Duyuru

Collapse
No announcement yet.

ŞAHTERE Forte

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • ŞAHTERE Forte

    ŞAHTERE


    Bir Yıllık | 0,15-0,4m | 5-9 Aylar | Ça,Ho,Na | Otu

    Şahtere, Erdrauch, Fumaria officinalis L.
    Safra otu, Şifalı Şahtere
    Sarılık otu
    Yer çiçeği, Tilki Kişnişi
    Yer safrası, Tavuk Ayağı otu

    Familyası; Gelincikgillerden, Mohngewâchse, Papaveraceae

    Drugları; Şahtere otu: Fumariae herba
    Şahtere otu çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

    Giriş; Şahterenin bilinen 50 türü mevcuttur ve bunlardan sadece Şifalı şahtere; Fumaria officinalis L. olarak bilinen tür tıbbi maksatla kullanılır. Bundan başka çok yaygın olarak yetişen Küçük çiçekli şahtere; F.parviflora, Soluk Şahtere; F.vaillantii, Sürünen Şahtere; F.schleicheri; Duvar şahteresi; F.muralis ve Sarmaşık şahtere; F.capreolata’yı saya-biliriz. Latince <> Yer kokusu anlamına gelir, Türkçede kişnişe benzediğinden, Tilki Kişnişi, safrayı iyileştirdiğinden Safra otu, Sarılığı iyileştirdiğinden sarılık otu diye de anılır. Tarihte M.Ö başta Safra ve Karaciğer rahatsızlıklarına karşı kullanılmış ve günümüzde yapılan araştırmalarda etkisi ispatlanmıştır.

    Botanik; Şahtere otu bir yıllık bir bitki olup 15-40cm boyunda dikine yük-selir, mavimsi yeşil renkte, çok çatallı ve dallarını taşıyamayacak yerlere doğru eğilir.

    Yaprakları; Ana yaprakları saplı üzerinde dizili yan yapraklardan oluşur ve geriden kanat yaprak görünümünü andırır. Çiçekleri sapların üst kısmında topluca bir arada salkım şeklinde bulunurlar. Kupası 2-3mm büyüklüğünde yumurta veya mızrak şeklinde mavimsi yeşil renkte, taçları borucuk şeklinde 5-10mm uzunluğunda pembe veya kan kırmızısı uç kısmı ise koyu kırmızıdır. Meyveleri küre şeklinde yeşil renkli 2-2,5mm çapında ve 3-4mm uzunluğunda bir sapı vardır.

    Yetiştirilmesi; Vatanı Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya’nın Türkiye, Horasan ve Türkistan bölgeleri olan bitki günümüzde Kuzey Amerika ve Avustralya’da da yetişmektedir. Bahçe veya tarlalara ekilen tohumları fazla bir bakıma gerek kalmadan gelişir.

    Hasat Zamanı; Mayıstan Ekime kadar Şahtere otu toplanarak gölgede kurutulur ve kaldırılır, şayet tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlem-leri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutul-malıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

    Birleşimi; Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
    a) Alkoloitler %0,5-1,5 arasında olup en önemlileri; Protopin (=Fumarin), Fumaricin, (+)-Fumarilin, Fumaritin, Fumarofin, (-)-Scoulerin, Sinactin, Fumarophycin ve Cryotopin.
    b) Organik asitler; Fumarasit (=Maleinasidi=Maleikasit), Kaffeeasit ve Chlorogenasit.
    c) Flavonolglikozitler; Rutosid (Quercetin-3-rhamnosit), Quercetin-3,7-diglukozit, Quercetin-3-glukozit ve Kâmpferol-3-arabinozit’i sayabiliriz.
    d) Ayrıca Müsilaj, Reçine, Tanin, Mineraller ve Vitaminler içerir.

    Araştırmalar; Berlin Charite üniversitesi Deri hastalıkları kliniğinde Prof. Dr. W.Sterryinin gözetiminde ve 12 diğer Alman üniversitelerinin ortak çalışmaları sonucunda Şahtere birleşimindeki Fumarasidin Sedef has-talığına karşı etkili olduğu tespit edilmiştir. Özelliklede Fumar asitten elde edilen Fumarasitesterlerin daha etkili olduğu belirlenmiştir. (NH. 4.00.6) Bir başka araştırma alanı ise şahtere ekstresinden elde edilen Draje ile tedavi denemeleri yapılmış Safra kesesi, Safra yolları ve karaciğer rahatsızlıkları olan hastaların iyileştiği görülmüştür. (TP.122) Bu araştırmalardan bazıları;
    1) 85 Karaciğer rahatsızlıkları; Safra yolları rahatsızlıkları ve safra taşı olan hastalar üzerinde W.Hunold ve ekibi Şahtere Drajesi ile yaptıkları Tedavi denemesinde %82 oranında başarı elde etmişlerdir. (Age)
    2) L.Zaduwsky (1974) ve ekibi Safra akışı yetersizliği ve de fazlalığı olan 64 hasta üzerinde Şahtere drajesi ile tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %75 oranında iyileştiği görülmüştür. (Age)
    3) Safra yolları rahatsızlıkları olan 27 hasta üzerinde şahtere ekstresin-den elde edilen draje ile Zacharewics ve ekibi 1974’de (viyana) yap-tıkları tedavi denemesinde %81,5 oranında başarı elde etmişlerdir. (Age)
    4) D. Widman ve ekibi 1980’de Şahtere drajesi ile yaptıkları Tedavi denemesinde safra yolları rahatsızlıkları ve safra kistleri olan 29 hasta tedavi edilmiştir. (Age)
    5) Aktif Fumaria officinalis fitokimyasallarının niozomları : antidiyabetik, antinöropatik, antiinflamatuar ve olası etki mekanizmaları

    Karim M Raafat1, Sally A El Zahaby2
    PMID: 32377229Ücretsiz PMC makalesiSoyut

    Arka plan: Fumaria officinalis ( F. officinalis, FO) birçok iltihaplı ve ağrılı rahatsızlıkta kullanılmıştır. Bu çalışmanın temel amacı , ana aktif bileşenlerini tanımlayarak F. officinalis'in derinlemesine biyo-güdümlü fitokimyasal araştırmasını gerçekleştirmektir . Niozomal hazırlık yoluyla farmakokinetiği optimize etmek, in vivo antinöropatik ve antienflamatuar potansiyellerini geliştirmek ve olası etki mekanizmalarını keşfetmek için de yapılacaktır.

    Yöntemler: Fraksiyonasyon, izolasyon, kromatografik standardizasyon ve en aktif bileşik(ler)in tanımlanması dahil olmak üzere biyo-kılavuzlu fitokimyasal araştırmalar yapıldı. F. officinalis'in en aktif bileşik(ler) inin optimize edilmiş niozomal formülasyonları hazırlandı ve karakterize edildi. Akut, subkronik ve kronik alloksan kaynaklı diyabet ve diyabetik-nöropati ve karagenan kaynaklı akut inflamatuar-ağrı ve kronik inflamatuar ödemi araştıran bir in vivo biyolojik değerlendirme yapıldı.

    Sonuçlar: In-vivo biyo-güdümlü fraksiyonlama ve kromatografik fitokimyasal analiz, alkaloid bakımından zengin fraksiyonun (ARF) en aktif fraksiyon olduğunu gösterdi. ARF iki ana alkaloid içeriyordu; Stilopin %48,3 ve Sanguinarin %51.6. In vitro optimizasyon, analitik ve in vivo biyolojik araştırmalar, optimize edilmiş niozomun, Nio-2'nin en optimize niozomal formülasyon olduğunu gösterdi. Nio-2 partikül boyutu 96.56 ± 1.87 nm'ye sahipti ve ARF'nin farmakokinetik özelliklerini geliştirerek çalıştı ve simüle edilmiş GI koşullarında yeterli tuzak-etkinliği, hızlı bozunma ve kabul edilebilir stabilite geliştirdi. FO, ARF ve Nio 2 en güçlü antidiyabetik ve antiinflamatuar bileşiklerdi. Proinflamatuar tümör nekroz faktörü-alfa (TNF-alfa) ve Interlökin 6'nın (IL-6) azaltılması,

    Sonuçlar: Fumaria officinalis'in en aktif fraksiyonu ABY olarak tanımlandı. Bu çalışma, çeşitli inflamatuar durumları ve diyabetik komplikasyonları, özellikle nöropatik ağrıyı iyileştiren, verimli ve yeni, pratik bir oral formülasyon sunmaktadır.


    Tesir Şekli; Safra yollarını açıcı, safra akışını düzenleyici, metabolizmayı düzenleyici, terletici, idrar artırıcı, mikropları öldürücü, tonik (Vücudu kuvvetlendirici) ve kanı temizleyici özelliklere sahiptir.

    Kullanılması;
    a) Araştırmalara göre hem sedef hastalığına hem de safra kesesi, safra yolları iltihapları, taşları ve kistine karşı etkili safra akışını düzenle-yicidir. Bu özelliklerinin yanında karaciğer rahatsızlıklarına karşı da etkilidir.
    b) Komisyon E 18.09.1986 tarih ve 173nolu Monografi bildirisine göre Şahtere otu başta Safra kesesi, safra yolları ve de mide bağırsak kramplarına karşı etkilidir.
    c) Halk arasında başta safra kesesi ve safra yollarının krampları, ağrıları, iltihaplanması, tıkanması, fonksiyon bozuklukları, taş ve kistlerine karşı ve de karaciğer ve Safra kesesi ve safra yoları rahatsızlıkları nedeni ile ortaya çıkan Deri hastalıklarından Ekzema, Akne, şişmanlık ve idrar yolları rahatsızlıklarına karşı kullanılır.

    Açıklama; Amerika’da yapılan araştırmalarla Şahtere otunun birleşimin-deki Fumarasitten elde edilen Fumarasit eterle Sedef hastalığına karşı etkili neticeler elde edilmiştir. Diğer taraftan Almanya’da 12 üniversitenin kliniklerinde yapılan araştırmalarda şahtere ekstresinden elde edilen drajenin alınması ile Safra kesesi, safra yolları ve karaciğer rahatsızlık-larına karşı etkili neticeler elde edilmiştir. Bilindiği gibi Alıç yaprak ve çiçeğinin çayı veya ilaçları tansiyonu ayarladığını, Eğri kökünün ise Mide asidini düzenlediğini görmüştük. Şimdi ise Şahterenin safra akışını gör-mekteyiz.

    Çay; Bir kahve kaşığı şahtere otu demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dakika hafif ateşte kaynatıldıktan sonra 8-10dakika demlemeye bırakılır ve de süzülerek içilir.

    Çay Harmanları;

    Gökçek Safra çayı;
    >30gr Zerdeçal kökü
    >30gr Nane yaprağı
    >20gr Şahtere otu
    >10gr Kimyon tohumu
    >10gr Pelin otu

    Gökçek Safra çayı;
    >25gr Hindiba otu ve kökü
    >25gr Şahtere otu
    >20gr Nane yaprağı
    >15gr Pelin otu
    >15gr Oğul ot yaprağı

    Gökçek Safra kesesi ve safra yolları çayı;
    >20gr Papatya çiçeği
    >20gr Nane yaprağı
    >20gr Oğul ot yaprağı
    >20gr Şahtere otu
    >20gr Kırlangıç otu

    Gökçek Müshil çayı;
    >20gr Menekşe otu
    >20gr Şahtere otu
    >20gr Ceviz yaprağı
    >20gr Y. Akdiken kabuğu
    >20gr Ayrık kökü

    Gökçek Safra taş ve krampları çayı;
    >20gr Pelin otu
    >40gr Oğul otU
    >20gr Şahtere otu
    >20gr Ayrık kökü

    Gökçek Kan çayı;
    >20gr Y. Akdiken kabuğu
    >20gr Şahtere otu
    >20gr Menekşe otu
    >20gr Isırgan yaprağı
    >20gr Ayrık kökü

    Gökçek Safra çayı;
    >40gr Hindiba ot ve kökü
    >20gr Şahtere otu
    >20gr Pelin otu
    >20gr Nane yaprağı

    Gökçek Kan çayı;
    >30gr Şahtere otu
    >30gr Hindiba otu ve kökü
    >20gr Civanperçemi otu
    >20gr Ayrık kökü

    Gökçek Kan çayı;
    >25gr Şahtere otu
    >25gr Civanperçemi otu
    >20gr Ayrık kökü
    >10gr Sinameki yaprağı

    Gökçek Safra çayı(safra attırıcı, şişkinlik ve tıkanma)
    >30g C. Zerdeçal kökü
    >20g Nane yaprağı
    >20g Kırlangıç otu
    >20g Şahtereotu
    >10g Y. Akdiken kabuğu

    Gökçek Safra çayı(safrayı artırıcı, şişkinlik ve tıkanma)
    >30g Hindiba ot ve kökü
    >20g Devedikeni tohumu
    >20g Nane yaprağı
    >20g Cava Zerdeçal kökü
    >10g Şahtereotu

    Gökçek Karaciğer, safra çayı(safra yollara rahatsızlığı nedeniyle hazım rahatsızlıkları)
    >25g Cava zerdeçal kökü
    >25g Pelin otu
    >30g Nane yaprağı
    >20g Şahtereotu

    Gökçek Karaciğer safra çayı(safra yolları rahatsızlığı nedeni ile kraplı yukarı karın ağrıları)
    >30g Kırlangıç otu
    >30g Cava zerdeçal kökü
    >20g Pelin otu
    >20g Şahtereotu

    Gökçek Safra çayı(safra artırıcı, tıkanma ve şişkinliği önleyici)
    >20g C. Zerdeçal kökü
    >20g Hindiba ot ve kökü
    >20g Nane yaprağı
    >20g Civanperçemi otu
    >20g Şahtereotu

    Homeopatide; Taze Şahtere otundan 20-30 gram ince kıyıldıktan sonra bir şişeye konur ve üzerine %70lik 100ml Alkol ilave edilir ve güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir. Şişe 4-6hafta sonra süzülerek Homeopatide <> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden güne 3-4defa 15-20damla 4-6 hafta süreyle alınır.

    Yan Tesirleri; Bilenen bir yan tesiri yoktur, şayet tarife uyulursa eğer fazla miktarda veya uzun süre alınır ise o zaman karın ağrısına sebep olabilir.
    Atila Özsoy
    2014 yılında bana önerdiğiniz yöntemle (EPSOM) SAFRA KESEMDEKİ 6 MM'LİK TAŞTAN KURTULMUŞTUM. Bir kaç ay önce bu sefer de 2 MM'LİK BİR OLUŞUMDAN ve KARACİĞERDE BÜYÜMEDEN DOALYI verdiğiniz ŞAHTERE SETİ - O İle gene sağlığıma kavuştum. KARACİĞERDEKİ DEĞERLER DE NORMALE DÖNDÜ. Size ne kadar teşekkür etsem azdır İbrahim Bey...
    KAYNAK

    beşiktaş bjk
    Ben Adana'dan Fatma Avan. SAFRA KESEMDE TAŞ, ÇAMUR, İLTİHAP VARDI. Bir süre iltihap kurusun diye hastanede serum tedavisi yaptılar 1 ay sonra ameliyat dediler ama İbrahim Gökçek beyin ŞAHTERE SETİNİ KULLANDIM ÇOK ŞÜKÜR İYİLEŞTİM. Allah razı olsun başarılarının devamını dilerim.
    KAYNAK

    Mehmet Çetinkaya
    Hocam Allah sizden razı olsun. ŞAHTERE SETİNİZİ kullandım SAFRA KESESİ TAŞLARIM 4 AYDA DÜŞTÜ, doktor ameliyat diyordu BENİ AMELİYATTAN KURTARDINIZ Allah sizden razı olsun.
    KAYNAK

    Bedia Canbakal
    Hocam ben sizin sayenizde SAFRA AMELİYATINDAN KURTULDUM verdiğiniz ŞAHTERE SETİ ve İNGİLİZ TUZU KULLANDIM Allah sizden razı olsun.
    KAYNAK

    Orhan Çobanoğlu
    SAFRA KESENİZİ ALDIRMADAN İbrahim Gökçek e başvurunuz TAŞ, ÇAMUR ŞAHTERE- O SETİ ile TERTEMİZ oldu teşekkür ediyorum hocam
    KAYNAK

    Kemal Akyelken
    Benim SAFRA KESEMDE 2 ADET TAŞ VARDI. 16mm, 15mm iki adet zeytin çekirdeği kadardı 8 sene taşıdım İbrahim Gökçek'ten aldığım ŞAHTERE SETİNİ kullandım TAŞLAR ve ÇAMURLAR YOK OLDU. Taşlar varken tomografi ve ultrason çekimleri var.
    KAYNAK

    Dezdemona Asatryan
    Iyi günler hocam kullandım ilaçlara faydalı allah izin verirsa yarın yenide alacam vücut ısınmış gibi olabilir kan dolaşımı normlara dönmüŞ ŞAHTERE ve AT KESTANESİ KAPSÜLLER kalmis ayaklar acayip sıcak olmuş
    KAYNAK

    Nuran Serinkaya
    İyi akşamlar hocam ben ŞAHTERE getirtim cok güzel hocam SAFRANI TEMİZLİYOR hisediyorum bana NEFES ALDIRMIYORDU çok şükür nefes aldım hocam
    KAYNAK

    Aygül Keser
    Selam İbrahim bey. SAFRA YOLLARINDA TAŞ OLUŞMUŞTU ŞAHTERE kapsülü önerdiniz ultrason görüntüsünde TAŞLARDA KÜÇÜLME GÖRÜLDÜ HENÜZ YENİ KULLANMAYA BAŞLADIĞIM HALDE. Yine kullanmaya devam edeceğim çok teşekkürler İbrahim hocam...
    KAYNAK

    Nuran Serinkaya
    İyi akşamlar hocam ben ŞAHTERE getirtim cok güzel hocam SAFRANI TEMİZLİYOR hisediyorum bana NEFES ALDIRMIYORDU çok şükür nefes aldım hocam
    KAYNAK

    Nezahat Asar
    ENGİNAR KARACİĞER ve KOLESTEROL için DEVE DİKENİ SİROZ ve KARACİĞER ZEHİRLENMESİ için ŞAHTERE SAFRA KUMU ve POLİLER rahatsızlıklarına ve bunların hepsi birçok hastalıklarda kullanılır DOĞAL ÜRÜNLER.
    KAYNAK

    Sema Akçakoca
    Hocam Allah sizden razı olsun ŞAHTERE SETİ sayesinde SAFRA KESESİ TAŞLARIM 4 AYDA DÜŞTÜ doktor ameliyat diyordu. Beni ameliyattan kurtardınız Allah sizden razı olsun.
    KAYNAK

    fatma____38
    ŞAHTERE SETİ kullandım SAFRA KESESİ TAŞI vardı ağrılarım yok oldu.
    KAYNAK

    Nilüfer Reşitoğlu
    SAFRA TAŞI için ŞAHTERE SETİ kulandım TAŞLARI KÜÇÜLTTÜ hâlâ kulanıyorum. kanser tedavisi gördüm kan değerlerim çok iyi enerji veriyor çok memnunum
    KAYNAK

    Bekir Cantay
    ŞAHTERE SETİ kullandım. SAFRA KESESİNDE 8mm büyüklüğünde TAŞ vardı.ŞAHTERE SETİ kullandıktan sonra ultrason yaptırdım; mm söylemedi, TAŞLAR ERİMİŞ .AĞRILARIM vardı geçti.Tavsiye ederim.
    KAYNAK

    Mehmet Ali Avcı
    Hayırlı günler hocam. Eşim ŞAHTERE SETİNİ kullanınca daha RAHAT YİYEBİLİYOR.SAFRA KESESİ AĞRILARINDAN kurtuldu.Teşekkürler hocam.
    KAYNAK

    Ünsal Özcan
    ŞAHTERE SETİ kullandım, SAFRA KESESİ ameliyatından kurtuldum.
    Hamdolsun alemlerin Rabbi Allah'a. Teşekkürler İbrahim bey
    KAYNAK

    Tugrabugra Dönmez
    Daha önce ENGİNAR SETİ ve ŞAHTERE KAPSÜLÜ kısa süreli kullandım. Karacigerimde 2. derece YAĞLANMA KAYBOLDU, SAFRA KESEMDE 1.3 cm taş 0.8e düştü. Magnezyum limon zeytinyağı içtiğimde safradan dökülen açık kahve renkli ÇAMURA şahit oldum. Şaşırdım. Bu sefer en 3 ay kullanarak taşı tamamen yok edip sonucu paylaşacağım. Allah sağlık ve sıhhat versin.
    KAYNAK

    Mehmet Ali Avcı
    Hocam eşim SAFRA KESESİ TAŞI için ŞAHTERE SETİNİZİ kullanıyor faydasını görüyor teşekkürler hocam

    KAYNAK
    Emre Kara
    hocam safra kesesindeki taşlardan çok acı çekiyordum. bitmek tükenmek bilmeyen sancılarım vardı. şahtere seti kullandım hiç bir şeyim kalmadı 6 haftada. eridi mi düştü mü bilmiyorum. kontrole gitmem gerekir mi? siz ne diyorsunuz
    KAYNAK

    Kadir Bulut
    safra taşı rahatsızlığı nedeni ile gökçek şifadan şahtere seti aldım kullandım, hamdolsun çok iyiyim . taşlar erimiş çamur yok rahatladım, sindirim rahatsızlıkları geçti.
    KAYNAK

    Tuğba Avcı
    Sahtere setini 3aydir kullanıyorum Allah a şükür safra kesesi sancıları azaldı.ibrahim bey e çok teşekkür ederim
    KAYNAK

    Yasin Çetin
    SAFRA KESESİ TAŞI ve ÇAMURU için ŞAHTERE SETİ kullandım AMELİYAT olmaktan KURTULDUM Allah razı olsun hocam
    KAYNAK

    Fatih Karabayır
    SAFRA KESEMDE İLTİHAP ve AĞRISI vardı ŞAHTERE SETİ kullandım SAFRA KESESİ KALINLIĞI 7mm 4mm düştü.
    KAYNAK

    Ayşe Kades
    Eşimle bende ŞAHTERE SETİYLE SAFRA ÇAMURU iltahıbından ve ameliyattan kurtulduk Allah razı olsun üretimleriniz daim olsun
    KAYNAK

    Eyup Cengiz Çakmak
    Annem safra kesesi taş ve çamur dan dolayı enfeksiyon oluşumundan bir buçuk ayda bir antibiyotik tedavisi ile hastane tedavisi görüyordu. Şahtere seti ile 4 aylık kullanımı ile hastaneye gitmiyor artık. Zaman zaman şahtere ve devedikeni ni tedbiren kullanıyor.
    Gökçek.. sağlığın izinde sıhhatin hizmetinde.
    KAYNAK

    Şadiye çetinkaya
    safra kesesinde taş vardı çok fazla.doktor safra kesesi alınacak dedi.şahtere seti kullandım hepsi eridi çok şükür
    KAYNAK

    Onur Arslan
    Hocam Allah sizden razı olsun ŞAHTERE SETİ sayesinde SAFRA KESESİ TAŞLARIM 5 AYDA DÜŞTÜ doktor ameliyat diyordu. Beni ameliyattan kurtardınız Allah sizden razı olsun.
    KAYNAK

    Mahmut Guler
    SAFRA KESESİ TAŞI için ŞAHTERE SETİ kullandım 4 ay çok şükür şimdi SANCIM KALMADI, TAŞ OLUŞUMU DA DURDU.Sağolun, varolun hocam.
    KAYNAK

    Leyla Yılmaz
    ŞAHTERE SETİ ile benimde safra şikayetlerim azaldı.Safradaki ŞİŞLİK ve AĞRIM gitti yine kulanmaya devam ediyorum.
    KAYNAK

    Konu ozgurcay tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/18435-ozgurcay Saat 28 August 2023, 16:09 ) değiştirilmiştir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    SAFRA Taşı, Çamuru ve Polipin Şahtere ile tedavisi, Şahtere Safra akışını %120 artırır



    Lösemi ve multipl miyelom hücre hatlarında Fumaria officinalis özleri ile sitotoksisite ve apoptoz indüksiyonu

