Duyuru

Collapse
No announcement yet.

GİNSENG, Panax Ginseng

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • GİNSENG, Panax Ginseng

    GİNSENG



    Çok Yıllık | 0,3-0,6m | 5-7 Aylar | Ca,Ho,Na | Kökü

    Üstteki iki resim hakiki Gingeng’e alttaki iki resim adi Ginseng’e aittir.
    Ginseng, Ginseng, Panax Ginseng
    Hakiki Ginseng

    Familyası: Araliyagillerden; Araliengewâhse, Aralia ceae

    Drugları: Ginseng kökü; Ginseng radix
    Ginseng kökleri çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

    Giriş: Vatanı Kuzey Kore olan Ginseng günümüzde başta; Güney Kore, Çin, Japonya, Tayland, ABD ve Ukrayna tarafından kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir ve çeşitli natürel ilaçlar yapılmaktadır. Ginseng’in bilinen beş önemli türü mevcuttur ve bunlar; Hakiki Ginseng; Panax ginseng C.A.MEY, Çin ginsengi; Panax notoginseng (BURK) F.H.LHEN, Japon ginsengi; Panax japonicus C.A.MEYER, Amerika ginsengi; Panax guinguefolius L. Ve Adi ginseng; Panax pseudoginseng’i sayabiliriz. Genellikle Hakiki ginseng çok pahalı olduğundan onun yerine diğerleri kullanılır. Bu ginseng türlerinin hasat’tan sonra kurutulma şekline göre Beyaz ginseng veya Kırmızı ginseng elde edilir ve bu isimle anılırlar. Günümüzde 60.000 kişi Güney Kore’de Ginseng yetiştirmek için çalış-maktadır. Botanik bahçeden Adi ginsengi alarak fotoğrafını çektim. Adi ginsengin daha gürünü Dersden şehrinin botanik bahçesinde bulabildim. Antalya’da Ginseng almak için baharatçılara geldiğimde hemen hepsinde Ginseng diye Havlıcan sattıklarını gördüm ve bunun yanlış olduğunu söyleyince onlar bana biz bu bitkiyi otuz yıldır Ginseng diye satıyoruz dediler. Almanya’da 100gr Ginseng 35Euro (2gr altın) olup oldukça pahalıdır. Oysa havlıcanın kg’ı ancak 0,5Euro değerindedir. Eskiden Kuzey Kore ormanlarında yabani olarak yetişen Ginseng aşırı tüketim nedeni ile yok olma tehlikesi ile karşı karşıya gelmiştir. Özellikle Çinliler tarafından yaşlanmayı önlediği ve cinsel gücü artırdığı gerekçesiyle 3000yıldır kullanılmaktadır.

    Botanik:
    a) Hakiki Ginseng 30-60cm boyunda, dikine yükselir ve çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları genellikle beşi bir arada kısa saplıdır ve bu beş yaprağın bağlı olduğu ana sap ise uzuncadır. Beşli yapraklardan genellikle 4 adet olup çapraz şekilde gövdeye oturmuştur. Beşli yap-rağı oluşturan her bir yaprakçık 7-21cm uzunluğunda, 3-6cm eninde, mızrak veya ters yumurta şeklindedir. Kenarları düz ve koyu yeşil renktedir. Çiçeklerinden 15-30tanesi bir arada geriden top gibi görülür ve beyazımsı yeşil renktedir. Meyveleri bezelye büyüklüğünde, küre veya böbrek şeklinde, kırmızımsı veya kan kırmızımsı renktedirler. Köklerinin dışı sarımsı beyaz, içi beyaz, 2-3cm kalınlığında 7-15cm uzunluğundaki ana kökler ve küçük yan köklerle ve de saçak şeklindeki çok narin kökçüklerden oluşur.
    b) Adi ginseng 1-1,5m boyunda, yaprakları kanat yaprak olup bu da iki çift veya tek çift yaprakçıktan meydana gelir. (Hakiki ginsengin yaprakları parmak gibi bir sapa bağlıdır). Çiçekleri 10-20’si bir arada demet şeklinde şemsiyeciklerden oluşur. Meyveleri ise önce yeşil, sonra kırmızı ve nihayet mor bir renk alır.

    Yetiştirilmesi: Yetiştirilmesi ve köklerinin işlenebilecek hale gelmesi 4-7yıl zaman alır ve çok bakım ister. Ukrayna’da yetiştirilen bitkinin Türkiye’de yetişmemesi mümkün değildir.

    Hasat zamanı: Ginseng kökleri söküldükten sonra yıkanır, güneşte veya fırında kurutulur.
    a) Güneş veya fırında kurutularak elde edilen Ginseng Beyaz ginseng diye anılır.
    b) Bazı Ginseng kökleri söküldükten sonra bozulabilir. İşte bu şekildeki kökler su buharı ile haşlanarak bozulması önlenebilir. Bu şekilde işlenen kökler kırmızımsı bir renk alır ve artık kolay kolay bozulmaz.

    Birleşimi: Ginseng kökünün birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    a) Triterpensaponin türevleri; bunlara eskiden Panaxositler denirdi. Günümüzde ise Ginsenositler diye anılırlar. Ginsenositler %0,5-9 arasında olabilirse de bu ortalama %2-3 arasındadır. Ginsenositler, Protopanaxadiol ve protopanaxatriol olmak üzere iki önemli alt grubu vardır. 20-S-Panaxadiol türevleri; Rb1, Rb2, Rc ve Rd ve de 2S-Panaxatriol türevleri; Re, Rf, Rg1, Rg2 ve Rh1 Ginsenositleri örnek gösterebiliriz.
    b) Vitaminlerden; B1, B2, B12, Folik asit, Nikotinasitamid ve Pantothenasit,
    c) Minerallerden; Magnezyum, Potasyum, Kalsiyum, Demir, Bakır ve Kobalt
    d) Yağ asitleri; Sterin türevleri, Enzimler ve çok az miktarda eter yağı türevleri içerir.

    Araştırmalar:
    1) 1968-1990yılları arasında toplam 37 klinik araştırma yapılmış ve bu araştırmalara 238 sporcu, 527 metabolizma hastası, 943 yaşlı ve 159 Menopoz rahatsızlığı olan toplam 2562 kişi üzerine tedavi denemesi yapılmıştır. Tedavi sonucu 1572 kişinin genel sağlığında iyileşme, 846 kişinin fiziki kabiliyetlerinde iyileşme görülmüştür. Bu klinik araştırmaların 10’unda zihinsel kabiliyetin arttığı, 11’inde metaboliz*manın daha iyi çalıştığı tespit edilmiştir.
    2) L.D’Angelo, R.Grimaldi, M.Caravaggi, M.Marcoli, E.Perucca, S. Lecchini, G.M.Frigo ve A.Crema 1986’da yaşları 20-24 arasında olan 32 erkek öğrenciye 12 hafta süreyle günde 3 defa 100mg Ginseng ekstresi verilmiştir. Bu tedavi denemesi sonunda öğren*cilerin zihinsel güçlerinin arttığı gözlenmiştir. (H.H.B.VI.28)
    3) C.Siegl, H.J.Siegl ve ekibi 1979’da yaş ortalaması 71,5 olan 10’u erkek 50’ai kadın toplam 60 huzurevi sakini üzerine Ginseng ekstresi (3x350mg Ginseng tozu) ile tedavi denemsi yapılmıştır. Bu yaşlı insanlara Ginsengin psikolojik, psikofizik durumları ve psikosozial davranışlarına etkileri araştırılmıştır. Ginseng ilacı alanlarda genel durumlarının iyileştiği, günlük işlerinde daha az hata yaptıkları, konsantrasyon ve hatırlama hafızalarının iyileştiği görülmüştür. (Age)
    4) E.Dörling, A.M.Kirchdorfer, K.H.Rückert ve ekibi 1980’de yaşları 22-80 arası olan 30 erkek ve 30 kadın üzerinde 12 hafta süreyle günde 3 defa 200mg Ginseng ekstresi ile tedavi denemesi yapmışlardır. Bu tedavi denemesinde deneklerin psikofiziksel drurumları (genel du*rum, ahenk, konsantrasyon, hafıza ve uyku durumları) üzerinde durulmuştur. Ginseng ekstresi alanların plasebo (etkisiz ilaç deney için) alanlara göre genel durumlarının iyileştiği görülmüştür. (Age)
    5) Dr.Dilzegros ve ekibi Kudüs’te Ginseng ekstresi ile nefes yolları 15 hasta üzerinde tedavi denemesi yapmışlardır. Bu tedavi süresi so*nun*da hastaların sağlık durumunda iyileşme görülmüştür. (ZP.6.97. 355 ve 1.94.349)

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre başta güç kaybı, güçsüzlük (verimsizlik, iş yapma yeteneğinin azalması), konsantrasyon zafiyeti, yorgunluk ve dermansızlık, bedensel ve ruhsal dengesizlik ve uyumsuzluklara karşı kul-lanılır.
    b) Komisyon E’nin 17/01/1991 tarih ve 11nolu Monografi bildirisine göre Ginseng preparatları (çay, ekstre, kapsül ve damlası) başta; konsantrasyon zafiyeti, güçsüzlük (günlük işini yapamama), yorgunluk ve dermansızlığa karşı kullanılır.
    c) Homeopati’de başta; nevrastani (sinirsel yorgunluk), rekonvaleszens (nekahet devri=yeniden sağlığına kavuşma süresi), bitkinlik, iktidarsızlık, hafıza zafiyeti, sırt ağrısı, eklem ağrıları, siyatik ve boyun tutul-masına karşı kullanılır.
    d) Halk arasında her türlü zafiyet, iştahsızlık, zayıflama, iktidarsızlık, kalp çarpıntısı, sinirsel yorgunluk (nevrastani), sinirsel ağrı (nevralji) ve depresyon, hafıza zafiyeti, konsantrasyon zafiyeti ve erken yaş-lanmaya karşı kullanılır.Kalp damar rahatsızlıklarında çok çok etkili bitkiler varken bu bitkinin bu maksatla kullanılmasının bir anlamı yok

    Açıklamalar:
    1) Ginseng denince nasıl ki sadece Hakiki ginseng anlaşılmıyorsa Ginseng preparatları denince akla hemen hepside aynı kalitededir diye gelebilir. Oysa yüzlerce firma çok farklı kalitede ilaçlar üretmektedirler. Bunlardan birkaç örnek verelim. 100ml damla veya 100gr tozun mg olarak ne kadar Ginsenosid içerdiklerine bakalım.
    Roter Imperial Ginseng (Gintech) 13,940mg Ginsenosid
    “ Ginseng Kapseln (Gintech) 6,310mg “
    Alsi Ginseng (Aliston) 4,610mg “
    Ginsana G115 Kapseln (Pharmeton) 370mg “
    Kumsan Ginseng Kapseln (Muck) 63,03mg “
    Reform-Ginseng Extra Stark flüssing (Börner) 1,93mg “

    Görüldüğü gibi her firmanın ürettiği Ginseng ilacı aynı kalitede olmayıp oldukça farklıdırlar. Bu nedenle Ginseng damla ve kapsül alırken birle-şimindeki Ginsenosid oranına dikkat edilmelidir.
    2) Ginsengin en önemli özelliği adaptabiliti (adaptogen) yani intibak ettirici (uyum sağlayıcıdır) özelliğe sahip olmasıdır ki bu çok önemli ve farklı bir özelliktir. Eskiden insanlar tarla, bahçe ve bağda çalıştıktan sonra aile, çevre veya köy odalarında sohbet eder ve rahatlarlardı. Günümüzde ise kimya fabrikaları 15 milyon kimyasal ilaç üretmektedirler ve bunların bir kısmı besin maddeleri (çicolata, kon-serve kutuları, pastalar vb) içecekler veya hava ile nefes yolları mukozası, sindirim mukozası ve deri sürekli temas halindedir. Ayrıca iş yerlerindeki ışıklandırma, havalandırma ve bir yığın şey nedeni ile insanlar sürekli stres altında kalmaktadır. Bu sürekli ve çeşitli saldı-rılara karşı motivasyon kurslarına (Dr.Murphy) katılmalı veya Ginseng ilaçları (hap, çay, damla veya kapsül) alınmalıdır. Çünkü Ginseng soğuk, sıcak, gürültülü, oksijen yetersizliği gibi etkenlere karşı insanları dayanıklı yapar.
    3) Sporcuların (futbol, boks, güreş vb) yaptıkları ağır antrenmanlar ne-deni ile kaslarındaki laktik asit oranı aşırı yükselir ve bu da spor-cularda yorgunluk ve dermansızlığa neden olur. Eğer spor yapan kişi-lerin Ginseng preparatlarını (hap, kapsül, çay ve damla) kullanırsa kaslarındaki oksijen oranı yükselir ve laktik asit (süt asidi) oranı düşer ve sporcular kendilerini zinde hissederler.
    4) Amerika, Kanada, Avustralya gibi ülkelerde Ginseng besin maddesi olarak kabul edilmekte ve sebze gibi pazarlarda satılmaktadır. Bu ülkelerde insanlar günlük yemeklerine gelişi güzel Ginseng kökü veya kök tozu katmaktadırlar. Avrupa ülkelerinde ise Ginseng bitkisel ilaç olarak kabul edilmekte ve günde çay olarak alınacak oranın 3gr’ı geçmemesi tavsiye edilmektedir.

    Çayı: Ginseng kökünden veya tozundan 2-3gr demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edildikten sonra 10dk hafif kaynatılır ve 10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.

    Homeopati’de: Ginseng kökünden kurutulmuş veya taze 20gr bir şişeye konur ve üzerine 80 ml %70’lik Alkol ilave edilir. İki günde bir çalkalanır ve güneş ışığından uzakta 4-6hafta muhafaza edilir. Sonra süzülerek Homeopati’de<>adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5defa 10-15damla 12 hafta süreyle alınır ve 3 hafta ara verdikten sonra tekrar alınabilir.

    Ekstresi: Ginseng kökü Etanol ve su ile ekstraksiyonu yapılarak ekstresi elde edilir. ginseng ekstresi aynı Ginseng tentürü gibi kullanılır.

    Hastalığın belirtileri (semptom):
    1) Sinirsel dermansızlık, bel zayıflığı ile birlikte
    2) Sırt ağrısı, özelliklede belden kalçaya kadar ağrılar uzanıyorsa
    3) Mide ağrısı ve şişkinlik sancısı ishalle birlikte ise
    4) Romatizma ve Gut hastalıkları
    Bu gibi hallerde Ginseng tentürü veya ekstresi kullanılır.

    Ginseng sirkesi: Ginseng kökü ince kıyıldıktan sonra bir şişeye konur ve üzerine 200ml sirke ilave edilerek 4-6hafta bekletildikten sonra süzülerek Ginseng sirkesi elde edilir.

    Yan tesirleri: Ginseng kökünün bilinen bir yan tesiri yoktur fakat bazı ülkelerde sebze gibi aşırı miktarda kullanıldığından baş dönmesi, kusma, bulantı gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Normal olarak tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur.


    Ginseng Toz Ekstraktı, Bitki Ekstraktı, Bitki Özü, Bitkisel Ekstrakt, Bitki Tozu, Bitki Ekstresi


    Habibe Özkan
    Hocanin bir cok tesbitine katiliyorum.Banada GİNSENG SETİ gondermisti 1 HAFTA KULLANDIM BAŞ DÖNMEM GEÇTİ.Bu su ile olan tesbitide cok dogru yasamsal bir tesbit
    KAYNAK

    Konu murattt tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/13772-murattt Saat 25 March 2020, 12:14 ) değiştirilmiştir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2

    GİNSENG İle Halsizlik Ve Yorgunluk


    Ginsenosides tarafından Sirtuin 1 sinyal yolunun hedeflenmesi

    Lou'yu renklendirmek 1, Qingxia Huang 1, asmak 2, Daqing Zhao 3, Xiangyan Li 4
    üyelikler yıkılmak üyelikler
    • 1Geleneksel Çin Tıbbı Araştırma Merkezi, Geleneksel Çin Tıbbı Koleji, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, 130021, Çin; Jilin Ginseng Akademisi, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, 130021, Çin.
    • 2Uygulama Yenilikleri Merkezi, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, 130021, Çin.
    • 3Jilin Ginseng Akademisi, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, 130021, Çin; Aktif Maddeler ve Ginseng Etkinliğinin Biyolojik Mekanizmalarına İlişkin Anahtar Laboratuvarı, Eğitim Bakanlığı, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, 130021, Çin; Jilin İl Çin Tıbbı Biyo-Makromolekülleri Anahtar Laboratuvarı, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, 130021, Çin. Elektronik adres: zhaodaqing1963@163.com.
    • 4Jilin Ginseng Akademisi, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, 130021, Çin; Aktif Maddeler ve Ginseng Etkinliğinin Biyolojik Mekanizmalarına İlişkin Anahtar Laboratuvarı, Eğitim Bakanlığı, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, 130021, Çin; Jilin İl Çin Tıbbı Biyo-Makromolekülleri Anahtar Laboratuvarı, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, 130021, Çin. Elektronik adres: xiangyan_li1981@163.com.
    Soyut


    Etnopharmakolojik uygunluk: Ginseng, "bitkilerin kralı" olarak bilinen ve Çin, Güney Kore ve diğer Asya ülkelerinde yaygın olarak kullanılan bir tür geleneksel Çin bitkisel ilacıdır. Ginsenosidler, hafızayı güçlendirme, bağışıklığı ve kardiyovasküler sistemi iyileştirme, yaşlanmayı geciktirme ve kanseri önleme gibi pek çok farmakolojik etkiye sahip olan Panax ginseng Meyer'in aktif bileşenlerinden biridir.

    Derlemenin amaçları: Bu derleme, bir dizi hastalığın önlenmesi ve tedavisi için Sirtuin 1 (SIRT1) sinyal yolunu hedefleyen ginsenosidler için son bulguları özetlemeyi amaçlamaktadır.

    Gereçler ve yöntemler: PubMed, ScienceDirect, Google Scholar, China National Knowledge Infrastructure gibi veritabanlarında ve geleneksel Çin tıbbının klasik kitaplarında "SIRT1" anahtar kelimeleri kullanılarak Ağustos 2020'ye kadar arama yapıldı ve/veya eşleştirilmiş "ginseng" ve "ginsenosides" ile.

    Sonuçlar: SIRT1, bir sınıf III histon deasetilazdır (HDAC), bir nikotinamid adenin dinükleotididir (NAD +Bir dizi patolojik süreçte derinden yer alan )-bağımlı enzim. Spesifik hücre içi lokalizasyona dayalı olarak, SIRT1'in çeşitli sitoplazmik ve nükleer hedefleri vardır ve enerji metabolizması, oksidatif stres, iltihaplanma, tümör oluşumu ve yaşlanmada potansiyel bir rol oynar. Ginsenositler genel olarak üç gruba ayrılır ve mikrobiyal olarak nihai metabolitlerine dönüştürülür. Bunların arasında, çoğu ginsenosid, özellikle C-3 pozisyonunda iki glukopiranosil grubu olan ginsenosidler, SIRT1 aktivatörleri olarak rapor edilmiştir. Daha da önemlisi, SIRT1 sinyal yolunu hedefleyerek oksidatif stresi, enflamasyonu, yaşlanmayı, tümör oluşumunu, depresyonu ve diğerlerini önlemek ve tedavi etmek için birçok ginsenosid kullanılabilir.

    Sonuçlar: Bu makale, SIRT1'i ilk kez hedefleyen ginsenosidlerin son kanıtlarını gözden geçirmektedir; bu, çoklu hastalıklara karşı ginsenosidler için preklinik ve klinik araştırmalar hakkında yeni bilgiler sağlayabilir.

    Anahtar Kelimeler: Enerji metabolizması; ginseng; Ginsenositler; NAD(+); SIRT1.

    Telif Hakkı © 2020 Elsevier BV Tüm hakları saklıdır.

    Ginseng SIRT1 aktifleşrie, SIRT1 ise NAD+ (nikotinamid adenin dinükleotit) Enzimini artırır.
    .................................................. ........................
    Ginseng'den ( Panax ginseng Meyer) Biyoaktif Oligopeptitler, NAD + /SIRT1/PGC-1α Sinyal Yolu Yoluyla Fibroblastlarda Oksidatif Stresin Neden Olduğu Yaşlanmayı Bastırır

    Na Zhu 1 2, Mei-Hong Xu 1 3, Yong Li 1 3
    üyelikler yıkılmak üyelikler
    • 1Beslenme ve Gıda Hijyeni Bölümü, Halk Sağlığı Okulu, Pekin Üniversitesi, Pekin 100191, Çin.
    • 2Beslenme ve Gıda Hijyeni Bölümü, Halk Sağlığı Koleji, İç Moğolistan Tıp Üniversitesi, Hohhot 010059, Çin.
    • 3Pekin Gıda Güvenliği için Toksikolojik Araştırma ve Risk Değerlendirmesi Temel Laboratuvarı, Pekin Üniversitesi, Pekin 100191, Çin.
    Ücretsiz PMC makalesi Soyut


    Bitki kaynaklı küçük moleküllü biyoaktif peptidler olan ginseng oligopeptitlerinin (GOP'ler) fizikokimyasal özellikleri ve çoklu biyoaktif etkileri, sağlık süresi ve uzun ömür üzerinde olumlu bir etkiye işaret eder. Bu göz önüne alındığında, hücresel yaşlanma, organizmada yaşlanmanın başlatıcı faktörü ve anahtar mekanizmasıdır ve bu nedenle mevcut çalışma, GOP'lerin H202 ile indüklenen hücresel yaşlanma üzerindeki etkilerini ve bunun potansiyel mekanizmalarını keşfetmeye çalıştı. Fare embriyonik fibroblastları NIH/ 3T3'te 200 uM H202'ye 4 saat maruz bırakılarak yaşlanma indüklendi ve p16 INK4A ve p21 Waf1/Cip1'in CCK-8 testi ve Western blot analizleri kullanılarak doğrulandıGOP takviyesi (25, 50 ve 100 µg/mL) olsun veya olmasın 24 saatlik büyüme ortamı uygulamasından sonra. GOP'lerin, G1 faz tutuklamasını inhibe ederek, S fazında DNA sentezini artırarak, p16 INK4A ve p21 Waf1/Cip1'in nispi protein ifadesini azaltarak, hücre yaşayabilirliğini teşvik ederek, DNA'yı koruyarak oksidatif stres kaynaklı NIH/3T3 yaşlanmasını geciktirdiğini bulduk . telomeraz (TE) aktivitesini arttırmak. Daha fazla araştırma, antioksidan kapasitedeki ve anti-enflamasyon kapasitesindeki artışın, GOP'ların yaşlanma etkilerini geciktirmek için temel oluşturabileceğini ortaya çıkardı. Ayrıca, GOP takviyesi, NAD + aracılığıyla mitokondriyal işlevi ve mitokondriyal biyogenezi önemli ölçüde iyileştirmiştir./SIRT1/PGC-1???? yolu. Bu bulgular, GOP'lerin, hücresel yaşlanma, oksidatif stres ve iltihaplanma ile mücadele ederek ve ayrıca uzun ömürlülüğü düzenleyen NAD + /SIRT1/PGC-1???? yolunu modüle ederek sağlık süresi ve yaşam süresinin uzatılması üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini göstermektedir .

    Anahtar Kelimeler: ginseng oligopeptitleri; iltihaplanma; mitokondriyal fonksiyon; oksidatif stres; yaşlanma
    .............................................

    NAD+, nicotinamide adenine dinucleotide, Gençlik İksiri,



    NADH Nedir ve Faydaları Nelerdir?



    NADH Nedir ve Ne İşe Yarar?
    Vücut enerjisinin üretilebilmesi için oksijene, glikoza ve NADH’a gereksinim vardır. Oksijen ve glikozun eksikliği gibi NADH ‘nın eksikliği de hücrelerin ölümüne yol açar. Yaşın ilerlemesiyle hücrelerdeki enerji seviyesi düşer. Belli bir oranın altına düştüğünde ise hücreler ölür ve vücudun bir çok hastalığa yakalanma olasılığı artar. Nicotinamide adenine dinucleotide (NADH), B3 vitamininin öncü maddesi olan nicotinamid’den sentezlenir. Hücrelerin en önemli enerji taşıyıcısı olan ATP üretiminde görev alırlar. Çok sayıda kimyasal reaksiyonun gerçekleşebilmesi için NADH’e gereksinim vardır. Bir hücrenin NADH içeriği ne kadar fazlaysa o kadar çok enerji üretebilir.

    NADH (Nikotinamid Adenin Dinükleotid) hücrelerin enerji üretim merkezi gibi çalışan mitokondrilerde önemli fonksiyonlar üstlenir. Sağlıklı bir vücut ihtiyacı kadar NADH’yı üretebilir fakat bazen kronik yorgunluk sendromu gibi durumlarda NADH düzeyi azalabilir.
    NADH 100 trilyon hücrenin her birinde enerji üretimi için gerekli olan bir koenzimdir. NADH sadece yenilen besinlerle dışardan alınır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte hücrelerdeki düzeyinin düşmesinden dolayı NADH’ya olan gereksinim daha fazla artar.
    NADH kırmızı et, beyaz et ve balıklarda bulunur. Besin yoluyla alınan NADH’ın çok az bir bölümü vücudda kullanıldığı için ek destek olarak da alınabilir.
    Enerji üretimindeki kritik görevi yanında hücre içindeki birçok önemli kimyasal reaksiyonu tetikleyici işlevi de vardır. 1.000 ‘den fazla metabolik reaksiyon NADH tarafından tetiklenir ve kontrol edilir.
    NADH serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerin oluşturulmasında önemli rol oynar. Çalışmalar NADH’nın norepinefrin, serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterlerin üretimini hızlandırarak beyin kimyasallarını düzenlediğini göstermektedir.

    NADH Ne İşe Yarar?
    •NADH takviyesinin alımı hücrelerin daha çok güç üretmesine ve daha fazla enerjiye sahip olmasını sağlar.
    •Fiziksel ve zihinsel dayanlıklığı artırır. Atletik performansı yükseltir.
    •Kronik yorgunluk sendromuna karşı mücadelede yardımcı olur. Yorgunluk ve depresiflik gibi durumlarda NADH alımı kişinin kendisini enerjik hissetmesini sağlayabilir.
    •Nutritional Supplement Educational Center; enerji düzeylerini artırmada ve yorgunlukla mücadelede NADH’nın yardımcı bir besin olarak kullanılabileceğini belirtmiştir.
    •NADH hücresel enerji artışını gerçekleştirir. Enerji içeceği olarak kullanılan ürünler hücresel enerji artışını sağlamaz.
    •Hücreleri korur ve yeniler. Bağışıklık sisteminin desteklenmesi ve DNA hasarlarının onarılmasında etkilidir.
    •Dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerin üretimini uyarır, erkek ve kadınlarda libido artışını gerçekleştirir.
    •İnsanın kendini mutlu hissetmesini sağlayan serotonin hormonunun üretiminde etkilidir.
    •Bellek performansını yükseltir, konsantrasyon ve dikkati geliştirir.
    •Kolesterol ve glikoz seviyelerini düzenler.
    •Ön araştırmalar NADH’nın kardiyovasküler sorunları önlemeye yardımcı olabileceğini göstermektedir. Geriatric Nephrology and Urology adlı derginin 1998 ocak sayısında yayınlanan araştırmada 10 hafta boyunca farelere NADH verilmiş ve araştırma sonunda kan basıncı ve LDL kolesterol seviyesinde düşüş tespit edilmiştir.
    •NADH takviyeleri Parkinson ya da Alzheimer hastalığı ile ilişkili semptomları azaltabilir.

    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      GİNSENG İle Yorgunluk


      Çin Bitkisel Tıbbında Saponinler Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarında Koruma Sağlıyor: Olası Mekanizma ve Hedef Analizi

      Ruiying Wang , 1, 2, 3, 4, 5 Min Wang , 1 , 2 , 3, 4, 5 Jiahui Zhou , 1, 2, 3, 4, 5 Daoshun Wu , 1, 2, 3, 4, 5 Jingxue Ye , 1 Guibo Sun , 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , * ve Xiaobo Sun 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , *
      Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
      1 Tıbbi Bitki Geliştirme Enstitüsü, Çin Tıp Bilimleri Akademisi ve Pekin Birliği Tıp Fakültesi, Pekin, Çin
      2 Geleneksel Çin Tıbbı (Doğal Tıp) ve Translasyonel Tıbbın Yenilikçi İlaç Keşfi Pekin Anahtar Laboratuvarı, Tıbbi Bitki Geliştirme Enstitüsü, Pekin Birliği Tıp Fakültesi ve Çin Tıp Bilimleri Akademisi, Pekin, Çin
      3 Çin Bitkisel Tıbbının Biyoaktif Maddeler ve Kaynak Kullanımına İlişkin Temel Laboratuvar, Eğitim Bakanlığı, Tıbbi Bitki Geliştirme Enstitüsü, Çin Tıp Bilimleri Akademisi ve Pekin Birliği Tıp Fakültesi, Pekin, Çin
      4 Çin Tıbbının Glikolipid Metabolik Bozukluklara Karşı Etkililik Değerlendirmesi Laboratuvarı, Geleneksel Çin Tıbbı Devlet İdaresi, Tıbbi Bitki Geliştirme Enstitüsü, Pekin Birliği Tıp Fakültesi ve Çin Tıp Bilimleri Akademisi, Pekin, Çin
      Klasik Çin Tıbbı Reçetesine Dayalı Yeni İlaç Keşfinin 5 Temel Laboratuvarı, Çin Tıp Bilimleri Akademisi, Pekin, Çin
      Düzenleyen: Da-zhuo Shi , Çin Çin Tıp Bilimleri Akademisi, Çin
      İnceleyen: Jun Peng , Fujian Geleneksel Çin Tıbbı Üniversitesi, Çin
      Lanping Guo , Çin Çin Tıp Bilimleri Akademisi, Çin

      *Yazışma: Guibo Sun, moc.621@obiugnus ; Xiaobo Sun, moc.361@361oboaix_nus
      Bu makale Frontiers in Pharmacology dergisinin bir bölümü olan Ethnopharmacology'ye gönderilmiştir.
      Git: Soyut


      Miyokardiyal iskemi, orta yaşlı ve yaşlı bireyler arasında yüksek riskli bir hastalıktır. Trombolitik tedaviden sonra, kalp dokusu potansiyel olarak miyokardiyal iskemi-reperfüzyon yaralanması (MIRI) olarak adlandırılan daha fazla hasar görebilir. Şu anda, MIRI için tedavi yöntemleri ve ilaçlar azdır ve mevcut klinik ihtiyaçları karşılayamaz. MIRI'nin mekanizması, birçok faktörün etkileşimini içerir ve mevcut araştırma noktaları, esas olarak oksidatif stres, iltihaplanma, aşırı kalsiyum yüklenmesi, enerji metabolizması bozuklukları, piroptoz ve ferroptozu içerir. Geleneksel Çin tıbbının (TCM) birden çok hedefi ve çok az toksik yan etkisi vardır; Panax ginseng CA Mey., Panax notoginseng (Burk.) FH Chen, Aralia chinensis içeren klinik preparatlarL., kardiyoproteksiyon ve diğer Çin bitkisel ilaçları, koroner kalp hastalığı, anjina pektoris ve diğer kardiyovasküler hastalıkları olan hastaları tedavi etmek için kullanılmıştır. Çalışmalar, saponinlerin Panax ginseng CA Mey., Panax notoginseng (Burk.) FH Chen, Aralia chinensis L. ve Radix astragali içeren TCM'lerdeki ana aktif maddeler olduğunu göstermiştir . Bu derlemede, anti-MIRI etkileri olan saponin bileşenlerini ve düzenleyici mekanizmalarını sıraladık. Her bir saponin, birden fazla mekanizma yoluyla kalbi koruyucu bir rol oynayabilir ve farklı saponinlerde yer alan sinyal yolları aynı değildir. Panax ginseng'de daha aktif saponinler bulduk.CA Mey. ağırlıklı olarak dammar tipi yapılardır ve enerji metabolizması üzerinde güçlü bir düzenleyici etkiye sahiptirler. Aralia chinensis L.'nin oldukça aktif saponin bileşenleri , kalsiyum homeostazı üzerinde önemli düzenleyici etkileri olan oleanolik asit yapılarıdır. Bu nedenle, Çin bitkisel tıbbındaki saponinler, oldukça etkili ve düşük toksisiteli anti-MIRI ilaçlarının geliştirilmesi için geniş bir uygulama beklentisi sağlar.

      Anahtar Kelimeler: saponinler, geleneksel Çin tıbbı, miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarı, mekanizma, ginsenosidler, aralia saponinler
      Git: giriiş


      Bugüne kadar tromboliz gibi revaskülarizasyon, akut miyokard enfarktüslü hastalarda iskemik kardiyomiyopatinin tedavisi için etkili bir yöntemdir ( Yang ve ark., 2018 ). Bununla birlikte, reperfüzyon yine de miyokardiyumda başka hasarlara neden olabilir ve bu da reperfüzyon tedavisinin avantajlarını büyük ölçüde azaltır ( Bell ve Yellon, 2011 ). Bu nedenle, miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarı (MIRI), acil ilgilenilmesi gereken güncel bir klinik problemdir. MIRI, oksidatif stres, inflamasyon, aşırı kalsiyum yüklemesi ve mitokondriyal hasar gibi çeşitli klasik mekanizmaları içerir ( Turer ve Hill, 2010 ). Son yıllarda, MIRI sırasında hücre piroptozu, ferroptoz ve otofaji üzerine artan sayıda çalışma yapılmıştır ( Jia ve diğerleri, 2019).; Li CY ve diğerleri, 2020 ). Son otuz yılda, MIRI'yi azaltmaya yönelik yöntemler geliştirilmekte ve klinik tedavilerde kullanılmaktadır ( Garcia-Dorado ve ark., 2014 ). Tedavi yöntemleri temel olarak farmakolojik olmayan müdahaleleri (iskemik ön koşullandırma) ve farmasötik tedavileri içerir ( Ibanez ve ark., 2015 ). Şu anda, birkaç ilaç MIRI hayvan modellerinde etkilidir, ancak MIRI'nin karmaşık patolojik mekanizması nedeniyle klinik kullanımları ideal değildir.

      Geleneksel Çin ilaçları (TCM), bütüncül bir tedavi konseptine sahiptir ve çoklu hedef, çoklu bağlantı ve çoklu yaklaşım avantajlarına sahiptir. TCM alanında, MIRI'nin etiyolojisi qi eksikliği, kan staz ve balgam içerir. Klinik tedavi genellikle, qi'yi yenileme ve yin'i besleme, kalbi ısıtma, kan dolaşımını teşvik etme ve kan stazını giderme ve balgamı atma etkilerine sahip GÇT'ye ve bileşik preparatlara dayanır (Liu ve diğerleri, 2013 ) . Büyük miktarda saponin içeren TCM arasında Panax ginseng CA Mey., Panax notoginseng (Burk.) FH Chen, Panax quinquefolium L., Aralia chinensis L. ve Radix astragali (Tu ve diğerleri, 2013 ; Aravinthan ve diğerleri, 2015 ; Wang HW ve diğerleri, 2018 ). Son yıllarda, birçok araştırma, GÇT'den ekstrakte edilen saponinlerin in vivo ve in vitro büyük anti-MIRI etkilerine sahip olduğunu göstermiştir ; mekanizmaları çeşitlidir ve temel olarak enerji metabolizmasını ve kalsiyum homeostazını düzenlemeyi ve oksidatif stresi ve inflamasyonu inhibe etmeyi içerir ( Zhu ve diğerleri, 2017 ; Wang ve diğerleri, 2019)). Saponinler esas olarak dört halkalı triterpen saponinleri ve beş halkalı triterpen saponinleri içerir. Tetrasiklik triterpen tipi saponinler arasında dammarane tipi saponinler derinlemesine çalışılırken, pentasiklik triterpen tipi saponinler arasında en yaygın olarak dağıtılan ve çalışılan oleanan tipi saponinlerdir (Leo ve diğerleri, 2007; Hu ve diğerleri, 2010 ) . ; Shin ve diğerleri, 2015 ; Zebiri ve diğerleri, 2016 ). Her saponin, yapısal özgüllüğü nedeniyle MIRI için benzersiz koruma mekanizmasına da sahiptir.

      Bu derlemede, MIRI'nin klasik mekanizmalarını ve ortaya çıkan birkaç düzenleyici mekanizmayı tartışıyoruz (Şekil 1). Saponinlerin önemli anti-MIRI etkilerine dayanarak, kalp koruyucu etkileri olan saponinleri sınıflandırdık, özetledik ve kalp koruyucu mekanizmalarını analiz ettik. Bu derleme, MIRI için potansiyel tedavi stratejileri ve ilaç adayları sağlamayı amaçlamaktadır.
      Resim, illüstrasyon vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı fphar-11-570867-g001.jpg'dir.
      ŞEKİL 1
      MIRI mekanizmasının grafiksel özeti.

      Git: Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarının Mekanizmaları

      Oksidatif Stres ve Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarı


      MIRI'ye aşırı oksijen serbest radikalleri eşlik eder ve reaktif oksijen türleri (ROS), reperfüzyon hasarı için ana itici güçlerdir ( Zhou ve diğerleri, 2015 ). ROS ve hücresel redoks durumları, birçok kritik hücresel aktiviteyi düzenler. Yeterli oksijen kaynağının varlığında, ROS ve endojen antioksidanlar, hücredeki temel aktiviteleri korumak için dengeyi korur ( Cadenas, 2018 ). MIRI, hücresel antioksidan sisteme zarar verir ve oksidatif hasarı destekler. Reperfüzyondan sonra aşırı ROT üretimi, özellikle hidroksil radikalleri, proteinlerin, lipidlerin ve nükleik asitlerin oksidasyonuna neden olabilir ( Dongo ve diğerleri, 2011).). Bu ayrıca protein fonksiyonunda değişikliklere, zar hasarına, gen mutasyonlarına ve oksidatif stres oluşturan metabolik bozukluklara yol açar. Damar duvarında oksidatif strese neden olan süperoksit anyonu (O 2− ), hidroksil radikali (OH - ) ve hidrojen peroksit (H 2 O 2 ) esas olarak ksantin oksidaz, NADPH oksidaz, endotelyal yoluyla üretilir. nitrik oksit sentaz ve diğer enzim sistemleri ( Zhou ve diğerleri, 2015 ). Başka bir deyişle, endotel hücreleri ile ROS hasarı arasında yakın bir bağlantı vardır. Endojen antioksidan aktivitenin arttırılması ve eksojen antioksidanların müdahalesi, oksidatif stresi etkili bir şekilde inhibe edebilir ve hücrelere verilen zararı azaltabilir.Matsushima ve diğerleri, 2014 ; Zhao D. ve diğerleri, 2017 ). Bu nedenle araştırmacılar, araloside C, dioscin, etlatoside C, ginsenoside Rb3 ve ginsenoside Rg3 ( Xia ve diğerleri, 2011 ; Wang M. ve diğerleri, 2015 ) gibi antioksidan aktiviteye sahip birkaç doğal bileşiği taradılar. oksidatif stresi engelleyerek kalbi korur. İnflamatuvar Yanıt ve Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarı


      Enflamatuvar yanıt, miyokardiyal iskemi sırasında aktive olur ve reperfüzyon sırasında önemli ölçüde şiddetlenir ( Vinten-Johansen ve diğerleri, 2007 ). Nötrofillerin adezyonu ve infiltrasyonu, MIRI'den sonra koroner arterlerin ana patolojik değişiklikleridir. MIRI'den sonra, miyokardiyal hücre zarı üzerindeki araşidonik asit metabolizması artar ve bu da büyük miktarlarda lökotrienler, prostaglandinler ve tromboksan A2 üretimine yol açar ( Boag ve diğerleri, 2017).). Ve sonra mikrovasküler endotel hücrelerinin veya lökositlerin yüzeyinde özel yapışma moleküllerinin ifadesi artar, bu da nötrofillerin kemotaksisini, adezyonunu ve agregasyonunu destekler, mikrovaskülerin kan akış direncini artırır ve hatta miyokardiyal iskemik hasarı şiddetlendiren yeniden akış olmaması olgusuna neden olur. ( Arslan ve diğerleri, 2008 ). Nötrofiller, adezyon moleküllerinin rehberliğinde kan damarı duvarının endotel hücrelerine yapışır ve ardından miyokard dokusuna göç eder ( Moos ve Funk, 2008).). MIRI sırasında, tümör nekroz faktörü-α (TNF-α) ve IL-1 dahil olmak üzere inflamatuar faktörlerin seviyeleri miyokardiyal dokuda önemli ölçüde artarak miyokard hasarına neden olur. MIRI sırasında anti-inflamatuar faktörler ve proinflamatuar faktörler bir arada bulunur ve genellikle proinflamatuar faktörler daha baskındır ( Singhal ve ark., 2010 ).

      Endotel hücreleri inflamasyonla yakından ilişkilidir ve endotel disfonksiyonu ve mikro sirkülasyon hasarı MIRI'nin önemli temelleridir. Çalışmalar, endotel hücrelerinin reperfüzyon sırasında kardiyomiyositlere göre hasara karşı daha savunmasız olduğunu, oysa kardiyomiyositlerin iskemik faz sırasında hasara karşı daha savunmasız olduğunu bulmuştur ( Singhal ve diğerleri, 2010 ; Schanze ve diğerleri, 2019 ). Bu nedenle, koroner endotel hücreleri, MIRI sonrası miyokardiyal disfonksiyonun kritik aracılarıdır. Endotel hücrelerinin otofajisi, MIRI'yi artırmak için kan akışını engelleyen yapısal ve fonksiyonel hasara neden olur ( Raivio ve diğerleri, 2009 ; Russo ve diğerleri, 2017).). MIRI'de yer alan endotel hücrelerinin mekanizması, AMPK/mTOR ve nükleer faktör κB (NF-κB)-p65-Beclin1 yollarıyla ilişkili olabilir ( Moos ve Funk, 2008 ; Singhal ve diğerleri, 2010 ). MIRI'de bir pirin alanı 3 (NLRP3) iltihabına sahip NOD benzeri reseptörlerin (NLR'ler) rolü güncel bir sıcak konudur. NLRP3, NF-κB aktivasyonunu gerektiren NLRP3 iltihaplanmasını oluşturmak için kaspaz-1 ve ASC ile birleştirilebilir ( Wang Y. ve diğerleri, 2015 ; Li ve diğerleri, 2017 ). MIRI'de bir pirin alanı 3 (NLRP3) iltihabı ile NOD benzeri reseptörün (NLR) rolüne ilişkin son araştırmalar sıcak bir konudur. NLRP3, NF-κB aktivasyonu gerektiren NLRP3 enflamasomunu oluşturmak için kaspaz-1 ve ASC ile birleştirilebilir ( Sandanger ve diğerleri, 2016)). NLRP3 enflamatuar cisimler, lökosit alımı ve aktivasyonu dahil olmak üzere aşağı akış enflamatuar yanıtları tetikleyerek IL-1β seviyelerindeki artışı teşvik eder. Çalışmalar, MIRI süreci sırasında NLRP3 enflamatuar cisimlerin aktivasyonunun kalbi koruyucu etkilere sahip olduğunu göstermiştir ( Vinten-Johansen ve diğerleri, 2007 ; Sandanger ve diğerleri, 2016 ). Celastrol, ginsenoside Rb1 ve ginsenoside Rb3 gibi bazı doğal saponinler, enflamasyonu inhibe ederek ve endotel hücre fonksiyonunu eski haline getirerek MIRI'yi azaltabilir ( Wang Y. ve diğerleri, 2015 ; Li ve diğerleri, 2017 ). Kalsiyum Aşırı Yükü ve Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarı


      Hücredeki ikinci haberci olarak Ca2 + , kardiyomiyosit fonksiyonunu, çoğalmasını, bölünmesini, enerji metabolizmasını ve diğer önemli süreçleri sürdürebilir ( Verkhratsky ve Parpura, 2014 ). Miyokardiyal iskemi sırasında ATP üretimi azalır, bu da sarko-endoplazmik retikulum Ca2 + ATPaz (SERCA) aktivitesinde azalmaya neden olur ( Zhu ve diğerleri, 2017 ). Böylece, hücre içi kalsiyum taşınması bozulur ve kalsiyum yüklenmesine neden olur. Reperfüzyonda, ROS hücre zarına zarar vererek hücre dışı Ca2 + akışına yol açar; NCX Ca2 +'yı hücrelere taşır ve hücrede büyük miktarda Na + boşaltarak kalsiyum aşırı yüklenmesini şiddetlendirir ( Ohtsuka ve diğerleri, 2004). Hücre içi Ca2 +, kardiyomiyositlerin kasılma ve diyastolik işlevini düzenler ve eksitasyon-kasılma eşleşmesinde önemli bir rol oynar ( MacLennan ve Kranias, 2003 ). Aksiyon potansiyeli, az miktarda Ca2 + 'nın L-tipi kalsiyum kanallarından (LTCC) hücreye girmesini tetikler ve büyük miktarda Ca2 + , riyanodin reseptörü 2 (RyR2) aracılığıyla sarkoplazmik retikulumdan (SR) salınır. Daha sonra, kalsiyum ve troponin C birleşerek miyokardiyal hücre kasılmasına neden olur ( Grueter ve diğerleri, 2007 ). SERCA, hücre içi Ca2 +' yı SR'ye geri alabilirken , hücre zarındaki NCX, Ca2 +' yı hücrelerden dışarı aktarabilir, bu da kardiyomiyositlerin gevşemesine yol açar (Dişi ve diğerleri, 2016 ). Bu nedenle, hücre içi kalsiyum seviyesi, kardiyomiyositlerin uyarılabilirlik derecesini ve gevşeme oranını etkiler. Kalsiyum aşırı yükünün meydana gelmesinin, kardiyomiyositlerin kasılması ve gevşemesi üzerinde ihmal edilemez bir etkiye sahip olması kaçınılmazdır ( Li ve diğerleri, 2013 ). Kalsiyum aşırı yüklenmesi, oksidatif stres ve inflamatuar yanıtla yakından ilişkilidir ve bu faktörler birlikte MIRI sürecini destekler ( Verkhratsky ve Parpura, 2014 ). Bu nedenle, aşırı kalsiyum yüklenmesini engellemek, MIRI sırasında kalp hasarını azaltmak için etkili bir yöntemdir. Ginsenoside Re, ginsenoside Rb1, Elatoside C ve Araloside C gibi bazı doğal bileşenler, kalsiyum homeostazının restorasyonunu destekleyebilir ve böylece kalp koruyucu bir rol oynayabilir ( Wang ve diğerleri, 2014 ;Wang M. ve arkadaşları, 2015 ). Enerji Metabolizma Bozukluğu ve Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarı


      Miyokardiyal iskeminin erken evresinde, iskemik dokudaki oksijenli hemoglobin tüketildiği için, enerji metabolizması mitokondrinin aerobik oksidasyonundan glikolize değişir ( Cui ve ark., 2017 ; Alegre ve ark., 2020 ). Böylece, glikoliz tarafından üretilen ATP, miyokardiyal hücre sağkalımını sürdürmek için baskın enerji kaynağı haline gelir. Glikolizin artması, hücre içi laktat artışına, hücre içi pH düşüşlerine neden olur, bu da aşırı kalsiyum yükleme sürecini şiddetlendirir. Ek olarak, MIRI sonrası yağ asidi oksidasyonu ve metabolizma seviyesi, iskemi öncesi seviyeyi önemli ölçüde aşarak kalp fonksiyonunun iyileşmesini yavaşlatır ( Li ve ark., 2018 ; Tian ve ark., 2019).). Bunun başlıca nedeni, yağ asidi β oksidasyonunun hızlanması ve ATP üretiminin artması, ancak oksijen tüketiminin de artmasıdır ( Lesnefsky ve ark., 2017 ).

      MIRI sırasında miyokardiyal metabolizmayı iyileştirmek için, esas olarak glikoz metabolizmasını teşvik etmek ve yağ asidi metabolizmasını inhibe etmektir. Enerji metabolizmasının optimize edilmesi yalnızca sitoprotektif bir önlemdir ve terapötik etki sınırlıdır. Enerji metabolizmasını iyileştirmenin tedavi amacı, iskemik miyokardiyal nekroz sürecini uzatmak, miyokardiyal revaskülarizasyon tedavisi için değerli zaman kazanmak ve kalp fonksiyonunun iyileşmesini desteklemektir ( Paradies ve ark., 2018 ). Metabolik ilaçların bariz hemodinamik etkileri olmadığından, bunların β-reseptör blokerleri ile kombinasyon halinde kullanılması önerilir. Şu anda trimetazidin ve niasin ile ilgili birçok çalışma vardır, ancak bazı yan etkiler nedeniyle araştırma ilerlemesi nispeten yavaştır ( Wu ve ark., 2018).). Doğal ürünlerdeki saponinlerin ilaç olarak kullanılması daha güvenlidir ve çoklu hedef avantajına sahiptir. Anti-MIRI'nin etkili bileşenlerini dikkatlice keşfetmeye değer. Çalışmalar, total ginsenosides, ginsenoside Rg1, ginsenoside Rb1 içeren ginsenosidlerin enerji metabolizması üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir ( Cui ve diğerleri, 2017 ; Li ve diğerleri, 2018 ).

      Mitokondri, ATP üreten ana organellerdir. Kardiyomiyositlerin normal işlevini sürdürmek için büyük miktarlarda ATP tüketmesi gerekir. Mitokondriyal enerji üretimi için oksijen gereklidir ( Alam ve diğerleri, 2015 ). Ancak MIRI sırasında oksijen seviyeleri azalırken ROS seviyeleri artar, bu da ATP sentezinin azalmasına ve mitokondriyal geçirgenlik geçiş gözeneklerinin (MPTP) açılmasına neden olur ( Paradies ve diğerleri, 2018 ). Bu nedenle MIRI, enerji metabolizması bozukluklarına neden olur ve MPTP açılması, kardiyomiyosit apoptozu ve nekrozu daha da teşvik eder ( Ong ve diğerleri, 2015).). Bu arada, glikojen sentez kinaz 3β (GSK-3β) yolu, protein kinaz C (PKC) yolu, sinyal transdüseri ve transkripsiyon 3 aktivatörü (STAT3) yolu ve apoptoz sinyal yolu gibi yollar art arda aktive edilir (Makhdoumi ve ark . , 2016 ; Lesnefsky ve diğerleri, 2017 ). Bu yollar ayrıca kardiyomiyosit apoptozu teşvik ederek veya inhibe ederek mitokondri fonksiyonunu etkiler ( Zheng ve diğerleri, 2017 ). Araloside C, astragaloside IV, dioscin, ginsenoside Rb1, ginsenoside Rd, ginsenoside Rg1 ve notoginsenoside R1 gibi saponinler, mitokondriyal fonksiyonu düzenleyerek MIRI'yi azaltabilir ( Wang ve diğerleri, 2012 ; Li ve diğerleri, 2018 ).

