Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ormus Gld

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • #16
    Bilinçaltının özellikleri Nedir

    Bilinçaltının Özellikleri Nedir?


    Moral Dünyası Dergisinde Fatih Reşit Civelekoğlu “İnsanlığın kendini keşfetme sürecinde bir mit: Bilinçaltı” başlıklı makelsiyle bilinçaltı kavramını bir başka açıdan değerlendiriyor…

    Bedenimizin en ücra hücrelerinin ileri görüntüleme teknikleriyle görüntülenebildiği, insanlığın kılcal damarların içinde gezindiği günümüzde bilinçaltı, bizler için hâlâ bilinmezliğini korumaya devam ediyor.

    İnsanlığın binlerce yıllık serüveninde doğudan batıya her din, her felsefe okulu, her tasavvufi ekol kendince bilinçaltını anlamaya ve tanımlamaya çalışmıştır. Son yüzyılda bu kervana bilim de katılmıştır. Ancak, insanlık hâlâ bilinçaltı gerçeğini tam olarak anlayabilmiş değildir. Kaldı ki yedi bilinmezden biri olan “ruh” gerçeğini anlayamadan bilinçaltının sırlarının tam olarak anlaşılabilmesi pek mümkün değil. Yine de insanlık, Mesnevi’de anlatılan “âmâların fili tarif etmeye” çalışmalarına benzer şekilde kendince tarifler ortaya koyma çabasındadır.

    Bizler psikolog olarak yaptığımız çalışmalarda insanın iç âlemindeki o karmaşık labirentin içinde bilinçaltının izini sürüyoruz. Aslını anlayamasak da işlevlerini biliyor ve onu tanımlamaya çalışıyoruz. Bununla birlikte bilim hâlâ Yunus Emre’nin “Bir ben vardır bende benden içeri” dizesindeki anlama ulaşabilmiş değil.

    Bilinçaltı nedir?
    Hepimiz, “içimde bir sıkıntı var”, “içime söz geçiremiyorum”, “içim içime sığmıyor” cümlelerini günlük hayatımızda sarf ederiz. İşte bu cümlelerde kastedilen “iç” esasında psikolojide “bilinçaltı” olarak tanımlanan yapıdan başkası değildir.

    Şuuraltı, alt benlik, bilinç dışı olarak da adlandırılan bilinçaltı kişiliğimizin farkında olmadığımız, kontrolümüz dışındaki parçasını temsil etmektedir. Diğer bir deyişle bu, buz dağının görünmeyen kısmıdır. Tabii burada aklımıza hemen, “bilinçaltı içimizdeki kişilik parçası ise bilinç neresi oluyor” gibi bir soru gelebilir. Bilinç, diğer bir deyişle “üst benlik” kişiliğimizin farkında olduğumuz parçası, yani “ben” dediğimiz zaman kastettiğimiz kişilik bölümüdür. Bilgisayarı kullanan kullanıcı, atı süren süvari ya da arabayı kullanan şoför misali.

    Beynimizin üstünde yerleşik olan ve sadece insan beynine özgü olan “korteks” adı verilen parça, bilincin beyinde konuşlandığı yerdir ve üst beyin olarak adlandırılmaktadır. Görüntüleme teknikleri, bilincin devrede olduğu her türlü etkinlikte bu bölgenin aktif olduğunu ortaya koymaktadır. Bilinçaltı ise “subkorteks” olarak adlandırdığımız alt beyin bölgesinde konuşlanmıştır ve bu bölgenin işleyişi üst beyinle koordineli olmakla beraber bağımsızdır.

    Bilinçaltımızı tanımadan insan gerçeğini doğru anlayabilmemiz zordur. Diğer bir deyişle kendimizi tanımamız, düşünce, duygu, davranış ve bedensel durumumuzun oluşumunda önemli derecede etkili olan bilinçaltını tanımakla mümkün olacaktır. Yunus Emre, “İlim, ilim bilmektir; ilim kendin bilmektir” diye boşuna söylememiştir.

    Medya, bilinçaltını etkiliyor
    Tanımlayamadığımız şeyi yönetemeyiz. Bilinçaltımızı tanımadan, dış dünyadan ve iç dünyamızdan yönelen uyarıcılardan nasıl etkilendiğini anlamadan, kendimizi doğru bir şekilde tanımlayabilmemiz mümkün değildir. Bilinçaltının insan benliğindeki etkisinin farkında olan reklam sektörü, potansiyel tüketiciler olan bizleri etkileme sürecinde çoğunlukla bilinçaltımızı hedeflemekte ve fark ettirmeden bilinçaltı düzeyinde bizimle iletişim kurmaktadır. Aynı şekilde medya da toplumlara yön verme sürecinde “radaraltı iletişim” olarak da adlandırabileceğimiz bilinçaltı yöntemlerini çoğunlukla kullanmaktadır. Darbe dönemlerinde ağırlıklı olarak kullanılmış olan ve Ergenekon operasyonuyla son dönemde yeniden gündemimize giren psikolojik harp yöntemleri de ağırlıklı olarak bilinçaltını etkilemeyi hedeflemektedir.

    Gerek dış dünyadan yönelen radar altı etkilere karşı koyabilmek, gerekse de iç dünyamızdan kaynaklanan faktörlerin düşünce, duygu ve davranışlarımızı istemediğimiz yönde etkilemesinin önüne geçebilmek için bilinçaltımızın özelliklerini bilebilmeliyiz.

