Duyuru

Collapse
No announcement yet.

ÇAY AĞACI YAĞI, Melaloyka

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • ÇAY AĞACI YAĞI, Melaloyka






    MELALOYKA


    Ağaç | 3-6m | 4-6 Aylar | Yaprak ve Eter Yağı

    Melaloyka, Teebaum, Melaleuca alternifloia CHEEL.
    Çay ağacı
    Avustralya ağacı

    Familyası: Mersingillerden, Myrtengewâchse, Myrtaceae

    Drugları: Melaloyka eter yağı; Melaleuca aetheroleum
    Melaloyka yaprak ve sürgünlerinin su buharı ile damıtılması ile eter yağı (uçucu yağ) elde edilir. Bu eter yağına kısaca yağ da denir ve başta aroma tedavisi ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

    Giriş: Mersingillerin bir alt grubu olan Melaleucagillerin takriben 300 çeşidi mevcuttur ve bunlardan Melaleuca alternifolia; M.linarifolia ve M.disitiflora hemen hemen aynı kalitedirler bu nedenle kullanılırken pek ayırt edilmez. Bu ütrlerin içerdikleri eter yağların içindeki 1,8-Cineol’un (1,8-Sineol) oranına göre de kimyasal tiplere ayrılırlar. Melaloykagillerden olan fakat birleşimindeki maddeler ve botanik yapı farklılığı nedeni ile sona doğru kısaca iki türe Kayeput; Melaleuca leucadendra ve Niaouli; M.viridifoliya’ya değineceğiz. İlk olarak gemisi ile buraya (Avustralya) gelen Kaptan Cook’a buranın yerlileri Melaloyka yapraklarından hazırladıkları çayı verirler ve adı da çay ağacı olarak kalır; çay ağacı ile bir ilgisi olmamasına rağmen. Dünyayı gezme görme meraklısı olan İngiliz Christopher Dean Afrika’da ayağından bulaşıcı bir hastalığa yakalanır ve kardeşi onu Londra’da Melaloyka yağı ile tedavi eder ve Christopher bunun üzerine Avustralya’ya giderek (1776) Güneybatı Avustralya’da yüzbinlerce Melaloyka ağacı yetiştirmeye başlar.

    Botanik: Genellikle Güneybatı Avustralya’nın bataklıklarında, sulak yöre-lerinde yetişir. Boyu 6m’yi bulan Melaloykanın gövdesi kendiliğinden soyulduğundan, bazen esmer, bazen grimsi beyaz renkte olur. Yaprakları oldukça ince, kenarları düz, derimsi, değişken sıra ile dizilmiştir. Çiçekleri geriden beyazımsı bir silindir şeklinde, yakından bakınca sayısız, ipliğimsi, uzun döllenme tozluklarına sahip olduğu görülür.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin Akdeniz ve Ege bölgesindeki bataklık ve sulak yerlerde rahatlıkla yetişir. Diğer bölgelerde saksılarda kışın içeri (oturma odası vb.) almak şartı ile yetiştirilebilir.

    Hasat zamanı: Yapraklarını dökmediği için hemen her mevsimde yap-rakları toplanarak işlenebilir, fakat en verimli olduğu zaman Mayıs’tan Temmuz’a kadar olan aylardır.

    Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre söyle sıralayabiliriz;
    a) Eter yağı türevleri bitkinin kimyasal tipine göre üç gruba ayrılır. Tip I %6-14 1,8-Cineol, Tip II %31-41 1,8-Cineol ve Tip III %54-65 1,8-Cineol içerir. Eter yağında 1,8-Cineol ne kadar az olursa yani Tip I ve Ne kadar Terpinen-4-ol yüksek olursa o kadar kaliteli olur. Terpinen-4-ol %30-60, γ-Terpinen %10-30, α-Terpinen %5-15, 1,8-Cineol %1-65 (Okaliptus’a bak), α-Terpineol %1-8), Limonen %1-5, p-Cymen %1-10, Δ Caren %0,5-3,5, Sabinen %0,5-3,5 ve Aromadendren %0,5-3 arasındadır.

    Tesir şekli: Antibakteriyel (bakterileri öldürücü), antiviral (virüsleri öldü-rücü), antimikozit (mantarları yok edici), antiflogistik (iltihapları ön-leyici)’dir.

    Araştırmalar: Melaloyka eter yağı ile ayak mantarları, vajina mantarları ve akne gibi rahatsızlıklara karşı tedavi denemeleri yapılmış ve büyük başarılar elde edilmiştir.
    1) Bassett ve ekibi tarafından 1990’da %5’lik Melaloyka eter yağı ile akne üzerinde tedavi denemesi yapılmıştır. Bir grup Melaloyka eter yağı ile diğer bir grup ise kimyasal ilaç Benzolperoksid ile tedavi edil-mişlerdir. Neticede Melaloyka yağının Benzolperoksid kadar etkili olduğu ve ayrıca yan tesirinin olmaması nedeni ile tercih edilmesi gerektiği tespit edilmiştir. (ZP.2.96.111)
    2) Willams ve ekibi 1995’de Tırnak mantarı (ayak ve el parmaklarındaki) hastalığı olan insanlar üzerinde deneyle r yapmışlardır. Bir grup %5’lik Melaloyka eter yağı ile, ikinci grupta kimyasal ilaç %1’lik Clotrimazol ile tedavi denemesi yapılmıştır. 3 ay süren tedavide %5’ lik Melaloyka yağı ile tedavi olanların %60’ında iyilşeme görülmüş ve kimyasal ilaçtan daha etkili olduğu tespit edilmiştir. (ZP.2.96.111)
    3) Dr.Belaiche 1985’de Paris’te Tıp fakültesine bağlı olarak çalışan Phytotherapie (Fitoterapi) bölümünde yaptığı deneylerle vajina man-tarı ve mesane iltihaplanmasını iyileştirmiştir. (NH.6.96.348)
    4) Alim (5 yaşında) haya torbasının sol kısmında mantar vardı. Çocuk doktoru kimyasal ilaç yazdı ve pek faydası olmayınca ben Melaloyka yağı ile tedavi ettim ve geçti.

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre Melaloyka yağı ile mantarlar (özellikle tırnak man-tarları), çıbanlar, akne, sivilce, uyuz böceği, saç biti, uçuk, böcek sokması, ensedeki kaşıntılara karşı kullanılır.
    b) Aromaterapisinde; Melaloyka yağı sade veya diğer eter yağları ile ve de sabit yağlarla karıştırılarak kullanılır. Melaloyka yapraklarının da-mıtılması ile %1 oranında eter yağı elde edilir. Bu yağ yukarıdaki ra-hatsızlıklara karşı kullanıldığı gibi kozmetikte parfüm, şampuan, sa-bun, dudak boyası, deo, kolonya vb. maddelerin yapımında katkı maddesi olarak kullanılır.
    c) Halk arasında güneş yanığı, kas ağrıları, kas krampları, ağız içi iltihap-larına karşı kullanılır. Konisine 10-15damla katılarak eve güzel koku yayılır. Bu kokudan dolayı sivrisinek ve sinekler gelmez.

    Açıklama: Yüzdeki akneye karşı kullanılacak ise 10-15damla 30-50ml temiz suya katılır ve bu su ile yüz yıkanır. Direkt akneler üzerine 1 damla Melaloyka yağı sürülebilir ve günde 5-6defa 8-12hafta süre ile yapmak gerekir. Uzuvlardaki mantarlara karşı 8-10damla yağ 30-50ml suyla karıştırıldıktan sonra bundan silindir ve yahut da 1-3damla yağ direkt mantar üzerine günde 5-6defa 8-12hafta sürülür. Yine tırnak mantarla-rının günde 5-6defa 8-12hafta süreyle 2-3damla Melaloyka yağı dam-latılır.

    Yan tesirleri: Melaloyka eter yağı tarife uyulmaz ve aşırı miktarda alınır ise alerjiye sebep olabilir.


    B) Kajeput, Cajeput, Melaloyka leucadendra L.
    Kayeput

    Drugları: Kajeput eter yağı; Cajeputi aetheroleum rectificatum
    Kajeput ağacının yaprak ve sürgünlerinin su buharı ile elde edilen uçucu yağı (eter yağı) tekrar rektife (saflaştırma) edilmesiyle elde edilen esans (eter yağı). Yaprakları mızrak şeklinde, kenarları bütün, baştan uca kadar beyazımsı damarlar uzanır. Uzun dallara değişken sıra ile dizilmiş derimsi ve koyu yeşil renktedir. Çiçekleri uzaktan bir silindir şeklinde, yakından bakınca döllenme tozlukları uzunca kırmızı bir iplik şeklinde, ucunda kırmızı renkli topuzcukları vardır. Kajeputun birleşimindeki eter yağın birleşimindeki maddeler oldukça farklıdır. Eter yağı türevleri %1-3 arasında olup en önemlileri %45-65 ile 1,8-Cineol (1,8 Sineol, Okaliptusa bak.) %15 (-)-α-Terpineol, %8 Ledol, %8 Izolelol, α-Pinen vb. eter yağları içerir. Kajeput yağı Melaloyka yağı gibi kullanılırsa da sert olması nedeni ile daha dikkatli olmak gerekir. Genellikle nefes yolları hastalıklarından öksürük, bronşit, boğmaca, grip ve üşütmeye karşı kullanılır.


    C) Niaouli, Niauli, Melaleuca viridiflora
    Niaouli genellikle Madagaskar adasında yetişen 15m boyunda bir ağaç olup yapraklarının su buharı ile damıtılmasıyla eter yağı elde edilir. Kullanılışı aynen Kajeput gibidir.

    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2


    Çay Ağacı Yağının ( Melaleuca alternifolia ) Flukonazol Dirençli Candida albicans Suşlarına Karşı Flukonazol Aktivitesi Üzerindeki Etkisi

    Anna Mertas , Aleksandra Garbusińska , Evelina Szliszka , Andrzej Jureczko , Magdalena Kowalska ,ve Wojciech Król *
    Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
    Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Bölümü, Silesia Tıp Üniversitesi, Katowice, Jordana 19, 41-808 Zabrze, Polonya
    *Wojciech Król: lp.ude.mus@lorkw
    Akademik Editör: Vasilis P. Valdramidis
    Git: Soyut

    Bu çalışmanın amacı , çay ağacı yağının (TTO) veya ana biyoaktif bileşeninin ölümcül olmayan konsantrasyonlarına maruz kaldıktan sonra flukonazolün 32 klinik flukonazol dirençli Candida albicans ve C. albicans ATCC 10231 referans suşuna karşı aktivitesini değerlendirmektir. terpinen-4-ol. Test edilen tüm flukonazol dirençli C. albicans suşları için TTO ve terpinen-4-ol minimum inhibe edici konsantrasyonlar (MİK'ler), %0,06 ila %0,5 arasında değişen düşüktü. Flukonazole dirençli C. albicans'ın 24 saatlik maruziyetisubletal doz TTO ile flukonazole suşlar, bu suşlara karşı flukonazol aktivitesini artırdı. Genel olarak, izolatların %62,5'i duyarlı olarak sınıflandırıldı, %25,0'i orta düzeyde duyarlılık sergiledi ve %12,5'i dirençliydi. Test edilen tüm klinik suşlar için flukonazol MİK değeri ortalama 244,0  μg /mL'den ortalama 38,46  μg /mL'ye ve flukonazol minimum fungisidal konsantrasyonları (MFC) ortalama 254,67  μg /mL'den ortalama 66,62  μ g/mL. Terpinen-4-ol'ün TTO'dan daha aktif olduğu ve flukonazole dirençli C. albicans'a karşı flukonazol aktivitesinin güçlü bir şekilde arttığı bulundu.suşlar. Bu çalışmanın sonuçları, TTO gibi doğal maddeler ile flukonazol gibi geleneksel ilaçları birleştirmenin zorlu maya enfeksiyonlarını tedavi etmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.

    Git: 1. Giriş

    Uçucu yağlar, bitkiler tarafından üretilen antiseptik maddelerdir. Çay ağacı yağı (TTO), Avustralya yerli bitkisi Melaleuca alternifolia'dan buhar damıtma yoluyla elde edilen esansiyel yağdır.ve tıbbi olarak topikal bir antiseptik olarak kullanılır. Mayalar ve dermatofitler dahil olmak üzere çok çeşitli bakteri, virüs ve mantarlara karşı geniş bir antimikrobiyal aktivite spektrumuna sahiptir. TTO, başta terpenler (esas olarak monoterpenler ve seskiterpenler) olmak üzere 100'den fazla farklı bileşiğin bir karışımıdır. TTO'nun fiziksel özellikleri ve kimyasal bileşimi değişkendir ve bu nedenle uluslararası standartların belirlenmesi önemlidir. Çay ağacı yağı için Avustralya Standardı (AS 2782-1985), iki bileşenin düzeyleriyle ilgili direktifler içerir: minimum terpinen-4-ol içeriği en az %30 olmalı ve maksimum 1,8-sineol içeriği yağ hacminin %15'inden az [ 1]. Uluslararası çay ağacı yağı standardı (ISO 4730:2004), en önemli 15 TTO bileşeni için maksimum ve minimum yüzde değerlerini içerir. Melaleuca alternifolia Cheel, Melaleuca linariifolia Smith, Melaleuca dissitiflora F. Mueller ve diğer Melaleuca türlerinin yapraklarının ve uç dallarının buharla damıtılmasıyla elde edilen TTO, bu standarda uygun olmalıdır [ 2 ].

    TTO, Avustralya halk tıbbında, ağırlıklı olarak yara tedavisi için yüzyıllardır kullanılmaktadır [ 3 , 4 ]. 1920'lerde Penfold, TTO'nun özelliklerini ve kimyasal bileşimini ilk kez tanımladı ve daha sonra TTO'nun ve bileşenlerinin antiseptik özelliklerini doğruladı [ 5-8 ] . 1930'larda, inhalasyon tedavisi, aseptik cerrahi, diş cerrahisi, yara dezenfeksiyonu ve ağız boşluğu çalkalamada kullanıldığında TTO'nun güçlü antimikrobiyal aktivitesini gösteren ardışık yayınlar çıktı [ 9-11 ] .

    Şu anda TTO, ağırlıklı olarak dermatozlar (örneğin, tekrarlayan herpes labialis, akne, püstüller, kepek ve döküntü) olmak üzere çeşitli hastalıkları tedavi etmek için yerel bir ajan olarak kullanılmaktadır. TTO ayrıca ağız boşluğu ve farinks, vajinit ve solunum yolu hastalıklarının Staphylococcus aureus enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılır . Çok sayıda çalışma, TTO'nun bakteri, mantar ve virüslerin yanı sıra geleneksel ilaçlara dirençli mikroorganizmalara karşı geniş antimikrobiyal aktivitesini doğrulamıştır [ 12 – 16 ]. TTO geleneksel ilaçlara (antibiyotikler ve kemoterapötik ajanlar dahil) alternatif olarak veya bunlarla kombinasyon halinde kullanılabileceğinden, tedavisi zor enfeksiyonlardaki artış nedeniyle bu önemlidir.

    Enfeksiyonların tedavisi, monoterapiye (bir antimikrobiyal ilaç kullanılarak) veya kombine tedaviye (iki veya daha fazla ilaç kullanılarak) dayanabilir. Kombine tedavinin temel amacı, sinerjizm yoluyla dozları azaltırken ilaçların etkisini arttırmaktır. Geleneksel ilaçlara dayalı monoterapi veya kombine tedavi başarısız olduğunda, doğal bir ajan içeren kombine tedavi daha etkili olabilir. Son zamanlarda yapılan birkaç çalışma , tek başına geleneksel ilaç tedavisine kıyasla, geleneksel ilaçlarla birleştirilen doğal maddelerin antimikrobiyal aktivitesinin arttığını bildirmiştir [ 17-20 ].

    Bu çalışmanın amacı, flukonazolün klinik suşları olan flukonazole dirençli Candida albicans ve referans suş C. albicans ATCC 10231'e karşı, TTO'nun ölümcül olmayan konsantrasyonlarına veya ana biyoaktif bileşeni terpinen-4-ol'e maruz kaldıktan sonra değerlendirmektir.

    Git: 2. Malzemeler ve Yöntemler

    2.1. Candida albicans Suşları

    Bu çalışma, aşağıdaki materyallerden izole edilen 32 klinik Candida albicans suşu içermektedir: farenks ve ağız boşluğu sürüntüleri ( n = 5), vajina ( n = 15), balgam ( n = 8) veya dışkı ( n = 4) ). Bu suşlar, Sabouraud agar (bioMèrieux, Marcy l'Etoile, Fransa) üzerindeki kültürden izole edildi ve tür tanımlaması, ID 32C biyokimyasal testi (bioMèrieux, Marcy l'Etoile, Fransa) kullanılarak yapıldı. Ayrıca Oxoid Ltd.'den (Basingstoke, Büyük Britanya) satın alınan referans suş C. albicans ATCC 10231'i kullandık . Daha önce C. albicans'ın hassasiyetini belirledikDHN (Cracow, Polonya) ve YNB agardan (Maya Nitrojen Baz-Difco %0,5, glikoz 3) elde edilen 10 μg flukonazol ile emprenye edilmiş 6 mm filtre kağıdı diskleri kullanılarak  Kirby-Bauer disk difüzyon duyarlılık testi [ 21 ] ile flukonazole suşlar %, agar %1.8, pH = 7) ayrıca DHN'den (Cracow, Polonya) elde edilmiştir. C. albicanssuşlar flukonazole duyarlılık (büyüme engelleme bölgesinin çapı ≥18 mm), orta duyarlılık (büyüme engelleme bölgesinin çapı 14 mm'den 17 mm'ye kadar) veya direnç (büyüme engelleme bölgesinin çapı <14 mm) gösteren olarak sınıflandırılmıştır (veriler Bölüm 3'te açıklanmıştır). Flukonazol MIC (minimum inhibitör konsantrasyon) ve MFC (minimum fungisidal konsantrasyon) değerleri, Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI belgesi M27-A3-2008) [ 22 ] uyarınca sıvı dilüsyon yöntemiyle belirlendi . Bu standart kullanılarak, C. albicans suşları duyarlılık (MIC ≤ 8  μg /mL), orta duyarlılık (MIC 9  μg /mL ila 63  μg/mL) veya flukonazole direnç (MIC ≥ 64  μ g/mL) (veriler bölüm 3'te sunulmuştur). 2.2. Çay Ağacı Yağı (TTO)

    Bu çalışmada, Perşembe Plantasyonundan (Integria Healthcare, Eight Mile Plains, QLD, Avustralya) ISO standardı 4730:2004 [ 2 ] ile uyumlu 270930 serisinden Avustralya çay ağacı yağı ( Melaleuca alternifolia ) kullandık (tablo 1). TTO , Avustralya'nın kuzey Yeni Güney Galler kıyı bölgelerine ve güney doğu Queensland'e özgü bir bitki olan özel olarak seçilmiş Melaleuca alternifolia yapraklarından damıtıldı . TTO bileşiminin analizi, uluslararası ISO 4730 [ 2 ] standardına göre gaz kromatografisi ile gerçekleştirildi . Aşağıdaki koşullarda gerçekleştirildi: erimiş silika kolonu (50 m × 0,20 mm iç çap, film kalınlığı 0,25  μm ) ve alev iyonizasyon tipi dedektör kullanıldı, taşıyıcı gaz hidrojendi (akış hızı 1 mL) /dk), fırın sıcaklık programı 2°C/dk hızında 70°C ila 220°C, enjektör sıcaklığı 230°C, detektör sıcaklığı 250°C, enjekte edilen TTO hacmi 0 ,2  μ L ve bölünme oranı 1 : 100 idi. tablo 1

    Bu çalışmada kullanılan TTO'nun bileşimi ISO standardı 4730:2004 [ 2 ] ile karşılaştırılmıştır.
    α -Pinen 1–6 2.5
    Sabinen İz-3.5 0.1
    α -terpinen 5–13 8.1
    limonen 0,5–1,5 1.0
    p -Simen 0,5–8 4.4
    1,8-sineol İz-15 2.8
    γ -Terpinen 10–28 19.6
    terpinolen 1,5–5 3.2
    terpinen-4-ol 30–48 41.0
    α -Terpineol 1.5–8 3.0
    aromadendren İz-3 1.3
    Leden
    (syn. viridiflorene)
    İz-3 Veri yok
    δ -Cadinene İz-3 Veri yok
    Globulol İz-1 Veri yok
    viridiflorol İz-1 Veri yok
    Ayrı bir pencerede aç
    Çalışmamızda ayrıca Sigma-Aldrich'ten (St. Louis, MO, ABD) temin edilen terpinen-4-ol kullandık. 2.3. flukonazol

    Bu çalışmada antifungal ilaç flukonazol (Polfarmex, Kutno, Polonya) kullandık. Flukonazol molekülünün yapısı şekilde gösterilmiştir.Şekil 1.
    İçinde resim, çizim vb. bulunan harici bir dosya. Nesne adı: BMRI2015-590470.001.jpg
    Şekil 1
    Flukonazolün kimyasal yapısı [ 23 ]. 2.4. İlk Candida albicans Süspansiyonunun Hazırlanması

    Sabouraud agar üzerinde 24 saat kültürlenen C. albicans hücreleri, salin solüsyonunda (%0.85 NaCl) süspanse edildi ve 0,5 McFarland yoğunluk standardına (1,5 x 108 CFU  /mL) ayarlandı. Bu süspansiyon daha sonra 6 x 104 CFU/mL yoğunluğa seyreltildi  . Süspansiyon daha sonra TTO, terpinen-4-ol ve flukonazol için MIC ve MFC değerlerini tahmin etmek için kullanıldı. 2.5. TTO ve Terpinen-4-ol için MİK ve MFC Değerlerinin Belirlenmesi

    Test edilen C. albicans suşlarına karşı TTO aktivitesi, PN-EN ISO 20776-1:2007 [ 24 ] tarafından açıklanan genel seyreltme standartları kullanılarak sıvı makrodilüsyon ile belirlendi . TTO, %1 ila %0.0075 nihai TTO konsantrasyonlarına %10 Tween 80 ile sıvı Sabouraud ortamında seri olarak seyreltildi. Tween 80 deterjanı, TTO'nun çözülmesine yardımcı olur. 3 x 10 3'lük bir son yoğunluk elde etmek için her bir tüpe aynı hacimde C. albicans süspansiyonu eklendi.  CFU/mL. 35°C'de 24 saatlik inkübasyonun ardından hücre büyümesi, TTO'lu tüplerde ve pozitif kontrol tüpünde (TTO'suz) görsel olarak değerlendirildi. MIC, test edilen hücre suşlarında görünür bir büyümeye yol açmayan en düşük TTO konsantrasyonu olarak tanımlandı. MFC değeri, C. albicans kolonilerinde üreme göstermeyen en düşük TTO konsantrasyonu olarak tanımlandı . Deney üçlü olarak gerçekleştirildi. Terpinen-4-ol MIC ve MFC değerleri, yukarıda açıklananla aynı şekilde belirlendi. Aşağıdaki deneylerde kullanılan ölümcül olmayan TTO ve terpinen-4-ol dozlarını hesaplamak için TTO ve terpinen-4-ol MIC'leri kullanılmıştır. 2.6. Candida albicans'ın 1/4 MIC TTO ile Kısa Ön Tedavisi

    Her numune için, 1/4 MIC TTO nihai konsantrasyonuna kadar %10 Tween 80 ve TTO içeren salin solüsyonu içeren bir tüp hazırlandı. TTO içermeyen bir kontrol tüpü de hazırlandı. Daha sonra, 3 x 103 CFU/mL'lik bir son yoğunluk elde etmek için tüplere C. albicans süspansiyonu eklendi  . Süspansiyonlar daha sonra 35°C'de 30 dakika süreyle inkübe edildi. Numuneler daha sonra iki kez durulandı ve durulamalar arasında santrifüjlendi (3000 xg, 15 dakika) ve hücreler, 6 x 104  CFU/mL yoğunlukta yeniden süspanse edildi . Süspansiyon daha sonra flukonazol MIC'sini ve flukonazolün minimal fungisidal konsantrasyonunu (MFC) belirlemek için kullanıldı. Çalışma üç kopya halinde gerçekleştirildi. 2.7. Candida albicans'ın 1/4 MİK TTO ile Kısa Ön Tedavisinden Sonra Flukonazol MİK ve MFC Değerlerinin Belirlenmesi

    Test edilen C. albicans suşlarına karşı flukonazol aktivitesi, PN-EN ISO 20776-1:2007 [ 24 ] tarafından açıklanan genel seyreltme standartları kullanılarak sıvı makrodilüsyon ile belirlendi . Sıvı Sabouraud besiyerinde flukonazolün 256.0  μg /mL ile 0.125  μg /mL arasında seri, paralel dilüsyonları hazırlandı ve ilaçsız bir kontrol tüpü dahil edildi. Tüplerin her biri için, 1/4 MIC TTO ile ön işleme tabi tutulmuş aynı hacimde C. albicans hücre süspansiyonu eklendi ve inokulum, 3 x 103'lük bir son yoğunluğa ayarlandıCFU/mL. 35°C'de 24 saatlik inkübasyonun ardından, her bir tüpteki hücre büyümesi görsel olarak değerlendirildi. MİK değeri, test edilen suşlarda gözle görülür bir büyüme ile sonuçlanmayan en düşük flukonazol konsantrasyonu olarak tanımlandı. MİK olarak tanımlanan tüpteki hücreler ve çevredeki dilüsyonların birçoğu Sabouraud agar'a kaplandı. 35°C'de 24 saatlik inkübasyonun ardından C. albicans kolonileri sayıldı. MFC değeri, C. albicans kolonilerinde üreme göstermeyen en düşük flukonazol konsantrasyonu olarak tanımlandı . Deney üç kopya halinde gerçekleştirildi. C. albicans suşları, CLSI belgesi M27-A3-2008'e göre flukonazole duyarlılık, orta düzeyde duyarlılık veya direnç sergileyen olarak sınıflandırılmıştır [ 22], Bölüm 2.1'de açıklandığı gibi . 2.8. Candida albicans'ın Flukonazol ve Sublethal Doz TTO veya Terpinen-4-ol ile Uzun Süreli Ön Tedavisi

    Sıvı Sabouraud kültür ortamında flukonazolün 256.0  μg /mL ila 0.125  μg /mL arasında değişen seri, paralel dilüsyonları hazırlandı. İki pozitif kontrol dahil edildi. Tüm tüpler %10 Tween 80 içeriyordu ve 1/4 MIC TTO'luk bir nihai konsantrasyon elde etmek için her dilüsyona ve kontrol tüplerinden birine TTO eklendi. İkinci kontrol tüpü sadece sıvı ortamı içeriyordu. Daha sonra, her tüpe 3 x 103'lük bir son yoğunluğa kadar eşit hacimde C. albicans süspansiyonu eklendi. CFU/mL. Tüm tüpler 24 saat 35°C'de inkübe edildi. İnkübasyondan sonra, her bir tüpteki hücre büyümesi görsel olarak değerlendirildi ve flukonazol MIC ve MFC değerleri daha önce açıklandığı gibi tanımlandı. MİK olarak tanımlanan tüpteki hücreler ve çevredeki dilüsyonların birçoğu Sabouraud agar'a kaplandı. 35°C'de 24 saatlik inkübasyonun ardından C. albicans kolonileri sayıldı ve flukonazol MFC değeri tanımlandı. Deney üç kopya halinde gerçekleştirildi. C. albicans'ın flukonazol ve terpinen-4-ol ile uzun süreli ön tedavisi, yukarıda açıklananla aynı şekilde gerçekleştirildi. 2.9. İstatistiksel Yöntemler

    Sonuçlar aritmetik ortalama ve medyan olarak sunulur. Ortalama değerler arasındaki istatistiksel farklılıklar , sonuçların normal dağılımla ne kadar iyi korelasyon gösterdiğine bağlı olarak Student t testi ve Mann-Whitney U testi ile belirlendi. P ≤ 0.05 değerleri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. İstatistiksel analizleri gerçekleştirmek için STATISTICA sürüm 10 (StatSoft, Cracow, Polonya) programı kullanıldı.

    Git: 3. Sonuçlar

    Test edilen Candida albicans suşları , flukonazole dirençli ve düşük TTO konsantrasyonlarına duyarlıydı. Kirby-Bauer disk difüzyon duyarlılık testi ile test edilen klinik C. albicans suşları ve C. albicans ATCC 10231 referans suşu, büyüme inhibisyonu bölgesini sergilemedi. İncelenen tüm C. albicans suşları, flukonazole direnç gösterenler olarak sınıflandırıldı. 32 klinik C. albicans suşu için flukonazol MİK değerleri 64,0  μg /mL ila 256,0  μg /mL (ortalama = 244,0 ± 47,22  μg /mL) arasında değişmektedir. En yaygın değerler 256,0  μ g/mL (30 suş) ve 64,0  μ idi.g/mL (2 suş). C. albicans ATCC 10231 referans suşu için flukonazol MİK değeri 256,0  μg /mL idi.

    32 klinik C. albicans suşu için TTO MİK'leri %0,06 ila %0,5 arasında değişmiştir (ortalama = 0,19 ± %0,09). En yaygın değerler %0,125 (15 suş) ve %0,25 (15 suş) idi. Kalan iki suşun TTO MIC'leri %0,06 ve %0,5 idi. C. albicans ATCC 10231 referans suşu için TTO MIC %0,125 idi. Bu sonuçlar, test edilen C. albicans suşlarının TTO ve flukonazole karşı herhangi bir çapraz direnç göstermediğini göstermektedir . TTO MİK değerleri, çalışmanın geri kalanında kullanılan ölümcül olmayan dozları (1/4 MİK TTO) hesaplamak için kullanıldı.

    32 klinik C. albicans suşunun ve C. albicans ATCC 10231 referans suşunun 1/4 MIC TTO ile kısa ön tedavisi, flukonazol MIC ve MFC değerlerini değiştirmedi. C. albicans suşlarının 24 saat süreyle 1/4 MIC TTO ve flukonazole maruz bırakılması (uzun süreli ön tedavi), maya suşlarının flukonazole duyarlılığını önemli ölçüde artırdı. Flukonazole dirençli 32 C. albicans klinik suşundan 28'i (%87,5) flukonazole karşı yüksek veya orta düzeyde duyarlılık sergiledi (Tablo 2). Tablo 2

    Flukonazole dirençli klinik Candida albicans suşlarının 1/4 MİK TTO'ya maruz kaldıktan sonra flukonazole duyarlılığı.
    TTO'ya maruz kalmayan suşlar (kontrol) 32 (%100) 0 0
    30 dakika boyunca 1/4 MIC TTO'ya maruz kalan suşlar 32 (%100) 0 0
    24 saat boyunca 1/4 MIC TTO ve flukonazole maruz kalan suşlar 4 (%12,5) 8 (%25,0) 20 (%62,5)
    Ayrı bir pencerede aç
    Flukonazole dirençli C. albicans suşlarının 24 saat boyunca 1/4 MIC TTO'ya maruz bırakılması ve bu suşlara karşı flukonazol ile geliştirilmiş flukonazol aktivitesi. Genel olarak, izolatların %62,5'i duyarlı olarak sınıflandırıldı, %25,0'i orta düzeyde duyarlılık sergiledi ve %12,5'i dirençliydi. Test edilen klinik suşların tümü için, bu uzun ön tedaviden sonra ortalama flukonazol MİK değeri 244,0  μg /mL'den 38,46  μg /mL'ye ve ortalama flukonazol MFC değeri 254,67  μg /mL'den 66,62  μg /mL'ye düşmüştür (Tablo 3). Duyarlı suşlar ( n = 20) ve orta derecede duyarlı suşlar ( n = 8) için MIC ve MFC değerleri, kontrol numunesi ve TTO ile sadece kısa bir süre ön işleme tabi tutulmuş numuneler için elde edilen analog değerlerle karşılaştırıldığında istatistiksel olarak düşüktü. Duyarlı izolat grubu için, flukonazol MİK ortalama 0,52  μg /mL'ye ve flukonazol MFC ortalama 4,25  μg /mL'ye düşmüştür. Candida albicans ATCC 10231 standart suşunun 1/4 MIC TTO ve flukonazol ile uzun süreli ön tedavisi , incelenen dört flukonazole dirençli klinik C. albicans suşu gibi bu suşun flukonazol duyarlılığını artırmadı . Tablo 3

    Flukonazole dirençli Candida albicans klinik suşları için 1/4 MİK TTO'ya maruz kaldıktan sonra flukonazol MİK (a) ve MFC (b) değerleri ( μ g/mL).

    (a) Flukonazol MİK değerleri ( μ g/mL)
    MIC aralığı 64.0–256.0 64.0–256.0 0,125–256,0 256.0-256.0 256.0-256.0 0,125–2,67 64.0–256.0 64.0–256.0 12.0–42.67
    Ortalama MİK 244.0 ± 47.22 244.0 ± 47.22 38,46 ± 84,35 256.0 ± 0.0 256.0 ± 0.0 0,52 ± 0,56 208,0 ± 88,88 208,0 ± 88,88 24,54 ± 11,54
    P d     P < 0,0001 e  
    P < 0,0001 f
        P < 0,0001 e  
    P < 0,0001 f
        P < 0,0002 e  
    P < 0,0002 f
    Ayrı bir pencerede aç
    (b) Flukonazol MFC değerleri ( μ g/mL)
    MFC aralığı 213,33–256,0 256.0-256.0 0,17–256,0 256.0-256.0 256.0-256.0 0,17–23,33 213,33–256,0 256.0-256.0 14,67–213,33
    Ortalama MFC 254,48 ± 7,54 256.0 ± 0.0 66,62 ± 96,16 256.0 ± 0.0 256.0 ± 0.0 4,25 ± 6,19 250,67 ± 15,08 256.0 ± 0.0 127,83 ± 70,42
    P d     P < 0,0001 e  
    P < 0,0001 f
        P < 0,0001 e  
    P < 0,0001 f
        P < 0,0003 e  
    P < 0,0002 f
    Ayrı bir pencerede aç
    a Test edilen 32 flukonazole dirençli klinik Candida albicans suşunun tümü.

    b TTO ile uzun süreli ön tedaviden sonra flukonazole duyarlılık sergileyen flukonazole dirençli klinik Candida albicans suşları ( n = 20).

    c TTO ile uzun süreli ön tedaviden sonra flukonazole karşı orta derecede duyarlılık sergileyen flukonazole dirençli klinik Candida albicans suşları ( n = 8).

