Papatya, Kamille, Chamomilla recutita(L)
PAPATYA
Bir Yıllık | 0,2-0,6m | 5-10 | Aylar | Ça,Ho,Na | Çiçekleri ve Eter yağı
Papatya, Kamille, Chamomilla recutita(L) RAUCHERT
Tıbbi Papatya Syn: Matricaria chamomilla L.
Mayıs Papatyası Matrcaria recutita
Adi Papatya Chamomilla vulgaris S.F GRAY
Türk Papatyası
Rahim otu
Hakiki Papatya
Familyası: Bileşikgillerden, Korbblüengewâchse, Asteraceae (Kompositae)
Drugları: Papatya çiçeği: Matricariae flos
Papatya Eter yağı: Matricariae aetheroleum
Papatya Tentürü: Chamomilla
Papatya çiçeklerinden çay, Tentür, Natürel ilaç, Kompres ve Eterik yağ elde edilir.
Giriş; Günümüzde Papatyaya benzeyen bir çok bitki papatya ismi ile anılmaktadır, oysa bu bitkilerden sadece ikisi şifalıdır ve diğerlerinin ya değeri çok düşük veya değersizdirler. En önemli papatya tıbbi veya Hakiki papatya ismi ile anılan ve Latincesi Chamomilla recutita ismi ile anılan papatyadır ve bunu Rumi Papatya: Chamaemelum nobile takip eder. Hakiki papatyanın da yetiştiği ülkeye, iklime ve toprağa bağlı olarak alt türleri mevcuttur. Günümüzde en çok Arjantin papatya yetiştirmekte ve satmaktadır, fakat birleşimindeki <<Anthecotalit>> İzmir de özel olarak yetiştirilen papatya kalite bakımından Dünya’nın en kaliteli papatya-larından sayılmaktadır, zira yüksek oranda eterik yağ içerir. Hakiki pa-patyayı diğerlerinden ayıran en belirgin özellik Çiçek başlarını ortadan kestiğinizde ortasında bir boşluk görünür ve hoş kokuludur. Papatyanın eskiden Latince <<matrix>> yani rahim anlamına gelen kelimeden matri matricaria’nın türetildiği ve Almanca da ise Muttertkraut yani ana otu dendiği bilinmektedir. Bunlardan da papatyanın eskiden kadın hastalıklarında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Papatyanın eski Romalılardan beri çok çeşitli rahatsızlıklara karşı kullanıldığı bilinmektedir.
Botanik; Vatanının Türkiye ve Balkanlar olduğu tahmin edilen bitki, za-manla Avrupa ve Asya’nın ılıman bölgelerine, Amerikanın keşfinden sonra özellikle Arjantin’e kadar yayılmıştır. Bitki bir yıllık, narin gövdeli 20-60cm boyunda, çatallaşır, narin, sapları yuvarlak ve tüysüzdür. Yaprakları kanat şeklinde oldukça narin, ince iplik gibi ve koyu yeşil renktedir. Çiçek başları 10-30mm çapında, uzun saplı, kupa yaprakları yeşil renkte, taç yaprakları bir sıra çiçek başının etrafına dizilmiştir ve dil şeklinde olup beyaz renktedir. Taç yaprakları 13-21 adettir ve yarım küre şeklindeki göbek ise altın sarısı renkte oldukça çok (250-300), boru şeklinde 1-3mm uzunluğundaki yapraklardan meydana gelir.
Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilebilir, zaten aslı vatanı Türkiye’dir. Genellikle kumlu, çakıllı, taşlı toprakları sever, yol kenarları, mezarlar, bahçeler ve viranelerde yetişir.
Hasat Zamanı: Mart ve Nisan aylarında kasalarda veya seralarda yetiş-tirilen Fideleri Nisan sonu veya Mayısta bahçe ve tarlalara ekilir. Çiçekleri açmaya başlamadan toplanır, kurutulur veya taze olarak destilasyonla Eterik yağı elde edilir veya tentürü yapılır. Çiçeklerini kuruturken 40˚ üzerindeki sıcaklık eterik yağına zarar verir.
Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutul-malıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’ da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.
Birleşimi; Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
a) Eterik yağ türevleri %0,3- 1,5 arasında olup iki önemli başlıkta toplamak mümkündür.
1) Monoterpenlerin en önemlisi Chamazulen Eterik yağ elde ettikten sonra Matricin’in dönüşmesi ile ortaya çıkar ve ayrıca γ- Terpinen, α- ve β- Pinen, ∆3 Caren, Limonen, 1,8 Cineol ve p-Cymen içerir.
2) Sesquiterpenlaktonin en önemliri ise α- Biabolol, Bisabololoxil A, B, C ve Bisabolonoxit olup, bunlardan %20-35 bulunur ve ayrıca %40-50 oranında trans-β-Farnesen ile az miktarda; Spathulenol, Chamaviolin, α -Farnesen, α - Cubeben, α - Muurolen ve Calamen içerir.
3) Polinler; Eterk yağın %20-25’ini Polinler oluşturur ve en önemli alt türevi Cis-En-in-dicycloether (Cis-Spiroethex=cis-2-Hexa-(2,4), diin-1-yliden-1,6-dioxaspiro-[4,4]-non-3-ens) ve trans-en-in-dicycloether (trans-Spiroether)
b) Flavonitler ve Flavonglikozitler %1-2 oranındadır ve Apigenin, Quercetin, Apigenin-7-O-gikozit, Quercetin 7-O-glikosit, Patuletin-7-O- glikosit, Luteolin -7-O- glikosit, Izorhamnetin-7-O-glikosit, Apigenin-7- (6-O-asetil)-glikosit, Apigenin-7-(4-O-asetil) glikosit ve apigenin 7-O-rutosit
c) Kumarinler; Herniarin (=7- Methoxyumbelliferon) ve Umbelliferon.
d) Karbonik asitler; Anisasit, Vanilinasit, Syringasit ve Kaffeeasit.
e) Polisakkaritler %10 civarında olup, buda glikozlar, galaktozlar, xyklozlar, rhamnozlar ve arabinozlardan oluşur.
Tesir Şekli; Kramp çözücü, terletici, hazmettirici, gaz söktürücü, dezen-fekte edici, mikropları öldürücü, iltihapları önleyici, yaraları iyileştirici ağrı kesici ve teskin edici gibi özelliklere sahiptir.
Araştırmalar;
1) Papatya yağı ile yeterince araştırma yapılmamıştır. Bitkinin birleşi-mindeki Apigeninden 10mg’ın 1mg Papa verinle aynı oranda kramp çözücü olduğu tespit edilmiştir. Prof. Schilcher ve ekibi 1987’de papatya kremi ile sulu deri ekzemasına karşı yaptıkları tedavi dene-mesinde Papatya kreminin (Kamillosan) kimyasal kremler kadar etkili olduğunun tespit etmişlerdir. Akut sulu deri hastalığı, deri ülseri, iyileşmeyen yara, Absez, Fitsel ve iltihaplı yaralara karşı Albring ve ekibi 1983’de Aertgeert ve ekibi 1985’de, Nissen ve ekibi 1988’de Maiche ve ekibi 1991’de ve de Korting ve ekibi 1993’de Tedavi de-nemesi yapmışlardır ve iyi neticeler elde etmişlerdir. (R.P.284)
2) Giesen Üniversitesinde Dr. Kienholz yaptığı araştırmalarda Papatyanın Bakteri zehirlerini yok edici özellikte olduğunu tespit etmiştir. Özelliklede ağız içi, yutak ve boğaz iltihaplanmalarına neden olan Streptokokken ve Staphylokoken’un zehirlerine karşı etkilidir.
3) Kendi üzerinde yemek yedikten sonra başıma kan hücum edip ve başım ağırlaşıyordu ve okuma, öğrenme, istek ve arzularım yok oluyordu bir düzine bitkisel ilaç denedim sonunda en etkilisinin papatya olduğunu gördüm. (24.06.00)
4) Çalıştığım yerde (büyük bir salonda bantla çalışma) yukarıdan aşırı soğuk hava yanlardan hava ceryanı ile adeta sersem gibi oldum ve Baş ağrısı, belden aşağı donuyormuş gibi titreme, başımda yanma hasıl oldu. Yorgunluğa karşı Limon çayı etkili oldu, fakat belden aşağı ayak uçlarına kadar olan titreme bir türlü iyileşmiyordu. Bu yüzden yeniden kendi tecrübelerime bakınca karşıma papatya çıktı ve pa-patya çayı içmeye başladığım andan itibaren baş ağrılarım azaldı, fakat kalça, uyluk, bacak ve ayaklarımdaki titreme geçmedi. (09.11.00). Bunun üzerine kalça, uyluk, bacak ve ayak kemiklerimde-ki ağrı ve sızılara karşı en iyi bitkisel ilacın Mezeryon tentürü olduğunu gördüm. (mezeryona bak) Baş ve yüzümün ateş gibi yanması ve ayaklarımın üşümesine karşı altın çiçek tentürü kullandım. (28.11.00) oda fayda vermeyince Şekerci otu tentürü (04.12.00) kullandım. Gökçek İksir vücuttaki curufu temizlemek için daha etkilidir. Eskiden balkonkapısını veya pencereyi açtığımda hemen üşütürdüm. Çok dikkat etmek zorunda idim, Gökçek İksirini kulandıktan sonra pencere ve kapılar sürekli açık olmalarına ragmen artık aşırı hassas değilim.
Kullanılması;
1) Araştırmlara göre papatya eterik yağı antibakterileldir.
2) Komisyon E 228nolu 05.12.1984 tarihli ve 50nolu 13.03.1990 tarihinde Monografi bildirisi yayımlamıştır. Bu monografiye göre papatya çiçek çayı haricen deri ve mukaza iltihaplanması, Ağız ve Diş eti iltihaplanmalarına karşı kullanılır. Nefes yoları ve sinüzite karşı enhelesyonu yapılır. Avret mahali yıkanır ve banyosu yapılır. Dahili olarak mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir.
3) Aroma tedavisinde papatya yağı öksürük, bronşit, sinüzit, boğmaca, akne, zona hastalığı, baş ağrısı, migren, deri kaşıntısı, korku ve uyuyamamaya karşı kullanılır.
Araştırmalara göre; Ekzema, Mide, Bağırsak krampları, şişkinlik, ishal, akut gastrit, kramplı karın ağrısı, ağız, yutak ve boğaz iltihaplanmalarına karşı kullanılır.
Halk arasında; Dahilen Öksürük, üşütme(terletici), Ses kısılması, bronşit, baş ağrısı ve nevraljiye karşı, haricense; Abseze, çıban, sulu ekzemaya karşı ve gözlerin iltihaplanmasına göz banyosu yapılır. Ayrıca kadınlarda sık görülen rahim ağrı, sızı kramp ve sancılarına karşı kullanılmıştır ve de kullanılmaktadır. Çocukların genellikle bebeklerin içtiklerini Sindirmede, Gazı yok edici olarak, bebeklerin ciltleri için krem ve Şampuanlarda papatya yağı görürüz. Homeopatide ağrılara karşı aşrı duyarlılık, Nevralji, Migren, Diş ağrısı, Otit media (orta kulak ilt.) Tonsilit, Boğmaca, Difleri (Kuş palazı), Kızılcık, Kızamık, Ateş basması (menopoz nedeni ile), İshal, romatizma ve davranış bozukluklarına karşı. Homeopatide baş kan hücumu, üşütme, Sinirlilik, Öfke, huzursuzluk, hava ceryanı, diş ağrısı, uyuyamama, bronşit, boğmaca ve soğuğa karşı aşırlılığa karşı kullanılır.