    Nedir bilinçaltının özellikleri?

    1- Olumsuz yönergeleri algılayamaz: Özellikle çocuklarla olan iletişimde buna dikkat etmemiz gerekiyor. Eğer yönergelerimizin bilinçaltını da kapsayacak şekilde etkili olmasını istiyorsak bu, kesinlikle olumlu olmalı. Örneğin, “Pembe bir fil düşünme” dediğimizde alt beyin bölgesi bilinçten bağımsız olarak hemen pembe bir fil imgelemeye çalışacaktır.

    2- Geçmişi referans alır: Bilinçaltımız bir durum, nesne, kişi ya da olay ile karşılaştığında “Google” arama motoru misali, saniyenin onda biri kadar kısa bir süre içinde hafızayı tarayarak ilgili deneyimlere ulaşır. Bu özellik geçmişin günümüzü güçlü bir şekilde etkilemesine neden olur.

    3- Yararlılık ilkesiyle çalışır: Diğer bir deyişle, çıkarcıdır. Yönergelerimizin bilinçaltını harekete geçirebilmesi için kesinlikle birinci ya da ikinci derecede kazanımlar içermesi gerekir. Tavşanı kovalayan tazı gibidir.

    4- Korumacı bir tavrı vardır: Bizim açımızdan tehdit oluşturabilecek bir durumda bilincin onayına başvurmadan harekete geçer. Ani durumlarda ortaya çıkan refleks davranışları gibi…

    5- Acıdan uzak kalmaya çalışır: Diğer bir deyişle, kaçınmacıdır. Sorun yaşanabilecek durumlardan bizi uzak tutmaya çabalar. Eğer bir öğrenci ders çalışma süreçlerinde ailesiyle problem yaşamışsa, beyin onu dersten uzak tutmaya çalışır.

    6- Daima uygun olan seçeneği tercih eder: Bu özelliği ölümü görüp sıtmaya razı olmak şeklinde de açıklayabiliriz. Çoğu zaman üçüncü bir seçeneği aramak yerine mevcut ikisi içinden uygun olanını tercih eder. Psikolojik harpte çok kullanılan bir yöntemdir.

    7- Peşin olanı vadeliye tercih eder: Acelecidir, beklemeyi sevmez. Çocuklarla yapılan bir araştırmada çocukların dörtte üçü, hemen verilen bir lokumu günün sonunda kazanılacak iki lokuma tercih etmişlerdir.

    8- İhtiyaçları karşılamaya çalışır: Günümüz tüketim toplumunda insanların bilinçaltlarını tüketime yöneltebilmek için sanal ihtiyaçlar üretilir. Örneğin gerekli olmadığı halde günlük vitamin hapları kullanmak, kullanmayacağımız özelliklerle donatılmış cep telefonları edinmek gibi.

    9- Eksik parçaları tamamlamaya çalışır: Yarım kalan işler ve süreçler beynimizi meşgul eder. Sonu belirsiz diziler, yarım kalmış projeler gibi. Psikolojik harpte bulanık ve eksik bilgiler bilinçaltının tamamlamasına bırakılarak insanların iç âleminde istenmeyen algılar oluşturulmaktadır.

    10- Problemleri çözmeye çalışır: Bilinçaltınızın bir konu ile ilgilenmesini istiyorsanız onu bir problem haline dönüştürün; bütün gücüyle ona yönelecektir. Suni problemler ile insanların zihinlerinin meşgul edilmesi psikolojik harbin en etkili yöntemlerindendir.

    11- Eşleşmeler aracılığıyla öğrenir: Yeni bir bilgi ile ilgili yeni bir dosya açmak yerine onu zihnimizde var olan yerleşik bir bilgi ile eşleştirir. Psikolojik harpte önce olumsuz bir imaj bilinçaltında oluşturulur. Örneğin 28 Şubat sürecinde “Her yerde Fadime Şahin’ler görüyorum.” diyen bir kadının sözleri negatif eşleşmeye çarpıcı bir örnektir.

    12- Tasarruf ilkesiyle çalışır: Diğer bir deyişle, tembeldir. Az emekle çok yemek peşindedir.

    13- Genellemeler yapar: Özel olaylardan hareketle genel yargılara ulaşır ve daha sonraki aşamalarda dünyayı bu genellemeler sonucu oluşmuş ön kabuller algılar. Otoriter devletler eğitim sürecinde öğrencilerin bilinçaltında bu tür genellemeler aracılığıyla ön kabuller oluşturmaya çalışır.

    Yukarıdaki maddeler bilinçaltımızı tanımanın, daha nitelikli ve kendimize ait bir hayat yaşamamızda ne kadar gerekli olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

    Yorum yap


    • #17


      Bilinçaltı hakkında ne biliyoruz ?

      Henüz küçük bir çocukken bilinçaltımı beynimin köşesinde karanlık bir oda sanırdım. Son derece gizemli ve ürkütücü gelirdi.

      Yıllar içinde konuyla ilgili araştırmalar yapıp, eğitimler alınca anladım ki, bilinçaltının beynimizin köşesinde karanlık bir oda değil, sahip olduğumuz enerji alanı olduğunu öğrendim.

