HAVLICAN

Çok Yıllık | 1-2m | 5-9 Aylar | Ca,Na | Kökleri
Havlıcan, Galgant, Alpinia officina
Familyası: Zencefilgillerden, Ingwergeaechse, Zingiberaceae
Drugları: Havlıcan yağı: Galangeae aeteroleum
Havlıcan kökü: Galangeae rizoma
Havlıcan kökü çay, tentür, eter yağı ve natürel ilaç yapımında, eter yağı (esansı) ise aroma tedavisinde kullanılır.
Giriş: Zencefilgillerden olan Havlıcanın ayrıca 150’ye yakın alt türü mevcuttur. Vatanının güneydoğu Asya olması nedeniyle ılıman ülkelerde yetişmesi oldukça zordur. Frankfurt J. W. Göthe (Bu şair Almanların en büyük şairi ilhamını islam’dan almış ve bu nednele büyük şair yazdığı mektuplara hep bismillahla başlamış ve Allah kelimesi ile bitirmiştir. Goethe Mslman miydi ?) Üniversitesinin botanik bahçesinin sera kısmında havlıcan olmasına rağmen yeterince sıcak ve nemli olmadığından çiçek açmıyordu. Bu nedenle Dresden’e gittim ve orada gerekli ortam hazırlanmış olduğundan çiçek açan havlıcan bulabildim ve fotoğraflarını çektim zira şifalı bitkiler Kitaplarında (Türkçe veya almanca) havlıcanla ilgili bir fotoğraf bulamadım, benim çektiğim fotoğraf ilk olsa gerek.
Botanik: Vatanı güney Çin olan havlıcan günümüzde Tayland, Endonezya ve doğu Hindistan’da kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Havlıcan 1-2metre boyunda bazen 3 metreyi dahi bulabilir ve genellikle çatallaşmadan tek olarak dikey yükselir. Kökleri genellikle yatay olarak bulunduğu yere yayılır, dış yüzeyi kahverengimsi kırmızı, silindir şeklinde 1-2,5cm kalınlığında ve 5-10cm uzunluğundaki kurutulmuş parçaları baharatçılardan veya eczanelerden temin edilebilir. Yaprakları geniş mızrak şeklinde 25-40cm uzunluğunda 15-20cm genişliğinde, kenarları hafif dalgalı, bütün, üst yüzeyi koyu yeşil, alt yüzeyi grimsi yeşil ve derimsi sertliktedir. Çiçekleri gövdenin en uç kısmında 5-15adet değişken sıra ile dizilmiştir. Taç yaprakları sarı renkli iki dudak şeklinde açıkmış olup ortadan üç dilimli koyu kırmızı irice bir göbeğe sahiptir.
Yetiştirilmesi: Ancak ve ancak sıcak yani tropik ve nemli ülkelerde veya bu şartların oluştuğu seralarda yetiştirilir.
Hasat zamanı: Havlıcan kökleri ancak yedinci yıldan itibaren sökülür, yıkanır ve kurutulur, şayet tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir.
Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
1) Diarylheptanoidler eskiden Galangol diye anılırdı. Bunlara 3-hidroxy-5-heptanon, 3-metoxy-heptanon, 3-keton-heptanon’u sayabiliriz.
2) Phenylalkanonlar (Fenilalkalonlar); 4-hidroxy-3-methoxyphenyl buna kısaca Gingerol’da denir.
3) %0,3-1,5 arasında eter yağı (uçucu yağ) içerir. Bunların en önemlileri; Pinen, Cineol, (Eukaliptol), Eugenol ve Chavicol’i sayabiliriz.
4) Flavonitlerden; Gelangin (trihidroxyflavon), Galongin-3-methyleter ve Kampferid’i (4-methoyl-3,5,7-trihydrokflavon) sayabiliriz. Ayrıca çok az miktarda Cyclophosphamid ve Acetoxychavicolacetat içerdiği keşfedilmiştir.
Tesir şekli: Hazmettirici, krampları çözücü, gaz söktürücü, iştah açıcı, mikropları öldürücü, iltihapları önleyici, mantarları önleyici ve urları yok edici özelliklere sahiptir.
