Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Cemen Superkritik, Bockshornklee

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Cemen Superkritik, Bockshornklee

    ÇEMEN OTU


    Özel bir Trigonella foenum-graecum tohumu özütü (EKSTRAKTI) ile çift kör randomize bir klinik çalışmada yaşa bağlı androjen azalması semptomlarını azaltır, testosteron düzeylerini artırır ve sağlıklı yaşlanan erkeklerde cinsel işlevi iyileştirir. Amanda Rao, Elizabeth Steels, Warrick J Inder, Suzanne Abraham, Luis Vitetta (Sidney Üniversitesi Tıp Fakültesi)Öz
    Bu çalışma, özel bir Trigonella foenum-graecum tohumu özütü (EKSTRAKTI) ile, sağlıklı yaşlanan erkeklerde olası androjen eksikliği, cinsel işlev ve serum androjen konsantrasyonları semptomları üzerindeki etkisini incelemiştir. Bu, 43 ila 70 yaşları arasındaki 120 sağlıklı erkeği içeren çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir çalışmaydı. Aktif tedavi, 12 hafta boyunca 600 mg / gün dozunda standardize edilmiş Trigonella foenum-graecum tohum özütü idi. Birincil sonuç ölçütü, olası androjen eksikliği semptomlarının bir ölçüsü olan Yaşlanan Erkek Semptom anketindeki (AMS) değişiklikti; ikincil sonuç ölçütleri cinsel işlev ve serum testosteronu idi. AMS skorunda zaman içinde ve aktif ve plasebo grupları arasında önemli bir azalma oldu. Cinsel işlev düzeldi, sabah ereksiyonlarının sayısı ve cinsel aktivite sıklığı dahil. Hem toplam serum testosteronu hem de serbest testosteron, 12 haftalık aktif tedaviden sonra plaseboya kıyasla arttı. Trigonella foenum-graecum çekirdeği özü, sağlıklı orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde olası androjen eksikliği semptomlarını azaltmak için güvenli ve etkili bir tedavidir, cinsel işlevi iyileştirir ve serum testosteronunu artırır.

    Anahtar Kelimeler: Yaşlanan erkek sendromu; Trigonella foenum-graecum; androjenler; cinsel işlev; testofen; testosteron.
    https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26791805/

    Trigonella'nın antioksidan etkileri
    Zorunlu bir aerob olan insanlar, yaşamak ve hayatta kalmak için çok fazla oksijen tüketir, besin moleküllerinin oksidasyonu ile enerji elde eder. Bu oksidasyon süreci sıkı bir şekilde düzenlenir; ancak, birçok faktör nedeniyle bazı dökülmeler meydana gelir. Ek olarak, vücut, hücrelerdeki biyokimyasal ve moleküler olayları düzenlemek için önemli mesajların bir iletişimcisi olarak reaktif oksijen türlerini kullandığı bir yöntem geliştirmiştir. Vücuttaki aşırı oksidan üretimi normalde doğal antioksidan mekanizmalar tarafından halledilir; bununla birlikte, belirli koşullarda bu mekanizmalar, iltihaplanmaya, doku hasarına ve hastalığa yol açan hücreler için ezici hale gelir. Oksidatif stres kaynaklı patogenezi önlemek için klinik olarak bir takım antioksidanlar denenmiştir, ancak klinik olarak etkili dozlarda pro-oksidan olma eğiliminde oldukları için başarılı olamadılar. Bu, aynı zamanda toksik olmayan bitki kaynaklı antioksidanların aranmasına yol açmıştır. Bir dizi bitki kaynaklı antioksidan, biyolojik sistemlerde oksidatif stresi azaltmada etkili olduğu gösterilen flavonoidlerdir. Örneğin, tedavi ile Trigonella tohumunun DİYABET sırasında kalp, kas ve beyin gibi dokularda süperoksit dismutaz (SOD), glutatyon redüktaz (GR), katalaz ve glutatyon peroksidaz (GPx) gibi hücresel antioksidan enzimlerin değişen aktivitesini geri kazandırdığı gösterilmiştir (Baquer ve ark. , 2011 ). Ayrıca, Annida ve ark. ( 2005) çemen otu yaprağı takviyesinin streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlarda oksidatif stresi azalttığını gösterdi. Diyabetik sıçanlarda karaciğer, kalp ve böbrekte tiyobarbitürik asitle reaktif maddelerin (TBARS) ve azalmış glutatyon (GSH) düzeylerinin ve katalaz ve SOD aktivitelerinin ölçülmesiyle belirlenen antioksidan etki, diyabetik sıçanlarda çemen otu yaprağı tozu takviyesinin, bir yandan lipid peroksidasyonunu önemli ölçüde düşürürken, diğer yandan antioksidan sistemi önemli ölçüde arttırdı (Annida ve diğerleri, 2005 ). Başka bir çalışmada, Trigonella tohumundan elde edilen çözünür diyet lifinin (SDF) 28 gün boyunca tip 2 diyabetik sıçanlara günlük oral yoldan verilmesi, serum glikozunu düşürmenin yanı sıra toplam antioksidan durumunu da arttırdı (Hannan ve ark., 2007).). Bununla birlikte, SDF'nin antioksidan etkisinin düşük glikoz seviyelerine ikincil olup olmadığı açık değildir

    Çemen otu tohumlarının sulu bir ekstraktı, sıçanlarda deneysel etanol toksisitesinde lipid peroksidasyonu ve antioksidan durumu üzerinde benzer etkiler göstermiştir. 60 gün boyunca sıçanlara etanol verilmesi, karaciğer ve beyinde serum aspartat transaminaz, alanin transaminaz, alkalin fosfataz ve yüksek serum lipid hidroperoksit seviyeleri ve TBARS aktivitelerinde önemli bir artışa neden oldu. SOD, katalaz, GPx, glutatyon- S gibi antioksidan enzimlerin aktiviteleri-transferaz (GST) ve GR, karaciğer ve beyinde azalmış, buna glutatyon, askorbik asit ve α-tokoferol konsantrasyonlarının tükenmesi eşlik etmiştir. Çemen otu tohumlarının sulu ekstraktının etanol ile eşzamanlı uygulanması, enzimatik sızıntıyı ve lipid peroksidasyonundaki artışı önledi ve antioksidan potansiyelini arttırdı. Tohumlar , in vitro olarak GSH ve a-tokoferol ile kıyaslanabilir düzeyde kayda değer antioksidan özellikler sergilemiştir (Thirunavuk karasu ve diğerleri, 2003 ). Trigonella tohumundaki antioksidan bileşenin kesin doğası bilinmemekle birlikte, bu araştırmacılar Trigonella'nın tohumdan türetilen flavonoidler ve polifenoller, farklı deneysel model sistemlerinde oksidatif stresi azalttığı gösterilen antioksidan özelliklere sahiptir.


    Bir Yıllık | 0,2-0,6m | 4-7 Aylar | Ca,La,Na,Ba | Tohumları, Unu

    Çemen otu, Bockshornklee, Trigonella foenum-Graecum
    Boy otu
    Buy otu
    Hulebe
    Tunus baklası

    Familyası: Baklagillerden, Schmertterlingsblütter, Fabaceae

    Drugları: Çemen tohumu; Foenugtraeci çemen
    Çemen tohumu ve unundan çay, lapa, baharat ev ve natürel ilaçlar ya-pılır.

    Giriş:
    Çemen otu Baklagillerin bir alt gurubu olan trigenellagillerden olup bu gurubu 60 bitki dahildir, fakat sadece Çemen otu: Trigonella foenum-graecum şifa maksadı ile kullanılır ve bunun haricinde başka tür kul-lanılmaz. Vatanı doğu Akdeniz ülkeleri olup zamanla Fas'tan Çin'e kadar yayılmış ve en son olarak Amerika'da yetiştirilmeye başlanmıştır. Eski Mısır yazıtlarından (Papürüsler) anlaşıldığına göre çemen tohumu baharat olarak MÖ:2000 yıllarından beri iştah açıcı, kuvvet ve zindelik verici olarak kullanılmıştır. Arapça helbah veya helbak olarak anılan bitki Türkçeye hulebe ve Çinceye Hu lu ba olarak geçmiştir. Almanlar keçiboynuzu yoncası anlamına gelen Bockshornklee diye anarlar. Türkçe boyotu diye anılması ise meyvelerinin uzun boylu olması nedeni ile bu isimle anılır.

    Botanik: Çemen otu 20-60cm boyunda bir yıllık bir kültür bitkisi olup dikine veya nadiren yatay olarak büyür ve az çatallaşır. Yaprakları yonca yaprağı gibi üçlü şeklinde bir arada kısa bir sap üzerindedir. Yaprağı meydana getiren yaprakçıklar 1-3cm uzunluğunda 0,5-2cm eninde, ters yumurta veya ters mızrak şeklinde, yeşil renkli orta yaprak kısa saplı, yan yaprakçıklar Sapsız 1-2cm büyüklüğünde, tacın ortadaki yaprağı, yan kanat taçyaprakları, büyükçe olup taçyaprakları sarmış, beyaz, veya beyaz renkli ve oldukça kısa sapı veya sapsızdır. Kapsülleri 3-12cm uzunluğunda, 0,5-1cm eninde, Osmanlı kılıcını andırır şeklide hafif yay gibi eğik, uca doğru 2-4cm kuş gagası gibi sivrice ve içinde 5-20 adet tohum bulunur. Tohumları 4-6mm uzunluğunda, 2-3mm eninde üzeri hafif pürtüklü, yumurta veya kare ve yahut ta dört köşeli şeklinde, sarımsı esmer veya kırmızımsı esmer renktedir.

    Yetiştirilmesi: Vatanı Türkiye olan bitkinin Türkiye’de yetişmemesi tabi ki doğal değildir, bitki Türkiye’nin hemen her yöresinde rahatlık yetişir.

    Hasat zamanı: Çemen kapçıkları Ağustos ve Eylül aylarında sırası ile olgunlaşanları toplanır, kurutulur ve dövülerek tohumları çıkarılır ve to-humları kurutulur. Kurutulan tohumları ya bu şekli ile kullanılmak için muhafaza edilerek veya öğütülerek unu (tozu) elde edilir.

    Birleşimi: Çemen tohumunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    a) Saponinler% 2-3 arasında olup bu saponinler serbest olarak bulunmazlar. Bunlar furostanolglikozitlerin hidrolizi (Suda çözülmesi) ile C-26’ dahi çözülme sonucu furostanolglikozitler spirostanolglikozitler’e dönüşür.
    1) Furostanolglikozitler; Trigofoenosid A, B, C, D, E, F ve G ve de Foenugraecin içerir.
    2) Spirostanolglikozitler;%40 diosgenin, %15-17 Yamogenin, %10-14 Gitogenin,, %8-12 Tigogenin, %6-10 Neotigogenin, %5-8 Neogitogenin ve %4-6 Yuccagenin içerir. Diosgenin’in açık formülü yams köküne bak.
    b) %25-40 arasında müsilaj içerir ve bu hidroliz (suda çözülür) edilince D-mannozlar, O-galaktozlar ve çok az miktarda D-xylozlar içerir.
    c) %7-8 arasında yağ asitleri içerir ve bunun büyük kısmı doymamış yağ asitleri içerir. Yağasitleri; Oleikasit ve Lindasitten oluşur.
    d) Proteinler ve aminoasitler %20-30 arasında olup en önemli Aminoasitler; Cystein, Methionin, Lysin ve Tryptophan’dan oluşur.
    e) Flavonitler; Orientin, Izoorientin, Izovitexin, Saponaretin, Vicenin-1 ve Vitexin-2 en önemlileridir.
    f) Alkaloitler %0,5 arasında olup en önemlisi Trigonellin’dir(N-Metil-betain Nikotinasidi)
    g) Birleşiminde %0,01 oranında Eterik yağ içerir ve 50 çeşit madde içerdiği tespit edilmiştir.
    h) Birleşimindeki minerallerden en önemlisi selen olup takriben 100g’da 60-70 mikrogram olup en iddialı orandır. Almanya selen minerali bakımından en az olan bir ülke olup, bu ihtiyacı karşılamak için birleşiminde 20-50 mikrogram bulunur.

    Araştırmalar:

    1) Şeker hastalığı (Diabetiker) olan 17 Hasta üzerinde Z. Madar, R. Adef, S.Samish ve J. Arad 1988’de 4-7 gün süren Tedavi denemesinde Hastalara günde 3 defa Yemek sırasında 15g Çemen unu verilmiştir. Bu Tedavi süresinde hastaların Kanındaki şeker oranını %25 oranında düşmüştür. (H.H.B.VI 1001)
    2) R.D. Sharma, T.C. Raghuram ve ekipleri 1990 yılında diabet (şeker hastası) olan 15 Hasta üzerinde 2 defa 50g çemen unu 10 gün süre vermişler ve kandaki şekerin %20 oranında düştüğünü tespit etmiş-lerdir. (HHB. VI. 1001)
    3) T.C.Raghuram, R.D.Sharma ve ekibi 1991’de 10 diyabet hastası (şeker hastaları) üzerinde tedavi denemeleri yapılmış ve bu deneyde kolesterolün %25 ve Trigliseridin %32 oranında düştüğü görülmüştür. (H.H.B.VI.1001)
    4) Doktor muayenesi ve kan testi sonucu kanımda demir ve hemoglobin yetersizliği olduğunu Dr.E.A. söyledi. Bunun üzerine Çörek, Çemen ve Limonlu çay içtim. Limonsuz ve sirkesiz Çemen çayı içildiğinde Çemenin midede toplanıp topaç gibi olduğunu ve kusmaya sebep olduğunu gördüm. (04/04/1993) Bu nedenle Çemen tozundan yapılan çay mutlaka limonlu veya sirkeli içilmelidir.

    Tesir şekli: Antidiyabetik (kandaki şekeri düşürücü), kandaki kolesterol ve trigliseridi düşürücü, yağ metabolizmasını sağlayıcı, iştah açıcı, sindirim kolaylaştırıcı, hafif müshil yapıcı, balgam söktürücü, göğsü yumuşatıcı, iltihapları önleyici, vücuda zindelik kazandırıcı, kadınlarda süt arttırıcı ve erkeklerde cinsel gücü kuvvetlendiricidir.

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre başta şeker hastalığı, lipid, kolesterol, trigliserid, kansızlığa karşı ve kandaki oksijen ve akyuvarları arttırıcı olarak, dermansızlık ve de pankreas zafiyetine karşı kullanılır.
    b) Komisyon E’nin 22a nolu ve 01/02/1990 tarihli Monografi bildirisine göre başta dahilen iştahsızlık ve haricen iltihaplı yaralara karşı kullanılır.
    c) Halk arasında; İltihaplı müzmin yaralara, şeker hastalığı, kolesterol, lipit, trigliserit, kansızlık, iştahsızlık, unutkanlık, dalak rahatsızlığı, üşütme, öksürük, nevralji, siyatik, eklem iltihaplanması, dermansızlık ve zayıflığa karşı ve de erkeklerde cinsel gücü ve de kadınlarda sütü arttırıcıdır. Ayrıca el ve ayak terlemesi, ağız kokusu (gargara yapılır), verem, yaşlanma zafiyeti, kemik erimesi, kemik iliklerinin iltihaplanması, göğüs anormalliği, saç dökülmesi (Almanya gibi soğuk ülkelerde kadınların göğsü pek gelişmez) lenf bezi şişmesi gibi rahatsızlıklarda kullanılır.

    Açıklamalar:
    1) Çemen tohumu ve unu ile önce fare, kobay, köpek gibi hayvanlar sonrada insanlar üzerinde tedavi denemeleri yapılmıştır. Bu araştırmalardan birinde Çemen tohumunun alyuvarları artırdığı ve oksijen oranını artırdığı ispatlanmıştır. İngiltere’de 34000 doktorun sigara içenler üzerinde yaptığı araştırmada 35 yıl sigara içenlerin yarıdan çoğunun 70 yaşına varmadan öldükleri görülmüştür. Çünkü karbonmonoksit 300 defa daha büyük bir güçle alyuvarlardaki hemoglobinlere (oksijen taşıyıcıları) yapışır ve böylece oksijeni dışlarlar. Buna göre sigara içenlerin kanında içtiği sigaranın oranı göre oksijen oranı düşer. Bu da kişide çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur. İşte Çemen tohumu alyuvar oranını artırır ve böylece oksijen oranı da artar ve hücrelerin beslenmesini de sağlar. İkinci önemli bir özelliği ise vücudun kendi kortizon hormonunun salgılanarak kana geçmesini sağlar ve bu da iltihapları önler ve ağrıları dindirir. Bu kortizon vücudun kendi hormonu olduğundan herhangi bir yan tesiri de yoktur. (Nhp.1.93103)
    2) Çemen tohumunun ekstresi ve çorbası, zayıf, cılız, sıska, cansız diye adlandırılan çocuklar için en ideal ilaç (Çemen çorbası) olduğu gibi kendini halsiz, dermansız ve yorgun hisseden yetişkinler için de iyi bir ilaçtır. Bir an şöyle tarihe bir bakacak olursak atalarımızın Doğu’da Çin Seddi, Batı’da Viyana, Kuzey’de Buz denizi, Güney’de Orta Afrika, Güneydoğu’da Hindistan içlerine kadar binlerce akınlar düzenleyerek buralarda kurdukları binlerce beylik, yüzlerce devlet ve 16 imparatorluk kurmuşlardır. Nedir bu insanların ana besin maddesi diye baktığımızda karşımıza Çemenli pastırma çıkmaktadır. Pastırma deyince Çemensiz pastırma olması asla mümkün olmayan bir şeydir. Oysa diğer ülkelerde pastırma başka metotlarla iste (bacadan çıkan is) veya fırında kurutulmaktadır. Bizde de pastırma çemensiz yapılsa idi o zaman insanlarımızın kanındaki lipit, kolesterol, trigliserit ve şeker oranı yükselecek yani damarlar sertleşecek, yağlanacak ve beyinden ayak parmaklarına kadar kan akışı azalacak ve hastalanacaklardır. Hastalıklı bir insanda bir ömür at üstünde (akıncılar, sipahiler…) akınlara katılamayacaklarından bu savaşları yapmaları da mümkün olmayacaktır. Çemen kan yapıcı, erkeklerde cinsel gücü arttırıcı ve kadınlarda süt yapıcı olması gibi özellikleri ile de çok ideal bir Türk besin maddesidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Çemen ile şifa arayınız” buyurmuşlar ve O’nun ümmeti olmaktan şeref duyanlar buna uymuşlar ve tarihte büyük neticeler elde etmişlerdir. Doğrusu Avrupalı ilim adamları Çemenin bu özelliklerini keşfetmemiş olsalardı bende Çemen yemezdim ve itibar etmezdim. Ama İslam’ın yüce Peygamberi (s.a.v) sağlıklı yaşamak için zamanında her şeyi söylemiş. O’nun gibi yaşamaya çalışanlar (haftada 3-4 gün oruç, az yemek, çok çiğnemek, hayvansal mamülleri özellikle eti az yemek) hiçbir zaman hüsrana uğramamışlar ve sürekli muzaffer olmuşlardır.

    Amanda Rao,(Tıp Bölümü, Sidney Üniversitesi, Sidney, Avustralya),Elizabeth Çelikler, Warrick J. Inder, suzanne abraham & Luis Vitetta https://doi.org/10.3109/13685538.2015.1135323

    Soyut
    Bu çalışma , sağlıklı yaşlanan erkeklerde olası androjen eksikliği, cinsel işlev ve serum androjen konsantrasyonlarının semptomları üzerinde özel bir Trigonella foenum-graecum tohum özütü olan Testofen'in etkisini inceledi . Bu, yaşları 43 ile 70 arasında değişen 120 sağlıklı erkeği kapsayan çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir çalışmaydı. Aktif tedavi standartlaştırılmış Trigonella foenum-graecum idi.12 hafta boyunca 600 mg/gün dozunda tohum özütü. Birincil sonuç ölçüsü, olası androjen eksikliği semptomlarının bir ölçüsü olan Yaşlanan Erkek Semptom anketindeki (AMS) değişiklikti; ikincil sonuç ölçütleri cinsel işlev ve serum testosteronuydu. AMS skorunda zaman içinde ve aktif ve plasebo grupları arasında önemli bir düşüş oldu. Sabah ereksiyonlarının sayısı ve cinsel aktivite sıklığı dahil olmak üzere cinsel işlev düzeldi. 12 haftalık aktif tedaviden sonra plaseboya kıyasla hem toplam serum testosteronu hem de serbest testosteron arttı. Trigonella foenum-graecum tohumu özü, sağlıklı orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde olası androjen eksikliği semptomlarını azaltmak, cinsel işlevi iyileştirmek ve serum testosteronunu artırmak için güvenli ve etkili bir tedavidir.


    Çayı: İki yemek kaşığı Çemen tohumu demliğe konur ve üzerine 800-1000 ml kaynar su ilave edilir ve gün boyu içilir. Çemen çayının hemen bozulması veya top gibi bir yuvarlak olmasına karşı limon suyu veya sirke (3-4 yemek kaşığı) katılmalıdır. Aksi halde çay top gibi yoğunlaşır ve mide rahatsızlığı ve kusmaya neden olabilir.

    Çemen çorbası: Şeker hastalarının günde 3 defa yemek veya kahvaltı esnasında 40-50 gr çemen çorbası limon veya sirke ile içmesi ve buna 3-4 hafta devam etmesi gerekir. Çemen lapası hazırlamak içinse 20-30 gr Çemen unu 150-200 ml sıcak su ile 5-10 dk kaynatıldıktan sonra bir parça keten bezin üstüne yayılır ve çıban veya iltihaplı yaralar hatta ülserli yaraların üstüne konur ve bu sarılarak bir gün beklenir ve bir gün sonra yenilenir.

    Baharatı: Çemen tohumu öğütülerek un haline getirilir ve bu undan az miktarda yemek ve çorbalara katılır. Marmara bölgesinde Çemen tohumu çıkarıldıktan sonra geri kalan kapçık kısmı da kurutulur ve öğütülerek toz haline getirilir ve yemeklere katılır. Bu bölgede kapçık tozuna Poy denir.

    Çemen merhemi: İyileşmeyen müzmin yaralar için 1 kahve kaşığı Çemen unu, 1 kahve kaşığı bal ve ½ yemek kaşığı arnika merhemi karıştırıldıktan sonra bir parça keten bez üzerine konur ve yaranın üzerine örtülür. Bunun üzerine de plastik folyo sarılır ve onun üzerine de sargı sarılır ve bu her gün yenilenir. Çemen merhemi 3 günden fazla kullanılmaz ve sargılar 3-6 saatten fazla kalmaz. Çemen merheminden sonra karakafes merhemi kullanmak uygun olur.

    Çemen kudret macunu: Halsizlik, dermansızlık ve yaşlılık zafiyetine karşı 20 gr (iki kahve kaşığı) Çemen unu, 10 gr tereyağı (1 kahve kaşığı) ve 10 gr bal (1 kahve kaşığı) karıştırılarak macun haline getirilir, üç porsiyona ayrılır ve sabah-öğle-akşam yenir.

    Masaj yağı: İki yemek kaşığı, iki yemek kaşığı zeytinyağı (Mısır yağı veya Ayçiçeği yağı) ile karıştırılarak saç dibine iyice sürülür ve ovalandıktan sonra 1-2 saat tesir etmesi için beklenir. Masaj yağının akmaması için saçlar bir folyo ile örtülür ve üzerine bez sarılır. Bu sürenin sonunda saçlar bitki özlü şampuanla veya bitki özlü sabunla yıkanır.

    Yüz maskesi: Çemen unu, Gülsuyu ve az miktarda süzme bal ile krem yapılır ve yüze incecik sürülür. Gündüz 2-3 saat veya gece boyu böyle kalır ve sonra yıkanırsa yüzü temizler.

    Saç bakımı: Çemen unu veya tohumundan 10-20 gr kaynatıldıktan sonra soğumaya bırakılır ve sonra saç dipleri bununla ovalanır ve de 30-45 dk sonra yıkanır.

    El ve ayak banyosu: El ve ayak terlemesine karşı 30-50 gr Çemen unu 5-10 saat 500-1000 ml soğuk suda bekletildikten sonra kaynatılır ve ılıdıktan sonra önce el sonra ayak banyoları yapılır.

    Çay Harmanları;

    Gökçek Kemik çayı;
    >20 gr Isırgan otu ve kökü
    >20 gr Atkuyruğu otu
    >20 gr Civanperçemi otu
    >20 gr K.hindiba kökü
    >10 gr Ayrık kökü
    >10 gr Çemen tohumu

    Gökçek Diyabet çayı
    >30 gr Y. Mersin yaprağı
    >20 gr Mübarek otu
    >10 gr Pelin otu
    >10 gr Kantaron otu
    >10 gr K.hindiba kökü
    >10 gr Böğürtlen yaprağı
    >10 gr Çemen tohumu

    Gökçek Öksürük ve bronşit çayı:
    >20 gr Meyan kökü
    >20 gr Hatmi kökü
    >20 gr Sinirli ot
    >10 gr Kekik otu
    >10 gr Ebemgömeç çiçeği
    >10 gr Calba çiçeği
    >10 gr Çemen tohumu

    H.Ş) Peygamber Efendimiz (s.a.v) Çemen tohumu için “Çemen ile şifa arayın”” buyurmuşlardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) hasta olan Said bin Ebi Vakkas’ı (r.a) ziyarete gider ve ona doktor çağırılmasını söyler. Doktor Haris bin Kelde onu muayene edip “durumu fena değil, ona ferika ilacı (çemen unu ile hurmanın pişirilmesi ile elde edilen yemek) hazırlayıp çorba gibi bunu içirin” der. Onlarda öyle yaparlar ve hasta iyi olur. (Zad’ul-Mead IV.1925)

    Yan tesirleri: Çemen merhemini 3 günden fazla ve günde 3-5 saatten fala kullanmamak gerekir. Şayet iltihapları çıkardı ise o zaman bırak-malıdır. Aksi halde alerjiye sebep olabilir. Un ve tohumunun bilinen bir yan tesiri yoktur. Eğer çemen çorbası ve çayı limon ve sirke ile içilmezse aksi halde çemen çorbası veya çayı yoğunlaşarak top gibi bir lop oluşur ve bu da mide rahatsızlıkları ve kusmaya neden olabilir.



    Androjen Nedir, Eksikliği Ne Anlama Gelir?
    Cinsel farklılaşma, sperm oluşumu, erkeksi davranış, ikincil cinsel organların gelişimi, genetik düzenlenme ve gelişim gibi fizyolojik etkileri bulunan androjen, bir tür hormonal topluluktur. Kadın ve erkekte farklı düzeyde bulunan ve çoğunlukla böbrek üstü bezinden salgılanan androjen; testosteron, dehidroepiandrosteron (DHEA) ve dihidrotestosteron (DHT) gibi, erkeğe ait cinsiyet hormonlarını içerir. Bu hormon türlerinden en aktif olanı testosterondur.

    Erkeklerde tüylenme, cinsel performans, kas ve kemik yapısının oluşumu ve gelişiminde etkin rol oynar. Böbrek üstü bezinin yanı sıra erkeklerde testis ve kadınlarda overlerde de üretilir. Cinsiyetler arasında farklı miktarlarda salgılanan androjenlerin etkileri vücudun farklı bölgelerinde farklı şekilde görülür. Kas ve kemik kütlesi, tüylenme, sesin kalınlaşması gibi belirtiler androjenin yarattığı belirgin farklılıklardır. Androjen duyarsızlığı sendromu olarak bilinen rahatsızlığa geçmeden önce androjen nedir bunu iyi anlamak gerekir.

    Androjen Nedir?
    Bir grup hormon olarak tanımlanan androjenin en iyi bilineni testosterondur ve bu hormon testislerde üretilir. Üreme sisteminin gelişiminde oldukça yüksek paya sahip olan androjenler, cinsiyetten bağımsız olarak vücutta farklı bölgelerde üretilir. Ayrıca bu hormonların salınımı, vücutta yer alan diğer hücrelerin arasındaki iletişimi de kolaylaştırır. Kolesterolün dönüşümü ile oluşan androjen hormonları, yalnızca cinsel sağlık ve gelişim ile alakalı değildir.

    Androjen, metabolizmada yer alan insülin duyarlılığı, vücutta bulunan kas ve yağ dokusunun belirlenmesi ve bu dokunun dağılımında da rol oynar. Kemik yoğunluğu ve kardiyovasküler sağlık üzerinde etkisi olduğu düşünülen bu hormonların, beyin fonksiyonları ve kişinin ruh hâli üzerinde de etkisi olduğu düşünülür. Bazı araştırmalarda androjen hormonunun, endometrium olarak tanımlanan rahim içi duvarının fonksiyonelliğini etkilediği de gözlenmiştir. Bu yönüyle potansiyel olarak gebelik üzerinde de etkisi olduğu düşünülür.

    Ergenlik döneminden itibaren boyun uzaması, eklem kıkırdaklarının kaynaşması ve cinsel olgunlaşma üzerinde etkili rol oynayan androjen, yetişkinlerde ise cinsel istek olarak bilinen libidoyu kontrol eder. Erkek üreme hücresi olan sperm üretiminde de rol oynayan androjenler, erkeklerde günlük olarak genellikle 4 ile 8 mg. arasında salgılanırken; kadınlarda bu oran daha düşüktür.

    Androjen hormonu erkeklerde prostat ve sperm kanallarının üzerinde etkiliyken, kadınlarda da vajinanın gelişiminde rol oynar. Ses tonunun kalınlaşması, her iki cinsiyette de libidonun seviyesi, üreme bezlerine ait fonksiyonların devamlılığı, vücut tüylerinin uzaması gibi etkilere sahip olan androjen, hem kadın hem de erkeklerde östrojen üretimi için de gereklidir. Androjen hormonu nedir sorusuna bu şekilde yanıt verilebilir. Dehidroepiandrosteron (DHEA) beyinde yer alan hipofiz bezinin kontrolünde olan zayıf bir erkeklik hormonu olmasına rağmen, erkek vücudunda salgılandığında erkek hormonuna dönüşür. Bu hormon erkeklerdeki kıllanmanın, ses kalınlaşmasının, pubik bölgede kıllanmanın başlamasında ve penisin gelişiminde de etkilidir.

    Kadınlarda ise tam tersine salgılandığında kadınlık hormonuna dönüşür. Ancak kadınlarda aşırı miktarda DHEA salgılanması durumunda aşırı kıllanma, sivilcelenme, adet düzensizliği, amenore ve kısırlık gibi sonuçlara neden olabilir. DHEA hormonu doğumda düşmesine rağmen kişinin ergenlik dönemine girmesi ile birlikte tekrar yükselişe geçer. Yaşın ilerlemesiyle birlikte tekrar düşer. Örnek vermek gerekirse; yeni doğanlarda maksimum 3600 ng/ml olan DHEA hormon düzeyi, ergenlikten önce maksimum 3350 ng/ml düzeyindedir. Yetişkinlerde en yüksek olarak 1400 ng/ml olması beklenen DHEA düzeyi ise menopoz döneminden sonra en yüksek olarak 600 ng/ml düzeyine geriler.

    DHEA düzeyinin referans aralığından düşük olması, böbrek üstü bezi tümörü gibi ciddi rahatsızlıklara işaret ederken, yüksek düzeyde seyretmesi, cushing sendromu, böbrek üstü bezi tümörü ve hipertiroidi belirtisi olarak görülür. DHT hormonu ise ana rahminde yer alan fetusun, cinsel organlarının gelişimi ve diğer cinsel kimlik özelliklerinin gelişimi üzerinde etkilidir. Ergenlik döneminde ise DHT hormonu, ikincil seks karakterinin gelişiminde rol oynar. Böylece erkek çocuklarının, kız çocuklarından fiziksel olarak farklılaşmasını sağlar. Sesin kalınlaşması, kas kütlesinin artması, sakallarının çıkması bu değişime örnek gösterilebilir. Erkek üreme hücresi olan sperm üretiminde de etkili olan DHT hormonu, prostat dokusunun fonksiyonel devamlılığını sağlamasında da etkin rol oynar. Androjen ne demek sorusu bu şekilde yanıtlanabilir.

    Androjen Eksikliği Ne Anlama Gelir?
    Ergenlik dönemi ile birlikte sesin kalınlaşması ve sakalların çıkması gibi ikincil seks özelliklerinin oluşumunda rol oynayan androjenler, büyümeyi hızlandırır ve kas kütlesinin artmasını sağlar. Ergenlik döneminin sona ermesi ile birlikte yaşam süresi boyunca androjen seviyesi azalmaya devam eder. Ancak bazı durumlarda vücutta androjen eksikliği görülebilir. Ses incelmesi, vücut kıllarında azalma, genital ve kas gelişiminin az olması, cinsel istekte azalma gibi belirtilerle görülen androjen eksikliği, konsantrasyon kaybı, yorgunluk, depresyon gibi rahatsızlıklara yol açabilir.

    Ayrıca yağ yakımında etkin rol oynayan androjen hormonu, obezite, karaciğer yağlanması gibi sorunlara da yol açabilir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte düşen androjen seviyesi, impotans olarak tanımlanan seksüel fonksiyonda gerileme, libido düşüşü, kemik yoğunluğunda azalma gibi andropoz gelişiminde rol oynar. Androjen düşüklüğünün nedeni multidisipliner bir yaklaşım ile saptandıktan sonra, nedene bağlı olarak pek çok farklı tedavi şekli arasından seçim yapılarak tedaviye başlanır.

    Androjen Yüksekliği Ne Anlama Gelir?
    Androjen hormon grubunda görülen yükseliş, kadınlarda seste kalınlaşma, amenore olarak tanımlanan adet görememe, erkek tipi saç dökülmesi, kol ve bacak kaslarında artış, klitoriste büyüme gibi sorunlara yol açar. Yumurtalık tümörü gibi rahatsızlıklardan kaynaklanabilen kadınlarda androjen yüksekliği mutlaka tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Erkeklerde androjen hormonlarının normal değerlerin üzerinde seyretmesi ise erkek çocuklarında erken gelişime neden olurken erişkin erkeklerde, erkeğe ait fiziksel özelliklerin belirginleşmesine yol açar.

    Testis tümörü gibi hastalıklardan kaynaklanan erkek cinsine ait androjen yüksekliği de kadınlarda olduğu gibi mutlaka tedavi edilmelidir. Androjen yüksekliği çoğunlukla ilaçla tedavi edilir. Oral ya da enjeksiyon ile vücuda verilen ilaçların, jel gibi cilt üzerine uygulanan türleri de bulunur. Multidisipliner bir yaklaşım ile androjen hormon yüksekliğine yol açan etken saptandıktan sonra uygun tedavi hekim tarafından düzenlenir.

    Androjen Duyarsızlığı Sendromu
    Androjen insensitivite sendromu olarak tıp literatüründe yer alan androjen duyarsızlığı sendromu, bir tür hormonal bozukluktur. XY kromozomuna sahip erkek bireylerin, hormonu tanımaması ile ortaya çıkan bu durumda androjenin vücutta yarattığı etkiler görülmez. Feminen görünüme sahip olan androjen duyarsızlığı sendromuna sahip erkek bireyler, penis yerine vajina ile dünyaya gelir. Kadın üreme organlarına da sahip olmayan bu bireylerin vajinaları kör nokta ile sonlanır. Kişi ve ailesi bu durumu çoğunlukla kişinin ergenlik çağına gelmesine rağmen adet görmemesi üzerine hekime başvurması sonucu yapılan muayene ile öğrenir.

    Ancak bazı vakalarda doğum sırasında yapılan hekim kontrolü ile de androjen duyarsızlığı sendromu ortaya çıkarılabilir. Erkek ya da kadın üreme organlarına sahip olmadıkları için üreme kabiliyeti bulunmayan bu bireyler, cinsel hayatlarına devam edebilir. Görünür testise sahip olabilecekleri gibi bu yumurtalıklar vücut içinde de yer alabilir. Ancak testislerin ilerleyen yaşlarda tümöre dönüşme riski bulunduğundan, saptanır saptanmaz operasyon ile alınır. Androjen ve androjen duyarsızlığı sendromu hakkındaki tüm sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.

    11.09.2019
    Şadiye Çetinkaya
    KANSIZLIK ve sürekli ÜŞÜME, TİTREME sorunlarım vardı hocam sizden ÇEMEN SETİ aldım 1 ay kullandım kan testi yaptırdım değerlerim düzelmeye başlamış üşümem azaldı değerlerim normale dönene kadar devam edeceğim hocam sizden allah razı olsun.
    KAYNAK

    temizligin_adresi_
    Uzun zamandır KANSIZLIĞIM vardı ve çok halsizdim. İbrahim beyden ÇEMEN SETİ aldım çok faydasını gördüm. Şimdi kendimi daha iyi hissediyorum ve kansızlığım da hafifledi kullanmaya devam edeceğim çok teşekkür ediyorum.
    KAYNAK

    Deniz Göçer
    KANSIZLIK için ÇEMEN SETİ kullandım hemen etkisini gösterdi. GÖZLERİMİN ALTI KOYU RENKTE ve ÇÖKMÜŞ HALDEYDİ ürünleri kullandıktan sonra NORMALE DÖNDÜ daha iyi görünüyor teşekkür ediyorum.
    KAYNAK

    Meriç Tokgöz
    merhabalar ben yoğun bir şekilde KANSIZLIK problemi yaşıyordum DEMİR EKSİKLİĞİ problemimde vardı gökçek şifayı aradım ibrahim abi bana ÇEMEN SETİ D kullanmamı önerdi 3.seti kullandım ve bu gün doktordan geliyorum test yaptırdık KAN DEĞERLERİM NORMALE DÖNDÜ çok teşekkür ediyorum hocam
    KAYNAK

    Cemal Şahin
    Hocam KAN DEĞERLERİ hep DÜŞÜK çıkıyordu. 2 Ay boyunca günde 3 kez 1 adet SPİRULİNA ve ÇEMEN KAPSÜL kullandım KANSIZLIĞIM kalıcı olarak geçti kendimi ZİNDE hissediyorum
    KAYNAK

    Aslı Doğan
    hocam eşim için çemen süperkritik aldım. kullandı. hamdolsun. adamın cinsel isteksizliği geçti. performansı düzeldi. iyiki varsınız sağolun teşekkür ederim
    KAYNAK

    Konu ahmetkirmizi tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/18434-ahmetkirmizi Saat 01 April 2023, 09:51 ) değiştirilmiştir.