      Mitokondriyal otofaji, hücre hasarını azaltmak için hasarlı mitokondriyi seçici olarak ortadan kaldıran bir süreçtir. MIRI sırasında PTEN, varsayılan kinaz 1 (PINK1)/Parkin, BNIP3/NIX ve FUNDC1 sinyal yolu gibi yollar aracılığıyla mitokondriyal otofajiyi indükler ( Ney, 2015 ). Orta derecede mitokondriyal otofaji, mitokondriyal membran potansiyelinin korunması ve hücre membranlarının normal yapısı ve işlevi üzerinde koruyucu bir etkiye sahiptir ve böylece MIRI'yi azaltır. Buna karşılık, mitokondriyal disfonksiyon, MIRI'yi artırabilecek şekilde bozulmuş otofaji işlevine, yetersiz klirense veya mitokondriyal otofajinin aşırı aktivasyonuna yol açar ( Shirakabe ve diğerleri, 2016 ; Tong ve Sadoshima, 2016)). MIRI sırasında mitokondriyal otofajiyi ve düzenleyici mekanizmasını keşfetmek, mitokondriyal otofaji ile MIRI arasındaki ilişkiyi anlamaya yardımcı olabilir ve MIRI'nin klinik tedavisi için yeni fikirler sağlayabilir. microRNA ve Miyokardiyal İskemi–Reperfüzyon Hasarı


      Son yıllarda MIRI tedavisinde microRNA (miRNA) ve uzun kodlamayan RNA'ların (lncRNA) uygulanması giderek artan bir araştırma odağı haline gelmiştir. miRNA, çeşitli ökaryotik hücrelerde endojen, tek sarmallı, kodlayıcı olmayan, küçük düzenleyici bir RNA'dır ( Diaz ve diğerleri, 2017 ). Araştırmalar, miR-1275, miR-133, miR-148a ve miR-324'ün miyokardiyal hücre apoptozunu inhibe ederek, miyokardiyal inflamasyonu azaltarak ve anjiyogenezi teşvik ederek MIRI sürecine müdahale ettiğini göstermiştir (Dai ve diğerleri, 2020; Jiang ve diğerleri . , 2020 ; Zong ve Wang, 2020 ). lncRNA, hedef genlerin transkripsiyonunu ve proteinlerin bozunmasını doğrudan düzenleyebilen heterojen, kodlayıcı olmayan bir RNA'dır ( Ruan ve diğerleri, 2019).). lncRNA, miRNA tarafından hedef gen mRNA'nın bozulmasını destekleyebilen veya engelleyebilen endojen RNA ile rekabet etme veya onunla işbirliği yapma işlevine sahiptir, böylece hedef gen mRNA'sının ve proteininin ekspresyonunu düzenler (Xiong ve diğerleri, 2019 ) . LncRNA'nın ana fonksiyonları, gen metilasyonunu düzenlemeyi, transkripsiyon aktivasyonunu ve translasyon sürecini etkilemek için mRNA ve miRNA'ya bağlanmayı içerir ( Pei ve diğerleri, 2020 ). Şu anda çoğu araştırma, lncRNA'nın miRNA'yı düzenleyen mekanizmasına odaklanmaktadır. Ancak miRNA, lncRNA'yı da düzenleyebilir. lncRNA ve miRNA temel olarak oksidatif stres, inflamatuar infiltrasyon, mitokondriyal disfonksiyon, otofaji ve apoptoz gibi mekanizmalar aracılığıyla MIRI'yi düzenler ve tedavi eder ( Ruan ve diğerleri, 2019 ; Pei ve diğerleri, 2020)). LncRNA-miRNA-mRNA'nın karmaşık ve hassas düzenleyici ağını açıklığa kavuşturmak, RNA molekülleri arasındaki etkileşimi ortaya çıkarmak için önemlidir ( Xiong ve diğerleri, 2019 ). Karmaşık moleküler ağ düzenlemesinin işlevleri arasındaki rolü ve yorumlanması, MIRI tedavisi için yeni terapötik hedefler sağlayarak hayati önem taşımaktadır. Pirositoz ve Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarı


      Piroptoz, enflamatuar reaksiyonların eşlik ettiği yeni bir programlanmış hücre ölümü şeklidir ( Bergsbaken ve diğerleri, 2009 ). Morfolojik nekroz ve apoptoz ile karakterizedir. Bununla birlikte, özellikleri tamamen farklıdır, örneğin, nükleer büzülme, DNA kırılması ve hücre zarında çok sayıda 1-2 nm çapında delikler gözlenir ( Jia ve diğerleri, 2019 ). Piroptoz esas olarak kaspaz-1'e bağlıdır ve buna bir enflamatuar kaskad eşlik eder. MIRI sırasında ASC, kaspaz-1'i aktive eden bir çoklu protein kompleksi oluşturmak için pro-kaspaz-1 ile birleşir, bu da sırayla IL-1β ve IL-18'in aktivasyonunu indükler, daha fazla enflamatuar faktör toplar ve enflamatuar yanıtı genişletir. Toldo ve diğerleri, 2018 ; Wang Z. ve diğerleri, 2018). NLRP3 ayrıca hücre piroptozunu başlatan ve IL-1β ve IL-18 üretimine aracılık eden önemli bir faktördür. MIRI'nin erken evresinde, NLRP3 enflamasyonu, MIRI'nin patolojik sürecine katıldığını gösteren apoptozdan önce aktive olur ve bu nedenle erken MIRI'nin bir belirteci olarak kabul edilebilir (Allam ve diğerleri, 2014; Qiu ve diğerleri, 2017 ; Yumnamcha ve diğerleri, 2019 ). Bu nedenle, MIRI'deki piroptoz sinyal yolu ile ilgili NLRP3, ASC, procaspase-1/caspase-1, IL-1b/18 ve diğer proteinlerin spesifik rolünü anlamak, hedeflenen hücre piroptozunu geliştirmek ve MIRI önleme için yeni fikirler sağlamak için esastır. gelecekte ( Yang ve diğerleri, 2018 ; Wu ve diğerleri, 2019 ). Ferroptoz ve Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarı


      Ferroptoz, MIRI'nin neden olduğu yeni bir hücre ölümü şeklidir ( Baba ve diğerleri, 2018 ). Lipid peroksitlerin birikmesine neden olan ve demir iyonu birikimi, artan lipid peroksidasyon seviyeleri, daha küçük mitokondri ve artan mitokondriyal membran yoğunluğu ile kendini gösteren ferritin reaksiyonu yoluyla ROS üretimi ile karakterizedir (Xie ve diğerleri, 2016 ; Fang ve diğerleri, 2019 ). Demire bağımlı özellikleri nedeniyle, ferroptoz genetik ve biyokimyasal olarak diğer hücre ölümü biçimlerinden farklıdır. Apoptoz, piroptoz ve otofaji inhibitörleri ferroptoz oluşumunu önleyemez, ancak demir şelatlayıcı ajanlar hücre ferroptozunu inhibe edebilir ( Baba ve diğerleri, 2018 ; Yumnamcha ve diğerleri, 2019)). Ferroptoz kaynaklı ERS, MIRI ile yakından ilişkili olan apoptoza yol açar; ferroptoz, ERS sırasında katlanmamış bir protein tepkisini indükler ve ardından PERK-eIF2a-ATF4-CHOP sinyal yolunu aktive ederek MIRI sürecinde hayati bir rol oynayan apoptoza yol açar ( Peng ve diğerleri, 2020 ). Ayrıca p53, apoptoz düzenleyicilerini yukarı doğru düzenler ve ferroptoz ile apoptoz arasındaki sinerjiye katılır ( Chen ve diğerleri, 2019 ; Sumneang ve diğerleri, 2020 ). Bununla birlikte, ferroptoz, MIRI ile yakından ilişkili olmasına rağmen, kesin moleküler mekanizması ve biyolojik işlevi henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. Mekanizması üzerine yapılan araştırmaların MIRI tedavisi için yeni bilgiler sağlaması bekleniyor. Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Yaralanma Mekanizmaları Arasındaki Etkileşim


      Miyokard dokusunun iskemisi ve hipoksisi nedeniyle, enerji metabolizması bozukluğu MIRI'nin başlangıcıdır ( Lesnefsky ve ark., 2017 ). Ayrıca iskemik ve hipoksik ortam, serbest oksijen radikallerinin oluşumu için belirli bir maddi temel oluşturur ( Chen ve Chow, 2005 ). Serbest oksijen radikallerinin masif oluşumu ile doğrudan veya dolaylı olarak miyokardiyal hücrelerde aşırı kalsiyum yüklenmesine yol açar. Kalsiyum aşırı yüklenmesi, enflamatuarın ortak katılımı altında mitokondriyal yapı ve işlevde hasara neden olabilir ( Verkhratsky ve Parpura, 2014). Kalsiyum yüklenmesi ve mitokondriyal disfonksiyon karşılıklı olarak nedenseldir, bir kısır döngü oluşturur ve sonuçta kardiyomiyositlerde geri dönüşü olmayan hasara yol açar. MIRI sırasında, piroptoza enflamasyon eşlik eder ve ferroptoz, ERS'nin neden olduğu apoptoz ile ilişkilidir ( Toldo ve diğerleri, 2018 ; Li W. ve diğerleri, 2020 ). Ek olarak, miRNA oksidatif stres, inflamasyon, enerji metabolizması bozukluğu, apoptoz ve aşırı kalsiyum yüklemesi ile ilgili genlerin ekspresyonunu düzenleyebilir. Bu nedenle, MIRI'nin mekanizması, birden çok faktörü ve birden çok düzeyi içerir ve bu faktörler, birlikte ciddi miyokardiyal doku hasarına yol açan birbiriyle ilişkili ve sinerjistiktir.

      Git: Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarının Tedavisinde Saponinler

      Ginseng Kaynaklı Saponinlerin Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Koruyucu Mekanizması


      Ginsenositler, Panax ginseng CA Mey., Panax notoginseng (Burk.) FH Chen ve Panax quinquefolium L. gibi Araliaceae bitkilerinin yanı sıra Gynostemma pentaphyllum (Thunb) Makino ( Hu et al. , 2010 ; Shin ve diğerleri, 2015 ). Panax ginseng CA Mey. ve Panax notoginseng (Burk.) FH Chen, ginsenosidlerin iki ana bitki kaynağıdır. Bunlar arasında otantik Panax ginseng CA Mey. esas olarak Güneybatı Çin, Doğu Asya ve Kuzey Amerika'da dağıtılır ve orijinal Panax notoginseng(Burk.) FH Chen, esas olarak Güneybatı Çin'de dağıtılmaktadır. Bu Çin bitkisel ilaçlarındaki ginsenosidlerin oranı değişse de, hepsi anti-tümör, anti-oksidasyon, anti-aging, anti-yorgunluk, kan şekeri dengesini düzenleme, kardiyovasküler ve serebrovasküler sistemi iyileştirme ve bağışıklığı güçlendirme için mükemmel TCM'lerdir ( Chen ve diğerleri, 2011 ; Wang ve diğerleri, 2012 ). Panax notoginseng saponinlerinin ana etken maddesi olan Xuesaitong, şu anda kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalıkların klinik tedavisinde kullanılmakta ve kan dolaşımını aktive etmekte, kan stazını hafifletmekte ve kan damarlarını genişletmektedir ( Li ve ark., 2019).). Çalışmalar, Xuesaitong enjeksiyonunun piruvat dehidrojenaz aracılı aerobik metabolizmayı teşvik ederek MIRI'yi azaltabileceğini göstermektedir ( Zhao X. ve diğerleri, 2017 ). Ginseng total saponinleri ayrıca trikarboksilik asit döngüsü yolunu düzenleyerek miyokardiyal enerji metabolizmasını artırabilir ve ayrıca enflamasyonu ve oksidatif hasarı önleyerek MIRI'yi azaltabilir ( Wang ve diğerleri, 2012 ). Panax notoginseng saponinlerinin, HIF-la/BNIP3 ve PI3K/Akt yolları yoluyla otofaji ve apoptozu düzenleyerek sıçan MIRI'sine ve kardiyomiyosit hipoksi-reoksijenasyonuna (HR) karşı koruyucu bir etkiye sahip olduğu bulundu (Chen ve diğerleri, 2011 ) (tablo 1). TABLO 1


      Ginseng'den saponinlerin anti-MIRI etkileri .
      Ginseng toplam saponinleri Panax ginseng CA Mey Güneybatı Çin, Doğu Asya ve Kuzey Amerika 100, 200 mg/kg, ig Gine domuzu MIRI modeli ( in vivo ) ( Aravinthan ve diğerleri, 2015 ) Enflamatuar sitokinleri ve NF-kB'yi azaltarak anti-oksidatif ve anti-inflamatuar özellikler
      60 dakika için 50 mg/L Sıçan küresel MIRI modeli ( ex vivo ) ( Wang ve diğerleri, 2012 ) Kardiyak enerji metabolizmasını geliştirmek için modüle edici TCA döngüsü protein ekspresyonu; oksidatif stresi azaltmak
      Panax notoginseng saponinler Panax notoginseng (Burk.) FH Chen Güneybatı Çin 200, 500 mikrogram/ml Yenidoğan sıçan MIRI modeli ( in vitro ) ( Wang ve diğerleri, 2019 ) MiR-30c-5p aracılığıyla oksidatif stresin engellenmesi
      30, 60 mg/kg, ip Sıçan MIRI modeli ( in vivo ) ( Liu X.-W. ve diğerleri, 2019 ) HIF-1a/BNIP3 otofaji yolunun düzenlenmesi
      30, 60 mg/kg, ig; 0,05, 0,25, 2,25 mg/ml Sıçan MIRI modeli ( in vivo ); H9c2 kardiyomiyositler HR modeli ( in vitro ) ( Chen ve diğerleri, 2011 ) PI3K/Akt yolunu aktive ederek apoptozun engellenmesi
      jipenosid Panax notoginseng (Burk.) FH Chen; Gynostemma pentaphyllum (Thunb.) Mak Güneybatı Çin; Doğu Asya ve Güneydoğu Asya 50, 100, 200 mg/kg, ig; 5, 10, 20 uM Sıçan MIRI modeli ( in vivo ); H9c2 kardiyomiyosit HR modeli ( in vitro ) ( Yu ve diğerleri, 2016a ; Yu ve diğerleri, 2016b ) CHOP yolu ve PI3K/Akt yolu yoluyla ER-stresi ve apoptozun engellenmesi; MAPK sinyal yolu yoluyla NF-kB p65 aktivasyonunu inhibe etme
      100 mg/kg, ig ( in vivo ); 10, 20 uM ( in vitro ) Sıçan MIRI modeli ( in vivo ); H9c2 kardiyomiyosit HR modeli ( in vitro ) ( Chang ve diğerleri, 2020 ) AMPK/Foxo1 sinyal yolunun aktivasyonu yoluyla miR-143-3p seviyesinin baskılanması
      Ginsenoside Rb1 Panax ginseng CA Mey.; Panax notoginseng (Burk.) FH Chen Güneybatı Çin, Doğu Asya ve Kuzey Amerika; Güneybatı Çin 40 mg/kg, i.g. Rat MIRI model (in vivo) (Xia et al., 2011; Li et al., 2016) Enhancing eNOS expression and NO content and inhibiting p38-MAPK signaling pathway
      20, 40, 80 mg/kg, i.g.; 1, 5, 10, 20 μM Rat global MIRI model (ex vivo); rat MIRI model (in vivo) (Li C. Y. et al., 2020) Activating mTOR signal pathway
      2.5, 5, 7.5 mg/kg, i.g. Rat MIRI model (in vivo) (Cui et al., 2017) Regulating energy metabolism by RhoA signaling pathway
      Ginsenoside Rb3 Panax ginseng C. A. Mey.; Panax notoginseng (Burk.) F. H. Chen Southwest China, East Asia and North America; Southwest China 2, 5 μM H9c2 cardiomyocytes HR model (in vitro) (Ma et al., 2014) Inhibiting JNK-mediated NF-kB activation
      5, 10, 20 mg/kg, i.g. Rat MIRI model (in vivo) (Shi et al., 2011; Liu et al., 2013) Anti-oxidantive, anti-apoptotic and anti-inflammatory activity; improving microcirculatory
      Ginsenoside Rd Panax ginseng C. A. Mey.; Panax notoginseng (Burk.) F. H. Chen Southwest China, East Asia and North America; Southwest China 50 mg/kg, i.p. Rat MIRI model (in vivo) (Zeng et al., 2015) Activating Nrf2/HO-1 signaling pathway
      50 mg/kg, i.p.; 10 μM Rat MIRI model (in vivo); neonatal rat myocardial cells HR model (in vitro) (Wang et al., 2013) Activating Akt/GSK-3β signaling pathway and inhibiting mitochondria-dependent apoptotic pathway
      Ginsenoside Re Panax ginseng C. A. Mey.; Panax notoginseng (Burk.) F. H. Chen Southwest China, East Asia and North America; Southwest China 0.3, 1, 3, 10, 20 μM Guinea-pig cardiomyocyte electrophysiology (in vivo) (Bai et al., 2004) NO-dependent modulation of the delayed rectifier K+ current and the L-type Ca2+ current
      30, 100 μM Rat MIRI model (in vivo) (Lim et al., 2013) Ameliorating the electrocardiographic abnormality and inhibiting TNF-α level
      Ginsenoside Rg1 Panax ginseng C. A. Mey.; Panax notoginseng (Burk.) F. H. Chen Southwest China, East Asia and North America; Southwest China 5 mg/kg/h, 30 min, i.v Rat MIRI model (in vivo) (Li et al., 2018, Yuan et al. 2019) Inhibiting apoptosis and modulating energy metabolism through binding to RhoA; activating HIF-1 α-ERK signaling pathways
      100 μM H9c2 cardiomyocytes HR model (in vitro) (ZL et al., 2012; Qin et al, 2018) Inhibiting autophagosomal formation and apoptosis; activating the PI3K/AKT/mTOR pathways
      Ginsenoside Rg3 Panax ginseng C. A. Mey.; Panax notoginseng (Burk.) F. H. Chen Southwest China, East Asia and North America; Southwest China 5, 20 mg/kg, i.g. Rat MIRI model (in vivo) (Zhang et al., 2016) Anti-apoptosis and anti-inflammation properties
      60 mg/kg, i.p.; 10 mM Rat MIRI model (in vivo); neonatal rat myocardial cells HR model (in vitro) (Wang Y. et al., 2015) Regulating Akt/eNOS signaling pathway and Bcl-2/Bax signaling pathway
      Notoginsenoside R1 Panax notoginseng (Burk.) F. H. Chen Southwest China 5, 10, 20 μM Rat global MIRI injury model (ex vivo); H9c2 cardiomyocytes HR model (in vitro) (Yu et al., 2016c) Inhibiting oxidative stress and ERS
      5 mg/kg, i.g.; 10, 100 nM Sıçan MIRI modeli ( in vivo ); H9c2 kardiyomiyositler HR modeli ( in vitro ) ( He ve diğerleri, 2014 ) ROCK'u inhibe ederek enerji metabolizması bozukluğunu önleme
      20, 40, 60 mg/kg, ig Sıçan MIRI modeli ( in vivo ) D3 vitamini yukarı regüle edilmiş protein 1/NF-κB sinyal yolunun düzenlenmesi
      Ayrı bir pencerede aç
      Ginsenoside Rb1, ginsenoside Rg1, ginsenoside Rb3, ginsenoside Rg3, ginsenoside Rd ve ginsenoside Re gibi ginsenosides, benzersiz fizikokimyasal ve biyolojik aktivitelerle sonuçlanan farklı glikozit tipleri ve pozisyonlarına sahip, esas olarak dammaran tipi yapılardır (Aravinthan et al . , 2015 ; Liu X.-W. ve diğerleri, 2019 ) (şekil 2). Panax ginseng CA Mey., Panax notoginseng (Burk.) FH Chen ve Panax quinquefolium L.'de yaygın bir saponin olan Ginsenoside Rb1 , esas olarak apoptoz yollarını inhibe ederek ve mTOR fosforilasyonunu aktive ederek MIRI in vivo ve ex vivo üzerinde mükemmel bir terapötik etkiye sahiptir. ( Li CY ve diğerleri, 2020 ). Ayrıca ginsenoside Rb1 ve ginsenoside Rg1, ginseng total saponinleri tarafından kardiyak regülasyona benzer şekilde RhoA sinyal yolu yoluyla enerji metabolizmasını iyileştirerek kalp fonksiyonunu iyileştirmiştir ( Cui ve diğerleri, 2017 ). Ginsenoside Rg1 ayrıca apoptozu inhibe ederek veya PI3K/AKT/mTOR yolunu aktive ederek H9c2 kardiyomiyositlerini korumuştur (Deng ve diğerleri, 2015 ; Li ve diğerleri, 2018 ; Qin ve diğerleri, 2018 ; Yuan ve diğerleri, 2019 ). Ek olarak, ginsenoside Rd, Akt/GSK-3β ve Nrf2/HO-1 sinyal yollarını aktive ederek mitokondriyal hasarı düzeltti ve oksidatif stresi inhibe etti ( Wang ve diğerleri, 2013 ; He ve diğerleri, 2014 ; Yu ve diğerleri, 2016c ) . Notoginsenosid R1, enerji metabolizması bozukluğunu ve ROCK ve NF-κB sinyal yollarıyla ilişkili ERS'yi önleyerek MIRI'yi azalttı.
      Resim, illüstrasyon vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı fphar-11-570867-g002.jpg'dir.
      ŞEKİL 2
      Ginseng'den elde edilen saponinlerin mekanizmalarının şematik bir temsili, MIRI'de kalp koruyucu etkiler göstermiştir. Glc, glikoz; Rha, rhamnose; Ksil, ksilopiranoz. ↑ ilgili yolları etkinleştirmek anlamına gelir. ↓ ilgili yolları bastırmak anlamına gelir.

      Özet olarak, toplam ginsenoside ve ginsenoside monomer bileşenleri, MIRI ve HR hasarını önemli ölçüde azaltabilir. Ginsenosidlerin spesifik düzenleyici mekanizmaları temel olarak enerji metabolizması bozukluklarını azaltır, oksidatif stresi ve inflamatuar yanıtı inhibe eder ve kardiyomiyosit apoptozu azaltır ( Li ve diğerleri, 2016 ; Zhang ve diğerleri, 2016 ). Özellikle Akt/GSK-3β ve RhoA/ROCK sinyalleme ve mitokondriyal otofaji yolları yoluyla ginsenosidler tarafından enerji metabolizmasının düzenlenmesi özellikle önemlidir ve ginseng'in TCM kılavuzunun önemi ile örtüşür.Figür 3). Çeşitli ginsenosidler, farklı sinyal yollarının düzenlenmesi yoluyla MIRI'ye karşı koruma sağlayabilir. Ginsenosidlerin klinik etkinliği ayrıca araştırmacıları kardiyovasküler hastalıkların tedavisinin altında yatan mekanizmayı daha fazla keşfetmeye, klinik uygulamaları için teorik bir temel sağlamaya ve ginseng endikasyonlarını genişletmeye teşvik eder.
      Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı fphar-11-570867-g003.jpg'dir.
      FİGÜR 3
      Aralia kaynaklı saponinlerin mekanizmalarının şematik bir temsili, MIRI'de kalp koruyucu etkiler göstermiştir. Glc, glikoz; Gal, galaktoz; Ksil, ksilopiranoz. ↑ ilgili yolları etkinleştirmek anlamına gelir. ↓ ilgili yolları bastırmak anlamına gelir. Aralia'dan Saponinlerin Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Koruyucu Mekanizması


      Aralia chinensis L., Aralia elata (Miq) Seem dahil olmak üzere tıbbi değeri olan yenilebilir bir Araliaceae bitkisidir . ve Aralia taibaiensis ( Wang ve diğerleri, 2014 ). Aralia elata (Miq) Görünüyor. ağırlıklı olarak Kuzeydoğu Çin, Kuzey Kore, Japonya ve Rusya'da ve Aralia taibaiensis Orta Batı Çin'de dağıtım yapmaktadır. Saponinlerin ana aktif bileşeni olduğu birkaç triterpen saponin, flavonoid, kumarin ve alkaloid içerir ( Wang R. ve diğerleri, 2018 ). Mevcut araştırmalar, Aralia saponinlerinin kardiyovasküler sistemi düzenleyebildiğini ve anti-tümör ve anti-inflamatuar etkilere sahip olduğunu göstermektedir ( Yan ve diğerleri, 2015).). Aralia elata'nın toplam saponini , qi'yi beslemek, kan dolaşımını desteklemek, kan stazını azaltmak ve ağrıyı hafifletmek için işlev gören Longya Guanxinkang kapsülünün ana bileşenini oluşturur; koroner kalp hastalığı, qi eksikliği olan anjina pektoris ve kan staz sendromunun tedavisi için uygundur ( Wang R. ve diğerleri, 2018 ). Ek olarak, içerik olarak Aralia elata'nın toplam saponinleri ile geliştirilen Aralia Xinmaitong kapsülleri , qi eksikliği ve kan stazının neden olduğu anjina pektorisin tedavisi için ilaç klinik araştırma onayı almıştır ( Wang M. ve diğerleri, 2015 ). Ekibimiz daha önce Aralia elata'nın toplam saponinlerinin(Miq) Görünüyor. PKCε bağımlı sinyal yolu aracılığıyla ERS ile ilişkili apoptozu ve aşırı kalsiyum yükünü baskılayarak MIRI'ye karşı koruma sağlar ( Wang R. ve diğerleri, 2018 ). A'nın toplam saponinleri . taibaiensis ayrıca MIRI ( in vivo ) ve HR'ye ( in vitro ) karşı koruyucu bir etki gösterdi ve koruyucu mekanizma, AMPK yolu ile ilişkili apoptoz ile ilişkilendirildi ( Yan ve diğerleri, 2015 ).

      Çok sayıda saponin bileşeni tarandıktan sonra, güçlü anti-MIRI aktivitesine sahip üç bileşen tanımlandı: elatoside C, araloside C ve calenduloside E (Tablo 2). Bu saponinlerin kimyasal yapıları oleanolik asit konfigürasyonlarına sahiptir (Şekil 4). Calenduloside E, elatoside C ve araloside C'den daha az glikozidik bağ içerir, bu da marjinal düşük çözünürlüğü ve farklı biyolojik aktiviteleri ile sonuçlanır. Ayrıca, calenduloside E'nin oksidatif stresi, apoptozu ve aşırı kalsiyum yüklemesini inhibe ederek H202 kaynaklı H9c2 kardiyomiyosit hasarını azalttığı bildirildi ( Tian ve diğerleri , 2017 ). Elatoside C, PI3K/Akt ve JAK2/STAT3 sinyal yolu aktivasyonu ve MPTP inhibisyonu yoluyla oksidatif stresi ve aşırı kalsiyum yüklemesini azaltarak sıçan global MIRI'sine karşı koruma sağlar ( Wang M. ve diğerleri, 2015)). Araloside C, sıçan global MIRI ve H9c2 kardiyomiyosit HR hasarını hafifletmeye adanmış olan Hsp90'ı düzenleyerek oksidatif stresi, ERS'yi ve aşırı kalsiyum yüklemesini ve gelişmiş mitokondriyal fonksiyonu ve AMPK aktivasyonunu azalttı (Wang ve diğerleri, 2017; Du ve diğerleri, 2018 ) . ; Wang ve diğerleri, 2019 ). TABLO 2


      Aralia'dan saponinlerin anti-MIRI etkileri .
      Aralia elata (Miq) Seem'in toplam saponinleri Aralia elata (Miq) Görünüyor Kuzeydoğu Çin, Kuzey Kore, Japonya, Rusya 25, 50, 100 mg/kg, ig Sıçan MIRI modeli ( in vivo ) ( Wang R. ve diğerleri, 2018 ) Kalsiyum homeostazı dengesizliğini ve endoplazmik retikulum stresine bağlı apoptozu hafifletmek
      30, 60 mg/kg; 1,25, 2,5 ve 5 mg/ml Köpek hemodinamik indeksleri ( in vivo ), Ca2 + geçişleri ve sarkomer kısalma tespiti ( in vitro ) ( Wang ve diğerleri, 2014 ) Kalsiyum homeostazının korunması ve PKCε bağımlı sinyal yolunun artmasıyla pozitif inotropik etki
      Aralia taibaiensis'in toplam saponinleri Aralia taibaiensis Ortabatı Çin 60, 120, 240 mg/kg, ig; 25, 50 mikrogram/ml Sıçan MIRI modeli ( in vivo ); H9c2 kardiyomiyositler HR modeli ( in vitro ) ( Yan ve diğerleri, 2015 ) AMPK yolu aracılığıyla apoptozun baskılanması
      Elatosid C Aralia elata (Miq) Görünüyor Kuzeydoğu Çin, Kuzey Kore, Japonya, Rusya 2, 10, 50 nm Sıçan global MIRI yaralanma modeli ( ex vivo ) ( Wang M. ve diğerleri, 2015 ) PI3K/Akt ve ERK1/2 ve JAK2/STAT3 sinyal yolu aktivasyonu yoluyla oksidatif stresi ve aşırı kalsiyum yükünü hafifletmek ve mPTP'lerin açılmasını engellemek
      12,5, 25, 50 uM H9c2 kardiyomiyosit HR modeli ( in vitro ) ( Wang ve diğerleri, 2014 ) STAT3 sinyal yolunun etkinleştirilmesi ve ER stresle ilişkili apoptozun azaltılması
      Araloside C Aralia elata (Miq) Görünüyor Kuzeydoğu Çin, Kuzey Kore, Japonya, Rusya 0,5, 1, 2,5 uM; 3,125, 6,25, 12,5, 25 uM Sıçan global MIRI yaralanma modeli ( ex vivo ); H9c2 kardiyomiyosit HR modeli ( in vitro ) ( Wang ve diğerleri, 2017 ; Du ve diğerleri, 2018 ) Hsp90'ı düzenleyerek oksidatif stresi, ER stresini ve aşırı kalsiyum yüklemesini azaltmak
      6,25, 12,5, 25 uM H2O2 kaynaklı H9c2 kardiyomiyosit hasarı ( in vitro ) ( Wang ve diğerleri, 2019 ) Mitokondriyal fonksiyonu ve AMPK aktivasyonunu düzenleyerek oksidatif stresi azaltmak
      Aynısefa E Aralia elata (Miq) Görünüyor Kuzeydoğu Çin, Kuzey Kore, Japonya, Rusya 0,02, 0,1, 0,5 μg/ml H2O2 kaynaklı H9c2 kardiyomiyosit hasarı ( in vitro ) ( Tian ve diğerleri, 2017 ) Oksidatif stresi, apoptozu ve kalsiyum aşırı yüklenmesini inhibe etme
      Ayrı bir pencerede aç
      Resim, illüstrasyon vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı fphar-11-570867-g004.jpg'dir.
      ŞEKİL 4
      Çin Bitkisel Tıbbında saponinlerin anti-MIRI mekanizması. Panax ginseng , Panax notoginseng , Aralia , Astragalus ve diğer Çin bitkisel ilaçlarındaki saponinler, MIRI'yi önemli ölçüde hafifletebilir. Bu saponinler oksidatif stresi, enerji metabolizması bozukluğunu, aşırı kalsiyum yüklenmesini, inflamasyonu ve apoptozu inhibe eder ve böylece kardiyoprotektif etki gösterir.

      Kısacası, Aralia saponinleri, koroner kalp hastalığı ve anjina pektorisin tedavisinde mükemmel bir etkiye sahiptir ( Wang R. ve ark., 2018 ). Mevcut araştırmalar, Aralia saponinlerinin kardiyoprotektif etkisinin esas olarak aşırı kalsiyum yüklenmesi, oksidatif stres ve ER stresi ile ilişkili apoptozun inhibisyonu yoluyla olduğunu göstermiştir . Aralia saponinleri, öncelikle HSP90, PKCε ve JAK2/STAT3 sinyal yollarını aktive ederek, MPTP açılmasını engelleyerek kalsiyum homeostazını korumada önemli bir rol gösterdi (Wang ve diğerleri, 2014; Wang M. ve diğerleri, 2015 ; Du ve diğerleri, 2018). ) (Figür 3). Ancak Aralia saponinlerinin MIRI koruma mekanizmasına ilişkin mevcut araştırmalar yeterince derin değildir ve hayvanlar üzerinde in vivo deneyler ve klinik çalışmalarla ilgili bazı veriler yetersizdir. Diğer Saponinlerin Miyokardiyal İskemi-Reperfüzyon Hasarına Karşı Koruyucu Mekanizması


      Ginsenositler ve aralia saponinlere ek olarak, diğer saponinler de anti-MIRI aktivitesine sahiptir.Tablo 3). Her saponin farklı bir kimyasal yapıya sahip olduğundan, karakteristik kardiyak koruma mekanizması da farklıdır. Radix Astragali , qi'yi beslemesiyle bilinen bir TCM'dir ve reçetelerde ve sağlık ürünlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Farmakolojik çalışmalar, Radix Astragali'nin kardiyovasküler sistemlerin yanı sıra bağışıklık üzerinde de önemli bir etkiye sahip olduğunu doğrulamıştır ( Tu ve diğerleri, 2013 ). Ana aktif bileşen olarak Radix astragali'ye sahip koroner kalp hastalığını tedavi etmek için eski bir reçete olan Huangqi Tongbi kaynatma maddesinin farelerde MIRI'yi önemli ölçüde iyileştirdiği gösterilmiştir; kardiyak koruma mekanizması, HMGB1/TLR/NF-κB yolu yoluyla inflamasyonun baskılanmasını içerir ( Liu K. ve ark., 2019). Ek olarak, astragaloside IV'ün anti-MIRI etkisi üzerine yapılan birkaç çalışma, astragalus'un kardiyak koruma sağlamaktan sorumlu ana bileşeni olduğunu belirlemiştir . Astragaloside IV'ün kalp koruma mekanizması temel olarak mitokondriyal solunumu iyileştirerek, MPTP açılmasını önleyerek ve sitokrom C salınımını azaltarak enerji metabolizması bozukluklarının iyileştirilmesine odaklanır (Xu ve diğerleri, 2008; Han ve diğerleri, 2011 ; Tu ve diğerleri , 2013 ). Astragaloside IV'ün yapısı dammaran tipi ginsenosidlerinkine benzer ve her ikisi de aynı kardiyak koruma mekanizmasına sahiptir, bu da yapının işlevi belirlediği fikrini destekler. TABLO 3


      Diğer saponinlerin anti-MIRI etkileri.
      Astragaloside IV Astragalus membranaceus (Fisch.) Bge. Kuzey Çin 1, 10 mg/kg, ig Sıçan MIRI modeli ( in vivo ) ( Tu ve diğerleri, 2013 ) Enerji metabolizmasının düzenlenmesi
      3, 10, 30 uM Neonatal sıçan miyokard hücreleri HR modeli ( in vitro ) ( Xu ve ark., 2008 ) SERCA'yı düzenleyerek hücre içi kalsiyum işlemeyi iyileştirme
      5 mg/kg, ig; 10, 20, 40 veya 80 uM Sıçan global MIRI yaralanma modeli ( ex vivo ); H9c2 kardiyomiyositler HR modeli ( in vitro ) ( Luo ve diğerleri, 2019 ) Mitokondriyal solunumu geri kazanma, mPTP açılmasını önleme, sitokrom C salınımını azaltma ve apoptozu önleme; KATP kanalını düzenleme
      0,1, 1, 10, 100 uM H9c2 kardiyomiyositler HR modeli ( in vitro ) ( Yang ve diğerleri, 2018 ) PI3K/Akt/HO-1 sinyal yolunu düzenleme
      80 mg/kg, ig; 60 uM Sıçan MIRI modeli ( in vivo ); H9c2 kardiyomiyosit HR modeli ( in vitro ) ( Yin ve diğerleri, 2019 ) CaSR/ERK1/2 ve ilgili apoptotik sinyal yollarının inhibe edilmesi; enerji metabolizmasının düzenlenmesi
      betulinik asit Syzygium jambos (L.) Alston; Betula platyphylla Suk. Çin, Çinhindi, Malezya, Endonezya; Çin, Rusya, Moğolistan 50, 100, 200 mg/kg, ig Sıçan MIRI modeli ( in vivo ) ( Xia ve diğerleri, 2011 ) LDH ve CK salınımını azaltarak kardiyomiyosit apoptozu önleme
      5, 10, 20 uM H9c2 cardiomyocytes HR model (in vitro) (Wang D. et al., 2018) Inhibiting oxidative stress and apoptosis by Nrf2/HO-1, p38 and JNK pathways
      Celastrol Tripterygium wilfordii Hook.F. East Asia 50 nM H9c2 cardiomyocytes HR model (in vitro) (Li et al., 2017) Inhibiting the activation of NF-κb
      0.01, 0.1, 1 μM H9c2 cardiomyocytes HR model (in vivo); rat global MIRI injury model (ex vivo) (Aceros et al., 2019) Modulating HSP90 activity
      2, 4, 6 mg/kg, i.g. Rat MIRI model (in vivo) (Tong et al., 2018) Suppressing apoptosis, inflammatory and oxidative stress via PI3K/Akt pathway activation and HMGB1 inhibition
      Clematichinenoside Clematis chinensis Osbeck China, Vietnam 1, 10, 100 μM H9c2 cardiomyocytes HR (in vitro) (Ding et al., 2016) Inhibiting apoptosis through mitochondrial mediated apoptotic signaling pathway
      0.001, 0.01, 0.1 mg/ml; 8, 16, 32 mg/kg, i.g.; 1, 10, 100 μM Rat global rat MIRI injury model (ex vivo); rat MIRI model (in vivo); neonatal rat myocardial cells HR (in vitro) (Zhang et al., 2013) Restoring an antioxidant effect by restoring the balance between inducible NO synthase and endothelial NO synthase
      Dioscin Dioscorea oppositifolia L China, Japan, South Korea 0.1, 1 nM Rat global MIRI injury model (ex vivo) (Badalzadeh et al., 2014; Badalzadeh et al., 2015) Activating mitochondrial KATP channels and NO system, attenuating oxidative stress
      50, 100 mg/kg, i.g. Rat MIRI model (in vivo) (Wang H. W. et al., 2018) Inhibiting inflammation by regulating p38-MAPK/JNK pathways and NF-κb pathways
      Glycyrrhizin Glycyrrhiza uralensis Fisch. China, Russia 2, 4, 10 mg/kg, i.g. Rat MIRI model (in vivo) (Han et al, 2011; Zhai et al., 2012) Inhibiting oxidative stress, iNOS and inflammatory, via HMGB1 and MAPK expression
      5, 10, 20 mg/kg, i.g. Rat MIRI model (in vivo) (Wu et al., 2015) Prolonging APD, inhibiting Ica-L and Ito; blocking phospho-JNK/Bax pathway
      Ilexsaponin A Ilex pubescens Hook. et Arn. China 10, 40 mg/kg, i.g.; 10, 50, 250 μM Rat MIRI model (in vivo); neonatal rat myocardial cells HR model (in vitro) (Zhang et al., 2017) Inhibiting apoptotic pathway
      Ophiopogonin D Ophiopogon japonicus (Linn. f.) Ker-Gawl. China, Japan, Vietnam, India 20 mg/kg, i.p. Rat MIRI model (in vivo) (Huang et al., 2018) Antioxidant and anti-apoptotic effects
      Sasanquasaponin Camellia oleifera Abel Southern China 0.1, 1, 10 μM Neonatal rat myocardial cells HR model (in vitro) (Chen et al., 2007) Inhibiting oxidative stress via attenuating ROS generation and increasing antioxidant activities
      0.1, 0.2, 0.4 mg/kg, i.g.; 0.1 μM Mouse MIRI model (in vivo); adult mouse myocardial cell HR model (in vitro) (Lai et al., 2004) Modulating intracellular Cl- homeostasis and anti-arrhythmia effects
      Withaferin A Withania Somnifera India 1, 5 mg/kg, i.g. Rat MIRI model (in vivo) (R. et al., 2019) Upregulating AMP-activated protein kinase-dependent B-cell lymphoma2 signaling
      0.1, 1 μM Yenidoğan sıçan miyokard hücreleri HR modeli ( in vitro ) ( Yan ve diğerleri, 2018 ) Aktif Akt aracılı oksidatif stres bastırma yoluyla apoptozun inhibe edilmesi
      Ayrı bir pencerede aç
      Dioscin, anti-MIRI aktivitesi sergileyen bir fitoöstrojendir. Diosgenin, mitokondriyal KATP kanallarını aktive ederek ve p38-MAPK/JNK yollarını düzenleyerek inflamasyonu ve oksidatif stresi inhibe ederek kardiyoprotektif etkiler gösterir ( Badalzadeh ve diğerleri, 2014 ; Badalzadeh ve diğerleri, 2015 ; Wang HW ve diğerleri, 2018 ). Östrojen ve reseptörlerinin her ikisi de MIRI mekanizmasında kritik hedeflerdir; bu nedenle dioscin, MIRI tedavisi için bir ilaç adayı olarak da kullanılabilir ve kardiyoprotektif mekanizmasının daha fazla araştırmaya ihtiyacı vardır. Başka bir anti-MIRI saponin olan Celastrol, Aralia'ya benzeyen HSP90 ile etkileşime girebilir.saponinler. Celastrol'ün yapısı, üstün antioksidan aktivitesini gösteren oleanolik asitten daha fazla doymamış bağa sahiptir ( Aceros ve diğerleri, 2019 ). Önceki çalışmalar, selastrolün kardiyak kalp koruma mekanizmasının, PI3K/Akt ve HMGB1 yolları yoluyla oksidatif stres, inflamasyon ve apoptozun baskılanmasını içerdiğini de doğrulamıştır ( Li ve diğerleri, 2017 ; Tong ve diğerleri, 2018 ). Bazı araştırmalar, yüksek mobiliteli grup kutusu 1'in (HMGB1) erken MIRI'de rol oynadığını, inflamatuar yanıtı aktive ettiğini ve kardiyomiyosit apoptozu teşvik ettiğini ileri sürmüştür ( Tong ve diğerleri, 2018).). Meyan kökündeki ana aktif bileşik olan glisirizin, doğal bir HMGB1 inhibitörüdür. Çalışmalar ayrıca glisirizinin oksidatif stresi ve enflamasyonu inhibe ederek sıçan MIRI'sini azalttığını göstermiştir ( Zhai ve diğerleri, 2012 ; Wu ve diğerleri, 2015 ).

      Ayrıca anti-MIRI saponinler arasında betulinik asit, klematikinenosid, ilexsaponin A, ofiopogonin D, sasanquasaponin ve withaferin A bulunur. Kardiyak koruma mekanizmaları farklıdır ve temel olarak oksidatif stres, inflamasyon ve apoptozun baskılanmasını içerir (Huang ve ark. , 2018 ; Yan ve diğerleri, 2018). Mevcut araştırma ilerlemesine dayanarak, her bir saponinin düzenleyici mekanizmasında yer alan sinyal yolaklarının farklı olduğu ve bir saponinin, terapötik hedeflerinin çeşitliliğini gösteren bir veya daha fazla sinyal yolunu etkileyebileceği sonucuna varılabilir. Farklı yapılara sahip saponinler, kalp korumasını sağlamak için çeşitli sinyal yollarını düzenler. Bununla birlikte, saponinlerin anti-MIRI etkisine ilişkin mevcut araştırma kapsamlı değildir ve araştırmacıların MIRI tedavisi için daha teorik bir temel ve güvenilir ilaç adayları sağlamak amacıyla araştırmalarına devam etmelerini gerektirmektedir.

      Git: Sonuçlar ve Perspektifler


      Saponinlerin hedefleri ve anti-MIRI mekanizmaları çeşitlidir ve temel olarak oksidatif stresin, aşırı kalsiyum yüklenmesinin, iltihaplanmanın ve mitokondriyal işlev bozukluğunun önlenmesini içerir. Kısaca, saponinler güçlü bir antioksidan etkiye sahiptir, bu da mitokondriyal fonksiyonun ve hücre içi kalsiyum homeostazının geri kazanılmasına yardımcı olur, enflamatuar faktörlerin üretimini azaltır ve kardiyomiyosit apoptozu inhibe eder, böylece bir kardiyoprotektif fonksiyon uygular (Zhang ve ark., 2016; Zhang ve ark . ., 2017 ; Yin ve diğerleri, 2019 ). Son çalışmalar, MIRI'nin patogenezinde piroptoz ve ferroptozun önemli rollerini ortaya çıkarmıştır ( Wang Z. ve diğerleri, 2018 ; Li W. ve diğerleri, 2020). Ancak saponinlerin piroptoz ve ferroptoz üzerindeki etkilerine ilişkin herhangi bir araştırma bulunmamaktadır. Bu nedenle, saponinlerin bu yeni MIRI mekanizmaları üzerindeki düzenleyici rolünün, saponinlerin MIRI'ye karşı koruyucu mekanizmasını tam olarak aydınlatmak için daha fazla çalışılması gerekmektedir.

      Yapısal olarak, güçlü biyolojik aktiviteye sahip saponinler esas olarak oleanolik asit saponinler ve dammaran tipi saponinlerdir. Çalışmalar, oleanolik asit saponinlerin kalsiyum homeostazı üzerinde önemli bir düzenleyici etkiye sahip olduğunu ( Wang M. ve diğerleri, 2015 ), dammaran tipi saponinlerin ise enerji metabolizması üzerinde daha önemli bir düzenleyici etkiye sahip olduğunu göstermiştir ( Cui ve diğerleri, 2017 ). Ayrıca ginsenositler, dammaran tipi saponinlerde daha aktifken, Araliasaponinler, oleanolik asit saponinlerde daha aktiftir, bu da TCM'nin benzersiz özelliklerinin, anahtar aktif bileşenlerinin yapısı tarafından belirlendiğini kanıtlar. MIRI oluşumu, çok faktörlü bir etkileşim ve son derece karmaşık bir süreçtir; bu nedenle, çok hedefli terapi, ilaç geliştirme için gelecekteki yön olacaktır. TCM'deki saponinler, aynı anda birden fazla yola etki edebilir ve MIRI'yi etkili bir şekilde azaltabilir (Şekil 4). Bu nedenle saponinler, oldukça etkili ve düşük toksisiteli anti-MIRI ilaçlarının geliştirilmesi için geniş bir uygulama beklentisi sağlar.

      Şu anda, saponinlerle ilgili çalışmalar, yeni yapısal saponin keşfi ve veri birikiminin başlangıç ​​aşamasındadır. Saponinlerin MIRI'ye karşı yurtiçi ve yurtdışındaki yapı-aktivite ilişkisi üzerine araştırmalar henüz başlangıç ​​aşamasındadır. Saponinlerin farklı biyolojik aktiviteleri ve mekanizmaları moleküler düzeyde kademeli olarak açıklanmış olsa da, MIRI için klinik uygulamaları ve saponin tedavisi çalışmaları sınırlıdır. Bu nedenle, saponinlerin anti-MIRI mekanizmasının sistematik özeti, potansiyel olarak saponinlerin anti-MIRI etkisinin ve yapı-aktivite ilişkisinin ayrıntılı bir şekilde incelenmesi için bir temel oluşturabilir ve böylece yeni mekanizmalara sahip yeni anti-MIRI ilaçlarının geliştirilmesine yardımcı olabilir. hedefler. Saponinlerin MIRI'ye karşı yapı-aktivite ilişkisinin ayrıntılı bir çalışması, TCM saponinlerinin aktif bileşenlerinin veya monomerlerinin tanımlanmasını sağlayacaktır. Bu, nihayetinde kimyasal modifikasyon ve yapay sentez yoluyla daha aktif ve daha az olumsuz reaksiyona sahip ilaçların geliştirilmesine yardımcı olacaktır. Böylece, saponinlerin incelenmesi, anti-MIRI ilaçlarının geliştirilmesinde önemli bir araştırma yönü haline gelecektir.

      Git: Yazar Katkıları


      Kavramsallaştırma, RW, JZ ve MW; yazma—orijinal taslak hazırlama, RW; yazma—inceleme ve düzenleme, MW, GS ve XS; görselleştirme, DW, JY ve JZ; fon edinimi, GS ve XS. Tüm yazarlar makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

      Git: Finansman


      Bu araştırma, Merkezi Kamu Çıkarına Yönelik Bilimsel Kuruluş Bazal Araştırma Fonu (GS tarafından No. 2018PT35030), Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı (GS tarafından No. 81973514), İlaç İnovasyonu Büyük Projesi (No. 2018ZX09711001-009, XS tarafından) tarafından finanse edilmiştir. ) ve Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı (No. 81891012, XS).

      Git: Çıkar çatışması


      Yazarlar, araştırmanın olası bir çıkar çatışması olarak yorumlanabilecek herhangi bir ticari veya finansal ilişki olmaksızın yürütüldüğünü beyan eder.