Araştırmalar: H.İtokova, M.Morita ve arkadaşlarının yaptıkları araştır-malarda Havlıcanın birleşimindeki Galenkolun (Diarylheptonoitler) Prostaglandin birleşimini engelleyerek iltihaplanmayı önlemekte olduğu tespit edilmiştir. Acetoxychavicolacetat ise mantarları yok edici ve mantarların büyümesini önleyici özelliklere sahiptir. Yine Japonlar tarafından yapılan başka bir araştırmada (S.Kuersi ve arkadaşları) ise Cyclophosphamidin urların büyümesini önleyici özelliklere sahip olduğu tespit etmişleridir.
Kullanılması:
1) HAVLICAN HER TÜRLÜ ENFEKSİYONA ve CANDİDA MANTARINA karşı etkilidir.
2) Komisyon E’nin 13.03.1990 tarih ve 50 nolu Monografi bildirisine göre galgant kökü başta sindirim rahatsızlıkları ve iştahsızlığa karşı kullanılır.
3-) Kore Tıp Merkezinde yapılan bir araştırmada Kemik kanserine karşı etkili olduğu ki-Shuk Sim, Chung jö Lee, Nam Hui Yim tarafından belgelenmiştir.
4-) Epilesi ve Ateşli Havaleye (Konvülsiyon) karşı etkili olduğu Shaghayegh Rezvani Nejad , 1 Manijeh Motevalian , 1 Iman Fatemi , 2 ve Asie Shojaii 3trafafından belgelenmiştir.
3) Halk arasında; Havlıcan kökü halk arasında başta şişkinlik, kabızlık, iştahsızlık ve hazımsızlığa karşı kullanılır. Mideyi kuvvetlendirici, mide asidi ve safrayı artırıcıdır. Ayrıca romatizma, nikris ve bronşite karşı ve de cinsel gücü artırıcı olarak kullanılır.
Çay: İnce kıyılmış iki kahve kaşığı havlıcan kökü demliğe konur ve üze-rine 300-500ml kaynar su ilave edilir 5-10dakika demlemeye bıraktıktan sonra süzülerek içilir.
Baharat: Havlıcan kökü öğütülerek toz haline getirildikten sonra çorba, etli ve sulu yemeklere katılarak kullanılır.
Aromaterapi: Havlıcan kökü su buharı ile damıtılarak (destilasyon) uçucu yağı (eter yağı) elde edilir. Bu yağ zayıflık ve sindirim zafiyetine karşı kullanılır. Günde 3-4 defa 4-5 damla havlıcan yağı (eter yağı, uçucu yağı) alınır.
1) Havlıcan sirkesi: Havlıcan kökünden 50gram ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine kaliteli sirkeden 500 ml doldurularak 4-6hafta beklenir ve arada birde çalkalanır ve de sonra süzülerek günde 3-4defa bir tatlı kaşığı sade veya suyla alınır.
Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur.
Alpinia officinarum Osteoblast Mineralizasyonunu Uyarır ve Osteoklast Farklılaşmasını Engeller
Ki-Shuk Şim1, Chung-Jo Lee1, Nam Hui Yim1, Min Jung Gu1, Jin Yeul Ma1
Bağlantılar yıkılmak Üyelik
Alpinia officinarum köksapı, iltihaplı ve iç hastalıkları tedavi etmek için geleneksel bir bitkisel ilaç olarak kullanılmıştır. Bir artrit modelinde A. officinarum rizomunun önceden gözlemlenen inhibitör etkisine dayanarak, A. officinarum rizomunun (WEAO) bir su ekstraktının kalvarial osteoblast öncü hücreleri kullanarak in vitro osteoblast mineralizasyonunu artırıp artırmayacağını veya in vitro osteoklast farklılaşmasını inhibe edip etmeyeceğini değerlendirdik ve kemik iliği kaynaklı makrofajlar kullanılarak kemik rezorpsiyonu. Osteoblastlarda, WEAO, osteoblast mineralizasyonu ile ilgili transkripsiyon faktörü (runt ile ilgili transkripsiyon faktörü 2, smad1, smad5 ve junB) ve markör (kemik morfogenetik protein-2, kollajen tip 1alpha1 ve osteokalsin) genlerinin mRNA seviyelerini arttırdı. artan alizarin kırmızı S boyama yoğunluğu. WEAO, nükleer