Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ekinezya Süperkritik, Echinacea purpurea

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Ekinezya Süperkritik, Echinacea purpurea

    Ekinezya, KİPRİ OTU, ekinezya


    Çok Yıllık | 0,5-1,3m | 6-9 Aylar | Ça,Ho,Na | Otu,Kökü

    Ekinezya, Kipriotu, Purpuroter Sonnenhut, Echinacea purpurea MÖNCH.
    Al Kirpi çiçeği
    Kipri kafası
    Immün otu
    Güneşlik çiçeği
    Bakır çiçeği
    Güneş çiçeği
    Gökçek çiçeği
    Kırmızı Kipriotu

    Familyası: Bileşikgillerden, Klorbblütler, Asteraceae

    Drugları: Al Ekinezya otu: Echinaceae purpureae herba
    Al Ekinezya kökü: Echinaceae purpureae radix
    Al Kipri otu kökü ayrı ayrı veya birlikte çay, tentür, ekstre, şurup ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

    Giriş: Ekinezyagillerin takriben 15 alt türü mevcuttur ve bunlardan sadece üç türü tıbbi maksatla kullanılır. Son yapılan araştırmalarda Al Ekinezya çiçeğinin daha etkili olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle bu bitkiyi öncelikle inceliyoruz, diğerlerine de kısaca metin sonunda değineceğiz.Bunlar;
    1) Dar yapraklı (pembe, narin) Ekinezya; Echinacea angustifolia DE CAN DOLLE ve
    2) Soluk Ekinezya; Echinacea pallida Nutt bizi ilgilendiren türlerdir.
    Amerika'da Kızılderili bir kadının Al Ekinezyanu ezerek bir hastanın yarasına sarar. Bunu gören Dr. Meyer durumun ne olduğunu sorar ve araştırma yaparak kendisi de ilk defa Kipriotunun tıbbi olarak kullanımına başlar. ABD'nin Güney Eyaletlerinden Ohlahoma Missari, Texas gibi eyaletlerde yabani olarak yetişen Kipriotu değerinin anlaşılması ile birlikte Amerika ve Avrupa'da 20. yy.'ın başında kültür bitkisi olarak yetiştirilmeye başlanmıştır. 1935'de antibiotiklerden sulfanomidin keşfi ile birlikte bir süre unutulmuş ve 1960'larda tekrar incelenmeye ve kullanılmaya başlanmıştır. Bilhassa kimyasal ilaçların yan tesirinin anlaşılması ile birlikte Kipriotu yeniden büyük bir önem kazanmıştır. Bitkinin Ekinezya diye anılması görünümünün tehlike karşısında kafasını içe çekerek büzülen Kirpiye benzemesindendir, ayrıca küre şeklinde olması nedeniyle Küre çiçeği, bakır renginde olmasından dolayı Bakır çiçeği ve çok güzel olması nedeniyle Gökçek çiçek (Gökçek eskiden güzel anlamına gelirdi) diye anılır. Kipriotu ve kökünden günümüzde sadece Avrupa'da 172 ilaç firması 850 çeşit sade veya kompleks ilaç üretmektedir.

    Botanik: Ekinezya 50-130 cm boyunda çok yıllık dikine uzanan az çatallaşan tüylü bir bitkidir. Alt yaprakları oval veya yumurta şeklinde kenarları bütün, 10-20 cm uzunluğunda 7-15 cm genişliğinde ve 15-25 cm uzunluğunda bir sapı vardır. Gövde yaprakları yukarıya doğru küçülür, kalp veya mızrak şeklini alır ve sapı da kısalır.
    Çiçekleri küre veya büzülmüş Kirpi şeklinde olup 2-4 cm uzunluğunda, 1,5-3,5 cm eninde, bakır renginde ve üzeri uzun diken şeklinde dizilmiş olan 3-6 mm uzunluğundaki borucuklardan oluşur. Çiçeğin etrafına 13-20 adet dil veya şerit şeklinde uçları sivri, kenarları bütün, açık pembe, pembe veya kan kırmızısı renkte olabilir ve bu yapraklar örtü yaprağı veya dil yaprağı diye anılır. Bu bitkiyi örtü yapraklarının renginden dolayı Al Ekinezya diye anmayı uygun bulduk. Kökleri 10-15 cm uzunluğundaki bir kazık kök ve ondan çevresine uzanan saçak köklerden oluşur. Dışı açık veya koyu kahverengindedir.

    Yetiştirilmesi: Başta ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya gibi ülkelerde kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Türkiye iklim bakımından Ekinezya için en ideal ülkedir ve hemen her yöresinde yetiştirilebilir.

    Hasat zamanı: çiçek açmaya başladığı andan itibaren çiçek, yaprak, ve sürgünleri toplanarak bitki özü baskı ile çıkarılarak özel bir takım işlemlerden sonra şurubu veya damlası elde edilir. Kiprikökü taze olarak tentür veya natürel ilaç yapımında kullanılır veya kurutulur.

    Birleşimi: Kipriotunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    1) Fenolkarbonikasitester türevleri; %1-3 arasında olup en önemlileri; 2,3-O-Dicaffeoyltartarikasitester (Cichorienasit), 2-O-Feruloyltartarikasit, 2-O-Caffeoyltartarikasit (Caftarasit), Cichorienasitmetilester, 2,3-O-Diferuloyltyartarikasit ve 2-O-Caffeoyl-3-O-feruloyltartarikasit'i sayabiliriz.
    2) Alkamidler; Dodeca-2E,4E,8Z,10E-tetraenasit-isobutilamid; Trideca-2E,7Z-dien-10,12-diinasitisobutilamit ve Undeca -2E,4Z-dien-8,10-diinasitisobutilamit'i sayabiliriz.
    3) Flavonitler; Quercetin, Rutin, Luteolin-7-glukozit, Kâmpferol-3-rutinasit ve Quercetin-3-glukozit
    4) Polisakkaritler; 4-O-Metilglukuranoarabinoksilan (molekül ağırlığı 35.000), Arabinoramnogalakton (m.a 450.000), Arabinglaktanlar (AGs 45.000), Fucoglaktoksiloglukan (m.a 10-25.000) ve Xyloglukanlar (Ksloglukanlar m.a 79.500 Da. Dalton)
    5) Eter yağı türevleri; Borneal, Bornylacetat, Caryophyllen, Caryophyllenepoxit ve Germacren içerir.
    6) Kiprikökünün birleşiminde bunlardan başka Polyacetylen'ler bulunur ve Fenolkarbonikasitesterler %0,5-2 Eter yağları %0,05-0,2 oranındadır ve içerikleri hemen hemen aynıdır.

    Tesir şekli: Bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklık sistemini kuvvetlendirici, antibiotik, antiviral, yaraları iyileştirici, iltihapları önleyici, şişkinlikleri önleyici ve antialerjik özelliklere sahiptir.

    Araştırmalar: Günümüze kadar toplam 32 klinik araştırması yapılmıştır. Bu araştırmalar Al Ekinezya; Al Ekinezya; Pembe Ekinezya ve Soluk Ekinezyakökünde elde edilen damla, draje, hap veya kapsüller yapılmıştır. Araştırmalarda birleşimindeki Fenolkarbonikesterler, Alkamitler ve Polisakkaritlerin aynı şekilde bağışıklık sistemini kuvvetlendirici ve fagosite özelliği harekete geçirici özelliklere sahip olduğu tespit edilmiştir. İşte bu araştırmalardan bazıları;
    1) Bitkisel draje ve plasebo (denek ilacı) ile 609 üniversite öğrencisi üze-rinde deneme tedavisi yapılmıştır. Bunlardan 303'üne Ekinezya kökü ekstresinden elde edilen draje Ekinezya 306'sına plasebo hap (deney hapı) 8 hafta süreyle verilmiştir. Bitkisel draje alanların vücudu başta grip olmak üzere bulaşıcı hastalıklara karşı daha dayanıklılık göstermiş ve daha sürede yakalandıkları grip, nezle gibi rahatsızlıkları atlatmışlardır.
    2) 1000 doktor ile yapılan görüşme sonucu 1 yıl içinde 141.400 çocuğu bitkisel ilaç Ekinezya yazdıkları ve genellikle bulaşıcı nefes yolu rahatsızlıklarından; grip, nezle, öksürük vb. ile bağışıklık sisteminin zayıfla-ması nedeniyle ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklara karşı kullanılmış ve çocukların daha kısa sürede iyileştikleri görülmüştür.
    (ZP.6.98.318)
    3) İsveç'te fabrika (Falköping) işçileri üzerinde deney yapılmış ve özellikle bitkisel Ekinezya damlası alanların daha kısa sürede grip, nezle gibi üşütmeden dolayı çıkan rahatsızlıkları atlattıkları görülmüştür. Almanya'da üşütme hastalıklarından dolayı bir yılda 60 milyon iş günü kaybı olduğu tespit edilmiştir. (Nhp.4.98.626/Nhp 3.99.392)
    4) Al Ekinezya kökünden ile diğer Kipriotu köklerinden elde edilen dam-lalarla deney yapılmıştır. Bu deneyler sonucunda Al Kiprikökünden elde edilen ekstrelerin çok daha üstün olduğu tespit edilmiştir. Mesela İnterferonları daha aktifleştirmektedir. İnterferonlar (vücudun kendi ürettiği protein) RNA ve DNA virüslerini, bakterileri ve hatta parazitleri etkisiz hale getirebilmektedir. Fagositleri (mikropların yapısını bozan antikorlar üretir veya bunları içine alarak parçalar) güçlendirerek savunma sistemini kuvvetlendirir. Ayrıca yaraların çabuk iyileşmesini sağlar. Urların yayılmasını önler ve kanser tedavisi (kimyasal ilaçla) görenlerin ağrılarını ve ilaçların yan tesirlerini azaltır. (ZP.4.97.207, ZP3.95.157)
    5) Al Ekinezyadan elde edilen bitkisel Ekinezya şurubu ile ABD, Kanada, Almanya ve Rusya'da toplam 455 çocuk üzerinde deneme tedavisi yapılmıştır. Doktorların %((,5'i çocukların %86,6'sının iyi ve çok iyi dediği ve bu şurubun öksürük, nezle, burun akıntısı, kulak ağrısı, yutma rahatsızlığı, boğaz iltihaplanması gibi rahatsızlıkları iyileştirdiği gözlenmiştir. (ZP.1.99.15 ve HV 1.99.54)

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre grip, nezle, öksürük, boğmaca, boğaz iltihaplanması, burun akıntısı gibi genellikle üşütme ile ortaya çıkan bulaşıcı salgın hastalık veya sıradan bu tür rahatsızlıklara karşı kullanılır. Yani bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
    b) Homeopatide; bulaşıcı hastalıklar, kuş palazı, kızılcık, çıban, kanlı çıban, göğüs ağrısı, iltihaplanmalar, bacak ülseri, kangren, yanmalar, apandisit, prostatit, göğüs, rahim ve yumurtalık iltihaplanmalarına karşı kullanılır.
    c) Komisyon E'nin 162 No'lu 29/08/1992 tarihli Monografi bildirisine göre; grip gibi bulaşıcı hastalıklara karşı kullanılır.

    Açıklamalar: Bu rahatsızlıklara yakalanmadan önce veya yakalandıktan hemen sonra ilk iki gün yüksek dozajda, sonraları normal dozlarda damla veya hapları alınırsa rahatsızlık hem hafif hem de kısa bir sürede geçer. Şayet üşütme nedeniyle kişide rahim, yumurtalık, prostat, lenf bezleri, bademcik iltihaplanması, idrar yoları ve nefes yolları iltihaplanması gibi rahatsızlıklara yakalanılmış ise bu rahatsızlıklara karşı da yardımcı ilaç olarak kullanılır. Haricen olarak merhemi ile iyileşmeyen yaralar, yanıklar, şişlikler, ağız içi yaralar, akne, çıban ve uçuk gibi rahatsızlıklara karşı da kullanılır. Yukarıda araştırmalarda da değindiğim gibi fagositleri ve interferonları aktifleştirir ve hücreler arası geçirgenliği azaltan ve iltihaplanmaya neden olan Hyaluranikasiti etkisiz kılar, T ve B hücrelerini aktifleştirir ve çoğalmalarını sağlar. Görüldüğü gibi kimyasal antibiotikler sadece bakterilere karşı etkili olurken Ekinezya otu ve kökünden elde edilen natürel ilaçlar, bakteriler, virüsler ve parazitlere karşı etkili olmaktadır.

    Çayı: Ekinezya otu ve kökü hemen taze olarak işlenmesi gereken bir bitkidir, kurutulduğunda aynı etkiyi göstermemektedir. Bu nedenle çayı yapılmamaktadır.

    Merhemi: İçinde kaynar su olan bir kabın içine ayrı bir kap konur ve içine 250 gr vazelin ve 250 gr parafin konarak eritilir ve içine Al Kipriot ve kökü ilave edilir. 3-4 saat yanmadan bekletilir ve iki gün buzdolabında bekletildikten sonra hafif ısıtılarak süzülür ve merhem elde edilir.

    Homeopatide: Eskiden Pembe Ekinezya ve kökünden tentür yapılmak-taydı, şimdi ise Al Ekinezya ve kökünden daha etkili olduğu anlaşılmıştır ve ona doğru bir dönüş 1990'larda başlamıştır. Biz de burada bu nedenle Al Kipriot ve kökünü tentür yapımında tavsiye edeceğiz. Ekinezya (genellikle çiçek ve narin yaprakları) ve kökünden (yıkandıktan sonra) 100 gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine %70'lik 500 ml Etanol ilave edilir ve güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir. Şişe iki günde bir çalkalanır ve 6-8 hafta sonra süzülerek Homeopatide <> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden grip, nezle, boğmaca gibi rahatsızlıklara karşı ilk iki gün her iki saatte bir 20-30 damla bir miktar su ile alınır. Üçüncü ve dördüncü gün 4-5 defa 20-30 damla ve sonraları günde 3-4 defa 20-30 damla alınır.

    Hastalığın belirtileri (semptomları):
    1) Titreme nöbetleri
    2) Bezelerin şişmesi
    3) Deride Absezın hemen hızla yayılması
    4) Dermansızlık ve yorgunluk, isteksizlik, korku duygusu, iç titreme, pis kokulu yellenme, sarı renkli gaita (dışkı)
    5) Derinin kuru ve hassaslaşması
    6) Dil kuru, şiş ve üzerinde gri bir tabaka varsa
    7) Sabah yorgunluğu ve donukluk gibi hallerde Ekinezya tentürü en uygun olanıdır.

    Ekstresi: Ekinezyakökü aynı zamanda Etanol ile ekstraksiyonu yapılarak hülasası (ekstre) elde edilir, aynı tentür gibi kullanılır.

    Yan tesirleri: Ekinezyanın veya kökünün bilinen bir yan tesiri yoktur. Fakat 4-6 hafta kullandıktan sonra bir süre ara verilir ve gerekirse tekrar alınabilir.
    Mehmet Akif Kula
    Babam KORONAYA yakalanmıştı DERİN NEFES ALAMIYOR CİĞERLERİ DOLMUŞTU. Araştırdım ve İbrahim beyin ürünlerinden EKİNEZYA SETİ aldım babama kullandırdım 2. gün koridorda yürümeye başladı. 1 Hafta sonra VİRÜSTEN ESER KALMADI. Yakınlarımızdan koronaya yakalananlara önereceğim gerçekten teşekkür ederiz. Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Atakan Değer
    normalde benim GRİPLER İKİ HAFTA SÜRÜYOR ibrahim beyle konustuk sagolsun ilgilendi EKİNEZYA - F SETİ ALDIM. Düzenli kullanmiyorum ben GRİP olunca içiyorum 2-3 GÜNE KENDİME GELİYORUM birde GRİP OLMALARIM AZALDI
    KAYNAK

    Ahmet Avaz
    İbrahim Gökçek beye teşekkürler bu kış EKİNEZYA SETİ sayesinde hiç GRİP OLMADIM.
    KAYNAK

    Arif Altekin
    KIŞI RAHAT GEÇİRMEK istiyorsanız ESO NO MAKA ve EKİNEZYA KAPSÜL
    KAYNAK

    Meral Apaydın Yağcı
    İbrahim gökçek Hocamın Fibromiyalji için Harpagosetini 3 yıldır kullanıyorum çok memnunum. Kimyasal ürün kullanamadığım için bitkisel tedavi tercih ettim. Yan etkileri yok ve çok fayda gördüm. Her 6 ayda bir tahlil yaptırıyorum bir sıkıntım olmadı şu ana kadar çok şükür. GRİP ve SOĞUK ALGINLIĞI İÇİN DE ORMUS GMS, EKİNEZYA KAPSÜL KULLANIYORUM. Tüm takviye edici ÜRÜNLERİN KLİNİK ARAŞTIRMALARI OLMASI İNSANA KULLANMA ÖNCESİ GÜVEN VERİYOR. İbrahim hocaya çok teşekkür ediyorum.
    KAYNAK

    Umut Çamzeybek
    EKİNEZYA SETİ kullandım GRİP, SOĞUK ALGINLIĞINA FAYDASI OLDUĞUNU GÖRDÜM ürünler bence faydalı.
    KAYNAK

    Dilek Kumsal Rogan
    Kullandığım EKİNEZYA SETİ ile HAYATA DÖNDÜM. Yıllardır gördüğüm hiç bir tedavi çözüm olmamıştı, SAYENİZDE TÜM RAHATSIZLIKLARIMDAN KURTULDUM. Allah sizden razı olsun rabbim eksikliğinizi göstermesin inşallah iyi ki varsınız. Ne kadar teşekkür etsem azdır inanın sizin ürünleriniz tartışılmaz etkili ve faydalı.
    KAYNAK

    Yasemin Öneme
    BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİCİ aynı zamanda VİRÜSÜ YOK EDEN, EKİNEZYA SETİ ürünlerinizi ailece kullanıyoruz çok memnunuz İNSANA ENERJİ VERİYOR. Ayrıca biliyoruz sizi tanıyan binlerce insanda biz gibi kullanıyor.
    KAYNAK

    Songül Yalçın Koç
    Ben de oğlumun ALERJİK rahatsızlığı için EKİNEZYA SETİNİ vermeye başladım. Geceleri burnu tıkanırdı 3 GÜNDÜR ÇOK İYİ maşallah süper ürün.
    KAYNAK

    Deniz Tunca
    İki günden beri EKİNEZYA SETİ kullanıyorum çok daha RAHAT NEFES ALDIĞIMI HİSSEDİYORUM.
    KAYNAK