      Git: Referanslar
      • Aceros H., Der Sarkissian S., Borie M., Stevens L.-M., Mansour S., Noiseux N. (2019). Celastrol tipi HSP90 modülatörleri, güçlü kardiyoprotektif etkilere izin verir . Hayat Bilimi 227 , 8–19. 10.1016/j.lfs.2019.04.025 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Alam MR, Baetz D., Ovize M. (2015). Siklofilin D ve miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarı: yeni bir bakış açısı . J. Mol. Hücre. Kardiol _ 78 , 80–89. 10.1016/j.yjmcc.2014.09.026 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Alegre P., Mathias L., Lourenco MA, Santos PPD, Goncalves A., Fernandes AA, et al. (2020). Euterpe oleracea Mart. (Açai) sıçanlarda miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarında oksidatif stresi azaltır ve enerjik metabolizmayı geliştirir . ark. sütyen Kardiol _ 114 , 78–86. 10.36660/abc.20180140 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Allam R., Kumar SVR, Darisipudi MN, Anders H.-J. (2014). Doku yaralanmasında ve iltihaplanmada hücre dışı histonlar . J. Mol. Med . 92 , 465–472. 10.1007/s00109-014-1148-z [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Aravinthan A., Kim JH, Antonisamy P., Kang CW, Choi J., Kim NS, et al. (2015). Ginseng total saponin, anti-oksidatif ve anti-enflamatuar özellikler yoluyla miyokard hasarını azaltır . J. Ginseng Arş . 39 , 206–212. 10.1016/j.jgr.2014.12.001 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Arslan F., de Kleijn DPV, Timmers L., Doevendans PA, Paserkamp G. (2008). Doğuştan gelen bağışıklık ve miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarı arasında köprü kurmak: terapötik hedeflerin araştırılması . Curr. eczane Des . 14 , 1205–1216. 10.2174/138161208784246090 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Baba Y., Higa JK, Shimada BK, Horiuchi KM, Suhara T., Kobayashi M., et al. (2018). Kardiyomiyositlerde aşırı demir ve ferroptoza karşı rapamisinin mekanik hedefinin koruyucu etkileri . Am. J. Physiol. Kalp Sirk. fizyol . 314 , H659–H668. 10.1152/ajpheart.00452.2017 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Badalzadeh R., Yavari R., Chalabiani D. (2015). Mitokondriyal ATP'ye duyarlı K + kanalları, diosgenin'in sıçan kalplerinde miyokardiyal reperfüzyon hasarı üzerindeki antioksidan etkisine aracılık eder . General Physiol. biyografiler _ 34 , 323–329. 10.4149/gpb_2015009 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Badalzadeh R., Yousefi B., Majidinia M., Ebrahimi H. (2014). Bir sıçan modelinde reperfüzyon kaynaklı miyokard hasarında diosgenin anti-aritmik etkisi: nitrik oksit sisteminin ve mitokondriyal KATP kanalının aktivasyonu . J. Physiol. bilim _ 64 , 393–400. 10.1007/s12576-014-0333-8 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Bai C.-X., Takahashi K., Masumiya H., Sawanobori T., Furukawa T. (2004). Gine domuzu kardiyomiyositlerinde Panaxginseng'in bir bileşeni olan ginsenosid Re ile gecikmiş doğrultucu K+akımının ve L-tipi Ca2+akımının nitrik okside bağımlı modülasyonu . İngiliz. J. Pharmacol. 142 , 567–575. 10.1038/sj.bjp.0705814 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Bell RM, Yellon DM (2011). Hayatta revaskülarizasyondan daha fazlası vardır: miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarının terapötik hedeflenmesi . Kardiyovasküler. tedavi. 29 , 67–79. 10.1111/j.1755-5922.2010.00190.x [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Bergsbaken T., Fink SL, Cookson BT (2009). Pyroptosis: konakçı hücre ölümü ve iltihaplanması . Nat. Rev. Mikrobiyol . 7 , 99–109. 10.1038/nrmicro2070 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Boag SE, Andreano E., Spyridopoulos I. (2017). Miyokardiyal iskemi / reperfüzyon hasarında lenfosit iletişimi . Antioksidanlar Redoks Sinyali . 26 , 660–675. 10.1089/ars.2016.6940 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Cadenas S. (2018). Miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarı ve kardiyoproteksiyonda ROS ve redoks sinyali . Serbest Radikal. Biol. Med . 117 , 76–89. 10.1016/j.freeradbiomed.2018.01.024 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Chang L., Shi R., Wang X., Bao Y. (2020). Gypenoside A, AMPK/Foxo1 yolunun aktivasyonu yoluyla miR-143-3p seviyesini baskılayarak iskemi/reperfüzyon yaralanmalarını korur . Biyofaktörler 46 , 1–9. 10.1002/biof.1601 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Chen HP, He M., Huang QR, Liu D., Huang M. (2007). Sasanquasaponin, sıçan kardiyomiyositlerini, anoksi-reoksijenasyon hasarının neden olduğu oksidatif strese karşı korur . Avro. J. Pharmacol. 575 , 21–27. 10.1016/j.ejphar.2007.07.043 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Chen J.-K., Chow S.-E. (2005). Antioksidanlar ve miyokardiyal iskemi: reperfüzyon yaralanmaları . Chang Gun Med. J. _ 28 , 369–377. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      • Chen S., Liu J., Liu X., Fu Y., Zhang M., Lin Q., et al. (2011). Panax notoginseng saponinleri, kardiyomiyositlerde PI3K / Akt yolunu aktive ederek iskemi kaynaklı apoptozu inhibe eder . J. Etnofarmakol . 137 , 263–270. 10.1016/j.jep.2011.05.011 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Chen X., Xu S., Zhao C., Liu B. (2019). TLR4/NADPH oksidaz 4 yolunun, kalp yetmezliği sırasında otofaji ve ferroptoz yoluyla hücre ölümünü desteklemedeki rolü . biyokimya biyografiler. Res. iletişim _ 516 , 37–43. 10.1016/j.bbrc.2019.06.015 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Cui Y.-C., Pan C.-S., Yan L., Li L., Hu B.-H., Chang X., et al. (2017). Ginsenoside Rb1, RhoA sinyal yolunun aracılık ettiği enerji metabolizması düzenlemesi yoluyla iskemi / reperfüzyon kaynaklı miyokard hasarına karşı koruma sağlar . bilim temsilci _ 7 , 44579 10.1038/srep44579 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Dai Y., Wang S., Chang S., Ren D., Shali S., Li C., et al. (2020). M2 makrofajdan türetilen eksozomlar, TXNIP ve TLR4/NF-κB/NLRP3 enflamatuar sinyal yolunu inhibe ederek miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarını hafifletmek için microRNA-148a taşır . J. Mol. Hücre. Kardiol _ 142 , 65–79. 10.1016/j.yjmcc.2020.02.007 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Deng Y., Yang M., Xu F., Zhang Q., Zhao Q., Yu H., et al. (2015). Kombine salvianolik asit B ve ginsenoside Rg1, sıçanlarda iskemi/reperfüzyon hasarına karşı kardiyo koruma uygular . PLoS Bir . 10 , e0135435 10.1371/journal.pone.0135435 [ ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Diaz I., Calderon-Sanchez E., Toro RD, Avila-Medina J., de Rojas-de Pedro ES, Dominguez-Rodriguez A., et al. (2017). miR-125a, miR-139 ve miR-324, miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarına karşı ürokortinin korunmasına katkıda bulunur . bilim temsilci _ 7 , 8898 10.1038/s41598-017-09198-x [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Ding H., Han R., Chen X., Fang W., Liu M., Wang X., et al. (2016). Clematichinenoside (AR), mitokondri aracılı bir sinyal yolu yoluyla hipoksi / reoksijenasyon kaynaklı H9c2 kardiyomiyosit apoptozu zayıflatır . Moleküller 21 , 583 10.3390/molecules21060683 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Dongo E., Hornyak I., Benko Z., Kiss L. (2011). Miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarında hidrojen sülfürün kardiyoprotektif potansiyeli (inceleme) . Açta Physiol. asılı _ 98 , 369–381. 10.1556/APhysiol.98.2011.4.1 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Du Y., Wang M., Liu X., Zhang J., Xu X., Xu H., et al. (2018). Araloside C, H9c2 kardiyomiyositlerde ısı şok proteini 90'ı artırarak hipoksi/reoksijenasyonun neden olduğu endoplazmik retikulum stresini önler . Ön. Eczacılık _ 9 , 180 10.3389/fphar.2018.00180 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Fang J., Liu X., Bolanos L., Barker B., Rigolino C., Cortelezzi A., et al. (2016). Kalsiyum ve kalpaine bağımlı bir yol, miyelodisplastik sendromlarda lenalidomide yanıtı belirler . Nat. Med . 22 , 727–734. 10.1038/nm.4127 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Fang X., Wang H., Han D., Xie E., Yang X., Wei J., et al. (2019). Kardiyomiyopatiye karşı koruma için bir hedef olarak ferroptoz . Proc. Natl. Acad. bilim ABD A. 116 , 2672–2680. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
      • Garcia-Dorado D., Rodríguez-Sinovas A., Ruiz-Meana M., Inserte J. (2014). Klinik uygulamada miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarına karşı koruma . Rahip Esp. Kardiol. 67 , 394–404. 10.1016/j.rec.2014.01.010 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Grueter CE, Colbran RJ, Anderson ME (2007). Kalsiyum homeostazı, aritmiler ve kardiyak disfonksiyon için ortaya çıkan moleküler bir sürücü olan CaMKII . J. Mol. Med . 85 , 5–14. 10.1007/s00109-006-0125-6 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Han X.-H., Liu P., Zhang Y.-Y., Zhang N., Chen F.-R., Cai J.-F. (2011). Astragaloside IV, sıçan ventriküler kardiyomiyositlerinde iskemi-reperfüzyondan sonra ATP'ye duyarlı potasyum kanalı alt birimlerinin ekspresyonunu düzenler . J. Gelenek. Çene. Med . 31 , 321–326. 10.1016/s0254-6272(12)60012-0 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • He K., Yan L., Pan C.-S., Liu Y.-Y., Cui Y.-C., Hu B.-H., et al. (2014). ROCK bağımlı ATP5D modülasyonu, notoginsenosid NR1'in iskemi-reperfüzyon kaynaklı miyokard hasarına karşı korunmasına katkıda bulunur . Am. J. Physiol. Kalp Sirk. fizyol . 307 , 1764–1776. 10.1152/ajpheart.00259.2014.-Kardiyak [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Hu Y., Ip FC, Fu G., Pang H., Ye W., Ip NY (2010). Gynostemma pentaphyllum'dan Dammarane saponinler . Fitokimya 71 , 1149–1157. 10.1016/j.phytochem.2010.04.003 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Huang X., Wang Y., Wang Y., Yang L., Wang J., Gao Y. (2018). Ofiopogonin D, sıçanlarda CYP2J3/EET'leri düzenleyerek miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarını azaltır . Hücre. Fizyol. biyokimya _ 49 , 1646–1658. 10.1159/000493500 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Ibanez B., Heusch G., Ovize M., Van de Werf F. (2015). Miyokardiyal iskemi / reperfüzyon hasarı için gelişen tedaviler . J. Am. koleksiyon Kardiol. 65 , 1454–1471. 10.1016/j.jacc.2015.02.032 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Jia C., Chen H., Zhang J., Zhou K., Zhuge Y., Niu C., et al. (2019). Kardiyovasküler hastalıklarda piroptozun rolü . Int. İmmünofarm . 67 , 311–318. 10.1016/j.intimp.2018.12.028 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Jiang T., You H., You D., Zhang L., Ding M., Yang B. (2020). Bir miR-1275 mimik, miyokardiyal iskemi-reperfüzyon kaynaklı miyokardiyal hasarın sıçan modelinde Wnt/NF-κB yolunu düzenleyerek miyokardiyosit apoptozu korur . Mol. Hücre. biyokimya _ 466 , 129–137. 10.1007/s11010-020-03695-w [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Lai Z.-F., Shao Z., Chen Y.-Z., He M., Huang Q., Nishi K. (2004). Sasanquasaponin'in fare kalbindeki iskemi ve reperfüzyon hasarı üzerindeki etkileri . J. Pharmacol. bilim 94 , 313–324. 10.1254/jphs.94.313 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Leo MD, Sanogo R., Tommasi ND, Braca A. (2007). Stylosanthes erecta'dan Oleanane saponinler . J. Nat. Üretim 70 , 979–983. 10.1021/np0700671 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Lesnefsky EJ, Chen Q., Tandler B., Hoppel CL (2017). Mitokondriyal disfonksiyon ve miyokardiyal iskemi-reperfüzyon: yeni tedaviler için çıkarımlar . Annu. Rev. Pharmacol. toksikol _ 57 , 535–565. 10.1146/annurev-pharmatox-010715-103335 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Li CY, Yang P., Jiang YL, Lin Z., Pu YW, Xie LQ ve diğerleri. (2020). Ginsenoside Rb1, mTOR sinyal yolu yoluyla miyokardiyal iskemi reperfüzyon hasarının neden olduğu kardiyomiyosit apoptozu azaltır . Biyomed. Eczacı _ 125 , 109913 10.1016/j.biopha.2020.109913 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Li F., Zhao H., Han Z., Wang R., Tao Z., Fan Z., et al. (2019). Xuesaitong, mikroglial fenotipleri modüle ederek ve STAT3 sinyal yolu yoluyla nöronal hücre apoptozunu inhibe ederek iskemik inmeye karşı koruma sağlayabilir . CNS Neurol. Uyuşmazlık - İlaç Hedefleri . 18 , 115–123. 10.2174/1871527317666181114140340 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Li G., Qian W., Zhao C. (2016). p38a MAPK'nın inhibisyonu yoluyla aracılık edilen ginsenosid Rb1'in anti-iskemi-reperfüzyon hasarı etkilerinin analizi . Olabilmek. J. Physiol. Eczacılık _ 94 , 97–103. 10.1139/cjpp-2014-0164 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Li L., Pan CS, Yan L., Cui YC, Liu YY, Mu HN, et al. (2018). Ginsenoside Rg1, enerji metabolizması yollarını modüle ederek sıçan miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarını iyileştirir . Ön. fizyol . 9 , 78 10.3389/fphys.2018.00078 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Li S., Chen G., Li RA (2013). İnsan pluripotent kök hücre kaynaklı kardiyomiyositlerin kalsiyum sinyali . J. Physiol. (Londra.) . 591 , 5279–5290. 10.1113/jphysiol.2013.256495 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Li W., Li W., Leng Y., Xiong Y., Xia Z. (2020). Ferroptoz, endoplazmik retikulum stresi yoluyla diyabet miyokardiyal iskemisi/reperfüzyon hasarında yer alır . DNA Hücre Biol . 39 , 210–225. 10.1089/dna.2019.5097 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Li X., Wu N., Zou L., Jia D. (2017). Celastrol'ün miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarı üzerindeki koruyucu etkisi . Anadolu J. Cardiol . 18 , 384–390. 10.14744/AnatolJCardiol.2017.7866 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Lim KH, Lim DJ, Kim JH (2013). Ginsenoside-Re, kalpteki iskemi ve reperfüzyon hasarını iyileştirir: hemodinamik bir yaklaşım . J. Ginseng. Res. 37 , 283–292. 10.5142/jgr.2013.37.283 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Liu K., Li M., Ren X., You Q.-S., Wang F., Wang S., et al. (2019). Huang Qi Tong Bi kaynatma, HMGB1/TLR/NF- yoluyla miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarını azaltır . medyat. İltihap _ 2019 , 8387636 10.1155/2019/8387636 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Liu Q., Li J., Wang J., Li J., Janicki JS, Fan D. (2013). Çin bitkisel tıbbının miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarını iyileştirmedeki etkileri ve mekanizmaları . bariz. Temel Kompl. Alternatif Med . 2013 , 1–14. 10.1155/2013/925625 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Liu X.-W., Lu M.-K., Zhong H.-T., Wang L.-H., Fu Y.-P. (2019). Panax notoginseng saponinleri, otofajinin HIF-1a / BNIP3 yolu yoluyla miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarını azaltır . J. Cardiovasc. Eczacılık _ 73 , 92–99. 10.1097/FJC.0000000000000640 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Luo Y., Wan Q., Xu M., Zhou Q., Chen X., Yin D. ve diğerleri. (2019). Bcl-2 aracılı mitokondriyal fonksiyonu iyileştirerek miyokardiyal iskemi hasarına karşı izole kalpler ve kardiyomiyositler üzerinde astragaloside tarafından indüklenen beslenme önkoşullaması . kimya Biol. Etkileşime girmek. 309 , 108723 10.1016/j.cbi.2019.06.036 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Ma L., Liu H., Xie Z., Yang S., Xu W., Hou J. ve ark. (2014). Ginsenoside Rb3, JNK aracılı NF-kappaB yolunun inhibisyonu yoluyla kardiyomiyositleri iskemi-reperfüzyon hasarına karşı korur: bir fare kardiyomiyosit modeli . PLoS One 9 , e103628 10.1371/journal.pone.0103628 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • MacLennan DH, Kranias EG (2003). Fosfolamban: kalp kontraktilitesinin önemli bir düzenleyicisi . Nat. Rahip Mol. Hücre Biol . 4 , 566–577. 10.1038/nrm1151 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Makhdoumi P., Roohbakhsh A., Karimi G. (2016). MikroRNA'lar, miyokardiyal iskemi-reperfüzyon-hasarında mitokondriyal apoptotik yolu düzenler . Biyomed. Eczacı _ 84 , 1635–1644. 10.1016/j.biopha.2016.10.073 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Matsushima S., Tsutsui H., Sadoshima J. (2014). Miyokardiyal iskemi-reperfüzyon sırasında NADPH oksidazlarının fizyolojik ve patolojik fonksiyonları . Trendler Kardiyovasküler Med . 24 , 202–205. 10.1016/j.tcm.2014.03.003 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Moos MPW, Funk CD'si (2008). Endotelyal sisteinil lökotrien 2 reseptör ekspresyonu ve miyokardiyal iskemi reperfüzyon hasarı . Trendler Kardiyovasküler Med . 18 , 268–273. 10.1016/j.tcm.2008.11.009 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Ney PA (2015). Mitokondriyal otofaji: BNIP3 ve NIX'in kökenleri, önemi ve rolü . Biyokimya. biyografiler. Açta . 1853 , 2775–2783. 10.1016/j.bbamcr.2015.02.022 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Ohtsuka M., Takano H., Suzuki M., Zou Y., Akazawa H., Tamagawa M., et al. (2004). Miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarında Na+ – Ca2+ değiştiricinin rolü: heterozigot bir Na+–Ca2+ değiştirici nakavt fare modeli kullanılarak değerlendirme . biyokimya biyografiler. Res. iletişim _ 314 , 849–853. 10.1016/j.bbrc.2003.12.165 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Ong SB, Samangouei P., Kalkhoran SB, Hausenloy DJ (2015). Mitokondriyal geçirgenlik geçiş gözeneği ve miyokardiyal iskemi reperfüzyon hasarındaki rolü . J. Mol. Hücre. Kardiol _ 78 , 23–34. 10.1016/j.yjmcc.2014.11.005 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Paradies G., Paradies V., Ruggiero FM, Petrosillo G. (2018). Miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarında mitokondriyal biyoenerjetikler ve kardiyolipin değişiklikleri: farmakolojik kardiyoproteksiyon için çıkarımlar . Am. J. Physiol. Kalp Sirk. fizyol . 315 , H1341–H1352. 10.1152/ajpheart.00028.2018 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Pei YH, Chen J., Wu X., He Y., Qin W., He SY ve diğerleri. (2020). LncRNA PEAMIR, miR-29b-3p'nin rakip bir endojen RNA'sı olarak PM2.5 maruziyeti ile ağırlaştırılmış miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarında apoptozu ve inflamatuar yanıtı inhibe eder . Nanotoksikoloji 14 , 638–653. 10.1080/17435390.2020.1731857 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Peng JJ, Song WT, Yao F., Zhang X., Peng J., Luo XJ ve diğerleri. (2020). Düzenlenmiş nekrozun kör edici hastalıklara katılımı: nekroptoz ve ferroptoz üzerine odaklanma . Tecrübe. Göz Çöz . 191 , 107922 10.1016/j.exer.2020.107922 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Qin L., Fan S., Jia R., Liu Y. (2018). Ginsenoside Rg1, kardiyomiyositleri PI3K/AKT/mTOR yolu yoluyla hipoksi kaynaklı hasardan korur . eczane . 73 , 349–355. 10.1691/ph.2018.8329 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Qiu Z., Lei S., Zhao B., Wu Y., Su W., Liu M., et al. (2017). NLRP3 enflamatuar aktivasyon aracılı piroptoz, diyabetik sıçanlarda miyokardiyal iskemi / reperfüzyon hasarını şiddetlendirir . Oxid Med Cell Longev . 1–17. 10.1155/2017/9743280 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • RG., LG., WB L., ZY., DX., EG. ve ark. (2019). Withaferin A, AMP ile aktive olan protein kinaz bağımlı B hücreli lenfoma2 sinyalini düzenleyerek miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarını önler . sirk. J.83 , 1726–1736 . 10.1253/circj.CJ-18-1391 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Raivio P., Lassila R., Petaja J. (2009). Kalp cerrahisi sırasında miyokardiyal iskemi-reperfüzyonda trombin . Ann. Torak. Cerrah . 88 , 318–325. 10.1016/j.athoracsur.2008.12.097 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Ruan Z., Wang S., Yu W., Deng F. (2019). LncRNA MALAT1, miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarında miR-26b'yi hedefleyerek PTGS2'yi düzenleyerek iltihaplanma yanıtını şiddetlendirir . Int. J. Cardiol . 288 , 122 10.1016/j.ijcard.2019.04.015 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Russo I., Penna C., Musso T., Popara J., Alloatti G., Cavalot F., et al. (2017). Plateletler, diyabet ve miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarı . Kardiyovasküler diyabetol _ 16 , 71 10.1186/s12933-017-0550-6 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Sandanger Ø., Gao E., Ranheim T., Bliksøen M., Kaasbøll OJ, Alfsnes K., et al. (2016). Miyokardiyal iskemi reperfüzyonu sırasında NLRP3 inflamatuar aktivasyonu kardiyoprotektiftir . biyokimya biyografiler. Res. iletişim _ 469 , 1012–1020. 10.1016/j.bbrc.2015.12.051 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Schanze N., Bode C., Duerschmied D. (2019). Miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarına trombosit katkıları . Ön. immünol _ 10 , 1260 10.3389/fimmu.2019.01260 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Shi Y., Han B., Yu X., Qu S., Sui D. (2011). Ginsenoside Rb3, sıçanlarda miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarını iyileştirir . eczane Biol. 49 , 900–906. 10.3109/13880209.2011.554845 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Shin BK, Kwon SW, Park JH (2015). Panax ginseng'den ginseng saponinlerin kimyasal çeşitliliği . J. Ginseng Arş . 39 , 287–298. 10.1016/j.jgr.2014.12.005 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Shirakabe A., Zhai P., Ikeda Y., Saito T., Maejima Y., Hsu CP, et al. (2016). Drp1'e bağlı mitokondriyal otofaji, aşırı basınca bağlı mitokondriyal işlev bozukluğuna ve kalp yetmezliğine karşı koruyucu bir rol oynar . dolaşım . 133 , 1249–1263. 10.1161/CIRCULATIONAHA.115.020502 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Singhal AK, Symons JD, Boudina S., Jaishy B., Shiu Y.-T. (2010). Miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarında endotel hücrelerinin rolü . Vasc. Dis. önceki _ 7 , 1–14. 10.2174/1874120701007010001 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Sumneang N., Siri-Angkul N., Kumfu S., Chattipakorn SC, Chattipakorn N. (2020). Aşırı demir yükünün kardiyomiyositlerde mitokondriyal fonksiyon, mitokondriyal dinamikler ve ferroptoz üzerindeki etkileri . Ark. biyokimya biyografiler _ 680 , 108241 10.1016/j.abb.2019.108241 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Tian L., Cao W., Yue R., Yuan Y., Guo X., Qin D., et al. (2019). Tilianin ile ön tedavi, AMPK/SIRT1/PGC-1 alfa sinyal yolu yoluyla miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarı olan sıçanlarda mitokondriyal enerji metabolizmasını ve oksidatif stresi iyileştirir . J. Pharmacol. bilim _ 139 , 352–360. 10.1016/j.jphs.2019.02.008 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Tian Y., Du YY, Shang H., Wang M., Sun ZH, Wang BQ ve diğerleri. (2017). H9c2 kardiyomiyositlerini H2O2 kaynaklı apoptoza karşı koruyan Calenduloside E analogları: tasarım, sentez ve biyolojik değerlendirme . Ön. Eczacılık _ 8 , 862 10.3389/fphar.2017.00862 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Toldo S., Mauro AG, Cutter Z., Abbate A. (2018). Miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarında iltihaplanma, piroptoz ve sitokinler . Am. J. Physiol. Kalp Sirk. fizyol . 315 , 1553–1568. 10.1152/ajpheart.00158.2018 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Tong M., Sadoshima J. (2016). Kardiyomiyopatide mitokondriyal otofaji . Curr. görüş. Genet. geliştirici _ 38 , 8–15. 10.1016/j.gde.2016.02.006 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Tong S., Zhang L., Joseph J., Jiang X. (2018). Celastrol ön tedavisi, PI3K/Akt yolu yoluyla yüksek mobiliteli grup kutu 1 protein ekspresyonunu inhibe ederek sıçan miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarını hafifletir . biyokimya biyografiler. Res. iletişim _ 497 , 843–849. 10.1016/j.bbrc.2018.02.121 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Tu L., Pan CS, Wei XH, Yan L., Liu YY, Fan JY ve diğerleri. (2013). Astragaloside IV, enerji düzenleme mekanizmaları yoluyla kalbi iskemi ve reperfüzyon hasarından korur . Mikro sirkülasyon 20 , 736–747. 10.1111/micc.12074 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Turer AT, Tepe JA (2010). Miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarının patogenezi ve tedavi gerekçesi . Am. J. Cardiol. 106 , 360–368. 10.1016/j.amjcard.2010.03.032 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Verkhratsky A., Parpura V. (2014). Kalsiyum sinyali ve kalsiyum kanalları: evrim ve genel ilkeler . Avro. J. Pharmacol . 739 , 1–3. 10.1016/j.ejphar.2013.11.013 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Vinten-Johansen J., Jiang R., Reeves JG, Mykytenko J., Deneve J., Jobe LJ (2007). Enflamasyon, proinflamatuar mediatörler ve miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarı . Hematol. Oncol. klinik N. Am . 21 , 123–145. 10.1016/j.hoc.2006.11.010 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Wang D., Chen T., Liu F. (2018). Betulinik asit, Nrf2/HO-1'i indükleyerek ve p38 ve JNK yollarını inhibe ederek miyokardiyal hipoksi/reoksijenasyon hasarını hafifletir . Avro. J. Pharmacol. 838 , 53–59. 10.1016/j.ejphar.2018.08.024 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Wang HW, Liu HJ, Cao H., Qiao ZY, Xu YW (2018). Diosgenin, sıçanları iskemi-reperfüzyonun neden olduğu miyokardiyal inflamatuar hasardan korur . Med. bilim . _ 24 , 246–253. 10.12659/msm.907745 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Wang JR, Zhou H., Yi XQ, Jiang ZH, Liu L. (2012). Radix Ginseng'in toplam ginsenosidleri, iskemik sıçan kalp dokularında kardiyak enerji metabolizmasını geliştirmek için trikarboksilik asit döngüsü protein ekspresyonunu modüle eder . moleküller _ 17 , 12746–12757. 10.3390/molecules171112746 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Wang M., Sun GB, Zhang JY, Luo Y., Yu YL, Xu XD, et al. (2015). Elatoside C, oksidatif stres ve hücre içi Ca(2)(+) homeostazının modülasyonu yoluyla kalbi iskemi/reperfüzyon hasarından korur . Int. J. Cardiol . 185 , 167–176. 10.1016/j.ijcard.2015.03.140 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Wang M., Tian Y., Du YY, Sun GB, Xu XD, Jiang H., et al. (2017). Araloside C'nin miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarına karşı koruyucu etkileri: ısı şoku proteininin potansiyel katılımı 90 . J. Hücre Mol. Med . 21 , 1870–1880. 10.1111/jcmm.13107 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Wang M., Wang R., Xie X., Sun G., Sun X. (2019). Araloside C, H9c2 kardiyomiyoblastlarını mitokondriyal fonksiyonun modülasyonu yoluyla oksidatif strese karşı korur . Biyomed. Eczacı _ 117 , 109143 10.1016/j.biopha.2019.109143 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Wang M., Xu X., Xu H., Wen F., Zhang X., Sun H., et al. (2014). Aralia elata (Miq) Seem'in toplam saponinlerinin kardiyak kasılma fonksiyonu ve hücre içi kalsiyum döngüsü düzenlemesi üzerindeki etkisi . J. Etnofarmakol . 155 , 240–247. 10.1016/j.jep.2014.05.024 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Wang R., Yang M., Wang M., Liu X., Xu H., Xu X., et al. (2018). Aralia elata'nın (Miq) toplam saponinleri, kalsiyum homeostazı dengesizliğini ve miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarının neden olduğu endoplazmik retikulum stresiyle ilişkili apoptozu hafifletiyor . Hücre. Fizyol. biyokimya _ 50 , 28–40. 10.1159/000493954 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Wang Y., Hu Z., Sun B., Xu J., Jiang J., Luo M. (2015). Ginsenoside Rg3, Akt/endotelyal nitrik oksit sentaz sinyali ve Bcell lenfoma/Bcell lenfoma ile ilişkili X protein yolu yoluyla miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarını hafifletir . Mol. Med. temsilci _ 11 , 4518–4524. 10.3892/mmr.2015.3336 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Wang Y., Li X., Wang X., Lau W., Wang Y., Xing Y., et al. (2013). Ginsenoside Rd, Akt/GSK-3b sinyali ve mitokondriye bağımlı apoptotik yolun inhibisyonu yoluyla miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarını hafifletir . PLoS Bir . 8 , e70956 10.1371/journal.pone.0070956.g001 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Wang Z., Yang F., Jiang Y., Wang R., Chen X., Lv J., et al. (2018). Kalori kısıtlaması ve açlığa normal kardiyak yanıtta piroptozun rolü . biyokimya biyografiler. Res. iletişim _ 495 , 1122–1128. 10.1016/j.bbrc.2017.11.144 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Wu C., Lu W., Zhang Y., Zhang G., Shi X., Hisada Y., et al. (2019). İltihaplı aktivasyon, kanın pıhtılaşmasını ve piroptoz yoluyla konakçı ölümünü tetikler . bağışıklık _ 50 , 1401–1411. 10.1016/j.immuni.2019.04.003 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Wu HJ, Yang JY, Jin M., Wang SQ, Wu DL, Liu YN ve diğerleri. (2015). Glisiretinik asit, sıçan kalplerinde reperfüzyon periyodu sırasında ölümcül ventriküler aritmi duyarlılığını ve insidansını azaltarak kalbi iskemi/reperfüzyon hasarından korur . Hücre. Fizyol. biyokimya _ 36 , 741–752. 10.1159/000430134 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Wu S., Chang G., Gao L., Jiang D., Wang L., Li G., et al. (2018). Trimetazidin, aşırı otofajiyi inhibe ederek miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarına karşı koruma sağlar . J. Mol. Med. (Berlin.) . 96 , 791–806. 10.1007/s00109-018-1664-3 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Xia R., Zhao B., Wu Y., Hou JB, Zhang L., Xu JJ ve diğerleri. (2011). Ginsenoside Rb1 ön koşullandırma, eNOS ekspresyonunu arttırır ve diyabetik sıçanlarda miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarını azaltır . J. Biomed. Biyoteknoloji _ 767930 10.1155/2011/767930 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Xie Y., Hou W., Song X., Yu Y., Huang J., Sun X., et al. (2016). Ferroptoz süreci ve işlevi . Hücre Ölüm Farkı . 23 , 369–379. 10.1038/cdd.2015.158 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Xiong W., Yan Q., Chen H., Qian J., 2019. Miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarında uzun kodlamayan RNA-miRNA-mRNA eksenlerine ilişkin içgörü: mekanizma ve terapi için çıkarımlar . Epigenomik . 11 , 1733–1748. 10.2217/epi-2019-0119 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Xu XL, Chen XJ, Ji H., Li P., Bian YY, Yang D., ve diğerleri. (2008). Astragaloside IV, sarkoplazmik retikulum Ca-ATPaz aracılığıyla hipoksi ile yeniden oksijenlenmiş kardiyomiyositlerde hücre içi kalsiyum işlemeyi iyileştirdi . Farmakoloji _ 81 , 325–332. 10.1159/000121335 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Yan J., Duan J., Wu X., Guo C., Yin Y., Zhu Y., et al. (2015). Aralia taibaiensis kaynaklı toplam saponinler, AMPK yoluyla miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarına karşı koruma sağlar . Int. J. Mol. Med . 36 , 1538–1546. 10.3892/ijmm.2015.2391 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Yan Z., Guo R., Gan L., Lau WB, Cao X., Zhao J., et al. (2018). Withaferin A, oksidatif stresin aktive edilmiş Akt aracılı inhibisyonu yoluyla apoptozu inhibe eder . Hayat Bilimi 211 , 91–101. 10.1016/j.lfs.2018.09.020 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Yang F., Qin Y., Lv J., Wang Y., Che H., Chen X., et al. (2018). Uzun kodlamayan RNA Kcnq1ot1'in susturulması, diyabetik kardiyomiyopatide piroptozu ve fibrozu hafifletir . Hücre Ölüm Dis . 9 , 1000 10.1038/s41419-018-1029-4 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Yin B., Hou XW, Lu ML (2019). Astragaloside IV, kalsiyum algılayan reseptör aracılı apoptotik sinyal yollarının inhibisyonu yoluyla sıçanlarda miyokardiyal iskemi / reperfüzyon hasarını hafifletir . Açta Eczacılık. Günah _ 40 , 599–607. 10.1038/s41401-018-0082-y [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Yu H., Shi L., Qi G., Zhao S., Gao Y., Li Y. (2016a). Gypenoside, in vitro ve in vivo mitojenle aktive olan protein kinaz aracılı nükleer faktör kappa B yolunun inhibisyonu yoluyla kardiyomiyositleri iskemi-reperfüzyon hasarına karşı korur . Ön. Eczane. 7 , 148 10.3389/fphar.2016.00148 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Yu H., Zhang H., Zhao W., Guo L., Li X., Li Y. ve ark. (2016b). Gypenoside, CHOP yolunun inhibisyonu ve PI3K/Akt yolunun in vivo ve in vitro aktivasyonu yoluyla kardiyomiyosit apoptozunu inhibe ederek miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarına karşı koruma sağlar . Hücre. fizik biyokimya 39 , 123–136. 10.1159/000445611 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Yu Y., Sun G., Luo Y., Wang M., Chen R., Zhang J., et al. (2016c). Notoginsenoside R1'in oksidatif stres ve endoplazmik retikulum stresiyle ilişkili sinyal yollarını düzenleyerek iskemi/reperfüzyon yaralanmalarına karşı kardiyoprotektif etkileri . bilim temsilci _ 6 , 21730 10.1038/srep21730 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Yuan C., Wang H., Yuan Z. (2019). Ginsenoside Rg1, diyabetik bir sıçan modelinde HIF-1 a-ERK sinyal yolları yoluyla miyokardiyal iskemiyi ve reperfüzyon hasarını inhibe eder . eczane . 74 , 157–162. 10.1691/ph.2019.8858 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Yumnamcha T., Devi TS, Singh LP (2019). Auranofin, insan retina pigment epitel hücrelerinde mitokondriyal düzensizliğe ve enflamatuar hücre ölümüne aracılık eder: retinal nörodejeneratif hastalıkların etkileri . Ön. nörobilim _ 13 , 1065 10.3389/fnins.2019.01065 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Zebiri I., Haddad M., Duca L., Harakat D., Cabanillas B., Paloque L. et al. (2016). Zebiriosides AL, Dendrobangia boliviana'nın köklerinden oleanane saponinler . Fitokimya 130 , 262–272. 10.1016/j.phytochem.2016.06.006 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Zeng X., Li J., Li Z. (2015). Ginsenoside Rd, Nrf2 HO-1 sinyal yolu yoluyla miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarını hafifletir . Int. J. Clin. Tecrübe. Med. 15 , 14497–14504. 1940-5901/IJCEM0009419 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
      • Zhai CL, Zhang MQ, Zhang Y., Xu HX, Wang JM, An GP, ​​et al. (2012). Glycyrrhizin, HMGB1'e bağımlı fosfo-JNK/Bax yolunu bloke ederek sıçan kalbini iskemi-reperfüzyon hasarına karşı korur . Açta Eczacılık. Günah _ 33 , 1477–1487. 10.1038/aps.2012.112 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Zhang LP, Jiang YC, Yu XF, Xu HL, Li M., Zhao XZ ve ark. (2016). Ginsenoside Rg3, apoptozu ve inflamasyonu hafifleterek miyokardiyal iskemi/reperfüzyondan sonra kalp fonksiyonunu iyileştirir . bariz. Temelli. Tamamlayıcı. Alternatif. Med . 2016 , 6967853 10.1155/2016/6967853 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Zhang R., Fang W., Han D., Sha L., Wei J., Liu L. ve ark. (2013). Clematichinenoside, hem in vivo hem de in vitro iskemi/reperfüzyon hasarında miyokard enfarktüsünü hafifletir . bitki Med. 79 , 1289–1297. 10.1055/s-0033-1350671 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Zhang SW, Liu Y., Wang F., Qiang J., Liu P., Zhang J., et al. (2017). Ilexsaponin A, anti-apoptotik yoldan iskemi-reperfüzyon kaynaklı miyokard hasarını hafifletir . PLoS Bir . 12 , e0170984 10.1371/journal.pone.0170984 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Zhao D., Yang J., Yang L. (2017). Diyabet altında miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarında oksidatif stres ve mTOR sinyali için içgörüler . Oksit. Med. Hücre. Longev . 2017 , 1–12. 10.1155/2017/6437467 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Zhao X., Zhang F., Wang Y. (2017). Proteomik analiz, Xuesaitong enjeksiyonunun piruvat dehidrogenaz aracılı aerobik metabolizmayı yükselterek miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarını azalttığını ortaya koymaktadır . Mol. Biyosist . 13 , 1504–1511. 10.1039/c7mb00140a [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Zheng Q., Bao XY, Zhu PC, Tong Q., Zheng GQ, Wang Y. (2017). Miyokardiyal iskemi / reperfüzyon hasarı için Ginsenoside Rb1: klinik öncesi kanıtlar ve olası mekanizmalar . Oksit. Med. Hücre Longev . 2017 , 6313625 10.1155/2017/6313625 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Zhou T., Chuang C.-C., Zuo L. (2015). Miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarında reaktif oksijen türlerinin moleküler karakterizasyonu . BioMed. Res. Int . 2015 , 864946 10.1155/2015/864946 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      • Zhu S., Xu T., Luo Y., Zhang Y., Xuan H., Ma Y., et al. (2017). Luteolin, p38 MAPK sinyali yoluyla sarkoplazmik retikulum Ca2+-ATPase aktivitesini arttırır, böylece iskemi/reperfüzyondan sonra sıçan kardiyak fonksiyonunu iyileştirir . Hücre. Fizyol. biyokimya _ 41 , 999–1010. 10.1159/000460837 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • ZL Z., YF., ML L. (2012). Ginsenoside Rg1, hipoksi/reoksijenasyona maruz kalan H9c2 kardiyomiyositlerde otofajiyi inhibe eder . Mol. Hücre. biyokimya 365 , 243–250. 10.1007/s11010-012-1265-3 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      • Zong L., Wang W. (2020). CircANXA2, miRNA-133 ekspresyonunu inhibe ederek miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarında miyokardiyal apoptozu teşvik eder . BioMed. Res. Int . 2020 , 8590861 10.1155/2020/8590861 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        GİNSENG İle Yorgunluk


        osmanuzen Nickli öğeden Alıntı Mesajı göster
        gökçek tonik gökçek iksir mantar çayı kullanıyorum alerji için iyi geliyo konsantrasyon sorunu için kırmızı ginseng kullansam zararı olurmu?


        Beyaz Ginseng kırmızı Ginseng den daha etkilidir, çünkü topraktan çıkarılan kaliteli ginseng kurutulur ve beyaz ginseng elde edilir.Kalitesiz Ginseng ise topraktan çıkarılınca çamur gibi olduğundan kurutmak mümkün değildir ve bozulur.Bu nedenle kalitesiz ginseg önce haynar suda kaynatılır ve sonra kurutulur ve bundan kırmızaı ginseng elde edilir.Bu kırmızı ginseg 2. sınıf bir ginsengdir ve etkisi çok azdır.Gökçek İksir beyin damarlarında ki yağlanma, daralma, sertleşme ve plakları eriterek kalıcı olarak etki yapar ginsengin curuf ve plak çözücü özeliği yoktur.

        .........................................
        Ginseng ve Kansere Bağlı Yorgunluk: Klinik Araştırmaların Sistematik Bir İncelemesi

        Mehdi Sadıkyan 1 2 3, Sepideh Rahmani 4, Mohaddese Zendehdel 1 2, Seyed Ahmed Hüseyni 2 3, Ahmed Zare Cavid 2 3
        üyelikler yıkılmak üyelikler
        • 1Öğrenci Araştırma Komitesi, Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi, Ahvaz, İran.
        • 2Beslenme ve Metabolik Hastalıklar Araştırma Merkezi, Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi, Ahvaz, İran.
        • 3Beslenme Bölümü, Müttefik Tıp Bilimleri Okulu, Ahvaz Jundishapur Tıp Bilimleri Üniversitesi, Ahvaz, İran.
        • 4Gıda Güvenliği Araştırma Merkezi, İsfahan Tıp Bilimleri Üniversitesi, İsfahan, İran.
        Soyut


        Amaç: Ginseng'in genel yorgunluk üzerindeki etkisine ilişkin veriler daha önce gözden geçirildi. Bununla birlikte, çeşitli ginseng türlerinin kansere bağlı yorgunluk (CRF) üzerindeki etkisine ilişkin sınırlı veri vardır. CRF, kanserin ve kanser tedavisinin en yaygın semptomlarından biridir. Mevcut çalışmanın birincil amacı, CRF'li hastalar için tedavi protokolünde ayrı ayrı kullanılan üç farklı ginseng türünün güvenliğini ve etkinliğini araştıran araştırmaları sistematik olarak gözden geçirmekti.

        Yöntemler: Ekim 2019'a kadar ilgili yayınlar için mevcut çevrimiçi veritabanlarını aradık. Veriler, iki hakem tarafından bağımsız olarak çıkarıldı. Cochrane Collaboration Review Manager'ı (RevMan, sürüm 5.3) kullanarak yanlılık riskini değerlendirdik ve sonuçları bir anlatı özetinde bildirdik.

        Bulgular: İlk aramada toplam 210 çalışma belirlendi ve bunlardan yedi klinik çalışma ve bir retrospektif çalışma bu sistematik derlemeye dahil edildi. Toplam iki klinik çalışma ve bir retrospektif inceleme, Amerikan ginsenginin CRF semptomları üzerindeki etkisini inceledi , üç çalışma Asya ginsengini test etti ve iki çalışma Kore ginsengini kullanarak gerçekleştirildi . Seçilen çalışmaların kalitesi büyük farklılıklar gösteriyordu. Üç ginseng türü de birkaç düşük dereceli yan etki ile iyi tolere edildi. %5'ten fazla ginsenosid içeren Amerikan ginsengi , 2000 mg/gün dozunda sekiz haftaya kadar tüketildiğinde yorgunluğu önemli ölçüde azalttı. Asya ginsengi≥ %7 ginsenosid içeren 400 mg/gün dozunda, CRF'li hastaların çoğunda yorgunluk semptomlarını gidermiştir. 12 hafta boyunca 3000 mg/gün dozunda tüketilen Kore ginsengi , CRF semptomlarını azaltmıştır.

        Sonuçlar: Bulgularımız ginseng'in CRF tedavisindeki güvenliğini ve etkinliğini desteklese de, yüksek kaliteli çalışmaların sayısı ginseng'in CRF için standart bir tedavi seçeneği olarak benimsenmesi için yeterli değildir.

        ...............................................

        GİNSENG İle Baş Dönmesi


        State of Panax ginseng Araştırması: Küresel Bir Analiz

        tarafından Wanqi Xu 1Abi-Kyoon Choi 2 vLinfang Huang 1, *
        1
        Tıbbi Bitki Gelişimi Enstitüsü, Çin Tıp Bilimleri Akademisi (CAMS), Pekin Birliği Tıp Fakültesi (PUMC), Pekin 100193, Çin
        2
        Eczacılık Fakültesi, Chung-Ang Üniversitesi, Seul 156-756, Kore
        *
        Yazışmanın ele alınması gereken yazar.
        Moleküller 2017 , 22 (9), 1518; https://doi.org/10.3390/molecules22091518
        Gönderim Tarihi: 1 Temmuz 2017 / Revize: 27 Ağustos 2017 / Kabul Tarihi: 1 Eylül 2017 / Yayınlanma: 11 Eylül 2017
        (Bu makale Ginseng Araştırmalarında Güncel Trendler Özel Sayısına aittir )

        Öz

        Bu makale, Panax ginseng üzerine yapılan araştırmaların küresel ve boyuna eğilimlerini anlamayı amaçlamaktadır . 1959-2016 döneminde Web of Science TM Core Collection veritabanından toplanan 3974 makaleyi analiz etmek için bibliyometri kullandık . Yayın sayısı 2000'den önce istikrarlı bir büyüme gösterdi ve aşama III'te katlanarak arttı (2000-2016, bildirilerin yaklaşık% 86'sı yayınlandı). P. ginseng üzerine araştırma64 ülkede, özellikle Asya'da; özellikle, yayınların% 41 ve% 28'i sırasıyla Güney Kore ve Çin'dendir. Güney Kore ve Çin'deki kurumlar yüksek yayın çıktısı ve yakın işbirliğine sahipti ve mali desteğin çoğunluğunu sağladı. Yayın sayısı bakımından ilk 10 yazarın ve ilk 20 dergiden dördü Güney Kore'den geldi. Başlıca araştırma konuları farmakoloji (% 39), bitki bilimi (% 26) ve bütünleyici tamamlayıcı tıp (% 19) idi. P. ginseng araştırmasının etkin noktası, temel bilimden uygulamaya dönüştü ve çok disiplinli bilimler gelecekte önemli bir rol oynayacak. Bu çalışma, küresel dağıtım, işbirliği modelleri ve araştırma eğilimlerini açıklamak için kapsamlı bir analiz sunmaktadır.P. ginseng alanı.
        Anahtar Kelimeler: Panax ginseng ; bibliyometri ; küresel işbirliği ; yükselen trendler

        1. Giriş

        Panax ginseng Araliaceae familyasına ait çok yıllık bir bitkidir ve başta Asya olmak üzere Güney Kore ve Çin'de olmak üzere 35 ülkede dağıtılmaktadır [ 1 ]. Eski zamanlardan beri, P. ginseng kalp koruyucu [ 2 ], antikanser [ 3 ] ve nöroprotektif özellikleri [ 4 ] nedeniyle geleneksel tıp olarak kullanılmaktadır . 21. yüzyıldan beri, P. ginseng hakkındaki yayınların sayısı katlanarak arttı; 242 inceleme dahil 3400'den fazla makale P. ginseng üzerinde yoğunlaşmıştır . Bununla birlikte, P. ginseng ile ilgili az sayıda çalışmada bibliometrik analiz kullanılmıştır. 2010 yılında Kim [ 5] ginseng araştırmalarındaki eğilimlere genel bir bakış sağlamıştır. Bu nedenle P. ginseng araştırmasını küresel ve boyuna perspektiflerden anlamak çok önemlidir.
        Bibliometrik analiz, bir akademik araştırma alanının gelişim eğilimini belirlemek, mevcut araştırma vurgusunu ve sıcak noktayı keşfetmek ve gelecekteki araştırma odağını ve başarısını tahmin etmek için kullanılabilir [ 6 , 7 ]. Bu analitik yöntem özellikle 2000 yılından bu yana hızla gelişen karmaşık ve çok disiplinli bir araştırma alanı olan P. ginseng araştırması için uygundur .
        Bu çalışmada, küresel araştırma bibliometrik analizi gerçekleştirmek P. ginseng Bu makale amaçları entelektüel manzara ortaya çıkarmak için 1959 ve 2016 arasında P. ginseng ve işbirliği modellerini, önemli yazarlar ve kağıtları, ve gelişmekte olan eğilimleri gösterir.

        2. Veri Toplama ve Yöntemleri

        Veriler, Web of Science TM Core Collection veritabanından alındı . Arama konusu olarak “ Panax ginseng ” seçildi ve erişim süresi 1900-2016 olarak ayarlandı. 1959 ve 2016 yılları arasında toplam 3974 kayıt alındı. SCI'daki her bibliyografik kayıt yazar, başlık, kaynak, özet, anahtar kelimeler ve bir çalışmanın referansları. Toplam 64 ülke, 9612 yazar, 999 dergi, 6609 anahtar kelime ve 13 dil, edebiyat ve istatistiksel analizler için kullanılan bir araç olan HistCite yazılımı tarafından sayılmıştır. Orijinal kayıtlar, Drexel Üniversitesi'nden Dr. Chen Chaomei tarafından icat edilen bilgi görselleştirme yazılımı CiteSpace V kullanılarak görsel olarak analiz edildi. CiteSpace, entelektüel ortamı ortaya çıkarabilen ve yeni ortaya çıkan eğilimleri tespit edebilen en gelişmiş ve ayırt edici bilgi görselleştirme aracıdır.

        3. Sonuçlar

        Şekil 1a, 1959'dan 2016'ya kadar olan yayın sayısını göstermektedir. P. ginseng hakkında yayınlanan makale sayısı genellikle yıllık olarak artmaktadır. Alman bilim adamı PETKOV W [ 8 , 9 ] 1959'dan beri P. ginseng'in farmakolojisini ve farmakodinamiğini araştırmaya başladığındaYayın sayısına göre, son 60 yıl önceden üç aşamaya ayrılabilir, yani aşama I, 1959-1979; aşama II, 1980-1999; ve aşama III, 2000-2016. Aşama I (1959-1979), yılda 10'dan az makalenin yayınlandığı tomurcuklanma dönemi olarak kabul edildi. Geliştirme dönemi olarak da bilinen Aşama II (1980–1999), 1980 yılında yıllık yayın sayısının 10'a ulaştığı zaman başladı. Aşama III (2000–2016) veya patlama dönemi, artan sayıda akademisyenin P. ginseng araştırmasına odaklanın .

        Şekil 1. Yayınların durumu. ( a ) Yıllık 1959-2016 yılları arasındaki yayın sayıları; ( b ) Yayın türleri.
        Yayın kategorisine göre ( Şekil 1 b), elde edilen 3974 yayın temel olarak 3398 resmi araştırma makalesini (% 85.6) içermektedir. Toplam 262 derleme makalesi, 140 bildiri makalesi ve 103 toplantı özeti yayınların sırasıyla% 6.6,% 3.5 ve% 2.6'sını oluşturmuştur. Ayrıca 33 nota, 13 harf, 7 düzeltme, 7 kitap bölümü, 6 editoryal materyal ve 5 haber tüm yayınların% 1.8'inden daha azını oluşturdu. Araştırma ülkelerinin coğrafi dağılımının ısı haritasına dayanarak ( Şekil 2 a), Asya, Kuzey Amerika ve Avrupa en fazla sayıda yayın üretmiştir. 64 ülkede P. ginseng araştırması yapılmıştır. İlk aşamada, Güney Kore, 1632 makaleye (% 41,1) katkıda bulunarak araştırma çıktısı bakımından birinci, Çin ise 1191 yayında (% 27,5) ikinci sırada yer aldı. İkinci aşamada ABD'den 396, Japonya'dan 381 makale çıkmıştır. Üçüncü aşamada, Hindistan, İngiltere, Kanada ve Rusya sırasıyla 127, 109 ve 79 bildiri yayınladılar.


        Şekil 2. Panax ginseng'in küresel araştırma durumu . ( a ) Araştırma ülkelerinin coğrafi dağılımı; ( b ) 64 ülke arasında patlama algılamalı 15 ülke; ( c ) Küresel işbirliği. Patlama tespiti, olaylar ve diğer bilgi türlerindeki ani değişiklikleri tanımlamak için kullanılan bir hesaplama tekniğidir [ 10 ]. Bir patlama, iki özellik, yani güç ve süre ile tespit edilir [ 11 ]. Kolonun kırmızı çizgi parçası, patlama algılamalarının zaman aralığını gösterir. Şekil 2b, 1959-2016 yılları arasında patlama algılamalı 15 ülkeyi göstermektedir. Bu ülkelerden Japonya, 1973'ten 2001'e kadar en yüksek 77.84 gücü sergiledi. Bu nedenle, Japonya bu yıllarda P. ginseng üzerinde önemli çalışmalar yürüttü . Suudi Arabistanlı araştırmacılar 2013'ten beri ginseng araştırmalarına ilgi göstermeye başladı ve 13 yayına katkıda bulundu. Şekil 2 c'de gösterildiği gibi , en yüksek yayın sayısına sahip ilk dört ülke (Güney Kore, Çin, ABD ve Japonya) birbirleriyle yakın işbirliği içinde çalışmıştır. Bu dört ülke Kanada, Almanya, Norveç, İngiltere, Avustralya, Mısır, Fransa, İtalya ve Hindistan ile de yakın işbirliği içinde çalıştı.
        Tablo 1 , P. ginseng araştırması için fon sağlayan ve sağlayan ilk 10 kuruluşu listelemektedir . Bu kuruluşlardan sekizi Güney Kore, ikisi Çin Bilimler Akademisi ve Jilin Üniversitesi, Çin'den geliyordu. Benzer şekilde, ilk 10 sponsor kuruluş% 70 Korece kurum ve% 30 Çin kurumunu (Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı, Çin Bilim ve Teknoloji Bakanlığı, Merkez Üniversiteler için Temel Araştırma Fonları) oluşturdu. Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı, en iyi 10 sponsor kuruluş tarafından finanse edilen makalelerin neredeyse yarısını oluşturan 263 makaleye fon sağladı.
        Tablo 1. P. ginseng alanındaki en iyi 10 yayın ve sponsor kuruluş .



        Figür 3küresel araştırma kurumları arasındaki işbirliğini gösterir. Kalın çizgi yüksek işbirliği sıklığını gösterir. Shenyang İlaç Üniversitesi, Hong Kong Baptist Üniversitesi, Çin Tıp Bilimleri Akademisi, Çin Bilimler Akademisi, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Jilin Üniversitesi ve Jilin Tarım Üniversitesi gibi Çin kurumları arasında doğrusal bir ortaklık bulundu. Birçok Kore kurumu Çin'den Jilin Tarım Üniversitesi ile grup işbirliği ilişkisi sundu. Kyung Hee Üniversitesi, Chungbuk Ulusal Üniversitesi, Seul Ulusal Üniversitesi ve Konkuk Üniversitesi merkezdeydi. Bu Kore kurumları Çin'den Zhejiang Üniversitesi ve Çin İlaç Üniversitesi ile işbirliği yaptı. Japonya'da çoğu araştırma kurumu birbirleriyle güçlü işbirliği sergiledi.P. ginseng , diğer kurumlarla işbirliği yapmak yerine bireysel olarak araştırma yapar.





        Şekil 3. Küresel araştırma kurumlarının işbirliği modelleri.
        Şekil 4a, ilk 10 yazarın yayın çıktılarını ve toplam yerel atıf puanlarını göstermektedir. İlk 10 yazar Koreli kurumlardan gelmişti; özellikle KIM DH ve KIM SH en fazla sayıda yayına katkıda bulunmuş ve en yüksek atıf oranına sahiptir. 2000-2016 yıllarında yayın sayısındaki katlanarak artan artışa dayanarak 2000 yılından itibaren patlamaya başlayan yazarlara odaklandık ( Şekil 4 b). İlk 10 yazara ait YANG DC, KIM YJ, KIM JH ve KIM SH de dahil olmak üzere yirmi yazar, 2016'ya kadar farklı yıllardan patlak verdi. Özellikle KIM SH makaleleri yüksek alıntı oranı gösterdi. Ayrıca, Chicago Üniversitesi'nden Yuan CS, Wu JA ve Attele AS, en yüksek alıntı oranına sahipti ve sırasıyla 1115, 765 ve 684 TLCS ile 29, 7 ve 3 makale yayınladılar.



        Şekil 4. En yüksek yayın sayısına ve patlama algılama sonucuna sahip yazarlar. ( a ) En yüksek yayın yapan ilk 10 yazar ve toplam yerel atıf puanı; ( b ) 2000 yılından bu yana en fazla patlayan yazarlar. Web of Science TM Çekirdek Koleksiyonu tarafından dizine eklenen her bir makaleye bir veya daha fazla konu atanmıştır. Toplam 120 benzersiz konu kategorisi bulunmuştur ( Şekil 5a ). En yaygın kategori (en büyük daire ile sunulur) farmakoloji ve eczacılıktır, bunu bitki bilimi, kimya ve bütünleştirici ve tamamlayıcı tıp takip eder. Kalın mor halkalı düğümler, bilimsel katkıların büyük dönüşüm potansiyelini temsil eden yüksek aralığa sahip merkeziyete sahiptir ve değerler, dönüştürücü keşiflere yol açabilecek sınır yayılma potansiyelini belirleme eğilimindedir [ 10 , 11]. Mühendislik, biyoteknoloji ve uygulamalı mikrobiyoloji ile toksikoloji ve hücre biyolojisi küçük bir yer kaplasa da mor renkteki halkaları yüksek merkezlilik merkeziyetini göstermektedir.


        Şekil 5. P. ginseng'in başlıca disiplinleri ve patlama tespiti sonucu. ( a ) Kategori birlikte oluşma ağı; ( b ) 1959-2016 yılları arasında 16 denek kategorisinde patlama meydana gelmiştir. Dahil edilen makalelerin konu kategorileri, patlamalarını belirlemek için analiz edilmiştir ( Şekil 5 b). Bursts ile onaltı denek kategorisi tespit edildi. Multidisipliner bilimler, bilim ve teknoloji ve diğer konular 2014'ten 2016'ya kadar patladı. P. ginseng araştırmasındaki ana konular Şekil 6'da gösterilmektedir . Form ağacı olarak bilinen görsel gösterim, 3974 yayınlarının 38 kümesine dayanan kümeleme yazılımı Carrot kullanılarak oluşturuldu. P. ginseng araştırmalarındaki başlıca konular hücre aktivitesi, ginseng ekstresinin aktivitesi, çalışma grupları, ginseng kökü kullanımı, hücre araştırması, ginseng hücrelerinin indüksiyonu ve hücrelerin tedavisidir.



        Şekil 6. Havuç sistemi tarafından oluşturulan P. ginseng ile ilgili önemli konuların görsel bir incelemesi .
        Şekil 7a , P. ginseng araştırmasının ana anahtar kelimelerini göstermektedir . Oluşma sıklığı açısından ilk 10 anahtar kelime şunlardır: ginsenosid, saponin, ginseng, sıçan, hücre, ekstrakt, fareler, ekspresyon, in vitro ve apoptoz. Ginsenosid, saponin, bileşen, hücre, kırmızı ginseng, sıçan, fareler, apoptoz, kanser ve polisakkaritin mor halkaları, aradaki merkeziyetini gösterir ve kırmızı halka patlamayı gösterir. Bu temsil P. ginseng araştırma odağının gelişimini ortaya koymaktadır ( Şekil 2 b).


        Şekil 7. P. ginseng araştırmasının ve patlama algılama sonucunun ana anahtar kelimeleri . ( A ) Başlıca üzerinde anahtar kelimeler P . ginseng araştırması; ( b ) 2000'den beri en yüksek frekans patlaması olan anahtar kelimeler. Hassas bir düzeyde, patlama içeren anahtar kelimeler P. ginseng araştırmalarındaki yeni eğilimi ortaya çıkarır . Yetmiş yedi anahtar kelime patlama gösterdi. 2000'den sonra birçok makalenin yayınlandığı düşünüldüğünde, 2000 yılından bu yana patlayan anahtar kelimelere odaklandık ( Şekil 2 b). 2016 yılına kadar anahtar kelimelerin patlaması Kore kırmızı ginsengi, nf kappa b, bileşik k, metabolit, metil jasmonat, Alzheimer hastalığı, biyotransformasyon, ginsenosid rg1, farklılaşma, inflamasyon ve kanserdir. Enflamasyon, metil jasmonat, bileşik k, metabolit ve Alzheimer hastalığı, 10'un üzerinde en güçlü patlama kuvvetlerine sahipti. 999 farklı dergide toplam 3974 makale bulundu. Tablo 2 , yaklaşık olarak tüm makalelerin İngilizce (% 98.0) ve kalan makalelerin Çince (34), Japonca (16) ve Rusça (11) gibi 12 farklı dilde yazıldığını göstermektedir. Portekizce, Almanca, Lehçe, Fransızca, Macarca, İtalyanca, Korece, İspanyolca ve Türkçe dillerinde birkaç makale yazılmıştır.
        Tablo 2. P. ginseng yayın dili .