    P d : ortalama MIC/MFC değerleri için istatistiksel anlamlılık düzeyi.

    P e : kontrole kıyasla istatistiksel anlamlılık.

    P f : kısaca ön tedavi uygulanan grupla karşılaştırıldığında istatistiksel anlamlılık.

    TTO'da bulunan ana biyoaktif bileşen olan terpinen-4-ol, flukonazole dirençli C. albicans suşlarına karşı flukonazol aktivitesini güçlü bir şekilde arttırmıştır. Klinik C. albicans suşları için terpinen-4-ol MIC'leri %0,06 ila %0,25 (ortalama = 0,11 ± %0,09) arasında değişmektedir. C. albicans ATCC 10231 standart suşu için terpinen-4-ol MIC, %0.06 idi. Test edilen C. albicans suşları , terpinen-4-ol ve flukonazole karşı herhangi bir çapraz direnç göstermemiştir. Flukonazole dirençli klinik ve standart C. albicans suşlarının 24 saat süreyle flukonazole ve ölümcül olmayan dozlarda (1/4 MİK) terpinen-4-ol'e maruz bırakılması, bu suşlara ve tüm C. albicans'a karşı güçlü bir şekilde artmış flukonazol aktivitesine sahiptir.izolatlar duyarlı olarak sınıflandırılmıştır (flukonazol MİK değeri 0,125  μg /mL'ye düşmüştür). Bu çalışmanın sonuçlarını özetledik ve en önemli veriler bir tablo şeklinde sunuldu (Tablo 4). Tablo 4

    Flukonazole dirençli Candida albicans suşları için flukonazol, TTO, terpinen-4-ol ve TTO veya terpinen-4-ol ile flukonazolün MİK ve MFC değerleri .
    Flukonazol ( μ g/mL) 256.0 256.0 64.0–256.0 244.0 ± 47.22 213,33–256,0 254,48 ± 7,44
    TTO (% v/v) 0,125 0,25 0,06–0,5 0,19 ± 0,09 0,125–0,5 0,37 ± 0,13
    Ölümcül olmayan dozda TTO ile flukonazol ( μ g/mL) 256.0 256.0 0,125–256,0 38,46 ± 84,35 0,17–256,0 66,62 ± 96,16
    Terpinen-4-ol (% v/v) 0,06 0,125 0,06–0,25 0,11 ± 0,09 0,125–0,5 0,22 ± 0,19
    Ölümcül olmayan dozda terpinen-4-ol ile flukonazol ( μ g/mL) 0,125 0,125 0,125-0,125 0,125 ± 0,0 0,125–1,0 0,38 ± 0,42
    Ayrı bir pencerede aç
    Git: 4. Tartışma

    TTO, antibakteriyel ve antifungal özellikleri nedeniyle en yaygın kullanılan esansiyel yağdır [ 3 , 25 ]. Bu çalışmada, TTO'nun ana biyoaktif bileşeni olan terpinen-4-ol veya TTO'nun ölümcül olmayan konsantrasyonlarına maruz kalan flukonazole dirençli klinik Candida albicans suşlarına karşı in vitro flukonazol aktivitesindeki değişimi değerlendirdik . Candida türlerinin duyarlılığına ilişkin önceki in vitro çalışmalar . TTO'ya yapılan araştırmalar, TTO'nun bu mikroplara ve ayrıca TTO MIC'lerinin %0,25 ila %0,5 arasında değiştiği azole dirençli suşlara karşı oldukça aktif olduğunu göstermiştir [14 , 26 ] . C. albicans içinhem flukonazole hem de itrakonazole dirençli suşlarda, TTO MİK'leri %0,25 ila %1,0, TTO MİK 50 %0,5 ve TTO MİK 90 %1 idi [ 27 ]. Başka bir çalışma, flukonazole dirençli üç klinik C. albicans suşunun çok düşük TTO MİK değerlerine sahip olduğunu gösterdi (iki suş için %0,15 ve üçüncü suş için %0,07) [ 15 ].

    Bu çalışmada gerçekleştirilen deneyler, test edilen tüm flukonazol dirençli C. albicans suşlarının TTO'ya duyarlı olduğu şeklindeki daha önce yayınlanmış çalışmaların sonuçlarını doğrulamaktadır [ 14 , 15 , 28 , 29 ]. Belirlenen TTO MIC'leri düşüktü, %0,06 ile %0,5 arasında değişiyordu. TTO antimikrobiyal aktivitesi, esas olarak TTO'da bulunan ana biyoaktif bileşen olan terpinen-4-ol'e atfedilir [ 3 , 14 ]. Terpinen-4-ol için belirlenen MİK değerleri %0,06 ile %0,25 arasında değişen çok düşüktü. Çalışmamız ve diğer çalışmalar, C. albicans'ın TTO ve azol ajanlarına karşı çapraz direnç göstermediğini göstermektedir [ 14 , 15, 26 , 27 ]. TTO'ya klinik direnç bildirilmemiştir. TTO'nun çok bileşenli doğası, direncin kendiliğinden ortaya çıkma potansiyelini azaltabilir ve bileşenlerin her birinin tüm antimikrobiyal etkilerinin üstesinden gelmek için çoklu eş zamanlı mutasyonlar gerekebilir [ 3 ]. Böylece TTO, flukonazole dirençli Candida spp.'nin neden olduğu yüzeysel mikozları etkili bir şekilde tedavi etmek için topikal bir antiseptik olarak kullanılabilir . ve diğer azole dayanıklı maya. Ne yazık ki, TTO yüksek dozlarda alındığında potansiyel olarak toksik olabilir ve bu nedenle TTO ağızdan uygulanmamalıdır. TTO'nun akut oral toksisitesi, örneğin okaliptüs yağı gibi diğer yaygın uçucu yağların oral toksisitesine benzer ., 31 ]. TTO'nun derinin dış katmanlarına nüfuz etmesini sağlayan lipofilik doğası, yalnızca antiseptik etkileri değil, aynı zamanda dermal absorpsiyon nedeniyle TTO toksisitesi olasılığını da güçlendirir. TTO, daha yüksek konsantrasyonlarda cilt tahrişine neden olabilir ve yatkınlığı olan kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir [ 3 , 31 , 32 ]. Zhang ve Robertson %100 TTO'nun ototoksik etkisini gözlemlediler [ 33 ]. TTO'nun toksisitesi doza bağımlıdır ve TTO'nun seyreltilmiş formda kullanılmasıyla yan etkilerin çoğundan kaçınılabilir [ 31 ]. TTO mutajenik veya genotoksik değildir [ 34 , 35 ].

    Sadece doğal maddelerin dirençli mikroplara karşı etkinliğine değil, aynı zamanda bu maddeler ile geleneksel ilaçlar arasındaki sinerjistik etkileşimlere de artan bir ilgi vardır [ 19 , 20 , 36 – 38 ]. Flukonazol, Candida enfeksiyonlarının hem profilaksisi hem de tedavisi için yaygın olarak kullanılan azol antifungal ajanlarından biridir [ 39-41 ]. Bu çalışmada, flukonazolün, flukonazole dirençli C. albicans'a karşı etkinliğindeki değişiklikleri araştırdık.ölümcül olmayan konsantrasyonlarda TTO veya terpinen-4-ol'e maruz kaldıktan sonra suşlar. Bu suşlar için sinerjistik tedavilerin belirlenmesi özellikle önemli olacağından, yalnızca flukonazole dirençli suşlar kullandık. TTO ve terpinen-4-ol'ün ölümcül olmayan konsantrasyonlarını test ettik çünkü MIC'den daha düşük konsantrasyonların hücreleri öldürmeden hücre yapısını zayıflatmasını, flukonazolün aktivitesini kolaylaştırmasını ve sonuç olarak C. albicans'ın flukonazol direncini inhibe etmesini bekliyorduk . Sonuçlarımız, flukonazole dirençli C. albicans suşlarının ölümcül olmayan TTO konsantrasyonuna (1/4 MIC TTO) kısa süre (0,5 saat) maruz bırakılmasının flukonazolün antifungal aktivitesi üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını göstermektedir. Ancak, C. albicans'ı açığa çıkarmakhücreleri TTO'nun öldürücü olmayan konsantrasyonuna indirgemek ve daha sonra flukonazol ile tedavi etmek, test edilen suşların %87,5'inde flukonazol direncini inhibe etti. Bu sonuçlar, flukonazole dirençli C. albicans'a karşı flukonazol ve TTO arasında sinerjistik bir etkileşim olduğunu göstermektedir . TTO, maya hücre zarlarını geçirgenleştirmek için kullanıldı ve flukonazol duyarlılığını belirgin şekilde artırdı. TTO, yapısını bozan, geçirgenliğin artmasına ve fizyolojik işlevin bozulmasına neden olan lipid çift katmanlı membrana gömülür. TTO ayrıca C. albicans'ta mikrop tüplerinin oluşumunu veya misel dönüşümünü inhibe eder ve C. albicans'ta doza bağlı bir şekilde solunumu inhibe eder [ 3]. TTO'ya maruz kalan mantar hücreleri sonunda parçalanacaktır. TTO'nun öldürücü olmayan konsantrasyonları da Candida spp.'yi zayıflatır. hücre canlılığı [ 41 , 42 ]. Flukonazol antifungal aktivite mekanizması farklıdır. Flukonazolün , ergosterol üretiminden sorumlu olan sitokrom P-450'ye bağımlı enzim C-14 a -demetilaz ile etkileşime girdiği gösterilmiştir . Ergosterol sentezinin bozulması mantar hücre zarında yapısal ve fonksiyonel değişikliklere neden olarak mantar hücrelerini hasara yatkın hale getirir. Sitokrom c oksidatif ve peroksidatif enzimlerin inhibisyonu, flukonazolün ilave bir antifungal aktivitesidir [ 39]. C. albicans izolatlarında flukonazol direnci için çeşitli mekanizmalar tanımlanmıştır : ERG11 geni tarafından kodlanan lanosterol 14 α -demetilaz üretiminin artması ve ERG11 genindeki mutasyonlar ve Δ5'teki bir kusur nedeniyle lanosterol 14 α -demetilazın flukonazole afinitesinde azalma ERG3 geni tarafından kodlanan -6 desatüraz, ergosterol yolunda fonksiyon kaybına neden olur. C. albicans'ta flukonazol direncinin diğer mekanizması, CDR1/2 ve MDR1 genlerinin ekspresyonunu gerektiren "akım pompaları" ile ilaçların plazma membranından aktif taşınmasıdır [ 39 ,43 – 47 ]. TTO'nun neden olduğu hücre zarı hasarı, "akım pompalarının" işlevini bozabilir, böylece mantar hücresini flukonazole karşı daha duyarlı hale getirebilir [ 48 , 49 ].

    Verilerimiz, flukonazole dirençli C. albicans suşlarına karşı ölümcül olmayan TTO ve flukonazol konsantrasyonlarının in vitro sinerjistik bir etkisi olduğunu göstermektedir . Bununla birlikte, flukonazole dirençli C. albicans ATCC 10231 standart suşu ve dört klinik C. albicans suşu, flukonazol duyarlılığını artırmadı. Bu suşların flukonazole direnç mekanizmalarındaki farklılıklar, bu etkinin muhtemel nedeniydi. İn vitro çalışmamızda, TTO ana bileşeni terpinen-4-ol, TTO'dan daha aktifti ve çalışılan tüm flukonazole dirençli C. albicans suşlarına karşı flukonazol aktivitesini güçlü bir şekilde artırdı. Mondello ve ark. [ 14] yanı sıra Ninomiya ve ark. [ 50 ], in vivo TTO ve terpinen-4-ol'ün, azole dirençli C. albicans'ın neden olduğu kandidiyaza karşı benzer şekilde etkili olduğunu gözlemledi . Flukonazol ve TTO arasındaki sinerjinin altında yatan mekanizmalar aydınlatılamamıştır. Yu ve ark. [ 51 ] , flukonazole dirençli C. albicans'ın klinik izolatlarına karşı flukonazol ve triklosan arasındaki sinerjiyi doğruladı . Liu ve ark. [ 52 ] , glabridinin hücre zarfı üzerindeki etkisiyle ilgili olarak C. albicans'a karşı flukonazol ve glabridin arasında sinerjistik etki gözlemledi . Ahmed ve ark. [ 53 ] timol ve karvakrolün flukonazol ile sinerjik aktivitesini tanımlamıştır.Candida izole eder. Her iki monoterpen de dışarı akışı %70-90 oranında önledi ve ilaç taşıyıcı pompaları bloke etme konusundaki yüksek potansiyellerini gösterdi.

    Önceki çalışmalar ayrıca TTO'nun diğer antimikrobiyal maddelerle kombinasyon halinde çeşitli mikroorganizmalara karşı etkinliğini değerlendirmiştir. Vajinal kandidiyazı tedavi etmek için kullanılan ısıya duyarlı bir jelde itrakonazol ve TTO için sinerjistik bir etki gözlemlendi [ 26 ]. Uçucu yağlar ile siprofloksasin, gentamisin, sefiksim ve pristinamisin arasında da sinerjistik etkiler gözlenmiştir [ 20 ]. C. albicans, C. glabrata, C. tropicalis, C. krusei, C. guilliermondii ve C. parapsilosis kullanılarak yapılan bir disk difüzyon testinde, TTO ve amfoterisin B ile emprenye edilmiş disklerin çevresinde, yalnızca TTO içeren disklerin çevresine göre daha büyük büyüme inhibisyon bölgeleri oluştu. [ 17 ]. Staphylococcus aureus üzerinde yapılan bir çalışmadasadece TTO ile emprenye edilmiş disklere kıyasla, TTO ve diğer esansiyel yağlarla emprenye edilmiş disklerin etrafında daha büyük büyüme inhibisyon bölgeleri oluştu [ 54 ].

    Antimikrobiyal maddelerin sinerjistik etkisi , zaman öldürme eğrileri kullanılarak da gösterilmiştir . Pseudomonas aeruginosa'nın sitoplazmik zarı bozan bir maddeyle (karbonil siyanür m-klorofenilhidrazon, polimiksin B nonapeptit veya etilendiamintetraasetik asit) kısa bir ön muameleye tabi tutulması, zaman öldürmede mikrop öldürme hızının artmasıyla gösterildiği gibi, TTO'nun bakterisidal aktivitesini arttırdı. eğriler [ 55 , 56 ]. Ancak E-test yönteminin kullanıldığı bir çalışmada Escherichia coli, Salmonella enteritidis, Salmonella typhimurium, Staphylococcus aureusve koagülaz-negatif stafilokoklar (CoNS) 72 saat boyunca öldürücü olmayan konsantrasyonlarda TTO'ya maruz kaldılar, gentamisin, streptomisin, kloramfenikol, tetrasiklin, eritromisin, trimetoprim, ampisilin, fusidik asit, mupirosin, linezolid ve vankomisin'e karşı artmış direnç sergilediler [57 , 58 ] . . Artan antimikrobiyal aktivite, esansiyel yağlar izole edilmiş bileşenleri (örn. Melaleuca alternifolia'dan terpinen-4-ol ) [ 59 ] ve TTO gümüş iyonları ile birleştirildiğinde [ 60 , 61 ] birleştirildiğinde gözlendi .

    FICI olarak da adlandırılan fraksiyonel inhibisyon konsantrasyonu (FIC) indeksi, iki maddenin sinerjistik mi yoksa antagonistik mi olduğunu belirlemek için kullanılır. FIC değerleri farklı yorumlanabilir, ancak genel olarak FIC indeksinin 0,5'ten düşük olması sinerjizmi, FIC indeksinin 4'ten büyük olması antagonizmayı gösterir [ 18 , 19 , 38 , 59 ]. TTO ve tobramisin için FIC indeks değeri, Escherichia coli için 0.37 ve Staphylococcus aureus için 0.62 olup , bu iki maddenin sinerjik olduğunu gösterir [ 19 ]. Candida albicans'ı TTO ve amfoterisin B ile tedavi ederken küçük bir sinerjistik etki gözlendi veTTO ve siprofloksasin ile Klebsiella pneumoniae . TTO ve siprofloksasin, Staphylococcus aureus'a karşı antagonistik etkiler gösterir [ 18 ]. Metisiline dirençli Staphylococcus aureus suşlarına karşı TTO ile lisostapin, mupirosin, gentamisin veya vankomisin arasında sinerjistik bir etki yoktur . Aslında, FIC indeksi, TTO ve vankomisinin antagonistik olduğunu göstermiştir [ 38 ].

    Bu çalışmanın ve önceki diğer çalışmaların sonuçları, TTO gibi doğal maddeler ile flukonazol gibi geleneksel ilaçları birleştirmenin zor maya enfeksiyonlarını tedavi etmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, doğal tıbbi maddelerin antimikrobiyal aktivitesini belirlemek ve yaygın olarak kullanılan antimikrobiyal ajanlarla sinerjistik etkileşimleri tespit etmek için ek in vitro çalışmalara ihtiyaç vardır.

    Git: teşekkürler

    Yazarlar , Melaleuca alternifolia'dan elde edilen Avustralya çay ağacı yağını bağışladıkları için Gliwice'deki (Polonya) MELALEUCA şirketine , flukonazolü bağışlayan Kutno'daki (Polonya) Polfarmex şirketine ve Gliwice'deki (Polonya) LABOMED Mikrobiyoloji Laboratuvarına teşekkür eder. ) bu çalışmada kullanılan klinik Candida albicans suşlarını sağladıkları için .

    Git: Çıkar Çatışması

    Yazarlar bu makalenin yayınlanmasıyla ilgili herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan ederler.

    Git: Referanslar

    1. Avustralya Standartlar Birliği. AS 2782:1985, Essential Oils-Oil of Melaleuca, Terpinen-4-ol Type . Sidney, Avustralya: Avustralya Standartlar Birliği; 1985. [ Google Akademik ]
    2. Uluslararası Standardizasyon Örgütü. Uluslararası Standart ISO . 4730:2004. Cenevre, İsviçre: Uluslararası Standardizasyon Örgütü; 2004. Melaleuca Yağı, terpinen-4-ol tipi (Çay Ağacı yağı) [ Google Scholar ]
    3. Carson CF, Hammer KA, Riley TV Melaleuca alternifolia (çay ağacı) yağı: antimikrobiyal ve diğer tıbbi özelliklerin gözden geçirilmesi. Klinik Mikrobiyoloji İncelemeleri . 2006; 19 (1):50–62. doi: 10.1128/CMR.19.1.50-62.2006. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    4. Wilkinson JM, Cavanagh HMA Avustralya yerli bitkilerinden elde edilen uçucu yağların antibakteriyel aktivitesi. Fitoterapi Araştırması . 2005; 19 (7):643–646. doi: 10.1002/ptr.1716. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    5. Penfold AR Melaleuca linariifolia (Smith) ve Melaleuca alternifolia'nın (Cheel) esansiyel yağları Journal of the Royal Society of New South Wales . 1925; 59 :306–324. [ Google Akademik ]
    6. Penfold AR, Grant R. Bazı Avustralya uçucu yağlarının ve bunların saf bileşenlerinin antiseptik değerleri. Bazı uçucu yağ izolatları ve sentetikler için olanlarla birlikte. Bölüm III. Yeni Güney Galler Kraliyet Cemiyeti Dergisi . 1925; 59 :346–349. [ Google Akademik ]
    7. Penfold AR, Grant R. Başlıca ticari Okaliptüs yağlarının ve bunların saf bileşenlerinin mikrop öldürücü değerleri ve konsantre dezenfektanların değerine ilişkin gözlemler. Yeni Güney Galler Kraliyet Cemiyeti Dergisi . 1923; 57 :80–89. [ Google Akademik ]
    8. Penfold AR, Grant R. Eucalyptus cneorifolia esansiyel yağının buharla arıtılmasından elde edilen kalıntıların ekonomik kullanımı ve ham ve saf aktif bileşenlerin mikrop öldürücü değerleri. Yeni Güney Galler Kraliyet Cemiyeti Dergisi . 1922; 56 :219–226. [ Google Akademik ]
    9. Avustralya antiseptik yağı. İngiliz Tıp Dergisi . 1933; ben 966. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    10. Humphery EM Yeni bir Avustralya mikrop öldürücü. Avustralya Tıp Dergisi . 1930; 1 :417–418. [ Google Akademik ]
    11. İsimsiz. Ti-trol yağı. İngiliz Tıp Dergisi . 1933; 2 :s. 927. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
    12. Vazquez JA, Arganoza MT, Boikov D., Vaishampayan JK, Akins RA Candida ve Aspergillus türlerinin Melaleuca alternafolia (çay ağacı) yağına in vitro duyarlılıkları . Revista Iberoamericana de Micologia . 2000; 17 (2):60–63. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    13. Vasquez JA, Zawawi AA AIDS'li hastalarda flukonazole dirençli orofaringeal kandidiyazın tedavisi için alkol bazlı ve alkolsüz melaleuca oral solüsyonun etkinliği. HIV Klinik Araştırmaları . 2002; 3 (5):379–385. doi: 10.1310/99DY-8Q52-306A-V0AJ. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    14. Mondello F., de Bernardis F., Girolamo A., Cassone A., Salvatore G. Melaleuca alternifolia Cheel (çay ağacı) yağının azole duyarlı ve ana biyoaktif bileşeni olan terpinen-4-ol'ün in vivo aktivitesi ve -dirençli insan patojenik Candida türleri. BMC Enfeksiyon Hastalıkları . 2006; 6, madde 158 doi: 10.1186/1471-2334-6-158. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    15. Traboulsi RS, Mukherjee PK, Ghannoum MA Ucuz topikal alternatiflerin Candida spp.'ye karşı in vitro aktivitesi . HIV ile enfekte hastaların ağız boşluğundan izole edilmiştir. Uluslararası Antimikrobiyal Ajanlar Dergisi . 2008; 31 (3):272–276. doi: 10.1016/j.ijantimicag.2007.11.008. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    16. Brady A., Loughlin R., Gilpin D., Kearney P., Tunney M. Çay ağacı yağının, metisilin dirençli ve -hassas Staphylococcus aureus'un klinik deri izolatlarına ve planktonik olarak büyüyen koagülaz negatif stafilokoklara karşı in vitro aktivitesi ve biyofilmler olarak. Tıbbi Mikrobiyoloji Dergisi . 2006; 55 (10):1375–1380. doi: 10.1099/jmm.0.46558-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    17. Rosato A., Vitali C., Gallo D., Balenzano L., Mallamaci R. Candida türlerinin seçilmiş esansiyel yağlarla inhibisyonu ve bunların amfoterisin B ile sinerjizmi. Phytomedicine . 2008; 15 (8):635–638. doi: 10.1016/j.phymed.2008.05.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    18. Van Vuuren SF, Suliman S., Viljoen AM Geleneksel antimikrobiyallerle kombinasyon halinde dört ticari esansiyel yağın antimikrobiyal aktivitesi. Uygulamalı Mikrobiyolojide Mektuplar . 2009; 48 (4):440–446. doi: 10.1111/j.1472-765X.2008.02548.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    19. D'Arrigo M., Ginestra G., Mandalari G., Furneri PM, Bisignano G. Tobramisin ve Melaleuca alternifolia (çay ağacı) yağının Staphylococcus aureus ve Escherichia coli'ye karşı sinerjisi ve postantibiyotik etkisi . Bitki ilacı 2010; 17 (5):317–322. doi: 10.1016/j.phymed.2009.07.008. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    20. Fadlı M., Saad A., Sayadi S., et al. Thymus maroccanus ve Thymus broussonetii esansiyel yağlarının nozokomiyal enfeksiyona karşı antibakteriyel aktivitesi - bakteriler ve bunların antibiyotiklerle sinerjistik potansiyeli. Bitki ilacı 2012; 19 (5):464–471. doi: 10.1016/j.phymed.2011.12.003. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    21. Bauer AW, Kirby WM, Sherris JC, Turck M. Standardize tek disk yöntemiyle antibiyotik duyarlılık testi. Amerikan Klinik Patoloji Dergisi . 1966; 45 (4):493–496. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    22. Ulusal Klinik Laboratuvar Standartları Komitesi/Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü (NCCLS/CLSI) CLSI belgesi . M27-A3. Wayne, Pa, ABD: Klinik ve Laboratuvar Standartları Enstitüsü; 2008. Mayaların sıvı dilüsyon antifungal duyarlılık testi için referans yöntemi: onaylı standart—üçüncü baskı. [ Google Akademik ]
    23. Farmakopea Polska VIII . cilt 2. Varşova, Polonya: Polskie Towarzystwo Farmaceutyczne; 2008. Fluconazolum (Flukonazol) pp 1763. [ Google Scholar ]
    24. Polski Komitet Normalleştirme. PN-EN ISO 20776-1 2007. Varşova, Polonya: Polski Komitet Normalizacyjny; 2007. Klinik laboratuvar laboratuvarı ve in vitro tanılama yöntemleri. Oznaczanie wrażliwości drobnousstrojów ve okyanusa przydatności, Oznaczania wrażliwości ve leki przeciwbakteryjne'yi test etti. [ Google Akademik ]
    25. Stea S., Beraudi A., De Pasquale D. Cerrahi hastaların tamamlayıcı tedavisi için uçucu yağlar: son teknoloji. Kanıta Dayalı Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp . 2014; 2014 :6. doi: 10.1155/2014/726341. 726341 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    26. Mondello F., de Bernardis F., Girolamo A., Salvatore G., Cassone A. Azole duyarlı ve dirençli insan patojenik mayalarına karşı çay ağacı yağının in vitro ve in vivo aktivitesi. Antimikrobiyal Kemoterapi Dergisi . 2003; 51 (5):1223–1229. doi: 10.1093/jac/dkg202. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    27. Bagg J., Jackson MS, Petrina Sweeney M., Ramage G., Davies AN İlerlemiş kanser hastalarının ağızlarından izole edilen mayaların Melaleuca alternifolia (çay ağacı) yağına duyarlılığı . Ağız Onkolojisi . 2006; 42 (5):487–492. doi: 10.1016/j.oraloncology.2005.10.002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    28. Thosar N., Başak S., Bahadure RN, Rajurkar M. Beş esansiyel yağın oral patojenlere karşı antimikrobiyal etkinliği: bir in vitro çalışma. Avrupa Diş Hekimliği Dergisi . 2013; 7 :71–77. doi: 10.4103/1305-7456.119078. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    29. Sharma S., Hegde V. Doku düzenleyiciye dahil edildiğinde Melaleuca yağı ve flukonazolün antifungal aktivitesinin karşılaştırmalı değerlendirmesi : bir in vitro çalışma. Protetik Diş Tedavisi Dergisi . 2014; 23 (5):367–373. doi: 10.1111/jopr.12117. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    30. Carson CF, Riley TV Melaleuca alternifolia esansiyel yağının antimikrobiyal aktivitesi . Uygulamalı Mikrobiyolojide Mektuplar . 1993; 16 (2):49–55. doi: 10.1111/j.1472-765X.1993.tb00340.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    31. Hammer KA, Carson CF, Riley TV, Nielsen JB Melaleuca alternifolia (çay ağacı) yağının toksisitesine ilişkin bir inceleme . Gıda ve Kimyasal Toksikoloji . 2006; 44 (5):616–625. doi: 10.1016/j.fct.2005.09.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    32. Rutherford T., Nixon R., Tam M., Tate B. Çay ağacı yağı alerjisi: 4.5 yıl boyunca pozitif yama testi olan 41 olgunun retrospektif incelemesi. Avustralasya Dermatoloji Dergisi . 2007; 48 (2):83–87. doi: 10.1111/j.1440-0960.2007.00341.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    33. Zhang SY, Robertson D. Çay ağacı yağı ototoksisitesi üzerine bir çalışma. Odyoloji Nöro-Otoloji . 2000; 5 (2):64–68. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    34. Pazyar N., Yaghoobi R., Bagherani N., Kazerouni A. Dermatolojide çay ağacı yağı uygulamalarının gözden geçirilmesi. Uluslararası Dermatoloji Dergisi . 2013; 52 (7):784–790. doi: 10.1111/j.1365-4632.2012.05654.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    35. Klimmek JKW, Nowicki R., Szendzielorz K., et al. Çay ağacı yağı ve müstahzarlarının dermatomikozların kombine tedavisinde uygulanması. Mikologia Lekarska . 2002; 9 (2):93–96. [ Google Akademik ]
    36. Mirza MA, Ahmad S., Mallick MN, Manzoor N., Talegaonkar S., Iqbal Z. Vajinal kandidiyaz için yeni bir sinerjistik ısıya duyarlı jelin geliştirilmesi: in vitro , in vivo değerlendirme. Kolloidler ve Yüzeyler B: Biyoarayüzler . 2013; 103 :275–282. doi: 10.1016/j.colsurfb.2012.10.038. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    37. LaPlante KL Lizostafin, mupirosin ve çay ağacı yağının klinik metisiline dirençli Staphylococcus aureus'a karşı in vitro aktivitesi . Teşhis Mikrobiyolojisi ve Enfeksiyon Hastalıkları . 2007; 57 (4):413–418. doi: 10.1016/j.diagmicrobio.2006.09.007. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    38. Hollier LM, Cox SM Kadın Hastalıkları ve Doğumda Flukonazol (Diflucan) Bulaşıcı Hastalıklar . 1995; 3 (6):222–225. doi: 10.1155/S1064744995000676. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    39. Kabir MA, Ahmad Z. Candida enfeksiyonları ve korunmaları. ISRN Önleyici Tıp . 2013; 2013 :13. doi: 10.5402/2013/763628. 763628 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    40. Ekşi F., Gayyurhan ED, Balcı I. Candida türlerinin dört antifungal maddeye in vitro duyarlılığının referans brot mikrodilüsyon yöntemi ile değerlendirilmesi. Bilimsel Dünya Dergisi . 2013; 2013 : 6. doi: 10.1155/2013/236903. 236903 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    41. Paduch R., Kandefer-Szerszeń M., Trytek M., Fiedurek J. Terpenes: insan sağlığında faydalı maddeler. Archivum Immunologiae ve Therapiae Experimentalis . 2007; 55 (5):315–327. doi: 10.1007/s00005-007-0039-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    42. Hammer KA, Carson CF, Riley TV Melaleuca alternifolia (çay ağacı) yağının ve bileşenlerinin Candida albicans , Candida glabrata ve Saccharomyces cerevisiae üzerindeki antifungal etkileri . Antimikrobiyal Kemoterapi Dergisi . 2004; 53 (6):1081–1085. doi: 10.1093/jac/dkh243. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    43. Cernicka J., Subik J. Flukonazole dirençli Candida albicans'ın vajinal kandidiyazis izolatlarında direnç mekanizmaları. Uluslararası Antimikrobiyal Ajanlar Dergisi . 2006; 27 (5):403–408. doi: 10.1016/j.ijantimicag.2005.12.005. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    44. Niimi M., Firth NA, Cannon RD Oral mantarların antifungal ilaç direnci. Odontoloji _ 2010; 98 (1):15–25. doi: 10.1007/s10266-009-0118-3. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    45. Hiller D., Stahl S., Morschhäuser J. Flukonazole dirençli bir klinik Candida albicans izolatında MDR1 akış pompasının yukarı regülasyonuna aracılık eden çoklu cis- etkili sekanslar . Antimikrobiyal Ajanlar ve Kemoterapi . 2006; 50 (7):2300–2308. doi: 10.1128/AAC.00196-06. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    46. ​​Manastır L., Ergon MC, Yücesoy M. Türk hastanelerinden izole edilen flukonazole dirençli Candida albicans izolatlarının ERG11 genindeki mutasyonların araştırılması . mikozlar _ 2011; 54 (2):99–104. doi: 10.1111/j.1439-0507.2009.01766.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    47. Carvalho VO, Okay TS, Melhem MSC, Szeszs MW, del Negro GMB Candida albicans ERG11 genindeki yeni L321F mutasyonu, flukonazol direnci ile ilişkili olabilir. Revista Iberoamericana de Micologia . 2013; 30 (3):209–212. doi: 10.1016/j.riam.2013.01.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    48. Cox SD, Mann CM, Markham JL ve ark. Melaleuca alternifolia (çay ağacı yağı) esansiyel yağının antimikrobiyal etki modu Uygulamalı Mikrobiyoloji Dergisi . 2000; 88 (1):170–175. doi: 10.1046/j.1365-2672.2000.00943.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    49. Giordani C., Molinari A., Toccacieli L., et al. Çay ağacı yağının model ve hücresel zarlarla etkileşimi. Tıbbi Kimya Dergisi . 2006; 49 (15):4581–4588. doi: 10.1021/jm060228i. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    50. Ninomiya K., Maruyama N., Inoue S., et al. Melaleuca alternifolia'nın (çay ağacı yağı) esansiyel yağı ve ana bileşeni terpinen-4-ol, fareleri deneysel oral kandidiyazdan korur. Biyolojik ve Eczacılık Bülteni . 2012; 35 (6):861–865. doi: 10.1248/bpb.35.861. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    51. Yu L., Ling G., Deng X., Jin J., Jin Q., Guo N. Farklı yöntemlerle belirlenen klinik flukonazol dirençli Candida albicans izolatlarına karşı flukonazol ve triklosan arasındaki in vitro etkileşim. Antimikrobiyal Ajanlar ve Kemoterapi . 2011; 55 (7):3609–3612. doi: 10.1128/AAC.01313-10. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    52. Liu W., Li LP, Zhang JD, et al. Glabridin ve flukonazolün sinerjik antifungal etkisi. PLoS BİR . 2014; 9 (7):10. doi: 10.1371/journal.pone.0103442. e103442 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    53. Ahmad A., Khan A., Manzoor N. Akış aracılı antifungal direncin tersine çevrilmesi, iki monoterpenin flukonazol ile sinerjistik aktivitesinin temelini oluşturur. Avrupa Farmasötik Bilimler Dergisi . 2013; 48 (1-2):80–86. doi: 10.1016/j.ejps.2012.09.016. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    54. Edwards-Jones V., Buck R., Shawcross SG, Dawson MM, Dunn K. Esansiyel yağların bir pansuman modeli kullanılarak metisiline dirençli Staphylococcus aureus üzerindeki etkisi . Yanıklar _ 2004; 30 (8):772–777. doi: 10.1016/j.burns.2004.06.006. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    55. Longbottom CJ, Carson CF, Hammer KA, Mee BJ, Riley TV Pseudomonas aeruginosa'nın Melaleuca alternifolia (çay ağacı) yağına toleransı, dış zar ve enerjiye bağlı hücresel süreçlerle ilişkilidir. Antimikrobiyal Kemoterapi Dergisi . 2004; 54 (2):386–392. doi: 10.1093/jac/dkh359. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    56. Mann CM, Cox SD, Markham JL Pseudomonas aeruginosa NCTC 6749'un dış zarı, Uygulamalı Mikrobiyolojide Melaleuca alternifolia (çay ağacı yağı) mektuplarının esansiyel yağına toleransına katkıda bulunur . 2000; 30 (4):294–297. doi: 10.1046/j.1472-765x.2000.00712.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    57. McMahon MAS, Blair IS, Moore JE, McDowell DA Çay ağacı yağının ( Melaleuca alternifolia ) ölümcül olmayan konsantrasyonlarına alışma, insan patojenlerinde antibiyotiklere duyarlılığın azalmasıyla ilişkilidir. Antimikrobiyal Kemoterapi Dergisi . 2007; 59 (1):125–127. doi: 10.1093/jac/dkl443. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    58. McMahon MA, Tunney MM, Moore JE, Blair IS, Gilpin DF, McDowell DA Çay ağacı yağının ( Melaleuca alternifolia ) ölümcül olmayan konsantrasyonlarına alışmış stafilokoklarda antibiyotik duyarlılığındaki değişiklikler Uygulamalı Mikrobiyoloji Mektupları . 2008; 47 :263–268. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
    59. Bassolé IHN, Juliani HR Kombinasyon halinde uçucu yağlar ve bunların antimikrobiyal özellikleri. moleküller _ 2012; 17 (4):3989–4006. doi: 10.3390/moleküller17043989. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    60. Chladek G., Mertas A., Barszczewska-Rybarek I., et al. Protez yumuşak astar malzemesinin gümüş nanopartiküller tarafından modifiye edilen antifungal aktivitesi-bir pilot çalışma. Uluslararası Moleküler Bilimler Dergisi . 2011; 12 (7):4735–4744. doi: 10.3390/ijms12074735. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    61. Low WL, Martin C., Hill DJ, Kenward MA Lipozom kapsüllü gümüş iyonlarının ve çay ağacı yağının Pseudomonas aeruginosa , Staphylococcus aureus ve Candida albicans'a karşı antimikrobiyal etkinliği . Uygulamalı Mikrobiyolojide Mektuplar . 2013; 57 (1):33–39. doi: 10.1111/lam.12082. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Vajinal Mantar Enfeksiyonuna (Kandidiyazis) Karşı Çay Ağacı Yağı