    Yazar bağlantıları bindirme panelini açarAveen N. Adham a bAlaadin M. Naqishbandi veThomas Efferth b
    • Farmasötik Biyoloji Bölümü, Farmasötik ve Biyomedikal Bilimler Enstitüsü, Johannes Gutenberg Üniversitesi, Staudinger Weg 5, 55128, Mainz, Almanya.
    • 3Farmasötik Biyoloji Bölümü, Farmasötik ve Biyomedikal Bilimler Enstitüsü, Johannes Gutenberg Üniversitesi, Staudinger Weg 5, 55128, Mainz, Almanya.

    https://doi.org/10.1016/j.jep.2020.113458Hakları ve içeriği alın Soyut
    etnofarmakolojik alaka düzeyi



    Fumaria officinalis (Fumariaceae), çeşitli sağlık sorunları için Kürt etnobotanikinde kayıtlıdır. Çalışmanın amacı : Bu çalışmada, F. officinalis ekstraktlarının iki lösemi ve dokuz multipl miyelom (MM) hücre hattı üzerindeki sitotoksik aktivitesi araştırıldı. Gereçler ve yöntemler: Sitotoksik ve ferroptotik aktivite, resazurin indirgeme deneyi ile incelendi . Hücre döngüsü dağılımını, apoptozu, reaktif oksijen türlerinin indüksiyonunu ölçmek için akış sitometrisi, immünoblotlama tahlili ve floresan mikroskopisi kullanıldı.(ROS), mitokondriyal membran potansiyelinin (MMP) bütünlüğü ve otofaji kaybı. F. officinalis'te bulunan kimyasal bileşenleri tanımlamak için LC-ESI/MS kullanıldı . Sonuçlar:Kloroform (CF) veetil asetat(EF) fraksiyonları, CCRF-CEM ve CEM/ADR 5000 hücreleri üzerinde şiddetli sitotoksik etki gösterdi. NCI–H929 hücre çizgisi, CF'ye karşı daha yüksek hassasiyet sergilerken, EF, IC50 ile OPM-2 hücrelerinde daha yüksek sitotoksisitegösterdideğeri sırasıyla 14.80 ± 1.70 ve 28.13 ± 1.38 μg/mL. Akış sitometrik ve morfolojik çalışmalar, CF ve EF'nin MMP kaybı, ROS üretimi ve bariz morfolojik varyasyonlar yoluyla NCI-H929 hücrelerinde apoptozu indüklediğini doğruladı. DNA histogramlarında, 72 saatlik tedaviyi takiben alt G0/G1 fazında hücrelerin %50'ye kadarı CF ve %44'ü EF ile birikmiştir. EF, otofajik hücre ölümünü indüklerken, CF demire bağlı hücre ölümünü uyardı. Ayrıca, aktif fraksiyonlarda iki izokinolin alkaloid ve dört flavonoid tanımlanmıştır. Sonuç: Bildiğimiz kadarıyla bu, F. officinalis'in sitotoksisitesini gösteren ilk rapordur.MM hücre hatlarında özütler. CF ve EF fraksiyonları, çeşitli eylem modları yoluyla MM hücre proliferasyonunu inhibe etti. Grafik soyut
    1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (303KB)
    2. İndir : Tam boyutlu resmi indir
    giriiş

    Multipl miyelom (MM), serum ve/veya idrarda monoklonal immünoglobulin varlığı ve serumda yüksek kalsiyum seviyeleri ile kemik iliğinde malign plazma hücrelerinin birikmesi ile karakterize bir malign B hücreli neoplazmdır (Mahindra ve ark. , 2010). Konvansiyonel terapötik ajanların nüks eden hastalar üzerinde çok az etkisi oldu ve MM sonunda hastaların ölümüne yol açan ilaca dirençli bir faza dönüştü. Tıbbi bitkilerde ve diğer doğal kaynaklarda yeni kanser ilaçları aramak için daha fazla çabaya ihtiyaç vardır (Raimondi ve ark., 2020). . Bitki, kafeik asit, rosmarinik asit (Stanojević ve diğerleri, 2018), p-Coumarik asit, izokersitrin, rutin, kersitrin, kersetin, kaempferol (Păltinean ve diğerleri, 2017) ve apigenin (Ivanov ve diğerleri, 2017) gibi polifenolik bileşikler içerir. ., 2014) ve ayrıca chelerythrine, protopine, sanquinarine, fumaritine gibi alkaloidler (Petruczynik ve diğerleri, 2019). Sulu sıvının antispazmodik, antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleriF. officinalis fraksiyonu ve fluoksetinin sıçandaki testis toksisitesine karşı koruyucu etkisi anlatılmıştır (Sharef ve diğerleri, 2020; Stanojević ve diğerleri, 2018). F. officinalis'in insan faringeal skuamöz karsinom hücreleri FaDu, insan dil skuamöz karsinom hücreleri SCC-25 ve insan meme adenokarsinom hücre hattı MCF-7'ye karşı sitotoksik aktivitesi rapor edilmiştir (Petruczynik ve diğerleri, 2019). F. officinalis ,Irak'ta kanla ilgili hastalıklar ve kanser için halk ilacı olarak kullanılmıştır ve sitotoksik aktivite daha önce MM hücre hatları üzerinde test edilmemiştir. Bu çalışmada, bu nedenle F. officinalis ekstraktlarının MM hücreleri üzerindeki etkisini araştırdık . 9 MM hücre hatlarının farklı konsantrasyonlara maruz bırakılmasından sonraF. officinalis ekstraktları, hücre canlılığı, apoptoz, morfoloji, reaktif oksijen türleri (ROS), hücre döngüsü dağılımı, mitokondriyal membran potansiyeli (MMP) kaybı bütünlüğü, ferroptotik ve otofaji araştırıldı. Ek olarak, en aktif ekstraktların fitokimyasal çalışmaları yapıldı.Bölüm snippet'leri

    Medya ve kimyasallar

    Heksan, kloroform, etil asetat, bütanol, asetonitril ve metanol (Chem-Lab, Belçika), Roswell Park Memorial Institute (RPMI 1640) ortamından, fetal bovin serumu (FBS), fosfat tamponlu salin (PBS), penisilin, streptomisin'den satın alındı. (Gibco, Co Dublin, İrlanda). Panserin 413 ortamı (PAN-Biotech, Almanya). %2 fitohemagglutinin M (PHA-M, Life Technologies, Carlsbad, CA, ABD)'den satın alındı. Annexin V/PI saptama apoptoz kiti (Life Technologies, ABD),F. officinalis fraksiyonlarının sitotoksisitesi

    CF ve EF fraksiyonları, vahşi tip CCRF-CEM hücrelerinin yanı sıra çoklu ilaca dirençli CEM/ADR 5000 hücrelerinde önemli toksisite gösterirken, HF ve BF fraksiyonları sadece zayıf aktifti ve CF'nin direnç derecesi EF'den daha yüksekti. CEM/ADR5000 hücreleri BF'ye karşı direnç gösterdi (Tablo 1). MM hücre hatları, CF ve EF'ye doza bağlı bir şekilde yanıt verdi. IC50 değerleri, CF ve EF için sırasıyla 14,80 ± 1,70 ila 67,80 ± 1,38 ve 28,13 ± 1,38 ila 122,51 ± 0,69 μg/mL aralığındaydı, (Tartışma

    Bitkinin çeşitli bölümlerinden bileşenlerin izolasyonunu iyileştirmek için mekanik, fizikokimyasal, kimyasal ve biyolojik işlemler gibi aktif bileşenlerin ekstraksiyonundan önce çeşitli ön arıtma yaklaşımları önerilmiştir. Her yöntem, erişilebilir yüzey alanını arttırma, selüloz kristalsizleştirme, hemiselüloz çözme, lignin giderme, toksik bileşikler oluşturma, lignin yapısını değiştirme, aşırı sıcaklık kullanma gibi çeşitli avantaj ve dezavantajlar içerir (Kumar veSonuçlar


    Bu çalışma, bilimsel kanıtlar sağlamakta ve F. officinalis'in doğal antikanser bileşiği olarak geleneksel kullanımını desteklemektedir . CF ve EF, çeşitli etki modları ile MM hücre hatlarına karşı en sitotoksik fraksiyonlardı. CF ve EF fraksiyonları tarafından indüklenen NCI-H929 hücre ölümüne sadece apoptoz değil, aynı zamanda otofaji ve ferroptoz da katıldı. LC-ESI/MS profili, F. officinalis'in önemli alkaloidler ve flavonoidler içerdiğini göstermiştir. Gelecekteki araştırmalar saf kimyasala odaklanabilirYazar katkıları

    AN ve TE çalışmayı tasarladı, çalışmayı denetledi ve çalışma için kolaylıklar sağladı. AA deneyleri yaptı ve makaleyi yazdı. TE ve AN makaleyi gözden geçirdi ve düzenledi. Tüm yazarlar son makaleyi okudu ve onayladı.Rekabetçi çıkar beyanı


    Yazarlar, rekabet eden çıkarları olmadığını beyan eder.Teşekkür


    Yazarlar, MMP için akış sitometri deneylerinin gerçekleştirildiği Moleküler Biyoloji Enstitüsü gGmbH'ye (IMB) (Mainz, Almanya) müteşekkirdir. Yazarlar ayrıca, Johannes Gutenberg Üniversitesi Mainz Kimya Bölümü'ndeki Kütle Spektrometrisi için Temel Tesis'e HPLC-MS analizini gerçekleştirdikleri için minnetle teşekkür ederler.Referanslar (47)

    Şahtere, Erdrauch, Famaria officinalis L.


    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Şahtere (Fumaria Officinalis) Safrada Oluşan Taşı, Kumu Eritir, Ameliyatsız Kurtulmak Mümkündür.




      İngiliz Tuzu Safra Taşını Eritir, Safra Taşı Nasıl Düşürülür, Safra Taşı Neden Olur,



      Epsom Salt ile Safra Taşı Tedavisi, Şahtere Kapsül, Safra Taşı Erimesi, İngiliz Tuzu



      Safra Taşı Nedir Safra Taşı Neden Olur Safra Taşı Nasıl Düşer Safra Taşı Tedavisi Nedir


      Safra Kesesi Taşı Nasıl Yok Edilir Karaciğer Nasıl Temizlenir Kabızlık Nasıl Geçer


      İngiliz Tuzu ile Safra Taşına Son, Safra Taşına Şahtere Seti, Safra Çamuruna İngiliz Tuzu,



      Safra Taşına Şahtere Seti, Safra Çamuruna İngiliz Tuzu,İngiliz Tuzu ile Safra Taşına Son,

      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        SAFRA Taşı, Çamuru ve Polipinin Şahtere seti ile Tedavisi, Şahtere Safra Akışını %120 Artırır





        Karaciğer Çayı, Safra Çayı, Karaciğer Yağlanmasının Tedavisi, Enginar Forte ile Kolestrol Tedavisi,



        Aktif Fumaria officinalis fitokimyasallarının niozomları : antidiyabetik, antinöropatik, antiinflamatuar ve olası etki mekanizmaları

        Karim M. Raafat 1 ve Sally A. El-Zahaby 2

        1
        Eczacılık Bilimleri Bölümü, Eczacılık Fakültesi, Beyrut Arap Üniversitesi, Beyrut, 115020 Lübnan
        2 Eczacılık ve Farmasötik Teknoloji Bölümü, Eczacılık ve İlaç İmalatı Fakültesi, Pharos Üniversitesi, İskenderiye, İskenderiye, Mısır

        Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
        Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .

        İlişkili Veriler
        Veri Kullanılabilirlik Bildirimi
        Git: Soyut

        Arka plan


        Fumaria officinalis ( F. officinalis, FO) birçok iltihaplı ve ağrılı rahatsızlıkta kullanılmıştır. Bu çalışmanın temel amacı , ana aktif bileşenlerini tanımlayarak F. officinalis'in derinlemesine biyo-güdümlü fitokimyasal araştırmasını gerçekleştirmektir . Niozomal hazırlık yoluyla farmakokinetiği optimize etmek, in vivo antinöropatik ve antienflamatuar potansiyellerini geliştirmek ve olası etki mekanizmalarını keşfetmek için de yapılacaktır.

        yöntemler
        Fraksiyonasyon, izolasyon, kromatografik standardizasyon ve en aktif bileşik(ler)in tanımlanması dahil olmak üzere biyo-güdümlü fitokimyasal araştırmalar yapıldı. F. officinalis'in en aktif bileşik(ler) inin optimize edilmiş niozomal formülasyonları hazırlandı ve karakterize edildi. Akut, subkronik ve kronik alloksan kaynaklı diyabet ve diyabetik-nöropati ve karagenan kaynaklı akut inflamatuar-ağrı ve kronik inflamatuar ödemi araştıran bir in vivo biyolojik değerlendirme yapıldı.

        Sonuçlar
        In-vivo biyo-güdümlü fraksiyonlama ve kromatografik fitokimyasal analiz, alkaloid bakımından zengin fraksiyonun (ARF) en aktif fraksiyon olduğunu gösterdi. ARF iki ana alkaloid içeriyordu; Stilopin %48,3 ve Sanguinarin %51.6. In vitro optimizasyon, analitik ve in vivo biyolojik araştırmalar, optimize edilmiş niozomun, Nio-2'nin en optimize niozomal formülasyon olduğunu gösterdi. Nio-2 partikül boyutu 96.56 ± 1.87 nm'ye sahipti ve ARF'nin farmakokinetik özelliklerini geliştirerek çalıştı ve simüle edilmiş GI koşullarında yeterli tuzak-etkinliği, hızlı bozunma ve kabul edilebilir stabilite geliştirdi. FO, ARF ve Nio 2 en güçlü antidiyabetik ve antiinflamatuar bileşiklerdi. Proinflamatuar tümör nekroz faktörü-alfa (TNF-alfa) ve Interlökin 6'nın (IL-6) azaltılması, Sonuçlar


        Fumaria officinalis en aktif fraksiyonu ARF olarak tanımlandı. Bu çalışma, çeşitli inflamatuar durumları ve diyabetik komplikasyonları, özellikle nöropatik ağrıyı iyileştiren, verimli ve yeni, pratik bir oral formülasyon sunmaktadır.
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Figa_HTML.jpg


        Anahtar Kelimeler: Fumaria officinalis , Niosomes, HPLC analizi, Antinöropatik, Antiinflamatuar
        Git: Arka plan


        Son on yılda, özellikle uzun vadeli yönetim gerektiren kronik olanlar olmak üzere hastalıklara yönelik çeşitli aktivitelere sahip doğal bitkilere yönelik artan bir talep vardı [ 1 ]. Fumaria officinalis , Papaveraceae (Fumariaceae) familyasından “toprağın dumanı” olarak da adlandırılan, birçok Doğu-Akdeniz ülkesinde yetişen minik bir bitkidir. Asya halk tıbbında konjonktivit ve romatizma gibi birçok iltihaplı ve ağrılı rahatsızlıkta kullanılmıştır [ 2 – 5 ]. Ek olarak, araştırmacılar bir antioksidan, antiviral ve antimikrobiyal ajan olarak etkinliğini kanıtlamışlardır [ 6 ]. Bitki phytochemically birçok ikincil metabolitleri içerir, özellikle izokinolin alkaloidler [ 7– 9 ]. Bu alkaloidler, literatürde çeşitli tekniklerle, esas olarak ters Faz-HPLC yöntemleriyle belirlenir [ 8 ]. F. officinalis'in ( Fumaria officinalis ) çeşitli kronik rahatsızlıklarda halk arasında kullanımı , diğer inflamatuar ve metabolik bozukluklar ve bunların komplikasyonları üzerindeki etkisini araştırmayı ilgi çekici hale getirdi.

        Diabetes mellitus, kan şekeri seviyesinin yükselmesiyle ayırt edilen kronik bir metabolik sendromdur ve bu da oksidatif stresi artırarak diyabetik nöropati gibi birçok komplikasyona yol açar [ 10 , 11 ]. Diyabetik nöropati, duyusal ve motor sinirlerin etkilendiği ve ilerleyici duyu kaybına yol açan ve hiperaljezi ve allodini ile karakterize periferik mikro-vasküler nöropatidir. Metabolik faktörlerin yanı sıra iskemik faktörler ve inflamasyon da diyabetik nöropatilerin gelişimine katkıda bulunur. Oksidatif stres, sinir hipoksisine katkıda bulunan sitokininler gibi inflamatuar mediatörlerin aktivasyonuna yol açabilir [ 12 , 13 ].

        Enflamasyon, patojenik saldırganlık veya zararlı uyaranlara karşı bir savunma mekanizmasıdır. İnterlökin (IL)-6, TNF-alfa (tümör nekroz faktörü-alfa) ve yüksek oksidatif stres, akut ağrılı inflamatuar patogenezde ve bunun ödem gibi kronik komplikasyonlarında önemli bir rol oynar [ 14 , 15 ].

        Bazı doğal ilaçların biyolojik etkinliğine rağmen, farmasötik formülasyonların uygulanması, farmakokinetikteki gelişme nedeniyle bu ilaçların genel aktivitesi üzerinde iyi bir etkiye sahip olabilir. Bu formülasyonlardan biri de niozomların kullanılmasıdır. L'Oreal, 1970'lerden beri kozmetik amaçlı niozomlar geliştirdi ve patentini aldı [ 16 ]. Daha sonra araştırmacılar, farklı disiplinlerde birçok niozomal ilaç dağıtım formülasyonunu başarılı bir şekilde geliştirdiler [ 17 – 19 ]. Niozomlar, sulu ortamda hidrasyon üzerine oluşan iyonik olmayan yüzey aktif madde ve kolesterolden yapılmış mikroskobik veziküllerdir [ 20].]. Niozomlar, esas olarak iyonik olmayan yüzey aktif madde bileşimlerinden kaynaklanan stabilite açısından lipozomlara kıyasla üstündür. Ayrıca niozomlar daha ekonomiktir, daha kolay hazırlanır ve istenmeyen solvent kullanımından yoksundur [ 20 ]. Formülü yapan kişi doğru yüzey aktif madde karışımlarını ve genellikle kolesterol olan uygun stabilizatörü seçerse, bu veziküller termodinamik olarak stabil olabilir. Ek olarak, veziküllerin oluştuğu sıcaklık, niozomların ana lipid bileşiminin jel/sıvı geçişinin üzerinde ayarlanmalıdır [ 21 ]. Niozomlar, hem hidrofilik hem de lipofilik ilaçları tutabilen ve çeşitli vücut organlarına ilaç, hormon ve antijenler için hedeflenen taşıyıcılar olarak veya bu ajanların salınımını kontrol etmek için kullanılan nanoskopik veziküllerdir.22 ].

        Literatür araştırması, F. officinalis'in anti-diyabetik aktivitesi üzerinde yapılan bazı in vitro ön deneyler olduğunu göstermiştir [ 5 , 23 ], ancak farmakokinetiğini, in vivo antinöropatik potansiyellerini ve aşağıdakilerden sorumlu fitokimyasalları optimize etmeye yönelik kapsamlı bir çalışma yoktur. etkinliği ve etki mekanizmaları.

        Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, F. officinalis'in ana aktif bileşenlerini tanımlayan derinlemesine biyo-kılavuzlu bir fitokimyasal araştırma yapmaktır . Niozomal hazırlık yoluyla farmakokinetiği optimize etmek, in vivo antinöropatik ve antienflamatuar potansiyellerini geliştirmek ve olası etki mekanizmalarını keşfetmek için de yapılacaktır.

        Git: Malzemeler ve yöntemler

        Bitki toplama, ekstraksiyon ve fitokimyasal standardizasyon
        Fumaria officinalis (Papaveraceae) toprak üstü parçaları ( F. officinalis ) Lübnan'ın Akkar ilçesinden (K 34° 33′ 08″ D 36° 11′ 49″, Enlem 34.5521507 Boylam 36.1970030) Mart 2019'da toplanmıştır. Bitkinin kimliği doğrulanmıştır. bir referans numune ile karşılaştırılarak ve temsili bir numune, gelecekte referans olması için fakülte herbaryumunda fiş numune numarası (PS-38-18) altında saklandı.

        Fumaria officinalis gölgede kurutuldu ve üç turda 120 dakika boyunca etanol (%80) kullanılarak Centic sonikatör (Çin) kullanılarak özü çıkarıldı. Ekstrakt daha sonra Buchi döner buharlaştırıcı (Almanya) kullanılarak vakum altında kurutuldu. Elde edilen kuru özüt 0.05 MH ile ses dalgalarına maruz bırakıldı 2 SO 4 daha sonra süzüldü. Bundan başka, süzülen madde, 30% NH ile muamele edildi 4 OH, EtAc ve döner buharlaştırıcı ile yeniden kurutuldu. Kurutulmuş ekstrakt, bir sonraki kullanıma kadar -40 °C'nin altında tutuldu.

        Ekstrakt, Agilent HPLC (Japonya) aparatı kullanılarak standardize edildi. Bir gaz giderici, bir C-18 kolonu ve ACN (%40) ve Trietilaminden (%60) oluşan bir mobil faz içeren bir RP-HPLC yöntemi kullanıldı ve akış hızı, bir DAD dedektörü kullanılarak 1 mL/dakika'ya ayarlandı. 254 ve 280 nm'ye odaklanıyor. HPLC pikleri, referans standartların standart kalibrasyon eğrileri ve standart ıslatma yöntemleri [ 24 ] ile karşılaştırılarak belirlendi ve nicelendirildi . Ana pikler, hat içi fraksiyon ayırıcı kullanılarak doğrulandı. Her fraksiyon daha sonra ana aktif zirveleri doğrulamak için Nano-ESI kütle spektrometresine enjekte edildi. Tüm standartlar ve çözücüler (analitik dereceli) Merck'ten (Almanya) satın alındı.

        Biyo-güdümlü fraksiyonlama, izolasyon ve en aktif bileşik(ler)in/fraksiyonun tanımlanması
        Bulmak için F. officinalis en aktif bileşik (ler) / fraksiyonu, F. officinalis bir sütun kromatografi yöntemi kullanılarak parçalandı. Cam kolon (500 mm x 3000 mm), sabit faz olarak RP-silika jel kullanmıştır. (A) asetonitril ve (B) trietilamin (%0.1) karışımı kullanılarak bir gradyan mobil faz kullanıldı; %100 B ile başlayarak, sonra %40 A ve son olarak %100 A. İki yüz fraksiyon toplandı ve her fraksiyon hipoglisemik ve antinosiseptif etkileri açısından araştırıldı. En aktif bileşik(ler)/fraksiyon, bütün özütün standardizasyonu için kullanılan benzer bir RP-HPLC yöntemi kullanılarak belirlendi. Kütle spektrometrisi, 1 H ve 13En biyoaktif fraksiyonun C NMR-spektroskopisi de oda sıcaklığında bir Bruker 300 NMR-spektrometresi üzerinde döteryumlu DMSO içinde ölçülmüştür. Niozom formülasyonlarını formüle etmek için en aktif bileşik(ler)/fraksiyon kullanıldı.

        Niozom malzemeleri, hazırlanması ve karakterizasyonu
        Span 60 (S) ve Brij 52 (B), Merck'ten (Almanya) satın alındı. Kolesterol (CH, saflık %98) Amresco'dan (ABD) elde edildi. Diğer tüm kimyasallar (analitik dereceli) Merck'ten (Almanya) temin edilmiştir.