    Ibrahim Sarıoğlu
    EKİNEZYA SETİ kullanıyorum GRİBİ HAFİF ATLATIYORUM.
    KAYNAK

    Yasin Gülçiçek
    Hocam EKİNEZYA SETİ sayesinde kaç kere GRİP OLMADAN ATLATTIK sayamadım Allah razı olsun hocam.
    KAYNAK

    Burcu Basri Çal
    Çocuklarıma kullandığım ilk günden etkisini gösterdi 3 yaşındaki kızım AKCİĞERLERİ ufak bir NEZLE de BRONŞLARI TIKANIR uyuyamazdık hava makinası 1 hafta 10 gün kullanırdık hastalığı başladı hemen sipariş verdim size, çok hızlı geldi. EKİNEZYA SETİNE başladım ertesi gün doktorumuza gitmeye gerek kalmadı AKCİĞERLERİ AÇILDI, BURUN AKINTISI, ÖKSÜRÜK KESİLDİ. Allah razı olsun ürünleriniz çok güzel ailece Şifa buluyoruz şu an iyileşti 1 hafta kullandım.
    KAYNAK

    Nesemi Şimşek
    İbrahim Gökçek beyden aldığım EKİNEZYA SETİNİ KULLANARAK SOĞUK ALGINLIĞINDAN KURTULDUM sayın İbrahim Gökçek bey efendiye çok teşekkür ederim.
    KAYNAK

    Erhan Bozdemir
    ASTIM ve NEFES DARLIĞI tedavisinde EKİNEZYA SETİ ile mükemmel sonuç almaya başladım. İlk kullanımdan itibaren SİNÜZİT, ASTIM ve NEFES DARLIĞINDA İYİLEŞME HİSSEDİYORUM. Teşekkürler İbrahim bey.
    KAYNAK

    Umut Çamzeybek
    EKİNEZYA SETİ kullandım GRİP, SOĞUK ALGINLIĞINA FAYDASI OLDUĞUNU GÖRDÜM ürünler bence faydalı.
    KAYNAK

    Erdem Erdem
    ORMUS GMS, EKİNEZYA ve AFRİKA SARDUNYASU kullanın. COVID-19'dan korkmayın. Çok şükür ÖKSÜRÜK, GENİZ AKINTISI kısaca GRİP ve NEZLE belirtileri olmayacak yada çok hafif seyredecek.
    KAYNAK

    Erdem Erdem
    Hocam bizzat EKİNEZYA ve AFRİKA SARDUNYASININ içeriğini araştırdım istisnasız her bir bitki AKCİĞER ve SOLUNUM YOLLARINA ÇALIŞIYOR bunun için KORONAYA KARŞI KULLANIYORUM ve ORMUS GMS kullanıyorum çok teşekkür ederim hocam Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Erdem Erdem
    Bizzat EKİNEZYA ve AFRİKA SARDUNYASININ içeriğini araştırdım istisnasız AKCİĞER ve SOLUNUM YOLLARINDA işe yarıyor. Bunun için korona ya karşı bunu kullanıyorum ve ORMUS GMS kullanıyorum çok teşekkür ederim hocam Allah razı olsun
    KAYNAK

    Aykut Gerçek:
    Akciğerlerim için KEKİK SETİ kullandım daha RAHAT NEFES ALIYORUM. CİĞERLERİM AÇILDI ne var ne yok balgam olarak attım nefes alıp verirken ciğelerimden gelen HIRILTILI SES GİTTİ EKİNEZYA KAPSÜLÜ içtiğinizde nefes alıp verirken kokusu geliyo resmen muhteşem.
    KAYNAK

    Nur Vesile
    KORONODAN dolayı kimyasal ilaçlar kullandım beni çok rahatsız etti sizden aldığım EKİNEZYA SETİ kullandım hiçbir şeyim kalmadı hocam Allah sizden razı olsun sayenizde çok büyük tehlike atlattım.
    KAYNAK

    Mehmet Avcı
    Selamunaleyküm Hocam,
    KORONA oldum devletin verdiğin ilaçlar beni çok rahatsız etti. Bıraktım içmedim tedavi sürecinde, sizin EKİNEZYA SETİ ürünleri kullandım 14 gün ve bugün testim negatif çıktı. Atlattım çok şükür size Şükranlarımı sunuyorum tüm ürünleriniz adeta bir şifa kaynağı herkese tavsiye ediyorum. Allah size hayırlı ömürler versin. Rabbime emanet olun.
    KAYNAK

    Dilek Kumsal Rogan
    7 Aydır EKİNEZYA SETİ ve KEKİK KAPSÜL kullanıyoruz ailece KORONA HASTASI komşularımızla bir araya bile gelmiştik bilmeden. 1 ay oldu onlar geçirdi çok şükür bizlere de bir şey olmadı, gerçekten Gökçek Şifanın ürünleri bir mucize ve olan rahatsızlığı bile yok ediyor bizler kullandık ve tanıklık ettik Allah razı olsun İbrahim hocamızdan emeği geçenlerden sizlere minnettarız iyi ki varsınız gökçek ailesi.
    KAYNAK

    Serpil Yazar Kesici
    Şu an KORONA rahatsızlığım yok ama yine de Gökçek Şifa dan EKİNEZYA SETİ aldım süreci daha rahat geçirdim.
    KAYNAK

    Yasin Gülçiçek
    Eşim KORONA oldu EKİNEZYA SETİ kullandırdım eskisinden daha iyi oldu çok hafif atlattı. İbrahim Gökçek hocadan Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Sevim Şen
    EKİNEZYA SETİ kullanıyorum HASTALIKLARDAN KORUNUYORUM gerçekten çok yararlı Allah razı olsun İbrahim Gökçek hocamızdan.
    KAYNAK

    nesilbarlass
    EKİNEZYA SETİ kullandım KORONA tedavimde son derece güçlü bir destek oldu. Dostlarıma da şiddetle tavsiye ediyorum tereddütsüz kullanabilirler.
    KAYNAK

    Yasin Gülçiçek
    Benim eşim KORONA oldu ben ilaçları içirmedim. İbrahim Gökçek'in EKİNEZYA SETİ ürünlerinden alıp kullandım. 3. Günden sonra hiçbir şeyi kalmadı karantina sürecinin üzerinden 1 hafta geçti hamdolsun çok iyi tavsiye ederim.
    KAYNAK

    H Mustafa Durmaz
    İş yerinde yakalandığım KORONAYI İbrahim Gökçek hocamın EKİNEZYA SETİ sayesinde ateşten, eklem ağrılarından, baş ağrısından, boğaz ağrısından ve halsizlikten kurtuldum. İbrahim Gökçek hocamdan Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Ayşe Akalın Kaymak
    Allah korusun gerçekten insanın bütün gücü kuvveti gidiyor bu hastalık çok illet bir şey. ORMUS GMS, AFRİKA SARDUNYA KAPSÜL ve EKİNEZYA KAPSÜL kullandık SOĞUK ALGINLIĞI ve ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI için iyi geliyor.
    KAYNAK

    Nilüfer Yeşiller
    KORONA için EKİNEZYA SETİ aldım kullanmaya devam ediyorum nefesim düzeldi ÖKSÜRÜĞÜM GEÇTİ hocam. ORMUS GMS ürününü tüm ailem ile kullanıyorum. Allah sizi korusun her dertten inşallah.
    KAYNAK

    Ayhan Gül
    Oğlum şimdi 15 yaşında 7 yaşından beri sonbahar, kış ve ilkbahar aylarında sürekli GRİP olur ve hep ÜŞÜDÜĞÜNDEN bahsediyor. Doktora götürüyoruz sadece antibiyotik veriyorlar biliyoruz çözüm değil, fakat ne yapacağımızı bilmiyorduk. Bir yakınım İbrahim beyi tavsiye etti. İbrahim bey EKİNEZYA - BOSWELLİA SETİ önerdi aldık kullandık oğlum artık GRİP OLMUYOR ve soğuk havalarda dahi ÜŞÜMEDİĞİNİ SÖYLÜYOR. Oğlumu 8 senedir kimyasal ilaçlar ile zehirlemişiz. Türk doktorları maalesef dünyanın çok gerisinde böyle olmamalı Türk doktorları dünyayı takip etmeli.
    KAYNAK

    Musa Çetin
    KORONOYA yakalandım ve 2 hafta evde kal kuralına uydum. Doktorun yazdığı ilaçlar ağır geldi ve midede bulantı, yanma olunca bu ilaçları bıraktım. İbrahim beyi aradım bana EKİNEZYA SETİ ve KEKİK KAPSÜL önerdi aldım ve kullandım 4. günde tekrar yeniden doğmuş gibi kendimi ENERJİK ve DİNÇ HİSSETMEYE BAŞLADIM. İbrahim bey MİDE RAHATSIZLIĞIM için de MASTİC GUM ve BOSWELLİA tavsiye etti onları da alıp kullanacağım inşallah. Hocam iyi ki varsınız Allah sizden razı olsun.
    KAYNAK

    Mustafa Çelik
    KORONAYA yakalandım ve atlattım. Sizin ürünlerden EKİNEZYA SETİ kullandım çok iyi geldi rahatladım.
    KAYNAK

    burakbuy92
    AFRİKA SARDUNYA SETİ kışları vazgeçilmez bir takviye SİNÜSLERİ TEMİZLEYİP BOŞALTIYOR yanında ekstra EKİNEZYA ve ORMUS GMS de kullanıyorum kışın GRİP, BOĞAZ AĞRISI vb. hastalıklara karşı bir kalkan duvar örmüş oluyorsunuz.
    KAYNAK

    Ayla Alakus
    Ben hamileyken KORONAYA yakalandım hem de 8 aylık hamileyken. İbrahim beyi aradım EKİNEZYA SETİ önerdi ilaçların diğer bir güzel yanı hamilelerin kullanabilmesi kimseye bulaştırmadan 1 haftada bitti gitti GRİP GİBİ ATLATTIM.
    KAYNAK

    Ayhan Gül
    Kardeşim EKİNEZYA SETİ ile çok kısa sürede KORONAYI ATLATTI çük şükür fakat hafifi bir NEFES DARLIĞI yaşıyordu İbrahim bey KEKİK SETİ kullanmasını önerdi hamdolsun 2 haftada tamamen iyileşti.
    KAYNAK

    iltreris28
    İbrahim Gökçek hocamın EKİNEZYA SETİNİ ve ORMUS GMS ürününü kullandım, kullanmaya da devam ediyorum. KORONA ve GRİPTEN korunuyorum. Zencefil May ve Geven Jel ürünlerini de kullanıyorum herkese tavsiye ederim.
    KAYNAK

    burakbuy92
    EKİNEZYA SETİ ürününü BURUN TIKANIKLIĞI için kullandım 2 hafta sonra nefes alışım değişti. BURUN AKINTISI ve GENİZ AKINTIMDA iyileşmeler kaydettim. Kış aylarında olmazsa olmaz ürünlerden bir tanesidir.
    KAYNAK

    alisveris.zamani_
    EKİNEZYA SETİ çok faydalı bir ürün. Bu kış GRİP, ENFEKSİYON hiçbiri uğramadı korona bile teğet geçti cidden çok etkili bir ürün teşekkürler.
    KAYNAK

    semasterr
    Korona oldum ve çok ağır bir şekilde geçirdim. EKİNEZYA SETİ kullandım mucizevi ürünler içmeye başladığımın akşamında kaybettiğim TAT ve KOKU ALMA BOZUKLUĞUM DÜZELDİ. Hızlıca ayağa kalkıp eski gücüme kavuştum şuan ikinci setteyim hastanede yapılan korona testlerim güzel çıktı çok teşekkür ediyorum Allah razı olsun.
    KAYNAK

    serinkayanuran
    Hiç İŞTAHIM yoktu sanki ağzıma kilit vurulmuş gibiydim doktora gittim verdiği ilaçlardan hiç sonuç elde edemedim aşırı BAŞ AĞRILARIM VARDI içimde bir şüphelerim vardı acabalarım vardı bu baş neden bu kadar ağrıdı diye ama EKİNEZYA SETİ kullandım hem İŞTAHIM AÇILDI hem BAŞ AĞRILARIM GEÇTİ aşırı baş ağrılarından Ekinezya Seti sayesinde kurtuldum. Şimdi herşeyi yiyorum bağışıklık sistemim güçlendi korananın kökünü kazıyor ben.
    KAYNAK

    Hasan Bulut
    Abim CORONA VİRÜSÜNE yakalandı ve bize de bulaştırdı. EKİNEZYA SETİ kullandık 2 haftada hiçbir şeyimiz kalmadı çok teşekkür ediyoruz.
    KAYNAK

    Cihat Turan
    COVİT'e YAKALANDIM ayağa kalkamayacak haldeydim. HALSİZLİK, EKLEM AĞRILARI VARDI. Gökçek Şifa Gebze bayisinin tavsiyesi üzerine EKİNEZYA SAŞE kullandım. Günde 4-5 adet yoğun olarak içtim. 2 Gündür çok AŞIRI TERLİYORUM şu an EKLEM AĞRILARIM GEÇTİ, HALSİZLİĞİM GİTTİ. Kendimi hasta hissetmiyorum Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Ülkü Çiçek Yaşar
    Soğuk algınlığına bağlı. BAŞ, BOĞAZ AĞRISI ve VÜCUT KIRGINLIĞINA karşı EKİNEZYA SAŞE kullandım. SOĞUK ALGINLIĞINDAN KURTULDUM. Herkesin yanında tedbir amaçlı taşımasını isterim. Abartmıyorum muhteşem bir ürün. İçince anında terliyorsunuz. Rahatsızlık denilen bir şey kalmıyor. Çok teşekkür ederim hocam. Rabbim ilminizi arttırsın.
    KAYNAK

    Osman Semiz
    EKİNEZYA SETİ kullandım VİRÜSÜ HAFİF ATLATTIM. Allah'a şükür sayın İbrahim Gökçek hocamızdan Rabbim binlerce kez razı olsun. İyi ki varsınız.
    KAYNAK

    Osman Semiz
    EKİNEZYA SETİ kullandım VİRÜSÜ HAFİF ATLATTIM. Allah'a şükür sayın İbrahim Gökçek hocamızdan Rabbim binlerce kez razı olsun. İyi ki varsınız.
    KAYNAK

    Gaye Erdem
    KORONA olan anneme EKİNEZYA SETİ aldık kullandı çok çok iyi geldi. KISA SÜREDE İYİLEŞTİ.
    KAYNAK

    blac.khan
    Biz KORONA olduk EKİNEZYA SETİ kullandım ilaç kullanmadık zor bir süreçti tat alamadık, ama ilaçsız 1 AYDA ATLATTIK çok şükür, ben doğal ürünlere itibar ediyorum eczaneye girmiş her ürüne çok ön yargılıyım. Gökçek Şifa inşallah hep aynı çizgide kalır.
    KAYNAK

    Mehmet Çetinler
    Abim KORONAYA yakalandı tabi ki ondan bize de bulaştı fakat ben sizin ürünlerinizi çok iyi bildiğim için
    hemen EKİNEZYA SETİ aldım. 3 gün geçti geçmedi neredeyse HİÇBİR ŞEYİM KALMADI.
    KAYNAK

    Yusuf Yüksel
    BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEK ve KORONADAN KORUNMAK için EKİNEZYA SETİ kullanıyorum 2 yıldır GRİP dahi olmadım. Bu arada SİNÜZİT sorunum vardı oda geçti. Allah razı olsun
    KAYNAK

    Keziban Yavuz
    Geçen hafta ÜŞÜTTÜM 1 haftadır yataktan çıkamıyordum Gökçek şifadan aldığım EKİNEZYA SAŞE kullanıyorum bu gün hicbirşeyim kalmadı ENERJİDE veriyor muazzam bir ürün çok teşekkür ederim
    KAYNAK

    Elif Altın
    Babannemin SOLUNUM YOLLARINDA ENFEKSİYON vardı yataktan kalkamıyordu. Sizden aldığımız EKİNEZYA SETİNİ kullanarak hamdolsun 1 haftada düzeldi ayağa kalktı çok şükür.
    KAYNAK
    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

  • #2
    Ekinezya, Purpuroter Sonnenhut, Echinacea purpurea


    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

    Yorum yap


    • #3
      SÜPER Kritik Ekinezya ile Bağışıklık Sistemini güçlendirerek; Üşütme, Grip ve Nezlenin Tedavisi



      Ekinezya Bitkisi nerede Yetişir Faydaları Nelerdir Üşütme,Grip,Nezle,Faranjit,Geniz akıntısı



      EKİNEZYA Türleri, Özellikleri Ve Klinik Araştırmalar




      EKİNEZYA İle Grip Tedavisi Ve Bağışıklık

      Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
      Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

      Yorum yap


      • #4
        EKİNEZYA İle Grip Tedavisi


        Phytomedicine Echinacea purpurea'nın (Mor Coneflower) Enfeksiyon Hastalıklarında Uygulamaları

        James B. Hudson *
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
        Git: Soyut


        Ekinezya purpurea özleri(EP, mor koni çiçeği) Kuzey Amerika'da geleneksel olarak çeşitli enfeksiyon ve yara türlerinin tedavisinde kullanılmıştır ve dünya çapında çok popüler bitkisel ilaçlar haline gelmiştir. Son çalışmalar, belirli standartlaştırılmış preparatların, güçlü ve seçici antiviral ve antimikrobiyal aktiviteler içerdiğini ortaya koymuştur. Ek olarak, makrofajların fagositik aktivitesi ve epitel hücrelerinin virüslere ve bakterilere karşı proinflamatuar yanıtlarının baskılanması gibi belirli bağışıklık fonksiyonlarının uyarılmasını içeren, çeşitli sitokinlerin ve kemokinlerin salgılanmasındaki değişiklikler olarak kendini gösteren çoklu immün modülatör aktiviteler sergilerler. Bu bağışıklık modülasyonları, ilgili genlerin ve bunların transkripsiyon faktörlerinin yukarı veya aşağı düzenlenmesinden kaynaklanır.Ekinezya özleri . Biyoaktif özlerin potansiyel uygulamaları, geleneksel kullanımlarının ötesine geçebilir.

