Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Aktif Karbon, Aktif Carbon

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Aktif Karbon, Aktif Carbon

    Aktif karbon nedir? Aktif karbon filtresi ne işe yarar?
    Siz de son zamanlarda kullandığınız birçok üründe aktif karbon içerir yazısına rast gelmiş olabilirsiniz Kozmetik sektöründen, gıda sektörü ve insan sağlığına kadar pek çok farklı yerde kullanılan aktif karbon nedir? Nasıl kullanılır? İşte detaylar...

    Siyah ekmek, siyah yüz temizleme jeli, siyah diş macunları gibi ürünlerin sırrı aktif karbonda saklı. Üstelik su arıtma cihazları da aktif karbon filtresi ile içme sularını zararlı maddelerden uzaklaştırıyor. Biz de böylesine geniş kullanım alanına sahip aktif karbon hakkında tüm merak edilenleri bir araya getirdik...

    Aktif Karbon Nedir?
    Aktif karbon hindistan cevizi, odun, kömür gibi maddelerin çeşitli işlemlerden geçmesiyle oluşur. Üretimi her ne kadar doğal yollarla olsa da kimyası gereği doğal yani organik değildir. Aktif karbonun yüzeyinde milyonlarca çıkıntı bulunur. Ve bu sebeple de yüzey alanı inanılmaz geniş bir karbon türüdür. Negatif yüklü ve gözenekli bir yapıya sahip olması nedeniyle de diğer kömür türlerinden ayrılır. İnsanlar tarafından en çok merak edilen ise “Aktif karbon ne işe yarar?” sorusudur. Gelin detaylara birlikte bakalım.

    Aktif Karbon Nerelerde Kullanılır?
    • Emici özelliği çok yüksek olduğu için birçok temizlik ürününün içerisinde bulunur. Dolayısıyla aktif karbon içeren bir temizleyici, piyasada aktif karbon içermeyen kendi ile özdeş diğer temizleyicilere göre 2 kat daha fazla hijyen sağlar.
    • Gözeneklerin içerisine dolan kir ve tozların temizlenmesinde çok etkilidir. Bu sebeple kişisel bakım ürünlerinden olan yüz temizleme jeli alırken aktif karbonlu olmasına dikkat edebilirsiniz.
    • Gıda sektöründe dondurma, hamburger ekmeği, krep ve hatta limonatada bile aktif karbona rastlamanız mümkündür.
    • Aktif karbon, saç dökülmelerini önlediği ve saçların daha güçlü olmasını sağladığı için saç bakım ürünlerinde de yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.
    • Yüzeye sıkı tutunup yüzeydeki mikroorganizmaları ve virüsleri söküp atabildiğinden dezenfektanlarda, kimyasal ilaçlarda kullanımı yaygındır.
    • Gaz maskesi yapımında kullanılır.
    • Hava temizleme sistemlerinde kullanımı yaygındır.
    • Aktif karbon bazı zehirlenmelerde de kullanılır. Bunun için burundan verilir ve zehri tutup vücuttan dışarı atar.
    • Arı ve böcek sokmalarındaki zehirlerde de zehrin atılması için kullanılabilir.
    • Su filtrelerinde aktif karbon kullanılmaya başlanması ile musluk suları daha güvenli bir hale gelmiştir. Sudaki zararlı mikropları emerek, sudan uzaklaştırma işlevine sahiptir. Aktif karbon filtresi yardımı ile suyun içmeye uygun hale getirilmesi sağlanır.
    • Bahçecilik için de kullanılabilen aktif kömür, saksı çiçeklerinde ve teraryum bitkilerinde tercih edilir.
    Aktif Karbonun Faydaları Nelerdir?
    Aktif karbon faydaları saymakla bitmeyecek kadar çok diyebiliriz. Emilimi oldukça yüksek bir madde olduğu için de her sektörde kendine yer bulmuş ve sağlık sektöründe de insan vücuduna olan etkileri ile dikkat çeker. Yüzünüzden, midenize kadar vücudunuzda her noktasında olumlu bir etkiye sahip aktif karbonu daha fazla sık kullanabilirsiniz. İşte aktif karbonun faydaları:
    • Dişlerdeki plak ve lekelere karşı etkili olup, Ph dengesini ayarlamada oldukça başarılıdır. Aynı zamanda aktif karbon tozu dişleri beyazlatmada kullanılabilmektedir.
    • Safra asidini düzenler.
    • Aktif karbon, vücutta bulunan kötücül kolesterole karşı düzenleyici bir etkiye sahiptir.
    • Aktif karbon sivilcelerin baş düşmanı olarak bilinir. Sivilceleri kurutup, soyar ve geriye pürüzsüz bir cilt kalır.
    • Böbreklerin emilimini kolaylaştırır.
    • Gaz, şişkinlik ve ishale iyi geldiği gözlemlenmiştir.
    • Aktif karbon, alkolün zararlı etkilerini giderme konusunda da oldukça başarılıdır. Alkolün tam olarak kana karışmasına engel olur ve toksik etkisini giderir. Dolayısıyla da ertesi güne daha rahat bir başlangıç yapmanıza da yardımcı olabilir. Aktif karbon acile gelen alkol zehirlenmesi vakalarında da kullanılabilmektedir.
    • Kendinize detoks suyu hazırladığınız zaman içerisine aktif karbondan yapılmış çubuklar da ekleyebilirsiniz. Limon, nane ve tarçın ile beraber vücuttaki ödemin fazlasını atmayı sağlar.
    Aktif Karbonun Filtrelediği Maddeler
    • Klor
    • Fenol
    • Bazı ilaçlar
    • Uçucu bileşikler
    • Demir
    • Cıva
    • Şelatlı bakır
    Aktif Karbonun Filtrelemediği Maddeler
    • Amonyak
    • Bakteriler
    • Virüsler
    • Florür
    • Nitritler
    • Zararlı ve zararsız mikroorganizmalar
    • Hidrokarbon
    Aktif karbon nerelerde satılır?
    Artık E-ticaret siteleri sayesinde satın almak istediğimiz pek çok şeye internet üzerinden ulaşabiliyor ve kolaylıkla temin edebiliyoruz. Oldukça farklı hallerde satılan aktif karbona sıvı, kapsül veya toz halde denk gelebilir, bu formlardan size uygun olanı satın alabilirsiniz. Ayrıca eczanelerde ve aktarlarda da aktif karbon satışı yapılabilmektedir.

