Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kolloidal Platin, Platin ve Faydaları

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kolloidal Platin, Platin ve Faydaları

    KOLLOİDAL Platin
    Platin
    , periyodik cetvelde Pt simgesi ile gösterilen kimyasal bir element olup atom numarası 78'dir. Ağır, dövülebilir, sünek, grimsi beyaz renkli, geçiş metalleri grubunda, kıymetli metallerdendir.
    Korozyona dayanıklı olup bazı bakır ve nikel cevherlerinde bulunur. Kuyumculukta, laboratuvar cihazlarında, elektrikkontaktlarında, diş hekimliğinde ve otomobil egzoz kontrol cihazlarında kullanılır. Simyacıların platin için kullandıkları simge, altın ve gümüşün simgelerinin bir araya getirilmiş şeklidir.

    İçindekiler
    · 1 Önemli özellikleri
    · 2 Kullanım alanları
    · 3 Tarihçe
    · 4 Bulunuşu
    · 5 İzotopları
    · 6 Önlemler
    · 7 Kaynakça
    · 8 Dış bağlantılar


    Önemli özellikleri;
    Platin saf hâldeyken gümüşümsü beyaz renklidir. Korozyona dayanıklıdır. Platin grubu metallerin altı üyesinin de (rutenyum, rodyum, paladyum, osmiyum, iridyum, ve platin) katalitik özellikleri çok üstündür. Bu nedenle platin, otomobillerin egzoz sistemlerindeki katalitik dönüştürücülerde ve bujilerin uçlarında kullanılır. Platin, yüksek aşınma ve kararma direncinden ötürü ideal bir hassas kuyumculuk metalidir. Platin altından daha kıymetlidir. Platin fiyatları, piyasadaki arz-talep dengesine göre değişmekle birlikte normalde altının iki mislidir. Dünya'da bilinen en değerli 2. maden olduğu bilinmektedir. 18. yüzyılda platinin nadir bulunur oluşu, Kral XV. Louis'nin onu, "krallara layık tek metal" olarak tanımlamasına neden olmuştur. Göze çarpan diğer özellikleri arasında; kimyasallara karşı direnç, çok üstün yüksek sıcaklık özellikleri, ve kararlı elektriksel özellikler sayılabilir. Platin havada hiçbir sıcaklıkta korozyona uğramaz, ancak siyanür, halojenler, kükürt, ve alkaliler tarafından korozyona uğratılır. Hidroklorik asit (HCl) ve nitrik asit (HNO3) içerisinde çözünmez fakat kral suyu (aqua regia) olarak bilinen karışımda kloro-platinik asit oluşturarak çözünür. Bilinen oksidasyon kademeleri +2, +3, ve +4'tür.

    Kullanım alanları;
    Laboratuvar kaplarının, bozunmaya dayanıklı gereçlerin, tellerin ve ısıluçların yapımında, kuyumculukta, diş hekimliğinde ve elektrik kontaklarında kullanılır. Platin-kobalt alaşımları güçlü manyetik özellik gösterir. Platin rezistans telleri, çok yüksek sıcaklıklarda çalışan elektrikli fırınların yapımında kullanılır. Arabalarda hava kirliliğini önleyici donanımların yapımında, füzelerin uç konilerinin ve jet motorlarının ağızlıklarının kaplamasında, büyük gemilerin, denizaltı boru hatlarının ve çelik desteklerin katodik koruma sistemlerinde de platinden yararlanılır. Sülfürik asit eldesinde ve petrol ürünlerinin işlenmesinde katalizör olarak platin kullanılmaktadır.[1] Platin dirençli termometreler, elektrolizde kullanılan elektrotlarda da yer alıyor.Platin bileşiklerininse daha da yaygın kullanım alanları bulunur. Örneğin sisplatin, karboplatin ve okzaliplatinin DNA yapısı arasına girme özelliklerinden dolayı kanser tedavisinde kemoterapi sırasında kullanılabiliyor. Hekza kloroplatin asitse fotoğrafçılık, aynalar, mürekkep, porselen renklendirmesi, çinkonun aşındırılmasında kullanmaktadır.

