler mekanizmaları hakkındaki bilgimiz sınırlıdır ve karmaşık görünen farmakolojisi henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. CBD'nin farmakolojik etkilerine ilişkin çalışmalar son yıllarda katlanarak arttı ve bu önemli metabolit hakkında sıklıkla güncellenen raporların oluşturulmasını gerekli kıldı. Bu makalede, CBD'nin epilepsi, ağrı, nöropsikiyatrik bozukluklar, Alzheimer hastalığı ve inflamatuar hastalıklar gibi hayvan modellerinde ve insan hastalıklarında moleküler hedefler ve farmakolojik uygulamalar üzerindeki etki mekanizmalarının rasyonelleştirilmiş bir entegrasyonu sunulmaktadır. Nörolojik durumlarda rol oynayan enzimler ve iyon kanalları/metabotropik reseptörler dahil olmak üzere CBD için yaklaşık 56 farklı moleküler hedef belirledik. Burada, CBD'nin çoklu etki mekanizmaları hakkında bilimsel literatürde bulunan bilgileri derledik. İn vitro ve in vivo bulgular, bu doğal ürünün polifarmakolojik yapısının tam olarak anlaşılması için gereklidir.
Bir Yıllık | 1-3m | 5-8 Aylar | Ho,Na | Tohumları, Sürgünleri ve Esrarı
Kenevir, Hanf, Cannabis sativa
Kendir Hashisch
Çedene otu Merihvana
Esrar otu
Deli gonca
Kinnap otu
Gonca
Familyası: Kenevirgillerden, Hanfgewächse, Cannabinaceae
Drugları: Esrar; Cannabis sumitates
Meyvesi: Cannabis sativae fructus
Kenevirin dişi çiçekleri, sürgünleri ve reçinesinden esrar, tentür veya natürel ilaç yapılırken, tohumları (Meyvesi) kavrularak yenir veya yağı çıkarılır.
Giriş: Kenevirin önemli olarak üç alt türü mevcuttur ve bunlar;
a) Hintkeneviri (Esrar keneviri =annabis sativa ssp. Indica = Cannabis indica),
b) Bio-Kenevir (İp keneviri= Cannabis sativa ssp. Sativa)
c) Yabani Kenevir (Cannabis sativa ssp. Spontanea) gibi türleri vardır.
Bitkiye Almanca Haschisch (Arapça Hasis`ten gelme) denmesi Türkçede haşhaşla karıştırılmamalıdır. Türkiye’de haşhaş deyince Afyon çiçeği kastedilir. Bu isimlerin Türkiye’de başka, Almanya’da başka anlama gelmesi Kavram kargaşasına neden olmamalıdır. Fransız ilim adamları tarafından 1990 yılında üretilen Bio-Kenevir (Kültür Keneviri) botanik değil, fakat birleşimindeki çok düşük orandaki Cannabinoidler (%0,3) nedeni ile Esrar yapımında kullanılmaz. İkinci bir özelliğiise 6 ayda boyunun 6 metreye kadar ulaşması ve ip, urgan, kağıt, boya, yağ vb. madde elde etmek için Esrar kenevirinden daha üstün olmasıdır. Kültür keneviri yetiştirmek isteyen Çiftçilere AB (Avrupa Birliği) hektar başına 1000€ teşvik pirimi vermektedir. Kenevir’den tarihte ilk defa MÖ. 2737 de Çinlilerin, MÖ.1600 Mısırlılar, MÖ. 1200-1500yıllarında Hintlilerin, MS 400 yüzyılda Filistinliler tarafından ağrıkesici, nikris (Gut), romatizma v.b. Hastalıklara karşı kullanılmıştır.