Çay; İki kahve kaşığı papatya çiçeği demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dakika demlemeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları;
Gökçek Kadın hastalıkları (Ağrılı sancılı adette) çayı
30g Papatya çiçeği
30g Civanperçemi otu
25g Oğul ot yaprağı
15g Rezene tohumu
Gökçek iştah ve sindirim çayı;
25 g Nane yaprağı
25 g Papatya çiçeği
25 g Kimyon tohumu
25 g Turunç kabuğu
Gökçek Nefes yolları enfeksiyon çayı
30g Itır kökü
30g Papatya çiçeği
20g Civanperçemi otu
20g Kekik otu
Gökçek ishal çayı;
20g Beşparmak kökü
20g Kekik otu
20g Papatya çiçeği
20g Nane yaprağı
20g Oğul otu
Gökçek Üşütme çayı (Ateşli hastalıklar);
30g Kuşburnu
20g Ihlamur çiçeği
20g Papatya çiçeği
20g Mürver çiçeği
10g Oğul ot yaprağı
Gökçek Kadın hastalıkları çayı
30g Civanperçemi otu
20g Oğul otu
30g Hayıt tohumu
10g Şerbetçi ot kozalağı
10g Rezene tohumu
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Ağrılı, sancılı, kramplı, baş ağrılı adet hali ve beyaz akıntı);
20g Civanperçemi otu
20g Hayıt tohumu
20g Ballıbaba çiçeği
20g Aslanpençesi otu
10g Papatya çiçeği
10g Oğul otu
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Menopoz’da terleme, yanma, sinirlilik, uyuyamama);
20g Kadın kökü
20g Kılıç otu
20g Adaçayı
20g Oğul otu
10g Papatya çiçeği
10g Nane yaprağı
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Menopoz nedeni ile sinirlilik depresyon gibi hallerde)
20g Civanperçemi otu
30g Kılıç otu
10g Şerbetçi ot kozalağı
30g Kadın kökü
10g Papatya çiçeği
Gökçek Ev çayı (üşütmeye karşı);
20g Ihlamur çiçeği
20g Papatya çiçeği
20g Kuşburnu
20g Sinirli ot
10g Nane yaprağı
10g Oğul otu yaprağı
Gökçek Ev çayı;
20g Oğul ot yaprağı
20g Kuşburnu
20g Papatya çiçeği
20g Böğürtlen yaprağı
10g Ahududu yaprağı
10g Rezene tohumu
Gökçek Mide Bağırsak çayı (şişkinliğe karşı);
20g Kakule
20g Papatya çiçeği
20g Anason tohumu
20g Rezene tohumu
20g Kimyon tohumu
Gökçek Mide bağırsak çayı (Hazımsızlık);
25g Papatya çiçeği
25g Nane yaprağı
10g Kantaron otu
10g Civanperçemi otu
10g Çentiyan kökü
20g Oğul otu
Gökçek Sindirim sistemi enfeksiyon çayı;
25g Papatya çiçeği
25g Nane yaprağı
15g Civanperçemi otu
15g Kekik otu
10g Rezene tohumu
10g Çörek tohumu
Gökçek Mide Bağırsak çayı (Bulantı ve kusmaya karşı);
40g Nane yaprağı
20g Papatya çiçeği
20g Oğul otu
10g Anason tohumu
10g Rezene tohumu
Gökçek Nefes yolları enfeksiyon çayı;
25g Itır kökü
20g Adaçayı yaprağı
20g Papatya çiçeği
20g Sinirli ot
15g Kekik otu
Gökçek Üşütme çayı (Ateşli hastalıklarda terlemek için);
25g Ihlamur çiçeği
25g Mürver çiçeği
25g Papatya çiçeği
25g Keçisakalı çiçeği
Gökçek Mide bağırsak çayı (Bağırsak krampları);
30g Kaz otu
30g Civanperçemi otu
30g Papatya çiçeği
10g Oğul ot yaprağı
Araştırmalar; Papatya çiçekleri su buharı ile damıtılır (destilasyon) ve elde edilen eterik yağ Aroma tedavisinde; Öksürük, bronşit, sinusitis, boğmaca, akne, zona hastalığı, baş ağrısı, migren, deri kaşıntısı, korku ve uyuyamama gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Takriben 500kg Papatya çiçek başından 1kg eterik yağ elde edilir ve günümüzde en çok kullanılan ve kaliteli olan mısır papatya eter yağıdır. Endüstri ülkelerinde aşırı hava ve çevre kirliliği nedeni ile tavsiye edilmemektedir. Yukarıdaki rahatsızlıklara karşı genellikle eter yağ terkipleri kullanılırsa, daha etkili olur. Bir parça ekmeğe veya bir küp şekere 2-3litre kaynar suya 5-6 damla damlatılır ve tütsüsüne durulur.
Banyosu; Papatya çiçeklerinden 40-50gram demliğe konur üzerine 500-600ml kaynar su ilave edilir, 5-10dakika demlemeye bıraktıktan sonra, içi 38-42˚ lik sıcak su ile dolu olan küvete boşaltılır. Banyo süresi 15-20 dakika sürer ve banyodan silinmeden çıkılarak 20-30dakika yatılır ve sonra yeniden duş alınır. Şayet papatya çiçeği bulmak mümkün olmaz ise küvete 15-20 damla papatya yağı damlatılır.
Merhemi; 250gr Vazelin, 250gr Parafin hafif eritildikten sonra içine 100gr Papatya çiçeği ilave edilir ve 24 saat buzdolabında bekletildikten sonra hafif ısıtılır ve süzülür ve papatya merhemi elde edilir. Isıtma işleminde iç içe iki tencere kullanılır, alttaki tencerede kaynar su içteki tencerede merhem bulunur.
Ko; Kaşıntılı, kabarcıklı deri hastalıklarında papatya çiçeklerinin çayı hazırlanır ve bu deme batırılan temiz bez ağrıyan yere sarılır. Bu demle kadınlar vajinalarını yıkarlar.
Homeopatide; Papatya çiçeklerini açmaya başladığı an bitki köklerinden sökülür kökleri yıkanır, bitkinin tamamı ince kıyılır bir şişeye konur, takriben 100gram papatyanın üzerine 500ml %70lik alkol (Etanol) doldurulur. Şişe güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve iki günde bir çalkalanır ve de 4-6 hafta sonra Homeopatide <<Chamomilla>> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentür oldukça çok rahatsızlığa karşı kulanılır. Bunların başında; Başa kan hücumu, öfke, sinirlilik, huzursuzluk, nevralji, diş ağrısı, uyuyamama, ağrılara karşı aşırı duyarlılık, kramplar, soğuğa karşı aşırı duyarlılık, soğuk rüzgara karşı duyarlılık, hava ceryanı, öksürük, bronşit, boğmacayı sayabiliriz.
Hastalığın beliritileri (Semptom);
1) Ağrılara karşı aşırı duyarlılık, Aşırı sinirlilik, hassasiyet.
2) Aşırı sinirlilikten uyuyamama.
3) İç huzursuzluk, çocuk kucakta taşınmak ister, yatağı istemez.
4) Diş çıkaran çocukların ağrılarına, rahim ağrılarına ve kramplarına karşı.
5) Başa kan hücumu ve yüzün yanması vücudun diğer kısımlarının üşümesi.
6) Kahve, Alkol, Öfke ve Sinirliliğin sebep olduğu başka hastalıklara karşı.
7) Rahatsızlıklar yatınca artar, kalkınca azalır.
8) Özellikle kulaklar soğuk havaya karşı duyarlı ise.
9) Kahve içince mide ağrıyorsa.
10) Gaita kokmuş yumurta gibi kokuyorsa.
11) Yüzün bir tarafı kırmızı ve sıcak iken diğer tarafı soluk ve soğuk ise.
12) Kuru öksürük, geceleri daha kötü özelikle uyurken uyanmıyorsa.
13) Vücut soğuk yüz ve nefes sıcak ise.
14) Kronik öksürük kışın ve soğuk havada azıyorsa. İşte o zaman papatya tentürü gerekir. Yukarıdaki çay harmanlarından da aynı şekilde posyonlar hazırlanır.
Ekstresi; Alkol (Etanol) ve su karışımı ile elde edilen ekstrede aynı tentürleri gibi kullanılır.
Yan Tesirleri; Almanya’da Papatya çayı, Türkiye’de siyah çay gibi bilinip tanınmakta kahve ve de siyah çaydan sonra en çok içilen şifalı çaylardan biridir. Papatya sürekli ve aşırı dozajda içildiğinde mide krampları, bağırsak krampları, baş dönmesi, nadiren alerjiye ve kaslarda felce (uyuşukluğa) neden olur.
stellla amore
Evet, biz KANLI İSHAL sorunu yaşadık. PAPATYA - B - Seti kullandık ve çok hızlı kesti. 2. GÜN İSHAL DURMUŞTUM
KAYNAK
Cihat Tosun
CANDİDA bende de var ÇOBAN ÇANTASI ile PAPATYA SETİ KULLANIYORUM ÇOK ŞÜKÜR İYİYİM daha da iyi olacağım hocamızın sayesinde Allah razı olsun hocamızdan inşallah
KAYNAK
İran bitkilerinden elde edilen uçucu yağların flukonazole dirençli ve flukonazole duyarlı Candida albicans'a karşı antifungal aktivitesi
Aghil Sharifzadeh 1 ve Hojjatollah Shokri 2, *
Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
1 Mikoloji Araştırma Merkezi, Veteriner Fakültesi, Tahran Üniversitesi, Tahran, İran
2 Veteriner Fakültesi, Amol Özel Modern Teknolojiler Üniversitesi, Amol, İran
* Sorumlu Yazar: Tel: 01144153452, Faks: 01144153453, hshokri@ausmt.ac.ir
Git: Soyut
Amaç:
Bu çalışmanın amacı, orofaringeal kandidiyazisli (OPC) HIV pozitif hastalardan izole edilen hem flukonazole (FLU) dirençli hem de FLU'ya duyarlı C. albicans suşlarına karşı, bitkilerden elde edilen seçilmiş uçucu yağların antifungal aktivitesini test etmektir.
Malzemeler ve yöntemler:
Uçucu yağlar hidrodistilasyon yöntemiyle Myrtus communis ( My. communis ), Zingiber officinale roscoe ( Z. officinale roscoe ), Matricaria chamomilla ( Ma. chamomilla ), Trachyspermum ammi ( T. ammi ) ve Origanum vulgare ( O. vulgare ) elde edilmiştir. . Duyarlılık testi M27-A2 metodolojisine dayanıyordu. Uçucu yağların kimyasal bileşimleri gaz kromatografisi-kütle spektroskopisi (GC-MS) ile elde edilmiştir.
Sonuçlar:
GC-MS analizinde timol (%63.40), linalool (%42), α-pinen (%27.87), α-pinen (%22.10) ve zingiberene (%31.79) T'nin ana bileşenleri olarak bulundu. ammi , O. vulgare , My. komünizm , Ma. sırasıyla chamomilla ve Z. officinale roscoe . Sonuçlar, uçucu yağların farklı seviyelerde antifungal aktiviteye sahip olduğunu gösterdi. O. vulgare ve T. ammi uçucu yağlarının en verimli olduğu bulundu (P<0.05). Ana bulgu, FLU'ya dirençli C. albicans'ın uçucu yağlara duyarlılığının, FLU'ya duyarlı mayalardan daha yüksek olmasıdır.
Çözüm:
Bu çalışmanın sonuçları, tıbbi bitkilerden elde edilen yağların, potansiyel anti FLU-dirençli C. albicans ajanları olarak kullanılabileceğini göstermiştir.
Anahtar Kelimeler: Oral kandidiyazis , Candida albicans , Uçucu yağlar , Origanum vulgare , Flukonazole dirençli izolatlar
Git: giriiş
Orofaringeal kandidiyazis (aynı zamanda oral pamukçuk veya OPC olarak da bilinir), Candida türlerinin ağız mukozası üzerindeki yaygın fırsatçı bir mikozudur (William ve Timothy, 2006 ▶ ). Candida albicans ( C. albicans ), oral kandidiyazisli hastalardan izole edilen en yaygın maya türüdür. C. albicans ve diğer Candida türlerine bağlı fırsatçı enfeksiyonların görülme sıklığı artmaktadır (Fidel, 2006 ▶ ). Oral kandidiyazis, HIV ile ilişkili en yaygın oral lezyondur ve çoğu hasta, orijinal olarak oral kavitenin bir kommensal olarak mevcut olan bir suş ile enfektedir (Wabe ve ark., 2011 ▶ ). spektrumuCandida enfeksiyonu, asemptomatik kolonizasyondan patojenik formlara kadar çeşitlidir. Candida enfeksiyonunun gelişimindeki ilk adım , mukokutanöz yüzeylerin kolonizasyonudur. HIV enfeksiyonu sadece artan kolonizasyon oranları ile değil, aynı zamanda aşikar hastalık gelişimi ile de ilişkilidir (Khan ve ark., 2012 ▶ ). HIV enfeksiyonunun seyri sırasında, Candida enfeksiyonu oranı, hastanın CD4 sayıları ile ters orantılıdır ve bu da anti-retroviral tedavi kullanımına bağlıdır. HIV-pozitif hastalar, HIV-negatif deneklerden daha fazla ve daha çeşitli maya taşırlar (Pappas ve ark., 2003 ▶). Erken tanı ve profilaktik tedavi, yüksek riskli hastalarda ciddi morbidite ve ölümcül sonuçları önleyebilir. Polien antibiyotikler, yarım yüzyıldır antifungallerin ilk tercihi olmuştur. Son zamanlarda, azoller sistemik mantar enfeksiyonu olan hastaları tedavi etmek için kullanılmıştır. Flukonazolün (FLU) iyi tolere edildiği kabul edilir ve OPC tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir (Koletar ve diğerleri, 1990 ▶ ). HIV hastalarında uzun süreli oral kandidiyaz tedavisi, ilaca dirençli kandidiyaz gelişimine neden olabilir (Hamza ve ark., 2008 ▶ ).