      Bugüne dek yaşadığımız yoğunluklu duygusal olayların bıraktığı inançlar ve bunların kodlamaları bilinçaltımızı oluşturuyor.

      Bilinçaltımoz tüm inançlarımızda, benliğimizde ve tüm duygularımda saklı.

      Dışarıdaki hayatımızın içimizde geliştiği alan.

      Çekim yasası an be an işlerken, bilinçaltımızda kayıtlı negatif kalıpların veya korkularımız yine çekim yasası gereği realize olur.

      Yani aslında çoğu kez bilinçli zihnimizle istediğimizi değil, bilinçaltında neye inanmışsak veya neden korkuyorsak onu çekeriz hayatımıza.

      Bu da demektir ki, hayatımızı bilinçli zihnimizden çok bilinçaltı zihnimiz yönlendiriyor.

      Yapılan araştırmalar bilinçaltı zihnin, bilinçli zihinden 30.000 kat daha güçlü olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır.

      Zihnimiz % 10 bilinç, % 90 bilinçaltımızdan oluşuyor. Bir aysberge benzetmek mümkün.

      Şimdi gelin bilinç ve bilinçaltı kavramlarına birlikte göz atalım.

      Bilincin Ana İşlevleri:
      1. Zihnimiz iradenin yeridir.
      2. Mantık yürütür, akılcı karar vermeyi sağlar.
      3. Farkındalığı gelişmiştir.
      4. Espriyi, alayı anlayabilir.
      5. Bilgiyi seri halde işler.
      6. Duyusal girişleri analiz edip, değerlendirir.
      7. Yavaş ve belirsizdir.
      8. Yeni şeyleri denemeye ve öğrenmeye meraklıdır.


      Bilinçaltının Ana İşlevleri :

      1. Hatıralarımızı depolar:
      Bilinçaltı zihin hatıraların depolanmasını programlar. 1957’deki Penfield Araştırmasına göre olan her şey sadık bir şekilde hafızamıza kaydedilir. Hatırlarsanız 1957’de bir kadını beyninde bir elektrotla deneme yaptılar ve kadın çok küçük bir çocukken olan doğum günü partisiyle ilgili her şeyi hatırladı. Elbisesinin tenine dokunuşunu, doğum günü pastasının tadını ve kokusunu, annesinin ve arkadaşlarının nasıl baktıklarını, vs ile ilgili her şeyi sanki oradaymış gibi hatırladı. Bunun sonucunda nöro fizikçiler 1957’de bize olan her şeyin tüm detaylarıyla beynimizde kaydedildiği gerçeğini kabul ettiler. 1960 yılında Carl Pribram beyindeki depolama alanını tüm vücuda yayan teorisiyle hatıraların sinir sisteminde holografik bir biçimde depolandığını söylediğinde Nobel Ödülü’nü kazandı. Hatıraların bu şekilde düzenlenmesinden ve onlara erişilmesinden sorumlu olan bilinçaltı zihindir.

      2. Tüm Hatıralarımızı Düzenler:
      Bilinçaltı zihin sinir sisteminde – vücutta – saklanan tüm hatıraları düzenler. Bu hatıraları düzenlerken depolanmış hatıralara işaret eden ve bu hatıralara erişimimizi kolaylaştırmak ve bunu mümkün kılmak için dizinler kullanır. Zaman Çizginiz de bu dizinlerden biridir, değerlerinizin düzenlenmesi bilinçaltı zihninizin kullandığı dizinlerden bir diğeridir.

      3. Duyguların Merkezi:

      Bilinçaltı zihin duyguların merkezidir. Bilinçli olarak hissedilmelerine rağmen duyguların merkezi bilinçli zihin değildir. Bilinçaltı zihin tarafından üretilir, sürdürülür ve onun sorumluluğu altındadırlar.

      4. Çözülmemiş Olumsuz Duygulara Bağlı Hatıraları Bastırır:
      İşte burası bazı ilginç çelişkilerin başladığı yerdir. Bilinçaltı zihin çözülmemiş olumsuz duygulara bağlı hatıraları bastırmakla da görevlidir. Buradaki vurgu “çözülmemiş” üzerindedir. Hatıra dokunulmamış duyguyla çözülene kadar bastırılacak. Çözülmemiş olumsuz duygu hatıranın içeriğinin, duygunun yoğunluğunu da kapsayarak bastırılmasına yol açabilir. Bastırılan olumsuz duygular vücuda hapsolmuştur ve birçok durumda vücuttaki sinir yollarının akışını engelleyecek bariyerler oluşturabilir.

      5. Duyguları Serbest Bırakmak İçin Bastırılan Hatıraları Sunar:
      Bastırılan hatıralar daha sonra hapsolan olumsuz duyguları kurtarmak için sunulur. Bu bilinçaltı zihnin yapması “gereken” bir sonraki işlevdir ve bu uzun vadeli bir işlev olabilir. “Gereken” tırnak içinde belirtilmiştir çünkü birkaç durumda ve bilinçli zihnin hoşlanmadığı zamanlarda bilinçaltı zihin hatıraları kurtarmak için serbest bırakmak yerine bastırılmış bir şekilde tutmaya devam edecektir. Eğer hatıranın sunulduğu zaman bilinçli zihin duyguları akla uydurarak serbest bırakabilirse hatıra olumsuz duygulardan arındırılabilir.

