EM-G NEDİR?
EM-G "Etkin Mikroorganizma" teriminin kısaltılmış şeklidir. EM-G değişik türde mikroorganizmalardan oluşmaktadır ve doğadan toplanarak kendine özgü şartlarda üretilmektedir. EM-G kimyasal madde değildir ve kesinlikle gen değişimine uğramamıştır. EM-G, Japonya'nın Okinava kentindeki Ryukyus Üniversitesi'nden Prof. Dr. Teruo Higa tarafından geçen yüzyılın sonlarında geliştirilmiştir.
Üzerinde yoğun araştırmalar yapılarak mükemmelleştirilen EM-G'in kullanımı Asya ülkeleri başta olmak üzere son 20 yıl içinde son derece yaygınlaşmıştır. Bugün Avrupa'daki kullanım hacmi ve alanları da hızla artmaktadır. Yeryüzünde 130'u aşkın ülkede kullanılmaktadır.
EM-G'NİN İÇİNDE HANGİ MİKROORGANİZMALAR VARDIR?
EM-G, tek bir mikroorganizma türü olmayıp, çeşitli mikroorganizma gruplarının karışımından oluşmaktadır. EM-G'nin içindeki mikroorganizmalar başlıca 5 ana gruptan oluşmaktadır.
1- Fotosentez bakterisi (Fototropik bakteri)
Fotosentez bakterileri, yaşamlarını kendi kendilerine destekleyen bağımsız bakterilerdir. Bu bakteriler, güneş ışınlarını ve toprağın ısısını enerji kaynağı olarak kullanarak; kök salgılarından, organik maddeden ve/veya zararlı gazlardan (örneğin, hidrojen sülfür) yararlı maddeler sentezlerler. Yararlı maddelerse amino asitler, nükleik asitler, biyoaktif maddeler ve şekerden oluşmaktadır ki bunların hepsi bitkilerin büyümesini ve gelişmesini teşvik etmektedir.
Bu yararlı maddeler hem doğrudan bitkiler tarafından emilirler hem de bakterilerin daha da artması için büyüme ortamı (substrate) olarak davranırlar. Bu yüzden, topraktaki fototropik bakterilerin artışı diğer etkin mikroorganizmaları daha da artıracaktır. Örneğin, fototropik bakterilerin salgıladığı büyüme ortamı olarak davranan azotlu bileşiklerin (amino asitler) varlığından ötürü kök çevresinde (rhizosphere) VA (vesicular-arbuscular) mikoriza artmıştır. VA mikoriza, topraktaki fosfatların çözünürlüğünü artırarak, normalde bitkilerin alımı için çözeltide olmayan fosfatları çözeltiye geçirir. VA mikoriza, azot fikse eden Azotobakter ve Rhizobium bakterileri ile birarada bulunabilir ve baklagillerin havadaki azottan yararlanma yeteneğini artırır.
2- Laktik asit bakterisi
Laktik asit bakterisi, fotosentez bakterisinin ve mayanın ürettiği şekerler ve diğer karbohidratlardan laktik asit üretir. Uzun süredir laktik asit bakterilerini kullanarak yoğurt ve turşu yapılması bu sayede mümkün olmaktadır. Bununla birlikte, laktik asit çok kuvvetli bir sterilize edicidir. Zararlı bakterileri bastırır ve organik maddenin bozunmasını hızlandırır. Dahası, laktik asit bakterisi, lignin ve selüloz gibi organik maddelerin bozunmasını da artırır ve bu maddeleri, bozunmamış organik maddeden kaynaklanan zararlı etkilere neden olmaksızın, fermente eder.
Laktik asit bakterisi, sürekli ekilen tarımsal bitkilerde hastalıklara neden olan Fusaryum adlı zararlı mikroorganizmanın çoğalmasını/yayılmasını engelleme yeteneğine sahiptir. Fusaryum popülasyonunun artması genel olarak bitkileri zayıflatmaktadır. Bu durum hastalıkları teşvik etmekte ve zararlı nematodların aniden çoğalmasına neden olmaktadır. Laktik asit bakterileri, Fusaryumun yayılmasını ve işlevini bastırırken, nematod oluşumları da yavaş yavaş ortadan yok olmaktadır.
3- Mayalar
Mayalar; fotosentez bakterileri, organik madde ve bitki kökleri tarafından salgılanan amino asitler ve şekerlerden bitkilerin büyümeleri için yararlı antimikrobiyel ve yararlı maddeler sentezlerler. Mayalar tarafından üretilen hormonlar ve enzimler gibi biyoaktif maddeler aktif olarak hücre ve kök bölünmesini teşvik eder. Mayaların salgıları, laktik asit bakterileri ve actinomisetler gibi etkin mikroorganizmalar için büyüme ortamı sağlarlar.
4- Aktinomisetler
Bakterilerle mantarlar arasında bir yapıya sahip actinomisetler, fotosentez bakterileri ve organik madde tarafından salgılanan amino asitlerden antimikrobiyel maddeler üretirler. Bu antimikrobiyel maddeler ise, zararlı mantar ve bakterileri bastırırlar. Aktinomisetler fotosentez bakterileri ile bir arada yaşayabilirler. Böylece, her iki tür de toprağın antimikrobiyel etkinliğini artırarak toprak ortamının kalitesini yükseltirler.
5- Küfler
Aspergillus ve Penicillium gibi küfler organik maddeyi hızla bozunmaya uğratarak; alkol, esterler ve antimikrobiyel maddeler üretirler. Bunlar ise, kötü kokuları bastırır ve zararlı böceklerle kurtçukları önlerler. Etkin Mikroorganizmalar içinde bulunan her bir türün (fotosentetik bakteriler, laktik asit bakterileri, mantarlar, aktinomisetler ve küfler) kendine özgü önemli bir işlevi bulunmaktadır. Ancak, fotosentez bakterileri, EM-G etkinliğinin en önemli bileşenidir.
Fotosentez bakterileri, diğer mikroorganizmaların etkinliklerini destekler. Diğer yandan, fotosentez bakterileri, diğer mikroorganizmalarca üretilen maddeleri de kullanırlar. Bu olay, "birlikte varoluş (coexistence) ve birlikte gelişme (co-prosperity)" olarak adlandırılmaktadır. Toprakta Etkin Mikroorganizmalar arttıkça, yerli etkin mikroorganizmaların popülasyonu da giderek artar. Böylece, mikro flora zenginleşir ve topraktaki mikro biyel ekosistemler iyi dengelenir. Belirli tür mikroorganizmaların (özellikle zararlı olanların) artışı önlenir. Böylelikle topraktan kaynaklanan hastalıklar bastırılmış olur.
Bitki kökleri; karbonhidratlar, amino ve organik asitler ve aktif enzimler salgılar. Etkin mikroorganizmalar büyümek için bu salgıları kullanırlar. Bu süreç sırasında, EM-G, amino ve nükleik asitler, bitkiler için çeşitli vitaminler ve hormonlar da salgılarlar. Dahası, bu tür topraklarda, etkin mikroorganizmalar kök bölgesinde (rhizosphere), bitki ile birlikte bulunurlar (symbiosis). Sonuç olarak, etkin mikroorganizmaların baskın olduğu bu tür topraklarda bitkiler olağanüstü iyi büyürler.
EM-G Teknolojisi Nedir?
EM-G Teknolojisi, Etkin Mikroorganizmaların kullanıldığı teknoloji anlamına gelmektedir. EM-G, tek bir mikroorganizma türü olmayıp, çeşitli mikroorganizma gruplarının karışımından oluşmaktadır. İnsanlara, hayvanlara ve doğaya olumlu ve sağlıklı etki yapar. Bu mikroorganizmaların çoğu gıda ve sağlık alanlarında geçmişten bu yana kullanılmaktadır. EM-G kullanımının sağlık açısından güvenli olduğu, belirli araştırmalar çerçevesinde Japonya ve diğer ülkelerde kanıtlanmıştır. İçildiğinde dahi herhangi bir zararlı etkisi görülmemiştir. Birçok ülkede EM-G bir içecek olarak izne sahiptir. Tarımsal uygulamaların dışında hijyen gerektiren yerlerde de kullanılmaktadır. Yasaların çok sıkı olduğu Amerika'nın Kaliforniya eyaletinde dahi EM-G üretimi ve satışı serbesttir. EM-G Teknolojisi tarım, hayvancılık, balıkçılık, çevre ve tıp alanlarında uygulanmaktadır.
Etkin Mikroorganizmalar, hem aerobik (oksijen içeren) hem de anaerobik (oksijen içermeyen) ortamlarda yaşayabilen mikroorganizma gruplarından oluşmaktadır. Yeryüzündeki mikroorganizmalar temelde üçe ayrılır: Bozguncu (Dejeneran) mikroorganizmalar, Yapıcı (Rejenerant) mikroorganizmalar ve Fırsatçı (Nötr veya Opportünist) mikroorganizmalardır.
Etkin Mikroorganizmalar, genel olarak yapıcı mikroorganizmalar sınıfına girmektedir. Organik maddelerin bozunmasını (kokuşmasını ya da oksidasyonunu) engelleyip, fermentasyona neden olurlar. Böylece doğayı sağlıklı kılarlar ve birçok biyolojik aktif maddenin ve antioksidan maddelerin oluşmasını sağlarlar.
Antioksidan maddeler, sadece oksidasyonun zararlarını engellemekle kalmaz, oksidasyonu, bir başka deyişle çürümeyi (ya da kokuşmayı) durdurup temel yapısına dönüşümünü sağlayabilmektedir. Burada maddenin ölü ya da canlı olup olmadığı önem taşımamaktadır. Bozguncu mikroorganizmalarda ise, yapıcı mikroorganizmalardakinin tam tersi bir durum söz konusudur. Bu mikroorganizmalar doğrudan ya da dolaylı olarak oksidasyonu başlatan maddeler üretirler. Bu da serbest radikalleri yaşatması demektir.
Nötr olan fırsatçı mikroorganizmalar, ne yapıcıdır ne de bozguncudur. İki grubun arasında kalmakta oportünist bir tutum sergilemektedir. Yararlı mikroorganizmalar güçlü ise yararlıların tarafında, zararlı mikroorganizmalar güçlü ise onların yanında yer almakta ve güçlü olan gibi davranmaktadır. Belirli bir açıdan bakıldığında, giderek elverişsiz hale gelen tarım alanları ve doğa koşulları, oksidiyonun acımasız bir sonucu olarak görülebilir.
Buradan da anlaşılabileceği gibi EM-G Teknolojisi sadece tarımda faaliyet göstermemekte, bir çok alanda uygulanmaktadır. EM-G ile genel anlamda her alandaki oksidasyon oluşumu antioksidasyona dönüşerek mikroorganizmalar sayesinde engellenmektedir.
EM-G DÜNYADA YAYGIN OLARAK KULLANILMAKTA MIDIR?
EM-G 150 ülkede kullanılmaktadır ve EM-G Teknolojisi 13 Ülkede Ulusal Politikanın bir parçası haline gelmiştir.
EM-G NEDEN MEVCUT TEKNOLOJİLERDEN FARKLI VE ÜSTÜNDÜR?
EM-G Teknolojisinin başlangıcı, 1968 yılına dayanmaktadır ve amacı hasattaki verimliliği arttırmak ve bozulmanın ya da çürümenin önüne geçmektir. Ancak 1980'ler döneminde pratik uygulamalar olumlu sonuçlar göstermeye başlamıştır. 1982 yılında EM-G pratikte uygulanabilir hale gelmiş ve dünyanın birçok yerinde kullanılmaya başlanmıştır. Tarımın ve Doğanın birleşik algılandığı ülkelerde aynı zamanda atıksal sorunlara da çözüm getirilmiş olmaktadır. EM-G Teknolojisinde slogan; güvenli, rahat ve uygun bir ortam, düşük fiyat, yüksek kalite ve yüksek verimdir. EM-G Teknolojisinin hedefi canlı, sağlıklı ve huzur dolu bir toplum oluşturmaktır.
Nüfusun sürekli artığı ve tarım alanlarının sürekli azaldığı, kaynakların yetersiz kaldığı, doğal problemlerin büyüdüğü bir dünyada geleceğe karamsar bakıyoruz. Genelde toplumların birlikte hareket etmelerinin, bazı sorunlara çözüm getireceği görüşü kesindir, ama insanlığın top yekun biçimde kabul edilebilir ve sürdürülebilir bir genel refah düzeyine ulaşabilmesi için toplumsal sorunların kökenine inmemiz gerekmektedir. Yeryüzünü, Entropi'yi (Dünyadaki düzensizliğin bir ölçüsü) azaltan teknolojilerle donatıp farklı bir toplum yapılandırmalıyız. Buradan da anlaşılabileceği gibi, bu yeni teknolojilere ve yeni kavramlara dayalı bir toplumun oluşturulması demektir. İnsanlık toplumsal yaşamı kurmadan ve nüfusu artmadan önce, dünya Entropi'yi dengede tutan işlevlerine sahipti; doğayla (kendisiyle) uyum içinde yaşıyordu ve kainattan sınırsız gücünü alabiliyordu. Dünyanın tüm nimetlerini petrol, kömür ve diğer doğal kaynakların yanı sıra çeşit çeşit bitki ve hayvan türleri vb. bolca oluşturduğunu ve insanların hizmetine sunduğunu söylesek abartmış olmayız.
Dünyamız kendi ekseni ile Güneş etrafındaki dönüşüne devam etmektedir ve sonuçta dünyamızda belirli bir denge söz konusudur. Yerküremizi bir sistem olarak düşünürsek, sistemde onu oluşturan bileşenler (elementler) ve sistemin belirli bir enerjisi bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, dünyamızda her şey her an değişmektedir. Bir başka deyişle, dünyada bir evrim yaşanmaktadır. Şu andaki dünya bir saniye önceki dünya ile aynı olmadığı gibi, bir saniye sonrasıyla da aynı olmayacaktır. Örneğin, sobanızda yanan kömür, son bir saniye içinde yeryüzüne biraz daha enerji vermiş olacaktır. Bu yanma olayı sonucu enerjinin yanı sıra kül, karbondioksit açığa çıkacak ve bu yeni açığa çıkan maddeler ve yerküre sistemine ilave edilen enerji nedeniyle yeryüzündeki düzensizlik biraz daha artmış olacaktır. İşte biz bu düzensizliği ölçen kavrama Entropi diyoruz. Öyleyse, günümüz teknolojilerine göre çalışan fabrikaların, makinaların bacalarından çıkan dumanlar ve ısı hep yeryüzünün entropisini arttırmakta, her geçen gün biraz daha fazla kirlenmeye neden olmaktadır. Çünkü günümüz teknolojilerinin hemen hemen tamamı oksidasyona dayalıdır ve her oksidasyon, entropi artışın da beraberinde getirmektedir. Bu durum böyle devam ederse, oluşturduğumuz kirlilikten dolayı Entropi büyük bir hızla yoğunlaşacak; herkes neslimizi imha yolunda olduğumuzu itiraf edecektir. Yoğun entropi ortamında karşılaşacağımız kirlilik ve oksidasyon devam ederse, zararlı mikroorganizmaların ve virüslerin yayılıp güçleneceğine kesin gözüyle bakılmaktadır. Bu, sadece çevre kirliliğinin artmasıyla kalmayacak; salgınlar baş gösterecektir. Bunlar da zararlı mikroorganizmaların, sinek ve böceklerin çoğalmasına sebep olarak gelişmiş yaratıkların varlığını tehlikeye sokacak, tedavisi bulunmayan hastalıklara yol açacaktır (Zaten bu tehlike bugün de mevcuttur). Geçmişten bu yana gelen oluşumlardan dolayı yeryüzünde Entropi yoğunlaşmaktadır. Bu sorunları kontrol altına alabilmek için hızlı bir şekilde Entropi yavaşlatıcı ve dönüşüm yaratıcı teknolojilere yönelmeliyiz.
EM-G TEKNOLOJİLERİNE DAYALI SAĞLIKLI BİR TOPLUM OLUŞTURABİLİR MİYİZ?
Bugüne kadar geçerliliğini korumuş olan teorilere göre, Entropi dönüştüren Teknolojiler olanaksız sanılmaktaydı. Bilimsel tartışmaları bir tarafa bırakalım ve EM-G Teknolojisinin çeşitli problemlerin çözümlerinde faydalı olan araştırma sonuçlarına bakalım. Gıdalardan başlayarak, çevresel koşulların elverişli hale getirilmesi, insan sağlığının düzeltilmesi, enerji problemlerinin çözümlenmesine kadar olumlu sonuçlar vb. EM- G Teknolojisi sayesinde şehir çöplüklerinde biriken organik atıklar çevreye zarar vermeyecek şekilde dönüştürülebilmektedir ve elde edilen ürünler tarımsal alanlarda, hayvancılıkta, ormancılıkta en iyi şekilde ve en düşük maliyetle kullanılabilmektedir. Sanayi atık suları ve şehir atık suları kapalı sistemlerde tekrar tekrar arıtılabilmektedir. Bu teknoloji büyük çapta uygulandığında, şehir çöpleri ve atık sular için harcanan inanılmaz bütçeler büyük ölçüde düşecektir.