        Git: 1. Ekinezya'nın Geleneksel Kullanımları


        Yerli Ekinezya cinsinin çeşitli türlerinden elde edilen bitkisel ilaçlar , Avrupa ilaçlarının piyasaya sürülmesinden çok önce, başta çeşitli bulaşıcı hastalıklar ve yaralar için tedavi olarak, Kuzey Amerika ovalarında kullanılıyordu. Dokuz ayrı tür daha sonra botanikçiler tarafından aşağıda belirtildiği gibi sınıflandırıldı.tablo 1tıbbi kayıtlar, belirlenmiş türlerin kullanımları arasında önemli bir değiş tokuşun meydana geldiğini ve sonuç olarak belirli bir türün belirli tedavilerle ilişkisinin dikkatle ele alınması gerektiğini öne sürse de [ 1 – 3 ]. Son yıllarda bile cinsin taksonomisinde revizyonlar olmuştur [ 4 , 5 ]. Bununla birlikte, genellikle Echinacea purpurea'nın, mor koni çiçeği Yerli halklar tarafından ve daha sonra Kuzey Amerika'nın Eklektik uygulayıcıları tarafından, muhtemelen çok yaygın olduğu için ve ayrıca bir dizi hastalıkta görünüşte etkili olduğu için yaygın olarak kullanıldı. Kuzey Amerika, Avrupa ve başka yerlerde çok popüler hale gelen mevcut bitkisel müstahzarlar, bu türü diğerlerine tercih etme eğiliminde olmuştur ve temel bilimsel çalışmaların çoğu buna odaklanmıştır. Buna göre, bu inceleme, ara sıra alternatif türlere atıfta bulunarak, öncelikle E. purpurea'nın (kısaltılmış EP) tartışılmasıyla sınırlıdır . tablo 1


        Ekinezya (Koni çiçeği) özlerinin geleneksel kullanımları .
        E. purpurea, E. angustifolia, E. pallida Solunum yolu enfeksiyonları: soğuk algınlığı ve grip, bronşit, boğaz ağrısı, diş ağrısı
        İdrar yolu enfeksiyonları: uçuk, bel soğukluğu
        Deri bozuklukları: stafil enfeksiyonları, uçuklar, ülserler, yaralar, yanıklar, böcek ısırıkları, egzama, alerji
        Diğerleri: romatoid artrit
        E. atrorubens, E. laevigata
        E. paradoxa, E. sanguinea
        E. simulata, E. tennesseensis
        Sık kullanılmaz
        [ 1 ]' den uyarlanmıştır .

        Bilimsel ve klinik çalışmalar için kaynak materyal genellikle sulu bir "sıkılmış meyve suyu" veya kurutulmuş bitki veya köklerin hava kısımlarının etanol tentürü/özüdür. Kimyasal bileşim, en azından hepsinin tıbbi faydalara katkıda bulunduğu iddia edilen kafeik asit türevleri, alkilamidler ve polisakaritler gibi bilinen "marker bileşikler" açısından, bu tür preparasyonlar arasında önemli ölçüde farklılık gösterir [ 5 – 7 ]. Bununla birlikte, başlıca biyoaktif bileşiklerin kimliğindeki belirsizlik, temel ve klinik çalışmaların yorumlanmasını zorlaştırmıştır ve ne yazık ki sorun, karakterize edilmemiş kaynak materyalin sık kullanımıyla daha da kötüleşmiştir.

        Ekinezya'nın bazı geleneksel kullanımlarını doğrulamak amacıyla , karakterize edilmiş EP preparatlarının virüsler, bakteriler ve diğer organizmalar üzerindeki etkileri, enflamatuar tepkiler ve enfekte ve enfekte olmayan insan hücre kültürlerinde gen ekspresyonu üzerinde son zamanlarda çok sayıda çalışma yapılmıştır. hayvan çalışmaları gibi. Bu sonuçlar aşağıdaki bölümlerde tartışılmaktadır. Ancak, aşağıda açıklanan nedenlerle EP'nin diğer bitkilerle kombinasyonlarını kullanan çalışmalara atıfta bulunmadım ( Bölüm 16 ).

        Git: 2. Antiviral Faaliyetler

        2.1. Solunum Virüsü Enfeksiyonları


        İnsanlarda akut solunum yolu enfeksiyonlarına genellikle 100'den fazla rinovirüs ("soğuk algınlığı" virüsleri), influenza virüsleri A ve B, parainfluenza virüsleri, korona virüsleri, respiratuar sinsityal virüs ve belirli adenovirüsler [ 8 – 10 ]. İnfluenza virüsü A, hayvan ve insan suşları arasında genetik yeniden sınıflandırmaya yönelik benzersiz kapasitesi ve buna bağlı olarak salgın hastalıklar üretmesi nedeniyle özel olarak ele alınmayı hak ediyor ( aşağıdaki Bölüm 2.3 ). SARS virüsü (SARS-HCoV), Bölüm 15'te açıklandığı gibi ek yorumları da hak ediyor.. Ek olarak, daha hassas moleküler tespit tekniklerinin son zamanlarda uygulanması, solunum semptomlarının oluşumunda rol oynayabilecek metapnömovirüsler ve bocavirüsler gibi başka virüslerin varlığını da ortaya çıkarmıştır [ 10 ]. Bununla birlikte, yeni tanınan bu virüslerin gerçekten patojenik olup olmadığını veya daha önceki teşhis tekniklerinden kaçan “yolcular” olup olmadığını bilmiyoruz. Herpes simpleks virüsü tip 1 (HSV-1) ayrıca oral mukozal enfeksiyonlar (“soğuk yaralar”) üretir ve bunlara solunum yolu virüslerini anımsatan semptomlar eşlik edebilir.

        Açıkça, farklı yapılara ve replikasyon şemalarına sahip olan ve sonuç olarak farklı potansiyel moleküler hedefler taşıyan çeşitli virüs aileleri, solunum semptomlarına dahil olur ve birçoğu Ekinezya özlerine duyarlıdır .Tablo 2. Olası viral hedefler arasında şunlar bulunmaktadır: (i) virionun kendisi (membran bileşenleri); (ii) hücresel bağlantı veya giriş; (iii) virüs replikasyonu ve gelişimindeki birçok aşamadan biri veya daha fazlası, özellikle virüse özgü enzimleri içerenler; (iv) enfekte hücrelerden soy virüsünün çıkışı. Bununla birlikte, bu virüsler arasındaki çeşitli replikasyon şemaları nedeniyle, özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunda spesifik virüs bilgisinin eksik olduğu düşünüldüğünde, tek bir terapötik ilaç için başarı şansı düşüktür. Tablo 2


        Sitotoksik olmayan konsantrasyonlarda EP'nin antiviral aktiviteleri.
        rinovirüsler ss RNA, zar yok + sadece yüksek konsantrasyonda. + sadece yüksek konsantrasyonda.
        Grip virüsleri parçalı RNA, + zar ve 2 hedef virion proteini (HA, NA) + +
        solunum sinsityal virüsü ss RNA, + zar ve füzyon proteini + nt
        Koronavirüs ss RNA + zar + (fare virüsü) nt
        Calicivirüs ss RNA, zar yok + yüksek konsantrasyon + yüksek konsantrasyon
        çocuk felci virüsü ss RNA, zar yok - -
        herpes virüsleri ds DNA + zar + +
        [ 11 – 13 ] verileri .

        Spesifik antiviral hedef yaklaşımıyla ilgili diğer bir problem, özellikle spesifik viral genlere veya bunların ürünlerine yönelik bileşikler durumunda, virüse dirençli mutantların kaçınılmaz olarak ortaya çıkması [ 14 , 15 ] ve ardından bunların topluluk ve çevre yoluyla yayılmasıdır. Bu soruna geleneksel yanıt, istenmeyen yan etkilerdeki olası artışa rağmen, farklı moleküler hedeflere sahip iki veya daha fazla antiviral ilacın kombinasyonlarını kullanmak olmuştur. Bununla birlikte, mantıklı bir alternatif yaklaşım, birçok farklı solunum yolu virüsünü aynı anda inhibe etme kapasitesine sahip sitotoksik olmayan bir ajanın kullanılmasıdır ve son kanıtlar, belirli bitki özlerinin bu gereksinimi karşılayabileceğini göstermektedir [ 15 – 17 ]. 2.2. Solunum Semptomlarının Nedenleri


        "Soğuk algınlığı", "grip" ve "bronşit", üst solunum yollarının spesifik viral enfeksiyonlarının etkisiyle ortaya çıktığı varsayılan yaygın semptomların çeşitli permütasyonlarını tanımlamak için türetilmiş terimlerdir. Bu semptomlar, hapşırma, burun tıkanıklığı, mukoza zarında tahriş, aşırı mukus üretimi, sinüzit, öksürük, boğaz ağrısı, halsizlik ve ateş gibi tanıdık rahatsızlıkların yanı sıra astım ve KOAH alevlenmesi (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) içerebilir. Bazı durumlarda semptomlar alt solunum yollarını ve akciğerleri kapsayacak şekilde yayılabilir ve bronşiolit veya pnömoni ile sonuçlanabilir [ 16 , 18 – 20 ]. Bununla birlikte, bu semptomlar, birçok durumda farklılaşmış hava yolu dokularında minimal olan virüs replikasyonunun doğrudan bir sonucu olmayabilir.21 , 22 ], daha çok virüs kaynaklı inflamatuar yanıtların dolaylı bir sonucudur [ 17 , 23 ].

        Solunum yolu enfeksiyonlarında, istilacı virüs başlangıçta büyük ölçüde epitelyal hücrelerden ve ara sıra dendritik hücrelerden ve makrofajlardan oluşan epitel dokularıyla karşılaşır. Bu hücreler, savunma peptitleri (antimikrobiyal peptitler) ve çeşitli proinflamatuar sitokinlerin ve diğer inflamasyon aracılarının salgılanması dahil olmak üzere doğuştan gelen bağışıklık sistemini oluşturan çeşitli antimikrobiyal stratejiler aracılığıyla yanıt verir [ 24 – 26 ]. Kininler gibi diğer moleküller salınır ve muhtemelen erken semptomların bazılarından sorumludur. Rinovirüslerin de kinin gen ekspresyonunu indüklediği gösterilmiştir [ 27].], ancak bu etki muhtemelen virüs enfeksiyonunun gecikmiş bir etkisidir. Tüm bu aracılara yanıt olarak fagositik hücreler ve çeşitli inflamatuar hücre tipleri daha sonra enfeksiyon bölgesine çekilebilir [ 26 ]. Ek olarak, hücrelerin redoks dengesi, virüs enfeksiyonunun kendisinden veya proinflamatuar yanıtın bir sonucu olarak olumsuz etkilenebilir [ 28 ].

        Semptomların çoğu, spesifik bir virüsün doğrudan sitolitik veya sitopatik etkilerinden ziyade enfekte edici ajanlara karşı bu yaygın spesifik olmayan konak tepkisini yansıttığından [ 15 – 17 ], o zaman daha rasyonel bir terapötik yaklaşım anti-inflamatuar ajanların uygulanması olacaktır, özellikle terapinin amacı semptomları iyileştirmekse. Potansiyel bir güvenli anti-inflamatuar ajan ayrıca birden fazla antiviral aktivite içeriyorsa, bu bir bonus sağlayacaktır. Birkaç bitki özünün solunum yolu enfeksiyonlarının kontrolünde yararlı olabilecek biyoaktivitelerin bir kombinasyonuna sahip olduğu gösterilmiştir [ 17 , 29 , 30 ] ve bu EkinezyaEkstraktlar, kimyasal bileşimlerindeki farklılıklar nedeniyle ( Bölüm 1'de bahsedildiği gibi ) çok popüler hale gelse de, hepsinin mutlaka faydalı olması gerekmez. 2.3. Grip Virüsü Tip A

        Grip virüsleri her yerde bulunur ve insan ve hayvan sağlığı ve küresel ekonomi için potansiyel olarak yıkıcı sonuçları olan, dünya genelinde önemli yıllık morbidite ve mortaliteye neden olur [ 31 , 32 ]. Üç tip influenza virüsü vardır, A, B ve C, son ikisi esas olarak insanlarla sınırlıdır ve nispeten hafif mevsimsel salgınlar üretirler. Bununla birlikte, en büyük etki, geçtiğimiz yüzyılda birçok iyi bilinen insan pandemisi ve evcil kuşlarda artan sayıda salgın (epizootik) ile ilişkilendirilen Influenza A virüsünden kaynaklanmaktadır [ 31 – 34]]. İnfluenza A virüsünün yabani kuşlardan, muhtemelen ördekler ve kazlar gibi su kuşlarından kaynaklandığına ve bu kuşların influenza A virüsünün bilinen birçok alt tipi (suşu) için rezervuar ve vektör olarak hareket ettiğine inanılmaktadır [ 35 ].

        İnsan gribinin klasik semptomları arasında genellikle boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı ve balgam üretiminin eşlik ettiği öksürük, halsizlik ve ateş bulunur ve bunlar çoğu sağlıklı bireyde kendiliğinden düzelir, ancak bağışıklık sistemi zayıflamış ve yaşlı bireyler daha savunmasız olma eğilimindedir. Komplikasyonlar arasında bronşit ve pnömoni, astımın alevlenmesi ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) yer alabilir [ 16 , 18 , 20 ].

        Sağlıklı kişilerde daha ciddi hastalığı, özellikle salgın sırasında genellikle sitokinlerin ( “sitokin fırtına”) ve diğer enflamatuar aracıların [tehlikeli düzeyde salgılanması ile doğuştan gelen bağışıklık tepkisinin fazla aşırı tepkisi eşlik eder 32 - 34 ]. Ayrıca, daha ciddi sonuçlara yol açabileceğinden, eşzamanlı bakteriyel enfeksiyonun önemi de göz ardı edilemez [ 36 ]. Bu nedenle ideal bir kontrol ajanı, virüsün replikasyonunu ve yayılmasını ve ayrıca potansiyel olarak patojenik bakteriyel enfeksiyonu önleyebilmeli veya azaltabilmelidir ve ayrıca inflamatuar mediatörlerin aşırı üretimine karşı koyabilmelidir.

        Aşılar genellikle, bir önceki mevsimin hakim suşuna dayalı olarak, her mevsimsel grip salgını sırasında rutin uygulama için savunulmaktadır; ancak grip salgınlarının öngörülemez doğası nedeniyle herhangi bir aşının başarısından emin olunamaz ve birçok araştırmacı yaygın aşılamanın bilgeliğini sorgulamıştır [ 15 , 31 , 37 , 38 ].

        Enfekte hastalarda kullanım için çok sayıda antiviral ilaç, hayvan modellerinde ve insanlarda deneysel olarak test edilmiştir, ancak hiçbirinin tatmin edici olduğu kanıtlanmamıştır [ 30 , 39 ]. En yeni sentetik bileşikler, nöraminidaz inhibitörleri oseltamivir (Tamiflu) ve zanamivirdir (Relenza), ancak insan ve kuş Gribi virüslerinin ilaca dirençli suşları artan sıklıkta belgelenmiştir [ 40 , 41 ]. 2.4. Ekinezya Purpurea'nın (EP) Antiviral Aktiviteleri


        İlk çalışmalar, yalnızca belirli Ekinezya özlerinin önemli antiviral aktiviteye sahip olduğunu gösterdi . E. purpurea (EP) toprak üstü kısımları ve kökleri, influenza virüsü, herpes simpleks virüsü ve koronavirüse karşı güçlü antiviral aktiviteler (virüsidal) içeriyordu ve bunlar, muhtemelen birden fazla antiviral bileşiğin varlığını yansıtan, birden fazla solventten türetilmiş fraksiyon arasında dağıtıldı. [ 11 , 12]. Bununla birlikte, antiviral aktivite ile tanınan işaretleyici bileşiklerin, yani kafeik asitlerin, polisakkaritlerin ve alkilamidlerin kompozisyonu arasında bir korelasyon yoktu ve aslında EP'den saflaştırılmış bir polisakarit fraksiyonu önemli bir aktiviteye sahip değildi, buna karşın kikorik asit ve birkaç kafeik asit türevleri gösterdi. sadece zayıf ila orta aktivite, EP'nin güçlü aktivitelerini açıklamak için yetersiz [ 42 ]. Ek olarak, EP'den elde edilen ticari etanol tentürlerinin antiviral aktivitesi, ortam sıcaklıklarında en az birkaç yıl stabil kalabilir, bu da birçok potansiyel aday biyoaktif bileşiği ekarte ediyor gibi görünmektedir. Ayrıca, antiviral aktivitelerin tümü olmasa da bazıları, olası adayların sayısını yine sınırlayan ışığa duyarlılaştırıcılardan kaynaklanıyordu [ 12 ,43 ].

        Standartlaştırılmış müstahzar Echinaforce (EF, E. purpurea'nın etanol özleri, %95 hava kısımları artı %5 kökler içeren) ile yapılan son çalışmalar, bu preparasyonun, zarlı birkaç virüse karşı çok güçlü bir virüsidal ajan olduğunu göstermiştir.Tablo 2. HSV-1 ve respiratuar sinsityal virüse ek olarak, influenza A virüsünün test edilen tüm insan ve kuş suşlarının yanı sıra influenza B virüsü de duyarlıydı [ 13 , 44 ]. Ayrıca rinovirüs ve kedi calicivirüsü de oral tüketim için önerilen nispeten yüksek EF konsantrasyonlarında eşit derecede duyarlıydı [ 45 ]. Bu nedenle, EF ile 1: 10 seyreltme (/ mL kuru ağırlık / hacim eşdeğer 1.6 mg), en az 10 öldürme yeteneğine sahip olduğunu 5 doğrudan temas ile enfeksiyon virüs. Ancak adenovirüsler dirençliydi.

        Daha ileri çalışmalarda EP'nin hücre içi virüse karşı çok daha az etkili olduğu bulunmuştur [ 13 , 44 ]. Sonuç olarak, bir hücre içinde zaten mevcut olan virüs, EP'nin önleyici etkisine karşı dirençli olabilirken, hücre dışı sıvılara dökülen virüs parçacıkları savunmasız olmalıdır. Bu nedenle EP, virüsle ilk temas sırasında, yani enfeksiyonun başlangıcında ve ayrıca virüsün enfekte hücrelerden bulaşması sırasında etki edebilir.

        Ek deneyler, EP varlığında hücre kültürlerinde influenza A virüsünün sürekli geçişinin dirençli suşların ortaya çıkmasına neden olmadığını, ancak virüsün Tamiflu varlığında birbirini izleyen kültürlerden geçişinin hızla Tamiflu direnci oluşturduğunu gösterdi. Ayrıca Tamiflu-dirençli virüs EP'ye tamamen duyarlı kalmıştır [ 13 ]. Bu nedenle, popülasyonda EP'nin sürekli kullanımının, şu anda piyasada bulunan Tamiflu veya diğer anti-grip bileşiklerine kıyasla dirençli virüs türleri oluşturma olasılığı daha düşük olacaktır.