      6. Bastırılan Duyguları Koruma İçin Bastırmaya Devam Etmek:
      Bilinçaltı zihnin hatıraları bastırılmış şekilde tutmak gibi bir seçeneği de vardır. Bazı durumlarda bilinçaltının yaptığı budur. Bu bir kısa dönem işlevidir fakat uzun vadede bilinçaltı zihin bu hatıraları serbest kalmaları için sunmayı dener çünkü bastırılmış duygular beden için iyi değildir.

      7. Vücudu Çalıştırır / Kontrol Eder:
      Bilinçaltı zihne aynı zamanda vücudun zihni veya zihin – vücut adı da verilir ve bu işlevi yürütürken bilince vücudun yönetilmesi için direktifler sağlar.

      8. Vücudu Korumak:
      Bilinçaltı zihin vücudu korumakla da görevlidir. Yani sokağa çıkıp bir otobüsün önüne geçerseniz bilinçaltı zihniniz geri sıçramanıza sebep olacaktır ve güvende olacaksınız. Aşırı tehlike durumlarında birçok kişi bilinçaltı zihnin kontrolü ele aldığını fark eder.

      9. Ahlaklı Bir İnsan Olmak:
      Bu bir ana yönerge olmaktan çok yapımızda bulunan bir içgüdüdür. Bilinçaltı zihin ona öğretilen ve doğru olduğuna inandığı ahlak kurallarını zorlayacaktır. Bu ana yönergeden bahsedilmesinin sebebi iyileşmede büyük önem arz ettiğidir. Eğer bilinçaltı zihin kötü olduğunuzu düşünürse tabi ki cezalandırılmak zorunda kalacaksınız. Bunun için iyileştirmede bilinçaltı zihnin cezalandırıp cezalandırmadığını bilmek önemlidir. “Ne çeşit bir ahlaklılıktan bahsediyoruz?” gibi bir soru çıkabilir. Bilinçaltı zihne öğretilen ve doğru olduğuna inandığı her tür ahlaklılıktan bahsediyoruz. Bu yüzden hırsızlar arasında bile onur vardır.

      10. Yönelmek ve Emirleri Takip Etmek İçin:
      Bilinçaltı zihin uyum içinde olduğu bilinçli zihin tarafından yönlendirilmeyi sever. Eğer bir uyum yoksa bilinçaltı zihin yönlendirilmelere veya emirlere uymayacaktır. Uyum olursa bilinçaltı zihin neredeyse tüm yönlendirmeleri takip edecektir. Bu çerçevede güven geliştirmek çok önemlidir çünkü eğer bilinçli zihnimiz fiziksel ve birçoğumuzun zihinsel işlevinden sorumluysa uyum bir zorunluluktur.

      11. Tüm Algıları Kontrol Etme ve Muhafaza Etme:
      Duyusal algılarımız vücudun dışından nörolojiyle girerken bilinçli algılara dönüşmeleri için önce bilinçaltı zihinden geçmeleri gerekir. Bilinçaltı zihin içeri giren muazzam ölçüdeki verileri süzmekle ve bunları bilinçli zihnin yönetmesi için anlayabileceği duruma getirmekle yükümlüdür. Tüm duyusal kanallarımızdan ortalama iki milyon parça bilginin girdiğini duymuşsunuzdur. Bilinçaltı zihin bunu artı – eksi 7 gibi parçalara ayırır.

      12. Enerjiyi Üretmek, Depolamak, Dağıtmak ve İletmek:
      Vücudun “müdürü” olarak bilinçaltı zihin aynı zamanda vücudun enerjisini de kontrol etmekle görevlidir. Vücuttaki enerjinin çoğunluğu oksijenin glikozla birleşmesi sonucu oluşur. Bilinçaltı vücuttaki enerjiden sorumlu olduğuna göre kilo verme ve iyileşme gibi çeşitli amaçlar için enerjiyi arttırması istenebilir.

      13. İçgüdü ve Alışkanlıkla Tepki Verme:
      Bazı içgüdüler doğumdan itibaren vardır, mesela kaç veya savaş tepkisi gibi. Alışkanlıklar zamanla gelişir. Bilinçaltı zihin zaman içinde hem içgüdüleri hem alışkanlıkları geliştirmek ve muhafaza etmekle sorumludur.

      14. Davranışları Oluştururken Tekrara İhtiyaç Duyar:
      Bir davranışı geliştirirken bilinçaltı zihnin kontrolüne girene kadar onu sık sık tekrar etmek iyi bir fikirdir. Bilinçaltı zihin sürekli devam eden bir “şimdi” içindedir ve bunun için bir davranış oluştururken kayda değer tekrar gerektirir.

      15. Devamlı Daha Fazlasını Aramak:
      Bilinçaltı zihin sürekli olarak daha ve daha fazla aramaya yönlendirilmiştir. Almak üzere olduğunu yeni arabayı satın aldıktan kısa bir süre sonra size “eski bir araba” gibi görünmeye başlar ve belki de “bundan sonraki ne?” diye merak etmeye başlıyorsunuz.

      16. En Az Parça Sayısıyla En Uygun Performans:
      Bilinçaltı zihin az parçayla da uygun bir şekilde performans gösterecektir. Hatta ne kadar az parça o kadar iyi performans. Daha fazla taraf daha çok içsel çelişki anlamına geldiğine göre ve her parçanın bütünün niyetiyle aynı niyette olduğunu ekleyemeyeceğimize göre daha az taraf daha iyidir. En iyi performans iyi bir şekilde bütünleşmiş tek bir üniteden oluşur.