        Tablo 3 , en çok yayın yapan ilk 20 derginin çoğunun Güney Kore (4), Almanya (3), İngiltere (3), ABD (3) ve Hollanda (3) kaynaklı olduğunu göstermektedir.
        Tablo 3. En yüksek yayın yapan 20 dergi hakkında bilgiler.



        Tablo 4 en yüksek etki faktörüne sahip ürünleri listelemektedir. Yayınlanan kağıt, “Herb-ilaç etkileşimleri,” The Lancet 2000 yılında “Tüp çiçekli olgun kök yara dokusundan türeyen embriyoit, eşya 47. üzerinde en yüksek etki faktörüne sahip ginseng ( Panax ginseng- yayımlanan)” 1980'deki doğa 40'ın üzerinde bir etki faktörüne sahipti.
        Tablo 4. IF değeri en yüksek 10 makale.



        Tablo 5 , 1959'dan 2016'ya kadar en çok alıntı yapılan ilk 10 referansı listelemektedir. Alıntı yapılan en iyi 10 referansın çoğu incelemelerdir ve bunların yarısı 2000'den önce yayınlanmıştır.
        Tablo 5. En çok atıf yapılan 10 referans.



        4. Tartışma

        Dünya genelinde P. ginseng ile ilgili araştırma sayısı 1959 ve 2016 arasında yüksek bir büyüme gösterdi ve 2000'den beri arttı. Asya, özellikle Güney Kore ve Çin, P. ginseng araştırmasında en aktif ülkelerdir, çünkü bu bitki esas olarak bu ülkelerde dağıtılmaktadır ( Güney Kore,% 57.4 ve Çin,% 31.1). Çin ve Güney Kore'de üretilen P. ginseng miktarları , toplam dünya üretiminin% 55'inden ve% 34'ünden fazlasını oluşturmaktadır [ 1 ]. P. ginseng araştırmalarını finanse eden ilk 10 kuruluşun tümü Güney Kore ve Çin'den geliyor. Dolayısıyla, bu iki ülke P. ginseng araştırmalarına diğer ülkelerden daha güçlü finansal destek sağlamaktadır . Bununla birlikte, Japonya,1973-2001 döneminde P. ginseng . Suudi Arabistan 2013'ten beri P. ginseng araştırmalarına büyük ilgi gösterdi ve bu ülkedeki yayınların çoğu ginseng özleriyle ilgilidir. Farklı kurumların küresel işbirliği modeli araştırma çıktısı kadar önemlidir. Genel olarak, Güney Kore ve Çin'deki kurumlar dünya çapında en fazla sayıda yayına ve en yakın işbirliğine sahiptir. Japonya, Rusya ve İngiltere'den kurumlar diğer ülkelerle daha az işbirliği sergilemektedir. ABD en çok yayın yapan ülkeye aittir ancak işbirliği ağında yer almamaktadır ( Şekil 3 ). Bu bulgu ABD'deki araştırma kuruluşlarının dağıldığını göstermektedir. Koreli akademisyenler P. ginseng üzerinde çok sayıda çalışma yaptılar ve elde edilen toplam makalelerin% 41'ini yayınladılar. Koreli yazarlar, yani KIM DH ve KIM SH, birçok yayın sundular ve yüksek alıntılar yaptılar. Özellikle, KIM SH 2009-2016 döneminde patlamış ve yakın gelecekte P. ginseng alanında önemli bir akademisyen haline gelecektir. Çin, yayınların sayısı bakımından ikinci sırada yer alıyor. Ancak, Çin ile ilgili hiçbir kurum en yüksek yayın yapan ilk 10 dergiye ait değildi. Çin hala P. ginseng araştırmasının kalitesini artırmaya ihtiyaç duyuyor . Çin, bol miktarda kaynağa, çok sayıda araştırma fonu desteğine ve diğer ülkelerle yüksek işbirliğine sahiptir ve bu nedenle P. ginseng araştırmasında yüksek potansiyel sergilemektedir . Şekil 5a, P. ginseng araştırmasında yer alan ana disiplinleri göstermektedir . Farmakoloji, eczacılık, bitki bilimleri, kimya, bütünleştirici ve tamamlayıcı, biyokimya ve moleküler biyoloji önde gelen disiplinlerdir. Kimya, diğer birçok disiplini birbirine bağlayan çekirdek disiplindir. Bitki bilimleri kimya ve tıp ile yakın işbirliği içinde olan bütünleştirici ve tamamlayıcı tıpla yakından bağlantılıdır. İlginçtir, kimya farmakoloji ve eczacılık, kimya ve tıbbi gibi bu önemli konular arasında bir köprüdür. Resim 5b, 1959-2016 döneminde bilginlerin ilgisinin kademeli olarak temel bilimden uygulamalı bilime değiştiğini göstermektedir. Sinirbilim ve nöroloji üzerine çalışmalar güçlü bir patlama göstermiştir ve 2000 yılından bu yana sıcak noktalar olmuştur. Şekil 5 b'nin altında, multidisipliner bilimler ve bilim ve teknoloji konu kategorileri, 2014 ve 2016 arasında patlama gücü ile 7.6'nın üzerinde bir patlama dönemi sergilemiştir. . Bu bulgu, P. ginseng'de yeni bir multidisipliner disiplin trendi ortaya koymaktadır.Araştırma. Konuların kümelenme sonuçlarına göre, çok sayıda bilim adamı ginseng kökü, ekstraktlar ve hücre aktivitesi, ginseng hücrelerinin indüksiyonu ve hücrelerin tedavisi dahil olmak üzere hücrelere odaklandı. İnce taneli bir düzeyde, sık görülme sıklığı yüksek olan anahtar kelimeler ginsenosid, sıçan, hücre, ekstrakt, ekspresyon, in vitro ve apoptoz gibi sıcak noktaları gösterir. Enflamasyon, Alzheimer hastalığı, bileşik k ve metabolit 2000'den bu yana en güçlü patlamaya sahiptir. Bu nedenle, bu anahtar kelimeler yakın gelecekte P. ginseng araştırmasının temel endişesi olacaktır. Disiplinleri, konuları ve anahtar kelimeleri analiz ederek, P. ginseng'in gelecekteki çalışmasının,klinik nöroloji, toksikoloji ve polimer bilimi gibi klinik araştırma ve uygulamalara yönelik önyargılı olabilir. Ginseng kökü, özler (özellikle ginsenosid) ve inflamasyon tedavisi, Alzheimer hastalığı araştırma noktaları olmaya devam edecektir.

        5. Sonuçlar

        1959-2016 yılları arasında P. ginseng araştırmasının Web of Science TM Core Collection veritabanından toplanan bibliyografik verileri analiz etmek için CiteSpace görselleştirme yazılımını kullandık. Araştırma çıktısı istikrarlı bir büyüme gösterdi ve Asya, özellikle Güney Kore ve Çin, en aktif bölge oldu. Bu ülkeler arasında yakın bir işbirliği bulunmuştur. Çalışmamız entelektüel ortamı ortaya koymakta ve ortaya çıkan konuları ve eğilimleri tespit etmektedir. Bu çalışma, P. ginseng araştırmalarının aktif alanına aşina olmayan kişilere, bu alanın küresel durumunu ve genel yapısını aydınlatmak için yardımcı olabilir . Bu makale ayrıca P. ginseng araştırmasıyla ilgili araştırma noktaları, yapılandırılmış bilgi ve yükselen trendler sunmaktadır .

        Teşekkür

        Çalışma, Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı (No. 81274013 ve No. 81473315), CAMS Tıbbi Bilimler İnovasyon Fonu (CIFMS) (No. 2016-I2M-3-015) ve Ulusal Bilim ve Teknoloji Sütun Programı (No. 2011BAI07B08). Yazar Katkıları

        Linfang Huang, Hyung-Kyoon Choi ve Wanqi Xu çalışmayı tasarladı ve tasarladı. Wanqi Xu verileri elde etti ve işledi, analizleri gerçekleştirdi ve sonuçları analiz etti ve makaleyi yazdı. Linfang Huang ve Hyung-Kyoon Choi el yazmasını düzenledi. Tüm yazarlar makalenin son halini okudu ve onayladı. Çıkar çatışmaları

        Yazarlar çıkar çatışması bildirmemişlerdir.

        Referanslar
        1. Baeg, IH; Yani, SH Dünya ginseng pazarı ve ginseng (kore). J. Ginseng Res. 2013 , 37 , 1–7. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        2. Zheng, SD; Wu, HJ; Wu, DL Kalbin korunmasında ginsengin rolleri ve mekanizmaları. Çene. J. Integr. Med. 2012 , 18 , 548-555'te açıklanmaktadır. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        3. Ünlü, A .; Nayir, E .; Kirca, O .; Ay, H .; Özdoğan, M. Ginseng ve kanser. J. Buon 2016 , 21 , 1383-1387. [ Google Akademik ] [ PubMed ]
        4. Wei, SY Geleneksel Çin tıbbındaki doğal ürünlerin nörotrofik faktörleri hedefleyen alzheimer hastalığı hayvan modelleri üzerindeki potansiyel terapötik etkisi. Fundam. Clin. Pharmacol. 2016 , 30 , 490-501. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        5. Kim, SK; Park, JH 2010 yılında ginseng araştırmalarında trendler. J. Ginseng Arş. 2011 , 35 , 389-398'de açıklanmaktadır. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        6. Mazloumian, A. Bilginlerin bilimsel etkisini tahmin etmek. PLoS ONE 2012 , 7 , 5. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        7. Uddin, S .; Hossain, L .; Abbasi, A .; Rasmussen, K. Ortak yazarlık ağının eğilim ve verimlilik analizi. Scientometrics 2012 , 90 , 687-699. [ Google Akademik ] [ CrossRef ]
        8. Petkov, W. Panax ginseng cc mey ilacının farmakolojik araştırmaları . Arzneimittelforschung 1959 , 9 , 305-311. [ Google Akademik ] [ PubMed ]
        9. Petkov, W. Uber, Panax ginseng'de pharmakodynamik ölüyor . Naunyn-Schmiedebergs Arch. Kürk Uzm. Pathol. Und Pharmakol. 1959 , 236 , 298-299. [ Google Akademik ] [ CrossRef ]
        10. Chen, C. Uzman incelemesi. Bilim haritalaması: Literatürün sistematik bir derlemesi. J. Data Inf. Sci. 2017 , 2 , 1-40. [ Google Akademik ] [ CrossRef ]
        11. Chen, C .; Hu, Z .; Liu, S .; Tseng, H. Rejeneratif tıpta ortaya çıkan eğilimler: Alanda siyatikometrik analiz. Uzman Görüşü. Biol. Ther. 2012 , 12 , 593-608'de açıklanmaktadır. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        12. Fugh-Berman, A. Herb-ilaç etkileşimleri. Lancet 2000 , 355 , 134–138. [ Google Akademik ] [ CrossRef ]
        13. Chang, W .; Hsing, Y. Ginseng'in olgun kök kallusundan (panax-ginseng) elde edilen embriyoitlerin invitro çiçeklenmesi. Doğa 1980 , 284 , 341-342. [ Google Akademik ] [ CrossRef ]
        14. Yennurajalingam, S .; Reddy, AS; Tannir, NM; Lee, RT; Lopez, G .; Escalante, C .; Manzullo, EF; Frizbi-Hume, S .; Tarleton, K .; Williams, JL; vd. Kansere bağlı yorgunluk (crf) için yüksek doz asya ginsengi ( Panax ginseng ): Bir ön rapor. J. Clin. Oncol. 2013 , 31 , 1. [ Google Akademik ]
        15. Sparreboom, A .; Cox, MC; Acharya, MR; Şekil, WD Amerika Birleşik Devletleri'nde bitkisel ilaçlar: Antikanser ajanlarla potansiyel olumsuz etkileşimler. J. Clin. Oncol. 2004 , 22 , 2489-2503'te açıklanmaktadır. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        16. Shah, SA; Occiano, A .; Nguyen, TA; Chan, A .; Sky, JC; Bhattacharyya, M .; O'Dell, KM; Shek, A .; Nguyen, NN Sağlıklı gönüllülerde enerji içeceklerinin ve Panax ginseng'in elektrokardiyografik ve kan basıncı etkileri : Randomize klinik çalışma. Int. J. Cardiol. 2016 , 218 , 318-323'te açıklanmaktadır. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        17. Nakamura, H .; Kurokawa, J .; Bai, CX; Asada, K .; Xu, J .; Ören, RV; Zhu, ZI; Clancy, CE; Isobe, M .; Furukawa, T. Progesteron, nongenomik bir yolla kardiyak repolarizasyonu düzenler - Bir in vitro yama-klemp ve hesaplama modelleme çalışması. Circulation 2007 , 116 , 2913-29222. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        18. Sengupta, S .; Toh, SA; Satıcılar, LA; Skepper, JN; Koolwijk, P .; Leung, HW; Yeung, HW; Wong, RNS; Sasisekharan, R .; Fan, TPD Modülasyonlu anjiyogenez - ginseng'de yin ve yang. Circulation 2004 , 110 , 1219–1225. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        19. Yan, X .; Fan, Y .; Wei, W .; Wang, PP; Liu, QF; Wei, YJ; Zhang, L .; Zhao, GP; Yue, JM; Zhou, ZH Metabolik olarak tasarlanmış mayada biyoaktif ginsenosid bileşiği k üretimi. Celi Res. 2014 , 24 , 770-773. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        20. Yuan, R .; Lin, Y. Geleneksel Çin Tıbbı: Bilimsel kanıt ve klinik validasyona yaklaşım. Pharmacol. Ther. 2000 , 86 , 191-198. [ Google Akademik ] [ CrossRef ]
        21. Trost, BM; Chan, VS; Yamamoto, D. Sentetik olarak çok yönlü yapı taşları ve diyne doğal ürünler üretmek için aldehitlere 1,3-diynlerin enantiyoselektif profenol katalizli eklenmesi. J. Am. Chem. Soc. 2010 , 132 , 5186-5192. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        22. Attele, AS; Wu, JA; Yuan, CS Ginseng farmakolojisi — Çoklu bileşenler ve çoklu eylemler. Biochem. Pharmacol. 1999 , 58 , 1685-1693. [ Google Akademik ] [ CrossRef ]
        23. Gillis, CN Panax ginseng farmakolojisi: Nitrik oksit bağlantısı mı? Biochem. Pharmacol. 1997 , 54 , 1-8. [ Google Akademik ] [ CrossRef ]
        24. Attele, AS; Zhou, YP; Xie, JT; Wu, JA; Zhang, L .; Dey, L .; Pugh, W .; Rue, PA; Polonsky, KS; Yuan, CS Panax ginseng berry ekstresinin antidiyabetik etkileri ve etkili bir bileşenin tanımlanması. Diyabet 2002 , 51 , 1851-1858. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        25. Choi, KT Kore Panax ginseng ca meyer'in botanik özellikleri, farmakolojik etkileri ve tıbbi bileşenleri . Açta Pharmacol. Günah. 2008 , 29 , 1109–1118. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        26. Mochizuki, M .; Yoo, YC; Matsuzawa, K .; Sato, K .; Saiki, I .; Tonooka, S .; Samukawa, K .; Azuma, I. Farelerde tümör-metastazın kırmızı ginseng saponinler, ginsenosid-rb2, 20 (r) -ginsenosid-rg3 ve 20 (s) -ginsenosid-rg3 tarafından inhibe edici etkisi. Biol. Pharm. Boğa. 1995 , 18 , 1197-1202. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        27. Liu, CX; Xiao, PG Çin'de ginseng araştırmalarında son gelişmeler. J. Ethnopharmacol. 1992 , 36 , 27-38. [ Google Akademik ] [ PubMed ]
        28. Keum, YS; Park, KK; Lee, JM; Chun, KS; Park, JH; Lee, SK; Kwon, H .; Surh, YJ Isıl işlem görmüş ginseng metanol ekstraktının antioksidan ve anti-tümör destekleyici aktiviteleri. Kanser Lett. 2000 , 150 , 41-48. [ Google Akademik ] [ CrossRef ]
        29. Kiefer, D .; Pantuso, T. Panax ginseng . Am. Dostum. Hekim 2003 , 68 , 1539–1542. [ Google Akademik ] [ PubMed ]
        30. Sato, K .; Mochizuki, M .; Saiki, I .; Yoo, YC; Samukawa, K .; Azuma, I. Panax-ginseng , ginsenosid-rb2'nin bir saponini ile tümör anjiyogenezinin ve metastazının inhibisyonu . Biol. Pharm. Boğa. 1994 , 17 , 635-639'da açıklanmaktadır. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        31. Shibata, S. Ginseng saponinlerin ve bazı ilgili triterpenoid bileşiklerin kimyası ve kanseri önleme faaliyetleri. Kore Med. Sci. 2001 , 16 , S28-S37. [ Google Akademik ] [ CrossRef ] [ PubMed ]
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          ......................................
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            GİNSENG İle Yorgunluk


            Kırılganlıkla İlgili Bozukluklar için Panax ginseng : Bir İnceleme

            Keiko Ogawa-Ochiai * ve Kanji Kawasaki
            Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
            Japon-Geleneksel (Kampo) Tıbbı Bölümü, Kanazawa Üniversite Hastanesi, Kanazawa, Japonya
            Düzenleyen: Akio Inui, Kagoshima Üniversitesi, Japonya
            İnceleyen: Kenta Murata, Kracie, Japonya; Nina Fujita, Kracie, Japonya; Masayuki Kashima, Japon Kızıl Haç Kumamoto Hastanesi, Japonya
            *Yazışma: Keiko Ogawa-Ochiai moc.liamg@oodnakki
            Bu makale, Frontiers in Nutrition dergisinin bir bölümü olan Clinical Nutrition'a gönderilmiştir.
            Git: Soyut

            Bu derleme , Panax ginseng'in klinik etkinliğini anlamayı amaçlamaktadır.(PG), meta-analizleri, sistematik incelemeleri ve randomize klinik çalışma verilerini gözden geçirerek kırılganlıkla ilgili bozuklukları yönetmek için. PG, geleneksel tıpta, özellikle Doğu Asya'da yaygın olarak kullanılmaktadır. Geleneksel olarak qi'nin çökmesi veya sığ nefes alma, nefes darlığı, soğuk uzuvlar, aşırı terleme, düşük nabız veya zayıflık olarak ortaya çıkan terk edilmiş koşullar için belirtilmiştir. Bu endikasyonlara uygun olarak PG, yaşlanma, iltihaplanma ve kanser gibi durumların tedavisinde kullanılır. PG ayrıca bazı fonksiyonel gıdalarda veya takviyelerde kullanılır. Bazı çalışmalar, PG'nin ana bileşenleri olan ginsenosidlerin etkilerini göstermiştir. Ginseng saponinlerin farmakolojik aktiviteleri ile ilgili olarak, bu ginsenosidlerin ağızdan alındıktan sonra insan bağırsak mikrobiyotası tarafından aktif formlara metabolize edildiği varsayılmıştır. Bu nedenle, PG ile ilgili klinik çalışmaların verilerini gözden geçirmeye odaklandık. PG'nin kırılganlık üzerindeki etkisini doğrudan araştıran bir çalışma olmamasına rağmen, PG'nin etkinliğini ve güvenliğini ve diğer modern ginseng ilaçları ve ginseng içeren formüllerle etkileşimlerini araştırmak için bir dizi klinik çalışma yapılmıştır. 1995'ten 2018'e kadar olan randomize kontrollü çalışma verilerini araştırdık ve PG'nin kırılganlıkla ilişkili bozukluklar üzerindeki potansiyel etkilerini inceledik. PG'nin glikoz metabolizması, yorgunluk, hipertansiyon, kardiyovasküler bozukluklar, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, böbrek fonksiyonu, bilişsel fonksiyon ve bağışıklık fonksiyonu üzerindeki etkilerini inceledik. İncelememiz, ginseng'in yararlılığına dair bazı kanıtlar gösterdi, bu da onun yaşlanmayla ilişkili ve kırılganlık semptomlarının tedavisinde kullanılma potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor. Yorgunluk ve hipertansiyon gibi. Bu derlemenin ana sınırlaması, hiçbir çalışmanın PG'nin kırılganlık üzerindeki etkisini doğrudan araştırmamış olmasıdır. Bunun yerine kırılganlıkla ilgili bozuklukları araştırdık ve mevcut çalışmaların sınırlamaları, küçük örneklem boyutları ve düşük metodolojik kaliteydi; ayrıca, yalnızca birkaç çalışma yaşlıları hedef aldı ve çok azı plasebo kontrollerini içeriyordu. Gelecekte PG'nin kırılganlık üzerindeki etkisini belirlemek için daha büyük, iyi tasarlanmış çalışmalara ihtiyaç vardır.

            Anahtar Kelimeler: Panax ginseng , kırılganlık, Kampo ilacı, yorgunluk, bağışıklık fonksiyonu, glikoz metabolizması, fiziksel performans
            Git: giriiş

            Panax ginseng CA Meyer (PG), Araliaceae familyasından yaygın olarak kullanılan bir bitkidir. Genellikle Asya veya Kore ginsengi olarak bilinir. Bitkinin kökleri, başta Doğu Asya olmak üzere geleneksel tıpta kullanılmaktadır. "Panax", Yunanca "her şeyi iyileştir" anlamına gelir. Bitkisel kök, insan şeklinde olduğu için “ginseng” olarak adlandırılır ve “Gin”, Çince ve Japonca'da “insan” anlamına gelir (Şekil 1).​(Şekil 11).
            İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı fnut-05-00140-g0001.jpg'dir.
            Şekil 1
            Panaks ginseng .

            PG geleneksel olarak qi'nin aşırı çöküşü veya sığ nefes alma, nefes darlığı, uzuvlarda soğukluk, aşırı terleme veya halsizlik gibi terk edilmiş koşullar için belirtilmiştir. PG, başta akciğerler ve dalak olmak üzere tüm organların ilk qi ve qi'sini önemli ölçüde tonlandırır ( 1 ). Bu nedenle yaşlanma, iltihaplanma, stres veya kanser gibi çeşitli endikasyonlar için kullanılır ve ayrıca bazı fonksiyonel gıdalarda veya takviyelerde kullanılır.

            PG orijinal olarak kullanılmadan önce güneşte kurutuldu; bununla birlikte, PG sindirimini kolaylaştırmak için bir buharlama yöntemi geliştirilmiştir. PG, 4-6 yıllık büyümeden sonra hasat edilir ve işleme yöntemine bağlı olarak iki türe ayrılır, beyaz ginseng (4-6 yıllık büyümeden sonra hasat edilir ve soyulduktan sonra kurutulur) ve kırmızı ginseng veya Kore Kırmızı Ginsengi (KRG; hasat edilmiş) 6 yaşında, buğulanmış ve kurutulmuş).

            PG'nin terapötik faydaları köklüdür ve triterpenoid saponinlerin (ginsenosidler) benzersiz bir karışımına atfedilebilir. Shibata ve ark. ( 2 ) ilk önce çeşitli ginsenosidlerin yapılarını tanımladı. Ginseng saponinlerin farmakolojik aktiviteleri ile ilgili olarak, bu ginsenosidlerin ağızdan alındıktan sonra insan bağırsak mikrobiyotası tarafından aktif formlara metabolize edildiği varsayılmaktadır.

            Kırılganlık, fiziksel yetersizlik, bilişsel işlev bozukluğu, depresyon ve ekonomik zorluklar gibi bir dizi fiziksel, zihinsel ve sosyal sorunu kapsar ( 3 ). Aşağıdaki koşullardan üç veya daha fazlasının meydana geldiği bir klinik sendrom olarak tanımlanır: kasıtsız kilo kaybı (önceki yılda 10 lb), kişinin bildirdiği bitkinlik, halsizlik (kavrama gücü kaybı), yürüme hızında azalma ve düşük fiziksel aktivite. Bu semptomlar arasında zayıflık ve yavaşlık sarkopeni ile ilişkilidir, bu da sarkopeninin fiziksel kırılganlığın altında yatan ana neden olduğunu düşündürür.

            Egzersiz ve beslenme bakımı, kırılganlığın önlenmesi için kritik öneme sahiptir. Yaşlı insanlar genellikle zayıflık ve ağrı da dahil olmak üzere çeşitli fiziksel semptomlar nedeniyle egzersiz terapisini gerçekleştirmekte zorlanırlar. Ağrı kontrolü kırılganlığın yönetiminde önemli bir rol oynamasına rağmen, non-steroidal antiinflamatuar ilaçlar, antikonvülsanlar veya opioidler bazen yaşlı hastalarda kullanım için uygun değildir çünkü ilaçlar gastrointestinal rahatsızlık, renal disfonksiyon veya deliryum gibi yan etkilere neden olabilir. . İronik olarak, ağrı bozukluklarının tedavisi için en etkili ilaçsız tedavi egzersizdir. Bu nedenle, yaşlılarda kısır bir kırılganlık döngüsünün oluşması muhtemeldir (Şekil​(Şekil 22).
            İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı fnut-05-00140-g0002.jpg'dir.
            şekil 2
            Kırılganlığın kısır döngüsü ve PG'nin etkileri. Egzersiz ve beslenme bakımı, kırılganlığın önlenmesi için kritik öneme sahiptir. Yaşlı insanlar genellikle yetersiz beslenmeye neden olan iştahlarını kaybederler. Yetersiz beslenme, zayıflık, yorgunluk, azalan bilişsel işlev ve ağrı dahil olmak üzere çeşitli fiziksel semptomlar nedeniyle yaşlıların egzersiz terapisini gerçekleştirmesini zorlaştırıyor, ancak ağrı bozukluklarının tedavisi için en etkili ilaç dışı tedavi egzersizdir. Yeterli egzersizin olmaması insülin direncini arttırır ve T2DM'yi şiddetlendirebilir.

            Bu derlemede, ilgili meta-analizleri, randomize kontrollü araştırmaların (RKÇ'ler) raporlarını ve kırılganlıkla ilgili sistematik derlemeleri gözden geçirerek, kırılganlık ve yaşlanmayla ilişkili semptomların yönetimi için oral PG uygulamasının etkinliğini ve güvenliğini değerlendirmeyi amaçladık. bozukluklar. Egzersiz kapasitesi ve motivasyonunda azalma ile endokrin ve kognitif fonksiyonlarda azalmanın kırılganlığı şiddetlendirdiği düşünülmektedir. Bu nedenle, bu makalede PG'nin glukoz metabolizması, yorgunluk, hipertansiyon, kardiyovasküler bozukluklar, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve renal, bilişsel ve immün fonksiyonlar üzerindeki etkilerini inceledik.

            Git: Yöntemler

            PG etkinliğini, güvenliğini ve diğer modern ginseng ilaçları ve ginseng içeren formüllerle etkileşimini araştırmak için birçok klinik çalışma yapılmıştır. PG'nin kırılganlık üzerindeki etkisini gözden geçirmek için 1995'ten Şubat 2018'e kadar yayınlanan klinik kontrollü deneyler, RKÇ'ler, meta-analizler ve sistematik incelemeler için PubMed, Ovid Technologies ve Cochrane Library veritabanlarını aradık. Aşağıdaki arama terimleri, dil kısıtlaması olmaksızın kullanıldı: "ginseng" AND ("randomize kontrollü çalışma" VEYA "RCT" VEYA "klinik kontrollü çalışma" VEYA "kontrol denemesi" VEYA "sistematik inceleme" VEYA "meta-analiz" VEYA "çift -kör” VEYA “tek kör” VEYA “klinik çalışma”). PG'nin oral olarak uygulandığı çalışmalar, hastaların cinsiyeti veya altta yatan hastalığı dikkate alınmadan dahil edildi. Dahil etmeyi kontrol gruplarının türlerine göre sınırlamadık.​(Figür 3).3). İki yazar (KO-O ve KK), uygun çalışmaları bağımsız olarak taradı ve bir anlaşmaya varılana kadar tutarsızlıkları tartıştı. PG'nin kırılganlık, glikoz metabolizması, yorgunluk, hipertansiyon, kardiyovasküler bozukluklar, KOAH, böbrek fonksiyonu, bilişsel fonksiyon ve bağışıklık fonksiyonu üzerindeki etkilerini dolaylı olarak araştıran çalışmalar seçildi.
            İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı fnut-05-00140-g0003.jpg'dir.
            Figür 3
            Literatür taramasının akış diyagramı. RCT, randomize kontrollü çalışma.

            Git: Sonuçlar

            Hiçbir çalışma PG'nin kırılganlık üzerindeki etkisini doğrudan araştırmamıştır, bu nedenle PG'nin kırılganlıkla ilişkili bozukluklar üzerindeki etkisini araştırdık. Glikoz metabolizması

            Yalnızca PG'ye odaklanan sistematik bir incelemede ( 4 ), az sayıda çalışma dahil edildiğinden ve tedavi rejimleri değiştiğinden kesin bir sonuca ulaşılamamıştır. Bu nedenle, yeterli örneklem büyüklüğü ve gücü, standart tedavi rejimleri ve titiz bir metodoloji ile gelecekteki çalışmalara ihtiyaç vardır. Tükenmişlik

            Bach ve ark. ( 5 ), ginseng takviyelerinin yorgunluğu hafifletmedeki etkinliğini araştırmak için 12 RKÇ'nin bir meta-analizini yürüttü. Ginseng takviyelerinin, plaseboya kıyasla yorgunluğun azaltılması ve fiziksel performansın arttırılmasındaki etkinliğini araştıran RKÇ'ler dahil edildi ve bunlardan dokuzu PG'yi araştırdı. Meta-analiz, ginseng takviyesi ile fiziksel performansın artması arasında anlamlı bir ilişki göstermedi çünkü birkaç ilgili RKÇ yayınlandı ve RKÇ'ler arasında örneklem boyutu küçüktü. Yukarıda belirtilen RKÇ'ler sağlıklı deneklerde yürütüldü, ancak bazı olumlu sonuçlar, idiyopatik kronik yorgunluk (ICF) ve kronik yorgunluk sendromu (CFS) olan hastalarda PG'nin yorgunluk önleyici bir etkisi olduğunu gösterdi.

            KRG (6 yaşında hasat edilmiş, buharda pişirilmiş ve kurutulmuş), alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) olan hastalarda yorgunluk önleyici etkileri açısından değerlendirilmiştir. NAFLD'li seksen hasta, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz danışmanlığına ek olarak 3 hafta boyunca KRG veya plasebo almak üzere randomize edildi. KRG ve plasebo grupları arasında karaciğer fonksiyonu, proinflamatuar sitokinler, adiponektin, antioksidan aktivite ve yorgunluk skoru vücut kitle indeksine göre ölçüldü ve karşılaştırıldı. Sonuçlar, KRG'nin NAFLD'li aşırı kilolu hastalarda proinflamatuar sitokin düzeylerini ve yorgunluğu azaltmada etkili olabileceğini gösterdi. Tümör nekroz faktörü-α'nın ortalama seviyesi tedaviden sonra KRG grubunda başlangıca kıyasla önemli ölçüde azaldı, ve IKBY'de adiponektin seviyelerindeki değişikliklerde plasebo gruplarına göre anlamlı bir artış vardı. Aşırı kilolu hastalarda, yorgunluk skoru KRG grubunda önemli ölçüde azaldı (6 ). Hipertansiyon ve Kalp Damar Hastalıkları

            Sistematik bir gözden geçirme, prehipertansiyon ve akut ve uzun süreli hipertansiyonu olan hastalarda kan basıncını düşürmede KRG'nin etkinliğine dair kanıtlar sağlamıştır ( 7 ). Bununla birlikte, meta-analiz bulgularının yorumlanması, çalışma tasarımına düşük kaliteli RKÇ'lerin dahil edilmesiyle sınırlıydı. Başka bir sistematik inceleme, ginseng'in etkinliğine ilişkin kanıtları inceledi ( Panaxspp.), yüksek kan basıncı, anormal lipid profili ve yüksek kan şekeri seviyesi dahil olmak üzere kardiyovasküler risk faktörlerinin yönetiminde ve özet olarak bildirilen kardiyovasküler yan etkiler. Dahil edilen bazı çalışmalar, ginseng kullanımının kan basıncında küçük bir düşüşe (aralık: %0-4) neden olduğunu ileri sürmüştür; ancak sağlanan kanıtlar, kısmen dahil edilen çalışmaların çoğunun kısa süreli çalışmalar olması nedeniyle, kardiyovasküler risk faktörlerini yönetmek için ginseng kullanımını desteklemedi ( 8 ).

            18 uygun RKÇ'nin bir meta-analizi, ginseng bazlı ilaçların anjina pektoris tedavisinde nitratlardan daha etkili olduğuna dair ılımlı kanıtlar sağladı; semptomatik iyileşme için 3.00 ( P < 0.00001) ve semptomatik iyileşme için 1.61 ( P = 0.001) gibi önemli bir genel olasılık oranı. elektrokardiyografik iyileşme. Ancak takip süresinin kısa olması nedeniyle genelleme için sınırlamalar vardı ( 9 ). PG içeren Shexiang Baoxin Hapının iskemik kardiyovasküler hastalıklar için kullanımına ilişkin sistematik bir inceleme, hapın geleneksel tedavilere eklenmesinin, ST elevasyonu olmayan akut koroner sendromların uzun vadeli sonuçları üzerinde ciddi yan etkiler olmaksızın yararlı etkilere sahip olabileceğini göstermiştir. ( 10 ). Kronik obstrüktif akciğer hastalığı

            Sistematik bir inceleme , ginseng ile tedavi edilen bir grup ile plasebo ile tedavi edilen bir grup arasında tahmin edilen 1 saniyedeki zorlu ekspiratuar hacimdeki (FEV 1 ) ve FEV % 1'deki değişikliklere dayalı olarak yaşam kalitesinde (QoL) ve akciğer fonksiyonunda iyileşmeler göstermiştir. tedavi kontrolü yok ve ginseng formülü ile tedavi edilmeyen grup [( 11 )]. Başka bir gözden geçirme, PG'nin solunum kas gücünü ve akciğer fonksiyonunu iyileştirebileceğini göstermiştir ( 12). Ayrıca, stabil KOAH için farmakoterapi ile birlikte oral bir Çin bitkisel ilacını değerlendiren sistematik bir derleme, vücut kitle indeksi, hava akımı obstrüksiyonu, dispne ve egzersiz kapasitesi (BODE) indeksi ve 6-'nın iyileştirilmiş sonuçları açısından klinik olarak anlamlı faydalar gösterdi. dakika yürüme testi İncelemeye dahil edilen çalışmalarda, formüllerde en çok kullanılan ham ilaçlardan biri PG'dir ( 13 ). Böbrek fonksiyonu

            Son araştırmalar, ginsenosidlerin erken kronik böbrek hastalığını tedavi etmek için kullanılabileceğini göstermiştir ( 14 ) ve bir RKÇ, ginsenosid Rb1'in erken kronik böbrek hastalığı olan hastalarda böbrek fonksiyonunu iyileştirdiğini göstermiştir. Plasebo grubundakilerle karşılaştırıldığında, ginsenosid ile tedavi edilen hastalarda böbrek fonksiyon parametreleri (kreatinin ve üre klirensi), oksidatif stres ve inflamasyon önemli ölçüde azaldı ( 14 ). Bilişsel İşlev

            Rey ve ark. ( 15 , 16 ), seri klinik çalışmalarda sağlıklı gönüllülerin bilişsel performansındaki gelişmelerle gösterilen, PG'nin anti-mental yorgunluk etkilerini bildirmiştir. Diğer araştırmacılar da PG'nin sağlıklı gönüllülerin hafızası üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermiştir [( 17 ), ( 18 )].

            Lee ve ark. ( 7 ), ginseng'in Alzheimer hastalığı (AD) hastaları için etkinliğini ve güvenliğini, 259 katılımcıyı içeren dört RKÇ'den elde edilen verilere dayanarak değerlendirdi. İnceleme, ginseng'in AD üzerindeki etkilerinin kesin olmadığını gösterdi ve başka bir inceleme benzer sonuçlara vardı [( 19 )]. Bununla birlikte, bir çalışma, 24. haftada AD değerlendirme ölçeği-bilişsel (ADAS-cog) alt ölçek puanlarının gösterdiği gibi, sonuçların ginseng tedavisini desteklediğini buldu.

            Bu nedenle, PG'nin AD için etkili olduğu kanıtlanmamıştır; ancak, AD için iyileştirici bir tedavi yoktur. AD için PG'nin etkinliği net olmamakla birlikte, Asya ülkelerinde AD tedavisinde ampirik olarak ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Son zamanlarda, birçok çalışma, bazı PG içeren formüllerin bilişsel işlev üzerindeki potansiyel etkilerini bildirmiştir. Kudouh ve ark. ( 20), geleneksel bir Japon Kampo ilacı olan ninjin'yoeito'nun (NYT), 2 yıllık bir süre boyunca AD'li hastalarda bilişsel bozulma ve ruh hali durumu üzerindeki uzun vadeli etkilerini değerlendirdi. Araştırmacılar, donepezil ve NYT ile kombinasyon tedavisi alan hastaların ADAS-cog ölçeği puanlarının Japonca versiyonunda ve Nöropsikiyatrik Envanter depresyon puanlarında önemli gelişmeler buldular. Kombinasyon tedavisi alan hastaların 2 yıllık takibi, bilişsel sonuçların iyileştiğini ve AD ile ilişkili depresyonun hafiflediğini gösterdi. Bağışıklık fonksiyonu

            Ginsenoside Rg1'in lenfositlerin proliferasyonunu uyardığı bildirilmiştir. Diğer çalışmalar, ginsenosidlerin hücresel bağışıklık fonksiyonunu artırabileceğini göstermiştir ( 21 ).

            Ginseng tüketiminin kanser riskleri üzerindeki etkilerini değerlendiren bir meta-analiz, 7.436 vaka ve 334.544 katılımcıyı içeren dokuz çalışma (beş kohort çalışması, üç vaka kontrol çalışması ve bir RCT) belirlemiştir. Bu meta-analizin bulguları, ginseng tüketiminin önemli ölçüde azalmış kanser riski ile ilişkili olduğunu gösterdi. Ginseng alımı ve ginseng tüketiminin olmaması arasındaki özet göreli riskler, akciğer kanseri için 0.77, mide kanseri için 0.83, karaciğer kanseri için 0.81 ve kolorektal kanser için 0.77 idi. Bu nedenle, kanseri önleyip önleyemeyeceğini belirlemek için PG'nin klinik deneyleri garanti edilir ( 22 ). Emniyet

            Sistematik bir gözden geçirme, PG'nin çok güvenli bir profile sahip olduğunu ve nadiren advers olaylar veya ilaç etkileşimleri ile ilişkili olduğunu bulmuştur. Bildirilen birkaç etki, uykusuzluk, baş ağrısı, cilt bozukluğu, burun kanaması veya sıcak basması gibi hafif ve geçiciydi ( 23 ).

            Yayınlanmış bir literatür araştırması, yaşlı popülasyonda bitkisel ilaçların kullanımını içeren 16 makale tespit etmiştir. PG içeren ilaçlar sıklıkla yaşlılar tarafından kullanılmaktadır; ancak, tüm etkileşimler ve yan etkiler açıklanmamıştır. Bu nedenle tıp doktorlarının, belirli bir farmakolojik tedavi reçete ederken, PG dahil olmak üzere bitkisel ürünlerin yaşlılar tarafından kullanıldığının farkında olmaları zorunludur. Bitkisel takviyelerin kullanımı konusunda tıp uzmanları ve hastalar arasındaki iletişim eksikliği sorun oluşturabilir ( 24 ).

            PG'nin bir monoamin oksidaz inhibitörü olan fenelzin ile etkileşime girdiği ve etkileşimin uykusuzluk, titreme ve baş ağrısına neden olabileceği bildirilmiştir ( 25 ). Üç çalışma, ginseng ve varfarin arasındaki etkileşimi araştırdı ve sonuçlar, kullanılan ginsengin türüne göre farklılık gösterdi. PG'nin pıhtılaşma üzerinde çok az etkisi oldu veya hiç etkisi olmadı ( 26 ). 65 yaş üstü yetişkinler tarafından kullanılan bitkisel tıbbi ürünlerin (HMP'ler) gözden geçirilmesi, ABD'de en sık kullanılan HMP'lerin Ginkgo biloba içerenler olduğunu bildirmiştir., sarımsak, ginseng, St.John's wort, ekinezya, palmetto, çuha çiçeği yağı ve zencefil. Reçeteli ilaçlar ve HMP'lerin eşzamanlı kullanımının yaygınlığı, >65 yaşındaki yetişkinler arasında %5,3 ila %88,3 arasında değişmektedir ve potansiyel etkileşimler bildirilmiştir. Bitki-ilaç etkileşimlerinin en sık bildirilen etkisi, aspirin veya varfarin ile G. biloba , sarımsak veya ginseng kullanımına bağlı kanamadır . Yaşlı yetişkinlerin reçeteli ilaçları HMP'lerle ne ölçüde ve nasıl bir araya getirdiğine ilişkin bilgi, sağlık uzmanlarına risk altındaki hastaları uygun şekilde belirleme ve yönetme konusunda yardımcı olacaktır. Micromedex, Natural Medicines ve Stockley's Drug Interactions gibi kapsamlı çevrimiçi veritabanları yararlı olabilir ( 27 ).

            Sitokrom P-450 (CYP) aktivitesinin fitokimyasal aracılı modülasyonu, birçok bitki-ilaç etkileşiminin temelini oluşturabilir. Bazı kanıtlar CYP aktivitesinin yaşlılarda azalabileceğini düşündürmektedir; bu nedenle, klinik araştırmalar bu popülasyona odaklanmalıdır. CYP2D6'nın PG tarafından inhibisyonunun istatistiksel olarak anlamlı olduğu, ancak etkinin büyüklüğünün (~%7) klinik olarak anlamlı görünmediği bildirilmiştir ( 28 ). Bu arada PG, CYP1A2 aktivitesini etkilemedi.

            Git: Tartışma

            Bu derlemede, PG'nin kırılganlıkla ilgili bozukluklar üzerindeki etkisine ilişkin RKÇ verilerini, meta-analizleri ve sistematik incelemeleri gözden geçirerek, PG'nin kırılganlık için klinik etkinliğini değerlendirdik. PG'nin kırılganlık üzerindeki etkisini doğrudan araştıran hiçbir çalışma olmamasına rağmen, kırılganlığın önlenmesine ve tedavisine yol açan hastalıklar hakkında bilgi edinebildik.

            Sağlıklı yaşam yılı beklentisi (HLYE), bireyin yaşamı boyunca psikofiziksel ve sosyoekonomik faktörlerin etkileşimi ile belirlenir. Küresel bir bakış açısından bakıldığında, HLYE kırılganlıkla derinden ilgilidir. Doğumda beklenen yaşam süresi son on yılda artmasına rağmen, HLYE aynı dönemde artmamıştır. Önleme, HLYE'yi artırmanın olası anahtarıdır. Örneğin, kardiyovasküler hastalıklardan ölüm oranındaki azalmanın ~%50'si, yaşam tarzındaki değişiklik veya sigarayı bırakma gibi önleme temelli faaliyetlerin sonucudur. Önleme ile ilgili olarak, kırılganlık yaşlı hastaların durumunu anlamak için önemli bir faktördür. Ne yazık ki, yaşlı yetişkinleri hedef alan önleme programları sınırlıdır çünkü kırılganlık bu hastaların aktivitelerini sınırlar ve bu da bir kısır döngüye neden olur (Şekil​(Şekil 22).

            Dünya Sağlık Örgütü, dünya çapında 180 milyondan fazla insanın diyabet hastası olduğunu ve hastaların %90'ının T2DM'den muzdarip olduğunu tahmin ediyor. Diyabetin uzun vadeli ciddi komplikasyonları kırılganlığı büyük ölçüde artırır. Diyabet, geleneksel Doğu Asya tıbbında yin eksikliği olarak anlaşılmıştır. Shang Han Za Bing Lun'a göre ( Soğuk Kaynaklı ve Çeşitli Hastalıklar Üzerine İnceleme)), PG, muhtemelen DM'nin neden olduğu susuzluğu tedavi etmek için kullanılabilir. Bu nedenle, PG diyabet tedavisinde uzun süredir kullanılmaktadır. Klinik incelemeler, PG'nin DM üzerindeki etkisini kanıtlayamasa da, PG dışındaki ginsengin iki sistematik incelemesi, glikoz metabolizmasında olumlu etkiler gösterdi. Bir sistematik inceleme, ginseng uygulamasından sonra diyabeti olan ve olmayan kişilerde açlık kan şekeri seviyelerinde mütevazı ancak önemli bir iyileşme gösterdi ( 29 ). Tip 2 diabetes mellitus (T2DM)T2DM'de ginseng ile ilişkili tedavilerin başka bir sistematik incelemesi ( 30), ginseng takviyesinin, T2DM veya bozulmuş glukoz intoleransı olan hastalarda glukoz kontrolünü ve insülin duyarlılığını iyileştirmedeki faydasını gösterdi. Ve PG'nin veya bileşenlerinin kan şekeri kontrolü üzerindeki etkileri, deneysel modellerde iyi bir şekilde belgelenmiştir. Ginsenositlerin, AMP ile aktive olan protein kinaz (AMPK) yolunu aktive ettiği gösterilmiştir ( 31 ) ve AMPK yolunun aktivasyonunun, hepatik glukoneogenez ve steatozun baskılanması için bir mekanizma olarak önerilmiştir ( 32) .). Bu nedenle ginsenosidlerin ATP biyosentezini azaltabileceği ve kan glukoz seviyesini düşürebileceği öne sürülmüştür. Ginseng Radix'in bir bileşeni olan DPG-3-2'nin diyabetik hayvanlarda ve hiperglisemili hayvanlardan alınan pankreas preparatlarında kan glukoz seviyesini düşürdüğü ve insülin salınımını ve biyosentezini uyardığı gösterildi (33 ) .

            Bazı sonuçlar, ICF ve CFS'li hastalarda PG'nin yorgunluk önleyici etkilerini göstermektedir. Bir RKÇ'ye göre, aşırı kilolu hastalardan oluşan KRG grubunda yorgunluk skoru önemli ölçüde azaldı. KRG ayrıca, KRG'nin fiziksel ve zihinsel yorgunluğu iyileştirebileceğini gösteren karaciğer fonksiyon testi sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirmiştir. İncelenen çalışmaların çoğu yaşlı insanlar üzerinde yapılmamıştır, ancak PG'nin yaşlı insanlar için de etkili olduğunu varsaymak mümkün olabilir. Yaşlı insanları içeren RKÇ'lerin yürütülmesi beklenmektedir.

            PG'nin kan basıncını düşürdüğü de bildirilmiştir. Kan stazına yönelik kombinasyon tedavilerinin, kardiyovasküler hastalıkların yönetimi için daha etkili olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte, kardiyovasküler risk faktörlerini yönetmek için ginseng kullanımı kanıtlarla desteklenmemiştir, çünkü kısmen dahil edilen çalışmaların çoğunluğu kısa süreli çalışmalar iken kardiyovasküler risk uzun süre gözlemlenmelidir. Ginsenosidlerin, fosfoinositid 3-kinaz yolunun aktivasyonuna ve protein kinaz B'nin fosforilasyonuna aracılık ederek miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarı üzerinde koruyucu etkileri olduğu hayvan modellerinde gösterilmiştir (34 ) . Ginsenoside Rb3'ün, vasküler düz kas hücrelerinin anjiyotensin II ile indüklenen proliferasyonunu inhibe ettiği de bildirilmiştir ( 35 ).

            Progresif, geri dönüşümsüz hava akımı kısıtlaması ile karakterize edilen KOAH ile ilgili olarak PG, solunum kas gücünü, akciğer fonksiyonunu ve BODE indeksini iyileştirebilir. Kampo tıbbında stabil KOAH, Giriş bölümünde açıklandığı gibi akciğeri veya dalağı içeren bir qi eksikliği modelini temsil eder ( 1 ). PG'nin semptom yönetimi, yaşam kalitesini iyileştirme ve alevlenmeyi azaltma açısından bir avantajı vardır çünkü mevcut farmakoterapi KOAH'ın ilerlemesini engellemediği gibi akciğer fonksiyonunu da iyileştirmez.

            Böbrek fonksiyonu yaşla birlikte azalır ve bu nedenle kırılganlığın en önemli faktörlerinden biridir. Ginsenosidlerin erken kronik böbrek hastalığını tedavi etmek için kullanılabileceği gösterilmiştir. Bu hastalık ilerleyicidir ve bu nedenle PG'nin böbrek fonksiyonu üzerindeki etkisini araştırmak için yaşlı insanlar için uzun süreli gözlem gerekli olacaktır.

            Bilişsel işlevle ilgili olarak, AD ve diğer demanslar küresel bir sağlık sorunudur ve yaygınlık, maliyet ve etki açısından dikkat çekicidir. 2010 yılında, dünya çapında tahminen 35,6 milyon kişinin AD ve diğer bunamalara sahip olduğu bildirildi ve bu sayının 2030'da 66 milyona ve 2050'de 115 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu derlemede, AD için PG'nin etkinliğinin belirsiz olduğu bulundu. , ancak PG, Asya ülkelerinde AD tedavisinde ampirik olarak ve yaygın olarak kullanılmaktadır. NYT'nin 2 yıllık bir süre boyunca AD'li hastalarda bilişsel bozulma ve duygudurum durumu için etkili olduğu bildirildi. Çalışma bir Kampo formülü ekstresi kullanılarak gerçekleştirilmesine rağmen, sonuçlar bu formülün ana bileşeni olan PG'nin tıbbi etkinliğinden kaynaklanıyor olabilir. Kampo formülü tek başına PG'den daha etkili olabilir. AD'nin bir hayvan modelinde PG'nin yararlı etkileri, gelişmiş glikasyon son ürünü (AGE) ile indüklenen AD'li sıçanlarda davranış profillerinde önemli bir gelişmeyi içermiştir. PG ayrıca hipokampusta malondialdehit seviyesini önemli ölçüde azalttı, glutatyon içeriğini arttırdı ve süperoksit dismutaz aktivitesini arttırdı. Ayrıca PG, AGE'ler (RAGE) ve nükleer faktör-κB için reseptör ekspresyonunu önemli ölçüde azalttı. Bir anti-RAGE antikoru ile blokaj, AGE'nin neden olduğu bozuklukları önemli ölçüde azaltabilir ve bu proteinlerin ekspresyonunu düzenleyebilir ( ve hipokampusta süperoksit dismutaz aktivitesini arttırdı. Ayrıca PG, AGE'ler (RAGE) ve nükleer faktör-κB için reseptör ekspresyonunu önemli ölçüde azaltmıştır. Bir anti-RAGE antikoru ile blokaj, AGE'nin neden olduğu bozuklukları önemli ölçüde azaltabilir ve bu proteinlerin ekspresyonunu düzenleyebilir ( ve hipokampusta süperoksit dismutaz aktivitesini arttırdı. Ayrıca PG, AGE'ler (RAGE) ve nükleer faktör-κB için reseptör ekspresyonunu önemli ölçüde azaltmıştır. Bir anti-RAGE antikoru ile blokaj, AGE'nin neden olduğu bozuklukları önemli ölçüde azaltabilir ve bu proteinlerin ekspresyonunu düzenleyebilir (36 ). Ginsenosidlerin, amiloid-β peptit ve tau proteininin fosforilasyonunu azaltarak davranışsal profilleri önemli ölçüde iyileştirebileceği ve hipokampustaki hasarı onarabileceği de bildirilmiştir. Ginsenositler ayrıca γ-aminobutirik asit, asetilkolin ve dopamin seviyelerini artırabilir ve hipokampus ve kortekste glutamat ve aspartik asit seviyelerini azaltabilir ve kandaki glisin ve serotonin seviyelerini arttırabilir (37 ) .

            PG, insan bağışıklığını arttırmak için geleneksel tıpta yaygın olarak bir adjuvan olarak kullanılır. İn vitro ve hayvan modellerinde yürütülen yüzlerce çalışma, PG'nin antikanser veya kemopreventif etkilerini bildirmiştir. Ginseng'in antikanser etkileri, sitotoksik T hücrelerinin ve doğal öldürücü hücrelerin aktivasyonu dahil olmak üzere temel olarak hücre aracılı bağışıklıktaki gelişmelerle ilişkilendirilirken, oksidatif stres, apoptoz ve anjiyogenez gibi diğer mekanizmalar da söz konusudur. Bununla birlikte, PG'nin kanseri önleme üzerindeki klinik etkileri net değildir. PG'nin immünomodülatör özelliklerine odaklanan nispeten az sayıda klinik çalışma vardır.

            Birçok yaşlı hasta, geleneksel tıpla kolayca tedavi edilemeyen yaşlanmayla ilişkili semptomların giderilmesi için bitkisel formüller kullanır. Bu hastalar genellikle bir dizi kronik hastalığa sahiptir ve genç nüfusa göre daha fazla reçeteli ilaç almaktadır.