Uçucu yağ, yüksek oranda uçucu aroma bileşikleri içeren ve bitkinin kendine özgü bir kokusunu, aromasını veya özünü taşıyan bitkilerin herhangi bir konsantre, hidrofobik (su ile karışmaz), tipik olarak lipofilik (yağda veya yağda çözünür) sıvısına atıfta bulunur. Bu geniş ve çeşitli yağ sınıfına ayrıca uçucu yağlar veya eterik yağlar da denir. Uçucu yağlar, yapraklar, tohumlar, çiçekler, kökler ve kabuklar dahil olmak üzere bitkilerin çeşitli kısımlarında bulunur. Bitki için, anti-bakteriyel, anti-mantar ve anti-parazitik özellikler içeren parazitler ve enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olan bileşikler içeren uçucu yağların bitkinin yaşamı için hayati olduğu düşünülmektedir. İnsanlar için uçucu yağlar parfüm, kozmetik ve banyo ürünlerinde, yiyecek ve içeceklere tat vermek, tütsü ve ev temizlik ürünlerini kokulandırmak ve tıbbi amaçlar için kullanılır.▶ ).
Antimikrobiyal özellikler, bu sorunları çözebilecek yeni kimyasal antifungal ilaç sınıflarını keşfetme girişiminde, çok çeşitli bitki özleri, uçucu yağlar ve doğal ürünlerde daha sık rapor edilmiştir (Ali ve diğerleri, 2001 ▶ ). Uçucu yağlar, oldukça farklı konsantrasyonlarda yaklaşık 20-60 bileşen içerebilen çok karmaşık doğal karışımlardır. İzlerde bulunan diğer bileşenlerle karşılaştırıldığında oldukça yüksek konsantrasyonlarda (%20-70) iki veya üç ana bileşenle karakterize edilirler (Bakkali ve Averbeck, 2008 ▶ ). Literatüre göre Candida'ya karşı doğal ürün aktivitesinin araştırılması94 familyadan yaklaşık 258 bitki türünün araştırılmasıyla türler son 10 yılda önemli ölçüde artmıştır (Feldmesser, 2003 ▶ ; Duarte vd., 2008 ▶ ). İran biyomlarından gelen bitkiler ayrıca yerel halk tarafından çeşitli hastalıkların tedavisinde doğal ilaçlar olarak kullanılmıştır (Jafari ve diğerleri, 2003 ▶ ; Khosravi ve diğerleri, 2008 ▶ ). Bununla birlikte, zengin floraya rağmen, bu bitkilerin antifungal aktivitesi kapsamlı bir şekilde çalışılmamıştır. Antifungal aktivite gibi yeterince temsil edilmeyen bazı hedefler için tarama programları, yeni antimikrobiyal ilaçların geliştirilmesi için aday bileşikler sağlayabilir. Anti- Candida'yı keşfetmek içinBu çalışma Myrtus communis ( My. communis ), Zingiber officinale roscoe ( Z. officinale roscoe ), Matricaria chamomilla ( Ma. chamomilla ), Trachyspermum ammi ( T. ammi ) olmak üzere beş bitki esansiyel yağının antifungal aktivitesini taramak için yapılmıştır. ve OPC'li HIV pozitif bireylerin ağız boşluğundan izole edilen C. albicans'a karşı Origanum vulgare ( O. vulgare ).
Git: Malzemeler ve yöntemler
Bitki malzemeleri
İran Orman Teşkilatı tarafından tespit edilen bazı şifalı bitkilerin farklı organları şu şekilde seçilmiştir: My. komunis yaprakları (Kerman ili, fiş no. 1357), Z. officinale roscoe rizomları (Şiraz ili, fiş no. 24999), Ma. chamomilla çiçekleri (Yasuj ili, fiş no. 1387-1), T. ammi tohumları (İsfahan ili, fiş no. 15125) ve O. vulgare yaprakları (Kürdistan ili, fiş no. 9428).
mantar önleyici ilaçlar
Flukonazol (FLU) tozu (Janssen Pharmaceutica, Beerse, Belçika) satın alındı, steril distile suda çözüldü ve -20 o C'de 0.25 ml'lik kısımlar halinde saklandı .
Uçucu yağların ekstraksiyonu
Bitki tozları (100 g), 3 saat boyunca bir Clevenger tipi aparat kullanılarak hidrodistilasyona tabi tutuldu. Toplanan uçucu yağlar susuz sodyum sülfat ile kurutuldu, süzüldü ve karanlıkta 4-6 o C'de saklandı (Council of Europe, 1997 ▶ ).
Uçucu yağların GC-MS analizi
GC-MS analizleri, bir Hewlett Packard kütle seçici detektörü 5973 (Agilent Technologies) ile arayüzlenmiş, HP1 kaynaşmış silika kolonu (polidimetilsiloksan, x 0.25 mm id, film kalınlığı 0.25 mm) ile donatılmış bir Hewlett Packard 6890 gaz kromatografında gerçekleştirilmiştir. HP Enhanced ChemStation yazılımı, sürüm A.03.00. GC parametreleri yukarıdaki gibidir, diğer parametreler ise: ara yüzey sıcaklığı 250 o C; MS kaynak sıcaklığı 230 o C; MS dört kutuplu sıcaklık 150 o C; iyonlaşma enerjisi 70 eV; iyonizasyon akımı 60 mA; tarama aralığı 35-350 u; s _ tarar1 4.51. Bileşiklerin kimliği, hem SPB-1 hem de SupelcoWax-10 kolonları üzerindeki tutma endekslerinden ve kütle spektrumlarından elde edildi. C8-C22 n-alkanların alıkonma sürelerine göre lineer enterpolasyonla hesaplanan alıkonma endeksleri, kendi laboratuvar veri tabanımıza dahil edilen otantik numunelerinkilerle karşılaştırıldı. Elde edilen kütle spektrumları, ev yapımı bir kütüphaneden veya literatür verilerinden referans yağların bileşenlerinin ve ticari olarak mevcut standartların karşılık gelen verileriyle karşılaştırıldı (Adams, 2004 ▶ ).
C. albicans izolatları ve inokulum hazırlama
OPC'li HIV pozitif hastalardan toplam 60 C. albicans izolatı (30 FLU'ya dirençli ve 30 FLU'ya duyarlı suş) elde edildi. Tüm denekler çalışmaya katılmak için bilgilendirilmiş onam verdi. Mayaların tanımlanması için germ tüp testi, CHROM agar, β-glukosidaz testi, üreaz testi, cornmeal agar-Tween 80, RAPID maya plus sistemi (Remel Inc., ABD) ile şeker fermantasyonu ve asimilasyon testleri yapılmıştır. Organizmalar Sabouraud dekstroz agarda (Difco, Spark, MD, ABD) 48 saat süreyle 35 o C'de kültürlendi. Mayaların sayısı standart McFarland sayım yöntemi kullanılarak 1.5×108 CFU.ml-1 verecek şekilde ayarlandı .
Uçucu yağların anti- C. albicans aktivitesi için taranması
C. albicans izolatları, CLSI kılavuzuna (M44-A) göre FLU duyarlılığına göre sınıflandırıldı (NCCLS, 2004). Grip kırılma noktaları disk difüzyon yöntemine duyarlı (≥ 19 mm) ve dirençli (≤ 14 mm) olarak kabul edildi. Minimum inhibitör konsantrasyon (MIC) ve minimum fungisit konsantrasyon (MFC), modifikasyonlu mayalar için M27-A2 referans belgelerine göre belirlenmiştir (CLSI, 2002). Kısaca, uçucu yağların (10 mg.ml-1) stok çözeltileri steril Sabouraud dekstroz besiyerinde hazırlandı. Her bir uçucu yağın stok solüsyonunun seri dilüsyonları aşağıdaki gibi hazırlandı: T. ammi (200 ila 1000 μg.ml-1), My. communis (1000 ila 5000 μg.ml-1), Z. officinale roscoe (1000 ila 5000 μg.ml-1), Ma. papatya(1000 ila 3000 μg.ml-1) ve O. vulgare (100 ila 500 μg.ml-1) cam tüplerde. 100 µl yağ ve 900 µl Sabouraud dekstroz broth içeren her tüpe elli mikrolitre maya süspansiyonu ilave edildi ve tüm tüpler 35 o C'de 48 saat inkübe edildi. Yalnızca Sabouraud dekstroz broth içeren, ancak mikroorganizma içermeyen tüpler kontrol olarak kullanıldı. Mantar büyümesini engelleyen en düşük yağ konsantrasyonları MIC'ler olarak tanımlandı. MFC'leri belirlemek için, her bir tüpten bir öze dolusu sıvı besiyeri çıkarıldı ve ayrı Sabouraud dekstroz agar plakalarına noktasal olarak aşılandı. Plakalar, 48 saat boyunca 35°C'de inkübe edildi ve MFC'ler , hücrelerin %99.9'unu öldürmek için gereken karşılık gelen konsantrasyonlar olarak tanımlandı.
istatistiksel analiz
Mantar önleyici aktivite, iki kuyruklu eşleştirilmiş öğrenci t-testi ile analiz edildi. İstatistiksel anlamlılık, 0,05'ten küçük bir P değeri olarak kabul edildi.
Git: Sonuçlar
Yukarıda bahsedilen bitkilerin toprak üstü kısımlarının hidrodistilasyonu sarımsı uçucu yağlar verdi ve bunların bileşenleri aşağıdaki şekillerde gösterildi.tablo 1. GC-MS analizleri sonucunda ana bileşenlerin O. vulgare'de linalool (%42), timol (%25.10) ve α-terpineol (%10) , α-pinen (%27.87), 1, My'de 8-sineole (%20.15) ve linalool (%10.26 ) Ma'da komünis , α-pinen (%22.10), camphene (%10.10) ve bisabolol oksit (%8.45) . chamomilla , timol (%63.40), ρ-simen (%19) ve γ-terpinen (%16.90), T. ammi ve zingiberene (%31.79), AR-curcumene (%15.88) ve β-sesquiphellandrene (%15.57) içinde Z. officinale roscoe. tablo 1
Gaz kromatografisi/kütle spektroskopisi (GC-MS) ile tanımlanan bazı İran esansiyel yağlarının bileşimleri
Ayrı bir pencerede aç
Bu çalışmada C. albicans için aktif yağların MIC ve MFC değerleri belirlenmiş ve sonuçlarTablo 2. MIC değerleri , FLU'ya dirençli suşlar için 300 ila 3200 μg.ml-1 ve FLU'ya duyarlı suşlar için 300 ila 3000 μg.ml-1 arasında değişen MIC değerleri ile test edilen C. albicans üzerinde inhibitör etkilerin varlığını göstermiştir . Test edilen bitkiler arasında en fazla aktivite, C. albicans'a karşı daha düşük MIC değerleri gösteren O. vulgare ve T. ammi uçucu yağlarında gözlendi (P< 0.05), ardından Ma. chamomilla , Z. officinale roscoe ve My. yedeği grupları için komünis yağları. Tablo 2
Orofaringeal kandidiyazisli HIV pozitif hastalardan elde edilen Candida albicans izolatlarına karşı bazı uçucu yağların minimum inhibitör konsantrasyonu (MIC) ve minimum fungisit konsantrasyonu (MFC)
Tartışma
Bitkilerden elde edilen uçucu aromatik yağların antimikrobiyal özellikleri antik çağlardan beri bilinmektedir. Burada, bitkilerden elde edilen uçucu yağların hem FLU'ya duyarlı hem de dirençli C'ye karşı antifungal aktivitelerini değerlendirdik . albicans suşları (Shokri ve diğerleri, 2012). Bulgularımız, O. vulgare uçucu yağının ana bileşenler olarak linalool (%42), timol (%25.10) ve α-terpineol (%10) içerdiğini gösterdi. O. vulgare'nin uçucu yağı birkaç yazar tarafından analiz edilmiştir. Ana bileşenler timol, a-terpineol, linalil asetat ve linalool olarak rapor edildi. Bu çalışmada, GC-MS analizi, T. ammi uçucu yağınıntimol (%63.40), ρ-simen (%19) ve γ-terpinen (%16.90) açısından zengindi ve bileşimler önceki araştırmaların yağ bileşimlerine benzerdi (Pérez ve diğerleri, 2007; Martino ve diğerleri, 2009 ▶ ). Genel olarak, timolün çeşitli mantar patojenlerine, özellikle de C. albicans'a karşı aktif olduğu görülmektedir (Abbaszadeh ve diğerleri, 2014 ▶ ).