    Aktif Karbon Nasıl Kullanılır?
    Yenilebilir olan aktif karbon genellikle sindirim sistemi ve dolaşım için direkt ağızdan tüketilerek kullanılır. Yenilebilir olduğundan emin değilseniz, ağızdan alınmadan önce uzman bir hekime başvurmanızda fayda vardır. Çubuk formda, toz ve parçalanmış bir formda olan türleri bulunmaktadır. Zehirlenme vakalarında karbon bu şekilde kullanılır. Temizleme ürünlerinin, kişisel bakım ürünlerinin de içerisinde zaten hali hazırda bulunmaktadır. Cildiniz için maske yapmak istiyorsanız da toz halinde olan aktif kömürü sulandırarak kullanabilirsiniz. Cildinize sürdükten sonra 10 dakika bekleyip durulayabilirsiniz.

    Aktif karbonun zararlı bir etkisi var mı?
    Her ne kadar her derde deva olsa da son zamanlarda bazı doktorlar ve bilim insanları tarafından bazı zararlı etkileri olabileceğine dair teoriler öne sürüldü. Kana giren zararlı maddeleri azaltmak için bağırsaktaki toksinleri bağlıyor olabilir. Bu sadece teori olmakla birlikte şu ana kadar tıp dünyasında, pek fazla olumsuz etkisinden bahsedilmemiş, daha çok olumlu yanlarından bahsedilmiştir. İlaç ve vitaminler ile birlikte kullanılmamasına özen göstermelisiniz. Çünkü aktif karbon ilaçlara bağlanarak onları etkisiz hale getirebilmektedir.

  • #2


    Aktif karbon nedir? Aktif karbonun faydaları


    Aktif karbon nedir? Aktif karbon son yıllarda kozmetik ürünlerin içeriğinde en sık gördüğümüz ürünlerden biri. Ancak asıl soru şu, aktif karbonun faydaları. Aktif karbon, temiz içerikli ürün bulmanın hayli zor olduğu günümüzde sayılı sağlıklı maddeden biri. Aktif karbon, doğal içeriği sayesinde sağlık dostu kimyasallar içinde bulunmaz bir nimet. Peki aktif karbon ne işe yarar? İşte aktif karbona dair merak ettiğiniz her şey!

    Aktif karbon nedir?
    Aktif karbonlar turba, kömür, linyit, mangal kömürü gibi kömür madenlerinden çıkan ve odun gibi, Hindistan cevizi, pirinç, fındık, ve yağ ürünlerinden elde edilen karbonların işlemlerden geçirilmesiyle elde edilen bir tür kömür... Asıl kömürden farkı, daha gözenekli halde olması. Negatif yüklü ve gözenekli bir dokuya sahip olması nedeniyle toksinleri yakalamak gibi bir ayrıcalığı var. Hem toksinleri yakalıyor, hem de vücut tarafından emilmiyor.

    Daha doğal içerik
    Aktif karbon kullanarak daha az ürünle daha etkili sonuçlar almanız mümkün. Genelde kimyasal içerikli ürünleri cilde ve saç derisine sürmek zararlı sonuçlar doğurabiliyor. Kimyasalları ilaç şeklinde aldığınız zaman mide ve bağırsaktaki enzimler, bu zararlı bileşenleri kana karışmadan vücuttan uzaklaştırır ancak bunları derinize sürdüğünüzde direkt kana karışacakları için yan etkiler görmeniz daha muhtemeldir. Öte yandan aktif karbon, tamamen doğal olduğu için dolaşım sisteminize de asla zarar vermez.

    Temizlik ürünlerinde iki kat fayda sağlıyor
    Emici özelliğinin oldukça yüksek olması nedeniyle normal bir temizlik ürününe göre iki kat daha fazla hijyen sağlıyor. Bu nedenle temizlik ve kişisel bakım ürünlerinin içeriğinde sıkça yer veriliyor.

    Gözenekleri ve sivilcileri yok ediyor
    Aktif karbon, özellikle güzellik alanında fazlasıyla tercih edilen bir ürün. Bunun sebebi, iyi bir gözenek temizleyici olması. Bu özelliği sayesinde yüzünüze sürdüğünüzde gözenekleri temizliyor ve tekrar dolmamalarına yardımcı oluyor. Bunun için özellikle piyasada sık karşımıza çıkan soyulabilir maskeleri tercih edebilirsiniz. Zaten aktif karbonu da bu maskelerin YouTube kanallarında yayınlanması moda etmiş olabilir... Yüzünüzde donan ve böylece soyulabilen maskeler sayesinde sivilcelerinizden kurtulabilir ve yenilerinin oluşmasını önleyebilirsiniz.

    Antibakteriyel ve antifungal özellik
    Antibakteriyel ve antifungal özelliği sayesinde birçok cilt rahatsızlığının tedavisinde kullanılan aktif karbonu fazla yağlanma, sivilce, siyah nokta, irritasyona bağlı kızarıklıklar ve saç derisi pullanması gibi problemleriniz için rahatlıkla kullanabilirsiniz.

    Yağlanmayı dengeler
    Düzenli olarak kullandığınız kil maskenizin veya yüz yıkama jelinin içine aktif karbon eklerseniz, kısa bir zaman sonra cildinizdeki aşırı yağlanma azalır. Bu sayede sivilce ve siyah nokta oluşumu da engellenmiş olur.

    Saçların dökülmesini engelliyor
    Aktif karbonun saçları güçlendirdiği ve dökülmeleri önlediği de söylemler arasında. Özellikle dişlerdeki plak ve lekeleri temizlerken ağzımızın PH dengesini ayarlıyor.

    Düzenleyici etkiye sahip
    Vücutta kötü kolestrolü düşürüyor, safra asidini düzenliyor ve böylece emilimini önlüyor.

    Temiz saçlar
    Şampuanınızın içine aktif karbon ekleyip saçlarınızı yıkamanız durumunda, saç köklerinde birikmiş olan kimyasalların ve kirin temizlenmesini, saç derisinde oluşan irritasyon ve hassasiyetin azalmasını, aynı zamanda kepeklenme ve diğer problemlerin önlenmesini sağlayabilirsiniz.



    Ülkü Çiçek Yaşar
    SFC-GRFN Aktif Kömür kapsül vücuttaki metal atıkları atması için ailecek kullanmaya başladığımızda, BAĞIRSAKLARI ÇALIŞTIRDIĞINI, KABIZLIĞI ÖNLEDİĞİ, BAĞIRSAKLARDA GAZI GİDERDİĞİ ve KARACİĞERDEKİ YAĞLANMAYI GİDERİYOR ve YAĞLANMASINI önlüyorr. Vücuda ENERJİ veriyor TOKSİT maddelerden arındırıypr. SFC-GRFN kapsül kullanmaya başladığımdan beri kendimi KUŞ GİBİ HAFİF. Herkese tavsiye ediyorum. Gökçek hocama çok teşekkür ederim. Rabbim ilmini artırsın.
    KAYNAK

    Konu mert tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/685-mert Saat 20 December 2021, 14:16 ) değiştirilmiştir.