        EP'nin influenza A virüslerinin reseptör bağlama aktivitesini, çeşitli EP konsantrasyonları üzerinde inhibe ettiği, hemaglütinasyon deneyleriyle gösterilmiştir, bu da EP'nin hücrelere viral girişe müdahale ettiğini ve dolayısıyla virüsü etkili bir şekilde bulaşıcı olmayan hale getirdiğini düşündürür [ 13 ]. EP ayrıca in vitro nöraminidaz aktivitesini de inhibe etti (yayınlanmamış sonuçlar), bu da aktif bileşiklerin influenza virüsünün girişini engelleyebileceğini ve en az iki viryon hedefi üzerinde etki ederek yayılmasını engelleyebileceğini düşündürdü. Ancak HA veya NA işlevlerine bağlı olmayan diğer virüslerin EP'ye duyarlılığı, ek moleküler hedeflerin olması gerektiğini gösterir. 3. EP'nin Virüs Bulaşmış Hücreler Üzerindeki Etkileri: Sitokinlerin ve Kemokinlerin Katılımı


        Rinovirüs ile enfekte olmuş insan bronşiyal ve akciğer epitel hücreleri, EP'nin hücresel gen ekspresyonu ve inflamatuar yanıtların başlıca aracıları olan sitokin ve kemokinlerin salgılanması üzerindeki etkilerini incelemek için kullanıldı. Rinovirüsler , solunum yolu enfeksiyonlarında ortak semptomların çoğunda toplu olarak yer aldığı bilinen proinflamatuar IL-1, IL-6, IL-8 ve TNF a dahil olmak üzere birçok farklı sitokinin [ 46 , 47 ] salgılanmasını uyardı. hapşırma, ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve çeşitli solunum dokularında iltihaplanma gibi. Birkaç EP hazırlığı bu uyarımı tamamen veya kısmen tersine çevirebildi [ 48 – 50]. EP, virüs enfeksiyonundan önce veya sonra, benzer bir başarı ile eklenebilir ve ayrıca sonuçlar, virüs dozundan veya EP'ye maruz kalma süresinden etkilenmedi [ 49 ].

        Farklı hücresel reseptörler (ICAM-1 ve LDL, sırasıyla) kullandığı bilinen RV14 ve RV1A'nın, her ikisinin de EP tarafından tersine çevrilen sitokin salgılanmasını uyarması, çoklu sinyal yollarının dahil olduğunu düşündürmesi dikkat çekicidir. Bu kavram, sitokinler ve kemokinlerle ilişkili olduğu bilinen birçok transkripsiyon faktörünün (TF'ler) de RV14 tarafından uyarıldığının ve bu TF'lerin EP tedavisi ile modüle edildiğinin gösterilmesiyle desteklenmiştir [ 50 , 51 ].

        HSV-1, influenza A virüsü, adenovirüs tip 3 ve 11 ve respiratuar sinsityal virüs dahil olmak üzere diğer virüsler, pro-inflamatuar sitokinlerin salgılanmasını uyardı ve her durumda stimülasyon EF tarafından tersine çevrildi.Tablo 3ve [ 44 ]). Bununla birlikte, ultraviyole ile inaktive edilmiş virüslerin eşdeğer dozları ile enfeksiyon yanıtları ortaya çıkaramadığı için bunu yalnızca canlı bulaşıcı virüsler yapabildi. Bu, sitokin ekspresyonunu veya sekresyonunu uyarmak için virüsün hücrelere girmesi ve bir dereceye kadar gen ekspresyonundan geçmesi gerekebileceğini düşündürmektedir. Ekinezya'nın doğrudan saldırısına karşı savunmasız olmayan , ancak yine de sitokin salgılanmasını uyarabilen adenovirüsler gibi virüslerin, sitokin tersine çevrilmesine hala duyarlı olması da ilginçtir . Tablo 3


        Virüsler (+) tarafından indüklenen ve EP ile tersine çevrilen sitokinler/kemokinler.
        IL-1a + + + + +
        IL-5 + +
        IL-6 + + + + +
        IL8 (CXCL-8) + + + + +
        TNF α + + + + +
        GRO α + + +
        CCL-3 + +
        CCL-4 + +
        [ 44 ]' den uyarlanmıştır . RV: rinovirüs (1A/14); FluV: influenza virüsü (H1N1/H3N2); RSV: solunum sinsityal virüsü; Reklam 3: adenovirüs tip 3.

        İnfluenza A ile enfekte olmuş fare makrofaj benzeri hücrelerle yapılan daha yakın tarihli bir çalışmada, viral kaynaklı sitokin ve kemokin üretimi de EP özleri ve bunları oluşturan bazı alkilamidler tarafından çeşitli derecelerde baskılanmıştır (ayrıntılar aşağıdadır).

        Bu sonuçlardan birkaç sonuç çıkarılabilir. Muhtemelen en önemlisi, sitokin inhibitör etkilerini, yani anti-inflamatuar özellikleri, spesifik bireysel bileşikler veya işaretleyici bileşik grupları, yani alkilamidler, polisakaritler ve kafeik asit türevleri ile ilişkilendirememiş olmamızdır. EP durumunda, köklerden, yapraklardan, gövdelerden ve çiçeklerden elde edilen tüm fraksiyonlar, IL-6 ve IL-8 ölçümlerine göre anti-inflamatuardı [ 52 ]. Yaraların yanı sıra çok sayıda viral ve bakteriyel enfeksiyon, proinflamatuar sitokin seviyelerinde, özellikle IL-6 ve IL-8 seviyelerinde önemli bir stimülasyona neden olur ve bunun sonucunda inflamatuar bir durumun faydalı belirteçlerini temsil ettiği düşünülür [ 23 , 29 ].]. Bu nedenle, IL-6/8 ve benzerlerindeki bu yükselmeyi engelleyen veya tersine çeviren herhangi bir bileşik veya bitki özü, potansiyel bir anti-enflamatuar ajan olarak düşünülebilir. Sonuç olarak, EP'nin köklerinden veya hava kısımlarından elde edilen birçok preparasyonun anti-inflamatuar özelliklere sahip olması beklenir.

        Git: 4. Müsin Salgısı


        Aşırı mukus salgılanması, soğuk algınlığı ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının daha rahatsız edici semptomlarından biridir ve sıklıkla kronik akciğer enfeksiyonlarında görülür. Çoğu farmasötik, genellikle istenmeyen yan etkilerin eşlik ettiği bir enfeksiyonun bu özelliğini gidermek için tasarlanmıştır.

        İnsanlarda en az 18 müsin geninin ürünleri olan müsinler, solunum patojenlerine karşı doğuştan gelen savunma sisteminin bir parçasını oluşturan yüksek oranda glikosile edilmiş makromoleküllerdir [ 53 ], Ancak bazı kronik durumlarda ve rinovirüs gibi belirli hava yolu enfeksiyonlarına yanıt olarak [ 54 ] ], bir veya daha fazla gen, aşırı salgılanan müsinlere neden olabilir. Kültürde ve organotipik bronş dokusu kültürlerinde bronş epitel hücreleri üzerinde yapılan çalışmalarda, rinovirüs, baskın solunum müsini olan aşırı MUC5A salgılanmasını indüklemiştir ve EP bu salgılamayı tersine çevirmiştir [ 55 ], bu da bunun EP tedavisinin ek bir yararı olabileceğini düşündürmektedir.Tablo 4 temsili bir sonuç gösterir. Tablo 4


        İnsan epitel hücre kültürlerinde müsin salgılanması.
        Yok (kontrol) 1.00
        Yalnızca Ekinezya (EP) 0.76
        Rinovirüs (RV1A) enfeksiyonu 2.18
        Ekinezya (EP) + RV1A 0.64
        Bronşiyal epitel hücre kültürleri (BEAS-2B), belirtildiği gibi EP ve rinovirüs RV1A kombinasyonları ile tedavi edildi ve süpernatanlar, ELISA ile salgılanan MUC5A için test edildi (ayrıntılar [ 55 ]'de).

        Git: 5. İnsan Hava Yolu Epitelinin 3 Boyutlu Dokuları


        Anti-enfeksiyöz ajanları değerlendirmek için kullanılan hücre kültürü modellerinin , mümkün olduğu kadar in vivo koşulları yansıtması önemlidir [ 56 ]. Bu durum, doku mimarisi ve farklılaşma paternleri korunacak şekilde tanımlanmış koşullar altında ex vivo olarak çoğaltılabilen ticari bir normal insan hava yolu epitel dokusu (EpiAirway dokusu, bir 3-D organotipik model) vasıtasıyla EP için doğrulanmıştır. standart histolojik incelemeye [ 57 ]. Bu koşullar altında, rinovirüs enfeksiyonunun ve EP'nin çeşitli doku bütünlüğü parametreleri ve sitokin indüksiyonu üzerindeki etkileri değerlendirildi [ 55].]. Üç gün veya üç hafta boyunca kültürde ek olarak tutulan tek tek kopya doku örnekleri, rinovirüs tip 1A (RV1A), tek başına EP, ikisinin bir kombinasyonu veya yalnızca ortam ile enfekte edildi. Tedavilerin hiçbiri, goblet hücrelerinde virüs kaynaklı bariz mukopolisakkarit kapanımları dışında, tümü yüksek düzeyde hücre canlılığı ve kirpiklerin korunmasını sürdüren dokuların histolojik görünümünü veya bütünlüğünü etkilemedi. RV ile enfekte olmuş dokular önemli miktarlarda proinflamatuar sitokinler IL-6 ve IL-8 salgılamasına rağmen virüs replikasyonuna dair bir kanıt yoktu ve bu yanıt EF tedavisi ile tersine çevrildi.Tablo 5). Kadeh hücreleri de normal göründü ve EP ile tedavi edilen dokularda kapanımlardan arındı. Bu nedenle bu sonuçlar, bronşiyal ve akciğer epitel hücre dizileri (yukarıda) çalışmalarından elde edilen bulguları, yani RV enfeksiyonunun virüs replikasyonu yokluğunda önemli bir inflamatuar yanıt ve müsin salgılanması ile sonuçlandığını doğruladı. Tablo 5


        EP'nin 3 boyutlu dokularda sitokinler/müsin üzerindeki etkileri (oran, tedavi/kontrol).
        EP 0.7 1.5 0,82
        rinovirüs 3.1 22.0 2.0
        EP + rinovirüs 0,5 2.0 0.76
        [ 55 ]' den alınan veriler .

        Git: 6. EP'nin Rhinovirus-Enfekte Hücrelerde Gen Ekspresyonu Üzerindeki Etkileri


        İnsan bronş hücrelerinde gen ekspresyonu, iki EP preparasyonundan biri, sulu bir ekstrakt ve bir etanol ekstraktı ile rinovirüs tip 14 enfeksiyonu olsun ya da olmasın, tedaviyi takiben DNA mikrodizileri vasıtasıyla analiz edildi [ 58 , 59 ]. Her iki özüt için ekspresyon modeli farklı olmasına rağmen, sitokin genleri de dahil olmak üzere birçok genin ekspresyonunu etkiledi. Ek olarak, virüsün kendisi çok sayıda değişikliğe neden oldu, çoğunlukla ifadede artışlar oldu ve ekstreler bu ifade seviyelerini düşürme (yani normal seviyelere döndürme) eğilimindeydi. Etkilerin daha ileri analizi, sitokin ekspresyonundaki bazı değişikliklerin spesifik bir transkripsiyon faktörü, C/EBPb (CAAT/enhanserbinding protein b, [ 59] aracılığıyla birbirine bağlı olduğunu ortaya çıkardı.]). Bu aynı hücre virüsü sisteminde EP ekstraktından çok sayıda transkripsiyon faktörünün etkilendiği bilindiği için [ 50 ], Ekinezya ekstraktlarının birçok gen ekspresyonu etkisinin , çoklu transkripsiyon faktörlerinin ekspresyon veya aktivasyon durumundaki değişikliklerden kaynaklanabileceği sonucuna varmak caziptir. . Bu da yüzey reseptörleri veya bunların hücre içi modülatörleri ile etkileşim yoluyla gerçekleştirilebilir.

        DNA mikrodizi analizi ve PCR deneyleri ile IFN a (interferon alfa) gen ekspresyonunun analizleri, belirli interferon genleri uyarmasına rağmen, farklı EP özleri ile tedavi edilen hücrelerde, enfekte olmamış bronş epitel hücrelerinde veya rinovirüs ile enfekte hücrelerde sadece birkaç değişiklik ortaya çıkardı. (ISG'ler) virüs tarafından yukarı regüle edildi ve EP özleri tarafından aşağı regüle edildi [ 59 ]. Bilinen IFN indükleyici poli I:C (Vimalanathan ve Hudson, yayınlanmamış veriler) tarafından uyarılan hücrelerin aksine, bronş hücrelerindeki interferon biyo-tahlilleri IFN'yi saptamada başarısız oldu. Yakın zamanda HSV-1 ile enfekte olmuş bir fare makrofaj hücre hattında da negatif bulgular rapor edilmiştir [ 60].], yazarlar, EP'nin herhangi bir IFN alfa veya beta varsa çok az indüklediği ve sonuç olarak EP'nin antiviral etkilerinin interferon sistemini içermesi muhtemel olmadığı sonucuna varmıştır.

        Git: 7. Antibakteriyel Aktiviteler


        Birkaç potansiyel olarak patojenik bakteri, oral ve nazal mukozanın epitel hücreleri ve akciğerin çeşitli bölümleri ile ilk etkileşimlerden kaynaklanan solunum semptomlarına neden olma kapasitesine sahiptir. Bu organizmalar tarafından enfeksiyonun genel özellikleri, bakterilerin çoğalmasını ve yayılmasını ve sonuçta ortaya çıkan hücresel hasarla, genellikle bakteriyel virülans genlerinin ürünlerinin yardımıyla ve kronik iltihaplanmaya yol açabilen aşırı proinflamatuar sitokinlerin indüklenmesini içerir. Bakterisidal ve antienflamatuar özelliklere sahip bir bitkisel ilaç, solunum semptomlarından mustarip bireylere fayda sağlayabilir ve EP'nin belirli müstahzarları, yukarıda açıklanan antiviral aktivitelerine ek olarak bu aktivitelere sahiptir. Sonuçlar şurada özetlenmiştir:Tablo 6. Tablo 6


        EP'nin antimikrobiyal etkileri.
        Streptococcus pyogenes ++ +
        hemofilus influenza ++ +
        Legionella pneumophila ++ +
        stafilokok aureus +/- +
        Klebsiella pnömoni +/- nt
        Propionibacterium akneleri ++ +
        mikobakteri smegmatis + +
        Clostridium difficile ++ +
        Candida albicans + nt
        Leishmania donovani + +
        tripanosoma brucei + nt
        Bakteriyel lipopolisakkarit (LPS) n/a +
        [ 61 , 62 ]' den alınan veriler . nt = test edilmedi; n/a = geçerli değil.

        Streptococcus pyogenes (Grup A streptokok veya GAS), dünya çapında yüz milyonlarca nispeten hafif farenjit vakasından, daha şiddetli toksik şok sendromlarına ve nekrotizan fasiite ("et yeme hastalığı") kadar değişen yaygın enfeksiyonlardan sorumludur. semptomlar inflamatuar sitokinlere atfedilir (“sitokin fırtınaları”). Ek olarak, bakterilerin ağız epitelinde ve tükürükte kalıcılığına ve diğer dokulara yayılmasına yardımcı olan birkaç Streptokok gen ürünü veya virülans faktörü tanımlanmıştır [ 63 – 66 ]. Sonuç olarak, EP'nin bakterileri öldürmedeki ve proinflamatuar aktivitelerini tersine çevirmedeki ikili etkileri, bu tür enfeksiyonlarla mücadelede önemli bir yardımcı olabilir.

        Hemophilus influenzae normal nazofaringeal floranın bir parçasıdır. Son zamanlarda ek patojenik suşlar otitis media, kronik bronşit ve pnömoni ile ilişkilendirilmiştir. Epitelyal hücrelerle ilk etkileşim, ücretli reseptörler ve diğer aracılar yoluyla proinflamatuar sitokin salgılanmasına neden olabilir [ 66 , 67 ]. EP bu organizmayı kolayca öldürebilir ve ayrıca bronş epitel hücrelerinde sitokin indüksiyonunu inhibe edebilir.Tablo 6).

        Lejyoner hastalığı ve bazen daha şiddetli pnömoni vakaları ile ilişkili Legionella pneumophila, organizmanın bir aerosol olarak solunabileceği ve alveolar makrofajların içine bir kez girilebildiği su ve toprakta yaygın olarak dağılır ve bir kez içinde çoğaldığı nispeten dirençli bir vakuolde lokalize olur. [ 68 , 69 ]. Bununla birlikte organizma EP'ye çok duyarlıdır ve proinflamatuar sitokinlerin indüksiyonu EP tedavisi ile inhibe edilir.Tablo 6).

        Staphylococcus aureus uzun süredir normal cilt florasının bir parçası olarak kabul edilmektedir, ancak son yıllarda Metisiline dirençli (MRSA) suşlar, ciddi pnömoni ile sonuçlanan hastane kaynaklı enfeksiyon sıklığının artmasıyla ilişkilendirilmiştir [ 70 , 71 ]. EP müstahzarları, MRSA veya MSSA'nın (metisiline duyarlı S. aureus ) büyümesi üzerinde nispeten az etkiye sahipti, ancak bakterilere karşı proinflamatuar yanıtı inhibe etmede çok etkiliydi, bu da MRSA enfeksiyonunun zararlı etkilerine karşı koymada en azından kısmi faydaları gösterir. Genellikle antibiyotiğe dirençli pnömoni ile ilişkili olan Klebsiella pneumoniae , EP'nin bakterisidal etkilerine de nispeten dirençliydi.Mycobacterium smegmatis ve diğer birkaç bakteriyel fırsatçı [ 62 ].

        Bu sonuçlardan birkaç sonuç çıkarılmıştır: (i) EP ve diğer Ekinezya özleri antibakteriyel aktivitelerinde seçiciydi; (ii) farklı organizmalar, duyarlılık kalıplarında önemli farklılıklar göstermiştir; (iii) bilinen işaretleyici bileşikler açısından ekstrelerin kimyasal bileşimi ve bunlara karşılık gelen antibakteriyel aktiviteler arasında hiçbir korelasyon yoktu; (iv) Ekinezya'nın farklı müstahzarları , bakteriler üzerinde belirgin şekilde farklı etkiler gösterdi; bu, EP'nin her bakteriye karşı farklı etki mekanizmalarına sahip olduğunu gösterir; (v) genel olarak EP, indükleyen bakteri veya virüsten bağımsız olarak proinflamatuar sitokinlerin uyarılmasını tersine çevirebilir.