            İncelememizde PG'nin güvenli bir profile sahip olduğu ve nadiren ciddi yan etkilerle ilişkili olduğu bulundu. Bildirilen az sayıda etki, uykusuzluk, baş ağrısı, cilt bozuklukları, burun kanaması veya sıcak basması gibi hafif semptomları içermektedir. İlaç etkileşimleri ile ilgili olarak, CYP2D6'nın PG inhibisyonu istatistiksel olarak anlamlıydı, ancak etkinin büyüklüğü klinik olarak anlamlı görünmedi. PG yaşlılarda nispeten güvenli bir şekilde kullanılabilir, ancak dikkatli gözlem gereklidir.

            Birçok çalışma hangi PG'yi kullandıklarını belirtmemiştir; bu arada, işlenme yöntemi net olmadıkça, bitkisel ham ilaçların etkinliğini belirlemek zordur. Yaklaşık 4.000 yıl önce hazırlanan, geleneksel Çin tıbbının mevcut en eski monografisi olan İlahi Çiftçinin Materia Medica Klasiği, PG'nin beş organın tonifikasyonunu yönettiğinden, bilinci sakinleştirdiğinden, eterik ruhu ve bedensel ruhu sakinleştirdiğinden, çarpıntıları durdurduğundan bahseder ve kaygı, patojenik qi'yi dışarı atar, gözleri aydınlatır, kalbi açar ve kararlılığı güçlendirir. Bu kitaba göre ginseng kullanımı yaşlanmayı geciktirebilir.

            Biriken kanıtlar, ginsenosidlerin bağırsak bakterileri tarafından deglikosilasyon ve yağ asitleri ile esterleşme üzerine vücutta aktive edilen ön ilaçlar olduğunu kuvvetle önerir ( 38 ). Oral olarak alınan ginsenosidler, mide suyu veya karaciğer enzimleri tarafından parçalanmadan mide ve ince bağırsaktan geçerek kalın bağırsağa geçerler, burada ginsenosidler kolonik bakteriler tarafından deglikosile edilir ve ardından dolaşıma geçer. Kolon bakterileri, ana metabolitler olan 20S -protopanaksadiol 20-0- β -D-glukopiranozid ve 20S'yi elde etmek için aglikonla bağlantılı oligosakarit'i terminal şekerden adım adım ayırır.-protopanaxatriol. Bu metabolitler ayrıca yağ asitleri ile esterleştirilir. Ortaya çıkan yağ asidi konjugatları, ana metabolitlerden daha uzun süre vücutta tutulan aktif moleküllerdir. Yaşla birlikte mikrobiyotadaki değişiklikler PG'nin etkisini etkileyebilir. Bu nedenle, yaşlı hastalarda PG'nin klinik kullanımına ilişkin daha ileri araştırmalar gereklidir.

            Ginsenoside metabolitleri içeren fermente ginseng ürünleri, ginseng etkinliğini standartlaştırmada faydalı olabilir ( 38 ). Bu nedenle ginseng ürünlerini baharatlarına ve işlenme yöntemine göre ayırmak gerekir. Önceki raporlar, PG uygulaması için daha fazla olasılık önerdi. Daha ileri çalışmaların yaşlanan bir toplumda PG'nin uygulama potansiyelini aydınlatacağını umuyoruz. PG'nin etkinliği ve güvenliği, doğrulanmış gözlemlerle bilimsel olarak değerlendirilmelidir.

            Japonya ileri yaşlanan bir toplumdur. Kampo formüllerinin çoğu ulusal sigorta sistemi tarafından kapsandığından, zaten kırılganlığın yönetimi için üstün ilaçlar olarak kullanılıyorlar ( 39 ). Bu son çalışma, bir Kampo formül özü olan NYT üzerinde gerçekleştirilmesine rağmen, sonuçlar, bu formüldeki ana ham ilaç olan PG'nin tıbbi etkinliğini yansıtabilir. Kampo reçetesinin tek başına PG'den daha etkili olduğu ampirik olarak tahmin edilmiştir. Kampo formülleri arasında rikkunshito, hochuekkito, minjinyoeito ve kamikihito PG içerir ve bu formüller uzun süredir yetersiz beslenmeyi veya fiziksel aktivite kaybını iyileştirmek için kullanılmaktadır. Kırılganlığı önlemede de etkili olabilirler.

            Bu derlemenin ana sınırlaması, hiçbir çalışmanın PG'nin kırılganlık üzerindeki etkisini doğrudan araştırmamış olmasıdır. Bunun yerine kırılganlıkla ilgili bozuklukları araştırdık ve mevcut çalışmaların sınırlamaları, küçük örneklem boyutları ve düşük metodolojik kaliteydi; ayrıca, yalnızca birkaç çalışma yaşlıları hedef aldı ve çok azı plasebo kontrollerini içeriyordu. Gelecekte PG'nin kırılganlık üzerindeki etkisini belirlemek için daha büyük, iyi tasarlanmış çalışmalara ihtiyaç vardır.

            Git: Yazar Katkıları

            KO-O çalışmayı tasarladı ve tasarladı ve hipotezi geliştirdi. KO-O ve KK verileri analiz etti. KO-O taslağı yazdı. Her iki yazar da sonuçları tartıştı ve son makaleye katkıda bulundu. Çıkar Çatışması Beyanı

            Yazarlar, araştırmanın potansiyel bir çıkar çatışması olarak yorumlanabilecek herhangi bir ticari veya finansal ilişki olmaksızın yürütüldüğünü beyan eder.

            Git: Dipnotlar


            Finansman. Bu çalışma, araştırmacılar için Kanazawa Üniversitesi hibesi ile desteklenmiştir. Hibe veren kurum, çalışma tasarımında, veri toplama ve analizinde, yayınlama kararında veya makalenin hazırlanmasında hiçbir rol oynamadı.



            Git: Referanslar

            1. Bensky D, Gamble A. Çin Bitkisel Tıbbı: Materia Medica. Gözden geçirilmiş baskı Seattle, WA: Eastland Press; (1993). [ Google Akademik ]
            2. Shibata S, Ando T, Tanaka O, Meguro Y, Sôma K, Iida Y. Saponins and sapogenins of Panax ginseng CA Meyer ve bazı diğer Panax spp . Yakugaku Zasshi (1965) 85 :753–5 (Japonca). [ PubMed ] [ Google Akademik ]
            3. Fried LP, Tangen CM, Walston J, Newman AB, Hirsch C, Gottdiener J, ve diğerleri. Yaşlı erişkinlerde kırılganlık: bir fenotip için kanıt . J Gerontol A Biol Sci Med Sci . (2001) 56 :M146–56. 10.1016/j.cger.2010.08.009 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            4. Kim S, Shin BC, Lee MS, Lee H, Ernst E. Tip 2 diabetes mellitus için kırmızı ginseng: randomize kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi . Chin J Integr Med. (2011) 17 :937–44. 10.1007/s11655-011-0937-2 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            5. Bach HV, Kim J, Myung SK, Cho YA. Ginseng takviyelerinin yorgunluk ve fiziksel performans üzerindeki etkinliği: bir meta-analiz . J Korean Med Sci. (2016) 31 :1879–86. 10.3346/jkms.2016.31.12.1879 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            6. Hong M, Lee YH, Kim S, Suk KT, Bang CS, Yoon JH, ve diğerleri. Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı olan hastalarda Kore Kırmızı Ginseng'in anti-enflamatuar ve antiyorgunluk etkisi . J Ginseng Arş. (2016) 40 :203–10. 10.1016/j.jgr.2015.07.006 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            7. Lee HW, Lim HJ, Jun JH, Choi J, Lee MS. Hipertansiyon tedavisinde Ginseng: çift kör, randomize, plasebo kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi ve meta-analizi . Curr Vasc Pharmacol. (2017) 15 :549–56. 10.2174/1570161115666170713092701 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            8. Buettner C, Yeh GY, Phillips RS, Mittleman MA, Kaptchuk TJ. Ginseng'in kardiyovasküler risk faktörleri üzerindeki etkilerinin sistematik olarak gözden geçirilmesi . Ann Eczacı. (2006) 40 :83–95. 10.1345/aph.1G216 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            9. Jia Y, Zhang S, Huang F, Leung SW. Ginseng bazlı ilaçlar iskemik kalp hastalığının tedavisinde nitratlardan daha iyi olabilir mi? Randomize kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi ve meta-analizi . Ther Med'i tamamlayın . (2012) 20 :155–66. 10.1016/j.ctim.2011.12.002 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            10. Zhou Z, Shen W, Yu L, Xu C, Wu Q. ST yükselmesi olmayan akut koroner sendromlar için bir Çin patentli ilacı, Shexiang Baoxin Pill: sistematik bir inceleme . J Etnofarmakol. (2016) 194 :1130–9. 10.1016/j.jep.2016.11.024 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            11. Bir X, Zhang AL, Yang AW, Lin L, Wu D, Guo X, ve diğerleri.. Stabil kronik obstrüktif akciğer hastalığı için oral ginseng formülleri: sistematik bir derleme . Solunum Med. (2011) 105 :165–76. 10.1016/j.rmed.2010.11.007 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            12. Shergis JL, Zhang AL, Zhou W, Xue CC. Randomize kontrollü çalışmalarda Panax ginseng =: sistematik bir inceleme . Fitoterapi Arş. (2013) 27 :949–65. 10.1002/ptr.4832 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            13. Chen X, May B, Di YM, Zhang AL, Lu C, Xue CC, ve ark.. Stabil KOAH için farmakoterapi ile birlikte oral Çin bitkisel ilacı: BODE indeksi ve altı dakikalık yürüme testi üzerindeki etkinin sistematik bir incelemesi . PLoS BİR (2014) 9 :e91830. 10.1371/journal.pone.0091830 [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            14. Xu X, Lu Q, Wu J, Li Y, Sun J. Uzatılmış ginsenosid Rb1'in erken kronik böbrek hastalığı üzerindeki etkisi: randomize, plasebo kontrollü bir çalışma . Inflammopharmacology (2017) 25 :33–40. 10.1007/s10787-016-0296-x [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            15. Reay JL, Kennedy DO, Scholey AB. Panax ginseng'in glikozla birlikte veya glikozsuz tüketilmesinin, sürekli 'zihinsel olarak zorlayıcı' görevler sırasında kan şekeri seviyeleri ve bilişsel performans üzerindeki etkileri . J Psikofarmakol. (2006) 20 :771–81. 10.1177/0269881106061516 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            16. Reay JL, Scholey AB, Kennedy DO. Panax ginseng (G115), sağlıklı genç yetişkinlerde işleyen bellek performansını ve sübjektif sükunet değerlendirmelerini geliştirir . Hum Psikofarmakol. (2010) 25 :462–71. 10.1002/hup.1138 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            17. Kennedy DO, Scholey AB, Wesnes KA. Sağlıklı genç yetişkinlere tek doz Ginkgo biloba , ginseng ve bir ginkgo/ginseng kombinasyonunun uygulanmasını takiben biliş ve ruh halinin modülasyonu . Fizyolojik Davranış (2002) 75 :739–51. 10.1016/S0031-9384(02)00665-0 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            18. Wesnes KA, Ward T, McGinty A, Petrini O. Sağlıklı orta yaşlı gönüllülerde bir Ginkgo biloba/Panax ginseng kombinasyonunun hafızayı güçlendiren etkileri . Psikofarmakoloji (2000) 152 :353–61. 10.1007/s002130000533 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            19. Wang Y, Yang G, Gong J, Lu F, Diao Q, Sun J, ve diğerleri. Alzheimer hastalığı için Ginseng: randomize kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi ve meta-analizi . Curr Top Med Chem. (2016) 16 :529–36. 10.2174/1568026615666150813143753 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            20. Kudoh C, Arita R, Honda M, Kishi T, Komatsu Y, Asou H, et al.. Bir Kampo (geleneksel Japon) ilacı olan ninjin'yoeito'nun Alzheimer hastalığı olan hastalarda bilişsel bozukluk ve depresyon üzerindeki etkisi: 2 yıllık gözlem . Psikogeriatri (2016) 16 :85–92. 10.1111/psyg.12125 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            21. Blok KI, Mead MN. Ekinezya, ginseng ve astragalus'un bağışıklık sistemi etkileri: bir inceleme . İntegr Kanser Ter. (2003) 2 :247–67. 10.1177/1534735403256419 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            22. Jin X, Che DB, Zhang ZH, Yan HM, Jia ZY, Jia XB. Ginseng tüketimi ve kanser riski: bir meta-analiz . J Ginseng Arş. (2016) 40 :269–77. 10.1016/j.jgr.2015.08.007 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            23. Kim YS, Woo JY, Han CK, Chang IM. Panax ginseng'in randomize klinik çalışmalarda güvenlik analizi : sistematik bir inceleme . İlaçlar (2015) 2 :106–26. 10.3390/medicines2020106 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            24. de Souza Silva JE, Souza CAS, da Silva TB, Gomes IA, de Carvalho Brito G, de Souza Araújo AA, et al. Bitkisel ilaçların yaşlı hastalar tarafından kullanımı: sistematik bir inceleme . Baş Gerontol Geriatr. (2014) 59 :227–33. 10.1016/j.archger.2014.06.002 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            25. Izzo AA, Hoon-Kim S, Radhakrishnan R, Williamson EM. Bitkisel ilaçların klinik etkinliğini, yan etkilerini ve ilaç etkileşimlerini değerlendirmeye yönelik kritik bir yaklaşım . Fitoterapi Arş. (2016) 30 :691–700. 10.1002/ptr.5591 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            26. Choi S, Oh DS, Jerng UM. Bitkisel ilaçların warfarin ile farmakokinetik ve farmakodinamik etkileşimlerinin sistematik bir incelemesi . PLoS BİR (2017) 12:e0182794. 10.1371/journal.pone.0182794 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            27. Agbabiaka TB, Wider B, Watson LK, Goodman C. Yaşlı erişkinlerde reçeteli ilaçlar ve bitkisel tıbbi ürünlerin eşzamanlı kullanımı: sistematik bir inceleme . Drugs Aging (2017) 34 :891–905. 10.1007/s40266-017-0501-7 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            28. Gurley BJ, Gardner SF, Hubbard MA, Williams DK, Gentry WB, Cui Y, et al.. Botanik takviyesinin yaşlılarda sitokrom P450 fenotipleri üzerindeki etkilerinin klinik değerlendirmesi: St John's wort, sarımsak yağı, Panax ginseng ve Ginkgo biloba . Drugs Aging (2005) 22 :525–39. 10.2165/00002512-200522060-00006 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            29. Shishtar E, Sievenpiper JL, Djedovic V, Cozma AI, Ha V, Jayalath VH, ve ark. Ginseng'in ( Panax cinsi ) glisemik kontrol üzerindeki etkisi: randomize kontrollü klinik çalışmaların sistematik bir incelemesi ve meta-analizi . PLoS BİR (2014) 9 :e107391. 10.1371/journal.pone.0107391 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            30. Gui QF, Xu ZR, Xu KY, Yang YM. Tip 2 diabetes mellitusta ginseng ile ilişkili tedavilerin etkinliği: güncellenmiş bir sistematik inceleme ve meta-analiz . Tıp (2016) 95:e2584. 10.1097/MD.0000000000002584 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            31. Quan HY, Yuan HD, Jung MS, Ko SK, Park YG, Chung SH. Ginsenoside Re, HepG2 hücrelerinde ve yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde AMP ile aktive olan protein kinazın aktivasyonu yoluyla kan glukozunu ve lipid seviyelerini düşürür . Int J Mol Med . (2012) 29 :73–80. 10.3892/ijmm.2011.805 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            32. Yuan HD, Kim JT, Kim SH, Chung SH. Ginseng ve diyabet: in vitro , hayvan ve insan çalışmalarından elde edilen kanıtlar . J Ginseng Arş. (2012) 236 :27–39. 10.5142/jgr.2012.36.1.27 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            33. Waki ​​I, Kyo H, Yasuda M, Kimura M. Normal ve diyabetik hayvanlarda ginseng kökünün hipoglisemik bir bileşeninin insülin biyosentezi üzerindeki etkileri . J Pharmacobio-dyn. (1982) 5 :547–54. 10.1248/bpb1978.5.547 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            34. Wang Z, Li M, Wu WK, Tan HM, Geng DF. Ginsenoside Rb1 ön koşullandırma, fosfatidilinositol-3-kinaz sinyal iletiminin aktivasyonu ile bölgesel iskemi ve reperfüzyondan sonra miyokard enfarktüsüne karşı koruma sağlar . Kardiyovasküler İlaçlar Ther. (2008) 22 :443–52. 10.1007/s10557-008-6129-4 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            35. Wang T, Yu XF, Qu SC, Xu HL, Sui DY. Ginsenoside Rb3, anjiyotensin II'nin neden olduğu vasküler düz kas hücrelerinin proliferasyonunu inhibe eder . Temel Kliniği Pharmacol Toksikol. (2010) 107 :685–9. 10.1111/j.1742-7843.2010.00560.x [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            36. Tan X, Gu J, Zhao B, Wang S, Yuan J, Wang C, ve diğerleri. Ginseng, gelişmiş glikasyon son ürünüyle indüklenen farelerde RAGE/NF-κB yolu yoluyla bilişsel eksikliği iyileştirir . J Ginseng Arş. (2015) 39 :116–24. 10.1016/j.jgr.2014.09.002 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            37. Zhang Y, Pi Z, Song F, Liu Z. Ginsenosides , Alzheimer hastalığının fare modelinde nörotransmitter sistemlerinin işlev bozukluğunu eski haline getirerek D-galaktoz ve AlCl3'ün neden olduğu uzamsal hafıza bozukluğunu hafifletir . J Etnofarmakol. (2016) 194 :188–95. 10.1016/j.jep.2016.09.007 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            38. Hasegawa H. Ginseng'in gizemli etkinliğinin kanıtı: temel ve klinik deneyler: ginsenosidin metabolik aktivasyonu: bağırsak bakterileri tarafından deglikosilasyon ve yağ asidi ile esterleştirme . J Pharmacol Sci. (2004) 95 :153–7. 10.1254/jphs.FMJ04001X4 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
            39. Nakae H, Hiroshima Y, Hebiguchi M. Lokomotor hastalığında kırılganlık için Kampo ilaçları . Ön Nutr . (2018) 5:31 . 10.3389/fnut.2018.00031 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              GİNSENG İle Kronik Yorgunluk


              Ginseng'den ( Panax ginseng Meyer) Biyoaktif Oligopeptitler, NAD + /SIRT1/PGC-1α Sinyal Yolu Yoluyla Fibroblastlarda Oksidatif Stresin Neden Olduğu Yaşlanmayı Bastırır

              Na Zhu , 1, 2 Mei-Hong Xu , 1, 3, * ve Yong Li 1, 3, *
              Anthony Perkins, Akademik Editör
              Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
              1 Beslenme ve Gıda Hijyeni Bölümü, Halk Sağlığı Okulu, Pekin Üniversitesi, Pekin 100191, Çin
              2 Beslenme ve Gıda Hijyeni Bölümü, Halk Sağlığı Fakültesi, İç Moğolistan Tıp Üniversitesi, Hohhot 010059, Çin
              3 Pekin Temel Toksikolojik Araştırma Laboratuvarı ve Gıda Güvenliği için Risk Değerlendirmesi, Pekin Üniversitesi, Pekin 100191, Çin
              * Yazışma: nc.ude.umjb@gnohiemux (M.-HX); moc.361@umbgnoyil (YL); Tel.: +86-10-8280-1177 (YL) İlişkili Veriler

              Veri Kullanılabilirliği Bildirimi
              Git: Soyut

              Bitki kaynaklı küçük moleküllü biyoaktif peptidler olan ginseng oligopeptitlerinin (GOP'ler) fizikokimyasal özellikleri ve çoklu biyoaktif etkileri, sağlık süresi ve uzun ömür üzerinde olumlu bir etkiye işaret eder. Bu göz önüne alındığında, hücresel yaşlanma, organizmada yaşlanmanın başlatıcı faktörü ve anahtar mekanizmasıdır ve bu nedenle mevcut çalışma, GOP'lerin H202 ile indüklenen hücresel yaşlanma üzerindeki etkilerini ve bunun potansiyel mekanizmalarını keşfetmeye çalıştı. Fare embriyonik fibroblastları NIH/ 3T3'te 200 uM H202'ye 4 saat maruz bırakılarak yaşlanma indüklendi ve p16 INK4A ve p21 Waf1/Cip1'in CCK-8 testi ve Western blot analizleri kullanılarak doğrulandıGOP takviyesi (25, 50 ve 100 µg/mL) olsun veya olmasın 24 saatlik büyüme ortamı uygulamasından sonra. GOP'lerin, G1 faz tutuklamasını inhibe ederek, S fazında DNA sentezini artırarak, p16 INK4A ve p21 Waf1/Cip1'in nispi protein ifadesini azaltarak, hücre yaşayabilirliğini teşvik ederek, DNA'yı koruyarak oksidatif stres kaynaklı NIH/3T3 yaşlanmasını geciktirdiğini bulduk . telomeraz (TE) aktivitesini arttırmak. Daha fazla araştırma, antioksidan kapasitedeki ve anti-enflamasyon kapasitesindeki artışın, GOP'ların yaşlanma etkilerini geciktirmek için temel oluşturabileceğini ortaya çıkardı. Ayrıca, GOP takviyesi, NAD + aracılığıyla mitokondriyal işlevi ve mitokondriyal biyogenezi önemli ölçüde iyileştirmiştir./SIRT1/PGC-1???? yolu. Bu bulgular, GOP'lerin, hücresel yaşlanma, oksidatif stres ve iltihaplanma ile mücadele ederek ve ayrıca uzun ömürlülüğü düzenleyen NAD + /SIRT1/PGC-1???? yolunu modüle ederek sağlık süresi ve yaşam süresinin uzatılması üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini göstermektedir .

              Anahtar Kelimeler: ginseng oligopeptitleri, yaşlanma, oksidatif stres, inflamasyon, mitokondriyal fonksiyon
              Git: 1. Giriş

              Yaşlanma, birden fazla insan patolojisine ve ölüme karşı artan savunmasızlığa katkıda bulunan, zamana bağlı fonksiyonel bir bozulma olarak karakterize edilir [ 1 ]. Organizmalar, çevredeki besin kaynaklarına uyum sağlar ve bunlara yanıt verir ve çeşitli yaşam aktiviteleri, bir besin ağı ve besin algılama yolları tarafından düzenlenir [ 2 ]. En son kanıtlar, diyet enerjisi, protein veya amino asitlerin kısıtlanmasının yaşam süresini uzatabileceğini, metabolik bozuklukları iyileştirebileceğini ve yaşlanmayla ilişkili hastalık riskini azaltabileceğini göstermektedir [3 ] . Bununla birlikte, gözlemsel bir çalışma, yüksek proteinli bir diyetin, 65 yaşın üzerindeki popülasyonlarda kanser prevalansında ve tüm nedenlere bağlı ölümlerde önemli bir azalma ile ilişkili olduğunu göstermiştir [ 4]. Yaşlanmayla birlikte iştah azalması, duyu kaybı, disfaji, çiğneme disfonksiyonu ve gastrointestinal bozukluk gibi fizyolojik değişiklikler meydana gelir ve bu da gıda ve enerji alımının azalmasına neden olur. Düşük bazal metabolizma hızı nedeniyle yaşla birlikte enerji talepleri azalsa da, yaşa bağlı iskelet kası kütlesi ve işlevi kaybını telafi etmek için protein ihtiyacı artar [ 5 ]. Diyet proteini, amino asitlerin ana kaynağıdır. Azalan protein sentezi ve diğer amino asitlerin katabolizması, yetersiz amino asit kaynağından kaynaklanır [ 3 ]. Çalışmalar, esansiyel amino asitlerin bulunmadığı veya eksik olduğu diyetlerle beslenen hayvanların ortalama hayatta kalma sürelerinin önemli ölçüde daha kısa olduğunu göstermiştir [ 6]. Birkaç klinik çalışma, amino asit takviyesinin sarkopeniyi azalttığını ve yaşlanan popülasyonda vücut yağını ve glikoz metabolizmasını ayarladığını da göstermiştir [ 7 ]. Aslında, araştırmacılar orta yaşlı ve yaşlı insanların günlük protein alımlarını önerilen seviyenin üzerine çıkarmaları gerektiğini öne sürüyorlar [ 8 , 9 ].

              Ginseng, geleneksel bir Çin şifalı bitkisidir ve Asya ülkelerinde vücut güçlendirme işlevleri için yaygın olarak kullanılmaktadır [ 10 ]. Son fitokimyasal ve farmakolojik araştırmalara göre ginseng, ginsenositler, alkaloidler, fenoller, fitosteroller, karbonhidratlar, peptitler, ginseng yağı, amino asitler, mikro besinler ve bazı enzimler dahil olmak üzere çeşitli aktif bileşenler içerir. Başlıca fonksiyonel bileşenler ginsenosidlerdir [ 11 ]. Ginseng çok çeşitli farmakolojik etkilere sahiptir, yorgunluk, hiperglisemi, obezite ve kanserle mücadelede aktiftir ve antioksidan, antiinflamatuar ve antiaging özelliklere sahiptir .]. Ginseng'in tarihsel olarak ömrü uzattığı varsayılmıştır. Son araştırmalar, ginseng bileşenlerinin Drosophila ve Caenorhabditis elegans gibi deneysel modellerin ömrünü uzatabileceğini göstermiştir [ 13 , 14 ]. Ginseng oligopeptitleri (GOP'ler) , biyo-enzimatik sindirim teknolojisi ile Panax ginseng Meyer'den (ginseng) elde edilir . Biyoaktif peptitler, yaşlı popülasyonun amino asit gereksinimlerini karşılamak için günlük diyette protein yerine kullanılabilir. Bununla birlikte, biyoaktif peptitlerin ek sağlık yararları daha ciddi olarak düşünülmelidir. GOP'lar, biyoaktif peptitlerin geniş bir özelliklerine sahiptir. Laboratuvarımızda yapılan önceki çalışmalar antioksidanı doğrulamıştır [ 15], yorgunluk önleyici [ 16 ], immünomodülatör [ 17 ] ve GOP'ların pankreatik işlev bozukluğunu iyileştiren [ 18 ] aktiviteleri. Bu özellikler, GOP'ların sağlık süresini ve ömrünü uzatma potansiyeline odaklanmamızı sağladı. Ayrıca GOP'ler, yaşlanmayla ilişkili hastalıkların ilerlemesini engellemede önemli rol oynayabilen bitki kaynaklı peptidlerdir. Bitki bazlı proteinlerin obezite, kardiyovasküler hastalık, tip 2 diyabet hastalığı, yüksek tansiyon ve yüksek dolaşımdaki kolesterol gibi hastalıkların riskini azalttığına dair önemli kanıtlar vardır [3 ] . Daha yüksek bitki proteini alımı aynı zamanda daha düşük tüm nedenlere bağlı ölüm oranıyla da ilişkilendirilmiştir [ 2]. Biyoaktif peptitler, fonksiyonel gıdalar ve tıbbi uygulamalarda geniş bir beklentiye sahiptir. Gıdadan türetilen biyoaktif peptidler oldukça güvenlidir, hızla emilir, toksik değildir ve diyet proteinlerine kıyasla yüksek protein ve düşük yağ özelliklerine sahiptir [ 19 ]. Bu eksojen peptitler, endojen peptitlere benzer şekilde işlev görebilir ve hatta bazıları endojen aktif peptitlerin seviyelerini etkiler ve endojen aktif peptitlerle sinerjistik bir rol oynar [ 20 ]. Genel olarak, biyoaktif peptidler, antiaging tedavisi için mükemmel alternatifler olarak düşünülmelidir. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, GOP'ların hücresel düzeyde yaşlanmayı geciktirici etkilerini ve olası mekanizmalarını ilk kez araştırmaktı.

              Git: 2. Malzemeler ve Yöntemler

              2.1. Kimyasallar

              GOP numunesi, Jilin Taigu Biological Engineering Co., Ltd. (Jilin, Çin) tarafından sağlandı. Panax ginseng CA Meyer'in köklerinden daha önce tarif edildiği gibi enzimatik hidroliz yoluyla elde edilmiştir [ 15 ]. 100 ila 1000 Dalton arasındaki GOP'lerin moleküler ağırlığı %95.42'yi, serbest amino asitlerinki ise %3.94'ü oluşturuyordu. Ayrıntılı bilgiler şurada gösterildi:tablo 1. tablo 1

              Ginseng Oligopeptitlerinin (GOP'ler) Amino Asit Bileşimi.
              Aspartik asit 0.19 sistin 0.01
              Glutamik asit 0.12 valin 0,06
              serin 0.02 metiyonin 0.02
              histidin 0,06 fenilalanin 0.09
              glisin 0.02 izolösin 0.04
              treonin 0,05 lösin 0.08
              arginin 2.26 Lizin 0,06
              alanin 0.13 prolin 0,65
              tirozin 0.09
              Ayrı bir pencerede aç
              tablo 1[ 15 ] referansından alıntılanmıştır . 2.2. Hücre Kültürü ve Tedavileri

              Fare embriyonik fibroblast NIH/3T3, American Type Culture Collection'dan (ATCC, Manassas, VA, ABD) satın alındı. NIH/3T3, %10 fetal sığır serumu (Gibco, Grand Island, NY, ABD) ve %1 antibiyotik-antimitotik (Coolaber, Beijing) içeren Dulbecco's Modification of Eagle's Medium (DMEM) (GIBCO, Grand Island, NY, ABD) içinde kültürlendi. , Çin) 37 °C'de %5 CO2'lik nemli atmosfer altında .

              H202 - İndüklenmiş NIH/3T3 yaşlanma modeli , daha önce açıklanan şekilde oluşturulmuştur. NIH/3T3, farklı konsantrasyonlarda H202 (50 ila 800 uM) ile desteklenmiş bir büyüme ortamında 4 saat süreyle inkübe edildi ve ardından 24 saat süreyle bir büyüme ortamında kültürlendi. p16 INK4A ve p21 Waf1/Cipl'in hücre yaşayabilirliği ve nispi protein ifadesinin, H202'nin etkili müdahale dozunu taradığı tahmin edilmiştir .

              Mevcut araştırma toplam 5 grup oluşturmuştur: kontrol grubu ve model grubu; ve düşük, orta ve yüksek dozlu GOP grupları. Kontrol grubu, bir büyüme ortamında tohumlandı. Model grubu, 200 uM H202 içeren bir büyüme ortamında 4 saat süreyle kültürlendi ve ardından H202 içermeyen bir büyüme ortamında 24 saat süreyle inkübe edildi . Üç GOP uygulama grubu, 200 uM H202 ve GOP'lar (sırasıyla 25, 50 ve 100 ug/mL) ile desteklenmiş bir büyüme ortamında kültürlendi ve ortam, 4 saat sonra çıkarıldı ve daha sonra bir H içinde kültürlendi . 2 o 225/50/100 µg/mL GOP içeren serbest büyüme ortamı. Hücreler, GOP'lara maruz bırakıldıktan sonra daha fazla araştırma için toplandı. 2.3. Hücre Canlılığı Testi

              Hücre canlılığı, üreticinin protokolüne göre hücre sayma kiti-8 (CCK-8) testi (KeyGEN, Nanjing, Çin) kullanılarak test edildi. Kısaca, 96 oyuklu plakalara yaklaşık 1 x 104 hücre /oyuk ilave edildi. Protokole göre tedaviden sonra, her oyuğa 10 μL CCK-8 eklendi ve 37 °C'de 1-4 saat kültürlendi. Her kuyucuğun absorbans oranı, bir mikroplaka okuyucu (BMG FLUOstar Omega, Almanya) ile 450 nm'de ölçülmüştür. 2.4. Akış Sitometrisi

              2 mL/oyuktaki hücreler (yaklaşık 2 × 10 5) 6 oyuklu plakalara ekildi ve protokole göre işlendi. Hücre döngüsü analizi için hücreler toplandı ve iki kez fosfat tamponlu salin (PBS) ile yıkandı ve ardından gece boyunca 4 °C'de %75 etanol ile sabitlendi. Bunu takiben, hücreler üç kez PBS ile yıkandı ve propidyum boyama ve RNaz A (Beyotime, Şanghay, Çin) ile 30 dakika 37 °C'de inkübe edildi ve bir Akış Sitometresi (Beckman Coulter, Brea, CA, ABD) kullanılarak analiz edildi. Hücre içi reaktif oksijen türleri (ROS) analizi için hücreler toplandı ve bir kez PBS ile yıkandı, 20 dakika 37 °C'de 10 uM 2,7-diklorofloresein diasetat (Beyotime, Şanghay, Çin) ile inkübe edildi. Üç kez PBS ile yıkandıktan sonra hücreler, bir Akış Sitometresi (Beckman Coulter, Brea, CA, ABD) kullanılarak analiz edildi. Mitokondriyal membran potansiyeli (∆Ψm) analizi için, hücreler toplandı ve karanlıkta 20 dakika 37 °C'de 500 uL 1 x JC-1 boya çözeltisi (Beyotime, Şangay, Çin) ile boyandı. Daha sonra hücreler iki kez yıkandı ve 1 x JC-1 boyama tamponu ile yeniden süspanse edildi. Floresan rengindeki değişiklik, akış sitometrisi (Beckman Coulter, Brea, CA, ABD) kullanılarak analiz edildi. 2.5. Biyokimyasal Analiz

              2 mL/kuyucuktaki (yaklaşık 2 x 105) hücreler, 6 oyuklu plakalara ekildi ve protokole göre işlendi. Daha sonra malondialdehit (MDA) (Nanjing Jiancheng, Nanjing, Çin), glutatyon peroksidaz (GSH-Px) (Nanjing Jiancheng, Nanjing, Çin), süperoksit dismutaz (SOD) (Nanjing Jiancheng, Nanjing, Nanjing, Çin) faaliyetleri, NAD +/NADH (Beyotime, Şanghay, Çin), telomeraz (TE) aktivitesi (FEIYA, Jiangsu, Çin), interlökin-6 (IL-6) (Invitrogen, Waltham, MA, ABD), IL-1β (Invitrogen, Waltham, MA , ABD), matris metaloproteinaz-3 (MMP-3) (Multisciences, Hangzhou, Çin), hücreler arası hücre adezyon molekülü-1 (ICAM-1) (Multisciences, Hangzhou, Çin) ve vasküler hücre adezyon molekülü-1 (VCAM- 1) (Multisciences, Hangzhou, Çin) ticari kitler kullanılarak. 2.6. Western Blot Analizi

              2 mL/kuyucuktaki (yaklaşık 2 x 105) hücreler, 6 oyuklu plakalara ekildi ve protokole göre işlendi. Hücreler toplandı ve iki kez PBS ile yıkandı ve ardından 1 mM fenilmetansülfonil florür ile takviye edilmiş RIPA Parçalama Tamponunda (Biosharp, HeFei, Çin) yeniden süspanse edildi. Protein, 14.000 x g'de santrifüjleme ile ekstre edildi4 °C'de 15 dakika süreyle ve protein konsantrasyonu bir BCA protein tahlil kiti (Thermo Scientific, Waltham, MA, ABD) ile ölçüldü. Eşit miktarda protein (80–150 μg), %10–20 SDS-PAGE jeli ile ayrıldı ve protein moleküllerinin boyutuna göre farklı elektrik akımlarında PVDF membranlarına aktarıldı. Membranlar, oda sıcaklığında %0.05 Tween-20 (TBST) içeren Tris tamponlu salinle çözülmüş %5 yağsız sütte 2 saat bloke edildi. Protein ekspresyonu, bir birincil antikor p16 INK4A (1:1000, CST, Danvers, MA, ABD), p21 Waf1/Cip1 kullanılarak tespit edildi(1:1000, CST, Danvers, MA, ABD), γ-H2A.X (1:1000, Abcam, Cambridge, MA, ABD), AMPK???? (1:1000, CST, Danvers, MA, ABD), PGC- 1???? (1:2000, Abcam, Cambridge, MA, ABD), SIRT1 (1:1000, CST, Danvers, MA, ABD), β-aktin (1:5000, Abcam, Cambridge, MA, ABD) ve yaban turpu peroksidazı -konjuge antitavşan sekonder antikorları (1:10,000, Abcam, Cambridge, MA, ABD). Western blot'un kantitatif analizi, Image-Pro Plus (Media Cybernetics, Rockville, MD, ABD) kullanılarak yapıldı. 2.7. İstatistiksel analiz

              İstatistiksel analizler SPSS yazılımı sürüm 24 (SPSS Inc., Chicago, IL, ABD) kullanılarak yapıldı. Veriler ortalama ± standart sapma (SD) olarak ifade edilir ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi ile analiz edilir; gruplar arasındaki parametrik örneklerin farkını analiz etmek için, en az anlamlı farkın çoklu karşılaştırmaları (eşit varyanslar varsayılır) veya Dunnett'in T3 testi (eşit varyanslar varsayılmaz) kullanıldı. p < 0.05, istatistiksel olarak anlamlı bir farkı gösterdi.

              Git: 3. Sonuçlar

              3.1. GOP'ların NIH/3T3 Yaşlanmanın Özellikleri Üzerindeki Etkisi

              Hücre döngüsü analizleri, ağırlaştırılmış oksidatif stresin, S fraksiyonlarının eşzamanlı düşüşleri ile birlikte G1 fazındaki hücrelerin daha yüksek yüzdesiyle kanıtlandığı gibi, NIH/3T3'te kısmi G1 tutuklamasına neden olduğunu gösterdi ( p < 0.05). Model grubu ile karşılaştırıldığında, G1 fazında daha düşük hücre yüzdesinin ve S fazında daha yüksek hücre yüzdesinin yansıttığı gibi, GOP uygulaması üç GOP ile tedavi edilen grupta oksidatif stres kaynaklı hücre döngüsü durmasını önemli ölçüde inhibe etti (p < 0.05 ) (Şekil 1A). p16 INK4A ve p21 Waf1/Cipl'in nispi protein ekspresyon seviyesini ayrıca analiz ettik ve açıkça model grubunda yukarı modüle edildiler ( p < 0.05). Bu arada, model grubuna göre GOP'lerin eklenmesiyle bu fenomen bastırıldı ( p < 0.05) (Şekil 1B).
              İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı besin-14-05289-g001.jpg
              Şekil 1
              Ginseng oligopeptitlerinin (GOP'ler) NIH/3T3'te yaşlanmanın ayırt edici özellikleri üzerindeki etkisi. ( A ) GOP'lerin NIH/3T3 hücrelerinin hücre döngüsü dağılımı üzerindeki etkisi ( grup başına n = 3). ( B ) p16 INK4A ve p21 Waf1/Cipl'in nispi protein ifadesi üzerinde GOP'ların etkisi ( grup başına n = 3). ( C ) CCK-8 testi kullanılarak GOP'ların hücre canlılığı değerlendirmesi ( grup başına n = 4). ( D ) GOP'ların DNA hasarı üzerindeki etkisi ( grup başına n = 3). ( E ) GOP'ların telomeraz (TE) aktivitesi üzerindeki etkisi ( grup başına n = 3). Ortalama ± SD # p'yi temsil eden değerlerKontrol grubuna göre < 0,05, model grubuna göre * p < 0,05.

              Hücre canlılığını ölçmek için CCK-8 hücre canlılığı testi uygulandı ve H202 ile tedavi edilen dört grupta hücre canlılığında azalma gözlendi ( p < 0.05). Model grubuyla karşılaştırıldığında, hücre canlılığının her ikisi de 50 ve 100 µg/mL GOP uygulama gruplarında önemli ölçüde yukarı modüle edildi ( p < 0.05) (Şekil 1C).

              γ-H2A.X, DNA hasarı için referans belirteç olarak kullanıldı. H 2 O 2'nin eksojen uygulamasının bir sonucu olarak, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında model grubunda artan DNA hasarı gözlendi ( p > 0.05). Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, 50 µg/mL GOP takviyesi grubunda γ-H2A.X'in bağıl protein ifadesi önemli ölçüde azaldı ( p < 0.05) (Şekil 1D).

              TE aktivitesi ile ilgili olarak, kontrol ve model grupları arasında belirgin bir değişiklik bulunmadı ( p > 0.05). Ancak TE aktivitesi, kontrol grubu ve model grubuyla karşılaştırıldığında 50 ve 100 µg/mL GOP takviye gruplarında önemli ölçüde arttı ( p < 0.05) (Şekil 1E). 3.2. GOP'ların Oksidatif Stres Durumuna Etkisi

              Oksidatif stres durumunun değerlendirilmesi, hücre içi ROS, GSH-Px, SOD ve MDA'nın değerlendirilmesiyle tamamlandı. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, model grubundaki hücre içi ROS seviyesi önemli ölçüde arttı ( p < 0.05). Model grubuyla karşılaştırıldığında, ROS üretimi 25 ve 50 µg/mL GOP takviye gruplarında azalma eğilimi gösterdi ( p > 0.05); en önemlisi, 25 µg/mL GOP uygulama grubu ROS içeriğini bazal seviyeye döndürdü ( p > 0,05) (şekil 2A, B).
              İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı besin-14-05289-g002.jpg
              şekil 2
              GOP'lerin NIH/3T3'ün oksidatif stres durumu üzerindeki etkisi. ( A ) GOP'ların reaktif oksijen türlerinin (ROS) floresan yoğunluğu üzerindeki etkisi. ( B ) ROS floresan yoğunluğunun kantitatif analizi. ( C ) GOP'lerin glutatyon peroksidaz (GSH-Px) aktivitesi üzerindeki etkisi. ( D ) GOP'ların süperoksit dismutaz (SOD) aktivitesi üzerindeki etkisi. ( E ) GOP'ların malondialdehit (MDA) seviyeleri üzerindeki etkisi. Değerler ortalama ± SD'yi temsil eder ( grup başına n = 3). # p < 0.05 - kontrol grubu, * p < 0.05 - model grubu.

              Antioksidan enzim aktiviteleri, oksidatif stres kaynaklı yaşlanan hücrelerde inhibe edildi. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, model grubunda GSH-Px ve SOD aktivitesi önemli ölçüde azaldı ( p < 0.05). Model grubuyla karşılaştırıldığında, 50 µg/mL GOP takviye grubu, GSH-Px aktivitesini önemli ölçüde artırırken ( p < 0.05), GOP gruplarının üç konsantrasyonunun tümü, SOD aktivitesini önemli ölçüde artırdı ( p < 0.05) (şekil 2CD).

              MDA, lipid peroksidasyonunun ana metabolitidir. Daha fazla analiz, model grubundaki MDA konsantrasyonunun kontrol grubuna göre önemli ölçüde arttığını gösterdi ( p < 0.05). Model grubuyla karşılaştırıldığında, 25 ve 50 µg/mL GOP takviyesi grupları, MDA üretimini bazal seviyeye düşürme eğilimindeydi ( p > 0.05) (şekil 2E). 3.3. GOP'lerin Yaşlanmayla İlişkili Salgı Fenotipi (SASP) Üzerindeki Etkisi

              IL-6, IL-1, MMP-3, ICAM-1 ve VCAM-1'in üretimi, GOP'lerin yaşlanan NIH/3T3 enflamatuar fenotipi üzerindeki etkisini belirlemek için test edildi (Figür 3A–E). Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, IL-6, IL-1β, MMP-3, ICAM-1 ve VCAM-1 konsantrasyonları, model grubunda önemli ölçüde daha yüksekti (p < 0.05 ) . Model grubuyla karşılaştırıldığında, GOP takviye grupları IL-1β sekresyonunu normal seviyeye düşürme eğilimindeyken ( p > 0.05), 25 ve 50 µg/mL GOP takviye grupları IL-6 sekresyonunu önemli ölçüde azalttı ( p < 0.05). GOP uygulama grupları ayrıca ICAM-1 konsantrasyonunu önemli ölçüde azalttı ( p < 0.05) ve 50 µg/mL GOP takviye grubu, MMP-3 sekresyonunu önemli ölçüde inhibe etti ( p< 0,05). Beklenmedik bir bulgu, kontrol grubu ve model grubu ile karşılaştırıldığında üç GOP uygulama grubunda ICAM-1 seviyesinin önemli ölçüde artmasıydı ( p < 0.05).
              İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı besin-14-05289-g003.jpg
              Figür 3
              GOP'lerin yaşlanmayla ilişkili salgı fenotipi (SASP) üzerindeki etkisi. ( A ) GOP'ların interlökin-6 (IL-6) konsantrasyonu üzerindeki etkisi. ( B ) GOP'lerin IL-1β konsantrasyonu üzerindeki etkisi. ( C ) GOP'ların matris metaloproteinaz-3 (MMP-3) konsantrasyonu üzerindeki etkisi. ( D ) Hücreler arası hücre adezyon molekülü-1 (ICAM-1) konsantrasyonu üzerinde GOP'ların etkisi. ( E ) GOP'lerin vasküler hücre adezyon molekülü-1 (VCAM-1) konsantrasyonu üzerindeki etkisi. ( F ) GOP'ların p-NF-κB/NF-κB aktivasyonu üzerindeki etkisi. Değerler ortalama ± SD'yi temsil eder ( grup başına n = 3). # p < 0.05 - kontrol grubu, * p < 0.05 - model grubu.

              GOP'lerin anti-enflamatuar mekanizmasını araştırmak için GOP'lerin NF-κB yolağının belirteçleri üzerindeki etkisini inceledik. NF-κB, enflamatuar uyaranlara hücresel yanıtlar için önemli bir aracıdır. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, H 2 O 2 müdahalesi, model grubunda NF-κB aktivasyonunu artırma eğilimindeydi (p-NF-κB/NF-κB) ( p > 0.05). Model grubuyla karşılaştırıldığında, 50 µg/mL GOP takviyesi grubunda NF-κB aktivasyonu güçlü bir şekilde azaldı ( p < 0.05) (Figür 3F). 3.4. GOP'ların Mitokondriyal Fonksiyon ve Biyogenez Üzerindeki Etkisi

              Yaşlanan NIH/3T3 hücrelerinde mitokondriyal membran potansiyelinde kayıp ve mitokondriyal biyoenerjide bozulma tespit edildi. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, model grubunda mitokondriyal zar potansiyeli önemli ölçüde azaldı ( p < 0.05). Model grubu ile karşılaştırıldığında, mitokondriyal membran potansiyeli 25 ve 50 µg/mL GOP takviye gruplarında önemli ölçüde arttı ( p < 0.05) (Şekil 4A). GOP'ların, NAD + /SIRT1/PGC-1???? sinyalini veren mitokondriyal biyogenez üzerindeki etkisini daha da analiz ettik . Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, NAD + konsantrasyonu ve NAD + /NADH'nin her ikisi de model grubunda önemli ölçüde azaldı ( p < 0.05). Model grubuyla karşılaştırıldığında, NAD + seviyeleri ve NAD + /NADH'nin tümü, GOP uygulama gruplarının farklı konsantrasyonlarında önemli ölçüde yukarı modüle edildi ( p < 0.05) (Şekil 4M.Ö). Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, SIRT1'in nispi protein ifadesi model grubunda artma eğilimindeydi ( p > 0.05). Ayrıca, SIRT1'in nispi protein ifadesi, kontrol grubu ve model grubuyla karşılaştırıldığında 50 µg/mL GOP takviye grubunda büyük ölçüde azaldı ( p < 0.05) (Şekil 4D). Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, model grubunda PGC-1????'nin nispi protein ifadesi önemli ölçüde aşağı regüle edildi ( p < 0.05). Model grubuyla karşılaştırıldığında, PGC-1????'nin nispi protein ifadesi, 50 µg/mL GOP ile tedavi edilen grupta önemli ölçüde arttı ( p < 0,05) (Şekil 4E).
              İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı besin-14-05289-g004.jpg
              Şekil 4
              GOP'lerin NIH/3T3'te mitokondriyal fonksiyon ve biyogenez üzerindeki etkisi. ( A ) GOP'ların mitokondriyal zar potansiyeli üzerindeki etkisi; ( B ) GOP'ların NAD + düzeyleri üzerindeki etkisi; ( C ) GOP'ların NAD + /NADH üzerindeki etkisi; ( D ) GOP'ların SIRT1'in nispi protein ifadesi üzerindeki etkisi. ( E ) GOP'lerin PGC-1???? nispi protein ifadesi üzerindeki etkisi. Değerler ortalama ± SD'yi temsil ediyordu ( grup başına n = 3). # p < 0.05 - kontrol grubu, * p < 0.05 - model grubu.

              Git: 4. Tartışma

              Biyoaktif peptitlerin yaşam süresini uzatma ve yaşlanmayı geciktirmedeki etkinliğini gösteren artan sayıda araştırma vardır. GOP'ler, belirgin bir amino asit düzenine ve daha düşük metionin oranlarına ve daha kısa bir yaşam süresiyle bağlantılı dallı zincirli amino asitlere sahip bitki kaynaklı protein hidrolizatlarıdır. Laboratuvarımızda yapılan birçok bilimsel çalışma, GOP'ların sağlıklı bir yaşam süresinin uzatılması üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini düşündürmektedir. GOP'lerin yaşlanma süreci üzerindeki etkilerini ve potansiyel mekanizmalarını hücresel düzeyde bir dizi deneyle araştırmaya çalıştık. Bu nedenle, mevcut çalışmada, NIH/3T3'ün in vitro kültürlenmesiyle biyolojik bir yaşlanma modeli oluşturulmuş ve ardından GOP'lerin hücre yaşlanması üzerindeki etkisi araştırılmıştır.21 , 22 , 23 ]. Yaşlanmanın önemli bir mekanizması, telomer kısalmasının neden olduğu hücre döngüsünün sürekli olarak durması olarak karakterize edilebilen yaşlanmış hücrelerin birikmesidir [ 24 ]. Oksidatif stres, iyonlaştırıcı radyasyon ve beslenme dengesizliği gibi yaşlanmayla ilişkili diğer tetikleyiciler, erken yaşlanma olarak bilinen telomerik süreçten bağımsız olarak yaşlanmayı tetikler [25 ] . Katkıda bulunan faktörler arasında, ROS kaynaklı oksidatif stres en önemlilerinden biridir [ 4 ]. Bu nedenle, doğal olarak yaşlanan hücreleri çoğaltmak için, oksidatif kaynaklı erken yaşlanma modeli sıklıkla bilimsel araştırmalarda kullanılır [ 26 , 27 ,28 ], mevcut çalışma dahil.

              Mevcut çalışmada hücre yaşlanmasını değerlendirmek için çoklu göstergeler kullanılmıştır. NIH/ 3T3'e 4 saatlik 200 uM H202 uygulamasının G1 fazındaki hücre döngüsünü başarıyla bloke ettiğini ve kontrol grubunun aksine S fazındaki hücrelerin oranını azalttığını bulduk . Sikline bağımlı kinaz (CDK) ve sikline bağımlı kinaz inhibitörü (CDKI), hücre döngüsü ilerlemesini kontrol eder. Yaşlanma sırasında hücre döngüsü durmasının ana itici faktörü, CDKN2A (p16 INK4A ) ve CDKN1A'da (p21 Waf1/Cip1) kodlanan CDKI'dir.) yer. Ayrıca, her ikisinin de protein ekspresyonunun, oksidatif stres kaynaklı yaşlanan NIH/3T3'te önemli ölçüde yukarı modüle edildiğini bulduk. Eşzamanlı olarak, yaşlanan NIH/3T3, hücre canlılığı ve proliferasyonunda hızlandırılmış bir kayıp sergiledi. Onarılamaz DNA hasarı, yaşlanmayı tetikleyebilir [ 29 ] ve γ-H2A.X, DNA hasarının bir biyolojik belirteci olarak kabul edilir [ 30 ]. 200 µM H 2 O 2 tedavisinin DNA hasarını hızlandırma eğiliminde olduğu bulundu . Bununla birlikte, lineer DNA moleküllerinin terminal uçlarını tamamen kopyalamak için gerekli olan TE aktivitesinde önemli bir azalma yoktur [ 31] .], normal NIH/3T3 ile karşılaştırmada bulundu. GOP'ların NIH / 3T3'ün oksidatif stres kaynaklı yaşlanmasını ertelediğini ilk kez rapor ediyoruz. GOP takviyesi, hücre döngüsü durmasını önemli ölçüde inhibe etti ve S fazında DNA sentezini destekledi. Daha ileri araştırmalar, bu fenomen için temel bir mekanizmanın, NIH/3T3'te p16 INK4A ve p21 Waf1/Cip1 ekspresyonunun inhibisyonu ile ilişkili olabileceğini ortaya koydu . Biyoaktif peptidlerin hücre proliferasyonunu artırdığı bilinmektedir [ 32 , 33 ]. Literatürle uyumlu olarak bu çalışma, GOP'lerin yaşlanmış NIH/3T3'te hücre canlılığını desteklediğini bulmuştur. Bu aynı zamanda, GOP takviyesinin fare dalak lenfosit proliferasyonunu büyük ölçüde arttırdığı önceki gözlemlerimizle de uyumludur [ 17]. Ek olarak GOP'ler, NIH/3T3'te DNA'yı oksidatif strese karşı koruyabilir. Yaşlanmanın tek yaygın katkısının yaşam boyunca genetik hasarın fazlalığı olduğu göz önüne alındığında [ 34 ], GOP'ler tarafından genomik homeostazın stabilizasyonu yaşamın uzatılması için çok önemlidir. Şaşırtıcı bir şekilde, GOP'ler, NIH/3T3'te TE aktivitesini önemli ölçüde arttırarak telomer kısalmasına karşı koyma kapasitesini gösterir. Birlikte ele alındığında, bu bulgular GOP'lerin hücresel yaşlanmayı geciktirerek sağlıklı yaşam süresini uzatma üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceği hipotezini güçlendirmektedir. Gerçekten de birçok araştırmacı, deniz hıyarı, sepia esculenta, ringa balığı sütü gibi deniz ürünlerinden izole edilen biyoaktif peptitlerin yaşlanma önleyici özelliklere sahip olduğunu göstermek için insan klinik deneylerinin yanı sıra hücresel ve hayvan modellerini kullanmıştır [35] .].