    Yorum yap


    • #3
      Son zamanlarda çok sık rastladığımız 'aktif karbon' nedir?

      Son zamanlarda birçok üründe 'aktif karbon' olduğunu fark ettiniz mi? Aktif karbon kullanılan makyaj malzemeleri, temizlik ürünleri ve hatta ekmekler... Günlük hayatın hemen hemen her yerinde karşımıza çıkan bu madde, neden bu kadar popüler oldu? Neden her yerde siyah bir dondurma külahı, siyah yüz maskeleri, siyah diş macunları görür olduk? Peki bu aktif karbonun sırrı ne?

      Aslına bakarsanız aktif karbon, kömürün başka bir versiyonu. Ama mangal kömürüyle ilgisi yok. Bu sebeple 'aktif kömür' olarak biliniyor. Kullandığımız ürünlerin çoğunda bulunan bu madde, genellikle Hindistan cevizi kabuğu ve odundan üretiliyor. Üretilme yolu doğal olsa bile kendisi doğal, yani organik bir yapıya sahip değil. Bu sebeple organik olduğu iddia edilen bir ürünün içinde aktif kömür bulunuyorsa, iddianın aksine doğal bir ürün değildir.

      Hayatımızın her alanına sızdı
      Aktif karbonun emici özelliği oldukça yüksek. Bu yüzden temizlik malzemelerinde kir tutucu olarak kullanılıyor ve normal bir temizlik ürününe göre iki kat daha fazla hijyen sağlıyor. Bu özelliğin bir diğer faydası ise, çok az miktarda aktif karbonun çok büyük yüzey alanlarına bile yeterli gelebilmesi. Bu da demektir ki; daha küçük boy ürünleri daha uzun süre kullanabiliriz!

      Yine aynı emici, tutucu özelliği sayesinde, tıp alanında da yaygın kullanılıyor. Bu alanda kullanımı 1. Dünya Savaşı'na dayanıyor. O zamanlarda askerlerin gaz maskelerinin yapımında kullanılıyormuş. Şimdilerde de aynı mantıkla kullanılıyor aslında. Özellikle medikal drama dizilerinde başrolün zehirlenmesiyle beraber, burundan verildiğini gördüğümüz şey, yine de aktif karbon. Aktif karbon zehri tutup vücut dışına kolay atılmasını sağlarken, vücuda zarar da vermiyor. Yani olur da böyle bir durumla karşılaşırsanız korkmayın. Doğru miktarda verildiğinde oldukça güvenli. Hatta zehri emme özelliğiyle, arı ve diğer böcek sokmalarına karşı da kullanılabiliyor.

      Sivilcelerin düşmanı
      Aktif karbon, özellikle güzellik alanında fazlasıyla tercih edilen bir ürün. Bunun sebebi, iyi bir gözenek temizleyici olması. Bu özelliği sayesinde yüzünüze sürdüğünüzde gözenekleri temizliyor ve tekrar dolmamalarına yardımcı oluyor. Bunun için özellikle piyasada sık karşımıza çıkan soyulabilir maskeleri tercih edebilirsiniz. Zaten aktif karbonu da bu maskelerin YouTube kanallarında yayınlanması moda etmiş olabilir... Yüzünüzde donan ve böylece soyulabilen maskeler sayesinde sivilcelerinizden kurtulabilir ve yenilerinin oluşmasını önleyebilirsiniz.

      Saçlar, dişler, kolestrol, böbrekler ve hatta su filtreleri
      Aktif karbon gözenekli yapısı sebebiyle yüzeye sıkı tutunuyor ve tutunduğu yüzeydeki bakteri ve toksinleri söküp atıyor. Bu da bize daha beyaz dişler ve daha güçlü saçlar olarak dönüyor. Saçları güçlendirdiği ve dökülmeleri önlediği ise söylemler arasında. Özellikle dişlerdeki plak ve lekeleri temizlerken ağzımızın PH dengesini ayarlıyor. Tek sorunu iyi durulamak gerekmesi... Yoksa malum; tüm günü dişinizde siyah bir macunun lekesiyle geçirebilirsiniz... Yalnız diş hekimleri bu konuda görüş birliğine varmış değil. Aktif karbonun dişin yapısını bozduğunu, aşındırıp diş etlerini zayıflattığını düşünen hekimler de var.

      Aktif kömür, kolestrol yükselmesinin de bilinen çözümlerinden biri. Vücutta kötü kolestrolü düşürüyor, safra asidini düzenliyor ve böylece emilimini önlüyor. Diğer bir deyişle mide yanmalarına da iyi geliyor. Güzel yanı ise, yapılan araştırmalarda kolestrol tedavisi için kullanılan aktif karbonun hastalarda yok denecek kadar az yan etki göstermesi. Aynı zamanda böbreklerdeki emilimi kolaylaştırması ve üre, keratin gibi değerlerin seviyesini düşürerek böbrek sağlığı açısından da tercih edilmesi...

      Bunlar ve daha nice sağlık sorunlarına alternatif çözümler aradığımız şu günlerde, aktif karbon iyi bir yöntem olsa gerek.

      Eskiden musluktan su içmeye kimse sıcak bakmazdı. Arıtmaların güvenliği tartışılırdı. Fakat su filtreleri, aktif karbon kullanılmasıyla birlikte daha güvenli hale geldi. Arıtmaların sudaki zararlı bakterilerin tamamını emebilen bir silahı var artık! Bu sayede içtiğimiz sular daha sağlıklı hale geliyor, bir damacana suya 12 TL vermiyoruz...

      Aynı zamanda bambudan yapılmış aktif karbon çubuklarını suyunuza atarak daha sağlıklı ve temiz bir su elde edebilirsiniz. Yanına ekleyeceğiniz çubuk tarçın ve limonla hem lezzetli hem sağlıklı suyunuzu içerken bir de üzerine ödem atarsınız. Değmeyin keyfinize...

      Hangover olmak eskidendi
      Tartışmasız aktif karbonun en çok ilgi çeken faydası, alkolün zararlı etkilerini gidermesi. Aktif karbon, alkolün kana tam olarak karışmasını engelliyor. Alkol yanında tüketildiğinde ise kana karışmasını geciktiriyor. Aman yanlış anlaşılmasın; daha çok içebilmenizi sağlamıyor Elbette alkolü emiyor fakat sadece toksik etkisini giderebiliyor.