        Canlı bakterilerle yapılan çalışmalara ek olarak, çeşitli gruplar, çeşitli insan ve fare hücre kültürlerinde bakteriyel lipopolisakkarit (LPS genellikle Escherichia coli'den türetilmiştir ) tarafından inflamatuar mediatörlerin stimülasyonu üzerindeki EP'nin etkilerini incelemiştir (aşağıya bakınız, Bölüm 12 ). Bu tür modeller, mutlaka canlı bakterileri temsil etmeseler de , anti-inflamatuar ajanlar için faydalı testler olarak hizmet edebilir [ 23 , 29 ]. Bu çalışmalar birlikte, EP'nin etkili bir şekilde genel bir anti-inflamatuar ajan olduğunu ve solunum yolu enfeksiyonlarının birçok semptomunu iyileştirme yeteneğine sahip olması gerektiğini göstermektedir.

        Git: 8. Virüsler ve Bakteriler ile Koenfeksiyonlar


        Birçok yazar, solunum yolu virüsü ile bakteriyel fırsatçılar arasındaki hava yollarının koenfeksiyonlarının önemi ve akciğer hastalıklarının olası artışı hakkında yorum yapmışlardır [ 36 ]. Buna yukarıda değinildi, ancak bir dizi ilginç çalışma olası mekanizmalar önerdi. Rinovirüsler, respiratuar sinsityal virüs ve influenza virüsü, tümü kültürlenmiş epitel hücrelerinde değişen sinyal yolları, H. influenzae ve S. pneumoniae gibi belirli bakterilerin bağlanmasının arttırılması dahil hücre zarı değişikliklerine yol açar ve sitopatik etkiler ve olası sonuçlarla sonuçlanır. kolonizasyon [ 72 – 75 ]. Ters süreç de gösterildi; epitel hücrelerinin önceki enfeksiyonuH. influenzae , ICAM-1 reseptörlerinin seviyesini arttırdı ve rinovirüs enfeksiyonunun artmasına neden oldu [ 76 ]. EP, temas halinde bu virüsleri ve bakterileri etkisiz hale getirebildiği ve proinflamatuar sitokinlerin indüklenmesini engelleyebildiği için, bu tür koenfeksiyonların, tentürler veya spreyler şeklinde EP oral uygulamasıyla durdurulabileceği düşünülebilir.

        Git: 9. Cilt Enfeksiyonları

        9.1. Herpes Simpleks Virüsleri


        Birçok cilt enfeksiyonuna virüsler ve mikroorganizmalar neden olur ve bunlardan bazıları EP ile topikal tedaviye uygun olabilir. Herpes simpleks virüsü tip 1 ve 2 (HSV-1/2), ağız ve genital mukozanın sık görülen enfeksiyonlarıdır (“uçuklar” ve “genital yaralar”) ve ağrılı tekrarlayan deri döküntüleri ile kronik enfeksiyonlar haline gelebilir. Kornea epiteli ve stromal doku enfeksiyonu olan ve tekrarlayabilen keratit, körlüğün önemli bir nedenidir. Neyse ki, bu enfeksiyonların çoğuna topikal ajanlar tarafından erişilebilir ve şaşırtıcı olmayan bir şekilde birçok antiviral ilaç, bunların kontrolü için çeşitli başarılarla pazarlanmıştır; ancak bunların çoğu viral genleri hedef alacak şekilde tasarlandığından, dirençli mutantların ortaya çıkması her zaman bir tehdittir. Bununla birlikte birçok bitki özü, anti-HSV ajanları olarak değerlendirilmiştir [ 77]., 78 ] ve bunlardan bazıları umut verici sonuçlar göstermiştir. Birkaç EP preparatı, HSV'ye karşı güçlü virüsidal aktivite gösterdi ve bu sonuçlar, solunum virüsleriyle bağlantılı olarak yukarıda Bölüm 2.1'de zaten özetlendi . EP'nin avantajları, dirençli mutantların ortaya çıkma şansını en aza indiren geniş aktivite spektrumu, yüksek potensi ve göreceli sitotoksisite eksikliğidir. 9.2. Akne


        Akne vulgaris , cildin pilosebase foliküllerinin multifaktöriyel kronik bir bozukluğudur. Sebasöz glandüler bölgelerdeki baskın mikrop olan Propionibacterium acnes ve muhtemelen bu bakteri tarafından başlatılan inflamasyon, hastalığın iki ana tetikleyicisi ve itici gücü gibi görünmektedir, ancak hormonlar ve konakçı beslenme durumu gibi başka faktörlerin de rol oynadığı görülmektedir. [ 79 ]. Hastalığın kronik doğasına ilişkin bir açıklama, P. acnes'inproinflamatuar sitokinlerin ve kemokinlerin yanı sıra lökositleri enfeksiyon bölgesine çeken ve böylece reaktif oksijen türlerinin ve diğer radikallerin üretimini de içeren bir dizi inflamatuar yanıt oluşturan diğer inflamatuar aracıların üretimini indükler. kombinasyon akne lezyonunun gelişmesine yol açar [ 79 , 80 ].

        Konvansiyonel tedavi, bakteriye karşı yönlendirilen retinoik asit analogları ve diğer bileşikler ve antibiyotikler aracılığıyla lezyonların gelişimini hedefler [ 80 ]. Devam eden antibiyotik uygulamasının dirençli bakterilerin ortaya çıkma riskini beraberinde getirdiğini söylemeye gerek yok. Alternatif bir yaklaşım olarak, birkaç yakın tarihli rapor, bakteri ve/veya inflamatuar yanıtın büyümesine karşı koymak için bitki özlerinin kullanılması olasılığını göstermiştir, ancak bunlar henüz in vivo olarak değerlendirilmemiştir (örn., [ 81 ]).

        Laboratuvar ve klinik izolatlar da dahil olmak üzere organizmanın kendisi, soğuk algınlığı ve grip semptomlarının kontrolünde topikal tedavi veya oral tüketim için önerilen normal dozun çok altında EP dilüsyonları ile kolayca inaktive edilmiştir. Ayrıca, incelenen üç insan hücre hattında (bronş epiteli, akciğer epiteli ve cilt fibroblastları) belirgin olan proinflamatuar sitokinlerin bakteriyel indüksiyonu da EP tarafından inhibe edilmiştir, bu da bu ekstraktın akne hastalarına ikili faydalar sunabileceğini düşündürmektedir [ 82 ]. Sonuçlar şurada özetlenmiştir:Tablo 7. Bakteri kaynaklı sitokinler, IL-6 ve IL-8'i (CXCL8) ve daha az ölçüde TNF a'yı içeriyordu, bunlar inflamatuar yanıtların ayırt edici özellikleridir ve çeşitli inflamatuar lökositlerin akışına yol açması beklenir. Ek olarak, GRO α'nın salgılanması normalde monositlerin çekilmesiyle sonuçlanır. Böyle bir sitokin kombinasyonu, enfeksiyon bölgesinde iltihaplanma üretimini çok iyi açıklayabilir; sonuç olarak, bu etkiyi güvenli bir şekilde tersine çevirebilen bir ajan hasta için faydalı olmalıdır. Tablo 7


        P. acnes'in indüklediği sitokinler/kemokinlerin EP tersine çevrilmesi .
        IL-6 7.0 2.7
        IL-8 (CXCL8) 3.0 0.35
        GRO α 1.9 0,56
        TNF α 1.2 0,52
        [ 82 ]' den alınan veriler . 9.3. mantarlar


        Mantarlar, vücudun birçok yerindeki ciltte çok sayıda akut ve kronik enfeksiyona neden olan ajanlardır ve genellikle immünolojik saldırılara karşı erişilemezler. Bazı EP ekstraktları da dahil olmak üzere çeşitli Ekinezya ekstraktlarının Candida türleri ve bazı dermatofitlere karşı antifungal aktivitesi hakkında sınırlı sayıda çalışma rapor edilmiştir , ancak bunlar tasarım gereği esasen nitelikseldi ve sadece belirli ekstraktların bazı mantarların büyümesini engelleyebileceğini gösterdi [ 83 , 84]. EP, oral ve yüzeysel uygulamalar için formüle edildiğinden, fungistatik ve fungisidal aktivitelerinin daha kapsamlı bir değerlendirmesi, cildin kronik mantar enfeksiyonlarını kontrol etmede bazı geleneksel kullanımları ve anekdotsal başarı raporlarını destekleyebilir ve doğrulayabilir [ 1 – 3 ].

        Git: 10. Diğer Organizmalar

        10.1. Clostridium Difficile


        C. difficile , özellikle hastaların kronik hastalıklara maruz kalabileceği sağlık kurumlarında , son yıllarda giderek artan şekilde ishal salgınları ( Clostridium difficile ile ilişkili diyare, CDAD) ve psödomembranöz kolit ile ilişkilendirilen Gram pozitif spor oluşturan bir bağırsak anaerobudur. bağırsak florasının normal dengesinin bozulmasıyla sonuçlanan antibiyotik verilmesi [ 85 , 86 ]. EP'nin belirli müstahzarları, aşağıda gösterildiği gibi organizmayı [ 61 ] öldürme yeteneğine sahiptir.Tablo 8. Bu, uygun özütlerin ve muhtemelen EP'den yapılan bazı çayların ağızdan tüketilmesinin enfekte hastalarda faydalı olabileceğini düşündürmektedir. Diyete EP takviyesinin bariz bir şekilde bağırsak bakteri florasında değişikliklere neden olabileceği bildirilmiştir [ 87 ], ancak bu değişikliklerin ne kadar önemli olduğu ve faydalı olup olmadığı açık değildir. Tablo 8


        EP'nin Clostridium difficile üzerindeki etkisi .
        Hiçbiri 1.5 × 10 4 -
        EP etanol (orta alkilamidler; polisakkarit yok) <10 >3
        EP sulu (+ polisakkarit; alkilamid yok) 4.0 × 10 3 0,6
        [ 61 ]' den alınan veriler . 10.2. parazitler


        Leishmaniasis ve trypanosomiasis , tripanosomatidae familyasına ait protozoalar Leishmania ve Trypanosoma türlerinin neden olduğu hastalıklardır . Leishmania türleri esas olarak enfekte dişi flebotomin tatarcıklarının ısırması ile bulaşır [ 88 ]. Trypanosoma türleri, uyku hastalığına neden olan enfekte bir çeçe sineğinin ( Glossina Genus) ısırması veya insanlarda Chagas hastalığına neden olan enfekte bir Assassin böceği (alt aile Triatominae ) tarafından insanlara bulaşır .

        Her iki parazit de her yıl yüz binlerce yeni vaka ile yaygın hastalığa neden olur. Hastalıkların farklı evrelerinin tedavisi için ilaçlar bulunsa da, bunlar sıklıkla ciddi yan etkilerle ilişkilidir [ 88 , 89 ]. Bununla birlikte, bazı yeni araştırmalar umut verici sonuçlarla birkaç bitki özünün antiparaziter özelliklerini incelemiştir [ 89 , 90 ].

        EP'nin üç farklı preparasyonu, biri etanol özütü ve diğerleri havadaki bitki parçalarının sulu özütleri, organizmaların büyümesini in vitro ve antiinflamatuar aktiviteyi inhibe etme yetenekleri açısından değerlendirildi [ 90 ].

        Her üç EP preparasyonu da 24, 48 ve 72 saatlik inkübasyondan sonra doza bağımlı anti-leishmanial ve tripanosidal aktiviteler sergilemiştir, ancak bunların nispi güçleri ekstraktlar ve hedef türler arasında biraz farklılık göstermiştir. Genel olarak etanol özütü en etkiliydi.

        EP'nin bu parazitler üzerindeki etki şekli bilinmemektedir. Bakteri türlerinde olduğu gibi türler arasında farklılık gösterebilir ( yukarıdaki Bölüm 8 ). Parazitler üzerindeki mikroskobik gözlemler, EP'nin hareketliliklerini yavaşlattığını veya ortadan kaldırdığını ve yüksek EP konsantrasyonlarında hücre yuvarlaklaşmasına neden olduğunu gösterdi.

        L. donovani ayrıca iki farklı insan hücre hattında bir bronş epitel hattında ve bir deri fibroblast hattında IL-6 ve IL-8 (CXCL8) salgılanmasını uyararak proinflamatuar aktivite gösterdi, bu hücre hatlarında çeşitli şekillerde gösterilen uyarıma benzer. diğer viral ve bakteriyel patojenlerin (yukarıda açıklandığı gibi). Her iki hücre tipinde de seçilen EP etanol özütü, bu Leishmania kaynaklı tepkileri inhibe etti (Tablo 9). Bu nedenle, belirli Ekinezya preparatları bu parazitlerin büyümesini kontrol etme yeteneğine sahiptir ve bunlar tarafından indüklenen enflamatuar aktiviteyi inhibe edebilir. Tablo 9


        EP'nin Leishmania kaynaklı sitokin salgılanması üzerindeki etkisi .
        Bronşiyal epitel hücreleri Yok, kontrol 19.8 42.8
        + EP 29.2 45,7
        + Ld ( Leishmania donovani ) 63.1 147.5
        + Kd + EP 25.8 18.1

        İnsan derisi fibroblastları Yok, kontrol 29.8 62.0
        + EP 38.2 74.4
        + Kd 207.8 320.0
        + Kd + EP 9.6 42.8
        [ 90 ]' dan gelen veriler , (basitlik için standart sapmalar kaldırıldı).

        Git: 11. Antioksidan Özellikler


        Birçok standart teste göre birçok bitki özütünün antioksidan özellikler içerdiği gösterilmiştir ve fenolik bileşenler sıklıkla suçlanmıştır [ 5 , 29 , 84 , 91 ]. Diyete antioksidanların eklenmesinin genel olarak kabul edilen beslenme ve sağlık yararlarına ek olarak, çeşitli akut ve kronik enfeksiyonlar, hücre içi redoks dengesi üzerindeki olumsuz etkilerle ilişkilendirilmiştir. hücresel metabolizma üzerine [ 28 ].

        Birkaç rapor, EP müstahzarlarının antioksidan özelliğini göstermiştir [ 84 , 92 ]. Bu nedenle enfeksiyonlar sırasında EP ile takviye, normal redoks durumunu geri yükleyerek ek konak koruması sağlayabilir.

        Git: 12. EP'nin Bağışıklık Hücre Fonksiyonları Üzerindeki Etkileri


        Çeşitli çalışmalar, Ekinezya preparatlarının, bağışıklık sistemi ile ilgili enfekte olmamış insan hücrelerinde hücresel gen ekspresyonu üzerindeki etkilerini bildirmiştir . EP [ 93 , 94 ] ile tedavi edilen insanlardan alınan kan hücreleri için NK hücreleri ve hücre yüzeyi antijenlerindeki değişiklikler tarif edilmiştir . Randolph ve ark. [ 95 ], ticari bir Ekinezya ürünü ile tedaviden sonra farklı zamanlarda alınan insan kan örneklerinde birkaç sitokin geninin ekspresyon seviyelerindeki değişiklikleri (mRNA'lar ve proteinler açısından) tanımladı ve Brovelli ve ark. [ 96 ], kültürlenmiş insan monositlerinde birkaç sitokin geninin ekspresyonunun Ekinezya'nın doğasından etkilendiğini buldu. hazırlık (geliştirme aşaması ve kullanılan bitki parçası), muhtemelen farklı kimyasal bileşimlerinin bir yansıması.

        Wang et al. [ 97 ], E. purpurea'nın hava kısımlarından türetilen bir bütanol fraksiyonunun, adaptif bağışıklık tepkisinin bir parçası olan insan dendritik hücrelerinde bağışıklıkla ilgili moleküllerin gen ekspresyonu üzerindeki etkilerini tanımladı . Pek çok dendritik hücre geni, yukarı regüle edilmiş veya aşağı regüle edilmiş olarak etkilenmiştir. Kültürlenmiş fare dendritik hücreleri için EP özü ile birkaç sitokinin modülasyonu da rapor edilmiştir [ 98 ]. Bu çalışmaların hiçbiri enfekte hücreleri içermiyordu, ancak EP'nin bağışıklık hücrelerinde çoklu gen etkileri ürettiğini açıkça doğruladılar.

        Son 20 yılda birçok grup fare kökenli hücre kültürlerinde Ekinezya preparatlarının bağışıklık fonksiyonları üzerindeki etkilerini araştırmıştır . Genel olarak, peritoneal, alveolar veya dalak monosit/makrofaj/lenfosit preparasyonlarının EP ile inkübasyonu, fagositoz ve sitokin sekresyonunun uyarılmasıyla sonuçlandı ([ 5 , 6 ]'de gözden geçirilmiştir). Bu, EP'nin gen ekspresyonundaki çok sayıda değişiklik yoluyla genellikle bir anti-enflamatuar ajan olarak hareket ettiği, enfekte hava yolu epitel hücreleri ve fibroblastlar için yukarıda açıklanan çalışmaların aksine idi. Kısmen saflaştırılmış EP polisakkaritleri ( in vitro EP bitki kültürlerinden elde edilen ) ile yapılan çalışmalarda , makrofajlarda fagositik aktivitenin uyarılması da gözlenmiştir [ 99]., 100 ], oysa izole Ekinezya alkilamidleri, tek tek veya gruplar halinde, çeşitli kültürlenmiş hücrelerde değişmez bir şekilde immün baskılanma sergiledi [ 101 – 105 ].

        Ne yazık ki, daha önceki çalışmalar, Ekinezya'nın genel bir "bağışıklık uyarıcısı" veya "bağışıklık güçlendirici" olarak hareket ettiğine dair popüler bir inanca yol açtı; bu ifadeler, bugün birçok ticari etikette ve web sitesi açıklamalarında devam ediyor. Ancak daha yeni çalışmalar, genelleştirilmiş bağışıklık uyarımı yerine bağışıklık modülasyonuna daha uygun bir şekilde atıfta bulunmaktadır (örneğin, [ 47 , 101 – 105 ]). Bu nedenle, EP ve hücreler arasındaki in vivo etkileşimlerin net sonucu, muhtemelen ekstraktın bileşiminden ve hücre tipinin doğası ve konumundan etkilenecektir.

        Ringer ve ark. farklı bir dizi gözlem yaptı [ 106 ]. Ekstraktlar ilk önce simüle edilmiş bir mide ve bağırsak sindirim protokolüne maruz bırakılmadıkça ve bunun üzerine sitokin salgılanmasını uyarma yeteneği kazanmadıkça, birkaç EP preparasyonunun fare kültürlerinde sitokin üretimi üzerinde minimal etkiler gösterdiğini bildirdiler. Bu sonuç, Ekinezya'nın normal tüketimi ile açıkça ilgilidir , ancak açıklanamamıştır.