    Tarihçe;
    Doğal hâlde bulunan platin ve platin alaşımlarının varlığı uzun zamandan beri bilinmektedir. Platin, Kristof Kolomb öncesi Amerikan yerlileri tarafından kullanılmışsa da Avrupalıların bu metalden ilk defa söz etmeleri 1557 yılına rastlar: bir İtalyan hümanisti olan Julius Sezar Skaliger (1484-1558), Panama veMeksika arasındaki bir Orta Amerika madeninde bulunan bu gizemli metalden bahsederken onu, "şimdiye dek bilinen hiçbir İspanyol sanatıyla ergitilemeyen" olarak tanımlamıştır.İspanyollar metali ilk olarak Kolombiya'da bulduklarında ona "platina" veya "küçük gümüş" adını vermişlerdir. Platini gümüş cevherleri içerisinde istenmeyen bir empüriteolarak görmüşler ve çoğunlukla da atmışlardır.Platin ilk olarak Antonio de Ulloa ve Don Jorge Juan y Santacilia adlı iki astronom tarafından keşfedilmiştir. Her ikisi de İspanya Kralı V. Felipe tarafından 1735-1745arasında Peru'daki bir keşif gezisi için görevlendirilmişti. Ulloa, platina"yı, New Granada'da (Kolombiya) altınla birlikte bulunan ve işlenemeyen metal olarak tanımladı. Ulloa'nın gemisine dönüş yolculuğunda İngilizlertarafından el konuldu ve İngiltere'ye götürüldü. Kendisine iyi davranıldı, hatta Royal Society'ye üye bile yapıldı. Ancak bu bilinmeyen metalden bahsetmesi, hakkında yayın yapması 1748'e kadar yasaklandı. Oysa Charles Wood bu gelişmelerden bağımsız olarak 1741'de metali ayrıştırmıştı.Uzun yıllar boyunca uzunluk ölçüsü birimi "metre"nin tanımı, Sevr'deki (Fransa) Bureau International des Poids et Mesures'de bulunan platin-iridyum alaşımından yapılmış bir çubuk üzerindeki iki işaret arasındaki mesafe olarak tanımlanmıştır. Yine aynı şekilde platin-iridyum alaşımından yapılmış bir silindir de kilogram standardı olarak aynı yerde bulunmaktadır. Platin, standard hidrojen elektrodununtanımında da kullanılmaktadır.

    Bulunuşu;
    Platin genellikle saf ya da iridyum ile alaşım halinde bulunur. Platin arsenik (sperilit minerali (PtAs2)), Kanada'daki Sudbury cevher yataklarında nikelcevherleriyle bir arada bulunan ana platin kaynağıdır. Daha nadir bulunan sülfürlü minerali kuperit ((Pt,Pd,Ni)S) ise platini, paladyum ve nikel ile birlikte içerir. Kuperit'e genellikleTransvaal'de (Güney Afrika) rastlanır.Platin daha çok diğer platin grubu metallerle (PGM) birlikte ve Witwatersrand (Güney Afrika),Kolombiya, Ontario, Ural Dağları, ve bazı batı Amerika eyaletlerindekialüvyal plasiyer cevher yataklarında bulunur.Platin ticari anlamda Sudbury cevher yataklarındaki nikel cevherlerinin işlenmesi sırasında yan ürün olarak elde edilir. Bu cevherlerde platinin yalnızca 0,5 ppm (1 ppm = milyonda bir) mertebesinde bulunması bile platinin ne kadar kıymetli ve işlenmeye değer olduğunun bir göstergesidir.

    İzotopları;
    Platinin beş adet kararlı izotopu ve bir de yarılanma ömrü 6 milyar yıl olan radyo-izotopu vardır: Pt-190. Platinin başka radyo-izotopları da vardır ve bunlardan en kararsızı yarılanma ömrü 50 yıl olan Pt-193'tür.

    Önlemler;
    Platin reaktif bir metal olmadığından herhangi bir sağlık problemi yaratmaz. Bazı platin kompleksleri (cis-platin), anti-tümör aktivitelerinden dolayı kemoterapialanında kullanılmakta iseler de böbreklerde geri dönüşümü olmayan tahribata yol açarlar.

    Kaynakça;
    Deniz Candaş. "Elementlerin Kullanım Alanları 4". Erişim tarihi: 2011-01-06.
    Los Alamos National Laboratory - Platin (İng.)

    Dış bağlantılar;
    Wikimedia Commons'taPlatinile ilgili medyaları bulabilirsiniz.
    · Platin grubu metaller veri bankası (İng.)
    · WebElements.com - Platin (İng.)
    · Platinum Metals Review E-Journal (İng.)
    · Platinum Guild International (İng.)