      Uçucu yağların, özellikle Melaleuca alternifolia (çay ağacı) yağı ve çay ağacı yağı ürünlerinin Candida spp'ye karşı in vitro aktivitesi

      KA Çekiç 1, CF Carson , TV Riley
      üyelikler yıkılmak üyelik
      • 1Mikrobiyoloji Bölümü, Batı Avustralya Üniversitesi, Kraliçe II. Elizabeth Tıp Merkezi, Nedlands.
      Soyut

      Çay ağacı yağı da dahil olmak üzere bir dizi esansiyel yağın candida mayasına karşı in vitro aktivitesi incelenmiştir. Candida albicans ATCC 10231'e karşı agar seyreltme yöntemiyle test edilen 24 uçucu yağdan üçü, test edilen en yüksek konsantrasyon olan %2.0 (h/h) yağ olan C. albicans'ı inhibe etmedi. Sandal ağacı yağı, C. albicans'ı %0,06 ile inhibe ederek en düşük MİK'ye sahipti. Melaleuca alternifolia (çay ağacı) yağının 81 C. albicans izolatı ve 33 non-albicans Candida izolatına karşı etkinliği araştırılmıştır. Et suyu mikrodilüsyon yöntemiyle, hem C. albicans hem de albicans dışı Candida türleri için izolatların %90'ını inhibe eden minimum yağ konsantrasyonu %0,25 (h/h) olmuştur. İzolatların %90'ını öldüren minimum yağ konsantrasyonu, C. albicans için %0,25 ve albicans olmayan Candida türleri için %0,5 idi. Elli yedi Candida izolatı, agar seyreltme yöntemiyle çay ağacı yağına duyarlılık açısından test edildi; izolatların %90'ını inhibe eden minimum yağ konsantrasyonu %0,5 idi. Üç vajina içi çay ağacı yağı ürünü üzerinde yapılan testler, bu ürünlerin MIC'lere ve formüle edilmemiş çay ağacı yağıyla karşılaştırılabilir minimum mantar öldürücü konsantrasyonlara sahip olduğunu gösterdi; bu, bu ürünlerde bulunan çay ağacı yağının antikandidal aktivitesini koruduğunu gösterir. Bu veriler, bazı esansiyel yağların Candida türlerine karşı aktif olduğunu göstermekte ve yüzeysel kandida enfeksiyonlarının topikal tedavisinde faydalı olabileceklerini düşündürmektedir. Üç vajina içi çay ağacı yağı ürünü üzerinde yapılan testler, bu ürünlerin MIC'lere ve formüle edilmemiş çay ağacı yağıyla karşılaştırılabilir minimum mantar öldürücü konsantrasyonlara sahip olduğunu gösterdi; bu, bu ürünlerde bulunan çay ağacı yağının antikandidal aktivitesini koruduğunu gösterir. Bu veriler, bazı esansiyel yağların Candida türlerine karşı aktif olduğunu göstermekte ve yüzeysel kandida enfeksiyonlarının topikal tedavisinde faydalı olabileceklerini düşündürmektedir. Üç vajina içi çay ağacı yağı ürünü üzerinde yapılan testler, bu ürünlerin MIC'lere ve formüle edilmemiş çay ağacı yağıyla karşılaştırılabilir minimum mantar öldürücü konsantrasyonlara sahip olduğunu gösterdi; bu, bu ürünlerde bulunan çay ağacı yağının antikandidal aktivitesini koruduğunu gösterir. Bu veriler, bazı esansiyel yağların Candida türlerine karşı aktif olduğunu göstermekte ve yüzeysel kandida enfeksiyonlarının topikal tedavisinde faydalı olabileceklerini düşündürmektedir.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        ÇAY AĞACI YAĞI İle Yanık, Yanık Kaşıntısı, Vajina Mantarı, Vajina Akıntısı Ve Akne İverse

        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          ÇAY AĞACI YAĞI İle Ter Bezi İltihabı

          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              ÇAY AĞACI YAĞI İle Akne, Uçuk Ve Herpes

              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                ÇAY AĞACI YAĞI İle Akne Ve Tırnak Mantarı

                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  Azadirachta indica , Melaleuca alternifolia ve Cocos nucifera'nın değişen zaman aralıklarında doku düzenleyicide Candida albicans suşu üzerindeki etkisi

                  Preeti Satheesh Kumar
                  Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                  Protetik Diş Tedavisi Bölümü, The Oxford Dental College and Hospital, Bengaluru, Karnataka, Hindistan
                  Yazışma adresi: Dr. Preeti Satheesh Kumar, Protetik Diş Tedavisi Bölümü, The Oxford Dental College and Hospital, Bengaluru, Karnataka, Hindistan. E-posta: moc.liamg@hseehtasiteerprd
                  Git: Soyut

                  Amaç:

                  Oral kandidiyaz için alternatif tedavilerin araştırılması bir gerekliliktir ve şifalı bitkilerin kullanımı bu tür umut verici çözümlerden biri gibi görünmektedir. Fitoterapötik ajanlar, Azadirachta indica (neem yağı), Melaleuca alternifolia yağı (çay ağacı yağı) ve Cocos nucifera yağı (hindistancevizi yağı) Candida albicans'a karşı antifungal ajanlar olarak etkinlikleri açısından test edildi . Daha sonra, bu üç antifungal ajanın, minimum inhibitör konsantrasyonda (MIC) yumuşak yeniden astarlama materyaline dahil edildiğindeki etkinliği değerlendirildi. Ayarlar ve Tasarım:

                  Değerlendirmeli - In-vitro çalışma tasarımı. Malzemeler ve yöntemler:

                  C. albicans ATCC 24433'e karşı MIC, sıvı mikrodilüsyon yöntemi kullanılarak M. alternifolia yağı, A. indica yağı ve C. nucifera yağı için hesaplandı . MİK için ön tarama sonuçlarına dayanarak, inhibisyon bölgesini (ZOI) ve MİK'i değerlendirmek için doku düzenleyici numuneler hazırlandı. Üç yağın MIC'sinin antifungal aktivitesi değerlendirildi ve ortalama ZOI ölçülerek karşılaştırıldı. Üç yağın antifungal aktivitesi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve post hoc testi kullanılarak değerlendirildi . Kullanılan İstatistiksel Analiz:

                  Oneway ANOVA ve post hoc Tukey dürüstçe önemli fark testi. Sonuçlar:

                  C. albicans'a karşı inhibisyon, sırasıyla %20 v/v, %25 v/v ve %15 v/v C. nucifera yağı, M. alternifolia yağı ve A. indica yağı kullanıldığında sergilendi . 48 saat ve 7 günün sonunda yapılan ANOVA ve post hoc testi sonuçları, üç yağın da birbirinden önemli ölçüde farklı olduğunu ( P = 0.000) ve %15 konsantrasyonlu A. indica /neem yağının en iyi antifungal aktiviteye sahip olduğunu gösterdi. 48 saat ve 7 günün sonu. Çözüm:

                  M. alternifolia , C. nucifera ve A. indica'nın Visco-gel doku düzeltici ile karıştırılan antimikotik aktivitesi protez stomatiti için alternatif bir tedavi olarak kullanılabilir.

                  Anahtar Kelimeler: Antifungal, Candida albicans , Cocos nucifera yağı, protez stomatiti, Melaleuca alternifolia yağı ve Azadirachta indica yağı
                  Git: GİRİİŞ

                  Protez stomatiti, yaşlı protez kullananlarda damaktaki en yaygın oral fırsatçı enfeksiyondur. Ayrıca hareketli protezlerle ilişkili en yaygın mukozal lezyondur ve sıklıkla tekrarlayan ve protez taşıyan mukozanın oral mukozasında inflamasyon veya eritem ile karakterizedir. Bu vakaların çoğunda takma diş kullanan kişi altta yatan herhangi bir sorunun farkında değildir.[ 1 , 2 , 3 , 4 , 5 ]

                  Candida ile ilişkili protez stomatitinin başlangıcı ve şiddeti multifaktöriyel kökenlidir.[ 1 , 6 , 7 , 8 ] Tükürük akışı, protez temizliği, protez yaşı, protez kaide materyali, protez travması gibi lokal ve sistemik faktörlerden etkilenir. , sürekli protez takma, sigara, ilaç, endokrinopatiler, immünsupresyon ve metabolik ve besin alımı. Candida ile ilişkili protez stomatiti, ağız ortamının koşulları mayanın büyümesi ve yapışması için uygun olduğunda ve ayrıca konağın sistemik faktörleri savunma mekanizmasının baskılanmasına neden olduğunda ortaya çıkar.[ 9 , 10 , 11, 12 , 13 ]

                  Protezin neden olduğu stomatite, öncelikle fırsatçı mantar patojeni Candida albicans neden olur . Yaşlı protez kullanıcılarının en az %65'i Candida taşır ve bu mayalar protez stomatitli hastaların %93'ünden izole edilmiştir. Candida'nın akrilik reçineli takma dişlere yapışabildiğini gösteren kanıtlar vardır .[ 14 , 15 , 16 ] Bu, enfeksiyöz sürecin gelişmesine yol açabilecek ve sonuçta çeşitli derecelerde protez stomatitine yol açabilecek ilk adımdır. komşu mukoza.[ 11 , 17 , 18 ] Candidadoğrudan veya bir protez plağı tabakası aracılığıyla protez tabanına (polimetilmetakrilat) yapışır.[ 11 , 19 ] Bu yapışma olmadan, tükürük veya yiyecek yutulduğunda mikroorganizmalar ağız boşluğundan uzaklaştırılır.

                  Candida ile ilişkili takma diş stomatitinin tedavisi, çok faktörlü etiyolojisi nedeniyle karmaşıktır.[ 9,20 ] Uygulanan terapötik strateji , titiz protez temizliğinden sistemik ve topikal antifungal ajanların kullanımına kadar uzanır.[ 20,21,22 ] Zayıf yanıt Tükürük, yutma ve dil hareketlerinin seyreltici etkisi nedeniyle topikal antifungal ilaçlara sık rastlanır. Birden fazla topikal uygulama gereklidir; bu nedenle hasta uyumu önemlidir. Sistemik ilaçların yaygın kullanımı toksisite, ilaç etkileşimleri ve dirençli türlerin gelişimi ile sonuçlanmıştır.[ 22 , 23 , 24 ]

                  Bu eksikliklerin üstesinden gelmenin bir yöntemi, protez astarlarına ilaç eklemekti.[ 22 ] Antifungallerin doku kondisyonlayıcılara veya protez astarlarına dahil edilmesi, geleneksel topikal antifungallerden farklıdır, çünkü antimikrobiyaller doku kondisyonlayıcılardan etkili bir şekilde kademeli olarak salınır. tükürüğün seyreltici etkileri altında bile enfekte bölgelerde terapötik konsantrasyon.[ 8 , 17 ] Antifungaller yoluyla doku iyileşmesinin ilave avantajına ek olarak, doku düzenleyiciler ayrıca travmayı en aza indirir ve altta yatan enfekte dokuları yastıklar.

                  Bu nedenle, bu mikroorganizmalara karşı, ancak seçici ve düşük toksisiteli bir şekilde etki edecek yeni bileşiklerin araştırılması gerekmektedir. Bu nedenle tıbbi bitkiler ve özlerinin bu mikroorganizmalara karşı etkinliği konusunda birçok çalışma yapılmıştır. Bitkisel ilaçların kullanımı terapötik tedavilerde anlam kazanabilir. Ayrıca bu şifalı bitkiler protez stomatitinin tedavisinde çok önemli bir rol oynayabilir.[ 21 , 23 , 25 , 26 ]

                  Tıbbi bitkiler, benzersiz, karmaşık ve çeşitli kimyasal yapıların zengin bir kaynağıdır; bu, intraoral kullanımlarına ilişkin sınırlı literatür olduğundan, yeni antifungal ajanların potansiyel bir kaynağı olarak kapsamlı araştırmalarını garanti eder. Bitki esansiyel yağlarının kullanıldığı birçok çalışma yapılmıştır. Çay ağacı yağı , limon otu yağı, sitronella yağı gibi esansiyel yağlar ve bazı bileşenleri, C. albicans'ın in vitro büyümesine karşı test edilmiş ve Candida'ya karşı etkili olduğu bulunmuştur . Cocos nucifera (hindistan cevizi yağı), Azadirachta indica (neem yağı) ve Melaleuca alternifolia'nın etkisi(çay ağacı yağı) ve in vitro oluşan C. albicans'ı yok etmek için gereken minimum inhibitör konsantrasyonu belirlemek ve bu yağların doku düzenleyicilerdeki etkilerini incelemek.

                  Git: MALZEMELER VE YÖNTEMLER

                  Minimum inhibisyon Konsantrasyonunun (MIC) hesaplanması

                  C. albicans'ın liyofilize kültürü, Tripton Soya Broth içinde aşılandı ve gece boyunca 37°C'de inkübe edildi. Kültürün bulanıklığı 600 nm'de 0.5 McFarland standardına ayarlandı. M. alternifolia yağı, A. indica ve C. nucifera yağları (tıbbi sınıf; Sigma-Aldrich) , sıvı mikrodilüsyon yöntemi kullanılarak C. albicans ATCC 24433'e karşı minimum inhibe edici konsantrasyon (MIC) hesaplanarak öncelikle antifungal aktiviteleri açısından tarandı . 96 oyuklu bir plakada, aşağıda belirtildiği gibi modelde 1.5 ul kültür ve 7.5 ul farklı konsantrasyonlarda yağların eklendiği 150 ul ortam eklendi [tablo 1VeŞekil 1]. tablo 1

                  Örneklerin kodlanması
                  %0 yağ + 150 μl ortam + 1,5 μl kültür M-pozitif kontrol A-pozitif kontrol C-pozitif kontrol
                  %5 yağ + 150 ul ortam + 1,5 ul kültür M-1 A-1 C-1
                  %10 yağ + 150 μl ortam + 1,5 μl kültür M-2 A-2 C-2
                  %15 yağ + 150 μl ortam + 1,5 μl kültür M-3 A-3 C-3
                  %20 yağ + 150 μl ortam + 1,5 μl kültür M-4 A-4 C-4
                  %25 yağ + 150 µl ortam + 1,5 µl kültür M-5 A-5 C-5
                  %30 yağ + 150 μl ortam + 1,5 μl kültür M-6 A-6 C-6
                  %35 yağ + 150 µl ortam + 1,5 µl kültür M-7 A-7 C-7
                  %40 yağ + 150 µl ortam + 1,5 µl kültür M-8 A-8 C-8
                  %40 yağ + 150 μl ortam + 0 μl kültür M-negatif kontrol A-negatif kontrol C-negatif kontrol
                  Ayrı bir pencerede aç
                  Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JIPS-20-171-g001.jpg'dir.
                  Şekil 1
                  Deneysel kurulum. A1, A2: A-pozitif kontrol; A3, A4: A-1; A5, A6: A-2; A7, A8: A-3; A9, A10: A-4; A11, A12: A-5; B1, B2: A-6; B3, B4: A-7; B5, B6: A-8; B7, B8: A-Negatif kontrol; B9, B10: M-Pozitif kontrol; B11, B12: M-1; C1, C2: M-2; C3, C4: M-3; C5, C6: M-4; C7, C8: M-5; C9, C10: M-6; C11, C12: M-7; D1, D2: M-8; D3, D4: M-Negatif Kontrol; D5, D6: C-Pozitif kontrol; D7, D8: C-1; D9, D10: C-2; D11, D12: C-3; E1, E2: C-4; E-3, E-4: C-5; E-5, E-6: C-6; E-7, E-8: C-7; E-9, E-10: C-8; E-11, E-12: C- Negatif Kontrol; F1, F2: Boş

                  Sonuçlar, 37°C'de 48 saat inkübasyondan sonra gözlendi. Absorbans 600 nm'de hesaplandı. Pozitif kontrol kültürü ile karşılaştırıldığında mikrobiyal büyümeyi engellemek için gereken en düşük yağ konsantrasyonu MIC olarak tanımlandı.

                  MİK için ön tarama sonuçlarına dayanarak, inhibisyon bölgesini (ZOI) ve MİK'i değerlendirmek için doku düzenleyici numuneler hazırlandı. Doku düzenleyici örneklerinin hazırlanması

                  Deney grupları için ticari olarak temin edilebilen ısıyla sertleşen akrilik reçine (Trevalon) ve tıbbi sınıf M. alternifolia yağı, A. indica yağı ve C. nucifera yağı (Sigma-Aldrich Enterprises) kullanılarak numuneler hazırlandı.

                  1.8 g sıvıya standart miktarda 2.2 g polimer kullanıldı. Yağsız sıvı monomer (kontrol) ve sekiz farklı konsantrasyonda (%5, %10, %15, %20, %25, %30, %35 ve %40) üç yağ ( M. alternifolia , A. indica ve C. nucifera) daha sonra otopolimerize doku düzenleyici numuneleri (Visco-jel) formüle etmek için üretici tarafından önerilen oranda tozla karıştırıldı. Özelleştirilmiş şişe tasarlandı ve inşa edildi. Bu şişe, ısı polimerize akrilik reçine numunelerinin yapıldığı, 5 mm derinliğinde ve 30 mm çapında istenen boyutlara sahip altı disk boşluğundan oluşuyordu. Tasarlanan balon, 3 mm derinlik ve 30 mm çapında disk boşluklarına sahip olan, otopolimerize edici doku düzenleyicinin ve modifiye edilmiş doku düzenleyicinin dahil edildiği ve sertleşmeye bırakıldığı bir üst elemandan oluşuyordu. Her biri 3 mm kalınlığındaki doku düzenleyici numuneler daha sonra ısıyla sertleşen protez kaide reçinesinin bir tarafına uygulandı. İnhibisyon bölgesi

                  Agar plakalarının Candida albicans ile aşılanması

                  Seyreltilmiş C. albicans solüsyonu (0.5 mi) her bir steril Tripton Soya agar plakasına damlatıldı ve çim kültürü yapıldı. Test edilecek tüm malzeme konsantrasyonları için her agar plakasında üç oyuk (7 mm derinliğinde, 5 mm çapında) oluşturuldu. Bu çalışmada saf M. alternifolia yağı, A. indica yağı ve C. nucifera yağı (mantar önleyici maddeler olarak) Visco-gel doku düzenleyicide karıştırılmış ve ısıyla sertleşen protez kaide reçinesi üzerine kaplanmıştır. Kontrol diski steril distile su ile ıslatıldı.

                  Visco-gel ile karıştırılmış Melaleuca alternifolia yağı

                  Doku düzenleyicide karıştırılan ve ısıyla sertleşen protez kaide reçinesi üzerine kaplanan yağın farklı konsantrasyonları, aşılanmış petri plakalarındaki zımba deliklerine (5 mm çapında) yerleştirildi. Plakalar, 7 gün boyunca 37°C'de inkübe edildi. Her test zımba deliği için ortalama inhibisyon çapı, zımba deliği boyunca 48 saatte ve 7. günde bir metal dereceli cetvel kullanılarak milimetre cinsinden ölçüldü.

                  Azadirachta indica yağı, Visco-jel ile karıştırılmıştır.

                  A. indica yağının farklı konsantrasyonlarda Visco-gel ile kombinasyonları için benzer bir prosedür izlendi .

                  Visco-gel ile karıştırılmış Cocos nucifera yağı

                  C. nucifera yağının farklı konsantrasyonlarda Visco-gel ile kombinasyonları için benzer bir prosedür izlendi .

                  Üç yağ grubunun her birindeki MİK değerlendirildi ve doğrulandı. Üç yağın MIC'sinin antifungal aktivitesi, her gün izleme yapılırken 48 saatte ve 7. günde parametre olarak ortalama ZOI ölçülerek değerlendirildi ve karşılaştırıldı.

                  Git: SONUÇLAR

                  C. nucifera yağı, M. alternifolia yağı ve A. indica yağı için MIC, sıvı mikrodilüsyon yöntemi kullanılarak hesaplandı. C. nucifera /hindistan cevizi yağı, M. alternifolia yağı ve A. indica yağının %20 v/v, %25 v/v ve %15 v/v varlığında C. albicans'a karşı inhibisyon sergilediği bulunmuştur. sırasıyla medyada [Rakamlar​[Şekiller22-​-44].
                  Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JIPS-20-171-g002.jpg'dir.
                  şekil 2
                  Ortamda %25 çay ağacı yağı bulunduğunda Candida albicans'a karşı minimum inhibitör konsantrasyon gözlendi

                  Resim, çizim vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı JIPS-20-171-g004.jpg'dir.
                  Şekil 4
                  Ortamda %20 hindistancevizi yağı bulunduğunda Candida albicans'a karşı minimum inhibitör konsantrasyon gözlendi

                  Resim, illüstrasyon vb. tutan harici bir dosya. Nesne adı JIPS-20-171-g003.jpg'dir.
                  Figür 3
                  Ortamda %15 neem yağı bulunduğunda Candida albicans'a karşı minimum inhibitör konsantrasyon gözlendi Melaleuca alternifolia /çay ağacı yağı

                  Doku düzenleyicide karıştırılan en etkili M. alternifolia yağı konsantrasyonuna karşı C. albicans'ın duyarlılığını test etmek için , doku düzenleyicide M. alternifolia yağının farklı konsantrasyonlarının (% v/v) ortalama ZOI'si ( n = 20) kaydedildi ve analiz edildi. Ortalama ZOI'deki %20'den %25 konsantrasyona yüzdesel artışın en yüksek (%137,50) olduğu gözlendi. Post hoc testinin takip ettiği varyans analizi (ANOVA) , 48 saatte %25 konsantrasyonun test edilen diğer tüm konsantrasyonlardan önemli ölçüde ( P = 0.000) daha etkili olduğunu gösterdi [Tablo 2]. 7 günün sonunda, farklı konsantrasyonların ortalama ZOI'leri bir kez daha analiz edildi. İlgili konsantrasyonların ortalama ZOI'sinde bir düşüş olmasına rağmen, aynı aralıkta kaldığı, antifungal aktivitenin 7 günün sonunda bile mevcut olduğunu düşündürdüğü kaydedildi. Ayrıca, ortalama ZOI konsantrasyonundaki %20'den %25'e olan artış yüzdesi yine en yüksek (%134.45) olarak bulundu. ANOVA ve ardından post hoc testi, %25 konsantrasyonun test edilen diğer tüm konsantrasyonlardan önemli ölçüde ( P = 0.000) daha etkili olduğunu gösterdi [Tablo 3]. Tablo 2

                  48 saatte M. alternifolia yağının ortalama inhibisyon bölgesindeki yüzde artış
                  5 5 100.00
                  10 5 100.00
                  15 5.2 104.00
                  20 6.4 123.08
                  25 8.8 137.50
                  30 10.6 120.45
                  35 13 122.64
                  40 15.35 118.08
                  Ayrı bir pencerede aç Tablo 3

                  7. günde M. alternifolia yağının ortalama inhibisyon bölgesindeki yüzde artış
                  5 5 100
                  10 5 100
                  15 5 100.00
                  20 5.95 119.00
                  25 8 134.45
                  30 9.75 121.88
                  35 12.55 128,72
                  40 14.75 117.53
                  Ayrı bir pencerede aç Azadirachta indica / neem yağı

                  Benzer şekilde, farklı A. indica /neem yağı konsantrasyonları için ortalama ZOI ölçüldü ve analiz edildi. Ortalama ZOI'deki %10'dan %15 konsantrasyona yüzdesel artışın en yüksek (%146,11) olduğu gözlendi. ANOVA ve ardından post hoc testi, 48 saatte %15 konsantrasyonun, test edilen A. indica yağının diğer tüm konsantrasyonlarından önemli ölçüde ( P = 0.000) daha etkili olduğunu gösterdi [Tablo 4]. Tablo 4

                  48 saatte A indica yağının ortalama inhibisyon bölgesindeki yüzde artış
                  5 6.35 127.00
                  10 8.35 131.50
                  15 12.20 146.11
                  20 13.60 111.48
                  25 15.20 111.76
                  30 17.00 111.84
                  35 19.20 112.94
                  40 20.10 104.69
                  Ayrı bir pencerede aç
                  A. indica yağı grubu da, ilgili konsantrasyonların ortalama ZOI'sinde bir düşüş olmasına rağmen, 7 günün sonunda önemli antifungal aktivite gösterdi. Farklı konsantrasyonların ortalama ZOI'leri bir kez daha analiz edildi. Ortalama ZOI'deki %10'dan %15 konsantrasyona yüzdesel artışın yine de en yüksek olduğu gözlendi (%147.40). ANOVA ve ardından post hoc testi, 7 günün sonunda %15 konsantrasyonun test edilen diğer tüm konsantrasyonlardan önemli ölçüde ( P = 0.000) daha etkili olduğunu gösterdi [Tablo 5]. Tablo 5

                  7 günde A indica yağının ortalama inhibisyon bölgesindeki yüzde artış
                  5 6.10 122.00
                  10 7.70 126.23
                  15 11.35 147.40
                  20 12.90 113,66
                  25 14.60 113.18
                  30 15.95 109.25
                  35 18.75 117.55
                  40 19.15 102.13
                  Ayrı bir pencerede aç Cocos nucifera /hindistan cevizi yağı

                  Benzer şekilde, ortalama ZOI'deki %15'ten %20 konsantrasyona artış yüzdesi en yüksekti (%152.78). ANOVA ve ardından post hoc testi, 48 saatte %20 C. nucifera /hindistancevizi yağı konsantrasyonunun test edilen diğer tüm konsantrasyonlardan önemli ölçüde ( P = 0.000) daha etkili olduğunu gösterdi [Tablo 6]. Tablo 6

                  48 saatte C. nucifera yağının ortalama inhibisyon bölgesindeki yüzde artış
                  5 5.00 100.00
                  10 5.20 104.00
                  15 7.20 138.46
                  20 11.00 152.78
                  25 12.30 111.82
                  30 13.75 111.79
                  35 14.40 104.73
                  40 16.55 114.93
                  Ayrı bir pencerede aç
                  C. nucifera grubu da 7 günün sonunda antifungal aktivite gösterdi. Ortalama ZOI'deki %15'ten %20 konsantrasyona yüzdesel artışın en yüksek (%149,23) olduğu gözlendi. ANOVA ve ardından post hoc testi, 7 günün sonunda bile %20 konsantrasyonun test edilen diğer tüm konsantrasyonlardan önemli ölçüde ( P = 0.000) daha etkili olduğunu gösterdi [Tablo 7]. Tablo 7

                  C nucifera yağında 7 günde yağın ortalama inhibisyon bölgesindeki yüzde artış
                  5 5 100.00
                  10 5 100.00
                  15 6.5 130.00
                  20 9.7 149,23
                  25 11.8 121.65
                  30 13.3 112.71
                  35 13.15 98.87
                  40 16.2 123.19
                  Ayrı bir pencerede aç
                  Doku düzenleyici ile karıştırılan üç yağın antifungal aktivitesini karşılaştırmak için her bir yağın MIC'sinin ortalama ZOI'si 48 saatte parametre olarak alınmıştır [Tablo 8] ve 7. günde [Tablo 9] her gün izlemeyi gerçekleştirirken. 48 saat ve 7 günün sonunda yapılan ANOVA ve post hoc testi sonuçları, üç yağın da birbirinden önemli ölçüde farklı olduğunu ( P = 0.000) ve %15 konsantrasyonlu A. indica /neem yağının en iyi antifungal aktiviteye sahip olduğunu gösterdi. 48 saatin sonu ve ayrıca 7 gün [Tablo 10]. Tablo 8

                  48 saatte minimum inhibitör konsantrasyonun ortalama inhibisyon bölgesi
                  C. Nucifera yağı (%20) 11.000
                  A. Indica yağı (%15) 12.200
                  M. alternifolia yağı (%25) 8.800
                  Ayrı bir pencerede aç
                  ZOI: İnhibisyon bölgesi Tablo 9

                  7. günde minimum inhibitör konsantrasyonun ortalama inhibisyon bölgesi
                  C. Nucifera yağı (%20) 9.7
                  A. Indica yağı (%15) 11.35
                  M. alternifolia yağı (%25) 8.000
                  Ayrı bir pencerede aç Tablo 10

                  7 günün sonunda üç yağın minimum en etkili konsantrasyonunun antifungal aktivitesi
                  C. Nucifera yağı -1.650* 1.700*
                  A. Indica yağı 3.350*
                  Ayrı bir pencerede aç
                  *%5 düzeyinde anlamlı istatistiksel analiz

                  Melaleuca alternifolia yağı

                  48 saatte

                  İstatistiksel araç tek yönlü ANOVA kullanıldı. MIC'yi doğrulamak için, ortalama ZOI'deki yüzde artış hesaplandı ve sonuçlar,Tablo 2.

                  Maksimum artış yüzdesi %25 konsantrasyon seviyesi için kaydedildiğinden, M. alternifolia yağı için MİK'in %25 olduğu doğrulanmıştır .

                  7 gün sonra

                  MIC'yi doğrulamak için, ortalama inhibisyon bölgesindeki yüzde artış hesaplandı ve sonuçlar,Tablo 3.

                  Maksimum artış yüzdesi %25 konsantrasyon seviyesi için kaydedildiğinden, 7 gün sonra M. alternifolia yağı için MİK seviyesinin %25 olduğu doğrulanmıştır .

                  Azadirachta indica yağı

                  48 saatte

                  MIC'yi doğrulamak için, ortalama inhibisyon bölgesindeki yüzde artış hesaplandı ve sonuçlar,Tablo 4.

                  Maksimum zam %10'dan %15'e (%146,11) gerçekleşti ve A. indica yağı için MIC'nin %15 olduğunu doğruladı .