  • #2
    Çemen Forte, Çemen otu, Bockshornklee, Trigonella foenum-Graecum

    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

    Yorum yap


    • #3
      Türklerin Ana Gıdası nedir Kanuni Sultan Süleyman Hastalığı Nedir Çemenin Faydaları Nelerdir



      Trigonella foenum-graecum L.'nin sağlık ve hastalık üzerindeki farmakolojik etkileri

      Umesh CS Yadav, & Najma Z. Baquer Sayfalar 243-254 | Alındı ​​26 Nis 2013, Kabul Edildi 14 Tem 2013, Online Yayınlandı: 09 Ekim 2013Soyut


      Bağlam : Bitkisel gıda ürünlerinin sağlığa yararları ve tıbbi özellikleri antik çağlardan beri bilinmektedir. Çemen [ Trigonella foenum-graecum Linn. (Fabaceae)], gıdaların lezzetini, rengini ve dokusunu geliştirmek için kullanılan bir tohum baharatı, birçok geleneksel sistemde tıbbi amaçlar için kullanılmaktadır. Bir dizi epidemiyolojik çalışma ve laboratuvar araştırması, çemen otunun biyolojik etkilerini ortaya çıkarmıştır.

      Amaç : Son yıllarda çemen üzerine yapılan araştırmalar, hem deney hayvanlarında hem de insanlarda klinik deneylerde bir takım sağlık yararları ve fizyolojik özellikler belirlemiştir. Bu çalışmada çemen otu ile ilgili mevcut bilimsel literatürü gözden geçirdik.

      Yöntemler : Bu derleme makalesi yayınlanmış deneysel çalışmaları ve PubMed, Google ve yerel kütüphane aramalarını içeren veri tabanlarından alınan bilimsel literatürü özetlemekte ve gözden geçirmektedir.

      Sonuçlar : Trigonella'nın sağlık yararları ve farmasötik etkileri ile ilgili literatürde mevcut bilgiler , bilinen tıbbi özelliklerini açıklar ve daha yeni endikasyonlarda yeni terapötik etkiler ekler. Gaz giderici, mide uyarıcı, antidiyabetik ve galaktogog (laktasyon indükleyici) etkileri gibi bilinen tıbbi özelliklerinin yanı sıra, yeni araştırmalar hipokolesterolemik, antilipidemi, antioksidan, hepatoprotektif, anti-inflamatuar, antibakteriyel, antifungal, antiülser, antilitojenik, antikanserojenik ve diğer çeşitli tanımlamıştır. çemen otunun tıbbi etkileri. Bu çalışmaların çoğunda tam tohum tozu veya farklı ekstre formları kullanılmış olsa da, bazıları tohumlardan aktif bileşenleri tanımlamış ve bunlara farklı endikasyonlar için tıbbi değerler atfetmiştir.

      Sonuç : Trigonella üzerine yapılan araştırma , sağlık yararlarını ve potansiyel tıbbi özelliklerini çeşitli endikasyonlarda sergilemekte ve yan etkisinin çok az olması veya hiç olmaması, farmasötik, terapötik ve beslenme potansiyelini düşündürmektedir.

      4-Hidroksiizolösinantikanserojenanti-kolesterolemikantidiyabetikantienflamatuvarantioksidandiosgeninçemen otutrigonellin
      Önceki makaleSorunun içindekiler tablosunu görüntüleSonraki makale

      Tanıtım
      Bitki kaynaklı tıbbi bileşiklerin kullanımı, Hindistan, Çin, Mısır ve Orta Doğu ülkeleri de dahil olmak üzere birçok kültürel sistemde antik çağlardan beri uygulanmaktadır. Son zamanlarda, bitki kaynaklı tıbbi bileşikler yaygın olarak kullanılmakta ve minimal yan etkileri ve insan sağlığına sayısız olumlu etkileri nedeniyle doktorlar tarafından birçok hastalıkta kullanılması önerilmektedir. Bu tür pek çok şifalı bitkiden çemen [ Trigonella foenum-graecum Linn (Fabaceae)] son ​​zamanlarda dünyanın dört bir yanından bilim adamlarının dikkatini çekmiştir. Çemen otu Doğu Avrupa'ya ve Asya'nın bazı bölgelerine özgüdür, ancak şimdi sırasıyla yapraklı sebzeler ve çeşniler olarak yaygın olarak kullanılan yaprakları ve tohumları için neredeyse tüm dünyada yaygın olarak yetiştirilmektedir (Anonim, 1998 ; Rastogi & Mehrotra,1990 ; Srinivasan, 2006 ). Çemen otu, 0,3-0,8 m yüksekliğe ulaşan üç yapraklı yaprakları olan dik bir yıllık bitkidir. Bitkiler, uzun, ince, sarı ila kahverengi baklalara yol açan beyaz veya sarı çiçekler taşır. Olgunlaştığında baklalar, tıbbi kullanımı için bilinen ve kullanılan sert kahverengi çemen tohumlarını içerir. Yeşil yapraklar birçok toplumda sebze olarak kullanılırken, kurutulmuş yapraklar Hint yarımadasındaki birçok gıda müstahzarında mükemmel bir katkı maddesidir.

      Eski Hint geleneksel tıp sistemi Ayurveda'da, çemen otu, çeşitli sindirim ve mukoza rahatsızlıklarını tedavi etmek için önemli bir ilaç olarak önerilmiştir (Escot, 1994/95 ; Passano, 1995 ). Çemen otu tohumu geleneksel olarak gaz giderici, yatıştırıcı, balgam söktürücü, müshil ve mide için bir ajan olarak kullanılmıştır. Olgun çemen tohumu, amino asitler, yağ asitleri, vitaminler ve disogenin, gitogenin, neogitogenin, homorientin saponaretin, neogigogenin ve trigogenin gibi saponinler, lifler, flavonoidler, polisakkaritler, sabit yağlar ve bazı tanımlanmış alkaloidler gibi birçok başka aktif bileşene sahiptir. , trigonellin ve kolin (Jayaweera, 1981 ; Yoshikawa ve diğerleri, 1997). Bitki ayrıca bronşit, ateş, boğaz ağrısı, yara, şişmiş bezler, cilt tahrişi, şeker hastalığı ve ülser gibi hastalıklara karşı kullanılmıştır. Son zamanlarda, çemen otunun yaygın kullanımı ve faydalı özellikleri nedeniyle, sağlıkta ve birçok yaygın hastalıkta potansiyel uygulamasını araştırmak için birçok çalışma yapılmıştır. Bu tür deneysel çalışmalar, 1960'ların başlarından sonlarına kadar deney hayvanlarında çemen otu tohumunun çeşitli ekstraktlarının etkilerini incelemiştir (Abdo & Al-Kafawi, 1969 ; Bhatt ve diğerleri, 1958).). Çok sayıda çalışma, çemen otu tohumunun sağlık ve hastalıkta faydalı olabilecek fonksiyonel bir gıda olarak etkinliğini gösteren olumlu bulgular verdi. Çemen otu, antidiyabetik, antioksidan, hipokolesterolemik, antineoplastik, anti-inflamatuar, antiülserojenik, ateş düşürücü, immünomodülatör ve antitümör dahil olmak üzere çoklu farmakolojik özellikleri ile iyi bilinir (Dixit ve diğerleri, 2010 ; Satheeshkumar ve diğerleri, 2010 ; Xue ve diğerleri, 2011).). Çemen otu tohumlarının en yaygın özellikleri olan, yani hipoglisemik, hipokolesterolemik, hipotrigliseridemik ve antiperoksidatif olan polifenolik flavonoidler gibi farklı aktif bileşenleri tanımlanmış ve izole edilmiştir (Gupta ve Nair, 1999).), anti-inflamatuar ve uterus ve laktasyon uyarıcı özellikler sergileyen steroid saponinler (Petit ve diğerleri, 1995 ), galaktomannanlar gibi polisakaritler antidiyabetik etkiler içerir (Madar & Shomer, 1990 ) ve bir amino asit 4-hidroksiizolösin sahip olduğu gösterilmiştir. insülin-mimetik özellikler (Broca ve diğerleri, 2004 ). Burada, deneysel çalışmalarda ve bazı klinik çalışmalarda Trigonella'nın farklı hastalıklardaki etkilerini ( Şekil 1 ) gösteren son bulguların bir incelemesini sunuyoruz .

      Şekil 1. Trigonella foenum-graecum'un farmasötik etkilerinin özeti .


      Tam boyutu görüntüle

      Sağlıkta trigonella
      Çemenin hipoglisemik etkisi, insanlar kadar deney hayvanları da dahil olmak üzere diyabetik deneklerde iyi bilinmektedir. Ancak, Abdel-Barry ve ark. ( 1997 ), oral veya intraperitoneal olarak verilen Trigonella yapraklarının sulu ekstraktının, normoglisemik sıçanlarda hipoglisemik bir etkiye sahip olduğunu öne sürer . Ayrıca, başka bir çalışmada, Trigonella foenum-graecum tohumlarının ekstraktları normal farelere ağızdan verildiğinde, hipoglisemik bir etki üretti ve kan glikoz seviyelerini düşürdü (Zia ve diğerleri, 2001 ). Bu çalışmalar, Trigonella'nınKalori açısından zengin diyette diyabetik olmayan bireylerde bile düzenlenmiş kan şekerine gıda takviyesi olarak kullanılabilir. Başka bir çalışma, glisemi ve lipidemi üzerindeki etkileri nedeniyle çemen otunun fonksiyonel bir gıda ve nutrasötik olarak potansiyelini öne sürdü (Roberts, 2011 ). Buna göre, yemekten sonra alındığında, çemen otu tohumunda bulunan diyet lifleri karaciğerde kolesterol üretimini düzenleyebilir. Yazarlar, çemen tohumlarının %45.4 diyet lifi içerdiğini, bunun %32'sinin çözünmeyen lifler ve %13.3'ünün çözünür lifler olduğunu öne sürüyorlar (Roberts, 2011).). Ayrıca, galaktoz ve mannoz gibi polisakkaritler de, antiglisemik ve antikolesterolemik özelliklerle ilişkili olan tohumlarda bulunur. Çemen otu tohumundan elde edilen çözünür bir lif olan Galaktomannan'ın tokluk kan şekeri yanıtını azalttığı bildirilmiştir. Srihamroen ve ark. ( 2009 ) in vitro olarak gösterdiGenetik olarak zayıf ve obez sıçanlardan elde edilen jejunum ve ileum segmentlerini kullanan, etiketli glikoz (2 veya 32 mmol/L) ile inkübe edildiğinde, %0,1 ila %0,5 (ağ/ağ) arasında değişen farklı galaktomannan konsantrasyonlarının varlığında yapılan çalışma Hem zayıf hem de obez sıçanlarda artan galaktomannan konsantrasyonları ile düşük veya yüksek konsantrasyonda glikoz alımı önemli ölçüde ve aşamalı olarak azalır, bu da kan glikozunun yönetimi için çemen türevi galaktomannan kullanımını düşündürür. Benzer şekilde, galaktomannan varlığından dolayı, çemen türevi diyet lifi, gıda endüstrisinde emülsifiye edici ve stabilize edici bir ajan olarak kullanılabilir. Fırıncılıkta, ekmek, pizza gibi unlu mamuller üretmek için %8-10 çemen diyet lifi katkılı un kullanılır.2011 ). Ayrıca, Rajalakshmi ve Subbulakshmi ( 1964 )tarafından yapılan çalışma, çemen takviyesinin pirinç ve siyah gram [ Phaseolus mungo L. (Fabaceae)] diyetininbiyolojik değerini artırabileceğini öne sürdü. Hooda ve Jood ( 2004 ), buğday unu ile çemen unu ikamesinin %5-20 oranında protein, yağ, lizin, mineraller ve diyet lifi içeriğini ikame düzeyiyle orantılı olarak arttırdığını göstermiştir. Çimlendirilmiş çemen unu içeren kompozit unların, beslenme kalitesi açısından diğerlerine kıyasla daha üstün olduğu bulunmuştur, bu da diyette çemen takviyesinin besin değerinin arttığını göstermektedir (Hooda & Jood, 2004 ).

      Ikeuchi ve ark. ( 2006 ), çemen otunun sağlıklı bireylerde gücü ve dayanıklılığı arttırmak için kullanılabileceğini gösterdi. Farelere 4 hafta boyunca mide entübasyonu yoluyla 300 mg/kg vücut ağırlığında çemen otu özü verildiğinde, araç alan kontrol grubuna kıyasla bitkinliğe kadar yüzme süresinde önemli bir artış gösterdiklerini göstermişlerdir (Ikeuchi ve ark., 2006). Ayrıca, araştırmacılar, çemenle beslenen farelerde kan laktat konsantrasyonunun önemli ölçüde azaldığını, buna karşılık esterleşmemiş yağ asidi (NEFA) ve plazma glikoz seviyelerinin yüzmeden sonra önemli ölçüde arttığını bulmuşlardır. Yazarlar, çemenle beslenen hayvanlarda yüzme dayanıklılığındaki iyileşmenin, bir enerji kaynağı olarak yağ asitlerinin kullanımındaki artıştan kaynaklanabileceğini öne sürdüler (Ikeuchi ve diğerleri, 2006 ). Hipokolesterolemik ve hipotrigliseridemik rolünün yanı sıra, Trigonella'nın çemen otu tohumu ekstresinin tekrar tekrar uygulanmasından sonra insanlarda diyet yağ tüketimini azalttığı, sağlıklı gönüllülerde spontan yağ tüketiminin azaldığını gösterdiği gösterilmiştir (Chevassus ve diğerleri, 2009).). Ayrıca, kısa süreli bir çalışmada, bir çemen tohumu özütünün tekrar tekrar uygulanması, sağlıklı kilolu deneklerde diyet yağ tüketimini hafif ancak önemli ölçüde azaltmıştır (Chevassus ve diğerleri, 2010 ). Bu çalışmalar, Trigonella tüketiminin insanlarda beslenme davranışında, kilo yönetiminde yardımcı olabilecek bir değişikliğe neden olduğunu göstermektedir . Bu, modern sedanter yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, kalori açısından zengin diyet ve buna bağlı olarak dünya çapında artan obezite göz önüne alındığında, vücut ağırlığının yönetiminde etkileri olan önemli ve anlamlı bir bulgudur.

      Bağışıklık sisteminin modülasyonu diyabet, kanser, artrit ve diğer alerjik ve otoimmün patogenez dahil olmak üzere birçok hastalıkta belirtilmiştir. Bin-Hafeez et al. ( 2003 ), çemen bitki özütünün farelerde immünomodülatör etkileri olabileceğini gösterdi. Farelerin T. foenum-graecum özütü ile tedavisi , gecikmiş aşırı duyarlılık tepkisi tipinde, makrofajların fagositik indeksinde ve fagositik kapasitesinde ve ayrıca lenfosit proliferasyon analizinde önemli bir artış ortaya çıkardı. Bu bulgular, bir dizi hastalığın önlenmesinde çemen otunun immün sistemi uyarıcı bir etkisi olduğunu göstermektedir (Bin-Hafeez ve diğerleri, 2003 ).

      İnsülin benzeri etkileri olan çemen otu tohumunda 4-hidroksiizolösin bulunduğundan Haefele ve ark. ( 1997 ), çeşitli kofaktörlerin varlığında, etiolasyona uğramış 6 günlük çemen otu fidelerinden hücresiz bir ekstrakt ile izolösini inkübe ederek 4-hidroksiizolösini sentezlemeye çalıştı. HPLC ve 4-hidroksiizolösine tabi tutulan reaksiyon karışımı, karışımda başarıyla tespit edildi. Bu çalışma, çemen otunun biyoaktif molekülünü laboratuvarda hazırlamanın mümkün olabileceğini ve bunun da geniş kapsamlı sonuçlara yol açabileceğini gösterdi.

      Çemen otu hamilelikte kontrendike olmasına ve Ayurvedik geleneğe göre kürtaja neden olduğuna inanılmasına rağmen (Brinker, 1998 ; Escot, 1994/95 ), doğum sonrası kadınlar, galaktogog özellikleri içerdiğinden laktasyonu artırmak için çemen otu tohumları içeren tatlandırılmış bir macun yemeye teşvik edilir. (Passano, 1995 ; Riordan ve Auerbach, 1998 ). Mital ve Gopaldas ( 1986 ) tarafından yapılan bir çalışmada , çemen otunun abortif etkisi laboratuvar hayvanlarında kanıtlanamamıştır. Bununla birlikte, hamilelik sırasında kontrendikasyonunu önermiş olabilecek uterus stimülasyon özellikleri nedeniyle, tohumların doğum yardımı olarak yararlı olduğu düşünülmektedir (Bingel ve Farnsworth, 1991 ; Ody, 1999).). Çemen otunun uterus ve laktasyon uyarıcı özelliklerinin, tohumda saponinler gibi steroidlerin varlığından kaynaklanabileceği, oksitosin hormonunun veya benzeri bileşiklerin uterus ve süt kanalları üzerindeki benzer uyarıcı etkisiyle ilişkili olabileceği ileri sürülmektedir (Bingel & Farnsworth, 1991 ).

      Çemen otunun ayrıca büyümeyi teşvik edici bir etkiye sahip olduğu gösterilmiştir. Saponin I ve onun tohumundan türetilen dioscin, sıçan hipofiz hücrelerinden sıçan büyüme hormonu salınımının arttığını gösterdi ve ilk kez çemen türevi steroidal saponinlerin sıçan hipofiz hücrelerinde sıçan büyüme hormonu salınımını uyarabildiğini gösterdi (Shim ve diğerleri, 2008 ).

      Çemen otu tohumlarının mastojenik bir etkiye sahip olduğu ve meme boyutunu arttırdığı bilinmesine rağmen, östrojenik etkisi hakkında çok az şey bilinmektedir. Sreeja et al. ( 2010 ), çemen otu tohumlarının kloroform özlerinin meme kanseri hücrelerinin, MCF-7'nin çoğalmasını uyardığını gösterdi. Yazarlar, ER aracılı transkripsiyon için bir agonist olarak hareket eden ER'ye bağlanmasını gösterdi ve meme kanseri hücrelerinde östrojenik etkisini ortaya koydu. Aynı zamanda, MCF-7 hücrelerinde östrojene duyarlı gen pS2'nin ekspresyonunu da indüklemiştir (Sreeja ve diğerleri, 2010 ).

      Trigonella hastalıkta
      Trigonella'nın antioksidan etkileri
      Zorunlu bir aerob olan insanlar, yaşamak ve hayatta kalmak için çok fazla oksijen tüketir, besin moleküllerinin oksidasyonu ile enerji elde eder. Bu oksidasyon süreci sıkı bir şekilde düzenlenir; ancak, birçok faktör nedeniyle bazı dökülmeler meydana gelir. Ek olarak, vücut, hücrelerdeki biyokimyasal ve moleküler olayları düzenlemek için önemli mesajların bir iletişimcisi olarak reaktif oksijen türlerini kullandığı bir yöntem geliştirmiştir. Vücuttaki aşırı oksidan üretimi normalde doğal antioksidan mekanizmalar tarafından halledilir; bununla birlikte, belirli koşullarda bu mekanizmalar, iltihaplanmaya, doku hasarına ve hastalığa yol açan hücreler için ezici hale gelir. Oksidatif stres kaynaklı patogenezi önlemek için klinik olarak bir takım antioksidanlar denenmiştir, ancak klinik olarak etkili dozlarda pro-oksidan olma eğiliminde oldukları için başarılı olamadılar. Bu, aynı zamanda toksik olmayan bitki kaynaklı antioksidanların aranmasına yol açmıştır. Bir dizi bitki kaynaklı antioksidan, biyolojik sistemlerde oksidatif stresi azaltmada etkili olduğu gösterilen flavonoidlerdir. Örneğin, tedavi ileTrigonella tohumunun DİYABET sırasında kalp, kas ve beyin gibi dokularda süperoksit dismutaz (SOD), glutatyon redüktaz (GR), katalaz ve glutatyon peroksidaz (GPx) gibi hücresel antioksidan enzimlerin değişen aktivitesini geri kazandırdığı gösterilmiştir (Baquer ve ark. , 2011 ). Ayrıca, Annida ve ark. ( 2005) çemen otu yaprağı takviyesinin streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlarda oksidatif stresi azalttığını gösterdi. Diyabetik sıçanlarda karaciğer, kalp ve böbrekte tiyobarbitürik asitle reaktif maddelerin (TBARS) ve azalmış glutatyon (GSH) düzeylerinin ve katalaz ve SOD aktivitelerinin ölçülmesiyle belirlenen antioksidan etki, diyabetik sıçanlarda çemen otu yaprağı tozu takviyesinin, bir yandan lipid peroksidasyonunu önemli ölçüde düşürürken, diğer yandan antioksidan sistemi önemli ölçüde arttırdı (Annida ve diğerleri, 2005 ). Başka bir çalışmada, Trigonella tohumundan elde edilen çözünür diyet lifinin (SDF) 28 gün boyunca tip 2 diyabetik sıçanlara günlük oral yoldan verilmesi, serum glikozunu düşürmenin yanı sıra toplam antioksidan durumunu da arttırdı (Hannan ve ark., 2007).). Bununla birlikte, SDF'nin antioksidan etkisinin düşük glikoz seviyelerine ikincil olup olmadığı açık değildir.

      Kaviarasan et al. ( 2004 ), bu polifenol zengin çemen tohumları önemli ölçüde azalır, H özü bildirilen 2 O 2 çemen tohumları güçlü antioksidan özelliklere işaret normal ve sağlıklı insan eritrositleri -kaynaklı oksidatif modifikasyonları. Başka bir çalışmada, esansiyel amino asitler, özellikle lösin, lizin ve triptofan sağlayarak kurutulmuş tohumlardan daha faydalı olduğu düşünülen çimlenmiş çemen tohumlarının antioksidan özellikleri incelenmiştir (Mansour & El-Adawy, 1994 ). Ayrıca tohum çimlenmesi, protein sindirilebilirliğinin yanı sıra yağ emme kapasitesini geliştirmeye yardımcı olan birçok proteolitik ve lipit parçalayıcı enzimi aktive eder (Mansour ve El-Adawy, 1994).) çünkü çimlenme toplam doymamış yağ asitleri, toplam lipit, trigliseritler, fosfolipidler ve sabunlaşmayan madde düzeylerinin azalmasına neden olurken doymuş yağ asitlerininkiler artar (El-Mahdy & El-Sebaiy, 1983 ). Dixit et al. ( 2005 ), ferrik indirgeme, 1,1-difenil-2-pikrilhidrazil, ferrilmioglobin/2,2'azobis-3-etilbenztiazolin-6-sülfonik asit ile radikal temizlemeyi deneyerek antioksidan potansiyellerini belirlemek için filizlenmiş tohumların farklı fraksiyonlarını kullanmıştır, Sıçan karaciğerinden mitokondriyal preparasyonlarda puls radyoliz, oksijen radikali absorbans kapasitesi ve lipid peroksidasyonunun inhibisyonu (Dixit ve ark., 2005)). Çoğunlukla flavonoidler ve polifenoller içeren çemen otunun sulu bir fraksiyonu en yüksek antioksidan aktiviteyi sergiledi, bu da ıslatma ve sonraki işlemlerin antioksidatif etkiyi açığa çıkardığını düşündürdü. Oksidatif stres diyabetik nefropatinin (DN) gelişiminde ve ilerlemesinde rol oynadığından, Xue ve ark. ( 2011 ) , diyabetik sıçanların böbrek fonksiyonunu restore etmede Trigonella tohum sulu ekstraktının antioksidan aktivitesini inceledi . Trigonella ile tedaviyi gözlemledilerekstrakt, artan oksidatif stresin bir belirteci olan düşük 8-hidroksi-2′-deoksiguanozin seviyelerine ek olarak, diyabetik sıçanların serum ve böbreklerinde SOD ve katalaz aktivitelerinde artış ve malondialdehit (MDA) konsantrasyonlarında azalma gösterdi. , idrarda. Bu bulgular, Trigonella ekstraktının takviyesinin böbrekteki antioksidan enzim aktivitelerini önemli ölçüde arttırdığını ve böylece diyabetik böbreklerde fonksiyonel ve morfolojik yaralanmalara karşı koruma sağladığını ileri sürdü (Xue ve ark., 2011 ). Trigonella'nın kalp, böbrek ve karaciğer gibi dokularda hem TBARS düzeylerini hem de antioksidan enzim aktivitelerini iyileştirdiği ve Trigonella'nın antioksidan potansiyelini ortaya koyduğu başka bir çalışmada da benzer sonuçlar bulundu. diyabetin neden olduğu oksidatif stresin neden olduğu hasarlara karşı (Tripathi & Chandra, 2009 ). Thirunavuk karasu ve ark. ( 2003 ), çemen otu tohumlarının sulu bir ekstraktı, sıçanlarda deneysel etanol toksisitesinde lipid peroksidasyonu ve antioksidan durumu üzerinde benzer etkiler göstermiştir. 60 gün boyunca sıçanlara etanol verilmesi, karaciğer ve beyinde serum aspartat transaminaz, alanin transaminaz, alkalin fosfataz ve yüksek serum lipid hidroperoksit seviyeleri ve TBARS aktivitelerinde önemli bir artışa neden oldu. SOD, katalaz, GPx, glutatyon- S gibi antioksidan enzimlerin aktiviteleri-transferaz (GST) ve GR, karaciğer ve beyinde azalmış, buna glutatyon, askorbik asit ve α-tokoferol konsantrasyonlarının tükenmesi eşlik etmiştir. Çemen otu tohumlarının sulu ekstraktının etanol ile eşzamanlı uygulanması, enzimatik sızıntıyı ve lipid peroksidasyonundaki artışı önledi ve antioksidan potansiyelini arttırdı. Tohumlar , in vitro olarak GSH ve a-tokoferol ile kıyaslanabilir düzeyde kayda değer antioksidan özellikler sergilemiştir (Thirunavuk karasu ve diğerleri, 2003 ). Trigonella tohumundaki antioksidan bileşenin kesin doğası bilinmemekle birlikte, bu araştırmacılar Trigonella'nın tohumdan türetilen flavonoidler ve polifenoller, farklı deneysel model sistemlerinde oksidatif stresi azalttığı gösterilen antioksidan özelliklere sahiptir.

      Trigonella'nın antidiyabetik etkisi
      Artan glikoz seviyeleri ve düzensiz glikoz metabolizması, diabetes mellitusun (DM) ayırt edici özellikleridir. Artan kan glukozu, insülin eksikliğine veya direncine bağlanarak, glukoz alımı için insüline ihtiyaç duyan karaciğer ve kas dokuları gibi insüline bağımlı dokularda glukoz kullanımının azalmasına neden olur. Öte yandan, kalp dokusu, kan damarları, periferik sinirler, renal medulla ve lens gibi insülinden bağımsız dokularda, sürekli hiperglisemi nedeniyle glikoz aşırı kullanımı vardır. Kan şekerini düzenlemenin, diyabetle ilişkili doku hasarını ve mikro ve makro anjiyopati, nefropati, nöropati ve retinopati gibi kardiyovasküler hastalıklar gibi ikincil komplikasyonları önlemenin en iyi yolu olduğu iyi bilinmektedir. Yine de, kan şekerini kontrol etmek zordur ve bu amaca ulaşmak için kullanılabilecek bir ilaç yoktur. Birçok araştırmacı, ham maddenin yanı sıra çeşitli ekstraksiyonların olduğunu belirtti.Trigonella , deney hayvanlarında ve insan diyabetik hastalarda kan glikoz seviyelerini başarıyla düşürdü. Trigonella'nın bilinen birçok tıbbi özelliğinden en çok hipoglisemik veya antihiperglisemik etkisi incelenmiştir ve ayrıca diyabetik hastalar tarafından da kullanılmıştır (Bordia ve diğerleri, 1997 ; Khan ve diğerleri, 2012 ; Sharma ve diğerleri, 1990). ).

      Birkaç araştırmacı deneysel modellerde çeşitli Trigonella özütleri kullanmış ve bunların hipoglisemik etkilerini göstermişlerdir. En son referansları burada ele aldık. Tip-2 diyabetik sıçanlarda , 28 gün boyunca Trigonella tohumundan türetilen çözünür diyet lifinin (SDF) günlük oral uygulaması, serum glukozunu azalttı, karaciğer glikojen içeriğini arttırdı ve toplam antioksidan durumunu arttırdı; bununla birlikte, serum insülini ve insülin salgılanması etkilenmeden kalmıştır (Hannan ve diğerleri, 2007 ). Kültürlenmiş 3T3-L1 adipositlerinde, glikoz taşınması ve insülin etkisi Trigonella tarafından arttırıldı . Bu çalışmalar, T. foenum-graecum'un antidiyabetik etkisinintohumdan türetilen SDF, karbonhidrat sindirimi ve absorpsiyonunun inhibisyonu ve periferal insülin etkisinin artması yoluyla aracılık eder (Hannan ve diğerleri, 2007 ). SDF fraksiyonunun, hem diyabetik olmayan hem de tip 2 diyabetik sıçanlarda oral sakaroz alımından sonra kan glukozundaki yükselmeyi baskıladığı öne sürülmüştür. Ayrıca, SDF fraksiyonu ile bağırsak disakkaridaz aktivitesi ve glukoz emilimi azaldı ve gastrointestinal motilite arttı (Hannan ve diğerleri, 2007 ).

      Yakın zamanda Morani ve ark. ( 2012 ), Trigonella tohum ekstraktının sıçanlarda ağrılı periferik nöropati üzerinde iyileştirici etkileri olduğunu gösterdi . Yazarlar tarafından IND01 olarak adlandırılan çemen tohumu türevi fraksiyon, yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) ile bir işaretleyici bileşik trigonelline saflaştırılmış ve standartlaştırılmıştır. IND01'in 15 gün boyunca günlük oral uygulaması, SNCI'li sıçanlarda motor sinir iletim hızını restore etti. Bu çalışmanın sonuçları, diyabette yaygın olarak gözlenen ağrılı periferik nöropatide Trigonella'nın nöro-koruyucu bir rolü olduğunu öne sürdü (Morani ve ark., 2012 ).

      Kannappan ve Anuradha ( 2009)) çemen tohumundan türetilen polifenollerin insülin duyarlılaştırıcı etkilerini gözlemledi ve bir sıçan modelinde bunu iyi bilinen bir diyabetik ilaç metforminiyle karşılaştırılabilir buldu. Deneysel sıçanlarda fruktozla beslenme, artan glikoz, insülin, trigliserit (TG) ve serbest yağ asidi (FFA) seviyelerine, değiştirilmiş insülin duyarlılık indekslerine, enzim aktivitelerine ve glikojen içeriğinin azalmasına neden oldu. Ayrıca, fruktozdan zengin diyet, daha yüksek protein tirozin fosfataz (PTP) ve daha düşük protein tirozin kinaz (PTK) aktivitelerine yol açar, bu da bu sıçanlarda tirozin fosforilasyon durumunun azaldığını gösterir. Çemen otu tohumu polifenolik özütünün (FPEt) uygulanması, metformin ile tedavi edilen sıçanlara kıyasla fruktozla beslenen hayvanlarda insülin duyarlılığını ve tirozin fosforilasyon durumunu iyileştirdi.2009 ).

      Artmış glikoz seviyesi, diyabetik hastalarda aterosklerotik değişiklikler ile nedensel bir korelasyona sahiptir. Trigonella'nın sulu yaprak ekstraktının yararlı bir vasküler etkisi daha önce bildirilmiştir; Mahdavi et al. ( 2008 ), Trigonella yaprağı ekstresinin diyabetik sıçanlarda vasküler patofizyolojiyi nasıl etkileyebileceğini inceledi . Diyabetik sıçanlar Trigonella aldı1 ay boyunca gün aşırı ekstrakt (200 mg/kg; ip) ve torasik aortanın KCl ve noradrenalin'e kasılma reaktivitesi ve asetilkolin'e (ACh) gevşeme yanıtı belirlendi. Kontrollere kıyasla diyabetik sıçanlarda KCl ve Na'ya maksimum kasılma yanıtında önemli bir artış ve ACh'ye bağlı maksimum gevşemede önemli bir azalma gözlenmiştir. Trigonella özü ile tedavi , diyabetik sıçanlarda vasküler sistem üzerindeki iyileştirici etkilerini öne sürerek bu değişiklikleri önemli ölçüde iyileştirdi (Mahdavi ve diğerleri, 2008 ).

      Önceki kanıtlar, Trigonella'nın yalnızca glikoz seviyelerini düzenlemekle kalmayıp, aynı zamanda ikincil diyabetik komplikasyonların gelişimini de engellediğini göstermektedir. Bununla birlikte, bu etkiler, ikincil komplikasyonların gelişmesini önleyen kan şekerinin daha iyi kontrolü ile ilişkilendirilebilir. Bu nedenle, Trigonella'nın antidiyabetik etkilerinin hipoglisemik özelliklerinden kaynaklanabileceği görülmektedir.

      Trigonella'nın antilipidemik etkisi
      Artan obezite insidansı ve ardından metabolik sendromu oluşturan birçok yaşam tarzı patogenezinin gelişimi, küresel olarak önemli bir sağlık sorunudur. Obezite, fiziksel aktivite eksikliği ve hareketsiz yaşam tarzı ve kalori açısından zengin bir diyet içeren modern kentsel yaşam tarzı ile ilişkilidir, bu da aşırı yağ birikimine ve düzensiz yağ metabolizmasına yol açar. Lipidlerin, özellikle LDL-kolesterol ve trigliseritlerin seviyelerinin kontrol edilmesi durumunda, obeziteye bağlı düşük dereceli inflamasyondan kaynaklanan birçok kronik inflamatuar hastalığı belirgin şekilde önleyebileceğine inanılmaktadır. Trigonella'nın deneysel modellerde lipid seviyelerini düzenlediği gösterilmiştir (Bordia ve diğerleri, 1997).). Çemen otu, daha düşük serum TG ve toplam kolesterol ve hepatik lipid konsantrasyonları gösterdi (Annida ve diğerleri, 2004 ; Hannan ve diğerleri, 2003 ; Raju ve Bird, 2006 ). Sağlıklı bireylere 3 ay boyunca günde iki kez 2.5 g dozunda verilen çemen, kan lipidleri ve açlık veya tokluk kan şekeri üzerinde hiçbir etki göstermedi. Bununla birlikte, tip 2 diyabeti olan veya olmayan koroner arter hastalığı (KAH) hastalarına benzer şekilde uygulanan çemen, HDL-kolesterolü etkilemeden kan lipidlerini, toplam kolesterolü ve trigliseritleri önemli ölçüde azaltmıştır (Bordia ve diğerleri, 1997 ). Başka bir çalışmada, Trigonella-türetilen SDF, dislipidemi üzerinde faydalı bir etki ve tip-2 diyabetik sıçanlarda trombosit agregasyonunu inhibe etme eğilimi gösterdi (Hannan ve diğerleri, 2003 ). Aterojenik lipidlerin, yani trigliseritler, kolesterol ve LDL-kolesterolün, HDL-kolesterol artarken, SDF ile beslenen sıçanlarda önemli ölçüde azaldığı bulunmuştur. Çemen otu tohumlarının hepatik lipit düşürücü etkisi, çeşitli glikoz ve lipit metabolizma enzimlerinin aktivitesini modüle etme rolüne (Raju ve diğerleri, 2001 ; Yadav ve diğerleri, 2004 ) veya safra yoluyla kolesterol atılımını artırma kabiliyetine bağlanabilir. (Stark ve Madar, 1993 ).

      Yaşlanan beynin birçok hastalığının patofizyolojisi, lipid membranından ve kolesterol metabolizmasından türetilen lipid peroksitleri (LPO) içerir. ALCL bir deneysel modelinde 3 -FED sıçanlar, laktat dehidrogenaz (LDH) aktiviteler ile birlikte arka beyin, karaciğer ve plazmadaki LPO seviyeleri geliştirilmiş çemen otu tohumu tozu ya da 5 ay için ekstrakt eşzamanlı ilavesi, total kolesterol ise, TG ve LDL-kolesterol seviyeleri tersine döndü, bu da beyinde plazma lipid metabolizması üzerindeki modülatör etkisine atfedilebilecek bir antiperoksidatif rol olduğunu düşündürdü (Belaïd-Nouira ve diğerleri, 2012 ).