Botanik: Esrar keneviri ve Bio-Kenevir botanik bakımdan aynıdır, bu nedenle birlikte işleyeceğiz. Boyu 1-3m (Bio-Kenevir 6 metreye ulaşabilir) ulaşır 1-2 yıllık, dikey yükselen tüylü ve yarıdan sonra çatallaşmaya başlayan bitki yabani olarak da yetişebilir. Yaprakları karşılıklı bir sonraki ile çapraz 3-7parçalı, parçalar mızrak şeklinde kenarları dişli, koyu yeşil renkli uzun saplıdır. Çiçekleri iki evli, yani dişi ve erkek çiçekleri ayrı ayrı bitkilerin tepesinde veya dalların tepesinde bulunur. Dişi çiçekleri oldukça sık yapraklarla donanmış ve çiçeklerin etrafı reçineli, erkek çiçekleri de seyrek salkım şeklindedir. Meyveleri (Tohumlar) 3-6mm uzunluğunda 2-4mm eninde grimsi esmer, siyahımsı esmer, yeşilimsi esmer renklerde olabilir ve çok ince bir kabuğa sahiptir.
Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde kenevir yetişir ve yetiştirilebilir, fakat Kanunen yasak olduğundan ekimi yapılmamaktadır. Kültür kenevirinin Esrar yapımında kullanılması mümkün olmadığından yetiştirilmesinde bir mahzur yoktur.
Hasat zamanı: Çiçek durumları Eylül’de toplanarak kurutulur natürel ilaç, tentür veya esrar yapımında kullanılır. Marihuana ve Esrar (Haşiş) aynı dişi çiçek durumlarının, sürgünlerinin ve reçinesinin toplanması ile yapılır. Marihuana hazırlanırken dişi çiçekleri, sürgünleri ve çiçeklerin etrafındaki yapraklar kullanılır. Esrar yaparken ise dişi çiçekler ve reçine kullanılır. Bu nedenle Esrar % 4-10, marihuana ise %1-3 oranında Cannabinoidler içerir. Esrar reçine ağırlıklı iken, marihuana yaprak ağırlıklıdır.
Birleşiminde; Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz:
A-) Esrar Keneviri:
a) Cannabinoidler (Kannabinoitler) %3-10 oranında olup bunların en önemlileri; % 2 ile Δ-9–Tetrahydrocannabinol (THC) takriben 1/5 ini oluşturur ve cannabidiol (CBD), cannabinol (CBN), cannabidiolasit (CBDA), Cannabinolasit (CBNA), tetrahydrocannabinolasit (THCA), cannabigerol (CBG), cannabichromen (CBC) ve cannabitriol (CBT) en önemlilerdir. Bugüne kadar 60 cannabinoid türü keşfedilmiştir ve araş-tırmalar devam etmektedir. Bu cannabinoidlerden sadece THC beyne zarar verici olarak etki edici özeliğe sahiptir.
b) Eter yağ türevleri % 0,1-0,3 arasında olup bunların başında caryophyllenoxid, beta- caryophyllen, humulen, α- pinen, β-pinen ve myrcen en önemlileridir.
c) Flavonitler; Orentin, vitexin, isovitexin,
d) Amidler; Kolin, trigonellin, piperidin ve hordenin
B-) Kültür keneviri:
Birleşimindeki maddeler aynı fakat cannabinoidler % 0,3 oranındadır ve esrarkeşler torbalar dolusu içseler bile etki yapmaz.
C-) Tohumları (Meyvesi):
a) %25-35 Yağ asitleri içerir ve bununda % 90 doymamış yağ asitlerinden oluşur. En önemlileri % 57 linolasit, % 18 Linolenasit, % 10 oleikasit, α-Linolenasit ve %10 sabit yağlar içerir. Ayrıca % 20 protein, aminoasitler ve minerallerden; potasyum, magnezyum, fosfor ve kükürt içerir.
Tesir şekli: antibakteriyel (bakterilerin yasamasını önleyici), sedatif (teskinedici), zihne etki edici (beyni etkileyici), kasları gevşetici (kramp çözücü), ağırı kesici, sarayı önleyici, göz tansiyonunu düşürücü özeliklere sahiptir.