                  7 gün sonra

                  MIC'yi doğrulamak için, ortalama inhibisyon bölgesindeki yüzde artış hesaplandı ve sonuçlar,Tablo 5.

                  Maksimum artış %10'dan %15'e (%147,40) gerçekleşti ve 7 günün sonunda A. indica yağı için minimum en etkili konsantrasyon seviyesinin %15 olduğunu doğruladı .

                  Cocos nucifera yağı

                  48 saatte

                  MIC'yi doğrulamak için, ortalama inhibisyon bölgesindeki yüzde artış hesaplandı ve sonuçlar,Tablo 6.

                  Ortalama minimum engelleme bölgesindeki %15'ten %20'ye yüzdesel artış en yüksekti (%152.78) ve %20 için meydana geliyordu. Bu nedenle, C. nucifera yağı için MİK seviyesinin %20 olduğu doğrulanmıştır .

                  7 gün sonra

                  MIC'yi doğrulamak için, ortalama inhibisyon bölgesindeki yüzde artış hesaplandı ve sonuçlar,Tablo 7.

                  Ortalama minimum engelleme bölgesindeki %15'ten %20'ye yüzdesel artış en yüksekti (%149.23) ve %20 için meydana geliyordu. Böylece 7 gün sonunda C. nucifera yağı için minimum en etkili konsantrasyon seviyesinin %20 olduğu doğrulanmıştır .

                  Doku düzenleyici ile karıştırılan üç yağın antifungal aktivitesini karşılaştırmak için her bir yağın MIC'sinin ortalama ZOI değeri, her gün izleme yapılırken 48. saatte ve 7. günde parametre olarak alınmıştır. ANOVA yapıldı ve anlamlılık değeri ( P değeri) 0.000 olduğu için ölçüm seviyesinde anlamlı bir fark olduğunu gösteriyor , bu da anlamlılık seviyesi 0.05'ten küçük.

                  Bu üç yağın 48 saatteki MİK seviyelerinde ortalama ZOI'si şu şekilde verilmiştir:Tablo 8.

                  Tablo 8%15 konsantrasyona sahip A. indica /neem yağının 48 saat sonunda en iyi antifungal aktiviteye sahip olduğunu göstermektedir .

                  Bu üç yağın 7. gündeki MİK seviyelerinde ortalama ZOI'si şu şekilde verilmiştir:Tablo 9.

                  48 saat ve 7 günün sonunda ANOVA ve post hoc test sonuçları, her üç yağın da birbirinden önemli ölçüde farklı olduğunu ve % 15 konsantrasyonlu Azadirachta indica / Neem yağının 48 saat sonunda en iyi mantar önleyici aktiviteye sahip olduğunu gösterdi. ve ayrıca 7 gün

                  Git: TARTIŞMA

                  Başarılı bir terapi, "doğru organizmayı uygun dozda tedavi etmek için reçete edilen uygun bir ajan" olarak tanımlanabilir. Yeni ajanların araştırılması için en umut verici kaynaklardan biri, çeşitli araştırmacılar tarafından araştırılan antimikrobiyal özelliklere sahip bileşiklere sahip bitkilerde bulunur, ancak bu bileşiklerin çoğu henüz bilinmemektedir. Kullanılan antifungalde bulunan farklı hedeflere sahip olduklarında bu aktif ilkelerin araştırılması, araştırılması gereken potansiyel bir alandır.[26 ] Bu nedenle, bu çalışma, C. nucifera , A. indica , ve M. alternifolia herhangi bir antifungal potansiyele sahiptir.

                  Mevcut in vitro çalışmanın sonuçları , doku düzenleyici Visco-gel'in tek başına C. albicans büyümesinin inhibisyonunu göstermediğini ortaya koydu . Bu, Kulak-Özkan ve ark .[ 13 ] ve Catalan tarafından yapılan çalışmalarla tutarlıdır. Çoğu doku düzelticinin maksimum etkisi 24 ila 72 saat arasındadır . Doku düzenleyicilerin 7 gün boyunca akmaya devam ettiği bildirilmiş ve bu süre boyunca klinik olarak etkili oldukları öne sürülmüştür. Bu nedenle çalışma süresi parametreleri 48 saat ve 7. gün olarak seçilmiş,[ 27 , 28 ] ve çalışmada yaygın olarak kullanılan bir doku düzenleyici olan viskojel kullanılmıştır.[ 28 ]

                  M. alternifolia bitkisi onlarca yıldır antiseptik bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Çay ağacı yağı olarak adlandırılan M. alternifolia esansiyel yağı , çoğunluğu monoterpenler ve ilgili alkoller olan neredeyse yüzlerce bileşen içerir. Minimum %30 terpinen-4-ol içeriğine ve maksimum %15 1,8-sineol içeriğine sahiptir. Terpinen-4-ol, M. alternifolia'nın önemli bir bileşenidir ve güçlü antimikrobiyal ve antiinflamatuar özellikler gösterir. Ön denemelerde, de Campos Rasteiro ve ark .[ 28 ] M. alternifolia'nınformülasyonlar akne, mantar enfeksiyonları, püstüller, tekrarlayan herpes labialis tedavisinde ve bakteriyel patojen dekolonizasyon protokollerinde etkili olabilir. M. alternifolia'nın antimikrobiyal aktivitesi, proteinleri denatüre etme ve hücre duvarı zarının özelliklerini ve işlevini değiştirerek hücre içi bileşenlerin kaybına ve sonunda hücre ölümüne yol açma yeteneğine bağlanır.[29 , 30 ] Çay ağacı yağı kullanılabilir geleneksel ilaçlara ( antibiyotikler ve kemoterapötik ajanlar dahil) alternatif olarak veya bunlarla kombinasyon halinde .ve bu, Sharma ve Hegde, Mertas ve diğerleri , Catalán ve diğerleri ve Rawat ve diğerleri tarafından yürütülen çalışmalara uygundur .[ 28 , 30 , 31 , 32 ]

                  Önemli antifungal aktivite gösteren çay ağacı yağının MİK değeri 48 saat ve 7 günde %25 v/v çay ağacı yağında bulundu.

                  Ortalama ZOI'deki yüzde artışın %20'den %25 konsantrasyona en yüksek olduğu gözlendi. 7 günün sonunda, ilgili konsantrasyonların ortalama ZOI'sinde azalma olmakla birlikte, aynı aralıkta kaldığı, antifungal aktivitenin 7 günün sonunda bile var olduğunu düşündürdüğü kaydedildi.

                  Mevcut mikrobiyolojik in vitro çalışmanın sonuçları, %20 v/v hindistancevizi yağının Visco-jel ile karıştırıldığında önemli antifungal aktivite gösterdiğini ve bunun da 24 saat sonra C. albicans büyümesinin tamamen engellenmesine yol açtığını göstermektedir ( P < 0.001). Bu nedenle, Visco-jel içinde %20 hindistancevizi yağı MİK idi ve daha fazla karşılaştırma için dikkate alındı. Bu , hindistancevizi yağının antimikrobiyal özelliklerini inceleyen Ogbolu ve ark .[ 33 ] tarafından yürütülen çalışmaya uygundu ; hindistancevizi yağının erken çocukluk çürükleri üzerindeki etkisini araştıran ve ketokonazolünkiyle karşılaştırılabilir antifungal aktivite gösterdiği sonucuna varan Shino ve ark .[ 34 ]; ve Kannan ve Muhammed,[35 ], hindistancevizi yağının ağız boşluğundaki mantar önleyici aktivitesini inceledi. Çalışmanın önemli bir bulgusu, anti-fungal aktivitenin 7 günün sonunda bile azalmadan devam etmesi ve %20 konsantrasyonun test edilen diğer tüm konsantrasyonlardan önemli ölçüde ( P = 0.000) daha etkili olmasıydı, bu da doku düzenleyici içinde aktif kaldığını ima eder. en az 7 gün boyunca polimerik yapı.

                  Bu çalışmanın sonuçları, Krishnamoorthy ve ark .[ 36 ] tarafından yürütülen ve 24 saat ile karşılaştırıldığında tüm antifungal ajanlarda C. albicans kolonizasyonunda kademeli bir azalma olduğunu ortaya koyan çalışma ile uyumludur. kuluçka dönemi ve 5. gün kuluçka süresi. Bu, antifungal ajanlarla birleştirildiğinde doku düzenleyicinin yıkanmasının yavaş, tutarlı ve kademeli olduğunu açıkça kanıtlıyor; bu , in vitro çalışmalarında doku düzenleyicilerin 7 günlük bir süre ve bu süre boyunca klinik olarak etkili oldukları.

                  Hint yarımadasında tropik bir ağaç olan A. indica (Neem), 4000 yılı aşkın bir süredir Ayurveda tıbbında tıbbi özellikleri nedeniyle kullanılmaktadır.[ 38 , 39 ]

                  Başka bir çalışmada, neem yaprağı ve üzüm özleri gibi doğal özlerin antibakteriyel aktivitesi sodyum hipoklorit ile karşılaştırıldı ve neem yaprağı özlerinin ve üzüm çekirdeği özlerinin antimikrobiyal özelliklere sahip olduklarını düşündüren inhibisyon bölgeleri gösterdiği sonucuna varıldı.[ 37 , 39 ]

                  Bu çalışmamızın sonuçları ile uyumludur. Yerima ve ark . A. indica'nın (neem) farklı kısımlarını kullanarak ağızdan izole edilen bakterilerin etkisini incelediler ve kabuk ve yaprak özlerinin kullanılan tüm test bakterilerine karşı antibakteriyel aktivite gösterdiği sonucuna vardılar.[ 40 ] Bu, çalışmamızın sonuçlarıyla uyumludur. , antifungal aktiviteyi değerlendirmek için neem kabuğu ekstresi (Sigma-Aldrich) kullanıldı. Tyagi ve ark .[ 41 ] ve Hegde ve Kesaria[ 42 ] kök kanalı irriganları üzerine yaptıkları bir çalışmada neem yaprağı ekstraktının C. albicans'a karşı önemli bir etkiye sahip olduğu sonucuna varmışlardır . Kumar ve ark .[ 43] bu çalışmanın bulgularını doğruladı ve antifungal ajanlarla birleştirilmiş yumuşak astar malzemelerinin C. albicans'a karşı hareket etme potansiyeline sahip olduğunu belirtti .

                  Üç yağın tümü karşılaştırıldığında, neem yağının 48 saat ve 7 günde en iyi antifungal aktiviteye sahip olduğu bulundu. Bu çalışma ve diğerleri arasındaki MİK farkı, yağları değerlendirmek için kullanılan mikrobiyolojik yönteme ve çalışmayı yürütmek için sulu veya etanol ekstraktının kullanılıp kullanılmadığına bağlanabilir.

                  Bu çalışma, kontrollü laboratuvar koşullarında gerçekleştirilmiştir; bu nedenle, sonuçları doğrulamak için in vivo çalışmalar önerilmektedir. Bu antifungallerin doku düzenleyicinin fiziksel ve mekanik özellikleri üzerindeki etkisini test etmek için daha ileri çalışmalar yapılmalıdır. Bu bileşiklerin biyoaktivitesini, etki mekanizmasını ve farmakokinetiğini araştırmak için daha fazla ilaç geliştirme programları yürütülebilir.

                  Git: ÇÖZÜM

                  Fungisidal bileşiklerin doğrudan doku yumuşatıcılara eklenmesi, Candida ile ilişkili takma diş stomatitini tedavi etmek için bir yöntem olarak in vivo olarak incelenebilir . M. alternifolia , C. nucifera ve A. indica'nın Visco-gel doku düzeltici ile karıştırılan antimikotik aktivitesi protez stomatiti için alternatif bir tedavi olarak kullanılabilir. Doku düzenleyicilerin fiziksel özelliklerinde meydana gelebilecek değişiklikleri belirlemek için ileri araştırmalar yapılmalıdır. Mali destek ve sponsorluk

                  Bu proje, Rajiv Gandhi Sağlık Bilimleri Üniversitesi tarafından yayınlanan Üniversite Siparişi No. Çıkar çatışmaları

                  Herhangi bir çıkar çatışması yoktur.

                  Git: teşekkürler

                  Rajiv Gandhi Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne bu projeye başlamama yardım etme fırsatı verdiği için teşekkür etmek istiyorum.

                  Git: REFERANSLAR

                  1. Jose A, Coco BJ, Milligan S, Young B, Lappin DF, Bagg J, et al. Protez stomatiti insidansını azaltmak: Protez temizleyicileri yeterli midir? J Prostodonti. 2010; 19 :252–7. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  2. Gleiznys A, Zdanavicčienė E, Žilinskas J. Candida albicans'ın takma diş kullananlar için önemi: Bir literatür taraması. Stomatologija, Balt Dent Maxillofac J. 2015; 17 :54–66. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  3. Bulad K, Taylor RL, Verran J, McCord JF. Protez yumuşak astar malzemelerinin Candida albicans tarafından kolonizasyonu ve penetrasyonu . Diş Mater. 2004; 20 :167–75. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  4. Cannon RD, Holmes AR, Mason AB, Monk BC. Oral Candida : Temizleme, kolonizasyon veya kandidiyazis? J Dent Res. 1995; 74 :1152–61. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  5. Wilson J. Protez stomatitinin etiyolojisi, teşhisi ve tedavisi. Br Dent J. 1998; 185 :380–4. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  6. Webb BC, Thomas CJ, Willcox MD, Harty DW, Knox KW. Candida ile ilişkili protez stomatiti Etiyoloji ve yönetim: Bir gözden geçirme Bölüm 1 Candida türlerinin ağız boşluğundaki dağılımını etkileyen faktörler. Aust Dent J. 1998; 43 :45–50. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  7. Araújo de Vasconcellos A, Araújo de Vasconcellos A, Chagas RB, Gonçalves LM. Candida ile ilişkili takma diş stomatiti: Klinik açıdan ilgili yönler? Klinik Mikrobiyal. 2014; 3 :4. doi: 10.4172/2327-5073.1000160. [ Google Akademik ]
                  8. Skupien JA, Valentini F, Boscato N, Pereira-Cenci T. Protez astarlarında Candida kolonizasyonunun önlenmesi ve tedavisi: Sistematik bir inceleme. J Protez Dent. 2013; 110 :356–62. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  9. Salerno C, Pascale M, Contaldo M, Esposito V, Busciolano M, Milillo L, et al. Candida ile ilişkili protez stomatiti. Med Oral Patol Oral Cir Bucal. 2011; 16 :e139–43. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  10. Bilhan H, Sülün T, Erköşe G, Kurt H, Erturan Z, Kutay Ö, et al. Protezle ilişkili stomatitte Candida albicans hyphae ve Lactobacillus'un rolü . Clin Oral Araştırma. 2009; 13 :363–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  11. Pereira-Cenci T, Del Bel Cury AA, Crielaard W, Ten Cate JM. Candida ile ilişkili protez stomatitinin gelişimi : Yeni görüşler. J Uygulama Sözlü Bilim 2008; 16 :86–94. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  12. Emami E, Kabawat M, Rompre PH, Feine JS. Kanıtları protez stomatiti tedavisine bağlama: Randomize kontrollü çalışmaların bir meta-analizi. J Dent. 2014; 42 :99–106. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  13. Kulak-Özkan Y, Kazazoğlu E, Arıkan A. Yaşlılarda ağız hijyeni alışkanlıkları, protez temizliği, maya ve stomatit varlığı. J Oral Rehabilitasyon. 2002; 29 :300–4. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  14. Coco BJ, Bagg J, Cross LJ, Jose A, Cross J, Ramage G. Karışık Candida albicans ve Protez stomatitinin patogenezi ile ilişkili Candida glabrata popülasyonları. Oral Mikrobiyolojik İmmunol. 2008; 23 :377–83. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  15. Kulak Y, Arıkan A. Protez stomatitlerinin etiyolojisi. J Marmara Üniv Diş Fak. 1993; 1 :307–14. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  16. Figueiral MH, Azul A, Pinto E, Fonseca PA, Branco FM, Scully C. Protezle ilişkili stomatit: Etiyolojik ve predispozan faktörlerin tanımlanması – Büyük bir kohort. J Oral Rehabilitasyon. 2007; 34 (Ek 6):448–55. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  17. Chandra J, Mukherjee PK, Leidich SD, Faddoul FF, Hoyer LL, Douglas LJ, et al. Protez akrilik üzerinde in vitro oluşan kandidal biyofilmlerin antifungal direnci . J Dent Res. 2001; 80 :903–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  18. Ramage G, Tomsett K, Wickes BL, López-Ribot JL, Redding SW. Protez stomatiti: Candida biyofilmlerinin rolü . Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod. 2004; 98 :53–9. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  19. Samaranayake LP, MacFarlane TW. Candida albicans'ın akrilik yüzeylere yapışmasının in vitro bir çalışması. Arch Oral Biol. 1980; 25 :603–9. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  20. Webb BC, Thomas CJ, Willcox MD, Harty DW, Knox KW. Candida ile ilişkili protez stomatiti Etiyoloji ve yönetim: Bir gözden geçirme Bölüm 3 Oral kandidoz tedavisi. Aust Dent J. 1998; 43 :244–9. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  21. Petrović M, Kostić M, Kostić M, Krunicć N, Igicć M, Pešicć Z, et al. Candida ile ilişkili protez stomatitinin tedavisinde doğal bileşiklerin terapötik alternatifleri . Acta Medica Medianae. 2014; 53 :73–9. [ Google Akademik ]
                  22. Chopde N, Pharande A, Khade MN, Khadtare YR, Shah SS, Apratim A. Candida albicans'a karşı nistatin, mikonazol ve flukonazol ile birleştirilmiş iki doku düzelticinin in vitro antifungal aktivitesi . J Küçümseme Uygulaması. 2012; 13 :695–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  23. Mima EG, Vergani CE, Machado AL, Massucato EM, Colombo AL, Bagnato VS, et al. Protez stomatitinin tedavisi için Fotodinamik Terapi ile geleneksel antifungal tedavinin karşılaştırılması: Randomize bir klinik çalışma. Clin Microbiol Infect. 2012; 18 :E380–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  24. Perchyonok T. Tasarımdan uygulamaya biyoaktif protez yumuşak astar malzemeleri: In vitro yaklaşım? J Dent Health Ağız Bozukluğu Ter. 2017; 6 :101–5. doi: 10.15406/jdhodt. 2017.06.00206. [ Google Akademik ]
                  25. Casaroto AR, Lara VS. Candida ilişkili protez stomatiti için bitkisel ilaçlar . Fitoterapi. 2010; 81 :323–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  26. Anibal PC, Cássia Orlandi Sardi J, Peixoto IT, Carvalho Moraes JJ, Höfling JF. Oral kandidiyaza karşı geleneksel ve alternatif antifungal tedaviler. Braz J Mikrobiol. 2010; 41 :824–31. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  27. Dorocka-Bobkowska B, Medyński D, Pryliński M. Protetik tedavi için doku düzenleyicilerdeki son gelişmeler: Bir gözden geçirme. Adv Clin Exp Med. 2017; 26 :723–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  28. Sharma S, Hegde V. Doku düzenleyiciye dahil edildiğinde melaleuca yağı ve flukonazolün antifungal aktivitesinin karşılaştırmalı değerlendirmesi: Bir in vitro çalışma. J Prostodonti. 2014; 23 :367–73. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  29. de Campos Rasteiro VM, da Costa AC, Araújo CF, de Barros PP, Rossoni RD, Anbinder AL, et al. Bağışıklığı baskılanmış bir fare modelinde indüklenen oral kandidiyazın tedavisi için Melaleuca alternifolia'nın esansiyel yağı . BMC Tamamlayıcı Altern Med. 2014; 14 :489. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  30. Mertas A, Garbusińska A, Szliszka E, Jureczko A, Kowalska M, Król W. Çay ağacı yağının ( Melaleuca alternifolia ) flukonazol dirençli Candida albicans suşlarına karşı flukonazol aktivitesi üzerindeki etkisi . Biomed Res Int. 2015; 2015 :590470. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  31. Catalán A, Pacheco JG, Martínez A, Mondaca MA. Candida albicans üzerinde doku düzenleyici ile karıştırılan Melaleuca alternifolia'nın in vitro ve in vivo aktivitesi . Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod. 2008; 105 :327–32. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  32. Rawat P, Agarwal S, Tripathi S. Çeşitli mantar önleyici ajanların eklenmesinden sonra bir doku düzelticinin mantar önleyici ve viskoelastik özelliklerinin karşılaştırmalı bir değerlendirmesi: Bir in vitro çalışma. Eur J Pharm Med Res. 2017; 4 :515–20. [ Google Akademik ]
                  33. Oğbolu DO, Oni AA, Daini OA, Oloko AP. Hindistan cevizi yağının İbadan, Nijerya'daki Candida türleri üzerindeki in vitro antimikrobiyal özellikleri. J Med Gıda. 2007; 10 :384–7. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  34. Shino B, Peedikayil FC, Jaiprakash SR, Ahmed Bijapur G, Kottayi S, Jose D. Erken çocukluk çağı çürüğü olan çocuklarda izole edilen Candida albicans üzerinde klorheksidin, hindistancevizi yağı, probiyotikler ve ketokonazolün antimikrobiyal aktivitesinin karşılaştırılması: Bir in vitro çalışma . Scientifica (Kahire) 2016; 2016 :7061587. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  35. Kannan N, Muhammed A. Cocos nucifera yağının Candida albicans'a karşı antifungal etkinliğinin karşılaştırmalı değerlendirmesi . Uluslararası Fitoterapi Araştırmaları Dergisi, 2014; 4 (2):27–31. [ Google Akademik ]
                  36. Krishnamoorthy G, Narayana AI, Peralam PY, Balkrishanan D. Cocos nucifera yağının doku düzenleyiciye dahil edildiğinde gerilme mukavemeti ve antifungal aktivitesi üzerindeki etkisini incelemek : Bir in vitro çalışma. J Hint Prostodonti Soc. 2019; 19 :225–32. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  37. Graham BS, Jones DW, Sutow EJ. Esnek protez astar malzemesi araştırmasının klinik etkileri. Bölüm II: Doku düzenleyicilerin jelleşme ve akış özellikleri. J Protez Dent. 1991; 65 :413–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                  38. Alzohairy MA. Terapötik Azadirachta indica'nın (Neem) ve bunların aktif bileşenlerinin hastalıkların önlenmesi ve tedavisindeki rolü. Kanıta Dayalı Tamamlayıcı Alternatif Med. 2016; 2016 :7382506. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  39. Ghonmode WN, Balsaraf OD, Tambe VH, Saujanya KP, Patil AK, Kakde DD. Neem yaprağı özleri, üzüm çekirdeği özleri ve %3 sodyum hipokloritin E. feacalis'e karşı antibakteriyel etkinliğinin karşılaştırılması – Bir in vitro çalışma. J Int Ağız Sağlığı. 2013; 5 :61–6. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  40. Yerima MB, Jodi SM, Oyinbo K, Maishanu HM, Farouq AA, Junaidu AU, et al. Neem özlerinin ( Azadirachta indica ) yetişkin ağzından izole edilen bakteriler üzerindeki etkisi . Nijer J Temel Uygulama Bilimi. 2012; 20 :64–7. [ Google Akademik ]
                  41. Tyagi SP, Sinha DJ, Garg P, Singh UP, Mishra CC, Nagpal R. Propolis, Morinda citrifolia, Azadirachta indica (Neem) ve %5 sodyum hipokloritin diş yüzeyinde oluşan Candida albicans biyofilmi üzerindeki antimikrobiyal etkinliğinin karşılaştırılması: Bir in vitro çalışma. J Conserv Dent. 2013; 16 :532–5. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                  42. Hegde V, Kesaria DP. Neem, propolis, zerdeçal, meyankökü ve sodyum hipokloritin kök kanalı irrigasyon maddeleri olarak E faecalis ve C albicans'a karşı antimikrobiyal aktivitesinin karşılaştırmalı değerlendirmesi - Bir in vitro çalışma. Endodonti. 2013; 25 :38–45. [ Google Akademik ]
                  43. Kumar SM, Kumar VA, Natarajan P, Sreenivasan G. Sarımsak ve neem dahil edildikten sonra Candida albicans'a karşı yumuşak astarların antifungal etkinliği ve mekanik özellikleri : Bir in vitro çalışma. J Int Soc Önceki Topluluk Dent. 2018; 8 :212–7. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]

                  Yorum yap


                  • #10
                    sultankır Nickli öğeden Alıntı
                    Merhaba
                    Benim tirnak mantarim var ne kullandiysam olmadi ayakkabi giyemiyorum.Cok kotu gorunuyor hic kimseye gosteremiyorum
                    Kolorex Forte, Boswellia Forte, Cocos Forte, Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, MANTAR Çayı ve Enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir. Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalır. Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur. Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      ÇAY AĞACI YAĞI İle Vajinal Akıntı



                      ÇAY AĞACI YAĞI İle Sivrisinek Ve Arı Sokması



                      ÇAY AĞACI YAĞI İle Sivrisinek Sokması Ve Akne

                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        ÇAY AĞACI YAĞI İle Vajinal Akıntı, Vajina Mantarı, Akne, Tırnak Mantarı, Herpes, Uçuk Ve Bağırsak Mantarı



                        ÇAY AĞACI YAĞI İle Çıban, Apse, Abse, Makatta Apse, Dişte Apse, Ciltte Apse, Anal Apse, Fistül Ve Perianal Apse



                        ÇAY AĞACI YAĞI İle Akne, Sivilce Ve Akne Vulgaris



                        ÇAY AĞACI YAĞI İle Sivilce Ve Ter Bezi İltihabı



                        ÇAY AĞACI YAĞI İle Kene Isırması




                        ÇAY AĞACI YAĞI İle Sivilce, Akne Ve Roccatuane



                        ÇAY AĞACI YAĞI İle İsotretinoin Ve Roaccutane

                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Çay Ağacı Yağı Nasıl Bulundu Tırnak Mantarı Nasıl Tedavi Edilir Çay Ağacı Yağı Nasıl Kullanılır.

                          Yorum yap


                          • #14
                            Tırnak Mantarı Nasıl Geçer El Ve Ayak Tırnaklarındaki Mantarlara Ne İyi Gelir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Sivrisinek Isırığına Ne Yapılmalı- Sivrisineklerden Nasıl Korunulur




                              Kandidiyazis (orofaringeal)

                              Caroline L Pankhurst , BSc PhD BDS MSc MRCPath
                              Yazar bilgileri Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
                              Caroline L Pankhurst, King's College London at Guy's, King's and St Thomas's Dental Institute, Londra, BK;
                              CLP, Fungal Research Trust'ın ücretsiz mütevellisidir.
                              Git: Soyut

                              giriiş

                              Candida, sağlıklı insanların %60'a varan oranda ağızlarında bulunan bir mantardır, ancak aşikar enfeksiyon, immünsüpresyon, diyabet, geniş spektrumlu antibiyotikler ve kortikosteroid kullanımı ile ilişkilidir. Çoğu insanda, tedavi edilmeyen kandidiyazis, ilgili risk faktörleri tedavi edilmedikçe veya ortadan kaldırılmadıkça aylarca veya yıllarca devam eder. Yenidoğanlarda, orofaringeal kandidiyazisin kendiliğinden iyileşmesi genellikle 3 ila 8 hafta sonra gerçekleşir. Yöntemler ve sonuçlar

                              Sistematik bir inceleme yürüttük ve aşağıdaki klinik soruları yanıtlamayı amaçladık: Orofarengeal kandidiyazisi önlemeye ve tedavi etmeye yönelik müdahalelerin etkileri nelerdir: bağışıklık sistemini baskılamaya neden olan tedavi gören yetişkinler; bebekler ve çocuklar; takma dişleri olan insanlar; ve HIV enfeksiyonu olan insanlar? Hangi antifungal rejimler, antifungal ilaçlara direnç geliştirme riskini azaltır? Temmuz 2013'e kadar Medline, Embase, The Cochrane Library ve diğer önemli veritabanlarını araştırdık (Clinical Evidence incelemeleri periyodik olarak güncellenir; bu incelemenin en güncel versiyonu için lütfen web sitemizi kontrol edin). ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ve Birleşik Krallık İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA) gibi ilgili kuruluşlardan gelen zarar uyarılarını dahil ettik. Sonuçlar

                              Dahil etme kriterlerimizi karşılayan 47 RKÇ veya sistematik RKÇ incelemesi bulduk. Müdahaleler için kanıt kalitesinin GRADE değerlendirmesini yaptık. Sonuçlar

                              Bu sistematik incelemede, aşağıdaki müdahalelerin etkililiği ve güvenliği ile ilgili bilgiler sunuyoruz: antifungaller (emilen, kısmen veya topikal olarak emilen veya emilmeyen; örneğin, imidazol [ketokonazol, klotrimazol, toikonazol, mikonazol], polien [amfoterisin] B, nistatin], triazol [flukonazol, itrakonazol], melaleuca ve posakonazol), aralıklı veya sürekli profilaksi veya tedavi ve protez hijyeni.

                              Git: Anahtar noktaları

                              Candida albicans mantarı ile fırsatçı enfeksiyon, orofarenkste tat, konuşma ve yeme eylemini etkileyebilen ağrılı kırmızı veya beyaz lezyonlara neden olur.
                              • Candida, sağlıklı insanların %60'ına kadar ağzında bulunur, ancak aşikar enfeksiyon, immünsüpresyon, diyabet, geniş spektrumlu antibiyotikler, kortikosteroid kullanımı, hematinik eksiklikler ve protez aşınması ile ilişkilidir.



                              Kanser tedavisini takiben immün sistemi baskılanmış kişilerde, emilen (ketokonazol, itrakonazol veya flukonazol) veya kısmen emilen antifungal ilaçlar (mikonazol, klotrimazol), plasebo veya emilmeyen antifungal ilaçlara kıyasla orofaringeal kandidiyazisi önler. Bu grupta antifungal tedavinin etkili olup olmadığını bilmiyoruz .
                              • Absorbe olmayan antifungal ilaçlar (nistatin veya amfoterisin B), kandidiyazı önlemede plasebodan daha etkili olmayabilir.
                              • Birkaç çalışma bulduğumuz için, doku nakli olan erişkinlerde antifungal profilaksinin etkili olup olmadığını bilmiyoruz .



                              DİKKAT: Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine, zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine (www.fda.gov) ve mantar enfeksiyonlarını tedavi etmede yararlarının risklere ağır basmadığına (www. .ema.europa.eu/ema). Bazı ülkelerde askıya alınmış ve diğerlerinde kullanımına kısıtlamalar getirilmiştir.

                              Flukonazol ile profilaksi, bağışıklığı baskılanmış bebeklerde ve çocuklarda kandidozun önlenmesinde oral nistatin veya amfoterisin B'den daha etkilidir; flukonazol ve mikonazol ile tedavi , hem bağışıklığı baskılanmış hem de bağışıklığı tam olan bebeklerde ve çocuklarda nistatin ile karşılaştırıldığında iyileşme oranlarını artırır.

                              Antifungal ilaçlar, protez takmanın neden olduğu orofaringeal kandidiyazı olan kişilerde klinik iyileşmeyi veya tedaviyi artırabilir .
                              • Protez hijyeninin veya takma dişlerin gece çıkarılmasının orofaringeal kandidiyazis gelişme riskini azaltıp azaltmadığını bilmiyoruz .



                              Flukonazol veya itrakonazol ile günlük veya haftalık profilaksi , HIV enfeksiyonu olan kişilerde kandidiyazis insidansını azaltır . Nistatin ile profilaksi etkili olmayabilir.


                              Antifungal ilaçlara, özellikle azol ilaçlara direnç, artan bir sorundur. Antifungal ajanlarla sürekli profilaksi , aralıklı profilaksiye kıyasla antifungal direnç geliştirme riskini artırmayabilir, ancak çoğunluğu oldukça aktif antiretroviral tedavi (HAART) alan HIV enfeksiyonu olan kişilerde atak sayısını azaltmada daha etkili olmayabilir. ).