      Aktif karbonla birlikte tüketilen içki, vücuda normalden daha hafif etki ediyor. Böylece ertesi güne daha rahat uyanıyorsunuz. Ya da hangover etkisinden daha kolay kurtulabiliyorsunuz diyelim.

      Yiyecek ve içeceklerin kalorisiz yıldızı
      Son zamanlarda mekanlardaki sunum çılgınlığının arşa çıktığını fark ettiniz mi? Ne yapılırsa yapılsın, üzerine 'mikro yeşillikler' (taze nane, dereotu işte...) eklemeler, yok efendim tabaklara soslarla çizim yapmalar, kahvelere çiçek şekli vermeler... Aktif karbon, yiyecek ve içeceklerde de bu amaçla kullanılıyor işte. Bir tadı olmadığından, gıda boyası gibi yalnızca görsel amaçlı kullanılıyor. Tek güzel yanı ise vicdan azabı çektirmemesi. Çünkü kalorisi sıfır! Aktif karbonu dilediğiniz tüm yiyeceklerde kullanabilirsiniz. Simsiyah bir dondurma, krep, limonata elde edebilirsiniz. Simsiyah bir şeyi yiyip içmenin keyfi nasıl olur orayı size bırakıyorum...

      Aktif karbon kullanmaya karar verdiyseniz...
      • Her şeyin fazlası tehlikeli olduğu gibi aktif karbonun da aşırı tüketimi tehlikeli. Aşırı kullanımı, özellikle vitamin yetmezliğine sebep olabilir.
      • Güzellik ürünlerinde kullanıyorsanız ve hassas bir cildiniz varsa tercih etmeyin.
      • Aktif karbon iyi bir tutucu olduğundan, vücuttaki su oranını dengelemek adına bol suyla tüketin. Bu anlamda tok karnına kullanmamaya da dikkat edin.
      • Ve tabii, doktorunuza danışmadan kullanmayın.




      ..................................

      Yorum yap


      • #4
        Mikro-Dev Chlorella
        Süper besinler listesinin üst sıralarında yer alan chlorella etkili bir detoks takviyesi.
        Doğal sularda yetişen bir mikroalg olan chlorella, mikroskobik formda dev bir besin kaynağı. Daha önce D-Life'ın sayfalarında yer verdiğimiz spirulina gibi chlorella da süper besinler kategorisinde yer alıyor. Tıpkı spirulina gibi o da milyarlarca yıldır yeryüzünde bulunuyor. Fosil kalıntılarından elde edilen verilere göre, 2,5 milyar yıldır genetik yapısı hiç değişmeyen ender bir canlı türü olarak literatüre geçti. Adını Yunancada yeşil anlamına gelen chloros ve Latincede küçük anlamına gelen ella kelimelerinden alan chlorella'nın süper besin olarak keşfi ve önem kazanması 20'nci yüzyıla dayanıyor. Özellikle 1950'li yılların başında dünya savaşlarının ardından hızla artan nüfusun yaratacağı muhtemel gıda ve açlık sıkıntısı için hem pratik hem de etkili çözüm olarak görülmüş. Kolaylıkla ve yaygın olarak bulunabilen, bu yüzden daha zor bulunan ve pahalı olan kırmızı ete alternatif olabilecek en iyi protein kaynağı olarak gösterilmiş. Fakat öngörülen besin sıkıntısına daha verimli tarım yöntemleriyle çözüm bulununca chlorella ve hakkında yapılan bilimsel çalışmalara da ilgi azalmış. Eskisi kadar yaygın olmasa da bu süper algin üretimi ve etkileri üzerindeki çalışmalar sürüyor. Bu alanda başı Japon bilim insanları çekiyor. Chlorella'nın dünyada en çok tüketildiği yer, Japonya. Ülkede ortalama 10 milyon kişinin düzenli olarak chlorella tükettiği tahmin ediliyor. Bu, Amerika'da en çok kullanılan C vitamini desteği tüketiminden bile yüksek bir oran. Peki, Japonlar bizim bilmediğimiz bir şey mi biliyor? Elbette hayır. Chlorella'nın etkileri uzun zamandır biliniyor ama dünyanın her yerinde aynı oranda tanınmıyor, kullanılmıyor.

        GÜÇLÜ BİR ARINDIRICI
        Suda yetişen ve yenebilen az sayıdaki alg türünden biri olan chlorella, tamamen klorofilden oluşuyor. İçeriğinde B, C ve E vitaminleriyle beta-karoten, amino asitler, magnezyum, demir, iz mineraller, karbonhidratlar ve kırmızı etten daha yüksek miktarda protein (1 gramında yüzde 61'den fazla) bulunuyor. Böylesi yüksek oranda protein barındıran yegane bitki olması onu eşsiz kılan özelliklerinden. Bu yüzden et yemeyenler için benzersiz bir gıda takviyesi. Yoğun besin değerleriyle bulunmaz bir kaynak olmasının yanı sıra vücuttan toksinlerin etkin bir şekilde atılmasını sağlıyor. Bu kadar rağbet görmesinin nedenlerinden biri de güçlü antioksidan özelliği. Moleküler yapısı sayesinde metallerin, kimyasalların ve bazı zararlı toksinlerin atılımına yardımcı oluyor. Kan yoluyla vücuttaki zararlı maddeleri tutarak sindirim yoluyla dışarı atıyor. Bunu yaparken neredeyse zeki bir organizma gibi çalışarak kalsiyum, magnezyum ve çinko gibi faydalı mineralleri ayırt ediyor, onlara dokunmuyor. Rusya'da yürütülen bir araştırma chlorella'nın bu etkisini kanıtlamış. Fareler üzerinde yapılan deneyde dokulara büyük hasar veren ağır metal zehirlenmesinde panzehir olarak chlorella kullanılmış. Chlorella ile tedavi edilen farelerde kontrol grubuna oranla daha az doku hasarı gözlenmiş. Ağır metal zehirlenmeleri civa diş dolguları kullananlar, radyasyona maruz kalan meslek gruplarında çalışanlar ve bazı balık türlerini tüketenleri tehdit eden ciddi bir sorun. Civa, kanserle de bağı bulunan bir tehlike. Kanser hücrelerinde civa tespit eden Japon bilim insanları ağır metal toksikasyonunun bunama ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıklarla da ilişkisi olduğunu kanıtladı. Bu açıdan özellikle ağır metallerin vücuttan atılmasını sağlayan chlorella'nın vücut temizliğinden çok daha fazla etkiye sahip olduğu savunuluyor. 1960'ların sonunda bazı araştırmacılar süper algin kemoterapinin yan etkilerini azalttığı ve kanser hücrelerinin gelişimini önlediği yönünde bulundu. Bu yüzden NASA'nın da astronotlar için uzayda yetiştirdiği ilk besinlerden biri olan chlorella'nın iyi bir kanser savaşçısı olup olmadığı gerçeğini bulma çalışmaları devam ediyor. Bu çalışmalar sırasında mikroalgin farklı alanlardaki etkileri de ortaya çıkıyor. Japonya'da yapılan bazı araştırmalar chlorella'nın vücut yağ oranını düşürdüğünü, obezite ve diyabetle savaşta etkili bir silah olabileceğini ortaya koydu.