Araştırmalar:
1) Yeni üretilen kültür kenevirinin meyveleri (Tohumları yüksek oranda doymamış yağ asitleri içerir bu yağ başta; Nörodermatoz ( besin alerjisi nedeni ile ortaya çıkan deri hastalığı) , sinirlilik, metabolizma, hormon bozuklukları, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklarda kullanılabilir ve birleşiminde THC yoktur. Bu nedenle de meyve ve yağını kullanırken korkuya gerek yoktur. (Nhp 7.97.1153).
2) Kültür kenevirinin çiçeklerinden elde edilen ve THC içermeyen kenevir bonbonu boğaz ağrıları ve hafif bronşite karşı kullanılır. (Nhp 10.97.1665)
3) Yeni üretilen kenevir hapı THC gibi beyini etkileyici değildir. Bu hap başta iskemi (belli bir bölgede geçici kansızlık), hipoksi (oksijen azlığı), beyin zedelenmesi, multipleskleroz (Beyin ve Omurilik sertleşmesi sonucu istemli hareketleri yapamama) beyin zedelenmesi vb. rahatsızlıklara karşı İsrail’den Prof. R. Mechoulam beyin zedelenmesi olan 65 hasta üzerinde tedavi denemesi yapmıştır.
4) Onkoloji İmmunoloji Enstitüsünde kas refleksleri ve antiatak rahatsızlıkları olan 120 Hasta üzerinde Tedavi denemesi yapılmaktadır. (ZP.2.99.70)
5) Prof. Dr. R. Bernesen ve Dr. med Ulrike Hagenbach kas refleksleri ve anti atak durumları THC ile 20 Hasta üzerinde deneyerek Kramp çözücü özelikleri araştırılmaktadır. (ZP.2.99.70)
Açıklama:
a) Esrar Keneviri; Günümüzde birleşiminde THC olmayan ve cana-binoidlerden natürel ilaçlar yapılmaktadır ve bunlar birçok rahatsızlığa karşı kullanılmaktadır. Cannabinoidlerlerin 60 türü günümüze kadar keşfedilmiştir ve bunlardan sadece THC beyine etki edici (yani zarar verici anlamda etki edici) diğerlerinin ise herhangi bir yan tesiri yoktur.
b) Araştırmalara göre beyin zedelenmesi, multiple skleroz, kramplar, tikler (Bazı kişilerde görülen istem dışı mimikler) ve immun-sistemini kuvvetlendirmek için kullanılabileceği anlaşılmakta ise de henüz kesin sonuçlar yayınlanmamıştır. Bu nedenle yan tesiri olmayan ve aynı şekilde etki eden çörekotunu tavsiye ederim.
c) Kültür kenevir otu, tekstil, iplik, boya, araba karoserisi ve iç döşemesi, inşaat dolgu maddesi kağıt, yemeklik yağ, boya yağı, v.b. 280 çeşit kalem yapımında kullanılır. Şayet kültür kenevirinden kağıt yapımına geçilirse, daha kaliteli, daha ucuz kâğıt yapıla bilmekte ve ormanlar kesilmekten kurtulmaktadır. Günümüzde kağıt elde etmek için her yılda 13 milyon hektar orman yok edilmektedir ve bu rakamın 15 yıl sonra 23 Milyon hektara çıkacağı hesaplanmaktadır. Oysa kültür keneviri 100 günde en az 3m boyuna erişmekte (Türkiye’de daha gür olur) ve işlenebilir hale gelmektedir. Kenevirden elde kağıt birkaç defa tekrar kağıt yapılabilmektedir.
d) Kenevir ipliği kumaş yapımında pamuk ipliğinden daha sağlıklıdır, çünkü kenevir yetiştirirken herhangi bir kimyasal madde (yabani otları öldüren herpezitler veya haşereleri öldüren pestizitler) kullanılmaz ve kullanmaya gerek yoktur. Ayrıca gübrede kullanmaya gerek yoktur, bu ne demek, bu tabiat korumak, canlıların ve nihayet insanların daha sağlıklı yaşamasına katkıda bulunmak demektir.