Önemli ve dikkat çekici bir durumda EM-G Teknolojisi sayesinde plastik, kağıt, lastik ve tekstil ürünleri dahil olmak üzere birçok ürün çok ucuza geri kazanılabilmektedir. Günümüzde bu şekil geri dönüşümlerden elde edilmiş olan yüksek kalitede ürünler mevcuttur. Atıkların değerlendirilmesi düşüncesiyle kömür külü ve yüksek ısı fırın külünden elde edilmiş EM-G Seramik, birçok alanda kullanılmaktadır. Aynı tarım alanı üzerinde daha fazla ürün elde etmek gerçekte daha fazla karbondioksitin gıdaya çevrilmesi demektir. Buna bağlı olarak da doğanın biraz daha temizlenmesi anlaşılmaktadır. EM-G Teknolojisi uygulandığında, kullanılan farklı malzemelere farklı ek özellikler kazandırılış olur. EM-G ile dönüştürülen bir plastikten torba imal edildiğinde ve bu torbada EM-G ile ekimi yapılmış pirinç depolandığında, beş sene sonra dahi hasat günündeki tazeliğini korumaktadır.
Bu teknoloji tarımda, hayvancılıkta ve balıkçılıkta faydalı olduğu gibi ürünlerin tazeliği açısından da büyük önem taşır. Geniş çaplı kullanıldığında EM-G Teknolojisi ile gıda ürünleri doğal yollarla saklandığında gıda stoklaması için yapılan detaylı işlemlere gereksinim kalmayacaktır. Plastik ambalajların kapatılmasında, dolumun da ve saklanmasında EM-G Teknolojisi yaygın olarak kullanıldığında, depolarda detaylı havalandırma ve soğutma sistemlerine gereksinim kalmayacaktır. EM-G Teknolojisi ile üretilmiş olan ürünlerin basit bir beton zemin üzerine EM-G teknolojisi ile işlenmiş olan basit bir plastik branda ile örtülmesi yeterli olacaktır. EM-G Teknolojisinin kullanımı konut ve cadde yapımında da çok çabuk yaygınlaşmıştır. Betona sadece %1 EM-G (kuru ağırlık) katıldığında, yapının dayanıklılığı oldukça artmaktadır. Beton daha çabuk sertleşmektedir. Daha önceleri 25 - 30 gün beklemek gerekirken, bu şekilde 3 veya 4 gün sonra kalıplar sökülebilmektedir. Beton daha sert olduğu gibi içerisindeki çelikten üretilmiş iskelet yapısı da paslanmaya uğramamaktadır. Yapının genelinde ömrünü uzatmaktadır. Bu koruyucu önlemler, özellikle deprem kuşağında bulunan ülkemizde yapıların dayanıklılığının artırılması açısından son derece önemlidir. Yüksek basınçlı enjeksiyon püskürtmeyle EM-G antioksidanlar yapının içine nüfuz ettirilerek yapının çürümesi önlenir ve aynı zamanda binalar böcek saldırılarına karşı da korunmuş olur.
Böylece çevremizde Japonların dediği gibi " İyaşiro-şi" yeniden oluşur. Anlamı, hayata hizmet eden her şeyin mevcut olduğu yer, uzun ömür, sağlamlık, sağlık, ve süreklilik demektir. Enerji sektöründe ise, aşınma ve yok olma ile ilgili olarak EM-G Teknolojisi sayesinde bir devrim yaratılmıştır. Çeşitli maden ocaklarında ve üretim yapan fabrikalarda EM-G Teknolojisi sayesinde aşınmanın büyük oranda önüne geçilmiştir. Yanma verimi artırılarak yakıt tasarrufu % 50'lerin üzerine çekilebilmiştir. Paslanmanın önüne geçilerek iletken akım hatlarının kapasiteleri artırılmıştır. Sağlıkla ilgili olarak, bağışıklık sistemi güçlendirilmiştir. Buna göre genlerin "onarım işlevselliği" güçlendirilir ve normal işlevleri sağlanır. Tedavisi mümkün olmayan hastalıkların tedavi olanakları normal yöntemler ile çok zor bir durumdu, ama şimdi bir umut var. Tedavisi olmayan hastalıklara karşı EM-G 'nin etkileri bir çok raporla onaylanmıştır. Bütün bunlar EM-G Teknolojisinin her alanda ve her şekilde uygulandığında, dünyamızın çöpünü sıfıra indirgemenin sınırsız imkanlarını göstermektedir. Öyle bir sistem oluşacaktır ki, mükemmel ürünlerin üretilmeleri pahalı olmayacaktır. Özenle bakıldıklarında uzun ömürlü olacaklar ve gerek duyulmadığında daha yüksek seviyeli ürünlere dönüştürüleceklerdir. Bu sayede yeryüzünde sorunlar oluşmayacaktır. Henüz enerji kazanımında ve enerji kaynaklarının depolanmasında biyolojik maddelerin kullanımı tam olarak tamamlanmamış da olsa, gelecek vaat ettiği ve şimdiden tasarruf sağlayacağı kanıtlanmıştır.
TARIMDA EM-G KULLANIMI
Kyusei Doğal Çiftçiliği (Kyusei Nature Farming) kimyasal ve toksik maddelerden arındırılmış ve güvenli gıdalar yetiştirmek amacıyla Japonya'da geliştirilmiştir. Yıllar boyunca, Kyusei Doğal Çiftçilik yöntemlerini uygulayan çiftçiler, aslında organik çiftçilik yapmaktaydılar. Kyusei çiftçileri, ilk kullanıma başlanmasından itibaren kimyasal gübre ve pestisit kullanmayı reddetmişlerdir. Ancak, nüfusun çoğunluğuna yetecek miktarda üretim yapmaları mümkün olmamaktaydı. 1980'li yıllarda, Prof. Dr. Teruo Higa, Kyusei Doğal Çiftçiliğe Etkin mikroorganizmalar kavramını (Effective Microorganisms (EM-G)) soktu.
Böylece, bir grup yararlı mikroorganizma, toprak iyileştirici olarak kullanılıp, bitkilerde ve toprakta hastalıklara neden olan zararlı mikropların üremesini bastırdı ve tarımsal bitkilerin organik madde kullanmadaki verimliliğini artırdı. Bu teknoloji son derece başarılı oldu ve bu teknolojiyi Asya Pasifik bölgesine yaymak için Tayland'da 1989 yılı Kasımı'nda bir konferans düzenlendi. Bu konferansta ise, Asya Pasifik Doğal Tarım Ağı (Asia Pacific Natural Agriculture Network (APNAN)) oluşturuldu. APNAN'ın birinci amacı; araştırma, eğitim ve teknolojilerin teşvik edilmesi için Asya Pasifik bölgesinde bir uluslararası bilim adamları ağı oluşturulmasını sağlamaktı. Bu etkinlikler, Kyusei Doğal Çifçilik ve Etkin Mikroorganizmalar (EM-G) teknolojisini esas alacaktır.
BUĞDAY, ARPA Tarımında EM-G Kullanımı
Buğday ve arpada EM-G kullanmak için tarlaya, sonbahar aylarında uzun süreli etkisi olan ot ilacı (zehir) atılmamış olmalıdır.
1. Uygulama: (Yapraktan yapılacaktır): Bitki boyları 10-15 cm olduğunda (kardeşlenme başlangıcı veya dönemi) ot ilacı attıktan 10-15 gün sonra uygulanır. 100-200 litre suya 1 litre EM-G (aktif) konur ve yıkanacak şekilde uygulanır.
2. Uygulama: (Yapraktan yapılacaktır): 1. uygulamadan 15-20 gün sonra 1. uygulamanın aynısıdır.
Not: EM-G kullanımı ile üre, yaprak gübresi v.b. gibi kimyasallara ihtiyaç kalmayacaktır. Sadece, uygulama güç gibi görünse de (yani birkaç kez tarlaya müdahale etmek gibi) EM-G uygulandığında kazançlı çıkacağınızı deneyerek görebilirsiniz. Uygulamaların mümkünse, toprağın nemli ya da ıslak olduğu zamanlarda yapılması önerilir. Sırt pompası kullanacak olanlar için: 15-20 litre suya 100 ml EM-G (aktif) koyup 100 m2 alana uygulama yapmak uygundur.
AYÇİÇEĞİ, MISIR Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan;
1. Uygulama: Ekimden sonraki ilk sulama ile birlikte 1,5 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Bitki boyları 15-20 cm’ye geldiğinde 1,5 litre EM-G (aktif)
Not: Topraktan uygulamalarda sulama imkanı yoksa yağış sonrası ya da çiğ düşmesi sonrası toprak ıslakken, 1,5 litre EM-G (aktif) 200-250 litre suya konup toprağa püskürtülür)
Yapraktan:
1. Uygulama: Bitki boyları 10-15 cm iken 500 ml EM-G (aktif), 100- 150 litre suya konup yıkanacak şekilde uygulanır.
2. Uygulama: Bitki boyları 20-25 cm iken 1 litre EM-G (aktif), 250- 300 litre suya konup uygulanır.
MERCİMEK, NOHUT Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Ekimden sonra olmak üzere 2 litre EM-G (aktif)
(Not: Yağış sonrası veya çiğ düşmesi sonrasında 2 litre EM-G, 250- 300 litre suya konup toprağa püskürtülür.)
Yapraktan:
1. Uygulama: Çiçek öncesi 500 ml EM-G (aktif), 150-200 litre suya konup yıkanacak şekilde uygulanır.
2. Uygulama: Çiçek dökümünden sonra kapsül bağlamaya başladığında 1 litre EM-G (aktif), 250 litre suya konup yapraklar yıkanacak şekilde uygulanır.
ÇELTİK Tarımında EM-G Kullanımı
Japonya’da üst seviyedeki çeltik tarımı tamamen EM-G kullanılarak yapılmaktadır.
Topraktan:
Çeltik tarlaları suyla doluyken sadece bir kez olmak üzere 4 litre EM-G (aktif)
(zehir bulaşığı olmayan temiz pulvarizatöre 400 litrelik suyun içine 4 litre EM-G (aktif) konularak seyreltilip, 1000 m2 alana püskürtülür. Ya da daha çok alanda uygulama yapılacaksa, yani 400 litre daha fazla alana püskürtülebiliyorsa (örneğin 5000 m2’ye), her 1000 m2 için 4 litre EM-G (aktif) hesap edilerek toplam 20 litre EM-G (aktif), 400 litrelik pulvarizatöre konup 5000 m2’ye püskürtülebilir. Çünkü nasıl olsa tarla su ile dolu olduğundan bakteriler rahatça yayılabilecektir. Böylece uygulama kolaylığı sağlanmış olur.)
Yapraktan:
1. Uygulama: Kurutmadan sonra bitki boyları 15 cm. olduğunda 1 litre EM-G (aktif), 250 litre suya ilave edilip yapraklar ıslanacak şekilde uygulanır.
2. Uygulama: Birinci uygulamadan 25-30 gün sonra aynen 1. uygulama gibi tekrar uygulama yapılır.
PATATES Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Patates ekiminden sonraki ilk sulama ile birlikte 3 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Birinci çapadan sonraki ilk sulama ile birlikte 1,5 litre EM-G (aktif)
3. Uygulama: Yumru bağlamaya başladığında 1,5 litre EM-G (aktif)
SOĞAN-SARIMSAK Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Ekimden sonraki ilk sulama ile birlikte 3 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Yumru teşekkülünden hemen önceki sulama ile birlikte 1,5lt EM-G (aktif)
3. Uygulama: Yumru teşekkül ettikten sonra 1,5 lt EM-G (aktif).
PANCAR Tarımında EM-G Kullanımı
Aynen soğan sarımsak tarımında olduğu gibidir. Fakat çok ağır hastalıklı topraklarda EM-G (aktif) miktarı özellikle topraktan uygulamalarda biraz daha artırılabilir. Örneğin topraktan 3. uygulamadan sonra 4. bir uygulama ile toprağa 1,5 litre daha EM-G (aktif) verilebilir.
KAVUN, KARPUZ, KABAK, HIYAR, FASULYE, SOYA Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Ekimden sonraki ilk sulama ile birlikte 2 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Bitkiler kol atmaya başladığında (10-15 cm olunca) 1 litre EM-G (aktif)
3. Uygulama: Kavun, karpuz, kabak, hıyarda meyveler ceviz veya badem büyüklüğünde iken, fasulye ve soyada ise kapsül bağlayınca 1 litre EM-G (aktif).
DOMATES, BİBER, PATLICAN Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Dikimden sonraki ilk sulama ile birlikte 2 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Çiçeklenme öncesinde sulama ile birlikte 1 litre EM-G (aktif)
3. Uygulama: Meyve tutumundan sonraki sulama ile birlikte 1 litre EM-G (aktif)
LAHANA, ISPANAK, PIRASA, MARUL, KARNABAHAR, BROKOLİ Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Dikimden sonraki ilk sulama ile birlikte 2 litre
2. Uygulama: 1. Uygulamadan sonraki 15-30 gün içinde 1,5 litre
ÇİLEK Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Dikimden sonraki ilk sulama ile birlikte 3 litre EM-G (aktif).
2. Uygulama: 1. uygulamadan 15-20 gün sonra 1.5 litre EM-G (aktif)
3. Uygulama: 2. uygulamadan 15-20 gün sonra 1.5 litre EM-G (aktif)
ÇAY Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Nisan veya Mayıs aylarında 2 litre EM-G (aktif)
Yapraktan:
Çay tarımında Nisan, Mayıs aylarından başlayarak her 15 günde bir yapraktan EM-G verilmesi ve çay toplama sezonu boyunca verilmeye devam edilmesi halinde, sürekli taze sürgünlerin oluşması sağlanmış olacaktır.
FINDIK İçin EM-G Kullanımı
Topraktan:
Mayıs veya Haziran ayında ağaçların kök kısımlarına denk gelecek şekilde tatbik edilmek suretiyle 3 litre EM-G (aktif). (1 tonluk holdere 3 litre EM-G (aktif) konulup ağaçların kök çevrelerine gelecek şekilde her ağaç için 50-60 litre ağaçların dip kısımlarına tatbik edilir)
NARENCİYE (Limon, Mandalina, Portakal), NAR İçin EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Mart veya Nisan aylarında 2 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Mayıs veya Haziran aylarında 2 litre EM-G (aktif)
3. Uygulama: Temmuz veya Ağustos aylarında 2 litre EM-G (aktif)
Not: Topraktan uygulamalarda daima ağaçların kök kısımlarına denk gelecek şekilde uygulama yapılması EM-G in ekonomik kullanımı için uygun olacaktır.
Narenciye alanlarında, topraktaki zararlı patojenlerin hastalık yapıcı etkisi sonucu uçkurutan denilen, ağaçların ölümüne sebebiyet veren hastalık, narenciye ağaçlarımızı tehdit etmektedir. Üstelik bu patojenler su ile çoğalmakta, ilkbahar ve sonbahar yağışları ile de yayılarak hastalığın sağlıklı alanlara da bulaşmasına sebep olmaktadır. Uçkurutan denilen bu belanın tek sebebi topraktaki zararlı mikroorganizmalardır. Toprağın EM-G ile aşılanması ve ağaçlara yapraktan EM-G uygulanması sonucu ağaçlarımızı, topraklarımızı, ürünlerimizi kurtaracağımız gibi, sağlıklı ve kaliteli, yüksek verim almamızı da sağlamış olacağız. Bundan sonra hastalıklı ağaçlarınızı kesmeyiniz. EM-G ile kurtarabileceksiniz. EM-G toprağın düzenlenmesini, doğal formuna ve sağlığına kavuşmasını sağlar. Hastalıklı ağaçların hastalığa karşı dirençlerinin arttığı, üstelik kaliteli ve yüksek verim verdikleri görülecektir. Ayrıca yine dallarından meyve dökülmesi sorunu da büyük ölçüde bitmiş olacaktır. Ayrıca uçkurutan hastalığının bulunduğu narenciye alanlarındaki hastalıklı ağaçlara özel müdahale edilmelidir. Her hastalıklı ağaç için ağacın büyüklüğüne göre 0,5 litre ile 1,5 litre EM-G, 50-100 litre suyun içine ilave edilip, ağacın kök çevresine açılacak 1-2 metre çapındaki havuzlara dökülmelidir. Örneğin 10-15 cm. kalınlığındaki hastalıklı bir ağaç için 50-60 litre suya 0,5 litre EM-G (aktif) konup ağacın dip kısmında açılacak olan 1 metre çapındaki, 10 cm derinliğindeki havuza dökülür. Şayet ağacımız 20-25 cm. kalınlığında ise bu sefer de 1,5 litre EM-G (aktif), 100 litre suyun içine dökülüp yine ağaç dibinde açacağımız 1,5-2 metrelik havuza dökülür. Hastalıklı ağaçlara aynı zamanda yapraktan da uygulama yapılır. (Yapraktan her ağaç için yaklaşık 50-100 ml EM-G (aktif) 20-40 litre suyla seyreltilip uygulanır)
ÜZÜM İçin EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Mart veya Nisan aylarında 2 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: mayıs veya haziran aylarında 2litre EM-G (aktif)
Not: Üzümde sararmaları engeller.
ELMA, ARMUT, KİRAZ, BADEM, ERİK, ŞEFTALİ, CEVİZ vb. Gibi Tüm Meyve Ağaçları İçin EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: mart veya nisan aylarında 2 litre EM-G
2. Uygulama: mayıs veya haziran aylarında 2 litre EM-G
Not: Ağaçların kış aylarını tamamen sıkıntısız atlatmaları için eylül ya da ekim aylarında topraktan son bir kez daha EM-G uygulanması mükemmel olur. Ancak bu tamamen çiftçimizin kendisiyle ilgilidir. Yapmasa da olur, yaparsa mükemmel olur. Bu durum fidanlar için ve narenciye, zeytin dahil tüm ağaçlar için böyledir.