        Eter-enjeksiyon yöntemiyle çeşitli niozomal formülasyonlar hazırlandı [ 25 ]. Kısaca, eter enjeksiyonunda Span 60 veya Brij 52 ve CH, eter içinde çözündürüldü. Bu çözelti, en aktif fraksiyonu içeren ve sabit bir hızda dönen (100 rpm) ılık fosfat tamponlu saline (pH = 7.4, 65 °C) kademeli olarak enjekte edildi. Eter uzaklaştırıldıktan sonra niozomal veziküller oluşturuldu ve buzdolabında saklandı (Tablo 1). tablo 1


        Test edilen niozomal formülasyonların bileşimi ve özellikleri
        Nio1 S:CH 1:1 91.25 ± 2.80 - 53.06 ± 2.40 90.60 ± 1.90 0,30 ± 0,01
        Nio2 S:CH 2:1 94.65 ± 3.33 − 56,75 ± 2,60 96,56 ± 1,87 0,34 ± 0,02
        Nio3 S:CH 3:1 92.56 ± 4.21 − 58,10 ± 3,10 97.60 ± 1.55 0,36 ± 0,01
        Nio4 S:B 1:1 96,70 ± 2,30 - 67,80 ± 3,40 93,56 ± 2,22 0,31 ± 0,01
        Nio5 S:B 2:1 98,22 ± 1,44 − 65,38 ± 3,20 94.66 ± 2.34 0,33 ± 0,02
        Nio6 S:B 3:1 93.55 ± 1.99 − 58,50 ± 3,00 98,7 ± 1,22 0,36 ± 0,01
        plasebo I S:CH 3:1 - − 25,70 ± 2,45 86.66 ± 1.11 0.28 ± 0.02
        Plasebo II S:B 3:1 - − 24,60 ± 2,68 84.99 ± 1.33 0.27 ± 0.01
        a S Span 60, CH kolesterol, B Brij 52

        b PDI çoklu dağılım indeksi

        Çeşitli niozomların tuzak etkinliği, kesecik boyutu, zeta potansiyeli ve in vitro profil salımı tespit edildi.

        Tutma verimliliği (EE)
        Niozomal formülasyonlardaki en aktif F. officinalis (FO) fraksiyonunun içeriğini belirlemek için , yakalanmayan içerik, 4 °C'de tampon çözeltisine karşı membran diyaliz yöntemi kullanılarak niozomlardan ayrıldı [ 25 ]. Veziküller, fosfat tamponlu tuzlu su kullanılarak yıkandı, ardından 1 saat santrifüjlendi. Yakalanan FO miktarı, veziküllerin mutlak etanol ile parçalanmasıyla belirlendi. Ortaya çıkan çözeltideki en aktif fraksiyonun FO konsantrasyonu, RP-HPLC kullanılarak ölçüldü. % EE, aşağıdaki denklem kullanılarak belirlendi:


        %EE=En aktif fraksiyonda sıkışan FO miktarı×100 / Toplam miktar
        Vezikül boyutu ve zeta potansiyeli


        Çeşitli niozomal formülasyonların vezikül boyutu ve zeta potansiyeli, ortam sıcaklığında Malvern Zeta-sizer (UK) kullanılarak araştırıldı [ 25 ]. Deneyler üç kez tekrarlandıktan sonra Z-ortalama (nm) ve zeta potansiyel (mV) değerleri ortalama ± ortalama standart hata (SEM) olarak verildi. In vitro ilaç salımı


        Niozomal formülasyonlardan en aktif FO fraksiyonunun salınımı, membran diyalizi kullanılarak incelenmiştir. Yarım mililitre FO en aktif fraksiyon yüklü niozomlar, selüloz membran diyalizine yerleştirildi ve daha sonra Tween 80 (% 0.1, a/h), lavabo durumunu korumak için ve sodyum taurokolat (10 mM), daha önce literatürde bildirildiği gibi ince bağırsaktaki safra tuzu konsantrasyonunu simüle etmek için [ 25]. Serbest bırakma sistemini taklit etmek için sistem 37 ± 0,5 °C'de tutuldu ve 100 rpm'de manyetik olarak karıştırıldı. Salma ortamının (1 mL) alikuotları çıkarıldı ve sabit aralıklarla (0, 0.25, 0.5, 1.0, 1.5 ve 3 saat) taze ortamla değiştirildi, santrifüjlendi ve RP-HPLC yöntemi kullanılarak incelendi. Bu yöntem üç kez tekrarlandı ve ortalama salım belirlendi (ortalama ± SEM).

        Sodyum taurokolatta niozomların kararlılığı
        Mükemmel çöküntü koşulları altında, FO aktif fraksiyon yüklü niozomların fiziksel özelliklerini koruma yetenekleri, sodyum taurokolat (STC, 10 mM) eşliğinde test edildi. STC (10 mM) içeren SIF'ye (37 °C) çeşitli niozomlar yerleştirildi ve karıştırıldı (110 rpm). Plasebo I (ilaçsız Nio 3) ve Plasebo II (ilaçsız Nio 6) hazırlandı ve FO aktif fraksiyon yüklü niozomlarla aynı şekilde araştırıldı.

        Veziküler boyut, zeta potansiyeli ve poli-dispersite indeksi (PDI), Malvern Zeta-sizer (UK) kullanılarak 10 saatlik inkübasyondan önce ve hemen sonra ölçüldü. Sonuçlar, üç deneysel tekrarın ortalaması (ortalama ± SEM) olarak verildi.

        Hayvanlar ve in vivo deneyler
        İn vivo deneylerde erkek İsviçre albino fareleri (20-28 g) kullanıldı. Hayvanlar suya serbest giriş hakkına sahipti. Farelerin standart laboratuvar gıdalarına ücretsiz erişimi vardı. Diyabet deneylerine gelince, fareler 16 saat aç bırakıldı. Hayvanlar 12 saatlik karanlık-ışık döngüsüne maruz bırakıldı. Deneysel tasarımın protokolü (n = 7/grup) (Tablo)'da özetlenmiştir. 2). Araştırma için hayvan bakımı, BAU Kurumsal İnceleme Kurulu düzenlemelerine (2019A-0051-PR-0341) uygun olarak yapılmıştır.

        Tablo 2
        Deneysel tasarım protokolü
        A. Fumaria officinalis'in (FO) kan şekeri düzeyleri üzerindeki akut (6 saat) ve subkronik (8 gün) etkisi
        ben 7 Kontrol Normal fareler: Araç [steril soğuk tuzlu su (%0,9)], PO
        II 7 Diyabetik Kontrol Diyabetik fareler: Araç, PO
        III 7 GB Diyabetik fareler: GB 5 mg/kg, PO
        IV 7 NS Diyabetik fareler: FO 50 mg/kg, PO
        V 7 NS Diyabetik fareler: FO 100 mg/kg, PO
        VI 7 NS Diyabetik fareler: FO 200 mg/kg, PO
        VII 7 ARF Diyabetik fareler: ARF 15 mg/kg, PO
        VIII 7 ARF Diyabetik fareler: ARF 30 mg/kg, PO
        IX 7 ARF Diyabetik fareler: ARF 60 mg/kg, PO
        x 7 plasebo I Diyabetik fareler: Plasebo I (Nio 3), PO
        XI 7 1 Diyabetik fareler: Nio 1, PO'da ARF 60 mg/kg
        XII 7 Nio 2 Diyabetik fareler: Nio 2, PO'da ARF 60 mg/kg
        XIII 7 Nio 3 Diyabetik fareler: Nio 3, PO'da ARF 60 mg/kg
        XIV 7 Plasebo II Diyabetik fareler: Plasebo II (Nio 6), PO
        XV 7 Nio 4 Diyabetik fareler: Nio 4, PO'da ARF 60 mg/kg
        XVI 7 Nio 5 Diyabetik fareler: Nio 5, PO'da ARF 60 mg/kg
        XVII 7 Nio 6 Diyabetik fareler: Nio 6, PO'da ARF 60 mg/kg
        XVIII 7 arpacık Diyabetik fareler: Arpacık 7.5 mg/kg, PO
        XIX 7 arpacık Diyabetik fareler: Arpacık 15 mg/kg, PO
        XX 7 arpacık Diyabetik fareler: Arpacık 30 mg/kg, PO
        XXI 7 San Diyabetik fareler: San 7.5 mg/kg, PO
        XXII 7 San Diyabetik fareler: San 15 mg/kg, PO
        XXIII 7 San Diyabetik fareler: San 30 mg/kg, PO
        B. Sıcak plaka ve kuyruk çekme gecikmeleri ve von Frey pençe çekme eşikleri üzerinde daha uzun süreli (0, 2, 4, 6 ve 8 hafta) etkiler
        XXIII 7 Kontrol Normal fareler: Araç [steril soğuk tuzlu su (%0,9)], PO
        XXIV 7 Araç kontrol Diyabetik fareler: Araç, PO
        XXV 7 GB Diyabetik fareler: GB 5 mg/kg, PO
        XXVI 7 NS Diyabetik fareler: FO 50 mg/kg, PO
        XXVII 7 NS Diyabetik fareler: FO 100 mg/kg, PO
        XXVIII 7 NS Diyabetik fareler: FO 200 mg/kg, PO
        XXIX 7 ARF Diyabetik fareler: ARF 15 mg/kg, PO
        XXX 7 ARF Diyabetik fareler: ARF 30 mg/kg, PO
        XXXI 7 ARF Diyabetik fareler: ARF 60 mg/kg, PO
        XXXII 7 plasebo I Diyabetik fareler: Plasebo I (Nio 3), PO
        XXXIII 7 1 Diyabetik fareler: Nio 1, PO'da ARF 60 mg/kg
        XXXIV 7 Nio 2 Diyabetik fareler: Nio 2, PO'da ARF 60 mg/kg
        XXXV 7 Nio 3 Diyabetik fareler: Nio 3, PO'da ARF 60 mg/kg
        XXXVI 7 Plasebo II Diyabetik fareler: Plasebo II (Nio 6), PO
        XXXVII 7 Nio 4 Diyabetik fareler: Nio 4, PO'da ARF 60 mg/kg
        XXXVIII 7 Nio 5 Diyabetik fareler: Nio 5, PO'da ARF 60 mg/kg
        XXXIX 7 Nio 6 Diyabetik fareler: Nio 6, PO'da ARF 60 mg/kg
        XXX 7 arpacık Diyabetik fareler: Arpacık 7.5 mg/kg, PO
        XXXI 7 arpacık Diyabetik fareler: Arpacık 15 mg/kg, PO
        XXXII 7 arpacık Diyabetik fareler: Arpacık 30 mg/kg, PO
        XXXXIII 7 San Diyabetik fareler: San 7.5 mg/kg, PO
        XXXXIV 7 San Diyabetik fareler: San 15 mg/kg, PO
        XXXXXV 7 San Diyabetik fareler: San 30 mg/kg, PO
        Ayrı bir pencerede aç

        Diyabet ve diyabetik-nöropati biyolojik değerlendirmesi
        Diyabet deneyleri 6 saat (akut), 8 gün (subkronik) ve 8 hafta (kronik) boyunca yapıldı. Akut ve subkronik deneyler, Sigma gluko-şeritleri ve glukometreler (Almanya) kullanılarak yapıldı. Kronik çalışmalar Analyticon HbA1c mini sütunları (Almanya) kullanılarak yapılmıştır. Farelerde 3 gün boyunca alloksan enjeksiyonu (180 mg/Kg) ile diyabet tetiklendi. Kan glukoz seviyeleri (BGL) ≥ 200 mg/Kg ve HbA1c seviyeleri ≥ %8 olan fareler diyabetik olarak kabul edildi ve in vivo deneylere dahil edildi [ 26 ].

        Diyabetik nöropati, 5 g'dan daha az pençe çekme eşikleri ile diyabeti provoke eden 8 haftadan sonra doğrulandı [ 27 ]. Hiperaljezinin diyabetik nöropati (DN) semptomları (saniye cinsinden) UgoBasile sıcak plaka cihazı (İtalya) ve Hugo-Sachs-Elektronik kuyruk vuruş cihazı (Almanya) ile 10S cut-off ile değerlendirildi. Mekanik allodininin DN semptomları (gram olarak) Opti-hair Von Frey filamentleri (Almanya) [ 28 ] kullanılarak ölçüldü .

        Anti-diyabetik ve antinosiseptif etki mekanizması
        F. officinalis ve aktif fitokimyasallarına atfedilen anti-diyabetik ve antinosiseptif etki mekanizmasını anlamak için , serum insülin seviyesi (SIL) uygulamadan önce ve dozlamadan 8 hafta sonra değerlendirildi. SIL, bir Agilent HPLC cihazı (Japonya) kullanılarak ve bir ml/dk akış hızına sahip Merck ters faz-C18 (Almanya) kullanılarak test uygulamasından önce ve testten 8 hafta sonra kaydedildi ve kolon sıcaklığı 214 mm. Gradyan mobil faz, Milli-Q su (B) içinde asetonitril (A) ve %0.1 trifloroasetik asitten oluşuyordu ve 0 ila 5 dakika %30 (A) ve daha sonra 5 ila 15 dakika arasında %40 (A) [ 29]. Test edilen bileşiklerin alfa-glukosidaz önleyici ve alfa-amilaz önleyici potansiyeller üzerindeki önleyici etkileri, daha önce tarif edilen yöntemlere göre belirlendi [ 27 ]. Ayrıca, yükselmiş BGL, serum katalaz düzeylerinin (CAT) azalması, glutatyon düzeylerinin (GSH) azalması ve lipid peroksidaz düzeylerinin (LPO) yükselmesiyle işaretlenen oksidatif stresi artırır. Oksidatif stresteki bu artışın ağrılı DN gibi diyabet komorbiditelerinden sorumlu olduğu bildirildi [ 30 , 31 ]. Bu nedenle, antioksidan CAT, GSH ve LPO'nun değerlendirilmesi bize F. officinalis antinosiseptif etki mekanizması hakkında fikir verebilir . Ayrıca, CAT seviyeleri (kU/l), daha önce tarif edilen değiştirilmiş bir yöntemle değerlendirildi (kU/l) [ 32]]. Ayrıca, GSH düzeylerindeki değişiklik (µg/mg) doz öncesi ve oral uygulamadan 8 hafta sonra ölçüldü [ 33 ]. Ayrıca, LPO, 532 nm'de JASCO-spektrofotometre (Japonya) kullanılarak daha önce açıklanan değiştirilmiş bir yöntem kullanılarak TBARS (Tiyobarbitürik asit reaktif maddeler) seviyeleri (nM/100 g) kullanılarak değerlendirildi [ 34 ].

        Anti-inflamatuar biyolojik değerlendirme
        F. officinalis'in anti-inflamatuar aktiviteleri ve aktif fitokimyasalları/formülleri, carrageenan ile indüklenen inflamatuar-ağrı yöntemi ile akut olarak ve arka pençe ödemi yöntemi ile kronik olarak değerlendirildi [ 35 ].

        Akut olarak, Merck karagenan çözeltisi (100 uL, tuzlu su içinde %1, Almanya) sol arka pençeye intraplantar olarak enjekte edildi. Pozitif kontrol, Ibuprofen 100 mg/Kg (Ib), karagenan enjeksiyonundan 30.00 ± 1.00 dakika önce oral olarak verildi [ 36 , 37 ]. Araç kontrol fareleri (VEH), yalnızca karagenan enjeksiyonundan önce salin (100 uL) uyguladı. Davranışın değerlendirilmesi karagen enjeksiyonundan 2 saat sonra yapıldı.

        Arka pençe ödemi yöntemi, daha önce tarif edilen değiştirilmiş bir yöntem kullanılarak kronik olarak gerçekleştirildi [ 35 ]. Kısaca, aktif fitokimyasalların/formüllerin oral uygulamasından sonra, carrageenan enjekte edilen pençe ödeminin hacmi, uygulamadan sonra MRPP pletismografı (Çin) kullanılarak ve 4 saat sonra, bir pozitif kontrol, Ib 100 mg/Kg kullanılarak belirlendi.

        Anti-inflamatuar etki mekanizması
        F. officinalis'e ve aktif fitokimyasallarına atfedilen anti-inflamatuar etki mekanizmasını anlamak için inflamatuar aracıların seviyesi belirlendi. Doku homojenatlarının santrifüjlenmesinden sonra, sitokinler, süpernatanda TNF-alfa, IL-6 ve IL-10 (Bio-Legend, ABD) enzim bağlantılı immün-sorbent tahlili (ELISA) kitleri kullanılarak ölçüldü [ 38 ].

        istatistiksel analiz
        İstatistiksel analizler OriginPro (ABD) ile yapıldı. Veriler ortalama ± SEM olarak gösterilir. Farmakokinetik parametreler ve formülasyonların karşılaştırılması, varyans analizi kullanılarak yapıldı. İn vivo deneyler, Student-Newman-Keuls analizini takip eden tek yönlü ANOVA ile istatistiksel olarak değerlendirildi. P < 0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

        Git: Sonuçlar

        Biyo-güdümlü fitokimyasal araştırma
        RP-HPLC yöntemi kullanılarak F. Officinalis özütü (FO) standardize edildi. FO HPLC kromatogramı, 8 ana pik içerdiğini göstermiştir: (1) Cheleritrin (%9,2) (2) Hidrastin (%10,7) (3) Bicuculline (%11,2) (4) Protopin (%12,3), (5) Chelidonin (%13.2), (6) Allokriptopin (%13.8), (7) Stylopin (%14.3) ve (8) Sanguinarin (%15.3) (Şek. 1).

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig1_HTML.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        1
        Fumaria officinalis RP-HPLC majör zirveleri: (1) Cheleritrine (%9,2), (2) Hidrastin (%10,7), (3) Bicuculline (%11,2), (4) Protopin (%12,3), (5) Chelidonin (13.2) %), (6) Allokriptopin (%13,8), (7) Stilopin (%14,3) ve (8) Sanguinarin (%15,3). Mobil faz, ACN (%40) ve Trietilaminden (%60) oluşuyordu ve akış hızı, 254 ve 280 nm'ye odaklanan DAD dedektörü kullanılarak 1 mL/dakika idi.

        FO'dan izole edilen yaklaşık 200 fraksiyon üzerinde bir ön in vivo biyo-kılavuzlu fitokimyasal tarama tahlili yapıldı. Biyo-güdümlü fitokimyasal tarama tahlili, FO ile karşılaştırılabilir in vivo sonuçlara sahip olan en aktif fraksiyonun alkaloidler açısından zengin olduğunu, dolayısıyla alkaloid açısından zengin fraksiyon (ARF) olarak adlandırıldığını göstermiştir. Standart ıslatma ve kalibrasyon eğrileri yöntemini kullanan RP-HPLC araştırması, ARF'nin 2 ana pik içerdiğini göstermiştir: Stylopine (Sty, %48.3) ve (II) Sanguinarine (San, %51.6) (Şek. 2 ve ​ve3).3). Ayrıca, ARF'nin fraksiyonasyonu, flaş kromatografi kullanılarak gerçekleştirilmiş ve Sty ve San, kromatografik olarak izole edilmiş ve tanımlanmıştır. Bu bulgular, hat içi fraksiyon ayırıcı ve pozitif Nano-ESI–MS/MS sistemi (Mwt: Sty, 324.3 g/mol ve San, 333.09 g/mol) kullanılarak doğrulandı. 1 , H'dir ve 13 ° C NMR Tablosu (Sty San ABY'de en aktif bileşikler olduğunu doğruladı 3).
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig2_HTML.jpg
        İncir. 2
        Alkaloid bakımından zengin fraksiyonun (ARF) ana piklerinin RP-HPLC'si: (I) Stilopin (%48.3) ve (II) Sanguinarin (%51.6). Mobil faz, ACN (%40) ve Trietilaminden (%60) oluşuyordu ve akış hızı, 254 ve 280 nm'ye odaklanan DAD dedektörü kullanılarak 1 mL/dakika idi.

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig3_HTML.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        Şekil 3
        Alkaloid bakımından zengin fraksiyon (ARF) ana bileşenlerinin kimyasal yapıları: a Stylopine ve b Sanguinarine Tablo 3


        1 H-NMR ve 13 C NMR verileri
        stilopin bir 1 120,8 24 5,93, d ( J  = 10,62 Hz)
        1′ 133.2 25 5,92, d ( J  = 10,61 Hz)
        2 53.7 26 6,54, d ( J  = 0,44 Hz)
        3 - 27 6,29, d ( J  = 0,43 Hz)
        4 58.9 28 2.72, dd ( J  = 13.46, 10.18, 3.41 Hz)
        5 36.1 29 2,83, dd ( J  = 13,46, 3,41, 2,23 Hz)
        6 51.2 30 4.03, gg ( J  = 10.15, 3.49 Hz)
        7 28,5 31 2.69, dd ( J  = 13.96, 10.18, 3.14 Hz)
        8 127.3 32 3.04, dd ( J  = 13.96, 3.41, 2.23 Hz)
        9 129.8 33 2,76, dd ( J  = 13,34, 3,49 Hz)
        10 126.3 34 5,85, d ( J  = 10,51 Hz)
        11 108.1 35 2,78, dd ( J  = 13,33, 10,15 Hz)
        12 145.3 36 5,92, d ( J  = 10,52 Hz)
        13 142.7 37 6,42, d ( J  = 8,62 Hz)
        14 108.0 38 6,37, d ( J  = 8,61 Hz)
        15 147.3 39 3,89, d ( J  = 11,90 Hz)
        16 145.1 40 3,87, d ( J  = 11,91 Hz)
        17 109.5
        18 -
        19 101.4
        20 -
        21 -
        22 101.2
        23 -
        sanguinarin bir 1 106.3 25 33,32, d ( J  = 15,50 Hz)
        1′ 148.7 26 33.33, d ( J  = 15.50 Hz)
        2 132.9 27 7,65, t ( J  = 0,44 Hz)
        3 128,2 28 7,64, dt ( J  = 1,55, 0,44 Hz)
        4 106.3 29 8.10, dt ( J  = 6.19, 0.43 Hz)
        5 148,0 30 8.12, dd ( J  = 6.19, 1.55, 0.46 Hz)
        6 126.7 31 4.19, s
        7 126.5 32 4.18, s
        8 128,5 33 4.19, s
        9 138.4 34 9,71, d ( J  = 0,55 Hz)
        10 130.0 35 6,51, d ( J  = 15,50 Hz)
        11 116.7 36 6,50, d ( J  = 15,51 Hz)
        12 144.2 37 7,03, d ( J  = 8,81 Hz)
        13 - 38 8,53, dd ( J  = 8,83, 0,55, 0,44 Hz)
        14 126.1
        15 114.8
        16 147.4
        17 142.5
        18 -
        19 101.1
        20 -
        21 -
        22 101.3
        23 -
        24 46.1
        Ayrı bir pencerede aç
        bir Şekil 2

        Niozom optimizasyonu
        Niozom formülasyonları için ön çalışmalar, farklı tipte yüzey aktif maddeler, yüzey aktif madde oranları ve hazırlama metodolojisi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Kolesterolün niozomal dispersiyonlar için homojenlik kazanmasına yardımcı olduğu bildirildiği için hazırlanan tüm formülasyonlarda yer almaktadır [ 39].]. Niozomların bileşimi ve hazırlanma yöntemi daha sonra elde edilen in vitro salım modeline ve FO en aktif fraksiyonunun, ARF'nin fizikokimyasal özelliklerine dayalı olarak seçildi. Diğer faktörleri değiştirmeden korurken, hem yüzey aktif maddeleri hem de Kolesterol (CH) içeriğini değiştiren bir dizi formülasyon hazırlandı. ARF'yi in vitro salım modelini artıran en iyi sürfaktanlar span 60 ve Brij 52'dir. Niosome hazırlamanın en iyi yönteminin, en yüksek yakalama verimini (EE) sağlayan eter enjeksiyon yöntemi olduğu bulundu. Böylece, CH ve ya span 60 ya da Brij 52byeter enjeksiyon yöntemi kullanılarak altı ARF preparasyonu (Nio 1-6) hazırlandı. Tabloda gösterildiği gibi 3, tüm niozomlar 91.25 ± 2.80 ila 98.22 ± 1.44 aralığında yüksek EE vermiştir. Niosomal preparasyonların boyutu 84.99 ± 1.33 ila 98.7 ± 1.22 nm aralığındadır ve PDI 0.27 ± 0.01 ila 0.36 ± 0.01 aralığındadır, bu kabul edilir ve hazırlanan formülasyonların homojenliğini gösterir [ 40 ]. Nio 1 ile Nio 4 karşılaştırıldığında, Span 60'ın Brij 52'den daha küçük vezikül boyutu verdiği açıktır, bu daha uzun alkil zincirlerine sahip yüzey aktif maddelerin genellikle daha büyük niozomal veziküller oluşturmasıyla açıklanabilir [ 41 ].