Kullanılması:
A1-) Araştırmalara göre tohumlarından elde edilen kenevir yağı başta; Nörodermatoz, hormon anormallikleri, yüksek tansiyon ve sinirlilik gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
A2-) Araştırmalara göre kenevir otu ekstresinden elde edilen hap ise (THC içermez), hipoksi, iskemi, beyin zedelenmesi, multiple skleroz, kas krampları, panik atak ve tiklere karşı kullanılır. Kenevirle yapılan araştırmalar devam etmektedir.
B-) Homöopati’de; Kenevirden yapılan tentür ve natürel ilaçların başta; İdrar yolları ağrı ve iltihapları, konsantrasyon zafiyeti, unutkanlık, kusma, iştahsızlık, göz iltihaplanması, göz tansiyonu ve mide krampı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.
Yan tesirleri: Kenevirin meyvesinin ve yağının hiçbir yan tesiri yoktur, fakat otundan (Çiçek ve Reçinesinden) elde edilen esrar veya marihuana (Çiçek ve Çiçek civarındaki yapraklardan) 1 gram sigara ile içildiğinde takriben 20 mg THC yi kişi inhalirin yapmış olur. THC çok tehlikeli bir maddedir ve kişide bağımlılığa sebep olur ve zamanla kişi esrarla da yetinemeyerek daha tehlikeli keyif verici maddelere (Eroin, LSD gibi) müptela olur. Esrar kullananlarda; Korku, panik, her şeyi olumsuz görme, kendi içine kapanma, ağzın kuruması, baş dönmesi, baş ağrısı, kalp atışlarının hızlanması, koroner yetmezliği, konsantrasyon zafiyeti, şizofreni, depresyon, halüsinasyon (Hayaletler görme) ve üşüme gibi haller görülebilir. Sürekli esrar alanlarda, kronik nefes yolları rahatsızlıkları, bronşit, farenjit ve astım gibi rahatsızlıklar daha kolay yerleşir ve kronikleşir. Psikolojik olarak, nemelazımcı, kayıtsız (apatik) bir hal alır ve dünyadaki değerlere değer vermez. Kanser özelliklede akciğer ve bronş kanserine yakalanma rizikosu daha fazladır. Erkeklerde sperme oranın düştüğü ve kötürümleştiği, hamile kadınlarda ise doğacak çocuğun zayıf olduğu tespit edilmiştir. Bugün (09.10.99) Saat 21.00 bana bir genç gelerek esrar bağımlısı olduğunu bundan kurtulmak istediğini ve kurtulamadığını söyledi. Ben ona Almanya’dan kendi durumunda milyonlarca insan olduğunu bunları tedavi için özel klinikler bulunduğunu bunun için Doktoru ile konuşmasını tavsiye etim. Yusuf isimli bu genç eve gittiğinde bazen eline urganı alıp düğüm yaptığını sonra Allah’ı, Ahireti, Aile ve Çocuklarını düşününce bundan vazgeçtiğini, fakat içinde büyük bir boşluk olduğunu, yaşamanın bir anlamının bir değerinin olmadığını saatlerce ağlamaklı bir halde anlatı. Almanya’da bu müptelaya yakalanmış on binlerce gençten sadece biridir. Türk Hükümetleri buradaki insanların insan olduğunu görmeli buraya sosyolog, psikolog ve gerçek din adamları göndermelidir. Din adamları için gerçek din adamı diyorum. Çünkü buradaki geleneksel Hocalar bu meseleleri çözemezler. Onlar sadece zaten ibadetini yapanlara 30’cu defa 40’cı defa abdestten, namazdan ve oruçtan bahsederler ve günde bazen üç bazen, dört vakit namazını, yani toplam günde 1-2saat camide oyalanarak hizmet ettiklerini zannederler ve genellikle de asıl işleri para, arsa, av, araba, yeme ve içme gibi işlerle uğraşırlar. Oysa papazlar sadece 8 saat değil iş saatinin haricinde de her zaman, her yerde insanlara her bakımdan yardımcı olarak gönüllerini kazanmaya bakarlar. Tabi ki hocaların hepsi böyle değil fakat benim 20 yıl teşkilatlarda ve camilerde görev yaptığım zamanlarda karşılaştığım hocaların %95´i bu tür sözde hocalardır bunlar fayda yerine zarar vermektedir. Hangi hoca cezaevlerindeki binlerce Türk gencinden birkaçını ziyaret etti, hangi hoca hastanelerdeki hastaları ziyaret etti, hangi hoca hangi spor kulübüne giderek gençlerle kaynaştı, hangi hoca çeşitli sebeplerle boşanıp sığınma evlerine (Frauenheim = kadın evleri) sığınan çaresiz ve kimsesiz Türk kadınlarına yardımcı oldu. Hangi hoca kahve-hanelere gidip oradaki insanlara yardımcı olmaya çalıştı. Oğlum MUHAMMED Alim’i Yuvaya yer yoktur diye almadılar, benim tanıdığım bir papaz bir telefonla hemen çocuğun yuvaya alınmasını sağladı. Bizim sahabe gibi hocalara ihtiyacımız var. Dünyalık peşinde koşan, tafra yapan değil. Yoksa Avrupa’daki yüzbinleri kaybederiz.