GC–MS analizleri sonucunda My'de α-pinen (%27.87), α-pinen (%22.10) ve zingiberen (%31.79) ana bileşiklerdi . komünizm , Ma. sırasıyla chamomilla ve Z. officinale roscoe yağları. Bu bulgular, diğer araştırmacılar tarafından yürütülen önceki çalışmalarla uyumludur (Sultan ve diğerleri, 2005 ▶ ; Ayoughi ve diğerleri, 2011 ▶ ; Nabavizadeh ve diğerleri, 2014 ▶ ). Farklı çalışmalarda küçük farklılıklar fizyolojik varyasyon, genetik faktörler ve evrimin yanı sıra hasat zamanı ve periyodundan kaynaklanabilir.
Bu çalışma, FLU'ya dirençli için 300 ila 3200 μg.ml-1 ve FLU'ya duyarlı C. albicans suşları için 300 ila 3000 μg.ml-1 arasında değişen uçucu yağların inhibe edici aktivitesini göstermiştir. Sonuçlarımız My olduğunu doğruladı . komunis, Z. officinale roscoe, Ma. Chamomilla, T. ammi ve O. vulgare esansiyel yağları, hem FLU'ya duyarlı hem de dirençli C. albicans izolatlarına karşı antifungal aktivitelere sahiptir. Uçucu yağ konsantrasyonu değiştirildiğinde uçucu yağların inhibitör etkisi artmıştır. Bu sonuçlar başka çalışmalarda da bildirilmiştir (Motsei ve ark., 2003 ▶ ). Sonuçlarımız, O. vulgare tarafından C. albicans büyümesi üzerinde en iyi inhibitör etkiyi ortaya koydu.ve T. ammi yağları (P< 0.05). İran O. vulgare ve T. ammi yağları, mantarlara karşı en aktif bileşeni gösteren monoterpen fenoller, özellikle timol bakımından zengindir (Salehi Surmaghi, 2006 ▶ ). Timolün antifungal mekanizması iyi anlaşılmamıştır, ancak mayaların morfolojik deformasyonu, çökmesi ve bozulması ile membran ve hücre duvarı bozulması hipotezi ileri sürülmüştür (Ahmad ve ark., 2011 ▶ ).
FLU'ya duyarlı ve dirençli C. albicans , birbirleriyle karşılaştırıldığında, uçucu yağlara duyarlılıklarına sahip olduğunda, FLU'ya duyarlı C. albicans grubu, FLU'ya dirençli olandan daha duyarlıydı. FLU'ya duyarlı grup, uçucu yağlarla tedaviye daha duyarlı olmasına rağmen, aralarında önemli bir fark yoktu. Duyarlılık profillerinin karşılaştırılması, FLU'ya dirençli grubun, FLU'ya duyarlı grup kadar duyarlı olduğunu gösterdi. Bu gerçek, uçucu yağların antifungal etki mekanizmasının, azollere karşı dirençle ilişkili değişikliklerden bağımsız olduğunu göstermektedir (Pozzatti ve diğerleri, 2008 ▶ ). Böyle ilginç bir sonuç, diğer FLU'ya dirençli mantarlar dahil olmak üzere daha fazla çalışmayı garanti eder. Kimyasal bileşim ile ilgili olarak,T. ammi ve O. vulgare uçucu yağları sırasıyla %63.4 ve %25.1 konsantrasyonlarında timol gösterdi. Bu nedenle, güçlü anti- Candida aktivitesinden sorumlu ana bileşik olabilir . Bildiğimiz kadarıyla bu, T. ammi ve O. vulgare uçucu yağlarının FLU'ya dirençli C. albicans izolatlarına karşı etkinliğini gösteren ilk çalışmadır.
Candida izolatları üzerinde yapılan duyarlılık testi sonuçları, My uçucu yağlarının olduğunu göstermiştir . komünizm, anne chamomilla ve Z. officinale roscoe , O. vulgare ve T. ammi'den elde edilenlerden daha az aktifti . Bu nedenle, O. vulgare ve T. ammi'de timol içeriğinin daha yüksek bulunmasına rağmen , bunun yokluğunun muhtemelen azalmış antifungal aktiviteyi belirlediğini öneriyoruz. C. albicans izolatlarının grupları arasındaki karşılaştırma , FLU'ya dirençli C. albicans suşlarının My'a daha duyarlı olduğunu gösterdi . komünizmFLU'ya duyarlı izolatlardan daha uçucu yağ. Ma için de benzer sonuçlar gözlendi . chamomilla ve Z. officinale roscoe . Yukarıda bahsedilen en etkili üç uçucu yağda α-pinen veya zingiberen gibi bileşiklerin varlığının FLU'ya dirençli izolatlara karşı aktiviteden sorumlu olması ve direnç gelişimine ikincil biyokimyasal ve fizyolojik değişikliklerin izolatları daha duyarlı hale getirmesi mümkün müdür? bazı bileşikler? Bu sorulara doğru cevaplar, yeni ve daha kapsamlı testler gerektirecek ve mantar önleyici aktiviteye sahip yenilikçi moleküllerin geliştirilmesi için anahtar olabilir. Sonuçlarımız Pozzatti ve ark. (2008) ▶ ve Vazquez ve ark. (2005) ▶ çalışmalar.
Sonuç olarak, O. vulgare ve T. ammi esansiyel yağları My'inkilerle karşılaştırıldığında yüksek antifungal aktivite göstermiştir . komünizm, anne chamomilla ve Z. officinale roscoe yağları. Bu çalışmada, C. albicans grupları arasında duyarlılık açısından farklılıklar gözlenmiş; FLU'ya dirençli grubun, bu uçucu yağlara, FLU'ya duyarlı gruptan daha duyarlı olduğunu gösterir.
Git: teşekkür
Bu araştırma çalışması, Amol Özel Modern Teknolojiler Üniversitesi, Amol, İran'dan bir araştırma hibesi ile desteklenmiştir.
Git: Çıkar çatışması
Yazarlar bu makale ile ilgili herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan eder.
Git: Referanslar
PAPATYA
Bir Yıllık | 0,2-0,6m | 5-10 | Aylar | Ça,Ho,Na | Çiçekleri ve Eter yağı
Papatya, Kamille, Chamomilla recutita(L) RAUCHERT
Tıbbi Papatya Syn: Matricaria chamomilla L.
Mayıs Papatyası Matrcaria recutita
Adi Papatya Chamomilla vulgaris S.F GRAY
Türk Papatyası
Rahim otu
Hakiki Papatya
Familyası: Bileşikgillerden, Korbblüengewâchse, Asteraceae (Kompositae)
Drugları: Papatya çiçeği: Matricariae flos
Papatya Eter yağı: Matricariae aetheroleum
Papatya Tentürü: Chamomilla
Papatya çiçeklerinden çay, Tentür, Natürel ilaç, Kompres ve Eterik yağ elde edilir.
Giriş; Günümüzde Papatyaya benzeyen bir çok bitki papatya ismi ile anılmaktadır, oysa bu bitkilerden sadece ikisi şifalıdır ve diğerlerinin ya değeri çok düşük veya değersizdirler. En önemli papatya tıbbi veya Hakiki papatya ismi ile anılan ve Latincesi Chamomilla recutita ismi ile anılan papatyadır ve bunu Rumi Papatya: Chamaemelum nobile takip eder. Hakiki papatyanın da yetiştiği ülkeye, iklime ve toprağa bağlı olarak alt türleri mevcuttur. Günümüzde en çok Arjantin papatya yetiştirmekte ve satmaktadır, fakat birleşimindeki <<Anthecotalit>> İzmir de özel olarak yetiştirilen papatya kalite bakımından Dünya’nın en kaliteli papatya-larından sayılmaktadır, zira yüksek oranda eterik yağ içerir. Hakiki pa-patyayı diğerlerinden ayıran en belirgin özellik Çiçek başlarını ortadan kestiğinizde ortasında bir boşluk görünür ve hoş kokuludur. Papatyanın eskiden Latince <<matrix>> yani rahim anlamına gelen kelimeden matri matricaria’nın türetildiği ve Almanca da ise Muttertkraut yani ana otu dendiği bilinmektedir. Bunlardan da papatyanın eskiden kadın hastalıklarında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Papatyanın eski Romalılardan beri çok çeşitli rahatsızlıklara karşı kullanıldığı bilinmektedir.
Botanik; Vatanının Türkiye ve Balkanlar olduğu tahmin edilen bitki, za-manla Avrupa ve Asya’nın ılıman bölgelerine, Amerikanın keşfinden sonra özellikle Arjantin’e kadar yayılmıştır. Bitki bir yıllık, narin gövdeli 20-60cm boyunda, çatallaşır, narin, sapları yuvarlak ve tüysüzdür. Yaprakları kanat şeklinde oldukça narin, ince iplik gibi ve koyu yeşil renktedir. Çiçek başları 10-30mm çapında, uzun saplı, kupa yaprakları yeşil renkte, taç yaprakları bir sıra çiçek başının etrafına dizilmiştir ve dil şeklinde olup beyaz renktedir. Taç yaprakları 13-21 adettir ve yarım küre şeklindeki göbek ise altın sarısı renkte oldukça çok (250-300), boru şeklinde 1-3mm uzunluğundaki yapraklardan meydana gelir.
Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilebilir, zaten aslı vatanı Türkiye’dir. Genellikle kumlu, çakıllı, taşlı toprakları sever, yol kenarları, mezarlar, bahçeler ve viranelerde yetişir.
Hasat Zamanı: Mart ve Nisan aylarında kasalarda veya seralarda yetiş-tirilen Fideleri Nisan sonu veya Mayısta bahçe ve tarlalara ekilir. Çiçekleri açmaya başlamadan toplanır, kurutulur veya taze olarak destilasyonla Eterik yağı elde edilir veya tentürü yapılır. Çiçeklerini kuruturken 40˚ üzerindeki sıcaklık eterik yağına zarar verir.
Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutul-malıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’ da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.
Birleşimi; Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
a) Eterik yağ türevleri %0,3- 1,5 arasında olup iki önemli başlıkta toplamak mümkündür.
1) Monoterpenlerin en önemlisi Chamazulen Eterik yağ elde ettikten sonra Matricin’in dönüşmesi ile ortaya çıkar ve ayrıca γ- Terpinen, α- ve β- Pinen, ∆3 Caren, Limonen, 1,8 Cineol ve p-Cymen içerir.
2) Sesquiterpenlaktonin en önemliri ise α- Biabolol, Bisabololoxil A, B, C ve Bisabolonoxit olup, bunlardan %20-35 bulunur ve ayrıca %40-50 oranında trans-β-Farnesen ile az miktarda; Spathulenol, Chamaviolin, α -Farnesen, α - Cubeben, α - Muurolen ve Calamen içerir.
3) Polinler; Eterk yağın %20-25’ini Polinler oluşturur ve en önemli alt türevi Cis-En-in-dicycloether (Cis-Spiroethex=cis-2-Hexa-(2,4), diin-1-yliden-1,6-dioxaspiro-[4,4]-non-3-ens) ve trans-en-in-dicycloether (trans-Spiroether)
b) Flavonitler ve Flavonglikozitler %1-2 oranındadır ve Apigenin, Quercetin, Apigenin-7-O-gikozit, Quercetin 7-O-glikosit, Patuletin-7-O- glikosit, Luteolin -7-O- glikosit, Izorhamnetin-7-O-glikosit, Apigenin-7- (6-O-asetil)-glikosit, Apigenin-7-(4-O-asetil) glikosit ve apigenin 7-O-rutosit
c) Kumarinler; Herniarin (=7- Methoxyumbelliferon) ve Umbelliferon.
d) Karbonik asitler; Anisasit, Vanilinasit, Syringasit ve Kaffeeasit.
e) Polisakkaritler %10 civarında olup, buda glikozlar, galaktozlar, xyklozlar, rhamnozlar ve arabinozlardan oluşur.