              Oksidatif stresin çeşitli yaşlanma patolojilerine [ 36 ] katkıda bulunduğuna dair ikna edici kanıtlar vardır ve yaşlanma süreciyle mücadele için temel bir strateji, oksidatif hasarın seviyelerini azaltmaktır. GOP'ların daha düşük bir dozaj altında orta derecede bir radikal süpürme yeteneğine sahip olduğunu gösterdik. Ancak, model ile GOP grubu arasında gözlemlenen fark bu çalışmada açık değildi. Bu sonuç, dışsal olarak sağlanan ve içsel olarak üretilen ROS seviyesinin çok büyük olması ve doğal antioksidan GOP'ların kapasitesinin ötesinde olmasıyla açıklanabilir. Ayrıca, çeşitli çalışmalarda yumurta, süt ve bitkiden izole edilen peptitlerin serbest radikal yakalama yetenekleri olduğu tespit edilmiştir [ 37] .]. Daha fazla analiz, GOP'lerin antioksidan enzim sistemini güçlü bir şekilde geliştirdiğini ve NIH/3T3'teki yaşlanma süreci sırasında MDA üretimini azaltma eğiliminde olduğunu gösterdi. Bu aynı zamanda GOP'ların çeşitli patofizyolojik koşullar altında farelerin karaciğer, pankreas ve kaslarında antioksidan enzim SOD ve GSH-px aktivitelerini önemli ölçüde artırdığını ve MDA içeriğini azalttığını gösteren önceki gözlemlerimizle de uyumludur [15 , 16 , 18 ] . Ayrıca, farklı hayvan ve bitki proteinlerinden ekstrakte edilen biyoaktif peptitlerin antioksidan aktiviteye sahip olduğu kanıtlanmıştır [ 38] .]. Genel olarak, biyoaktif peptitler, antioksidan özelliklerini uygulamak için çeşitli mekanizmalar yoluyla çalışırlar, ancak esas olarak, serbest radikal yakalama işlemlerine katılmak için hidrojen atomları veya elektronları ileterek ve metal iyonlarını şelatlayarak serbest radikal üretimini baskılayarak tamamlanır [39 ] . İkincisi, antioksidan enzimler, hücrelerde ve organizmalarda peptit aktivitesi için kritik hedeflerdir [ 35 ]. Daha önce bildirildiği gibi, daha küçük moleküler ağırlıklı peptitlerin, oksidasyon reaksiyon zincirini tamamlamak için serbest radikal reaksiyon merkezine yaklaşma olasılığı daha yüksektir ve 8'den az amino asit içeren kısa peptitler, önemli antioksidan özellikler sergiler [40] .]. GOP'ler, antioksidan mekanizmaları için yapısal temel görevi gören, moleküler ağırlıkları 1000 Da'dan az olan oligopeptitlerdir. Tersine, daha büyük oranlarda polar amino asitlere sahip peptidler tipik olarak daha güçlü antioksidan aktivite gösterir, çünkü yan zincirlerin şelatlaması serbest radikal oksidasyonu baskılar [ 39 ]. GOP'ların polar amino asit seviyesi yaklaşık %71.90'dı ve bu, GOP'ların güçlü antioksidan aktivitesini daha da doğruladı.

              Hücre döngüsünün durmasına ek olarak, bir SASP'nin uyarılması da hücresel yaşlanmanın önemli bir özelliğidir [ 41 ]. IL-1 ve IL-6 gibi SASP faktörleri, dokulardaki yaşlanmayı güçlendirmek için komşu bölgelerde parakrin yaşlanmayı tetikler [ 42 ]. GOP takviyesinin, NIH/3T3'te IL-6, MMP-3, ICAM-1 ve VCAM-1 salgılanmasını önemli ölçüde engellediğini gösterdik. Bu, GOP'ların hücresel yaşlanmayla mücadele etmesi için çok önemli mekanizmalardan biri olabilir. Proinflamatuvar transkripsiyon faktörü NF-κB, büyük ölçüde transkripsiyonel bir program olan SASP'tan büyük ölçüde sorumludur .]. GOP yönetiminin NF-κB aktivasyonunu baskıladığını doğruladık. Bu, en azından kısmen, GOP'ların anti-enflamatuar etkilerini gösteren mekanizmasını açıklayabilir. Önceki in vivo deneylerimizde benzer gözlemler yapılmıştı; bu, GOP'ların, çeşitli derecelerde enflamasyona sahip fare modellerinde NF-κB'yi aşağı doğru düzenleyerek IL-1, IL-6 ve TNF-???? gibi sitokinlerin salgılanmasını inhibe ettiğini gösterdi [ 15 , 18 ]. Ayrıca, birkaç rapor, soya fasulyesi, deniz hıyarı ve balıktan izole edilen biyoaktif peptitlerin belirgin bir anti-inflamatuar potansiyele sahip olduğunu göstermiştir [ 44 , 45 , 46] .]. Genomik istikrarsızlığın SASP'nin temel itici gücü olduğu varsayımına uygun olarak, NF-kB stimülasyonu için anahtar katalizör, DNA hasar tepkisidir [ 47 , 48 ]. GOP'ların anti-enflamatuar potansiyelinin, yukarıda bahsedildiği gibi kısmen DNA koruyucu etkisine atfedilebileceğini düşünüyoruz. Bu arada, SASP ifadesinin ROS üretimini ve DNA hasar yanıtını aktive ettiği bir geri besleme döngüsü mevcuttur [ 49 ]. Bulgularımız, GOP'ların bu geri bildirim döngüsünün tüm bağlantılarını düzenlediğini ve böylece birden çok boyuttan yaşlanma ilerlemesiyle mücadele ettiğini göstermektedir.

              Laboratuvarımızdaki önceki çalışmalar, GOP'ların, mitokondriyal DNA içeriğini artırarak ve NRF-1 ve TFAM'nin mRNA ifadesini destekleyerek farelerde iskelet kaslarının mitokondriyal işlevini geliştirebileceğini göstermiştir [16 ] . Mitokondri, yaşlanmanın kontrolünde temel bileşendir. Yaşlanmanın mitokondriyal teorisi, yaşlanmayla ilişkili sürekli mitokondriyal disfonksiyonun artan ROS üretimine yol açtığını ve bunun da mitokondriyal bozulmayı ve hücresel hasarı şiddetlendirdiğini varsayar [ 48]. Böylece GOP'lerin mitokondriyal aktiviteyi nasıl etkilediğine odaklandık. Bu çalışmanın sonuçları, GOP takviyesinin, NIH/3T3'te artan mitokondriyal membran potansiyeli ile ölçüldüğü üzere mitokondriyal işlevi iyileştirdiğini gösterdi. Mevcut sonuçlara göre, çok sayıda araştırma, deniz gıdalarından türetilen biyoaktif peptitlerin, H 2 O 2 ve UV radyasyonu gibi dış uyaranlara maruz kaldıktan sonra mitokondriyal işlevi onarabildiğini veya güçlendirebildiğini göstermiştir [ 50 , 51 , 52 ] . Yaşlanma ile ilişkili mitokondriyal disfonksiyona normalde azalan biyogenez ve klirens nedeniyle mitokondride bozulmuş dönüşüm eşlik eder [ 48 ]. + _Mitokondriyal biyogenezde yer alan /SIRT1/PGC-1???? sinyal yolu, klasik bir uzun ömür düzenleyici yoldur [ 53 ]. GOP takviyesinin , NIH/3T3'te PGC-1???? protein ifadesini yukarı modüle ederken, NAD + ve NAD + /NADH aktivitesini güçlü bir şekilde arttırdığını bulduk . Bu arada, SIRT1'in nispi protein ifadesi, GOP'lerle tedavi edilen grupla karşılaştırıldığında model grupta azaldı. SIRT1'in çalışması için NAD +' ya ihtiyacı olduğu göz önüne alındığında, bu sonuç NAD + olduğu gözlemiyle açıklanabilir.tükenme, model grubunda SIRT1 tüketimini azalttı ve nispeten daha yüksek bir SIRT1 ekspresyonu ile sonuçlandı. Lin ve Feng, mısır ve patates gibi tahıllardan izole edilen biyoaktif peptitlerin, PGC-1???? ifadesini yukarı modüle ederek mitokondriyal biyogenezi destekleyebileceğini buldu [ 54 , 55 ]. Biyoaktif peptitler, amino asit gereksinimlerinin karşılanmasını sağlarken günlük diyette protein yerine kullanılabilir. Yaşlanma sırasında amino asit metabolizmasını içeren birkaç çalışma, amino asit takviyesi ile mitokondriyal biyogenez arasındaki ilişkiyi de doğruladı. Romano ve meslektaşları, farelerde esansiyel amino asit takviyesinin yaşam sürelerini uzatırken aynı zamanda moleküler düzeyde mitokondriyal biyogenezi teşvik ettiğini bildirdi [ 6]. Birkaç klinik çalışma, dallı zincirli amino asit takviyesinin mitokondriyal biyosentezi artırarak yaşlılarda sarkopeniyi azaltabileceğini de göstermiştir [ 2 ]. Ek olarak, araştırmacılar ayrıca ginseng'in diğer biyolojik olarak aktif bileşenlerinin, örneğin ginsenosid'in, mitokondriyal membran potansiyelini stabilize edebildiğini, hücre içi ATP üretimini artırabildiğini ve NRF -1, TFAM ve PGC-1'i aktive ederek mitokondriyal biyogenezi geliştirebildiğini bulmuşlardır . ].

              Genel olarak, bu çalışmanın ana bulgusu, GOP'lerin, antioksidan ve antienflamatuar aktiviteler ve mitokondriyal biyogenezin teşviki yoluyla oksidatif stres kaynaklı NIH / 3T3 yaşlanmasını geciktirdiğidir. Bu sonuçlar, GOP'lerin hücresel yaşlanma, oksidatif stres ve iltihaplanma ile mücadele ve mitokondriyi koruma yoluyla yaşam süresini ve sağlık süresini uzatma üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceği hipotezine daha fazla destek sağlar. İn vitro modellerle karşılaştırıldığında, fareler üzerinde yaşam süresi deneyleri daha pahalı ve zaman alıcıdır. Mevcut araştırma, gelecekte uzun süreli in vivo çalışmaların yararına bilimsel bir temel sunmuştur. Sonuçlar ayrıca GOP'ların biyoaktivitesini daha iyi anlamak için devam eden çalışmalar için bir temel sağlar. Dahası, kanıtlar artık oksidatif stres ile inflamasyon ve diyabet, hipertansiyon ve ateroskleroz gibi kronik hastalıklar arasında bir ilişki olduğunu gösteriyor. Sonuç olarak, antiinflamatuar ve antioksidan tedaviler, kronik hastalıkları izlemek, önlemek ve tedavi etmek için potansiyel yeni yaklaşımlar olarak ortaya çıkmıştır.58 ]. GOP'ların bu alanda umut verici uygulamaları olabilir.

              Bu çalışmanın bir sınırlaması, oksidatif stres kaynaklı erken yaşlanmanın doğal hücresel yaşlanma sürecini tam olarak simüle edememesidir. İn vivo deneylerle birleştirilen sonraki birincil hücre kültürleri, daha kesin kanıtlar sunacaktır. GOP'ların hücreye kesin maruz kalma dozunu belirlemek ve GOP'ların hücre metabolizması ve ilgili fizyolojik fonksiyonlar üzerindeki etkilerini tam olarak anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. GOP'ların yaşam süresini ve sağlık süresini uzatmadaki rolünü açıklığa kavuşturmak için daha fazla çaba gerekecektir.

              Git: 5. Sonuçlar

              GOP'ların, hücre döngüsü durmasının inhibisyonu, S fazında DNA sentezinin teşvik edilmesi, p16 INK4A ve p21 Waf1/Cip1 ekspresyonunun aşağı regülasyonu, hücre çoğalmasının uyarılması, korunması yoluyla NIH/3T3'ün oksidatif strese bağlı yaşlanmasını geciktirdiğini gösterdik. DNA ve TE aktivitesinin teşviki. Daha ileri araştırmalar, GOP gecikmeli yaşlanmanın altında yatan mekanizmaların, antioksidan aktivitesi, NF-????B'nin aşağı regülasyonu yoluyla anti-enflamatuar etkisi ve NAD + yoluyla mitokondriyal biyogenezin teşviki ile ilişkili olduğunu ortaya çıkardı ./SIRT1/PGC-1???? yolu. Bu bulgular, GOP'lerin hücresel yaşlanma, oksidatif stres ve iltihaplanma ile mücadele ve mitokondriyi koruma yoluyla yaşam süresini ve sağlık süresini uzatma üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceği hipotezini desteklemektedir.

              Git: teşekkürler

              Yazarlar, bu çalışmada kullanılan GOP örneklerini sağladığı için Jilin Taigu Biological Engineering Co., Ltd.'ye (Jilin, Çin) teşekkür eder.

              Git: Finansman Tablosu

              Bu araştırma, Pekin Üniversitesi Gençlik Yetenek Destek Programı 2020-2022 tarafından kısmen desteklenmektedir.

              Git: Yazar Katkıları

              YL, M.-HX ve NZ deneyleri tasarladı ve tasarladı; NZ deneyleri gerçekleştirdi; NZ verileri analiz etti; NZ makaleyi yazdı ve revize etti. Tüm yazarlar makalenin yayınlanan versiyonunu okudu ve kabul etti.

              Git: Kurumsal İnceleme Kurulu Beyanı

              Uygulanamaz.

              Git: Bilgilendirilmiş Onam Beyanı

              Uygulanamaz.

              Git: Veri Kullanılabilirliği Bildirimi

              Bu çalışmada sunulan veriler, ilgili yazardan istek üzerine temin edilebilir. Veriler gizlilik nedeniyle herkese açık değildir.

              Git: Çıkar çatışmaları

              Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

              Git: Dipnotlar


              Yayıncının Notu: MDPI, yayınlanan haritalardaki ve kurumsal bağlantılardaki yetki iddiaları konusunda tarafsız kalır.



              Git: Referanslar

              1. López-Otín C., Blasco MA, Partridge L., Serrano M., Kroemer G. Yaşlanmanın ayırt edici özellikleri. Hücre. 2013; 153 :1194–1217. doi: 10.1016/j.cell.2013.05.039. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              2. Kitada M., Ogura Y., Monno I., Koya D. Diyet protein alımının uzun ömür ve metabolik sağlık üzerindeki etkisi. EBioTıp. 2019; 43 :632–640. doi: 10.1016/j.ebiom.2019.04.005. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              3. Shoveller AK, McKnight LM, Wood KM, Cant JP Hayvan beslenme uzmanlarından alınan dersler: Diyetle amino asit gereksinimi çalışmaları ve sağlıklı yaşlanma çalışmaları için hususlar. Ann. NY Acad. bilim 2018; 1418 :20–30. doi: 10.1111/nyas.13546. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              4. Levine ME, Suarez JA, Brandhorst S., Balasubramanian P., Cheng CW, Madia F., Fontana L., Mirisola MG, Guevara-Aguirre J., Wan J., et al. Düşük protein alımı, IGF-1'de büyük bir azalma, kanser ve 65 yaş ve daha genç ancak yaşlı olmayan popülasyonda genel ölüm oranı ile ilişkilidir. Hücre Metab. 2014; 19 :407–417. doi: 10.1016/j.cmet.2014.02.006. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              5. Ortolá R., Struijk EA, García-Esquinas E., Rodríguez-Artalejo F., Lopez-Garcia E. Diyetle Hayvansal ve Bitkisel Protein Alımındaki Değişiklikler ve Sağlıksız Yaşlanma. Am. J.Med. 2020; 133 :231–239.e237. doi: 10.1016/j.amjmed.2019.06.051. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              6. Romano C., Corsetti G., Flati V., Pasini E., Picca A., Calvani R., Marzetti E., Dioguardi FS Fare Ömrü Üzerinde Değişken Esansiyel/Gereksiz Amino Asit Oranlarına Sahip Diyetlerin Etkisi. Besinler. 2019; 11 :1367. doi: 10.3390/nu11061367. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              7. Yoon MS İnsülin Direnci ve Metabolizmasında Dallanmış Zincirli Amino Asitlerin Ortaya Çıkan Rolü. Besinler. 2016; 8 :405. doi: 10.3390/nu8070405. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              8. Traylor DA, Gorissen SHM, Phillips SM Perspektifi: Yaşlanmada Protein Gereksinimleri ve Optimal Alımlar: Önerilen Günlük Ödeneğinden Daha Fazlasını Önerilmeye Hazır Mıyız? Av. Nutr. 2018; 9 :171–182. doi: 10.1093/ilerlemeler/nmy003. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              9. Rafii M., Chapman K., Elango R., Campbell WW, Ball RO, Pencharz PB, Courtney-Martin G. Amino Asit Oksidasyon Tekniğinin Mevcut Durumdan Daha Yüksek Göstergesiyle Belirlenen 65 Yaşından Büyük Erkeklerin Diyet Protein Gereksinimi Tahmini Ortalama Gereksinim. J. Nutr. 2015; 146 :681–687. doi: 10.3945/jn.115.225631. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              10. Vogler BK, Pittler MH, Ernst E. Ginsengin etkinliği. Randomize klinik çalışmaların sistematik bir incelemesi. Avro. J. Clin. Eczane. 1999; 55 :567–575. doi: 10.1007/s002280050674. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              11. Kim YJ, Zhang D., Yang DC Ginsenositlerin biyosentezi ve biyoteknolojik üretimi. Biyoteknoloji Av. 2015; 33 :717–735. doi: 10.1016/j.biotechadv.2015.03.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              12. Yang Y., Ren C., Zhang Y., Wu X. Ginseng: Sağlıklı Yaşlanma İçin Önemsiz Olmayan Doğal Bir Çözüm. Yaşlanma Dis. 2017; 8 :708–720. doi: 10.14336/AD.2017.0707. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              13. Kim MS Kore Kırmızı Ginseng Toniği D. melanogaster'ın Ömrünü Uzatır . Biyomol. orada. 2013; 21 :241–245. doi: 10.4062/biomolther.2013.024. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              14. Lee JH, Choi SH, Kwon OS, Shin TJ, Lee JH, Lee BH, Yoon IS, Pyo MK, Rhim H., Lim YH ve diğerleri. Panax ginseng'in aktif bileşenleri olan ginsenositlerin Caenorhabditis elegans'ın gelişimi, büyümesi ve ömrü üzerindeki etkileri . Biol. eczane Boğa. 2007; 30 :2126–2134. doi: 10.1248/bpb.30.2126. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              15. Liu R., Chen QH, Ren JW, Sun B., Cai XX, Li D., Mao RX, Wu X., Li Y. Ginseng ( Panax ginseng Meyer) Oligopeptides, Aşırı İçmenin Neden Olduğu Karaciğer Hasarını Engelleyerek Korur Sıçanlarda Oksidatif Stres ve Enflamasyon. Besinler. 2018; 10 :1665. doi: 10.3390/nu10111665. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              16. Bao L., Cai X., Wang J., Zhang Y., Sun B., Li Y. Farelerde Panax ginseng CA Meyer'den İzole Edilen Küçük Moleküllü Oligopeptitlerin Yorulma Önleyici Etkileri . Besinler. 2016; 8 :807. doi: 10.3390/nu8120807. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              17. He LX, Ren JW, Liu R., Chen QH, Zhao J., Wu X., Zhang ZF, Wang JB, Pettinato G., Li Y. Ginseng ( Panax ginseng Meyer) oligopeptitler, doğuştan gelen ve adaptif bağışıklık yanıtlarını düzenler. artan makrofaj fagositoz kapasitesi, NK hücre aktivitesi ve Th hücrelerinin salgılanması yoluyla fareler. Gıda İşlevi. 2017; 8 :3523–3532. doi: 10.1039/C7FO00957G. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              18. Xu M., Sun B., Li D., Mao R., Li H., Li Y., Wang J. Pankreatik Beta-Hücre Disfonksiyonu ve Diyabetiklerde Ölüm Üzerine Panax ginseng Meyer'den İzole Edilen Küçük Moleküllü Oligopeptitlerin Faydalı Etkileri Sıçanlar. Besinler. 2017; 9 :1061. doi: 10.3390/nu9101061. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              19. Schaafsma G. İnsan beslenmesinde protein hidrolizatlarının, bunların fraksiyonlarının ve biyoaktif peptitlerin güvenliği. Avro. J. Clin. Nutr. 2009; 63 :1161–1168. doi: 10.1038/ejcn.2009.56. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              20. Wang J., Wu Y., Chen Z., Chen Y., Lin Q., Liang Y. Eksojen Biyoaktif Peptitler, Kemirgen Modellerinde Yaşlanmayı Geciktirmede Potansiyel Terapötik Role Sahiptir. Int. J. Mol. bilim 2022; 23 :1421. doi: 10.3390/ijms23031421. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              21. Zhai L., Xu X., Liu J., Jing C., Yang X., Zhao D., Jiang R., Sun LW Panax notoginseng Oligosakkaritlerinin Anti-Dermal Fibroblast Replikatif Yaşlanma Potansiyelinin Yeni Bir Biyokimyasal Çalışması . Ön. Eczane. 2021; 12 :690538. doi: 10.3389/fphar.2021.690538. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              22. Zhao W., Cheng L., Quek C., Bellingham SA, Hill AF Novel miR-29b hedef düzenleme modelleri iki farklı hücre hattında ortaya çıkar. bilim 2019 ; 9 :17449. doi: 10.1038/s41598-019-53868-x. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              23. Guimarães-Pinto K., Nascimento DO, Corrêa-Ferreira A., Morrot A., Freire-de-Lima CG, Lopes MF, DosReis GA, Filardy AA Trypanosoma cruzi Enfeksiyonu İndükler Hücresel Stres Tepkisi ve Farelerde Yaşlanma Benzeri Fenotip fibroblastlar. Ön. immünol. 2018; 9 :1569. doi: 10.3389/fimmu.2018.01569. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              24. Kuilman T., Michaloglou C., Mooi WJ, Peeper DS Yaşlanmanın özü. Gene Dev. 2010; 24 :2463–2479. doi: 10.1101/gad.1971610. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              25. D'Adda di Fagagna F. Bir molada yaşamak: DNA hasarı tepkisi olarak hücresel yaşlanma. Nat. Rahip Kanser. 2008; 8 :512–522. doi: 10.1038/nrc2440. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              26. Xiao X., Xu M., Yu H., Wang L., Li X., Rak J., Wang S., Zhao RC Mezenkimal kök hücre kaynaklı küçük hücre dışı veziküller, endotel hücrelerinde oksidatif stres kaynaklı yaşlanmayı azaltır. miR-146a/Src'nin düzenlenmesi. Sinyal İletimi. Hedef Ter. 2021; 6 :354. doi: 10.1038/s41392-021-00765-3. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              27. Wang B., Ke W., Wang K., Li G., Ma L., Lu S., Xiang Q., Liao Z., Luo R., Song Y., et al. Matris Sertliği ile Aktive Edilen Mekanosensitif İyon Kanalı Piezo1, İnsan İntervertebral Disk Dejenerasyonunda Oksidatif Strese Bağlı Yaşlanmayı ve Apoptozu Düzenler. Oksidatif Med. Hücre. Longev. 2021; 2021 :8884922. doi: 10.1155/2021/8884922. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              28. Li YF, Ouyang SH, Tu LF, Wang X., Yuan WL, Wang GE, Wu YP, Duan WJ, Yu HM, Fang ZZ ve diğerleri. Kafein, Otofajiyi Etkinleştirerek Cildi Oksidatif Stresin Neden Olduğu Yaşlanmadan Korur. teranostik. 2018; 8 :5713–5730. doi: 10.7150/thno.28778. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              29. Muñoz-Espín D., Serrano M. Hücre yaşlanması: Fizyolojiden patolojiye. Nat. Rahip Mol. Hücre Biol. 2014; 15 :482–496. doi: 10.1038/nrm3823. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              30. Pintado-Berninches L., Fernandez-Varas B., Benitez-Buelga C., Manguan-Garcia C., Serrano-Benitez A., Iarriccio L., Carrillo J., Guenechea G., Egusquiaguirre SP, Pedraz JL, et al. GSE4 peptidi, ataksi telanjiektazi hasta hücrelerinde oksidatif ve telomer eksikliklerini baskılar. Hücre Ölüm Farkı. 2019; 26 :1998–2014. doi: 10.1038/s41418-018-0272-7. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              31. Takubo K., Aida J., Izumiyama-Shimomura N., Ishikawa N., Sawabe M., Kurabayashi R., Shiraishi H., Arai T., Nakamura K. Yaşlanmayla birlikte telomer uzunluğunun değişmesi. geriatr. Gerontol. Int. 2010; 10 :S197–S206. doi: 10.1111/j.1447-0594.2010.00605.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              32. Nicolas-Espinosa J., Yepes-Molina L., Carvajal M. Brokoli saplarından elde edilen biyoaktif peptidler, kontrollü proliferasyonu uyararak rejeneratif keratinositleri güçlü bir şekilde geliştirir. eczane Biol. 2022; 60 :235–246. doi: 10.1080/13880209.2021.2009522. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              33. Edgar S., Hopley B., Genovese L., Sibilla S., Laight D., Shute J. Kollajenden türetilen biyoaktif peptitlerin ve doğal antioksidan bileşiklerin kültürlenmiş normal insan dermal fibroblastları tarafından proliferasyon ve matris protein sentezi üzerindeki etkileri. bilim 2018 ; 8 :10474. doi: 10.1038/s41598-018-28492-w. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              34. Moskalev AA, Shaposhnikov MV, Plyusnina EN, Zhavoronkov A., Budovsky A., Yanai H., Fraifeld VE Koch benzeri kriterler prizmasından yaşlanmada DNA hasarı ve onarımının rolü. Yaşlanma Arş. Rev. 2013; 12 :661–684. doi: 10.1016/j.arr.2012.02.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              35. Xia E., Zhu X., Gao X., Ni J., Guo H. Az Kullanılmış Deniz Biyolojik Kaynaklarından Peptidlerin Yaşlanma Karşıtı Potansiyeli. Uyuşturucu. 2021; 19 :513. doi: 10.3390/md19090513. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              36. Liao CY, Kennedy BK SIRT6, oksidatif stres ve yaşlanma. Hücre Res. 2016; 26 :143–144. doi: 10.1038/cr.2016.8. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              37. Shang N., Meram C., Bandara N., Wu J. Yaşlı Sağlığı İçin Protein ve Peptitler. Av. Protein Kimyası Yapı. Biol. 2018; 112 :265–308. doi: 10.1016/bs.apcsb.2018.03.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              38. Wang Y., Huang Q., Kong D., Xu P. Gıdadan Türetilen Biyoaktif Peptidlerin Üretimi ve İşlevselliği: Bir Gözden Geçirme. Mini Rev.Med. kimya 2018; 18 :1524–1535. doi: 10.2174/1389557518666180424110754. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              39. Chen S., Yang Q., Chen X., Tian Y., Liu Z., Wang S. Kızıl balığından türetilen biyoaktif peptitler ve yağ diyetinin neden olduğu yüksek yağlı Drosophila melanogaster üzerinde in vivo yaşlanma karşıtı etkiler . Gıda İşlevi. 2020; 11 :524–533. doi: 10.1039/C9FO01414D. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              40. Chi CF, Cao ZH, Wang B., Hu FY, Li ZR, Zhang B. Ortalama moleküler ağırlıktan etkilenen İspanyol uskumru derisinden kollajen hidrolizatlarının antioksidan ve fonksiyonel özellikleri. moleküller. 2014; 19 :11211–11230. doi: 10.3390/molecules190811211. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              41. Wiley CD, Campisi J. Kadim Yollardan Yaşlanan Hücrelere-Bağlantılı Metabolizma ve Hücresel Yaşlanma. Hücre Metab. 2016; 23 :1013–1021. doi: 10.1016/j.cmet.2016.05.010. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              42. Wiggins KA, Parry AJ, Cassidy LD, Humphry M., Webster SJ, Goodall JC, Narita M., Clarke MCH IL-1α bölünmesi, kanonik olmayan enflamasomun enflamatuar kaspazları ile yaşlanmayla ilişkili salgı fenotipini kontrol eder. Yaşlanma Hücresi 2019; 18 :e12946. doi: 10.1111/acel.12946. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              43. Ohanna M., Giuliano S., Bonet C., Imbert V., Hofman V., Zagari J., Bille K., Robert C., Bressac-de Paillerets B., Hofman P., et al. Yaşlanan hücreler bir PARP-1 ve nükleer faktör-{kappa}B-ilişkili sekretom (PNAS) geliştirir Genes Dev. 2011; 25 :1245–1261. doi: 10.1101/gad.625811. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              44. Zhang X., Li H., Wang L., Zhang S., Wang F., Lin H., Gao S., Li X., Liu K. Anti-inflamatuar peptidler ve deniz hıyarından metabolomik güdümlü biyobelirteçler keşfi protein hidrolizatları. J. Gıda Bilimi 2021; 86 :3540–3549. doi: 10.1111/1750-3841.15834. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              45. Yuan L., Chu Q., Wu X., Yang B., Zhang W., Jin W., Gao R. Mersin Balığı ( Acipenser schrenckii ) Kıkırdağının Etanolde Çözünür Hidrolizatlarından Peptidlerin Antiinflamatuar ve Antioksidan Aktivitesi. Ön. Nutr. 2021; 8 :689648. doi: 10.3389/fnut.2021.689648. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              46. ​​Chatterjee C., Gleddie S., Xiao CW Soya Fasulyesi Biyoaktif Peptitler ve İşlevsel Özellikleri. Besinler. 2018; 10 :1211. doi: 10.3390/nu10091211. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              47. Dou Z., Ghosh K., Vizioli MG, Zhu J., Sen P., Wangensteen KJ, Simithy J., Lan Y., Lin Y., Zhou Z., et al. Sitoplazmik kromatin, yaşlanma ve kanserde iltihaplanmayı tetikler. Doğa. 2017; 550 :402–406. doi: 10.1038/nature24050. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              48. Hernandez-Segura A., Nehme J., Demaria M. Hücresel Yaşlanmanın İşaretleri. Trendler Hücre Biol. 2018; 28 :436–453. doi: 10.1016/j.tcb.2018.02.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              49. Chen H., Ruiz PD, McKimpson WM, Novikov L., Kitsis RN, Gamble MJ MacroH2A1 ve ATM, Parakrin Yaşlanma ve Yaşlanmayla İlişkili Salgı Fenotipinde Karşıt Roller Oynar. Mol. Hücre. 2015; 59 :719–731. doi: 10.1016/j.molcel.2015.07.011. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              50. Oh Y., Ahn CB, Je JY Yenilebilir Denizatı ( Hipokampus abdominalis )-H(2)O(2)'den Türetilmiş Peptidlerin İnsan Göbek Damarı Endotel Hücrelerinde Oksidatif Strese Bağlı Sitoprotektif Rolü . Uyuşturucu. 2021; 19:86 . doi: 10.3390/md19020086. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              51. Komakula SSB, Tumova J., Kumaraswamy D., Burchat N., Vartanian V., Ye H., Dobrzyn A., Lloyd RS, Sampath H. DNA Onarım Proteini OGG1, Beyaz Yağda Mitokondriyal Enerjiyi Değiştirerek Obeziteye Karşı Korur Doku. bilim 2018 ; 8 :14886. doi: 10.1038/s41598-018-33151-1. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              52. Oh Y., Ahn CB, Nam KH, Kim YK, Yoon NY, Je JY Amino Asit Bileşimi, Mavi Midyenin ( Mytilus edulis ) Amino Asit Bileşimi, Antioksidan ve Sitoprotektif Etkisi Oksidatif Stres Aracılı Kaspaz-3 Aktivasyonunun İnhibisyonu Yoluyla Hidrolizat Endotel Hücre Yaralanması. Uyuşturucu. 2019; 17 :135. doi: 10.3390/md17020135. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              53. Rera M., Bahadorani S., Cho J., Koehler CL, Ulgherait M., Hur JH, Ansari WS, Lo T., Jr., Jones DL, Walker DW Drosophila PGC- tarafından uzun ömür ve doku homeostazı modülasyonu 1 homolog Hücre Metab. 2011; 14 :623–634. doi: 10.1016/j.cmet.2011.09.013. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              54. Ho JH, Baskaran R., Wang MF, Yang HS, Lo YH, Mohammedsaleh ZM, Lin WT Biyoaktif Peptitler ve Egzersiz, Hipertansif Sıçanlar için Terapötik Bir Yaklaşım Olarak AMPK/SIRT1/PGC-1α/FOXO3 Yolunu Modüle Eder. İlaçlar. 2022; 15 :819. doi: 10.3390/ph15070819. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              55. Feng Z., Wei Y., Xu Y., Zhang R., Li M., Qin H., Gu R., Cai M. Mısır peptitlerinin yorgunluk önleyici aktivitesi ve bunların bağırsak bakterileri üzerindeki etkisi. J. Sci. Gıda Tarım. 2022; 102 :3456–3466. doi: 10.1002/jsfa.11693. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              56. Kim MJ, Koo YD, Kim M., Lim S., Park YJ, Chung SS, Jang HC, Park KS Rg3, Mitokondriyal Fonksiyonu ve C2C12 Myotüplerde Mitokondriyal Biyogenezde Yer Alan Anahtar Genlerin İfadesini Geliştirir. Diyabet Metab. J.2016 ; 40 :406–413. doi: 10.4093/dmj.2016.40.5.406. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              57. Liu Y., Zhang RY, Zhao J., Dong Z., Feng DY, Wu R., Shi M., Zhao G. Ginsenoside Rd, SH-SY5Y Hücrelerini 1-Metil-4-fenilpiridinyum Kaynaklı Yaralanmaya Karşı Korur. Int. J. Mol. bilim 2015; 16 :14395–14408. doi: 10.3390/ijms160714395. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              58. Liao H., Li Y., Zhai X., Zheng B., Banbury L., Zhao X., Li R. Aspir Kaynatma ve Aspir Enjeksiyonunun Protein ve iNOS ve IL-1β'nın mRNA İfadeleri Üzerindeki İnhibitör Etkilerinin Karşılaştırılması LPS ile Etkinleştirilen RAW264.7 Hücrelerinde. J. Immunol. Res. 2019; 2019 :1018274. doi: 10.1155/2019/1018274. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                GİNSENG İle



                Ginseng ile Yorgunluğa Bitkisel Destek, Kronik Yorgunluğun Tedavisi, Yorgunluğa Karşı Ginseng, EBV Virüsüne Doğal Çözüm, EBV Virüsüne Karşı İksir,

                Yorum yap


                • #9
                  GİNSENG İle Halsizlik


                  Yorgunluk Problemine Ginseng, Ginseng ile Yorgunluk Tedavisi, Halsizlik ve Dermansızlığa Ginseng

                  Yorum yap


                  • #10
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      GİNSENG'in Faydaları



                      Ginseng ile Yorgunluğa Bitkisel Destek, Kronik Yorgunluğun Tedavisi, Yorgunluğa Karşı Ginseng, EBV Virüsüne Doğal Çözüm, EBV Virüsüne Karşı İksir
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        GİNSENG İle Kronik Yorgunluk


                        Yorgunluk Problemine Ginseng, Ginseng ile Yorgunluk Tedavisi, Halsizlik ve Dermansızlığa Ginseng
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13


                          AT1 reseptörü aracılığıyla anjiyotensin II tarafından indüklenen insan endotel hücrelerinin hasarlarını inhibe eden panax ginseng'in toplam saponinleri


                          Yazar bağlantıları bindirme panelini açarCheng Dişi bir 1,Yingli Liu b 1,Ping Luc 1 _,Qiudong Liang c,Xiangyun Liu d,Weixing Zhao c,Wei Su b
                          Department of Anesthesiology, The Third Hospital Affiliated Xinxiang Medical University, Xinxiang 453003, China Department of Pathology, The Ninth People's Hospital of Jiaotong University, Shanghai 200011, China
                          Xinxiang Medical University, Xinxiang 453003, China
                          Shanghai Institute of Planned Parenthood Research, Shanghai, China
                          Received 29 March 2011, Revised 7 September 2011, Accepted 18 September 2011, Available online 22 September 2011.

                          https://doi.org/10.1016/j.jep.2011.09.036Haklar ve içerik alın Soyut

                          Çalışmanın amacı Panax ginseng'in (TSPG) total saponinlerinin, Anjiyotensin II (AngII) tarafından indüklenen endotel hücrelerinin hasarları üzerindeki etkisini ve mekanizmasını araştırmak.

                          Gereç ve Yöntemler Elli SD sıçan rastgele üç gruba ayrıldı: sham, AngII ve AngII + TSPG. AngII'li ozmotik pompalar, AngII ve AngII + TSPG grubundaki hayvanların sırtına gömüldü ve TSPG, AngII + TSPG grubundaki mide tüpünden verildi . Plazma tümör nekroz faktörü-α (TNF-α) ve nitrik oksit (NO) ELISA ile ölçüldü ve İnsan aort endotel hücreleri (HAEC'ler) taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile gözlendi. Ek olarak HAEC'ler, AngII ve TSPG veya Ang-(1-7) ile muamele edildi ve EC'ler, 30 dakika AngII ile inkübe edildi. dakika, daha önce AT1 reseptörü antagonisti (AT1RA) ve TSPG ile. NAD(P)H oksidaz alt birimi P22phox mRNA, hücre içi reaktif oksidatif türler (ROS), nükleer faktör-κB (NF-κB) ve vasküler hücre adezyon molekülü-1(VCAM) ekspresyonu test edildi.

                          Bulgular İn vivo çalışmada, plazma TNF-α, sham grubu ile karşılaştırıldığında AngII grubunda önemli ölçüde artmış ve AngII + TSPG grubunda önemli ölçüde azalmıştır. Ancak NO ölçümü zıt sonuçlar vermiştir. AngII grubunda torasik aort EC'lerinin yüzeyi pul pul döküldü ve AngII + TSPG grubunda çoğu restore edildi . İn vitro çalışmada TSPG, AngII tarafından indüklenen NAD(P)H okside alt birimi P22phox, NF-κB ve hücre içi ROS üretiminin ifadelerini önemli ölçüde azalttı ve TSPG'nin inhibe edici etkileri, AT1 reseptörü antagonisti tarafından kısmen bloke edildi.

                          Sonuç TSPG'nin, AT1 reseptör yolu aracılığıyla Ang II tarafından indüklenen EC'lerin zararlarını önleme yeteneğine sahip olduğu bulunmuştur. grafik özet


                          Torasik aort endotel hücresinin taramalı elektron mikroskobu. Gruplar arasındaki farklılıkların açıklaması. A, sahte; B, AngII grubu; C, AngII + TSPG grubu. Büyütme 3500×; Ölçek çubuğu = 20 mikron.
                          1. İndir : Yüksek çözünürlüklü görüntüyü indirin (401KB)
                          2. İndir : Tam boyutlu resmi indirin
                          giriiş

                          Endotel disfonksiyonu, ateroskleroz gelişiminde hayati bir erken adımı temsil eden ve kardiyovasküler hastalıklarla ilişkili hastalıklarda yer alan kardiyovasküler hastalıkların gelişimi için bağımsız bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir (Ross, 1999, Quyyumi, 2003, Dandona ve diğerleri, 2007).

                          Anjiyotensin II (Ang II), ateroskleroz ve akut koroner sendromlar ile önemli inflamatuar ve oksidatif ilişkilere sahip olduğu gösterilen bir vazokonstriktördür (Dandona ve diğerleri, 2007). AngII'nin ayrıca endotel disfonksiyonuna dahil olduğu ve ayrıca adezyon moleküllerini, sitokinleri ve kemokinleri arttırdığı ve endotel hücreleri (EC'ler) üzerinde proinflamatuar bir etki uyguladığı bildirilmiştir (Quyyumi, 2003).

                          Asya'da iyi bilinen bir geleneksel bitkisel ilaç olan ginseng, ana aktif bileşeni olarak panax ginseng'in (TSPG) toplam saponinleri ile bir tonik olarak kullanılmıştır. Ginseng'in farmakolojik etkileri kanser, diabetes mellitus, kardiyovasküler sistem, bağışıklık sistemi ve merkezi sinir sisteminde anti-stres ve antioksidan aktivite dahil gösterilmiştir (Attele ve diğerleri, 1999). Son zamanlarda, ginseng'in muhtemelen NO sentezini artırarak hiper-tansiyonlu hastalarda vasküler endotel disfonksiyonunu iyileştirebileceği ve vasküler endotel hücrelerinin hemodinamik dengesini kolaylaştırmada terapötik bir rol oynayabileceği bildirilmektedir (Yuan ve diğerleri, 1999). Bu çalışmada, TSPG'nin mekanizmasının yanı sıra Ang II'nin neden olduğu EC'lerin zararları üzerindeki etkisini araştırdık.

                          Bölüm snippet'leri
                          Malzemeler

                          Rekombinant insan epidermal büyüme faktörü (rhEGF), R&D Systems'den (Minneapolis, MN, ABD) satın alınmıştır; Anti-sıçan nükleer kappa-KB (NF-KB), Santa Cruz ABD'den vasküler hücre adezyon molekülü-1 (VCAM-1) antikorları; Invitrogen Life Technologies, ABD'den Trizol, RT-PCR kiti, ET1 ELISA kiti ve diklorodihidrofloresein diasetat (DCFH-DA); Alzet, Japonya'dan ozmotik pompalar; Sigma'dan Ang II, Ang (1-7) ve Anjiyotensin Tip 1 Reseptör Antagonisti (AT1 RA).

                          Hayvan modeli ve alt grupları
                          180–200 ağırlığındaki elli Sprague–Dawly faresi

                          Plazma biyokimyasal indikatörü
                          Sham grubuyla karşılaştırıldığında AngII grubunda TNF-α önemli ölçüde arttı ve NO önemli ölçüde azaldı. TNF-α'daki artışlar ve NO'daki ölümler, TSPG tarafından önemli ölçüde zayıflatılmıştır (Şekil 1).

                          Torasik aort endotelinin SEM gözlemleri
                          Sham grubundaki torasik aorta endotelinin yüzeyi çoğunlukla düzdü ve çıkıntı yoktu ve endotel konturları uzamış görünüyordu. AngII grubunda, çok sayıda endotel hücresi soyuldu ve bu da iç elastik zarın açığa çıkmasına neden oldu. İçinde

                          Tartışmalar
                          Mevcut çalışmada, TSPG'nin EC'lerin AngII kaynaklı hasarlarını önleyebileceği bulundu. P22phox, NF-κB, VCAM ve ROS üretimi gibi AngII kaynaklı EC yaralanma belirteçlerinin ifadeleri, EC'ler TSPG ile önceden inkübe edildiğinde bastırıldı. İnhibitör etkinin Ang(1-7), ACE inhibitörleri ve AT1 reseptör antagonistlerininkine benzer olduğu da bulundu. AT1 reseptörünün aktiviteleri, AT1 reseptörü antagonisti ile bloke edildiğinde, TSPG'nin AngII kaynaklı Çözüm


                          Mevcut çalışma, TSPG'nin EC'lerin AngII ile indüklenen hasarları üzerindeki inhibe edici etkisinin, TSPG'nin vazoprotektif etkilerinin mekanizmalarından biri olabilecek AT1 yolu aracılığıyla kısmen aracılık ettiğini göstermiştir.

                          ifşa
                          Çıkar çatışmasına yol açabilecek hiçbir finansal veya başka ilişki yoktur.

                          Teşekkür
                          Çalışma, Şanghay doğa bilimleri vakfı NO.09ZR1416800 ve Şanghay Jiaotong Üniversitesi NO. YG2010MS83.

                          Referanslar (19)
                          AS Attele ve ark. Ginseng farmakolojisi: çoklu bileşenler ve çoklu eylemler Biyokimyasal Farmakoloji (1999)
                          B.Halliwell _ Serbest radikaller, antioksidanlar ve insan hastalığı: merak mı, sebep mi, sonuç mu? Lancet (1994)
                          JJ Nah ve ark.
                          Ginseng'in aktif bileşenleri olan ginsenositlerin kapsaisin ile indüklenen ağrı ile ilgili davranış üzerindeki etkisi nörofarmakoloji (2000)
                          D. Behrendt ve ark. Vasküler biyolojiden klinik uygulamalara kadar endotel fonksiyonu Amerikan Kardiyoloji Dergisi (2002)
                          X Chen Ginsenosidler ve bunların nitrik oksit salma etkisi ile kardiyovasküler koruma Klinik ve Deneysel Farmakoloji ve Fizyoloji (1996)
                          P. Dandona ve ark. Anjiyotensin II ve inflamasyon: anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibisyonunun ve anjiyotensin II reseptör blokajının etkisi İnsan Hipertansiyonu Dergisi
                          (2007)
                          A. Hirai Kore kırmızı ginsenginin anti-trombosit ve anti-aterosklerotik etkilerinin mekanizmaları üzerine çalışmalar: araşidonik asit kademesine odaklanma

                          1999 Kore-Japonya Ginseng Sempozyumu Bildirileri (1999)
                          Jong Dae Parkı ve diğerleri. Panax ginseng CA Meyer'den saponinlerin biyolojik aktiviteleri ve kimyası Fitokimya İncelemeleri (2005)
                          TF Luscher Endotel disfonksiyonu: renin-anjiyotensin sisteminin rolü ve etkisi Kalp (2000)

                          Bu makalenin tam metin versiyonunda daha fazla referans mevcuttur.
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            GİNSENG İle Kronik Yorgunluk






                            Panax ginseng ve ginsenosidlerin oksidatif stres ve kardiyovasküler hastalıklar üzerindeki etkileri : farmakolojik ve terapötik roller

                            Sun Hee Hyun , b Kiran D. Bhilare , a Gyo In , b Chae-Kyu Park , b, ∗ ve Jong-Hoon Kim a, ∗∗
                            Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                            a Veteriner Fakültesi, Biyogüvenlik Araştırma Enstitüsü, Jeonbuk Ulusal Üniversitesi, Jeollabuk-do, Kore Cumhuriyeti
                            b Etkinlik Araştırma Laboratuvarı, Kore Ginseng Şirketi, Daejeon, Kore Cumhuriyeti
                            Chae-Kyu Parkı: rk.oc.cgk@krap ; Jong-Hoon Kim: rk.ca.unbj@1mikhj
                            ∗ Sorumlu yazar. Veteriner Fakültesi, Biyogüvenlik Araştırma Enstitüsü, Chonbuk Ulusal Üniversitesi, Jeollabuk-do, Kore Cumhuriyeti. rk.oc.cgk@krap
                            ∗∗ Sorumlu yazar. Etkinlik Araştırma Laboratuvarı, Kore Ginseng Corporation, 30, Gajeong-ro, Shinseong-dong, Yuseong-gu, Daejeon, 34128, Kore Cumhuriyeti. rk.ca.unbj@1mikhj
                            Git: Soyut


                            Geleneksel olarak, Asya ginsengi veya Kore ginseng, Pana x ginseng, Kore ve Çin'de çeşitli hastalıkları tedavi etmek için uzun süredir kullanılmaktadır. Panax'ın ana aktif bileşenleriginseng, antioksidan, damar yumuşatıcı, anti-alerjik, anti-inflamatuar, anti-diyabet ve antikanser gibi çeşitli farmakolojik tedavi etkileri olduğu bilinen ginsenoside'dir. Çoğu reaktif oksijen türü (ROS), miyokard semptomları gibi kronik hastalıklara neden olur ve hücre zarı lipidleri ve proteinlerinde ölümcül oksidatif hasara neden olur. Bu nedenle, fizyoloji, patofizyoloji, tıp ve sağlık ve hastalık gibi çeşitli alanlarda oksidatif stres üretimini engelleyen birçok çalışma yapılmıştır. Son zamanlarda, ginseng veya ginsenosidlerin, kardiyovasküler hastalıkları önlemede yararlı bir etkiye sahip olan in vitro ve in vivo sonuçlarda antioksidanlar olarak hareket ettiği bilinmektedir.

                            Anahtar Kelimeler: Panax ginseng, Ginsenosidler, Oksidatif stres, Kardiyovasküler hastalıklar
                            Git: grafik özet



                            Resim 1


                            Git: 1. Giriş


                            Vücut sürekli olarak çeşitli serbest oksijen formlarına, örneğin reaktif oksijen türlerine maruz kalır. Oksidatif stres, canlı hücrelerde oksidatif mekanizmaların antioksidan savunma mekanizmalarına üstün geldiği ve hücre proteinleri, lipidler ve nükleik asitlerde oksidatif hasara neden olduğu bir durum olarak tanımlanabilir. Oksidatif stres, oksijen iyonları, serbest radikaller, peroksitler vb. serbest radikallerden kaynaklanır. Serbest radikaller hücre taşıma sisteminde üretilir ve biriktirilir ve ayrıca iyonlaştırıcı radyasyon tarafından üretilir. İnsanlarda oksidatif stresin sigara [ 1 , 2 ], yüksek tansiyon [ 3 , 4 ], ateroskleroz [ [5] , [6] ,[7] , [8] ], hiperlipidemi [ 9 ], diyabet [ 10 ], iskemi-reperfüzyon, kanser [ 11 ], romatoid artrit [ 12 ], yaşlanma [ [ [13] , [14] , [15]]. Kardiyovasküler hastalıklar (KVH) dünya çapında çok ciddi bir problemdir ve kan akışı bozuklukları ile yakından ilişkilidir. KVH, özellikle koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği, damar hastalığı, dislipidemi ve yüksek tansiyon gibi çeşitli hastalıkları içerir ve dünya çapında birçok insan için ciddi sağlık sorunlarına neden olur ve önde gelen hastalık ve ölüm nedenlerine neden olur. Bu kalp-damar hastalıkları, özellikle her ırktan insan üzerinde ölümcül etkisi olan batılılaşmış diyetlere maruz kalan yetişkinlerde ortaya çıkıyor. Bu bağlamda, oksidatif stres, diyabet, yüksek tansiyon, artmış düşük yoğunluklu kolesterol ve düşük yüksek yoğunluklu kolesterol seviyeleri gibi kardiyak risk faktörleri KVH'nin başlıca nedenleri olarak bilinmektedir [16] .]. Birçok çalışmada, kan damarlarındaki endotel hücrelerine verilen hasar, kardiyovasküler hastalık ile ilişkili bir faktör olabilir [ 17 ].

                            Binlerce yıllık geçmişe sahip Panax ginseng Meyer, geleneksel olarak birçok hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde etkili olan şifalı bir bitkidir. Özellikle Kore, Çin ve Japonya'da ginseng, tüm bitkilerin en etkili doğal ürünü olarak bilinmekte ve geleneksel olarak fiziksel gücü yenilemek ve yaşlanmayı önlemek için yaygın olarak kullanılmaktadır [ 18]. Ginsenosidlerin vücut homeostazını korumaya yardımcı olurken çeşitli patolojik faktörlere karşı direnci arttırdığı da bilinmektedir. Ginseng bileşenlerinden şimdiye kadar 100'den fazla ginsenosid tanımlanmıştır ve çeşitli farmakolojik doğrulamalar dahil edilmiştir. Ek olarak, ginseng ve ginsenosidin kan akışını iyileştirmede ve kardiyovasküler disfonksiyonu korumada etkili olduğu bilinmektedir. Başka bir deyişle, kan akışı ve kardiyovasküler fonksiyon üzerine yapılan çok sayıda çalışma, ginseng ve ginsenosidlerin kardiyovasküler koruma üzerinde geçerli bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Panax ginseng'in ana etken maddesi bir triterpen saponin olan ginsenoside'dir. Bunlar arasında, esas olarak ginsenosidlerin farmakolojik ve klinik özellikleri üzerine birçok çalışma yapılmıştır [ 19]. Burada, bu derleme, ginseng ve ginsenosidlerin oksidatif strese ve vasküler inflamasyon, endotel disfonksiyonları hipertansiyon, ateroskleroz ve miyokard enfarktüsü gibi kardiyovasküler risk faktörlerine karşı klinik çalışmalarda olduğu kadar in vivo olarak da indükleme amacıyla etkinliğine genel bir bakış sağlamayı amaçlamaktadır. farmakolojik ve klinik uygulamalar.

                            1.1. Ginsenositler farmakolojik olarak aktif bileşenlerdir.
                            Ginseng, in vivo işlevi temsil eden birçok aktif bileşen içerir ve bunlardan ginsenosidler çok önemlidir. Majör ginsenositler (Rc, Rd, Rb1, Rb2, Re, Rg1, vb.) ve minör ginsenositler (Rh1, Rh2, Rg3, vb.) dahil olmak üzere yaklaşık 200 ginsenosid bilinmektedir [20 ] . Ginsenosidler, şeker kısımlarıyla dört halkalı hidrofobik steroid benzeri bir yapıyı paylaşan ancak C3, C6 ve C20'deki karbonhidrat kısımlarında farklılık gösteren protopanaksadiol (PD) ve protopanaksatriol (PT) olmak üzere iki ana grupta sınıflandırılır.Şekil 1) [ 21 , 22 ]. Şimdiye kadar, ginsenosidler büyük ölçüde iki türe ayrılmıştır: (1) 20(S)-Protopanaxadiol (PD) (ginsenoside-Rb1, Rb2, Rb3, Rg3, Rh2, Rc, Rd, Rs1) ve (2) 20(S) -Protopanaxatriol (PT). Bu ginsenositlerin 30'dan fazla türü olduğu bilinmektedir. (Şekil 1)
                            Şekil 1
                            Şekil 1
                            Ginsenosidlerin protopanaxadiol (A) ve protopanaxatriol'ün (B) moleküler yapıları.