                              Git: klinik bağlam

                              Genel arka plan

                              Orofaringeal kandidiyazis yaygın bir endojen, fırsatçı enfeksiyondur. Birinci basamakta kandidiyazis, hematinik eksiklik, takma diş aşınması, kortikosteroid inhalatörlerinin kullanımı, geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı, ilaca bağlı veya otoimmün ilişkili ağız kuruluğu, HIV, diyabet ve sigara kullanımı gibi risk faktörleriyle ilişkilidir. İkincil bakımda orofaringeal kandidiyazis, katı kanserler, hematolojik maligniteler ve transplant hastaları için kemoterapi alan hastalarda immünsupresyonun bir belirtecidir. Hastaların ağızlarında, özellikle dil sırtında olmak üzere ağız boşluğunda kalıcı Candida türlerinin taşınması, küçük çocuklarda ve takma diş kullananlarda daha yüksek kolonizasyon oranlarıyla hastaların ağızlarında %65'e kadar gözlenmektedir. Öyleyse, İncelemenin odak noktası

                              Antifungal ilaçlar, akut, kronik ve tekrarlayan kandidiyazis tedavisinin temelini oluşturur. Bu derlemenin amacı, tekrarlayan kandidozun önlenmesi ve risk altında olduğu kabul edilen gruplarda ortaya çıkan komplike olmayan oral ve faringeal mukozal enfeksiyonların tedavisi için antifungal tedavi kullanımını destekleyen kanıt tabanını belirlemekti. Kanıt ile ilgili yorumlar

                              Oral kandidiyazis, tıp ve diş hekimliği birinci basamak sağlık hizmetlerinde sık görülen bir durumdur, ancak bağışıklık sistemi yeterli yetişkinlerde ve özellikle diyabetli kişilerde antifungallerle tedavi için kalite kriterlerimizi karşılayan çok az RKÇ bulduk. Bulduğumuz kanıtlar çocuklar ve takma diş kullananlarla sınırlıydı. Arama ve değerlendirme özeti

                              Bu gözden geçirme için güncelleme literatür taraması, son aramanın yapıldığı Ağustos 2011 tarihinden Ekim 2013 tarihine kadar gerçekleştirilmiştir. İncelemeyle potansiyel olarak ilgili çalışmaların değerlendirilmesi sırasında aranan elektronik veritabanları ve uygulanan kriterler hakkında daha fazla bilgi için lütfen Yöntemlere bakın. bölüm. Elektronik veritabanlarının aranması sonucunda 38 çalışma bulundu. Konferans özetlerinin tekilleştirilmesi ve kaldırılmasının ardından, incelemeye dahil edilmek üzere 21 kayıt tarandı. Başlıkların ve özetlerin değerlendirilmesi, 19 çalışmanın hariç tutulmasına ve 2 tam yayının daha fazla gözden geçirilmesine yol açtı. Değerlendirilen 2 tam makaleden, bu güncellemede hiçbir sistematik inceleme veya RKÇ eklenmedi. Ek Bilgiler

                              Kaynak fakiri ülkelerde, centiyan menekşesi veya limon suyu gibi geleneksel ajanlar, düşük maliyetleri nedeniyle HIV ile ilişkili kandidozun tedavisinde yeniden gündeme geldi, ancak kullanımlarını değerlendiren araştırmalar, bu derlemeye dahil edilmek için yetersiz kalitede idi. Diş hekimleri, tekrarlayan kandidiyazis riskini azaltmak için önleyici tedbirler olarak, protez takan hastalara rutin olarak protez hijyeni ve takma dişleri geceleri dışarıda bırakmaları veya steroid inhalatörleri kullandıktan sonra ağzı suyla çalkalamaları konusunda tavsiyede bulunur. Bununla birlikte, bu tür davranışsal müdahalelerle sağlam denemeler gerçekleştirmenin metodolojik zorlukları göz önüne alındığında, bu Klinik Kanıt incelemesinde ele alınmasına rağmen bu teknikleri destekleyen mevcut kanıtlar kesin değildir.

                              Git: Bu durum hakkında

                              Tanım

                              Orofarengeal kandidiyazis, çoğu vakada Candida albicans mantarının neden olduğu fırsatçı bir mukozal enfeksiyondur . Ayrıca C glabrata , C tropicalis ve C krusei gibi diğer türlerden de kaynaklanabilir.. 4 ana orofaringeal kandidiyaz tipi şunlardır: (1) psödomembranöz (pamukçuk), plak çıkarıldıktan sonra ortaya çıkan ve yanak mukozası, boğaz, dil üzerinde bulunan eritemli bir zemin üzerinde beyaz, lor benzeri, ayrı plaklardan oluşur. veya dişeti; (2) sert veya yumuşak damakta, dil sırtında veya yanak mukozasında düz kırmızı lekelerden oluşan eritematöz; (3) beyaz, sıkıca yapışık yamalardan veya çıkarılamayan plaklardan oluşan hiperplastik, genellikle bukkal mukoza, dil veya damak üzerinde iki taraflı olarak dağılmış; ve (4) sert damağın takma dişi taşıyan alanıyla sınırlı düz veya granüler bir eritem olarak ortaya çıkan ve genellikle ağız köşelerinde kırmızı, çatlaklı lezyonlar olarak ortaya çıkan açısal bir keilitis ile ilişkili protez kaynaklı stomatit .Semptomlar, hiç olmamasından yanan bir dil ve değişen tada sahip ağrılı ve ağrılı bir ağza kadar değişir. Orofarengeal kandidiyazis konuşmayı, besin alımını ve yaşam kalitesini bozabilir. Orofaringeal kandidiyazis, HIV enfeksiyonunun en yaygın oral tezahürüdür.Tekrarlayan orofaringeal kandidiyazı olan HIV-seropozitif kişiler, daha yüksek çürümüş, eksik ve dolgulu diş indeksi ile ölçüldüğü üzere, genel olarak daha düşük ağız sağlığı seviyelerine sahiptir; kuru ağız; ve tat sorunları. İnsidans/ Prevalans

                              Candida türleri, gastrointestinal sistemde kommensaldir. Enfeksiyonların çoğu endojen olarak edinilir, ancak yenidoğanlardaki enfeksiyonlar birincil enfeksiyonlar olabilir. Bulaşma ayrıca doğrudan enfekte insanlardan veya fomitlerden (patojenik organizmaları barındırabilen nesneler) de meydana gelebilir. Candida, yüksek ve orta gelirli ülkelerde sağlıklı insanların %18 ila %60'ının ağzında bulunur. Çin'de yapılan bir kesitsel çalışma (77 HIV-seropozitif ayakta hasta ve 217 HIV-negatif öğrenci), sağlıklı ve HIV-seropozitif kişilerde (sağlıklı insanların %18'i v.s. HIV'in %29'u) -seropozitif insanlar; P = 0.07).Candida ile ilişkili protez stomatiti protez kullananların %65'inde yaygındır.Orofarengeal kandidiyaz, immün baskılama dönemlerinde hematolojik veya onkolojik maligniteleri olan kişilerin %15 ila %60'ını etkiler.Baş ve boyun radyoterapisi sırasında oral kandidiyazis prevalansı, kemoterapi sırasındaki ile benzerdir.Orofarengeal kandidiyaz, HIV enfeksiyonu olan kişilerin %7 ila %48'inde ve ilerlemiş hastalığı olanların >%90'ında görülür. Bağışıklığı ciddi şekilde baskılanmış kişilerde nüks oranları yüksektir (%30-%50) ve nüks genellikle tedavinin kesilmesinden sonraki 14 gün içinde ortaya çıkar. Etiyoloji/ Risk faktörleri

                              Semptomatik orofaringeal kandidiyazis ile ilişkili risk faktörleri şunları içerir: lokal veya sistemik immünsupresyon; hematolojik bozukluklar; geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı; inhale veya sistemik kortikosteroidler; ağız kuruluğu; diyabet; takma dişler, tıkaçlar veya ortodontik aletler takmak; ve sigara içmek Sigara, Candida'nın ağızdan taşınmasına zemin hazırlar .Başlangıç ​​CD4+ hücre sayısı >200 hücre/mikrolitre olan HIV'li 2499 erkek üzerinde yapılan bir çalışmada, sigara içmek psödomembranöz kandidiyazis riskini %40 artırmıştır (P < 0.01 veya buna eşittir).Bununla birlikte, başka bir çalışma (HIV enfeksiyonu olan 139 kişi), başlangıçtaki CD4+ hücre sayısı <200 hücre/mikrolitre olanlar için sigara içmenin bir risk faktörü olmadığını ileri sürdü.Sigara içmenin Candida'ya neden olduğu kesin etki mekanizması bilinmemektedir, ancak sitokin değişikliklerini indükleyerek ve epitelyal hücre aracılı antikandidal aktiviteyi azaltarak lokal bağışıklığın bozulmasını içerebilir.Aynı Candida suşu, enfeksiyon olmadan aylarca veya yıllarca devam edebilir. HIV enfeksiyonu olan kişilerde, organizma sayısı ile klinik hastalığın varlığı arasında doğrudan bir ilişki yoktur. HIV enfeksiyonu olan kişilerde hastalığa neden olan kandidal suşlar, HIV negatif kişilerde kolonize olanlarla aynı görünmektedir ve çoğu insanda zamanla değişmez.Flukonazole in vitro dirençle ilişkili semptomatik orofaringeal kandidiyazis, ilerlemiş HIV hastalığı olan kişilerin %5'inde görülür.Azol antifungal ilaçlara direnç, şiddetli immün baskılama (CD4+ hücre sayısı 50 hücre/mikrolitre veya daha az), antifungal ilaçlarla tedavi edilen daha fazla epizot ve daha uzun sistemik azol tedavisi süresi ile ilişkilidir. prognoz

                              Çoğu insanda, tedavi edilmeyen kandidiyazis, ilgili risk faktörleri tedavi edilmedikçe veya ortadan kaldırılmadıkça aylarca veya yıllarca devam eder. Yenidoğanlarda, orofaringeal kandidiyazisin kendiliğinden iyileşmesi genellikle 3 ila 8 hafta sonra gerçekleşir. HIV seropozitif kişilerde oldukça aktif antiretroviral tedavi (HAART) rejimlerinde kullanılan proteaz inhibitörlerinin, Candida virülans faktörlerinin etkisini inhibe ederek Candida albicans'ın epitelyal hücrelere in vitro yapışmasını doğrudan azalttığı gösterilmiştir . müdahalenin amaçları

                              Orofarengeal kandidiyazın belirti ve semptomlarını gidermek için; bağışıklığı baskılanmış kişilerde nüksetmeyi önlemek veya geciktirmek; minimum yan etki ile ilaca bağlı direnci en aza indirmek için. Sonuçlar

                              Oral kandidiyazın önlenmesi: belirti ve semptomların puanlanmasına dayalı olarak ortaya çıkma veya nüks oranı. Tedavi başarısı: kür; klinik tedavi; oral kandidiyazis belirti ve semptomlarının çözümü. Birçok RKÇ, mikolojik kültürün sonuçlarını bildirir, ancak klinik ve mikolojik kültür bulguları arasındaki ilişki belirsiz olduğundan, mümkün olduğunda bu derleme bu ara sonuçları kullanmaz. Olumsuz etkiler Hangi tedavilerin antifungal ilaçlara direnç kazanma riskini azalttığı sorusu için, daha önce listelenen sonuçlar artı mortalite ve tedaviye ilaca bağlı direnç . Yöntemler

                              Klinik kanıtarama ve değerlendirme Temmuz 2013. Bu sistematik inceleme için çalışmaları belirlemek üzere aşağıdaki veritabanları kullanıldı: Medline 1966 - Temmuz 2013, Embase 1980 - Temmuz 2013 ve The Cochrane Database of Systematic Review 2013, sayı 2 (1966'dan yayın tarihine kadar). Etki İncelemelerinin Özetleri Veritabanında (DARE) ve Sağlık Teknolojisi Değerlendirmesi (HTA) veritabanında ek aramalar yapıldı. İncelemeye dahil edilen çalışmaların geri çekilmelerini de aradık. Bir bilgi uzmanı tarafından yürütülen ilk aramayla belirlenen başlıklar ve özetler, önce bir kanıt tarayıcı tarafından önceden tanımlanmış kriterlere göre değerlendirildi. Potansiyel olarak alakalı çalışmalar için tam metinler daha sonra bir kanıt analisti tarafından önceden tanımlanmış kriterlere göre değerlendirildi. Dahil edilmek üzere seçilen çalışmalar, bir uzman katılımcı ile tartışıldı. İncelemeyle ilgili tüm veriler daha sonra bir kanıt analisti tarafından çıkarıldı. Bu incelemeye dahil edilmek için çalışma tasarım kriterleri şunlardı: en az 25 katılımcılı açık çalışmalar dahil olmak üzere herhangi bir dilde yayınlanmış RKÇ'ler ve RKÇ'lerin sistematik incelemeleri. Dahil edilen çalışmalar için gereken minimum takip süresi yoktu ve katılımcıların maksimum %20'si takipte kaybetti (hiçbir minimum takip şartı olmayan HIV enfeksiyonu olan kişileri içeren çalışmalar hariç). Dahil edilen bir müdahalenin zararlarının değerlendirildiği RKÇ'leri ve RKÇ'lerin sistematik incelemelerini dahil ettik ve faydalar için uyguladığımız çalışma tasarım kriterlerinin aynısını dahil etme için uyguladık. Ayrıca, FDA, EMA ve MHRA gibi kuruluşlardan gelen zarar uyarılarını yakalamak için düzenli bir gözetim protokolü kullanıyoruz ve gerektiğinde incelemelere ekliyoruz. İncelemelerimizde sayısal verilerin okunabilirliğine yardımcı olmak için birçok yüzdeyi en yakın tam sayıya yuvarlarız. Okuyucular, yüzdeleri göreceli riskler (RR'ler) ve olasılık oranları (OR'ler) gibi özet istatistiklerle ilişkilendirirken bunun farkında olmalıdır. Bu incelemeye dahil edilen müdahaleler için kanıt kalitesinin GRADE değerlendirmesini yaptık (tabloya bakın). Kanıt kalitesinin kategorizasyonu (yüksek, orta, düşük veya çok düşük), tanımlanmış ilgi popülasyonlarımızda seçtiğimiz sonuçlar için mevcut olan kanıt kalitesini yansıtır. Bu sınıflandırmalar, herhangi bir bireysel çalışmanın genel metodolojik kalitesinin bir yansıması olmayabilir, çünkü Klinik Kanıt popülasyonu ve tercih edilen sonuç, herhangi bir bireysel çalışmada bildirilen toplam sonuçların ve dahil edilen popülasyonun yalnızca küçük bir alt kümesini temsil edebilir. GRADE değerlendirmesini nasıl yaptığımız ve kullandığımız puanlama sistemi hakkında daha fazla bilgi için lütfen web sitemize bakın (www.clinicalevidence.com). Masa

                              GRADE Candidiasis (orofaringeal) müdahalelerinin değerlendirilmesi.
                              Önemli sonuçlar Tedaviye ilaca bağlı direnç, Mortalite, Oral kandidozun önlenmesi, Tedavi başarısı
                              Çalışmalar (Katılımcılar) Sonuç Karşılaştırmak Kanıt türü Kalite Tutarlılık direktlik Etki boyutu SEVİYE Yorum
                              İmmünsüpresyona neden olan tedaviler alan erişkinlerde orofaringeal kandidiyazisi önlemeye ve tedavi etmeye yönelik müdahalelerin etkileri nelerdir?
                              7 (1153) Oral kandidiyazın önlenmesi Absorbe edilmiş antifungal ilaçlara karşı plasebo veya tedavi uygulanmaması 4 0 0 0 +1 Yüksek RR <0,5 için etki boyutu noktası eklendi
                              4 (292) Oral kandidiyazın önlenmesi Kısmen emilen antifungal ilaçlara karşı plasebo veya tedavi uygulanmaması 4 0 0 0 +2 Yüksek RR <0,2 için etki boyutu puanları eklendi
                              8 (382) Oral kandidiyazın önlenmesi Absorbe olmayan antifungal ilaçlara karşı plasebo veya tedavi uygulanmaması 4 0 –1 –1 0 Düşük RKÇ'ler arasındaki istatistiksel heterojenlik için tutarlılık noktası düşüldü. Ortak müdahalelerin kullanımı için düşülen doğrudanlık noktası
                              9 (2120) Oral kandidiyazın önlenmesi Emilmiş ve emilmemiş antifungal ilaçlar 4 –1 0 0 0 Ilıman Sonuçların eksik raporlanması nedeniyle kalite puanı düşüldü
                              2 (177) Oral kandidiyazın önlenmesi Karaciğer nakli olan kişilerde antifungal profilaksi 4 –2 0 –1 0 Çok düşük Seyrek veriler ve sonuçların eksik raporlanması için kalite puanları düşürüldü. Az sayıda karşılaştırıcı için düşülen doğrusallık noktası
                              2 (126'dan az) Oral kandidiyazın önlenmesi Kemik iliği nakli olan kişilerde plaseboya veya birbirine karşı farklı antifungal profilaksi türleri 4 –2 0 –1 0 Çok düşük Seyrek veriler ve sonuçların eksik raporlanması için kalite puanları düşürüldü. Bir RKÇ'de zayıf uyum nedeniyle doğrudanlık noktası düşüldü
                              1 (56) Tedavi başarısı Antifungal ilaçlara karşı plasebo 4 –1 0 –1 +1 Ilıman Seyrek veriler için kalite puanı düşülür. Sonucun belirsiz tanımı için doğrudanlık noktası düşüldü. RR >2 için efekt boyutu noktası eklendi
                              2 (334) Tedavi başarısı Aynı antifungal ilacın farklı dozları 4 –1 0 –1 0 Düşük Bazı denemelerdeki metodolojik zayıflıklar için kalite puanı düşüldü (yetersiz körleme ve tahsis gizleme). Sonucun belirsiz tanımı için doğrudanlık noktası düşüldü
                              3 (267) Tedavi başarısı Absorbe edilen antifungal ilaçlar birbirlerine karşı 4 0 0 –2 0 Düşük Sonucun belirsiz tanımı ve az sayıda karşılaştırıcı için düşülen doğrudanlık puanları
                              3 (207) Tedavi başarısı Emilmiş ve emilmemiş antifungal ilaçlar 4 0 –1 –1 0 Düşük Çalışmalar arasındaki heterojenlik için tutarlılık puanı düşüldü. Çocuklardan alınan verilerin dahil edilmesi için doğrudanlık puanı düşüldü
                              Bebeklerde ve çocuklarda orofaringeal kandidiyazı önleme ve tedavi etme girişimlerinin etkileri nelerdir?
                              2 (502) Oral kandidiyazın önlenmesi Oral nistatin veya amfoterisin B'ye karşı flukonazol 4 0 0 –2 0 Düşük Ön tedavi görmüş çocukların 1 RKÇ'ye ve açık etikete dahil edilmesi için doğrudanlık puanları düşüldü
                              3 (325) Tedavi başarısı Bağışıklığı yeterli olmayan çocuklarda antifungaller plaseboya veya birbirlerine karşı 4 0 0 –1 0 Ilıman 1 RKÇ'de düşük takip oranı için doğrudanlık puanı düşüldü
                              1 (182) Tedavi başarısı Bağışıklığı baskılanmış çocuklarda antifungaller plaseboya veya birbirlerine karşı 4 –1 0 –1 0 Düşük Seyrek veriler için kalite puanı düşülür. Az sayıda karşılaştırıcı için düşülen doğrusallık noktası
                              Protezli kişilerde orofaringeal kandidiyazisi önlemeye ve tedavi etmeye yönelik müdahalelerin etkileri nelerdir?
                              3 (120) Tedavi başarısı Protez stomatiti olan kişilerde antifungal tedavi ve plasebo 4 –1 0 –2 0 Çok düşük Seyrek veriler için kalite puanı düşülür. 1 RKÇ'de tanımlanmayan sonuçlar, 1 RKÇ'de bileşik ve 1 RKÇ'de temsili sonuç için doğrudanlık puanları düşüldü
                              2 (334) Tedavi başarısı Birbirine karşı farklı antifungal tedaviler 4 –1 0 -2 0 Çok düşük Sonuçların eksik raporlanması için kalite puanı düşülür. Protez takmayan popülasyonun dahil edilmesi için direktlik puanları düşüldü ve gruplar arasında istatistiksel analiz yapılmadı.
                              2 (74) Tedavi başarısı Antifungal ilaçların farklı uygulama şekilleri 4 –2 0 –1 0 Çok düşük Seyrek veriler ve sonuçların eksik raporlanması için kalite puanları düşülür. Belirsiz ve temsili sonuç (damak eritemi) için direktlik noktası düşüldü
                              4 (215) Tedavi başarısı Orofaringeal kandidiyazı tedavi etmek için protez hijyeni 4 –1 0 –1 0 Düşük Sonuçların eksik raporlanması için kalite puanı düşülür. 1 RKÇ'de eş müdahale (nistatin) kullanımı ve klinik olmayan sonuçlar için doğrudanlık noktası düşüldü
                              HIV enfeksiyonu olan kişilerde orofaringeal kandidiyazı önlemek ve tedavi etmek için yapılan müdahalelerin etkileri nelerdir?
                              5 (599) Oral kandidiyazın önlenmesi Flukonazol ve plasebo 4 0 0 0 0 Yüksek
                              4 (842) Oral kandidiyazın önlenmesi İtrakonazol ve plasebo 4 –1 0 0 0 Ilıman 1 RCT'nin erken sonlandırılması için kalite puanı düşürüldü
                              1 (128) Oral kandidiyazın önlenmesi Nistatin ve plasebo 4 –2 0 0 0 Düşük Seyrek veriler ve analizde aynı grupta 2 farklı dozun kombinasyonu için düşülen kalite puanları
                              1 (428) Oral kandidiyazın önlenmesi Flukonazol ve klotrimazol 4 0 0 –1 0 Ilıman Az sayıda karşılaştırıcı için düşülen doğrudanlık noktası
                              7 (1184) Tedavi başarısı Oral antifungal tedaviye karşı topikal antifungal tedavi 4 0 0 –1 0 Ilıman Bileşik sonucun dahil edilmesi için direktlik noktası düşüldü (aynı zamanda mikolojik tedavi dahil)
                              1 (476) Tedavi başarısı Birbirine karşı farklı topikal antifungal ilaçlar 4 0 0 -2 0 Düşük Yüksek takip kaybı (tedavinin sadece %82'si tamamlandı) ve az sayıda karşılaştırıcı için direktlik puanları düşüldü.
                              en az 4 (434) Tedavi başarısı Birbirine karşı farklı oral antifungaller 4 0 0 –1 0 Ilıman Karşılaştırmada müdahale aralığı için düşülen doğrudanlık noktası
                              2 (276) Tedavi başarısı Aynı oral antifungal ilacın farklı dozları 4 –1 0 –1 0 Düşük 1 RKÇ'de körleme olmadığı için kalite puanı düşüldü. Yüksek oranda seçilmiş popülasyon için doğrudanlık noktası düşüldü (en büyük RKÇ'de HAART kullanılarak >%35)
                              Hangi antifungal rejimler, antifungal ilaçlara direnç geliştirme riskini azaltır?
                              1 (829) Ölüm oranı Aralıklı antifungal tedavi ve sürekli antifungal profilaksi 4 0 0 –2 0 Düşük Yüksek oranda seçilmiş nüfus (HAART alan kişilerin çoğunluğu) ve düşük tedavi tamamlama oranları için düşülen doğrudanlık puanları
                              2 (897) Tedaviye ilaca bağlı direnç Aralıklı antifungal tedavi ve sürekli antifungal profilaksi 4 0 0 –2 0 Düşük Yüksek oranda seçilmiş nüfus (HAART alan kişilerin çoğunluğu) ve düşük tedavi tamamlama oranları için düşülen doğrudanlık puanları
                              2 (891) Oral kandidiyazın önlenmesi Aralıklı antifungal tedavi ve sürekli antifungal profilaksi 4 0 –1 –2 0 Çok düşük RKÇ'ler arasındaki heterojenlik için tutarlılık noktası düşüldü. Yüksek oranda seçilmiş nüfus (HAART alan kişilerin çoğunluğu) ve düşük tedavi tamamlama oranları için düşülen doğrudanlık puanları
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Başlangıçta RCT'lerden elde edilen kanıtlara 4 puan ve gözlemsel çalışmalardan elde edilen kanıtlara 2 puan ayırdık. Belirli bir karşılaştırma için nihai GRADE puanına ulaşmak için, kalite, doğrudanlık, tutarlılık ve etki boyutu kategorileriyle ilgili önceden belirlenmiş kriterlere dayalı olarak bu ilk puandan puanlar çıkarılır veya eklenir. Kalite: Metodolojik titizliği etkileyen konulara dayalıdır (örneğin, sonuçların eksik raporlanması, yarı rastgeleleştirme, seyrek veriler [analizde <200 kişi]). Tutarlılık: Çalışmalar arasındaki sonuçların benzerliğine dayalıdır. Doğrudanlık: popülasyonun veya sonuçların genellenebilirliğine dayalıdır. Etki büyüklüğü: göreli risk, olasılık oranı veya tehlike oranı gibi istatistiklerle ölçülen etkinin büyüklüğüne dayalıdır.

                              Git: Sözlük

                              Yüksek kaliteli kanıt Daha fazla araştırmanın, etki tahminine olan güvenimizi değiştirmesi pek olası değildir.
                              Yüksek düzeyde aktif antiretroviral tedavi (HAART) HIV replikasyonunun maksimum baskılanmasını sağlamak için kullanılan kombinasyon ilaç tedavisi.
                              Düşük kaliteli kanıt Daha fazla araştırmanın, etki tahminine olan güvenimiz üzerinde önemli bir etkiye sahip olması ve tahmini değiştirmesi muhtemeldir.
                              Orta kalitede kanıt Daha fazla araştırmanın etki tahminine olan güvenimiz üzerinde önemli bir etkisi olması muhtemeldir ve tahmini değiştirebilir.
                              Çok düşük kaliteli kanıt Herhangi bir etki tahmini çok belirsizdir.
                              Git: notlar

                              Git: Feragatname

                              Bu yayında yer alan bilgiler tıp uzmanlarına yöneliktir. Clinical Evidence'ta sunulan kategoriler, yayınlanmadan önce katkıda bulunanlarımızın kullanabileceği kanıtların gücü ve fayda ve zararların ilgili önemi hakkında bir yargıya işaret eder. Sunulan bilgilerin doğruluğunu teyit etmek ve kabul edilen uygulamaları açıklamaya bağlı kalmak için katkıda bulunanlarımıza güveniyoruz. Okuyucular, alandaki profesyonellerin farklı görüşlere sahip olabileceğinin farkında olmalıdır. Bu ve tıbbi araştırmalardaki düzenli ilerlemeler nedeniyle, okuyucuların üreticinin rehberliği de dahil olmak üzere belirli tedavileri ve ilaçları bağımsız olarak doğrulamasını şiddetle tavsiye ediyoruz. Ayrıca kategoriler, belirli bir tedavinin genel olarak uygun olup olmadığını veya belirli bir birey için uygun olup olmadığını göstermez. Sonuç olarak, hastalarına uygun tavsiyelerde bulunmak ve onları tedavi etmek için kendi profesyonel kararlarını vermek okuyucuların sorumluluğundadır. Yasaların izin verdiği azami ölçüde, BMJ Publishing Group Limited ve editörleri, ister doğrudan ister dolaylı olsun, herhangi bir kişiye veya mülke (sözleşme kapsamında, ihmal, ürün sorumluluğu veya başka türlü dahil olmak üzere) verilen herhangi bir kayıp, yaralanma veya hasardan sorumlu değildir. Bu yayındaki bilgilerin uygulanmasından kaynaklanan özel, tesadüfi veya sonuçsal.