Tesir Şekli; Kramp çözücü, terletici, hazmettirici, gaz söktürücü, dezen-fekte edici, mikropları öldürücü, iltihapları önleyici, yaraları iyileştirici ağrı kesici ve teskin edici gibi özelliklere sahiptir.
Araştırmalar;
1) Papatya yağı ile yeterince araştırma yapılmamıştır. Bitkinin birleşi-mindeki Apigeninden 10mg’ın 1mg Papa verinle aynı oranda kramp çözücü olduğu tespit edilmiştir. Prof. Schilcher ve ekibi 1987’de papatya kremi ile sulu deri ekzemasına karşı yaptıkları tedavi dene-mesinde Papatya kreminin (Kamillosan) kimyasal kremler kadar etkili olduğunun tespit etmişlerdir. Akut sulu deri hastalığı, deri ülseri, iyileşmeyen yara, Absez, Fitsel ve iltihaplı yaralara karşı Albring ve ekibi 1983’de Aertgeert ve ekibi 1985’de, Nissen ve ekibi 1988’de Maiche ve ekibi 1991’de ve de Korting ve ekibi 1993’de Tedavi de-nemesi yapmışlardır ve iyi neticeler elde etmişlerdir. (R.P.284)
2) Giesen Üniversitesinde Dr. Kienholz yaptığı araştırmalarda Papatyanın Bakteri zehirlerini yok edici özellikte olduğunu tespit etmiştir. Özelliklede ağız içi, yutak ve boğaz iltihaplanmalarına neden olan Streptokokken ve Staphylokoken’un zehirlerine karşı etkilidir.
3) Kendi üzerinde yemek yedikten sonra başıma kan hücum edip ve başım ağırlaşıyordu ve okuma, öğrenme, istek ve arzularım yok oluyordu bir düzine bitkisel ilaç denedim sonunda en etkilisinin papatya olduğunu gördüm. (24.06.00)
4) Çalıştığım yerde (büyük bir salonda bantla çalışma) yukarıdan aşırı soğuk hava yanlardan hava ceryanı ile adeta sersem gibi oldum ve Baş ağrısı, belden aşağı donuyormuş gibi titreme, başımda yanma hasıl oldu. Yorgunluğa karşı Limon çayı etkili oldu, fakat belden aşağı ayak uçlarına kadar olan titreme bir türlü iyileşmiyordu. Bu yüzden yeniden kendi tecrübelerime bakınca karşıma papatya çıktı ve pa-patya çayı içmeye başladığım andan itibaren baş ağrılarım azaldı, fakat kalça, uyluk, bacak ve ayaklarımdaki titreme geçmedi. (09.11.00). Bunun üzerine kalça, uyluk, bacak ve ayak kemiklerimde-ki ağrı ve sızılara karşı en iyi bitkisel ilacın Mezeryon tentürü olduğunu gördüm. (mezeryona bak) Baş ve yüzümün ateş gibi yanması ve ayaklarımın üşümesine karşı altın çiçek tentürü kullandım. (28.11.00) oda fayda vermeyince Şekerci otu tentürü (04.12.00) kullandım. Gökçek İksir vücuttaki curufu temizlemek için daha etkilidir. Eskiden balkonkapısını veya pencereyi açtığımda hemen üşütürdüm. Çok dikkat etmek zorunda idim, Gökçek İksirini kulandıktan sonra pencere ve kapılar sürekli açık olmalarına ragmen artık aşırı hassas değilim.
Kullanılması;
1) Araştırmlara göre papatya eterik yağı antibakterileldir.
2) Komisyon E 228nolu 05.12.1984 tarihli ve 50nolu 13.03.1990 tarihinde Monografi bildirisi yayımlamıştır. Bu monografiye göre papatya çiçek çayı haricen deri ve mukaza iltihaplanması, Ağız ve Diş eti iltihaplanmalarına karşı kullanılır. Nefes yoları ve sinüzite karşı enhelesyonu yapılır. Avret mahali yıkanır ve banyosu yapılır. Dahili olarak mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı kullanılabileceği beyan edilmiştir.
3) Aroma tedavisinde papatya yağı öksürük, bronşit, sinüzit, boğmaca, akne, zona hastalığı, baş ağrısı, migren, deri kaşıntısı, korku ve uyuyamamaya karşı kullanılır.
Araştırmalara göre; Ekzema, Mide, Bağırsak krampları, şişkinlik, ishal, akut gastrit, kramplı karın ağrısı, ağız, yutak ve boğaz iltihaplanmalarına karşı kullanılır.
Halk arasında; Dahilen Öksürük, üşütme(terletici), Ses kısılması, bronşit, baş ağrısı ve nevraljiye karşı, haricense; Abseze, çıban, sulu ekzemaya karşı ve gözlerin iltihaplanmasına göz banyosu yapılır. Ayrıca kadınlarda sık görülen rahim ağrı, sızı kramp ve sancılarına karşı kullanılmıştır ve de kullanılmaktadır. Çocukların genellikle bebeklerin içtiklerini Sindirmede, Gazı yok edici olarak, bebeklerin ciltleri için krem ve Şampuanlarda papatya yağı görürüz. Homeopatide ağrılara karşı aşrı duyarlılık, Nevralji, Migren, Diş ağrısı, Otit media (orta kulak ilt.) Tonsilit, Boğmaca, Difleri (Kuş palazı), Kızılcık, Kızamık, Ateş basması (menopoz nedeni ile), İshal, romatizma ve davranış bozukluklarına karşı. Homeopatide baş kan hücumu, üşütme, Sinirlilik, Öfke, huzursuzluk, hava ceryanı, diş ağrısı, uyuyamama, bronşit, boğmaca ve soğuğa karşı aşırlılığa karşı kullanılır.
Çay; İki kahve kaşığı papatya çiçeği demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dakika demlemeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları;
Gökçek Kadın hastalıkları (Ağrılı sancılı adette) çayı
30g Papatya çiçeği
30g Civanperçemi otu
25g Oğul ot yaprağı
15g Rezene tohumu
Gökçek iştah ve sindirim çayı;
25 g Nane yaprağı
25 g Papatya çiçeği
25 g Kimyon tohumu
25 g Turunç kabuğu
Gökçek Nefes yolları enfeksiyon çayı
30g Itır kökü
30g Papatya çiçeği
20g Civanperçemi otu
20g Kekik otu
Gökçek ishal çayı;
20g Beşparmak kökü
20g Kekik otu
20g Papatya çiçeği
20g Nane yaprağı
20g Oğul otu
Gökçek Üşütme çayı (Ateşli hastalıklar);
30g Kuşburnu
20g Ihlamur çiçeği
20g Papatya çiçeği
20g Mürver çiçeği
10g Oğul ot yaprağı
Gökçek Kadın hastalıkları çayı
30g Civanperçemi otu
20g Oğul otu
30g Hayıt tohumu
10g Şerbetçi ot kozalağı
10g Rezene tohumu
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Ağrılı, sancılı, kramplı, baş ağrılı adet hali ve beyaz akıntı);
20g Civanperçemi otu
20g Hayıt tohumu
20g Ballıbaba çiçeği
20g Aslanpençesi otu
10g Papatya çiçeği
10g Oğul otu
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Menopoz’da terleme, yanma, sinirlilik, uyuyamama);
20g Kadın kökü
20g Kılıç otu
20g Adaçayı
20g Oğul otu
10g Papatya çiçeği
10g Nane yaprağı
Gökçek kadın hastalıkları çayı (Menopoz nedeni ile sinirlilik depresyon gibi hallerde)
20g Civanperçemi otu
30g Kılıç otu
10g Şerbetçi ot kozalağı
30g Kadın kökü
10g Papatya çiçeği
Gökçek Ev çayı (üşütmeye karşı);
20g Ihlamur çiçeği
20g Papatya çiçeği
20g Kuşburnu
20g Sinirli ot
10g Nane yaprağı
10g Oğul otu yaprağı
Gökçek Ev çayı;
20g Oğul ot yaprağı
20g Kuşburnu
20g Papatya çiçeği
20g Böğürtlen yaprağı
10g Ahududu yaprağı
10g Rezene tohumu
Gökçek Mide Bağırsak çayı (şişkinliğe karşı);
20g Kakule
20g Papatya çiçeği
20g Anason tohumu
20g Rezene tohumu
20g Kimyon tohumu
Gökçek Mide bağırsak çayı (Hazımsızlık);
25g Papatya çiçeği
25g Nane yaprağı
10g Kantaron otu
10g Civanperçemi otu
10g Çentiyan kökü
20g Oğul otu
Gökçek Sindirim sistemi enfeksiyon çayı;
25g Papatya çiçeği
25g Nane yaprağı
15g Civanperçemi otu
15g Kekik otu
10g Rezene tohumu
10g Çörek tohumu
Gökçek Mide Bağırsak çayı (Bulantı ve kusmaya karşı);
40g Nane yaprağı
20g Papatya çiçeği
20g Oğul otu
10g Anason tohumu
10g Rezene tohumu
Gökçek Nefes yolları enfeksiyon çayı;
25g Itır kökü
20g Adaçayı yaprağı
20g Papatya çiçeği
20g Sinirli ot
15g Kekik otu
Gökçek Üşütme çayı (Ateşli hastalıklarda terlemek için);
25g Ihlamur çiçeği
25g Mürver çiçeği
25g Papatya çiçeği
25g Keçisakalı çiçeği
Gökçek Mide bağırsak çayı (Bağırsak krampları);
30g Kaz otu
30g Civanperçemi otu
30g Papatya çiçeği
10g Oğul ot yaprağı
Araştırmalar; Papatya çiçekleri su buharı ile damıtılır (destilasyon) ve elde edilen eterik yağ Aroma tedavisinde; Öksürük, bronşit, sinusitis, boğmaca, akne, zona hastalığı, baş ağrısı, migren, deri kaşıntısı, korku ve uyuyamama gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Takriben 500kg Papatya çiçek başından 1kg eterik yağ elde edilir ve günümüzde en çok kullanılan ve kaliteli olan mısır papatya eter yağıdır. Endüstri ülkelerinde aşırı hava ve çevre kirliliği nedeni ile tavsiye edilmemektedir. Yukarıdaki rahatsızlıklara karşı genellikle eter yağ terkipleri kullanılırsa, daha etkili olur. Bir parça ekmeğe veya bir küp şekere 2-3litre kaynar suya 5-6 damla damlatılır ve tütsüsüne durulur.
Banyosu; Papatya çiçeklerinden 40-50gram demliğe konur üzerine 500-600ml kaynar su ilave edilir, 5-10dakika demlemeye bıraktıktan sonra, içi 38-42˚ lik sıcak su ile dolu olan küvete boşaltılır. Banyo süresi 15-20 dakika sürer ve banyodan silinmeden çıkılarak 20-30dakika yatılır ve sonra yeniden duş alınır. Şayet papatya çiçeği bulmak mümkün olmaz ise küvete 15-20 damla papatya yağı damlatılır.
Merhemi; 250gr Vazelin, 250gr Parafin hafif eritildikten sonra içine 100gr Papatya çiçeği ilave edilir ve 24 saat buzdolabında bekletildikten sonra hafif ısıtılır ve süzülür ve papatya merhemi elde edilir. Isıtma işleminde iç içe iki tencere kullanılır, alttaki tencerede kaynar su içteki tencerede merhem bulunur.
Ko; Kaşıntılı, kabarcıklı deri hastalıklarında papatya çiçeklerinin çayı hazırlanır ve bu deme batırılan temiz bez ağrıyan yere sarılır. Bu demle kadınlar vajinalarını yıkarlar.
Homeopatide; Papatya çiçeklerini açmaya başladığı an bitki köklerinden sökülür kökleri yıkanır, bitkinin tamamı ince kıyılır bir şişeye konur, takriben 100gram papatyanın üzerine 500ml %70lik alkol (Etanol) doldurulur. Şişe güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve iki günde bir çalkalanır ve de 4-6 hafta sonra Homeopatide <<Chamomilla>> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentür oldukça çok rahatsızlığa karşı kulanılır. Bunların başında; Başa kan hücumu, öfke, sinirlilik, huzursuzluk, nevralji, diş ağrısı, uyuyamama, ağrılara karşı aşırı duyarlılık, kramplar, soğuğa karşı aşırı duyarlılık, soğuk rüzgara karşı duyarlılık, hava ceryanı, öksürük, bronşit, boğmacayı sayabiliriz.
Hastalığın beliritileri (Semptom);
1) Ağrılara karşı aşırı duyarlılık, Aşırı sinirlilik, hassasiyet.
2) Aşırı sinirlilikten uyuyamama.
3) İç huzursuzluk, çocuk kucakta taşınmak ister, yatağı istemez.