faktör için reseptör aktivatörünü baskılayarak osteoklast farklılaşmasını belirgin şekilde inhibe etti-[Formül: metne bakınız]B DNA bağlanması 2 inhibitörünün ve V-maf muskuloaponeurotik fibrosarkom onkogen homolog B'nin ve c-Jun N-terminalinin fosforilasyonunun ligand kaynaklı aşağı regülasyonu kinaz, p38, nükleer faktör-[Formül: metne bakınız]B, c-Src ve Bruton'un tirozin kinazı, aktive edilmiş T hücrelerinin sitoplazmik 1 ekspresyonunun nükleer faktörünü indüklemek için. WEAO ayrıca aktin halkası oluşumunu değiştirerek olgun osteoklastların emme aktivitesini de bastırdı. Bu nedenle, bu çalışmanın sonuçları, WEAO'nun osteoblast mineralizasyonunu uyardığını ve osteoklast farklılaşmasını inhibe ettiğini göstermektedir. Bu nedenle WEAO, osteoklast ve osteoblast aktivitesi arasındaki dengeyi düzenleyerek patolojik kemik hastalıklarını tedavi etmek veya önlemek için umut verici bir bitkisel aday olabilir.
Anahtar Kelimeler: Alpinia officinarum Rizom; Aktive T hücrelerinin Nükleer Faktörü Sitoplazmik 1; osteoblast; osteoklast; Nükleer Faktör-B Ligandı için Reseptör Aktivatörü; Runt ile İlgili Transkripsiyon Faktörü 2.
Erkan Uysal
Havlıcan büyük ve küçük idrar kaçırmada çok etkili kısa zamanda hissiyet ve kaçırmayı azaltıyor.iyi yayınlar hocam
KAYNAK

Çok Yıllık | 1-2m | 5-9 Aylar | Ca,Na | Kökleri
Havlıcan, Galgant, Alpinia officina
Familyası: Zencefilgillerden, Ingwergeaechse, Zingiberaceae
Drugları: Havlıcan yağı: Galangeae aeteroleum
Havlıcan kökü: Galangeae rizoma
Havlıcan kökü çay, tentür, eter yağı ve natürel ilaç yapımında, eter yağı (esansı) ise aroma tedavisinde kullanılır.
Giriş: Zencefilgillerden olan Havlıcanın ayrıca 150’ye yakın alt türü mevcuttur. Vatanının güneydoğu Asya olması nedeniyle ılıman ülkelerde yetişmesi oldukça zordur. Frankfurt J. W. Göthe (Bu şair Almanların en büyük şairi ilhamını islam’dan almış ve bu nednele büyük şair yazdığı mektuplara hep bismillahla başlamış ve Allah kelimesi ile bitirmiştir. Goethe Mslman miydi ?) Üniversitesinin botanik bahçesinin sera kısmında havlıcan olmasına rağmen yeterince sıcak ve nemli olmadığından çiçek açmıyordu. Bu nedenle Dresden’e gittim ve orada gerekli ortam hazırlanmış olduğundan çiçek açan havlıcan bulabildim ve fotoğraflarını çektim zira şifalı bitkiler Kitaplarında (Türkçe veya almanca) havlıcanla ilgili bir fotoğraf bulamadım, benim çektiğim fotoğraf ilk olsa gerek.
Botanik: Vatanı güney Çin olan havlıcan günümüzde Tayland, Endonezya ve doğu Hindistan’da kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Havlıcan 1-2metre boyunda bazen 3 metreyi dahi bulabilir ve genellikle çatallaşmadan tek olarak dikey yükselir. Kökleri genellikle yatay olarak bulunduğu yere yayılır, dış yüzeyi kahverengimsi kırmızı, silindir şeklinde 1-2,5cm kalınlığında ve 5-10cm uzunluğundaki kurutulmuş parçaları baharatçılardan veya eczanelerden temin edilebilir. Yaprakları geniş mızrak şeklinde 25-40cm uzunluğunda 15-20cm genişliğinde, kenarları hafif dalgalı, bütün, üst yüzeyi koyu yeşil, alt yüzeyi grimsi yeşil ve derimsi sertliktedir. Çiçekleri gövdenin en uç kısmında 5-15adet değişken sıra ile dizilmiştir. Taç yaprakları sarı renkli iki dudak şeklinde açıkmış olup ortadan üç dilimli koyu kırmızı irice bir göbeğe sahiptir.