    https://tr.wikipedia.org/wiki/Platin

    2. PLATİNUM
    Ürün Özellikleri;
    'Yüzyılın cilt bakım olayı' olarak adlandırılan Platinum içeriğindeki Colloidal Platinum Water sayesinde (negatif şarj edilmiş, küçük parçalar halindeki Platin metali ) cildi yeniden şarj eder, nemlendirir ve korur. Seramid 2 ve Palmitoylated Matrikine bileşimi; hücre iletişimini canlandırmaya ve yaş yüzünden oluşan cilt hasarlarını onarmaya yardımcı olur. Kırışıklıkları ve mimik çizgilerini pürüzsüzleştirirken, cildin alt tabakasına kadar onarır. Malahit, Antik Mısırın kutsal taşı (yaratıcılık ve değişimin sembolü), anti-oxidan özellikler içerir, hematit, demir açısından zengin bir öz olup, yaşlanan cildin kaybettiği gençlik dolu ışıltıyı cilde geri kazandırır. Zaman içinde giderek artan partiküller halindeki küçük partiküller halindeki Hesperidin Smart Kristalleri, hücre çekirdeğindeki DNAyı korur ve Resveratrol ile sinerji içerisinde çalışarak cildin mikro-sirkülasyonunu geliştirir ve anti-oxidan koruma sağlar. Güçlü nem veren ve cilt üzerinde koruyucu tabaka oluşturan özellikleri ile elastikiyet, esneklik ve cilt rengi gibi genç ve canlı cildin en önemli özelliklerinin korunmasına yardımcı olan içerikler arasında Sodyum Hyaluronat ve ferahlatıcı, nemlendirici ve yeniden yapılandırıcı özelliklerine sahip olan Carrageenan (Kırmızı Yosun) yer almaktadır. İklim koşullarına göre harekete geçen Moisture Matrix, nem dengesini sağlayan eşsiz bir içeriktir. Cilt üzerinde sabit kalarak, cildin daha uzun süre nemli kalmasına yardımcı olur. Zeytinyağından elde edilen bitkisel Squalane, doğal bir yumuşatıcı olup, nem kaybını önlemeye ve cildin esnekliğini ve elastikiyetini geri kazandırmaya yardımcı olur, cildin saatler boyu nemli ve esnek kalmasına yardımcı olur. Cildin bariyer fonksiyonlarını onarır ve güçlendirir. Trans-epidermal su kaybını en aza indirir. Kırışık açıcı Karnosin Liposomal Complex ve anti-oxidanlar cildi pürüzsüzleştirmeye, cildin alt tabakasındaki elastik dokuları korumaya ve mimik çizgilerinin görünümlerini en aza indirmeye yardımcı olur. La Prairienin Eşsiz Hücresel Bileşimi, cildin doğal yenilenme sürecini harekete geçirir, cildi nemlendirir, besler ve enerji verir.
    Ürün Avantajları;
    Platinum içerisindeki Colloidal Platine ek olarak, aktif içeriklerin eşsiz bileşimi, peptidler, vitaminler ve anti-oxidanlar ile güçlendirmiştir. Bu içerikler, çizgi ve kırışıklıkların derinliklerini en aza indirmeye ve cildin elastikiyetini gözle görülebilen bir şekilde geliştirmeye yardımcı olabilmek için uyum içerisinde çalışırlar. Cildin kaybettiği rengini ve yapısını geri kazandırmak için destek verirler. Neme ve sıcaklığa uyum gösteren Platinum, bütün iklim koşulları için uygun bir üründür.
    Ürün Kullanımı;
    Sabah ve/veya akşam uygulanabilir. Temizleme ve tonik kullanımından sonra, göz çevresi hariç tüm yüze ve boyuna uygulayın. Eğer istenirse Serum üzerine uygulanabilir.
    3. PLATİN
    70'li yıllardan bu yana, testis ve yumurtalık kanserini tedavide kullanılan ilaçlar, en nadir ve değerli metal olan platin içermektedirler. Şimdi, hastalığın diğer formları da listeye eklendi. Birleşik Krallık Kanser Araştırma Kurumu'nun, kanser bilgi direktörü Dr. Lesley Walker bu konuda şunları söylüyor:
    "Sıklıkla kullanılan kemoterapi ilaçlarının çeşitli tipleri, platinden elde edilmektedir. Bizim bilim adamlarımız, akciğer, testis, yumurtalık, baş ve boyun kanserlerinin en başarılı tedavilerinden ikisi olan ve içerisinde platin bulunan carboplatin ve cisplatin isimli ilaçları geliştirmeye yardımcı oldular." Platin, kanser hücrelerinin RNA ve DNA'larına etki ederek sonuç olarak onları imha eder."
    Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 25 June 2018, 13:41 ) değiştirilmiştir.