        1989'da Çekoslovak Bilimler Akademisi'nin yürüttüğü bir araştırma chlorella'nın kemik iliği üretimini artırdığını da ortaya koydu. Yapılan testlerde öldürücü dozda radyoaktif gama ışınına maruz bırakılan farelerde kullanılan chlorella, hayvanların hayatta kalmasına yardımcı oldu. 1993'te Hindistan'daki Jawaharlal Nehru Üniversitesi araştırmacıları chlorella'nın akut ve kronik radyoaktif hasarın etkilerini azalttığını ortaya koydu. Yine Hindistan'da 1995'te Indian Journal of Experimental Biology'de yayımlanan bir makalede subletal (öldürücü olmayan dozda) radyoaktif gama ışınlarına maruz kalınması durumunda chlorella'nın dalaktaki hücre kolonilerinin sayısının artmasına yardımcı olduğunu kanıtladı. Bu tür hücreler kemik iliğinde de mevcut ve bağışıklık faktörleriyle hayati kan elementlerinin üretimi için yaşamsal önem taşıyor.

        Fibromiyalji hastaları üzerinde yapılan başka bir çalışma ise chlorella'nın hastalardaki ağrı ve gerginliği azaltmada yardımcı olduğunu göstermiş. Hipertansiyon hastaları üzerinde yürütülen benzer bir çalışmada chlorella kullanan hastaların birçoğu reçeteli tansiyon ilaçlarını kullanmayı bırakmış.

        KULLANIRKEN DİKKAT
        Piyasada hap ya da toz formunda bulunabilen chlorella ürünlerinin dünyadaki en iyi üreticileri Japonya ve Tayvan. Chlorella'nın güçlü hücre duvarlarından geçip vücutta etkili olması için işlemden geçirilen ürünleri seçerken nasıl yapıldığına dikkat etmek gerekiyor. Kullanılan ürünün ısıl ya da kimyasal işlemlerden geçmediğinden emin olunmalı. En sağlıklı olanı, toz ve tabletler değişken basınç farklarıyla öğütülenler. Chlorella kullananlarda gaz, baş dönmesi, mide krampı ve diare gibi yan etkiler gözlemlenebiliyor. Bu nedenle ilk kullanıma hafta sonu ya da evde vakit geçirilen bir dönemde başlanması öneriliyor. Eğer yan etkiler beklenenden rahatsız edici düzeydeyse, düşük dozlarda tüketilmesinde fayda var. Yüksek miktarda K vitamini içerdiğinden kan inceltici ilaçlarla etkileşime girebilir. Ayrıca içeriğindeki iyot alerjileri tetikleyebilir. Bu yüzden iyot alerjisi olanların kullanması önerilmiyor.

        13 Faydası
        Hormonların düzenlenmesini sağlıyor.
        Ülser tedavisine yardımcı oluyor.
        Sindirim sistemini düzenliyor.
        Beyaz kan hücrelerinin sayısını artırarak enfeksiyonlara karşı etki sağlıyor.
        Vücut kokularının azaltılması ve yok edilmesinde etkin rol oynuyor.
        Kan basıncını, kolesterolü ve kan şekerini düzenliyor.
        Kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve obezite ile savaşıyor.
        Alerji ve astım ataklarını azaltıyor.
        Yorgunluğu azaltıyor.
        Bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
        Beyin ve sinir sistemini koruyor.
        Ağır metallar ve küfün vücutta yarattığı kirliliği yok ediyor.
        Doku gelişimi, onarımı ve tedavisinde etki sağlıyor.
        Radyasyonun zararlarından arındırıyor ve organları koruyor.

        Besin değerleri
        Her gün düzenli olarak chlorella kullanan araştırmacı-yazar Mike Adams, Superfoods for Optimum Health Chlorella and Spirulina kitabında chlorella'nın besin değerlerini şöyle sıralıyor:
        · Herhangi bir hayvansal proteinden daha kolay sindirilebilen ve daha yoğun kaliteli protein (% 58 oranında)
        · Bitkilerde hiç bulunmayan B12 dahil, bilinen bütün B vitaminleri
        · C vitamini
        · E vitamini
        · Kalsiyum, magnezyum, çinko ve potasyum gibi sayısız makromineraller
        · İz mineraller
        · GLA dahil omega-3 yağ asitleri
        · Mukopolisakkaridler
        · Beta-karoten


        Chlorella Nedir? Chlorella pyrenoidosa tatlı suda yetişen tek hücreli yeşil yosundur. Chlorella %61 protein içerir, ayrıca tüm elzem amino asitler, A vitamini ve klorofil de yüksek oranda bulunur. Uzakdoğu’da tatlı sularda yetişen bir mikroalg türü olan chlorella bilinen bitkiler arasında en yüksek klorofil içeriğine sahiptir.