.................................................. .....
Kenevir ( Cannabis sativa L.) tohumunun ultrasonla ön işleminin yağın süperkritik CO2 ekstraksiyonuna etkisi
C. Da Porto , A.Natolino ,ve D. Decorti
Yazar bilgileri Makale notları Telif Hakkı ve Lisans bilgileri PMC Yasal Uyarı
Gıda Bilimi Bölümü, Udine Üniversitesi, Udine, İtalya
C. Da Porto, Faks: +39-432-558120, E-posta: ti.duinu@otropad.alrac .
Sorumlu yazar.
Şuraya git:
Soyut
Sağlam kenevir tohumlarının herhangi bir solvent yardımı olmadan ultrasonla ön işlemi , 40°C, 300 bar ve 45 kg C02/kg beslemede SCCO2 ekstraksiyonundan önce 10 , 20 ve 40 dakika boyunca gerçekleştirildi . SC- CO2 ekstraksiyonu üzerindeki sonikasyon süresinin etkisi ekstraksiyon kinetiği ile araştırıldı. Maksimum ekstraksiyon veriminin, 10 dakikalık ultrasonik ön işlemden sonra 24,03 (% ağ/ağ) olduğu tahmin edildi. SC- CO2 ile ekstrakte edilen yağların yağ asidi bileşimleriultrason ön işlemleri olmadan ve olmadan, gaz kromatografisi kullanılarak analiz edildi. Kenevir tohumu yağlarının linoleik, α-linolenik ve oleik asit (en bol bulunan doymamış yağ asitleri) içeriğinin ultrason uygulamasından önemli ölçüde etkilenmediği gösterilmiştir. Yağların kalitesini takip etmek için UV spektroskopi indeksleri (K 232 ve K 268 ) ve antiradikal kapasite kullanıldı. Ultrason tedavisine bağlı olarak antiradikal kapasitelerindeki değişiklikler önemliydi. Soxhlet tarafından çıkarılan yağla da bir karşılaştırma yapıldı.