      Ayrıca, Trigonella tohumunun etanol özütünün hiperkolesterolemik sıçanlara verilmesi, plazma kolesterol seviyelerinin %18 ila 26 oranında azaldığını ve karaciğer kolesterol konsantrasyonlarının azaldığını gösterdi ve bu da hipokolesterolemik etkisini ortaya koydu. Yazarlar, çemen otu tohumlarının etanol ekstraktındaki saponin benzeri aktif bileşenlerin, sindirim sistemindeki safra tuzları ve modifiye lipid metabolizması ile etkileşime girmiş olabileceğini öne sürdüler (Stark ve Madar, 1993 ). Çemen tohumundan elde edilen steroid saponinler ayrıca gıda tüketimini ve yeme motivasyonunu artırarak ve plazma kolesterol seviyelerini düşürerek beslenme davranışını değiştirmiştir (Roberts, 2011).). Ayrıca, yakın tarihli bir çalışmada, çemen otunun hepatik TG ve toplam kolesterol düzeylerini doza bağlı olarak azalttığı ve kolesterol ve toplam safra asitlerinin dışkıya atılımını arttırdığı gösterilmiştir (Muraki ve ark., 2011 ). Saponinlerin, karaciğer ve plazma TG ve plazma kolesterol konsantrasyonları dahil olmak üzere lipid metabolizmasını etkilediği bilinmektedir (Li ve diğerleri, 2008 ; Trinh ve diğerleri, 2007 ). Çemen otu tohumları, çeşitli alkaloidler, flavonoidler ve polifenoller ile birlikte saponinler içerir. Çemenin lipid metabolizmasını nasıl düzenlediğinin moleküler mekanizması hala belirsiz olsa da, Uemura ve ark. ( 2011 ) gösterdi ki Trigonellatohumdan türetilen saponinler, diosgenin, karaciğer-X-reseptör-α'nın transaktivasyonunu inhibe ederek TG birikimini ve bir hepatik hücre hattında (HepG2 hücreleri) lipojenik genlerin ekspresyonunu inhibe etti ve çemen otunun hepatik hücre dizisini azaltarak dislipidemiyi iyileştirebileceğini öne sürdü. diosgenin yoluyla diyabetik farelerde lipid içeriği. Roberts ( 2011 ), fonksiyonel bir gıda ve nutrasötik olarak çemenin potansiyelini ve bunun glisemi ve lipidemi üzerindeki etkilerini daha da detaylandırdı ve hipokolesterolemiyi çemen otu tohumunda bulunan sakıza bağladı.

      Trigonella'nın antikanser etkisi
      Kanser, dünya çapında önde gelen ölüm nedenlerinden biridir. Konvansiyonel tedavi yöntemleri hastanın ömrünü sadece birkaç ay veya yıl kadar uzatır, ancak ciddi yan etkilere neden olur. Alternatif tıpta kanserden korunmak için meyve ve sebzeler veya bunların etken maddeleri tavsiye edilmektedir. Kanseri önlemek için alternatif kavramları veya yaklaşımları kullanmak için artan çabalar devam etmektedir. Bu çabada, birçok çalışma, hücre dizileri veya deney hayvanları kullanılarak yapılan deneysel kanser modellerinde çemen otu tohumlarının koruyucu etkisini göstermiştir. Geleneksel olarak diyabet, yüksek kolesterol, yaralar, iltihaplanma ve gastrointestinal rahatsızlıklar gibi bozuklukları tedavi etmek için kullanılan Trigonella foenum-graecum'un son zamanlarda antikanserojenik potansiyele sahip olduğu gösterilmiştir. Hibasami et al. ( 2003) çemen türevi bileşik protodiosin'in apoptotik değişiklikleri indükleyerek HL-60 hücrelerine karşı bir büyüme önleyici etki gösterdiğini gösterdi. Emin et al. ( 2005 ) ayrıca çemen tohumu özütünün 7,12-dimetilbenz(a)antrasen kaynaklı meme hiperplazisini önemli ölçüde inhibe ettiğini ve sıçanlarda görülme sıklığını azalttığını gösterdi ve çemen otunun meme kanserine karşı koruyucu etkilerinin artan apoptozdan kaynaklanabileceğini öne sürdü. Ayrıca, Trigonella foenum-graecum'un alkollü tam bitki özleri , bir nöroblastom hücre dizisi olan IMR-32 ve bir kanser hücre dizisi olan HT29 gibi farklı insan kanser hücre dizilerine karşı in vitro sitotoksisite göstermiştir (Verma ve diğerleri, 2010 ). Sebastian ve Thampan ( 2007) çemen otunun sulu ve etanol özütlerinin bir östrojen reseptörü pozitif meme kanseri hücre dizisi olan MCF-7 hücrelerinin büyümesi üzerindeki etkisini inceledi ve çemen otunun etanol özütünün hücre canlılığını azalttığını ve fosfatidilserin inversiyonu gibi erken apoptotik değişiklikleri indüklediğini bildirdi. ve mitokondriyal membran potansiyelini azaltır. Ayrıca, DNA'nın yaklaşık 180-200 baz çiftinin katlarını içeren parçalara bozunması da gözlenmiştir. Hücre döngüsü analizi, çemen özü ile tedavi edilen hücrelerde G2/M fazında hücre döngüsü durması ile birlikte bir alt G1 apoptotik popülasyonu ortaya çıkardı, bu da çemen özü ile indüklenen apoptozun antikanser rolündeki rolünü ima etti (Sebastian & Thampan, 2007 ). Ayrıca, Shabbeer ve ark. ( 2009), çemen özü ile tedavi meme, pankreas ve prostat kanseri hücre dizileri üzerinde büyüme engelleyici etkiler gösterdi, ancak birincil prostat veya ölümsüzleştirilmiş prostat hücreleri etkilenmeden kaldı. Trigonella tarafından kanser hücresi büyümesinin inhibisyonu, normal hücrelerde büyüme uyarıcı yolakların eşzamanlı olarak düzenlenmesine rağmen hücre ölümünü indükleme kabiliyetine atfedilir.

      Balb-C farelerinde Ehrlich ascites karsinoma (EAC) modelinde, Trigonella tohum özütü antineoplastik bir etki göstermiştir. Trigonella tohumunun alkol ekstraktının farelerde EAC hücresinin aşılanmasından önce ve sonra intraperitoneal uygulanması, ekstrakt ile tedavi edilmeyen kontrole kıyasla tümör hücresi büyümesini %70'ten fazla azalttı (Sur ve diğerleri, 2001 ). . Prabhu ve Krishnamoorthy ( 2010 ) , İsviçre albino farelerinde EAC hücrelerinde kansere neden olan Trigonella etanol ekstraktının antikanser aktivitesini de gösterdi . EAC ile aşılanan ve Trigonella ile tedavi edilen fareleryaprak özütü, tümör kontrolüne kıyasla daha uzun bir yaşam süresi gösterdi, bu da hayvan modellerinde çemen otu yaprağı özütünün antikanser aktivitesini düşündürdü (Prabhu & Krishnamoorthy, 2010 ). Trigonella ekstrakt aynı zamanda önemli bir anti-enflamatuar etki üretilir ve peritonal sızma hücre ve makrofaj hücre sayımları (her ikisi de geliştirilmiş Verma ve diğ., 2010). Çemen otu tohumunun antioksidan özellikleri ve hepatik oksidatif stresi modüle etme yeteneği, Wistar sıçanlarında 1,2-dimetilhidrazin (DMH) ile indüklenen kolon kanserinde rol oynar. DMH ile tedavi edilen sıçanlar, karaciğerde artmış LPO ve azalmış GSH içeriği, GPx, GST, SOD ve katalaz aktivitelerinin eşlik ettiği %100 kolon tümörü insidansı gösterdi. Çemen otu tohumu tozu içeren bir diyet, DMH ile tedavi edilen sıçanlarda kolon tümörü insidansını ve LPO'yu azalttı ve ayrıca karaciğerde GPx, GST, SOD ve katalaz aktivitelerini arttırdı (Devasena & Menon, 2007 ).

      Başka bir çalışmada, Trigonella'dan türetilen bir steroid saponin olan diosgenin'in, F344 sıçanlarında preneoplastik bir kolonik lezyon olan azoksimetan (AOM) ile indüklenen anormal kript odakları oluşumunu inhibe ettiği bulundu. Aynı çalışma ayrıca bcl-2'yi inhibe ederek ve kaspaz-3 protein ekspresyonunu indükleyerek HT-29 insan kolon kanseri hücrelerinde Trigonella'dan türetilmiş, diosgenin kaynaklı apoptozu bildirerek , kolon kanseri önleyici bir ajan olarak potansiyelini ortaya koydu (Raju ve diğerleri, 2004). ). Ayrıca, Li ve ark. ( 2010), diosgenin'in c-Src, JAK1 ve JAK2 aktivasyonunu baskılayarak hepatoselüler karsinomda STAT3 sinyal yolunu modüle edebileceğini gösterdi. Diosgenin ayrıca çeşitli STAT3 tarafından düzenlenen genlerin ekspresyonunu aşağı regüle etti, proliferasyonu inhibe etti ve paklitaksel ve doksorubisinin apoptotik etkilerini güçlendirdi, bu da diosgenin'in hepatoselüler karsinom ve diğer kanserler için yeni ve potansiyel bir tedavi seçeneği olabileceğini düşündürdü (Li ve diğerleri, 2010 ).

      Trigonella'nın anti-inflamatuar etkisi
      Vücudun bir savunma mekanizması olan iltihaplanma, vaskülarize bir dokunun patojenler, kimyasallar, yabancı ajanlar, ksenobiyotikler vb. dahil olmak üzere potansiyel olarak zararlı dış veya iç uyaranlara karşı karmaşık bir biyolojik tepkisidir. Dokuda bulunan makrofajlar, dendritik hücreler ve diğer lökositler gibi bağışıklık hücreleri, zarlarındaki örüntü tanıma reseptörleri aracılığıyla yabancı molekülleri konak moleküllerden ayırır ve aktive edilir. Patojenle ilişkili moleküler paternler (PAMP'ler) olarak tanınarak aktivasyon üzerine, immün hücreler kızarıklık, şişme, sıcaklık (ısı), doku hasarına yol açan ağrı ve fonksiyon kaybı gibi klinik inflamasyon belirtilerinden sorumlu inflamatuar aracıları serbest bırakır. Bu adımlar, daha sonra bağışıklık hücreleri tarafından temizlenen patojen veya yabancı maddelerin tanımlanmasına yol açar; Yine de, ezici inflamatuar yanıt doku ve vücut için tehlikelidir. Bu nedenle anti-inflamatuar maddeler iltihabı azaltmak için son derece önemlidir. Kortikosteroidler, nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar (NSAID'ler) gibi inflamatuar yanıtı azalttığı bilinen birçok anti-inflamatuar ajan vardır. Ancak bu ajanların mide erozyonu ve ülserler, astımın alevlenmesi, böbrek hasarı ve bazı durumlarda miyokard enfarktüsü gibi ciddi yan etkileri vardır. Bu nedenle, doğal, bitki bazlı ve toksik olmayan anti-inflamatuarların tanımlanması, çeşitli inflamatuar bozuklukların tedavisinde oldukça önemlidir. Kortikosteroidler, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAID'ler) gibi inflamatuar yanıtı azalttığı bilinen birçok anti-inflamatuar ajan vardır. Ancak bu ajanların mide erozyonu ve ülser, astımın alevlenmesi, böbrek hasarı ve bazı durumlarda miyokard enfarktüsü gibi ciddi yan etkileri vardır. Bu nedenle, doğal, bitki bazlı ve toksik olmayan anti-inflamatuarların tanımlanması, çeşitli inflamatuar bozuklukların tedavisinde oldukça önemlidir. Kortikosteroidler, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAID'ler) gibi inflamatuar yanıtı azalttığı bilinen birçok anti-inflamatuar ajan vardır. Ancak bu ajanların mide erozyonu ve ülserler, astımın alevlenmesi, böbrek hasarı ve bazı durumlarda miyokard enfarktüsü gibi ciddi yan etkileri vardır. Bu nedenle, doğal, bitki bazlı ve toksik olmayan anti-inflamatuarların tanımlanması, çeşitli inflamatuar bozuklukların tedavisinde oldukça önemlidir.

      Birçok araştırmacı, deneysel modellerde Trigonella'nın anti -inflamatuar potansiyelini göstermiştir . Bir in vitro modelde, çemen otu tohumunun bir metanol özütü, kültürlenmiş THP-1 hücrelerinde tümör nekroz faktörü (TNF)-α gibi forbol-12-miristat-13-asetat kaynaklı inflamatuar sitokinlerin üretimini inhibe etti (Kawabata ve ark. , 2011 ). Albino sıçanlarda adjuvan kaynaklı artritte Suresh ve ark. ( 2012 ), Trigonella'nın bir etanol özütünün pençe ödemini önemli ölçüde azalttı ve IL-1α, IL-1β, IL-2, IL-6 ve TNF-α düzeylerini azalttı. Ekstrakt ayrıca LPO seviyelerini önemli ölçüde azalttı ve kıkırdak dokusundaki SOD ve GSH seviyelerini arttırdı (Suresh ve diğerleri, 2012). Bu sonuçlar , antiartritik aktiviteden sorumlu olabilecek Trigonella'nın anti-inflamatuar ve antioksidan aktivitelerini önerdi .

      Vyas et al. ( 2008 ) , kimyasal olarak (asetik asit) ve termal olarak (hot-plate) indüklenen ağrının bir fare modelinde Trigonella tohum ekstraktının kısmen saflaştırılmış bir fraksiyonunun analjezik ve anti-inflamatuar etkilerini inceledi . Tedavi edilmeyen grupla karşılaştırıldığında, Trigonella özü ile tedavi edilen grup, kimyasal olarak olduğu kadar termal olarak da indüklenen ağrıya karşı önemli ölçüde doza bağlı analjezik aktivite gösterdi (Vyas ve diğerleri, 2008 ). Ayrıca, Trigonellatohum özütü, iyi bilinen bir analjezik olan diklofenak sodyum ile karşılaştırıldığında, karagenan kaynaklı sıçan pençe ödeminde önemli analjezik ve anti-inflamatuar aktivite gösterdi. Yazarlar, sulu ve asitlendirilmiş kloroform fraksiyonlarındaki çemen otu tohumlarının flavonoid bileşenlerinin, karagenan kaynaklı pençe ödemini önemli ölçüde inhibe ettiği için anti-inflamatuar etkilere sahip olabileceğini öne sürdüler (Mandegary ve diğerleri, 2012 ).

      Trigonella'nın antibakteriyel ve antifungal etkisi
      Antibakteriyel ve antifungal aktivitelere sahip bitki türevli bileşikler tanımlanmış ve gözden geçirilmiştir (Ahmad & Beg, 2001 ; Aqil & Ahmad, 2007 ; Gangoué-Piéboji ve diğerleri, 2009 ; Giordani ve diğerleri, 2002 ; Khodaie ve diğerleri, 2012 ; Rabe ve van Staden, 1997 ). Bununla birlikte, Trigonella'nın antibakteriyel ve antifungal rolü son zamanlarda ortaya çıkıyor. Haouala et al. ( 2008 ) çemen otu yapraklarının ve gövdelerinin çeşitli bitki kısımlarından, köklerden, öğütülmüş ve öğütülmemiş tohumlardan petrol eteri, etil asetat ve metanol fraksiyonlarından sulu ekstraktlar hazırladı ve bunların mantar suşlarına karşı antifungal potansiyellerini belirledi. Botrytis cinerea, Fusarium graminearum, Alternaria sp., Pythium aphanidermatum ve Rhizoctonia solani . Çemen bitkisinin tüm kısımlarının mantar önleyici potansiyel gösterdiğini ve etkinin büyüklüğünün mantar türlerine ve bitki kısımlarına bağlı olduğunu buldular. Ayrıca metanol fraksiyonunun, R. solani ve Alternaria sp'nin büyümesini tamamen engelleyen ana antifungal aktiviteye sahip olduğunu belirlediler . Bu çalışma, çemen otunun daha iyi ve yeni antifungal ilaçlar geliştirmek için faydalı biyolojik olarak aktif bileşiklerin önemli bir kaynağı olabileceğini öne sürdü (Haouala ve diğerleri, 2008 ). Çeşitli araştırmacılar ayrıca Trigonella ekstraktlarının etkinliğini göstermiştir. Helicobacter pylori (O'Mahony ve diğerleri, 2005 ; Randhir ve diğerleri, 2004 ; Randhir ve Shetty, 2007 ). Bir çalışmada, Pseudomonas aeruginosa, Escherichia coli ve Staphylococcus aureus'a karşı en yüksek antibakteriyel aktiviteye sahip bal numuneleri , diğer bitkiler arasında Trigonella'dan maksimum polen göstermiştir (Mercan ve diğerleri, 2007 ). Defensinler, güçlü antifungal aktiviteye sahip, sisteinden zengin küçük peptitlerdir. Olli ve Kirti ( 2006 ), Tfgd1 adlı 225 bp sistein açısından zengin defensinin Trigonella'dan türetilmiş cDNA'sını başarılı bir şekilde klonladı . E. coli'de eksprese edilen rekombinant protein , çok çeşitli mantarlara, R. solani ve fıstık yaprağı lekesi mantarına, Phaeoisariopsis personata'ya karşı antifungal aktivite sergiledi . Trigonella ekstraktının metanolde çözünür fraksiyonu nematodlara karşı potansiyel kullanımı düşündüren nematodlara karşı potansiyel kullanımı düşündüren nematod aktivitesi gösterdi ve Meloidogyne javanica larvalarının (>%92) önemli mortalitesine neden oldu (Zia ve diğerleri, 2001 ).

      Trigonella'nın hepatoprotektif ve nefroprotektif etkileri
      Hepatotoksisite ve çeşitli nedenlerle oluşan kronik karaciğer hasarı, her yaştan bireyi etkileyen başlıca metabolik bozukluklardır (Dhiman ve Chawla, 2005 ). Kronik alkolizm, karaciğer hastalıkları ve fibroz ile ilişkili birçok nedenden biridir (Bellentani ve diğerleri, 1997 ; Patsenker ve diğerleri, 2011 ). Benzer şekilde, birçok allopatik ilacın da karaciğer hasarına neden olduğu bilinmektedir (Bell ve Chalasani, 2009 ; Dhiman ve diğerleri, 2012 ; Martinez ve diğerleri, 2012 ; Williams ve diğerleri, 2011 ). Bu nedenle, bitkisel hepatoprotektif ajanlara ilişkin geleneksel bilgileri kullanmaya ve bitki bazlı toksik olmayan ve klinik olarak güvenli hepatoprotektif ilaçlar geliştirmeye artan bir ihtiyaç vardır (Alvari ve ark.,2012 ). Birçok bitki özü, eski Hint ve Çin tıp sistemlerinde geleneksel olarak hepatoprotektif ajanlar olarak kullanılmaktadır (Dhiman ve diğerleri, 2012 ; Dhiman ve Chawla, 2005 ). Trigonella'nın sindirim uyarıcı etkisihepatoprotektif rolünden kaynaklanabilir. Kaviarasan et al. (2006), insan Chang karaciğer hücrelerinde EtOH tedavisinin Chang karaciğer hücrelerinin büyümesini baskıladığını, sitotoksisiteyi, oksijen radikal oluşumunu ve mitokondriyal disfonksiyonu ve oksitlenmiş glutatyon (GSSG) konsantrasyonunu indüklediğini ve normal hücrelere kıyasla GSH seviyesini azalttığını gösterdi. Hücrelerin EtOH ile birlikte polifenolik çemen tohumu özü ile kuluçkalanması, hücre canlılığını doza bağlı bir şekilde önemli ölçüde arttırdı, laktat dehidrojenaz sızıntısını, TBARS oluşumunu azalttı ve GSH/GSSG oranını normalleştirdi. FPEt'in bu sitoprotektif etkileri, bilinen bir hepatoprotektif ajan olan silimarin ile karşılaştırılabilir. Kaviarasan ve Anuradha ( 2007 ), FPEt'in in vivo hepatoprotektif etkisini daha da inceledi.bir sıçan modelinde kronik etanol kaynaklı karaciğer hasarı kullanarak. FPEt uygulaması, karaciğer fonksiyon enzimleri aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), alkalin fosfataz (ALP), laktat dehidrojenaz (LDH), bilirubin ve gama-glutamil transferazın değişen seviyelerini düzeltti ve karaciğer glikojenini azalttı. FPEt ayrıca alkol dehidrojenaz (ADH) ve aldehit dehidrojenaz (ALDH) ve elektron taşıma bileşeni sitokrom-c redüktaz gibi alkol metabolize edici ve detoksifikasyon enzimlerindeki değişiklikleri de hafifletti. Hepatositlerin ex vivo tedavisiFPEt ile artan canlılık ve azaltılmış apoptotik çekirdekler. Alkolle beslenen sıçanlara çemen otu tohumu verilmesi, lipit profilini önemli ölçüde iyileştirdi ve kollajen içeriğini, aldehit içeriğini ve peroksidasyonu azalttı; bu, silimarin ile karşılaştırılabilir bir etki (Kaviarasan & Anuradha, 2007). Bundan başka, H, bir keçi modelinde 2 O 2 - ve CCl 4 indüklediği karaciğer hasarı, etanol ekstraktı Trigonella (. Meera ve diğerleri, enzimatik ve enzimatik olmayan antioksidan enzim düzeylerinde azalma ile kanıtlandığı gibi yaprak önemli bir hepato-koruyucu etkiler göstermiştir 2009 ). Ekstrakt ayrıca in vitro olarak önemli antilipid peroksidasyon etkileri gösterdi., süperoksit radikali ve nitrik oksit radikal süpürmede önemli aktivite sergilemenin yanı sıra, güçlü antioksidan etkilerini gösterir. Raju ve Bird ( 2006 ), çemen takviyeli diyetlerle beslenen Ob sıçanlarında, hepatik trigliserit seviyesinin ve TNF-a proteininin çözünür ve bağlı formlarının kontrole kıyasla önemli ölçüde azaldığını gösterdi; bu, diyet çemen takviyesinin trigliserit birikimini azaltabileceğini düşündürdü. karaciğer, hepatik steatozun ayırt edici bir özelliğidir.

      İyi bilinen bir insülinomimetik ajan olan çemen türevi 4-hidroksiizolösinin etkisi, insüline dirençli, fruktozla beslenen sıçanlarda ve streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlarda karaciğer fonksiyonu ve kan şekeri üzerinde incelenmiştir. Fruktozla beslenen sıçanlarda, glikoz ve karaciğer hasarı belirteci AST ve ALT seviyeleri, kontrollere kıyasla önemli ölçüde yükselmiş ve 4-hidroksiizolösin ile kontrole yakın değerlere geri döndürülmüştür (Haeri ve diğerleri, 2009 ). Ayrıca 4-hidroksiizolösin, diyabetik sıçanlarda HDL-kolesterol seviyelerini iyileştirdi. Kontrol hayvanları, uzun süreli 4-hidroksiizolösin tedavilerini, glikoz seviyelerinde veya karaciğer hasarı belirteçlerinde herhangi bir değişiklik olmaksızın tolere etti. Bu sonuçlar, çemen türevi 4-hidroksiizolösinin insülin direncindeki yararlılığının yanı sıra karaciğeri koruyucu özelliklerini ortaya koymaktadır (Haeri ve ark., 2009).).

      Organ toksisitesine ayrıca yaygın olarak kullanılan antikanser ilaçları, örneğin siklofosfamid (CP), akrolein ve fosforamid hardal gibi reaktif metabolitleri neden olur. Bhatia et al. ( 2006 ), farelerin çemen özü ile ön tedavisinin, farelerin idrar kesesinde GST, GR, GPx, katalaz ve GSH aktivitelerinde CP ile indüklenen ve l -butiyonin-SR-sülfoksimin (BSO) ile arttırılan düşüşü geri kazandırdığını gözlemledi. Bu bulgular, çemen otunun kanser hastalarında kemoterapötik toksisiteyi önlemek için tamamlayıcı tedavide düşünülebileceğini düşündürmektedir. Xue et al. ( 2011 ), antioksidan aktivitesi incelenmiştir Trigonella diyabetik sıçanların böbrek fonksiyonunu geri tohum sulu ekstrakt ile tedavinin bulunan TrigonellaGlomerüler baz membranın düzensiz kalınlaşması gibi diyabetik sıçanların böbreklerindeki iyileştirilmiş ultra-morfolojik anormallikleri ayıklayın. Bu bulgular, Trigonella özütünün diyabetik böbreklerde fonksiyonel ve morfolojik hasara karşı koruma sağladığını göstermektedir .

      Antigastric ülser ve anti-safra taşı etkisi Trigonella
      Çemen otu tohumları yaygın olarak körileri ve diğer tarifleri tatlandırmak için bir çeşni olarak kullanılır ve besleyici ve sindirim uyarıcı özellikleri ile bilinir. Hint geleneksel tıp sistemi olan Ayurveda'da, çemen tohumları bir dizi gastrointestinal bozukluğu tedavi etmek için kullanılmıştır (Puri, 1998 ). Bununla birlikte, deneysel kanıtlar eksiktir. Yakın tarihli bir çalışmada, Pandian ve ark. ( 2002 ), çemen otu tohumlarının antiülser potansiyelini gösterdi. Çemen otu tohumlarının etkisi, gastroözofajel reflü hastalığı, mide ve duodenum ülserasyonu ve gastrit gibi gastrointestinal problemlerin tedavisinde kullanılan bilinen bir proton pompa blokeri olan omeprazol ile karşılaştırılabilir (Pandian ve ark., 2002).). Etanolün neden olduğu gastrik ülserin bir kemirgen modelinde, çemen otu tohumlarından izole edilen sulu ekstrakt ve bir jel fraksiyonu, mukozal glikoproteinler üzerindeki etkilerinin yanı sıra antisekretuar etkisine atfedilen önemli ülser koruyucu etkiler gösterdi. Ayrıca, etanol kaynaklı lipid peroksidasyonu ve müteakip mukozal hasar, muhtemelen mide mukozasının antioksidan potansiyelini artırarak çemen tohumu özütü ile önlenir (Pandian ve diğerleri, 2002 ). Araştırmacılar ayrıca Trigonella tohumlarının sulu ekstraktının antioksidan potansiyelini de göstermiştir (Anuradha & Ravikumar, 1998 ) ve antioksidanların uygulanmasının, sıçanda etanolün neden olduğu mide hasarını engellediği bilinmektedir (Ligumsky ve diğerleri, 1995).). Ayrıca, çemen otu tohumunun çözünür jel fraksiyonunun, gastrik lezyon oluşumunu önlemede omeprazolden daha iyi olduğu bulunmuştur. Yazarlar, jelin ve/veya flavonoidlerin polisakarit bileşiminin, çemen otu tohumlarının mide koruyucu ve salgı önleyici aktivitelerinden sorumlu olabileceğini öne sürmüşlerdir (Pandian ve diğerleri, 2002 ). Çemen otu tohumlarının yüksek düzeyde flavonoidlere sahip olduğu bilindiğinden ve Saurez ve ark. ( 1996 ), çeşitli nekrotik ajanların neden olduğu lezyon oluşumunu önleyerek mukozada flavonoidlerin koruyucu rolünü göstermişlerdir, bu spekülasyon geçerli olabilir. Bununla birlikte, daha fazla deneysel kanıt garanti edilir.

      Ayrıca, diyet çemen tohumlarının antilitojenik etkisi birçok araştırmacı tarafından gösterilmiştir (Reddy ve Srinivasan, 2009 ; 2011a , b). Farelerde çemen otu (%12) veya soğan (%2) veya her ikisi olmadan veya bunlarla birlikte 10 hafta boyunca yüksek (%0.5) kolesterol diyeti (HCD) ile beslenerek litojenik koşullar oluşturuldu. Çemen otu, soğan ve bunların kombinasyonları, tek başına çemen otunun en yüksek antilitojenik etkisini göstererek, kolesterol safra taşı insidansını sırasıyla %75, 27 ve %76 oranında azalttı ve soğanın varlığı bu etkide herhangi bir artış göstermedi. Sonuç olarak, kolesterol/fosfolipid oranı serum, karaciğer ve safrada önemli ölçüde azaldı. HCD tarafından indüklenen hepatik enzim aktivitelerinde (3-hidroksi-3-metilglutaril koenzim A redüktaz, kolesterol-7α-hidroksilaz ve kolesterol-27-hidroksilaz) değişiklikler, çemen otunun önemli ölçüde tersine döndüğünü göstermiştir (Reddy & Srinivasan, 2009).). Ayrıca, karaciğerde artan yağ birikimi ve HCD tarafından üretilen safra kesesi zarının iltihabı, soğan ile kombinasyonunun yanı sıra çemen otu ile önemli ölçüde azaldı (Reddy & Srinivasan, 2011a ).

      Kolesterol safra taşlarının safrada bulunan pro- ve anti-kristalize edici faktörler tarafından kontrol edildiği bilindiğinden, Reddy ve Srinivasan ( 2011b ), 10 hafta boyunca yüksek kolesterol diyeti ile beslenen sıçanlarda diyet çemen otunun safra bileşimi üzerindeki etkisini inceledi. HCD'nin çemen otu takviyesi, safradaki kolesterol, toplam protein, glikoprotein, lipid peroksitleri ve kolesterol doygunluk indeksini azalttı ve safra akış hızını ve kolesterol çekirdeklenme süresini arttırdı. Çemen otu ayrıca biliyer fosfolipid ve toplam safra asidini önemli ölçüde arttırdı, bu da diyet çemeninin yararlı antilitojenik etkisinin safradaki kolesterol içeriğinin azalmasından ve kolesterol kristalleşmesini düzenlediği bilinen çekirdekleştirici ve çekirdeklenme önleyici proteinlerin modülasyonundan kaynaklanabileceğini gösteriyor (Reddy & Srinivasan,2011b ). Çemen otu tohumu hipokolesterolemik özellikleri ile bilindiğinden, diyet takviyesi kolesterol safra taşlarının (CGS) önlenmesinde ve tedavisinde faydalı bir role sahip olmalıdır. Çemen otu tohumu tozu, 10 hafta boyunca litojenik diyetle (%0.5 kolesterol) birlikte beslendiğinde, farelerde CGS insidansını önemli ölçüde düşürdü (Reddy & Srinivasan, 2009 ). Çemen otunun antilitojenik etkisi, bu yüksek kolesterolle beslenen hayvanlarda hepatik kolesterolün yanı sıra serum kolesterol seviyesini önemli ölçüde düşürdüğü için hipokolesterolemik etkisine atfedilir.

      Trigonella'nın çeşitli etkisi
      Trigonella veya Trigonella türevli moleküllerin iyi bilinmeyen veya çok az sayıda çalışma bu özellikleri bildiren başka birçok tıbbi etkisi vardır. Örnekler için Hamden ve ark. ( 2010), diyabetik sıçanlar 30 gün boyunca ağızdan çemen türevi steroidler aldıklarında, 3-hidroksi-3-metil-glutaril-CoA redüktaz, malik enzim, 3-β-hidroksisteroid dehidrojenaz ve glikoz- gibi temel steroidojenik enzim aktivitelerini potansiyel olarak düzenlememiştir. Hayatta kalan diyabetik sıçanlarda plazmadaki testosteron ve estradiol seviyelerinin yanı sıra testiküler glikojen ve seminal fruktoz içeriğini önemli ölçüde artıran testisteki 6-fosfat dehidrojenaz. Ayrıca, hayatta kalan diyabetik sıçanlara çemen türevi steroidlerin uygulanması, sperm şeklindeki anormalliği önemli ölçüde azalttı ve sperm sayısını iyileştirdi ve üreme sistemlerini testis ve epididimin histolojik çalışmasıyla belirlendiği gibi yüksek glikoz tehdidinden korudu. Bunlara ek olarak,2010 ).

      Bir pilot çalışmada, 2 hafta boyunca yemeklerden 30 dakika önce çemen otu lif ürünü verildiğinde, hazımsızlık belirtisi olan sık mide ekşimesi olan denekler, kurtarma ilacı olarak hafif bir antasit kullanımını azaltarak mide ekşimesi şiddetinin azaldığını gösterdi. Ayrıca, çemen otu lifi, reçetesiz satılan bir antasit ilaca (günde iki kez 75 mg ranitidin) benzer etkiler gösterdi ve bu, belirli derecelerde mide ekşimesi olan kişilerde çemen otu lifli ürünlerin faydalarını düşündürdü (DiSilvestro ve ark., 2011). ).

      Trigonella'nın aktif maddeleri
      İlaç olarak kullanılan bitkisel ürünlerin çoğu öncelikle diyetimizin bir parçasıdır ve neredeyse her gün tüketilmektedir. Epidemiyolojik çalışmalar, farklı popülasyonlarda uzun süre bu tür bir kullanımın sağlığa faydasını göstermektedir, ancak bitkisel ekstraktın terapötik potansiyelinden yararlanmak için ekstraksiyon, izolasyon ve karakterizasyon gereklidir. Ayrıca, aktif bileşenlerin uygun farmakolojik ve toksikolojik çalışmaları, bunların terapötik ilaçlar olarak klinik uygulama için onaylanmasına yol açacaktır. Çoğunlukla alkaloidler, saponinler ve kumarin, çemen, nikotinik asit, sapogeninler, fitik asit, skopoletin, trigonellin, disogenin, gitogenin, neogitogenin, homorientin saponaretin, trigogingenin ve mukus lifi gibi flavonoidler dahil olmak üzere çemen otundan bir dizi aktif bileşen izole edilmiş ve incelenmiştir. . Bu bileşenler, bu derlemede tartışıldığı gibi çeşitli araştırmacılar tarafından potansiyel tıbbi değerleri açısından incelenmiştir. Yoshikawa ve ark. tarafından trigonosit Ia, Ib, IIa, IIb, IIIa ve IIIb olarak adlandırılan furostanol saponinlerin izolasyonu bildirilmiştir. (1997 ) ve Petit ve ark. ( 1995 ). Furostanol saponinlerin, deneysel diyabetik sıçanlarda gıda tüketimini arttırdığı ve hipokolesterolemiyi indüklediği gösterilmiştir (Petit ve diğerleri, 1995 ). Disogenin (saponin) ve trigonellin (alkaloid) , in vitro glukoz alımını inhibe eder(Al-Habori ve diğerleri, 2001 ). Benzer şekilde, grubumuz da Trigonella tohum özütünün iskelet kasında glukoz taşıyıcı 4'ün (glut-4) ekspresyonunu modüleettiğini göstermiştir(Mohammad ve diğerleri, 2006 ). Trigonella tohumundanekstrakte edilen ve saflaştırılan bir amino asitolan 4-hidroksiizolösin, hem in vitro hem de in vitro olarakhipoglisemik ve insülinotropik özelliklersergiledi.in vivo (Basch ve diğerleri, 2003 ; Broca ve diğerleri, 1999 ). Gelen Trigonella çekirdeği ekstresi, en az beş flavonoidler (yani kaempferol-3- O glukosit, apigenin-7- O -rutinoside, naringenin, kuersetin ve viteksin) LC-MS / MS kullanılarak tanımlanmıştır. Çemen otu tohumlarının diyabet sırasında beyindeki antiperoksidatif etkisi, hipoglisemik özelliğine de atfedilebilir (Raju ve Bird, 2006 ; Siddiqui ve diğerleri, 2005 ). LPO'nun ve ardından LDH'nin inhibisyonunun, in vitro olarak vurgulanan Trigonella tohumlarının polifenolik flavonoidlerinin anti-serbest radikal ve antioksidan potansiyeli nedeniyle olması muhtemeldir.ve in vivo deneyler (Genet ve diğerleri, 2002 ; Kaviarasan ve diğerleri, 2006 , 2007, 2008 ; Kaviarasan ve Anuradha, 2007 ). Muraki et al. ( 2011 ), deney farelerinde çemen otu ekstresinin etkili, güvenli ve tolere edilebilir dozunun %2,50 (a/a) civarında olduğunu belirlemiştir.

      Trigonella'nın potansiyel yan etkileri
      Her ilacın potansiyel yan etkileri vardır ve bitkisel ürünler bile bu konuda tamamen güvenli değildir. Bitkisel ajanları her hastalık için her derde deva yapmaktan kaçınmak için çaba gösterilmeli ve bunların sağlık ve hastalıktaki yararlı etkilerinin yanı sıra potansiyel yan etkilerinin de bilimsel değerlendirmesi yapılmalıdır. Bu nedenle, klinik etkinlik ve güvenliklerini incelemek için bitkisel ürünlerin farmakolojik ve toksikolojik etkilerini araştırmaya daha fazla ihtiyaç vardır. Bu bağlamda, potansiyel yan etkilerini ortaya çıkarmak için Trigonella'nın yan etkileri ve farklı müstahzarları incelenmiştir. Trigonella'nın kullanımını incelemek için büyük bir klinik çalışma yapılmamasına rağmen Ana akım veya alternatif bitkisel ilaç olarak, bugün bilinen yan etkilerin çoğu, hayvan çalışmalarında mide rahatsızlığı, ishal veya şişkinlik gibi kullanıcı tarafından bildirilen semptomların sonucudur (Muraki ve ark., 2011 ).

      Uzmanlar, sinirlilik, titreme, hızlı kalp atışı, terleme gibi düşük kan şekeri belirtileri de dahil olmak üzere oldukça ciddi yan etkilerin ortaya çıkabileceğini tavsiye ediyor. Bu ürüne karşı çok ciddi bir alerjik reaksiyon nadir olmakla birlikte, bazı hastalarda özellikle yüzde/dilde/boğazda hafif döküntü kaşıntısı/şişmesi, şiddetli baş dönmesi, nefes almada zorluk görülebilir. Teoride, çemen kanama riskini artırabilir. Çemen otunun kan şekeri seviyelerini düşürmesi muhtemeldir. Bu nedenle, diyabet için ağızdan ilaç alan veya insülin kullanan hastalar, çemen otu kullanırken bir sağlık uzmanı tarafından yakından izlenmelidir. Çemen otunun kandaki potasyum seviyelerini azaltabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. İnsanlarda geniş çapta araştırılmamış olmasına rağmen, çemen tiroid hormonlarının seviyelerini değiştirebilir.

      Hamilelik sırasında çemen tohumu tüketimi, hidrosefali, anensefali ve spina bifida dahil olmak üzere bir dizi doğuştan malformasyonla ilişkilendirilmiştir. Khalki et al. ( 2010 ), çemen otu tohumlarının (liyofilize sulu ekstrakt) hamile fareler ve fetal gelişim üzerindeki potansiyel toksik etkilerini değerlendirdi. Ekstrakt, çiftleştirilmiş dişi farelere tüm hamilelik dönemi boyunca 500 ve 1000 mg/kg/gün dozlarında uygulandı. Anneler belirgin bir toksisite belirtisi göstermediler, ancak fetal ölüm oranında bir artış, yavru boyutunda bir azalma ve fetal vücut ağırlığında bir azalma ve yavrularda gözlenen morfolojik anormalliklerin insidansında artış (Khalki ve ark., 2010). Bu çalışma, çemen otunun üreme performansı üzerinde zararlı toksik etkilere ve fetüslerde potansiyel teratojenik etkilere sahip olabileceğini öne sürdü. Bununla birlikte, bu bulguları tespit etmek için daha ayrıntılı çalışmaya ihtiyaç vardır.