                              Git: Referanslar

                              1. Ellepola ANB, Samaranayake LP. Oral kandidozda antimikotik ajanlar: genel bakış: 1. Klinik varyantlar. Dent Güncellemesi 2000;27:111–116. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              2. Coogan MM, Greenspan J, Challacombe SJ. İnsan immün yetmezlik virüsü ile enfeksiyonda oral lezyonlar. Bull World Health Organ 2005;83:700–706. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              3. Webb BC, Thomas CJ, Willcox MD, ve ark. Candida ile ilişkili protez stomatiti. Etiyoloji ve yönetim: bir gözden geçirme. Bölüm 3. Oral kandidoz tedavisi. Aust Dent J 1998;43:244–249. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              4. Liu X, Liu H, Guo Z ve diğerleri. Çin'de HIV pozitif hastalarda asemptomatik oral kandidal taşıyıcılık, oral kandidiyaz ve CD4 lenfosit sayısı ilişkisi. Oral Dis 2006;12:41–44. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              5. Ninane JA. Hematolojik veya onkolojik maligniteleri olan çocuklarda mantar enfeksiyonunun önlenmesinde oral polienlere karşı flukonazolün çok merkezli çalışması. Çok merkezli çalışma grubu. Eur J Clin Microbiol Infect Dis 1994;13:330–337. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              6. Lalla RV, Latortue MC, Hong CH, et al. Kanser tedavisi alan hastalarda oral mantar enfeksiyonlarının sistematik bir incelemesi. Destek Bakım Kanseri 2010;18:985–992. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              7. Philips P, Zemcov J, Mahmood W ve ark. AIDS'te flukonazol dirençli orofaringeal kandidiyazis için itrakonazol siklodekstrin çözeltisi: klinik yanıtın in vitro duyarlılıkla korelasyonu. AIDS 1996;10:1369–1376. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              8. Wilson J. Protez stomatitinin etiyolojisi, teşhisi ve tedavisi. Br Dent J 1998;185:380–384. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              9. Soysa NS, Ellepola AN. Sigara/tütün içmenin oral kandidoza etkisi: genel bir bakış. Oral Dis 2005;11:268–273. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              10. Slavinsky J 3rd, Myers T, Swoboda RK, et al. Orofaringeal kandidiyazlı HIV pozitif sigara içenlerin tükürüğündeki Th1/Th2 sitokin profilleri. Oral Microbiol Immunol 2002;17:38–43. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              11. Rex JH, Rinaldi MG, Pfaller MA. Candida türlerinin flukonazole direnci . Antimikrob Ajanlar Chemother 1995;39:1–8. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              12. Maenza JR, Keruly JC, Moore RD, et al. İnsan immün yetmezlik virüsü ile enfekte hastalarda flukonazole dirençli kandidiyazis için risk faktörleri. J Infect Dis 1996;173:219–225. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              13. Bectic J, Lell CP, Fuchs A, et al. HIV proteaz inhibitörleri, Candida albicans'ın in vitro olarak epitel hücrelerine yapışmasını azaltır. FEMS Immunol Med Microbiol 2001;31:65–71. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              14. Clarkson JE, Worthington HV, Eden OB. Tedavi gören kanserli hastalarda oral kandidozun önlenmesine yönelik müdahaleler. In: The Cochrane Library, Sayı 3, 2013. Chichester, Birleşik Krallık: John Wiley & Sons, Ltd. Arama tarihi 2009. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              15. Lass-Florl C, Gunsilius E, Gastl G, et al. Nötropenik hastalarda mantar kolonizasyonu: itrakonazol solüsyonu ile amfoterisin B solüsyonunu karşılaştıran randomize bir çalışma. Ann Hematol 2003;82:565–569. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              16. Lumbreras C, Cuervas-Mons V, Jara P, et al. Karaciğer transplantasyonunu takiben Candida enfeksiyonunun profilaksisi için flukonazole karşı nistatinin randomize denemesi . J Infect Dis 1996;174:583–588. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              17. Ruskin JD, Wood RP, Bailey MR, et al. Ortotopik karaciğer nakli hastalarında orofaringeal kandidiyazis profilaksisi için oral klotrimazol ve nistatinin karşılaştırmalı denemesi. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1992;74:567–571. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              18. Epstein JB, Vickars L, Spinelli J ve ark. Lösemi ve kemik iliği transplantasyonunda oral komplikasyonların önlenmesinde klorheksidin ve nistatin durulamalarının etkinliği. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1992;73:682–689. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              19. Epstein JB, Truelove EL, Hanson-Huggins K ve ark. Hematopoietik hücre nakli hastalarında topikal polien antifungaller: tolere edilebilirlik ve etkinlik. Destek Bakımı Kanser 2004;12:517–525. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              20. Cruciani M, Mengoli C, Malena M, et al. Karaciğer nakli hastalarında antifungal profilaksi: sistematik bir gözden geçirme ve meta-analiz. Karaciğer Nakli 2006;12:850–858. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              21. Worthington HV, Clarkson JE, Khalid T, et al. Tedavi gören kanser hastalarında oral kandidoz tedavisine yönelik müdahaleler. In: The Cochrane Library, Sayı 3, 2013. Chichester, BK: John Wiley & Sons, Ltd. Arama tarihi 2010. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              22. Flynn PM, Cunningham CK, Kerkering T, et al. Bağışıklığı baskılanmış çocuklarda orofaringeal kandidiyaz: nistatine karşı oral olarak uygulanan flukonazol süspansiyonunun randomize, çok merkezli bir çalışması. Çok Merkezli Flukonazol Çalışma Grubu. J Pediatr 1995;127:322–328. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              23. Groll AH, Just-Nuebling G, Kurz M, et al. Kanser için remisyon indüksiyonu veya konsolidasyon kemoterapisi alan çocuk ve ergenlerde Candida enfeksiyonlarının önlenmesinde flukonazole karşı nistatin . J Antimicrob Chemother 1997;40:855–862. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              24. Hoppe J. İmmünokompetan bebeklerde orofaringeal kandidiyaz tedavisi: mikonazol jele karşı nistatin süspansiyonunun randomize çok merkezli bir çalışması. Pediatr Infect Dis J 1997;16:288–293. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              25. Hoppe JE, Hahn H. Bebeklerde oral pamukçuk tedavisi için iki nistatin oral jel ile mikonazol oral jelin randomize karşılaştırması. Antimikotik Çalışma Grubu. Enfeksiyon 1996;24:136–139. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              26. Goins RA, Ascher D, Waecker N, et al. Bebeklerde oral kandidiyaz tedavisi için flukonazol ve nistatin oral süspansiyonlarının karşılaştırılması. Pediatr Infect Dis J 2002;21:1165–1167. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              27. Naim RI. Protezle ilişkili kandidiyazis tedavisinde nistatin ve amfoterisin B. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1975;40:68–75. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              28. Konsberg R, Axell T. Candida ile enfekte protez stomatitinin mikonazol lak ile tedavisi . Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1994;78:306–311. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              29. Budtz-Jorgensen E, Holmstrup P, Krogh P. Candida ile ilişkili protez stomatitinin tedavisinde flukonazol . Antimikrob Ajanlar Chemother 1988;32:1859–1863. [ Ücretsiz PMC makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              30. Bissell V, Felix DH, Wray D. Protez stomatitinin tedavisinde flukonazol ve amfoterisin B'nin karşılaştırmalı denemesi. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1993;76:35–39. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              31. Taillandier J, Esnault Y, Alemanni M; Çok Merkezli Çalışma Grubu. Orofarengeal kandidozlu yaşlı hastalarda flukonazol oral süspansiyon ile amfoterisin B oral süspansiyonun karşılaştırılması. Yaşlanma 2000;29:117–123. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              32. Budtz-Jorgensen E, Carlino P. Candida ile ilişkili protez stomatitinin tedavisinde bir mikonazol lak . Mikozlar 1994;37:131–135. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              33. Parvinen T, Kokko J, Yli-Urpo A. Protez stomatitinin tedavisinde jel ile mikonazol cila karşılaştırması. Tarama J Dent Res 1994;102:361–366. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              34. de-Souza RF, de-Freitas-Oliveria-Paranhos H, Lovato-da-Silva CH, et al. Yetişkinlerde takma dişlerin temizlenmesine yönelik müdahaleler. In: The Cochrane Library, Sayı 3, 2013. Chichester, Birleşik Krallık: John Wiley & Sons, Ltd. [ Google Scholar ]
                              35. Mahonen K, Virtanen K, Larmas M. Protez dezenfeksiyonunun tükürük mikrobiyal seviyeleri üzerindeki etkisi. J Oral Rehabil 1998;25:304–310. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              36. DePaola LG, Minah GE, Elias SA ve ark. Protez stomatitini azaltmak için tedavi rejimlerinin klinik ve mikrobiyal değerlendirmesi. Int J Prosthodont 1990;3:369–374. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              37. Banting DW, Hill SA. Oral kandidiyaz tedavisi için takma dişlerin mikrodalga dezenfeksiyonu. Özel Bakım Diş Hekimi 2001;21:4–8. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              38. Neppelenbroek KH, Pavarina AC, Palomari Spolidorio DM, et al. Candida ile ilişkili protez stomatitinin tedavisinde tam protezlerin mikrodalga dezenfeksiyonunun etkinliği . J Oral Rehabil 2008;35:836–846. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              39. Sakki TK, Knuuttila ML, Laara E ve ark. Mayaların ve protez stomatitinin davranışsal ve biyolojik faktörlerle ilişkisi. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod 1997;84:624–629. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              40. Fenlon MR, Şerif M, Walter JD. Tam protez kullananlarda protezle ilişkili stomatit varlığı ile ilişkili faktörler: bir ön araştırma. Eur J Prosthodont Restor Dent 1998;6:145–147. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              41. Pienaar ED, Young T, Holmes H. Yetişkinlerde ve çocuklarda HIV enfeksiyonu ile ilişkili orofaringeal kandidiyazisin önlenmesi ve tedavisine yönelik müdahaleler. In: The Cochrane Library, Sayı 3, 2013. Chichester, Birleşik Krallık: John Wiley & Sons, Ltd. [ PMC ücretsiz makalesi ] [ PubMed ] [ Google Scholar ]
                              42. Stevens DA, Greene SI, Lang OS. Edinilmiş immün yetmezlik sendromu ve edinilmiş immün yetmezlik sendromu ile ilişkili kompleksi olan hastalarda pamukçuk önlenebilir. Günlük 100 mg oral flukonazolün randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışması. Arch Intern Med 1991;151:2458–2464. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              43. Pagani JL, Chave JP, Casjka C, et al. Orofarengeal kandidiyazın sekonder önlenmesi için flukonazol ile tedavi edilen HIV pozitif hastalarda etkinlik, tolere edilebilirlik ve direnç gelişimi: randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma. J Antimicrob Chemother 2002;50:231–240. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              44. Smith D, Midgley J, Gazzard B. HIV enfeksiyonu olan hastalarda oral veya özofageal kandidozun tedavisi ve önlenmesinde plaseboya karşı itrakonazol ile ilgili randomize, çift kör bir çalışma. Int J Clin Pract 1999;53:349–352. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              45. Smith DE, Bell J, Johnson M, et al. HIV enfeksiyonu olan immün yetmezlikli hastalarda derin mantar enfeksiyonlarının önlenmesi için itrakonazol kapsüllerinin randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışması. HIV Med 2001;2:78–83. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              46. ​​Chariyalertsak S, Supparatpinyo K, Sirisanthana T, et al. Tayland'da ilerlemiş insan immün yetmezlik virüsü enfeksiyonu olan hastalarda sistemik mantar enfeksiyonları için birincil profilaksi olarak kontrollü bir itrakonazol denemesi. Clin Infect Dis 2002;34:277–284. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              47. Powderly WG, Finklestein DM, Feinberg J, et al. İlerlemiş insan immün yetmezlik virüsü enfeksiyonu olan hastalarda mantar enfeksiyonunun önlenmesi için flukonazol ile klotrimazol haplarını karşılaştıran randomize bir çalışma. N Engl J Med 1995;332:700–705. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              48. Just-Nubling G, Gentschew G, Meissner K, et al. HIV pozitif hastalarda tekrarlayan oral kandidozun flukonazol profilaksisi. Eur J Clin Microbiol Infect Dis 1991;10:917–921. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              49. Schuman P, Capps L, Peng G ve ark. HIV enfeksiyonu olan kadınlarda mukozal kandidozun önlenmesi için haftalık flukonazol. Randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma. AIDS ile ilgili klinik araştırmalar için Terry Beirn topluluk programları. Ann Intern Med 1997;126:689–696. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              50. Vazquez JA, Patton LL, Epstein JB ve ark. Orofaringeal kandidiyazis tedavisi için mikonazol bukkal tablet ve klotrimazol haplarının randomize, karşılaştırmalı, çift kör, çift kukla, çok merkezli denemesi: mikonazol lauriad etkinlik ve güvenlik çalışması (SMiLES). HIV Clin Denemeleri 2010;11:186–196. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              51. Hamza OJ, Matee MI, Bruggemann RJ, et al. HIV ile enfekte hastalarda orofaringeal kandidiyazis için standart 2 haftalık tedaviye karşı tek doz flukonazol: randomize, çift kör, çift kukla bir çalışma. Clin Infect Dis 2008;47:1270–1276. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              52. Pons V, Greenspan D, Lozada-Nur F, et al. AIDS'li hastalarda orofaringeal kandidiyazis: flukonazol ile nistatin oral süspansiyonlarının randomize karşılaştırması. Clin Infect Dis 1997;24:1204–1207. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              53. Van Roey J, Haxaire M, Kamya M, et al. Orofaringeal kandidiyazlı HIV pozitif hastalarda mikonazol nitrat içeren yavaş salınan mukoadhezif bukkal tablet ile topikal tedavinin karşılaştırmalı etkinliği. J Acquir Immune Defic Syndr 2004;35:144–150. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              54. Graybill JR, Vazquez J, Darouiche RO, et al. HIV/AIDS hastalarında orofaringeal kandidiyaz için itrakonazol oral solüsyonunun randomize denemesi. Am J Med 1998;104:33–39. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              55. Phillips P, De Beule K, Frechette G ve ark. AIDS'li hastalarda orofaringeal kandidiyaz tedavisi için itrakonazol oral solüsyon ve flukonazol kapsüllerin çift-kör karşılaştırması. Clin Infect Dis 1998;26:1368–1373. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              56. Murray PA, Koletar SL, Mallegol I, et al. İmmün sistemi baskılanmış hastalarda orofaringeal kandidiyazis tedavisi için klotrimazol haplarına karşı itrakonazol oral solüsyon. Clin Ther 1997;19:471–480. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              57. Linpiyawan R, Jittreprasert K, Sivayathorn A. Klinik çalışma: AIDS hastalarında oral kandidoz tedavisinde klotrimazol troche ve itrakonazol oral solüsyon. Int J Dermatol 2000;39:859–861. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              58. Vazquez JA, Skiest DJ, Nieto L, et al. HIV/AIDS'li kişilerde orofaringeal kandidiyazın tedavisi için posakonazol ile flukonazolü değerlendiren çok merkezli, randomize bir çalışma. Clin Infect Dis 2006;42:1179–1186. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              59. Goldman M, Cloud GA, Wade KD, et al. İlerlemiş HIV enfeksiyonu ve orofaringeal kandidiyazis öyküsü olan hastalarda sürekli ve epizodik tedavide flukonazol kullanımına ilişkin randomize bir çalışma: AIDS Clinical Trials Group Study 323/Mycoses Study Group Study 40. Clin Infect Dis 2005;41: 1473–1480 . [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              60. Revankar SG, Kirkpatrick WR, McAtee RK, et al. HIV ile enfekte hastalarda orofaringeal kandidiyazis için flukonazol ile sürekli veya aralıklı tedavinin randomize bir denemesi: klinik sonuçlar ve flukonazol direncinin gelişimi. Am J Med 1998;105:7–11. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              61. Ulusal Klinik Laboratuvar Standartları Komitesi. Mayaların et suyu dilüsyon antifungal duyarlılık testi için referans yöntemi. Onaylı standart belge M27-A. Wayne, PA: NCCLS;1997. [ Google Akademik ]
                              62. Cauda R, Tacconelli E, Tumbarello M, et al. HIV enfeksiyonlu hastalarda tekrarlayan oral kandidozun önlenmesinde proteaz inhibitörlerinin rolü: ileriye dönük bir vaka kontrol çalışması. J Acquir Immune Defic Syndr 1999;21:20–25. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              63. Bozzette SA. HIV hastalığında flukonazol profilaksisi, yeniden gözden geçirildi. Clin Infect Dis 2005;41:1481–1482. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
                              2013; 2013: 1304.
                              22 Kasım 2013 tarihinde çevrimiçi yayınlandı. Kemoterapi ve/veya radyoterapi alan kanserli erişkinlerde antifungal profilaksi

                              Telif Hakkı ve Lisans Bilgileri Sorumluluk Reddi
                              Git: Özet

                              Kanser tedavisini takiben immün sistemi baskılanmış kişilerde, emilen (ketokonazol, itrakonazol veya flukonazol) veya kısmen emilen antifungal ilaçlar (mikonazol, klotrimazol), plasebo veya emilmeyen antifungal ilaçlara kıyasla orofaringeal kandidiyazisi önler.

                              Absorbe olmayan antifungal ilaçlar (nistatin veya amfoterisin B), kandidiyazı önlemede plasebodan daha etkili olmayabilir.

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine, zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine ve mantar enfeksiyonlarını tedavi etmede yararlarının risklerden daha fazla olmadığına dair uyarılar yapılmıştır. Bazı ülkelerde askıya alınmış ve diğerlerinde kullanımına kısıtlamalar getirilmiştir.

                              Git: Faydalar ve zararlar

                              Absorbe edilmiş antifungal ilaçlara karşı plasebo veya tedavi uygulanmamasına karşı:

                              Antifungal ilaçları gastrointestinal absorpsiyon özelliklerine göre şu şekilde gruplandıran bir sistematik inceleme (arama tarihi 2009, 28 RKÇ, 4226 kişi) bulduk: emilen ilaçlar (ketokonazol, itrakonazol veya flukonazol), kısmen emilen ilaçlar (mikonazol, klotrimazol) ve olmayanlar. emilen ilaçlar (nistatin, amfoterisin B).

                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Plasebo veya tedavi verilmemesine kıyasla Absorbe antifungal ilaçlar (ketokonazol, itrakonazol, flukonazol), kanser için kemoterapi veya radyoterapi alan kişilerde 2 ila 10 haftada oral kandidiyazis gelişen kişilerin oranını azaltmada daha etkilidir (yüksek kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın önlenmesi
                              Sistematik inceleme 1153 kişi kanser için kemoterapi veya radyoterapi görüyor
                              Bu analizde 7 RKÇ
                              Oral kandidiyazis 2 ila 10 hafta
                              Absorbe edilmiş antifungal ilaçlarla (ketokonazol, itrakonazol veya flukonazol) 39/575 (%7)
                              Plasebo ile 81/578 (%14)
                              RR 0,47
                              %95 GA 0,29 - 0,78
                              orta efekt boyutu absorbe edilmiş antifungal ilaçlar (ketokonazol, itrakonazol veya flukonazol)
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Yan etkiler
                              Sistematik inceleme 871 kişi kanser için kemoterapi veya radyoterapi görüyor
                              Bu analizde 3 RKÇ
                              Absorbe edilmiş
                              antifungal ilaçlarla (ketokonazol, itrakonazol veya flukonazol) 62/437 (%14)
                              plasebo ile 52/434 (%12)
                              RR 1,18
                              %95 GA 0,84 - 1,67
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç Kısmen absorbe edilmiş antifungal ilaçlara karşı plasebo veya tedavi uygulanmamasına karşı:

                              Bir sistematik inceleme bulduk (arama tarihi 2009, 28 RKÇ, kanser için kemoterapi veya radyoterapi alan 4226 kişi).

                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Plasebo veya hiç tedavi ile karşılaştırıldığında Kısmen absorbe edilen antifungal ilaçlar (mikonazol, klotrimazol), kanser için kemoterapi veya radyoterapi alan kişilerde 3 ila 8 haftada oral kandidiyazis gelişen kişilerin oranını azaltmada daha etkilidir ( yüksek kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın önlenmesi
                              Sistematik inceleme 292 kişi kanser için kemoterapi veya radyoterapi görüyor
                              Bu analizde 4 RKÇ
                              Oral kandidiyazis 3 ila 8 hafta
                              7/147 (%5) kısmen absorbe edilmiş antifungal ilaçlarla (mikonazol veya klotrimazol)
                              53/145 (%37) plasebo ile veya tedavisiz
                              RR 0,13
                              %95 GA 0,06 - 0,46
                              Büyük efekt boyutu kısmen absorbe edilmiş antifungal ilaçlar (mikonazol veya klotrimazol)
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Absorbe olmayan antifungal ilaçlara karşı plasebo veya tedavi uygulanmaması:

                              Bir sistematik inceleme bulduk (arama tarihi 2009, 28 RKÇ, kanser için kemoterapi veya radyoterapi alan 4226 kişi).

                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Plasebo veya tedavi görmeme ile karşılaştırıldığında Absorbe olmayan antifungal ilaçların, kanser için kemoterapi veya radyoterapi alan kişilerde 3 ila 52. haftalarda oral kandidiyazis gelişen kişilerin oranını azaltmada daha etkili olup olmadığını bilmiyoruz ( düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın önlenmesi
                              Sistematik inceleme 382 kişi kanser için kemoterapi veya radyoterapi görüyor
                              Bu analizde 8 RKÇ
                              Oral kandidiyazis 3 ila 52 hafta
                              85/216 (%39) absorbe olmayan antifungal ilaçlarla
                              101/166 (%61) plasebo ile veya tedavisiz
                              RR 0,68
                              %95 GA 0,46 - 1,02
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Emilmiş ve emilmemiş antifungal ilaçlar:

                              Absorbe edilen antifungal ilaçları (ketokonazol, itrakonazol veya flukonazol) absorbe olmayan antifungal ilaçlarla (tek başına nistatin, tek başına amfoterisin B veya amfoterisin) karşılaştıran bir sistematik derleme (arama tarihi 2009, 28 RKÇ, kanser için kemoterapi veya radyoterapi alan 4226 kişi) bulduk. B artı nistatin),ve itrakonazol çözeltisini (günde iki kez 5 mg/kg) emilmeyen amfoterisin B çözeltisiyle (günde üç kez 1000 mg) karşılaştıran müteakip bir RKÇ (hematolojik maligniteleri ve nötropenisi olan 106 yetişkin).

                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Absorbe olmayan antifungal ilaçlarla karşılaştırıldığında emilen Absorbe edilmiş antifungal ilaçlar (ketokonazol, itrakonazol, flukonazol), oral kandidiyazis gelişen kişilerin oranını %3 oranında azaltmada emilmeyen antifungal ilaçlardan (nistatin, amfoterisin B, amfoterisin B artı nistatin) daha etkili görünmektedir. ila 12 hafta ( orta kalitede kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın önlenmesi
                              Sistematik inceleme 2014 kişi kanser için kemoterapi veya radyoterapi görüyor
                              8 RKÇ bu analizde
                              Oral kandidiyazis 3 ila 12 hafta
                              30/1059 (%3) absorbe edilmiş antifungal ilaçlarla (ketokonazol, itrakonazol veya flukonazol)
                              81/1044 (%8) absorbe edilmemiş antifungal ilaçlarla (tek başına nistatin, tek başına amfoterisin B veya amfoterisin B artı nistatin)
                              RR 0,40
                              %95 GA 0,21 ila 0,76
                              RKÇ'ler arasında anlamlı istatistiksel heterojenlik; tüm ayrıntılar için çalışmalar hakkında daha fazla bilgiye bakın
                              orta efekt boyutu absorbe edilmiş antifungal ilaçlar (ketokonazol, itrakonazol veya flukonazol)
                              RCT Hematolojik maligniteleri ve nötropenisi olan 106 yetişkin Nötropeni düzelene kadar verilen orofarenks tedavilerinde Candida
                              kolonizasyon oranı itrakonazol solüsyonu (5 mg/kg günde iki kez) ile %20
                              Absorbe edilmemiş amfoterisin B solüsyonu (günde üç kez 1000 mg) ile %41
                              Mutlak sayılar bildirilmemiştir
                              P <0.05 Etki boyutu hesaplanmadı itrakonazol çözeltisi
                              RCT Hematolojik maligniteleri ve nötropenisi olan 106 yetişkin Nötropeni düzelene kadar verilen pozitif kültür tedavileriyle klinik orofarengeal kandidiyazis
                              %2 itrakonazol solüsyonu (5 mg/kg günde iki kez)
                              %8 emilmemiş amfoterisin B solüsyonu (günde üç kez 1000 mg) ile
                              Mutlak sayılar bildirilmemiştir
                              Önem değerlendirilmedi
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Yan etkiler
                              Sistematik inceleme Bu analizde kanser için kemoterapi veya radyoterapi alan 2018 kişi 6 RKÇ Advers etkiler
                              67/1011 (%6,6) absorbe edilmiş antifungal ilaçlarla (ketokonazol, itrakonazol veya flukonazol)
                              67/1007 (%6,7) absorbe edilmemiş antifungal ilaçlarla (yalnızca nistatin, tek başına amfoterisin B veya amfoterisin B artı nistatin)
                              RR 0,88
                              %95 GA 0,33 - 2,30
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Çalışmalar hakkında daha fazla bilgi

                              Absorbe olmayan antifungal ilaçların plasebo veya tedavi uygulanmamasına karşı karşılaştırılması için gözden geçirme, değerlendirilen çok çeşitli ilaçlar ve kombinasyonlar nedeniyle dahil edilen RKÇ'lerde önemli heterojenlik bulmuştur (P <0.001). Tüm karşılaştırmalar için, incelemedeki 28 çalışmanın 13'ünde yan etkiler belgelendi ve %0 ile %18 arasında değişiyordu. Bununla birlikte, RKÇ'ler tarafından olumsuz etkilerin doğası ve ciddiyeti hakkında çok az veri rapor edilmiştir. İncelemeye dahil edilen RKÇ'lerin hiçbiri, antifungal profilaksi alan kişilerde genel refah veya yaşam kalitesi hakkında bilgi vermedi. Kısmen absorbe edilen antifungal ilaçların plasebo veya tedavi uygulanmamasına karşı karşılaştırılması için, gözden geçirme tarafından belirlenen RKÇ'lerden ikisi (60 kişi) tedaviyle ilgili hiçbir yan etki bildirmedi. Absorbe olmayan antifungal ilaçlar ile plasebo veya tedavi görmeme karşılaştırması için,

                              İtrakonazol solüsyonu ile emilmemiş amfoterisin B solüsyonunu karşılaştıran RKÇ, bir güç hesaplamasının her grupta 80 kişiye ihtiyaç duyulacağını öne sürdüğünü bildirdi. Ancak, RCT bu işe alım hedefini karşılamadı.

                              Git: Yorum

                              Amfoterisin B'nin topikal preparatları artık İngiltere'de mevcut değildir. İlaç güvenliği uyarısı: oral ketokonazol (Temmuz 2013)

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine ve zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine dair ilaç güvenliği uyarıları yapılmıştır. Temmuz 2013'te, Avrupa İlaç Ajansı'nın (EMA) Beşeri Tıbbi Ürünler Komitesi, tedavinin yararları artık risklerinden daha ağır basmadığı için oral ketokonazolün mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılmamasını tavsiye etti (www.ema.europa. ab/ema). EMA, oral ketokonazol içeren ilaçların pazarlama izinlerinin Avrupa Birliği genelinde askıya alınmasını tavsiye etti. Bu tavsiye üzerine nihai karar bekleniyor. Bu öneri ketokonazolün topikal formülasyonları (örn. ketokonazol içeren şampuanlar) için geçerli değildir. Oral ketokonazol bazı ülkelerde bulunmayabilir veya kısıtlanabilir. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), oral ketokonazolün herhangi bir mantar enfeksiyonu için birinci basamak tedavi olmamasını ve yalnızca alternatif tedavilerin mevcut olmadığı veya tolere edilemediği ve potansiyel faydaların olduğu, hayatı tehdit eden bazı mantar enfeksiyonlarında kullanılması gerektiğini önermektedir. tedavinin risklerinden ağır basar. Karaciğer hastalığı olan kişilerde kullanımı kontrendikedir (www.fda.gov).

                              Git: Önemli değişiklikler

                              Yeni kanıt yok
                              2013; 2013: 1304.
                              22 Kasım 2013 tarihinde çevrimiçi yayınlandı. Doku nakli olan erişkinlerde antifungal profilaksi

                              Telif Hakkı ve Lisans Bilgileri Sorumluluk Reddi
                              Git: Özet

                              Birkaç çalışma bulduğumuz için, doku nakli olan erişkinlerde antifungal profilaksinin etkili olup olmadığını bilmiyoruz.

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine, zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine ve mantar enfeksiyonlarını tedavi etmede yararlarının risklerden daha fazla olmadığına dair uyarılar yapılmıştır. Bazı ülkelerde askıya alındı ​​ve diğerlerinde kullanımına kısıtlamalar getirildi.

                              Git: Faydalar ve zararlar

                              Karaciğer nakli olan kişilerde antifungal profilaksi:

                              Karaciğer nakli olan kişilerde özellikle orofaringeal kandidiyazın önlenmesi veya tedavisi için antifungal profilaksi hakkında sistematik bir inceleme bulamadık. Farklı antifungal ilaçların orofaringeal kandidiyazı önleme yeteneklerini karşılaştıran, karaciğer nakli olan kişilerde iki küçük RKÇ bulduk.

                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Karaciğer nakli olan hastalarda plasebo veya birbirleriyle karşılaştırıldığında farklı antifungal profilaksi türlerinin karşılaştırılması Karaciğer nakli olan kişilerde oral kandidiyazı önlemede farklı antifungal profilaksi rejimlerinin etkinliklerinde farklılık olup olmadığını bilmiyoruz ( çok düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın önlenmesi
                              RCT 143 kişi karaciğer nakli oldu Orofarengeal kandidiyazis 28 gün
                              8/76 (%11) ile flukonazol
                              14/67 (%21) nistatin ile
                              Önem değerlendirilmedi
                              RCT, gruplar arasında klinik olarak önemli bir farkı saptama gücünden yoksun olabilir.
                              RCT 34 kişi karaciğer nakli olacak Nakil sonrası hastanede kalış sırasında orofaringeal kandidiyazis
                              1/17 (%6) klotrimazol ile
                              1/17 (%6) nistatin ile
                              Önem değerlendirilmedi
                              RCT, gruplar arasında klinik olarak önemli bir farkı saptama gücünden yoksun olabilir.
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Kemik iliği nakli olan kişilerde plaseboya veya birbirine karşı farklı antifungal profilaksi türleri:

                              Sistematik inceleme bulamadık. Kemik iliği nakli almış nötropenili kişilerde iki RKÇ bulduk.

                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Kemik iliği nakli olan kişilerde plasebo veya birbirleriyle karşılaştırıldığında farklı antifungal profilaksi türlerinin karşılaştırılması Farklı antifungal profilaksi rejimlerinin oral kandidiyazı önlemedeki etkinliklerinde farklılık olup olmadığını bilmiyoruz ( çok düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Orofarengeal kandidiyazın önlenmesi
                              RCT
                              4 kollu deneme
                              Lösemi ve kemik iliği nakli olan 86 yetişkin Orofarengeal kandidiyazis
                              , yalnızca salin içeren durulama
                              ile yalnızca nistatin içeren durulama ile
                              Mutlak sonuçlar bildirilmemiştir
                              Önem değerlendirilmedi
                              RCT, gruplar arasında klinik olarak önemli bir farkı saptamak için güçlendirilmemiştir
                              RCT Lenfoma, meme kanseri, multipl miyelom ve testis kanseri gibi çeşitli maligniteleri olan, nötropenisi olan ve kemik iliği nakli almış 40 kişi Topikal amfoterisin B 500 mg süspansiyon eklenmesiyle orofaringeal kandidozun klinik belirtileri
                              4/20 (%20) Günde dört kez 400.000 IU nistatin süspansiyonu eklendiğinde 8/19 (%42)
                              P = 0,18
                              Sonuçlar uyumdan etkilenmiş olabilir: çalışmalar hakkında daha fazla bilgiye bakın
                              Önemli değil
                              RCT Lenfoma, meme kanseri, multipl miyelom ve testis kanseri gibi çeşitli maligniteleri olan, nötropenisi olan ve kemik iliği nakli almış 40 kişi Candida türleri tarafından oral kolonizasyon
                              4/20 (%20) topikal amfoterisin B 500 mg süspansiyon eklenmesiyle
                              5/19 (%26) günde dört kez 400.000 IU nistatin süspansiyonu eklenmesiyle
                              P = 0,72
                              Sonuçlar uyumluluktan etkilenmiş olabilir: çalışmalar hakkında daha fazla bilgi için bkz.
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Yan etkiler
                              RCT Lenfoma, meme kanseri, multipl miyelom ve testis kanseri gibi çeşitli maligniteleri olan, nötropenisi olan ve kemik iliği nakli almış 40 kişi Topikal amfoterisin B 500 mg süspansiyon eklendiğinde bulantı
                              16/20 (%80) Günde dört kez 400.000 IU nistatin süspansiyonu eklendiğinde 17/20 (%85)
                              P = 1.00 Önemli değil
                              RCT Lenfoma, meme kanseri, multipl miyelom ve testis kanseri gibi çeşitli maligniteleri olan, nötropenisi olan ve kemik iliği nakli almış 40 kişi Topikal amfoterisin B 500 mg süspansiyon ilavesiyle 13/20 (%65) kusma
                              Günde dört kez 400.000 IU nistatin süspansiyonu ilavesiyle 11/20 (%55)
                              P = 0.75 Önemli değil
                              RCT Lenfoma, meme kanseri, multipl miyelom ve testis kanseri gibi çeşitli maligniteleri olan, nötropenisi olan ve kemik iliği nakli almış 40 kişi Topikal amfoterisin B 500 mg süspansiyon eklenmesiyle ishal
                              6/20 (%30) Günde dört kez 400.000 IU nistatin süspansiyonu eklenmesiyle 5/20 (%25)
                              P = 1.00 Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Çalışmalar hakkında daha fazla bilgi

                              Karaciğer transplantasyonu olan kişilerde antifungal profilaksi RCT, karaciğer transplantasyonundan sonra antifungal profilaksi alan kişilerde bildirilen artmış hepatotoksisite, siklosporin etkileşimi veya klinik olarak anlamlı dirençli suşların ortaya çıkışını bulmadı. Bununla birlikte, yine, RKÇ, yan etkilerdeki klinik olarak önemli artışları tespit etme gücünden yoksun olabilir.

                              Kemik iliği nakli olan kişilerde antifungal profilaksi İkinci RKÇ'de, amfoterisin B alan kişilerden önemli ölçüde daha az kişi çalışmayı tamamladı (amfoterisin B ile 3/20 [%15] ve nistatin ile 10/20 [%50]; P = 0.04) . Çalışmanın tamamlanmasındaki fark, öncelikle, dokusu (viskozitesi) ve tadı ile ilgili olan amfoterisin B'ye hastanın uyumsuzluğundan kaynaklanıyordu.

                              Git: Yorum

                              Karaciğer nakli olan kişilerde antifungal profilaksi:

                              Bir sistematik inceleme bulduk (arama tarihi 2004, 6 RKÇ, yukarıdaki faydalar bölümünde açıklanan 1 RKÇ dahil)karaciğer nakli olan kişilerde sistemik antifungal profilaksi ile kontrol (plasebo, tedavi yok veya nistatin gibi emilemeyen oral antifungal tedaviler) karşılaştırıldığında.Sistematik inceleme, yüzeysel oral enfeksiyonlar ile diğer bölgelerdeki (cilt, vajina, gastrointestinal sistem veya idrar yolu) yüzeysel enfeksiyonlar arasında ayrım yapmadı veya farklı mantar enfeksiyonu türleri arasında ayrım yapmadı. Kontrol ile karşılaştırıldığında antifungal profilaksinin yüzeysel mantar enfeksiyonlarını azalttığını bulmuştur (5 RKÇ, 679 kişi; AR: antifungal profilaksi ile %5,2 ve kontrol ile %19,1; RR 0,27, %95 GA 0,16 ila 0,45). Bu sonucun orofaringeal kandidiyaza genellenebilir olup olmadığı açık değildir. İlaç güvenliği uyarısı: oral ketokonazol (Temmuz 2013)

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine ve zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine dair ilaç güvenliği uyarıları yapılmıştır (bkz. İlaç güvenliği uyarısı).

                              Git: Önemli değişiklikler

                              Doku nakli olan erişkinlerde antifungal profilaksi: Mevcut kanıtlar yeniden değerlendirildi. Daha önce bildirilen bir RKÇ hariç tutuldu. Kategorizasyon değişmedi (etkisi bilinmiyor)
                              2013; 2013: 1304.
                              22 Kasım 2013 tarihinde çevrimiçi yayınlandı. Kemoterapi veya radyoterapi alan kanserli erişkinlerde antifungal tedavi

                              Telif Hakkı ve Lisans Bilgileri Sorumluluk Reddi
                              Git: Özet

                              Kanser tedavisi sonrası immün sistemi baskılanmış kişilerde antifungal tedavinin etkili olup olmadığını bilmiyoruz.

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine, zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine ve mantar enfeksiyonlarını tedavi etmede yararlarının risklerden daha fazla olmadığına dair uyarılar yapılmıştır. Bazı ülkelerde askıya alındı ​​ve diğerlerinde kullanımına kısıtlamalar getirildi.

                              Git: Faydalar ve zararlar

                              Antifungal ilaçlara karşı plasebo:

                              Bir sistematik inceleme bulduk (arama tarihi 2010, 10 RKÇ, kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden alan kanserli 940 kişi).

                              Tedavi başarısı

                              Antifungal ilaçlar, plasebo ile karşılaştırıldığında Ketokonazol, kanser için kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden almış kişilerde 14. günde oral kandidiyazis olan kişilerin oranını azaltmada daha etkili görünüyor ( orta kalitede kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın ortadan kaldırılması
                              Sistematik inceleme Kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden alan kanserli 56 kişi
                              1 RKÇ'den elde edilen veriler
                              Plasebo ile
                              ketokonazol 4/20 (%20) ile 14 gün 26/36 (%72) oral kandidiyazis eradikasyonu olan kişilerin oranı
                              RR 3,61
                              %95 GA 1,47 - 8,88
                              P = 0,0052
                              orta efekt boyutu ketokonazol
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Aynı antifungal ilacın farklı dozları:

                              Bir sistematik inceleme bulduk (arama tarihi 2010, 10 RKÇ, kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden alan kanserli 940 kişi).

                              Tedavi başarısı

                              Aynı antifungal ilacın farklı dozlarının birbiriyle karşılaştırılması Kanser için kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden görmüş kişilerde klinik iyileşme oranlarını artırmada farklı klotrimazol dozlarının etkinliklerinde farklılık olup olmadığını bilmiyoruz. Kısmen emilen mikonazol ilacının daha düşük doz mukoadhezif bukkal tableti, daha yüksek doz mikonazol jel kadar etkili olabilir ( düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidozun kalıcılığı
                              Sistematik inceleme Kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden alan kanserli 52 kişi
                              1 RKÇ'den veriler
                              Oral kandidiyazis kalıcılığı olan kişilerin oranı
                              1/26 (%4) klotrimazol 50 mg pastil ile
                              1/26 (%4) klotrimazol 10 mg pastil ile
                              RR 1,00
                              %95 GA 0,07 - 15,15
                              Önemli değil
                              Sistematik inceleme Kemoterapi veya radyoterapi gören baş ve boyun kanserli 282 kişi
                              1 RKÇ'den elde edilen veriler
                              İnatçı oral kandidiyazis olan kişilerin oranı
                              74/141 (%52) mikonazol mukoadhezif bukkal tabletler (50 mg) ile
                              64/141 (%45) mikonazol jel (125 mg günde dört kez uygulanır) ile
                              RR 1,16
                              %95 GA 0,91 - 1,47
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Absorbe antifungal ilaçlar birbirlerine karşı:

                              Bir sistematik inceleme bulduk (arama tarihi 2010, 10 RKÇ, kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden alan kanserli 940 kişi).