Anahtar Kelimeler: Kenevir tohumu, Yağ, Ultrason, Süperkritik CO 2 ekstraksiyonu
Şuraya git: giriiş
Kenevir ( Cannabis sativa L.) tohumu yağı, sağlık açısından en iyi besin yağlarından biri olarak kabul edilir (Deferne ve Pate 1996 ; Callaway ve ark. 1996 ; Oomah ve ark. 2002 ).) çünkü iki çoklu doymamış esansiyel yağ asidi (EFA) içerir:"omega-6" ailesinden linoleik asit (LA) ve "omega-3" ailesinden α-linolenik asit (ALA). toplam tohum yağ asidi içeriğinin sırasıyla yaklaşık %50-70 ve %15-25'i. Başka hiçbir bitkisel yağ, bu kadar arzu edilen 3:1 omega-6/omega-3 oranında EFA sunmaz. Batı diyetleri tipik olarak 10:1 veya daha fazla omega-6/omega-3 oranlarına sahiptir; bu da omega-6 açısından çok zengindir ve buna bağlı olarak omega-3 açısından da çok eksiktir. Son klinik araştırmalar, bu dengesizliğin, kardiyovasküler hastalıklar, artrit, diyabet ve cilt bozuklukları dahil olmak üzere çok çeşitli yaygın hastalıklarda bir eş faktör olduğunu belirlemeye devam etmektedir (Simopoulos 2002; Oh ve ark . 2005 ; Harris 2006 ).). Kenevir yağı ayrıca atopik dermatit ve diğer cilt hastalıklarının semptomlarını hafiflettiği görülen önemli miktarlarda γ-linolenik asit (GLA) sağlar (Callaway ve ark. 2005 ). Kenevir yağı tipik olarak %10'dan az doymuş yağ asitleri içerir ve özellikle kan kolesterol dengesine zararlı olan trans yağ asitlerini içermez. Kenevir tohumu yağı içinde γ-tokoferol, a-tokoferolden önemli ölçüde daha yüksek miktarda mevcuttur (Deferne ve Pate 1996 ; Oomah ve diğerleri 2002 ). Bu tokoferollerin her ikisi de yağda çözünen önemli antioksidanlardır.
Şu anda, yağ esas olarak kenevir tohumundan pres ekstraksiyonu ve solvent ekstraksiyonu yoluyla ekstrakte edilmektedir. Bununla birlikte, presle ekstraksiyon sıklıkla daha düşük verimle ilişkilidir ve solvent ekstraksiyonu daha uzun ekstraksiyon süresi gerektirir ve toksik kalıntının varlığıyla ilişkilidir. Önceki bir makalede , yağın geri kazanılması için kenevir tohumuna süperkritik CO2 ekstraksiyonu uyguladık (Da Porto ve ark . 2012 ) . Bu teknolojiyle, çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA'lar) gibi ısıya duyarlı, kolayca oksitlenen bileşiklerin ekstrakte edilmesi ve CO2 toksik olmadığından üründe kalıntı bırakan n -heksan gibi toksik solventlerin kullanılmasının önlenmesi mümkündür. geri dönüştürülebilir, ucuz, nispeten inert, yanıcı olmayan ve ekstrakttan kolaylıkla ayrılabilen (Balaban ve Chen)1992 ; Lang ve Wai 2001 ).
Bitki ekstraksiyonunda ultrason kullanmanın faydası, biyoaktif maddeler için zaten gösterilmiştir (Vinatoru ve ark. 1999 ). Ekstraksiyondaki ultrasonik artış, hücre duvarlarının bozulmasına, parçacık boyutunun azalmasına ve kavitasyon kabarcığı çökmesi yoluyla hücre içeriğinin artan kütle transferine atfedilir (Vinatoru ve diğerleri 1999; Romdhane ve Gourdan 2002 ) . Akustik kavitasyon kabarcıklarının çökmesi, son derece yüksek yerel sıcaklık ve basınca sahip geçici sıcak noktalar oluşturur. Ultrasonun eylemini birçok faktör yönetir: ultrason frekansı, basınç, sıcaklık, sonikasyon süresi vb. (Romdhane ve Gourdan 2002 ).
Bu çalışmanın amacı, kenevir tohumlarına ultrason ön işleminin , verim, yağ asidi bileşimi, UV indeksleri ve antiradikal kapasite açısından SCCO 2 yağı ekstraksiyonu üzerindeki etkilerini değerlendirmektir. Bu nedenle ultrason ön işlemi şu şekilde gerçekleştirildi: a) potansiyel olarak geçici sıcak noktalar tarafından teşvik edilen oksidasyonu ve/veya enzimatik olmayan esmerleşme reaksiyonlarını azaltmak ve ham maddenin bir bulamaç haline gelmesini önlemek için SCCO 2 ekstraksiyonundan önce öğütülmüş sağlam tohumlar üzerinde. süperkritik aparatın çıkarıcısına uygun; b) SCCO 2 ekstraksiyonundan önceki ön işlem sırasında bileşiklerin ekstraksiyonunu önlemek için herhangi bir solvent yardımı olmadan . Sonuçlar solvent ekstraksiyonu kullanılarak elde edilenlerle karşılaştırıldı.