      Aynı grup, doğum öncesi maruz kalan farelerde daha uzun süreli nörodavranışsal etkileri inceledi (Khalki ve diğerleri, 2012 ). Gebe dişiler, tüm gebelik süresi boyunca gavaj yoluyla 0, 500 veya 1000 mg/kg/gün sulu çemen otu özütü aldı. Yavruların 1, 7, 14, 21 ve 28 günlükken ölçülen vücut ağırlıkları ve doğumdan üç hafta sonra açık alan, rotarod testi ve T-labirenti ile sürekli değişim görevi kullanılarak yavruların davranışları değerlendirildi. Doğum sonrası 28 günlük yaşta, dölün beyni histolojik olarak incelendi. Maruz kalan farelerin soyları, doğumda vücut ağırlığının azaldığını ve beyin ağırlığının azaldığını, lokomotor aktivitede ve motor koordinasyonunda önemli bir düşüş gösterdi (Khalki ve ark., 2012).). Bu sonuçlar, farelerin doğum öncesi yüksek dozda çemen tohumuna maruz kalmasının, moleküler nedenler henüz belirlenmemiş olsa da, sütten kesme sonrası dönemde büyüme geriliğine ve nörodavranış performansının değişmesine neden olduğunu göstermektedir.

      Araee et al. ( 2009 ), sıçanlarda teratojenik dozajlarında çemen otunun fetal makroskopik çaplar ve mikroskobik kemik iliği hücre histolojik değişiklikleri üzerindeki etkisini inceledi. Enjekte edilen ilaç dozu ile fetal ölüm oranı arasında pozitif bir ilişki gözlemlendi. Tüm fetal çaplar arasında, çemen kaynatma verilen gruplarda kulaktan kulağa çap azaldı. Kök hücre histolojik değişikliklerinin şiddeti, kontrole kıyasla önemli ölçüde azaldı, bu da teratojenik dozajlarda çemen otunun kemik iliği hücre proliferasyonunun şiddetini azaltabileceğini ve fetal ölüm oranını artırabileceğini düşündürmektedir.

      Flammang ( 2004 ), yeni bileşenlerin güvenlik değerlendirmesinin bir parçası olarak bir çemen tohumu ekstraktının genotoksisite potansiyelini araştırdı. Minimum %40 4-hidroksiizolösin içeren ekstrakt, ters mutasyon tahlili gibi standart testler kullanılarak değerlendirilmiştir; fare lenfoma ileri mutasyon deneyi; Gıda bileşenleri için ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından önerilen fare mikronükleus testi. Çemen otu tohumu ekstresinin test edilen koşullar altında genotoksik olduğu bulunmamıştır, bu nedenle diyabetli kişiler için gıda maddelerine çemen otu ekstresi takviyesinin güvenli olmasının beklendiği konusunda destek sağlar. Muraki et al. ( 2011 ), deney farelerinde çemen otu ekstresinin etkili, güvenli ve tolere edilebilir dozunun %2,50 (a/a) civarında olduğunu belirlemiştir. çıkar beyanı


      Yazarlar herhangi bir çıkar beyanı bildirmemektedir. Makalenin içeriğinden ve yazımından yalnızca yazarları sorumludur.

      Önceki makaleSorunun içindekiler tablosunu görüntüleSonraki makale Referanslar
      • Abdel-Barry JA , Abdel-Hassan IA , Al-Hakiem MH . ( 1997 ). Trigonella foenum-graecum yaprağının normal ve alloksan kaynaklı diyabetik sıçanlarda hipoglisemik ve antihiperglisemik etkileri . J Ethnopharmacol 58: 149 – 55 [Google Akademik]
      • Abdo MS , Al-Kafawi AA . ( 1969 ). Trigonella foenum-graecum'un etkisi üzerine deneysel çalışmalar . Planta Med 17: 14 – 18 [Google Akademik]
      • Ahmed I , Beg AZ . ( 2001 ). Çok ilaca dirençli insan patojenlerine karşı 45 Hint şifalı bitkisi üzerinde antimikrobiyal ve fitokimyasal çalışmalar . J Ethnopharmacol 74: 113 – 23 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Al-Habori M , Raman A , Lawrence MJ , Skett P . ( 2001 ). Çemen otu ekstraktlarının bağırsakta sodyuma bağlı glikoz alımı ve hepatik glikojen fosforilaz A üzerindeki in vitro etkisi . J Exp Diabet Res 2'de: 91 – 9 [Google Akademik]
      • Alvari A , Ohadi Rafsanjani MS , Ahmad FJ , Abdin MZ . ( 2012 ). Hepatoprotektif bitkisel ilaçların mevcut durumu ve gelecekteki beklentileri: Klinik araştırmalara çağdaş bir bakış . Rev Son Klinik Denemeleri 7: 214 – 23 [Google Akademik]
      • Amin A , Alkaabi A , Al-Falasi S , Daoud SA . ( 2005 ). Trigonella foenum-graecum'un (Çemen otu) meme kanserine karşı kemopreventif aktiviteleri . Hücre Biol Int 29: 687 – 94 [Google Akademik]
      • Annida B , Stanely Mainzen , Prens P . ( 2004 ). Çemen otu takviyesi, streptozotosin kaynaklı diyabetik sıçanlarda daha düşük lipid profili bırakır . J Med Gıda 7: 153 – 6 [Google Akademik]
      • Annida B , Stanely Mainzen , Prens P . ( 2005 ). Çemen otu yapraklarının takviyesi, streptozotosin kaynaklı diyabetik sıçanlarda oksidatif stresi azaltır . J Med Gıda 8: 382 – 5 [Google Akademik]
      • Anonim. ( 1998 ). Hindistan'ın Zenginliği Hint Hammaddeleri ve Endüstriyel Prosedürler Sözlüğü. Yeni Delhi, Hindistan : Ulusal Bilim ve İletişim Enstitüsü, Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Konseyi , Cilt. X Sp-W [Google Akademik]
      • Anuradha CV , Ravikumar P . ( 1998 ). Çemen otu tohumlarının anti-lipidperoksidatif aktivitesi ( Trigonella foenum-graecum ) . Med Sci Res 26: 317 – 21 [Google Akademik]
      • Aqil F , Ahmed Ben . ( 2007 ). Geleneksel olarak kullanılan Hint şifalı bitkilerinin antibakteriyel özellikleri . Yöntemler Find Exp Clin Pharmacol 29: 79 – 92 [Google Akademik]
      • Araee M , Norouzi M , Habibi G , Şeyhvatan M . ( 2009 ). Sıçanlarda kemik iliği hücre proliferasyonunda Trigonella foenum-graecum'un (Çemen) toksisitesi . Pak J Eczacılık Bilimi 22: 126 – 30 [Google Akademik]
      • Baquer NZ , Kumar P , Taha A , et al. ( 2011 ). Deneysel diyabetik dokularda Trigonella foenum-graecum (çemen otu) ve eser metallerin metabolik ve moleküler etkisi . J Biosci 36: 383 – 96 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Basch E , Ulbricht C , Kuo G , et al. ( 2003 ). Çemen otunun terapötik uygulamaları . Alternatif Med Rev 8: 20 – 7 [PubMed], [Google Akademik]
      • Belaïd-Nouira Y , Bakhta H , Bouaziz M , et al. ( 2012 ). AlCl lipid profili ve temporoparyetal lipid peroksidasyon Çalışması 3 aracılığıyla nörotoksisite. Çemen otu tohumlarının modülatör etkisi . Lipidler Sağlık Dis 11: 16 – 23 [Çapraz referans], [Google Akademik]
      • Bell LN , Chalasani N . ( 2009 ). Kendine özgü ilaca bağlı karaciğer hasarının epidemiyolojisi . Semin Karaciğer Dis 29: 337 – 47 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Bellentani S , Saccoccio G , Costa G , et al. ( 1997 ). Alkol kaynaklı karaciğer hasarı için risk kofaktörleri olarak içme alışkanlıkları. Dionysos Çalışma Grubu . Bağırsak 41: 845 – 50 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Bhatia K , Kaur M , Atıf F , et al. ( 2006 ). Trigonella foenum-graecum L.'nin sulu özü, farelerde butiyonin sülfoksimin ve siklofosfamidin ilave ürotoksisitesini iyileştirir . Gıda Kimyasal Toksikol 44: 1744 – 50 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Bhatt RH , Khorana ML , Patel JR , et al. ( 1958 ). Luffa echinata Roxb meyvelerinin saponinlerinin farmakolojik çalışmaları . ve Trigonelia foenum-graecum Linn tohumları . Hint J Psikol 2: 309 – 21 [Google Akademik]
      • Bingel AS , Farnsworth NR . ( 1991 ). Potansiyel galaktagog kaynakları olarak daha yüksek bitkiler . Econ Med Tesisi Res 6: 1 – 54 [Google Akademik]
      • Bin-Hafeez B , Haque R , Parvez S , et al. ( 2003 ). Farelerde çemen ( Trigonella foenum-graecum L.) ekstresinin immünomodülatör etkileri . Int Immunopharmacol 3: 257 – 65 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Bordia A , Verma SK , Srivastava KC . ( 1997 ). Zencefil ( Zingiber officinale Rosc.) ve çemen otunun ( Trigonella foenum-graecum L.) koroner arter hastalığı olan hastalarda kan lipidleri, kan şekeri ve trombosit agregasyonu üzerine etkisi . Prostaglandinler Leukot Essent Yağ Asitleri 56: 379 – 84 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Brinker F. (1998). Bitki Çelişkileri ve İlaç Etkileşimleri . 1. baskı. Sandy (VEYA): Eklektik Tıp Yayınları, 70–1 [Google Akademik]
      • Broca C , Breil V , Cruciani-Guglielmacci C , et al. ( 2004 ). İnsülinotropik ajan ID-1101 (4-hidroksiizolösin), sıçanda insülin sinyalini aktive eder . Am J Physiol Endocrinol Metab 287: E463 – 71 [Google Akademik]
      • Broca C , Gross R , Petit P , et al. ( 1999 ). 4-Hidroksiizolösin: İnsülinotropik ve antidiyabetik özelliklerinin deneysel kanıtı . J Physiol 277 mi: 617 – 23 [Google Akademik]
      • Chevassus H , Gaillard JB , Farret A , et al. ( 2010 ). Bir çemen tohumu özü, aşırı kilolu deneklerde spontan yağ alımını seçici olarak azaltır . Eur J Clin Pharmacol 66: 449 – 55 [Çapraz referans], [Google Akademik]
      • Chevassus H , Molinier N , Costa F , et al. ( 2009 ). Bir çemen tohumu özü, sağlıklı gönüllülerde spontan yağ tüketimini seçici olarak azaltır . Eur J Clin Pharmacol 65: 1175 – 8 [Çapraz referans], [Google Akademik]
      • Devasena T , Menon PV . ( 2007 ). Çemen otu tohumları, kolon karsinojenezi sırasında 1,2-dimetilhidrazin kaynaklı hepatik oksidatif stresi modüle eder . Ital J Biochem 56: 28 – 34 [Google Akademik]
      • Dhiman bir , Nanda A , Ahmed S . ( 2012 ). Tıbbi bitkilerin antihepatotoksik potansiyeli üzerine yapılan araştırmalarda yeni bir güncelleme . Zhong Xi Yi Jie He Xue Bao 10: 117 – 27 [Google Akademik]
      • Dhiman RK , Chawla YK . ( 2005 ). Karaciğer hastalıkları için bitkisel ilaçlar . Dig Dis Sci 50: 1807 – 12 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • DiSilvestro RA , Verbruggen MA , Offutt EJ . ( 2011 ). Çemen otu lif ürününün mide ekşimesi önleyici etkileri . Phytother Res 25: 88 – 91 [Google Akademik]
      • Dixit P , Ghaskadbi S , Mohan H , Devasagayam TP . ( 2005 ). Çimlendirilmiş çemen tohumlarının antioksidan özellikleri . Phytother Res 19: 977 – 83 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Dixit PP , Misař bir , Mujumdar PM , Ghaskadbi S . ( 2010 ). Syndrex'in ön tedavisi, fareleri streptozotosin enjeksiyonundan sonra diyabetik olmaktan korur . Fitoterapia 81: 403 – 12 [Google Akademik]
      • El-Mahdy AR , El-Sebaiy LA . ( 1983 ). Çimlenmekte olan çemen otu tohumlarının karbonhidratlarındaki değişiklikler ( Trigonella foenum-graecum L.) . J Sci Gıda Tarımı 34: 951 – 6 [Google Akademik]
      • Escot N . ( 1994/95 ). Çemen otu . Atom Özeti: 7 – 12 [Google Akademik]
      • Flammang AM . ( 2004 ). Çemen otu ekstresinin genotoksisite testi . Gıda Kimyasal Toksikol 42: 1769 – 75 [Google Akademik]
      • Gangoué-Piéboji J , Eze N , Ngongang Djintchui A , et al. ( 2009 ). İn vitro olarak , beta-laktam dirençli bakterilere karşı bir tıbbi bitkilerin antimikrobiyal aktivitesi . J Infect Dev Ctries 3: 671 – 80 [Google Akademik]
      • Genet S , Kale RK , Baquer NZ . ( 2002 ). Deneysel diyabetik sıçan dokularında antioksidan enzimlerdeki değişiklikler ve oksidatif hasar: Vanadat ve çemen otunun etkisi ( Trigonella foenum-graecum ) . Mol Hücre Biyokimya 236: 7 – 12 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Giordani R , Regli P , Buc J . ( 2002 ). Hevea brasiliensis lateksinin çeşitli mantarlarla antifungal etkisi . Candida albicans'a karşı amfoterisin B ile sinerjik etkisi . Mikozlar 45: 476 – 81 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Gupta R , Nair S . ( 1999 ). Ortak Hint diyetinde antioksidan flavonoidler . Güney Asya J Önceki Cardiol 3: 83 – 94 [Google Akademik]
      • Haefele Cı , Bonfils'in Cı , Sauvaire -Y . ( 1997 ). 4-hidroksiizolösin biyosentezinde yer alan Trigonella foenum-graecum'dan bir dioksijenazın karakterizasyonu . Fitokimya 44: 563 – 6 [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Haeri MR , Izaddoost M , Ardekani MR , ve diğ. ( 2009 ). Çemen otu 4-hidroksiizolösinin, diyabetik ve fruktozla beslenen sıçanlarda karaciğer fonksiyon biyobelirteçleri ve glikoz üzerindeki etkisi . Phytother Res 23: 61 – 4 [Google Akademik]
      • Hamden K , Jaouadi B , Carreau S , et al. ( 2010 ). Hayatta kalan diyabetik sıçanların testis ve epididiminde çemen otu steroidlerinin anahtar steroidogenez ve metabolik enzimler ve sperm anormallikleri üzerinde potansiyel koruyucu etkisi . Arch Physiol Biochem 116: 146 – 55 [Taylor ve Francis Çevrimiçi], [Google Akademik]
      • Hannan JM , Ali L , Rokeya B , et al. ( 2007 ). Trigonella foenum-graecum (çemen otu) tohumunun çözünür diyet lifi fraksiyonu, karbonhidrat sindirimini ve emilimini geciktirerek ve insülin etkisini artırarak tip 1 ve tip 2 diyabetli hayvan modellerinde glikoz homeostazını iyileştirir . Br J Nutr 97: 514 – 21 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Hannan JM , Rokeya B , Faruque O , et al. ( 2003 ). Trigonella foenum-graecum'un çözünür diyet lifi fraksiyonunun Tip 2 diyabetik model sıçanın glisemik, insülinemik, lipidemik ve trombosit agregasyon durumu üzerindeki etkisi . J Ethnopharmacol 88: 73 – 7 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Haouala R , Hawala S , El-Ayeb A , et al. ( 2008 ). Trigonella foenum-graecum L.'nin sulu ve organik özleri , mantarların misel büyümesini engeller . J Çevre Bilimi (Çin) 20: 1453 – 7 [Google Akademik]
      • Hibasami H , Moteki H , Ishikawa K , et al. ( 2003 ). Çemen otundan ( Trigonella foenum-graecum L.) izole edilen protodiosin , lösemik hücre hattı H-60'ta hücre ölümünü ve apoptozun göstergesi olan morfolojik değişikliği indükler, ancak mide kanseri hücre hattı KATO III'te değil . Uluslararası J Mol Med 11: 23 – 6 [Google Akademik]
      • Hooda S , Jood S . ( 2004 ). Ürün yapımı için buğday-çemen karışımlarının beslenme değerlendirmesi . Bitki Besinleri Hum Nutr 59: 149 – 54 [Google Akademik]
      • Ikeuchi M , Yamaguchi K , Koyama T , et al. ( 2006 ). Çemen otu tohumlarının ( Trigonella foenum-greaecum ) ekstraktının farelerde dayanıklılık kapasitesi üzerindeki etkileri . J Nutr Sci Vitaminol (Tokyo) 52: 287 – 92 [Çapraz referans], [Google Akademik]
      • Jayaweera DMA. (1981). Şifalı Bitki: Bölüm III . Peradeniya: Sri Lanka Kraliyet Botanik Bahçesi. s. 225 [Google Akademik]
      • Kannappan S , Anuradha CV . ( 2009 ). Bir sıçan modelinde çemen tohumu polifenolleri, kersetin ve metforminin insülin duyarlılaştırıcı etkileri . Hint J Med Res 129: 401 – 8 [Google Akademik]
      • Kaviarasan S , Anuradha CV . ( 2007 ). Çemen otu ( Trigonella foenum-graecum ) tohum polifenolleri karaciğeri alkol toksisitesinden korur: Hepatik detoksifikasyon sistemi ve apoptoz üzerindeki rolü . Eczane 62: 299 – 304 [Google Akademik]
      • Kaviarasan S , Naik G , Gangabhagirathi R , et al. ( 2007 ). Çemen otu ( Trigonella foenum-graecum ) tohumlarının antiradikal ve antioksidan aktiviteleri üzerine in vitro çalışmalar . Gıda Kimyası 103: 31 – 7 [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Kaviarasan S , Ramamurty N , Gunasekaran P , et al. ( 2006 ). Çemen otu ( Trigonella foenum-graecum ) tohum özütü, Chang karaciğer hücrelerinde etanol kaynaklı toksisiteyi ve apoptozu önler . Alkol Alkol 41: 267 – 73 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Kaviarasan S , Sundarapandiyan R , Anuradha CV . ( 2008 ). Çemen otu ( Trigonella foenum-graecum ) tohum polifenollerinin sıçan karaciğerinde alkol kaynaklı protein ve lipid hasarına karşı koruyucu etkisi . Hücre Biol Toksikol 24: 391 – 400 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Kaviarasan S , Vijayalakshmi K , Anuradha CV . ( 2004 ). Çemen otu tohumlarının polifenol bakımından zengin özü, eritrositleri oksidatif hasardan korur . Bitki Besinleri Hum Nutr 59: 143 – 47 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Kawabata T , Cui MY , Hasegawa T , et al. ( 2011 ). Çemen otu ( Trigonella foenum-graecum L.) tohumlarından elde edilen anti-inflamatuar ve anti-melanojenik steroidal saponin glikozitler . Planta Med 77: 705 – 10 [Google Akademik]
      • Khalki L , Bennis M , Sokar Z , Ba-M'hamed S . ( 2012 ). Çemen otu tohumlarının doğum öncesi maruz kalan fareler üzerindeki gelişimsel nörodavranışsal etkileri . J Ethnopharmacol 139: 672 – 7 [Google Akademik]
      • Khalki L , M'hamed SB , Bennis M , et al. ( 2010 ). Farelerde Trigonella foenum-graecum'dan (L.) elde edilen sulu ekstraktın gelişimsel toksisitesinin değerlendirilmesi . J Ethnopharmacol 131: 321 – 5 [Google Akademik]
      • Khan V , Najmi AK , Akhtar M , et al. ( 2012 ). Antidiyabetik potansiyeli olan şifalı bitkilerin farmakolojik değerlendirmesi . J Pharm Bioallied Sci 4: 27 – 42 [Google Akademik]
      • Khodaie L , Delazar bir , Lotfipour F , Nazemiyeh H . ( 2012 ). Pedicularis sibthorpii Boiss ve Pedicularis wilhelmsiana Fisch ex'in antioksidan ve antimikrobiyal aktivitesi . Adv Pharmaceut Bull 2: 89 – 92 [Google Akademik]
      • Li F , Fernandez PP , Rajendran P , et al. ( 2010 ). Steroidal bir saponin olan Diosgenin, insan hepatoselüler karsinom hücrelerinin proliferasyonunun ve kemosensitizasyonunun baskılanmasına yol açan STAT3 sinyal yolunu inhibe eder . Yengeç Lett 292: 197 – 207 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Li , H , Wang QJ , Zhu DN , Yang , Y . ( 2008 ). Polygala aureocauda Dunn'ın bir triterpen saponini , hiperlipidemik fareler üzerinde hipolipidemik etki uygular . Phytother Res 22: 159 – 64 [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
      • Ligumsky M , Sestieri M , Okon E , Ginsburg ben . ( 1995 ). Antioksidanlar, sıçanda etanolün neden olduğu mide hasarını inhibe eder. Manganez, glisin ve karotenin rolü . Scand J Gastroenterol 30: 854 – 60 [Taylor ve Francis Çevrimiçi], [Google Akademik]
      • Madar Z , Shomer ben . ( 1990 ). Çemen otundan elde edilen bir jel fraksiyonunun polisakkarit bileşimi ve sıçanlarda nişasta sindirimi ve safra asidi emilimi üzerindeki etkisi . J Agric Food Chem 38: 1535 – 39 [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Mahdavi MR , Roghani M , Baluchnejadmojarad T . ( 2008 ). Diyabetik sıçanlarda sulu Trigonella foenum-graecum yaprağı ekstresinin vasküler etkisinden sorumlu mekanizmalar . Hint J Pharmacol 40: 59 – 63 [Google Akademik]
      • Mandegary A , Pournamdari M , Sharififar F , et al. ( 2012 ). Çemen otu tohumlarının ( Trigonella foenum-graecum L.) alkaloid ve flavonoid bakımından zengin fraksiyonları, antinosiseptif ve anti-inflamatuar etkilere sahiptir . Gıda Kimyasal Toksikol 50: 2503 – 7 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Mansour EH , El-Adawy TA . ( 1994 ). Isıl işlem görmüş ve çimlendirilmiş çemen tohumlarının besin potansiyeli ve fonksiyonel özellikleri . Lebensmittel-Wissenschaft und Technologie 27: 568 – 73 [Google Akademik]
      • Martinez RM , Nordt SP , Cantrell FL . ( 2012 ). Karaciğer hasarı ve ölümle ilişkili reçeteli asetaminofen alımları . J Toplum Sağlığı 37: 1249 – 52 [Google Akademik]
      • Meera R , Devi P , Kameswari B , et al. ( 2009 ). Ocimum basilicum Linn'in antioksidan ve hepatoprotektif aktiviteleri . ve Trigonella foenum-graecum Linn. keçi karaciğerinde H 2 O 2 ve CCl 4 kaynaklı hepatotoksisiteye karşı . Hint J Exp Biol 47: 584 – 90 [Google Akademik]
      • Mercan N , Güvenşen A , Çelik A , Katırcıoğlu H . ( 2007 ). Türkiye'nin farklı illerinden toplanan bal örneklerinin antimikrobiyal aktiviteleri ve polen kompozisyonu . Nat Prod Res 21: 187 – 95 [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Mital N , Gopaldas T . ( 1986 ). Çemen otu ( Trigonella foenum-graecum ) tohum bazlı diyetlerin albino sıçanlarda laktasyon performansına etkisi . Beslenme Temsilcisi Int 33: 477 – 84 [Google Akademik]
      • Mohammad S , Taha A , Bamezai RN , Baquer NZ . ( 2006 ). Alloksan-diyabetik sıçanlarda vanadat ve Trigonella ile glukoz taşıyıcısının (GLUT4) modülasyonu . Yaşam Bilimi 78: 820 – 4 [Google Akademik]
      • Morani AS , Bodhankar SL , Mohan V , Thakurdesai PA . ( 2012 ). Sıçanlarda ağrılı periferik nöropati üzerinde Trigonella foenum-graecum L. tohumlarından standartlaştırılmış ekstraktın iyileştirici etkileri . Asya Pac J Trop Med 5: 385 – 90 [Çapraz referans], [Google Akademik]
      • Muraki E , Hayashi Y , Chiba H , et al. ( 2011 ). Sıçanlarda diyete bağlı metabolik bozukluklarda çemen otunun doza bağlı etkileri, güvenliği ve tolere edilebilirliği . Lipidler Sağlık Dis 10: 240 – 6 [Google Akademik]
      • Ody P . ( 1999 ). Hamilelik sırasında kaçınılması gereken otlar . İçinde: Ody P , ed. Sağlıklı Bir Gebelik için Otlar. Los Angeles : Keats Yayıncılık , 81 [Google Akademik]
      • Olli S , Kirti PB . ( 2006 ). Trigonella foenum-graecum L' den defensin Tfgd1'in klonlanması, karakterizasyonu ve antifungal aktivitesi . J Biochem Mol Biol 39: 278 – 83 [Google Akademik]
      • O'Mahony R , Al-Khtheeri H , Weerasekera D , et al. ( 2005 ). Helicobacter pylori'ye karşı mutfak ve tıbbi bitkilerin bakterisit ve yapışma önleyici özellikleri . Dünya J Gastroenterol 11: 7499 – 507 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Pandian RS , Anuradha CV , Viswanathan P . ( 2002 ). Sıçanlarda deneysel mide ülseri üzerine çemen tohumlarının ( Trigonella foenum-graecum ) mide koruyucu etkisi . J Ethnopharmacol 81: 393 – 7 [Google Akademik]
      • Passano P . ( 1995 ). Methi'nin birçok kullanımı . Manushi Kasım: 31 – 4 [Google Akademik]
      • Patsenker E , Stoll M , Millonig G , et al. ( 2011 ). Kannabinoid reseptörü tip I, alkole bağlı karaciğer fibrozunu modüle eder . Mol Med 17: 1285 – 94 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Petit PR , Sauvaire YD , Hillaire-Buys DM , et al. ( 1995 ). Çemen otu tohumlarından steroid saponinler: Beslenme davranışı ve plazma kolesterolü üzerine ekstraksiyon, saflaştırma ve farmakolojik araştırma . Steroidler 60: 674 – 80 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Prabhu bir , Krishnamoorthy M . ( 2010 ). Trigonella foenum-graecum'un Mus musculus sisteminde Ehrlich Ascites karsinomunda antikanser aktivitesi . J Pharm Res 3: 1181 – 3 [Google Akademik]
      • Puri D . ( 1998 ). Çemen otunun terapötik potansiyelleri . Hint J Physiol Pharmacol 42: 423 – 4 [Google Akademik]
      • Rabe , T , Van Staden J . ( 1997 ). Tıbbi amaçlar için kullanılan Güney Afrika bitkilerinin antibakteriyel aktivitesi . J Ethnopharmacol 56: 81 – 7 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Rajalakshmi R , Subbulakşmi'nin G . ( 1964 ). Çemen otu ( Trigonella foenum-graecum Linn. ) takviyesinin pirinç ve siyah gram ( Phaseolus mungo ) diyetinin biyolojik değeri üzerine etkisi . Hint J Biochem 11: 104 – 6 [Google Akademik]
      • Raju J , Kuş RP . ( 2006 ). Zucker obez (fa/fa) sıçanlarında Trigonella foenum-graecum (çemen otu) tohumlarının plazma ve karaciğer TNF-alfa düzeylerinin modülasyonu ile birlikte hepatik steatozun hafifletilmesi . Int J Obez (Londra) 30: 1298 – 307 [Google Akademik]
      • Raju J , Gupta D , Rao AR , et al. ( 2001 ). Trigonella foenum-graecum (çemen otu) tohum tozu, değiştirilmiş glikolitik, glukoneojenik ve lipojenik enzimleri tersine çevirerek alloksan diyabetik sıçan dokularında glikoz homeostazını iyileştirir . Mol Hücre Biyokimya 224: 45 – 51 [Google Akademik]
      • Raju J , Patlolla JM , Swamy MV , Rao CV . ( 2004 ). Trigonella foenum- graecum'un (Çemen otu) bir steroid saponini olan Diosgenin, F344 sıçanlarında azoksimetan kaynaklı anormal kript odak oluşumunu inhibe eder ve HT-29 insan kolon kanseri hücrelerinde apoptozu indükler . Kanser Epidemiol Biyobelirteçleri Önceki 13: 1392 – 8 [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Randhir R , Lin YT , Shetty K . ( 2004 ). Fenolikler, peptit ve fitokimyasal elisitörlere yanıt olarak koyu çimlenmiş çemen filizlerinde antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri . Asia Pac J Clin Nutr 13: 295 – 307 [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Randhir R , Shetty K . ( 2007 ). Rhizopus oligosporus kullanılarak katı hal biyo-dönüşüm yoluyla elde edilen çemen özleri ile geliştirilmiş alfa-amilaz ve Helicobacter pylori inhibisyonu . Asia Pac J Clin Nutr 16: 382 – 92 [Google Akademik]
      • Rastogi RP , Mehrotra BN . ( 1990 ). Hint Şifalı Bitkiler Özeti. Yeni Delhi : PID . Cilt II. s. 422 [Google Akademik]
      • Reddy RL , Srinivasan K . ( 2009 ). Çemen otu tohumları, deneysel farelerde aterojenik diyete bağlı kolesterol safra taşı oluşumunu azaltır . Can J Physiol Pharmacol 87: 933 – 43 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Reddy R , Srinivasan K . ( 2011a ). Diyet çemen otu ve soğan, litojenik diyetle beslenen farelerde kolesterol safra taşı oluşumunu azaltır . Int J Exp Pathol 92: 308 – 19 [Çapraz referans], [Google Akademik]
      • Reddy RR , Srinivasan K . ( 2011b ). Diyet çemen tohumlarının safradaki kolesterol kristallerinin çekirdeklenmesini etkileyen biliyer proteinler üzerindeki etkisi . Steroidler 76: 455 – 63 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Riordan J , Auerbach K . ( 1998 ). İnsan Emzirme ve Emzirme. 2. baskı. Boston (MA) : Jones & Bartlett [Google Akademik]
      • Roberts KT . ( 2011 ). Çemen otunun ( Trigonella foenum-graecum ) fonksiyonel bir gıda ve nutrasötik olarak potansiyeli ve glisemi ve lipidemi üzerindeki etkileri . J Med Gıda 14: 1485 – 9 [Çapraz referans], [Google Akademik]
      • Satheeshkumar N , Mukherjee PK , Bhadra S , Saha BP . ( 2010 ). Trigonella foenum-graecum L. ve bileşenlerinin standartlaştırılmış ekstraktının asetilkolinesteraz enzim inhibitör potansiyeli . Bitkisel İlaç 17: 292 – 5 [Google Akademik]
      • Saurez J , Herrera MD , MARHUENDA, e . ( 1996 ). İndüklenmiş mide ülserinin farklı deneysel modellerinde hesperidin ve neohesperidin dihidrokalkon . Phytother Res 10: 616 – 18 [Google Akademik]
      • Sebastian KS , Thampan RV . ( 2007 ). Soya fasulyesi ve çemen özütlerinin MCF-7 hücrelerinin büyümesi üzerindeki farklı etkileri . Chem Biol Interact 170: 135 – 43 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Shabbeer S , Sobolewski M , Anchoori RK , et al. ( 2009 ). Çemen otu: Bir antikanser ajanı olarak doğal olarak oluşan yenilebilir bir baharat . Yengeç Biol Ther 8: 272 – 8 [Taylor ve Francis Çevrimiçi], [Google Akademik]
      • Sharma RD , Raghuram TC , Rao NS . ( 1990 ). Çemen otu tohumlarının tip I diyabette kan şekeri ve serum lipidleri üzerine etkisi . Eur J Clin Nutr 44: 301 – 6 [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Shim SH , Lee EJ , Kim JS , et al. ( 2008 ). Çemen otu tohumlarından sıçan büyüme hormonu salınımı uyarıcıları . Chem Biodivers 5: 1753 – 61 [Google Akademik]
      • Siddiqui MR , Taha A , Moorthy K , et al. ( 2005 ). Alloxan diyabetik sıçan beyinlerinde vanadyum ve Trigonella tarafından değiştirilmiş antioksidan durumun ve membran bağlantılı fonksiyonların iyileştirilmesi . J Biosci 30: 483 – 90 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Sreeja S , Anju VS , Sreeja S . ( 2010 ). Çemen otu Trigonella foenum-graecum tohumlarının in vitro östrojenik aktiviteleri . Hint J Med Res 131: 814 –1 9 [Google Akademik]
      • Srihamroen A , Thomson AB , Alan CJ , Basu TK . ( 2009 ). In vitro intestinal glukoz alımı, genetik olarak zayıf ve obez sıçanlarda Kanada çemen tohumundan ( Trigonella foenum-graecum L.) elde edilen galaktomannan tarafından inhibe edilir . Nutr Res 29: 49 – 54 [Google Akademik]
      • Srinivasan K . ( 2006 ). Çemen otu ( Trigonella foenum-graecum ): Sağlığa faydalı fizyolojik etkilerinin gözden geçirilmesi . Gıda Rev Int 22: 203 – 24 [Taylor ve Francis Çevrimiçi], [Google Akademik]
      • Stark bir , Madar Z . ( 1993 ). Çemen otundan ( Trigonella foenum-graecum ) elde edilen bir etanol ekstraktının sıçanlarda safra asidi emilimi ve kolesterol düzeyleri üzerindeki etkisi . Br J Nutr 69: 277 – 87 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Sur P , Das M , Gomes A , et al. ( 2001 ). Antineoplastik bir ajan olarak Trigonella foenum-graecum (çemen otu) tohumu özü . Phytother Res 15: 257 – 9 [Google Akademik]
      • Suresh P , Kavitha CN , Babu SM , et al. ( 2012 ). Trigonella foenum-graecum (çemen otu) tohumlarının etanol özütünün albino sıçanlarda freund adjuvanının neden olduğu artrit üzerindeki etkisi . İltihap 35: 1314 – 21 [Google Akademik]
      • Thirunavukkarasu V , Anuradha CV , Viswanathan P . ( 2003 ). Çemen otu ( Trigonella foenum-graecum ) tohumlarının deneysel etanol toksisitesinde koruyucu etkisi . Phytother Res 17: 737 – 43 [Google Akademik]
      • Trinh HT , Han SJ , Kim SW , et al. ( 2007 ). Bifidus fermantasyonu, kırmızı ginsengin hipolipidemik ve hipoglisemik etkilerini arttırır . J Microbiol Biotech 17: 1127 – 33 [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Tripathi BM , Chandra D . ( 2009 ). Momordica charantia ve Trigonella foenum-graecum bitki özleri, diyabetes mellitus sırasında kalp dokusu için antioksidan ve anti-hiperglisemik özelliklere sahiptir . Oxid Med Cell Longev 2: 290 – 6 [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
      • Uemura T , Goto T , Kang MS , et al. ( 2011 ). Çemen otunun ana aglikonu olan Diosgenin, HepG2 hücrelerinde LXRa aktivitesini inhibe eder ve obez diyabetik farelerde plazma ve hepatik trigliseritleri azaltır . J Nutr 141: 17 – 23 [Google Akademik]
      • Verma SK , Singh SK , Mathur A . ( 2010 ). Calotropis procera ve Trigonella foenum- graecum'un insan kanser hücre hatlarına karşı in vitro sitotoksisitesi . J Chem Pharm Res 2: 861 – 5 [Google Akademik]
      • Vyas S , Agrawal RP , Solanki P , Trivedi P . ( 2008 ). Trigonella foenum-graecum (tohum) ekstraktının analjezik ve antienflamatuar aktiviteleri . Acta Pol Eczanesi 65: 473 – 6 [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Williams CD'si , Antoine DJ , Shaw PJ , et al. ( 2011 ). Asetaminofen kaynaklı steril inflamasyon ve karaciğer hasarında Nalp3 inflamasyonunun rolü . Toxicol Appl Pharmacol 252: 289 – 97 [Google Akademik]
      • Xue W , Lei J , Li X , Zhang R . ( 2011 ). Trigonella foenum-graecum tohum özü, antioksidan aktivitesi ile diyabetik sıçanlarda böbrek fonksiyonunu ve morfolojisini korur . Nutr Res 31: 555 – 62 [Google Akademik]
      • Yadav UC , Moorthy K , Baquer NZ . ( 2004 ). Alloksan diyabeti sırasında sodyum-ortovanadat ve Trigonella foenum-graecum tohumlarının hepatik ve renal lipojenik enzimler ve lipid profili üzerindeki etkileri . J Biosci 29: 81 – 91 [Çapraz referans], [Google Akademik]
      • Yoshikawa M , Murakami T , Komatsu H , et al. ( 1997 ). Tıbbi Gıda Maddeleri: IV. Çemen otu tohumları (1): Trigonositlerin yapıları Ia, Ib, IIb, IIIa ve IIIb Hint Trigonella foenumgraecum L tohumlarından yeni furostanol saponinler . Chem Pharmacol Bull 45: 81 – 7 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      • Zia T , Hasnain SN , Hasan SK . ( 2001 ). Normal farelerde Trigonella foenum-graecum L.'nin (meti) oral hipoglisemik etkisinin değerlendirilmesi . J Ethnopharmacol 75: 191 – 5 [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
      Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
      Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

      Yorum yap


      • #4
        ÇEMEN'İN FAYDALARI
        Diyabetik Hastalarda Çemen Tohumu Tozu Solüsyonunun ( Trigonella foenum-graecum L. ) Hiperlipidemi Üzerine Antidiyabetik Etkisi

        Genet Alem Geberemeskel, Yared Godefa Debebe ve Nigisty Abraha Nguse
        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .

        İlişkili Veriler
        Arka plan
        Diyabet tedavisinde kullanılmak üzere birçok ilaç ticari olarak mevcuttur. Ancak yan etkileri ve yüksek maliyetleri bitkisel alternatif ilaçlara olan ihtiyacın altını çizmektedir. Trigonella foenum-graecum , diabetes mellitus tedavisinde önemli olan şifalı bitkilerden biridir. Bu çalışma, Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisinin yeni tanı almış tip II diyabetli hastaların lipid profili üzerindeki etkisini araştırdı .

        yöntemler
        Önemli bir diyabet komplikasyonu olmayan toplam N = 114 yeni teşhis edilmiş tip II diyabet hastası seçildi. Tedavi grubu ( n = 57) bir ay boyunca günde iki kez ağızdan 25 g Trigonella foenum-graecum tohum tozu solüsyonu tüketen tedavi grubu ( n = 57) ve ikinci grup metformin alan kontrol ( n = 57) olmak üzere iki gruba ayrıldı . Çalışmadan önce ve sonra her katılımcıdan bir tıbbi teknoloji uzmanı/teknisyen tarafından kan örneği alındı. Lipid profili, Mindray BS 200E tam otomatik klinik kimya analizörü kullanılarak analiz edildi.

        Sonuç
        Müdahale döneminin sonunda, tedavi grubu, başlangıç ​​düzeyi (219.1 ± 35.51 ve 189.29 ± 29.06, P < 0.001) ve kontrol grubu (189.29 ± 29.06'ya karşı 189.29 ± 29.06) ile karşılaştırıldığında, toplam kolesterol düzeyini %13.6 oranında önemli ölçüde daha düşük gösterdi. 208.2 ± 40.2, P < 0.001); trigliserit seviyesi de başlangıç ​​seviyesi ile karşılaştırıldığında (256.1 ± 15.4'e karşı 195.8 ± 82.95, P < 0.001) ve kontrol grubu ile karşılaştırıldığında (195.8 ± 82.95'e karşı 244.1 ± 96.9, P < 0.05) % 23.53 azaldı ; ve düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol seviyesi de başlangıç ​​seviyesi (137.9 ± 26.9'a karşı 105.6 ± 24.2, P < 0.001) ve kontrol grubu (gruplar arasında) ile karşılaştırıldığında %23.4 azaldı (105.6 ± 24.2'ye karşı 144.1 ± 23.3, P< 0.001), ancak tedavi grubu, grup içinde (37.8 ± 1.51'e karşı 48.3 ± 11.9, P < 0.001) ve kontrol grubu arasında , başlangıç ​​düzeyine kıyasla %21.7 oranında yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol düzeyini önemli ölçüde artırdığını gösterdi. gruplar (48.3 ± 11.9 vs. 36.01 ± 9.5, P < 0.001). Bununla birlikte, kontrol grubundaki lipid profil seviyeleri önemli ölçüde değişmedi.

        Çözüm
        Bu çalışma, Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisinin uygulanmasının, tip II diyabetli hastalarda lipid metabolizmasını iyileştirmede belirgin etkileri olduğunu ve hiçbir yan etkisi olmadığını göstermiştir. Bu nedenle Trigonella foenum-graecum tohumu, tip II diyabetin klinik yönetimi için yeni alternatifler sağlayabilir.

        Arkaplan
        Diabetes mellitus (DM), pankreasın yeterli insülin üretmemesi veya periferik hedef dokuların normal insülin konsantrasyonuna yanıt verememesi nedeniyle kronik hiperglisemi ile karakterize metabolik bir hastalıktır [ 1 , 2 ]. Artan prevalansı ve dünya çapında en hızlı büyüyen hastalığı olan önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir [ 3 , 4 ]. DSÖ, diyabetli 347 milyon kişinin prevalansını ve her yıl tahmini 4,6 milyon ölüm olduğunu tahmin etmektedir [ 5 ]. Prevalansın 2030'da iki katına çıkması bekleniyor ve bu artışın daha büyük oranı Asya, Afrika ve Güney Amerika'nın düşük-orta gelirli ülkelerinde olacaktır [ 4 ].

        En sık görülen form, vakaların %90-95'inden fazlasını temsil eden tip 2 diyabettir [ 6 ]. Bu form daha önce insüline bağımlı olmayan DM (NIDDM) veya "yetişkin başlangıçlı diyabet" olarak adlandırılıyordu. Çoğu durumda, tip 2 diyabetin başlangıcı 30 yıl sonra, genellikle 40 ila 60 yaşları arasında ortaya çıkar. Ancak son yıllarda, bazıları 20 yaşından küçük olan genç bireylerin sayısında istikrarlı bir artış olmuştur [ 7 , 8 ].

        Hem insülin eksikliği hem de direnç, enzimleri ve lipid metabolizması yollarını etkilediğinden, tip 2 diyabette dislipidemi yaygındır [ 9 ]. Dislipidemi, hiperkolesterolemi, hipertrigliseridemi, düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol (LDL-C) düzeylerinde artış ve HDL-C'de azalma ile karakterizedir [ 1 ]. Lipid metabolizması bozuklukları tip 2 diyabetin gelişiminde erken bir olay gibi görünmektedir ve potansiyel olarak hastalıktan birkaç yıl önce gelmektedir [ 10 ].

        Diyabet tedavisine yönelik mevcut yaklaşımlar çoğunlukla insülin enjeksiyonuna ve oral antidiyabetik ajanlara bağlıdır [ 11 – 15 ]. Tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan modern ilaçlar, düzenli olarak uygulandıkları sürece kan şekeri ve lipid profili düzeyini kontrol eder [ 13 , 16 , 17 ].

        Etkililiklerine rağmen, bulantı, kusma, hematolojik ve dermatolojik reaksiyonlar, tıkanma sarılığı, hiponatremi ve alkol intoleransı ve kilo alımı gibi istenmeyen yan etkileri ve toksisiteleri vardır [ 18 ]. Zararlı yan etkilere ek olarak, sentetik ilaçların sınırlandırılması, kıtlık, adil dağıtım eksikliği, satın alınabilirlik ve hastalar tarafından daha az kabul edilebilirliği içerir. Diyabetli hastalarda mevcut ilaçların [arasında gayretli kullanılmasına rağmen, kronik hastalık ve vaktinden evvel ölüm riski taşıyan 19 - 21]. Bu çeşitli yan etkiler nedeniyle, sentetik muadillerine kıyasla daha az yan etki, daha az toksik, daha kolay tüketim veya bulunabilirlik ve düşük maliyet nedeniyle tedavi için şifalı bitkiler veya bitkiler kullanmak için güçlü bir istek vardır [ 22 , 23 ]. Son zamanlarda, birçok tıbbi bitki, tip 2 diyabet ve komplikasyonlarının tedavisi için potansiyel göstermiştir. Böyle umut verici bir bitki Trigonella foenum-graecum L'dir . [ 24 , 25 ].

        Trigonella foenum-graecum , Fabaceae familyasına ait faydalı bir tıbbi bitkidir [ 24 ]. Etiyopya da dahil olmak üzere dünya çapında yetiştirilen yıllık olarak yetiştirilen bir bitkidir. Trigonella foenum-graecum , orta veya az yağış alan alanlar için uygundur. Bu 10-20 dikdörtgen Yeşilimsi kahverengi tohum [içeren bileşik pinnate üç yapraklı yaprakları, sarımsı çiçekler yardımcı beyaz ve 3-15 cm uzunluğunda ince sivri gagalı bölmeleri ile 30-60 cm'lik bir yüksekliğe sahip bir dik bitkidir 23 , 25 ]. Tohumları dünya çapında baharat olarak kullanılırken, yaprakları diyette yeşil yapraklı sebzeler olarak kullanılır. Trigonella foenum-graecum tohumlarının tadı acıdır ve tıbbi nitelikleri uzun zamandan beri bilinmektedir.21 , 23 , 24 ]. Farklı kıtalardan ve insanlık tarihinin farklı dönemlerinden eski edebiyat, dini yazılar, seyahat kayıtları ve fıkralar, Trigonella foenum-graecum ile ilişkili çok çeşitli tıbbi özellikleri kaydeder . Tıbbi kullanımlar, yara iyileştirmeden göğüs büyütmeye ve sütten kesilen annelerde emzirmeyi teşvik etmekten cinsel uyarıcı veya afrodizyak olarak kullanımına kadar değişir [ 13 , 20 , 22].]. Tıbbi bitkiler, yeni farmasötik ipuçlarının geliştirilmesi için yararlı bir oral antihiperglisemik biyoaktif bileşiklerin yanı sıra mevcut tedavilere iyi bir diyet takviyesi kaynağı sağlar. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, etkisini incelemektir Trigonella foenum-graecum II diyabetli hastalara (anormal kan glukoz seviyelerini uygulanan hastalar ≥150 mg, kan glikoz düzeyleri, açlık gösterdi yeni teşhis edilmiş tip lipid profilinde tohumu tozu çözeltisi / dL ve anormal lipid profili, ancak henüz herhangi bir tedaviye başlamadı).

        2. Yöntemler
        2.1. Çalışma alanı
        Çalışma, Tigray Bölge Eyaleti'nin başkenti Mekelle şehrinde (39°29′D ve 13°30′K) bulunan Ayder Sevk Hastanesi ve Mekelle General Hospital'da gerçekleştirildi.

        2.2. Çalışma tasarımı
        Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisinin yeni tanı almış tip II diyabet hastalarında etkisini değerlendirmek için nicel yöntemler kullanılarak deneysel çalışma yapılmıştır . Bu çalışma 2 Mayıs 2015 - 31 Ocak 2016 tarihleri ​​arasında gerçekleştirilmiştir.

        2.3. Uygunluk kriterleri
        2.3.1. Dahil edilme kriterleri
        Çalışma süresi içinde Ayder Sevk Hastanesi ve Mekelle Genel Hastanesi'nde yeni tanı almış, dışlama kriterlerine girmeyen tüm tip II diyabet hastaları çalışmaya dahil edildi.

        2.3.2. Dışlama Kriterleri
        Çalışmaya katılmak istemeyen ve bilgilendirilmiş onam veremeyen hastalar
        1. Herhangi bir diyabet komplikasyonu olan hastalar
        2. Halen antidiyabetik ilaç kullanan hastalar
        3. Hamile ve emziren hastalar
        4. Lipid düşürücü tedavi gören hastalar
        5. İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV) enfeksiyonu

        2.4. Numune Boyutunun Belirlenmesi
        Örnek büyüklüğü, çift popülasyon oranı formülü kullanılarak hesaplandı.

        Varsayım olarak, anlamlılık düzeyi %95, güç %80, test tipi iki yönlü ve Z α /2 %95 kesinlik düzeyinde kritik değerdir (1.96).

        İki oranın (iki taraflı) karşılaştırılması için gerçek örnek boyutu aşağıdaki gibidir:
        n =[zα / 2+zβ]2× [π1( 1 -π1) +π2( 1 -π2) ](π1-π2)2,
        (1)
        burada n , her grupta gereken örneklem büyüklüğüdür (toplam örnek için bunun iki katı), π 1 , 0,50'ye eşit olan ilk orandır (kontrollerdeki sonucun oranı), π 2 , ikinci orandır (tedavi grubundaki sonucun oranı). ) 0,2'ye eşittir ve π 1 − π 2 , 0,3'e eşit olan klinik öneme sahip farkın boyutudur. z α /2 = 1,96, 0,05 düzeyinde 2 taraflı bir test için 1,96 anlamlılık düzeyine karşılık gelen standart normal dağılım değeri. z β = 0,84, istenen güç düzeyine karşılık gelen standart normal dağılımın değeri (%80'lik bir güç için 0,84).

        Formüle gerekli bilgilerin eklenmesi,
        n =( 1,96 + 0,84 ) 2∗ ( ( 0,5 ∗ 0,5 ) + ( 0,2 ∗ 0,8 ) )( 0,5 − 0,2 ) 2= 35.7 .
        (2)


        Bu değer (35), iki grubun her bir denemesinde (tedavi için 35 ve kontrol için 35) gereklidir.

        Yanıtsızlık oranı için %10 ve örneklem büyüklüğünün tasarım etkisi için 1.5 dikkate alındığında, her grup için N 57'ye eşittir; bu nedenle, her iki gruba da katılmak üzere toplam N = 114 hasta alındı.

        2.5. Örnekleme Tekniği
        Uygunluk kriterlerini karşılayan hastalar, tedavi ve kontrol gruplarına randomize edildi. Tedavi grubuna bir ay boyunca günde iki kez 25 mg Trigonella foenum-graecum tohum tozu solüsyonu verilirken kontrollere hiç verilmedi.

        2.6. Yanıt oranı
        Çalışma için toplam N = 114 hasta alındı. Bunlardan N = 95'i çalışmayı tamamladı, tedavi grubunda n = 49 ve kontrol grubunda n = 46, ancak bazıları çalışmayı bıraktı: n = ilk iki haftada 4 hasta, n = 6 hasta Trigonella foenum-graecum tohum tozu solüsyonunun kullanımı ile ilgisi olmayan nedenlerle tedavinin sonunda ikinci iki hafta ve n =9 hasta (Şekil 1).

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JDR2019-8507453.001.jpg
        Çalışmaya katılan tedavi ve kontrol gruplarındaki katılımcı sayısını açıklayan akış şeması. Bağımlı değişken: birincil bitiş noktaları: TC, TG, HDL-C ve LDL-C. Bağımsız değişken: müdahale değişkeni Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisiydi. Diğer değişkenler arasında yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi ve mesleki durum yer alır.

        2.7. Trigonella foenum-graecum Tohum Tozu Çözeltisinin Hazırlanması
        Kaliteli Trigonella foenum-graecum tohumları Mekelle şehrinin yerel pazarından satın alındı. Tohumlar ayıklandı, temiz su ile yıkandı ve güneş ışığında kurutuldu. Kurutulduktan sonra tohumlar elektrikli öğütücü ile öğütülmüş ve 1 mm gözenekli elekten geçirilmiştir. 25 mg tohum tozu bir dijital elektronik terazi ile tartılmış ve temiz bir plastik kap içinde paketlenmiştir. Daha sonra 25 mg Trigonella foenum-graecum tohum tozu 10 saat 1 L suda ıslatıldı. 10 saat sonra çözelti, süzüntü ve tortu olarak ayrıldı. Bu prosedürden elde edilen süzüntü çıkarıldı ve kalıntı, tedavi grubuna tek doz tedavi olarak verildi.

        2.8. Tedavi ve Kontrol Grupları
        Çalışmanın hem tedavi grubu hem de kontrol grubu anormal kan şekeri seviyelerine sahipti, açlık kan şekeri seviyeleri ≥150 mg/dL gösterdi ve anormal lipid profiline sahipti. Tedavi grubuna 25 mg Trigonella foenum-graecum tohum tozu solüsyonu verildi ve kontrol grubuna ne Trigonella foenum-graecum ne de antidiyabetik ajan verildi, ancak tedavi ve kontrol gruplarındaki tüm katılımcılara doktorları tarafından uygun diyet ve egzersiz yapmaları önerildi. .

        2.9. Veri Toplama ve Ölçülebilir Yöntemler
        Ön veriler, hastalıkla ilgili sosyodemografik faktörler ve davranışsal ve klinik özellikler hakkında bilgi içeren standart bir anket hazırlanarak başlangıçta toplanmıştır.

        Ölçümler başlangıçta (tedaviden önce) ve müdahalenin sonunda yapılmıştır. Hastalar bir gecelik açlığın ardından yatar pozisyondayken sabah saat 08:00'de tıbbi laboratuvar teknisyeni tarafından serum ayırıcı test tüpüne (SST) hem tedavi hem de kontrol grubundan kan alındı. 15 dakika sonra kan örneği 3000 RPM'de beş dakika santrifüj edildi. Serum steril tüplere aktarıldı ve analize kadar 2-8°C'de saklandı. Daha sonra bir BS 200E kimya analizörü kullanılarak TC, TG, HDL-C ve LDL-C seviyeleri analiz edildi. Lipid konsantrasyonlarının ölçülen değerleri, başlangıç ​​ve kontrol grubu ile karşılaştırıldı.

        2.10. Veri analizi
        Veriler, Windows yazılımı için sosyal bilimler için istatistiksel paket (SPSS) sürüm 20 kullanılarak analiz edildi. İstatistiksel analiz Student'in eşleştirilmiş ve bağımsız t- testi kullanılarak yapıldı. Gruplar içindeki anlamlılığı belirlemek için eşleştirilmiş örnek t testi, tedavi ve kontrol gruplarının lipit profili ortalamaları arasındaki anlamlı farkı belirlemek için bağımsız örnek t testi kullanıldı. Çalışmanın sonuçları ortalama ± SD olarak ifade edilmiştir ve istatistiksel çubuk grafikler Microsoft Excel 2007 ile çizilmiştir. P < 0.05, istatistiksel olarak anlamlı kabul edilir.

        2.11. Etik değer
        Mekelle Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Ayder Sevk ve Kapsamlı İhtisas Hastanesi Sağlık Araştırmaları Etik İnceleme Komitesi'nden (HRERC) uygun etik onay verildi, kayıt numarası ERC 0647/2015 ve her çalışma katılımcısından yazılı bilgilendirilmiş onay aldım.

        Git: 3. Sonuçlar


        Çalışmaya katılanların sosyodemografik ve davranışsal ve klinik özellikleri Tablolarda gösterilmiştir. ​Tablolar11 ve ​ve 2,2, sırasıyla. tablo 1


        Araştırmaya katılanların sosyodemografik özellikleri.
        Seks Erkek 27 (%55,1) 27 (%58,7)
        Dişi 22 (%44,9) 19 (%41,3)

        Yaş <35 0 2 (%4.3)
        35-44 4 (%8,2) 5 (%10,9)
        45-54 23 (%46,9) 12 (%26,1)
        55-64 15 (%30,6) 16 (%34,8)
        65-74 6 (%12,2) 11 (23,9)%
        ≥75 1 (%2,0)

        Konut Kırsal 7 (%14,3) 6 (%13)
        Kentsel 42 (%85,7) 40 (%87)

        İş Devlet 19 (%38,8) 22 (%47,8)
        Serbest meslek 13 (%26,5) 11 (%23,9)
        Ev hanımı 11 (%22.4) 9 (%19,6)
        Çiftçi 6 (%12,2) 4 (%8,7)
        Tablo 2


        Çalışma katılımcılarının davranışsal ve klinik özellikleri.
        Alkol tüketimi Numara 16 (%32,7) 8 (% 17.4)
        Evet 33 (%67,3) 38 (%82,6)

        Egzersiz alışkanlığı Numara 37 (%75,5) 31 (%67,4)
        Evet 12 (%24,5) 15 (%32,6)

        Hastalık süresi (yıl) <1 30 (%61,2) 27 (%58,7)
        1-5 14 (%28,6) 16 (%34,8)
        6-10 5 (%10,2) 3 (%6,5)

        Sigara geçmişi Evet 5 (%10,2) 7 (%15.2)
        Numara 44 (%89,8) 39 (%84,8)

        VKİ (kg/m 2 ) Normal (18,5-24,9) 18 (%36,7) 22 (%47,8)
        Fazla kilolu (25-29.9) 24 (%49) 18 (%39,1)
        Obezite (≥30) 7 (14.35) 6 (%13)

        Ailede diyabet öyküsü Numara 36 (%73.5) 30 (%65,2)
        Evet 13 (%26,5) 16 (%34,8)
        3.1. Çalışma Katılımcılarının Temel Kan Glikoz Düzeyi ve Lipid Profili


        Görüldüğü gibi Tablo 3 ve Tablo 4, çalışmanın başlangıcında, hem tedavi hem de kontrol grupları anormal açlık kan şekeri seviyelerine (≥180 mg/dL) ve anormal lipid profiline (TC, TG, HDL-C ve LDL-C) sahipti. Tablo 3


        Temel açlık kan şekeri seviyesi ve 1. günde ölçülen lipid profili.
        AKŞ (mg/dL) 184,9 ± 38,9 181.5 ± 16.4
        TC (mg/dL) 219.1 ± 35.5 210.02 ± 41.2
        TG (mg/dL) 256,1 ± 15.4 250,4 ± 96,9
        HDL-K (mg/dL) 37,8 ± 11,5 37,4 ± 9,2
        LDL-K (mg/dL) 137,9 ± 26,9 142.7 ± 23,8
        Veriler ortalama ± SD olarak ifade edilir. Tablo 4


        1. günde ölçülen temel lipid profili.
        TC (mg/dL) 219.1 ± 35.5 210.02 ± 41.2
        TG (mg/dL) 256,1 ± 15.4 250,4 ± 96,9
        HDL-K (mg/dL) 37,8 ± 11,5 37,4 ± 9,2
        LDL-K (mg/dL) 137,9 ± 26,9 142.7 ± 23,8
        Veriler ortalama ± SD olarak ifade edilir.

        3.2. Trigonella foenum-graecum Tohum Tozu Solüsyonunun Kan Lipid Profiline Etkisi
        3.2.1. Trigonella foenum-graecum Tohum Tozu Solüsyonunun Toplam Kolesterol (TC) Üzerindeki Etkileri
        30 ardışık gün boyunca 25 mg Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisi ile uygulanan tedavi grubu, grup içinde (219.1 ± 35.51'e karşı 189.29 ± 29.06) başlangıç ​​TC düzeyine kıyasla serum TC düzeyinde %13.6'lık önemli bir azalma gösterdi. , P < 0.001) ve kontrol grubunun TC seviyesi, 30. günde gruplar arasında (189.29 ± 29.06 vs. 208.2 ± 40.2, P < 0.001). Ancak, kontrol grubunda TC seviyesinde anlamlı bir fark yoktu. (210.02 ± 41.18 vs. 208.2 ± 40.2, P < 0.22), 30. günde (şekil 2).
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JDR2019-8507453.002.jpg
        şekil 2
        1. gün ve 30. gündeki tedavi ve kontrol gruplarının TC düzeyi. ∗∗ Tedavi grubunun 1. gününe karşı 30. güne karşı anlamlı farklılıkları ( P değeri ≤ 0.001) gösterir . ∗∗ Anlamlı farkı ( P değeri ≤ 0,001), tedavi ile 30. günde kontrol arasındaki farkı gösterir .

        3.2.2. Trigonella foenum-graecum Tohum Tozu Solüsyonunun Trigliserit (TG) Üzerindeki Etkileri
        Veriler, birbirini izleyen 30 gün boyunca Trigonella foenum-graecum tohum tozu solüsyonu alan tedavi grubunun , serum TG düzeyinde, başlangıç ​​TG düzeyine kıyasla istatistiksel olarak anlamlı %23,53'lük bir düşüşe sahip olduğunu göstermektedir (256.1 ± 15.4 ve 195.8 ± 82.95, P < 0.001) ve 30. günde, gruplar arasında (195.8 ± 82.95'e karşı 244.1 ± 96.9 , P < 0.05), kontrol grubunun TG düzeyi ile karşılaştırıldığında, ancak kontrol grubunun TG düzeyinde anlamlı bir farkı yoktu (250.35 ± 96.9'a karşı 244.1). ± 96.9, P < 0.21) 30. günde (Figür 3).
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JDR2019-8507453.003.jpg
        Figür 3
        Tedavi ve kontrol gruplarının 1. gün ve 30. gündeki TG düzeyi. Sonuçlar ortalama ± SD olarak ifade edildi. ∗∗ 1. gün ile 30. gün tedavi grubu arasındaki önemli farklılıkları (P değeri ≤ 0.001) gösterir. ≠ 30. günde kontrol grubu ile tedavi grubu arasındaki önemli farklılıkları ( P değeri ≤ 0.05) gösterir .

        3.2.3. Trigonella foenum-graecum Tohum Tozu Solüsyonunun Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein Kolesterol (HDL-C) Üzerindeki Etkileri
        Şekil 4idaresi, bir göstermektedir Trigonella foenum-graecum , taban değeri HDL-C seviyesine kıyasla birbirini izleyen 30 gün boyunca tohumu tozu çözeltisi kullanılan grupta (37.8 ± 1.51 vs içinde,% 21,7 tedavi grubundaki serum HDL-C seviyesi artmış 48.3 ± 11.9, p <0.001), ve gruplar arasındaki kontrol grubunun HDL-C seviyesi, (48.3 ± 11.9 genel 36.01 ± 9.5, p 30 <0.001), inci günü. Kontrol grubu serum HDL-C'de anlamlı bir fark göstermedi (37.41 ± 9.2'ye karşılık 36.01 ± 9.5, P < 0.15).
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JDR2019-8507453.004.jpg
        Şekil 4
        Tedavi ve kontrol gruplarının 1. gün ve 30. gündeki HDL-C düzeyi. Sonuçlar ortalama ± SD olarak ifade edildi. ∗∗ Anlamlı farklılıkları gösterir ( P değeri ≤ 0,001), 1. gün ile 30. gün tedavi grubu. ∗∗ 30. günde tedavi grubu ile kontrol grubu arasındaki önemli farklılıkları ( P değeri ≤ 0,001) gösterir.

        3.2.4. Trigonella foenum-graecum Tohum Tozu Solüsyonunun Düşük Yoğunluklu Lipoprotein Kolesterolü (LDL-C) Üzerindeki Etkileri
        Görüldüğü gibi Şekil 5, ardışık 30 gün boyunca Trigonella foenum-graecum tohum tozu solüsyonu alan tedavi grubu , grup içinde (137.9 ± 26.9'a karşı 105.6 ± 24.2) başlangıç ​​LDL-K düzeyine kıyasla serum LDL-K düzeyinde %23.4'lük önemli bir azalmaya sahipti. , P < 0.001) ve kontrol grubunun LDL-C seviyesi, gruplar arasında (105.6 ± 24.2'ye karşı 144.1 ± 23.3, P < 0.001), 30. günde. Bununla birlikte, kontrol gruplarında serum LDL -'de önemsiz bir değişiklik vardı. 30. günde C seviyesi (142.71 ± 23.8 vs. 144.1 ± 23.3, P < 0.333).
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JDR2019-8507453.005.jpg
        Şekil 5
        Tedavi ve kontrol gruplarının 1. gün ve 30. gündeki LDL-C düzeyi. Sonuçlar ortalama ± SD olarak ifade edildi. ∗∗ Anlamlı farklılıkları gösterir ( P değeri ≤ 0,001), 1. gün ile 30. gün tedavi grubu. ∗∗ Anlamlı farklılıkları ( P değeri ≤ 0,001), tedaviye karşı 30. günde kontrole işaret eder.

        4. Tartışma
        Diabetes mellitus dünya çapında yüksek prevalans, morbidite ve mortaliteye sahiptir. Sentetik ilaçlarla tip 2 diyabetin yönetimi zordur, çünkü birçok yan etkiye neden olurlar ve bazı sınırlamaları vardır. Bu nedenle, bir alternatif olarak, tip 2 diyabeti yerli, ucuz, gıda bazlı tedavi ile yönetmek için tıbbi bitkilere büyük bir ilgi vardır. Bilim adamları, diyabetik hayvan modellerinde ve insanlarda etkili ve koruyucu rollerini gözlemlemek için bitkisel özleri araştırmaya başladılar.

        Bu tür bitkisel bitkilerden biri Trigonella foenum-graecum'dur . Mevcut çalışma , yeni teşhis edilen tip II diyabetik hastalarda dislipidemiyi iyileştirmede Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisinin önemli bir rolünü göstermektedir .

        Bu çalışmada, ardışık 30 gün boyunca 25 mg Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisinin uygulanmasıyla tedavi grubunda dislipidemi önemli ölçüde düzeldi . Temel lipid profil düzeylerine (grup içi) ve kontrol grubuyla (gruplar arası) karşılaştırıldığında önemli ölçüde azalmış TC, TG ve LDL-C ( P < 0.001) ve artmış HDL-C ( P < 0.001) gözlendi. ) (Şekiller​(Şekiller22​2​-5).

        Çemen otu tohumlarının tip 2 diyabetli hastalarda glisemi ve dislipidemi üzerindeki etkisi üzerine yaptığımız araştırmaların sonucuna göre, 8 haftalık tedaviden sonra TC'de önemli bir iyileşme oldu (350 ± 20.6 ila 176 ± 17.2; P < 0.0001), TGs (280 ± 18.2 ila 132 ± 16.8; P < 0.0001), LDL-C (220 ± 21.4 ila 96 ± 14,2; P < 0.0001) ve HDL-C (27.0 ± 13.4 ila 58 ± 32.2; P < 0.0002) Prasanna [ 23 ], Mitra ve Bhattacharya [ 26 ], Lu ve ark. [ 27 ] ve Kumar ve ark. [ 4 ]. Böylece sonuç, Trigonella foenum-graecum'untohum tozu çözeltisi, etki mekanizması iyi tanımlanmamasına rağmen potansiyel bir antidislipidemi etkisine sahiptir. Fakat bu konuda birkaç hipotez ileri sürülmüştür. Yakın tarihli bir çalışmada, Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisinin TC, TG ve LDL-C düzeylerini düşürmesi ve HDL-C düzeyindeki artışı , Trigonella foenum-graecum tohumu ve östrojenik içeriğindeki ham lif ve saponin içeriği nedeniyle hipostazize edilebilir. dolaylı olarak artan tiroid hormonu [ 28 ]. Trigonella foenum-graecum tohumu fekal safra asidi ve kolesterol atılımını arttırdı. Bu, safra asitleri ile çemen türevi saponinler arasındaki, sindirim sisteminin ememeyeceği kadar büyük misellerin oluşumuna neden olan bir reaksiyona ikincil olabilir.28 ]. Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisi, glikoz ve yağ asitlerinin emilimini geciktirebilir, böylece trigliseritlerin sentezi için daha az substrat sağlar [ 29 ].

        Öte yandan, mevcut çalışmanın sonuçları Kassaian ve ark. [ 30 ] ve Gaddam ve ark. [ 31 ] , tedavi ve kontrol grupları arasında Trigonella foenum-graecum tohum tozunun TC, HDL-C ve LDL-C seviyeleri üzerinde önemli bir etkisi olmadığını bildirmiştir . Bu farklılıklar muhtemelen Trigonella foenum-graecum tohumunun hazırlanma yöntemi, dozu ve türlerindeki farklılıklar gibi metodolojik sorunlardan kaynaklanıyor olabilir .

        5. Sonuçlar
        Bu çalışma, yeni tanı konmuş tip II diyabet hastaları tarafından alınan Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisinin TC, TG ve LDL-C seviyelerinde önemli bir azalma ve HDL-C seviyesinde artış sağladığını göstermiştir .

        Bu araştırma, Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisinin dislipidemiyi kontrol etme kapasitesine sahip güçlü bir doğal besin kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır . Yeterli doğrulamayı sağlamak için, Trigonella foenum-graecum tohum tozunun spesifik bir biyoaktif bileşiğini izole etmek ve karakterize etmek için kapsamlı kimyasal ve farmakolojik araştırmayı içeren daha fazla araştırma yapılmalıdır ve etki mekanizmasının uygun şekilde aydınlatılması için gelecekteki çalışmalara ihtiyaç vardır. Ayrıca, Trigonella foenum-graecum tohum tozu çözeltisinin daha büyük ölçekte ve uzun vadeli sonuçlarını değerlendirmek için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır .

        Teşekkür
        Yazarlar, laboratuvar çalışmaları sırasında iyi bir çalışma ortamını kolaylaştırdıkları ve laboratuvar olanaklarını kullanmamıza izin verdikleri için klinik laboratuvar personeline teşekkür eder. Mekelle Üniversitesi'ne ve bu çalışmaya katılan hastalara, çalışma süresi boyunca misafirperverlikleri ve samimi yaklaşımları için teşekkür ederiz. Onların işbirliği olmadan veri toplamak imkansız olurdu. Ayder Sevk Hastanesi ve Mekelle Genel Hastanesi klinik kimya laboratuvarında kan örneği alma ve laboratuvar analizlerinde yardımcı olan kıdemli laboratuvar teknologları Bay Halefom Equar ve Bay Aregawi H/Silassie'ye de en derin şükranlarımızı sunuyoruz. Addis Ababa Üniversitesi'ne teşekkür etmek istiyorum Bu tez çalışmasına fırsat vermenin yanı sıra sponsorluk ve finansman sağladığı için. Çalışma, Etiyopya, Mekelle Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Koleji'nden finansal destek aldı.

        Kısaltmalar
        ADA: Amerikan Diyabet Derneği
        CI: Güven aralığı
        DM: şeker hastalığı darı
        HDL-C: Yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol
        IDDM: İnsüline bağımlı şeker hastalığı
        IDF: Uluslararası Diyabet Federasyonu
        IRE: Kurumsal inceleme kurulu
        IR: İnsülin direnci
        LDL-C: Düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol
        MLT: Tıbbi laboratuvar teknisyeni
        NIDDM: İnsüline bağımlı olmayan diabetes mellitus
        devir: Dakikada devrim
        SEM: Ortalamanın standart hatası
        SPSS: Sosyal bilimler için istatistiksel paket
        TG: trigliseritler
        TLC: Toplam kolesterol seviyesi
        VLD-C: Çok düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol
        vs.: E karşı
        KİM: Dünya Sağlık Örgütü.
        Veri kullanılabilirliği
        Mevcut çalışma sırasında kullanılan ve/veya analiz edilen veri setleri, makul talep üzerine ilgili yazardan temin edilebilir.

        Etik Onay
        Ayder Sevk ve Kapsamlı İhtisas Hastanesi Mekelle Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Sağlık Araştırmaları Etik İnceleme Kurulundan (kayıt numarası: ERC 0647/2015) uygun izin alınmıştır.

        Razı olmak
        Çalışmaya başlamadan önce her çalışma katılımcısından yazılı bilgilendirilmiş onam alındı.

        Çıkar çatışmaları
        Yazarlar, rekabet eden çıkarları olmadığını beyan eder.

        Yazar katkıları
        MY, çalışmayı tasarlamış ve verilerin toplanması ve istatistiksel analizlerin yapılmasına önemli katkı sağlamıştır. YGD ve NAN ayrıca çalışma tasarımına ve koordinasyonuna katıldı ve makalenin taslağının hazırlanmasına yardımcı oldu. Tüm yazarlar son makaleyi okudu ve onayladı.