        Fare makrofaj hücre hattı RAW 274, LPS (bakteriyel lipopolisakkarit) tedavisine, inflamatuar aracı nitrik oksit üretimini uyararak yanıt verdi ve EP, yukarıda açıklanan antisitokin etkilerine uygun olarak bu etkiyi [ 92 ] inhibe edebildi . Ön çalışmalarımızda (Sharma ve Hudson, yayınlanmamış sonuçlar) rinovirüs aynı hücrelerde NO üretimini de uyardı ve EP bu etkiyi tersine çevirdi. Bu nedenle, potansiyel fagositik hücreler EP tarafından stimüle edilebilmesine rağmen, halihazırda LPS (veya muhtemelen canlı bakteriler tarafından) tarafından stimüle edilmiş benzer hücreler EP tarafından inhibe edilir, bu da EP'nin normal bağışıklık fonksiyonlarını geri kazanma eğilimini gösterir.

        Git: 13. Kemirgenlerde Çalışmalar


        EP ile tedavi edilen sıçanlar, her ikisi de tedavi edilen hayvanlarda uyarılan fagositik aktivite ve sitokin stimülasyonu dahil olmak üzere dalak ve akciğer makrofaj ile ilgili fonksiyonlar için değerlendirildi [ 107 ], in vitro kültürlenmiş fare hücreleri üzerindeki çalışmalarla uyumlu olarak .

        Bitki kültürlerinden türetilen EP polisakkaritleri ile yapılan çalışmalarda, tedavi edilen normal ve bağışıklığı baskılanmış fareler , görünüşe göre hedef dokulardaki organizmaların titrelerinin azalmasının bir sonucu olarak, Listeria monocytogenes veya Candida albicans'ın öldürücü bir dozundan korunabildi [ 108 ]. Standart EP ekstraktının benzer bir faydalı etkisi, farelerin Listeria monocytogenes ile enfekte olduğu yakın tarihli bir çalışmada da gözlendi [ 104 ]. Bu vakalardaki korumanın, gelişmiş fagositik aktiviteden ve organizmaların çeşitli dokulardaki klirensinden mi, yoksa EP bileşenlerinin organizmalarla doğrudan temasından mı yoksa bu ve diğer faktörlerin bir kombinasyonundan mı kaynaklandığı bu çalışmalardan net değildir.

        Yakın tarihli bir rapor, farelerde influenza virüsü A enfeksiyonunun (iyi karakterize edilmiş bir H1N1 suşu) seyrini kontrol etmede polisakkaritle zenginleştirilmiş bir hava EP özütünün başarılı kullanımını tanımladı. Akciğer virüsü titreleri üzerinde belirgin bir etki yoktu, ancak akciğerlerde ve serumlarda çeşitli sitokin seviyeleri üzerinde önemli etkiler vardı [ 109 ]. Yazarlar, EP tedavisinin faydalarının, doğrudan antiviral aktiviteden ziyade inflamatuar sitokinlerin modülasyonundan kaynaklandığı sonucuna varmışlardır ve bu, EP'nin anti-inflamatuar özelliklerini gösteren çalışmalarla uyumludur. Bu nedenle EP, EP bileşenlerinin virüsle doğrudan temas kurma olasılığının düşük olduğu sistemik enfeksiyonlarda hala faydalı olabilir.

        Miller ve meslektaşları [ 110 – 112 ], diyetle alınan EP ekstraktının farelerin yaşlanması ve hayatta kalması üzerindeki etkileri üzerine birkaç çalışma yapmışlardır. Büyümenin çeşitli parametreleri, EP diyetinin olası yararlarını gösterdi ve kayda değer bir olumlu etki, teorik olarak hayvanların bulaşıcı hastalıklarla başa çıkmasına yardımcı olabilecek NK hücre aktivitesinin ve fonksiyonunun yaşam boyu uyarılmasıydı.

        Git: 14. Veterinerlik Uygulamaları


        Evcil hayvanlar, çiftlik hayvanları ve balıklar da dahil olmak üzere çoğu evcil hayvan, yaşamlarının bir noktasında viral ve mikrobiyal hastalıklar için tedaviye ihtiyaç duyar ve neden olan organizmalar genellikle, örneğin kuş gribi virüsleri gibi, daha önce tartışılmış olan karşılık gelen insan benzerlerine benzerdir. , hayvan herpes virüsleri, çeşitli solunum yolu virüsleri ve bakterileri ve birçok mantar ve parazit enfeksiyonu. Sonuç olarak bunlardan bazıları, doğrudan antiviraller, antimikrobiyaller veya bir anti-inflamatuar ajan olarak Ekinezya tedavisine yanıt vermelidir . Ayrıca bu organizmalardan bazıları, özellikle Salmonella ve Campylobacter gibi bakterilertürleri de kontamine gıdaların önemli kaynaklarıdır. Ayrıca, bazı yorumcular, çiftlik hayvanlarının sıklıkla maruz kaldığı antibiyotik saldırılarının en azından bir kısmının ikamesi olarak bitkisel preparatları değerlendirme ihtiyacına dikkat çekmiştir.

        Ekinezya da dahil olmak üzere bazı şifalı bitkiler, Kuzey Amerika ve Avrupa'da modern bir veterinerlik uygulamaları geleneğine sahiptir [ 113 , 114 ] ve nispeten az sayıda rapor, insan hastalıkları için tanımlananlara benzer temel çalışmaları ve hatta hayvanlarda yapılan kontrollü deneyleri tanımlamış olsa da, her zaman tedavilerin güvenli olduğu ve önemli yan etkileri olmadığı sonucuna varıldı. Bu sonuç, bir önceki bölümde açıklanan ve toksik etkilerin gözlenmediği fare ve sıçanlarda yapılan çalışmalarla da desteklenmektedir.

        Enfeksiyonlarla ilgili olarak, protozoan parazit Coccidia ile enfekte olmuş civcivlerde yapılan bir çalışma, normal bir diyetle yetiştirilen hayvanlara kıyasla [ 115 ], EP kök ekstresi ile diyet takviyesinin lezyon skorlarını önemli ölçüde azalttığı ve hayvanların sağlığını iyileştirdiği sonucuna varmıştır. parametreler ölçülmedi; dolayısıyla EP'nin etkisinin parazitin kendisine mi yoksa bağışıklık sistemine mi yönelik olduğu açık değildir. Bununla birlikte, kanatlı endüstrisinde koksidiyoz için etkili bir tedavi memnuniyetle karşılanacaktır.

        Öte yandan, genç domuzlarda yapılan bir çalışmada [ 116 ], diyetsel EP'nin domuz üreme ve solunum sendromu virüsüne (PRRS virüsü) karşı hiçbir koruma sağlamadığı bulunmuştur. Bu virüs, arterivirüs ailesinin (koronavirüslerle ilgili) bir üyesi olduğundan ve bir zara sahip olduğundan, EP ile doğrudan temasa duyarlı olması beklenir. Bununla birlikte, enfeksiyonun sistemik doğası, onu diyet Ekinezya bileşenleri için erişilemez hale getirebilir . Alternatif olarak, tedavi protokolü yetersiz olabilir.

        Evcil hayvanlarda enfeksiyonları kontrol etmenin yanı sıra, bağışıklık uyarımı, büyüme teşviki ve performans artışı gibi şeyler için bitkisel preparatlar savunulmaktadır. Enfekte olmamış atlarda [ 117 ] ve balıklarda (Tilapia, [ 118 ]) yapılan çalışmalar Ekinezya hazırlıkları için olasılıklar önermektedir . Yine güvenlik, hayvanlar için bir sorun olarak görülmedi. Balıklar, diğer çiftlik hayvanları gibi, özellikle stres koşulları altında, viral ve mikrobiyal enfeksiyonlara karşı her zaman potansiyel olarak savunmasızdır; dolayısıyla sentetik antimikrobiyallere alternatif tedaviler faydalı olabilir.

        Git: 15. Ortaya Çıkan Enfeksiyonlar: Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) Örneği


        Mikrobiyal epidemiyolojinin öngörülemez doğasını hatırlatmamız gerekirse, SARS salgını 2002 yılının sonlarında Çin'de patlak verdi ve önümüzdeki bir buçuk yıl içinde hızla diğer birçok ülkeye yayıldı ve 8.000'den fazla ciddi enfekte bireyle sonuçlandı. yaklaşık %10'u öldü. Salgın resmen 21. yüzyılın ilk pandemisi olarak kaydedildi. Acil küresel halk sağlığı önlemlerinin bir sonucu olarak, hastalık durduruldu ve kontrol altına alınmış gibi görünüyor, ancak etken virüsün "geri dönmesi" durumunda sürekli tetikte olmak gerekli [ 119 ].

        Hayvan kökenli olduğuna inanılan sorumlu yeni koronavirüs (SARS CoV) izole edildi ve genomu hızla sekanslandı [ 119 ]. Ancak tatmin edici bir antiviral tedavi mevcut değildi veya mevcut değil. Otopsi akciğer dokuları üzerinde yapılan bir çalışma, viral nükleoprotein ve RNA'nın esas olarak, virüs replikasyonunun muhtemel başlangıç ​​bölgesi olan alveolar epitel hücrelerinde ve daha az ölçüde, sistemik bulaşma modu olabilecek makrofajlarda bulunduğunu ortaya çıkardı [ 120 ]. Daha yakın tarihli bir derleme, hücre kültürlerinde SARS CoV enfeksiyonu üzerine yapılan çalışmaları özetledi ve virüs enfeksiyonuna karşı doğuştan gelen bağışıklık tepkilerinin rolünü vurguladı [ 121]. Bu virüs, diğer koronavirüsler ve diğer solunum yolu virüsleri gibi, inflamatuar sitokin salgılanmasını uyarır, ancak koronavirüsler genellikle antiviral interferonu indüklemez. Bu nedenle sitokinlerin modülasyonu ve doğuştan gelen bağışıklık savunmalarının ortadan kaldırılması, SARS virüsü patolojisine önemli katkılar sağlayabilir. Bu nedenle, EP gibi anti-inflamatuar ve virüsidal özelliklere sahip bitkisel bir preparat, SARS'ın geri dönmesi durumunda faydalı olabilir.

        Git: 16. Standardizasyon ve Bitki Karışımları


        EP'nin standardizasyonu ihtiyacı bu yazıda zaten vurgulanmıştır ve birkaç çalışma, farklı tedarikçilerden alınan farklı müstahzarlar arasındaki varyasyon kavramını güçlendirmiştir [ 45 , 106 , 1222 ]. Bu, şifalı bitkilerle ilgili yaygın bir sorundur, çünkü kesin kimyasal bileşim bitkinin farklı kısımlarına, hasatın yaşına ve mevsimine ve kesin ekstraksiyon yöntemine göre değişiklik gösterebilir [ 6 , 7 , 45 , 96 ]]. Öte yandan, standartlaştırılmış bir EP müstahzarının, saklama koşullarının uygun olması koşuluyla (yayınlanmamış sonuçlar) birkaç yıl boyunca tam antiviral aktivitesini koruduğunu çalışmalarımızda bulduk. Benzer şekilde, EP müstahzarları, iki yıl boyunca depolamadan sonra sitokin uyarıcı aktivitelerini korumuştur [ 123 ].

        Farklı ekstraktlar ve fraksiyonlar arasında çoklu antiviral aktivitelerin varlığı, tentürler, spreyler, tabletler, çaylar ve benzeri gibi birçok Ekinezya preparatının enfeksiyonların tedavisinde faydalı olabileceğini düşündürmektedir, ancak tüm preparatların etkili olması muhtemel değildir. ve 10 ticari müstahzar üzerinde yakın zamanda yapılan bir çalışma, partiden partiye varyasyon daha az belirgin olmasına rağmen, farklı müstahzarlar arasındaki antiviral aktivitenin değişkenliğini vurgulamıştır [ 45 ]. Genel olarak etanol bazlı ekstraktlar, sulu ekstraktlardan daha fazla antiviral aktiviteye sahipti; ancak aktiviteden sorumlu belirli bir bileşeni belirlemek mümkün değildi. Ayrıca, antiviral ve anti-inflamatuar aktiviteler arasında bir korelasyon yoktu.

        Ekinezya'nın bazı ticari müstahzarlarıEP'li olanlar da dahil olmak üzere, EP'nin diğer Ekinezya olmayan bitkilerle karışımlarını içerir; bunun mantığı, iki bitkinin birden daha iyi ve üç bitkinin daha da iyi olmasıdır, vb. Bu açıdan bu tür karışımlar, genellikle karmaşık karışımlara benzer olarak kabul edilebilir. Çin geleneksel tıbbında (TCM) ve Ayurveda ilaçlarında savunulmuştur. Bununla birlikte, bu temel varsayım mutlaka geçerli değildir ve ön çalışmalarda antiviral aktiviteler için diğer standart bitkilerle birlikte bir dizi EP karışımını inceledik. Çoğu durumda, karışımlar tek başına EP'den çok daha az etkiliydi ve hiçbiri EP'den daha iyi değildi (yayınlanmamış veriler). Ancak EP antiviral aktivitesinin tam mekanizmalarını veya aktif “bileşiklerin” doğasını bilmediğimiz için bu fenomenleri açıklayamayız. Ama ders açıktır, yani,

        Git: 17. Biyoaktivitelerin Normal Tüketimle İlişkisi


        Soğuk algınlığı ve grip tedavisine yönelik Ekinezya özleri ve boğaz ağrısı normalde ağızdan tüketim için pazarlanmaktadır. Bu nedenle aktif bileşenler, mukozal epitelyuma hemen maruz kalırlar. Standartlaştırılmış müstahzarlar (yukarıda açıklandığı gibi) ile yaptığımız çalışmalara göre, önerilen uygulamalar, normal tüketim koşulları altında fizyolojik olarak uygun miktarlara, yani yeterli lokal antiviral, antibakteriyel ve anti-inflamatuar konsantrasyonlara ulaşılmasını sağlar. Bununla birlikte, çeşitli bileşenlerin müteakip emilimi ve metabolizması, enfeksiyon ve iltihaplanma bölgeleri hava yolu epitel dokuları seviyesinde olduğundan, bu uygulama ile daha az alakalıdır.

        Yine de, alkilamidlerin (ve muhtemelen ek bileşenlerin) kana hızla emilebildiği ve en azından E. angustifolia uygulamasının ardından bir süre dolaşımda kalabildiği gösterilmiştir [ 124 ], ancak EP özleri nispeten az alkilamid içerme eğiliminde olsa da [ 6 , 7 ]. Bu nedenle, Ekinezya özütünün tam kimyasal bileşimine bağlı olarak , ağız mukozası ile ilk etkileşimlere ek olarak tüketiciye faydalar olabilir.

        Git: 18. Klinik Araştırmalar


        Soğuk algınlığını önlemek veya tedavi etmek amacıyla insanlarda çok sayıda çalışma yapılmıştır ve bunlar eleştirel bir şekilde özetlenmiştir [ 3 , 5 , 124 , 125 ]. Ne yazık ki bazıları yetersiz karakterize edilmiş Ekinezya kullandıFarklı türlerden ve bitki kısımlarından çeşitli ekstraksiyon protokolleri ile elde edilen müstahzarlar. Ekstraktların kimyasal bileşiminin ve sonuç olarak biyoaktivitelerinin önemli ölçüde farklı olması muhtemeldir. Meta-analizleri kullanarak sonuçların yorumlanmasını rasyonelleştirme girişimleri, aynı problemle, yani test materyallerinde ortaya çıkan değişkenlikle karşılaştı. Sonuç olarak, konunun “tartışmalı” olması şaşırtıcı değildir ve birçok popüler bilim adamı ve sözde bilim insanı, Ekinezya'nın soğuk algınlığını önleme veya tedavi etmedeki etkinliği veya etkisizliği hakkında sonuçlara atladı . Bu çekincelere rağmen, Ekinezya'nın faydalı etkilerine yönelik genel bir eğilim vardı., ancak aynı derecede önemli olarak, çocuklarda denemeler de dahil olmak üzere müstahzarların güvenliği tekrar tekrar doğrulandı [ 125 – 127 ]. Oral Ekinezya kullanımının faydalarını doğrulamak için, iyi karakterize edilmiş bir biyoaktif Ekinezya özütünün kullanımını içeren, grip virüsü ve diğer solunum yolu virüslerini de içeren daha kapsamlı bir denemeye ihtiyaç vardır .

        Bu yapılana kadar, hücre ve doku kültürü çalışmaları ve hayvan çalışmalarından elde edilen çok cesaret verici sonuçlara ek olarak, ezici anekdot deneyimiyle karşı karşıyayız, ancak insanlarda klinik etkililik konusunda kesin bir sonuç yok.

        Git: 19. Eylem Mekanizmaları


        Tarif edilen sonuçlar, bazı Ekinezya özlerinin, viral ve mikrobiyal hedeflerle spesifik olarak etkileşime girme kabiliyetine sahip bileşikleri veya bileşik kombinasyonlarını açıkça içerdiğini göstermiştir [ 13 , 17 , 62 , 128 ]. Ek olarak, bu ekstraktlar epitel hücrelerinin çeşitli sinyal yollarını etkileyebilir ve virüs/bakteri kaynaklı sitokinler/kemokinlerin salgılanmasını ve pulmoner semptomlardan sorumlu olan diğer inflamatuar aracıları inhibe edebilir. Birçok sinyal yolu, bağışıklık hücreleri de dahil olmak üzere farklı hücre tiplerinde Ekinezya'dan etkilenebildiğinden [ 47 , 59 , 97], genel faydalı etkilerin, sinerjistik olarak hareket eden bileşiklerin belirli bir kombinasyonundan kaynaklandığı düşünülebilir. Bitkisel tıpta sinerjizm örnekleri tanımlanmış ve bazı durumlarda deneysel olarak doğrulanmıştır [ 23 , 129 , 130 ] ve bazı Ekinezya preparatlarının da sinerjizm göstermesi muhtemeldir . Bununla birlikte, bağıntısı biyoaktivitelere için bütün çabalara rağmen Echinacea olduğu kabul kimyasal işaretlerin, polisakaritler, kafeik asit türevleri ve alkilamid [preparatların 5 - 7], bunu başaramadık. Buna karşılık, laboratuvarımızdaki ön kanıtlar, diğer bileşik sınıflarını (yayınlanmamış veriler) içermiştir.