.................................................. .......
İbn-i Sina’nın 1000 yıllık tarifi şok etti! Saçlarınız artık dökülmeyecek

İbn-i Sina'nın bin yıl öncesinden tavsiye ettiği kenevir tohumunun faydaları dikkat çekti. E vitaminden dolayı kenevir tohumunun saç dökülmelerinin önüne geçtiği gibi saçların gür çıkmasına da sebep oluyor. İnsanların gerek hasta olmadan önce gerekse sağlık sorunlarına çözümler için doğal besinlere yönelme süreci devam ediyor. İbn-i Sina'nın bin yıl öncesinden tavsiye ettiği kenevir tohumunun faydaları dikkat çekti.
KENEVİR TOHUMUNUN FAYDALARI
- Kenevir tohumunun gençleştirici etkisi, İbn-i Sina'nın tavsiye ettiği doğal kolajen yöntemlerinden biri olarak da görülebilir. Ciltteki hasarlı yapıyı hızlı bir şekilde onarabilen kenevir tohumu, sinir yıpranmasını da önleyerek genç kalmanın sırrı olarak kabul edilebilir. Ayrıca kan dolaşımına da faydalı olduğu bilinmektedir.
- Kaynatılarak günde bir bardak şeklinde tüketilebilir. Ayrıca kenevir tohumu, E vitamini kaynağı olarak da bilinmektedir. Bu nedenle saçların daha sağlıklı ve gür bir şekilde çıkmasına yardımcı olmaktadır. Saçların yıpranmasını ve kökten dökülmesini de önleyerek genç görünümü korumaya yardımcı olur.
-Kanseri önler.
-Bağışıklık sistemini güçlendirir
-Hormonal dengesizliği düzenler
-Kemikleri güçlendirir.
-A, B1, B2, B3, B6, C, E vitaminleri ve folik asit bakımından zengindir.
-Kalsiyum, demir, magnezyum, manganez, fosfor, potasyum, sodyum ve çinko minerallerini içerir.
-Protein bakımından oldukça zengindir. Vücuttaki hormon dengesini sağlamaya yardımcı olur.
-Omega yağ asitleri bakımından oldukça zengindir.
-Kolesterolü düşürmeye yardımcı olarak kalp-damar sağlığını da korur.
-Kenevir tohumu, oldukça iyi bir lif kaynağıdır. Bağırsakların işleyişini kolaylaştıran içeriği sayesinde sindirim sistemini düzenler.
-İçerdiği yüksek oranda magnezyum sayesinde uyku sorunları için de oldukça faydalıdır.
-İçerdiği vitaminler ve özellikle demir sayesinde, kansızlık ve kansızlığa bağlı yaşanabilen yorgunluk, baş ağrısı, halsizlik gibi şikâyetlerin önlenmesine yardımcı olur.
KENEVİR TOHUMU NEDİR?
Kenevir tohumu oldukça etkili bir besin kaynağıdır. Teknik olarak ‘kenevirin kalbi’ denilen tohumu sağlıklı protein ve mineraller açısından zengindir. Kenevir tohumunun sert dış kabukları çıkarıldıktan sonra yumuşak kremsi ‘kalbi’ tüketilir.
KENEVİR TOHUMU NASIL TÜKETİLİR?
Kenevir tohumları, psikoaktif madde içermeyen endüstriyel kenevir bitkisinin çiçeklenme zamanından sonra meydana gelen tohumlarının toplanıp kurutulmasıyla elde edilir. Kenevir tohumu, çiğ olarak tüketilebildiği gibi, kavrularak ya da çeşitli tariflerin içerisine ilave edilerek de kullanılabilir. Böreklerin üzerine çörek otu gibi serpilebilir, kurabiye ve keklere katılabilir, müsli ve smoothie karışımlarının içine de zevkle eklenebilir.