        Chlorella Faydaları Nelerdir?
        • Chlorella ile ilgili yürütülen araştırmalar bu yosunun akyuvar aktivitesini artırdığını ve bazı enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisinin olabileceğini göstermektedir.
        • Chlorella, enfeksiyonlara neden olan birçok mikroorganizmanın gelişimini probiotik madde olarak engelleyen ve chlorellin olarak adlandırılan doğal bileşen içerir.
        • Chlorellada bulunan bileşikler hücrelerin çeşitli toksik maddelerin etkilerinden arınmasına yardımcı olur.
        • Toksik bileşiklerin karaciğere zarar vermesini engeller, karaciğerdeki birçok fonksiyon bozukluğunu düzeltici etki gösterir.
        • 2001 yılında Alternative Therapies in Health and Medicine‘de yayınlanan bir makalede Chlorella kullanımının yüksek tansiyon ve kolesterolü düşürebileceği, bağışıklık sistemini güçlendireceği ifade edilmiştir. Ayrıca chlorella’nın fibromiyalji ve ülseratif kolit rahatsızlığı olan insanların yaşam kalitesini artırabileceği belirtilmiştir.
        • Yıpranmış ve zarar görmüş dokuların hızlı bir şekilde iyileşmesine yardım eder.
        • B12 vitamini içerdiğinden vejeteryan beslenen kişiler için önemli bir besin takviyesidir.
        • Araştırmacılar, chlorella’nın birçok faydalı etkisinin yüksek klorofil içeriğinden kaynaklandığını belirtiyorlar. Ancak Japonya’da yapılan yeni bir araştırma, chlorella’nın etkisinin içindeki albüminden dolayı olabileceğini göstermektedir.
        • Devamlı olarak karaciğer tarafından salgılanan albümin, kanda en çok bulunan proteindir. Albümin kanda, temel ve doğal antioksidan olarak işlev görür. Serbest radikalleri etkisiz duruma getirme görevinin %80′ini albümin gerçekleştirir.
        • Araştırmalar, kandaki albümin seviyesiyle, genel sağlık durumu arasında ilişki olduğunu göstermektedir. Kanser ve kalp hastalıkları da dahil olmak üzere, genetik olmayan her dejeneratif hastalığın başlangıcında ve ileri dönemlerinde yapılan testlerde, kandaki albümin seviyesinin düşük olduğu görülmüştür.
        • Chlorella, toz, tablet, granül olarak kullanılabilir.

        Chlorella Zararları Var mı?
        Bulantı ve mide krampı oluşabilir. Alg alerjiniz varsa, ürtiker ya da cilt döküntüleri görülebilir.
        Chlorella kullanan bazı kişilerde güneş ışığına karşı hassasiyet oluşmuştur.
        K vitamini yönünden zengin olduğu için kan sulandırıcı veya pıhtılaşmayı engelleyen ilaç kullanan kişilerde pıhtılaşma zamanını uzatabilir.
        Multipl skleroz (MS), lupus, romatoid artrit hastalığı olanlar ve immün sistemini baskılayan ilaç kullananlar doktora danışmadan kullanmamalıdır.
        Hamile veya emziren kadınlar doktora danışmadan kullanmamalıdır.

        Chlorella Nedir?

        Chlorella tek hücreli, yeşil tatlı su yosunudur. Chlorella vulgaris ve Chlorella pyrenoidosa araştırmalarda en yaygın kullanılan türlerden olsa da bilinen 30'dan fazla değişik tür bulunmaktadır. Chlorella, etkileyici besin değerleri sayesinde “süper yiyecek” olarak da adlandırılmaktadır.
        • Protein: Chlorella'nın %50-60’ı proteindir. Dahası 9 esansiyel amino asitleri de içermesi nedeniyle tam bir protein kaynağıdır.
        • B12 Vitamini: Bazı Chlorella türleri B12 vitamini içermesine rağmen daha fazla çalışmalarla desteklenmelidir.
        • Demir ve C Vitamini: Chlorella iyi bir demir kaynağı olabilir. Takviyeye bağlı olarak %6-40’a kadar günlük demir ihtiyacınızı karşılayabilir. Aynı zamanda demir emilimini de arttıran C vitamini için iyi bir kaynaktır.
        • Diğer Antioksidanlar: Bu küçük yeşil hücreler çok çeşitli antioksidan sağlarlar.
        • Diğer Vitamini ve Mineraller: Chlorella küçük miktarlarda magnezyum, çinko, bakır, potasyum, kalsiyum, folik asit ve diğer B vitaminlerini sağlar
        • Omega-3: Diğer yosunlarla birlikte, Chlorella bazı omega-3’leri içerir. 3 gram Chlorella 100 gram omega-3 sağlamaktadır.
        • Lif: Fazla miktarlarda, Chlorella iyi bir lif kaynağı olabilir. Yine de çoğu takviye bir dozla 1 gram bile lif sağlayamaz.

        Ağır Metallere Bağlanarak Detoks Sağlar

        Chlorella hakkında vücudun detox yapmasına yardımcı olduğuna dair bazı söylemler mevcuttur. Gerçekten hayvan çalışmaları, ağır metallerin ve diğer zararlı bileşiklerin vücuttan çıkarılmasında yardımcı olduğunu göstermektedir. Ağır metaller demir, bakır gibi küçük miktarlarda gerekli olan elementleri içermektedir ama kadmiyum gibi diğer elementlerin fazla miktarları toksik olabilmektedir. Vücut sistemlerinde tehlikeli düzeyde ağır metal bulunma ihtimali az da olsa kirlilik ya da madencilik gibi işlerde ağır metallere maruz kalınabilir. Hayvanlarda, Chlorella dahil yosunların karaciğer, beyin ve böbreklerin ağır metal toksitesini zayıflattığı bulunmuştur. Ayrıca, Chlorella'nın bazen yiyeceklerde bulunan diğer zararlı kimyasalların miktarının düşürülmesine yardımcı olduğu gösterilmiştir. Bunlardan bir tanesi besin kaynağından hayvanlara bulaşabilen bir hormon bozucu olan dioksindir. Bu kanıta dayalı olarak Chlorella vücudun doğal antioksidan yeteneğini arttırıcı etki göstermektedir.


        Bağışıklık Sistemini Güçlendirir
        Bağışıklık sistemi enfeksiyonlarla mücadele ederek sağlıklı olmanıza yardımcı olur. Bir işgalci vücuda girdiğinde çoklu mekanizmalar ve hücrelerden oluşan karmaşık bir sistemdir. Şimdiye kadar sınırlı olsa da, hayvan ve insan çalışmalarında Chlorella'nın bağışıklık tepkisini arttırıcı olduğu bulunmuştur. Bir küçük çalışmada, erkek bireyler Chlorella kullanırken plasebo aldığından daha fazla antikor üretmiştir. Antikorlar vücudunuzdaki yabancı istilacılarla savaşmaya yardımcı olur, yani bu bulgu oldukça umut vericidir. Sekiz haftalık daha küçük bir başka çalışma, Chlorella kullanan sağlıklı erişkinlerde bağışıklık belirtilerinin arttığı gösterilmiştir. Yine de, az ya da etkisiz olduğunu gösteren bazı çalışmalar nedeniyle bulgular karışıktır. Örneğin, bir çalışma, Chlorella takviyelerinin, 50-55 yaşları arasındaki katılımcılarda bağışıklık fonksiyonunu geliştirdiğini, ancak 55 yaşın üzerindeki katılımcıları etkilemediğini ortaya koydu. Dolayısıyla Chlorella’nın bazı popülasyonlarda ve yaş gruplarında bağışıklık kazandıran etkileri olabilir, ancak hepsinde değil. Kesin sonuçlar elde edebilmek için daha büyük ölçekli çalışmalara ihtiyaç vardır.