      17. Semboliktir:
      Bilinçaltı zihin semboliktir. Birçok alanda okur yazardır, yani sembolleri yaratır, kullanır ve onlara tepki verir. Bilinçaltının bize verdiği şeylerin çoğu semboliktir. Bu onun anlamsız olduğu anlamına gelmez, tam tersine bu semboller yorumlanabilir ve belirgin anlamları olacaktır.

      18. Az Efor Sarf etme Prensipleri Üzerine Çalışmalar:
      Bilinçaltı zihin en az efor sarf etme prensipleriyle çalışır ve bu kurtulmak için yapabileceğinin en azını yapacağı anlamına gelir. Bu prensip bilinçaltı zihne enerji tasarrufu konusunda iyi hizmet eder fakat çeşitli semptomları iyileştirirken değil. Mesela bilinçaltı zihne bazı semptomları temizlemesini söylerseniz bu işlemi ne zaman başlatacağını ve ne zaman bitireceğini sormalısınız veya altı ay sonra işlemin tamamlanmamış olduğunu görürsünüz. “Neden?” diye sorduğunuzda bilinçaltı “henüz başlamadım” diye cevap verebilir.

      19. Her şeyi Kişisel Olarak Alır:
      Çocukken kullanılan o eski deyişi hatırlar mısınız? “bir parmak karşıyı gösterse de diğer üç parmak seni gösterir”. Bu, bilinçaltının her şeyi kişisel olarak almasındandır. İyi haber, arkadaşınızda beğendiğiniz şey, sizsiniz. Kötü haber, arkadaşınızda sevmediğiniz şey de sizsiniz. Psikolojideki ifadeyle “algı, yansıtmadır”. Bu yüzden tanıştığınız herkes hakkında en iyisini düşünün. Eğer bir terapist, eğitimci veya özellikle bir yönetici olarak çalışıyorsanız danışanlarınız veya öğrencileriniz hakkında en iyisini düşünün. Muhteşem olduklarını ve Zaman Çizgisi Terapisi’ni kullanarak değişeceklerini düşünün ve değişecekler.Eğer her şeyi yapabileceklerine inanırsanız yapacaklardır. Eğer danışanlarınızı muhteşem olarak görürseniz muhteşem olurlar. Danışanlarınızda ne kadar iyi görürseniz onlar da sizin için ve kendileri için o kadar iyi şeyi gerçekleştireceklerdir. Siz bunu ne kadar çok yaparsanız bilinçaltınız sizin hakkınızda o kadar iyi hissedecek ve gelişecektir. Bilinçaltı zihne saygı ve onur duyun. Eğer yapabilirseniz sevin onu. Siz ve bilinçaltı zihniniz çok uzun zaman birlikte olacaksınız bunun için iyi geçinseniz iyi olur. Eğer mükemmelliğinizi hatırlayabilirseniz mükemmel olursunuz.

      20. Bir Olumsuzluğu İşleyemez:
      Sonunda, önceden de söylediğimiz gibi, bilinçaltı zihninize ne yapmaması, düşünmemesi ve olmaması gerektiğini söylemek yerine ne yapması, ne düşünmesi ve ne olması gerektiğini söyleyin. Bu 20 madde, bilinçaltımızı anlamanın, kendimize ait kaliteli bir hayat yaratabilmemiz için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurguluyor.

      Peki, bilinçaltındaki herhangi bir negatif kayıtın veya korkunun bizi olumsuz etkilediğini nasıl anlayabiliriz?

      Hayatımızda tekrar eden kısır döngüler ile bilinçaltımızda bir sorun olduğunu anlayabiliriz. Hayat kalitemizi ve mutluluğumuzu artırmak için bu korkularla yüzleşmek ve bizi etkileyen bu olumsuz kayıtları nötrleştirmek, ruhsal anlamda sağlıklı, mutlu ve doyumlu bir yaşam sürdürmemizi sağlar.

      Bu kısır döngüleri bazı örneklerle anlatmak gerekirse, küçükken babası içki içen, kumar oynayan ve şiddet uygulayan bir kız çocuğu, büyüyüp evlenmeye karar verdiğinde, hayatına babası gibi içki içen, kumar oynayan ve dayakçı bir adamı eş olarak seçme ihtimali oldukça yüksektir.

      Ya da bir erkek düşünün, henüz çocukken, bir nedenden, bilinçaltında bütün kadınların birlikte oldukları erkekleri aldattığına dair bir karar almış olsun. Bu erkeğin yaşı ilerledikçe yaşayacağı ilişkilerin çoğunda aldatılma potansiyeli yüksek olacaktır.

      Peki nasıl oluyor diye sorarsanız, bu örneklerdeki kişiler korkularını evrene yayarak, bu korkularına uygun frekanstaki kişileri hayatlarına çektiler.

      Yani başka bir deyişle korkularını ve oluşturdukları olumsuz inanç kalıplarını yaşadılar.

      Bu nasıl oluyor?