        Zeta-potansiyel ölçümleri − 24,60 ± 2,68 ila − 67,80 ± 3,40 mV arasındaydı ve çok iyi stabiliteyi gösteriyordu [ 42 ]. Gözlenen negatif yük, daha önce bildirildiği gibi [ 25 , 43 ] niozomal yüzey üzerinde hidroksil iyonlarının adsorpsiyonundan kaynaklanmaktadır .

        Niozomal formülasyonlardan in vitro ilaç salımı
        Formülasyon optimizasyonunun niyosomal taşıyıcılardan ilaç salım hızı üzerindeki etkisini belirlemek için in vitro salım çalışması yapıldı. ARF'nin Nio 1-6'dan kümülatif salınımı, Şekil 2'de gösterilmiştir. 4. Kümülatif ilaç salınımı yaklaşık olarak: Nio 1 (40.01 ± %1.72), Nio 2 (88.12 ± %3.43), Nio 3 (79.22 ± %3.71), Nio 4 (38.24 ± %1.69), Nio 5 (69.98 ±) %3.39) ve Nio 6 (64.88 ± %3.79), 3 saat içinde (Şek. 4). Artan Span 60'ın (Nio 2 ve 3), Nio 1'e kıyasla ARF salınımını arttırdığı açıktır. Bu, Span 60'ın, ilacın salınım ortamına yayılmasını kolaylaştıran çözündürme gücüne bağlanabilir.
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig4_HTML.jpg
        4
        Farklı niozomlardan (ortalama ± SEM) alkaloid bakımından zengin fraksiyonun (ARF) in vitro salım modeli Sodyum taurokolatta niozomların kararlılığı


        ARF yüklü niozomların, mükemmel lavabo koşulları altında sodyum taurokolat varlığında fiziksel özelliklerini koruma yetenekleri araştırıldı. Nio 1-6, sodyum taurokolat (10 mM) içeren önceden ısıtılmış bir salma ortamına (enzim içermeyen) yerleştirildi ve 37 °C'de karıştırıldı (110 rpm).

        Veziküler boyut dağılımları, zeta potansiyeli ve poli-dispersite indeksi (PDI), Malvern Zeta-sizer (UK) kullanılarak 10 saatlik inkübasyondan önce ve hemen sonra ölçüldü. Safra tuzlarının inkübasyondan sonra ARF yüklü niozomların stabilitesi üzerindeki etkisinin sonuçları Şekil 2'de açıklanmıştır. 5. Şekilde gösterildiği gibi. 5a, Nio 2, Nio 3, Nio 5, Nio 6 ve plasebo 1 ve II'de partikül boyutunda (Z-ortalama) önemli düşüşler ( P < 0.05) gözlendi. Diyaliz membranından Tween 80 ve STC difüzyonu, literatürde daha önce tarif edildiği gibi fizikokimyasal özelliklerini etkileyen niozomal formülasyonlara ulaşmalarını sağlayabilir [ 25 ]. Öte yandan, STC'de inkübasyondan sonra tüm formülasyonların stabilitesini gösteren Nio 1 ve Nio 4'te z-ortalamasında önemli farklılıklar yoktu. Ayrıca, 10 saatlik inkübasyondan sonra, tek başına veya STC ile Tween 80'de veziküllerin stabilitesini sağlayan ve oral uygulama için kabul edilebilir aralıklarını korudukları önemli hiçbir PDI değişikliği gözlenmedi (Şekil 1a). 5B). Zeta-potansiyelleri Şek. 5c, değerlerinde önemli bir değişiklik gözlenmedi. Bu, hazırlanan niozomal formülasyonların optimizasyonunun, zorlu gastrointestinal koşullara karşı korunmalarında başarılı olduğu anlamına gelir. Bu sonuç, parçacık boyutu, Zeta potansiyeli ve PDI'nin toplu ölçümlerine dayanıyordu; burada parçacık boyutu hala kabul edilebilir aralıktaydı, Zeta potansiyel değerleri yeterince yüksekti ve PDI değerleri, oluşan niozomların homojen dağılımını gösterdi. Sonuçlar, daha önce benzer dispersiyonlarla tarif edildiği gibi, oral uygulama için izin verilen aralıklar içindeydi [ 25 ].
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig5_HTML.jpg
        Şekil 5
        Safra tuzları ile SIF içinde 37 °C'de 10 saatlik inkübasyondan önce ve sonra farklı niozomal formülasyonlar: a Z-ortalama (nm), b PDI ve c Zeta potansiyeli (mV). Veriler, ortalama ± SEM'i (n = 3) temsil eder. SIF, simüle edilmiş bağırsak sıvısıdır ve STC, sodyum taurokolattır. * P değeri < 0.05, zamana karşı 0 In-vivo diyabet ve diyabetik-nöropati biyolojik değerlendirmesi


        Test edilen bileşiklerin anti-diyabetik potansiyelleri, 6 saat boyunca akut olarak değerlendirildi (Şek. 6), 8 gün boyunca subkronik olarak (Şek. 7) Sigma glukometrelerini kullanarak (Almanya) ve 8 hafta boyunca kronik olarak (Şek. 8) Analyticon HbA1c mini sütunlarını kullanarak (Almanya).
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig6_HTML.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        Şekil 6
        Akut BGL. Tüm dozlar (mg/Kg) cinsindendir. a Pozitif kontrol olarak Glibenclamide 5 mg/Kg (GB) kullanan çeşitli dozlarda FO, ARF, Arpacık ve San'ın akut etkileri. b Nio 1-6 ve plasebo I ve II'nin akut etkileri. Yıldız işaretleri, diyabetik kontrol (DC) ile karşılaştırıldığında önemli sonuçları (p < 0.05) belirtir. NC, diyabetik olmayan normal kontrolü belirtir

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig7_HTML.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        7
        Subkronik BGL. Tüm dozlar (mg/Kg) cinsindendir. a Pozitif kontrol olarak Glibenclamide 5 mg/Kg (GB) kullanan çeşitli dozlarda FO, ARF, Arpacık ve San'ın subkronik etkileri. b Nio 1–6 ve plasebo I ve II'nin subkronik etkileri. Yıldız işaretleri, diyabetik kontrol (DC) ile karşılaştırıldığında önemli sonuçları (p < 0.05) belirtir. NC normal diyabetik olmayan kontrolü belirtir

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig8_HTML.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        Şekil 8
        HbA1c (%) analizi. Tüm dozlar (mg/Kg) cinsindendir. a Pozitif kontrol olarak Glibenclamide 5 mg/Kg (GB) kullanan çeşitli dozlarda FO, ARF, Arpacık ve San'ın etkileri. b Nio 1-6 ve plasebo I ve II'nin etkileri. Yıldız işaretleri, diyabetik kontrol (DC) ile karşılaştırıldığında önemli sonuçları (p < 0.05) belirtir. NC, diyabetik olmayan normal kontrolü belirtir

        Akut olarak, Fumaria officinalis (FO), araç kontrol diyabetik fareler (DC) ile karşılaştırıldığında önemli bir ( P = 0.05) ve doza bağlı hipoglisemik aktivite göstermiştir. 6 saatlik oral uygulamadan sonra, FO (50, 100 ve 200 mg/Kg) kan glukoz seviyesinde (BGL) sırasıyla %43.64, 45.45 ve %46.36 azalma göstermiştir (Şekil 1a). 6a). Ayrıca, FO'nun en aktif fraksiyonu olan ARF, FO'dan nispeten daha önemli ( P < 0.05) BGL azalması göstermiştir. 6 saatlik oral uygulamadan sonra ARF (15, 30 ve 60 mg/Kg) sırasıyla %45.54, 46.63 ve %47.27 BGL azalması göstermiştir (Şekil 1a). 6a). Ayrıca, ARF bileşenleri stylopin (Sty) ve sanguinarine (San), ARF ile aynı şekilde test edilmiştir. 6 saatlik oral uygulamadan sonra, Sty (7.5, 15 ve 30 mg/Kg) sırasıyla %34.10, 36.64 ve 37.72 BGL azalması gösterirken San'ınki (7.5, 15 ve 30 mg/Kg) göstermiştir. Sırasıyla %36.36, 37.27 ve %38.63 BGL azalması (Şek. 6a). Bu sonuçlar, ARF'nin akut olarak FO, ARF'nin tek tek bileşenleri (Sty ve San) ve pozitif kontrol, Glibenclamide (GB) ile karşılaştırıldığında en üstün antidiyabetik aktiviteye sahip olduğunu göstermektedir (Şek. 6a). Bu nedenle, çeşitli niozomal formülasyonların (Nio 1-6) optimizasyon etkilerini gözlemlemek için, bu dispersiyonlarda aktif bileşen olarak ARF kullanıldı ve ARF ile aynı şekilde test edildi. Nio 1-6 dozları, en yüksek ARF dozunun (200 mg/Kg) eşdeğer miktarlarını içerecek şekilde ayarlandı. Plasebo I (ARF'den yoksun Nio 3) ve plasebo II (ARF'den yoksun Nio 6) niozomları da negatif kontrol olarak test edildi (Şek. 6B). 6 saatlik oral uygulamadan sonra, Nio 1, Nio 2, Nio 3, Nio 4, Nio 5 ve Nio 6 sırasıyla %46.24, 55.42, 47.55, 46.68, 49.74 ve %46.42 BGL azalması göstermiştir (Şek. 6B). Plasebo I ve II, bu formülasyonların etkinliğini ve formülün herhangi bir anti-diyabetik etkiye sahip olmadan farmakokinetiği iyileştirdiğini ima eden herhangi bir önemli hipoglisemik aktivite göstermedi (Şekil 1a). 6B).

        Subkronik olarak, FO, DC ile karşılaştırıldığında önemli bir ( P < 0.05) ve doza bağlı hipoglisemik aktivite göstermiştir. 8 günlük oral uygulamadan sonra olduğu gibi, FO (50, 100 ve 200 mg/Kg) kan glukoz seviyesinde (BGL) sırasıyla %56.52, 58.26 ve %60.10 azalma göstermiştir (Şekil 1). 7a). Ek olarak, ARF, FO'dan nispeten daha önemli ( P < 0.05) BGL azalması göstermiştir. 8 günlük oral uygulamadan sonra olduğu gibi, ARF (15, 30 ve 60 mg/Kg) sırasıyla %60.87, 63.04 ve %65.21 BGL azalması göstermiştir (Şek. 7a). Ek olarak, Sty (7.5, 15 ve 30 mg/Kg) sırasıyla %41.30, 42.61 ve %43.48 BGL azalması gösterirken, San (7.5, 15 ve 30 mg/Kg) 43.47, 44.35, ve sırasıyla %45.65 BGL azalması (Şek. 7a). Bu sonuçlar, ARF'nin FO, Sty, San ve GB ile karşılaştırıldığında en üstün antidiyabetik aktiviteye sahip olduğuna dair akut bulguları güçlendirmektedir (Şekil 1). 7a). Ayrıca, Nio-1, Nio-2, Nio-3, Nio-4, Nio-5 ve Nio-6 sırasıyla %48.70, 65.22, 47.82, 46.96, 51.74 ve %46.09 BGL azalması göstermiştir (Şek. 7B). Plasebo I ve II ayrıca, bu formülasyonların etkinliğini ve formülün herhangi bir anti-diyabetik etkiye sahip olmadan farmakokinetiği geliştirdiğini ima eden herhangi bir önemli hipoglisemik aktivite göstermedi (Şek. 7B).

        Kronik olarak, test edilen bileşiklerin etkisi, diyabetik gruplarda test bileşiklerinin uygulanmasından 8 hafta önce ve 8 hafta sonra HbA1c (%) seviyelerindeki değişiklikleri açısından izlendi (Şek. 8). FO, DC ile karşılaştırıldığında HbA1c seviyelerinin anlamlı ( P < 0.05) ve doza bağlı normalizasyonunu göstermiştir (Şekil 1a). 8a). 8 haftalık FO uygulamasından sonra, FO (50, 100 ve 200 mg/Kg) %15.25, 18.08 ve %20.90 HbA1c seviyesinde azalma göstermiştir (Şek. 8a). Ek olarak, ARF, FO'ya göre nispeten daha önemli ( P < 0.05) HbA1c seviyesinde azalma göstermiştir. 8 haftalık oral uygulamadan sonra olduğu gibi, ARF (15, 30 ve 60 mg/Kg) sırasıyla %18.09, 19.49 ve %22.03 HbA1c seviyesinde azalma göstermiştir (Şek. 8a). Ayrıca, Arpacık (7.5, 15 ve 30 mg/Kg) sırasıyla %10.73, 11.86 ve %13.00 HbA1c seviyesinde azalma gösterirken, San'ınki (7.5, 15 ve 30 mg/Kg) 11.86, 12.98, ve sırasıyla %15.25 HbA1c seviyesinde azalma (Şek. 8a). Bu sonuçlar, ARF'nin FO, Sty, San ve GB ile karşılaştırıldığında en üstün antidiyabetik aktiviteye sahip olduğuna dair önceki bulguları güçlendirmektedir (Şekil 1). 8a). Ayrıca Nio-1, Nio-2, Nio-3, Nio-4, Nio-5 ve Nio-6 yaklaşık olarak göstermiştir. Sırasıyla 10.73, 22.03, 9.60, 11.86, 10.73 ve %8.47 HbA1c seviyesinde azalma (Şek. 8B). Beklendiği gibi, plasebo I ve II, HbA1c düzeyinde önemli bir değişiklik göstermedi (Şek. 8B). Anti-diyabetik etki mekanizması


        Test edilen bileşiklerin anti-diyabetik aktivitesinin altında yatan etki mekanizmasını araştırmak için, çeşitli diyabetik grupların serum insülin seviyeleri (SIL), test bileşiklerinin uygulanmasından önce ve 8 hafta sonra izlendi (Şek. 9). 8 haftalık FO uygulamasından sonra, FO (50, 100 ve 200 mg/Kg) SIL'de 106, 120 ve 130 kat artış göstermiştir (Şek. 9a). Ayrıca ARF (15, 30 ve 60 mg/Kg) ca. SIL'de sırasıyla 131, 134 ve 136 kat artış (Şek. 9a). Ek olarak, Arpacık (7.5, 15 ve 30 mg/Kg) ca. SIL'de sırasıyla 46, 50 ve 54 kat artış, San'ınki (7.5, 15 ve 30 mg/Kg) ca. SIL'de sırasıyla 38, 62 ve 70 kat artış (Şek. 9a). Bu sonuçlar, FO ve ARF'nin potansiyel antidiyabetik aktivitelere sahip olduğunu ve hipoglisemik aktivitelerinden insülin-sekretagog potansiyellerinin sorumlu olabileceğini göstermektedir. Hem FO hem de ARF, doza bağlı bir alfa-amilaz ve alfa-glukozidaz inhibitör etkileri göstermiştir (Tablo 2). Ayrıca Nio-1, Nio-2, Nio-3, Nio-4, Nio-5 ve Nio-6 yaklaşık olarak göstermiştir. SIL'de sırasıyla 118, 146, 106, 102, 110 ve 101 kat artışlar (Şek. 9B). Plasebo I ve II, herhangi bir önemli SIL değişikliği göstermedi (Şek. 9B).
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig9_HTML.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        Şekil 9
        Serum insülini (µg/L). Tüm dozlar (mg/Kg) cinsindendir. a Pozitif kontrol olarak Glibenclamide 5 mg/Kg (GB) kullanan çeşitli dozlarda FO, ARF, Arpacık ve San'ın etkileri. b Nio 1-6 ve plasebo I ve II'nin etkileri. Yıldız işaretleri, diyabetik kontrol (DC) ile karşılaştırıldığında önemli sonuçları (p < 0.05) belirtir. NC, diyabetik olmayan normal kontrolü belirtir Diyabetik-nöropati biyolojik değerlendirmesi


        8 haftalık diyabet stimülasyonundan sonra, diyabetik hayvanlar diyabetik nöropati semptomları için test edildi. Pençe çekme eşiği 5 g'dan az olan diyabetik hayvanlar, nöropatik olarak kabul edildi ve deneylere dahil edildi [ 27 ]. Hiperaljezinin diyabetik nöropati semptomları (hot-plate ve tail fiske deneyleriyle değerlendirilmiştir) (Şek. 10 ve ​ve11)11) ve allodini (Von Frey filamentleri tarafından değerlendirilir) (Şek. 12) diyabetik nöropati semptomlarının tetiklenmesinden sonra 8 hafta boyunca kronik olarak izlendi. Pozitif kontrol olarak Tramadol 10 mg/Kg (TRA) kullanıldı. Test edilen bileşikler, diyabetik nöropati semptomları üzerindeki etkilerini değerlendirmek için 8 hafta boyunca gün aşırı verildi (Şekiller). 10, ​,11,11, ​,1212).
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig10_HTML.jpg
        10
        Termal hiperaljezi sıcak plaka gecikme testi. Tüm dozlar (mg/Kg) cinsindendir. a Pozitif kontrol olarak Tramadol 10 mg/Kg (TRA 10) kullanan en yüksek FO, ARF, Arpacık ve San dozlarının etkileri. b Nio 1-6 ve plasebo I ve II'nin etkileri. Yıldız işaretleri, diyabetik kontrol (DC) ile karşılaştırıldığında önemli sonuçları (p < 0.05) belirtir. NC, diyabetik olmayan normal kontrolü belirtir

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig11_HTML.jpg
        Şekil 11
        Termal hiperaljezi kuyruk çekme gecikme testi. Tüm dozlar (mg/Kg) cinsindendir. a Pozitif kontrol olarak Tramadol 10 mg/Kg (TRA 10) kullanan en yüksek FO, ARF, Arpacık ve San dozlarının etkileri. b Nio 1-6 ve plasebo I ve II'nin etkileri. Yıldız işaretleri, diyabetik kontrol (DC) ile karşılaştırıldığında önemli sonuçları (p < 0.05) belirtir. NC, diyabetik olmayan normal kontrolü belirtir

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig12_HTML.jpg
        Ayrı bir pencerede aç
        12
        Mekanik allodini Von Frey testi. Tüm dozlar (mg/Kg) cinsindendir. a Pozitif kontrol olarak Tramadol 10 mg/Kg (TRA 10) kullanan en yüksek FO, ARF, Arpacık ve San dozlarının etkileri. b Nio 1-6 ve plasebo I ve II'nin etkileri. Yıldız işaretleri, diyabetik kontrol (DC) ile karşılaştırıldığında önemli sonuçları (p < 0.05) belirtir. NC, diyabetik olmayan normal kontrolü belirtir

        Araçla tedavi edilen grup (VEH) ile karşılaştırıldığında, en yüksek FO (200 mg/Kg), ARF (60 mg/Kg), Arpacık (30 mg/Kg) ve San (30 mg/Kg) dozları 82.22 göstermiştir. , sırasıyla %88.89, 79.99, %68.89, sıcak plaka gecikmesinde iyileşme (Şek. 10a) ve ca. Sırasıyla 11.5, 18.7, 6.9, 5.4 kat, kuyruk hareketi gecikmesinde iyileşme (Şek. 11a), uygulamadan 8 hafta sonra. Bu sonuçlar, FO ve ARF'nin, daha önce benzer bileşiklerle [ 44 ] gösterildiği gibi potansiyel anti-hiperaljezik potansiyellere sahip olduğunu göstermiştir . Ayrıca Nio-1, Nio-2, Nio-3, Nio-4, Nio-5 ve Nio-6 yaklaşık olarak göstermiştir. Sırasıyla 88.89, 99.98, 79.98, 75.56, 73.33 ve 71.11, sıcak plaka gecikmesinde iyileşme (Şek. 10b) ve ca. Sırasıyla 1,2, 2,2, 1,0, 0,8, 1,1 ve 0,9 kat, kuyruk vuruş gecikmesinde iyileşme (Şek. 11b), uygulamadan 8 hafta sonra. Plasebo I ve II, sıcak plaka ve kuyruk vuruşu gecikme deneylerinde önemli bir değişiklik göstermedi.

        VEH ile karşılaştırıldığında, FO (200 mg/Kg), ARF (60 mg/Kg), Arpacık (30 mg/Kg) ve San (30 mg/Kg) en yüksek dozları yaklaşık olarak göstermiştir. Von Frey filamentlerini kullanan pençe geri çekme eşiklerinde (PWT) sırasıyla 67.3, 88.7, 54.4, 43.6 kat iyileşme (Şek. 12), uygulamadan 8 hafta sonra. Bu sonuçlar, FO ve ARF'nin, daha önce benzer bileşiklerle [ 24 ] gösterildiği gibi hipergliseminin neden olduğu mekanik allodiniyi önemli ölçüde ( P < 0.05) hafiflettiğini göstermiştir . Ayrıca, Nio-1, Nio-2, Nio-3, Nio-4, Nio-5 ve Nio-6 yaklaşık olarak göstermiştir. PWT'de sırasıyla 58.7, 84.4, 58.6, 49.9, 58.6 ve 59.5 kat iyileşme (Şek. 12b), uygulamadan 8 hafta sonra. Plasebo I ve II, PWT deneylerinde önemli bir değişiklik göstermedi (Tablo 4). Tablo 4


        Alfa-glukozidaz ve alfa-amilaz inhibitör etkileri
        NS 50 32,18 ± 1,75 bir 49.12 ± 1.05 gr
        NS 100 49,73 ± 1,70 b 51.83 ± 1.00 sa
        NS 200 63.78 ± 1.31 ° C 71,48 ± 1,01 ben
        ARF 15 33,15 ± 1,46 gün 54,44 ± 1,06 j
        ARF 30 53,63 ± 1,56 e 56.36 ± 1.03 k
        ARF 60 69,23 ± 1,43 f 74,33 ± 1,07 l
        Değerler ortalama ± SEM (n = 3) olarak gösterilmiştir. Farklı harflere sahip değerler önemli ölçüde farklıdır (p ≤ 0.05)

        SEM ortalama standart hata Antinosiseptif etki mekanizması


        Test edilen bileşiklerin anti-diyabetik nöropati aktivitelerinin altında yatan etki mekanizmasını araştırmak için, çeşitli diyabetik-nöropati grupları için in vivo antioksidanların (CAT, GSH ve LPO) serum seviyeleri, test bileşiklerinin uygulanmasından önce ve 8 hafta sonra izlendi. (Tablo 5). 8 haftalık FO uygulamasından sonra, FO (50, 100 ve 200 mg/Kg) CAT seviyelerinde sırasıyla %79.11, 90.71 ve %104.33 artış göstermiştir (Tablo 5). Ayrıca ARF (15, 30 ve 60 mg/Kg) ca. CAT düzeylerinde sırasıyla %94,99, %99,59 ve %120,23 artış, ca. TBARS düzeyinde sırasıyla %85.28, 87.50, %88.89 azalma ve yakl. GSH düzeylerinde sırasıyla %37,36, 39,35 ve %47,74 yükselme (Tablo) 5). Ek olarak, Sty (7.5, 15 ve 30 mg/Kg), CAT seviyelerinde sırasıyla %53.88, 63.98 ve %69.78 artış göstermiştir, ca. TBARS düzeyinde sırasıyla %73.05, 73.61, %74.17 azalma ve yakl. GSH düzeylerinde sırasıyla %24.35, %25.52 ve %25.96 yükselme, San (7.5, 15 ve 30 mg/Kg) ise CAT düzeylerinde sırasıyla %59.03, 59.38 ve %65.99 artış göstermiştir, ca. TBARS düzeyinde sırasıyla %74.17, 75.28, %76.39 azalma ve yakl. GSH düzeylerinde sırasıyla %26.19, 26.26 ve %28.75 yükselme (Tablo) 5). Bu sonuçlar, FO ve ARF'nin diyabetik nöropatiyi tetikleyen oksidatif stresle mücadele eden potansiyel antioksidan aktivitelere sahip olduğunu göstermektedir [ 11 ]. Ayrıca, bu veriler, benzer doğal ürünlerde görüldüğü gibi, FO ve ARF anti-oksidatif stres potansiyellerinin ve insülin-sekretagog uzun vadeli anti-diyabetik aktivitelerinin antidiyabetik nöropati potansiyellerinden sorumlu olabileceğini göstermiştir [ 45 ]. Tablo 5