        Git: 20. Sonuçlar


        EP üzerine yapılan bu çalışmalar, ya birkaç bileşiğin bireysel aktivitelerinden ya da farklı bileşiklerin sinerjistik etkisinden kaynaklanan, bitkisel preparasyonun çoklu etkilerini göstermektedir. Ortaya çıkan faydalar şunlardır: (1) sitotoksik olmayan konsantrasyonlarda solunum yolu enfeksiyonlarında yer alan çeşitli virüslere karşı doğrudan virüsidal aktivite/aktiviteler; (2) belirli potansiyel olarak patojenik solunum bakterilerine karşı doğrudan bakterisidal eylemler; (3) insanlar ve onların evcilleştirilmiş hayvanları ile ilgili diğer mikrobiyal patojenlerin etkisiz hale getirilmesi; (4) epitel hücrelerinin ve dokuların çeşitli virüs ve bakterilere karşı proinflamatuar yanıtının tersine çevrilmesi; (5) belirli bağışıklık hücresi fonksiyonlarının modülasyonu; (6) rinovirüsün neden olduğu aşırı müsin salgısının tersine çevrilmesi. Bu biyoaktiviteler, gen ekspresyonundaki değişikliklerden kaynaklanır.

        Git: Referanslar

        1. Hobbs C. Ekinezya: Bağışıklık Bitkisi . Santa Cruz, Calif, ABD: Amerikan Botanik Konseyi, Botanica Press; 1990. [ Google Akademik ]
        2. Foster S. Ekinezya, Doğanın Bağışıklık Güçlendiricisi . Rochester, Vt, ABD: Healing Arts Press; 1991. [ Google Akademik ]
        3. Barrett B. Ekinezya'nın tıbbi özellikleri : eleştirel bir inceleme. bitki ilacı . 2003; 10 (1):66–86. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        4. Binns SE, Baum BR, Arnason JT. Ekinezya (Asteraceae: Heliantheae) Sistematik Botaniğinin taksonomik bir revizyonu . 2002; 27 (3):610-632. [ Google Akademik ]
        5. Barnes J, Anderson LA, Gibbons S, Phillipson JD. Echinacea türleri (Echinacea angustifolia (DC.) Hell., Echinacea pallida (Nutt.) Nutt., Echinacea purpurea (L.) Moench): kimya, farmakoloji ve klinik özelliklerinin gözden geçirilmesi. Eczacılık ve Farmakoloji Dergisi . 2005; 57 (8):929-954. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        6. Bauer R. Ekinezya: biyolojik etkiler ve aktif prensipler. İçinde: Lawson LD, Bauer R, editörler. Avrupa'nın Bitkisel İlaçları: Kimya ve Biyolojik Aktivite . Cilt 691. Washington, DC, ABD: Amerikan Kimya Derneği; 1998. s. 140–157. (Amerikan Kimya Derneği Sempozyumu serisi). [ Google Akademik ]
        7. Binns SE, Livesey JF, Arnason JT, Baum BR. Ekinezya'da yabani ve ekili popülasyonların köklerinden ve çiçek başlarından kaynaklanan fitokimyasal varyasyon . Tarım ve Gıda Kimyası Dergisi . 2002; 50 (13):3673–3687. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        8. Gwaltney JM. Viral solunum yolu enfeksiyonlarının klinik önemi ve patogenezi. Amerikan Tıp Dergisi . 2002; 112 (6):13S–18S. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        9. Bakınız H, Wark P. Akciğerlerin viral enfeksiyonuna karşı doğuştan gelen bağışıklık tepkisi. Pediatrik Solunum İncelemeleri . 2008; 9 (4):243–250. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        10. Nichols WG, Peck Campbell AJ, Boeckh M. İnfluenza virüsü dışındaki solunum virüsleri: etki ve terapötik gelişmeler. Klinik Mikrobiyoloji İncelemeleri . 2008; 21 (2):274–290. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        11. Hudson J, Vimalanathan S, Kang L, Amiguet VT, Livesey J, Arnason JT. Ekinezya kökü preparatlarında antiviral aktivitelerin karakterizasyonu. Farmasötik Biyoloji . 2005; 43 (9):790–796. [ Google Akademik ]
        12. Vimalanathan S, Kang L, Amiguet VT, Livesey J, Arnason JT, Hudson J. Echinacea purpurea hava parçaları birden fazla antiviral bileşik içerir. Farmasötik Biyoloji . 2005; 43 (9):740–745. [ Google Akademik ]
        13. Pleschka S, Stein M, Schoop R, Hudson JB. Yüksek derecede patojenik kuş Gribi virüsüne (H5N1, H7N7) ve domuz kökenli H1N1 (S-OIV) Virology Journal'a karşı standartlaştırılmış Echinacea purpurea özütünün anti-viral özellikleri ve etki şekli . 2009; 6, makale no. 197 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        14. Ludwig S. Griple savaşmak için hücre sinyal yollarını hedefleme: anti-grip tedavisinde bir paradigma değişikliğine doğru. Antimikrobiyal Kemoterapi Dergisi . 2009; 64 (1):1–4. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        15. Fedson DS. Anti-inflamatuar ve immünomodülatör ajanlarla bir sonraki influenza pandemisiyle yüzleşmek: neden gerekli oldukları ve nasıl işe yarayabilecekleri. Grip ve Diğer Solunum Virüsleri . 2009; 3 (4):129–142. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        16. Roxas M, Jurenka J. Soğuk algınlığı ve grip: tanı ve konvansiyonel, botanik ve beslenme hususlarının gözden geçirilmesi. Alternatif Tıp İnceleme . 2007; 12 (1):25–48. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        17. Hudson JB. Grip kontrolünde bitkisel özlerin kullanımı. Tıbbi Bitki Araştırmaları Dergisi . 2009; 3 (13):1189–1194. [ Google Akademik ]
        18. Johnston SL. Virüs kaynaklı hava yolu hastalığına genel bakış. Amerikan Toraks Derneği Bildirileri . 2005; 2 (2):150–156. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        19. Eccles R. Soğuk algınlığı ve grip semptomlarını anlamak. Lancet Enfeksiyon Hastalıkları . 2005; 5 (11):718–725. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        20. Ruuskanen O, Lahti E, Jennings LC, Murdoch DR. Viral pnömoni. Lancet . 2011; 377 (9773)::1264–1275. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        21. Mosser AG, Vrtis R, Burchell L, et al. Bronş dokularında rinovirüs enfeksiyonunun kantitatif ve kalitatif analizi. Amerikan Solunum ve Yoğun Bakım Tıbbı Dergisi . 2005; 171 (6):645-651. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        22. Zhang L, Peeples ME, Boucher RC, Collins PL, Turşu RJ. İnsan hava yolu epitel hücrelerinin solunum sinsityal virüsü enfeksiyonu, siliyer hücrelere özgü ve bariz sitopatoloji olmaksızın polarizedir. Viroloji Dergisi . 2002; 76 (11):5654-5666. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        23. Burns JJ, Zhao L, Taylor EW, Spelman K. Geleneksel bitkisel formüllerin sitokin aktivitesi üzerindeki etkisi. Toksikoloji . 2010; 278 (1):140–159. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        24. Elmas G, Beckloff N, Ryan LK. Ağız boşluğunda ve akciğerde konak savunma peptitleri: benzerlikler ve farklılıklar. Diş Araştırmaları Dergisi . 2008; 87 (10):915-927. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        25. Evans SE, Xu Y, Tuvim MJ, Dickey BF. Akciğer epitelinin enfeksiyona karşı indüklenebilir doğuştan gelen direnci. Yıllık Fizyoloji İncelemesi . 2009; 72 :413–435. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        26. Vareille M, Kieninger E, Edwards MR, Regamey N. Hava yolu epiteli: solunum yolu virüslerine karşı mücadelede asker. Klinik Mikrobiyoloji İncelemeleri . 2011; 24 (1):210–229. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        27. Bengtson SH, Eddleston J, Christiansen SC, Zuraw BL. Çift sarmallı RNA, insan hava yolu epitel hücrelerinde kinin B1 reseptör ekspresyonunu ve işlevini arttırır. Uluslararası İmmünofarmakoloji . 2007; 7 (14): 1880–1887. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        28. Ghezzi P. Akciğerde bağışıklık ve iltihaplanmada glutatyonun rolü. Uluslararası Genel Tıp Dergisi . 2011; 4 :105-113. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        29. Calixto JB, Campos MM, Otuki MF, Santos ARS. Bitki kökenli anti-inflamatuar bileşikler. Bölüm II. Proinflamatuar sitokinlerin, kemokinlerin ve adezyon moleküllerinin modülasyonu. Planta Medica'nın fotoğrafı . 2004; 70 (2):93–103. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        30. Wang X, Jia W, Zhao A, Wang X. Bitkilerden ve geleneksel Çin tıbbından anti-grip ajanları. Fitoterapi Araştırması . 2006; 20 (5):335–341. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        31. Cannell JJ, Zasloff M, Garland CF, Scragg R, Giovannucci E. Grip epidemiyolojisi üzerine. Viroloji Dergisi . 2008; 5, makale no. 29 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        32. Suzuki Y. Yüksek derecede patojenik kuş gribi H5N1—bir sonraki grip salgını için ilk moleküler sinyaller. Chang Gung Tıp Dergisi . 2009; 32 (3):258–263. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        33. Michaelis M, Doerr HW, Cinatl J. Yeni domuz kökenli influenza A virüsü insanlarda: kapıyı çalan başka bir salgın. Tıbbi Mikrobiyoloji ve İmmünoloji . 2009; 198 (3):175–183. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        34. Neumann G, Noda T, Kawaoka Y. Domuz kökenli H1N1 influenza virüsünün ortaya çıkışı ve pandemik potansiyeli. Doğa . 2009; 459 (7249):931-939. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        35. Boyce WM, Sandrock C, Kreuder-Johnson C, Kelly T, Cardona C. Yabani kuşlarda kuş gribi virüsleri: hareketli bir hedef. Karşılaştırmalı İmmünoloji, Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları . 2009; 32 (4):275–286. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        36. Brundage JF, Shanks GD. 1918-19 influenza pandemisi sırasında bakteriyel pnömoniden ölümler. Gelişen Bulaşıcı Hastalıklar . 2008; 14 (8):1193–1199. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        37. Jefferson T, Di Pietrantonj C, Debalini MG, Rivetti A, Demicheli V. İnaktive influenza aşıları: yöntemler, politikalar ve politika. Klinik Epidemiyoloji Dergisi . 2009; 62 (7):677-686. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        38. Polonya GA, Jacobson RM, Ovsyannikova IG. Antiviral ajanlara karşı grip virüsü direnci: akılcı kullanım için bir savunma. Klinik Enfeksiyon Hastalıkları . 2009; 48 (9):1254–1256. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        39. Uchide N, Ohyama K, Toyoda H. Mevcut ve gelecekteki anti-grip virüsü ilaçları. Antimikrobiyal Ajanlar Dergisi'ni açın . 2010; 2 :34-48. [ Google Akademik ]
        40. Jefferson T, Demicheli V, Rivetti D, Jones M, Di Pietrantonj C, Rivetti A. Sağlıklı yetişkinlerde influenza için antiviraller: sistematik derleme. Lancet . 2006; 367 (9507):303–313. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        41. Cheng PKC, Leung TWC, Ho ECM, et al. Oseltamivir ve amantadine dirençli influenza virüsleri A (H1N1) Gelişen Bulaşıcı Hastalıklar . 2009; 15 (6):966-968. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        42. Binns SE, Hudson J, Merali S, Arnason JT. Ekinezya spp.'den karakterize edilen ekstraktların antiviral aktivitesi . (Heliantheae: Asteraceae) Herpes simpleks virüsüne (HSV-I) karşı Planta Medica . 2002; 68 (9):780-783. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        43. Hudson JB. Antiviral özelliklere sahip bitki ışığa duyarlılaştırıcılar. Antiviral Araştırma . 1989; 12 (2):55–74. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        44. Sharma M, Anderson SA, Schoop R, Hudson JB. Solunum virüsleri tarafından çoklu proinflamatuar sitokinlerin uyarılması ve güçlü bir antiviral bitki özü olan standart Ekinezya ile tersine çevrilmesi . Antiviral Araştırma . 2009; 83 (2):165–170. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        45. Vohra S, Adams D, Hudson JB, et al. Klinik araştırmalar için doğal sağlık ürünlerinin seçimi: klinik öncesi bir şablon. Kanada Fizyoloji ve Farmakoloji Dergisi . 2009; 87 (5):371–378. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        46. Sharma M, Arnason JT, Burt A, Hudson JB. Ekinezya özleri, rinovirüs ile enfekte olmuş ve enfekte olmamış epitel hücrelerinde kemokin ve sitokin salgılama modelini modüle eder. Fitoterapi Araştırması . 2006; 20 (2):147–152. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        47. Altamirano-Dimas M, Sharma M, Hudson JB. Ekinezya ve anti-inflamatuar sitokin tepkileri: bir gen ve protein dizisi analizinin sonuçları. Farmasötik Biyoloji . 2009; 47 (6):500–508. [ Google Akademik ]
        48. Sharma M, Schoop R, Hudson JB. Bir antiinflamatuar ajan olarak Ekinezya : fizyolojik olarak ilgili parametrelerin etkisi. Fitoterapi Araştırması . 2009; 23 (6):863-867. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        49. Hudson JB. Bitki tıbbı Ekinezya'nın soğuk algınlığı ve grip tedavisinde çoklu etkileri. Tıbbi Bitki Araştırmaları Dergisi . 2010; 4 (25):2746–2752. [ Google Akademik ]
        50. Sharma M, Arnason JT, Hudson JB. Ekinezya özleri, enfekte olmamış hücrelerde ve rinovirüs ile enfekte hücrelerde çoklu transkripsiyon faktörlerinin üretimini modüle eder. Fitoterapi Araştırması . 2006; 20 (12):1074–1079. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        51. Fuchs R, Blaas D. İnsan rinovirüslerinin kaplanması. Tıbbi Virolojide İncelemeler . 2010; 20 (5):281–297. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        52. Vimalanathan S, Arnason JT, Hudson JB. Ekinezya ekstraktlarının anti-inflamatuar aktiviteleri, geleneksel markör bileşenleri ile ilişkili değildir. Farmasötik Biyoloji . 2009; 47 (5):430–435. [ Google Akademik ]
        53. Gül MC, Voynow JA. Sağlık ve hastalıkta solunum yolu müsin genleri ve müsin glikoproteinleri. Fizyolojik İncelemeler . 2006; 86 (1):245–278. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        54. Zhu L, Lee PK, Lee WM, Zhao Y, Yu D, Chen Y. Rinovirüs kaynaklı majör hava yolu müsin üretimi, yeni bir TLR3-EGFR'ye bağlı yolu içerir. Amerikan Solunum Hücresi ve Moleküler Biyoloji Dergisi . 2009; 40 (5):610–619. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        55. Sharma M, Schoop R, Hudson JB. İnsan hava yolu epitelinin 3 boyutlu doku modelinde Ekinezya'nın etkinliği . Fitoterapi Araştırması . 2010; 24 (6):900–904. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        56. Nickerson CA, Richter EG, Ott CM. 3-D'de konakçı-patojen etkileşimlerinin incelenmesi: bulaşıcı hastalık ve ilaç geliştirme için organotipik modeller. Nöroimmün Farmakoloji Dergisi . 2007; 2 (1):26–31. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        57. Klausner M, Ayehunie S, Breyfogle BA, Wertz PW, Bacca L, Kubilus J. Toksikolojik çalışmalar için organotipik insan oral doku modelleri. Vitro Toksikoloji . 2007; 21 (5):938-949. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        58. Hudson J, Altamirano M. DNA mikro-dizilerinin (gen dizilerinin) bitkisel ilaçların çalışmasına uygulanması. Etnofarmakoloji Dergisi . 2006; 108 (1):2–15. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        59. Altamirano-Dimas M, Hudson JB, Cochrane D, Nelson C, Arnason JT. Ekinezya özleri ile bağışıklık tepkisi gen ekspresyonunun modülasyonu : bir gen dizisi analizinin sonuçları. Kanada Fizyoloji ve Farmakoloji Dergisi . 2007; 85 (11):1091–1098. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        60. Senchina DS, Martin AE, Otobüs JE, Kohut ML. Ekinezya özlerinin makrofaj antiviral aktiviteleri üzerindeki etkileri . Fitoterapi Araştırması . 2010; 24 (6):810-816. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        61. Sharma M, Vohra S, Arnason JT, Hudson JB. Ekinezya özleri, insan patojenik bakterilere karşı önemli ve seçici aktiviteler içerir. Farmasötik Biyoloji . 2008; 46 (1-2):111-116. [ Google Akademik ]
        62. Sharma SM, Anderson M, Schoop SR, Hudson JB. Standart bir Ekinezya özütünün (Echinaforce ® ) bakterisit ve anti-inflamatuar özellikleri : solunum bakterilerine karşı ikili etki. bitki ilacı . 2010; 17 (8-9):563–568. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        63. Tsai PJ, Chen YH, Hsueh CH, et al. Streptococcus pyogenes, NF- κ B/MAPK sinyal yolları aracılığıyla epitelyal inflamatuar yanıtları indükler . Mikroplar ve Enfeksiyon . 2006; 8 (6):1440–1449. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        64. Tart AH, Walker MJ, Musser JM. A grubu Streptococcus patogenez döngüsünün yeni anlayışı. Mikrobiyolojide Eğilimler . 2007; 15 (7):318–325. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        65. Wang SM, Lu IH, Lin YL, et al. Çocuklarda Streptococcus pyogenes enfeksiyonlarının şiddeti, inflamatuar sitokinlerin plazma seviyeleri ile önemli ölçüde ilişkilidir. Tanısal Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları . 2008; 61 (2):165–169. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        66. Beisswenger C, Lysenko ES, Weiser JN. Erken bakteriyel kolonizasyon , epitelde ücretli benzeri reseptöre bağlı dönüştürücü büyüme faktörü β sinyalini indükler . Enfeksiyon ve Bağışıklık . 2009; 77 (5):2212–2220. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        67. Erwin AL, Smith AL. Tiplenemeyen Haemophilus influenzae: virülans ve ortak davranışı anlama. Mikrobiyolojide Eğilimler . 2007; 15 (8):355-362. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        68. Diederen BMW. Legionella spp. ve Lejyoner hastalığı. Enfeksiyon Dergisi . 2008; 56 (1):1–12. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        69. Isberg RR, O'Connor TJ, Heidtman M. Legionella pneumophila replikasyon vakuolü: konakçı hücrelerin içinde rahat bir niş yapmak. Doğa İncelemeleri Mikrobiyoloji . 2009; 7 (1):13–24. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        70. Diep BA, Otto M. Toplumla ilişkili MRSA patogenezinde virülans belirleyicilerinin rolü. Mikrobiyolojide Eğilimler . 2008; 16 (8):361–369. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        71. Rubinstein E, Kollef MH, Nathwani D. Metisiline dirençli Staphylococcus aureus'un neden olduğu pnömoni. Klinik Enfeksiyon Hastalıkları . 2008; 46 (5):S378–S385. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        72. Sajjan U, Wang Q, Zhao Y, Gruenert DC, Hershenson MB. Rinovirüs, polarize hava yolu epitel hücrelerinin bariyer fonksiyonunu bozar. Amerikan Solunum ve Yoğun Bakım Tıbbı Dergisi . 2008; 178 (12):1271–1281. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        73. Ishizuka S, Yamaya M, Suzuki T, et al. Rinovirüs enfeksiyonunun Steptococcuspneumoniae'nin kültürlenmiş insan hava yolu epitel hücrelerine yapışması üzerindeki etkileri. Enfeksiyon Hastalıkları Dergisi . 2003; 188 (12):1928–1939. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        74. Avadhanula V, Rodriguez CA, De Vincenzo JP, et al. Solunum virüsleri, viral türlere ve hücre tipine bağlı bir şekilde bakteriyel patojenlerin solunum epiteline yapışmasını arttırır. Viroloji Dergisi . 2006; 80 (4):1629-1636. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        75. Peltola VT, Murti KG, McCullers JA. Grip virüsü nöraminidaz ikincil bakteriyel pnömoniye katkıda bulunur. Enfeksiyon Hastalıkları Dergisi . 2005; 192 (2):249–257. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        76. Sajjan US, Jia Y, Newcomb DC, et al. H. influenzae, ICAM-1 ve TLR3 ekspresyonunu artırarak rinovirüse hava yolu epitel hücre tepkilerini güçlendirir. FASEB Dergisi . 2006; 20 (12):E1419–E1429. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        77. Hudson J, Kuleler GHN. Antiviral olarak bitkisel ilaçlar. Geleceğin İlaçları . 1999; 24 (3):295–320. [ Google Akademik ]
        78. Khan MTH, Ather A, Thompson KD, Gambari R. Herpes simpleks virüslerine karşı şifalı bitkilerden elde edilen özler ve moleküller. Antiviral Araştırma . 2005; 67 (2):107–119. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        79. Kurokawa I, Danby FW, Ju Q, et al. Akne patogenezi ve tedavisi konusundaki anlayışımızda yeni gelişmeler. Deneysel Dermatoloji . 2009; 18 (10):821-832. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        80. Docherty JJ, McEwen HA, Sweet TJ, Bailey E, Booth TD. Propionibacterium aknelerinin resveratrol inhibisyonu. Antimikrobiyal Kemoterapi Dergisi . 2007; 59 (6):1182-1184. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        81. Kim SS, Kim JY, Lee NH, Hyun CG. Jeju şifalı bitkilerinin akneye neden olan bakterilere karşı antibakteriyel ve antienflamatuar etkileri. Genel ve Uygulamalı Mikrobiyoloji Dergisi . 2008; 54 (2):101–106. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        82. Sharma M, Schoop R, Suter A, Hudson JB. Ekinezya'nın aknede potansiyel kullanımı: Propionibacterium acnes büyümesinin ve iltihabının kontrolü. Fitoterapi Araştırması . 2011; 25 (4):517–521. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        83. Binns SE, Purgina B, Bergeron C, et al. Ekinezya özlerinin ışık aracılı antifungal aktivitesi . Planta Medica'nın fotoğrafı . 2000; 66 (3):241–244. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        84. Merali S, Binns S, Paulin-Levasseur M, et al. Ekinezya cinsinin antifungal ve antienflamatuar aktivitesi . Farmasötik Biyoloji . 2003; 41 (6):412–420. [ Google Akademik ]
        85. Bartlett JG. Clostridium difficile'nin yeni salgını - ilişkili enterik hastalık. Annals of Internal Medicine . 2006; 145 (10):758-764. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        86. Bulut J, Kelly CP. Clostridium difficile ile ilişkili hastalık hakkında güncelleme. Gastroenterolojide Güncel Görüş . 2007; 23 (1):4–9. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        87. Hill LL, Foote JC, Erickson BD, Cerniglia CE, Denny GS. Echinacea purpurea takviyesi, insan gastrointestinal sistem mikrobiyotasının seçilmiş gruplarını uyarır. Klinik Eczacılık ve Terapötik Dergisi . 2006; 31 (6):599-604. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        88. Layşmanyazların Kontrolüne İlişkin DSÖ Uzman Komitesi. DSÖ teknik rapor serisi, no. 949, Cenevre, İsviçre, Mart 2010.
        89. Hay AE, Merza J, Landreau A, et al. Garcinia vieillardii kaynaklı antileishmanial polifenoller. Fitoterapi . 2008; 79 (1):42–46. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        90. Canlas J Hudson JB, M, Sharma Nandan D. Echinacea ve trypanasomatid parazit etkileşimleri: büyüme-engelleyici ve anti-inflamatuvar etkilerinin Echinacea . Farmasötik Biyoloji . 2010; 48 (9):1047–1052. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        91. Calixto JB, Otuki MF, Santos ARS. Bitki kökenli anti-inflamatuar bileşikler. Bölüm I. Araşidonik asit yolu, nitrik oksit ve nükleer faktör κ B (NF- κ B) Planta Medica üzerindeki etki . 2003; 69 (11):973-983. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        92. Chen XM, Hu C, Raghubeer E, Kitts DD. Echinacea purpurea'nın bakteri yükü ve biyoaktivitesi üzerine yüksek basınçlı pastörizasyonun etkisi . Gıda Bilimi Dergisi . 2010; 75 (7):C613–C618. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        93. Bakınız DM, Broumand N, Sahl L, Tilles JG. Ekinezya ve ginseng'in sağlıklı deneklerde ve kronik yorgunluk sendromu veya edinilmiş immün yetmezlik sendromu hastalarında doğal öldürücü ve antikora bağımlı hücre sitotoksisitesi üzerindeki in vitro etkileri . İmmünofarmakoloji . 1997; 35 (3):229–235. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        94. Brush J, Mendenhall E, Guggenheim A, et al. Echinacea purpurea , Astragalus membranaceus ve Glycyrrhiza glabra'nın insanlarda CD69 ekspresyonu ve immün hücre aktivasyonu üzerine etkisi . Fitoterapi Araştırması . 2006; 20 (8):687–695. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        95. Randolph RK, Gellenbeck K, Stonebrook K, et al. Ticari bir harmanlanmış Ekinezya ürününden etkilenen insan immün gen ekspresyonunun düzenlenmesi : ön çalışmalar. Deneysel Biyoloji ve Tıp . 2003; 228 (9):1051–1056. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        96. Brovelli EA, Rua D, Roh-Schmidt H, Chandra A, Lamont E, Noratto GD. Biyoaktif bir bitkide bahçecilik olgunluğunu belirlemek için bir araç olarak insan gen ifadesi ( Echinacea purpurea L. Moench) Tarım ve Gıda Kimyası Dergisi . 2005; 53 (21):8156-8161. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        97. Wang CY, Staniforth V, Chiao MT, et al. İnsan dendritik hücrelerinde Echinacea purpurea'nın bir bütanol fraksiyonunun immün modülatör etkilerinin genomik ve proteomikleri . BMC Genomik . 2008; 9, makale no. 479 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        98. Benson JM, Pokorny AJ, Rhule A, et al. Echinacea purpurea özleri, murin dendritik hücre kaderini ve işlevini modüle eder. Gıda ve Kimyasal Toksikoloji . 2010; 48 (5):1170–1177. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        99. Roesler J, Steinmuller C, Kiderlen A, Emmendorffer A, Wagner H, Lohmann-Matthes ML. Echinacea purpurea bitkisinin hücre kültürlerinden saflaştırılmış polisakkaritlerin farelere uygulanması Listeria monocytogenes ve Candida albicans ile sistemik enfeksiyonlara karşı korumaya aracılık eder . Uluslararası İmmünofarmakoloji Dergisi . 1991; 13 (1):27–37. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        100. Steinmuller C, Roesler J, Grottrup E, Franke G, Wagner H, Lohmann-Matthes ML. Echinacea purpurea bitki hücre kültürlerinden izole edilen polisakkaritler , Candida albicans ve Listeria monocytogenes ile sistemik enfeksiyonlara karşı bağışıklığı baskılanmış farelerin direncini arttırır . Uluslararası İmmünofarmakoloji Dergisi . 1993; 15 (5):605-614. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        101. Matthias A, Banbury L, Stevenson LM, Bone KM, Leach DN, Lehmann RP. Ekinezya kaynaklı alkilamidler, makrofajlarda indüklenen bağışıklık tepkilerini modüle eder. İmmünolojik Araştırmalar . 2007; 36 (2):117–130. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        102. Guiotto P, Woelkart K, Grabnar I, et al. Fitoterapötik pastillerin (bonbonlar) Echinacea purpurea özü ile farmakokinetiği ve immünomodülatör etkileri . bitki ilacı . 2008; 15 (8):547-554. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        103. Gertsch J, Schoop R, Kuenzle U, Suter A. Ekinezya alkilamidleri , kannabinoid reseptörü CB2 ve çoklu sinyal iletim yolları yoluyla TNF- a gen ekspresyonunu modüle eder . FEBS Mektupları . 2004; 577 (3):563–569. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        104. Sullivan AM, Laba JG, Moore JA, Lee TDG. Ekinezya kaynaklı makrofaj aktivasyonu. İmmünofarmakoloji ve İmmünotoksikoloji . 2008; 30 (3):553-574. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        105. Cech NB, Kandhi V, Davis JM, Hamilton A, Eads D, Laster SM. Ekinezya ve alkilamidleri: RAW 264.7 makrofaj benzeri hücrelerden influenza A kaynaklı sitokinler, kemokinler ve PGE2 salgılanması üzerindeki etkiler. Uluslararası İmmünofarmakoloji . 2010; 10 (10):1268–1278. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        106. Ringer JA, Kickner S, Chigurupati P, McLean A, Franck Z. Murin makrofajları ve insan periferik kan mononükleer hücreleri üzerinde simüle edilmiş sindirimi takiben Ekinezya preparatlarının immünofarmakolojik aktivitesi . Lökosit Biyolojisi Dergisi . 2000; 68 (4):503–510. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        107. Goel V, Chang C, Slama JV, et al. Ekinezya , normal sıçanların akciğerinde ve dalağında makrofaj fonksiyonunu uyarır. Beslenme Biyokimyası Dergisi . 2002; 13 (8):487-492. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        108. Roesler J, Emmendorffer A, Steinmuller C, Luettig B, Wagner H, Lohmann-Matthes ML. Echinacea purpurea bitkisinin hücre kültürlerinden saflaştırılmış polisakkaritlerin deneklere uygulanması fagosit sisteminin aktivasyonuna aracılık eder. Uluslararası İmmünofarmakoloji Dergisi . 1991; 13 (7):931–941. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        109. Fusco D, Liu X, Savage C, et al. Echinacea purpurea hava özütü, farelerde influenza enfeksiyonunun seyrini değiştirir. aşı . 2010; 28 (23):3956–3962. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        110. Currier NL, Miller SC. Echinacea purpurea özleri ile tedavi edilen yaşlanan farelerden alınan doğal öldürücü hücreler , niceliksel ve işlevsel olarak gençleşir. Deneysel Gerontoloji . 2000; 35 (5):627-639. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        111. Delorme D, Miller SC. Ekinezya'nın otoimmün (tip I) diyabetli fareler tarafından diyet tüketimi : bitkiyi tüketmenin hemopoietik ve immün hücre dinamikleri üzerindeki etkisi. Otoimmünite . 2005; 38 (6):453-461. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        112. Brousseau M, Miller SC. Doğal öldürücü hücrelerin geliştirilmesi ve gençlikten günlük Ekinezya kökü ekstresi ile beslenen yaşlanan farelerin hayatta kalmasının artması . Biyogerontoloji . 2005; 6 (3):157-163. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        113. Lans C, Turner N, Khan T, Brauer G, Boepple W. British Columbia, Kanada'da geviş getiren hayvanlar için kullanılan etnoveteriner ilaçlar. Etnobiyoloji ve Ethnomedicine Dergisi . 2007; 3, makale no. 11 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        114. Lans C, Turner N, Khan T, Brauer G. British Columbia, Kanada'da domuzlarda ve evcil hayvanlarda endoparazitleri ve mide problemlerini tedavi etmek için kullanılan etnoveteriner ilaçları. Veteriner Parazitoloji . 2007; 148 (3-4):325-340. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        115. Allen PC. Ekinezya ile diyet takviyesi ve koksidia ile enfeksiyona meydan okumak için bağışıklığın geliştirilmesi. Parazitoloji Araştırması . 2003; 91 (1):74-78. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        116. Hermann JR, Honeyman MS, Zimmerman JJ, Thacker BJ, Holden PJ, Chang CC. Diyet Echinacea purpurea'nın domuz üreme ve solunum sendromu virüsü ile enfekte kreş domuzlarında viremi ve performans üzerindeki etkisi . Hayvan Bilimi Dergisi . 2003; 81 (9): 2139-2144. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        117. O'Neill W, McKee S, Clarke AF. Standart bir Ekinezya ( Echinacea angustifolia ) özütünün sağlıklı atlara beslenmesinin immünolojik ve hematinik sonuçları . At Veterinerlik Dergisi . 2002; 34 (3):222–227. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        118. Ali SM, Mohamed MF. Nil tilapia (Oreochromis niloticus) Journal of Animal Physiology and Animal Nutrition kullanılarak balık kültüründe immünostimülanlar olarak Echinacea purpurea ve Allium sativum . 2010; 94 (5):e31–e39. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        119. Skowronski DM, Astell C, Brunham RC, et al. Şiddetli akut solunum sendromu (SARS): gözden geçirmede bir yıl. Tıbbın Yıllık Gözden Geçirilmesi . 2005; 56 :357-381. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        120. Nicholls JM, Butany J, Poon LLM, et al. Ölümcül SARS vakalarından akciğerlerde SARS-CoV nükleoprotein ve RNA'nın zaman süreci ve hücresel lokalizasyonu. PLoS Tıp . 2006; 3, makale e27 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        121. Frieman M, Heise M, Baric R. SARS koronavirüsü ve doğuştan gelen bağışıklık. Virüs Araştırması . 2008; 133 (1):101–112. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        122. Gilroy CM, Steiner JF, Byers T, Shapiro H, Georgian W. Ekinezya ve etiketlemede gerçek. Dahiliye Arşivleri . 2003; 163 (6):699–704. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        123. McCann DA, Solco A, Liu Y, et al. Echinacea spp'nin sitokin ve interferon modüle edici özellikleri . 2 yıl boyunca -20°C'de saklanan kök tentürleri. İnterferon ve Sitokin Araştırmaları Dergisi . 2007; 27 (5):425–436. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        124. Hinz B, Woelkart K, Bauer R. Ekinezya kaynaklı alkamidler, insan nöroglioma hücrelerinde siklooksijenaz-2 aktivitesini inhibe eder. Biyokimyasal ve Biyofiziksel Araştırma İletişimi . 2007; 360 (2):441–446. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        125. Schoop R, Klein P, Suter A, Johnston SL. İndüklenen rinovirüs soğuk algınlığının önlenmesinde ekinezya : bir meta-analiz. Klinik Terapötikler . 2006; 28 (2):174–183. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        126. Kortenkamp A, Modarai M, Silva E, Suter A, Heinrich M. Bitkisel tıbbi ürünlerin güvenliği: Ekinezya ve seçilmiş alkilamidler CYP3A4 mRNA ifadesini indüklemez. Kanıta Dayalı Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp . 2011; 2011 :7 sayfa. Makale Kimliği 213021. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        127. Saunders PR, Smith F, Schusky RW. Çocuklarda Echinacea purpurea L.: üst solunum yolu enfeksiyonlarında güvenlik, tolere edilebilirlik, uyum ve klinik etkinlik. Kanada Fizyoloji ve Farmakoloji Dergisi . 2007; 85 (11):1195–1199. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        128. Schneider S, Reichling J, Stintzing FC, Messerschmidt S, Meyer U, Schnitzler P. Echinacea pallida'dan hidroalkolik ekstraktların ve preslenmiş meyve suyunun anti-herpetik özellikleri . Planta Medica'nın fotoğrafı . 2010; 76 (3):265–272. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        129. Williamson EM. Bitkisel ilaçlarda sinerji ve diğer etkileşimler. bitki ilacı . 2001; 8 (5):401–409. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        130. Spelman K. Fitofarmakolojide felsefe: Ockham'ın Razor'u sinerjiye karşı. Bitkisel Farmakoterapi Dergisi . 2005; 5 (2):31–47. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
        Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