      Beynimizin elektromanyetik bir yapısı var. Tüm duygu, korku ve inanç kalıplarını evrene bir radyo istasyonu gibi sürekli yayın yapıyor. Benzer frekanslar birbirleriyle buluştuğunda ise maddeleşme başlıyor. Özetle benzer benzeri çekiyor. Yani kendi gerçekliğimizi kendimiz yaratıyoruz.

      Peki, bu olumsuz kalıpların ve korkuların değişmesi için neler yapılabilir?

      Öncelikle hayatımızdaki kısır döngüleri tespit edip, korkularımızla yüzleşmemiz gerekli. Korkularımızı tespit edip yüzleşince, yok etme süreci hızlanıyor.

      Bu güne kadar oluşmuş zihinsel imgelerimizi yeni ve sağlıklı olanlarıyla değiştirmemiz gerekiyor. Bunun için uygulanan özel imgeleme teknikleri var. Bu tekniğin diğerlerine göre daha etkin olma sebebi, bilinçaltının görselliğe daha hızlı cevap vermesi. Korkularımızı tespit ettikten sonra, uygun olumlamalar yardımıyla çalışabilir veya bilinçaltı mesajları (subliminal mesajlar) dinleyerek bilinçaltı dirençlerini kırabiliriz.

      NLP’de ise “Zaman Çizgisi Terapisi” adı verilen bir teknikle, kişinin geçmişinde rahatsızlık veren belirgin olaylar çözülebiliyor. Bu terapi aynı zamanda bu hatıralardaki olumsuz duyguları kolay ve hızlı bir şekilde veya en azından makul bir sürede serbest bırakmaya neden olup, bizi sınırlayan kararları değiştirme imkanı sunuyor.

      Ayrıca Regresyon Hipnoterapisi, Kuantum teknikleri, EFT gibi yöntemler de bu olumsuz kalıpların silinmesi için faydalı teknikler.

      Bilinçaltını, iyi ya da kötü tohumların filizlenip yeşerdiği zengin bir toprak olarak düşünün. Eğer dikenli bir bitki ekerseniz çiçek toplayabilir misiniz? Her düşünce bir neden, her koşul bir sonuçtur.

      Düşüncelerimizin kontrolünü ele geçirmemiz işte bu yüzden çok önemli. Ancak bu şekilde istenen ve bizi mutlu eden koşulların ortaya çıkmasını sağlayabiliriz.

      Dünyamızı değiştirmek istiyorsak bilinçaltımızı değiştirmemiz gerekiyor.

      Bize zarar veren eski ve yararsız düşüncelerimizin yerine yeni ve sağlıklı olanları yerleştirdikçe çok daha sağlıklı bireyler olacağız.

      Öncelikle negatif kalıpları ve korkularımızı tespit ederek bu çalışmaları özenle yapıp, bilinçaltımızı yeniden tasarlayıp, kendinizi yeniden yaratabileceğinizden emin olabilirsiniz.

      Hepinize temiz ve korkusuz duygular diliyorum.
      A.Nilgün Aktaş
      Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:20 ) değiştirilmiştir.

      Yorum yap


      • #18

        Bilinçaltı Nedir?

        Bilinçaltı, biz farkında olmadan beynimizin bilinç dışı çalışan, vücudumuzdaki istemsiz kaslarını yöneten, bütün duyularımızla algıladığımız her şeyi, adeta bir bilgisayarın yazılım programı gibi kaydeden ve gerektiğinde kullanmak üzere bilince veren parçasıdır. Bilinçaltı, uyurken bile çalışan eşsiz bir sistemdir. Bilinçaltının ana hedefi bedeni kollamak, korumak, hayatta tutmak ve devamlılığını sağlamaktır. Bilinçaltı kısa ve net tanımıyla tüm programın yazıldığı en büyük alandır. Bilinçaltımız bilincimizin inandığı ve doğru olarak kabul ettiği bütün emirleri uygular. Reflekslerimiz, sinir sistemi, cesaret, hırs, sabır, aşk irade, özgüven gibi duyguları bilinçaltı yönetir.

        Yıllarca araştırmalara konu olmuş, sosyal bir varlık olan insanın, korunma sistemi olan bilinçaltı çevreden gelen uyaranlarla şekillenir. Bilinçaltı anne karnından itibaren şekillenmeye başlar. Bilinçli aklın devrede olmadığı, bebeklikten çocuk yaşa kadar olan evrede oluşan uyaranlar kişinin inançları haline gelir. Bilinçaltı bütün bilgileri depolar.

        Bu bilgilerle insanın kişiliği ve davranışları oluşur. Bilinçaltının hedefi, hayatta ve güvende tutmaktır. Bunu da refleks hareketler ve otomatik davranışlarla sağlar. Küçüklüğünde elini sobada yakmış bir çocuk, hayatı boyunca sobadan uzak durur. Çocukken boğulma tehlikesi geçiren biri, sudan korkup yüzme öğrenemez. Tüm bunlar çevresel uyaranlar ve reflekslerle öğrenilir. Bilinç ve Bilinçaltı Nedir?