        Fumaria officinalis'in serumdaki CAT seviyeleri , TBARS'deki değişiklikler ve azalmış GSH üzerindeki antioksidan aktivitelerinin in vivo değerlendirmesi (Ortalama ± SEM, n = 7/grup)
        Kuzey Kore - 30.77 ± 1.66 30.20 ± 1.44 0,73 ± 0,02 0,75 ± 0,02 64,40 ± 1,10 64.83 ± 1.50
        DC - 21.28 ± 1.20 19,82 ± 1,48 1,15 ± 0,02 3,60 ± 0,03 57.30 ± 1.70 47.72 ± 1.40
        GB bir 5 21.42 ± 1.11 22.17 ± 1.36 1,17 ± 0,02 1,78 ± 0,04 56.70 ± 1.60 56.53 ± 1.50
        FO bir 50 21.66 ± 1.44 35,50 ± 1,25* 0.98 ± 0.01 0,58 ± 0,02* 59.90 ± 1.50 64,9 ± 1,50*
        FO bir 100 21,98 ± 1,23 37,80 ± 1,43* 1.02 ± 0.01 0,56 ± 0,03* 59.00 ± 1.60 65.11 ± 1.30*
        FO bir 200 21.85 ± 1.55 40,50 ± 1,37* 1.00 ± 0.02 0,54 ± 0,04* 61.58 ± 1.30 65,50 ± 1,40*
        ARF bir 15 22.19 ± 1.15 38,65 ± 1,55* 0.97 ± 0.02 0,53 ± 0,01* 60.98 ± 1.40 65,55 ± 1,40*
        ARF bir 30 21,28 ± 1,78 39,56 ± 1,70* 1.00 ± 0.02 0,45 ± 0,01* 62.85 ± 1.20 66,50 ± 1,10*
        ARF bir 60 22.49 ± 1.57 43,65 ± 1,31* 0.96 ± 0.01 0,40 ± 0,02* 62.11 ± 1.30 70,50 ± 1,10*
        arpacık bir 7.5 21.42 ± 1.25 30,50 ± 1,45* 1,15 ± 0,02 0.97 ± 0.03* 60.60 ± 1.20 59,34 ± 1,30*
        arpacık bir 15 21.29 ± 1.11 32.50 ± 1.34* 1,02 ± 0,02 0,95 ± 0,03* 61.83 ± 1.50 59,90 ± 1,40*
        arpacık bir 30 21.89 ± 1.45 33.65 ± 1.05* 0.97 ± 0.01 0,93 ± 0,01* 60.13 ± 1.70 60.11 ± 1.50*
        San bir 7.5 22.29 ± 1.15 31,52 ± 1,13* 1.00 ± 0.03 0,93 ± 0,03* 59.75 ± 1.60 60.22 ± 1.80*
        San bir 15 21.28 ± 1.18 31,59 ± 1,56* 1,02 ± 0,02 0,89 ± 0,02* 61.74 ± 1.20 60,25 ± 1,90*
        San bir 30 22.51 ± 1.16 32,90 ± 1,50* 0.98 ± 0.01 0,85 ± 0,02* 61.17 ± 1.50 61.44 ± 1.70*
        Nio 1 bir 60 22.70 ± 1.78 37,56 ± 1,77* 0,92 ± 0,02 0,45 ± 0,02* 59.66 ± 1.40 63.22 ± 1.40*
        Nio 2 bir 60 22.90 ± 1.34 46,25 ± 1,45* 1.22 ± 0.02 0,34 ± 0,02* 59.77 ± 1.21 75,55 ± 1,10*
        Nio 3 bir 60 21.97 ± 1.56 39,56 ± 1,33* 0,89 ± 0,01 0,46 ± 0,02* 59.34 ± 1.33 65,66 ± 1,10*
        Nio 4 bir 60 22.56 ± 1.77 33,58 ± 1,45* 0,94 ± 0,02 0,50 ± 0,01* 59.83 ± 1.54 62,99 ± 1,40*
        Nio 5 bir 60 22.89 ± 1.44 35,65 ± 1,55* 1,01 ± 0,01 0,48 ± 0,02* 60.13 ± 1.70 65,55 ± 1,30*
        Nio 6 bir 60 22.48 ± 1.35 34,60 ± 1,45* 0.90 ± 0.01 0,56 ± 0,01* 60.75 ± 1.55 63.88 ± 1.40*
        Plasebo Ben bir - 22.45 ± 1.33 20,22 ± 1,22 1.11 ± 0.01 1.30 ± 0.04 62.98 ± 1.40 60,00 ± 1,30*
        Plasebo II bir - 22.56 ± 1.77 19.20 ± 1.46 1.22 ± 0.02 1,45 ± 0,04 62.55 ± 1.41 59.33 ± 1.20*
        SEM ortalama standart hata

        * p  < 0.05, araç kontrol hayvanlarından önemli

        a Araç kontrolü ile karşılaştırıldığında

        Ayrıca Nio-1, Nio-2, Nio-3, Nio-4, Nio-5 ve Nio-6 yaklaşık olarak göstermiştir. CAT serum seviyelerinde sırasıyla 89.51, 133.35, 99.59, 69.42, 79.87 ve 74.57 artış, ca. TBARS düzeyinde sırasıyla 87.50, 90.56, 87.22, 86.11, 86.67 ve 84.44 azalma ve yakl. GSH düzeylerinde sırasıyla 32.48, 58.32, 37.59, 32.00, 37.36 ve %33.86 yükselme (Tablo) 5). Plasebo I ve II, herhangi bir önemli CAT, TBARS veya GSH serum değişikliği göstermedi (Tablo 5). Anti-inflamatuar biyolojik değerlendirme


        FO, ARF, Sty, San ve çeşitli formüllerin anti-inflamatuar potansiyelleri, carrageenan ile indüklenen inflamatuar-ağrı yöntemi ile akut olarak değerlendirildi (Şekil 1). 13) ve kronik olarak arka pençe ödem yöntemiyle (Şek. 14), daha önce pozitif kontrol olarak ibuprofen 100 mg/Kg (Ib) kullanan benzer bileşikler [ 35 ] ile yapıldığı gibi (Şek. 13 ve ​ve1414).
        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig13_HTML.jpg
        13
        Akut inflamatuar ağrı üzerindeki etkisi. Pozitif kontrol olarak İbuprofen 100 mg/Kg (Ib) kullanılarak tüm dozlar (mg/Kg) cinsindendir. Yıldız işaretleri, araç kontrolü (VEH) ile karşılaştırıldığında önemli sonuçları (p < 0.05) belirtir. Normal, karagenanla işlem görmemiş normal kontrolü belirtir

        Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı 13020_2020_321_Fig14_HTML.jpg
        14
        Fare arka pençe ödemi üzerindeki anti-inflamatuar etkiler. Tüm dozlar mg/Kg cinsindendir. Gerçek ödem hacmi artışı, standart ilaç ibuprofen 100 mg/kg'a göre ölçülmüştür. Değerler, ortalama ± SEM, = 7 olarak sunulur. “*”, < 0.05'te kontrol değerinden önemli farkı belirtir.

        Akut carrageenan kaynaklı inflamatuar-ağrı yöntemi, FO (200 mg/Kg), ARF (60 mg/Kg), Arpacık (30 mg/Kg) ve San (30 mg/Kg) en yüksek dozların yakl. Diyabetik olmayan farelerde akut pençe geri çekme eşiklerinde sırasıyla 17.20, 24.00, 119.99, 115.89 kat iyileşme (Şek. 13). Bu sonuçlar, FO ve ARF'nin, daha önce benzer bileşiklerle [ 46 ] gösterildiği gibi, karagenan tarafından tetiklenen akut karagenan ile indüklenen enflamatuar-ağrıyı önemli ölçüde iyileştirdiğini ( P < 0.05) göstermiştir . Ayrıca Nio-1, Nio-2, Nio-3, Nio-4, Nio-5 ve Nio-6 yaklaşık olarak göstermiştir. Akut pati çekme eşiklerinde sırasıyla 22.80, 27.98, 25.87, 19.60, 23.99 ve 24.80 kat iyileşme (Şek. 13). Plasebo I ve II, akut karagenan kaynaklı inflamatuar ağrı deneylerinde herhangi bir önemli değişiklik göstermedi.

        Kronik arka pençe ödemi yöntemi, daha önce tarif edilen değiştirilmiş bir yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir [ 35 ]. Test edilen bileşiklerin potansiyellerinin kronik anti-enflamatuar tepkilere karşı etkisi de izlendi (Şekil 1a). 14). FO (200 mg/Kg), ARF (60 mg/Kg), Arpacık (30 mg/Kg) ve San (30 mg/Kg) en yüksek dozları sırasıyla %82.72, 82.90, 72.78, %64.54'lük düşüş göstermiştir. - MRPP pletismograf kullanan pençe ödemi (Şek. 14). Bu sonuçlar, FO ve ARF'nin, daha önce benzer doğal fitokimyasallarla [ 35 , 45 , 46 ] gösterildiği gibi, karagenan tarafından tetiklenen kronik arka pençe ödemini önemli ölçüde iyileştirdiğini ( P < 0.05) gösterdi . Ek olarak, Nio-1, Nio-2, Nio-3, Nio-4, Nio-5 ve Nio-6, arka pençede sırasıyla 59.09, 89.99, 85.45, 57.27, 78.18 ve 75.46 oranında azalma göstermiştir. ödem (Şek. 14). Plasebo I ve II, kronik arka pençe ödemi deneylerinde herhangi bir önemli değişiklik göstermedi. Bu sonuçlar, Nio 2'nin kronik inflamatuar semptomları iyileştiren en etkili uzun vadeli anti-inflamatuar formül olduğunu ima etti. Anti-inflamatuar etki mekanizması


        F. officinalis'e ve aktif fitokimyasallarına atfedilen anti-inflamatuar etki mekanizmasını anlamak için , daha önce benzer doğal ürünlerle yapıldığı gibi, inflamatuar aracıların seviyesi belirlendi [ 47 ]. FO (200 mg/Kg), ARF (60 mg/Kg), Arpacık (30 mg/Kg) ve San (30 mg/Kg) en yüksek dozları ve Nio 1–6 sitokin düzeylerini düşürmüş, düzeylerini düşürmüştür. pro-inflamatuar sitokinler TNF-alfa ve IL-6 ve anti-inflamatuar faktör IL-10 seviyelerini yükseltti (Tablo 6). Tablo 6


        TNF-alfa, IL-6 ve IL-10 sitokin düzeylerinin belirlenmesi
        TNF-alfa 2024.60 ± 102.40 480,90 ± 28,44* 343,90 ± 39,33* 1474.22 ± 10.22* 1388.12 ± 22.11* 1560,40 ± 40,98* 122,55 ± 5,54* 288.53 ± 10.65* 1780.22 ± 40.98* 527,70 ± 33,54* 704.33 ± 37.44* 2036,40 ± 122,60 2029.12 ± 166.87 533,5 ± 96,03
        IL-6 1212.11 ± 84.00 438,25 ± 32,70* 338,88 ± 28,90* 1426.10 ± 22.50* 1378,44 ± 24,30* 1489,48 ± 39,70* 111,12 ± 8,55* 254.33 ± 16.55* 1370,48 ± 39,66* 607.23 ± 23.70* 798,12 ± 43,60* 1236,33 ± 174,55 1208,99 ± 155,65 91,18 ± 29,36
        IL-10 1672.24 ± 60.11 3099,34 ± 150,44* 4636,64 ± 366,43* 1805.00 ± 18.56* 1795,33 ± 17,99* 1750.11 ± 11.74* 5022.12 ± 125.33* 4860,22 ± 228,23* 1740,43 ± 13,77* 2055,88 ± 100,43* 1988,88 ± 111,22* 1588,54 ± 204,68 1599,45 ± 258.32 114.05 ± 31.44
        Ayrı bir pencerede aç
        Sonuçlar pg/mg protein olarak ifade edilir ve ortalama ± SEM olarak rapor edilir. * p < 0.05

        Git: Tartışma


        Tamamlayıcı tıp, geleneksel tedaviye kıyasla insan sağlığını etkili bir şekilde iyileştirme, rahatsızlıkları önleme, yan etkilerin daha az olması ve maliyetlerin daha düşük olması nedeniyle son yıllarda dikkatleri üzerine çekmiştir [ 48 ]. Şifalı otlar, metabolik dengenin yeniden sağlanması ve inflamatuar bozuklukların yönetimi gibi farklı ciddi bozuklukları iyileştirmek için düzenli olarak kullanılmaktadır [ 49 ]. Bu nedenle fitokimyasal standardizasyon, bitkilerin fraksiyonlanması, izolasyonu, potansiyellerinden sorumlu aktif bileşiklerinin belirlenmesi ve etki mekanizmaları günümüz tıbbı için çok önemlidir [ 45].]. Ayrıca, bitkisel ilaçların farmakokinetik karakterlerinin tanımlanması ve optimizasyonu, bunların in vivo biyolojik aktivitelerini öngörmek, izlemek ve geliştirmek için çok önemlidir [ 50 ]. Fumaria officinalis ( F. officinalis , Papaveraceae), izokinolin alkaloidleri ve polifenolleri ile bilinen Asya ve Avrupa'da yetiştirilen yıllık bir bitkidir [ 51 ]. Asya halk tıbbında bitki, antioksidan özellikleri ile bilinir ve cilt bozuklukları, Alzheimer bozukluğu, sistit, romatizma ve artrit tedavisinde kullanılır [ 52 ]. İn vitro protokoller kullanılarak F. officinalis hipoglisemik aktivitesini araştıran bazı ön deneyler yapılmıştır [ 5]. Bununla birlikte, bu çalışma, ana aktif bileşenlerini tanımlayan, in vivo antinöropatik ve anti-inflamatuar potansiyellerini geliştirmek için çeşitli niozomal preparasyonlar yoluyla farmakokinetiklerini optimize eden ve ana mekanizmalarını araştıran Fumaria officinalis biyo-güdümlü fitokimyasal araştırmanın ilk derinlemesine hesabıdır . hareketler.

        Niozomal yeni ilaç dağıtım sistemlerinin hazırlanmasındaki ilerleme, çeşitli geleneksel ve tamamlayıcı ilaçların farmakokinetik özelliklerini geliştirerek etkinliğini arttırmada bir kilometre taşıdır [ 25 ].

        Test edilen niozomların in vitro salım modeli, diğer formüllere kıyasla Nio 2'nin en hızlı salıma sahip olduğunu gösterdi (Şekil 1a). 4). Nio 2, FO, ARF ve diğer formüllerle karşılaştırıldığında, akut BGL'nin normalleştirilmesiyle ilgili en üstün sonuçlara sahip olduğunu göstermiştir. Subkronik ve kronik sonuçlar, FO, ARF ve diğer formüllerle karşılaştırıldığında Nio 2'nin en etkili antidiyabetik ajan olduğu yönündeki akut bulguları güçlendirmektedir. Bu sonuçlar, Nio 2'nin BGL'nin normalleştirilmesinde sadece kısa vadede değil, aynı zamanda benzer bileşiklerde görüldüğü gibi daha uzun vadede de etkili olduğunu kanıtlıyor [ 24 , 29 ]]. Ayrıca, insülin sekretagog araştırma sonuçları, Nio 2'nin insülin-sekretagog potansiyellerinde en etkili formül olduğunu kanıtlamaktadır. Ayrıca, diyabetik nöropati sonuçları, daha önce gösterildiği gibi, Nio 2'nin diyabetik hiperaljezi ve diyabetik mekanik allodini ile mücadelede en etkili formül olduğunu kanıtladı [ 13 , 27 ]. FO ve ARF, doza bağımlı bir alfa-amilaz ve alfa-glukozidaz inhibitör etkileri göstermiştir (Tablo4). Ek olarak, antioksidan veriler, Nio 2'nin en etkili in vivo antioksidan formül olduğunu ve bu antioksidan potansiyellerin uzun süreli hipoglisemik aktiviteleriyle birlikte diyabetik nöropati semptomlarının iyileştirilmesinden sorumlu olabileceğini kanıtladı.

        Anti-inflamatuar sonuçlar, Nio 2'nin akut inflamatuar ağrıyı iyileştiren en etkili anti-inflamatuar formül olduğunu ima etti. Ayrıca, pro-inflamatuar TNF-alfa ve IL-6'nın azalması, anti-inflamatuar faktör IL-10 seviyelerinin yükselmesi ve oksidatif stresin iyileştirilmesi, daha önce gösterildiği gibi, anti-inflamatuar aktivitelerinden sorumlu ana mekanizma olabilir. [ 38 , 46 ].

        Git: Çözüm


        Mevcut çalışma, Fumaria officinalis'in halk bitkisel ilaç kullanımını güçlendirmektedir.akut ve kronik ağrı, inflamasyon ve nöropatide. In-vivo biyo-kılavuzlu fraksiyonasyon ve kromatografik fitokimyasal analiz, alkaloid bakımından zengin fraksiyonun (ARF) en aktif fraksiyon olduğunu ve ARF'nin iki ana alkaloid içerdiğini gösterdi; Stilopin %48,3 ve Sanguinarin %51.6. In vitro optimizasyon, analitik ve in vivo biyolojik araştırmalar, Nio 2'nin en optimize niozomal formülasyon olduğunu göstermiştir. Bu optimize edilmiş niyosom, Nio 2, simüle edilmiş GI koşullarında yeterli tuzaklama etkinliği, hızlı bozunma ve kabul edilebilir stabilite geliştirerek ARF'nin farmakokinetik özelliklerini geliştirerek çalıştı. FO, ARF ve Nio 2 en güçlü antidiyabetik ve antiinflamatuar bileşiklerdir. Ayrıca proinflamatuar TNF-alfa ve IL-6'nın azalması, antiinflamatuar faktör IL-10 seviyelerinin yükselmesi, ve oksidatif stresin iyileştirilmesi, antinosiseptif ve anti-inflamatuar aktivitelerinden sorumlu ana mekanizma olabilir. Karşılaştırılabilir konsantrasyonları ilişkilendirirken, Nio 2, ARF'ye kıyasla üstün etkinlik göstermiştir. Bu çalışma, daha fazla araştırma için çeşitli inflamatuar durumları ve diyabetik komplikasyonları, özellikle nöropatik ağrıyı iyileştiren umut verici bir pratik oral formülasyon sunabilir.

        Git: Teşekkür


        Yazarlar, taslağı İngilizce olarak düzelttiği için Bayan G. Onsy'ye teşekkür eder.

        Git: Kısaltmalar
        F. officinalis fumaria officinalis
        NS fumaria officinalis
        GB glibenklamid
        ARF Alkaloid bakımından zengin fraksiyon
        Nio 1-6 Niozom formülasyonları 1-6
        BGL Kan şekeri seviyesi
        arpacık stilopin
        San sanguinarin
        SEM Ortalamanın standart hatası
        Kuzey Kore Normal kontrol
        PDI Polidispersite indeksi
        GSH Azaltılmış glutatyon seviyesi
        DC Araçla tedavi edilen diyabetik kontrol
        HbA1c Glikozlanmış hemoglobin
        SIL Serum insülin seviyesi
        PWT Pençe çekme eşiği
        Ib İbuprofen
        EE tuzak verimliliği
        KEDİ Katalaz serum seviyesi
        TNF Tümör nekroz faktörü
        IL interlökin
        RP Ters evre
        CA. Aşağı yukarı
        LPO lipid peroksidaz
        TBARS Tiyobarbitürik asit reaktif maddeler
        TRA tramadol
        Git: Yazar katkıları


        KR ana yazar, metodolojiye katkıda bulundu ve tüm deneysel kısmı yaptı, verileri analiz etti, makaleyi yazdı ve revize etti. SE metodolojiye katkıda bulundu ve makalenin yazılmasına ve gözden geçirilmesine yardımcı oldu. Her iki yazar da son metni okudu ve onayladı.

        Git: Finansman


        Açıklamak için herhangi bir fon yok.

        Git: Veri ve materyallerin mevcudiyeti


        Yazarlar, bu çalışmanın bulgularını destekleyen verilerin makale içinde mevcut olduğunu onaylamaktadır.

        Git: Etik onay ve katılım onayı


        Araştırma için hayvan bakımı, BAU Kurumsal İnceleme Kurulu düzenlemelerine (2019A-0051-PR-0341) uygun olarak yapılmıştır.

        Git: Yayın izni


        Uygulanamaz

        Git: rekabet eden çıkarlar


        Yazarlar, rekabet eden çıkarları olmadığını beyan eder. Dipnotlar

        Yayıncının Notu

        Springer Nature, yayınlanan haritalarda ve kurumsal bağlantılarda yargı yetkisi iddiaları konusunda tarafsız kalır. Referanslar