        Kolesterol Seviyelerini İyileştirmeye Yardımcı Olabilir
        Bazı çalışmalar Chlorella takviyelerinin kolesterol seviyesini düşürebileceğini ortaya koymuştur. Özellikle çeşitli çalışmalar günlük 5-10 gram Chlorella almanın, yüksek tansiyonlu veya kolesterolü yükselmiş kişilerde trigliseridi ve toplam ve LDL kolesterolü düşürdüğünü göstermiştir. Chlorella'nın bazı içerikleri kandaki lipid seviyelerini iyileştirmeye yardımcı olur. Bunlar;
        • Niasin: B vitamininin kolesterolü düşürdüğü bilinmektedir.
        • Lif: Kolesterolü düşürmeye yardımcı ajandır.
        • Karotenoidler: Kolesterolü doğal olarak düşürdüğü gösterilmiştir.
        • Antioksidanlar: Kalp hastalıklarına neden olduğu bilinen LDL kolesterolün okside olmasını engellemeye yardımcı olur.
        Antioksidan Olarak Görev Yapar
        Chlorella klorofil, C vitamini, beta-karoten, likopen ve lutein gibi antioksidan sayılan çeşitli bileşikler içerir. Bu antioksidanlar birçok kronik hastalıkla savaşmaya yardımcı olabilir. Bu antioksidanların bazıları, şeker hastalığının pek çok komplikasyonunu yönlendiren ileri glikasyon son ürünleri( AGE )nin üretimini azaltmış gibi gözükmektedir. Hayvan ve laboratuvar çalışmalarında, Chlorella genlerin yaşlanma biçimine müdahale etmiştir. İnsan çalışmasında Chlorella takviyelerinin oksidatif hasar görme riskinin yüksek olduğu sigara içen bireylerde antioksidan seviyesini yükselttiği bulunmuştur. Bu araştırmanın büyük kısmı umut verici olmasına rağmen, hala ön hazırlık aşamasındadır.

        Kan Basıncını Kontrol Altında Tutmayı Sağlar
        Chlorella takviyeleri, normal tansiyon için gerekli olan kalp ve böbrek sağlığını geliştirmeye yardımcı olabilir. Bir çalışmada, yüksek tansiyonu olan insanlar 12 hafta süreyle günde 4 gram Chlorella aldı. Sonuçta, bu insanlar plaseboya katılanlardan daha düşük kan basıncı sonuçlarına sahiptiler. Sağlıklı erkek bireylerle yapılan bir diğer küçük çalışma, Chlorella takviyelerinin kan basıncını etkileyen bir faktör olan damar sertliğine daha az neden olduğunu gösterdi. Bunu açıklamak için kullanılan bir teori, arginin, potasyum, kalsiyum ve omega-3’leri içeren Chlorella’nın bazı besinlerinin arterlerin sertleşmesini önlemesine yardımcı olmasıdır.


        Kan Şekeri Seviyesini İyileştirir
        Bazı araştırmalar, Chlorella'nın kan şekeri seviyesini düşürmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir. Bir çalışma, 12 haftalığına Chlorella kullanmanın hem sağlıklı bireylerde hem de yaşam tarzıyla ilişkili hastalık riski yüksek olan kişilerde açlık kan şekeri düzeylerini düşürdüğünü bulmuştur. Diğer çalışmalar, Chlorella takviyesi ile kan şekeri kontrolünün arttığını ve alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı olan hastalarda insülin duyarlılığını artırdığını göstermiştir. Kan şekeri kontrolü için Chlorella kullanmanız gerektiğini söyleyen yeterli araştırma henüz yok, ancak diğer tedavilerle kombine edildiğinde yardımcı olabilir.

        Solunum Yolu Hastalıklarını Önlemede Yardımcı Olur
        Astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi solunum yolu hastalıklarının idaresi sıklıkla inflamasyonu kontrol altına almayı gerektirir.
        Chlorella, birçok antioksidan da dahil olmak üzere iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilecek bazı bileşenlere sahiptir. Bir çalışma, Chlorella’nın KOAH’lı hastalarda antioksidan durumunu iyileştirdiğini ancak nefes alma kabiliyetinde herhangi bir iyileşmeye yol açmadığını ortaya koymuştur.
        Solunum koşulları üzerindeki gerçek etkisini belirlemek için daha fazla çalışma gereklidir, ancak Chlorella inflamasyon için yardımcı olabilir.

        Aerobik Dayanıklılığı Sağlar
        Yalnızca bir çalışma, Chlorella’nın aerobik dayanıklılık üzerindeki etkisini inceledi ve olumlu bir etki buldu. Araştırmacılar bir grup genç yetişkine 6 gram Chlorella ya da dört haftalık bir plasebo verdi. Çalışmanın sonunda, Chlorella grubu dayanıklılık ölçüsü de olan oksijen ile akciğerlerini doyurma kabiliyetleri önemli ölçüde arttı. Plasebo grubu ise herhangi bir değişiklik yaşamadı. Bu etki Chlorella’nın dallanmış zincirli amino asit içeriğine bağlı olabilir. Dallanmış zincirli amino asitler, çeşitli çalışmalarda aerobik performansı artırdığı üç amino asidin toplanmasıdır.

        Diğer Olası Faydaları

        Chlorella'nın birçok olası yararı öne sürülmesine rağmen bu iddiaları destekleyecek çok az araştırma bulunmaktadır. Bazı sağlık faydaları:
        • Göz Sağlığını Geliştirir: Chlorella gözü koruyan ve maküler dejenerasyon riskini düşüren iki karotenoid olan lutein ve zeaxanthin içerir.
        • Karaciğer Sağlığını Destekler: Chlorella takviyelerinin, karaciğer hastalığı olan insanlarda karaciğer sağlığının belirtilerini iyileştirdiği gösterilmiştir. Bununla birlikte, sağlıklı insanlar için bir yararı olup olmadığı ise belli değildir.
        • Geliştirilmiş Sindirim: Birçok kaynak Chlorella'nın sindirimi kolaylaştırdığını ve şişkinliği azalttığını iddia etmektedir. Bununla birlikte, bu önerilen faydaları herhangi bir çalışma desteklememiştir.
        • PMSyi Hafifletir: Anektodsal kanıt, Chlorella’nın adet öncesi sendromu (PMS) semptomlarını hafifletebileceğini göstermektedir. Chlorella PMSyi azalttıcı etki gösteren kalsiyum ve B vitaminlerini içerir.