                              Tedavi başarısı

                              Absorbe edilmiş antifungal ilaçların birbirleriyle karşılaştırılması Flukonazol, ketokonazol ve itrakonazolün kanser için kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden görmüş hastalarda klinik iyileşme oranlarını artırmada etkinliklerinin farklılık gösterip göstermediğini bilmiyoruz ( düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Klinik olarak değerlendirilen tedavi
                              Sistematik inceleme Bu analizde kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden alan kanserli 293 kişi Klinik olarak değerlendirilen kür 6 hafta
                              118/149 (%79) flukonazol ile
                              100/144 (%69) itrakonazol ile
                              RR 1,13
                              %95 GA 1,00 - 1,28
                              Önemli değil
                              Sistematik inceleme Kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden alan kanserli 267 kişi
                              1 RKÇ'den elde edilen veriler
                              Klinik olarak değerlendirilen kür 4 ila 27 gün
                              Flukonazol ile 15/19 (%79)
                              Ketokonazol ile 14/18 (%78)
                              RR 1,02
                              %95 GA 0,72 - 1,42
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Emilmiş ve emilmemiş antifungal ilaçlar:

                              Bir sistematik inceleme bulduk (arama tarihi 2010, 10 RKÇ, kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden alan kanserli 940 kişi).İnceleme, emilen ve emilmeyen antifungal ilaçları karşılaştıran üç RKÇ belirledi.İnceleme, RKÇ'ler arasında önemli heterojenlik bildirdi. İncelemeyle tanımlanan ilk RKÇ (186 kişi) bağışıklığı baskılanmış çocukları değerlendirdi ve burada ayrı ayrı raporlanmadı (bkz. Bağışıklığı yeterli veya bağışıklığı baskılanmış bebeklerde ve çocuklarda antifungal tedavi).Bununla birlikte, bu RKÇ, inceleme tarafından gerçekleştirilen meta-analize dahil edilmiştir.

                              Tedavi başarısı

                              Absorbe edilmiş antifungal ilaçların absorbe olmayan antifungal ilaçlarla karşılaştırılması GI kanaldan absorbe edilen antifungal ilaçlar, kanser için kemoterapi, radyoterapi veya her ikisini birden görmüş kişilerde klinik iyileşme oranlarını artırmada daha etkili olabilir ( düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Klinik olarak değerlendirilen kür oranları
                              Sistematik inceleme 207 kişi (çocuklar dahil)
                              Bu analizde 3 RKÇ
                              Absorbe edilen ilaçlarla (flukonazol/ketokonazol) 89/105 (%85) absorbe
                              edilmeyen ilaçlarla (amfoterisin/nistatin) 67/102 (%66) oral kandidoz eradikasyonu olan kişilerin oranı
                              RR 1,29
                              %95 GA 1,09 - 1,52
                              P = 0,0026
                              Küçük efekt boyutu emilen ilaçlar (flukonazol/ketokonazol)
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Çalışmalar hakkında daha fazla bilgi

                              Emilmiş ve emilmemiş antifungal ilaçların meta-analizine dahil edilen üç RKÇ'nin heterojenliği göz önüne alındığında, sonuçlar sağlam olmayabilir. İnceleme, dahil edilen çalışmaların çoğunda yetersiz körleme ve tahsis gizleme bildirdi.

                              Git: Yorum

                              Sonuçları değerlendirirken, gözden geçirme, birkaç RKÇ'nin kullanılan klinik kriterleri tanımladığını kaydetti.İnceleme, hasta bakımı için güçlü önerilerde bulunmak için yeterli araştırma olmadığı ve oral kandidoz tedavisinde eski ve yeni müdahalelerin etkinliğini değerlendirmek için daha iyi tasarlanmış, plasebo kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğu sonucuna varmıştır. İlaç güvenliği uyarısı: oral ketokonazol (Temmuz 2013)

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine ve zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine dair ilaç güvenliği uyarıları yapılmıştır (bkz. İlaç güvenliği uyarısı).

                              Git: Önemli değişiklikler

                              Yeni kanıt yok
                              2013; 2013: 1304.
                              22 Kasım 2013 tarihinde çevrimiçi yayınlandı. Bağışıklığı baskılanmış bebeklerde ve çocuklarda antifungal profilaksi

                              Telif Hakkı ve Lisans Bilgileri Sorumluluk Reddi
                              Git: Özet

                              Flukonazol ile profilaksi, bağışıklığı baskılanmış bebeklerde ve çocuklarda kandidiyazı önlemede oral nistatin veya amfoterisin B'den daha etkilidir.

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine, zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine ve mantar enfeksiyonlarını tedavi etmede yararlarının risklerden daha fazla olmadığına dair uyarılar yapılmıştır. Bazı ülkelerde askıya alındı ​​ve diğerlerinde kullanımına kısıtlamalar getirildi.

                              Git: Faydalar ve zararlar

                              Oral nistatin veya amfoterisin B'ye karşı flukonazol:

                              Sistematik inceleme bulamadık. Plasebo kontrollü RKÇ bulamadık, ancak orofaringeal kandidiyazisin önlenmesi için antifungal ilaçları birbiriyle karşılaştıran iki RKÇ bulduk.

                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Birbiriyle karşılaştırıldığında farklı antifungal rejimler Flukonazol ile antifungal profilaksi, ilk veya tekrar kürlerini almak üzere olan bağışıklığı baskılanmış bebeklerde ve 6 aydan 17 yaşına kadar olan çocuklarda kandidozun önlenmesinde oral polienlerden (nistatin, oral amfoterisin B veya her ikisi) daha etkili olabilir. hematolojik veya onkolojik maligniteler için kemoterapi veya radyoterapi ( düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Orofarengeal kandidiyazis insidansı
                              RCT Hematolojik veya onkolojik maligniteler için başlangıç ​​veya tekrar kemoterapi veya radyoterapi kürleri uygulanacak olan 6 ay ila 17 yaş arası 502 bağışıklığı baskılanmış bebek ve çocuk Oral polienlerle (nistatin, oral amfoterisin B veya her ikisi)
                              flukonazol 15/249 (%6) ile orofaringeal kandidiyazis insidansı 3/236 (%1)
                              RR 0,21
                              %95 GA 0,06 - 0,72
                              NNT
                              21 %95 GA 18 - 58
                              orta efekt boyutu flukonazol
                              RCT 50 bağışıklığı baskılanmış çocuk
                              Alt grup analizi
                              Nistatin ile
                              flukonazol 3/25 (%12) ile orofarengeal kandidiyazis insidansı 2/25 (%8)
                              P = 0.63 Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Çalışmalar hakkında daha fazla bilgi

                              RKÇ'de advers olaylar, flukonazol alan 8/245 (%3) çocuğun, oral polien kullanan 3/257 (%1) ile karşılaştırıldığında ilacı bırakmasına neden olmuştur.

                              Bir çok merkezli RKÇ'deki çocukların 18'i bu küçük RKÇ'ye dahil edildi. Ön tedavi görmüş çocukların dahil edilmesi yanlı sonuçlara sahip olabilir ve çalışma, klinik olarak önemli farklılıkları saptama gücünden yoksun olabilir. İkinci RKÇ'de hiçbir çocuk çalışmadan çekilmedi, ancak flukonazol ile tedavi edilen üç çocuk mide bulantısı ve karın rahatsızlığı ve biri kaşıntı bildirdi.

                              Git: Yorum

                              Amfoterisin B'nin oral preparatları, Birleşik Krallık ve ABD gibi bazı ülkelerde artık mevcut değildir. İlaç güvenliği uyarısı: oral ketokonazol (Temmuz 2013)

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine ve zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine dair ilaç güvenliği uyarıları yapılmıştır (bkz. İlaç güvenliği uyarısı).

                              Git: Önemli değişiklikler

                              Yeni kanıt yok
                              2013; 2013: 1304.
                              22 Kasım 2013 tarihinde çevrimiçi yayınlandı. Bağışıklığı yeterli veya bağışıklığı baskılanmış bebeklerde ve çocuklarda antifungal tedavi

                              Telif Hakkı ve Lisans Bilgileri Sorumluluk Reddi
                              Git: Özet

                              Flukonazol ve mikonazol ile tedavi, hem bağışıklığı baskılanmış hem de bağışıklığı yeterli bebeklerde ve çocuklarda nistatin ile karşılaştırıldığında iyileşme oranlarını artırır.

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine, zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine ve mantar enfeksiyonlarını tedavi etmede yararlarının risklerden daha fazla olmadığına dair uyarılar yapılmıştır. Bazı ülkelerde askıya alındı ​​ve diğerlerinde kullanımına kısıtlamalar getirildi.

                              Git: Faydalar ve zararlar

                              Bağışıklığı yeterli olmayan çocuklarda antifungaller ile plasebo veya birbirlerine karşı:

                              Hiçbir sistematik inceleme veya plasebo kontrollü RKÇ bulamadık. Orofaringeal kandidiyazisli immün yetmezlikli bebeklerde mikonazol jel, nistatin süspansiyonu ve nistatin jeli karşılaştıran iki RKÇ bulduk. Flukonazol ile nistatini karşılaştıran bir RKÇ bulduk.

                              Tedavi başarısı

                              İmmün sistemi sağlam bebeklerde ve çocuklarda plasebo veya birbirleriyle karşılaştırılan antifungal tedaviler Hem mikonazol hem de flukonazol, bağışıklık sistemi sağlam bebeklerde oral kandidiyazın klinik iyileşme oranlarını artırmada nistatinden daha etkili görünüyor ( orta kalitede kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın tedavisi
                              RCT Orofarengeal kandidiyazis belirtileri olan <1 yaşındaki 183 bebek Kürleşme oranı 5 gün
                              Mikonazol jel (günde dört kez 25 mg) ile 83/98 (%85)
                              Nistatin (günde dört kez 100.000 ünite) ile 18/85 (%21)
                              P <0.0001 Etki boyutu hesaplanmadı mikonazol jel (günde 4 kez 25 mg)
                              RCT Orofarengeal kandidiyazis belirtileri olan <1 yaşındaki 183 bebek Kürlenme oranı 12 gün
                              Mikonazol jel (25 mg günde dört kez) ile 97/98 (%99)
                              Nistatin (günde dört kez 100.000 ünite) ile 46/85 (%54)
                              P <0.0001 Etki boyutu hesaplanmadı mikonazol jel (günde 4 kez 25 mg)
                              RCT 95 bebek, ortalama yaş 5 ay, dağılım 2 ila 17 ay, klinik oral pamukçuk Nistatin jel hazırlığı ile
                              mikonazol jel ile 14 gün klinik kür Mutlak sonuçlar bildirilmemiştir
                              P = 0,0032
                              Mikonazol jel ayrıca, başka bir nistatin jel markasına kıyasla iyileşme oranını önemli ölçüde iyileştirmiştir (P = 0,00068)
                              Etki boyutu hesaplanmadı mikonazol jel
                              RCT 1 ila 12 aylık 47 bebek, klinik oral kandidiyazis belirtileri ve Candida türleri için kültür pozitif Klinik iyileşme
                              15/15 (%100) flukonazol (7 gün boyunca günde bir kez 3 mg/kg süspansiyon) ile
                              6/19 (%32) nistatin (oral süspansiyon 100.000 IU/mL günde dört kez 10 gün) ile
                              Mutlak sonuç yok bildirildi
                              P <0.0001 Etki boyutu hesaplanmadı flukonazol (7 gün boyunca günde bir kez 3 mg/kg süspansiyon)
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Bağışıklığı baskılanmış çocuklarda antifungallerin plaseboya veya birbirlerine karşı:

                              Hiçbir sistematik inceleme veya plasebo kontrollü RKÇ bulamadık. 14 gün boyunca günde 4 kez 400.000 ünite nistatin ile 3 mg/kg flukonazol süspansiyonu karşılaştıran bir çok merkezli RKÇ (32 merkez, 182 bağışıklığı baskılanmış bebek ve çocuk, 5 ay ila 14 yaş) bulduk.

                              Tedavi başarısı

                              İmmün sistemi baskılanmış bebeklerde ve çocuklarda plasebo veya birbirleriyle karşılaştırıldığında antifungal tedaviler Flukonazol, bağışıklığı baskılanmış bebeklerde ve 5 aydan 14 yaşına kadar olan çocuklarda artan klinik iyileşme oranlarında nistatinden daha etkili olabilir ( düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın tedavisi
                              RCT 5 aylıktan 14 yaşına kadar 182 bağışıklığı baskılanmış bebek ve çocuk Klinik iyileşme oranı 14 gün
                              Flukonazol süspansiyon 3 mg/kg 14 gün ile 78/86 (%91)
                              14 gün boyunca günde dört kez 400.000 ünite nistatin ile 37/73 (%51)
                              RR 1,8
                              %95 GA 1,6 - 1,9
                              NNT 2
                              %95 GA 2 - 3
                              Küçük efekt boyutu flukonazol süspansiyonu 3 mg/kg
                              RCT HIV enfeksiyonu olan 64 çocuk
                              Alt grup analizi
                              Klinik iyileşme oranı 14 gün
                              Flukonazol süspansiyon 3 mg/kg ile 14 gün 28/35 (%80)
                              14 gün boyunca günde dört kez 400.000 ünite nistatin ile 6/29 (%21)
                              P <0.001 Etki boyutu hesaplanmadı flukonazol süspansiyonu 3 mg/kg
                              RCT Maligniteli 92 çocuk
                              Alt grup analizi
                              Klinik iyileşme oranı 14 gün
                              Flukonazol süspansiyon 3 mg/kg 14 gün ile 49/50 (%98) 14 gün
                              boyunca günde dört kez 400.000 ünite nistatin ile 30/42 (%71)
                              P = 0.001 Etki boyutu hesaplanmadı flukonazol süspansiyonu 3 mg/kg
                              RCT 5 aylıktan 14 yaşına kadar 182 bağışıklığı baskılanmış bebek ve çocuk Klinik iyileşmeden 14 gün sonra klinik nüks oranı
                              Flukonazol süspansiyon 3 mg/kg 14 gün ile %
                              18 Nistatin ile %24 14 gün boyunca günde dört kez 400.000 ünite
                              Mutlak sayılar bildirilmemiştir
                              Önem değerlendirilmedi
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Çalışmalar hakkında daha fazla bilgi

                              Bağışıklığı baskılanmış bebekler ve çocuklar Olumsuz olaylar, nistatin alan 0/88 (%0) çocukla karşılaştırıldığında, flukonazol alan 2/94 (%2) çocuğun ilacı bırakmasına neden oldu (P = 0.04).

                              Bağışıklığı yetersiz bebekler ve çocuklar Hem mikonazol hem de nistatin ile en yaygın yan etkiler kusma ve daha nadiren bebeklerin <%4.5'ini etkileyen ishal olmuştur.

                              İmmün yetmezliği olmayan bebekler ve çocuklar Yukarıda belirtildiği gibi, hem mikonazol hem de nistatin ile en yaygın yan etkiler kusma ve daha nadiren bebeklerin <%4,5'ini etkileyen ishal olmuştur.

                              Git: Yorum

                              Bağışıklığı yetersiz bebekler ve çocuklar:

                              RKÇ'ler kör veya plasebo kontrollü değildi. Gözlemci yanlılığı potansiyeli vardır, ancak klinik sonuçlar körleştirilmiş mikolojik bulgularla desteklenmiştir.Daha büyük RCT, 26 genel uygulamada gerçekleştirildi,ve bu nedenle, orofaringeal kandidiyazisli sağlıklı bebeklerin çoğunun tedavi edileceği bağlamı, özellikle uyum ve iyileşme oranı açısından temsil eder. Bağışıklığı baskılanmış bebekler ve çocuklar:

                              RKÇ'ye dahil edilen katılımcılar farklı nedenlerle bağışıklığı baskılanmış durumdaydı: 64'ünde HIV enfeksiyonu vardı, 92'sinde malignite vardı ve 26'sında bağışıklığı baskılayıcı tedavi alıyordu. İlaç güvenliği uyarısı: oral ketokonazol (Temmuz 2013)

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine ve zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine dair ilaç güvenliği uyarıları yapılmıştır (bkz. İlaç güvenliği uyarısı).

                              Git: Önemli değişiklikler

                              Yeni kanıt yok
                              2013; 2013: 1304.
                              22 Kasım 2013 tarihinde çevrimiçi yayınlandı. Protezli kişilerde antifungal profilaksi veya tedavi

                              Telif Hakkı ve Lisans Bilgileri Sorumluluk Reddi
                              Git: Özet

                              Antifungal ilaçlar, protez takmanın neden olduğu orofaringeal kandidiyazlı kişilerde klinik iyileşmeyi veya tedaviyi artırabilir.

                              Protezli kişilerde antifungal profilaksi hakkında RKÇ'lerden klinik olarak önemli sonuçlar bulamadık.

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine, zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine ve mantar enfeksiyonlarını tedavi etmede yararlarının risklerden daha fazla olmadığına dair uyarılar yapılmıştır. Bazı ülkelerde askıya alındı ​​ve diğerlerinde kullanımına kısıtlamalar getirildi.

                              Git: Faydalar ve zararlar

                              Protezli kişilerde antifungal profilaksi:

                              Sistematik inceleme veya RKÇ bulamadık. Protez stomatiti olan kişilerde antifungal tedavi ve plasebo:

                              Sistematik inceleme bulamadık. Protez stomatitinin tedavisi için topikal antifungal ilaçları plaseboya karşı karşılaştıran üç küçük RKÇ bulduk.

                              Tedavi başarısı

                              Antifungal tedavinin plasebo ile karşılaştırılması Topikal flukonazol, 2 ve 4 haftada klinik iyileşme veya iyileşmenin bileşik sonucuna sahip olan kişilerin oranını artırmada plasebodan daha etkili olabilir ve topikal nistatin ve amfoterisin B, klinik iyileşmeyi artırmada plasebodan daha etkili olabilir Protez stomatiti olan kişilerde protez stomatitinin (sonuç daha fazla tanımlanmamıştır). Protez stomatitli kişilerde 14 günde damak semptomlarını iyileştirmede (protez dişe uygulanan) mikonazol dental lakın plasebo laktan daha etkili olup olmadığını bilmiyoruz (çok düşük kaliteli kanıt ) .
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Tedavi başarısı
                              RCT Protez stomatiti olan 46 kişi Plasebo ile
                              nistatin ile 4 haftalık tedaviden sonra protez stomatitinin klinik tedavisi Mutlak sonuçlar bildirilmemiştir
                              P 0,05'ten küçük veya eşit Etki boyutu hesaplanmadı nistatin
                              RCT Protez stomatiti olan 46 kişi Plasebo ile
                              amfoterisin B ile 4 haftalık tedaviden sonra takma diş stomatitinin klinik tedavisi Mutlak sonuçlar bildirilmemiştir
                              P 0.01'den küçük veya eşit Etki boyutu hesaplanmadı amfoterisin B
                              RCT Protez stomatiti olan 36 kişi Palatal semptomların çözülmesi 14 gün
                              Mikonazol dental cila ile %54 (üst protezin oturma yüzeyine tek bir uygulama olarak uygulanır)
                              Plasebo cila ile %23
                              Mutlak sayılar bildirilmemiştir
                              RR 2,40
                              %95 GA 0,89 - 3,80
                              Önemli değil
                              RCT Protez stomatiti olan 38 kişi Klinik iyileşme veya iyileşme oranları
                              Flukonazol ile 2 hafta 10/19 (%53)
                              0/18 (%0) plasebo ile
                              P <0.001 Etki boyutu hesaplanmadı flukonazol
                              RCT Protez stomatiti olan 38 kişi Klinik iyileşme veya kür oranları 4 hafta
                              5/19 (%26) ile flukonazol
                              0/19 (%0) plasebo ile
                              P <0.02 Etki boyutu hesaplanmadı flukonazol
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Birbirine karşı farklı antifungal tedaviler:

                              Sistematik inceleme bulamadık. İki RKÇ bulduk.

                              Tedavi başarısı

                              Farklı antifungal tedavilerin birbiriyle karşılaştırılması Yetersiz kanıt bulduğumuz için ( çok düşük kaliteli kanıt ) protezli kişilerde iyileşme oranlarını iyileştirmede flukonazol ve amfoterisin B tedavisinin etkinliğinde nasıl bir fark olduğunu bilmiyoruz .
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Tedavi başarısı
                              RCT Protez stomatiti olan 29 kişi Klinik iyileşme oranı
                              14 gün boyunca günlük 50 mg flukonazol ile %84
                              Amfoterisin B pastilleri artı protez kremi ile 28 gün boyunca %90
                              Mutlak sayılar bildirilmemiştir
                              Önem değerlendirilmedi
                              RCT Orofaringeal kandidiyazisli 305 yaşlı, takma dişli 176 kişi Flukonazol 50 mg ile
                              amfoterisin B 0,5 g ile klinik iyileşme
                              Mutlak sonuçlar bildirilmemiştir
                              Önem değerlendirilmedi
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Yan etkiler
                              RCT Orofaringeal kandidiyazisli 305 yaşlı, takma dişli 176 kişi Advers olaylar (ishal, bukkal acılık, önceden var olan böbrek fonksiyon bozukluğunun şiddetlenmesi ve artmış karaciğer transaminazları dahil)
                              flukonazol 50 mg ile 6/150 (%4)
                              Amfoterisin B 0.5 g ile 0/155 (%0)
                              Önem değerlendirilmedi
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Antifungal ilaçların farklı uygulama şekilleri:

                              Sistematik inceleme bulamadık. İki RKÇ (41 kişive 33 kişi) günde 4 kez proteze uygulanan %2 mikonazol jel ile tek bir mikonazol diş cilası uygulamasını karşılaştırdı.

                              Tedavi başarısı

                              Antifungal ilaçların farklı uygulama şekillerinin birbiriyle karşılaştırılması Proteze uygulanan mikonazol dental lakın, palatal eritemi iyileştirmede proteze uygulanan mikonazol jele göre daha etkili olup olmadığını bilmiyoruz ( çok düşük kalitede kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Tedavi başarısı
                              RCT 41 kişi Palatal eritem tedaviden 14 gün sonra
                              13/20 (%65) tek uygulamalı mikonazol dental lak
                              16/21 (%76) mikonazol jel %2 proteze günde 4 kez uygulandı
                              RR 0,85
                              %95 GA 0,42 - 1,20
                              Önemli değil
                              RCT 33 yaşlı insan Günde 4 kez proteze uygulanan %2 mikonazol jel ile
                              mikonazol diş cilasının tek uygulaması ile palatal eritem Mutlak sonuçlar bildirilmemiştir
                              Anlamlı değil olarak bildirildi
                              P değeri bildirilmedi
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Çalışmalar hakkında daha fazla bilgi

                              Yalnızca takma dişleri olan kişileri kaydeden RKÇ, olumsuz etkileri güvenilir bir şekilde rapor edecek kadar büyük değildi.

                              Yalnızca takma dişleri olan kişileri kaydeden RKÇ, olumsuz etkileri güvenilir bir şekilde rapor edecek kadar büyük değildi.

                              Yalnızca takma dişleri olan kişileri kaydeden RKÇ, olumsuz etkileri güvenilir bir şekilde rapor edecek kadar büyük değildi.

                              12. haftada her iki grupta da klinik nüks yaygındı (14 gün boyunca günlük 50 mg flukonazol ve 28 gün boyunca amfoterisin B pastilleri artı protez kremi). Yalnızca takma dişleri olan kişileri kaydeden RKÇ, olumsuz etkileri güvenilir bir şekilde rapor edecek kadar büyük değildi.

                              Protez takmak, antifungal tedaviye (flukonazol 50 mg veya amfoterisin B 0,5 g) yanıtı etkilemedi (klinik iyileşme oranı: protez kullananlarda 151/176 [%86] ve protez kullanmayanlarda 102/124 [%82]; P değer bildirilmemiştir). Bir kişi önceden var olan böbrek fonksiyon bozukluğunda şiddetlenme yaşadı ve RKÇ'den çekildi. Bir kişinin karaciğer transaminazlarında artış vardı, ancak RKÇ'den çekilmedi.

                              Yalnızca takma dişleri olan kişileri kaydeden RKÇ, olumsuz etkileri güvenilir bir şekilde rapor edecek kadar büyük değildi.

                              Yalnızca takma dişleri olan kişileri kaydeden RKÇ, olumsuz etkileri güvenilir bir şekilde rapor edecek kadar büyük değildi.

                              Git: Yorum

                              Eş-müdahaleler arasında, çalışmanın başlangıcında takma dişlerin profesyonel temizliği, takma diş hijyeni tavsiyesi ve geceleri uyurken takma dişlerin takılmaması tavsiyesi yer aldı. Takma dişin oturma yüzeyi, birincil ve tekrarlayan enfeksiyon için bir rezervuar görevi görebileceğinden, bu temizlik ve tavsiye, plasebo gruplarındaki yüksek klinik iyileşme oranını açıklayabilir. Farklı antifungal ilaçları karşılaştıran RKÇ'ler, tedaviler arasındaki klinik açıdan önemli farklılıkları saptamak için yeterince güçlü değildi. İlaç güvenliği uyarısı: oral ketokonazol (Temmuz 2013)

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine ve zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine dair ilaç güvenliği uyarıları yapılmıştır (bkz. İlaç güvenliği uyarısı).

                              Git: Önemli değişiklikler

                              Protezli kişilerde antifungal profilaksi veya tedavi: Mevcut kanıtlar yeniden değerlendirildi. Daha önce bildirilen iki RKÇ hariç tutuldu. Kategorizasyon değişmedi (faydalı olması muhtemel).
                              2013; 2013: 1304.
                              22 Kasım 2013 tarihinde çevrimiçi yayınlandı. Protez hijyeni

                              Telif Hakkı ve Lisans Bilgileri Sorumluluk Reddi
                              Git: Özet

                              Protez stomatiti semptomlarını azaltmada günde üç kez ağız çalkalama artı protezi günde bir kez antimikrobiyal gargara (belirtilmemiş) kullanarak ıslatmanın, kontrol gargarası (belirtilmemiş) kullanan aynı prosedürden daha etkili olabileceğine dair sınırlı kanıt bulduk (sonuç daha fazla tanımlanmadı) hafif ila orta şiddette protez stomatiti olan kişilerde.

                              Protez hijyeninin veya takma dişlerin gece çıkarılmasının orofaringeal kandidiyazis gelişme riskini azaltıp azaltmadığını bilmiyoruz.

                              Git: Faydalar ve zararlar

                              Orofaringeal kandidiyazın önlenmesi için protez hijyeni:

                              Yetişkinlerde takma diş temizliğine yönelik müdahaleleri değerlendiren, altı RKÇ'yi içeren bir sistematik inceleme bulduk; bununla birlikte, müdahalelerin hiçbiri orofaringeal kandidiyazın önlenmesini veya tedavisini bir sonuç ölçüsü olarak kullanmadı. Orofaringeal kandidiyazı tedavi etmek için protez hijyeni:

                              Sistematik bir inceleme bulamadık, ancak dört RKÇ bulduk.

                              Tedavi başarısı

                              Plasebo veya birbirleriyle karşılaştırıldığında oral kandidiyaz tedavisi için protez hijyen rejimleri Günde üç kez ağız çalkalama artı günde bir kez antimikrobiyal ağız çalkalama suyu (belirtilmemiş) kullanılarak protez ıslatma hafif ila orta şiddette protez stomatiti olan kişilerde protez stomatiti semptomlarının azaltılması (sonuç daha fazla tanımlanmamıştır); plaseboya veya birbirine kıyasla diğer rejimler hakkında yetersiz kanıt bulduk ( düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Tedavi başarısı
                              RCT Protez stomatitli 35 ila 73 yaş arası 43 kişi Protezlerin her gün dezenfektana (%1 potasyum persülfat) batırılmasıyla birlikte stomatit 4 hafta
                              ve takma dişlerin her gün plaseboya (su, nane veya boya) batırılması
                              Mutlak sonuçlar bildirilmemiş
                              Önem değerlendirilmedi
                              RCT
                              3 kollu deneme
                              Hafif ila orta şiddette protez stomatiti olan 78 kişi Protez stomatiti semptomları 4 hafta,
                              günde 3 kez ağız çalkalama artı günde bir kez antimikrobiyal ağız çalkalama suyu kullanılarak protez ıslatma, günde
                              3 kez ağız çalkalama suyu artı günde bir kez kontrol ağız çalkalama suyu kullanılarak protez ıslatma
                              Mutlak sonuçlar bildirilmedi
                              P <0.01 antimikrobiyal gargara için v kontrol gargarası Etki boyutu hesaplanmadı antimikrobiyal gargara
                              RCT Akrilik takma dişleri olan ve Candida albicans testi pozitif olan 34 kişi uzun süreli bakımda C albicans ile yeniden kolonize edilen protez oranları
                              Mikrodalga tedavisiyle (protezler antibakteriyel sabun ve su ile yıkanır ve ardından 1, 5 ve 10. günlerde 850 W'ta 1 dakika ayrı ayrı mikrodalgaya tabi tutulur) ve kontrol tedavisi (%0.2'lik klorheksidin
                              solüsyonuna batırılmış protezler) ile 3 ay 14 gün boyunca gece boyunca ve 1, 5 ve 10. günlerde antibakteriyel sabun ve su ile ovma)
                              Mutlak sonuçlar rapor edilmedi
                              RR 0,64
                              %95 GA 0,38 - 1,06
                              RCT, bu sonuçta gruplar arasında klinik olarak önemli bir farkı saptama gücünden yoksun olabilir.
                              Önemli değil
                              RCT 34 people in long-term care with acrylic dentures and a positive test for C albicans Proportion of people with infection of the oral mucosa on cytological smear 3 months
                              with microwave treatment (dentures scrubbed with antibacterial soap and water and then microwaved individually for 1 minute at 850 W on days 1, 5, and 10)
                              with control treatment (dentures soaked in 0.2% chlorhexidine solution overnight for 14 days and scrubbed with antibacterial soap and water on days 1, 5, and 10)
                              Absolute results not reported
                              RR 0.25
                              95% CI 0.06 to 0.59
                              Moderate effect size microwave treatment
                              RCT
                              4-armed trial
                              60 people with maxillary complete acrylic dentures and a positive test for C albicans and denture stomatitis İnflamasyon şiddeti Newton ölçeğinde 0 ila 1 30 ve 90 gün
                              mikrodalga tedavisi (6 dakika için 650 W) ile 30 gün boyunca haftada 3 kez
                              mikrodalga tedavisi artı topikal mikonazol jel 30 gün boyunca günde 3 kez ve
                              topikal mikonazol jel ile günde 3 kez Rutin diş bakımı ile 30 gün
                              (kontrol)
                              Her iki mikrodalga tedavi kolu ve mikrodalga olmayan tedavi kolu için P <0,001
                              RCT, bu sonuçta gruplar arasında klinik açıdan önemli bir farkı saptama gücünden yoksun olabilir.
                              Etki boyutu hesaplanmadı mikrodalga tedavisi
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Çalışmalar hakkında daha fazla bilgi

                              Bu RKÇ'de, mikrodalgalara maruz kalma süresi keyfi olarak kararlaştırıldı. 90 saniye boyunca 850 W'ta mikrodalgalara maruz kalma protez materyaline zarar vermiş gibi görünüyordu. RCT, mikrodalga işleminin, akrilik malzemede bir kabarcık (cepleşme) oluşturarak yeniden astarlanmış, onarılmış veya her ikisinde birden bulunan tam protezlere zarar verebileceğini kaydetti; ve metal tespit pimli porselen dişler, mikrodalganın takma diş malzemesini kıvılcımlandırmasına ve yakmasına neden olabilir. Mikrodalga tedavisinin tüm takma dişler için uygun olmadığını ve dikkatli kullanılması gerektiğini kaydetti. Mikrodalga tedavisi, krom protezler veya metal klipsli protezler için kullanılamaz.

                              Git: Yorum

                              İki gözlemsel çalışma protez stomatiti prevalansı ile sağlıksız bir yaşam tarzı (diyet alışkanlıkları, fiziksel aktivite, alkol tüketimi ve sigara içmeyi içeren küresel bir ölçü), geceleri takma diş takma ve kötü ağız hijyeni arasında bir ilişki buldu.

                              Git: Önemli değişiklikler

                              Yeni kanıt yok
                              2013; 2013: 1304.
                              22 Kasım 2013 tarihinde çevrimiçi yayınlandı. HIV enfeksiyonu olan kişilerde antifungal profilaksi

                              Telif Hakkı ve Lisans Bilgileri Sorumluluk Reddi
                              Git: Özet

                              Flukonazol veya itrakonazol ile günlük veya haftalık profilaksi, HIV enfeksiyonu olan kişilerde kandidiyazis insidansını azaltır. Nistatin ile profilaksi etkili olmayabilir.

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine, zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine ve mantar enfeksiyonlarını tedavi etmede yararlarının risklerden daha fazla olmadığına dair uyarılar yapılmıştır. Bazı ülkelerde askıya alındı ​​ve diğerlerinde kullanımına kısıtlamalar getirildi.

                              Git: Faydalar ve zararlar

                              Flukonazole karşı plasebo:

                              AIDS, AIDS ile ilişkili kompleks veya 300 hücre/mikrolitre veya daha az CD4+ hücre sayısı olan kişileri kaydeden beş RKÇ tanımlayan bir sistematik inceleme (arama tarihi 2009, 33 RKÇ, 3445 kişi) bulduk.

                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Plaseboyla karşılaştırıldığında Flukonazol, AIDS, AIDS ile ilişkili kompleks veya CD4+ hücre sayısı 300 hücre/mikrolitre veya daha az olan kişilerde plaseboya kıyasla 1 ila 24 hafta arasında oral kandidozlu kişilerin oranını azaltmada daha etkilidir (yüksek kaliteli kanıt ) ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın önlenmesi
                              Sistematik inceleme 599 kişi
                              5 RKÇ bu analizde
                              Nüks oranı 1 ila 24 hafta
                              Flukonazol ile 100/301 (%33) (haftada veya günde bir kez)
                              Plasebo ile 170/298 (%57)
                              RR 0,61
                              %95 GA 0,50 - 0,74
                              Küçük efekt boyutu flukonazol
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Yan etkiler
                              RCT 25 kişi
                              İnceleniyor
                              Yan etkiler
                              10/12 (%83) flukonazol ile
                              9/13 (%69) plasebo ile
                              P = 0.6 Önemli değil
                              RCT 138 kişi
                              İnceleniyor
                              Mikrobiyal direnç oranı 37 ay
                              8/67 (%12) ile flukonazol
                              4/71 (%6) plasebo ile
                              P = 0.20 Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç İtrakonazole karşı plasebo:

                              Sistematik incelemebir RCT belirledik ve üç ek RCT bulduk.