        1. Raafat K. En iyi 100 bitki ilacı ve bakım. 1. Beyrut: Dar Al-Nahda Al-Arabia; 2016. [ Google Akademik ]
        2. Ivanov I, Vrancheva R, Marchev A, Petkova N, Aneva I, Denev P, Georgiev VG, Pavlov A. Bulgar Fumaria türlerinde antioksidan aktiviteler ve fenolik bileşikler. Int J Curr Microbiol Appl Sci. 2014; 3 (2):296–306. [ Google Akademik ]
        3. Rakotondramasy-Rabesiaka L, Havet JL, Porte C, Fauduet H. Fumaria officinalis L.'den protopin katı-sıvı ekstraksiyonu —analiz belirleme, kinetik reaksiyon ve model oluşturma. Eylül Purif Technol. 2007; 54 (2):253–261. doi: 10.1016/j.seppur.2006.09.015. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        4. Khamtache-Abderrahim S, Lequart-Pillon M, Gontier E, Gaillard I, Pilard S, Mathiron D, Djoudad-Kadji H, Maiza-Benabdesselam F. Fumaria officinalis'in izokinolin alkaloid fraksiyonları : antioksidan ve antibakteriyel aktivitelerinin karakterizasyonu ve değerlendirilmesi . Sanayi Mahsulleri Prod. 2016; 94 :1001–1008. doi: 10.1016/j.indcrop.2016.09.016. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        5. Fatima S, Akhtar MF, Ashraf KM, Sharif A, Saleem A, Akhtar B, Peerzada S, Shabbir M, Ali S, Ashraf W. Fumaria officinalis'in antioksidan ve alfa amilaz inhibitör aktiviteleri ve alloksan kaynaklı diyabete karşı antidiyabetik potansiyeli. Hücre Mol Biol. 2019; 65 (2):50–57. doi: 10.14715/cmb/2019.65.2.8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        6. Orhan I, Şener B, Choudhary M, Khalid A. Bazı Türk şifalı bitkilerinin asetilkolinesteraz ve butirilkolinesteraz inhibitör aktivitesi. J Etnofarmakol. 2004; 91 (1):57–60. doi: 10.1016/j.jep.2003.11.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        7. Manske Sağ. Fumariaceous bitkilerinin alkaloidleri: XVIII. Fumaria Officinalis L. Can J Res. 1938; 16 (12):438-444. doi: 10.1139/cjr38b-054. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        8. Soušek J, Guedon D, Adam T, Bochořáková H, Taborska E, Valka I, Šimánek V. Sekiz Fumaria türünün alkaloidleri ve organik asit içeriği. Phytochem Anal. 1999; 10 (1):6–11. doi: 10.1002/(SICI)1099-1565(19901/02)10:1<6::AID-PCA431>3.0.CO;2-0. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        9. Sturm S, Strasser EM, Stuppner H. Susuz kılcal elektroforez-elektrosprey iyon tuzak kütle spektrometrisi ile Fumaria officinalis izokinolin alkaloidlerinin miktar tayini . J Kromatogr A. 2006; 1112 (1–2):331–338. doi: 10.1016/j.chroma.2005.12.08. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        10. Obrosova IG. Diyabetik ağrılı ve duyarsız nöropati: patogenez ve potansiyel tedaviler. Nöroterapötikler. 2009; 6 (4):638-647. doi: 10.1016/j.nurt.2009.07.004s1933-7213(09)00126-3. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        11. Baynes JW, Thorpe SR. Diyabetik komplikasyonlarda oksidatif stresin rolü: eski bir paradigma üzerine yeni bir bakış açısı. Şeker hastalığı. 1999; 48 (1):1–9. doi: 10.2337/diyabet.48.1.1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        12. Charnogursky G, Lee H, Lopez N. Diyabetik nöropati. Handb Clin Neurol. 2014; 120 :773–785. doi: 10.1016/b978-0-7020-4087-0.00051-6b978-0-7020-4087-0.00051-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        13. Raafat K, El-Haj R, Shoumar D, Alaaeddine R, Fakhro Y, Tawil N, Shaer F, Daher A, Awada N, Sabra A, Atwi K, Khaled M, Messi R, Abouzaher N, Houri M, Al Jallad S. Nöropatik ağrı: literatür taraması ve potansiyel fitoterapi önerileri. Pharmacogn J. 2017; 9 (4):425–434. doi: 10.5530/pj.2017.4.72. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        14. Uttra AM, Alamgeer M, Shahzad A, Shabbir S. Jahan, Ephedra gerardiana sulu etanolik ekstrakt ve fraksiyonlar, PGE2, COX2, IL-1β, IL-6, TNF-α'yı aşağı regüle ederek Sprague Dawley sıçanlarında Freund Complete Adjuvant kaynaklı artriti hafifletir , NF-kB ve IL-4 ve IL-10'u yukarı doğru düzenleme. J Etnofarmakol. 2018; 224 :482-496. doi: 10.1016/j.jep.2018.06.018. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        15. Sukketsiri W, Chonpathompikunlert P, Tanasawet S, Choosri N, Wongtawatchai T. Adjuvan kaynaklı artritik sıçanların karaciğerindeki oksidatif stres üzerinde Apium graveolens ekstraktının etkileri . Önceki Nutr Gıda Bilimi 2016; 21 (2):79-84. doi: 10.3746/pnf.2016.21.2.79pnfs-21-79. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        16. Abdelkader H, Alani AW, Alany RG. İyonik olmayan yüzey aktif madde veziküllerinde (niozomlar) son gelişmeler: kendi kendine montaj, fabrikasyon, karakterizasyon, ilaç dağıtım uygulamaları ve sınırlamalar. İlaç Teslimatı 2014; 21 (2):87–100. doi: 10.3109/10717544.2013.838077. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        17. Abdelbary G, El-gendy N. Oftalmik kontrollü teslimat için niyosom kapsüllü gentamisin. AAPS PharmSciTech. 2008; 9 (3):740–747. doi: 10.1208/s12249-008-9105-1. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        18. Arunothayanun P, Turton JA, Uchegbu IF, Florence AT. Luteinize edici hormon salgılatıcı hormon (LHRH) yüklü çokyüzlü ve küresel/tübüler niozomların hazırlanması ve in vitro/in vivo değerlendirmesi. J Pharm Sci. 1999; 88 (1):34–38. doi: 10.1021/js980286u. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        19. Baillie A, Coombs G, Dolan T, Laurie J. İyonik olmayan yüzey aktif madde kesecikleri, niyosomlar, anti-leishmanial ilaç, sodyum stiboglukonat için bir dağıtım sistemi olarak. J Pharm Pharmacol. 1986; 38 (7):502–505. doi: 10.1111/j.2042-7158.1986.tb04623.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        20. Nasr M, Mansour S, Mortada ND, Elshamy AA. Veziküler aseklofenak sistemleri: lipozomlar ve niozomlar arasında karşılaştırmalı bir çalışma. J Mikroenkapsül. 2008; 25 (7):499–512. doi: 10.1080/02652040802055411792967635. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        21. Azmin M, Florence A, Handjani-Vila R, Stuart J, Vanlerberghe G, Whittaker J. İyonik olmayan yüzey aktif madde vezikül (niozom) tuzağının farelerde metotreksatın emilimi ve dağılımı üzerindeki etkisi. J Pharm Pharmacol. 1985; 37 (4):237-242. doi: 10.1111/j.2042-7158.1985.tb05051.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        22. Kumar GP, Rajeshwarrao P. Etkili ilaç dağıtımı için iyonik olmayan yüzey aktif madde veziküler sistemler—bir genel bakış. Acta Pharmaceutica Sinica B. 2011; 1 (4):208–219. doi: 10.1016/j.apsb.2011.09.002. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        23. Bribi N, Algieri F, Rodriguez-Nogales A, Vezza T, Garrido-Mesa J, Utrilla MP, Del Mar Contreras M, Maiza F, Segura-Carretero A, Rodriguez-Cabezas ME, Galvez J. Bağırsak anti-inflamatuar etkiler Fare koliti ve bağırsak epitelyal CMT93 hücrelerinin DNBS modelinde Fumaria capreolata'dan elde edilen toplam alkaloid ekstraktı . Bitkisel ilaç. 2016; 23 (9):901-913. doi: 10.1016/j.phymed.2016.05.003s0944-7113(16)30049-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        24. Raafat K, El-Lakany A. Diyabetik nöropati ağrısını iyileştiren anemon coronaria aktif kısmının fitokimyasal ve antinosiseptif araştırmaları. PMIO. 2018; 5 (01):e5–e13. doi: 10.1055/s-0044-100148. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        25. Arzani G, Haeri A, Daeihamed M, Bakhtiari-Kaboutaraki H, Dadashzadeh S. Niosomal taşıyıcılar, karvedilolün oral biyoyararlanımını arttırır: safra tuzu ile zenginleştirilmiş veziküllerin ve taşıyıcı yüzey yükünün etkileri. Int J Nanomed. 2015; 10 :4797-4813. doi: 10.2147/ijn.s84703ijn-10-4797. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        26. Raafat K, Habib J. Salvia sclarea L. uçucu yağlarının fitokimyasal bileşimleri ve antidiyabetik potansiyelleri . J Oleo Sci. 2018; 67 (8):1015–1025. doi: 10.5650/jos.ess17187. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        27. Raafat K, Wurglics M, Schubert-Zsilavecz M. Prunella vulgaris L. aktif bileşenleri ve alloxan ile indüklenen diyabetik farelerde hipoglisemik ve antinosiseptif etkileri. Biyomed Farmakoteri. 2016; 84 :1008–1018. doi: 10.1016/j.biopha.2016.09.095. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        28. Raafat K, El-Lakany A. Bir fare modelinde diyabet, termal hiperaljezi ve dokunsal allodiniye karşı rheum ribes ve metformin kombinasyonu. Alternatif Ther Sağlık Med. 2017; 23 :138-148. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
        29. Raafat K, El-Darra N, Saleh FA, Rajha HN, Maroun RG, Louka N. Prunus armeniaca L. Pomace ve detoksifiye edilmiş çekirdeğin kızılötesi destekli ekstraksiyonu ve HPLC analizi ve bunların antidiyabetik etkileri. Phytochem Anal. 2017 yılı: 10.1002/pca.2723. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        30. Cameron NE, Cotter MA. Diyabetik nöropatide proinflamatuar mekanizmalar: nükleer faktör kappa B yoluna odaklanın. Curr İlaç Hedefleri. 2008; 9 (1):60–67. doi: 10.2174/138945008783431718. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        31. Raafat K. Juglans regia yağının ve çekirdeğinin antinosiseptif ve antienflamatuar potansiyellerini araştıran, birleşik biyo-kılavuzlu GC–FID, GC–MS ve HPLC analizlerini kullanan fitokimyasal analizi. Revista Brasileira de Farmacognosia. 2018; 28 (3):358–368. doi: 10.1016/j.bjp.2018.03.007. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        32. Yasmineh WG, Kaur TP, Blazar BR, Theologides A. Allojenik kemik iliği transplant alıcılarında greft-vs-host hastalığının belirteci olarak serum katalaz: pilot çalışma. Klinik Kimya. 1995; 41 (11):1574–1580. doi: 10.1093/clinchem/41.11.1574. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        33. Ellman GL. Doku sülfhidril grupları. Arch Biochem Biophys. 1959; 82 (1):70–77. doi: 10.1016/0003-9861(59)90090-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        34. Ohkawa H, Ohishi N, Yagi K. Tiyobarbitürik asit reaksiyonu ile hayvan dokularında lipid peroksitleri için deney. Anal Biyokimya. 1979; 95 (2):351–358. doi: 10.1016/0003-2697(79)90738-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        35. Boukhary R, ​​Raafat K, Ghoneim AI, Aboul-Ela M, El-Lakany A. Salvia fruticosa'nın anti-inflamatuar ve antioksidan aktiviteleri : fenolik içeriklerin bir HPLC tayini. Kanıta Dayalı Kompl Altern Med. 2016; 2016 :6. doi: 10.1155/2016/7178105. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        36. Gardmark M, Hoglund AU, Hammarlund-Udenaes M. Morfin antinosisepsiyonu için tail-flick, hot-plate ve elektriksel stimülasyon testlerinin özellikleri. Farmakol Toksikol. 1998; 83 (6):252–258. doi: 10.1111/j.1600-0773.1998.tb01478.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        37. Salama RAM, El Gayar NH, Georgy SS, Hamza M. İçme suyunda veya diyette desteklenen eşdeğer intraperitoneal ibuprofen dozları: farelerde antinosiseptif ve tromboksan inhibitör doz-yanıt eğrilerini kullanan davranışsal ve biyokimyasal bir tahlil. PeerJ. 2016; 4 :e2239. doi: 10.7717/peerj.2239. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        38. Rozza AL, Meira de Faria F, Souza Brito AR, Pellizzon CH. Mentolün mide koruyucu etkisi: anti-apoptotik, antioksidan ve anti-inflamatuar aktivitelerin katılımı. PLoS BİR. 2014; 9 (1):e86686. doi: 10.1371/journal.pone.0086686. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        39. Khan MI, Madni A, Peltonen L. Diasereinin ağızdan verilmesi için sorbitan monolaurat ve poloksamer 184 bazlı niozomların geliştirilmesi ve in vitro karakterizasyonu. Eur J Eczacılık Sci. 2016; 95 :88-95. doi: 10.1016/j.ejps.2016.09.002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        40. Vasanth S, Dubey A, Ravi GS, Lewis SA, Ghate VM, El-Zahaby SA, Hebbar S. C vitamini ile zenginleştirilmiş adapalen yüklü transfersome jelin geliştirilmesi ve araştırılması: Akne Vulgaris tedavisi için ortak bir yaklaşım . AAPS PharmSciTech. 2020; 21 (2):61. doi: 10.1208/s12249-019-1518-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        41. Balakrishnan P, Shanmugam S, Lee WS, Lee WM, Kim JO, Oh DH, Kim DD, Kim JS, Yoo BK, Choi HG, Woo JS, Yong CS. Gelişmiş cilt iletimi için minoksidil niozomlarının formülasyonu ve in vitro değerlendirmesi. Int J Ecz. 2009; 377 (1):1–8. doi: 10.1016/j.ijpharm.2009.04.020. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        42. Nasr A, Gardouh A, Ghorab M. Olmesartan medoksomilin ağızdan verilmesi için yeni katı kendi kendine nanoemülsifiye edici ilaç dağıtım sistemi (S-SNEDDS): tasarım, formülasyon, farmakokinetik ve biyoyararlanım değerlendirmesi. Eczacılık. 2016 doi: 10.3390/pharmaceutics8030020e20. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        43. Hasan AA, Madkor H, Wageh S. Kontrollü salımlı ilaç dağıtım sistemi olarak metformin hidroklorür yüklü niozomların formülasyonu ve değerlendirilmesi. İlaç Teslimatı 2013; 20 (3–4):120–126. doi: 10.3109/10717544.2013.779332. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        44. Raafat K. Doğal fitokimyasalları kullanarak diyabet ve ortaya çıkan komplikasyonlarıyla mücadele. Pharmacogn J. 2019; 11 (3):445–449. doi: 10.5530/pj.2019.11.69. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        45. Raafat K, El-Darra N, Saleh F, Rajha H, Louka N. Saussurea lappa L.'den biyoaktif laktonların kızılötesi destekli ekstraksiyonunun optimizasyonu ve bunların gebelik diyabetine karşı etkileri. Farmakogn Mag. 2019; 15 (61):208-218. doi: 10.4103/pm.pm_380_18. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        46. Raafat KM. Acanthus syriacus'tan yeni bir kinik asit türevinin anti-inflamatuar ve anti-nöropatik etkileri . Avicenna J Phytomed. 2019 doi: 10.22038/ajp.2019.12218. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        47. Choi JH, Cha DS, Jeon H. Prunus padus'un anti-inflamatuar ve anti-nosiseptif özellikleri . J Etnofarmakol. 2012; 144 (2):379–386. doi: 10.1016/j.jep.2012.09.023. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        48. Hassani FV, Shirani K, Hosseinzadeh H. Biberiye (Rosmarinus officinalis) metabolik sendromda potansiyel bir tedavi edici bitki olarak: bir inceleme. Naunyn-Schmiedeberg'in Arch Pharmacol. 2016; 389 (9):931-949. doi: 10.1007/s00210-016-1256-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        49. Ramazan KS, Halil OA, Danial EN, Alnahdi HS, Ayaz NO. Diyabetik sıçanlarda Rosmarinus officinalis ekstresinin hipoglisemik ve hepatoprotektif aktivitesi . J Physiol Biochem. 2013; 69 (4):779-783. doi: 10.1007/s13105-013-0253-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        50. Feng Y, Liu Z, Peng Y, Zhang L, Ju P, Bi K, Chen X. Sıçan plazmasında eş zamanlı katalpol ve harpagidin nicelendirilmesi için doğrulanmış LC-MS yöntemi: normal ve diyabetik sıçanlarda karşılaştırmalı bir farmakokinetik çalışmaya uygulama Zeng-Ye-Decoction'ın oral uygulamasından sonra. Biomed Kromatogr. 2013; 27 (11):1503–1510. doi: 10.1002/bmc.2949. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        51. Orhana I, Özçelik B, Karaoğlu T, Şener B. Fumaria ve Corydalis türlerinden seçilen izokinolin alkaloitlerinin antiviral ve antimikrobiyal profilleri. Z Naturforsch C. 2007; 62 (1–2):19–26. doi: 10.1515/znc-2007-1-204. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        52. Chlebek J, Novák Z, Kassemová D, Šafratová M, Kostelník J, Malý L, Ločárek M, Opletal L, Hošt'álková A, Hrabinová M, Kuneš J, Novotná P, Urbanová M, Nováková L, Macáková K, Hulcov D, Solich P, Pérez Martín C, Jun D, ​​Cahlíková L. Fumaria officinalis L. kaynaklı izokinolin alkaloidleri ve Alzheimer hastalığı ile ilgili biyolojik aktiviteleri. Kimyasal Biyodiverler. 2016; 13 (1):91–99. doi: 10.1002/cbdv.201500033. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          Şahtere Safra Üretimini Artırır, Safra Taşını Eritir



          Epsom Salt ile Safra Taşı Tedavisi, Şahtere Kapsül, Safra Taşı Erimesi, İngiliz Tuzu


          Sperm ve testosteron üretimini etkileyen en önemli şifalı bitkiler: sistematik bir derleme

          Shakiba Nasiri Boroujeni , 1, Farid Ansari Malamiri , 2, Fatemeh Bossaghzadeh , 3 Alireza Esmaeili , 4 ve Emadoddin Moudi 5
          Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
          1 Tıbbi Bitkiler Araştırma Merkezi, Temel Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Shahrekord Tıp Bilimleri Üniversitesi, Shahrekord, İran
          2 Veterinerlik Fakültesi, Shahrekord İslami Azad Üniversitesi, Shahrekord, İran
          3 Biyoloji Bölümü, Dezful Şubesi, İslami Azad Üniversitesi, Dezful, İran ve Öğrenci Araştırma Komitesi, Dezful Şubesi, İslami Azad Üniversitesi, Dezful, İran
          4 Bulaşıcı Olmayan Hastalık Araştırma Merkezi, İlam Tıp Bilimleri Üniversitesi, İlam, İran
          5 Doçent, Üroloji Anabilim Dalı, Kanser Araştırma Merkezi, Sağlık Araştırmaları Enstitüsü, Babol Tıp Bilimleri Üniversitesi, Babol, İran
          Sorumlu yazar: Emadoddin Moudi Üroloji Bölümü Kanser Araştırma Merkezi Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Babol Tıp Bilimleri Üniversitesi Babol İran E-posta: moc.liamg@iduomdame
          Git: Soyut

          Amaç


          Doğum kontrol yöntemi kullanılmadan bir yıllık ilişkiden sonra gebe kalamama olarak tanımlanan kısırlık, çiftlerin %15'ini etkilemektedir. Genitoüriner sistem enfeksiyonları, endokrin bozukluklar, immünolojik faktörler ve ilaca bağlı yaralanmalar gibi birçok faktör erkek üreme sistemini etkileyerek kısırlığa neden olur. Erkeklerin kısırlık korkusu nedeniyle erkek doğurganlığında etkili olan şifalı bitkilere dikkat edilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle bu çalışmanın amacı erkeklerde sperm ve testosteron üretimini etkileyen şifalı bitkilerin değerlendirilmesidir. Yöntemler


          Bu derlemede, Bitkisel tıp, geleneksel tıp, geleneksel tedaviler, sperm, testosteron, testisler ve İran'dan oluşan aşağıdaki arama terimlerini, Information Sciences Institute, Science Direct'te indekslenen dergilerde yayınlanan ilgili makalelere ulaşmak için kullandık. PubMed, Scopus, PubMed Central ve Bilimsel Bilgi Veritabanları. 2000 ile 2020 yılları arasında yayınlanan makaleleri aradık ve kullandık. Ardından uygun makaleleri inceledik. Veritabanlarından 35 makale topladık ve analiz ettik. Sadece sperm ve testosteron üretimini etkileyen bitkilerle ilgili makaleleri seçtik. Sonuçlar


          Elde edilen sonuçlara göre erkek üreme sisteminde Apium graveolens, Cinnamomum camphora, Cornus mas, Satureja khuzestanica, Withania somnifera, Fumaria parviflora, zingiber officinale, cinnamomum zeylanicum ve Phoenix dactylifera bitkileri kullanılmaktadır. Sonuçlar


          Bitkiler muhtemelen antioksidan güçleri ve düşük yan etkileri nedeniyle doğurganlığı artırmada yararlı olabilir.

          Anahtar Kelimeler: sperm üretimi, testosteron, bitki, geleneksel tıp, testisler, İran
          Git: GİRİİŞ


          Doğum kontrol yöntemi kullanılmadan bir yıllık ilişkiden sonra gebe kalamama olarak tanımlanan kısırlık, çiftlerin %15'ini etkilemektedir ( Kim ve ark ., 2013 ). İnfertilitenin yaklaşık %30-50'si erkek infertilitesi ile ilişkilidir ve erkek infertilitesinin nedenlerinin %30-40'ı sperm bozuklukları ile ilişkilidir ( Godmann ve ark ., 2009 ). Erkeklerde kısırlığın en yaygın nedeni, yeterince sağlıklı, aktif ve hareketliliği yüksek sperm üretememeleridir ( Bastampoor ve ark ., 2014 ; Oyeyemi ve ark ., 2008).). Testis gelişiminin olmaması, üreme sistemi hastalıkları, skrotal ısı artışı, immünolojik problemler, endokrin bozukluklar, yaşam tarzı seçimleri, çevresel ve beslenme faktörleri sperm parametrelerini olumsuz etkileyen erkek infertilitesinin başlıca nedenleri olarak kabul edilmektedir (Marbeen ve ark . , 2005 ; Sharpe ve Franks, 2002 ; Low ve diğerleri , 2013 ; Singh ve Jemal, 2017 ; Chyou ve diğerleri , 1993 ; De Rosa ve diğerleri , 1981). Genitoüriner sistem enfeksiyonları, endokrin bozukluklar, immünolojik faktörler, ilaca bağlı sorunlar gibi birçok faktör erkek üreme sistemini etkileyerek kısırlığa neden olmaktadır ( Wang ve ark ., 2018 ; Jiang ve ark ., 2017 ; Kesari ve ark ., 2018). ; Agarwal ve diğerleri , 2018 ). Spermatogenezi, hormon regülasyonunu, oksidatif stresi ve spermatogenezle ilişkili genlerin regülasyonunu etkileyen bozukluklar kısırlığa neden olur ( Zhou ve diğerleri , 2019 ; Moghbelinejad ve diğerleri , 2018 ; Zhang ve diğerleri , 2020 ;Hu ve diğerleri , 2006 ; Ma ve diğerleri , 2015 ). Kısırlık, doğal bitki bileşiklerinin (fitoöstrojenler) aşırı tüketiminden kaynaklanabilir. Bu bileşikler üreme sistemini etkileyebilir ve doğurganlığı azaltabilir ( Csupor-Löffler ve diğerleri , 2009 ). Sperm plazma zarları, sonuçta sperm hareketliliğini ve canlılığını azaltan büyük miktarlarda doymamış yağ asitleri nedeniyle oksidatif hasara maruz kalır. Antioksidan bileşikler, sperm fonksiyonunu arttırır ve doğurganlığı iyileştirebilir ( Kooti ve diğerleri , 2014 ).

          Çeşitli çalışmalara göre, oksidatif stres infertiliteye neden olan moleküler ve genetik bozukluklara neden olabilir ( Agarwal ve ark ., 2006).). Oksidatif stres genellikle prooksidan moleküller veya reaktif oksijen türleri (ROS) üreten aerobik metabolizma ile ilişkilidir. Bazı hücreler, düşük konsantrasyonlarda hücresel fonksiyon için gerekli olan ROS'u üretmek için özel mekanizmalara sahiptir. ROS'un doku konsantrasyonuna bağlı olarak yararlı fizyolojik etkileri olabilir ve döllenme sürecinde rol oynayabilirler. Serbest radikaller, küçük ortamlarındaki yumurtaları, spermleri ve embriyoları etkileyebilir. Serbest radikaller ayrıca lipitler, proteinler ve nükleik asitler dahil olmak üzere hücresel bileşenlere zarar verebilir. Serbest radikallerin üretimini etkileyen sitokinler, hormonlar ve diğer stres faktörlerinin karmaşık bir etkileşimi vardır ( Gupta ve diğerleri , 2007).). ROS, katalaz, süperoksit dismutaz ve glutatyon peroksidaz/redüktaz gibi enzimlerden ve C vitamini, E vitamini, A vitamini, piruvat, glutatyon, taurin (Safarnavadeh & Rastegarpanah, 2011 ). ROS seviyesi patolojik olarak yükseldiğinde, antioksidanlar çalışmaya başlayarak oksidatif hasarı en aza indirmeye, onarmaya veya önlemeye yardımcı olur. Erkek ve dişi üreme organları hem enzimatik hem de enzimatik olmayan antioksidanlar açısından zengindir. Artan ROS seviyeleri yumurtaya, zigota/embriyoya ve en önemlisi spermlere zarar verebilir. Sperm oksidatif strese karşı çok hassastır. Oksidatif stres, antioksidanlardaki azalmadan ziyade artan ROT üretimine bağlı gibi görünmektedir.Safarnavadeh ve Rastegarpanah, 2011 ). DSÖ, tıbbi sağlık sisteminde geleneksel ilaçların kullanılmasını önermektedir. Bununla birlikte, son zamanlarda sentetik ilaçların yerini alacak bitkisel malzemelerden doğal antioksidanların bulunmasına büyük ilgi duyulmaktadır ( Hasani-Ranjbar ve ark ., 2009 ). Dünyada doğurganlığı önleyici ve doğurganlığı artırıcı özelliklere sahip birçok şifalı bitki bulunmaktadır ( Jain ve ark ., 2015 ; Modaresi ve ark ., 2008 ). Artık pek çok insan doğurganlığı ve libidoyu artırmak veya azaltmak için bitkileri veya türevlerini kullanıyor ( Kachroo & Agrawal, 2011).). Bu bitkilerin bazıları sperm öldürücü özelliklere sahiptir, diğerleri ise sperm sayısını arttırır ve sperm hareketliliğini değiştirir. Bazı bitkiler ayrıca testis hormonlarını da değiştirir ( Khaki ve diğerleri , 2014 ).