                            Ginsengin üretim işleme yöntemine göre Panax ginseng üç türe ayrılır: taze ginseng, Kore Kırmızı Ginseng (KRG) ve beyaz ginseng. Şimdiye kadar kırmızı ginseng Kore'de üretildiği için KRG olarak adlandırılmıştır. KRG genellikle buharda pişirme ve kurutma ile pişirilirdi. Beyaz ginseng, güneş ışığı veya sıcak hava ile pişirilmeden kurutulur; beyaz ginsengin rengi beyazdan açık sarıya değişir [ 23 , 24 ]. Özellikle KRG, taze ginseng ve beyaz ginseng'de bulunmayan yeni bileşenler (örn. ginsenosidler-Rg2, -Rg3 ve -Rh1) üreterek ısı işlemi sırasında bileşen dönüşümüne uğrar [[25] , [26 ] , [ 27 ] , [28] , [29], [30] ].

                            1.2. Oksidatif stres ve kardiyovasküler hastalık
                            Oksidatif stresin, oksidanlar ve antioksidanlar arasındaki bir dengesizlik durumu olduğu ve normal durumun zarar görmesine yol açtığı iyi biliniyordu [ 31 ]. Reaktif oksijen türleri (ROS) olarak adlandırılan oksidanlar, OH • (hidroksil), O 2•− (süperoksit), ONOO •− (peroksinitrit) gibi serbest radikalleri ve hidrojen peroksit ( H202 ) gibi radikal olmayanları içerir. ). ROS, oksijenin indirgenmesiyle aerobik metabolizmanın çıktısıdır [ 32 , 33 ]. Fizyolojik olarak, insandaki antioksidan sistemler, oksidan-antioksidan dengesini korumak için oksidan seviyelerini kontrol etme yeteneğine sahiptir [ 31 , 34] .]. Bu antioksidan sistem, katalaz, süperoksit dismutaz ve glutatyon peroksidaz gibi enzimleri içerir [ 35 ]. Son araştırmalar, reaktif oksijen türlerinin (ROS) ve oksijen kullanımının artmasının KVH salgınına katkıda bulunduğunu ileri sürdü. Oksidatif mekanizmalar için temsili bir liste şu şekilde gösterilmiştir:tablo

                            1
                            . tablo 1
                            CVD'de ROS üretiminin temsili kanıtı
                            Kalp yetmezliği Artan NO seviyesi kalp fonksiyon bozukluğuna neden olur [ 36 ]
                            Sitokin türevli ROS, kardiyak apoptozu indükler [ 37 ]
                            ROS kaynaklı kardiyak apoptoz veya nekroz
                            [ 38 ]
                            Hipertansiyon Vasküler düz kas hücre proliferasyonu [ 39 , 40 ]
                            NADH/NADPH oksidaz yoluyla oksidan üretimini artırır [ 41 ]
                            Süperoksit aracılı endotel disfonksiyonu
                            [ 42 ]
                            Koroner arter hastalığı
                            Süperoksit aracılı endotel disfonksiyonu
                            [ 43 ]
                            Mİ Artan oxLDL [ 44 ]
                            ROS üretimi ile iskemi ve reperfüzyon hasarı [ 45 ]
                            Oksidan kaynaklı miyosit nekrozu ve apoptoz [ 46 ]
                            Ayrı bir pencerede aç

                            1.3. Ginseng veya ginsenosidlerin oksidatif stres üzerindeki etkisi
                            Ginseng ve ginsenosidlerin antioksidan aktivite işlevine sahip olduğu iyi bilinmektedir. Yani, hayvanlara ginsenoside-Rb1 verildiğinde, beyindeki lipid peroksidasyonu azaldı, serbest oksijen radikalleri uzaklaştırıldı ve katalaz ve glutatyon peroksidaz aktiviteleri arttı [47 ] . Ayrıca farklı bir yaklaşımla 3 gün ginsenosid tedavisi sıçanlarda karaciğer ve beynin lipid peroksidasyonunu engellemiştir. Ayrıca, ginsenoside-Rb1'in serbest radikalleri ortadan kaldırdığı, malondialdehit (MDA) oluşumunu engellediği ve karaciğerde CAT ve GPx aktivitesini arttırdığı bulunmuştur [ 48 ]. Ek olarak, ginseng total saponin'in (TS) farelere beş gün boyunca intraperitoneal enjeksiyonu, serbest radikal ve MDA'da önemli bir azalma ile sonuçlanmıştır [ 49]. Buna ek olarak, sırasıyla 4 haftalık farelere su ekstraktları, yağda çözünen ekstraktlar, alkol ekstraktları, toplam saponin ekstraktları, protopanaxadiol (PD) ekstraktları ve protopanaxatriol (PT) ekstraktlarının oral yoldan verilmesiyle GPX aktivitesi artmış ve önemli antioksidan etkiler göstermiştir. 50 ]. Bu sonuçlar, ginsenositlerin oksidatif hasarı önleyen bir antioksidan rolüne sahip olduğunu ve ginsenosidlerin bu koruyucu etkisinin esas olarak ROS'un temizlenmesine atfedilebileceğini gösterdi.

                            1.4. Ginseng ve ginsenosidlerin miyokardiyal hasar üzerindeki etkisi
                            Ginseng, kalp yetmezliği, kardiyovasküler riskli hastalıklar, yüksek tansiyon ve hiperkolesterolemiyi ele almak için yaygın olarak kullanılmaktadır [ [51] , [52] , [53] , [54] ]. Ginseng uygulaması, Nrf2 düzenleyici mekanizma yoluyla peroksidaz ve glutatyon peroksidaz gibi antioksidan enzimlerin seviyesini önemli ölçüde artırır [ 55 ]. Kalp iskemisinin varlığı, miyokardiyal hasarın neden olduğu serbest oksijen üretimini artırır, ancak ginseng uygulaması, kardiyak koroner kan akışını iyileştirerek, serbest oksijen üretimini azaltarak miyokardiyal hasarı inhibe eder [ 56]. Ginseng, nitrojen oksit üretimini teşvik ederek serbest radikallerin üretimini engeller. Ginsenoside-Rb1 uygulaması, serbest oksijen türlerinin üretimini inhibe ederek homosisteinin neden olduğu vasküler endotel disfonksiyonunu bloke etti [ 57 ]. Başka bir çalışmada ginsenoside-Re, serbest oksijen türlerinin üretimini engellemede ve onları miyokard hücrelerine yönelik oksidatif hasardan korumada rol oynadı. Ginsenoside-Re ise kalp iskemisinde miyokardiyal hücrelerin canlılığını arttırıcı antioksidan etkisinde önemli bir rol oynamıştır [ 58] .]. Bu sonuçlar, ginsenoside-Re'nin kalp hücrelerini oksidatif hasardan koruyan bir antioksidan etkiye sahip olduğunu ve çoğunun serbest radikallerin uzaklaştırılmasında önemli etkilere sahip olduğunu göstermektedir. Bu çalışmalar, ginseng veya ginsenosidlerin ROS oluşumunu inhibe ederek miyokard hasarını koruduğunu kuvvetle önerir.

                            1.5. Ginseng veya ginsenosidlerin vasküler fonksiyon üzerindeki etkisi
                            KRG su ekstraktının (KRGE) uygulanması, insan göbek damarı endotel hücrelerini korumuştur. Başka bir deyişle, KRGE, PI3K/Akt-bağımlı ERK1/2 ve eNOS sinyal yolu aktivasyonu yoluyla anjiyogenezi önemli ölçüde desteklemiştir [ 59 ]. Spesifik olarak, KRGE uygulaması, PI3K/Akt'a bağlı hücre dışı sinyal düzenleyici kinaz 1/2 ve eNOS yolaklarının aktivasyonu yoluyla anjiyogenezi indüklemiştir [ 59 ]. İn vitro, Panax ginseng ve Panax notoginseng özleri, vasküler endotelyal hücre proliferasyonunu ve göçünü artırdı [ 60 ]. Ek olarak, ginsenoside Rg3 uygulaması, fosforilasyon ve eNOS ekspresyonu yoluyla NO üretimini önemli ölçüde arttırdı, böylece vasküler fonksiyonu güçlendirdi [ 61]. Ginsenoside nitrojen oksit üretimini arttırdı. Başka bir deyişle, aortik endotel hücrelerinde ginsenoside-Rb1, çeşitli mekanizmalar yoluyla nitrojen oksit üretimini arttırmıştır [ 62 ]. Benzer şekilde, ginsenoside-Rg3, arteriyel esnekliği iyileştirmek için vazodilatasyona neden oldu ve böylece vasküler fonksiyonu iyileştirdi [ 63 ]. Bu sonuçlar, ginseng veya ginsenosidlerin endotel hücrelerini çeşitli hücre sinyal yolları aracılığıyla koruduğunu kanıtlamaktadır.

                            1.6. Ginseng ve ginsenosidlerin kan basıncına etkisi
                            Birçok çalışma, ginsenoside-Rb3 ve KRG uygulamasının vasküler disfonksiyonu iyileştirdiğini göstermiştir [ 64 , 65 ]. Ek olarak, KRGE uygulaması arginaz inhibe etti ve artan NO üretimi yoluyla vasküler koruma gösterdi [ 66 ]. Ek olarak, ginseng önceki çalışmalarda düşük kan basıncını iyileştirerek endotelyal kan damarlarından salgılanan nitröz oksit üretimi yoluyla normal kan basıncını korumuştur [ 67] .]. Diğer çalışmalarda, toplam ginsenosidler ventriküler sistolik basıncı ve ventriküler hipertrofiyi önemli ölçüde artırmıştır. Toplam ginsenosidler ayrıca hücre dışı sinyal düzenleyici kinaz 1 (ERK-1) ve mitojenle aktive olan proteinlerin ekspresyonunu kontrol ederek kardiyak fonksiyonu önemli ölçüde iyileştirmiştir. Yani, toplam ginsenosidler sağ ventrikül hipertrofisine karşı korumada etkilidir ve pulmoner hipertansiyonu azaltabilir. Bu etkinin, ERK sinyal yolaklarının inhibisyonu gibi birkaç moleküler mekanizmayı kapsadığı gösterilmiştir [ 68 ]. Bu sonuçlar, toplam ginsenosidlerin vasküler motor fonksiyonunu iyileştirebileceğini göstermektedir.

                            1.7. Ginseng ve ginsenosidlerin kardiyak fonksiyon üzerindeki etkisi
                            Ginsenoside-Rg1, nitrojen oksitler üreterek sol ventrikül hipertrofisine karşı korumuştur [ 69 ]. Ginsenoside-Rb1 ayrıca STZ tarafından indüklenen tip 1 diyabetik hayvan modellerinde iskemi kaynaklı miyokard enfarktüsünden kaynaklanan kalp hasarını da önemli ölçüde inhibe etti [ 70 ]. Ginsenoside-Rg1 ayrıca sol ventrikül hipertrofisini azalttı ve iskeminin neden olduğu miyokard enfarktüsü sırasında Bcl-2 ve Kaspaz-3 ekspresyonunu inhibe ederek miyokardiyal hücrelerin hücre ölümünü inhibe etti [ 71]. Başka bir çalışmada, kültürlenmiş neonatal ventriküler kas hücreleri ve ayrıca koroner arterleri bağlayan yetişkin fareler üzerinde deneyler yapıldı. Ginseng uygulaması, dört hafta boyunca koroner arter ligasyonu uygulanan sıçanlarda kalp fonksiyonunu önemli ölçüde düzeltti. Bu sonuçlar, ginseng'in güçlü kalp koruma etkilerini göstermektedir [ 72 ]. Bileşik K'nın uygulanması, kontrollere kıyasla iskemiden kaynaklanan miyokard enfarktüsünün büyüklüğünü önemli ölçüde inhibe ederek, protein kinaz B (Akt) ve nitrojen oksit sentaz (eNOS) aktivitesini önemli ölçüde arttırdı. Bu, bileşik K'nin, Akt ve eNOS'ta PI3K yolaklarının aktivasyonuna ve fosforilasyonuna aracılık ederek iskemiyi takiben miyokard enfarktüsünü inhibe ettiğini gösterir [ 73]. Önceki çalışmalar, ginsenoside-Rb1'in, streptozotosinin neden olduğu diyabette kardiyak disfonksiyonu inhibe ettiğini göstermiştir [ 70 ]. Başka bir çalışmada, ginseng'in Nhe-1 regülasyonu yoluyla kalp yetmezliğini ve kardiyak hipertrofiyi inhibe ettiği ve kalsiyum aktivasyonunu azalttığı bildirilmiştir [ 74 ]. Bu sonuçlar, ginseng veya ginsenosidlerin kardiyak fonksiyonu koruduğunu düşündürdü.

                            1.8. Ginseng ve ginsenosidlerin vasküler disfonksiyon üzerindeki etkisi
                            Son birkaç on yılda, çok sayıda araştırma çalışması, ginseng'in trombosit agregasyonunu önlemedeki önemini vurgulamıştır. Kore Kırmızı Ginsengi'nin antikoagülasyondan ziyade trombosit agregasyonunun inhibisyonuna neden olarak in vivo arteriyel trombozu iyileştirdiği bulunmuştur, bu nedenle kırmızı ginseng tedavisinin kardiyak disfonksiyon için faydalı olabileceğini düşündürmektedir [ 75]. Başka bir çalışmada, işlenmiş ginsengden ekstrakte edilen farklı ginsenosidler-Rs3, -Rs4, -Rs5, -Rg6, -F4, -Rk3, -Rh4, adenozin difosfat, kollajen ve araşidonik asit gibi uyarıcılar tarafından indüklenen trombosit agregasyonu için değerlendirildi. -Rs3, -Rs4 ve -Rs5 dışındaki tüm ginsenosidlerin agregasyon üzerinde çok az etkisi olmuştur. Ayrıca, Kore Kırmızı Ginsengi ve varfarinin birlikte uygulanmasının kalp kapakçığı replasmanı olan hastalarda sinerjistik yararları olduğu bulunmuştur [ 76]. Ek olarak, izole edilmiş sıçan kalplerinin iskemik ve reperfüzyon hasarında total ginsenosidlerin uygulanması, koroner perfüzyon akışıyla sonuçlanmıştır ve böylece koroner arter genişlemesi yoluyla kalp dokularını I/R hasarından korumuştur. Bu sonuçlara dayanarak, in vivo ginseng veya ginsenosidlerin vücutta antitrombotik etkiye sahip olduğu ve trombotik problemleri ve KVH olan bireyler için faydalı olacağı sonucuna varılabilir.

                            1.9. Ginseng ve ginsenosidlerin kardiyak iskemiye etkisi
                            Ginseng ile tedavinin koroner anjina pektorisli hastalarda elektrokardiyogramı, genel semptomları, fiziksel egzersiz kapasitesini ve sıvı metabolizmasını iyileştirdiği iyi biliniyordu [ 77 ]. Ginseng'in kardiyo-koruyucu etkileri, kardiyomiyositlerdeki antioksidan özelliklerine atfedilir [ 78 ]. Ginsenosidler arasında, panaxatriol'ün miyokardiyal iskemi ve reperfüzyona karşı koruma sağlamada en güçlü olduğu bulunmuştur [ 72 ]. Toplam ginsenosidler, doza bağlı olarak koroner arterin perfüzyon akışını arttırdı. Vazodilatör aktivitenin altında yatan mekanizmaya, sonuçta nitrik oksit seviyelerini artıran fosfoinositid 3-kinaz/protein kinaz B-endotelyal nitrik oksit yolu aracılık ediyor gibi görünüyordu [ 79]. Buna göre, toplam ginsenosidlerin damar genişletici etkisi bir NO sentaz inhibitörü tarafından azaltılmıştır. Ginsenoside-Rb1 tedavisi, NO sentazın regülasyonunu ve süperoksidazların aşağı regülasyonunu vurgulayarak domuz koroner arterlerinin vazodilatör mekanizmasını oluşturmuştur [ 57 ]. Ginsenoside-Rb1, ginsenosidler Rc ve Re, NO ve süperoksidaz seviyelerinin regülasyonu yoluyla vazodilatör etkisi nedeniyle domuz koroner arterlerinde HIV proteaz inhibitörü aracılı vasküler hasarı başarıyla önledi [80 ] . Bu nedenle, ginseng ve ginsenosidlerin oksidatif stres ve kardiyoproteksiyon üzerinde çok sayıda faydalı etkiye sahip olduğuna inanılabilir. (İncir. 2).

                            İncir. 2
                            İncir. 2
                            Kalbi Korumada Ginsengin Mekanizmaları. Notlar: eNOS: endotelyal nitrik oksit sentaz, GLUT-4: glikoz taşıyıcı-4, GS: ginseng total saponinler, HB-EGF: heparin bağlayıcı EGF benzeri büyüme faktörü, ICa,R: R-tipi kalsiyum kanal akımı, ICa, L: L tipi kalsiyum kanalı akımı, IKr: doğrultucunun hızlı aktifleşen bileşeni K+ akımı, MAPK: mitojenle aktive olan protein kinaz, IKs: yavaş aktive olan bileşen, PI3K/Akt: fosfoinositid 3-kinaz/protein kinaz B, RyRs: ryanodin reseptörleri, ROS: reaktif oksijen türleri, SR: sarkoplazmik retikulum, STAT3: sinyal transdüseri ve transkripsiyon 3 aktivatörü, SN: kanal proteininin S-nitrosilasyonu. 1.10. Özet


                            Sonuç olarak, bu inceleme ginseng ve ginsenosidlerin antioksidan etkisini ve kardiyovasküler korumayı önermiştir. Ayrıca gözden geçirme, ginseng'in antioksidanlarını, kalbi güçlendirmeyi, damar fonksiyonlarını iyileştirmeyi, kan basıncını korumayı, kalp fonksiyonlarını iyileştirmeyi, damar hasarını ve miyokard enfarktüsünü önlemeyi açıkladı. Ginseng ve ginsenosidlerin kalp iskemisi gibi kardiyovasküler risk faktörleri üzerindeki etkinliğine ilişkin önemli bir derleme özetlenmiştir. Ginseng ve ginsenosidler kardiyovasküler hastalıkları önlemede etkilidir. Yukarıda gösterildiği gibi, ginseng ve ginsenosidler, ROS oluşumunun inhibisyonu, NO üretiminin uyarılması, vasküler motor tonusun güçlendirilmesi ve kan dolaşımının iyileştirilmesi yoluyla CVD üzerinde önemli etkilere sahiptir. Bununla birlikte, ginseng ve ginsenosidlerin tam etki mekanizması doğrulanmamıştır. ve daha fazla araştırma, ginseng ve ginsenosidlerin çeşitli etkilerini ortaya çıkarmalıdır. Bu nedenle, gelecekte ginseng ve ginsenosidlerin antioksidan etkisi yoluyla kardiyovasküler bozukluklar için daha sistematik mekanizmalar tanımlanmalıdır. Ayrıca ginseng ve ginsenosid'in doğal ilaç olarak geliştirilip kullanılabilmesi için etkinlik ve güvenliklerinin doğrulanması gerekmektedir.

                            Git: Rekabet eden menfaat beyanı
                            Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

                            Git: Referanslar
                            1. Bridges AB, Scott NA, Parry GJ, Belch JJ Sağlıklı insanlarda yaş, cinsiyet, sigara içimi ve serbest radikal aktivite indeksleri. Eur J Med. 1993; 2 (4):205–208. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            2. Sanderson KJ, van Rij AM, Wade CR, Sutherland WH Dolaşımdaki düşük yoğunluklu lipoproteinlerin yaş, sigara ve periferik vasküler hastalıkta lipid peroksidasyonu. ateroskleroz. 1995; 118 (1):45–51. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            3. Higashi Y., Sasaki S., Nakagawa K., Matsuura H., Oshima T., Chayama K. Renovasküler hipertansiyonda endotelyal fonksiyon ve oksidatif stres. N İngilizce J Med. 2002; 346 (25):1954–1962. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            4. Ghiadoni L., Magagna A., Versari D., Kardasz I., Huang Y., Taddei S., Salvettiet A. Konduit arter endotel fonksiyonu üzerinde antihipertansif ilaçların farklı etkisi. Hipertansiyon. 2003; 41 (6):1281–1286. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            5. Steinberg D. Düşük yoğunluklu lipoprotein oksidasyonu ve bunun patobiyolojik önemi. J Biol Chem. 1997; 272 (34):20963–20966. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            6. Witztum JL, Berliner JA Aterosklerozda oksitlenmiş fosfolipitler ve izoprostanlar. Curr Opin Lipidol. 1998; 9 (5):441–448. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            7. Chisolm GM, Steinberg D. Aterojenezin oksidatif modifikasyon hipotezi: genel bir bakış. Serbest Radik Biol Med. 2000; 28 (15):1815–1826. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            8. Walter MF, Jacob RF, Jeffers B., Ghadanfar MM, Preston GM, Buch J., Mason RP Tiyobarbitürik asit reaktif maddelerin serum seviyeleri, stabil koroner arter hastalığı olan hastalarda kardiyovasküler olayları öngörür: PREVENT çalışmasının uzunlamasına bir analizi. J Am Coll Cardiol. 2004; 44 (10):1996–2002. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            9. Zahavi J., Betteridge JD, Jones NA, Galton DJ, Kakkar VV Hiperlipidemili hastalarda gelişmiş in vivo trombosit salınım reaksiyonu ve malondialdehit oluşumu. Ben J Med. 1981; 70 (1):59–64. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            10. Collier A., ​​Rumley A., Rumley AG, Paterson JR, Leach JP, Lowe GD, Small M. Mikroalbüminürisi olan ve olmayan NIDDM hastalarında serbest radikal aktivite ve hemostatik faktörler. Diyabet. 1992; 41 (8):909–913. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            11. Wang D., Kreutzer DA, Essigmann JM Oksidatif DNA hasarının mutajenitesi ve onarımı: tanımlanmış lezyonları kullanan çalışmalardan elde edilen görüşler. Mutat Arş. 1998; 400 (1–2):99–115. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            12. Taysi S., Polat F., Gül M., Sarı RA, Bakan E. Romatoid artritli hastaların serumunda lipid peroksidasyonu, bazı hücre dışı antioksidanlar ve antioksidan enzimler. Romatol Uluslararası 2002; 21 (5):200–204. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            13. Oliver CN, Ahn BW, Moerman EJ, Goldstein S., Stadtman ER Oksitlenmiş proteinlerde yaşa bağlı değişiklikler. J Biol Chem. 1987; 262 (12):5488–5491. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            14. Beal MF Yaşlanma ve hastalıkta oksidatif olarak değiştirilmiş proteinler. Serbest Radik Biol Med. 2002; 32 (9):797–803. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            15. Mutlu-Türkoğlu Ü., İlhan E., Öztezcan S., Kuru A., Aykaç-Toker G., Uysal M. Yaşlı kişilerde plazma malondialdehit ve protein karbonil düzeylerinde yaşa bağlı artışlar ve lenfosit DNA hasarı. Klinik Biyokimya. 2003; 36 (5):397–400. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            16. Toth PP Kardiyovasküler riskin kantitatif değerlendirmesi için bir durum oluşturma. J Clin Lipidol. 2007; 1 (4):234–241. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            17. Davies MJ, Gordon JL, Gearing AJ, Pigott R., Woolf N., Katz D., Kyriakopoulos A. İnsan aterosklerozunda ICAM-1, VCAM-1, PECAM ve Eselektin adhezyon moleküllerinin ifadesi. J Pathol. 1993; 171 (3):223–229. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            18. Kim J.-H. Panax ginseng ve ginsenosides'in farmakolojik ve tıbbi uygulamaları : kardiyovasküler hastalıklarda kullanım için bir inceleme. J Ginseng Arş. 2018; 42 (3):264–269. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            19. Siti HN, Kamisaha Y., Kamsiaha JJ Kardiyovasküler hastalıkta oksidatif stres, antioksidanlar ve vasküler inflamasyonun rolü (inceleme) Vasküler Farmakoloji. 2015; 71 :40–56. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            20. Qi LW, Wang CZ, Yuan CS Ginseng izolasyonu ve analizi: ilerlemeler ve zorluklar. Nat Ürün Temsilcisi 2011; 28 (3):467–495. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            21. Sengupta S., Toh SA, Satıcılar LA, Skepper JN, Koolwijk P., Leung HW, Yeung HW, Wong RN, Sasisekharan R., Fan TP Modülasyonlu anjiyogenez: ginseng'de yin ve yang. dolaşım. 2004; 110 (10):1219–1225. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            22. Nah SY, Kim DH, Rhim H. Ginsenosides: bunlardan herhangi biri merkezi sinir sistemi üzerinde etkili olan ilaçlara aday mı? CNS Drug Rev. 2007; 13 (4):381–404. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            23. Wang Y., Choi HK, Brinckmann JA, Jiang X., Huang L. Panax quinquefolius'un (Kuzey Amerika ginseng) kimyasal analizi: bir gözden geçirme. J Chromatogr A.2015 ; 1426 :1–15. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            24. Zhang YC, Li G., Jiang C., Yang B., Yang HJ, Xu HY, Huang LQ Ginsenosidlerin farklı yaşlı ginseng ve ginseng yaprağının antioksidan aktivitesinde dokuya özgü dağılımı. moleküller. 2014; 19 (11):17381–17399. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            25. Shin BK, Kwon SW, Park JH Panax ginseng'den ginseng saponinlerin kimyasal çeşitliliği . J. Ginseng Arş. 2015; 39 (4):287–298. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            26. Jiao L., Zhang X., Wang M., Li B., Liu Z., Liu S. Isıl işlemle indüklenen ginseng pektininin kimyasal ve antihiperglisemik aktivite değişiklikleri. Karbonhidrat Polim. 2014; 114 :567–573. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            27. Lee SM, Bae BS, Park HW, Ahn NG, Cho BG, Cho YL, Kwak YS Kore kırmızı ginsenginin ( Panax ginseng Meyer) karakterizasyonu : tarihçe, hazırlama yöntemi ve kimyasal bileşim. J Ginseng Arş. 2015; 39 (4):384–391. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            28. Chong-Zhi WA, Anderson S., Wei DU, Tong-Chuan HE, Chun-Su YU Kırmızı ginseng ve kanser tedavisi. Çene J Nat Med. 2016; 14 (1):7–16. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            29. Kim GN, Lee JS, Song JH, Oh CH, Kwon YI, Jang HD Isıl işlem, Amadori ürünlerini azaltır ve Kore Kırmızısı ginsenginin toplam fenolik içeriğini ve antioksidan aktivitesini artırır. J Med Gıda. 2010; 13 (6):1478–1484. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            30. Matsuura Y., Zheng Y., Takaku T., Kameda K., Okuda H. Kore Kırmızısı ginsenginden yeni amino asit türevlerinin izolasyonu ve fizyolojik aktiviteleri. Korece J Ginseng Sci. 1994; 18 (3):204–211. [ Google Akademik ]
                            31. Sies H. Oksidatif stres: oksidanlar ve antioksidanlar. Exp Physiol. 1997; 82 (2):291–295. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            32. Nickenig G., Harrison DG Oksidatif stres ve hipertansiyonda AT-1 tipi anjiyotensin reseptörü bölüm I: oksidatif stres ve aterojenez. dolaşım. 2002; 105 (3):393–396. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            33. Ray R., Shah AM NADPH oksidaz ve endotel hücre fonksiyonu. Klinik Sci. 2005; 109 (3):217–226. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            34. Sies H. Toplam antioksidan kapasitesi: bir kavramın değerlendirilmesi. J Nutr. 2007; 137 (6):1493–1495. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            35. Wang Y., Chun OK, Song WO Kardiyovasküler hastalık risk faktörleri olarak plazma ve diyet antioksidan durumu: insan çalışmalarının gözden geçirilmesi. Besinler. 2013; 5 (8):2969–3004. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            36. Sawyer DB, Colucci WS Başarısız miyokardda nitrik oksit. Kardiol Kliniği. 1998; 16 (4):657–664. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            37. Ing DJ, Zang J., Dzau VJ, Webster KA, Nitrik oksit, Bak ve Bcl-x tarafından sitokin kaynaklı kardiyak miyosit apoptozunun Bishopric NH Modülasyonu. Sirk Res. 1999; 84 (1):21–33. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            38. von Harsdorf R., Li PF, Dietz R. Reaktif oksijen türlerinin neden olduğu kardiyomiyosit apoptozunda sinyal yolları. dolaşım. 1999; 99 (22):2934–2941. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            39. Griendling KK, Ushio-Fukai M. Vasküler düz kas çoğalmasının redoks kontrolü. J Lab Klinik Med. 1998; 132 (1):9–15. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            40. Ushio-Fukai M., Alexander RW, Akers M., Griendling KK p38 mitojenle aktive olan protein kinaz, anjiyotensin II tarafından aktive edilen redoksa duyarlı sinyal yollarının kritik bir bileşenidir. Vasküler düz kas hücresi hipertrofisindeki rolü. J Biol Chem. 1998; 273 (24):15022–15029. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            41. Fukai T., Siegfried MR, Ushio-Fukai M., Griendling KK, Harrison DG Anjiyotensin II ve hipertansiyon ile hücre dışı süperoksit dismutaz ekspresyonunun modülasyonu. Sirk Res. 1999; 85 (1):23–28. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            42. Kanani PM, Sinkey CA, Browning RL, Allaman M., Knapp HR, Haynes WG İnsanlarda deneysel hiperhomosist(e)ineminin ürettiği endotel disfonksiyonunda oksidan stresin rolü. dolaşım. 1999; 100 (11):1161–1168. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            43. B Britten M., Zeiher A M., Schächinger V. Koroner endotelyal vazodilatör disfonksiyonun klinik önemi ve terapötik seçenekler. J Intern Med. 1999; 245 (4):315–327. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            44. Jimi S., Saku K., Kusaba H., Itabe H., Koga N., Takebayashi S. Okside düşük yoğunluklu lipoprotein birikimi ve kollajenoz, insan koroner stenozunda tesadüfen meydana gelir: aterektominin immünohistokimyasal bir çalışması. Koron Arter Dis. 1998; 9 (9):551–557. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            45. Ferrari R., Agnoletti L., Comini L., Gaia G., Bachetti T., Cargnoni A., Ceconi C., Curello S., Visioli O. Miyokardiyal iskemi ve kalp yetmezliği sırasında oksidatif stres. Eur Heart J. 1998; 19 :B2–B11. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            46. ​​Anversa P., Cheng W., Liu Y., Leri A., Redaelli G., Kajstura J. Apoptosis and miyokardiyal enfarktüs. Temel Res Kardiol. 1998; 93 (3):8–12. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            47. Zhang JT, Qu ZW, Liu Y., Deng HL Ginsenoside Rg1 ve Rb1'in antiamnestik mekanizması üzerine ön çalışma. Chin Med J (İngl) 1990; 103 (11):932–938. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            48. Deng HL, Zhang JT Ginsenoside Rb1 ve Rgl'in anti-lipid peroksilatif etkisi. Chin Med J (İngilizce) 1991; 104 (5):395–398. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            49. Kim JS, Nam K., Shim KH, Kim KW, Im KS, Chung HY Kırmızı ginsengin toplam saponininin antioksidan mekanizması. Korece J Life Sci. 1996; 6 (1):48–55. [ Google Akademik ]
                            50. Jung J., Jang HJ, Eom SJ, Choi NS, Lee NK, Paik HD Kırmızı ginseng ekstraktının probiyotik Lactobacillus plantarum KCCM 11613P ile Fermentasyonu: ginsenoside dönüşümü ve antioksidan etkiler. J Ginseng Arş. 2019; 43 (1):20–26. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            51. Tsai CC, Chan P., Chen LJ, Chang CK, Liu Z., Lin JW Tip 1 benzeri diyabetik farelerde kalp yetmezliğinin tedavisinde ginsengin erdemi. BioMed Araştırma Uluslararası. 2014 Makale Kimliği 484161. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            52. Irfan M., Kwak YS, Han CK, Hyun SH, Rhee MH Panax ginseng'in kardiyovasküler fonksiyonların modülasyonu üzerindeki adaptojenik etkileri . J Ginseng Arş. 2020; 44 (4):538–543. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            53. Komishon AM, Shishtar E., Ha V., Sievenpiper JL, de Souza RJ, Jovanovski E., Ho HV, Duvnjak LS, Vuksan V. Ginseng'in ( Panax cinsi ) kan basıncı üzerindeki etkisi: sistematik bir inceleme ve meta - randomize kontrollü klinik çalışmaların analizi. J Hum Hipertens. 2016; 30 (10):619–626. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            54. Kwon YJ, Jang SN, Liu KH, Jung DH Kore kırmızı ginsenginin hiperkolesterolemili postmenopozal kadınlarda kolesterol metabolitleri üzerindeki etkisi: pilot randomize kontrollü bir çalışma. Besinler. 2020; 12 (11):3423. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            55. Li J., Ichikawa T., Jin Y., Hofseth LJ, Nagarkatti P., Nagarkatti M., Windust A., Cui T. Nrf2'nin kardiyomiyositlerde Amerikan ginsengi aracılı anti-oksidatif etkilerde önemli bir rolü. J Etnofarmakol. 2010; 130 (2):222–230. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            56. Lim KH, Ko D., Kim JH Sıçanlarda izoproterenol kaynaklı kalp hasarı üzerinde Kore Kırmızı Ginsengi özütünün kardiyoprotektif potansiyeli. J Ginseng Arş. 2013; 37 (3):273–282. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            57. Zhou W., Chai H., Lin PH, Lumsden AB, Yao Q., Chen C. Ginsenoside Rb1, domuz koroner arterlerinde homosistein kaynaklı endotel disfonksiyonunu bloke eder. J Vasc Cerrah. 2005; 41 (5):861–868. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            58. Xie JT, Shao ZH, Hoek TL, Chang WT, Li J., Mehendale S., Wang CZ, Hsu CW, Becker LB, Yin JJ, et al. Ginsenoside Re'nin kardiyomiyositlerde antioksidan etkileri. Eur J Pharmacol. 2006; 532 (3):201–207. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            59. Kim YM, Namkoong S., Yun YG, Hong HD, Lee YC, Ha KS, Lee H., Kwon HJ, Kwon YG, Kim YM Kore kırmızı ginsenginin su özü, Pi3k/Akt-bağımlı Erk1'i aktive ederek anjiyogenezi uyarır. İnsan göbek damarı endotel hücrelerinde /2 ve eNOS yolları. Biol Eczacı Bull. 2007; 30 (9):1674–1679. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            60. Wan JB, Lee SM, Wang JD, Wang N., He CW, Wang YT, Kang JX Panax notoginseng , ApoE eksikliği olan farelerde aterosklerotik lezyonları azaltır ve TNF-alfa kaynaklı endotelyal adezyon molekülü ekspresyonunu ve monosit adezyonunu inhibe eder. J Tarım Gıda Kimyası 2009; 57 (15):6692–6697. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            61. Hien TT, Kim ND, Pokharel YR, Oh SJ, Lee MY, Kang KW Ginsenoside Rg3, endotelyal nitrik oksit sentazın fosforilasyonu ve ekspresyonundaki artışlar yoluyla nitrik oksit üretimini arttırır: östrojen reseptörüne bağımlı Pi3-kinaz ve Amp-'nin temel rolleri aktif protein kinaz Toksikol Uygulaması Pharmacol. 2010; 246 (3):171–183. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            62. Leung KW, Cheng YK, Mak NK, Chan KK, Fan TP, Wong RN Ginsenoside-Rg1'in endotel hücrelerinde nitrik oksit üretimine yol açan sinyal yolu. FEBS Letonya 2006; 580 (13):3211–3216. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            63. Lee JY, Lim KM, Kim SY, Bae ON, Noh JY, Chung SM, Kim K., Shin YS, Lee MY, Chung JH Ginseng'in biyoaktif bir bileşeni olan ginsenoside Rg3 tarafından indüklenen vasküler düz kas disfonksiyonu ve yeniden şekillenmesi. Toksikol Sci. 2010; 117 (2):505–514. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            64. Wang T., Yu XF, Qu SC, Xu HL, Sui DY Ginsenoside Rb3, anjiyotensin II kaynaklı vasküler düz kas hücrelerinin proliferasyonunu inhibe eder. Temel Kliniği Pharmacol Toksikol. 2010; 107 (2):685–689. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            65. Rhee MY, Kim YS, Bae JH, Nah DY, Kim YK, Lee MM, Kim HY Kore kırmızı ginsenginin hipertansiyonlu kişilerde arter sertliği üzerindeki etkisi. J Alternatif Tamamlayıcı Med. 2011; 17 (1):45–49. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            66. Shin W., Yoon J., Oh GT, Ryoo S. Kore kırmızı ginseng arginaz inhibe eder ve endotelyal nitrik oksit sentaz eşleşmesi yoluyla endotele bağımlı vazorelaksasyona katkıda bulunur. J Ginseng Arş. 2013; 37 (1):64–73. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                            67. Jeon BH, Kim CS, Park KS, Lee JW, Park JB, Kim KJ, Kim SH, Chang SJ, Nam KY Kore kırmızı ginsenginin bilinçli hipertansif farelerde kan basıncı üzerindeki etkisi. Gen Eczacılık. 2000; 35 (3):135–141. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            68. Qin N., Gong QH, Wei LW, Wu Q., Huang XN Total ginsenosides, farelerde monokrotalin tarafından indüklenen sağ ventrikül hipertrofisini inhibe eder. Biol Eczacı Bull. 2008; 31 (8):1530–1535. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            69. Deng J., Wang YW, Chen WM, Wu Q., Huang XN Sıçanlarda abdominal aort koarktasyonu tarafından üretilen sol ventrikül hipertrofisine karşı ginsenoside Rg(1) kaynaklı korumada nitrik oksidin rolü. Biol Eczacı Bull. 2010; 33 (4):631–635. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            70. Wu Y., Xia ZY, Dou J., Zhang L., Xu JJ, Zhao B., Lei S., Liu HM Streptozosin kaynaklı diyabetik sıçanlarda ginsenosid Rb1'in miyokardiyal iskemi/reperfüzyon hasarına karşı koruyucu etkisi. Mol Biol Temsilcisi 2011; 38 (7):4327–4335. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            71. Zhu D., Wu L., Li CR, Wang XW, Ma YJ, Zhong ZY, Zhao HB, Cui J., Xun SF, Huang XL, et al. Ginsenoside Rg1, sıçan kardiyomiyositini antioksidan ve hücre içi kalsiyum homeostazı yoluyla hipoksi/reoksijenasyon oksidatif hasarından korur. J Hücre Biyokimyası 2009; 108 (1):117–124. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            72. Kim TH, Lee SM Ginseng total saponin, panaxadiol ve panaxatriol'ün izole sıçan kalbinde iskemi/reperfüzyon hasarı üzerindeki etkileri. Gıda Kimyasal Toksikol. 2010; 48 (6):1516–1520. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            73. Tsutsumi YM, Tsutsumi R., Mawatari K., Nakaya Y., Kinoshita M., Tanaka K., Oshita S. Bileşik K. bir ginsenosid metaboliti, Akt/Pi3k yolu yoluyla kardiyak koruma aracılı nitrik oksidi indükler. Hayat Bilimi 2011; 88 (15–16):725–729. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            74. Guo J., Gan XT, Haist JV, Rajapurohitam V., Zeidan A., Faruq NS, Karmazyn M. Ginseng, NHE-1 inhibisyonu ve kalsinörin aktivasyonunun zayıflaması yoluyla kardiyomiyosit hipertrofisini ve kalp yetmezliğini inhibe eder. Sirk Kalp Başarısız. 2011; 4 (1):79–88. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            75. Jin YR, Yu JY, Lee JJ, You SH, Chung JH, Noh JY, Im JH, Han XH, Kim TJ, Shin KS ve diğerleri. Kore kırmızı ginseng ekstresinin antitrombotik ve antiplatelet aktiviteleri. Temel Kliniği Pharmacol Toksikol. 2007; 100 (3):170–175. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            76. Lee YH, Lee BK, Choi YJ, Yoon IK, Chang BC, Gwak HS Kalp kapağı replasmanı olan hastalarda warfarin ve Kore kırmızı ginseng arasındaki etkileşim. Int J Cardiol. 2010; 145 (2):275–276. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            77. Ahn CM, Hong SJ, Choi SC, Park JH, Kim JS, Lim DS Kırmızı ginseng ekstresi, koroner akış rezervini iyileştirir ve ilk ST segmenti yükselmeli akut miyokard enfarktüslü hastalarda dolaşımdaki çeşitli anjiyojenik hücrelerin mutlak sayısını artırır. Fitoterapi Arş. 2011; 25 (2):239–249. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            78. Toh HT Sıçanlarda Panax ginseng ile kronik tedaviden sonra izole kalp kontraktilitesini ve mitokondriyal oksidasyonu iyileştirdi. Ben J Chin Med. 1994; 22 :275–284. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            79. Yi XQ, Li T., Wang JR, Wong VK, Luo P., Wong IY, Jiang ZH, Liu L., Zhou H. Total ginsenosides, PI3K/Akt-eNOS aktivasyonu yoluyla izole sıçan kalplerinde koroner perfüzyon akışını arttırır. sinyalizasyon Bitki ilacı. 2010; 17 (13):1006–1015. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            80. Wang X., Chai H., Yao Q., Chen C. HIV proteaz inhibitörünün neden olduğu endotel disfonksiyonunun moleküler mekanizmaları. J Bağışıklık Eksikliği Sendr. 2007; 44 (5):493–499. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Ginseng Toz Ekstraktı, Bitki Ekstraktı, Bitki Özü, Bitkisel Ekstrakt, Bitki Tozu, Bitki Ekstresi




                              Panax ginseng'den elde edilen başlıca ginsenositler, kardiyomiyositler ve nöronlarda aerobik hücresel solunumu ve SIRT1 aracılı mitokondriyal biyosentezi teşvik eder.

                              Qingxia Huang , a, b Tingting Lou , b Jing Lu , b Manying Wang , a, b Xuenan Chen , a, b Linyuan Xue , b Xiaolei Tang , b Wenxiu Qi , a Zepeng Zhang , b Hang Su , c Wenqi Jin , b Chenxu Jing , b Daqing Zhao , a, ∗ Liwei Sun , b, ∗∗ ve Xiangyan Li a,∗
                              Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                              a Jilin Ginseng Akademisi, Ginseng Etkinliğinin Aktif Maddeleri ve Biyolojik Mekanizmaları Ana Laboratuvarı, Eğitim Bakanlığı, Jilin İl Çin Tıbbı Biyo-Makromolekülleri Anahtar Laboratuvarı, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, Çin
                              b Geleneksel Çin Tıbbı Araştırma Merkezi, Geleneksel Çin Tıbbı Koleji, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, Çin
                              c Pratik Yenilikler Merkezi, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, Çin
                              Daqing Zhao: moc.361@3691gniqadoahz ; Liwei Sun: moc.361@iewlilynnus ; Xiangyan Li: moc.361@1891il_naygnaix
                              ∗ Sorumlu yazarlar. Jilin Ginseng Akademisi, Aktif Maddeler ve Ginseng Etkinliğinin Biyolojik Mekanizmaları Ana Laboratuvarı, Eğitim Bakanlığı, Jilin İl Çin Tıbbı Biyo-Makromolekülleri Anahtar Laboratuvarı, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, Çin. moc.361@3691gniqadoahz , moc.361@1891il_naygnaix
                              ∗∗ Sorumlu yazar. Geleneksel Çin Tıbbı Araştırma Merkezi, Geleneksel Çin Tıbbı Koleji, Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi, Changchun, Jilin, Çin. moc.361@iewlilynnus İlişkili Veriler

                              Tamamlayıcı Malzemeler
                              Git: Soyut
                              Arka plan
                              Aerobik hücresel solunum, çoklu hücresel fonksiyonları sürdürmek için kimyasal enerji, adenozin trifosfat (ATP) sağlar. Sirtuin 1 (SIRT1), mitokondriyal biyosentezi teşvik etmek için peroksizom proliferatörü ile aktive edilen reseptör gama koaktivatörü 1 alfayı (PGC-la) deasetilleyebilir. Enerji metabolizmasını hedeflemek, kardiyak ve nörolojik bozukluklar gibi çeşitli hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için potansiyel bir stratejidir. Panax ginseng'in başlıca biyoaktif bileşenlerinden biri olan ginsenositler , sağlıklı denekler ve farklı hastalıkları olan hastalar üzerindeki çeşitli yararlı etkileri nedeniyle yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte, toplam ginsenosidlerin (GS) enerji metabolizması üzerindeki altta yatan moleküler mekanizmaları belirsizliğini koruyor.

                              Yöntemler
                              Bu çalışmada, tedavi edilmemiş ve GS ile tedavi edilmiş farklı hücre, sinek ve fare modellerinde oksijen tüketim oranı, ATP üretimi, mitokondriyal biyosentez, glukoz metabolizması ve SIRT1-PGC-1α yolları incelenmiştir.

                              Sonuçlar
                              GS ön tedavisi, aerobik solunum ağırlıklı kardiyomiyositler ve nöronlarda mitokondriyal solunum kapasitesini ve ATP üretimini arttırdı ve kardiyomiyositlerde trikarboksilik asit metabolizmasını destekledi. Ayrıca GS, kardiyomiyositlerde ve nöronlarda mitokondriyal biyosentezi artırmak için NAD +' ya bağlı SIRT1 aktivasyonunu açıkça arttırdı, bu nikotinamid tarafından tamamen ortadan kaldırıldı. Daha da önemlisi, Rg1, Re, Rf, Rb1, Rc, Rh1, Rb2 ve Rb3 gibi ginsenoside monomerlerinin SIRT1'i aktive ettiği ve enerji metabolizmasını desteklediği bulunmuştur.

                              Çözüm
                              Bu çalışma, sağlıklı deneklerde ve hastalarda kardiyak ve nörolojik koruma için ginseng'in kapsamlı uygulamasına ilişkin yeni bilgiler sağlayabilir.

                              Anahtar Kelimeler: Ginsenositler, Aerobik hücresel solunum, Mitokondriyal biyosentez, SIRT1, Kardiyomiyositler, Nöronlar
                              Git: grafik özet







                              Git: 1. Giriş
                              Aerobik hücresel solunum, organizmaların, kalp ve sinir sistemleri gibi yüksek oranda aerobik dokularda baskın olan oksijeni kullanarak besinleri kimyasal enerjiye, adenozin trifosfata (ATP) dönüştürdüğü süreci ifade eder [1 , 2 ] . Glikoz aerobik metabolizması sırasında, 6-karbonlu glikoz, hekzokinaz (HK–I/II), fosfofruktokinaz-1 (PFK-1) ve piruvat kinaz (PK) gibi çoklu anahtar enzimler tarafından 3-karbonlu piruvata parçalanır. sitoplazma. Daha sonra piruvat, mitokondriyal piruvat taşıyıcı (MPC) [ 3 ] yoluyla mitokondriye taşınır ve piruvat dehidrojenaz (PDH) [ 4 ] tarafından asetil-koenzim A'yı (CoA) sentezlemek için metabolize edilir.]. Trikarboksilik asit (TCA) döngüsünün metabolizmasından sonra, asetil-CoA'dan nikotinamid adenin dinükleotit (NADH) ve flavin adenin dinükleotit (FADH2) elektronlarını mitokondriyal elektron taşıma zincirine (ETC) geçirerek ATP moleküllerini üretirler. oksijen [ 5 ]. Bu süreç sırasında, iç mitokondriyal membrana gömülü olan solunum zinciri protein kompleksleri I-V, ATP üretiminde yer alır [ 6 ]. Anormal enerji metabolizması, miyokardiyal iskemi, kalp yetmezliği [ 7 ], inme [ 8 ] veya nörodejeneratif hastalıklar [ 9] dahil olmak üzere hastalığın ilerlemesi sırasında kritik bir hedeftir.]. Hipoksiye maruz kalma sırasında hücreler, TCA döngüsüne azalan karbon akışı ve ETC yoluyla azalan elektron akışı gösterir [ 10 ]. Ayrıca, oksijen-glukoz yoksunluğu, kardiyomiyositlerde ve nöronlarda mitokondriyal hasara ve ATP tükenmesine neden olabilir [ 11 ]. Bu nedenle, glikoz oksidasyonu ve mitokondriyal biyoenerjideki artışlar, iskemik durumlar gibi çeşitli bozukluklara karşı potansiyel stratejiler olmuştur.

                              Oksitlenmiş nikotinamid adenin dinükleotit (NAD + ), elektron transfer fonksiyonu yoluyla enerji metabolizmasını yönlendiren iyi bilinen küçük bir moleküldür [
                              12 ]. Artan NAD + seviyesi, sınıf III histon deasetilazın güçlü bir deasetilazı olan sirtuin 1'in (SIRT1) aktivitesini artırır ve yaşlanmayla ilişkili hastalıklar gibi bir dizi fiziksel ve patolojik sürece dahil olur [13 ] . SIRT1, mitokondriyal biyosentezi ve enerji metabolizmasını düzenlemek için substratı, peroksizom proliferatörü tarafından başlatılan reseptör gama ve koaktivatör 1 alfayı (PGC-la) deasetilleştirir [ 14]. PGC-la, anahtar mitokondriyal enzimlerin transkripsiyonunu artıran mitokondriyal transkripsiyon faktörü A'nın (TFAM) promotöründe nükleer solunum faktörü-1 (Nrf-1) ve Nrf-2 gibi farklı transkripsiyon faktörlerini bağlayabilir ve birlikte aktive edebilir. sitokrom c oksidaz alt birimleri (COXII, COXIV) ve ATP sentaz β alt birimi gibi ve TFAM'ın etkileşimi yoluyla mitokondriyal DNA transkripsiyonunu ve replikasyonunu yönlendirir [ 15 ]. Önceki çalışmalar, SIRT1-PGC-1α yolunun aktivasyonunun, iskemik kalp veya beyin bozukluklarını önlemek ve tedavi etmek için mitokondriyal fonksiyonu iyileştirdiğini göstermiştir [ [16] , [17] , [18] , [19] ].

                              Ginsenositler, Çin Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan yeni kaynak sağlık gıdası olarak şifalı bir bitki olan Panax ginseng Meyer'in ana aktif bileşenleridir . Miyokard enfarktüsü, inme ve iskemi/reperfüzyon hasarı üzerindeki çeşitli yararlı etkiler için yaygın olarak kullanılırlar [
                              [20] , [21] , [22] ]. Şu anda, yaklaşık 250 ginsenosid izole edilmiş ve tanımlanmıştır, bunlar başlıca üç gruba ayrılmıştır: protopanaksadiol (PPD, örneğin Rb1, Rb2, Rc, Rd, Rg3), protopanaxatriol (PPT, örneğin Re, Rf, Rg1, Rh1) ve oleanolik asit (OA, Ro gibi) [ 23]. Proteomik analiz, total ginsenosidlerin (GS) iskemik sıçanlarda kardiyak enerji metabolizmasını artırmak için TCA döngüsündeki proteinlerin ekspresyonunu artırabildiğini göstermiştir [ 24 ]. Bu arada, ginsenoside Rb1, Rb3, Rg3, Rg1, Rg5 ve bileşik K, enerji metabolizmasını [ [25] , [26] , [27] ] artırarak, mitokondriyal dinamikleri ve kaliteyi iyileştirerek [ 28 , 29 ] kardiyoprotektif ve nöroprotektif etkiler gösterir , veya mitokondriyal apoptozu inhibe etmek [ 30 , 31]. Bununla birlikte, GS ve her bir ginsenoside monomerinin mitokondriyal aerobik metabolizma ve kardiyomiyositlerde ve nöronlardaki biyosentez üzerindeki etkilerinin altında yatan moleküler mekanizma belirsizliğini koruyor ve daha fazla araştırılması gerekiyor.

                              Bu çalışmada, ilk olarak aerobik solunumun hakim olduğu kardiyomiyositler, nöronal hücreler ve iskelet miyoblastlarının [ 32 ] yanı sıra anaerobik solunumun hakim olduğu bir dizi hücre hattında GS'nin mitokondriyal oksijen tüketim hızı (OCR) üzerindeki etkisini araştırdık. vasküler endotel, epitel ve kök hücreler [ 33 , 34 ]. Daha sonra tedavi edilmemiş ve GS ile tedavi edilmiş kardiyomiyositler ve nöronlarda ATP üretimi ve mitokondriyal solunum kapasitesi (MRC) incelenmiştir. GS'nin ana metabolitlerin içerikleri ve glikoliz ve TCA döngüsünden anahtar çoklu enzim seviyeleri üzerindeki etkisini gözlemlemek için hedefli metabolomik ve Western blot analizi yapıldı. Ayrıca, NAD +seviyesi, SIRT1-PGC-1α yolu ve hücrede mitokondriyal biyosentez, Drosophila melanogaster ve fare modelleri, GS'nin moleküler mekanizmasını keşfetmek için ayrıca değerlendirildi. Dikkat çekici bir şekilde, SIRT1 aktivasyonunu ve mitokondriyal enerji üretimini teşvik etmek için GS'deki ginsenosid monomeri, kardiyomiyositlerde önceden tanımlandı. Bu, kalp ve nörolojik bozuklukların önlenmesi ve tedavisi için ginseng'in klinik uygulamasına ilişkin yeni bilgiler sağlayabilecek olan, GS'nin mitokondriyal enerji metabolizmasını desteklediği moleküler mekanizmayı araştıran ilk çalışmadır.