        İnsanın toplam davranışı içinde bilinç %5, bilinçaltı % 95’dir. Aslında bütün insanlar otomatik pilot gibidir. Düşünmeden yaptığımız her şey bilinçaltı tarafından yapılır. Bir kadının yemek yapması, uçak kullanmak, bir yerden bir yere giderken hiç düşünmeden yürümek, araba kullanmak gibi. Bilin ki düşünmeden yaptığınız her an bilinçaltı devrededir. Düşünerek yaptığınız her şey için, bilinç devrededir. Bilinç den herhangi bir komut gelmediği sürece tüm davranışlarımızı bilinçaltı yönetir. Bilinçaltımız çok hızlı çalışır. Çünkü sinir sistemiyle çalışır. Genelde bütün duygularımız alışkanlıklarımız, yaşamış olduğumuz her türlü duygusal deneyim bilinçaltı yoluyla kaydedilir.

        Bilinçaltı sadece mizahtan anlamaz, olumsuzluktan anlamaz. ‘’Oğlum sakın yemeğini bitirmeden sofradan kalkma’’ dediğimiz de bilinçaltı bunu algılamaz ‘’sofradan kalk ‘’ olarak anlar. ‘’me – ma’’ olumsuzluk içeren kelimeleri bilinçaltı anlamaz. ‘’Sigara içme’’ dediğinde ‘’sigara iç’’ anlar. Bilinç akıl demektir. Kısa vadeli akıl, hafıza, bilinç de vardır. Uzun vadeli bilinçaltında vardır. Konuşma beceri, seçim akıl becerisi bilinç de iken; yaratma, hayal kurma imgeleme bilinçaltındadır.

        Dehalar daha çok bilinçaltını kullanır. Bilinçaltı en iyi uykuda çalışır. Bütün dehalar en az 12 saat uyur. Bilinçaltı uykuda daha fazla çalıştığı için, daha fazla hayal ve imgeleme yapma becerisi fazlalaşıyor. Bilincinizi bilinçaltınızla güçlendirebilirsiniz. Bir yerde takılırsanız bilinçaltı devreye girerek başarılı olursunuz. Özellikle sporda hayallerinin ötesine geçerek bilinçaltını devreye sokarak anlık da olsa büyük performans gösterebilir. Bilinçaltı Temizliği Nedir?

        Yıllar içinde biriken olumsuz duyguları, kötü duyguları, aşırı korku, aşırı öfke, yalnızlık, suçluluk, değersizlik, güvensizlik duygusu gibi olumsuz duyguların boşaltılmasına bilinçaltı temizliği denir. Bunlar ise bizim istemediğimiz, değiştirmek istediğimiz davranışlarımızın veya psikolojik problemlerimizin temelindeki olumsuz duygulardır. Bunların boşaltılmasıyla birlikte yerine, değer, güven gibi olumlu ve dengeli duyguların yerleştirilmesi aşamasına bilinçaltı temizliği diyoruz.

        Bilinçaltı temizliği, bilinçaltında depo edilmiş olan yanlış inançları, tam tersiyle yani doğru inançlarla değiştirmektir. Yani bilinçaltı temizliği denildiğinde, bilinçaltındaki bilgiyi, herhangi bir bilgisayar verisi siler gibi silmek demek değildir. Tüm inançları tamamen değiştirmek demek de değildir.

        Kendinize güveni olmayan bir bireysiniz. Bu yapınızı değiştirmek ve kendine güvenen biri olmak istiyorsunuz. Böyle olursanız daha mutlu bir insan olacağınızı düşünüyorsunuz. Kendinize güveninizin olmama nedeni yanlış inancınız. Bu inancı olumlu yönde değiştirmeniz mümkün. Ancak ‘’kendinize güveniniz olmadığından bilinçaltınızı temizlemelisiniz’’ dediklerinde aslında kendinize güveninizin olamadığına dair yanlış inancınızı, doğru olanıyla değiştirilmesi anlatılmaktadır.

        Yani bilinçaltınızda geçmişten kaynaklanan ve kayıt edilen algınızı değiştirmeniz mümkündür. Bu şekilde bilinçaltına kaydedilen’’ olumsuz davranışlar, olumsuz tepki ve düşüncelerin, davranış şeklinin’’ değiştirilmesi mümkündür. Bilinçaltı Davranışı Ne demek?