          Dünya Sağlık Örgütü, bitkisel ilaçların artan kullanımına rağmen, bu konuda hala önemli bir araştırma eksikliği olduğunu ve bitkisel ilaçları inceleyen çalışmaların rolünün çok önemli olduğunu bildirmektedir. Kimyasal ilaçların insanlar üzerindeki bariz olumsuz etkilerinden dolayı, kadınlar ve erkekler arasında bitkisel ilaçları kullanma eğilimi artmaktadır. Biyolojik olarak aktif bitki materyallerinin erkek doğurganlığı alanında kullanımını incelememiz ve östrojenik ve anti-östrojenik özelliklere sahip doğal bitki materyallerini tanımlamamız gerekiyor ( Marbeen ve diğerleri , 2005 ). Erkeklerin kısırlık korkusu nedeniyle ( Hosseini & Abdi, 2012), erkek doğurganlığını etkileyen şifalı bitkilere dikkat etmek çok önemlidir. Bu nedenle bu çalışmanın amacı erkeklerde sperm ve testosteron üretimini etkileyen şifalı bitkilerin değerlendirilmesidir.

          Git: MALZEMELER VE YÖNTEMLER


          Information Sciences Institute, Science Direct, PubMed, Scopus, PubMed Central ve Bilimsel Bilgi Veritabanları. 2000-2020 yıllarında yayınlanan makaleler tarandı ve incelemede kullanıldı. Ardından, uygun makalelerin bulgularını analiz ettik.

          Özetleri önceden belirlenmiş dahil etme ve hariç tutma kriterleri için değerlendirdik. Veritabanlarından 35 makale topladık ve 15 makale tekrarlanabilirlik, ilgisizlik, özet eksikliği, yerli olmayan İran bitkileri, geçersiz makaleler ve geçersiz dergiler nedeniyle çıkarıldı. İngilizce özet içermeyen makaleler, tam metin içermeyen makaleler ve kitaplar analiz dışı bırakıldı. Çalışma için sadece sperm ve testosteron hormonu üretimini etkileyen bitkilerle ilgili makaleler seçilmiştir (Akış şeması 1).
          Resim, illüstrasyon vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı jbra-26-03-0522-g01.jpg'dir.
          Akış şeması 1
          Kriterler ve dahil edilen ve hariç tutulan makalelerin sayısı.



          Git: SONUÇLAR


          Yapılan analizlere göre 9 şifalı bitkinin erkek üreme sistemini etkilediği tespit edildi.tablo 1bazı etkili tıbbi bitkileri, ailelerini, kullanılan organları, katılımcıları, müdahale protokolünü ve önemli bulguları listeler. Ayrıca, bu bitkilerin aktif içerikleri ile kimyasal ve moleküler formülleri de listelenmiştir.Tablo 2. Tablo 1.


          Tıbbi bitkiler listesi erkek üreme sistemini etkiler.
          Apium mezarları Apiaceae Yaprakların hidro-alkolik özü Erkek Wistar fareleri 60 gün boyunca iki günde bir 100 ve 200 mg/kg/VA, Ağızdan Ekstrakt verilen gruplarda sperm, sertoli hücre ve primer spermatosit sayılarında anlamlı bir artış oldu; ancak gruplarda yapısal değişiklikler gözlenmedi. Kerevizin erkek sıçanlarda spermatogenezi artırdığı ancak testis dokusu üzerinde yıkıcı bir etkisi olmadığı görülüyor. Belki de bu bitki erkeklerde kısırlığı tedavi etmek için kullanılabilir. Kooti ve diğerleri , 2014
          tarçın kafuru defnegiller Aktif bileşen bitki sapından hazırlanır. Erkek Wistar fareleri 30 gün boyunca 1, 2 ve 5 mg/Kg, İntraperitoneal enjeksiyon Alkoldeki saf kafur %10 LH seviyesini yükseltip FSH seviyesini düşürürken testosteron seviyesini değiştirememiştir. Kafurun cinsel aktivite üzerindeki engelleyici etkisi iddiası bu çalışma ile doğrulanamamıştır. Shahabi ve diğerleri , 2014
          Cornus mas Mısırgiller Meyvenin hidro-etanolik özü Erkek NMRI fareleri 250, 500 ve 1000 mg/kg, Oral sonda Cornus mas meyve özütünün, testis antioksidan durumunu uyararak lipitlere ve karbonhidratlara dayalı enerji substratı kullanımını kontrol ederek hücresel atrofiyi azalttığı ortaya çıktı . Bir antioksidan bileşik olarak kızılcık meyvesi özü, hücresel dejenerasyonu azaltabilir, iltihaplanmayı azaltabilir ve testiküler antioksidan durumunu yukarı doğru düzenleyebilir. Kızılcık meyve özü, TAOC'yi artırarak oksidatif stresi azaltmada rol oynar. Bu ekstrenin üreme organlarını MTX yan etkilerine karşı koruyabileceği sonucuna varılabilir. Zarei & Shahrooz, 2019 ; Zarei ve diğerleri , 2014
          Satureja khuzestanica Lamiaceae Hava parçalarının uçucu yağı Erkek Wistar ve Albino fareleri 75, 150, 225 mg/kg/gün 45 gün ve 225 mg/kg/gün 28 gün, Ağızdan Potens, doğurganlık, doğurganlık indeksi ve yavru boyutunda önemli gelişmeler ve implantasyon sonrası kayıpta önemli azalma. Satureja khuzestanica esansiyel yağı, antioksidan potansiyeli ve androjenik aktivitesi sayesinde üreme sistemini Siklofosfamidin toksisitesinden korumuştur. Safarnavadeh & Rastegarpanah, 2011 Haeri ve diğerleri ., 2006 Rezvanfar ve diğerleri. , 2008
          Withania somnifera Solanaceae Başta kök olmak üzere tüm parçaların hidro-alkolik ve sulu özü ve tozu İnsan, hücre, fare ve sıçan Farklı dozlar ve çoğu müdahale protokolü Withania somnifera'nın hem erkekte hem de kadında kısırlık tedavisinde olumlu etkisi olduğu düşünülmektedir . Bazı çalışmalar, WS ekstraktının dölleyici olmayan ve sperm öldürücü etkiye sahip olabileceğini öne sürmesine rağmen. Nasimi Doost Azgomi ve diğerleri , 2018
          Fumaria parviflorası gelincikgiller yaprakların ve tozun etanolik özü Erkek Wistar fareleri 70 gün boyunca 200mg/kg gün1 sonda Sonuçlar, F. parviflora yapraklarının etanolik ekstraktının, kurşuna maruz kalmayla ilişkili bastırılmış üremeyi eski haline getirme potansiyeline sahip olduğunu ve erkek Wistar sıçanlarında kurşunun neden olduğu testiküler toksisiteyi önlediğini gösterdi. Dorostghoal ve ark. , 2014
          zingiber officinale zingiberaceae Toz haline getirilmiş ve 2 cc distile suda eritilmiş zencefil kökleri Erkek Wistar fareleri 100 mg/kg, sonda yöntemi, günlük, 8 hafta Diyabetik sıçanlarda tek başına zencefil ve tarçın ile karşılaştırıldığında zencefil artı Tarçın uygulaması, oksidatif stresin spermatogenez ve doğurganlık parametreleri üzerindeki zararlı etkilerini önemli ölçüde iyileştirmiştir. Kombinasyon halinde kullanıldıklarında bitkilerin antioksidan içeriğinin önemli ölçüde artabileceği görülmektedir. Haki ve diğerleri , 2014
          tarçınlı zeylanicum defnegiller Tarçın zeylanicum toz haline getirildi ve 2cc distile suda çözüldü Erkek Wistar fareleri 75 mg/kg, sonda yöntemi, günlük, 8 hafta Diyabetik sıçanlarda tek başına zencefil ve tarçın ile karşılaştırıldığında zencefil artı Tarçın uygulaması, oksidatif stresin spermatogenez ve doğurganlık parametreleri üzerindeki zararlı etkilerini önemli ölçüde iyileştirmiştir. Kombinasyon halinde kullanıldıklarında bitkilerin antioksidan içeriğinin önemli ölçüde artabileceği görülmektedir. Haki ve diğerleri , 2014
          Anka kuşu dactylifera Arecaceae meyve özü İnsan, sıçan, fare, tavşan ve hamster Farklı yollarda farklı dozlar Bu inceleme , phoenix dactylifera poleninin kısırlık için çok uygun bir takviye olduğunu ve serbest radikalleri azaltabildiğini ve sperm motilitesini artırabildiğini gösterdi . Abdi ve diğerleri , 2017 Fallahi ve diğerleri , 2015
          Plukenetia konoforası sütleğengiller metanolik ekstrakt Erkek Wistar fareleri Farklı dozlar Olaniyan ve ark. 2018'de Plukenetia conophora (PC) ve 4H-Pyran-4-One 2,3-Dihidro-3,5-Dihidroksi-6-Metil'in (DDMP) klorür kaynaklı testis hasarı olan Wistar sıçanları üzerindeki etkilerini değerlendirmek için Kadmiyum (CdCl2) ). 54 gün boyunca günlük olarak tedavi edildi. Nijerya meyve tohumlarının metanolik özü kullanıldı. Böylece: kontrol grubu (normal salin). CdCl2 (2 mg/kg tek doz IP); CdCl2 + 200 mg/kg E vitamini; CdCl2 + 100 veya 200 mg/kg PC; Ve CdCl2 + 25 veya 50 mg/kg DDMP. Malondialdehit, nitrik oksit, antioksidan enzimler ve proton pompalarının biyokimyasal parametreleri spektrofotometri ile ölçüldü. Üreme hormonları ELISA kullanılarak ölçüldü. Tedavi edilen gruplarda, sperm sayısı, hareketliliği ve canlılığında önemli bir artış gözlendi. Malondialdehit ve nitrik oksit seviyeleri önemli ölçüde azaldı. Antioksidan enzimlerde önemli artışlar, Olaniyan ve ark. , 2018
          Garcinia kola Clusiaceae etanolik özü Yetişkin erkek Wistar fareleri Farklı dozlar Garcinia cola ve vitamin E'nin sıçan testis doku bütünlüğünü koruyarak kurşun iyonları tarafından üretilen serbest oksijen radikallerine karşı karaciğer koruması gösterdiği sonucuna varılmıştır . Dare ve diğerleri , 2014
          Cocos nucifera L Arecaceae Yağ Yetişkin erkek Wistar fareleri Farklı dozlar Cocos nucifera yağı, erkek Wistar farelerinde kurşun asetatın polifenol içeriği ve antioksidan özelliklerinden kaynaklanabilecek zararlı etkilerini azaltır. Cesaret et al. 2012
          Adansonia digitata Malvaceae sulu özü Erkek Wistar fareleri Farklı dozlar Kadmiyum klorür ile muamele edilmiş grup artı A. digitata, antioksidan aktivite ve biyokimyasal enzimlerde önemli bir artış ile MDA seviyelerinde önemli bir düşüşe neden olmuştur. A. digitata'nın sulu özü, kadmiyum klorürün neden olduğu testis hasarına karşı iyileştirici bir etkiye sahip gibi görünmektedir. Bu, bir polifenolik bileşiğin varlığına bağlanabilir. Olaniyan ve diğerleri , 2021
          Ayrı bir pencerede aç Tablo 2.


          Bitkisel bitkiler ve kimyasal ve moleküler formül.
          Apium mezarları Apigenin C 15 H 10 O 5
          tarçın kafuru kafur (2-bornanon) C 10 H 16 O
          Cornus mas Pelargonidin ( Olaniyan ve diğerleri , 2018 ) Pelargonidin ( Olaniyan ve diğerleri , 2018 )
          Satureja khuzestanica Carvacrol ( Dare ve diğerleri , 2014 ) C 10 H 14 O
          Withania somnifera withaferin A C 28 H 38 O 6
          Fumaria parviflorası Protopin ( Dare ve diğerleri , 2012 ) C 20 H 19 HAYIR 5
          zingiber officinale Gingerol ( Olaniyan ve diğerleri ., 2021 ) C 17 H 26 O 4
          tarçınlı zeylanicum Sinnamaldehit ( Dare ve diğerleri , 2021 ) C 9 H 8 O
          Anka kuşu dactylifera Oleik asit ( Bentrad ve diğerleri , 2017 ) C 18 H 34 O 2
          Ayrı bir pencerede aç
          Git: TARTIŞMA


          Çocuk sahibi olmak evlendikten sonra her çiftin endişelerinden biridir, olmadığında çift ve aileleri için endişe yaratır. Dünya Sağlık Örgütü'nün halk sağlığı ve üreme sağlığının korunmasına verdiği destek nedeniyle günümüzde doğurganlığı etkileyen sentetik ilaçların ikamesi veya takviyesi olarak tıbbi bitkilerin kullanımı gündeme gelmiştir. Bu, erkek kısırlığının tedavisinde etkili olan İran şifalı bitkilerinin sistematik bir çalışmasıdır.

          Son çalışmalar, fizyolojik koşullar altında, reaktif oksijen türlerinin hücre içi mesajlaşma süreçlerinde çok önemli bir rol oynadığını göstermiştir. Öte yandan, son on yılda, reaktif oksijen türleri, aşırı üretimleri veya üreme sistemi ve spermin bununla başa çıkma yeteneğinin azalması nedeniyle erkek kısırlığının gelişiminde rol oynamıştır. Patolojik durumlarda reaktif oksijen türleri, bozulmuş spermatogenez, sperm fonksiyonu ve yapısı, motilite, canlılık, akrozom reaksiyonu, sperm-ovum çiftleşmesi ve hatta azalan fertilizasyon ve implantasyon yoluyla erkek kısırlığına neden olur (Dare ve diğerleri , 2021 ; Bentrad ve diğerleri ,, 2017 ; Fanaei ve diğerleri , 2013).

          Bitkisel ilaçlara dünya çapında artan bir talep var. Araştırmalar, bazı şifalı bitkilerin antioksidan aktiviteyi geliştirerek erkeklerde doğurganlığı artırıcı özelliklere sahip olabileceğini, serbest radikallerin oluşumunu ve lipid peroksidasyonunu önlediğini ve oksidatif stresi azaltarak sperm hücrelerinin hasar görmesini önlediğini göstermiştir (Moher ve ark. , 2009 ) . Ayrıca testis damarlarının sayısını, sperm ömrünü ve sayısını arttırır, sperm kalitesini arttırır ve germ hücrelerini korur. Öte yandan bu bitkiler, LH ve testosteron salgılanmasını etkileyerek hipotalamik-hipofiz-gonadal eksenin aktivitesini farklı seviyelerde artırabilirler ( Oi ve diğerleri , 2001 ; Ralebona ve diğerleri , 2012).). Bu şifalı bitkiler, erkek fertilitesini, sperm canlılığı ve ölümü gibi parametreleri, hipofiz hormon düzeylerini, testislerdeki histolojik değişiklikleri ve sperm tükenmesini etkiler. Bu nedenle, bu şifalı bitkiler kısır erkeklerde sperm parametrelerini iyileştirmeye yardımcı olabilir, ancak bu daha fazla klinik araştırma gerektirir.

          Bazı bitkiler 5 alfa-redüktazın (testosteronu dihidrotestosterona dönüştüren bir faktör) alımını engeller, gonadotropinleri ve testosteronu azaltır, cinsiyete özgü proteinlere olan ilgiyi artırır, bazal membranı kalınlaştırır, germinal epitel hücrelerini azaltır ve bunların düzensiz yerleşimini azaltır belirli dozlarda sperm sayısını, hareketliliğini ve sperm canlılığını azaltmakta ancak kısırlık gibi yan etkilere neden olmaktadır ( Roozbeh ve ark ., 2016 ). Sarımsak gibi bazı bitkiler, testisler üzerinde toksik etkisi olan kaspaz 3 ve sitokrom P450 2E1 (CYP2E1) enzimini inhibe ederek testis fonksiyonunu azaltır ve bu iki enzimi azaltarak spermatogenezi iyileştirir (Vickers, 2017 ) . garcinia kolapolifenolik kesitler, erkek Wistar sıçanlarının hipofiz-testis ekseninin histolojisi ve hormonları üzerinde profilaktik etkiler göstermiştir ( Omotola ve diğerleri , 2017 ). Nijerya'dan yapılan başka bir araştırma, erkek Wistar farelerine Cissus populnea kökü enjeksiyonunun, testosteron ve gonadotropinler gibi erkek cinsiyet hormonlarının salgılanmasını arttırdığını ve böylece bu farelerin doğurganlığını artırdığını buldu ( Olaolu ve diğerleri , 2018 ). Benzer şekilde, Cocos nucifera suyu, Wistar farelerinde üreme endekslerini iyileştirmiştir ( Kunle-Alabi ve diğerleri , 2014 ). Irak'ta yapılan bir araştırma, Cyperus esculentus'unWistar sıçanlarında kurşun asetatın neden olduğu testis ve sperm anormallikleri üzerinde koruyucu bir etkiye sahiptir ( Al-Shaikh ve ark ., 2013 ). Dokuz hafta boyunca Wistar farelerine verilen Cyperus esculentus'un sulu özü , testis ve epididimal ağırlığı, sperm sayısını ve hareketliliğini artırdı. Bu çalışmalar, bu bitkilerin tıbbi özelliklerinin, oksidatif stresin kaynağı olan serbest radikalleri nötralize edebilen polifenolik bileşenlerle, özellikle flavonoidlerle ilişkili olduğunu göstermektedir ( Methorst & Huyghe, 2014).). Bitki numunelerindeki flavonoidler, antioksidan güce sahiptir ve vücudun antioksidan sisteminin işlevini optimize edebilir. Reaktif oksijen türleri, erkek üreme hücrelerini nicel ve nitel olarak değiştiren bir reaksiyonlar zincirinde üretilir; antioksidanlar bu zincir reaksiyonları kesintiye uğratarak etki ederler ( Methorst & Huyghe, 2014 ). İran bitkisel tıbbında, çeşitli rahatsızlıkları ve hastalıkları tedavi etmek için birçok şifalı bitki kullanılmaktadır. Tıbbi bitkilerin etkinliğinin en önemli nedenlerinden biri etkili tıbbi maddelerin varlığıdır ( Solati ve ark ., 2021 ; Bahmani ve ark ., 2020 ; Aidy ve ark ., 2020 ; Karimi ve ark.., 2019 ; Abbasi ve diğerleri , 2016 ; 2020 ). Tıbbi bitkilerin sperm üretimi ve testosteron üzerindeki etkisi ikincil tıbbi bileşiklerin varlığından kaynaklanmaktadır. Araştırmacılara göre, bitkisel ilaçların kullanımını doğru bir şekilde anlamak için tıbbi bitkileri standartlaştırma yöntemlerine, kalite kontrolüne, güvenlik ve etkililik bilgilerine ihtiyaç vardır. Son olarak, bu alanda modern bilimsel ilke ve yöntemlerin kullanıldığı daha fazla deneysel ve klinik araştırma yapılmasını öneriyoruz.

          Git: ÇÖZÜM


          Bitkiler muhtemelen antioksidan güçleri ve düşük yan etkileri nedeniyle doğurganlığı artırmada yararlı olabilir. Erkek fertilitesini artırma özelliğine sahip şifalı bitkilerin kullanımı, erkek fertilitesini etkileyen kimyasal ilaçların yerine veya takviyesi olarak kullanılabilir. Öte yandan kısırlık sorunu yaşayan erkeklerde doğurganlığı azaltıcı özelliği olan bitkilerin az kullanılması ya da hiç kullanılmaması önerilir.

          Git: TEŞEKKÜRLER


          Yazarlar, bu çalışmayı desteklediği için Shahrekord, İran'daki Shahrekord Tıp Bilimleri Üniversitesi'ne teşekkür etmek isterler.