Yetiştirilmesi: Ancak ve ancak sıcak yani tropik ve nemli ülkelerde veya bu şartların oluştuğu seralarda yetiştirilir.
Hasat zamanı: Havlıcan kökleri ancak yedinci yıldan itibaren sökülür, yıkanır ve kurutulur, şayet tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir.
Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
1) Diarylheptanoidler eskiden Galangol diye anılırdı. Bunlara 3-hidroxy-5-heptanon, 3-metoxy-heptanon, 3-keton-heptanon’u sayabiliriz.
2) Phenylalkanonlar (Fenilalkalonlar); 4-hidroxy-3-methoxyphenyl buna kısaca Gingerol’da denir.
3) %0,3-1,5 arasında eter yağı (uçucu yağ) içerir. Bunların en önemlileri; Pinen, Cineol, (Eukaliptol), Eugenol ve Chavicol’i sayabiliriz.
4) Flavonitlerden; Gelangin (trihidroxyflavon), Galongin-3-methyleter ve Kampferid’i (4-methoyl-3,5,7-trihydrokflavon) sayabiliriz. Ayrıca çok az miktarda Cyclophosphamid ve Acetoxychavicolacetat içerdiği keşfedilmiştir.
Tesir şekli: Hazmettirici, krampları çözücü, gaz söktürücü, iştah açıcı, mikropları öldürücü, iltihapları önleyici, mantarları önleyici ve urları yok edici özelliklere sahiptir.
Araştırmalar: H.İtokova, M.Morita ve arkadaşlarının yaptıkları araştır-malarda Havlıcanın birleşimindeki Galenkolun (Diarylheptonoitler) Prostaglandin birleşimini engelleyerek iltihaplanmayı önlemekte olduğu tespit edilmiştir. Acetoxychavicolacetat ise mantarları yok edici ve mantarların büyümesini önleyici özelliklere sahiptir. Yine Japonlar tarafından yapılan başka bir araştırmada (S.Kuersi ve arkadaşları) ise Cyclophosphamidin urların büyümesini önleyici özelliklere sahip olduğu tespit etmişleridir.
Kullanılması:
1) HAVLICAN HER TÜRLÜ ENFEKSİYONA ve CANDİDA MANTARINA karşı etkilidir.
2) Komisyon E’nin 13.03.1990 tarih ve 50 nolu Monografi bildirisine göre galgant kökü başta sindirim rahatsızlıkları ve iştahsızlığa karşı kullanılır.
3-) Kore Tıp Merkezinde yapılan bir araştırmada Kemik kanserine karşı etkili olduğu ki-Shuk Sim, Chung jö Lee, Nam Hui Yim tarafından belgelenmiştir.
4-) Epilesi ve Ateşli Havaleye (Konvülsiyon) karşı etkili olduğu Shaghayegh Rezvani Nejad , 1 Manijeh Motevalian , 1 Iman Fatemi , 2 ve Asie Shojaii 3trafafından belgelenmiştir.
3) Halk arasında; Havlıcan kökü halk arasında başta şişkinlik, kabızlık, iştahsızlık ve hazımsızlığa karşı kullanılır. Mideyi kuvvetlendirici, mide asidi ve safrayı artırıcıdır. Ayrıca romatizma, nikris ve bronşite karşı ve de cinsel gücü artırıcı olarak kullanılır.
Çay: İnce kıyılmış iki kahve kaşığı havlıcan kökü demliğe konur ve üze-rine 300-500ml kaynar su ilave edilir 5-10dakika demlemeye bıraktıktan sonra süzülerek içilir.
Baharat: Havlıcan kökü öğütülerek toz haline getirildikten sonra çorba, etli ve sulu yemeklere katılarak kullanılır.