4) Diş çıkaran çocukların ağrılarına, rahim ağrılarına ve kramplarına karşı.
5) Başa kan hücumu ve yüzün yanması vücudun diğer kısımlarının üşümesi.
6) Kahve, Alkol, Öfke ve Sinirliliğin sebep olduğu başka hastalıklara karşı.
7) Rahatsızlıklar yatınca artar, kalkınca azalır.
8) Özellikle kulaklar soğuk havaya karşı duyarlı ise.
9) Kahve içince mide ağrıyorsa.
10) Gaita kokmuş yumurta gibi kokuyorsa.
11) Yüzün bir tarafı kırmızı ve sıcak iken diğer tarafı soluk ve soğuk ise.
12) Kuru öksürük, geceleri daha kötü özelikle uyurken uyanmıyorsa.
13) Vücut soğuk yüz ve nefes sıcak ise.
14) Kronik öksürük kışın ve soğuk havada azıyorsa. İşte o zaman papatya tentürü gerekir. Yukarıdaki çay harmanlarından da aynı şekilde posyonlar hazırlanır.
Ekstresi; Alkol (Etanol) ve su karışımı ile elde edilen ekstrede aynı tentürleri gibi kullanılır.
Yan Tesirleri; Almanya’da Papatya çayı, Türkiye’de siyah çay gibi bilinip tanınmakta kahve ve de siyah çaydan sonra en çok içilen şifalı çaylardan biridir. Papatya sürekli ve aşırı dozajda içildiğinde mide krampları, bağırsak krampları, baş dönmesi, nadiren alerjiye ve kaslarda felce (uyuşukluğa) neden olur.
stellla amore
Evet, biz KANLI İSHAL sorunu yaşadık. PAPATYA - B - Seti kullandık ve çok hızlı kesti. 2. GÜN İSHAL DURMUŞTUM
KAYNAK
Cihat Tosun
CANDİDA bende de var ÇOBAN ÇANTASI ile PAPATYA SETİ KULLANIYORUM ÇOK ŞÜKÜR İYİYİM daha da iyi olacağım hocamızın sayesinde Allah razı olsun hocamızdan inşallah
KAYNAK
İran bitkilerinden elde edilen uçucu yağların flukonazole dirençli ve flukonazole duyarlı Candida albicans'a karşı antifungal aktivitesi
Aghil Sharifzadeh 1 ve Hojjatollah Shokri 2, *
Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
1 Mikoloji Araştırma Merkezi, Veteriner Fakültesi, Tahran Üniversitesi, Tahran, İran
2 Veteriner Fakültesi, Amol Özel Modern Teknolojiler Üniversitesi, Amol, İran
* Sorumlu Yazar: Tel: 01144153452, Faks: 01144153453, hshokri@ausmt.ac.ir
Git: Soyut
Amaç:
Bu çalışmanın amacı, orofaringeal kandidiyazisli (OPC) HIV pozitif hastalardan izole edilen hem flukonazole (FLU) dirençli hem de FLU'ya duyarlı C. albicans suşlarına karşı, bitkilerden elde edilen seçilmiş uçucu yağların antifungal aktivitesini test etmektir.
Malzemeler ve yöntemler:
Uçucu yağlar hidrodistilasyon yöntemiyle Myrtus communis ( My. communis ), Zingiber officinale roscoe ( Z. officinale roscoe ), Matricaria chamomilla ( Ma. chamomilla ), Trachyspermum ammi ( T. ammi ) ve Origanum vulgare ( O. vulgare ) elde edilmiştir. . Duyarlılık testi M27-A2 metodolojisine dayanıyordu. Uçucu yağların kimyasal bileşimleri gaz kromatografisi-kütle spektroskopisi (GC-MS) ile elde edilmiştir.
Sonuçlar:
GC-MS analizinde timol (%63.40), linalool (%42), α-pinen (%27.87), α-pinen (%22.10) ve zingiberene (%31.79) T'nin ana bileşenleri olarak bulundu. ammi , O. vulgare , My. komünizm , Ma. sırasıyla chamomilla ve Z. officinale roscoe . Sonuçlar, uçucu yağların farklı seviyelerde antifungal aktiviteye sahip olduğunu gösterdi. O. vulgare ve T. ammi uçucu yağlarının en verimli olduğu bulundu (P<0.05). Ana bulgu, FLU'ya dirençli C. albicans'ın uçucu yağlara duyarlılığının, FLU'ya duyarlı mayalardan daha yüksek olmasıdır.
Çözüm:
Bu çalışmanın sonuçları, tıbbi bitkilerden elde edilen yağların, potansiyel anti FLU-dirençli C. albicans ajanları olarak kullanılabileceğini göstermiştir.
Anahtar Kelimeler: Oral kandidiyazis , Candida albicans , Uçucu yağlar , Origanum vulgare , Flukonazole dirençli izolatlar
Git: giriiş
Orofaringeal kandidiyazis (aynı zamanda oral pamukçuk veya OPC olarak da bilinir), Candida türlerinin ağız mukozası üzerindeki yaygın fırsatçı bir mikozudur (William ve Timothy, 2006 ▶ ). Candida albicans ( C. albicans ), oral kandidiyazisli hastalardan izole edilen en yaygın maya türüdür. C. albicans ve diğer Candida türlerine bağlı fırsatçı enfeksiyonların görülme sıklığı artmaktadır (Fidel, 2006 ▶ ). Oral kandidiyazis, HIV ile ilişkili en yaygın oral lezyondur ve çoğu hasta, orijinal olarak oral kavitenin bir kommensal olarak mevcut olan bir suş ile enfektedir (Wabe ve ark., 2011 ▶ ). spektrumuCandida enfeksiyonu, asemptomatik kolonizasyondan patojenik formlara kadar çeşitlidir. Candida enfeksiyonunun gelişimindeki ilk adım , mukokutanöz yüzeylerin kolonizasyonudur. HIV enfeksiyonu sadece artan kolonizasyon oranları ile değil, aynı zamanda aşikar hastalık gelişimi ile de ilişkilidir (Khan ve ark., 2012 ▶ ). HIV enfeksiyonunun seyri sırasında, Candida enfeksiyonu oranı, hastanın CD4 sayıları ile ters orantılıdır ve bu da anti-retroviral tedavi kullanımına bağlıdır. HIV-pozitif hastalar, HIV-negatif deneklerden daha fazla ve daha çeşitli maya taşırlar (Pappas ve ark., 2003 ▶). Erken tanı ve profilaktik tedavi, yüksek riskli hastalarda ciddi morbidite ve ölümcül sonuçları önleyebilir. Polien antibiyotikler, yarım yüzyıldır antifungallerin ilk tercihi olmuştur. Son zamanlarda, azoller sistemik mantar enfeksiyonu olan hastaları tedavi etmek için kullanılmıştır. Flukonazolün (FLU) iyi tolere edildiği kabul edilir ve OPC tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir (Koletar ve diğerleri, 1990 ▶ ). HIV hastalarında uzun süreli oral kandidiyaz tedavisi, ilaca dirençli kandidiyaz gelişimine neden olabilir (Hamza ve ark., 2008 ▶ ).
Uçucu yağ, yüksek oranda uçucu aroma bileşikleri içeren ve bitkinin kendine özgü bir kokusunu, aromasını veya özünü taşıyan bitkilerin herhangi bir konsantre, hidrofobik (su ile karışmaz), tipik olarak lipofilik (yağda veya yağda çözünür) sıvısına atıfta bulunur. Bu geniş ve çeşitli yağ sınıfına ayrıca uçucu yağlar veya eterik yağlar da denir. Uçucu yağlar, yapraklar, tohumlar, çiçekler, kökler ve kabuklar dahil olmak üzere bitkilerin çeşitli kısımlarında bulunur. Bitki için, anti-bakteriyel, anti-mantar ve anti-parazitik özellikler içeren parazitler ve enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olan bileşikler içeren uçucu yağların bitkinin yaşamı için hayati olduğu düşünülmektedir. İnsanlar için uçucu yağlar parfüm, kozmetik ve banyo ürünlerinde, yiyecek ve içeceklere tat vermek, tütsü ve ev temizlik ürünlerini kokulandırmak ve tıbbi amaçlar için kullanılır.▶ ).
Antimikrobiyal özellikler, bu sorunları çözebilecek yeni kimyasal antifungal ilaç sınıflarını keşfetme girişiminde, çok çeşitli bitki özleri, uçucu yağlar ve doğal ürünlerde daha sık rapor edilmiştir (Ali ve diğerleri, 2001 ▶ ). Uçucu yağlar, oldukça farklı konsantrasyonlarda yaklaşık 20-60 bileşen içerebilen çok karmaşık doğal karışımlardır. İzlerde bulunan diğer bileşenlerle karşılaştırıldığında oldukça yüksek konsantrasyonlarda (%20-70) iki veya üç ana bileşenle karakterize edilirler (Bakkali ve Averbeck, 2008 ▶ ). Literatüre göre Candida'ya karşı doğal ürün aktivitesinin araştırılması94 familyadan yaklaşık 258 bitki türünün araştırılmasıyla türler son 10 yılda önemli ölçüde artmıştır (Feldmesser, 2003 ▶ ; Duarte vd., 2008 ▶ ). İran biyomlarından gelen bitkiler ayrıca yerel halk tarafından çeşitli hastalıkların tedavisinde doğal ilaçlar olarak kullanılmıştır (Jafari ve diğerleri, 2003 ▶ ; Khosravi ve diğerleri, 2008 ▶ ). Bununla birlikte, zengin floraya rağmen, bu bitkilerin antifungal aktivitesi kapsamlı bir şekilde çalışılmamıştır. Antifungal aktivite gibi yeterince temsil edilmeyen bazı hedefler için tarama programları, yeni antimikrobiyal ilaçların geliştirilmesi için aday bileşikler sağlayabilir. Anti- Candida'yı keşfetmek içinBu çalışma Myrtus communis ( My. communis ), Zingiber officinale roscoe ( Z. officinale roscoe ), Matricaria chamomilla ( Ma. chamomilla ), Trachyspermum ammi ( T. ammi ) olmak üzere beş bitki esansiyel yağının antifungal aktivitesini taramak için yapılmıştır. ve OPC'li HIV pozitif bireylerin ağız boşluğundan izole edilen C. albicans'a karşı Origanum vulgare ( O. vulgare ).
Git: Malzemeler ve yöntemler
Bitki malzemeleri
İran Orman Teşkilatı tarafından tespit edilen bazı şifalı bitkilerin farklı organları şu şekilde seçilmiştir: My. komunis yaprakları (Kerman ili, fiş no. 1357), Z. officinale roscoe rizomları (Şiraz ili, fiş no. 24999), Ma. chamomilla çiçekleri (Yasuj ili, fiş no. 1387-1), T. ammi tohumları (İsfahan ili, fiş no. 15125) ve O. vulgare yaprakları (Kürdistan ili, fiş no. 9428).
mantar önleyici ilaçlar
Flukonazol (FLU) tozu (Janssen Pharmaceutica, Beerse, Belçika) satın alındı, steril distile suda çözüldü ve -20 o C'de 0.25 ml'lik kısımlar halinde saklandı .
Uçucu yağların ekstraksiyonu
Bitki tozları (100 g), 3 saat boyunca bir Clevenger tipi aparat kullanılarak hidrodistilasyona tabi tutuldu. Toplanan uçucu yağlar susuz sodyum sülfat ile kurutuldu, süzüldü ve karanlıkta 4-6 o C'de saklandı (Council of Europe, 1997 ▶ ).
Uçucu yağların GC-MS analizi
GC-MS analizleri, bir Hewlett Packard kütle seçici detektörü 5973 (Agilent Technologies) ile arayüzlenmiş, HP1 kaynaşmış silika kolonu (polidimetilsiloksan, x 0.25 mm id, film kalınlığı 0.25 mm) ile donatılmış bir Hewlett Packard 6890 gaz kromatografında gerçekleştirilmiştir. HP Enhanced ChemStation yazılımı, sürüm A.03.00. GC parametreleri yukarıdaki gibidir, diğer parametreler ise: ara yüzey sıcaklığı 250 o C; MS kaynak sıcaklığı 230 o C; MS dört kutuplu sıcaklık 150 o C; iyonlaşma enerjisi 70 eV; iyonizasyon akımı 60 mA; tarama aralığı 35-350 u; s _ tarar1 4.51. Bileşiklerin kimliği, hem SPB-1 hem de SupelcoWax-10 kolonları üzerindeki tutma endekslerinden ve kütle spektrumlarından elde edildi. C8-C22 n-alkanların alıkonma sürelerine göre lineer enterpolasyonla hesaplanan alıkonma endeksleri, kendi laboratuvar veri tabanımıza dahil edilen otantik numunelerinkilerle karşılaştırıldı. Elde edilen kütle spektrumları, ev yapımı bir kütüphaneden veya literatür verilerinden referans yağların bileşenlerinin ve ticari olarak mevcut standartların karşılık gelen verileriyle karşılaştırıldı (Adams, 2004 ▶ ).