FİDANLAR İçin EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Ağaçlara su yürümesi ile birlikte 2 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: 1.Uygulamadan 1 ay sonra, 2 litre EM-G (aktif)
Not: EM-G kullanılarak yetiştirilen fidanlar, ağaçlar ya da bitkilerle, EM-G kullanılmadan yetiştirilenleri lütfen sezon içinde ya da sonunda kıyaslayınız. Farkın büyüklüğünü göreceksiniz.
ZEYTİNDE EM-G Kullanımı
EM-G’nin patojenleri baskı altına almasının doğrudan bir sonucu olarak, zeytinde dal kanseri olarak da adlandırılan vertisilyum solgunluğu denen, zeytin ağacı ölümlerine sebep olan topraktaki patojenlerin yarattığı zarara karşı ağaç güçlendirilmiş olur. EM-G, toprağı düzenleyip, doğal formuna kavuşturarak; kurumakta olan zeytin ağaçlarının yeniden dal ve tepe sürgünleri vererek kurtulmasını sağlar. Üstelik zeytin verimi ve kalitesini arttırarak, üreticinin ağacını kurtardığı gibi yüksek ve kaliteli verim almasını da sağlar. Zeytin dökülmesi, leke, mantar gibi hastalıklara karşı da ağacın direncinin arttığı dolayısıyla bu sorunların da ortadan kalktığı görülecektir.
Kesinlikle EM-G ile tanışmadan boşu boşuna ağaçlarınızı kesmeyiniz.
Ülkemizde son yıllarda vertisilyum solgunluğu denilen hastalık nedeniyle büyük bir hızla yayılan zeytin ağaçları ölümleri ile karşı karşıyayız. Bu hastalığın da ana sebebi topraktaki zararlı mikroorganizmalardır. İlkbahar ve sonbahar yağışlarıyla yayılmakta, sağlıklı alanlara da bulaşmaktadır. Milli servetimiz olan topraklarımızı ve ağaçlarımızı tehdit etmekte, maalesef çare bulamayan insanlarımız ağaçlarını keserek büyük kayıplara uğramaktadırlar. Bundan sonra hastalıklı hiçbir ağacınızı kesmeyiniz. EM-G ile kurtulacaktır. EM-G uygulanan tüm hastalıklı zeytin ağaçları, ve hatta neredeyse tamamı kurumakla yüz yüze gelmiş ağaçlarımız dahi EM-G uygulaması sonucu istisnasız hepsinde de kurumakta olan dallardan ve gövdelerden yeniden çok güçlü sürgünler vermekte, zeytin ağaçlarımız kurtulmaktadır. EM-G uygulaması yapılan tüm ağaçlarda bu görülebilir. Bu hastalıkla mücadele için artık elinizde çok güçlü ve sağlam bir ürün olduğunu bilmenizi isteriz.
BUNDAN SONRA LÜTFEN KURUMAKTA OLAN ZEYTİN AĞAÇLARINIZI BOŞ YERE KESMEYİNİZ.
Mutlaka EM-G’nin gücünü deneyiniz.
Ayrıca zeytin verimi artmakta, kalitesi ve tane iriliği bakımından büyük gelişme olmaktadır. Yapraktan uygulanması sonucunda da mantar hastalığı, böcek zararlısı, benek vb. gibi sorunlara karşı da ağacın direnci artmaktadır.
Topraktan: (1000 m2 alan için)
1. Uygulama: Baharda (Mart, Nisan ya da Mayıs aylarında) 2-4 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Yazın ya da sonbaharda (Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül) aylarında 2-4 litre EM-G (aktif)
NOT: Biz hiçbir zaman bu tarz zehir kullanımını savunmayız ve önermeyiz. Aslında EM-G kullanıldığında bunlara hiç gerek kalmadığını ileride sizler de anlayacaksınız. Fakat şimdilik her ihtimale karşı deyip bu alışkanlığınıza devam edebileceğiniz düşüncesiyle çiçek nesli, ya da dane nesli güvesi ilacı atmadan 15 gün evvel (zehirle karışıp yararlı bakterilerin ölmemesi için) EM-G kullanılmasını önerdik. Sizler bir kısım bazı alanlarınızda bu tarz zehir kullanmadan sadece EM-G uygulayarak neticeyi kendiniz görebilirsiniz. EM-G’yi deneyerek gücünü öğrenebilirsiniz.
HAYVANCILIKTA EM-G KULLANIMI
KÜMES VE ÇİFTLİK HAYVANLARI ÜRETİMİNDE EM-G
Bugünün piyasasında rekabetçi olmak için modern çiftlik hayvanları üreticisinin daima yenilikçi olması ve yeni üretim teknikleri arayışı içinde olması gerekmektedir. Şirketimiz EM-G (Etkin Mikroorganizmalar) mikrobiyal aşılayıcıların Türkiye'de yetiştiriciler arasında yaygınlaştırılması alanında çalışmaktadır. EM-G Teknolojisi 1980'lerde Okinawa, Japonya'da Prof. Dr. Teruo Higa tarafından geliştirilmiş ve dünya çapında 130'u aşkın ülkeye yayılmıştır. EM-G Teknolojisi Türkiye'de kümes ve çiftlik hayvanları üreticileri için son derece umut vericidir. Maliyeti düşük, uygulanması kolaydır ve koku kontrolü, hayvanların et ve süt verimlerinin arttırılması konularında, hijyen, ve gübrelik hayvan dışkısından organik gübre üretimi alanlarında harika sonuçlar vermektedir.
At Yetiştirmede EM-G Kullanımı
Ahırların İlk Hazırlanması
Ahırları, spreyleyerek iyice temizleyiniz. (0,2 l EM-G + 0,8 l su) oranında suyla seyreltilmiş EM-G çözeltisinden yüzeyleri hafifçe nemlendirecek şekilde bütün ahıra spreyleyiniz. Havalandırma yerlerini ve damlardaki havalandırma deliklerini vb. unutmayınız.
Ahırların Bakım Spreylemesi:
Bir spreyleme veya sisleme cihazı kullanarak, haftada 1-2 defa 1:10 oranında klorsuz suyla seyrelterek 0,1 l /m2 gelecek şekilde altlık malzemesi (saman ya da talaş veya tahta kırpıntıları) dökülmüş yerlere ve duvarlara EM-G spreyleyin, Dışkı ve idrarın bulunduğu yerlere biraz daha fazla spreyleyin. Böylelikle, amonyak hemen bağlanacaktır. Odun kırpıntıları veya talaş varsa, bunlar daha emici olduğundan biraz daha fazla spreylenmelidir.
Sıcak yaz aylarında, üzerlerine EM-G çözeltisi (1:20 oranında klorsuz suyla seyreltilmiş EM-G) spreylenince hayvanların çok hoşuna gitmektedir. EM-G, kokuşma yoluyla çürümeyi önleyeceğinden, bu nedenle meydana gelen sorunlar çözümlenmiş olacaktır. Hayvanlar üzerinde zararlıların (pire, kene, vb.) bulunmasını önleyecektir.
Doğumda
Hemen doğumdan sonra 2-3 ml EM-G bir şırınga yardımıyla ağızdan veriniz.
Doğum Sonrası
1 ve 2. haftalarda: Taya günde 10 ml EM-G veriniz (günlük 10 ml'lik dozu 2'ye bölerek 5'er ml halinde veriniz). 2 ile 8. haftalarda 20 ml EM-G veriniz (günlük 20 ml'lik dozu 2'ye bölerek 10'ar ml halinde veriniz).
3 Aylıktan itibaren: Atlar için: 3. aydan itibaren tüm yaşlar için günde 40 ml EM-G veriniz. (40 ml'lik EM-G 2'ye bölerek 20'şer ml halinde veriniz). Atların doğal direncini artırmak için, normal yemlerine ilave olarak günde normal yemlerinin %5'i kadar Kepek Bokashi yemi verilir. Bokashi fermantasyona uğramış organik maddedir ve probiyotiklerce zengindir.
Stres durumlarında: Transport ya da doğum gibi stres durumlarında, 2 hafta öncesinden günlük dozları 2 misline çıkartınız.
Sıvı dışkı ve gübre için
Gübreye haftada bir kez 1–2 litre EM-G/m3 malzeme olacak şekilde EM-G ilave ediniz (içerdiği bileşenlerin miktarına bağlı olarak). Ayrıca, az miktarda kil ilave edilmesi de tavsiye edilir. Ancak şart değildir.
Kil miktarı: 2 kg/m³ gübre (1 m3 gübre için 2 kg)
Padoklarda
Padok yüzeyine bir kez 1000 kg/hektar olacak şekilde kil minerali uygulayınız. Padokların yüzeyine hektara minimum 100 litre gelecek şekilde EM-G uygulayınız. (1/200 ila 1/500 oranında suyla seyrelterek). Bu miktarı ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere yılda 2 kez uygulayınız.
Balık, Karides ve Rotifer Yetiştiriciliğinde EM-G Kullanımı
EM-G, balık ve karidesler için de oldukça yararlıdır çünkü suyun kalitesini iyileştirir. Her ay havuzun içine EM-G koyunuz (1-2lt EM-G / 1 ton su). Suyun kokusunu düzenli aralıklarla kontrol ediniz. Eğer kötü koku yok olmadıysa, daha kısa aralıklarla EM-G koyunuz. Balıkların yemlerine "Hayvanlar için EM-G bukaşi" ilave edilmesi (Yemin % 5'i kadar, örn: 95 kg yem + 5kg EM-G Bukaşi) balık çiftliklerinde verimliliğin artırılması için çok etkilidir Her ay havuzun içine (1:10000) oranında seyreltilmiş EM-G koyunuz (Havuzdaki suyun %0.01'i kadar ). Balıkların yemlerine "Hayvanlar için EM-G bukaşi" ilave edilmesi (Yemin %1-5'i kadar) balık çiftliklerinde verimliliğin artırılması için çok etkilidir. Toprak havuzlarda metrekareye 2-5 adet Bukaşi Topu atınız. Ayrıca havuzlara belirli aralıklarla EM-G ilave ediniz. Beton havuzlarda veya tanklarda, havuzlar/tanklar boşaltıldığında havuzların/tankların dibine metrekareye 50 gram gelecek şekilde EM-G Bukaşi serpiştiriniz. Bu işlem aşağıdaki gibi gerçekleştirilir:
- Havuzlar/tanklar boşaltıldığında, ıslakken/nemliyken dibine 50 gram/metrekare gelecek ve her yerde eşit olacak şekilde Bukaşi serpiniz. - Bukaşi serpiliyken, en az 1 gün en fazla 5 gün havuzları/tankları boş olarak bırakınız. Daha sonra suyla doldurunuz.
EM-G'nin Balıkçılıkta yararları:
- Suyun kalitesini önemli derecede iyileştirir (türbidite, erimiş oksijen ve pH)
- Üretimin maliyetini azaltır.
- Suyu doğal yoldan arıtır ve koliform bakteri sayısını azaltır.
- Amonyak, hidrojen sülfür ve metan gibi zararlı gazların üretimini engeller.
- Dip çamurunu önemli ölçüde azaltır.
- Suda ve topraktaki patojen mikroorganizmaları azaltır. Balıkların, bağışıklık sistemini geliştirir ve beyaz leke (white spot) gibi hastalıkların ve bakteriyel ve fungal hastalıkların oluşumunu azaltır.
- Antibiyotik ya da kireç gibi kimyasal maddelerin kullanımını azaltır.
- Mortalite Endeksi'nin (Ölüm Oranı) azaltılmasına yardımcı olur. Verimi artırır.
- Bağırsak mikroflorası iyileştiği için, gıda dönüşüm oranı artar ve üretim süresi kısalır.
- Çevreye zarar vermeden daha sağlıklı ve temiz bir üretim yapılmış olur.
Etlik Piliç (Broyler) Üretiminde EM-G Kullanımı
İçme Suyu Katkısı Olarak
Kümesteki broyler tavuklarının günlük içme suyuna aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda EM-G ilave edin.
-1 ila 14. Günler: Bir litre içme suyuna 0,5 ml veya 1 ton suya 500 ml (1/2 litre)
-15. Gün ve Sonrası: Bir litre içme suyuna 0,25 ml veya 1 ton suya 250 ml (1/4 litre)
Yem Katkısı Olarak
Tavukların günlük yem miktarına aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda EM-G Bukaşi ilave edin.
-1 - 7. Günler: Toplam yem ihtiyacının %3'ü veya bir ton yem başına 30 kilo.
-8 - 14. Günler: Toplam yem ihtiyacının %2'si veya bir ton yem başına 20 kilo.
-15. Gün ve Sonrası: Toplam yem ihtiyacının %1'i veya bir ton yem başına 10 kilo.
Hijyen Spreyi Olarak
1 litre EM-G'i 50 litre suyla seyreltin. Aşağıda belirtilen zamanlarda metrekareye 0,5 litre oranında spreyleyin. Tavuklar kümese konmadan 3 - 7 gün önce, son kimyasal dezenfeksiyon ya da fumigasyondan sonra barınakların tavanlarına, yerlere ve duvarlara spreyleyin.
Hayvanlar kesime gidene kadar haftada bir kez altlıkların üzerine klorsuz suyla 1/20 oranında seyreltilmiş EM-G çözeltisi spreyleyin. Tavuklarınız bu çözeltiyi seveceklerdir. Bu çözelti tavukların solunum yollarını rahatlatacaktır. Özellikle yaz mevsiminde, sıcaklarda, tavukları rahatlatacaktır. Spreyleme işlemini sisleme şeklinde bir boru sistemiyle de yapabilirsiniz.
Kışın nemlilik daha fazla olduğundan spreylemede kullanacağınız çözeltiyi 1/10 – 1/20 oranında klorsuz suyla seyreltin ve ayda bir kez yerlere metrekareye 50 gram Bukaşi serpin. Bukaşi hem EM-G mikroorganizmalarını aşılar hem de fazlalık nemi alır.
Yumurta Üretiminde EM-G Kullanımı
İçme Suyu Katkısı Olarak
Kümesteki yumurta tavuklarının günlük içme suyuna aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda EM-G ilave edin.
-1 ila 14. Günler: Bir litre içme suyuna 0,5 ml veya 1 ton suya 500 ml (1/2 litre)
-15. Gün ve Sonrası: Bir litre içme suyuna 0,25 ml veya 1 ton suya 250 ml (1/4 litre)
Hijyen Spreyi / Koku Giderici Olarak
a) 1 litre EM-G'yi 50 litre suyla seyreltin. Aşağıda belirtilen zamanlarda metrekareye 0,5 litre oranında spreyleyin.
b) Tavuklar kümese konmadan 3 - 7 gün önce veya son kimyasal dezenfeksiyon ya da fumigasyondan sonra barınağın tavanlarına, yerlere ve duvarlara spreyleyin.
c) Haftada bir kez hayvan dışkısının üzerine spreyleyin.
Kışın nemlilik daha fazla olduğundan spreylemede kullanacağınız çözeltiyi 1/10 - 1/20 oranında klorsuz suyla seyreltin ve ayda bir kez yerlere metrekareye 50 gram Bukaşi serpin. Bukaşi hem EM-G mikroorganizmalarını aşılar hem de fazlalık nemi alır.
Atık Yönetimi
Bir tavuk çiftliğinde kokuyu kontrol etmenin en etkili yollarından biri etkili bir atık yönetimi programına sahip olmaktır. Kokuya neden olan bileşiklerin bastırılmasıyla zehirli gazlar da azaltılmış olacağı için bu gazların hayvanlar üzerinde oluşturduğu stres de azalmış olacaktır. Böylelikle tavukların hem yumurtlama performansında hem de genel sağlığında iyileşme görülecektir. Düzenli spreyleme olanağı olmayan kümeslerde, kokunun nötr hale getirilmesi ve zehirli gazların salınımının azaltılması amacıyla EM-G Bukaşi kullanımı önemle tavsiye edilmektedir. Tavuk barınaklarının altındaki hayvan dışkısının ıslaklığını azaltmak amacıyla talaş, pirinç kabuğu, kalın ya da artık pirinç kepeği veya buğday kepeği gibi ince organik malzemelerin kullanımı tavsiye edilir. Bunu yapmak için Her 10 birim organik madde için 1 birim odun kömürü ve 1 kilogram EM-G Bukaşi ilave edin. Bu işlemi her ay veya gereken sıklıkta yineleyin.
Eğer altlıkları ya da tavuk gübrelerini kümesin dışında açıkta veya gübre çukurunda depoluyorsanız, öncelikle yağmurdan korumak için üzerini kapatın. Ama hava ile temasını tamamen kesmemeye özen gösterin. Nem oranı çok yüksekse, talaş, tahta kırpıntısı veya benzeri karbonlu organik madde ilave edin. Kompostlaşma tamamlanana kadar olgunlaşmasını bekleyin. EM-G aktif ile kompostlaştırılmış organik gübrenin olgunlaştığına ilişkin işaretler şunlardır: Asıl madde artık tanınmaz haldedir. Kötü ya da mayalanmış bir koku yoktur. EM-G, karbon azot oranı (C/N) ayarlanmış organik maddenin kısa sürede kompostlaşmasını sağlar. Üretilen EM-G Kompost, normalde eğer tavuk atıklarında tuzluluk oranı yüksekse, bunu dengeler ve bitkiler ve topraklar için son derece yararlıdır. EM-G Kompost kullanarak yapılan tarımda kimyasal gübre kullanmaya gerek kalmaz. Eğer modern bir kompost tesisi kurmak istiyorsanız, lütfen bizimle temasa geçiniz.