Aromaterapi: Havlıcan kökü su buharı ile damıtılarak (destilasyon) uçucu yağı (eter yağı) elde edilir. Bu yağ zayıflık ve sindirim zafiyetine karşı kullanılır. Günde 3-4 defa 4-5 damla havlıcan yağı (eter yağı, uçucu yağı) alınır.
1) Havlıcan sirkesi: Havlıcan kökünden 50gram ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine kaliteli sirkeden 500 ml doldurularak 4-6hafta beklenir ve arada birde çalkalanır ve de sonra süzülerek günde 3-4defa bir tatlı kaşığı sade veya suyla alınır.
Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur.
Alpinia officinarum Osteoblast Mineralizasyonunu Uyarır ve Osteoklast Farklılaşmasını Engeller
Ki-Shuk Şim1, Chung-Jo Lee1, Nam Hui Yim1, Min Jung Gu1, Jin Yeul Ma1
Bağlantılar yıkılmak Üyelik
- 11 Kore Tıp Uygulama Merkezi, Kore Doğu Tıbbı Enstitüsü, 70 Cheomdanro Dong-gu, Daegu, Kore Cumhuriyeti.
- PMID: 27627921
- DOI: 10.1142/S0192415X16500701
Alpinia officinarum köksapı, iltihaplı ve iç hastalıkları tedavi etmek için geleneksel bir bitkisel ilaç olarak kullanılmıştır. Bir artrit modelinde A. officinarum rizomunun önceden gözlemlenen inhibitör etkisine dayanarak, A. officinarum rizomunun (WEAO) bir su ekstraktının kalvarial osteoblast öncü hücreleri kullanarak in vitro osteoblast mineralizasyonunu artırıp artırmayacağını veya in vitro osteoklast farklılaşmasını inhibe edip etmeyeceğini değerlendirdik ve kemik iliği kaynaklı makrofajlar kullanılarak kemik rezorpsiyonu. Osteoblastlarda, WEAO, osteoblast mineralizasyonu ile ilgili transkripsiyon faktörü (runt ile ilgili transkripsiyon faktörü 2, smad1, smad5 ve junB) ve markör (kemik morfogenetik protein-2, kollajen tip 1alpha1 ve osteokalsin) genlerinin mRNA seviyelerini arttırdı. artan alizarin kırmızı S boyama yoğunluğu. WEAO, nükleer faktör için reseptör aktivatörünü baskılayarak osteoklast farklılaşmasını belirgin şekilde inhibe etti-[Formül: metne bakınız]B DNA bağlanması 2 inhibitörünün ve V-maf muskuloaponeurotik fibrosarkom onkogen homolog B'nin ve c-Jun N-terminalinin fosforilasyonunun ligand kaynaklı aşağı regülasyonu kinaz, p38, nükleer faktör-[Formül: metne bakınız]B, c-Src ve Bruton'un tirozin kinazı, aktive edilmiş T hücrelerinin sitoplazmik 1 ekspresyonunun nükleer faktörünü indüklemek için. WEAO ayrıca aktin halkası oluşumunu değiştirerek olgun osteoklastların emme aktivitesini de bastırdı. Bu nedenle, bu çalışmanın sonuçları, WEAO'nun osteoblast mineralizasyonunu uyardığını ve osteoklast farklılaşmasını inhibe ettiğini göstermektedir. Bu nedenle WEAO, osteoklast ve osteoblast aktivitesi arasındaki dengeyi düzenleyerek patolojik kemik hastalıklarını tedavi etmek veya önlemek için umut verici bir bitkisel aday olabilir.
Anahtar Kelimeler: Alpinia officinarum Rizom; Aktive T hücrelerinin Nükleer Faktörü Sitoplazmik 1; osteoblast; osteoklast; Nükleer Faktör-B Ligandı için Reseptör Aktivatörü; Runt ile İlgili Transkripsiyon Faktörü 2.
Erkan Uysal
Havlıcan büyük ve küçük idrar kaçırmada çok etkili kısa zamanda hissiyet ve kaçırmayı azaltıyor.iyi yayınlar hocam
KAYNAK








Yorum yap