C. albicans izolatları ve inokulum hazırlama
OPC'li HIV pozitif hastalardan toplam 60 C. albicans izolatı (30 FLU'ya dirençli ve 30 FLU'ya duyarlı suş) elde edildi. Tüm denekler çalışmaya katılmak için bilgilendirilmiş onam verdi. Mayaların tanımlanması için germ tüp testi, CHROM agar, β-glukosidaz testi, üreaz testi, cornmeal agar-Tween 80, RAPID maya plus sistemi (Remel Inc., ABD) ile şeker fermantasyonu ve asimilasyon testleri yapılmıştır. Organizmalar Sabouraud dekstroz agarda (Difco, Spark, MD, ABD) 48 saat süreyle 35 o C'de kültürlendi. Mayaların sayısı standart McFarland sayım yöntemi kullanılarak 1.5×108 CFU.ml-1 verecek şekilde ayarlandı .
Uçucu yağların anti- C. albicans aktivitesi için taranması
C. albicans izolatları, CLSI kılavuzuna (M44-A) göre FLU duyarlılığına göre sınıflandırıldı (NCCLS, 2004). Grip kırılma noktaları disk difüzyon yöntemine duyarlı (≥ 19 mm) ve dirençli (≤ 14 mm) olarak kabul edildi. Minimum inhibitör konsantrasyon (MIC) ve minimum fungisit konsantrasyon (MFC), modifikasyonlu mayalar için M27-A2 referans belgelerine göre belirlenmiştir (CLSI, 2002). Kısaca, uçucu yağların (10 mg.ml-1) stok çözeltileri steril Sabouraud dekstroz besiyerinde hazırlandı. Her bir uçucu yağın stok solüsyonunun seri dilüsyonları aşağıdaki gibi hazırlandı: T. ammi (200 ila 1000 μg.ml-1), My. communis (1000 ila 5000 μg.ml-1), Z. officinale roscoe (1000 ila 5000 μg.ml-1), Ma. papatya(1000 ila 3000 μg.ml-1) ve O. vulgare (100 ila 500 μg.ml-1) cam tüplerde. 100 µl yağ ve 900 µl Sabouraud dekstroz broth içeren her tüpe elli mikrolitre maya süspansiyonu ilave edildi ve tüm tüpler 35 o C'de 48 saat inkübe edildi. Yalnızca Sabouraud dekstroz broth içeren, ancak mikroorganizma içermeyen tüpler kontrol olarak kullanıldı. Mantar büyümesini engelleyen en düşük yağ konsantrasyonları MIC'ler olarak tanımlandı. MFC'leri belirlemek için, her bir tüpten bir öze dolusu sıvı besiyeri çıkarıldı ve ayrı Sabouraud dekstroz agar plakalarına noktasal olarak aşılandı. Plakalar, 48 saat boyunca 35°C'de inkübe edildi ve MFC'ler , hücrelerin %99.9'unu öldürmek için gereken karşılık gelen konsantrasyonlar olarak tanımlandı.
istatistiksel analiz
Mantar önleyici aktivite, iki kuyruklu eşleştirilmiş öğrenci t-testi ile analiz edildi. İstatistiksel anlamlılık, 0,05'ten küçük bir P değeri olarak kabul edildi.
Git: Sonuçlar
Yukarıda bahsedilen bitkilerin toprak üstü kısımlarının hidrodistilasyonu sarımsı uçucu yağlar verdi ve bunların bileşenleri aşağıdaki şekillerde gösterildi.tablo 1. GC-MS analizleri sonucunda ana bileşenlerin O. vulgare'de linalool (%42), timol (%25.10) ve α-terpineol (%10) , α-pinen (%27.87), 1, My'de 8-sineole (%20.15) ve linalool (%10.26 ) Ma'da komünis , α-pinen (%22.10), camphene (%10.10) ve bisabolol oksit (%8.45) . chamomilla , timol (%63.40), ρ-simen (%19) ve γ-terpinen (%16.90), T. ammi ve zingiberene (%31.79), AR-curcumene (%15.88) ve β-sesquiphellandrene (%15.57) içinde Z. officinale roscoe. tablo 1
Gaz kromatografisi/kütle spektroskopisi (GC-MS) ile tanımlanan bazı İran esansiyel yağlarının bileşimleri
| %42 | Linalol | %63.40 | timol | %31.79 | Zingiberen | 27.87% | α-Pinen | %22.10 | α-Pinen | 1 | |||||
| %25,10 | timol | %19 | ρ-Simen | %15.88 | AR-Kurkumen | %20.15 | 1,8-Sineol | %10,1 | kamphen | 2 | |||||
| %10 | α-Terpineol | %16.90 | γ-terpinen | %15.57 | β -Seskifellandren | %10.26 | Linalol | %8.45 | bisabolol oksit | 3 | |||||
| %5,70 | Z-Caryohyllene | %0.40 | sabinen | %9,29 | β -bisabolen | %7.64 | α-Terpineol | %6.35 | a-bisabolol | 4 | |||||
| %3.40 | Borneol | %0.10 | β-Okimen | %5,71 | α -Farnesen | %6.17 | Linalil asetat | %5,64 | limonen | 5 | |||||
| %2,30 | alman asetat | %0.07 | α-Tujene | %3,56 | γ -Kadinen | %4.87 | alman asetat | %4 | sabinen | 6 | |||||
| %2 | 1,8-Sineol | %0.06 | α-Pinen | %3.23 | α -Eudesmol | %4.04 | a-terpinil asetat | %4 | kafur | 7 | |||||
| %1,70 | γ -bisabolen | - | - | %2,35 | 4, 5-Dimetil1-11-Metilen Üç Tekerlekli Bisiklet | %1,57 | karyofilen oksit | %3.45 | 1,8-Sineol | 8 | |||||
| %1,60 | kafur | - | - | %2,01 | nerolidol | %1,57 | trans-Karyofillen | %1,60 | α-Terpinen | 9 | |||||
| %1,50 | Bisiklogermakren | - | - | %2 | 7- a -(1-Hidroksil-1-Metiletil) | %1,48 | Metil öjenol | %1 | γ-terpinen | 10 | |||||
| %1.30 | γ-terpinen | - | - | %1,37 | Geraly asetat | %1,35 | α-Humulen | %0.90 | Germacrene D | 11 | |||||
| %1 | Terpinen-4-ol | - | - | %1,10 | Germacrene B | %0.88 | β -Pinen | %0,89 | E-Sabinol | 12 | |||||
| %0.50 | ρ-Simen | - | - | %0.97 | Geraniol | %0.67 | 4-Terpineol | %0.87 | Z-Sabinenehidrat | 13 | |||||
| %0.30 | α-Pinen | - | - | %0.97 | Endo-Borneol | %0.63 | δ-3-Karen | %0.85 | Bisiklogermakren | 14 | |||||
| %0.30 | kamphen | - | - | %0.93 | β -Phellandren | %0.59 | γ-terpinen | %0.76 | spatülenol | 15 | |||||
| - | - | - | - | %0.73 | kamphen | %0.54 | α-Tujene | %0.74 | 4-Terpineol | 16 | |||||
| - | - | - | - | %0.64 | δ -Cadinene | %1,93 | Diğerleri | %0.68 | E-β-farnesen | 17 | |||||
| - | - | - | - | - | - | - | - | %0.69 | α-Terpineol | 18 | |||||
| - | - | - | - | - | - | - | - | %0.65 | Borneol | 19 | |||||
| - | - | - | - | - | - | - | - | %0.65 | α-Funebren | 20 | |||||
| 5.12 | Diğerleri | 21 | |||||||||||||
| 9 % 8,7 | - | %99.9 | - | %97,1 | - | %92.21 | - | 8 0 . % 76 | - | Toplam | |||||
Bu çalışmada C. albicans için aktif yağların MIC ve MFC değerleri belirlenmiş ve sonuçlarTablo 2. MIC değerleri , FLU'ya dirençli suşlar için 300 ila 3200 μg.ml-1 ve FLU'ya duyarlı suşlar için 300 ila 3000 μg.ml-1 arasında değişen MIC değerleri ile test edilen C. albicans üzerinde inhibitör etkilerin varlığını göstermiştir . Test edilen bitkiler arasında en fazla aktivite, C. albicans'a karşı daha düşük MIC değerleri gösteren O. vulgare ve T. ammi uçucu yağlarında gözlendi (P< 0.05), ardından Ma. chamomilla , Z. officinale roscoe ve My. yedeği grupları için komünis yağları. Tablo 2
Orofaringeal kandidiyazisli HIV pozitif hastalardan elde edilen Candida albicans izolatlarına karşı bazı uçucu yağların minimum inhibitör konsantrasyonu (MIC) ve minimum fungisit konsantrasyonu (MFC)
| trakispermum ammi | 320±44,72 | 420±44,72 | 320±44,72 | 400±70,71 |
| Myrtus komunis | 3200±447.21 | 3800±570.08 | 3000±0 | 3600±223,60 |
| Zingiber resmi roscoe | 2500±0 | 3000±0 | 2500±0 | 3100±223,60 |
| Matricaria chamomilla | 1700±410,79 | 2300±273.86 | 1550±410,79 | 2200±273.86 |
| Origanum vulgare | 300±0 | 400±0 | 300±0 | 400±0 |
Bitkilerden elde edilen uçucu aromatik yağların antimikrobiyal özellikleri antik çağlardan beri bilinmektedir. Burada, bitkilerden elde edilen uçucu yağların hem FLU'ya duyarlı hem de dirençli C'ye karşı antifungal aktivitelerini değerlendirdik . albicans suşları (Shokri ve diğerleri, 2012). Bulgularımız, O. vulgare uçucu yağının ana bileşenler olarak linalool (%42), timol (%25.10) ve α-terpineol (%10) içerdiğini gösterdi. O. vulgare'nin uçucu yağı birkaç yazar tarafından analiz edilmiştir. Ana bileşenler timol, a-terpineol, linalil asetat ve linalool olarak rapor edildi. Bu çalışmada, GC-MS analizi, T. ammi uçucu yağınıntimol (%63.40), ρ-simen (%19) ve γ-terpinen (%16.90) açısından zengindi ve bileşimler önceki araştırmaların yağ bileşimlerine benzerdi (Pérez ve diğerleri, 2007; Martino ve diğerleri, 2009 ▶ ). Genel olarak, timolün çeşitli mantar patojenlerine, özellikle de C. albicans'a karşı aktif olduğu görülmektedir (Abbaszadeh ve diğerleri, 2014 ▶ ).
GC–MS analizleri sonucunda My'de α-pinen (%27.87), α-pinen (%22.10) ve zingiberen (%31.79) ana bileşiklerdi . komünizm , Ma. sırasıyla chamomilla ve Z. officinale roscoe yağları. Bu bulgular, diğer araştırmacılar tarafından yürütülen önceki çalışmalarla uyumludur (Sultan ve diğerleri, 2005 ▶ ; Ayoughi ve diğerleri, 2011 ▶ ; Nabavizadeh ve diğerleri, 2014 ▶ ). Farklı çalışmalarda küçük farklılıklar fizyolojik varyasyon, genetik faktörler ve evrimin yanı sıra hasat zamanı ve periyodundan kaynaklanabilir.
Bu çalışma, FLU'ya dirençli için 300 ila 3200 μg.ml-1 ve FLU'ya duyarlı C. albicans suşları için 300 ila 3000 μg.ml-1 arasında değişen uçucu yağların inhibe edici aktivitesini göstermiştir. Sonuçlarımız My olduğunu doğruladı . komunis, Z. officinale roscoe, Ma. Chamomilla, T. ammi ve O. vulgare esansiyel yağları, hem FLU'ya duyarlı hem de dirençli C. albicans izolatlarına karşı antifungal aktivitelere sahiptir. Uçucu yağ konsantrasyonu değiştirildiğinde uçucu yağların inhibitör etkisi artmıştır. Bu sonuçlar başka çalışmalarda da bildirilmiştir (Motsei ve ark., 2003 ▶ ). Sonuçlarımız, O. vulgare tarafından C. albicans büyümesi üzerinde en iyi inhibitör etkiyi ortaya koydu.ve T. ammi yağları (P< 0.05). İran O. vulgare ve T. ammi yağları, mantarlara karşı en aktif bileşeni gösteren monoterpen fenoller, özellikle timol bakımından zengindir (Salehi Surmaghi, 2006 ▶ ). Timolün antifungal mekanizması iyi anlaşılmamıştır, ancak mayaların morfolojik deformasyonu, çökmesi ve bozulması ile membran ve hücre duvarı bozulması hipotezi ileri sürülmüştür (Ahmad ve ark., 2011 ▶ ).