          Git: Dipnotlar


          a Bu yazarlar ilk yazar olarak kabul edilir

          Git: REFERANSLAR
          • Abbasi N, Khosravi A, Aidy A, Shafiei M. Yüksek Glikoz Kaynaklı Oksidatif Stres Altında MG-63 Osteoblast Benzeri Hücrelerde Luteolin'e Bifazik Tepki. İran J Med Sci. 2016; 41 :118–125. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          • Abbasi N, Khalighi Z, Eftekhari Z, Bahmani M. Dehloran, Ilam eyaleti, İran'a özgü Eucalyptus globulus yaprağının kimyasal bileşiklerinin HS-SPME ve GC-MS ile ekstraksiyonu ve fitoanalizi. Adv Anim Vet Sci. 2020; 8 :647–652. doi: 10.17582/journal.aavs/2020/8.6.647.652. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Abdi F, Roozbeh N, Mortazavian AM. Hurma poleninin doğurganlık üzerindeki etkileri: sistematik bir inceleme için araştırma önerisi. BMC Res Notları. 2017; 10 :363–363. doi: 10.1186/s13104-017-2697-3. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Agarwal A, Prabakaran S, Allameni SS. Oksidatif stres, varikosel ve kısırlık arasındaki ilişki: bir meta-analiz. Biomed Online'ı çoğaltın. 2006; 12 :630–633. doi: 10.1016/S1472-6483(10)61190-X. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Agarwal A, Rana M, Qiu E, AlBunni H, Bui AD, Henkel R. Erkek kısırlığında oksidatif stres, enfeksiyon ve inflamasyonun rolü. Androloji. 2018; 50 :e13126. doi: 10.1111/ve.13126. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Aidy A, Karimi E, Ghaneialvar H, Mohammadpour S, Abbasi N. Nectaroscordum tripedale özütünün ve bunun biyoaktif bileşeni tetrametilpirazinin farelerde asetaminofen kaynaklı hepatotoksisiteye karşı koruyucu etkisi. Adv Tradit Med. 2020; 20 :471–477. doi: 10.1007/s13596-020-00431-z. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Al-Shaikh MN, Wahab TALA, Kareem SHA, Hamoudi SR. Chufa Yumrularının (Cyperus esculentus) kurşun asetat ile tedavi edilen farelerde sperm anormalliklerinin uyarılması üzerindeki koruyucu etkisi. Int J Drug Dev Res. 2013; 5 :387–392. [ Google Akademik ]
          • Bahmani M, Jalilian A, Salimikia I, Shahsavari S, Abbasi N. İki Ilam yerli bitkisinin fitokimyasal taraması Ziziphus nummularia (Burm.f.) Wight & Arn. Ve HS-SPME ve GC-MS spektroskopisi kullanan Ziziphus spina-christi (Mill.) Georgi. Bitki Bilimi Bugün. 2020; 7 :275–280. doi: 10.14719/pst.2020.7.2.714. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Bastampoor F, Sadeghi H, Hosseini SE. Petroselinum Crispum L. hidroalkolik ekstraktın yetişkin Sıçanlarda hipofiz-gonad ekseni üzerindeki etkileri. Armaghane Danimarkalı. 2014; 19 :305–313. [ Google Akademik ]
          • Bentrad N, Gaceb-Terrak R, Benmalek Y, Rahmania F. Hurma (PHOENIXDACTYLIFERAL.) polenleri ve tohumlarından elde edilen biyoaktif moleküllerin kimyasal bileşimi ve antimikrobiyal aktiviteleri üzerine çalışmalar. Afr J Geleneksel Tamamlayıcı Altern Med. 2017; 14 :242–256. doi: 10.21010/ajtcam.v14i3.26. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Chyou PH, Nomura AM, Stemmermann GN, Hankin JH. Obstrüktif üropati ile ilişkili olarak alkol, diyet ve diğer yaşam tarzı faktörlerinin prospektif bir çalışması. Prostat. 1993; 22 :253–264. doi: 10.1002/pros.2990220308. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Csupor-Löffler B, Hajdú Z, Zupkó I, Réthy B, Falkay G, Forgo P, Hohmann J. Achillea millefolium sl'den elde edilen flavonoidlerin ve seskiterpenoidlerin kültürlenmiş insan tümör hücre hatları üzerindeki antiproliferatif etkisi. Fitoterapi Arş. 2009; 23 :672–676. doi: 10.1002/ptr.2697. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Dare BJ, Chukwu RO, Oyewopo AO, Makanjuola VO, Olayinka PO, Akinrinade ID, Olaniyan TO, Omotoso OD, Shafe MO, Ogundele OM, Beremako OO, Adeh MN. Garcinia kola ile tedavi edilen yetişkin wistar sıçanlarının (Rattus novergicus) testislerinin histolojik bütünlüğü. Üreme Sist Seks Bozukluğu. 2012; 1 :113–113. doi: 10.4172/2161-038X.1000113. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Dare BJ, Oyeniyi F, Olaniyan O. Antioksidanların testis bütünlüğündeki rolü. Annu Res Rev Biol. 2014; 4 :998–1023. doi: 10.9734/ARRB/2014/4453. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Dare BJ, Olaniyan OT, Oyeniyi OI, Okotie GE, Lawal IA, Eweoya O. Adansonia digitata'nın sulu özü, Wistar Sıçanlarında Kadmiyum Klorürün neden olduğu testis hasarını önler. J Basic Clin Physiol Pharmacol. 2021 doi: 10.1515/jbcpp-2020-0222. Baskıdan önce epub. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • De Rosa G, Corsello SM, Ruffilli MP, Della Casa S, Pasargiklian E. Biradan sonra prolaktin salgılanması. Lancet. 1981; 2 :934–934. doi: 10.1016/S0140-6736(81)91422-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Dorostghoal M, Seyyednejad SM, Jabari A. Fumaria parviflora L.'nin erkek sıçanlarda kurşun kaynaklı testis toksisitesi üzerindeki koruyucu etkileri. Androloji. 2014; 46 :437–446. doi: 10.1111/ve.12100. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Fallahi S, Rajaei M, Malekzadeh K, Kalantar SM. Phoenix Dactyflera Poleni (hurma çekirdeği) Erkek kısırlığına karşı bir tedavi ajanı olarak kabul edilir mi? Sistematik bir inceleme. Elektron Hekimi. 2015; 7 :1590–1596. doi: 10.19082/1590. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Fanaei H, Azizi Y, Khayat S. Bir inceleme: erkek kısırlığında oksidatif stresin rolü. JABS. 2013; 3 :93–103. [ Google Akademik ]
          • Godmann M, Lambrot R, Kimmins S. Erkek germ hücrelerinde dinamik epigenetik program: Spermatogenezdeki rolü, testis kanseri ve çevreye tepkisi. Microsc Res Tech. 2009; 72 :603–619. doi: 10.1002/jemt.20715. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Gupta S, Agarwal A, Banerjee J, Alvarez JG. Spontan düşük ve tekrarlayan gebelik kaybında oksidatif stresin rolü: sistematik bir gözden geçirme. Obstet Jinekol Surv. 2007; 62 :335–347. doi: 10.1097/01.ogx.0000261644.89300.df. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Haeri S, Minaie B, Amin G, Nikfar S, Horasani R, Esmaily H, Salehnia A, Abdollahi M. Satureja khuzestanica esansiyel yağının erkek sıçan doğurganlığı üzerindeki etkisi. Fitoterapi. 2006; 77 :495–499. doi: 10.1016/j.fitote.2006.05.025. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Hasani-Ranjbar S, Larijani B, Abdollahi M. Oksidanla ilişkili hastalıklarda etkili olan gelecekteki ilaçların potansiyel bitkisel kaynaklarının sistematik bir incelemesi. Inflamm Alerji İlaç Hedefleri. 2009; 8 :2–10. doi: 10.2174/187152809787582561. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Hosseini H, Abdi F. Vazektomi Deneyimleri: Fenomenolojik Bir Çalışma. N Am J Med Sci. 2012; 4 :619–623. doi: 10.4103/1947-2714.104311. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Hu L, Xu HM, Xiong JW, Tian YH, Ming Y, Xiong F, Xiong CL. Sıçanlarda GTW'nin neden olduğu erkek infertilitesinde Crataegus cuneata kökünün su kaynağının dirençli etkisi. Zhongguo Zhong Yao Za Zhi. 2006; 31 :1521–1525. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          • Jain S, Choudhary GP, Jain DK. Potansiyel anti-doğurganlık aktivitesine sahip şifalı bitkiler: Bir inceleme. Int J Green Pharm. 2015; 9 :223–228. [ Google Akademik ]
          • Jiang D, Coscione A, Li L, Zeng BY. Çin Bitkisel İlaçlarının Erkek Kısırlığına Etkisi. Int Rev Neurobiol. 2017; 135 :297–311. doi: 10.1016/bs.irn.2017.02.014. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Kachroo M, Agrawal S. Citrus medica, Linn'in kabuklarının farklı ekstraktlarının implantasyon önleyici aktivitesi. Int J Eczacılık Tech Res. 2011; 3 :535–539. [ Google Akademik ]
          • Karimi E, Abbasi S, Abbasi N. Timol polimerik nanopartikül sentezi ve yüksek glikozun OEC hücreleri üzerindeki toksisitesi üzerindeki etkileri: büyüme faktörlerinin ve integrin bağlantılı kinazın katılımı. İlaç Des Gel Ther. 2019; 13 :2513–2532. doi: 10.2147/DDDT.S214454. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Kesari KK, Agarwal A, Henkel R. Radyasyonlar ve erkek doğurganlığı. Biol Endokrinol. 2018; 16 :118–118. doi: 10.1186/s12958-018-0431-1. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Khaki A, Khaki AA, Hajhosseini L, Golzar FS, Ainehchi N. Zencefil ve tarçının diyabet sıçanlarının spermatogenez disfonksiyonu üzerindeki antioksidan etkileri. Afr J Geleneksel Tamamlayıcı Altern Med. 2014; 11 :1–8. doi: 10.4314/ajtcam.v11i4.1. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Kim SJ, Kim MR, Hwang SY, Bae WJ, Kim S, Hong SH, Lee JY, Hwang TK, Wang Z, Kim SW. Yeni bir bitkisel formülün güvenliği ve sperm kalitesi üzerindeki etkisi hakkında ön rapor. Dünya J Erkek Sağlığı. 2013; 31 :254–261. doi: 10.5534/wjmh.2013.31.3.254. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Kooti W, Mansouri E, Ghasemiboroon M, Harizi M, Ashtary-Larky D, Afrisham R. Apium graveolens Yaprağının Hidroalkolik Ekstraktının Sıçanlarda Cinsel Hücre Sayısı ve Testis Yapısı Üzerindeki Etkileri. Jundishapur J Nat Pharm Prod. 2014; 9 :e17532. doi: 10.17795/jjnpp-17532. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Kunle-Alabi OT, Akindele OO, Oyovwi MO, Duro-Ladipo MA, Raji Y. Cocos nucifera L. su, Wistar Sıçanlarında üreme indekslerini iyileştirmektedir. Afr J Med Med Sci. 2014; 43 :305–313. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          • Düşük BS, Das PK, Chan KL. Standartlaştırılmış kuasinoid bakımından zengin Eurycoma longifolia özü, hipotalamik-hipofiz-gonadal eksen yoluyla erkek sıçanlarda spermatogenezi ve doğurganlığı iyileştirdi. J Etnofarmakol. 2013; 145 :706–714. doi: 10.1016/j.jep.2012.11.013. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Ma B, Qi H, Li J, Xu H, Chi B, Zhu J, Yu L, An G, Zhang Q. Triptolide, erkek fare testislerinde yağ asitlerini ve peroksizom proliferatörle aktive olan reseptör (PPAR) seviyelerini ve ardından testis yaralanmasını bozar: GC-MS tabanlı bir metabolomik çalışma. Toksikoloji. 2015; 336 :84–95. doi: 10.1016/j.tox.2015.07.008. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Marbeen MI, Al-Snafi AE, Marbut MM, Allahwerdy IY. Erkek kısırlığının tedavisinde hurma poleninin olası terapötik etkileri. Tikret J Ecz. Sci. 2005; 1 :30–35. [ Google Akademik ]
          • Methorst C, Huyghe E. Stress oksidan ve infertilite eril: fizyopatologie ve interêt thérapeutique des antioxydants. Program Urol. 2014; 24 :4–10. PUROL-09-2014-24-HS3-1166-7087-101019-201400269. [ Google Akademik ]
          • Modaresi M, Mesripour M, Asadi Margh Maleki M, Hamedanian MK. Safran (Crocus Sativus) ekstresinin farelerde FSH, LH ve testosteron düzeyine etkisi. J Zanjan Üniv Med Bilim Sağlık Hizmet. 2008; 16 :11–17. [ Google Akademik ]
          • Moghbelinejad S, Mozdarani H, Ghoraeian P, Asadi R. İran'da 2000-2016 yılları arasında erkek kısırlığına ilişkin temel ve klinik genetik çalışmalar: Bir inceleme. Int J Reprod Biomed. 2018; 16 :131–148. doi: 10.29252/ijrm.16.3.131. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Moher D, Liberati A, Tetzlaff J, Altman DG, PRISMA Group Sistematik incelemeler ve meta-analizler için tercih edilen raporlama öğeleri: PRISMA bildirimi. PLoS Med. 2009; 6 :e1000097. doi: 10.1371/journal.pmed.1000097. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Nasimi Doost Azgomi R, Zomorrodi A, Nazemyieh H, Fazljou SMB, Sadeghi Bazargani H, Nejatbakhsh F, Moini Jazani A, Ahmadi AsrBadr Y. Withania somnifera'nın Üreme Sistemi Üzerindeki Etkileri: Mevcut Kanıtların Sistematik Bir İncelemesi. Biomed Res Int. 2018; 2018 :4076430–4076430. doi: 10.1155/2018/4076430. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Oi Y, Imafuku M, Shishido C, Kominato Y, Nishimura S, Iwai K. Sarımsak takviyesi, yüksek proteinli bir diyetle beslenen sıçanlarda testiküler testosteronu arttırır ve plazma kortikosteronu azaltır. J Nutr. 2001; 131 :2150–2156. doi: 10.1093/jn/131.8.2150. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Olaniyan OT, Kunle-Alabi OT, Raji Y. Plukenetia conophora tohumlarının metanol ekstraktının ve 4H-Pyran-4-One 2,3-Dihidro-3,5-Dihidroksi-6-Metil'in erkek Wistar'ın üreme işlevi üzerindeki koruyucu etkileri kadmiyum klorür ile tedavi edilen sıçanlar. JBRA Yardımcı Üreme 2018; 22 :289–300. doi: 10.5935/1518-0557.20180048. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Olaniyan OT, Ojewale OA, Dare A, Adebayo O, Enyojo JE, Okotie GE, Adetunji CO, Mada BS, Okoli BJ, Eweoya OO. Cocos nucifera L. yağı, cinsel olarak olgunlaşmış erkek Wistar sıçanlarında kurşun asetat kaynaklı üreme toksisitesini hafifletir. J Basic Clin Physiol Pharmacol. 2021 doi: 10.1515/jbcpp-2020-0281. Baskıdan önce epub. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Olaolu TD, Rotimi DE, Olaolu AP. Cissus populnea kökünün alkol infüzyonunun erkek Wistar sıçanlarının testis fonksiyonu ve serum hormonu üzerindeki etkisi. Asya Pac J Üreme. 2018; 7 :117–122. doi: 10.4103/2305-0500.233572. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Omotola MB, Adeosun IO, Obuotor EM, Akomolafe RO, Ayannuga OA. Garcinia kola Tohumlarının Polifenolik Açısından Zengin Fraksiyonunun Kademeli Dozlarının Erkek Wistar Sıçanların Hipofiz-Testis Ekseni Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi. Doz Yanıtı. 2017; 15 :1559325817729260–1559325817729260. doi: 10.1177/1559325817729260. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Oyeyemi MO, Olukole SG, Esan O. Balkabağı bitkisi (Cucurbita pepo) Int J Morphol ile tedavi edilen Batı Afrika Cüce Tekelerinin sperm morfolojik çalışmaları . 2008; 26 :121–126. doi: 10.4067/S0717-95022008000100020. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Ralebona N, Sewani-Rusike CR, Nkeh-Chungag BN. Garcinia kola'nın etanolik ekstraktının erkek Wistar sıçanlarında cinsel davranış ve sperm parametreleri üzerindeki etkileri. Afr J Pharm Pharmacol. 2012; 6 :1077–1082. doi: 10.5897/AJPP11.652. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Rezvanfar M, Sadrkhanlou R, Ahmadi A, Shojaei-Sadee H, Rezvanfar M, Mohammadirad A, Salehnia A, Abdollahi M. Üreme sistemi histolojisinde siklofosfamid kaynaklı toksisitenin korunması, sperm özellikleri ve bitkisel bir kaynaktan DNA hasarı; serbest radikal toksik stresin rolü için kanıt. Hum Exp Toksikol. 2008; 27 :901–910. doi: 10.1177/0960327108102046. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Roozbeh N, Rostami S, Abdi F. Erkeklerde doğurganlık ve kısırlık özelliklerine sahip bitkisel ilaçlar üzerine bir inceleme. Iran J Obstet Gynecol Infertil. 2016; 19 :18–32. doi: 10.22038/IJOGI.2016.7278. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          • Safarnavadeh T, Rastegarpanah M. Antioksidanlar ve kısırlık tedavisi, Satureja Khuzestanica'nın rolü: Mini sistematik bir inceleme. İran J Üreme Med. 2011; 9 :61–70. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          • Shahabi S, Jorsaraei SG, Akbar Moghadamnia A, Barghi E, Zabihi E, Golsorkhtabar Amiri M, Maliji G, Sohan Faraji A, Abdi Boora M, Ghazinejad N, Shamsai H. Sıçanlarda kafurun seks hormonları düzeyleri üzerindeki etkisi. Hücre J. 2014; 16 :231–234. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          • Sharpe RM, Franks S. Çevre, yaşam tarzı ve kısırlık - nesiller arası bir sorun. Nat Hücre Biol. 2002; 4 :33–40. doi: 10.1038/ncb-nm-doğurganlıkS33. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Singh GK, Jemal A. Amerika Birleşik Devletleri'nde Kanser Ölümleri, İnsidansı ve Sağkalımında Sosyoekonomik ve Irksal/Etnik Eşitsizlikler, 1950-2014: Altmış Yıldan Fazla Değişen Modeller ve Genişleyen Eşitsizlikler. J Çevre Halk Sağlığı. 2017; 2017 :2819372–2819372. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          • Solati K, Karimi M, Rafieian-Kopaei M, Abbasi N, Abbaszadeh S, Bahmani M. Yara İyileşmesi İçin Fitoterapi: İran Etnobotanik Belgelerine Göre Yara İyileşmesinde En Önemli Bitkisel Bitkiler. Mini Rev Med Kimya 2021; 21 :500–519. doi: 10.2174/1389557520666201119122608. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Vickers NJ. Hayvan İletişimi: Seni Aradığımda Sen de Cevap Verecek misin? Curr Biol. 2017; 27 :R713–R715. doi: 10.1016/j.cub.2017.05.064. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Wang SC, Wang SC, Li CJ, Lin CH, Huang HL, Tsai LM, Chang CH. Kısır Erkeklerde Düşük Semen Kalitesinde Geleneksel Çin Tıbbının Terapötik Etkileri. J Clin Med. 2018; 7 :239–239. doi: 10.3390/jcm7090239. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Zarei L, Sadrkhanlou R, Shahrooz R, Malekinejad H, Eilkhanizadeh B, Ahmadi A. E vitamini ve Cornus mas meyve özütünün yetişkin farelerin spermlerinde metotreksatın neden olduğu sitotoksisite üzerindeki koruyucu etkileri. Vet Res Forumu. 2014; 5 :21–27. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
          • Zarei L, Shahrooz R. Cornus mas meyve özütünün fare testis dokusunda metotreksatın neden olduğu değişiklikler üzerindeki koruyucu etkileri: Bir hayvan modeli çalışmasında histokimyasal ve histomorfometrik değişiklikler için kanıtlar. Vet Res Forumu. 2019; 10 :307–313. doi: 10.30466/vrf.2019.69516.1955. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Zhang K, Fu L, An Q, Hu W, Liu J, Tang X, Ding Y, Lu W, Liang X, Shang X, Gu Y. Qilin haplarının spermatogenez, üreme hormonları, oksidatif stres ve TSSK2 geni üzerindeki etkileri bir sıçan oligoastenospermi modelinde. BMC Tamamlayıcı Med Ther. 2020; 20 :42–42. doi: 10.1186/s12906-019-2799-7. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          • Zhou SH, Deng YF, Weng ZW, Weng HW, Liu ZD. Erkek Kısırlığına Bir Çözüm Olarak Geleneksel Çin Tıbbı: Bir Gözden Geçirme. Dünya J Erkek Sağlığı. 2019; 37 :175–185. doi: 10.5534/wjmh.180069. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            Bitkilerin Etken Maddesini Saflaştırma, Safra Polipi Nasıl Erir, Polipi Nasıl Erir,


            Beş Fumaria (fumitory) türünün antiprotozoal değerlendirmesi ve fenolik asit profili

            İlkay Erdoğan Orhan 1, Nilgün Öztürk 2, Bilge Şener 3
            üyelikler yıkılmak üyelikler
            • 1Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Farmakognozi Anabilim Dalı, 06330 Ankara, Türkiye. Elektronik adres: iorhan@gazi.edu.tr.
            • 2Eczacılık Fakültesi, Farmakognozi Anabilim Dalı, Anadolu Üniversitesi, 26470 Eskişehir, Türkiye.
            • 3Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Farmakognozi Anabilim Dalı, 06330 Ankara, Türkiye.
            Ücretsiz makale Soyut


            Amaç: Sıtma ve diğer tek hücreli hastalıklara karşı geleneksel olarak kullanıldığı kaydedilen bazı Fumaria türlerini araştırmak.

            Yöntemler: Sonuç olarak, bu çalışmada beş Fumaria türünden (Fumaria densiflora, Fumaria cilicica, Fumaria rostellata, Fumaria kralikii ve Fumaria parviflora) elde edilen etanol ekstraktlarının parazitlere karşı antiprotozoal etkisi araştırıldı; 0,81 ve 4,85 μg/mL konsantrasyonlarda Plasmodium falciparum (sıtma) ve Trypanosoma bruceirhodesiense (insan Afrika tripanozomiyazı).

            Bulgular: Bunlar arasında Fumaria densiflora ekstraktı en yüksek antiplasmodial (%93.80) ve antitripanozomal etkiyi (%55.40) gösterirken, Fumaria kralikii (%43.45) ve Fumaria rostellata (%41.65) etanol ekstraktları Plasmodium falciparum'a karşı orta düzeyde aktivite göstermiştir. Ayrıca ekstraktların fenolik asit içerikleri yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) kullanılarak analiz edilmiş ve transsinnamik (4,32 mg/g) ve kafeik (3,71 mg/g) asitlerin Fumaria densiflora'da baskın fenolik asitler olduğu bulunmuştur.

            Sonuçlar: Sonuçlarımıza göre, Fumaria densiflora, ümit verici antiprotozoal aktivitesi nedeniyle daha fazla çalışmayı hak ediyor.
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              Safra Taşı, Safra Çamuru, Safra Akışı, Şahtere Fortenin Faydaları, Gökçek Fabrikası,


              DIR Lower, Pakistan yerel toplulukları arasında hipertansiyon için kullanılan tıbbi bitkilerin etnofarmakolojik belgeleri

              Latif Ahmed 1, Andrew Semotiuk 2, Muhammed Zafer 3, Müştak Ahmed 3, shazia sultana 3, Quan Ru Liu 4, Muhammed Pukhtoon Zada 3, Şeyh Zain Ul Abidin 3, Gulam Yasin 3
              üyelikler yıkılmak üyelikler
              • 1Bitki Bilimi Bölümü, Quaid-i-Azam Üniversitesi, İslamabad 45320, Pakistan. Elektronik adres: latifkhan1989@gmail.com.
              • 2Ezcurra Lab, California Üniversitesi, Riverside 900 University Avenue, Riverside, CA 92521, Amerika Birleşik Devletleri.
              • 3Bitki Bilimi Bölümü, Quaid-i-Azam Üniversitesi, İslamabad 45320, Pakistan.
              • 4Yaşam Bilimleri Fakültesi, Pekin Normal Üniversitesi, Pekin 100875, Çin.
              Soyut


              Etnopharmakolojik uygunluk: Pakistan, Kuzeybatı Hayber Pakhtunkhwa'daki Dir Aşağı bölgesindeki yerel topluluklar, botanik anti-hipertansif preparatlara güveniyor. Yerel floranın geleneksel kullanımlarına ilişkin kavrayışlar, araştırmayı fitokimyasal taramaya yönlendirebilir.

              Çalışmanın Amacı: Bu etnobotanik çalışma, Dir Aşağı ilçesinde yöre halkının hipertansiyon tedavisinde kullandığı bitki türlerini ve reçetelerini belirlemeyi amaçlamaktadır.

              Gereçler ve yöntemler: Kasım 2012'den Aralık 2013'e kadar yerel şifalı bitkiler ve köyün yaşlıları da dahil olmak üzere yerli topluluklarla sorgulamalar ve görüşmeler yapıldı.

              Sonuçlar: Çalışma alanı yerel halkı tarafından hipertansiyon tedavisinde kullanılan toplam 46 bitki türü (43 cins ve 29 botanik familya). Lamiaceae familyası en yüksek yüzde 15.21 (7 tür) ile baskındır. Büyüme formuna göre otlar (%63.05), çalılar (%30.43) ve ağaçlardan (%6.52) meydana geldi. Bitkisel preparatlarda en sık kullanılan kısım (%37,25) yapraklardı. Ana hazırlama modu kaynatmaydı (%46.66) ve neredeyse tüm tarifler ağızdan uygulandı. Kullanım değerleri (UV), yerli topluluk tarafından hipertansiyon tedavisi için en çok tercih edilen türün Paeonia emodi Wall olduğunu ortaya çıkardı. eski Royle., ardından Sarcococca saligna (D. Don) Muell. Arg., Fumaria indica (Hausskn.) Pugsley ve Teucrium stocksianum Boiss. 46 şifalı bitki arasında, 16 bitkinin antihipertansif aktivitesi Artemisia vulgiris L., Artemisia annua L., Sisymbrium brassiciforme CA Mey., T. stocksianum Boiss, Cichorium intybus L., Rosa brunonii Lindl., Chenopodium botrys L., Olea ferruginea Royle, Cotoneaster acuminatus Lindl, S. saligna (D. Don) Muell. Arg., Viola canescens Wall. eski Roxb, P. emodi Wall. ex Royle, Asparagus gracilis Royle, Maytenus royleanus (Wall. ex Lawson), Allium jacquemontii Kunth ve Onosma hispidum Wall daha önce bilimsel literatürde bildirilmemiştir.

              Sonuç: Dir alt, şifalı bitkiler açısından zengin ve biyolojik çeşitliliğe sahip bir alandır. Bu bölgede hipertansiyon için kullanılan çok sayıda bitki türü, bu uzak bölgenin birinci basamak sağlık hizmetlerinde bitkisel ilaçların önemini göstermektedir. Gelecekteki çalışmalarda, bitki fitokimyasal ve yeni tıbbi özellikler açısından daha fazla taranmalıdır.

              Anahtar Kelimeler: Dir alt; Etnofarmakoloji; Hipertansiyon; Şifalı Bitkiler; Anket.

              Telif Hakkı © 2015 Elsevier Ireland Ltd. Tüm hakları saklıdır. benzer makaleler
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                SAFRA TAŞI, Kumu ve Poliplerin Şahtere seti ile Tedavisi, Artı Şahtere ile Alzheimer ve Kanser tedavi



                Kötü Huylu Yumurtalık Kisti, Yumurtalık Kanseri, Yumurtalık Tedavisi, Yumurtalık Kisti,

                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  ŞAHTERE - O SETİ Kullanarak SAFRA ÇAMURUNDAN Kurtuldu!, Safra Çamuruna Ne İyi Gelir

                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    TIP Mafyası, ilaç Sektörü, İlaç Sanayi, İlaç Mafyası, Böbrek Yetmezliği, ibrahim Gökçek

                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Kist, Miyom, Adet Sorunları, Menopoz, Safra Taşı Rahatsızlıkları

                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              ŞAHTERE İle Safra Çamuru

                              Bitkisel ürünler |Bitkisel İlaçlar |Alternatif Tıp | Doğal Tedavi | Gökçek Şifa | Hastalıklarla İlgili Bilgiler
                              Youtube Kanalımızı Takip Edin | Facebok Sayfamızı Takip Edin

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X