Besi Sığırı Üretiminde EM-G Kullanımı
Yem Katkısı Olarak
Besi ve bitirme yemlerine hayvan başına günde 30 gram oranında EM-G Bukaşi ilave edin.
Hijyen Spreyi Olarak
50 litre suda seyreltilmiş 1 litre EM-G'yi ilk ayda bir kez ve sonrasında her 15 günde 1 kez olmak üzere metrekareye 0,5 litre oranında spreyleyin. Kışın nemlilik daha fazla olduğundan spreylemede kullanacağınız çözeltiyi 1/10 oranında klorsuz suyla seyreltin ve ayda bir kez yerlere metrekareye 50 gram Bukaşi serpin. Bukaşi hem EM-G mikroorganizmalarını aşılar hem de fazlalık nemi alır.
Atık Su ve Lagün Muamelesi
Haftada bir defa 1000 litre atık suya 1 litre oranında EM-G ilave edin. Koşullar iyileştikçe uygulama sıklığı azaltılabilir. EM-G ilavesi besleme uygulamasından 30 gün sonra başlatılabilir. Mikroorganizmaların faaliyetini geliştirmek için lagünlere metrekareye 5 adet Bukaşi Topu atınız.
Hayvan Dışkısının İşlenmesi
Ahırların zeminine talaş, pirinç kabuğu, kalın ya da artık pirinç kepeği veya atık buğday kepeği gibi ince organik malzemelerden oluşan bir katman yayın. Her 10 birim organik madde için 1 birim odun kömürü ve bir (1) kilogram EM-G Bukaşi ilave edin Çok iyi karıştırın ve ahırın zemini üzerine eşit miktarda yayın. Bu işlemi her ay ya da gereken sıklıkta tekrarlayın Bu katmanları ve hayvan dışkısını ahır zeminde yeterli miktarda biriktikten sonra toplayın. Daha fazla organik madde ilave ederek nem oranını %30'a düşürün. Kompostlaşma (Çürüme) tamamlanana kadar gübre çukuruna ya da çuvallarına koyunuz.
Kaba Yem Hazırlama
1 litre EM-G, 1 litre melas ve 100 litre suyu tamamen karıştırın ve sonra beslemeden 30 dakika önce kıyılmış kaba yem üzerine spreyleyin.
EM-G SİLAJ
Hollanda'da Agriton firması tarafından geliştirilmiştir ve İngiltere'de uzun ve kapsamlı denemelere tabi tutulduktan sonra ticari olarak pazarda satışına başlanmıştır.
Silajın oluşum sürecinde pH'nın hızla düşmesini garanti eden ve içerdiği mayalar sayesinde anaerobik metabolitlerin oluşmasına neden olan EM-G SİLAJ, birçok mikroorganizmanın dengeli bir karışımından oluşmaktadır. Oluşan metabolitler, silaja hayvanların beğeneceği güzel bir tat verir ve silajın aşırı derecede ısınmasını önler.
EM-G SİLAJ'IN ETKİSİ NEDİR?
EM-G silaj içindeki laktik asit bakterileri bir miktar şekeri laktik aside dönüştürerek pH'nın düşmesini ve böylelikle daha kararlı ve daha dayanıklı bir silaj elde edilmesini sağlar. EM-G silaj içindeki diğer bir bileşen maya, fermantasyonun daha da ilerlemesini sağlayarak, silajın besin değerini artırır. Silaj katkı maddeleri, çoğunlukla silaj yapma koşulları ideal olmadığı zaman kullanılmaktadır. En yaygın yapılan uygulama asit ve tuzlar kullanılarak pH'nın hızla düşürülmesi ve silajın kararlı hale getirilmesidir. EM-G SİLAJ, silajı kararlı hale getirmekle ve yemin enerjisini korumakla kalmaz, aynı zamanda silajın yem olarak enerjisini de artırır. Bunu benzersiz bakteri ve maya dengesi sayesinde başarır ve bu yüzden iklim koşulları ne olursa olsun kullanılmalıdır.
EM-G SİLAJ'IN ÖZELLİKLERİ VE YARARLARI NELERDİR?
- EM-G Silaj laktik asit ve maya içerir. Bu, benzersiz bir karışımdır ve silajın daha kararlı olmasını ve ön fermantasyona uğramasını sağlar.
- EM-G Silaj kullanıma hazır bir sıvıdır. Herhangi bir işleme tabi tutulması gerekmez.
- EM-G silaj yıllarca Avrupa'da denenmiş ve yararları kanıtlandıktan sonra ilk önce Avrupa'da piyasaya sürülmüştür.
- EM-G Silaj, ot ve mısır dahil tüm tahılların silajında kullanılabilir.
- EM-G Silaj kendine özgü tat ve kokusuyla hayvanların seveceği ve hayvanları iyi besleyen bir üründür.
- Hollanda'da Wageningen Enstitüsü'nde yapılan bir araştırmaya göre, EM-G silajla üretilmiş silajla beslenen ineklerde süt verimi %15-20 artmıştır.
- EM-G Silajın içindeki mayalar, silaj hayvanlara verilirken hava ile temas ettiğinde silajın ısınmasını önleyen anaerobik metabolitlerin üretilmesini sağlar.
- EM-G silajın çevreye ve kullanıcılara karşı hiçbir toksik etkisi yoktur ve ekipmanlarda korozyona yol açmaz.
- EM-G silaj canlı mikroorganizma kültürüdür. Ambalajlı haldeyken kullanım ömrü 1 yıldır. Ancak suyla karıştırıldığında 24 saat içinde kullanılmalıdır.
- 2 litre EM-G Silaj 100 litre suyla seyreltilir. Bu karışımdan 4 litre, silaj yapılacak ürünün tonu başına spreylenir. Eğer daha az su kullanılması gerekiyorsa, 2 litre silajen az 50 litre suyla seyreltilmeli ve bu karışımdan ton başına en az 2 litre kullanılmalıdır. Kısacası, 20 litre EM-G silajla 250 ton silaj yapılmaktadır.
Süt Sığırı Üretiminde EM-G Kullanımı
Yem Katkısı Olarak
Sığır yemine aşağıdaki oranlarda EM-G Bukaşi ilave edin.
Sütten kesilen/ büyüme çağındaki hayvanlar: Günde 30 gram
Düveler: Günde 30 gram
Süt inekleri: Günde 30 gram
Sütü kesilen inekler: Günde 10 - 30 gram
Damızlık boğalar: Günde 10 gram
Genç boğalar: Günde 10 - 30 gram
Ahır Hijyen Spreyi Olarak
Yerler için hazırladığınız altlıkları yayın (1 birim odun kömürü ve 1 kilogram Bukaşi ile karıştırılmış 10 birim organik madde) İlk ay boyunca 7 günde 1 kez, sonrasında 15 günde bir kez, 1:50 oranında seyreltilmiş EM-G'i metrekareye 0,5 litre oranında spreyleyin. Kışın nemlilik daha fazla olduğundan spreylemede kullanacağınız çözeltiyi 1/10 oranında klorsuz suyla seyreltin ve ayda bir kez yerlere metrekareye 50 gram (2 avuç kadar) Bukaşi serpin. Bukaşi hem EM-G mikroorganizmalarını aşılar hem de fazlalık nemi alır.
Atık Su ve Lagün Muamelesi
Haftada bir defa 1000 litre atık suya 1 litre oranında EM-G ilave edin. Koşullar iyileştikçe uygulama sıklığı azaltılabilir. EM-G ilavesi besleme uygulamasından 30 gün sonra başlatılabilir. Mikroorganizmaların faaliyetini geliştirmek için lagünlere metrekareye 5 adet Bukaşi Topu atınız.
Kaba Yem Hazırlama
1 litre EM-G, 1 litre melas ve 100 litre suyu tamamen karıştırın ve sonra beslemeden 30 dakika önce kıyılmış kaba yem üzerine spreyleyin.
Mera Yönetimi
Dekar başına 1000 kilogram EM-G Bukaşi'yi mera üzerine yayın ve hemen ardından 15 günde bir 1000 litre seyreltilmiş EM-G çözeltisini (1:1000) spreyleyin. Mera rotasyonu uygulayın.
Bıldırcın Üretiminde EM-G Kullanımı
Yumurtadan yeni çıkmış bıldırcın civcivleri için
Su Katkısı Olarak:
İlk iki hafta boyunca günlük içme suyunun litresine 0,5 ml oranında EM-G ilave edin. Aşağıdaki tabloya göre hareket edin.
Üçüncü haftadan itibaren kuşların günlük içme suyu miktarına 1 litre suya 0,25 ml oranında EM-G ilave edin. Aşağıdaki tabloya göre hareket edin.
Yem Katkısı Olarak:
Kuşların günlük yem miktarına aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda EM-G ilave edin.
Hijyen Spreyi Olarak: Birinci ay boyunca her 7 günde 1 defa, ikinci aydan itibaren 15 günde bir defa, 1 litre suda 2 ml oranında EM-G spreyleyin.
Atık Su ve Lagün Muamelesi: Haftada bir defa 1000 litre atık suya 1 litre oranında EM-G ilave edin. Koşullar iyileştikçe uygulama sıklığı azaltılabilir. İlave işlemi besleme ve içme uygulamalarından 30 gün sonra başlatılabilir. Mikroorganizmaların faaliyetini geliştirmek için lagünlere ve muamele tanklarına EM-G ile muamele edilmiş gözenekli malzemeler batırın.
Koyun ve Keçi Yetiştiriciliğinde EM-G Kullanımı
İçme Suyu Katkısı Olarak
Yeni doğan koyun ve keçilerde bağışıklık sisteminin daha hızlı gelişmesini sağlamak ve solunum hastalıkları ve ishal nedeniyle meydana gelen sütten kesilme öncesi ölüm oranını azaltmak için EM-G teknolojisinin mümkün olan en küçük yaşta başlatılması gerekmektedir. Mümkünse, süt emen koyun veya keçi yavrularına su içmeyi öğrenene kadar günde 3 ml oranında EM-G damlası verin. Genç hayvanlar su içmeye başlar başlamaz EM-G'i aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda günlük içme suyuna katılmış olarak alabilirler.
Yem Katkısı Olarak
Koyun veya keçilerin günlük yem miktarlarına aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda EM-G ekleyin.
Kaba Yem Hazırlama
1 litre EM-G, 1 litre melas ve 100 litre suyu tamamen karıştırın ve sonra beslemeden 30 dakika önce kıyılmış kaba yem üzerine spreyleyin.
ÇEVREDE EM-G KULLANIMI
Atık suyun, biyolojik olarak arıtıldığı tüm arıtma tesislerinde mikroorganizmaların kullanılması normal bir işlemdir. Doğada da atık sular mikroorganizmalar tarafından temizlenmektedir. Ancak, biyolojik arıtma aslında organik kirleticilerin doğada yok edilmeleri için yer alan biyoflokülasyon ve mineralizasyon proseslerinin kontrollü bir ortamda optimum koşullarda tekrarlanmasından başka bir şey değildir. Bu işlem kontrollü bir ortamda ve bazı seçilen mikroorganizmalar kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Geleneksel su arıtma yöntemi, tesisten çıkan nihai arıtılmış suyun ve/veya tesis içinde arıtılmakta olan suyun kalitesini artırabilecek diğer mikroorganizmalardan yararlanmayı düşünmeksizin, yalnızca bazı tür mikroorganizmaların kullanımı yoluyla organik maddenin parçalanması esasına dayanmaktadır.
Arıtmada Etkin Mikroorganizmaların (EM-G) kullanımı anaerobik olarak arıtma yapılmasına da olanak tanımaktadır. Bu yüzden, EM-G'yi nerede kullanacağımızı düşünmek zorundayız. Anaerobik koşulların mutlaka sağlanmış olmasının gerekmediğinin de bilincinde olmalıyız çünkü EM-G hem aerobik hem de anaerobik koşullarda etkindir. Bu yüzden, geleneksel atık su arıtma sistemlerinde, biyolojik reaktör dışındaki arıtmanın tüm aşamalarında uygulanması yarar sağlayacaktır. Burada, EM-G'nin oluşturduğu bazı kimyasal maddelerin (laktik asit, antioksidanlar ve bazı enzimler) sağladığı yarar, EM-G mikroorganizmalarının sağladığı yarardan daha önemli rol oynayacaktır.
EM-G kullanımının bir başka yararı daha vardır. EM-G Çevre (Dormant)'den EM-G Çevre (aktif) üretildiğinde (EM-G, atık suda EM-G Çevre (aktif) olarak kullanılmaktadır) fermantasyon yapmaktayız ve üretilen EM-G aktif atık suda kullanıldığında atık su için yararlı olabilecek çeşitli bileşikler oluşmaktadır: yüksek hidrolitik etkinliğe sahip enzimler ve bazı antioksidan maddeler. Bu bileşikler, EM-G mikroorganizmalarıyla birlikte atık suyun yüksek kapasitede arıtılmasını sağlamaktadır.
Sanayi ve Evrensel Atık su Arıtma Tesislerinde EM-G Kullanımı
EM-G, atık su artıma sistemlerinde aşağıdaki koşullara dikkat edilerek kullanılmalıdır.
1.- EM-G hem aerobik hem de anaerobik koşullarda yararlıdır. Aerobik arıtma sistemlerinde de biyolojik reaktörden önce dinlendirme ya da çökeltme havuzlarında bir dereceye kadar anaerobik koşullar mevcuttur. Mevcut arıtma sistemlerinde bu koşullar kokuşmaya neden olduğundan dezavantaj gibi görünse de, EM-G anaerobik koşullar daha iyi çalıştığından EM-G’li arıtmalar için en ideal durumu oluşturmaktadır. Biyolojik reaktörde, en azından 1 ya da 2 ppm çözünmüş oksijen bulunması önem taşımaktadır. Eğer buna dikkat edilmezse, biyolojik reaktördeki mikroorganizmalar değişir ve bu da arıtmayı olumsuz yönde etkileyebilir (özellikle aktif çamur yönteminde).
2.- EM-G, birincil ve ikincil çökeltme tanklarında ve çamur sindirme ünitesinde etkili olacaktır. Bazı durumlarda, çökeltme tanklarındaki sedimentasyon hızını %25 ila %50 oranında arttırır. Çamur sindirim süresini ise %10 ila %20 oranında azaltmaktadır. Tabii bu değerler, sizin proses üzerindeki kontrol derecenize göre değişebilir.
3.- Atık su arıtmada kullanılan normal EM-G aktif dozajı, günlük atık su debisinin 1:1000 ila 1:2000 oranının sürekli biçimde bir haftada verilmesi şeklindedir.
4.- Önce yarım dozajlamayla başlamalısınız (1:2.000 ya da 1:4.000) ve doğru olduğunu düşündüğünüz dozajlamaya ulaşana kadar arttırmalısınız. Dozajlama artışlarını planlanan dozajlamaya 4 ila 6 haftada ulaşacak şekilde eşit aralıklarla programlayabilirsiniz. Bu, biyolojik reaktördeki ve arıtma işlemindeki normal mikroorganizmaları değiştirmemek açısından önemlidir. Amacımız onları yok etmek değil EM-G mikroorganizmalarıyla birlikte uyum içinde çalışmalarını sağlamaktır. Acele davranarak hedeflenen nihai dozajlamaya hemen ulaşmaya çalışırsanız, atık sudan çıkan arıtılmış su içindeki katı madde oranının artmasına ve ayrıca, biyolojik reaktörde bulking (şişme) denilen soruna yol açabilirsiniz.
5.- H2S, merkaptanlar ve amonyak için havanın analitik olarak kontrolü önem taşımaktadır. EM-G, en çok kötü kokuları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. EM-G uygulayarak, atık su arıtma tesislerinde oluşan hidrojen sülfit ve amonyak gazı çıkışı %95 oranında azaltılmıştır. EM-G, koku azaltma konusunda çok etkindir.
Evlerde ve Turistik Amaçlı EM-G Kullanımı
EM-G’yi, evlerde, otellerde ve diğer yerlerde de kullanabilirsiniz. En çok kullanım yeri ve şekli aşağıda verilmektedir:
1. EVLERDE: Banyo, lavabo ve tuvaletlerde hijyen sağlama ve kötü kokuları yok etmek için kullanılabilir. Ayrıca, foseptik çukurlarına uygulanabilir. Normal kullanım dozu 1:1.000 ya da 10 cc EM-G /m2.
2. OTELLERDE: Otellerin kötü kokan bazı yerlerinde (merdiven altı ve boşlukları gibi) ve odalarında (ardiye odaları gibi) kötü kokuların giderilmesinde ayrıca havasızlıktan ya da nemden ötürü küf kokan her yerde kötü kokuları yok etmede son derece etkilidir. Lokanta ve otellerin paket arıtmalarının yetersiz olduğu yerlerde de yine yukarıdaki dozajlama oranında başarıyla kullanılmaktadır. KOİ, BOİ ve AKM’yi azaltmaktadır.