  • #2
    Kanser ve Kolloidal Platin, Zerdeçal Ekstraktı ve Nar Kabuğu Esktraktı ve Etki Mekanizması
    P53 Geni kanser vakalarında çok çok önemli;
    P53 geni hücre çekirdeğinde ki DNA’nın içindeki kromozomlardan 17. Kromozmda bulunur. P53 geni veya protein’nın bir çok görevi vardır. Bu görevler; DAN yapısı ve dokusu bozulmuş ve hasara uğramışsa DNA yı tamir eder ve yeniler. Bir çok dış etkenden dolayı; serbest radikallerin saldırısı, florid zehirlenmesi, alüminyum zehirlenmesi, GDO lu besinler, bakteri, virüs ve mantarların ve bunların üretiği toksik maddelerin yapmış olduğu tahribatlar sonucu hücreler de kanser görülür. Günde ortalama her insanda 400-500 kanser hücresi oluşur ve hücre çekirdeğinde kromozom içinde 17. Kromozomdaki p53 geni hemen devreye geçer ve tahrip olan hücreyi tamir eder veya tamir edilmiyecek durumda ise o hücreyi öldürür. Bir çok faktörden dolayı p53 geni azalır ise kanseri durdurmak mümkün olamaz.

    Nar kabuğu ekstraktı ve nar çekirdeği yağının birleşiminde ki punikik asit serbest radikalleri yok eder ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Fakat daha önemlisi nar kabuğu ekstraktı ve çekirdeğinin yağında bulunan elajik asit p53 genini korur ve onu güçlendirir ve de kanseri tetikleyen molekülleri kendine bağlıyarak zararsız hale getirir. Güney Caronina Tıp Üniversitesi Kanser Merkesinden Dr. Nixon elajik asit ile yaptığı çalışmalar sonucu elajik asitin kanserli hücrelere karşı etkili olduğunu belgelemiştir. Amerikan Kanser Derneğinin Tamamlayıcı Ve Alternatif Tıp ta Kanser Yöntemleri (The American Cancer Society's Guide to Complementary And Alternative Cancer Methods) 1968 yılında yaptığı bir araştımada Çilek teki elajik asit’in (Nar’da daha yoğun orada bulunur) antikanserojen ve antimutajenik (hücre yapısının bozulmasını önleyici) olduğunu belgelemiştir.

    Zerdeçal’ın birleşiminde ki curcumin aynı p53 geni (protein) gibi etki ederek kanserli hücreleri öldürmektedir. Bu nedenle kanser hastalarının mutlaka kanserin ilk devrelerinde curcumin (zerdeçal ekstraktı) kullanıldığında kanserli hücreleri öldürdüğü ve bağışklık sistemini güçlendirdiği belgelenmiştir. Zerdeçal’ın birleşiminde ki etken madde curcumin %3-4 oranında olduğundan zerdeçal tozu yeterli değildir, mutlak suretle ekstresinin kullanılması gerekir. COX 2 Enzimi (sikloolsijenaz enzimi) bütün iltihabi hastalıklarda artar ve ağrılara sebep olur. COX 2 araşidonik asidi prostaglandin ve eikosanoidlere dönüştürür. Curcumin COX 2 enzimini baskılar ve iltihaplı hastalıkları önler. Zerdeçal sadece kansere karşı değil aynı zamanda; alzheimer, felç, gastrit, romatizma, sedef, egzama, stres, depresyon, ms, kron, kolit ve çölyak gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.

    Kolloidal Platin; İnsan bünyesinde 4000 Enzim salgılanır ve farklı farklı enzimler var. Enzimler, hücreler’de üretilen özel proteinlerdir. Proteinler hücrede, DNA'daki kalıtsal bilgiye (gen) göre sentezlenir. Enzimlerin proteinden oluşan kısmına apoenzim denir. Pepsin, üreaz gibi bazı enzimler yalnız proteinden oluşur bunlara basit enzim denir. Enzimlerin çoğunda ise vitamin ya da mineralden oluşan, aktifleştirici kısımları vardır bu enzimlere bileşik enzim denir. Aktif kısım vitaminden oluşmuş ise koenzim, mineralden oluşmuş ise kofaktör adını alır. Koenzimlerin esas bileşenleri özellikle B grubu vitaminlerdir. Kofaktör, inorganik özellikteki yardımcı kısımdır. Ca+2, Mg+2, Zn+2, K+ ,Na+, Cu+2 ,Fe+2, Pt +2 gibi metal iyonları birçok enzimde kofaktör olarak iş görür. Enzimlerin esas iş yapan bölümü koenzim ya da kofaktör kısmıdır ve enzimin protein olan bölümüne göre daha küçüktür. Enzimin hangi maddeye etki edeceğini protein kısmı belirler. Koenzim Platin’den oluşur ise enzim kanserli hücreyi tanır ya yok eder veya tamir eder. Mineraller ve vitaminler enzimin beyni gibidir. Binlerce molekülden oluşan enzimlerin beyni diyebileceğimiz kısım vitamin ve minerallerden oluşan aktif kısımdır. Enzimler saniyede binlerce işlem yapacak kapasiteye sahiptir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Kolloidal platin setinin fiati nedir

      Yorum yap


      • #4










        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap

        Hazırlanıyor...
        X