FLU'ya duyarlı ve dirençli C. albicans , birbirleriyle karşılaştırıldığında, uçucu yağlara duyarlılıklarına sahip olduğunda, FLU'ya duyarlı C. albicans grubu, FLU'ya dirençli olandan daha duyarlıydı. FLU'ya duyarlı grup, uçucu yağlarla tedaviye daha duyarlı olmasına rağmen, aralarında önemli bir fark yoktu. Duyarlılık profillerinin karşılaştırılması, FLU'ya dirençli grubun, FLU'ya duyarlı grup kadar duyarlı olduğunu gösterdi. Bu gerçek, uçucu yağların antifungal etki mekanizmasının, azollere karşı dirençle ilişkili değişikliklerden bağımsız olduğunu göstermektedir (Pozzatti ve diğerleri, 2008 ▶ ). Böyle ilginç bir sonuç, diğer FLU'ya dirençli mantarlar dahil olmak üzere daha fazla çalışmayı garanti eder. Kimyasal bileşim ile ilgili olarak,T. ammi ve O. vulgare uçucu yağları sırasıyla %63.4 ve %25.1 konsantrasyonlarında timol gösterdi. Bu nedenle, güçlü anti- Candida aktivitesinden sorumlu ana bileşik olabilir . Bildiğimiz kadarıyla bu, T. ammi ve O. vulgare uçucu yağlarının FLU'ya dirençli C. albicans izolatlarına karşı etkinliğini gösteren ilk çalışmadır.
Candida izolatları üzerinde yapılan duyarlılık testi sonuçları, My uçucu yağlarının olduğunu göstermiştir . komünizm, anne chamomilla ve Z. officinale roscoe , O. vulgare ve T. ammi'den elde edilenlerden daha az aktifti . Bu nedenle, O. vulgare ve T. ammi'de timol içeriğinin daha yüksek bulunmasına rağmen , bunun yokluğunun muhtemelen azalmış antifungal aktiviteyi belirlediğini öneriyoruz. C. albicans izolatlarının grupları arasındaki karşılaştırma , FLU'ya dirençli C. albicans suşlarının My'a daha duyarlı olduğunu gösterdi . komünizmFLU'ya duyarlı izolatlardan daha uçucu yağ. Ma için de benzer sonuçlar gözlendi . chamomilla ve Z. officinale roscoe . Yukarıda bahsedilen en etkili üç uçucu yağda α-pinen veya zingiberen gibi bileşiklerin varlığının FLU'ya dirençli izolatlara karşı aktiviteden sorumlu olması ve direnç gelişimine ikincil biyokimyasal ve fizyolojik değişikliklerin izolatları daha duyarlı hale getirmesi mümkün müdür? bazı bileşikler? Bu sorulara doğru cevaplar, yeni ve daha kapsamlı testler gerektirecek ve mantar önleyici aktiviteye sahip yenilikçi moleküllerin geliştirilmesi için anahtar olabilir. Sonuçlarımız Pozzatti ve ark. (2008) ▶ ve Vazquez ve ark. (2005) ▶ çalışmalar.
Sonuç olarak, O. vulgare ve T. ammi esansiyel yağları My'inkilerle karşılaştırıldığında yüksek antifungal aktivite göstermiştir . komünizm, anne chamomilla ve Z. officinale roscoe yağları. Bu çalışmada, C. albicans grupları arasında duyarlılık açısından farklılıklar gözlenmiş; FLU'ya dirençli grubun, bu uçucu yağlara, FLU'ya duyarlı gruptan daha duyarlı olduğunu gösterir.
Git: teşekkür
Bu araştırma çalışması, Amol Özel Modern Teknolojiler Üniversitesi, Amol, İran'dan bir araştırma hibesi ile desteklenmiştir.
Git: Çıkar çatışması
Yazarlar bu makale ile ilgili herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan eder.
Git: Referanslar
- Abbaszadeh S, Sharifzadeh A, Shokri H, Khosravi AR, Abbaszadeh A. Gıda ile ilgili mantarların büyümesini kontrol etmek için alternatif ajanlar olarak timol, karvakrol, öjenol ve mentolün antifungal etkinliği. J MycolMed. 2014; 24 :e51–e56. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Abdurahman HN, Ranitha M, Azhari HN. Mikrodalga destekli hidrodistilasyon ile Zencefil (Zingiber officinale roscoe) ve Limon Otu'ndan (Cymbopogon citratus) uçucu yağın ekstraksiyonu ve karakterizasyonu. Int J Chem Environ Engin. 2013; 4 :221–226. [ Google Akademik ]
- Adams RP. Gaz kromatografisi/kütle spektroskopisi ile uçucu yağ bileşenlerinin tanımlanması. Carol Stream, IL: Allured Publishing Corporation; 2004. [ Google Akademik ]
- Ahmed A, Khan A, Akhtar F, Yousuf S, Xess I, Khan LA. Candida'ya karşı ergosterol biyosentezini ve membran bütünlüğünü bozarak timol ve karvakrolün mantar öldürücü aktivitesi. Eur J Clin Microbiol Infect Dis. 2011; 30 :41–50. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Ali NA, Julich WD, Kusnick C, Lindequist U. Yemen tıbbi bitkilerinin antibakteriyel ve sitotoksik aktiviteler için taranması. J Etnofarmakol. 2001; 74 :173–179. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Ayoughi F, Barzegar M, Sahari MA, Naghdibadi H. Artemisia dracunculus L ve endemik Matricaria chamomilla L'nin uçucu yağlarının kimyasal bileşimleri ve antioksidan etkilerinin değerlendirilmesi. J Agr Sci Tech. 2011; 13 :79-88. [ Google Akademik ]
- Bakkali F, Averbeck S. Uçucu yağların biyolojik etkileri. Gıda Kimyasal Toksikol. 2008; 46 :446-475. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Klinik Laboratuvar Standartları Enstitüsü. Mayaların Et Suyu Seyreltme Antifungal Duyarlılık Testi için Referans Yöntemi. Onaylı Standart M27-A2. Wayne PA: 2002. [ Google Akademik ]
- Avrupa Konseyi. 1997. 3. baskı. Strasbourg: Avrupa İlaçların Kalitesi Departmanı; Farmakognozi Yöntemleri; s. 121–122. [ Google Akademik ]
- Duarte MCT, Figueira GM. Brezilya'da kullanılan yerli ve egzotik şifalı bitkilerden elde edilen uçucu yağların ve özlerin Anti-Candida aktivitesi. İçinde: Rai MK, Carpinella C, editörler. Doğal Olarak Oluşan Biyoaktif Bileşikler: Zararlı ve Hastalıkların Kontrolü İçin Daha Yeni ve Daha Güvenli Bir Alternatif. Haworth Press Inc; 2008. [ Google Akademik ]
- Feldmesser M. Yeni ve gelişmekte olan antifungal ajanlar: solunum yolu enfeksiyonları üzerindeki etkisi. J Respir Med. 2003; 2 :371–383. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Fidel PL. HIV hastalığında Candida-konak etkileşimleri: Orofaringeal kandidiyazda ilişkiler. Adv Dent Arş. 2006; 19 :80-84. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Hamza OJM, Mate M, Kikwilu E, Moshi E, Mugust J, Mikke F, Verius M, Vander A. Dar es Salaam, Tanzanya'da oldukça aktif anti-retroviral tedavi [HAART] alan çocuklarda ve yetişkinlerde HIV enfeksiyonunun oral belirtileri. Biomed Merkezi Ağız Sağlığı. 2008; 6:12 . [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Jafari S, Amanlou M, Borhan-Mohabi K, Farsam H. Tekrarlayan aftöz stomatit tedavisinde Myrthus communis preparasyonu ile Zataria multiflora ve Anthemis nobelis ekstraktlarının karşılaştırmalı çalışması. Daru. 2003; 11 :1–5. [ Google Akademik ]
- Akut vajinal kandidiyaz tedavisi için Khosravi AR, Eslami A, Shokri H, Kashanian M. Zataria multiflora kremi. Int J Jinekol Obstet. 2008; 101 :201–202. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Khan AP, Malik A, Khan SH. HIV ile enfekte hastalarda kandidiyaz profili. İran J Mikrobiyol. 2012; 4 :204-209. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Koletar SL. İnsan immün yetmezlik virüsü ile enfekte hastalarda oral kandidiyaz tedavisi olarak klotrimazol troklarında oral fluokonazolün karşılaştırılması. Antimikrobiyal ajanlar chemother. 1990; 34 :2276-2278. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Martino LD, Feo VD, Formisano C, Mignola E, Senatore F. Campania (Güney İtalya) Molecul'de yabani olarak büyüyen Origanum vulgare L ssp hirtum (Link) Ietswaart'ın üç kemotipinden uçucu yağların kimyasal bileşimi ve antimikrobiyal aktivitesi . 2009; 14 :2735–2746. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Motsei ML, Lindsey KL, Staden J, Jager AK. Candida albicans'a karşı antifungal aktivite için geleneksel olarak kullanılan Güney Afrika bitkilerinin taranması. J Etnofarmakol. 2003; 86 :255–241. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Nabavizadeh M, Abbaszadegan A, Gholami A, Sheikhiani R, Shokouhi M, Shams MS, Ghasemi Y. Myrtus communis'ten elde edilen uçucu yağın kimyasal bileşeni ve antimikrobiyal etkisi, iki yaygın endodontik irrigana kıyasla kalıcı endodontik enfeksiyonda yer alan mikroorganizmalar üzerinde: Bir in vitro ders çalışma. J Conserv Dent. 2014; 17 :449–453. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Pappas PG, Rex JH, Lee J. Kandidemi ile ilgili ileriye dönük bir gözlemsel çalışma: hastanede yatan yetişkin ve pediatrik hastalarda epidemiyoloji, tedavi ve mortalite üzerindeki etkiler. Klinik Enfeksiyon Dis. 2003; 37 :634-643. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Pérez RA, Navarro T, de Lorenzo C. 'Campo Real' sofralık zeytin müstahzarlarında baharatlardan elde edilen uçucu bileşiklerin bir lezzet kaynağı olarak HS-SPME analizi. Lezzet Frag J. 22 :265–273. [ Google Akademik ]
- Pozzatti P, Scheid LA, Spader TB, Atayde ML, Santurio JM, Alves SH. Baharat olarak kullanılan bitkilerden elde edilen uçucu yağların flukonazole dirençli ve flukonazole duyarlı Candida spp'ye karşı in vitro aktivitesi. Can J Mikrobiol. 2008; 54 :950–956. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Salehi Surmaghi H. Şifalı bitkiler ve fitoterapi. Tahran: Donyaee Taghazie; 2006. s. 55–58. [ Google Akademik ]
- Shokri H, Sharifzadeh A, Ashrafi Tamai I. Geleneksel tıpta kullanılan bazı İran bitkilerinin Anti-Candida zeylanoides aktivitesi. J Mycol Med. 2012; 22 :211–216. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
- Sultan M, Bhatti HN, Iqbal Z. Zencefil uçucu yağının kimyasal analizi (Zingiber officinale) Pakistan J Biol Sci. 2005; 8 :1576–1578. [ Google Akademik ]
- Vazquez RS, Dunford NT. Nem ve bitki olgunluğundan etkilenen Meksika kekik yağının biyoaktif bileşenleri. J Essent Oil Res. 2005; 17 :668-671. [ Google Akademik ]
- Wabe NT, Hussein J, Suleman S, Abdella K. Candida albicans'ın in vitro antifungal duyarlılığı, Etiyopya'da insan immün yetmezlik virüsü ile enfekte olmuş hastaların ağız boşluklarından izole edilmiştir. J Exp İnteg Med. 2011; 1 :265–271. [ Google Akademik ]
- William JD, Timothy BG. Andrews'in cilt hastalıkları. 2006. 45 s. [ Google Akademik ]
































Yorum yap