3. DİĞER YERLERDE Otel ve kamplarda, yine suyun kalitesini iyileştirmede ve kötü kokuları gidermede kullanılmaktadır.
EM-G "Etkin Mikroorganizma" teriminin kısaltılmış şeklidir. EM-G değişik türde mikroorganizmalardan oluşmaktadır ve doğadan toplanarak kendine özgü şartlarda üretilmektedir. EM-G kimyasal madde değildir ve kesinlikle gen değişimine uğramamıştır. EM-G, Japonya'nın Okinava kentindeki Ryukyus Üniversitesi'nden Prof. Dr. Teruo Higa tarafından geçen yüzyılın sonlarında geliştirilmiştir.
Üzerinde yoğun araştırmalar yapılarak mükemmelleştirilen EM-G'in kullanımı Asya ülkeleri başta olmak üzere son 20 yıl içinde son derece yaygınlaşmıştır. Bugün Avrupa'daki kullanım hacmi ve alanları da hızla artmaktadır. Yeryüzünde 130'u aşkın ülkede kullanılmaktadır.
EM-G'NİN İÇİNDE HANGİ MİKROORGANİZMALAR VARDIR?
EM-G, tek bir mikroorganizma türü olmayıp, çeşitli mikroorganizma gruplarının karışımından oluşmaktadır. EM-G'nin içindeki mikroorganizmalar başlıca 5 ana gruptan oluşmaktadır.
1- Fotosentez bakterisi (Fototropik bakteri)
Fotosentez bakterileri, yaşamlarını kendi kendilerine destekleyen bağımsız bakterilerdir. Bu bakteriler, güneş ışınlarını ve toprağın ısısını enerji kaynağı olarak kullanarak; kök salgılarından, organik maddeden ve/veya zararlı gazlardan (örneğin, hidrojen sülfür) yararlı maddeler sentezlerler. Yararlı maddelerse amino asitler, nükleik asitler, biyoaktif maddeler ve şekerden oluşmaktadır ki bunların hepsi bitkilerin büyümesini ve gelişmesini teşvik etmektedir.
Bu yararlı maddeler hem doğrudan bitkiler tarafından emilirler hem de bakterilerin daha da artması için büyüme ortamı (substrate) olarak davranırlar. Bu yüzden, topraktaki fototropik bakterilerin artışı diğer etkin mikroorganizmaları daha da artıracaktır. Örneğin, fototropik bakterilerin salgıladığı büyüme ortamı olarak davranan azotlu bileşiklerin (amino asitler) varlığından ötürü kök çevresinde (rhizosphere) VA (vesicular-arbuscular) mikoriza artmıştır. VA mikoriza, topraktaki fosfatların çözünürlüğünü artırarak, normalde bitkilerin alımı için çözeltide olmayan fosfatları çözeltiye geçirir. VA mikoriza, azot fikse eden Azotobakter ve Rhizobium bakterileri ile birarada bulunabilir ve baklagillerin havadaki azottan yararlanma yeteneğini artırır.
2- Laktik asit bakterisi
Laktik asit bakterisi, fotosentez bakterisinin ve mayanın ürettiği şekerler ve diğer karbohidratlardan laktik asit üretir. Uzun süredir laktik asit bakterilerini kullanarak yoğurt ve turşu yapılması bu sayede mümkün olmaktadır. Bununla birlikte, laktik asit çok kuvvetli bir sterilize edicidir. Zararlı bakterileri bastırır ve organik maddenin bozunmasını hızlandırır. Dahası, laktik asit bakterisi, lignin ve selüloz gibi organik maddelerin bozunmasını da artırır ve bu maddeleri, bozunmamış organik maddeden kaynaklanan zararlı etkilere neden olmaksızın, fermente eder.
Laktik asit bakterisi, sürekli ekilen tarımsal bitkilerde hastalıklara neden olan Fusaryum adlı zararlı mikroorganizmanın çoğalmasını/yayılmasını engelleme yeteneğine sahiptir. Fusaryum popülasyonunun artması genel olarak bitkileri zayıflatmaktadır. Bu durum hastalıkları teşvik etmekte ve zararlı nematodların aniden çoğalmasına neden olmaktadır. Laktik asit bakterileri, Fusaryumun yayılmasını ve işlevini bastırırken, nematod oluşumları da yavaş yavaş ortadan yok olmaktadır.
3- Mayalar
Mayalar; fotosentez bakterileri, organik madde ve bitki kökleri tarafından salgılanan amino asitler ve şekerlerden bitkilerin büyümeleri için yararlı antimikrobiyel ve yararlı maddeler sentezlerler. Mayalar tarafından üretilen hormonlar ve enzimler gibi biyoaktif maddeler aktif olarak hücre ve kök bölünmesini teşvik eder. Mayaların salgıları, laktik asit bakterileri ve actinomisetler gibi etkin mikroorganizmalar için büyüme ortamı sağlarlar.
4- Aktinomisetler
Bakterilerle mantarlar arasında bir yapıya sahip actinomisetler, fotosentez bakterileri ve organik madde tarafından salgılanan amino asitlerden antimikrobiyel maddeler üretirler. Bu antimikrobiyel maddeler ise, zararlı mantar ve bakterileri bastırırlar. Aktinomisetler fotosentez bakterileri ile bir arada yaşayabilirler. Böylece, her iki tür de toprağın antimikrobiyel etkinliğini artırarak toprak ortamının kalitesini yükseltirler.
5- Küfler
Aspergillus ve Penicillium gibi küfler organik maddeyi hızla bozunmaya uğratarak; alkol, esterler ve antimikrobiyel maddeler üretirler. Bunlar ise, kötü kokuları bastırır ve zararlı böceklerle kurtçukları önlerler. Etkin Mikroorganizmalar içinde bulunan her bir türün (fotosentetik bakteriler, laktik asit bakterileri, mantarlar, aktinomisetler ve küfler) kendine özgü önemli bir işlevi bulunmaktadır. Ancak, fotosentez bakterileri, EM-G etkinliğinin en önemli bileşenidir.
Fotosentez bakterileri, diğer mikroorganizmaların etkinliklerini destekler. Diğer yandan, fotosentez bakterileri, diğer mikroorganizmalarca üretilen maddeleri de kullanırlar. Bu olay, "birlikte varoluş (coexistence) ve birlikte gelişme (co-prosperity)" olarak adlandırılmaktadır. Toprakta Etkin Mikroorganizmalar arttıkça, yerli etkin mikroorganizmaların popülasyonu da giderek artar. Böylece, mikro flora zenginleşir ve topraktaki mikro biyel ekosistemler iyi dengelenir. Belirli tür mikroorganizmaların (özellikle zararlı olanların) artışı önlenir. Böylelikle topraktan kaynaklanan hastalıklar bastırılmış olur.
Bitki kökleri; karbonhidratlar, amino ve organik asitler ve aktif enzimler salgılar. Etkin mikroorganizmalar büyümek için bu salgıları kullanırlar. Bu süreç sırasında, EM-G, amino ve nükleik asitler, bitkiler için çeşitli vitaminler ve hormonlar da salgılarlar. Dahası, bu tür topraklarda, etkin mikroorganizmalar kök bölgesinde (rhizosphere), bitki ile birlikte bulunurlar (symbiosis). Sonuç olarak, etkin mikroorganizmaların baskın olduğu bu tür topraklarda bitkiler olağanüstü iyi büyürler.
EM-G Teknolojisi Nedir?
EM-G Teknolojisi, Etkin Mikroorganizmaların kullanıldığı teknoloji anlamına gelmektedir. EM-G, tek bir mikroorganizma türü olmayıp, çeşitli mikroorganizma gruplarının karışımından oluşmaktadır. İnsanlara, hayvanlara ve doğaya olumlu ve sağlıklı etki yapar. Bu mikroorganizmaların çoğu gıda ve sağlık alanlarında geçmişten bu yana kullanılmaktadır. EM-G kullanımının sağlık açısından güvenli olduğu, belirli araştırmalar çerçevesinde Japonya ve diğer ülkelerde kanıtlanmıştır. İçildiğinde dahi herhangi bir zararlı etkisi görülmemiştir. Birçok ülkede EM-G bir içecek olarak izne sahiptir. Tarımsal uygulamaların dışında hijyen gerektiren yerlerde de kullanılmaktadır. Yasaların çok sıkı olduğu Amerika'nın Kaliforniya eyaletinde dahi EM-G üretimi ve satışı serbesttir. EM-G Teknolojisi tarım, hayvancılık, balıkçılık, çevre ve tıp alanlarında uygulanmaktadır.
Etkin Mikroorganizmalar, hem aerobik (oksijen içeren) hem de anaerobik (oksijen içermeyen) ortamlarda yaşayabilen mikroorganizma gruplarından oluşmaktadır. Yeryüzündeki mikroorganizmalar temelde üçe ayrılır: Bozguncu (Dejeneran) mikroorganizmalar, Yapıcı (Rejenerant) mikroorganizmalar ve Fırsatçı (Nötr veya Opportünist) mikroorganizmalardır.
Etkin Mikroorganizmalar, genel olarak yapıcı mikroorganizmalar sınıfına girmektedir. Organik maddelerin bozunmasını (kokuşmasını ya da oksidasyonunu) engelleyip, fermentasyona neden olurlar. Böylece doğayı sağlıklı kılarlar ve birçok biyolojik aktif maddenin ve antioksidan maddelerin oluşmasını sağlarlar.
Antioksidan maddeler, sadece oksidasyonun zararlarını engellemekle kalmaz, oksidasyonu, bir başka deyişle çürümeyi (ya da kokuşmayı) durdurup temel yapısına dönüşümünü sağlayabilmektedir. Burada maddenin ölü ya da canlı olup olmadığı önem taşımamaktadır. Bozguncu mikroorganizmalarda ise, yapıcı mikroorganizmalardakinin tam tersi bir durum söz konusudur. Bu mikroorganizmalar doğrudan ya da dolaylı olarak oksidasyonu başlatan maddeler üretirler. Bu da serbest radikalleri yaşatması demektir.
Nötr olan fırsatçı mikroorganizmalar, ne yapıcıdır ne de bozguncudur. İki grubun arasında kalmakta oportünist bir tutum sergilemektedir. Yararlı mikroorganizmalar güçlü ise yararlıların tarafında, zararlı mikroorganizmalar güçlü ise onların yanında yer almakta ve güçlü olan gibi davranmaktadır. Belirli bir açıdan bakıldığında, giderek elverişsiz hale gelen tarım alanları ve doğa koşulları, oksidiyonun acımasız bir sonucu olarak görülebilir.
Buradan da anlaşılabileceği gibi EM-G Teknolojisi sadece tarımda faaliyet göstermemekte, bir çok alanda uygulanmaktadır. EM-G ile genel anlamda her alandaki oksidasyon oluşumu antioksidasyona dönüşerek mikroorganizmalar sayesinde engellenmektedir.
EM-G DÜNYADA YAYGIN OLARAK KULLANILMAKTA MIDIR?
EM-G 150 ülkede kullanılmaktadır ve EM-G Teknolojisi 13 Ülkede Ulusal Politikanın bir parçası haline gelmiştir.
EM-G NEDEN MEVCUT TEKNOLOJİLERDEN FARKLI VE ÜSTÜNDÜR?
EM-G Teknolojisinin başlangıcı, 1968 yılına dayanmaktadır ve amacı hasattaki verimliliği arttırmak ve bozulmanın ya da çürümenin önüne geçmektir. Ancak 1980'ler döneminde pratik uygulamalar olumlu sonuçlar göstermeye başlamıştır. 1982 yılında EM-G pratikte uygulanabilir hale gelmiş ve dünyanın birçok yerinde kullanılmaya başlanmıştır. Tarımın ve Doğanın birleşik algılandığı ülkelerde aynı zamanda atıksal sorunlara da çözüm getirilmiş olmaktadır. EM-G Teknolojisinde slogan; güvenli, rahat ve uygun bir ortam, düşük fiyat, yüksek kalite ve yüksek verimdir. EM-G Teknolojisinin hedefi canlı, sağlıklı ve huzur dolu bir toplum oluşturmaktır.
Nüfusun sürekli artığı ve tarım alanlarının sürekli azaldığı, kaynakların yetersiz kaldığı, doğal problemlerin büyüdüğü bir dünyada geleceğe karamsar bakıyoruz. Genelde toplumların birlikte hareket etmelerinin, bazı sorunlara çözüm getireceği görüşü kesindir, ama insanlığın top yekun biçimde kabul edilebilir ve sürdürülebilir bir genel refah düzeyine ulaşabilmesi için toplumsal sorunların kökenine inmemiz gerekmektedir. Yeryüzünü, Entropi'yi (Dünyadaki düzensizliğin bir ölçüsü) azaltan teknolojilerle donatıp farklı bir toplum yapılandırmalıyız. Buradan da anlaşılabileceği gibi, bu yeni teknolojilere ve yeni kavramlara dayalı bir toplumun oluşturulması demektir. İnsanlık toplumsal yaşamı kurmadan ve nüfusu artmadan önce, dünya Entropi'yi dengede tutan işlevlerine sahipti; doğayla (kendisiyle) uyum içinde yaşıyordu ve kainattan sınırsız gücünü alabiliyordu. Dünyanın tüm nimetlerini petrol, kömür ve diğer doğal kaynakların yanı sıra çeşit çeşit bitki ve hayvan türleri vb. bolca oluşturduğunu ve insanların hizmetine sunduğunu söylesek abartmış olmayız.
Dünyamız kendi ekseni ile Güneş etrafındaki dönüşüne devam etmektedir ve sonuçta dünyamızda belirli bir denge söz konusudur. Yerküremizi bir sistem olarak düşünürsek, sistemde onu oluşturan bileşenler (elementler) ve sistemin belirli bir enerjisi bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, dünyamızda her şey her an değişmektedir. Bir başka deyişle, dünyada bir evrim yaşanmaktadır. Şu andaki dünya bir saniye önceki dünya ile aynı olmadığı gibi, bir saniye sonrasıyla da aynı olmayacaktır. Örneğin, sobanızda yanan kömür, son bir saniye içinde yeryüzüne biraz daha enerji vermiş olacaktır. Bu yanma olayı sonucu enerjinin yanı sıra kül, karbondioksit açığa çıkacak ve bu yeni açığa çıkan maddeler ve yerküre sistemine ilave edilen enerji nedeniyle yeryüzündeki düzensizlik biraz daha artmış olacaktır. İşte biz bu düzensizliği ölçen kavrama Entropi diyoruz. Öyleyse, günümüz teknolojilerine göre çalışan fabrikaların, makinaların bacalarından çıkan dumanlar ve ısı hep yeryüzünün entropisini arttırmakta, her geçen gün biraz daha fazla kirlenmeye neden olmaktadır. Çünkü günümüz teknolojilerinin hemen hemen tamamı oksidasyona dayalıdır ve her oksidasyon, entropi artışın da beraberinde getirmektedir. Bu durum böyle devam ederse, oluşturduğumuz kirlilikten dolayı Entropi büyük bir hızla yoğunlaşacak; herkes neslimizi imha yolunda olduğumuzu itiraf edecektir. Yoğun entropi ortamında karşılaşacağımız kirlilik ve oksidasyon devam ederse, zararlı mikroorganizmaların ve virüslerin yayılıp güçleneceğine kesin gözüyle bakılmaktadır. Bu, sadece çevre kirliliğinin artmasıyla kalmayacak; salgınlar baş gösterecektir. Bunlar da zararlı mikroorganizmaların, sinek ve böceklerin çoğalmasına sebep olarak gelişmiş yaratıkların varlığını tehlikeye sokacak, tedavisi bulunmayan hastalıklara yol açacaktır (Zaten bu tehlike bugün de mevcuttur). Geçmişten bu yana gelen oluşumlardan dolayı yeryüzünde Entropi yoğunlaşmaktadır. Bu sorunları kontrol altına alabilmek için hızlı bir şekilde Entropi yavaşlatıcı ve dönüşüm yaratıcı teknolojilere yönelmeliyiz.
EM-G TEKNOLOJİLERİNE DAYALI SAĞLIKLI BİR TOPLUM OLUŞTURABİLİR MİYİZ?
Bugüne kadar geçerliliğini korumuş olan teorilere göre, Entropi dönüştüren Teknolojiler olanaksız sanılmaktaydı. Bilimsel tartışmaları bir tarafa bırakalım ve EM-G Teknolojisinin çeşitli problemlerin çözümlerinde faydalı olan araştırma sonuçlarına bakalım. Gıdalardan başlayarak, çevresel koşulların elverişli hale getirilmesi, insan sağlığının düzeltilmesi, enerji problemlerinin çözümlenmesine kadar olumlu sonuçlar vb. EM- G Teknolojisi sayesinde şehir çöplüklerinde biriken organik atıklar çevreye zarar vermeyecek şekilde dönüştürülebilmektedir ve elde edilen ürünler tarımsal alanlarda, hayvancılıkta, ormancılıkta en iyi şekilde ve en düşük maliyetle kullanılabilmektedir. Sanayi atık suları ve şehir atık suları kapalı sistemlerde tekrar tekrar arıtılabilmektedir. Bu teknoloji büyük çapta uygulandığında, şehir çöpleri ve atık sular için harcanan inanılmaz bütçeler büyük ölçüde düşecektir.