Kenevir tohumunun kabukları, onu çıtır bir tohum yapar. (Çıt Çıt Çedene şarkısı şimdi daha da anlamlı!) Kenevir tohumları ezilerek ya da hülleme denilen ve kabuklarının ayrılarak ezilmelerini sağlayan işlemden geçirilerek de tüketilebiliyor, böylece daha yağlı ve yemesi kolay hale gelebiliyor. Hüllenmiş kenevir tohumu, yemeklerde ve salatalarda daha lezzetli bir içerik olarak tüketilebiliyor. Kenevir tohumlarından ayrıca, aşağıda sıralayacağımız tüm faydalarını içeren, tıpkı badem sütü veya hindistan cevizi sütü gibi bir bitkisel süt hazırlamak da mümkün.
KENEVİR SÜTÜ TARİFİ:
100 gram kenevir tohumunu yıkayın, 2 su bardağı suyun içerisinde mümkünse bir gece, değilse birkaç saat bekletin. 1 litre suyun içerisine tohumları ilave edin, bir çimdik tuz ekleyin ve 3-4 dakika pürüzsüz bir kıvam alana kadar blender ile karıştırın. Karışımı bir tülbent yardımıyla süzün ve cam bir şişeye aktarın. Kalan posayı da yemeklere, salatalara, müslinize veya tatlı tariflerinize karıştırarak kullanabilirsiniz. Tatlandırmak için içine 1 hurma veya 1 yemek kaşığı bal/pekmez ilave edebilirsiniz.
..................................
- 1İlaç Keşfi ve Biyomedikal Bilimler Bölümü, Eczacılık Fakültesi, South Carolina Üniversitesi, Columbia, SC 29208, ABD.
- 2Retiküler Formasyon Fizyolojisi Laboratuvarı, Meksika Ulusal Nöroloji ve Nöroşirürji Enstitüsü (INNN), Mexico City 14269, Meksika.PMID: 37050032 PMCID: PMC10096752 DOI: 10.3390/moleküller28073271 ücretsiz PMC makalesi
Cannabidiol (CBD), Cannabis sativa'da bulunan önemli bir fitokanabinoiddir (Linneo, 1753). Doğal olarak oluşan bu ikincil metabolit, zehirlenmeye neden olmaz veya A9 -tetrahidrokanabinol (∆9 - THC) gibi esrardan kötüye kullanılan ilaçların karakteristik profilini sergilemez . ∆ 9'un aksine-THC, CBD'nin nöro-moleküler mekanizmaları hakkındaki bilgimiz sınırlıdır ve karmaşık görünen farmakolojisi henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. CBD'nin farmakolojik etkilerine ilişkin çalışmalar son yıllarda katlanarak arttı ve bu önemli metabolit hakkında sıklıkla güncellenen raporların oluşturulmasını gerekli kıldı. Bu makalede, CBD'nin epilepsi, ağrı, nöropsikiyatrik bozukluklar, Alzheimer hastalığı ve inflamatuar hastalıklar gibi hayvan modellerinde ve insan hastalıklarında moleküler hedefler ve farmakolojik uygulamalar üzerindeki etki mekanizmalarının rasyonelleştirilmiş bir entegrasyonu sunulmaktadır. Nörolojik durumlarda rol oynayan enzimler ve iyon kanalları/metabotropik reseptörler dahil olmak üzere CBD için yaklaşık 56 farklı moleküler hedef belirledik. Burada, CBD'nin çoklu etki mekanizmaları hakkında bilimsel literatürde bulunan bilgileri derledik. İn vitro ve in vivo bulgular, bu doğal ürünün polifarmakolojik yapısının tam olarak anlaşılması için gereklidir.










































Yorum yap