        Referanslar
        1. Yibru E., Menon M., Belayneh Y., Seyifu D. Coriandrum sativum tohum ekstraktının streptozotosin ile indüklenen tip-2 diyabetik İsviçre albino farelerinde hiperglisemi, lipid profili ve böbrek fonksiyonu üzerindeki etkisi. Uluslararası Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi . 2015; 5 (7):166–177. [ Google Akademik ]
        2. Tadesse B. Etiyopya'da alloxan ile indüklenen diyabetik fareler üzerinde yetiştirilen Stevia rebaudiana Bertoni ve Ajuga remota Benth'in ham ekstrelerinin antidiyabetik aktivitesi ve fitokimyasal taraması (Doktora tezi, aau) AAU Kurumsal Deposu; 2008. [ Google Akademik ]
        3. Assefa F. Haramaya Üniversitesi ana kampüsü ve çevresinde ikamet eden tip II diyabetli erkek hastalarda kombine aerobik ve direnç egzersizlerinin kan şekeri düzeyi ve risk faktörleri üzerine etkisi (Doktora tezi) Haramaya Üniversitesi; 2013. [ Google Akademik ]
        4. Kumar K., Kumar S., Datta A., Bandyopadhyay A. Çemen otu tohumlarının tip 2 diyabetli hastalarda glisemi ve dislipidemi üzerindeki etkisi. Uluslararası Tıp Bilimi ve Halk Sağlığı Dergisi . 2015; 4 (7):997–1000. doi: 10.5455/ijmsph.2015.11032015202. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        5. Dünya Sağlık Örgütü. DSÖ Diyabet Bilgi Formu No 312 . 2013. http://www.who.int/mediacentre/factsheets .
        6. Kleefstra N., Houweling ST, Bakker SJL, et al. Batı popülasyonunda tip 2 diyabetli hastalarda krom tedavisinin hiçbir etkisi yoktur: randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma. Diyabet Bakımı . 2007; 30 (5):1092–1096. doi: 10.2337/dc06-2192. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        7. Freshet A. Streptozotosin ile indüklenen diyabetik sıçanlarda Ajuga remota Benth (harmegusa) yapraklarının antidiyabetik aktivitesi (Doktora tezi) AAU; 2013. [ Google Akademik ]
        8. Uluslararası Diyabet Federasyonu. IDF Diyabet Atlası 5. Baskı: rakamların ve önemli bulguların bir özeti . 2013. http://www.idf.org/diabetesatlas/downloads .
        9. Ambachew Y., Kahsay S., Tesfay R., et al. Ayder Sevk Hastanesi, Mekelle, Etiyopya'nın poliklinik polikliniğine başvuran hastalarda diabetes mellitus prevalansı: Üç yıllık bir havuzlanmış veri. Uluslararası Eczacılık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi . 2015; 6 [ Google Akademik ]
        10. Adiels M., Olofsson SO, Taskinen MR, Borén J. Çok düşük yoğunluklu lipoproteinlerin aşırı üretimi, metabolik sendromdaki dislipideminin ayırt edici özelliğidir. Arterioskleroz, Tromboz ve Vasküler Biyoloji . 2008; 28 (7):1225–1236. doi: 10.1161/ATVBAHA.107.160192. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        11. Mohammadi S., Montasser Kouhsari S., Monavar Feshani A. Sıçanlarda Rhus coriaria meyvelerinin etanolik ekstraktının antidiyabetik özellikleri. Daru . 2010; 18 (4):270–275. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        12. Amerikan Diyabet Derneği. Diyabette tıbbi bakım standartları - 2009. Diyabet Bakımı . 2009; 32 (Ek 1):S13–S61. doi: 10.2337/dc09-S013. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        13. Sauvaire Y., Petit P., Broca C., et al. 4-Hidroksiizolösin: insülin sekresyonunun yeni bir amino asit güçlendiricisi. diyabet . 1998; 47 (2):206–210. doi: 10.2337/diab.47.2.206. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        14. Singh AB, Tamarkar AK, Shweta, Narender T., Srivastava AK C57BL/KsJ-db/db farelerinde olağandışı bir amino asidin (4-hidroksiizolösin) antihiperglisemik etkisi. Doğal Ürün Araştırması . 2010; 24 (3):258–265. doi: 10.1080/14786410902836693. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        15. Hannan JMA, Ali L., Rokeya B., et al. Trigonella foenum-graecum (çemen otu) tohumunun çözünür diyet lifi fraksiyonu, karbonhidrat sindirimini ve emilimini geciktirerek ve insülin etkisini artırarak tip 1 ve tip 2 diyabetli hayvan modellerinde glikoz homeostazını iyileştirir. İngiliz Beslenme Dergisi . 2007; 97 (3):514–521. doi: 10.1017/S0007114507657869. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        16. Goyal S., Gupta N., Chatterjee S. Trigonella foenum-graecum L.'nin çeşitli insan hastalıklarına karşı savunma mekanizmamız olarak terapötik potansiyelinin araştırılması . Toksikoloji Dergisi . 2016; 2016 :10. doi: 10.1155/2016/1250387. 1250387 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        17. Roberts KT Çemen otunun ( Trigonella foenum-graecum ) fonksiyonel bir gıda ve nutrasötik olarak potansiyeli ve glisemi ve lipidemi üzerine etkileri. Tıbbi Gıda Dergisi . 2011; 14 (12)::1485–1489. doi: 10.1089/jmf.2011.0002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        18. İngiltere Prospektif Diyabet Çalışması (UKPDS) Grubu. Tip 2 diyabetli hastalarda (UKPDS 33) konvansiyonel tedaviye kıyasla sülfonilüreler veya insülin ile yoğun kan şekeri kontrolü ve komplikasyon riski (UKPDS 33) The Lancet . 1998; 352 (9131):837-853. doi: 10.1016/s0140-6736(98)07019-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        19. Kesari AN, Gupta RK, Watal G. Murraya koenigii'nin normal ve alloksan diyabetik tavşanlar üzerindeki hipoglisemik etkileri . Etnofarmakoloji Dergisi . 2005; 97 (2):247–251. doi: 10.1016/j.jep.2004.11.006. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        20. Gupta A., Gupta R., Lal B. Trigonella foenum-graecum (çemen otu) tohumlarının tip 2 diabetes mellitusta glisemik kontrol ve insülin direnci üzerindeki etkisi: çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma. Hindistan Hekimler Derneği Dergisi . 2001; 49 :1057-1061. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        21. Dangi RS, Lagu MD, Choudhary LB, Ranjekar PK, Gupta VS ISSR ve RAPD belirteçleri kullanılarak Trigonella foenum-graecum ve Trigonella caerulea'daki genetik çeşitliliğin değerlendirilmesi . BMC Bitki Biyolojisi . 2004; 4 (1):s. 13. doi: 10.1186/1471-2229-4-13. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        22. Campbell-Tofte JI, Mølgaard P., Winther K. Tıbbi bitkilerin anti-diyabetik ajanlar olarak potansiyel klinik kullanımından yararlanmak. Botanik: Hedefler ve Terapi . 2012; 2 :7–19. doi: 10.2147/btat.s17302. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        23. Prasanna M. Çemenin hipolipidemik etkisi: diyabetik hastalar: Klinik bir çalışma. Hint Farmakoloji Dergisi . 2000; 32 :34–36. [ Google Akademik ]
        24. Birhane G. Çemen otunun (Trigonella foenum-graecum L.) fitokimyasalları ve besin bileşimi üzerine işlenmesinin etkisi ve katma değerli ürünlerin geliştirilmesi (Doktora tezi) AAU; 2012. [ Google Akademik ]
        25. Meghwal M., Goswami TK Çemen otunun fonksiyonel özellikleri, besin içeriği, tıbbi kullanımı ve potansiyel uygulaması üzerine bir inceleme. Gıda İşleme ve Teknoloji Dergisi . 2012; 3 (9) doi: 10.4172/2157-7110.1000181. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        26. Mitra A., Bhattacharya D. Dislipidemili diyabette çemen kompozitinin doza bağlı etkileri. İnternet Gıda Güvenliği Dergisi . 2006; 8 :49-55. [ Google Akademik ]
        27. Lu FR, Shen L., Qin Y., Gao L., Li H., Dai Y. Tip 2 diabetes mellitus tedavisinde sülfonilürelerle kombinasyon halinde Trigonella foenum-graecum L. toplam saponinleri üzerinde klinik gözlem . Çin Bütünleştirici Tıp Dergisi . 2008; 14 (1):56–60. doi: 10.1007/s11655-007-9005-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        28. Sharma RD, Raghuram TC İnsüline bağımlı olmayan diyabetik deneklerde çemen tohumlarının hipoglisemik etkisi. Beslenme Araştırması . 1990; 10 (7):731–739. doi: 10.1016/S0271-5317(05)80822-X. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        29. Renuka C., Ramesh N., Saravanan K. Trigonella foenum-graecum tohum tozunun alloksan ile indüklenen diyabetik albino sıçanlar üzerindeki antidiyabetik etkisinin değerlendirilmesi. Uluslararası PharmTech Araştırma Dergisi . 2009; 1 (4):1580–1584. [ Google Akademik ]
        30. Kassaian N., Azadbakht L., Forghani B., Amini M. Çemen otu tohumlarının tip 2 diyabetli hastalarda kan şekeri ve lipid profilleri üzerindeki etkisi. Uluslararası Vitamin ve Beslenme Araştırmaları Dergisi . 2009; 79 (1):34–39. doi: 10.1024/0300-9831.79.1.34. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        31. Gaddam A., Galla C., Thummisetti S., Marikanty RK, Palanisamy UD, Rao PV Prediyabette tip 2 diyabetin önlenmesinde çemen otunun rolü. Diyabet ve Metabolik Bozukluklar Dergisi . 2015; 14 (1):s. 1. doi: 10.1186/s40200-015-0208-4. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]


        Favorilere ekleDaha fazla seçenek görüntüle

        PubMed'deki benzer makalelerİncelemelere bakın...Hepsini gör...

        PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılandıBağlantılarSon EtkinlikDaha fazla gör...Daha fazla gör ...


        ÇEMEN'İN FAYDALARI NELERDİR ?



        Türklerin Ana Gıdası nedir Kanuni Sultan Süleyman Hastalığı Nedir Çemenin Faydaları Nelerdir

        Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
        Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

        Yorum yap


        • #5
          ÇEMEN NEDİR ? FAYDALARI NELERDİR ?


          Özel bir Trigonella foenum-graecum tohum özütü olan Testofen, çift ​​kör, randomize bir klinik çalışmada sağlıklı yaşlanan erkeklerde androjen azalmasının yaşa bağlı semptomlarını azaltır, testosteron seviyelerini artırır ve cinsel işlevi iyileştirir.

          Amanda Rao,,Elizabeth Çelikler, Warrick J. Inder, suzanne abraham & Luis Vitetta https://doi.org/10.3109/13685538.2015.1135323Soyut

          Bu çalışma , sağlıklı yaşlanan erkeklerde olası androjen eksikliği, cinsel işlev ve serum androjen konsantrasyonlarının semptomları üzerinde özel bir Trigonella foenum-graecum tohum özütü olan Testofen'in etkisini inceledi . Bu, yaşları 43 ile 70 arasında değişen 120 sağlıklı erkeği kapsayan çift kör, randomize, plasebo kontrollü bir çalışmaydı. Aktif tedavi standartlaştırılmış Trigonella foenum-graecum idi.12 hafta boyunca 600 mg/gün dozunda tohum özütü. Birincil sonuç ölçüsü, olası androjen eksikliği semptomlarının bir ölçüsü olan Yaşlanan Erkek Semptom anketindeki (AMS) değişiklikti; ikincil sonuç ölçütleri cinsel işlev ve serum testosteronuydu. AMS skorunda zaman içinde ve aktif ve plasebo grupları arasında önemli bir düşüş oldu. Sabah ereksiyonlarının sayısı ve cinsel aktivite sıklığı dahil olmak üzere cinsel işlev düzeldi. 12 haftalık aktif tedaviden sonra plaseboya kıyasla hem toplam serum testosteronu hem de serbest testosteron arttı. Trigonella foenum-graecum tohumu özü, sağlıklı orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde olası androjen eksikliği semptomlarını azaltmak, cinsel işlevi iyileştirmek ve serum testosteronunu artırmak için güvenli ve etkili bir tedavidir.


          Yaşlanan erkek sendromuandrojenlercinsel işlevtestofentestosteronTrigonella foenum-graecum
          Önceki makaleSorunun içindekiler tablosunu görüntüleSonraki makale

          Tanıtım
          40 yaşından sonra erkeklerde testosteron konsantrasyonları yılda %1-2 oranında azalmaktadır [
          1–3 ]. Bu azalma bireyler arasında önemli ölçüde farklılık gösterir, kilo alımı dahil komorbid durumların birikmesiyle ilgilidir [ 4-6 ] ve hipotalamik gonadotropin salgılatıcı hormon çıkışının azalması, androjenik negatif geri beslemedeki değişiklikler ve testis dokusunun azalmış duyarlılığının bir kombinasyonuna bağlı olabilir. [ 7 , 8 ]. Testosterondaki bu düşüş, azalmış albümin ve artmış seks hormonu bağlayıcı globulin (SHBG) ile ilişkilidir, bu da SHBG'ye bağlanan daha yüksek serum testosteron seviyeleri ile sonuçlanır ve bu da birlikte serbest (biyoyararlı) testosteronu azaltır [ 9 ].

          Erkeklerde düşük veya düşük normal testosteron düzeyinin klinik önemi iyi anlaşılmamıştır [
          10 ]. Nedensellik henüz belirlenmemiş olsa da, yaşlı erkeklerde serum testosteronundaki azalma ile cinsel aktivite ve arzudaki azalma arasında bir ilişki vardır [ 11 ]. Ayrıca düşük testosteron düzeylerinin metabolik sendrom ve bilişsel gerileme gelişme riskinin artmasıyla bağlantılı olduğuna dair kanıtlar da vardır [ 12 , 13 ]]. Ek olarak, eksikliğin diğer semptomları arasında kas zayıflığı, kilo alımı, karın yağında artış, kas-iskelet sistemi değişiklikleri ve eklem ağrısı, sıcak basması veya terleme, uyku bozuklukları, uykusuzluk, yorgunluk, depresyon, azalmış vücut kılları ve cilt değişiklikleri ve düşük kemik minerali sayılabilir. yoğunluk. Yaşanılan bir dizi semptoma bağlı olarak, yaşam kalitesi üzerinde olumsuz bir etkinin yanı sıra sağlık ve ilişkiler üzerinde bir etki meydana gelebilir [ 14 , 15 ].

          Testosteron ayrıca kilo alımı, artan bel çevresi ve diyabet, karaciğer hastalığı ve kardiyovasküler hastalık gibi kronik hastalıklarla ilişkili genel sağlığın bozulması gibi yaşa bağlı fiziksel değişikliklere yanıt olarak azalır [
          16 , 17 ]. Opioidler, glukokortikoidler ve anti-depresanlar gibi ilaçlar, hipotalamik-hipofiz-testis eksenini doğrudan inhibe edebilir ve ayrıca testosteronun azalmasına neden olabilir [ 18–20 ].

          Düşük testosteron ve yukarıdaki semptomlar dizisinin kombinasyonu değişken olarak yaşlanan erkek sendromu (AMS), andropoz, yaşlanan erkeğin kısmi androjen eksikliği (PADAM) ve geç başlangıçlı hipogonadizm (LOH) olarak adlandırılır [
          15 , 21 , 22 ]. Prevalans bilinmemektedir, büyük ölçekli çalışmalar 40-70 yaş arasındaki erkeklerde %2.1 kadar az olabileceğini öne sürmektedir [ 23 , 24 ] ancak diğer klinik çalışmalar androjen eksikliğinin 45 yaşından büyük erkeklerin %39'unu etkilediğini bildirmiştir [ 25 ]. ].

          Şu anda, testosteron replasman tedavisi, klinik olarak androjen eksikliği olarak tanımlandıklarında erkeklere reçete edilmektedir. Yerleşik hipogonadizmi olan erkeklerde testosteron replasmanı, vücut ağırlığında genel bir değişiklik olmaksızın yağsız vücut kütlesini önemli ölçüde artırır ve yağ kütlesini azaltır ve cinsel işlev ve bilişi iyileştirir [
          15,26-28 ]. Genel olarak, daha yaşlı erkek yaş grubunda testosteron tedavisinin etkinliği üzerine birkaç büyük ölçekli klinik çalışma vardır. Bazı çalışmalar eritrositoz ve prostat kanseri gibi potansiyel sağlık riskleri olduğunu öne sürerken [ 22 , 29 ] diğerleri kısa süreli olsa da bazı yararlı etkiler göstermiştir [ 30 ].

          Erkek sağlığını iyileştirmek, özellikle testosteron seviyelerini artırmak ve sağlıklı cinsel işlevi desteklemek için bitkisel ilaçların kullanımı konusunda sınırlı araştırma vardır. Bugüne kadar, androjenlerde yaşa bağlı azalma ile ilişkili semptomlar için bitkisel ilaçların kullanıldığı hiçbir yayınlanmış insan klinik çalışması bulunmamaktadır.

          Daha önceki araştırmalar, Trigonella foenum-graecum tohum ekstraktının cinsel sağlık ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu [
          31 ] ve genç erkeklerde anabolik ve androjenik aktivite gösterdiğini [ 32 ] öne sürdü . Bu olumlu etkinin en azından kısmen serbest testosteron da dahil olmak üzere artan testosterondan kaynaklandığı ve Trigonella foenum-graecum tohum ekstraktının yaşlanan erkeklerde olası androjen eksikliği semptomları için etkili bir tedavi olabileceği düşünülmektedir. Bu androjenik aktivitenin temeli, Trigonella foenum-graecum tohumlarının çözünür steroidal saponinler, özellikle hücre zarında kolesterolü kompleks yapmaktan sorumlu furostanol glikozitler içermesi gerçeğine bağlı olabilir.33 , 34 ]. Trigonella foenum-graecum'un testosteronu ve serbest testosteronu artırdığınıgösteren diğer çalışmalar,bunun eksik bir 5-alfa redüktaz ve aromataz inhibitörü olabileceğini düşündürmektedir [ 35 ].

          Hipotez, bir tedavi olarak 12 hafta boyunca Trigonella foenum-graecum tohum ekstraktının kullanılmasının, olası androjen düşüşünün semptomlarını azaltacağı, bildirilen cinsel işlevi iyileştireceği ve sağlıklı orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde serum testosteronunu artıracağıydı.


          yöntemler
          Çalışma tasarımı
          Bu, (i) testosteron konsantrasyonlarını etkileyen faktörleri ve (ii) Trigonella foenum-graecum tohumunun etkisini değerlendirmek için aktif ve plasebo kollarını kullanan tek bölgeli, çift kör, randomize, kısa süreli (12 hafta) bir klinik denemeydi. Sağlıklı yaşlanan erkeklerde olası androjen eksikliği, cinsel fonksiyon ve serum hormon konsantrasyonları, özellikle testosteron belirtileri üzerinde ekstrakte edin. Şubat ve Kasım 2014 tarihleri ​​arasında Avustralya'nın Brisbane kentinde gerçekleştirildi.

          Çalışma popülasyonu
          Çalışma popülasyonu, bir deneme işe alım veri tabanı ve kamu medyası aracılığıyla işe alınan, yaşları 43-75 arasında değişen 120 sağlıklı erkek gönüllüyü içeriyordu. Telefonla ön taramadan sonra, deneklerin bir deneme öncesi görüşmeye katılmaları ve yazılı bilgilendirilmiş onam vermeleri istendi. Yaşam tarzı soruları, mevcut ilaçlar, tıbbi öykü ve fizik muayene dahil olmak üzere ilk sağlık değerlendirmesinden sonra kapsamlı tarama yapıldı.

          Ayrıca, prostat kanseri veya iyi huylu prostat hipertrofisi teşhisi konulursa, akut genitoüriner bozukluk veya genital cerrahi öyküsü varsa, şu anda veya geçmişte kronik alkol ve/veya ilaç kötüye kullanımı öyküsü varsa veya şüphelenilen veya teşhis edilen nohut varsa, dışlandılar. alerji. Potansiyel bir denek halihazırda başka bir deneye katılıyorsa veya son 30 gün içinde başka bir klinik deneye katılmışsa, bu kişi de mevcut çalışmanın dışında tutulmuştur.

          sonuçlar
          Öncelik
          Olası androjen eksikliği belirtileri
          Birincil sonuç ölçütü, Yaşlanan Erkek Semptom (AMS) anketi kullanılarak semptomlar için tedavinin etkinliğiydi [ 36 ]. Psikolojik, somatik ve cinsel olmak üzere 3 alt ölçekte 17 sorudan oluşmaktadır. Semptomları değerlendirmek için bu alt ölçekler ve toplam puan kullanıldı. Denekler, anketleri deneme öncesi (temel veriler), 6. hafta (deneme ortası) ve 12 (tamamlama) tamamlandıktan sonra tamamladılar.

          İkincil
          cinsel işlev
          Cinsel işlev, başlangıçta ve 12. haftada (tamamlama) Derogatis Cinsel İşlevsellik Benlik Raporu (DISF-SR) anketi kullanılarak değerlendirildi. Cinsel işlevin kalitesini ölçmek için tasarlanmıştır. DISF-SR, 4 alt alanı olan 21 sorudan oluşan bir settir: cinsel fantezi (SC), cinsel uyarılma (SA), cinsel davranışlar (SB) ve orgazm (O) [ 37 ]. DISF-SR Cinsel alt alanı, özellikle sabah ereksiyonlarının sıklığını sorar ve Cinsel Dürtü/İlişki alt alanı, cinsel ilişki sıklığıyla ilgili bir soru içerir.

          Serum seks hormonu konsantrasyonları
          İkincil sonuçlar, serum toplamını ve hesaplanan serbest testosteronu (Sodergard denklemi, [ 38 ]), seks hormonu bağlayıcı globulin (SHBG), DHEA-S, androstenedion, estradiol ve prolaktin'i içeriyordu. Deneklerden başlangıçta, 6 hafta (deneme ortası) ve 12 hafta (tamamlama) gece boyunca aç kaldıktan sonra sabahları kan alındı. Analiz, Queensland Medical Laboratories (QML), Brisbane, Avustralya'da kemilüminesan immünoassay (CLIA) ile yapıldı.

          Diğer sonuçlar
          Uyku kalitesi Pittsburgh Uyku İndeksi (PSI) [ 39 ] kullanılarak değerlendirildi. Yorgunluğu değerlendirmek için Çok Boyutlu Yorgunluk İndeksi (MFI-20) kullanıldı. MFI-20, yorgunluk için toplam bir puan sağlar ve ayrıca yorgunluğun ayrı yönleri olarak genel, duygusal, fiziksel, zihinsel sağlık ve canlılığın bireysel alanlarını içerir [ 40 ]. Fiziksel aktivite, Uluslararası Fiziksel Aktivite anketi (IPAQ) [ 41 ] kullanılarak ölçüldü .

          Diğer fiziksel sağlık parametreleri ve antropometrik ölçümler (ağırlık, boy, bel, kalça, kavrama gücü) de yapıldı. Kırmızı ve beyaz kan hücreleri, elektrolit ve karaciğer fonksiyonu ve lipid profili de başlangıçta ve 12 haftada ölçüldü.

          Randomizasyon ve körleme
          Ürünlerin rastgeleleştirilmesi, araştırmacılardan bağımsız olarak Rastgele Tahsis Yazılımı, sürüm 1.0, Mayıs 2004 kullanılarak gerçekleştirildi. Araştırma ürünleri, araştırmacılara, işlev ve görünüm açısından aynı olan, 001 ile 0120 arasında işaretlenmiş deneme ürünü kaplarında teslim edildi. denemede, denekler plasebo karşılaştırma grubu ( n  = 60) veya aktif müdahale grubu ( n  = 60) olmak üzere sıradaki bir sonraki uygun sayıya rastgele atandı . Müfettişler randomizasyona karşı kördü ve bu nedenle aktif ve tedavi kollarına hangi deneklerin tahsis edildiği konusunda kördü.

          Denekler, telefon ve e-posta iletişiminin bir kombinasyonu ile protokole uygunluk açısından izlendi. Alınan dozlar, çalışmanın bitiminde iade edilen tabletlerin sayısı ile değerlendirildi.

          istatistiksel yöntemler
          Örnek boyut
          Örnek boyutu, birincil sonuç olan AMS toplam puanı üzerinden hesaplandı. %80'lik bir güce dayanarak, her tedavi grubunda 48 denekten oluşan bir örneklem büyüklüğü gerekliydi ve potansiyel geri çekilmeleri hesaba katmak için 60 denek işe alındı.

          analiz
          Başlangıçta, 6. haftada ve 12. haftada birincil sonuç son noktası (AMS anketi toplam ve alan puanları), tedavi ve süre için iki yönlü tekrarlanan ölçümler ANOVA kullanılarak analiz edildi. DISF-SR toplam ve alan puanları, gruplar içi (başlangıçtan değişiklik) ve gruplar arasındaki istatistiksel fark için t- testleri ile değerlendirildi. Patoloji verilerindeki değişiklik, BMI ve yaşın ortak değişkenleri kullanılarak ANCOVA ile analiz edildi. Korelasyonlar Pearson Korelasyon Katsayısı kullanılarak hesaplandı. Etki büyüklükleri Eta kare ( η 2 ) olarak rapor edilir .

          Çalışma Helsinki Bildirgesi'nde ifade edilen ilkelere göre gerçekleştirildi ve Queensland Klinik Araştırmalar Ağı İnsan Araştırmaları Etik Komitesi (QCTN) No: 2013002 tarafından onaylandı. Araştırma, Avustralya Yeni Zelanda Klinik Araştırmalar Siciline (ANZCTR) kaydedildi. No: 12613000925741.

          Sonuçlar
          demografi
          Başlangıçta 120 erkek çalışmaya alındı ​​ve tedaviye başladı, 111'i çalışmayı tamamladı; aktif tedavi grubunda 55 ve plasebo grubunda 56 ( Şekil 1 ). Aktif tedavi ve plasebo grupları arasında yaş, antropometrik ölçümler ve yaşam tarzı faktörleri açısından anlamlı fark yoktu ( Tablo 1 ). Tüm erkeklerin çalışma süresince cinsel bir partneri vardı.

          Şekil 1. Konu akış şeması.


          Tam boyutu görüntüle Tablo 1. Başlangıçta denek demografisi.


          CSVEkran Tablosu


          Toplam kolesterol, trigliseritler, LDL ve HDL iki grup arasında anlamlı farklılık göstermedi. Tüm erkeklerde normal tam kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyonu ve prostat spesifik antijen (PSA) seviyeleri yaşlarına göre sağlıklı referans aralığındaydı. Ortalama serum toplam testosteron ve serbest testosteron konsantrasyonları, bu yaş grubundaki erkekler için sağlıklı referans aralığının alt ucunu temsil ediyordu ( Tablo 1 ).

          Yaş, VKİ ve sağlık indeksleri arasındaki ilişki
          Yaş ve serbest testosteron arasında zayıf bir negatif korelasyon olmasına rağmen yaş ile toplam testosteron arasında bir korelasyon yoktu ( r = -0.196, p = 0.042). BMI ile hem toplam testosteron ( r = -0,304, p  = 0,001) hem de serbest testosteron ( r = -0,279, p  = 0,003) arasında negatif bir ilişki bulundu . Toplam testosteron, HDL kolesterol ( r  = 0.237, p  = 0.017) ile pozitif korelasyon gösterdi , ancak toplam veya LDL kolesterol ile değil. Testosteron ile AMS skoru arasında somatik alt alan dışında herhangi bir korelasyon yoktu ( r = -0.310, p = 0,001). Bu erkek grubunda toplam veya serbest testosteron, cinsel işlev (DISF-SR ile ölçülen), uyku veya fiziksel aktivite arasında bir ilişki yoktu.

          Trigonella foenum-graecum tohum ekstresi ile tedavi
          Genel sağlık parametreleri üzerindeki etkisi
          Ne aktif tedavi ne de plasebo grupları için çalışma süresince BMI, bel/kalça oranları veya kavrama kuvvetinde herhangi bir değişiklik olmadı ( Tablo 2 ). Tablo

          2. Başlangıçta, 6. haftada ve 12. haftada aktif tedavi ve plasebo gruplarındaki antropometrik parametreler.

          Ne aktif tedavide ne de plasebo grubunda uyku düzeninde, fiziksel aktivitenin tipinde veya süresinde veya yorgunluk skorunda önemli bir değişiklik olmamıştır.

          Olası androjen eksikliği semptomlarına etkisi
          Aktif ve plasebo tedavi grupları için başlangıçta, 6 hafta ve 12 haftada ortalama AMS toplam puanı ve alt puanları Şekil 2'de gösterilmektedir . Başlangıçta gruplar arasında anlamlı bir fark yoktu.

          Şekil 2. Başlangıçta, 6. haftada ve 12. haftada aktif tedavi ve plasebo grupları için yaşlanan erkek semptom anketinin (AMS) toplam ve alt alan puanları. Veriler ortalama ± SD olarak ifade edilir.


          Tam boyutu görüntüle


          Tekrarlanan ölçümler ANOVA, toplam AMS Skoru için F (2,216)  = 8,6, p  < 0,001, η 2  =  0,073 ve F (1,108)  = 6,4, p  = 0,013, η 2  =  0,056 grupları arasında anlamlı bir fark gösterdi .

          F (2,216)  = 9.1, p  < 0.001, η 2  =  0.078 ve F (2.216)  = 6.3, p  = 0.002, η 2  =  0.055 zaman boyunca ve tedavi arasında somatik ve cinsel alt puanlar için de önemli farklılıklar vardı. grupları, F (1,108)  = 4.8, p  = 0.03, η 2  =  0.043 ve F (1,108)  = 7.1, p  = 0.009, η 2  =  0.062. Psikoloji alt puanı F için zaman içinde önemli bir fark vardı.(2,216)  = 4,9, p  < 0,008, η 2  =  0,043 ancak tedavi etkisi yok F (1,108)  = 2,6, p  < 0,11.

          Cinsel işlev üzerindeki etkisi
          Trigonella foenum-graecum tohum ekstraktının cinsel işlev üzerindeki etkisi , başlangıçta ve 12. haftada DISF-SR kullanılarak değerlendirildi  . Tedaviden sonra aktif tedavi grubunda toplam puanda ( p = 0.006) önemli bir değişiklik oldu . Alt alanların analizi, Cinsel Uyarılma ( p  = 0,001) ve Cinsel Dürtü / İlişki ( p  = 0,007) alt alanlarında anlamlı bir farklılık gösterdi , ancak Cinsel Biliş, Cinsel Davranış alt alanlarında herhangi bir değişiklik olmadı. veya Orgazm. Plasebo grubunda tedaviden önce veya sonra toplam puanda veya herhangi bir alt alanda herhangi bir değişiklik gözlemlenmedi ( Tablo 3 ). Tablo 3. Başlangıçta ve

          12. haftada aktif tedavi grubu ve plasebo grubunda cinsel işlevdeki değişikliklerin değerlendirilmesi.

          Başlangıçta, her iki grup da haftada ortalama bir ereksiyon bildirdi ancak bu  , aktif tedavi grubunda önemli ölçüde haftada 2-3'e yükseldi ( p = 0.001). Başlangıçta, her iki grup da ayda yaklaşık 1-2 kez cinsel aktivite bildirdi; bu , aktif tedavi grubunda 12. haftaya kadar önemli ölçüde neredeyse haftada bire ( p  = 0.004) yükseldi . Bu sonuçlar, rapor edilen pozitif sonuçlarla tutarlıydı. AMS anketinin cinsel işlev alt alanı “Şu anda aşağıdaki belirtilerden hangisi sizin için geçerli”, özellikle 16. soru “Sabah ereksiyonlarının sayısında azalma” ve 17. soru “Cinsel istek/libidoda azalma” ( Şekil 3 ).

          Şekil 3. Testofen'in a) sabah ereksiyon sıklığı ve b) 12 haftalık tedaviden sonra cinsel ilişki sıklığı üzerindeki etkisi. Veriler ortalama ± SD olarak ifade edilir.



          Seks hormonları, karaciğer fonksiyonu ve lipidler üzerindeki etkisi
          Bu çalışmanın sonuçları, çalışmanın 12 haftası boyunca her iki grupta da DHEA-S, androstenedion, estradiol, SHBG veya prolaktin düzeylerinde herhangi bir değişiklik olmadığını göstermiştir ( Tablo 4 ). 12 hafta sonra her iki grupta da karaciğer fonksiyonu, toplam, LDL veya HDL kolesterol veya trigliseritlerde önemli bir değişiklik olmadı.

          Tablo 4. Başlangıçta, 6. haftada ve 12. haftada aktif tedavi ve plasebo grupları için hormon seviyeleri.
          Toplam testosteron seviyeleri başlangıçta her iki grup arasında benzerdi. 12. haftada testosteron ve hesaplanan serbest testosteron için aktif tedavi ve plasebo grupları arasında başlangıç ​​(Δ) değerlerinden değişiklikte küçük ama anlamlı bir fark vardı. Ayrıca, iki değişkenli kovaryans analizi, BMI ve yaş kullanılarak bir Bonferroni düzeltmesi ile hesaplandı. ortak değişken faktörleri ve hem toplam testosteron F (1,91)  = 13,8, p  < 0,001, η 2  =  0,134 ve serbest testosteron F (1,91)  = 10,8, p  = 0,002, η 2  =  0,106 önemli kaldı ( Tablo 4 ) .

          Güvenlik verileri
          Rutin hematolojik ve biyokimyasal parametreler başlangıçta ve 12 haftalık tedaviden sonra benzerdi. Tedavi iyi tolere edildi. Ciddi bir yan etkisi olmadı. Bildirilen beş minör advers reaksiyon, aktif tedavi grubunda üç (artan baş ağrısı sıklığı (2), baş dönmesi (1) ve plasebo grubunda iki (bulantı (1), astım semptomlarında artış (1)), ancak bunlar olmayabilir tedavisine bağlanmıştır.

          Tartışma
          Bu, yaşlanan erkeklerde olası androjen eksikliği semptomlarının tedavisinde bir Trigonella foenum-graecum tohum ekstresinin yayınlanmış ilk çalışmasıdır . Semptom şiddeti, semptomların şiddetinin bir göstergesi olarak geliştirilen yaşlanan erkek semptom skalası (AMS) ile ölçülmüştür [ 42 ]. Bu çalışmanın sonuçları, Trigonella foenum-graecum (Testofen) tohum ekstraktının yaşlanan erkekte semptom şiddetini önemli ölçüde azalttığını göstermektedir. Gözlenen en önemli değişiklikler, AMS'nin somatik ve cinsel işlev alanlarındaydı.

          Cinsel işlev, DISF-SR cinsel işlev anketi kullanılarak da değerlendirildi ve bunun, AMS anketinin cinsel işlev alanıyla iyi bir şekilde karşılaştırıldığı bulundu. Trigonella foenum-graecum tohum ekstresi ile yapılan tedavinin , arzu, uyarılma ve sabah ereksiyon sıklığı dahil olmak üzere cinsel işlevde önemli bir iyileşme ile sonuçlandığını gösterdi. Bu sonuçlar, düşük libido yaşayan erkeklerde cinsel işlev üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu tespit edilen aynı Trigonella foenum-graecum tohum ekstresini kullanan genç erkekler üzerinde yapılan daha önceki bir çalışma ile desteklenmektedir [ 31 ].

          Ayrıca, bu çalışma, bu özel Trigonella foenum-graecum tohum ekstraktının serum total ve serbest testosteronda küçük ama istatistiksel olarak anlamlı artışlarla sonuçlandığını göstermiştir. Bu etki, 40 yaşından 70 yaşına kadar tüm yaş dilimlerinde artışlar gözlendiğinden, yaştan bağımsızdı. Bu sonuçlar, bu çalışmada gözlemlenen somatik ve cinsel işlev üzerindeki olumlu etkiler için potansiyel bir mekanizma sağlar. Semptomların şiddetindeki azalmanın ve somatik ve cinsel işlevin artmasının, artan serum testosteronu ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkili olduğu varsayılmaktadır.

          Bu, daha genç egzersiz yapan erkeklerde Trigonella foenum-graecum'un vücut yağını azalttığını ve toplam ve serbest testosteronu artırdığını gösteren başka bir ekstraktla ilgili daha önceki bir çalışma tarafından desteklenmektedir [ 32 ]. Trigonella foenum-graecum'un serum testosteronunu artırabileceği potansiyel mekanizmalar arasında pulsatil GnRH/LH'nin uyarılması, LH'ye karşı artan testis duyarlılığı ve artan testosteron sentezi veya azaltılmış testosteron katabolizması yer alır. Bununla birlikte, kapsamlı bir eylem mekanizması önerilmeden önce daha fazla çalışmanın yapılması gerekmektedir.

          Doğrudan testosteron ile tedavi edilen erkeklerde de benzer bir semptom azalması ve cinsel işlevde iyileşme görülmektedir. Behre et al. [ 15 ]serum total testosteronu (< 15.0 nmol/L) ve biyoyararlanımı (6.68 nmol/L) ve androjen eksikliği semptomları (aynı AMS ölçeği kullanılarak) olan erkeklerde 6 aylık testosteron tedavisinin yaşam kalitesinde ilerleyici iyileşme ile sonuçlandığını göstermiştir. yanı sıra yağsız vücut kütlesinde bir iyileşme ve yağ kütlesinde azalma. Bu, aynı zamanda, AMS anketinin cinsel işlev ve ruh hali ile ilgili maddelerde belirgin bir iyileşme ve her ikisinde de önemli gelişmeler olduğunu göstermek için kullanıldığı, 50-65 yaş arası erkeklerde 24 ay boyunca testosteron kullanan daha yeni bir çalışma tarafından da desteklenmektedir. 3 ay sonra toplam ve serbest testosteron ve 12 ayda yağsız kasta artış ve yağ kütlesinde azalma. İlginç bir şekilde, bu çalışmada da görüldüğü gibi, artan testosteron seviyelerine rağmen SHGB seviyeleri nispeten değişmeden kaldı [9 ]. Aynı zamanda, serum serbest testosteronunun Uluslararası Erektil Fonksiyon İndeksi (IIEF) anketindeki libido, erektil ve orgazm fonksiyon alanları ile önemli ölçüde korele olduğunu gösteren önceki araştırmalar tarafından da desteklenmektedir [ 43 ].

          AMS skoru, erkeklerde sağlık parametrelerinde yaşa bağlı ve testosterona bağlı düşüşten oluşurken, erkeklerde androjen durumunun potansiyel bir belirleyicisi olarak kabul edilmiştir. Önceki araştırmalar, düşük serbest testosteron ile AMS puanları arasında anlamlı bir korelasyon bulmuştu [ 44 , 45 ]. Bununla birlikte, bir dizi başka çalışma, anket sonuçlarının serum testosteron seviyeleri ile bir korelasyonunu ortaya koyamadı [ 46 , 47 ]. Zengerling ve ark. [ 48], AMS toplam puanının toplam veya serbest testosteron düzeyleri veya hipogonadizm için bir yordayıcı olmadığını, ancak cinsel ve somatik alt puanlar ile bir korelasyon olduğunu, bu çalışmada da gözlemlenen bir sonuç olduğunu gösterdi. Bu, testosterondaki değişikliklerin erkeklerde cinsel işlev ve ruh hali ile bağlantılı olmasına rağmen, yaşlanmanın tüm yönlerinden sorumlu olmadığını göstermektedir.

          Serbest testosteron seviyeleri ile yaş arasında yalnızca zayıf bir ilişki vardı. Bunun yerine, toplam testosteron seviyeleri ve serbest testosteron seviyeleri, BMI ile ters orantılıydı. Bu, genel olarak sağlıklı erkeklerde, yaşla birlikte ortalama toplam testosteron düzeyinde azalma olmadığını, ancak testosteron ile BMI arasında istatistiksel ve klinik olarak negatif ve testosteron ile zindelik arasında pozitif korelasyon olduğunu gösteren son çalışmalarla tutarlıdır [ 49 ]. Hem merkezi olarak (hipotalamik-hipofiz ünitesi düzeyinde) hem de testis düzeyinde değişen fonksiyon nedeniyle testosteronda yaşa bağlı bir düşüş olduğu öne sürülmekle birlikte [ 8]], diğer veriler testosterondaki düşüşün daha çok komorbiditelerin, özellikle kilo alımının birikmesiyle ilişkili olduğunu göstermektedir [ 4-6 ]. Yaşları 40 ile 79 arasında değişen 3320 erkek üzerinde yapılan EMAS çalışması, yaşlanmaya bağlı testosteron düşüşünün bireyler arası büyük değişkenlik gösterdiğini, 60 yaş üstü erkeklerin yaklaşık %20'sinde serum testosteronunun genç erkeklerin üst normal aralığında olduğunu göstermiştir. ve yaklaşık %20'si referans aralığının altındadır. Bu araştırma ayrıca, BMI  >30 olan bir erkekte testosteronun  , herhangi bir yaşta BMI <25 olan bir erkekten ortalama olarak %30 daha düşük olduğunu ortaya koymuştur; bu, 40 ile 80 arasındaki tamamen yaşa bağlı düşüşten daha fazladır. yıl [ 50]. Aktif tedavi grubunda çalışmamızda gözlemlenen serum testosteron artışı, BMI'deki herhangi bir değişiklikten bağımsız olarak meydana geldi.