        Bilincimizin dışında bilinçaltı davranışı hayatımızın her evresini adeta bir bilgisayar yazılım programı gibi kayıt altına alır.
        • Bilinçaltımız yaşadığımız bütün anıları kaydeder.
        Anne rahmine düştüğümüz andan itibaren, önemli- önemsiz, zararlı-zararsız hiç fark etmeden yaşadığımız her anı kayıt altına alır. Yaşam sırasında tüm bu kaydedilenlere anlam yüklenir, bu anlam kişinin davranışlarına ve tepkilerine dönüşür.
        • Bağlantı ve ilişkiler kurar.
        Kişiyi korumak adına olumsuz duygu yüklü anıları bastırır, ancak baskılanmış duygular mutlaka farklı şekilde ortaya çıkar. Biz unutsak bile bilinçaltı unutmaz. Yaz aylarında sevdiği birini kaybetmiş kişi yaşadığı acı ile yaz ayını birbirine bağlayarak ilişki kurar ve depresyona girer. Hep bu ayda kendini mutsuz hisseder.
        • İyi bir planlayıcıdır.
        Yaşadığımız bütün anıları zaman kavramını kullanarak planlar. Geçmiş ve gelecek zaman diye farklı bölümlere kaydeder. Geçmiş zamanda yaşanılan olumsuz anılar gelecekte birçok sorunlara neden olabilir.
        • Bütün duygulara hakimdir.
        Bilinçaltı davranışlarımız yaşadığımız tüm duyguların kaynağıdır. Bütün davranışların altında duygu vardır. Yaşadığımız olaylar ve duygular arasında bilinçaltı sıkı bir bağ kurar.
        • Bilinçaltınıza ne verirseniz onu alırsınız.
        Küçük yaşlarda anne-baba ve çevresindeki insanlar kişiye nasıl davranmışsa bilinçaltımız bunları kaydeder. Bilinçaltınızda nasıl bir algı varsa, davranışlarınız da bu algılara göre değişir.
        • Olumsuz duygu yüklü anıları bastırır.
        Kişiyi korumak için olumsuz duyguları bastırır. Ancak bir süre sonra başka bir davranış olarak, şekil değiştirerek ortaya çıkar. Tacize uğramış bir kişi bu olayı bastırmaya çalışsa da kirlenmişlik duygusunu atamadığı için ilerleyen dönemde temizlik bağımlısı olarak bu duygusu ortaya çıkabilir.
        • İçgüdülere dayanarak birtakım alışkanlıklar üretir.
        Yaşamımızdaki iyi, kötü ve günlük alışkanlıklarımızın kontrolü bilinçaltına aittir .Bilinçli olarak yaptığımız bir davranışa bilinçaltı duygu yükler ve kaydeder. İçki ve sigara alışkanlığınızı bırakmak çok zordur. Bunlara beynimiz duygu yüklemiştir. Örneğin, öz güven, yalnızlık duygularını yüklemiştir. Bırakabilmek için bu duygulara eşlik edecek başka şeyler bulmak gerek.
        • Bilinçaltı değişim ve yeniliği sevmez.
        Geçmişte yaşanılan hiçbir şeyi değiştirmeyi sevmez. Geçmişteki, olaylara verdiği tepkileri, yeni olay ve durumlara yapıştırır. Örneğin; küçükken topluluk önünde yaptığı bir davranıştan ötürü yüzü kızaran biri istemese de büyüdüğünde topluluk önünde aynı davranışı gösterebilir.
        • Her şeyi kişisel olarak algılar.
        Bilinçaltımızın en büyük kaygı nedeni kendisidir.
        • Bilinçaltı başarısızlığı sevmez.
        En büyük korkusu başarısız olmaktır.
        • Değişim ve yenilikten nefret eder.
        Geçmişte yaşanmış duygu, düşünce ve davranışları değiştirmeyi sevmez Olaylar ve durumlar farklı olsa da geçmişteki olaylara verdiği tepkileri sürdürür. Örneğin, çocukken bir davranıştan dolayı topluluk önünde yüzü kızaran biri, büyüdüğünde istemese bile topluluk önünde yüzü kızarabilir. Bilinçaltı temizliği ile herhangi kötü anıyı bilinçaltından silinebilir mi?

        Bilinçaltı temizliği ile herhangi bir kötü anıyı, bilinçaltından silmek veya temizlemek diye bir şey yoktur. Sevdiği birini kaybeden kişi, bu olay hiç yaşanmamış gibi bilinçaltından silemez. Sadece algı değiştirebilir, yeni kayıtlarla veya eski kaydın revize edilmesiyle davranış ve duygu değişikliği oluşturulabilir.

        Bilinçaltımı hangi yöntemlerle yeniden programlayabilirim?

        Bilinçaltı programlama ile ilgili en etkili yöntem, hipnoz tekniğidir. Hafif depresyon durumlarında tamamlayıcı tedavi olarak görülmelidir. Ağır depresyon altındaki kişilere hipnoz uygulanmamalıdır.

        Bilinçaltı zihnimizin neresindedir?

        Bilinçaltı zihnimizin en hayal kuran yerindedir. Hayal dünyasındaki genişlik, renklilik, çeşitlilik, kişiyi üretken ve verimli yapar. Hayaller hayatımızın parçası olup,davranışlara yön verir.
        Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:21 ) değiştirilmiştir.

        Yorum yap


        • #19
          Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:21 ) değiştirilmiştir.

          Yorum yap


          • #20
            Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:30 ) değiştirilmiştir.

            Yorum yap


            • #21
              Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:30 ) değiştirilmiştir.

              Yorum yap


              • #22
                Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:31 ) değiştirilmiştir.

                Yorum yap


                • #23
                  Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:31 ) değiştirilmiştir.

                  Yorum yap


                  • #24
                    Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:31 ) değiştirilmiştir.

                    Yorum yap


                    • #25
                      Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:32 ) değiştirilmiştir.

                      Yorum yap


                      • #26
                        Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:19 ) değiştirilmiştir.

                        Yorum yap


                        • #27
                          Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:19 ) değiştirilmiştir.

                          Yorum yap


                          • #28
                            Ormus Gold Nasıl Kullanılmalı, Ormus Gold Üretimi, Ormus, Monoatomik Element,
                            Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:19 ) değiştirilmiştir.

                            Yorum yap


                            • #29
                              Psikolojik Rahatsızlıkların Tedavisinde Ormus Gold, Depresyona Ormus Gold ile Son

                              Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:18 ) değiştirilmiştir.

                              Yorum yap


                              • #30
                                Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 17 February 2016, 15:18 ) değiştirilmiştir.

                                Yorum yap

                                Hazırlanıyor...
                                X