        Yorum yap


        • #5
          EKİNEZYA İle Grip Tedavisi



          EKİNEZYA İle Grip Tedavisi



          EKİNEZYA İle SBC, Asidoza Ve Kireçlenme



          EKİNEZYA İle Grip Tedavisi



          GÖKÇEK GRİP ÇAYI



          EKİNEZYA İle Grip Tedavisi



          EKİNEZYA İle Grip Tedavisi Ve Gökçek Çayı



          EKİNEZYA İle Grip Tedavisi



          EKİNEZYA İle Grip Tedavisi, İnfluenza, Üşütme Ve Kuru Öksürük



          EKİNEZYA İle Grip Tedavisi, Bağışıklık Ve Soğuk Algınlığı



          EKİNEZYA İle Üşütme, Nezle Ve Soğuk Algınlığı



          EKİNEZYA İle Grip Tedavisi



          Gribe Bitkisel Çözüm, Kara Biber, Kırmızı Biber, Sedef Hastalığının Tedavisi, Gribe Ekinezya



          Gribin Tedavisi, Grip Salgını, Grip Çayı, Grip Rahatsızlığı, Ekinezya Forte, Üşütme, Nezle



          Ekinezya Bitkisi nerede Yetişir Faydaları NelerdirÜşütme,Grip,Nezle,Faranjit,Geniz akıntısı

          Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
          Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

          Yorum yap


          • #6
            Üşütme, Grip, Nezle ve Her Tür Soğuk Algınlığı için EKİNEZYA SUPERKRİTİK

            Yorum yap

            Hazırlanıyor...
            X