                              Git: 2. Malzemeler ve Yöntemler
                              2.1. Malzemeler ve reaktifler
                              Rg1, Re, Rf, Rb1, Rc, Rh1, Rb2, Rb3, Rd, F1, F3, Rk3, S-Rg3 gibi toplam ginsenosidler (GS, saflık o %80) ve ginsenoside monomerleri (saflık ≥%98), R-Rg3, PPT, Rk1, Rg5 ve Rh2, Shanghai Yuanye Bio-Technology'den (Şangay, Çin) satın alınmıştır. Karbonil siyanür 4-(triflorometoksi) fenilhidrazon (FCCP, C2920) ve rotenon (R8875), Sigma-Aldrich'ten (St. Louis, MO, ABD) satın alınmıştır. Oligomisin B (ab143424) ve antimisin (ab141904) Abcam'dan (Cambridge, MA, ABD) temin edildi. Nikotinamid (NAM, HY-B0150), MedChemExpress'ten (Şanghay, Çin) satın alınmıştır.

                              2.2. OCR testi
                              OCR, mitokondriyal oksidatif fosforilasyonun işlevi ile doğrudan ilişkilidir [ 35 ]. MitoXpress® Xtra probu veya Hücre Mito Stres Test Kiti (Agilent Technologies), GS'nin çeşitli hücre hatlarında (H9c2, primer neonatal kardiyomiyositler, farklılaşmış PC12, primer kortikal nöronlar, L6, C2C12, HUVEC'ler) OCR üzerindeki etkisini değerlendirmek için kullanıldı , BMSC'ler, osteoblast, 16HBE ve THP-1 hücreleri) sırasıyla zamana bağlı floresan (TR-F) plaka okuyucu (Cytation 5; BioTek, Winooski, VT, ABD) veya Seahorse XFp analiz cihazı (Agilent Technologies) ile [ 36 ]. GS veya ginsenoside monomer ile 48 saat inkübasyondan sonra, her kuyu bir CO2 içinde dengelendifosforesans ömrü (τ) değerlerine göre ilk eğimleri (μs min −1 ) hesaplamak için TR-F yoğunluğunu elde etmek için 37 °C'de 1 saat süreyle ücretsiz inkübatör ve 2 saat boyunca her 2 dakikada bir ölçülmüştür . Mitokondriyal solunumu daha fazla analiz etmek için oligomisin (1 uM), FCCP (5 uM), rotenon (Rot, 1 uM) ve antimisin A (AA, 1 uM), XF baz ortamı (Agilent, pH 7.4) ile her bir oyuğa sırayla eklendi. ) 2 mM L-glutamin, 1 mM piruvat ve 25 mM glikoz ile desteklenmiştir. Hoechst 33342 nükleer boyamasının yoğunluğuna normalizasyondan sonra, bazal OCR, ATP üretimi, maksimal solunum kapasitesi (MRC) ve yedek solunum kapasitesi (SRC) hesaplandı.

                              2.3. metabolit ölçümleri
                              Glikoliz, TCA döngüsü ve oksidatif fosforilasyon için ana ara ürünler, daha önce tarif edildiği gibi Applied Protein Technology Co., Ltd.'nin (Shanghai, Çin) yardımıyla analiz edildi [37 ] . Kısaca, işlenmemiş ve işlenmiş hücrelerin (H9c2 ve HUVEC'ler) 10 numunesi, sıvı nitrojen içinde saklandı ve vakumla kurutulan süpernatanları toplamak için 14.000 rpm'de 20 dakika santrifüjlendi. Daha sonra, soğuk asetonitril/H 2Her örneğe O (1:1, v/v) eklendi ve 14.000 rpm'de 20 dakika santrifüjlendi ve süpernatanlar ayrıldı ve Üçlü Dörtlü'ye bağlı bir UHPLC (1290 Infinity LC sistemi; Agilent Technologies) kullanılarak analiz edildi. 5500 Kütle Spektrometresi (QTRAP/MS; AB SCIEX, Framingham, MA, ABD). Ham MS verileri, farklı enerji metabolizması ile ilgili metabolitleri tanımlamak için kromatografik tepe alanı ve tutma süresine dayalı Multiquant yazılımı kullanılarak işlendi.

                              2.4. ATP ve NAD/NADH düzeylerinin miktarının belirlenmesi
                              Üreticinin talimatlarına göre, farklı gruplardaki hücrelerde ATP, NAD+ ve NADH içerikleri, ATP Test Sistemi Biyolüminesans Saptama Kiti (FF2000; Promega, Madison, WI, ABD) ve NAD/NADH-Glo Testi kullanılarak saptandı . Kit (G9071; Promega). Bu arada, hücresel ATP ve NAD + seviyeleri çoklu reaksiyon izleme MS (MRM-MS) ile ölçüldü.

                              2.5. Drosophila melanogaster aktivitesi ve tırmanma mesafesi deneyleri
                              Yabani tip Drosophila melanogaster standart ortamda (50 g/L maya, 50 g/L glikoz, %0,8 agar ve %1 soya unu) 25–26 °C'de %50 bağıl nemde 12:12 saat altında tutuldu. aydınlık-karanlık döngüsü. 7 günlük sinekler, 7 gün boyunca standart gıda veya GS (1 mg/mL) içeren plastik tüplere yüklendi. Daha sonra, 32 sineğin uyku-uyanma aktivitesi, Drosophila Aktivite İzleme Sistemi (Trikinetik, Waltham, MA, ABD) kullanılarak 24 saat boyunca arka arkaya izlendi ve aktivite sayısını oluşturmak için 1 dakikalık bölmelerde ışın kırılmaları olarak kaydedildi. Tırmanma yeteneği tahlili için, dikey şişelerdeki (110 x 10 mm) 30 sinek, 15 dakika boyunca iklimlendirildi ve aynı anda 5 saniye boyunca şişenin dibine hafifçe vuruldu. Kontrolden veya GS ön işleminden her sineğin tırmanma mesafesi, mesafenin ortalamasını elde etmek için kaydedildi [38 ].

                              2.6. istatistiksel analiz
                              Veriler, en az üç bağımsız deneyden elde edilen ortalama ± standart sapma veya ortalama ± standart hata olarak sunulur. GraphPad Prism 8 (GraphPad Software, San Diego, CA, ABD) kullanılarak istatistiksel önemi analiz etmek için iki grubu karşılaştırmak için eşleştirilmemiş Student t testi veya birden çok grubu karşılaştırmak için tek yönlü varyans analizi kullanıldı. Python tarafından farklı metabolitlerin hiyerarşik küme analizi yapıldı. İki gruptan her bir metabolitin ham metabolomik yoğunluğu , normalleştirilmiş yoğunluğun Log 2 değerine dönüştürüldü . Tüm istatistiksel analizler için, P < 0.05'te anlamlı bir fark kabul edildi .

                              Yüksek performanslı sıvı kromatografisi ve sıvı kromatografi-kütle spektrometrisi analizi, hayvan ve ilaç uygulaması, hücre kültürü, PDH aktivitesinin ölçümü, hücre canlılığı, çizik tahlili ve reaktif oksijen türleri ölçümü, immünofloresan boyama dahil olmak üzere malzeme hazırlama ve tam deneysel prosedürlerin ek ayrıntıları , kantitatif PCR analizi, Western blot analizi Ek tarihte verilmiştir.

                              Git: 3. Sonuçlar

                              3.1. GS, kardiyomiyositlerde ve nöronlarda MRC ve ATP üretimini artırır
                              GS'nin kapsamlı hücre koruması üzerindeki moleküler mekanizmasını keşfetmek için, önce OCR'yi inceleyerek GS'nin mitokondriyal fonksiyon üzerindeki etkilerini araştırdık. H9c2, primer neonatal kardiyomiyositler, farklılaşmış PC12, primer kortikal nöronlar, L6, C2C12, HUVEC'ler, BMSC'ler, osteoblast, 16HBE dahil olmak üzere çeşitli hücre dizilerinde GS'nin bazal OCR oranı üzerindeki etkisini değerlendirmek için oksijen tüketim probları kullanıldı. ve THP-1 hücreleri. Beklendiği gibi, 48 saatlik GS ön işlemi, bazal oksijen tüketimini H9c2 hücrelerinde 2,0 kat, PC12 hücrelerinde 2,8 kat, nöronlarda 1,5 kat artırdı (Şekil 1A ve Şekil S3A ), C2C12 hücrelerinde 1,6 kat ve L6 hücrelerinde 1,5 kat ( Şekil S3B ). Bu arada, GS'nin HUVEC'ler, BMSC'ler, osteoblast, 16HBE ve THP-1 hücrelerinde bazal OCR üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını bulduk (Şekil 1B, Şekil S3C-S3F ). GS'nin mitokondriyal oksidatif kapasitedeki potansiyel işlevini daha fazla değerlendirmek için H9c2, PC12 ve HUVEC'lerde bir mitokondriyal stres testi gerçekleştirdik. GS'nin 5 μg/mL'de 48 saat ön işlemi, H9c2 ve PC12 hücrelerinde bazal OCR, MRC ve SRC'de artışlara yol açtı (Şekil 1Ç ve​veD).D). Mitokondriyal oksidatif kapasite için benzer sonuçlar, H9c2 ve PC12 hücrelerinde Luxcel oksijen tüketim probları tarafından tespit edildi ( Şekil S4A-S4B ). HUVEC'lerde, GS ön işleminin bazal OCR, MRC ve SRC üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır ( Şekil S4C ). Da gösterildiği gibiŞekil 1E, GS ön tedavisi, OCR ile aynı şekilde kardiyomiyositlerde ve nöronlarda ATP üretimini önemli ölçüde artırdı. LC-MS analizi, 5 μg/mL'de GS'nin H9c2 hücrelerinde bağıl ATP yoğunluğunu ve ATP/ADP oranını desteklediğini gösterdi (Şekil 1F). HUVEC'lerde GS, ATP içeriğini biraz artırdı ve ATP/ADP oranı üzerinde hiçbir etkisi olmadı ( Şekil S4D ). SonuçlarŞekil 1G ve H, 6 saatlik GS ön işleminin 5 ve 10 μg/mL GS konsantrasyonlarında bazal OCR ve ATP içeriğini arttırdığını gösterdi. Toplu olarak, GS ön tedavisi, aerobik solunumun baskın olduğu kardiyomiyositlerde ve nöronlarda MRC ve ATP üretimini arttırdı ve HUVEC'ler ve BMSC'ler gibi anaerobik solunumun baskın olduğu diğer hücre hatları üzerinde belirgin bir etkisi olmadı.
                              Şekil 1
                              Şekil 1
                              GS, kardiyomiyositlerde ve nöronlarda mitokondriyal solunum kapasitesini ve ATP üretimini arttırdı. (A–B) Bazal OCR, hücre numarasına normalize edilmiş bir MitoXpress® Xtra probu kullanılarak ölçülmüştür. (C) OCR, kontrol ve GS ile önceden işlenmiş H9c2 hücrelerinde bazal durumda ve sıralı oligomisin (1 uM), FCCP (5 uM), rotenon (Rot, 1 uM) ve antimisin A (AA, 1 uM) enjeksiyonlarında analiz edildi. MitoStress Test Kiti. (D) PC12 hücrelerinde bazal OCR, ATP üretimi, MRC ve SRC analiz edildi. (E) H9c2, PC12 ve nöronlardaki ATP seviyeleri, Bioluminescence Detection Kit ile ölçüldü. (F) ATP ve ADP'nin yoğunlukları, MRM tespitine dayalı LC-MS/MS yöntemiyle analiz edildi. (G – H)Farklı konsantrasyonlarda (2.5, 5 veya 10 ug/mL) GS ile işleme tabi tutulan ve 3, 6, 12, 24 veya 48 saat inkübe edilen H9c2 hücrelerindeki bazal OCR ve ATP içeriği, yukarıdaki yöntemlerde tarif edildiği gibi ölçüldü. Ctrl: kontrol grubu. Ctrl grubuna karşı ∗ P < 0.05, ∗∗ P < 0.01 ve ∗∗∗ P < 0.001 . 3.2 . GS, kardiyomiyositlerde aerobik glikoz metabolizmasını önemli ölçüde artırır


                              Artan OCR ve ATP üretimi, gelişmiş enerji metabolizmasının belirtileridir; bu nedenle, 48 saat boyunca GS ile işlenmemiş veya işlenmiş H9c2 ve HUVEC'lerde LC-MS/MS ile glikoz metabolitlerinin hedefli metabolomik analizini gerçekleştirdik (İncir. 2bir veİncir. 2B). Bu iki hücre hattında toplam 15 farklı glikoliz ara ürünü ve TCA döngüsü tanımlandı. H9c2 hücrelerinde GS, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında yedi metabolitin azalmasına ve sekiz metabolitin artmasına neden oldu (İncir. 2C). HUVEC'lerde, glikoz-6-fosfat, fruktoz-6-fosfat, piruvat, süksinat, malat ve fumarat dahil olmak üzere yalnızca altı metabolit GS ön işlemiyle yukarı regüle edildi. Kontrol ve GS grupları arasında diğer dokuz metabolitte belirgin bir fark yoktu (İncir. 2B, Şekil S5A ). Toplu olarak, GS'nin kardiyomiyositlerde glikoz oksidasyonunu teşvik etmede endotelyal hücrelere göre daha belirgin etkileri olmuştur.
                              İncir. 2
                              İncir. 2
                              GS'nin H9c2 ve HUVEC'lerde glikoz metabolizmasının anahtar metabolitleri ve enzimleri üzerindeki etkisi. (A) Isı haritası, kontrol ve GS ile önceden işlenmiş H9c2 hücrelerinde glikoz metabolizmasının 15 temel metabolitinin hedeflenen metabolomik analizini temsil eder. (B) Kontrol ve GS ile önceden işlenmiş HUVEC'lerde glikoz metabolizmasının 15 metabolitini gösteren ısı haritası. (C) Çubuk grafik, H9c2 hücrelerinde 15 metabolitin miktarını gösterir. (D) Anahtar enzimler, Western blot analizi ile tespit edildi (grup başına n = 3 kopya). (E) GS ile 48 saat ön işleme tabi tutulmuş H9c2 ve HUVEC hücrelerinde piruvat dehidrojenaz (PDH) aktiviteleri ölçüldü. ∗ P < 0.05, ∗∗ P < 0.01 ve ∗∗∗ P < 0.001'e karşıCtrl grubu.

                              Ek olarak, GS ön tedavisi, H9c2 hücrelerinde HK-II, PFKP, PKM2, PDH, MPC1, MPC2, CS, DLST ve Fumaraz seviyelerini yükseltti, GAPDH, PKM1, IDH1 ve IDH2 ekspresyonunu değiştirmedi (İncir. 2D, Şekil S5B ). Ek olarak, LDHA, ACO2 ve SDHA, GS ön tedavisi ile azalmıştır (İncir. 2D, Şekil S5B ). Daha da önemlisi, kontrol hücreleri ile karşılaştırıldığında GS ile tedavi edilmiş H9c2 hücrelerinde PDH aktivitesinde önemli bir indüksiyon bulduk ve GS ile tedavi edilmiş HUVEC'lerde PDH aktivitesinde değişiklik olmadı (İncir. 2E). Birlikte ele alındığında, bulgularımız GS ön tedavisinin esas olarak glikozun piruvata dönüşümünü hızlandırdığını ve kardiyomiyositlerde TCA metabolizmasını desteklemek için piruvat taşınmasını arttırdığını göstermektedir. Gelecekteki deneylerde, GS'nin aerobik solunumun hakim olduğu kardiyomiyositler ve nöronlar üzerindeki etkisine ve moleküler mekanizmasına odaklanacağız.

                              3.3. GS, kardiyomiyositlerde ve nöronlarda mitokondriyal biyogenezi artırır
                              GS'nin mitokondriyal biyogenezdeki rolünü araştırmak için önce Mitotracker probu kullanarak kardiyomiyositler ve nöronlardaki mitokondriyal sayımı inceledik. GS ile ön tedavinin, H9c2 hücrelerinde doza bağımlı bir şekilde mitokondriyal içerikte önemli bir artışa neden olduğunu bulduk.Şek. 3A – B) ve birincil nöronlar (Şek. 3A ve C). Ayrıca, TEM kullanılarak kontrol ve GS ile önceden işlenmiş H9c2 hücrelerinde yüksek çözünürlüklü mitokondri mikrografları elde edildi. Da gösterildiği gibiŞek. 3D – E, 48 saat boyunca 5 μg/mL'de GS ön tedavisi, kardiyomiyositlerdeki mitokondri sayısını artırdı ve kontrol hücreleriyle karşılaştırıldığında miyokardiyal mitokondri boyutu üzerinde hiçbir etkisi olmadı. Mitokondriyal solunum ve biyogenezde gözlenen değişikliklerin, değiştirilmiş mitokondriyal fonksiyona dönüşüp dönüşmediğini belirlemek için, oksidatif fosforilasyonun beş kompleksine karşı antikorlarla immünoblotlama yaptık. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında GS, H9c2 hücrelerinde kompleks I-IV seviyelerinde artışlara neden oldu ve PC12 hücrelerinde esas olarak CII-SDHB ve CI-NDUFB8 seviyelerini arttırdı ((Şek. 3F–G). Mitokondriyal fonksiyonun arttırılması, hücrelere zarar veren ROS oluşumunu artırabilir, bu nedenle tedavi edilmemiş ve GS ile muamele edilmiş H9c2 hücrelerinde ROS seviyesini inceledik. Akış sitometrisi analizi, GS'nin H9c2 hücrelerinde hücre içi ve mitokondriyal ROS üretimi üzerinde önemli bir etkisinin olmadığını gösterdi ( Şekil S6A ). Ek olarak, HUVEC'lerde mitokondriyal miktar ve kompleks protein seviyesi ayrıca araştırıldı. HUVEC'lerde GS ön işleminin mitokondriyal kütle üzerindeki etkisini gözlemlemedik ( Şekil S6B-S6C ). Toplu olarak, GS tercihen kardiyomiyositlerin ve nöronların mitokondriyal biyosentezini teşvik eder, endotel hücrelerininkini değil.
                              Şek. 3
                              Şek. 3
                              GS, kardiyomiyositlerde ve nöronlarda mitokondriyal biyogenezi arttırır. (A) H9c2 ve nöronlar, mitokondri miktarını konfokal mikroskopi ile analiz etmek için MitoTracker Green probu ve Hoechst 33342 ile birlikte boyandı. (B – C) (A)'dan nicel analiz. (D – E) Mitokondriyal yapı transmisyon elektron mikroskobu ile gözlemlendi. (F) Mitokondriyal kompleks I-V seviyeleri, Western blot analizi ile tespit edildi (grup başına n = 3 kopya). (G) (F)'den göreli ifadeler ölçüldü. ∗ P < 0,05, ∗∗ P < 0,01, ∗∗∗ P < 0,001'e karşıCtrl grubu. CI-NDUFB8: NADH dehidrojenaz 1 beta alt kompleksi alt birimi 8, CII-SDHB: süksinat dehidrojenaz demir-kükürt alt birimi, CIII-UQCRC2: ubikinol-sitokrom-c redüktaz kompleksi çekirdek proteini 2, CIV-MTCO1: mitokondriyal olarak kodlanmış sitokrom C oksidaz I, CV -ATP5A: ATP sentaz F1 alt birimi α.

                              3.4 . SIRT1 yolu , kardiyomiyositler, nöronlar, drosophila ve farelerde GS ile güçlendirilmiş mitokondriyal fonksiyonda rol oynar
                              NAD + düzeyi ve bağımlı deasetilaz SIRT1, mitokondriyal fonksiyonun düzenlenmesinde anahtar rol oynar [ 39 ]. Yukarıdaki bulgulara dayanarak, GS'nin hücre içi NAD + seviyesini değiştirip değiştiremeyeceğini ve kardiyomiyositlerde ve nöronlarda SIRT1 aktivasyonunu düzenleyip düzenleyemeyeceğini belirledik. Hipotezimizle uyumlu olarak, NAD + lüminesans seviyesi, GS ile tedavi edilen H9c2 ve birincil nöronlarda kontrol grubuna göre açıkça daha yüksekti (Şekil 4A). Ayrıca, hedeflenen metabolomik analiz, NAD + seviyesinin H9c2 hücrelerinde GS ön tedavisi ile önemli ölçüde arttığını gösterdi (Şekil 4B). Bildirildiği gibi, NAD +' ya bağımlı SIRT1, mitokondriyal biyogenezi uyarmak için PGC-la'yı deasetilleyebilir ve aktive edebilir [ 14 ]. Da gösterildiği gibiŞekil 4C, qPCR analizi, 8 saat boyunca GS inkübasyonunun H9c2 ve birincil nöronlarda SIRT1 ve PGC-1α mRNA seviyelerini arttırdığını gösterdi. Western blot analizi, GS ön işleminin 48 saat boyunca SIRT1'de ve H9c2 hücrelerinde hedeflerinde artışa yol açtığını gösterdi (Şekil 4D). Ayrıca, kardiyomiyositlerdeki benzer bulgular GS ile tedavi edilen PC12 hücrelerinde gözlendi (Şekil 4E). Ek olarak, H9c2 hücrelerinde ve nöronlarda yara iyileştirme yeteneği, GS ön tedavisi ile arttırıldı, bu da GS'nin hücre göçünü (S7A-S7B) desteklediğini düşündürdü. Şaşırtıcı bir şekilde, GS'nin NAD + -bağımlı SIRT1 aktivasyonundaki işlevini daha fazla doğrulamak için sineklere ve farelere GS uygulandı . İn vitro sonuçlarla uyumlu olarak , 7 gün boyunca GS uygulaması , kontrol grubuyla karşılaştırıldığında drosophila beyninde NAD + lüminesans yoğunluğunda ve NAD + /NADH oranında önemli bir artışa yol açtı ( Şekil S8A ). NAD +' ya yanıt olarak artan SIRT1, GS ile tedavi edilen drosophila'nın beyninde doğrulandı ( Şekil S8B). Bu arada, GS ile beslenen 30 sineğin ATP seviyesi, aktivite sayısı ve tırmanma mesafesi, ortak gıda ile kontrol grubuna kıyasla büyük ölçüde arttı ( Şekil S8C-S8D ). Ek olarak, IHC boyaması, SIRT1 ekspresyonunun, 21 günlük GS uygulamasından sonra farelerin kalp ve beyin dokularında önemli ölçüde arttığını gösterdi ( Şekil S9E ). Birlikte, bu in vitro ve in vivo sonuçlar, GS'nin NAD +' ya bağımlı SIRT1 aktivasyonunu açıkça arttırdığını gösterir .
                              Şekil 4
                              Şekil 4
                              GS, kardiyomiyositlerde ve nöronlarda NAD + bağımlı SIRT1 aktivasyonunu destekler. (A) NAD + seviyeleri, lüminesans bazlı bir kit ile ölçülmüştür. (B) NAD seviyesi, LC-MS/MS yöntemiyle analiz edildi. (C) SIRT1 ve PGC-la mRNA seviyeleri, qPCR analizi ile analiz edildi. (D – E) SIRT1, PGC-1α, Nrf1 ve Nrf2 seviyeleri Western blot analizi ile incelenmiştir. Her protein için göreceli ifadenin yarı kantitatif analizi sağda gösterilmiştir (grup başına n = 3 kopya). Ctrl: kontrol grubu. Ctrl grubuna karşı ∗ P < 0.05, ∗∗ P < 0.01 ve ∗∗∗ P < 0.001 .

                              3.5 . SIRT1 yolu, kardiyomiyositlerde ve nöronlarda GS ile güçlendirilmiş mitokondriyal fonksiyonda yer alır
                              Mitokondriyal fonksiyonun, GS ile birleştirilmiş bir SIRT1 inhibitörü olan nikotinamiede (NAM) tarafından etkilenip etkilenmediğini de test ettik. Yukarıdaki sonuçlarla tutarlı olarak, 48 saat boyunca 5 μg/mL konsantrasyonunda GS ile ön işleme tabi tutulmuş H9c2 hücrelerinde artan bazal veya maksimal mitokondriyal solunum gözlemledik;Şekil 5A–B). Benzer şekilde, H9c2 hücrelerinde GS aracılı ATP içeriği artışı NAM tarafından inhibe edildi (Şekil 5C). Solunum zinciri kompleksleri için, GS tarafından indüklenen üç kompleksin, CIII-UQCRC2, CIV-MTCO1 ve CII-SDHB'nin daha yüksek ekspresyonu, GS'nin NAM ile kombinasyonu ile inhibe edildi (Şekil 5D–E). Daha da önemlisi, NAM ile birleştirilen GS, H9c2 hücrelerinde GS'nin neden olduğu NAD + seviyesini önemli ölçüde azalttı (Şekil 5F). Daha sonra, GS tarafından artan mitokondriyal fonksiyona NAD + bağımlı SIRT1 yolağının aracılık edip etmediğini daha fazla belirlemek için SIRT1'in protein seviyelerini ve kontrol, GS-, NAM- veya GS + NAM ile muamele edilmiş H9c2 hücrelerinde Western tarafından ölçtük. leke analizi. Beklendiği gibi, SIRT1'in GS aracılı aktivasyonu ve hedefleri, PGC-la, Nrf1 ve Nrf2, kontrol veya NAM grubuna benzer olan GS ve NAM'ın ön işlemiyle tamamen ortadan kaldırıldı (Şekil 5G–H). Bu bulgular, SIRT1 yolunun kardiyomiyositlerde GS ile güçlendirilmiş mitokondriyal fonksiyonda yer aldığını göstermektedir.
                              Şekil 5
                              Şekil 5
                              GS'nin mitokondriyal fonksiyon üzerindeki etkisi, bir SIRT1 inhibitörü olan NAM tarafından iptal edildi. (A–B) H9c2 hücrelerinde bazal OCR ve MRC ölçülmüştür. (C) H9c2 hücreleri, bir biyolüminesans tespit kiti ile ATP seviyesini ölçmek için 48 saat boyunca GS ve/veya NAM ile muamele edildi. (D) 48 saat boyunca GS ve/veya NAM ile tedavi edilen H9c2 hücrelerindeki mitokondriyal komplekslerin ifadeleri, Western blot ile tespit edildi (grup başına n = 3 kopya). (E) ImageJ tarafından miktar tayininden sonra (D)'den göreli seviyeler gösterilir. (F) NAM ile birleştirilmiş GS'nin NAD + seviyesi üzerindeki etkisi, bir NAD/NADH-Glo tahlil kiti ile analiz edildi. (G – H)48 saat boyunca GS ve/veya NAM ile işlenen H9c2 hücrelerinin toplam proteinleri hazırlandı ve ardından Western blot analizi yapıldı (grup başına n = 3 kopya). ∗ P < 0.05 ve ∗∗∗ P < 0.001 - Ctrl grubu; # P < 0.05 ve ## P < 0.01'e karşı GS + NAM grubu.

                              3.6. Ginsenoside monomerleri, SIRT1 yolunu aktive ederek kardiyomiyositlerde mitokondriyal fonksiyonu arttırır.
                              Gösterdiğimiz gibi GS, farklı oranlarda ginsenosid monomerlerinin karmaşık bir karışımıdır ( Şekil S1-S2 ). GS'deki hangi ginsenoside'nin artan glikoz oksidasyonu ve SIRT1 aktivasyonu yoluyla mitokondriyal işlevi desteklediğine dair daha fazla fikir edinmek için, farklı ginsenosidlerin H9c2 hücrelerinde bazal OCR, ATP içeriği ve anahtar protein seviyeleri üzerindeki etkilerini araştırmak için bir dizi deney gerçekleştirdik. GS'ninkine benzer şekilde, Rg1, Re, Rf, Rb1, Rc, Rh1, Rb2, Rb3, Rd, S-Rg3, R-Rg3 ve Rk1 gibi farklı ginsenoside monomerleri, bireysel GS konsantrasyonlarında bazal OCR'yi arttırdı. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında 48 saatlik tedaviden sonra H9c2 hücreleri (Şekil 6A). Ayrıca, ATP içeriği Re-, Rf-, Rb1-, Rc-, Rh1-, Rb2- veya Rb3 ile muamele edilmiş H9c2 hücrelerinde kontrol veya GS grubundan daha yüksekti (Şekil 6B). Bu sonuçlar, bu ginsenosidlerin mitokondriyal enerji metabolizmasını destekleyebileceğini doğrulamaktadır. Ek olarak, glikoz oksidasyon işleminin anahtar proteinleri olan HK-II ve MPC1, GS'ye benzer olan Rg1, Re, Rf ve Rc ile arttırıldı (Şekil 6CD). SIRT1 ifadesi için, SIRT1 seviyesinin Rk3 ( Rk3 hariç ginsenosid monomerlerinin çoğu tarafından yukarı doğru düzenlendiğini bulduk (Şekil 6CD). Özellikle ginsenosides Rg1, Re, Rc, Rh1, Rb2 ve Rb3, SIRT1 ekspresyonunu artırmada GS ile benzer bir role sahipti (Şekil 6CD). Birlikte ele alındığında, bu sonuçlar, aerobik hücresel solunumu ve kardiyomiyositleri korumak için SIRT1 aracılı mitokondriyal biyosentezi destekleyen Rg1, Re, Rf, Rb1, Rc, Rh1, Rb2 ve Rb3 dahil olmak üzere GS'deki ana ginsenosidleri tanımladı.
                              Şekil 6
                              Şekil 6
                              Ana ginsenosit monomerlerinin H9c2 hücrelerinde SIRT1 aracılı mitokondriyal fonksiyon üzerindeki etkileri. (A–B) Bazal OCR ve ATP üretimi, Malzemeler ve Yöntemlerde açıklandığı gibi tespit edildi. (C – D) H9c2 hücrelerinde HK-II, MPC1 ve SIRT1 seviyeleri Western blot ile tespit edildi (grup başına n = 3 tekrar). Ctrl grubuna karşı ∗ P < 0.05, ∗∗ P < 0.01 ve ∗∗∗ P < 0.001 .

                              Git: 4. Tartışma
                              Burada, GS'nin aerobik solunum ağırlıklı hücreler olan kardiyomiyositlerde ve nöronlarda mitokondriyal enerji metabolizmasını desteklediği yeni mekanizmayı ortaya çıkardık. Bu çalışmada, GS ön tedavisi mitokondriyal aerobik solunumu, ATP üretimini ve hücresel NAD +' yı arttırdı.seviye. Ayrıca GS, NAM tarafından inhibe edilen mitokondriyal biyosentezi ve ETC kompleksi II-IV seviyelerini desteklemek için SIRT1-PGC-la yolunu aktive etti. Hipoksi ve OGD ile indüklenen hücre yaralanmalarında GS, SIRT1-PGC-la yolunun aktivasyonunu teşvik ederek ATP içeriğini ve OXPHOS protein seviyelerini de arttırdı. Son olarak, GS'deki ana ginsenosid monomerleri, mitokondriyal enerji promosyonunu teşvik etmek için HK-II, MPC1 ve SIRT1 seviyelerini arttırmak için tanımlandı. Bu bulgular, ginseng'in insan sağlığı ve iskemik bozuklukların yararına klinik uygulamasını destekleyen enerji metabolizması için GS'nin potansiyel rolünü doğruladı ( Şekil S9 ).

                              Birkaç çalışma, nöronların mitokondriye ve endotel hücrelerinin glikolize bağlı olduğunu, oysa iskelet hücrelerinin enerji kaynağı için hem OXPHOS'u hem de glikolizi kullandığını göstermiştir [ 34 , 40] .]. İlk kez, kardiyomiyositler (H9c2, birincil kardiyak miyositleri), nöronlar (farklı PC12, birincil nöronlar), kemik iliği kaynaklı kök hücreler, endoteliyositler (HUVECS) ve kök hücreler gibi birkaç hücre dizisi seçtik. GS'nin enerji metabolizması üzerindeki etkisini belirlemek. Bazal OCR'nin analizi, GS'nin tercihen, endotel hücreleri veya kök hücreler gibi enerji üretimi için glikolize bağımlı hücre hatlarında değil, yüksek oranda mitokondriye bağımlı olan hücrelerde, kardiyomiyositlerde ve nöronlarda oksijen tüketimini arttırdığını göstermiştir. Ayrıca, ATP ölçümü ve mitokondriyal stres tahlili, GS'nin mitokondriyal solunum baskın kardiyomiyositler ve nöronlar üzerindeki tercih edilen etkisini doğrulamaktadır [ 41 ].

                              Glikoz 6-fosfat, heksokinazlar tarafından glikozdan dönüştürülen, glikoz metabolizmasının ilk aşamasında temel bir metabolittir [ 42] .]. Glikolizin erken safhasında, glukoz-6-fosfat içeriği her iki hücre hattında da GS ile arttırılmıştır. Bununla birlikte, piruvattan önceki diğer ana metabolitler, endotel hücrelerinde değil, kardiyomiyositlerde açıkça azalmıştır. Fruktoz 6-fosfattan piruvata hızlı metabolik sürecin kardiyomiyositlerde GS tarafından indüklendiğini öne sürer; bu, anahtar hız sınırlayıcı enzimler, HK-II, PFKP ve PKM2'nin GS aracılı yüksek ekspresyonu ile ilişkili olabilir. PDH, endotel hücrelerinde değil kardiyomiyositlerde GS tarafından aktive edilen glikolizin aerobik TCA döngüsüne bağlanması için hayati bir düzenleyici enzimdir. Mevcut raporlarla karşılaştırıldığında, bulgularımız GS'nin enerji metabolizması üzerindeki rolünü açıkça ortaya koymaktadır; GS ön tedavisi tercihen kardiyomiyositlerde enerji sağlamak için TCA döngüsüne glikoz metabolizmasını teşvik eder, ve bir dizi glikoz metabolizması adımında TCA döngüsüne farklı anahtar enzimleri düzenleyerek endotel hücrelerinde hafif bir işleve sahiptir. Bununla birlikte, GS'nin kardiyomiyositler ve nöronlardaki çoklu metabolik yolları içeren glikozun tüm manzarası ve metabolik modeli üzerindeki etkisi, GS ön işleminin glikoz metabolizması üzerindeki zararlı etkilerini ele almak için gerekli olan hala belirsizdir. gerçekleştirmemiz gerekiyorGelecekte GS aracılı aerobik glikoz oksidasyonunun doğru haritasını belirlemek için 13 C tabanlı metabolik akı analizi.

                              NAD +, sitoplazmada glikolizi ve mitokondride TCA döngüsü/OXPHOS'u modüle edebilir ve enerji homeostazını sürdürmek için sirtuinleri aktive edebilir [ 43 ]. Çalışmamızda, kardiyomiyositler, primer nöronlar ve sinek beyinlerindeki NAD + seviyeleri, hücresel enerji gereksinimlerini karşılamak için SIRT1'i aktive edebilen GS tedavisi ile arttırılmıştır [44 ] . SIRT1 aracılı deasetilasyon, mitokondriyal biyogenez için Nrf1/2'nin nükleer transkripsiyonunu indüklemek üzere daha yüksek PGC-la seviyelerine yol açar [ 44]. Farklı modellerde, SIRT1 ve aşağı akış yolunun, GS'nin mitokondriyal kütlenin indüklenmesi üzerindeki moleküler mekanizması olabilecek GS tarafından açıkça aktive edildiğini bulduk. Gösterdiğimiz gibi, GS aracılı mitokondriyal solunum, ATP üretimi ve daha yüksek seviyelerde ETC proteinleri, GS'nin mitokondriyal biyosentezi desteklediğini ve SIRT1 yolunun aktivasyonu yoluyla işlev gördüğünü doğrulayan NAM tarafından ortadan kaldırıldı. Sonuçlarımız önceki bulgularla birlikte, ginsenosidlerin mitokondriyal enerji metabolizması üzerindeki yararlı işlevlerini ROS hasarı olmadan doğrulayabilir.

                              Çalışmamızda, önceki bulgulara benzer şekilde çoğu ginsenosidin SIRT1'i aktive edebildiğini ve ATP içeriğini artırabildiğini bulduk. GS'deki her ginsenosidin içerik yüzdesine göre, 0,2 μg/mL'den düşük konsantrasyonda Rh1, Rb3, Rb2 veya Rf'nin SIRT1 aktivasyonu ve mitokondriyal solunum üzerinde iyi bir etkiye sahip olduğunu bulduk. Ayrıca, yayınlanmış bulgulardan elde edilen analiz, ginsenosidlerin C-3 pozisyonundaki iki glukopiranosil grubunun SIRT1 aktivitesi için kritik olduğunu öne sürmüştür [ 45 , 46]. Bu nedenle, moleküler yerleştirme, protein etkileşimi ve mutasyon teknikleri kullanılarak SIRT1 proteinindeki anahtar amino asitlerin yerlerini araştırmak için ginsenosidlerin SIRT1 üzerindeki bağlanma mekanizması ve bunların aktivitesi iyi çalışılmalıdır. Daha da önemlisi, yakın zamanda yapılan bir araştırma, mitokondriyal bütünlüğü ve fonksiyonları iyileştirerek ve mitokondriyal apoptozu inhibe ederek Parkinson hastalığının önlenmesi ve tedavisi için nöroprotektan bileşikler olarak Rd'nin Re ile birleştiğini bulmuştur [47 ] . GRg3 ile birleştirilmiş GRh2 veya PPD ile birleştirilmiş GRh2, insan lösemi Jurkat hücrelerinde veya insan mide kanseri hücrelerinde mitokondriyal ROS'u artırarak mitokondriyal ilişkili apoptozu indükler [ 16 , 48] .]. Bu gözlemler, ginsenoside monomerlerinin mitokondriyal işlevi düzenlemek için birleştirici veya sinerjistik etkisini vurgulamaktadır. Bu nedenle, farklı ginsenosidlerin potansiyel glikoz metabolizması moleküllerini ve SIRT1 yolunu hedef alan birleştirici ve sinerjistik etkileri gelecekte araştırılabilir.

                              Özet olarak, in vitro ve in vivo veriler, P. ginseng'den elde edilen GS'nin kardiyomiyositler ve nöronlarda aerobik hücresel solunumu ve SIRT1 aracılı mitokondriyal biyosentezi desteklediğine dair kanıt sağlamıştır. GS'deki Rb1, Rb2, Rb3, Rc, Rd, Re, Rf veya Rg1 gibi başlıca ginsenoside monomerlerinin, enerji metabolizmasını desteklemek için mitokondriyal solunumu ve SIRT1 yolunu aktive ettiği bulundu. Bu çalışma, sağlıklı deneklerde ve iskemik bozukluğu olan hastalarda kardiyak ve nörolojik koruma için ginseng'in kapsamlı uygulamasına ilişkin yeni bilgiler sunmaktadır.


                              Yazar Katkıları
                              Q. Zhao ve X. Li bu çalışmayı tasarladı ve tasarladı. L. Sun, Q. Zhao ve X. Li, çalışma tasarımına katıldı ve verileri yorumladı. Taslak taslağı Q. Huang ve X. Li hazırladı. Q. Huang, T. Lou, J. Lu, M. Wang, X. Chen, L. Xue, X. Tang, W. Q, Z. Zhang, H, Su, W. Jin ve C. Jing katıldı. veri toplama ve analizi. Tüm yazarlar son makaleyi okudu ve onayladı.

                              Git: Rekabet eden menfaat beyanı
                              Tüm yazarlar çıkar çatışması olmadığını beyan eder.

                              Git: teşekkürler
                              Bu çalışma, Çin Ulusal Temel Araştırma ve Geliştirme Programı (2017YFC1702103), Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı (U19A2013, 81602257) ve Jilin Eyaleti Bilim ve Teknoloji Geliştirme Planı Projesi (20190101010JH, 20180623041 TC) tarafından desteklenmiştir. Changchun Bilim ve Teknoloji Bürosu (18YJ013) ve Jilin Geleneksel Çin Tıbbı İl İdaresi (2020168). Jilin Üniversitesi Yaşam Bilimleri Fakültesi'nden Shuang Liu ve Guan Wang'a fare modeliyle ilgili nazik destekleri için teşekkür ederiz. Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Tong Li'nin veri düzenleme konusundaki yorumlarını takdirle karşılıyoruz. Bu yazının hazırlanması sırasında sağladığı dil desteği için LetPub'a teşekkür ederiz.

                              Git: Dipnotlar
                              Ek A Bu makaleye ilişkin ek veriler çevrimiçi olarak https://doi.org/10.1016/j.jgr.2022.02.002 adresinde bulunabilir .

                              Ek A. Tamamlayıcı veriler
                              Aşağıda, bu makalenin Ek verileri yer almaktadır:
                              Multimedya bileşeni 1:
                              Görmek için buraya tıkla. (3,9M, doc) Multimedya bileşeni 1


                              Git: Referanslar
                              1. Hickey AJ, Chai CC, Choong SY, de Freitas Costa S., Skea GL, Phillips AR, et al. Bozulmuş ATP döngüsü ve ADP kaynağı, kardiyak mitokondriyal solunumu baskılar ve kendiliğinden hipertansif sıçan kalplerinde bozulmayan süperoksidi yükseltir. Am J Physiol Cell Physiol. 2009; 297 :C766–C774. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              2. Hall CN, Klein-Flugge MC, Howarth C., Attwell D. Oksidatif fosforilasyon, glikoliz değil, beyin bilgi işlemesinin altında yatan presinaptik ve postsinaptik mekanizmalara güç verir. J Nörobilim. 2012; 32 :8940–8951. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              3. Bricker DK, Taylor EB, Schell JC, Orsak T., Boutron A., Chen YC, et al. Maya, Drosophila ve insanlarda piruvat alımı için gerekli olan bir mitokondriyal piruvat taşıyıcı. Bilim. 2012; 337 :96–100. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              4. Sugden MC, Holness MJ PDK'lar tarafından piruvat dehidrojenaz kompleksi seviyesinde glikoz oksidasyonunu düzenleyen mekanizmalardaki son gelişmeler. Am J Physiol Endocrinol Metab. 2003; 284 :E855–E862. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              5. Fernie AR, Carrari F., Sweetlove LJ Solunum metabolizması: glikoliz, TCA döngüsü ve mitokondriyal elektron taşınması. Curr Opin Plant Biol. 2004; 7 :254–261. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              6. Wallace DC, Fan W., Procaccio V. Mitokondriyal enerji ve terapötikler. Annu Rev Pathol. 2010; 5 :297–348. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              7. Fillmore N., Lopaschuk GD Kalp yetmezliğini tedavi etme yaklaşımı olarak mitokondriyal oksidatif metabolizmayı hedefleme. Biochim Biophys Açta. 2013; 1833 : 857–865. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              8. Narne P., Pandey V., Phanithi PB İskemik inmede mitokondriyal metabolizma ve oksidatif stres arasındaki etkileşim: epigenetik bir bağlantı. Mol Hücre Nörobilim. 2017; 82 :176–194. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              9. Butterfield DA, Halliwell B. Oksidatif stres, işlevsiz glikoz metabolizması ve Alzheimer hastalığı. Nat Rev Neurosci. 2019; 20 :148–160. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              10. Wheaton WW, Chandel NS Hipoksi. 2. Hipoksi, hücresel metabolizmayı düzenler. Am J Physiol Cell Physiol. 2011; 300 :C385–C393. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              11. Kalogeris T., Baines CP, Krenz M., Korthuis RJ İskemi/reperfüzyon hasarının hücre biyolojisi. Int Rev Cell Mol Biol. 2012; 298 :229–317. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              12. Hopp AK, Gruter P., Hottiger MO NAD(+) ve ADP-ribosilasyon ile glikoz metabolizmasının düzenlenmesi. hücreler. 2019; 8 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              13. Imai S., Guarente L. NAD+ ve yaşlanma ve hastalıkta sirtuinler. Trendler Hücre Biol. 2014; 24 :464–471. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              14. Aquilano K., Baldelli S., Pagliei B., Ciriolo MR SIRT1 ve PGC-1alpha'nın ekstranükleer lokalizasyonu: mitokondriyal disfonksiyonla ilişkili hastalıklarda olası rollere dair bir içgörü. Cur Mol Med. 2013; 13 :140–154. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              15. Irrcher I., Adhihetty PJ, Sheehan T., Joseph AM, Hood DA PPARgamma koaktivatörü-1 alfa ekspresyonu sırasında tiroid hormonu ve kontraktil aktivite kaynaklı mitokondriyal adaptasyonlar. Am J Physiol Cell Physiol. 2003; 284 :C1669–C1677. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              16. Zhou Y., Wang S., Li Y., Yu S., Zhao Y. SIRT1/PGC-1alpha sinyali, mitokondriyal fonksiyonel iyileşmeyi destekler ve sıçanlarda intraserebral kanamadan sonra apoptozu azaltır. Ön Mol Neurosci. 2017; 10 :443. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              17. Ma S., Feng J., Zhang R., Chen J., Han D., Li X., et al. Resveratrol tarafından SIRT1 aktivasyonu, diyabetik kardiyomiyopati farelerinde mitokondriyal düzenleme yoluyla kalp fonksiyon bozukluğunu hafifletir. Oksit Med Hücre Longev. 2017; 2017 :4602715. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              18. Yang JL, Mukda S., Chen SD İskemik inmede mitokondrinin çeşitli rolleri. Redox Biol. 2018; 16 :263–275. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              19. Zhao XY, Lu MH, Yuan DJ, Xu DE, Yao PP, Ji WL ve diğerleri. Sinir hasarında mitokondriyal disfonksiyon. Ön Nörobilim. 2019; 13:30 . [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              20. Aravinthan A., Kim JH, Antonisamy P., Kang CW, Choi J., Kim NS, et al. Ginseng total saponin, anti-oksidatif ve anti-enflamatuar özellikler yoluyla miyokard hasarını azaltır. J Ginseng Arş. 2015; 39 :206–212. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              21. Liu L., Anderson GA, Fernandez TG, Dore S. Deneysel felçte Panax ginseng'in etkinliği ve mekanizması. Ön Nörobilim. 2019; 13 :294. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              22. Jia Y., Zhang S., Huang F., Leung SW Ginseng bazlı ilaçlar iskemik kalp hastalığının tedavisinde nitratlardan daha iyi olabilir mi? Randomize kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi ve meta-analizi. Med. 2012; 20 :155–166. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              23. Wu T., Kwaku OR, Li H.-Z., Yang C.-R., Ge L.-J., Xu M. Ginsenglerden Sense ginsenosides: otofajide yapı-aktivite ilişkisi. Nat Ürün Komün. 2019; 14 [ Google Akademik ]
                              24. Wang JR, Zhou H., Yi XQ, Jiang ZH, Liu L. Radix Ginseng'in toplam ginsenosidleri, iskemik sıçan kalp dokularında kardiyak enerji metabolizmasını geliştirmek için trikarboksilik asit döngüsü protein ekspresyonunu modüle eder. moleküller. 2012; 17 :12746–12757. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              25. Yang YL, Li J., Liu K., Zhang L., Liu Q., Liu B., et al. Ginsenoside Rg5, mitokondriyal heksokinaz-II ve dinamin ilişkili protein 1'in düzenlenmesi yoluyla iskemik hasara karşı kardiyomiyosit direncini arttırır. Hücre Ölümü Dis. 2017; 8 :e2625. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              26. Chen X., Wang Q., Shao M., Ma L., Guo D., Wu Y., ve diğ. Ginsenoside Rb3, PPARalfa yolunu aktive ederek kardiyomiyositlerde enerji metabolizmasını ve apoptozu düzenler. Biyomedikal Eczacı. 2019; 120 :109487. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              27. Xu M., Ma Q., Fan C., Chen X., Zhang H., Tang M. Ginsenosides Rb1 ve Rg1, birincil kültürlenmiş astrositleri mitokondriyal fonksiyonu iyileştirerek oksijen-glikoz yoksunluğu/reoksijenasyon kaynaklı yaralanmaya karşı korur. Int J Mol Sci. 2019; 20 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              28. Sun M., Huang C., Wang C., Zheng J., Zhang P., Xu Y., et al. Ginsenoside Rg3, kardiyak mitokondriyal popülasyon kalitesini artırır: mimetik egzersiz eğitimi. Biochem Biophys Res Kom. 2013; 441 :169–174. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              29. Dong G., Chen T., Ren X., Zhang Z., Huang W., Liu L., et al. Rg1, glutamat dehidrojenaz ve mitofusin 2'nin modülasyonu yoluyla mitokondriyal dinamik dengesizliğini düzenleyerek miyokardiyal hipoksi/reoksijenasyon hasarını önler. Mitokondri. 2016; 26 :7–18. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              30. Li X., Huang Q., Wang M., Yan X., Song X., Ma R., ve diğ. Bileşik K, PI3K-akt sinyal yolunun aktivasyonu yoluyla otofaji aracılı apoptozu inhibe eder, böylece iskemi/reperfüzyon hasarına karşı koruma sağlar. Hücre Fizyol Biyokimyası. 2018; 47 :2589–2601. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              31. Huang Q., Lou T., Wang M., Xue L., Lu J., Zhang H., ve diğ. Bileşik K, nöronlarda AMPK-mTOR yolunu düzenleyerek oksijen ve glikoz yoksunluğu/reperfüzyon tarafından indüklenen otofaji aracılı apoptozu inhibe eder. Hayat Bilimi 2020; 254 :117793. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              32. Zeiger SL, Stankowski JN, McLaughlin B. Nöronal biyoenerji durumunun değerlendirilmesi. Yöntemler Mol Biol. 2011; 758 :215–235. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              33. Tang Y., Luo B., Deng Z., Wang B., Liu F., Li J., et al. Mitokondriyal aerobik solunum, kıl folikülü kök hücre farklılaşması sırasında aktive olur ve işlev bozukluğu saç yenilenmesini geciktirir. AkranJ. 2016; 4 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              34. De Bock K., Georgiadou M., Schoors S., Kuchnio A., Wong BW, Cantelmo AR, et al. Damar filizlenmesinde PFKFB3 kaynaklı glikolizin rolü. Hücre. 2013; 154 :651–663. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              35. Zhu H., Toan S., Mui D., Zhou H. Miyokard enfarktüsünde terapötik bir hedef olarak mitokondriyal kalite gözetimi. Açta Physiol. 2021; 231 [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              36. Yepez VA, Kremer LS, Iuso A., Gusic M., Kopajtich R., Konarikova E., et al. OCR-Stats: Seahorse XF Analyzer kullanılarak mitokondriyal solunum aktivitelerinin sağlam tahmini ve istatistiksel testi. PLoS Bir. 2018; 13 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              37. Mitsuishi Y., Taguchi K., Kawatani Y., Shibata T., Nukiwa T., Aburatani H., et al. Nrf2, glikoz ve glutamini metabolik yeniden programlamada anabolik yollara yönlendirir. Kanser hücresi. 2012; 22 :66–79. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              38. Algarve TD, Assmann CE, Aigaki T., da Cruz IBM Ebeveyn ve metilcıvaya hayali öncesi maruz kalma, yetişkin Drosophila melanogaster'ın lokomotor aktivitesini ve sirkadiyen ritmini bozar. İlaç Kimya Toksikol. 2020; 43 :255–265. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              39. Katsyuba E., Mottis A., Zietak M., De Franco F., van der Velpen V., Gariani K., et al. De novo NAD(+) sentezi, mitokondriyal işlevi geliştirir ve sağlığı iyileştirir. Doğa. 2018; 563 :354–359. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              40. Chang CN, Singh AJ, Gross MK, Kioussi C. İskelet kası homeostazı için Pitx2 gereksinimi. Dev Biol. 2019; 445 :90–102. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              41. Huang Y., Kwan KKL, Leung KW, Yao P., Wang H., Dong TT, et al. Ginseng özleri, canlı kardiyomiyoblastların mitokondriyal biyoenerjisini modüle eder: farklı özütleme çözücülerinin işlevsel bir karşılaştırması. J Ginseng Arş. 2019; 43 :517–526. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              42. John S., Weiss JN, Ribalet B. Heksokinaz I ve II'nin hücre altı lokalizasyonu, glikozun metabolik kaderini yönlendirir. PLoS Bir. 2011; 6 [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              43. Canto C., Menzies KJ, Auwerx J. NAD(+) metabolizması ve enerji homeostazının kontrolü: mitokondri ve çekirdek arasında dengeleyici bir hareket. Hücre Metabolizması. 2015; 22 :31–53. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              44. Canto C., Auwerx J. Metabolizmayı iyileştirmek için sirtuin 1'i hedefleme: tek ihtiyacınız olan NAD(+) mı? Pharmacol Rev. 2012; 64 :166–187. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              45. Yang XW, Ma LY, Zhou QL, Xu W., Panax ginseng'in sapları ve yapraklarındaki toplam saponinlerin suni mide suyundan izole edilen Zhang YB SIRT1 aktivatörü. Bioorg Med Chem Lett. 2017 [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              46. ​​Wang Y., Liang X., Chen Y., Zhao X. Tıbbi bitkilerden SIRT1 aktivatörlerinin mitokondriyal fonksiyondaki oksidatif hasara karşı biyoaktif bileşikler olarak taranması. Oksit Med Hücre Longev. 2016; 2016 :4206392. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              47. González-Burgos E., Fernández-Moriano C., Lozano R., Iglesias I., Gómez-Serranillos M. Ginsenosides Rd ve Re birlikte tedavileri, SH-SY5Y nöroblastoma hücrelerinde rotenon kaynaklı oksidatif stresi ve mitokondriyal bozukluğu iyileştirir. Food Chem Toxicol: Int J Publ Brit Ind Biol Res Doç. 2017; 109 :38–47. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              48. Han Q., Han L., Tie F., Wang Z., Ma C., Li J., et al. (20S)-Protopanaxadiol ginsenosides, HGC-27 hücrelerinde otofajik akışı bloke ederek sitotoksisiteyi indükledi. Kimya Biyoçeşitlileri. 2020; 17 [ PubMed ] [ Google Akademik ]

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X