          Ne AMS ne de serum testosteron düzenli egzersizle korele değildi (haftada 3 günden fazla kabul edildi). İlginç bir şekilde, 421 erkekten oluşan daha büyük bir popülasyon üzerinde yapılan önceki bir çalışma, boş zamanlarında ve işe gidip gelme zamanlarında fiziksel aktivite için mevcut tavsiyelere ulaşan denekler arasında psikolojik, somatik ve genel puan semptomlarının yanı sıra bunların şiddetinin daha düşük olduğunu göstermişti [ 51 ].

          MFI ölçeği, fiziksel yorgunluk, zihinsel yorgunluk, motivasyon ve aktivite dahil olmak üzere yorgunluğun bireysel bileşenlerini değerlendirmek için kullanıldı. Fiziksel aktivitede olduğu gibi, tedavi sonucunda yorgunlukta herhangi bir değişiklik kaydedilmedi. Daha küçük örneklem büyüklüğü, zaman çerçevesi ve muhtemelen denek yaş grubu, herhangi bir farklılığın gözlemlenmesinde sınırlamalar olmuş olabilir. Testosteron jeli ile yapılan daha önceki çalışmalar, seks hormonu düzeylerinin, fiziksel şikayetlerin, depresyonun, cinsellik ve yaşam doyumunun ve düşük toplam ve serbest testosteronun düşük motivasyonla ilişkili olduğunu göstermiştir [ 52 ] ve testosteron jeli kullanan 6 aylık gözlemsel bir çalışmada, yorgunluk skorları gözlendi [ 53 ].

          Ayrıca, bu çalışma kohortunda, testosteron seviyeleri, HDL kolesterol ile pozitif korele idi. Trigonella foenum-graecum tohum ekstresi ile tedaviden sonra diğer hormonlarda, DHEA-S'de, androstenedionda, östradiolde veya karaciğer fonksiyonunda herhangi bir değişiklik gözlemlenmemiştir . Bitkisel ilaç iyi tolere edildi, ancak deneklerin <%5'inde baş ağrısı ile ilişkilendirildi, bu etki önceki çalışmada da gözlendi [ 31 ].

          Erkeklerde hipogonadizmin teşhisi, tedavisi ve izlenmesi için öneriler yayınlanmıştır [ 54 ]. Bu belgede, hipogonadizmi sınıflandırmak için toplam testosteron için <12.1 nmol/L'lik nispeten yüksek bir eşik önerilmiştir. Organik hipotalamik-hipofiz veya testis patolojisi yokluğunda düşük veya sınırda testosteron konsantrasyonları olan erkeklerde testosteron tedavisinin açık endikasyonlarını ve uzun vadeli güvenliğini belirlemek için daha uzun vadeli çalışmalar beklenmektedir [ 8 ]. Trigonella foenum-graecum özü gibi bitkisel ilaçların kullanımıBu çalışmada semptomları iyileştirmede etkinliği gösterilen, düşük veya sınırda testosteronun organik hipotalamik-hipofiz-testis ekseni patolojisinden ziyade obezite, kronik hastalık ve duygudurum bozukluğu ile ilişkili olduğu semptomatik erkekler için bir alternatif olabilir. Bununla birlikte, uzun vadeli güvenliğini ve etkinliğini belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

          Sonuç olarak, bu Trigonella foenum-graecum tohumu ekstresinin sağlıklı orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde olası androjen eksikliği semptomlarını azalttığı, cinsel işlevi iyileştirdiği ve serum testosteronunu artırdığı, güvenli ve etkili olduğu gösterildi.

          deneme kaydı
          Deneme, Deneme Kimliği ile Avustralya Yeni Zelanda Klinik Araştırmalar Siciline (ANZCTR) kaydedildi. ACTRN No: 12613000925741 ve ANZCTR web sitesinden erişilebilir.

          Teşekkür
          Etik kurul incelemesini sağladığı için Queensland Clinical Trials Network'e (QCTN) teşekkür ederiz.

          çıkar beyanı
          Araştırma ürünleri ve finansman, Gencor Pacific, Hong Kong tarafından sağlandı.

          Önceki makaleSorunun içindekiler tablosunu görüntüleSonraki makale

          Referanslar
          • Morley JE , Kaiser FE , Perry HM III , et al. Sağlıklı yaşlı erkeklerde testosteron, luteinize edici hormon ve folikül uyarıcı hormondaki uzunlamasına değişiklikler. Metab Clin Exp 1997 ;46: 410 – 13 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Matsumoto AM. Andropoz: Erkeklerde yaşlanmayla birlikte serum testosteron seviyesindeki düşüşün klinik sonuçları. J Gerontol ve Biol Sci Med Sci 2002 ;57: 76 – 99 . [Çapraz referans], [Google Akademik]
          • Feldman HA , Longcope C , Derby CA , et al. Orta yaşlı erkeklerde serum testosteron ve diğer hormonların düzeyindeki yaş eğilimleri: Massachusetts erkek yaşlanma çalışmasından elde edilen boylamsal sonuçlar. J Clin Endocrinol Metab 2002 ;87: 589 – 98 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Sartorius G , Spasevska S , Idan A , et al. Çok iyi sağlık bildiren yaşlı erkeklerde serum testosteron, dihidrotestosteron ve östradiol konsantrasyonları: sağlıklı erkek çalışması. Klinik Endokrinol (Oxf). 2012 ;77: 755 – 63 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Camacho EM1 , Huhtaniemi IT , O'Neill TW , et al. EMAS Grubu. Orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde hipotalamik-hipofiz-testis fonksiyonundaki yaşa bağlı değişiklikler, kilo değişimi ve yaşam tarzı faktörleri ile değiştirilir: Avrupa Erkek Yaşlanma Çalışmasının boylamsal sonuçları. Eur J Endokrinol. 2013 20 Şubat ;168: 445 – 55 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Shi Z , Araujo AB , Martin S , et al. Toplulukta yaşayan erkeklerde beş yıl boyunca testosteronda boylamsal değişiklikler. J Clin Endokrinol Metab. 2013 Ağustos ;98: 3289 – 97 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Keenan DM , Takahashi PY , Liu PY , et al. Erkek gonadal ekseninin bir topluluk modeli: yaşlanan erkeklerde açıklayıcı uygulama. Endokrinoloji 2006 ;147: 2817 – 28 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Golan R , Scovell JM , Ramasamy R. Yaşa bağlı testosteron düşüşü hem testis hem de hipotalamik-hipofiz fonksiyonunun azalmasından kaynaklanmaktadır. Yaşlanan Erkek. 2015 ;18: 201 – 4 . [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Rodriguez-Tolrà J , Torremade Barreda J , del Rio L , et al. Testosteron eksikliği sendromu olan erkeklerde testosteron tedavisinin vücut kompozisyonu üzerine etkileri. Yaşlanan Erkek 2013 ;16: 184 – 90 . [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Yeap BB1 , Araujo AB , Wittert GA. Düşük testosteron seviyeleri erkek yaşlanması sırasında sağlıksızlığa katkıda bulunur mu? Crit Rev Clin Lab Sci. 2012 ;49: 168 – 82 . [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Hsu B , Cumming RG , Blyth FM , et al. Yaşlı erkeklerde cinsel işlev ve androjen durumunun boylamsal ilişkisi: erkeklerde uyum sağlığı ve yaşlanma projesi. J Clin Endocrinol Metab 2015 ;100: 1350 – 8 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Antonio L , Wu FC , O'Neill TW , et al. EMAS Çalışma Grubu. Cinsiyet steroidleri ile metabolik sendromun gelişimi arasındaki ilişkiler: Avrupalı ​​erkeklerde uzunlamasına bir çalışma. J Clin Endocrinol Metab 2015 ;100: 1396 – 404 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Hsu B , Cumming RG , Waite LM , et al. Yaşlı erkeklerde üreme hormonları ve bilişsel gerileme arasındaki uzunlamasına ilişkiler: Erkeklerde sağlık ve yaşlanmanın uyumu projesi. J Clin Endocrinol Metab 2015 ;100: 2223 – 30 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Zitzmann M. Testosteron eksikliği, insülin direnci ve metabolik sendrom. Nat Rev Endocrinol 2009 ;5: 673 – 81 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Behre M , Tammela T , Arver S , et al. Hipogonadal ila düşük normal serum testosteron seviyeleri ve androjen eksikliği semptomları olan erkeklerde vücut kompozisyonu ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi üzerine randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir testosteron jeli denemesi, 12 ay boyunca açık -etiket takibi. Yaşlanan Erkek 2012 ;15: 198 – 207 . [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Khaw KT , Dowsett M , Folkerd E , et al. Endojen testosteron ve erkeklerde tüm nedenlere bağlı ölüm, kardiyovasküler hastalık ve kanser: Norfolk'ta Avrupa'nın ileriye dönük kanser araştırması (EPIC-Norfolk) Prospektif Popülasyon Çalışması. Dolaşım 2007 ;116: 2694 – 701 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Laaksonen DE , Niskanen L , Punnonen K , et al. Testosteron ve seks hormonu bağlayıcı globulin, orta yaşlı erkeklerde metabolik sendromu ve diyabeti öngörmektedir. Diyabet Bakımı 2004 ;27: 1036 – 41 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Cicero TJ. Erkeklerde eksojen ve endojen opiyatların hipotalamik-hipofiz-gonadal eksen üzerindeki etkileri. Fed Proc 1980 ;39: 2551 – 4 . [PubMed], [Google Akademik]
          • Elliott JA , Opper SE , Agarwal S , Fibuch EE. Opioidlerin analjezik olmayan etkileri: opioidler ve endokrin sistem. Curr Pharm Des 2012 ;18: 6070 – 8 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Corssmit EP , Endert E , Sauerwein HP , Romijn JA. Sağlıklı erkeklerde interferon-alfa uygulamasının testosteron konsantrasyonları üzerindeki akut etkileri. Eur J Endocrinol 2000 ;143: 371 – 4 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Singh P. Andropoz: güncel kavramlar. Hint J Endokrinol Metab 2013 ;17: 621 – 9 . [Çapraz referans], [Google Akademik]
          • Ullah MI , Riche DM , Koch CA. Erkeklerde transdermal testosteron replasman tedavisi. İlaç Tasarımı Geliştirme Terapisi 2014 ;8: 101 – 12 . [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Liu PY , Beilin J , Meier C , et al. Avustralyalı erkeklerde serum testosteron ve seks hormonu bağlayıcı globulinde yaşa bağlı değişiklikler: coğrafi olarak ayrı iki bölgesel kohortun uzunlamasına analizleri. J Clin Endocrinol Metab 2007 ;92: 3599 – 603 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Wu FC , Tajar A , Beynon JM , et al. Orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde geç başlangıçlı hipogonadizmin belirlenmesi. N Engl J Med 2010 ;363: 123 – 35 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Mulligan T , Frick MF , Zuraw QC , et al. En az 45 yaşındaki erkeklerde hipogonadizm prevalansı: HIM çalışması. Int J Clin Pract 2006 ;60: 762 – 9 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Miner M , Canty DJ , Shabsigh R. Hipogonadal erkeklerde testosteron replasman tedavisi: faydaların, risklerin ve en iyi uygulamaların değerlendirilmesi. Postgrad Med 2008 ;120: 130 – 53 . [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • LeBlanc ES , Wang PY , Lee CG , et al. Daha yüksek testosteron seviyeleri, yaşlı erkeklerde daha az yağsız vücut kütlesi kaybı ile ilişkilidir. J Clin Endocrinol Metab 2011 ;96: 3855 – 63 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Auyeung TW , Lee JS , Kwok T , et al. Testosteron, ancak estradiol seviyesi, kas kütlesinden bağımsız olarak kas gücü ve fiziksel performans ile pozitif ilişkilidir: 1489 yaşlı erkekte kesitsel bir çalışma. Eur J Endocrinol 2011 ;164: 811 – 17 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Gooren LJ. Androjenler ve erkek yaşlanması: güncel güvenlik ve etkinlik kanıtı. Asya J Androl 2010 ;12: 136 – 51 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Srinivas-Shankar U , Roberts SA , Connolly MJ , et al. Orta derecede kırılgan ve kırılgan yaşlı erkeklerde testosteronun kas gücü, fiziksel fonksiyon, vücut kompozisyonu ve yaşam kalitesi üzerindeki etkileri: randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma. J Clin Endocrinol Metab 2010 ;95: 639 – 50 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Steels E , Rao A , Vitetta L. Standartlaştırılmış Trigonella foenum-graecum özü ve mineral formülasyonu ile geliştirilmiş erkek libidosunun fizyolojik yönleri. Fitoterapi Arş 2011 ;25: 1294 – 300 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Wankhede S , Mohan V , Thakurdesai P. Direnç eğitimi sırasında erkek deneklerde çemen glikozit takviyesinin faydalı etkileri: randomize kontrollü bir pilot çalışma. J Spor ve Sağlık Bilimi 2015 ; 'Basında.' [PubMed], [Google Akademik]
          • Fiyat KR , Johnson IT , Fenwick GR. Saponinlerin gıda ve yem maddelerindeki kimyası ve biyolojik önemi. Crit Rev Food Sci Nutr 1987 ;26: 27 – 135 . [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Aswar U , Bodhankar SL , Mohan V , Thakurdesai PA. Trigonella foenum-graecum kaynaklı furostanol glikozitlerin erkek albino sıçanların üreme sistemi üzerindeki etkisi . Phytother Res 2010 ;24: 1482 – 8 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Wilborn C , Taylor L , Poole C , et al. Sözde aromataz ve 5 a-redüktaz inhibitörünün üniversite çağındaki erkeklerde hormon profilleri üzerindeki etkileri. Int J Sport Nutr Exe 2010 ;20: 457 – 65 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Daig I , Heinemann LAJ , Kim S , et al. Yaşlanan Erkek Belirtileri (AMS) ölçeği: metodolojik özelliklerinin gözden geçirilmesi. Sağlık Kaliteli Yaşam Sonuçları 2003 ;1: 77 . [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
          • Derogatis LR , Mellisaratos N. DSFI: cinsel işlevin çok boyutlu bir ölçüsü. J Sex Marital Ther 1979 ;5: 244 – 81 . [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Sodergad R , Backstrom T , Shanbhag V , Carstensen H. Vücut sıcaklığında insan plazma proteinlerine testosteron ve estradiol-17 beta serbest ve bağlı fraksiyonlarının hesaplanması. J Steroid Biochem 1982 ;16: 801 – 10 . [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
          • Buysse DJ , Reynolds CF , Monk TH , et al. Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PSQI): psikiyatrik araştırma ve uygulama için yeni bir araç. Psikiyatri Araş. 1989 ;28: 193 – 213 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Stein KD , Martin SC , Hann DM , Jacobsen PB. Kanser hastalarıyla kullanım için çok boyutlu bir yorgunluk ölçüsü. Kanser Uygulaması 1998 ;6: 143 – 52 . [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
          • Craig CL , Marshall AL , Sjöstrom A , et al. Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi: 12 ülkeli güvenilirlik ve geçerlilik. Med Sci Sports Exerc 2003 ;35: 1381 – 95 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Heinemann LAJ , Zimmermann T , Vermeulen A , et al. Yeni bir 'Yaşlanan Erkekler' belirtileri' derecelendirme ölçeği. Yaşlanan Erkek 1999 ;2: 105 – 14 . [Taylor ve Francis Çevrimiçi], [Google Akademik]
          • Travison TG , Morley JE , Araujo AB , et al. Yaşlanan erkeklerde libido ve testosteron düzeyleri arasındaki ilişki. J Clin Endocrinol Metab 2006 ;91: 2509 – 13 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Morley JE , Perry HM , III Kevorkian RT , Patrick P. Hipogonadizm teşhisi için tarama anketlerinin karşılaştırılması. Maturitas 2006 ;53: 424 – 9 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Clapauch R , Braga DJ , Marinheiro LP , et al. Osteoporozlu 50 yaş üstü Brezilyalı erkeklerde geç başlangıçlı hipogonadizm (andropoz) riski: tarama anketlerinin faydası. Arq Bras Endocrinol Metabol 2008 ;52: 1439 – 47 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Miwa Y , Kaneda T , Yokoyama O. Yaşlanan Erkeklerin Belirtileri Ölçeği ile ayaktan erkeklerde seks steroidleri, gonadotropinler, dehidroepiandrosteron sülfat ve büyüme hormonu seviyeleri arasındaki korelasyon. J Sex Med 2006 ;3: 723 – 6 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Kang J , II Ham BK , Oh MM , et al. Testosteron eksikliği sendromlu erektil disfonksiyonu olan hastalarda serum total testosteron ile AMS ve IIEF anketleri arasındaki korelasyon. Korece J Urol 2011 ;52: 416 – 20 . [Crossref] , [PubMed], [Google Akademik]
          • Zengerling F , Schrader A , Cronauer M , et al. Yaşlanan Erkeklerin Belirtileri Ölçeği (AMS): Dolaşımdaki androjenlerin azalması için tahmin değeri. Yaşlanan Erkek 2012 ;15: 253 – 7 . [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • DeFina LF , Radford NB , Leonard D , et al. MON-0012: Erkeklerde testosteron seviyesi, artan BMI ve azalan kardiyorespiratuar zindelik ile daha düşüktür, ancak yaşla ilgili değildir. Endokrin Derneği'nin 96. Yıllık Toplantısı ve Fuarı, 21–24 Haziran 2014 , Chicago. [Google Akademik]
          • Huhtaniemi I. Geç başlangıçlı hipogonadizm: patogenez, tanı ve tedaviye ilişkin güncel kavramlar ve tartışmalar. Asya J Androl 2014 ;16: 192 – 202 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Correa L , Rombaldi AJ , da Silva MC. Güney Brezilya popülasyonunda fiziksel aktivite ve yaşlanma erkek belirtileri. Rev Bras Med Esporte 2011 ;17: 228 – 31 . [Crossref] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Beutel ME , Wiltink J , Hauck EW , et al. Yaşlanan ürolojik poliklinik hastalarında hormonlar, fiziksel ve afektif parametreler arasındaki ilişkiler. Eur Urol 2005 ;47: 749 – 55 . [Crossref] , [PubMed] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Pexman-Fieth C , Behre HM , Morales A , et al. % 1 testosteron jeli ile tedavi edilen hipogonadal erkeklerde enerji, cinsel istek ve vücut oranlarının 6 aylık gözlemsel bir çalışması. Yaşlanan Erkek 2014 ;17: 1 – 11 . [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          • Lunenfeld B , Mskhalaya G , Zitzmann M , et al. Erkeklerde hipogonadizmin tanı, tedavi ve izlenmesine ilişkin öneriler. Yaşlanan Erkek 2015 ;18: 5 – 15 . [Taylor & Francis Online] , [Web of Science ®], [Google Akademik]
          Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
          Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

          Yorum yap


          • #6
            Fenugreek ( Çemen Otu ) Nedir ?
            Fenugreek ( Çemen Otu ) Nedir Ve Ne İşe Yarar ?
            Fenugreek ( Çemen Otu ), libido arttırıcı ve anti-diyabetik etkileri olan bir bitkidir.

            Tüm Temel Faydalar / Etkiler / Gerçekler ve Bilgiler
            Çemen olarak bilinen Trigonella foenum-graecum , Arap bölgelerinde ve Hindistan’da popüler bir bitkidir. Geleneksel olarak libido ve erkekliği arttırmak için kullanılmıştır. Çemen ayrıca diyabet gibi kan şekeri metabolizması sorunlarını hafifletmek için kullanılıyor.

            Fenugreek ( Çemen Otu ) süt üretimini artırmak için yeni annelere tavsiye edilmiştir. Bu iddianın kanıtı sınırlı olsa da, doğru gibi görünüyor. Bir insan çalışması, çemen otunun testosteronu da geliştirebildiğini göstermiştir ancak ilave kanıtlar çelişkili sonuçlar gösterdiğinden, bu etkiyi doğrulamak için daha fazla kanıt gerekmektedir.

            Fenugreek ( Çemen Otu ) en iyi bilinen bileşiği, glikoz metabolizmasını normalleştiren 4-hidroksisolösin’dir. Trigonellin, galaktomannan ve trigoneositler olarak adlandırılan diğer bileşikler de kan şekeri için fayda sağlamak için birlikte çalışır.

            Çemen otu takviyesi, idrar da dahil olmak üzere vücut salgılarının akçaağaç şurubu gibi kokmasına neden olabilir. Bunun sebebi sotolon adı verilen bir metabolittir.

            Ayrıca şöyle bilinir
            Trigonella foecum-graecum, çemen tohumları

            Dikkat Edilmesi Gerekenler
            • Çemen libidoyu artırabilir, ancak aksi halde uyarıcı değildir
            • Tarihsel olarak bir çay olarak kullanılmıştır ve bu nedenle birçok etkin bileşen suda çözünür olabilir. Çemen çayı bazı insülin hassaslaştırıcı aktivite gösterir. [1]
            • Tatlı aromatik sotolon sayesinde büyük miktarda çemen tüketirseniz idrar için tatlı bir koku verebilir

            Fenugreek ( Çemen Otu ) Bir Formudur
            • Libido ve Cinsel Sağlık
            • Kadın Sağlığı
            • İnsülin hassasiyeti
            • Erkek Sağlığı
            • Testosteron Artırma
            Fenugreek ( Çemen Otu ) İle İyi Gidiyor
            Balık yağı

            Dikkat uyarısı
            Çemen otu, gebe farelere süper yüklendiğinde teratojenik potansiyel gösterir ve büyük dozlarda doğum kusurlarına neden olduğu düşünülmektedir. Doğumdan sonra bir galaktogogu (süt üreten madde) olarak kullanmak güzel olmasına rağmen gebelik süresince çemen takviyesi önlemek akıllıca olur; etkinlik gösterdiği için.

            Fenugreek ( Çemen Otu ) Tarihi
            Çemen otu, Güneydoğu Avrupa ve Hint Yarımadası’na özgü bir otsu yıllık bitkinin meyvesidir. Ot, yakın akraba ve vanilyaya benzeyen hoş bir aromaya sahiptir. Çemen otu, yaz sonunda küçük, sarı veya beyaz kokulu çiçekleri taşır. Çiçekler tükendiğinde, uzun, ince tohum kapsülleri görünür. Bu kapsüller en az 10 sarımsı tohum içerir. Yeşillikler ve tohumlar yenilebilir ve özellikle Hint mutfağına özgü, köri ve Hint turşusu bulunur. Tohumlar da bazen kavrulur ve Hindistan’da kahve yerine kullanılır. Yapraklar bitkisel çay yapmak için kullanılır ve tohumlar birçok Afrika ülkesinde filizlenir ve sebze olarak kullanılır. Çemen otu bitkisinin geçmişi en az M.Ö. İsmi, Çemen adı olan Trigonella foenum graecum (Yunanca saman) anlamına gelmektedir. Çemen otu için tarihsel kullanımları ağırlıklı olarak tıbbi ve ateş, kolik, şişkinlik, dizanteri, öksürük, tüberküloz, ödem, rikets, ülser, bağırsak, diyabet ve hatta kellik bile bozukluklar tedavi etmek için düşünülmüştü! Tohumlar süt üretim ve afrodizyak olarak kullanılır. Çemen otu, eski Mısırlıların ölümünü empoze etmek için de kullanıldı. Ot, Yahudi-Roma savaşı sırasında Yahudilerin Yahudi savunucuları tarafından şehir duvarından istilacıları kovmak için kullanıldı. Çemen otu, kaynar yağ ile kombine edilmiş ve daha sonra şehir surlarına döküldü ve ortam Romalıların tırmanması için çok kaygan hale gelmişti. Bugün, çemen bitkileri için kullanımların çoğunluğu mutfaktır; Ancak, bitki bazı ilaçlarda kullanılmaktadır. Progesteron veya oral kontraseptif üretiminde kullanılan saponin diosgenein içerir. Ayrıca anti-pıhtılaştırıcı ilaç üretiminde kullanılan kumarin içerir.

            Fenugreek (Çemen Otu) Nasıl Kullanılır Ve Kullanımı Nedir?
            Fenugreek ( Çemen Otu ) dozları takviye hedeflerine göre değişir. Anne sütünün üretimini artırmak isteyen yeni anneler 500-1000 mg Fenugreek ( Çemen Otu ) kullanımı vardır. Testosteronu veya libido’yu arttırmak isteyen erkekler, yaygın olarak kullanılan ‘Testofen’ ürünü gibi 500-600 mg arasında standart bir çemen özütü kullanmak isteyebilirler. Testofen ağırlıkça% 50 fenusidlere sahiptir. Çemen tohumları çok yönlüdür. Tohum olarak yenebilir, bir çay içine demlenir, un haline getirilir ve ekmek için pişirilir veya yağ içerisine preslenir. Tohumları yemek veya çemen unu kullanarak kan şekeri kontrolü için en etkili çiğneme şeklidir. Ağız yoluyla 2-5 gr çemen tohumu dozu, şeker hastaları için kan glikoz düzeylerine yardımcı olabilir.

            Çemen otunda denemelerde, genellikle günlük olarak alınır.
            İştah İştah üzerindeki değişken etkiler, ancak çavdar lifleri (yaygın olarak takviyede bulunmamaktadır), çoğu diyet lifine benzer şekilde iştahı düşürebilirken, saponinler (yaygın olarak takviye edilmiş) önemli bir etkiye veya olası bir artışa sahip değildir
            İnsülin Çemen Otu insülin seviyelerine etkisi konusunda fikir birliği yok
            Testosteron Testosteron artışını destekleyecek sınırlı kanıt olmasına rağmen, daha fazla kanıt böyle bir artışı inkar etmemektedir.
            Süt Üretimi Süt üretiminde artış, laktasyondaki kadınlarda kaydedildi ve süt üretiminin iki katına çıktığı belirtildiğinde yapılan en iyi araştırmayla oldukça önemli bir gelişme olduğu görülüyor
            Libido Testosteron ve DHT’nin muhtemel baskılamasında önemli bir etkisinin bulunmaması nedeniyle kayda değer bir artış kaydedildi (teorik olarak cinsel isteksizliğin azalması gerekirken, çemen ile büyük bir artış görülüyor)
            Kan şekeri Çemen yutulduktan sonra kan şekerinde bir azalmaya neden olduğu göründü
            DHT Sağlıklı erkeklerde çemen tohumlarının tüketilmesinin ardından DHT’de bir düşüş kaydedildi, ancak güvenilmez görünüyor
            Yağ kütlesi Çemen Otu verilen atletlerdeki yağ kütlesi ölçümünde tek başına yapılan bir çalışma, yağ kütlesinde azalma olduğunu belirtti ve bu da dikkate değer bir derece değildi
            Glisemik kontrolü Kan glikozundaki azalmaya bağlı olarak glisemik kontrolü geliştirebilir, ancak bu Çemen Otu lifleri saponin içeriğinden daha fazla gösterge teşkil edebilir
            Glisojen Rezizent Glikojen yeniden sentez oranlarına karışık etki, ancak muhtemel bir fayda sağlayabilir
            HDL-C HDL-C’de bir artış, çemen yutma ile ilişkilendirilmiştir
            İnsülin hassasiyeti Çemen Otu yutmasıyla insülin duyarlılığında artış kaydedilmiştir
            Trigliserid Trigliserid düzeylerini düşürebilir
            Kortizol Çemen yutulması sonrasında kortizol seviyelerinde önemli bir etkisi yoktu
            Östrojen Östrojen seviyelerinde belirgin bir etki tespit edilmedi
            Yağsız kitle Egzersiz programı verilen sağlıklı, eğitilmiş erkekler için kütle tahakkuk ettirmenin yararları gösterilmez
            Leptin Çemenle serbest leptin seviyelerinde belirgin bir etkisi tespit edilmedi
            Prolaktin Çemen ve prolaktin seviyeleri ile saptanabilir etkileşim yok
            Prostat Spesifik Antijen Prostat spesifik antijen seviyeleri üzerinde anlamlı bir etkisi yok
            1 Kaynak ve Kompozisyon



            1.1 Kaynaklar

            Çemen çekirdeği ve özütü Trigonella foenum-graecum L bitkisinden gelmekte vespazmı önleyen, iştah uyarıcı, yüksek kolesterol, yara, kan temizleyici ve balgam söktürücü etkileri gibi çeşitli nedenler için kullanılmaktadır. [2] [3] Hem Ayurveda (çoğunlukla) hem de Geleneksel Çin Tıbbından (daha az derecede) türetilmiştir ve çoğu geleneksel tıbbın aksine bir çeşni gibi görünmektedir. [3]

            Fenugreek tohumlarının diğer bazı geleneksel kullanımı vardır; bunları bira içersinde anksiyete ve umutsuzluk için bir evde çare olarak kullanırlar . [4] 1.2 Kompozisyon (İçeriği)


            Trigonella foenum-graecum tohumları (Çemen oyu çekirdekleri, bu bitkinin ana aktif bileşenini) aşağıdakileri içerme eğilimindedir:
            • Trigonellin, bir betain molekülü aynı zamanda yonca ve kahvenin yüksek seviyelerinde bulunur [5]
            • 4-hidroksisolösin [6] ve öncüsü olan 2-oksoglutarattır. [7]
            • Protodioscin [8] Tribulus Terrestris’e benzer
            • İki Trigoneosid, Trigofaenosid A ve Glikozid D [9] [8]
            • Diosgenin [8] [10] ve Yamogenin [11] [8] [11]
            • GII, şu anda isimsiz bir bileşik [12]
            • Vücut atılımlarının akçaağaç şurubu kokusu için etken madde olan 3-hidroksi-4,5-dimetil-2 (5H) -furanon (HDMF; aka. Sotolon) [14]
            • 85.50ng / mg’de (etil asetat özütü) Protocatechuic asit ya da 31.25ng / mg (su özü), 15.97ng / mg’de (etil asetat özütü ) kinik asit 165.55ng / mg (su özü) gibi küçük fenolikler, [15] ve galyik asit 3.93ng / mg’da (etil asetat özütü) veya 3.10ng / mg’da (su özü) [15]
            • Apigenin-7-0-glikosid (1955.55ng / mg, etil asetat özütü [15] içinde)
            • Luteolin-7-0-glikozid (etil asetat özü içinde 725.50ng / mg)[15]
            • 576.50ng / mg C vitamini (etil asetat özütü) ve su ekstresinde (6.82ng / mg daha az)[15]
            • Potasyum (603 ± 15mg / 100g), [16] Magnezyum (42 ± 5mg / 100g), kalsiyum (75 ± 9mg / 100g [16] ) gibi çinko (2.4 +/- 0.2mg / 100g) [16] , demir (25.8 ± 1.2mg / 100g) ve hem Manganez hem de Bakır (0.9 ± 0.1mg / 100g) [16]

            Fenugreek (Çemen Otu) tripsin ve kimotripsin (protein sindirim enzimi) inhibitörlerine sahip olduğu da kaydedildi. [17] [18] Bir çemen otu ham etil asetat özütü, tüm çemen özlerinin en yüksek antioksidan özelliklerine sahip gibi gözükmektedir. [15] Diyetteki karbonhidratlar ve lifler (bunların toplam tohum ağırlığının% 6.28-9.3’ünü oluşturmaktadır): [19]özünür lifler galaktonanninler olarak, [20] galaktoz: mannoz oranı 1.5: 1’dir. [21] Çemen otu yağ asidi bileşeni (kuru ağırlığın% 4.51-7.1’i)[16] [19] genelde oleik (% 16.3), linoleik (% 50) ve linolenik asitlerden (% 24.4) oluşur. [22] Çemen otu yağı (aromatik bileşen) Neryl asetat (% 17.32), Kafur (% 16.32), β-Pinen (% 15.05), β-karyofilen (% 14.63), 2,5-dimetilpirazin (% 6.14), Geranial (% 4.81) ), 6-metil-5-hepten-2-on (% 4.48), 3-okten-2-on (% 4.32), a- selinen (% 4.04), a-Terpinol (% 2.77), a-Campholenal % 2.63), α-pinen (% 2.61) ve γ-Terpinene (% 2.08). [23] Tohumların protein içeriği kendiliğinden% 12.9-28.4 gibi görünmektedir, ancak oldukça değişkendir. [16] [19]

            1.3 Standartlaştırma
            Biyoaktif Trigonellini izole etmek için Fenugreek’in standartlaştırılmış bir hidroalkolik özütü SFSE-T olarak bilinir. [24]

            2 Farmakoloji



            2.1 İlaç Etkileşimleri
            Çemen otu (300 mg / kg tohum tozu, testten bir saat önce son doz ile sekiz gün boyunca), bir karbamazepin ( epilepsi ve nöropati için bir çeşit ilaç) tracer testi ile değerlendirildiğinde; CYP3A4 ile anlamlı bir şekilde etkileşime geçemedi. [25]
            • CYP3A4 : Zamanla şu anda CYP3A4 enzimatik aktivitesi ile bilinen etkileşimler yoktur.
            Çemen otu (300 mg / kg tohum tozu, sekiz gün boyunca tavşanlarda son doz testten bir saat önce), bir siklosporin tracer testi ile değerlendirildiğinde P-glikoprotein fonksiyonuyla anlamlı bir şekilde etkileşime giremedi. [25]
            • P-glikoprotein : Hücre zarının önemli bir proteini olan ve birçok yabancı maddeyi hücrelerden dışarı pompalar. P-glikoprotein akışı proteininde herhangi bir bastırıcı veya uyarıcı özellik bulunmadığı görülmüştür.

            3 Nöroloji



            3.1 Mekanizmalar
            Çemen tohumlarından etanolik bir özüt , monoamin oksidaz A’nın (MAO-A) 4 μg / ml’lik bir IC50 ile bastırdığı ve yüksek seviyelerde trigenollin (% 84) içeren bir özütün , 528 ug’luk bir IC50 ile MAOI özelliklerini gösterdiğini ortaya koymaktadır (saf trigenollin varsayılarak 2.81 uM/ ml). [24]
            • MAO : Beyindeki noradrenalin, adrenalin, serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterleri bozan bir enzimlerdir
            • IC50 : Bir maddenin belirli bir biyolojik veya biyokimyasal işlevi bastırma gücünün bir ölçüsüdür.
            Yüksek bir trigenollin özütü (% 84) monoamin oksidaz B’yi (MAO-B) bastırdığı , 391 ug / ml’lik bir IC50 ile (saf trigenollin varsayımı ile 2.1 μM) kaydedildiği bildirilmiştir. [24]
            Çemen çekirdeklerinin monoamin oksidazın (MAO) enziminin her iki formunu da belirgin bir hassasiyetle bastırma potansiyeli vardır. Bu, trigenolin içeriği ile kısmen ilişkili olabilir, ancak etanolik özüt MAO-A’yı bastırabilen daha güçlü bir molekül olabilir.



            3.2 Kolinerjik Sinir İletimi
            Ham çemen otu özütün kullanıldığı laboratuvar ortamındaki bir çalışma, 9.23 ± 6.08 μg / ml (saf alkaloidler) ve 53 ± 17.33 μg / ml (etil asetat özütü ) arasında bir IC50 değeri olan asetilkolinesteraz inhibitör özellikleri kaydetti. [26]

            Asetilkolinesteraz : Vücuttaki birincil kolinesteraztır. Asetilkolinin ve nörotransmitter olarak işlev gören diğer bazı kolin esterlerinin parçalanmasını katalize eden bir enzimdir.10-100 mg / kg çemen tohumu özütü (% 82 trigenollin) oral yoldan yutulması, farelerde antikolinerjik etkiler göstermekte başarısız olmuştur (Parkinson modeli). [24] 3.3

            Serotonerjik Sinir İletimi

            Çemenin bir etanolik özütü, 10 mg / ml’ye kadar konsantrasyonlarda serotonin taşıyıcıya (SERT) yakınlık göstermezken, SSRI olarak potansiyel bir kullanım olmadığını düşündürmektedir. [4]
            • SERT : Ayrıca sodyum bağımlı serotonin taşıyıcı ve çözünen taşıyıcı aile 6 üyesi 4 olarak bilinen serotonin taşıyıcı (SERT veya 5-HTT), insanlarda SLC6A4 geni tarafından kodlanan bir proteindir.
            • SSRI : En yaygın antidepresanlar seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) olarak adlandırılır.

            Fenugreek, serotonin taşıyıcısı için herhangi bir yakınlık taşımıyor gibi görünmemektedir.


            Çemen otu çevresine enjekte edildiğinde ağrı kesici özellikler uyguladığı bilinmektedir ve omurganın serotonerjik sistemi geri dönüşsüz şekilde hasar görmüşse ( 5,7-dihidroksitriptamin enjeksiyoyu onları) düşük Çemen otu dozlarının ağrı kesici özellikleri kaldırılmış ve daha yüksek dozlar zayıflatılmıştır. [27]
            Serotonerjik sinyalizasyon, Çemen otunun çevredeki ağrı kesici özelliklerine karışmış gibi görünmektedir.



            3.4 İştah

            42 mg / kg Çemen otu kullanan farelerde yapılan bir çalışmada, sağlıklı gönüllülerde 40 mg / kg vücut ağırlığı sulu özütünde insanlarda çoğaltılan iştah artışına işaret edilmektedir. [28] [29]

            Sperm Kalitesi ve Etki (Erkek)
            Obez kişilerde günlük Çemen otu (1176mg), iştahı önemli derecede etkilemeden kendiliğinden yağ alımını azalttığı ortaya çıkmıştır, [30] [31] günlük izole lifler (4-8g) obez kişilerde tokluk oluşturmaktadır. [32] Normal ağırlığa sahip kişilerde (ilişki, normal kilonun zorunlu bir ön koşul olduğu bilinmemektedir) artan bir etkiye sahip olarak iştahın düzenlenmesinde ve obez kişilerde doygunluk yaratan ya da hiçbir uyarıcı etkisi bulunmamaktadır. En az bir çalışma, iştah tüketiminin tercih edilen bir şekilde diyetteki yağ asitlerinden uzak olduğunu kaydetti.