Önemli ve dikkat çekici bir durumda EM-G Teknolojisi sayesinde plastik, kağıt, lastik ve tekstil ürünleri dahil olmak üzere birçok ürün çok ucuza geri kazanılabilmektedir. Günümüzde bu şekil geri dönüşümlerden elde edilmiş olan yüksek kalitede ürünler mevcuttur. Atıkların değerlendirilmesi düşüncesiyle kömür külü ve yüksek ısı fırın külünden elde edilmiş EM-G Seramik, birçok alanda kullanılmaktadır. Aynı tarım alanı üzerinde daha fazla ürün elde etmek gerçekte daha fazla karbondioksitin gıdaya çevrilmesi demektir. Buna bağlı olarak da doğanın biraz daha temizlenmesi anlaşılmaktadır. EM-G Teknolojisi uygulandığında, kullanılan farklı malzemelere farklı ek özellikler kazandırılış olur. EM-G ile dönüştürülen bir plastikten torba imal edildiğinde ve bu torbada EM-G ile ekimi yapılmış pirinç depolandığında, beş sene sonra dahi hasat günündeki tazeliğini korumaktadır.
Bu teknoloji tarımda, hayvancılıkta ve balıkçılıkta faydalı olduğu gibi ürünlerin tazeliği açısından da büyük önem taşır. Geniş çaplı kullanıldığında EM-G Teknolojisi ile gıda ürünleri doğal yollarla saklandığında gıda stoklaması için yapılan detaylı işlemlere gereksinim kalmayacaktır. Plastik ambalajların kapatılmasında, dolumun da ve saklanmasında EM-G Teknolojisi yaygın olarak kullanıldığında, depolarda detaylı havalandırma ve soğutma sistemlerine gereksinim kalmayacaktır. EM-G Teknolojisi ile üretilmiş olan ürünlerin basit bir beton zemin üzerine EM-G teknolojisi ile işlenmiş olan basit bir plastik branda ile örtülmesi yeterli olacaktır. EM-G Teknolojisinin kullanımı konut ve cadde yapımında da çok çabuk yaygınlaşmıştır. Betona sadece %1 EM-G (kuru ağırlık) katıldığında, yapının dayanıklılığı oldukça artmaktadır. Beton daha çabuk sertleşmektedir. Daha önceleri 25 - 30 gün beklemek gerekirken, bu şekilde 3 veya 4 gün sonra kalıplar sökülebilmektedir. Beton daha sert olduğu gibi içerisindeki çelikten üretilmiş iskelet yapısı da paslanmaya uğramamaktadır. Yapının genelinde ömrünü uzatmaktadır. Bu koruyucu önlemler, özellikle deprem kuşağında bulunan ülkemizde yapıların dayanıklılığının artırılması açısından son derece önemlidir. Yüksek basınçlı enjeksiyon püskürtmeyle EM-G antioksidanlar yapının içine nüfuz ettirilerek yapının çürümesi önlenir ve aynı zamanda binalar böcek saldırılarına karşı da korunmuş olur.
Böylece çevremizde Japonların dediği gibi " İyaşiro-şi" yeniden oluşur. Anlamı, hayata hizmet eden her şeyin mevcut olduğu yer, uzun ömür, sağlamlık, sağlık, ve süreklilik demektir. Enerji sektöründe ise, aşınma ve yok olma ile ilgili olarak EM-G Teknolojisi sayesinde bir devrim yaratılmıştır. Çeşitli maden ocaklarında ve üretim yapan fabrikalarda EM-G Teknolojisi sayesinde aşınmanın büyük oranda önüne geçilmiştir. Yanma verimi artırılarak yakıt tasarrufu % 50'lerin üzerine çekilebilmiştir. Paslanmanın önüne geçilerek iletken akım hatlarının kapasiteleri artırılmıştır. Sağlıkla ilgili olarak, bağışıklık sistemi güçlendirilmiştir. Buna göre genlerin "onarım işlevselliği" güçlendirilir ve normal işlevleri sağlanır. Tedavisi mümkün olmayan hastalıkların tedavi olanakları normal yöntemler ile çok zor bir durumdu, ama şimdi bir umut var. Tedavisi olmayan hastalıklara karşı EM-G 'nin etkileri bir çok raporla onaylanmıştır. Bütün bunlar EM-G Teknolojisinin her alanda ve her şekilde uygulandığında, dünyamızın çöpünü sıfıra indirgemenin sınırsız imkanlarını göstermektedir. Öyle bir sistem oluşacaktır ki, mükemmel ürünlerin üretilmeleri pahalı olmayacaktır. Özenle bakıldıklarında uzun ömürlü olacaklar ve gerek duyulmadığında daha yüksek seviyeli ürünlere dönüştürüleceklerdir. Bu sayede yeryüzünde sorunlar oluşmayacaktır. Henüz enerji kazanımında ve enerji kaynaklarının depolanmasında biyolojik maddelerin kullanımı tam olarak tamamlanmamış da olsa, gelecek vaat ettiği ve şimdiden tasarruf sağlayacağı kanıtlanmıştır.
TARIMDA EM-G KULLANIMI
Kyusei Doğal Çiftçiliği (Kyusei Nature Farming) kimyasal ve toksik maddelerden arındırılmış ve güvenli gıdalar yetiştirmek amacıyla Japonya'da geliştirilmiştir. Yıllar boyunca, Kyusei Doğal Çiftçilik yöntemlerini uygulayan çiftçiler, aslında organik çiftçilik yapmaktaydılar. Kyusei çiftçileri, ilk kullanıma başlanmasından itibaren kimyasal gübre ve pestisit kullanmayı reddetmişlerdir. Ancak, nüfusun çoğunluğuna yetecek miktarda üretim yapmaları mümkün olmamaktaydı. 1980'li yıllarda, Prof. Dr. Teruo Higa, Kyusei Doğal Çiftçiliğe Etkin mikroorganizmalar kavramını (Effective Microorganisms (EM-G)) soktu.
Böylece, bir grup yararlı mikroorganizma, toprak iyileştirici olarak kullanılıp, bitkilerde ve toprakta hastalıklara neden olan zararlı mikropların üremesini bastırdı ve tarımsal bitkilerin organik madde kullanmadaki verimliliğini artırdı. Bu teknoloji son derece başarılı oldu ve bu teknolojiyi Asya Pasifik bölgesine yaymak için Tayland'da 1989 yılı Kasımı'nda bir konferans düzenlendi. Bu konferansta ise, Asya Pasifik Doğal Tarım Ağı (Asia Pacific Natural Agriculture Network (APNAN)) oluşturuldu. APNAN'ın birinci amacı; araştırma, eğitim ve teknolojilerin teşvik edilmesi için Asya Pasifik bölgesinde bir uluslararası bilim adamları ağı oluşturulmasını sağlamaktı. Bu etkinlikler, Kyusei Doğal Çifçilik ve Etkin Mikroorganizmalar (EM-G) teknolojisini esas alacaktır.
BUĞDAY, ARPA Tarımında EM-G Kullanımı
Buğday ve arpada EM-G kullanmak için tarlaya, sonbahar aylarında uzun süreli etkisi olan ot ilacı (zehir) atılmamış olmalıdır.
1. Uygulama: (Yapraktan yapılacaktır): Bitki boyları 10-15 cm olduğunda (kardeşlenme başlangıcı veya dönemi) ot ilacı attıktan 10-15 gün sonra uygulanır. 100-200 litre suya 1 litre EM-G (aktif) konur ve yıkanacak şekilde uygulanır.
2. Uygulama: (Yapraktan yapılacaktır): 1. uygulamadan 15-20 gün sonra 1. uygulamanın aynısıdır.
Not: EM-G kullanımı ile üre, yaprak gübresi v.b. gibi kimyasallara ihtiyaç kalmayacaktır. Sadece, uygulama güç gibi görünse de (yani birkaç kez tarlaya müdahale etmek gibi) EM-G uygulandığında kazançlı çıkacağınızı deneyerek görebilirsiniz. Uygulamaların mümkünse, toprağın nemli ya da ıslak olduğu zamanlarda yapılması önerilir. Sırt pompası kullanacak olanlar için: 15-20 litre suya 100 ml EM-G (aktif) koyup 100 m2 alana uygulama yapmak uygundur.
AYÇİÇEĞİ, MISIR Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan;
1. Uygulama: Ekimden sonraki ilk sulama ile birlikte 1,5 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Bitki boyları 15-20 cm’ye geldiğinde 1,5 litre EM-G (aktif)
Not: Topraktan uygulamalarda sulama imkanı yoksa yağış sonrası ya da çiğ düşmesi sonrası toprak ıslakken, 1,5 litre EM-G (aktif) 200-250 litre suya konup toprağa püskürtülür)
Yapraktan:
1. Uygulama: Bitki boyları 10-15 cm iken 500 ml EM-G (aktif), 100- 150 litre suya konup yıkanacak şekilde uygulanır.
2. Uygulama: Bitki boyları 20-25 cm iken 1 litre EM-G (aktif), 250- 300 litre suya konup uygulanır.
MERCİMEK, NOHUT Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Ekimden sonra olmak üzere 2 litre EM-G (aktif)
(Not: Yağış sonrası veya çiğ düşmesi sonrasında 2 litre EM-G, 250- 300 litre suya konup toprağa püskürtülür.)
Yapraktan:
1. Uygulama: Çiçek öncesi 500 ml EM-G (aktif), 150-200 litre suya konup yıkanacak şekilde uygulanır.
2. Uygulama: Çiçek dökümünden sonra kapsül bağlamaya başladığında 1 litre EM-G (aktif), 250 litre suya konup yapraklar yıkanacak şekilde uygulanır.
ÇELTİK Tarımında EM-G Kullanımı
Japonya’da üst seviyedeki çeltik tarımı tamamen EM-G kullanılarak yapılmaktadır.
Topraktan:
Çeltik tarlaları suyla doluyken sadece bir kez olmak üzere 4 litre EM-G (aktif)
(zehir bulaşığı olmayan temiz pulvarizatöre 400 litrelik suyun içine 4 litre EM-G (aktif) konularak seyreltilip, 1000 m2 alana püskürtülür. Ya da daha çok alanda uygulama yapılacaksa, yani 400 litre daha fazla alana püskürtülebiliyorsa (örneğin 5000 m2’ye), her 1000 m2 için 4 litre EM-G (aktif) hesap edilerek toplam 20 litre EM-G (aktif), 400 litrelik pulvarizatöre konup 5000 m2’ye püskürtülebilir. Çünkü nasıl olsa tarla su ile dolu olduğundan bakteriler rahatça yayılabilecektir. Böylece uygulama kolaylığı sağlanmış olur.)
Yapraktan:
1. Uygulama: Kurutmadan sonra bitki boyları 15 cm. olduğunda 1 litre EM-G (aktif), 250 litre suya ilave edilip yapraklar ıslanacak şekilde uygulanır.
2. Uygulama: Birinci uygulamadan 25-30 gün sonra aynen 1. uygulama gibi tekrar uygulama yapılır.
PATATES Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Patates ekiminden sonraki ilk sulama ile birlikte 3 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Birinci çapadan sonraki ilk sulama ile birlikte 1,5 litre EM-G (aktif)
3. Uygulama: Yumru bağlamaya başladığında 1,5 litre EM-G (aktif)
SOĞAN-SARIMSAK Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Ekimden sonraki ilk sulama ile birlikte 3 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Yumru teşekkülünden hemen önceki sulama ile birlikte 1,5lt EM-G (aktif)
3. Uygulama: Yumru teşekkül ettikten sonra 1,5 lt EM-G (aktif).
PANCAR Tarımında EM-G Kullanımı
Aynen soğan sarımsak tarımında olduğu gibidir. Fakat çok ağır hastalıklı topraklarda EM-G (aktif) miktarı özellikle topraktan uygulamalarda biraz daha artırılabilir. Örneğin topraktan 3. uygulamadan sonra 4. bir uygulama ile toprağa 1,5 litre daha EM-G (aktif) verilebilir.
KAVUN, KARPUZ, KABAK, HIYAR, FASULYE, SOYA Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Ekimden sonraki ilk sulama ile birlikte 2 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Bitkiler kol atmaya başladığında (10-15 cm olunca) 1 litre EM-G (aktif)
3. Uygulama: Kavun, karpuz, kabak, hıyarda meyveler ceviz veya badem büyüklüğünde iken, fasulye ve soyada ise kapsül bağlayınca 1 litre EM-G (aktif).
DOMATES, BİBER, PATLICAN Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Dikimden sonraki ilk sulama ile birlikte 2 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Çiçeklenme öncesinde sulama ile birlikte 1 litre EM-G (aktif)
3. Uygulama: Meyve tutumundan sonraki sulama ile birlikte 1 litre EM-G (aktif)
LAHANA, ISPANAK, PIRASA, MARUL, KARNABAHAR, BROKOLİ Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Dikimden sonraki ilk sulama ile birlikte 2 litre
2. Uygulama: 1. Uygulamadan sonraki 15-30 gün içinde 1,5 litre
ÇİLEK Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Dikimden sonraki ilk sulama ile birlikte 3 litre EM-G (aktif).
2. Uygulama: 1. uygulamadan 15-20 gün sonra 1.5 litre EM-G (aktif)
3. Uygulama: 2. uygulamadan 15-20 gün sonra 1.5 litre EM-G (aktif)
ÇAY Tarımında EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Nisan veya Mayıs aylarında 2 litre EM-G (aktif)
Yapraktan:
Çay tarımında Nisan, Mayıs aylarından başlayarak her 15 günde bir yapraktan EM-G verilmesi ve çay toplama sezonu boyunca verilmeye devam edilmesi halinde, sürekli taze sürgünlerin oluşması sağlanmış olacaktır.
FINDIK İçin EM-G Kullanımı
Topraktan:
Mayıs veya Haziran ayında ağaçların kök kısımlarına denk gelecek şekilde tatbik edilmek suretiyle 3 litre EM-G (aktif). (1 tonluk holdere 3 litre EM-G (aktif) konulup ağaçların kök çevrelerine gelecek şekilde her ağaç için 50-60 litre ağaçların dip kısımlarına tatbik edilir)
NARENCİYE (Limon, Mandalina, Portakal), NAR İçin EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Mart veya Nisan aylarında 2 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Mayıs veya Haziran aylarında 2 litre EM-G (aktif)
3. Uygulama: Temmuz veya Ağustos aylarında 2 litre EM-G (aktif)
Not: Topraktan uygulamalarda daima ağaçların kök kısımlarına denk gelecek şekilde uygulama yapılması EM-G in ekonomik kullanımı için uygun olacaktır.
Narenciye alanlarında, topraktaki zararlı patojenlerin hastalık yapıcı etkisi sonucu uçkurutan denilen, ağaçların ölümüne sebebiyet veren hastalık, narenciye ağaçlarımızı tehdit etmektedir. Üstelik bu patojenler su ile çoğalmakta, ilkbahar ve sonbahar yağışları ile de yayılarak hastalığın sağlıklı alanlara da bulaşmasına sebep olmaktadır. Uçkurutan denilen bu belanın tek sebebi topraktaki zararlı mikroorganizmalardır. Toprağın EM-G ile aşılanması ve ağaçlara yapraktan EM-G uygulanması sonucu ağaçlarımızı, topraklarımızı, ürünlerimizi kurtaracağımız gibi, sağlıklı ve kaliteli, yüksek verim almamızı da sağlamış olacağız. Bundan sonra hastalıklı ağaçlarınızı kesmeyiniz. EM-G ile kurtarabileceksiniz. EM-G toprağın düzenlenmesini, doğal formuna ve sağlığına kavuşmasını sağlar. Hastalıklı ağaçların hastalığa karşı dirençlerinin arttığı, üstelik kaliteli ve yüksek verim verdikleri görülecektir. Ayrıca yine dallarından meyve dökülmesi sorunu da büyük ölçüde bitmiş olacaktır. Ayrıca uçkurutan hastalığının bulunduğu narenciye alanlarındaki hastalıklı ağaçlara özel müdahale edilmelidir. Her hastalıklı ağaç için ağacın büyüklüğüne göre 0,5 litre ile 1,5 litre EM-G, 50-100 litre suyun içine ilave edilip, ağacın kök çevresine açılacak 1-2 metre çapındaki havuzlara dökülmelidir. Örneğin 10-15 cm. kalınlığındaki hastalıklı bir ağaç için 50-60 litre suya 0,5 litre EM-G (aktif) konup ağacın dip kısmında açılacak olan 1 metre çapındaki, 10 cm derinliğindeki havuza dökülür. Şayet ağacımız 20-25 cm. kalınlığında ise bu sefer de 1,5 litre EM-G (aktif), 100 litre suyun içine dökülüp yine ağaç dibinde açacağımız 1,5-2 metrelik havuza dökülür. Hastalıklı ağaçlara aynı zamanda yapraktan da uygulama yapılır. (Yapraktan her ağaç için yaklaşık 50-100 ml EM-G (aktif) 20-40 litre suyla seyreltilip uygulanır)
ÜZÜM İçin EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Mart veya Nisan aylarında 2 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: mayıs veya haziran aylarında 2litre EM-G (aktif)
Not: Üzümde sararmaları engeller.
ELMA, ARMUT, KİRAZ, BADEM, ERİK, ŞEFTALİ, CEVİZ vb. Gibi Tüm Meyve Ağaçları İçin EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: mart veya nisan aylarında 2 litre EM-G
2. Uygulama: mayıs veya haziran aylarında 2 litre EM-G
Not: Ağaçların kış aylarını tamamen sıkıntısız atlatmaları için eylül ya da ekim aylarında topraktan son bir kez daha EM-G uygulanması mükemmel olur. Ancak bu tamamen çiftçimizin kendisiyle ilgilidir. Yapmasa da olur, yaparsa mükemmel olur. Bu durum fidanlar için ve narenciye, zeytin dahil tüm ağaçlar için böyledir.