                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Plasebo ile karşılaştırıldığında Itrakonazol, oral kandidiyazisli kişilerin oranını 1 yıla kadar azaltmada ve HIV enfeksiyonu olan kişilerde oral kandidiyazis gelişme süresini uzatmada daha etkili görünüyor, ancak 32 yaşında daha etkili olup olmadığını bilmiyoruz. ay ( orta kalitede kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın önlenmesi
                              Sistematik inceleme 295 kişi
                              1 RKÇ'den alınan veriler
                              Nüks oranı 32 ay
                              17/149 (%11) itrakonazol ile
                              15/146 (%10) plasebo ile
                              RR 0,90
                              %95 GA 0,47 - 1,73
                              Önemli değil
                              RCT HIV'li 44 erkek, oral kandidiyazis için başarıyla tedavi edildi Relaps oranı 24 hafta
                              5/24 (%21) günlük itrakonazol 200 mg ile 24 hafta
                              14/20 (%70) plasebo ile
                              ARR %49
                              %95 GA %19 - %64
                              NNT 2
                              %95 GA 2 - 5
                              Etki boyutu hesaplanmadı itrakonazol
                              RCT HIV'li 44 erkek, oral kandidiyazis için başarıyla tedavi edildi 24 hafta boyunca günlük itrakonazol 200 mg ile nüks süresinde medyan artış
                              10,4 hafta Plasebo ile 8,0 hafta
                              P = 0.001 Etki boyutu hesaplanmadı itrakonazol
                              RCT 374 kişi Oral kandidiyazis insidansı 386 gün
                              %25 günlük 200 mg itrakonazol ile
                              %48 plasebo ile
                              Mutlak sayılar bildirilmemiştir
                              RR 0,33
                              CI bildirilmemiş
                              P <0,001
                              orta efekt boyutu itrakonazol
                              RCT 374 kişi Oral kandidiyazis gelişme süresi
                              508 gün, günde 200 mg itrakonazol ile ortalama 448 gün,
                              plasebo ile 413 gün, ortalama 386 gün
                              P <0.001, günlük sıra testi Etki boyutu hesaplanmadı itrakonazol
                              RCT 129 kişi İtrakonazol grubunda 6 ila 104 hafta ve plasebo grubunda 5 ila 104 hafta boyunca iki veya daha fazla oral kandidiyazis takibi atağı
                              Günde 200 mg itrakonazol ile 6/63 (%10)
                              Plasebo ile 15/66 (%23)
                              P = 0.04 Etki boyutu hesaplanmadı itrakonazol
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Yan etkiler
                              Sistematik inceleme 262 kişi
                              1 RKÇ'den alınan veriler
                              Deri döküntüsü
                              15/149 (%10) ile itrakonazol
                              3/113 (%2) plasebo ile
                              P = 0.02 Etki boyutu hesaplanmadı itrakonazol
                              RCT 129 kişi
                              İnceleniyor
                              Deri döküntüsü
                              Günde 200 mg itrakonazol ile 16/63 (%25)
                              Plasebo ile 15/66 (%23)
                              P >0.05 Önemli değil
                              RCT 129 kişi
                              İnceleniyor
                              Hafif anemi
                              4/63 (%6) günlük 200 mg itrakonazol ile
                              5/66 (%8) plasebo ile
                              P >0.05 Önemli değil
                              RCT 129 kişi
                              İnceleniyor
                              İshal
                              3/63 (%5) günlük 200 mg itrakonazol ile
                              5/66 (%8) plasebo ile
                              P >0.05 Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Nistatin ve plasebo:

                              Sistematik derleme, yüksek doz nistatin (400.000 ünite) ve düşük doz nistatin (200.000 ünite) ile plaseboyu karşılaştıran bir RKÇ (128 erkek) belirledi.

                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Plasebo ile karşılaştırıldığında Nistatin, AIDS, AIDS ile ilişkili kompleks veya CD4+ hücre sayısı 300 hücre/mikrolitre veya daha az olan kişilerde 20. haftada oral kandidoz oranını azaltmada daha etkili olmayabilir (düşük kaliteli kanıt ) .
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın önlenmesi
                              Sistematik inceleme 128 erkekten oluşan bir RKÇ'den yakın zamanda enfeksiyon kapmış 70 kişi
                              1 RKÇ'den elde edilen veriler
                              Alt grup analizi
                              Oral kandidozun tekrarlama oranı 20 hafta
                              33/47 (%70) her iki nistatin dozuyla (yüksek doz nistatin [400.000 ünite] ve düşük doz nistatin [200.000 ünite])
                              plasebo ile 20/23 (%87)
                              RR 0,82
                              %95 GA 0,65 - 1,04
                              Önemli değil
                              Sistematik inceleme 128 erkekten oluşan bir RKÇ'den önceki yılda enfeksiyonu olmayan 48 kişi
                              1 RKÇ'den elde edilen veriler
                              Alt grup analizi
                              Oral kandidozun tekrarlama oranı 20 hafta
                              19/38 (%50) her iki nistatin dozuyla (yüksek doz nistatin [400.000 ünite] ve daha düşük doz nistatin [200.000 ünite])
                              plasebo ile 10/20 (%50)
                              RR 0,99
                              %95 GA 0,52 - 1,89
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Flukonazole karşı klotrimazol:

                              35 ay boyunca günlük 200 mg flukonazol ile günde beş kez 10 mg klotrimazolü karşılaştıran bir RKÇ (29 bölgeden 428 kişi) bulduk.

                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Flukonazolün klotrimazol ile karşılaştırılması Flukonazol, HIV enfeksiyonu olan kişilerde oral kandidiyazis ataklarını azaltmada klotrimazolden daha etkili görünüyor ( orta kalitede kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın önlenmesi
                              Sistematik inceleme 29 siteden 428 kişi
                              1 RKÇ'den alınan veriler
                              Orofarengeal kandidiyazisin tekrarlama oranı 35 ay
                              6 epizot/100 kişi-yıl flukonazol 200 mg günlük 35 ay boyunca
                              38 epizot/100 kişi-yıl klotrimazol 10 mg günde beş kez 35 ay
                              P <0.001 Etki boyutu hesaplanmadı flukonazol
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Çalışmalar hakkında daha fazla bilgi

                              İtrakonazole karşı plasebo İnceleme tarafından tanımlanan bir RKÇ'de, itrakonazol alan iki kişide Stevens-Johnson sendromu gelişti ve bunlardan biri aynı zamanda trimetoprim-sülfametoksazol de alıyordu. Bildirilen diğer yan etkiler arasında ishal, mide bulantısı, kusma ve yüksek karaciğer enzim seviyeleri yer almaktadır.

                              RCT, itrakonazolün 5 kişide yaygın bir kaşıntılı döküntü ile ilişkili olduğunu bulmuştur; plasebo oranı bildirilmemiştir. Eşzamanlı ilaç kullanımı ve altta yatan ciddi hastalık, olumsuz olayların atfedilmesinde kafa karıştırıcı olabilir.

                              Güç yetersizliği nedeniyle çalışma sonlandırıldı.

                              Bir kişi deri döküntüsü nedeniyle itrakonazol tedavisini bıraktı ve hepatotoksisite ile ilgili endişeler, iki kişide (1 itrakonazol, 1 plasebo) tedavinin kesilmesine neden oldu. İtrakonazolün yanı sıra trimetoprim-sülfametoksazol alan bir kişide bir Stevens-Johnson sendromu vakası vardı. Eşzamanlı ilaç kullanımı ve altta yatan ciddi hastalık, olumsuz olayların atfedilmesinde kafa karıştırıcı olabilir.

                              RKÇ, farkın anlamlı olmamasına rağmen, klotrimazole kıyasla daha fazla kişinin yan etkiler nedeniyle flukonazolü bıraktığını bildirdi (13 flukonazol ile v 6 klotrimazol ile; P = 0.11). Döküntüler ve hepatotoksisite her iki grupta da rapor edildi. Eşzamanlı ilaç kullanımı ve altta yatan ciddi hastalık, olumsuz olayların atfedilmesinde kafa karıştırıcı olabilir.

                              Git: Yorum

                              Klinik rehber:

                              RKÇ'lerin çoğu küçüktü ve kör değildi ve çoğu, antiretroviral tedavi veya orofaringeal kandidiyazis için diğer yerleşik risk faktörleri gibi karıştırıcı faktörlere göre ayarlanmadı. Hiçbir RKÇ'de yaşam kalitesi skorları kullanılmadı. Optimal dozaj programı ve önleyici tedavinin uygulanma sıklığı belirlenmemiştir. Haftalık ve günlük antifungal ilaç rejimlerini karşılaştıran hiçbir RKÇ bulamadık. Flukonazolün iki farklı dozunu karşılaştıran bir RKÇ bulduk.Günlük 50 mg ve 100 mg flukonazol arasında anlamlı fark bulunmadı (orofaringeal kandidiyazis: 2/18 [%11] flukonazol 50 mg ile 4/19 [%21] ve flukonazol 100 mg; RR 0,53, %95 GA 0,09 ila 2,09 ).Flukonazol ile plaseboyu karşılaştıran RCT'deki alt grup analizi, orofaringeal kandidiyazis öyküsü olan kişilerde, enfeksiyon öyküsü olmayanlara göre haftalık flukonazol tedavisinin mutlak yararının daha yüksek olduğunu buldu (ARR: 25,6/100 kişi-yıl, enfeksiyon öyküsü olanlar için) önceki enfeksiyon v 11,2/100 kişi-yıl enfeksiyon öyküsü olmayanlar için). İlaç güvenliği uyarısı: oral ketokonazol (Temmuz 2013)

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine ve zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine dair ilaç güvenliği uyarıları yapılmıştır (bkz. İlaç güvenliği uyarısı).

                              Git: Önemli değişiklikler

                              HIV enfeksiyonu olan kişilerde antifungal profilaksi: Daha önce bildirilen bir RKÇ ve bir havuzlanmış analiz hariç tutuldu. Kategorizasyon değişmedi (faydalı).
                              2013; 2013: 1304.
                              22 Kasım 2013 tarihinde çevrimiçi yayınlandı. HIV enfeksiyonu olan kişilerde antifungal tedavi

                              Telif Hakkı ve Lisans Bilgileri Sorumluluk Reddi
                              Git: Özet

                              Klotrimazol pastilleri ve mikonazol bukkal yavaş salımlı tabletler, HIV enfeksiyonu olan kişilerde kandidiyazis semptomlarını azaltmada oral antifungallerin (flukonazol/itrakonazol/ketakonazol) oral tabletler/süspansiyonları kadar etkili olabilir.

                              Flukonazol, ketokonazol ve posakonazol, HIV enfeksiyonu olan kişilerde kandidiyazis için iyileşme oranlarını artırmada eşit derecede etkili olabilir, ancak posakonazol oral süspansiyonun flukonazol oral süspansiyondan daha etkili olup olmadığını bilmiyoruz.

                              Tek bir flukonazol dozu (750 mg), HIV enfeksiyonu olan kişilerde kandidiyazis semptomlarını azaltmada 14 günlük bir flukonazol kürü kadar etkili olabilir.

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine, zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine ve mantar enfeksiyonlarını tedavi etmede yararlarının risklerden daha fazla olmadığına dair uyarılar yapılmıştır. Bazı ülkelerde askıya alınmış ve diğerlerinde kullanımına kısıtlamalar getirilmiştir.

                              Git: Faydalar ve zararlar

                              Plaseboya karşı topikal antifungal tedavi:

                              Sistematik inceleme veya RKÇ bulamadık. Plaseboya karşı oral antifungal tedavi:

                              Sistematik inceleme veya RKÇ bulamadık. Oral antifungal tedaviye karşı topikal antifungal tedavi:

                              HIV enfeksiyonu olan kişilerde topikal antifungal tedaviyi değerlendiren bir sistematik inceleme (arama tarihi 2009, 22 RKÇ, 1389 kişi) bulduk.İnceleme, topikal tedavilerle sınırlı değildi ve antifungallerin topikal, parenteral ve intravenöz formülasyonlarının yanı sıra centiyan menekşesi, limon otu, limon suyu, melaleuca ve çay ağacı yağı içeriyordu. Veriler, antifungal türüne göre meta-analiz için bir araya toplanmıştır ve veriliş yöntemine göre ayrım yapmamıştır.İnceleme, çoğu karşılaştırma için yalnızca bir RKÇ buldu.

                              Tedavi başarısı

                              Topikal antifungal tedavinin oral antifungal tedaviye kıyasla Flukonazol süspansiyonu (doğrudan yutulur), 14 günde klinik iyileşmeyi artırmada nistatin süspansiyondan (swish-and-swallow tekniği ile kullanılır) daha etkili ve oral ketokonazol, nistatinli ağız yıkamadan daha etkili görünmektedir. HIV enfeksiyonu olan kişilerde klinik iyileşme oranları. Oral flukonazol tabletleri ve klotrimazol pastilleri, 14 günde klinik iyileşmeyi artırmada eşit derecede etkili görünmektedir ve itrakonazol oral solüsyon ve klotrimazol pastilleri, 7 ila 14 günde klinik veya mikolojik iyileşme oranlarını artırmada eşit derecede etkili görünmektedir. Oral ketokonazol ve topikal mikonazol yavaş salınımlı bukkal tabletler, 14 günde klinik iyileşmeyi artırmada eşit derecede etkili görünüyor ( orta kalitede kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Tedavi başarısı
                              Sistematik inceleme 167 kişi
                              1 RKÇ'den alınan veriler
                              Klinik kür 14 gün
                              60/83 (%72) flukonazol süspansiyon (doğrudan yutma) ile 100 mg/gün
                              36/84 (%43) nistatin süspansiyon (swish-and-swallow tekniği ile kullanılır)
                              RR 1,69
                              %95 GA 1,27 - 2,23
                              Küçük efekt boyutu flukonazol
                              Sistematik inceleme Oral kandidiyazis ve HIV taşıyan 150 kişi
                              1 RKÇ'den elde edilen veriler
                              Nistatin gargara ile
                              ketokonazol 2/47 (%4) ile klinik iyileşme 10/45 (%22)
                              RR 5,22
                              %95 GA 1,21 - 22,53
                              Büyük efekt boyutu ketokonazol
                              Sistematik inceleme 358 kişi
                              2 RKÇ bu analizde
                              Klinik iyileşme 14 gün
                              Oral flukonazol tabletlerle 151/189 (%80)
                              Klotrimazol pastillerle 124/169 (%73)
                              RR 1,14
                              %95 GA 0,92 - 1,42
                              Önemli değil
                              Sistematik inceleme 152 kişi
                              2 RKÇ bu analizde
                              Klinik veya mikolojik iyileşme oranları 7 ila 14 gün
                              Itrakonazol oral solüsyon ile 43/75 (%57)
                              Klotrimazol pastilleri ile 28/77 (%36)
                              RR 1,34
                              %95 GA 0,56 - 3,20
                              Önemli değil
                              Sistematik inceleme 357 kişi
                              1 RKÇ'den elde edilen veriler
                              Klinik iyileşme 14 gün
                              159/179 (%89) oral ketokonazol
                              155/178 (%87) ile topikal mikonazol nitrat (10 mg günde bir kez yavaş salınan mukoadhezif bukkal tablet)
                              RR 1,02
                              %95 GA 0,94 - 1,10
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Yan etkiler
                              RCT Bildirilmeyen kişi sayısı Topikal antifungallerle
                              oral antifungallerin yan etkileri Mutlak sayılar bildirilmemiştir
                              Ayrı bir pencerede aç Birbirine karşı farklı topikal antifungal ilaçlar:

                              Günde bir kez bucco-adeziv mikonazol tableti günde beş kez klotrimazol pastilleriyle karşılaştıran bir RKÇ bulduk.

                              Tedavi başarısı

                              Farklı topikal antifungal ilaçların birbirleriyle karşılaştırılması Günde bir kez bukko-adhezif mikonazol tablet, 14 günde klinik iyileşme olan kişilerin oranını artırmada günde beş kez klotrimazol pastilleri kadar etkili olabilir ( düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Tedavi başarısı
                              RCT Oral kandidiyazis ve HIV'li 578 kişi Klinik iyileşmesi 14 gün olan kişilerin oranı
                              Günde bir kez mikonazol 50 mg bukko-adhezif tablet ile 164/240 (%68)
                              Günde beş kez 10 mg klotrimazol pastil ile 175/236 (%74)
                              Tedavi farkı –0,059
                              %95 GA –0,140 ila +0,022
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Yan etkiler
                              RCT Oral kandidiyazis ve HIV'li 578 kişi En az 1 advers olay yaşayan kişilerin oranı
                              Günde bir kez mikonazol 50 mg bucco-adhesive tablet ile 161/290 (%56)
                              Günde beş kez 10 mg klotrimazol ile 152/287 (%53)
                              P değeri raporlanmadı
                              Anlamlı değil olarak rapor edildi
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç Birbirine karşı farklı oral antifungaller:

                              HIV enfeksiyonu olan kişilerde oral antifungal tedavileri birbirleriyle karşılaştıran bir sistematik inceleme (arama tarihi 2009) bulduk; ve birbirine karşı farklı flukonazol dozları.

                              Tedavi başarısı

                              Farklı oral antifungallerin birbiriyle karşılaştırılması Itrakonazol (swish-and-swallow modunda kullanılan süspansiyon) ve oral flukonazol tabletler, HIV enfeksiyonu olan kişilerde 14 günde klinik iyileşmeyi artırmada eşit derecede etkili görünmektedir, ancak posakonazol oral süspansiyonun etkili olup olmadığını bilmiyoruz. klinik başarının bileşik sonucunu artırmada (klinik iyileşme veya iyileşme) flukonazol oral süspansiyondan daha etkilidir ( orta kalitede kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Tedavi başarısı
                              Sistematik inceleme 434 kişi
                              4 RKÇ bu analizde
                              Topikal itrakonazol (swish-and-swallow modunda kullanılan süspansiyon) ile
                              flukonazol tablet 214/286 (%75) ile 14 gün 118/148 (%80) klinik iyileşme gösteren kişilerin oranı
                              RR 1,05
                              %95 GA 0,94 - 1,16
                              P = 0,38
                              Önemli değil
                              Sistematik inceleme 37 kişi
                              1 RKÇ'den veri
                              Flukonazol 50 mg
                              12/19 (%63) ile 200 mg ketokonazol ile 14 gün 17/18 (%94) klinik iyileşme gösteren kişilerin oranı
                              RR 1,5
                              %95 GA 1,04 - 2,15
                              P = 0,029
                              Küçük efekt boyutu flukonazol 50 mg
                              Sistematik inceleme 278 kişi
                              1 RKÇ'den alınan veriler
                              Posakonazol ile
                              flukonazol 139/143 (%97) ile klinik iyileşme 130/135 (%96) olan kişilerin oranı
                              RR 1,32
                              %95 GA 0,36 - 4,83
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı. Aynı oral antifungal ilacın farklı dozları:

                              Bir sistematik inceleme bulduk (arama tarihi 2009),farklı flukonazol dozlarını birbiriyle karşılaştıran iki RKÇ belirlemiştir.

                              Tedavi başarısı

                              Aynı antifungal ilacın farklı dozlarının birbiriyle karşılaştırılması Tek doz flukonazol (750 mg veya 150 mg), artan tedavide 7 veya 14 gün boyunca ilacın daha düşük günlük dozu (150 mg veya 50 mg) kadar etkili olabilir. HIV enfeksiyonu olan kişilerde başarı ( düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Tedavi başarısı
                              RCT HIV ve orofaringeal kandidiyazisli 220 kişi
                              İncelemede
                              14 gün boyunca klinik iyileşme sağlayan kişilerin oranı 14 gün
                              boyunca günlük 150 mg flukonazol ile 105/110 (%95)
                              Flukonazol 750 mg tek doz ile 105/110 (%95)
                              RR 1,00
                              %95 GA 0,94 - 1,06
                              Önemli değil
                              RCT HIV ve orofaringeal kandidiyazisli 220 kişi
                              İncelemede
                              42 gün nüks eden kişilerin oranı
                              12/100 (%12,0) 14 gün boyunca günlük 150 mg flukonazol ile
                              12/94 (%12,8) flukonazol 750 mg tek doz
                              RR 0,94
                              %95 GA 0,44 - 1,99
                              Önemli değil
                              Sistematik inceleme 56 kişi
                              1 RKÇ'den veri
                              28 gün
                              26/28 (%93) flukonazol 50 mg/gün 7 gün
                              21/28 (%75) flukonazol 150 mg tek doz
                              RR 1,24
                              %95 GA 0,98 - 1,52
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Yan etkiler
                              RCT HIV ve orofaringeal kandidiyazisli 220 kişi
                              İncelemede
                              Advers etki bildiren kişilerin oranı
                              14 gün boyunca günde 150 mg flukonazol ile 6/110 (%5)
                              750 mg tek doz flukonazol ile 8/110 (%7)
                              Önem değerlendirilmedi
                              Ayrı bir pencerede aç Çalışmalar hakkında daha fazla bilgi

                              Flukonazol tek doz grubunda 41/110 (%37) kişi ve 14 günlük flukonazol grubunda 39/110 (%35) kişi oldukça aktif antiretroviral tedavi (HAART) kullandı . Olumsuz olaylar hafifti. Araştırmaya katılanların çoğu HIV enfeksiyonu ve AIDS'in ileri bir aşamasında olduğundan, tam kan sayımında ve karaciğer fonksiyon testlerinde anormallikler yaygındı, ancak bekar koldaki bir kişi dışında, çalışmanın her iki kolunda da klinik olarak anlamlı bir değişiklik görülmedi. - ALT ve AST'yi büyük ölçüde yükselten flukonazol grubu dozu; ancak kişi asemptomatikti ve seviyeler normale döndü.

                              Git: Yorum

                              Günde bir kez dozlamanın tedaviye uyumu artırması muhtemeldir. Birden fazla doz almanın zorluğu nedeniyle klotrimazol ile uyumsuzluk bildirilmiştir. Antifungal tedavinin yan etkileri:

                              RKÇ'lerde en sık bildirilen yan etkiler gastrointestinal semptomlardır (bulantı, ishal ve kusma). Tat değişikliği, ağız kuruluğu, baş ağrısı ve kızarıklıklar da kaydedildi. İki RKÇ'de yan etkilerden geri çekilme olmamıştır. Altı RKÇ'de (1211 kişi), flukonazol (11 kişi), itrakonazol (14 kişi), klotrimazol (12 kişi) ve nistatin (1 kişi) ile çalışmadan çekilmeyle sonuçlanan advers olaylar bildirildi. Bu advers olayların ilaca bağlı olduğu kabul edildi. Mikonazol nitrat ile ketokonazolü karşılaştıran RKÇ, kusma haricinde iki grup arasında benzer yan etki oranları buldu. İlaç güvenliği uyarısı: oral ketokonazol (Temmuz 2013)

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine ve zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine dair ilaç güvenliği uyarıları yapılmıştır (bkz. İlaç güvenliği uyarısı).

                              Git: Önemli değişiklikler

                              HIV enfeksiyonu olan kişilerde antifungal tedavi: Mevcut kanıtlar yeniden değerlendirildi. Daha önce bildirilen bir RKÇ hariç tutuldu. Kategorizasyon değişmedi (faydalı).
                              2013; 2013: 1304.
                              22 Kasım 2013 tarihinde çevrimiçi yayınlandı. Aralıklı antifungal tedaviye karşı sürekli antifungal profilaksi

                              Telif Hakkı ve Lisans Bilgileri Sorumluluk Reddi
                              Git: Özet

                              Antifungal ajanlarla sürekli profilaksi, aralıklı profilaksiye kıyasla antifungal direnç geliştirme riskini artırmayabilir, ancak çoğunluğu oldukça aktif antiretroviral tedavi (HAART) alan HIV enfeksiyonu olan kişilerde atak sayısını azaltmada daha etkili olmayabilir. ).

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine, zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine ve mantar enfeksiyonlarını tedavi etmede yararlarının risklerden daha fazla olmadığına dair uyarılar yapılmıştır. Bazı ülkelerde askıya alındı ​​ve diğerlerinde kullanımına kısıtlamalar getirildi.

                              Git: Faydalar ve zararlar

                              Aralıklı antifungal tedavi ve sürekli antifungal profilaksi:

                              Bir sistematik inceleme bulduk (arama tarihi 2009, 2 RKÇ, 891 kişi).

                              Ölüm oranı

                              Aralıklı antifungal tedavinin sürekli antifungal profilaksi ile karşılaştırılması Yüksek düzeyde aktif antiretroviral tedavi (HAART) alan ve CD4+ hücre sayısı <150 olan HIV enfeksiyonlu kişilerde mortaliteyi azaltmada aralıklı flukonazol tedavisinin sürekli flukonazol profilaksisinden daha etkili olup olmadığını bilmiyoruz. hücre/mikrolitre ( düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Ölüm oranı
                              RCT HIV'li 829 kişi, CD4+ hücre sayısı <150 hücre/mikrolitre, yüksek düzeyde aktif antiretroviral tedavi (HAART)
                              alıyor İncelemede
                              Ölüm
                              31/413 (%8) oral flukonazolle (haftada üç kez 200 mg) sürekli verildi
                              40/416 (%10) aralıklı flukonazolle (yükleme dozu 400 mg, ardından 6-13 gün 200 mg)
                              P = 0.28 Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Aşağıdaki kaynaktan hiçbir sonuç çıkmadı.

                              Tedaviye ilaca bağlı direnç

                              Aralıklı antifungal tedavinin sürekli antifungal profilaksi ile karşılaştırılması Aralıklı flukonazol tedavisinin, HIV enfeksiyonu olan kişilerde, büyük çoğunlukta, antifungal direnci önlemede veya flukonazole dirençli oral kandidiyazis gelişme süresini kısaltmada sürekli flukonazol profilaksisinden daha etkili olup olmadığını bilmiyoruz. bunlardan bazıları oldukça aktif antiretroviral tedavi (HAART) alıyordu ve CD4+ hücre sayısı <150 hücre/mikrolitreydi ( düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Tedaviye ilaca bağlı direnç
                              RCT Oral kandidiyazlı 68 kişi (20 kişi flukonazol ile sürekli profilaksi aldı; 48 kişi günlük 200 mg flukonazol ile aralıklı tedavi aldı)
                              Derlemede
                              Edinilmiş direnç gelişimi ortalama 11 ayda
                              9/16 (%56) flukonazol ile sürekli profilaksi
                              13/28 (%46) ve günlük 200 mg flukonazol ile aralıklı tedavi
                              P = 0.75 Önemli değil
                              RCT HIV'li 829 kişi, CD4+ hücre sayısı <150 hücre/mikrolitre, yüksek düzeyde aktif antiretroviral tedavi (HAART)
                              alıyor İncelemede
                              Flukonazole dirençli orofaringeal kandidiyaz veya özofageal kandidiyaz 42 ay
                              17/413 (%4,1) oral flukonazol (haftada üç kez 200 mg) ile sürekli verilir
                              18/416 (%4,3) aralıklı flukonazol ile (yükleme dozu 400 mg, ardından 200 mg 6–13 gün)
                              Önem değerlendirilmedi
                              RCT HAART alan, HIV'li, CD4+ hücresi <150 hücre/mikrolitre olan 829 kişi
                              İnceleniyor
                              Aralıklı flukonazol ile sürekli verilen oral flukonazol (haftada üç kez 200 mg) ile 24 aylık tedaviden sonra flukonazole dirençli orofaringeal kandidiyazis veya özofageal kandidiyazis gelişme süresi
                              (yükleme dozu 400 mg, ardından 6-13 gün boyunca 200 mg)
                              Mutlak sonuçlar rapor edilmemiş
                              P = 0.88 Önemli değil
                              RCT HAART alan HIV'li 829 kişi, CD4+ hücre sayısı <150 hücre/mikrolitre Aralıklı flukonazol ile sürekli verilen oral flukonazol (haftada üç kez 200 mg) ile 42 aylık tedaviden sonra flukonazole dirençli orofaringeal kandidiyazis veya özofageal kandidiyazis gelişme süresi
                              (yükleme dozu 400 mg, ardından 6-13 gün boyunca 200 mg)
                              Mutlak sonuçlar rapor edilmemiş
                              P = 0.97 Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Oral kandidiyazın önlenmesi

                              Aralıklı antifungal tedavinin sürekli antifungal profilaksi ile karşılaştırılması Aralıklı flukonazol tedavisi ile sürekli flukonazol profilaksisinin, büyük çoğunluğu oldukça aktif antiretroviral tedavi (HAART) alan HIV enfeksiyonu olan kişilerde oral kandidiyazis epizotlarını azaltmada etkinlik bakımından farklılık gösterip göstermediğini bilmiyoruz. ve CD4+ hücre sayısı <150 hücre/mikrolitreydi ( çok düşük kaliteli kanıt ).
                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Oral kandidiyazın önlenmesi
                              Sistematik inceleme 891 kişi - çoğunluğu (829 kişi) CD4+ hücre sayısı <150 hücre/mikrolitre olan HIV'li, oldukça aktif antiretroviral tedavi (HAART)
                              alan bu analizde 2 RKÇ
                              11 ila 24 ay arasında tekrarlayan kişilerin oranı
                              Sürekli flukonazol ile 22/436 (%5)
                              Aralıklı flukonazol ile 40/455 (%9)
                              RR 0,65
                              %95 GA 0,23 - 1,83
                              P = 0,42
                              Önemli değil
                              Ayrı bir pencerede aç
                              Yan etkiler

                              Ref (tür) Nüfus Sonuç, Müdahaleler Sonuçlar ve istatistiksel analiz Etki boyutu iyilikler
                              Yan etkiler
                              RCT HIV'li 829 kişi, CD4+ hücre sayısı <150 hücre/mikrolitre, yüksek düzeyde aktif antiretroviral tedavi (HAART)
                              alıyor İncelemede
                              Yan etkiler nedeniyle tedavi kesildi
                              10/413 (%2,4) oral flukonazol (haftada üç kez 200 mg) ile sürekli verildi
                              2/416 (%0,5) ile aralıklı flukonazol (yükleme dozu 400 mg, ardından 6-13 gün 200 mg) )
                              Önem değerlendirilmedi
                              RCT HAART alan HIV'li 829 kişi, CD4+ hücre sayısı <150 hücre/mikrolitre Trombositopeni (<50.000 trombosit/mikrolitre)
                              8/327 (%2.4) oral flukonazol (haftada üç kez 200 mg) ile sürekli
                              1/334 (%0.3) aralıklı flukonazol (yükleme dozu 400 mg, ardından 6–200 mg) 13 gün)
                              P = 0.02 Etki boyutu hesaplanmadı aralıklı flukonazol
                              Ayrı bir pencerede aç Çalışmalar hakkında daha fazla bilgi

                              Orofarengeal kandidiyazis veya özofageal kandidiyazis, orofaringeal kandidiyazda 14 gün boyunca veya özofagus kandidiyazisinde 21 gün boyunca günlük 200 mg flukonazole yanıt olmaması olarak tanımlandı.

                              Antifungal duyarlılık testi, Ulusal Klinik Laboratuvar Standartları Komitesi yönergelerini takip etti.

                              Git: Yorum

                              Direnç kazanma riskini azaltmak için optimal tedavi rejimleri yeterince değerlendirilmemiştir. Proteaz inhibitörü tedavisine ilişkin prospektif bir gözlemsel çalışmada, HIV enfeksiyonu ve tekrarlayan orofaringeal kandidiyazis öyküsü olan 93 kişi 1 yıl boyunca takip edildi. Proteaz inhibitörleri verilen 2/30 (%7) kişiye ve diğer tedavi verilen 23/63 (%37) kişiye orofaringeal kandidiyaz teşhisi kondu (P 0.001'den küçük veya ona eşit; CI bildirilmedi).İkinci RCT'de, katılımcıların %53'ü tedaviyi tamamladı.İmmün modüle edici antiretroviral tedaviler (örneğin, oldukça aktif antiretroviral tedavi [HAART] ), orofaringeal kandidiazisin nüks sayısını azaltarak dolaylı olarak antifungal koruyucu ajanlar olarak etki eder, böylece antifungal ilaçlara maruz kalmayı ve potansiyel direnç riskini azaltır. Sanayileşmiş ülkelerde, HAART ile ilişkili mantar enfeksiyonlarında azalma ve sürekli flukonazol ile ilişkili hayatta kalma faydalarının olmaması nedeniyle, tekrarlayan orofaringeal kandidiyazis yaşayan kişiler dışında flukonazolün sürekli kullanımı önerilemez. HAART'a erişimin sınırlı olduğu, kaynakların kısıtlı olduğu ortamlarda, mantar enfeksiyonlarına atfedilebilen ölüm oranı oldukça yüksektir; bu nedenle flukonazol profilaksisi daha büyük faydalar sağlayabilir. İlaç güvenliği uyarısı: oral ketokonazol (Temmuz 2013)

                              Oral ketokonazolün ciddi karaciğer hasarına, adrenal bez sorunlarına neden olabileceğine ve zararlı ilaç etkileşimlerine yol açabileceğine dair ilaç güvenliği uyarıları yapılmıştır (bkz. İlaç güvenliği uyarısı).
                              Konu mert tarafından (https://bitkiara.com/vb5/member/685-mert Saat 15 September 2022, 13:20 ) değiştirilmiştir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X