            3.5 Acı Yitimi
            Çemen enjeksiyonu (500-2000 ug omurga arasına veya karın içine) spinal serotonerjik sistem vasıtasıyla aracılık edilen farelerde ağrı kesici özelliklere sahip gibi gözükmektedir. [27] Bunlar aspirin gibi NSAID ilaçlarına benzer bir etki mekanizmasıdır ve spinal serotonerjik sisteme 5,7-dihidroksitriptamin enjeksiyonu ile hasar vererek veya parachlorophenylalanine (bir çeşit engelleyici) ile serotonin sentezini önleyerek bastırabilir. [33] [34] NSAID : Nonsteroidal anti-iltihaplanma ilaçları ağrıyı azaltan, ateşi düşüren, kan pıhtılarını önleyen ve daha yüksek dozlarda iltihaplanmayı azaltan bir ilaç sınıfıdır. 5,7-dihidroksitriptamin : Beyindeki serotonin konsantrasyonlarını azaltmak için bilimsel araştırmalarda kullanılan bir nörotoksindir.Spinal sinir hasarını (kısmi siyatik sinir baglanması ) veya siyatik sinir krizi yaralanması hasarını takiben bir ay boyunca 50-200mg / kg’da farelere ağızdan verilen çemen tohum özütü (IND01), iki haftalık yaralanmalardan veya takviyeye bağlı olarak ortaya çıkan ağrıya aşırı duyarlı olmayı azaltmaktadır. [35] 200 mg / kg IND01 ile ağrı yitimi büyüklüğü, 100 mg / kg piridoksin HC1 referansıyla karşılaştırılabilir düzeydedir. [35]

            4 Kalp ve Damar Sağlığı



            4.1 Sindirim
            Bağırsaklarda, çemen otu tohumlarının lif bileşeni, kolesterol ve safra asitlerinin alımını bastırabilir. [36]

            5 Glukoz Metabolizması ile Etkileşimleri




            5.1 Sindirim

            Çemen bir bütün olarak alfa-amilaz ve maltaz inhibitörü (sırasıyla nişasta ve maltoz sindirim enzimleri) olarak hareket ederek karbonhidratların sindirimini zayıflatabilir. [36] [37] Bu, laboratuvar ortamında , diyabetik farelerde beslemenin% 5’inde Çemen otu Yağı (ağırlıkça% 15 Balık Yağı) ile, karbonhidrat enzim aktivitesinde azalma ile ilişkili bir yemek sonrasında (% 46 ve% 37) plazma glikozunun ortalamasında % 51 azalma görülmüştür (pankreatik α-amilaz ve maltaz için% azalma, plazmada% 52 ve% 35). [23] Yemek sonrası serum glikozunun azaltılması, sağlıklı insanlarda belirtilmiştir. [38]

            5.2 Mekanizmalar
            Bununla birlikte, steroidal saponinlerin, glikoz metabolizması üzerinde önemli bir etkisi olmadığı ve Çemen (çözünebilir liflerin çıkarılması), tokluk kan glikozundaki artışları hafifletme kabiliyetini azalttığı kaydedildi. [38] Diyabetik tavşanlarda, 50 mg / kg’da saflaştırılmış GII, kan glikozunu normal konsantrasyonlara yakın bir seviyeye düşürebilir ve HbA1c’yi düşürebilir. [39] HbA1c : Son iki ila üç ay boyunca ortalama kan şekeri (şeker) seviyelerinizdir.

            5.3 Pankreas
            İzole steroidal saponin içeriği ile kaydedilen diyabetik farelerde çemen tohumu kullanılması ile pankreas beta-hücreleri üzerinde koruyucu bir etkigörülmüştür. [23] [40] Çoğunlukla Çemen otu (doğal olarak [41] [42] veya modifikasyon [43] yoluyla bazı bakteri sentezinin ötesinde) yüksek glukoz konsantrasyon koşulları altında pankreatik beta hücrelerden insülin salgılanmasını uyarabilen 4-hidroksisolösin (bundan sonra 4OH-Ile) 44] , normal serum glikoz konsantrasyonlarında az veya hiç etkinlik göstermez. [44] 4OH-ILE, lösin gibi insülin salgılanmasının diğer uyarıcılarına müdahale ettiği gibi görünmemektedir ve 50 mg / kg vücut ağırlığı dozlarında diyabetli farelerde glukoz, LDL ve insülini azaltabilir. [45] [46] [47][50]

            5.4 Müdahaleler
            Streptozotosin (bir çeşit antibiyotik) ile uyarılan diyabetik farelerde günlük 21 gün süreyle 1,500 mg / kg çemen tohumları, kan şekeri seviyelerinde% 58’lik bir azalma (gerçek kontrole göre halen% 116 daha yüksek) ile ilişkiliydi ve insülin üzerinde anlamlı bir etkisi yoktur. [48] Kan glukozunda azalma, Alloxan kaynaklı diyabetik farelerde (tohumların 2-8g / kg) da kaydedildi. [49] Alloksan : Glikoz taşıyıcıları tarafından hücresel alımdan dolayı pankreatik beta hücreleri üzerinde belirgin bir etkiye sahip olan bir prooksidandır.1,500 mg / kg 21 gün süreyle Çemen otu, karaciğer enzimdeki iyileşmelerle ilişkilidir ve G6P (diyabet yoluyla görülen değişimin% 59’u tersine çevrilmiştir) ve G6P dehidrojenaz (genetik bozukluk) (% 30) yanı sıra karaciğer glikojen depolarını iyileştirir. Diyabet süresince azaltılmış fosfofrüktokinaz etkilenmedi. [48] Alloksan kaynaklı diyabetik farelerde hem böbreklerde hem de karaciğerde (fare diyetinin% 5’i) karaciğer enzimlerin yararlı bir değişikliği kaydedilmiştir. [50] Fosfofrüktokinaz: Basit şeker glikozunun bir molekülünün iki pirüvik asit molekülüne ayrıldığı fermantasyon işleminin düzenlenmesinde önemli olan enzimdir. Diyabetik farelerde diyabetin biyokimyasal belirteçlerinin azaltılmasına yönelik bazı taahhütler içeriyor gibi görünmektedir. Aromatik uyarılan diyabetik farelerde yüksek doz Çemen (günde 2-8g) kullanan bir çalışma, sağlıklı kontrol farelerinde de kan glikozunda bir azalma olduğunu belirtti. [49] Bu, insülin duyarlılığında insülin duyarlılığında% 53’lük bir artışın HOMA yoluyla kontrol grubuna göre kaydedildiğinde Tip I diyabetli insanlarda (100 g yağsız Fenugreek [51]) ve ayrıca Tip II diyabetlilerde, 1 g günlük bir hidroalkolik özdür. [52] HOMA : β-hücre fonksiyonunu ve insülin direncini (IR) bazal (açlık) glikoz ve insülin veya C-peptid konsantrasyonlarından değerlendirmek için bir yöntemdir. Glisemik kontrol için faydalar, tohumların kendileri ile, [53] [54] tohum özütünü [55] ve bütün tohumlarını yağdan arındırmış olarak görülmüştür. [49] [38] [56] [57] Çemen otu,% 5 çemen ununda, ekmek üzerine olumsuz tat etkisi olmadan, bir ekmek ürününe başarıyla eklenmiştir ve bu, diyabetiklerde ekmeği yedikten sonra glikoz düşüşlerinin düşürmek için laboratuar ortamında kullanılmıştır. [58]

            6 Yağ Metabolizması ve Obezite




            6.1 Müdahaleler
            Çemen kullanılarak günde iki defa 2,500 mg kullanan bir çalışma, sağlıklı bireylerde kan şekeri veya kan lipitlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını, ancak Tip II diyabetli kişilerde kan lipid parametrelerinde (kolesterol ve trigliserid) azalma ile ve Koroner Arter Hastalığı ve Diyabet olan kişlerde kan şekerinde bir azalma olduğunu kaydetti. [59] Bu, çemen otunun kan lipidlerini düşürme kabiliyetine sahip olduğunu, ancak glikoz metabolizması problemlerini dolaylı bir şekilde düzelttiğini gösteriyor. [59]

            7 İskelet Kası Kütlesi ve Performansı



            7.1 İskelet Kası
            900mg ve 3.5g Kreatin monohidrat ile birlikte uygulandığında çemen otu + kreatin, 70g dekstrozun yanında 8 hafta boyunca kreatin kadar yağsız vücut kütlesi ve mukavemetinde etkili gibi gözükmektedir. [60] Bu son çalışmayla ilgili birkaç problem, gerçek kontrol grubu içermiyor (karşılaştırmalı çalışma), Çemen otu grup daha az ağırlık veriyor ve başlangıçta (muhtemelen zayıf randomizasyon) fazla baskı yapıyor ve Indus Biotech’ten kaynak sağlıyor. 7.2 Glikojen Bir gözden geçirme, [61] insülin sinyallemesinde bir ara madde olan PI3K’yi aktive ederek, glukozun kas içine alınmasını harekete geçirmenin yanı sıra, bunların yukarıda belirtilen dönüştürme etkilerini not etmektedir. [62] Bu kas alımının artması, kapsamlı egzersiz sonrası glikojen tazelenmesini artırabilir ancak itiraz edilmiştir. [63] [64] Fark, aerobik egzersize kıyasla (% 50 maksimum oksijen alımı sabit) Yüksek yoğunluklu aralık eğitimi eğitiminden sonra görülen yararlar (% 80 maksimum oksijen alımı aralıklarla) olabilir. PI3K : Hücre içi kalsiyum konsantrasyonlarındaki artışlar ve tehdit durumunda sırasında ortaya çıktığı bilinen Ras, 231’in kalsiyuma bağlı uyarımı ile aktif edilir.

            8 Hormonlarla Etkileşim



            8.1 Testosteron

            Farelerde, 10-35mg / kg Çemen otu Furostanol’ün 4 hafta boyunca oral olarak alınması, levator ani kasının ağırlığında (erkeklerde anabolik etkilere işaret eden) bir artışa neden olurken, testosteron seviyelerinin dolaşımı üzerinde önemli bir etkisi yoktur; Bu çalışmada prostat ağırlığı değişmedi.[65] Olası androjenik etkiler testosterondan bağımsızdır, ancak bunun, güçlü bir androjenik etki (eğer tekrarlandığında) olduğunu destekleyen hiçbir kanıt mevcut değildir. Çemen otu bir kez (testofen markası) testosteron düzeyini plaseboya kıyasla direnç eğitilmiş erkeklerde 8 haftada (başlangıç ​​testine göre testosteron düşüşü yaşar) 500 mg arttırdı.[66] DHT’de bir testosteron maddesi ), benzer metodolojiyi kullanan toplam testosteron veya serbest testosteron üzerinde herhangi bir anlamlı etkiyi bulamadı. [67] Sağlıklı bir insanda benzer şekilde 6 hafta süreyle 600 mg Testofen kullanan bir çalışma, benzer şekilde testosteronda bir artış bulamadı. [68] DHT ile ilgili olarak, DHT’yi ölçmek için yapılan bir çalışma, 800 mg Çemen otunun 8 hafta boyunca takviyesine kıyasla, başlangıç ​​değerine göre% 9.42’lik bir düşüş olduğunu belirtti. [67] Sağlıklı erkeklerde testosteronda bir artış üzerine karışık sonuçlar olmasına rağmen, DHT’deki azalma yoluyla Çemen otunun 5 alfa-redüktaz özelliklerine destek olduğu görülmektedir. 5 alfa-redüktaz : Kaslarda az miktarda bulunur ve testosteronu dihidrotestosterona (DHT) dönüştürür

            8.2 Tiroid Hormonları
            Yüksek kan şekerini uyarmak için harici tiroid hormonları verilen farelerde (T4 ve T3) 220mg / kg Çemen tohumları kan glikozundaki yükselişi ve tiroid hormonlarının yükselmesini bastırmayı başardı.Bu potens 500 mg / kg Allium sativum ve 10 mg / kg propil tiyourasil (aktif kontrol olarak bilinen anti-tiroid) ile karşılaştırılabilir. [69]

            9 Vücut Organları ile Etkileşimleri




            9.1 Karaciğer

            Çemen otu, erkek fare yeminin% 5’inde Alüminyum Klorür toksisitesine karşı oksidatif karaciğer patolojisine karşı koruma sağladığı kaydedildi. [70] Çemen otu , Pueraria Lobata ve Hovenia Dulcis gibi otlar gibi, geleneksel kullanımına göre alkolle ilişkili komplikasyonlar için önerilmiş gibi görünüyor. [71] 30mM alkol ile kuluçkalanan Chang karaciğer hücrelerini (EtOH toksisitesini [72] incelemek için malign olmayan hücre modeli) kullanan laboratuvar ortamında bir çalışma, hücre canlılığının% 45’e indirgenmesi konsantrasyona bağlı olarak% 48’e düşürülmüştür (20mcg / mL) ve Eş zamanlı kuluçkalanma ile% 52 (40mcg / mL) ve% 75 (60mcg / mL); Silymarin’in (Milk Thistle‘dan) 30mcg / mL’de aktif kontrolü, hücrelerin% 79’unu korumuştur. [73] Silymarin ve en yüksek dozda Çemen otu polifenoller, lipid peroksidasyonu, LDH sızıntısı ve mitokondriyal geçirgenliği korumada benzer şekilde etkili olmuştur. [73] Alkol alımının 60 günü boyunca aynı zamanda Çemen otu tohumlarından alınan bir su özütü, etanolün tek başına verilen farelerde kanda belirtilen oksidasyon ve karaciğer enzimlerinin yükselmesinde bir azalma ile bağlantılıydı ve bu da koruyucu etkilere işaret ediyordu. [74] Bu iddia için büyük miktarda kanıt bulunmamasına rağmen, etanol alımına (birlikte kullanımı) yanıt olarak karaciğer hücrelerini koruyabilir. Çemen otu ile Silymarin’i karşılaştıran bir çalışma, potensin dikkat çekici olmadığını ileri sürüyor.

            9.2 Gözler
            Alloksan ile uyarılan diyabetik farelerde günde 2,000 mg / kg çemen tohumlarından alınmış alkollü bir özüt, şeker hastalığına bağlı katarakt oluşumunu azaltmakla birlikte 1000 mg / kg’da Pterocarpus marsupium kabuğu ile karşılaştırıldığında daha az koruyucu etki yapabilmiştir. [75]

            9.3 Testisler
            Diyabetik farelerde en az bir çalışmada, Çemen otu saponinlerinin, farelerde [40] testislerde steroid sentez enzimlerinin korunması ile ilişkili olduğunu kaydetti. Furostanol bileşeni için 35 mg / kg’a kadar alınan alımlar, histoloji veya organ ağırlığı ile değerlendirildiğinde testislere (veya prostata) gelen herhangi bir yan etki ile ilişkili değildir. [65]

            10 Cinsellik ve Gebelik






            10.1 Libido

            Çemen otu ayrıca 6 haftalık iki bölünmüş dozda günde 600 mg (Testofen markası,% 50 Fenüsitler) yuttuğunda erkek libidosunu artırabilir. [68] Birincil ölçüm, Derogatis’in cinsel işlevsellik-kendi kendini raporlama röportajı (öz-bildirim) (DISF-SR [76] ) üzerine kendinden bildirilen puanı ve orgazm ve / veya orgazm memnuniyetinin alt ölçeklerinde önemli iyileştirmeler olduğunu bildirdi; bu çalışma supplement ürünün üreticisi ile ilişkili değildir. [68]

            10.2 Emzirme
            Çemen otu gebe kadınlarda süt üretimini artırmak için yaygın olarak tavsiye edilen bir bitkidir [77] ve bazıları tarafından umut verici kanıtlar içeren birkaç ottan biri olarak görülür. [78] [79] Geleneksel olarak Çemen otu ‘ter üretimini teşvik ettiği’ ve bunun iki yapının (ter bezleri ve süt bezleri) benzer olması nedeniyle süt üretimini etkilediği söylenir. [80] [81] Konuyla ilgili birkaç deneme yapılmış ve çemen, annelerdeki süt üretimini plasebodan daha fazla arttırdığı görülüyor. [80] Kontrol ve plaseboya sırasıyla 31.1 ± 12.9 ml ve 38.8 ± 16.3 ml verilmişse, Çemen otu topluluğu en az 3 fincan (200 ml) çemen çayı tükettikten sonra 73.2 ± 53.5 ml üretmeyi başardı. Etki mekanizması spesifik olarak bilinmemekle birlikte, fitoestojenler veya diosgenin ile ilgili olabilir. [80] Anne sütünün Çemen otu biyoaktiflerinin varlığını gösteren birçok çalışma olmasa da, Çemen otu çayını içen annelerin anne sütünün antioksidan kapasitesini değerlendiren bir çalışmada plaseboya göre anlamlı bir fark bulamadı. [82] Fenugreek’in süt üretimini güçlendirecek sınırlı kanıt vardır, ancak Çemen Çayın bu geleneksel kullanımı destekleyen ön kanıtları vardır.


            10.3 Gebelik
            Farelerde 800 mg / kg vücut ağırlığı veya daha yüksek dozlarda (128 mg / kg insan tahmini doz) Çemen otu , hamile bir kadın tarafından tüketildiğinde doğum kusurlarına neden olabilecek potansiyel olarak teratojenik bir maddedir. [83] Teratogenezin mekanizmasının, kök hücre farklılaşmasını bastırmak yoluyla olduğu öne sürülmüştür. [84]

            10.4 Meme Büyümesi
            Çemen bazen meme büyütücü bir madde olarak kullanılır; [85] bu görüşü destekleyecek hiçbir kanıt bulunmamaktadır.

            10.5 Menopoz
            Geleneksel olarak (ve şu anda tıp dışı ilişkiler vasıtasıyla), vajinal kuruluğu azaltmada menopoz için bir tedavi olarak önerilmiştir; şu anda bu iddiaları destekleyecek yeterli kanıt yok.[86]

            11 Diğer Tıbbi Durumlar




            11.1 Parkinson
            6-Hidroksidopamin toksisitesinden önce farelere verilen tek bir oral doz olan 10-100 mg / kg SFSE-T (Parkinson’da hasar gördüğü ve dolayısıyla bir hayvan araştırmasının modeli olan beynin benzer bir alanına zarar verir) ve MPTP nörotoksisitesi, 30mg / kg’lık ön-tedavi, edildiğinde daha az sinirsel toksisite işareti ile ilişkilidir.Ancak SFSE-T’nin nörotoksisite izlemesi durumunda değildir. [24] MPTP : Beyindeki substantia nigrada dopaminerjik nöronları yok ederek Parkinson hastalığının kalıcı semptomlarına neden olan nörotoksin MPP + ‘nın bir ön ilacıdır. Çeşitli hayvan çalışmalarında hastalık modellerini incelemek için kullanılmıştır.

            12 Besin-Supplement Etkileşimi




            12.1 Balık Yağı
            Balık yağı, yarı balık yağı ve yarım çemen karışımı (% 5) aynı miktarda (% 5) tek başına çemen tohumundan daha fazla zayıflattığından, tokluk kan şekeri yükselişlerini azaltmada etkinliğini arttırdığı görülmektedir. [23]

            12.2 Arcabose
            Arcabose, glikozun kan dolaşımına maruz bırakılarak şeker hastalığının tedavisinde kullanılan bir alfa-glukozidaz inhibitörüdür. 1: 0.8-1.2 ağırlıkta Arcabose: Çemen Tozu (çözünür lif yönü), çemen otu, bir saat içinde tam olarak emilmekten arcabose salımını artırabilir ve 8 saate kadar tam emilimi geciktirir, bu da çemen otunu gösterir. bağırsak yarı ömrünü arttırabilir. [21] Fenugreek (Çemen Otu) anti-diyabetik olma özelliğinden dolayı, ilaç iletiminde sinerjizmde ve glikoz artışlarına karşı katkı maddesi olarak çalışır. [21]

            13 Güvenlik ve Yan Etkileri



            13.1 Genel
            Etanol-özütü çemen otu vücut ağırlığının 3 g / kg’lık bir oral dozu, bir çalışmada ters etki göstermemiştir ve bu, 1 g / kg’lık en çok kan şekeri düşük dozajın üzerinde olduğundan daha yüksek dozlar çalışılmamıştır. [87] Bir başka çalışmada LD 50 (ölümcül dozaj) , dişi farelerde 3.5g / kg ve erkeklerde 4.1g / kg olarak tespit edildi. [84] Çemene karşı alerji olabiliceği kaydedildi ve tüm Leguminoseae ailesi ile bağlantılı olduğu anlaşıldı ve her iki taraf da nohutlara karşı tepki verdiğini belirtti; biri nohuta alerjik ise Çemen otunada tepki gösterebilir. [88]

            13.2 Hamilelik / Annelik
            Çemen, geçmişte çoçuk düşürücü veya kürtaja neden olan bir bileşik olarak kullanılmıştır. [89] Önerilen mekanizmalar rahim duvarının kasılmaları yoluyla geç üçüncü hamilelik döneminde de doğum yapmasına neden olur. Farelere aşırı doz verildiğinde (800mg / kg vücut ağırlığı), çemen muhtemelen kök hücre bölünmesine müdahale ederek teratojenik bir potansiyel göstermiştir. [83] Bu doz kabaca insanların 128 mg / kg’ına dönüşür.

            13.3 Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı (MSUD)
            Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı (MSUD), dallı zincirli amino asitlerlerin uygunsuz metabolizmasında ortaya çıkan bir durumdur. Çemen Otu aroması olan sotolon, MSUD için bu metabolik defekti olan kişilerin idrarında bulunan ve karakteristik tatlı kokuyu veren bir tanı ölçütü olarak kullanılabilir. [14] Sağlıklı bir insanın idrarı normalde beslenme alımı olmadığı için görülmez, ancak Çemen otunu içen veya yanlış tüketen kişilerde görülebilir. [90] Annenin sotolon tüketimi doğumdan sonra bebeğe de aktarılabilir ve nesiller arası nesnel olmayan yanlış tanıya neden olabilir. [91] Birkaç insan müdahalesi, idrarda ‘tuhaf’ veya ‘tatlı’ kokunun yan etkilerini not eder. [31]





            Kimyasal İsimler:
            CPAD; Fenugreekine; 5-BETA-D-RIBOFURANOSYLPICOLINAMIDE ADENINE-DINUCLEOTIDE; AC1L9FUG; DB04071; [({[(2R, 3S, 4R, 5R) -5- (6-amino-9H-pürin-9-il) -3,4-dihidroksioksolan-2-il] metoksi} (hidroksi) fosforil) oksi] ( {[(2R, 3S, 4R, 5S) -5- (6-karbamoilpiridin-2-il) -3,4-dihidroksioksolan-2-il] metoksi} fosfinik asit
            Moleküler Formül: C21H27N7O14P2
            Moleküler Ağırlık: 663.43 g / mol

            Bilimsel Destek ve Referans Metni Fenugreek (Çemen Otu) Referanslar
            1. Gıdalarda, Türlerde ve Doğal Ürünlerde Bulunan İnsülin Potansiyel Faktörü (IPF) .
            2. Fas’ta hipertansiyon ve diyabetin fitoterapi .
            3. Çemen otu (Trigonella foenum-graecum L. Leguminosae): Doğal standart araştırma işbirliği ile kanıta dayalı sistematik bir derleme .
            4. Danimarka halk hekimliğinde kullanılan bitkilerin serotonin taşıyıcısına afinite ve MAO-A’nın inhibisyonu için depresyon ve anksiyeteyi tedavi etmek için eleme .
            5. Trigonelline: diyabet ve merkezi sinir sistemi hastalığı için terapötik potansiyeli olan bir bitki alkaloididir .
            6. Streptozotosin ile indüklenen tip I diyabetik sıçanlarda (2S, 3R, 4S) 4-hidroksisolösinanın (Trigonella foenum graecum) insüline bağımlı olmayan anti-diyabetik aktivitesi .
            7. 4-hidroksisolösin biyosentezinde rol oynayan Trigonella foenum graecum’dan bir dioksijenazın karakterizasyonu .
            8. Çemen otunun araşidonik asit metabolize edici enzimlerin gen ekspresyonu üzerindeki etkisi .
            9. Tıbbi gıdalar. IV. Çemen otu tohumu. (1): trigoneosidler Ia, Ib, IIa, IIb, IIIa ve IIIb’nin yapıları, Hint Trigonella foenum-graecum L tohumlarından yeni furostanol saponinleri .
            10. Çemen otunun ana aglycon’u olan Diosgenin, HepG2 hücrelerinde LXRa aktivitesini inhibe eder ve obez diyabetik farelerde plazma ve hepatik trigliseritleri azaltır .
            11. Çemen otu tohumu içinde diosgenin ve yamogenin kombine kolon kromatografisi ve kızılötesi spektrometri ile belirlenmesi .
            12. Çemen otu (Trigonella foenum-graecum Linn.) Tohumlarından anti-hiperglisemik bileşik (GII), diabetes mellitus’ta saflaştırılması ve etkisi .
            13. Çemen otu tohumu ekstresinin sıçandaki beslenme davranışı üzerindeki etkileri: metabolik-endokrin korelasyonları .
            14. 4,5-dimetil-3-hidroksi-2 {5H} -furanon (sotolone) – akçaağaç şurubu idrar hastalığının kokusu .
            15. Çemen otu (Trigonella foenum-graecum) tohumlarından ve acı kavun (Momordica charantia) özlerinden elde edilen fenolik bileşiklerin antioksidan özellikleri ve kantitatif UPLC-MS analizi .
            16. Suudi Arabistan Koşullarında Bazı Baharat ve Bitkilerin Kimyasal Bileşimi ve Yağ Asit İçeriği .
            17. Çemen otu (Trigonella foenum-graecum L.) tohumlarında insan ve sığır tripsin ve kimotripsin inhibitörleri. İzolasyon ve karakterizasyon .
            18. Trigonella foenum-graecum (çemen otu) tohumlarından kararlı bir Kunitz tripsin inhibitörünün saflaştırılması ve karakterizasyonu .
            19. Çemen otu (Trigonella foenum graecum) protein konsantresinin fonksiyonel özellikleri .
            20. Trigonella foenum-graecum (çemen otu) tohumunun çözünebilir diyet lifi fraksiyonu, karbonhidrat sindirimini ve emilimini geciktirerek ve insülin etkisini arttırmak suretiyle tip 1 ve tip 2 diyabet hayvan modellerinde glukoz homeostazını iyileştirir .
            21. Akarbozun sürekli salımı için yeni sinerjik galaktomannan bazlı birim dozaj formu .
            22. Çemen otu tohumu (Trigonella foenum-graecum) çimlenmesi sırasında lipid değişiklikleri .
            23. Diyabetik sıçanlarda karbonhidrat sindirimi ve hipertansiyonun temel enzimleri üzerinde omega-3 yağlı ve çemen esansiyel yağının inhibe edici potansiyeli .
            24. Parkinson hastalığının kemirgen modellerinde Trigonella foenum graecum tohumlarının hidroalkolik ekstresinin nörodavranışsal değerlendirmesi .
            25. CYP3A substratlar siklosporin ve karbamazepin ile çemen otu farmakokinetik etkileşim çalışmaları .
            26. Trigonella foenum graecum L’nin ve onun bileşenlerinin standartlaştırılmış ekstraktının asetilkolinesteraz enzim inhibitör potansiyeli .
            27. Spinal serotonerjik sistem, Trigonella foenum-graecum (TFG) yaprak ekstraktının neden olduğu antinosisepsiyonda kısmen rol oynar .
            28. Çemen otu tohumlarından steroid saponinler: ekstraksiyon, saflaştırma ve beslenme davranışı ve plazma kolesterolü üzerine farmakolojik araştırma .
            29. Sağlıklı gönüllülerde Trigonella foenum-graecum yapraklarının sulu ekstraktının hipoglisemik etkisi .
            30. Bir çemen tohumu özü, aşırı kilolu kişilerde spontan yağ alımını seçici olarak azaltır .
            31. Çemen otu tohumu özü, sağlıklı gönüllülerde spontan yağ tüketimini seçici olarak azaltır .
            32. Obez bireylerde çemen otu lifinin tokluk, kan şekeri ve insülin cevabı ve enerji alımına etkisi .
            33. Maymundaki diş ağrısı ve aspirin kaynaklı analjezinin gelişiminde merkezi serotoninerjik nöronların olası rolü .
            34. Serotonin ve asetilsalisilik asidin antinosiseptif etkisinde opiat tutulumu .
            35. Trigonella foenum-graecum L. tohumlarından standartlaştırılmış ekstrenin ratlarda ağrılı periferik nöropati üzerine iyileştirici etkileri .
            36. Çemen otunun antidiabetik ve hipokolesteroemik etkileri .
            37. Hint Ayurvedik şifalı bitkilerin güçlü a-amilaz inhibitör aktivitesi .
            38. Çemen otu tohumu ve yapraklarının insanlarda kan şekeri ve serum insülin yanıtlarına etkisi .
            39. Diyabetik Tavşanlar’da Fenugreek (Trigonella foenum graecum Linn) Tohumlarından Saflaştırılan GII Bileşiğinin Antidiyabetik Etkisi .
            40. Anahtar steroidogenesis ve metabolik enzimler ve sperm anormallikleri üzerinde testis çemen otu steroidleri ve hayatta kalan diyabetik sıçanların epididimi üzerindeki potansiyel koruyucu etki .
            41. Bacillus thuringiensis (2S, 3R, 4S) -4-hidroksisolösin, potansiyel bir insülinotropik ve anti-obezite amino asidi üreten yeni bir L-izolösin metabolizması .
            42. Faydalı amino asitlerin üretimi için Bacillus thuringiensis L-izolösin dioksijenazın karakterizasyonu .
            43. (2S, 3R, 4S) -4-hidroksisolösin üretmek için Escherichia coli’nin metabolik mühendisliği .
            44. 4-Hidroksizolösin: İnsülin salgısının yeni bir amino asit güçlendiricisi .
            45. C57BL / KsJ-db / db farelerinde alışılmadık bir amino asidin (4-hidroksisolösin) antihiperglisemik etkisi .
            46. Çemen otu 4-hidroksisolösin, diyabetik ve fruktoz ile beslenen sıçanlarda karaciğer fonksiyonundaki biyobelirteçler ve glukoz üzerine etkisi .
            47. Streptozotosin ile oluşturulan diyabetik sıçanlarda Trigonella foenum graecum (çemen otu) ekstresinin kan şekeri, kan lipid ve hemoreolojik özellikler üzerine etkisi .
            48. Mısır bitkileri çemen ve dengeleri anti-diyabetik eylem Biyokimyasal çalışma .
            49. Trigonella foenum graecum’un (Çemen otu) normal ve diyabetik sıçanlarda kan glukozuna etkisi .
            50. Trigonella foenum graecum (çemen otu) tohumu tozu, değiştirilmiş glikolitik, glukoneojenik ve lipojenik enzimleri tersine çevirerek alloksan diyabetik sıçan dokularında glikoz homeostazisini iyileştirir .
            51. Çemen otu tohumlarının tip I diyabette kan şekeri ve serum lipidleri üzerine etkisi .
            52. Trigonella foenum-graecum (çemen otu) tohumlarının tip 2 diabetes mellitusta glisemik kontrol ve insülin direnci üzerine etkisi: çift kör plasebo kontrollü bir çalışma .
            53. Trigonella foenum graecum’un sıçanlarda kadmiyum ve alloksanın neden olduğu hiperglisemi antagonizması .
            54. Diyabet için geleneksel Avrupa bitki tedavilerinin glisemik etkileri. Normal ve streptozotosin diyabetik farelerde çalışmalar .
            55. Diyabetik köpeklerde çemen otu tohumlarından subfraksiyonların antidiyabetik etkileri .
            56. Çemen otu tohumlarının insüline bağımlı olmayan diyabetik bireylerde hipoglisemik etkisi .
            57. İnsülin bağımlı olmayan diabetes mellitus tedavisinde Fenuqreek tohumu tozunun kullanımı .
            58. Çemen otu ekmeği: diyabet mellitus tedavisi .
            59. Koroner arter hastalığı olan hastalarda zencefil (Zingiber officinale Rosc.) Ve çemen otu (Trigonella foenumgraecum L.) ‘nin kan lipidleri, kan şekeri ve trombosit agregasyonu üzerine etkisi .
            60. Direnç Eğitim Adaptasyonlarında Kreatin artı Çemen otu Ekstresi ve Kreatin artı Karbohidrat Desteğinin Etkileri .
            61. 4-Hidroksizolösin: metabolik sendrom için bitki kaynaklı bir tedavi .
            62. İnsülinotropik ajan ID-1101 (4-hidroksisolösin) sıçandaki insülin sinyalini aktive eder .
            63. Çemen otu ekstraktının (Trigonella foenum-graecum) glikoz beslenmesine eklenmesi, egzersiz sonrası kas glikojen resentezini arttırır .
            64. Egzersiz sonrası karbonhidrat beslemesine çemen otu ekstraktı (4-hidroksisolösin) ilavesi ile glikojen resentezi ve egzersiz performansı .
            65. Erkek albino sıçanların üreme sistemi üzerinde Trigonella foenum-graecum’dan furostanol glikozitlerin etkisi .
            66. Klinik yaş grubundaki erkeklerde hormon profili üzerine bir aromataz ve 5α-redüktaz inhibitörünün etkileri .
            67. Çemen Tozu Özü, Resitance Eğitimli Erkeklerin Hormonal Profili Üzerinde Etkisizdir .
            68. Standardize Trigonella foenum-graecum Ekstrakt ve Mineral Formülasyonu ile Geliştirilen Erkek Libido’nun Fizyolojik Yönleri .
            69. Tiroksine bağlı hipergliseminin iki bitki ekstraktı ile azaltılması .
            70. Çemen otu tohumu, kronik AlCl3 toksisitesine karşı bir hepatoprotector yem bitkisi .
            71. Alkolizm Fitoterapisi .
            72. Hep G2 hücrelerinde in vitro olarak etanole karaciğer spesifik hücresel yanıtın modülasyonu .
            73. Çemen otu (Trigonella foenum graecum) çekirdeği özü, Chang karaciğer hücrelerinde etanol kaynaklı toksisite ve apoptozu önler .
            74. Deneysel etanol toksisitesinde çemen otu (Trigonella foenum graecum) tohumlarının koruyucu etkisi .
            75. Alloksan diyabetik sıçanlarda Pterocarpus marsupium kabuğu ve Trigonella foenum-graecum tohumları özütlerinin anti-katarakt aktivitesi .
            76. DSFI: cinsel işlevin çok boyutlu bir ölçüsü .
            77. Emzirmede Halk Gelenekleri Üzerine Laktasyon Eğitmenleri Araştırması .
            78. Bitkilerin Galaktagoglar Olarak Kullanımı .
            79. Galaktogoglar: Laktasyona Neden Olan İlaçlar .
            80. Galaktagogist çayının anne sütü üretimi üzerine etkisi ve yaşamın ilk haftasında doğum ağırlığının kısa süreli yakalanması .
            81. Emziren kadınlar için çemen kullanımı .
            82. Galaktagog Bitkisel Çayının İnsan Sütünün Oksidan ve Antioksidan Durumu Üzerine Etkisi .
            83. Farelerde Trigonella foenum-graecum (L.) ‘dan sulu ekstrenin gelişimsel toksisitesinin değerlendirilmesi .
            84. Trigonella foenum graecum’un (Çemen otu) sıçandaki kemik iliği hücre proliferasyonunda toksisitesi .
            85. “Bust arttırıcı” bitkisel ürünler .
            86. Perimenopozal ve menopoz şikayetleri için bitkisel tedaviler .
            87. Alloksanın neden olduğu diyabetik sıçanlarda Trigonella foenum-graecum (çemen otu) çekirdeğinin antihiperglisemik etkisi ve diabetes mellitusta kullanımı: ekstrakt üzerinde kısa bir kalitatif fitokimyasal ve akut toksisite testi .
            88. Çemen için alerji (Trigonella foenum graecum) .
            89. Tip 2 diyabet tedavisinde seçilmiş Hint bitkilerinin rolü: bir inceleme
            90. Bitkisel çayın yutulması nedeniyle akçaağaç şurubu idrar hastalığının yanlış teşhisi .
            91. Çemen otu, annenin prenatal yutması nedeniyle yalancı akraba şurubu
            92. İnsüline bağımlı olmayan diyabetiklerde geleneksel tıbbi bitkilerin kan şekeri üzerindeki takviyesinin etkisi: bir pilot çalışma .
            Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
            Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

            Yorum yap


            • #7
              Kabızlık Nedir Hazımsızlık Nedir Kabızlık Nasıl Geçer Hazımsızlık Nasıl Geçer.


              Kansızlık - Kansızlık İçin Ne Tüketilmeli- Çemen Faydaları Nelerdir



              Kansızlık Nasıl Tedavi Edilir













              Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
              Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

              Yorum yap


              • #8



                Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
                Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

                Yorum yap


                • #9



                  Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
                  Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

                  Yorum yap


                  • #10

                    Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
                    Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

                    Yorum yap


                    • #11
                      CİNSEL Performans için Süper Kritik Çemen Mix yağı ile tedavisi klinik araştırımlar ile belgelendi



                      Oksijenli Su Nedir, Cilt Hastalıkları, Yüksek Tansiyon, Tiroid, Bel Ağrısı için Doğal Çözümler

                      Konu ozgurcay tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/18435-ozgurcay Saat 05 June 2023, 09:51 ) değiştirilmiştir.

                      Yorum yap

                      Hazırlanıyor...
                      X