FİDANLAR İçin EM-G Kullanımı
Topraktan:
1. Uygulama: Ağaçlara su yürümesi ile birlikte 2 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: 1.Uygulamadan 1 ay sonra, 2 litre EM-G (aktif)
Not: EM-G kullanılarak yetiştirilen fidanlar, ağaçlar ya da bitkilerle, EM-G kullanılmadan yetiştirilenleri lütfen sezon içinde ya da sonunda kıyaslayınız. Farkın büyüklüğünü göreceksiniz.
ZEYTİNDE EM-G Kullanımı
EM-G’nin patojenleri baskı altına almasının doğrudan bir sonucu olarak, zeytinde dal kanseri olarak da adlandırılan vertisilyum solgunluğu denen, zeytin ağacı ölümlerine sebep olan topraktaki patojenlerin yarattığı zarara karşı ağaç güçlendirilmiş olur. EM-G, toprağı düzenleyip, doğal formuna kavuşturarak; kurumakta olan zeytin ağaçlarının yeniden dal ve tepe sürgünleri vererek kurtulmasını sağlar. Üstelik zeytin verimi ve kalitesini arttırarak, üreticinin ağacını kurtardığı gibi yüksek ve kaliteli verim almasını da sağlar. Zeytin dökülmesi, leke, mantar gibi hastalıklara karşı da ağacın direncinin arttığı dolayısıyla bu sorunların da ortadan kalktığı görülecektir.
Kesinlikle EM-G ile tanışmadan boşu boşuna ağaçlarınızı kesmeyiniz.
Ülkemizde son yıllarda vertisilyum solgunluğu denilen hastalık nedeniyle büyük bir hızla yayılan zeytin ağaçları ölümleri ile karşı karşıyayız. Bu hastalığın da ana sebebi topraktaki zararlı mikroorganizmalardır. İlkbahar ve sonbahar yağışlarıyla yayılmakta, sağlıklı alanlara da bulaşmaktadır. Milli servetimiz olan topraklarımızı ve ağaçlarımızı tehdit etmekte, maalesef çare bulamayan insanlarımız ağaçlarını keserek büyük kayıplara uğramaktadırlar. Bundan sonra hastalıklı hiçbir ağacınızı kesmeyiniz. EM-G ile kurtulacaktır. EM-G uygulanan tüm hastalıklı zeytin ağaçları, ve hatta neredeyse tamamı kurumakla yüz yüze gelmiş ağaçlarımız dahi EM-G uygulaması sonucu istisnasız hepsinde de kurumakta olan dallardan ve gövdelerden yeniden çok güçlü sürgünler vermekte, zeytin ağaçlarımız kurtulmaktadır. EM-G uygulaması yapılan tüm ağaçlarda bu görülebilir. Bu hastalıkla mücadele için artık elinizde çok güçlü ve sağlam bir ürün olduğunu bilmenizi isteriz.
BUNDAN SONRA LÜTFEN KURUMAKTA OLAN ZEYTİN AĞAÇLARINIZI BOŞ YERE KESMEYİNİZ.
Mutlaka EM-G’nin gücünü deneyiniz.
Ayrıca zeytin verimi artmakta, kalitesi ve tane iriliği bakımından büyük gelişme olmaktadır. Yapraktan uygulanması sonucunda da mantar hastalığı, böcek zararlısı, benek vb. gibi sorunlara karşı da ağacın direnci artmaktadır.
Topraktan: (1000 m2 alan için)
1. Uygulama: Baharda (Mart, Nisan ya da Mayıs aylarında) 2-4 litre EM-G (aktif)
2. Uygulama: Yazın ya da sonbaharda (Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül) aylarında 2-4 litre EM-G (aktif)
NOT: Biz hiçbir zaman bu tarz zehir kullanımını savunmayız ve önermeyiz. Aslında EM-G kullanıldığında bunlara hiç gerek kalmadığını ileride sizler de anlayacaksınız. Fakat şimdilik her ihtimale karşı deyip bu alışkanlığınıza devam edebileceğiniz düşüncesiyle çiçek nesli, ya da dane nesli güvesi ilacı atmadan 15 gün evvel (zehirle karışıp yararlı bakterilerin ölmemesi için) EM-G kullanılmasını önerdik. Sizler bir kısım bazı alanlarınızda bu tarz zehir kullanmadan sadece EM-G uygulayarak neticeyi kendiniz görebilirsiniz. EM-G’yi deneyerek gücünü öğrenebilirsiniz.
HAYVANCILIKTA EM-G KULLANIMI
KÜMES VE ÇİFTLİK HAYVANLARI ÜRETİMİNDE EM-G
Bugünün piyasasında rekabetçi olmak için modern çiftlik hayvanları üreticisinin daima yenilikçi olması ve yeni üretim teknikleri arayışı içinde olması gerekmektedir. Şirketimiz EM-G (Etkin Mikroorganizmalar) mikrobiyal aşılayıcıların Türkiye'de yetiştiriciler arasında yaygınlaştırılması alanında çalışmaktadır. EM-G Teknolojisi 1980'lerde Okinawa, Japonya'da Prof. Dr. Teruo Higa tarafından geliştirilmiş ve dünya çapında 130'u aşkın ülkeye yayılmıştır. EM-G Teknolojisi Türkiye'de kümes ve çiftlik hayvanları üreticileri için son derece umut vericidir. Maliyeti düşük, uygulanması kolaydır ve koku kontrolü, hayvanların et ve süt verimlerinin arttırılması konularında, hijyen, ve gübrelik hayvan dışkısından organik gübre üretimi alanlarında harika sonuçlar vermektedir.
At Yetiştirmede EM-G Kullanımı
Ahırların İlk Hazırlanması
Ahırları, spreyleyerek iyice temizleyiniz. (0,2 l EM-G + 0,8 l su) oranında suyla seyreltilmiş EM-G çözeltisinden yüzeyleri hafifçe nemlendirecek şekilde bütün ahıra spreyleyiniz. Havalandırma yerlerini ve damlardaki havalandırma deliklerini vb. unutmayınız.
Ahırların Bakım Spreylemesi:
Bir spreyleme veya sisleme cihazı kullanarak, haftada 1-2 defa 1:10 oranında klorsuz suyla seyrelterek 0,1 l /m2 gelecek şekilde altlık malzemesi (saman ya da talaş veya tahta kırpıntıları) dökülmüş yerlere ve duvarlara EM-G spreyleyin, Dışkı ve idrarın bulunduğu yerlere biraz daha fazla spreyleyin. Böylelikle, amonyak hemen bağlanacaktır. Odun kırpıntıları veya talaş varsa, bunlar daha emici olduğundan biraz daha fazla spreylenmelidir.
Sıcak yaz aylarında, üzerlerine EM-G çözeltisi (1:20 oranında klorsuz suyla seyreltilmiş EM-G) spreylenince hayvanların çok hoşuna gitmektedir. EM-G, kokuşma yoluyla çürümeyi önleyeceğinden, bu nedenle meydana gelen sorunlar çözümlenmiş olacaktır. Hayvanlar üzerinde zararlıların (pire, kene, vb.) bulunmasını önleyecektir.
Doğumda
Hemen doğumdan sonra 2-3 ml EM-G bir şırınga yardımıyla ağızdan veriniz.
Doğum Sonrası
1 ve 2. haftalarda: Taya günde 10 ml EM-G veriniz (günlük 10 ml'lik dozu 2'ye bölerek 5'er ml halinde veriniz). 2 ile 8. haftalarda 20 ml EM-G veriniz (günlük 20 ml'lik dozu 2'ye bölerek 10'ar ml halinde veriniz).
3 Aylıktan itibaren: Atlar için: 3. aydan itibaren tüm yaşlar için günde 40 ml EM-G veriniz. (40 ml'lik EM-G 2'ye bölerek 20'şer ml halinde veriniz). Atların doğal direncini artırmak için, normal yemlerine ilave olarak günde normal yemlerinin %5'i kadar Kepek Bokashi yemi verilir. Bokashi fermantasyona uğramış organik maddedir ve probiyotiklerce zengindir.
Stres durumlarında: Transport ya da doğum gibi stres durumlarında, 2 hafta öncesinden günlük dozları 2 misline çıkartınız.
Sıvı dışkı ve gübre için
Gübreye haftada bir kez 1–2 litre EM-G/m3 malzeme olacak şekilde EM-G ilave ediniz (içerdiği bileşenlerin miktarına bağlı olarak). Ayrıca, az miktarda kil ilave edilmesi de tavsiye edilir. Ancak şart değildir.
Kil miktarı: 2 kg/m³ gübre (1 m3 gübre için 2 kg)
Padoklarda
Padok yüzeyine bir kez 1000 kg/hektar olacak şekilde kil minerali uygulayınız. Padokların yüzeyine hektara minimum 100 litre gelecek şekilde EM-G uygulayınız. (1/200 ila 1/500 oranında suyla seyrelterek). Bu miktarı ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere yılda 2 kez uygulayınız.
Balık, Karides ve Rotifer Yetiştiriciliğinde EM-G Kullanımı
EM-G, balık ve karidesler için de oldukça yararlıdır çünkü suyun kalitesini iyileştirir. Her ay havuzun içine EM-G koyunuz (1-2lt EM-G / 1 ton su). Suyun kokusunu düzenli aralıklarla kontrol ediniz. Eğer kötü koku yok olmadıysa, daha kısa aralıklarla EM-G koyunuz. Balıkların yemlerine "Hayvanlar için EM-G bukaşi" ilave edilmesi (Yemin % 5'i kadar, örn: 95 kg yem + 5kg EM-G Bukaşi) balık çiftliklerinde verimliliğin artırılması için çok etkilidir Her ay havuzun içine (1:10000) oranında seyreltilmiş EM-G koyunuz (Havuzdaki suyun %0.01'i kadar ). Balıkların yemlerine "Hayvanlar için EM-G bukaşi" ilave edilmesi (Yemin %1-5'i kadar) balık çiftliklerinde verimliliğin artırılması için çok etkilidir. Toprak havuzlarda metrekareye 2-5 adet Bukaşi Topu atınız. Ayrıca havuzlara belirli aralıklarla EM-G ilave ediniz. Beton havuzlarda veya tanklarda, havuzlar/tanklar boşaltıldığında havuzların/tankların dibine metrekareye 50 gram gelecek şekilde EM-G Bukaşi serpiştiriniz. Bu işlem aşağıdaki gibi gerçekleştirilir:
- Havuzlar/tanklar boşaltıldığında, ıslakken/nemliyken dibine 50 gram/metrekare gelecek ve her yerde eşit olacak şekilde Bukaşi serpiniz. - Bukaşi serpiliyken, en az 1 gün en fazla 5 gün havuzları/tankları boş olarak bırakınız. Daha sonra suyla doldurunuz.
EM-G'nin Balıkçılıkta yararları:
- Suyun kalitesini önemli derecede iyileştirir (türbidite, erimiş oksijen ve pH)
- Üretimin maliyetini azaltır.
- Suyu doğal yoldan arıtır ve koliform bakteri sayısını azaltır.
- Amonyak, hidrojen sülfür ve metan gibi zararlı gazların üretimini engeller.
- Dip çamurunu önemli ölçüde azaltır.
- Suda ve topraktaki patojen mikroorganizmaları azaltır. Balıkların, bağışıklık sistemini geliştirir ve beyaz leke (white spot) gibi hastalıkların ve bakteriyel ve fungal hastalıkların oluşumunu azaltır.
- Antibiyotik ya da kireç gibi kimyasal maddelerin kullanımını azaltır.
- Mortalite Endeksi'nin (Ölüm Oranı) azaltılmasına yardımcı olur. Verimi artırır.
- Bağırsak mikroflorası iyileştiği için, gıda dönüşüm oranı artar ve üretim süresi kısalır.
- Çevreye zarar vermeden daha sağlıklı ve temiz bir üretim yapılmış olur.
Etlik Piliç (Broyler) Üretiminde EM-G Kullanımı
İçme Suyu Katkısı Olarak
Kümesteki broyler tavuklarının günlük içme suyuna aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda EM-G ilave edin.
-1 ila 14. Günler: Bir litre içme suyuna 0,5 ml veya 1 ton suya 500 ml (1/2 litre)
-15. Gün ve Sonrası: Bir litre içme suyuna 0,25 ml veya 1 ton suya 250 ml (1/4 litre)
Yem Katkısı Olarak
Tavukların günlük yem miktarına aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda EM-G Bukaşi ilave edin.
-1 - 7. Günler: Toplam yem ihtiyacının %3'ü veya bir ton yem başına 30 kilo.
-8 - 14. Günler: Toplam yem ihtiyacının %2'si veya bir ton yem başına 20 kilo.
-15. Gün ve Sonrası: Toplam yem ihtiyacının %1'i veya bir ton yem başına 10 kilo.
Hijyen Spreyi Olarak
1 litre EM-G'i 50 litre suyla seyreltin. Aşağıda belirtilen zamanlarda metrekareye 0,5 litre oranında spreyleyin. Tavuklar kümese konmadan 3 - 7 gün önce, son kimyasal dezenfeksiyon ya da fumigasyondan sonra barınakların tavanlarına, yerlere ve duvarlara spreyleyin.
Hayvanlar kesime gidene kadar haftada bir kez altlıkların üzerine klorsuz suyla 1/20 oranında seyreltilmiş EM-G çözeltisi spreyleyin. Tavuklarınız bu çözeltiyi seveceklerdir. Bu çözelti tavukların solunum yollarını rahatlatacaktır. Özellikle yaz mevsiminde, sıcaklarda, tavukları rahatlatacaktır. Spreyleme işlemini sisleme şeklinde bir boru sistemiyle de yapabilirsiniz.
Kışın nemlilik daha fazla olduğundan spreylemede kullanacağınız çözeltiyi 1/10 – 1/20 oranında klorsuz suyla seyreltin ve ayda bir kez yerlere metrekareye 50 gram Bukaşi serpin. Bukaşi hem EM-G mikroorganizmalarını aşılar hem de fazlalık nemi alır.
Yumurta Üretiminde EM-G Kullanımı
İçme Suyu Katkısı Olarak
Kümesteki yumurta tavuklarının günlük içme suyuna aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda EM-G ilave edin.
-1 ila 14. Günler: Bir litre içme suyuna 0,5 ml veya 1 ton suya 500 ml (1/2 litre)
-15. Gün ve Sonrası: Bir litre içme suyuna 0,25 ml veya 1 ton suya 250 ml (1/4 litre)
Hijyen Spreyi / Koku Giderici Olarak
a) 1 litre EM-G'yi 50 litre suyla seyreltin. Aşağıda belirtilen zamanlarda metrekareye 0,5 litre oranında spreyleyin.
b) Tavuklar kümese konmadan 3 - 7 gün önce veya son kimyasal dezenfeksiyon ya da fumigasyondan sonra barınağın tavanlarına, yerlere ve duvarlara spreyleyin.
c) Haftada bir kez hayvan dışkısının üzerine spreyleyin.
Kışın nemlilik daha fazla olduğundan spreylemede kullanacağınız çözeltiyi 1/10 - 1/20 oranında klorsuz suyla seyreltin ve ayda bir kez yerlere metrekareye 50 gram Bukaşi serpin. Bukaşi hem EM-G mikroorganizmalarını aşılar hem de fazlalık nemi alır.
Atık Yönetimi
Bir tavuk çiftliğinde kokuyu kontrol etmenin en etkili yollarından biri etkili bir atık yönetimi programına sahip olmaktır. Kokuya neden olan bileşiklerin bastırılmasıyla zehirli gazlar da azaltılmış olacağı için bu gazların hayvanlar üzerinde oluşturduğu stres de azalmış olacaktır. Böylelikle tavukların hem yumurtlama performansında hem de genel sağlığında iyileşme görülecektir. Düzenli spreyleme olanağı olmayan kümeslerde, kokunun nötr hale getirilmesi ve zehirli gazların salınımının azaltılması amacıyla EM-G Bukaşi kullanımı önemle tavsiye edilmektedir. Tavuk barınaklarının altındaki hayvan dışkısının ıslaklığını azaltmak amacıyla talaş, pirinç kabuğu, kalın ya da artık pirinç kepeği veya buğday kepeği gibi ince organik malzemelerin kullanımı tavsiye edilir. Bunu yapmak için Her 10 birim organik madde için 1 birim odun kömürü ve 1 kilogram EM-G Bukaşi ilave edin. Bu işlemi her ay veya gereken sıklıkta yineleyin.
Eğer altlıkları ya da tavuk gübrelerini kümesin dışında açıkta veya gübre çukurunda depoluyorsanız, öncelikle yağmurdan korumak için üzerini kapatın. Ama hava ile temasını tamamen kesmemeye özen gösterin. Nem oranı çok yüksekse, talaş, tahta kırpıntısı veya benzeri karbonlu organik madde ilave edin. Kompostlaşma tamamlanana kadar olgunlaşmasını bekleyin. EM-G aktif ile kompostlaştırılmış organik gübrenin olgunlaştığına ilişkin işaretler şunlardır: Asıl madde artık tanınmaz haldedir. Kötü ya da mayalanmış bir koku yoktur. EM-G, karbon azot oranı (C/N) ayarlanmış organik maddenin kısa sürede kompostlaşmasını sağlar. Üretilen EM-G Kompost, normalde eğer tavuk atıklarında tuzluluk oranı yüksekse, bunu dengeler ve bitkiler ve topraklar için son derece yararlıdır. EM-G Kompost kullanarak yapılan tarımda kimyasal gübre kullanmaya gerek kalmaz. Eğer modern bir kompost tesisi kurmak istiyorsanız, lütfen bizimle temasa geçiniz.