        Yorum yap


        • #5
          Esmer Yosunun sırrı?

          Esmer yosundan elde edilen Fucoxanthin'in, özellikle göbek, basen ve kalça bölgelerinde yoğun olarak bulunan beyaz yağ dokusunun eritilmesinde aktif rol oynadığı belirtiliyor.


          Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde yapılan deneyler sonucunda esmer deniz yosununun etkili kısmı Fucoxanthin'in, özellikle göbek, basen ve kalça bölgelerinde yoğun olarak bulunan beyaz yağ dokusunun eritilmesinde aktif rol oynadığı belirtiliyor.

          Bilim dünyası uzun yıllardır uzakdoğuda yaşayan insanların, neden Avrupa ve Amerika'da yaşayan insanlara göre, daha uzun, daha sağlıklı, daha zayıf ve daha bağışıklık sistemi kuvvetli olduğunu araştırıyor. Özellikle de obezitenin hemen hemen hiç denecek kadar az olması bilim dünyasını meşgul ediyor.

          Araştırmalar uzakdoğuda yetişen esmer yosununun enziminde bulunan antioksidan, vitamin, minerallerce zengin bir bitki enzimi pigmenti olan Fucoxanthin'i işaret ediyor. Fucoxanthin, çocuklar çokça bulunan anme yetişkinlerde çok az bulunan ve vücuttaki yağları eritmeye yarayan kahverengi hücre gibi davranmaktadır. Bundan dolayı da özellikle büyüme süreci sona ermiş olan tüm yetişkinlerde etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

          Yapılan araştırmalara göre, Fucoxanthin'in fayları şöyle sıralanıyor:

          -Göbek yağları ve kalça basende biriken yağları eritiyor

          -Güçlü antioksidandır. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor

          -Yediğimiz besinlerdeki kaloriyi absorbe ederek beyaz yağa dönüşmesini önlüyor. Böylece kilolu kişilerin zayıflamasına yardımcı oluyor.

          -Florin kaynağıdır. Florin vücudun savunmasını destekleyen, kemikleri güçlendiren ve kasın yağ tutmasını engelleyen bir bileşkendir.

          -C vitamini, demir açısından zengindir. Yüksek kalsiyum ihtiva ediyor.

          -Karaciğerde yağlanmayı önlüyor

          Uzmanlar, Fucoxanthin'in metabolizmayı normal bir insana göre yüzde 15-20 oranında arttırdığına da dikkat çekiyor.


          Japon halkı esmer yosunundan elde edilen Fucoxanthin'i Mitso çorbasında veya salatalarda da tüketmektedir. Japonların uzun yaşamaları, obezitenin olmamasına ve kanser vakalarına çok az rastlanmasının bir nedeninin de fucoxanthin olduğu düşünülüyor. Bu konudaki araştırmalar devam ediyor.

          Yorum yap


          • #6
            Esmer Su Yosunu: Hormonal Düzenleyici

            Esmer Su Yosunu, genel sağlık için tavsiye edilecek en iyi doğal ürünlerden biridir. Nedeni ise iyot içermesidir. İyot sürekli tükettiğimiz 4 farklı halojenden biridir. Diğer üçü vücut için zehirlidir. Onlar: florür, bromür ve klordur. 3 zehirli halojen, iyottan daha hafiftir, bu sayede vücudunuza girdiğinde iyotu vücudunuzdan atarak hücrelerinizin içindeki yerini alırlar bu da iyot tüketmenize rağmen iyot eksikliği yaşamanıza sebebiyet verebilir.

            İyot neden önemlidir?
            İyot tüm hormonlarınızı ve vücut fonksiyonlarınızı düzenleyen tiroid ve hipofiz bezinin sağlıklı çalışması için gerekli bir mineraldir.
            Tiroit bezinin az çalışması (Hipotiroidi) aşağıdaki hormon seviyelerinde düşüşe yol açar: serotonin, testosteron, büyüme hormonu


            Peki ne yapmalıyız?
            Diğer üç toksini kesin: florür, bromür ve klor.

            Bu toksinler nereden geliyor?
            Fabrika ekmeklerinde, birtakım düzenlemeler için bromür kullanılır.
            Diş macunları florür ile doludur.
            Çeşme suyu ve yüzme havuzlarımız klor ile doludur.


            Yapılacaklar:
            İmkanınız varsa kendi ekmeğinizi yapın, florür içermeyen diş macunu kullanın, kaynak suyu için, organik yiyecekler yiyin ve klorlu havuzlarda yüzmeyin.

            Esmer Su Yosunu’un diğer sağlık faydaları:
            1.Doğal bir su atıcıdır, ancak potasyum içerdiğinden ekstra idrara çıkarmasına rağmen potasyum eksikliğine neden olmaz.
            2.Vücudunuzdaki toksinleri atarak sistemi temizler.
            3.Tırnak ve saçları güçlendirir.
            4.Pek çok vitamin içerir. Özellikle K vitamini ve folat oranı yüksektir.
            5.Çok fazla mineral içerir: demir, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve manganez.
            6.Enfeksiyonları öldürmek için doğal bir antibiyotiktir.
            7.Kırmızı kan hücreleri için iyi bir ortam oluşturan magnezyum ve demir gibi mineraller içerir.
            8.Esmer Su Yosunu ayrıca trigliseritleri azaltır, iyi kolesterolü artırır, kilo kaybına yardımcı olur ve hormonlarınızı optimize eder.

            Kadir Özer
            HİPOTİROİDİM var 120 kiloydum, TİROİDLERİMDE NODÜL de var. Tiroidim yavaş çalıştığı için KİLO VEREMİYORDUM. FUCUS SETİNİ sizden aldım kullandım 4 AYDA 40 KİLO VERDİM. Allah razı olsun sizden. Kullanmaya devam edeceğim.
            KAYNAK

            Yorum yap


            • #7



              Konu mert tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/685-mert Saat 21 September 2022, 10:41 ) değiştirilmiştir.

              Yorum yap


              • #8

                Konu mert tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/685-mert Saat 21 September 2022, 15:04 ) değiştirilmiştir.

                Yorum yap


                • #9
                  Zehirlenmelere karşı SFC Kapsülü ve Hafif zehirlenmelerde Yoğurt ve Tuzlu Sirke ve Kimyon çayı



                  SFC KAPSÜL Vücudu, Kimyasal Zehirlenmelerden Arındırır



                  Konu ozgurcay tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/18435-ozgurcay Saat 06 June 2023, 08:42 ) değiştirilmiştir.

                  Yorum yap

                  Hazırlanıyor...
                  X