Besi Sığırı Üretiminde EM-G Kullanımı
Yem Katkısı Olarak
Besi ve bitirme yemlerine hayvan başına günde 30 gram oranında EM-G Bukaşi ilave edin.
Hijyen Spreyi Olarak
50 litre suda seyreltilmiş 1 litre EM-G'yi ilk ayda bir kez ve sonrasında her 15 günde 1 kez olmak üzere metrekareye 0,5 litre oranında spreyleyin. Kışın nemlilik daha fazla olduğundan spreylemede kullanacağınız çözeltiyi 1/10 oranında klorsuz suyla seyreltin ve ayda bir kez yerlere metrekareye 50 gram Bukaşi serpin. Bukaşi hem EM-G mikroorganizmalarını aşılar hem de fazlalık nemi alır.
Atık Su ve Lagün Muamelesi
Haftada bir defa 1000 litre atık suya 1 litre oranında EM-G ilave edin. Koşullar iyileştikçe uygulama sıklığı azaltılabilir. EM-G ilavesi besleme uygulamasından 30 gün sonra başlatılabilir. Mikroorganizmaların faaliyetini geliştirmek için lagünlere metrekareye 5 adet Bukaşi Topu atınız.
Hayvan Dışkısının İşlenmesi
Ahırların zeminine talaş, pirinç kabuğu, kalın ya da artık pirinç kepeği veya atık buğday kepeği gibi ince organik malzemelerden oluşan bir katman yayın. Her 10 birim organik madde için 1 birim odun kömürü ve bir (1) kilogram EM-G Bukaşi ilave edin Çok iyi karıştırın ve ahırın zemini üzerine eşit miktarda yayın. Bu işlemi her ay ya da gereken sıklıkta tekrarlayın Bu katmanları ve hayvan dışkısını ahır zeminde yeterli miktarda biriktikten sonra toplayın. Daha fazla organik madde ilave ederek nem oranını %30'a düşürün. Kompostlaşma (Çürüme) tamamlanana kadar gübre çukuruna ya da çuvallarına koyunuz.
Kaba Yem Hazırlama
1 litre EM-G, 1 litre melas ve 100 litre suyu tamamen karıştırın ve sonra beslemeden 30 dakika önce kıyılmış kaba yem üzerine spreyleyin.
EM-G SİLAJ
Hollanda'da Agriton firması tarafından geliştirilmiştir ve İngiltere'de uzun ve kapsamlı denemelere tabi tutulduktan sonra ticari olarak pazarda satışına başlanmıştır.
Silajın oluşum sürecinde pH'nın hızla düşmesini garanti eden ve içerdiği mayalar sayesinde anaerobik metabolitlerin oluşmasına neden olan EM-G SİLAJ, birçok mikroorganizmanın dengeli bir karışımından oluşmaktadır. Oluşan metabolitler, silaja hayvanların beğeneceği güzel bir tat verir ve silajın aşırı derecede ısınmasını önler.
EM-G SİLAJ'IN ETKİSİ NEDİR?
EM-G silaj içindeki laktik asit bakterileri bir miktar şekeri laktik aside dönüştürerek pH'nın düşmesini ve böylelikle daha kararlı ve daha dayanıklı bir silaj elde edilmesini sağlar. EM-G silaj içindeki diğer bir bileşen maya, fermantasyonun daha da ilerlemesini sağlayarak, silajın besin değerini artırır. Silaj katkı maddeleri, çoğunlukla silaj yapma koşulları ideal olmadığı zaman kullanılmaktadır. En yaygın yapılan uygulama asit ve tuzlar kullanılarak pH'nın hızla düşürülmesi ve silajın kararlı hale getirilmesidir. EM-G SİLAJ, silajı kararlı hale getirmekle ve yemin enerjisini korumakla kalmaz, aynı zamanda silajın yem olarak enerjisini de artırır. Bunu benzersiz bakteri ve maya dengesi sayesinde başarır ve bu yüzden iklim koşulları ne olursa olsun kullanılmalıdır.
EM-G SİLAJ'IN ÖZELLİKLERİ VE YARARLARI NELERDİR?
- EM-G Silaj laktik asit ve maya içerir. Bu, benzersiz bir karışımdır ve silajın daha kararlı olmasını ve ön fermantasyona uğramasını sağlar.
- EM-G Silaj kullanıma hazır bir sıvıdır. Herhangi bir işleme tabi tutulması gerekmez.
- EM-G silaj yıllarca Avrupa'da denenmiş ve yararları kanıtlandıktan sonra ilk önce Avrupa'da piyasaya sürülmüştür.
- EM-G Silaj, ot ve mısır dahil tüm tahılların silajında kullanılabilir.
- EM-G Silaj kendine özgü tat ve kokusuyla hayvanların seveceği ve hayvanları iyi besleyen bir üründür.
- Hollanda'da Wageningen Enstitüsü'nde yapılan bir araştırmaya göre, EM-G silajla üretilmiş silajla beslenen ineklerde süt verimi %15-20 artmıştır.
- EM-G Silajın içindeki mayalar, silaj hayvanlara verilirken hava ile temas ettiğinde silajın ısınmasını önleyen anaerobik metabolitlerin üretilmesini sağlar.
- EM-G silajın çevreye ve kullanıcılara karşı hiçbir toksik etkisi yoktur ve ekipmanlarda korozyona yol açmaz.
- EM-G silaj canlı mikroorganizma kültürüdür. Ambalajlı haldeyken kullanım ömrü 1 yıldır. Ancak suyla karıştırıldığında 24 saat içinde kullanılmalıdır.
- 2 litre EM-G Silaj 100 litre suyla seyreltilir. Bu karışımdan 4 litre, silaj yapılacak ürünün tonu başına spreylenir. Eğer daha az su kullanılması gerekiyorsa, 2 litre silajen az 50 litre suyla seyreltilmeli ve bu karışımdan ton başına en az 2 litre kullanılmalıdır. Kısacası, 20 litre EM-G silajla 250 ton silaj yapılmaktadır.
Süt Sığırı Üretiminde EM-G Kullanımı
Yem Katkısı Olarak
Sığır yemine aşağıdaki oranlarda EM-G Bukaşi ilave edin.
Sütten kesilen/ büyüme çağındaki hayvanlar: Günde 30 gram
Düveler: Günde 30 gram
Süt inekleri: Günde 30 gram
Sütü kesilen inekler: Günde 10 - 30 gram
Damızlık boğalar: Günde 10 gram
Genç boğalar: Günde 10 - 30 gram
Ahır Hijyen Spreyi Olarak
Yerler için hazırladığınız altlıkları yayın (1 birim odun kömürü ve 1 kilogram Bukaşi ile karıştırılmış 10 birim organik madde) İlk ay boyunca 7 günde 1 kez, sonrasında 15 günde bir kez, 1:50 oranında seyreltilmiş EM-G'i metrekareye 0,5 litre oranında spreyleyin. Kışın nemlilik daha fazla olduğundan spreylemede kullanacağınız çözeltiyi 1/10 oranında klorsuz suyla seyreltin ve ayda bir kez yerlere metrekareye 50 gram (2 avuç kadar) Bukaşi serpin. Bukaşi hem EM-G mikroorganizmalarını aşılar hem de fazlalık nemi alır.
Atık Su ve Lagün Muamelesi
Haftada bir defa 1000 litre atık suya 1 litre oranında EM-G ilave edin. Koşullar iyileştikçe uygulama sıklığı azaltılabilir. EM-G ilavesi besleme uygulamasından 30 gün sonra başlatılabilir. Mikroorganizmaların faaliyetini geliştirmek için lagünlere metrekareye 5 adet Bukaşi Topu atınız.
Kaba Yem Hazırlama
1 litre EM-G, 1 litre melas ve 100 litre suyu tamamen karıştırın ve sonra beslemeden 30 dakika önce kıyılmış kaba yem üzerine spreyleyin.
Mera Yönetimi
Dekar başına 1000 kilogram EM-G Bukaşi'yi mera üzerine yayın ve hemen ardından 15 günde bir 1000 litre seyreltilmiş EM-G çözeltisini (1:1000) spreyleyin. Mera rotasyonu uygulayın.
Bıldırcın Üretiminde EM-G Kullanımı
Yumurtadan yeni çıkmış bıldırcın civcivleri için
Su Katkısı Olarak:
İlk iki hafta boyunca günlük içme suyunun litresine 0,5 ml oranında EM-G ilave edin. Aşağıdaki tabloya göre hareket edin.
Üçüncü haftadan itibaren kuşların günlük içme suyu miktarına 1 litre suya 0,25 ml oranında EM-G ilave edin. Aşağıdaki tabloya göre hareket edin.
Yem Katkısı Olarak:
Kuşların günlük yem miktarına aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda EM-G ilave edin.
- Yumurtlama öncesi dönemde:
- Yumurtlayan kuşlar:
Hijyen Spreyi Olarak: Birinci ay boyunca her 7 günde 1 defa, ikinci aydan itibaren 15 günde bir defa, 1 litre suda 2 ml oranında EM-G spreyleyin.
Atık Su ve Lagün Muamelesi: Haftada bir defa 1000 litre atık suya 1 litre oranında EM-G ilave edin. Koşullar iyileştikçe uygulama sıklığı azaltılabilir. İlave işlemi besleme ve içme uygulamalarından 30 gün sonra başlatılabilir. Mikroorganizmaların faaliyetini geliştirmek için lagünlere ve muamele tanklarına EM-G ile muamele edilmiş gözenekli malzemeler batırın.
Koyun ve Keçi Yetiştiriciliğinde EM-G Kullanımı
İçme Suyu Katkısı Olarak
Yeni doğan koyun ve keçilerde bağışıklık sisteminin daha hızlı gelişmesini sağlamak ve solunum hastalıkları ve ishal nedeniyle meydana gelen sütten kesilme öncesi ölüm oranını azaltmak için EM-G teknolojisinin mümkün olan en küçük yaşta başlatılması gerekmektedir. Mümkünse, süt emen koyun veya keçi yavrularına su içmeyi öğrenene kadar günde 3 ml oranında EM-G damlası verin. Genç hayvanlar su içmeye başlar başlamaz EM-G'i aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda günlük içme suyuna katılmış olarak alabilirler.
Yem Katkısı Olarak
Koyun veya keçilerin günlük yem miktarlarına aşağıda belirtilen oran ve zamanlarda EM-G ekleyin.
Kaba Yem Hazırlama
1 litre EM-G, 1 litre melas ve 100 litre suyu tamamen karıştırın ve sonra beslemeden 30 dakika önce kıyılmış kaba yem üzerine spreyleyin.
ÇEVREDE EM-G KULLANIMI
Atık suyun, biyolojik olarak arıtıldığı tüm arıtma tesislerinde mikroorganizmaların kullanılması normal bir işlemdir. Doğada da atık sular mikroorganizmalar tarafından temizlenmektedir. Ancak, biyolojik arıtma aslında organik kirleticilerin doğada yok edilmeleri için yer alan biyoflokülasyon ve mineralizasyon proseslerinin kontrollü bir ortamda optimum koşullarda tekrarlanmasından başka bir şey değildir. Bu işlem kontrollü bir ortamda ve bazı seçilen mikroorganizmalar kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Geleneksel su arıtma yöntemi, tesisten çıkan nihai arıtılmış suyun ve/veya tesis içinde arıtılmakta olan suyun kalitesini artırabilecek diğer mikroorganizmalardan yararlanmayı düşünmeksizin, yalnızca bazı tür mikroorganizmaların kullanımı yoluyla organik maddenin parçalanması esasına dayanmaktadır.
Arıtmada Etkin Mikroorganizmaların (EM-G) kullanımı anaerobik olarak arıtma yapılmasına da olanak tanımaktadır. Bu yüzden, EM-G'yi nerede kullanacağımızı düşünmek zorundayız. Anaerobik koşulların mutlaka sağlanmış olmasının gerekmediğinin de bilincinde olmalıyız çünkü EM-G hem aerobik hem de anaerobik koşullarda etkindir. Bu yüzden, geleneksel atık su arıtma sistemlerinde, biyolojik reaktör dışındaki arıtmanın tüm aşamalarında uygulanması yarar sağlayacaktır. Burada, EM-G'nin oluşturduğu bazı kimyasal maddelerin (laktik asit, antioksidanlar ve bazı enzimler) sağladığı yarar, EM-G mikroorganizmalarının sağladığı yarardan daha önemli rol oynayacaktır.
EM-G kullanımının bir başka yararı daha vardır. EM-G Çevre (Dormant)'den EM-G Çevre (aktif) üretildiğinde (EM-G, atık suda EM-G Çevre (aktif) olarak kullanılmaktadır) fermantasyon yapmaktayız ve üretilen EM-G aktif atık suda kullanıldığında atık su için yararlı olabilecek çeşitli bileşikler oluşmaktadır: yüksek hidrolitik etkinliğe sahip enzimler ve bazı antioksidan maddeler. Bu bileşikler, EM-G mikroorganizmalarıyla birlikte atık suyun yüksek kapasitede arıtılmasını sağlamaktadır.
Sanayi ve Evrensel Atık su Arıtma Tesislerinde EM-G Kullanımı
EM-G, atık su artıma sistemlerinde aşağıdaki koşullara dikkat edilerek kullanılmalıdır.
1.- EM-G hem aerobik hem de anaerobik koşullarda yararlıdır. Aerobik arıtma sistemlerinde de biyolojik reaktörden önce dinlendirme ya da çökeltme havuzlarında bir dereceye kadar anaerobik koşullar mevcuttur. Mevcut arıtma sistemlerinde bu koşullar kokuşmaya neden olduğundan dezavantaj gibi görünse de, EM-G anaerobik koşullar daha iyi çalıştığından EM-G’li arıtmalar için en ideal durumu oluşturmaktadır. Biyolojik reaktörde, en azından 1 ya da 2 ppm çözünmüş oksijen bulunması önem taşımaktadır. Eğer buna dikkat edilmezse, biyolojik reaktördeki mikroorganizmalar değişir ve bu da arıtmayı olumsuz yönde etkileyebilir (özellikle aktif çamur yönteminde).
2.- EM-G, birincil ve ikincil çökeltme tanklarında ve çamur sindirme ünitesinde etkili olacaktır. Bazı durumlarda, çökeltme tanklarındaki sedimentasyon hızını %25 ila %50 oranında arttırır. Çamur sindirim süresini ise %10 ila %20 oranında azaltmaktadır. Tabii bu değerler, sizin proses üzerindeki kontrol derecenize göre değişebilir.
3.- Atık su arıtmada kullanılan normal EM-G aktif dozajı, günlük atık su debisinin 1:1000 ila 1:2000 oranının sürekli biçimde bir haftada verilmesi şeklindedir.
4.- Önce yarım dozajlamayla başlamalısınız (1:2.000 ya da 1:4.000) ve doğru olduğunu düşündüğünüz dozajlamaya ulaşana kadar arttırmalısınız. Dozajlama artışlarını planlanan dozajlamaya 4 ila 6 haftada ulaşacak şekilde eşit aralıklarla programlayabilirsiniz. Bu, biyolojik reaktördeki ve arıtma işlemindeki normal mikroorganizmaları değiştirmemek açısından önemlidir. Amacımız onları yok etmek değil EM-G mikroorganizmalarıyla birlikte uyum içinde çalışmalarını sağlamaktır. Acele davranarak hedeflenen nihai dozajlamaya hemen ulaşmaya çalışırsanız, atık sudan çıkan arıtılmış su içindeki katı madde oranının artmasına ve ayrıca, biyolojik reaktörde bulking (şişme) denilen soruna yol açabilirsiniz.
5.- H2S, merkaptanlar ve amonyak için havanın analitik olarak kontrolü önem taşımaktadır. EM-G, en çok kötü kokuları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. EM-G uygulayarak, atık su arıtma tesislerinde oluşan hidrojen sülfit ve amonyak gazı çıkışı %95 oranında azaltılmıştır. EM-G, koku azaltma konusunda çok etkindir.
Evlerde ve Turistik Amaçlı EM-G Kullanımı
EM-G’yi, evlerde, otellerde ve diğer yerlerde de kullanabilirsiniz. En çok kullanım yeri ve şekli aşağıda verilmektedir:
1. EVLERDE: Banyo, lavabo ve tuvaletlerde hijyen sağlama ve kötü kokuları yok etmek için kullanılabilir. Ayrıca, foseptik çukurlarına uygulanabilir. Normal kullanım dozu 1:1.000 ya da 10 cc EM-G /m2.
2. OTELLERDE: Otellerin kötü kokan bazı yerlerinde (merdiven altı ve boşlukları gibi) ve odalarında (ardiye odaları gibi) kötü kokuların giderilmesinde ayrıca havasızlıktan ya da nemden ötürü küf kokan her yerde kötü kokuları yok etmede son derece etkilidir. Lokanta ve otellerin paket arıtmalarının yetersiz olduğu yerlerde de yine yukarıdaki dozajlama oranında başarıyla kullanılmaktadır. KOİ, BOİ ve AKM’yi azaltmaktadır.
3. DİĞER YERLERDE Otel ve kamplarda, yine suyun kalitesini iyileştirmede ve kötü kokuları gidermede kullanılmaktadır.

Yorum yap